---
title: "Yargılamaya ilişkin diğer hususlar ve kararlar — Anayasa Hukuku konu anlatımı"
course: "Anayasa Hukuku"
law: "Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"
articles: "Anayasa Mahkemesi Kanunu m.59–67"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/yargilamaya-iliskin-diger-hususlar-ve-kararlar"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Yargılamaya ilişkin diğer hususlar ve kararlar

Anayasa Hukuku › Anayasa Mahkemesi Kanunu › İnceleme ve yargılama usulleri — [Anayasa Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku)

## Kısaca

Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin hangi dava ve işlere bakamayacağını, yani yargısal tarafsızlık bakımından katılma yasağını düzenler. Anayasa Mahkemesi Kanunu m.60, Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin tarafsız hareket edemeyecekleri kanısını haklı kılan hâllerin varlığı iddiasıyla reddedilmesini; ret talebinin şekil koşullarını, ret talebinin şahsi olmasını, ret talebi hakkında kararı veren kurulun oluşumunu ve kötü niyetli ret talebine uygulanacak disiplin para cezasını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.59–67 hükümlerini kapsar: dava ve işlere katılmaya engel durumlar, başkan ve üyelerin reddi, çekinme, bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler, araç, gereç ve personelden yararlanma, harç istisnası, oylama şekli ve karar nisabı, mahkeme kararları, yargılamanın yenilenmesi.

- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.59 — Dava ve işlere katılmaya engel durumlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-59)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.60 — Başkan ve üyelerin reddi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-60)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.61 — Çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-61)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.62 — Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-62)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.63 — Araç, gereç ve personelden yararlanma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-63)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.64 — Harç istisnası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-64)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.65 — Oylama şekli ve karar nisabı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-65)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.66 — Mahkeme kararları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-66)
- [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.67 — Yargılamanın yenilenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-67)

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.59 — Dava ve işlere katılmaya engel durumlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-59)

Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin hangi dava ve işlere bakamayacağını, yani yargısal tarafsızlık bakımından katılma yasağını düzenler. Kendi davası ve işleri, eşinin ve belirli derecedeki kan ve kayın hısımlarının davaları, dava ve iş sahiplerinin vekil, vasi veya kayyım sıfatıyla hareket ettiği işler, daha önce hâkim, savcı, hakem, tanık veya bilirkişi olarak ya da istişari görüş bildirerek dahil olduğu işler bu kapsamdadır. Madde yalnızca Anayasa Mahkemesi üyelerine uygulanır; üyelerin reddi usulü (m.60), kuruluş ve yargılama usulü ile disiplin işleri bu maddede düzenlenmez. Reddi usulü ve sonucu 60. maddede, hâkimlerin çekilme ve reddi ise ayrı kanun hükümlerinde yer alır. Bireysel başvuruda kabul edilebilirlik ve komisyon incelemesi de bu maddenin konusu değildir.

### Dava ve işlere katılmaya engel durumlar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Katılma yasağı (bakamama)**: Başkan ve üyelerin belirtilen dava ve işlerde görev yapmasının kanun gereği engellenmesidir. Hâkimin tarafsızlığı konusunda bir şüphe bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, madde sayılan hallerde yasak kendiliğinden doğar.
- **Civar hısımlığı**: Evlilik bağıyla oluşan akrabalıktır. Madde bakımından, evlilik bağı kalksa bile üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dâhil) akrabalık yönünden civar hısımlar kapsama girer.
- **Kan hısımlığı (üstsoy ve altsoy)**: Kan bağıyla birbirine bağlı kişilerdir. Madde, eşin de dâhil olduğu bu ilişkilerde dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dâhil) kan yönünden üstsoy ve altsoyu yasak kapsamına alır; evlilik bağı kalksa da yasak sürer.
- **Evlatlık bağı**: Evlat edinme ile kurulan ve madde bakımından, aralarında bu bağ bulunan kimselerin dava ve işlerini yasak kapsamına sokan ilişkidir.
- **İstişari görüş**: Dava veya işle ilgili olarak önceden düşünce bildirilmesidir. Bu görüşü bildirmiş üye, sonradan aynı işte yargısal karar veremez.

### Dava ve işlere katılmaya engel durumlar: hangi şartlar aranır?

- Başkan veya üyenin, dava veya işin kendisine ait olması ya da doğrudan kendisini ilgilendirmesi halinde, o dava ve işe bakmaması gerekir.
- Başkan veya üyenin eşinin, kan ya da akrabalık yönünden üstsoy ve altsoyunun dava ve işlerine bakmaması gerekir; kan yönünden dördüncü derece dâhil, akrabalığı doğuran evlilik bağı kalkmış olsa bile akrabalık yönünden üçüncü derece dâhil civar hısımların dava ve işleri de aynı şekilde kapsamdadır.
- Aralarında evlatlık bağı bulunan kimselerin dava ve işlerine bakılmaması gerekir.
- Başkan veya üye, dava ve iş sahibinin vekili, vasisi veya kayyımı sıfatıyla hareket ettiği dava ve işlere bakmamalıdır.
- Başkan veya üye, aynı dava veya işte hâkim, savcı veya hakem sıfatıyla bakmış ya da tanık veya bilirkişi olarak beyanda bulunmuş ise o dava ve işe bakmamalıdır.
- Başkan veya üye, aynı dava veya işte istişari görüş ve düşüncesini ifade etmiş ise o dava ve işe bakmamalıdır.

### Dava ve işlere katılmaya engel durumlar: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan hallerden biri varsa Başkan veya üye o dava ve işe bakamaz; yasak kendiliğinden doğar.
- Evlilik bağı kalkmış olsa bile eşinin kan yönündeki üstsoy ve altsoyuna ilişkin yasak sürer.
- Evlilik bağı kalkmış olsa bile akrabalığı doğuran evlilik yoluyla civar hısımlık, üçüncü derecede yasak doğurmaya devam eder.
- Yasak kapsamındaki bir üyenin katılımıyla verilen karar, kendi başına yasağın ihlali anlamına gelir.
- Yasak doğurmayan haller, örneğin sayılanların dışındaki akrabalar veya taraf olmayan yakınlar, bu maddeye göre üyeyi dava ve işten uzaklaştırmaz; bu durumlarda reddi usulü (m.60) söz konusu olabilir.

### Kendi davası ile eşinin ve hısımlarının davası arasındaki fark nedir?

- Üyenin kendi davası ya da doğrudan kendisini ilgilendiren iş, madde (a) bendi kapsamındadır.
- Eşinin, kan ve akrabalık yönünden üstsoy ve altsoyunun, civar hısımlarının veya evlatlık bağı bulunanların dava ve işleri ise (b) bendi kapsamındadır ve derece sınırları vardır.

Sonuç: Her iki halde de yasak doğar; ancak (b) bendinde kan yönünden dördüncü, akrabalık yönünden üçüncü derece sınırı aranır ve evlilik bağının kalkmış olması hısımlığı ortadan kaldırmaz.

### Kan hısımlığı ile evlilik yoluyla hısımlık arasındaki fark nedir?

- Kan yönündeki hısımlıkta derece sınırı dördüncü derecedir ve eşin üstsoy ve altsoyu bakımından uygulanır.
- Akrabalığı doğuran evlilik bağına dayanan civar hısımlıkta sınır üçüncü derecedir.

Sonuç: Evlilik bağı kalksa bile kan yönündeki hısımlık dördüncü dereceye kadar, civar hısımlık üçüncü dereceye kadar yasak doğurur.

### Vekil, vasi, kayyım sıfatıyla hareket ile bizzat ilgili taraf arasındaki fark nedir?

- Dava ve iş sahibinin vekili, vasisi veya kayyımı olarak hareket eden üye (c) bendi kapsamındadır.
- Dava ve işin kendisine ait olan ya da kendisini ilgilendiren üye (a) bendi kapsamındadır.

Sonuç: Her iki durumda da üye o dava ve işe bakamaz; ayrım, yasağın hangi sıfatla doğduğunu belirlemeye yarar.

### Önceki yargısal görev ile önceki beyan veya görüş arasındaki fark nedir?

- Aynı işte hâkim, savcı veya hakem olarak bakmış ya da tanık, bilirkişi olarak beyanda bulunmuş üye (ç) bendi kapsamındadır.
- Aynı işte istişari görüş ve düşüncesini ifade etmiş üye (d) bendi kapsamındadır.

Sonuç: Her ikisinde de üye, sonraki incelemede o işe bakamaz; ancak (ç) bendi bakma ve beyan, (d) bendi görüş bildirme eylemine dayanır.

