---
title: "Zapttan sorumluluk — Borçlar Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Borçlar Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Borçlar Kanunu"
articles: "TBK m.214–224"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/zapttan-sorumluluk"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Zapttan sorumluluk

Borçlar Hukuku Özel Hükümler › Özel borç ilişkileri › Satış sözleşmesi › Taşınır satışı — [Borçlar Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TBK m.214, satıcının zapta karşı tekeffül (zapttan sorumluluk) borcunun doğup doğmadığını ve kapsamını düzenler. TBK m.215, satılanın üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınması tehlikesi (zapt) ile karşılaşan alıcının, bu durumu satıcıya bildirmesi ve satıcının davaya katılma ya da savunma yükümlülüğünü düzenler. TBK m.216, satıcının zapttan sorumluluğunun, mahkeme kararı beklenmeksizin alıcının satılanı üçüncü kişiye vermesi hâlinde de devam edip etmeyeceğini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.214–224 hükümlerini kapsar: konusu, sorumsuzluk anlaşması, alıcının bildiği ayıplar.

- [TBK m.214 — Konusu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-214)
- [TBK m.215](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-215)
- [TBK m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-216)
- [TBK m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217)
- [TBK m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-218)
- [TBK m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219)
- [TBK m.220](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-220)
- [TBK m.221 — Sorumsuzluk anlaşması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-221)
- [TBK m.222 — Alıcının bildiği ayıplar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-222)
- [TBK m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223)
- [TBK m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-224)

## [TBK m.214 — Konusu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-214)

Bu madde, satıcının zapta karşı tekeffül (zapttan sorumluluk) borcunun doğup doğmadığını ve kapsamını düzenler. Üçüncü kişinin satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamını veya bir kısmını alıcının elinden alması hâlinde satıcının sorumluluğunu, alıcının elinden alma tehlikesini bilmesinin sorumluluğa etkisini ve sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan anlaşmaların akıbetini kapsar. Madde, satış sözleşmesi bakımından uygulanır. Zapttan sorumluluğun sözleşme dışında hangi sözleşmelere kıyasen uygulanacağı, alıcının dava ihbarına ilişkin yargılama usulü (TBK m.215 ve devamı), zapttan doğan tazminatın hesabı ve zamanaşımı bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır (m.215 ve devamı) ve genel borç hükümleri ile zamanaşımı rejimi ayrıca uygulanır.

### Konusu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zapttan sorumluluk (zapta karşı tekeffül)**: Satıcının, satış konusu malın mülkiyetini ya da alıcının bunu kullanmasını üçüncü kişinin üstün hakkına karşı güvence altına alma borcudur. Kanundan doğar; satıcının ayrıca üstlenmiş olması gerekmez.
- **Üstün hak**: Üçüncü kişinin satılan üzerinde ileri sürdüğü, alıcının hakkına üstün gelen ve zaptı sağlayabilecek nitelikteki özel hukuk hakkıdır. Mülkiyet, sınırlı aynî hak ya da şerh edilmiş kişisel hak bu kapsamda değerlendirilir; hakkın satış anında var olması gerekir.
- **Tam zapt**: Üçüncü kişinin satılanın tamamını buna bağlı haklarla birlikte alıcının elinden alması hâlidir.
- **Kısmi zapt**: Üçüncü kişinin satılanın yalnızca bir bölümünü alması ya da alıcının malı kullanmasına engel olmasıdır.

### Konusu: hangi şartlar aranır?

- Satılanın alıcıya geçerli bir satış sözleşmesine dayanarak teslim edilmiş olması gerekir.
- Üçüncü kişinin zaptı sağlayan üstün hakkının satış sözleşmesinin kurulduğu anda var olması gerekir.
- Üçüncü kişinin satılanın tamamını veya bir kısmını alıcının elinden alması gerekir.
- Alıcının elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada bilmemiş olması gerekir; bilen alıcı bakımından sorumluluk ancak satıcının bunu ayrıca üstlenmiş olması hâlinde doğar.
- Sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan bir sorumsuzluk anlaşması bulunmamalıdır; satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse bu tür anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
- Satıcının kusurlu olması aranmaz.

### Konusu: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlar gerçekleştiğinde satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur.
- Alıcı sözleşme kurulurken tehlikeyi biliyorsa ve satıcı bunu ayrıca üstlenmemişse satıcı sorumlu olmaz.
- Satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
- Zapttan sorumluluk emredici nitelikte değildir; taraflar sözleşmeyle sorumluluğu kaldırabilir veya sınırlayabilir.
- Gizleme yoksa sorumsuzluk anlaşması geçerlidir ve satıcı sorumluluktan kurtulur.
- Satış sözleşmesi batıl veya geçmişe etkili olarak geçersiz ise alıcı lehine zapttan sorumluluk doğmaz; bu hâlde ödenen bedelin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.
- Üçüncü kişi satılanı teslimden önce zapt ederse, zapttan sorumluluk değil genel borca aykırılık hükümleri (TBK m.112 vd.) uygulanır.

### Tam zapt ile kısmi zapt arasındaki fark nedir?

- Üçüncü kişi satılanın tamamını buna bağlı haklarla birlikte alır.
- Üçüncü kişi yalnızca bir bölümünü alır ya da malın kullanımına engel olur.

Sonuç: Madde her iki hâlde de satıcıyı sorumlu tutar; kanun, kısmi zaptı açıkça kapsar.

### Alıcının bilgisi olmayan ile alıcının tehlikeyi bilmesi arasındaki fark nedir?

- Alıcı sözleşme kurulurken elinden alınma tehlikesini bilmiyordur.
- Alıcı sözleşme kurulurken tehlikeyi biliyordur.

Sonuç: Bilmeyen alıcı bakımından satıcı sorumludur. Bilen alıcı bakımından satıcı, ayrıca üstlenmemişse sorumlu olmaz.

### Genel sorumsuzluk anlaşması ile gizlemeye dayalı sorumsuzluk anlaşması arasındaki fark nedir?

- Satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlememiştir.
- Satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemiştir.

Sonuç: Birinci hâlde taraflar sorumluluğu kaldırabilir veya sınırlayabilir. İkinci hâlde bu anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

### Konusu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zapttan sorumluluğu satıcının kusuruna bağlamak; kusur aranmaz, sorumluluk kanundan doğar.
- Zapttan sorumluluğu yalnızca dava açılması hâlinde doğduğunu sanmak; madde ve kanun gerekçesi, mahkeme kararı olmaksızın geri verme ve belirli hâllerde dava açılmadan da sorumluluğun doğabileceğini kabul eder.
- Alıcının tehlikeyi bilmesini her hâlde sorumluluğu ortadan kaldırdığını sanmak; bilen alıcı bakımından sorumluluk ancak satıcı ayrıca üstlenmemişse doğmaz, üstlenme varsa sorumluluk devam eder.
- Gizlemeyi yalnızca kasıtlı davranışla sınırlamak; gizlemenin ağır ihmali kapsayıp kapsamadığı tartışmalıdır ve bu konuda kesin bir sonuca bağlanmamalıdır.
- Sorumsuzluk anlaşmasının her hâlde geçerli olduğunu varsaymak; satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
- Zapttan sorumluluğu ayıp sorumluluğu ile karıştırmak; kanun zapt sorumluluğunu ayıp sorumluluğundan ayrı düzenlemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zapttan sorumluluk hükmü, satıcının alıcıya karşı sorumluluğunun kaynağı olarak satış sözleşmesi içinde ele alınır; mahkemeler satılanın alıcıya geçerli bir satışla teslim edildiğini ve üstün hakkın satış anında var olduğunu aramaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2046 E., 2025/736 K., 02.05.2025)
- Mahkemeler zapttan sorumluluğu, satıcının ayrıca kusurunu aramadan kanundan doğan bir sorumluluk olarak değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2046 E., 2025/736 K., 02.05.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/201 E., 2023/1432 K., 20.06.2023)
- Satıcının zapt borcu, satılanın alıcıya mülkiyetini devir yükümlülüğünün tamamlayıcısı olarak görülmekte; uygulamada zapt ve ayıp sorumluluğu ayrımı gözetilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1477 E., 2023/925 K., 28.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Zapttan sorumluluğu ileri süren alıcı, satış sözleşmesinin ve satılanın kendisine teslim edildiğini yazılı belgeyle (satış sözleşmesi, teslim tutanağı, fatura) ispatlamalıdır.
- Alıcı, üçüncü kişinin satış anında var olan üstün hakkını (tapu kaydı, sicil kaydı, mahkeme kararı gibi belgelerle) ispatlamalıdır.
- Satıcı, alıcının elinden alınma tehlikesini bildiğini ileri sürüyorsa bu bilginin sözleşme kurulduğu sırada var olduğunu ispatlamak zorundadır; ayrıca üstlenmenin varlığını da satıcı kanıtlamalıdır.
- Satıcı, sorumsuzluk anlaşmasına dayanıyorsa bu anlaşmayı yazılı belgeyle ispatlamalı; alıcı ise satıcının gizlemesini ileri sürdüğünde bu iddiayı ispatlamalıdır.
- Sorumluluğun kaldırılması ya da sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmanın geçerliliği konusunda karşı tarafın gizleme iddiası kanıtlanmadığı sürece anlaşma geçerli sayılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-112): Satılanın teslimden önce üçüncü kişi tarafından zapt edilmesi hâlinde satıcının borcun ifa edilmemesi nedeniyle sorumluluğunu düzenler; zapt hükümleriyle yarışabilir.
- [6098 sayılı Kanun m.215](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-215): Mahkeme kararı olmaksızın geri verme hâlinde de satıcının zapttan sorumluluğunun doğabileceği koşulları düzenler; m.214'ün zapt kavramını tamamlar.
- [6098 sayılı Kanun m.309](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-309): Özel hukuktan kaynaklanan üstün haklarda zapttan sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı alanı, kiralanan bakımından ise ayrı rejimi belirler; bu madde ile ilişkisi kiralama sözleşmesine kıyas yoluyla kurulur.

## [TBK m.215](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-215)

Bu madde, satılanın üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınması tehlikesi (zapt) ile karşılaşan alıcının, bu durumu satıcıya bildirmesi ve satıcının davaya katılma ya da savunma yükümlülüğünü düzenler. Bildirimin zamanlaması, bildirimin yapılmaması halinde satıcının sorumluluktan kurtulma ölçüsü ve alıcı aleyhine verilen hükmün satıcı bakımından sonuç doğurma koşulları bu kapsamdadır. Madde, zapta karşı teminat borcunun genel çerçevesini ve zapttan doğan diğer hakları düzenlemez; satılanın zaptı halinde alıcının bedel iadesi, tazminat ve ikame alım gibi talepleri ile satıcının zaptı önleme yükümlülüğü ayrı maddelerde yer alır (TBK m.214, m.216, m.213). Ayrıca mahkeme kararı olmaksızın yapılan zaptın ispatı ve yargılama dışı satılanı verme hâli bu maddenin kapsamına girmez; bu konu TBK m.215'in başlığında anılan ikinci başlık altında ayrıca ele alınır. Davanın ihbarının usul hukukundaki ayrıntıları ise HMK'nın ilgili maddelerinde düzenlenir.

### m.215: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zapt**: Satılanın üçüncü kişinin hak iddiası üzerine alıcının elinden alınması veya alınma tehlikesiyle karşılaşması durumudur. Madde bakımından alıcının kendisine karşı açılmış bir davanın varlığı, bildirme yükümlülüğünün tetikleyicisidir.
- **Davanın ihbarı**: Alıcının, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirmesi işlemidir. Bildirim, satıcının davaya katılmasına ve savunmaya imkân tanıyacak zamanda yapılmalıdır; bu zamanlama maddenin işlemesi için belirleyicidir.
- **Ağır kusur**: Alıcının davayı kötü yürütmesi veya savunmasını ihmal etmesi gibi, aleyhine verilen hükmün ortaya çıkmasında yoğun biçimde sorumlu olduğu hâldir. Ağır kusurun bulunmadığını ispat yükü, satıcının hükmü kendisi için de bağlayıcı kılmak istemesi halinde karşı taraftadır; metin ağır kusurun varlığının ispatını satıcıya bırakır.
- **Elverişli bir hüküm**: Satıcı bildirim zamanında yapılmış olsaydı, davanın sonunda alıcının daha az zarar göreceği veya daha lehine bir sonuç elde edeceği anlamına gelir. Satıcının sorumluluktan kurtulması için bu farkı ispatlaması gerekir.

