---
title: "Genel olarak ve ifanın konusu — Borçlar Hukuku Genel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Genel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.83–89"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/genel-olarak-ve-ifanin-konusu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Genel olarak ve ifanın konusu

Borçlar Hukuku Genel Hükümler › Genel hükümler › Borç ilişkisinin hükümleri › Borçların ifası — [Borçlar Hukuku Genel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.83, borcun borçlu tarafından bizzat (şahsen) ifa edilme zorunluluğunun olup olmadığını düzenler. TBK m.84, borcun tamamı belli ve muaccel olduğunda alacaklının kısmen ifayı reddetme hakkını ve alacaklı kısmen ifayı kabul ettiğinde borçlunun ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınamayacağını düzenler. TBK m.85, birden çok alacaklının veya birden çok borçlunun bulunduğu bölünemeyen borçlarda ifanın nasıl yapılacağını ve ifayı yapan borçlunun diğer borçlulara karşı durumunu düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.83–89 hükümlerini kapsar: şahsen ifa zorunluluğunun olmaması, kısmen ifa, bölünemeyen borç, çeşit borcu, seçimlik borç, faiz, ifa yeri.

- [TBK m.83 — Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-83)
- [TBK m.84 — Kısmen ifa](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-84)
- [TBK m.85 — Bölünemeyen borç](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-85)
- [TBK m.86 — Çeşit borcu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-86)
- [TBK m.87 — Seçimlik borç](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-87)
- [TBK m.88 — Faiz](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-88)
- [TBK m.89 — İfa yeri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-89)

## [TBK m.83 — Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-83)

TBK m.83, borcun borçlu tarafından bizzat (şahsen) ifa edilme zorunluluğunun olup olmadığını düzenler. Kural olarak borçlunun borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü olmadığını, şahsen ifa zorunluluğunun ancak alacaklının bu konuda menfaatinin bulunması hâlinde doğacağını hükme bağlar. Hüküm, sözleşmeden doğan ve kanundan doğan borçlar bakımından borç ilişkisinin tarafı olan borçlu ile alacaklı arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: ifanın kime yapılacağı ve alacaklının ifayı kabul yükümlülüğü (TBK m.101 ve devamı ile ilgili hükümler), üçüncü kişinin ifası sonucunda borçlunun kurtuluşu ve halefiyet (TBK m.121 ve m.126 çerçevesinde), kısmi ifa (TBK m.91 ve devamı), ifa yerine kabul edilen aliud ifa ile ilgili kurallar ve borçlunun temerrüdü (TBK m.117 ve devamı).

### Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Şahsen ifa zorunluluğu**: Borçlunun borcu bizzat kendisinin yerine getirmesi yükümlülüğüdür. Madde bu yükümlülüğü kural olarak aramaz; yalnız alacaklının menfaati bulunan hâllerde doğar.
- **Alacaklının menfaati**: Borcun borçlu tarafından bizzat ifasında alacaklının hukuka uygun ve dürüstlük kuralı uyarınca gözetilmeye değer yararı olmasıdır. Yalnız alacaklının keyfi isteği bu menfaati oluşturmaz.
- **İfanın gayrişahsiliği ilkesi**: Borçlunun borcunu şahsen ifa etmek zorunda olmaması ilkesidir. Borcun üçüncü bir kişi tarafından da yerine getirilebilmesine imkân tanır.
- **Kişisel ifa yükümlülüğü**: Borçlunun kişisel nitelik, beceri veya yeteneklerinin önem taşıdığı hâllerde borcun bizzat borçlu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden istisnai durumdur. Taraflar sözleşmeyle bu yükümlülüğü açıkça ya da örtülü biçimde kararlaştırabilir.
- **Düzenleyici (yedek) hüküm**: Maddenin taraflarca aksi kararlaştırılabilen niteliğidir. Taraflar sözleşmeyle şahsen ifa yükümlülüğü koyabilir ya da kaldırabilir; sözleşmede bir düzenleme yoksa madde uygulanır.

### Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması: hangi şartlar aranır?

- Borç ilişkisinde taraflar şahsen ifa yükümlülüğü konusunda bir anlaşma yapmamış olmalıdır; anlaşma varsa madde değil sözleşme hükmü uygulanır.
- Borcun bizzat borçlu tarafından ifasında alacaklının hukuka uygun ve dürüstlük kuralı uyarınca gözetilmeye değer bir menfaati bulunmalıdır; bu menfaat, borçlunun bilgi, beceri, deneyim ve kişiliği gibi kişisel niteliklerinden doğabilir.
- Alacaklının böyle bir menfaati bulunmadığında borç, borçlu dışındaki bir üçüncü kişi tarafından ifa edilebilir; bu hâlde borçlunun şahsen ifa yükümlülüğü doğmaz.
- Üçüncü kişi tarafından yapılan ifanın borca uygun olması gerekir; uygun ifa borçluyu borcundan kurtarır.

### Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklının bizzat ifada menfaati varsa borçlu borcunu şahsen ifa etmekle yükümlüdür.
- Alacaklının bizzat ifada menfaati yoksa borçlu borcunu şahsen ifa etmek zorunda değildir ve borcu üçüncü bir kişiye yaptırabilir.
- Üçüncü kişi tarafından borca uygun olarak yapılan ifa borçluyu borcundan kurtarır.
- Şahsen ifa yükümlülüğüne aykırı biçimde üçüncü kişiye ifa yaptırılması, borçlunun sözleşmeye aykırı davranışı olur; bu durumda borçlu, borcun aynen ifa edilmemesinden doğan sorumluluk ve ilgili yaptırımlarla karşılaşabilir.
- Madde düzenleyici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle aksini kararlaştırabilir. Sözleşmede kişisel ifa yükümlülüğü açıkça ya da örtülü biçimde öngörülebilir.
- Yapma borçlarında (özellikle işgörme edimlerinde) borçlunun kişisel niteliklerinin rol oynadığı hâllerde şahsen ifa zorunluluğu doğar.

### Yapma borçları ile para borçları ve benzeri misli edimler arasındaki fark nedir?

- Borçlunun kişisel nitelik, beceri veya deneyiminin önem taşıdığı yapma ve işgörme borçlarında alacaklının menfaati genellikle bulunur.
- Para ödemesi gibi misli edimlerde ifanın kim tarafından yapıldığı alacaklı için fark yaratmaz.

Sonuç: Birinci grupta borçlu şahsen ifa ile yükümlüdür; ikinci grupta borç üçüncü kişi tarafından ifa edilebilir.

### Taraflarca kararlaştırılmış şahsen ifa ile kararlaştırılmamış şahsen ifa arasındaki fark nedir?

- Sözleşmede şahsen ifa açıkça ya da olayın niteliğinden örtülü olarak kararlaştırılmışsa, borçlu bu yükümlülüğe bağlıdır.
- Sözleşmede bu konuda bir hüküm yoksa madde 83 uygulanır ve alacaklının menfaati araştırılır.

Sonuç: Sözleşmede kararlaştırılmış şahsen ifa yükümlülüğüne aykırı üçüncü kişi ifası sözleşmeye aykırılık oluşturur; kararlaştırılmamışsa üçüncü kişi ifası borca uygun ise kurtarıcı etki doğurur.

### Hizmet, eser ve vekalet sözleşmeleri ile diğer sözleşmeler arasındaki fark nedir?

- Kanun hizmet (TBK m.395), eser (TBK m.471/3) ve vekalet (TBK m.506) sözleşmelerinde kural olarak borçlunun bizzat ifasını öngörmüştür.
- Bu kanuni düzenlemelerin bulunmadığı diğer sözleşmelerde m.83 genel ölçütü belirleyicidir.

Sonuç: Anılan sözleşmelerde şahsen ifa kuralı, m.83'ün genel düzenlemesine göre özel olarak uygulanır.

