---
title: "Satıcının ağır kusurunun sonuçları, alıcının borçları ve alıcının temerrüdü — Borçlar Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.225–236"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/saticinin-agir-kusurunun-sonuclari-alicinin-borclari-ve-alicinin-temerrudu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Satıcının ağır kusurunun sonuçları, alıcının borçları ve alıcının temerrüdü

Borçlar Hukuku Özel Hükümler › Özel borç ilişkileri › Satış sözleşmesi › Taşınır satışı — [Borçlar Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.225, satıcının ağır kusurunun ve meslek sahibi satıcının bilmesi gereken ayıplar bakımından ayıp sorumluluğunun ne ölçüde kaldırılabileceğini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.225–236 hükümlerini kapsar: satıcının ağır kusurunun sonuçları, satılanın başka yerden gönderilmesi, zamanaşımı, satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması, satış bedelinin belirlenmesi, satış bedelinin muacceliyeti ve faizi, satıcının dönme hakkı, zararın hesaplanması ve giderimi.

- [TBK m.225 — Satıcının ağır kusurunun sonuçları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-225)
- [TBK m.226 — Satılanın başka yerden gönderilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-226)
- [TBK m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227)
- [TBK m.228](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-228)
- [TBK m.229](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-229)
- [TBK m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-230)
- [TBK m.231 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231)
- [TBK m.232 — Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-232)
- [TBK m.233 — Satış bedelinin belirlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-233)
- [TBK m.234 — Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-234)
- [TBK m.235 — Satıcının dönme hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-235)
- [TBK m.236 — Zararın hesaplanması ve giderimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-236)

## [TBK m.225 — Satıcının ağır kusurunun sonuçları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-225)

Bu madde, satıcının ağır kusurunun ve meslek sahibi satıcının bilmesi gereken ayıplar bakımından ayıp sorumluluğunun ne ölçüde kaldırılabileceğini düzenler. Satıcının ayıbı süresinde bildirilmemiş olduğu savunmasının hangi hallerde ileri sürülemeyeceğini belirler. Hüküm, satıcı sıfatıyla ayıplı mal devreden kişiler ve satıcılığı meslek edinmiş kişiler bakımından uygulanır. Ayıp bildirimi süresinin kendisini, bildirimin şeklini ve alıcının ayıp bildirme yükünü düzenlemez (m.223, m.231). Satıcının ağır kusurunun ayıp sorumluluğuna ilişkin genel sorumluluk sonuçlarını ve seçimlik hakları düzenlemez (m.219 vd.). Ayıp nedeniyle açılacak davaların zamanaşımını ve iki yıllık sürenin hangi hallerde uygulanmayacağını düzenlemez (m.240). Sorumsuzluk anlaşmasının geçersizliğine ilişkin genel düzenleme ile bu maddenin ilişkisi ayrıca kurulmalıdır (m.221).

### Satıcının ağır kusurunun sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ağır kusur**: Satıcının, olağan dikkat ve özen yükümlülüğünün en belirgin biçimde ihlal edilmesidir. Kasıt gibi hileyi zorunlu olarak içermez, kasıt ise bu kapsamda ayrıca değerlendirilir.
- **Satıcılığı meslek edinmiş kişi**: Satış faaliyetini mesleki olarak yürüten kişidir. Bu kişiler için bilgi ölçütü, bilmesi gereken ayıplar olarak belirlenir; ihmalin her derecesi bu kapsamdadır.
- **Bilmesi gereken ayıp**: Mesleki satıcının gerekli özenle araştırma yapması hâlinde fark edebileceği ayıptır. Satıcının gerçek bilgisine değil, mesleki özen ölçüsüne bağlıdır.
- **Süresinde bildirilmemiş ayıp**: Alıcının satılandaki ayıbı kanunda öngörülen süre içinde satıcıya ihbar etmediği ayıptır. Bu savunma, bu maddede belirtilen hâllerde satıcıya yardımcı olmaz.
- **Sorumluluktan kısmen kurtulma**: Satıcının ayıp sorumluluğunun bir bölümünden de olsa kurtulmasıdır. Madde bu kurtuluşu ağır kusurlu satıcı ve mesleki satıcı bakımından tamamen kapatır.

### Satıcının ağır kusurunun sonuçları: hangi şartlar aranır?

- Satıcının ağır kusurlu olması gerekir; bu hâlde satıcı, satılandaki ayıbın alıcı tarafından kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluğundan kısmen dahi kurtulamaz.
- Satıcının satılanı ayıplı olarak devrederken ağır kusurlu davranmış olması gerekir; ağır kusur kasıtla birlikte hileyi de kapsayabilir.
- Satıcılığı meslek edinmiş kişi olunması gerekir; bu kişi bilmesi gereken ayıplar bakımından aynı savunmaya dayanamaz.
- Bilmesi gereken ayıp ölçütü, mesleki satıcının her türlü ihmalini kapsar; hafif ihmal de bu kapsamda değerlendirilir.
- Ağır kusur veya meslek sıfatının varlığı hâlinde, satıcının sorumluluğu ayıp bildiriminin yapılmadığı savunmasıyla sınırlandırılamaz.

### Satıcının ağır kusurunun sonuçları: hangi sonuçları doğurur?

- Ağır kusurlu satıcı, satılandaki ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluğundan kısmen dahi kurtulamaz.
- Satılanı ayıplı olarak devreden satıcının ağır kusuru varsa, bildirim savunması ayıp sorumluluğunu sınırlandırmaz.
- Satıcılığı meslek edinmiş kişi, bilmesi gereken ayıplar bakımından bildirim savunmasına dayanamaz.
- Satıcılığı meslek edinmiş kişinin hafif ihmali de sorumluluğu ağırlaştırır.
- Satıcının ağır kusuru ve meslek sıfatı bulunmayan hâllerde bu madde uygulanmaz; sorumluluk genel ayıp hükümlerine göre belirlenir.
- Ağır kusurlu satıcı veya mesleki satıcı, bildirim savunmasıyla kendini kurtaramadığından, ayıbın varlığı ve kusur derecesi ispat edildiğinde sorumlu tutulur.

### Genel hal ile ağır kusurlu satıcı arasındaki fark nedir?

- Satıcının ağır kusuru yoksa, ayıp bildirilmemiş olduğu savunması genel hükümlerde (m.223, m.231) değerlendirilir.
- Satıcının ağır kusurlu olduğu hâlde ayıp süresinde bildirilmemiş olduğu savunması, bu madde gereği kısmen dahi ileri sürülemez.

Sonuç: Ağır kusurlu satıcı bildirim savunmasıyla sorumluluğunun bir kısmından kurtulamaz.

### Genel hal ile meslek sahibi satıcı arasındaki fark nedir?

- Satıcılığı meslek edinmemiş kişi, ayıbı bilmesi gerektiği hâlde ihmal göstermişse, bildirim savunması ile sorumluluğundan kurtulma olanağı genel kurallarla belirlenir.
- Satıcılığı meslek edinmiş kişi, bilmesi gereken ayıplar bakımından ihmalinin derecesine bakılmaksızın bildirim savunmasına dayanamaz.

Sonuç: Mesleki satıcının hafif ihmali bile sorumluluğu ağırlaştırır; bu kişi bildirim savunmasıyla kurtulamaz.

### Hile ile ağır kusur arasındaki fark nedir?

- Hileli satıcı, alıcıyı kasten aldatan kişidir ve EBK m.200 ile sınırlı biçimde ağırlaştırılmış sorumluluğa tabidir.
- Ağır kusurlu satıcı, kasıt bulunmasa da ağır özensizliği nedeniyle aynı sonuca bağlanır.

Sonuç: Hile hâlinde sorumluluk, ağır kusurlu satıcının sorumluluğundan daha ağır kabul edilir; ikisi de bildirim savunmasıyla kurtulamaz.

### Satıcının ağır kusurunun sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ağır kusur ile kasıt kavramlarını eşitlemek; ağır kusurun kasıtla ilgisi olmadığı hâlde hileli sayılması hatasını yapmak.
- Mesleki satıcının bilmesi gereken ayıp ölçütünü yalnızca ağır ihmal ile sınırlamak; oysa her türlü ihmal bu kapsamdadır.
- Ağır kusurlu satıcının bildirim savunmasıyla sorumluluğunun kısmen de olsa kaldırılabileceğini düşünmek; madde bunu açıkça yasaklar.
- Sorumsuzluk anlaşmasının genel geçerliliğini bu maddenin kapsamına taşımak; ağır kusur ve hile hâlinde anlaşma geçersizdir (m.221).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ağır kusurlu satıcının, ayıbın vaktinde ihbar edilmediği savunmasıyla sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1421 E., 2024/108 K., 19.02.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1030 E., 2024/57 K., 09.02.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/948 E., 2023/1855 K., 27.12.2023)
- Hukuk Genel Kurulu, TBK m.225 kapsamında satıcının bildirim savunmasına dayanamayacağı hâlleri ayrıca değerlendirmiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/442 E., 2022/1772 K., 20.12.2022)
- Ağır kusur hükmünün, satıcının bildirim savunmasıyla sorumluluğunun kısmen dahi kaldırılmasını engellediği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbın varlığını ve alıcının ayıbı süresinde bildirip bildirmediğini ileri süren taraf, bildirim savunmasını yapan satıcıdır; bildirim yapılmadığını ispat yükü satıcıya aittir.
- Satıcının ağır kusurunu ileri süren alıcıdır; ağır kusur, satılanın niteliği, satıcının bilgisi ve özen durumu gibi olgularla ispatlanır.
- Satıcının mesleki bilgiye sahip olduğunu ve bilmesi gereken ayıbı fark edebileceğini ileri süren alıcıdır; bu durum meslek ve işletme kayıtları ile ispat edilebilir.
- Satıcının hile veya ağır kusur bulunmadığını savunması hâlinde, kusursuzluğunu ispat yükü ona düşer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.221](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-221): Satıcının ağır kusuru veya hilesi hâlinde sorumsuzluk anlaşmasının geçersizliğini düzenler; bu madde ile birlikte sorumluluğun kaldırılamamasını güçlendirir.
- [6098 sayılı Kanun m.222](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-222): Alıcının ayıbı önceden bilmesi hâlinde satıcının sorumluluğunun doğmamasını düzenler; bu madde ile karşılaştırıldığında alıcının bilgisi ile satıcının mesleki bilgisi ayrı değerlendirilir.
- [6098 sayılı Kanun m.231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231): Alıcının ayıp bildirim yükümlülüğünü ve süresini düzenler; bu maddedeki savunmanın konusu olan süresinde bildirim kuralıdır.

## [TBK m.226 — Satılanın başka yerden gönderilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-226)

Madde, başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcının, satılanı geçici olarak koruma ve satıcıya geri gönderme yükümlülüğünü; satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirme yükümlülüğünü ve bu yapılmazsa ayıbın satılanın ulaştığı anda var olduğunu ispat yükünü; gerektiğinde satılanı sattırma ve satıcıya bildirim yükümlülüğünü düzenler. Madde, satılanın ifa yerinden başka bir yere gönderildiği (mesafe/göndermeli) satışlarda ve alıcının bulunduğu yerde satıcının temsilcisinin bulunmadığı hallerde uygulanır. Madde, alıcının seçimlik haklarını (sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ayıpsız misliyle değiştirme) düzenlemez (m.227 vd.). Ayıbın tespiti ve ihbar süresine ilişkin genel yükümlülükler (m.223), ayıp sorumluluğunun genel çerçevesi (m.219 vd.) ve gönderme borcunun ve hasarın geçişine ilişkin kurallar (m.208) bu maddede değil, ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.

### Satılanın başka yerden gönderilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı, satılanı ayıp iddiasıyla satıcıya geri göndermeden önce gerekli koruma önlemlerini geçici olarak almalıdır; bu önlemler alınmadan geri gönderme yapılamaz.
- Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür.
- Tespit yaptırılmazsa ileri sürülen ayıbın satılanın alıcıya ulaştığı anda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer.
- Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa alıcı, bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla satılanı sattırmaya yetkilidir; satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür.
- Alıcı, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse bundan doğan zarardan sorumlu olur.
- Alıcının koruma ve tespit yükümlerine uyulmaması halinde satıcının uğradığı zarar, alıcının tazmin borcuna yol açar; satılanı koruma bir külfet değil, ihlali tazmin borcu doğuran bir borçtur.
- Alıcının bulunduğu yerde satıcının temsilcisi bulunuyorsa, koruma ve geri gönderme yükümü bu maddeye göre doğmaz.

### Göndermeli satış ile götürmeli satış arasındaki fark nedir?

- Satılanın ifa yerinden başka bir yere gönderildiği satışta, alıcının bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa madde uygulanır.
- Satıcının malı alıcıya kendi ifa yerinde götürdüğü veya ifa yerinde hazır bulundurduğu satışta, satıcının ifa yardımcısı konumunda bulunan servis elemanlarıyla montaj ve çalıştırma yapıldığında madde uygulanmaz.

Sonuç: Madde yalnız göndermeli satışlarda yükümlülük doğurur; götürmeli satışlarda alıcının koruma ve geri gönderme yükümü yoktur.

### Olağan satış ile mesafeli satış (ayıp bildirimi ve tespit) arasındaki fark nedir?

- Mesafeli satışta alıcının gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülük niteliğindedir; ayıbın mahkeme aracılığıyla tespit ettirilmesi gerekir.
- Olağan satışta gözden geçirme ve ayıp bildirimi külfet niteliğindedir ve mahkeme aracılığıyla tespit zorunlu değildir.

Sonuç: Mesafeli satışta tespit yapılmaması halinde ayıbın satılanın ulaştığı anda var olduğunu ispat yükü alıcıya geçer.

### Satılanı ifa olarak kabul etmeme ile yalnız durumun tespiti arasındaki fark nedir?

- Alıcı satılanı ifa olarak kabul etmemiş, dönme veya değiştirme niyetini ortaya koymuşsa madde kapsamında koruma ve geri gönderme yükümü doğar.
- Alıcı yalnız bedelin indirilmesini istiyorsa, yalnız durumun tespit ettirilmesi yeterlidir ve satılan üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.

Sonuç: Bedel indirimi isteyen alıcı, koruma ve geri gönderme yükümünden değil, tespit yükümünden sorumludur.

### Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi var ile yok arasındaki fark nedir?

- Satılanın kısa sürede bozulma tehlikesi varsa alıcı, bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla satılanı sattırmaya yetkilidir.
- Bozulma tehlikesi yoksa satılanı sattırma yetkisi ve yükümü doğmaz.

