---
title: "Zamanaşımının kesilmesi ve yeni sürenin başlaması — Borçlar Hukuku Genel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Genel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.154–161"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/zamanasiminin-kesilmesi-ve-yeni-surenin-baslamasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Zamanaşımının kesilmesi ve yeni sürenin başlaması

Borçlar Hukuku Genel Hükümler › Genel hükümler › Borçların ve borç ilişkilerinin sona ermesi, zamanaşımı › Zamanaşımı — [Borçlar Hukuku Genel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.155, müteselsil borçlulardan ya da bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilen zamanaşımının diğer borçlulara ve asıl borçlu ile kefil arasındaki etkisini düzenler. TBK m.156, zamanaşımının kesilmesinin ardından yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını ve bu yeni sürenin hangi hallerde on yıl olduğunu düzenler. TBK m.157, dava veya def'i yoluyla kesilmiş zamanaşımının yeniden işlemeye başlamasının anını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.154–161 hükümlerini kapsar: sebepleri, birlikte borçlulara etkisi, borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde, alacaklının fiili hâlinde, davanın reddinde ek süre, taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta, zamanaşımından feragat, ileri sürülmesi.

- [TBK m.154 — Sebepleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154)
- [TBK m.155 — Birlikte borçlulara etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155)
- [TBK m.156 — Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156)
- [TBK m.157 — Alacaklının fiili hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-157)
- [TBK m.158 — Davanın reddinde ek süre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-158)
- [TBK m.159 — Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-159)
- [TBK m.160 — Zamanaşımından feragat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-160)
- [TBK m.161 — İleri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-161)

## [TBK m.154 — Sebepleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154)

### Sebepleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zamanaşımının kesilmesi**: İşlemeye başlamış olan zamanaşımı süresinin, belirli bir sebeple ortadan kaldırılarak yeniden başlamasıdır. Kesilmeyle daha önce işlemiş süre hükümsüz kalır ve sanki hiç işlememiş gibi sonuç doğurur.
- **İkrar**: Borçlunun borcun varlığını alacaklıya karşı kabul ettiğini gösteren irade açıklamasıdır. Yazılı veya sözlü olabileceği gibi faiz ödemesi, kısmi ifada bulunma, rehin verme ve kefil gösterme gibi davranışlarla da gerçekleşebilir.
- **Def'i**: Alacaklının, kendisine karşı açılmış bir davada alacağının varlığını savunma olarak ileri sürmesidir. Bu yolla ileri sürülen alacak m.154/2 uyarınca zamanaşımını keser.
- **Usulden reddedilen dava veya def'i**: Yetkisiz veya görevsiz mahkemede açılan, vaktinden önce açılan ya da düzeltilebilir yanlışlık taşıyan ve bu nedenle usulden reddedilen dava ya da def'idir. Bu tür dava veya def'i zamanaşımını kesmez.
- **Alacağın iflas masasına başvurması**: Alacaklının, iflas idaresine ilan edilen süre içinde alacağını masaya kaydettirmesidir. Bu başvuru ancak süresi içinde yapılmışsa kesilme sonucu doğurur.

### Sebepleri: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun fiiliyle kesilme hâllerinde borçlunun borcu ikrar etmiş, faiz ödemiş, kısmen ifada bulunmuş, rehin vermiş veya kefil göstermiş olması gerekir.
- Borçlunun ikrarı alacaklıya yöneltilmiş olmalıdır; üçüncü kişiye yapılan beyan ikrar sayılmaz.
- Rehin verme ve kefil gösterme, borçlunun bilgisi ve rızasıyla gerçekleşmelidir; borçlunun bilgisi ve iradesi dışındaki rehin veya kefalet kesilme sonucu doğurmaz.
- Alacaklının fiiliyle kesilme hâllerinde alacaklı dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuş, icra takibinde bulunmuş veya iflas masasına başvurmuş olmalıdır.
- Dava veya def'i yetkili ve görevli bir mahkemede, vaktinde ve düzeltilebilir bir yanlışlık olmadan yapılmış olmalıdır; usul bakımından reddedilen dava kesilme sağlamaz.
- Kesilme yalnız talep edilen kısım bakımından gerçekleşir; alacağın bir kısmı için açılan dava veya takip fazlaya ilişkin zamanaşımını kesmez.
- Kesilme sebebi zamanaşımı süresi işlemeye başladıktan sonra ve süre tamamlanmadan ortaya çıkmalıdır.

### Sebepleri: hangi sonuçları doğurur?

- Zamanaşımı kesildiğinde daha önce işlemiş süre ortadan kalkar ve kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.
- Kesilen zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar; yeni süre kural olarak kesilen sürenin aynısıdır.
- Borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre on yıl olur.
- Alacaklı, zamanaşımını kesen adli işlemi yaptıktan sonra talebinden vazgeçse veya talebini geri alsa bile kesilme olgusu ortadan kalkmaz.
- Asıl borçluya karşı kesilen zamanaşımı kefile karşı da kesilmiş olur; kefile karşı kesilme asıl borçluya karşı sonuç doğurmaz.
- Müteselsil borçlulardan birine veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilme diğerlerine karşı da kesilme sonucu doğurur.
- Borçlunun bilgisi ve iradesi dışında bir kişinin rehin verme veya kefalet sözleşmesi yapması zamanaşımını kesmez.
- Kısmi dava veya takip yalnız açılan kısım için zamanaşımını keser.
- Usulden reddedilen dava veya def'i zamanaşımını kesmez; ancak zamanaşımı red sırasında dolmuşsa alacaklı altmış günlük ek süreden yararlanabilir.
- Zamanaşımı kesildikten sonra, yargılama veya icra takibi sürerken yapılan her işlem yeniden kesilme sonucu doğurur.

### Borçlunun fiiliyle kesilme ile alacaklının fiiliyle kesilme arasındaki fark nedir?

- Borçlunun borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi gibi borçlunun kendi davranışına dayanan haller (1. bent).
- Alacaklının dava, def'i, hakeme başvuru, icra takibi veya iflas masasına başvuru gibi alacağı talep yönündeki adli işlemleri (2. bent).

Sonuç: Her iki grupta da zamanaşımı kesilir; ancak borçlunun fiiliyle kesilmede borçlunun bilgi ve iradesi aranır, alacaklının fiiliyle kesilmede alacaklının talep iradesi esas alınır.

### Asıl borçlu ile kefil (kesilmenin etkisi) arasındaki fark nedir?

- Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesildiğinde.
- Zamanaşımı kefile karşı kesildiğinde.

Sonuç: Asıl borçluya karşı kesilme kefile de sirayet eder; kefile karşı kesilme asıl borçluya sirayet etmez.

### Mütesselsil borçlu veya bölünemeyen borç ile diğer borçlular arasındaki fark nedir?

- Borçlulardan birine karşı kesilme.
- Diğer borçlular.

Sonuç: Kesilme diğer borçlulara karşı da etkili olur.

### Dava veya def'i ile kesilme ile usulden reddedilen dava veya def'i arasındaki fark nedir?

- Dava veya def'in yetkili ve görevli mahkemede, vaktinde ve düzeltilebilir yanlışlık olmadan açılması.
- Dava veya def'in görevsiz/yetkisiz mahkemede, vaktinden önce açılması ya da düzeltilebilir yanlışlık nedeniyle usulen reddedilmesi.

Sonuç: İlk halde kesilme gerçekleşir; ikinci halde kesilme gerçekleşmez, ancak zamanaşımı veya hak düşürücü süre red sırasında dolmuşsa alacaklıya 60 günlük ek süre tanınır.

### Kısmi dava ile tam alacak arasındaki fark nedir?

- Alacağın yalnızca bir kısmı için açılan dava veya takip.
- Alacağın tamamı için açılan dava veya takip.

Sonuç: Kısmi dava yalnız açılan kısım için zamanaşımını keser; fazlaya ilişkin hak kesilmez.

### Senet veya ilamla sabit borç ile diğer borçlar arasındaki fark nedir?

- Borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa.
- Bu hallerin dışındaki borçlar.

Sonuç: Yeni süre her zaman on yıldır; diğer hallerde yeni süre kesilen sürenin aynısıdır.

### Sebepleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Borçlunun ikrarını yalnızca üçüncü kişiye yapılan beyanla yeterli saymak; ikrarın alacaklıya yöneltilmesi aranmalıdır.
- Kısmi dava açılmasının tüm alacak için zamanaşımını kesmesini kabul etmek; kesilme yalnız açılan kısım için geçerlidir.
- Görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılan davayı kesilme sayarak zamanaşımını bu tarihten yeniden başlatmak; usulden reddedilen dava kesilme sağlamaz.
- Usulden reddedilen davada zamanaşımı red öncesinde dolmamışsa altmış günlük ek süreyi uygulamak.
- Borçlunun bilgisi dışında yapılan kefalet veya rehni borçlunun fiili sayarak zamanaşımını kesilmiş saymak.
- Senet veya ilamla sabit olmayan bir borçta yeni süreyi on yıl saymak; bu hallerde yeni süre kesilen sürenin aynısıdır.
- Kesilme sebebinin ortadan kalkmasıyla zamanaşımının kaldığı yerden devam ettiğini kabul etmek; kesilmede süre yeniden baştan başlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Borçlunun ikrarının zamanaşımını kesmesi için ikrarın alacaklıya yöneltilmiş olması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Ayıp ihbarı ile ayıbın varlığının kendisi zamanaşımını kesmez; ancak ayıbın borçlu tarafından ikrar edilmesi zamanaşımını keser. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Zamanaşımını kesen sebeplerin Türk Borçlar Kanunu'nun 154 ila 157. maddelerinde düzenlendiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025)
- Zamanaşımının hem durması hem kesilmesi 6098 sayılı Kanun'un 153 ve 154. maddelerinde ayrı ayrı düzenlenmiş kurumlardır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/5 E., 2024/240 K., 08.02.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2020/703 E., 2022/170 K., 22.02.2022)
- Borçlunun faiz ödemesi, ikrar sayılarak zamanaşımını keser; ödemenin borçlunun bu etkiyi bilip bilmemesi sonucu değiştirmediği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2020/1711 E., 2022/2443 K., 28.12.2022)
- Borçlu tarafından açılan davada alacaklının alacağını def'i yoluyla ileri sürmesi, alacaklının dava açmasına eşdeğer kesilme sebebi sayılmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımının kesildiğini ileri süren taraf, kesilme sebebinin varlığını ispatlar; bu ispat yükü alacaklıdadır.
- Borçlunun ikrarı yazılı belge, ödeme makbuzu, banka kaydı veya tanık ile ispatlanabilir; ikrarın alacaklıya yöneltildiğinin de gösterilmesi gerekir.
- Alacaklının dava veya icra takibi, mahkeme kaydı veya icra dosyası ile ispatlanır; dava açılma anı dilekçenin mahkeme kalemine kaydı ile belirlenir.
- Kefil veya asıl borçlu yönünden kesilmenin etkisini savunan taraf, kesilmenin ilgili kişiye karşı yapıldığını ispatlamalıdır.
- Rehin veya kefalet sözleşmesinin borçlunun bilgi ve rızasıyla yapıldığını iddia eden alacaklı, bu bilgi ve rızayı ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.153](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-153): Zamanaşımının durmasını düzenler; kesilme ile durma ayrı kurumlardır ve kesilmede sürenin baştan başlaması, durmada kaldığı yerden devam etmesi sonucu doğar.
- [6098 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155): Müteselsil ve bölünemeyen borçlarda ve asıl borçlu ile kefil arasında kesilmenin etkisini düzenler; m.154'ün kişisel etkisi bu maddeyle tamamlanır.
- [6098 sayılı Kanun m.156](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156): Kesilmeden sonra işleyecek yeni sürenin ne olacağını düzenler; senet veya ilamla sabit borçta on yıllık yeni süreyi bu madde öngörür.
- [6098 sayılı Kanun m.157](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-157): Dava, def'i ve icra takibi sırasında her işlemin ve hakim kararının zamanaşımını yeniden kesmesini düzenler; m.154'teki kesilme sebeplerinin sürekliliğini sağlar.
- [6098 sayılı Kanun m.158](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-158): Usulden reddedilen dava veya def'i hâlinde alacaklıya tanınan altmış günlük ek süreyi düzenler; m.154/2'deki reddedilen başvuru hâlinin devamıdır.
- 6100 sayılı Kanun: Hukuk Muhakemeleri Kanunu; dava açılma anının belirlenmesi ve belirsiz alacak davası ile kesilmenin kapsamı bakımından m.154/2'deki dava kavramına dolaylı olarak bağlıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: İcra takibinin ve iflas masasına başvurmanın şekil ve zamanını düzenler; m.154/2'deki icra takibi ve iflas masasına başvuru hâllerinin uygulanmasında başvurulur.

## [TBK m.155 — Birlikte borçlulara etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155)

Madde, müteselsil borçlulardan ya da bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilen zamanaşımının diğer borçlulara ve asıl borçlu ile kefil arasındaki etkisini düzenler. Zamanaşımı kesilmesinin dış ilişkide (alacaklı ile borçlular arasında) hangi borçlulara sirayet edeceği bu maddenin konusudur. Madde, zamanaşımını kesen sebeplerin hangileri olduğunu saymaz; kesilme sebeplerini ayrıca düzenleyen madde (m.154) ile birlikte okunur. Hüküm, müteselsil borçluluk ve bölünemeyen borç ilişkilerinde, asıl borçlu ve kefil ilişkisinde uygulanır. Müteselsil borçluların kendi aralarındaki iç ilişkiye (rücu, pay), ibraya, ferağata ve diğer borçlunun davranışının etkisine ilişkin kurallar bu maddenin kapsamında değildir; bunlar m.165 ve m.166 gibi maddelerde düzenlenmiştir. Zamanaşımı süresinin uzunluğu, başlangıcı ve durması ile zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi usulü de bu maddede yer almaz (ilgili hükümler m.146 vd. ile m.161 çevresindedir).

### Birlikte borçlulara etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zamanaşımının kesilmesi**: Zamanaşımının işlemeye başladıktan sonra, kanunda öngörülen bir olay nedeniyle işlemiş süreyi sıfırlayarak yeniden işlemeye başlamasıdır. Bu madde kesilmenin hangi borçlulara etki edeceğini belirler, kesilmenin sebeplerini saymaz.
- **Müteselsil borçlular**: Aynı borçtan alacaklıya karşı her biri borcun tamamından sorumlu olan birden çok borçludur. Bu madde bakımından hükmün ilk sıralanan ilişki türüdür.
- **Bölünemeyen borç**: Edimi bölünemeyen ve birden çok borçlunun bulunduğu borç ilişkisidir. Madde, bu tür borçlular bakımından da müteselsil borçlular gibi uygulanır.
- **Asıl borçlu ve kefil**: Asıl borçlu, borcu doğrudan üstlenen kişidir; kefil ise asıl borçlunun borcunu ödemeyi üstlenen kişidir. Kefilin sorumluluğu asıl borca bağlıdır ve kefil bu borca ilişkin kesilme sonuçlarının etkisi altındadır.

### Birlikte borçlulara etkisi: hangi şartlar aranır?

- Birden çok borçlunun müteselsil veya bölünemeyen borç ilişkisinde yer alması gerekir.
- Zamanaşımının borçlulardan birine karşı kesilmiş olması gerekir; kesilmenin hangi sebeple gerçekleştiği madde bakımından ayrım yaratmaz.
- Kesilmenin asıl borçluya karşı olması halinde kefile karşı da kesilme sonucunun doğması için, kefilin asıl borçlu ile aynı borçtan sorumlu olması gerekir.
- Kesilmenin kefile karşı olması halinde asıl borçlu bakımından kesilme sonucunun doğmaması için kesilmenin yalnız kefile yönelmiş olması gerekir.

### Birlikte borçlulara etkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Müteselsil ya da bölünemeyen borçlulardan birine karşı zamanaşımı kesilirse, diğer borçlulara karşı da kesilmiş olur.
- Asıl borçluya karşı zamanaşımı kesilirse kefile karşı da kesilmiş olur.
- Kefile karşı zamanaşımı kesilirse asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.
- Kesilme sonucu, kesilmenin yapıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlaması olarak doğar; bu anda işlemiş süre sıfırlanır.
- Kesilme sonucu doğmayan borçlu bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder ve süre dolarsa o borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.

### Müteselsil borçlular ile asıl borçlu ile kefil arasındaki fark nedir?

- Müteselsil ya da bölünemeyen borçlular arasında kesilme, borçlulardan birine yapılınca diğerlerine de yayılır.
- Asıl borçlu ile kefil arasında kesilme yönü tek taraflıdır; asıl borçluya yapılan kesilme kefile yayılır, kefile yapılan kesilme asıl borçluya yayılmaz.

Sonuç: Asıl borçlu ile kefil arasında yön ayrımı nedeniyle, alacaklının kefili takip edip asıl borçluyu takip etmemesi halinde asıl borçlunun zamanaşımı ayrıca işlemeye devam eder.

### Asıl borçluya karşı kesilme ile kefile karşı kesilme arasındaki fark nedir?

- Asıl borçluya karşı kesilme, kefil bakımından da kesilme sonucu doğurur.
- Kefile karşı kesilme, asıl borçlu bakımından kesilme sonucu doğurmaz.

Sonuç: Kefil aleyhine yapılan takip asıl borçlunun zamanaşımını kesmez; alacaklı asıl borçlu için de ayrıca kesilme işlemi yapmalıdır.

