---
title: "Sözleşmelerin şekli — Borçlar Hukuku Genel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Genel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.12–19"
last_amended: "2011-02-13"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/sozlesmelerin-sekli"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Sözleşmelerin şekli

Borçlar Hukuku Genel Hükümler › Genel hükümler › Borç ilişkisinin kaynakları › Sözleşmeden doğan borç ilişkileri — [Borçlar Hukuku Genel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.12, sözleşmelerin geçerliliğinde şekil serbestisi ilkesini ve kanunda öngörülen şeklin kural olarak geçerlilik şekli olduğunu düzenler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13. maddesi, kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde uyulacak şekli düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.12–19 hükümlerini kapsar: genel kural, iradi şekil, borç tanıması, sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler.

- [TBK m.12 — Genel kural](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-12)
- [TBK m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-13)
- [TBK m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14)
- [TBK m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-15)
- [TBK m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-16)
- [TBK m.17 — İradi şekil](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-17)
- [TBK m.18 — Borç tanıması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-18)
- [TBK m.19 — Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-19)

## [TBK m.12 — Genel kural](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-12)

Madde, sözleşmelerin geçerliliğinde şekil serbestisi ilkesini ve kanunda öngörülen şeklin kural olarak geçerlilik şekli olduğunu düzenler. Kanunda şekil öngörülmüş olması halinde şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmenin hüküm doğurmamasını kapsar. Maddenin uygulandığı alan, şekle bağlı tutulmamış sözleşmelerin tümü ve kanunun şekil koşulu getirdiği sözleşmelerdir. Madde, yazılı şeklin unsurlarını, yazılı şekil yerine geçen araçları, resmi şekli, iradi şekli ve şeklin ispat amacıyla kullanılmasını düzenlemez; bunlar yasal şekil kurallarında (m.13 ve devamı) ve m.17'de yer alır. Ayrıca şekle aykırılığın yargılamada ikrar ve yemin ile giderilip giderilemeyeceği ve ispat şekli ile geçerlilik şeklinin ayrımı, maddenin yorumuyla ilgili olup ayrı ele alınmalıdır.

### Genel kural: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Şekil serbestisi**: Sözleşmelerin geçerliliğinin, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir biçime bağlı olmaması ilkesidir. Taraflar sözleşmelerini sözlü, yazılı ya da başka bir biçimde kurabilir.
- **Geçerlilik şekli**: Kanunun, sözleşmenin geçerli kurulması için belirli bir biçim öngördüğü şekildir. Bu biçime uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.
- **Kanuni şekil**: Kanunun geçerlilik koşulu olarak öngördüğü şekildir. Şekil serbestisinin istisnası olduğundan dar yorumlanır.
- **Geçerlilik şekli karinesi**: Kanunda bir sözleşme için şekil öngörülmüşse, bu şeklin kural olarak geçerlilik şekli sayılmasıdır. Aksi açıkça belirtilmedikçe ispat şekli yerine geçerlilik şekli kabul edilir.
- **İradi şekil**: Kanun şekil öngörmemişken taraflarca sözleşme için kararlaştırılan geçerlilik şeklidir. Bu konu m.17'de düzenlenmiştir.

### Genel kural: hangi şartlar aranır?

- Sözleşmenin geçerliliği için kanunun bu konuda açıkça bir şekil öngörmüş olması gerekir; şekil koşulu kanunda açıkça yer almalıdır.
- Kanun şekil öngörmemişse sözleşme herhangi bir biçimde, sözlü olarak dahi geçerli kurulabilir.
- Kanunda şekil öngörülmüşse, bu şekle uyulmuş olmalıdır; şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.
- Şekil şartının geçerlilik şekli mi ispat şekli mi olduğu belirlenirken, kanunda aksi belirtilmediği sürece öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şekli sayılır.

### Genel kural: hangi sonuçları doğurur?

- Kanunda şekil öngörülmemişse sözleşme herhangi bir şekle bağlı olmadan geçerli kurulur.
- Kanunda şekil öngörülmüşse ve bu şekle uyulmadan sözleşme kurulmuşsa, sözleşme hüküm doğurmaz.
- Kanunda şekil öngörülmüşse, bu şeklin kural olarak geçerlilik şekli olduğu kabul edilir.
- Geçerlilik şekline uyulmaması, sözleşmenin tarafları bakımından bağlayıcılık doğurmaması sonucunu verir.
- Şekle aykırılık, ikrar veya yemin ile giderilemez; geçerlilik şekli eksik olan sözleşme hâkim tarafından re'sen dikkate alınır.
- Kanun şekle aykırılık için başka bir yaptırım da öngörmüş olabilir; bu durumda o yaptırım da uygulanır.
- Taraflar kanunun öngörmediği hallerde şekli kendi iradeleriyle geçerlilik koşulu yapabilirler.

### Şekil serbestisi ile kanuni şekil arasındaki fark nedir?

- Kanun şekil öngörmemişse sözleşme her biçimde geçerlidir.
- Kanun bir şekil öngörmüşse, bu şekil sözleşmenin geçerlilik koşuludur.

Sonuç: Şekil öngörülmemiş sözleşme sözlü olarak da kurulabilir; öngörülmüş sözleşmede şekle uyulmazsa sözleşme hükümsüzdür.

### Geçerlilik şekli ile ispat şekli arasındaki fark nedir?

- Geçerlilik şeklinde şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.
- İspat şeklinde sözleşme geçerlidir, yalnızca belirli bir biçimde ispatlanması gerekir.

Sonuç: Geçerlilik şekli eksikse ikrar ve yemin ile sözleşme geçerli kılınamaz; ispat şeklinde bu yol mümkündür.

### Kanuni şekil ile iradi şekil arasındaki fark nedir?

- Kanuni şekil kanundan kaynaklanır ve kural olarak geçerlilik şeklidir.
- İradi şekil taraflarin anlaşmasından doğar ve m.17 kapsamındadır.

Sonuç: Kanuni şekle uyulmaması kanuna dayalı geçersizlik doğurur; iradi şekilde ise taraflar şekle bağlanmış sayılır.

### Genel kural: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kanunda şekil öngörülmemiş bir sözleşmeyi hâkimin boşluk doldurma yoluyla şekle bağlamak; kanun şekil öngörmediği sürece şekil serbestisi geçerlidir.
- Geçerlilik şekli ile ispat şeklini karıştırmak; birincisinde şekle aykırılık sözleşmeyi geçersiz kılar, ikincisinde yalnızca ispat güçlüğü doğar.
- Şekil öngörülmüş sözleşmede ikrar veya yemin yoluyla şekil eksikliğini gidermeye çalışmak.
- Kanunun şekil öngörüp öngörmediğini ve öngörüyorsa bunun geçerlilik mi ispat şekli mi olduğunu belirlemeden sonuca gitmek.
- Madde metnindeki "kanunda aksi öngörülmedikçe" ibaresini gözden kaçırarak şekil serbestisini mutlak saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kanunda açıkça öngörülmeyen bir şeklin hâkim tarafından boşluk doldurma yoluyla getirilemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/61 E., 2022/607 K., 26.04.2022)
- Kanun tarafından öngörülen şeklin kural olarak geçerlilik şekli olduğu, bu nedenle şekle uyulmayan sözleşmenin geçersiz sayılacağı kabul edilmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/122 E., 2025/486 K., 18.03.2025)
- Limited şirkette pay devrine ilişkin sözleşmenin geçerliliği için imzaların noterce onanması gerektiği ve bu şeklin m.12/2 uyarınca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1363 E., 2026/430 K., 09.04.2026)
- Kefalet sözleşmesinde geçerlilik şeklinin m.12/2 atfıyla m.583 kapsamında kabul edildiği ve bu şekil eksikse sözleşmenin geçerli olmayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1372 E., 2026/889 K., 31.03.2026)
- Yazılı şekle tabi sözleşmelerde şekle uyulmaması halinde taraflar arasında taraf iradesine dayalı bir sonuç doğmayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2522 E., 2026/228 K., 02.03.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Şekle uyulmadığını ileri süren taraf, kanunda sözleşme için şekil öngörüldüğünü ve şekle uyulmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmenin şekle uygun kurulduğunu iddia eden taraf, yazılı metnin varlığını ve borç altına girenin imzasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Geçerlilik şekline aykırılık re'sen dikkate alınacağından, karşı tarafın ikrarı veya yemini şekil eksikliğini gidermez.
- İspat şekli söz konusuysa, sözleşmenin şekle uymadan da kurulduğu kabul edilir ve ispat aracı olarak belirli bir belge aranır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-13): Yazılı şekle ilişkin genel kuralları düzenler; m.12'nin öngördüğü kanuni şeklin içeriğini belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14): Yazılı şekil yerine geçen araçları (imzalı mektup, telgraf, faks, güvenli elektronik imza) düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-15): İmzanın el yazısıyla atılması kuralını ve istisnalarını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-17): Taraflarca kararlaştırılan iradi şekli düzenler; kanunda şekil öngörülmediğinde devreye girer.
- [6098 sayılı Kanun m.583](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-583): Kefalet sözleşmesi için öngörülen şeklin geçerlilik şekli olduğu, m.12/2 atfıyla uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.253](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-253): Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekle bağlandığı hal için m.12'nin uygulanma örneğidir.
- 6100 sayılı Kanun m.200: Hukuki işlemlerin ispatında yazılı belge şartını düzenler; geçerlilik şekli ile ispat şekli arasındaki ayrım bakımından karşılaştırılır.