### Şahsen ifa zorunluluğunun olmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi kesin kural gibi okumak; oysa madde yedek nitelikte bir düzenlemedir ve taraflar sözleşmeyle farklı düzenleme yapabilir.
- Sözleşmede şahsen ifa açıkça yazılı olmadığında bile, edimin niteliğinden örtülü bir yükümlülük doğup doğmadığını incelememek.
- Kişisel niteliklerin rol oynamadığı misli edimlerde de alacaklının menfaatinin bulunduğunu varsaymak.
- Alacaklının menfaatini yalnız alacaklının kendi isteğine bağlamak; menfaatin hukuka uygun ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekir.
- Hizmet, eser ve vekalet sözleşmelerinde özel hükümleri göz ardı edip yalnız m.83'e dayanmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, borcun şahsen ifa edilmesi gerekip gerekmediğini önce sözleşmenin açık ya da örtülü hükmüne, bunun yoksa alacaklının menfaatinin bulunup bulunmadığına bakarak belirlemektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/2794 E., 2024/1687 K., 26.12.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/749 E., 2026/433 K., 06.03.2026; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/210 E., 2021/392 K., 25.05.2021; Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/151 E., 2020/259 K., 19.06.2020)
- Kararlarda madde, borçlunun kural olarak edimini şahsen yerine getirmek zorunda olmadığı ilkesinin dayanağı olarak anılmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/749 E., 2026/433 K., 06.03.2026; 3. Hukuk Dairesi, 2023/2686 E., 2024/938 K., 04.03.2024)
- Alacaklının menfaatinin varlığı, dürüstlük kuralına uygun ve hukuka uygun bir yarar olup olmadığı açısından değerlendirilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/2794 E., 2024/1687 K., 26.12.2024; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/210 E., 2021/392 K., 25.05.2021)
- Ödemenin üçüncü kişi tarafından yapılmış olması, ödemenin alacaklıya yapıldığı ve alacaklının bunu kabul ettiği durumda ödeme sayılabilmesi bakımından ayrıca incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1375 E., 2022/1805 K., 01.12.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Şahsen ifa yükümlülüğünü ileri süren taraf, bu yükümlülüğün sözleşmede kararlaştırıldığını veya alacaklının bizzat ifada menfaati bulunduğunu ispatla yükümlüdür; sözleşmedeki açık hükümler yazılı belgeyle, örtülü kararlaştırma ise olayın özelliği ve tanıklarla ispatlanır.
- Borçlunun şahsen ifa etme yükümlülüğü olmadığını ileri süren ve üçüncü kişi ifasıyla kurtulduğunu savunan borçlu, ifanın borca uygun yapıldığını ve kendisinde şahsen ifa zorunluluğu bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklının bizzat ifada menfaatinin bulunduğu iddiasını ileri süren taraf, bu menfaatin hukuka uygun ve dürüstlük kuralı uyarınca gözetilmeye değer olduğunu somut olayın özelliklerinden çıkan delillerle ortaya koymalıdır.
- Üçüncü kişi tarafından yapılan ödemenin alacaklıya yapıldığı iddiası, alacaklının ödemeyi kabul ettiğini gösteren yazılı kayıt veya onay belgesi ile desteklenmelidir; böyle bir belge yoksa savunma zayıf kalır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1375 E., 2022/1805 K., 01.12.2022)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 m.395: Hizmet sözleşmesinde borçlunun işi bizzat yapmasını kural olarak öngören ve m.83'teki genel ilkeden ayrılan özel düzenlemedir.
- 6098 m.471: Eser sözleşmesinde yüklenicinin eseri kendisinin yapmasını veya kendi yönetiminde yaptırmasını öngören ve m.83'ün uygulandığı hâllerden birini oluşturan düzenlemedir.
- 6098 m.506: Vekalet sözleşmesinde vekilin işi kural olarak bizzat görmesini öngören özel düzenlemedir.
- 6098 m.113: Borçlunun şahsen ifa etmemesi hâlinde alacaklının, hâkimden izin alarak edimi üçüncü kişiye ifa ettirebilmesine ilişkin imkânı düzenler; m.83 ile birlikte şahsen ifa yükümlülüğünün sonuçlarını tamamlar.
- 6098 m.121: Üçüncü kişinin borcu ödemesi hâlinde alacaklının haklarına halefiyetini düzenler; üçüncü kişi ifasının borçlu bakımından sonuçlarının bir kısmını oluşturur.

## [TBK m.84 — Kısmen ifa](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-84)

Bu madde, borcun tamamı belli ve muaccel olduğunda alacaklının kısmen ifayı reddetme hakkını ve alacaklı kısmen ifayı kabul ettiğinde borçlunun ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınamayacağını düzenler. Madde, borç ilişkisinin tarafları arasında uygulanır. Madde, borcun faiz ve giderlerine ilişkin mahsubu (m.100), mahsup sırasını (m.101-102), temerrüdü (m.117 vd.) ve zamanaşımının kesilmesini (TBK m.154) düzenlemez; bu konular ayrı maddelerde yer alır.

### Kısmen ifa: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kısmen ifa**: Borçlanılan edimin miktar bakımından bir kısmının yerine getirilmesidir. Kısmen ifa, edimin niteliğini değil yalnızca miktarını ilgilendirir.
- **Borcun tamamının belli ve muaccel olması**: Borcun miktarının kesin olarak belirlenmiş ve ödeme zamanının gelmiş olmasıdır. Bu iki koşuldan biri eksikse alacaklının kısmi ifayı reddetme hakkından söz edilemez.
- **Bölünebilir edim**: Niteliğinde ve ekonomik değerinde değişiklik olmaksızın parçalara ayrılabilen edimdir. Para borçları ve misli şeylere ilişkin borçlar bu niteliktedir.
- **Bölünemez edim**: Parçalara ayrılması halinde varlığını, özünü ya da ekonomik değerini kaybeden edimdir. Bu tür edimlerde kısmi ifa yapılamaz.
- **Dürüstlük kuralına aykırılık**: Alacaklının kısmi ifayı reddetmesinin, somut durumda iyi niyet kurallarına uymayacak biçimde kullanılmasıdır. Edimin çok büyük olması veya ifa edilmeyen kısmın çok önemsiz kalması bu sonucu doğurabilir.
- **İkrar edilen kısım**: Borçlunun kendisinin kabul ettiği, borç olarak tanıdığı miktardır. Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse borçlu bu kısmı ifadan kaçınamaz.

### Kısmen ifa: hangi şartlar aranır?

- Borcun tamamının belli olması gerekir; borç miktarı hem belirli hem de kesin olmalıdır.
- Borcun tamamının muaccel olması gerekir; ödeme zamanı gelmiş olmalıdır.
- Edimin kısmi ifaya elverişli olması gerekir; bölünemez edimlerde kısmi ifa söz konusu olamaz ve bölünebilir görünen edimde de ifa alacaklı için anlam taşımıyorsa kısmi ifa sayılmaz.
- Alacaklının kısmi ifayı reddetmesi için kısmi ifaya izin veren bir sözleşme hükmü, ticari teamül, kanun hükmü veya dürüstlük kuralının kabulü gerektiren bir durum bulunmamalıdır.
- Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse, borçlunun kendisi tarafından ikrar edilen kısım ifa edilmek zorundadır; bu kısmı ifadan kaçınılamaz.

### Kısmen ifa: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı kısmi ifayı reddederse borçlu, borcun tamamını ifa etmediği için ifa sonuçlarına tabi olur ve teklif ettiği kısım için de alacaklı temerrüdü doğmaz.
- Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse ifa edilen kısım kadar borç sona erer; kalan kısım varlığını teminatlarıyla birlikte sürdürür.
- Borçlunun ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınması mümkün değildir; bu kısım için borçlu ifa yükümlülüğü altındadır.
- Kısmi ifanın kabulü, kalan alacağı muaccel kılmaz.
- Madde düzenleyici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle aksini kararlaştırabilir ve durumun özellikleri aksi uygulamayı haklı kılabilir.
- Borçlu, borcun tamamını ifa yükümlülüğünü yerine getirmeden kısmi ifada bulunamaz; kısmi ifanın kabulü alacaklının iradesine bağlıdır.

### Borcun tamamı belli ve muaccel ile belli veya muaccel olmayan borç arasındaki fark nedir?

- Borcun miktarı kesin ve vadesi gelmiş olduğunda alacaklı kısmi ifayı reddedebilir.
- Miktar tartışmalı ya da vade gelmemişse bu ret hakkı doğmaz.

Sonuç: Hakkın varlığı için her iki koşulun birlikte bulunması gerekir.

### Genel kural ile sözleşmede veya kanunda kısmi ifaya izin verilen haller arasındaki fark nedir?

- Genel kurala göre alacaklı kısmi ifayı reddedebilir.
- Sözleşme, ticari teamül, İİK veya TTK gibi özel düzenlemeler kısmi ifaya izin veriyorsa alacaklı kabule zorundadır.

Sonuç: Özel hükmün bulunduğu hallerde alacaklının ret hakkı ortadan kalkar.

### Bölünebilir edim ile bölünemez edim arasındaki fark nedir?

- Bölünebilir edimde kısmi ifa mümkündür, ancak alacaklı yine de kabul etmek zorunda değildir.
- Bölünemez edimde kısmi ifa niteliği gereği söz konusu olamaz.

Sonuç: Bölünemez edimde alacaklının reddi hakkı tartışmasız, bölünebilir edimde ise yalnızca kabul zorunluluğunun aranmadığı yönündedir.

### Tek edim ile birden çok bağımsız edim arasındaki fark nedir?

- Birden çok şey tek bir ekonomik bütün ve gaye oluşturuyorsa tek edim sayılır ve kısmi ifa yapılamaz.
- Birden çok şey bağımsız sözleşmelerle ya da birbirinden ayrı edimler olarak borçlanılmışsa her biri ayrı ifa edilebilir.