### Birlikte borçlulara etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kefile karşı yapılan kesilmenin asıl borçlu bakımından da zamanaşımını kesmiş sayılması; madde, kefilden asıl borçluya bu yönde yayılmayı açıkça reddeder.
- Asıl borçluya karşı kesilmenin kefil bakımından da kesildiğini unutup kefil için ayrıca kesilme aranması.
- Zamanaşımının kesilmesinde kesilme sebebinin türüne göre ayrım yapılması; madde bu konuda ayrım yapmaz, her sebep aynı sonucu doğurur.
- Borçlu bir kez ödeme yaptığında zamanaşımının kesildiğinin diğer borçlular bakımından da kabul edilmesi; ödeme ayrı bir sonuç doğurur, kesilmenin yayılmasını doğrudan açıklamaz.
- Bu kuralı iç ilişkideki rücu ve pay hükümleriyle karıştırmak; m.155 yalnızca dış ilişkideki zamanaşımı kesilmesini düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımı kesme sebeplerinin borçlulardan birine yönelmesi, diğer müteselsil borçlular bakımından da kesilme sonucu doğurduğu kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2026/475 E., 2026/741 K., 14.05.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/436 E., 2026/810 K., 17.04.2026)
- Kanunun m.165 kuralının istisnası olarak zamanaşımı kesilmesinde borçlulardan birinin kendi fiilinin diğerlerini de etkilediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2021/323 E., 2021/763 K., 06.04.2021)
- Alacaklının bir borçlu hakkında dava açması, ilamlı takip veya icra takibi yapması ya da iflas masasına alacağını yazdırması, hem o borçlu hem diğer borçlular bakımından zamanaşımını keser. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1662 E., 2025/2179 K., 25.12.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Zamanaşımının kesilmesinde kesilme sebebinin kendi davranışıyla yapılmış olması, diğer borçluların durumunun ağırlaşacağı savunmasını engellediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2021/323 E., 2021/763 K., 06.04.2021)
- Zamanaşımını kesen sebebin hangi borçlulara uygulanacağı konusunda, zamanaşımının genel hükümleri ile birlikte değerlendirme yapıldığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımının kesildiğini ileri süren alacaklıdır; kesilmeyi gösteren dava, icra takibi, ihtar veya borçlunun tanıma belgesi gibi kayıtlarla ispatlar.
- Kefil bakımından kesilmenin sonucunu ileri süren alacaklı, kesilmenin asıl borçluya yapıldığını belgelemek zorundadır; kefile karşı kesilmiş kabul edilmesi için kesilmenin kefilin aleyhine yapılmış olması ispatlanmalıdır.
- Diğer borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünde, süresinin dolduğunu ve kesilme sebebinin kendisine yönelmediğini ispatlamak zorundadır; bu durumda ilgili borçlunun takip ve dava belgeleri ile ödeme kayıtları delil olarak kullanılır.
- Yazılı belge ile yapılan kesilmeler (tanıma, ödeme makbuzu) yazılı delille ispat edilir; tanık beyanı bu konuda sınırlı kalır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Zamanaşımını kesen sebepleri düzenler; m.155 bu sebeplerin borçlular arasındaki etkisini belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.165](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-165): Borçlulardan birinin kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı kuralını koyar; m.155 bu kuralın zamanaşımı kesilmesindeki istisnasıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.166](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-166): Müteselsil borçlulardan birinin ödeme ya da ibrasının diğer borçlulara etkisini düzenler; zamanaşımı kesilmesi bu maddenin konusu değildir.

## [TBK m.156 — Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156)

Madde, zamanaşımının kesilmesinin ardından yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını ve bu yeni sürenin hangi hallerde on yıl olduğunu düzenler. Borcun bir senetle ikrar edilmesi ve borcun bir mahkeme veya hakem kararına bağlanması hâllerinde yeni sürenin on yıl olmasını kurar. Kesilmenin sebeplerini (m.154), kesilmenin etkisinin üçüncü kişilere geçmesini (m.155), dava veya def'i ile kesilmenin yenilenmesini (m.157) ve ek süreyi (m.158) düzenlemez. Zamanaşımının durmasını (m.160-161) ve zamanaşımı süresinin kendisini (m.146 vd.) da düzenlemez. Bu konular ayrı maddelerde yer alır.

### Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zamanaşımının kesilmesi**: Kanunda sayılan bir sebebin gerçekleşmesi üzerine geçen sürenin sıfırlanması ve süreye yeniden başlanması olayıdır. Kesilme, durmadan farklıdır; durmada geçen süre korunur, kesilmede süre baştan işlemeye başlar.
- **Yeni süre**: Zamanaşımı kesildikten sonra yeniden işlemeye başlayan süredir. Kural olarak kesilen sürenin aynısıdır; istisnai hallerde, yani senetle ikrar veya mahkeme ya da hakem kararıyla sabit olma hâllerinde, süre her zaman on yıl olur.
- **Senetle ikrar**: Borçlunun borcunu alacaklıya karşı bir senet düzenleyerek kabul etmesidir. Senet kambiyo senediyle sınırlı değildir; adi veya resmi senet de bu kapsama girebilir.
- **Mahkeme veya hakem kararına bağlanmış borç**: Alacağın bir yargı kararıyla (ilamla) sabit hâle gelmesidir. Kararın kesinleşme tarihi yeni on yıllık sürenin başlangıcıdır.

### Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde: hangi şartlar aranır?

- Zamanaşımının m.154 kapsamındaki bir sebeple kesilmiş olması gerekir; bu hüküm yalnız kesilme gerçekleştikten sonra uygulanır.
- Yeni on yıllık sürenin doğması için borcun bir senetle ikrar edilmiş olması gerekir; ikrarın borçlunun borcu kabul eden yazılı bir belgeye bağlanmış olması yeterlidir.
- Alternatif olarak borcun bir mahkeme veya hakem kararına bağlanmış olması gerekir; bu hâlde yeni süre, kararın kesinleşmesinden itibaren işler.
- Borçlunun her ikrarı bu hükmü tetiklemez; yalnız ikrarın senede dayanması aranır. Yazılı olmayan bir ikrar ya da kesilme sebebi, kesilen sürenin aynısını yeniden başlatır.
- Sürenin on yıl olabilmesi için kesilen sürenin ne olduğu önemli değildir; kısa süreli bir alacak senette ikrar edilirse de yeni süre on yıl olur.

### Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

- Kesilme sebebi gerçekleşince geçen süre sıfırlanır ve yeni süre işlemeye başlar.
- Borç bir senetle ikrar edilmişse, yeni süre kesilen sürenin uzunluğuna bakılmaksızın on yıl olur.
- Borç bir mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa, yeni süre kesilen sürenin uzunluğuna bakılmaksızın on yıl olur ve kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
- Senetle ikrar veya karar hâli bulunmadığında, yeni süre kesilen sürenin aynısı olur.
- Senet, ikrarın borçlunun borcunu bilerek kabul ettiğini göstermesi gereken yazılı bir belge olarak aranır; borçlunun yalnız faiz ödemesi gibi bir davranışı senette ikrar sayılmaz ve yeni süreyi on yıla çıkarmaz.
- Zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, borçlunun ödemesi kendi iradesiyle yapılmışsa geri istenemez; bu kural bu maddeden değil, ilgili genel hükümlerden doğar.

### Genel kural ile senetle ikrar hâli arasındaki fark nedir?

- Kesilme sebebi bir senet dışında gerçekleşirse (örneğin faiz ödemesi, kısmi ifa, dava), yeni süre kesilen sürenin aynısı olur.
- Borç bir senetle ikrar edilmişse yeni süre daima on yıldır.

Sonuç: Kısa süreli bir alacak (örneğin beş yıllık) yalnız genel kuralla yeniden beş yıl işler; senetle ikrar edilirse on yıla çıkar.

### Genel kural ile mahkeme veya hakem kararı hâli arasındaki fark nedir?

- Alacak henüz bir kararla sabit olmamışsa, her kesilme sebebinden sonra yeni süre önceki sürenin aynısıdır.
- Alacak bir mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır ve başlangıcı kararın kesinleşmesidir.

Sonuç: Kararın kesinleşmesiyle kısa süreli alacak bile on yıl işler; kararın kesinleşme tarihi süreyi belirler.

### Senetle ikrar ile mahkeme kararı hâlleri arasında arasındaki fark nedir?

- Senetle ikrarda yeni süre, senedin düzenlendiği tarihten itibaren işler.
- Kararla sabit olmada yeni süre, kararın kesinleşmesinden itibaren işler.

Sonuç: Başlangıç anı farklıdır; her iki hâlde süre on yıldır.

### Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Her ikrarı senetle ikrar saymak; yalnız yazılı ve borcun kabul edildiği bir senet on yıllık süreyi doğurur, faiz ödemesi gibi davranışlar bu sonucu vermez.
- Kısa süreli bir alacakta senetle ikrar veya karar varsa yeni süreyi kesilen sürenin aynısı olarak hesaplamak; bu hâllerde yeni süre her zaman on yıldır.
- Mahkeme kararında on yıllık sürenin başlangıcını kararın verildiği tarih almak; başlangıç kararın kesinleşme tarihidir.
- Senetle ikrarda süreyi kesilmenin olduğu tarihten değil, senedin düzenlendiği tarihten saymak.
- Madde metnindeki "bir senet" ifadesini yalnız kambiyo senedi ile sınırlamak; adi ve resmi senetler de bu kapsama girer.
- Yeni on yıllık sürenin, kesilme sebebinin borçlu olmayan biri tarafından gerçekleşmesi hâlinde de işleyeceğini varsaymak; kesilmenin etkisi m.155'e tabidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hukuk Genel Kurulu, idare tarafından ilama bağlanan bir alacakta, ilamın kesinleşmesinden itibaren on yıllık sürenin işlediğini ve bu sürenin dolması hâlinde yeni bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2019/21279 E., 27.10.2022)
- Hukuk Genel Kurulu, borcun bir mahkeme veya hakem kararına bağlanmasının yeni süreyi kesilen sürenin uzunluğundan bağımsız olarak on yıla çıkardığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/703 E., 2022/170 K., 22.02.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/708 E., 2022/175 K., 22.02.2022)
- Hukuk Genel Kurulu, m.156'nın ikinci fıkrasındaki on yıllık sürenin, mahkeme veya hakem kararı ile sabit olan her alacak bakımından uygulanacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/711 E., 2022/178 K., 22.02.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/705 E., 2022/172 K., 22.02.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2020/706 E., 2022/173 K., 22.02.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımının kesildiğini ve yeni sürenin on yıl olduğunu ileri süren taraf, senedin veya kararın varlığını ve kesinleşme tarihini ispatlamakla yükümlüdür.
- Senetle ikrar iddiasında, borçlunun borcunu kabul eden yazılı belge asıl delildir; senedin kambiyo senedi olması aranmaz, adi veya resmi senet de yeterlidir.
- Mahkeme veya hakem kararına bağlanma iddiasında, kararın ve kesinleşme şerhinin gösterilmesi gerekir; kararın kesinleşme tarihi ilgili belgeyle belirlenir.
- Yazılı olmayan bir ikrar (örneğin faiz ödemesi) on yıllık sürenin doğması için yeterli değildir; bu durumda kesilen sürenin aynısı işler ve bunu iddia eden taraf kesilme olgusunu ispatlar.
- Zamanaşımının dolduğunu savunan borçlu, süre dolumunu ve yeni sürenin başlangıcını aksi ispatlanana kadar kendi lehine ileri sürebilir; alacaklı ise kesilme ve on yıllık sürenin varlığını kanıtlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Zamanaşımını kesen sebepleri (borçlunun ikrarı, alacaklının dava, icra takibi ve iflas masasına başvurusu) sayar. Bu maddede yeni sürenin işlemeye başlaması için önkoşuldur.
- [6098 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155): Kesilmenin borçlu dışındaki kişilere (müteselsil borçlular, kefil) etkisini düzenler; m.156 yeni sürenin kimin bakımından işleyeceğini açıklamaz.
- [6098 sayılı Kanun m.157](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-157): Dava ve icra takibi sırasında her işlemin zamanaşımını yeniden kesmesini düzenler; m.156 ise bu yeniden kesilmelerden sonra işleyecek süreyi belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.158](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-158): Usulden reddedilen dava veya def'i için alacaklıya tanınan altmış günlük ek süreyi düzenler; m.156 ile doğrudan bağlantısı kesilmenin sonucu üzerinden kurulur.

## [TBK m.157 — Alacaklının fiili hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-157)

Bu madde, dava veya def'i yoluyla kesilmiş zamanaşımının yeniden işlemeye başlamasının anını düzenler. Üç hal ayrı ayrı gösterilir: dava veya def'i ile kesilme, icra takibi ile kesilme ve iflas masasına başvuru ile kesilme. Zamanaşımının kesilmesi sebeplerinin kendisini, süresini ve kesilme anını belirleyen hükümler bu maddede düzenlenmemiştir; bunlar 6098 sayılı Kanun'un 154 ilâ 156. maddelerinde yer alır. Madde, kesintinin ardından yeni sürenin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağını belirler; bu yönüyle sadece yargılama ve takip sürecine ilişkin işlemleri kapsar. Maddenin uygulanacağı kişiler, dava, def'i, takip veya iflas başvurusunda bulunan alacaklı ile karşı taraf borçludur. Zamanaşımının kesilmesine sebep olan dava ve takip işlemlerinin usulünü, icra takibinin türlerini ve iflasa ilişkin ayrıntılı hükümleri düzenlemez; bunlar ilgili usul ve iflas mevzuatında yer alır. Kesilmenin hangi hallerde gerçekleşeceği (m.154–156) ile zamanaşımı sürelerinin kendisi (m.146 vd.) bu maddenin dışındadır.

### Alacaklının fiili hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zamanaşımının kesilmesi**: Zamanaşımı işlerken belirli bir olayın gerçekleşmesiyle sürenin durup, işlemiş sürenin hükümsüz kalması ve yeni bir sürenin başlamasıdır. Bu madde kesilmenin yarattığı yeni sürenin ne zaman başlayacağını belirler.
- **Def'i yoluyla kesilme**: Alacaklının zamanaşımı süresi geçmiş bir alacağa karşı, borçlunun alacağı ödememek için zamanaşımını def'i olarak ileri sürmesine karşılık, alacaklının bu alacağı yargı yoluyla savunması hâlidir. Kesilme anı, dava süreci içinde gerçekleşen işlemlerle belirlenir.
- **Yargılamaya ilişkin işlem**: Dava süresince tarafların yaptığı ve yargılamanın ilerlemesini sağlayan usul işlemleridir. Bu işlemlerden veya hâkimin her kararından sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
- **Alacağın takibine ilişkin işlem**: İcra takibinin devamı için yapılan işlemlerdir. Takip kesilme anından sonra da sürdüğü sürece, bu işlemlerin her birinden sonra yeni süre başlar.
- **İflas masasına başvuru**: Alacaklının iflas halinde alacağını iflas masasına bildirmesidir. Bu başvuru zamanaşımını keser; yeni sürenin başlangıcı iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenebilmesi imkânının doğduğu andır.

### Alacaklının fiili hâlinde: hangi şartlar aranır?

- Zamanaşımının bir dava veya def'i yoluyla kesilmiş olması gerekir; bu durumda yeni sürenin başlangıcı yargılamaya ilişkin işlem veya hâkim kararıdır.
- Dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminin veya hâkimin her kararının yapılmış olması gerekir; her birinden sonra yeni süre işlemeye başlar.
- Zamanaşımının icra takibiyle kesilmiş olması gerekir; bu hâlde yeni süre alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra başlar.
- Zamanaşımının iflas masasına başvuru sebebiyle kesilmiş olması gerekir; bu hâlde yeni süre, alacağın yeniden istenmesi imkânının doğduğu andan itibaren başlar.

### Alacaklının fiili hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

- Dava veya def'i ile kesilmiş zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.
- İcra takibiyle kesilmiş zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.
- İflas masasına başvuru sebebiyle kesilmiş zamanaşımı, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar.
- Yargılamaya ilişkin bir işlem yapılmaksızın dava süreci durursa, yeni sürenin başlamadığı kabul edilir; zamanaşımı işlemeye başlamaz.

### Dava veya def'i ile icra takibi arasındaki fark nedir?

- Dava veya def'i ile kesilmede yeni süre, dava sürecindeki yargılama işlemleri ve hâkim kararları ile başlar.
- İcra takibiyle kesilmede yeni süre, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra başlar.

Sonuç: Her iki halde de süre tek bir an değil, sürecin her işlemi ile yeniden işlemeye başlar; ancak işlem türü, dayanak olan işlemin kapsamını belirler.

### Dava veya takip ile iflas masasına başvuru arasındaki fark nedir?

- Dava ve takipte yeni süre, yargılama veya takip işlemleri üzerinden tekrarlanan anlarda başlar.
- İflas masasına başvuruda yeni süre, tek bir andan, alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan başlar.

Sonuç: İflas halinde yeni süre yargılama veya takip işlemlerine bağlanmaz; iflas hükümlerinde belirlenen tek bir ana bağlanır.

