---
title: "İptal ve itiraz davalarına ilişkin ortak hükümler, bireysel başvuru — Anayasa Hukuku konu anlatımı"
course: "Anayasa Hukuku"
law: "Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"
articles: "Anayasa Mahkemesi Kanunu m.42–51"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/iptal-ve-itiraz-davalarina-iliskin-ortak-hukumler-bireysel-basvuru"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İptal ve itiraz davalarına ilişkin ortak hükümler, bireysel başvuru

Anayasa Hukuku › Anayasa Mahkemesi Kanunu › İnceleme ve yargılama usulleri — [Anayasa Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku)

## Kısaca

Anayasa Mahkemesi Kanunu m.42, Anayasa Mahkemesinin denetiminin dışında tutulan iki grup normu düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.42–51 hükümlerini kapsar: anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler, maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı, gündeme alınan dosyaların görüşülmesi, bireysel başvuru hakkı, bireysel başvuru hakkına sahip olanlar, bireysel başvuru usulü, bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi, esas hakkındaki inceleme, kararlar, başvuru hakkının kötüye kullanılması.

- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.42 — Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-42)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.43 — Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-43)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.44 — Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-44)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.45 — Bireysel başvuru hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-45)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.46 — Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-46)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.47 — Bireysel başvuru usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.48 — Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.49 — Esas hakkındaki inceleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.50 — Kararlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-50)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.51 — Başvuru hakkının kötüye kullanılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-51)

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.42 — Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-42)

Madde, Anayasa Mahkemesinin denetiminin dışında tutulan iki grup normu düzenler. Birinci grup, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalardır; bunlara karşı şekil ve esas bakımından iptal davası açılamaz ve mahkemelerce Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez. İkinci grup, madde metninde tek tek sayılan, 7 Kasım 1982 gününde yürürlükte bulunan belirli inkılap kanunlarının ve medeni nikâh esası ile Türk Kanunu Medenisinin 110. maddesi hükmünün, Anayasaya aykırı olduğu iddia edilemeyen hükümleridir. Madde, andlaşmaların ve bu sayılan kanunların hangi koşullarda dava konusu yapılabileceğini, iptal davasının yargılama usulünü, süresini ve iptal kararının sonuçlarını düzenlemez; bu konular iptal davası ve itiraz yoluna ilişkin diğer maddelerde yer alır (6216 sayılı Kanun m.43 ve m.37 ile Anayasa m.151 ve m.153 gibi). Maddenin muhatabı Anayasa Mahkemesi ve iptal davası açabilecek ya da Anayasaya aykırılık iddiasında bulunabilecek mahkemeler ile ilgililerdir. Anayasanın 90. maddesi uyarınca andlaşmaların iç hukuk bakımından denetlenmesi ayrıca tartışılmakla birlikte, bu madde o tartışmanın sonucunu bu iki grup bakımından kesin olarak belirlemektedir.

### Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşma**: Devletin başka devletlerle veya uluslararası kuruluşlarla yaptığı ve iç hukukta usulüne uygun biçimde onaylanarak yürürlüğe konulmuş andlaşmadır. Yalnızca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş olanlar bu madde kapsamına girer; usulüne uyulmadan yürürlüğe konan bir andlaşma hakkında koruma sağlanmaz.
- **Şekil ve esas bakımından iptal davası**: Normun yapılış usulüne ilişkin aykırılık (şekil) ya da içeriğinin Anayasaya aykırılığı (esas) iddiasıyla açılan iptal davasıdır. Madde, bu iki türden dava açılmasını da andlaşmalar bakımından kapatmaktadır.
- **Somut norm denetimi**: Mahkemenin görmekte olduğu bir davada uygulayacağı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasını ciddi bularak Anayasa Mahkemesine başvurmasıdır. Madde, andlaşmalar ve sayılan kanunlar bakımından bu yolun da kapalı olduğunu öngörür.
- **Yürürlükte bulunma tarihi (7 Kasım 1982)**: Madde ikinci fıkradaki kanunların korunmasını bu tarihte yürürlükte bulunan hükümleri için tanır. Bu tarihten sonra yürürlüğe giren ya da değiştirilen hükümler bu korumadan yararlanmaz.
- **Medeni nikâh esası**: Evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağını öngören 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin esasıdır. Madde, bu esası ve aynı Kanunun 110. maddesi hükmünü ayrıca sayarak korur.

### Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler: hangi şartlar aranır?

- Dava konusu normun usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir milletlerarası andlaşma olması gerekir; bu durumda andlaşma aleyhine şekil ya da esas bakımından iptal davası açılamaz.
- Dava konusu normun ikinci fıkrada sayılan kanunlardan birinin hükmü olması gerekir; bu durumda hüküm Anayasaya aykırı olduğu iddia edilemez.
- İkinci fıkra kapsamındaki hükmün 7 Kasım 1982 gününde yürürlükte bulunmuş olması gerekir; bu tarihten sonra değiştirilen ya da yeniden düzenlenen hükümler bu korumanın dışında kalır.
- Mahkemenin önündeki uyuşmazlıkta andlaşma ya da sayılan hükümlere dayanılarak Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülmemelidir; aksi halde mahkeme bu iddiayı ciddi bulup Anayasa Mahkemesine başvuramaz.

### Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler: hangi sonuçları doğurur?

- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaya karşı şekil ya da esas bakımından iptal davası açılamaz.
- Mahkemeler, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalara ilişkin olarak Anayasaya aykırılık iddiası ileri süremez.
- Fıkra (2)'de sayılan kanunların 7 Kasım 1982 gününde yürürlükte bulunan hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu iddia edilemez.
- Bu hükümlere karşı iptal davası açılması veya somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulması, normun bu tarihte yürürlükte bulunmasına bağlı olarak sonuç doğurmaz.
- Sayılan kanunların 7 Kasım 1982 tarihinden sonra değişen veya yeniden düzenlenen hükümleri bu koruma dışında kalır ve normal iptal yoluna tabidir.
- Madde metninde bu koruma için bir hak düşürücü süre veya yükümlülük öngörülmemiştir.

### Milletlerarası andlaşma ile kanun arasındaki fark nedir?

- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşma, Anayasa Mahkemesinde şekil ve esas bakımından iptal davasına konu olamaz.
- Kanun ve diğer normlar, ilkesi olarak iptal davası ve somut norm denetimine açıktır.

Sonuç: Andlaşmaya karşı iptal davası açılamaz ve mahkemeler Anayasaya aykırılık iddiası ileri süremez; kanun hükümleri bu korumadan yararlanmaz.

### İkinci fıkradaki korunan hüküm ile korunmayan hüküm arasındaki fark nedir?

- Fıkra (2)'de sayılan kanunların 7 Kasım 1982 gününde yürürlükte bulunan hükümleri, Anayasaya aykırılık iddiasının dışında tutulmuştur.
- Aynı kanunların sonradan değişen, eklenen ya da 7 Kasım 1982'den sonra yürürlüğe giren hükümleri ile sayılmayan diğer kanunlar bu koruma kapsamında değildir.

Sonuç: Yalnızca 7 Kasım 1982 itibarıyla yürürlükte olan hükümler için Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez; sonradan yürürlüğe giren hükümler normal denetime tabidir.

### Medeni nikâh esası ile aynı Kanunun 110. maddesi hükmü arasındaki fark nedir?

- Madde, 743 sayılı Kanunun medeni nikâh esasını ayrıca sayarak korumaktadır.
- Aynı Kanunun 110. maddesinin hükmü de ayrıca belirtilmiştir ve bu hüküm için ayrı bir korumadır.

Sonuç: Her iki hüküm de ayrı ayrı sayıldığından korumanın kapsamı bu iki hükümle sınırlıdır; Kanunun diğer hükümleri bu maddede yer almadığı için buradaki koruma kapsamında değildir.

### Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyecek düzenlemeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Andlaşmanın usulüne uygun yürürlüğe konulup konulmadığını kontrol etmeden madde 42 korumasını uygulamak; koruma yalnızca usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar için vardır.
- Sayılan kanunların tamamını korunmuş saymak; koruma yalnızca fıkra (2)'de adı geçen kanunların 7 Kasım 1982'de yürürlükte bulunan hükümleri için geçerlidir.
- Sonradan değişmiş bir hükmü 7 Kasım 1982 metni gibi değerlendirmek; değişiklikten sonra yürürlüğe giren metin korumadan yararlanmaz.
- Madde 42'yi genel bir iptal davası sürem ya da usul kuralı gibi okumak; madde yalnızca belirli normların denetim dışında tutulmasını düzenler.

### Nasıl ispat edilir?

- Andlaşmanın usulüne göre yürürlüğe konulduğunu, dolayısıyla maddenin koruması kapsamında olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır; bu amaçla onay ve yayım belgeleri, Resmî Gazete kaydı ve andlaşma metni kullanılabilir.
- Sayılan kanun hükmünün 7 Kasım 1982 gününde yürürlükte bulunduğunu ileri süren taraf, bu tarihte geçerli olan metni Resmî Gazete ve mevzuat kayıtlarıyla ortaya koymalıdır.
- Hükmün sonradan değiştirildiğini ya da 7 Kasım 1982'den sonra yürürlüğe girdiğini ileri süren karşı taraf, değişiklik kanunu ve yürürlük tarihini belgelemelidir; bu ispat kapsamın dışında kalmanın koşuludur.
- Maddenin uygulanması bakımından ispat yükü, kendisine dayanılan norm üzerinde dayanılan korumanın kapsamını belirleme yükü olarak mahkemeye ait ön sorudur ve somut dosya içeriğiyle değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.43](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-43): İptal davası ve itiraz başvurularının dosya üzerinden incelenmesini düzenler; bu madde ise hangi normların bu incelemeye hiç konu olamayacağını belirler.
- [6216 sayılı Kanun m.37](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-37): İptal davasının süresini ve bu süre geçince davanın düşmesini düzenler; madde 42 bakımından yalnızca sayılan normların hiç dava konusu yapılamayacağını söyler.
- 6216 sayılı Kanun: İptal davası ve somut norm denetimine ilişkin genel usul kuralları bu Kanunda yer alır; madde 42 bu genel düzenin istisnasını oluşturur.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.43 — Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-43)

6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi, Anayasa Mahkemesinde iptal davaları ve itiraz başvurularının dosya üzerinden incelenmesini, mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde sözlü açıklama için ilgili ve bilgisi olanları çağırmasını, Cumhurbaşkanı adına sözlü açıklamada bulunacak görevlinin tensibini, mahkemenin gerekçe bağlılığı ve taleple bağlılık ilkesini ve uygulama kabiliyeti kalmayan hükümlerin de iptaline ilişkin yetkiyi düzenler. Kural, Anayasa Mahkemesinin iptal davası ve itiraz yoluyla yaptığı norm denetimine uygulanır; bireysel başvuruya ilişkin inceleme usulü bu maddenin kapsamında değildir. Maddenin düzenlemediği konular arasında iptal kararının sonuçları ve yürürlüğü (m.153), bireysel başvuruda kabul edilebilirlik ve delil değerlendirmesi (m.48, m.49), Yüce Divan yargılamasında usul ve yenilemenin ayrıntıları ile iptal davası açma süreleri ve dava açma yetkisi bulunmaktadır.

### Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dosya üzerinden inceleme**: Anayasa Mahkemesinin iptal davası ve itiraz başvurularında, taraflar ve ilgililer dinlenmeden yazılı belgeler üzerinden yaptığı inceleme biçimidir. Mahkeme gerekli gördüğünde bu kuralın dışına çıkıp sözlü açıklamaya çağrı yapabilir.
- **Sözlü açıklama çağrısı**: Mahkemenin, gerekli gördüğü hâllerde ilgilileri ve konu hakkında bilgisi olanları sözlü açıklamada bulunmak üzere çağırmasıdır. Bu çağrı mahkemenin takdirine bağlıdır; zorunlu bir duruşma niteliği taşımaz.
- **Taleple bağlılık**: Mahkemenin yalnızca başvuruda iptali istenen kanun, kararname veya İçtüzük hükümleri hakkında karar verebilmesi ilkesidir. Mahkeme, iptali istenmeyen hükümleri kendiliğinden iptal edemez.
- **Gerekçe bağlılığı**: Mahkemenin, başvuranın ileri sürdüğü Anayasaya aykırılık gerekçelerine bağlı olmamasıdır. Mahkeme, talebi aşmadan başka bir gerekçeyle de aykırılık kararı verebilir.
- **Uygulama kabiliyetini kaybetme**: İptali istenen hükmün iptalinin, aynı kanunun, kararnamenin veya İçtüzüğün başka hükümlerinin ya da tamamının uygulanamaz hâle gelmesi sonucunu doğurmasıdır. Bu hâlde mahkeme, başvuruda adı geçmeyen öteki hükümleri de iptal edebilir.

### Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı: hangi şartlar aranır?

- İptal davası veya itiraz başvurusunun Anayasa Mahkemesinde görülmesi gerekir; inceleme, bu başvurular bakımından dosya üzerinden yapılır.
- Mahkeme sözlü açıklama için çağrı yapmak istediğinde, bunu gerekli gördüğü bir hâlde yapması gerekir; çağrılacak kişiler ilgililer ya da konu hakkında bilgisi olanlar olmalıdır.
- Cumhurbaşkanı adına sözlü açıklama yapılacaksa, bu açıklamayı Cumhurbaşkanının tensip edeceği bir görevli yapmalıdır.
- Mahkeme, Anayasaya aykırılık kararı verirken başvuranın ileri sürdüğü gerekçelerle bağlı olmamalıdır; ancak talep kapsamını aşmamalıdır.
- Uygulama kabiliyeti kalmayan hükümlerin iptali için başvurunun belirli madde veya hükümler aleyhine yapılmış olması ve bu maddelerin iptalinin diğer bazı hükümlerin ya da tamamının uygulanamamasına yol açması gerekir.
- Diğer hükümlerin iptal edilmesi hâlinde, mahkeme bu durumu gerekçesinde açıkça belirtmelidir.

### Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı: hangi sonuçları doğurur?

- İptal davası ve itiraz başvurularında kural olarak dosya üzerinden inceleme yapılır ve bu inceleme sonunda karar verilir.
- Mahkeme gerekli gördüğünde ilgilileri ve konu hakkında bilgisi olanları sözlü açıklama için çağırabilir.
- Cumhurbaşkanı adına sözlü açıklama, Cumhurbaşkanının tensip ettiği görevli tarafından yapılır.
- Mahkeme başvuranın gerekçelerine bağlı kalmaz; talep kapsamında kalmak koşuluyla başka gerekçeyle de Anayasaya aykırılık kararı verebilir.
- Başvuru yalnızca belirli hükümlere yönelik olup bu hükümlerin iptali diğer hükümlerin uygulanamamasına yol açıyorsa, Mahkeme bu diğer hükümleri veya tamamını da iptal edebilir.
- Diğer hükümlerin iptali, gerekçede bu durumun açıkça belirtilmesi şartına bağlıdır; bu şart yerine getirilmezse iptal kapsamı genişletilemez.
- Başvuruda iptali istenmeyen ve uygulama kabiliyetini kaybetmeyen hükümler hakkında Mahkeme iptal kararı veremez.

### Dosya üzerinden inceleme ile sözlü açıklama arasındaki fark nedir?

- Kural olarak Mahkeme yazılı belgeler üzerinden karar verir ve taraflar sözlü savunma yapmaz.
- Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde ilgililer ve bilgisi olanlar sözlü açıklamaya çağrılır.

Sonuç: Sözlü açıklama bir istisnadır ve mahkemenin takdirine bağlıdır; çağrı yapılmazsa dosya üzerinden inceleme yeterlidir.

### Cumhurbaşkanı adına sözlü açıklama ile ilgililerin sözlü açıklaması arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanı adına sözlü açıklamayı Cumhurbaşkanının tensip edeceği görevli yapar.
- İlgililer ve bilgisi olanlar, mahkemenin çağrısı üzerine açıklama yapar.

Sonuç: Cumhurbaşkanı adına açıklama, Cumhurbaşkanının seçtiği kişiye bağlıdır; diğer açıklamacılar ise mahkemenin çağrısına bağlıdır.

### Gerekçe bağlılığı ile taleple bağlılık arasındaki fark nedir?

- Mahkeme, başvuranın ileri sürdüğü Anayasaya aykırılık gerekçelerine bağlı değildir.
- Mahkeme, iptali istenen kanun, kararname veya İçtüzük hükmü kapsamına bağlıdır.

Sonuç: Mahkeme başka gerekçeyle aykırılık kararı verebilir; ancak başvurudaki talebin dışına çıkıp iptal edilmesi istenmeyen hükmü iptal edemez.

### Talepte yer alan hüküm ile talepte yer almayan uygulama bağlantılı hüküm arasındaki fark nedir?

- Başvuruda iptali istenen belirli madde veya hükümler doğrudan iptal edilir.
- Başvuruda adı geçmeyen diğer hükümler, iptal edilen hükmün uygulanamaz kalması sonucu ortaya çıkıyorsa iptal kapsamına girebilir.

Sonuç: Bu ikinci hâlde iptal, talep edilmeyen hükümleri de kapsayabilir; ancak bunun gerekçede belirtilmesi zorunludur.

### Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dosya üzerinden incelemeyi, sözlü açıklamaya çağrının kesin olarak yasak olduğu biçiminde yorumlamak; Mahkeme gerekli gördüğünde çağrı yapabilir.
- Mahkemenin başvuranın gerekçelerine bağlı olduğunu sanmak; Mahkeme başka gerekçeyle de aykırılık kararı verebilir.
- Mahkemenin taleple bağlılığını ihmal ederek iptali istenmeyen hükmü kendiliğinden iptal edilebilir saymak; bu yalnızca uygulama kabiliyeti kalmayan hükümler için geçerlidir ve gerekçede belirtilmesi şarttır.
- Uygulama kabiliyeti kalmayan hüküm yetkisini, talep edilmeyen her bağlantılı hükmü kapsayan genel bir yetki olarak okumak; yetki başvurunun belirli hükümleri ile sınırlıdır.
- Madde 43 kapsamındaki norm denetimi kurallarını bireysel başvuru usulüne uygulamak; bireysel başvuru ayrı kurallara tabidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi, uygulama kabiliyeti kalmayan hükümlerin iptalini, başvuru dilekçesinde iptali istenmemiş olsa bile gerekçede açıkça belirtilmesi koşuluyla kabul etmektedir. (2025/113 E., 2026/40 K., 12.02.2026; 2024/229 E., 2026/35 K., 12.02.2026)
- Mahkeme, iptali istenmeyen bir cümleyi uygulama kabiliyeti kalmayan hüküm kapsamında değerlendirip iptal kapsamına almamış ve bu nedenle Anayasaya uygunluk denetimi yapılmasına gerek görmemiştir. (2025/209 E., 2025/276 K., 25.12.2025; 2025/189 E., 2025/259 K., 11.12.2025)
- Mahkeme, bir kuralın ilgisi nedeniyle Anayasa'nın ilgili hükmü yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek 43. maddeye dayanmıştır. (2024/146 E., 2026/50 K., 26.02.2026; 2023/128 E., 2026/36 K., 12.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani iptal davası açan veya itiraz eden taraf, iptali istenen hükmün Anayasaya aykırılığını ve bu hükmün kapsamını gösterir; bu yükümlülük dilekçe ile yerine getirilir.
- Uygulama kabiliyeti kalmayan diğer hükümlerin iptali talebinde, başvuranın iptal edilen hüküm ile diğer hükümler arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyması gerekir; bağlantının varlığını Mahkeme gerekçesinde belirtir.
- Yazılı belgeler esas alınır; dosya üzerinden inceleme yapıldığından taraf delilleri ve açıklamaları dilekçe ve ek belgelerle sunulur.
- Sözlü açıklama çağrısı Mahkemenin takdirine bağlıdır; çağrı yapılmadıkça sözlü savunma ileri sürülemez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.153](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-153): Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını, iptal kararının yürürlüğe girişini ve kararın Resmî Gazetede yayımlanmasını düzenler; bu madde iptal sonucunu belirler, 43. madde ise iptal kapsamının belirlenmesine ilişkindir.
- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Bireysel başvurularda kabul edilebilirlik şartlarını düzenler; 43. maddedeki norm denetimi usulü bireysel başvuru incelemesine uygulanmaz.
- [6216 sayılı Kanun m.49](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49): Bireysel başvurunun incelenmesine ilişkin usul kurallarını içerir ve 43. maddenin norm denetimine ilişkin kurallarından ayrıdır.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.44 — Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-44)

Madde, Anayasa Mahkemesi müzakerelerinin gizliliğini, müzakere kayıtlarının tutulmasını ve kayıtların muhafaza ve kullanımına ilişkin esasların yönetmeliğe bırakılmasını düzenler. Ayrıca müzakerelerin düzenini ve yönetimini kimin sağlayacağını ve üyelere söz verilme sırasını belirler. Maddenin uygulaması Anayasa Mahkemesinin Genel Kurulu ile bölümlerinin tüm görüşmelerini kapsar. Kararların hangi çoğunlukla alınacağını, dosya üzerinden inceleme ya da duruşma usulünü, bölüm ve Genel Kurul arasındaki görev dağılımını düzenlemez (m.149 ve 6216 sayılı Kanunun ilgili hükümleri). Yetersayısı ve oy çoğunlukları Anayasa'nın 149. maddesinin konusudur. Bireysel başvuruların usulü, ret ve çekilme hâlleri, yargılamanın yenilenmesi ve gündem usulü de bu maddede yer almaz.

### Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Müzakere**: Mahkemenin bir dosya hakkında görüşüp karar oluşturduğu toplantı sürecidir. Maddede müzakerenin gizliliği ve kaydı düzenlenir, sonuçta verilen karar bu gizlilik kapsamında değildir.
- **Müzakere kaydı**: Müzakerelerin Başkanın uygun gördüğü teknik araçlarla kaydedilmesidir. Kaydın hangi araçla yapılacağı Başkanın takdirindedir; kayıtların saklanması ve kullanılmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir.
- **Başkanvekili**: Başkanın yokluğunda ya da toplantıya katılmadığında onun yerine görevlendirdiği ve müzakereleri yöneten üyedir. Görevlendirme Başkanın takdirine bağlıdır.
- **Talep sırası**: Müzakerede söz isteyen üyelerin isteklerini bildirdikleri sıradır. Üyelere söz bu sıraya göre verilir.

### Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi: hangi şartlar aranır?

- Müzakerenin Anayasa Mahkemesinin bir görüşmesi olması ve gizli yapılması gerekir.
- Müzakerenin Başkanın uygun gördüğü teknik araçlarla kaydedilmesi gerekir; kayıt zorunlu olmakla birlikte araç seçimi Başkanın takdirindedir.
- Müzakerelerin düzeni ve yönetimi Başkan tarafından ya da Başkanın toplantıya katılmaması hâlinde onun görevlendirdiği başkanvekili tarafından sağlanmalıdır.
- Üyelere söz talep sırasına göre verilmelidir.

### Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Müzakereler gizli yapılır; gizliliğe aykırı olarak müzakere içeriğinin açıklanması maddenin ihlali anlamına gelir.
- Müzakere kayıtlarının muhafazası ve kullanımı yönetmelikle düzenlenen esaslara bağlıdır; kayıtlara erişim bu esaslara uygun olmalıdır.
- Başkan ya da başkanvekili müzakerenin düzenini sağlar; düzenin bozulması hâlinde yönetim yetkisi bu kişilerde toplanır.
- Üyeler söz isteme sırasına göre konuşur; bu sıraya uyulmadan söz verilmesi maddeye aykırılık oluşturur.

