---
title: "Yüksek mahkemeler — Anayasa Hukuku konu anlatımı"
course: "Anayasa Hukuku"
law: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"
articles: "Anayasa m.146–160"
last_amended: "2017-01-21"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/yuksek-mahkemeler"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Yüksek mahkemeler

Anayasa Hukuku › Anayasa › Cumhuriyetin temel organları › Yargı — [Anayasa Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku)

## Kısaca

Anayasa m.146, Anayasa Mahkemesinin üye sayısını (on beş) ve üyelerin hangi kurumlarca seçileceğini, seçim usullerini, aday gösterme kontenjanlarını, üyelik niteliklerini (yaş ve meslek süresi) ve Mahkemenin dört yıllık Başkan ile iki başkanvekilini seçme usulünü düzenler. Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresini, emekliye ayrılma yaşını ve üyeliğin kendiliğinden ya da Anayasa Mahkemesi kararıyla sona ermesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.146–160 hükümlerini kapsar: kuruluşu, üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi, görev ve yetkileri, çalışma ve yargılama usulü, iptal davası, dava açma süresi, anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi, anayasa Mahkemesinin kararları, yargıtay, danıştay, uyuşmazlık Mahkemesi, hakimler ve savcılar kurulu, sayıştay.

- [Anayasa m.146 — Kuruluşu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146)
- [Anayasa m.147 — Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-147)
- [Anayasa m.148 — Görev ve yetkileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148)
- [Anayasa m.149 — Çalışma ve yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-149)
- [Anayasa m.150 — İptal davası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-150)
- [Anayasa m.151 — Dava açma süresi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-151)
- [Anayasa m.152 — Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152)
- [Anayasa m.153 — Anayasa Mahkemesinin kararları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-153)
- [Anayasa m.154 — Yargıtay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-154)
- [Anayasa m.155 — Danıştay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-155)
- [Anayasa m.158 — Uyuşmazlık Mahkemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-158)
- [Anayasa m.159 — Hakimler ve savcılar kurulu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159)
- [Anayasa m.160 — Sayıştay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-160)

Yürürlükten kaldırılmış: m.156, m.157.

## [Anayasa m.146 — Kuruluşu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146)

Madde, Anayasa Mahkemesinin üye sayısını (on beş) ve üyelerin hangi kurumlarca seçileceğini, seçim usullerini, aday gösterme kontenjanlarını, üyelik niteliklerini (yaş ve meslek süresi) ve Mahkemenin dört yıllık Başkan ile iki başkanvekilini seçme usulünü düzenler. Ayrıca üyelerin asli görevleri dışında resmî veya özel görev almamasını kurar. Kurala Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı ve bu kurumlara aday gösteren Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, YÖK ve baro başkanları muhatap olur. Üyelerin görev süresi, sona ermesi ve yaş sınırı bakımından madde 147 ayrıca uygulanır. Madde, Mahkemenin görev ve yetkilerini düzenlemez (m.148, m.149). Ayrıca üyelerin bireysel başvuru, iptal davası ve norm denetimi usulü ile Mahkemenin iç çalışma kuralları maddede yer almaz (ilgili hükümler ayrı maddelerde ve İçtüzükte bulunur). Üyelerin görev süresi ve yaş sınırı (m.147) bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Kuruluşu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Üye tam sayısı**: Anayasa Mahkemesinin kuruluş sayısı olan on beş üyeyi ifade eder. Salt çoğunluk ve üçte iki gibi oy eşikleri, dolu kadro sayısı değil bu tam sayı üzerinden hesaplanır.
- **Aday gösterme (üç aday usulü)**: Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, YÖK ve baro başkanları, her boş üyelik için üçer aday gösterir; seçim makamı bu adaylar arasından seçim yapar. Seçim makamı bu listenin dışına çıkamaz.
- **Gizli oylama ve üç tur usulü**: TBMM seçiminde ilk turda üye tam sayısının üçte ikisi, ikinci turda salt çoğunluk aranır. İkinci turda salt çoğunluk sağlanamazsa en çok oy alan iki aday üçüncü turda yarışır ve en çok oyu alan seçilmiş olur.
- **Üst kademe yöneticisi**: Kamu hizmetinde üst düzey yönetici görevinde bulunan kişiler olup Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek dört üyeden birini oluşturan kategoridir. Yükseköğrenim görmüş olmak ve en az yirmi yıl fiilen kamu hizmetinde çalışmış olmak aranır.
- **Birinci sınıf hâkim ve savcı**: Birinci sınıf sıfatını taşıyan hâkim ve savcılardır. Adaylık süresi dahil en az yirmi yıl çalışmış olmaları aranır.
- **Anayasa Mahkemesi raportörü**: Mahkemede raportörlük yapan kişilerdir. Cumhurbaşkanınca seçilecek dört üyeden birinin kaynağı olabilmesi için en az beş yıl raportörlük yapmış olmak gerekir.

### Kuruluşu: hangi şartlar aranır?

- Üyeliğe seçilebilmek için kırk beş yaşını doldurmuş olmak gerekir.
- Yükseköğretim öğretim üyesi adayının profesör veya doçent unvanını kazanmış olması gerekir.
- Avukat adayının en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmış olması gerekir.
- Üst kademe yöneticisi adayının yükseköğrenim görmüş ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış olması gerekir.
- Birinci sınıf hâkim veya savcı adayının adaylık dahil en az yirmi yıl çalışmış olması gerekir.
- Aday gösterilecek kişi, ilgili genel kurulun veya baro başkanlarının aday gösterme yetkisine uygun bir kurumun kendi başkan ve üyeleri veya serbest avukatlar arasından seçilmiş olmalıdır.
- Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve YÖK, her boş üyelik için üç aday gösterir; Cumhurbaşkanı veya TBMM bu adaylar arasından seçim yapar.
- Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek üyelerden en az ikisinin hukukçu olması gerekir; YÖK adaylarının kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat veya siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından olması aranır.
- TBMM seçimi gizli oyla yapılır; ilk oylamada üye tam sayısının üçte ikisi, ikinci oylamada salt çoğunluk aranır.
- Seçilen Mahkeme üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve iki başkanvekili seçilmesi gerekir.
- Seçilen üye, asli görevi dışında resmî veya özel hiçbir görev almamalıdır.

### Kuruluşu: hangi sonuçları doğurur?

- Üye tam sayısı on beştir; kadrolardan herhangi biri boşsa yerine seçim yapılması için ilgili kurumun aday göstermesi gerekir.
- TBMM seçiminde ilk oylamada üye tam sayısının üçte ikisi sağlanırsa seçim tamamlanır.
- İlk oylamada üçte iki sağlanamazsa ikinci oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır.
- İkinci oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır ve en çok oyu alan aday seçilmiş olur.
- Aday gösterme kurumu, her boş üyelik için üç aday gösterir; seçim makamı yalnız bu adaylar arasından seçim yapabilir.
- Üyelik niteliklerinden birini taşımayan kişi bu kontenjandan üye seçilemez.
- Seçilen üye asli görevi dışında resmî veya özel hiçbir görev alamaz; bu yasak, üyelik sürdükçe uygulanır.
- Başkan ve başkanvekilleri dört yıl için seçilir; süresi dolanlar yeniden seçilebilir.
- Maddenin ayrıntılarına aykırı yapılan seçim, Anayasa'ya aykırılık oluşturur ve Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olabilir.

### Cumhurbaşkanı seçimi ile TBMM seçimi arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanı, Yargıtay, Danıştay ve YÖK adaylarının yanı sıra kendi seçeceği üst kademe ve hâkim-savcı kökenli üyeleri atar.
- TBMM, Sayıştay ve baro başkanlarının gösterdiği adaylar arasından gizli oylamayla üye seçer.

Sonuç: Cumhurbaşkanı on iki, TBMM üç üye seçer; TBMM seçiminde üçüncü tur ve üçte iki eşiği gibi ayrı oy kuralları uygulanır.

### Aday gösterme kurumları ile seçim kurumları arasındaki fark nedir?

- Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve YÖK, üye tam sayısı üzerinden üçer aday gösterir.
- Üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, hâkim-savcılar ve raportörler doğrudan seçim makamınca değerlendirilen kategorilerdir ve aday listesi aranmaz.

Sonuç: Aday listesi kullanılan kontenjanlarda seçim, gösterilen üç aday içinden yapılır; diğer kontenjanlarda Cumhurbaşkanı kişi seçebilir.

### Yükseköğretim kontenjanı ile diğer meslek kontenjanları arasındaki fark nedir?

- YÖK kontenjanında üç üyeden en az ikisi hukukçu olmalı ve YÖK üyesi olmayan kurumların öğretim üyeleri arasından aday gösterilmelidir.
- Dört üyelik meslek kontenjanında üst kademe yöneticisi, serbest avukat, hâkim-savcı ya da raportör olma niteliği aranır.

Sonuç: Her kontenjanın niteliği ayrı ayrı sağlanmalıdır; birinin niteliği diğerinin yerine geçmez.

### Üyelik niteliği: yaş ve meslek süresi: fark nedir?

- Kırk beş yaşını doldurmuş olmak genel koşuldur.
- Meslek kategorilerine göre yirmi yıl fiilen avukatlık, yirmi yıl kamu hizmeti veya yirmi yıl hâkim-savcılık gibi ayrı süreler aranır; raportörlerde beş yıl aranır.

Sonuç: Genel yaş koşulu ile meslek süresi koşulu birlikte aranır; birinin sağlanması diğerini karşılamaz.

### Kuruluşu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 146'nın eski şekline göre (on bir asıl ve dört yedek üye, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kontenjanları) hesap yapmak; yürürlükteki metin on beş üye ve yalnız Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, YÖK ve baro kontenjanlarını öngörür.
- Cumhurbaşkanı kontenjanlarında aday listesi zorunluluğunu, TBMM kontenjanındaki üçlü liste usulü ile karıştırmak; Cumhurbaşkanı'nın bazı kontenjanlarda kişi seçebildiğini gözden kaçırmak.
- TBMM seçiminde üçte iki eşiğini her turda uygulamak; oysa üçte iki yalnız ilk oylamada, salt çoğunluk ikinci oylamada aranır.
- Yaş ve meslek süresi koşullarını genel koşul olarak tek bir süreyle hesaplamak; her meslek kategorisinin ayrı süresi bulunur.
- Dört yıllık Başkan ve başkanvekili görev süresini üyelik süresi ile karıştırmak; üyelik süresi m.147'ye göre belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi, m.146 seçim usulünün ayrıntılarında iptal kararı verdi; üye seçimi bakımından bir üyenin yalnızca bir aday için oy kullanabileceği, baro başkanlarının da yalnızca bir aday için oy kullanabileceği yönündeki ibareler iptal edildi.
- Madde metninde yer almayan, kararlarda incelenen bir seçim sonucu üzerinden sözleşme ve kanun geçerliliği tartışılmamıştır; bu bakımdan bu alan mevcut kararların verdiği dayanakla sınırlıdır.

### Nasıl ispat edilir?

- Seçimin usule uygun yapıldığını ileri süren taraf, seçim tutanakları ve TBMM oylama kayıtları ile ispat eder.
- Aday gösterme yetkisinin kullanıldığını ileri süren kurum, genel kurul kararı ve aday listesi ile ispat eder.
- Adayın yaş, unvan veya meslek süresi koşulunu taşıdığını ileri süren taraf, unvan belgesi, sicil veya kamu hizmeti kayıtları ile ispat eder.
- Üyenin asli görevi dışında resmî ya da özel bir görev aldığını ileri süren taraf, bu görevin varlığını ilgili belgeyle ispat eder; karşı taraf görevin asli görev kapsamında olduğunu savunursa bunu ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 m.147: Üyelerin görev süresi, yaş sınırı ve üyeliğin sona ermesi bu maddeden sonra düzenlenir; m.146'daki seçim ve nitelik kuralları bu sürelerle birlikte okunur.
- 2709 m.148: Mahkemenin görev ve yetkileri ile bireysel başvuru gibi işlevleri bu maddede düzenlenir; m.146'daki kuruluş, Mahkemenin görevlerini yerine getirebilmesi için gereklidir.

## [Anayasa m.147 — Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-147)

Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresini, emekliye ayrılma yaşını ve üyeliğin kendiliğinden ya da Anayasa Mahkemesi kararıyla sona ermesini düzenler. Maddeyi Anayasa Mahkemesi üyelerine uygular. Üyelerin seçimi ve aday gösterilmesi usulünü düzenlemez (m.146). Boşalan üyeliğe seçim yapılmasını ve bildirim süresini düzenlemez (6216 sayılı Kanun). Üyelerin aylık, ödenek ve mali haklarını düzenlemez (6216 sayılı Kanun m.68-74). Üyelerin görevleri sırasında yargılanması ve disiplin cezaları ile çekilme davetini düzenlemez (6216 sayılı Kanun).

### Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Görev süresi**: Üyelerin seçildikleri tarihten itibaren görev yapabilecekleri on iki yıllık süredir. Bu süre, üyenin emekliye ayrılma yaşından önce dolarsa üyelik sona erer.
- **Zorunlu emeklilik yaşı**: Üyelerin altmışbeş yaşını doldurmaları hâlinde emekliye ayrılmalarını gerektiren yaş sınırıdır. Bu yaşa ulaşan üye, görev süresi dolmamış olsa bile görevinden ayrılır.
- **Kendiliğinden sona erme**: Üyeliğin, ayrı bir karar alınmasına gerek kalmadan, maddede öngörülen olayın gerçekleşmesiyle son bulmasıdır. Hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren suçtan hüküm giyme bu yoldan sona erme sebebidir.
- **Salt çoğunluk kararı**: Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının yarısından fazlasının oyunu ifade eder. Sağlık nedeniyle görevin yerine getirilemeyeceğinin kesin olarak anlaşılması hâlinde üyeliğin sona erdirilmesi bu karara bağlıdır.
- **Hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren suç**: Hâkimlik mesleğinden çıkarmayı gerektiren bir suçtur ve bu suçtan verilen hüküm üyeliğin sona ermesine yol açar. Suçun niteliği, hâkimlik mesleğinden çıkarma yaptırımının uygulanabilir olup olmamasına göre belirlenir.

### Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi: hangi şartlar aranır?

- Üyenin seçildiği tarihten itibaren on iki yıllık görev süresinin dolması gerekir; aynı kişi iki kez Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez.
- Üyenin altmışbeş yaşını doldurması hâlinde emekliye ayrılması gerekir; zorunlu emeklilik yaşına ulaşan üye, görev süresi dolmamış olsa da görevinden ayrılır.
- Üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giymesi gerekir; bu durumda üyelik ayrıca bir karar alınmadan kendiliğinden sona erer.
- Üyenin görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması gerekir; bu hâlde üyeliğin sona erdirilmesi için Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı aranır.
- Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla düzenlenir; bu düzenleme yapılmadan bu üyelerin başka görevde çalışması kanuni dayanaktan yoksun kalır.

### Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?

- On iki yıllık görev süresi dolan üye görevinden ayrılır; bu durumda üyeliğin sona ermesi için ayrıca bir karar alınmaz.
- Altmışbeş yaşını dolduran üye emekliye ayrılır ve görevi sona erer.
- Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi dolan üye, başka bir görevde çalışabilir; bunun koşulları kanunla düzenlenir.
- Hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren suçtan hüküm giyen üyenin üyeliği kendiliğinden sona erer.
- Görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılan üyenin üyeliği, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararıyla sona erer.
- Bir kimse iki kez Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez; ikinci kez seçilmek bu nedenle mümkün değildir.
- Hükmün sağlık nedeniyle üyeliğin sona ermesine ilişkin kısmı, Anayasa Mahkemesi kararı olmadan uygulanamaz.

### Görev süresi dolumu ile zorunlu emeklilik arasındaki fark nedir?

- On iki yıllık görev süresinin dolması, seçildiği tarihte elli üç yaşından genç olan üyeler için görevin doğal sona erme yoludur.
- Seçildiği tarihte elli üç yaşından büyük olan üyeler için on iki yıl dolmadan altmışbeş yaşı doldurma anı görevi sona erdirir.

Sonuç: Yaş ölçütü, üyenin görev süresini kısaltabilir; bu nedenle görev süresi tek başına hesaplanmaz.

### Kendiliğinden sona erme ile anayasa Mahkemesi kararıyla sona erme arasındaki fark nedir?

- Hakimlik mesleğinden çıkarmayı gerektiren suçtan hüküm giyme, ayrı bir karar gerektirmeden üyeliği sona erdirir.
- Sağlık nedeniyle görevin yerine getirilemeyeceğinin kesin olarak anlaşılması, üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararını gerektirir.

Sonuç: İki hâlde sona erme yolu farklıdır; ilkinde karar aranmaz, ikincisinde Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunluk kararı zorunludur.

### Üyelerin görev süresi ve üyeliğin sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zorunlu emeklilik yaşını altmışbeş olarak almak yerine eski düzenlemedeki yaş sınırını uygulamak; madde metni 2010 değişikliğinden sonra bu yaşı kabul eder.
- Hakimlik mesleğinden çıkarmayı gerektiren suçun her suç olduğunu varsaymak; yalnız bu niteliği taşıyan suçtan verilen hüküm üyeliği sona erdirir.
- Sağlık nedeniyle üyeliğin sona ermesini bir Anayasa Mahkemesi kararı olmadan kendiliğinden gerçekleşmiş saymak; bu hâlde salt çoğunluk kararı aranır.
- Görev süresi sınırını bütün üyelere eşit uygulamak; 2010 değişikliğinin geçici hükmü, değişiklik tarihinde görevde bulunan üyeler için on iki yıl sınırını uygulamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi üyeliğinin sağlık nedeniyle sona erdirilmesinde, sağlık raporunun görevi yerine getirilemeyeceğini kesin olarak göstermesi aranmaktadır. (2. Daire, 2021/17330 E., 2021/3482 K., 18.10.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Üyeliğin hakimlik mesleğinden çıkarmayı gerektiren suçtan hüküm giymesi iddiası, kesin hükmün varlığı ile ispatlanır; kesin hüküm belgesi bu hâlde yeterli delildir.
- Sağlık nedeniyle görevin yerine getirilemeyeceği iddiası, sağlık kurulu raporu ile ispatlanır; ispat yükü bu sonucu ileri süren tarafa aittir.
- Üyenin yaşı, doğum tarihini gösteren nüfus kaydı ile ispatlanır; altmışbeş yaşın dolup dolmadığı bu belgeye göre belirlenir.
- Görev süresinin dolduğu iddiası, seçim tarihini gösteren belge ile ispatlanır; yazılı kayıt tanıktan üstündür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 m.146: Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu ve üyelerin seçim usulünü düzenler; bu madde üyelerin görev süresinin başlangıcını seçim üzerinden belirler.
- 6216 sayılı Kanun: Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun; boşalan üyeliğe seçim, bildirim süresi ve üyelerin mali hakları bu kanunda düzenlenir.

## [Anayasa m.148 — Görev ve yetkileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148)

Anayasa Mahkemesinin normlar denetimi ile bireysel başvuruyu karara bağlama görevini ve Anayasa değişikliklerinin denetim sınırını düzenler. Kapsamında kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün şekil ve esas bakımından denetlenmesi, Anayasa değişikliklerinin yalnız şekil bakımından incelenmesi, olağanüstü hal ve savaş kararnamelerine ilişkin dava yasağı, şekil bozukluğu iddiasının süresi, bireysel başvuruda olağan kanun yolu şartı, kanun yolu hususlarında inceleme yasağı ve Yüce Divan yargılaması yer alır. Kanun yapma usulünü ve kanunun yayımlanmasını düzenlemez (m.87-89). Bireysel başvurunun ayrıntılı usul ve esasları kanunla düzenlenir (m.148/son fıkra gereği ayrı kanun). Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi ve sona ermesi (m.146, m.147) ile Yüce Divan kararlarının yargılama usulü de bu maddenin dışındadır. Metin yalnızca Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinin çerçevesini çizer; genel olarak tüm kamu görevlilerinin kişisel yargılanma usulü de burada düzenlenmez.

### Görev ve yetkileri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Soyut norm denetimi**: Somut bir uyuşmazlığa bağlı olmaksızın, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya TBMM İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunun Anayasa Mahkemesince incelenmesidir. Denetim konusu normun şekil ve esas bakımından değerlendirilmesini kapsar.
- **Şekil bakımından denetleme**: Normun çıkarılma usulüne ilişkin Anayasa kurallarına uyulup uyulmadığının incelenmesidir. Kanunlarda son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı, Anayasa değişikliklerinde ise teklif ve oylama çoğunluğu ile ivedilik yasağına uyulup uyulmadığı bu kapsamda değerlendirilir.
- **Esas bakımından denetleme**: Normun içeriğinin Anayasaya uygunluğunun incelenmesidir. Anayasa değişikliklerinde bu tür bir denetim yapılmaz; yalnızca şekil denetimi yapılır.
- **Bireysel başvuru**: Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudur. Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.
- **Şekil bozukluğuna dayalı iptal davası ve def'i**: Kanunun şekil bakımından Anayasaya aykırılığını ileri süren iptal davası veya bu iddianın def'i yoluyla ileri sürülmesidir. Kanunun yayımlanmasından itibaren on gün geçtikten sonra bu yollara başvurulamaz.
- **Yüce Divan**: Maddede sayılan kişilerin görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılandığı özel yargılama merciidir. Savcılık görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili yapar.
- **Olağanüstü hal ve savaş kararnamesi**: Olağanüstü hallerde ve savaş hallerinde Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesidir. Bu kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

### Görev ve yetkileri: hangi şartlar aranır?

- Denetlenecek normun kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya TBMM İçtüzüğü olması gerekir; Anayasa değişikliği yalnız şekil bakımından incelenebilir.
- Şekil bakımından denetleme için kanunda son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılmış olmaması, Anayasa değişikliğinde ise teklif, oylama çoğunluğu veya ivedilik yasağına aykırılık bulunması gerekir.
- Şekil bakımından denetleme istemi Cumhurbaşkanı veya TBMM üyelerinin beşte biri tarafından yapılmalıdır.
- Şekil bozukluğuna dayalı iptal davası ve def'i, kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçmeden ileri sürülmelidir.
- Olağanüstü hal ve savaş hali Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde şekil veya esas bakımından Anayasaya aykırılık iddiasıyla dava açılamaz.
- Bireysel başvuru için Anayasada güvence altına alınmış temel hak veya özgürlüğün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında bulunan bir hakkın, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilmelidir.
- Bireysel başvuruda olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır; kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.
- Yüce Divan yargılaması için maddede sayılan kişilerin görevleriyle ilgili bir suç işlediği iddiası bulunmalıdır; Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları da bu kapsamdadır.

### Görev ve yetkileri: hangi sonuçları doğurur?

- Kanun şekil bozukluğuna dayanılarak yayımlanmasından on gün sonra iptal davasına konu edilemez ve def'i yoluyla da ileri sürülemez.
- Olağanüstü hal ve savaş hali Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
- Anayasa değişikliğinde şekil denetimi yapılır; esas bakımından bir denetim yapılmaz.
- Bireysel başvuruda olağan kanun yollarının tüketilmemiş olması halinde başvuru kabul edilmez.
- Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.
- Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir; Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.
- Bireysel başvurunun usul ve esasları kanunla düzenlenir.

### Şekil denetimi ile esas denetimi arasındaki fark nedir?

- Şekil denetimi, normun çıkarılma usulüne ilişkin kuralların (son oylama çoğunluğu gibi) uyulup uyulmadığını inceler.
- Esas denetimi, normun içeriğinin Anayasaya uygunluğunu inceler.

Sonuç: Anayasa değişikliklerinde yalnız şekil denetimi yapılır; kanun, İçtüzük ve kararnamelerde hem şekil hem esas denetimi yapılabilir.

### Olağan dönem kararnamesi ile olağanüstü hal ve savaş kararnamesi arasındaki fark nedir?

- Olağan dönemde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi şekil ve esas bakımından denetlenebilir.
- Olağanüstü hal ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi için bu hükme göre dava açılamaz.

Sonuç: Olağanüstü hal ve savaş kararnamelerine karşı iptal davası yoluyla Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez.

### Kanunun şekil bozukluğu iddiası ile esas aykırılığı iddiası: fark nedir?

- Şekil bozukluğu iddiası, kanunun yayımlanmasından itibaren on gün içinde ileri sürülebilir.
- Esas aykırılık iddiasında bu on günlük sınır uygulanmaz; maddenin genel denetim kuralı geçerlidir.

Sonuç: On gün geçtikten sonra yalnız şekil bozukluğu dayanağı iptal davasına ve def'iye konu edilemez.

### Normlar denetimi ile bireysel başvuru arasındaki fark nedir?

- Normlar denetiminde konu bir kanun, kararname veya İçtüzük hükmüdür; başvuru için bir hak ihlali iddiası aranmaz.
- Bireysel başvuruda kamu gücünün bir temel hak ihlali iddia edilir ve olağan kanun yolları tüketilmiş olmalıdır.

Sonuç: Bireysel başvuruda kanun yolu sonuçlarına dayanan hususlar ayrıca incelenmez, yalnız hak ihlali değerlendirilir.

### Maddede sayılan yüksek kamu görevlileri ile genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, bakanlar, yüksek yargı üyeleri gibi kişiler maddedeki ilk listede yer alır.
- Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ayrı fıkrada yer alır.

Sonuç: Her iki grup da görevleriyle ilgili suçlar nedeniyle Yüce Divanda yargılanır; ancak fıkra ayrı tutulduğu için bu grup için ayrı değerlendirme gerekir.

### Görev ve yetkileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Anayasa değişikliğini esas bakımından denetlemeye çalışmak; yalnız şekil bakımından inceleme yapılabilir.
- On günlük süreyi şekil bozukluğu dışındaki esas aykırılık iddialarına da uygulamak; bu sınır yalnız şekil bozukluğuna dayalı iddialar için geçerlidir.
- Olağanüstü hal ve savaş kararnamelerini olağan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden ayırmadan dava açılabileceğini saymak; bu kararnamelere karşı dava açılamaz.
- Bireysel başvuruda olağan kanun yolu tüketilmeden başvuruyu kabul etmek veya kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapmak; bu hususlar için inceleme yasağı vardır.
- Yüce Divan yargılamasında Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarını ayrı fıkra nedeniyle maddenin genel listesinden ayrı değerlendirmek; yargılama aynı şekilde Yüce Divanda yapılır.
- Yüce Divan kararlarını her zaman kesin saymak; yeniden inceleme başvurusu yapılabilir, Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesinin soyut norm denetiminde şekil ve esas bakımından denetim yetkisi, madde metnine uygun olarak kanun, kararname ve İçtüzük için birlikte kullanılmaktadır. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/4027 E., 2015/2835 K., 10.08.2015)
- Bireysel başvuru yetkisinin Anayasa Mahkemesine verildiği ve bu yetkinin bu madde kapsamında düzenlendiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/5613 E., 2026/173 K., 15.01.2026)
- Maddede Anayasa Mahkemesinin görevleri arasında bireysel başvuruların karara bağlanmasının sayıldığı ve bu görevin Anayasa Mahkemesine ait olduğu kabul edilmektedir. (2. Daire, 2022/1409 E., 2022/4674 K., 29.09.2022)
- Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinin 148. maddede belirlendiği ve bu çerçevede hareket ettiği kabul edilmektedir. (2. Daire, 2022/1484 E., 2022/2651 K., 17.05.2022)
- Maddenin Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini sınırlandırdığı ve bu sınırların aşılmaması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Daire, 2021/10461 E., 2021/4584 K., 30.11.2021)
- Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinin Anayasanın 148. maddesinde düzenlendiği ve bu maddenin esas alındığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2021/11590 E., 2021/4283 K., 16.11.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Şekil bozukluğuna dayalı iptal davası veya def'i yoluyla ileri sürülen iddiada, kanunun yayımlanma tarihinin ve on günlük sürenin geçip geçmediğinin ispat yükü davacı veya def'i yoluyla iddia eden tarafa aittir; yayım tarihi Resmî Gazete ile belirlenir.
- Şekil bakımından aykırılık iddiasında, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılmadığını ileri süren taraf bunu TBMM tutanaklarıyla ispatlamalıdır.
- Anayasa değişikliğine yönelik şekil denetiminde teklif, oylama çoğunluğu veya ivedilik yasağına aykırılığı ileri süren taraf bu iddiasını TBMM tutanakları ve Anayasa değişikliği metniyle ispatlamalıdır.
- Bireysel başvuruda, başvurucunun olağan kanun yollarını tükettiğini ve temel hak ihlalini kendisi ileri sürer; bu hususlar başvuru dilekçesi ekleri ve mahkeme kararlarıyla ispatlanır.
- Olağanüstü hal veya savaş kararnamesine karşı açılan davada, kararnamenin olağanüstü hal ya da savaş hali çerçevesinde çıkarılıp çıkarılmadığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin kendisi ve ilan belgesiyle belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.87](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-87): TBMM'nin görev ve yetkilerini düzenler; kanun koyma yetkisinin çerçevesini gösterir ve bu maddedeki denetime konu olan kanunların çıkarılmasının zeminidir.
- [2709 sayılı Kanun m.88](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-88): Kanun tekliflerinin görüşülme usul ve esaslarını içtüzüğe bırakır; şekil denetiminde incelenen usulün kaynağıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.89](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-89): Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanmasını ve geri gönderme usulünü düzenler; on günlük sürenin başlangıcı olan yayım tarihi bu maddeyle belirlenir.
- [2709 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146): Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu düzenler; bu maddedeki görevleri yerine getiren organın yapısını belirler.
- [2709 sayılı Kanun m.147](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-147): Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresini ve üyeliğin sona ermesini düzenler; Yüce Divanda yargılanan kişilerden bir grubun görevden ayrılma koşullarını tamamlar.
- [2709 sayılı Kanun m.175](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-175): Anayasa değişikliği usulünü düzenler; m.148'de yer alan şekil denetiminin dayanağıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-119): Olağanüstü hal ilanına ilişkin kuralları düzenler; m.148'de yer alan olağanüstü hal kararnamelerine ilişkin dava yasağının kapsamını belirler.