## [TBK m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-13)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13. maddesi, kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde uyulacak şekli düzenler. Maddenin birinci fıkrası, değişikliğin de aynı şekle bağlanmasını; sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümlerin bu kuralın dışında kalmasını kapsar. İkinci fıkra, aynı kuralın yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri (resmi senet, noter onayı gibi) bakımından da uygulanmasını öngörür. Kurala, kanunen geçerlilik şekline bağlı sözleşmelerin tarafları ve bu sözleşmelerin değiştirilmesine ilişkin işlemler bakımından başvurulur. Madde, sözleşmenin ilk kuruluşundaki şekil kurallarını, sözleşmenin yorumunu (m.19), yenilemeyi (m.133) ve sözleşmenin sona erdirilmesini düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Kanunun tek taraflı irade beyanlarındaki şekil yükümlülüklerine ilişkin genel bir kural da bu maddede yer almaz.

### m.13: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kanunda yazılı şekil**: Kanunun, bir sözleşmenin geçerliliği için yazılı biçim öngördüğü hali ifade eder. Tarafların kendi iradesiyle yazılı şekil kararlaştırması bu kavramın kapsamına girmez; bu durumda madde uygulanmaz.
- **Tamamlayıcı yan hüküm**: Mevcut sözleşmenin esaslı unsurlarını değiştirmeyen, sözleşme metniyle çelişmeyen ve ek olarak düzenlenen hükümdür. Maddeye göre bu tür hükümler yazılı şekle tabi değildir.
- **Geçerlilik şekli**: Bir işlemin geçerli olması için kanunun aradığı biçimdir. Yazılı şekil, resmi senet ve noter onayı bu kapsamdadır. Madde ikinci fıkra ile bu şekillerin değişikliğine de uygulanır.

### m.13: hangi şartlar aranır?

- Sözleşmenin kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülmüş olmalıdır; tarafların kendi kararıyla getirdikleri şekil bu maddenin kapsamında değildir.
- Değiştirme işlemi, sözleşmenin mevcut edimlerinde veya esaslı unsurlarında bir değişiklik içermelidir.
- Değişiklik, sözleşme metniyle çelişmemelidir; çelişme halinde tamamlayıcı yan hüküm niteliği kazanmaz.
- Değişiklik yazılı şekilde yapılmalıdır; bu şekle uyulmaması değişikliğin geçerliliğini etkiler.
- Yazılı şekil dışındaki bir geçerlilik şekli (resmi senet, noter onayı) öngörülmüşse, değişiklik de aynı şekilde yapılmalıdır.

### m.13: hangi sonuçları doğurur?

- Kanuni şekle bağlı bir sözleşmenin değiştirilmesi, yazılı şekle uyulmadığında geçerli olarak yapılmış sayılmaz.
- Sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler için yazılı şekil aranmaz ve bu hükümler geçerli biçimde kurulabilir.
- Kanunda resmi senet veya noter onayı öngörülmüşse, değişiklik de aynı resmi şekilde yapılmalıdır; adi yazılı şekil geçerlilik için yeterli değildir.
- Yazılı şekil ya da diğer geçerlilik şekli yalnızca tarafların anlaşmasından doğmuşsa, bu kural uygulanmaz ve değişiklik şekle bağlı kalmaksızın yapılabilir.
- Kanuni şekle uyulmadan yapılan değişiklik, sözleşmenin asıl hükümlerini etkileyemez; değişiklik bakımından geçersizlik sonucu doğar.
- Bu kural emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle bu şekil kuralını ortadan kaldırması, kanuni şekil öngörülen sözleşmelerde mümkün değildir.

### Kanuni şekil ile tarafların kararlaştırdığı şekil arasındaki fark nedir?

- Şekil kanun tarafından öngörülmüşse, değişiklik de aynı şekle tabidir.
- Şekil yalnızca tarafların anlaşmasından doğmuşsa, madde uygulanmaz ve değişiklik serbest şekilde yapılabilir.

Sonuç: Taraflar kendi koydukları şekle bağlı kalmak istemiyorlarsa, sonradan yapılan değişiklik geçerlilik için aynı şekle tabi tutulmaz.

### Esaslı değişiklik ile tamamlayıcı yan hüküm arasındaki fark nedir?

- Sözleşmenin edimlerini veya kapsamını değiştiren, ya da edimleri genişleten hükümler yazılı şekle tabidir.
- Sözleşme metniyle çelişmeyen, ifa yeri veya zamanı gibi konularda ek düzenleme niteliğindeki hükümler bu kuralın dışındadır.

Sonuç: Tamamlayıcı yan hükümler için yazılı şekil aranmaz; esaslı değişiklikler için aranır.

### Yazılı şekil ile diğer geçerlilik şekilleri arasındaki fark nedir?

- Yazılı şekil kanunda öngörülmüşse ikinci fıkra gerekmez; birinci fıkra uygulanır.
- Resmi senet veya noter onayı gibi şekiller kanunda öngörülmüşse, ikinci fıkra gereği bu şekil değişiklikte de aranır.

Sonuç: Resmi şekil öngörülen sözleşmenin değiştirilmesinde, adi yazılı şekil yeterli olmaz.

### m.13: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tarafların kendi kararıyla yazılı şekil öngörmesi ile kanunun öngördüğü yazılı şekli birbirine karıştırmak; ikinci durumda madde uygulanırken birinci durumda uygulanmamalıdır.
- Her değişikliğin yazılı yapılması gerektiğini sanmak; kanun yalnızca belirli sözleşmelerde ve esaslı değişikliklerde şekli aramaktadır.
- Tamamlayıcı yan hüküm ile esaslı değişikliği ayırt etmeden hareket etmek; sözleşme metniyle çelişen değişiklik tamamlayıcı sayılamaz.
- İkinci fıkrayı yalnızca yazılı şekil için uygulamak; resmi senet ve noter onayı gibi şekiller de aynı kuralın kapsamındadır.
- Maddeyi yenileme (m.133) ile değişikliği karıştırmak; değişiklikte eski borç varlığını sürdürür, yenilemede sona erer.
- Kefalet gibi kanuni şekle bağlı sözleşmelerde sonradan yapılan değişikliği serbest şekilde kabul etmek; kefilin sorumluluğunu değiştiren anlaşmalar da yazılı yapılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, sözleşmede yazılı şekil kararlaştırılmamış olsa bile kanuni şekil gerektiren bir işlemin değiştirilmesinde 13. maddenin koşullarının aranması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/548 E., 2022/1817 K., 21.12.2022)
- Yargıtay, değişikliğin sözleşmenin esaslı unsurlarını etkileyip etkilemediğini somut olayda inceleyerek, tamamlayıcı yan hüküm niteliğini değerlendirmektedir. (İkinci Bölüm, 2013/4495 E., 17.07.2014)
- Yargıtay, bedele ilişkin muvazaa yazılı belgesi niteliğindeki ek sözleşmenin 13. madde anlamında asıl sözleşmenin değiştirilmesi olup olmadığını inceleyerek karar vermektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/825 E., 2025/4535 K., 25.06.2025)
- Yargıtay, geçerlilik şekline tabi bir sözleşmenin değiştirilmesi bakımından 13. maddeyi uygulamakta ve kanuni şekle uyulmamasını geçersizlik sonucuna bağlamaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7024 E., 2024/6794 K., 03.10.2024)
- Yargıtay, 13. maddenin kanuni şekil öngörülen sözleşmelerde uygulanmasını, değişikliğin şekil kurallarına uygunluğu bakımından ele almaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1265 E., 2024/4759 K., 06.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Değişikliğin geçerliliğini ileri süren taraf, değişikliğin kanuni şekle uygun yapıldığını yazılı belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Değişikliğin tamamlayıcı yan hüküm niteliğinde olduğunu ileri süren taraf, bu niteliği ve sözleşme metniyle çelişmediğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Değişikliğin geçersizliğini ileri süren taraf, sözleşmenin kanuni şekle tabi olduğunu ve değişikliğin bu şekle uyulmadan yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Yazılı şekil kanunda aranan bir sözleşmede, değişikliğin tanıkla ispatı, yazılı belgenin yerini tutamaz; sözleşmenin şekle tabi olup olmadığı belgeyle ortaya konulmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.19](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-19): Sözleşmenin türünün ve içeriğinin yorumunda gerçek ve ortak iradenin esas alınmasını düzenler. Değişiklik yapılırken tarafların gerçek iradesinin belirlenmesi bu maddeyle bağlantılıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.133](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-133): Yeni borçla eski borcun sona erdirilmesini (yenileme) düzenler. Madde metninde değişiklik ile yenileme ayrımı bu bağlamda önem taşır.

