---
title: "Genel tehlike yaratan suçlar ve çevreye karşı suçlar — Ceza Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Ceza Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Ceza Kanunu"
articles: "TCK m.170–184"
last_amended: "2025-12-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/genel-tehlike-yaratan-suclar-ve-cevreye-karsi-suclar"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Genel tehlike yaratan suçlar ve çevreye karşı suçlar

Ceza Hukuku Özel Hükümler › Özel hükümler › Topluma karşı suçlar — [Ceza Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TCK m.170, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratan ya da kişilerde korku, kaygı veya panik uyandıran fiillerle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasını düzenler. 5237 sayılı TCK m.171, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunu düzenler; yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkına taksirle neden olma fiillerini ve bunların başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halini kapsar.

## Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.170–184 hükümlerini kapsar: genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması, radyasyon yayma, atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme, alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde, akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali, inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama, hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması, işaret ve engel koymama, “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre, trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma, çevrenin kasten kirletilmesi, çevrenin taksirle kirletilmesi, gürültüye neden olma, imar kirliliğine neden olma.

- [TCK m.170 — Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170)
- [TCK m.171 — Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171)
- [TCK m.172 — Radyasyon yayma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172)
- [TCK m.173 — Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173)
- [TCK m.174 — Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-174)
- [TCK m.175 — Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-175)
- [TCK m.176 — İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-176)
- [TCK m.177 — Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-177)
- [TCK m.178 — İşaret ve engel koymama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-178)
- [TCK m.179 — “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179)
- [TCK m.180 — Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-180)
- [TCK m.181 — Çevrenin kasten kirletilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181)
- [TCK m.182 — Çevrenin taksirle kirletilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182)
- [TCK m.183 — Gürültüye neden olma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-183)
- [TCK m.184 — İmar kirliliğine neden olma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184)

## [TCK m.170 — Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170)

Bu madde, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratan ya da kişilerde korku, kaygı veya panik uyandıran fiillerle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasını düzenler. Birinci fıkra, yangın başlatma ile bina çöktürme, toprak kaydırma, çığ indirme, sel veya taşkın oluşturma ve silahla ateş etme ya da patlayıcı madde kullanma hallerinde somut tehlike suçunu; ikinci fıkra, yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olmayı soyut tehlike suçunu; ikinci fıkra ayrıca toplu bulunulan yerlerde işlenme halinde ceza artırımını; birinci fıkranın ikinci cümlesi ses ve gaz fişeği atabilen silah hâlini düzenler. Maddenin uygulanması, suçun işlendiği yerde bulunan kişiler bakımından genel olarak herkese yöneliktir. Madde, taksirle işlenen hâlleri, tehlikenin gerçekleşmesi sonucunda doğan kişi veya mal zararlarını (kasten öldürme, yaralama, mala zarar verme gibi) düzenlemez; bu sonuçlar ayrı suç tipleri olarak fikri içtima kurallarına göre değerlendirilir (m.44). Teşebbüs, iştirak ve içtima kuralları ile takibe ilişkin hükümler de bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir; bunlar TCK'nın genel hükümlerine tabidir.

### Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Somut tehlike suçu**: Fiilin gerçekleşmesi için hayat, sağlık veya malvarlığı bakımından gerçek bir tehlikenin ortaya çıkmasının aranması gereken suç tipidir. Birinci fıkradaki hâller bu niteliktedir; tehlike doğmadan suç oluşmaz.
- **Soyut tehlike suçu**: Tehlikenin somut olarak doğup doğmadığına bakılmaksızın, tipte tanımlanan hareketin yapılmasıyla suçun tamamlandığı suç tipidir. İkinci fıkra bu niteliktedir; yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olmak yeterlidir.
- **Genel güvenlik**: Belirli bir kişinin değil, toplumun veya toplumun bir kesiminin can, sağlık ve mal güvenliğidir; maddenin koruduğu hukuki değerdir.
- **Korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarz**: Fiilin, kişilerde korku, kaygı veya panik uyandırmaya elverişli biçimde işlenmesini ifade eder. Bu ölçüt birinci fıkrada alternatif bir somut tehlike unsurudur ve fiilin elverişliliği ile değerlendirilir.
- **Toplu olarak bulunulan yer**: Birden fazla kişinin bir arada bulunduğu mekân veya ortamdır. Bu halde birinci fıkradaki suçun cezası yarı oranında artırılır (ikinci fıkra).

### Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması: hangi şartlar aranır?

- Failin birinci fıkrada sayılan hareketlerden birini (yangın başlatma; bina çöktürme, toprak kaydırma, çığ indirme, sel veya taşkın oluşturma; silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma) gerçekleştirmesi gerekir.
- Birinci fıkradaki hareketin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yapılması gerekir.
- Hareket sonucunda somut bir tehlikenin ortaya çıkması gerekir; tehlike doğmamışsa birinci fıkra kapsamında suç oluşmaz.
- Failin bu unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi, yani kasten hareket etmesi gerekir; taksirle işlenen hâl cezalandırılmaz.
- Ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etme hâlinde ceza ayrı bir çerçevede uygulanır; bu halin birinci fıkranın ikinci cümlesindeki koşullara uygun olarak gerçekleşmesi gerekir.
- İkinci fıkradaki suç için yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olunması yeterlidir; ayrıca somut bir tehlikenin doğması aranmaz.
- Birinci fıkradaki suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Üçüncü fıkradaki suç için failin tehlikeye neden olması ve bu tehlikenin bina çökmesi veya benzeri bir felaket niteliğinde olması gerekir; fail kasten hareket etmelidir.

### Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki hareketin somut tehlike yaratması hâlinde, fail 'bir yıldan beş yıla kadar hapis' cezası ile cezalandırılır.
- Ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etme hâlinde ceza 'altı aydan üç yıla kadar hapis' olarak uygulanır.
- Birinci fıkradaki suç toplu olarak bulunulan yerlerde işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Somut tehlike doğmamışsa birinci fıkra kapsamında suç oluşmaz ve ceza verilmez.
- İkinci fıkradaki yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi 'üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası' ile cezalandırılır.
- Tehlike fiilen gerçekleşip bir kişinin ölümü veya yaralanması ya da mal zararı meydana gelirse, failin bu sonuçlara ilişkin kast veya taksiri ayrıca değerlendirilir ve fikri içtima hükümleri (m.44) uygulanır.
- Taksirle işlenen hâl cezalandırılmaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, fiilin gerçekten somut bir tehlike yaratmasını ister ve yangın çıkmış ya da bina çökmesi gerçekleşmeye yüz tutmuş olmalıdır.
- İkinci fıkra, yalnızca tehlikeye neden olmayı yeterli sayar; tehlikenin fiilen ortaya çıkması aranmaz.

Sonuç: Birinci fıkrada suç tamamlanmadan tehlike doğmamışsa ceza verilmez; ikinci fıkrada ise elverişli hareketin yapılmış olması yeterlidir. Birinci fıkradaki suç teşebbüse müsait değildir.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra (anlam itibarıyla ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki suç, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı için somut tehlike yaratan ve daha ağır cezalandırılan suçtur.
- Fıkra düzeninde ikinci fıkra metni yukarıda yer alan üçüncü fıkranın karşılığıdır; yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sonuç: Birinci fıkra ağır hapis cezası öngörürken, tehlike hâli daha hafif ceza ile cezalandırılır. Her iki suç birlikte oluşursa fikri içtima hükümleri uygulanır.

### Ses ve gaz fişeği atabilen silah ile diğer silahla ateş etme arasındaki fark nedir?

- Ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etme, birinci fıkranın ikinci cümlesinde ayrı bir ceza çerçevesine bağlanmıştır.
- Gerçek mermi atabilen silahla ateş etme, birinci fıkranın ana cezasına tabidir.

Sonuç: Ses ve gaz fişeği silahı kullanımında ceza daha hafif çerçevededir; ayrım silahın türüne göre yapılır.

### Toplu bulunulan yer ile diğer yerler arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki suç kişilerin toplu olarak bulundukları bir yerde işlendiğinde ikinci fıkra uyarınca ceza artar.
- Kişilerin toplu olarak bulunmadığı yerlerde işlenen suçta ceza artırımı yapılmaz.

Sonuç: Toplu bulunulan yerde işlenen suçta verilecek ceza yarı oranında artırılır.

### Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki suçu, somut tehlike aranmadan soyut tehlike suçu gibi değerlendirmek; birinci fıkrada tehlikenin fiilen doğup doğmadığının araştırılması gerekir.
- İkinci fıkradaki soyut tehlike suçunda somut tehlike aramak; bu suçta elverişli hareket yeterlidir ve tehlikenin gerçekleşmesi aranmaz.
- Ses ve gaz fişeği atabilen silah hâlini gerçek mermi atan silahla aynı ceza çerçevesinde uygulamak; birinci fıkranın ikinci cümlesi ayrı ceza öngörür.
- Toplu olarak bulunulan yer artırımını her yerde uygulamak; artırım yalnızca kişilerin toplu bulundukları yerde işlenen birinci fıkra suçunda söz konusudur.
- Birinci fıkradaki suçun teşebbüse müsait olduğunu kabul etmek; bu suç somut tehlike suçu olup teşebbüse elverişli değildir.
- Madde içindeki fıkra numaralarını eski metne göre yorumlamak; değişiklikten sonra ikinci fıkra toplu yer artırımını, üçüncü fıkra ise tehlike suçunu düzenlemektedir.
- Tehlikenin gerçekleşmesiyle doğan ölüm veya yaralanma sonucunu bu maddeden cezalandırmak; bu sonuçlar ayrı suçlar olarak fikri içtima ile değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkradaki somut tehlike suçunda, yangının veya tehlikenin gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığı ve kişilerin hayatı, sağlığı ya da malvarlığı için tehlike doğup doğmadığı kanıtlarla ayrıca değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/272 E., 2012/59 K., 28.02.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2011/272 E., 2012/59 K., 28.02.2012)
- Ateşe verilen şeyin yangın sayılabilecek boyuta ulaşmadığı durumda birinci fıkra değil ikinci fıkra uygulanmakta, yangın tehlikesinin varlığı aranmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/272 E., 2012/59 K., 28.02.2012)
- Silahla ateş etme hâlinde, ateşin korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yapıldığının kabulü için olayın koşulları (yer, zaman, kalabalık) birlikte değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/82 E., 2011/182 K., 20.09.2011; Ceza Genel Kurulu, 2010/51 E., 2010/162 K., 06.07.2010)
- Silahla ateş etme eyleminde fiilin korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda olmadığı anlaşılırsa, birinci fıkra kapsamında suç oluşmadığına hükmedilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/162 E., 2008/202 K., 23.09.2008; Ceza Genel Kurulu, 2007/206 E., 2007/179 K., 18.09.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkradaki suçta asıl iddiayı ileri süren savcılık olduğundan, yangın, bina çökmesi, toprak kayması, sel veya silahla ateş etme hareketinin gerçekleştiğini ve somut tehlikenin doğduğunu ispat yükü iddia makamındadır; bu hususlar tutanak, bilirkişi raporu ve olay yeri inceleme kayıtları ile ispatlanır.
- Somut tehlikenin varlığı bakımından bilirkişi raporu ve olay yeri inceleme kayıtları belirleyici delillerdir; tanık beyanları ile birlikte değerlendirilir.
- İkinci fıkradaki soyut tehlike suçunda tehlikenin fiilen doğması aranmadığından, yalnızca tehlikeye elverişli hareketin yapıldığını göstermek yeterlidir; savunma bu hareketin elverişli olmadığını ileri sürerek karşı delil sunabilir.
- Toplu olarak bulunulan yer hâlinin ceza artırımı için varlığı, olayın tespit edildiği yerdeki kişi sayısı ve tanık beyanları ile ispatlanır; bu hususta iddia makamı yükümlüdür.
- Failin kastının varlığı iddia makamı tarafından ispat edilir; fail taksirle hareket ettiğini savunursa bunu ispatlamak da savunmaya düşer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Aynı fiilin birden fazla suç oluşturması hâlinde (örneğin tehlike suçu ile kasten yaralama) fikri içtimanın nasıl uygulanacağını düzenler; bu maddenin fiili gerçekleşen zararlı sonuçla birlikte değerlendirilmesinde kullanılır.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Maddeye ilişkin ceza tayininde etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını sağlayan genel hükümdür; bu maddede ayrı bir düzenleme yoktur.

## [TCK m.171 — Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171)

5237 sayılı TCK m.171, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunu düzenler; yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkına taksirle neden olma fiillerini ve bunların başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halini kapsar. Suçun faili herkes olabilir ve mağdur toplumu oluşturan bireylerdir. Madde, kasten işlenen genel güvenlik suçlarını düzenlemez (m.170). Taksirle yapılan fiil sonucunda bir zarar neticesi doğmuşsa taksirle öldürme ve taksirle yaralama gibi zarar suçlarının oluşup oluşmayacağı m.85 ve izleyen maddelerde, birden fazla suçun bir fiille işlenmesi ise m.44 hükmünde değerlendirilir. Taksir ve bilinçli taksirin tanımı ile cezanın kusura göre belirlenmesi m.22 ve m.61 kapsamındadır. Genel güvenliğe karşı kasıtlı yangın çıkarma gibi fiillerin cezası m.170 hükmüne tabidir.

### Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Genel güvenlik**: Belirli bir kişiye değil, belirsiz sayıda insanın hayatı, sağlığı ve malvarlığının bir bütün olarak korunmasını ifade eden korunan hukuki değerdir. Suçun konusu, fiilin işlendiği yerin genel güvenliğidir.
- **Taksir**: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, bir davranışın suçun kanuni tanımındaki neticesinin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Öngörülebilir olan sonucun öngörülmemesi kusurun temelini oluşturur.
- **Somut tehlike**: Fiilin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından gerçekten tehlike doğurmuş olmasıdır. Bu suçta cezalandırılabilirlik için bu tehlikenin fiilen meydana gelmesi gerekir; yalnızca elverişlilik yeterli değildir.
- **Bilinçli taksir**: Failin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesidir. Bu halde taksirli suça ilişkin ceza m.22 uyarınca üçte birden yarısına kadar artırılır.
- **Kusura göre ceza**: Taksirle işlenen suçta cezanın failin kusuruna göre belirlenmesi ilkesidir. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta herkes yalnızca kendi kusurundan sorumlu tutulur.

### Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması: hangi şartlar aranır?

- Failin taksirle hareket etmesi, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması gerekir.
- Fiilin yangın çıkmasına, bir binanın yıkılmasına, toprak kaymasına, çığ inmesine, sel ya da taşkın oluşmasına yol açması gerekir.
- Fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması, yani somut tehlikenin fiilen doğmuş olması gerekir.
- Fiilin kasten işlenmemiş olması gerekir; kasıtlı hali m.170 kapsamına girer.
- Suçun oluşması için bir zarar neticesinin meydana gelmesi zorunlu değildir; ancak zarar doğmuşsa failin bu zarar bakımından da taksirinin bulunması gerekir.

### Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması: hangi sonuçları doğurur?

- Taksirle yangın çıkmasına, bir binanın yıkılmasına, toprak kaymasına, çığ inmesine, sel ya da taşkın oluşmasına yol açan ve bu fiil başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Fiil başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike doğurmamışsa suç oluşmaz; somut tehlikenin doğmamış olması cezalandırılabilirliği ortadan kaldırır.
- Birden fazla kişinin taksirle neden olduğu tehlikede her fail yalnızca kendi kusuru oranında sorumlu tutulur ve cezası ayrı ayrı belirlenir.
- Fiil sonucunda bir kişi ölmüş veya yaralanmışsa taksirle öldürme ya da yaralama suçu ayrıca oluşur ve iki suç arasında fikri içtima hükmü uygulanır.
- Basit taksirle yapılan fiilin neticesi failin kişisel ve ailevi durumu nedeniyle ayrıca cezayı gereksiz kılacak derecede ağır bir mağduriyete yol açmışsa ceza verilmeyebilir (m.61 ve m.22/4).
- Taksirle işlenen fiil bu maddede öngörüldüğü için, taksirle genel güvenlik suçunun cezası yalnızca bu maddede belirtilen hapis cezasıdır; kasten işlenen hal m.170 kapsamındadır.

### Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması ile kasten tehlikeye sokulması arasındaki fark nedir?

- m.171'de fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak fiili işler; fiilin sonucunu istemez.
- m.170'te fail fiili bilerek ve isteyerek işler; kasıt aranır.

Sonuç: Taksirli hal m.171 ile hapis cezasına bağlanır; kasıtlı hal m.170 uyarınca daha ağır cezalandırılır. Kasten işlenen fiilin taksirli hali cezalandırılmaz, yalnızca m.170 uygulanır.

### Somut tehlike (m.171) ile soyut tehlike (m.170/2) arasındaki fark nedir?

- m.171'de cezalandırılma için fiilin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike doğurması aranır.
- m.170/2'de yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesi doğurmak yeterlidir; tehlikenin gerçekleşmesi aranmaz.