### Müzakere gizliliği ile karar açıklığı arasındaki fark nedir?

- Müzakere sırasında yapılan görüşmeler, üyelerin tartışması ve oy verme süreci gizlidir.
- Verilen karar, gerekçesiyle birlikte kamuya açıklanır ve bağlayıcıdır.

Sonuç: Gizlilik müzakere sürecini kapsar; kararın kendisi ayrı bir rejime tabidir. Kayıtlar gizlilik nedeniyle yönetmelikle koruma altına alınır.

### Başkan ile başkanvekili yönetimi arasındaki fark nedir?

- Başkan, müzakereleri bizzat yönetir.
- Başkanın toplantıya katılmaması hâlinde görevlendirilen başkanvekili yönetir.

Sonuç: Yönetim yetkisi sırayla Başkan ve onun belirlediği başkanvekiline aittir; görevlendirme Başkanın takdirindedir.

### Gündeme alınan dosyaların görüşülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Müzakere gizliliğini karar metninin gizli tutulması anlamında anlamak; oysa karar açıklanır, gizlilik müzakere sürecini kapsar.
- Kayıt yapma zorunluluğunu Başkanın keyfi bir tercihi sanmak; kaydın yapılması zorunlu, aracın seçimi Başkanın takdirindedir.
- Başkanvekilinin yetkisini kendiliğinden doğan bir yetki sanmak; yetki Başkanın görevlendirmesine bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Müzakere gizliliği, kararların gerekçeli olarak açıklanmasını engellemez; karar metni ve gerekçesi ayrıca yayımlanır. (2011/59 E., 2012/34 K., 01.03.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Müzakerelerin gizliliğine aykırılığı ileri süren taraf, bu aykırılığın kanıtını (tutanak, açıklama, basın haberi gibi) göstermek zorundadır.
- Müzakere kaydının bulunup bulunmadığı Mahkemenin kayıt belgelerinden anlaşılır; kaydın varlığını iddia eden taraf bunu ispatlar.
- Başkanın ya da başkanvekilinin yönetim yetkisini kullandığı, talep sırasının gözetildiği iddiası, toplantı tutanağı ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.149](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-149): Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu ve Genel Kurul ile bölümlerin çalışmasını düzenleyen Anayasa hükmüdür; bu madde kanuna dayanarak çalışma usulünü tamamlar.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.45 — Bireysel başvuru hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-45)

6216 sayılı Kanun'un 45. maddesi, bireysel başvuru hakkının kimler tarafından ve hangi konularda kullanılabileceğini düzenler. Birinci fıkra başvuru hakkına sahip olanları ve ihlal iddiasının niteliğini, ikinci fıkra kanun yollarının tüketilmesi şartını, üçüncü fıkra ise bireysel başvurunun konusu olamayacak işlemleri belirler. Madde, bireysel başvurunun kamu gücü tarafından ihlal edilen haklar bakımından uygulanmasını kapsar. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: başvuru süresi (m.47), başvurunun kabul edilebilirlik ölçütleri (m.48), başvuru şekli ve incelemenin usulü (m.47 ve m.49) ile bireysel başvuruda yargılamanın yenilenmesi ve tazminat (m.50 ve m.51).

### Bireysel başvuru hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kamu gücü**: Temel hak ihlalinin muhatabı olan devlet iktidarını ifade eder. Madde metninde yer alan kamu gücü kavramı, idari makamları ve yargı organlarını kapsayacak biçimde yorumlanmaktadır.
- **Yasama işlemi**: Meclis tarafından kanun biçiminde yapılan işlemdir. Doğrudan bireysel başvuruya konu olamaz; yalnızca uygulanmasına ilişkin işlem, eylem veya ihmale karşı başvuru yapılabilir.
- **Düzenleyici idari işlem**: Genel ve soyut nitelikte kurallar koyan idari işlemdir. Bu tür işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz.
- **Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler**: Anayasanın kendisinin yargısal denetimin dışına çıkardığı işlemlerdir. Bu işlemler bireysel başvurunun konusu olamaz.
- **Kanun yollarının tüketilmesi**: İhlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının kullanılmış olmasıdır. Bireysel başvuru, bu yolların ikincil bir çaresi olarak düşünülmüştür.
- **Güncel ve kişisel hak**: Başvurucunun kendi hakkının, ihlal iddiası sırasında doğrudan etkilenmiş olmasıdır. Genel bir hukuka aykırılık iddiası bu niteliği taşımaz.

### Bireysel başvuru hakkı: hangi şartlar aranır?

- Başvurucunun, ihlal edildiği ileri sürülen temel hak ve özgürlüğü Anayasada ya da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerinde güvence altına alınmış olmalıdır.
- Hak ihlalinin kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir.
- Başvurucu, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olmalıdır.
- İhlal iddiasına konu işlem, eylem veya ihmal için kanunda öngörülen idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalıdır.
- Başvuruya konu olan işlem bir yasama işlemi, düzenleyici idari işlem, Anayasa Mahkemesi kararı veya Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı bir işlem olmamalıdır.
- Yasama işlemine karşı başvuru yapılacaksa, bu başvuru yasama işleminin uygulanmasına ilişkin işlem, eylem veya ihmale karşı yöneltilmiş olmalıdır; yasama işlemi doğrudan ve soyut olarak başvuru konusu yapılamaz.

### Bireysel başvuru hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Başvurucu, ihlal iddiasını Anayasada veya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerinde güvence altına alınmış bir hak üzerinden ileri sürdüğünde bireysel başvuruda bulunabilir.
- Kanun yollarının tamamı tüketilmeden yapılan başvuru, ikinci fıkra uyarınca kabul edilebilir değildir.
- Yasama işlemine doğrudan ve soyut olarak karşı yapılan başvuru, üçüncü fıkra uyarınca konu bakımından reddedilir.
- Düzenleyici idari işlem aleyhine doğrudan yapılan başvuru da aynı biçimde konu bakımından reddedilir.
- Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvurunun konusu olamaz.
- Kamu gücü tarafından temel hak ihlal edilmişse ve başvuru koşulları varsa, başvuru yapılabilir ve Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verebilir.

### Doğrudan ihlal ile dolaylı ihlal arasındaki fark nedir?

- Kamu gücünün somut bir işlem, eylem veya ihmali ile hakkın doğrudan ihlal edildiği durum.
- Hakkın yalnızca bir yasama işlemi veya düzenleyici işlemle soyut olarak etkilendiği durum.

Sonuç: Birinci durumda bireysel başvuru yapılabilir; ikinci durumda doğrudan başvuru kabul edilmez, yalnızca uygulama işlemine karşı başvuru yapılabilir.

### Yasama işlemi ile yasama işleminin uygulanması arasındaki fark nedir?

- Meclisçe çıkarılmış kanunun kendisi.
- Kanunun uygulanmasını sağlayan idari veya yargısal işlem, eylem ya da ihmal.

Sonuç: Kanunun kendisi bireysel başvuru konusu olamaz; uygulama işlemi ise başvuru konusu olabilir.

### Düzenleyici idari işlem ile bireysel idari işlem arasındaki fark nedir?

- Genel ve soyut nitelikte olan yönetmelik gibi işlemler.
- Belirli bir kişiyi doğrudan ilgilendiren idari işlemler.

Sonuç: Düzenleyici işlemler aleyhine doğrudan başvuru yapılamaz; bireysel işlemler başvuruya konu olabilir.

### Kamu gücü olarak mahkeme ile idare arasındaki fark nedir?

- Yargı organlarının kararları.
- İdari makamların işlem ve eylemleri.

Sonuç: Her iki kamu gücü de bireysel başvuruya konu olabilir; kanun yolu tüketimi her iki halde de aranır.

### Yabancı ile türk vatandaşı arasındaki fark nedir?

- Türk vatandaşlarına tanınmış haklarla ilgili olarak yabancılar.
- Herkese tanınmış haklar ve vatandaşlara tanınmış haklar.

Sonuç: Yabancılar, yalnızca vatandaşlara tanınmış haklar bakımından başvuramaz. Bu kural 46. maddede yer alır.

### Bireysel başvuru hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yasama işlemini doğrudan Anayasaya aykırılık iddiasıyla bireysel başvuruya konu yapmak; bu yolun kapalı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Düzenleyici idari işlemi bireysel bir işlem gibi değerlendirmek; genel ve soyut nitelikteki işlem doğrudan başvuruya konu olamaz.
- Kanun yollarının tüketilmesi şartını yalnızca olağan temyiz yolu ile sınırlı görmek; kanunda öngörülen tüm idari ve yargısal yollar dikkate alınmalıdır.
- Kamu gücü kavramını yalnızca idari işlemle sınırlamak; yargı organlarının kararları da bu kapsamdadır.
- Güncel ve kişisel hakkın doğrudan etkilenmesi şartını genel bir hukuka aykırılık iddiasıyla karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi, yasama işleminin doğrudan ve soyut olarak Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuruları konu bakımından yetkisizlik nedeniyle reddetmektedir. (Genel Kurul, 2018/1878 E., 27.10.2022; Genel Kurul, 2014/6100 E., 20.06.2019)
- Başvurucunun güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilendiğini ileri sürmesi gerekmektedir; genel nitelikte hukuka aykırılık iddiaları yeterli görülmemektedir. (Genel Kurul, 2021/58970 E., 05.07.2022)
- Makûl sürede yargılanma hakkı gibi usul haklarında, kanun yollarının tüketilmesi şartı, bu hakkın korunmasına yönelik etkili bir başvuru yolunun bulunmadığı durumda esnek uygulanmaktadır. (Genel Kurul, 2021/58970 E., 05.07.2022)
- Konu yetkisi incelemesi, bireysel başvuru hakkının ihlal iddiasının niteliğine göre başvurunun ilk aşamada değerlendirilmesini gerektirmektedir. (Genel Kurul, 2013/1631 E., 17.12.2015; Genel Kurul, 2014/8843 E., 10.12.2015; Genel Kurul, 2015/8818 E., 14.07.2015)

### Nasıl ispat edilir?

- Başvuru konusu hak ihlalinin varlığını ve kamu gücü tarafından gerçekleştirildiğini ileri süren başvurucudur; ihlal iddiasını ispat yükü ona aittir.
- Başvurucunun güncel ve kişisel hakkının doğrudan etkilendiğini, dava dosyası ve ilgili idari veya yargısal kararlar ile ortaya koyması gerekir.
- Kanun yollarının tüketildiğini ispat yükü başvurucudadır; kesinleşme şerhli karar ve ilgili başvuru kayıtları bu amaçla kullanılır.
- Yasama işleminin konusu olduğu iddiasında, başvurucu bu işlemin uygulandığını gösteren somut bir işlem, eylem veya ihmal belgesi sunmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-46): Başvuru ehliyetini düzenler; yabancıların ve kamu tüzel kişilerinin başvuru yapıp yapamayacağını belirler. Birinci fıkradaki herkes ifadesinin sınırını çizer.
- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Bireysel başvurunun yapılma süresini ve usulünü düzenler; kanun yollarının tüketilmesi şartının zamansal sonucunu tamamlar.
- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Başvurunun kabul edilebilirlik ölçütlerini düzenler; başvurunun konu ve yetki bakımından reddine ilişkin incelemeyi tamamlar.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.46 — Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-46)

6216 sayılı Kanun'un 46. maddesi, bireysel başvuruda başvurucu sıfatını düzenler. Maddede üç konu yer alır: güncel ve kişisel bir hakkın doğrudan etkilenmesi koşulu, kamu tüzel kişilerinin başvuru yapamayacağı ve özel hukuk tüzel kişilerinin yalnız tüzel kişiliğe ait haklarla başvurabileceği kuralı, yabancıların yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar bakımından başvuramayacağı kuralı. Madde, bireysel başvuruyu yapabilecek herkes bakımından uygulanır; gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, kamu tüzel kişileri ve yabancılar bu çerçevede değerlendirilir. Maddenin kendisi süre, başvuru dilekçesinin içeriği veya kabul edilebilirlik incelemesinin usulünü düzenlemez; bunlar 47. ve 48. maddelerde yer alır. Başvuru yollarının tüketilmesi (m.45) ve konusu olamayacak işlemler (m.45/3) da bu maddenin dışında kalır.

### Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Güncel ve kişisel hak**: Başvurucunun ihlal iddiasının konusu olan hakka, ihlal anında ve doğrudan sahip olmasıdır. İhlal sonucunda hakkının etkilendiğini ileri süren kişi bu niteliği taşır.
- **Doğrudan etkilenme**: İşlem, eylem veya ihmalin başvurucunun hakkını bizzat ve dolaylı olmayan biçimde etkilemesidir. Genel bir kamu yararı kaygısı ya da üçüncü kişinin uğradığı zarar bu koşulu karşılamaz.
- **Kamu tüzel kişisi**: Kamu gücünü kullanan ve kamu hukuku tabi olan tüzel kişilerdir. Bu kişiler, kamu gücü kullandıkları için bireysel başvuru yapamazlar.
- **Tüzel kişiliğe ait haklar**: Özel hukuk tüzel kişisinin varlığı, örgütü ve faaliyeti ile doğrudan bağlantılı haklarıdır. Gerçek kişilere özgü haklar bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar**: Yalnız vatandaşlık bağına dayanan ve yabancılara tanınmayan haklardır. Bu hakların ihlali iddiasıyla yabancılar başvuru yapamaz; yabancılara da tanınan haklar bakımından yabancılar başvurabilir.

### Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar: hangi şartlar aranır?

- Başvuran kişinin, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem veya ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilenmiş olması gerekir.
- Başvuranın kamu tüzel kişisi olmaması gerekir; kamu tüzel kişileri hiçbir hak bakımından başvuru yapamaz.
- Özel hukuk tüzel kişisi başvuruyorsa, ihlal edildiği ileri sürülen hakkın tüzel kişiliğe ait bir hak olması gerekir.
- Yabancı başvuruyorsa, ihlal edildiği ileri sürülen hakkın yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan bir hak olmaması gerekir.
- Vatansızlar yabancılar gibi değerlendirilir ve aynı sınır onlar bakımından da geçerlidir.
- Başvuranın, hakkın ihlali bakımından kanuni ön koşullar sağlanmış olmalıdır. Bu koşullar m.45 ve m.47'de düzenlenmiştir.

### Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar: hangi sonuçları doğurur?

- Güncel ve kişisel hakkı doğrudan etkilenmeyen kişinin başvurusu, bu maddeye dayanılarak kabul edilebilirlik şartını taşımadığı gerekçesiyle reddedilir.
- Kamu tüzel kişisinin başvurusu, hangi hakka dayandığına bakılmaksızın kabul edilemez sayılır.
- Özel hukuk tüzel kişisi, gerçek kişiye özgü bir hak (yaşam, özel hayat gibi) ileri sürdüğünde başvurusu bu nedenle reddedilir.
- Yabancının yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan bir hak ileri sürmesi halinde başvurusu reddedilir.
- Yabancı, yabancılara da tanınan bir hak ileri sürdüğünde başvurusu bu madde bakımından engellenmez; ancak başka şartlar yönünden incelenir.
- Kanunda açıkça düzenlenmeyen vatansızlar bakımından, yabancılara tanınan haklar ölçüsünde başvuru hakkı kabul edilmektedir.
- Madde, başvuru yapılabilmesi için gereken kanun yolları ve süre şartlarını ortadan kaldırmaz; bunlar ayrıca aranır.

### Gerçek kişi ile özel hukuk tüzel kişisi arasındaki fark nedir?

- Gerçek kişi, ihlal edilen herhangi bir temel hakla başvurabilir ve kişisel hakkının doğrudan etkilenmiş olması yeterlidir.
- Özel hukuk tüzel kişisi yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlali gerekçesiyle başvurabilir.

Sonuç: Tüzel kişi, kişiye özgü (örneğin yaşam, özel hayat) haklar gerekçesiyle başvuru yapamaz.

### Özel hukuk tüzel kişisi ile kamu tüzel kişisi arasındaki fark nedir?

- Özel hukuk tüzel kişisi, tüzel kişiliğine ait haklar bakımından başvuru yapabilir.
- Kamu tüzel kişisi, kamu gücünü kullanan kişi olduğu için hiçbir hak bakımından başvuramaz.

Sonuç: Kamu tüzel kişisinin başvurusu konu bakımından değerlendirilmeksizin reddedilir.

### Vatandaş ile yabancı arasındaki fark nedir?

- Vatandaş, herhangi bir temel hakla başvurabilir.
- Yabancı, yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklar dışındaki haklarla başvurabilir.

Sonuç: Vatandaşlığa bağlı bir hakkın ihlali iddiasında yabancının başvurusu kabul edilmez.

### Vatansız ile yabancı devlet vatandaşı arasındaki fark nedir?

- Vatansız, kanunda açıkça yazılmamakla birlikte yabancılara tanınan haklar ölçüsünde başvuru hakkına sahip kabul edilmektedir.
- Yabancı devlet vatandaşı, yabancılara tanınan haklar bakımından başvuru yapabilir.

Sonuç: İki grup da Türk vatandaşlarına özgü haklar bakımından başvuramaz; sınır aynıdır.

### Doğrudan etkilenen ile dolaylı etkilenen veya üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Doğrudan etkilenen, ihlale yol açan işlem nedeniyle kendi güncel hakkı zedelenmiş kişidir.
- Dolaylı etkilenen, yalnızca ihlalin sonuçlarından ya da genel bir menfaatten etkilenen kişidir.

Sonuç: Dolaylı etkilenen kişinin başvurusu, güncel ve kişisel hak ilişkisi bulunmadığından kabul edilebilirlik aşamasında reddedilir.

### Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kamu tüzel kişisinin, hakkının niteliğine bakılmaksızın özel hukuk tüzel kişisi gibi değerlendirilmesi; kamu tüzel kişisinin başvurusu hiçbir hak bakımından kabul edilemez.
- Özel hukuk tüzel kişisine gerçek kişiye özgü bir hakkı (yaşam, özel hayat gibi) ileri sürme imkânı tanımak; bu kişiler yalnız tüzel kişiliğe ait haklarla başvurabilir.
- Yabancının başvuru hakkını, başvurduğu hakkın yabancılara da tanınıp tanınmadığını incelemeksizin tümüyle reddetmek.
- Güncel ve kişisel hak ilişkisini aramadan, genel kamu yararı veya dolaylı zarar iddiasına dayanan başvuruyu kabul etmek.
- Vatansızları tamamen dışarıda bırakmak; kanunda açıkça yazılmasa da yabancılara tanınan haklar ölçüsünde başvuru hakkı kabul edilmektedir.
- Madde 46'daki sıfat şartının sağlanmasının, m.45/2 ve m.47'deki kanun yolu ve süre şartlarını da karşıladığını düşünmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Güncel ve kişisel hak ilişkisi, ihlal iddiasının kendisinden bağımsız olarak somut biçimde gösterilmelidir; genel kamu yararı veya dolaylı zarar iddiası yeterli kabul edilmemektedir. (Genel Kurul, 2013/3228 E., 10.12.2015; Genel Kurul, 2019/15717 E., 31.01.2024)
- Kamu tüzel kişisinin başvurusu, hangi hakka dayandığına bakılmaksızın kabul edilemez sayılmaktadır. (Genel Kurul, 2017/36186 E., 28.12.2022)
- Özel hukuk tüzel kişisi, yalnızca tüzel kişiliğe ait haklar bakımından başvurabilmekte; gerçek kişiye özgü hakları ileri süremediği için bu gerekçelerle başvurusu reddedilmektedir. (Genel Kurul, 2013/1631 E., 17.12.2015)
- Kamu tüzel kişisi ile özel hukuk tüzel kişisi ayrımında, kamu tüzel kişisinin sıfatı başvurunun niteliğinden bağımsız olarak değerlendirilmektedir. (Genel Kurul, 2018/26955 E., 14.12.2022)
- Yabancılar bakımından sınır, hakkın Türk vatandaşlarına tanınıp tanınmadığı ölçütüne göre belirlenmektedir. (Genel Kurul, 2014/8843 E., 10.12.2015)

### Nasıl ispat edilir?

- Başvuran, güncel ve kişisel hakkının doğrudan etkilendiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu, başvuru dilekçesine eklenen ve ihlale yol açan işlem, eylem veya kararın aslı ya da örneği ile gösterilir.
- Başvuran özel hukuk tüzel kişisi ise, ihlal edildiği ileri sürülen hakkın tüzel kişiliğine ait olduğunu tüzel kişilik belgeleri ve ilgili hakkın niteliği ile ortaya koymak zorundadır.
- Başvuran yabancı ise, ihlal edildiği ileri sürülen hakkın yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan bir hak olmadığını göstermesi gerekir; bu hususta ispat yükü başvurandadır.
- Kamu tüzel kişisi olduğu iddia edilen başvuranın sıfatı, kuruluş kanunu ve kamu gücü kullanımına ilişkin belgelerle ortaya konur; karşı taraf bu niteliği ileri sürerek başvurunun kabul edilemezliğini savunabilir.
- Dolaylı etkilenme savunmasını ileri süren kurum, başvuranın hakkının doğrudan etkilenmediğini bu tespite dayanarak ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-45): Bireysel başvurunun konusunu ve başvuru hakkının genel çerçevesini çizer. m.46 bu çerçevede başvurucu sıfatını belirler; m.45/2 ise kanun yollarının tüketilmesini ayrıca şart koşar.
- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Başvuru dilekçesinde başvurucunun kimlik bilgisi ve başvurunun süresi gibi usul unsurlarını düzenler. Başvurucu sıfatı bulunsa bile bu unsurlar ayrıca aranır.
- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Kabul edilebilirlik incelemesinin usulünü düzenler. m.46'da yer alan başvurucu sıfatı şartının sağlanıp sağlanmadığı bu aşamada değerlendirilir.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.47 — Bireysel başvuru usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47)

Madde, bireysel başvurunun yapılış biçimini, başvuru dilekçesinin zorunlu içeriğini ve ekleri, vekâletnameyi, başvuru süresini ve mazeret hâlini, dilekçedeki eksikliklerin tamamlanmasını düzenler. Madde, başvurunun harca tabi olduğunu da belirtir. Kural olarak bireysel başvuruyu yapabilecek kişi, ihlal iddia edilen hak sahibi başvurucudur ve bu kural, Anayasa Mahkemesine doğrudan, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılabilen başvurular için geçerlidir. Madde, başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını ve kabul edilebilirlik incelemesini düzenlemez (m.48). Başvuru yollarının tüketilmesi şartı (m.45) ve güncel, kişisel hak ihlali şartı (m.46) bu maddede yer almaz. Bireysel başvuru ile ilgili İçtüzük hükümleri ve kabul usulleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Bireysel başvuru usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bireysel başvuru**: Anayasa Mahkemesine, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin işlem, eylem veya ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvurudur. Madde, bu başvurunun yapılış biçimini ve şartlarını düzenler.
- **Başvuru dilekçesinin zorunlu içeriği**: Başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlük, dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar, yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarih ve varsa uğranılan zarar gibi unsurları kapsar. Bu unsurlardan biri eksikse dilekçe eksik sayılır.
- **Ekler**: Dayanılan deliller, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneği ile harcın ödendiğine dair belgedir. Bu eklerin dilekçeye eklenmesi şarttır.
- **Başvuru süresi**: Başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen süredir. Madde metninde bu süre otuz gündür.
- **Mazeret**: Başvurucunun haklı bir nedenle süresi içinde başvuramamasıdır. Mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvurulabilir; geçerli görülüp görülmediğine Mahkeme önce karar verir.
- **Eksiklik giderme süresi**: Başvuru evrakındaki eksikliğin tamamlanması için yazı işleri tarafından verilen ve on beş günü geçemeyen süredir. Geçerli bir mazeret olmadan bu süre içinde eksiklik giderilmezse başvurunun reddine karar verilir.