### Dava ve işlere katılmaya engel durumlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Evlilik bağı kalktığında hısımlığın tamamen sona erdiğini varsaymak; kan yönündeki hısımlık ve eşin üstsoy ile altsoyu evlilik bağı kalksa bile yasak doğurmaya devam eder.
- Kan yönündeki dördüncü derece sınırını civar hısımlığa da uygulamak; civar hısımlık üçüncü dereceyle sınırlıdır.
- Civar hısımlık sınırının dördüncü derece olarak hesaplanması; madde metnine göre bu sınır üçüncü derecedir.
- Sayılan hısımlar dışındaki akrabaları yasak kapsamında saymak; bu hallerde yasak doğmaz, reddi usulü (m.60) değerlendirilir.
- Önceki görüşün veya beyanın aynı dava ve işe ilişkin olup olmadığını kontrol etmemek; yasak yalnızca aynı dava ve işle sınırlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Üyenin yasak kapsamına giren bir dava veya işte katılmasına ilişkin itirazlar, bu maddedeki sayılan hallerin ilgili üyenin derece ve sıfat bakımından gerçekten bulunup bulunmadığına göre değerlendirilmektedir. (2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013; 2011/145 E., 2013/70 K., 06.06.2013; 2011/142 E., 2013/52 K., 03.04.2013; 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013; 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013)
- Anayasa Mahkemesi Başkanı hakkında yapılan reddi taleplerinde 59. ve 60. maddeler birlikte uygulanmış; ret kararı Genel Kurulca verilmiştir. (2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013; 2011/145 E., 2013/70 K., 06.06.2013; 2011/142 E., 2013/52 K., 03.04.2013; 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013; 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013)
- Reddi talebi üzerine verilen kararlarda ret konusu kişinin katılmadığı görüşülmüş ve kesin karar ile sonuçlanmıştır. (2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013; 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013; 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- Katılma yasağını ileri süren taraf, üyenin sayılan hallerden birinde bulunduğunu ispatlamalıdır; hısımlık ve derece ilişkisi nüfus kayıtları ve aile bağlantısını gösteren belgelerle ortaya konulur.
- Vekil, vasi veya kayyım sıfatı, vekâlet belgesi, vasilik veya kayyımlık kararı ile kanıtlanır.
- Önceki hâkim, savcı, hakem, tanık, bilirkişi veya istişari görüş sıfatı, aynı işe ait dosya kayıtları ve görüş belgeleri ile ispat edilir.
- Yasak kapsamına girdiğini savunan üye veya ona karşı ileri sürülen iddianın ispat yükü, iddiayı öne süren tarafa aittir; üye yalnızca kendi bildirdiği bilgilerle yetinemez.
- Üyenin ilişkinin varlığını inkâr etmesi halinde, kayıtlar ve belgelerle yapılan inceleme belirleyicidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.60](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-60): Maddede sayılan yasak haller dışında, tarafsızlığı etkileyecek bir durum ileri sürüldüğünde başkan ve üyenin reddi usulünü düzenler. Bu madde yasağın kendiliğinden doğduğu hallerle, reddin talep üzerine değerlendirildiği hallerin ayrımını yapmak için gereklidir.
- [6216 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-44): Anayasa Mahkemesi görüşmelerinin gizli olduğunu belirtir; üyenin katılma yasağı görüşmelerin gizliliğiyle birlikte değerlendirilir.
- 6216 sayılı Kanun m.65/3: Oylamaya en kıdemsiz üyeden başlanmasını düzenler; yasak kapsamındaki bir üye oylamaya katılamayacağından bu sıralama ancak yasağın bulunmadığı üyeler için geçerlidir.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.60 — Başkan ve üyelerin reddi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-60)

Madde, Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin tarafsız hareket edemeyecekleri kanısını haklı kılan hâllerin varlığı iddiasıyla reddedilmesini; ret talebinin şekil koşullarını, ret talebinin şahsi olmasını, ret talebi hakkında kararı veren kurulun oluşumunu ve kötü niyetli ret talebine uygulanacak disiplin para cezasını düzenler. Madde, reddin dayanağı olan somut hâlleri (ret sebeplerini) saymaz; bu hâller Anayasa Mahkemesi kanununun ilgili hükümlerinde ve Hâkimler ve Savcılar Kanunu gibi genel mevzuatta aranır. Madde, Anayasa Mahkemesi üyeliğinin sona ermesini (m.11) düzenlemez. Madde, bireysel başvuruda yenileme ve inceleme usulünü (m.50 ve devamı) düzenlemez. Mahkeme dışındaki yargı mercilerinde hâkimin reddi ise bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Başkan ve üyelerin reddi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Red**: Başkan veya üyenin, tarafsız hareket edemeyeceği kanısını haklı kılan bir hâlin varlığı iddiasıyla, belirli bir kişiye yönelik olarak sürülen itiraz talebidir. Talep, ilgili üyenin kendiliğinden çekilmesinin yerini almaz; üyenin reddi üzerine ayrı bir karar verilir.
- **Red sebebi**: Üyenin tarafsızlığından şüphe ettirecek, somut ve ret dilekçesinde açıkça gösterilmesi gereken olgudur. Salt genel bir güvensizlik duygusu ya da üyenin kararına itiraz niteliğindeki gerekçeler bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Şahsi ret**: Reddin, adı geçen belirli bir üyeye yönelik olması ilkesidir. Genel Kurul veya bölümlerin toplanmasını engelleyecek sayıda üyenin topluca reddi talebi dinlenmez.
- **Disiplin para cezası**: Ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde talepte bulunanlar aleyhine Mahkemece verilen para cezasıdır. Bu ceza, kanunda belirtilen alt ve üst sınır arasında verilir ve seçenek yaptırıma çevrilemez.
- **Derhâl infaz**: Disiplin para cezasının verildiği anda kesin olması ve hemen yerine getirilmesi gereken niteliğidir. Bu cezaya karşı olağan kanun yoluna başvurulabileceği madde metninde yer almaz.

### Başkan ve üyelerin reddi: hangi şartlar aranır?

- Reddin, Anayasa Mahkemesi başkan veya üyesinin tarafsız hareket edemeyeceği kanısını haklı kılan bir hâlin varlığı iddiasına dayanması gerekir.
- Ret dilekçesinde ret sebeplerinin açıkça gösterilmesi gerekir.
- Ret dilekçesinde delillerin birlikte bildirilmesi gerekir; yemin delil teşkil etmez.
- Ret talebi belirli bir üyeye yönelik olmalıdır; Genel Kurul veya bölümlerin toplanmasına engel olacak sayıda üyenin reddi talepleri dinlenmez.
- Ret talebi hakkında, reddedilen üye katılmaksızın Genel Kurul veya ilgili bölüm kesin karar verir.
- Şekil koşullarını taşımayan ret dilekçesi reddolunur.

### Başkan ve üyelerin reddi: hangi sonuçları doğurur?

- Ret talebi haklı kılan bir sebeple yapılmış ve esas yönünden incelenmişse, Genel Kurul veya bölüm reddedilen üye katılmaksızın kesin karar verir.
- Ret talebi şekil koşullarını taşımıyorsa reddolunur.
- Ret talebi kötü niyetle yapılmış ve esas yönünden kabul edilmemişse, talepte bulunanların her birine Mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası verilir.
- Disiplin para cezası, bireysel başvuru hakkını veya ret talebini açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine verilir; verildiği anda kesin ve derhâl infaz edilecek niteliktedir.
- Disiplin para cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve adli sicil kayıtlarında yer almaz.
- Disiplin para cezası 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
- Yemin delil olarak kabul edilmez; dolayısıyla reddin dayanağı yalnızca yemine bağlanamaz.

### Şahsi ret ile toplu ret arasındaki fark nedir?

- Belirli bir üyeye yöneltilen, somut sebeplere dayanan ret talebi kabul edilebilir ve incelenir.
- Genel Kurul veya bölümlerin toplanmasına engel olacak sayıda üyenin topluca reddi talebi, kişiye yönelik olmadığından baştan dinlenmez.

Sonuç: Toplu ret talebi, tek tek üyeler hakkında ileri sürülmüş olsa bile mahkemenin toplanmasını engelleyecek sayıdaysa işleme alınmaz.

### Esas yönünden kabul ile kabul edilmeme ve kötü niyet arasındaki fark nedir?

- Ret talebi esas yönünden kabul edilirse üye hakkında yeniden bir disiplin değerlendirmesi yapılmaz.
- Ret talebinin kötü niyetle yapıldığı anlaşılır ve esas yönünden kabul edilmezse talepte bulunanlar hakkında disiplin para cezası verilir.

Sonuç: Disiplin para cezası yalnızca kötü niyet ile esas yönünden reddin birlikte bulunduğu hâlde söz konusu olur; salt reddin kabul edilmemesi tek başına yaptırım doğurmaz.

### Ret talebi kararı ile ret dilekçesinin şekil yönünden reddi arasındaki fark nedir?

- Şekil koşullarını (sebeplerin açıkça gösterilmesi, delillerin birlikte bildirilmesi) taşıyan dilekçe esasa ilişkin incelemeye girer.
- Şekil koşullarını taşımayan dilekçe esasa girilmeden reddolunur.

Sonuç: Şekil eksikliği bulunan dilekçede, delillerin tartışılmasına geçilmeden doğrudan red kararı verilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi başkan veya üyesinin reddi taleplerinde, ret dayanağı olarak gösterilen sebeplerin tarafsızlık kuşkusunu haklı kılıp kılmadığı somut olarak incelenmekte ve reddedilen üyenin katılmadığı oturumda karar verilmektedir. (2011/145 E., 2013/70 K., 06.06.2013; 2011/142 E., 2013/52 K., 03.04.2013; 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013; 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013; 2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013)
- Uygulamada aynı başkana yönelik birden fazla benzer ret talebinde, Mahkeme her talebi ayrı ayrı değerlendirmiş ve sonuçlarını ayrı kararlarda bildirmiştir. (2011/145 E., 2013/70 K., 06.06.2013; 2011/142 E., 2013/52 K., 03.04.2013; 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013; 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013; 2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013)
- Ret talebinin kötü niyetle yapıldığı anlaşılmadıkça disiplin para cezası uygulanmadığı görülmektedir; cezanın uygulanması için hem kötü niyet hem de esas yönünden kabul edilmemiş olma koşulu birlikte aranmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Ret talebinde bulunan taraf, reddin dayanağı olan tarafsızlık kuşkusu sebeplerini açıkça göstermek ve bu sebeplere ilişkin delilleri dilekçeyle birlikte bildirmekle yükümlüdür.
- Yemin delil teşkil etmediğinden, ret sebebinin ispatı için yalnızca yemine dayanılması yeterli değildir; belge veya diğer somut delillerle ispat gerekir.
- Disiplin para cezası için kötü niyetin varlığı, mahkeme tarafından ortaya konulan somut olgularla ortaya konulmalıdır; bu konuda karşı tarafın savunmasının ayrıca ispatı gerekmez, ancak talepte bulunanın açıklamaları dikkate alınır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.59](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-59): Hâkim ve üyenin kendiliğinden davadan çekilmesini gerektiren, yasaklılık hâllerini sayar. Ret talebi bu yasaklılık hâllerinin dışında kalan tarafsızlık kuşkusu sebeplerini kapsar ve bu iki kurum birlikte okunur.
- [6216 sayılı Kanun m.11](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-11): Üyeliğin sona ermesi ve boşalmayı düzenler. Bu madde ret sürecinin sonucunda üyeliğin sona ermesi hâllerini belirlemez; ancak reddin sonucu ile üyelik sona erme hâlleri ayrı kurumlardır.
- [6216 sayılı Kanun m.61](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-61): Ret talebine ilişkin usulü tamamlayan ve bu maddenin kapsamı dışında kalan yönleri düzenleyen madde olarak, ilgili usulü takip eder.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.61 — Çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-61)

