---
title: "Makbuz ve senetlerin geri verilmesi, alacaklının temerrüdü — Borçlar Hukuku Genel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Genel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.103–111"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/makbuz-ve-senetlerin-geri-verilmesi-alacaklinin-temerrudu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Makbuz ve senetlerin geri verilmesi, alacaklının temerrüdü

Borçlar Hukuku Genel Hükümler › Genel hükümler › Borç ilişkisinin hükümleri › Borçların ifası — [Borçlar Hukuku Genel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.103, borcu ödeyen borçlunun ödemeyi ispat eden makbuz ile borç senedinin geri verilmesi veya iptali taleplerini düzenler. TBK m.104, alacaklının verdiği makbuzun hangi edimler bakımından hangi sonucu doğuracağını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.103–111 hükümlerini kapsar: borçlunun hakkı, hükümleri, senedin geri verilememesi, koşulları, diğer edimlerde, diğer ifa engelleri.

- [TBK m.103 — Borçlunun hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-103)
- [TBK m.104 — Hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-104)
- [TBK m.105 — Senedin geri verilememesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-105)
- [TBK m.106 — Koşulları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-106)
- [TBK m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107)
- [TBK m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-108)
- [TBK m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-109)
- [TBK m.110 — Diğer edimlerde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110)
- [TBK m.111 — Diğer ifa engelleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-111)

## [TBK m.103 — Borçlunun hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-103)

TBK m.103, borcu ödeyen borçlunun ödemeyi ispat eden makbuz ile borç senedinin geri verilmesi veya iptali taleplerini düzenler. Borcun tamamen ödenmesi hâlinde borçlunun makbuz ve senedin geri verilmesini ya da iptalini isteyebilmesini, borcun tamamı ödenmemiş olduğunda veya senetle alacaklıya başka haklar tanındığında ise yalnız makbuz verilmesini ve ödemenin senede işlenmesini isteyebilmesini kapsar. Dönemsel edimlerde çekincesiz verilen makbuzun önceki dönem edimlerini ifa edilmiş sayması da aynı maddenin devamında yer alan düzenlemedir. Madde, senedin geri verilmesinin doğurduğu borcun sona erdiği karinesini (m.104), alacaklının senedi kaybetmesi hâlinde iptal belgesini (m.105) düzenlemez. Mahsup kurallarını (m.100-102), kefil ve üçüncü kişinin halefiyetini (m.149 vd.) ve bu hakların zamanaşımını ayrıca düzenlemez.

### Borçlunun hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Makbuz**: Alacaklı veya temsilcisi tarafından imzalanan, borcun kısmen ya da tamamen ödendiğini belirten belgedir. Borçlunun ödemeyi ispat aracı olarak elde ettiği en temel delildir.
- **Borç senedi**: Borçlunun borcunu ispat amacıyla düzenleyip alacaklıya verdiği belgedir. Kıymetli evrak niteliğinde olması gerekmez; adi senetler de kapsamına girer.
- **Dönemsel edim**: Faiz veya kira bedeli gibi belli dönemler için tekrarlanan borçlardır. Bu tür edimlerde verilen makbuz, dönem bazında ödemenin kanıtı işlevi görür.
- **Çekince**: Alacaklının makbuz verirken ödemenin hangi dönem veya kalem için yapıldığını ya da önceki edimlerin ödenmediğini belirtmesidir. Çekince konmadan verilen makbuz, önceki dönem edimlerini de kapsar.

### Borçlunun hakkı: hangi şartlar aranır?

- Borcu ödeyen borçlunun ödemesi bulunmalıdır; madde ödemeyi yapan borçluya tanınmış bir haktır.
- Borçlunun makbuz talep etmiş olması ve alacaklının makbuzu vermesi gerekir; makbuz borcun ödendiğini ifade eden belgedir.
- Borcun tamamının ödenmiş olması ve senedin alacaklıda bulunması hâlinde borçlu, senedin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir.
- Borcun tamamı ödenmemiş olmalı ya da senet alacaklıya başka haklar da veriyor olmalıdır; bu hâlde borçlu yalnız makbuz verilmesini ve ödemenin senede işlenmesini isteyebilir.
- Dönemsel edimlerde alacaklının çekince belirtmeden makbuz vermiş olması gerekir; bu hâlde önceki dönem edimleri ifa edilmiş sayılır.

### Borçlunun hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Borcun tamamı ödenmiş ve makbuz verilmişse borçlu, senedin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir.
- Borcun tamamı ödenmemişse ya da senet alacaklıya başka haklar veriyorsa borçlu yalnız makbuz verilmesini ve ödemenin senede işlenmesini isteyebilir.
- Alacaklı senedi kaybettiğini iddia ederse borçlunun istemi üzerine alacaklı, borcu ödeme sırasında iptal ve borcun sona erdiğini gösteren resmi veya usulüne göre onaylanmış belge vermek zorundadır.
- Dönemsel edimde çekincesiz makbuz verilmişse önceki dönem edimleri ifa edilmiş sayılır; ana paranın tamamı için makbuz verilmişse faizler de alınmış kabul edilir.
- Alacaklı makbuz verme yükümlülüğünü yerine getirmezse borçlu dava açarak bu yükümlülüğü zorla yerine getirtemez; alacaklı yalnız borçlunun bu yetkilerinin sonuçlarına katlanır.

### Borcun tamamının ödenmesi ile borcun tamamının ödenmemesi arasındaki fark nedir?

- Borcun tamamı ödendiğinde borçlu makbuz ile birlikte senedin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir.
- Borcun tamamı ödenmediğinde borçlu yalnız makbuz verilmesini ve ödemenin senede işlenmesini isteyebilir.

Sonuç: Senedin fiilen geri alınması veya iptali yalnız tam ödemede mümkündür; kısmi ödemede senet alacaklıda kalır ve üzerine ödeme işlenir.

### Senedin geri verilmesi ile senedin iptali arasındaki fark nedir?

- Senet alacaklının elinde mevcutsa geri verilmesi istenir.
- Alacaklı senedi kaybettiğini iddia ediyorsa borçlu, borcun sona erdiğini gösteren resmi ya da usulüne göre onaylanmış bir belge ister.

Sonuç: Kayıp iddiasında senedin fiziki iadesi mümkün olmadığından iptal belgesi talep edilir; bu belgenin masrafı alacaklıya aittir.

### Senetle alacaklıya başka haklar tanınmış olması ile tanınmamış olması arasındaki fark nedir?

- Senet alacaklıya başka haklar da veriyorsa borçlu senedin geri verilmesini isteyemez.
- Senet yalnız borcu ispat amacı taşıyorsa ve borç tamamen ödendiyse senedin geri verilmesi veya iptali istenebilir.

Sonuç: Başka hakların varlığında borçlunun talebi makbuz ve ödemenin senede işlenmesiyle sınırlı kalır.

### Çekincesiz makbuz ile çekinceli makbuz (dönemsel edim) arasındaki fark nedir?

- Alacaklı çekince koymadan makbuz verirse önceki dönem edimleri de ifa edilmiş sayılır.
- Alacaklı makbuza belirli bir dönemi açıkça yazıp çekince koyarsa, diğer dönemler için ifa karinesi doğmaz.

Sonuç: Çekincesiz makbuz, önceki dönem borçlarının da ödendiği yönünde karine oluşturur.

### Borçlunun hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Borçlu borcun tamamı ödenmeden senedin geri verilmesini istemeyi düşünmemelidir; bu durumda ancak makbuz ve ödemenin senede işlenmesi talep edilebilir.
- Kayıp iddiasında senedin geri verilmesi talebi yerine doğrudan iptal davası açmak yanlıştır; önce m.103 uyarınca iptal belgesi talep edilmelidir.
- Çekincesiz makbuzu yalnız ilk dönem edimi için verilmiş sayarak diğer dönem borçlarını ödenmemiş saymak hatalıdır; çekince yoksa önceki dönem edimleri ifa edilmiş sayılır.
- Faiz ödemesi için ayrıca makbuz aranacağını düşünmek hatalıdır; ana paranın tamamı için makbuz verilmişse faizler de alınmış kabul edilir.
- Senedin borçluya geri verilmesinin borcun sona erdiğini gösteren kesin bir karine değil, adi bir karine olduğunu unutmak yanlıştır; alacaklı aksini ispat edebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Borcun tamamı ödendiğinde senedin geri verilmesi veya iptalinin istenebileceği, ödemeden sonra senedin alacaklıda kalmasının borçlu için tehlike oluşturduğu gerekçesiyle kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1812 E., 2025/1183 K., 12.09.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2023/2095 E., 2023/2475 K., 03.10.2023)
- Borcun ödendiğinin ispatında makbuzun en güçlü delil olduğu ve borçlunun bu belgeyi talep edebileceği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2018/10157 E., 2021/567 K., 13.01.2021)
- Senet üzerinden sürülen alacağın ifa sebebiyle düştüğünün tespiti ve senedin iptali taleplerinin m.103 birinci fıkra kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2599 E., 2024/5100 K., 24.06.2024)
- Kısmi ödemede makbuz verilmesi ve ödemenin senede işlenmesi talebinin m.103 ikinci fıkra uyarınca yapılabileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/655 E., 2023/4280 K., 10.07.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Ödemeyi ileri süren borçlu, ödemenin yapıldığını ispat yükü altındadır; en güçlü delil alacaklıdan alınan makbuzdur.
- Borçlu, borcun tamamını ödediğini ve senedin kendisine geri verilmesini ya da iptalini talep ediyorsa, bu talebinin dayanağını ödeme belgesiyle ispatlar.
- Alacaklı, senedin ödenmeden önce alacaklıda kaldığını veya borcun tamamının ödenmediğini savunuyorsa, bu savunmayı kendisi ispatlar; senedin elde bulunması borcun sona erdiği yönünde karine oluşturur (m.104). (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1812 E., 2025/1183 K., 12.09.2025)
- Alacaklı senedi kaybettiğini iddia ediyorsa, kaybın gerçekleştiğini ve iptal belgesi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesini ispatlaması gerekir; belge masrafları alacaklıya aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.104](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-104): Senedin borçluya geri verilmesinin borcun sona erdiğine ilişkin karineyi doğurmasını düzenler; m.103'te geri verme talebinin hukuki sonucunu tamamlar.
- [6098 sayılı Kanun m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-105): Alacaklının senedi kaybetmesi hâlinde borçluya tanınan iptal belgesi talebini düzenler; m.103'teki iptal seçeneğinin uygulama yolunu gösterir.
- [6098 sayılı Kanun m.100](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-100): Birden çok borç bulunduğunda ödemenin hangi borca mahsup edileceğini düzenler; makbuzda belirtilen borç bakımından m.103 ile birlikte okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-102): Mahsup kurallarını tamamlar; makbuz ve senet konusunda borçlu ile alacaklının hangi borca ödeme yapıldığını ispatında başvurulan sıradır.