Sonuç: m.171'de somut tehlike gerçekleşmeden suç oluşmaz. m.170/2 kasten işlenen soyut tehlike suçudur, taksirli hali ise m.171'de yalnızca somut tehlike ile cezalandırılır.

### Taksirle genel güvenliği tehlikeye sokma ile taksirle zarar neticesi doğurma arasındaki fark nedir?

- Yalnızca somut tehlike doğmuşsa m.171 uygulanır.
- Fiil bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yol açmışsa taksirle öldürme veya yaralama suçu da ortaya çıkar.

Sonuç: İki suç fikri içtima (m.44) hükümlerine göre değerlendirilir; zarar bakımından ayrıca taksir aranır.

### Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki fark nedir?

- Fail öngördüğü neticeyi istemeyerek neticenin meydana gelmesine yol açar.
- Fail neticeyi öngörmez; yalnızca dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranır.

Sonuç: Bilinçli taksirde m.22 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Basit taksirde ise m.61 ve m.22/4 uyarınca kişisel ve ailevi durum nedeniyle ceza verilmeyebilir veya cezada indirim yapılabilir.

### Yangın, bina çökmesi gibi tek tek fiiller arasında: fark nedir?

- Yangına neden olma fiili m.171/a kapsamındadır.
- Bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkına neden olma fiilleri m.171/b kapsamındadır.

Sonuç: Her iki hal de aynı ceza aralığında cezalandırılır; fiilin hangi bentte düştüğü hukuki sonucu değiştirmez, yalnızca tipikliği belirler.

### Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Soyut tehlike ile somut tehlikeyi karıştırarak, tehlikenin fiilen doğmadığı hallerde de cezalandırmak.
- Kasten işlenen genel güvenlik fiilini m.171 kapsamında değerlendirmek; kasıtlı hal m.170'e tabidir.
- Taksirle zarar neticesinin ayrıca taksirle öldürme veya yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak ve tek suç gibi hüküm kurmak.
- Birden fazla failin bulunduğu olayda, bir failin kusurunu diğerinin kusuru üzerinden belirlemek; her failin kendi kusuru esas alınmalıdır.
- Basit taksirli fiilde kişisel ve ailevi durumun cezaya etkisini değerlendirmeden doğrudan ceza vermek; m.61 ve m.22/4 uygulanmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, taksirle genel güvenlik suçunda somut tehlikenin fiilen doğup doğmadığını ayrıca araştırmaktadır; tehlikenin yalnızca soyut olarak bulunması cezalandırma için yeterli kabul edilmemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/442 E., 2022/86 K., 15.02.2022)
- Fiil sonucunda ölüm veya yaralanma gerçekleşmişse, mahkemelerin taksirle öldürme veya yaralama suçunu da ayrıca değerlendirdiği ve fikri içtima hükmünü uyguladığı görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025)
- Suçta soruşturma re'sen yürütülür ve takibi şikayete bağlı değildir; bu nedenle şikayet olmasa da kovuşturma yapılır. (Ceza Genel Kurulu, 2024/553 E., 2025/126 K., 12.03.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Suçu ileri süren savcılık, fiilin taksirle işlendiğini, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı ispatlamakla yükümlüdür.
- Yangın, bina çökmesi, sel veya benzeri olayın meydana geldiği, bilirkişi raporu, tutanak ve olay yeri inceleme belgeleriyle ispatlanır.
- Fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut tehlike doğurduğu, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanlarıyla ispatlanır.
- Sanık, fiilinde dikkat ve özen yükümlülüğüne uyduğunu veya tehlikenin doğmadığını savunabilir; bu savunmayı ileri süren taraf ispatlamakla yükümlüdür.
- Birden fazla kişinin katkısı bulunduğunda her failin kusurunun ayrı ayrı belirlenmesi gerekir; bu husus bilirkişi raporuyla ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170): Aynı fiillerin kasten işlenmesini düzenler. Taksirli fiil ile kasıtlı fiil arasındaki ayrımı belirler; kasıtlı halde m.171 uygulanmaz.
- [5237 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-22): Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık ve bilinçli taksir tanımını verir; m.171'in unsurlarının belirlenmesinde kullanılır.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Tek fiille birden fazla suç oluşması halinde fikri içtima hükmünü düzenler; genel güvenlik suçu ile taksirle öldürme veya yaralama arasında uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.85](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-85): Taksirle öldürme suçunu düzenler; fiil bir kişinin ölümüne yol açmışsa m.171 ile birlikte değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.61](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-61): Cezanın belirlenmesinde kusur ve failin kişisel durumunu gözetir; basit taksirde cezanın verilmemesi hükmü m.61 ve m.22/4 ile birlikte uygulanır.

## [TCK m.172 — Radyasyon yayma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 172. maddesi, radyasyon yayma ve atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme suçlarını düzenler. Madde; bir kişiyi radyasyona tabi tutmayı (birinci fıkra), bu fiilin belirsiz sayıda kişiye karşı işlenmesini (ikinci fıkra), radyasyon yayma veya atom çekirdeklerinin parçalanmasına etki etmeyi (üçüncü fıkra) ve bunların taksirle işlenmesini (dördüncü fıkra) kapsar. Kişi bakımından genel olarak herkese uygulanır; fiilin işlendiği yer ve faillerin nitelikleri bakımından bir ayrım yapmaz. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: radyasyon ve nükleer tesislere ilişkin idari düzenlemeler ve izin rejimi (nükleer mevzuat), genel tehlike suçlarının ortak taksir ve kasıt ölçütleri (m.20-34), tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması (m.173), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (m.170) ve bu suçlardan doğan zararın ölçüsü ile tazminat (m.170 ve m.171 ile TBK hükümleri).

### Radyasyon yayma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Radyasyona tabi tutma**: Bir kişiyi radyasyonun etkisine maruz bırakma fiilidir. Suç, bu fiilin kişinin sağlığını bozmak amacıyla ve sağlığı bozmaya elverişli bir miktarda yapılmasıyla oluşur.
- **Radyasyon yayma**: Radyoaktif veya iyonlaştırıcı ışınım kaynağından çevreye radyasyon salınmasıdır. Üçüncü fıkrada yayılan radyasyonun hayat, sağlık veya malvarlığına önemli ölçüde zarar verme elverişliliği aranır.
- **Atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunma**: Nükleer parçalanma (fisyon) reaksiyonunu başlatan, hızlandıran veya bu sürece müdahale eden faaliyettir. Etkinin önemli ölçüde zarar verme elverişliliğinde olması gerekir.
- **Önemli ölçüde zarar verme elverişliliği**: Üçüncü ve dördüncü fıkralarda aranan, fiilin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığına ciddi zarar verebilecek nitelikte olmasıdır. Bu bir somut tehlike ölçütüdür ve madde gerekçesine göre fiilin radyasyon miktarına bağlıdır.
- **Belirsiz sayıda kişiye karşı işleme**: Fiilin kimleri etkileyeceği önceden belli olmayan, geniş bir kitleye yönelik işlenmesidir. Bu hal ikinci fıkrada ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmiştir.
- **Gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü**: Laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında ilgili güvenlik kurallarına uyma borcudur. Dördüncü fıkrada taksirli sorumluluğun temelini oluşturur.

### Radyasyon yayma: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra bakımından, fiilin bir başkasını radyasyona tabi tutmaktan oluşması ve bunun failin sağlığı bozma amacıyla yapılmış olması gerekir.
- Birinci fıkra bakımından, uygulanan radyasyonun kişinin sağlığını bozmaya elverişli olması aranır; elverişlilik bulunmadan fiil bu fıkra kapsamında kalmaz.
- İkinci fıkra için birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişiye karşı işlenmiş olması gerekir.
- Üçüncü fıkra için, bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayılması ya da atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunulması gerekir.
- Dördüncü fıkra için, radyasyon yayılmasına veya parçalanma sürecine, laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olunmuş olması gerekir.
- Dördüncü fıkra için fiilin de bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olması aranır; sadece dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık yetmez.
- Üçüncü ve dördüncü fıkralarda kasıt ya da taksir ayrımı, fıkraların ayrı tanımlarına göre yapılır; kasıt aranan fıkralarda (1-3) failin fiili bilerek gerçekleştirmesi, taksir fıkrasında (4) dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali yeterlidir.

### Radyasyon yayma: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiil sağlığı bozma amacı ve elverişlilik koşullarıyla gerçekleşirse üç yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Birinci fıkradaki fiil belirsiz sayıda kişiye karşı işlenirse hüküm beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.
- Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanma sürecine etkide bulunan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır.
- Taksirle radyasyon yayılmasına veya parçalanma sürecine neden olan ve bu fiil önemli ölçüde zarar elverişliliği taşıyan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alır.
- Sağlığı bozma amacı yoksa ve radyasyon sağlığı bozmaya elverişli değilse birinci fıkra uygulanmaz; bu durumda üçüncü veya dördüncü fıkraya bakılır.
- Önemli ölçüde zarar elverişliliği bulunmayan radyasyon yayılması veya parçalanmaya etki, bu maddenin cezalandırılması kapsamına girmez.
- Radyasyon yayılması sonucunda gerçekten zarar doğmuşsa, ayrıca kişinin hayatına, sağlığına veya malına karşı oluşan sonuç bakımından başka suçlar (örneğin taksirle yaralama) ve fikri içtima hükümleri gündeme gelir.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, belirli bir kişiyi radyasyona tabi tutmayı ve bunun sağlığı bozma amacıyla yapılmasını ister.
- Üçüncü fıkra, kişiye yönelik olmayan radyasyon yayma veya parçalanma sürecine etkiyi düzenler; belirli bir mağdur ve sağlık amacı aranmaz.

Sonuç: Birinci fıkrada üç yıldan on beş yıla kadar hapis, üçüncü fıkrada iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, fiilin tek veya belirli kişilere karşı işlenmesini kapsar.
- İkinci fıkra, aynı fiilin belirsiz sayıda kişiye karşı işlenmesini düzenler.

Sonuç: İkinci fıkrada hüküm beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır; alt sınır birinci fıkraya göre daha yüksektir.

### Üçüncü fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra, radyasyon yayma veya parçalanma sürecine etkiyi kasıtla işlenen fiil olarak düzenler.
- Dördüncü fıkra, aynı fiilin laboratuvar veya tesisin işletilmesinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, taksirle işlenmesini düzenler.

Sonuç: Dördüncü fıkrada altı aydan üç yıla kadar hapis öngörülür; üçüncü fıkradaki iki-beş yıllık cezadan daha hafiftir.

### Birinci fıkra (sağlığı bozma amacı) ile üçüncü fıkra (önemli ölçüde zarar elverişliliği) arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada aranan şey, failin sağlığı bozma amacı ve sağlığı bozmaya elverişli radyasyon miktarıdır.
- Üçüncü fıkrada aranan şey, can, sağlık veya malvarlığına önemli ölçüde zarar verme elverişliliğidir; ayrıca amaç aranmaz.

Sonuç: Bir fiil her iki elverişlilik ölçütünü de karşılıyorsa birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasında seçim, ağır olan birinci fıkra hükmüne göre yapılır.

### Radyasyon yayma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki sağlığı bozma amacının aranmadan üçüncü fıkra hükmünün uygulanmasını yapmak; iki fıkranın koşulları ayrıdır.
- Üçüncü fıkrada da sağlığı bozma amacı varmış gibi değerlendirmek; üçüncü fıkrada amaç unsuru aranmaz, önemli ölçüde zarar elverişliliği aranır.
- Dördüncü fıkrada yalnızca dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlalini yeterli saymak; önemli ölçüde zarar elverişliliğinin ayrıca bulunması gerekir.
- Ceza aralıklarını karıştırmak; birinci fıkra 3-15 yıl, üçüncü fıkra 2-5 yıl, dördüncü fıkra 6 ay-3 yıl ve ikinci fıkra 5 yıldan az olmamak şeklindedir.
- Radyasyon yayılması sonucunda oluşan ölüm veya yaralanmayı yalnızca bu madde ile cezalandırıp, taksirle öldürme veya yaralama gibi sonuç suçlarını ve fikri içtima hükmünü göz ardı etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bu madde ile ilgili yargı kararı bağlamda verilmediği için uygulama eğilimi belirtilmemiştir.

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani savcılık veya müşteki, birinci fıkra bakımından failin sağlığı bozma amacını ve radyasyonun sağlığı bozmaya elverişli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Üçüncü ve dördüncü fıkralar için iddia eden taraf, yayılan radyasyonun veya parçalanma etkisinin önemli ölçüde zarar verme elverişliliğini uzman raporu ile ortaya koymalıdır.
- Dördüncü fıkrada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığın kaynağı olan güvenlik kuralları ve tesisin işletme yükümlülükleri belgelerle (izin, talimat, bakım kayıtları) ispat edilir.
- Radyasyon miktarı ve yayılma düzeyi bakımından ölçüm kayıtları ve bilirkişi raporu belirleyici delildir; tanık beyanı bu teknik ölçütün yerini tutamaz.
- Sanığın, radyasyonun zarar verme elverişliliğinin bulunmadığı veya yükümlülüğe uyduğu yönündeki savunması, bu iddiayı ileri süren sanık tarafından ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.20-34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-20): Kast, taksir ve bilinçli taksir ile cezanın belirlenmesine ilişkin genel hükümler; dördüncü fıkradaki taksirli suçun kusur ve ceza ölçütünü bu hükümler tamamlar.
- [5237 sayılı Kanun m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170): Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu düzenler; radyasyon suçu bu suçtan ayrı bir tiptir ve yangın gibi genel tehlikeler bakımından ayrımı belirler.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını düzenler; dördüncü fıkradaki taksirli radyasyon suçu ile ayrım konusu olabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.173](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173): Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulmasını düzenler; radyoaktif maddelerin kontrolsüz bırakılmasından ayrı bir fiil tipidir.

## [TCK m.173 — Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173)

Madde, atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya sebebiyet verme fiilini, kasten işlenmesi (birinci fıkra) ve taksirle işlenmesi (ikinci fıkra) bakımından suç olarak düzenler. Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikenin doğmasını aranan bir somut tehlike suçudur. Kanun metni, suçun faili veya mağduru bakımından ayrı bir sınırlama getirmez; fiili gerçekleştiren herkes bakımından uygulanır. Madde, radyasyon yayma, radyoaktif maddelerin kontrolsüz bırakılması ve nükleer silah kullanılması gibi konuları düzenlemez; bunlar ayrı suç tipleri olup Türk Ceza Kanunu'nun ilgili ayrı hükümlerinde yer alır. Ayrıca bu maddenin gerektirdiği tehlikenin oluşturduğu sonuçların ağırlaşmış hâllerini, teşebbüsü ve iştirakin genel kurallarını ve zamanaşımını bu madde değil, genel hükümler ile ilgili maddeler belirler.

### Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme**: Atom çekirdeğinde saklı enerjinin serbest bırakılması yoluyla bir patlamanın meydana getirilmesi fiilidir. Nükleer tesislerde dikkatsizlik veya kasıtla gerçekleşen patlamalar bu kapsamda değerlendirilir.
- **Önemli ölçüde tehlike**: Patlama sonucunda bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından ciddi ve gerçek bir tehlikenin doğmasıdır. Bu tehlikenin somut olarak ortaya çıkmış olması aranır; yalnız soyut bir ihtimal yetmez.
- **Somut tehlike suçu**: Suçun tamamlanması için kanunda belirtilen tehlikenin fiilen doğmasını gerektiren suç türüdür. Tehlike gerçekleşmemişse fail bu suçtan cezalandırılamaz.
- **Taksir**: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, fiilin kanunî tanımındaki neticenin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Kastın bulunmadığı hallerde ikinci fıkra uygulanır.

### Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme: hangi şartlar aranır?

- Failin atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya yol açmış olması gerekir.
- Patlama sonucunda bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikenin fiilen doğmuş olması gerekir; bu tehlike, objektif cezalandırılabilme şartı niteliğindedir.
- Birinci fıkra bakımından fiilin kasten işlenmesi gerekir; kastın kapsamında patlamaya yol açma iradesi bulunmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından fiilin taksirle işlenmesi yeterlidir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık bulunmalıdır.
- Kasıt veya taksir olmaksızın meydana gelen patlamada bu madde uygulanmaz.

### Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme: hangi sonuçları doğurur?

- Kasıtla ve tehlike gerçekleşmişse, failin beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılması gerekir.
- Taksirle ve tehlike gerçekleşmişse, failin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunması gerekir.
- Patlama olmakla birlikte önemli ölçüde tehlike doğmamışsa, bu madde kapsamında suç oluşmaz ve ceza verilmez.
- Taksirli hâlde fiilin kanunî tanımında belirtilen tehlikenin varlığı, cezalandırılabilme şartı olarak aranır.