## [TBK m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14)

Bu madde, kanunda yazılı şekil öngörülen sözleşmelerde şekil koşulunun nasıl yerine getirileceğini düzenler: borç altına girenin imzasının bulunması zorunluluğunu ve imzalı mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş faks ya da benzeri iletişim araçları ile güvenli elektronik imzayla gönderilip saklanabilen metinlerin yazılı şekil yerine geçmesini kapsar. Maddenin uygulanması, kanunun yazılı şekil aradığı sözleşmeler bakımından ve bu sözleşmelerin tarafları için geçerlidir. Madde, şekle ilişkin genel geçerlilik sonucunu ve şekil eksikliğinin hukuki sonucunu ayrıca düzenlemez; bu konuda ilgili şekil hükümlerine ve genel ilkelere bakılır. Madde, yazılı şekil aranmayan sözleşmelerin sözlü yapılabilmesini düzenlemez, elektronik ortamda kurulan sözleşmelerin genel rejimini de düzenlemez.

### m.14: hangi şartlar aranır?

- Kanunun belirli bir sözleşme için yazılı şekil koşulu getirmiş olması gerekir; bu koşul yoksa madde uygulanmaz.
- Yazılı şekil öngörülen sözleşmede borç altına girenlerin imzası bulunmalıdır.
- İmzalı mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, faks ya da benzeri iletişim araçları veya güvenli elektronik imzayla gönderilen metin kullanılıyorsa, kanunda aksi öngörülmemiş olmalıdır.
- Faks veya benzeri iletişim araçlarıyla gönderilen metnin yazılı şekil yerine geçebilmesi için alan taraf tarafından teyit edilmiş olması gerekir.
- Güvenli elektronik imzayla gönderilen metnin yazılı şekil yerine geçebilmesi için 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa uygun gönderilmiş ve alanlar tarafından bilgisayar ortamında kaydedilip saklanabilir olması gerekir.
- Metnin gönderilmiş olması ve saklanabilir olması, yazılı şekil yerine geçme için birlikte aranır; yalnızca gönderilmesi yeterli değildir.

### m.14: hangi sonuçları doğurur?

- Yazılı şekil öngörülen sözleşmede borç altına girenin imzası yoksa, imza eksikliği şekil koşulunun yerine getirilmediği anlamına gelir.
- İmzalı mektup veya asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf kullanıldığında yazılı şekil sağlanmış olur.
- Faks veya benzeri araçla gönderilen metin, alan tarafından teyit edildiğinde yazılı şekil yerine geçer.
- Teyit edilmemiş faks metni yazılı şekil yerine geçmez.
- Güvenli elektronik imzayla gönderilen ve alan tarafından saklanabilen metin yazılı şekil yerine geçer.
- Kanunda aksi öngörülmüşse ikinci fıkradaki araçlarla yazılı şekil yerine getirilemez.
- Yazılı şekil yerine geçmeyen araçla yapılan işlemin sonucu, bu maddenin değil, şekil eksikliğini düzenleyen hükümlerin ve genel ilkelerin konusudur.

### İmzalı belge ile imzasız metin arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkraya göre borç altına girenin imzası bulunan yazılı belge, şekil koşulunu doğrudan karşılar.
- İmzası bulunmayan, yalnızca metin olarak iletilen veriler ise birinci fıkra anlamında imzalı belge değildir.

Sonuç: İmzasız metin, ikinci fıkradaki araçlarla ve koşullarla gönderilmedikçe yazılı şekil yerine geçmez.

### Asıl imzalı mektup ile faks veya benzeri araçla gönderilen metin arasındaki fark nedir?

- İmzalı mektup ve asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, ikinci fıkrada doğrudan yazılı şekil yerine geçen araçlardır.
- Faks ve benzeri iletişim araçları ile güvenli elektronik imzayla gönderilen metinler, ek bir koşula bağlıdır: faks için teyit, elektronik imza için 5070 sayılı Kanuna uygunluk ve saklanabilirlik.

Sonuç: Faks ve elektronik metinde alıcının teyidi ya da güvenli elektronik imza koşulu yerine gelmeden yazılı şekil sağlanmış sayılmaz.

### Kanunda aksi öngörülen hal ile aksi öngörülmeyen hal arasındaki fark nedir?

- Kanunun ayrıca başka bir şekil öngördüğü sözleşmelerde ikinci fıkradaki araçlar yazılı şekil yerine geçmez.
- Kanunda aksi öngörülmeyen hallerde ikinci fıkradaki araçlar yazılı şekil yerine geçebilir.

Sonuç: Hangi aracın yeterli olduğu, önce ilgili özel düzenlemenin aksi hüküm koyup koymadığına bakılarak belirlenir.

### m.14: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yazılı şekil aranan sözleşmede imzası bulunmayan metni, yalnızca yazılı olduğu için şekil koşulunu sağlamış saymak.
- Faks ile gönderilen metni, alıcı teyit etmemiş olsa da yazılı şekil yerine geçen belge saymak.
- Güvenli elektronik imza olmayan bir elektronik metni, 5070 sayılı Kanun koşulları aranmadan yazılı şekil yerine geçiyor kabul etmek.
- Kanunda aksi öngörülmüş olmasına rağmen ikinci fıkradaki araçların yazılı şekil yerine geçtiğini varsaymak.
- Yazılı şekil koşulu bulunmayan sözleşmeye bu maddeyi uygulamak; madde yalnızca kanunun şekil aradığı hallerde işler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yazılı şekil koşulu bulunmayan hallerde sözleşmenin sözlü olarak da kurulabileceği, şekil koşulunun yalnızca kanunun aradığı sözleşmeler için geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/978 E., 2024/175 K., 17.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/979 E., 2024/176 K., 17.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/980 E., 2024/177 K., 17.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/981 E., 2024/178 K., 17.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/982 E., 2024/179 K., 17.04.2024)
- Kanunda yazılı şekil aranan sözleşmelerde borç altına girenlerin imzasının bulunmasının şart olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/712 E., 2024/1120 K., 28.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Yazılı şekil koşulunun yerine getirildiğini iddia eden taraf, imzalı belgeyi, imzalı mektubu veya asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgrafı ibraz ederek ispat eder.
- Faks ile gönderilen metnin yazılı şekil yerine geçtiğini ileri süren taraf, alan tarafından teyit edildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Güvenli elektronik imzayla gönderilen metnin yazılı şekil yerine geçtiğini ileri süren taraf, 5070 sayılı Kanuna uygun gönderildiğini ve alan tarafından saklanabildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, imzanın bulunmadığını, teyidin yapılmadığını veya elektronik imzanın güvenli olmadığını ileri sürerek şekil eksikliğini savunabilir ve bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu: İkinci fıkradaki güvenli elektronik imzanın tanımını ve geçerlilik koşullarını belirler. Maddenin elektronik imzayla gönderilen metinlere yazılı şekil yerine geçme sonucunu bağlar.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-13): Bu maddenin karşıladığı 818 sayılı Borçlar Kanununun düzenlemesi değil, ilgili yazılı şekil ve sözleşme kurulumu çerçevesi bakımından bağlantılıdır; kaynak metinde adı geçen eski düzenlemeye dayanır.

## [TBK m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-15)

Bu madde, borç altına girenin imzasının nasıl atılacağını ve imzanın yerine geçen araçların hangi hallerde geçerli sayılacağını düzenler. Birinci fıkrada el yazısıyla imza zorunluluğu ve güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılmış imzanın hukuki sonuçlarını doğurması kuralı; ikinci fıkrada el yazısı dışında bir araçla imzanın örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakta yeterli sayılması; üçüncü fıkrada görme engellilerin imzasına ilişkin şahit koşulu yer alır. Madde, borç altına girenin imzasını konu alır ve imzayı atan kişi bakımından uygulanır. Madde, imzanın içeriğinin sözleşme ile hukuka uygunluğunu, açığa imzalanmış metnin doldurulmasına ilişkin ispat kuralını (dördüncü fıkra niteliğindeki hüküm, bu sürümde yer almamaktadır), imzanın sahteliğini ve ispat araçlarını düzenlemez. Sözleşmenin yazılı şekil şartının kanuni karşılığı (m.14), imza yerine geçen mühürlerin ve işaretlerin ayrıntısı, elektronik imzanın tanımı ve ispat gücü ile ilgili 5070 sayılı Kanun ve sahtecilik hâlleri ile ilgili hükümler bu maddede yer almaz."

### m.15: hangi kavramlar bilinmeli?

- **El yazısıyla imza**: Borç altına girenin kendi eliyle, imza biçiminde attığı işarettir. Kural olarak imzanın zorunlu biçimi budur ve yazılı işlemlerin bağlayıcılığının temelini oluşturur.
- **Güvenli elektronik imza**: Elektronik ortamda atılan ve el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuran imza türüdür. Maddede bu niteliği taşıyan imza ile el yazısı imzanın hukuki sonucu eşitlenmiştir; nitelik taşımayan elektronik imzalar bu kapsamda değildir.
- **Örf ve âdet**: Toplumda ve ticarette uzun süreli tekrarla yerleşmiş, uygulanması zorunlu kabul edilen davranış kalıbıdır. El yazısı dışında imzanın yeterli sayılması bu ölçüte bağlanmıştır.
- **Kıymetli evrak**: Üzerinde yazılı hakkın senedin devri veya ibrazı ile kullanıldığı belgedir. Maddede, çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzasında el yazısı dışı araç kabul edilebilmektedir.
- **Görme engelli imzası**: Görme engellinin imzasının, talebi halinde şahit huzurunda atılmasını ifade eder. Talep yoksa el yazısıyla atılan imza yeterlidir.