### Alacaklının fiili hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava veya takip süresince yapılan yargılama işlemlerini değerlendirmeden, kesilmenin tek bir anda gerçekleştiğini kabul etmek.
- İcra takibiyle kesilmiş zamanaşımını, takibin başladığı tarihten tek seferde işlemeye başlamış saymak; her takip işlemi ayrı bir başlangıç noktasıdır.
- İflas masasına başvuru halinde yeni sürenin başlangıcını, başvuru tarihi olarak almak; madde, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenebilmesi anını esas alır.
- Yargılama süresince hiçbir işlem yapılmadığı hâlde zamanaşımının yeniden işlemeye başladığını kabul etmek.
- Def'i yoluyla kesilmeyi dava yoluyla kesilmeden ayrı bir sebep gibi değerlendirip, farklı bir başlangıç anı uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımını kesen sebeplerin 6098 sayılı Kanun'un 154 ilâ 157. maddelerinde gösterildiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Alacaklının fiili halini düzenleyen m.157 uyarınca, icra takibinin zamanaşımını kestiği hâllerde de yeni sürenin takibe ilişkin her işlemden sonra başladığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1125 E., 2026/85 K., 22.01.2026)
- Dava veya def'i ile kesilmede, 818 sayılı Kanun'un 136/2. maddesiyle paralel bir yorum yapılarak yeni sürenin her işlemden sonra başladığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2099 E., 2026/660 K., 09.04.2026)
- Zamanaşımının işleyişini bir alacak hakkının dava yoluyla ileri sürülebilme niteliğinin kaybı olarak tanımlayan kararlar, kesilmenin yargılama süreci üzerinden yeniden başladığını kabul etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/633 E., 2025/757 K., 30.05.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/577 E., 2025/591 K., 10.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımının kesildiğini ve yeni sürenin başladığını ileri süren taraf, kesilme sebebinin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; dava dosyası, icra dosyası veya iflas kaydı bu amaçla kullanılır.
- Yeni sürenin başlangıç anını gösteren belge, dava dosyasındaki hâkim kararı, tutanak veya icra dosyasındaki işlem kaydıdır; bu belgeler yazılı delil niteliğindedir.
- Karşı taraf, sürenin dolduğunu ileri sürdüğünde, sürenin son kesilme anından bu yana geçtiğini ve yeni işlem yapılmadığını göstermekle yükümlüdür; bu savunma da yazılı kayıtla ispatlanır.
- Dava süresince yapılan işlemlerin tarihlerinin belirlenmesinde dosya kayıtları, duruşma tutanakları ve icra müdürlüğü işlem kayıtları esas alınır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Zamanaşımını kesen sebepleri gösterir; bu madde, kesilmenin gerçekleşmesinden sonra yeni sürenin başlangıcını belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155): Kesilme sebeplerinin devamını ve kesilmenin etkisini düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.156](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156): Kesilme sebeplerinin kesilmeye etkisini ve kesilmenin hangi sürede gerçekleştiğini düzenler; yeni sürenin başlangıcı bu hükümlerin sonucudur.

## [TBK m.158 — Davanın reddinde ek süre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-158)

Bu madde, dava veya def'inin usule ilişkin nedenlerle reddedilmesi ve bu arada zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin dolmuş olması halinde alacaklıya tanınan altmış günlük ek süreyi düzenler. Ek süre; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da davanın vaktinden önce açılmış olması nedenlerine bağlıdır. Madde, dava veya def'i yoluyla zamanaşımını kesen alacaklılar bakımından uygulanır. Madde, zamanaşımının kesilmesinin hangi işlemlerle gerçekleşeceğini düzenlemez (m.154). Dava açılmasının zamanaşımını kesen etkisi ve kesilme anı ayrıca düzenlenmemiştir (m.154). Yetkisizlik ya da görevsizlik kararı sonrasında yeniden dava açma yükümlülüğünün usul kurallarındaki süresi ve sonucu bu maddede yer almaz (HMK m.20). Zamanaşımı süresinin kendisi ve durma ile kesilme halleri de bu maddenin konusu değildir (m.154-155).

### Davanın reddinde ek süre: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ek süre**: Usule ilişkin nedenle reddedilen davanın ardından, zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmuş olması halinde alacaklının haklarını kullanabileceği altmış günlük süredir. Yeni bir süre değildir; zamanaşımının dolduğu anı izleyen bir koruma süresidir.
- **Usule ilişkin red**: Davanın esasına girilmeden, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilir bir yanlışlık veya vaktinden önce açılmış olma nedenine dayanarak reddedilmesidir. Esasa ilişkin red ile alacağın bulunmadığının anlaşılması bu kapsamda değildir.
- **Düzeltilebilir yanlışlık**: Davacının usule ilişkin eksikliğinin giderilebilir olması halidir. Uygulamada bu kavramın kapsamı geniş yorumlanmaktadır; eksikliğin giderilmesi için süre verilmiş olup verilen sürede giderilmemiş olması da bu kapsamda değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/654 E., 2021/979 K., 13.10.2021)

### Davanın reddinde ek süre: hangi şartlar aranır?

- Dava veya def'inin, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olması gerekir.
- Red işlemi esasa ilişkin olmamalı, usule ilişkin bir nedene dayanmalıdır; esasa ilişkin red halinde madde uygulanmaz.
- Red kararı sırasında zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmuş olması gerekir.
- Alacaklının, red kararının kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde haklarını kullanması gerekir.

### Davanın reddinde ek süre: hangi sonuçları doğurur?

- Usule ilişkin nedenle reddedilen dava veya def'i sonrasında zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış gün içinde haklarını kullanabilir.
- Alacaklının altmış gün içinde yeniden dava açması halinde, davalının zamanaşımı savunmasının başarılı olmaması sonucu doğar.
- Esasa ilişkin red kararı verilmişse, bu madde uygulanmaz ve alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı genel hükümlere göre belirlenir.
- Ek süre hak düşürücü nitelikte kabul edildiğinden, altmış gün geçtikten sonra alacaklı bu maddeye dayanamaz.
- Zamanaşımı dolmadan red kararı kesinleşmişse, alacaklının ek süreye ihtiyacı yoktur; yeni dava için normal zamanaşımı süresi devam eder.

### Usule ilişkin red ile esasa ilişkin red arasındaki fark nedir?

- Usule ilişkin red, davanın yetkisizlik, görevsizlik, düzeltilebilir yanlışlık ya da erken açılma gibi usul nedenine dayanarak reddedilmesidir.
- Esasa ilişkin red, alacak hakkının bulunmadığının anlaşılması üzerine verilen red kararıdır.

Sonuç: Usule ilişkin redde ek süre tanınır; esasa ilişkin redde alacağın varlığı tartışıldığı için ek süre söz konusu değildir.

### Belirsiz alacak davası ile belirli alacak davası arasındaki fark nedir?

- Belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi halinde alacaklı, tutar bakımından ek süreden yararlanabilir.
- Alacaklı, alacağını belirleme imkânına kavuştuktan sonra tam eda davası açmak zorundadır.

Sonuç: Ek süreden yararlanma, hangi tutar için olduğu ayrıca değerlendirilerek belirlenir; alacağı belirleme imkânı kazanmış alacaklı ek süreden yararlanamayabilir.

### Davanın reddinde ek süre: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yetkisizlik veya görevsizlik kararında HMK m.20'deki on günlük süreyi, bu maddedeki altmış günlük süre yerine uygulamak; saklı hüküm nedeniyle altmış günlük sürenin esas alındığını gözden kaçırmak.
- Esasa ilişkin redde de bu maddeyi uygulamak; ek süre yalnızca usule ilişkin red hallerinde tanınır.
- Altmış günü red kararının verildiği tarihten saymak; süre kesinleşme tarihinden başlar.
- Belirsiz alacak davasında alacağı belirleme imkânına kavuşmuş alacaklının, ek süreden tüm alacak için yararlanabileceğini varsaymak.
- Ek süreyi, zamanaşımı süresini uzatan yeni bir zamanaşımı süresi gibi değerlendirmek; ek süre yalnızca dava açma imkânı verir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yetkisizlik veya görevsizlik nedeniyle reddedilen davada, HMK m.20'deki on günlük süre ile bu maddedeki altmış günlük süre arasında çelişki bulunduğu; HMK'nın saklı hüküm getirmesi nedeniyle bu maddedeki altmış günlük sürenin uygulanacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/786 E., 2022/320 K., 17.03.2022)
- Zamanaşımı dolmadan önce açılan dava red edilip zamanaşımı dolmuşsa altmış günlük ek süreden yararlanılabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2024/1218 E., 2025/690 K., 30.05.2025)
- Belirsiz alacak davasının dava şartı yokluğu veya hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddi halinde, alacaklının ek süreden yararlanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/922 E., 2024/562 K., 20.11.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2016/2771 E., 2021/159 K., 25.02.2021)
- Dava şartı eksikliğinin giderilmesi için süre verildiği halde verilen sürede giderilmemesi ve bunun sonucunda davanın reddedilmesi durumunda da ek süreden yararlanılabileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/654 E., 2021/979 K., 13.10.2021)
- Davanın açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra ek süre içinde yeniden dava açılmasının, zamanaşımı savunmasına karşı koruma sağladığı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1241 E., 2022/1660 K., 17.10.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Ek süreden yararlanmak isteyen alacaklı, dava veya def'inin usule ilişkin nedenle reddedildiğini ve red kararının kesinleştiğini mahkeme kararı ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklı, zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin red kararı sırasında dolmuş olduğunu, zamanaşımının başlangıcı ve kesilmesi dahil hesap belgeleriyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklı, altmış günlük sürenin ek süre içinde kullanıldığını, yeni davanın açılış tarihi veya yeniden başvuru belgesiyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Davalının zamanaşımı savunması, ek süre kapsamında açılan davada, alacaklının ek süre koşullarını gerçekleştirmediğini ispat etmek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Dava açılmasının zamanaşımını kesmesi ve kesilme sonrasında yeni sürenin işlemesi bakımından, ek süre hesabının dayandığı zamanaşımı kesilmesi kurallarını düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155): Zamanaşımının kesilmesinin hangi işlemlerle ve kimler bakımından sonuç doğuracağını düzenler; ek süre bu kesilme etkisinin bulunmadığı hallerde devreye girer.
- [6098 sayılı Kanun m.156](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156): Alacaklının lehine kesinleşen mahkeme kararı sonrasında yeni zamanaşımı süresini düzenler; altmış günlük süre ile karışmamalıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Ek süreyi izleyen takibin zamanaşımı durdurma etkisi bakımından, ilama dayalı takip sürecinde zamanaşımının işlemeyeceğini belirtir.
- 6100 sayılı Kanun m.20: Yetkisizlik veya görevsizlik kararı sonrasında on günlük yeniden başvuru süresini düzenler; bu maddedeki altmış günlük süre ile ilişkisi, HMK'daki saklı hüküm ile kurulur.