## [Anayasa m.149 — Çalışma ve yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-149)

Madde, Anayasa Mahkemesinin iki bölüm ve Genel Kurul hâlinde çalışmasını, bölüm ve Genel Kurulun toplantı yeter sayılarını, karar çoğunluklarını, bireysel başvuru komisyonlarının kurulabilmesini, hangi işlerin hangi organda görüleceğini, şekil bozukluğu iddialı iptal davalarının önceliğini ve Mahkemenin dosya üzerinden inceleme ile duruşma usulünü düzenler. Yüce Divan dışında kalan işler ve siyasi parti kapatma davaları bakımından bu usul kurallarını getirir. Madde Anayasa Mahkemesinin kuruluşunu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama usullerini, başkan ve üyelerin disiplin işlerini ve Mahkemenin çalışma esaslarını düzenlemez; bunlar kanunla ve İçtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisi ile yargılamanın yenilenmesi de bu maddenin konusu değildir (m.153, m.67).

### Çalışma ve yargılama usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bölüm**: Anayasa Mahkemesinin, bireysel başvuruları karara bağlamak üzere kurulan iki kısmıdır. Bölümler başkanvekilinin başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır.
- **Genel Kurul**: Anayasa Mahkemesinin tüm üyelerinden oluşan en az on üyeyle toplanan organıdır. Siyasi parti, iptal, itiraz ve Yüce Divan davalarına Genel Kurulca bakılır.
- **Salt çoğunluk**: Toplantıya katılan üyelerin yarısından fazlasının oyudur. Anayasa değişikliğinin iptali, parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma kararlarında bu kural yerine üçte iki çoğunluk aranır.
- **Üçte iki oy çokluğu**: Toplantıya katılan üyelerin üçte ikisinin oyudur. Madde, bu nitelikli çoğunluğu üç belirli karar türü için öngörür; tam üye sayısına göre değil toplantıya katılanlara göre hesaplanır.
- **Şekil bozukluğuna dayalı iptal davası**: Kanunun ya da kuralın çıkarılış biçimindeki usulsüzlüğe dayanarak açılan iptal davasıdır. Bu davalar Mahkemece öncelikle incelenip karara bağlanır.
- **Yüce Divan sıfatıyla yargılama**: Anayasada belirtilen kişiler hakkında Anayasa Mahkemesinin özel yetkisiyle yaptığı yargılamadır. Bu yargılamalar Genel Kurulca görülür ve dosya üzerinden inceleme kuralının dışındadır.

### Çalışma ve yargılama usulü: hangi şartlar aranır?

- Bölümün karar verebilmesi için başkanvekilinin başkanlığında dört üyenin toplantıda bulunması gerekir.
- Genel Kurulun toplanabilmesi için Mahkeme Başkanının ya da onun belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on üyenin bulunması gerekir.
- Bölüm ve Genel Kurul kararları, aksi öngörülmedikçe toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla alınmalıdır.
- Anayasa değişikliğinin iptali, siyasi partinin kapatılması ya da Devlet yardımından yoksun bırakılması kararları için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu aranmalıdır.
- Siyasi parti, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan yargılamaları Genel Kurulda görülmelidir; bireysel başvurular bölümlerce karara bağlanmalıdır.
- Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları diğer işlerden önce incelenip karara bağlanmalıdır.
- Yüce Divan dışında kalan işler dosya üzerinden incelenmelidir; bireysel başvuruda duruşma yapılması Mahkemenin takdirine bağlıdır.
- Siyasi parti kapatma davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen partinin genel başkanlığı ya da tayin edeceği bir vekil dinlenmelidir.

### Çalışma ve yargılama usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Toplantı yeter sayısı sağlanmadan alınan bölüm veya Genel Kurul kararı geçerli olmaz.
- Olağan kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla alındığında bağlayıcı hâle gelir.
- Anayasa değişikliğinin iptali, parti kapatma ya da Devlet yardımından yoksun bırakma kararında üçte iki çoğunluk sağlanmazsa karar verilemez ve iptal ya da kapatma hükmü kurulamaz.
- Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlara bırakılabilir; bu durumda komisyon kararları bölümün karar yetkisinin yerine geçmez, incelemenin ayrı bir aşamasını oluşturur.
- Şekil bozukluğu iddiası içeren iptal davası öncelikle incelenir; bu sıra dışında kalan davaların görülmesini engellemez ancak öne alınmasını sağlar.
- Yüce Divan dışındaki işlerde duruşma yapılmamasına karar verilirse dosya üzerinden karar verilir.
- Siyasi parti kapatma davasında kapatılması istenen partinin savunmasının dinlenmemesi usul eksikliği oluşturur.

### Bölüm ile genel Kurul arasındaki fark nedir?

- Bölümler başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır ve bireysel başvuruları karara bağlar.
- Genel Kurul Başkan veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on üyeyle toplanır ve siyasi parti, iptal, itiraz ve Yüce Divan davalarına bakar.

Sonuç: Hangi organın hangi işe bakacağı belirlenir; bireysel başvuru bölümde, soyut ve somut norm denetimi ile siyasi parti davaları Genel Kurulda görülür.

### Olağan karar yeter sayısı ile anayasa değişikliği, parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma kararları arasındaki fark nedir?

- Bölüm ve Genel Kurul kararlarını kural olarak salt çoğunlukla alır.
- Anayasa değişikliğinin iptali, siyasi partinin kapatılması ya da Devlet yardımından yoksun bırakılması için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oyu gerekir.

Sonuç: Bu üç kararda oylama eşiği olağan çoğunluğun üstüne çıkar; toplantıya katılan üye sayısına göre gereken oy sayısı değişir.

### Şekil bozukluğuna dayalı iptal ile diğer iptal davaları arasındaki fark nedir?

- Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
- Diğer iptal davalarında bu öncelik kuralı bulunmaz.

Sonuç: Şekil yönünden iddia varsa dava sırada öne alınır.

### Dosya üzerinde inceleme ile duruşma ve sözlü açıklama arasındaki fark nedir?

- Yüce Divan dışında kalan işler kural olarak dosya üzerinden incelenir.
- Bireysel başvurularda duruşma yapılmasına karar verilebilir; ayrıca gerekli görülen hâllerde ilgililer ve bilgisi olanlar sözlü açıklama için çağrılabilir.

Sonuç: Duruşma yapılması Mahkemenin takdirindedir; kendiliğinden zorunlu bir duruşma hakkı doğmaz.

### Siyasi parti kapatma davası ile diğer davalar arasındaki fark nedir?

- Siyasi parti kapatma davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen partinin genel başkanlığı veya tayin edeceği bir vekil savunmasını yapar.
- Diğer davalarda parti temsilcisinin savunma dinlenmesi öngörülmemiştir.

Sonuç: Parti kapatma davasında savunma dinlenmesi zorunlu bir usul aşamasıdır.

### Çalışma ve yargılama usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bölümlerin Genel Kurul gibi on üyeyle toplandığını sanmak; bölümler için toplantı yeter sayısı dört üyedir.
- Tüm kararları üçte iki çoğunlukla almak; üçte iki yalnız anayasa değişikliğinin iptali, parti kapatma ve Devlet yardımından yoksun bırakma kararlarında aranır.
- Üçte iki çoğunluğu tam üye sayısı üzerinden hesaplamak; hesap toplantıya katılan üyelere göre yapılır.
- Bireysel başvuruda duruşmanın zorunlu olduğunu düşünmek; duruşma yapılması takdire bağlıdır.
- Parti kapatma davasında savunma dinlemeyi atlamak; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra partinin savunması dinlenmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa değişikliğinin iptali kararlarında üçte iki çoğunluğun hesabı, toplantıya katılan üye sayısına göre yapılır; Genel Kurul tam üye sayısıyla toplanmamışsa gerekli oy sayısı düşer.

### Nasıl ispat edilir?

- Üçte iki oy çokluğu iddiasında, kararın alındığı toplantıdaki katılan üye sayısının ve oyların döküm tutanağıyla ortaya konulması gerekir; Mahkeme kararındaki oy dağılımı bu konuda esas alınır.
- Toplantı yeter sayısının sağlandığını iddia eden taraf, toplantı tutanağı ya da Mahkeme kayıtlarıyla bunu ispatlamalıdır.
- Şekil bozukluğu iddiasını ileri süren taraf, iddiasını kanun çıkarılış sürecine ait belgelerle ispatlamalıdır; karşı taraf süreçte usule uygun işlem yapıldığını belgelerle savunabilir.
- Duruşma talebi bulunan taraf bu talebini gerekçesiyle birlikte dile getirmelidir; duruşma yapılıp yapılmayacağına Mahkeme karar verir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2709 m.153: Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliği ve iptal kararlarının etkisi bu maddeden değil m.153'ten çıkar; m.149 kararların nasıl alınacağını düzenler.
- 2709 m.67: Siyasi parti kapatma veya Yüce Divan kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesi m.67'de düzenlenmiştir; m.149'daki Genel Kurul ve oy kuralları bu yenileme talebinin hangi organda görüleceği bakımından bağlayıcıdır.
- 6216 sayılı Kanun: Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama usulleri ile disiplin işleri bu kanunla düzenlenir; m.149 bu konularda kanuna yollama yapar.

## [Anayasa m.150 — İptal davası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-150)

Madde, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası (soyut norm denetimi) açma yetkisinin kimlere ait olduğunu düzenler. Kapsamı Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, TBMM İçtüzüğü, kanunlar ve bunların belirli madde ve hükümleri ile şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılık iddialarıdır. Yetki sahipleri Cumhurbaşkanı, TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleridir. Madde, iptal davasının süresini, şekil bozukluğuna dayalı davalardaki özel yetki sınırlamasını, dava usulünü ve kararın sonuçlarını düzenlemez; bunlar sırasıyla 148. madde ikinci fıkrası, 151. madde (altmış gün), 6216 sayılı Kanun (dava usulü) ve Anayasa Mahkemesinin karar sonuçlarına ilişkin hükümlerdir.

### İptal davası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğrudan doğruya iptal davası**: Belirli bir somut olay veya davaya bağlı olmaksızın, bir normun Anayasaya aykırılığının Anayasa Mahkemesinde soyut olarak ileri sürüldüğü dava türüdür. Madde bu davayı açma yetkisinin kimlere ait olduğunu belirler.
- **Soyut norm denetimi**: Anayasaya uygunluk denetiminin, uygulandığı bir dava olmaksızın norm üzerinden yapılmasıdır. İtiraz (def'i) yoluyla yapılan somut norm denetiminden ayrılır.
- **Siyasi parti grubu**: TBMM içinde aynı siyasi partiden milletvekillerinin oluşturduğu gruptur. Maddeye göre dava yetkisi, Meclisteki üye sayısı en fazla olan iki grupla sınırlıdır; 2017 değişikliğinden önce bu yetki iktidar ve anamuhalefet grubuna aitti.
- **Şekil ve esas bakımından aykırılık**: Şekil aykırılığı, normun çıkarılma usulünün Anayasaya uymamasıdır; esas aykırılığı ise normun içeriğinin Anayasaya aykırı olmasıdır. Madde her iki denetimi de kapsar, ancak yetki sahipleri bakımından şekil denetimi ayrıca sınırlandırılmıştır.

### İptal davası: hangi şartlar aranır?

- Dava konusunun, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü veya bunların belirli madde ve hükümleri olması gerekir.
- Açılacak davanın Anayasaya aykırılık iddiasına dayanması ve bu aykırılığın şekil veya esas bakımından ileri sürülmesi gerekir.
- Davayı açan kişinin Cumhurbaşkanı, TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubundan biri veya üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleri olması gerekir.
- Dava Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya açılmalıdır; bir somut olay veya davanın varlığı aranmaz.
- Şekil bakımından dava, yalnızca Cumhurbaşkanı veya TBMM üyelerinin beşte biri tarafından açılabilir; iki siyasi parti grubu kanunlar bakımından şekil iddiasıyla dava açamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve İçtüzük bakımından bu sınır yoktur.

### İptal davası: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan yetki sahiplerinden biri tarafından açılan dava, Anayasa Mahkemesinin denetimine konu olur.
- Yetki sahibi olmayan bir kişi veya kurum tarafından açılan iptal davası, yetki yönünden reddedilir.
- Kanunlar bakımından şekil iddiasıyla iki siyasi parti grubu dava açamaz; bu hâlde şekil yönünden dava yetkisi yoktur.
- Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü bakımından en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu da dava açabilir.
- Maddenin son cümlesi 2017 değişikliğiyle mülga edilmiştir; mülga hüküm kapsamında bir yetki doğmaz.

### Cumhurbaşkanı ve iki siyasi parti grubu ile milletvekilleri (beşte bir) arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanı ve TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu, kurumsal sıfatla dava açar.
- Üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleri, bireysel sayısal eşikle dava açar.

Sonuç: Her iki grup da esas bakımından dava açabilir; ancak şekil bakımından yalnızca Cumhurbaşkanı ve beşte bir milletvekili dava açabilir.

### Kanun ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve İçtüzük arasındaki fark nedir?

- Kanunlar bakımından, iki siyasi parti grubu şekil iddiasıyla dava açamaz.
- Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü bakımından bu kısıtlama uygulanmaz.

Sonuç: Şekil aykırılığı iddiası kanunlar için yalnız Cumhurbaşkanı ya da beşte bir milletvekili tarafından, kararname ve İçtüzük için iki siyasi parti grubu tarafından da ileri sürülebilir.

### Mevcut düzen ile 2017 öncesi düzen arasındaki fark nedir?

- 6771 sayılı Kanunla değişiklikten sonra yetki, en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna aittir.
- Değişiklikten önce yetki, iktidar ve anamuhalefet partisi meclis gruplarına aitti.

Sonuç: 2017 öncesine ait karar ve açıklamalardaki grup ifadesi bugünkü metinle karıştırılmamalıdır.

