---
title: "Kısmi ödemeli satışlar — Borçlar Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.253–263"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/kismi-odemeli-satislar"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Kısmi ödemeli satışlar

Borçlar Hukuku Özel Hükümler › Özel borç ilişkileri › Satış sözleşmesi › Bazı satış türleri — [Borçlar Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.253, taksitle satış sözleşmesinin tanımını, geçerlilik şeklini (yazılılık) ve ticari faaliyet kapsamında yapılan satışta sözleşmede bulunması gereken on bir asgari unsuru düzenler. TBK m.254, ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlının yaptığı taksitle satış sözleşmesinin geçerlilik koşulunu düzenler; geçerliliğin yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlanmasını ve rızanın sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olma zorunluluğunu içerir.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.253–263 hükümlerini kapsar: tanımı, şekli ve içeriği, yasal temsilcinin rızası, sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması, yetkili mahkeme ve tahkim, uygulama alanı.

- [TBK m.253 — Tanımı, şekli ve içeriği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-253)
- [TBK m.254 — Yasal temsilcinin rızası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-254)
- [TBK m.255 — Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-255)
- [TBK m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-256)
- [TBK m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-257)
- [TBK m.258](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-258)
- [TBK m.259](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-259)
- [TBK m.260](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-260)
- [TBK m.261](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-261)
- [TBK m.262 — Yetkili mahkeme ve tahkim](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-262)
- [TBK m.263 — Uygulama alanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-263)

## [TBK m.253 — Tanımı, şekli ve içeriği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-253)

Madde, taksitle satış sözleşmesinin tanımını, geçerlilik şeklini (yazılılık) ve ticari faaliyet kapsamında yapılan satışta sözleşmede bulunması gereken on bir asgari unsuru düzenler. Alıcının yedi gün içindeki geri alma hakkının sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğuran süreye bağlandığı, bu hakkın alıcı bakımından önceden kaldırılamadığı ilkesi de bu çerçevededir. Madde, malın satıcının ticari faaliyeti kapsamında satılıp satılmamasına göre sözleşme içeriğinin kapsamını belirler. Kanun tarafından bu maddede yalnız satış sözleşmesinin kurulması ve içeriği ele alınır. Taksitle satışın ayrıntılı zorunlu içeriği, cayma hakkı ve erken ödeme gibi konular ile temerrüt sonuçları maddede ayrıca düzenlenmez; bunlar ilgili kanun maddeleri ve Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik ile belirlenir. Taşınmaz satışları ile ön ödemeli taksitle satış (m.264 vd.) da bu maddenin kapsamı dışındadır. Alıcının satış bedelini ödemede temerrüdü halinde satıcının hakları da bu maddede yer almaz.

### Tanımı, şekli ve içeriği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış**: Satıcının satılan taşınırı satış bedeli ödenmeden önce teslim etmeyi, alıcının ise bedeli kısım kısım ödemeyi üstlendiği satış türüdür. Teslim ile ödeme arasındaki sıranın satıcı lehine ters çevrilmiş olması bu satışı ayırt eder.
- **Peşinat**: Satış bedelinin taksitlerden önce, en geç teslim anında ödenen kısmıdır. Peşin satış bedelinin en az onda biri olmalıdır; bu oran m.256 ile belirlenir.
- **Taksit sayısı**: Bedelin ödeneceği taksitlerin adedidir. Sözleşmede en az iki taksit öngörülmesi gerekir; bu sayının altında kalan düzenleme taksitle satış sayılmaz.
- **Yazılı şekil**: Taksitle satış sözleşmesinin geçerlilik koşuludur. Yazılı şekle uyulmadan yapılan sözleşme geçersizdir; sözleşmenin tarafları bu eksikliğe dayanabilir.
- **Geri alma hakkı**: Alıcının sözleşmeye bağlanmasını engelleyen, sözleşme nüshasının eline geçmesinden itibaren yedi gün içinde irade açıklamasını geri alabildiği haktır. Bu hak önceden kaldırılamaz.
- **Ticari faaliyet kapsamında satış**: Satıcının mesleki veya ticari işi çerçevesinde yaptığı satıştır. Bu nitelik sözleşmedeki asgari unsurların on birinin tamamının belirtilmesini gerektirir; ticari faaliyet dışı satışta bu zorunluluk bulunmaz.

### Tanımı, şekli ve içeriği: hangi şartlar aranır?

- Satış konusunun taşınır mal veya taşınır nitelikte bir hak olması ve satıcının malı satış bedelinin ödenmesinden önce teslim etmeyi üstlenmesi gerekir.
- Alıcının satış bedelini kısım kısım ödemeyi üstlenmesi ve bedelin en az iki taksitte ödenecek şekilde düzenlenmesi gerekir; taksitlerin tamamının teslimden önce ödenmesi bu satışı taksitle satış kılmaz.
- Taksitlerin sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödenmesi bulunmalıdır; bu süreyi aşan düzenleme yapılamaz.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması gerekir; yazılı şekil yapılmadıkça sözleşme geçerli olmaz.
- Malın satıcının ticari faaliyeti kapsamında satılması halinde sözleşmede m.253/III'te sayılan on bir unsurun tamamı yer almalıdır.
- Sözleşmede yer alan on bir unsur arasında tarafların adı ve yerleşim yeri, satışın konusu, peşin satış bedeli, ilave bedel, toplam bedel, alıcının diğer edimleri, peşinat ile taksitlerin tutarı, vadesi ve sayısı, yedi günlük geri alma hakkı, varsa mülkiyet saklama ya da alacak devri kayıtları, faiz ve sözleşmenin yeri ile tarihi bulunmalıdır.
- Faizin, temerrüt veya vadenin ertelenmesi halinde, yasal faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemesi gerekir.
- Alıcının sözleşme nüshasını eline geçirmesinden itibaren yedi gün içinde geri alma hakkını tanıyan kayıt bulunmalıdır.

### Tanımı, şekli ve içeriği: hangi sonuçları doğurur?

- Madde metnindeki şekil ve içerik koşulları yerine getirilmişse satış taksitle satış olarak geçerli kurulur ve alıcı taksitlerini ödemekle yükümlü olur.
- Yazılı şekle uyulmadan yapılan taksitle satış sözleşmesi geçersizdir.
- Ticari faaliyet kapsamındaki satışta on bir unsurdan biri eksikse sözleşme, madde metnine uygun bir taksitle satış olarak kabul edilmez.
- Alıcı yedi gün içinde yazılı bildirimle geri alma hakkını kullanırsa sözleşme doğmamış sayılır ve cayma parası istenemez.
- Geri alma süresi içinde satıcı malı alıcıya devretmişse alıcı malı yalnız olağan gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aşılırsa sözleşme hüküm doğurmuş olur.
- Geri alma hakkının önceden kaldırılması ya da bu hakka feragat kaydı geçersizdir.
- Faiz oranı yasal faizin yüzde otuz fazlasını aşarsa aşan kısmın geçerliliği tartışmalı kalır ve üst sınır ihlal edilmiş olur.
- Taksitle satış ile diğer taksitli sözleşmeler arasında ayrım yapılmazsa, bu maddedeki kurallar kıyas yoluyla diğer taksitli işlemlere uygulanabilir ancak emredici hükümlere aykırı olamaz.

### Taşınır ile taşınmaz arasındaki fark nedir?

- Taşınır mal veya taşınır nitelikte hak, taksitle satışa konu olabilir.
- Tapuya kayıtlı taşınmazlar taksitle satış hükümlerine tabi değildir.

Sonuç: Taşınmaz satışında alıcı bedeli taksitle ödese de bu maddedeki şekil ve içerik kuralları uygulanmaz.

### Ticari faaliyet kapsamında ile diğer satış arasındaki fark nedir?

- Satıcının ticari faaliyeti kapsamında yapılan satışta on bir unsur tek tek sözleşmede yer almalıdır.
- Ticari faaliyet dışındaki satışta bu on bir unsurun sözleşmede yer alması zorunlu değildir.

Sonuç: Ticari satışta eksik unsur sözleşmenin geçerliliğini etkiler; ticari olmayan satışta yazılılık ve bedel-taksit unsurları esas alınır.

### Geri alma hakkı ile cayma parası arasındaki fark nedir?

- Alıcı yedi gün içinde yazılı bildirimle irade açıklamasını geri alabilir.
- Geri alma hakkı kullanıldığında cayma parası istenemez.

Sonuç: Alıcı bu hakkı kullandığında bedel ya da başka bir tazminat talep edilemez.

### Taksitle satış ile ön ödemeli taksitle satış arasındaki fark nedir?

- Taksitle satışta satılan mal peşinatla birlikte teslim edilir ve mülkiyet, satıcının saklı tutması kaydı bulunmadıkça, alıcıya geçer.
- Ön ödemeli taksitle satışta alıcı önce taksitleri öder, mülkiyet son taksitten sonra devredilir.

Sonuç: Bu maddedeki şekil ve içerik kuralları taksitle satışa uygulanır; ön ödemeli satış (m.264 vd.) bu maddenin kapsamında değildir.

### Tanımı, şekli ve içeriği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekil koşulunu sözleşmenin ispatı için araç sayıp geçerlilik şartı olarak görmemek.
- Üç yıllık süreyi sözleşmenin tesliminden değil, kurulmasından itibaren saymak.
- Yedi günlük geri alma süresini sözleşmenin imzalanmasından değil, alıcının nüshayı eline geçirmesinden sayması gerekirken bu tarihi yanlış belirlemek.
- Taşınmaz satışına bu maddeyi uygulamak; tapuya kayıtlı taşınmazlar taksitle satış hükümleri kapsamında değildir.
- Ticari olmayan satışta da on bir unsurun sözleşmede yer alması gerektiğini sanmak.
- Geri alma hakkını kullanan alıcıdan cayma parası talep etmek; bu hakkın kullanılması halinde cayma parası istenemez.
- Faiz oranının yasal faizin yüzde otuz fazlasını aşabileceğini düşünmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yazılı şekil koşulunun geçerlilik şartı olduğu ve yazılı şekil yapılmadan kurulan taksitle satışın geçersiz olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/676 E., 2020/89 K., 03.02.2020)
- Satıcının geçerli sözleşme yapmadığı durumda bu eksikliği tüketici aleyhine ileri sürmesinin mümkün olmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/676 E., 2020/89 K., 03.02.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Taksitle satış sözleşmesinin yazılı şekilde yapıldığını ileri süren taraf, yazılı belgeyi ibraz ederek ispat yükü altındadır.
- Ticari faaliyet kapsamında yapılan satışta, on bir unsurun sözleşmede yer aldığını ileri süren taraf bu unsurları sözleşme metninden ispatlar.
- Alıcının geri alma bildirimini yaptığını ileri süren taraf, bildirimin yazılı yapıldığını ve yedi gün içinde gönderildiğini (postaya verilme tarihi dahil) belgeyle ispatlar.
- Sözleşme nüshasının alıcının eline geçme tarihini ileri süren taraf, bu tarihi belgeyle ispatlar; aksini iddia eden karşı taraf kendi savunmasını ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-256): Peşinatın en az onda birinin en geç teslim anında ödenmesi ile taksitlerin üç yıl içinde ödenmesi kuralını düzenler; m.253'ün unsurlarını tamamlar.
- [6098 sayılı Kanun m.264](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-264): Ön ödemeli taksitle satışı düzenler; m.253'teki taksitle satıştan ayrılır ve bu maddenin kapsamı dışındadır.
- [6098 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-251): Beğenme koşulunun gerçekleşmesi ile ilgili süre kurallarını düzenler; deneme satışıyla taksitle satış arasındaki ilişkiyi belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.252](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-252): Alıcının denemede malı beğenmiş sayılması hallerini düzenler; geri alma hakkıyla birlikte değerlendirilir.
- 6502 sayılı Kanun: Tüketici ile yapılan taksitle satışta sözleşme şartlarının tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğini ve yazılılık kuralının tüketici sözleşmelerinde de uygulanacağını düzenler; m.253 ile birlikte uygulanır.