### Bireysel başvuru usulü: hangi şartlar aranır?

- Başvuru, Kanun ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun olarak doğrudan Anayasa Mahkemesine, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılmalıdır.
- Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlük, dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar, yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zarar belirtilmelidir.
- Başvuru dilekçesine dayanılan deliller, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneği ve harcın ödendiğine dair belge eklenmelidir.
- Başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa vekâletname sunulmalıdır.
- Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
- Süresi içinde başvuramayan kişi, haklı bir mazeretini belgeleyen delillerle birlikte, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde başvurmalıdır; Mahkeme önce mazeretin geçerli olup olmadığını inceler.
- Eksiklik varsa, başvurucuya veya vekiline on beş günü geçmemek üzere süre verilmeli ve geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksiklik giderilmelidir.

### Bireysel başvuru usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Başvuru, Kanun ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun yapıldığında incelemeye alınır.
- Otuz günlük süre içinde yapılmayan başvuru süre yönünden reddedilir; haklı mazeret yoksa bu sonuç değişmez.
- Haklı mazeret belgelenerek on beş gün içinde yapılan başvuru, Mahkemenin mazereti geçerli görmesi hâlinde incelemeye alınır.
- Mazereti Mahkeme geçerli görmezse başvuru süre yönünden reddedilir.
- Dilekçe eksik ise eksiklik giderilmesi için on beş güne kadar süre verilir.
- Geçerli bir mazeret olmaksızın eksiklik süre içinde tamamlanmazsa başvurunun reddine karar verilir.
- Bireysel başvuru harca tabidir; harcın ödendiğine dair belge olmadan başvuru eksik sayılır ve eksiklik giderme usulüne tabi olur.
- Vekâletname sunulmadan avukatla temsil edilen başvuru eksik sayılır.

### Doğrudan başvuru ile mahkeme veya yurt dışı temsilcilik aracılığıyla başvuru arasındaki fark nedir?

- Başvurucu, başvuruyu doğrudan Anayasa Mahkemesine yapar.
- Başvuru, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla yapılır; bu hâlde evrak Anayasa Mahkemesine iletilir.

Sonuç: Her iki yol da geçerlidir ve aynı şartlara tabidir. Posta yoluyla başvuru kabul edilmez.

### Başvuru yolu öngörülen ile öngörülmeyen ihlal arasındaki fark nedir?

- Başvuru yolu öngörülmüşse süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten işler.
- Başvuru yolu öngörülmemişse süre, ihlalin öğrenildiği tarihten işler.

Sonuç: Süre başlangıcı iki halde farklıdır; her iki halde süre otuz gündür.

### Süre içinde başvuru ile mazeretle başvuru arasındaki fark nedir?

- Başvuru otuz günlük süre içinde yapılırsa normal yoldan incelenir.
- Süre geçtikten sonra haklı bir mazeret varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve belgelerle başvurulabilir.

Sonuç: Mazeret ancak Mahkemenin geçerli bulması hâlinde başvuruyu süre yönünden kurtarır; mazeret yoksa başvuru süre yönünden reddedilir.

### Dilekçe eksikliği ile eksiklik giderilmesi arasındaki fark nedir?

- Eksiklik, yazı işleri tarafından verilen süre içinde tamamlanırsa başvuru incelenmeye devam eder.
- Eksiklik, geçerli bir mazeret olmaksızın süre içinde tamamlanmazsa başvuru reddedilir.

Sonuç: Eksiklik giderme süresinin kaçırılması başvurunun reddini doğurur.

### Bireysel başvuru usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Otuz günlük sürenin başlangıcını, başvuru yollarının tüketildiği tarih yerine kararın tebliğ tarihi olarak hesaplamak; her iki tarih farklı olabilir.
- Başvuru yolu öngörülmemiş hâlde süreyi başvuru yollarının tüketildiği tarihten saymak; bu hâlde süre ihlalin öğrenildiği tarihten işler.
- Mazeret süresini, mazeretin başladığı tarihten saymak; metin mazeretin kalktığı tarihi esas alır.
- Mazeret halinde on beş günlük süreyi otuz günlük süreyle karıştırmak.
- Eksiklik giderme süresini on beş günden uzun vermek; madde bu süreyi on beş günle sınırlar.
- Harç belgesi veya vekâletname eksikliğini başvurunun doğrudan reddi sanmak; önce eksiklik giderme süresi verilmesi gerekir.
- Mahkemenin mazeret değerlendirmesini başvurunun esası ile birlikte yapmak; metin, mazeretin geçerliliğinin öncelikle incelenmesini öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Otuz günlük sürenin başlangıcının, başvuru yollarının tüketildiği tarihe bağlanması ve bu tarihin dilekçede açıkça belirtilmesi beklenmektedir. (Genel Kurul, 2019/13338 E., 08.03.2023)
- Başvuru yolu öngörülmemiş hâllerde ihlalin öğrenildiği tarihin ne zaman gerçekleştiğinin somut olarak tespit edilmesi gerekir. (Büyük Genel Kurulu, 2017/1 E., 2017/9 K., 08.12.2017)
- Süre hesabında ilk cümlenin, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün ifadesinin kapsamı üzerinde durulmaktadır. (Genel Kurul, 2013/4690 E., 25.02.2016)
- Mazeret nedeniyle yapılan başvurularda Mahkemenin önce mazeretin geçerli olup olmadığını inceleyerek talebi kabul veya reddetmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/34420 E., 31.01.2024)
- Dilekçenin ve eklerin İçtüzük ve madde hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi, birleştirilen başvurularda da aynı kurallara bağlıdır. (Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022)
- Kanun ve İçtüzük hükümlerinin birlikte uygulanması ve İçtüzüğün 64. maddesinin bu süreye ilişkin düzenlemesi değerlendirilmektedir. (Genel Kurul, 2022/35870 E., 31.07.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Başvuruyu yapan kişi, başvuru yollarının tüketildiği tarihi veya ihlalin öğrenildiği tarihi dilekçede belirtmek ve bu tarihi belgelemekle yükümlüdür; süre bakımından ispat yükü başvurucudadır.
- Başvuru yollarının tüketildiğini gösteren mahkeme kararları, tebliğ belgeleri ve kanun yolu dilekçeleri ile süre hesabı yapılır.
- Haklı mazeret iddiasında bulunan başvurucu, mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvurmak zorundadır; mazeretin geçerliliğini Mahkeme değerlendirir.
- Harcın ödendiğine dair belge ve ihlale neden olan işlem veya kararın aslı ya da örneği eklenmelidir; bu belgelerin eksikliği durumunda eksiklik giderme usulü işler.
- Vekâletname sunulmadan temsil iddiası ispatlanmış sayılmaz; avukat temsili için vekâletname gereklidir.
- Eksikliğin giderildiğinin ya da geçerli bir mazeret bulunduğunun ispatı başvurucuya aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-45): Başvuru yollarının tüketilmesi şartını düzenler; bu maddedeki başvuru yolu tüketildiği tarihin ve dilekçede belirtilecek aşamaların hukuki dayanağıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-46): Güncel ve kişisel hak ihlali şartını düzenler; başvurucunun kimliğini ve başvuru hakkını belirleyen şartlardan biridir.
- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Kabul edilebilirlik incelemesini ve kabul edilebilirlik şartlarını düzenler; bu madde ile birlikte başvurunun kabulüne ilişkin süreci tamamlar.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.48 — Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48)

Madde, bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını ve bu şartların incelenme usulünü düzenler. Kabul edilebilirlik kararı için 45 ila 47. maddelerdeki şartların birlikte taşınması gerektiğini, Mahkemenin önem ve zarar ölçütüne ya da açık dayanaktan yoksunluğa dayanarak kabul edilemezlik kararı verebileceğini, komisyonların incelemesini ve kabul edilemezlik kararlarının kesinliğini ve tebliğini kapsar. Madde, başvuru dilekçesinin içeriğini, başvuru süresini ve harç ile eksikliğin giderilmesini düzenlemez (m.45-47). Bireysel başvuru yapabilecek kişiler, kamu gücü ihlali ve olağan kanun yolu tüketimi gibi şartlar da bu maddede değil, 45 ila 47. maddelerde yer alır. Komisyon ve bölümlerin iç işleyişi ile ayrıntılı usul İçtüzükte düzenlenmiştir.

### Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kabul edilebilirlik şartları**: Başvurunun esasının incelenebilmesi için aranan, 45 ila 47. maddelerde öngörülen koşullardır. Bu şartlar birlikte aranır ve birinin eksikliği kabul edilemezlik sonucunu doğurur.
- **Kabul edilemezlik kararı**: Başvurunun esasına girilmeden reddedilmesi anlamına gelen karardır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliğiyle karar verilen dosyalarda komisyonlarca verilir.
- **Önem taşımama**: Başvurunun Anayasanın uygulanması ve yorumlanması ya da temel hakların kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi bakımından bir etkisinin bulunmamasıdır. Mahkeme bu değerlendirmeyi takdire dayalı yapar.
- **Önemli zarar**: Başvurucunun uğradığını ileri sürdüğü zararın ağırlığıdır. Kanunda tanımı yapılmamıştır ve takdire bağlı olarak değerlendirilir.
- **Açıkça dayanaktan yoksun başvuru**: Hukuki dayanağı ilk bakışta görülebilen bir bozukluk bulunmadan, iddianın açıkça hukuki temelden yoksun olduğu başvurudur.
- **Komisyon**: Kabul edilebilirlik incelemesini yapan organdır. Oy birliği olmayan dosyalar bölümlere havale edilir.

### Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi: hangi şartlar aranır?

- Başvurunun 45 ila 47. maddelerde öngörülen şartları birlikte taşıması gerekir.
- Mahkeme, başvurunun Anayasanın uygulanması ve yorumlanması ya da temel hakların kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımadığını ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığını birlikte tespit edebilir; bu durumda kabul edilemezlik kararı verilebilir.
- Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması hâlinde de Mahkeme kabul edilemezlik kararı verebilir.
- Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılmalıdır.
- Kabul edilemezlik kararı için kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığı konusunda oy birliği bulunmalıdır; oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir.

### Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Kabul edilebilirlik şartları taşınıyorsa dosya esas incelemesine geçer.
- Şartlar taşınmıyorsa ve oy birliği sağlanıyorsa kabul edilemezlik kararı verilir.
- Oy birliği sağlanamıyorsa dosya bölümlere havale edilir.
- Önem ve zarar ölçütüyle ya da açık dayanaktan yoksunlukla kabul edilemezlik kararı verilebilir; bu takdire dayalı bir yetkidir.
- Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir; bu kararlara karşı başka bir kanun yolu öngörülmemiştir.
- Kabul edilebilirlik şartları ve incelemenin ayrıntılı usulü İçtüzükle düzenlenir.

### Önem taşımama ile açıkça dayanaktan yoksunluk arasındaki fark nedir?

- Başvurunun Anayasanın yorumlanmasına ya da temel hakların kapsamının belirlenmesine katkısının bulunmaması, ve başvurucunun önemli bir zarara uğramaması ölçütü.
- İddianın ilk bakışta hukuki dayanaktan tamamen yoksun olması ölçütü.