### m.15: hangi şartlar aranır?

- İmzanın borç altına girenin el yazısıyla atılmış olması gerekir; imza başkası tarafından ya da el yazısı dışında bir araçla atılmış ise kural olarak bağlayıcılık doğmaz.
- Elektronik imza ile bağlanılacaksa bu imzanın güvenli elektronik imza niteliğini taşıması gerekir; bu hâlde imza el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.
- El yazısı dışında bir araçla atılan imzanın, örf ve âdetçe kabul edilmiş bir durumda ya da çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakta kullanılmış olması gerekir.
- Görme engelli borç altına girenin talebi bulunuyorsa imzasının atılması sırasında şahit aranması gerekir.
- Görme engellinin talebi yoksa imzanın el yazısıyla atılmış olması yeterlidir; şahit koşulu uygulanmaz.

### m.15: hangi sonuçları doğurur?

- Borç altına girenin el yazısıyla atılmış imzası bulunan belge, sözleşmenin ve borç ilişkisinin bağlayıcılığı için gerekli imza şartını karşılar.
- Güvenli elektronik imza ile atılan imza el yazısı imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.
- Örf ve âdetçe kabul edilmeyen bir durumda el yazısı dışı araçla atılan imza kural olarak yeterli sayılmaz ve borç altına girenin bağlanması için imza şartı gerçekleşmemiş olur.
- Çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakta el yazısı dışı araçla atılan imza yeterlidir.
- Görme engellinin talebi üzerine atılan imzada şahit aranır; şahit bulunmadan atılan imza bağlayıcılık doğurmaz.
- Talep yoksa görme engellinin el yazısı ile attığı imza bağlayıcıdır.

### El yazısı imza ile güvenli elektronik imza arasındaki fark nedir?

- El yazısıyla atılan imza, kâğıt üzerindeki ıslak imzadır ve genel kuraldır.
- Güvenli elektronik imza, elektronik ortamda atılan ve nitelikli olma ölçütünü karşılayan imzadır.

Sonuç: Güvenli elektronik imza el yazısı imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur; nitelik taşımayan elektronik imza bu eşitlikten yararlanmaz.

### Genel kural ile örf ve âdet istisnası arasındaki fark nedir?

- Genel kuralda imza el yazısıyla atılmalıdır.
- Örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda el yazısı dışı araç yeterli sayılır.

Sonuç: İstisnai hâllerde mühür, damga veya benzeri araçla atılan imza bağlayıcı olabilir; hangi durumların örf ve âdete girdiği somut olaya göre belirlenir.

### Kıymetli evrak ile diğer belgeler arasındaki fark nedir?

- Çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakta el yazısı dışı araçla imza yeterlidir.
- Tekil sözleşme ya da sıradan belgede kural el yazısıdır.

Sonuç: Çoğaltılarak çıkarılan kıymetli evrakta imzanın mekanik araçla atılması geçerlidir; sıradan belgede bu kolaylık tanınmaz.

### Görme engelli talepli hâl ile talepsiz hâl arasındaki fark nedir?

- Görme engelli talepte bulunmuşsa imzasında şahit aranır.
- Talep bulunmuyorsa el yazısıyla imza yeterlidir.

Sonuç: Talep varken şahitsiz atılan imza, şahit koşulu yerine getirilmediği için sorun doğurur; talep yokken şahit aranmaz.

### m.15: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Güvenli elektronik imzayı, nitelikli olma ölçütüne bakmaksızın her elektronik imzayla eşit saymak; eşitlik yalnızca güvenli elektronik imza için geçerlidir.
- Örf ve âdet istisnasını genişleterek her türlü mekanik imzayı yeterli saymak; istisnanın dar yorumlanması gerekir.
- Kıymetli evrak istisnasını çok sayıda çıkarılmayan sıradan belgelere de uygulamak.
- Görme engellinin talebi olmadığı hâlde şahit aramak ya da talep bulunduğu hâlde şahit koşulunu atlamak.
- Bu maddeyi yazılı şekil zorunluluğu ile karıştırmak; m.15 imzanın biçimini düzenler, şeklin kanuni karşılığı m.14'tedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargı kararları, imzanın borç altına girenin el yazısıyla atılmasının zorunlu olduğunu ve bu nedenle imzası bulunmayan belgeye dayanılamayacağını kabul etmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/461 E., 2024/903 K., 15.02.2024)
- Bir kişinin imzasının el yazısıyla atıldığı ve imzanın inkâr edilmediği hâlde belgenin bağlayıcılığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/461 E., 2024/903 K., 15.02.2024)
- Hesap cüzdanı gibi banka belgelerinde, yetkili personel tarafından bu maddede öngörülen şekilde imzalanmış belge düzenlenmesi zorunlu sayılmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/231 E., 2022/505 K., 19.04.2022)
- Kefalet ve eş rızası gibi kişisel teminat işlemlerinde imzanın bu maddeye uygun atılıp atılmadığı belgenin geçerliliği açısından incelenmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/95 E., 2024/536 K., 02.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Belgeye dayanan taraf, belgedeki imzanın borç altına girenin el yazısı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; imza inkâr edilirse imzanın kendisine ait olduğu ispat yükü ileri süren tarafa aittir.
- İmzanın el yazısıyla atıldığı, imza örneği, bilirkişi incelemesi ve belgenin aslı ile gösterilebilir.
- Güvenli elektronik imzaya dayanan tarafın, imzanın nitelikli elektronik imza olduğunu ve elektronik sertifika ile bağlantılı olduğunu ispatlaması gerekir.
- El yazısı dışı araçla atılan imzanın örf ve âdetçe kabul edildiği ya da çok sayıda çıkarılan kıymetli evrak olduğu iddiasında, bu niteliğin ispatı iddiayı ileri süren tarafa aittir.
- Görme engelli borç altına girenin şahit talebinde bulunduğu ve şahitsiz imzanın geçersiz olduğu iddiası, talebi ve şahit bulunup bulunmadığını gösteren belgeyle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14): Yazılı şekil ve sözleşmenin imza ile kurulmasına ilişkin kuralları düzenler; bu madde imzanın biçimini belirlediği için m.14 ile birlikte okunur.
- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu: Güvenli elektronik imzanın tanımını ve niteliklerini belirler; m.15'teki güvenli elektronik imza ifadesinin kapsamı bu kanuna göre saptanır.

## [TBK m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-16)

Madde, imza atamayan kişilerin senet ve sözleşmelerde imza yerine hangi işaretleri kullanabileceğini düzenler: parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ve mühür; bu işaretlerin geçerliliği için usulüne göre onaylanma koşulu getirir. Kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümleri saklı tutar. Madde, imzanın kendisinin tanımını, imzanın hangi belgelerde zorunlu olduğunu, imzanın yetki belgesi veya temsil ilişkisini ve elektronik imzayı düzenlemez (imza ve şekil kurallarının genel çerçevesi için bkz. TBK m.14, m.15). Ayrıca kambiyo senetlerinde imzanın şekline ilişkin ayrıntılar Türk Ticaret Kanunu'nda aranmalıdır; madde bu alanda yalnız saklılık hükmü içerir.

### m.16: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İmza yerine geçen işaret**: Kendi el yazısıyla imza atamayan kişinin, imza yerine kullandığı parmak izi, el ile yapılmış işaret veya mühür gibi araçlardır. Bu işaretler ancak madde koşullarına uygun olduğunda imzanın yerini tutar.
- **Usulüne göre onay**: İmza yerine geçen işaretin, yetkili makamca veya kanunda öngörülen usulle doğrulanmasıdır. Onay olmadan parmak izi, el işareti ya da mühür tek başına geçerli imza sayılmaz.
- **Kambiyo senetleri**: Poliçe, bono ve çek gibi kendine özgü şekil ve imza kurallarına tabi senetlerdir. Bu senetlerde imzanın nasıl atılacağı genel borçlar hukukundan farklı olarak ayrıca düzenlenmiştir ve madde bu hükümleri saklı tutar.

### m.16: hangi şartlar aranır?

- İmza atacak kişinin kendi el yazısıyla imza atamayan biri olması gerekir.
- İmza yerine parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da mühür kullanılmalıdır.
- Kullanılan işaretin usulüne göre onaylanmış olması gerekir; onay olmadan işaret imza yerine geçmez.
- Belge kambiyo senedi ise, kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümler ayrıca aranmalıdır; genel imza kuralı bu senetlerde tek başına yeterli değildir.

### m.16: hangi sonuçları doğurur?

- İmza atamayan kişi usulüne göre onaylanmış parmak izi, el ile yapılmış işaret veya mühür kullanarak borç altına girebilir.
- Onay koşulu gerçekleşmemişse işaret imza yerine geçmez ve belgeye dayanılarak borç yüklenemez.
- Kambiyo senetlerinde madde hükmü uygulanmaz; bu senetlerde imza yerine geçen işaretin geçerliliği kambiyo mevzuatına göre belirlenir.
- Madde bir sözleşmenin şekil geçerliliğini ayrıca kurmaz; şekil şartı varsa o şart ayrıca aranır.