### m.215: hangi şartlar aranır?

- Alıcının elinden satılanın alınması tehlikesiyle karşılaşmış olması ve kendisine karşı üçüncü kişi tarafından dava açılmış bulunması gerekir.
- Alıcının bu davayı satıcıya bildirmiş olması gerekir; bildirim, satıcının davaya katılmasına ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılmalıdır.
- Satıcının, durumun gereğine göre ve yargılama usulü uyarınca, alıcının yanında davaya katılması ya da alıcı yerine geçerek davayı takip etmesi seçeneklerinden birini benimsemiş olması gerekir.
- Bildirim elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcı aleyhine verilen hüküm satıcı için de sonuç doğurur; bu sonucun doğmaması için hükmün alıcının ağır kusuru yüzünden verildiğinin satıcı tarafından ispatlanması gerekir.
- Bildirim alıcının kendisine yüklenemeyen sebeplerle yapılamamışsa, satıcı zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatlamalıdır; bu ölçüde sorumluluktan kurtulur.

### m.215: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiğinde satıcı, durumun gereğine göre davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek davayı takip etmek ve savunmak zorundadır.
- Bildirim elverişli bir zamanda yapılmış ve satıcı davaya katılma ya da savunma imkânına sahip olmuşsa, alıcı aleyhine verilen hüküm satıcı için de sonuç doğurur.
- Alıcının ağır kusuru nedeniyle hüküm verildiği ispat edilirse, bu hüküm satıcı için sonuç doğurmaz.
- Bildirim alıcıya yüklenemeyen sebeplerle yapılmamışsa, satıcı zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.
- Satıcı hem bildirim sonrası davaya katılmayarak hem de sonuçsuz kalan savunmanın hükmünden etkilenerek, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş alıcı aleyhine sonuç doğurabilir; bu yönde sonuç metinden doğrudan çıkmaz, usul hukukuna göre değerlendirilir.

### Elverişli zamanda bildirim ile geç bildirim arasındaki fark nedir?

- Bildirim davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılırsa, alıcı aleyhine verilen hüküm satıcı için de bağlayıcıdır.
- Bildirim geç yapılmış veya alıcıya yüklenemeyen sebeplerle yapılamamışsa, satıcı sorumluluktan ancak zamanında bildirim olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatlayarak kurtulur.

Sonuç: Birinci halde hüküm satıcı için bağlayıcıdır ve ağır kusur iddiası satıcıya ispat yükü verir; ikinci halde satıcı sorumluluktan kısmen ya da tamamen kurtulabilir.

### Alıcının ağır kusuru ile ağır kusurun bulunmaması arasındaki fark nedir?

- Alıcının ağır kusuru ispat edilirse hüküm satıcı için sonuç doğurmaz.
- Ağır kusur ispat edilemezse hüküm satıcı için de sonuç doğurur.

Sonuç: Satıcı, hükmün bağlayıcılığından kurtulmak için alıcının ağır kusurunu ispatlamak zorundadır.

### m.215: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirimi her zaman zamanında kabul edip sorumluluk ile hükmün bağlayıcılığını aynı şekilde değerlendirmek; geç bildirimde satıcının sorumluluktan kurtulma ölçüsü ayrı bir ispat meselesidir.
- Ağır kusuru alıcının ispat etmesi gerektiğini düşünmek; metin ağır kusurun bulunmadığını satıcıya değil, satıcının ağır kusuru ispat etmesi yönünde düzenlemiştir.
- Satıcının sorumluluktan kurtulmasını genel bir sorumsuzluk olarak yorumlamak; kurtulma yalnızca zamanında bildirim olsaydı daha elverişli hüküm elde edileceğinin ispatına bağlıdır.
- Madde metninde açıkça belirtilmeyen süre veya sınır ekleyerek bildirim yükümlülüğünü yanlış zamanlamak; metin yalnızca elverişli zaman kıstası koyar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Satılanın zapta uğraması halinde satıcının teminat borcunun kapsamı, TBK m.214-218 hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025)
- Satıcının diğer borçları arasında teslim, mülkiyeti geçirme, saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme yükümlülüğü sayılmakta; zapta karşı teminat borcu bu asıl borca ek olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1477 E., 2023/925 K., 28.09.2023)
- Zapt davasında satıcının teminat borcunun varlığı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hakka dayanan üçüncü kişi iddiasına bağlanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1213 E., 2020/537 K., 07.05.2020)
- Bedel ihtilafsız olan ve zapt koşulları gerçekleşmiş olan davalarda satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun 214-227. madde hükümleri kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/3666 E., 2023/7568 K., 21.12.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren alıcı, satılanın zapt tehlikesiyle karşılaştığını ve kendisine karşı üçüncü kişi tarafından dava açıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Alıcının bildirimi satıcıya yaptığı, yazılı belge veya tebligat ile ispatlanır; bildirimin zamanında yapıldığını ispat yükü alıcıdadır.
- Satıcının, alıcının ağır kusuru nedeniyle hükmün verildiğini ileri sürmesi halinde ispat yükü satıcıdadır.
- Satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat, sorumluluktan kurtulmanın şartıdır.
- Hükmün satıcı için bağlayıcılığı, ihbar ve davaya katılma imkânının varlığı ile ilgili belgelerle de desteklenmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.214](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-214): Satıcının zapta karşı teminat borcunun genel çerçevesini düzenler; bu madde o borcun usul yönüne ilişkin bir parçasıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-216): Satılanın zaptı halinde alıcının satıcıdan talep edebileceği sonuçları ve sorumluluk kapsamını düzenler; bu maddeye göre ihbar ve hüküm bağlayıcılığı değerlendirilir.
- [6098 sayılı Kanun m.213](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-213): Satılanın zaptı halinde alıcının tazminat talepleri ve zararın hesaplanma yöntemlerini düzenler; zararın kapsamı bakımından bu madde ile birlikte okunur.
- 6100 sayılı Kanun m.61: Davanın ihbarı kurumunu düzenler; TBK m.215'teki bildirimin usul çerçevesi bu hükme göre belirlenir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026)

## [TBK m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-216)

Bu madde, satıcının zapttan sorumluluğunun, mahkeme kararı beklenmeksizin alıcının satılanı üçüncü kişiye vermesi hâlinde de devam edip etmeyeceğini düzenler. Düzenlediği konular, dürüstlük kurallarına uygun tanımanın koşulları, tahkim yoluna başvuru için uyarı ve alıcının satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunun ispatıdır. Madde, alıcının kendisine karşı dava açılmasını beklemeden üçüncü kişinin hakkını tanıması hâlini ve tahkim yoluna gitmesi hâlini kapsar; bu hâllerde satıcı alıcıya karşı sorumluluğunu sürdürür. Madde satılanın tam zaptı hâlinde sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini, bedel iadesini ve tazminat hesabını düzenlemez (m.217, m.218). Mahkeme kararıyla gerçekleşen zaptta satıcıya ihbar ve davaya katılma yükümlülüğü, ayıba karşı tekeffül ile zapt ayrımı ve zamanaşımı gibi konular da bu maddede yer almaz (m.215 ve ilgili hükümler).

### m.216: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zapt**: Satılanın üçüncü kişinin satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hakkı dolayısıyla alıcının elinden alınması veya alınma tehlikesi altında bulunmasıdır. Madde, bu hakkın mahkeme kararı olmaksızın kabul edilmesi hâlini ele alır.
- **Dürüstlük kuralına uygun tanıma**: Alıcının üçüncü kişinin satılan üzerindeki üstün hakkını, dava açılmasını beklemeden, makul bir değerlendirmeye dayanarak kabul etmesidir. Tanımanın dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı, üçüncü kişinin hakkının açıklığına göre belirlenir.
- **Tahkim uyarısı**: Alıcının, satıcıyı zapt iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava yoluyla çözmeye davet ederken, bu olmazsa tahkime başvuracağını gecikmeksizin bildirmesidir. Uyarının geç yapılması hâlinde madde kapsamındaki koruma sağlanamaz.
- **Satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olma**: Alıcının, üçüncü kişinin üstün hakkı nedeniyle satılanı gerçekten teslim etmek zorunda olduğunu ispat etmesidir. Bu ispat, dürüstlük kuralına uygun tanımadan bağımsız ikinci bir dayanak oluşturur.

### m.216: hangi şartlar aranır?

- Alıcının satılanı üçüncü kişiye, bir mahkeme kararı beklemeksizin vermiş olması gerekir.
- Birinci hâlde, alıcının üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kuralına uygun olarak tanımış olması ve satılanı ona fiilen vermiş olması gerekir.
- İkinci hâlde, alıcının üçüncü kişinin kendisine karşı dava açmasını beklemeden, satıcıyı hak iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava yoluyla çözmeye davet etmiş olması gerekir.
- İkinci hâlde, alıcının satıcıya tahkim yoluna başvuracağını gecikmeksizin ihtar etmiş olması ve bu ihtardan sonuç alamadığı için tahkime başvurmuş olması gerekir.
- Alternatif olarak, alıcının satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispat etmiş olması yeterlidir; bu hâlde tanıma ve tahkim koşulları aranmaz.
- Olumsuz koşul olarak, alıcının satılanı üçüncü kişiye vermesinin dürüstlük kuralına aykırı olmaması ve gecikmeksizin hareket etmesi gerekir.

### m.216: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı dürüstlük kuralına uygun tanıma yapıp satılanı üçüncü kişiye verirse, satıcının zapttan sorumluluğu devam eder.
- Alıcı tahkim yoluna başvurmuşsa ve koşullar yerine gelmişse, hakem kararı satıcıyı bağlar ve zapt sorumluluğu sürer.
- Alıcının satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispat etmesi hâlinde, satıcının sorumluluğu devam eder.
- Koşullar gerçekleşmezse, yani tanıma dürüstlük kuralına aykırıysa ya da tahkim uyarısı gecikmeliyse, satıcının sorumluluğunun devamı kendiliğinden sağlanmaz ve genel hükümler uygulanır.
- Madde emredici niteliktedir; bu sorumluluğu alıcı aleyhine daraltan sözleşme kayıtlarının geçerliliği madde metninden çıkmamaktadır.

### Dürüstlük kuralına uygun tanıma ile tahkim yoluna başvuru arasındaki fark nedir?

- Alıcı üçüncü kişinin hakkını tanır ve satılanı verir; bu hâlde mahkeme kararı veya hakem kararı aranmaz.
- Alıcı üçüncü kişinin hakkını tanımaz, bunun yerine satıcıyı uyarır ve tahkim yoluna başvurur.

Sonuç: Her iki hâlde de satıcının zapttan sorumluluğu devam eder; tahkim yolunda uyarının gecikmeksizin yapılması şarttır.

### Alıcının tanıma yetkisi ile alıcının yükümlülüğü ispatı arasındaki fark nedir?

- Alıcı dürüstlük kuralına uygun tanıma yapmış olur.
- Alıcı, satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispat eder.

Sonuç: İkinci hâlde tanıma ve tahkim koşulları aranmaz; sorumluluk yine devam eder.

### Birinci fıkra hâli ile ikinci fıkra hâli arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada alıcının iyi niyetle ve dürüstlük kuralına uygun davrandığı ortaya konulmalıdır.
- İkinci fıkrada ise alıcının yükümlülüğünü ispatlaması yeterlidir.

Sonuç: Birinci hâlde dürüstlük kuralına aykırılığın ispatı satıcıya düşer; ikinci hâlde alıcının yükümlülüğü ispat edilmelidir.

