---
title: "İrade bozuklukları — Borçlar Hukuku Genel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Genel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.30–36"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/irade-bozukluklari"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İrade bozuklukları

Borçlar Hukuku Genel Hükümler › Genel hükümler › Borç ilişkisinin kaynakları › Sözleşmeden doğan borç ilişkileri — [Borçlar Hukuku Genel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.30, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmayacağını düzenler. TBK m.31, sözleşmede esaslı yanılma hâllerini örnekleyerek sayar: sözleşme türünde, edim konusunda, karşı tarafın kimliğinde, karşı tarafta aranan niteliklerde ve edim miktarında yanılma. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 32. maddesi, saikte yanılmanın hangi koşullarda esaslı yanılma sayılacağını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.30–36 hükümlerini kapsar: yanılmanın hükümleri, yanılmada dürüstlük kuralları, yanılmada kusur, aldatma.

- [TBK m.30 — Yanılmanın hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30)
- [TBK m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31)
- [TBK m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-32)
- [TBK m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-33)
- [TBK m.34 — Yanılmada dürüstlük kuralları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-34)
- [TBK m.35 — Yanılmada kusur](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-35)
- [TBK m.36 — Aldatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36)

## [TBK m.30 — Yanılmanın hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30)

TBK m.30, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmayacağını düzenler. Hükmün konusu, yanılmanın genel koşulu ve bu yanılmanın sözleşmeye etkisidir. Maddenin uygulanması, açıklamada yanılma, saik yanılması ve iletmede yanılma gibi yanılma hallerinin ayrıntılı tanımını içermez; bunlar m.31 ile m.33 ve m.32 hükümlerinde ele alınır. Maddeye dayanarak iptal hakkının kullanım süresi, yanılanın tazminat yükümlülüğü ve iptalin sonuçları düzenlenmez (m.35, m.39). Aldatma ve korkutma gibi diğer irade sakatlıkları (m.36-39) ile aşırı yararlanma (m.28) da bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, sözleşme dışındaki tek taraflı hukuki işlemlere de kıyasen uygulanabilir; bu uygulama da ayrıca değerlendirilmelidir.

### Yanılmanın hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esaslı yanılma**: Yanılan tarafın sözleşmeyi yapmasında belirleyici olan ve yanılmadan gerçekleşmese sözleşmeyi kurmayacağı bir hususta, tasavvurun gerçeğe uymaması ya da bilgi eksikliği olmasıdır. Yalnızca önemsiz bir yanılma sözleşmeyi sakatlamaz.
- **Yanılma (dar ve geniş anlam)**: Dar anlamda yanılma gerçeğe uymayan yanlış tasavvurdur; geniş anlamda yanılma buna bilgisizliği de ekleyen kavramdır. Madde, geniş anlamdaki yanılmayı kapsar. Bilinçli olarak bilgi edinmeme ise yanılma sayılmaz.
- **Açıklamada yanılma (beyan hatası)**: İradenin açıklanması sırasında, açıklanan irade ile gerçek iradenin uyuşmamasıdır. Yanılan kişi, beyanını istemeden başka bir anlama gelecek biçimde yapmıştır.
- **Saik yanılması**: Sözleşmenin yapılmasını etkileyen güdü ya da beklentide yanılmadır. Kural olarak esaslı sayılmaz; yalnızca m.32'de öngörülen koşullarda esaslı kabul edilir.
- **Sözleşme ile bağlı olmama**: Esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmenin geçerliliğine karşı başvurabileceği sonuçtur. Madde, sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; yanılana iptal hakkı tanır.

### Yanılmanın hükümleri: hangi şartlar aranır?

- Sözleşme kurulurken bir yanılma bulunmalıdır; yanılma, tarafın iradesini oluşturan ya da açıklamasını etkileyen bir hususta gerçeğe uymayan ya da eksik bir tasavvurdan doğmalıdır.
- Yanılma esaslı olmalıdır; yani sözleşmenin yapılmasında belirleyici olmalı ve yanılma olmasaydı taraf sözleşmeyi aynı biçimde kurmayacak olmalıdır.
- Esaslılık, m.31'de sayılan hallerden biri ya da m.32 çerçevesinde saik yanılması için aranan koşullardan birinin gerçekleşmesiyle belirlenmelidir.
- Basit hesap yanlışlıkları ve önemsiz nitelikteki yanılmalar esaslı sayılmamalıdır.
- Yanılan taraf, yanılmayı sözleşme kurulduğu anda var olan bir durum hakkında yapmış olmalıdır.

### Yanılmanın hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

- Esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşmeyle bağlı olmaz; sözleşme, yanılan için iptal edilebilir hale gelir.
- Yanılma esaslı değilse sözleşme kurulmuş sayılır ve yanılan taraf bağlıdır.
- Yanılma, sözleşmenin kurulması sırasında var olmalıdır; sonradan gelişen hususlar m.30 kapsamında değerlendirilmez.
- Yanılma sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; sözleşmenin geçerliliği, yanılanın iptal hakkını kullanmasına bağlıdır.
- Yanılanın iptal hakkını kullanmaması, onun sözleşmeye onay vermesi anlamına gelebilir (m.39 ve uygulanan hükümler çerçevesinde).
- Yanılma hükümleri, tek taraflı hukuki işlemlere de kıyasen uygulanabilir.

### Açıklamada yanılma ile saik yanılması arasındaki fark nedir?

- Açıklamada yanılmada irade ile beyan arasında uyumsuzluk vardır; yanılan, beyanını istemeden farklı biçimde yapmıştır.
- Saik yanılmasında beyan iradeye uygundur; yanılma, iradenin oluşumuna etki eden bir güdü ya da beklentidedir.

Sonuç: Açıklamada yanılma, m.31 kapsamında kolayca esaslı sayılırken; saik yanılması ancak m.32'deki koşullarla esaslı sayılır ve kural olarak sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.

### Esaslı yanılma ile önemsiz yanılma arasındaki fark nedir?

- Esaslı yanılma, sözleşmenin kurulmasında belirleyici olan ve taraf açısından ağır sonuç doğuran yanılmadır.
- Önemsiz yanılma, sözleşmenin kurulmasını etkilemeyen, tarafın kararını değiştirmeyecek nitelikteki yanılmadır.

Sonuç: Yalnızca esaslı yanılma sözleşmeyle bağlı olmama sonucunu doğurur; önemsiz yanılmada sözleşme geçerliliğini korur.

### Yanılan taraf ile karşı taraf (yanılmayı bilen ya da bilmesi gereken) arasındaki fark nedir?

- Yanılan taraf, sözleşmeden bağlı olmama hakkını kullanabilir.
- Karşı taraf, yanılmayı bilmiyor ya da bilmesi gerekmiyor ise yanılanın iptal hakkına karşı korunmaz.

Sonuç: Karşı tarafın yanılmayı bilmesi ya da bilmesi gerekmesi halinde, yanılanın iptal hakkı tazminat sorumluluğunu doğurmaz.