### Kasıtla ile taksirle patlamaya sebebiyet verme arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamında fail, atom enerjisini serbest bırakarak patlamaya yol açmayı bilerek ve isteyerek ya da olası kastla gerçekleştirmiştir.
- İkinci fıkra kapsamında fail, aynı sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörmeden gerçekleştirmiştir.

Sonuç: Kasıtlı hâlde en az beş yıl hapis, taksirli hâlde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

### Tehlikenin doğması ile tehlikenin doğmaması arasındaki fark nedir?

- Patlama sonucunda kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından önemli ölçüde tehlike ortaya çıkmışsa suç tamamlanmıştır.
- Patlama olmuş ama önemli ölçüde bir tehlike doğmamışsa, madde kapsamında bir suç oluşmaz.

Sonuç: Somut tehlike gerçekleşmediği sürece fail bu madde kapsamında cezalandırılamaz.

### Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taksirli hâlde ceza aralığını kasıtlı hâlin alt sınırıyla karıştırmak; ikinci fıkra için iki yıldan beş yıla kadar aralığı uygulamak gerekir.
- Patlamanın gerçekleşmesini yeterli saymak; oysa tehlikenin önemli ölçüde doğmuş olması da aranmalıdır.
- Madde 170 veya 171 ile kapsamı karıştırmak; atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme bu maddede ayrıca düzenlenmiş özel bir fiildir.
- Radyasyon yayma veya radyoaktif maddelerin kontrolsüz bırakılması fiillerini bu madde kapsamında değerlendirmek; bunlar ayrı bir suç tipidir ve bu maddede düzenlenmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme suçu, somut tehlike suçu olarak değerlendirilmektedir ve tehlikenin fiilen doğması aranmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2021/17262 E., 2023/7229 K., 10.10.2023)
- Taksirle işlenen hâllerde, patlamanın nedeninin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık olup olmadığı ayrıca incelenmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2013/13323 E., 2013/16950 K., 20.06.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık ya da müdahil olan taraf, failin atom enerjisini serbest bırakarak patlamaya yol açtığını ispatlar; bunun için bilirkişi raporu ve olay yeri inceleme tutanakları kullanılır.
- Önemli ölçüde tehlikenin doğduğunu ispat yükü iddia makamına aittir; can, sağlık veya malvarlığı üzerindeki tehlike, tanık beyanları ve teknik raporlarla ortaya konur.
- Kasıtlı hâlde iddia makamı, failin patlamayı bilerek ve isteyerek ya da olası kastla gerçekleştirdiğini gösteren delilleri sunmak zorundadır.
- Taksirli hâlde iddia makamı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı ve bu aykırılık ile patlama arasındaki nedensellik bağını ispatlar; savunma, özenin yerine getirildiğini ileri sürebilir.
- Failin savunması, patlamanın tesisin normal işleyişinden veya üçüncü kişi müdahalesinden kaynaklandığı yönünde olabilir; bu savunmayı ileri süren taraf, iddiasını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-22): Kast ve taksirin tanımını içerir. Birinci fıkradaki kasıt ile ikinci fıkradaki taksir bu hükümdeki ölçütlere göre belirlenir.
- [5237 sayılı Kanun m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170): Yangın çıkarma, bina çökmesi ve silahla ateş etme gibi genel güvenliği kasten tehlikeye sokan fiilleri düzenler; aynı bölümde yer alır ancak 173 ile fiil tipi ayrıdır.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını düzenler; bu madde ile aynı bölümde yer alan ve somut tehlike ölçütünü paylaşan bir komşu hükümdür.

## [TCK m.174 — Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-174)

5237 sayılı Kanun m.174, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu düzenler. Suç, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddeler bakımından; bu maddelerin izinsiz imal, ithal, ihraç, nakil, muhafaza, satım, satın alım ve işlenmesini, ayrıca bunlara ilişkin gerekli malzeme ve teçhizatın izinsiz el değiştirmesini kapsar. Fail bakımından herkese uygulanır ve suçun niteliği gereği yetkili makam izni olmayan her kişi sorumlu olur. Maddenin nitelikli hali (örgüt faaliyeti) ve önemsiz miktarda patlayıcı için özel hafifletici hükmü aynı maddede yer alır. Suçun etkin pişmanlık, teşebbüs, içtima ve zamanaşımı gibi genel hükümlere tabi olduğu, bu maddede düzenlenmemiştir (TCK m.35, m.36, m.42 ve m.66 ile birlikte uygulanır). Ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (m.170) ve bu suçun asıl işlem konusu olan uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları (m.188) ayrı suç tipleridir ve bu madde kapsamında değerlendirilmez.

### Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yetkili makam izni**: Maddede sayılan maddelerin izinsiz işlenmemesi için aranan resmi onaydır. İzin bulunduğu sürece fiil suç oluşturmaz; izin kapsamı dışına çıkılması ise suçu doğurur.
- **Seçimlik hareketli suç**: Maddede sayılan imal, ithal, ihraç, nakil, muhafaza, satım, satın alım veya işleme fiillerinden herhangi birinin işlenmesiyle suçun oluşmasıdır. Birden fazla fiilin birlikte işlenmesi ayrı suç doğurmaz; tek suç kabul edilir.
- **Soyut tehlike suçu**: Hareketin kendisiyle suçun tamamlandığı, zarar ya da somut tehlikenin gerçekleşmesinin aranmadığı suç tipidir. Maddedeki fiillerin işlenmesi yeterlidir; kişilerde zarar doğup doğmadığı tipikliği etkilemez.
- **Malzeme ve teçhizat**: Fıkra 1'deki maddeleri imal, işleme veya kullanma amacına hizmet eden araç ve gereçtir. Bu malzemelere ilişkin fiiller ikinci fıkra hükmü kapsamında ayrı bir fiil grubunu oluşturur.
- **Önemsiz tür ve miktar**: Yalnızca patlayıcı maddeler için düzenlenmiş bir ölçüttür. Üçüncü fıkrada hafifletici hükmün uygulanmasını sağlar; ölçüt madde metninde somutlaştırılmamıştır, kullanılış amacı birlikte gözetilir.

### Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde: hangi şartlar aranır?

- Fiilin, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal veya biyolojik nitelikte bir madde üzerinde işlenmiş olması gerekir.
- Fiilin imal, ithal, ihraç, ülke içinde bir yerden diğer yere nakil, muhafaza, satış, satın alma veya işleme fiillerinden birini oluşturması gerekir.
- Fiilin yetkili makamların izni alınmadan gerçekleşmiş olması gerekir; izin kapsamındaki işlem suç oluşturmaz.
- İkinci fıkra kapsamında, fiilin bu maddeleri imal, işleme veya kullanma amacına bağlı olması ve gerekli malzeme ya da teçhizat üzerinde işlenmesi gerekir.
- Fiilin bu suçu işlemek üzere kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde nitelikli hal oluşur; bu durumda ceza bir kat artırılır.
- Üçüncü fıkra bakımından, yalnızca önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddenin satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması söz konusu olmalıdır; bu hal dışındaki madde türleri için hafifletici hüküm uygulanmaz.

### Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiili izinsiz işleyen kişi dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkradaki malzeme ve teçhizat üzerindeki fiili izinsiz işleyen kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.
- Fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.
- Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Yetkili makam izni alınmış ve izin kapsamında yapılan işlemler suç oluşturmaz.
- Kullanılış amacı gözetilerek üçüncü fıkrada hafifletilmiş ceza verilebilir; mahkeme takdir yetkisini kullanır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, maddenin kendisi olan tehlikeli maddeler üzerindeki fiilleri düzenler. Fail, bu maddeleri doğrudan imal, ithal, ihraç, nakil, muhafaza, satım, satın alım veya işleme ile hareket eder.
- İkinci fıkra, maddeleri imal, işleme veya kullanma amacıyla gerekli malzeme ve teçhizat üzerindeki fiilleri düzenler. Konu, tehlikeli maddenin kendisi değil onun üretim araçlarıdır.

Sonuç: İki fıkra aynı cezayı öngörür (dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası). Ancak fail, malzeme üzerinde işlediği fiil nedeniyle ayrı bir eylemden sorumlu olur.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tehlikeli maddelerin genel olarak izinsiz satın alınması, kabulü veya bulundurulmasını bütün madde türleri için cezalandırır.
- Üçüncü fıkra, yalnızca patlayıcı maddenin önemsiz tür ve miktarda olması halinde satın alma, kabul ve bulundurmayı düzenler; kullanılış amacı gözetilir.

Sonuç: Önemsiz miktarda patlayıcı için ceza bir yıla kadar hapis cezasıyla sınırlanır; mahkemenin takdir yetkisi kullanılarak indirim yapılabilir. Bu hal dışındaki durumlarda dört yıl-sekiz yıl aralığı uygulanır.

### Temel hal ile örgüt faaliyeti arasındaki fark nedir?

- Temel hal, fiilin bireysel olarak ya da örgüt bağı olmadan işlenmesidir.
- Örgüt hali, fiilin suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesidir.

Sonuç: Örgüt bağı varsa verilecek ceza bir kat artırılır.

### Alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Soyut tehlike suçunu somut tehlike suçu gibi değerlendirmek; zarar ya da tehlikenin gerçekleşmediğini gerekçe göstererek suçun oluşmadığını kabul etmek.
- Üçüncü fıkrayı tüm madde türlerine uygulamak; hafifletici hükmün yalnızca önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeye özgü olduğunu gözden kaçırmak.
- Birinci ve ikinci fıkrayı birbirine karıştırmak; malzeme ve teçhizat üzerindeki fiili doğrudan tehlikeli madde üzerindeki fiil gibi değerlendirmek.
- Aynı fiil ile birlikte m.170 ya da m.188 gibi başka suçların oluşup oluşmadığını değerlendirmeden yalnız m.174 ile hüküm kurmak.
- Örgüt faaliyeti nitelikli halini, örgüt bağı kanıtlanmadan uygulamak; ceza artırımını yalnızca fiilin işlendiği yere ya da kalabalık bir ortama bağlamak.
- Taksirle işlenen fiilleri m.174 kapsamında saymak; m.174 kasten işlenen bir suçtur, taksirli hal m.171 ile değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçunda Yargıtay, fiilin soyut tehlike suçu niteliğinde olduğunu ve zarar ya da tehlikenin gerçekleşmesinin aranmadığını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1110 E., 2019/610 K., 17.10.2019)
- Patlayıcı niteliği taşıyan molotof kokteylinin üretilmesi ve bulundurulması, m.174 kapsamında tehlikeli madde suçunu oluşturduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/62 E., 2008/75 K., 08.04.2008)
- Aynı araçta birden fazla suç konusu madde bulunması halinde, her madde türü için ayrı suçun oluştuğu ve içtima kurallarının uygulanacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/570 E., 2022/488 K., 28.06.2022)
- Mahkemenin verdiği hafifletilmiş ceza, m.174/3 ve TCK m.62 uygulanarak belirlenmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/28 E., 2008/79 K., 08.04.2008)
- Suçun işlendiği tarihe göre uygulanacak yasa ve zamanaşımı hesabında, hüküm tarihine kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2012/655 E., 2012/1823 K., 31.10.2012)
- Aynı fiille birlikte işlenen 2 yıl 6 ay hapis ve adli para cezasının verildiği olaylarda, m.174/1 ile birlikte m.62, m.52 ve m.53 uygulanmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/425 E., 2025/358 K., 24.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tehlikeli maddenin izinsiz işlendiğini ileri süren savcılık ya da müşteki, izin yokluğunu ve maddenin niteliğini ispatlamakla yükümlüdür; bilirkişi raporu maddenin patlayıcı ya da kimyasal niteliğini belirlemek için kullanılır.
- Yetkili makamdan alınmış bir izin belgesinin varlığı, savunma tarafından ileri sürülür ve bu belge ile ispat edilir.
- Maddenin yapısı ve kullanım amacı, ikinci fıkra bakımından malzeme ve teçhizatın üretim veya işleme amacına bağlandığını gösterecek delillerle ortaya konur. (Ceza Genel Kurulu, 2008/62 E., 2008/75 K., 08.04.2008)
- Üçüncü fıkrada hafifletici hükmün uygulanabilmesi için madde türü ve miktarının önemsiz olduğu, kullanılış amacının da meşru olduğu sanık tarafından ileri sürülür ve bilirkişi ile tespit edilir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/28 E., 2008/79 K., 08.04.2008)
- Aynı araçta birden fazla suç konusu madde bulunduğunda, her madde için ayrı tespit ve delil değerlendirmesi yapılır. (Ceza Genel Kurulu, 2018/570 E., 2022/488 K., 28.06.2022)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170): Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçudur. Yangın, patlayıcı kullanımı ve benzeri fiiller bakımından ayrı bir suç tipi oluşturur; m.174 ile fiil çakışması halinde içtima hükümlerine göre değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.188](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-188): Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçudur. Bu maddeler m.174 kapsamındaki tehlikeli maddelerden ayrı tutulur; uyuşturucu madde bakımından m.188 uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçudur. m.174 kasten işlenen bir suç olduğundan, taksirle işlenen hallerde m.174 uygulanmaz.

## [TCK m.175 — Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-175)

Madde, akıl hastası üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişinin bu yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal etmesi halini düzenler ve bu fiili altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırır. Kişi bakımından, akıl hastası üzerinde fiilen bakım ve gözetim yükümlülüğü altına girmiş olan herkes uygulanma alanına girer. Madde, akıl hastasının kendini idare edemeyecek durumdaki diğer kişilere (yaş, hastalık veya yaralanma nedeniyle) karşı yükümlülüğü ihlalini düzenlemez; bu hal terk suçu (m.97) ve yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (m.98) kapsamındadır. Akıl hastasının fiili işlemesi halinde uygulanacak güvenlik tedbiri (m.57) ile tekerrür ve infaz rejimi bu maddenin konusu değildir. Ayrıca ihmal sonucunda bir zarar doğmuşsa, bu neticeden doğan kasten veya taksirle yaralama ya da öldürme sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

### Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bakım ve gözetim yükümlülüğü**: Akıl hastasının günlük yaşamını, korunmasını ve denetlenmesini üstlenmiş kişinin, bu hizmeti hukuken veya fiilen üstlenmesinden doğan görevidir. Yükümlülüğün kaynağı yasa, sözleşme veya fiili üstlenme olabilir.
- **Akıl hastası**: TCK m.32 anlamında akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişidir. Maddede bu ayrım ayrıca aranmaz; yükümlülüğün konusu olan kişinin akıl hastası olması yeterlidir.
- **İhmal**: Bakım ve gözetim yükümlülüğünün gereğini yerine getirmemek, yani gerekli özen ve denetimi göstermemektir. Fiilin tehlike doğurabilecek nitelikte olması gerekir.
- **Somut tehlike suçu**: Fiilin tamamlanması için gerçek bir zarar değil, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike doğması aranan suç türüdür. Zarar doğmuş olması şart değildir; zarar doğarsa ayrı değerlendirme yapılır.

### Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali: hangi şartlar aranır?

- Failin akıl hastası üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü altında bulunması gerekir; bu yükümlülük yasadan, sözleşmeden veya fiili üstlenmeden doğabilir.
- Fail, bu yükümlülüğü ihmal etmiş olmalıdır; yani gerekli bakım ve gözetimi yerine getirmemiş olmalıdır.
- İhmal, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek nitelikte olmalıdır; somut bir tehlike doğması yeterlidir, zarar doğması aranmaz.
- Tehlike, akıl hastasının bakımını üstlenen kişi dışındaki başkalarına yönelmiş olmalıdır.
- Fail hakkında bu suçtan dolayı altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilebilir; fiilin zarar doğurması hâlinde ayrı sorumluluk doğar.

### Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali: hangi sonuçları doğurur?

- Fiil tamamlandığında fail, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- İhmal bakım ve gözetim altındaki akıl hastasına değil de başkalarına tehlike doğuracak nitelikte olmuşsa suç oluşur; tehlike doğmamışsa suç oluşmaz.
- İhmal sonucunda başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığında zarar meydana gelirse, fiilin sebep olduğu netice açısından fail kast veya taksire göre ayrıca cezalandırılır.
- Akıl hastasının bakımını üstlenmiş olmasına rağmen tehlike doğurmayan ihmal, bu madde kapsamında suç değildir.
- Adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür; hakim hapis yerine adli para cezasına hükmedebilir.

### Akıl hastası ihmali ile terk (m.97) arasındaki fark nedir?

- Bu maddede konu, akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün tehlikeli ihmalidir. Mağdur, akıl hastası olan kişinin çevresindeki başkalarıdır.
- Terk suçunda konu, yaş veya hastalık nedeniyle kendini idare edemeyen kişinin koruma ve gözetim altında kendi haline bırakılmasıdır. Akıl hastalığı şartı yoktur.

Sonuç: Akıl hastası üzerindeki ihmal bu maddeye, diğer kişiler üzerindeki terk ise m.97'ye girer. Terk suçunda ceza üç ay ile iki yıl arasındadır; bu maddede üst sınır altı aydır.