### m.216: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki dürüstlük kuralı ölçütünü, üçüncü kişinin haklılığı açık değilken de yeterli saymak; ölçüt somut olaya göre değerlendirilmelidir.
- Tahkim uyarısını dava açılmasından sonra yapılmış sayarak koşulu gözden kaçırmak; uyarının dava açılmadan ve gecikmeksizin yapılması gerekir.
- İkinci fıkradaki ispat hâlini, birinci fıkradaki tanıma koşullarıyla karıştırmak; ikinci fıkrada alıcının yükümlülüğünün ispatı yeterlidir.
- Satıcının sorumluluğunun devamını, alıcının tahkim kararına uymadığı hâllerde de kabul etmek; hakem kararı ancak koşullar yerine gelmişse satıcıyı bağlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zapta karşı teminat borcunun TBK 214 ila 218 arasında düzenlendiği ve bu maddenin bu sistem içinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1477 E., 2023/925 K., 28.09.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1213 E., 2020/537 K., 07.05.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcı, birinci fıkra kapsamında üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kuralına uygun olarak tanıdığını ispatlamalıdır; satıcı ise alıcının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Alıcı, ikinci fıkra kapsamında tahkim uyarısını gecikmeksizin yaptığını ve sonuç alamadığını belgelerle göstermelidir; bu nedenle ihtarnamenin varlığı ve tarihi önemlidir.
- Alıcı, satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispatlamalıdır; bu ispat üçüncü kişinin üstün hakkının varlığına dayanır.
- Üçüncü kişinin üstün hakkı, mülkiyet, sınırlı ayni hak veya etkisi kuvvetlendirilmiş kişisel hak gibi bir hakka dayanmalıdır ve bu hakkın varlığı belge ile gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.215](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-215): Mahkeme kararıyla gerçekleşen zaptı düzenler; bu maddedeki hâller ise mahkeme kararı olmaksızın verilmesi durumudur.
- [6098 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217): Tam zapt hâlinde sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini düzenler; bu madde o sonucu tanıma dayanağına bağlamaz.
- [6098 sayılı Kanun m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-218): Tam zapt hâlinde bedel iadesi ve diğer zararların kapsamını düzenler.

## [TBK m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217)

Bu madde, satılanın tamamının üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınması (tam zapt) hâlinde satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesini ve alıcının satıcıdan isteyebileceği tazminat kalemlerini düzenler. Hükmün kapsamında, satıcının kusursuz sorumluluğunun doğduğu dört bent halindeki kalemler ile satıcının kusuruna bağlı ikinci fıkra kapsamındaki diğer zararlar yer alır. Madde, satış sözleşmesinin tarafları olan alıcı ve satıcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Kısmi zapt hâli bu maddede değil, 218. maddede düzenlenmiştir (m.218). Madde, zapt ihbarı ve davanın satıcıya bildirilmesine ilişkin usul kurallarını düzenlemez (m.213 ve devamı). Satış bedelini iade borcunun zamanaşımı süresi ile bu borcun niteliği de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.146).

### m.217: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tam zapt**: Satılan malın tamamının üçüncü bir kişi tarafından üstün bir hakka dayanılarak alıcının elinden alınmasıdır. Yalnızca malın bir kısmının alınması bu kavramın değil, kısmi zapt hükmünün konusudur.
- **Kendiliğinden sona erme**: Tam zapt gerçekleştiğinde satış sözleşmesinin alıcının dönme veya fesih beyanına gerek kalmadan kanun gereği ortadan kalkmasıdır. Bu nedenle alıcının sözleşmeyi muhafaza ederek ifa veya gecikme tazminatı istemesi mümkün değildir.
- **Menfi zarar**: Alıcının sözleşmeye güvenmesi nedeniyle uğradığı, sözleşmenin ifa edilmiş olması hâlinde bulunmayacak olan zararlardır. Birinci fıkradaki dört bent kalemleri bu niteliktedir ve satıcının kusuru aranmaz.
- **Müspet zarar**: Sözleşmenin ifa edilmiş olması hâlinde alıcının elde edeceği menfaatin yokluğundan doğan zarardır. Kazanç kaybı bu kapsamda değerlendirilir ve yalnızca ikinci fıkra uyarınca, satıcının kusurlu olması hâlinde talep edilebilir.
- **Satılandan elde edilen ürünler**: Alıcının satılan şeyi kullanması sırasında elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerdir. Bunların değeri, alıcının geri alacağı satış bedelinden indirilir.

### m.217: hangi şartlar aranır?

- Satılanın tamamının üçüncü bir kişi tarafından alıcının elinden alınmış olması gerekir.
- Zaptın, satıcının devir borcu kapsamındaki bir üstün hakka dayanması gerekir; alıcının bu hakkı kendi kusuruyla doğurmuş olmaması gerekir.
- Zapt sonucunda satış sözleşmesi alıcının bir irade beyanına gerek kalmadan kendiliğinden sona ermiş sayılır.
- Alıcının satış bedelini geri istemesi için ödediği bedelin satıcıya ulaşmış olması gerekir; faiz ödenen tarihten itibaren hesaplanır.
- Alıcının satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin değeri, geri verilecek satış bedelinden indirilmelidir.
- Birinci fıkradaki dört kalemin (satış bedelinin geri verilmesi, üçüncü kişiden isteyemediği giderler, yargılama giderleri, doğrudan doğruya uğranılan diğer zararlar) talebi için satıcının kusuru aranmaz.
- İkinci fıkra kapsamındaki diğer zararların talebi için satıcının kusurlu olması gerekir; satıcı kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.

### m.217: hangi sonuçları doğurur?

- Satılanın tamamı üçüncü kişi tarafından alındığında satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcının dönme beyanına gerek kalmaz.
- Alıcı, ödediği satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebilir; bu tutardan satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin değeri indirilir.
- Alıcı, satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri satıcıdan talep edebilir.
- Alıcı, davayı satıcıya bildirerek kaçınabileceği yargılama giderleri dışında kalan bütün yargılama giderlerini ve yargılama dışı giderlerini satıcıdan isteyebilir.
- Alıcı, satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararlarını satıcıdan isteyebilir.
- Birinci fıkradaki kalemler için satıcının kusuru aranmaz; satıcı zaptta kusursuz olsa bile bu kalemleri ödemekle yükümlüdür.
- Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
- Satıcı kusursuzluğunu ispat ederse ikinci fıkra kapsamındaki diğer zararlardan sorumlu tutulamaz; ancak birinci fıkradaki kalemlerden kurtulamaz.
- Alıcının sözleşmeyi muhafaza ederek müspet zararını talep etmesi mümkün değildir.

### Birinci fıkra kalemleri ile ikinci fıkra kalemleri arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki dört bent, satıcının kusuru aranmaksızın doğan menfi zarar kalemleridir.
- İkinci fıkradaki diğer zararlar, satıcının kusurlu olmasına bağlı müspet zarar niteliğindeki kalemlerdir.

Sonuç: Birinci fıkra kalemleri kusursuz sorumluluk ile talep edilir; ikinci fıkra kalemleri için alıcı satıcının kusurunu ileri sürmek ve ispat etmek zorundadır, satıcı da kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

### Tam zapt (m.217) ile kısmi zapt (m.218) arasındaki fark nedir?

- Tam zapt, satılanın tamamının alıcının elinden alınmasıdır ve sözleşme kendiliğinden sona erer.
- Kısmi zapt, satılanın yalnızca bir kısmının alınmasıdır; alıcı sözleşmenin feshini talep edemez, yalnızca zararının tazminini isteyebilir.

Sonuç: Tam zapt hâlinde sözleşme kanun gereği sona erer ve alıcı satış bedelini geri ister; kısmi zapt hâlinde sözleşme sürer ve tazmin ile sınırlı kalınır (m.218/I). Alıcı üstün hakkı bilseydi satın almayacağını ispatlarsa sözleşmenin tamamen ortadan kalkmasını dava edebilir (m.218/II).

### Sözleşmeyi sona erdirme ile sözleşmeyi muhafaza arasındaki fark nedir?

- Alıcı, tam zaptta sözleşmenin sona erdiğini kabul ederek satış bedelinin geri verilmesini ve zararlarının giderilmesini ister.
- Alıcı sözleşmeyi muhafaza ederek ifa veya gecikme tazminatı talep edemez; çünkü sözleşme zaten kendiliğinden sona ermiştir.

Sonuç: Alıcının müspet zarar talebi tam zapt hâlinde kabul edilmez; talep edilebilecek zarar menfi zarardır.

### m.217: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tam zapt hâlinde sözleşmeyi fesih veya dönme yoluyla sona erdirmek gerektiğini sanmak; sözleşme kendiliğinden sona erdiğinden ayrıca fesih beyanı aranmaz.
- Birinci fıkradaki kalemler için satıcının kusurunu ispatlamayı aramak; bu kalemler kusursuz sorumluluk kapsamındadır.
- Satış bedelinin iadesinde faizi ödeme tarihinden değil, sözleşme tarihinden hesaplamak; faiz ödenen tarihten itibaren işler.
- Satılandan elde edilen ürün değerini indirmeyi unutmak veya bu indirimi alıcının lehine yapmak.
- Müspet zararı (kazanç kaybı) birinci fıkra kapsamında talep etmek; kazanç kaybı yalnızca ikinci fıkra gereğince, satıcı kusurlu ise talep edilebilir.
- Kısmi zapt hâlini bu maddeye göre çözmek; kısmi zaptta sözleşmenin kendiliğinden sona ermediği ve m.218'in uygulanacağı göz ardı edilmemelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tam zapt hâlinde satıcının sorumluluğunun ilk fıkradaki kalemlerle sınırlı kalmadığı, ikinci fıkra gereğince alıcının zararlarının satıcının kusuru bulunduğunda tazmin edileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1213 E., 2020/537 K., 07.05.2020)
- Satıcının diğer borçları arasında zapta karşı teminat borcunun TBK m.214 ila m.218 arasında düzenlendiği ve tam zapt hükmünün bu çerçevede uygulandığı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tam zaptı ve satılanın alıcının elinden alındığını ileri süren alıcı ispat yükü altındadır; zaptı gösteren mahkeme kararı veya fiilî el koyma belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Birinci fıkradaki kalemleri talep eden alıcı, ödediği satış bedelini banka kaydı, dekont veya sözleşme ile ispatlamalıdır; satıcının kusuru aranmadığı için ayrıca kusur ispatı gerekmez.
- İkinci fıkra kapsamındaki diğer zararlar için alıcı satıcının kusurunu ispatlamak zorundadır.
- Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmekle sorumluluktan kurtulur; bu savunmayı ileri süren satıcı ispat yükü altındadır.
- Alıcının satılandan elde ettiği ürünlerin değerinin indirimi bakımından, satıcı bu kalemlerin varlığını ve tutarını ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-218): Kısmi zapt hâlini düzenler; bu maddedeki tam zapt hükümlerinin kıyasen uygulanmasının dayanağıdır ve sözleşmenin feshi bakımından farklı rejim koyar.
- [6098 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-146): Satıcının satış bedelini iade borcunun 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtir; bu süre m.217'de yer almaz.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Kısmi zapt sonucu satılanın değerindeki eksilmenin belirlenmesinde başvurulan hükümdür.

## [TBK m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-218)

Bu madde, satılanın bir kısmının alıcının elinden alınması veya satılanın sınırlı ayni bir hakla yüklenmesi hâlinde (kısmi zapt) alıcının haklarını düzenler. Alıcı yalnız bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir; zararın kapsamı ayrıca bu maddede belirlenmemiştir. Madde, koşulları oluşursa alıcının sözleşmenin sona ermesini hâkimden isteyebilmesini ve bu hâlde satılanın kalan kısmını yararlarıyla birlikte iadesini de düzenler. Madde, tam zaptı (m.217), ayıba karşı tekeffülü (m.219 ve devamı) ve zapta karşı teminat borcunun genel esaslarını düzenlemez. Tam zapt halinde alıcının talep edebileceği kalemler (m.217) ile zamanaşımı ve dava usulü ayrı maddelerde yer alır.

### m.218: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kısmi zapt**: Satılanın bir bölümünün alıcının elinden üçüncü bir kişi tarafından alınması ya da satılanın bir bölümünün sınırlı ayni bir hakla yüklenmesi durumudur. Satılanın tamamının kaybedilmesi tam zapt sayılır ve m.217 kapsamındadır.
- **Sınırlı ayni hak**: Satılan üzerinde üçüncü kişiye tanınan, malikin yetkilerini kısmen sınırlayan ayni haklardır. Bu hakkın satış sırasında var olması ve alıcının bunu bilmemesi, maddenin uygulanması için ayrıca ele alınır.
- **Sözleşmenin sona ermesi (hâkimden istenmesi)**: Alıcının, satılandaki durumu bilseydi satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, hâkimden sözleşmenin sona erdirilmesine karar vermesini isteyebilmesidir. Bu istem hâkim kararıyla gerçekleşir; alıcı kendiliğinden sözleşmeyi sona erdiremez.
- **Yararlar**: Alıcının satılanın elinde kalan kısmını sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar elde ettiği gelirler ve kullanımdan doğan faydalardır. Alıcı bu yararları satıcıya iade etmek zorundadır.