Sonuç: Birinci hâlde iki ölçütün birlikte gerçekleşmesi aranır; ikinci hâlde önem veya zarar ölçütü aranmaksızın kabul edilemezlik kararı verilebilir.

### Komisyon kararı ile bölüm havalesi arasındaki fark nedir?

- Kabul edilebilirlik şartlarının taşınmadığında komisyonun oy birliğiyle verdiği kabul edilemezlik kararı.
- Oy birliği sağlanamayan dosyanın bölüme havale edilmesi.

Sonuç: Oy birliği yoksa dosya bölümde incelenir; oy birliği varsa karar komisyonca kesin olarak verilir.

### Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Önem ve zarar ölçütlerinin birlikte aranması gerektiği hâlde, bunlardan yalnızca birinin yeterli sayılması.
- Açıkça dayanaktan yoksunluk ile önem taşımama ölçütlerini birbirine karıştırmak.
- Komisyonun oy birliği olmadan kabul edilemezlik kararı verebileceğini düşünmek.
- Kabul edilemezlik kararına karşı kanun yolu bulunduğunu varsaymak; kararlar kesindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebileceğini kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2021/65748 E., 18.09.2025; Genel Kurul, 2022/52566 E., 18.09.2025; Genel Kurul, 2021/15533 E., 18.09.2025)
- Genel Kurul kararlarında 48. maddenin ikinci fıkrasının açıkça dayanaktan yoksun başvurular bakımından uygulandığı belirtilmektedir. (Genel Kurul, 2016/12900 E., 21.01.2021; Genel Kurul, 2014/2293 E., 01.12.2016; Genel Kurul, 2023/18536 E., 25.07.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Bireysel başvuruyu yapan kişi, kabul edilebilirlik şartlarının tamamının gerçekleştiğini dilekçesinde ve ekindeki belgelerle ortaya koymalıdır.
- Önem ve zarar ölçütünün karşılanıp karşılanmadığı, Mahkemenin takdirine bağlıdır; başvurucu zararının önemli olduğunu somut olarak göstermelidir.
- Açıkça dayanaktan yoksunluk iddiasını ileri süren Mahkemedir; başvurucunun iddiasının hukuki dayanağını göstermesi gerekir.
- Kabul edilemezlik kararının verilebilmesi için komisyonda oy birliğinin bulunup bulunmadığı, komisyonun karar tutanağında belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-45): Bireysel başvurunun konusu ve kamu gücü ihlali, kanun yollarının tüketilmesi gibi şartları düzenler; bu maddedeki şartların ilki budur.
- [6216 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-46): Başvuru hakkına sahip kişileri ve güncel, kişisel hak etkisi şartını düzenler; kabul edilebilirlik şartlarının bir parçasıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Başvuru süresini ve eksikliklerin giderilmesi usulünü düzenler; kabul edilebilirlik şartları arasındadır.
- [6216 sayılı Kanun m.49](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49): Kabul edilebilirlik kararının verilmesi ve esas incelemesi aşamasıyla ilgilidir.
- Anayasa m.148: Bireysel başvurunun Anayasal dayanağıdır; olağan kanun yollarının tüketilmesi ve kamu gücü ihlali şartı buradan kaynaklanır.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.49 — Esas hakkındaki inceleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49)

6216 sayılı Kanun'un 49. maddesi, kabul edilebilirliği kararlaştırılmış bireysel başvuruların esas incelemesinin bölümlerce yapılmasını, incelemenin dosya üzerinden mi yoksa duruşmalı mı yürütüleceğini, bölümlerin inceleme yetkisinin kapsamını, Adalet Bakanlığına bilgi gönderilmesini, resen veya talep üzerine verilebilecek geçici tedbirleri ve bu tedbirin ömrünü düzenler. Madde, esas incelemesini yürüten bölümlerin ve bireysel başvurunun bir mahkeme kararına karşı yapıldığı hallerde incelemenin sınırını belirler. Kabul edilebilirlik incelemesi (m.48), esas hakkındaki kararın içeriği ve ihlal kararının sonuçları (m.50) ile yargılamanın Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü ve ilgili usul kanunları üzerinden tamamlanması bu maddenin konusu dışındadır. Kabul edilemezlik kararına ilişkin usul ve komisyonların çalışması da bu maddede düzenlenmez.

### Esas hakkındaki inceleme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esas incelemesi**: Kabul edilebilirliği kabul edilen bireysel başvuruda, temel hakkın ihlal edilip edilmediğinin bölümlerce incelendiği aşamadır. Kabul edilebilirlik kararı verilmeyen başvurular bu aşamaya geçmez.
- **Bölüm**: Esas incelemeyi yapan kuruldur. Komisyonların kabul edilebilirlik kararı verdiği başvurular ve kabul edilebilirliği bölümlerce karara bağlanan başvurular bölümlerde görülür.
- **Resen tedbir**: Bölümün, başvurucunun temel haklarının korunması için esas inceleme sırasında kendiliğinden ya da başvurucunun talebi üzerine verdiği geçici koruma kararıdır. Tedbir kararı esas hakkında karar verilene kadar geçerlidir ve maddede öngörülen altı aylık sürede esas karar verilmezse kendiliğinden kalkar.
- **Dosya üzerinden inceleme**: Esas incelemenin kural olarak yazılı belgeler üzerinden yapılmasıdır. Mahkeme gerekli gördüğünde duruşma yapılmasına da karar verebilir.
- **Mahkeme kararına karşı başvuru**: Bireysel başvurunun, bir genel mahkemenin kararından kaynaklandığı iddia edilen ihlale dayanmasıdır. Bu tür başvurularda bölümlerin incelemesi ihlalin tespiti ve giderilmesi ile sınırlıdır.

### Esas hakkındaki inceleme: hangi şartlar aranır?

- Başvurunun komisyon veya bölüm tarafından kabul edilebilirlik şartlarını taşıdığına karar verilmiş olması gerekir; bu karar verilmeden esas incelemesine geçilemez.
- Esas incelemesinin Anayasa Mahkemesi bölümlerince yapılması gerekir; komisyonlar esas hakkında karar veremez.
- Bireysel başvurunun kabul edilebilirliğine karar verilmiş olması hâlinde başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmelidir.
- Bölümler, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğini belirlemek için her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir ve başvuruyla ilgili bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenebilir.
- Bir mahkeme kararına karşı yapılan başvurularda inceleme, temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve ihlalin nasıl giderileceğinin belirlenmesiyle sınırlıdır; kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.
- Tedbir kararı verilecekse bu, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülmesi hâlinde resen veya başvurucunun talebi üzerine verilmelidir.
- Duruşma yapılmasına karar verilecekse bu, Mahkemenin gerekli görmesine bağlıdır; kural olarak dosya üzerinden inceleme yapılır.

### Esas hakkındaki inceleme: hangi sonuçları doğurur?

- Kabul edilebilirliğine karar verilmiş başvuru bölüm tarafından esas bakımından incelenir.
- Kabul edilebilirlik kararı verilen başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlık gerekli gördüğünde görüşünü yazılı olarak Mahkemeye bildirir.
- Tedbir kararı verilirse ve altı ay içinde esas karar verilmezse tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
- Tedbir kararının kalkması esas hakkında verilecek kararı engellemez; tedbir sona erdikten sonra da bölüm karar verebilir.
- Mahkeme kararına karşı başvurularda bölüm, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapamaz ve bu sınırı aşan kararlar bu yetki dışında kalır.
- Başvuruyla ilgili gerekli bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenebilir; istenen belgelerin sunulmaması hâlinde bu eksiklik inceleme sonucunu etkileyebilir.

### Komisyon ile bölüm arasındaki fark nedir?

- Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını inceler ve kabul edilemezlik kararı verebilir.
- Bölüm, kabul edilebilirliği kabul edilen başvurunun esasını inceler ve ihlal kararı verir.

Sonuç: Esas hakkında karar yetkisi yalnız bölümlerdedir; komisyon kabul edilebilirlik kararı verdikten sonra başvuru bölüme geçer.

### Dosya üzerinden inceleme ile duruşmalı inceleme arasındaki fark nedir?

- Esas inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır.
- Mahkeme gerekli gördüğünde duruşma yapılmasına karar verebilir.

Sonuç: Duruşma yapılması istisnadır ve gerekli görülmesine bağlıdır; duruşma yapılmadan karar verilmesi usul eksikliği sayılmaz.

### Resen tedbir ile başvurucunun talebi üzerine tedbir arasındaki fark nedir?

- Bölüm, zorunlu gördüğü tedbire kendiliğinden karar verebilir.
- Bölüm, başvurucunun talebi üzerine de tedbir kararı verebilir.

Sonuç: Her iki halde tedbir yalnız esas inceleme aşamasında verilebilir ve altı ay içinde esas karar verilmezse kendiliğinden kalkar.

### Genel başvuru ile mahkeme kararına karşı başvuru arasındaki fark nedir?

- Başvuru bir idari işlem veya yasal düzenlemeye dayanıyorsa bölüm temel hak incelemesini geniş biçimde yapabilir.
- Başvuru bir mahkeme kararına karşıysa inceleme ihlal tespiti ve giderimiyle sınırlıdır.

Sonuç: Mahkeme kararlarında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlar incelenemez; bu sınır bölümlerin yetkisini daraltır.

### Esas hakkındaki inceleme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Duruşma yapılmadan karar verilmesini kendiliğinden usul ihlali saymak; duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir ve kural dosya üzerinden incelemedir.
- Altı aylık süreyi tedbir kararını kendiliğinden sona erdiren süre yerine, esas kararın kesin bir ön koşulu saymak; süre dolunca tedbir kalkar ama esas karar verilebilir.
- Komisyonun esas hakkında karar verebileceğini varsaymak; esas inceleme yalnız bölümlerde yapılır.
- Mahkeme kararına karşı başvuruda bölümün kanun yolunda gözetilmesi gereken hususları yeniden değerlendirebileceğini düşünmek; bu inceleme m.49/6 uyarınca yasaktır.
- Tedbir kararı verildiğinde altı ayın tedbirin geçerlilik süresi değil, esas kararın verilmesi için bir süre olduğunu atlamak; sürenin sonunda tedbir kalkar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların değerlendirilmesinin bölümlerin yetkisi dışında kaldığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/32949 E., 21.01.2021; Genel Kurul, 2018/3007 E., 15.03.2018; Genel Kurul, 2019/2333 E., 01.07.2021; Genel Kurul, 2018/23111 E., 01.07.2021)
- Usul kanunlarının bireysel başvuruya uygulanması, yalnızca kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hallerde ve başvurunun niteliğine uygun olduğu ölçüde mümkün görülmektedir. (Genel Kurul, 2019/13338 E., 08.03.2023; Genel Kurul, 2023/76490 E., 31.07.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Esas incelemeye geçilebilmesi için kabul edilebilirlik kararının bulunması gerekir; bu karar dosyadan kontrol edilir ve yokluğunda esas inceleme yapılamaz.
- Temel hakkın ihlal edildiğini ileri süren başvurucu, ihlali ortaya koyan belgeleri sunmakla yükümlüdür; ihlalin varlığını iddia eden taraf bu iddiayı ispatlar.
- Bölüm, başvuruyla ilgili bilgi, belge ve delilleri ilgililerden isteyebilir; ilgililerin bu talebe uymaması hâlinde dosya mevcut belgelerle değerlendirilir.
- Mahkeme kararına karşı başvuruda, ihlal iddiasının mahkeme kararının anayasal hak ihlali taşıdığını gösteren belgelerle ortaya konulması gerekir; kanun yolu değerlendirmesine ilişkin iddialar bu aşamada ileri sürülemez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Kabul edilebilirlik şartlarının ve kabul edilemezlik kararının düzenlendiği maddedir. Bu madde ile esas incelemesine geçişin koşulunu oluşturur.
- [6216 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-50): Esas inceleme sonunda verilecek ihlal veya ihlal yokluğu kararı ile ihlalin sonuçlarının giderilmesini düzenler. m.49/6'daki sınırlama bu kararlar bakımından da etkilidir.
- 6216 sayılı Kanun m.49/7: Kanunda ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümlerinin uygulanmasını sağlar.
- Anayasa m.148/4: Bölümlerin mahkeme kararına karşı başvuruda inceleme sınırını anayasal düzeyde de öngörür; m.49/6 ile paralel bir sınırlamadır.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.50 — Kararlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-50)

6216 sayılı Kanun m.50, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruda esas inceleme sonunda vereceği karar türlerini ve ihlal kararının sonuçlarını düzenler: hak ihlalinin tespiti veya tespit edilmemesi, ihlal varsa ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilmesi, ihlalin bir mahkeme kararından kaynaklanması hâlinde dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesi, yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde tazminat ya da genel mahkemede dava açma yolunun gösterilmesi, kararların tebliği ve yayımı ile komisyonlar ve bölümler arasındaki içtihat farklılıklarının çözümü ve davadan feragatte düşme kararı. Madde bireysel başvuru dışındaki iptal ve itiraz yargılamasına, Anayasa Mahkemesinin kabul edilebilirlik incelemesine ve tedbir kararına ilişkin usulleri düzenlemez; bunlar sırasıyla Anayasa'nın 148 ve 152. maddeleri ile 6216 sayılı Kanunun 48 ve 49. maddeleri kapsamındadır.