### Yanılmanın hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Saik yanılmasını açıklamada yanılma gibi değerlendirmek; saik yanılması kural olarak esaslı değildir ve m.32 koşulları aranmalıdır.
- Her yanılmayı esaslı saymak; yalnızca sözleşmenin kurulmasında belirleyici olan yanılma m.30 kapsamına girer.
- Esaslılık ölçütünü yalnızca yanılanın öznel düşüncesine bağlamak; hem m.31 hem de m.32'deki objektif ve dürüstlük kuralına ilişkin koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
- Yanılmayı sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan bir durumla karıştırmak; m.30, sözleşmenin kurulması anındaki yanılmayı düzenler.
- Yanılma sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz saymak; sözleşme yanılanın iptal hakkı kullanılana kadar geçerlidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yanılma hükümlerinin irade bozukluğu hallerinden yalnızca sözleşmelere değil, tek taraflı hukuki işlemlere de uygulandığı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026)
- Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki "hata" düzenlemesinin yerini 6098 sayılı Kanun'un "yanılma" hükümlerinin aldığı ve kavramın bu çerçevede yorumlandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/889 E., 2024/279 K., 22.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/863 E., 2023/876 K., 04.10.2023)
- Esaslı yanılma iddiasının, yanılanın bu iddiayı ileri sürdüğü ve somut olayda yanılmanın sözleşmeyi etkilediğinin ortaya konulduğu hallerde değerlendirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024)
- Madde metninin tek fıkradan oluşması ve yanılmanın esaslılık ölçütünü genel olarak belirlemesi nedeniyle, uygulamada m.31 ve m.32 ile birlikte okunduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/462 E., 2023/247 K., 22.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/814 E., 2023/268 K., 29.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Esaslı yanılma iddiasını ileri süren taraf, yanılmanın varlığını ve esaslılığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Yanılmanın ispatında, sözleşme metni, yazışmalar ve tanık beyanları gibi deliller kullanılabilir; yazılı belgeler ile tanık beyanları arasında çelişki varsa, yazılı kayıtlar üstün tutulabilir.
- Karşı taraf, yanılmanın önemsiz olduğunu ya da kendisinin yanılmayı bilmediğini ileri sürebilir; bu savunmayı ispat yükü karşı taraftadır.
- Saik yanılması ileri sürüldüğünde, güdünün sözleşmenin temeli sayıldığı ve karşı tarafça bilinebilir olduğu, yanılan tarafça ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31): Esaslı açıklamada yanılma hallerini sayar; m.30'daki esaslılık ölçütünün somut görünümünü verir.
- [6098 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-32): Saik yanılmasının hangi koşullarda esaslı sayılacağını düzenler; m.30'un genel ölçütüne istisna oluşturur.
- [6098 sayılı Kanun m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-33): Aracının yanlış iletmesi halinde yanılma hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
- [6098 sayılı Kanun m.35](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-35): Yanılan tarafın karşı tarafa karşı sorumluluğunu ve tazminat sınırlarını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): İrade sakatlıklarında iptal hakkının hak düşürücü süreye bağlanmasını düzenler.

## [TBK m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31)

TBK m.31, sözleşmede esaslı yanılma hâllerini örnekleyerek sayar: sözleşme türünde, edim konusunda, karşı tarafın kimliğinde, karşı tarafta aranan niteliklerde ve edim miktarında yanılma. Maddenin son fıkrası basit hesap yanlışlarının sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceğini düzenler. Madde, sözleşme kurulurken iradesi yanılma ile oluşan tarafın, bu yanılmanın esaslı olması hâlinde sözleşmeden dönebilmesi için dayanak oluşturur. Madde saik yanılmasını (b bendi başlığı) düzenlemez; saikte yanılma ayrı bir kavramdır ve bu maddenin kapsamı dışındadır. Yanılmanın iradeyi sakatlaması, hileye ilişkin TBK m.36 ve korkutmaya ilişkin TBK m.37 bu maddenin kapsamı dışındadır. Yanılma nedeniyle iptal hakkının kullanılma süresi ve sonuçları (TBK m.39 ve m.40) bu maddede düzenlenmez.

### m.31: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esaslı yanılma**: Sözleşme kurulurken irade beyanında bulunan tarafın, gerçeğe uymayan bir kanaat nedeniyle iradesini yanlış oluşturması ve bu yanlışlığın beyanın kendisine ilişkin olmasıdır. Kanun esaslı yanılmanın genel tanımını vermez; madde sınırlayıcı olmayan örnekler sayar.
- **Sözleşme türünde yanılma**: Yanılanın kurmak istediği sözleşmeden farklı bir sözleşme için beyanda bulunmasıdır (1. bent). Örneğin kira yerine satış için icap edilmesi bu kapsamdadır.
- **Edim konusunda yanılma**: Yanılanın istediğinden farklı bir şey ya da iş için irade açıklamasıdır (2. bent).
- **Karşı taraf kimliğinde yanılma**: Sözleşmeyi gerçekte yapmak istediği kişiden başkasıyla yapma iradesinin açıklanmasıdır (3. bent).
- **Kişi niteliğinde yanılma**: Sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için irade açıklanmasıdır (4. bent). Burada sorun kişinin kimliği değil, dikkate alınan niteliklerin taşınmamasıdır.
- **Önemli ölçüde fazla edim veya az karşı edim**: Gerçekte üstlenmek istenenden önemli ölçüde fazla bir edim ya da istenenden önemli ölçüde az bir karşı edim için beyanda bulunulmasıdır (5. bent). Önemlilik ölçütü maddede sayısal olarak belirtilmemiştir.
- **Basit hesap yanlışı**: Miktar hesabında yapılan yalnızca dökümsel türden yanlışlıktır. Esaslı yanılma niteliğinde değildir; sözleşmenin geçerliliğini etkilemez ve düzeltilmesi yeterlidir.

### m.31: hangi şartlar aranır?

- Yanılan tarafın sözleşme kurulurken irade açıklamasında, beyanın içeriğiyle gerçek iradesi arasında bir uyuşmazlık bulunmalıdır.
- Uyuşmazlık, maddede sayılan beş hâlden birine girmelidir; sayılan haller sınırlayıcı değildir, bunlara benzer bir yanılma da esaslı sayılabilir.
- Yanılma, sözleşmenin konusu, karşı tarafın kimliği, kişi niteliği veya edim miktarına ilişkin olmalıdır; saik yanılması bu maddenin kapsamında değildir.
- Yanılma, 5. bentte olduğu gibi önemli ölçüde fazla veya az bir edim söz konusuysa, bu önemlilik kanunda sayısal olarak belirlenmediğinden her somut olayda değerlendirilmelidir.
- Basit hesap yanlışı niteliğindeki yanılmalar bu kapsamın dışındadır; bunlarda yalnızca düzeltme yapılır.

### m.31: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan hâllerden biri gerçekleşirse yanılma esaslıdır ve yanılan taraf sözleşmeden dönebilir; bu hakkın kullanılma süresi ve usulü bu maddede düzenlenmemiştir.
- Yanılma esaslı değilse yanılan taraf, sözleşmeyi bu gerekçeyle iptal edemez.
- Basit hesap yanlışları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir.
- Madde metninde sayılmayan ancak esaslı olduğu kabul edilen bir yanılma da bu maddeye dayanılarak ileri sürülebilir, çünkü sayılan haller sınırlayıcı değildir.
- Saik yanılması bu maddeye dayanılarak esaslı yanılma olarak ileri sürülemez; saik yanılmasının hukuki etkisi ayrı bir değerlendirmeye tabidir.

### Sözleşme türünde yanılma ile edim konusunda yanılma arasındaki fark nedir?

- 1. bent, yanılanın kurmak istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için irade açıklamasını kapsar. Ölçüt sözleşmenin türüdür.
- 2. bent, sözleşme türü aynı kalmakla birlikte istenenden başka bir konu için irade açıklamasını kapsar. Ölçüt edimin konusudur.

Sonuç: Her iki hâlde de yanılma esaslıdır; ancak hangi bendin uygulanacağı, beyanın hangi unsurunda yanılma olduğuna göre belirlenir.

### Karşı taraf kimliğinde yanılma ile kişi niteliğinde yanılma arasındaki fark nedir?

- 3. bent, sözleşmeyi gerçekte yapılmak istenen kişiden başka bir kişiyle yapma iradesinin açıklanmasını kapsar. Ölçüt karşı tarafın kimliğidir.
- 4. bent, yanılanın dikkate aldığı belirli niteliklere sahip olmayan bir kişi için irade açıklamasını kapsar. Ölçüt kişide aranan niteliklerdir.

Sonuç: Kimlik yanılmasında taraf değişmiş olur; nitelik yanılmasında ise dikkate alınan niteliklerin yokluğu esaslı yanılma sayılır.

### Edim miktarında önemli yanılma ile basit hesap yanlışı arasındaki fark nedir?

- 5. bent, gerçekte üstlenilmek istenenden önemli ölçüde fazla edim ya da istenenden önemli ölçüde az karşı edim için beyanı kapsar.
- Basit hesap yanlışı, miktarın hesaplanmasında yapılan yalnızca dökümsel bir hatadır ve esaslı değildir.

Sonuç: Önemli ölçüde fark esaslı yanılma olarak sözleşmenin iptaline yol açabilir; basit hesap yanlışı ise sözleşmeyi etkilemez, yalnızca düzeltilir.