## [TBK m.254 — Yasal temsilcinin rızası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-254)

Bu madde, ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlının yaptığı taksitle satış sözleşmesinin geçerlilik koşulunu düzenler; geçerliliğin yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlanmasını ve rızanın sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olma zorunluluğunu içerir. Kural, taksitle satış sözleşmesinin tarafı olan ayırt etme gücüne sahip küçük ve sınırlı ehliyetsizler bakımından uygulanır. Madde, rızanın kimler tarafından verileceğini, genel hükümlerdeki izin ve onayın nasıl işleyeceğini, sınırlı ehliyetsizin dava ehliyetini ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları düzenlemez (MK m.16, m.451 ve dava ehliyetine ilişkin hükümler kapsamındadır). Taksitle satışta temerrüt, geciken taksitlerin ödenmesi ve satış bedelinin ödenmemesi halindeki sonuçlar da bu maddenin konusu değildir (TBK m.136 ve devamı).

### Yasal temsilcinin rızası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış sözleşmesi**: Satım bedelinin birden çok taksitte ödenmesi kararlaştırılan ve malın teslimi ile bedelin ödenmesi arasında ödeme düzenine bağlanan satım türüdür. Maddenin koruma alanı yalnızca bu sözleşme tipiyle sınırlıdır.
- **Ayırt etme gücü**: Kişinin yaptığı işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayıp buna göre davranabilme yeteneğidir. Maddenin uygulanabilmesi için küçük veya kısıtlının ayırt etme gücüne sahip olması şarttır; ayırt etme gücü olmayanların işlemi zaten hüküm ifade etmez.
- **Yasal temsilci**: Küçük veya kısıtlı adına kanun gereği yetkili olan kişidir; velayet altında velisi, vesayet altında vasisidir. Maddedeki rıza bu kişiden alınır.
- **Yazılı rıza**: Yasal temsilcinin, sözleşmeye izin verdiğini yazılı biçimde açıklamasıdır. Bu madde şekil şartını açıkça getirdiği için, genel hükümlerdeki şekle bağlı olmayan izin ve onay bu sözleşme bakımından yeterli değildir.
- **Kurulma anı**: Sözleşmenin tarafların karşılıklı iradeleriyle tamamlandığı andır. Rızanın bu ana kadar verilmiş olması gerekir; sonradan verilen rıza bu koşulu karşılamaz.

### Yasal temsilcinin rızası: hangi şartlar aranır?

- Sözleşmeyi yapan kişinin ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlı olması gerekir.
- Sözleşmenin taksitle satış sözleşmesi olması gerekir.
- Yasal temsilcinin rızasının bulunması gerekir; rıza yazılı olmalıdır.
- Rızanın en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir; bu andan sonra verilen rıza sözleşmeyi geçerli kılmaz.
- Yasal temsilcinin rızası bulunmadığında sözleşmenin geçerliliği için gereken koşul yerine gelmemiş olur; bu koşulun eksikliği sözleşmenin hükümsüzlüğüne yol açar.

### Yasal temsilcinin rızası: hangi sonuçları doğurur?

- Yasal temsilcinin yazılı rızası sözleşmenin kurulduğu anda mevcut değilse sözleşme geçerli olmaz.
- Rızanın sözleşmenin kurulmasından sonra verilmesi, genel hükümlerdeki onay yoluyla sözleşmeyi geçerli kılmaz; taraflar sözleşmeyi yeniden yapmak zorundadır.
- Yazılı rıza, sözleşme kurulduğunda verilmiş ve yazılı biçimdeyse sözleşme geçerli olur.
- Maddenin hükmü emredici niteliktedir; sözleşmeyle bu şartın ortadan kaldırılması ya da gevşetilmesi mümkün değildir.

### Genel hüküm ile taksitle satış özel hükmü arasındaki fark nedir?

- Genel olarak ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının yaptığı borçlandırıcı işlemler, kanuni temsilcinin sonradan vereceği onayla geçerli hale gelebilir.
- Taksitle satış sözleşmesinde ise rıza yazılı olmalı ve en geç kurulma anında verilmiş bulunmalıdır; sonradan onay bu sözleşmeyi geçerli kılamaz.

Sonuç: Taksitle satış bakımından genel hükümdeki onayla sonradan geçerlik kazandırma yolu kapalıdır; sözleşme yeniden yapılmak zorundadır (gerekçe ve BK döneminden farkı bu noktadadır).

### Yazılı rıza ile genel izin ve onay şekli arasındaki fark nedir?

- Taksitle satışta rıza yazılı biçimde verilmelidir.
- Genel hükümde izin veya onay şekle bağlı değildir ve örtülü de olabilir.

Sonuç: Yazılı olmayan veya örtülü açıklama bu sözleşme bakımından yeterli değildir; sözleşme geçerli olmaz.

### Ayırt etme gücüne sahip olan ile olmayan küçük ve kısıtlı arasındaki fark nedir?

- Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının taksitle satış yapması bu maddenin kapsamına girer.
- Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemi zaten hüküm ifade etmez; burada rıza ile geçerlilik sorunu değil, işlemin baştan yokluğu söz konusudur.

Sonuç: Madde yalnızca ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar bakımından yazılı rıza koşulunu getirir.

### Yasal temsilcinin rızası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taksitle satış sözleşmesine genel hükümdeki onay yoluyla sonradan geçerlik kazandırılabileceğini düşünmek; bu madde bu yolu kapatmıştır.
- Yasal temsilcinin sözlü veya örtülü rızasını yeterli saymak; madde yazılı rıza şartı getirmiştir.
- Rızanın sözleşmenin kurulmasından sonra verilmesinin yeterli olduğunu varsaymak; rıza en geç kurulma anında bulunmalıdır.
- Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişiyle yapılan işlemi bu maddenin hükmüne bağlamak; o durumda sorun rıza değil işlemin hükümsüzlüğüdür.

### Nasıl ispat edilir?

- Sözleşmenin geçerliliğine dayanan taraf, yani satıcı veya alacaklı, yasal temsilcinin yazılı rızasının sözleşme kurulduğu anda bulunduğunu ispatlamalıdır.
- Yazılı rıza belgesi en güçlü delildir; belge bulunmadığında rızanın varlığı başka delillerle ispatlanamaz, çünkü şekle bağlı bir iradenin yerine tanık veya örtülü davranış geçmez.
- Sözleşmenin kurulma anı ile rızanın verilme anı arasındaki sıra, tarih taşıyan belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Küçük veya kısıtlının ayırt etme gücüne sahip olduğunu iddia eden taraf bu durumu ispatlamalıdır; ayırt etme gücünün yokluğu iddiası karşı tarafa ait bir savunma niteliğindedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.254](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-254): Bu maddenin kendisidir; taksitle satışta rıza şartını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.16: Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlının yasal temsilci rızasına tabi işlem yapabilmesinin çerçevesini çizer; bu maddenin koşulu ayırt etme gücü ile birlikte okunur.
- 4721 sayılı Kanun m.451: Genel hükümde izin ve onayın şekil şartına bağlı olmadığını düzenler; taksitle satış hükmü bu genel kuralın istisnasını oluşturur.
- [6098 sayılı Kanun m.136](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-136): Taksitle satış sözleşmesinde taksit ödemeleri ve temerrüt sonuçlarını düzenler; bu madde ise yalnızca geçerlilik koşulunu getirir.

## [TBK m.255 — Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-255)

Taksitle satış sözleşmesinin alıcı bakımından ne zaman hüküm ve sonuç doğuracağını, alıcının yedi günlük süre içinde sözleşmeden kurulma iradesini geri alma hakkının kullanılış biçimini (yazılılık, feragat yasağı, postaya verme anı), satıcının malı geri alma süresi içinde devretmesi hâlinde alıcının malı kullanma sınırını ve geri alma hakkı kullanıldığında cayma parası istenemeyeceğini düzenler. Kurala tabi olan ilişki taksitle satış sözleşmesidir ve hüküm alıcı yönünden uygulanır; satıcı yönünden sözleşme kurulduğu anda hüküm doğurur. Taksitle satışta peşinatın ödenmesi ve sözleşmenin süresi (m.256), sözleşmenin şekli ve ehliyet-rıza koşulu (m.254), tüketici cayma hakkının ayrıntıları ve bedelin iadesi gibi konular bu maddede düzenlenmez; bunlar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile ilgili hükümlerde ve TBK m.254 ile m.256'da yer alır.

### Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Geri alma açıklaması**: Alıcının, sözleşmenin kurulmasına ilişkin kendi irade açıklamasını geri alarak sözleşmenin kendi yönünden hüküm ve sonuç doğurmasını önlemesi için yaptığı tek taraflı, yazılı bildirimdir. Sözleşmeyi baştan ortadan kaldıran bir fesih ya da dönme değildir; bildirim sonucunda sözleşme alıcı yönünden hiç doğmamış sayılır.
- **Yedi günlük süre**: Sözleşmenin alıcı bakımından hüküm doğurmasını erteleyen ve bu süre içinde geri alma bildiriminin yapılabildiği süredir. Süre, imzalanmış sözleşme nüshasının alıcının eline geçmesinden başlar.
- **Yenilik doğuran hak**: Karşı tarafın rızası aranmadan, tek taraflı bir beyanla hukuki durumu değiştiren haktır. Geri alma açıklaması bu niteliktedir; bu nedenle yapıldığı anda sonuç doğurması, bildirimin muhataba ulaşması ya da postaya verilme anıyla belirlenir.
- **Olağan gözden geçirme**: Malın, alıcının onu inceleyip uygun olup olmadığını anlamak için yapabileceği ölçüdeki kullanımıdır. Bu ölçünün aşılması hâlinde alıcı geri alma hakkını kaybeder ve sözleşme hüküm doğurur.
- **Cayma parası**: Taraflardan birinin sözleşmeden vazgeçme karşılığında karşı tarafa ödediği bedeldir. Madde, geri alma hakkını kullanan alıcıdan bu bedelin istenemeyeceğini öngörür.

### Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satış sözleşmesinin taraflarca imzalanmış olması ve alıcının bu sözleşmenin bir nüshasını eline almış olması gerekir.
- Geri alma bildiriminin yedi günlük süre içinde yapılması gerekir; bu süre sözleşme nüshasının alıcının eline geçmesinden itibaren başlar.
- Geri alma bildiriminin yazılı olarak yapılması gerekir; sözlü bildirim bu hakkı kullanmaya yetmez.
- Bildirimin süre içinde yapılmış sayılması için süresinin son gününde postaya verilmiş olması yeterlidir; bildirimin satıcıya ulaşmış olması şart değildir.
- Geri alma hakkından sözleşmeden önce feragat edilmemiş olması gerekir; önceden yapılan feragat geçersizdir.
- Satıcı geri alma süresi içinde malı alıcıya devretmişse, alıcının malı yalnızca olağan gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanmış olması gerekir.
- Geri alma hakkının kullanılması için alıcıdan cayma parası istenmemiş olması gerekir.

### Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması: hangi sonuçları doğurur?

- Yedi günlük süre geçtiğinde ve alıcı geri alma bildirimi yapmamışsa, sözleşme alıcı bakımından hüküm ve sonuçlarını doğurur.
- Alıcı süre içinde yazılı olarak geri alma bildirimi yaparsa, sözleşme alıcı yönünden hiç hüküm doğurmamış olur ve taraflar arasında sözleşmenin kendi yönünden bağlayıcılığı kalmaz.
- Geri alma bildirimi süresinin son gününde postaya verilmişse, satıcıya ulaşmasa bile sonuç doğurur.
- Geri alma hakkından önceden feragat edilmesi kesin olarak geçersizdir ve bu feragat alıcıyı bağlamaz.
- Satıcı geri alma süresi içinde malı teslim ederse, alıcı yalnızca olağan gözden geçirme ölçüsünde kullanım yapabilir; bu sınır aşılırsa sözleşme hüküm ve sonuç doğurmuş olur.
- Geri alma hakkını kullanan alıcıdan cayma parası istenemez.
- Satıcının geri alma süresi içinde malı devretmemesi hâlinde, alıcının malı kullanmasıyla ilgili bu sınır uygulanmaz.