### Kararlar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esas inceleme**: Kabul edilebilirlik kararından sonra Bölümlerce yapılan, başvurucunun temel hakkının ihlal edilip edilmediğinin belirlendiği incelemedir. Bölümlerin incelemesi bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve ihlalin nasıl giderileceğinin belirlenmesiyle sınırlıdır.
- **Yerindelik denetimi**: Anayasa Mahkemesinin kamu gücünün takdirine ait tercihleri kendi tercihiyle değiştirmesi anlamına gelen denetimdir. Madde uyarınca Mahkeme bu tür bir denetim yapamaz.
- **İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması**: İhlal kararıyla birlikte hükmedilen, hakkın ihlaline son verecek ve sonuçlarını giderecek tedbirlerin bütünüdür. Bu tedbirler ihlale yol açan kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmalini hedef alır.
- **Yeniden yargılama**: İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklanması hâlinde, ihlali gidermek için dosyanın ilgili mahkemeye geri gönderilerek yeniden görülmesidir. Madde metni yeniden yargılamanın dosya üzerinden de yapılabileceğini kabul eder.
- **Hukuki yarar**: Yeniden yargılamanın ihlali gidermek bakımından anlam taşıyıp taşımadığını gösteren ölçüttür. Bu yarar bulunmayan hâllerde yeniden yargılama yerine tazminat veya genel mahkemede dava yolu gösterilir.
- **Düşme kararı**: Davadan feragat hâlinde verilen ve esasın incelenmesini sona erdiren karardır. Madde metninde yalnız feragat hâli sayılmıştır.

### Kararlar: hangi şartlar aranır?

- Esas inceleme aşamasına gelinmiş olunmalıdır; yani başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşıdığına karar verilmiş olmalıdır.
- Başvurucunun temel hakkının ihlal edilip edilmediği esas incelemesiyle belirlenmelidir.
- İhlal kararı verilebilmesi için kamu gücünün işlem, eylem veya ihmalinin ihlal oluşturduğu tespit edilmelidir.
- Yerindelik denetimi yapılmamalı ve idari eylem ya da işlem niteliğinde karar verilmemelidir.
- İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesi gerekir; yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa tazminat veya genel mahkemede dava yolu gösterilebilir.
- Davadan feragat hâlinde esas incelemesi yapılmaksızın düşme kararı verilmelidir.

### Kararlar: hangi sonuçları doğurur?

- İhlal tespit edilirse, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; bu hüküm kamu gücüne yöneliktir.
- İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
- Yeniden yargılamayı yapacak mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden karar vermek zorundadır.
- Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.
- İhlal tespit edilmezse hakkın ihlal edilmediğine karar verilir ve başka bir hüküm kurulmaz.
- Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamaz ve idari eylem ya da işlem niteliğinde karar veremez.
- Esas hakkındaki bölüm kararları gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilir ve internet sayfasında yayımlanır.
- Davadan feragat hâlinde esas hakkında karar verilmeden düşme kararı verilir.

### İhlal kararı ile ihlal yokluğu kararı arasındaki fark nedir?

- Mahkeme, kamu gücü işlem veya eyleminin temel hakkı ihlal ettiği kanaatine varırsa ihlal kararı verir.
- Ihlalin bulunmadığı kanaatine varılırsa hakkın ihlal edilmediğine karar verilir.

Sonuç: İhlal kararı ile birlikte ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik hüküm kurulur; ihlal yokluğunda böyle bir hükme gerek kalmaz.

### Mahkeme kararından kaynaklanan ihlal ile diğer kamu gücü işlemlerinden kaynaklanan ihlal arasındaki fark nedir?

- İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir.
- İhlal idari işlem, eylem veya ihmalden kaynaklanıyorsa yeniden yargılama yolu değil, ihlali giderecek başka bir tedbir hükmedilir.

Sonuç: Yeniden yargılama mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.

### Yeniden yargılamanın yapılabildiği hal ile hukuki yararın bulunmadığı hal arasındaki fark nedir?

- Yeniden yargılama ile ihlalin giderilebileceği hallerde dosya ilgili mahkemeye gönderilir.
- Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde yeniden yargılama yerine başka bir yol seçilir.

Sonuç: Bu hâlde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

### Esas karar ile komisyon kararı arasındaki fark nedir?

- Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve internet sayfasında yayımlanır.
- Komisyonların kabul edilebilirlik aşamasındaki kararları bu maddedeki esas karar tebliği ve yayım usulüne tabi tutulmamıştır.

Sonuç: Esas hakkındaki bölüm kararlarında tebliğ ve internet yayımı zorunludur; Resmî Gazetede yayım ise İçtüzüğe bağlanmıştır.

### Bölüm içtihadı ile komisyonlar arası veya bölümler arası içtihat farkı arasındaki fark nedir?

- Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıkları bağlı oldukları bölüm tarafından çözülür.
- Bölümler arasındaki içtihat farklılıkları Genel Kurul tarafından karara bağlanır.

Sonuç: Çözüm organı, farklılığın komisyonlar arasında mı yoksa bölümler arasında mı olduğuna göre belirlenir.

### Feragat ile esas inceleme arasındaki fark nedir?

- Davadan feragat edilirse düşme kararı verilir.
- Feragat yoksa esas inceleme sonunda ihlal veya ihlal yokluğu kararı verilir.

Sonuç: Feragat hâlinde hakkın varlığına dair karar verilmez, yalnızca düşme hükmü kurulur.

### Kararlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yeniden yargılama kararını, ihlal kararında açıklanan sonuçlardan bağımsız biçimde kurmak; mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olduğunu gözden kaçırmak.
- Madde metninde yer almayan bir süre veya başvurucunun dava açması zorunluluğu varmış gibi hesaplamak; m.50 bu tür bir süre öngörmemiştir.
- Yerindelik denetimi ile ihlal kararını karıştırmak; Anayasa Mahkemesinin yerine geçerek idari işlem niteliğinde karar vermesi m.50/1 uyarınca mümkün değildir.
- Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığı hallerde dosyayı yine ilgili mahkemeye göndermek; bu hâlde tazminat veya genel mahkemede dava yolu gösterilir.
- Komisyon kararları ile bölüm kararlarının tebliğ ve yayım usulünü birbirine karıştırmak; tebliğ ve yayım zorunluluğu bölüm esas kararlarına ilişkindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yeniden yargılama sonucunda ilgili mahkemenin verdiği hükmün, ihlal kararında açıklanan sonuçları ortadan kaldıracak biçimde kurulduğu görülmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1131 E., 2026/381 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1368 E., 2026/383 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2026/375 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1506 E., 2026/387 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1507 E., 2026/388 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1509 E., 2026/389 K., 17.03.2026)
- Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde, mahkemelerin Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması yolunda davanın zamanaşımından reddine karar verdiği görülmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1131 E., 2026/381 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1368 E., 2026/383 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2026/375 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1506 E., 2026/387 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1507 E., 2026/388 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1509 E., 2026/389 K., 17.03.2026)
- Kesinleşen önceki mahkeme kararının, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı doğrultusunda ortadan kaldırıldığı ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği görülmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1131 E., 2026/381 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1368 E., 2026/383 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2026/375 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1506 E., 2026/387 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1507 E., 2026/388 K., 17.03.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1509 E., 2026/389 K., 17.03.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Bireysel başvuruda ihlali ileri süren başvurucunun, temel hakkının ihlal edildiğini gösterecek belgeleri ve kamu gücü işlemini sunması gerekir; bu yük başvurucuda bulunur. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1131 E., 2026/381 K., 17.03.2026)
- Yeniden yargılama ile giderilebilecek ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığının ispatı, ihlal kararının gerekçesi ve dosya içeriği ile yapılır.
- Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığını ileri süren taraf, bu durumu dosya içeriği ile ortaya koymak zorundadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1368 E., 2026/383 K., 17.03.2026)
- Davadan feragat hâlinde feragat beyanı yazılı olarak dosyaya girmelidir; feragatin geçerliliğine ilişkin itiraz karşı tarafça ileri sürülür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; esas incelemeye geçilebilmesi için bu aşamanın tamamlanmış olması gerekir.
- [6216 sayılı Kanun m.49](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49): Esas incelemesinin Bölümlerce, dosya üzerinden yapılacağını ve bölümlerin inceleme sınırını düzenler; m.50 bu incelemenin sonucunu belirler.
- 6216 sayılı Kanun m.49/6: Bölümlerin bireysel başvuruda inceleme yetkisinin bir temel hakkın ihlali ve giderilmesiyle sınırlı olduğunu söyler; m.50/1'deki yerindelik sınırının dayanağıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.79](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-79): İçtüzük, ihlal kararında yapılması gerekenlerin belirtilmesine ilişkin usulü ayrıntılı düzenler.
- [6216 sayılı Kanun m.81](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-81): Bölüm kararlarının imzası, karşı oy ve tebliğ usulünü düzenleyen İçtüzük hükümleridir.
- [6216 sayılı Kanun m.80](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-80): Düşme kararının İçtüzükte hangi hâllerde verileceğini düzenler; m.50/5'teki feragat hâli bunun bir uygulamasıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.73](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-73): Tedbir kararı ve tedbirin esas karara kadar devamını düzenler; m.50'deki esas karardan önceki aşamaya ilişkindir.
- Anayasa m.148: Bireysel başvuru yetkisinin anayasal dayanağıdır; m.50'deki karar türlerinin üst hukuki çerçevesini oluşturur.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.51 — Başvuru hakkının kötüye kullanılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-51)

6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi, bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanılması hâlinde başvurucu aleyhine hükmedilebilecek disiplin para cezasını düzenler. Madde, bireysel başvuruda bulunan gerçek ve tüzel kişilere uygulanır. Madde, başvurunun reddini ve yargılama giderlerinin hükmünü düzenlemez; bu sonuçlar İçtüzük m.83 ile birlikte okunur. Madde, başvuru süresini (m.50), kabul edilebilirlik incelemesini (m.48) ve eksikliğin giderilmesini (m.50) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır.