### m.31: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Saik yanılmasını m.31'in kapsamında saymak; saik yanılması ayrı bir kavramdır ve madde metninde yer almaz.
- Sayılan beş hâlin dışındaki yanılmaları esaslı saymamak; madde sınırlayıcı değildir, ancak yanılmanın esaslılığı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Basit hesap yanlışlarını esaslı yanılma gibi ele alıp sözleşmeyi iptal etmek; bunlarda yalnızca düzeltme yapılır.
- Önemli ölçüde fark ölçütünü sayısal bir oranla belirlemeye çalışmak; madde bu konuda sayısal eşik koymamıştır, her olayda değerlendirilir.
- Kişi niteliğinde yanılma (4. bent) ile karşı taraf kimliğinde yanılma (3. bent) ayrımını gözden kaçırmak; birincisinde taraf aynıdır, nitelik eksikliği vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme, 6098 sayılı Kanun'da esaslı yanılmanın genel bir tanımının yapılmadığını, m.31'in sınırlayıcı olmayan örnekler sıraladığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/462 E., 2023/247 K., 22.03.2023; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1861 E., 2026/53 K., 15.01.2026; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1216 E., 2021/60 K., 11.02.2021)
- Esaslı yanılma tanımı yapılmadığından, sayılmayan hâllerin esaslı yanılma sayılıp sayılmayacağı her olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/462 E., 2023/247 K., 22.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1216 E., 2021/60 K., 11.02.2021)
- Mahkemeler, yanılmanın esaslılığını değerlendirirken m.31 dışında kalan durumlarda da yanılmanın sözleşmenin kurulmasında belirleyici olup olmadığına bakmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/462 E., 2023/247 K., 22.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1216 E., 2021/60 K., 11.02.2021)
- Hileye maruz kalanın bir yıllık süreyi öğrenme tarihinden başlatması gerektiği kabul edilmektedir; bu süre yanılma iptali için de dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/50 E., 2024/417 K., 12.09.2024)
- Yanılma iptaline ilişkin uyuşmazlıklarda m.26, m.27, m.31 ve m.36 birlikte değerlendirilmekte; hangi irade sakatlığının bulunduğu buna göre belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Yanılma nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını ileri süren taraf, beyanı ile gerçek iradesi arasındaki uyuşmazlığı ve bu uyuşmazlığın maddede sayılan bir hâle ya da esaslı bir yanılmaya girdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Yanılmanın sözleşmenin kurulmasında belirleyici olduğunu ispat yükü de iptal talep edene aittir; bu konuda sözleşme metni, yazışmalar ve tanık beyanları kullanılabilir.
- Karşı taraf, yanılmayı bilmesine rağmen sözleşmeyi onaylamış ya da yanılmayı öğrenip sürenin geçmesine göz yummuş olduğunu savunuyorsa, bu savunmanın dayanağını ispatlamakla yükümlüdür.
- Basit hesap yanlışının varlığını ileri süren taraf, hatanın sözleşmenin kurulmasında belirleyici olmadığını ve yalnızca dökümsel nitelikte olduğunu ispatlamakla karşı karşıyadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36): Hileye dayanan irade sakatlığını düzenler; yanılma ile hile ayrı kurumlardır ve hile ile aldatılan taraf ayrı bir iptal hakkına sahiptir.
- [6098 sayılı Kanun m.37](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-37): Korkutma hâlini düzenler; yanılmanın iradeyi sakatlamasından farklı bir irade sakatlığıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): Yanılma nedeniyle sözleşmenin iptali için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreyi düzenler; bu süre m.31 kapsamındaki yanılma için de uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.40](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-40): Yanılan tarafın, sözleşmeyi iptal ettiğinde karşı tarafa karşı sorumluluğunu düzenler; güven zararına ilişkindir.

## [TBK m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-32)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 32. maddesi, saikte yanılmanın hangi koşullarda esaslı yanılma sayılacağını düzenler. Saikte yanılmanın kural olarak esaslı yanılma sayılmayacağı, bu kuralın istisnasının hangi şartlarda doğacağı ve iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kuralının bu bağlamdaki yeri maddenin konusudur. Madde, sözleşmeyi kuran tarafların ve bu tarafların saik yanılgısına düşmesi halinde uygulanır. Madde, yanılmanın türlerini (açıklamada yanılma, esaslı yanılmanın genel koşulları) ve iradenin sakatlığının sonuçlarını ayrıntılı olarak düzenlemez; bunlar m.23-31 ve m.36-39 kapsamındadır. Aldatma ve korkutma (m.36-39) ile sözleşmenin iptalinde süre ve usul kuralları da bu maddede yer almaz. Bir yanılmanın iptal hakkının kullanılma süresi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.32: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Saikte yanılma**: Tarafın sözleşmeye girme kararını etkileyen, ancak sözleşmenin içeriğine girmeyen iç motivasyonunda (saikinde) gerçekleşen yanılgıdır. İşlem iradesi ile açıklanan irade birbirine uygundur; sorun iradenin oluşumundaki etkenlerdedir.
- **Esaslı yanılma**: Yanılma sonucunda sözleşmenin iptal edilebilmesi için aranan niteliklidir. Saikte yanılmanın kendiliğinden esaslı sayılmadığı, ancak madde koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde esaslı kabul edildiği anlamına gelir.
- **Saikte âdi yanılma**: Saikte yanılmanın esaslı sayılma koşulları gerçekleşmediğinde ortaya çıkan durumdur. Bu halde sözleşme geçerli olarak kurulmuş olur ve yanılma sözleşmenin iptaline yol açmaz.
- **Sözleşmenin temeli**: Yanılanın, yanıldığı saiki sözleşmenin dayanağı olarak görmesi anlamına gelir. Sadece tarafın kendi içinde önemsediği bir saik yeterli değildir; saikin sözleşmenin temeli sayılması aranır.
- **İş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kuralları**: Saikin esaslı sayılabilmesi için aranan objektif ölçüttür. Gerekçeye göre bu ibare geniş yorumlanır ve iş hayatında sık karşılaşılan her türlü hukuki ilişkide geçerli dürüstlük kurallarını kapsar.

### m.32: hangi şartlar aranır?

- Yanılanın bir saike ilişkin yanılgıya düşmüş olması gerekir; saikte yanılma tek başına esaslı yanılma sayılmaz.
- Yanılanın, yanıldığı saiki sözleşmenin temeli saymış olması gerekir.
- Sözleşmenin temeli sayma iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olmalıdır.
- Yanılgının karşı tarafça da bilinebilir olması gerekir; bu koşul, saikin karşı tarafa açık olabilmesini sağlar.
- Yukarıdaki koşullar birlikte gerçekleşmediğinde saikte yanılma esaslı sayılmaz ve sözleşme geçerli kalır.

### m.32: hangi sonuçları doğurur?

- Saikte yanılma, madde koşulları birlikte gerçekleşmedikçe esaslı yanılma sayılmaz ve sözleşmenin iptaline yol açmaz.
- Yanılanın saiki sözleşmenin temeli sayması, bu saikin iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması ve karşı tarafça bilinebilir olması birlikte gerçekleşirse yanılma esaslı sayılır.
- Koşullar gerçekleştiğinde yanılan taraf, esaslı yanılma hükümlerine dayanabilir; bu durumda sözleşme yanılma nedeniyle iptal edilebilir hale gelir.
- Koşullardan biri eksikse saikte yanılma âdi yanılma sayılır ve sözleşme geçerli olarak kurulmuş kalır.

### Saikte âdi yanılma ile saikte esaslı yanılma arasındaki fark nedir?

- Saikte âdi yanılmada yanılanın saiki sözleşmenin temeli sayılmamış ya da bu saik karşı tarafça bilinebilir değildir.
- Saikte esaslı yanılmada saik sözleşmenin temeli sayılmış, dürüstlük kuralına uygun görülmüş ve karşı tarafça bilinebilir olmuştur.

Sonuç: Âdi yanılmada sözleşme geçerli kalır; esaslı yanılmada madde koşulları gerçekleşmişse iptal yoluna gidilebilir.

### Genel kural ile istisna (m.32) arasındaki fark nedir?

- Kural olarak saikte yanılma esaslı yanılma sayılmaz.
- Madde, bu kuralın istisnasını, sözleşmenin temeli sayılma, dürüstlük ve bilinebilirlik koşullarına bağlar.

Sonuç: İstisnanın koşulları gerçekleşmeden saikteki yanılma sözleşmenin iptalini doğurmaz.

### Açıklamada yanılma ile saikte yanılma arasındaki fark nedir?

- Açıklamada yanılmada işlem iradesi ile açıklanan irade birbirine uymaz.
- Saikte yanılmada işlem iradesi ile açıklanan irade uyumludur; yanılma iradenin oluşumundaki etkenlerdedir.