## [TBK m.159 — Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-159)

TBK m.159, taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış bir alacakta zamanaşımının etkisini düzenler. Hükme göre alacağın taşınır rehniyle güvence altına alınmış olması, alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; alacaklının rehinden hakkını alma yetkisi de zamanaşımına uğramış olsa dahi devam eder. Hüküm taşınır rehnine ilişkindir ve taşınmaz rehnini, taşınır rehninin kurulma şekillerini, rehnin paraya çevrilme usulünü ve rehnin sona ermesini düzenlemez. Taşınmaz rehninde zamanaşımına ilişkin ayrı düzenleme (TMK m.863 ve devamı) ve taşınır rehninin kurulması, kapsamı ve paraya çevrilmesi (TMK m.939 ve devamı) ayrı maddelerde yer alır. Alacağın kendisinin zamanaşımı süreleri ve sürelerin işleyişi TBK'nın 146 ilâ 161. maddelerinde düzenlenir ve bu madde, yalnız rehin bakımından bir istisna getirir.

### Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taşınır rehni**: Borçlunun ya da üçüncü bir kişinin, bir alacağın güvencesi olarak taşınır bir eşya üzerinde kurduğu ve alacaklıya paraya çevirme yetkisi veren aynî haktır. Rehnin kurulması teslim, sicil kaydı veya art rehin yoluyla gerçekleşir.
- **Rehin hakkının alacaktan bağımsızlığı**: Rehin hakkı, güvence altına aldığı alacağa bağlı bir haktır; ancak zamanaşımı bakımından alacağın zayıflamasından ayrı işlem görür. Zamanaşımına uğrayan alacak, rehin hakkını kendiliğinden sona erdirmez.
- **Rehinden alma yetkisi**: Alacaklının rehin konusu taşınırı paraya çevirerek alacağını bu bedelden tahsil edebilme yetkisidir. Bu yetki zamanaşımından sonra da devam eder; ancak paraya çevirme usulü ayrıca yasada gösterilen yollarla yürütülür.
- **Zamanaşımı**: Alacağın dava yoluyla ileri sürülebilmesini engelleyen, alacak hakkını ise ortadan kaldırmayan süre sonu durumudur. Rehin bakımından bu sonuç, rehin hakkının varlığını ve paraya çevirme yetkisini değiştirmez.

### Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta: hangi şartlar aranır?

- Alacağın bir taşınır rehniyle güvence altına alınmış olması gerekir.
- Alacağın zamanaşımına uğramış olması ve bu durumun rehin hakkının kendisine etkisinin incelenmesi gerekir; zamanaşımı rehin hakkını sona erdirmez.
- Rehinli alacaklının rehin konusu taşınırı paraya çevirme yetkisinin devam ettiği gösterilmelidir; yetkinin varlığı için alacağın dava edilebilir olması aranmaz.
- Rehin hakkının hâlâ var olduğu, yani rehnin sona erme nedenlerinden (alacağın sona ermesi, rehnin teslimi ya da kaydın silinmesi gibi) birinin gerçekleşmediği ortaya konulmalıdır.

### Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta: hangi sonuçları doğurur?

- Alacağın zamanaşımına uğraması, taşınır rehnini kendiliğinden sona erdirmez.
- Rehinli alacaklı, alacak zamanaşımına uğramış olsa bile rehin konusu taşınırı paraya çevirerek alacağını tahsil edebilir.
- Zamanaşımı rehin hakkına etki etmediğinden, rehin konusu taşınırın iadesi için bir zamanaşımı süresi işlemez; rehin ancak alacağın sona ermesi gibi rehni sona erdiren nedenlerle biter.

### Taşınır rehni ile zamanaşımına uğramış kişisel alacak arasındaki fark nedir?

- Taşınır rehni ile güvence altına alınmış alacakta, alacak zamanaşımına uğrasa da rehin hakkı varlığını sürdürür.
- Rehinsiz, yalnız kişisel alacakta zamanaşımı, alacağın dava yoluyla ileri sürülebilmesini ortadan kaldırır ve alacaklı bakımından dava hakkı kalmaz.

Sonuç: Rehinli alacaklı zamanaşımına rağmen rehin konusu şeyi paraya çevirip alacağını tahsil edebilir; rehinsiz alacaklının elinde ise yalnız def'i olarak ileri sürülebilecek bir zamanaşımı savunması kalır.

### Rehinden alma yetkisi ile dava hakkı arasındaki fark nedir?

- Rehinden alma yetkisi, rehin hakkının bir parçası olarak alacağın zamanaşımından bağımsız olarak devam eder.
- Alacağa dayanan kişisel dava hakkı zamanaşımına uğradığında, alacaklı bu hakkını mahkeme yoluyla ileri süremez.

Sonuç: Zamanaşımına uğramış alacak için alacaklı rehin üzerinden tahsilat yapabilir; ancak kişisel borçludan alacağın dava yoluyla istenmesi, zamanaşımı savunması karşısında mümkün olmayabilir.

### Taşınır rehni ile güvenceye bağlanmış alacakta: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zamanaşımının rehin hakkını da sona erdirdiğini saymak; m.159 bunun tersini açıkça söyler.
- Zamanaşımına uğramış alacak için rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesinin de yasağa tabi olduğunu düşünmek; yetki devam eder, ancak paraya çevirme usulü ayrıca yürütülür.
- Rehinsiz kişisel alacaktaki zamanaşımı sonucunu taşınır rehinli alacağa aynen uygulamak.
- Madde metnindeki rehinden alma yetkisinin zamanaşımına rağmen devam ettiği hükmünü, alacaklının kişisel borçludan açık dava yoluyla alacak talep edebileceği şeklinde yorumlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımına uğramış alacakların dava yoluyla istenemeyeceği, ancak yalnız def'i olarak ileri sürülen zamanaşımı savunmasının alacağın kendisini ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/633 E., 2025/757 K., 30.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ilâ 161. maddelerindeki zamanaşımının hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olduğu ve alacaklının dava yoluyla istemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/577 E., 2025/591 K., 10.04.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/217 E., 2025/319 K., 13.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/426 E., 2024/1506 K., 17.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Rehin hakkını kendisine dayandıran alacaklı, taşınır rehninin varlığını ve rehin konusu taşınır üzerindeki zilyetliğini veya sicil kaydını belgeyle ispatlamalıdır.
- Zamanaşımına uğradığını ileri süren borçlu, alacağın hangi tarihte muaccel olduğunu ve zamanaşımının işlemeye başladığı tarihi ortaya koymalıdır; bu konuda ispat yükü zamanaşımı savunmasını yapan tarafa aittir.
- Alacaklı, rehnin kapsamına giren alacak tutarını ve rehinli eşyanın değerini ileri sürdüğünde bu tutarları belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Rehin hakkının sona erdiğini ileri süren borçlu veya rehin veren, alacağın ödendiği, rehnin iade edildiği ya da kaydın silindiği gibi sona erme nedenini kanıtlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-146): Zamanaşımı süresinin genel hükmünü ve zamanaşımının alacağın dava edilebilirliğini engelleyici niteliğini düzenler; m.159 bu genel kuralın rehinli alacaklar bakımından istisnasını oluşturur.
- [6098 sayılı Kanun m.161](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-161): Zamanaşımı sonucunun alacaklı bakımından genel olarak nasıl işlediğini düzenler; m.159 bu sonucun rehin hakkına yansımamasını sağlar.
- 4721 sayılı Kanun m.939: Taşınır rehninin kurulmasını ve rehin verenin rehin konusu eşya üzerindeki hakkını düzenler; m.159'un uygulandığı rehnin varlığının ön koşulunu oluşturur.
- 4721 sayılı Kanun m.863: Taşınmaz rehninde zamanaşımı ve alacağın rehinle ilişkisini ayrı düzenler; m.159 yalnızca taşınır rehnini kapsar.