### Esas denetimi ile şekil denetimi arasındaki fark nedir?

- Esas bakımından aykırılık iddiası, madde metninde tanınan tüm yetki sahipleri tarafından ileri sürülebilir.
- Şekil bakımından aykırılık iddiası, 148. madde ikinci fıkrası çerçevesinde daha dar bir yetki kümesiyle sınırlıdır.

Sonuç: Aynı normun hem şekil hem esas yönünden iptali istendiğinde, şekil kısmı için yetki sahibi olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

### İptal davası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi 2017 öncesi metniyle okuyup 'iktidar ve anamuhalefet partisi meclis grupları' ifadesini bugün de geçerli saymak.
- Kanunlar bakımından iki siyasi parti grubunun şekil iddiasıyla dava açabileceğini varsaymak; bu yetki yalnız Cumhurbaşkanı ve beşte bir milletvekiline aittir.
- Şekil ve esas iddialarını ayırmadan, tüm iddialar için aynı yetki sahibinin bulunduğunu düşünmek.
- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ya da İçtüzük için şekil sınırını kanunlar gibi uygulamak.
- Milletvekili yetkisinde tamsayının beşte birini tam sayı yerine mevcut üye sayısına göre hesaplamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kararlarda, iptal davası açma yetkisi bulunan kişi ve grupların madde metninde sayılanlar olup olmadığına bakıldığı ve 2017 öncesine ait grup ifadesinin bugünkü metne göre yorumlanmadığı görülmektedir. (1982/11 E., 1983/1 K., 12.01.1983)

### Nasıl ispat edilir?

- Dava açan tarafın yetkisini ispatlaması gerekir: Cumhurbaşkanı için görev sıfatı, grup için TBMM'deki üye sayısı ve grup bilgisi, milletvekilleri için tamsayının beşte biri kadar imza ve milletvekili sıfatı belgelenmelidir.
- Milletvekilleri dava açacaksa imzalarının tamsayının beşte birine ulaştığı, Genel Sekreterlik kayıtlarından veya Meclis belgelerinden gösterilir.
- Dava dilekçesinde şekil iddiası varsa, dava açan kişinin 148. madde ikinci fıkrasındaki yetki sınırına girdiği ayrıca ortaya konulmalıdır.
- Yetki itirazı yapan taraf, davacının yetki sınırının dışında olduğunu ileri sürer ve bu iddiasını Meclis kayıtlarıyla destekler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148): İkinci fıkrası, kanunların ve Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetlenmesinde dava yetkisini yalnız Cumhurbaşkanı ve TBMM üyelerinin beşte biri ile sınırlar; bu madde ile birlikte okunur.
- [2709 sayılı Kanun m.151](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-151): Dava açma süresini (Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün) düzenler; yetki sahibinin hangi süre içinde dava açabileceğini belirler.
- [2709 sayılı Kanun m.152](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152): Dava açma usulünü ve iptal davasının Anayasa Mahkemesi önündeki işleyişini düzenler; yetkinin kullanımına usul yönünden bağlıdır.

## [Anayasa m.151 — Dava açma süresi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-151)

Madde, Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkının hangi süre içinde kullanılabileceğini düzenler; genel dava açma süresini belirler. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve TBMM içtüzüğü bakımından uygulanır. Madde, iptal davasının kimler tarafından açılabileceğini, şekil bakımından denetimde kısa süreyi ve dava açma usulünü düzenlemez; bu konular Anayasanın 148. maddesinin ikinci fıkrasında ve 6216 sayılı Kanunda yer alır (m.148/2). Somut norm denetimine ilişkin itiraz yolu ve bu yolda süre, Anayasanın 152. maddesinde düzenlenir. Ret kararının tekrar başvuruyu engelleyen on yıllık süre yasağı da 152. maddenin son fıkrasındadır.

### Dava açma süresi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğrudan doğruya iptal davası**: Bir norm yürürlükte iken, bu normun Anayasaya aykırılığını soyut olarak ileri süren ve Anayasa Mahkemesinden normun iptalini isteyen davadır. Somut bir uyuşmazlığa bağlı değildir.
- **Hak düşürücü süre**: Süre geçtiğinde dava açma hakkının kendisinin sona erdiği süredir. Bu süre, madde metnine göre, Resmi Gazetede yayımlanmadan başlayarak işler.
- **Resmi Gazetede yayımlanma günü**: Sürenin başlangıç anıdır. Süre hesabında bu gün hesaba katılır ve bu gün 'bir' sayılarak başlanır. Yürürlük tarihi bu başlangıcı değiştirmez.
- **Şekil bakımından denetim**: Normun çıkarılış usulündeki Anayasaya aykırılığının denetlenmesidir. Kanunlar bakımından bu denetim için madde 148/2 kapsamında ayrı ve on günlük bir süre öngörülmüştür.

### Dava açma süresi: hangi şartlar aranır?

- Dava konusunun bir kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya TBMM içtüzüğü olması gerekir.
- Dava, dava konusu normun Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün içinde açılmalıdır.
- Dava açma yetkisinin bulunması gerekir; yetki hakkında madde 148 ve 151 birlikte değerlendirilir.
- Altmış günlük süre, Resmi Gazetede yayım günü bir sayılarak hesaplanır ve altmışıncı günün çalışma saati sonunda dolar.
- Norm yürürlüğe girmiş olmak zorunda değildir; Resmi Gazetede yayımlanmış olması yeterlidir.
- Son gün resmi tatile rastlarsa, dava tatili izleyen ilk iş gününde açılabilir.

### Dava açma süresi: hangi sonuçları doğurur?

- Altmış gün içinde dava açılırsa, dava Anayasa Mahkemesine ulaşmış olur ve esas incelemesine geçilir.
- Altmış gün geçtikten sonra iptal davası açılamaz ve hak düşer.
- Süre son günü resmi tatile denk gelirse dava, tatili izleyen ilk iş gününde açılabilir.
- Norm Resmi Gazetede yayımlandığı halde yürürlüğe girmemişse de süre yayım tarihinden işler.
- Şekil bakımından kanun ve anayasa değişikliği için on günlük özel süre geçerlidir; bu süre geçerse şekil iddiası ile iptal davası açılamaz (m.148/2).
- Kararname ve içtüzük için şekil iddiası da altmış gün içinde ileri sürülebilir.

### Kanun ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve içtüzük (esas bakımından) arasındaki fark nedir?

- Kanunlar, esas bakımından iptal davasına konu olduğunda genel altmış günlük süreye tabidir.
- Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM içtüzükleri hem esas hem şekil bakımından altmış gün içinde iptal davasına konu olabilir.

Sonuç: Her iki grupta da esas bakımından süre altmış gündür; fark, şekil denetimi bakımından ortaya çıkar.

### Kanun ve anayasa değişikliği (şekil bakımından) ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve içtüzük (şekil bakımından) arasındaki fark nedir?

- Kanunlar ve anayasa değişiklikleri şekil bakımından iptal konusu olduğunda, Anayasa madde 148/2 uyarınca on günlük özel süre uygulanır.
- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve içtüzük şekil bakımından da denetlenebilir; bunlar için özel on günlük süre yoktur ve genel altmış gün uygulanır.

Sonuç: Kanun ve anayasa değişikliği için şekil denetimi on gün içinde yapılmazsa hak düşer; kararname ve içtüzükte aynı konu altmış gün içinde açılabilir.

### Yürürlük tarihi ile resmi Gazetede yayım tarihi arasındaki fark nedir?

- Sürenin başlangıcı, normun Resmi Gazetede yayımlandığı gündür.
- Normun yürürlük tarihi daha sonraki bir gün olarak belirlenmiş olsa da süre bu tarihe bağlanmaz.

Sonuç: Yürürlüğe giriş tarihi ile yayım tarihi farklıysa süre yayım tarihinden işler.

### Dava açma süresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Süreyi idari yargı kuralıyla hesaplamak; yayım gününü saymayıp ertesi günden başlamak yerine yayım gününü 'bir' sayma kuralını ters uygulamak.
- Yürürlük tarihini süre başlangıcı saymak; süre yayım tarihinden işler, yürürlük tarihinden değil.
- Şekil bakımından iptal iddiasında genel altmış günü esas almak; kanun ve anayasa değişikliği için on günlük özel süre uygulanır.
- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve içtüzük için on günlük şekil süresini uygulamak; bunlar için süre altmış gündür.
- Son günün resmi tatile denk gelmesinde süreyi kaçırılmış saymak; dava tatili izleyen ilk iş gününde açılabilir.
- Kanunun şekil bakımından iptalini somut norm denetimi (itiraz) yoluyla ileri sürmek; bu yol kapalıdır (m.148/2).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa yargısında süre hesabında yayım günü sayılır ve izleyen gün 'bir' kabul edilir; bu yön idari yargıdaki süre hesabından farklıdır.
- Altmış günün son gününün çalışma saati sonunda dolduğu ve son günün resmi tatile rastlaması halinde ilk iş gününe kadar dava açılabileceği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Dava açan, dava dilekçesinin Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğine havale edildiği tarihin altmış gün içinde olduğunu ispat yükü altındadır; Genel Sekreterliğin verdiği belge bu tarihi gösterir.
- Normun Resmi Gazetede yayımlandığı gün, Resmi Gazetenin nüshası ile ispatlanır; süre bu tarihten hesaplanır.
- Şekil bakımından iptal iddiasında, normun yayım tarihinden on gün içinde dava açıldığı ayrıca gösterilmelidir (m.148/2).
- Süre geçtiği savunmasını ileri süren Cumhurbaşkanlığı veya Meclis tarafı, yayım tarihini ve dava tarihini belgelerle ortaya koyar; süre savunması re'sen dikkate alınabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148): Fıkra 2 ile kanun ve anayasa değişikliklerinin şekil bakımından iptalinde on günlük özel süreyi ve şekil denetiminin yetkililerini belirler; madde 151'deki genel süreden ayrılır.
- [2709 sayılı Kanun m.152](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152): Somut norm denetimi (itiraz yolu) ve ret kararının on yıl tekrar başvuru yasağını düzenler; iptal davası ile itiraz yolu ayrı yollar olarak ayrılır.
- 6216 sayılı Kanun m.38: İptal davasının Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğince havale tarihinde açılmış sayılacağını ve dava açanlara belge verileceğini düzenler; usul yönünü tamamlar.

## [Anayasa m.152 — Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152)

Anayasa'nın 152. maddesi, bir davaya bakan mahkemenin uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasa'ya aykırı görmesi ya da taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasını ciddi bulması hâlinde davayı nasıl bekleteceğini, Anayasa Mahkemesine ne zaman ve hangi koşulla başvurulacağını, Anayasa Mahkemesinin beş aylık karar süresini, bu süre aşılınca ve kararın esas hükme yetişmesi hâlinde ne olacağını ve ret kararından sonra on yıllık tekrar başvuru yasağını düzenler. Madde, somut norm denetimi (defi yolu) için geçerlidir ve davaya bakan her mahkemeyi kapsar. Maddenin düzenlemediği konular: iptal davası yoluyla soyut norm denetimi (m.150), Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlük ve geriye yürümezlik sonuçları (m.153), Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve usulü (m.149 ve 2949 sayılı Kanun) ile bireysel başvuru (m.148). Mahkemenin itirazın ciddiliğini değerlendirmesinin usul sonuçları (temyiz ve istinaf denetimi) ise madde metninin ikinci fıkrasında, ayrıca yargılama usulü mevzuatında yer alır.

### Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Somut norm denetimi (itiraz yolu, defi)**: Görülmekte olan somut bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa'ya aykırılığının, davaya bakan mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesine taşınması yoludur. Soyut bir iptal davası değildir; ortada bir uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta uygulanacak bir hüküm bulunmalıdır.
- **Ön mesele (bekletici sorun)**: Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi bulunmasıyla oluşan, davanın esasının görülmesini durduran ara durumdur. Mahkeme bu aşamada Anayasa'ya aykırılığı kendi kanaatine göre çözmez, dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderir.
- **Aykırılık iddiasının ciddiliği**: Mahkemenin, Anayasa'ya aykırılık iddiasının dayanağı olduğunu ve davayı etkileyebileceğini kabul etmesi hâlidir. Dava uzatma amacıyla ileri sürülen veya açıkça hukuki dayanaktan yoksun iddialar ciddi sayılmaz. Ciddiliğin takdiri davaya bakan mahkemeye aittir.
- **Uygulanacak hüküm**: Davanın çözümünde uygulanması ihtimal dahilinde görülen kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüdür. Hükmün nihai kararda kesin olarak uygulanacağı görülmek zorunda değildir.
- **Beş aylık karar süresi**: Anayasa Mahkemesinin, dosyanın kendisine geliş tarihinden itibaren kararını verip açıklaması gereken azami süredir. Bu süre içinde karar verilmezse davaya bakan mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır.
- **On yıllık tekrar başvuru yasağı**: Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra, aynı kanun hükmünün aynı gerekçeyle yeniden Anayasa'ya aykırılık iddiasına konu edilemeyeceği süredir.

### Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi: hangi şartlar aranır?

- Görülmekte olan bir davanın bulunması gerekir; davaya bakan mahkeme, davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasa'ya aykırı görmeli ya da taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmalıdır.
- Anayasa'ya aykırılık iddiası, davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüne ilişkin olmalıdır.
- Mahkeme, iddiayı ciddi bulmuşsa davayı Anayasa Mahkemesinin kararına kadar geri bırakmalı ve dosyayı Anayasa Mahkemesine göndermelidir.
- Mahkeme iddiayı ciddi görmezse bu kararı gerekçesiyle belirtmeli; iddia temyiz mercii tarafından esas hükümle birlikte karara bağlanmalıdır.
- Anayasa Mahkemesinin esas hakkında verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmemişse aynı kanun hükmü aynı gerekçeyle yeniden iddia konusu yapılamamalıdır.

### Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme iddiayı ciddi bulur veya hükmü Anayasa'ya aykırı görürse davayı Anayasa Mahkemesinin kararına kadar geri bırakır ve dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderir.
- Anayasa Mahkemesi beş ay içinde karar vermezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır.
- Anayasa Mahkemesinin kararı esas hakkındaki karar kesinleşmeden gelirse mahkeme bu karara uymak zorundadır.
- Mahkeme iddiayı ciddi görmezse davaya devam eder; bu ara karar esas hükümle birlikte temyiz edilir ve temyiz mercii iddiayı inceler.
- Anayasa Mahkemesinin esasa girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmü aynı gerekçeyle yeniden iddia edilemez.

### Ciddi bulunan iddia ile ciddi bulunmayan iddia arasındaki fark nedir?

- Mahkeme iddiayı ciddi bulursa davayı geri bırakır ve dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderir.
- Mahkeme iddiayı ciddi bulmazsa davaya devam eder ve iddiayı gerekçesiyle reddeder.