### m.218: hangi şartlar aranır?

- Satılanın bir kısmının alıcının elinden alınmış olması veya satılanın sınırlı ayni bir hakla yüklenmiş olması gerekir.
- Bu durumun alıcının uğradığı zarara yol açmış olması ve zararın yalnız bu sebepten doğmuş bulunması gerekir; alıcı bu zararın giderilmesini isteyebilir.
- Sözleşmenin sona erdirilmesi için alıcının satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağının durum ve koşullardan anlaşılması gerekir.
- Sözleşmenin sona ermesi yalnız hâkimden karar istenerek gerçekleşir; alıcının kendi beyanıyla sözleşmeyi sona erdirmesi maddede öngörülmemiştir.
- Sözleşmenin sona erdirilmesi hâlinde alıcının satılanın elinde kalan kısmını o zamana kadar elde ettiği yararlarla birlikte satıcıya geri vermesi gerekir.

### m.218: hangi sonuçları doğurur?

- Satılanın bir kısmı alıcının elinden alınmış veya sınırlı ayni hakla yüklenmişse, alıcı yalnız bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir ve sözleşme kural olarak varlığını sürdürür.
- Alıcının satılandaki durumu bilseydi satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar verilmesini isteyebilir.
- Sözleşme hâkim kararıyla sona erdiğinde, alıcı satılanın elinde kalmış kısmını o zamana kadar elde ettiği yararlarla birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olur.
- Alıcının durumu bilseydi satın almayacağı anlaşılmıyorsa, sözleşmenin sona erdirilmesi istenemez ve alıcı yalnız tazminat talep edebilir.
- Madde metni giderilecek zararın kapsamını ayrıca belirlemez; bu kapsam m.217'deki kalemlere göre değerlendirilir.

### Tazminat ile sözleşmenin sona erdirilmesi arasındaki fark nedir?

- Kısmi zaptta alıcının tazminat istemesi kural olarak yeterlidir; sözleşme varlığını korur ve alıcı yalnız bu yüzden uğradığı zararı talep eder.
- Alıcının satılandaki durumu bilseydi satın almayacağı durum ve koşullar varsa alıcı sözleşmenin sona erdirilmesini hâkimden isteyebilir.

Sonuç: Kural tazminattır, sona erdirme ise istisnadır. Sona erdirme için durum ve koşullardan alıcının satın almayacağının anlaşılması gerekir; bu ölçüt objektif olarak değerlendirilir.

### Tam zapt ile kısmi zapt arasındaki fark nedir?

- Tam zaptta satılanın tamamı alıcının elinden alınır ve bu durum m.217 kapsamındadır.
- Kısmi zaptta yalnız satılanın bir kısmı etkilenir ve kural olarak sözleşme ayakta kalır.

Sonuç: Tam zaptta alıcı m.217'deki kalemleri talep edebilir; kısmi zaptta bu madde uygulanır. Madde metni tam zapt halinde sona erdirmeye ayrı bir hüküm koymamıştır, kapsamın tespiti m.217 ile birlikte yapılır.

### Satılanın kısmi zaptı ile sınırlı ayni hakla yüklenmesi arasındaki fark nedir?

- Satılanın bir kısmının alıcının elinden alınması, üçüncü kişinin mülkiyet ya da zilyetlik temelli bir hakkının sonucudur.
- Sınırlı ayni hakla yüklenme, mülkiyeti ortadan kaldırmadan malikin yetkilerini daraltır.

Sonuç: Her iki hal de maddede aynı hükme bağlıdır; ancak sözleşmenin sona erdirilmesi için durum ve koşulların değerlendirilmesi her iki halde de gereklidir.

### m.218: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kısmi zaptta sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini kabul etmek; sona erme hâkim kararıyla gerçekleşir.
- Kısmi zaptta her hâlde sözleşmeden dönme hakkının doğduğunu varsaymak; kural tazminattır, sona erdirme istisnadır.
- Alıcının satılandaki durumu bilseydi satın almayacağını varsayıp bunu somut durum ve koşullarla ispatlamadan sona erdirme talep edilebileceğini düşünmek.
- Tam zapt kurallarını (m.217) olduğu gibi uygulayıp kısmi zaptın koşullarını ayırt etmemek.
- Satılanın elinde kalan kısmın iadesinde yararların hesaba katılmasını unutmak; alıcı o zamana kadar elde ettiği yararları da geri vermek zorundadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zapta karşı teminat borcunun m.214 ile m.218 arasında düzenlendiği ve satıcının diğer borçlarının bu çerçevede değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1477 E., 2023/925 K., 28.09.2023)
- Hukuki ayıp nedeniyle sorumluluğun, satış sırasında var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamının ya da bir kısmının üçüncü kişi tarafından alınması hâlinde doğduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1213 E., 2020/537 K., 07.05.2020)
- Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun m.214 ila m.227 hükümlerindeki koşullarının gerçekleşmesi hâlinde satış bedelinin iadesine ilişkin taleplerin değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/3666 E., 2023/7568 K., 21.12.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Alıcı, satılanın bir kısmının elinden alındığını ya da sınırlı ayni bir hakla yüklendiğini ispat etmekle yükümlüdür; bu olgu tapu kaydı, bilirkişi raporu veya üçüncü kişinin hakkını gösteren belgelerle kanıtlanır.
- Alıcı, uğradığı zararın yalnız bu durumdan doğduğunu ispatlamalıdır; zararın miktarı için belge ve bilirkişi incelemesi kullanılabilir.
- Alıcının sözleşmenin sona ermesini isteyebilmesi için durum ve koşullardan satın almayacağını ortaya koyması gerekir; bu hususta tanık ve sözleşme öncesi yazışmalar delil olarak kullanılabilir.
- Satıcı, alıcının satılandaki durumu bilerek satın aldığını ya da zararın başka bir sebepten doğduğunu ileri sürerse, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217): Tam zaptı düzenler; kısmi zaptta alıcının talep edebileceği kalemlerin belirlenmesinde bu madde kıyasen başvuru kaynağıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.214](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-214): Satıcının zapta karşı teminat borcunun genel çerçevesini kurar; satılanın üçüncü kişi hakkından arındırılması yükümlülüğünün kaynağıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin başlangıcıdır; hukuki ayıpla ilgili bu maddenin sınırını belirler.

## [TBK m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219)

Madde, satıcının ayıptan sorumluluğunun iki kaynağını düzenler: alıcıya bildirilen niteliklerin satılanda bulunmaması ve nitelik ya da niteliği etkileyen niceliğe aykırılık ile kullanım amacı bakımından değer ve fayda kaybı doğuran ayıplar. Hükmün uygulanmasında satıcının bilgisinin sorumluluğu ortadan kaldırmadığı da açıklanmıştır. Madde, satılanın ayıplı çıkması halinde alıcıya tanınan seçimlik haklarını (m.227), ayıp bildirimi yükümlülüğünü (m.223), hayvan satışına özgü ayrıntıları (m.224), satıcının ağır kusurunun sonuçlarını (m.225), dönme sonuçlarını (m.229) ve ayıplı mala ilişkin zamanaşımını (m.231) düzenlemez. Ayrıca satılanın tamamen veya kısmen zaptı halleri (m.217, m.218) ile teslim ve kabul temerrüdü (m.208) bu maddenin konusu dışındadır.

### m.219: hangi şartlar aranır?

- Ortada bir satım sözleşmesi bulunmalı ve satılan, sözleşme ya da yasal hükümlere göre teslim edilmiş olmalıdır.
- Satılanda satıcının alıcıya bildirdiği bir nitelik bulunmamalı ya da nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırılık söz konusu olmalıdır.
- Bildirilmemiş bir eksiklik sorumluluk doğurmak için satılanın değerini, kullanım amacı bakımından elverişliliğini veya alıcının beklediği faydayı ortadan kaldırmalı ya da önemli ölçüde azaltmalıdır.
- Ayıp, ilgili olduğu anda, yani sözleşmenin kurulması ya da satılanın devri sırasında mevcut olmalıdır.
- Satıcının ayıbı bilmesi ya da bilmemesi sorumluluğu ortadan kaldırmamalıdır; bu bakımdan satıcının kusuru aranmaz.
- Alıcının satılanı beklemediği bir vasfın bulunmaması, bildirilen niteliklerden farklı olarak yalnızca önemli ayıp olduğunda sorumluluk doğurur.

### m.219: hangi sonuçları doğurur?

- Bildirilen niteliklerin satılanda bulunmaması halinde satıcı, bu eksikliğin ayıp olup olmadığına bakılmaksızın sorumludur.
- Bildirilmemiş ancak değeri veya kullanım amacına elverişliliğini önemli ölçüde azaltan ayıplarda satıcı sorumludur.
- Satıcı ayıbı bilmese bile sorumlu olur; bilmemesi savunma olarak ileri sürülemez.
- Satıcının sorumluluğunun doğması, alıcıya m.227 uyarınca hakların doğmasına yol açar; bu haklar ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
- Ayıp önemsiz kaldığında, bildirilmemiş vasıf bakımından satıcı sorumlu olmaz.
- Madde yedek nitelikte değildir; ancak sözleşmeyle satıcının ayıp sorumluluğu kapsamı değiştirilebilir. Bu bakımdan sözleşme kaydının geçerliliği, ağır kusur ve kasıt halleri m.112 ve m.116 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

### Bildirilen vasıf ile varsayılan kullanma amacına elverişlilik arasındaki fark nedir?

- Satıcının alıcıya açıkça ya da örtülü biçimde bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması; bu halde her eksiklik ayıptır.
- Bildirilmemiş olmakla birlikte satılanın değerini, kullanım amacına elverişliliğini veya alıcının beklediği faydayı ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan eksiklik.

Sonuç: Birinci halde her aykırılık sorumluluk doğurur; ikinci halde yalnızca önemli ayıplar sorumluluk doğurur. Satıcının sorumluluğu ikinci halde daha dardır.

### Nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırılık ile kullanım amacı bakımından değer kaybı arasındaki fark nedir?

- Satılanın vaat edilen niteliği veya niceliği etkileyen farklılık.
- Satılanın kendisinde niteliği etkilemeyen ancak kullanım amacı bakımından değer ve fayda kaybına yol açan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp.

Sonuç: Her iki hal de madde kapsamında sayılmıştır; ikinci halde ayıbın kullanım amacını etkileyen önemli ölçüde değer kaybı yaratması aranır.

### Satıcının bilgisi ile satıcının kusuru arasındaki fark nedir?

- Satıcının ayıbı bilmesi ya da bilmemesi.
- Satıcının kusurunun bulunup bulunmaması.

Sonuç: Fıkra 2'ye göre satıcı ayıbı bilmese bile sorumludur; kusur bu sorumluluğun kurulması için aranmaz. Kusur, ağır kusur gibi başka hükümlerde (m.225 ve m.217/II) farklı sonuç doğurur.

### Genel ayıp hükmü ile hayvan satışı arasındaki fark nedir?

- Madde 219'un genel kuralı, hayvan dışındaki satımlar.
- Madde metninde “b. Hayvan satışında” başlığı ile ayrılan özel hal.

Sonuç: Hayvan satışında genel hükümler yerine ayrı bir düzenleme uygulanır; bu hüküm madde metninde yalnızca başlık olarak yer almaktadır, içeriği bu metinde yoktur.