### Satıcı ile alıcı yönünden hüküm doğumu arasındaki fark nedir?

- Satıcı bakımından sözleşme, karşılıklı irade beyanlarının uygunluğuyla, yani kurulduğu anda hüküm ve sonuç doğurur.
- Alıcı bakımından sözleşme, imzalı nüshanın eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm doğurur; bu süre içinde geri alma hakkı vardır.

Sonuç: Sözleşme aynı anda iki tarafa farklı zamanda bağlayıcı hâle gelir; alıcı geri almazsa sözleşme her iki taraf için bağlayıcı olur, geri alırsa sözleşme yalnız satıcı yönünden bağlayıcı kalır.

### Süresinde gönderilen bildirim ile süre sonrası bildirim arasındaki fark nedir?

- Geri alma bildirimi yedi günlük sürenin son gününde postaya verilmişse süre içinde yapılmış sayılır.
- Bildirim sürenin bitiminden sonra postaya verilmişse, geri alma hakkı kullanılmamış olur.

Sonuç: Satıcıya ulaşma anı değil postaya verilme anı belirleyicidir; süre sonrası bildirim sonuç doğurmaz ve sözleşme hüküm doğurur.

### Yazılı bildirim ile sözlü bildirim arasındaki fark nedir?

- Yazılı bildirim geri alma hakkının geçerlilik şartıdır.
- Sözlü beyan, geri almaya ilişkin bir irade açıklaması olsa bile hak kullanımı sayılmaz.

Sonuç: Sözlü geri alma geçersizdir; sözleşme alıcı yönünden hüküm doğurmaya devam eder.

### Malın teslim edilmemiş ile teslim edilmiş olması arasındaki fark nedir?

- Satıcı geri alma süresi içinde malı teslim etmemişse, alıcının malı kullanmasıyla ilgili sınır doğmaz.
- Satıcı geri alma süresi içinde malı alıcıya devretmişse, alıcı yalnızca olağan gözden geçirme ölçüsünde kullanabilir.

Sonuç: Ölçünün aşılması hâlinde sözleşme hüküm ve sonuç doğurmuş sayılır; yani geri alma hakkı kaybolur.

### Geri alma hakkının kullanılması ile kullanılmaması arasındaki fark nedir?

- Alıcı geri alma hakkını kullanmışsa, sözleşmeden ayrılmanın bedeli olarak cayma parası istenemez.
- Alıcı hakkını kullanmamış ve sözleşme hüküm doğurmuşsa, sözleşmenin ön gördüğü bedel ve sonuçlar geçerlidir.

Sonuç: Geri alma hakkı kullanıldığında alıcı bir ödeme yapmadan sözleşmeden çıkar.

### Sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurması ve geri alma açıklaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Geri alma bildiriminin satıcının eline ulaştığı tarihi esas almak; kanun postaya verilme tarihini yeterli görür.
- Sözlü geri almayı yeterli saymak; yazılılık geri alma hakkının geçerlilik şartıdır.
- Önceden yapılan feragat metnini geçerli saymak; bu hakkın feragati kesin hükümsüzdür.
- Yedi günlük süreyi sözleşmenin imzalandığı tarihten başlatmak; süre nüshanın alıcının eline geçmesiyle başlar.
- Satıcının malı teslim etmediği durumda da olağan gözden geçirme sınırını uygulamak; bu sınır yalnızca malın geri alma süresi içinde devredildiği hâlde işler.
- Geri alma hakkını kullanan alıcıdan cayma parası istenebileceğini düşünmek; kanun bunu açıkça yasaklar.
- Madde 255 ile TKHK m.18 arasındaki ilişkiyi tek bir kural gibi görmek; her iki kaynak da yedi günlük süreyi düzenler ancak düzenleme kapsamı ve ayrıntıları farklı olabilir.

### Nasıl ispat edilir?

- Geri alma bildiriminin süre içinde yapıldığını ileri süren alıcıdır; bildirimin postaya verilme tarihini gösteren posta makbuzu veya başka yazılı belge ile ispatlanır.
- Sözleşme nüshasının alıcının eline geçme tarihi, sürenin başlangıcını belirlediği için bu tarihin ispatı önemlidir; imzalı nüshanın teslim tarihini gösteren belge veya tanık beyanı kullanılabilir.
- Satıcı, alıcının geri alma bildirimini süre dışında yaptığını ileri sürüyorsa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür; postaya verme tarihini gösteren kayıtlar bu bakımdan belirleyicidir.
- Malın alıcıya devredildiği ve alıcının kullanım derecesinin aşılıp aşılmadığı tartışılırsa, malın durumuna ilişkin fotoğraf, teslim tutanağı veya bilirkişi incelemesi kullanılır; alıcının ölçüyü aştığını ileri süren taraf bunu ispatlar.
- Geri alma bildiriminin yazılı yapılmadığı iddiası, yazılı belge bulunmamasına dayanılarak ileri sürülür; sözlü bildirimin hak kullanımı sayılmayacağı için yazılı belge sunma yükü alıcıdadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.254](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-254): Ehliyeti sınırlı kişilerin taksitle satış sözleşmesinin geçerliliği için yasal temsilci rızasının sözleşme kurulduğu anda verilmiş olması gerektiğini düzenler; geri alma hakkı bu geçerlilik koşulunun yerine geçmez.
- [6098 sayılı Kanun m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-256): Alıcının peşinat ödeme borcu ve sözleşmenin süresini düzenler; geri alma hakkı kullanılmadığında sözleşme hüküm doğurduktan sonra bu borçlar işler.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.18: Tüketicinin taksitle satış sözleşmesinden yedi gün içinde gerekçe göstermeksizin cayma hakkını düzenler; bu madde ile paralel bir koruma sağlar ve cezai şart bulunsa bile ödeme yükümlülüğü doğmayacağını öngörür.

## [TBK m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-256)

Taksitle satış sözleşmelerinde alıcının peşinat ödeme borcunu ve satış bedelinin geri kalanının ödeme süresini düzenler. Peşinat oranının alt sınırı ile kanundaki ödeme süresinin Cumhurbaşkanınca yarıya kadar indirilebilmesini veya iki katına kadar artırılabilmesini kapsar. Ayrıca peşinatın ödenmeyen kısmı bakımından satıcının istem hakkının ne zaman kaybedileceğini ve peşinattan vazgeçilmesi karşılığında satış bedelinde yapılacak artırmanın hükümsüzlüğünü belirler. Maddenin uygulanması taksitle satış sözleşmesi ilişkisinde, alıcı ile satıcı arasında söz konusudur. Sözleşmenin şekli, alıcının temerrüdünde satıcının seçimlik hakları ve taksitli satışın fesih ve iade sonuçları bu maddede düzenlenmez (m.237 ve sonrası ile m.253 ve sonrası ilgili hükümlerle belirlenir). Satılanın ayıbı ve gözden geçirme süreleri de bu maddenin konusu değildir.

### m.256: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Peşinat**: Alıcının satış bedelinin bir kısmını sözleşme kurulduğunda, en geç teslim anında ödediği ilk bedeldir. Maddenin asgari oranı satış bedelinin en az onda biridir.
- **Yasal ödeme süresi**: Satış bedelinin geri kalan kısmının, sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödenmesi gereken kanuni süredir. Cumhurbaşkanı bu süreyi satılanın türüne göre yarıya kadar indirebilir veya iki katına kadar artırabilir.
- **Asgari peşinat**: Kanunda öngörülen en az peşinat tutarıdır. Satıcı satılanı bu tutarı tamamen almadan alıcıya devrederse, peşinatın ödenmeyen kısmı üzerindeki istem hakkını kaybeder.
- **Peşinattan vazgeçme karşılığı artırım**: Alıcının peşinat ödemesinden vazgeçmesi karşılığında satış bedelinin yükseltilmesi anlamına gelen anlaşmadır. Bu anlaşma hükümsüzdür.

### m.256: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satış sözleşmesinin kurulmuş olması ve satılanın alıcıya teslim edilecek olması gerekir.
- Alıcının peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin olarak ödemesi gerekir.
- Satış bedelinin geri kalan kısmı, sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödenmelidir; Cumhurbaşkanı satılanın türüne göre bu oranları ve süreleri değiştirebilir.
- Satıcı, kanunda belirlenen asgari peşinatı tamamen almadan satılanı alıcıya devretmişse, peşinatın ödenmeyen kısmı üzerindeki istem hakkını kaybeder.
- Peşinattan vazgeçilmesi karşılığında satış bedelinde artırım yapılmamalıdır; böyle bir anlaşma hükümsüzdür.

### m.256: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında ödemekle yükümlüdür.
- Alıcı, satış bedelinin geri kalan kısmını sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödemekle yükümlüdür.
- Cumhurbaşkanı, satılanın türüne göre peşinat miktarını ve yasal ödeme sürelerini yarıya kadar indirebilir veya iki katına kadar artırabilir.
- Satıcı, asgari peşinatı tamamen almadan satılanı alıcıya devrederse, peşinatın ödenmeyen kısmı üzerindeki istem hakkını kaybeder.
- Peşinattan vazgeçilmesi karşılığında yapılan satış bedeli artırımı hükümsüzdür.

### Asgari peşinat ile cumhurbaşkanınca belirlenen peşinat arasındaki fark nedir?

- Kanun metninde satış bedelinin en az onda biri asgari peşinat olarak öngörülmüştür.
- Cumhurbaşkanı, satılanın türüne göre peşinat miktarını ve ödeme sürelerini yarıya kadar indirebilir ya da iki katına kadar çıkarabilir.

Sonuç: Satılanın türüne göre uygulanacak peşinat oranı ve ödeme süresi değişebilir; Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen oran esas alınır.

### Asgari peşinatın ödenmesi ile asgari peşinatın tamamen alınmadan satılanın devri arasındaki fark nedir?

- Satıcı asgari peşinatı tamamen almışsa, alıcıya satılanı devrederek normal istem hakkını korur.
- Satıcı asgari peşinatı tamamen almadan satılanı alıcıya devreder.

Sonuç: Satıcı peşinatın ödenmeyen kısmı üzerindeki istem hakkını kaybeder.

### Peşinat karşılığı artırım ile normal satış bedeli arasındaki fark nedir?

- Peşinattan vazgeçilmesi karşılığında satış bedeline yapılan artırım anlaşması.
- Taraflarca kararlaştırılmış, peşinat ödemesine bağlı olmayan satış bedeli.

Sonuç: Peşinattan vazgeçme karşılığı yapılan artırım hükümsüzdür; bu anlaşma geçerli bir bedel artışı doğurmaz.

### m.256: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kanundaki üç yıllık süreyi Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilmiş olabileceği hâlde her zaman üç yıl olarak uygulamak; güncel Cumhurbaşkanı kararlarını kontrol etmemek.
- Peşinatın en az onda bir oranını satış bedelinin tamamı üzerinden değil, başka bir matrah üzerinden hesaplamak.
- Satıcının asgari peşinatı tamamen almadan satılanı devretmesini, peşinatın ödenmeyen kısmı bakımından istem hakkını korumak olarak yorumlamak; bu durumda istem hakkı kaybolur.
- Peşinattan vazgeçme karşılığı artırım anlaşmasını geçerli bir bedel değişikliği saymak; bu anlaşma hükümsüzdür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kiracının kiralananda yaptığı değişiklikler gibi karşı alacaklar bakımından takas hakkından önceden feragat yasağı, kiracı aleyhine konulan hükümleri mutlak hükümsüz kılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/327 E., 2022/1496 K., 10.11.2022; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/164 E., 2020/271 K., 30.06.2020; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/49 E., 2021/693 K., 09.07.2021; 3. Hukuk Dairesi, 2021/537 E., 2021/3815 K., 07.04.2021; 3. Hukuk Dairesi, 2020/9749 E., 2021/1601 K., 17.02.2021)
- Kiraya verenin teslim borcu öncelikli ifa borcu sayılmakta, bu borcun ifa edilmemesi halinde kiracı kira bedelini ödemezlik def'i ile geri çevirebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/327 E., 2022/1496 K., 10.11.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Asgari peşinatın ödendiğini ve satılanın alıcıya devredildiğini iddia eden taraf, bu hususları ispatla yükümlüdür; satıcının peşinatı tamamen almadığını ileri sürmesi halinde bu iddiayı ispat etmesi gerekir.
- Peşinat ödemesi, makbuz, banka dekontu veya sözleşmedeki ödeme kaydı ile ispatlanır.
- Peşinattan vazgeçme karşılığı artırım anlaşmasının varlığını iddia eden taraf, bu anlaşmayı yazılı belge veya tanıkla ispatlamak zorundadır; anlaşma hükümsüz olduğundan bu iddia hukuki sonuç doğurmaz.
- Cumhurbaşkanı kararının peşinat oranını veya ödeme süresini değiştirdiğini iddia eden taraf, ilgili karara dayanarak bu değişikliği ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.237](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-237): Taksitle satışın tanımını ve sözleşmenin şekil ile kurulma koşullarını düzenleyen genel hükümdür; bu madde, taksitle satış sözleşmesinin kurulduğu zemini oluşturur. (Kapsam bölümünde andığımız ilgili düzenleme; doğrudan madde metninde anılmamaktadır.)