Sonuç: Bozulma tehlikesi halinde satış yetkisi, satıcının yararı gerektiriyorsa yükümlülüğe dönüşür.

### Satılanın başka yerden gönderilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 226'yı olağan (göndermesiz) satışlara uygulamak; madde yalnız göndermeli satışlarda ve satıcının temsilcisinin bulunmadığı yerde uygulanır.
- Bedel indirimi isteyen alıcının da satılanı koruma ve geri gönderme yükümü altında olduğunu varsaymak; bu alıcıya yalnız durumun tespit ettirilmesi yeterlidir.
- Alıcının ayıp iddiasının haklı çıkmasını madde uygulanması için şart saymak; maddenin uygulanabilmesi için ayıp iddiasının haklı olması gerekmez.
- Tespit yaptırılmamasının ayıp iddiasını tamamen düşürdüğünü sanmak; sonuç yalnız ispat yükünün alıcıya geçmesidir.
- Koruma önlemlerinin kalıcı olduğunu düşünmek; önlemler geçici niteliktedir ve satıcı uygun süre içinde malı almazsa alıcının koruma yükü sona erebilir.
- Satılanın sattırılması yetkisini her hâlde doğmuş saymak; bu yetki yalnız kısa zamanda bozulma tehlikesi halinde vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin (m.219-226) koşullarının gerçekleşmesi halinde alıcının m.227 ve devamındaki seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabileceği kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026)
- Satıcının ayıptan sorumluluğunun TBK m.219-231 arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbın satılanın alıcıya ulaştığı anda var olduğunu ileri süren alıcı, tespit yaptırmadıysa bu iddiayı ispatlamak zorundadır; tespit yaptırılmadığında ispat yükü alıcıya düşer.
- Satılanın durumu, mahkeme aracılığıyla usulüne uygun tespit ile belgelenir; tespit raporu ayıbın varlığı ve ulaşım anındaki durumu bakımından temel delildir.
- Alıcı, koruma önlemlerini aldığını ve durumu satıcıya bildirdiğini belgelerle (yazışma, tutanak, fotoğraf vb.) ispatlamalıdır.
- Satıcı, alıcının koruma ve bildirim yükümlerine uymadığını ve bunun kendisine zarar verdiğini ispatlamakla yükümlüdür; zararın varlığı ve miktarı genel hükümlere göre ispat edilir.
- Satıcının bulunduğu yerde temsilci bulunduğu savunması, bunu ileri süren satıcı tarafından ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.208](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-208): Göndermeli satışta gönderme borcunun ve yarar-hasarın alıcıya geçişinin ölçütünü belirler; madde 226 bu gönderme halini ön kabul eder.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun genel çerçevesini çizer; madde 226 bu sorumluluğun ileri sürülmesinden önceki alıcı yükümlerini düzenler.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Alıcının seçimlik haklarını düzenler; madde 226 bu hakların kullanımına hazırlık niteliğindeki koruma ve tespit yükümlerini getirir.

## [TBK m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227)

Madde, satıcının satılanın ayıbından sorumlu olduğu hallerde alıcıya tanınan dört seçimlik hakkı (dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım, ayıpsız benzeriyle değiştirme), tazminat hakkının saklılığını, satıcının seçimlik hakların kullanılmasını önleme yetkisini, hâkimin dönme yerine onarım veya indirime karar verebilmesini ve değer eksikliğinin bedele çok yakın olduğu hâlde seçimlik hakların daralmasını düzenler. Madde alıcı ile satıcı arasındaki satım ilişkisinde, ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması (m.228 ve izleyen hükümler), ayıp ihbarı ve muayene yükümlülüğü ile ayıba karşı tekeffülün zamanaşımı (m.219 ve izleyen hükümler, m.223), dönmenin hukuki sonuçları (m.229) ve ayıplı mal tesliminde satıcının sorumluluğunun kapsamı (m.219 ve izleyen hükümler).

### m.227: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Seçimlik haklar**: Alıcının ayıplı satılan sebebiyle satıcıya karşı kullanabileceği, birbirinin alternatifi olan dört haktır. Alıcı bunlardan birini seçer ve seçtiği hakkı kullanır; hakkı kullanılmış olan diğerlerine dönemez.
- **Dönme**: Alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeyi sona erdirmesidir. Madde metninde 'fesih' yerine 'dönme' terimi kullanılmıştır; ani edimli satış sözleşmesi bakımından bu terim tercih edilmiştir.
- **Ayıp oranında indirim**: Alıcının satılanı alıkoyarak, ayıbın değerdeki etkisi oranında satış bedelinden indirim istemesidir. Oran, ayıpsız değer ile ayıplı değer arasındaki farka göre belirlenir.
- **Ücretsiz onarım**: Satılanın ayıbının satıcı tarafından, bütün masrafları satıcıya ait olacak biçimde giderilmesidir. Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde istenebilir.
- **Ayıpsız benzerle değiştirme**: Aynı malın ayıpsız bir benzerinin satıcı tarafından verilmesidir. Yalnız 'imkân varsa' kullanılabilir; yani aynı malın ayıpsız benzerinin temin edilebilmesi gerekir.
- **Tazminat hakkının saklılığı**: Alıcının seçimlik haklarından hangisini kullanmış olursa olsun, ayıplı tesliminden doğan zararını genel hükümlere göre isteyebilmesidir.
- **Değer eksikliği**: Satılanın ayıp nedeniyle ayıpsız hâline göre uğradığı değer kaybıdır. Eksiklik satış bedeline çok yakın olduğunda seçimlik hakların kapsamı daralır.

### m.227: hangi şartlar aranır?

- Satıcının satılanın ayıbından sorumlu olması gerekir; ayıp, satılanın sözleşmeye ya da olağan kullanıma uygun niteliklerini taşımamasından doğmalıdır.
- Alıcı dört seçimlik hakkın birini seçmeli ve bu seçimini satıcıya açıkça bildirmelidir.
- Dönme hakkı kullanılacaksa alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirmelidir.
- Ücretsiz onarım isteniyorsa onarımın aşırı bir masraf gerektirmemesi gerekir; masrafların tamamı satıcıya ait olmalıdır.
- Ayıpsız benzerle değiştirme isteniyorsa aynı malın ayıpsız bir benzerinin temin edilebilmesi, yani imkânın bulunması gerekir.
- Alıcı dönme hakkını kullanmışsa ve durum dönmeyi haklı göstermiyorsa, hâkim satıcının talebi üzerine onarım veya bedel indirimine karar verebilir.
- Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek alıcının seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
- Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakınsa alıcı yalnız dönme ya da ayıpsız benzerle değiştirme haklarından birini kullanabilir.

### m.227: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı seçimlik haklardan birini kullandığında, bu hakkın koşulları gerçekleşmişse satıcı seçilen hakka uymakla yükümlü olur.
- Dönme hakkı kullanılırsa sözleşme sona erer ve satılanın geri verilmesi gündeme gelir; dönmenin sonuçları m.229 çerçevesinde belirlenir.
- Bedel indirimi kullanılırsa satış bedeli ayıp oranında azaltılır ve alıcı satılanı alıkoyar.
- Hâkim, dönme haklı gösterilmiyorsa dönme yerine onarım veya bedel indirimine karar verebilir; bu durumda alıcının dönme veya değiştirme hakkı kalmaz.
- Satıcı, aynı malın ayıpsız benzerini hemen verir ve zararın tamamını giderirse alıcının seçimlik haklarını kullanması önlenir.
- Değer eksikliği satış bedeline çok yakınsa alıcı bedel indirimi isteyemez; yalnız dönme veya ayıpsız benzerle değiştirme haklarından birini kullanabilir.
- Alıcının tazminat hakkı, seçimlik haklarından bağımsız olarak saklıdır.

### Dönme ile bedel indirimi arasındaki fark nedir?

- Dönme, sözleşmenin sona erdirilmesi ve satılanın geri verilmesi sonucunu doğurur.
- Bedel indirimi, satılanın alıkonulması ve ayıp oranında bedelin düşürülmesi sonucunu doğurur.

Sonuç: Dönme hakkı kullanılırken durum dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkim dönme yerine onarım veya indirime karar verebilir; alıcı bu durumda dönmede ısrar edemez.

### Ayıpsız benzerle değiştirme ile ücretsiz onarım arasındaki fark nedir?

- Ayıpsız benzerle değiştirmede aynı malın ayıpsız bir benzeri verilir; yalnız imkân varsa istenebilir.
- Ücretsiz onarımda satılan düzeltilir; yalnız aşırı masraf gerektirmemesi koşulu aranır.

Sonuç: İmkân yoksa değiştirme istenemez; aşırı masraf varsa onarım istenemez. Her iki halde alıcı diğer seçimlik haklara yönelebilir.

### Genel hal ile hâkimin yetkisi arasındaki fark nedir?

- Alıcının dönme hakkını haklı kılan bir durum varsa, alıcı dönmeyi doğrudan kullanır.
- Dönme haklı gösterilmiyorsa, hâkim satıcının talebi üzerine dönme yerine onarım veya bedel indirimine karar verebilir.

Sonuç: Hâkim kararı, dönme anındaki durum esas alınarak verilir; nispeten önemsiz ayıplarda dönmenin satıcıya büyük kayıp vermesi halinde indirim tercih edilir.

### Seçimlik haklar ile tazminat talebi arasındaki fark nedir?

- Seçimlik haklar, ayıbın giderilmesi veya bedelin düzeltilmesine yöneliktir.
- Tazminat, ayıplı tesliminden doğan zararı kapsar ve genel hükümlere dayanır.

Sonuç: Alıcı seçimlik hakkını kullanmakla birlikte zararını da genel hükümlere göre isteyebilir; ancak aynı zararın iki kez tazmini sağlanamaz.

### Değer eksikliği tam bedel düzeyinde ile değer eksikliği bedelden düşük arasındaki fark nedir?

- Değer eksikliği satış bedeline çok yakınsa, alıcının seçimi daralır.
- Değer eksikliği bedele göre düşükse dört seçimlik hakkın tamamı kullanılabilir.

Sonuç: Bedel indirimi, değer eksikliği bedele çok yakın olduğunda seçilemez; alıcı ancak dönme veya ayıpsız benzerle değiştirme isteyebilir.

### m.227: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Seçimlik hakların bir kez kullanıldıktan sonra yeniden seçilebileceğini saymak; hak yenilik doğurucu olduğu için tüketildiği kabul edilir.
- Ayıpsız benzerle değiştirmeyi her durumda isteyebileceğini sanmak; 'imkân varsa' koşulu aranmalıdır.
- Ücretsiz onarımı aşırı masraf olsa bile istenebilir saymak; masraf aşırı ise onarım isteği ayakta kalmaz.
- Hâkimin dönme yerine indirim veya onarım kararı vermesini alıcının seçimine bağlı görmek; bu yetki hâkimin takdirindedir ve satıcının talebi üzerine kullanılır.
- Tazminat hakkını seçimlik haklarla aynı kefede değerlendirmek; tazminat genel hükümlere dayanır ve seçimlik haklardan bağımsız saklıdır.
- Değer eksikliği bedele çok yakınken bedel indirimini hâlâ seçilebilir saymak; bu hâlde indirim yolu kapanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alıcının seçimlik haklarının yenilik doğurucu nitelikte olduğu ve bir kez kullanıldığında tüketildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1386 E., 2024/1859 K., 19.12.2024)
- Ayıplı malın değiştirilmesi talebinde 'imkân varsa' koşulunun, aynı malın ayıpsız benzerinin piyasada temin edilebilmesi olarak değerlendirildiği görülmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1989 E., 2025/352 K., 27.02.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/417 E., 2025/234 K., 13.02.2025)
- Satış sözleşmesi üzerinden uzun süre geçmişse, seçimlik hakların kullanılabilirliği zaman bakımından ayrıca değerlendirilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1989 E., 2025/352 K., 27.02.2025)
- Alıcının yetkili serviste yapılan işlemlere rıza göstermesi, ayıp iddiasını ve seçimlik hakların kullanılmasını etkileyebilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1691 E., 2025/1858 K., 22.10.2025)
- Dava, bedel indirimi ve değiştirme taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü hâllerde, seçimin açıkça yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2024/1281 E., 2025/541 K., 09.05.2025)
- Aracın ayıplı olması yerine değer kaybı yarattığı yönündeki şikâyetlerin, seçimlik haklardan hangisinin uygulanacağını etkilediği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1361 E., 2025/1404 K., 18.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbın varlığı ve satıcının sorumluluğu, alıcı tarafından ispatlanır; ayıbın satış sırasında mevcut olduğu bilirkişi raporu ve teslim belgeleriyle gösterilir.
- Dönme, bedel indirimi veya değiştirme talebinde alıcı, seçtiği hakkın koşullarını ve seçimi satıcıya bildirdiğini ispatlar; bildirimin yazılı yapılması ispat kolaylığı sağlar.
- 'İmkân varsa' ya da 'aşırı masraf' koşullarının bulunmadığını ileri süren taraf bunu ispatlar; ayıpsız benzerin temin edilemediği veya onarım masrafının aşırı olduğu iddiası bilirkişi incelemesiyle gösterilir.
- Dönmenin haklı gösterilmediğini ve hâkimin onarım veya indirime karar verebileceğini ileri süren satıcı, bunu somut olayın özellikleriyle ispatlar.
- Satıcının aynı malın ayıpsız benzerini hemen verdiğini ve zararın tamamını gidermiş olduğunu iddia etmesi hâlinde, bu ödemenin ve teslimin gerçekleştiğini satıcı ispatlar.
- Değer eksikliğinin satış bedeline çok yakın olduğunu ileri süren taraf, bilirkişi raporuyla bu oranı ortaya koyar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.229](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-229): Dönmenin sonuçlarını düzenler; alıcının dönme hakkını kullanmasının etkileri bu maddeye göre belirlenir.
- [6098 sayılı Kanun m.228](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-228): Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması hâlini düzenler; m.227'nin b bölümünde ele alınan konudur.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Satıcının ayıba karşı sorumluluğunun genel çerçevesini ve ayıbın koşullarını belirler; m.227'nin uygulanabilmesi için bu sorumluluğun doğmuş olması gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223): Ayıba karşı tekeffüle ilişkin zamanaşımı ve ihbar süresi bakımından m.227'nin kullanılmasını sınırlandırır.