### m.219: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirilmemiş vasıflarda da her eksikliği ayıp saymak; oysa bu halde yalnızca önemli ayıplar sorumluluk doğurur.
- Satıcının ayıbı bilmediğini savunarak sorumluluktan kurtulabileceğini düşünmek; ikinci fıkra bilgiyi savunma olarak kabul etmez.
- Niteliği etkileyen niceliğe aykırılık ile salt miktar farkını karıştırmak; yalnızca niteliği etkileyen fark m.219 kapsamına girer.
- Kullanım amacını alıcının tek taraflı beklentisiyle belirlemek; varsayılan kullanma amacı sözleşme yorumu ve alışveriş hayatındaki anlayışla saptanır.
- Hayvan satışına ilişkin başlık altındaki özel ayrıntıları genel ayıp hükmünden çıkarmaya çalışmak; bu ayrıntılar ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
- Maddeyi tek başına uygulayıp m.223 ve m.227'deki bildirim ve seçimlik hak sürelerini göz ardı etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kararlarda m.219'un ilk fıkrası ile ikinci fıkrası birlikte uygulanmakta, satıcının ayıbı bilmemesinin savunma olarak kabul edilmediği görülmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/420 E., 2019/692 K., 11.09.2019; Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026)
- Uyuşmazlıklarda ayıbın varlığının ve önemli ölçüde değer kaybına yol açıp açmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği; bu tespitin ayıp hükmünün uygulanmasında belirleyici olduğu kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026)
- Uygulamada ayıp hükmünün tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun ile birlikte değerlendirildiği, bu nedenle uyuşmazlığın kaynağına göre hangi kanunun uygulanacağının ayrıca belirlenmesi gerektiği görülmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1868 E., 2023/1934 K., 09.11.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıp hükmünü ileri süren alıcı, satılanda bildirilen niteliklerin bulunmadığını ya da ayıbın varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ayıbın varlığı ve niteliği çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle ispatlanır; kullanım amacına elverişlilik ve değer kaybı bilirkişi raporuyla tespit edilir.
- Bildirilen niteliklerin varlığına ilişkin sözleşme, ilan, katalog ve satış öncesi beyanlar yazılı delil olarak kullanılır.
- Satıcı, ayıbın satış sırasında bulunmadığını ya da alıcının ayıbı bildiğini ileri sürerse bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
- Satıcı ayıbın bilinmediğini savunsa bile sorumluluğu kurtulmaz; bu nedenle satıcının bilgisine ilişkin delil onun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223): Alıcının satılanı gözden geçirme ve ayıbı bildirme yükümlülüğünü düzenler; m.219 kapsamındaki ayıbın hakların korunması için bildirilmesi gerekir.
- [6098 sayılı Kanun m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-224): Hayvan satışına özgü ayıp ve bildirim kurallarını düzenler; m.219'un ikinci fıkrasındaki hayvan satışı başlığının içeriğini tamamlar.
- [6098 sayılı Kanun m.225](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-225): Satıcının ağır kusurunun sonuçlarını düzenler; m.219'da kusur aranmadığı için ağır kusur hükmü ayrı bir sorumluluk artırıcı etki yaratır.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Ayıp halinde alıcının seçimlik haklarını düzenler; m.219'a göre sorumluluk doğduğunda bu haklar kullanılır.
- [6098 sayılı Kanun m.229](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-229): Dönmenin sonuçlarını düzenler; m.219 kapsamındaki ayıp nedeniyle dönme hakkı kullanıldığında uygulanır.
- [6098 sayılı Kanun m.231](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-231): Ayıplı mala ilişkin hakların zamanaşımını düzenler; m.219 kapsamındaki ayıp hakları bakımından süreyi belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-217): Satılanın zaptından doğan sorumluluğu düzenler; m.219 ile ayıp sorumluluğu ayrı bir kaynağa dayanır.
- [6098 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-112): Sözleşme kaydının geçerliliği ve sorumluluğu kaldıran kayıtlar için genel hükümdür.
- [6098 sayılı Kanun m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-116): Sorumluluğun önceden kaldırılması ve sınırlandırılmasına ilişkin genel yasak hükmüdür; ağır kusur ve kasıt halleri için m.219 ile bağlantılıdır.

## [TBK m.220](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-220)

Madde, hayvan satışında satıcının ayıptan sorumluluğunu sınırlayan bir istisnayı düzenler: satıcı, hayvan satışında yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru bulunmadıkça ayıptan sorumlu olmaz. Maddenin kişisel kapsamı, hayvan satışında satıcı ile alıcı arasındaki ilişkidir. Maddede ayıp ihbarının süresi, ayıba karşı tekeffülün genel koşulları, seçimlik haklar ve bu hükümlerin sözleşmeye dayanmayan özel hallerdeki sonuçları düzenlenmemiştir; bunlar ayıba karşı tekeffül hükümlerinde (m.219-m.226 ve m.227 vd.) yer alır. Ayıp ihbarı süresi ve ayıba karşı tekeffül davasının zamanaşımı da bu maddenin konusu değildir.

### m.220: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayıp**: Satılanın sözleşmeye uygun olmayan, değerini veya kullanımını azaltan ya da sözleşmede taahhüt edilen niteliklerden yoksun bulunması durumudur. Madde ayıbın tanımını yapmaz; ayıp kavramı genel ayıba karşı tekeffül hükümlerinden alınır.
- **Yazılı üstlenme**: Satıcının hayvandaki ayıptan sorumlu olacağını yazılı biçimde kabul etmesidir. Bu üstlenme varsa satıcının sorumluluğu sözleşmeyle genişletilmiş olur ve madde kapsamındaki sınırlama uygulanmaz.
- **Ağır kusur**: Satıcının ayıbı bilmesi gerektiği hâlde gösterdiği ağır ihmal ve aldatma niteliğindeki kusurdur. Gerekçeye göre ağır kusur, aldatmanın yanında ağır ihmali de kapsar; hafif kusur bu istisnayı oluşturmaz.

### m.220: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinin konusunun hayvan olması gerekir.
- Satıcının ayıptan sorumluluğunu yazılı olarak üstlenmemiş olması gerekir; yazılı üstlenme varsa sınırlama uygulanmaz.
- Satıcının ayıp bakımından ağır kusurunun bulunmaması gerekir; ağır kusur varsa satıcı sorumludur.
- Sorumluluğun doğması için alıcının genel ayıba karşı tekeffül koşullarını (m.219 vd.) ayrıca ispat etmesi gerekir; bu madde yalnızca sorumluluğu daraltan bir istisnadır.

### m.220: hangi sonuçları doğurur?

- Hayvan satışında satıcı, yazılı üstlenme yoksa ve ağır kusuru da bulunmuyorsa ayıptan sorumlu olmaz.
- Satıcı yazılı olarak ayıptan sorumluluğu üstlenmişse, bu üstlenme kapsamında ayıptan sorumlu olur.
- Satıcının ağır kusuru bulunuyorsa, yazılı üstlenme olmasa dahi ayıptan sorumludur.
- Madde, ayıbın varlığı ya da alıcının seçimlik haklarını düzenlemez; bu konularda genel ayıba karşı tekeffül hükümleri uygulanır.
- Madde emredici midir, nispi emredici midir sorusu metinde açıkça yanıtlanmamıştır; ancak yazılı üstlenmenin ve ağır kusurun ayrıca belirtilmesi, sorumluluğun sözleşmeyle genişletilebileceğini göstermektedir. Satıcının sorumluluğunu tamamen kaldıran genel bir sözleşme kaydının geçerliliği ise ağır kusur bakımından sınırlıdır.

### Yazılı üstlenme / ağır kusur var / yok: fark nedir?

- Satıcı yazılı olarak ayıptan sorumluluğu üstlenmişse veya ayıbı bilerek ağır kusurla gizlemişse, madde kapsamındaki sınırlama uygulanmaz.
- Satıcı yazılı üstlenmede bulunmamış ve yalnızca hafif kusurla hareket etmiş ise, madde sorumluluğu kaldırır.

Sonuç: Yazılı üstlenme veya ağır kusur bulunduğunda satıcı genel ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olur; bulunmadığında satıcı ayıptan sorumlu olmaz.

### Hayvan satışı ile diğer satışlar arasındaki fark nedir?

- Satıkonusu hayvan olan satışta madde uygulanır ve satıcının sorumluluğu sınırlanır.
- Satıkonusu hayvan olmayan satışlarda bu madde uygulanmaz; ayıba karşı tekeffül genel hükümlerine göre satıcı sorumlu olur.

Sonuç: Aynı ayıp hâli, satıkonusunun hayvan olup olmamasına göre farklı sorumluluk sonucu doğurabilir.

### Ağır kusur ile hafif kusur arasındaki fark nedir?

- Ağır kusur, aldatma ve ağır ihmali kapsar; satıcı bu hâlde sorumludur.
- Hafif kusur, satıcının ayıbı bilmemesi veya dikkatsizliğinin hafif olması hâlidir; bu hâlde sorumluluk doğmaz.

Sonuç: Gerekçeye göre 818 sayılı Kanun'daki 'iğfal' ölçütü genişletilmiş, ağır ihmal de kapsama alınmıştır; sorumluluk alanı bu ölçüte göre belirlenir.

### m.220: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi tüm satışlara uygulamak; m.220 yalnızca hayvan satışında uygulanır, diğer satışlarda genel ayıba karşı tekeffül hükümleri geçerlidir.
- Ağır kusuru yalnızca aldatma ile sınırlamak; gerekçeye göre ağır ihmal de ağır kusur kapsamına girer.
- Yazılı üstlenmeyi sözlü beyanla karıştırmak; maddenin istisnası yazılı üstlenme gerektirir.
- Hafif kusur bulunduğunda da satıcının sorumlu olacağını düşünmek; hafif kusur bu hâlde sorumluluk doğurmaz.
- Madde metninde olmayan bir süreyi ayıp ihbarı ya da dava süresi olarak uygulamak; m.220 süre düzenlemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin m.219-m.226 arasında düzenlendiği ve alıcının bu koşulların gerçekleşmesi hâlinde m.227 ve devamındaki seçimlik haklarını kullanabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026)
- Satıcının ayıptan sorumluluğunun m.219-m.231 arasındaki hükümlerle düzenlendiği, dolayısıyla hayvan satışı özelindeki m.220 istisnasının bu genel çerçeve içinde okunması gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıba karşı tekeffül davasında alıcı, ayıbın varlığını ve sözleşme tarihinde mevcut olduğunu ispat yükü altındadır; hayvan satışında ayrıca satıcının yazılı üstlenmesi olduğunu ya da ağır kusurunun bulunduğunu da ileri sürmelidir.
- Yazılı üstlenme, satış sözleşmesi veya ayrı bir yazılı belge ile ispatlanır; yazılı belge bulunmadan sözlü beyan bu istisnayı oluşturmaz.
- Satıcının ağır kusuru, ayıbı bilmesi gerektiği hâlde gösterdiği ağır ihmal veya aldatma ile ispatlanır; bu ispat yükü alıcıdadır.
- Satıcı, ayıbın hafif kusurla bilinmeden satıldığını ve yazılı üstlenme bulunmadığını savunarak sorumluluğunu reddedebilir; bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun genel çerçevesini çizer; m.220, bu genel sorumluluğu hayvan satışında sınırlayan özel hükümdür.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Ayıp hâlinde alıcının seçimlik haklarını düzenler; m.220 bu hakların hayvan satışında doğup doğmayacağını belirler.
- [6098 sayılı Kanun m.27](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-27): Ağır kusur ve yazılı üstlenmeye bağlı sorumsuzluk anlaşmalarının geçerliliği bakımından genel sınırlarla ilgilidir.

## [TBK m.221 — Sorumsuzluk anlaşması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-221)

Madde, satım sözleşmesinde satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu önceden kaldıran veya sınırlayan anlaşmaların geçerliliğini düzenler. Satıcının ağır kusuru bulunan hallerde bu tür anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğunu öngörür. Uygulaması satım ilişkisindeki satıcı ile alıcı arasındaki ayıba karşı tekeffül bakımından söz konusudur. Madde, ayıbın varlığı, alıcının seçimlik hakları, ayıp ihbarının süreleri, zamanaşımı ve ayıplı malın iadesi gibi konuları düzenlemez (m.219-227 ve m.223 bakımından ayrı kurallar bulunur). Genel sorumsuzluk anlaşması rejimi ile hizmet ve uzmanlık gerektiren işlerdeki sınırlar da bu maddede değil, TBK m.115 ve m.116'da düzenlenmiştir.

