---
title: "Genel esaslar (Anayasa) — Anayasa Hukuku konu anlatımı"
course: "Anayasa Hukuku"
law: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"
articles: "Anayasa m.1–11"
last_amended: "2010-05-07"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/genel-esaslar-anayasa"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Genel esaslar (Anayasa)

Anayasa Hukuku › Anayasa — [Anayasa Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku)

## Kısaca

Anayasanın 1. maddesi Türkiye Devletinin şeklinin cumhuriyet olduğunu belirler. Anayasa'nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini sayar: insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği.

## Kapsam

Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.1–11 hükümlerini kapsar: devletin şekli, cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti, değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel amaç ve görevleri, egemenlik, yasama yetkisi, yürütme yetkisi ve görevi, yargı yetkisi, kanun önünde eşitlik, anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü.

- [Anayasa m.1 — Devletin şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-1)
- [Anayasa m.2 — Cumhuriyetin nitelikleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2)
- [Anayasa m.3 — Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-3)
- [Anayasa m.4 — Değiştirilemeyecek hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-4)
- [Anayasa m.5 — Devletin temel amaç ve görevleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-5)
- [Anayasa m.6 — Egemenlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-6)
- [Anayasa m.7 — Yasama yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-7)
- [Anayasa m.8 — Yürütme yetkisi ve görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-8)
- [Anayasa m.9 — Yargı yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-9)
- [Anayasa m.10 — Kanun önünde eşitlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-10)
- [Anayasa m.11 — Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-11)

## [Anayasa m.1 — Devletin şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-1)

Anayasanın 1. maddesi Türkiye Devletinin şeklinin cumhuriyet olduğunu belirler. Madde, devlet biçimini tanımlayan bir temel ilke koyar ve bu ilkenin değiştirilemezliğine ilişkin 4. maddeyle birlikte okunur. Madde, Türkiye Devletinin tüm kurumlarını ve kamu gücünü kullananları bağlar. Madde; cumhuriyetin hukuki tanımını, cumhuriyetin hangi niteliklerinin (örneğin hukuk devleti, demokratik ve laik devlet) ayrıca düzenlendiğini, cumhuriyetin hangi kurumsal biçimlerle (cumhurbaşkanlığı, seçim usulü, yasama organının yapısı) somutlaştığını düzenlemez. Cumhuriyetin nitelikleri 2. maddede (m.2), değiştirilemezlik kuralı 4. maddede (m.4), devletin bütünlüğü, dili ve başkenti 3. maddede (m.3) düzenlenmiştir. Cumhuriyetin kurumsal yapısı ile yetki dağılımı ise Anayasanın ilgili kurallarında yer alır ve bu madde bunlara ilişkin hüküm kurmaz.

### Devletin şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Cumhuriyet**: Devlet şeklini ifade eden kavramdır; devletin başında hereditary (kalıtsal) bir hükümdarın bulunmaması anlamında kullanılır. Anayasa metninde cumhuriyet, devlet şekli olarak niteliği ile sınırlanır, belirli bir yönetim modelini zorunlu kılmaz.
- **Devletin şekli**: Devletin egemenliğin kimde toplandığı ve devlet başkanlığının nasıl oluştuğu bakımından aldığı biçimdir. 1. madde bu biçimin cumhuriyet olduğunu belirler; buna karşılık bu maddenin devlet şeklinin ayrıntılı kurumsal görünümünü çizdiği söylenemez.
- **Değiştirilemez hüküm**: Anayasa değişikliği yoluyla değiştirilmesi ve değiştirilmesi teklif edilmesi yasaklanan hükümdür. 1. maddedeki cumhuriyet hükmü 4. madde uyarınca bu niteliktedir; yani değişiklik teklifi bile yapılamaz.

### Devletin şekli: hangi şartlar aranır?

- Devletin şeklinin cumhuriyet olarak kabul edilmesi gerekir; bu hüküm Türkiye Devleti bakımından bağlayıcıdır.
- Cumhuriyet ilkesinin anayasa değişikliği yoluyla değiştirilmesi veya değiştirilmesinin teklif edilmesi yapılamaz (m.4 ile birlikte).
- Devlet şeklinin monarşiye dönüştürülmesi, anayasal düzenin temel ilkesine aykırılık oluşturur ve bu sebeple hukuken mümkün değildir.

### Devletin şekli: hangi sonuçları doğurur?

- Devlet şeklinin cumhuriyet olduğu hükmü, Anayasa değişikliği teklifi dahi edilemeyecek biçimde korunur.
- Cumhuriyet ilkesine aykırı bir düzenleme, anayasa hukuku bakımından hukuka aykırı ve Anayasaya aykırılık sorununu doğurur.
- Hüküm, Türkiye Devletinin tüm organlarını bağlar; yasama, yürütme ve yargı bu ilkeye uymak zorundadır.

### Devletin şekli ile devletin nitelikleri arasındaki fark nedir?

- 1. madde devletin biçimini, yani cumhuriyet olduğunu belirler.
- 2. madde cumhuriyetin nitelikleri olarak hukuk devleti, demokratik, laik ve sosyal devlet ilkelerini sayar.

Sonuç: 1. madde değiştirilemez hükmün çekirdeğini oluşturur; 2. maddedeki nitelikler de 4. madde uyarınca değiştirilemez. Ancak nitelikler ayrı maddelerde düzenlendiğinden, ihlal iddiaları hangi maddeye dayandığına göre ayrı ele alınır.

### Cumhuriyet ilkesi ile cumhuriyetin kurumsal görünümü arasındaki fark nedir?

- 1. madde soyut devlet şeklini belirler ve bu şekil değiştirilemez.
- Cumhurbaşkanlığı, seçim, yasama ve yürütme yapısı gibi kurumsal düzenlemeler ise Anayasanın diğer maddelerinde yer alır ve değiştirilebilir niteliktedir.

Sonuç: Kurumsal düzenlemelerde yapılan değişiklikler 1. maddeye aykırılık oluşturmaz; ancak devlet şeklini cumhuriyet olmaktan çıkaracak bir değişiklik 4. madde uyarınca yapılamaz.

### Devletin şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Cumhuriyet ilkesini yalnızca siyasal bir tercih olarak görüp, bunun hukuki bağlayıcılığını ve değiştirilemezliğini göz ardı etmek.
- Devletin şeklini, cumhuriyetin nitelikleri (m.2) ya da devletin temel ilkeleri ile karıştırmak.
- Değiştirilemezliği yalnızca değişikliğin kabulü ile sınırlı görüp, değişiklik teklifinin dahi yapılamayacağını unutmak.

### Nasıl ispat edilir?

- Devlet şeklinin cumhuriyet olmadığını ileri süren taraf, bu iddiayı Anayasa metni ve değişiklik süreçleri üzerinden ispatlamak zorundadır; ispat yükü iddia sahibindedir.
- Anayasanın 1. maddesi yazılı bir metin olduğundan, cumhuriyetin varlığı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa metniyle belgelenir.
- Değiştirilemezlik iddiası, 4. maddenin yazılı hükmü ile ispat edilir; karşı taraf değişikliğin teklif edilemeyeceğini kabul etmek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2): Cumhuriyetin nitelikleri olarak hukuk devleti, demokratik, laik ve sosyal devlet ilkelerini düzenler; 1. maddedeki cumhuriyet hükmüyle birlikte okunur.
- [2709 sayılı Kanun m.3](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-3): Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentini düzenler; 1. maddedeki devlet şeklinin dışındaki temel unsurları belirler.
- [2709 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-4): 1. maddedeki cumhuriyet hükmünü, 2. maddedeki nitelikleri ve 3. maddeyi değiştirilemez hükümler olarak korur; 1. maddenin değiştirilemezliğinin dayanağıdır.

## [Anayasa m.2 — Cumhuriyetin nitelikleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2)

Anayasa'nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini sayar: insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği. Madde, devletin bu nitelikleriyle devlet organlarının ve tüm kamu gücünün bağlı olduğu ilkeleri belirler. Maddenin uygulanması Devletin tüm organları ve işlemleri bakımından söz konusudur. Madde, devletin şekline (cumhuriyet, tekil yapı) ilişkin 1. maddeyi, ülkesi, bayrağı, dili ve başkentine ilişkin 3. maddeyi düzenlemez (m.1, m.3). Değiştirilemezlik kuralını düzenlemez (m.4). Anayasa Mahkemesinin iptal ve bireysel başvuru yetkisine ilişkin usulü de düzenlemez.

### Cumhuriyetin nitelikleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hukuk devleti**: Devletin tüm işlemlerinin hukuk kurallarıyla sınırlandığı ve hukuka bağlı olduğu devlet anlayışıdır. Kuvvetler arasında yetki dağılımını ve hukukun üstünlüğünü ifade eder.
- **Sosyal devlet**: Toplumsal adaleti ve eşitliği gözeterek bireylerin ekonomik ve sosyal güvenliğini sağlamaya yönelik görev üstlenen devlet anlayışıdır. Bu görev, devletin kendiliğinden yerine getireceği bir sorumluluk olarak anlaşılır.
- **Laik devlet**: Devletin dini inanç ve düşünce özgürlüğü karşısında tarafsız kaldığı, din ile devlet işlerinin ayrıldığı devlet anlayışıdır.
- **Demokratik devlet**: Egemenliğin millete ait olduğu ve iktidarın serbest seçimlerle kurulduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu devlet anlayışıdır.

### Cumhuriyetin nitelikleri: hangi şartlar aranır?

- Devlet organlarının ve kamu gücünü kullanan makamların, Anayasa'nın 2. maddesinde sayılan niteliklere uygun hareket etmesi gerekir.
- Devlet işlemlerinin ve kuralların, hukuk devleti ilkesinin gerektirdiği hukuka uygunluk, öngörülebilirlik ve kazanılmış haklara saygı ölçütlerini karşılaması gerekir.
- Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak devletin toplumsal adaleti ve bireylerin sosyal güvenliğini gözeten düzenlemeler yapması gerekir.
- Laiklik ilkesinin gereği olarak devletin dinî inanç karşısında tarafsız kalması ve din ile devlet işlerinin ayrılması gerekir.
- Demokratik ilkenin gereği olarak egemenliğin millete ait olduğu ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altında bulunduğu bir düzenin korunması gerekir.
- Bu niteliklere aykırı bir kural veya işlem, Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi uyarınca hukuken geçerli sayılamaz ve iptal edilebilir.

### Cumhuriyetin nitelikleri: hangi sonuçları doğurur?

- Devlet organları ve yargı, bir kural veya işlemi değerlendirirken 2. maddede sayılan niteliklere uygunluğunu gözetmek zorundadır.
- Niteliklere aykırı bir düzenleme, Anayasa'ya aykırılık nedeniyle iptal edilebilir.
- Kazanılmış haklara aykırı sonuç doğuran yorum ve uygulamalar hukuk devleti ve sosyal devlet ilkelerine aykırı sayılır.
- Maddenin ilkeleri doğrudan bir hak veya yükümlülük yaratmaz; hak ve yükümlülükler somut kurallar aracılığıyla doğar, ilkeler bu kuralların yorumunda ve denetiminde ölçü olarak kullanılır.
- Anayasa'nın 2. maddesine dayanılarak kanun hükmünün hiç uygulanmaması sonucu doğmaz; ilke, normların anayasaya uygun yorumunu ve denetimini sağlar.

### Hukuk devleti ile sosyal devlet arasındaki fark nedir?

- Hukuk devleti ilkesi, devletin hukuka bağlılığını ve güvenlik, öngörülebilirlik gibi biçimsel-güvence ölçütlerini ifade eder.
- Sosyal devlet ilkesi, devletin toplumsal adaleti gözeten ve bireylerin sosyal güvenliğini sağlayan pozitif görevini ifade eder.