## [TBK m.104 — Hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-104)

Madde, alacaklının verdiği makbuzun hangi edimler bakımından hangi sonucu doğuracağını düzenler. Dönemsel edimlerde (kira, belirli dönemlerde ödenen faiz) bir dönem için çekincesiz verilen makbuzun önceki dönemlere ilişkin edimleri de ifa edilmiş saydırması, anapara için verilen makbuzun faiz borçlarını da kapsaması ve borç senedinin borçluya geri verilmesinin borcu sona erdirmesi karinelerini kapsar. Kişi bakımından alacaklı ile borçlu arasındaki her borç ilişkisinde uygulanır. Makbuzun ispat gücü ile ödeme mahsubu (m.101-102), alacaklının temerrüdü (m.106-111) ve faizin anaparaya bağlılığı gibi konular bu maddede düzenlenmez; mahsup ilkeleri ilgili 101 ve 102. maddelerde, temerrüt sonuçları 106 ve devamı maddelerde yer alır.

### Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dönemsel edim**: Belirli aralıklarla tekrarlanan ve her dönem için ayrı doğan edimdir; kira bedeli ve belirli dönemlerde ödenen faiz bunun örneğidir. Tek seferde ifa edilen borçlar bu kapsama girmez.
- **Makbuz**: Alacaklının borçlunun yaptığı ifayı kabul ettiğini gösteren yazılı belgedir. Maddenin karinesi, makbuzda çekince bulunmamasına bağlıdır; çekince konulmuşsa karine doğmaz.
- **Çekince (ihtirazi kayıt)**: Alacaklının makbuzda önceki dönem edimlerinin ödenmediğini ya da faiz haklarını saklı tuttuğunu belirten kaydıdır. Çekince konulduğunda makbuzun karine etkisi ortadan kalkar.
- **Adi karine**: Aksi ispat edilebilen karinedir. Bu maddedeki karineler adi nitelikte olup, aksini ispat eden taraf bunu yapabilir.
- **Fer'i borç**: Asıl borca bağlı olarak doğan ve asıl borçla birlikte hareket eden borçtur; faiz anaparaya bağlı fer'i borçtur. Anaparanın ödenmesi, fer'i borcun da ödenmesi sonucunu doğurabilir.

### Hükümleri: hangi şartlar aranır?

- Borç ilişkisinde dönemsel bir edim (kira, belirli dönemlerde ödenen faiz) bulunmalıdır; karinenin birinci fıkra bakımından uygulanabilmesi için edimin dönemsel olması gerekir.
- Alacaklı, dönemsel edimden biri için borçluya makbuz vermiş olmalıdır.
- Makbuzda, önceki dönem edimlerinin ifa edilmediğine veya haklarının saklı olduğuna dair bir çekince bulunmamalıdır.
- İkinci fıkra bakımından alacaklı anaparanın tamamı için makbuz vermiş olmalıdır; kısmi ödeme için makbuz bu fıkrayı işletmez.
- Üçüncü fıkra bakımından borç senedi alacaklı tarafından borçluya geri verilmiş olmalıdır.
- Hukuki sonucun doğması için alacaklının çekince konulmadan karşılığı belgelemesi gerekir; çekince varsa birinci fıkra işlemez.

### Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

- Dönemsel edimlerden biri için çekincesiz makbuz verildiğinde, önceki dönemlere ait edimler ifa edilmiş sayılır.
- Alacaklının aksini ileri sürmesi halinde ispat yükü alacaklıya geçer; borçlunun önceki dönem ödemelerini ayrıca ispatlaması gerekmez.
- Anaparanın tamamı için çekincesiz makbuz verildiğinde faizlerin de alındığı kabul edilir ve faiz borcu sona ermiş sayılır.
- Borç senedi borçluya geri verildiğinde borç sona ermiş sayılır.
- Çekince konulmuş makbuzda birinci ve ikinci fıkra karinesi doğmaz; bu durumda borçlu ödemeyi ayrıca ispatlamak zorunda kalır.
- Karinelerin adi nitelikte olması, alacaklının aksini kanıtlayarak sonucu bertaraf edebileceği anlamına gelir.
- Birinci ve ikinci fıkra karineleri senet iadesi karinesinden farklı olarak yalnız belirli edimleri kapsar; borcun tamamı sona ermez.

### Dönemsel edim ile tek seferlik edim arasındaki fark nedir?

- Kira ve belirli dönemlerde ödenen faiz gibi her dönem için ayrı doğan edimlerde birinci fıkra uygulanır; makbuz önceki dönemleri de kapsar.
- Tek seferde ödenen ve dönemlere bölünmeyen borçlarda birinci fıkranın önceki edimlere ilişkin karinesi işlemez.

Sonuç: Makbuzun önceki dönemlere ilişkin karine oluşturup oluşturmayacağı edimin niteliğine bağlıdır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, belirli bir dönem edimi için verilen makbuzun önceki dönem edimlerini kapsamasını düzenler.
- İkinci fıkra, anaparanın tamamı için verilen makbuzun faiz borçlarını kapsamasını düzenler.

Sonuç: Birinci fıkrada karine önceki dönem edimlerine, ikinci fıkrada fer'i faiz borçlarına ilişkindir; makbuzun kapsadığı borç türü farklıdır.

### Anaparanın tamamı için makbuz ile kısmi ödeme makbuzu arasındaki fark nedir?

- Anaparanın tamamına ilişkin makbuz verilmişse faizlerin de alındığı kabul edilir.
- Yalnız kısmi ödeme için makbuz verilmişse ikinci fıkra uygulanmaz.

Sonuç: Faiz karinesinden yararlanmak için makbuzun anaparanın tamamını kapsaması gerekir.

### Çekincesiz makbuz ile çekinceli makbuz arasındaki fark nedir?

- Çekincesiz verilen makbuz karine doğurur.
- Çekince konulan makbuzda karine doğmaz.

Sonuç: Alacaklı ihtiyatlı davranmak istiyorsa makbuza çekince yazmalıdır.

### Makbuz karinesi ile borç senedinin geri verilmesi karinesi arasındaki fark nedir?

- Makbuz karinesi ifanın kabulüne dayanır ve belirli edimlerin ödendiğini gösterir.
- Borç senedinin geri verilmesi karinesi, senedin iadesi ile borcun tümüyle sona erdiğini öngörür.

Sonuç: Senet iadesi, makbuzdan farklı olarak borcun tamamını sona erdiren bir karinedir.

### Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Makbuz karinesini kesin hüküm gibi okumak; karine adi olduğundan alacaklının aksini ispatı mümkündür.
- Çekinceli makbuzda da karinenin işleyeceğini varsaymak; çekince karineyi ortadan kaldırır.
- Kısmi ödeme için verilen makbuzdan faizin ödendiği sonucunu çıkarmak; ikinci fıkra yalnız anaparanın tamamı için geçerlidir.
- Borç senedinin iadesi karinesini dönemsel edimlere de uygulamak; üçüncü fıkra borcun tamamını sona erdirir, yalnız dönemsel edimleri değil.
- Madde ile m.101-102 arasındaki mahsup kurallarını karıştırmak; mahsup sorusu ayrı bir hükümle çözülür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Dönemsel edimlerde sonraki dönem edimin ifa edilmiş olmasının önceki dönem edimlerinin ödendiğine karine oluşturduğu kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1132 E., 2023/2037 K., 17.11.2023)
- Borç senedinin borçluya geri verilmesi halinde borcun sona ermiş sayılacağı, uygulamada bu hükme dayanılarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/535 E., 2021/1354 K., 22.12.2021)
- Anaparaya ilişkin makbuz veya senet iadesi karinesinin, hesaplanan faizin talep edilip edilemeyeceğinin tartışıldığı uyuşmazlıklarda gündeme geldiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/606 E., 2021/1362 K., 11.11.2021)
- Makbuz karinesinin, davacı tarafın bono bedelini icra takibine konu etmesi karşısında borcun ödendiği savunmasında dikkate alındığı görülmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/1029 E., 2021/291 K., 05.03.2021)
- Faize faiz yürütülmesinin bu madde kapsamında karşılanan bir sonuç olmadığı, faiz hesabında bu hükmün kendiliğinden faize faiz doğurmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/392 E., 2019/107 K., 30.01.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Önceki dönem edimlerinin ödenmediğini iddia eden alacaklı, bunu ispatlamakla yükümlüdür; çekincesiz makbuz karinesi borçluya ispat kolaylığı sağlar. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1132 E., 2023/2037 K., 17.11.2023)
- Borçlu, makbuz verildiğini ispatlayarak karineden yararlanır; makbuzda çekince bulunmadığını ayrıca göstermesi gerekir.
- Anaparanın tamamı için makbuz verildiğini ileri süren borçlu, faiz borcunun da ödendiğini bu belge ile ispatlar.
- Borç senedinin borçluya geri verildiğini ispat yükü borçludadır; senedin iadesi, borcun sona erdiğini gösteren güçlü bir delildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/535 E., 2021/1354 K., 22.12.2021)
- Alacaklı, makbuzun çekince içerdiğini ya da karineyi çürütecek başka bir delili (yazılı belge, tanık, defter) göstererek savunmasını ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.101](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-101): Birden çok borcu olan borçlunun ödemesinin hangi borca mahsup edileceğini düzenler; makbuzdaki borç göstergesi ile birlikte değerlendirilir.
- [6098 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-102): Ödemenin hangi borca mahsup edileceğinin belirlenmediği hallerde kullanılacak sıralamayı düzenler; makbuz karinesi ile çakışabilir.
- [6098 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-106): Alacaklının temerrüdü hükümlerinin başlangıcını düzenler; alacaklının ifayı kabul etmemesi halinde makbuz verilmemiş olur.

## [TBK m.105 — Senedin geri verilememesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-105)

Bu madde, alacaklının borç senedini kaybettiğini ileri sürmesi halinde borçlunun ne talep edebileceğini düzenler: alacaklının, borçlunun istemi üzerine, borcu ödeme sırasında iptal ve borcun sona erdiğini gösteren resmi veya usulüne göre onaylanmış bir belge vermesi yükümlülüğü ile kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümlerin saklı kalması. Kime uygulandığı bakımından, borç senedi düzenlenmiş her borç ilişkisinde alacaklı ile borçlu arasında uygulanır; kıymetli evrak niteliğindeki senetlerde ise TTK hükümleri devreye girer. Maddenin düzenlemediği konular: senedin geri verilmesi ve makbuz hakkı (TBK m.103), senedin borçluya iade edilmesinin karine doğurması (TBK m.104), kıymetli evrakın mahkeme yoluyla iptali (TTK m.651-653, 661-666, 757-764), faiz ve zarar hesabı ile temerrüt faizi (TBK m.120 vd.).