### Tehlike suçu ile zarar neticeli hal arasındaki fark nedir?

- Madde, ihmal sonucunda tehlikenin doğmasını yeterli sayar; fail bu hâlde yalnızca bu maddeden cezalandırılır.
- İhmal sonucunda gerçekten zarar doğmuşsa, bu zarar fail açısından kast veya taksire göre ayrıca değerlendirilir.

Sonuç: Zarar yoksa yalnızca bu madde uygulanır. Zarar doğmuşsa, zararın niteliğine göre ayrı suç hükümleri birlikte gündeme gelir.

### Bakım yükümlülüğü sahibi ile yükümlülüğü olmayan kişi arasındaki fark nedir?

- Akıl hastası üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi bu maddenin failidir.
- Yükümlülüğü bulunmayan kişi, akıl hastasına zarar verse bile bu madde kapsamında değerlendirilmez.

Sonuç: Yükümlülük kaynağının tespiti, maddenin uygulanabilmesi için belirleyicidir.

### Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi zarar neticeli bir suç gibi değerlendirmek; oysa madde somut tehlike suçudur ve zarar doğması aranmaz.
- Akıl hastası üzerindeki ihmali m.97 terk suçu ile karıştırmak; her iki hükmün konusu ve cezası farklıdır.
- Yükümlülüğü olmayan kişiyi, yalnızca akıl hastasıyla ilişki içinde bulunduğu için bu maddeden sorumlu tutmak.
- Zarar doğduğunda yalnızca bu maddeden cezalandırmak; zarar için kast veya taksire göre ayrı sorumluluk gündeme gelir.
- Akıl hastası üzerinde yükümlülük aranmadan, yalnızca ihmalin tehlikeli olması nedeniyle suç oluştuğunu kabul etmek.

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani savcılık, failin akıl hastası üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü altında bulunduğunu ispatlamalıdır; bu, sağlık kurulu raporu, sosyal inceleme, tanık beyanı veya sözleşme gibi belgelerle yapılabilir.
- Savcılık, failin yükümlülüğünü ihmal ettiğini ve bu ihmalin başkalarında tehlike doğurduğunu ispatlamakla yükümlüdür; tehlike somut olarak ortaya konmalıdır.
- Fail, yükümlülüğü üstlenmediğini ya da ihmalinin bulunmadığını ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ortaya koymalıdır.
- Akıl hastasının durumu ve fiilin işlendiği sırada yükümlülüğün gerektirdiği önlemlerin neler olduğu, uzman raporu ile belirlenir.
- Zarar doğmuşsa, zararın ihmalle nedensel bağı ayrıca ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-32): Akıl hastalığı kavramını ve ayrımını belirler. Maddedeki akıl hastası kavramı bu hükümle anlam kazanır.
- [5237 sayılı Kanun m.57](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-57): Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında uygulanacak güvenlik tedbirini düzenler. Akıl hastasının kendisi için öngörülen yaptırımdır; bu maddenin cezasıyla birlikte değerlendirilmez.
- [5237 sayılı Kanun m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-97): Yaş veya hastalık nedeniyle kendini idare edemeyen kişinin terkini düzenler. Bu madde akıl hastası üzerindeki ihmali, m.97 ise diğer kişilerin terkini kapsar.
- [5237 sayılı Kanun m.98](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-98): Kendini idare edemeyen kişiye yardım etmeme veya bildirim yapmama suçunu düzenler. Bu maddeyle aynı yükümlülük ihlalinin farklı biçimini kapsar.

## [TCK m.176 — İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-176)

5237 sayılı Kanun'un 176. maddesi, inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirlerin alınmamasını suç olarak düzenler. Madde, faaliyeti yürüten ve tedbirleri almakla yükümlü olan kişiler bakımından uygulanır. Maddenin birinci fıkrasında yer alan suç bir somut tehlike suçu niteliğindedir; tedbir alınmaması sırasında bir zararın doğması suçun oluşumu için aranmaz. Madde, bu eylem sonucunda ölüm veya yaralanma gibi neticelerin oluşması halini düzenlemez; bu netice açısından taksirle öldürme ya da yaralama hükümleri (m.85, m.89) uygulanır. Madde, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını düzenlemez; bu konu m.171'dedir. Dördüncü fıkrada anılan hak yoksunluğu ve diğer fıkraların içeriği bu metinde yer almaz.

### İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İnşaat veya yıkım faaliyeti**: Yapı yapma ya da mevcut bir yapıyı söküp kaldırma işlemlerini kapsayan faaliyettir. Maddenin uygulanabilmesi için faaliyetin bu nitelikte olması gerekir.
- **Gerekli tedbirler**: İnsan hayatı veya beden bütünlüğü açısından faaliyetin koşullarına göre alınması zorunlu olan önlemlerdir. Tedbirin gerekli olup olmadığı, faaliyetin tehlike durumuna göre somut olarak belirlenir.
- **Somut tehlike suçu**: Suçun oluşması için tehlikenin fiilen ortaya çıkmış olmasının aranması anlamına gelir. Bu suçta tehlike, hayat veya beden bütünlüğü bakımından somut olmalıdır ve zarar doğması gerekmez.

### İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama: hangi şartlar aranır?

- Fail, inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında bu faaliyeti yürüten veya tedbir almakla yükümlü olan kişi bulunmalıdır.
- Faaliyet sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirler alınmamalıdır.
- İhmal edilen tedbir nedeniyle insan hayatı veya beden bütünlüğü bakımından somut bir tehlike ortaya çıkmış olmalıdır.
- Tedbirin alınmamasından bir zarar doğması suçun oluşumu için aranmaz; ancak zarar doğmuşsa bu netice açısından ayrıca hüküm kurulur.

### İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama: hangi sonuçları doğurur?

- Gerekli tedbirleri almayan kişi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Birinci fıkrada hapis cezası yerine adli para cezası da verilebilir; hükmedilecek yaptırım seçimlik olarak öngörülmüştür.
- Tedbirlerin alınmaması ile tehlike oluşmamış olsa bile, fiilin tamamlanmış olması yeterlidir; tehlikenin somut olarak bulunmaması durumunda suç oluşmaz.
- Tedbirin alınmaması sonucunda ölüm veya yaralanma gerçekleşirse, bu netice için taksirle öldürme veya yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.
- Maddenin birinci fıkrası dışındaki fıkralarda ayrı yaptırımlar bulunmaktadır; bu fıkralar bu metinde yer almaz.

### Tedbir alınmaması ile tedbir alınmamasından doğan netice arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki suç, yalnızca gerekli tedbirlerin alınmamasıyla oluşur.
- Bu eylemden bir ölüm veya yaralanma gerçekleşirse, netice ayrıca değerlendirilir.

Sonuç: Zarar doğmamış olsa da m.176 uygulanır; zarar doğmuşsa kast veya taksire göre öldürme ya da yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

### Suçun kendisi ile genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması arasındaki fark nedir?

- m.176 inşaat veya yıkım faaliyetinde tedbir alma yükümlülüğünün ihlalini cezalandırır.
- m.171 yangın, bina çökmesi, toprak kayması gibi genel tehlike doğuran fiilleri taksirle işlenmesi halinde cezalandırır.

Sonuç: Bir fiil hem tedbir ihlali hem de genel tehlike doğuruyorsa iki hüküm birlikte değerlendirilebilir; ilgili hükümlerin uygulanma koşulları ayrı ayrı aranır.

### İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metnindeki ceza yaptırımını sadece hapis olarak yorumlamak; oysa adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür.
- Tedbir alınmamasından doğan zararı ayrıca bir netice olarak aramamak; suç için zarar aranmaz, ancak zarar doğmuşsa ayrı hüküm gerekir.
- Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (m.171) ile bu maddeyi karıştırmak; birinci suç tedbir ihlali, ikincisi genel tehlike doğuran fiildir.
- Tehlike somut olarak ortaya çıkmadan suçun oluştuğunu varsaymak; somut tehlike aranması gerektiği göz ardı edilmemelidir.
- İstisnai yaptırım veya zamanaşımı süresini madde metninden değil kararlardan hesaplamak; bu süreler kararlarda cezanın üst sınırına bağlı olarak yorumlanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İnşaat veya yıkım faaliyetinde sorumlu kişinin gerekli önlemleri almadığı tespit edildiğinde, m.176/1 uyarınca cezalandırılması kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/772 E., 2021/9209 K., 27.04.2021)
- Yapılan işin müteahhidi gibi faaliyeti yönetenlerin tedbir yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/772 E., 2021/9209 K., 27.04.2021)
- Bu suçun asli dava zamanaşımı süresinin, cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlendiği kabul edilmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2021/6535 E., 2025/3728 K., 11.03.2025)
- Sorgu sırasında sanığa, m.176 dördüncü fıkrasında yer alan yasal haklarının hatırlatılması gerektiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/701 E., 2024/4462 K., 22.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani savcılık veya müşteki, faaliyetin inşaat veya yıkım niteliğini ve gerekli tedbirlerin alınmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Yapı ruhsatı, proje, iş güvenliği uzmanı raporları ve tutanaklar gibi yazılı belgeler, tedbirlerin alınıp alınmadığını göstermede önem taşır.
- Failin tedbirleri aldığını savunması halinde, bu savunmayı ispat yükü kendisine düşer; aksi durumda hakim, somut olayın belgeleri ile tanık beyanlarını değerlendirir.
- Tehlikenin somut olarak ortaya çıktığı iddia ediliyorsa, bu tehlikenin varlığı ilgili bilirkişi raporu ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.85](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-85): Tedbir alınmaması sonucunda bir kişinin ölmesi halinde, bu netice açısından taksirle öldürme hükmü ayrıca uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçudur; aynı fiil genel tehlike de doğuruyorsa bu hüküm ile m.176 birlikte değerlendirilebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-22): Taksir ve bilinçli taksir tanımını verir; m.176'nın manevi unsurunun taksir olup olmadığını belirlemek için kullanılır.

## [TCK m.177 — Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-177)

5237 sayılı Kanun'un 177. maddesi, gözetimi altındaki bir hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakma ve bu hayvanın kontrol altına alınmasında ihmal gösterme fiillerini suç olarak düzenler. Hükmün muhatabı, hayvan üzerinde fiilen gözetim ve denetim yetkisi bulunan kişidir; hayvanın malikinin olması şart değildir. Madde, hayvanın verdiği zararın tazminini düzenlemez; hayvanın verdiği zarar sonucu doğan kasten veya taksirle yaralama gibi neticeye bağlı suçlar, bu maddenin kapsamı dışındadır ve genel hükümlere tabidir (m.86, m.89). Hayvan sahibinin zarardan doğan hukuk sorumluluğu (TBK m.67) ile hayvanın trafikte başıboş bırakılmasına ilişkin idari yaptırımlar da bu maddede düzenlenmez.

### Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Somut tehlike suçu**: Hareketin konusu bakımından gerçek bir zarar tehlikesinin ortaya çıkmasını şart koşan suç türüdür. Suçun oluşması için tehlikenin gerçekleşmiş olması gerekir, ancak zararın doğmuş olması gerekmez.
- **Gözetim altında bulunan hayvan**: Failin fiilen bakım, yönetim veya denetim yetkisi altında tuttuğu hayvandır. Hayvanın hukuki malik olup olmadığı önemli değildir; ödünç alınan, emanet alınan veya kiralanan hayvan da bu kapsama girer.
- **Serbest bırakma**: Hayvanın fail tarafından denetim dışına çıkarılması, kontrolsüz biçimde bırakılmasıdır. Hayvanın bu hal nedeniyle başkalarının hayatı veya sağlığı için tehlikeli bir durum yaratması gerekir.
- **Kontrol altına alınmada ihmal**: Hayvanın denetim altında tutulması için gereken önlemlerin alınmamasıdır. Ihmalli davranış, hayvanın tehlikeli biçimde serbest kalmasıyla sonuçlanmalıdır.

### Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması: hangi şartlar aranır?

- Failin gözetimi altında bulunan bir hayvanın bulunması gerekir; hayvanın malikinin fail olması şart değildir.
- Fail, hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakmış olmalıdır ya da bu hayvanın kontrol altına alınmasında ihmal göstermiş olmalıdır.
- Fiil ile tehlike arasında nedensellik bağı bulunmalıdır; fiilin somut bir tehlike yaratmış olması gerekir.
- Hareketin sonucunda gerçek bir zarar tehlikesi ortaya çıkmış olmalıdır; zararın fiilen gerçekleşmesi unsur değildir.
- Hayvanın, kişinin hayatı veya sağlığı için tehlike yaratabilecek nitelikte olması gerekir.

### Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması: hangi sonuçları doğurur?

- Gözetim altındaki hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan kişi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- Kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi de aynı yaptırımla cezalandırılır.
- Hayvanın serbest bırakılması veya ihmal sonucu tehlike yaratılmamışsa bu madde uyarınca suç oluşmaz.
- Fiil sonucunda bir zarar doğmuşsa, fail bu zararın niteliğine göre kasten veya taksirle ilgili neticeye bağlı suçtan sorumlu tutulabilir.
- Madde metninde adli para cezası ile hapis arasında seçimlik bir yaptırım öngörülmüştür; hâkim bunlardan birini seçer.
- Hükmün emredici olup olmadığı veya hayvanın sahibiyle sözleşme ilişkisinin etkisi maddede düzenlenmemiştir.

### Serbest bırakma ile kontrol altına almada ihmal arasındaki fark nedir?

- Serbest bırakma, failin hayvanı denetimi dışına çıkaran aktif bir davranışıdır.
- Kontrol altına almada ihmal, failin gerekli önlemleri almamasıyla hayvanın denetimsiz kalmasını ifade eden ihmali davranıştır.

Sonuç: Her iki hal de maddenin tek bir suç tipi altında cezalandırılır; aktif veya ihmali davranışın ayrı bir ceza oranı yoktur.

### Kasıtlı serbest bırakma ile taksirli ihmal arasındaki fark nedir?

- Failin hayvanın tehlike yaratacağını bilerek serbest bırakması kasıtlı harekettir.
- Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde kontrolü sağlayamaması taksirli ihmaldir.

Sonuç: Maddenin metni her iki hali de aynı cezayla düzenler; kasıt veya taksir ayrımı, zarar doğmuşsa neticeye bağlı suç bakımından önem kazanır.

### Zarar tehlikesi var ile yok arasındaki fark nedir?

- Hayvanın serbest kalması başkaları için somut bir tehlike yaratmışsa suç oluşur.
- Hayvanın serbest kalmasına rağmen tehlike yaratmamışsa, somut tehlike suçu gerçekleşmez.

Sonuç: Tehlike yoksa madde kapsamında suç oluşmaz; bu durumda hayvan sahibinin idari sorumluluğu gündeme gelebilir.

### Gözetim altındaki hayvan ile tabii hâlde serbest yaşayan hayvan arasındaki fark nedir?

- Gözetim altında bulunan hayvan, failin fiilen denetim yetkisinde olan hayvandır.
- Tabii hâlde serbest yaşayan vahşi hayvan üzerinde gözetim bulunmadığından bu kapsama girmez.

Sonuç: Gözetim bulunmayan hayvan için bu madde uygulanamaz.

### Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hayvanın malik olmadığı gerekçesiyle fail hakkında bu maddeyi uygulamamak; oysa gözetim altında bulunan her hayvan için madde uygulanır.
- Zarar doğmadığı için hiçbir suç oluşmadığını söylemek; oysa somut tehlike suçunda tehlikenin ortaya çıkması yeterlidir.
- Serbest bırakma ile tehlikenin yaratılması arasındaki nedensellik bağını araştırmamak.
- Hukuki sorumluluk (TBK m.67) ile cezai sorumluluğu birbirine karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan, çoğunlukla 177/1 uyarınca adli para cezası verildiği görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2015/16010 E., 2016/1170 K., 08.02.2016; 8. Ceza Dairesi, 2015/2376 E., 2015/9536 K., 16.02.2015; 9. Ceza Dairesi, 2010/3514 E., 2010/3993 K., 07.04.2010)
- Sanığın hayvanın serbest kalmasına ilişkin davranışının yanında taksirle yaralama gibi bir neticeye bağlı suç da oluşmuşsa, her iki suçtan ayrı ayrı ceza verildiği kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2014/12657 E., 2014/22458 K., 11.11.2014)
- Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunda, cezanın hükmedilmesinde 52/1-2 hükümlerinin de uygulandığı görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2015/16010 E., 2016/1170 K., 08.02.2016; 8. Ceza Dairesi, 2015/2376 E., 2015/9536 K., 16.02.2015; 9. Ceza Dairesi, 2010/3514 E., 2010/3993 K., 07.04.2010)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık, failin hayvan üzerinde gözetim yetkisinin bulunduğunu ve hayvanı serbest bıraktığını ya da kontrol altına almada ihmal gösterdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Hayvanın gözetim altında bulunduğu, sahiplik belgesi, tanık beyanı, kayıt veya fiilî bakım durumu ile ispatlanabilir; malik olmak şart olmadığından fiilî hâkimiyet yeterlidir.
- Tehlikenin somut olarak ortaya çıktığı, olay yeri tespiti, tanık anlatımı ve görüntü kayıtları ile ispatlanır.
- Failin, hayvanı denetim altında tutmak için gerekli önlemleri aldığı savunmasını yapması hâlinde bu iddiayı ispat yükü ona düşer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.86: Hayvanın verdiği yaralanma sonucu doğan kasten yaralama suçunun düzenlendiği maddedir; zarar doğmuşsa bu madde ile birlikte ya da onun yerine gündeme gelebilir.
- 5237 m.89: Hayvanın verdiği zarar sonucu doğan taksirle yaralama suçunu düzenler; ihmalle serbest bırakma neticesinde zarar doğmuşsa uygulama alanı bulur.
- 6098 m.67: Hayvan bulunduranın verdiği zarardan doğan hukuki sorumluluğunu düzenler; bu madde cezai sorumluluğu, o madde ise hukuki sorumluluğu düzenler.