## [TBK m.228](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-228)

Madde, ayıplı olarak devredilmiş satılanın alıcının elinde ayıp dışında bir sebeple (beklenmedik hâl veya mücbir sebep) yok olması ya da ağır biçimde zarara uğraması hâlinde alıcının sözleşmeden dönme hakkının korunmasını ve dönmenin sonuçlarını düzenler. Ayrıca alıcıya yüklenebilen bir sebeple yok olma, devretme veya biçim değiştirme hâllerinde alıcının bedel indirimi isteyebilmesini kapsar. Hüküm, ayıba karşı tekeffül sorumluluğu kapsamında satılan malı alan alıcılar bakımından uygulanır. Maddenin sözleşmeden dönmenin ayrıntılı mali sonuçlarını (satış bedelinin faizi, masraflar, tazminat) düzenlemediği; bunların TBK m.229 ve m.217 kapsamında olduğu, ayıba karşı tekeffül için dönme ve bedel indirimi seçimlik haklarının kullanım şartlarının TBK m.219 vd. hükümlerinde yer aldığı, ayıp ihbarı ve dava zamanaşımının ise ayrı maddelerde düzenlendiği dikkate alınmalıdır.

### m.228: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayıplı satılan**: Satış sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan niteliği taşımayan ya da kullanım amacına uygun olmayan, ayıp taşıyan satılandır. Maddenin uygulanabilmesi için satılanın alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olması gerekir.
- **Beklenmedik hâl**: Tarafların öngöremediği ve kendi kusurları dışında gelişen olağanüstü olayı ifade eder. Mücbir sebepten ayrı olarak 228. maddeye ayrıca eklenmiştir ve kural olarak ayıbın bildirilmesi imkânı bulunmayan kısa zaman içinde gerçekleşen olayları kapsar.
- **Mücbir sebep**: Borçlunun veya alıcının kusuru dışında, öngörülemeyen ve önlenemeyen dış olayı ifade eder. Maddede beklenmedik hâl ile birlikte sayılmış, satılanın yok olması ya da ağır biçimde zarara uğraması sebebi olarak düzenlenmiştir.
- **Ağır biçimde zarar**: Satılanın değerinde ya da kullanılabilirliğinde esaslı bir azalmaya yol açan zarardır. Her türlü zarar bu kapsamda değerlendirilmez; hafif zararlar fıkranın uygulanmasını sağlamaz.
- **Değerindeki eksiklik karşılığı**: Satılanın alıcıdan kaynaklanan bir sebeple yok olması, devredilmesi ya da biçiminin değiştirilmesi hâlinde, malın kalan değerinin satış bedelinden ne kadar düştüğünü gösteren tutardır. Alıcı, dönme yerine bu tutarın satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.

### m.228: hangi şartlar aranır?

- Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş bir satılanın bulunması gerekir.
- Satılanın ayıp, beklenmedik hâl veya mücbir sebep nedeniyle yok olmuş ya da ağır biçimde zarara uğramış olması gerekir; bu hâllerde alıcının sözleşmeden dönme hakkı ortadan kalkmaz.
- Satılanın alıcıya yüklenebilen bir sebeple yok olmuş olmaması gerekir; alıcının kusuru ya da kusur dışındaki etkisi bulunuyorsa bu fıkra uygulanmaz.
- Alıcının satılanı başkasına devretmemiş ya da biçimini değiştirmemiş olması gerekir; aksi hâlde ikinci fıkra uygulanır.
- Dönme hâlinde alıcı, satılandan elinde kalanı satıcıya geri vermek zorundadır.

### m.228: hangi sonuçları doğurur?

- Ayıplı satılan ayıp, beklenmedik hâl veya mücbir sebepten yok olmuş ya da ağır biçimde zarara uğramış olsa da alıcının sözleşmeden dönme hakkı ortadan kalkmaz.
- Bu durumda alıcı, satılandan elinde kalanı satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
- Alıcının satılanı yüklenebilen bir sebeple yok etmesi, başkasına devretmesi veya biçimini değiştirmesi hâlinde dönme hakkı kullanılamaz.
- Bu hâllerde alıcı yalnızca değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.
- Ayıplı satılanın zarara uğraması hafif nitelikteyse, yani ağır biçimde zarar sayılmıyorsa, birinci fıkra uygulanmaz.

### Beklenmedik hâl veya mücbir sebep ile alıcıya yüklenebilen sebep arasındaki fark nedir?

- Satılanın ayıp, beklenmedik hâl veya mücbir sebepten yok olması ya da ağır zarar görmesi; alıcının bu olaylarda sorumluluğu yoktur.
- Satılanın alıcıya yüklenebilen bir sebeple yok olması, devredilmesi ya da biçim değiştirmesi; alıcının kusuru veya kusur dışı etkisi söz konusudur.

Sonuç: İlk hâlde alıcı dönme hakkını kullanır ve elinde kalanı geri verir; ikinci hâlde dönme yerine yalnızca değerindeki eksiklik karşılığı satış bedelinden indirilebilir.

### Mücbir sebep ile beklenmedik hâl: fark nedir?

- Mücbir sebep, dış ve öngörülemeyen olaydır.
- Beklenmedik hâl, tarafların öngörmediği olağanüstü olaydır; kanun koyucu 818 sayılı Kanun'daki 'kaza' ibaresinin eksikliğini gidermek için bu hâli ayrıca eklemiştir.

Sonuç: Her iki hâl de aynı hükmün kapsamına girer; biri diğerinin yerine geçmez, ikisi birlikte sayılmıştır.

### m.228: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ağır biçimde zarar ile hafif zararı karıştırmak; her zarar türünde dönme hakkının korunduğunu varsaymak.
- Beklenmedik hâl ile mücbir sebebi birbirinin yerine kullanmak; ikisinin de aynı hükmün kapsamında yer aldığını gözden kaçırmak.
- Alıcıya yüklenebilen sebep hâlinde de dönme hakkının korunduğunu varsaymak; bu hâlde yalnızca bedel indirimi istenebileceğini unutmak.
- Madde metninde olmayan bir süre ya da tutarı uygulamaya dahil etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıplı satılanın ayıp sorumluluğu kapsamında 6098 sayılı Kanun'un 219-231. maddeleri arasında düzenlenen hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1478 E., 2025/1846 K., 20.11.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025)
- Madde metninde açıkça yer almamakla birlikte, seçimlik hakların maddi ve şekli şartlarının varlığı hâlinde 228. maddenin uygulanabileceği yorumu benimsenmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2283 E., 2026/775 K., 24.04.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Dönme hakkını kullanan alıcı, satılanın ayıplı olarak devredildiğini ve ayıbın bildirilmiş olduğunu veya bildirim imkânı bulunmadığını ispatla yükümlüdür; ayıp sorumluluğunun şartları bu ispat kapsamındadır.
- Satılanın yok olduğunu ya da ağır biçimde zarara uğradığını iddia eden alıcı, bu zararın ayıp, beklenmedik hâl veya mücbir sebepten kaynaklandığını ispatlar; tanık, bilirkişi raporu ve fotoğraf gibi deliller kullanılabilir.
- Satıcı, zararın alıcıya yüklenebilen bir sebepten kaynaklandığını ileri sürüyorsa bu iddiayı ispatla yükümlüdür; alıcının kusuru veya kusur dışı etkisi karşı tarafın ispat konusudur.
- Alıcının satılanı devrettiğini veya biçimini değiştirdiğini ileri süren satıcı, bu iddiayı ispatlar; alıcının bu hâllerde yalnızca bedel indirimi isteyebileceği tartışma konusu değildir.
- Yazılı belge, ayıp bildirimi ve olayın tespitine ilişkin resmi tutanak, ayıbın zamanını ve olayın gerçekleştiği anı belirlemede önem taşır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.229](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-229): Dönme hâlinde satıcının ödeyeceği bedel, masraf ve tazminat ile alıcının iade yükümlülüğünün ayrıntılarını düzenler; 228. madde bu hâllerde yalnızca dönme hakkının korunmasını ve iadenin kapsamını belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217): Dönme hâlinde alıcının elde ettiği yararların iadesi ve satıcının bedel ile faiz yükümlülüğü için kıyasen başvurulan genel hükümdür.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun doğduğu ve alıcının seçimlik haklarını kullanabildiği genel çerçeveyi kurar; 228. maddenin uygulanabilmesi için bu sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir.

## [TBK m.229](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-229)

Bu madde, satış sözleşmesinden dönen alıcının satıcıya karşı yapacağı iade ile alıcının dönme nedeniyle satıcıdan isteyebileceği talepleri düzenler. Satış bedelinin faiziyle geri istenmesi, dava ve satılan için yapılan giderlerin, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın ve kusur karinesine dayanan diğer zararların kapsamını belirler. Kime uygulandığı bakımından, satış sözleşmesinden dönen alıcı ile satıcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin ikinci kısmında yer alan birden çok mal satışına ilişkin hüküm bu metinde yer almamaktadır. Madde; ayıba karşı tekeffül ve ayıp ihbarının koşullarını (TBK m.219 vd.), dönmenin kullanılma usulünü ve koşullarını (TBK m.219 vd. ve m.227), satılanın ayıp nedeniyle yok olması durumunda dönmeyi (TBK m.228) düzenlemez. Ayrıca alıcının bedel indirimi ve ayıp nedeniyle seçimlik haklarının kullanılma şartları ile zamanaşımı süreleri bu maddede yer almaz.

### m.229: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dönme (ayıp nedeniyle)**: Alıcının satış sözleşmesini geçmişe etkili olarak sona erdirerek karşılıklı edimlerin iadesini isteme hakkıdır. Dönme ile sözleşme ortadan kalkmaz, bir tasfiye ilişkisine dönüşür, ifade edilen görüş bu yöndedir.
- **Semere (yarar) iadesi**: Alıcının satılandan fiilen elde ettiği ürün, kullanım yararı ve gelirlerin satıcıya geri verilmesi yükümlülüğüdür. Maddenin metni yalnızca fiilen elde edilen yararları kapsar; elde etmeyi ihmal edilen yararlar bu kapsama girmez.
- **Doğrudan zarar**: Ayıplı maldan doğrudan doğan zarardır ve kusura dayanmayan bir sorumluluk rejimine tabidir. Satıcı kusursuz olsa da bu zararı gidermekle yükümlüdür.
- **Diğer (dolaylı) zarar**: Doğrudan zarar dışında kalan ve alıcının uğradığı diğer zararlardır. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararlardan sorumludur; kusur karinesi buradan doğar.
- **Satış bedelinin faizi**: Alıcının ödediği bedel üzerinden geri verilmesi gereken faizdir. Satıcının faiz elde etmiş olup olmaması ya da alıcının faiz kaybına uğramış olup olmaması bu yükümlülüğü değiştirmez.
- **Zug um Zug (karşılıklı eda)**: Tarafların iade yükümlerinin aynı anda yerine getirilmesi kuralıdır. Madde metninde açıkça yazmaz; TBK m.97 kuralının burada da uygulandığı kabul edilir.

### m.229: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinden dönme hakkının geçerli biçimde kullanılmış olması gerekir.
- Alıcının dönme sonucunda satılanı ve ondan elde ettiği yararları satıcıya geri vermesi gerekir; bu yükümlülük karşılıklı iade ilkesiyle birlikte yerine getirilir.
- Alıcının satıcıdan talep edebileceği kalemler, madde metninde sayılan üç bentle sınırlıdır: ödenen satış bedeli ile faizi, yargılama giderleri ile satılan için yapılan giderler ve ayıplı maldan doğan doğrudan zarar.
- Diğer zararların talep edilebilmesi için, satıcının kusurunun bulunması gerekir; satıcı kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispatlarsa bu zararlardan sorumlu olmaz.
- Satıcının ödemesi gereken giderler, zorunlu ve faydalı masraflarla sınırlıdır.

### m.229: hangi sonuçları doğurur?

- Dönme gerçekleşince alıcı satılanı ve fiilen elde ettiği yararları satıcıya geri verir; satıcı da satış bedelini faiziyle birlikte iade eder.
- Satıcı, satış bedelinden faiz elde etmemiş olsa ve alıcı faiz kaybına uğramamış olsa da bedeli faiziyle geri vermek zorundadır.
- Satıcı, dönme davasının yargılama giderlerini ve alıcının satılan için yaptığı giderleri öder.
- Satıcı, ayıplı maldan doğan doğrudan zararı kusuru aranmaksızın öder.
- Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat ederse diğer zararlardan sorumlu olmaz; ispat edemezse bu zararları da öder.
- Alıcının satılanı kullanması nedeniyle geri verilecek bedelden uygun bir indirim yapılması gerekir.
- Satılanın dönmeden önce yok olması veya hasar görmesi halinde alıcının iade yükümlülüğü ve bedel talebi ayrıca değerlendirilir (TBK m.228 ile birlikte uygulanır).

### Doğrudan zarar ile diğer zarar arasındaki fark nedir?

- Doğrudan zarar, ayıplı maldan doğrudan doğan zarardır ve birinci fıkranın üçüncü bendinde sayılmıştır.
- Diğer zarar, ikinci fıkradaki dolaylı zararlardır ve kusur karinesine tabidir.

Sonuç: Doğrudan zararda satıcı kusursuz olsa da sorumludur; diğer zararda satıcı kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

### Zorunlu ve faydalı giderler ile ayıbı artıracak kullanım arasındaki fark nedir?

- Satılan için yapılan zorunlu ve faydalı masraflar (yem, tamir gibi) satıcıdan istenebilir.
- Alıcının elde etmeyi ihmal ettiği yararlar iade kapsamında değildir.

Sonuç: Satıcı yalnız fiilen yapılan giderleri öder, elde edilmeyen yararları talep edemez.

### Fiilen elde edilen yarar ile elde edilmeyen yarar (zapt hali) arasındaki fark nedir?

- TBK m.229 uyarınca alıcı yalnızca fiilen elde ettiği yararları geri verir.
- TBK m.217 zapt hükmünde alıcının elde etmeyi ihmal ettiği yararlar da kapsama girer.

Sonuç: Ayıp nedeniyle dönmede iade yükü daha dardır; zapt hükmüne kıyasla alıcının yükümlülüğü azalır.

