Blog'a Dön

Karıştırılan Hukuki Kavramlar: Konkordato ve Mülga İflasın Ertelenmesi

19 Ağustos 2026
Hukuksal Eğitim Editöryal Ekibi6 dk okuma

Bu içerik Hukuksal Eğitim Akademik Komitesi tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenip onaylanmıştır.

Giriş: Neden Karıştırılıyor?

İcra ve İflas Hukuku'nda şirketlerin mali sıkıntıdan kurtulması için öngörülen mekanizmalar zamanla değişime uğramıştır. Özellikle 7101 sayılı Kanun ile yapılan köklü değişiklikler öncesinde yaygın olarak uygulanan "İflasın Ertelenmesi" kurumu ile güncel olarak yürürlükte olan "Konkordato" kurumu sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Oysa bu iki kurum, felsefeleri, işleyişleri ve tarafların süreçteki rolleri bakımından taban tabana zıttır. Bu derste, mülga (yürürlükten kaldırılmış) iflasın ertelenmesi ile mevcut konkordato arasındaki temel farkları netleştirecek ve ÖSYM'nin bu konudan sorabileceği potansiyel tuzaklara dikkat çekeceğiz.

Temel Kavramlar

1. Mülga İflasın Ertelenmesi Neydi?

İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin veya kooperatifin, mahkemeye sunacağı bir iyileştirme projesi ile mali durumunu düzeltebileceğine kanaat getirilmesi halinde, iflasına karar verilmesinin ertelenmesini sağlayan bir kurumdu. Ancak kaynak metinlerde de belirtildiği gibi, bu kurumun en temel zafiyeti "alacaklıların herhangi bir şekilde söz sahibi olmaması, sürecin borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi" idi. Bu durum, alacaklı haklarının yeterince korunmadığı ve sürecin suistimale açık olduğu eleştirilerine yol açmış ve neticede 7101 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.

2. Konkordato Nedir?

Konkordato, mali durumu bozulmuş olan iyi niyetli bir borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğu ile yaptığı ve mahkemenin tasdikiyle geçerlilik kazanan bir yeniden yapılandırma anlaşmasıdır. Temel felsefesi, borçlunun iflas etmesini önleyerek ticari faaliyetine devam etmesini sağlamak ve bu süreçte alacaklıların da alacaklarını belirli bir plan dahilinde tahsil etmelerine imkan tanımaktır. 7101 sayılı Kanun'un gerekçesinde de vurgulandığı gibi, konkordato; "alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanır."

Konkordato ve İflasın Ertelenmesi Arasındaki 5 Temel Fark

Aşağıdaki tablo, iki kurum arasındaki kritik farkları özetlemektedir:

ÖzellikKonkordato (Mevcut)İflasın Ertelenmesi (Mülga)
Yasal DurumYürürlükte (7101 S.K. ile yeniden düzenlendi)Yürürlükten Kaldırıldı (Mülga)
Alacaklıların RolüAktif ve belirleyici. Proje alacaklıların oyuyla kabul edilir.Pasif. Süreçte söz hakları yoktu.
Sürecin NiteliğiMüzakere ve anlaşma esasına dayalıdır.Mahkeme merkezli ve borçlunun talebine bağlıydı.
Başvuru ŞartıVadesi gelen borçları ödeyememe veya ödeyememe tehlikesi.Borca batıklık durumu.
Temel FelsefeBorçlu ve alacaklıyı uzlaştırarak işletmeyi kurtarmak.Borçluya tek taraflı bir iyileşme fırsatı tanımak.

ÖSYM Tuzağı

ÖSYM, iflasın ertelenmesi kurumunun temel özelliklerini (örneğin, alacaklıların söz sahibi olmadığı, sürecin borçlu ve mahkeme arasında yürüdüğü bir yapı) anlatarak bunun hangi hukuki kuruma ait olduğunu sorabilir. Cevap şıklarına hem "Konkordato" hem de "İflasın Ertelenmesi" konulacaktır. 7101 sayılı Kanun değişikliğini bilmeyen bir aday, bu tanımı güncel bir kurum olan konkordato ile karıştırabilir. Unutmayın: Alacaklıların pasif olduğu yapı, mülga iflasın ertelenmesidir. Konkordato, alacaklıların aktif katılımına dayanır!

Konkordato Süreç Akışı

Konkordato süreci genel hatlarıyla aşağıdaki gibi işler:

Yargıtay Kararı Işığında Kritik Usul Kuralı: İİK m. 292

İncelediğimiz Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022 tarihli kararı, konkordato sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda dahi uyulması gereken emredici usul kurallarının önemini göstermektedir.

  • Olay: İlk derece mahkemesi, konkordato talebini reddedip şirketin iflasına karar vermiştir. Ancak bu kararı vermeden önce, İİK m. 292/son fıkrasında açıkça belirtilmesine rağmen, borçlu şirket yetkilisini duruşmaya davet edip dinlememiştir.
  • Kural (İİK m. 292/son): "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder..."
  • Yargıtay'ın Değerlendirmesi: Yargıtay, bu hükmün "kanunun amir hükmü" olduğunu ve yerine getirilmemesinin bozma sebebi olduğunu belirtmiştir. Konkordatonun reddi ve iflas gibi ağır bir sonuç doğuracak karar öncesinde, borçlunun dinlenilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır.
  • Ders: Bu karar, konkordato sürecinin her aşamasında usul hükümlerine titizlikle uyulması gerektiğini, aksi takdirde verilen kararların üst mahkemelerce bozulabileceğini göstermektedir. Özellikle iflas gibi geri dönülemez sonuçlar doğuran kararlar öncesinde tarafların hukuki dinlenilme hakkına azami riayet edilmelidir.

Test Zamanı

Pratik Testi

7101 sayılı Kanun ile iflasın ertelenmesi kurumunun kaldırılıp konkordato kurumunun yeniden düzenlenmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Pratik Testi

İflasa tabi bir borçlunun konkordato talebinin kesin mühlet içinde reddine ve iflasına karar verileceği durumlarda, İİK m. 292 uyarınca mahkemenin karar vermeden önce aşağıdakilerden hangisini yapması emredici bir usul kuralıdır?

Pratik Testi

Aşağıdakilerden hangisi, güncel konkordato kurumunu mülga iflasın ertelenmesi kurumundan ayıran en temel özelliktir?

Etiketler

konkordatoiflasın ertelenmesi7101 sayılı kanunİcra ve İflas Hukukuyeniden yapılandırmakonkordato mühletialacaklıların rolüİİK 292