### Senedin geri verilememesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Borç senedi**: Borçlunun borcun varlığını ispat amacıyla düzenleyip alacaklıya verdiği, borcu doğuran ya da doğrulayan yazılı belgedir. Kambiyo senedi olması şart değildir; adi senetler de kapsamdadır.
- **Senedin kaybı**: Senedin alacaklının iradesi dışında elden çıkması ya da tamamının bilerek yok edilmesidir. Senedin önemsiz kısımlarının yırtılması, lekelenmesi veya silinip çizilmesi kayıp sayılmaz.
- **Resmen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış belge**: Noter tarafından düzenlenen ya da imzası noterce onaylanan, borcun sona erdiğini ve senedin iptalini beyan eden yazılı belgedir. Alacaklı bu belgenin masrafına katlanır.
- **Kıymetli evrak**: Içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve devredilemediği senetlerdir. Bunların iptali mahkeme kararı ile ve TTK hükümlerine göre yapılır; bu madde yalnızca belge verme yükümlülüğünü düzenler.

### Senedin geri verilememesi: hangi şartlar aranır?

- Alacaklının borç senedini kaybettiğini ileri sürmüş olması gerekir; senedin geri verilmesi fiilen mümkün olmamalıdır.
- Borçlunun istemde bulunması gerekir; yükümlülük ancak borçlunun talebi üzerine doğar.
- Talep, borcun ödendiği sırada yapılmalıdır; alacaklının belge verme yükümlülüğü ödeme anına bağlıdır.
- Alacaklı, senedin iptalini ve borcun sona erdiğini gösteren resmen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış bir belgeyi vermelidir.
- Senet kıymetli evrak niteliğinde ise bu yol değil, TTK'daki iptal usulü uygulanır; bu durumda belge verme yükümlülüğü saklıdır.
- Borcun tamamı ödenmemişse ya da senet alacaklıya başka haklar veriyorsa, borçlunun bu talep hakkı kendiliğinden doğmaz; makbuz ve senet üzerine kısmi ödemenin yazılması gibi başka yollar devreye girer.

### Senedin geri verilememesi: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı senedi kaybettiğini ileri sürdüğünde ve borçlu istediğinde, ödeme sırasında iptal ve borcun sona erdiğini gösteren belgeyi vermek zorundadır.
- Belgenin masrafı alacaklıya aittir.
- Alacaklı belge vermeyeceğini bildirirse borçlu borcu ifadan kaçınabilir ve alacaklı temerrüdü hükümlerinden yararlanarak borçtan kurtulabilir.
- Ödeme yapıldıktan sonra alacaklı senedi iade etmez ve iptal belgesi vermezse, borçlu bu hususun tespiti için dava açabilir.
- Belge borçlunun istemi üzerine verilir; borçlu istemezse alacaklının bu yönde bir yükümlülüğü doğmaz.
- Kıymetli evrak söz konusuysa bu madde yerine TTK'daki iptal usulü uygulanır ve mahkeme kararı gerekir.
- Adi senette, alacaklı iptal belgesi vermeye hazır olduğu sürece borçlunun dava açması gerekmez.

### Adi senet ile kıymetli evrak arasındaki fark nedir?

- Adi borç senedinde alacaklı, usulüne göre onaylanmış belge vererek borcun sona erdiğini gösterir; mahkeme iptaline gerek yoktur.
- Kıymetli evrakta senedin iptali mahkeme kararı ve TTK'daki ilan usulüyle yapılır; belge vermek tek başına yeterli değildir.

Sonuç: Adi senette belge verme yükümlülüğü yeterlidir; kambiyo senedinde ise TTK m.651 vd. ve ilgili iptal usulü uygulanır (kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümler saklıdır).

### Tam ödeme ile kısmi ödeme arasındaki fark nedir?

- Borcun tamamı ödenmişse ve senet başka hak vermiyorsa, borçlu senedin geri verilmesini ya da iptalini isteyebilir (TBK m.103).
- Borç kısmen ödenmişse senedin iadesi istenemez; borçlu yalnızca makbuz ve senet üzerine kısmi ödemenin işlenmesini isteyebilir.

Sonuç: Kayıp halinde verilecek belgede kısmi ödeme açıkça belirtilmelidir; tam ödemede ise borcun sona erdiği belgelenir.

### Senedin iadesi ile senedin iptali arasındaki fark nedir?

- Senet zilyetlik olarak borçluya geri verilebiliyorsa, iade istenir ve TBK m.104 karinesi doğar.
- Senet kaybedilmiş ya da geri verilemiyorsa, bu madde uyarınca iptal belgesi istenir.

Sonuç: İade mümkünse karine ile ispat kolaylaşır; mümkün değilse iptal belgesi ile borcun sona erdiği ispat edilir.

### Senedin geri verilememesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Adi senet ile kıymetli evrakı karıştırmak: adi senette belge verilmesi yeterliyken, kambiyo senedinde TTK'daki mahkeme iptal usulü gerekir.
- Kısmi ödemede senedin iptalini istemek: borç tamamen ödenmediyse bu madde uyarınca iptal belgesi değil, kısmi ödemenin senede işlenmesi ve makbuz istenir.
- Senedin kaybı ile yırtılması ya da silinmesini karıştırmak: önemsiz kısımların zarar görmesi kayıp sayılmaz.
- Belge verme yükümlülüğünü ödeme sonrası bir talep olarak görmek: yükümlülük ödeme sırasında ve borçlunun istemi üzerine doğar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklının senet üzerinde borcun sona erdiğini yazılı olarak beyan etmesi, kaybolan senedin yerini tutar; bu beyanın resmi ya da onaylı biçimde verilmesi aranır. (9. Hukuk Dairesi, 2018/10157 E., 2021/567 K., 13.01.2021)
- Alacaklının borçlunun zararını ödemesi gerektiğine dair bir istem söz konusuysa, zararın ispatı ve kusursuzluk konusu ayrıca değerlendirilir; bu, senet iptali ile karıştırılmamalıdır. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1018 E., 2026/166 K., 19.02.2026)
- Temerrüt faizini aşan zarar iddiasında, alacaklının asıl alacağın varlığını, geç ifadan doğan zararı ve nedensellik bağını ispatlaması beklenir. (İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/392 E., 2025/624 K., 04.09.2025)
- Temerrüt faizini aşan zararın davada belirlenebilmesi halinde, hâkimin bu zararı da hükme bağlaması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/60 E., 2024/581 K., 16.07.2024)
- Genel enflasyon ve faiz artışına dayanan, somut olgularla desteklenmeyen zarar iddiaları kabul edilmemektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7422 E., 2024/292 K., 17.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Borçlunun ödemeyi ve borç senedinin kaybını ileri süren taraf olarak, alacaklının senedi kaybettiğini iddia etmesi durumunda, alacaklı kaybı ispat etmek zorundadır; kaybın gerçekleştiğini gösteren tanık veya yazılı belge sunulmalıdır.
- Borçlu, ödemeyi makbuz veya banka kaydı ile ispatlar; makbuz varsa ödeme ispatı kolaylaşır.
- Alacaklının belge vermediğini ileri süren borçlu, talebini ve alacaklının ret yanıtını yazılı olarak ortaya koymalıdır.
- Alacaklı, senedin borçluya geri verilmediğini ileri sürerek karineyi çürütmek istiyorsa, senedin başka bir amaçla verildiğini ispat etmek zorundadır.
- Kıymetli evrak söz konusuysa, iptal kararı mahkemeden alınarak ispat edilir; belge verme yükümlülüğü tek başına yeterli sayılmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.103](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-103): Borçlunun makbuz ve senedin geri verilmesini ya da iptalini isteme hakkını düzenler; bu madde, senedin geri verilemediği hali karşılar.
- [6098 sayılı Kanun m.104](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-104): Senedin borçluya geri verilmesinin borcun sona erdiğine dair karine doğurmasını düzenler; kayıp halinde bu karinenin yerini bu maddedeki belge alır.
- [6098 sayılı Kanun m.104](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-104): Makbuz ve senedin alacaklıda kalmasının sonuçlarını belirler; kısmi ödeme ve dönemsel edimlerde makbuzun etkisini düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.651-653: Kıymetli evrakın zayi halinde iptal usulünü düzenler; bu madde ile birlikte saklı tutulan hükümlerdir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.661-666: Hamiline yazılı senetlerin iptal usulünü düzenler; kıymetli evrak niteliğindeki senetlerde uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.757-764: Emre yazılı kambiyo senetlerinin iptal usulünü ve ödeme yasağını düzenler.

## [TBK m.106 — Koşulları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-106)

Bu madde, borç ilişkisinde alacaklının haklı bir sebep olmaksızın ifayı kabul etmemesi veya borçlunun ifasına gereken hazırlık fiillerini yapmaması hâlinde temerrüde düşmesinin koşullarını düzenler. Ayrıca alacaklının müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşmesinin diğer müteselsil borçlular bakımından da temerrüt doğuracağını hükme bağlar. Madde, yapma ve verme edimlerinin her ikisi bakımından uygulanır ve ifaya katılması gereken alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkilere yönelir. Madde, alacaklı temerrüdünün sonuçlarını düzenlemez; tevdi hakkı, hasar ve masrafın alacaklıya geçmesi, borçlunun sorumluluğunun hafiflemesi gibi sonuçlar sonraki maddelerde (m.107-110) yer alır. Alacaklı temerrüdünde borçlunun sözleşmeden dönme hakkı da m.110 kapsamındadır. Borçlunun temerrüdü (m.117 vd.) ve alacaklının kendi ifa yükümlülüğü ile ilgili ifa engelleri de bu maddenin konusu değildir.

### Koşulları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Alacaklı temerrüdü**: Alacaklının, borçlu tarafından gereği gibi önerilen ifayı haklı bir sebep olmaksızın kabulden kaçınması ya da ifanın gerçekleşmesi için kendisinin yapması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınmasıdır. Borçlunun borcunu ifa etme isteği ve hazır olması, alacaklının bu kaçınmasından önce gerçekleşmiş olmalıdır.
- **İfa önerisi**: Borçlunun, borcun miktarı, niteliği, zamanı ve yeri bakımından sözleşmeye uygun biçimde ifayı fiilen alacaklıya sunmasıdır. Yalnızca hazır olduğunu bildirmek bu anlamda yeterli değildir; önerinin gereği gibi yapılmış olması gerekir.
- **Hazırlık fiilleri**: Borçlunun ifayı yapabilmesi için alacaklının kendisi tarafından yerine getirilmesi gereken davranışlardır. Seçim hakkının kullanılması, tayin, ölçü verilmesi, işin yapılacağı yere girişe izin verilmesi bu kapsama girer.
- **Müteselsil borçlular**: Aynı borcu birlikte ifa ile yükümlü olan birden fazla borçludur. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, alacaklının birine karşı temerrüdü diğerleri bakımından da temerrüt doğurur.