## [TCK m.178 — İşaret ve engel koymama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-178)

Madde, herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemeye yönelik işaret veya engellerle ilgili ihmali ve müdahale fiillerini düzenler; buna göre gerekli işaret veya engeli koymamak, konulmuş işaret veya engeli kaldırmak ya da yerini değiştirmek suç sayılır. Hüküm herkes hakkında uygulanır, fail sınıfı aranmaz. Madde, işaret ve engel yükümlülüğünün dışındaki trafik güvenliği suçlarını (m.179), genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını (m.171), bildirme ve yardım yükümlülüğünü (m.98, m.278) ve bu fiillerin doğurduğu neticeden doğan ağırlaştırılmış sorumluluğu düzenlemez.

### İşaret ve engel koymama: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İşaret veya engel**: Tehlikeli durumu geçenlere bildiren ya da geçişi önleyen görünür tedbirlerdir. Maddenin koruduğu amaç, gelip geçenlerin tehlikeyi önceden fark edebilmesidir.
- **Yapılmakta olan iş**: Yol, kaldırım veya herkesin geçtiği bir yerde sürmekte olan çalışmadır. İşin geçici olması suçu ortadan kaldırmaz.
- **Bırakılan eşya**: Herkesin geçtiği yerde özen gösterilmeden bırakılmış ve geçenler için tehlike doğuran nesnedir.
- **Seçimlik hareket**: Madde metninde sayılan dört davranıştan birinin yapılmasının suçu tamamlamasıdır. Birden fazlası gerçekleşse de tek suç oluşur.

### İşaret ve engel koymama: hangi şartlar aranır?

- Herkesin gelip geçtiği bir yerde yapılmakta olan bir iş veya bırakılmış bir eşya bulunmalıdır.
- Bu iş veya eşyadan geçenler için bir tehlike doğmuş olmalıdır.
- Fail, tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engeli koymamalıdır; ya da konulmuş olan işaret veya engeli kaldırmalı, ya da yerini değiştirmelidir.
- Fail, bu davranışları kasten gerçekleştirmelidir; madde taksirli hâli cezalandırmaz.
- Bir zararın meydana gelmesi suçun oluşması için aranmaz; hareketin yapılması yeterlidir.

### İşaret ve engel koymama: hangi sonuçları doğurur?

- Fail, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- Hapis cezası yerine adli para cezası verilmesi, hâkimin takdirine bağlıdır.
- Gerekli işaret veya engel konulduğu hâlde fiil tamamlanmış sayılmaz; bu durumda suç oluşmaz.
- Hareket sonucunda bir kimse zarar görürse, bu zarar nedeniyle ayrıca kast veya taksire göre sorumluluk doğar.
- Madde, emredici bir ceza hükmüdür; taraflar arasında bu konuda sözleşme yapılamaz.

### Gerekli işareti koymamak ile konulmuş işareti kaldırmak veya yerini değiştirmek arasındaki fark nedir?

- Birinci hareket, hiç işaret veya engel konulmamasıdır; fail ihmalkârdır.
- İkinci hareket, mevcut bir işaret veya engelin ortadan kaldırılması ya da yerinin değiştirilmesidir; fail aktif olarak müdahale eder.

Sonuç: Her iki hâl de aynı cezayı gerektirir; seçimlik hareketlerden biri yeterlidir.

### Suçun oluşması ile zararın gerçekleşmesi arasındaki fark nedir?

- Hareketin yapılmasıyla suç tamamlanır ve bir zarar aranmaz.
- Hareket sonucunda bir zarar ortaya çıkarsa, bu zarar bakımından fail kast veya taksirine göre ayrıca sorumlu olur.

Sonuç: Zarar gerçekleşmese de suç oluşur; zarar meydana gelirse, o neticeye ilişkin ayrı sorumluluk doğar.

### İşaret ve engel koymama: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Suçun oluşması için bir zararın meydana gelmesini aramak; madde zararı koşul olarak aramaz, hareketin yapılması yeterlidir.
- Taksirli işaret ve engel ihlalini bu madde kapsamında cezalandırmak; madde yalnızca kasten işlenen hâli düzenler.
- Trafik güvenliği tehlikesini doğuran fiilleri bu madde kapsamında değerlendirmek; trafik tehlikesi için m.179 uygulanır.
- Seçimlik hareketlerden birkaçının yapılmasını birden fazla suç saymak; tek suç oluşur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İşaret ve engel koymama suçunda mahkemeler, hapis yerine adli para cezası verilebileceğini kabul etmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2012/21892 E., 2012/22435 K., 28.06.2012)
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda sanığa verilen cezanın hesaplanmasında, suçun niteliği ve cezanın kapsamı ayrıca değerlendirilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2020/2777 E., 2020/6147 K., 18.11.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık veya mağdur, fiilin işaret veya engel konulmasını gerektiren bir iş ya da eşyadan kaynaklandığını ispatlamak zorundadır.
- Tehlikenin varlığı keşif, fotoğraf, tanık beyanı ve olay yeri tespiti ile ispatlanır.
- Failin işaret veya engeli koymadığını ya da kaldırdığını gösteren tutanak ve tanık beyanları, hareketin varlığını ortaya koyar.
- Failin, bu hareketleri kasten yaptığını ileri süren taraf, bunu olayın koşullarından çıkan delillerle ispatlamalıdır.
- Failin, işaret veya engelin varlığını bildiğini ya da gerekli özeni gösterdiğini savunması hâlinde, bu savunmayı ileri süren taraf ispat yükü altındadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.98](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-98): Kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye yardım veya bildirim yükümlülüğünü düzenler; bu madde ise tehlikeli bir durumun işaretlenmesi yükümlülüğünü düzenler, ikisi birbirinden ayrıdır.
- [5237 sayılı Kanun m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179): Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu düzenler; işaret ve engel fiilleri trafik tehlikesi doğurursa bu madde ayrıca uygulanabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını düzenler; bu madde yalnızca kasten işlenen işaret ve engel fiillerini kapsar.

## [TCK m.179 — “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179)

TCK m.179, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını düzenler. Birinci fıkra, ulaşım işaretlerine ya da teknik işletim sistemine müdahale yoluyla başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığını tehlikeye sokmayı; ikinci fıkra, ulaşım araçlarını tehlikeli biçimde sevk ve idare etmeyi; üçüncü fıkra ise alkol, uyuşturucu veya başka bir nedenle araç sevk ve idare edemeyecek halde araç kullanmayı cezalandırır. Kişi bakımından genel bir sınırlama yoktur; fail, ulaşım işaretine müdahale eden kişi, aracı tehlikeli kullanan sürücü ya da aracı kullanmaya elverişsiz hâlde kullanan herkes olabilir. Madde, ulaşım araçlarının trafiğe çıkarılmasında bakım ve onarım eksikliğinin ayrı bir yaptırımını, ulaşım güvenliği ihlalinin ağır neticeli hallerini (kasten öldürme ya da yaralama) ve taksirle öldürme veya yaralama sonuçlarını düzenlemez; bunlar TCK'nın ilgili maddelerinde (ör. m.85, m.89, m.109 ve m.110 ile m.22 ve m.21 dâhil ceza belirlemeleri) yer alır. Trafik kurallarının idari yaptırımları ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındadır.

### “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ulaşımın güven içinde akışı**: Kara, deniz, hava veya demiryolu trafiğinin işaretler ve işletim sistemleri aracılığıyla güvenli biçimde sürdürülmesidir. Bu korunan değerin ihlali, tek başına trafik kuralının ihlali değil, ulaşım düzeninin bozulması anlamına gelir.
- **Ulaşım işareti**: Ulaşımın güvenli akışını sağlamak için konulmuş her türlü levha, ışık, sinyal ya da benzeri belirtidir. Maddede sayılan hareketler bu işaretler üzerinde gerçekleştirilebilir.
- **Teknik işletim sistemi**: Ulaşım hizmetinin işletilmesini sağlayan teknik donanım ve yazılımdır. Bu sisteme müdahale, sistemin çalışmasını engelleme ya da bozma anlamına gelir.
- **Somut tehlike**: Gerçekleşmiş bir zararın değil, hayat, sağlık veya malvarlığı için fiilen ortaya çıkmış bir tehlikenin varlığını ifade eder. Madde metninde birinci ve ikinci fıkra tehlike sonucuna bağlanmıştır; gerekçe ikinci fıkrayı somut tehlike suçu olarak niteler.
- **Emniyetli sevk ve idare edememe hali**: Alkol, uyuşturucu madde veya başka bir neden (ör. aşırı yorgunluk, uykusuzluk) nedeniyle aracı güvenli biçimde kullanamayacak durumda bulunmaktır. Üçüncü fıkrada tehlike ayrıca aranmaz; hâlin varlığı yeterlidir.

### “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra bakımından, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş bir işaret değiştirilmeli, kullanılamaz hâle getirilmeli, yerinden kaldırılmalı ya da yanlış işaret verilmeli; ya da geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey konulmalı ya da teknik işletim sistemine müdahale edilmelidir.
- Birinci fıkrada yukarıdaki hareketlerle başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlike oluşmalıdır; bu tehlike ile hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım aracı sevk ve idare edilmelidir ve bu sevk ve idare, kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek biçimde gerçekleşmelidir. Salt trafik düzenine aykırılık bu unsuru karşılamaz.
- İkinci fıkrada aracın, trafik güvenliği için öngörülmüş bakım ve onarımı yapılmadan trafiğe çıkarılması da bu hâl sayılır; ancak bu durumda ayrıca kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından bir tehlike doğmuş olmalıdır.
- Üçüncü fıkra bakımından, fail alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde bulunmalı ve bu hâle rağmen araç kullanmalıdır; bu fıkrada ayrıca bir tehlike doğmuş olması aranmaz.

### “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki hareketlerle başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı için tehlike oluştuğunda, fail bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Birinci fıkradaki hareket gerçekleşmiş, ancak tehlike doğmamışsa bu fıkra kapsamında ceza verilmez.
- İkinci fıkradaki tehlikeli sevk ve idare gerçekleşirse fail dört aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- İkinci fıkrada tehlike doğmamışsa suç oluşmaz; ancak bu durumda eylem trafik kurallarının idari yaptırımına konu olabilir.
- Üçüncü fıkrada, alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek hâlde araç kullanılması hâlinde fail altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Üçüncü fıkrada ayrıca bir tehlike doğması aranmaz; hâlin varlığı yeterlidir.
- Maddede bağlanmış para cezası veya hükmün ertelenmesine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, bu konular genel hükümlere tabidir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, ulaşım işaretine veya işletim sistemine müdahale yoluyla tehlike yaratmayı konu alır; fail işaret ya da sistem üzerinde fiil yapar.
- İkinci fıkra, aracın tehlikeli biçimde sevk ve idaresini konu alır; fail araç kullanan kişidir.

Sonuç: Birinci fıkrada alt sınır bir yıl, üst sınır altı yıl hapistir. İkinci fıkrada dört ay ile iki yıl arasında hapis öngörülmüştür.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkrada aracın tehlikeli biçimde sevk ve idare edildiği ve kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike doğduğu ayrıca aranır.
- Üçüncü fıkrada fail, alkol, uyuşturucu veya başka bir nedenle emniyetli sevk ve idare edemeyecek hâlde araç kullanmaktadır; ayrı bir tehlike sonucu aranmaz.

Sonuç: Üçüncü fıkranın cezası altı ay ile iki yıl arasında hapistir. Aynı kişinin ikinci ve üçüncü fıkraya uyan tek bir eyleminde hangi fıkranın uygulanacağı, somut olayın koşullarına göre belirlenir.

### Trafik kuralı ihlali ile bu suç arasındaki fark nedir?

- Salt trafik düzenine aykırı sürüş (ör. hız ihlali) tek başına bu suçu oluşturmaz; gerekçe, sürüşün hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olmasını şart koşar.
- Aracın tehlikeli sevk ve idaresi ya da emniyetli kullanılamayacak hâl, kişiler açısından tehlike yaratacak düzeydedir.

Sonuç: Tehlike doğmadığı hâllerde ikinci fıkra uygulanmaz; trafik düzenine aykırılık ceza hukuku dışında idari yaptırıma bağlanır.

### “Üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Salt trafik kuralı ihlalini (ör. hız sınırını aşma) ikinci fıkra kapsamında değerlendirmek; gerekçenin şart koştuğu tehlike unsurunu aramamak.
- Üçüncü fıkrada tehlike doğup doğmadığını aramak; oysa fıkranın unsurları arasında ayrıca tehlike yer almaz, hâlin varlığı yeterlidir.
- Birinci fıkradaki hareketlerden birinin işlenmesi ile tehlike oluşmaması hâlinde suçun tamamlandığını kabul etmek; bu durumda tehlike sonucu gerçekleşmediği için fıkra uygulanmaz.
- Birinci ve ikinci fıkra yahut ikinci ve üçüncü fıkra arasında aynı eylemde seçim yapmadan, hangi fıkranın uygulanacağını gerekçesiz bırakmak.
- Üçüncü fıkrada alkol veya uyuşturucu etkisini tıbbi tahlille tespit etmeden, yalnız gözlemle hüküm kurmak; oysa gerekçenin ispat yönünü açıkça göstermesi gerekir.
- Ağır neticeli hâlleri (ölüm veya yaralanma) m.179 kapsamında değerlendirmek; bu sonuçlar ayrı suç tiplerine ve genel hükümlere bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada, üçüncü fıkra kapsamında alkol veya uyuşturucu etkisi ile araç kullanma olayları, aracın emniyetli sevk ve idaresinin mümkün olmadığı hâlin varlığı ile değerlendirilir ve ayrıca bir tehlike doğup doğmadığı aranmaz. (12. Ceza Dairesi, 2025/4575 E., 2025/8696 K., 08.12.2025)
- Üçüncü fıkra uygulamasında ceza, verilen hapis cezasının altı aydan iki yıla kadar olan aralıkta belirlenmekte; cezanın takdirinde 62. maddeye göre indirim uygulanabilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4575 E., 2025/8696 K., 08.12.2025)
- Uygulamada, ikinci fıkra kapsamında sevk ve idare sırasında tehlikeli bir hâlin varlığı ile suçun oluştuğu kabul edilmekte; trafik kuralı ihlalinin tek başına yeterli görülmediği belirtilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/369 E., 2024/94 K., 14.02.2024)
- İkinci fıkra kapsamında verilen cezaların, sanığın kusur ve eylemine göre cezanın kısa süreli hapis olarak belirlendiği ve cezanın 62. madde uyarınca indirildiği görülmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/5376 E., 2026/2466 K., 10.03.2026; 12. Ceza Dairesi, 2025/1491 E., 2025/8179 K., 25.11.2025)
- Uygulamada, 179/3 uyarınca verilen cezalarda kesinlik ve belirlilik gözetilerek hükmün gerekçesinde alkol veya uyuşturucu etkisinin hangi kanıtla belirlendiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/131 E., 2010/181 K., 05.10.2010)
- Uygulamada, bakım ve onarımı yapılmamış aracın trafiğe çıkarılmasının ikinci fıkra kapsamında değerlendirilebilmesi için somut tehlikenin ayrıca ortaya konulması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/262 E., 2007/263 K., 04.12.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl iddiayı ileri süren savcılık olduğundan, birinci fıkrada işaret, işletim sistemi veya yol üzerine müdahalenin ve bunun tehlikeye neden olduğunun ispatı savcılığa aittir; tehlikenin varlığı tanık beyanı, keşif, bilirkişi raporu veya teknik kayıtlarla ortaya konulur.
- İkinci fıkrada aracın tehlikeli sevk ve idaresi ile kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike, olay tutanağı, tanık beyanı, görüntü kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile ispatlanır.
- Üçüncü fıkrada alkol veya uyuşturucu etkisi, kan veya solunum alkol tahlili, uyuşturucu testi gibi tıbbi tespitlerle ortaya konur; başka bir nedenle emniyetli sevk ve idare edememe hâli ise tanık beyanı, olay tutanağı ve sürücünün durumunu gösteren diğer delillerle kanıtlanır.
- Sanığın, aracın bakımının yapıldığı, tehlike doğmadığı veya emniyetli sevk ve idarenin mümkün olduğu yönündeki savunmalarını ispatlama yükü sanığa değil, iddia makamına aittir; ancak sanığın kendi savunmasını destekleyen delil sunması mümkündür.
- Üçüncü fıkrada hâlin varlığı ile ilgili tıbbi raporun eksik veya çelişkili olması hâlinde, hükmün gerekçesinde bu eksiklik değerlendirilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-22): Taksirle işlenen fiiller bakımından cezanın belirlenmesinde ve taksirli suçun unsurlarında genel hükümler devreye girer; m.179 kasten veya taksirle işlenebilme yönünden bu genel kurallara bağlıdır.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Kararlarda sıkça görülen, cezanın takdiri indirimi ilişkisidir; m.179 hükmünün uygulanmasında verilen cezanın tespitinde genel indirim kurallarına bağlanır.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu: Trafik kurallarına aykırılığın idari yaptırımlarını düzenler; m.179'daki tehlike unsuru gerçekleşmediğinde bu kanun kapsamında yaptırım uygulanabilir.