Sonuç: Bağımsız edimlerden birinin ifası kısmi ifa sayılmaz; tek edimde ise kısmi ifa söz konusu olur.

### Alacaklının reddi ile alacaklının kabulü arasındaki fark nedir?

- Alacaklı kısmi ifayı reddederse borçlu, ifa etmek istediği kısım dahil borcun tamamı için ifa etmemiş sayılır.
- Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse borçlu ikrar ettiği kısmı ifadan kaçınamaz.

Sonuç: Kabul edilen kısım borcu sona erdirir; reddedilirse borçlu temerrüde düşebilir.

### Kısmen ifa: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Borcun miktarının belli olmadığı veya vadesinin gelmediği hallerde de alacaklının kısmi ifayı reddedebileceğini düşünmek; bu koşullar yoksa ret hakkı doğmaz.
- Her bölünebilir edimde kısmi ifanın kabulünün zorunlu olduğunu sanmak; bölünebilir edimde de alacaklı genel kural uyarınca kabule zorlanamaz.
- Teknik olarak bölünebilen bir edimde, ifa alacaklı için anlam taşımıyorsa kısmi ifa yapılabilir sanmak; bu durumda kısmi ifa sayılmaz.
- Birden çok şeyi kapsayan sözleşmede her şeyi bağımsız edim saymak; gaye ve iktisadi fonksiyon bakımından bütün oluşturuyorsa tek edim sayılır.
- Kısmi ifanın kabul edilmesinin kalan borcu muaccel kıldığını düşünmek; kalan alacak yalnızca kendi vadesiyle muaccel olur.
- Madde metnini salt yasak olarak okumak ve alacaklının kabul zorunluluğunu yok saymak; ikrar edilen kısım için borçlunun ifa yükümlülüğü devam eder.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, borcun tamamının belli ve muaccel olmasını kısmi ifanın reddi için ön koşul olarak aramakta ve bu koşullar gerçekleşmemişse alacaklının reddini değerlendirmeye almamaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2021/4894 E., 2021/13668 K., 08.11.2021)
- Bir kısmi ödemenin kabul edilip edilmediğinin tespitinde, alacaklının somut tutumu ve ödeme planı düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2021/4894 E., 2021/13668 K., 08.11.2021)
- Kısmi ifa kabul edilmişse kabul edilen ödeme alacaktan düşülmekte, icra takibinden sonra yapılan ödemeler bu kapsamda değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/4122 E., 2024/60 K., 08.01.2024)
- Alacaklının kısmi ödemeyi uzun süre sonra yapılması nedeniyle reddetmesinin hakkın kötüye kullanımı sayılmadığı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. (Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/180 E., 2026/318 K., 09.04.2026)
- Kamu hukukundan doğan ya da yasal düzenlemeye tabi olan geçiş ücreti gibi alacaklarda, tam ödeme yapılmadıkça alacaklının kısmi ödemeyi kabule zorlanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. (İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/13 E., 2025/732 K., 11.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Kısmi ifayı reddeden alacaklının borcun belli ve muaccel olduğunu ispatlaması gerekmez; bunu ileri süren taraf, yani borç miktarını ve vadeyi ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Borcun tamamının belli ve muaccel olduğu, sözleşme, fatura, ihtarname veya icra takibi gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Kısmi ifanın kabul edildiği iddiası ileri süren borçlu tarafından ispat edilir; kabul ve ödemenin varlığı makbuz, banka kaydı veya tanık beyanı ile gösterilebilir.
- Sözleşmede kısmi ifaya izin verildiğini ya da ticari teamülün kısmi ifayı gerektirdiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispatlar.
- Borçlu, borcun ikrar ettiği kısmını ifa edeceğini savunuyorsa ikrarın varlığını ve kapsamını yazılı belge veya tutanakla göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.100](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-100): Faiz ve giderler ödenmeden ana borca yapılan kısmi ödemenin ana borçtan düşülmesine ilişkin özel hükümdür; alacaklının kısmi ödemeyi reddetmesi bakımından m.84 ile birlikte okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.101](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-101): Birden çok borç bulunduğunda ödemenin hangi borca mahsup edileceğini düzenler; kısmi ifada hangi borcun ödendiğinin belirlenmesinde uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-102): Mahsubun borçlu tarafından bildirilmemesi halinde ödemenin hangi borca sayılacağını belirleyen tamamlayıcı hükümdür.
- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Kısmi ifanın zamanaşımını kesmesi bakımından ilgilidir; madde m.84 ile ilgili olarak kısmi ifanın sonucunu tamamlar.

## [TBK m.85 — Bölünemeyen borç](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-85)

Bu madde, birden çok alacaklının veya birden çok borçlunun bulunduğu bölünemeyen borçlarda ifanın nasıl yapılacağını ve ifayı yapan borçlunun diğer borçlulara karşı durumunu düzenler. Alacaklılar yönünden borcun tamamının herkese birlikte ifasını, borçlular yönünden her borçlunun tamamı ifa yükümlülüğünü ve ifayı yapan borçlunun rücu ve halef olma hakkını kapsar. Uygulama, bölünemeyen edim taşıyan borç ilişkilerinde teselsül bulunmadığı hallerde kendiliğinden devreye girer. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: teselsül hükümleri (m.162-169), bölünebilen borçlarda kısmi borç ve birden çok borçlunun sorumluluğu (m.162 vd. ve kısmi borç hükümleri), borçlular arasında kısmi ifa ve kısmi ifanın kabulü (m.84), alacaklı temerrüdü ve ifanın kabulünden kaçınmanın sonuçları (m.111 ve ilgili hükümler), zamanaşımı ve bunun def'i (m.146 vd.)."

### Bölünemeyen borç: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bölünemeyen borç**: Edimin niteliği parçalara ayrıldığında değişen ya da değeri azalan borçtur. Parça mal edimleri ile belirli bir eserin tamamlanması gibi edimler bu gruba girer. Yapma ve yapmama edimleri ilke olarak bölünemeyen edimlerdir.
- **Bölünebilen borç**: Niteliği ve değeri değişmeden parçalara ayrılabilen edimdir. Çeşit borçları bu gruptadır. Bölünebilen borcun birden çok borçlusu varsa, teselsül bulunmadığı sürece kısmi borç hükümleri uygulanır.
- **Ortak alacaklılık (alacaklılar yönünden bölünemeyen borç)**: Bölünemeyen borcun birden çok alacaklısı bulunmasıdır. Her alacaklı borcun tamamının ifasını isteyebilir, ancak borçlu ifayı alacaklıların hepsine birlikte yapmak zorundadır.
- **Halef olma**: İfayı yapan borçlunun, ödediği ölçüde alacaklının haklarına geçmesidir. Bu, diğer borçlulara karşı rücu hakkının kaynağıdır. Durumun gereğinden aksi anlaşılırsa bu sonuç doğmaz.
- **Payları oranında rücu**: İfayı yapan borçlunun diğer borçlulardan kendi iç ilişkisindeki payı oranında istediği paydır. Pay, borçlular arasındaki iç ilişkiye göre belirlenir ve aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylar esas alınır.
- **Teselsül**: Kanun veya sözleşmeye dayanan, her borçlunun borcun tamamından sorumlu olduğu ve ifanın diğer borçluları da kurtardığı ilişkidir. Bu madde teselsül hükümleri uygulanmadığında devreye girer.

### Bölünemeyen borç: hangi şartlar aranır?

- Borcun bölünemeyen bir edim olması gerekir; edimin parçalara ayrılması niteliğini değiştirmeli ya da değerini azaltmalıdır.
- Alacaklılar yönünden birden çok alacaklı bulunmalı ve borç kanun veya sözleşmeyle alacaklılar arasında teselsül öngörülmemiş olmalıdır.
- Borçlular yönünden birden çok borçlu bulunmalı ve borçlular arasında teselsül bulunmamalıdır.
- Alacaklılar yönünden borçlu, edimini alacaklıların tamamına birlikte ifa etmelidir; tek bir alacaklıya yapılan ifa, o alacaklıya yetki verilmemişse borcu sona erdirmez.
- Borçlular yönünden her borçlu borcun tamamını ifa ile yükümlü olmalıdır; birinin ifası diğerlerini de borçtan kurtarır.
- İfayı yapan borçlunun diğer borçlulara karşı rücu hakkı doğması için durumun gereğinden aksi anlaşılmamalıdır; aksi anlaşılırsa halef olma ve rücu hakkı doğmaz.