Sonuç: Kazanılmış haklara aykırı sonuç doğuran yorumlar hem hukuk devleti hem sosyal devlet ilkesine aykırı sayılır; uygulamada bu iki ilke birlikte ileri sürülür.

### Cumhuriyet niteliği ile devlet şekli (m.1) arasındaki fark nedir?

- 2. madde, Cumhuriyetin hangi ilkelerle nitelendiğini belirler.
- 1. madde, devletin bir cumhuriyet olduğunu ve tekil yapıyı belirler.

Sonuç: Cumhuriyetin niteliklerine ilişkin uyuşmazlıkta 2. madde, devlet şekline ilişkin uyuşmazlıkta 1. ve 4. madde ölçü alınır.

### Cumhuriyetin nitelikleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- 2. maddedeki ilkeleri doğrudan bir hak doğuran kural gibi uygulamak; ilkeler somut kurallar olmadan tek başına hak yaratmaz.
- Madde 1 ile Madde 2'yi karıştırmak; devletin cumhuriyet olması 1. maddeye, niteliklerinin sayımı 2. maddeye dayanır.
- Eski Anayasa'nın (1924) 2. maddesindeki 'Cumhuriyetçilik, milliyetçilik...' sayımını güncel metin gibi yorumlamak; güncel 2. madde metni yukarıdaki niteliklerdir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kazanılmış hakları ortadan kaldıran yorumları 'sosyal bir hukuk devleti' ilkesine aykırı kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/589 E., 2025/631 K., 15.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/45 E., 2025/106 K., 05.03.2025)
- Hukuk Genel Kurulu, 2. maddedeki sosyal devlet niteliğini yorum ölçüsü olarak kullanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/217 E., 2024/522 K., 23.10.2024)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Cumhuriyetin temel niteliklerinin 2. maddede belirlendiğini ve bu niteliklerin yorumda gözetilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/460 E., 2023/601 K., 07.06.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Anayasa'ya aykırılık iddiasını ileri süren taraf, somut uyuşmazlıkta hangi kural veya işlemin 2. maddedeki niteliğe aykırı olduğunu ortaya koymak zorundadır.
- Hukuk devleti veya sosyal devlet ilkesine aykırılık iddiasında, kazanılmış hakların ortadan kaldırıldığını gösteren somut uygulama ve belgeler ileri sürülmelidir.
- Kuralın ilkeye uygun olduğunu savunan taraf, düzenlemenin kamu yararı ve toplumsal kararlılık gerekçesini ortaya koymalıdır.
- Anayasa'ya aykırılık sorunu, somut uyuşmazlık içinde ileri sürülerek mahkemece değerlendirilir; ilkenin kendisi tek başına bir delil niteliği taşımaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 sayılı Anayasa m.1: Devletin bir cumhuriyet olduğunu belirler; 2. madde ise bu cumhuriyetin niteliklerini sayar.
- 2709 sayılı Anayasa m.3: Devletin bütünlüğü, dili, bayrağı, marşı ve başkentini düzenler; 2. maddenin nitelikleriyle birlikte temel hükümler oluşturur.
- 2709 sayılı Anayasa m.4: İlk üç maddedeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini düzenler; 2. maddenin niteliklerinin değişmezliğini güvence altına alır.

## [Anayasa m.3 — Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-3)

Anayasa'nın 3. maddesi, Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün oluşunu, dilinin Türkçe olduğunu, bayrağının beyaz ay yıldızlı al bayrak olduğunu, milli marşın "İstiklal Marşı" olduğunu ve başkentin Ankara olduğunu belirler. Madde, devletin sembolik ve niteliksel unsurlarını kurar ve bu unsurlar Anayasa'nın 4. maddesi uyarınca değiştirilemez hükümler arasındadır. Madde kişiler, kurumlar ve yabancılar bakımından doğrudan uygulanan bir düzenlemedir; ancak dil hükmünün somut sonuçları diğer kurallarla belirlenir. Maddenin bayrağın şeklini, dilin kullanım alanlarını ve bu değerlerin ayrıntılarını düzenlemediğini belirtmek gerekir; bayrağın şekli kanunla belirlenir ve bu ayrıntılar başka mevzuatta yer alır. Madde, Türkçenin eğitim ve yayın alanındaki kullanımına ilişkin ayrıntılı kuralları, bayrak kanununu ve devletin temel amaç ve görevlerini (m.5) düzenlemez.

### Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bölünmez bütünlük**: Türkiye Devletinin ülkesi ve milletiyle birlikte tek bir siyasal ve hukuki bütün oluşturduğu anlamına gelir. Bu ilke, devletin ülkesinin parçalanmasına ya da milletin bölünmesine yönelik hukuki düzenlemeleri engelleyici niteliktedir.
- **Dil hükmü (Türkçe)**: Devletin dilinin Türkçe olduğunu belirten hükümdür. Maddenin metni 'resmi dil' yerine 'dili' ifadesini kullanır; bu nedenle hükmün yalnızca resmi dil kuralı olarak sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağı tartışmalıdır.
- **Bayrak**: Beyaz ay yıldızlı al bayraktır ve şekli kanunda belirtilir. Maddenin kendisi bayrağın ayrıntılı biçimini düzenlemez.
- **Milli marş**: Devletin milli marşı olarak 'İstiklal Marşı'dır.
- **Başkent**: Devletin başkentinin Ankara olduğunu belirten hükümdür.

### Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti: hangi şartlar aranır?

- Türkiye Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu hükmü geçerli olarak uygulanmalıdır.
- Devletin dilinin Türkçe olduğu hükmü, Türkçenin devletin dili olarak kabul edilmesi anlamında uygulanmalıdır.
- Bayrağın beyaz ay yıldızlı al bayrak olması ve şeklinin kanunla belirlenmesi gerekir.
- Milli marşın 'İstiklal Marşı' olduğu hükmü uygulanmalıdır.
- Başkentin Ankara olduğu hükmü uygulanmalıdır.
- Maddede yer alan hükümler Anayasa'nın 4. maddesi gereğince değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez; bu nedenle bu hükümleri değiştiren bir anayasa değişikliği teklifi Anayasaya aykırıdır.

### Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti: hangi sonuçları doğurur?

- Madde 3'te yer alan hükümler değiştirilemez niteliktedir ve bunların değiştirilmesi teklif edilemez.
- Başkentin Ankara dışına taşınmasını öngören bir anayasa değişikliği, madde 3 ile Anayasa'nın 4. maddesine aykırı olur.
- Bayrağın şekli kanunla belirlendiğinden, bayrağa ilişkin ayrıntılar kanunla düzenlenir ve bu ayrıntıların madde 3'e aykırılığı ayrıca değerlendirilir.

### Devletin bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bayrağın ayrıntılı şeklini madde 3'ten çıkarmaya çalışmak; bayrağın şekli kanunla belirlenir.
- Anayasaya aykırılık iddiasında Anayasa Mahkemesi kararı olmadan kanunu fiilen uygulamamak; kanun iptal edilmedikçe yürütme ve yargı organlarını bağlamaya devam eder.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Madde 3'ün 'dili Türkçedir' hükmünün, ilgili maddenin ceza hükümleriyle birlikte yorumlanarak Türkçe eğitim ve dil kursu sınırlarını belirlediği görülmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2007/17021 E., 2011/2177 K., 08.03.2011; 9. Ceza Dairesi, 2011/4675 E., 2011/28382 K., 03.11.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Madde 3'e dayanarak bir kuralın iptalini ya da bir işlemin hukuka aykırılığını ileri süren taraf, bu aykırılığı ilgili kural ve işlemin metniyle ispatlar.
- Anayasaya aykırılık iddiası, ilgili kanun veya kararname bakımından Anayasa Mahkemesi kararıyla çözülür; Anayasa Mahkemesi kararı olmadan Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinden otomatik sonuç çıkmaz.
- Bayrak, başkent ve milli marş gibi hususlarda iddia sahibi, ilgili kanunun veya belgenin madde 3'e aykırı olduğunu gösterir; karşı taraf ise kanuni dayanağı ortaya koyarak savunma yapar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 m.4: Madde 3 hükümlerinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini düzenler; madde 3'ün bağlayıcılığının dayanağıdır.
- 2709 m.5: Devletin temel amaç ve görevlerini düzenler; madde 3 ile birlikte devletin genel esaslarını tamamlar.

## [Anayasa m.4 — Değiştirilemeyecek hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-4)

Madde, Anayasanın 1., 2. ve 3. maddelerindeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve bunların değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini düzenler. Maddenin kapsamı, Devletin şeklinin Cumhuriyet olması, Cumhuriyetin nitelikleri ve devletin ülkesi, dili, bayrağı, milli marşı ve başkentine ilişkin hükümlerdir. Madde, değiştirme usulünü ve yetkisini düzenlemez (m.175). Anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetlenmemesini de düzenlemez (m.148). Ayrıca Anayasanın 5. maddesindeki devletin temel amaç ve görevleri ile başlangıç ve diğer değiştirilebilir ilkeler bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Değiştirilemeyecek hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Değiştirilemez hüküm**: Anayasa değişikliği yoluyla değiştirilemeyecek ve bu yönde teklif dahi yapılamayacak hükümdür. Yasağın kapsamı madde metninde açıkça sayılan hükümlerle sınırlıdır.
- **Devletin şekli**: Devletin Cumhuriyet olması niteliğidir. Yasak, bu şeklin yerine başka bir yönetim biçiminin getirilmesini ve bu yönde teklifi kapsar.
- **Cumhuriyetin nitelikleri**: Madde 2'de sayılan devlet niteliklerinin tümüdür. Bu nitelikler Anayasanın 2. maddesinde yazılı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı, insan haklarına saygı, Atatürk milliyetçiliği ve başlangıçtaki temel ilkelere dayanma niteliklerdir.
- **Teklif edilemezlik**: Değişikliğin Meclise veya kurucu iktidara sunulmasının dahi yasak olmasıdır. Değişiklik yapılamaması yanında teklif aşamasında da yasak uygulanır.

### Değiştirilemeyecek hükümler: hangi şartlar aranır?

- Değişikliğin Anayasanın 1., 2. veya 3. maddesindeki hükümlere ilişkin olması gerekir; değişiklik bu maddelerin dışında kalıyorsa madde kapsamında değildir.
- Değişikliğin Devletin şeklini, Cumhuriyetin niteliklerini veya 3. maddenin hükümlerini değiştirmesi ya da bu yönde teklif edilmesi bulunmamalıdır.
- Değiştirme yasağı, 2. maddede yalnızca sayılan nitelikler bakımından geçerlidir; bu niteliklerin ifade biçiminin değiştirilmesi, niteliğin kendisinin korunması hâlinde yasağı kendiliğinden ihlal etmez.
- Madde 4'ün kendisinin değiştirilmesi yasaklanmış değildir; bu nedenle önce 4. maddeyi değiştirip sonra 1-3. maddeleri değiştirme yolu, madde metni açısından yasak sayılmamaktadır.

### Değiştirilemeyecek hükümler: hangi sonuçları doğurur?

- Değiştirilemez hükümlere yönelik anayasa değişikliği teklifi Meclise sunulamaz ve görüşülemez.
- Değiştirilemez hükümlere aykırı bir anayasa değişikliği yapılsa dahi bu değişiklik yasağın ihlali sayılır ve geçersizdir.
- Bu hükümlerin esas bakımından yargısal denetimi yapılamaz; madde yargısal bir müeyyideye sahip değildir.
- Değiştirilebilir ilkelerde (başlangıçtaki ilkeler, egemenlik, eşitlik, anayasanın bağlayıcılığı) anayasa değişikliği usulü işletilebilir.