## [TBK m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-257)

Madde, taksitle satışta alıcının satıcıya karşı takas hakkından ve satış bedeline ilişkin def'ilerinden önceden feragat edip edemeyeceğini düzenler. Birinci fıkra alıcının takas hakkından önceden feragatini yasaklar; ikinci fıkra satıcının alacağını devretmesi hâlinde alıcının satış bedeline karşı def'ilerinin sınırlandırılmasını ya da ortadan kaldırılmasını engeller. Hüküm taksitle satış sözleşmesindeki alıcıya uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: alıcının satış bedelini tamamen ödeyerek borcundan kurtulma hakkı (m.258); satış bedelinin ödenmemesi hâlinde satıcının seçimlik hakları ve temerrüde ilişkin sonuçlar (m.125 ve m.123 çerçevesinde); alacağın devrine ilişkin genel hükümler ile borçlunun devre karşı def'i hakkı (m.184 ve m.190).

### m.257: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış**: Satış bedelinin parça parça ödenmesinin kararlaştırıldığı satış sözleşmesi türüdür. Bu maddedeki koruma, alıcının satıcıya karşı taksit borcu ile ilgili hakları bakımından bu sözleşme türüyle sınırlıdır.
- **Takas hakkı**: Karşılıklı ve aynı cins borçların birbiriyle denkleştirilmesi için bir tarafın kullandığı hak olarak anlaşılır. Burada alıcının, satıcıdan olan kendi alacağını taksit borcuna karşı ileri sürebilme hakkıdır.
- **Önceden feragat**: Hakkın doğmasından önce, yani taksitle satış sözleşmesinden önce ya da sözleşmenin kurulduğu anda yapılan vazgeçmedir. Madde bu tür feragati yasaklar; sözleşme kurulduktan sonra yapılan feragat ise ayrı değerlendirilir.
- **Def'i**: Alacağa karşı borçlunun ileri sürebildiği savunma araçlarıdır. Maddenin ikinci fıkrası, satış bedeli alacağının devrinden sonra alıcının bu savunma araçlarının korunmasını güvence altına alır.
- **Alacağın devri**: Satıcının satış bedeli alacağını üçüncü kişiye temlik etmesidir. Devir, alıcının def'ilerini sınırlamaya ya da ortadan kaldırmaya yol açamaz.

### m.257: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinin taksitle ödemeli bir satış olması gerekir; birinci fıkra yalnızca bu sözleşme türünde uygulanır.
- Alıcının satıcının taksitle satıştan doğan alacağı ile kendi satıcıdan olan alacağını takas hakkından önceden feragat etmemiş olması gerekir; önceden yapılmış feragat geçersizdir.
- Feragatin taksitle satış sözleşmesinden önce ya da sözleşmenin kurulmasıyla birlikte yapılmış olması, yasağın kapsamına girmesi için aranır; sözleşme kurulduktan sonra alıcının takası ileri sürme hakkından vazgeçmesi bu yasağa tabi değildir.
- Satıcının satış bedeline ilişkin alacağını devretmesi hâlinde, alıcının satış bedeline karşı ileri sürebileceği def'ilerin sınırlandırılmaması ve ortadan kaldırılmaması gerekir.

### m.257: hangi sonuçları doğurur?

- Taksitle satış sözleşmesinde alıcının takas hakkından önceden yaptığı feragat geçersizdir.
- Sözleşme kurulduktan sonra alıcı, satıcının taksitle satıştan doğan alacağı ile kendi satıcıdan olan alacağını takas edebilir ve bu hakkından sonradan feragat edebilir.
- Satıcı satış bedeli alacağını devrettiğinde, alıcı satış bedeline ilişkin def'ilerini yeni alacaklıya karşı ileri sürebilir; bu def'ilerin sınırlandırılması ya da ortadan kaldırılması geçersizdir.
- Devir sırasında alıcının def'ilerini sınırlayan veya ortadan kaldıran sözleşme kayıtları geçersizdir. Madde emredici niteliktedir; geçersizlik kaydın tamamını kapsar.

### Sözleşme öncesi feragat ile sözleşme sonrası feragat arasındaki fark nedir?

- Taksitle satış sözleşmesinden önce, alıcının satıcının baskısı altında takas hakkından vazgeçmesi. Bu durumda alıcı zayıf konumdadır.
- Sözleşme kurulduktan sonra alıcının takas hakkından vazgeçmesi. Baskı ortadan kalktığı için bu kayıt yasağa girmez.

Sonuç: Sözleşme öncesi feragat geçersizdir; sözleşme sonrası feragat ise geçerli olabilir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, alıcının satıcıya karşı kendi takas hakkını korur.
- İkinci fıkra, satıcının alacağını devretmesi hâlinde alıcının satış bedeline karşı def'ilerini korur.

Sonuç: Birinci fıkra feragat yasağı, ikinci fıkra ise devir sonrası def'ilerin korunması sonucunu doğurur.

### m.257: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi sözleşme sonrası feragatleri de kapsayan genel bir yasak sanmak; yasak yalnızca sözleşme öncesi ya da kuruluş anındaki feragatleri kapsar.
- Birinci fıkradaki takas yasağını satış bedelinin ödenmesine ilişkin tüm savunmalara genişletmek; fıkra yalnızca takas hakkından feragati yasaklar.
- İkinci fıkradaki korumayı alacağın devrinden önceki dönemde de uygulamak; koruma yalnızca devirden sonra ortaya çıkar.

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcının takas hakkından önceden feragat ettiğini ileri süren satıcı, feragatin taksitle satış sözleşmesinden önce ya da sözleşme kurulurken yapıldığını yazılı belge ile ispatlamalıdır.
- Feragatin sözleşme sonrasında yapıldığını ileri süren alıcı taraf, bu tarihi belge veya tanıkla göstermelidir; yasağın kapsamı dışında kaldığını ispat yükü ona düşer.
- Alacağın devredildiğini ve alıcının def'ilerinin sınırlandırıldığını ileri süren taraf, devir sözleşmesi ya da temlik bildirimi ile bu durumu ortaya koymalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.258](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-258): Alıcının satış bedelinin tamamını ödeyerek borcundan kurtulma hakkını düzenler. Bu madde alıcıyı koruyan ikinci bir araçtır; m.257 ise takas ve def'i haklarını korur.
- [6098 sayılı Kanun m.27](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-27): Hukuka ya da ahlaka aykırı sözleşme kayıtlarının geçersizliğini düzenler. Feragat yasağına aykırı kayıtların geçersizliği bu genel hükme de dayanır.

## [TBK m.258](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-258)

TBK m.258, taksitle satış sözleşmelerinde alıcının kalan satış bedelini peşin ödeyerek borcundan erken kurtulma hakkını ve bu durumda peşin ödemeye eklenen bedelin indirimini düzenler. Hükmün kapsamı, taksit borcunun kambiyo senedine bağlanmamış olmasına bağlıdır. Madde, alıcının temerrüdünü, satıcının seçimlik haklarını ve temerrüt faizini düzenlemez; bunlar TBK m.117 vd. ve ilgili hükümlerde yer alır. Ayrıca taksitli satışta mülkiyetin saklı tutulmasına ilişkin kurallar ile satıcının fesih hakkı da bu maddenin konusu değildir.

### m.258: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitli satış**: Satış bedelinin birden fazla taksitle, zaman içinde parça parça ödenmesinin kararlaştırıldığı satış sözleşmesidir. Madde, bu tür sözleşmelerde alıcının erken ödeme hakkını düzenler.
- **Kambiyo senedine bağlanmış taksit borcu**: Taksitlerin poliçe, bono veya çek gibi kambiyo senetleriyle temsil edildiği hâldir. Bu hâlde alıcının tek seferde ödeme hakkı kendiliğinden doğmaz; kambiyo senedinin kendine özgü hukuki rejimi uygulanır.
- **Peşin satış bedeli**: Taksitli satışta satış bedelinin peşin ödenmesi hâlinde geçerli olacak tutardır. Taksitli satışta bu tutara ödeme süresine bağlı bir bedel eklenir; erken ödeme halinde bu eklenen bedelin bir kısmı indirilir.
- **Ödeme süresinin kısaltılması**: Alıcının kalan bedeli erken ödemesi sonucunda ödeme süresinin ne ölçüde kısaldığını ifade eder. İndirim miktarı, bu kısalmaya uygun olarak hesaplanır.

### m.258: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinin taksitle ödeme esasına göre kurulmuş olması gerekir.
- Taksit borcunun kambiyo senedine bağlanmamış olması gerekir; kambiyo senedine bağlanmış taksitlerde bu hükümden yararlanılamaz.
- Alıcının kalan satış bedelinin tamamını bir defada ödeme iradesini açıklayarak ödemesi gerekir; bu hak alıcıya her zaman tanınmıştır.
- Erken ödeme yapılacaksa, peşin satış bedeline ilave edilen bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmının, ödeme süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilmesi gerekir.
- İndirim oranı, ilave edilen bedelin ödenmemiş taksitlere düşen kısmının yarısından az olamaz; bu alt sınır emredicidir.

### m.258: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı kalan satış bedelini bir defada öderse borcundan kurtulur ve taksitli satış ilişkisi sona erer.
- Erken ödeme hâlinde peşin satış bedeline ilave edilen bedelin ödenmemiş taksitlere isabet eden kısmı, ödeme süresinin kısaltılmasına uygun olarak indirilir.
- İndirim, ilave bedelin ödenmemiş taksitlere düşen kısmının yarısından az olamaz; bu oran alt sınır olarak emredicidir.
- Taksit borcu kambiyo senedine bağlanmışsa, alıcı bu maddeye dayanarak kalan bedeli bir defada ödeyip borcundan kurtulamaz.
- Alıcının erken ödeme hakkı, sözleşmede bu hakkın kullanılmasının yasaklanmış olmasına bağlı görünmemektedir; hak her zaman tanınmıştır. Sözleşmeyle bu hakkın kısıtlanması hâlinde, kısıtlamanın geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir (metinde açıkça düzenlenmemiştir).

### Kambiyo senetli taksit ile açık taksit arasındaki fark nedir?

- Taksit borcu poliçe, bono veya çek gibi kambiyo senedine bağlanmış ise, alıcının tek seferde ödeme hakkı bu maddeye dayanarak kullanılamaz.
- Taksitler kambiyo senedine bağlanmamışsa alıcı, madde uyarınca her zaman kalan bedeli bir defada ödeyebilir.

Sonuç: Kambiyo senetli taksitlerde erken ödeme hakkı bu madde ile değil, kambiyo senedinin kendi hükümleriyle ve taraflar arasındaki anlaşmayla belirlenir.

### Erken ödeme ile normal vade ödemesi: fark nedir?

- Alıcı erken ödeme yaparak kalan bedeli bir defada öderse, peşin ödemeye eklenen bedelin ödenmemiş taksitlere düşen kısmı indirime tabi olur.
- Alıcı taksitleri vadesinde ödemeye devam ederse, bu indirim söz konusu olmaz; ödeme planı aynen işler.

Sonuç: Yalnız erken ödeme hâlinde ilave bedelin bir kısmı geri kalır; vadeye bağlı ödemelerde indirim uygulanmaz.