### Sorumsuzluk anlaşması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ağır kusur**: Kast ve ağır ihmali kapsayan kusur derecesidir. Satıcı ağır kusurla ayıplı mal devrettiğinde madde devreye girer; hile ile gizlenmiş ayıp bu kapsamdadır.
- **Sorumsuzluk anlaşması**: Ayıptan doğan tazminat yükümlülüğünü önceden ortadan kaldıran veya daraltan sözleşme kaydıdır. Asıl ayıp sorumluluğunun doğmasından önce yapılmış olması gerekir; sonradan yapılan ibra veya sulh bu kavrama girmez.
- **Kesin hükümsüzlük**: Anlaşmanın baştan ve kendiliğinden geçersiz olmasıdır. Hakim bunu davada resen dikkate alır; tarafların onayı ile geçerli hale gelmez.

### Sorumsuzluk anlaşması: hangi şartlar aranır?

- Satıcının satılanı ayıplı olarak devretmiş olması gerekir.
- Satıcının ayıbın devrinde ağır kusurlu olması gerekir; ağır kusur kast ve ağır ihmali kapsar.
- Anlaşmanın ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan bir içerik taşıması gerekir.
- Sorumsuzluk anlaşmasının ayıp sorumluluğu doğmadan önce yapılmış olması gerekir.

### Sorumsuzluk anlaşması: hangi sonuçları doğurur?

- Satıcının ağır kusurla ayıplı mal devrettiği halde ayıptan sorumluluğu kaldıran kayıt kesin olarak hükümsüzdür.
- Satıcının ağır kusurla ayıplı mal devrettiği halde ayıptan sorumluluğu sınırlayan kayıt da kesin olarak hükümsüzdür; kısmi sınırlama da bu kapsamdadır.
- Hükümsüz kayıt yerine ayıp sorumluluğu tam olarak doğar ve satıcı zararın tamamından sorumlu olur.
- Satıcı ağır kusurlu değilse, kaydın kapsamı içinde kalan ayıp sorumluluğu sınırlama veya kaldırma anlaşmasıyla bertaraf edilebilir.
- Ayıp sorumluluğu doğduktan sonra yapılan ibra veya sulh anlaşması m.221 kapsamında değildir ve ağır kusur olsa bile geçerli olabilir.
- Hükmün kesin hükümsüzlük niteliği nedeniyle taraflar bu kaydın geçerli sayılmasını birbirlerine karşı ileri süremez.

### Hafif kusur ile ağır kusur arasındaki fark nedir?

- Satıcının yalnız hafif kusurlu olduğu hal. Bu halde ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşma geçerlidir.
- Satıcının ağır kusurlu olduğu hal, örneğin malda hile ile gizlenmiş ayıp. Bu halde sorumsuzluk veya sınırlama kaydı kesin hükümsüzdür.

Sonuç: Ağır kusur halinde kayıt geçersiz olur ve satıcı ayıptan doğan sorumluluktan kurtulamaz.

### Sorumsuzluk anlaşması ile sonradan yapılan ibra veya sulh arasındaki fark nedir?

- Ayıp doğmadan önce, satım sözleşmesi ile birlikte yapılan kayıt.
- Ayıp ve zarar doğduktan sonra yapılan anlaşma.

Sonuç: Madde ilk gruba uygulanır. Sonradan yapılan anlaşma sorumsuzluk anlaşması sayılmaz, ibra veya sulh olarak değerlendirilir ve kusur derecesine bakılmaksızın geçerli olabilir.

### Satım (m.221) ile genel sorumsuzluk kuralı (m.115) arasındaki fark nedir?

- Satım sözleşmesinde ayıptan sorumluluğa ilişkin kayıt.
- Diğer borç ilişkilerinde borcun ihlalinden doğan sorumluluğa ilişkin kayıt.

Sonuç: Satım ilişkisinde özel kural olarak m.221 uygulanır; diğer sözleşmelerde genel kural TBK m.115 esastır.

### Sorumsuzluk anlaşması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi yalnız sorumsuzluk kaydının tamamını kaldıran hallere uygulamak; ağır kusurda sınırlama kayıtlarının da hükümsüz olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Ayıp ve zarar doğduktan sonra yapılan ibra veya sulhu m.221 kapsamında saymak; bu anlaşmalar sorumsuzluk anlaşması değildir.
- Hafif kusur ile ağır kusuru ayırt etmeden kaydı tümüyle geçersiz saymak; hafif kusur halinde kayıt geçerlidir.
- Kesin hükümsüzlüğü tarafların onayıyla giderilebilir sanmak; bu hükümsüzlük kendiliğinden ve baştan işler.
- Satım sözleşmesinin tümünün geçersizliğini ileri sürmek; kanun yalnız sorumluluğu daraltan kaydı hükümsüz sayar, sözleşmenin tamamını değil.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıba karşı tekeffül borcuna ilişkin m.219-226 koşullarının gerçekleşmesi halinde alıcının m.227 ve devamındaki seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabileceği kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026)
- Sorumsuzluk kaydının m.221 kapsamında hükümsüz olup olmadığının belirlenmesinde satıcının ayıbı bilip bilmediği ve ayıbı gizleyip gizlemediği esas alınmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1935 E., 2024/697 K., 26.03.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1082 E., 2021/1316 K., 30.09.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/269 E., 2020/665 K., 25.06.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren alıcı, satıcının ağır kusurlu olduğunu, örneğin ayıbın hile ile gizlendiğini ispatlamalıdır; ağır kusur, bu maddeye dayanarak sorumsuzluk kaydının iptalini isteyen tarafa aittir.
- Karşı taraf olan satıcı, sorumsuzluk kaydının geçerli olduğunu ve kendisinde yalnız hafif kusur bulunduğunu savunursa bu savunmayı ispatlamalıdır.
- Satıcı kayıt üzerine dayanıyorsa, kaydın satım sözleşmesi içinde ve ayıp doğmadan önce yapıldığını gösteren yazılı belge veya sözleşme metni önemlidir.
- Sorumsuzluk kaydının miktarı yönünden yazılı delil zorunluluğu, usul hukuku kurallarına tabidir; taraflar bu yönden yazılı ispat araçlarını hazır tutmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-115): Genel sorumsuzluk anlaşması hükmüdür. Borçlunun ağır kusurundan sorumsuzluk kaydının kesin hükümsüzlüğünü düzenler ve m.221'in genel kaynağıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.214](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-214): Satım sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül rejiminin başlangıcını düzenler; m.221 bu rejim içindeki özel bir sınırdır.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Ayıba karşı tekeffül borcunun kapsamını belirler; m.221 satıcının bu borcunu önceden kaldıran veya sınırlayan kayıtlara sınır koyar.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Alıcının seçimlik haklarını düzenler; kayıt geçersiz olduğunda bu haklar satıcıya karşı kullanılabilir.

## [TBK m.222 — Alıcının bildiği ayıplar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-222)

Bu madde, satıcının satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıplardan sorumluluğunun bulunmadığını ve alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan ancak ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmesi hâlinde sorumlu olacağını düzenler. Kapsamı satış sözleşmelerinde ayıba karşı tekeffül borcunun bu iki hâle ilişkin sınırıdır ve alıcının satılanı bilme veya bilmesi gereken durumunu konu alır. Madde, alıcının satılanı gözden geçirme ve ayıbı satıcıya bildirme yükümlülüğünü düzenlemez (m.223). Hileli veya ağır kusurlu ayıplarda satıcının sorumluluğunu düzenlemez (m.225). Ayıba karşı seçimlik haklar ile bu hakların kullanım koşulları ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.227 ve devamı). Ayıba karşı tekeffül borcunun genel çerçevesi de m.219 ve devamında yer alır.

### Alıcının bildiği ayıplar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bilinen ayıp**: Alıcının satış sözleşmesinin kurulduğu sırada ayıbın varlığını ve kapsamı ile önemini tam olarak bildiği ayıptır. Yalnızca ayıbın varlığından haberdar olmak bu kavram için yeterli değildir.
- **Yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıp**: Alıcının satılanı mutad dikkat ve özenle incelemesi hâlinde fark edebileceği, yani açık ayıp olarak nitelenen ayıptır. Bu ölçüt ağır ihmal derecesindeki dikkatsizliği kapsamaz; ağır ihmalle bilinmeyen ayıplarda satıcı sorumlu tutulmaz.
- **Ayrıca üstlenme**: Satıcının satılanda ayıbın bulunmadığına dair özel bir güvence vermesi, yani ayıbın yokluğunu taahhüt etmesidir. Bu taahhüt sorumluluğun doğması için aranan istisnai bir irade açıklamasıdır.
- **Sözleşmenin kurulduğu an**: Alıcının bilgisinin değerlendirileceği zaman noktasıdır. Satılanın alıcı tarafından incelenme fırsatının bulunup bulunmadığı bu ana göre belirlenir.

### Alıcının bildiği ayıplar: hangi şartlar aranır?

- Satış sözleşmesinin geçerli biçimde kurulmuş olması ve ayıbın bu sözleşme kapsamındaki satılandan kaynaklanması gerekir.
- Alıcının ayıbı sözleşmenin kurulduğu sırada bilmiş olmaması gerekir; bilinen ayıp varsa satıcı bu ayıptan sorumlu değildir.
- Alıcının, mutad dikkat ve özenle gözden geçirmekle görebileceği ayıp için satıcının ayrıca üstlenmesi bulunmalıdır; üstlenme yoksa satıcı sorumlu olmaz.
- Ayıbın alıcının ağır ihmali sonucu fark edilmemesi hâlinde satıcı sorumlu olmaz; alıcının mutad özenle fark edebileceği ayıp ile ağır ihmalle fark edilmeyen ayıp ayrılır.
- Satıcının ayıbı alıcıdan hile ile gizlemesi hâlinde de satıcının sorumlu olacağı kabul edilmektedir; bu durum ayrıca üstlenme aranmaksızın değerlendirilir.

### Alıcının bildiği ayıplar: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcının sözleşmenin kurulduğu sırada bildiği ayıplardan satıcı sorumlu değildir.
- Mutad dikkatle görülebilecek ayıp için satıcı, ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmemişse sorumlu olmaz.
- Mutad dikkatle görülebilecek ayıp için satıcı, ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.
- Alıcının ağır ihmali sonucu fark edemediği ayıplarda satıcı sorumlu olmaz.
- Satıcının ayıbı alıcıdan hile ile gizlemesi hâlinde sorumluluk doğar.
- Satıcının ayıbın varlığını bilmemesi, ayıba karşı tekeffül borcundan doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
- Tüketici satışlarında ayıp, TKHK m.10 çerçevesinde değerlendirilir; tüketicinin ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının beklendiği hâllerde sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz.

### Bilinen ayıp ile açık ayıp arasındaki fark nedir?

- Bilinen ayıpta alıcı ayıbın varlığını ve önemini sözleşme anında tam olarak bilmektedir.
- Açık ayıpta alıcı ayıbı bilmemekle birlikte mutad dikkatle fark edebilecek durumdadır.

Sonuç: Bilinen ayıptan satıcı hiçbir koşulda sorumlu değildir; açık ayıpta ise yalnızca ayrıca üstlenme hâlinde sorumluluk doğar.

### Mutad dikkat ile ağır ihmal arasındaki fark nedir?

- Mutad dikkatle fark edilebilecek ayıplarda alıcının dikkati yeterlidir ve ayıp açık ayıp sayılır.
- Ağır ihmalle fark edilmeyen ayıplarda alıcı, gerekli özeni hiç göstermemiştir.

Sonuç: Ağır ihmalle bilinmeyen ayıplarda satıcı sorumlu olmaz; mutad dikkatle görülebilecek ayıplarda ise üstlenme aranır.

### Ayrıca üstlenme ile satıcının ayıbı gizlemesi arasındaki fark nedir?

- Ayrıca üstlenmede satıcı ayıbın bulunmadığını açıkça taahhüt etmiştir.
- Gizlemede satıcı ayıbı alıcıdan hile ile saklamıştır.

Sonuç: Her iki hâlde de satıcının sorumluluğu doğar; gizlemede üstlenme aranmaz.

### Sözleşme anında incelenmiş satılan ile teslim öncesi devir arasındaki fark nedir?

- Satılan sözleşme kurulmadan önce alıcı tarafından incelenmişse gözden geçirme fırsatı mevcuttur.
- Satılan alıcıya henüz devredilmemişse alıcının inceleme fırsatı doğmamış olabilir.