### Değiştirilemez hüküm ile değiştirilebilir hüküm arasındaki fark nedir?

- Madde 1, 2 ve 3'te sayılan hükümler; Cumhuriyet şekli, cumhuriyetin nitelikleri ve üçüncü maddenin tüm hükümleri bakımından değiştirme yasağı vardır.
- Başlangıçtaki ilkeler, egemenlik, eşitlik ve anayasanın bağlayıcılığı gibi 4. maddede sayılmayan ilkeler anayasa değişikliği usulüyle değiştirilebilir.

Sonuç: Değiştirilebilir ilkelerde anayasa değişikliği yapılabilir; değiştirilemez hükümlerde değişiklik de değişiklik teklifi de yapılamaz.

### Madde 2'deki nitelik ile madde 3'teki hüküm arasındaki fark nedir?

- Madde 2'de değiştirilemez olan şey metnin kendisi değil, sayılan Cumhuriyet nitelikleridir.
- Madde 3'te değiştirilemez olan, maddenin hükümlerinin tümüdür.

Sonuç: Madde 2'de niteliğin korunması yeterlidir; ifade biçiminin değişmesi kendiliğinden yasak sayılmaz. Madde 3'te ise metnin her cümlesi korunur.

### Değiştirilemeyecek hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 2'deki niteliklerin ifade biçimi ile niteliğin kendisini karıştırmak; yasağın metnin kelimelerine değil nitelik korunmasına yönelik olduğunu gözden kaçırmak.
- Madde 3'te yalnızca bir kısmın değil, maddenin tüm hükümlerinin değiştirilemez olduğunu unutmak.
- Madde 4'ün kendisinin de değiştirilemez olduğunu varsaymak; metinde böyle bir hüküm yoktur.
- Başlangıçtaki ilkeleri değiştirilemez saymak; bunlar 4. madde kapsamında değildir.
- Değiştirme yasağının yargısal denetime konu olduğunu düşünmek; m.148 nedeniyle esas bakımından denetim yapılamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerini esas bakımından denetleyememesi nedeniyle 4. maddeye aykırılık iddiası yargısal yoldan sonuç doğurmamaktadır.
- Anayasa'da açık bir düzenleme bulunmayan konularda değiştirme yasağının genişletilmesi kabul edilmemekte, yasağın kapsamı dar yorumlanmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Değiştirme yasağına aykırılık iddiasını ileri süren taraf, değişikliğin 1., 2. veya 3. maddedeki hükme dokunduğunu metin karşılaştırması ile ortaya koymalıdır.
- Değişikliğin değiştirilemez bir niteliği etkilediği, anayasa metninin ilgili hükmü ile değişiklik teklifinin karşılaştırılmasıyla ispatlanır.
- Değişikliğin yalnızca ifade biçimini değiştirdiğini ve niteliği koruduğunu savunan taraf, niteliğin korunduğunu gösterecek bir karşılaştırma yapmalıdır.
- Yorum yoluyla yasağın genişletildiği iddiası, yasağın açık metinde yer almadığını göstermekle karşılanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-1): Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğunu düzenler; değiştirilemez hükmün birinci konusudur.
- [2709 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2): Cumhuriyetin niteliklerini sayar; değiştirilemez hükmün ikinci konusudur.
- [2709 sayılı Kanun m.3](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-3): Ülke, dil, bayrak, milli marş ve başkentle ilgili hükümleri içerir; üçüncü değiştirilemez konudur.
- [2709 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148): Anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetlenmesini yasaklar; bu nedenle değiştirilemez hükümlere aykırılık yargısal denetime konu olmaz.
- [2709 sayılı Kanun m.175](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-175): Değiştirilebilir hükümler için anayasa değişikliği usulünü düzenler; m.4'ün sınırı bu usulün dışında kalan hükümleri belirler.

## [Anayasa m.5 — Devletin temel amaç ve görevleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-5)

Anayasa'nın 5. maddesi, Devletin temel amaç ve görevlerini sayar: Türk milletinin bağımsızlığı ve bütünlüğü, ülkenin bölünmezliği, Cumhuriyet ve demokrasinin korunması; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunun sağlanması; kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerin kaldırılması; insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartların hazırlanması. Madde, devlet organlarına ve kamu gücüne yönelik bir program hükmüdür; bireye doğrudan dava hakkı tanımaz. Madde, somut bir süre, tutar veya yaptırım düzenlemez. Maddenin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar (kamu hizmetleri, kolluk, sosyal güvenlik, eğitim gibi araçlar) bu maddede değil, ilgili kanunlarda ve diğer anayasa maddelerinde yer alır. Devletin hangi somut hak ve hürriyetleri güvence altına aldığı ve hak arama yolları ise bu maddede değil, Anayasa'nın temel hak ve ödevler bölümünde (m.12 ve devamı) düzenlenmiştir. Madde numerus clausus değildir; yasama organı Anayasa'ya aykırı olmamak şartıyla devlete başka amaç ve görevler yükleyebilir.

### Devletin temel amaç ve görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Temel amaç ve görevler**: Devletin varlık nedenini oluşturan, Anayasa'da sayılan genel hedef ve yükümlülükler bütünüdür. Madde bu listeyi sınırlı saymaz; yasama organı Anayasa'ya aykırı olmamak şartıyla başka amaç ve görev de yükleyebilir.
- **Özgürleştirme görevi**: Kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırma ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama görevidir. Bu görev, kişinin özgürlüğünün ancak önündeki engeller kaldırıldığında gerçekleşebileceği anlayışına dayanır.
- **Sosyal hukuk devleti**: Madde 2'de Cumhuriyetin niteliği olarak belirtilen, güçsüzleri koruyan ve sosyal adaleti gözeten devlet anlayışıdır. Madde 5'teki özgürleştirme görevi bu ilkenin devlete yüklediği bir sonuç olarak okunur.
- **Program hükmü**: Bireye doğrudan dayanılabilecek bir hak doğurmayan, devlete amaç gösteren Anayasa hükmüdür. Madde 5'in özgürleştirme görevi bu niteliktedir ve kişiye dava hakkı vermez.

### Devletin temel amaç ve görevleri: hangi şartlar aranır?

- Devletin temel amaç ve görevlerinin uygulanabilmesi için devlet organlarının bu amaçlara uygun yetki kullanması gerekir.
- Milli güvenliği koruma görevinin yerine getirilebilmesi için Türk milletinin bağımsızlığını, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi tehdit eden durumun varlığı gerekir.
- Refah, huzur ve mutluluğun sağlanması görevi, kişiler ve toplum bakımından kamu hizmetleri ve kolluk faaliyetleriyle yerine getirilir.
- Özgürleştirme görevinin yerine getirilebilmesi için kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelin varlığı tespit edilmelidir.
- Bu engel, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak bir sınırlama oluşturmalıdır; bağdaşan sınırlamalar bu görevin konusu değildir.
- Devlet, bu engelleri kaldırmak ya da insanın maddi ve manevi gelişimi için gerekli şartları hazırlamak amacıyla Anayasa'ya ve hukuka uygun tedbirleri almalıdır.
- Yasama organı, bu amaç ve görevleri yerine getirmek için kanunla düzenleme yapabilir; ancak bu düzenleme Anayasa'ya aykırı olmamalıdır.

### Devletin temel amaç ve görevleri: hangi sonuçları doğurur?

- Devlet, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumakla yükümlüdür.
- Devlet, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamakla görevlidir; bu görev kamu hizmetleri ve kolluk faaliyetleriyle yerine getirilir.
- Kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan engeller varsa devlet bunları kaldırmaya çalışır.
- Maddenin uygulanmasıyla bireye doğrudan dava hakkı doğmaz; madde bir program hükmüdür.
- Bu görevlerin yerine getirilmemesi, Anayasa 5. maddeye dayanarak bireysel talep açılmasını doğurmaz; sorumluluk ilgili kanun ve temel hak hükümleri üzerinden değerlendirilir.
- Kanun koyucu, Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyla devlete başka bir amaç ve görev de yükleyebilir.
- Madde, devlet görevlerini sınırlı saymadığı için listede yer almayan bir görevin kanunla getirilmesi Anayasa'ya aykırılık sayılmaz; yeter ki Anayasa'ya uygun olsun.

### Milli güvenlik görevi ile refah ve huzur görevi arasındaki fark nedir?

- Birinci görev, Türk milletinin bağımsızlığını, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumaya yöneliktir.
- İkinci görev, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamaya yöneliktir ve kamu hizmetleri ile kolluk faaliyetleriyle gerçekleştirilir.

Sonuç: Birinci görev bir tehdide karşı devletin yetkisini ve yükümlülüğünü doğurur; ikinci görev sürekli kamu hizmeti sunumunu gerektirir.

### Program hükmü ile doğrudan hak doğuran hüküm arasındaki fark nedir?

- Madde 5'teki amaç ve görevler devlete yönelik program hükmü niteliğindedir.
- Temel hak ve hürriyetleri doğrudan güvence altına alan hükümler bireye talep ve dava hakkı tanır.

Sonuç: Madde 5'e dayanarak bireysel dava açılamaz; hak talebi için ilgili temel hak hükmü ve kanun dayanak alınmalıdır.

### Madde 5'teki sınırlı ve sınırsız amaç görünümü: fark nedir?

- Madde 5'teki görevler sayılmıştır.
- Madde 5'teki görevler numerus clausus değildir; kanun koyucu başka görevler de belirleyebilir.

Sonuç: Yeni bir kamu görevi kanunla getirilebilir, ancak bu görev Anayasa'ya aykırı olamaz.

### Sınırlamaya bağdaşan engel ile bağdaşmayan engel arasındaki fark nedir?

- Sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşan sınırlamalar, bu maddedeki kaldırma görevinin konusu değildir.
- Sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette hak ve hürriyeti sınırlayan engeller, devletin kaldırmaya çalışacağı engellerdir.

Sonuç: Yalnızca bağdaşmayan sınırlamalar için devletin özgürleştirme görevi devreye girer.

### Devletin temel amaç ve görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 5'i bireye doğrudan dava hakkı veren bir hüküm gibi okumak; madde bir program hükmüdür.
- Madde 5'teki görevleri sınırlı (numerus clausus) saymak; liste örnek değil, kapalı olarak değerlendirilmemelidir.
- Devletin özgürleştirme görevini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşan sınırlamalara da uygulamak; görev yalnızca bağdaşmayan engeller için geçerlidir.
- Refah, huzur ve mutluluk görevini yalnızca bireysel kişilere bağlamak; madde toplumu da kapsar.
- Milli güvenlik görevini ile refah görevini aynı araçlarla yerine getirilen görevler saymak; birincisi tehdide karşı, ikincisi kamu hizmeti ve kolluk yoluyla yerine getirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi, sosyal devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyan ve sosyal adaleti sağlayan devlet olarak tanımlamakta ve bu anlayışın Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun kurulmasını gerektirdiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2846 E., 2021/716 K., 08.06.2021)
- Madde 5'teki özgürleştirme görevinin bireye dava hakkı vermeyen bir program hükmü olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/145 E., 2021/257 K., 11.03.2021)
- Madde 5'teki görevlerin numerus clausus olmadığı ve yasama organının Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyla başka amaç ve görev yükleyebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/1390 E., 2019/228 K., 28.02.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Madde 5'e dayanarak bir devlet görevinin yerine getirilmediğini ileri süren taraf, bu görevin hangi somut hukuki yükümlülükten kaynaklandığını ispat etmelidir; program hükmü tek başına dayanak olamaz.
- Kişinin temel hak ve hürriyetinin sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlandığını iddia eden taraf, sınırlayıcı engeli belge ve fiilî durumla ispat etmelidir.
- Devletin bu engeli kaldırmak için yeterli tedbir aldığını savunan taraf, aldığı tedbirleri kanun ve idari işlem belgeleriyle ispat etmelidir.
- Madde 5'e dayanılarak yapılan talepte, dayanak alınan temel hak hükmü ve ilgili kanun maddesi ayrıca gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2): Cumhuriyetin nitelikleri arasında sosyal hukuk devleti ilkesini düzenler; madde 5'teki özgürleştirme görevinin dayanağıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-4): Cumhuriyetin temel niteliklerinin değiştirilememesini düzenler; madde 5'teki amaçların temel ilkelerle bağını gösterir.
- [2709 sayılı Kanun m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-10): Kanun önünde eşitlik ilkesini düzenler; özgürleştirme görevinin ayrımcılıkla engel oluşturmamasının bir ölçütüdür.