### Koşulları: hangi şartlar aranır?

- Borç muaccel olmalıdır; henüz muaccel olmayan borcun vaktinden önce ifa önerisini alacaklının haklı nedenle reddetmesi temerrüt doğurmaz.
- Borçlu, ifayı sözleşmeye uygun biçimde fiilen önermiş olmalıdır; yalnızca hazır olduğunu bildirmek yeterli değildir.
- Alacaklı, gereği gibi önerilen ifayı kabul etmekten veya ifanın gerçekleşmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınmış olmalıdır.
- Alacaklının kaçınması haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
- Alacaklının katılması gerekmeyen, yapma borçları gibi alacaklının fiiline ihtiyaç duymayan borçlarda temerrüt söz konusu olmaz.
- Alacaklının davranışı nedeniyle ifa imkânsız hâle gelmişse alacaklı temerrüdü değil, ayrı bir hüküm uygulanır.

### Koşulları: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ifayı kabul etmezse veya gerekli hazırlık fiillerini yapmazsa temerrüde düşer.
- Müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşen alacaklı, diğer müteselsil borçlulara karşı da temerrüde düşmüş olur.
- Haklı bir sebep varsa alacaklının ifayı reddetmesi temerrüt doğurmaz.
- Alacaklı temerrüdü alacak hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; alacaklı ilke olarak edimin ifasını talep etmeye devam edebilir.
- Alacaklı temerrüdü, alacaklının ifaya katılma yükümlülüğünü ihlal etmesi anlamında bir külfettir; alacaklı bu nedenle borçluya karşı ilke olarak tazminat sorumluluğu altına girmez.
- Madde emredici değil düzenleyicidir; taraflar alacaklı temerrüdünün şartlarını değiştirebilir, hüküm ve sonuçlarını sınırlayabilir ya da ortadan kaldırabilir.
- Alacaklı temerrüdünün sonuçları m.107-110 hükümlerinde düzenlenmiştir.

### Kabulden kaçınma ile hazırlık fiillerinden kaçınma arasındaki fark nedir?

- Borçlunun ifayı fiilen önerdiği ve alacaklının bunu kabul etmediği hâl.
- Borçlu henüz ifayı önerecek duruma gelmemiştir; alacaklı ifanın hazırlığına katılmadığı için borçlu ifa önerisini yapamamıştır.

Sonuç: Her iki hâlde de temerrüt oluşur; ancak ikinci hâlde borçlunun fiilen önerisi bulunmadığından, alacaklının hazırlık fiillerini yapmaması temerrüdün asıl sebebidir.

### Yapma veya verme edimi ile yapmama borcu arasındaki fark nedir?

- Yapma veya verme edimlerinde alacaklının ifaya katılması gerekebilir ve bu katılmama temerrüt doğurabilir.
- Alacaklının katılmasına ihtiyaç duyulmayan yapmama borçlarında alacaklının fiilî katılması söz konusu değildir.

Sonuç: Yapmama borçlarında alacaklı temerrüdü oluşmaz.

### Alacaklının tek borçluya karşı ile müteselsil borçlulara karşı temerrüdü arasındaki fark nedir?

- Alacaklı müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşer.
- Diğer müteselsil borçlular bakımından ayrıca ifa önerisinde bulunulmasına gerek yoktur.

Sonuç: Alacaklı temerrüdü diğer müteselsil borçlular bakımından da doğar; böylece onların yeniden ifa önerisinde bulunmaları gerekmez.

### Koşulları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Borçlunun yalnızca hazır olduğunu bildirmesini yeterli saymak; oysa ifa önerisinin fiilen ve gereği gibi yapılmış olması gerekir.
- Henüz muaccel olmayan borcun vaktinden önce önerilmesini temerrüt sayarak alacaklının reddini haksız görmek.
- Alacaklının katılması gerekmeyen yapmama borçlarında alacaklı temerrüdü aramak.
- Alacaklı temerrüdünü borçlunun temerrüdüyle karıştırmak; alacaklı temerrüdünde alacaklı tazminat ödemekle yükümlü tutulmaz.
- Alacaklı temerrüdünün alacak hakkını kendiliğinden düşürdüğünü varsaymak; alacaklı ilke olarak ifayı talep etmeye devam edebilir.
- Müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüdün diğerlerine karşı da kendiliğinden doğduğunu, ancak tüm müteselsil borçluların aynı yönde temerrüde düştüğünü varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklının ifa önerisini reddetmesi için haklı bir sebebin bulunup bulunmadığı, somut olaya göre değerlendirilmektedir; miktar, vasıf, yer ve zamanın borca uygun olmaması haklı sebep sayılmaktadır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/806 E., 2025/1423 K., 07.11.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1769 E., 2025/1239 K., 09.10.2025)
- Alacaklının temerrüdü için borç muaccel olmalıdır; vaktinden önce yapılan ifa önerisinin haklı nedenle reddi temerrüt doğurmamaktadır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/806 E., 2025/1423 K., 07.11.2025)
- Eser sözleşmelerinde iş sahibinin sözleşmeyi haklı nedenle feshi hâlinde, 106. maddenin uygulanıp uygulanmayacağı sözleşmenin ve dava tarihinde yürürlükte olan hükmün değerlendirilmesine bağlanmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/408 E., 2025/957 K., 23.09.2025)
- Müteselsil sorumluluk bakımından, alacaklının bir borçluya karşı temerrüdünün diğerlerine yansıması, 6098 sayılı Kanunun ilgili maddeleri birlikte değerlendirilerek ele alınmaktadır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1869 E., 2025/2006 K., 10.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Alacaklı temerrüdünü ileri süren borçlu, ifa önerisinin sözleşmeye uygun biçimde ve fiilen yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; önerinin yazılı belge, ihtar veya tanık beyanı ile ortaya konulması mümkündür.
- Alacaklının kaçınmasının olgusu tanıkla ispat edilebilir; kaçınma bir maddi olgu olarak kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/806 E., 2025/1423 K., 07.11.2025)
- Alacaklı, ifa önerisini reddetmesinin haklı bir sebebe dayandığını ispatlamakla yükümlüdür; miktar, vasıf, yer veya zamanın borca uygun olmadığını ileri sürmesi bu savunmanın kapsamını oluşturur.
- Alacaklının hazırlık fiillerini yapmaması iddiasında, borçlu bu fiillerin alacaklı tarafından yapılması gerektiğini ve kendisinin bunları yapmaya hazır olduğunu ispatlamalıdır.
- Müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüt iddiası, diğer müteselsil borçlular bakımından da ileri sürülecekse, ilgili ifa önerisinin ve alacaklının reddinin belgelenmesi yararlıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107): Alacaklı temerrüdünde borçlunun tevdi hakkını düzenler; bu maddedeki temerrüdün sonucudur.
- [6098 sayılı Kanun m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-108): Alacaklı temerrüdü hâlinde borçlunun edimi bizzat satma ya da sattırma hakkını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110): Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmiyorsa, alacaklı temerrüdünde borçlunun sözleşmeden dönme hakkını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.111](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-111): Alacaklının kusuru ile ifanın imkânsızlaşması hâlinde alacaklı temerrüdü hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
- [6098 sayılı Kanun m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-117): Borçlu temerrüdünü düzenler; alacaklı temerrüdü ile karşılaştırıldığında ayrı bir ifa engeli hâlidir.

## [TBK m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107)

Bu madde, alacaklının temerrüde düşmesi halinde borçlunun, konusu bir şey (verme borcu) olan edimini tevdi ederek borcundan kurtulma hakkını düzenler. Tevdi yerinin hâkimce belirlenmesini ve ticari malların hâkim kararı olmaksızın ardiyeye tevdi edilebilmesini kapsar. Tevdi hakkının sınırı olan satma hakkını (m.108), yapma ve yapmama borçlarında sözleşmeden dönmeyi (m.110) ve alacaklı temerrüdünün genel sonuçlarını düzenlemez; bunlar m.108, m.110 ve alacaklı temerrüdünün genel hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilir. Maddi olmayan edimlerin tevdi edilemeyeceği ve tevdi ile borçlunun geri alma hakkının saklı kaldığı hususları da madde metninde yer almadığından, bunlar uygulama açıklamasında yer alır.

### m.107: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Alacaklı temerrüdü**: Alacaklının, borçlu tarafından usulüne uygun biçimde yapılan ifa önerisini haklı bir sebep olmaksızın kabul etmemesi halidir. Temerrüt için alacaklının kusurlu olması aranmaz; haklı sebebin bulunmaması yeterlidir.
- **Tevdi**: Borçlunun teslim edeceği şeyi, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere uygun bir yere bırakmasıdır. Tevdi ile borçlu, alacaklının temerrüdü halinde borcundan kurtulur.
- **Tevdi yeri**: Şeyin bırakılacağı yerdir. Ifa yerindeki hâkim tarafından belirlenir; ticari mallarda hâkim kararı olmadan ardiye tercih edilebilir.
- **Ardiye**: Ticari malların saklandığı ve muhafaza edildiği özel depolama yeridir. Ticari mallar bakımından tevdi yeri olarak hâkim kararı aranmadan kullanılabilir.
- **Verme borcu**: Borcun konusunun bir şeyin teslimi olduğu borç türüdür. Tevdi hakkı yalnızca bu tür borçlarda söz konusudur.

### m.107: hangi şartlar aranır?

- Alacaklının temerrüde düşmüş olması gerekir; bunun için borçlunun usulüne uygun ifa önerisinin haklı bir sebep olmadan reddedilmiş olması aranır.
- Borç, konusu bir şeyin teslimi olan verme borcu olmalıdır; yapma ve yapmama borçları tevdi konusu olamaz.
- Borçlu, teslim edeceği şeyi tevdi etmelidir; tevdi hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere yapılmalıdır.
- Tevdi yeri ifa yerindeki hâkim tarafından belirlenmelidir; ticari mallar hâkim kararı olmadan bir ardiyeye tevdi edilebilir.
- Tevdi hakkı borçluya bırakılmış bir haktır; borçlu bu hakkı kullanmak zorunda değildir ve kullanmadan borçtan kurtulamaz.

### m.107: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı temerrüde düşmüş ve borçlu teslim edeceği şeyi tevdi etmişse borçlu borcundan kurtulur.
- Tevdi yapıldığında şeyin hasarı ve tevdiye ilişkin giderler alacaklıya aittir.
- Alacaklı temerrüdü varsa ancak tevdi yapılmamışsa borçlu borcundan kurtulmuş olmaz; borçtan kurtulma tevdi işlemine bağlanmıştır.
- Tevdi hakkı borçluya ait bir haktır; borçlu bu hakkı kullanmak zorunda değildir ve tevdiden feragat edebilir.
- Tevdi hakkı düzenleyici niteliktedir; sözleşmeyle bu hakkın kullanılamayacağına dair kayıt, madde niteliği gereği ayrıca değerlendirilir.

### Genel tevdi ile ticari mal tevdii arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak tevdi yeri ifa yerindeki hâkim tarafından belirlenir ve borçlu hâkimden karar almadan tevdi yapamaz.
- Ticari mallar bakımından ise madde, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi yapılabileceğini öngörür.