Sonuç: İnceleme fırsatı doğmadan ortaya çıkan ayıplardan, devre kadar bulunan sebeplerle ilgili olanlardan satıcı sorumlu tutulur.

### Alıcının bildiği ayıplar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bilinen ayıp ile yalnızca ayıbın varlığından haberdar olmayı karıştırmak; bilme için ayıbın kapsamı ve önemi hakkında tam bilginin bulunması gerekir.
- Açık ayıpta satıcının sorumluluğunu tümüyle kaldırmak; ayrıca üstlenme varsa satıcı açık ayıptan da sorumlu olur.
- Mutad dikkat ölçütünü ağır ihmal ile karıştırmak; ağır ihmal hâlinde satıcı sorumlu olmaz, ancak mutad dikkatle görülebilecek ayıpta üstlenme aranır.
- Sözleşme anında alıcının satılanı incelemesi için fırsat bulunmadığı hâlde bilinen ayıp sayarak satıcıyı sorumsuz saymak; fırsat doğmadıysa bilme değerlendirmesi yapılamaz.
- Temsil yoluyla kurulan sözleşmelerde temsilcinin bilgisini dikkate almamak; temsilcinin veya temsil olunanın ayıbı bilmesi satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırır.
- Birden çok ayıp varsa bilinen ayıp sorumluluğunu diğer ayıplara da yaymak; istisna yalnızca bilinen ayıplar bakımından geçerlidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıba karşı tekeffül borcunun koşullarının gerçekleşmesi hâlinde alıcının seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabileceği kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026)
- Satıcının ayıptan sorumluluğunun 6098 sayılı Kanunun 219 ila 231. maddeleri arasında düzenlendiği ve bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbın varlığını ve satılandan kaynaklandığını ileri süren alıcı, ayıbın sözleşme anında mevcut olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Satıcı, alıcının ayıbı sözleşme anında bildiğini savunuyorsa bu bilgiyi ispatlamakla yükümlüdür; bilginin varlığı çoğunlukla sözleşme öncesi yazışmalar, inceleme tutanakları ve tanık beyanlarıyla ortaya konur.
- Alıcının mutad dikkatle fark edebileceği ayıbı savunan satıcı, alıcının bu ayıbı gözden geçirme fırsatına sahip olduğunu ve mutad özenle görebileceğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ayrıca üstlenmenin varlığını iddia eden taraf, satıcının ayıbın bulunmadığına dair özel bir güvence verdiğini yazılı belge, sözleşme hükmü veya tanık beyanıyla ispatlamakla yükümlüdür.
- Ağır ihmal iddiasında, alıcının ayıbı fark etmemesinin ağır dikkatsizlikten kaynaklandığını ileri süren satıcı bunu ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 m.219: Ayıba karşı tekeffül borcunun genel çerçevesini düzenler; satıcının ayıp nedeniyle sorumluluğunun temelidir ve bu madde bu sorumluluğun istisnalarını sınırlar.
- 6098 m.223: Alıcının satılanı gözden geçirme ve ayıbı satıcıya bildirme yükümlülüklerini düzenler; m.222 ile birlikte uygulanır, ancak alıcının bilgisine ilişkin değerlendirme m.222'de yapılır.
- 6098 m.225: Hileli veya ağır kusurlu ayıplarda satıcının sorumluluğunu düzenler; m.222'deki istisnaların hileyle gizleme hâlinde uygulanmayacağını belirler.
- 6098 m.227: Ayıp nedeniyle alıcının seçimlik haklarını düzenler; m.222 koşulları gerçekleştiğinde bu haklar kullanılabilir.
- 6502 sayılı Kanun m.10: Tüketici satışlarında ayıbın bilinmesi ve ayıplı mal etiketlemesi bakımından m.222'nin yerini alan özel hükümler içerir.

## [TBK m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223)

Madde, satış sözleşmesinde alıcının devraldığı satılanı gözden geçirme ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren ayıbı satıcıya bildirme külfetini düzenler; bildirimi ihmal edilmesinin kabul sonucunu ve gizli ayıplarda bu sonucun uygulanmayacağını belirtir. Hükmün uygulanması, satış sözleşmesinde alıcı konumundaki herkes için geçerlidir. Madde, hayvan satışına ilişkin özel hükmü (b bendi) kapsamaz; bu konu ayrı bir düzenlemeye bağlıdır. Madde, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu ve seçimlik haklarını düzenlemez (m.219 vd.). Ayıba karşı sorumluluğun zamanaşımı süresi ile ayıplı malın tüketici hukuku kapsamındaki bildirim düzenlemesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.146 ve 6502 sayılı Kanun). Satıcının ayıbı bilerek gizlemesi ve ayıbın teslim öncesinde varlığı gibi sorumluluğun temeline ilişkin hususlar da bu maddede yer almaz.

### m.223: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gözden geçirme (muayene) külfeti**: Alıcının devraldığı satılanı, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz inceleme yükümlülüğüdür. Bu inceleme, ayıpların bulunması amacıyla yapılan özel bir faaliyettir; sıradan dikkatten farklıdır.
- **Ayıp**: Satılanda satıcının sorumluluğunu doğuran nitelikte bulunan kusurdur. Sözleşmede kararlaştırılan veya beklenen niteliklerden sapma ile değer ve kullanım yararını azaltan durumlar bu kapsama girer.
- **Bildirim külfeti**: Gözden geçirme sonucunda bulunan ayıpların satıcıya veya yetkili temsilcisine bildirilmesi yükümlülüğüdür. Bildirim bir irade açıklaması olmayıp düşünce açıklamasıdır ve belirli bir şekle bağlı değildir.
- **Gizli ayıp**: Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan ayıptır. Bu nitelikteki ayıplar için gözden geçirme ve bildirim külfeti kabul sonucunu doğurmaz; ayıbın sonradan anlaşılması hâlinde hemen bildirim gerekir.
- **Uygun süre**: Ayıbın bildirilmesi için tanınan, somut olayın koşullarına göre belirlenen süredir. Madde metni sabit bir gün sayısı koymaz; süre hâkimin değerlendirmesine bağlıdır.
- **Kabul sayılma**: Alıcının gözden geçirme veya bildirim külfetini ihmal etmesi hâlinde satılanı ayıplarıyla birlikte kabul etmiş sayılmasıdır. Bu durumda satıcının ayıba karşı sorumluluğu kural olarak ortadan kalkar.

### m.223: hangi şartlar aranır?

- Alıcının satılanı devraldığı ve zilyetliği ele geçirdiği, gözden geçirme külfetinin ancak bu andan sonra başladığı bulunmalıdır.
- Alıcı satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmiş olmalıdır; gözden geçirme ayıpların bulunmasına yönelik özel bir inceleme niteliğinde olmalıdır.
- Gözden geçirme sonucunda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görülmüş olmalıdır.
- Görülen ayıp, uygun bir süre içinde satıcıya bildirilmelidir.
- Ayıp olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak nitelikteyse, sonradan anlaşılmasından sonra hemen satıcıya bildirilmesi gerekir; bildirim yapılmazsa satılan ayıplarıyla birlikte kabul edilmiş sayılır.
- Gizli ayıp olmayan ve ihmal sonucu bildirilmeyen ayıplarda satılan kabul edilmiş sayılır ve satıcının ayıba karşı sorumluluğu kural olarak sona erer.

### m.223: hangi sonuçları doğurur?

- Alıcı gözden geçirme ve bildirim külfetini ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır.
- Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek ayıp bulunup bildirilmezse, satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
- Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp bulunması hâlinde kabul sonucu uygulanmaz.
- Gizli ayıp sonradan anlaşılıp hemen bildirilirse alıcı ayıba karşı haklarını koruyabilir.
- Gizli ayıp sonradan anlaşılmasına rağmen hemen bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
- Gözden geçirme ve bildirim külfetini yerine getiren alıcı, ayıba karşı haklarını (dönme, bedelin indirilmesi, misli malda değiştirme) bu külfet yerine getirildikten sonra kullanabilir; bildirim, bu hakların ileri sürülmesinin şartıdır.
- Kabul sayılma hâlinde alıcı satıcının ayıba karşı sorumluluğundan yararlanamaz; satıcı da bu ayıptan sorumlu tutulamaz.

### Olağan ayıp ile gizli ayıp arasındaki fark nedir?

- Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilen ayıplarda alıcı, gözden geçirme sırasında ayıbı görmek ve uygun süre içinde bildirmek zorundadır.
- Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan ayıplarda alıcı için ihmal kabulü uygulanmaz; ayıp sonradan anlaşıldığında hemen bildirim yapılır.

Sonuç: Gizli ayıpta bildirim süresi kabul sonucunu doğurmaz; ancak ayıbın anlaşılmasından sonra gecikmeden bildirilmezse ayıplarla birlikte kabul edilmiş sayılır.

### Gözden geçirme külfeti ile bildirim külfeti arasındaki fark nedir?

- Gözden geçirme külfeti, alıcının satılanı inceleme yükümlülüğüdür ve zilyetliğin devrinden sonra başlar.
- Bildirim külfeti, gözden geçirme sonucu bulunan ayıpların satıcıya iletilmesi yükümlülüğüdür.

Sonuç: Her iki külfetin ihlali kabul sonucunu doğurur; ancak gizli ayıplarda gözden geçirme ihmali değil, sonradan anlaşılan ayıbın bildirilmemesi sonucu doğurur.

### Genel hüküm ile tacirler arası ticari satış arasındaki fark nedir?

- Genel hükümde bildirim şekle tabi değildir ve sözlü, yazılı veya noter ihtarı şeklinde yapılabilir.
- Tacirler arası ticari satışta da ayıp bildirimi TTK m.18/III'te sayılan ihbar ve ihtarlar arasında bulunmadığı için şekle tabi değildir.

Sonuç: Her iki durumda da bildirim şekil koşuluna bağlı olmadığından, bildirimin ispatı için delil seçimi önem kazanır.

### m.223: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gözden geçirme külfetini sıradan bir bakışla karıştırmak; külfet, ayıpların bulunmasına yönelik özel bir incelemeyi ifade eder.
- Bildirim süresini sabit bir gün sayısı sanmak; madde 'uygun süre' ölçütü koymakta, süre somut olaya göre belirlenmektedir.
- Gizli ayıplarda da olağan bildirim süresinin kabul sonucunu doğuracağını varsaymak; gizli ayıpta kabul sonucu doğmaz, yalnızca sonradan anlaşılan ayıbın gecikmeksizin bildirilmemesi kabul sonucu doğurur.
- Bildirimin şekle tabi olduğunu düşünmek; genel hükümde ve tacirler arası ticari satışta bildirim belirli bir şekle bağlı değildir.
- Gözden geçirme külfetinin teslimden önce başladığını varsaymak; külfet zilyetliğin devrinden sonra başlar.
- Hayvan satışına özgü hükmü (b bendi) genel kuralla karıştırmak; hayvan satışında ayrı süre ve koşullar ayrıca değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gözden geçirme ve bildirim külfetinin ihlal edilip edilmediği, ayıbın olağan bir gözden geçirmeyle görülüp görülemeyeceğine göre değerlendirilmektedir; ayıbın gizli niteliği kabul edildiğinde kabul sonucunun uygulanmayacağı görülmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2322 E., 2026/698 K., 26.03.2026)
- Gizli ayıplarda ayıbın zamanla kullanıma bağlı olarak ortaya çıkması, olağan gözden geçirmeyle tespit edilememesi ve bildirimin ayıbın anlaşılmasından sonra gecikmeksizin yapılması aranmaktadır. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2322 E., 2026/698 K., 26.03.2026)
- Bildirimin uygun süre içinde yapılıp yapılmadığı somut olayın koşullarına göre belirlenmekte; bu süre aşılmışsa kabul sonucunun doğduğu kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/471 E., 2025/542 K., 27.03.2025)
- Alıcının ayıbı bildirmediğini ileri süren satıcının bu savunmasında, süresinde bildirim yapıldığını gösteren belgelerin ve tarafların yazışmalarının değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/554 E., 2025/1484 K., 23.10.2025)
- Alıcının laboratuvar veya ilk inceleme sonucunda ayıp tespit edilemediğini belirtmesi, gözden geçirme külfetinin yerine getirildiği yönünde değerlendirilmektedir; ancak bu inceleme ayıbın niteliğine uygun olmalıdır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/376 E., 2024/233 K., 26.01.2024)
- Madde metninde belirtilen 'diğer durumlarda ikinci fıkra uygulanır' niteliğindeki atıf, gözden geçirme ve bildirim külfetinin genel hüküm olarak ikinci fıkra ile düzenlendiğini göstermektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/616 E., 2023/1148 K., 26.10.2023; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbın varlığını ve satılanın teslimde ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür; ayıbın gizli niteliği de alıcı tarafından ispatlanmalıdır.
- Alıcının gözden geçirme külfetini yerine getirdiğini ispat yükü alıcıya aittir; bu ispat için inceleme raporu, servis kaydı, fotoğraf ve tanık gibi deliller kullanılabilir.
- Alıcının ayıbı süresinde bildirdiğini ispat yükü de alıcıya aittir; bildirim şekle tabi olmadığı için yazılı belge bulunmasa da tanık veya yazışmalarla ispat edilebilir.
- Alıcının bildirimde bulunmadığını ya da geç bildirdiğini ileri süren satıcı, bu savunmasını ispatla yükümlüdür; bu ispat için alıcının yazışma ve bildirim kayıtlarının incelenmesi gerekir.
- Gizli ayıbın olağan gözden geçirmeyle tespit edilemeyeceği, ayıbın niteliği ve uzman görüşü ile ortaya konabilir; bilirkişi raporu bu konuda belirleyici delil olabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.222](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-222): Satıcının alıcının bildiği veya olağan dikkatle bilmesi gereken ayıplardan sorumluluğunu düzenler; m.223 ile birlikte gözden geçirme ve ayıp sorumluluğu ilişkisini kurar.
- [6098 sayılı Kanun m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-224): Hayvan satışına özgü ayıp bildirimi süresini düzenler; m.223'ün b bendindeki hayvan satışı kuralının devamı niteliğindedir.
- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Satıcının ayıba karşı sorumluluğunun genel hükümlerini düzenler; m.223 bu sorumluluğun ileri sürülebilmesi için alıcının külfetlerini belirler.