### m.258: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kambiyo senetli taksit borçlarında da bu maddeye dayanarak tek seferde ödeme ve indirim talep etmek; bu hâlde madde uygulanmaz.
- İlave bedelin indirimini tüm ilave bedel üzerinden hesaplamak; indirim yalnız ödenmemiş taksitlere isabet eden kısım üzerinden yapılır.
- İndirim oranını yarıdan az belirlemek; alt sınır yarıdır ve sözleşmeyle bu sınırın altına inilmesi geçerli değildir.
- Ödeme süresinin kısalmasını dikkate almadan sabit bir oranla indirim yapmak; indirim süre kısalmasına uygun olmalıdır.
- Erken ödeme ile temerrüt sonuçlarını karıştırmak; m.258 erken ödeme hakkını düzenler, temerrüt hükümleri ayrı değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kambiyo senedine bağlanmamış taksitlerde alıcının erken ödeme hakkının varlığını kabul ederek, taksitli satışın bu yönünü gerçek taksitli mal satımı olarak nitelemek uygulamada esas alınmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1765 E., 2025/733 K., 02.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Erken ödeme hakkını kullanan alıcı, kalan bedeli bir defada ödediğini ve taksit borcunun kambiyo senedine bağlanmadığını ispatla yükümlüdür; ödeme makbuzu, banka dekontu ve sözleşme metni bu amaçla kullanılır.
- Satıcı, taksit borcunun kambiyo senedine bağlandığını iddia ederse, bu iddiayı poliçe, bono veya çek gibi senetlerle ispatlar; senedin varlığı, bu maddenin uygulanmasını engeller.
- İndirim hesabına ilişkin uyuşmazlıkta, ilave bedelin ve ödenmemiş taksitlerin tutarı ile ödeme süresinin kısalması sözleşme ve ödeme planından belirlenir; bilirkişi raporu bu hesabı doğrulamak için kullanılabilir.
- Sözleşmede erken ödeme hakkının kısıtlandığını ileri süren taraf, bu kaydı ve kısıtlamanın geçerli olduğunu yazılı belgeyle ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-117): Alıcının temerrüdü hâlinde borçlunun sorumluluğunu düzenler; m.258 erken ödeme hakkını tanıdığı için, bu hakkın kullanılmamasının temerrüt doğurup doğurmayacağı ayrıca bu hükümlere göre değerlendirilir.

## [TBK m.259](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-259)

Madde, taksitle satışta alıcının temerrüdü hâlinde satıcıya tanınan seçimlik hakları düzenler. Peşinatın ödenmemesi (birinci fıkra) ile taksitlerin ödenmemesi (ikinci fıkra) ayrı ayrı ele alınır; satıcının geri kalan bedelin tamamını isteme ve sözleşmeden dönme hakkının koşulları ile dönmenin sınırı ve ihtar süresi bu maddede yer alır. Madde, taksitle satış sözleşmesinde alıcı konumundaki kişi ile satıcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddede satıcının müspet zararının istenmesi, dönme halinde iadenin ve menfi zararın hukuki rejimi, muacceliyet kaydının genel geçerlilik koşulları ile sözleşmeden dönmenin genel hükümleri (TBK m.125) düzenlenmez; bunlar ilgili genel hükümlerde ve ilgili maddelerde yer alır (TBK m.125, m.126).

### m.259: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış**: Satış bedelinin peşinat ve daha sonra ödenecek taksitlerle ödendiği satış ilişkisidir. Madde, bedelin bu biçimde ödendiği sözleşmelerde uygulanır.
- **Peşinat**: Sözleşmenin kuruluşunda, taksitlerden önce ödenmesi kararlaştırılan bedel parçasıdır. Peşinatın ödenmemesi, taksit temerrüdünden ayrı bir seçimlik hak doğurur.
- **Muaccel olmuş taksit**: Vadesi gelmiş ve ödenmesi istenebilir hale gelmiş taksittir. Satıcı, yalnızca bu taksitlerin ödenmesini isteyebilir veya bunları aşan bedeli talep edebilir.
- **Açık biçimde saklı tutma**: Satıcının, muacceliyet kaydı ve dönme hakkını açıkça belirtmesidir. Örtülü saklı tutma, maddenin hazırlık çalışmasında kaldırılmış sayılır; bu nedenle yeterli değildir.
- **Ek ödeme süresi**: Satıcının geri kalan bedelin tamamını isteme veya dönme hakkını kullanmadan önce alıcıya tanıması gereken en az on beş günlük süredir.

### m.259: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satış sözleşmesinde satıcının seçimlik hakkını kullanabilmesi için alıcının peşinatı ödemede temerrüde düşmüş olması gerekir; bu durumda satıcı yalnızca peşinatın ödenmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
- Alıcının taksit borcunda temerrüde düşmüş olması gerekir; satıcı bu halde muaccel olmuş taksitlerin veya geri kalan bedelin tamamının bir defada ödenmesini ya da sözleşmeden dönmeyi seçebilir.
- Geri kalan bedelin tamamının istenebilmesi veya dönülebilmesi için satıcının bu hakkı açık biçimde saklı tutmuş olması gerekir.
- Geri kalan bedelin tamamının istenebilmesi veya dönülebilmesi için, alıcının kararlaştırılan satış bedelinin en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi ya da en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ya da en son taksidi ödemede temerrüde düşmüş olması gerekir.
- Satıcının dönme dolayısıyla isteyebileceği miktar, ödenmiş olan taksitler tutarına eşit veya daha fazla olmamalıdır; bu sınır aşılmışsa satıcı sözleşmeden dönemez.
- Satıcı, geri kalan bedelin tamamen ödenmesini isteme veya sözleşmeden dönme haklarını kullanmadan önce alıcıya en az on beş günlük bir süre tanımak zorundadır.

### m.259: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı peşinatı ödemede temerrüde düşerse satıcı yalnızca peşinatı isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir; geri kalan bedelin tamamını isteme yolu bu halde açık değildir.
- Alıcı taksitlerde temerrüde düşerse ve koşullar gerçekleşirse satıcı muaccel taksitleri, geri kalan bedelin tamamını veya dönmeyi seçebilir.
- Açık saklı tutma yoksa veya temerrüt eşikleri gerçekleşmemişse, satıcı geri kalan bedelin tamamını isteyemez ve sözleşmeden dönemez.
- Ödenmiş taksit tutarı, dönme dolayısıyla istenebilecek miktara eşit veya bundan fazlaysa satıcı sözleşmeden dönemez; bu hâlde ancak diğer seçenekler kalır.
- Satıcı, on beş günlük ek süre tanımadan geri kalan bedelin tamamını isteyemez veya dönemez.
- Satıcının seçimlik hakkını kullanması tek taraflı, alıcıya ulaşan bir irade beyanıyla olur ve ulaştığı anda hüküm doğurur; satıcı bir hakkı kullandıktan sonra diğer seçimlik hakkına dönemez.
- Satıcı ödenmeyen taksitlerin aynen ifasını istemekten vazgeçip müspet zararın giderilmesini talep edemez; seçimlik haklar bu iki yolla sınırlıdır.

### Peşinat ile taksit temerrüdü arasındaki fark nedir?

- Peşinatın ödenmemesinde (birinci fıkra) satıcının seçimi, peşinatın ödenmesini istemek veya sözleşmeden dönmekle sınırlıdır.
- Taksit temerrüdünde (ikinci fıkra) muaccel taksitleri, geri kalan bedelin tamamını veya dönmeyi isteme seçenekleri vardır.

Sonuç: Peşinat temerrüdünde geri kalan bedelin tamamını isteme yolu kapalıdır; taksit temerrüdünde ise belirli eşiklere ve saklı tutmaya bağlı olarak bu yol açılır.

### Muaccel taksit talebi ile geri kalan bedelin tamamının talebi arasındaki fark nedir?

- Muaccel olmuş taksitlerin istenmesi, vadesi gelen borçların tahsilidir.
- Geri kalan bedelin tamamının istenmesi, vadesi gelmemiş taksitlerin de muaccel kılınmasıdır.

Sonuç: Tamamın istenebilmesi için açık saklı tutma ve yukarıdaki temerrüt eşiklerinin birlikte gerçekleşmesi gerekir.

### Sözleşmeden dönme ile geri kalan bedelin tamamını isteme arasındaki fark nedir?

- Dönmede sözleşme sona erer ve iade rejimi devreye girer.
- Tamamın istenmesinde sözleşme ayakta kalır ve alıcı kalan bedeli öder.

Sonuç: Dönme, ödenmiş taksit tutarı ile dönme dolayısıyla istenebilecek miktar arasındaki orana bağlıdır; ödenmiş taksitler istenen miktara eşit veya daha fazlaysa dönülemez.

### m.259: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Peşinat temerrüdünü taksit temerrüdü gibi değerlendirip satıcıya geri kalan bedelin tamamını isteme hakkı tanımak; birinci fıkra yalnızca peşinatı isteme veya dönmeyi tanır.
- Açık saklı tutma olmadan muacceliyet kaydını ve tamamın istenmesini yeterli saymak; maddede örtülü saklı tutma yeterli değildir.
- Temerrüt eşiklerini tek taksit üzerinden hesaplamak; kanun en az onda bir oranı, birbirini izleyen iki taksit, dörtte bir oranı veya en son taksiti öngörür ve bunlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- Dönme sınırını yanlış okumak; ödenmiş taksitler dönme dolayısıyla istenebilecek miktara eşit veya daha fazlaysa dönme yasağı doğar.
- On beş günlük ek süreyi atlamak veya süre tanımadan hakkı kullanmak; bu durumda hak kullanımı sakat kalır.
- Seçimlik haklardan birini kullandıktan sonra diğerine dönmek; yenilik doğuran hak kullanıldıktan sonra sona erdiği için bu mümkün değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Taksit temerrüdünde satıcının muacceliyet kaydını ve geri kalan bedelin tamamını isteme hakkını kullanabilmesi için açık saklı tutmanın ve kanunda öngörülen temerrüt eşiklerinin birlikte aranması kabul edilmektedir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/365 E., 2022/520 K., 29.06.2022; 3. Hukuk Dairesi, 2024/527 E., 2024/3938 K., 28.11.2024)
- Ödenmiş taksitlerin bir kısmını alıcının ödemesi, eşiklere ulaşılmamışsa tamamın istenmesini tek başına doğurmaz; ödemelerin hangi taksitlere ait olduğu ve temerrüt tarihi somut olarak incelenmektedir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/365 E., 2022/520 K., 29.06.2022)
- Satıcının sözleşmeyi 259. madde uyarınca fesh ettiği hallerde, mülga 818 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin uygulanacağı, geçmişe etkili fesih gibi sonuçların tartışıldığı görülmektedir. (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/1404 E., 2020/763 K., 17.12.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Geri kalan bedelin tamamını isteyen satıcı, açık saklı tutmanın varlığını ve kararlaştırılan temerrüt eşiklerinin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü satıcıdadır.
- Sözleşme metni, muacceliyet kaydı ve açık saklı tutma ifadesi yazılı belge ile ispatlanır; yazılı belgenin bulunmaması, saklı tutmanın varlığını zorlaştırır.
- Taksit ödemelerinin yapıldığını ve hangi taksitlere ait olduğunu alıcı, banka kaydı veya makbuz ile ispatlar; alıcı ödeme savunması yaparsa bu ispat yükü ona geçer.
- Ek süre tanındığını satıcı, bildirim veya tebligat belgesiyle ispatlar; süre tanınmadığı iddiası alıcı tarafından ileri sürülebilir ve bu hâlde satıcı tanıklık dahil delillerle karşı ispat yapabilir.
- Peşinatın ödenmediğini satıcı, sözleşme ve ödeme kayıtlarıyla ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Genel temerrüt hükümleridir. Madde 259, alıcının temerrüdünde genel düzenlemeye göre özel hüküm niteliğindedir ve satıcının seçimlik haklarını ayrıca sınırlar.
- [6098 sayılı Kanun m.126](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-126): Genel hükümlerdeki ek süre ve dönme koşullarını düzenler; satıcının bu maddedeki on beş günlük ek süreye ilişkin yükümlülüğü ile karşılaştırılmalıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.243](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-243): Taksitle satış ve muacceliyet kaydının geçerlilik koşullarını düzenler; bu maddedeki saklı tutma ve taksit eşikleri ile birlikte değerlendirilir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/4918 E., 2024/9075 K., 16.12.2024)

## [TBK m.260](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-260)

Bu madde, taksitle satışta alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının sözleşmeden dönmesinin hukuki sonuçlarını düzenler. Birinci fıkra, satılanın alıcıya devrinden sonra yapılan dönmeyi; ikinci fıkra ise satılanın devrinden önce, peşinatın ödenmemesi nedeniyle yapılan dönmeyi kapsar. Birinci fıkrada geri verme yükümlülüğü, hakkaniyete uygun kullanım bedeli, olağandışı kullanımdan doğan değer azalması tazminatı ve üst sınır; ikinci fıkrada ödenmeyen peşinat üzerinden faiz, değer kaybı tazminatı ve ceza koşulunun üst sınırı düzenlenir. Madde, satıcı ile alıcı arasındaki satış sözleşmelerine uygulanır. Düzenlemediği konular arasında alıcının temerrüdünün koşulları ve temerrüde düşürme (TBK m. 106 vd.), sözleşmeden dönme hakkının kullanılması (TBK m. 125 vd.) ve hâkimin müdahalesi (TBK m. 182 vd.) bulunur; bunlar genel hükümlerde yer alır.