Sonuç: Ticari malda borçlu, hâkimden tevdi yeri tayinini istemeden ardiyeye tevdi ile borçtan kurtulabilir.

### Tevdi (m.107) ile satma (m.108) arasındaki fark nedir?

- Tevdi, şeyin doğrudan bir yere bırakılmasıdır; satılmasına gerek yoktur ve şeyin niteliği tevdiye uygun olmalıdır.
- Satma ise şeyin niteliği tevdiye uygun değilse, bozulabilecekse ya da bakım, koruma veya tevdi önemli gider gerektiriyorsa uygulanır.

Sonuç: Şeyin niteliği tevdiye uygun değilse borçlu m.108 uyarınca şeyi sattırıp bedelini tevdi eder; uygunsa doğrudan m.107 uyarınca tevdi yapılır.

### Verme borcu ile yapma ve yapmama borcu arasındaki fark nedir?

- Verme borcunda konusu bir şey olduğu için tevdi ve satma imkânı vardır.
- Yapma ve yapmama borçlarında tevdi mümkün değildir; bu borçlarda alacaklı temerrüdü halinde borçlu sözleşmeden dönme yoluna gider.

Sonuç: Yapma ve yapmama borçlarında m.107 uygulanmaz; m.110 hükümleri devreye girer.

### m.107: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tevdi hakkını yapma veya yapmama borçlarına uygulamak; bu borçlarda tevdi mümkün olmadığından m.110 hükümleri gözden kaçırılır.
- Alacaklı temerrüdünü, alacaklının kusurunu aramak şeklinde yorumlamak; oysa temerrüt için kusur aranmaz, haklı sebebin bulunmaması yeterlidir.
- Tevdi ile borcun kendiliğinden sona ereceğini sanmak; borçtan kurtulma tevdi işlemine bağlanmıştır, ifa önerisinin reddedilmesi tek başına yetmez.
- Ticari mal olmayan bir malda da hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdi yapılabileceğini düşünmek; bu istisna yalnız ticari mallar içindir.
- Şeyin niteliği tevdiye uygun değilken doğrudan tevdi yapmak; bu halde m.108 uyarınca satma gerekebilir.
- Tevdi hakkını kullanmanın zorunlu olduğunu düşünmek; hak borçluya tanınmış olup kullanılması zorunlu değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklının temerrüdü ve tevdi hakkının işletilmesi, borçlunun alacaklıya yaptığı ifa önerisinin usulüne uygun olup olmadığına ve alacaklının kabulden kaçınmasının haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığına bağlı olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2024/508 E., 2024/689 K., 11.06.2024)
- Tevdi yerinin hâkimce belirlenmesi talebinde, talebin hukuki yararının bulunması aranmaktadır; borçlu bu talep yoluyla temerrüde düşen alacaklıya karşı korunmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/667 E., 2024/1122 K., 23.05.2024)
- Alacaklının temerrüdü, ödenen tutarlara ve borç ilişkisinin niteliğine göre değerlendirilmekte; bazı uyuşmazlıklarda m.107 ile birlikte m.106 hükümleri de birlikte uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023)
- Ticari ilişkilerde m.107/2 hükmünün istisnai olarak uygulanabileceği kabul edilmektedir; ticari mal tevdiinde hâkim kararı aranmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/2827 E., 2025/897 K., 10.09.2025)
- Tevdi hakkının konusunu oluşturan bir şeyin teslimi söz konusu değilse, madde doğrudan uygulanamaz; uyuşmazlığın niteliğinin belirlenmesi gerekir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/1287 E., 2023/964 K., 26.09.2023)
- Madde, bir şeyin teslimine dair borçlarda tevdi yoluyla borçtan kurtulmayı düzenlemekte olup bu ilkenin uygulamada yerleşik olduğu görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2024/508 E., 2024/689 K., 11.06.2024)
- Tevdi yoluyla borçtan kurtulmanın uygulamada en çok ticari ilişkilerde ve ardiye sözleşmelerinde gündeme geldiği, buna göre tevdi yerinin belirlenmesine dair talepler yapıldığı görülmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E., 2022/1930 K., 24.11.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Alacaklının temerrüde düştüğünü ileri süren borçlu, ifa önerisinin usulüne uygun yapıldığını ve alacaklının bunu haklı bir sebep olmadan reddettiğini ispatla yükümlüdür; ifa önerisi yazılı ihtarname, noter ihbarı veya tanık beyanıyla kanıtlanabilir.
- Alacaklı, kabulden kaçınmasının haklı bir sebebe dayandığını ileri sürerse bu savunmayı ispatlamak zorundadır.
- Tevdinin yapıldığını ispatlamak borçluya düşer; tevdi tutanağı, ardiye sözleşmesi veya tevdi yerine ilişkin belgeler bu amaçla kullanılır.
- Tevdi yerinin hâkim tarafından belirlenmesini isteyen borçlu, talebinin hukuki yararını ortaya koymak zorundadır.
- Ticari mal tevdiinde ardiye sözleşmesinin varlığı ve malın ticari nitelikte olduğu, ticari ilişkinin varlığına dayanılarak ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-108): Şeyin niteliği tevdiye uygun değilse, bozulabilecekse ya da bakım ve koruma önemli gider gerektiriyorsa borçlu şeyi sattırıp bedelini tevdi edebilir; bu, m.107'nin tamamlayıcısıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110): Yapma ve yapmama borçlarında tevdi mümkün olmadığından, alacaklı temerrüdü halinde borçlu bu madde uyarınca sözleşmeden dönebilir.
- [6098 sayılı Kanun m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-109): Alacaklı temerrüdünün diğer sonuçlarını düzenleyen genel hüküm olup m.107 ile birlikte okunur.

## [TBK m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-108)

Madde, alacaklı temerrüdü halinde borçlunun, borçlanılan şeyi tevdi etmek yerine satarak bedelini tevdi edebilmesinin koşullarını düzenler. Satış yetkisinin hangi hallerde doğduğunu, önceden ihtarın ve hâkim izninin ne zaman aranacağını, satışın açık artırma ile yapılıp yapılmayacağını ve borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan şeylerde ne yapılacağını belirler. Kural, teslimi borçlu olan (verme borcu) ilişkilerde uygulanır ve alacaklı temerrüdü bulunan borçlu bakımından geçerlidir. Tevdi hakkının kendisini (m.107), alacaklı temerrüdünün unsurlarını (m.106) ve alacaklı temerrüdünün diğer sonuçlarını düzenlemez. Satış bedelinin tevdi ve geri alma işlemi ile tevdi konusunun geri alınmasına ilişkin kurallar da bu maddede yer almaz.

### m.108: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Satma hakkı**: Alacaklı temerrüdüne düşen alacaklıya karşı, borçlunun borç konusu şeyi açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi ederek borçtan kurtulabilmesi yetkisidir. Tevdi hakkından farklı olarak, borç konusu şeyin tevdi edilmesi yerine satılması esastır.
- **Açık artırma**: Satışın, maddenin birinci fıkrasındaki hallerde yapılması gereken biçimidir. Borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan şeylerde bu biçim zorunlu değildir.
- **Hâkim izni**: Satışın yapılabilmesi için mahkemeden alınması gereken karardır. Birinci fıkradaki hallerde izin ile birlikte önceden ihtar aranır; ikinci fıkradaki hallerde izin, ihtar aranmaksızın verilebilir.
- **Piyasa fiyatı**: Şeyin borsada kayıtlı olmasa da genel piyasada belirli bir rayiç üzerinden alınıp satılabilmesidir. Bu durumda açık artırma zorunlu değildir ve hâkim önceden ihtarı aramadan satışa izin verebilir.

### m.108: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun alacaklı temerrüdüne düşmüş olması, yani alacaklının borç konusunu kabul etmeyi geciktirmiş ya da reddetmiş olması gerekir.
- Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdiye uygun düşmemeli ya da teslim edilecek şey bozulabilir olmalı ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirmelidir.
- Birinci fıkradaki hallerde borçlu, satıştan önce alacaklıya önceden ihtarda bulunmalıdır.
- Birinci fıkradaki hallerde satış için hâkimin izni alınmalıdır.
- Birinci fıkradaki hallerde satış açık artırma yoluyla yapılmalıdır.
- Borsada kayıtlı olan, piyasa fiyatı bulunan veya yapılacak gidere oranla değeri az olan şeylerde satış açık artırma yoluyla yapılmak zorunda değildir ve hâkim önceden ihtarı aramaksızın satışa izin verebilir.
- Satış bedeli tevdi edilmelidir; tevdi ile borçlu borcundan kurtulur.

### m.108: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki koşullar gerçekleşmiş ve ihtar, hâkim izni ve açık artırma uygulanmışsa, borçlu satış bedelini tevdi ederek borcundan kurtulur.
- Borçlu önceden ihtarda bulunmadan satış yaparsa, birinci fıkra kapsamındaki satış geçerli bir satış olarak kabul edilmez ve borçlunun borcundan kurtulma sonucu doğmaz.
- Borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan şeylerde açık artırma zorunlu değildir ve hâkim önceden ihtarı aramadan satışa izin verebilir.
- Gider–değer karşılaştırmasında şeyin değeri yapılacak gidere oranla az ise, hâkim satışa izin verebilir ve açık artırma yapılması gerekmez.
- Satış bedelinin tevdi edilmemesi halinde borçlu borcundan kurtulamaz; tevdi yükümlülüğü yerine getirilmeden borç ifa edilmiş sayılmaz.
- Borçlunun satış yoluna başvurmaması, aksi davranış büyük zarara yol açıyorsa ve dürüstlük kuralına aykırı düşüyorsa, borçlu satış yoluna başvurmakla yükümlü sayılabilir.
- Madde hükmünün emredici mi yoksa nispi emredici mi olduğu metinden açıkça çıkmamaktadır; ancak uygulamada satış koşullarının taraflarca değiştirilmesi açıkça kararlaştırılmadıkça hükmün uygulanacağı kabul edilmektedir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tevdiye elverişli olmayan, bozulabilen ya da yüksek gider doğuran şeylerde satışı düzenler. Bu hallerde önceden ihtar, hâkim izni ve açık artırma aranır.
- İkinci fıkra, borsada kayıtlı, piyasa fiyatı olan ya da değeri gidere oranla az olan şeyleri kapsar. Bu hallerde açık artırma zorunlu değildir.

Sonuç: İkinci fıkra kapsamındaki satışta önceden ihtar aranmaz ve satış yöntemi serbesttir. Birinci fıkrada ise üç koşul birlikte aranır.

### Satış hakkı ile tevdi hakkı arasındaki fark nedir?

- Satış hakkı (m.108), borç konusu şeyin tevdi edilmesi yerine satılmasını öngörür.
- Tevdi hakkı (m.107), borç konusu şeyin doğrudan bir yere tevdi edilmesi yoluyla borçtan kurtulmayı düzenler.