### Bölünemeyen borç: hangi sonuçları doğurur?

- Bölünemeyen borcun birden çok alacaklısı varsa, borçlu ifayı alacaklıların tamamına birlikte yapmak zorundadır.
- Alacaklılardan biri ifayı talep ettiğinde, bu talep kendisine ifa yapılmasını isteme hakkı vermez; ifa tüm alacaklılara yapılmalıdır.
- Borçlu alacaklılardan bir kısmı ifaya katılmaktan kaçınırsa borcunu ifa edemiyorsa, bu durumda alacaklı temerrüdüne ilişkin hükümlerden yararlanabilir.
- Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa, borçlulardan biri borcun tamamını ifa ettiğinde alacaklının alacağı sona erer ve diğer borçlular da borçtan kurtulur.
- İfayı yapan borçlu, aksi anlaşılmadıkça alacaklının haklarına halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir.
- Rücu hakkı, durumun gereğinden aksi anlaşılan hallerde (örneğin iade borcunda) doğmaz; bu durumda ifayı yapan borçlu diğer borçludan bir şey isteyemez.
- Borçlulardan birinin temerrüdü, diğerlerinin temerrüdü anlamına gelmez; bu, m.85 kapsamındaki ifa kurallarından ayrı bir sonuçtur.
- Teselsül hükümleri uygulanacaksa m.85 yerine teselsül hükümleri devreye girer; bu hal m.85 sonucunu değiştirir.

### Bölünemeyen borç ile bölünebilen borç (birden çok borçlu) arasındaki fark nedir?

- Bölünemeyen borçta her borçlu borcun tamamını ifa ile yükümlüdür ve kısmi borç ilişkisi kurulamaz.
- Bölünebilen borçta teselsül yoksa kısmi borç karinesi uygulanır ve her borçlu kendi payından sorumludur.

Sonuç: Bölünemeyen borçta m.85 uygulanır ve ifayı yapan borçlu rücu edebilir; bölünebilen borçta kısmi borç hükümleri uygulanır.

### Alacaklılar yönünden bölünemeyen borç ile alacaklılar arası teselsül arasındaki fark nedir?

- Bölünemeyen borçta her alacaklı ifayı ister, ancak ifa hepsine birlikte yapılmalıdır.
- Alacaklılar arası teselsülde her alacaklı tek başına ifa alır ve borçlu bir alacaklıya ifa ile kurtulabilir.

Sonuç: Teselsül yoksa borçlu tek alacaklıya ifa ile borçtan kurtulamaz; teselsül varsa ifa tek alacaklıya yapılabilir.

### Ayrı ayrı alacaklılar (ifa hepsine birlikte) ile ifanın kime yapılacağı sorunu olmayan haller arasındaki fark nedir?

- İfa alacaklının katılımını gerektiren hallerde m.85 hükmü önem taşır ve ifanın tüm alacaklılara yapılması gerekir.
- İfa alacaklının katılımı olmadan yapılabiliyorsa, borcun kime ifa edileceği sorunu ortaya çıkmaz.

Sonuç: Katılım gerektirmeyen hallerde m.85 uygulanmaz; ifa sorunsuz tamamlanır.

### Rücu hakkı var ile rücu hakkı yok (halef olma) arasındaki fark nedir?

- Ayrık bir hal aksi anlaşılmadıkça ifayı yapan borçlu alacaklıya halef olur ve payı oranında rücu eder.
- İşin özelliğinden anlaşılırsa, örneğin ortak ödünç alınan eşyanın iadesinde, ifayı yapan borçlunun diğer borçluya rücu hakkı olmaz.

Sonuç: Rücu hakkı doğmadığında ifayı yapan borçlu, ödediğini diğer borçludan geri isteyemez.

### Bölünemeyen borç: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bölünemeyen borçta tek bir alacaklıya yapılan ifanın borcu sona erdireceğini varsaymak; ifanın tüm alacaklılara birlikte yapılması gerekir.
- Bölünemeyen borcun birden çok borçlusunda her borçlunun yalnızca payından sorumlu olduğunu düşünmek; her borçlu borcun tamamından sorumludur.
- Rücu hakkını her durumda kabul etmek; durumun gereğinden aksi anlaşılan hallerde halef olma ve rücu doğmaz.
- Bir borçlunun temerrüdünü diğer borçlulara da yaymak; temerrüt her borçlu için ayrı değerlendirilir.
- Teselsül bulunan bir ilişkiye m.85'i uygulamak; teselsül varsa m.162 vd. hükümleri esas alınır.
- Rücu payını her zaman eşit hesaplamak; aksi kararlaştırılmışsa iç ilişkideki paylar esas alınır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Borçlular arasındaki iç ilişkinin niteliği belirleyici olduğundan, rücu payının hesabında aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylar esas alınmaktadır. (Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/160 E., 2026/19 K., 08.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, bölünemeyen borç ilişkisinin varlığını ve birden çok alacaklı ya da borçlu bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Rücu talep eden borçlu, kendisinin borcun tamamını ya da bir kısmını ifa ettiğini makbuz, banka kaydı veya benzeri belgeyle ispatlamalıdır.
- Diğer borçlular, iç ilişkinin farklı olduğunu ya da durumun gereğinden aksinin anlaşıldığını ileri sürüyorsa bu iddiayı ispatla yükümlüdür.
- Borçluların aralarındaki iç ilişkinin niteliği, sözleşme veya işin özelliğiyle ispatlanır; yazılı kayıt bulunmadığında işin özelliği ve tarafların davranışları dikkate alınır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.84](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-84): Borcun tamamının belli ve muaccel olması halinde alacaklının kısmi ifayı reddedebilmesini düzenler; bölünemeyen borçta kısmi ifa konusunda m.85 ile birlikte okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.111](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-111): Alacaklının ifayı kabul etmemesi ve ifaya katılmaması halinde borçlunun durumunu düzenler; alacaklılardan bir kısmı ifaya katılmazsa bu hüküm uygulanabilir.
- [6098 sayılı Kanun m.162-169](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-162): Teselsül hükümleridir; teselsül bulunduğunda m.85 yerine bu hükümler uygulanır.

## [TBK m.86 — Çeşit borcu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-86)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 86. maddesi, çeşit (tür, cins) borçlarında edimin seçimini düzenler. Hukuki ilişkiden ya da işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça seçimin borçluya ait olduğunu ve borçlunun seçeceği edimin ortalama nitelikten aşağı olamayacağını hükme bağlar. Madde, çeşit borçlarının tüm türlerine uygulanır. Parça borçlarını, sınırlı çeşit (stok) borçlarında stok dışına çıkılmasını ve seçimlik borçların ayrıntılarını düzenlemez; bunlar için madde metninde ayrı bir hüküm bulunmaz, yorumla çözülür. Para borçlarının niteliği ile ifa yerinin ve zamanının belirlenmesi de bu maddenin kapsamında değildir.

### Çeşit borcu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Çeşit borcu (tür/cins borcu)**: Edimin yalnızca genel nitelikleriyle, yani ait olduğu eşya türü ile belirlendiği borçtur. Borç konusu şey, bireysel özellikleri ile değil türü ile tanımlanır ve ifa anında bu türden bir şey verilmesi yeterlidir.
- **Ortalama nitelik**: Borç konusu çeşidin içindeki orta kaliteli, ne en iyi ne en kötü edimi ifade eder. Borçlunun seçebileceği en düşük sınırdır ve somut olayda çeşidin nitelik düzeyine göre belirlenir.
- **Edimin seçimi**: Çeşit borcunda hangi şeyin fiilen verileceğini belirleme yetkisidir. Madde gereği bu yetki aksi kararlaştırılmadıkça borçludadır; taraflar bu yetkiyi alacaklıya ya da üçüncü kişiye de verebilir.
- **Parça borcu**: Edimin taraflarca bireysel nitelik ve özellikleriyle belirlendiği borçtur. Borçlu yalnızca o şeyi ifa ederek borcundan kurtulur, bu nedenle seçim söz konusu olmaz.
- **Misli şey**: Sayma, ölçme veya tartma yoluyla belirlenebilen, birbirinin yerine konulabilen taşınır şeylerdir. Çeşit borçlarının konusunu genellikle misli şeyler oluşturur; ancak bu zorunlu değildir.

### Çeşit borcu: hangi şartlar aranır?

- Borç konusunun yalnızca çeşidiyle belirlenmiş olması gerekir; edim bireysel bir şey olarak tespit edilmişse madde değil parça borcu hükümleri uygulanır.
- Hukuki ilişkiden ya da işin özelliğinden seçimin başka birine bırakıldığı anlaşılmamalıdır; aksi anlaşılırsa seçim borçluya ait olmaz.
- Seçim borçluya aitse, borçlu seçimini çeşidin içinden yapmalıdır ve seçtiği edim ortalama nitelikten daha düşük olmamalıdır.
- Borçlu, en iyi nitelikteki edimi seçmek zorunda değildir; ancak ortalamanın altında bir edimi seçip veremez.
- Edimin ifası, seçilen ve ortalama nitelikte olan şeyin alacaklıya teslimi ile gerçekleşir.