## [Anayasa m.6 — Egemenlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-6)

Madde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu, bu egemenliğin Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanılacağını, egemenlik kullanımının kişi, zümre veya sınıfa bırakılamayacağını ve devlet yetkisinin ancak Anayasadan kaynaklanabileceğini düzenler. Maddenin muhatabı, devletin yetki kullanan tüm organları ve bu organlar adına hareket eden kişilerdir. Madde, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin hangi organa verildiğini düzenlemez (m.7, m.8, m.9). Egemenliğin kullanılışına ilişkin ayrıntılı kurallar ile seçimle ilgili esaslar da maddede yer almaz (m.67 ve m.68 gibi seçim ve siyasi haklar hükümleri ilgili konuları düzenler). Anayasa değişikliği usulü ve Anayasa Mahkemesinin denetimi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Egemenlik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kayıtsız şartsız milli egemenlik**: Devlet iktidarının kaynağının millet olduğunu ve bu kaynağın hiçbir koşula ya da sınırlamaya bağlanamayacağını ifade eden ilkedir. Millet, bugün yaşayanları değil geçmiş ve gelecek kuşakları da kapsayan manevi bir varlık olarak anlaşılır.
- **Yetkili organ**: Egemenliği millet adına kullanmaya Anayasa tarafından yetkilendirilmiş devlet organlarıdır. Bu organların yetkisi Anayasanın koyduğu esaslar çerçevesinde sınırlıdır.
- **Devlet yetkisi**: Devlet organlarının kamu gücünü kullanarak bireyler üzerinde hüküm kurabildiği yetkidir. Madde uyarınca bu yetkinin kaynağı Anayasa olmalıdır; kaynağı Anayasada bulunmayan yetki hukuken kullanılamaz.
- **Egemenliğin devredilmezliği / bırakılamazlığı**: Egemenlik kullanımının hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı anlamına gelir. Bu yasak, egemenliğin bir kesimin tekelinde kullanılmasını engeller.

### Egemenlik: hangi şartlar aranır?

- Egemenlik kullanımının Anayasanın koyduğu esaslara uygun olması gerekir.
- Egemenlik, millet adına yetkili organlar eliyle kullanılmalıdır.
- Egemenlik kullanımı hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılmamalıdır; bu kişi veya gruplar kendiliklerinden egemenlik kullanamaz.
- Bir organın ya da kişinin kullandığı devlet yetkisinin kaynağı Anayasada bulunmalıdır; kaynağı Anayasada olmayan yetki kullanılamaz.
- Yetkinin kaynağının Anayasada bulunmadığı durumda, Anayasa dışı bir dayanak (kanunda bile olsa) ileri sürülerek yetki kullanılamaz. Bu koşul yalnızca Anayasanın yetki verdiği hallerde yerine gelir.

### Egemenlik: hangi sonuçları doğurur?

- Kaynağı Anayasada bulunmayan bir devlet yetkisi kullanılırsa bu kullanım hukuka aykırı olur.
- Bir kamu görevlisinin yetkisini ileri sürmesi halinde, o yetkinin kaynağını Anayasada veya kanunlarda gösterebilmesi gerekir; gösterilemezse yetki kullanımı hukuka aykırıdır.
- Egemenliği bir kişi, zümre veya sınıf kendiliğinden kullanmaya kalkarsa bu eylem Anayasaya aykırı olur.
- Egemenlik kullanımına ilişkin hüküm emredicidir; Anayasanın bu ilkelere aykırı düzenleme yapması ya da bu ilkelere aykırı yetki tanıması Anayasaya aykırılık sonucunu doğurur.
- Yetki kaynağı Anayasada açıkça bulunduğunda, organın yetkisi bu ölçüde geçerli kabul edilir.

### Egemenlik ile devlet yetkisi arasındaki fark nedir?

- Egemenlik, kayıtsız şartsız millete ait olan en üst iktidardır ve kaynağı millettir.
- Devlet yetkisi, egemenliğin organlar eliyle kullanılmasından doğan ve belirli organlara tanınan yetkidir; kaynağı Anayasadır.

Sonuç: Egemenlik doğrudan millete aittir ve bırakılamaz; devlet organlarının yetkisi ise yalnızca Anayasanın tanıdığı ölçüde vardır ve bu sınırın dışına çıkılamaz.

### Yetkili organ ile kişi veya zümre arasındaki fark nedir?

- Yetkili organ, Anayasada yer alan ve egemenliği millet adına kullanmaya yetkilendirilmiş kurumdur.
- Kişi, zümre veya sınıf ise Anayasal bir yetkiye dayanmadan egemenlik kullanmaya kalkan gruptur.

Sonuç: Yetkili organ tarafından kullanılan egemenlik hukuka uygundur; kişi veya zümrenin kendiliğinden kullandığı egemenlik hukuka aykırıdır.

### Egemenlik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir kamu görevlisinin sözlü yetki beyanını yeterli saymak; yetkinin kanun veya Anayasa hükmüyle gösterilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Egemenliği, yetkili organlar dışında kalan bir kurumun ya da grubun kullanabileceğini varsaymak.
- Yetkiyi genel bir yetki gibi değerlendirmek; oysa devlet yetkileri istisnai ve açıkça tanınmış yetkilerdir.
- Kanunda yer alan bir yetkiyi, Anayasa dayanağı aranmadan doğrudan geçerli saymak; kanun hükmünün m.6 karşısında denetlenebileceğini unutmak.
- Egemenliğin millete ait olmasını, millet ile halk kavramlarını karıştırarak yorumlamak; millet kavramı geçmiş ve gelecek kuşakları da kapsar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, bir kamu organının dayandığı yetkinin Anayasada veya kanunda açıkça gösterilmesini aramakta; kaynağı gösterilemeyen yetki kullanımını hukuka aykırı saymaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2185 E., 2019/1109 K., 22.10.2019)
- Yüksek mahkeme kararlarında m.6'nın son fıkrası, devlet yetkisinin genel değil istisnai olduğu ve açıkça tanınmış olması gerektiği biçiminde yorumlanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2185 E., 2019/1109 K., 22.10.2019)
- Mahkemeler, kanun hükmünün Anayasanın 6. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ve kaynağı Anayasada bulunmayan bir yetki tanıyan düzenlemenin uygulanamayacağını belirtmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/792 E., 2025/5062 K., 27.11.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2025/790 E., 2025/1298 K., 05.03.2025)
- Benzer biçimde, Anayasanın 6. maddesi, 10. madde ile birlikte, kamu yetkisinin eşitlik ilkesine aykırı biçimde kullanılmasını engelleyen bir ölçüt olarak ele alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/792 E., 2025/5062 K., 27.11.2025)
- Kararlarda, Anayasa dışı bir yetkinin dayanağı olarak kullanılan düzenlemenin m.6 karşısında denetlenebileceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4662 E., 2025/1102 K., 26.02.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/1072 E., 2024/2614 K., 15.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Devlet yetkisinin kullanıldığını ileri süren taraf (kamu görevlisi veya kurum), yetkisinin kaynağını Anayasada veya kanunda göstermekle yükümlüdür; yetki dayanağını gösteremeyen taraf aleyhine sonuç doğar.
- Yetki kaynağını göstermek için Anayasa ve kanun metinleri, yetkilendirme belgeleri esas delil olarak kullanılır; sözlü beyan yetki kaynağı olarak yeterli değildir.
- Kişi veya zümrenin kendiliğinden egemenlik kullandığını ileri süren taraf, bu kullanımın yetkili organ tarafından yapılmadığını ve Anayasal dayanağın bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Yetkinin kaynağının Anayasada bulunduğunu savunan taraf, ilgili Anayasa maddesini ve yetki hükmünü somut olarak göstermek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-7): Yasama yetkisinin Türk Milleti adına TBMM'ye ait olduğunu ve devredilemeyeceğini düzenler; m.6'daki yetkili organ ilkesinin yasama alanındaki uygulamasıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.8](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-8): Yürütme yetki ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun kullanılmasını düzenler; m.6'nın kaynak ilkesini yürütme alanında tamamlar.
- [2709 sayılı Kanun m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-9): Yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılmasını düzenler; m.6'daki yetkili organ ilkesinin yargı alanındaki karşılığıdır.

## [Anayasa m.7 — Yasama yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-7)

Anayasa m.7, yasama yetkisinin kime ait olduğunu ve devredilemezliğini düzenler: yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilemezliği ilkesi. Madde, TBMM'nin hangi görev ve yetkilerle donatıldığını (m.87), kanun teklifini (m.88) ve kanunun yayımlanmasını (m.89) düzenlemez; bu konular ayrı maddelerde yer alır. Yürütme ve yargı yetkilerinin kullanımı (m.8 ve m.9) bu maddenin kapsamında değildir. Madde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenebilecek alanlara ilişkin ayrıntıyı da içermez. Madde doğrudan kişilere değil, devlet organları arasındaki yetki dağılımına uygulanır.

### Yasama yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yasama yetkisi**: Anayasa m.7 metninde tanımlanmamıştır. Uygulamada TBMM'ye ait yetki olarak anlaşılır ve bu yetkinin kapsamı m.87 ve diğer maddelerdeki TBMM görev ve yetkileriyle belirlenir.
- **Türk Milleti adına kullanım**: Yetkinin kaynağının millet olduğunu, TBMM'nin bu yetkiyi milletin adına kullandığını anlatan biçimsel ifadedir. Yetkinin sahibini değil kullanım biçimini gösterir.
- **Devredilemezlik**: TBMM'nin yasama yetkisini başka bir organa, örneğin Cumhurbaşkanına, aktaramaması anlamına gelir. Anayasa açık bir istisna getirirse bu ilke sınırlanabilir; uygulamada bu istisna ancak anayasa değişikliğiyle mümkündür.
- **Yasama yetkisinin asliliği**: Yasama yetkisinin anayasadan doğmayıp varlığını anayasaya borçlu olmadığını ifade eden kavramdır. Anayasa olmasa da yasama yetkisi bulunur; ancak mevcut anayasa varsa yetki onda öngörülen usul ve sınırlara uygun kullanılır.

### Yasama yetkisi: hangi şartlar aranır?

- Yasama yetkisinin TBMM'ye ait olması gerekir; bu yetki başka bir devlet organının değil, TBMM'nin kullanımındadır.
- Yasama yetkisi Türk Milleti adına kullanılmalıdır; TBMM'nin bu yetkiyi kendi adına değil, milletin adına kullanması şarttır.
- Yasama yetkisi devredilmemelidir; TBMM bu yetkinin tamamını veya bir kısmını başka bir organa aktaramaz.
- Devredilmezlik ilkesine bir istisna getirilmek isteniyorsa bu, Anayasada açık bir hükümle yapılmalıdır; istisna yoksa devir hukuka aykırıdır.