### Genel borç ilişkisi ile kambiyo senedi arasındaki fark nedir?

- Genel sözleşme ve belgelerde, imza atamayan kişi onaylı parmak izi, el işareti veya mühür kullanabilir.
- Poliçe, bono ve çek gibi kambiyo senetlerinde ise madde saklılık nedeniyle geri çekilir ve kambiyo mevzuatının kendi imza kuralları uygulanır.

Sonuç: Kambiyo senedinde imza yerine geçen işaretin kabul edilip edilmeyeceği Türk Ticaret Kanunu'na göre belirlenir; genel borçlar hukuku bu alanda ikincil kalır.

### Parmak izi, el işareti ve mühür ile onaysız işaret arasındaki fark nedir?

- Usulüne göre onaylanmış parmak izi, el işareti veya mühür, imza yerine geçer.
- Onaylanmamış aynı işaret imza yerine geçmez.

Sonuç: Onay eksikse belge, imza yerine geçen işaret bakımından imzasız kalır ve bağlayıcılığı yoktur.

### m.16: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kambiyo senetlerinde de genel borçlar hukuku m.16'nın onaylı parmak izi kuralını doğrudan uygulamak; saklılık hükmü nedeniyle kambiyo mevzuatı esas alınmalıdır.
- Onaylanmamış parmak izini imza yerine geçer saymak; madde onay koşulunu açıkça aradığı için bu sonuç doğru değildir.
- Mühürle atılan imzanın her zaman geçerli olduğunu varsaymak; mühür de usulüne göre onaylanmış olmalıdır.
- Elektronik imza veya el yazısı imzanın tanımını bu maddeden çıkarmak; madde yalnız imza yerine geçen işaretleri düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada imza atamayan kişinin belgesinde parmak izi bulunup bulunmadığı kadar, bu işaretin usulüne göre onaylanıp onaylanmadığının da ayrıca incelendiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8005 E., 2023/2096 K., 05.04.2023)
- Kambiyo senedi niteliğindeki belgelerde, genel borçlar hukukundaki imza yerine geçen işaret kurallarına dayanılarak çözüm aranması, saklılık hükmü nedeniyle kabul edilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/95 E., 2024/536 K., 02.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Parmak izi, el işareti veya mühür ile borç altına girdiğini ileri süren taraf, belgenin imza yerine geçen işaret taşıdığını ve bunun usulüne göre onaylandığını ispatla yükümlüdür.
- İmza atamadığını ileri süren kişi, imza yerine geçen işaretin onay olmadan atıldığını ileri sürüyorsa bu iddiayı ispatlamalıdır.
- Onaylı belge, resmi makam tarafından düzenlenmiş onay kaydı veya tanıklı işlem gibi belgelerle ispat edilebilir; onay yoksa işaretin bağlayıcılığı zayıflar.
- Kambiyo senetlerinde imza yerine geçen işaretin geçerliliği, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14): İmzanın genel koşullarını ve imza kavramını düzenler; m.16 bu genel çerçevede imza yerine geçen işaretleri ele alır.
- [6098 sayılı Kanun m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-15): Ardından gelen imza ve kişisel işaret ilişkisini düzenler; m.16 imza atamayanlar için alternatif işaretleri tanımlar.
- 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Kambiyo senetlerinde imzanın mihanik araçla, el ile işaretle veya tasdikli işaretle atılmasını sınırlayan özel hükümleri içerir; m.16 bu hükümleri saklı tutar.

## [TBK m.17 — İradi şekil](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-17)

Madde, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılmasının kararlaştırılması hâlinde bu iradi şeklin geçerlilik şekli olup olmadığını ve kararlaştırılan şekle uyulmamasının sonucunu düzenler. Ayrıca taraflar yalnızca "yazılı şekil" kararlaştırmış ve şeklin ayrıntısını belirlememişlerse hangi yasal şekil kurallarının uygulanacağını gösterir. Kanunda şekle bağlanmış sözleşmeler (örneğin TBK m.12 ve yasal şekil hükümleri), şekil özgürlüğünün kanuni istisnaları ve yasal yazılı şeklin ayrıntıları (TBK m.14-15) bu maddenin kapsamı dışındadır. Sözleşmenin genel geçerlilik koşulları olan irade bozuklukları, aykırılık ve ehliyet konuları da bu maddede düzenlenmez.

### İradi şekil: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İradi şekil**: Kanunun şekle bağlamadığı bir sözleşmenin, tarafların kendi iradeleriyle belirlediği şekle tabi kılınmasıdır. Kanunun öngördüğü yasal şekilden ayrılır; kaynağı kanun değil taraf iradesidir.
- **Geçerlilik şekli**: Şekle uyulmadıkça sözleşmenin hüküm ifade etmediği, dolayısıyla bağlayıcı olmadığı şekildir. İspat şeklinden farklıdır; ispat şeklinde şekle uyulmamış olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz, yalnızca ispatı güçleştirir.
- **Karine (geçerlilik şekli karinesi)**: Taraflar şekle bağlı bir sözleşme kurduklarında bunun geçerlilik için kararlaştırıldığının kabul edilmesidir. Aksi, menfaati bu yönde olan taraf tarafından ispat edilebilir.
- **Yasal yazılı şekil**: Herhangi bir ayrıntı belirtilmeden yalnızca yazılı şekil kararlaştırıldığında uygulanacak, kanunun öngördüğü yazılı şekil kurallarıdır. Madde metnine göre bu kurallar TBK m.14-15 hükümleridir.

### İradi şekil: hangi şartlar aranır?

- Kanunda sözleşme için bir geçerlilik şekli öngörülmemiş olmalıdır; kanunen şekle bağlı bir sözleşmede bu madde değil, ilgili şekil hükmü uygulanır.
- Taraflar sözleşmenin belirli bir şekilde yapılmasını kararlaştırmış olmalıdır; bu kararlaştırma sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulduğu sırada yapılmalıdır.
- Kararlaştırılan şekil, sözleşmenin kurulmasını izleyen bir değişiklik anlaşmasıyla getirilmişse, yalnızca ispat amacı taşımadığı ve sözleşmeyi askıya aldığı anlaşılmalıdır.
- Kararlaştırılan şekil yerine getirilmemiş olmalıdır; bu hâlde sözleşme taraflarca bağlayıcı değildir.
- Taraflar yalnızca yazılı şekli kararlaştırmış ve ayrıntı belirlememişlerse, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler (TBK m.14-15) uygulanır.
- Karinenin aksi ispatlanmak isteniyorsa, bunu ileri süren tarafın şeklin yalnızca ispat amacı taşıdığını veya geçerlilik şekli olmadığını göstermesi gerekir.

### İradi şekil: hangi sonuçları doğurur?

- Kararlaştırılan şekle uyulmadan yapılan sözleşme taraflar için bağlayıcı değildir.
- Taraflar şekle ilişkin anlaşmayı sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulduğu sırada yapmışlarsa, bu anlaşma geçerlilik etkisi doğurur.
- Şekil yalnızca ispat kolaylığı amacıyla kararlaştırılmışsa madde uygulanmaz ve sözleşme şekle uyulmamasına rağmen geçerli kalır.
- Yalnızca yazılı şekil kararlaştırılmış ve ayrıntı belirtilmemişse, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır.
- Taraflar kararlaştırılan şekle uymadan ifada bulunmuşlarsa, şeklin geçerlilik koşulu olmadığı ortaya çıkabilir.
- Taraflar, kanunun geçerlilik şartı olarak aradığı şekli ortadan kaldıramaz; ancak kanunda şekle bağlı olmayan bir sözleşmeyi şekle bağlayabilirler.

### Geçerlilik şekli ile ispat şekli arasındaki fark nedir?

- Taraflar şekle uyulmasını sözleşmenin geçerliliği için kararlaştırmışsa, şekle uyulmayan sözleşme taraflarca bağlayıcı değildir.
- Şekil yalnızca ispat kolaylığı sağlamak amacıyla kararlaştırılmışsa, şekle uyulmamış olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz.

Sonuç: Geçerlilik şekli sayılırsa sözleşme kurulmamış sayılır; ispat şekli sayılırsa sözleşme geçerli kalır ve yalnızca delil sorunu doğar.

### Belirli şekil ile yalnız yazılı şekil arasındaki fark nedir?

- Taraflar belirli bir şekli (örneğin noter onayı) açıkça kararlaştırmışsa, bu şekil aynen aranır.
- Taraflar yalnızca yazılı şekil demiş, hangi yazılı şekil olduğunu belirtmemişlerse, yasal yazılı şekil kuralları uygulanır.

Sonuç: İkinci hâlde adi yazılı şekil ya da kanunun öngördüğü yazılı şekil kuralları devreye girer; tarafların kendi şekil tercihi yerine kanun belirlenir.