Sonuç: Gerekçeye göre saikte yanılma ayrı bir maddede düzenlenmiş; açıklamada yanılma için m.31 uygulanır.

### m.32: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Saikte yanılmayı kendiliğinden esaslı yanılma saymak; kuralın, saikte yanılmanın esaslı sayılmayacağı yönünde olduğunu gözden kaçırmak.
- Sözleşmenin temeli sayılma koşulunu aramadan yalnızca yanılgının önemli olduğunu göstererek iptal kararı vermek.
- Karşı tarafça bilinebilirlik koşulunu ihmal etmek ya da yalnızca yanılanın kendi içinde saiki önemsemesini yeterli görmek.
- İş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kuralı ibaresini dar yorumlayıp yalnızca iş sözleşmelerine uygulamak; gerekçe bu ibarenin her türlü hukuki ilişkiye uygulanabileceğini belirtir.
- Saikte âdi yanılma ile esaslı yanılmayı karıştırmak ve âdi yanılma halinde sözleşmeyi iptal edilebilir saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İrade bozukluğu hallerinin 6098 sayılı Kanun'un 30 ila 39. maddeleri arasında düzenlendiği ve tek taraflı hukuki işlemler için de geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1861 E., 2026/53 K., 15.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1058 E., 2025/1631 K., 27.11.2025)
- Eski Borçlar Kanunu'ndaki rızadaki fesat hükümlerinin yerini 6098 sayılı Kanun'un yanılma, aldatma ve korkutma düzenlemelerinin aldığı belirtilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/332 E., 2025/381 K., 06.03.2025)
- Temel hata ve işlem temeli kavramının, sözleşmenin uyarlanması imkânı bakımından m.32 ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/582 E., 2025/24 K., 12.02.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Saikte esaslı yanılmayı ileri süren taraf, yanılgının saike ilişkin olduğunu ve bu saikin sözleşmenin temeli sayıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmenin temeli sayılma, sözleşmenin metni, tarafların görüşmeleri, yazışmalar ve sözleşmenin amacı gibi delillerle ortaya konulabilir.
- Saikin karşı tarafça bilinebilir olduğunu ispat yükü de yanılana aittir; karşı tarafın bu saikten haberdar olduğunu veya haberdar olabileceğini gösteren belgeler ve tanık beyanları kullanılabilir.
- İş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygunluk, olayın koşullarına göre değerlendirilir; karşı taraf, yanılanın saikini sözleşmenin temeli saymasının dürüstlüğe aykırı olduğunu ileri sürerek savunma yapabilir ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31): Açıklamada yanılma ve esaslı yanılmanın genel koşulları bu maddede düzenlenmiştir. m.32, saikte yanılmanın esaslı sayılabilmesi için m.31'den ayrı ve daha sıkı koşullar getirir.
- [6098 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36): Aldatma ile yanılma arasındaki ilişki bakımından; saikte yanılma kendiliğinden hile sayılmaz, hile ayrı bir irade bozukluğudur.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): Yanılma ve aldatma hallerinde iptal hakkının kullanılmasına ilişkin ortak hükümleri içerir; m.32'nin sonuçlarının uygulanmasında dikkate alınır.

## [TBK m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-33)

TBK m.33, sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin bir aracı veya araç tarafından yanlış iletilmesi hâlinde yanılma hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Hükmün kapsamı iletmede yanılmadır; irade açıklamasının kendisinde ya da iradenin oluşumunda yapılan yanılma (m.30-31) bu maddenin konusu değildir. Maddenin kapsamına giren kişiler, sözleşme kurulurken iradeyi ileten haberci, çevirmen veya bir iletişim aracıdır. Madde, iletmede yanılmanın yanılma hükümlerine tabi olmasının koşullarını ayrıca düzenlemez; yanılmanın ağır kusur, bildirme ve sözleşmenin iptali gibi koşulları m.30-31 ve m.36 kapsamındadır. Aldatma ve korkutma hâllerini (m.36-39) ve sözleşmenin kurulmasından sonraki ifa sorumluluğunu da bu madde düzenlemez.

### m.33: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İletmede yanılma**: Kişinin sözleşme kurulmasına yönelik iradesinin, kendi iradesi dışında bir aracı veya araç tarafından karşı tarafa yanlış aktarılmasıdır. Kişinin iradesinde değil, iradenin iletilmesi aşamasında bir bozulma olduğu için ayrı bir hüküm olarak düzenlenmiştir.
- **Aracı**: Haberci ve çevirmen gibi, iradeyi taraflar arasında ileten gerçek kişilerdir. Maddenin ilk cümlesinde örnek olarak sayılmıştır.
- **Araç**: Maddede aracı kişiden ayrı olarak anılan, iradeyi ileten teknik iletişim vasıtalarıdır. Maddenin gerekçesine göre bir iletişim aracı tarafından yapılan yanlış iletim de bu kapsamdadır.
- **Yanılma hükümleri**: Yanılma hâlinde uygulanan m.30-31 ve m.36 gibi hükümlerdir. Madde bu hükümlerin iletmede yanılma hâllerine de uygulanacağını belirtir; ayrıca bir yaptırım düzenlemez.

### m.33: hangi şartlar aranır?

- Sözleşmenin kurulmasına yönelik bir irade açıklaması bulunmalıdır.
- Bu irade, bir aracı (haberci, çevirmen gibi) ya da bir araç aracılığıyla karşı tarafa iletilmiş olmalıdır.
- İletim sırasında irade yanlış iletilmiş olmalıdır; yani iletilen içerik açıklayanın gerçek iradesiyle uyuşmamalıdır.
- Yanlış iletim sonucu, yanılma hükümlerinin koşulları (m.30-31) gerçekleşmelidir; bu maddenin kendisi ayrı bir koşul getirmez.

### m.33: hangi sonuçları doğurur?

- İletmede yanılma hâlinde yanılma hükümleri uygulanır ve yanılan taraf, koşulları varsa sözleşmeyi iptal edebilir.
- Yanılma hükümlerinin uygulanması için hatanın ağır ve yanılanın açıklanmasında ilgili bir hata bulunmamalıdır; bu koşullar m.30 ve m.31 kapsamında aranır.
- Madde iletmede yanılmanın sözleşmeye bağlı olarak ayrıca bir hüküm doğurduğunu söylemez; sonuç, yanılma hükümlerinin işletilmesiyle belirlenir.

### İletmede yanılma ile açıklamada veya irade oluşumunda yanılma arasındaki fark nedir?

- İletmede yanılmada kişi kendi iradesini doğru oluşturmuş, ancak bu irade aracı ya da araç tarafından yanlış aktarılmıştır.
- Açıklamada yanılmada veya irade oluşumunda yanılmada hata doğrudan kişinin kendi açıklamasında ya da iradesinin oluşumunda ortaya çıkar.

Sonuç: İletmede yanılma m.33 ile yanılma hükümlerine bağlanır. Açıklamada veya oluşumda yanılma ise doğrudan m.30 ve devamı kapsamında değerlendirilir.

### Aracı kişi ile teknik araç arasındaki fark nedir?

- Aracı kişi, haberci ya da çevirmen gibi iradeyi insan aracılığıyla ileten kişidir.
- Araç, bir iletişim vasıtası gibi teknik olarak iradeyi ileten düzenektir.

Sonuç: Maddeye göre her ikisi de yanılma hükümlerinin uygulanmasına yol açar; aralarında hukuki sonuç farkı yoktur.