### m.229: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Satış bedelini faizsiz geri istemek; kanun faizle birlikte iade öngörür, satıcı faiz elde etmemiş olsa da faiz ödemek zorundadır.
- Alıcının elde etmeyi ihmal ettiği yararları da iade kapsamına sokmak; m.229 yalnızca fiilen elde edilen yararları iade ettirir, zapt hükmü ile karıştırılmamalıdır.
- Diğer zararlar için satıcının kusurunun alıcı tarafından ispatlanmasını aramak; kanun kusur karinesi koyduğu için ispat yükü satıcıya geçer.
- Doğrudan zararda da kusur aramak; doğrudan zarar kusura dayanmayan sorumluluk kapsamındadır.
- Satılanın kullanımından doğan indirimi unutmak; alıcının kullanımı karşılığı bedelden uygun indirim yapılması gerekir.
- Dönmeden önce ayıp nedeniyle oluşan değer düşüklüğünü hesaba katmamak; ayıbın kendisinden kaynaklanan kayıplar bedelden mahsup edilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Dönme sonrası alıcının satıcıdan isteyebileceği bedelden, alıcının kullanımı karşılığı uygun bir indirimin yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2025/2094 K., 05.12.2025)
- Satıcının kusursuzluğunu ispat etmesi halinde alıcının rayiç değer ve gelir kaybı talebinin reddedilebileceği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026)
- Alıcının kazası nedeniyle oluşan değer düşüklüğünün, dönme sonrası isteyebileceği bedelden mahsup edilmesi gerektiği uygulamada kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2025/2094 K., 05.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Dönmeyi ve iade talebini ileri süren alıcının, satış sözleşmesini, ödediği bedeli ve dönme iradesini bildirdiğini ispatlaması gerekir; bu ispat satış belgesi, banka kaydı ve ihtarname ile yapılır.
- Satıcının diğer zararlardan kurtulmak için kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir; bu ispat yükü satıcıya aittir ve kusursuzluk karinesi nedeniyle alıcı kusuru ispatla yükümlü değildir.
- Alıcı, doğrudan zararı ve giderleri belgeyle ispatlamalıdır; fatura, onarım kaydı ve benzeri belgeler bu amaçla kullanılır.
- Satıcı, alıcının kullanımından doğan yararı ve indirim tutarını ileri sürdüğünde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ayıbın varlığı ve doğrudan zararın ilişkisi bilirkişi incelemesiyle belirlenir; uygulamada bu inceleme özellikle önemlidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217): Zapt hükmüdür; alıcının elde etmeyi ihmal ettiği yararların da iade kapsamına girdiği bu hükümle karşılaştırıldığında, m.229 daha dar bir iade yükümlülüğü getirir.
- [6098 sayılı Kanun m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-97): Karşılıklı edimlerin aynı anda yerine getirilmesi kuralını getirir; tarafların iade yükümlerinin eş zamanlı yerine getirilmesi bakımından bu maddeye atıf yapılır.
- [6098 sayılı Kanun m.228](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-228): Ayıplı satılanın dönmeden önce yok olması veya ağır zarar görmesi durumunda alıcının dönme hakkını düzenler; m.229 iade yükümlülüğünü bu durumda belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Temerrüt ve dönme sonrası menfi zarar bakımından yorumlarda başvurulan genel kuraldır; ayıp dönmesinde alıcının sorumluluk ayrımını anlamak için birlikte değerlendirilir.

## [TBK m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-230)

Madde, birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir malın birlikte satılması hâlinde ayıplı çıkan kısım bakımından dönme hakkının kapsamını düzenler. Dönmenin yalnız ayıplı parçalar için kullanılıp kullanılamayacağını, parçaların ayrılmasının mümkün olmadığı hâllerde dönmenin tamamı kapsamasını ve satılanın aslı için yapılan dönmenin eklentileri de kapsamasını, eklentiler için yapılan dönmenin ise aslı kapsamamasını belirler. Maddenin uygulanması alıcı ile satıcı arasındaki satış sözleşmelerinde, dönme hakkı bulunan taraf bakımından söz konusudur. Ayıba karşı sorumluluğun genel koşullarını, seçimlik haklar arasındaki tercihi, ayıp ihbarını ve zamanaşımını düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır (m.219-231 arasındaki ayıba karşı sorumluluk hükümleri, m.231 zamanaşımı). Ayrıca tacirler arası satışta ticari teamül ve TTK hükümleri ile ilişkisi bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.230: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dönme hakkı**: Ayıplı satılanın satıştan geri dönülmesini sağlayan seçimlik haktır. Maddenin kurduğu ayrım yalnız dönme hakkının kapsamına ilişkindir; dönme dışındaki seçimlik haklar bu maddenin konusu değildir.
- **Bölünmez bütünlük**: Parçaların birbirinden ayrılmasının alıcı veya satıcıya önemli bir zarar vermeden yapılamadığı durumdur. Bu hâlde dönme, satılanın tamamını kapsamak zorundadır.

### m.230: hangi şartlar aranır?

- Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir malın birlikte satılmış olması gerekir.
- Satılanın bir kısmının ayıplı çıkmış olması gerekir; dönme hakkı yalnız ayıplı çıkan parçalar için kullanılabilir.
- Ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasının alıcı veya satıcıya önemli bir zarar vermeden mümkün olmaması gerekir; bu hâlde dönme satılanın tamamını kapsamak zorundadır.
- Eklentilerle birlikte asıl satılan için dönme yapılacaksa, eklentiler de dönme kapsamına girer; ancak eklentiler için yapılan dönme asıl satılanı kapsamaz.

### m.230: hangi sonuçları doğurur?

- Birlikte satılan parçalardan yalnız bir kısmı ayıplı çıkmış ve ayrılması mümkünse, alıcı yalnız ayıplı parçalar için dönme hakkını kullanabilir.
- Ayıplı parçanın ayrılması önemli zarar doğuruyorsa, dönme satılanın tamamını kapsar ve alıcı tamamen dönebilir.
- Ayıplı parça için dönme yapılırken diğer parçaların sözleşmede kalması, satıcının bu kısım bakımından edimini sürdürmesi anlamına gelir.
- Asıl satılan için dönme yapıldığında eklentiler de geri verilir.
- Eklentiler için dönme yapıldığında asıl satılan sözleşmede kalır.
- Ayıplı teslimlerin ileride de ayıplı olacağı sonucu çıkıyorsa, kısmi teslimler için tam dönme ileri sürülebilir (TBK m.230/1 ikinci cümle hükmü, malzemedeki EBK 206/II karşılığı ile birlikte değerlendirilmiştir; bu bağlantı malzemeden alınmıştır).

### Ayıplı parça ile bölünmez bütün arasındaki fark nedir?

- Ayıplı parçanın diğer parçalardan ayrılması alıcı veya satıcıya önemli zarar vermeden mümkünse, dönme yalnız ayıplı parçalarla sınırlıdır.
- Ayrılma önemli zarar doğurmadan yapılamıyorsa, parçalar bölünmez bir bütün oluşturur.

Sonuç: Birinci hâlde dönme yalnız ayıplı parça için kullanılır; ikinci hâlde dönme satılanın tamamını kapsar.

### Asıl satılan ile eklenti arasındaki fark nedir?

- Asıl satılan için yapılan dönme, eklentileri de kapsar.
- Eklentiler için yapılan dönme ise asıl satılanı kapsamaz.

Sonuç: Eklentilerin ayrı bedel gösterilmesi bu yönü değiştirmez; yön, asıl ile eklenti arasında tek taraflıdır.

### Ayrı bedel gösterilmiş eklenti ile bedelsiz eklenti arasındaki fark nedir?

- Eklentinin satış bedeli ayrıca gösterilmişse de dönme kapsamı aynı kalır.
- Eklentinin bedelinin asıl satış bedeline dahil edildiği hâlde de sonuç değişmez.

Sonuç: Bedel gösterimi kapsamı belirlemez; kapsam asıl ve eklenti ilişkisine göre belirlenir.

### m.230: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Parçaların ayrı ayrı satış bedeli gösterilmiş olmasını, dönme kapsamının sınırını belirleyen tek ölçüt saymak; oysa bedel gösterimi kapsamı değiştirmez.
- Ayıplı parçanın ayrılabilir olduğu hâlde dönmeyi tüm satılana yaymak; ayrılmanın önemli zarar doğurmadığı durumda dönme yalnız ayıplı parçayla sınırlıdır.
- Ayrılmanın mümkün olmadığı hâlde yalnız ayıplı parça için dönmeye izin vermek; bu hâlde dönme zorunlu olarak tamamı kapsar.
- Eklentiler için yapılan dönmenin asıl satılanı da kapsayacağını varsaymak; bu yön tersine işlemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıplı parçanın ayrılabilirliği bakımından bilirkişi raporunda işlenen kısmın miktarı belirlenmeden m.230/1 kapsamında değerlendirme yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2283 E., 2026/775 K., 24.04.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Dönme hakkını kullanan alıcı, satılanın birden çok mal veya parçadan oluştuğunu ve parçalar arasında ayıplı olanların bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Parçaların ayrılabilir olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle belirlenir; ayrılmanın alıcı veya satıcıya önemli zarar doğurup doğurmayacağı somut olayda tespit edilmelidir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2283 E., 2026/775 K., 24.04.2026)
- Satıcı, ayrılmanın mümkün olduğunu ya da ayrılmanın önemli zarar doğurmayacağını ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Eklentinin asıl satılanın parçası olup olmadığı ve dönme kapsamına girip girmediği, satış sözleşmesi ve teslim belgeleri ile tanık beyanı ile ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.219-231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Satıcının ayıptan sorumluluğunun genel rejimini oluşturur; bu madde o rejim içinde dönme hakkının kapsamını daraltıp genişleten özel bir kuraldır.
- [6098 sayılı Kanun m.231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231): Ayıba karşı sorumluluk davalarının zamanaşımını düzenler; bu madde ise dönmenin kapsamını belirler.

## [TBK m.231 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231)

Bu madde, satıcının satılanın ayıbından doğan sorumluluğuna ilişkin her türlü davanın zamanaşımı süresini ve başlangıcını düzenler. Satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse iki yıllık süre uygulanır. Maddenin ikinci fıkrası, satıcının ayıplı devirde ağır kusurlu olması halinde bu kısa süreden yararlanamayacağını öngörür. Madde, alıcının süresi içinde bildirdiği ayıp nedeniyle ileri sürdüğü def'i hakkının korunmasını da düzenler. Maddenin uygulanması satış sözleşmesinden doğan ayıba karşı sorumluluk ilişkisine bağlıdır. Madde, genel zamanaşımı süresini (m.146), zamanaşımının kesilmesi ve durmasını (m.154 vd.), zamanaşımı başlangıcına ilişkin genel kuralları (m.149 vd.) ve zamanaşımından önceden feragat yasağını (m.160) düzenlemez. Ayıbın tespiti, bildirim ve muayene yükümlülükleri, seçimlik haklar ve tüketici satışlarındaki özel süreler ise bu maddenin kapsamı dışındadır."

### Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayıp**: Satılanın sözleşmeye uygun olmayan, değerini ya da kullanım amacına uygunluğunu azaltan durumudur. Bu maddede ayıbın kendisi değil, ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin davanın zamanaşımı düzenlenmektedir.
- **Devir (satılanın alıcıya devri)**: Satılanın alıcının fiili hâkimiyetine geçmesidir. Süre, sözleşmenin kurulduğu tarihten değil bu andan başlar. Ayıbın alıcı tarafından fark edilmesi devir anını değiştirmez.
- **Ayıptan doğan sorumluluk davası**: Satıcının ayıp nedeniyle seçimlik hakların (örneğin bedel indirimi, sözleşmeden dönme, ücretsiz onarım, yenisiyle değiştirme) yerine getirilmesi için alıcının açtığı davadır. Bu dava birinci fıkradaki iki yıllık zamanaşımına tabidir.
- **Def'i hakkı**: Alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıba dayanarak satıcının talebine karşı ileri sürdüğü savunmadır. Bu hak, dava zamanaşımının dolmasından sonra da korunur.
- **Ağır kusur**: Satıcının ayıplı devirde gösterdiği ve ağır ihmali ile kastı da kapsayan kusur derecesidir. Ağır kusurlu satıcı kısa süreden yararlanamaz.

### Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

- Taraflar arasında bir satış sözleşmesi bulunmalı ve satılan malda ayıp bulunmalıdır.
- Alıcının ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğunu ileri süren bir dava ya da def'i bulunmalıdır.
- Satıcı daha uzun bir süre için sorumluluğu üstlenmemiş olmalıdır; aksi halde üstlenilen süre uygulanır.
- Satılanın alıcıya devri gerçekleşmiş olmalıdır; süre bu andan itibaren işler.
- Satıcı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olmamalıdır; ağır kusur varsa iki yıllık süre uygulanmaz.
- Alıcının def'i hakkının korunması için ayıbın satılanın devrinden itibaren iki yıl içinde bildirilmiş olması gerekir.

### Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

- Süre içinde dava açılmamışsa ayıptan doğan talep zamanaşımına uğrar ve borç eksik borca dönüşür.
- Ayıp devirden sonra ortaya çıksa bile iki yıllık süre devir anından itibaren işler.
- Alıcı, ayıbı devirden iki yıl içinde bildirmişse, süre dolsa bile bildirilen ayıba dayanarak satıcının talebine def'i ile karşı koyabilir.
- Alıcı ayıbı iki yıl içinde bildirmemişse, süre dolduğunda def'i hakkı da ortadan kalkar.
- Satıcı ayıplı devirde ağır kusurlu ise iki yıllık süreden yararlanamaz ve genel zamanaşımı süresi uygulanır.
- Satıcı daha uzun bir süre üstlenmişse, üstlenilen süre geçerli olur.

### Tüketici satışı ile tüketici dışı satış arasındaki fark nedir?

- Tüketici satışlarında ayıp sorumluluğu, 6502 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ve 4077 sayılı Kanun'un ilgili maddesi üzerinden yürür; tüketici lehine süre uzatılabilir, kısaltılamaz.
- Tüketici dışı (genel) satışta TBK m.231 doğrudan uygulanır; iki yıllık süre taraflarca sözleşmeyle uzatılabilir.

Sonuç: Tüketici dışı satışta sürenin uzatılması TBK m.148 ölçüsünde sınırlıdır; tüketici satışında bu sınır uygulanmaz, tüketici lehine uzatma daha geniş kabul edilmektedir. (Tüketici mevzuatına ilişkin ayrıntı bu maddede değil, malzemenin atıf yaptığı kaynaklardadır.)

### Basit ile gizli ayıp arasındaki fark nedir?

- Ayıbın açık ya da gizli olmasına bakılmaksızın süre, satılanın alıcıya devrinden başlar.
- Ayıbın alıcı tarafından fark edilmesi süreyi başlatan bir olay değildir; ayıbın görülmesi değil devir esas alınır.

Sonuç: Gizli ayıp keşfedilmeden süre dolmuşsa dava zamanaşımına uğrar; alıcı ayıbı devirden iki yıl sonra öğrense bile sonuç değişmez.

### Satıcının sıradan kusuru ile ağır kusuru arasındaki fark nedir?

- Satıcı ayıplı devirde sadece hafif kusurlu ise iki yıllık zamanaşımından yararlanır.
- Satıcı ayıplı devirde ağır kusurlu ise iki yıllık süreden yararlanamaz.