### Yasama yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Yasama yetkisi TBMM dışında bir organa devredilirse, bu devir Anayasa m.7 bakımından geçersiz olur.
- Anayasada açık bir istisna yapılmadıkça TBMM kanun yapma yetkisini Cumhurbaşkanına veya başka bir organa aktaramaz.
- Devredilmezlik, bütçe kanunu, para basımı, savaş ilanı ve af gibi m.87 kapsamındaki yetkiler için de geçerlidir.
- Yasama organı anayasanın amaçlarını gerçekleştirecek kanunları çıkarmakla hukuken yükümlü değildir; bu yükümlülük siyasi niteliktedir ve hukuki bir yaptırımı yoktur.
- Yasama yetkisi anayasadan bağımsız olarak vardır, ancak mevcut bir anayasa varsa bu yetki anayasada öngörülen usul ve sınırlara uygun olarak kullanılmalıdır.
- Anayasa değişikliğiyle devredilmezlik ilkesine istisna getirmek mümkündür; kaynakta 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunundan önce TBMM'nin teşebbüs kudretine dayanarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenebilecek alanlar dışında her konuyu düzenleyebildiği belirtilmektedir.

### Yasama yetkisi ile yürütme yetkisi ve görevi arasındaki fark nedir?

- Yasama yetkisi m.7 uyarınca TBMM'ye aittir ve devredilemez; metinde yalnızca yetki kelimesi kullanılmıştır.
- Yürütme yetkisi ve görevi m.8 ile Cumhurbaşkanına aittir; metinde hem yetki hem görev kelimesi birlikte geçer.

Sonuç: Yürütmenin yapması gereken işler de bulunduğundan görev niteliği taşıyan bir yükümlülük doğar; yasama organı ise kanun yapma konusunda hukuki bir yükümlülük altında değildir.

### Yasama yetkisinin asliliği ile yasama yetkisinin devredilmezliği arasındaki fark nedir?

- Asliliği, yasama yetkisinin anayasadan doğmadığını ve anayasa olmasa da var olduğunu gösterir.
- Devredilmezliği ise bu yetkinin başka bir organa aktarılamayacağını belirtir.

Sonuç: Asliliğin sonucu olarak yasama organı anayasanın amaçlarını gerçekleştirecek kanunları çıkarmak zorunda değildir; bu siyasi bir sorumluluktur. Devredilmezlik ise hukuki bir sınır koyar.

### Yasama yetkisi (m.7) ile TBMM'nin görev ve yetkileri (m.87) arasındaki fark nedir?

- m.7 yetkinin kime ait olduğunu ve devredilemezliğini belirler.
- m.87 TBMM'nin hangi konularda yetkili olduğunu sayar.

Sonuç: Yetkinin kapsamı m.87 ve diğer maddelerle belirlenir; m.7 tek başına kapsamı tanımlamaz.

### Kanun yapma yetkisi ile yasama yetkisi (genel) arasındaki fark nedir?

- Kanun yapma yetkisi, yasama yetkisinin en tipik unsurudur.
- Yasama yetkisi kavramı bütçe kanunu, para basımına karar, savaş ilanı ve af gibi yetkileri de içerir.

Sonuç: Devredilmezlik yalnızca kanun yapma yetkisi için değil, yasama yetkisine giren tüm yetkiler için geçerlidir.

### Yasama yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metnindeki 'devredilemez' ifadesini her türlü yetki paylaşımını yasaklayan mutlak bir kural gibi okumak; oysa Anayasa değişikliğiyle istisna getirilebilir.
- m.7'yi yasama yetkisinin kapsamını da belirleyen bir madde saymak; kapsam m.87 ve diğer maddelerle belirlenir.
- Yasama yetkisinin asliliğini, TBMM'nin anayasanın amaçlarını gerçekleştirmek gibi hukuki bir zorunluluğu olduğu biçiminde yorumlamak; kaynakta bu yalnızca siyasi bir yükümlülüktür.
- Yasama yetkisini yalnızca kanun yapma ile sınırlı görmek; devredilmezlik bütçe, para basımı, savaş ilanı ve af yetkilerini de kapsar.
- Yürütme yetkisinin m.8'deki 'yetki ve görev' ifadesini m.7'deki yasama yetkisiyle aynı nitelikte saymak; yürütmede görev unsuru da bulunur, yasamada bulunmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yasama yetkisinin devredilemezliği mutlak olmayıp Anayasada açık bir istisna ile sınırlandırılabilir; uygulamada 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu öncesi TBMM'nin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenebilecek alanlar dışında her konuyu düzenleyebildiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/17913 E., 2023/1499 K., 26.01.2023)
- Yasama yetkisi bakımından m.7'de kullanılan 'devredilemez' ifadesi, kanun yapma dışında bütçe, para basımı, savaş ilanı ve af gibi yetkileri de kapsayan geniş bir anlamda yorumlanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2022/17913 E., 2023/1499 K., 26.01.2023)
- Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında m.7 çoğunlukla bir yetki dağılımı hükmü olarak anılmakta; m.7'nin tek başına bir somut uyuşmazlığın çözüm kuralı olarak uygulandığı bir karar verisi bulunmamaktadır. (8. Daire, 2020/5419 E., 2024/1895 K., 27.03.2024; 8. Daire, 2020/6095 E., 2024/1881 K., 27.03.2024; 8. Daire, 2020/6493 E., 2024/1898 K., 27.03.2024)
- Mahkemelerin m.7'ye dayanarak kanun hükmünün anayasaya aykırılığını inceleme sürecinde, yasama yetkisinin TBMM'de olduğu ve kanun yapma işleminin bu organca yapılması gerektiği çerçevesinde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2020/19010 E., 2022/18591 K., 07.12.2022; 8. Ceza Dairesi, 2020/19096 E., 2022/18593 K., 07.12.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Yasama yetkisinin TBMM dışında bir organa devredildiğini iddia eden taraf, devrin Anayasada açıkça öngörülmüş bir istisna kapsamında olmadığını ortaya koymalıdır; hukuka aykırı devri ileri süren taraf bunu belge ile ispatlar.
- Devir iddiasında temel delil, yetkiyi devreden kuralı ve bu kuralın Anayasa değişikliğiyle getirildiğini gösteren resmi metinlerdir; sözlü beyan veya uygulamadaki fiili durum tek başına yeterli değildir.
- Devredilmezliğe aykırılık savunmasını ileri süren taraf, yasama yetkisinin kullanılmasında TBMM'nin kararının bulunmadığını ve yetkinin başka bir organca kullanıldığını göstermelidir.
- Karşı taraf, düzenlemenin TBMM'nin kendi kararıyla çıkarıldığını, yetkinin devredilmediğini veya Anayasada öngörülmüş bir istisnaya dayandığını yazılı belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Mahkeme, m.7 bakımından yetki devrinin varlığını re'sen inceler; ancak olgusal dayanağını taraflar sunmak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.87](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-87): TBMM'nin görev ve yetkilerini sayar; m.7'deki yasama yetkisinin kapsamını bu madde belirler.
- [2709 sayılı Kanun m.88](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-88): Kanun tekliflerinin milletvekilleri tarafından yapılmasını ve görüşme usulünü düzenler; yasama yetkisinin kullanım usulüyle ilgilidir.
- [2709 sayılı Kanun m.89](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-89): Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanmasını ve geri gönderilmesini düzenler; TBMM'nin yasama yetkisinin tamamlanmasında yürütmeyle ilişkisini gösterir.
- [2709 sayılı Kanun m.8](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-8): Yürütme yetkisi ve görevini düzenler; m.7'deki yasama yetkisinin devredilemezliği ile yürütme yetkisinin ayrımında karşılaştırma noktasıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-9): Yargı yetkisini bağımsız ve tarafsız mahkemelere verir; yetki ayrımı ilkesinin üçüncü ayağıdır.

## [Anayasa m.8 — Yürütme yetkisi ve görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-8)

Anayasa'nın 8. maddesi, yürütme yetkisi ve görevinin kimin tarafından ve hangi ölçütle kullanılıp yerine getirileceğini belirler; yürütmenin Cumhurbaşkanı tarafından kullanılması ve kanuna uygunluk (intra legem) ilkesi bu maddenin konusudur. Madde, devletin tüm yürütme organını ve idarenin işlemlerini bağlayan genel bir ilkedir. Maddede Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin usul ve esasları, Cumhurbaşkanının yetki devri, yardımcı ve bakanların atanması ile üst kademe kamu yöneticilerinin atanması düzenlenmez (m.104 ve m.119 ile ilgili konular Anayasa'nın ilgili maddelerinde yer alır). Olağanüstü hal kararnamelerinin dayanağı (m.119/6) ve yürütme alanındaki kararnamelerin dayanağı (m.104/17) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Maddenin kendisi bir süre ya da tutar içermez.

### Yürütme yetkisi ve görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yürütme yetkisi ve görevi**: Devletin kanunları uygulaması, idarenin günlük işlerini yürütmesi ve kamu hizmetlerini görmesi anlamına gelen faaliyet alanıdır. Madde bunu hem yetki hem görev olarak niteler.
- **Intra legem (kanuna uygunluk)**: Yürütme işlemlerinin kanunun çizdiği sınırlar içinde kalması ilkesidir. Yürütme organı kanuna aykırı düzenleme yapamaz; kanuna dayanmadan asli bir düzenleme yetkisi, bu maddeye göre, yoktur.
- **Asli (muhtar) düzenleme yetkisi**: Yürütme organının doğrudan Anayasadan kaynaklanan, kanuna dayanmayan düzenleme yetkisidir. Bu yetki yalnızca Anayasanın açıkça tanıdığı hallerde vardır.
- **Cumhurbaşkanlığı kararnamesi**: Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkardığı düzenleyici işlemdir. Anayasanın ilgili maddeleri tanıdığı hallerde kanuna dayanmadan çıkarılabilir; bu, 8. maddedeki genel kuralın istisnasıdır.

### Yürütme yetkisi ve görevi: hangi şartlar aranır?

- Yürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanı tarafından kullanılması gerekir; 2017 değişikliğinden sonra bu yetki tek başına Cumhurbaşkanına aittir.
- Yürütme işlemlerinin Anayasaya ve kanunlara uygun olması gerekir; kanuna aykırı düzenleme yapılamaz.
- Yürütmenin kanuna dayanmayan asli bir düzenleme yetkisinin bulunması için Anayasanın açıkça tanıdığı bir istisnanın varlığı gerekir (olağanüstü hal kararnamesi, yürütme yetkisine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi).

### Yürütme yetkisi ve görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Yürütme işlemi kanuna aykırı olursa hukuka aykırı sayılır ve iptal edilebilir.
- Yürütmenin kanuna dayanmayan düzenleyici işlem yapması, istisna alanı dışında, Anayasaya aykırılık doğurur.
- Olağanüstü hal ve yürütme yetkisine ilişkin kararnameler, kanuna dayanmadan çıkarılabildiği için kanuna uygunluk ilkesinin istisnasını oluşturur.

### Yürütme görevi ile yürütme yetkisi ve görevi arasındaki fark nedir?

- 1961 Anayasası döneminde yürütme yalnızca bir görev olarak nitelenmiş ve kanunların çerçevesinde yerine getirilmiştir.
- 1982 Anayasasının 8. maddesi yürütmeyi hem yetki hem görev olarak nitelendirmiştir.

Sonuç: Yetki vurgusu, yürütmeye kanuna aykırı olmamak kaydıyla düzenleme alanı tanır; ancak kanuna uygunluk ilkesi her iki dönemde de korunur. (10. Daire, 2021/6783 E., 2025/2038 K., 15.04.2025)

### Kanuna dayanan yürütme işlemi ile kanuna dayanmayan asli düzenleme arasındaki fark nedir?

- Yürütmenin genel düzenleyici ve bireysel işlemleri kanuna dayanmak zorundadır.
- Anayasanın açıkça tanıdığı iki istisna (olağanüstü hal kararnamesi ve yürütme yetkisine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi) kanuna dayanmadan çıkarılabilir.