## [TCK m.180 — Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-180)

Madde, deniz, hava veya demiryolu ulaşımında kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan fiili suç olarak tanımlar ve yaptırımını belirler. Kara ulaşımındaki trafik güvenliği tehlikeye sokma suçları bu maddenin kapsamında değildir (TCK m.179). Kasten işlenen ulaşım tehlikesi (m.179), genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (m.171) ve taksirle öldürme veya yaralama gibi zarar neticesi suçları (m.85, m.89) bu maddede düzenlenmez. Maddenin ayrıca bir yaptırım alt sınırı, uzlaşma veya şikâyet koşulu ve zamanaşımı hükmü içermediği metinden anlaşılmaktadır.

### Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taksir**: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, fiilin kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Bu madde bakımından tehlikenin öngörülmemesi esastır.
- **Tehlike**: Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir zararın ortaya çıkma olasılığını ifade eden durumdur. Maddede aranan tehlike, somut tehlike niteliğindedir.
- **Ulaşım**: Maddede sayılan deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçlarının sevk ve idaresini ifade eder. Karayolu ulaşımı bu kavramın kapsamında değildir.
- **Somut tehlike**: Tehlikenin soyut bir ihtimal olarak değil, fiil sonucunda gerçekten ortaya çıkmış bir durum olarak bulunmasıdır. Suçun oluşması için bu niteliğin gerçekleşmesi gerekir.

### Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma: hangi şartlar aranır?

- Failin deniz, hava veya demiryolu ulaşımında bir fiil gerçekleştirmesi bulunmalıdır.
- Fiil sonucunda kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlike ortaya çıkmış olmalıdır.
- Tehlike, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanmalıdır; tehlikenin kasten yaratılmış olması bu maddenin değil TCK m.179'un konusudur.
- Fiilin kanunda öngörülen tehlike hâlinin dışında, yalnızca kara ulaşımına ilişkin bir tehlike olması bu maddenin uygulanmasını engeller.
- Hukuki sonucun doğması için tehlikenin fiilden nedensel bağ ile kaynaklandığı ortaya konmalıdır.

### Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma: hangi sonuçları doğurur?

- Taksirle tehlikeye neden olan kişiye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Tehlike meydana gelmemişse fiil bu maddeye göre cezalandırılmaz.
- Taksirle tehlikeye neden olma, kasten tehlikeye sokma (TCK m.179) bakımından ayrı bir suç oluşturur; bilerek hareket edilmişse bu madde uygulanmaz.
- Tehlikenin sonucunda bir kişi ölür veya yaralanırsa, zarar neticesi için taksirle öldürme veya yaralama hükümleri ayrıca uygulanır ve farklı neviden fikri içtima hükümleri devreye girer.
- Maddede hapis dışında bir yaptırım, para cezası veya seçimlik yaptırım öngörülmemiştir.

### Taksirle tehlikeye sokma ile kasten tehlikeye sokma (TCK m.179) arasındaki fark nedir?

- Bu madde taksirle, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla, tehlikenin öngörülmeden doğmasında uygulanır.
- TCK m.179 kasten tehlikeye sokmayı düzenler; failin tehlikeyi bilerek ve isteyerek yarattığı hallerde söz konusudur.

Sonuç: Fail kastla hareket ettiyse m.179, taksirle hareket ettiyse m.180 uygulanır; aynı fiilde iki suç birlikte kurulmaz.

### Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki fark nedir?

- Failin tehlikeyi öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi halinde bilinçli taksir vardır.
- Failin tehlikeyi öngörmeksizin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması halinde basit taksir vardır.

Sonuç: Bu madde her iki taksir türünü kapsar; ceza artırımı ve indirimi TCK m.22 uyarınca ayrıca değerlendirilir.

### Bu madde ile TCK m.171 (genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması) arasındaki fark nedir?

- Bu madde deniz, hava veya demiryolu ulaşımına ilişkin tehlikeleri düzenler.
- TCK m.171 yangın, bina çökmesi, sel veya taşkın gibi genel güvenliğe yönelik taksirli fiilleri düzenler.

Sonuç: Ulaşım aracının sevk ve idaresinden doğan tehlike bu maddeye, diğer genel tehlike hâlleri m.171'e girer.

### Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ile trafik kazasında ölüm veya yaralanma arasındaki fark nedir?

- Bu madde yalnızca tehlikenin oluşmasını cezalandırır; kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut tehlike aranır.
- Tehlikenin gerçekleşmesiyle birlikte bir zarar neticesi doğmuşsa, zarar bakımından taksirle öldürme veya yaralama hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Sonuç: Her iki suç birlikte uygulanabilir; farklı neviden fikri içtima hükümleri uygulanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, bu maddeyle ilgili kararlarda hapis cezasını 180/1 ve 62/1 birlikte uygulayarak belirlemekte; hükmün dayanağı olarak bu iki hükmü göstermektedir. (12. Ceza Dairesi, 2020/9467 E., 2021/9069 K., 21.12.2021; 12. Ceza Dairesi, 2021/3494 E., 2023/3644 K., 04.10.2023)
- Uygulamada sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının sakıncası üzerinde durulmuş, tutuklu veya hükümlü bulunan sanığın duruşmaya hazır bulundurulması gerektiği kabul edilmiştir. (4. Ceza Dairesi, 2021/8805 E., 2023/18095 K., 09.05.2023)
- Mahkemelerin, trafik kazasından kaynaklanan taksirli suçlarda bu maddeyi ayrı bir suç olarak değerlendirdiği ve yargılamada uygulandığı görülmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2016/11965 E., 2018/8174 K., 20.12.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Tehlikeyi ileri süren savcılık veya müşteki, fiilin deniz, hava veya demiryolu ulaşımında gerçekleştiğini ve kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike doğurduğunu ispatla yükümlüdür.
- Somut tehlikenin varlığı bilirkişi raporu, olay tutanağı, kaza tespit tutanağı ve tanık beyanlarıyla ispatlanır.
- Failin taksirle hareket ettiği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ispat yükü savcılıktadır; fail bilinçli taksir veya kasıt iddiasını da savcılık yönünden tartışabilir.
- Karşı taraf, tehlikenin oluşmadığını, nedensel bağın bulunmadığını veya fiilin kara ulaşımında gerçekleştiğini savunabilir ve bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.22](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-22): Taksirin ve bilinçli taksirin tanımını verir; bu maddede aranan taksir türünü belirler ve bilinçli taksirde cezayı artırır.
- [5237 sayılı Kanun m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179): Kasten trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu düzenler; aynı ulaşım tehlikesinde taksir ile kastın ayrımını sağlar.
- [5237 sayılı Kanun m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171): Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulmasını düzenler; ulaşım dışındaki genel tehlike hâllerinde bu maddenin yerini alır.
- [5237 sayılı Kanun m.85](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-85): Taksirle öldürme suçudur; tehlikenin ölümle sonuçlanması hâlinde fikri içtima kapsamında birlikte değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.89](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-89): Taksirle yaralama suçudur; tehlikenin yaralanmayla sonuçlanması hâlinde fikri içtima kapsamında birlikte değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Cezanın belirlenmesinde takdiri indirim ve ceza düzenlemesini içerir; K3 ve K5'te bu maddeyle birlikte uygulandığı görülmektedir.

## [TCK m.181 — Çevrenin kasten kirletilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 181. maddesi, çevrenin kasten kirletilmesi suçunu düzenler. Birinci fıkrada atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya kasten verilmesi, ikinci fıkrada atık veya artıkların izinsiz olarak ülkeye sokulması suç olarak tanımlanmış; üçüncü fıkrada kalıcılık nedeniyle ceza artırımı, dördüncü fıkrada nitelikli hal ve beşinci fıkrada tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri düzenlenmiştir. Madde faili belirli bir sıfata bağlamadan herkese uygulanır. Taksirle kirletme (m.182), gürültüye neden olma (m.183) ve imar kirliliği (m.184) bu maddede düzenlenmez. Suçun zamanaşımı, dava ve soruşturma usulü ile yargılamaya ilişkin kurallar da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Çevrenin kasten kirletilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Atık veya artık**: Çevreye bırakılması hâlinde kirlilik yaratabilecek, kullanım dışı kalan veya kalan maddeler. Maddenin konusunu oluşturur; kanun bunların türünü sınırlamadığı için tür ayrımı yapılmaz, ancak çevreye zarar verecek nitelikte olması aranır.
- **Teknik usullere aykırılık**: Atık ve artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesini ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere bağlayan kurallara aykırı davranılmasıdır. Bu usullere uygun bırakma hukuka uygunluk nedeni oluşturur.
- **Çevreye zarar verecek şekilde**: Fiilin çevrede bitki örtüsü, hayvan veya insanlar bakımından genel ya da somut tehlike doğurabilecek nitelikte olmasıdır. Zararın gerçekleşmesi aranmaz; suç somut tehlike suçudur.
- **Kalıcı özellik**: Atık veya artığın toprakta, suda veya havada uzun süre kalarak çevrede varlığını sürdürmesidir. Bu özellik üçüncü fıkrada ceza artırımı sebebidir.
- **Tedavisi zor hastalık, üreme yeteneğinin körelmesi, doğal özelliklerin değişmesi**: Dördüncü fıkrada nitelikli halin konusunu oluşturan, atık veya artığın insan, hayvan veya bitkiler üzerinde doğurabileceği sonuç niteliğindeki etkilerdir. Maddede bu etkilerin fiilen ortaya çıkması aranmaz; atığın bu nitelikte olması yeterlidir.
- **Soyut ve somut tehlike suçu**: İkinci fıkradaki izinsiz ülkeye sokma suçu soyut tehlike suçudur; atığın ülkeye girmesi yeterlidir. Birinci fıkra ile dördüncü fıkra ise çevrede tehlike doğmasını aradığı için somut tehlike suçudur.

### Çevrenin kasten kirletilmesi: hangi şartlar aranır?

- Failin atık veya artığı toprağa, suya veya havaya kasten vermesi bulunmalıdır (birinci fıkra).
- Verilen atık veya artığın ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak verilmesi gerekir; uygun usule göre yapılan bırakma suçu oluşturmaz.
- Fiilin çevreye zarar verecek nitelikte olması, yani çevrede genel veya somut tehlike yaratması aranmalıdır.
- İkinci fıkra için atık veya artığın izinsiz olarak ülkeye sokulması yeterlidir; atığın çevreye zarar verecek nitelikte olması ayrıca aranmaz.
- Üçüncü fıkrada ceza artırımı için atık veya artığın toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi bulunmalıdır.
- Dördüncü fıkrada nitelikli hal için atık veya artığın tedavisi zor hastalık, üreme yeteneğinin körelmesi ya da doğal özelliklerin değişmesine neden olabilecek nitelikte olması gerekir; bu sonuçların fiilen doğması aranmaz.
- Tüzel kişiler bakımından güvenlik tedbirine hükmedilmesi için fiilin ikinci, üçüncü veya dördüncü fıkraya uyan bir fiil olması gerekir.

### Çevrenin kasten kirletilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiili kasten işleyen kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Atık veya artığı izinsiz olarak ülkeye sokan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Atık veya artığın toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde birinci ve ikinci fıkraya göre verilecek ceza iki katına çıkarılır.
- Dördüncü fıkradaki nitelikli halde beş yıldan az olmamak üzere hapis ve bin güne kadar adli para cezası hükmolunur.
- Teknik usule uygun olarak yapılan bırakma hukuka uygun olduğundan suç oluşmaz; bu durumda suç yerine ilgili mevzuata göre idari işlem yapılır.
- Taksirle çevre kirletilmesi halinde fail bu madde yerine m.182 kapsamında sorumlu tutulur.
- Tüzel kişiler hakkında ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkradaki fiillerden dolayı güvenlik tedbirine hükmolunur (m.60 ile birlikte).
- Madde kasten işlenen suç olduğundan kasıtsız bırakma için bu hükümle ceza verilemez.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, atığın yurt içinde toprağa, suya veya havaya teknik usule aykırı biçimde verilmesini cezalandırır ve çevreye zarar verecek nitelik arar.
- İkinci fıkra, atığın izinsiz olarak ülkeye sokulmasını cezalandırır; atığın yerde bırakılması ya da çevreye zarar verme niteliği aranmaz.

Sonuç: İkinci fıkrada ceza bir yıldan üç yıla kadardır; birinci fıkrada ise altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülmüştür. İkinci fıkra soyut tehlike suçu olduğundan izinli ithal edilen zararlı atık bu fıkra kapsamında değildir.

### Kalıcılık artırımı (üçüncü fıkra) ile nitelikli hal (dördüncü fıkra) arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra, atığın toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesini ceza artırım sebebi yapar.
- Dördüncü fıkra, atığın insan, hayvan veya bitkiler üzerindeki etkisine bağlı nitelikli haldir ve ayrı bir ceza çerçevesi getirir.

Sonuç: Üçüncü fıkrada ceza iki katına çıkarılır. Dördüncü fıkrada ise beş yıldan az olmamak üzere hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir.

### Birinci fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, atığın çevreye zarar verecek nitelikte olmasını ve teknik usule aykırı bırakılmasını yeterli görür.
- Dördüncü fıkra, atığın bu fıkrada sayılan etkileri doğurabilecek nitelikte olmasını ayrıca arar.

Sonuç: Atık bu niteliklere sahipse birinci fıkra yerine dördüncü fıkra uygulanır ve ceza alt sınırı beş yıla yükselir.

### Çevrenin kasten kirletilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkrayı somut tehlike aranmadan uygulamak; çevrede tehlikenin doğup doğmadığını bilirkişi ile tespit etmemek.
- İkinci fıkrayı da birinci fıkra gibi çevreye zarar verme niteliği ararak uygulamak; ikinci fıkra soyut tehlike suçudur.
- Teknik usule uygun yapılan bırakmayı suç saymak; bu durumda hukuka uygunluk nedeni vardır.
- Dördüncü fıkradaki nitelikli halin sonuçlarının fiilen doğmuş olmasını aramak; yalnızca atığın bu niteliklere sahip olması yeterlidir.
- Dördüncü fıkrayı kendiliğinden uygulamak; atığın niteliğinin uzman bilirkişi ile belirlenmesi gerekir.
- Kalıcılık artırımını (üçüncü fıkra) ile nitelikli hali (dördüncü fıkra) karıştırmak; birincisi iki katına çıkarma, ikincisi ayrı ceza çerçevesidir.
- Taksirle işlenen fiili m.181 üzerinden cezalandırmak; kasıt yoksa m.182 uygulanır.
- Tüzel kişilere ilişkin güvenlik tedbirini birinci fıkra fiilleri için de uygulamak; m.181/5 yalnız ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar için öngörülmüştür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkradaki suçun somut tehlike suçu olduğu, bu nedenle çevrede tehlikenin doğup doğmadığının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2022/768 E., 2025/4692 K., 11.03.2025)
- Atık veya artığın dördüncü fıkra kapsamında olup olmadığının araştırılmasında uzman bilirkişiden yararlanılması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/9224 E., 2024/15314 K., 26.11.2024)
- Birinci fıkradaki fiilin kalıcılık nedeniyle üçüncü fıkra kapsamında değerlendirilmesi hâlinde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/10190 E., 2024/17718 K., 24.12.2024)
- Kanuni dayanağı olan ve usulüne uygun bırakma hâlinin hukuka uygunluk nedeni sayılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/577 E., 2025/160 K., 09.04.2025)
- Dördüncü fıkra uygulanırken mahkemenin ilgili kanun maddesine göre karar verdiği, fiilin vasfının temyiz konusu yapıldığı kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/2550 E., 2025/11132 K., 17.06.2025)
- İzinsiz ülkeye sokma suçunda sınır kapısı veya yer ayrımı yapılmaksızın atığın ülkeye girmesinin suçun tamamlanması için yeterli olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/217 E., 2024/69 K., 14.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık veya katılan, atık veya artığın toprağa, suya veya havaya verildiğini ve fiilin kasıtla işlendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Fiilin teknik usule aykırılığı ve çevrede genel veya somut tehlike doğup doğmadığı bilirkişi raporu ile ispatlanır; bu, somut tehlike suçunda mahkemenin başvurması gereken bir yoldur.
- Atığın dördüncü fıkrada sayılan etkilere neden olabilecek nitelikte olduğu, uzman bilirkişi raporu ile tespit edilir; bu nitelik ispatlanamazsa birinci fıkra uygulanır.
- Failin teknik usule uygun bıraktığını savunması hâlinde, bu savunmanın ilgili mevzuata uygunluğunu belgeleyen izin, rapor veya kayıtlarla ispat yükü fail tarafında kalır.
- Atığın izinsiz ülkeye sokulduğu hâlde ithalat izninin bulunmadığı, gümrük kayıtları ve belgelerle ispatlanır; izin varsa bu husus failin savunması olarak ileri sürülür.
- Kalıcılık özelliği (üçüncü fıkra) için atığın çevrede ne kadar süre kaldığı teknik raporla ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182): Çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu düzenler; kasıt yoksa birinci fıkra yerine bu madde uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.60](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-60): Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin genel hükümdür; m.181/5 bu tedbirlere atıfta bulunur.
- [5237 sayılı Kanun m.21](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-21): Kasıt ve olası kast tanımını içerir; birinci fıkradaki kasten işleme unsurunun belirlenmesinde uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.43](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-43): Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında, çevreyi değişik zamanlarda birden fazla kez kirleten fail hakkında kullanılır.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Fikri içtima hükümleridir; atık bırakma fiili aynı zamanda mala zarar verme gibi başka suçu da oluşturduğunda uygulanır.
- 2872 sayılı Çevre Kanunu: Teknik usulleri ve atıkların ithalat yasağını belirleyen mevzuattır; m.181/1 ve 2'nin hukuka aykırılık ölçütünü bu kanun ve dayanak yönetmelikler oluşturur.