### Sözleşme kurulmadan önceki şekil anlaşması ile kurulduktan sonraki şekil anlaşması arasındaki fark nedir?

- Şekil anlaşması sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulduğu sırada yapılmışsa, geçerlilik etkisi doğurur.
- Sözleşme kurulduktan sonra yapılan şekil anlaşması, genellikle ispat belgesi sağlamaya yönelik ya da mevcut sözleşmeyi askıya alan bir değişikliktir.

Sonuç: Sonradan yapılan anlaşma ispat amaçlıysa geçerlilik etkisi yoktur; askıya alma amaçlıysa şekil gerçekleşene kadar sözleşme hüküm ifade etmez.

### İradi şekil: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taraflar yalnızca yazılı şekil kararlaştırmış olmasına rağmen, bunun her zaman noter şekli anlamına geldiğini varsaymak; bu durumda madde 17/2 gereği yasal yazılı şekil uygulanır.
- Şekil kararının ispat amacıyla alındığını varsayarak sözleşmeyi geçerli saymak; şüphe hâlinde ise geçerlilik şekli yönünde yorumlamak gerekir.
- Madde 17/1 karinesini kesin bir geçerlilik kuralı gibi okumak; karine aksi ispat edilebilir.
- Sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan şekil anlaşmasını, kurulma anında yapılmış gibi değerlendirmek; ispat amaçlı ya da askıya alıcı olup olmadığına bakılmalıdır.
- Kanunen şekle bağlı olan bir sözleşmeyi bu madde kapsamında görmek; bu durumda madde 17 değil, ilgili şekil hükmü uygulanır.
- Taraflarca kararlaştırılan şekle uyulmadan yapılan ifanın şekil koşulunu ortadan kaldırdığını kesin kabul etmek; bu ancak fiilin açık bir irade ifadesi olduğu hâlde söz konusudur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yazılı şekil kararlaştırılmış olmasına karşın sözleşmenin şekle uygun yapılmadığı durumda, şekil şartının geçerlilik şekli mi yoksa ispat şekli mi olduğu tarafların iradesinin yorumuyla belirlenmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/1571 E., 2023/2858 K., 25.05.2023; 3. Hukuk Dairesi, 2022/7911 E., 2023/911 K., 03.04.2023)
- Tarafların şekle ilişkin anlaşmasının şüphe hâlinde ispat değil geçerlilik şekli yönünde yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2015/4797 E., 2015/6076 K., 17.06.2015; 6. Hukuk Dairesi, 2014/12878 E., 2015/3732 K., 15.04.2015)
- Madde 17/1'deki geçerlilik karinesinin kesin değil, kanuni karine olduğu; menfaati bu yönde olan tarafça aksinin ispat edilebileceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/1571 E., 2023/2858 K., 25.05.2023)
- Taraflar kararlaştırılan şekle uymadan ifada bulunmuşsa, şeklin geçerlilik koşulu olmadığının ortaya çıkabileceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/7911 E., 2023/911 K., 03.04.2023)
- Sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan şekil anlaşmasının, ispat amaçlı olup olmadığına göre sonuç değiştiği; ispat amaçlıysa sözleşmenin geçerli kaldığı kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2014/8999 E., 2014/14587 K., 25.12.2014)

### Nasıl ispat edilir?

- Şeklin geçerlilik şekli olduğunu ileri süren taraf, sözleşmede veya taraflar arasındaki yazışmalarda şekil kararının bulunduğunu yazılı delille ortaya koymalıdır.
- Karine nedeniyle, şeklin yalnızca ispat amacı taşıdığını ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; karşı tarafın yapacağı savunmayı çürütmek bu tarafa düşer. (7. Hukuk Dairesi, 2022/1571 E., 2023/2858 K., 25.05.2023)
- Şekle uyulmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu savunan taraf, şekle uyulmadığını ve şeklin geçerlilik amacı taşıdığını gösterecek belgeleri sunmalıdır.
- Taraflar kararlaştırılan şekle uymadan ifa ya da ödeme yapmışlarsa, bu fiil şeklin geçerlilik koşulu olmadığını gösteren bir delil olarak değerlendirilebilir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/7911 E., 2023/911 K., 03.04.2023)
- Yalnızca yazılı şeklin kararlaştırıldığı iddia edilirse, bu anlaşmanın varlığı ve kapsamı tanık dinlenmeden önce yazılı delille ortaya konulmalıdır; şekil koşulu bakımından yasal yazılı şekle ilişkin hükümlerin uygulanması, kararlaştırılan şekil koşulunun bulunduğu ispatına bağlıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.12](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-12): Kanunda sözleşmeler için öngörülen şeklin kural olarak geçerlilik şekli olduğunu düzenler. Madde 17'deki iradi şekil ise kanunun şekle bağlamadığı sözleşmeleri kapsar; iki hüküm birbirini tamamlar.
- [6098 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-14): Yazılı şekle ilişkin genel kuralları koyar. Madde 17/2 uyarınca yalnızca yazılı şekil kararlaştırılmışsa bu hükümler uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-15): Yasal yazılı şeklin uygulanmasına dair ayrıntıları düzenler. Madde 17/2'nin atıf yaptığı yasal yazılı şekil kurallarının bir parçasıdır.

## [TBK m.18 — Borç tanıması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-18)

Borcun sebebini içermeyen borç tanımasının geçerliliğini düzenler; borç tanıması ile alacağı kazanan üçüncü kişinin muvazaa savunmasına karşı korunmasını da kapsar. Soyut borç tanımasının bir sözleşme olduğu ve geçerlilik için şekil aranmadığı, Türk hukukunda borç tanımasının sebep gösterilmeden yapılabilmesi anlamına gelir. Maddenin kapsamı, borcun sebebini gösteren borç ilişkilerini ve sözleşmelerin yorumunu düzenlemez; sözleşmelerin yorumu (m.19) ve muvazaa hükümleri (m.19) ayrı maddededir. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin defiler (m.82) ile borç tanımasının ispatı (HMK kapsamındaki senetle ispat kuralları) da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Borç tanıması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Borç tanıması (soyut borç tanıması)**: Borçlunun alacaklıya karşı bir borcu bulunduğunu kabul edip bu borcu ifa etmeyi vaat ettiği, ancak borcun dayandığı hukuki sebebi belirtmediği sözleşmedir. Tek taraflı bir irade beyanı değil, karşı tarafın kabulüyle kurulan iki taraflı bir sözleşmedir.
- **Sebep (causa)**: Borç ilişkisinin dayandığı temel hukuki işlem veya ilişkidir; satış bedeli, kira, ödünç ya da haksız fiil gibi kaynaklar olabilir. Soyut borç tanımasında bu sebep senet metninde yer almaz, ancak bulunması gerekir.
- **Muvazaa**: Tarafların gerçek iradelerini gizlemek için görünürde farklı bir işlem yapmalarıdır. Borç tanımasında muvazaa, borçlunun görünürdeki borcun gerçekte bulunmadığını ileri sürmesi anlamına gelir ve m.19 ile birlikte değerlendirilir.
- **Üçüncü kişi (iyiniyetli alacak devralan)**: Yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı devralan ve muvazaadan haberi olmayan kişidir. Madde metninde açıkça korunan kişi bu kişidir; muvazaa savunması ona karşı ileri sürülemez.

### Borç tanıması: hangi şartlar aranır?

- Borç tanımasının bir sözleşme olarak kurulmuş olması gerekir; borçlunun beyanını alacaklının kabul etmesi veya bu kabulün örtülü olarak ortaya çıkması gerekir.
- Borç tanıması, borcun sebebini göstermeden yapılmış olmalıdır; sebep belirtilmişse soyut borç tanıması değil, sebebe bağlı bir borç sözleşmesi söz konusu olur.
- Borç tanımasında borçlunun ifa vaadi bulunmalı ve tanınan borç belirli olmalıdır.
- Üçüncü kişinin korunması için borç tanımasının yazılı bir metin olması ve bu metne güvenerek alacağın devralınmış olması gerekir.
- Borç tanımasının geçerliliği için herhangi bir şekil şartı aranmaz; ancak borç tanımasının bağışlama sebebine dayanması hâlinde yazılı şekil kanunen zorunludur (m.288/I).

### Borç tanıması: hangi sonuçları doğurur?

- Sebep gösterilmeden yapılan borç tanıması geçerli bir borç doğurur ve alacaklı, borcun sebebini ispatlamak zorunda kalmadan ifayı talep edebilir.
- Borç tanımasının geçerli olması, borç ilişkisinin sebebinin bulunmadığı anlamına gelmez; borçlu, sebebin gerçekleşmediğini veya ortadan kalktığını ileri sürerek ifadan kurtulabilir.
- Borçlu sebebin gerçekleşmediğini ya da geçersiz olduğunu ileri sürdüğünde bunu senetle (yazılı delille) ispat etmesi kural olarak gerekir.
- Borç tanımasının bağışlama sebebine dayanması hâlinde yazılı şekil kanunen zorunludur (m.288/I).
- Borç tanıması muvazaalı ise görünürdeki borç gerçekte doğmaz; muvazaaya güvenerek alacağı devralan iyiniyetli üçüncü kişi ise alacak sahibi olur ve borçludan ifa talep edebilir.
- Borçlu muvazaaya uymayan tarafa karşı, muvazaayı kesin delille ispatlayarak ödediği tutarın iadesini isteyebilir.
- Borçlu, temel ilişkiden kendi lehine doğan defilerden açık ve kesin bir feragat olmadıkça bunları ileri sürme hakkını korur.