### Çeşit borcu: hangi sonuçları doğurur?

- Edimin seçimi, aksi anlaşılmadıkça borçluya aittir ve borçlu seçimini kendisi yapar.
- Borçlu, seçtiği edimi ortalama nitelikte olmak koşuluyla alacaklıya teslim ederek borcundan kurtulur.
- Borçlu ortalama nitelikten daha düşük bir edim seçip veremez; böyle bir ifa borca uygun ifa sayılmaz ve alacaklı bunu kabul etmek zorunda değildir.
- Seçim yetkisi taraflarca alacaklıya ya da üçüncü kişiye bırakılmışsa, seçim o kişiye aittir ve ifanın niteliği onun seçimine göre belirlenir.
- Parça borcunda bu madde uygulanmaz; borçlu yalnızca belirli şeyi vermekle yükümlüdür.
- Madde hükmü tamamlayıcı (yedek) niteliktedir; taraflar sözleşmeyle aksini kararlaştırabilir.
- Borçlu tarafından seçilen şey ortalamanın altında kalıyorsa, borçlunun bu seçimi borca aykırılık oluşturur ve alacaklı borca aykırılık hükümlerine göre haklarını kullanabilir.

### Parça borcu ile çeşit borcu arasındaki fark nedir?

- Parça borcunda edim bireysel nitelikleriyle belirlenmiştir ve borçlu yalnızca o şeyi vererek borcundan kurtulur.
- Çeşit borcunda edim yalnızca türü ile belirlenmiştir ve borçlu bu türden ortalama bir şeyi verir.

Sonuç: Parça borcunda seçim ve ortalama nitelik kuralı işlemez; çeşit borcunda borçlu seçim yapar ve ortalamanın altına inemez.

### Misli şey ile misli olmayan şey arasındaki fark nedir?

- Misli şey, sayma, ölçme veya tartma ile belirlenebilen ve birbirinin yerine konulabilen şeydir.
- Misli olmayan şey, bireysel nitelikleri ile diğerlerinden ayrılan ve yerine konulamayan şeydir.

Sonuç: Çeşit borcunun konusu genellikle misli şeydir; misli olmayan bir şeyin çeşit borcu konusu olması da mümkündür, bu durumda da seçim kuralı işler.

### Kanunun aksi ile hukuki ilişki ya da işin özelliği ile aksi anlaşılma arasındaki fark nedir?

- Taraflar seçimi alacaklıya veya üçüncü kişiye bırakmışsa ya da işin özelliği bunu gösteriyorsa, madde uygulanmaz.
- Böyle bir anlaşma veya işin özelliği yoksa madde varsayılan kuralı uygular.

Sonuç: Seçim yetkisi, aksi anlaşılan halde alacaklıya ya da üçüncü kişiye geçer; aksi anlaşılmayan halde borçludadır.

### Sınırlı çeşit (stok) borcu ile genel çeşit borcu arasındaki fark nedir?

- Sınırlı çeşit borcunda edim belirli bir depo veya stoktan sağlanır.
- Genel çeşit borcunda edim, türün tamamından seçilebilir.

Sonuç: Stok borcunda borçlunun seçimi o stokla sınırlıdır; stok dışından verilemez.

### Nitelik sınırlaması olan ile olmayan çeşit borcu arasındaki fark nedir?

- Taraflar nitelik sınırlaması koymuşsa (örneğin belirli bir portakal türü), borçlu ortalamayı bu sınır içinde belirler.
- Sınırlama yoksa borçlu genel türün içinden ortalama nitelikte bir edim seçer.

Sonuç: Sınırlama varsa ortalama o daraltılmış çerçevede hesaplanır.

### Çeşit borcu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Borçlunun en kötü ya da en iyi şeyi seçebileceğini düşünmek; borçlu yalnızca ortalamanın altına inemez, üstünü seçmek zorunda değildir.
- Her çeşit borcunu misli şey ile özdeşleştirmek; misli olmayan bir şeyin de çeşit borcu konusu olabileceğini gözden kaçırmak.
- Seçim yetkisinin her zaman borçluya ait olduğunu varsaymak; hukuki ilişki veya işin özelliği aksini gösteriyorsa seçim alacaklıya ya da üçüncü kişiye geçer.
- Sınırlı çeşit (stok) borcunda borçlunun seçimini stok dışından yapabileceğini düşünmek; seçim o stokla sınırlıdır.
- Nitelik sınırlaması konulmuş çeşit borcunda ortalamayı genel tür içinden hesaplamak; ortalama daraltılmış çerçeve içinde belirlenir.
- Parça borcunda ortalama nitelik kuralını uygulamak; bu kural yalnızca çeşit borçlarında işler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Çeşit borcunda edimin seçimi borçluya ait kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/787 E., 2025/1606 K., 24.03.2025)
- Mahsup veya muacceliyet hesabına ilişkin uyuşmazlıklarda 6098 sayılı Kanun'un 86. maddesi esas alınarak hesap yapılmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2023/2406 E., 2023/4446 K., 27.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Çeşit borcundan kaynaklanan talebi ileri süren alacaklı, borcun çeşit borcu olduğunu ve edimin bu çerçevede belirlendiğini sözleşme ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Seçimin alacaklıya ya da üçüncü kişiye bırakıldığını ileri süren taraf bu anlaşmayı yazılı belge veya tanık ile ispat etmelidir; aksi halde seçim borçluya aittir.
- Borçlunun teslim ettiği şeyin ortalama nitelikte olduğunu ileri süren borçlu, bunu bilirkişi incelemesi ile ispatlamalıdır; alacaklı ortalamanın altında olduğunu iddia ederse bu iddiayı ispatla yükümlüdür.
- Parça borcu olduğunu ileri süren taraf, edimin bireysel nitelikleriyle belirlendiğini sözleşme veya belgeyle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 m.85: Bölünemeyen borçlarda borçluların ifa yükümlülüğünü düzenler; çeşit borçlarında birden çok borçlu varsa seçim ve ifa ilişkisinin bu hükümle bağlantısı yorumla belirlenir.
- 6098 m.87: Seçimlik borçları düzenler; çeşit borcu ile seçimlik borcun ayrımı yapılırken bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 6098 m.88: Seçim hakkının kullanılmasını ve seçimin alacaklıya bildirilmesi gibi usul sonuçlarını düzenler; çeşit borcunda seçimin yapılması bu hükümle bağlantılıdır.

## [TBK m.87 — Seçimlik borç](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-87)

TBK m.87, seçimlik borçlarda edimlerden birinin seçim hakkının kime ait olduğunu düzenler; kural olarak seçimi borçluya bırakır, ancak hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılırsa seçimin alacaklıya ya da üçüncü kişiye ait olabileceğini kabul eder. Hüküm, birden çok edimi içeren ve bu edimlerden yalnız birinin ifasıyla borcun sona erdiği borç ilişkileri bakımından uygulanır. Seçim hakkının bir süreye bağlanması, seçimin yapılmasının zamanaşımına uğraması veya seçimsiz kalan borcun temerrüt sonuçları madde metninde düzenlenmemiştir. Çeşit borçları (m.86) ile seçimlik borçların ayrımı da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Seçimlik borç: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Seçimlik borç**: Birden çok edimi kapsayan, ancak borçlunun bunlardan yalnız birini ifa ederek borcunu sona erdirebildiği borç türüdür. Borç başlangıçtan itibaren vardır; hangi edimin ifa edileceği ise seçimle belirlenir.
- **Seçim hakkı**: Edimlerden hangisinin ifa edileceğini belirleyen yetkidir. Tek taraflı, karşı tarafa varması gereken bir irade beyanıyla kullanılan yenilik doğurucu bir haktır; kullanıldığında seçilmeyen edimler borç konusu olmaktan çıkar.
- **Hukuki ilişki ve işin özelliği**: Seçim hakkının kime ait olacağını belirleyen ölçüttür. Taraflar açıkça başka bir düzenleme yapmamışsa, sözleşmenin amacı ve işin doğası seçim hakkını borçludan alıp alacaklıya veya üçüncü kişiye verebilir.
- **Çeşit borcu**: Yalnız cins ve miktarla belirlenen, ilk olarak m.86'da düzenlenen borç türüdür. Seçimlik borç, birden çok edimin bulunması bakımından çeşit borcundan ayrılır.