Sonuç: Ciddi bulunmayan iddianın reddi bir ara karardır; bu karar tek başına temyiz edilemez, esas hükümle birlikte temyiz konusu yapılabilir.

### Mahkemenin re'sen kanaati ile tarafın ileri sürdüğü iddia arasındaki fark nedir?

- Mahkeme, uygulanacak hükmü kendiliğinden Anayasa'ya aykırı görürse başvuru yapabilir.
- Taraflardan biri aykırılık iddiasında bulunmuşsa mahkeme bu iddianın ciddiliğini değerlendirir.

Sonuç: Her iki durumda da başvuru yapılabilir; tarafların iddiası ciddi görülmezse reddedilir ve bu ret esas hükümle birlikte temyiz edilebilir.

### Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile esas hakkında ret kararı arasındaki fark nedir?

- Anayasa Mahkemesi kuralı Anayasa'ya aykırı bulup iptal ederse, bu karar başvuran mahkeme için bağlayıcıdır.
- Anayasa Mahkemesi işin esasına girerek ret kararı verirse, aynı hükmün aynı gerekçeyle yeniden iddia edilmesi on yıl süreyle engellenir.

Sonuç: Ret kararı sonrası on yıllık yasak doğar; iptal kararı ise yasak doğurmaz.

### Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi görmeyen mahkemenin ara kararını ayrıca temyiz etmek; bu karar esas hükümle birlikte temyiz edilir.
- Anayasa Mahkemesi kararını beklemeden davayı esasa bağlayarak uyuşmazlığı kendi kanaatine göre çözmek; m.152 bu yolu kapatır.
- On yıllık yasağı iptal kararlarına da uygulamak; yasak Anayasa Mahkemesinin esasa ilişkin ret kararları için geçerlidir.
- Beş aylık süreyi bir hak düşürücü süre sanmak; süre aşılınca davaya bakan mahkeme davayı yürürlükteki kanuna göre bitirir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin aykırılık iddiasının ciddi olmadığı yönündeki ara kararı, tek başına temyiz edilemez; esas hükümle birlikte temyiz konusu yapılabilir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/178 E., 2011/41 K., 12.04.2011; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2020/985 E., 2023/398 K., 05.05.2023)
- Başvuran mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararı, başvuran mahkeme açısından bağlayıcıdır ve iptal kararı geriye yürür sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/237 E., 2023/477 K., 17.05.2023)
- Yargı kararlarında, Anayasa Mahkemesi ret kararından sonra on yıllık yasağın iptal davası sonucunda verilen ret kararlarından sonra da başlayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1553 E., 2025/1369 K., 03.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Aykırılık iddiasını ileri süren taraf, iddianın dayanağını ve ilgili kuralın davada uygulanacağını gösteren belgeler ile açıklamalarla ortaya koymalıdır; iddianın ciddiliğini takdir eden davaya bakan mahkemedir.
- İddiasının ciddi olduğunu ileri süren taraf, ciddiliği dava dosyasındaki belgelerle ve uygulanacak hükmün davadaki yeri üzerinden göstermelidir.
- Mahkemenin iddiayı ciddi görmemesi hâlinde gerekçesini açıkça belirtmesi gerekir; karşı taraf bu gerekçeye esas hüküm temyizinde itiraz edebilir.
- Anayasa Mahkemesine gönderilen dosyada başvuru kararının aslı, tutanağın onaylı örneği ile dava dosyasının ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri bulunmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.153](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-153): Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının yürürlüğe girmesini ve geriye yürümezliğini düzenler; m.152'deki bağlayıcılık ve iptal sonuçları bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- [2709 sayılı Kanun m.150](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-150): Soyut norm denetimini, yani iptal davasını düzenler; m.152'deki defi yolundan ayrıdır ve on yıllık yasağın uygulanma alanını ayırt etmek için bakılır.
- [2709 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148): Bireysel başvuru yolunu düzenler; m.152'deki somut norm denetiminden ayrı bir başvuru yoludur.
- 2949 sayılı Kanun: Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, yargılama usulü ve başvuru kararının içeriği bakımından m.152'nin uygulanmasını tamamlayan mevzuattır.

## [Anayasa m.153 — Anayasa Mahkemesinin kararları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-153)

Anayasa Mahkemesi kararlarının niteliğini, iptal kararlarında gerekçe zorunluluğunu, iptal kararlarının kanun koyucu gibi hareket etmeme sınırını, iptal kararlarının geriye yürümemesini, iptal edilen kuralın yürürlükten kalkma anını, Anayasa Mahkemesinin yürürlük tarihini bir yılı geçmeyecek biçimde erteleme yetkisini, erteleme halinde TBMM'nin hukuki boşluğu dolduracak düzenlemeyi öncelikle görüşme yükümlülüğünü ve kararların bağlayıcılığını düzenler. Madde, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve TBMM İçtüzüğü hükümlerinin iptali ile ilgilidir; Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını yalnız iptal kararlarına değil tüm kararlarına yayar. Maddenin Anayasa Mahkemesinin yapısını, denetim yollarını ve usulünü düzenlemediği, bu konuların Anayasanın 148. maddesi ile 6216 sayılı Kanunda yer aldığı; bireysel başvuru kararlarının Resmî Gazetede yayımlanma koşulunun 6216 sayılı Kanunda düzenlendiği; yargılamanın yenilenmesinin 6216 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğüne bırakıldığı, Yüce Divan ve siyasi parti kapatma kararlarına ilişkin yenilenme yolunun ise ayrı bir düzenleme konusu olduğu hatırlatılmalıdır.

### Anayasa Mahkemesinin kararları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kesin karar**: Anayasa Mahkemesinin kararlarına karşı temyiz, karar düzeltme gibi hiçbir kanun yoluna başvurulamayacağı anlamına gelir. Anayasa Mahkemesinin üstünde bir yargı merci bulunmadığından bu nitelik ilk ve son derece mahkemesi olma özelliğinden doğar.
- **Maddi anlamda kesin hüküm (bağlayıcılık)**: Kararın yasama, yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını ve gerçek ve tüzel kişileri bağlayan gücüdür. Bu bağlayıcılık hüküm fıkrası bakımından geçerlidir; gerekçe bakımından tartışmalıdır.
- **İptal kararı**: Bir kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü veya bunların hükmünü Anayasaya aykırı bularak ortadan kaldıran karardır. Kararın iptal sonucunun doğması için Resmî Gazetede yayımlanması gerekir.
- **Erteleme süresi**: Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak en fazla bir yıl sonrası olarak belirleyebildiği süredir. Bu süre, iptal kararının hukuki boşluk yaratmaması için kullanılır.
- **Geriye yürümezlik**: İptal kararının yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş hukuki durumları ve yapılmış işlemleri kural olarak etkilememesi ilkesidir. Madde metni yalnızca bu ilkeyi koyar; istisnalarını ayrıca düzenlemez.
- **Hukuki boşluk**: İptal edilen kuralın yerine geçecek düzenleme bulunmadığında ortaya çıkan normatif eksikliktir. Erteleme yetkisinin ve TBMM'ye öncelikli görüşme yükümlülüğünün amacı budur.

### Anayasa Mahkemesinin kararları: hangi şartlar aranır?

- Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü veya bunların hükmüne ilişkin olması gerekir.
- İptal kararının gerekçesinin yazılmış olması zorunludur; gerekçesiz iptal kararı açıklanamaz.
- İptal kararının Resmî Gazetede yayımlanması gerekir; iptal edilen hüküm bu yayım tarihinde yürürlükten kalkar.
- Anayasa Mahkemesi iptal ederken kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir uygulamaya yol açacak hüküm kuramaz.
- Yürürlük tarihinin ertelenmesi halinde erteleme süresi, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
- Erteleme yapılmışsa TBMM, iptal kararının oluşturduğu hukuki boşluğu dolduracak düzenlemeyi öncelikle görüşüp karara bağlamalıdır.
- İptal kararının geriye yürümemesi, yürürlük tarihinden önceki durumların kural olarak korunması anlamına gelir.

### Anayasa Mahkemesinin kararları: hangi sonuçları doğurur?

- İptal kararı Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte iptal edilen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, TBMM İçtüzüğü veya bunların hükmü yürürlükten kalkar.
- Erteleme yapılmamışsa iptal derhal yürürlüğe girer ve iptal edilen hükmün idare makamları ve yargı organlarınca uygulanması mümkün olmaz.
- Erteleme yapılmışsa iptal edilen hüküm erteleme tarihine kadar yürürlükte kalır ve bu süre içinde TBMM boşluğu dolduracak kanunu öncelikle görüşmek zorundadır.
- Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile yeni bir uygulamaya yol açacak hüküm kuramaz; aksi halde karar kanun koyucu gibi hareket etmiş olur.
- İptal kararı geriye yürümez; yürürlük tarihinden önce kurulmuş hukuki durumlar kural olarak etkilenmez.
- Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.
- İptal edilen kuralın uygulanmasına devam edilmesi, uygulayanlar bakımından cezai ve hukuki sorumluluğa yol açabilir.
- Gerekçesiz iptal kararı açıklanamaz; gerekçenin yazılması kararın yayımlanabilmesinin ön koşuludur.
- Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz.

### Kesin karar ile maddi anlamda kesin hüküm arasındaki fark nedir?

- Kesinlik, kararın kanun yoluna konu olamamasıdır ve Anayasa Mahkemesi kararları bakımından bu özellik ilk ve son derece mahkemesi olmasından gelir.
- Bağlayıcılık ise kararın tüm organları ve kişileri bağlamasıdır ve bu, kararın hüküm fıkrası için geçerlidir.

Sonuç: Kararın yeniden dava konusu yapılmaması ile hüküm fıkrasının bağlayıcılığı farklı hukuki kavramlardır; birinin varlığı diğerini kendiliğinden doğurmaz.

### İptal kararı ile red kararı arasındaki fark nedir?

- İptal kararı, kanun hükmünü ortadan kaldırır ve Resmî Gazetede yayımı ile yürürlükten kalkma sonucu doğar.
- Red kararında kanun iptal edilmez; kural yürürlükte kalmaya devam eder.

Sonuç: Red kararı verilmiş bir kanun hakkında sonradan başka yoldan (örneğin itiraz yoluyla) yeniden başvurulabilir; bağlayıcılık bu kararlarda pratikte önemini iptal kararlarında bulur.

### Yürürlükten kalkma anı ile kararın verildiği gün arasındaki fark nedir?

- Kanunun yürürlükten kalkması, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte gerçekleşir.
- Kararın verildiği gün ise yürürlük açısından belirleyici değildir.

Sonuç: Yürürlük tarihi ile karar tarihi arasında aylar geçebilir; yürürlük Resmî Gazete yayımına bağlıdır.

### Derhal yürürlük ile ertelenmiş yürürlük arasındaki fark nedir?

- Derhal yürürlükte iptal, Resmî Gazetede yayımlandığı anda kuralı kaldırır.
- Ertelenmiş yürürlükte Anayasa Mahkemesi, bir yılı aşmamak üzere ayrı bir tarih belirler ve TBMM bu süre içinde boşluğu dolduracak kanunu çıkarmalıdır.

Sonuç: Erteleme yapılmışsa kural erteleme tarihine kadar yürürlüktedir; erteleme yapılmamışsa yayımla birlikte kalkar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İptal kararının hangi denetim türü sonucu verildiğinin önemi yoktur; soyut ve somut norm denetimi sonucu verilen tüm iptal kararları aynı sonucu doğurur ve Resmî Gazetede yayımlanmaları gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/1007 E., 2022/1529 K., 17.11.2022)
- Anayasa Mahkemesi kararları hüküm fıkrası bakımından bağlayıcıdır; gerekçe ise tartışmalıdır ve bu tartışma iptal kararlarında gerekçeye dayanılmasında pratik önem taşır. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/678 E., 2022/1355 K., 20.10.2022)
- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı erga omnes etki doğurur; olayla sınırlı, yalnız tarafları bağlayan bir karar verme yetkisi yoktur. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1670 E., 2020/242 K., 04.03.2020)
- Yürürlüğü ertelenen iptal kararlarında, erteleme süresinin dolmasından önce doğan uyuşmazlıkta eski kural uygulanmaya devam eder; ertelenmiş tarih geldiğinde karar tarihine göre uygulanacak hukuk değişir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9903 E., 2026/1111 K., 11.02.2026)
- İptal kararı ile iptal edilmemiş kural arasındaki ayrım uygulamada dikkate alınır; uygulamada iptal kararının gerekçesinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9903 E., 2026/1111 K., 11.02.2026)
- Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, iptal kararının yasama organını da bağladığı anlamına gelir; ancak aynı içerikte yeni bir kanun çıkarılmasının yasaklandığı anlamına gelmez, yeni kanun ayrıca denetlenebilir. (2. Daire, 2021/1890 E., 2025/4926 K., 06.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- İptal davasını açan veya iptal kararına dayanan tarafın, iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihi ve yürürlük tarihini kanıtlaması gerekir; bu tarih Resmî Gazete nüshası ile ispatlanır.
- Erteleme yapılmış olduğunu iddia eden taraf, Anayasa Mahkemesinin erteleme kararını ve tarihini belgelemek zorundadır.
- İptal edilen kuralın hâlâ yürürlükte olduğunu savunan taraf, kuralın yürürlük tarihinden önce doğmuş bir olguya dayandığını ispatla yükümlüdür; geriye yürümezlik savunması bu yolla ileri sürülür.
- Gerekçesiz iptal kararı ileri süren taraf, gerekçenin yazılmadığını değil, yazıldığını ve yayımlandığını göstermek zorunda değildir; eksik gerekçe iddiası karşı taraf tarafından ileri sürülür ve Anayasa Mahkemesi kararının metni ile ispatlanır.
- Yürürlükten kalkan kuralın uygulanması sonucu zarar gören taraf, uygulayanın kusurunu ve zararı yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6216 sayılı Kanun m.66/8: Resmî Gazetede yayın şartının yalnızca iptal ve itiraz sonucu verilen gerekçeli kararlar için öngörüldüğünü düzenler; bireysel başvuru kararları için bu şart aranmaz.
- 6216 sayılı Kanun m.67: Anayasa Mahkemesinin siyasi parti kapatma veya Yüce Divan sıfatıyla verdiği kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yolunu düzenler; 153. maddenin kesinlik ilkesiyle birlikte okunur.