Sonuç: Ağır kusur halinde genel on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

### Dava ile def'i arasındaki fark nedir?

- Alıcının dava yoluyla istemesi, iki yıllık sürenin dolmasıyla zamanaşımına uğrar.
- Alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıba dayanarak satıcının talebini def'i olarak ileri sürmesi, sürenin dolmasıyla ortadan kalkmaz.

Sonuç: Dava yoluyla istem zamanaşımına uğramışsa da, süre içinde bildirilen ayıp nedeniyle def'i yoluyla savunma yapılabilir.

### Satış (ayıba karşı tekeffül) ile satıcının başka sürelerle üstlendiği sorumluluk arasındaki fark nedir?

- Satıcı kanunun öngördüğü sürenin ötesinde daha uzun süre için sorumluluk üstlenmişse bu sözleşmeye dayalı sürelere uyulur.
- Sözleşmede süre belirtilmemişse iki yıllık kanuni süre geçerlidir.

Sonuç: Taraflarca üstlenilen daha uzun süre bağlayıcıdır; yokluğunda kanuni süre uygulanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada iki yıllık sürenin devir tarihinden başladığı ve ayıbın öğrenilme tarihinin süreyi değiştirmediği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025)
- Ticari satışlarda da ayıba karşı tekeffül hükümlerinin devirden itibaren iki yıl sonra zamanaşımına uğradığı, ancak satıcının daha uzun süre üstlenmiş olabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2024/1373 K., 30.10.2024)
- Alıcının süresi içinde ayıbı bildirmesi ve bu bildirime dayanan def'i hakkının dava süresinin dolmasından sonra da korunduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Satıcının ağır kusurlu olduğunun ileri sürülmesi halinde, ağır kusurun ispatı üzerinden iki yıllık süreden yararlanılıp yararlanılamayacağının değerlendirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının dava açılışından geriye doğru hesaplanması ve devir tarihinin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1684 E., 2025/856 K., 22.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Satıcının sorumluluğunu ileri süren alıcı, satılanın devir tarihini ve ayıbın varlığını ispatlamakla yükümlüdür; devir tarihi genellikle teslim belgesi, fatura ya da irsaliye ile ispatlanır.
- Dava açılış tarihinin devir tarihinden iki yıl sonra olduğunu ileri süren satıcı, zamanaşımı def'ini ileri sürmekle yükümlüdür; zamanaşımı hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.
- Alıcının ayıbı süresi içinde bildirdiğini iddia etmesi halinde bildirimin yapıldığını ve içeriğini ispatlaması gerekir; yazılı bildirim bu bakımdan en güçlü delildir.
- Satıcının ağır kusurlu olduğunu ileri süren alıcıdır; ağır kusur bilirkişi incelemesi ve tanık beyanı ile ispatlanabilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024)
- Satıcının daha uzun süre üstlendiğini ileri süren taraf, bu üstlenmeyi yazılı belge veya tanıkla ispatlamak zorundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-146): Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacakların 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğunu belirtir. Ağır kusur halinde bu genel süre uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.148](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-148): Zamanaşımı süresinin sözleşmeyle değiştirilmesine ilişkin üst sınırı belirler. Ayıba ilişkin süre uzatılırken bu sınırın uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.160](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-160): Zamanaşımından önceden feragat yasağını düzenler. Ayıba ilişkin süre bakımından da önceden feragat edilemez.
- [6098 sayılı Kanun m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223): Ayıbın bildirim şekillerini ve ayıbın öğrenilmesi anını düzenler. Def'i hakkının korunması için yapılan bildirimin bu hükme uygun olması gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-230): Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun ayıplı devirde seçimlik haklarını düzenler. Bu maddedeki zamanaşımı, o haklara dayanan davalara uygulanır.
- 6502 sayılı Kanun: Tüketici satışlarında ayıba ilişkin özel süre ve hükümleri içerir. Bu madde tüketici satışlarındaki sürelerin yerine geçmez.

## [TBK m.232 — Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-232)

TBK 232. madde, satış sözleşmesinde alıcının iki asli borcunu düzenler: satış bedelini kararlaştırılan biçimde ödemek ve satılanı sunulduğunda devralmak. Maddenin ikinci fıkrası, aksine adet veya anlaşma yoksa devralmanın hemen yapılmasını öngörür. Madde alıcının bu borçlarının kime ve hangi sözleşme ilişkisinde uygulanacağını genel olarak belirler. Madde, bedelin ödeme zamanını, ödeme süresinin uzun olduğu hallerdeki güvence ve taksitli satışa ilişkin özel rejimleri düzenlemez; bunlar TBK 265-267 hükümlerinde yer alır. Satıcının alıcının devralmamasına karşı başvuracağı alacaklı temerrüdü, borçlu temerrüdü ve TTK 23/b yolları da bu maddede düzenlenmez; ilgili hükümler TBK 107-109, 123-125 ve TTK 23/b'dir. Satılanın ayıplı olması ve satıcının ayıptan sorumluluğu da bu maddenin konusu değildir (TBK 219 vd.).

### Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Satış bedelini ödeme borcu**: Alıcının satıcıya sözleşmede kararlaştırılan miktarda parayı ödeme borcudur. Aksi kararlaştırılmamışsa satılanın teslimi karşılığında aynı anda ifa edilir.
- **Satılanı devralma borcu**: Alıcının satıcının sunduğu satılanı zilyetliğe alma ve kabul etme borcudur. Kural olarak yan borç niteliğindedir, ancak belirli hallerde asli borç haline gelir.
- **Sözleşmeye uygun sunma (fiili ifa teklifi)**: Satıcının satılanı kararlaştırılan yer, zaman ve nitelikte, ayıpsız olarak alıcının emrine hazır bulundurmasıdır. Sözlü teklif bu anlamda yeterli değildir.
- **Devralma**: Satılanın fiilen teslimi ile birlikte hükmen teslim, kısa elden teslim ve zilyetliğin havale yoluyla nakli gibi alıcının fiziki hâkimiyet kazandığı tüm halleri kapsar.
- **Aksine adet veya anlaşma**: Tarafların ya da yerel uygulamanın devralmanın hemen yapılmasından farklı bir zaman öngördüğü durumdur. Bu durumda devralma daha sonra gerçekleşebilir.

### Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinin geçerli olarak kurulmuş olması ve tarafların alıcı ile satıcı sıfatını taşıması gerekir.
- Satıcının satılanı sözleşmede kararlaştırılan yer, zaman ve nitelikte, ayıpsız olarak alıcıya sunmuş olması gerekir; alıcının devralma borcu ancak bu sunumla doğar.
- Satılanın sözleşmeye aykırı biçimde, örneğin farklı yer, zaman, miktar veya kalitede sunulmaması gerekir; aksi halde alıcı devralmakla yükümlü olmaz.
- Aksine bir adet veya anlaşma yoksa satılanın hemen devralınması gerekir; anlaşma varsa devralma sözleşmede belirlenen süreye göre yapılır.
- Alıcının satış bedelini sözleşmede kararlaştırılan biçimde ödemesi gerekir; bedel ödeme zamanı kararlaştırılmamışsa devralma ile aynı anda ödenir.

### Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması: hangi sonuçları doğurur?

- Satıcı satılanı sözleşmeye uygun biçimde sunduğunda alıcı devralmakla yükümlü olur.
- Sunum sözleşmeye uygun değilse alıcının devralma zorunluluğu doğmaz ve alıcı sunulan ifayı reddedebilir.
- Aksine adet veya anlaşma yoksa devralma hemen yapılmalıdır; devralmanın gecikmesi alıcının gecikme sorumluluğunu doğurur.
- Alıcı devralmaktan kaçınırsa satıcı alacaklı temerrüdü hükümlerine (TBK 107-109) başvurabilir ve satılanın masrafını alıcıya yükleyerek kaldırtabilir (TBK 113/I).
- Alıcı devralma borcunu ihlal ederse satıcı, borçlu temerrüdü hükümlerine (TBK 123-125) de başvurabilir; seçim satıcıya aittir.
- Satış bedelinin ödenmemesi, alıcının devralmaktan kaçınmasıyla birlikte ödeme iradesinin bulunmadığını gösterebilir.
- Alıcı satış bedelini ödemezse satıcı bedel alacağını dava veya icra yoluyla isteyebilir.

### Asli borç ile yan borç (devralma borcu) arasındaki fark nedir?

- Satış bedelini ödeme borcu, karşılıklı edim ilişkisi içinde asli borçtur; satıcının mülkiyet ve zilyetlik devir borcunun karşılığıdır.
- Devralma borcu kural olarak yan borçtur; alıcının sadece gecikme sorumluluğu doğar.

Sonuç: Devralmanın yerine getirilmemesinde satıcı kural olarak gecikmiş ifayı ve gecikme zararını isteyebilir; devralma borcu asli borç haline gelirse borçlu temerrüdü hükümleri (TBK 125) de uygulanabilir.

### Peşin satış ile kredili (veresiye) satış arasındaki fark nedir?

- Peşin satışta mal ile bedel aynı anda ifa edilir ve alıcı zilyetlik geçince bedeli öder.
- Kredili satışta bedelin ödeme zamanı sözleşmeyle ertelenmiş olur.

Sonuç: Ödeme zamanı kararlaştırılmışsa maddenin aynı anda ifa kuralı yerine sözleşmedeki vade geçerlidir.

### Genel hal ile ticari satış (TTK 23/b) arasındaki fark nedir?

- Genel hükümlere göre alıcı devralmadığında satıcı alacaklı temerrüdü ve borçlu temerrüdü hükümlerine başvurur.
- Her iki tarafın tacir olduğu ticari satışta TTK 23/b özel düzenlemesi uygulanır.

Sonuç: TTK 23/b uyarınca satıcı mahkemeden satışa izin isteyebilir; satış giderleri çıktıktan sonra artan para bankaya ya da noterliğe bırakılır.

### Sözlü teklif ile fiili teklif arasındaki fark nedir?

- Sözlü ifa teklifi, satılanın hazır bulundurulmasını gerektirmediğinden tek başına yeterli değildir.
- Fiili ifa teklifi, satılanın yer ve zamanda bizzat hazır bulundurulmasıyla yapılır.

Sonuç: Sözlü teklifi kabul etmeyen alıcı temerrüde düşmez; fiili teklif ise alıcıyı devralma yükümü altına sokar.

### Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Devralma borcunu asli borç saymak; kural olarak yan borçtur ve asli borç haline geldiği hal ayrıca değerlendirilmelidir.
- Sözlü ifa teklifini yeterli saymak; satılanın yer ve zamanda hazır bulundurulması gerekir.
- Peşin satış karinesini kredili satışlara da uygulamak; vade kararlaştırılmışsa bedel aynı anda ödenmez.
- Ticari satışta TTK 23/b yolunu genel hükümle karıştırmak; her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmeyi ilgilendiren satışta bu özel hüküm uygulanır.
- Alıcının devralmadan kaçınmasını doğrudan bedel ödememe sayıp satıcının yolunu daraltmak; satıcı alacaklı temerrüdü ile borçlu temerrüdü arasında seçim yapabilir.
- Madde metnindeki 'hemen' ifadesini tarafların anlaşmasıyla bağlantısız yorumlamak; aksine anlaşma veya adet varsa devralma gecikebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Peşin satışta malın ve bedelin aynı anda verildiğine dair yasal bir karinenin bulunduğu kabul edilmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/654 E., 2025/272 K., 20.03.2025; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/334 E., 2023/736 K., 11.07.2023)
- Satış bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davalarında, alıcının satılanı teslim alıp almadığı ve bedeli ne zaman ödeyeceğine ilişkin sözleşme koşulları birlikte değerlendirilmektedir. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/1029 E., 2025/42 K., 30.01.2025)
- Satıcı tarafından satılanın sunulduğunun ve alıcının bunu kabul etmediğinin davacı-satıcı tarafından ispatı gerektiği, alıcının devralma yükümünün sözleşme koşullarına uygun teslime bağlı olduğu kabul edilmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/556 E., 2025/1049 K., 11.11.2025; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/182 E., 2025/644 K., 29.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcının devralma borcunun doğması için satıcının satılanı sözleşmeye uygun biçimde sunduğunu ispatlaması gerekir; sunumun yer, zaman ve nitelik bakımından uygun olduğu tanık, sevk belgesi ya da yazışmalarla gösterilebilir.
- Alıcı sunumun sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerse bunu ispatlamakla yükümlüdür; ihtirazi kayıtsız teslim alınmışsa ifanın unsurlarına uygunluk fiili bir karine olarak kabul edilir.
- Satış bedelinin ödendiğini ileri süren alıcı, ödemeyi makbuz, banka dekontu gibi yazılı belgelerle ispatlamalıdır; satıcı ise bedelin ödenmediğini ileri sürerek alacağını ispatlamakla yükümlüdür.
- Peşin satışta mal ile senedin aynı anda verildiğine ilişkin yasal karine bulunduğundan, bedelin devralmadan önce ödenmediğini ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/654 E., 2025/272 K., 20.03.2025; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/334 E., 2023/736 K., 11.07.2023)
- Alıcının devralmaktan kaçınması ve bunun ödeme iradesinin olmadığını göstermesi halinde, bu durumun ödeme iradesine ilişkin karinesi yazılı delil ya da karşı tarafın davranışlarıyla değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 m.207: Aksi kararlaştırılmadıkça ya da adet yoksa satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmesini öngörür; bedel ile devralmanın eşzamanlılığının dayanağıdır.
- 6098 m.234: Satış bedelinin ne zaman istenebileceğini düzenler; satılanın teslim edildiği ya da sözleşmeye uygun sunulduğu anda bedel istenebilir.
- 6098 m.107: Alacaklının temerrüdü hükümleridir; alıcının devralmaktan kaçınması halinde satıcının başvurabileceği yollardandır.
- 6098 m.113: Alacaklı temerrüdünde borçlunun satılanı masrafı alacaklıya ait olmak üzere kaldırtabilmesini düzenler.
- 6098 m.123: Borçlu temerrüdü hükümleridir; alıcı devralma borcunu asli borç haline geldiğinde ihlal ederse uygulanır.
- 6098 m.125: Karşılıklı borçlarda borçlu temerrüdünün sonuçlarını, dönme ve ifadan vazgeçme seçeneklerini düzenler.
- 6098 m.226: Mesafe satışında satılanın korunması, bozulacak şeylerin satılması ve durumun bildirilmesi yükümlerini düzenler; devralma sonrası hazırlık yükümlerini tamamlar.
- 6098 m.265: Ödeme süresi uzun olan sözleşmelerde alıcının ödemeleri bir hesapta biriktirme yükümünü düzenler.
- 6098 m.266: Alıcının bedeli tamamen ödedikten sonra malın devrini isteme hakkını düzenler.
- 6098 m.267: Uzun vadeli ödemelerde bedelin devir anında tamamen ödenmiş olması gerektiğini düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.23: Ticari satışta alıcının mütemerrit olması halinde satıcının satış izni isteyebileceğini düzenleyen TTK 23/b hükmünü içerir; bu madde ticari satış bakımından özel düzenlemedir.