### m.33: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İletmede yanılmayı açıklamada yanılma ile karıştırmak; aracı veya araç tarafından yapılan iletim hatasının, kişinin kendi açıklamasındaki yanılmadan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Maddeyi yalnızca haberci ve çevirmen için geçerli saymak; madde metni araç ifadesini de kapsar ve teknik iletişim araçlarındaki iletim hatalarını da dahil eder.
- Madde metnine dayanarak ayrı bir iptal süresi ya da yaptırım aramak; madde süre düzenlemez, süreler m.36 ve yanılma hükümlerinden gelir.
- Eski 818 sayılı Kanun'un m.27 metnini yorumlayan eski kararları, bu maddenin bugünkü metnine doğrudan uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yanılma hükümlerinin irade bozukluğu hâllerinde, 6098 sayılı Kanun'un 30-39. maddelerinde düzenlenen başlıklar altında işleyeceği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1058 E., 2025/1631 K., 27.11.2025)
- Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, irade bozukluğunun yalnız sözleşmelere özgü olmadığını, tek taraflı hukuki işlemlerde de geçerli olduğunu vurgulamaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1861 E., 2026/53 K., 15.01.2026)
- Eski 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki "Rızadaki fesat" düzeni ile 6098 sayılı Kanun'daki "Yanılma, Aldatma ve Korkutma" düzeninin karşılaştırıldığı kararlar, m.33'ün eski m.27'nin devamı olduğunu gösterir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/332 E., 2025/381 K., 06.03.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/141 E., 2025/182 K., 06.02.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- İletmede yanılmayı ileri süren taraf, iradesinin gerçekte farklı olduğunu ve bunun aracı ya da araç tarafından yanlış iletildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Aracı kişinin tanık beyanı, yazışmalar, mesajlar veya çeviri belgeleri gibi delillerle iletim hatası ortaya konulabilir.
- Karşı taraf, iletimin doğru yapıldığını veya yanılmanın ağır kusurla gerçekleştiğini ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır; m.31 kapsamındaki kusur durumunda ispat yükü yanılana değil karşı tarafa aşağıdaki ölçüde kaymaz, kusur olgusu somut delille gösterilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30): Esaslı yanılmanın genel koşullarını düzenler; m.33 bu koşulların iletmede yanılma hâllerine de uygulanacağını belirtir.
- [6098 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31): Ağır kusurlu yanılmanın iptal edilemeyeceğini düzenler; iletmede yanılma hâlinde de bu sınır geçerlidir.
- [6098 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36): Yanılanın, yanılma hâlinde sözleşmeyi iptal hakkını ve iptal usulünü düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-34): Yanılma nedeniyle iptalde karşı tarafın zararının tazmini kurallarını içerir; iletmede yanılmada da bu sonuç doğabilir.

## [TBK m.34 — Yanılmada dürüstlük kuralları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-34)

Bu madde, yanılan tarafın yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremeyeceğini (birinci fıkra) ve karşı tarafın yanılanın kastettiği anlamda sözleşmeye razı olduğunu bildirmesi halinde sözleşmenin bu anlamda kurulmuş sayılacağını (ikinci fıkra) düzenler. Hükmün uygulanması, esaslı yanılmanın varlığına ve yanılanın iptal beyanında bulunmasına bağlıdır. Madde, yanılmanın esaslılığının koşullarını (m.30-32), yanılma hallerini (m.31), aldatma ve korkutmayı (m.36-39) ve iptal hakkının bir yıllık hak düşürücü süresini (m.39) düzenlemez. Ayrıca yanılma nedeniyle doğan tazminat sorumluluğunu (m.35) ve iptal beyanının karşı tarafa bildirilmesine ilişkin ayrıntıları da kapsamaz; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Madde, yalnız iptal hakkının dürüstlük ilkesiyle sınırlandırılmasını konu alır.

### Yanılmada dürüstlük kuralları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dürüstlük kuralına aykırı ileri sürme**: Yanılanın, yanıldığını ileri sürerek sözleşmeden kurtulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıması halidir. Yanılma koşulları gerçekleşmiş olsa bile bu hak, dürüstlük kuralına aykırı biçimde ileri sürüldüğünde dinlenmez.
- **Kastedilen anlamda kurulma**: Karşı tarafın, yanılanın gerçekte amaçladığı içerikle sözleşmeyi yapmaya hazır olduğunu bildirmesi üzerine, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmuş sayılmasıdır. Burada sözleşme, beyan edilen metinden değil yanılanın gerçek iradesinden hareketle geçerlilik kazanır.
- **Yanılanın kastettiği anlam**: Yanılan tarafın beyanı ile gerçekte ulaşmak istediği içerik arasındaki farkta, yanılanın gerçek iradesine uyan sözleşme içeriğidir. Yanılmanın konusu olan beyan ile bu anlam ayrı tutulmalıdır.

### Yanılmada dürüstlük kuralları: hangi şartlar aranır?

- Yanılma hükümlerine dayanılabilmesi için sözleşmenin kurulmasında esaslı bir yanılma bulunmalıdır; bu koşulun ayrıntıları m.30-32'de düzenlenmiştir.
- Yanılan taraf, yanıldığını ileri sürerek sözleşmeden kurtulmak istediğinde bu talep dürüstlük kuralına aykırı olmamalıdır.
- Karşı taraf, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmiş olmalıdır; bu bildirim açık olabileceği gibi, davranışlarla da yapılabilir.
- Karşı tarafın bildirimi, yanılanın iptal beyanından önce veya en geç bu beyanla birlikte yapılmış olmalıdır; aksi halde sözleşme iptal edilmiş olur.
- Karşı taraf yanılanın gerçek iradesine uygun sözleşmeyi ifaya gerçekten hazır olmalıdır; sadece sözlü beyan yeterli değildir.

### Yanılmada dürüstlük kuralları: hangi sonuçları doğurur?

- Yanılanın iptal hakkı dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanılıyorsa, yanılma koşulları bulunsa bile sözleşmeden bağlı olmama iddiası dinlenmez.
- Karşı taraf yanılanın kastettiği anlamda sözleşmeye razı olduğunu bildirirse, sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır ve yanılan artık iptal isteyemez.
- Karşı tarafın bildirimi yapılmamışsa, esaslı yanılma koşulları varsa sözleşme yanılma hükümlerine göre iptal edilebilir.
- Karşı tarafın gerçek arzuya uygun ifaya hazır olduğunu bildirmesi, yanılanın iptal beyanını etkisiz kılar.
- Dürüstlük kuralı gereği iptal hakkının sınırlandığı haller, uzun süre önce ifa edilmiş sözleşmelerde veya yanılanın karşı tarafa zarar vermek amacıyla iptali ileri sürdüğü durumlarda da ortaya çıkabilir.
- Yanılanın sözleşmeden doğan edimleri ifa etmiş olması ve üzerinden uzun süre geçmesi, iptalin dürüstlük kuralına aykırı düşmesine yol açabilir.

### Dürüstlük kuralına aykırı ileri sürme ile esaslı yanılmanın salt varlığı arasındaki fark nedir?

- Yanılma koşulları gerçekleşmiş ve iptal beyanı yapılmıştır; ancak iptal talebi dürüstlük kuralına aykırıdır.
- Esaslı yanılma koşulları vardır ve iptal talebi dürüstlük kuralına uygun şekilde ileri sürülmüştür.

Sonuç: Birinci durumda yanılma iddiası dinlenmez ve sözleşme bağlayıcı kalır; ikinci durumda sözleşme iptal edilebilir.

### Kastedilen anlamda kurulma ile iptal beyanı arasındaki fark nedir?

- Karşı taraf, yanılanın kastettiği anlamda sözleşmeye razı olduğunu bildirmiştir.
- Karşı taraf sözleşmeyi beyan edilen haliyle sürdürmek istemekte veya bu anlamda ifaya hazır olduğunu bildirmemiştir.

Sonuç: İlk durumda sözleşme yanılanın kastettiği anlamda kurulmuş sayılır ve iptal hakkı ortadan kalkar; ikinci durumda yanılanın iptal beyanı sonuç doğurur.

### Yanılanın iptal hakkı ile karşı tarafın sözleşmeyi koruma beyanı arasındaki fark nedir?

- Yanılan taraf, yanıldığını öğrenmesinden itibaren yasal süre içinde iptal beyanında bulunmuştur.
- Karşı taraf, iptal beyanından önce veya bu beyanla birlikte sözleşmenin yanılanın kastettiği biçimde kurulmasına razı olduğunu bildirmiştir.

Sonuç: Karşı tarafın bildirimi iptal beyanını etkisiz kılar ve sözleşme yanılanın kastettiği anlamda geçerli olur.