Sonuç: Şeyin niteliği tevdiye uygun değilse ya da önemli gider doğuruyorsa satış yolu açılır. Tevdi uygun ise doğrudan tevdi yapılabilir ve satışa gerek yoktur.

### Borçlunun satış hakkı ile satış yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

- Kural olarak borçlu, satış yetkisine sahiptir ancak bu yola başvurmak zorunda değildir.
- Aksi davranış büyük bir zarara yol açacak ve dürüstlük kuralına aykırı kalacaksa borçlu satış yoluna başvurmakla yükümlü tutulabilir.

Sonuç: Borçlunun satışı yapmaması, zararı artıran bir ihmal sayılırsa sorumluluğu doğabilir.

### m.108: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İkinci fıkradaki hafifletilmiş koşulu birinci fıkraya genelleştirerek her halde ihtar ve açık artırma aramak; borsada kayıtlı ya da piyasa fiyatı olan şeyde açık artırma zorunlu değildir.
- Tevdiye elverişsiz olma koşulunu soyut biçimde kabul etmek; şeyin niteliği ve işin özelliğinin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
- Hâkim izni alınmadan satışı geçerli saymak; birinci fıkra kapsamında hâkim izni zorunludur.
- Satış bedelini tevdi etmeden borçtan kurtulduğunu varsaymak; borçlu bedeli tevdi etmedikçe borcundan kurtulmaz.
- Borçlunun satış yetkisini kullanmadığında her halde sorumlu olacağını düşünmek; yükümlülük yalnızca büyük zarar ve dürüstlük kuralına aykırılık bir arada olduğunda doğar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklı temerrüdü halinde satış yetkisinin kullanılabilmesi için dosyada hâkim izninin alındığı ve satışın bu izne uygun yapıldığının ortaya konulması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/4978 E., 2024/3179 K., 21.10.2024; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/308 E., 2025/850 K., 10.12.2025)
- Önceden ihtarın, alacaklıya satış yapılacağını bildiren bir beyan olarak değerlendirildiği ve ihtar yapılmadan satış yapılmasının satışın geçerliliğini etkilediği yönünde uygulama görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/4069 E., 2026/1136 K., 26.02.2026)
- Sözleşme konusu şeyin tevdiye elverişsiz olduğu iddiasında, bu niteliğin somut olarak ortaya konulması ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi beklenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/4069 E., 2026/1136 K., 26.02.2026)
- Konya mahkemelerinin kararlarında m.108'in satış yetkisini ve hâkim izni ile ihtar koşullarını birlikte değerlendirdiği görülmektedir. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/308 E., 2025/850 K., 10.12.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/547 E., 2025/289 K., 14.05.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/660 E., 2024/448 K., 26.06.2024; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/672 E., 2024/439 K., 26.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Satış hakkını ileri süren borçlu, alacaklının temerrüde düştüğünü, şeyin tevdiye uygun olmadığını ya da önemli gider gerektirdiğini ispatla yükümlüdür.
- Alacaklıya önceden ihtarda bulunulduğu, ihtarın noter ihtarnamesi ya da benzer yazılı bir belgeyle yapılmış olması halinde kolayca ispat edilebilir; yazılı belge bulunmazsa tanık ve diğer deliller dinlenebilir.
- Hâkim izninin alındığı ve satışın açık artırma (birinci fıkra) ya da uygun yöntemle (ikinci fıkra) yapıldığı, mahkeme kararı ve satış belgeleriyle ispatlanır.
- Şeyin borsada kayıtlı olduğu ya da piyasa fiyatı bulunduğu iddiası, borsa kaydı veya fiyat belgeleriyle ispatlanır.
- Alacaklı, borçlunun satış koşullarına uymadığını, satışın gerçek bedelden yapıldığını ya da satışın suiistimal içerdiğini iddia edebilir ve bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Satış yapılmadan önce borçlunun tevdi ya da satış yoluna başvurmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri süren alacaklı, zarar ve ihmalin bağlantısını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107): Tevdi hakkını düzenler. m.108, tevdinin uygun olmadığı hallerde satış yolunu açar; iki madde birlikte okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-106): Alacaklı temerrüdünün koşullarını düzenler. m.108'in uygulanabilmesi için alacaklının temerrüde düşmüş olması gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110): Alacaklı temerrüdünde zorunlu dönme halini düzenler. Şeyin satılmasının gerekmediği hallerde başvurulabilecek yollardan biridir.

## [TBK m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-109)

Bu madde, borçlunun tevdi ettiği şeyi geri alma hakkını ve bu geri alma halinde alacağın akıbetini düzenler. Geri alma hakkının sona ermesi için alacaklının tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklaması veya tevdi bir rehnin ortadan kalkmasına yol açması hallerini sayar. Tevdi edilen şeyin geri alınmasının alacağın varlığını etkilemediği kuralını koyar. Kişilere ya da ilişki türüne göre bir sınırlama getirmez, tevdi hakkının kendisinin kapsamı ve tevdi şartları da bu maddenin konusu değildir. Tevdiin alacaklının temerrüdü, tevdi hakkının dayanağı ve tevdi yoluyla borçtan kurtulma kuralları bu maddede düzenlenmez; tevdi hakkı ve şartları TBK m.107 ile m.108 kapsamındadır. Tevdi edilen şeyin geri alınmasının ardından borcun sona erip ermeyeceği, tevdi masrafları ve tevdi mahallinin seçimi ile ilgili hükümler de bu maddenin dışındadır.

### m.109: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tevdi**: Borçlunun borçlanılan şeyi, alacaklının mütemerrit olması hâlinde bir yere bırakarak borçtan kurtulması işlemidir. Bu madde tevdi işleminin kendisini değil, yapıldıktan sonraki geri alma hakkını konu alır.
- **Geri alma hakkı**: Tevdi eden borçlunun, tevdi edilen şeyi alacaklının kabulüne kadar geri alabilmesi yetkisidir. Alacaklının kabul açıklaması veya rehnin ortadan kalkması ile sona erer.
- **Tevdi bir rehnin ortadan kaldırılması**: Tevdi edilen şeyin rehin hakkının konusu olması ve tevdi ile bu rehnin sona ermesi durumudur. Bu hâlde borçlu şeyi geri alamaz, çünkü alacaklı rehinden yararlanma imkânını yitirmiş olur.
- **Alacağın yan hakları**: Alacakla birlikte var olan teminat, faiz ve benzeri tali haklardır. Tevdi edilen şey geri alınsa bile bu haklar düşmez.

### m.109: hangi şartlar aranır?

- Alacaklının tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamamış olması gerekir; kabul açıklaması geri alma hakkını sona erdirir.
- Tevdi, rehnin ortadan kalkması sonucunu doğurmamış olmalıdır; aksi hâlde borçlu şeyi geri alamaz.
- Borçlunun tevdi edilen şeyi geri alma iradesini alacaklının kabulünden önce ve yetkili mercie ya da tevdi mahalline yapması gerekir.

### m.109: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamışsa borçlu bu şeyi geri alamaz.
- Tevdi rehnin ortadan kalkması sonucunu doğurmuşsa borçlu şeyi geri alamaz.
- Geri alma koşulları varsa borçlu tevdi edilen şeyi geri alır ve borç ilişkisi bu andan itibaren eski haliyle devam eder.
- Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak, bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür; alacak geri almayla sona ermez.
- Geri alma sonucu alacağın yan hakları da korunur ve bu haklar geri alma ile düşmez.

### Alacaklının kabul açıklaması ile kabul açıklaması olmaması arasındaki fark nedir?

- Alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamışsa, borçlunun geri alma hakkı sona erer.
- Alacaklı kabul açıklamamışsa borçlu şeyi geri alabilir.

Sonuç: Kabul açıklamasından sonra geri alma talebi hukuken sonuç doğurmaz ve borçlu şeyi geri alamaz.

### Rehnin ortadan kalkması ile rehnin sürmesi arasındaki fark nedir?

- Tevdi bir rehnin ortadan kalkmasına yol açmışsa geri alma hakkı yoktur.
- Tevdi rehnin ortadan kalkmasına yol açmamışsa geri alma hakkı devam eder.

Sonuç: Rehnin korunması gereken hâllerde borçlu geri almayı talep edemez, aksi hâlde geri alabilir.

### Geri alma öncesi alacak ile geri alma sonrası alacak arasındaki fark nedir?

- Geri alma yapılmadan önce alacak, tevdi ile borçtan kurtulma imkânı doğduğu için kapsamı tevdi işlemine bağlıdır.
- Geri alma gerçekleştiğinde alacak aynen varlığını sürdürür.

Sonuç: Geri alma, alacağı ortadan kaldırmaz; alacak bütün yan haklarıyla birlikte devam eder.

### m.109: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Alacaklının kabul açıklamasının bulunup bulunmadığını araştırmadan geri alma talebini kabul etmek; kabul açıklaması varsa geri alma hakkı sona erer.
- Geri almanın alacağı sona erdirdiğini varsaymak; madde alacağın bütün yan haklarıyla birlikte varlığını sürdüreceğini açıkça belirtir.
- Rehnin ortadan kalkması ile rehnin sürmesi arasındaki farkı gözden kaçırmak; rehin ortadan kalkmışsa geri alma hakkı yoktur.
- Tevdi hakkının şartlarını bu maddeye dayanarak incelemek; tevdi şartları m.107 ve m.108 kapsamındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tevdi ve geri alma konusunda kararlarda bu madde ile birlikte alacaklının temerrüdü ve tevdi şartları birlikte tartışılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6555 E., 2023/7623 K., 25.12.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Geri alma hakkını ileri süren borçlu, tevdi işleminin yapıldığını ve alacaklının temerrüde düştüğünü tevdi belgesi ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklının kabul açıklamasında bulunduğunu iddia eden karşı taraf, bu açıklamayı yazılı belge veya tanık ile ispatlamakla yükümlüdür; geri alma hakkı kaybolduğu için kabul iddiası geri almayı engeller.
- Tevdi bir rehnin ortadan kalkmasına yol açtığını iddia eden taraf, rehin ilişkisini ve bunun sona erdiğini ilgili belgelerle ispatlamalıdır.
- Alacağın yan haklarının devam ettiği iddiası, alacağın dayanağı belgelerle ve geri almaya rağmen korunduğu hususu ile ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107): Tevdi hakkını ve tevdiyle borçtan kurtulmayı düzenler; bu madde geri alma hakkını onun üzerine kurar.
- [6098 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110): Alacaklı temerrüdünde borçlunun sözleşmeden dönmesini düzenler; tevdi ile birlikte gündeme gelen başka bir yoldur.