## [Anayasa m.154 — Yargıtay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-154)

Anayasa'nın 154. maddesi Yargıtayın görev alanını, üyelerinin seçim kaynağını ve Yargıtay Başkanı, başkanvekilleri, daire başkanları ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin seçim usullerini ve görev sürelerini düzenler. Maddenin ikinci fıkrasındaki seçim kuralları Yargıtay üyeleri için, üçüncü fıkra ise Yargıtay yönetim kadroları ve başsavcılık için geçerlidir. Yargıtayın kuruluşu, işleyişi ve nitelikleri ile seçim usullerinin ayrıntıları ise kanunla düzenlenir; bu hususlar madde metninde ayrıntılı yazılmamıştır. Maddenin uygulanması bakımından Yargıtay'ın adli yargının üst derece mahkemesi olarak kimler hakkında ve hangi kararlar bakımından yetkili olduğu belirtilir. Maddede düzenlenmeyen konular şunlardır: Yargıtay'ın iç işleyişine ve üye sayısına ilişkin ayrıntılar (kanuna bırakılmıştır), Hakimler ve Savcılar Kurulunun kuruluşu ve üye seçimi (m.159), Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi ile Anayasa Mahkemesinin yetkisi (m.146 ve m.147), Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözme yetkisi (m.158) ve Danıştayın görevleri (m.155). Bu maddeye göre Yargıtay'ın kararlarına karşı yapılacak olağanüstü kanun yolları ve yargılamanın yenilenmesi usulü de ayrı kanun hükümlerine bırakılmıştır.

### Yargıtay: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Son inceleme merciі**: Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri, adli yargı içinde en üst düzeyde denetleyen mercidir. Kanunun başka bir yargı merciine bıraktığı kararlar bu kapsamın dışındadır.
- **Birinci sınıf hakim ve savcı**: Yargıtay üyeliğine aday olabilecek, adli yargıda birinci sınıfa ayrılmış hakim ve Cumhuriyet savcılarıdır. Bu meslekten sayılanlar da bu kapsama dahil edilmiştir.
- **Salt çoğunluk**: Üye tam sayısının yarısından fazlasının oyunu ifade eder. Seçimin geçerli olması için gelen oylar değil, kurulun toplam üye sayısı esas alınır.
- **Gizli oy**: Seçmenin oyunun kime verildiğinin açıklanmadığı oylama yöntemidir. Yargıtay Başkanı, başkanvekilleri, daire başkanları ve Yargıtay üyelerinin seçiminde uygulanır.
- **Yargıtay Genel Kurulu**: Yargıtay'ın kendi üyeleri arasından Başkan, başkanvekilleri ve daire başkanlarını dört yıl için seçen organıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adaylarını da bu kurul belirler.
- **Beşer aday usulü**: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin seçiminde, Yargıtay Genel Kurulunun gizli oyla belirlediği her makam için beş kişilik aday listesi esas alınır. Cumhurbaşkanı bu listeden seçim yapar.

### Yargıtay: hangi şartlar aranır?

- Yargıtay üyelerinin seçilebilmesi için birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim veya Cumhuriyet savcısı ya da bu meslekten sayılan bir kişi olunması gerekir.
- Yargıtay üyelerinin seçimi Hakimler ve Savcılar Kurulunca yapılmalı ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile gizli oyla karar alınmalıdır.
- Yargıtay Başkanı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının seçilebilmesi için Yargıtay üyesi olunması gerekir.
- Yargıtay Başkanı, başkanvekilleri ve daire başkanları Yargıtay Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla seçilmelidir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin seçimi için Yargıtay Genel Kurulunun gizli oyla belirlediği beşer aday arasından Cumhurbaşkanının seçim yapması gerekir.
- Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, üyelerinin ve başsavcılarının nitelikleri ile seçim usullerinin kanunla düzenlenmesi ve bu düzenlemenin mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik teminatı esaslarına uygun olması gerekir.

### Yargıtay: hangi sonuçları doğurur?

- Yargıtay üyeleri Hakimler ve Savcılar Kurulunca seçilir ve seçimde üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır.
- Yargıtay Başkanı, başkanvekilleri ve daire başkanları dört yıl için seçilir; süresi bitenler yeniden seçilebilir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili dört yıl için seçilir; süresi bitenler yeniden seçilebilir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının seçiminde Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun belirlediği beşer aday arasından seçim yapar; bu adaylar dışında kişi seçilemez.
- Yargıtayın kuruluş, işleyiş, nitelik ve seçim usullerine ilişkin ayrıntılar kanunla düzenlenir; bu ayrıntılar Anayasa'da yazılı değildir.
- Kanunla düzenlenen hükümler mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına aykırı olamaz.

### Yargıtay üyesi ile yargıtay Başkanı ve daire başkanı arasındaki fark nedir?

- Yargıtay üyeleri Hakimler ve Savcılar Kurulunca seçilir ve bu seçim kurul üyelerinin salt çoğunluğu ile yapılır.
- Başkan, başkanvekilleri ve daire başkanları Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca seçilir.

Sonuç: İki seçimin seçici organı ve çoğunluk ölçütü farklıdır; ilk seçim dışarıdan, ikinci seçim Yargıtay içinden yapılır.

### Yargıtay Başkanı ile Cumhuriyet Başsavcısı seçimi: fark nedir?

- Başkan ve başkanvekilleri Genel Kurul tarafından dört yıl için seçilir.
- Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcıvekili Genel Kurulun belirlediği beşer aday arasından Cumhurbaşkanınca dört yıl için seçilir.

Sonuç: Başsavcılık kadrosunda seçici Cumhurbaşkanıdır; Genel Kurul yalnız aday belirler.

### Kurul seçimi ile yargıtay Genel Kurulu seçimi arasındaki fark nedir?

- Hakimler ve Savcılar Kurulunun seçimi üye tam sayısının salt çoğunluğu ile gizli oyla yapılır.
- Yargıtay Genel Kurulunun yönetim seçimleri de üye tam sayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla yapılır.

Sonuç: Her iki seçimde de çoğunluk ve oylama biçimi aynıdır; ayrım seçici organdadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay üyelerinin seçiminde Hakimler ve Savcılar Kurulunun salt çoğunluk ve gizli oy kuralına uyulup uyulmadığı kurul kararlarında denetlenmektedir.
- Anayasa'nın 154. maddesinin birinci fıkrası, Yargıtayın adli yargının son inceleme merciliği görevini sürdürdüğünü ortaya koymakta ve bu görev kapsamının kanunla daraltılamayacağı kabul edilmektedir.
- Yargıtay Başkanı ve daire başkanlarının seçiminde Genel Kurul çoğunluğunun aranması, seçim sonuçlarının geçerliliğinin ön koşulu sayılmaktadır.
- Hakimlik teminatını olumsuz etkileyen düzenlemelerin Anayasa'nın 154. maddesine aykırılık iddiasıyla anayasa yargısına taşındığı görülmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Yargıtay üyesi seçiminin usule uygun yapıldığını iddia eden taraf, Hakimler ve Savcılar Kurulu toplantı tutanağı ile salt çoğunluk ve gizli oy kararını belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Yargıtay Başkanı, başkanvekili veya daire başkanı seçiminin geçerliliğini ileri süren taraf, Yargıtay Genel Kurul kararı ve oy sayım tutanağını ibraz etmelidir.
- Başsavcı seçiminde aday listesinin Genel Kurul tarafından gizli oyla belirlendiği, Cumhurbaşkanı kararı ile birlikte resmi belgelerle kanıtlanır.
- Seçimin kanuna veya maddeye aykırılığını iddia eden taraf, aykırılığı yazılı belge ile ortaya koymalıdır; sözlü beyan tek başına yeterli sayılmaz.
- Seçim usulüne ilişkin kanun hükümlerinin Anayasa'ya uygunluğunu savunan taraf, bu kuralların mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatına aykırı olmadığını gerekçeyle ortaya koymakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-154): Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını tamamlayan ve Yargıtayın kuruluşu ile seçim usullerini ayrıntılı düzenleyen kanun hükmüdür.
- [2709 sayılı Kanun m.159](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159): Hakimler ve Savcılar Kurulunun kuruluşunu ve üye seçimini düzenler; Yargıtay üyelerinin seçici organıdır.
- [2709 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-155): Danıştayın kuruluş ve seçim esaslarını düzenler; Yargıtay ile benzer yapıdaki üst derece yargı mercii olarak karşılaştırılır.
- [2709 sayılı Kanun m.158](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-158): Adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözen Uyuşmazlık Mahkemesini düzenler; Yargıtayın yetki sınırını belirler.

## [Anayasa m.155 — Danıştay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-155)

Anayasa'nın 155. maddesi Danıştayın yargısal görevlerinin çerçevesini, danışma görevinin kapsamını, üyelerinin seçim usulünü ve Danıştay başkan, başsavcı, başkanvekili ve daire başkanlarının seçimini düzenler. Yargısal görev kapsamında idari yargı kararlarının son inceleme merciliği ile kanunla gösterilen davalarda ilk ve son derece mahkemesi olarak bakma yetkisi yer alır. Danıştayın kuruluşu, işleyişi ve üyelerinin niteliklerinin ayrıntısı kanuna bırakılmıştır. Madde, idari yargı kararlarının hangi merciye bırakıldığını ya da Danıştayın iç işleyişini ayrıntılı olarak düzenlemez; bu konular Danıştay Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev düzenlemesi (m.158) ve Yargıtayın yapısı (m.154) bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Danıştay: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Son inceleme merciliği**: Idari mahkemelerce verilen karar ve hükümlerin, kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı ölçüde Danıştayca son kez incelenmesi yetkisidir. Yetki, kanunun başka bir merciye bıraktığı hallerle sınırlıdır.
- **İlk ve son derece mahkemesi**: Danıştayın kanunla gösterilen belli davalara ilk derece olarak bakması ve bu davalarda verdiği kararın bir üst yargı yoluna gitmeden kesinleşmesi anlamına gelir. Hangi davaların bu kapsamda olduğu kanunla belirlenir.
- **Danışma görevi**: Danıştayın kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirmesi görevidir. Bu görev iki ay içinde yerine getirilmesi gereken bir görüş bildirme yetkisidir.
- **İdari uyuşmazlıkların çözümü**: Danıştayın idari yargı düzeninde görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözme yetkisini ifade eder. Bu görev, Anayasa'nın metninde kanunla verilen diğer görevlerle birlikte sayılmıştır.
- **Salt çoğunluk ve gizli oy**: Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının seçiminde aranan nisaptır: üye tamsayısının salt çoğunluğu ile gizli oy birlikte uygulanır.

### Danıştay: hangi şartlar aranır?

- Danıştay üyelerinin dörtte üçünün birinci sınıf idare mahkemesi yargıçları ile aynı niteliği taşıyan meslek mensupları arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilmesi gerekir.
- Danıştay üyelerinin dörtte birinin, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanınca seçilmesi gerekir.
- Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca seçilmesi gerekir.
- Bu seçimde üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy aranmalıdır.
- Seçilenlerin görev süresi dört yıl olmalı; süresi bitenler yeniden seçilebilmelidir.
- Danıştayın kuruluşu, işleyişi ve üyelerinin niteliklerine ilişkin ayrıntıların kanunla düzenlenmesi gerekir; bu düzenleme idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına uygun olmalıdır.

### Danıştay: hangi sonuçları doğurur?

- Danıştay, idari mahkemelerce verilen karar ve hükümleri kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı ölçüde son kez inceler.
- Kanunla gösterilen belli davalarda Danıştay ilk ve son derece mahkemesi olarak karar verir.
- Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşünce bildirilmesi gerekir.
- Danıştay üyelerinin seçiminde Hâkimler ve Savcılar Kurulu üçte üçü, Cumhurbaşkanı dörtte biri seçer.
- Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları dört yıl için seçilir; süresi bitenler yeniden seçilebilir.
- Danıştayın kuruluşu, işleyişi ve üyelerinin nitelikleri kanunla düzenlenir; bu düzenleme idari yargının özelliği ve hâkimlik teminatı esaslarına uymak zorundadır.
- Bu madde, Danıştay kararlarının hangi merciye bırakıldığını kendisi belirlemez; bu belirleme kanuna aittir.

### Son inceleme ile ilk ve son derece yetkisi arasındaki fark nedir?

- Idari mahkemelerce verilen karar ve hükümlerin son incelenmesi, Danıştayın temyiz niteliğindeki yargısal görevidir.
- Kanunla gösterilen belli davalarda Danıştay doğrudan ilk derece mahkemesi olarak bakar.

Sonuç: İlk derece yetkisi olan davada Danıştay kararı kesindir; temyiz merciinde ise yalnız idare mahkemesi kararı incelenir.

### Danışma görevi ile yargısal görev arasındaki fark nedir?

- Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşünce bildirmek idari bir görevdir.
- Davaları görmek ve idari uyuşmazlıkları çözmek yargısal görevdir.

Sonuç: Danışma görevinde süre iki aydır ve bu süre içinde görüş bildirilmesi gerekir; yargısal görevde ise karar verme esas alınır.

### Üyelerin üçte üçü ile dörtte biri seçimi arasındaki fark nedir?

- Üyelerin dörtte üçünü Hâkimler ve Savcılar Kurulu seçer.
- Üyelerin dörtte birini Cumhurbaşkanı seçer.

Sonuç: Kurul ile Cumhurbaşkanı arasında üye sayısına göre bölüşüm yapılır; Cumhurbaşkanının payı dörtte birle sınırlıdır.

### Üye seçimi ile başkan ve daire başkanı seçimi arasındaki fark nedir?

- Daire üyeleri, yukarıda belirtilen kurul ve Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
- Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları Danıştay Genel Kurulunca seçilir.

Sonuç: Yönetici kadro seçiminde Cumhurbaşkanının yetkisi yoktur; seçim Danıştayın kendi içinde yapılır.