### m.260: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış**: Satış bedelinin parça parça ödenmesi kararlaştırılan satış türüdür. Bu maddenin birinci fıkrası, satılanın alıcıya devredildiği taksitli satışı konu alır.
- **Peşinat**: Satılanın devrinden önce, satış bedelinin bir bölümü olarak alıcının ödemesi gereken ilk ödemedir. İkinci fıkra, peşinatın ödenmemesi hâlini düzenler.
- **Kullanım bedeli**: Alıcının satılanı geri verme anına kadar kullanmasının karşılığı olarak satıcıya ödenen bedeldir. Hakkaniyete uygun olması gerekir ve madde metninde bir oran veya tutar gösterilmemiştir.
- **Olağandışı kullanım nedeniyle değer azalması**: Satılanın alıcı tarafından olağan kullanımın ötesinde kullanılması sonucu ortaya çıkan değer düşüşüdür. Olağan aşınma bu kavrama girmez; tazminat yalnız olağandışı kullanımdan doğan azalma için istenebilir.
- **Değer kaybı**: Peşinat ödenmeden önce satılanın uğradığı değer düşüşüdür. Madde gerekçesine göre eskime ve bozulmayı kapsayan üst kavramdır; birinci fıkradaki değer azalmasıyla karıştırılmamalıdır.
- **Ceza koşulu**: Tarafların borca aykırılık hâlinde ödenmesini kararlaştırdıkları bedeldir. İkinci fıkrada peşin satış bedelinin yüzde onunu aşamayacağı sınır olarak konmuştur.

### m.260: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satışta satılanın alıcıya devredilmiş olması gerekir (birinci fıkra).
- Alıcının taksit ödemelerinde temerrüde düşmüş olması gerekir.
- Satıcının, satılanın devrinden sonra sözleşmeden dönme iradesini açıklaması gerekir.
- Satıcının kullanım bedeli veya olağandışı kullanım nedeniyle tazminat isteyebilmesi için bu talebin, sözleşme zamanında ifa edilmiş olsaydı elde edeceğinden fazlasını aşmaması gerekir.
- Satılanın devredilmeden önce, alıcının peşinatı ödemede temerrüde düşmüş olması gerekir (ikinci fıkra).
- Satıcının devirden önce döndüğü ve ödenmeyen peşinat üzerinden faiz ile değer kaybı tazminatı istediği hâlde, ceza koşulu kararlaştırılmışsa bunun peşin satış bedelinin yüzde onunu aşmaması gerekir.

### m.260: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkra uyarınca satıcı ve alıcı, aldıklarını birbirine geri vermekle yükümlüdür.
- Satıcı, hakkaniyete uygun bir kullanım bedeli isteyebilir.
- Satılanın olağandışı kullanılması nedeniyle değeri azalmışsa satıcı tazminat isteyebilir.
- Satıcının talepleri, sözleşme zamanında ifa edilmiş olsaydı elde edeceği tutarı aşamaz.
- Devirden önce dönmede satıcı, ödenmeyen peşinat üzerinden sözleşmeden döndüğü tarihe kadar işleyecek yasal faiz isteyebilir.
- Devirden önce dönmede satıcı, sözleşmenin kurulmasından sonra satılanın uğradığı değer kaybı için tazminat isteyebilir.
- Ceza koşulu kararlaştırılmışsa, devirden önce dönmede bu ceza koşulu peşin satış bedelinin yüzde onunu aşamaz.
- Maddenin hükümleri, taksitle satış sözleşmesinde satıcının dönme hakkı doğduğunda uygulanır; aksi bir sonuç bu maddeyle öngörülmemiştir.

### Devirden sonra dönme ile devirden önce dönme arasındaki fark nedir?

- Satılanın alıcıya devredildiği ve alıcının taksitlerde temerrüde düştüğü hâl, birinci fıkra kapsamındadır.
- Satılanın henüz devredilmediği ve alıcının peşinatı ödemediği hâl, ikinci fıkra kapsamındadır.

Sonuç: Birinci fıkrada karşılıklı geri verme ve kullanım bedeli ile olağandışı kullanım tazminatı; ikinci fıkrada ödenmeyen peşinat üzerinden faiz ile değer kaybı tazminatı ve ceza koşulu sınırı uygulanır.

### Kullanım bedeli ile olağandışı kullanım tazminatı arasındaki fark nedir?

- Kullanım bedeli, alıcının satılanı kullanmasının karşılığıdır ve olağandışı kullanım aranmaz.
- Olağandışı kullanım tazminatı, satılanın değerinde gerçekleşen azalmaya bağlıdır ve alıcının olağandışı kullanımını gerektirir.

Sonuç: Satıcı her iki talebi birlikte isteyebilir; ancak toplam talep, sözleşme zamanında ifa edilmiş olsaydı elde edeceği tutarı aşamaz.

### Birinci fıkradaki değer azalması ile ikinci fıkradaki değer kaybı arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki değer azalması, alıcının olağandışı kullanımına bağlıdır.
- İkinci fıkradaki değer kaybı, devirden önce satılanın uğradığı azalmadır ve eskime ile bozulmayı kapsar.

Sonuç: Her iki hâlde de tazminat istenebilir, ancak birinci fıkradaki tazminat olağandışı kullanıma, ikinci fıkradaki tazminat ise sözleşmenin kurulmasından sonraki değer kaybına bağlıdır.

### m.260: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki kullanım bedeli ile olağandışı kullanım tazminatını aynı kalem saymak; bunlar ayrı hukuki sebeplere dayanır.
- İkinci fıkradaki yüzde on sınırını birinci fıkradaki hallere de uygulamak; bu sınır yalnız devirden önce dönme hâlinde ceza koşulu için geçerlidir.
- Satılan devredilmeden önce dönüldüğü hâlde birinci fıkra hükmünü uygulamak ve geri verme yükümlülüğü aramak.
- Devirden önce dönmede değer kaybını, birinci fıkradaki olağandışı kullanım değer azalmasıyla karıştırmak.

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcının taksit veya peşinat ödemesinde temerrüde düştüğünü ileri süren satıcıdır; temerrüdü belgelerle, örneğin ödeme planı, ihtarname ve banka kayıtlarıyla ispatlar.
- Satılanın devredilmiş olduğu (birinci fıkra) ya da devredilmediği (ikinci fıkra) satıcı tarafından belgelerle ispatlanmalıdır.
- Kullanım bedelinin hakkaniyetine ve olağandışı kullanım nedeniyle değer azalmasının miktarına ilişkin ispat yükü satıcıdadır; bu konuda bilirkişi incelemesi yaygın araçtır.
- Ceza koşulunun peşin satış bedelinin yüzde onunu aşmadığı, ceza koşulunu isteyen tarafça kanıtlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Sözleşmeden dönmenin genel koşullarını ve sonuçlarını düzenler; bu madde ise taksitle satışa özgü özel dönme hâlini düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-106): Temerrüdün genel koşullarını belirler; alıcının taksit veya peşinatta temerrüdü bu hükümlere göre tespit edilir.
- [6098 sayılı Kanun m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-182): Hâkimin müdahalesine ilişkin genel düzenlemedir; bu maddenin hükmü, cezai şart ve tazminat dengesine dair hâkim müdahalesini tamamlar.

## [TBK m.261](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-261)

Madde, taksitle satışta alıcının temerrüde düşmesi hâlinde hâkimin sözleşmeye müdahale yetkisini düzenler. Hâkim, alıcıya ödeme kolaylıkları sağlayabilir ve satıcının satılanı geri almasını yasaklayabilir. Maddenin kapsamı, bu müdahalenin koşullarını ve sınırlarını içerir. Madde, alıcının temerrüdünün genel hükümlerini (TBK m. 117 vd.), satıcının dönme ve geri alma haklarının ayrıntılarını ve taksitle satışın diğer sonuçlarını düzenlemez. Madde, satış sözleşmesinin ifa güçlüğü veya uyarlaması hâllerini (TBK m. 138) de düzenlemez.

### m.261: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ödeme kolaylığı**: Hâkimin, temerrüde düşen alıcıya borçlarını daha uygun vadelerle ya da daha elverişli bir düzenle ödeme imkânı tanıması anlamına gelir. Hâkim bu yetkiyi, alıcının borçlarını ödeyeceğine dair güvence verdiği ölçüde kullanabilir.
- **Güvence**: Alıcının borçlarını ödeyeceğine dair verdiği teminattır. Güvencenin biçimi maddede belirtilmemiştir; hâkimin ödeme kolaylığı tanımasının ön koşuludur.
- **Satılanı geri alma yasağı**: Satıcının temerrüt nedeniyle satılanı geri almasının hâkim tarafından yasaklanmasıdır. Yasak, satıcının alıcıya karşı taşıdığı geri alma yetkisini geçici olarak durdurur.

### m.261: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satış sözleşmesi bulunmalı ve alıcı temerrüde düşmüş olmalıdır.
- Hâkim, alıcının borçlarını ödeyeceği konusunda güvence almış olmalıdır.
- Yeni düzenleme nedeniyle satıcının herhangi bir zararının söz konusu olmaması gerekir.
- Hâkim, ödeme kolaylığı sağlama ve satılanı geri alma yasağı kararlarını bu koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak verebilir.

### m.261: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleşirse hâkim alıcıya ödeme kolaylığı sağlayabilir.
- Koşullar gerçekleşirse hâkim satıcının satılanı geri almasını yasaklayabilir.
- Satıcının alıcıya zarar doğacağı ya da alıcının güvence vermediği hâllerde bu yetkiler kullanılamaz.
- Hâkimin müdahalesi, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine ya da satıcının dönme hakkının doğrudan ortadan kalkmasına yol açmaz; yalnızca geri alma yetkisinin kullanımını yasaklar.

### Ödeme kolaylığı ile satılanı geri alma yasağı arasındaki fark nedir?

- Hâkim alıcıya ödeme kolaylığı tanıyabilir; bu, borcun vade ve ödeme biçiminin yeniden düzenlenmesi anlamına gelir.
- Hâkim satıcının satılanı geri almasını yasaklayabilir; bu, satıcının geri alma hakkını engeller.

Sonuç: İki yetki birbirinden bağımsız olarak kullanılabilir; hâkim yalnızca birini ya da ikisini birlikte verebilir.

### m.261: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hâkimin müdahale yetkisini temerrüt hükümlerinin her taksitli satışta kendiliğinden uygulanacağı biçiminde yorumlamak; yetki ancak maddedeki koşulların birlikte gerçekleşmesi hâlinde doğar.
- Güvence koşulunu aranmaması gereken bir yerde aramak ya da aranması gerektiği hâlde atlamak.
- Ödeme kolaylığı ile satılanı geri alma yasağını birbirinin yerine geçen tedbirler sanmak; her biri ayrı bir karar konusudur.
- Satıcının zararının bulunmadığını varsayarak hâkimin yetkisini sınırsız kullanabileceğini düşünmek.