### Yanılmada dürüstlük kuralları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yanılma koşullarının varlığını tek başına yeterli saymak; dürüstlük kuralı denetiminin ayrıca yapılması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Karşı tarafın yalnızca sözlü ifadesini yeterli görmek; gerçek arzuya uygun ifaya hazır olmanın somut olarak araştırılması gerektiğini ihmal etmek.
- Karşı tarafın bildiriminin iptal beyanından sonra yapılmasını kabul etmek; bildirimin iptal beyanından önce veya bu beyanla birlikte yapılmış olması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Bu maddeyi yanılmanın esaslılığına ilişkin koşulların yerine koymak; esaslılık ve bir yıllık süre sorularını ayrı maddelerde (m.30-32, m.39) değerlendirmemek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yanılma, aldatma ve korkutma hallerinin 6098 sayılı Kanun'un 30-39. maddeleri arasında düzenlendiği ve irade bozukluğunun tek taraflı hukuki işlemlerde de geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1861 E., 2026/53 K., 15.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1058 E., 2025/1631 K., 27.11.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025)
- Yanılanın dürüstlük kuralına aykırı biçimde iptal hakkını ileri sürmesinin, yanılma koşullarının bulunmasına rağmen dinlenmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E., 2026/260 K., 09.03.2026)
- Eski Borçlar Kanunu'nun rızadaki fesat hükümlerinin 6098 sayılı Kanun'da yeni maddelerle düzenlendiği ve bu düzenlemenin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/332 E., 2025/381 K., 06.03.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Yanılanın esaslı yanılma koşullarını ve iptal beyanını ileri süren taraf olarak, yanılmanın varlığını ve iptal hakkının dürüstlük kuralına uygun olarak kullanıldığını ispatlaması gerekir.
- Karşı tarafın, yanılanın iptal hakkını dürüstlük kuralına aykırı olarak ileri sürdüğü savunmasını ileri sürmesi halinde, bu savunmayı ispat yükü karşı tarafa düşer.
- Karşı tarafın, yanılanın kastettiği anlamda sözleşmeye razı olduğunu bildirdiğini ileri sürmesi halinde, bu bildirimi ispat yükü karşı tarafa düşer. Bildirim yazılı olabileceği gibi tanıkla da ispatlanabilir; davranışla yapılan bildirimlerde ise tüm koşullar birlikte değerlendirilir.
- Karşı tarafın gerçek arzuya uygun ifaya hazır olduğunu ispatlaması için somut teklif veya hazırlık göstermesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-2): Dürüstlük kuralının genel hükmüdür; bu madde onun yanılma alanındaki özel uygulamasıdır. Madde, Türk Medeni Kanunu m.2'ye dayanmaktadır.
- [6098 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30): Esaslı yanılma halinde sözleşmeyle bağlı olunmayacağını düzenler; bu maddenin uygulanabilmesi için yanılmanın bu hükme göre esaslı olması gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31): Esaslı sayılan yanılma hallerini sayar; hangi yanılmanın bu maddeye konu olabileceğini belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-32): Saik yanılmasının ne zaman esaslı sayılacağını düzenler; saik yanılmasında karşı tarafın bilinebilirlik koşulu da burada aranır.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): Esaslı yanılmaya dayalı iptal beyanının bir yıllık süre içinde yapılmasını öngörür; bu süre geçerse sözleşme geçerli hale gelir.

## [TBK m.35 — Yanılmada kusur](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-35)

Bu madde, yanılan tarafın kendi kusuruyla yanılması hâlinde sözleşmeyi iptal etmesi sonucunda karşı tarafa ödeyeceği tazminatı düzenler. Tazminatın kapsamını (sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar), tazminat isteme hakkının sona ermesini ve hâkimin hakkaniyet gereği daha fazla tazminata hükmetme yetkisini kapsar. Maddenin uygulanması, esaslı yanılma koşulları ve iptal hakkı bakımından yanılan ile iyiniyetli karşı taraf arasındaki ilişkiye bağlıdır. Yanılmanın tanımını ve esaslılık ölçütünü düzenlemez (m.30-31). Aldatma ve bu hâlde tazminat sorumluluğunu düzenlemez (m.36-37). İptal hakkının kullanım süresi ve iptalin yapılma usulü bu maddede yer almaz (m.39). Sözleşmenin kurulmasına ilişkin genel hükümler ve iptal edilebilir sözleşmenin hükümsüzlüğünün sonuçları da bu maddenin dışında kalır.

### Yanılmada kusur: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yanılma**: Bir durum veya olay hakkında gerçeğe uymayan yanlış ya da eksik bir tasavvur olarak anlaşılır. Bilgisizlik de yanılmanın kapsamına girer; bilinçli olarak gerçeği bilmemek ise yanılma değildir.
- **Kendi kusuruyla yanılma**: Yanılanın yanılmaya kendi ihmali sebep olmasıdır. Kast bu bağlamda uygulanmaz, çünkü kasıtlı yanılma düşünülemez.
- **Sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar)**: Sözleşmenin iptal edilmesi nedeniyle karşı tarafın, sözleşmenin geçerli kabul edilmesi hâlinde değil de geçersiz kalması hâlinde uğradığı zarardır.
- **İfadan beklenen yarar (müspet zarar)**: Sözleşmenin geçerli şekilde ifa edilmesi hâlinde karşı tarafın elde edeceği yarardır. Hâkimin hakkaniyete göre hükmedebileceği tazminatın üst sınırıdır.
- **Hakkaniyet**: Somut olayın koşullarına göre adil sonuca varılmasını sağlayan ölçüttür. Daha fazla tazminata hükmetme yetkisinin kullanılıp kullanılmayacağını belirler.

### Yanılmada kusur: hangi şartlar aranır?

- Yanılanın yanılmasında kusurlu olması gerekir; yanılma yanılanın ihmali sonucu oluşmalıdır, kast bu unsurda aranmaz.
- Yanılan, yanılma sebebiyle sözleşmeyi iptal etmiş olmalıdır; yani iptal hakkı yanılma hükümlerine dayanarak kullanılmış olmalıdır.
- Karşı taraf yanılmayı bilmemeli ve bilecek durumda da bulunmamalıdır; aksi hâlde tazminat istenemez.
- Karşı tarafa zarar doğmuş olmalıdır; bu zarar sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zarardır.
- Tazminat, en az sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar kadar olmalıdır; hâkim hakkaniyet gerektiriyorsa bunun üstüne daha fazla tazminata hükmedebilir.

### Yanılmada kusur: hangi sonuçları doğurur?

- Kendi kusuruyla yanılan taraf sözleşmeyi iptal ederse, karşı tarafın sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararını gidermekle yükümlü olur.
- Karşı taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yanılan taraf tazminat ödemez; bu durumda karşı tarafın tazminat isteme hakkı yoktur.
- Hâkim, hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde, ifadan beklenen yararı aşmamak kaydıyla daha fazla tazminata hükmedebilir.
- Yanılanın kusurlu olması iptal hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca tazminat yükümlülüğü doğurur.
- Yanılanın kusursuz olması hâlinde tazminat yükümlülüğü doğmaz.

### Yanılanın kusuru ile kusursuz yanılma arasındaki fark nedir?

- Yanılan kendi ihmaliyle yanılmışsa, iptal eden taraf karşı tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.
- Yanılan kusursuz yanılmışsa, tazminat yükümlülüğü doğmaz; iptal hakkı korunur.

Sonuç: Kusurlu yanılanın iptal hakkı devam eder, ancak tazminat borcu doğar. Kusursuz yanılanda ise tazminat sorumluluğu bulunmaz.

### Karşı tarafın iyiniyeti ile bilgisi arasındaki fark nedir?

- Karşı taraf yanılmayı bilmiyor ve bilecek durumda da değilse, tazminat isteyebilir.
- Karşı taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, tazminat istenemez.

Sonuç: Karşı tarafın kötüniyeti ya da özen yükümlülüğüne aykırı bilgisizliği tazminat hakkını ortadan kaldırır.

### Sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar ile ifadan beklenen yarar arasındaki fark nedir?

- Temel tazminat, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararla sınırlıdır.
- Hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ifadan beklenen yararı aşmamak kaydıyla daha fazla tazminata hükmedebilir.

Sonuç: Hâkim, olumsuz zarardan daha fazla tazminata hükmedebilir, ama bu tutar ifadan beklenen yararı geçemez.