### Borçlu ile iyiniyetli üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Borçlunun, borç tanımasının muvazaalı olduğunu ve alacağın gerçekte doğmadığını ileri sürmesi.
- Yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı devralan, muvazaadan haberi olmayan ve gerekli özeni göstermiş olsaydı da haberi olamayacak üçüncü kişi.

Sonuç: Üçüncü kişiye karşı muvazaa savunması ileri sürülemez (m.19/2); borçlu, muvazaaya uymayan taraftan kesin delille ispatlayarak geri isteyebilir.

### Soyut borç tanıması ile sebebe bağlı borç sözleşmesi arasındaki fark nedir?

- Senette borcun sebebinin gösterildiği hâl.
- Senette borcun sebebinin gösterilmediği hâl.

Sonuç: Sebep gösterilirse soyut borç tanıması değil sebebe bağlı sözleşme olur; m.18 uygulanmaz, sebebe dayalı ispat ve savunma kuralları geçerli olur.

### Şekli soyutluk ile maddi soyutluk arasındaki fark nedir?

- Şekli soyutluk: Sadece senette sebebin gösterilmemesi.
- Maddi soyutluk: Borçlunun temel ilişkiden doğan defilerden açıkça feragat etmesi.

Sonuç: m.18 yalnız şekli soyutluğu düzenler; maddi soyutluk ancak taraflarca açık ve kesin feragatle kurulur ve yeni bir borç doğurur. Maddi soyutlukta da ahlaka aykırılık, gabin ve irade bozuklukları ileri sürülebilir.

### Borç tanıması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sebep gösterilmeden yapılan borç tanımasını tek taraflı bir hukuki işlem saymak; oysa borç tanıması karşı tarafın kabulüyle kurulan bir sözleşmedir.
- Borç tanımasının geçerli olmasını, borcun gerçekte bir sebebinin bulunmadığı anlamına yorumlamak; sebep her borçta vardır, yalnızca senette gösterilmemiştir.
- Borç tanımasını maddi soyutluk olarak yorumlayıp borçlunun bütün defilerinden kendiliğinden vazgeçtiğini kabul etmek; m.18 yalnız şekli soyutluğu düzenler.
- Borçlunun sebebi ispat etmeden yalnızca 'tekne teslim edilmedi' gibi bir def'i ile borcu reddedebileceğini sanmak; önce sebebi ve ardından ifanın yapılmadığını ispatlaması gerekir.
- Borç tanımasına şekil şartı aramak; m.18 borç tanıması için genel olarak şekil şartı koymaz, yalnızca bağışlama sebebi için m.288 yazılı şekli zorunlu kılar.
- İyiniyetli üçüncü kişiye karşı da muvazaa savunmasını ileri sürülebilir saymak; m.19/2 bu kişiyi korur.
- Sebepsiz zenginleşme defisini ilk bakışta uygulanabilir saymak; tartışmalı hâlde m.82/2 yalnızca alacak doğmuşsa uygulanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Muvazaalı borç tanımasına dayanarak alacağı devralan üçüncü kişinin iyiniyetli olması hâlinde, borçlunun muvazaa savunması bu kişiye karşı ileri sürülemez şeklinde uygulama yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/479 E., 2019/1178 K., 14.11.2019)
- Sebep gösterilmeden düzenlenmiş bir senet ve onun yazılı metnine dayanan alacak, borçlunun sebep iddiasını kendisi ispatlaması gerektiğinden, mahkemelerce alacağın varlığını tespitte belirleyici kabul edilmektedir. (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/528 E., 2025/215 K., 13.03.2025)
- Borç tanımasının miktar ve vade yönünden yeniden belirlenerek kabul ve ikrar edilmesi hâlinde, alacaklının ayrıca alacağın esasını ispat etmesi gerekmediği yönünde kararlar bulunmaktadır. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/911 E., 2025/313 K., 13.03.2025)
- Muvazaa iddiası varsa 6098 sayılı Kanun'un genel muvazaa hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1606 E., 2024/1103 K., 03.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Borç tanımasının dayandığı sebebin bulunmadığını veya ortadan kalktığını ileri süren borçlu, bu iddiasını senetle (yazılı delille) ispatlamak zorundadır; tanıkla ispat kural olarak mümkün değildir.
- Alacaklı, borç tanımasını gösteren yazılı metni ibraz ederek sebebi ispatlamadan alacağını ileri sürebilir; borç ilişkisinin sebebini ispat yükü borçludadır.
- Muvazaa iddiasını ileri süren borçlu, muvazaayı kesin delillerden biriyle ispatlamak zorundadır (m.19/2 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişiye karşı bu ispat sınırlıdır).
- Borçlunun temel ilişkiden doğan defilerden feragat ettiğini ileri sürmesi hâlinde, bu feragatin açık ve kesin olduğunu alacaklı ispatlar; feragat yoksa borçlu defilerini koruyabilir.
- Sebebin bağışlama olduğu iddiası varsa yazılı şekil şartının sağlanıp sağlanmadığı ispat konusu olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-19): Muvazaa hükmünü içerir; m.18'deki borç tanıması muvazaalı ise, m.19/2 üçüncü kişinin iyiniyetini korur ve muvazaa savunmasını ona karşı sınırlar.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.82](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-82): Sebepsiz zenginleşme hükmüdür; borç tanımasının geçerli sebebi yoksa m.82/2 uyarınca alacak sahibinin ifadan kaçınma imkânı bu maddeyle ilişkilidir.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.288](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-288): Bağışlama sebebine dayanan borç tanımasının yazılı şekle bağlandığını belirtir; m.18'in şekil serbestisinin istisnasıdır.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-183): Alacağın devrini düzenler; m.18 ile korunan iyiniyetli üçüncü kişinin alacağı devralması bu hükme göre yapılır.

## [TBK m.19 — Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-19)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi, sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında esas alınacak iradeyi, ayrıca borç tanıma senedine güvenen üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasının sınırını düzenler. Hüküm, tarafların gerçek ve ortak iradesinin yazılı beyanın önüne geçtiği tüm sözleşme türlerinde ve taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanır; ikinci fıkrası ise borçlu ile borç tanımasına güvenen üçüncü kişi arasındaki ilişkiye özgüdür. Maddenin, borç tanımasının geçerliliğini (m.18), genel işlem koşullarında yorumu (m.20 vd.) ve şekil eksikliğinin sonucunu (m.2) düzenlemediği; bunların ayrı maddelerde yer aldığı kabul edilir. Muvazaanın ayrıntılı hükümleri ile sözleşmenin tamamlanması ve uyarlanmasına ilişkin kurallar da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muvazaa**: Tarafların gerçekte istemedikleri bir işlemi üçüncü kişileri aldatmak amacıyla yapmalarıdır. Görünürdeki işlem ile tarafların gerçek iradesi arasında bilerek kurulan bir uygunsuzluk söz konusudur.
- **Gerçek ve ortak irade**: Sözleşmenin yorumunda esas alınan, tarafların gerçekte kastettikleri ve birbirine uygun olan iradedir. Beyanda kullanılan sözcüklerin anlamı bu iradeyi tespit için ikincil plana geçer.
- **Mutlak muvazaa**: Tarafların hiçbir işlem yapmak istemeksizin yalnızca üçüncü kişileri aldatmak için görünürde bir işlem kurmalarıdır. Bu durumda görünürdeki işlem yok hükmündedir.
- **Nispi muvazaa**: Görünürdeki işlemin arkasında tarafların gerçekten istediği başka bir işlemin bulunduğu muvazaa türüdür. Arkadaki işlem gizli işlem olarak adlandırılır ve geçerliliği kendi şartlarına bağlıdır.
- **Borç tanıması**: Borçlunun yazılı olarak bir borcu kabul ettiğini beyan etmesidir. Borcun sebebini içermese de geçerli olabilir (m.18); ikinci fıkra bu belgeye güvenen üçüncü kişiyi korur.

### Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler: hangi şartlar aranır?

- Yorumun konusu bir sözleşmenin türü, içeriği veya beyanın anlamı olmalıdır; taraflar arasında beyanların gerçek anlamı konusunda uyuşmazlık bulunmalıdır.
- Yorum yapılırken öncelikle tarafların yanlışlıkla ya da gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklerin dışına çıkılarak gerçek ve ortak irade araştırılmalıdır.
- Tarafların gerçek ve ortak iradesi tespit edilemiyorsa beyanların yorumu ile varsayımsal ortak irade belirlenmelidir.
- Muvazaa savunması ileri sürülecekse, görünürdeki işlemin taraflarca bilerek gerçek iradeye uymayan biçimde kurulduğu ortaya konmalıdır.
- Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkide, muvazaa savunmasının ileri sürülebilmesi için üçüncü kişinin yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olmaması gerekir.

### Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler: hangi sonuçları doğurur?