### Danıştay: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Danıştay üyelerinin dörtte birini Hâkimler ve Savcılar Kurulunun, dörtte üçünü ise Cumhurbaşkanının seçtiğini sanmak; oranlar ters okunmamalıdır.
- Başkan ve Başsavcı seçiminde Cumhurbaşkanı onayı gerektiğini düşünmek; bu seçim Danıştay Genel Kurulunca yapılır.
- Son inceleme yetkisini sınırsız sanmak; metin, kanunun başka bir idari yargı merciine bıraktığı kararları bu yetkinin dışında tutar.
- Danışma görevindeki iki aylık süreyi yargısal görevdeki süre gibi değerlendirmek; ikisi farklı işlemlere bağlıdır.
- Dört yıllık görev süresini yeniden seçilmeyi yasaklayan bir kural olarak okumak; metin süresi bitenlerin yeniden seçilebileceğini açıkça söyler.
- Madde metnindeki Danıştay üye sayısını ya da daire yapısını Anayasadan çıkarmak; bunlar kanunla düzenlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Danıştay üyelerinin dörtte birini Cumhurbaşkanı seçer; Danıştay Başkanı ve Başsavcısının seçiminde ise Cumhurbaşkanının hiçbir yetkisi yoktur. (1990/19 E., 1991/15 K., 21.06.1991)

### Nasıl ispat edilir?

- Danıştay kararının son inceleme veya ilk derece yetkisi kapsamında olduğunu ileri süren taraf, bu yetkinin kanuna dayandığını göstermek zorundadır; yetki dayanağı 2575 ve 2577 sayılı kanunlardan bulunur.
- İki aylık düşünce bildirme süresinin işlediğini ileri süren taraf, düşüncenin Danıştaya hangi tarihte sorulduğunu yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
- Danıştay üyelerinin seçiminde usulün uygulandığını ileri süren taraf, Hâkimler ve Savcılar Kurulu veya Cumhurbaşkanı kararlarının varlığını ve seçim nisabının sağlandığını belgeyle ispat eder.
- Başkan, Başsavcı, başkanvekili ve daire başkanı seçiminde salt çoğunluğun ve gizli oyun sağlandığını iddia eden taraf, Danıştay Genel Kurulu tutanağını ortaya koymak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2575 sayılı Danıştay Kanunu: Danıştayın kuruluşunu, görevlerini ve dava dairelerinin yapısını ayrıntılı düzenler; m.155'in kanuna bıraktığı alanı doldurur.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu: Danıştaya temyiz edilebilecek karar türlerini ve bölge idare mahkemelerinin Danıştaya temyiz edilen kararlarını belirler; son inceleme yetkisinin kapsamını kanuna göre çizer.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.158: Adli ve idari yargı arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını Uyuşmazlık Mahkemesine bırakır; Danıştayın idari uyuşmazlık çözme yetkisinin sınırını gösterir.
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.154: Yargıtayın yapısını düzenler; Danıştay üyelerinin seçimindeki Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile ortak kurumsal çerçeveyi oluşturur.

## [Anayasa m.158 — Uyuşmazlık Mahkemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-158)

Anayasa'nın 158. maddesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmek üzere Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmasını, bu mahkemenin görev alanını, Başkanının seçilme usulünü ve Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında hangi kararın esas alınacağını düzenler. Madde, Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri, seçimleri ve işleyişinin kanunla düzenleneceğini de öngörür. Kuruluş ve işleyişe ilişkin ayrıntılar bu maddede değil, 2247 sayılı Kanunda yer alır. Madde, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi yetkisini ve bu yetkinin kapsamını düzenlemez (m.148). Askeri idari yargıya ilişkin eski düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan sıfatıyla bakacağı davalar bu maddenin kapsamı dışındadır. Olumlu ve olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılma usulü ile hüküm uyuşmazlığının koşulları da 2247 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir ve bu maddede yer almaz.

### Uyuşmazlık Mahkemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Görev uyuşmazlığı**: Adli ve idari yargı mercileri arasında bir davanın hangi yargı koluna ait olduğunda ortaya çıkan uyuşmazlıktır. Olumlu görev uyuşmazlığında iki merci de kendini görevli, olumsuz görev uyuşmazlığında her ikisi de kendini görevsiz görür.
- **Hüküm uyuşmazlığı**: Adli ve idari yargı mercilerinin aynı konu ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan, kesinleşmiş ve birbiriyle çelişen kararlarının hakkın yerine getirilmesini olanaksız kılması halidir. Görev dışı verilmiş kesin kararlar bakımından söz konusu olur.
- **Kesin çözümleme**: Uyuşmazlık Mahkemesinin verdiği kararın başka bir merci tarafından değiştirilemeyecek nitelikte olmasıdır. Madde metni Uyuşmazlık Mahkemesinin yetkisini bu niteliği taşıyan bir çözüm olarak tanımlar.
- **Anayasa Mahkemesi kararının esas alınması**: Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Uyuşmazlık Mahkemesi yerine Anayasa Mahkemesinin kararının bağlayıcı kabul edilmesi ilkesidir.
- **Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı**: Mahkemenin başkanıdır. Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından görevlendirilir; Uyuşmazlık Mahkemesi üyesi olmayan biri bu göreve getirilemez.

### Uyuşmazlık Mahkemesi: hangi şartlar aranır?

- Uyuşmazlığın adli yargı mercii ile idari yargı mercii arasında ortaya çıkmış olması gerekir.
- Uyuşmazlık görev veya hüküm uyuşmazlığı niteliğinde bulunmalıdır.
- Uyuşmazlığın taraflarından biri Anayasa Mahkemesi ise, bu durumda Uyuşmazlık Mahkemesi yerine Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınmalıdır.
- Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri, seçimleri ve işleyişi kanunla düzenlenmiş olmalıdır.
- Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Anayasa Mahkemesi tarafından kendi üyeleri arasından görevlendirilmiş olmalıdır.

### Uyuşmazlık Mahkemesi: hangi sonuçları doğurur?

- Uyuşmazlık Mahkemesinin verdiği çözüm, adli ve idari yargı mercileri bakımından bağlayıcıdır ve kesindir.
- Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.
- Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri kanunla düzenlenmiştir; kanunda gösterilmeyen bir kurul kurulamaz.
- Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanını Anayasa Mahkemesi kendi üyeleri arasından görevlendirir.

### Adli yargı / idari yargı arasındaki görev uyuşmazlığı / Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığı: fark nedir?

- Adli ve idari yargı mercileri arasındaki uyuşmazlıkta, 158. maddenin birinci fıkrası uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi yetkilidir.
- Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığında, 158. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.

Sonuç: Uyuşmazlığın bir tarafı Anayasa Mahkemesi ise Uyuşmazlık Mahkemesi çözüm merci olmaz; Anayasa Mahkemesinin kararı belirleyicidir.

### Görev uyuşmazlığı ile hüküm uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?

- Görev uyuşmazlığında mercilerin görev konusunda birbirine karşıt tutumu söz konusudur ve davanın esasına girilmemiştir.
- Hüküm uyuşmazlığında, görev dışı verilmiş birbiriyle çelişen kesin kararlar vardır ve hakkın yerine getirilmesi olanaksızdır.

Sonuç: Her iki uyuşmazlık da Uyuşmazlık Mahkemesince çözülür; ancak usul ve başvuru koşulları farklıdır, bu nedenle 2247 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ayrı ayrı uygulanır.

### Uyuşmazlık Mahkemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığını Uyuşmazlık Mahkemesine götürmek; bu durumda esas alınacak merci Anayasa Mahkemesinin kararıdır.
- 158. maddenin birinci fıkrasındaki yetkiyi, hüküm uyuşmazlığının koşullarını aramaksızın her çelişkili karar için uygulamak.
- Askeri idari yargıyı 157. maddeye dayanarak bugün hâlâ görev kapsamında saymak; 157. madde yürürlükten kaldırılmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hüküm uyuşmazlığında yalnızca Anayasa Mahkemesinin kararı dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/40 E., 2025/754 K., 08.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Görev uyuşmazlığı çıkarma istemini ileri süren yetkili makamın, görev itirazının hukuk mahkemelerinde ilk oturumda, idari yargıda dilekçe ve savunma aşaması tamamlanmadan yapıldığını ispatlaması gerekir; bu husus dava dosyasındaki tutanak ve dilekçelerle ortaya konur.
- Olumsuz görev uyuşmazlığında, mercilerin kendilerini görevsiz gördüklerine ilişkin kararların kesin veya kesinleşmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmalıdır.
- Hüküm uyuşmazlığını ileri süren tarafın, aynı konu ve sebebe ilişkin çelişen kesin kararları ve bunların kesinleşme tarihlerini belgelerle ispatlaması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2247 sayılı Kanun: Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşunu, üyelerinin seçimini, başvuru yollarını ve görev ile hüküm uyuşmazlığının usulünü ayrıntılı olarak düzenler.
- 2709 sayılı Anayasa m.148: Anayasa Mahkemesinin norm denetimi yetkisini düzenler; 158. maddede düzenlenen görev uyuşmazlığı yetkisiyle ilgisi yoktur ancak Anayasa Mahkemesinin kararının esas alınmasında bu maddeye dayanılır.
- 2709 sayılı Anayasa m.157: Askeri idari yargıya ilişkin eski düzenlemedir ve 6771 sayılı Değişiklik Kanunuyla yürürlükten kaldırılmıştır; bu maddenin görev uyuşmazlığı kapsamına artık girmez.

## [Anayasa m.159 — Hakimler ve savcılar kurulu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159)

Anayasa'nın 159. maddesi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun kuruluşunu, üye yapısını, üyelerin seçim usulünü ve görev süresini, Kurul Başkanı ile başkanvekilinin yetkilerini, Kurulun görevlerini, hâkim ve savcılar hakkında inceleme ve soruşturmanın yürütülmesini, Genel Sekreterliğin kurulmasını ve Genel Sekreter ile Kurul müfettişlerinin atanmasını düzenler. Kurulun meslekten çıkarma dışındaki kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olduğunu da hükme bağlar. Kurul üyelerinin seçim ve işbölümü gibi ayrıntıların kanunla düzenleneceğini öngörür. Madde, Adalet Bakanlığının merkez ve bağlı kuruluşlarında çalışacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerinin atamasını da düzenler. Maddeye göre Kurulun kendi kararlarına karşı yargı yolu yalnızca meslekten çıkarma kararları bakımından açıktır. Madde, Kurul kararlarının yargısal denetiminin usulünü, Kurul üyelerinin mali ve özlük haklarını, hâkim ve savcıların mesleki statüsünü ve Kurulun iç işleyişine ilişkin kanun hükümlerini düzenlemez (ilgili kanun 6087 sayılı Kanun'dur). Hâkim ve savcıların nitelikleri, atanmaları ve disiplin esasları da bu maddenin değil 2802 sayılı Kanun ile Anayasa'nın 140. maddesinin konusudur. Yargı mercilerinin Kurul kararlarını denetlemesi ile Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu da bu maddede yer almaz.

### Hakimler ve savcılar kurulu: hangi şartlar aranır?

- Kurulun on üç üyeden oluşması ve iki daire hâlinde çalışması gerekir.
- Kurul Başkanının Adalet Bakanı olması ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının tabii üye bulunması gerekir.
- Cumhurbaşkanınca seçilecek üyelerden üçünün birinci sınıf adlî yargı hâkim ve savcıları, birinin birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilmesi gerekir.
- TBMM tarafından seçilecek üyelerin Yargıtay üyeleri (üç), Danıştay üyeleri (bir) ve yükseköğretim kurumlarında hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar (üç) arasından seçilmesi gerekir; öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçilenler arasında en az bir öğretim üyesi ve en az bir avukat bulunmalıdır.
- TBMM üyeleri için aday belirleme Karma Komisyonca yapılır; komisyon her üyelik için üç aday belirler ve bu işlem üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunu gerektirir, birinci oylamada sonuç çıkmazsa ikinci oylamada beşte üç aranır.
- TBMM seçiminde birinci oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu, ikinci oylamada beşte üç çoğunluğu aranır; ikinci oylamada da seçim sonuçlanmazsa en çok oy alan iki aday arasında ad çekilir.
- Seçilen üyelerin görev süresi dört yıldır ve süresi biten üye bir kez daha seçilebilir.
- Kurul üyeliği seçimi, görev süresi dolmadan önceki otuz gün içinde yapılmalı; üyelik boşalırsa boşalmayı izleyen otuz gün içinde yeni seçim yapılmalıdır.
- Adalet Bakanı ve Müsteşar dışındaki üyeler görevleri süresince kanunda öngörülenler dışında başka bir görev alamaz, Kurulca başka göreve atanamaz ve seçilemez.
- Hâkim ve savcıların görevlerini kanun ve diğer mevzuata uygun yapıp yapmadıklarını denetleme, suç işleyip işlemediklerini araştırma ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma yaptırma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Kurul Başkanının oluruyla yapılmalıdır.
- Soruşturma ve inceleme, soruşturulan kişiden daha kıdemli bir hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.
- Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından Kurulun teklif ettiği üç aday içinden Kurul Başkanınca atanmalıdır.
- Kurul müfettişleri ile Kurulda çalıştırılacak hâkim ve savcılar için atama yetkisi Kurula aittir, ancak ilgililerin muvafakati alınmalıdır.

### Hakimler ve savcılar kurulu: hangi sonuçları doğurur?

- Kurul on üç üyeden oluşur ve iki daire hâlinde çalışır; üye sayısı ve daire yapısı anayasal güvenceye bağlanmıştır.
- Meslekten çıkarma cezasına ilişkin Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir.
- Meslekten çıkarma dışındaki Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz; bu kararlar yargı denetimine kapalıdır.
- Kurul üyesi, görevi süresince kanunda öngörülenler dışında başka bir görev alamaz ya da Kurulca başka göreve atanamaz ve seçilemez.
- Adalet Bakanı ve Müsteşar dışındaki üyelerin görevleri sırasında kanunda öngörülmeyen bir göreve atanması anayasaya aykırılık doğurur.
- Hâkim ve savcılar hakkında yapılan inceleme ve soruşturma, ilgili dairenin teklifi ve Kurul Başkanının oluru olmadan yürütülemez.
- Genel Sekreter, Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanınca atanmadan göreve başlayamaz.
- Kurul müfettişleri ile Kurulda çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatleri alınmadan atanmaları mümkün değildir.
- Kurulun yapısına, üyelerin seçimine, dairelerin işbölümüne ve çalışma usulüne ilişkin ayrıntılar kanunla düzenlenir.

### Adalet Bakanı ile kurulun diğer üyeleri arasındaki fark nedir?

- Adalet Bakanı Kurul Başkanıdır ve Kurulun yönetimi ile temsili ona aittir. Kurul Başkanı dairelerin çalışmalarına katılamaz.
- Diğer üyeler dairelerde çalışır ve kanunda belirtilenler dışında görev alamaz.

Sonuç: Başkan dairelerin çalışmalarına katılmaz; yetkilerinden bir kısmını başkanvekiline devredebilir.

### Cumhurbaşkanınca seçilen üyeler ile TBMM tarafından seçilen üyeler arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanı, birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları arasından üye seçer.
- TBMM, Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile hukuk öğretim üyeleri ve avukatlar arasından üye seçer.

Sonuç: Seçim organı ve havuzu farklıdır; TBMM seçimi için Karma Komisyon aday belirleme usulü ve üçte iki, beşte üç çoğunlukları uygulanır.

### Birinci oylama ile ikinci oylama (TBMM seçimi) arasındaki fark nedir?

- İlk seçimde üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu aranır.
- İkinci oylamada beşte üç çoğunluk yeterlidir.

Sonuç: İkinci oylamada da seçim sonuçlanmazsa en çok oy alan iki aday arasında ad çekilir.

### Üyelik seçimi ile boşalma nedeniyle seçim: fark nedir?

- Normal dönem seçimi görev süresi dolmadan önceki otuz gün içinde yapılır.
- Görev süresi dolmadan boşalma olursa boşalmayı izleyen otuz gün içinde seçim yapılır.