## [TBK m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-224)

Madde, hayvan satışında satıcının ayıptan sorumluluğunun hangi koşullarla doğacağını düzenler: ayıbın bildirilmesi için tanınan süre ile hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin istenmesi yükümlülüğü. Hayvanın gebeliğine ilişkin ayıplar bakımından ayrı bir rejim öngörür. Maddenin uygulanması, hayvan satışlarında yazılı bir sorumluluk süresi belirlenmemiş olmasına bağlıdır. Madde satıcı ile alıcı arasındaki satış ilişkisine uygulanır. Madde, ayıba karşı tekeffülün genel koşullarını, ayıp ihbarının genel hükmünü, seçimlik haklarını ve zamanaşımını düzenlemez; bunlar TBK m.219-m.226 ve m.227 ve devamı hükümlerinde yer alır. Ayıbın tespiti sonrası seçimlik hakların kullanılması da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.224: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hayvan satışı**: Satılan malın canlı hayvan olduğu satış sözleşmesidir. Madde yalnızca bu tür satışlarda uygulanır, diğer taşınır satışlarında TBK'nın genel ayıp hükümleri geçerlidir.
- **Ayıp ihbarı**: Alıcının ayıbı satıcıya bildirmesi işlemidir. Bu maddede ihbar, belirlenen dokuz günlük süre içinde yapılmak zorundadır; aksi halde satıcı sorumluluktan kurtulur.
- **Devrin yapıldığı gün**: Hayvanın alıcıya teslim edildiği gündür. Süre bu günden başlar. Alıcının devralmada temerrüdü varsa, süre temerrüdün gerçekleştiği günden işler.
- **Bilirkişi incelemesi**: Hayvanın ayıplı olup olmadığını uzman kişilerce tespit ettirme işlemidir. Maddede, bu incelemenin ihbar süresi içinde yetkili makamdan istenmesi gerekir.
- **Gebelik ayıbı**: Hayvanın gebe olmasından doğan ayıptır. Madde bu ayıp için ayrı bir rejim öngördüğünden, bu ayıplarda dokuz günlük ihbar ve bilirkişi koşulu uygulanmaz.

### m.224: hangi şartlar aranır?

- Satılan malın hayvan olması ve satıcının bu satış için yazılı bir sorumluluk süresi belirlememiş olması gerekir.
- Ortaya çıkan ayıbın gebelikle ilgili olmaması gerekir; gebelik ayıbı bakımından bu maddedeki koşullar aranmaz.
- Ayıp, devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüde düştüğü günden başlayarak dokuz gün içinde satıcıya bildirilmelidir.
- Hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesi, aynı dokuz günlük süre içinde yetkili makamdan istenmelidir.
- Bu iki koşul birlikte gerçekleşmediğinde satıcı, bu madde bakımından ayıptan sorumlu olmaz.

### m.224: hangi sonuçları doğurur?

- Ayıp dokuz gün içinde bildirilmiş ve bilirkişi incelemesi aynı süre içinde istenmişse, satıcı ayıptan sorumlu olur.
- Ayıp bildirilmiş ama bilirkişi incelemesi aynı süre içinde istenmemişse, satıcı sorumlu olmaz.
- Ayıp dokuz gün içinde bildirilmemişse, bilirkişi incelemesi istenmiş olsa bile satıcı sorumlu olmaz.
- Ayıp gebelikle ilgiliyse bu maddedeki dokuz günlük koşullar uygulanmaz.
- Taraflar yazılı olarak sorumluluk süresi belirlemişse, bu madde uygulanmaz ve yazılı süre esas alınır.

### Genel ayıp ihbarı ile hayvan satışında özel ihbar arasındaki fark nedir?

- TBK'nın genel ayıp hükümlerinde ihbar, ayıbın türüne göre makul süre içinde yapılır.
- Bu maddede hayvan satışında dokuz gün içinde ihbar ve bilirkişi incelemesi istemi aranır.

Sonuç: Hayvan satışında süre kısa ve kesindir; süresinde yapılmayan ihbar satıcıyı sorumluluktan kurtarır.

### Yazılı sorumluluk süresi ile yazılı sürenin bulunmaması arasındaki fark nedir?

- Taraflar yazılı olarak sorumluluk süresi kararlaştırmışsa, bu süre geçerlidir.
- Yazılı süre yoksa bu maddedeki dokuz günlük ihbar ve bilirkişi düzeni uygulanır.

Sonuç: Madde yalnızca yazılı süre bulunmadığında devreye girer; yazılı süre varsa o süre esas alınır.

### Gebelik ayıbı ile diğer hayvan ayıpları arasındaki fark nedir?

- Hayvanın gebeliğine ilişkin ayıp, maddenin kapsamı dışındadır.
- Diğer tüm hayvan ayıpları bu maddenin koşullarına tabidir.

Sonuç: Gebelik ayıbında dokuz günlük ihbar ve bilirkişi koşulu aranmaz; ayıp bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır.

### Devir günü ile alıcının devralmada temerrüdü arasındaki fark nedir?

- Hayvanın fiilen devredildiği gün süreyi başlatır.
- Alıcı devralmaktan kaçınıp temerrüde düşmüşse, temerrüdün gerçekleştiği gün süreyi başlatır.

Sonuç: Süre başlangıcı olarak iki olaydan hangisi önce gerçekleşmişse o esas alınmaz; madde, devrin yapıldığı gün ya da temerrüt günü başlangıç kabul eder.

### m.224: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dokuz günlük süreyi genel ayıp ihbarı süresiyle karıştırmak; hayvan satışında kısa ve kesin süre uygulanır.
- Yalnızca ayıp ihbarının yapılmasını yeterli görüp bilirkişi incelemesinin aynı süre içinde istenmesi koşulunu atlamak.
- Süre başlangıcını yalnızca fiili teslim tarihine bağlamak; alıcının devralmada temerrüdü hâlinde temerrüt günü başlangıç olur.
- Gebelik ayıbını bu maddenin dokuz günlük koşuluna tabi tutmak; gebelik ayıbı bakımından bu koşul aranmaz.
- Taraflar yazılı süre belirlemişken bu maddedeki dokuz günlük süreyi uygulamak; yazılı süre varsa madde devreye girmez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayıba karşı tekeffül koşullarının gerçekleşmesi hâlinde alıcının seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabileceği kabul edilmektedir. (Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026)
- Satıcının ayıptan sorumluluğunun TBK m.219 ile m.231 arasındaki hükümlerle düzenlendiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayıbı ileri süren alıcıdır; ayıbın devirden önce var olduğunu ve dokuz gün içinde bildirildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bildirimin süresinde yapıldığı, yazılı ihbar veya tebligat gibi belgelerle gösterilmelidir; süre aşımı satıcı tarafından savunma olarak ileri sürülürse, alıcı süre içinde yapıldığını ispatlamalıdır.
- Bilirkişi incelemesinin aynı dokuz gün içinde yetkili makamdan istendiği, başvuru belgesiyle ispatlanır.
- Devrin yapıldığı günün ya da alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günün tespiti, teslim belgesi ve temerrüt bildirimleri gibi delillerle yapılır.
- Gebelik ayıbı ileri sürülüyorsa, bu ayıbın varlığı ve kapsamı, tarafların dayandığı tıbbi ve teknik delillerle belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6098 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-219): Satıcının ayıptan sorumluluğunun genel çerçevesini çizer; bu madde o genel hükmün hayvan satışına özgü bir sınırlamasıdır.
- [6098 sayılı Kanun m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-223): Ayıp ihbarının genel kuralını düzenler; bu madde hayvan satışında o genel ihbar düzeninin yerine özel süre koyar.
- [6098 sayılı Kanun m.227](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-227): Ayıp hâlinde alıcıya tanınan seçimlik haklar; sorumluluk bu maddenin koşullarıyla doğduktan sonra bu haklar kullanılabilir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| dokuz gün | [m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6098-sayili-turk-borclar-kanunu/madde-224) | Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı, ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz… |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/43 E., 2024/76 K., 07.02.2024 (m.217)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/3666 E., 2023/7568 K., 21.12.2023 (m.215, m.216, m.218)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1658 E., 2026/495 K., 02.04.2026 (m.214, m.215, m.216, m.217, m.218)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2322 E., 2026/698 K., 26.03.2026 (m.223)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/382 K., 17.03.2026 (m.214, m.215, m.216, m.217, m.218)
- Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1396 E., 2026/304 K., 16.03.2026 (m.219, m.220, m.221, m.222, m.224)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/827 E., 2026/247 K., 05.03.2026 (m.219, m.220, m.221, m.222, m.224)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2089 E., 2026/311 K., 12.02.2026 (m.219, m.220, m.221, m.222, m.224)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/1327 E., 2026/188 K., 06.02.2026 (m.217)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E., 2026/289 K., 05.02.2026 (m.220, m.222, m.224)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1082 E., 2026/83 K., 15.01.2026 (m.220, m.222, m.224)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1186 E., 2026/86 K., 15.01.2026 (m.220, m.222, m.224)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1773 E., 2025/1979 K., 05.11.2025 (m.219, m.223)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/554 E., 2025/1484 K., 23.10.2025 (m.223)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2046 E., 2025/736 K., 02.05.2025 (m.214)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/471 E., 2025/542 K., 27.03.2025 (m.223)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1615 E., 2025/209 K., 13.02.2025 (m.214, m.215, m.216, m.217, m.218)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1935 E., 2024/697 K., 26.03.2024 (m.221)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/376 E., 2024/233 K., 26.01.2024 (m.223)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1868 E., 2023/1934 K., 09.11.2023 (m.219)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/616 E., 2023/1148 K., 26.10.2023 (m.223)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1477 E., 2023/925 K., 28.09.2023 (m.214, m.215, m.216, m.218)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/201 E., 2023/1432 K., 20.06.2023 (m.214)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1082 E., 2021/1316 K., 30.09.2021 (m.221)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/269 E., 2020/665 K., 25.06.2020 (m.221)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1213 E., 2020/537 K., 07.05.2020 (m.215, m.216, m.217, m.218)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/420 E., 2019/692 K., 11.09.2019 (m.219)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/borclar-hukuku-ozel-hukumler/zapttan-sorumluluk