### Yanılmada kusur: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hâkimin hakkaniyete dayalı daha fazla tazminat yetkisini, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar sınırını aşacak şekilde sınırsız kullanabileceğini sanmak; oysa tutar ifadan beklenen yararı aşamaz.
- Kast ile kusuru karıştırmak; bu maddede kasıtlı yanılma değil ihmal sonucu yanılma aranır.
- Karşı tarafın bilgisi koşulunu yalnızca fiilî bilgi ile sınırlamak; bilmesi gereken hâller de tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırır.
- Yanılanın kusurlu olmasının iptal hakkını ortadan kaldırdığını sanmak; kusur iptali engellemez, yalnızca tazminat yükümlülüğü doğurur.
- Tazminatı sözleşmenin geçerli kabul edilmesi hâlinde beklenen yararla karıştırmak; temel tazminat menfi zarardır, olumlu zarar yalnızca hakkaniyet hâlinde üst sınır olarak devreye girer.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Türk Borçlar Kanunu m.35'in birinci fıkrasındaki karşı tarafın bilgisi koşulunun, beyan yanılmalarında pratik bir uygulama alanı bulunmadığı, çünkü bu hâlde sözleşmenin gerçek iradeye göre kurulduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/377 E., 2025/666 K., 22.10.2025)
- Karşı tarafa ödenecek tazminatın ölçüsünün sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan menfi zarar olduğu, hakkaniyet gerekiyorsa müspet zararın tazminine kadar gidilebileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E., 2026/260 K., 09.03.2026)
- İrade bozukluğu hâllerinin 6098 sayılı Kanun'un 30 ila 39. maddeleri arasında yanılma, aldatma ve korkutma başlıkları altında düzenlendiği ve bu hükümlerin tek taraflı hukuki işlemler için de geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1058 E., 2025/1631 K., 27.11.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tazminat isteyen karşı taraf, yanılanın yanılmasında kusurlu olduğunu ispatlamakla yükümlü değildir; ancak yanılanın iptal iradesini ve sözleşmenin iptal edildiğini ortaya koyması gerekir.
- Yanılanın kusurlu olduğunu ileri süren karşı taraf, bu iddiayı yazılı belge, yazışma ve sözleşme öncesi görüşmelere ilişkin delillerle ispatlamalıdır.
- Yanılanın, karşı tarafın yanılmayı bildiğini veya bilmesi gerektiğini ileri süren savunması, bu savunmayı yapan taraf tarafından ispatlanmalıdır; yanılmayı bilmesi gerektiği özen yükümlülüğü ölçüsünde değerlendirilir.
- Karşı tarafın zararını ispat yükü, tazminat isteyen tarafa aittir; zarar hesabında sözleşmenin geçerli kabul edilmesi hâlinde elde edilecek yararın da dikkate alınması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30): Yanılma hükümlerinin genel çerçevesini çizer; m.35 bu düzenlemenin sonuçlarından biri olan tazminat yükümlülüğünü belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-32): Yanılmanın esaslı sayılması için gereken koşulları düzenler; bu koşul sağlanmadan m.35'teki tazminat yükümlülüğü ortaya çıkmaz.
- [6098 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-34): Yanılan tarafın yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremeyeceğini ve diğer tarafın sözleşmeyi yanılanın kastettiği anlamda kurmaya razı olması hâlinde iptalin dinlenmeyeceğini düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36): Aldatma hâlinde sözleşmenin iptalini düzenler; m.35'teki tazminat sorumluluğunun yanılma ile aldatma arasındaki ayrımını belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): İrade bozukluğu hâllerinde iptal hakkının kullanılmasına ilişkin süre ve usulü düzenler; m.35'in uygulanmasında iptal iradesinin kullanımına dair süre yönünden başvurulur.

## [TBK m.36 — Aldatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-36)

Madde, sözleşmenin kurulmasında aldatma (hile) yoluyla iradesi bozulan tarafın sözleşmeyle bağlı olmamasını düzenler. Aldatmanın taraflardan birinin ya da üçüncü bir kişinin eylemiyle yapılması hâllerini ayırır ve üçüncü kişi aldatmasında karşı tarafın bilgisini koşul olarak koyar. Aldatmanın yanılmadan ayrılan esaslılık aranmayan özelliğini de belirler. Madde, yanılma hâllerini (m.30-35), korkutmayı (m.37-38), iptal süresini ve aldatılanın tazminat hakkının kapsamını (m.39) düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Aldatılanın yanılması esaslı ise yanılma hükümlerine dayanma imkânı da m.30 vd.de düzenlenir.

### Aldatma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Aldatma (hile)**: Bir kişiyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya yöneltmek için kasten yanlış bir kanaat uyandırma ya da var olan yanlış kanaati koruma veya sürdürme fiilidir. Aldatmanın ceza hukukundaki dolandırıcılık kastı ya da menfaat sağlama amacı aranmaz.
- **Saik yanılması**: Yanılanın sözleşmeye iten, ancak sözleşmenin içeriğini oluşturmayan beklentisindeki yanlış kanaattir. Kural olarak sözleşmenin geçerliliğini etkilemez, ancak aldatma yoluyla oluşmuşsa aldatma hükümleri uygulanır.
- **Üçüncü kişi**: Sözleşmenin tarafı olmayan ve sözleşmenin yapılmasında yardımından yararlanılmayan kişidir. Tarafın yardımcı kişileri üçüncü kişi sayılmaz; onların aldatması karşı taraf aldatması gibi değerlendirilir.
- **Aldatmayı bilmek veya bilecek durumda olmak**: Karşı tarafın, üçüncü kişinin aldatmasını sözleşmenin yapıldığı sırada fiilen bilmesi ya da olağan özen göstermesi hâlinde bilebilecek olmasıdır. Sonradan öğrenilen aldatma bu kapsamda değildir.
- **Hak düşürücü ve icazet**: Aldatılanın iptal hakkını bir yıl içinde kullanmaması hâlinde sözleşmenin geçerli hâle gelmesidir; bu sürenin ayrıntısı m.39 kapsamındadır.

### Aldatma: hangi şartlar aranır?

- Taraflardan birinin sözleşme yapma iradesi, diğer tarafın aldatma fiiliyle yanlış bir kanaate yöneltilmiş olmalıdır.
- Aldatma kasıtlı olmalı ve aldatan tarafın davranışı aktif hareketle ya da dürüstlük kuralı gereği açıklanması gereken bir hususun gizlenmesiyle gerçekleşmelidir.
- Aldatma ile sözleşmenin yapılması arasında nedensellik bulunmalı; aldatılan, aldatma olmasaydı sözleşmeyi hiç yapmayacak ya da farklı şartlarla yapmayacak olmalıdır.
- Aldatan kişi sözleşmenin tarafı ya da tarafın yardımından yararlandığı kimse olmalıdır; aksi hâlde üçüncü kişi aldatması söz konusudur.
- Üçüncü kişi aldatmasında karşı tarafın, sözleşmenin yapıldığı sırada aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması gerekir.
- Aldatmanın esaslı bir yanılma yaratması aranmaz; adi saik yanılması yeterlidir.
- Sözleşmenin bağlayıcı olmaması için aldatılanın iptal beyanında bulunması gerekir; bu beyan ile bağlı olmama sonucu doğar.

### Aldatma: hangi sonuçları doğurur?

- Aldatılan taraf, karşı tarafın aldatması sonucu yaptığı sözleşmeyle bağlı değildir; yanılmanın esaslı olup olmadığı bu sonucu değiştirmez.
- Üçüncü kişinin aldatması, karşı taraf aldatmayı bilmiyor veya bilecek durumda değilse sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
- Üçüncü kişi aldatmasında karşı taraf aldatmayı biliyor veya bilecek durumdaysa aldatılan sözleşmeyle bağlı değildir.
- Aldatılan, aldatmanın sözleşmenin geçerliliğini etkilememesi hâlinde ve yanılması esaslı ise yanılma hükümlerine dayanabilir.
- Aldatma nedeniyle bağlı olmama hakkı, aldatılanın sözleşmeyi onaylamasıyla veya aldatılma öğrenildikten sonra süresinde iptal etmemesiyle ortadan kalkar; bu sürenin ayrıntısı m.39'dadır.
- Aldatan veya aldatmada bulunan üçüncü kişi, sözleşme iptal edilse de edilmese de aldatılanın uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
- Sözleşmenin onanması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
- Aldatma hükümleri emredici niteliktedir; sözleşme ile aldatmadan doğan bağlı olmama hakkının baştan kaldırılması öngörülemez (m.39 ve genel düzenleme ile uyumlu olarak).