### Seçimlik borç: hangi şartlar aranır?

- Borç ilişkisinde birden çok edimin bulunması gerekir; yalnız bir edim varsa seçimlik borçtan söz edilemez.
- Taraflar seçimlik borç kurmuş olmalı ve bu edimlerden yalnız birinin ifasıyla borç sona ermelidir.
- Hukuki ilişkiden veya işin özelliğinden seçim hakkının alacaklıya ya da üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmamalıdır.
- Seçim hakkı borçluya ait olduğunda, borçlu edimlerden birini seçip ifa etmelidir.

### Seçimlik borç: hangi sonuçları doğurur?

- Seçim hakkı borçluya aitse, borçlu edimlerden birini seçip ifa ederek borcunu tamamen sona erdirir.
- Seçim hakkı alacaklıya veya üçüncü kişiye aitse, seçimi bu kişi yapar ve seçilen edimin ifasıyla borç sona erer.
- Seçim hakkı yenilik doğurucu bir haktır; seçim beyanı karşı tarafa varınca sonuç doğurur ve geriye etkili olur, seçilmeyen edim borç konusu olmaktan çıkar.
- Seçim beyanından, karşı tarafın muvafakati olmadıkça dönülemez.
- Seçim hakkı kullanılmadan önce edimlerden birinin imkansızlaşması durumunda, borç ilişkisi diğer edim üzerinden devam eder.

### Seçimlik borç ile seçimlik yetki arasındaki fark nedir?

- Seçimlik borçta başlangıçta birden çok eşit düzeyde asli edim vardır ve seçimle biri borç konusu olur.
- Seçimlik yetkide tek bir asli edim vardır; diğer edim yalnız yedek edimdir ve yetki kullanılarak asli edimin yerine geçer.

Sonuç: Seçimlik borçta bir edimin imkansızlaşması borcu sona erdirmez, diğer edim borç konusu olur; seçimlik yetkide asli edimin imkansızlaşması borcu sona erdirir ve yedek edim geçmez.

### Borçlunun seçimi ile alacaklının seçimi arasındaki fark nedir?

- Kural olarak seçim hakkı borçluya aittir ve borçlu edimlerden birini ifa ederek seçimini kullanır.
- Hukuki ilişki veya işin özelliği seçim hakkını alacaklıya ya da üçüncü kişiye verdiğinde seçim o kişiye aittir.

Sonuç: Seçim hakkı kimdeyse seçimi o kişi yapar; örneğin lokantada yemek seçimi alacaklıya aittir.

### Seçimlik borç: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Seçimlik borcu seçimlik yetki ile karıştırmak; seçimlik yetkide asli edim tektir ve yedek edimin imkansızlaşması asli edimi etkilemez, oysa seçimlik borçta diğer edim borç konusu olmaya devam eder.
- Seçim hakkını, hukuki ilişki ve işin özelliği ölçütünü dikkate almadan kural olarak her zaman borçluya ait saymak.
- Seçim hakkının kullanılmasının geriye etkili olmadığını varsaymak; seçim beyanı geçmişe etkili sonuç doğurur.
- Seçim beyanından tek taraflı olarak dönülebileceğini kabul etmek; dönüş ancak karşı tarafın muvafakatiyle mümkündür.
- Alacaklının asıl edim yerine tazminat talep etmesini seçimlik borç doğurduğu biçiminde yorumlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Seçim hakkının kime ait olduğunun belirlenmesinde önce taraflar arası sözleşmenin açık hükmü, sonra işin niteliği esas alınmaktadır. (6. Hukuk Dairesi, 2024/2582 E., 2025/2591 K., 26.06.2025; 6. Hukuk Dairesi, 2024/2569 E., 2025/2593 K., 26.06.2025; 6. Hukuk Dairesi, 2022/1576 E., 2023/1677 K., 04.05.2023)
- Kararlarda madde metni yalnız atıf olarak anılmakta; seçim hakkının hukuki ilişkiden veya işin özelliğinden çıkıp çıkmadığına dair somut bir değerlendirme ayrıntılı yapılmamaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2022/11956 E., 2023/1058 K., 14.02.2023; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/145 E., 2022/627 K., 15.06.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Seçim hakkının borçluya ait olduğunu, alacaklı kendi talebini ileri sürerken ispatlamak zorunda değildir; seçim hakkının alacaklıya veya üçüncü kişiye ait olduğunu ileri süren taraf, bunu hukuki ilişkiden veya işin özelliğinden ispatlamalıdır.
- Seçimlik borcun varlığını ve edimlerin kapsamını ileri süren taraf, sözleşme metni, teklif-kabul yazışmaları veya fatura gibi yazılı belgelerle ispat yapar.
- Borçlu seçimini yaptığını ileri sürüyorsa, seçim beyanının karşı tarafa vardığını ispatlamalıdır; bu ispat, yazılı ihtar veya seçilen edimin kabulü gibi kapalı irade beyanlarıyla da yapılabilir.
- Alacaklı, seçim hakkının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını sözleşmenin amacı veya işin niteliği üzerinden ispatlamalıdır.
- Seçilmiş edimin kusursuz imkansızlaşması savunmasını ileri süren borçlu, kusursuzluğunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.86](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-86): Çeşit borçlarında edim seçimini düzenler; m.87 ile çeşit borcu ve seçimlik borç ayrımında karşılaştırmalı olarak okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.99](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-99): Yabancı para borcunda borçluya Türk parası ile ödeme yetkisi tanıyan seçimlik yetkinin düzenlenmesidir; m.87 kapsamındaki seçimlik borçtan ayrı bir kurumdur.
- [6098 sayılı Kanun m.27](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-27): Edimlerden birinin sözleşme yapılırken objektif olarak imkansız olması durumunda sözleşmenin akıbetini belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.136](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-136): Seçilmiş edimin kusursuz olarak imkansızlaşması halinde borçlunun borçtan kurtulmasını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-112): Seçilmiş edimin borçlunun kusuruyla imkansızlaşması halinde tazminat sorumluluğunu düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Seçim hakkını kullanmayan borçlu bakımından alacaklının sözleşmeden dönme ve sonuçlarına ilişkin genel hükümdür.

## [TBK m.88 — Faiz](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-88)

Bu madde, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının iki düzeyde belirlenmesini düzenler: sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa oranın kanuni kaynağı ve sözleşmede oran kararlaştırılmışsa üst sınır. Sözleşmeyle kararlaştırılan oran, kanuni orana göre yüzde elli fazlayla sınırlanır. Madde, asıl borç için ödenecek faiz bakımından borçlu ile alacaklı arasındaki her tür borç ilişkisinde uygulanır. Madde, temerrüt faizinin oranını düzenlemez (m.120). Ticari işlerde akdi faiz oranının serbestliğini ve bu alandaki özel hükümleri düzenlemez (6102 sayılı Kanun m.8). Faizin ödenip ödenmeyeceğini, yani faiz borcunun doğup doğmadığını düzenlemez (tüketim ödüncünde 6098 sayılı Kanun m.387 ve m.388). Tarafların faiz oranı kararlaştırırken aşırı yararlanma nedeniyle sözleşmenin iptalini düzenlemez (m.28).

### Faiz: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yıllık faiz oranı (kanuni faiz)**: Sözleşmede oran kararlaştırılmadığında faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuatın belirlediği oran. Oran, sabit bir rakam olarak bu maddede yazılmamıştır; zaman içinde değişebilen mevzuata bağlanmıştır.
- **Akdi faiz oranı**: Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdıkları yıllık faiz oranı. Bu oran, birinci fıkradaki kanuni orana bağlı olarak en fazla yüzde elli fazla olabilir.
- **Faiz ödeme borcu**: Asıl borcun kullanılması veya bekletilmesi karşılığında ödenmesi gereken faiz borcu. Madde, bu borcun oranını düzenler; borcun doğup doğmadığını düzenlemez.

### Faiz: hangi şartlar aranır?

- Faiz ödeme borcunun varlığı, yani faizin doğması için kanundan veya sözleşmeden dayanak bulunmalıdır; bu madde tek başına faiz borcu doğurmaz.
- Sözleşmede yıllık faiz oranı kararlaştırılmamışsa, uygulanacak oran faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenmelidir.
- Sözleşmede yıllık faiz oranı kararlaştırılmışsa, bu oran birinci fıkra uyarınca belirlenen kanuni yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşmamalıdır.
- Üst sınırın aşılması hâlinde, aşan kısım bakımından sözleşme kaydının geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir; sınır aşıldığında oran kanuni orana indirilmelidir.

### Faiz: hangi sonuçları doğurur?

- Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa, faiz oranı faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir ve bu oran değişebilir.
- Sözleşmede kararlaştırılan oran, kanuni yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasına kadar geçerlidir.
- Sözleşmede kararlaştırılan oran üst sınırı aşarsa, aşan kısım bakımından kaydın geçerliliği tartışılır; uygulamada üst sınırın üstündeki oran kanuni orana indirilir.
- Sözleşmede oran kararlaştırılmış ve üst sınır içindeyse, taraflar kararlaştırdıkları oranı uygularlar.
- Madde emredicidir; taraflar üst sınırı sözleşmeyle aşamazlar.