Sonuç: İki hâlde farklı süre işler; birincisinde görev dönemi sonuna, ikincisinde boşalma anına bağlıdır.

### Meslekten çıkarma kararı ile diğer Kurul kararları arasındaki fark nedir?

- Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir.
- Kurulun diğer kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

Sonuç: Yalnızca meslekten çıkarma kararları yargısal denetime açıktır; diğer kararlar bakımından yargı yolu kapalıdır.

### Hâkim/savcı işlemi ile Kurul kararı: fark nedir?

- Hâkim ve savcıların görevlerinin denetimi ve soruşturması, ilgili dairenin teklifi ve Kurul Başkanının oluruyla yapılır.
- Kurulun atama, nakil, disiplin ve benzeri kararları Kurulun kendi kararıdır.

Sonuç: Soruşturma usulü ile Kurul kararı aynı süreçte değildir; soruşturma Kurul müfettişlerine veya kıdemli hâkim/savcıya yaptırılabilir.

### Kurul bünyesindeki atama ile adalet Bakanlığı bünyesindeki atama arasındaki fark nedir?

- Kurul müfettişleri ile Kurulda çalıştırılacak hâkim ve savcılar için atama yetkisi Kurula aittir.
- Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişleri ve iç denetçiler için atama yetkisi Adalet Bakanınındır.

Sonuç: Her iki durumda da muvafakat aranır, ancak atamayı yapan merci farklıdır.

### Hakimler ve savcılar kurulu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddenin 2017 öncesi metnine göre Kurulun istisnasız bütün kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olduğunu kabul etmek; 2010 değişikliğinden sonra meslekten çıkarma kararları yargı denetimine açıktır.
- Kurul Başkanının dairelerin çalışmalarına katılabileceğini sanmak; metin bunu açıkça yasaklar.
- TBMM tarafından seçilecek üyeleri Cumhurbaşkanının seçtiği üyelerle aynı havuzdan seçilmiş saymak; havuzlar ve seçim usulleri ayrıdır.
- Boşalma halinde yeni seçim süresini dönem sonu seçim süresiyle karıştırmak; boşalmada süre otuz gündür ve boşalmayı izler.
- Genel Sekreteri Kurulun kendi üyelerinden atamak; Genel Sekreter birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanınca atanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Meslekten çıkarma dışındaki Kurul kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin etkili başvuru hakkına ilişkin kararı sonrasında da bu kapsamda uygulanmaktadır. (5. Daire, 2016/15530 E., 2021/2446 K., 05.07.2021)
- Kurulun meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolu açıktır ve bu kararlara karşı açılan davalarda Kurul kararı yargısal denetime tabi tutulmaktadır. (5. Ceza Dairesi, 2024/2051 E., 2025/15171 K., 25.12.2025)
- Madde 2010 ve 2017 değişiklikleri öncesinde Kurulun bütün kararlarına karşı yargı yolu kapalıyken, 2010 değişikliğinden sonra yalnızca meslekten çıkarma kararları yargı denetimine açılmıştır. (11. Daire, 2003/916 E., 2004/728 K., 17.02.2004)

### Nasıl ispat edilir?

- Meslekten çıkarma kararına karşı açılan davada, kararın meslekten çıkarma cezası niteliğinde olup olmadığını davacı ileri sürer ve dayanağını Kurul kararıyla birlikte sunar.
- Meslekten çıkarma dışındaki bir Kurul kararına karşı dava açıldığında, davalı Kurul yargı yolunun kapalı olduğu savunmasını yapar; bu savunma için kararın içeriği ve cezanın niteliği belgelenir.
- Kurul üyesinin görevi sırasında kanunda öngörülmeyen başka bir göreve atanması iddiasında, iddiayı öne süren taraf görevlendirme işlemini belgelemelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2709 sayılı Kanun m.159](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159): Maddenin kendisidir; Kurulun kuruluşu, görevleri ve yargı denetimi sınırını belirler.
- 6087 sayılı Kanun: Anayasa m.159'da öngörülen Kurulun iç yapısı, daireler, hizmet birimleri ve çalışma usulünü ayrıntılı düzenleyen kanundur; maddenin son fıkrasında öngörülen kanuni düzenlemeyi oluşturur.
- 2802 sayılı Kanun: Hâkim ve savcıların mesleki hayatına, nitelik, atanma ve özlük haklarına ilişkin kanundur; Kurulun karar verdiği özlük işlerinin esaslarını düzenler.
- [2709 sayılı Kanun m.140](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-140): Hâkimlik teminatı ve hâkim ile savcıların özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceğini öngörür; m.159'un dayanağı niteliğindedir.

## [Anayasa m.160 — Sayıştay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-160)

Anayasa'nın 160. maddesi, Sayıştay'ın görevlerini belirler: merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinin ve sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarının TBMM adına denetlenmesi, sorumluların hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanması ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işleri. Maddenin ikinci fıkrası vergi ve benzeri mali yükümlülüklerde Danıştay–Sayıştay uyuşmazlığında Danıştay kararlarının esas alınmasını, üçüncü fıkrası mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimini ve kesin hükme bağlanmasını düzenler. Kesin hükümlere karşı karar düzeltme isteminin usulü ve bu kararların idari yargıya taşınamaması da maddededir. Madde, Sayıştay'ın kuruluşunu, üye ve başkanların seçimini, işleyiş usullerini ve özlük işlerini kanuna bırakır; bu konular 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nda düzenlenir. Madde, Sayıştay'ın üye ve başkan seçim usulünü, daire ve kurul yapısını, denetim türlerini (düzenlilik, performans) ve yargılama usulünü ayrıntılı düzenlemez (6085 sayılı Kanun'a bırakılmıştır).

### Sayıştay: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kesin hükme bağlama**: Sorumluların hesap ve işlemleri hakkında Sayıştay'ın verdiği, idari yargıya taşınamayan nihai karar yetkisidir. Maddenin metnine göre bu kararlara karşı yalnız karar düzeltme istemi yapılabilir.
- **Karar düzeltme isteme**: Sayıştay'ın kesin hükümlerine karşı ilgililerin, yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kere başvurabildiği olağan dışı yoldur. Bu başvuru idari yargı yolunun yerini tutmaz, yalnızca Sayıştay içinde yapılır.
- **Merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri**: Sayıştay'ın denetim alanını belirleyen kamu idareleridir. Maddede tek tek sayılmamışlardır; kapsamı kanuna ve bütçe düzenine göre belirlenir.
- **Mahallî idarelerin hesap ve işlemleri**: Üçüncü fıkra uyarınca Sayıştay'ın denetimi ve kesin hükme bağlama yetkisine tabi olan yerel yönetim birimleridir. Bu yetki merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki idarelerin denetiminden ayrı bir fıkrada düzenlenmiştir.
- **Vergi ve benzeri mali yükümlülükler**: İkinci fıkranın uygulandığı alandır. Bu alanda Danıştay ile Sayıştay kararları çelişirse Danıştay kararları esas alınır.

### Sayıştay: hangi şartlar aranır?

- Denetlenen kişinin merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki bir kamu idaresi ya da sosyal güvenlik kurumu olması veya mahallî idare olması gerekir.
- Denetimin konusu, bu kuruluşların bütün gelir ve giderleri ile mallarına ilişkin hesap ve işlemler olmalıdır.
- Sayıştay'ın denetim ve kesin hükme bağlama yetkisi TBMM adına kullanılmalıdır; bu yetki kanunla verilmiş inceleme, denetleme ve hükme bağlama işleriyle sınırlıdır.
- Kesin hükme bağlama için sorumlunun hesap ve işlemlerinin incelenmiş olması gerekir.
- Kesin hükme karşı karar düzeltme istemi yapılacaksa, bu istemin yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde ve bir kere ileri sürülmesi gerekir.
- Vergi ve benzeri mali yükümlülükler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları çelişiyorsa, uyuşmazlığın çözümünde Danıştay kararı esas alınmalıdır.

### Sayıştay: hangi sonuçları doğurur?

- Sayıştay'ın kesin hükümlerine karşı ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltme isteminde bulunabilir.
- Sayıştay'ın kesin hükümleri idari yargı yoluna taşınamaz.
- Vergi ve benzeri mali yükümlülükler ile ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıkta Danıştay kararları esas alınır.
- Mahallî idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.
- Sayıştay'ın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, özlük işleri ile başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.

### Merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki idareler ile mahallî idareler arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamında merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumları bulunur.
- Üçüncü fıkra kapsamında mahallî idareler bulunur; bu fıkra 29/10/2005 değişikliğiyle eklenmiştir.

Sonuç: Her iki grubun hesap ve işlemleri Sayıştay tarafından denetlenir ve kesin hükme bağlanır; ancak bu yetkilerin dayanağı ayrı fıkralardadır.

### Kesin hüküm ile diğer Sayıştay işlemleri arasındaki fark nedir?

- Sayıştay'ın kesin hükmü, sorumluların hesap ve işlemleri hakkındaki karardır.
- Denetim raporu ve tespitler kesin hüküm niteliği taşımaz; denetim faaliyetinin sonucudur.

Sonuç: Yalnız kesin hükümlere karşı on beş günlük karar düzeltme istemi yapılabilir ve bu kararlar idari yargıya taşınamaz.

### Vergi ve benzeri mali yükümlülükler ile diğer Sayıştay kararları arasındaki fark nedir?

- Vergi ve benzeri mali yükümlülükler ile ödevlere ilişkin Danıştay ve Sayıştay kararları arasında uyuşmazlık çıkabilir.
- Bu alan dışındaki Sayıştay kararlarında böyle bir uyuşmazlık kuralı yoktur.

Sonuç: Vergi alanında uyuşmazlıkta Danıştay kararları esas alınır.

### Sayıştay: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Karar düzeltme süresini bildirim tarihi yerine kararın verildiği tarihten saymak; süre başlangıcının yazılı bildirim olduğunu gözden kaçırmak.
- Karar düzeltme başvurusunu idari yargı yoluna başvuru ile karıştırmak; kesin hükme karşı doğrudan dava açılamayacağını unutmak.
- Vergi uyuşmazlığında Sayıştay kararını esas almak; maddenin ikinci fıkrası gereği Danıştay kararının esas alındığını gözden kaçırmak.
- Mahallî idarelerin denetimini birinci fıkra kapsamında saymak; yetki dayanağının üçüncü fıkra olduğunu atlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Sayıştay'ın kesin hükme bağlama görevinin yargısal nitelikte olduğu ve Sayıştay dairelerinin bu görev çerçevesinde mahkeme sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/697 E., 2023/829 K., 20.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Kesin hükmün iptali ya da karar düzeltme isteminin kabulü için başvuran taraf, yazılı bildirim tarihini ve on beş günlük süreyi aşmadığını belgelerle ispatlamalıdır; bildirim tarihinin tespiti için tebliğ belgesi esastır.
- Sorumlunun hesap ve işlemlerinin kamu zararına yol açtığını iddia eden taraf (Sayıştay) bunu denetim raporları ve belgelerle ispatlar; sorumlu, savunmasını yazılı belgelerle yapar.
- Vergi uyuşmazlığında Danıştay ile Sayıştay kararlarının çelişkisi, iki kararın metinleri karşılaştırılarak ortaya konur; sonuçta Danıştay kararı esas alınır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6085 sayılı Sayıştay Kanunu: Maddenin kanunla düzenlenmesini istediği Sayıştay'ın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri ve üye seçimini ayrıntılı biçimde düzenler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | [m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146) | Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay (…)78 genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi… |
| yirmi yıl | [m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146) | Baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde (…)81 en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır. 1/8/2010 tarihli ve 27659 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa… |
| dört yıl | [m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-146) | Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve iki başkanvekili seçilir. |
| on gün | [m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-148) | Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez. |
| altmış gün | [m.151](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-151) | Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya içtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer. |
| beş ay | [m.152](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152) | Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. |
| on yıl | [m.152](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-152) | Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz. |
| bir yılı | [m.153](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-153) | Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. |
| dört yıl | [m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-154) | Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler. |
| iki ay | [m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-155) | (Değişik ikinci fıkra: 13/8/1999-4446/3 md.) Danıştay, davaları görmek, (…)98 kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, (…)99 idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla… |
| dört yıl | [m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-155) | Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. |
| dört yıl | [m.159](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159) | (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Üyeler dört yıl için seçilir. |
| otuz gün | [m.159](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/1982-anayasasi/madde-159) | (Değişik fıkra: 21/1/2017-6771/14 md.) Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki otuz gün içinde yapılır. |

## Konuda geçen kararlar

- 1990/19 E., 1991/15 K., 21.06.1991 (m.155)
- 1982/11 E., 1983/1 K., 12.01.1983 (m.150)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/697 E., 2023/829 K., 20.09.2023 (m.160)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/237 E., 2023/477 K., 17.05.2023 (m.152)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/1007 E., 2022/1529 K., 17.11.2022 (m.153)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/678 E., 2022/1355 K., 20.10.2022 (m.153)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/8 E., 2021/1720 K., 21.12.2021 (m.153)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1670 E., 2020/242 K., 04.03.2020 (m.153)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/178 E., 2011/41 K., 12.04.2011 (m.152)
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/9903 E., 2026/1111 K., 11.02.2026 (m.153)
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/5613 E., 2026/173 K., 15.01.2026 (m.148)
- 5. Ceza Dairesi, 2024/2051 E., 2025/15171 K., 25.12.2025 (m.159)
- 2. Daire, 2021/1890 E., 2025/4926 K., 06.11.2025 (m.153)
- 2. Daire, 2022/1409 E., 2022/4674 K., 29.09.2022 (m.148)
- 2. Daire, 2022/1484 E., 2022/2651 K., 17.05.2022 (m.148)
- 2. Daire, 2021/10461 E., 2021/4584 K., 30.11.2021 (m.148)
- 2. Daire, 2021/11590 E., 2021/4283 K., 16.11.2021 (m.148)
- 2. Daire, 2021/17330 E., 2021/3482 K., 18.10.2021 (m.147)
- 5. Daire, 2016/15530 E., 2021/2446 K., 05.07.2021 (m.159)
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/4027 E., 2015/2835 K., 10.08.2015 (m.148)
- 11. Daire, 2003/916 E., 2004/728 K., 17.02.2004 (m.159)
- 10. Daire, 1991/1 E., 1993/1752 K., 29.04.1993 (m.155)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1553 E., 2025/1369 K., 03.12.2025 (m.152)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/40 E., 2025/754 K., 08.05.2025 (m.158)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2020/985 E., 2023/398 K., 05.05.2023 (m.152)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/1589 E., 2022/2628 K., 30.12.2022 (m.152)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/1588 E., 2022/2627 K., 30.12.2022 (m.152)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.01.2017 (m.150).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/anayasa-hukuku/yuksek-mahkemeler