6216 sayılı Kanun'un 61. maddesi, Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin 59. ve 60. maddelerde sayılan sebeplerle davaya veya işe bakmaktan çekinmeleri hâlinde izlenecek usulü düzenler. Çekinme talebinin Genel Kurulda karara bağlanması, çekinen üyenin bu kararın oluşumuna katılması ve oylamadan çekilmesi maddenin kapsamındadır. Madde, çekinme sebeplerinin kendisini (m.59), üyelerin reddi usulünü (m.60), üyelik sona erme hâllerini (m.11), üyelerin yükümlülüklerini (m.15) ve soruşturma usulünü (m.16) düzenlemez. Çekinme talebinin toplanma nisabını etkilemesi ve Genel Kurulun karar yeter sayısı gibi konular da bu maddede yazılı değildir; bunlar Kanun'un ve İçtüzüğün ilgili hükümlerinde aranmalıdır.

### Çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Çekinme**: Başkan veya üyenin, kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak kendiliğinden davaya veya işe bakmaktan kaçınmasıdır. Çekinme, karşı tarafın talebine bağlı olmayan bir bildirimdir ve bu yönüyle reddten ayrılır.
- **Red**: Tarafların, başkan veya üyenin tarafsız hareket edemeyeceği kanısını haklı kılan hâllerin varlığını ileri sürerek talepte bulunmasıdır. Red talebi ilgili üyenin kendi isteğine bağlı değildir ve m.60 kapsamında ayrı bir usule tabidir.
- **Genel Kurul kesin kararı**: Çekinme talebi hakkında Genel Kurulun verdiği ve başka bir merciin incelemesine konu olmayan karardır. Madde metni bu kararın kesin olduğunu açıkça belirtir.
- **Oylamaya katılmama**: Çekinme talebinde bulunan üyenin Genel Kurul kararının oluşumuna katılmasına izin verilmekle birlikte oy kullanmamasıdır. Üye toplantıda bulunabilir, ancak oylamaya katılamaz.

### Çekinme: hangi şartlar aranır?

- Başkan veya üyenin, 59. maddede sayılan davaya veya işe bakmayı yasaklayan bir sebebin bulunduğunu tespit etmesi gerekir.
- Başkan veya üyenin, 60. maddede yazılı tarafsızlığı şüpheye düşüren hâllerden birine dayanarak çekinme talebinde bulunması mümkündür.
- Çekinme talebi Genel Kurula sunulmalı ve Genel Kurul bu talebi çekinme talebinde bulunan üyenin de iştirakiyle karara bağlamalıdır.
- Çekinme talebinde bulunan üye oylamaya katılmamalıdır.
- Genel Kurul, çekinme talebi hakkında kesin karar vermelidir; bu karara karşı ayrı bir kanun yolu öngörülmemiştir.

### Çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- Çekinme talebi Genel Kurulda kesin karara bağlanır ve bu karara karşı ayrı bir kanun yolu öngörülmemiştir.
- Çekinme talebinde bulunan üye oylamaya katılamaz ve oy kullanması hâlinde bu oy karar oluşumunda dikkate alınmamalıdır.
- Çekinme talebi kabul edilirse ilgili başkan veya üye davaya ya da işe bakmaktan uzaklaşır ve yerine başka bir üye görevlendirilmez; davaya bakma görevi Genel Kurulun kararıyla yerine getirilir.
- Çekinme talebi reddedilirse ilgili başkan veya üye davaya bakmaya devam eder.
- Madde metninde toplanma nisabına ilişkin bir düzenleme yer almadığından, çekinme sonucu nisabın kalmaması hâlinde bu maddeye dayanılarak karar verilemez.

### Çekinme ile red arasındaki fark nedir?

- Çekinmede başkan veya üye, kendi kararıyla davadan kaçınmak için talepte bulunur. Bu talep kendi bildirimidir.
- Redde taraflar, üyenin tarafsız olmadığını ileri sürerek talepte bulunur ve kararı m.60 uyarınca Genel Kurul verir.

Sonuç: Çekinmede m.61 uygulanır ve karar çekinen üyenin katılımıyla Genel Kurulca verilir; redde ise m.60 uygulanır ve red konusunda üye oylamaya katılmadan karar verilir. Her iki hâlde de oy kullanamayan üye, karar sürecinde ayrı bir konumda yer alır.

### Çekinen üyenin toplantıda bulunması ile oylamaya katılması arasındaki fark nedir?

- Çekinen üye Genel Kurul toplantısına iştirak eder ve çekinme talebi hakkında görüşülmesine katılır.
- Çekinen üye oylamaya katılamaz; oy kullanması bu maddeyle açıkça yasaklanmıştır.

Sonuç: Üyenin toplantıdaki varlığı ile oy kullanma yetkisi ayrıdır; kararın oylanması sırasında çekinen üyenin oyu sayılmaz.

### Çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Çekinme talebinde bulunan üyenin oylamaya katılmasına izin vermek; madde metni bunu açıkça yasaklar.
- Çekinmeyi redle karıştırmak ve red usulünü (m.60) çekinme talebine uygulamak.
- Çekinme talebinin kabulü hâlinde yerine başka bir üyenin kendiliğinden görevlendirileceğini varsaymak; madde böyle bir görevlendirme öngörmemiştir.
- Genel Kurulun kesin kararına karşı ayrı bir itiraz yolu olduğunu varsaymak.
- Toplanma nisabının korunması hakkında bu maddeye dayanarak karar vermek; madde nisaba ilişkin hüküm içermez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek Mahkeme nitelikli yorumda, çekinme ve red usullerinin birbirinden ayrılması gerektiğini ve çekinmenin yerinde görülmesi hâlinde ilgili hâkimin davaya bakmasının yasak olduğunu kabul etmektedir. (İkinci Bölüm, 2016/2602 E., 02.05.2023)
- Hukuk yargılamasında hâkimin çekinmesinin, kendi kendini reddetmesinden farklı olduğu ve bu ayrımın usul sonucunu değiştirdiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Çekinme talebinde bulunan başkan veya üye, 59. maddede sayılan yasaklılık sebebinin ya da 60. maddedeki tarafsızlık şüphesi sebebinin varlığını gerekçesiyle açıklamak zorundadır.
- Çekinme sebebinin varlığı, dava veya iş dosyasındaki belgelerle ve Genel Kurulun incelemesiyle ortaya konur; belgesiz soyut iddialar yeterli kabul edilmez.
- Çekinme talebinin Genel Kurulda karara bağlanması için iştirak ve oylama tutanakları ile talebin gerekçesi kayıt altına alınmalıdır.
- Çekinen üyenin oylamaya katılmadığını ispat yükü karar tutanağında yer alan kayıtlarla ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6216 m.59: Çekinmenin dayanabileceği yasaklılık sebeplerini sayar; m.61 bu sebeplerin varlığı hâlinde çekinme usulünü açıklar.
- 6216 m.60: Tarafsızlığı şüpheye düşüren sebeplerle yapılan çekinme ve red arasındaki usul bağlantısını kurar; m.61 aynı Genel Kurul oylama ilkesini paylaşır.
- 6216 m.15: Başkan ve üyelerin oylamalarda çekimser oy kullanamayacaklarını düzenler; m.61 çekinen üyenin oylamaya katılamamasının kanuni dayanağını oluşturur.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.62 — Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-62)

6216 sayılı Kanun'un 62. maddesi, Anayasa Mahkemesinin görevlerini yerine getirirken bilgi ve belge isteme, kamu kurum ve kişileriyle yazışma, belge incelemesi, ilgilileri ve temsilci çağırma yetkilerini ve bu taleplerin yerine getirilmemesinin sonucunu düzenler. Madde ayrıca Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin Mahkemeye karşı gizli tutulamayacağını, tanıklık ve sözlü açıklamada Devlet sırrının nasıl korunacağını ve bu hükmün bilirkişilere de uygulanacağını düzenler. Maddenin uygulanması Mahkemenin kendi görevleri bakımından yapılan yazışma ve incelemelerle sınırlıdır; Mahkeme üyelerinin yükümlülükleri ve reddi (m.15 ve m.60 kapsamındaki konular) bu maddede düzenlenmez. Yenileme ve incelemenin ayrıntılı usulü (m.47 ve İçtüzük hükümleri) ile Devlet sırrı kavramının ceza yargılamasındaki karşılığı (CMK m.47) bu maddenin kapsamı dışında kalır.

### Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Devlet sırrı**: Açıklanması Devletin dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine zarar verebilecek, anayasal düzen ve dış ilişkilerde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgilerdir. Madde metni bu nitelemeyi üçüncü fıkrada yapar; nitelemenin kime ve hangi usulle yapıldığı maddede ayrıca gösterilmemiştir.
- **Doğrudan soruşturma**: Mahkemenin taleplerini belirtilen süre içinde yerine getirmeyenler hakkında genel hükümlere göre başlattığı soruşturmadır. Mahkemenin bu yetkiyi kullanması için talebin süre içinde yerine getirilmemiş olması gerekir.
- **Yerinde inceleme**: Mahkemenin gerekli gördüğü belge, kayıt ve işlemleri ilgili kurumda incelemesidir. Madde bu yetkiyi genel olarak tanır; Devlet sırrı nitelikli belgeler bakımından ayrı bir sınır getirmez.
- **Gizli tanıklık**: Tanıklık konusu bilginin Devlet sırrı niteliği taşıması halinde tanığın stenograf ve zabıt kâtibi olmaksızın dinlenmesidir. Tutanağa yalnızca bakılmakta olan davanın esasına etkili olan hususlar geçirilir.
- **Sözlü açıklama**: Mahkemeye bilgi vermek üzere çağrılan kişinin tutanağa geçirilmeksizin yaptığı beyandır. Üçüncü fıkradaki hükümler bu beyana da uygulanır.

### Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler: hangi şartlar aranır?

- Mahkemenin kendisine verilen bir görev kapsamında hareket etmiş olması gerekir; yetki ancak görevin yerine getirilmesi sırasında kullanılabilir.
- Talep, yasama, yürütme, yargı organlarına, kamu idarelerine, kamu görevlilerine, bankalara veya diğer gerçek ve tüzel kişilere yöneltilmelidir.
- Talepte belirtilen süre içinde yerine getirilmeyen talep için genel hükümlere göre doğrudan soruşturma yapılabilmesi açısından talebin yazılı ve süreli olarak iletilmiş olması gerekir.
- Bakmakla görevli olunan dava ve işlere ilişkin bilgi, Devlet sırrı gerekçesiyle Mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
- Tanıklık konusu bilgi Devlet sırrı niteliğinde ise tanık, stenograf ve zabıt kâtibi bulunmaksızın dinlenmelidir.
- Devlet sırrı niteliğindeki tanıklık açıklamalarından tutanağa yalnızca bakılmakta olan davanın esasına etkili olan hususlar geçirilmelidir.
- Sözlü açıklama veren kişiler ve bilirkişiler bakımından aynı hükümlerin uygulanması için bu kişilerin sözlü açıklama veya bilirkişilik yapmış olması gerekir.

### Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkemenin taleplerini belirtilen süre içinde yerine getirmeyenler hakkında genel hükümlere göre doğrudan soruşturma yapılır.
- Bakmakla görevli olunan dava ve işlerle ilgili bilgiler Devlet sırrı gerekçesiyle Mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
- Tanıklık konusu bilgi Devlet sırrı niteliğinde ise tanık Mahkeme tarafından stenograf ve zabıt kâtibi olmaksızın dinlenir.
- Tanık açıklamalarından yalnızca bakılmakta olan davanın esasına etkili olan hususlar tutanağa geçirilir.
- Dördüncü fıkraya göre bu hükümler sözlü açıklamaya başvurulan kişiler ve bilirkişiler bakımından da uygulanır.
- Bilgi Devlet sırrı niteliğinde değilse, yani üçüncü fıkradaki ölçütü karşılamıyorsa, bu özel usul uygulanmaz.

### Bilgi isteme ile devlet sırrı gerekçesiyle gizleme arasındaki fark nedir?

- Mahkemenin bakmakla görevli olduğu dava ve işlere ilişkin bilgi istemesi, kamu makamlarının bilgiyi Devlet sırrı gerekçesiyle Mahkemeye karşı gizlemesi.
- Bilgi ve belgenin Devlet sırrı niteliği taşıması ancak Mahkemenin bakmakla görevli olduğu dava ve işlerle ilgili olmaması.

Sonuç: Mahkemeye bakmakla görevli olduğu dava ve işlere ilişkin bilgi Devlet sırrı gerekçesiyle gizli tutulamaz; ikinci fıkra bu alanda mutlak bir sınır koyar.

### Tanıklık ile sözlü açıklama ve bilirkişi arasındaki fark nedir?

- Tanıklık konusu bilginin Devlet sırrı olması hali; tanık stenograf ve zabıt kâtibi olmadan dinlenir.
- Sözlü açıklama veren ve bilirkişi olarak beyanda bulunan kişiler.

Sonuç: Dördüncü fıkraya göre üçüncü fıkra hükümleri bilirkişilere ve sözlü açıklamaya da uygulanır; yani bu kişiler de aynı usulle dinlenir.

### Tutanağa geçen ve geçmeyen bilgi: fark nedir?

- Devlet sırrı niteliğindeki tanık açıklamalarından bakılmakta olan davanın esasına etkili olan hususlar.
- Esasa etkili olmayan ve Devlet sırrı niteliği taşıyan diğer açıklamalar.

Sonuç: Yalnızca esasa etkili olanlar tutanağa yazılır; diğerleri tutanakta yer almaz.

### Bilgi isteme yetkisi ile genel usul ve Devlet sırrı arasındaki fark nedir?

- Mahkemenin doğrudan yazışma, belge inceleme ve bilgi isteme yetkisi, birinci fıkra kapsamında genel olarak tanınmış yetkidir.
- Devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler için ikinci ve üçüncü fıkradaki özel usuller.

Sonuç: Birinci fıkra yetkisi Devlet sırrı iddiası karşısında da kullanılabilir; ancak ikinci fıkra gereği bu gerekçe bilgiyi Mahkemeye karşı gizleyemez.

### Bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Devlet sırrı iddiasını, Mahkemenin bakmakla görevli olduğu dava ve işlerle ilgili bilgi bakımından da kabul edilebilir saymak; ikinci fıkra bu bilgiyi Mahkemeye karşı mutlak olarak korumaktadır.
- Üçüncü fıkradaki gizli dinleme usulünü her gizlilik iddiası için uygulamak; usul yalnızca Devlet sırrı niteliği taşıyan tanıklık konusu bilgi için geçerlidir.
- Tutanağa geçecek bilgileri tüm açıklamalar üzerinden belirlemek; yalnızca bakılmakta olan davanın esasına etkili olan hususlar tutanağa yazılır.
- Bilirkişi ve sözlü açıklama veren kişileri bu maddenin kapsamı dışında saymak; dördüncü fıkra bu kişiler bakımından da aynı hükümleri uygular.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin Devlet sırrı iddiasını gerekçe göstererek bilgi vermeyen kurumlara karşı bilgi isteme yetkisini kullandığı, bu iddianın bakılmakta olan davanın esasına ilişkin bilgiyi kapsamadığı sürece kabul edilmediği görülmektedir. (İkinci Bölüm, 2016/2602 E., 02.05.2023)
- Usul kurallarına uyulup uyulmadığının ilk değerlendirmesinin Mahkeme tarafından 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesi ve İçtüzük hükümleri çerçevesinde yapıldığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022; İkinci Bölüm, 2016/2602 E., 02.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Mahkemenin bilgi isteğini yazılı ve süreli olarak ilettiği, ilgilinin bu talebi yerine getirmediğini ise Mahkeme kayıtları ile ispat edebildiği durumda doğrudan soruşturmanın koşulları oluşmuş sayılır.
- Devlet sırrı iddiasında bulunan kurumun, bilginin üçüncü fıkradaki ölçütü karşıladığını ortaya koyması gerekir; bu yük iddiayı ileri süren kurumdadır.
- Mahkeme bakımından bilginin bakmakla görevli olunan dava ve işlerle ilgili olup olmadığı belgelerle ortaya konur; bu bağlantı kurulursa Devlet sırrı gerekçesi ileri sürülemez.
- Tanıklık ve sözlü açıklamada Devlet sırrı niteliği, Mahkemenin tutanağı ve dinleme kayıtlarıyla belgelenir; tutanağa yalnızca esasa etkili hususların geçtiği bu kayıtlarda görülür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Mahkemenin bilgi ve belge incelemesine ilişkin usul kuralları ile bu maddenin birlikte okunmasını gerektiren başvuru usulü düzenlemesidir. Derece mahkemelerinin ve Mahkemenin inceleme yetkisi bakımından m.62 ile bağlantılıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-15): Üyelerin görevleri dışında resmi veya özel görev almaması ve oturumların gizliliğini koruma yükümlülüğü, m.62'deki bilgi ve belge sırrının korunmasıyla dolaylı bağ kurar.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.63 — Araç, gereç ve personelden yararlanma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-63)

6216 sayılı Kanun'un 63. maddesi, Anayasa Mahkemesi Başkanının, Yüce Divan, siyasi parti kapatma davaları ve sözlü açıklamalarda duruşmanın gerekli kıldığı hallerde Devlet kurum ve kuruluşlarından araç, gereç, stenograf ve teknik personelden yararlanma istemini düzenler. Hüküm Anayasa Mahkemesi Başkanına tanınmış bir istem yetkisi ile bu istemlerin ilgili makamlarca yerine getirilme yükümlülüğünü kapsar. Madde, Anayasa Mahkemesinin genel idari ve yönetsel imkânlarını, Başkanın diğer görev ve yetkilerini, üyelerin yükümlülüklerini ve yargılama usulünün genel kurallarını düzenlemez; bu konular sırasıyla Başkanın görev ve yetkileri (m.13), başkanvekillerinin görevleri (m.14), üye yükümlülükleri (m.15) ve iç yapı ile yargılama usulü hükümlerinde (m.20 ve devamı) yer alır. Maddenin kapsamı, yalnız istem yapılabilen hallerle sınırlıdır; başka hallerde bu yetkiye dayanılamaz.