## [TBK m.233 — Satış bedelinin belirlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-233)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 233. maddesi, satış sözleşmesinde bedelin açıkça belirlenmemiş olması hâlinde bedelin nasıl tespit edileceğini ve satılanın ağırlığına göre hesaplanan bedelde daranın nasıl indirileceğini düzenler. Hüküm, alıcının malı alacağını kesin olarak bildirdiği satış ilişkilerinde uygulanır. Madde, bedelin belirlenebilir olması yeterli sayan genel kuralın özel bir uygulamasıdır. Maddeyi düzenlemeyen konular: bedelin belirlenebilirliği ve belirlenme yetkisi (m.207), gabin (m.28), satış bedelinin muacceliyeti ve faiz (m.234), fire ve zayiat ile ayıp sorumluluğu ile açık artırma yoluyla satış (m.274-281).

### Satış bedelinin belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ortalama piyasa fiyatı**: Malın ifa yeri ve ifa zamanında, belirli bir ticari çevrede ulaştığı ortalama fiyattır. Borsada işlem gören mallarda ortalama fiyat yerine borsa fiyatı esas alınır.
- **Kesin bildirim**: Alıcının malı alacağını kesin olarak ortaya koyması anlamına gelir. Bu bildirim olmadan bedel belirlenmemiş ise m.233/I'in fiyat tespit kuralı işletilemez.
- **Dara**: Satılan malın içinde bulunduğu ambalajın, kabın veya taşıtın ağırlığıdır. Bedel ağırlığa göre hesaplanıyorsa brüt ağırlıktan düşülür.
- **Daralı ağırlık**: Brüt ağırlıktan darasının düşülmesiyle kalan net ağırlıktır. Ticari teamülde bedelin bu ağırlık üzerinden belirlenmesi mümkündür.
- **Ticari teamül**: Belirli bir mal türü veya ticaret alanında yerleşmiş ve uygulanan ticari uygulamadır. Madde, dara indirimi konusunda teamülü kanuna üstün tutar.

### Satış bedelinin belirlenmesi: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinde bedelin açıkça belirlenmemiş olması gerekir.
- Alıcının malı alacağını kesin olarak bildirmiş olması gerekir.
- Satılan malın ifa yerinde ve ifa zamanında ortalama piyasa fiyatının bulunması gerekir; borsada işlem gören mallarda borsa fiyatı esas alınır.
- Bedel satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa darası bedelin hesabında indirilmelidir (m.233/II).
- Bazı ticari mallarda dara dışında bir indirim veya daralı ağırlık üzerinden hesap ticari teamüle göre yapılabilir; bu teamül kanuni kuralın yerine geçer (m.233/III).

### Satış bedelinin belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı bedeli belirtmeden malı kesin olarak aldığını bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.
- Bedel belirlenebilir olduğu için sözleşme bedelsiz kalmaz; bedelin belirlenmesi sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
- Satış bedeli ağırlığa göre hesaplanıyorsa darası indirilir ve net ağırlık esas alınır.
- Bazı ticari mallarda dara indirimi miktar veya yüzde ile yapılabilir ya da bedel daralı ağırlık üzerinden belirlenebilir; bu ticari teamül saklıdır.
- Alıcı malı kesin olarak bildirmemişse m.233/I uygulanmaz ve bedelin belirlenmesi için sözleşmenin başka yorum veya tamamlama yolları aranır.
- Taraflar bedel üzerinde anlaşmamışsa ya da bedeli belirleme yetkisi kullanılamamışsa sözleşme geçerli kurulmamış olur.

### Bedelin belirlenmemiş olması ile bedelin hiç belirlenmemiş olması arasındaki fark nedir?

- Taraflar bedeli belirtmemiş ama alıcı malı alacağını kesin olarak bildirmişse, bedel ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatından belirlenir.
- Taraflar bedel üzerinde anlaşmayı saklı tutmuş ya da bedeli belirlemede anlaşamamışsa, m.233/I uygulanmaz.

Sonuç: İlk durumda sözleşme geçerli kurulmuş sayılır; ikinci durumda sözleşme geçerli kurulmamış olur.

### Ortalama piyasa fiyatı ile borsa fiyatı arasındaki fark nedir?

- Borsa dışında piyasası oluşan mallarda ortalama piyasa fiyatı esas alınır.
- Borsada alınıp satılan mallarda borsa fiyatı esas alınır.

Sonuç: Hesaplanacak bedel, malın işlem gördüğü piyasaya göre farklı belirlenir.

### Genel dara kuralı ile ticari teamül arasındaki fark nedir?

- Kural olarak satış bedeli darası indirilmiş net ağırlık üzerinden hesaplanır (m.233/II).
- Bazı ticari mallarda miktar veya yüzde olarak dara indirimi ya da daralı ağırlık üzerinden bedel teamülde belirlenmiştir (m.233/III).

Sonuç: Teamül varsa önce o uygulanır; teamül yoksa dara kuralı geçerlidir.

### Satış bedelinin belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bedelin açıkça belirlenmediği her durumda m.233/I'i uygulamak; kuralın yalnızca alıcının malı kesin olarak bildirdiği ve ortalama fiyatı bulunan mallarda işleyeceğini gözden kaçırmak.
- Ortalama piyasa fiyatını ifa yeri ve zamanında değil, sözleşme yapıldığı gün ve yerde aramak; ifa yeri ve zamanındaki fiyat esas alınır.
- Borsada işlem gören malda ortalama piyasa fiyatı yerine genel piyasa ortalamasını almak; borsa fiyatı esas alınır.
- Dara indirimini her satışta uygulamak; ticari teamülün varlığı halinde teamül öncelikle uygulanır.
- Teamülün miktar veya yüzde indirimi ile daralı ağırlık üzerinden bedel belirlemesi gibi farklı biçimlerini birbirine karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bedelin açıkça kararlaştırılmadığı hallerde mahkemeler, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatını tespit etmek için bilirkişi incelemesine başvurmaktadır. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/770 E., 2025/132 K., 13.03.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/709 E., 2025/122 K., 11.03.2025)
- Mahkemeler, faturada yazan bedelin ortalama piyasa fiyatına yakın olması hâlinde bu bedeli kabul edilebilir bulmaktadır; piyasa fiyatı ile fatura bedeli arasındaki fark bilirkişi raporu ile değerlendirilmektedir. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/770 E., 2025/132 K., 13.03.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/709 E., 2025/122 K., 11.03.2025)
- Uyuşmazlıkta bedelin 6098 sayılı Kanunun 233. ve 2/2 maddeleri uyarınca tespit edilmesi istenmekte ve hâkim açıkça kararlaştırılmamış bedeli bu hükümler çerçevesinde belirlemektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1186 E., 2026/302 K., 10.03.2026)
- Mahkemeler m.233'ü yorumlarken, satış bedelinin belirlenmesine ilişkin hükmün yalnız satış ilişkisinde uygulandığını ve ticari uygulamada kesin bildirimin varlığını aradıklarını göstermektedir. (İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/948 E., 2025/504 K., 22.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Bedelin ortalama piyasa fiyatı üzerinden belirlenmesini isteyen taraf, alıcının malı kesin olarak aldığını bildirdiğini yazılı belge, yazışma veya fiili davranışla ispatlamak zorundadır.
- İfa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı, uzman bilirkişi incelemesi ile ortaya konulur; fatura ve piyasa verileri bu incelemede esas alınır.
- Dara indiriminin kanuni kural dışında ticari teamüle göre yapıldığını ileri süren taraf, bu teamülü tanık, sektör belgesi veya ticaret odası kayıtlarıyla ispatlamak zorundadır.
- Bedelin açıkça kararlaştırılmadığını savunan taraf, sözleşmenin bedel yönünden eksik kurulduğunu ve m.233/I'in uygulanamayacağını ileri sürerek bu savunmayı yazılı delille desteklemelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.207](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-207): Bedelin belirlenebilir olması yeterlidir ve durum ile koşullara göre belirlenebilir bedel kararlaştırılmış sayılır; m.233/I bu genel kuralın uygulamasıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.234](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-234): Satış bedelinin muacceliyetini ve faizini düzenler; m.233 bedelin miktarını belirler, m.234 ise ödeme zamanını belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.28](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-28): Gabin hükümleri bedelin tespitinde yapılan belirlemenin adalet ve hakkaniyete aykırılığı bakımından ayrıca denetim sağlar.
- [6098 sayılı Kanun m.89](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-89): Ödeme yeri belirlenmemişse bedelin ifa yerinin nasıl tespit edileceğini düzenler; m.233 ise ifa yeri ve zamanındaki fiyatı esas alır.

## [TBK m.234 — Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-234)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 234. maddesi, satış bedelinin ne zaman muaccel olacağını ve satış bedeline ihtara gerek olmaksızın hangi hallerde faiz istenebileceğini düzenler. Madde, satış sözleşmesinde bedelin ifa zamanını ve bedele ilişkin faiz talebini konu alır. Hüküm, satış sözleşmesine taraf olan satıcı ve alıcı bakımından uygulanır. Madde, alıcının bedeli ödemede temerrüdünün genel şartlarını düzenlemez (m.117 ve m.120). Temerrüdün sonuçlarından olan seçim hakkı ve satıcının zararının hesaplanması da bu maddede yer almaz (m.235 ve m.236). Karşılıklı ifa kuralı ve ödemezlik defi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.97). Veresiye, taksitle ve ön ödemeli satışlarda bedelin ödeme zamanına ilişkin ayrıntılar da bu maddenin ilk fıkrasının dışında kalır.

### Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muacceliyet**: Borcun vadesinin gelmiş olması, yani alacaklının ifayı talep edebileceği ana gelinmesidir. Satış bedelinde aksine sözleşme yoksa muacceliyet, satılanın alıcının zilyetliğine girmesiyle gerçekleşir.
- **Zilyetliğe girme**: Satılanın alıcının fiilî hakimiyetine geçmesidir. Malın alıcıya fiilen teslim edilmesi bu anı belirler; bedelin muacceliyeti bu ana bağlanmıştır.
- **Akdi faiz**: Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdığı, borcun ödenmesine bağlı faizdir. Bir teamül varsa bu teamül de faiz borcunun kaynağı olabilir; bu hâlde faiz ihtara gerek kalmadan istenir.
- **Ürün ya da verim elde etme imkânı**: Alıcının satılan maldan hasılat veya semere alabilecek durumda olmasıdır. Fiilen elde edilip edilmemesi değil, elde etme imkânının doğması esas alınır; faiz bu andan itibaren işlemeye başlar.
- **Belirli günün geçmesiyle temerrüt**: Borcun ifa edileceği gün takvimle belirlenmişse, o günün geçmesiyle temerrüdün ihtara gerek olmadan gerçekleşmesidir. Bu hâl, m.117/II'deki genel düzenlemeyle aynı niteliktedir.
- **Temerrüt faizi**: Para borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlunun ödemesi gereken faizdir. Bu maddede belirtilen hâllerde ihtara gerek olmaksızın istenebilir; diğer hâllerde temerrüt ihtar ile doğar.

### Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinde bedelin ifa zamanına ilişkin aksine bir sözleşme hükmünün bulunmaması gerekir; aksi hâlde m.234/I uygulanmaz ve sözleşmedeki ifa zamanı esas alınır.
- Satılanın alıcının zilyetliğine geçmiş olması gerekir; bedel bu anda muaccel olur.
- Faiz istenebilmesi için m.234/II'de sayılan hallerden birinin gerçekleşmiş olması gerekir: faiz konusunda teamül bulunması, alıcının maldan ürün veya verim elde etme imkânına sahip olması ya da belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi.
- Teamül ya da sözleşme ile kararlaştırılan faiz hâlinde faiz, satıcının ihtarda bulunmasına bağlı değildir.
- Ürün veya verim elde etme imkânı hâlinde faiz, bu imkânın doğduğu andan itibaren işler; fiilen hasılat elde edilmiş olması beklenmez. Bu hâlde de ihtar şartı aranmaz.
- Belirli günün geçmesiyle temerrüt hâlinde, ihtar gerekmeksizin temerrüt faizi talep edilebilmesi için ifa gününün takvimle belirlenmiş olması gerekir.
- Yukarıdaki hallerden hiçbiri yoksa satıcının faiz talebi, m.117 ve m.120 uyarınca ihtar ile temerrüde düşürülmüş alıcıya karşı doğar.

### Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi: hangi sonuçları doğurur?

- Aksine sözleşme yoksa satılanın alıcının zilyetliğine girmesiyle satış bedeli muaccel olur ve satıcı bedeli bu andan itibaren isteyebilir.
- Satıcı malı teslim etmeden bedeli talep etme hakkına sahip değildir; malı teslim etmesi bedelin muacceliyetini doğurur.
- Sözleşmede ifa zamanı kararlaştırılmışsa muacceliyet bu sözleşme hükmüne göre belirlenir.
- Teamül varsa veya sözleşmede faiz kararlaştırılmışsa, alıcı satış bedeline ihtara gerek olmaksızın faiz ödemekle yükümlüdür.
- Alıcı maldan ürün veya verim elde etme imkânına sahipse faiz, bu imkânın doğduğu andan itibaren ihtar olmadan işler.
- Belirli günün geçmesiyle temerrüt gerçekleşmişse, ihtar gerekmeksizin satış bedeline faiz istenebilir.
- Madde hiçbir faiz hâlini sağlamıyorsa, satıcı alıcıyı ihtarla temerrüde düşürmek zorundadır ve faiz ancak bu andan itibaren istenebilir.
- Madde emredici değildir; sözleşmeyle farklı bir ifa sırası ve faiz düzeni kararlaştırılabilir.

### Aksine sözleşme ile m.234/I varsayılan kural arasındaki fark nedir?

- Sözleşmede bedelin ödeme zamanı veya önceden ödeme açıkça kararlaştırılmışsa, bu düzenleme esas alınır.
- Sözleşmede ifa zamanı yoksa bedel, satılanın alıcının zilyetliğine girmesiyle muaccel olur.