## [TCK m.182 — Çevrenin taksirle kirletilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182)

TCK m.182, atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya çevreye zarar verecek şekilde taksirle verilmesi suçunu ve bu suçun iki ağırlaştırılmış halini (kalıcı etki hali ve tedavisi zor hastalık, üreme yeteneğinin körelmesi, doğal özelliklerin değişmesi niteliğindeki atıklar hali) düzenler. Suç, herkes tarafından işlenebilen bir suçtur ve tüzel kişiler bakımından maddede özel bir düzenleme yoktur. Maddede kasten işlenen çevre kirliliği (m.181), gürültüye neden olma (m.183) ve imar kirliliğine neden olma (m.184) düzenlenmez. Taksirli suçlara genel olarak uygulanacak kusur, bilinçli taksir ve ceza indirimi kuralları (m.21) ile önödeme ve kovuşturma usulleri bu maddede yer almaz. Gerekçe ve tarihçe bu alanın konusu değildir.

### Çevrenin taksirle kirletilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Verme**: Atık veya artıkların toprağa, suya ya da havaya temas edecek biçimde bırakılması, atılması, salıverilmesi veya gömülmesi gibi her türlü eylemdir. Verme fiilinin ayrıca çevreye zarar verecek nitelikte olması aranır.
- **Çevreye zarar verecek şekilde**: Verme eyleminin çevresel değerler üzerinde en azından somut bir tehlike doğurmasını ifade eder. Failin cezalandırılması için zararın gerçekleşmesi şart değildir, zarar verecek boyut ve elverişlilik yeterlidir.
- **Kalıcı etki**: Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada uzun süre kalarak etki bırakmasıdır. Bu nitelik birinci fıkranın ikinci cümlesindeki ağırlaştırıcı nedendir.
- **Taksir**: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Kast ile birlikte değerlendirilmez, ayrı bir kusur türüdür.
- **Tedavisi zor hastalık ve üreme yeteneğinin körelmesi niteliği**: İkinci fıkrada aranan ağırlaştırıcı niteliktir. Atığın insan veya hayvanlarda tedavisi zor hastalıklara, üreme yeteneğinin körelmesine ya da hayvan veya bitkilerin doğal özelliklerinin değişmesine yol açabilecek nitelikte olmasını ifade eder.

### Çevrenin taksirle kirletilmesi: hangi şartlar aranır?

- Failin atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya vermiş olması gerekir; verme, temas ettirecek biçimde bırakma, atma, salıverme veya gömme gibi her türlü eylemle gerçekleşir.
- Verme fiili çevreye zarar verecek şekilde gerçekleşmiş olmalıdır; bu, çevresel değerler üzerinde en azından somut bir tehlike doğurmayı gerektirir, zararın gerçekleşmesi aranmaz.
- Netice taksirle, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla meydana gelmiş olmalıdır; kasten verme bu madde kapsamında değildir.
- Birinci fıkra için ağırlaştırıcı olarak, atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması gerekir; bu hal ayrıca aranır.
- İkinci fıkra için atık veya artıkların insan veya hayvanlarda tedavisi zor hastalıklara, üreme yeteneğinin körelmesine ya da hayvan veya bitkilerin doğal özelliklerinin değişmesine neden olabilecek niteliklere sahip olması gerekir; bu nitelik olabilirlik düzeyinde yeterlidir.
- Atığın veya artığın verilmesi, hukuka uygun bir teknik usule uygun yapılmışsa hukuka uygunluk nedeni bulunduğu kabul edilir; bu durumda suç oluşmaz (ilgili mevzuata uygun bırakma).

### Çevrenin taksirle kirletilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkra kapsamındaki temel hal için adli para cezası öngörülmüştür.
- Atık veya artığın toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde birinci fıkra gereğince iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- İkinci fıkradaki niteliklere sahip atık veya artığın taksirle verilmesi halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.
- Verme fiili çevreye zarar verecek boyutta değilse suç oluşmaz.
- Atık verme ilgili mevzuata uygun gerçekleşmişse hukuka uygunluk nedeni bulunduğu için suç oluşmaz.
- Taksirle işlenen suçta teşebbüs mümkün değildir; netice gerçekleşmeden cezalandırma söz konusu olmaz.
- Maddede tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri öngörülmemiştir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, atığın çevreye zarar verecek şekilde taksirle verilmesini düzenler; kalıcı etki varsa ikinci cümlede ağırlaştırılır.
- İkinci fıkra, atığın niteliğine bakar: tedavisi zor hastalık, üreme yeteneğinin körelmesi veya doğal özelliklerin değişmesi olasılığı aranır.

Sonuç: Birinci fıkra adli para cezası, kalıcı etki halinde iki aydan bir yıla kadar hapis öngörür; ikinci fıkra bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörür ve adli para cezası seçeneği yoktur.

### Birinci fıkra temel hal ile kalıcı etki hali arasındaki fark nedir?

- Temel halde atık veya artık çevreye zarar verecek şekilde verilmiştir, kalıcı etki aranmaz.
- Kalıcı etki halinde atık veya artık toprakta, suda veya havada süreklilik gösteren etki bırakmıştır.

Sonuç: Temel halde yalnız adli para cezası öngörülür; kalıcı etki halinde iki aydan bir yıla kadar hapis cezası da uygulanır.

### Kasten verme ile taksirle verme arasındaki fark nedir?

- Kasten verme, bu maddenin değil m.181'in konusudur ve kanuni tanımdaki sonucun istenerek gerçekleşmesini gerektirir.
- Taksirle verme, m.182 kapsamında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla gerçekleşir.

Sonuç: Taksirle verme m.182'ye göre cezalandırılır; failin hatası bu maddeye girmez ve kasten işlendiği kabul edilirse ayrı hüküm uygulanır.

### Çevrenin taksirle kirletilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taksirle verme suçunu kasten verme ile karıştırmak; kast unsurunu aramak ve m.181 yerine m.182'yi hiç uygulamamak.
- Somut tehlikeyi zararla eş tutmak ve çevresel zarar gerçekleşmeden suç oluşmayacağını düşünmek.
- Birinci fıkradaki kalıcı etki ağırlaştırmasını temel hal ile karıştırmak; kalıcı etki aranmadan iki aydan bir yıla kadar hapis uygulamak.
- İkinci fıkradaki niteliği yalnız atığın genel tehlikeliliği ile değerlendirmek; ikinci fıkrada aranan belirli etkilerin varlığını araştırmamak.
- Taksirle işlenen suçta teşebbüs veya iştirak tartışması yapmak; bu suç ani suç olduğundan teşebbüs mümkün değildir.
- Adli para cezasını ikinci fıkraya da uygulamak; ikinci fıkrada adli para cezası seçeneği yoktur, hapis cezası zorunludur.
- Mevzuata uygun verme halinde de suç olduğunu kabul etmek; hukuka uygunluk nedeni varsa suç oluşmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Çevrenin taksirle kirletilmesi suçu somut tehlike suçu olarak kabul edilmekte, zararın gerçekleşmesi aranmadan çevresel değerler üzerinde somut tehlikenin varlığı yeterli görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/3104 E., 2024/8593 K., 11.06.2024)
- Mahkemeler, atığın verilmesinin çevreye zarar verecek nitelikte olup olmadığını değerlendirirken somut tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek amacıyla bilirkişi incelemesine başvurmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/3104 E., 2024/8593 K., 11.06.2024)
- İkinci fıkra kapsamında hüküm kurulan olaylarda, atığın insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıklara ya da doğal özelliklerin değişmesine yol açabilecek nitelikte olup olmadığı tespit edilmeden nitelikli hal uygulanmamaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2021/22696 E., 2024/4323 K., 02.04.2024)
- Birinci fıkra kapsamında verilen cezalarda, adli para cezası ve hapis cezasının alt sınırları ile indirim düzeyi konusunda uygulamada farklı sonuçlara ulaşılmakta, kalıcı etki unsurunun ispatı belirleyici olmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/1786 E., 2024/4324 K., 02.04.2024; 4. Ceza Dairesi, 2021/22766 E., 2024/3954 K., 26.03.2024; 4. Ceza Dairesi, 2024/1103 E., 2024/2808 K., 05.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık veya müşteki, atığın çevreye zarar verecek şekilde verildiğini ve verme fiilinin taksirle gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Çevreye zarar verecek boyut ve somut tehlike, tutanak, denetim raporu ve bilirkişi incelemesiyle ispatlanır.
- Birinci fıkradaki kalıcı etki ağırlaştırması ve ikinci fıkradaki atığın niteliği, bilirkişi raporu gibi teknik delillerle ispatlanır; bu unsurların varlığı iddia eden tarafa aittir.
- Hukuka uygunluk savunmasında, atığın ilgili mevzuata uygun biçimde verildiğini gösteren belge ve izinler failin delilidir; bu belgelerin bulunmaması savunmayı zayıflatır.
- Taksirin varlığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığın ispatıyla belirlenir; bu ispat yükü iddia edene aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.21: Taksirli suçta kusur, bilinçli taksir ve basit taksir ayrımını düzenler; bilinçli taksirde ceza artırımı ve basit taksirde kişisel durum nedeniyle cezanın verilmemesi bu maddeye bağlı olarak uygulanır.
- 5237 m.181: Kasten verme halini düzenler; m.182 ile kast-taksir ayrımı bu iki madde arasında yapılır.
- 5237 m.52: Adli para cezasının gün sayısı ve miktarını belirler; birinci fıkradaki adli para cezası bu hükümle hesaplanır.
- 5237 m.62: Takdiri indirim sebebi olarak, hapis cezasının verilmesinde ve miktarının belirlenmesinde uygulanabilir.

## [TCK m.183 — Gürültüye neden olma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-183)

TCK m.183, gürültüye neden olma suçunu düzenler. Suçun maddi unsuru, ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak ve başka bir kişinin sağlığının zarar görmesine elverişli biçimde gürültüye neden olmaktır. Madde, fiilin faili bakımından herkese uygulanır; hem gerçek hem de tüzel kişilerin faaliyeti kapsamında işlenen fiiller ele alınır. Maddede gürültünün tanımı, ölçüm yöntemi, idari yaptırımlar, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri ve teşebbüs-iştirak kuralları yer almaz. Gürültünün tanımı ve standartları Çevre Kanunu ile Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nde, idari yaptırımlar Kabahatler Kanunu'nda düzenlenir. Çevrenin kasten veya taksirle kirletilmesi suçları (m.181, m.182) ile imar kirliliği (m.184) ayrı maddelerdedir. Zamanaşımı ve usul hükümleri de bu maddede yer almaz.

### Gürültüye neden olma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gürültü**: İnsan faaliyetleri sonucu oluşan, çevre kalitesini veya insan sağlığını olumsuz etkileyen istenmeyen ve rahatsız edici ses olarak anlaşılır. Gürültü düzeyi ölçü birimi olarak desibel (dB) ile belirlenir. Tanım TCK'da yer almaz; ilgili yönetmelikten çıkarılır.
- **İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülük**: Gürültüye ilişkin standart, sınır ve usulleri koyan mevzuattır. Maddedeki fiilin hukuka aykırılığını belirleyen ölçüt budur; yükümlülüğe aykırılık, fiilin suç olması için ön koşuldur.
- **Sağlığın zarar görmesine elverişlilik**: Gürültünün başka bir kişinin ruhsal veya bedensel sağlığını bozma tehlikesi taşıması demektir. Gerçekten bir zarar doğmuş olması aranmaz; somut tehlike yeterlidir.
- **Somut tehlike suçu**: Tehlikenin gerçekleşmesi, yani sağlığın tehlikeye düşmesi, suçun tamamlanması için yeterli olan suç türüdür. Sağlığın bozulması aranmaz.
- **Serbest hareketli suç**: Fiilin birçok farklı biçimde işlenebildiği suç türüdür. Gürültü, failin bizzat çıkardığı sesle, bir araç ya da hayvan aracılığıyla veya ihmali hareketle oluşabilir.

### Gürültüye neden olma: hangi şartlar aranır?

- Failin gürültüye neden olan bir fiili işlemiş olması gerekir; bu fiil icrai hareket olabileceği gibi, gürültünün önlenmesi yükümlülüğüne uyulmamasından ibaret ihmali bir davranış da olabilir.
- Gürültüye neden olan fiil, ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüğe aykırı olmalıdır; yasal sınırın aşılmaması halinde fiil suç oluşturmaz.
- Gürültü, başka bir kişinin sağlığının zarar görmesine elverişli olmalıdır; bu elverişlilik, ilgili gürültünün ruhsal veya bedensel sağlığı tehlikeye düşürme niteliği taşımasıyla belirlenir.
- Gürültüyü bizzat failin çıkarması gerekmez; failin gürültüye neden olması yeterlidir, araç veya hayvan vasıtasıyla da işlenebilir.
- Suçun kişisel cezası için, maddede öngörülen iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası alternatifi uygulanır.

### Gürültüye neden olma: hangi sonuçları doğurur?

- Unsurlar birlikte gerçekleşirse fail iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- Gürültü ilgili yükümlülüğe uygun ise, sağlık tehlikesi olsa bile fiil bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
- Yükümlülüğe aykırılık varsa ama gürültü başka bir kişinin sağlığına elverişli değilse suç oluşmaz; fiil idari yaptırıma tabi olabilir.
- Suç somut tehlike suçu olduğundan, sağlığın gerçekten bozulması sonucu aranmaz; tehlike yeterlidir.
- Teşebbüs elverişlidir, çünkü suç neticeli olarak düzenlenmiştir. İştirak de mümkündür.

### Gürültüye neden olma ile çevrenin taksirle kirletilmesi arasındaki fark nedir?

- m.183 gürültüye ilişkin olup fiilin konusu ses dalgasıdır ve yükümlülük ilgili gürültü mevzuatından gelir.
- m.182 atık veya artıkların çevreye yayılmasını konu alır ve taksirle kirletmeyi düzenler.

Sonuç: Ses kaynaklı rahatsızlık m.183 kapsamında, atık kaynaklı kirlilik m.181 veya m.182 kapsamında değerlendirilir.

### Gürültüye neden olma ile kabahatler Kanunu m.36 (gürültü kabahati) arasındaki fark nedir?

- m.183, sağlığın zarar görmesine elverişli gürültüyü suç olarak düzenler.
- Kabahatler Kanunu m.36/1, başkalarının huzur ve sükununu bozan gürültüyü idari yaptırıma bağlar.

Sonuç: Sağlık tehlikesi doğurmayan rahatsızlık idari yaptırımla, sağlık tehlikesi yaratan gürültü ceza hukuku yaptırımıyla karşılanır.