Sonuç: İstisna alanı dışında kanunsuz düzenleme yapılamaz; istisna kapsamındaki kararname doğrudan Anayasaya dayanır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2262 E., 2025/3042 K., 04.12.2025)

### 2017 öncesi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu ile 2017 sonrası Cumhurbaşkanı arasındaki fark nedir?

- Eski metinde yürütme Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından birlikte kullanılıyordu.
- Değişiklikten sonra yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.

Sonuç: Bakanlar Kurulunun yürütmedeki ortak yetkisi kalkmıştır; yetki tek başına Cumhurbaşkanına aittir. (10. Daire, 2020/2715 E., 2024/4224 K., 22.10.2024)

### Yürütme yetkisi ve görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddedeki "yetki" vurgusunu, yürütmeye kanundan bağımsız genel bir düzenleme alanı tanıdığı biçiminde yorumlamak; oysa kanuna uygunluk ilkesi korunmaktadır.
- Olağanüstü hal ve yürütme kararnamelerini genel kanuna dayanma kuralına tabi saymak; bu kararnameler Anayasadan doğrudan kaynaklanır.
- Maddeyi 2017 öncesi metinle birlikte okuyarak Bakanlar Kurulunun hâlâ yürütmede ortak olduğunu varsaymak; mevcut metin yalnızca Cumhurbaşkanını anar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa'nın 8. maddesinde yürütme yetkisi ve görevinin tek başına Cumhurbaşkanına ait olduğu, bu değişiklikle Bakanlar Kurulunun düzenlendiği 109. maddeyle birlikte ortak kullanım anlayışının kalktığı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2021/6783 E., 2025/2038 K., 15.04.2025; 10. Daire, 2020/2715 E., 2024/4224 K., 22.10.2024)
- Yürütme yetkisinin kanuna uygunluk ilkesi çerçevesinde kullanılması, Cumhurbaşkanlığı işlemlerinin denetiminde temel ölçüt olarak kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2262 E., 2025/3042 K., 04.12.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2622 E., 2025/3043 K., 04.12.2025)
- Madde 8'in yürütme yetkisini Cumhurbaşkanına bağlaması, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin temel kuralı olarak yorumlanmaktadır. (10. Daire, 2015/2674 E., 2020/3987 K., 20.10.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Yürütme işleminin kanuna aykırılığını ileri süren taraf, işlemin hangi kanun hükmüne aykırı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Yürütme işleminin dayanağı, işlemi çıkaran makamın yetki belgesi (Anayasa ya da kanun hükmü) ile gösterilir; istisna iddia edildiğinde Anayasanın ilgili maddesi ortaya konulmalıdır.
- Kanuna dayanmadan yapılan düzenlemenin istisna kapsamında olduğunu savunan idare, olağanüstü hal ya da m.104/17 koşullarının gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 sayılı Anayasa m.104/17: Cumhurbaşkanına yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi verir; 8. maddedeki kanuna uygunluk ilkesinin bir istisnasıdır.
- 2709 sayılı Anayasa m.119/6: Olağanüstü hallerde kanun hükmünde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmasını düzenler; kanuna dayanmayan asli yetkinin ikinci istisnasını oluşturur.
- 2709 sayılı Anayasa m.7: Yasama yetkisinin devredilemezliğini düzenler; 8. maddedeki yürütmenin kanuna bağlılığının karşıtı olarak yasama–yürütme ayrımını tamamlar.

## [Anayasa m.9 — Yargı yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-9)

Anayasa'nın 9. maddesi, yargı yetkisinin kimin adına ve hangi nitelikteki organlarca kullanılacağını belirler: Türk Milleti adına, bağımsız ve tarafsız mahkemeler. Madde, yargı yetkisinin sahibini ve kullanıcısını gösteren kurucu bir hükümdür; kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde yasama ve yürütme yetkileriyle birlikte okunur. Hakimlerin güvencelerini, mahkemelerin kuruluş ve görev düzenini ve yargı organının iç yapısını düzenlemez; bunlar m.138 (mahkemelerin bağımsızlığı), m.139 (hakimlik ve savcılık teminatı), m.140 (hakimlik ve savcılık mesleği), m.141 (duruşmaların açıklığı), m.142 (mahkemelerin kuruluşu) ve m.159 (Hakimler ve Savcılar Kurulu) kapsamındadır. Maddenin kendisi bir bireysel hak tanımaz; kişilerin yargıya erişim ve adil yargılanma haklarının dayanağı başka maddelerdedir.

### Yargı yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yargı yetkisi**: Hukuki uyuşmazlıkları ve hukuka aykırılık iddialarını kesin hüküm niteliğinde çözme ve karara bağlama devlet yetkisidir. Yargı kararı olarak nitelenebilmesi için verildiği organın hem bağımsız olması hem de kesin hüküm verme yetkisine sahip olması gerekir.
- **Türk Milleti adına**: Yargı yetkisinin kaynağının egemenlik olduğunu ve kullanımının millet adına yapıldığını gösteren anayasal formüldür. Yetki hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz; kaynağını Anayasadan almayan bir yetki kullanılamaz.
- **Bağımsız mahkeme**: Görevini yürütürken hiçbir organ, makam, merci veya kişiden emir ve talimat almayan, kararlarında yalnızca hukuka ve vicdani kanaate bağlı olan mahkemedir. Bağımsızlığın güvencesi m.138 ve m.139'da yer alır.
- **Tarafsız mahkeme**: Uyuşmazlığın taraflarına karşı eşit mesafede durarak karar veren mahkemedir. 2017 değişikliğiyle maddeye eklenmiştir; bağımsızlıktan ayrı bir nitelik olarak okunur.
- **Kesin hüküm**: Verilen kararın artık aksinin ileri sürülemeyeceği, uyuşmazlığı sonuçlandıran nitelikteki karardır. İdari makamların kararları kesin hüküm oluşturmadığından yargı kararı sayılmaz; aleyhlerine idari yargıda dava açılabilir.

### Yargı yetkisi: hangi şartlar aranır?

- Yargı yetkisinin kullanılabilmesi için yetkiyi kullanan organın mahkeme olması, yani bağımsız ve tarafsız nitelikte bulunması gerekir.
- Mahkemenin kullandığı yetkinin Türk Milleti adına kullanıldığı kabul edilmelidir; bu yetki kanundan ya da Anayasadan kaynağını almalıdır.
- Yargı kararının kesin hüküm niteliği taşıması için karar veren organın bu yetkiyi kesin olarak kullanabilmesi gerekir.
- Mahkemenin bağımsızlığını zedeleyecek emir, talimat veya genelge gibi etkilerden arınmış olması gerekir; bu bağımsızlık ilkesinin m.138 ile somutlaşan kısmıdır.
- Mahkemenin tarafsız olması, yani uyuşmazlığın taraflarından birine karşı önyargılı davranmaması gerekir.

### Yargı yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Yargı yetkisi yalnızca bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanıldığından, bu niteliği taşımayan bir organın verdiği karar yargı kararı olarak kabul edilemez.
- Yargı yetkisinin Türk Milleti adına kullanılması, yetkinin kaynağının egemenlik olduğunu ve kişilere, zümrelere veya sınıflara bırakılamayacağını gösterir.
- Madde, yasama ve yürütme organlarının yargı yetkisini kullanmasını ya da bu yetkiyi devretmesini öngörmez; bu nedenle bu organların yargı işlevi üstlenmesi Anayasanın 9. maddesine aykırı düşer.
- Mahkemelerin kararları yasama ve yürütme organlarınca değiştirilemez ve yerine getirilmesi geciktirilemez (m.138 ile birlikte okunur).

### Yargı organı ile idari otorite arasındaki fark nedir?

- Bağımsız ve tarafsız mahkemeler, kesin hüküm veren kararlarıyla yargı yetkisini kullanır.
- Rekabet Kurulu, SPK ya da RTÜK gibi bağımsız idari otoriteler de benzer bir denetim ve uyuşmazlık çözme işlevi görebilir, ancak kararları kesin hüküm oluşturmaz.

Sonuç: İdari otoritenin kararı yargı kararı sayılmaz; ilgili kişi bu kararlara karşı yargı yoluna gidebilir.

### Bağımsızlık ile tarafsızlık arasındaki fark nedir?

- Bağımsızlık, mahkemenin dışarıdan emir ve talimat almaması, kararlarında yalnızca hukuka bağlı olmasıdır.
- Tarafsızlık, mahkemenin uyuşmazlığın taraflarına karşı eşit mesafede durmasıdır.

Sonuç: Maddenin 2017 değişikliğiyle her ikisi birlikte aranmaktadır; bağımsız olup taraf tutan bir mahkeme m.9 şartını karşılamaz.

### Yargı yetkisi ile yasama ve yürütme yetkisi arasındaki fark nedir?

- Yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır ve kesin hüküm doğurur.
- Yasama yetkisi TBMM'ye aittir ve devredilemez; yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanına aittir.

Sonuç: Yasama ve yürütme organları yargı yetkisini kullanamaz; yargı yetkisi de bu organlara devredilemez.

### Yargı yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bağımsız idari otoritelerin kararlarını yargı kararı saymak; bu kurulların kararları kesin hüküm oluşturmadığından yargı yetkisi kullanımı sayılmaz.
- Bağımsızlık ile tarafsızlığı aynı şey saymak; 2017 değişikliğiyle maddede ayrı bir nitelik olarak yer alan tarafsızlık ayrıca aranır.
- Maddenin hakimlerin özlük ve güvence hükümlerini de içerdiğini sanmak; bunlar m.138-140 ve m.159'da düzenlenmiştir, m.9 yalnızca yetkinin sahibini ve kullanıcısını belirler.
- Yargı yetkisinin Türk Milleti adına kullanılmasını bireysel bir hak olarak okumak; m.9 bireysel hak tanımaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, kararlarında hukuki dayanak olarak m.9'u gösterek yargılama yetkisinin Türk Milleti adına kullanıldığını belirtmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1610 E., 2025/1967 K., 22.10.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1399 E., 2025/1696 K., 24.09.2025; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/291 E., 2026/527 K., 01.06.2026; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/523 E., 2026/529 K., 01.06.2026; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1245 E., 2026/486 K., 14.05.2026)
- Mahkemeler, görev ve yetkileri içindeki uyuşmazlığı reddetmeyeceklerini, bunun m.9 ile bağlantılı olduğunu kabul etmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/880 E., 2026/115 K., 17.02.2026)
- Bilirkişi ve uzman görüşü gibi yardımcı işlemlerin yargı yetkisinin yerine geçmediği, uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin sorumluluğunda kaldığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/880 E., 2026/115 K., 17.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Yargı yetkisinin bağımsız ve tarafsız bir mahkemece kullanılmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını organın yapısına ve kararının niteliğine ilişkin belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Organın kesin hüküm verip vermediği, karara karşı yargı yolunun açık olup olmadığı yönünden ispat yükü, kararın niteliğini tartışan tarafa aittir; kararın kesin hüküm niteliği taşıdığı mahkeme kararı ve ilgili mevzuat metniyle gösterilir.
- Mahkemenin tarafsızlığına ilişkin iddia somut olaydan kaynaklanan belgelerle, örneğin hakimin taraflarla ilişkisini gösteren kayıtlarla ispatlanır; genel nitelikte iddia yeterli değildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.138](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-138): Mahkemelerin bağımsızlığını ve hakimlerin emir alamayacağını düzenler; m.9'daki bağımsızlık unsurunun somut güvencesidir.
- [2709 sayılı Kanun m.139](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-139): Hakim ve savcıların teminatını düzenler; bağımsızlığın kişisel güvencesi olarak m.9'un uygulanmasını destekler.
- [2709 sayılı Kanun m.140](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-140): Hakimlik ve savcılık mesleğini ve mahkemelerin bağımsızlığı esaslarına göre görev yapmalarını düzenler.
- [2709 sayılı Kanun m.159](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159): Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu düzenler; mahkemelerin bağımsızlığını sağlayan özlük işleri bakımından m.9 ile bağlantılıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-7): Yasama yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu ve devredilemeyeceğini düzenler; m.9 ile kuvvetler ayrılığı bakımından birlikte okunur.
- [2709 sayılı Kanun m.8](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-8): Yürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanına ait olduğunu düzenler; m.9 ile birlikte yetki ayrımını gösterir.