### Karşı tarafın aldatması ile üçüncü kişinin aldatması arasındaki fark nedir?

- Aldatan, sözleşmenin tarafı ya da yardımından yararlandığı kimse olduğunda aldatmanın sonucu yalnızca aldatılanın iradesinin sakatlanmasıdır; karşı tarafın bilgisi aranmaz.
- Aldatan sözleşmenin dışındaki bir üçüncü kişi olduğunda, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması gerekir.

Sonuç: Üçüncü kişi aldatmasında karşı taraf iyiniyetli ise aldatılan sözleşmeyle bağlı kalır; bu durumda esaslı yanılma varsa yanılma hükümlerine dayanılabilir.

### Aldatma ile esaslı yanılma arasındaki fark nedir?

- Aldatmada yanılmanın esaslı olması aranmaz; adi saik yanılması da yeterlidir.
- Yanılma yoluyla iptalde yanılmanın m.31 kapsamında esaslı olması gerekir ve saik yanılması kural olarak sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.

Sonuç: Esaslı olmayan bir yanılma aldatma yoluyla oluşmuşsa sözleşme iptal edilebilir; aynı yanılma kendiliğinden kaynaklanmışsa iptal edilemez.

### Aldatma ile korkutma arasındaki fark nedir?

- Aldatmada iradenin oluşumu yanlış kanaat yoluyla bozulur ve aldatan kasten hareket eder.
- Korkutmada irade bir zarar korkusu altında oluşur; korkutanın kasıt yerine tehdit unsuru aranır.

Sonuç: Her iki hâlde de sözleşme bağlayıcı değildir; ancak korkutmada iyiniyetli üçüncü kişi hâlinde korkutulan hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat ödemekle yükümlü olabilir.

### Aldatmanın sözleşmeye etkisi ile yanılma hâlinde zarar sorumluluğu arasındaki fark nedir?

- Aldatmada aldatan ya da üçüncü kişi, sözleşme iptal edilse de edilmese de zararı tazmin etmek zorundadır.
- Yanılmada yanılan kendi kusuruyla yanılmışsa, diğer tarafın yanılmayı bilmesi veya bilmesi gerekmesi hâlinde tazminat istenemez.

Sonuç: Aldatılan, kendi kusuru bulunsa bile karşı tarafa tazminat isteyebilir; aldatılanın sözleşmeyi onaması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

### Aldatılanın iptal hakkı ile aldatılanın tazminat hakkı arasındaki fark nedir?

- Aldatılan sözleşmeyi iptal edebilir ya da iptal etmeden yalnızca tazminat isteyebilir.
- Aldatılan sözleşmeyi iptal etmeden zarar talep ettiğinde ya da defi olarak ileri sürdüğünde bağlı olmama hakkını kullanmış olur.

Sonuç: Aldatılanın seçimlik başvuru yolları vardır; tazminat hakkı iptalden bağımsız olarak doğar.

### Aldatma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Aldatma ile ihmalle yapılan yanlış bilgilendirmeyi karıştırmak; ihmale dayanan yanlış bilgi aldatma sayılmaz, yanılma hükümlerine tabi olur.
- Üçüncü kişi aldatmasında karşı tarafın bilgisini aramamak; bu koşul gerçekleşmeden sözleşmenin bağlayıcı olmadığı sonucuna gitmek.
- Aldatmada yanılmanın esaslı olmasını aramak; aldatma için adi saik yanılması yeterlidir.
- Yardımcı kişiyi üçüncü kişi saymak; yardımcının aldatması karşı taraf aldatması gibi değerlendirilir ve karşı tarafın bilgisi aranmaz.
- Sözleşmenin onanmasının tazminat hakkını da ortadan kaldırdığını varsaymak; onama yalnız iptal hakkını ortadan kaldırır, tazminatı etkilemez.
- Aldatmanın yalnızca ceza hukukundaki dolandırıcılık kastıyla oluştuğunu düşünmek; borçlar hukukunda menfaat sağlama kastı aranmaz.
- Normal reklam ve ilanları aldatma saymak; bunlar kural olarak aldatma kastı ve fiilini oluşturmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Aldatmanın varlığı için kasıt ve yanlış kanaat yaratma ya da sürdürme unsurunun birlikte aranması kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E., 2026/260 K., 09.03.2026)
- Aldatma iddiasında, karşı tarafın yalnızca ihmalle yanlış bilgi vermesi aldatma sayılmayıp yanılma hükümlerine tabi tutulmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/863 E., 2023/876 K., 04.10.2023)
- Üçüncü kişi aldatmasında karşı tarafın bilgisi ya da bilebilecek durumda olduğu ispat edilmeden sözleşmenin bağlayıcı olmadığı sonucuna gidilememektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/843 E., 2023/1162 K., 29.11.2023)
- Aldatma iddiasında, aldatılanın iptal beyanı ile birlikte tazminat talebinin ayrı değerlendirilmesi ve iptal etmeden tazminat istenebilmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/889 E., 2024/279 K., 22.05.2024)
- Aldatmanın sözleşmeye etkisinin, aldatılanın yanılması esaslı olmasa da sözleşmenin şartlarını etkilemiş olması hâlinde aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/863 E., 2023/876 K., 04.10.2023; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E., 2026/260 K., 09.03.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Aldatılan, sözleşmeyi iptal etmek veya bağlı olmadığını ileri sürmek istediğinde aldatma fiilinin varlığını ve kasıtlı olduğunu ispat yükü altındadır.
- Aldatmanın sözleşmeye etkisini (nedensellik) ispat yükü aldatılandadır; sözleşmenin aldatma olmadan farklı kurulmayacağını gösteren yazılı belge, yazışma ya da tanık beyanı bu amaçla kullanılabilir.
- Üçüncü kişi aldatmasında karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması, bunu ileri süren aldatılan tarafça ispatlanmalıdır; karşı taraf iyiniyetini ispatlayarak sonucu engelleyebilir.
- Yazılı sözleşme metni ile sözleşme öncesi yazışmalar ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek aldatma olgusu tespit edilmektedir.
- Aldatılanın iptal beyanı ve iptal süresinin korunup korunmadığı, sözleşmenin geçerli olup olmadığı tartışmasında belgelerle ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-30): Yanılma hükümlerinin genel çerçevesini çizer; aldatmada yanılmanın esaslı aranmaması bu genel düzenlemeye karşıt bir istisna oluşturur.
- [6098 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-31): Esaslı yanılma hâllerini sayar; aldatma dışında yanılmaya dayanılacaksa esaslılık ölçütü burada aranır.
- [6098 sayılı Kanun m.37](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-37): Korkutma (ikrah) yoluyla bağlı olmamayı düzenler; aldatmadan farklı olarak tehdit unsuruna dayanır.
- [6098 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-39): Aldatma ve yanılma hâllerinde iptal süresini (bir yıl, hak düşürücü), icazeti ve tazminat hakkının onamayla ortadan kalkmayacağını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-66): Yardımcı kişinin kusurundan doğan sorumluluk bakımından aldatma ile sözleşme öncesi sorumluluk tartışmasında başvurulan genel sorumluluk düzenlemesidir.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/377 E., 2025/666 K., 22.10.2025 (m.35)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025 (m.32, m.33, m.34, m.35, m.36)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/582 E., 2025/24 K., 12.02.2025 (m.32)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/50 E., 2024/417 K., 12.09.2024 (m.31)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024 (m.30, m.31, m.36)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/889 E., 2024/279 K., 22.05.2024 (m.30, m.36)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/843 E., 2023/1162 K., 29.11.2023 (m.36)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/863 E., 2023/876 K., 04.10.2023 (m.30, m.36)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/814 E., 2023/268 K., 29.03.2023 (m.30)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/462 E., 2023/247 K., 22.03.2023 (m.30, m.31)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1216 E., 2021/60 K., 11.02.2021 (m.31)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/3052 E., 2026/260 K., 09.03.2026 (m.34, m.35, m.36)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1871 E., 2026/47 K., 15.01.2026 (m.30, m.31, m.32, m.33, m.34, m.35)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1861 E., 2026/53 K., 15.01.2026 (m.31, m.32, m.33, m.34, m.35)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1058 E., 2025/1631 K., 27.11.2025 (m.32, m.33, m.34, m.35)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/332 E., 2025/381 K., 06.03.2025 (m.32, m.33, m.34)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/141 E., 2025/182 K., 06.02.2025 (m.33)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/irade-bozukluklari