### Sözleşmeyle kararlaştırılan oran ile sözleşmede oran yok arasındaki fark nedir?

- Taraflar faiz oranını sözleşmeyle belirlemişse, bu oran birinci fıkradaki kanuni orana göre en fazla yüzde elli fazla olabilir.
- Sözleşmede oran belirlenmemişse, uygulanacak oran faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir.

Sonuç: İlk durumda taraf iradesi sınırlıdır; ikinci durumda oran kanundan doğar ve zamanla değişebilir.

### Asıl borç faizi ile temerrüt faizi arasındaki fark nedir?

- Bu madde, faiz ödeme borcunda, yani asıl borç için ödenecek faizde uygulanır.
- Temerrüt faizi, TBK m.120'de ayrı bir üst sınır ve kanuni oran düzeniyle düzenlenmiştir.

Sonuç: Temerrüt faizinde sözleşme üst sınırı kanuni oranın yüzde yüzü olarak ayrıca uygulanır; iki sınır birbirine karıştırılmamalıdır.

### Adi iş ile ticari iş arasındaki fark nedir?

- Adi işlerde, bu maddedeki yüzde elli fazla üst sınırı akdi faiz oranını sınırlar.
- Ticari işlerde bu tür bir kanuni üst sınır yoktur; faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir, aşırı yararlanma hükümleri saklıdır.

Sonuç: Ticari nitelikli uyuşmazlıkta bu maddenin sınırı uygulanmayabilir; uygulamada bu ayrım tartışmalıdır.

### Faiz: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Temerrüt faizi üst sınırını (yüzde yüz) akdi faiz üst sınırı (yüzde elli) ile karıştırmak; iki sınırın dayandığı madde farklıdır (m.88 ve m.120).
- Sınırı, sözleşme tarihindeki oran üzerinden hesaplamak; kanun, faiz borcunun doğduğu tarihteki oranı esas alır.
- Ticari nitelikli alacağa bu maddeyi kendiliğinden uygulamak; ticari işlerde 6102 sayılı Kanun m.8 ayrıca değerlendirilmelidir.
- Üst sınırı aşan oranın tamamen geçersiz sayılmasını kabul etmek; uygulamada aşan kısmın indirilmesi ve sözleşmenin geçerliliği ayrı değerlendirilmelidir.
- Kanuni faiz oranını madde metninde sabit bir rakam olarak aramak; oran mevzuata bağlanmıştır ve kitaplardaki belirli bir yüzde eski olabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ticari nitelikli kredi ilişkilerinde, bu maddenin ve temerrüt faizine ilişkin m.120'nin uygulanamayacağı yönünde kararlar vardır; bu durumda akdi faiz oranı TTK hükümlerine göre değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/416 E., 2026/543 K., 26.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1446 E., 2025/133 K., 30.01.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2019/1826 E., 2021/1594 K., 23.12.2021)
- Faiz oranının sınırının hesaplanmasında, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan kanuni faiz oranı esas alınmaktadır; sonraki tarihte değişen oran bu hesabı değiştirmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1703 E., 2025/854 K., 22.05.2025)
- Sözleşmede kararlaştırılan oranın kanuni sınırı aşıp aşmadığının tespitinde, akdi faiz oranının dayanağı ve hangi tarihte cari olduğu incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1844 E., 2025/977 K., 12.06.2025)
- Hukuk Genel Kurulu, bu maddenin ikinci fıkrasındaki sınırın sözleşmeyle kararlaştırılan akdi faiz oranına uygulanması gerektiğini benimsemiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2212 E., 2015/1309 K., 06.05.2015)

### Nasıl ispat edilir?

- Akdi faiz oranının üst sınırı aştığını iddia eden taraf, sınırın aşıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu iddia için sözleşme metni ve faiz hesabı belgeleri esas alınır.
- Kanuni faiz oranının faiz borcunun doğduğu tarihte hangi oran olduğunu iddia eden taraf, bu oranı mevzuat dayanağı ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmede oran kararlaştırılmadığını savunan taraf, bu savunmasını yazılı sözleşmenin bulunmadığını göstererek ispatlar; yazılı belge yoksa taraflar tanık ve diğer delillerle ispat yapabilir.
- Ticari nitelikli bir uyuşmazlıkta bu maddenin uygulanmayacağını savunan taraf, işin ticari niteliğini ticari defter, sözleşme ve ticari ilişki belgeleriyle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-120): Temerrüt faizinin kanuni oranını ve üst sınırını düzenler; bu madde ile aynı yapıdadır ancak sınır kanuni oranın yüzde yüzüdür.
- [6098 sayılı Kanun m.387](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-387): Tüketim ödüncünde faizin ödenip ödenmeyeceğini düzenler; bu maddenin uygulanabilmesi için faiz borcunun varlığı gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.388](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-388): Tüketim ödüncünde faiz oranı belirlenmemişse uygulanacak oranı ve faize faiz yasağını düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.8: Ticari işlerde faiz oranının serbestliğini düzenler; ticari nitelikli alacaklarda bu maddenin sınırının uygulanıp uygulanmayacağı bakımından önemlidir.
- [6098 sayılı Kanun m.28](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-28): Aşırı yararlanma hâlinde fahiş faiz oranının iptalini veya indirilmesini düzenler; üst sınır içindeki oranlar bakımından da saklıdır.
- 3095 sayılı Kanun: Kanuni faiz oranını belirleyen mevzuattır; faiz borcunun doğduğu tarihteki kanuni oran bu kanuna göre tespit edilir.

## [TBK m.89 — İfa yeri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-89)

Bu madde, borcun ifa yerinin nasıl belirleneceğini düzenler. Ifa yerinin öncelikle tarafların açık veya örtülü iradesine göre belirlenmesini, bu irade yoksa para borçları, parça borçları ve diğer borçlar bakımından kanunun koyduğu sırayı ve alacaklının yerleşim yerinin sonradan değişmesi halinde ifa yerinin önceki yerleşim yerine dönebilmesini kapsar. Kural, sözleşmeden doğan ve kanunen doğan borçlar bakımından ifa yerini belirlemek için kullanılır, ancak maddenin dayandığı ifa yerinin belirlenmesi, ifa yerinin tarafların iradesine bırakılması ve aralarındaki özel hükümler ayrı ayrı değerlendirilir. Madde, ifa yerinin taraflarca hangi şekle bağlı olarak kararlaştırılacağını, ifa yeri ile edim sonucu yerinin ayrımını, edimin niteliğinden doğan ifa yerlerini ve özel kanun hükümlerini düzenlemez (ifa yerine ilişkin özel hükümler için ilgili özel düzenlemelere bakılır). Ayrıca borcun ifa edilmemesinin sonuçları, temerrüt ve tevdi (m.107 ve devamı) ile zamanaşımı ve yetki kuralları bu maddenin kapsamı dışındadır.

### İfa yeri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İfa yeri**: Borçlunun edim fiilinin son aşamasını gerçekleştirdiği yerdir. Edim sonucunun ulaştığı yer (varma yeri) ile aynı olmak zorunda değildir; gönderilecek borçlarda ifa yeri gönderme yeridir.
- **Açık ve örtülü irade**: Açık irade, ifa yerinin doğrudan beyanla kararlaştırılmasıdır. Örtülü irade ise ifa yerinin irade beyanı dışındaki olgularla dolaylı olarak belirlenmesidir.
- **Parça borcu**: Belirli bir malın verilmesine yönelik borçtur. Ifa yeri, sözleşmenin kurulduğu anda borç konusunun bulunduğu yerdir.
- **Yerleşim yeri**: Medeni Kanun'un 19. maddesindeki teknik anlamda yerleşim yeridir (ikametgah). Madde, eski metindeki 'mukim bulunduğu yer' ifadesinin yerine bu kavramı getirmiştir.

### İfa yeri: hangi şartlar aranır?

- Taraflar arasında ifa yerine ilişkin açık veya örtülü bir irade bulunmadığı tespit edilmelidir; böyle bir irade varsa önce o uygulanır.
- Borç para borcu ise, ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu kabul edilmelidir.
- Borç parça borcu ise, ifa yerinin sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yer olduğu kabul edilmelidir.
- Bunların dışındaki borçlarda ifa yerinin borcun doğumu sırasındaki borçlunun yerleşim yeri olduğu kabul edilmelidir.
- Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borç doğduktan sonra alacaklı yerleşim yerini değiştirmişse ve bu nedenle ifa önemli ölçüde güçleşmişse, borç alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir; bu seçenek ancak ifanın gerçekten önemli ölçüde güçleşmesi halinde doğar.