## [TBK m.110 — Diğer edimlerde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-110)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 110. maddesi, borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmediği durumlarda alacaklı temerrüdü hâlinde borçlunun sözleşmeden dönme hakkını düzenler. Dönmenin borçlu temerrüdüne ilişkin hükümlere göre yapılacağını öngörür. Madde, yapma borçları ve teslim dışındaki diğer edimler bakımından alacaklının temerrüde düştüğü sözleşme ilişkilerinde uygulanır. Maddenin uygulanmadığı alanlar: verme borçlarında alacaklı temerrüdünün sonuçları, yani tevdi ve satış yetkisi (m.108 ve m.109 kapsamındaki düzenlemeler), borçlu temerrüdünde dönme (m.125), alacaklı temerrüdünün genel koşulları ve sonuçları (m.107 ve devamı) ile zamanaşımı ve dava usulü gibi konular bu maddede düzenlenmez.

### Diğer edimlerde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Alacaklı temerrüdü**: Alacaklının, borçlunun uygun zamanda ve yerde yaptığı ifayı kabul etmemesi veya ifanın gerçekleşmesi için gereken işbirliğini yapmamasıyla oluşan durumdur. Madde bu durumun varlığını ön koşul olarak kabul eder.
- **Teslim dışındaki borç (yapma ve hazırlık edimli borç)**: Konusu bir şeyin teslimi olmayan, fiil veya hizmet niteliğinde edimleri içeren borçtur. Madde yalnızca bu tür borçlar bakımından uygulanır; tevdi ve satış imkânı olmayan hallerde de başvurulabilir.
- **Sözleşmeden dönme**: Borçlunun tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeyi sona erdirmesidir. Yenilik doğuran bir haktır ve varması gerekli tek taraflı bir beyanla kullanılır.
- **Borçlu temerrüdüne ilişkin hükümler**: Madde gereği dönmenin yapılış biçimini belirleyen kurallardır. Borçlu temerrüdünde alacaklıya tanınan dönme yöntemi (m.123, m.125) kıyasen borçluya tanınmış olur.

### Diğer edimlerde: hangi şartlar aranır?

- Borcun konusu bir şeyin teslimini gerektirmemelidir; yani edim yapma, hizmet veya hazırlık fiili niteliğinde olmalıdır.
- Alacaklının temerrüde düşmüş olması gerekir; borçlunun uygun zamanda ve yerde yaptığı ifa alacaklı tarafından kabul edilmemiş ya da ifa için gereken işbirliği yapılmamış olmalıdır.
- Borçlu, borçlu temerrüdüne ilişkin hükümlere uygun hareket etmelidir; bu da alacaklıya ifayı kabul etmesi için uygun bir süre verilmesini içerir (m.123), ancak m.124'teki hallerde ek süre gerekmez.
- Borçlu, sürenin kullanılmamasından sonra dönme iradesini derhal beyan etmelidir (m.125/f.2).
- Borçlu, dönme beyanını alacaklıya ulaştırmalıdır; beyan varması gereken tek taraflı irade beyanıdır.

### Diğer edimlerde: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde borçlu sözleşmeden dönebilir ve sözleşme, dönme beyanının alacaklıya ulaşmasıyla sona erer.
- Alacaklı temerrüdü bulunmadığında veya teslim gerektiren bir borçta m.110 doğrudan uygulanmaz; borçlu bu maddeye dayanarak dönemez.
- Dönme, borçlu temerrüdüne ilişkin hükümlere göre yapılır; borçlu önce alacaklıya ifayı kabul etmesi için uygun bir süre verir, bu süre kullanılmazsa derhal dönme iradesini beyan eder.
- Borçlu, m.124 kapsamındaki hallerde ek süre vermeden dönebilir.
- Sözleşmeden dönme, sözleşmeyi geriye etkili ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve tazminat yönü doğrultusunda ayrı hukuki sonuçlar doğurabilir; bu sonuçlar madde metninde ayrıntılandırılmamıştır.

### Yapma borcu ile verme borcu arasındaki fark nedir?

- Yapma borcunda alacaklı temerrüdünde tevdi (depo) ya da satış imkânı bulunmaz; borçlunun dönme hakkı ana kural olarak bu alanda doğar.
- Verme borcunda ise tevdi ve satış yolları mevcuttur ve m.110 ilke olarak devreye girmez.

Sonuç: Verme borcu dışındaki borçlarda m.110 doğrudan uygulanır; verme borcunda yalnızca tevdi ve satış imkânı bulunmayan istisnai hallerde kıyasen uygulanır.

### Yapmama borcu ile yapma borcu arasındaki fark nedir?

- Yapmama borcunda alacaklının ifaya katılması ilke olarak söz konusu olmadığından alacaklı temerrüdü pratikte oluşmaz.
- Yapma borcunda alacaklının işbirliği (ör. ortamın hazırlanması, katılım) gerektiği için temerrüt oluşabilir.

Sonuç: m.110 yapmama borçlarında uygulanma imkânı hemen hemen yoktur; uygulama alanı yapma borçlarıdır.

### Seçimlik borç (seçim hakkı alacaklıda) ile diğer verme borçları arasındaki fark nedir?

- Seçimlik borçta seçim hakkı alacaklıya aittir ve alacaklı seçmezse borçlu hangi edimi tevdi edeceğini bilemez.
- Sıradan verme borcunda edim belirlidir ve tevdi mümkündür.

Sonuç: Seçimlik borçta borçlu m.110 uyarınca sözleşmeden dönebilir; seçim hakkının kendiliğinden borçluya geçmesi kanuni dayanaktan yoksundur.

### Alacaklı temerrüdü (m.110) ile borçlu temerrüdü (m.125) arasındaki fark nedir?

- Alacaklı temerrüdünde dönme hakkı borçluya tanınır ve kullanımı için borçlu temerrüdü kuralları kıyasen uygulanır.
- Borçlu temerrüdünde dönme hakkı alacaklıya tanınır (m.125).

Sonuç: Hak sahibi değişir; m.110 borçluya, m.125 alacaklıya dönme yetkisi verir, ancak usul kuralları benzer biçimde işler.

### Diğer edimlerde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Verme borçlarında da genel olarak m.110'a dayanıp doğrudan dönmek; oysa verme borcunda tevdi ve satış yolları mevcut olduğundan ilke olarak m.110 değil ilgili hükümler uygulanır.
- Yapmama borçlarında alacaklı temerrüdü varsayıp m.110'a dayanmak; alacaklının ifaya katılması ilke olarak söz konusu olmadığından bu yol açık değildir.
- Borçlu temerrüdü hükümlerinin atfını yok saymak ve alacaklıya uygun süre vermeden dönme beyanında bulunmak; m.123 ve m.125 koşulları aranmalıdır.
- Seçimlik borçta seçim hakkının alacaklı temerrüdü üzerine kendiliğinden borçluya geçtiğini varsaymak; bu fikrin kanunda dayanağı yoktur, borçlunun dönme yolu açıktır.
- Dönme beyanını ifa amaçlı sürenin dolmasından önce yapmak; önel verilmişse süre sonunda beyan yapılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklı temerrüdünün sözleşmeden dönme ile sonuçlandığı hallerde, borçlunun olumsuz zararlarının talep edilip edilemeyeceği tartışmalıdır; bir görüş somut olaya göre zararın tazminini savunmaktadır.
- Hazırlık fiillerine dayanan yapma borçlarında (ör. provaya gelmeyen müşteri, ölçü vermeyen iş sahibi) tevdi ve satış imkânı olmadığından m.110 uygulanır.
- Uygulamada, alacaklı temerrüdü nedeniyle sözleşme feshi sonrası taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin hangi tutarla sona erdiği konusunda yargı kararları ayrışmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Dönmeyi ileri süren borçlu, alacaklının temerrüde düştüğünü ispatlamakla yükümlüdür; ifanın uygun zaman ve yerde teklif edildiğini ve alacaklının kabul etmediğini yazılı belge, tanık veya ihtar ile gösterebilir.
- Borçlunun, alacaklıya ifayı kabul etmesi için uygun bir süre verdiğini ve bu süre geçtikten sonra dönme iradesini derhal beyan ettiğini belgelemesi gerekir; yazılı ihtar bu bakımdan en güçlü delildir.
- Alacaklı, borçlunun ifayı yerine getirmeye hazır olmadığını veya sürenin uygun olmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmada ispat yükü alacaklıya geçer.
- Borcun teslim gerektirmediği, yani yapma veya hazırlık fiili niteliğinde olduğu iddiası, sözleşme ve edimin niteliğiyle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-123): Borçlu temerrüdü hükümleri uyarınca, dönmeden önce alacaklıya ifayı kabul etmesi için uygun bir süre verilmesini düzenler; m.110 bu hükme atıf yapar.
- [6098 sayılı Kanun m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-124): Ek süre verilmesinin gerekmediği hâlleri düzenler; m.110 kapsamında da bu hâllerde süre verilmesi gerekmez.
- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Dönme hakkının ve dönme beyanının derhal yapılması kuralını içerir; m.110 bu hükme kıyasen atıf yapar.
- [6098 sayılı Kanun m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-108): Verme borçlarında alacaklı temerrüdünün sonuçlarını düzenler; m.110 bu alanı kapsamaz, ancak tevdi imkânı bulunmayan istisnai hallerde karşılaştırma konusu olur.
- [6098 sayılı Kanun m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-109): Verme borcunda alacaklı temerrüdünde satış yetkisini düzenler; m.110 ile tevdi ve satış imkânının yokluğu ayrımında birlikte değerlendirilir.

## [TBK m.111 — Diğer ifa engelleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-111)

Madde, borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borcu alacaklıya veya temsilcisine ifa edemediği hâlde borçlunun hangi haklara sahip olduğunu düzenler: tevdi ve sözleşmeden dönme. Hüküm, alacaklı temerrüdü hükümlerinin kıyasen uygulanmasını öngörür ve yapma ile verme edimlerini kapsar. Maddeyi alacaklı temerrüdünün genel şartlarına, borçlunun ifa güçsüzlüğüne, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığına ve ifanın kendisinin yapılmasına ilişkin kurallara karıştırmamak gerekir; bu konular ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.112, m.98, m.107, m.108). Madde, alacaklının kendi kusuruyla ifayı imkânsızlaştırması hâlini de düzenlemez; bu durumda borçlu ilgili imkânsızlık hükümlerine (m.112) dayanır. Tevdi usulü ve tevdi sonrası sonuçlar ile satış yetkisinin ayrıntıları da bu maddenin kapsamı dışında kalır (m.107, m.108).