### Araç, gereç ve personelden yararlanma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yüce Divan sıfatıyla yargılama**: Anayasa'da sayılan belirli kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili suçlarında Anayasa Mahkemesinin yaptığı yargılamadır. Maddede yer alan hallerden biri olarak, istem yapılmasının gerekçesini oluşturur.
- **Siyasi parti kapatma davası**: Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davadır ve Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanır. Maddede ayrı bir istem hâli olarak sayılmıştır; yalnız duruşmanın gerekli kıldığı hâllerde kullanılabilir.
- **Stenograf ve teknik personel**: Duruşmada tutanak tutma ve teknik donanım işlerini yürüten personeldir. Maddenin istem konusu olan personel türlerinden biridir; Mahkemenin kendi kadrosunda bulunmayan, Devlet kurum ve kuruluşlarına ait personeldir.
- **Derhâl yerine getirme**: İstemin ilgili makamlarca gecikmeksizin karşılanması yükümlülüğüdür. Maddede bir süre gösterilmemiş, istemin alınmasıyla birlikte yerine getirme zorunluluğu öngörülmüştür.

### Araç, gereç ve personelden yararlanma: hangi şartlar aranır?

- İstemde bulunan makam, Anayasa Mahkemesi Başkanı olmalıdır; maddede yetki başkanlara tanınmıştır, başka bir üye ya da birim bu istemi yapamaz.
- İstemin konusu, Devlet kurum ve kuruluşlarına ait araç, gereç, stenograf veya teknik personel olmalıdır.
- İstemin dayanağı, Yüce Divan yargılaması, siyasi parti kapatma davası ya da sözlü açıklamalarda duruşmanın gerekli kıldığı bir durum olmalıdır.
- Yukarıdaki hallerin dışında yapılan istemler bu maddeye dayanılarak yerine getirilmez; istem madde kapsamındaki hallerle sınırlıdır.

### Araç, gereç ve personelden yararlanma: hangi sonuçları doğurur?

- İstem madde koşullarına uygun olarak yapıldığında, ilgili makamlar bu istemi derhâl yerine getirmekle yükümlüdür.
- Yerine getirme yükümlülüğü, istemi alan makamın takdirine bırakılmış bir işlem değildir; istem üzerine karar verme alanı bulunmaz.
- Madde kapsamındaki hallerin dışında yapılan istem, bu maddeye dayanılarak yerine getirilmez.
- Bu madde, istemde bulunmayı ve yerine getirmeyi düzenler; Mahkemenin bu kişi ve kuruluşlara ödeyeceği bedel, masraf ya da karşılığı bu maddede düzenlenmemiştir.
- Madde, Mahkemenin genel bütçesine veya harcamalarına ilişkin bir hüküm içermez.

### Yüce Divan ile yüce Divan dışındaki yargılamalar arasındaki fark nedir?

- Yüce Divan sıfatıyla yapılan yargılamada Başkan, Devlet kurum ve kuruluşlarından araç, gereç ve personel isteyebilir.
- Bireysel başvuru, iptal ve itiraz davaları gibi maddede sayılmayan yargılamalarda bu istem hakkı yoktur.

Sonuç: İstem yetkisi yalnız maddede sayılan hallerle sınırlıdır; sayılmayan bir yargılamada bu maddeye dayanılarak istem yapılamaz.

### Siyasi parti kapatma davası ile diğer davalar arasındaki fark nedir?

- Siyasi parti kapatma davasında Başkan, duruşmanın gerektirdiği hallerde istem yapabilir.
- Diğer davalarda istem yetkisi, ancak sözlü açıklama ve duruşma gereği varsa doğar.

Sonuç: Siyasi parti kapatma davası maddede ayrıca sayıldığından, bu davada istem için ek bir duruşma gerekçesi aranmaz; ancak duruşma ihtiyacı yine de bulunmalıdır.

### Maddenin istem hakkı ile mahkemenin kendi kadrosu arasındaki fark nedir?

- Madde, Devlet kurum ve kuruluşlarına ait araç ve personelden yararlanmayı düzenler.
- Mahkemenin kendi personeli ve idari işleri (atama, bütçe, yönetmelik) m.13 ve ilgili hükümlere tabidir.

Sonuç: Mahkemenin kendi personel ve idari işlemleri bu maddenin kapsamında değildir; onlar için m.13 ve diğer görev hükümleri uygulanır.

### Araç, gereç ve personelden yararlanma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi Yüce Divan dışındaki yargılamalara da uygulamak; madde yalnız sayılan hallerle sınırlıdır.
- Maddeyi Mahkemenin kendi personeline ve idari işlerine uygulamak; bu konular m.13 ve ilgili hükümlerle düzenlenir.
- Maddede bir süre bulunduğunu varsaymak; derhâl yerine getirme ifadesi süreye bağlı bir yükümlülük değildir ve madde süre öngörmez.
- Maddeyi, istemde bulunma yetkisini başka üyelere de tanıyan bir hüküm gibi okumak; yetki Başkana tanınmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Verilen kararlarda bu maddeye dayanılarak yapılan bir istemin yerine getirilmesine ilişkin somut bir uygulama tartışması bulunmamaktadır, bu nedenle uygulama eğilimi belirtilmemiştir.

### Nasıl ispat edilir?

- Maddeye dayanarak istem yapan Başkan, istemin madde koşullarına uygun olduğunu, yani Yüce Divan, siyasi parti kapatma davası ya da duruşmanın gerektirdiği sözlü açıklama hâlinin bulunduğunu, dosya ve yargılama kayıtlarıyla göstermelidir.
- İstemin kapsamı bakımından ilgili Devlet kurum ve kuruluşuna ait araç, gereç ya da personelin talep edildiği, istemin yazılı olarak yapılması uygulamada ispat açısından güvence sağlar; maddede yazılı biçim şartı açıkça aranmamıştır.
- İstemin yerine getirilmediğini ileri süren taraf, istemin derhâl yerine getirilmesi yükümlülüğünün ihlal edildiğini ilgili makama ait kayıtlarla ortaya koymalıdır.
- İstemin madde kapsamı dışında kaldığını savunan taraf, bu savunmayı istemin dayanağı olan hâlin bulunmadığını göstererek ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-13): Anayasa Mahkemesi Başkanının görev ve yetkilerini düzenler; bu madde Başkanın istem yetkisini bu görev listesinden ayrı olarak kurar, ancak Mahkemenin işleyişi bakımından tamamlayıcıdır.
- [6216 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-14): Başkanvekillerinin görev ve yetkilerini düzenler; Başkanın bulunmadığı hâllerde bu maddede sayılan istem yetkisinin kimin tarafından kullanılacağına ilişkin genel çerçeveyi verir.
- [6216 sayılı Kanun m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-15): Üyelerin yükümlülüklerini düzenler; istem yetkisi üyelere değil Başkana tanındığından, bu maddenin sınırını belirlemek için karşılaştırılabilir.
- [6216 sayılı Kanun m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-20): Mahkemenin iç yapısı ve çalışma düzenine ilişkin hükümleri başlatır; Genel Kurul ve bölümlerin çalışması, bu maddedeki duruşma ihtiyacının yargılamanın hangi aşamasında doğduğunu anlamak için bağlanır.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.64 — Harç istisnası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-64)

Madde, Anayasa Mahkemesi önündeki bireysel başvurular dışındaki başvurular, bu başvurularda alınacak kararlar ve bunlarla ilgili yapılacak işlemler bakımından harç alınmamasını düzenler. Bireysel başvuru harcı, bireysel başvuru harcının miktarı ve ödenmemesinin sonuçları maddede düzenlenmez. Adli yardım, harç muafiyeti ve başvuru harcının ödenmesi hakkında düzenleme de bu maddede yer almaz. Bireysel başvuruda harç yükümlülüğü ve başvuru harcına ilişkin esaslar (m.47) ile bireysel başvuru süreleri (m.47) ayrıca düzenlenmiştir.

### Harç istisnası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Harçsız başvuru**: Anayasa Mahkemesine yapılan, bireysel başvuru dışındaki iptal, itiraz ve benzeri başvurular ile bu başvurulardaki kararlar ve işlemler. Bu başvurular madde kapsamında harçtan muaftır.
- **Bireysel başvuru hariç tutulması**: Maddenin harçsızlık kuralı, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurulara uygulanmaz. Bireysel başvurular harca tabidir ve bu konuda ayrı bir kural uygulanır.

### Harç istisnası: hangi şartlar aranır?

- Başvurunun Anayasa Mahkemesine yapılmış olması gerekir.
- Başvurunun bireysel başvuru olmaması gerekir; mahkemeye yapılacak bireysel başvurular bu muafiyetin dışındadır.
- Başvuru, kararlar veya bunlarla ilgili işlemler harç muafiyeti kapsamındaki bir işlem türüne girmelidir.

### Harç istisnası: hangi sonuçları doğurur?

- Bireysel başvuru dışındaki başvurular harçtan muaftır.
- Bu başvurularda alınacak kararlar harçtan muaftır.
- Bu başvurularla ilgili yapılacak işlemler harçtan muaftır.
- Bireysel başvuru yapıldığında madde uygulanmaz ve başvuru harcı ödenmesi gerekir.

### Bireysel başvuru ile diğer Anayasa Mahkemesi başvuruları arasındaki fark nedir?

- Mahkemeye yapılacak bireysel başvurular, maddenin kapsamı dışında kalır.
- İptal, itiraz ve diğer başvurular, maddenin ifadesi uyarınca harçtan muaftır.

Sonuç: Bireysel başvuru için harç ödenmesi gerekir; diğer başvurularda harç alınmaz.

