Blog'a Dön

İflasta Ülkesellik ve Evrensellik Prensibi: Türk Hukukunun İkili Yaklaşımı

19 Ağustos 2026
Hukuksal Eğitim Editöryal Ekibi5 dk okuma

Bu içerik Hukuksal Eğitim Akademik Komitesi tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenip onaylanmıştır.

İflasta Ülkesellik ve Evrensellik Prensibi: Türk Hukukunun Kafa Karıştıran İkili Yaklaşımı

Milletlerarası iflas hukuku, borçlunun malvarlığının birden fazla ülkede bulunması durumunda hangi kuralların uygulanacağı sorusuyla ilgilenir. Bu alanda birbiriyle çelişen iki temel prensip öne çıkar: Ülkesellik (Territoriality) ve Evrensellik (Universality). Türk hukukunun bu iki prensibe yaklaşımı ise ilk bakışta çelişkili görünebilir ve tam da bu nedenle sınavlar için kritik bir öneme sahiptir.

Kavram Sözlüğü

Ülkesellik Prensibi Nedir?

Bu prensibe göre, bir ülkede açılan iflas davası ve sonuçları, sadece o ülkenin sınırları içinde bulunan malvarlıkları için geçerlidir. Borçlunun farklı ülkelerde malvarlığı varsa, her ülkede ayrı ayrı iflas takibi yapılması gerekir. Bu sistem, her devletin kendi egemenlik alanındaki hukuki süreçleri tam kontrol altında tutmasını sağlar ancak alacaklılar arasında eşitsizliğe yol açabilir.

Evrensellik Prensibi Nedir?

Bu prensip, tek bir iflas davasının borçlunun dünyanın neresinde olursa olsun tüm malvarlığını kapsamasını hedefler. Tek bir merkezden (genellikle borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden) yürütülen iflas süreci ile tüm alacaklıların külli (bütüncül) bir tasfiyeden eşit şekilde pay alması amaçlanır. İflasın temel amacı olan "alacaklıların eşitliği" ilkesini en iyi yansıtan yaklaşımdır.

Fark Serisi: Ülkesellik vs. Evrensellik

Aşağıdaki tablo, iki prensip arasındaki temel farkları özetlemektedir:

ÖzellikÜlkesellik PrensibiEvrensellik Prensibi
İflas Masasının KapsamıSadece iflasın açıldığı ülke sınırları içindeki mallar.Borçlunun dünya genelindeki tüm malvarlığı.
Takip SayısıBorçlunun malı olan her ülkede ayrı iflas takibi gerekir.Tek bir merkezden yürütülen, külli (tek) bir iflas takibi vardır.
Temel FelsefeDevletin egemenliği ve yargı yetkisinin mutlaklığı.Alacaklıların eşitliği ve tasfiyede bütünlük.
Uygulama ZorluğuAlacaklılar için masraflı ve karmaşık süreçler.Yabancı devletlerin iflas kararını tanımasını gerektirir.

Türk Hukukunda Durum: İkili Standart

Türk icra ve iflas hukuku, bu iki prensibi duruma göre farklı şekilde uygular. Bu ikili yapı, en önemli ÖSYM tuzağını oluşturur.

1. Türkiye'de Açılan İflaslarda: EVRENSELLİK PRENSİBİ

Eğer bir borçlunun iflasına Türkiye'de karar verilmişse, kural olarak evrensellik prensibi geçerlidir. İcra ve İflas Kanunu'nun 184. maddesi bu durumu net bir şekilde ortaya koyar:

"İflâs açıldığı zamanda müflisin malvarlığına dâhil, haczi kabil bütün mal, alacak ve hakları hangi yerde bulunursa bulunsun iflâs masasına girer."

Bu hüküm, Türkiye'de açılan bir iflasın, borçlunun yurtdışındaki mallarını da kapsadığını açıkça belirtir. Ancak bu durumun pratikte uygulanabilirliği, yabancı devletlerin Türk iflas kararını tanıyıp tanımamasına bağlıdır.

ÖSYM Tuzağı

Türk hukuku, Türkiye'de açılan iflaslarda kural olarak evrensellik ilkesini benimser. Ancak bu kuralın iki önemli istisnası ve detayı vardır:

  1. Yabancı Şirketin Türkiye Şubesi: Eğer borçlunun muamele merkezi yurtdışında ise ve iflas sadece Türkiye'deki şubesi için açılmışsa, bu durumda ülkesellik prensibi uygulanır ve iflas masasına sadece müflisin Türkiye'deki malları girer.
  2. Yabancı Ülkede Açılan İflaslar: Türkiye, kendi açtığı iflaslarda evrenselliği benimserken, yabancı bir ülkede açılmış iflas kararlarını ve hukuki sonuçlarını tanımaz. Bu durumda katı bir ülkesellik prensibi uygular. Sebebi, iflas davalarında Türk ticaret mahkemelerinin yetkisinin kamu düzeninden sayılan, münhasır (exclusive) bir yetki olmasıdır (İİK m. 154). Yani, Almanya'da iflas eden bir şirketin Türkiye'deki malları için alacaklıların ayrıca Türkiye'de bir iflas takibi başlatması gerekir.

2. Yabancı Ülkede Açılan İflaslar Karşısında Türkiye: KESİN ÜLKESELLİK

Türk hukuku, yabancı mahkemelerce verilen iflas kararlarının Türkiye'de tanınmasına ve tenfizine imkan tanımaz. Bunun temel nedeni, İİK m. 154'e göre iflas davalarında yetkinin münhasır olmasıdır:

  • Yetkili Mahkeme: İflas davası, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılır.
  • Münhasır Yetki: Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir, kesindir ve mutlaktır. Bu, başka bir ülke mahkemesinin bu konuda karar veremeyeceği ve verse bile bu kararın Türkiye'de hukuki bir sonuç doğurmayacağı anlamına gelir.

Dolayısıyla, yabancı iflas idaresi (masası), Türkiye'ye gelip borçlunun malvarlığı üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamaz.

Süreç Şeması: Genel İflas Yoluyla Takip (İİK m.156)

Genel iflas yoluyla takip, alacaklının talebiyle başlayan ve ticaret mahkemesinin iflas kararıyla sonuçlanan bir süreçtir.

Bilgini Test Et

Pratik Testi

Muamele merkezi Ankara'da bulunan bir borçlunun iflasına Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karar verilmiştir. Borçlunun Almanya'da da bir banka hesabı bulunmaktadır. Bu durumda iflas masasının kapsamı nedir?

Pratik Testi

Fransa'da iflasına karar verilen bir şirketin Türkiye'de bulunan taşınmazları hakkında, Fransız iflas idaresi Türkiye'de doğrudan işlem yapabilir mi? Bu durum hangi ilke ile açıklanır?

Etiketler

ülkesellik ilkesievrensellik ilkesimilletlerarası iflasyabancı iflas kararlarının tanınmasıiflas masasıİİK m. 154İİK m. 184münhasır yetkiiflas davası yetkikarıştırılan hukuki kavramlar