### Diğer ifa engelleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Alacaklının temerrüdü benzeri hal**: Borcun ifa için gerekli olan iş birliğinin alacaklı tarafından yapılmadığı, ancak alacaklının bir kusuru bulunmayıp ifanın arz edilemediği durumdur. Madde, bu hâli alacaklı temerrüdü hükümleriyle kıyasen çözer.
- **Duraksama sebebi**: Alacağın kime ait olduğu konusunda ciddi bir tereddüdün bulunmasıdır. Örneğin alacağın devri ihtilaflıysa bu hâl oluşur; devrin ihtilaflı olması, borçlunun ifayı alacaklıya arz edememesi sonucunu doğurur.
- **Alacaklının kişisel sebebi**: Alacaklının ayırt etme gücü bulunmaması, ifayı kabule engel olan hastalık veya temyiz gücünün kaybı gibi alacaklıya bağlı durumlardır. Bu sebepler alacaklıdan kaynaklanmalı ve borçlunun kusuru bulunmamalıdır.
- **Tevdi**: Borçlunun borcu konusunu oluşturan şeyi, alacaklı adına mahkemeye veya yetkili makama bırakarak borcundan kurtulmasını sağlayan ifa yöntemidir. Ayrıntılı koşul ve sonuçları m.107 ve m.108 hükümlerinde yer alır.
- **Sözleşmeden dönme hakkı**: Borçlunun ifa edememesi nedeniyle sözleşmeyi ortadan kaldıran tek taraflı yenilik doğuran haktır. Madde bu hakkı, alacaklı temerrüdü bulunduğunda tanınan haklar arasında sayar.

### Diğer ifa engelleri: hangi şartlar aranır?

- Borcun ifası, borçlunun kusuru olmaksızın alacaklıya veya temsilcisine yapılamamış bulunmalıdır.
- Ifanın yapılamamasının sebebi, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebep olmalıdır.
- Alacaklının ifayı kabul etmesi mümkün değilse ve temsilcisi de yoksa bu durum borçlunun kusurundan değil alacaklı tarafındaki engelden doğmuş olmalıdır.
- Borçlunun kusuru bulunduğu hâlde bu madde uygulanmaz; bu durumda borçlu imkânsızlık ve temerrüt hükümlerine tabi olur.
- Borçlu, bu hâllerde alacaklı temerrüdü hükümlerine kıyasen tevdi veya sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilir.

### Diğer ifa engelleri: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlar gerçekleştiğinde borçlu, alacaklı temerrüdü hükümlerine kıyasen tevdi hakkını kullanabilir.
- Şartlar gerçekleştiğinde borçlu, alacaklı temerrüdü hükümlerine kıyasen sözleşmeden dönme hakkını da kullanabilir.
- Borçlunun kusuru bulunan hâllerde madde uygulanmaz ve borçlu bu hakları kullanamaz.
- Madde yalnızca tevdi ve sözleşmeden dönme haklarını sayar; metinde bu haklardan başka bir yaptırım belirtilmemiştir.

### Alacaklı temerrüdü ile m.111 hâli arasındaki fark nedir?

- Alacaklı temerrüdünde alacaklı ifayı kabul etmemektedir ve bu, alacaklının iş birliğinden kaçınmasından doğar.
- m.111 hâlinde ifa, alacaklının kimliği veya alacağın sahipliği konusundaki engelden dolayı arz edilememektedir; alacaklının kusuru ön planda değildir.

Sonuç: Her iki hâlde de borçlu tevdi veya sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir; m.111 hâlinde temerrüd şartları aranmadan kıyasen uygulanır.

### Alacaklının kişisel sebebi ile alacağın sahipliği konusunda duraksama arasındaki fark nedir?

- Alacaklının ayırt etme gücünün bulunmaması veya hastalığı gibi kişisel durumlar alacaklıya bağlıdır.
- Alacağın devrinin ihtilaflı olması gibi hâllerde alacaklının kişisi tartışmalıdır; sorun alacağın kime ait olduğudur.

Sonuç: Her iki durumda da madde uygulanır; hangi sebep olursa olsun borçlunun ifa imkânı ortadan kalkmış olur.

### m.111 ile m.112 (alacaklının kusuru ile ifa imkânsızlığı) arasındaki fark nedir?

- m.111 hâlinde engel alacaklıdan kaynaklanır ama alacaklının kusuru bulunmaz; borçlu ifayı arz edemez.
- Alacaklının kusurlu davranışıyla ifa imkânsız hâle gelirse ayrı bir durum oluşur ve m.112 hükümleri uygulanır.

Sonuç: Kusurlu alacaklı hâlinde borçlu imkânsızlık hükümlerinden yararlanır; m.111 kusursuz engel hâlinde tevdi ve dönme haklarını verir.

### Diğer ifa engelleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi alacaklı temerrüdünün aynısı gibi uygulamak; oysa m.111 hâlinde temerrüd şartları aranmaz, yalnızca kıyasen uygulanır.
- Alacaklının kendi kusuru ile ifayı imkânsızlaştırdığı hâli m.111 kapsamında saymak; bu hâlde m.112 hükümleri uygulanır.
- Borçlunun kusurlu olduğu hâllerde de m.111 haklarını kullanabileceğini düşünmek; kusur varsa madde uygulanmaz.
- Maddede yazılı olmayan başka haklar (örneğin doğrudan tazminat) bu maddeye dayandırmak; madde yalnızca tevdi ve sözleşmeden dönmeyi sayar.
- Tevdi ile satış yetkisini birbirine karıştırmak; satış yetkisi m.108 hükmünün konusudur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacaklı temerrüdü hükümlerinin m.111 hâlinde kıyasen uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1270 E., 2023/1140 K., 29.11.2023)
- Alacağın devrinin ihtilaflı olduğu hâllerde borçlunun ifayı alacaklıya arz edemeyeceği ve bu durumda tevdi yoluna başvurabileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/397 E., 2023/527 K., 22.03.2023)
- Sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için borçlunun bu hakkını alacaklıya bildirmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/44 E., 2024/491 K., 02.10.2024)
- Madde kapsamında ileri sürülen ihtarnamelerdeki sürelerin geçmiş olması, borçlunun dönme ve tevdi haklarını kullanabilmesinde değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/397 E., 2023/527 K., 22.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Tevdi veya sözleşmeden dönme hakkını ileri süren borçlu, ifayı alacaklıya veya temsilcisine yapamadığını ve bunun kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat etmelidir.
- Alacağın devrinin ihtilaflı olması gibi duraksama hâlinde, duraksamanın varlığını gösteren devir sözleşmesi, ihtarname veya dava dosyası gibi belgeler kullanılabilir.
- Alacaklının ayırt etme gücünün bulunmaması veya kişisel bir engel varsa, bunu gösteren sağlık raporu veya vesayet kararı gibi belgeler delil olarak sunulabilir.
- Alacaklı ise borçlunun kusuru bulunduğunu veya ifanın arz edilebildiğini ileri sürerek savunma yapabilir ve bu iddiayı ispat etmekle yükümlüdür.
- Borçlunun ifayı arz ettiğini veya ifa teklifinde bulunduğunu gösteren yazılı kayıtlar, borçlunun bu hakları kullandığını kanıtlamada önemlidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-107): Alacaklı temerrüdü hâlinde borçlunun tevdi hakkını düzenler; m.111 bu hükmü kıyasen uygulanabilir kılar.
- [6098 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-112): Alacaklının kusurlu davranışıyla ifanın imkânsızlaşması hâlinde uygulanır; m.111 ile ayrım bu noktada yapılır.
- [6098 sayılı Kanun m.98](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-98): Ifa güçsüzlüğü def'ini düzenler; m.111 ise alacaklı tarafındaki engeli konu alır, dolayısıyla birbirinden ayrılır.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025 (m.109)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/44 E., 2024/491 K., 02.10.2024 (m.111)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1201 E., 2023/1204 K., 06.12.2023 (m.107)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1270 E., 2023/1140 K., 29.11.2023 (m.111)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1271 E., 2023/1141 K., 29.11.2023 (m.111)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1272 E., 2023/1142 K., 29.11.2023 (m.111)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/851 E., 2022/1557 K., 22.11.2022 (m.109)
- 11. Hukuk Dairesi, 2025/4069 E., 2026/1136 K., 26.02.2026 (m.108)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/4978 E., 2024/3179 K., 21.10.2024 (m.108)
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2001 E., 2024/7413 K., 21.10.2024 (m.110)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2660 E., 2024/5143 K., 25.06.2024 (m.110)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2599 E., 2024/5100 K., 24.06.2024 (m.103)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/179 E., 2024/2267 K., 29.04.2024 (m.109)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7422 E., 2024/292 K., 17.01.2024 (m.105)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/6555 E., 2023/7623 K., 25.12.2023 (m.109)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/2095 E., 2023/2475 K., 03.10.2023 (m.103)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/655 E., 2023/4280 K., 10.07.2023 (m.103)
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6369 E., 2023/1322 K., 06.03.2023 (m.103)
- 9. Hukuk Dairesi, 2018/10157 E., 2021/567 K., 13.01.2021 (m.103, m.105)
- 9. Hukuk Dairesi, 2015/3490 E., 2016/13503 K., 06.06.2016 (m.109)
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1018 E., 2026/166 K., 19.02.2026 (m.105)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1869 E., 2025/2006 K., 10.12.2025 (m.106)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/308 E., 2025/850 K., 10.12.2025 (m.108)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1510 E., 2025/1099 K., 14.11.2025 (m.104)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/806 E., 2025/1423 K., 07.11.2025 (m.106)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1769 E., 2025/1239 K., 09.10.2025 (m.106)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/408 E., 2025/957 K., 23.09.2025 (m.106)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1812 E., 2025/1183 K., 12.09.2025 (m.103)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/2827 E., 2025/897 K., 10.09.2025 (m.107)
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/392 E., 2025/624 K., 04.09.2025 (m.105)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/4088 E., 2025/2854 K., 14.07.2025 (m.106)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1465 E., 2025/836 K., 27.05.2025 (m.106)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/547 E., 2025/289 K., 14.05.2025 (m.108)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1434 E., 2024/2153 K., 28.11.2024 (m.110)
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/60 E., 2024/581 K., 16.07.2024 (m.105)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/660 E., 2024/448 K., 26.06.2024 (m.108)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/672 E., 2024/439 K., 26.06.2024 (m.108)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2024/508 E., 2024/689 K., 11.06.2024 (m.107)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/667 E., 2024/1122 K., 23.05.2024 (m.107)
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/676 E., 2024/95 K., 01.02.2024 (m.105)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1132 E., 2023/2037 K., 17.11.2023 (m.104)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/1287 E., 2023/964 K., 26.09.2023 (m.107)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/397 E., 2023/527 K., 22.03.2023 (m.111)
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/228 E., 2023/140 K., 23.02.2023 (m.109)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/1760 K., 28.12.2022 (m.110)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/1291 E., 2022/2006 K., 06.12.2022 (m.110)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E., 2022/1930 K., 24.11.2022 (m.107)
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/495 E., 2022/424 K., 25.04.2022 (m.111)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/535 E., 2021/1354 K., 22.12.2021 (m.104)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/606 E., 2021/1362 K., 11.11.2021 (m.104)
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/397 E., 2021/644 K., 28.10.2021 (m.110)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/1029 E., 2021/291 K., 05.03.2021 (m.104)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/392 E., 2019/107 K., 30.01.2019 (m.104)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/makbuz-ve-senetlerin-geri-verilmesi-alacaklinin-temerrudu