## [Anayasa m.10 — Kanun önünde eşitlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-10)

Anayasa'nın 10. maddesi kanun önünde eşitlik ilkesini düzenler. Ayrım yasağının kapsamındaki sebepleri, kadın-erkek eşitliğini ve devletin bu eşitliği sağlama yükümlülüğünü, eşitlik ilkesinin istisnası niteliğindeki tedbirleri (çocuk, yaşlı, özürlü, şehit yakını ve gazi) ve imtiyaz yasağını belirler; idare organlarının işlemlerinde eşitlik ilkesine uyma zorunluluğunu da kapsar. Madde, kamu gücü kullanan devlet organları ve idare makamları ile kanun yapma ve uygulama süreçlerinde herkese karşı uygulanır. Madde, eşitlik ilkesinin ayrıntılı kanuni düzenlemelerini, pozitif ayrımcılığın somut uygulama biçimlerini ve yargı denetiminin usulünü düzenlemez (Anayasa Mahkemesinin iptal yargılaması için 148. madde; idari yargıda iptal davası için 2577 sayılı Kanun). Anayasanın bağlayıcılığını ve kanunların Anayasaya aykırı olamayacağını düzenleyen 11. madde de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Kanun önünde eşitlik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mutlak eşitlik**: Kişisel ve özel durumlara bakılmaksızın kanunların herkese aynı biçimde uygulanmasını ifade eder. Maddenin birinci fıkrasındaki sayılan sebeplerle ayrım yasağı ve ikinci fıkradaki imtiyaz yasağı bu anlayışa dayanır.
- **Nispi eşitlik**: Aynı durumdaki kişilerin aynı işleme tabi tutulmasıdır. Farklı durumdaki kişilere farklı kuralların uygulanması, bu farkın haklı bir nedene dayanması koşuluyla eşitlik ilkesine aykırı değildir.
- **Haklı neden**: Farklı düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olmadığını gösteren gerekçedir. Anayasa Mahkemesi kamu yararı ve haklı nedenin anlaşılabilir, amaçla ilgili ve makul ve adil olmasını arar.
- **Pozitif ayrımcılık tedbiri**: Kadın, çocuk, yaşlı, özürlü, şehit yakını ve gazi gibi belirli grupların fiilî eşitsizliğini gidermek için alınan, eşitliğin gerçekleşmesini amaçlayan tedbirdir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası bu tedbirleri eşitlik ilkesinin dışında tutar.
- **İmtiyaz**: Belirli bir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa, genel hukuk kurallarının dışında sağlanan ayrıcalıktır. Haklı bir nedene dayanan farklı düzenleme ile imtiyaz aynı şey değildir.

### Kanun önünde eşitlik: hangi şartlar aranır?

- Ayrım sayılan sebeplerden biri (dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepler) nedeniyle kişiler arasında farklı işlem yapılmamalıdır.
- Farklı işlem yapılıyorsa, bu farkın haklı bir nedene dayanması ve amaçla ilgili, makul ve adil olması gerekir.
- Kadın ve erkek arasında hak eşitliği sağlanmalı ve devlet bu eşitliğin gerçekleşmesi için gerekli tedbirleri almalıdır.
- Çocuk, yaşlı, özürlü, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacak biçimde bu gruba özgü ve bu amaçla sınırlı olmalıdır.
- Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınmamalıdır.
- Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.

### Kanun önünde eşitlik: hangi sonuçları doğurur?

- Sayılan sebeplerden biriyle yapılan ayrım eşitlik ilkesine aykırıdır ve bu ayrım hukuka aykırı sayılır.
- Kadın-erkek eşitliğine ilişkin tedbirler, eşitliğin yaşama geçmesi amacıyla alındığında eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamaz.
- Çocuk, yaşlı, özürlü, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınan tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
- Bu tedbirlerin kapsamı, maddenin öngördüğü grupların korunması amacıyla sınırlıdır; bu sınırı aşan düzenleme eşitlik ilkesine aykırılık oluşturabilir.
- Kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa tanınan imtiyaz Anayasaya aykırıdır.
- Devlet organları ve idare makamlarının eşitlik ilkesine aykırı işlemleri Anayasaya uygun değildir ve yargı denetimine tabidir.
- Bu maddeye aykırı kanun hükmü Anayasaya aykırılık nedeniyle iptal edilebilir.

### Mutlak eşitlik ile nispi eşitlik arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki sebeplerle ayrım yasağı ve imtiyaz yasağı, kişisel durumlara bakılmaksızın mutlak bir eşitlik getirir.
- Nispi eşitlik, aynı durumdakilere aynı işlemi, farklı durumdakilere ise haklı nedene dayanan farklı işlemi öngörür.

Sonuç: Sayılan sebeplerle yapılan ayrım bir haklı neden de olsa kabul edilmez; durum farkına dayanan farklı düzenleme ise haklı neden varsa eşitlik ilkesine aykırı değildir.

### Ayrım yasağı ile pozitif ayrımcılık tedbiri arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, sayılan sebeplerle ayrım yapılmasını yasaklar.
- İkinci ve üçüncü fıkra, kadın ve belirli korunan gruplar için alınan tedbirleri eşitlik ilkesine aykırı saymaz.

Sonuç: Belirtilen gruplara yönelik tedbirler, ayrım yasağı kapsamında ihlal sayılmaz; bu tedbirlerin amacı ve kapsamı ile sınırlıdır.

### Kadın-erkek eşitliği ile genel eşitlik ilkesi arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunu ve devletin bu eşitliği yaşama geçirme yükümlülüğünü belirtir.
- Birinci fıkra herkesin eşitliğini genel olarak düzenler.

Sonuç: Kadın-erkek eşitliği yönünden devlete pozitif bir yükümlülük yüklenir; kadınlara yönelik tedbirler bu yükümlülüğün gereği sayılır.

### Yasama işlemi ile idari işlem arasındaki fark nedir?

- Dördüncü fıkra idare makamlarına ve devlet organlarına bütün işlemlerinde eşitlik ilkesine uyma yükümlülüğü getirir.
- Kanun koyucu bakımından eşitlik ilkesi kanunların içeriğine yönelen denetim ölçütüdür.

Sonuç: Hem kanunların hem de idari işlemlerin eşitlik ilkesi yönünden denetlenebileceği ortaya çıkar.

### Kanun önünde eşitlik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Eşitlik ilkesini mutlak eşitlik olarak yorumlamak; oysa haklı nedene dayanan farklı düzenlemeler eşitlik ilkesine aykırı değildir.
- Pozitif ayrımcılık tedbirlerini her türlü ayrımcılık yasağının istisnası saymak; tedbirin amacı ve maddede sayılan gruplarla sınırlı olduğu göz ardı edilmemelidir.
- Kadın-erkek eşitliği ile genel eşitlik ilkesini aynı şey saymak; ikinci fıkradaki devlet yükümlülüğü ayrıca ele alınmalıdır.
- Sayılan sebeplerin dışında kalan bir farkı otomatik olarak eşitlik ihlali saymak; ayrım yasağı yalnız maddede sayılan veya benzeri sebeplere dayanan ayrımları kapsar.
- İdari işlemlerde eşitlik ilkesi denetimini kanun koyucuya ilişkin ilkeden ayrı tutmak; dördüncü fıkra bütün işlemleri kapsar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi eşitlik ilkesini mutlak anlamda değil, haklı neden ölçütüyle uygular; farklı düzenlemenin kamu yararı, amaçla ilgililik, makullük ve adillik ölçütlerini karşılaması aranır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2384 E., 2021/112 K., 18.02.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1329 E., 2020/1040 K., 16.12.2020)
- Mahkemeler, eşitlik ilkesini kanunların ve idari işlemlerin denetiminde ölçüt olarak kullanır; özellikle kanunların aynı durumdaki kişiler arasında haklı neden olmadan ayrım yaratıp yaratmadığını inceler. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2846 E., 2021/716 K., 08.06.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2021/145 E., 2021/257 K., 11.03.2021)
- Yaşlılık aylığı gibi sosyal güvenlik düzenlemelerinde, kanunda yer alan bir ayrımın eşitlik ilkesine aykırılığı iddiası yargı önünde tartışılmıştır; bu tür iddialarda farklı düzenlemenin haklı nedene dayanıp dayanmadığı incelenir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3431 E., 2021/355 K., 25.03.2021)
- Eşitlik ilkesinin ihlali iddiasında, yargı organı kanun hükmünü Anayasa Mahkemesine iptal için götürebilir; bu iptal yolu, dayanak olan Anayasa maddelerinin birlikte ileri sürülmesiyle açılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/644 E., 2022/116 K., 10.02.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Eşitlik ilkesine aykırılık iddiasını ileri süren taraf, aynı durumdaki kişiler arasında yapılan farkı ve bu farkın sebebini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Farkın dayanağı olan kanun veya idari işlem metni, ayrımın somut olarak yapıldığını gösteren yazılı belgelerle ispatlanır.
- Karşı taraf, farklı işlemin haklı bir nedene dayandığını, yani kamu yararı, amaçla ilgililik, makullük ve adillik ölçütlerini karşıladığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Pozitif ayrımcılık tedbiri savunması yapan taraf, tedbirin maddede sayılan gruba yönelik olduğunu ve amacı aşmadığını gösterir.
- Eşitlik ilkesi iddiasının dayanağı olarak ileri sürülen durum, somut dosyada tanık, bilirkişi ya da resmi kayıtlarla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.11](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-11): Anayasa hükümlerinin bütün organları ve kişileri bağladığını ve kanunların Anayasaya aykırı olamayacağını belirtir; eşitlik ilkesine aykırı kanun hükmünün geçersizliğinin dayanağıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-2): Cumhuriyetin nitelikleri arasında eşitlik ilkesi sayılmadığından, bu ilke 10. maddede düzenlenmiştir. Doğrudan atıf yapılmamakla birlikte, 2. maddede sayılan hukuk devleti ve sosyal adalet ilkeleri ile birlikte yorumlanır.
- [2709 sayılı Kanun m.12](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-12): Temel hak ve özgürlüklerin genel niteliğini düzenler; eşitlik ilkesinin temel haklar bağlamında da uygulanmasına dayanak oluşturur.

## [Anayasa m.11 — Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-11)

2709 sayılı Anayasa'nın 11. maddesi, Anayasa hükümlerinin devlet organları, idare makamları ile diğer kuruluş ve kişiler bakımından bağlayıcılığını ve Anayasanın üstünlüğünü düzenler. Madde, Anayasa hükümlerinin hangi kişi ve kuruluşları bağladığını belirler ve kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı ilkesini koyar. Kanunların Anayasaya uygunluğunun denetimi (iptal davası, itiraz yolu), Anayasa Mahkemesinin yetkisi ve usulü bu maddenin kapsamında değildir; bu konular Anayasa'nın 146 ve devamı ile 152. maddelerinde düzenlenmiştir. Milletlerarası antlaşmaların kanun hükmündeki yeri ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmaların kanunlara üstünlüğü, maddenin ikinci fıkrasında değil, bu konuya ilişkin ders anlatımında ve Anayasa'nın 90. maddesinde yer alır. Normlar hiyerarşisindeki alt basamakların (yönetmelik, kararname) üst norma uygunluğu da bu maddenin kendi metninde ayrıca düzenlenmez.

### Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Anayasa hükümleri**: Anayasanın metninde yer alan hükümlerdir. Kenar başlıkları, Anayasanın metninin parçası sayılmadığı için bu kavramın dışındadır.
- **Bağlayıcılık**: Anayasa hükümlerinin devlet organları, idare makamları ile diğer kuruluş ve kişiler için uyulması zorunlu olması anlamına gelir. Anayasa kuralı, uyulması ihtiyari olan bir öneri değildir.
- **Anayasanın üstünlüğü**: Kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı ilkesidir. Aykırılık hâlinde kanunun denetimi Anayasa Mahkemesi yoluyla yapılır.
- **Temel hukuk kuralı**: Hukuk sistemindeki bütün diğer kuralların dayandığı ve onları belirleyen üst norm niteliğindeki kuraldır.

### Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü: hangi şartlar aranır?

- Bağlayıcılığın konusu Anayasanın metnindeki hükümler olmalıdır; kenar başlıkları bağlayıcılık kapsamına girmez.
- Bağlanan taraflar yasama, yürütme ve yargı organları, idare makamları ile diğer kuruluş ve kişilerdir; bu kişilerin Anayasa hükmüne uyması zorunludur.
- Kanun, Anayasaya aykırı olmamalıdır.
- Anayasaya aykırı kanun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmedikçe yürürlükte kalır ve yürütme ile yargı organlarını bağlamaya devam eder.

### Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü: hangi sonuçları doğurur?

- Anayasaya aykırı işlem yapan yürütme organı veya idare makamının işlemi, hukuka aykırı olur ve yargı denetimine tabi tutulabilir.
- Anayasaya aykırı kanun yapan yasama organı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebilir; iptal kararı verilmeden kanun yürürlükte kalır.
- Yargı organları Anayasaya aykırı karar veremez ve önlerindeki davalarda Anayasayı uygulamakla yükümlüdür.
- Mahkeme, uygulayacağı kanunun Anayasaya aykırı olduğu kanaatine varırsa kanunu kendiliğinden uygulamayı bırakamaz; Anayasa Mahkemesine başvurur.
- Anayasa hükmünün bağlayıcılığı, metinde yer alan hükümler bakımından geçerlidir; yorum ve uygulama ile hükmün kenar başlığına dayanılamaz.
- Bağlayıcılığın ve üstünlüğün nihai güvencesi, anayasa yargısının yanında devlet organlarının iyi niyetle Anayasaya uymasıdır.

### Anayasa hükmü ile kenar başlığı arasındaki fark nedir?

- Anayasa metninde yer alan madde hükümleri bağlayıcıdır.
- Maddelerin üstündeki kenar başlıkları Anayasanın metninden sayılmaz.

Sonuç: Bağlayıcılık yalnızca metin hükümleri için söz konusudur; kenar başlığına dayanılarak hak veya yükümlülük çıkarılamaz.

### Anayasanın bağlayıcılığı ile anayasanın üstünlüğü arasındaki fark nedir?

- Bağlayıcılık, Anayasa hükmünün kişilere ve organlara uygulanma zorunluluğudur.
- Üstünlük, kanunların Anayasaya aykırı olamaması ilkesidir.

Sonuç: Bağlayıcılık herkesi kapsarken üstünlük özellikle yasama işlemini (kanunu) hedef alır; aykırılık hâlinde giderim Anayasa Mahkemesi denetimi yoluyladır.

### Kanunun Anayasaya aykırılığı ile kanunun iptali arasındaki fark nedir?

- Kanun, Anayasaya aykırı olduğunda Anayasaya aykırı kabul edilir.
- Kanun, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilene kadar yürürlüktedir.

Sonuç: Aykırılık tek başına kanunu kendiliğinden geçersiz kılmaz; yürütme ve yargı organları iptal kararına kadar kanunla bağlıdır.

### Anayasa kuralı ile mahkemenin kanunu ihmali arasındaki fark nedir?

- Anayasa kuralı mahkemeler tarafından doğrudan uygulanabilir nitelikte kabul edilir.
- Bir davada Anayasa ve kanun kuralı çatışıyorsa mahkeme kanunu ihmal edip Anayasa kuralını doğrudan uygulayamaz.

Sonuç: Mahkeme çatışma hâlinde Anayasa Mahkemesine başvurmak zorundadır; kanunu kendi başına bir kenara bırakamaz.

### Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Anayasanın 11. maddesini, mahkemenin kanunu kendiliğinden bir kenara bırakıp doğrudan Anayasayı uygulaması için yeterli saymak; oysa çatışma hâlinde Anayasa Mahkemesi yolu izlenir.
- Kanunun Anayasaya aykırı olduğu iddiasını, Anayasa Mahkemesi iptal kararı olmadan kanunu yürürlükten kalkmış saymak.
- Kenar başlıklarına dayanarak bağlayıcılık iddiası ileri sürmek.
- Madde 11'deki ilkeyi, milletlerarası antlaşmalar hakkındaki kurallarla karıştırmak; antlaşmalar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
- Anayasanın üstünlüğünü, Anayasa Mahkemesi denetimi olmadan otomatik sonuç doğuran bir ilke olarak yorumlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa hükmünün bağlayıcılığının, yalnızca Anayasanın metin hükümleri bakımından ileri sürülebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/1087 E., 2021/1311 K., 02.11.2021)
- Kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası, Anayasa Mahkemesine iptal davası veya itiraz yoluyla götürülmektedir; derece mahkemesi kanunu kendi başına bir kenara bırakamamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/767 E., 2022/631 K., 28.04.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2016/411 E., 2019/567 K., 16.05.2019)
- Anayasanın 11. maddesine dayanılarak yapılan iptal başvurularında, aynı maddenin diğer Anayasa hükümleriyle birlikte ileri sürüldüğü görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2846 E., 2021/716 K., 08.06.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2021/145 E., 2021/257 K., 11.03.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2015/1390 E., 2019/228 K., 28.02.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Anayasaya aykırılık iddiasını ileri süren taraf, aykırılığın hangi kanun hükmünde ve hangi Anayasa hükmü bakımından bulunduğunu ortaya koymak zorundadır.
- Anayasa hükmünün metninde yer alıp almadığı, Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa metninden ispat edilir; kenar başlığına dayanılması hâlinde bu başlığın metin dışı olduğu gösterilmelidir.
- Kanunun Anayasaya aykırılığı, Anayasa Mahkemesi kararı ile sonuçlandığı için iptal kararı bulunmadıkça kanunun yürürlükte olduğu kabul edilir; bu durum derece mahkemesinde savunma olarak ileri sürülebilir.
- Derece mahkemesi, kanunun Anayasaya aykırılığı kanaatine vardığında bunu gerekçesiyle ortaya koyup Anayasa Mahkemesine başvurur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.152](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152): Anayasa Mahkemesinin kanunların Anayasaya aykırılığını denetlemesinin ve somut norm denetimi yolunun dayanağıdır. Madde 11'deki üstünlük ilkesi bu denetimle işler hâle gelir.
- 2709 sayılı Kanun m.176/2: Anayasa metninin kapsamını belirler; kenar başlıklarının Anayasa metninden sayılmadığı ve bu nedenle bağlayıcı olmadığı bu hükümden çıkarılır.
- [2709 sayılı Kanun m.90](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-90): Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmaların kanunlarla çatışmada esas alındığını düzenler; madde 11'in ikinci fıkrasıyla birlikte değerlendirilir.
- [2709 sayılı Kanun m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-10): Kanun önünde eşitlik ilkesi, madde 11'deki bağlayıcılık kuralının somut bir örneğidir; devlet organları ve idare makamları bu ilkeye uymakla yükümlüdür.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2025/283 E., 2025/772 K., 03.12.2025 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/589 E., 2025/631 K., 15.10.2025 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/45 E., 2025/106 K., 05.03.2025 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/217 E., 2024/522 K., 23.10.2024 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/460 E., 2023/601 K., 07.06.2023 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/237 E., 2023/477 K., 17.05.2023 (m.3)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/648 E., 2022/1331 K., 19.10.2022 (m.6)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/767 E., 2022/631 K., 28.04.2022 (m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/644 E., 2022/116 K., 10.02.2022 (m.10)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/1087 E., 2021/1311 K., 02.11.2021 (m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2846 E., 2021/716 K., 08.06.2021 (m.5, m.10, m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3431 E., 2021/355 K., 25.03.2021 (m.10)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/145 E., 2021/257 K., 11.03.2021 (m.5, m.10, m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2384 E., 2021/112 K., 18.02.2021 (m.10)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1329 E., 2020/1040 K., 16.12.2020 (m.10)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2185 E., 2019/1109 K., 22.10.2019 (m.6)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/411 E., 2019/567 K., 16.05.2019 (m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/1390 E., 2019/228 K., 28.02.2019 (m.5, m.11)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/1314 E., 2018/677 K., 04.04.2018 (m.5)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2388 E., 2018/315 K., 21.02.2018 (m.5)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2680 E., 2018/214 K., 14.02.2018 (m.5)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2262 E., 2025/3042 K., 04.12.2025 (m.8)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/2622 E., 2025/3043 K., 04.12.2025 (m.8)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/792 E., 2025/5062 K., 27.11.2025 (m.6)
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/6161 E., 2025/3859 K., 21.05.2025 (m.3)
- 10. Daire, 2021/6783 E., 2025/2038 K., 15.04.2025 (m.8)
- 10. Daire, 2021/6785 E., 2025/2037 K., 15.04.2025 (m.8)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/790 E., 2025/1298 K., 05.03.2025 (m.6)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4662 E., 2025/1102 K., 26.02.2025 (m.6)
- 10. Daire, 2020/2715 E., 2024/4224 K., 22.10.2024 (m.8)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1072 E., 2024/2614 K., 15.05.2024 (m.6)
- 8. Daire, 2020/5419 E., 2024/1895 K., 27.03.2024 (m.7)
- 8. Daire, 2020/6095 E., 2024/1881 K., 27.03.2024 (m.7)
- 8. Daire, 2020/6493 E., 2024/1898 K., 27.03.2024 (m.7)
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/17913 E., 2023/1499 K., 26.01.2023 (m.7)
- 8. Ceza Dairesi, 2020/19010 E., 2022/18591 K., 07.12.2022 (m.7)
- 8. Ceza Dairesi, 2020/19096 E., 2022/18593 K., 07.12.2022 (m.7)
- 10. Daire, 2015/2674 E., 2020/3987 K., 20.10.2020 (m.8)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/4702 E., 2020/4774 K., 09.09.2020 (m.1)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/4619 E., 2020/4297 K., 01.07.2020 (m.1)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/3932 E., 2020/3804 K., 17.06.2020 (m.1)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/3523 E., 2020/3573 K., 10.06.2020 (m.1)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/2013 E., 2020/3091 K., 12.03.2020 (m.1)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/2690 E., 2020/3021 K., 11.03.2020 (m.1)
- 13. Daire, 2014/5107 E., 2019/2029 K., 13.06.2019 (m.3)
- 9. Ceza Dairesi, 2011/4675 E., 2011/28382 K., 03.11.2011 (m.3)
- 7. Ceza Dairesi, 2007/17021 E., 2011/2177 K., 08.03.2011 (m.3)
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/291 E., 2026/527 K., 01.06.2026 (m.9)
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/523 E., 2026/529 K., 01.06.2026 (m.9)
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1245 E., 2026/486 K., 14.05.2026 (m.9)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/880 E., 2026/115 K., 17.02.2026 (m.9)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1610 E., 2025/1967 K., 22.10.2025 (m.9)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1399 E., 2025/1696 K., 24.09.2025 (m.9)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/629 E., 2023/1133 K., 13.07.2023 (m.2)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 07.05.2010 (m.10).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/genel-esaslar-anayasa