### İfa yeri: hangi sonuçları doğurur?

- Taraflar açık veya örtülü irade ile ifa yerini kararlaştırmışsa, bu irade madde metnindeki kanuni sıraya üstün gelir.
- İfa yeri hakkında irade yoksa, borcun türüne göre kanundaki sıra uygulanır.
- Para borcu bakımından ifa yeri, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir; borçlu ödemeyi bu yerde yapmak zorundadır.
- Alacaklının yerleşim yeri, borç doğduktan sonra değişmiş ve ifa önemli ölçüde güçleşmişse, borç alacaklının eski yerleşim yerinde ifa edilebilir.
- Alacaklının yerleşim yeri değişse bile ifa güçleşmemişse, ifa yeri değişmez ve yeni yerleşim yerinde ifa gerekir.
- Maddedeki hükümler emredici değildir; taraflar ifa yerini sözleşmeyle farklı belirleyebilir.

### Açık irade ile örtülü irade arasındaki fark nedir?

- Açık irade, ifa yerinin doğrudan tarafların beyanlarından anlaşılmasıdır; örneğin 'evde teslim' kaydı açık belirlemedir.
- Örtülü irade, ifa yerinin irade beyanı dışındaki olgular, örneğin tek taraflı belirleme yetkisi, göz önünde tutularak dolaylı olarak belirlenmesidir.

Sonuç: Her iki durumda da sözleşme özgürlüğü geçerlidir; ancak örtülü belirlemede ifa yeri açıkça gösterilmez, dolaylı olarak saptanır.

### Para borcu / parça borcu / diğer borçlar: fark nedir?

- Para borcunda ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.
- Parça borcunda ifa yeri sözleşmenin kurulduğu sırada malın bulunduğu yer; diğer borçlarda ise borçlunun doğum anındaki yerleşim yeridir.

Sonuç: Borcun türüne göre farklı ifa yeri belirlenir ve bu tür ayrımı yapmak zorunludur.

### Alacaklının yerleşim yerinde ifa ile alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa arasındaki fark nedir?

- Genel kural, alacaklının yerleşim yerinde ifadır ve alacaklının sonradan yerleşim yerini değiştirmesi bu kuralı değiştirmez.
- Alacaklının yerleşim yerinin değişmesiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse, ifa alacaklının önceki yerleşim yerinde yapılabilir.

Sonuç: İfanın önemli ölçüde güçleşmesi koşulu gerçekleşmediği sürece ifa yeri değişmez; koşul gerçekleşirse ifa yeri önceki yerleşim yeri olur.

### İfa yeri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Para borcunun ifa yerini alacaklının yerleşim yeri yerine borçlunun yerleşim yeri olarak belirlemek; madde 1. bende göre ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir.
- Ifa yerini belirlemek için 'yerleşim yeri' yerine 'mukim bulunduğu yer' gibi eski metin kavramlarını kullanmak; madde yeni kavramla yerleşim yerini ifade eder.
- Alacaklının yerleşim yeri değişmiş olsa bile önemli ölçüde güçleşme aranmadan ifa yerinin değiştiğini kabul etmek.
- Parça borcunda ifa yerini malın varma yeri olarak almak; ifa yeri, sözleşme kurulduğunda malın bulunduğu yerdir.
- Ifa yerinin taraflarca belirlenebileceğini unutarak kanuni sırayı her durumda uygulamak; açık veya örtülü irade varsa madde 1. fıkra önceliklidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Para alacaklarına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği ve bu nedenle alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2026/224 E., 2026/292 K., 12.02.2026)
- Para alacağı bakımından yetki itirazı değerlendirilirken, ticari defter kayıtları ve faturalarla hukuki ilişkinin kabul edildiği tespit edildiğinde para borcu niteliği dikkate alınarak 89. maddenin birinci bendinin uygulanması kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/90 E., 2025/142 K., 11.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1889 E., 2024/1839 K., 31.12.2024)
- Madde metninin kullanım ödüncüne dayanan para borçlarıyla sınırlı yorumlanması gerektiği, bu nedenle karz sözleşmesinden doğan borçlara uygulanabileceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/567 E., 2023/393 K., 05.05.2023)
- Sözleşmeden doğmayan ve sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte olan hükümlere dayanarak yapılan yetki itirazlarının dikkate alınmadığı; sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 89. maddenin para alacağı davalarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesini belirlediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2026/52 E., 2026/171 K., 10.02.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/13 E., 2024/195 K., 07.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Alacaklının yerleşim yerinde ifayı talep eden taraf, borcun para borcu olduğunu ve ödeme zamanındaki alacaklının yerleşim yerini ispatlamakla yükümlüdür.
- Taraflar arasında açık veya örtülü bir ifa yeri iradesinin varlığını ileri süren taraf, bu iradeyi yazılı belge, sözleşme hükmü veya ticari defter kayıtlarıyla ispatlar.
- Ifa yerinin önceki yerleşim yerinde yapılmasını isteyen borçlu, alacaklının yerleşim yerinin değiştiğini ve bu nedenle ifanın önemli ölçüde güçleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ifa yerinin değiştiğini ileri süren taraf, yerleşim yerini nüfus kaydı gibi resmi belgelerle ispatlayabilir; karşı taraf aksini ispatla savunabilir.
- Hukuki ilişkinin varlığı ve borcun türü faturalar ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlanabilir; karşı taraf bu kayıtların aksini ileri sürerek savunma yapar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.26](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-26): İfa yerinin taraflarca belirlenmesinin sınırını çizer; emredici hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı ifa yeri kararlaştırılamaz.
- [6098 sayılı Kanun m.27](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-27): Ahlaka aykırı ifa yeri kararlarının geçersizliğini düzenleyerek ifa yeri anlaşmasının sınırını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.19: Medeni Kanun'un yerleşim yeri tanımı, ifa yerinin 'yerleşim yeri' olarak belirlenmesinde kullanılır. Bu atıf 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na ait olduğu için numarası 4721 olarak yazılmıştır.
- [6098 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107): İfa yerinin, tevdi yerini belirleyecek hakimin tespiti bakımından önemli olduğunu gösterir.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2212 E., 2015/1309 K., 06.05.2015 (m.88)
- 6. Hukuk Dairesi, 2024/2582 E., 2025/2591 K., 26.06.2025 (m.87)
- 6. Hukuk Dairesi, 2024/2569 E., 2025/2593 K., 26.06.2025 (m.87)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/787 E., 2025/1606 K., 24.03.2025 (m.86)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/2686 E., 2024/938 K., 04.03.2024 (m.83)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4122 E., 2024/60 K., 08.01.2024 (m.84)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/3762 E., 2023/7723 K., 27.12.2023 (m.84)
- 6. Hukuk Dairesi, 2022/1576 E., 2023/1677 K., 04.05.2023 (m.87)
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/2406 E., 2023/4446 K., 27.03.2023 (m.86)
- 5. Hukuk Dairesi, 2022/11956 E., 2023/1058 K., 14.02.2023 (m.87)
- 10. Hukuk Dairesi, 2021/4894 E., 2021/13668 K., 08.11.2021 (m.84)
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/180 E., 2026/318 K., 09.04.2026 (m.84)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/416 E., 2026/543 K., 26.03.2026 (m.88)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/749 E., 2026/433 K., 06.03.2026 (m.83)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2026/224 E., 2026/292 K., 12.02.2026 (m.89)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2026/52 E., 2026/171 K., 10.02.2026 (m.89)
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/160 E., 2026/19 K., 08.01.2026 (m.85)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/528 E., 2025/978 K., 21.10.2025 (m.85)
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/13 E., 2025/732 K., 11.09.2025 (m.84)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1844 E., 2025/977 K., 12.06.2025 (m.88)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1703 E., 2025/854 K., 22.05.2025 (m.88)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2025/90 E., 2025/142 K., 11.02.2025 (m.89)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1446 E., 2025/133 K., 30.01.2025 (m.88)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1889 E., 2024/1839 K., 31.12.2024 (m.89)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/2794 E., 2024/1687 K., 26.12.2024 (m.83)
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/666 E., 2024/707 K., 19.11.2024 (m.85)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/13 E., 2024/195 K., 07.02.2024 (m.89)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/567 E., 2023/393 K., 05.05.2023 (m.89)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1375 E., 2022/1805 K., 01.12.2022 (m.83)
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/145 E., 2022/627 K., 15.06.2022 (m.87)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2021/1108 E., 2022/619 K., 21.03.2022 (m.84)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2019/1826 E., 2021/1594 K., 23.12.2021 (m.88)
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/210 E., 2021/392 K., 25.05.2021 (m.83)
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/151 E., 2020/259 K., 19.06.2020 (m.83)
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/147 E., 2019/1346 K., 19.12.2019 (m.86)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/genel-olarak-ve-ifanin-konusu