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcının temerrüde düştüğünü ve taksitle satış sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf ispat yükü altındadır; bu ispat yazılı sözleşme ve ödeme kayıtlarıyla yapılır.
- Hâkimin ödeme kolaylığı tanıması için alıcının borçlarını ödeyeceğine dair güvencenin verildiği ispatlanmalıdır.
- Satıcının zarara uğramayacağı iddiası ileri sürülürse bu hususun varlığını ileri süren taraf ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 m.261: Yukarıdaki düzenlemenin kendisidir; tamamlayıcı bir hükme ihtiyaç duymadan uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun: Taksitle satışta alıcının temerrüdüne ilişkin genel hükümler bu yetkinin ön koşulunu oluşturur; ayrıntı için Kanunun ilgili genel hükümlerine bakılır.

## [TBK m.262 — Yetkili mahkeme ve tahkim](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-262)

Türk Borçlar Kanunu'nun taksitle satış sözleşmesinde alıcıyı koruyan bu maddesi, yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcının taksitle satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar bakımından iki konuda irade serbestisini sınırlar: yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragat edilmesi ve tahkim sözleşmesi yapılması. Kişi bakımından uygulama alanı yalnızca yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcıdır; satıcının yerleşim yeri veya sözleşmenin yabancılık unsuru taşıması tek başına belirleyici değildir. Madde, taksitle satış sözleşmesinin tanımını, sözleşmenin kapsamını ve aynı ekonomik amaçlı işlemlere uygulanmasını düzenlemez (m.263). Tahkim yargılamasında görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, tahkim yeri belirlenmemiş hallerde davalının yerleşim yerine göre yetki kuralı ve hakem kararının iptali de bu maddenin konusu değildir (HMK m.410, m.439). Taksitle satışta alıcının tüketici sıfatı taşıması halinde tüketici mahkemesine ilişkin usul kuralları ile 6502 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ayrıca uygulanabilir.

### Yetkili mahkeme ve tahkim: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksitle satış sözleşmesi**: Satıcının malı teslim etmeyi, alıcının bedeli taksitlerle ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Maddenin koruyucu hükmü bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanır.
- **Alıcı (koruma bakımından)**: Maddenin koruduğu taraftır. Koruma, alıcının yerleşim yerinin Türkiye'de olmasına bağlıdır; alıcının tacir olup olmaması bu korumanın kapsamını değiştirmez.
- **Yetki sözleşmesi ve yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden feragat**: Tarafların uyuşmazlığın hangi yargı yerinde görüleceğini önceden kararlaştırmasıdır. Bu maddeye göre alıcı, kendi yerleşim yerindeki mahkemenin yetkisinden önceden vazgeçemez.
- **Tahkim sözleşmesi**: Tarafların mevcut veya doğabilecek uyuşmazlıkların hakem yoluyla çözülmesini kararlaştırmalarıdır. Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı, taksitle satıştan doğacak uyuşmazlıklar için bu sözleşmeyi yapamaz.
- **Yerleşim yeri**: Alıcının Türkiye'de olup olmadığını belirleyen bağlantı noktasıdır. Maddenin uygulanıp uygulanmayacağı bu tespite bağlıdır.

### Yetkili mahkeme ve tahkim: hangi şartlar aranır?

- Sözleşmenin taksitle satış sözleşmesi olması ve uyuşmazlığın bu sözleşmeden doğmuş olması gerekir.
- Alıcının yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması gerekir.
- Yetki sözleşmesi ile alıcının kendi yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragat etmiş olmaması gerekir; bu feragat geçersizdir.
- Alıcı ile satıcı arasında taksitle satıştan doğacak uyuşmazlıkların tahkimle çözüleceğine dair anlaşma yapılmamış olmalıdır; böyle bir anlaşma yapılamaz.

### Yetkili mahkeme ve tahkim: hangi sonuçları doğurur?

- Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcının, kendi yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden yaptığı feragat geçersizdir.
- Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı ile satıcı arasında taksitle satıştan doğacak uyuşmazlıklar için yapılan tahkim sözleşmesi geçersizdir.
- Geçersiz tahkim sözleşmesi nedeniyle uyuşmazlık yargıya taşınabilir ve mahkeme tahkim itirazını bu gerekçeyle dikkate almaz.
- Alıcının yerleşim yeri Türkiye'de değilse madde uygulanmaz ve taraflar yetki ve tahkim konusunda serbesttir.
- Madde emredici niteliktedir; buna aykırı sözleşme kayıtları alıcı bakımından hüküm doğurmaz.

### Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı ile yerleşim yeri yurt dışında olan alıcı arasındaki fark nedir?

- Alıcının yerleşim yeri Türkiye'dedir. Maddedeki yasak bu alıcı bakımından geçerlidir.
- Alıcının yerleşim yeri yurt dışındadır. Madde bu alıcıyı kapsamaz; taraflar yetki ve tahkim konusunda genel kurallar çerçevesinde serbesttir.

Sonuç: Yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı için yetki feragati ve tahkim sözleşmesi geçersizdir; yurt dışında yerleşik alıcı için bu yasak uygulanmaz.

### Yetki feragati ile tahkim sözleşmesi arasındaki fark nedir?

- Yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragat, alıcının kendi yerleşim yeri mahkemesini devre dışı bırakan anlaşmadır.
- Tahkim sözleşmesi, uyuşmazlığı mahkeme yerine hakeme götüren anlaşmadır. Her ikisi de madde kapsamında yasaklanmıştır.

Sonuç: Her iki anlaşma türü de alıcının Türkiye'deki yerleşim yeri bakımından geçersiz sayılır ve uyuşmazlık yargıya taşınabilir.

### Madde 262 ile madde 263 (aynı ekonomik amaçlı işlemler) arasındaki fark nedir?

- Madde 262, alıcının yetki ve tahkim konusundaki sınırlarını düzenler.
- Madde 263, taksitle satış hükümlerinin aynı ekonomik amaçlı işlemlere de uygulanmasını düzenler.

Sonuç: Aynı ekonomik amaçlı bir işlem (örneğin kredi yoluyla satış) bakımından da alıcının yerleşim yeri Türkiye'deyse tahkim yasağının uygulanıp uygulanmayacağı, işlemin 263 kapsamına girip girmediğine bağlıdır.

### Yetkili mahkeme ve tahkim: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi yurt dışında yerleşik alıcılar hakkında da uygulamak; yasak yalnızca yerleşim yeri Türkiye'de olan alıcı için geçerlidir.
- Alıcının tacir olmasının yasağı ortadan kaldırdığını sanmak; yasak tacir sıfatıyla bağlantılı bir istisna içermez, ancak 263 kapsamındaki işlemin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
- Yetki feragatini geçerli saymak; alıcının kendi yerleşim yeri mahkemesinin yetkisinden önceden feragati bu madde uyarınca geçersizdir.
- Tahkim sözleşmesinin geçersizliğini yalnızca satıcı tarafından ileri sürülebilir sanmak; kanun yasağı emredici biçimde koyduğundan geçersizlik kendiliğinden göz önünde tutulmalıdır.
- Taksitle satış niteliği taşımayan bir sözleşmeye bu maddeyi uygulamak; önce sözleşmenin taksitle satış olup olmadığı belirlenmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yetki ve tahkim yasağının, taksitle satış sözleşmesinin tüketici veya aynı ekonomik amaçlı işlem niteliğine göre farklı değerlendirilip değerlendirilmediği uygulamada tartışılmaktadır. (Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/102 E., 2021/676 K., 22.09.2021)
- Tahkim sözleşmesinin Türkiye'de yerleşik alıcı bakımından geçersiz sayılması, tahkim itirazının reddi sonucunu doğurmaktadır. (Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/102 E., 2021/676 K., 22.09.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Yerleşim yerinin Türkiye'de olduğunu ileri süren taraf, bu durumu nüfus kaydı, ikamet belgesi veya benzeri resmi belgelerle ispatlamalıdır.
- Sözleşmenin taksitle satış niteliği taşıdığını iddia eden taraf, sözleşme metni ve ödeme planı ile ispatlamalıdır.
- Tahkim sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf, bu anlaşmanın yazılı şekilde yapıldığını ispatlamalıdır; alıcı yerleşim yerinin Türkiye'de olduğunu ileri sürerek geçersizliği savunuyorsa bu durumu ispatlamalıdır.
- Yetki feragatinin ve tahkim sözleşmesinin geçersizliği itirazında bulunan alıcı, bu itirazın dayanağı olan yerleşim yerini belgelerle ortaya koymalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.263](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-263): Taksitle satış hükümlerinin aynı ekonomik amaçlı işlemlere uygulanmasını düzenler; kapsamın belirlenmesinde bu madde ile birlikte okunur.
- [6098 sayılı Kanun m.261](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-261): Taksitle satış sözleşmesinin tanımı ve alıcının korunması hükümleri için bağlamı oluşturur; bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 6502 sayılı Kanun: Alıcının tüketici sıfatı taşıdığı hallerde taksitle satış sözleşmesine tüketici mevzuatının ayrıca uygulanabilmesi bakımından ilgilidir.
- 6100 sayılı Kanun m.410: Tahkim yargılamasında görevli ve yetkili mahkemeyi, tahkim yeri ve davalının yerleşim yerine göre belirleyen genel usul kuralıdır; bu madde yetki kuralını değil, alıcının tahkim ve yetki feragatini sınırlar.
- 6100 sayılı Kanun m.439: Hakem kararının iptali davasının hangi mahkemede açılacağını düzenler; bu madde ile doğrudan ilgili değildir.

## [TBK m.263 — Uygulama alanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-263)

TBK m.263, taksitle satış hükümlerinin uygulama alanını belirler. Düzenlediği konular; taksitle satış hükümlerinin aynı ekonomik amaçlı işlemlere kıyasen uygulanması, bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmelerinde (satış bedeli alacağının devri veya satıcı ile ödünç verenin başka surette anlaşması hâlinde) taksitle satış hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanması, bu ödünç sözleşmelerinde yazılı olması gereken unsurlar, peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmelerinde taksitle satış hükümlerinin uygulanmaması hâli ve tacir ya da ticari amaçlı alıcılar bakımından hükümlerden yalnız sınırlı bir kısmının uygulanmasıdır. Madde, taksitle satış sözleşmesinin kendisinin şartlarını düzenlemez; bu konular için ilgili maddelere bakılır. Yerleşim yerinde yetki sözleşmesi ve tahkim yasağı (m.262), taksitle satışta alıcının cayma ve erken ödeme hakları ile satıcının dönme ve fesih sonuçları (m.259-261 arası ilgili hükümler) bu maddenin kapsamı dışındadır. Genel işlem koşulları, tüketici sözleşmeleri ve kira sözleşmesinin genel rejimi de bu maddede ele alınmaz.

### Uygulama alanı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Aynı ekonomik amaçla yapılan işlem**: Hukuki şekli taksitle satıştan farklı olmakla birlikte, taksitle satışla aynı sonucu, yani malın peşin bedel yerine taksitlerle ödenmesini ve alıcının malı kullanırken ödemeyi tamamlamasını hedefleyen işlemdir. Madde metninde sayılmamakla birlikte, bu sınıfa giren işlemler taksitle satış hükümlerine tabi tutulur.
- **Kıyas yoluyla uygulama**: Kanunda doğrudan hüküm bulunmayan bir ilişkiye, benzer nitelikteki bir düzenlemenin uygulanmasıdır. Ödünç sözleşmesi biçiminde yapılan edinme işlemlerinde taksitle satış hükümleri bu yolla uygulanır.
- **Bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmesi**: Ödünç verenin, borç alanın taşınır bir malı satın alabilmesi için parayı sağladığı ve bu parayla malın bedelinin ödendiği sözleşmedir. Burada satıcı ile ödünç veren ayrı kişiler olabilir; satış bedeli alacağı ödünç verene devredilebilir.
- **Mülkiyeti saklı tutma kaydı**: Satış bedeli tamamen ödenene kadar malın mülkiyetinin satıcıda kalacağına ilişkin kayıttır. Madde bu kaydın bulunması ya da bulunmaması hâlinde de ödünç sözleşmesinin taksitle satış hükümlerine tabi olabileceğini öngörür.
- **Yasal asgari peşinat**: Taksitle satışta alıcının ilk ödemesi olarak kanunda öngörülen en az tutardır. Peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmesinde bu tutarın karşılanmış olması, taksitle satış hükümlerinin uygulanmamasının koşuludur; tutarın ölçüsü bu maddede gösterilmemiştir.
- **Tacir ve ticari amaçlı alıcı**: Alıcının tacir sıfatıyla hareket etmesi ya da malı bir ticari işletmenin ihtiyacı veya mesleki amaçla satın alması hâlidir. Bu hâllerde taksitle satış hükümlerinin tamamı değil, yalnızca üç maddesi uygulanır.