## [TBK m.160 — Zamanaşımından feragat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-160)

TBK m.160, zamanaşımından önceden feragatin yasaklanmasını, müteselsil borçlulardan birinin feragatinin diğerlerine etkisizliğini, bölünemez borçta aynı kuralı ve asıl borçlunun feragatinin kefile karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler. Hüküm, zamanaşımı def'ini ileri süren borçlu ve onun borç ilişkisindeki müteselsil borçlular, bölünemez borcun borçluları ve kefil bakımından uygulanır. Maddede süre, oran veya tutar yoktur. Maddede zamanaşımının süresi, kesilmesi, durması ve başlangıcı düzenlenmez (m.146-159 ve m.161). Zamanaşımının kesilmesine ilişkin m.155 ile kesilmenin müteselsil borçlulara etkisi de bu maddenin konusu değildir.

### Zamanaşımından feragat: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Önceden feragat**: Zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce, borç ilişkisi kurulurken ya da borç muaccel olup süre işlemeye başlamadan önce borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürmeyeceğini baştan kabul etmesidir. Maddenin yasakladığı feragat budur ve kesin hükümsüzdür.
- **Zamanaşımı def'inden feragat**: Zamanaşımı dolduktan sonra borçlunun, doğmuş olan def'i hakkını kullanmama yönündeki irade beyanıdır. Zamanaşımı dolmadan yapılan ikrar ve teminat, feragat sayılmaz; zamanaşımını kesen sebep olarak değerlendirilir.
- **Sübjektif etki**: Feragatin yalnızca feragat eden borçlu hakkında hüküm doğurması, diğer müteselsil borçlular, bölünemez borcun diğer borçluları ve kefil üzerinde sonuç yaratmamasıdır.
- **Bölünemez borç**: Edimin parçalara ayrılarak ifa edilemediği, birden fazla borçlunun bulunduğu borç ilişkisidir. Bu borçlulardan birinin feragati, diğerlerine karşı ileri sürülemez.

### Zamanaşımından feragat: hangi şartlar aranır?

- Feragatin zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce yapılmamış olması gerekir; önceden yapılan feragat kesin hükümsüzdür.
- Feragat, zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılmış olmalıdır; bu durumda doğmuş bir def'i hakkından feragat söz konusu olur.
- Feragat eden kişinin borçlu olması ve malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisine sahip bulunması gerekir.
- Feragat, müteselsil borçlulardan birinin ya da bölünemez borcun borçlularından birinin yaptığı bir feragat ise, yalnızca o borçlu hakkında hüküm doğurur; diğer borçlular bunu kendilerine karşı ileri süremez.
- Feragat asıl borçlu tarafından yapılmışsa, kefil bu feragate dayanamaz ve zamanaşımı def'ini kendisi ileri sürebilir.

### Zamanaşımından feragat: hangi sonuçları doğurur?

- Zamanaşımından önceden yapılan feragat anlaşması veya tek taraflı beyan kesin hükümsüzdür ve hiçbir hüküm doğurmaz.
- Borçlu, zamanaşımı süresi dolmadan yaptığı feragat nedeniyle bağlanmaz; zamanaşımı dolduğunda def'i hakkını ileri sürebilir.
- Zamanaşımı dolduktan sonra yapılan feragat geçerlidir ve feragat eden borçlu bakımından zamanaşımı def'ini ileri sürme hakkı ortadan kalkar.
- Müteselsil borçlulardan birinin feragati diğer borçlular bakımından sonuç doğurmaz; diğerleri zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.
- Bölünemez borcun borçlularından birinin feragati, diğer borçlular bakımından sonuç doğurmaz.
- Asıl borçlunun feragati kefile karşı ileri sürülemez; kefil zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.
- Feragat, zamanaşımı def'i ileri sürülmeden yapılan bir taahhüt olarak kalır ve yasal sınırlar içinde borçluyu bağlar.

### Önceden feragat ile zamanaşımı dolduktan sonra feragat arasındaki fark nedir?

- Zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan veya henüz işlemekteyken yapılan, borç ilişkisi kurulurken alınan taahhüt ya da tek taraflı beyan.
- Zamanaşımı süresi dolduktan sonra, doğmuş def'i hakkından yapılan feragat.

Sonuç: Önceden feragat kesin hükümsüzdür ve borçlu zamanaşımı def'ini sonradan ileri sürebilir. Süre dolduktan sonraki feragat geçerlidir ve borçlu bağlanır.

### Zamanaşımı def'inden feragat ile zamanaşımını kesen ikrar ve teminat arasındaki fark nedir?

- Borçlunun, zamanaşımı dolmadan borcu ikrar etmesi ya da teminat vermesi.
- Borçlunun zamanaşımı dolduktan sonra, zamanaşımına uğradığını bilerek aynı davranışları göstermesi.

Sonuç: Zamanaşımı dolmadan yapılan ikrar ve teminat m.154 uyarınca zamanaşımını keser; feragat sayılmaz. Süre dolduktan sonra aynı davranışlar örtülü irade beyanıyla feragat olarak yorumlanır.

### Müteselsil borçlu ile feragat eden müteselsil borçlu arasındaki fark nedir?

- Feragat eden borçlu.
- Feragat etmeyen diğer müteselsil borçlular.

Sonuç: Feragat yalnızca feragat eden hakkında hüküm doğurur. Diğer borçlular zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.

### Asıl borçlu ile kefil arasındaki fark nedir?

- Asıl borçlunun yaptığı feragat.
- Kefilin zamanaşımı def'i.

Sonuç: Asıl borçlunun feragati kefile karşı ileri sürülemez; kefil zamanaşımı def'ini kendi adına kullanabilir.

### Zamanaşımından feragat: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zamanaşımı dolmadan yapılan ikrar veya teminatı feragat saymak; bu işlemler m.154 uyarınca zamanaşımını keser ve feragat sonucu doğurmaz.
- Önceden feragat anlaşmasını geçerli saymak; bu anlaşma kesin hükümsüzdür ve borçlu zamanaşımı def'ini sonradan ileri sürebilir.
- Müteselsil borçlulardan birinin feragatini diğerleri bakımından da bağlayıcı saymak; feragat yalnızca feragat eden hakkında hüküm doğurur.
- Asıl borçlunun feragatini kefil bakımından ileri sürülebilir saymak; kefil zamanaşımı def'ini kendi adına kullanabilir.
- Zamanaşımının hakim tarafından resen dikkate alınacağını düşünmek; zamanaşımı bir def'idir ve ileri sürülmesi gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımının alacak hakkını değil def'i hakkını sona erdirdiği kabul edilmekte, feragatin de bu def'i hakkı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/633 E., 2025/757 K., 30.05.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/217 E., 2025/319 K., 13.03.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Zamanaşımı dolmadan borcun ikrarı veya teminat gösterilmesinin feragat sayılmayıp zamanaşımını kesen bir işlem olarak ele alındığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025)
- Zamanaşımına uğramış alacağın tahsili için yapılan ödeme ya da ikrarın, borçlunun zamanaşımına uğradığını bilerek yaptığı hallerde def'iden feragat sayılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/426 E., 2024/1506 K., 17.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Önceden feragat iddiasını ileri süren, feragatin zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; feragatin tarihi yazılı belge ya da tanıkla gösterilebilir.
- Zamanaşımı dolduktan sonra yapılan feragati ileri süren alacaklı, feragatin zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yapıldığını ve borçlunun bu tarihte zamanaşımına uğradığını bildiğini ispatlamalıdır.
- Borçlunun ikrarı veya teminatı zamanaşımını kesen bir sebep olarak öne sürülüyorsa, alacaklı bu işlemin zamanaşımı dolmadan yapıldığını yazılı belge ile göstermelidir.
- Zamanaşımı def'ini ileri süren borçlu, süresi dolmuş olduğunu ve kesilme ya da durmanın gerçekleşmediğini ispatlamakla yükümlüdür; savunmayı zamanaşımı süresinin hesabına dayandırır.
- Feragat eden müteselsil borçlu ya da asıl borçlu ile diğer borçlular arasındaki ilişki, feragatin sübjektif etkisi nedeniyle her borçlu bakımından ayrı ayrı değerlendirilir ve ispat konusu yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Zamanaşımının kesilme sebeplerini düzenler. Zamanaşımı dolmadan yapılan ikrar ve teminat m.154 kapsamında kesilme sonucu doğurur, feragat sayılmaz.
- [6098 sayılı Kanun m.155](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-155): Zamanaşımının müteselsil veya bölünemez borçlulardan birine karşı kesilmesinin diğerlerine de etkisini düzenler. Feragatin sübjektif etkisi ile kesilmenin etkisi birbirinden ayrılır.
- [6098 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-146): Genel zamanaşımı süresini ve bu sürenin süre uzatımı yasağıyla ilişkisini düzenler; önceden feragatin neden sınırlandığını açıklar.
- [6098 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-148): Zamanaşımı süresini sözleşmeyle uzatma ve kısaltma sınırlarını düzenler. Önceden feragatin ve süre uzatımının yasağı bakımından tamamlayıcıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.27](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-27): Emredici hükme aykırı sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünü düzenler; önceden feragat anlaşmasının geçersizliği bu hükme dayanır.