### Başvuru hakkının kötüye kullanılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Başvuru hakkının kötüye kullanılması**: Bireysel başvuru yolunun hedefiyle bariz biçimde çelişen ve Mahkemenin başvuruyu yeterince inceleyebilmesini önleyen davranışlardır. Kanun bu kavramı tanımlamaz; ayrıntısı Mahkeme kararlarıyla belirlenmiştir. Kötüye kullanılmanın açık olması gerekir; belirsiz veya tartışmalı durumlar bu kapsama alınmaz.
- **Disiplin para cezası**: Başvurucuya, kötüye kullanma tespit edildiğinde, yargılama giderlerinin dışında hükmedilen idari nitelikteki para yaptırımıdır. Tutarı üst sınırla bağlıdır ve takdir yetkisi Mahkemeye aittir. Yargılama giderleri ile karıştırılmamalıdır.
- **Yargılama giderleri**: Başvuru sürecinde yapılan masrafları ifade eder. Disiplin para cezası bu giderlerden ayrı ve ek bir yaptırımdır, yargılama giderlerinin yerine geçmez.

### Başvuru hakkının kötüye kullanılması: hangi şartlar aranır?

- Başvurucunun bireysel başvuru hakkını kullanırken açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi gerekir.
- Kötüye kullanmanın, başvuru usulünün amacına aykırı bir davranışa dayanması gerekir; örneğin Mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya önemli bilgilerin gizlenmesi bu kapsama girer.
- Kötüye kullanmanın açık olması, yani makul bir şüphenin bulunmaması gerekir.
- Disiplin para cezasının hükmedilmesi için başvurunun ayrıca reddedilmiş olması gerekir; İçtüzük m.83 bu sırayı öngörür.
- Cezanın tutarı, kanunda öngörülen üst sınırı aşmamalıdır.

### Başvuru hakkının kötüye kullanılması: hangi sonuçları doğurur?

- Açık kötüye kullanma tespit edildiğinde başvurucu aleyhine yargılama giderlerinin dışında ayrıca disiplin para cezası hükmedilebilir.
- Disiplin para cezası üst sınırı, madde metninde yazılı olan iki bin Türk Lirasıdır; bu tutar, uygulanan parasal sınır olarak güncel tutara göre belirlenir.
- Kötüye kullanma tespit edilmezse disiplin para cezası hükmedilemez; yalnız başvurunun reddi veya kabul edilebilirlik sonucu doğar.
- Maddenin ifadesi 'hükmedilebilir' olduğundan Mahkeme cezayı takdir eder; zorunlu bir ceza yoktur.
- Ceza tutarı tespit edilen kötüye kullanmanın ağırlığına göre belirlenir ve üst sınırı aşamaz.

### Yargılama giderleri ile disiplin para cezası arasındaki fark nedir?

- Yargılama giderleri, başvuru sürecinin doğal masraflarıdır ve tarafların hukuki durumuna göre hükmedilir.
- Disiplin para cezası, kötüye kullanma kusuruna bağlı ve yaptırım niteliğinde bir ödemedir.

Sonuç: Her iki ödeme birlikte hükmedilebilir; birinin hükmü diğerinin yerine geçmez.

### Açık kötüye kullanma ile makul şüphe içeren başvuru arasındaki fark nedir?

- Açık kötüye kullanma, Mahkemeyi yanıltma veya usulün amacına aykırı açık bir davranışı kapsar.
- Makul şüphe içeren başvuru, hakkın sınırları konusunda yorum farkından doğan veya haklı bir gerekçeye dayanan başvurudur.

Sonuç: Yalnız birinci durumda disiplin para cezası hükmedilebilir; ikinci durumda ceza verilmez.

### Kötüye kullanma tespiti ile eksiklik nedeniyle ret arasındaki fark nedir?

- Kötüye kullanma tespiti, başvurucunun bilinçli ve istismar edici davranışına dayanır.
- Eksiklik nedeniyle ret, usul şartlarına uyulmamasından doğar ve m.50 kapsamında değerlendirilir.

Sonuç: Yalnız kötüye kullanma tespitinde m.51 uygulanır; eksiklik retinde disiplin para cezası hükmedilmez.

### Başvurucu ile temsilci arasındaki fark nedir?

- Başvurucu, başvuruyu bizzat yapan veya yapılmasını isteyen kişidir.
- Temsilci, başvurucu adına hareket eden avukat veya temsilcidir.

Sonuç: Ceza, kötüye kullanmaya fiilen katılan başvurucu aleyhine hükmedilir; temsilcinin davranışının başvurucuya etkisi ayrıca değerlendirilir.

### Başvuru hakkının kötüye kullanılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kötüye kullanma ile eksiklik nedeniyle yapılan reti aynı şey saymak; eksiklik retinde m.51 uygulanmaz.
- Üst sınırı kanundaki iki bin lira tutarıyla sınırlı sanmak; güncel parasal sınır, uygulanan tutar üzerinden hesaplanmalıdır.
- Medeni ve meşru eleştiriyi kötüye kullanma saymak; bu sınırların içinde kalan ifadeler tek başına yaptırım gerektirmez.
- Her reddedilen başvuruya disiplin para cezası vermek; ceza için açık kötüye kullanma tespiti gerekir.
- Disiplin para cezasını yargılama giderleriyle birleştirmek veya birinin yerine ötekini hükmetmek; ikisi ayrı yaptırımlardır.
- Hükmedilebilir ifadesini zorunlu ceza olarak okumak; Mahkeme cezayı takdir eder.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kötüye kullanmanın tespiti için başvurucunun Mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayandığı, önemli bir bilgiyi bildirmediği veya değerlendirmeyi etkileyecek yeni gelişmeleri Mahkemeye bildirmediği durumlar arandığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/27651 E., 18.09.2025; Genel Kurul, 2019/2890 E., 25.10.2023)
- Medeni ve meşru eleştiri sınırları içinde kalan ifadelerin tek başına kötüye kullanma sayılmadığı, ancak hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslubun bireysel başvuru amacıyla bağdaşmadığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2013/1013 E., 02.07.2015; Genel Kurul, 2023/76490 E., 31.07.2025)
- Başvurunun içeriksiz olması ve ihlalin tespiti ile sonuçlarının giderilmesi amacıyla bağdaşmayacak biçimde yapılmasının kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2013/1013 E., 02.07.2015)
- Önemsiz, açıkça dayanaktan yoksun veya Mahkemenin iş yükünü gereksiz yere artıran başvuruların tek başına kötüye kullanma sayılmayacağı, bunun için açık bir istismar gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2017/28373 E., 29.12.2020)
- Mahkemenin cezayı takdir ederken somut olayın ağırlığını ve kötüye kullanmanın niteliğini dikkate aldığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/27651 E., 18.09.2025; Birinci Bölüm, 2021/41034 E., 24.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Kötüye kullanmayı ileri süren ve bu nedenle ceza talep eden tarafın, yani Mahkemenin resen değerlendirmesinde kötüye kullanmanın açıklığını ortaya koyması gerekir; ispat yükü, kötüye kullanmanın varlığını gösteren somut belgelere dayanır. (Genel Kurul, 2020/27651 E., 18.09.2025)
- Mahkemeyi yanıltma iddiası için gerçek olmayan vakıaların başvuru dosyasındaki belgelerle karşılaştırılması ve yanlış belge sunulduğunun gösterilmesi gerekir. (Genel Kurul, 2013/1013 E., 02.07.2015)
- Başvurucunun, değerlendirmeyi etkileyecek yeni gelişmeleri bildirmediği iddiasında, bildirim yükümlülüğünün ve gelişmenin niteliğinin belgelerle ortaya konması gerekir. (Genel Kurul, 2013/1013 E., 02.07.2015)
- Başvurucu, eleştirinin medeni ve meşru sınırlar içinde kaldığını ya da kötüye kullanma iddiasının bu sınırları aştığını gösteren dosya içeriğiyle karşı savunma yapabilir. (Genel Kurul, 2023/76490 E., 31.07.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-48): Kabul edilebilirlik incelemesinin komisyonlarca yapılması ve kabul edilmezlik kararlarının niteliğini düzenler; kötüye kullanma kararı bu inceleme sonucunda verilen ret ile birlikte gündeme gelir.
- [6216 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-50): Başvuru süresini ve eksikliklerin giderilmesi usulünü düzenler; süre ve eksiklik nedeniyle yapılan ret, m.51 kapsamındaki kötüye kullanma yaptırımından ayrıdır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | [m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47) | (5) Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. |
| altı ay | [m.49](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-49) | Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. |

## Konuda geçen kararlar

- 2024/146 E., 2026/50 K., 26.02.2026 (m.43)
- 2025/113 E., 2026/40 K., 12.02.2026 (m.43)
- 2024/229 E., 2026/35 K., 12.02.2026 (m.43)
- 2023/128 E., 2026/36 K., 12.02.2026 (m.43)
- 2025/209 E., 2025/276 K., 25.12.2025 (m.43)
- 2025/189 E., 2025/259 K., 11.12.2025 (m.43)
- 2023/174 E., 2025/224 K., 06.11.2025 (m.44)
- 2011/59 E., 2012/34 K., 01.03.2012 (m.44)
- Büyük Genel Kurulu, 2017/1 E., 2017/9 K., 08.12.2017 (m.47)
- Birinci Bölüm, 2021/41034 E., 24.12.2025 (m.51)
- Genel Kurul, 2021/65748 E., 18.09.2025 (m.48)
- Genel Kurul, 2022/52566 E., 18.09.2025 (m.48)
- Genel Kurul, 2021/15533 E., 18.09.2025 (m.48)
- Genel Kurul, 2020/27651 E., 18.09.2025 (m.51)
- Genel Kurul, 2022/35870 E., 31.07.2025 (m.47)
- Genel Kurul, 2023/76490 E., 31.07.2025 (m.49, m.51)
- Genel Kurul, 2019/15717 E., 31.01.2024 (m.46)
- Genel Kurul, 2020/34420 E., 31.01.2024 (m.47)
- Genel Kurul, 2019/2890 E., 25.10.2023 (m.51)
- Genel Kurul, 2023/18536 E., 25.07.2023 (m.48)
- Genel Kurul, 2019/13338 E., 08.03.2023 (m.47, m.49)
- Genel Kurul, 2017/36186 E., 28.12.2022 (m.46)
- Genel Kurul, 2018/26955 E., 14.12.2022 (m.46)
- Genel Kurul, 2018/1878 E., 27.10.2022 (m.45)
- Genel Kurul, 2021/58970 E., 05.07.2022 (m.45)
- Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022 (m.47)
- Genel Kurul, 2019/2333 E., 01.07.2021 (m.49)
- Genel Kurul, 2018/23111 E., 01.07.2021 (m.49)
- Genel Kurul, 2016/12900 E., 21.01.2021 (m.48)
- Genel Kurul, 2020/32949 E., 21.01.2021 (m.49)
- Genel Kurul, 2017/28373 E., 29.12.2020 (m.51)
- Genel Kurul, 2014/6100 E., 20.06.2019 (m.45)
- Genel Kurul, 2018/3007 E., 15.03.2018 (m.49)
- Genel Kurul, 2014/2293 E., 01.12.2016 (m.48)
- Genel Kurul, 2013/4690 E., 25.02.2016 (m.47)
- Genel Kurul, 2013/1631 E., 17.12.2015 (m.45, m.46)
- Genel Kurul, 2014/8843 E., 10.12.2015 (m.45, m.46)
- Genel Kurul, 2013/3228 E., 10.12.2015 (m.46)
- Genel Kurul, 2015/8818 E., 14.07.2015 (m.45)
- Genel Kurul, 2013/1013 E., 02.07.2015 (m.51)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1131 E., 2026/381 K., 17.03.2026 (m.50)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1368 E., 2026/383 K., 17.03.2026 (m.50)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/760 E., 2026/375 K., 17.03.2026 (m.50)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1506 E., 2026/387 K., 17.03.2026 (m.50)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1507 E., 2026/388 K., 17.03.2026 (m.50)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1509 E., 2026/389 K., 17.03.2026 (m.50)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/iptal-ve-itiraz-davalarina-iliskin-ortak-hukumler-bireysel-basvuru