Sonuç: Muacceliyet anı sözleşmeye göre belirlenir; sözleşme sessizse teslim anı esas alınır. Madde metni bu kuralın sözleşmeyle değiştirilebileceğini açıkça öngörür.

### Peşin satış ile veresiye, taksitli ve ön ödemeli satış arasındaki fark nedir?

- Karşılıklı ifa ilkesinin uygulandığı peşin satışta bedel, teslimle birlikte muaccel olur.
- Veresiye, taksitli ve ön ödemeli satışlarda bedelin ödeme zamanı teslimden ayrı kararlaştırılır.

Sonuç: Bu sözleşmelerde m.234/I'in ilk fıkrası doğrudan uygulanmaz; ödeme vadesi sözleşmeye göre belirlenir. Veresiye satışta bedel, kararlaştırılan vadede ödenir.

### Faiz hallerinin ihtar şartı ile m.234/II ile m.117-120 genel hükmü arasındaki fark nedir?

- Teamül, sözleşme, ürün elde etme imkânı veya takvim günü hâllerinde faiz ihtara gerek olmadan istenebilir.
- Bu hallerin dışında alıcının temerrüdü için genel hükümler, yani ihtar uygulanır.

Sonuç: Ürün elde etme imkânı ve belirli gün hâllerinde faiz, ihtar yapılmadan işlemeye başlar; genel halde ihtar tarihinden itibaren işler.

### Akdi faiz ile temerrüt faizi arasındaki fark nedir?

- Teamül veya sözleşme ile kararlaştırılan faiz, akdi faiz niteliğindedir ve borcun ifa zamanından itibaren işler.
- Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düşmesiyle işlemeye başlayan kanuni faizdir.

Sonuç: Akdi faizde ihtar şartı aranmaz; temerrüt faizinde ise m.234/II'deki hâllerin dışında ihtar gerekir. Oran konusunda taraflar anlaşmamışsa yasal faiz oranı uygulanır.

### Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Veresiye veya taksitli satışı m.234/I'in ilk fıkrasına tabi tutmak; bu satış türlerinde ödeme zamanı sözleşmeye göre belirlenir.
- Ürün elde etme imkânını fiilî hasılat elde edilmesiyle karıştırmak; faiz, imkânın doğduğu andan işler.
- Belirli gün hâlinde de ihtar aranmak; takvim günü geçtiğinde ihtar gerekmez.
- Akdi faiz ile temerrüt faizini aynı rejime bağlamak; birincisinde ihtar şartı aranmaz, ikincisinde m.117 uygulanır.
- Sözleşmede aksine hüküm varken m.234/I'in kendiliğinden uygulanacağını varsaymak; madde bu kuralın sözleşmeyle değiştirilebileceğini açıkça öngörür.
- Oran belirlenmeden faiz hesaplamak; taraflar oran üzerinde anlaşmamışsa yasal faiz oranı esas alınır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Aksine sözleşme bulunmadığı hâllerde satış bedelinin satılanın alıcının zilyetliğine girmesiyle muaccel olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/315 E., 2025/1547 K., 31.10.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7486 E., 2023/1504 K., 13.03.2023)
- Taraflar arasında cari hesap ya da hesap kat ihtarı gibi bir düzenleme bulunmadığında, faturaya bağlı satış bedelinin m.234/I uyarınca teslimle muaccel olduğu değerlendirilmektedir. (İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/689 E., 2025/980 K., 27.11.2025)
- Ticari satışlarda bedelin muacceliyeti ve gecikme faizi, m.234 ile birlikte m.117 ve m.120'nin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmektedir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/514 E., 2018/695 K., 25.06.2018)
- Alıcının maldan ürün elde etme imkânına sahip olduğu hâllerde, ihtar olmaksızın işlemiş faiz talep edilebileceği kabul edilmektedir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/514 E., 2018/695 K., 25.06.2018)
- Çeklerin ya da bedelin önceden verilmesine dair sözleşme maddesi bulunmadığında, bedelin teslim anında muaccel olduğu ve ödemenin buna göre yapılması gerektiği belirtilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7486 E., 2023/1504 K., 13.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Satış bedelinin muaccel olduğunu ileri süren satıcı, malın alıcının zilyetliğine geçtiğini ispatlamalıdır; teslim tutanağı, irsaliye veya fiili teslim belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Satıcı satışın veresiye, taksitli veya ön ödemeli olduğunu ileri sürüyorsa, bu iddiasını ispatlamalıdır; sözleşme veya fatura gibi yazılı belgeler öncelikli delil olur.
- Satış sözleşmesinde ifa zamanı veya faiz kararlaştırıldığını iddia eden taraf, bu kaydı yazılı belge ile ispatlamalıdır.
- Alıcı, bedeli ödediğini ileri sürüyorsa bu savunmasını ispatlamalıdır; banka kaydı, makbuz ve dekont bu amaçla kullanılır.
- Ürün veya verim elde etme imkânı ya da teamül iddiasında bulunan taraf, bu olguyu tanık veya ticari kayıtlarla ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-97): Karşılıklı borçlar arasında eş zamanlı ifa kuralını koyar; m.234/I bu kuralın bir istisnasını oluşturur ve satıcının önce teslim edip sonra bedel isteyebilmesine imkân verir.
- [6098 sayılı Kanun m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-117): Temerrüdün genel şartlarını düzenler; m.234/II'deki hâllerin dışında alıcının temerrüde düşürülmesi için ihtar gerektiğini belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-120): Para borcunda temerrüt faizinin işlemeye başlama anını ve ölçüsünü düzenler; m.234/II ile istisna getirilen hâllerde bu kural devreye girer.
- [6098 sayılı Kanun m.235](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-235): Alıcının bedeli ödememesinin sonuçlarından seçim hakkını düzenler; m.234 yalnızca muacceliyet ve faiz yönünü ele alır.
- [6098 sayılı Kanun m.207](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-207): Karşılıklı edimlerden hangisinin önce yerine getirileceğine ilişkin gelenek veya anlaşmayı düzenler; m.234/I'in aksine sözleşme kapsamındaki bağlantısını oluşturur.
- 3095 sayılı Kanun: Yasal faiz oranını belirler; taraflar faiz oranı üzerinde anlaşmamışsa temerrüt faizi bu oranla hesaplanır.

## [TBK m.235 — Satıcının dönme hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-235)

Bu madde, satış sözleşmesinde alıcının satış bedelini ödemekte temerrüde düşmesi hâlinde satıcının sözleşmeden dönme hakkını düzenler. Dönme hakkının peşin satışta kullanım koşulunu, bildirim yükümlülüğünü ve zilyetliği bedel ödenmeden devredilen vadeli satışta sözleşmede açıkça saklı tutulma şartını kapsar. Hüküm, ticari veya adi satış ayrımı yapmaksızın satış sözleşmelerinde uygulanır. Maddede satıcının aynen ifa, gecikme tazminatı veya müspet zararın giderilmesi gibi diğer seçimlik haklarının düzenlenmediği; bu imkânların TBK m.125 ve m.123 kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Alıcının temerrüdünün genel koşulları ile temerrüt faizi ve aşkın zarar (m.120, m.122), satıcının zararının hesaplanma yöntemi (m.236) bu maddede düzenlenmez.

### Satıcının dönme hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Peşin satış**: Satış bedelinin, satılan devredilmeden önce ya da devir anında ödenmesi gereken satış türüdür. Satış bedelinin devirden önce ödenmesi kararlaştırılan ön ödemeli satışlar da bu kapsamdadır.
- **Vadeli (veresiye) satış**: Satılanın zilyetliğinin satış bedeli ödenmeden alıcıya devredildiği satıştır. Bu türde satıcının dönme hakkı ancak sözleşmede açıkça saklı tutulmuşsa vardır.
- **Gecikmeksizin bildirim**: Satıcının dönme hakkını kullandığını alıcıya gecikmeden bildirmesi yükümlülüğüdür. Bildirimin yapılmaması hakkın kullanılmamış sayılmasına yol açar.
- **Herhangi bir işlem gerekmeksizin**: Satıcının alıcıya ihtar çekmeden ve ek süre vermeden dönebilmesi anlamına gelir. Peşin satışta TBK m.123 uyarınca uygun süre verilmesi gerekmez.

### Satıcının dönme hakkı: hangi şartlar aranır?

- Satılanın, satış bedeli ödendikten sonra veya ödenme anında devredilmesi gereken bir satış bulunmalıdır (peşin satış).
- Alıcının satış bedelini ödemekte temerrüde düşmüş olması gerekir; kısmi ödeme hâlinde de temerrüt oluşabilir.
- Satıcı dönme hakkını kullanmak istediğini gecikmeksizin alıcıya bildirmelidir.
- Peşin satışta satıcı alıcıya ek süre vermek veya ihtar çekmek zorunda değildir.
- Satılanın zilyetliği bedel ödenmeden alıcıya devredilmişse, dönme hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmuş olması gerekir.
- Satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri alabilmesi için, bu hakkın saklı tutulduğu sözleşmede yer almalıdır.

### Satıcının dönme hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Peşin satışta alıcı bedeli ödemekte temerrüde düşerse, satıcı herhangi bir işlem yapmadan sözleşmeden dönebilir.
- Satıcı dönme hakkını kullanmak istediğini gecikmeksizin alıcıya bildirmek zorundadır; bildirimde gecikilirse dönme hakkı kaybolur.
- Bildirimde gecikilirse satıcı, alıcının gecikmiş ifasını kabul etmiş sayılır ve bedeli ile gecikme zararını isteyebilir.
- Vadeli satışta, dönme hakkı sözleşmede açıkça saklı tutulmamışsa satıcı sözleşmeden dönemez; yalnızca bedeli ve gecikme zararını isteyebilir.
- Vadeli satışta saklı tutulan dönme hakkı, alıcının temerrüdü hâlinde kullanılabilir ve satılanın geri alınmasını sağlar.
- Peşin satışta satıcı dönmek yerine sözleşmeyi ayakta tutup gecikmiş ifayı veya müspet zararını da isteyebilir; bu durumda bedel alacağı tazminat alacağına dönüşür.

### Peşin satış ile vadeli (veresiye) satış arasındaki fark nedir?

- Satılanın bedel ödenmeden önce veya ödenme anında devredildiği peşin satışta, fıkra 1 ve 2 uygulanır.
- Satılanın bedel ödenmeden alıcıya devredildiği vadeli satışta fıkra 3 uygulanır.

Sonuç: Peşinde satıcı ek süre vermeden dönebilir; vadelide ise dönme hakkı ancak sözleşmede açıkça saklı tutulmuşsa vardır.

### Gecikmeksizin bildirim ile süre verme (TBK m.123) arasındaki fark nedir?

- Peşin satışta satıcı alıcıya süre vermeden ve ihtarda bulunmadan dönme hakkını kullanabilir, ama bildirimi gecikmeden yapmalıdır.
- Genel temerrüt hükmünde (m.123) alıcıya uygun bir süre verilmesi ve süre sonunda dönme beyanı gerekir.

Sonuç: Peşin satışta süre verme yükü kalkar; bildirim yükümlülüğü ise yine vardır. Bildirimi geciktiren satıcı dönme hakkını kaybeder ve m.123 yoluyla yeniden dönme hakkı elde edebilir.

### Ticari satış ile adi satış arasındaki fark nedir?

- Ticari satışta TBK m.212 fıkra 2-3'te teslim için belirli vadeli satış ayrımı yapılır.
- Bu maddede ise ticari ve adi satış ayrımı yapılmamıştır.

Sonuç: Madde her iki satış türünde de aynı şekilde uygulanır; ticari satışa özgü teslim vadesi kuralı m.235 için belirleyici değildir.

### Satıcının dönme hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Peşin satışta da ihtar çekmeyi veya alıcıya süre vermeyi zorunlu saymak; bu durumda m.123 uygulanır ve satıcı gereksiz yere dönme hakkını kaybedebilir.
- Dönme hakkının peşin satışta da sözleşmede saklı tutulmasını aramak; peşin satışta bu şart aranmaz, vadeli satış için geçerlidir.
- Bildirimin gecikmeksizin yapılmasını ihmal etmek; bildirimde gecikilirse satıcı dönme hakkını kaybeder ve susma satılanın kabulü olarak yorumlanır.
- Ticari satışta m.212'deki teslim vadesi ayrımını m.235'e uygulamak; m.235 ticari ve adi satış ayrımı yapmaz.
- Madde başlığındaki sadece dönme ibaresinden hareketle satıcının başka haklarının bulunmadığını sanmak; satıcı sözleşmeyi ayakta tutup gecikmiş ifayı veya müspet zararı da isteyebilir.
- Vadeli satışta sözleşmede saklı tutulmamış dönme hakkını, mülkiyeti saklı tutma kaydı varlığından otomatik çıkarmak; kayıt açık değilse hak doğmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vadeli satışta satıcının dönme hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmadığının ispatlanamaması hâlinde, geri alma talebinin reddedildiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2145 E., 2025/566 K., 27.03.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1204 E., 2024/1727 K., 28.11.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1211 E., 2024/1662 K., 20.11.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2025/2918 E., 2025/7446 K., 10.12.2025)
- Sözleşmede dönme hakkının saklı tutulmadığı durumlarda, satıcının hisse veya mal iadesi isteminin m.235/3 gereği mümkün olmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/2918 E., 2025/7446 K., 10.12.2025)
- Satış bedelinin ödenmesine ilişkin delil değerlendirmesinde, senede karşı senet ile ispat kuralının m.235 uygulamasında istisnasını oluşturduğu kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/2425 E., 2025/5790 K., 01.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Satıcı, peşin satışta alıcının satış bedelini ödemediğini ispatlamakla yükümlüdür; bunun için banka kayıtları, makbuz veya tanık gibi delillerden yararlanabilir.
- Satıcı, dönme hakkını kullanma beyanını gecikmeksizin yaptığını ispatlamalıdır; bildirimin yazılı yapılması ve tarihinin belgelenmesi bu konuda önemlidir.
- Vadeli satışta satıcı, dönme hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulduğunu yazılı sözleşmeyle ispat etmelidir; bu ispatı yapamayan satıcının geri alma talebi reddedilir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2145 E., 2025/566 K., 27.03.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1211 E., 2024/1662 K., 20.11.2024)
- Alıcı, bedelin ödendiğini veya ödemeden kendisini sorumlu tutulamayacağını ileri sürdüğünde ödemeyi ispatlamakla yükümlüdür; alıcı ödemeyi ispatlayamazsa temerrüt sonucu doğar.
- Bedel ödemesine ilişkin uyuşmazlıkta senede karşı tanık dinletilmesi veya senetle ispat kuralının istisnası dikkate alınır. (3. Hukuk Dairesi, 2025/2425 E., 2025/5790 K., 01.12.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-123): Genel temerrüt hükmüdür. Peşin satışta m.235 süre verilmesini aradığı genel düzenlemeyi değiştirir; saklı tutulmayan vadeli satışta satıcının dayanabileceği genel hükümdür.
- [6098 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-125): Alıcının temerrüdünde satıcının seçimlik haklarını düzenler. m.235 bu hakların yanında dönme hakkını özel olarak kurar ve satıcının m.125 hakları saklıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.236](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-236): Satıcının müspet zararının hesaplanma yöntemini düzenler. m.235 dönme ile sınırlı değildir, satıcı aynen ifadan vazgeçerek m.236 yoluyla zarar isteyebilir.
- [6098 sayılı Kanun m.212](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-212): Ticari satışta teslim için belirli vade ayrımını yapar. m.235 bu ayrımı yapmadığı için bu fıkra m.235 bakımından belirleyici değildir.