### Harç istisnası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bireysel başvuruyu da harçsız başvurular gibi değerlendirmek; bireysel başvurularda harç ödenmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Bu maddeyi adli yardım veya başvuru harcının miktarına ilişkin bir kural gibi yorumlamak.
- Başvurunun türünü belirlemeden harç muafiyetini uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesinin usul kurallarının, bireysel başvurularda harç ve başvuru koşullarının İçtüzük ve 47. maddeye göre değerlendirilmesi gerektiği yönünde olduğu kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022; İkinci Bölüm, 2016/2602 E., 02.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Bireysel başvuru niteliğinde olmayan bir başvurunun harç muafiyetinden yararlandığını ileri süren taraf, başvurunun türünü belgelerle ortaya koymalıdır.
- Başvurunun bireysel başvuru olup olmadığı, başvuru formu ve dosya içeriğiyle belirlenir.
- Harç muafiyetinin uygulanmadığını iddia eden taraf, başvurunun bireysel başvuru olduğunu ve harç ödendiğini kanıtlamalıdır.
- Harca ilişkin karar ve tahsilat belgeleri, başvuru sürecindeki ödemenin kanıtı olarak kullanılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Bireysel başvuruda başvuru harcının ödenmesini ve başvuru usulünü düzenler; bu madde bireysel başvuruyu harçsızlık kapsamından çıkardığı için ilgilidir.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.65 — Oylama şekli ve karar nisabı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-65)

Bu madde, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu ile bölümlerin kararlarının alınmasında gereken oy çoğunluğunu, oyların eşit dağılması hâlinde uygulanacak kuralı, Anayasa değişikliğinde iptal, siyasi parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma kararları için aranan üçte iki çoğunluğu ve oylamanın sırasını düzenler. Maddenin kapsamı, Mahkemenin karar alma yöntemi ile sınırlıdır. Toplantı yeter sayısını, üye sayısını, bölümlerin yapısını ve iptal kararının gerekçesini düzenlemez (toplantı yapısı için m.22, iptal kararının gerekçesi ve yürürlük için m.66). Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi ve komisyonların çalışma usulü de bu maddenin konusu değildir.

### Oylama şekli ve karar nisabı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Salt çoğunluk**: Toplantıya katılan üyelerin yarısından fazlasının oyu anlamındadır. Katılanların sayısına göre hesaplanır, tüm üye sayısına göre değil.
- **Üçte iki oy çokluğu**: Toplantıya katılan üyelerin üçte ikisinin olumlu oyudur. Anayasa değişikliğinde iptal, parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma kararlarında aranır.
- **Oyların eşitliği**: Olumlu ve olumsuz oyların sayıca eşit olması durumudur. Bu hâlde Başkanın bulunduğu tarafın görüşü karar sayılır.
- **Karar yeter sayısı**: Bir kararın alınması için gereken en az oy sayısıdır. Genel Kurulda salt çoğunluk, iptal kararlarında ise çoğunluk sınırına bağlı olarak belirlenir.
- **Kıdem sırası**: Mahkemede üyelerin kıdemine göre belirlenen sıradır. Oylama bu sıranın tersine, en kıdemsiz üyeden başlar.

### Oylama şekli ve karar nisabı: hangi şartlar aranır?

- Genel Kurul veya bölümde kararın alınabilmesi için toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğunun olumlu oyu bulunmalıdır.
- Anayasa değişikliğinde iptal, siyasi parti kapatma veya Devlet yardımından yoksun bırakma kararı için toplantıya katılan üyelerin üçte ikisinin oyu aranmalıdır.
- Oyların eşit dağılması hâlinde Başkanın bulunduğu tarafın görüşü karar sayılmalıdır.
- Oylamaya en kıdemsiz üyeden başlanmalıdır.

### Oylama şekli ve karar nisabı: hangi sonuçları doğurur?

- Genel Kurul ve bölümler kararlarını katılanların salt çoğunluğuyla alır.
- Anayasa değişikliğinde iptal, siyasi partilerin kapatılması veya Devlet yardımından yoksun bırakılması kararı için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu aranır; bu sayıya ulaşılamazsa karar verilemez.
- Oyların eşit dağılması hâlinde Başkanın bulunduğu tarafın görüşü doğrultusunda karar verilmiş olur.
- Oylama en kıdemsiz üyeden başlar; bu düzen karar nisabını değiştirmez.
- Karar nisabına ulaşılamayan hâllerde iptal talebi kabul edilmez ve kanun yürürlükte kalır.

### Genel Kurul ve bölümler ile anayasa değişikliğinde iptal, parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma arasındaki fark nedir?

- Genel Kurul ve bölümler için genel karar nisabı, katılanların salt çoğunluğudur.
- Anayasa değişikliğinde iptal, siyasi parti kapatma veya Devlet yardımından yoksun bırakma kararlarında ise toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğu aranır.

Sonuç: Bu üç karar türünde gereken oy sayısı genel nisaptan belirgin biçimde yüksektir; toplantıda kaç üye bulunduğuna göre gereken oy sayısı değişir.

### Genel nisap ile oyların eşitliği arasındaki fark nedir?

- Oylar eşit dağıldığında Başkanın bulunduğu taraftaki görüş karar olur.
- Oylar eşit dağılmadığında karar, katılanların salt çoğunluğu ile belirlenir.

Sonuç: Eşitlik halinde Başkanın oyu belirleyici olur; bu hal yalnızca oyların eşit bölündüğü durumda geçerlidir.

### Anayasa değişikliğinde iptal ile diğer kanun iptalleri arasındaki fark nedir?

- Anayasa değişikliğine ilişkin iptal kararında üçte iki çoğunluk aranır.
- Normal kanun, KHK veya İçtüzük iptalinde genel salt çoğunluk yeterlidir.

Sonuç: Aynı toplantıda iptal kararı, konunun niteliğine göre farklı oy sayısına tabidir.

### Oylama sırası ile oylamaya katılma sırası arasındaki fark nedir?

- Oylamaya en kıdemsiz üyeden başlanır.
- Başkan ve en kıdemli üyeler en son oy kullanır.

Sonuç: Oylama sırası kıdem esasına göre belirlenir; bu sıra karar nisabını değiştirmez ama oy kullanma düzenini belirler.

### Oylama şekli ve karar nisabı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Toplantıya katılan üye sayısını tüm üye sayısı ile karıştırmak; 15 üyeli Genel Kurulda toplantıya katılanların sayısının 11 ile 15 arasında değişebildiğini gözden kaçırmak.
- Oyların eşitliği hâlinde Başkanın oyunun belirleyici olması kuralını, nisabın salt çoğunluk olmasıyla karıştırmak.
- Anayasa değişikliğinde iptal için üçte iki oy çokluğunu, genel salt çoğunlukla hesaplamak.
- Çift sayıda üyeyle toplanan Genel Kurulda iptal kararının güçleştiğini ve bunun Anayasa'dan kaynaklandığını, kanun hükmünün uygulamasında göz ardı etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Oyların eşitliği hâlinde Başkanın oyunun belirleyici olması, kanun koyucunun bu yöndeki düzenlemesi üzerine uygulamada kabul edilmektedir. (2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013)
- Başkanın oyunun çoğunluk sayılması kuralı, bu yönde verilmiş kararlarda Anayasa Mahkemesi tarafından uygulanmıştır. (2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013; 2011/60 E., 2011/147 K., 27.10.2011)
- Karşı oy kullanan üyelerin gerekçelerini yazılı olarak sunmasına ilişkin usul, kararların oylanması sürecinin parçası olarak işlemektedir. (2011/60 E., 2011/147 K., 27.10.2011)
- Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmesi hâlinde, iptal talebinin reddi kararında da oy çokluğu aranmaktadır. (2021/44 E., 2024/172 K., 17.10.2024)
- Anayasa değişikliğinde iptal kararı için üçte iki çoğunluğun aranması, iptal talebinin reddedilmesi sonucunu doğurabilmektedir. (2017/21 E., 2020/77 K., 24.12.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- İptal talebini ileri süren taraf, kanunun Anayasa'ya aykırılığını gösteren gerekçeleri sunar; ancak karar nisabının sağlanması Mahkeme'nin oylamasına bağlıdır.
- Oyların dağılımı, karar tutanakları ve üyelerin yazılı karşı oy gerekçeleri ile ispat edilir.
- Üyelerin karşı oyları ve muhalefet şerhleri, kararın hangi çoğunlukla alındığını gösteren delil niteliğindedir.
- Toplantıya katılan üye sayısının tespiti, Genel Kurul toplantı tutanağı ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-66): Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının gerekçeli yazılmasını ve yürürlükten kalkma tarihini düzenler; m.65'te belirlenen nisabın sonucu olan iptal kararının bağlayıcılığını tanzim eder.
- [6216 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-22): Bölümlerin üye sayısını ve başkanvekili yapısını belirler; m.65'teki bölüm kararlarının nisabının hesaplanacağı toplantı yapısını tanımlar.
- [6216 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-44): Görüşmelerin gizli yapılmasını düzenler; oylamanın nasıl yapıldığına ilişkin usul bilgisini tamamlar.
- [6216 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-47): Anayasa Mahkemesinin incelemesinin kapsamını ve usul kurallarına uygunluk denetimini düzenler; m.65 ile birlikte karar sürecinin usul çerçevesini oluşturur.
- Anayasa m.149: Genel Kurulun toplantı yeter sayısını (en az on üye), karar nisabını (salt çoğunluk) ve Anayasa değişikliğinde üçte iki çoğunluk kuralını belirler; 6216 sayılı Kanun m.65 bu Anayasa hükmünü tekrar eder.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.66 — Mahkeme kararları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-66)

6216 sayılı Kanun m.66, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını, iptal kararlarının geriye yürümezliğini, iptal edilen kuralların yürürlükten kalkma anını, Mahkemenin yürürlüğü bir yıla kadar erteleme yetkisini, yeni bir uygulamaya yol açacak hüküm kurma yasağını, kararların gerekçeli yazılması ve imzalanması ile iptal ve itiraz kararlarının Resmî Gazetede yayımlanmasını düzenler. Kurallar, Anayasa Mahkemesinin kararları bakımından, devletin tüm organları, idare makamları ile gerçek ve tüzel kişiler için geçerlidir. Maddede, bireysel başvuru kararlarının Resmî Gazetede yayımlanma zorunluluğu, karar yetersayısı ve oylama usulü, karar taslaklarının hazırlanması ve bireysel başvuruda verilecek karar türleri düzenlenmez; bunlar için karar yetersayısı ve oylama usulü (m.65), bireysel başvuru kararlarının türleri ve sonuçları (m.50) ile İçtüzük hükümleri bakılmalıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu bulunmadığı ve yargılamanın yenilenmesi yolu (m.67) ayrıca düzenlendiği için bu konular da m.66 kapsamında değildir.