- Görünürdeki işlem muvazaalı ise taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmaz.
- Mutlak muvazaada görünürdeki sözleşme geçersizdir ve bu geçersizlik kesin hükümsüzlük niteliğindedir.
- Nispi muvazaada gizli işlem, yasanın aradığı şekil ve şartlara uygun yapılmışsa geçerli olur; uygun değilse arzu edilen sonuçları doğurmaz.
- Yorum sonucunda tespit edilen anlam bir şekle tabi olup şekle uyulmamışsa sözleşme hükümsüz sayılır.
- Borçlu, yazılı borç tanımasına güvenen üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz; bu korumanın sonucu olarak borç, üçüncü kişiye karşı geçerli kabul edilir.
- Muvazaa savunması, korunan üçüncü kişi dışındaki kişilere karşı ileri sürülebilir.

### Gerçek irade ile beyanın sözcük anlamı arasındaki fark nedir?

- Tarafların gerçek ve ortak iradesi, yanlış yazılmış ya da gizlenmek istenen amacı yansıtan bir ifadeyle farklı görünse de esas alınır.
- Sözcüklerin açık ve yalın anlamı, yorumun başlangıç noktasıdır ancak gerçek iradenin tespit edilmesi üzerine geri plana geçer.

Sonuç: Sözleşmenin türü ve içeriği, yazılı ifadeden farklı biçimde belirlenebilir.

### Mutlak muvazaa ile nispi muvazaa arasındaki fark nedir?

- Mutlak muvazaada tarafların gerçekte hiçbir işlem yapma niyeti yoktur ve görünürdeki işlem tümüyle yok hükmündedir.
- Nispi muvazaada tarafların gerçekte istedikleri bir gizli işlem vardır.

Sonuç: Mutlak muvazaada görünürdeki işlem hükümsüzdür; nispi muvazaada gizli işlem, kendi geçerlilik şartlarına uygunsa geçerli olur.

### Borçlu ile borç tanımasına güvenen üçüncü kişi ile diğer üçüncü kişiler arasındaki fark nedir?

- Yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış üçüncü kişi, ikinci fıkra gereğince korunur.
- Bu niteliği taşımayan üçüncü kişiler ile muvazaa savunması açısından ayrım yapılmaz.

Sonuç: Korunan üçüncü kişiye karşı borçlu muvazaa savunması ileri süremez; diğerlerine karşı bu savunma açık kalır.

### Kefalet ile garanti sözleşmesi örneği arasındaki fark nedir?

- Tarafların gerçek iradesi kefalet olup miktar belirtilmediğinde kefalet geçersiz olacaktır.
- Garanti sözleşmesi olarak gösterilen görünürdeki işlem, miktar şartına tabi değildir.

Sonuç: Gerçek iradeye göre yapılan yorum sonucu, garanti sözleşmesi muvazaalı sayılıp kefalet, şekle aykırılık nedeniyle geçersiz kabul edilir.

### Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sözleşmenin türünü yalnızca yazılı ifadedeki sözcüklerle belirlemek; gerçek ve ortak iradenin araştırılması gereken yerde bu adım atlanmaktadır.
- Mutlak muvazaa ile nispi muvazaayı karıştırmak; mutlak muvazaada gizli işlem aranmaz, görünürdeki işlemin tümüyle yok sayılması gerekir.
- Yazılı borç tanımasına güvenen üçüncü kişiyi, muvazaa savunmasının ileri sürülemediği kişi ile diğer üçüncü kişileri aynı şekilde değerlendirmek.
- Kefalet ile garanti sözleşmesi ayrımında, gerçek iradenin kefalet olup olmadığını yorumla tespit etmeden görünürdeki garanti sözleşmesine itibar etmek.
- Yorum sonucu tespit edilen anlamın şekle tabi olup olmadığını incelemeden sözleşmeyi geçerli saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Muvazaa denetiminin 6098 sayılı Kanun m.19 çerçevesinde yapılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/772 E., 2015/1280 K., 29.04.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2015/158 E., 2015/1242 K., 22.04.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2015/770 E., 2015/1243 K., 22.04.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2015/771 E., 2015/1244 K., 22.04.2015)
- Poliçe gibi kağıtlar incelenirken m.19'un göz önünde bulundurulması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1641 E., 2023/1011 K., 21.06.2023)
- Abonelik sözleşmesinin muvazaalı kurulduğu iddiasında, tarafların aralarındaki gerçek ilişkinin m.19 ve Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ışığında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/853 E., 2026/1084 K., 20.05.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Muvazaa iddiasını ileri süren taraf, görünürdeki işlemle gerçek iradenin farklı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Muvazaanın ispatında yazılı belgeler, tanık beyanları ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilir; karşı taraf kendi gerçek iradesinin görünürdekiyle uyumlu olduğunu savunuyorsa bu savunmayı ispatlamalıdır.
- Borçlu, yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış üçüncü kişiye karşı muvazaa savunması ileri sürmek istiyorsa, üçüncü kişinin bu güveni bilmediğini ve kötüniyetli olduğunu ispatlamalıdır; ikinci fıkra gereğince bu savunma ileri sürülemez.
- Yorumda gerçek ortak irade ispat edilemiyorsa, varsayımsal ortak irade beyanların yorumu ile belirlenir; bu durumda beyanların yazılı içeriği delil olarak öne çıkar. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1641 E., 2023/1011 K., 21.06.2023)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.18](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-18): Borç tanımasının geçerliliğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, m.18'de geçerli sayılan borç tanımasına güvenen üçüncü kişiyi korur.
- [6098 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-2): Şekil şartına ilişkin hükümdür. Yorum sonucu tespit edilen anlam bir şekle tabiyse ve şekle uyulmadıysa sözleşmenin hükümsüzlüğüne yol açar.
- [6098 sayılı Kanun m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-20): Genel işlem koşullarının yorumunu düzenler; sözleşme yorumu kuralları yanında ayrıca uygulanır.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2023/978 E., 2024/175 K., 17.04.2024 (m.14)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/979 E., 2024/176 K., 17.04.2024 (m.14)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/980 E., 2024/177 K., 17.04.2024 (m.14)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/981 E., 2024/178 K., 17.04.2024 (m.14)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/982 E., 2024/179 K., 17.04.2024 (m.14)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/548 E., 2022/1817 K., 21.12.2022 (m.13)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/61 E., 2022/607 K., 26.04.2022 (m.12)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1619 E., 2020/432 K., 17.06.2020 (m.16)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/479 E., 2019/1178 K., 14.11.2019 (m.18)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/772 E., 2015/1280 K., 29.04.2015 (m.19)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/158 E., 2015/1242 K., 22.04.2015 (m.19)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/770 E., 2015/1243 K., 22.04.2015 (m.19)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/771 E., 2015/1244 K., 22.04.2015 (m.19)
- 11. Hukuk Dairesi, 2025/825 E., 2025/4535 K., 25.06.2025 (m.13)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/927 E., 2025/1526 K., 18.03.2025 (m.18)
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2589 E., 2025/1569 K., 06.03.2025 (m.16)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7024 E., 2024/6794 K., 03.10.2024 (m.13)
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/1090 E., 2024/2354 K., 17.09.2024 (m.13)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4102 E., 2024/5955 K., 04.09.2024 (m.18)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5942 E., 2024/5369 K., 04.07.2024 (m.16)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/1265 E., 2024/4759 K., 06.06.2024 (m.13)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/461 E., 2024/903 K., 15.02.2024 (m.15)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/1960 E., 2024/189 K., 11.01.2024 (m.15)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/1571 E., 2023/2858 K., 25.05.2023 (m.17)
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8005 E., 2023/2096 K., 05.04.2023 (m.16)
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/7911 E., 2023/911 K., 03.04.2023 (m.17)
- 6. Hukuk Dairesi, 2015/4797 E., 2015/6076 K., 17.06.2015 (m.17)
- 6. Hukuk Dairesi, 2014/12878 E., 2015/3732 K., 15.04.2015 (m.17)
- 6. Hukuk Dairesi, 2014/8999 E., 2014/14587 K., 25.12.2014 (m.17)
- İkinci Bölüm, 2013/4495 E., 17.07.2014 (m.13)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/853 E., 2026/1084 K., 20.05.2026 (m.19)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1363 E., 2026/430 K., 09.04.2026 (m.12)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1372 E., 2026/889 K., 31.03.2026 (m.12)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2522 E., 2026/228 K., 02.03.2026 (m.12)
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/124 E., 2026/25 K., 08.01.2026 (m.16)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/258 E., 2025/1466 K., 29.12.2025 (m.12)
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/281 E., 2025/779 K., 25.09.2025 (m.17)
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/122 E., 2025/486 K., 18.03.2025 (m.12)
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/528 E., 2025/215 K., 13.03.2025 (m.18)
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/911 E., 2025/313 K., 13.03.2025 (m.18)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025 (m.15)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/712 E., 2024/1120 K., 28.06.2024 (m.14)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1606 E., 2024/1103 K., 03.06.2024 (m.18)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/95 E., 2024/536 K., 02.05.2024 (m.15, m.16)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1641 E., 2023/1011 K., 21.06.2023 (m.19)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/231 E., 2022/505 K., 19.04.2022 (m.15)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2017/702 E., 2018/36 K., 17.01.2018 (m.15)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 13.02.2011 (m.15).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/sozlesmelerin-sekli
