2.3. Sosyal ve Ekonomik Hak ve Ödevler

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Sorunun çözümünde Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen 'Kanun Önünde Eşitlik' ilkesinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Anayasa'nın 10. maddesinin ilk fıkrası herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirtirken, 2004 ve 2010 yıllarında eklenen fıkralar bu ilkeye önemli bir boyut katmıştır. İlgili fıkralar şu şekildedir: 'Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.' ve 'Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.' Bu hükümler, 'pozitif ayrımcılık' veya 'maddi eşitlik' ilkesini anayasal bir güvence altına almıştır. Buna göre Devlet, sadece ayrımcılık yapmamakla yükümlü değil, aynı zamanda fiili eşitsizlikleri gidermek amacıyla belirli gruplar lehine özel tedbirler almakla da görevlidir. Somut olayda, çalışan anneler ve gençler gibi gruplara yönelik vergi muafiyeti ve kredi desteği, Devletin bu anayasal yükümlülüğü kapsamında aldığı, fiili eşitliği sağlamayı amaçlayan tedbirler olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu tür tedbirler Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmez. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: (A) seçeneği, pozitif ayrımcılık teşkil eden tedbirlerin Anayasa'da yasaklanan 'imtiyaz' kavramı kapsamında değerlendirilemeyeceği için hatalıdır. (B) seçeneği, Anayasa'nın 65. maddesindeki 'mali kaynakların yeterliliği' ilkesinin, Devletin sosyal görevlerini yerine getirirken öncelik belirlemesine engel olmadığını, bilakis bu önceliklerin Anayasa'nın diğer maddeleriyle (m.10 gibi) uyumlu olması gerektiğini göz ardı etmektedir. (C) seçeneği, usul hukuku açısından yanlıştır; zira 6216 sayılı Kanun'un 45/3. maddesi uyarınca, kanunlara karşı doğrudan bireysel başvuru yolu kapalıdır. (D) seçeneği, vergilendirmede mali güç ilkesinin (Anayasa m. 73) sosyal devlet ilkesi (Anayasa m. 2) ve pozitif ayrımcılık hükümleri (Anayasa m. 10) ile birlikte yorumlanması gerektiğini, bu nedenle sosyal amaçlı vergi muafiyetlerinin mümkün olduğunu dikkate almadığı için isabetsizdir. Önemli Nokta 2: Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı, 1982 Anayasası'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı Dördüncü Bölümü'nde, 74. maddede düzenlenmiştir. Anayasa'nın 74. maddesi; 'Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (...) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.' hükmünü amirdir. Buna karşılık, sendika kurma hakkı (m. 51), sağlık hakkı (m. 56), toprak mülkiyeti (m. 44) ve gençliğin korunması (m. 58) ise Anayasa'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlıklı Üçüncü Bölümü'nde yer alan haklardandır.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Kamu yararı ve sosyal devlet ilkesi gerekçesiyle çıkarılan bir kanunla, teknoloji sektöründe faaliyet gösterecek 30 yaş altı girişimciler ile okul öncesi çağda çocuğu bulunan çalışan annelere, belirli bir süreyle gelir vergisinden muafiyet ve faizsiz kredi imkânı tanınmıştır. Bu düzenlemeden faydalanamayan 45 yaşındaki bir erkek tüccar, söz konusu kanunun Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal ettiğini ve kendisine yönelik bir ayrımcılık oluşturduğunu ileri sürmektedir. Bu hukuki durum 1982 Anayasası çerçevesinde değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal açıdan doğrudur?

A)Söz konusu kanun, belirli bir zümreye imtiyaz tanıdığı için Anayasa'nın 10. maddesinin dördüncü fıkrasına açıkça aykırıdır ve normlar hiyerarşisi gereği uygulanamaz.
B)Devletin mali kaynaklarının yeterliliği ilkesi (Anayasa m. 65), sosyal ve ekonomik desteklerin ancak genel ve objektif kriterlere göre sağlanmasını zorunlu kılar; belirli gruplara öncelik tanınması bu ilkeye aykırıdır.
C)Tüccar, hak ihlali iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak kanunun iptalini talep etme hakkına sahiptir.
D)Eşitlik ilkesi, devletin vergilendirme yetkisini mutlak olarak sınırlar; vergi muafiyetleri ancak mali güce göre vergilendirme ilkesi çerçevesinde uygulanabilir, yaş veya cinsiyet gibi kriterlere dayandırılamaz.
E)Anayasa'nın 10. maddesi uyarınca, kadınlar ve çocuklar lehine alınan ve fiili eşitliği sağlamayı amaçlayan özel tedbirler, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

Çözüm

Sorunun çözümünde Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen 'Kanun Önünde Eşitlik' ilkesinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Anayasa'nın 10. maddesinin ilk fıkrası herkesin kanun önünde eşit olduğunu belirtirken, 2004 ve 2010 yıllarında eklenen fıkralar bu ilkeye önemli bir boyut katmıştır. İlgili fıkralar şu şekildedir: 'Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.' ve 'Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.' Bu hükümler, 'pozitif ayrımcılık' veya 'maddi eşitlik' ilkesini anayasal bir güvence altına almıştır. Buna göre Devlet, sadece ayrımcılık yapmamakla yükümlü değil, aynı zamanda fiili eşitsizlikleri gidermek amacıyla belirli gruplar lehine özel tedbirler almakla da görevlidir. Somut olayda, çalışan anneler ve gençler gibi gruplara yönelik vergi muafiyeti ve kredi desteği, Devletin bu anayasal yükümlülüğü kapsamında aldığı, fiili eşitliği sağlamayı amaçlayan tedbirler olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu tür tedbirler Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmez. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: (A) seçeneği, pozitif ayrımcılık teşkil eden tedbirlerin Anayasa'da yasaklanan 'imtiyaz' kavramı kapsamında değerlendirilemeyeceği için hatalıdır. (B) seçeneği, Anayasa'nın 65. maddesindeki 'mali kaynakların yeterliliği' ilkesinin, Devletin sosyal görevlerini yerine getirirken öncelik belirlemesine engel olmadığını, bilakis bu önceliklerin Anayasa'nın diğer maddeleriyle (m.10 gibi) uyumlu olması gerektiğini göz ardı etmektedir. (C) seçeneği, usul hukuku açısından yanlıştır; zira 6216 sayılı Kanun'un 45/3. maddesi uyarınca, kanunlara karşı doğrudan bireysel başvuru yolu kapalıdır. (D) seçeneği, vergilendirmede mali güç ilkesinin (Anayasa m. 73) sosyal devlet ilkesi (Anayasa m. 2) ve pozitif ayrımcılık hükümleri (Anayasa m. 10) ile birlikte yorumlanması gerektiğini, bu nedenle sosyal amaçlı vergi muafiyetlerinin mümkün olduğunu dikkate almadığı için isabetsizdir.

Soru 2

1982 Anayasası'na göre, aşağıdakilerden hangisi "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenmiş haklardan biri değildir?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.