3.2. Suçun Genel Teorisi, Sorumluluğun Esasları - 2
Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.
Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Bir inşaat projesinde sorumlu mühendis olan (M), maliyetleri düşürmek ve işi hızlandırmak amacıyla, projenin onuncu katındaki bir dairenin balkon korkuluklarını, ilgili İmar Yönetmeliği ve proje şartnamesinde öngörülen asgari yükseklik standardından 15 santimetre daha alçak inşa ettirmiştir. (M), denetimler sırasında bu durumu fark etmesine rağmen, "Bu yükseklik farkının ciddi bir tehlike oluşturmayacağını, yılların tecrübesine göre insanların bu kadar alçak bir korkuluktan düşme ihtimalinin çok zayıf olduğunu, bir sorun çıkmayacağını" düşünerek herhangi bir düzeltme yaptırmamıştır. Binanın tamamlanıp sakinlerin taşınmasından bir süre sonra, balkona çıkan ev sahibi (E), anlık bir dengesizlik sonucu bu standart dışı korkuluktan aşarak düşmüş ve hayatını kaybetmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kusurluluğa ilişkin hükümleri göz önüne alındığında, mühendis (M)'nin cezai sorumluluğu aşağıdakilerden hangisidir?
Çözüm
Olayda, mühendis (M)'nin ceza sorumluluğunun türünü belirlemek için kast ve taksir arasındaki ayrıma odaklanılmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 22. maddesinin 3. fıkrasında bilinçli taksir, "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır" şeklinde tanımlanmıştır. Bilinçli taksirde fail, hareketinin suçun kanuni tanımında belirtilen bir neticeye yol açabileceğini öngörür; ancak kişisel yeteneğine, tecrübesine veya şansına güvenerek bu neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır. Somut olayda mühendis (M), korkulukların standarttan alçak olmasının bir düşme tehlikesi yaratabileceğini, yani ölüm neticesinin meydana gelebileceğini öngörmektedir. Ancak "yılların tecrübesine göre bir sorun çıkmayacağını" düşünerek neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenmektedir. Failin neticeyi öngörmesi ancak istememesi, bilinçli taksirin tipik görünümüdür. Bu nedenle (M), bilinçli taksirle taksirle öldürme suçundan (TCK m. 85) sorumludur ve cezası TCK m. 22/3 uyarınca artırılacaktır. Diğer seçeneklerin değerlendirilmesi: - Olası kast (TCK m. 21/2), failin neticeyi öngörmesi ve "olursa olsun" diyerek kabullenmesi halinde söz konusu olur. Olayda (M), neticenin gerçekleşmesini kabullenmemekte, aksine gerçekleşmeyeceğine güvenmektedir. Bu nedenle olası kastla sorumluluk söz konusu değildir. - İhmal suretiyle kasten öldürme (TCK m. 83) için failin, ihmali davranışının ölüme yol açacağını bilmesi ve bu neticeyi istemesi (doğrudan kast) veya kabullenmesi (olası kast) gerekir. Olayda kast unsuru bulunmadığından bu seçenek yanlıştır. - Basit taksir (TCK m. 22/2), neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi halinde gündeme gelir. Olayda (M), tehlikeyi ve olası neticeyi açıkça öngörmüştür, bu nedenle basit taksirden bahsedilemez. - İlliyet bağının kesilmesi, neticenin failin hareketinden değil, tamamen mağdurun kendi kusurlu hareketi veya üçüncü bir kişinin hareketi gibi başka bir sebepten kaynaklanması durumunda söz konusu olur. Burada ise ölüm neticesi, doğrudan doğruya mühendisin standartlara aykırı ve tehlikeli eyleminin bir sonucudur. Mağdurun anlık denge kaybı, illiyet bağını kesecek nitelikte değildir. Bu nedenle bu seçenek de yanlıştır.
Taksi şoförü (A), aynı güzergahta çalışan ve aralarında eskiye dayalı bir husumet bulunan rakibi (B)'nin, bir müşteriyi almak için trafikte aniden ve tehlikeli bir şekilde önüne kırması ve ardından kendisine alaycı bir şekilde el hareketi yapması üzerine aracından inmiştir. (A), (B)'nin bu haksız fiilinin yarattığı şiddetli elem ve hiddetin etkisi altında (B)'yi kuvvetlice itmiş, (B)'nin yere düşerek TCK m. 86/2 kapsamında kalan, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olmuştur. Bu olayda, (A)'nın ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde aşağıdaki ceza hukuku kurumlarından hangisinin uygulanması gündeme gelir?
Yaban domuzu popülasyonunu kontrol altına almak amacıyla yetkili makamlardan izin alarak gece avına çıkan avcı (A), ormanlık alanda termal dürbün kullanarak gözlem yapmaktadır. Dürbünün ekranında, yasa dışı kamp yapmanın yasak olduğu bilinen sık çalılıklar arasında hareket eden bir ısı kaynağı tespit eder. (A), bu ısı kaynağının şekli ve hareket tarzından yaban domuzu olduğuna kesin olarak kanaat getirerek, daha fazla kontrol etme gereği duymadan hedef alıp ateş eder. Ancak, vurduğu canlının, hipotermi tehlikesi geçirdiği için alüminyum battaniyeye sarınmış halde sürünerek yardım arayan ve bu nedenle dürbünde atipik bir görüntü veren kampçı (B) olduğu anlaşılır. (B) olay yerinde hayatını kaybeder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde, (A)'nın cezai sorumluluğuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?