### Uygulama alanı: hangi şartlar aranır?

- Taksitle satış hükümlerinin aynı ekonomik amaçlı bir işleme uygulanabilmesi için işlemin, taksitle satışla aynı ekonomik sonucu doğurmak amacıyla yapılmış olması gerekir; bu amaç, taşınır üzerinde zilyetliğe dayalı sürekli kullanım imkânı tanınması ve bedelin taksitlerle ödenmesi ile ortaya çıkar.
- Bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmesinde, satıcının satış bedeli alacağını ödünç verene devretmesi ya da satıcı ile ödünç verenin başka surette anlaşarak alıcıya malı taksitle ödenmek üzere teslim etmesi bulunmalıdır; bu hâllerde mülkiyeti saklı tutma kaydı bulunsun ya da bulunmasın kıyas yoluyla uygulama yapılır.
- Ödünç sözleşmesinde taksitle satış sözleşmelerinde zorunlu olan hususlar yer almalıdır; bu hususlar, peşin satış bedeli ile toplam satış bedeli yerine ödünç alınan miktar ile ödünç verene ödenecek toplam ödünç miktarının gösterilmesi dışında aynen aranır.
- Peşin satışla bağlantılı taksitle ödünç sözleşmesinde, yasal asgari peşinatın ödenmiş olması ve peşin satış bedelinin ödünç sözleşmesi sırasında hiçbir ilave yapılmaksızın tamamen karşılanmış bulunması gerekir; bu hâlde taksitle satış hükümleri uygulanmaz.
- Alıcının tacir sıfatıyla hareket etmesi ya da malın bir ticari işletmenin ihtiyacı veya mesleki amaçlarla satın alınması hâlinde, taksitle satış hükümlerinden yalnızca 259 uncu maddenin ikinci fıkrası, 260 ıncı maddenin birinci fıkrası ve 261 inci maddesi uygulanır; diğer hükümler bu alıcı bakımından uygulanmaz.

### Uygulama alanı: hangi sonuçları doğurur?

- Taksitle satış hükümleri aynı ekonomik amaçlı işlemlere uygulanır; taraflar sözleşmenin adını ya da biçimini değiştirerek bu hükümlerden kaçamaz.
- Bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmesinde taksitle satış hükümleri kıyas yoluyla uygulanır; kıyas, mülkiyeti saklı tutma kaydının bulunup bulunmamasına bağlı değildir.
- Ödünç sözleşmesinde taksitle satış sözleşmelerinde zorunlu olan hususlar bulunmalıdır; bu hususlar yoksa sözleşmenin taksitle satış hükümlerine uygun olmadığı kabul edilir ve bu eksiklik sözleşmenin geçerliliğine ilişkin sonuçlar doğurur.
- Peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmesinde asgari peşinatın ödenmiş ve peşin bedelin tamamen karşılanmış olması hâlinde taksitle satış hükümleri uygulanmaz.
- Tacir veya ticari amaçlı alıcı bakımından yalnızca m.259/II, m.260/I ve m.261 uygulanır; bu alıcılar diğer taksitle satış korumalarından yararlanamaz.
- Ödünç sözleşmesinde ödünç alınan miktar ve ödünç verene ödenecek toplam ödünç miktarı gösterildiğinde, taksitle satış sözleşmesindeki peşin ve toplam satış bedeli kayıtları yerine bu tutarlar yeterli kabul edilir.

### Aynı ekonomik amaç ile taksitle satış sözleşmesinin kendisi arasındaki fark nedir?

- Taksitle satış sözleşmesi, mülkiyetin devrini ve bedelin taksitle ödenmesini doğrudan kurar.
- Aynı ekonomik amaçlı işlem, mülkiyeti devretmeden ya da başka bir şekilde kurulmuş olabilir; örneğin kira-satış veya kira-bağış biçimindedir.

Sonuç: Şekli farklı olsa da ekonomik amacı taksitle satış olan işlemlere taksitle satış hükümleri uygulanır; böylece taraflar şekil seçerek koruyucu hükümlerden kaçamaz.

### Mülkiyeti saklı tutma kaydı bulunan ödünç ile kaydı bulunmayan ödünç arasındaki fark nedir?

- Ödünç sözleşmesinde mülkiyeti saklı tutma kaydı yer alır ve satış bedeli alacağı ödünç verene devredilir.
- Kayıt bulunmasa da satıcı ile ödünç verenin başka surette anlaşarak malın taksitle ödenmek üzere teslim edilmesini sağlamaları hâli vardır.

Sonuç: Her iki durumda da taksitle satış hükümleri kıyas yoluyla uygulanır; kaydın bulunmaması uygulamayı engellemez.

### Peşin satışla bağlantılı ödünç ile taksitli ödünç arasındaki fark nedir?

- Peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmesinde yasal asgari peşinat ödenmiş ve peşin bedel ilave yapılmadan tamamen karşılanmıştır.
- Bu koşullar gerçekleşmeyen ödünç sözleşmesinde peşin bedel taksitle karşılanmakta ya da peşinat eksik kalmaktadır.

Sonuç: Birinci hâlde taksitle satış hükümleri uygulanmaz; ikinci hâlde ödünç sözleşmesi taksitle satış hükümlerine tabi olur.

### Tüketici alıcı ile tacir veya ticari amaçlı alıcı arasındaki fark nedir?

- Alıcı tüketici niteliğindedir ve malı kişisel ihtiyacı için edinmektedir.
- Alıcı tacir sıfatıyla hareket etmekte ya da malı ticari işletmenin ihtiyacı veya mesleki amaç için almaktadır.

Sonuç: Tacir veya ticari amaçlı alıcıda taksitle satış hükümlerinin tamamı uygulanmaz; yalnız m.259/II, m.260/I ve m.261 uygulanır.

### Uygulama alanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kira-satış, kira-bağış veya kira-satış vaadi gibi biçimsel olarak farklı sözleşmeleri taksitle satış hükümlerinin dışında saymak; oysa işlemin ekonomik amacı taksitle satışsa madde uygulanır.
- Mülkiyeti saklı tutma kaydının bulunmadığı ödünç sözleşmesine taksitle satış hükümlerini uygulamamak; madde kaydın varlığını uygulama koşulu saymaz.
- Peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmesinde peşinatın yasal asgari tutarda ödenmiş olmasını yeterli görmek; peşin bedelin ilave yapılmadan tamamen karşılanmış olması da aranır.
- Tacir veya ticari amaçlı alıcıda taksitle satış hükümlerinin tamamının uygulanacağını varsaymak; yalnızca m.259/II, m.260/I ve m.261 uygulanır.
- Ödünç sözleşmesinde peşin ve toplam satış bedeli yerine ödünç tutarı ile toplam ödünç miktarını yazmanın, taksitle satış zorunlu unsurlarının tamamen yerine geçtiğini sanmak; madde yalnızca bu iki bedel kaleminde ikame yapar.

### Nasıl ispat edilir?

- Taksitle satış hükümlerinin uygulanmasını isteyen taraf, işlemin aynı ekonomik amaçlı olduğunu ispatlamalıdır; kira-satış vaadi gibi bir sözleşmede kullanım imkânının sınırsız ve sürekli olduğu, bedelin taksitlerle ödendiği yazılı belge ile gösterilebilir.
- Bir taşınırı edinme amacıyla yapılan ödünç sözleşmesinde satış bedeli alacağının devri ya da satıcı ile ödünç verenin anlaşması, sözleşme metni ve ilgili belgelerle kanıtlanır.
- Peşin satışla bağlantılı ödünç sözleşmesinde, asgari peşinatın ödendiği ve peşin bedelin ilave yapılmadan karşılandığını iddia eden taraf, bu hususu makbuz, banka kaydı veya sözleşme metni ile ispatlamalıdır; aksi hâlde taksitle satış hükümlerinin uygulanmadığını ileri süremez.
- Tacir veya ticari amaçlı alıcı olduğunu savunan taraf, bu sıfatı ticaret sicili kaydı, faaliyet belgesi veya malın ticari kullanım amacını gösteren belgelerle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.259](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-259): Taksitle satışta alıcı bakımından bir koruma hükmüdür; m.263/III uyarınca tacir veya ticari amaçlı alıcı için ikinci fıkrası uygulanmaya devam eder.
- [6098 sayılı Kanun m.260](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-260): Taksitle satışta alıcıyı koruyan birinci fıkra, m.263/III uyarınca tacir ve ticari amaçlı alıcılar bakımından da uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.261](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-261): Taksitle satışta düzenlenen bir hüküm olup m.263/III ile tacir ve ticari amaçlı alıcılar bakımından uygulanmaya devam eder.
- [6098 sayılı Kanun m.262](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-262): Taksitle satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda yetki ve tahkim konusunu düzenler; m.263 bu hükmü değiştirmez, ancak taksitle satış hükümlerinin uygulama alanını belirler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi gün | [m.253](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-253) | Alıcının yedi gün içinde sözleşme yapılması konusundaki irade açıklamasını geri alma hakkı. |
| yedi gün | [m.255](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-255) | Taksitle satış sözleşmesi, alıcı bakımından, taraflarca imzalanmış sözleşmenin bir nüshasının eline geçmesinden yedi gün sonra hüküm ve sonuçlarını doğurur. |
| üç yıl | [m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-256) | Alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin olarak, satış bedelinin geri kalan kısmını da sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödemekle yükümlüdür. |

## Konuda geçen kararlar

- 2018/113 E., 2020/48 K., 24.09.2020 (m.256)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/327 E., 2022/1496 K., 10.11.2022 (m.256)
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/4918 E., 2024/9075 K., 16.12.2024 (m.259)
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/527 E., 2024/3938 K., 28.11.2024 (m.259)
- 3. Hukuk Dairesi, 2021/537 E., 2021/3815 K., 07.04.2021 (m.256)
- 3. Hukuk Dairesi, 2020/9749 E., 2021/1601 K., 17.02.2021 (m.256)
- 6. Hukuk Dairesi, 2014/5936 E., 2014/7508 K., 09.06.2014 (m.257)
- 6. Hukuk Dairesi, 2012/17280 E., 2013/2001 K., 07.02.2013 (m.260)
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/117 E., 2026/103 K., 22.01.2026 (m.254)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/1412 E., 2025/1889 K., 30.12.2025 (m.254)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1158 E., 2025/1020 K., 27.10.2025 (m.254)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1958 E., 2025/881 K., 02.06.2025 (m.254)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1765 E., 2025/733 K., 02.05.2025 (m.258)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/194 E., 2025/471 K., 19.03.2025 (m.254)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1405 E., 2025/88 K., 13.02.2025 (m.254)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1276 E., 2024/1627 K., 15.10.2024 (m.257)
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/365 E., 2022/520 K., 29.06.2022 (m.259)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/512 E., 2022/815 K., 17.05.2022 (m.257)
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/102 E., 2021/676 K., 22.09.2021 (m.262)
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/49 E., 2021/693 K., 09.07.2021 (m.256)
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/1404 E., 2020/763 K., 17.12.2020 (m.259)
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/164 E., 2020/271 K., 30.06.2020 (m.256)
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/676 E., 2020/89 K., 03.02.2020 (m.253)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/kismi-odemeli-satislar