### Mahkeme kararları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Maddi anlamda kesin hüküm (bağlayıcılık)**: Kararın hüküm fıkrasının devlet organlarını, idare makamlarını ve gerçek ve tüzel kişileri bağlayan gücüdür. Bu bağlayıcılık yalnızca hüküm fıkrası için geçerlidir; gerekçe bağlayıcı değildir.
- **Şekli anlamda kesinlik**: Karara karşı temyiz ya da karar düzeltme gibi kanun yollarına başvurulamamasıdır. Anayasa Mahkemesinin üst bir mahkemesi bulunmadığından kararları bu anlamda kesindir.
- **İptal kararı**: Mahkemenin kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümlerini Anayasaya aykırı bularak ortadan kaldırdığı karardır. Ret kararı bu kapsamda değildir; ret kararında kural yürürlükte kalır.
- **Geriye yürümezlik**: İptal kararının, kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce doğmuş ve kesinleşmiş hukuki durumları etkilemeyeceği ilkesidir.
- **Yürürlükten kalkma**: İptal edilen kuralın, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte hukuki geçerliliğini kaybetmesidir. Mahkeme ayrıca bir tarih belirlemişse yürürlükten kalkma o tarihte gerçekleşir.
- **Erteleme yetkisi**: Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, Resmî Gazetede yayımlanma gününden başlayarak bir yılı geçmemek üzere belirleyebilmesidir.
- **Yeni bir uygulamaya yol açacak hüküm**: Mahkemenin iptal sırasında kanun koyucu gibi davranarak yeni bir düzenleme kurmasıdır. Mahkemenin yalnızca iptal ile sınırlı olarak karar verebileceğini gösterir.

### Mahkeme kararları: hangi şartlar aranır?

- İptal kararının bir kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümlerini konu alması gerekir.
- İptal kararının gerekçesi yazılmış olmalıdır; gerekçesi yazılmadan iptal kararı açıklanamaz.
- Kararın Anayasa Mahkemesi üyeleri tarafından imzalanmış olması gerekir; muhalif kalanlar muhalefet nedenlerini İçtüzükte belirtilen süre içinde yazılı olarak teslim eder.
- İptal kararı, Resmî Gazetede yayımlanma tarihinde yürürlükten kalkan kuralı etkilemek için gerekçeli olarak Resmî Gazetede yayımlanmalıdır.
- Mahkeme ayrıca bir yürürlük tarihi belirlemek istiyorsa, bu tarih Resmî Gazetede yayımlanma gününden başlayarak bir yılı geçmemelidir.
- İptal kararı, geçmişe dönük olarak değil yalnızca yürürlüğe girdiği tarihten sonra sonuç doğurmalıdır.
- İptal kararı yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm kuramaz; kanun koyucu gibi hareket edemez.

### Mahkeme kararları: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme kararları kesindir; Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı temyiz veya karar düzeltme yoluna başvurulamaz.
- Mahkeme kararları devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.
- İptal kararı, iptal edilen kuralı kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kaldırır; Mahkeme ayrıca tarih belirlemişse o tarihte kalkar.
- İptal kararları geriye yürümez; yürürlüğe girdikleri tarihten önce doğmuş durumlara etki etmez.
- Mahkeme yürürlük tarihini bir yılı geçmemek üzere erteleyebilir; erteleme süresinde iptal edilen kural hukuken geçerliliğini sürdürür.
- Mahkeme iptal ederken yeni bir uygulamaya yol açacak hüküm kuramaz; bu yasağa aykırı kurulan hüküm, Mahkemenin yetkisini aşmış olur.
- İptal ve itiraz sonucu verilen gerekçeli kararlar Resmî Gazetede hemen yayımlanır.
- Karar gerekçesiz açıklanamaz; iptal kararı gerekçesi yazılmadan açıklanırsa usule aykırılık oluşur.

### Hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki fark nedir?

- Hüküm fıkrası, Mahkemenin verdiği sonuca ilişkin bölümdür ve maddi anlamda kesin hüküm gücüyle devlet organlarını ve kişileri bağlar.
- Gerekçe, karar metninin kararı dayandırdığı kısmıdır; kesin hüküm oluşturmaz ve bağlayıcılığı yoktur.

Sonuç: Bağlayıcılık hüküm fıkrası için geçerlidir; ancak iptal kararı açıklanmadan önce gerekçesinin yazılmış olması zorunludur.

### İptal kararı ile ret kararı arasındaki fark nedir?

- İptal kararında kanun, kararname veya içtüzük ya da bunların hükümleri Anayasaya aykırı bulunarak ortadan kaldırılır.
- Ret kararında Mahkeme kuralın Anayasaya aykırı olmadığına ya da iptal şartlarının bulunmadığına karar verir ve kural yürürlükte kalır.

Sonuç: Yalnızca iptal kararları m.66 uyarınca geriye yürümezlik, yürürlükten kalkma ve Resmî Gazetede yayım kurallarına tabidir. Ret kararı hukuki geçerliliği etkilemez.

### Hemen yürürlük ile erteleme arasındaki fark nedir?

- Mahkeme tarih belirlemezse iptal kararı, Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkma sonucunu doğurur.
- Mahkeme gerekli görürse yürürlüğe giriş tarihini Resmî Gazetede yayımlanma gününden başlayarak bir yıla kadar erteleyebilir.

Sonuç: Erteleme yapılan hâllerde kural, belirlenen tarihe kadar yürürlükte kalmaya devam eder; bu sürede yasama organı boşluğu önleyecek düzenlemeyi yapabilir.

### Soyut norm denetimi ile somut norm denetimi (itiraz) arasındaki fark nedir?

- İptal davası yoluyla verilen iptal kararı, doğrudan Anayasa Mahkemesinin soyut denetiminden çıkar.
- İtiraz yoluyla verilen iptal kararı, bir davaya bakan mahkemenin itirazı üzerine verilir.

Sonuç: Her iki iptal kararı da Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı sonucu doğurur; denetim türü sonucu değiştirmez.

### Mahkeme kararları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerekçenin de kesin hüküm gücüne sahip olduğunu sanmak; bağlayıcılık yalnızca hüküm fıkrası için geçerlidir.
- Ret kararının da iptal kararı gibi kuralı ortadan kaldırdığını varsaymak; ret kararında kural yürürlükte kalır.
- Erteleme süresini bir yılı aşacak biçimde hesaplamak ya da erteleme süresini Resmî Gazete yayım tarihi yerine kararın verildiği tarihten saymak.
- İptal kararının kararın verildiği tarihten itibaren geriye etkili olduğunu düşünmek; iptal kararları geriye yürümez.
- İptal edilen kanunla aynı içerikte yeni kanun çıkarılmasının tamamen yasak olduğunu sanmak; yeni kanun yeni bir kanun olarak ayrıca denetlenebilir.
- Mahkemenin iptal ederken kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir düzenleme kurabileceğini düşünmek; bu yasak m.66/4'te açıkça düzenlenmiştir.
- Bireysel başvuru kararlarının da iptal kararları gibi Resmî Gazetede zorunlu olarak yayımlanacağını varsaymak; m.66/8 yalnızca iptal ve itiraz kararlarını kapsar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının yalnızca hüküm fıkrası için geçerli olduğu, gerekçenin ise kesin hüküm oluşturmadığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/32949 E., 21.01.2021)
- Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama organını bağladığı; ancak iptal edilen kanunla aynı içerikte yeni bir kanun çıkarılmasının yasaklanmadığı, yeni kanunun ayrıca Anayasaya uygunluk açısından denetlenebileceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2018/3007 E., 15.03.2018)
- Yürürlük ertelemesinin en fazla bir yıl olabileceği, bu sınırın kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak hesaplandığı kabul edilmektedir. (2024/146 E., 2026/50 K., 26.02.2026; 2025/113 E., 2026/40 K., 12.02.2026)
- İptal edilen kuralın yürürlükten kalktığı tarihten sonra idare ve yargı organlarınca uygulanmasının hukuki ve cezai sorumluluğa yol açabileceği ileri sürülmektedir. (2024/229 E., 2026/35 K., 12.02.2026)
- Ret kararlarında kuralın hukuki geçerliliğinin devam ettiği ve aynı kuralın sonradan itiraz yoluyla yeniden denetlenebileceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2018/3007 E., 15.03.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Anayasaya aykırılık iddiasını ileri süren taraf, iptal talebinin dayandığı aykırılık gerekçesini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat yükü m.66'nın kendisinden değil, iptal davasının veya itirazın esasından doğar.
- Kararın yürürlük tarihinin belirlenmesi Mahkemenin takdirindedir; yürürlük tarihi kararın hüküm fıkrasında açıkça yazılmalıdır, aksi hâlde Resmî Gazetede yayım tarihi geçerli olur.
- Kararın Resmî Gazetede yayımlanma tarihi, iptal kuralının yürürlükten kalkma anını belirlediği için bu tarih resmi yayından kanıtlanır.
- İptal kararının geriye yürümezlik kuralı nedeniyle, bir hukuki durumun kararın yürürlüğünden önce doğup kesinleştiğini ileri süren taraf, bu durumun önceki tarihte oluştuğunu belgeyle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6216 sayılı Kanun m.65](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-65): Genel Kurulun karar yetersayısını ve oylama usulünü düzenler. İptal kararının verilebilmesi için aranan oy çoğunluğu m.65'tedir; m.66 yalnızca kararın sonuçlarını düzenler.
- [6216 sayılı Kanun m.67](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-67): Yargılamanın yenilenmesi yolunu düzenler. m.66'daki kesinlik ilkesinin istisnası olarak, siyasi parti kapatma ve Yüce Divan kararlarına karşı yenileme istenebilmesini kabul eder.
- [6216 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-50): Bireysel başvuruda verilecek karar türlerini ve sonuçlarını düzenler. Bireysel başvuru kararlarında Resmî Gazetede yayım zorunluluğu m.66/8 kapsamında değildir.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153: m.66'nın dayandığı anayasal düzenlemedir; Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliğini, bağlayıcılığını, geriye yürümezliğini ve bir yıllık erteleme yetkisini kurar.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.138: Yasama, yürütme ve idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu ve bu kararları değiştiremeyeceğini düzenler; m.66/1'deki bağlayıcılık ilkesinin anayasal dayanağıdır.