## [TBK m.161 — İleri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-161)

Madde, zamanaşımının hâkim tarafından kendiliğinden gözetilemeyeceğini düzenler; zamanaşımının bir def'i olarak ileri sürülmesi gerektiğini belirler. Hüküm, borçlunun zamanaşımı savunmasını hangi merci önünde ve hangi aşamada kullanabileceğine ilişkin ayrıntıya girmez. Madde, bütün borç ilişkileri bakımından, hem alacaklı hem borçlu yönünden uygulanır. Maddede zamanaşımının süreleri (m.146 vd.), zamanaşımının kesilmesi (m.154 vd.) ve zamanaşımı süresinin uzatılmasına ilişkin sınırlar düzenlenmez. Hakkın ileri sürülmesine ilişkin hak düşürücü süreler, zamanaşımından ayrı olarak ayrı maddelerde ele alınır. Ayrıca zamanaşımına uğramış borcun ifasının geri alınmasına ilişkin hükümler (m.94) ve daimi def'i kavramı bu maddenin kapsamında değildir.

### İleri sürülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zamanaşımı def'isi**: Borçlunun, zamanaşımı süresinin dolduğunu öne sürerek alacaklının talebini reddettirmek için yaptığı savunmadır. Bu savunma yapılmadıkça zamanaşımı mahkeme önünde dikkate alınmaz.
- **Kendiliğinden gözetme**: Hâkimin, taraflardan bir talep gelmeden bir hususu resen dikkate alması anlamına gelir. Zamanaşımında bu yetki hâkime tanınmamıştır.
- **Zamanaşımı süresinin dolması**: Alacağın dava yoluyla talep edilebilmesini sağlayan sürenin tamamlanmasıdır. Bu durum alacağın kendisini ortadan kaldırmaz; alacak, def'i ileri sürülmediği sürece varlığını korur.

### İleri sürülmesi: hangi şartlar aranır?

- Alacağın zamanaşımı süresinin dolmuş olması gerekir.
- Zamanaşımı savunmasının borçlu veya ona temsilen hareket eden kişi tarafından açıkça ileri sürülmesi gerekir.
- Hâkimin zamanaşımını kendiliğinden dikkate alabilmesi için, zamanaşımının bu şekilde ileri sürülmüş olması şarttır.
- Savunmanın ileri sürülmesi, ilgili yargılama aşamasında yapılmalıdır.

### İleri sürülmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, borçlu def'iyi ileri sürmezse hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez ve davayı bu gerekçeyle reddedemez.
- Borçlu zamanaşımı def'isini ileri sürerse, hâkim bu savunmayı inceler ve sürenin dolup dolmadığını değerlendirir.
- Zamanaşımı def'isi ileri sürülmüş olsa da alacak kendiliğinden sona ermez; sonuç def'i üzerine dava reddi biçiminde doğar.
- Zamanaşımına uğramış borcun ifa edilmesi halinde, ifa geri istenemez; bu konu başka hükümlerle düzenlenmiştir.

### Zamanaşımı def'isi ile hâkimin resen dikkate alması arasındaki fark nedir?

- Borçlunun def'isi üzerine zamanaşımı dikkate alınır; savunma ileri sürülmüşse hâkim bunu inceler.
- Def'i ileri sürülmemişse hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz.

Sonuç: Zamanaşımı savunması yapılmadığı sürece alacak dava konusu olarak hüküm altına alınabilir.

### Zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark nedir?

- Zamanaşımında alacak varlığını korur, yalnızca dava yoluyla istenemez hale gelir.
- Hak düşürücü sürede hak kendisi sona erer.

Sonuç: Zamanaşımına ilişkin bu madde, hak düşürücü sürelerde uygulanmaz; hâkim hak düşürücü süreyi kendiliğinden dikkate alır.

### İleri sürülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hâkimin zamanaşımını davalı savunmasına bakmaksızın resen dikkate alabileceğini düşünmek.
- Zamanaşımı def'isinin yalnızca ilk derece yargılamasında değil her aşamada ileri sürülebileceğini varsaymak; ileri sürülme zamanı konusunda madde metni ayrıca bir ayrıntı vermez, bu nedenle usul kurallarına bakmak gerekir.
- Zamanaşımı süresinin dolmasıyla alacağın kendiliğinden sona erdiğini düşünmek.
- Hak düşürücü süreleri zamanaşımı gibi ele alarak hâkimin resen dikkate alamayacağını varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımının ileri sürülmediği hallerde hâkimin davayı zamanaşımı nedeniyle resen reddedemeyeceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/96 E., 2025/8 K., 03.01.2025)
- Zamanaşımı savunmasının cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/96 E., 2025/8 K., 03.01.2025)
- Zamanaşımının, alacağın dava yoluyla talep edilebilme imkânını ortadan kaldırdığı; alacağı kendiliğinden sona erdirmediği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/633 E., 2025/757 K., 30.05.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/217 E., 2025/319 K., 13.03.2025)
- Zamanaşımı def'isinin, süre dolduktan sonra yapılan ıslah veya dava açma gibi işlemlerden önce ileri sürülüp sürülmediğinin değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2840 E., 2026/191 K., 11.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımı def'isini ileri süren borçlu, süre dolumunu ve def'inin usulüne uygun ileri sürüldüğünü ispatlamalıdır.
- Süre başlangıcı ve kesilme olayları, alacaklının iddiası üzerine değerlendirilir; ispat yükü süreyi kesen olayı ileri süren tarafa aittir.
- Dava dilekçesinin tebliği tarihi ve cevap dilekçesinin içeriği, def'inin zamanında ileri sürüldüğünü göstermek için kullanılan belgelerdir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/96 E., 2025/8 K., 03.01.2025)
- Alacaklı, süre dolmadığını veya süreyi kesen bir işlem bulunduğunu iddia ederse bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-146): Zamanaşımı süresinin genel hükmünü düzenler; m.161'deki def'i ancak bu süre dolduğunda gündeme gelir.
- [6098 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-154): Zamanaşımının kesilmesini düzenler; def'i ileri sürülmeden önce süresinin kesilip kesilmediği bu maddeye göre değerlendirilir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on yıldır | [m.156](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-156) | Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır. |
| altmış günlük | [m.158](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-158) | Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış… |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2023/922 E., 2024/562 K., 20.11.2024 (m.158)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024 (m.154, m.155, m.157, m.159, m.160)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/703 E., 2022/170 K., 22.02.2022 (m.154, m.156)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/708 E., 2022/175 K., 22.02.2022 (m.156)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/711 E., 2022/178 K., 22.02.2022 (m.156)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/705 E., 2022/172 K., 22.02.2022 (m.156)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/706 E., 2022/173 K., 22.02.2022 (m.156)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2771 E., 2021/159 K., 25.02.2021 (m.158)
- Genel Kurul, 2019/21279 E., 27.10.2022 (m.156)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2026/475 E., 2026/741 K., 14.05.2026 (m.155)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/436 E., 2026/810 K., 17.04.2026 (m.155)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2099 E., 2026/660 K., 09.04.2026 (m.157)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2840 E., 2026/191 K., 11.02.2026 (m.161)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1125 E., 2026/85 K., 22.01.2026 (m.157)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1662 E., 2025/2179 K., 25.12.2025 (m.155)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025 (m.154, m.155, m.157, m.159, m.160, m.161)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/633 E., 2025/757 K., 30.05.2025 (m.157, m.159, m.160, m.161)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2024/1218 E., 2025/690 K., 30.05.2025 (m.158)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/577 E., 2025/591 K., 10.04.2025 (m.157, m.159, m.160, m.161)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2023/217 E., 2025/319 K., 13.03.2025 (m.159, m.160, m.161)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/96 E., 2025/8 K., 03.01.2025 (m.161)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/426 E., 2024/1506 K., 17.10.2024 (m.159, m.160)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/5 E., 2024/240 K., 08.02.2024 (m.154)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2020/1711 E., 2022/2443 K., 28.12.2022 (m.154)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1241 E., 2022/1660 K., 17.10.2022 (m.158)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/575 E., 2022/696 K., 28.03.2022 (m.154)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/786 E., 2022/320 K., 17.03.2022 (m.158)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/654 E., 2021/979 K., 13.10.2021 (m.158)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2021/323 E., 2021/763 K., 06.04.2021 (m.155)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-genel-hukumler/zamanasiminin-kesilmesi-ve-yeni-surenin-baslamasi