## [TBK m.236 — Zararın hesaplanması ve giderimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-236)

Bu madde, alıcının satış bedelini ödemede temerrüdü hâlinde satıcının uğradığı zararın hesaplanmasını ve giderilmesini düzenler. Düzenlediği konular; alıcının borcunu ifa etmemesinin zarar doğurması, somut (ikame satışına dayalı) hesaplama yöntemi ve borsaya kayıtlı ya da piyasa fiyatı bulunan mallarda soyut hesaplama yöntemidir. Madde, satış sözleşmesinde alıcının bedel ödeme borcunun temerrüdüne uygulanır; hem adi hem ticari satışlarda ve hem parça hem çeşit satışlarında geçerlidir. Maddenin düzenlemediği konular arasında satıcının sözleşmeden dönmesi ve genel hükümlere göre olumlu–olumsuz zarar ayrımı (TBK m.125), temerrüt faizi (TBK m.120-121), alıcının sözleşmeyi ifa etmemesinin genel sonuçları (TBK m.112 vd.) ve ikame satışın mahkeme aracılığıyla yapılması usulü (TTK m.23) bulunmaktadır.

### Zararın hesaplanması ve giderimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İkame satışı**: Alıcının ödemediği malın satıcı tarafından dürüstlük kurallarına uygun biçimde üçüncü bir kişiye satılmasıdır. Satıcı bu satış için hâkimden izin almak zorunda değildir; hâkim aracılığıyla da yapılabilir.
- **Somut hesaplama yöntemi**: Zararın, sözleşmedeki satış bedeli ile ikame satışından elde edilen bedel arasındaki farka göre hesaplandığı yöntemdir (fark teorisi). Ölçüt, gerçekte yapılmış ikame satışın bedelidir.
- **Soyut hesaplama yöntemi**: Satılanın borsaya kayıtlı veya piyasa (cari) fiyatı bulunan mal olması hâlinde, ikame satışı yapılmadan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farkın alıcıdan istenebildiği yöntemdir.
- **Belirlenmiş ödeme günü**: Soyut yöntemde fiyat farkının ölçüleceği tarihtir; metinde bu günün ödeme günü olarak belirlendiği ifade edilmiştir.
- **Fark teorisi**: Zararın, edimin sözleşmedeki değeri ile sonradan elde edilen veya piyasa değeri arasındaki farkla ölçülmesi anlayışıdır. Somut ve soyut yöntemler bu anlayışın uygulamasıdır.

### Zararın hesaplanması ve giderimi: hangi şartlar aranır?

- Alıcının satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olması gerekir.
- Satıcının bu temerrüt nedeniyle zarara uğramış olması gerekir.
- Somut yöntemde satıcının satılanı dürüstlük kurallarına uygun biçimde üçüncü bir kişiye satmış olması gerekir; satış bedelinin sözleşmedeki bedelden düşük olması zararın varlığına karine oluşturur.
- Somut yöntemde satıcının ikame satışı yaparken iyiniyetli ve kendisinden beklenen özenle hareket etmiş olması gerekir.
- Soyut yöntemde satılanın borsaya kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir; bu hâlde ikame satışı yapılması zorunlu değildir.
- Soyut yöntemde zararın, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki fark olarak hesaplanması gerekir.
- Satıcının bu zararı alıcıdan tazminat olarak talep etmesi gerekir; bu talep, alıcının temerrüdünden kaynaklanan zararın giderilmesi niteliğindedir.

### Zararın hesaplanması ve giderimi: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı borcunu ifa etmezse satıcının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olur.
- Satıcı somut yöntemle, sözleşmedeki bedel ile ikame satışı bedeli arasındaki farkı alıcıdan isteyebilir.
- İkame satışının bedeli sözleşme bedelinden yüksekse ya da alıcı satıcının zarara uğramadığını ispatlarsa tazminat doğmaz; satıcı fazla bedeli de isteyemez.
- Piyasa fiyatı bulunan mallarda satıcı ikame satışı yapmadan soyut yöntemle zararını isteyebilir.
- Soyut yöntemde fiyat farkı, ödeme günündeki fiyata göre belirlenir; sözleşme bedelinden düşük piyasa fiyatı bulunmadığında fark doğmaz.
- Satıcı ikame satışı için hâkimden izin almak zorunda değildir; ancak uyuşmazlığı önlemek amacıyla hâkim aracılığıyla satış talep edilebilir.
- Ticari satışlarda somut yöntem için ayrı bir düzenleme bulunmadığı için maddeye dayanılır; ticari satışlarda satıcının malı hâkim aracılığıyla satabilmesi TTK m.23 ile ilgilidir.

### Somut yöntem ile soyut yöntem arasındaki fark nedir?

- Somut yöntemde zarar, gerçekte yapılan ikame satışının bedeline göre belirlenir ve satıcının fiilî bir satış yapması gerekir.
- Soyut yöntemde zarar, borsa veya piyasa fiyatı üzerinden hesaplanır ve ikame satışı yapılması gerekmez.

Sonuç: Piyasa fiyatı bulunan mallarda satıcı, ikame satışı yapmadan ödeme günündeki fiyat farkını isteyebilir; diğer mallarda somut yönteme başvurulur.

### Adi satış ile ticari satış arasındaki fark nedir?

- Kanunun önceki hâlinde (818 sayılı Kanun m.212/I) somut yöntem yalnız ticari satışlar için düzenlenmişti.
- TBK m.236 ile bu yöntem hem adi hem ticari satışlar için kabul edilmiştir.

Sonuç: Somut yöntem, satışın adi veya ticari nitelikte olmasına bakılmaksızın alıcının temerrüdünde uygulanır.

### Parça satışı ile çeşit satışı arasındaki fark nedir?

- Parça satışında satılan belirli bir maldır.
- Çeşit satışında satılan, cins ve nitelikle belirlenmiş bir maldır.

Sonuç: Madde her iki satış türüne de uygulanır.

### Zararın hesaplanması ve giderimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Somut yöntemde alıcının temerrüdü ile zararın varlığını birbirine karıştırmak; temerrüt bulunsa bile satıcının ikame satışından doğan farkı ispatlaması gerektiğini göz ardı etmek.
- Soyut yöntemi her satış için uygulamak; yalnız borsaya kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallarda bu yöntemin kullanılabileceğini unutmak.
- Soyut yöntemde fark hesabını ikame satış bedeline göre yapmak; bu yöntemde ölçüt ödeme günündeki piyasa fiyatıdır.
- Ticari satış ile adi satış arasında somut yöntem bakımından ayrım yapmak; madde her iki satış türünde de geçerlidir.
- Satıcının ikame satış için hâkim izni aramak; izin zorunlu değildir, yalnız uyuşmazlığı önlemek için hâkim aracılığı tercih edilebilir.
- Alıcının sorumluluğunu fazla bedel ile de hesaplamak; ikame satış bedelinin sözleşme bedelinden yüksek olması hâlinde tazminat doğmaz ve satıcı fazla bedeli isteyemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zararın hesaplanmasında uygulamada bilirkişi incelemesi ile piyasa değerinin ve ikame satışının tespit edildiği görülmektedir. (Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/743 E., 2024/610 K., 01.10.2024; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/365 E., 2024/577 K., 20.09.2024)
- Alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının malını piyasada daha düşük fiyata satmak zorunda kalmasının, zararın varlığına yönelik karine oluşturduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/722 E., 2022/297 K., 10.03.2022; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/743 E., 2024/610 K., 01.10.2024)
- Satıcının zararı, yalnız tazminat talebi bakımından m.236'ya dayanılarak hesaplanmakta; sözleşmeden dönme ile birlikte genel hükümlerin uygulanabildiği durumlarda ayrı bir hesap yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/722 E., 2022/297 K., 10.03.2022; 11. Hukuk Dairesi, 2021/7486 E., 2023/1504 K., 13.03.2023)
- Ticari araç satışlarında alıcının ödeme temerrüdüne ilişkin uyuşmazlıklarda m.236'nın, 4077 sayılı Kanun'un uygulanmadığı hâllerde gündeme geldiği kabul edilmektedir. (19. Hukuk Dairesi, 2016/9619 E., 2017/5275 K., 21.06.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcının bedel ödemede temerrüde düştüğünü ve zararın varlığını ileri süren satıcıdır; satıcı, ödeme planı, fatura, ihtar ve sözleşme gibi yazılı belgelerle temerrüdü ispat etmelidir.
- Somut yöntemde satıcı, ikame satışının dürüstlük kurallarına uygun yapıldığını ve satış bedelini gösteren belgeleri (satış sözleşmesi, ödeme belgesi) sunmak zorundadır.
- Alıcı, satıcının ikame satıştan sözleşme bedelinden daha çok karşılık aldığını veya zarara uğramadığını ispatlamakla savunmasını kurabilir.
- Soyut yöntemde piyasa veya borsa fiyatının ödeme günündeki değeri, borsa kayıtları, resmî fiyat listeleri veya bilirkişi raporu ile ispatlanır.
- Zararın miktarının belirlenmesinde hâkim takdir yetkisini kullanabilir; ancak zararın varlığına dair yalnız soyut bir iddia yeterli değildir ve bilirkişiye başvurulabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-120): Temerrüt faizini düzenler; bu madde ile fark zararı yerine temerrüt faizinin ayrıca istenip istenemeyeceği genel hükümlere göre değerlendirilir.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-112): Borcun ifa edilmemesinin genel sonuçlarını düzenler; m.236 ile birlikte satıcının başvurabileceği genel yolları oluşturur.
- [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.235](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-235): Satıcının sözleşmeden dönme ve aynen ifadan vazgeçme yollarını düzenler; m.236'nın uygulandığı durumlarla bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.23: Ticari satışlarda satıcının malı mahkeme aracılığıyla satabilmesine ilişkin hükmü içerir; m.236'daki ikame satışına dayanak olarak anılmaktadır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki yıl | [m.231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231) | Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. |
| iki yıllık | [m.231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231) | Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024 (m.231)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/442 E., 2022/1772 K., 20.12.2022 (m.225)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/722 E., 2022/297 K., 10.03.2022 (m.235, m.236)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1274 E., 2021/1242 K., 14.10.2021 (m.232)
- 11. Hukuk Dairesi, 2025/2918 E., 2025/7446 K., 10.12.2025 (m.235)
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/2425 E., 2025/5790 K., 01.12.2025 (m.235)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/250 E., 2023/3067 K., 17.05.2023 (m.233)
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/8575 E., 2023/1193 K., 02.05.2023 (m.234)
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/7486 E., 2023/1504 K., 13.03.2023 (m.234, m.236)
- 19. Hukuk Dairesi, 2016/9619 E., 2017/5275 K., 21.06.2017 (m.236)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2283 E., 2026/775 K., 24.04.2026 (m.228, m.230)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026 (m.229)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026 (m.229)
- Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026 (m.226)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1186 E., 2026/302 K., 10.03.2026 (m.233)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026 (m.225, m.226)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026 (m.226)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026 (m.226, m.228, m.229, m.230)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026 (m.226, m.228, m.229, m.230)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026 (m.226, m.228, m.229, m.230)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1266 E., 2025/2167 K., 22.12.2025 (m.230)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1117 E., 2025/2094 K., 05.12.2025 (m.229)
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/689 E., 2025/980 K., 27.11.2025 (m.234)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1478 E., 2025/1846 K., 20.11.2025 (m.228, m.230)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/556 E., 2025/1049 K., 11.11.2025 (m.232)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025 (m.225, m.228)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/856 E., 2025/1837 K., 05.11.2025 (m.231)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/315 E., 2025/1547 K., 31.10.2025 (m.234)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1691 E., 2025/1858 K., 22.10.2025 (m.227)
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/182 E., 2025/644 K., 29.09.2025 (m.232)
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/840 E., 2025/526 K., 29.09.2025 (m.234)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1361 E., 2025/1404 K., 18.09.2025 (m.227)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025 (m.231)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1684 E., 2025/856 K., 22.05.2025 (m.231)
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/948 E., 2025/504 K., 22.05.2025 (m.233)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2024/1281 E., 2025/541 K., 09.05.2025 (m.227)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2145 E., 2025/566 K., 27.03.2025 (m.235)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/654 E., 2025/272 K., 20.03.2025 (m.232)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/770 E., 2025/132 K., 13.03.2025 (m.233)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/709 E., 2025/122 K., 11.03.2025 (m.233)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1989 E., 2025/352 K., 27.02.2025 (m.227)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/417 E., 2025/234 K., 13.02.2025 (m.227)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/1029 E., 2025/42 K., 30.01.2025 (m.232)
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/721 E., 2025/64 K., 22.01.2025 (m.236)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1386 E., 2024/1859 K., 19.12.2024 (m.227)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1204 E., 2024/1727 K., 28.11.2024 (m.235)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1211 E., 2024/1662 K., 20.11.2024 (m.235)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2024/1373 K., 30.10.2024 (m.231)
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/743 E., 2024/610 K., 01.10.2024 (m.236)
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/365 E., 2024/577 K., 20.09.2024 (m.236)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1421 E., 2024/108 K., 19.02.2024 (m.225)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1030 E., 2024/57 K., 09.02.2024 (m.225)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/948 E., 2023/1855 K., 27.12.2023 (m.225)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/334 E., 2023/736 K., 11.07.2023 (m.232)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/197 E., 2023/685 K., 27.04.2023 (m.233)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/420 E., 2019/692 K., 11.09.2019 (m.231)
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/514 E., 2018/695 K., 25.06.2018 (m.234)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/saticinin-agir-kusurunun-sonuclari-alicinin-borclari-ve-alicinin-temerrudu