## [Anayasa Mahkemesi Kanunu m.67 — Yargılamanın yenilenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-67)

Madde, Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma davalarında ve Yüce Divan sıfatıyla verdiği kararlara karşı yargılamanın yenilenmesini düzenler. Birinci fıkra iç hukuk yenileme yolunu, ikinci fıkra AİHM ihlal kararına dayanan yenileme talebini ve bu talebin süresini, üçüncü fıkra ise istemin değerlendirilmesini ve genel hükümlere göre sonuçlandırılmasını kapsar. Maddenin kapsamı Anayasa Mahkemesinin norm denetimi (iptal ve itiraz) kararlarını düzenlemez. Yenilemenin sebepleri ve usulü ayrıntılarıyla 5271 sayılı Kanun'da yer alır. Bireysel başvuru usulü ve AİHM'e başvuru koşulları bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Yargılamanın yenilenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yargılamanın yenilenmesi**: Kesinleşmiş bir kararın, kanunda sayılan sınırlı sebeplerle ilgili yüksek mahkemede yeniden görülmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Bu madde bakımından yalnız Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma ve Yüce Divan kararları için geçerlidir.
- **Yüce Divan sıfatıyla karar**: Anayasa Mahkemesinin, kanunda sayılan yüksek kamu görevlilerini yargıladığı davalarda verdiği kararlardır. Bu karar türü, norm denetimi kararlarından ayrıdır.
- **Siyasi parti kapatma davası**: Anayasa Mahkemesinin bir siyasi partinin kapatılması istemiyle açılan davada verdiği karardır. Madde, bu davada verilen kararları yenileme kapsamına alır.
- **AİHM ihlal kararı**: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin kararının Sözleşme ve ek protokollerin ihlali suretiyle verildiğine hükmettiği karardır. Bu karar kesinleştiğinde ikinci fıkra başvuru yolunu açar.
- **Kesinleşme tarihi**: AİHM kararının kesinleştiği andır. Bir yıllık süre bu tarihten işlemeye başlar; kararın tebliğ tarihi esas alınmaz.

### Yargılamanın yenilenmesi: hangi şartlar aranır?

- Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma davasında veya Yüce Divan sıfatıyla verdiği kesinleşmiş bir karar bulunmalıdır.
- İç hukuk yenileme yolunda 5271 sayılı Kanun'da öngörülen yenileme sebeplerinden birinin somut olayda gerçekleşmiş olması gerekir.
- AİHM ihlal yolunda AİHM'in, Anayasa Mahkemesinin bu nitelikteki kararının Sözleşme ve ek protokollerin ihlali suretiyle verildiğine hükmetmiş olması gerekir.
- AİHM ihlal yolunda AİHM kararının kesinleşmiş olması ve talebin bu tarihten itibaren bir yıl içinde yapılması gerekir.
- İstemin esaslı ve kabule değer bulunması gerekir; bu değerlendirme sonucunda Mahkeme yargılamanın yenilenmesine karar verir.
- İstem, yenileme sebebi bakımından Mahkemenin verdiği kararın değiştirilmesine yönelik olmalıdır; norm denetimi kararları bu yolun dışındadır.

### Yargılamanın yenilenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- İç hukuk sebebine dayanan istem 5271 sayılı Kanun'un usulüne göre görülür ve aynı Kanun'daki sebep ve süreler uygulanır.
- AİHM ihlal kararına dayanan istem, kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılırsa Anayasa Mahkemesi istemi esaslı ve kabule değer bulursa yenilemeye karar verir.
- İstem esaslı ve kabule değer bulunmazsa yenileme talebi reddedilir.
- Yenileme kararı verilirse istem genel hükümlere göre sonuçlandırılır ve kesinleşmiş karar yeniden görülür.
- AİHM ihlal kararı kesinleşmiş olsa da bir yıllık süre geçtikten sonra bu yolla yenileme istenemez.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma davalarında ve Yüce Divan sıfatıyla verdiği kararlara karşı iç hukuktaki yargılamanın yenilenmesini düzenler; yenileme sebepleri 5271 sayılı Kanun'dan alınır.
- İkinci fıkra, AİHM'in aynı nitelikteki bir Anayasa Mahkemesi kararını Sözleşme ihlali yoluyla verilmiş bulduğu hâli düzenler; sebep iç hukuk sebebi değil, AİHM kararıdır.

Sonuç: İç hukuk sebebine dayanan yenileme için 5271 sayılı Kanun'daki sebeplerin ve sürelerin aranması gerekir; AİHM ihlal kararına dayanan istem ise kesinleşme tarihinden başlayan bir yıllık süre içinde yapılabilir.

### Yargılamanın yenilenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- AİHM ihlal yolunda bir yıllık süreyi kararın tebliğ tarihinden değil, kesinleşme tarihinden saymak.
- Norm denetimi (iptal veya itiraz) kararlarına karşı da yenileme yolu açıkmış gibi davranmak.
- İkinci fıkradaki AİHM ihlal yolunu, 5271 sayılı Kanun'daki sebeplerin varlığı şartına bağlamak.
- Yenileme isteminin esaslı ve kabule değer bulunmasını yalnızca süreye bakarak değerlendirmek; süre dolmadığı hâlde istemin esasa girmeden reddedilebileceğini gözden kaçırmak.
- Yenileme kararını, ilk kararın yerine geçen yeni bir karar olarak yorumlamak; madde yalnızca yeniden görülmeyi öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma veya Yüce Divan kararlarına ilişkin yenileme talebinin kabul edilebilirliği, 5271 sayılı Kanun'daki sebeplerin varlığına bağlanmaktadır. (İkinci Bölüm, 2015/9441 E., 17.04.2019)
- Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kararlarında yargılamanın yenilenmesi yolunun işlemeyeceği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9441 E., 17.04.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Yenileme talebinde bulunan taraf, kesinleşmiş Anayasa Mahkemesi kararını ve kararın siyasi parti kapatma veya Yüce Divan sıfatıyla verildiğini belgeyle ortaya koymalıdır.
- İç hukuk yenileme yolunda, talep eden taraf 5271 sayılı Kanun'daki yenileme sebebinin varlığını ve bunu destekleyen belge veya delili ileri sürmek zorundadır.
- AİHM ihlal yolunda talep eden taraf, AİHM kararının varlığını, kesinleşme tarihini ve ihlal tespitinin Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin olduğunu belgeyle göstermelidir.
- Kesinleşme tarihi ile bir yıllık sürenin başlangıcı, AİHM kararının kesinleştiğini gösteren belgeyle ispatlanır.
- Karşı taraf istemin esaslı veya kabule değer olmadığını ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 sayılı Kanun m.311: Birinci fıkrada atıf yapılan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yargılamanın yenilenmesi sebeplerini gösterir; Anayasa Mahkemesi kararları bakımından da bu sebepler esas alınır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yılı | [m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-66) | Mahkeme gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabilir. |
| bir yıl | [m.67](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6216-sayili-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-kanun/madde-67) | (2) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma veya Yüce Divan sıfatıyla verdiği bir kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğine hükmetmesi hâlinde, Avrupa… |

## Konuda geçen kararlar

- 2024/146 E., 2026/50 K., 26.02.2026 (m.66)
- 2025/113 E., 2026/40 K., 12.02.2026 (m.66)
- 2024/229 E., 2026/35 K., 12.02.2026 (m.66)
- 2021/44 E., 2024/172 K., 17.10.2024 (m.65)
- 2017/21 E., 2020/77 K., 24.12.2020 (m.65)
- 2014/46 E., 2014/38 K., 21.02.2014 (m.67)
- 2011/145 E., 2013/70 K., 06.06.2013 (m.59, m.60)
- 2011/142 E., 2013/52 K., 03.04.2013 (m.59, m.60)
- 2011/150 E., 2013/30 K., 14.02.2013 (m.59, m.60)
- 2011/144 E., 2013/23 K., 31.01.2013 (m.59, m.60)
- 2011/143 E., 2013/18 K., 17.01.2013 (m.59, m.60, m.65)
- 2011/60 E., 2011/147 K., 27.10.2011 (m.65)
- İkinci Bölüm, 2016/2602 E., 02.05.2023 (m.61, m.62, m.63, m.64, m.65)
- Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022 (m.59, m.60, m.61, m.62, m.63, m.64, m.65, m.66)
- Genel Kurul, 2020/32949 E., 21.01.2021 (m.66)
- İkinci Bölüm, 2015/9441 E., 17.04.2019 (m.67)
- Genel Kurul, 2018/3007 E., 15.03.2018 (m.66)
- Birinci Bölüm, 2014/2345 E., 10.06.2015 (m.63)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/yargilamaya-iliskin-diger-hususlar-ve-kararlar