### Gürültüye neden olma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gürültüyü ölçmeden, sağlığa elverişlilik konusunda bilirkişi incelemesi yapmadan karar vermek.
- Suçu sağlığın gerçekten bozulmasını aranan bir zarar suçu gibi değerlendirmek; oysa suç somut tehlike suçudur.
- Gürültünün yalnızca rahatsız edici olmasını yeterli görmek; sağlığa elverişlilik ve yükümlülüğe aykırılık birlikte aranmalıdır.
- Sadece gürültüyü failin bizzat çıkarması gerektiğini düşünmek; araç, hayvan veya ihmali hareketle işleme de mümkündür.
- Gürültü kabahati ile suçu karıştırmak; sağlığa elverişlilik yoksa m.183 değil Kabahatler Kanunu uygulanır.
- Tüzel kişi hakkında m.20 kapsamında güvenlik tedbiri uygulanabileceğini varsaymak; bu suç için tüzel kişi güvenlik tedbiri açıkça öngörülmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gürültüye neden olma suçunda mahkemeler, cezayı genellikle adli para cezası olarak belirlemektedir. (4. Ceza Dairesi, 2022/13439 E., 2023/665 K., 26.01.2023; 4. Ceza Dairesi, 2022/8698 E., 2022/21427 K., 01.11.2022; 18. Ceza Dairesi, 2019/8869 E., 2019/14457 K., 15.10.2019)
- Bazı kararlarda beraat kararı verilmiş, bu tür uyuşmazlıkta suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. (4. Ceza Dairesi, 2023/9685 E., 2023/22109 K., 05.10.2023)
- Uygulamada sağlığın elverişli zarar görmesi bakımından bilirkişi incelemesi ve ölçüm sonuçlarının dikkate alındığı kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Gürültüye neden olma suçunda ispat yükü iddia makamındadır; failin gürültüye neden olduğunu ve ilgili yükümlülüğe aykırılığı ispatlaması gerekir.
- Gürültünün yükümlülüğe aykırılığı, ilgili mevzuatta belirlenen ölçüm sonuçları ve tutanaklarla ispatlanır.
- Gürültünün başka bir kişinin sağlığına elverişli olup olmadığı, teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
- Failin ihmali hareketle suçu işlediği iddiasında, gürültünün önlenmesi yükümlülüğünün failde olduğu ve bu yükümlülüğe uyulmadığı ispatlanmalıdır.
- Savunma olarak yükümlülüğe uygunluk ya da gürültünün sağlığa elverişli olmadığı ileri sürülürse, bu iddiayı savunan taraf ölçüm ve bilirkişi raporu ile ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181): Çevrenin kasten kirletilmesi suçunu düzenler; atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesi ayrı bir fiil tipidir ve gürültü fiilini kapsamaz.
- [5237 sayılı Kanun m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182): Çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu düzenler; gürültüye neden olma bu maddeyle değil m.183 ile cezalandırılır.
- [5237 sayılı Kanun m.184](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184): İmar kirliliğine neden olma suçunu düzenler; yapılaşmanın imar planına aykırılığı ayrı bir suç tipidir.
- [5237 sayılı Kanun m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-52): Adli para cezasının gün sistemiyle hesaplanmasını düzenler; m.183 kapsamında verilecek adli para cezası bu maddeye göre belirlenir.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Takdiri indirimi düzenler; uygulamada m.183 ile birlikte kararlarda indirim uygulandığı görülür.
- [5237 sayılı Kanun m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-20): Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerini düzenler. Metin bu suç için tüzel kişi güvenlik tedbirini açıkça öngörmediğinden m.20'nin doğrudan uygulanmadığı kabul edilmelidir.
- 2872 sayılı Çevre Kanunu m.14: Huzur, sükun ve sağlığı bozacak gürültünün yasaklandığını, standartların yönetmelikle belirleneceğini düzenler; m.183'teki ilgili yükümlülüğün kaynağıdır.
- 6763 sayılı Kabahatler Kanunu m.36: Huzur ve sükunu bozan gürültüyü idari para cezasına bağlar; sağlık tehlikesi bulunmayan hallerde m.183'ün yerine uygulanır.

## [TCK m.184 — İmar kirliliğine neden olma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesi, imar mevzuatına aykırı yapılaşmadan doğan imar kirliliğine neden olma suçunu düzenler. Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapma ve yaptırma, yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatların şantiyelerine elektrik, su veya telefon bağlanmasına izin verme, yapı kullanma izni alınmamış binalarda sınai faaliyete izin verme fiillerini, uygulama alanı sınırını ve suçun ortadan kalkmasını sağlayan imar barışı hükmünü kapsar. Fail, bina yapan veya yaptıran kişi ile bu fiillere müsaade eden kişidir. Madde, çevreye karşı diğer suçları (m.181, m.182, m.183) düzenlemez. İmar kirliliğinin yaptırımı olan idari para cezaları ve yıkım gibi idari tedbirler (3194 sayılı İmar Kanunu) bu maddenin kapsamında değildir. Kamu davasının açılması ve zamanaşımı gibi usul ve dava şartları genel hükümlere (5237 sayılı Kanun m.66 ve devamı) tabidir.

### İmar kirliliğine neden olma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yapı ruhsatiyesi**: Yapının imar mevzuatına uygun olarak yapılmasına izin veren idari belgedir. Ruhsatsız inşa ve ruhsata aykırı inşa, bu suçun maddi unsurunu oluşturur.
- **Yapı kullanma izni**: Tamamlanmış binanın kullanılmasına imkan veren, yapının ruhsata ve imar mevzuatına uygun bitirildiğini gösteren belgedir. İkinci ve üçüncü fıkra bakımından binanın kullanılabilirliğinin ölçütüdür.
- **Şantiye**: Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaat nedeniyle kurulan geçici inşaat tesisidir. Bu tesislere elektrik, su veya telefon bağlanması ikinci fıkra kapsamındadır.
- **Belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer**: Maddenin uygulanabileceği coğrafi alandır. Üçüncü fıkra hariç diğer hükümler bu alanlarda uygulanır.
- **İmar planı ve ruhsata uygun hale getirme**: Beşinci fıkrada düzenlenen, failin yapıyı imara ve ruhsata uygun hale getirmesidir. Bu durumda kamu davası açılmaz veya düşer ve mahkum olunan ceza ortadan kalkar.

### İmar kirliliğine neden olma: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra bakımından, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapılmalı ya da yaptırılmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından, yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaat nedeniyle kurulan şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade edilmelidir.
- Üçüncü fıkra bakımından, yapı kullanma izni alınmamış bir binada herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade edilmelidir.
- Birinci ve ikinci fıkra fiilleri, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlenmiş olmalıdır; üçüncü fıkra bu sınırın dışındadır.
- Fiil 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış bir yapıyla ilgili olmamalıdır; bu tarihten önceki yapılar bakımından ikinci ve üçüncü fıkra uygulanmaz.
- Beşinci fıkranın koşulu aranmamalı, yani fail yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmemiş olmalıdır; aksi halde kamu davası açılmaz veya düşer.

### İmar kirliliğine neden olma: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkra kapsamında ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatın şantiyesine elektrik, su veya telefon bağlanmasına müsaade eden kişi birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
- Yapı kullanma izni alınmamış binada sınai faaliyete müsaade eden kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Üçüncü fıkra dışındaki hükümler belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerler dışında uygulanmaz.
- Failin yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde birinci ve ikinci fıkra gereğince kamu davası açılmaz.
- Açılmış bir kamu davası uygun hale getirme üzerine düşer ve mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
- 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarda ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanmaz.
- Beşinci fıkra ile düşen davada yargılama giderlerinin hazineye bırakılması uygulamada görülen bir sonuçtur; bu sonuç maddenin metninde açıkça yer almaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra bina yapmayı veya yaptırmayı suç sayar; fail doğrudan inşaatı gerçekleştiren veya ettiren kişidir.
- İkinci fıkra inşaatın kendisi değil, ruhsatsız başlatılan inşaatın şantiyesine altyapı bağlanmasına müsaade edilmesini suç sayar.

Sonuç: Birinci fıkra 1 yıldan 5 yıla kadar hapis, ikinci fıkra ise birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır; ikinci fıkrada ayrı bir ceza öngörülmez.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra ruhsatsız başlatılan inşaatın şantiyesine elektrik, su veya telefon bağlanmasına izin verilmesini kapsar.
- Üçüncü fıkra yapı kullanma izni alınmamış binada sınai faaliyete müsaade edilmesini kapsar.

Sonuç: İkinci fıkra birinci fıkra cezasına bağlanırken, üçüncü fıkra 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörür; üçüncü fıkra ayrı ve daha ağır bir suçtur.

### Üçüncü fıkra ile birinci ve İkinci fıkralar (yer sınırı) arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra belediye sınırı veya özel imar rejimi şartına bağlı değildir.
- Birinci ve ikinci fıkralar belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

Sonuç: Köy sınırları içinde bulunan yapıda sınai faaliyete müsaade edilmesi üçüncü fıkra kapsamında cezalandırılabilir; birinci ve ikinci fıkralar ise bu alanlarda uygulanmaz.

### 12 Ekim 2004 öncesi yapılar ile sonrası yapılar arasındaki fark nedir?

- 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılar.
- 12 Ekim 2004 tarihinden sonra yapılmış yapılar.

Sonuç: Önceki yapılar bakımından ikinci ve üçüncü fıkra uygulanmaz; birinci fıkra ise bu ayrıma tabi değildir.

### Beşinci fıkra uygulanan hal ile uygulanmayan hal arasındaki fark nedir?

- Fail, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmiştir.
- Fail yapıyı uygun hale getirmemiştir.

Sonuç: Birinci ve ikinci fıkra gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan dava düşer ve mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar; uygun hale getirilmemişse yargılama sürer.

### İmar kirliliğine neden olma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü fıkrayı da belediye sınırı ve özel imar rejimi şartına bağlamak; oysa dördüncü fıkra üçüncü fıkrayı bu sınırın dışında tutar.
- Birinci fıkradaki bina yapma suçunu ikinci fıkra gibi şantiye altyapısına bağlanma fiiline genişletmek.
- Yapıyı imara uygun hale getirmenin yalnızca bir sonraki tarihte yapılmasını yeterli saymak; beşinci fıkra uygulaması, uygun hale getirmenin dava süreciyle ilgili olarak değerlendirilmesini gerektirir.
- 12 Ekim 2004 sınırını ikinci ve üçüncü fıkralarla birlikte birinci fıkraya da uygulamak; birinci fıkra bu tarih kaydına tabi değildir.
- Beşinci fıkranın tüm fıkra ve suçları kapsadığını düşünmek; madde metni yalnızca birinci ve ikinci fıkrayı düşme kapsamına alır.
- Beşinci fıkra uygulamasında yargılama giderlerinin hazineye bırakılmasını maddenin açık hükmü saymak; bu sonuç uygulamada görülen bir yaklaşımdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, imara aykırı yapının kovuşturma aşamasında yıkılarak eski hale getirilmesini beşinci fıkradaki uygun hale getirme sayarak kamu davasının düşmesine karar vermektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/418 E., 2012/56 K., 21.02.2012; Ceza Genel Kurulu, 2011/259 E., 2012/20 K., 07.02.2012; Ceza Genel Kurulu, - E., 2012/20 K., 07.02.2012)
- Yargıtay, imara aykırı yapının soruşturma aşamasında yıkılması halinde de beşinci fıkranın uygulanmasını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/259 E., 2012/20 K., 07.02.2012; Ceza Genel Kurulu, - E., 2012/20 K., 07.02.2012)
- Yargıtay, beşinci fıkra uyarınca düşme kararında yargılama giderlerinin hazineye bırakılmasını uygulamada kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/415 E., 2012/92 K., 13.03.2012)
- Yargıtay, beşinci fıkranın uygulanabilmesi için yapının imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesini aramakta, bu hususu kovuşturma ve soruşturma aşamasında yapılan fiili yıkım ile değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/260 E., 2012/62 K., 28.02.2012; Ceza Genel Kurulu, 2011/255 E., 2012/16 K., 07.02.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Beşinci fıkranın uygulanmasını talep eden fail, yapının imar planına ve ruhsatına uygun hale getirildiğini ispatlamalıdır; yıkım veya tadilat tutanağı, keşif ve bilirkişi raporu bu amaçla kullanılabilir.
- Yapının ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğunu ilk olarak savcılık ya da kamu davası açan taraf ispat eder; yapı ruhsatiyesinin bulunmadığı ilgili belediyenin yazısı ile belgelenir.
- Yapı kullanma izninin alınmadığını ve sınai faaliyetin yapıldığını ispat yükü iddia eden tarafa aittir; belediye kayıtları ve tutanaklar bu konuda temel delildir.
- 12 Ekim 2004 öncesi yapı olduğu savunmasında ispat yükü fail tarafındadır; yapı tarihini gösteren belge veya eski hava fotoğrafları kullanılabilir.
- Belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi olunduğuna dair savunma, imar durumu belgesi ve yer tespiti ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-66): Kamu davasının düşmesi ve zamanaşımına ilişkin genel hükümleri içerir; beşinci fıkranın dava düşmesi sonucu bu genel hükümlerle birlikte değerlendirilir.
- 3194 sayılı İmar Kanunu: Ruhsat, yapı kullanma izni ve yıkım gibi imar mevzuatının idari yükümlülüklerini düzenler; maddede atıf yapılan yapı ruhsatiyesi ve yapı kullanma izni kavramlarının dayanağıdır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı aydan | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle birinci… |
| üç yıla | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle birinci… |
| bir yıldan | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle birinci… |
| beş yıla | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle birinci… |
| üç aydan | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (3) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıla | [m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-170) | (3) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| üç aydan | [m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171) | (1) Taksirle; a) Yangına, b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına, Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası… |
| bir yıla | [m.171](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-171) | (1) Taksirle; a) Yangına, b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına, Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası… |
| üç yıldan | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıldan | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. |
| iki yıldan | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile… |
| beş yıla | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile… |
| altı aydan | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya… |
| üç yıla | [m.172](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-172) | (4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya… |
| beş yıldan | [m.173](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173) | (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıldan | [m.173](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173) | (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| beş yıla | [m.173](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-173) | (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| dört yıldan | [m.174](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-174) | (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir… |
| sekiz yıla | [m.174](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-174) | (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir… |
| bir yıla | [m.174](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-174) | (3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| altı aya | [m.175](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-175) | (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| üç aydan | [m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-176) | (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıla | [m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-176) | (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| altı aya | [m.177](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-177) | (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile… |
| iki aydan | [m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-178) | (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi,… |
| altı aya | [m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-178) | (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi,… |
| bir yıldan | [m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179) | (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya… |
| altı yıla | [m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179) | (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya… |
| dört aydan | [m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179) | (2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | [m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179) | (2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| altı aydan | [m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-179) | (3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| üç aydan | [m.180](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-180) | (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | [m.180](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-180) | (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı aydan | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181) | (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181) | (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıldan | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181) | (2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| üç yıla | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181) | (2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıldan | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-181) | (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek… |
| iki aydan | [m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182) | Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıla | [m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182) | Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıldan | [m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182) | (2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıkların… |
| beş yıla | [m.182](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-182) | (2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıkların… |
| iki aydan | [m.183](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-183) | (1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | [m.183](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-183) | (1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıldan | [m.184](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184) | (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıla | [m.184](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184) | (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıldan | [m.184](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-184) | (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |

## Konuda geçen kararlar

- 2014/146 E., 2015/31 K., 19.03.2015 (m.173)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/425 E., 2025/358 K., 24.09.2025 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/577 E., 2025/160 K., 09.04.2025 (m.181)
- Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025 (m.171)
- Ceza Genel Kurulu, 2024/553 E., 2025/126 K., 12.03.2025 (m.171)
- Ceza Genel Kurulu, 2024/444 E., 2025/31 K., 15.01.2025 (m.171)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/520 E., 2025/25 K., 15.01.2025 (m.180)
- Ceza Genel Kurulu, 2024/93 E., 2024/148 K., 27.03.2024 (m.171)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/392 E., 2024/114 K., 13.03.2024 (m.171)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/369 E., 2024/94 K., 14.02.2024 (m.179)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/217 E., 2024/69 K., 14.02.2024 (m.181)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/570 E., 2022/488 K., 28.06.2022 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/609 E., 2022/245 K., 07.04.2022 (m.182)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/442 E., 2022/86 K., 15.02.2022 (m.171)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1110 E., 2019/610 K., 17.10.2019 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2012/655 E., 2012/1823 K., 31.10.2012 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/415 E., 2012/92 K., 13.03.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/272 E., 2012/59 K., 28.02.2012 (m.170)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/272 E., 2012/59 K., 28.02.2012 (m.170)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/260 E., 2012/62 K., 28.02.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/418 E., 2012/56 K., 21.02.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/259 E., 2012/20 K., 07.02.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/255 E., 2012/16 K., 07.02.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, - E., 2012/20 K., 07.02.2012 (m.184)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/82 E., 2011/182 K., 20.09.2011 (m.170)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/131 E., 2010/181 K., 05.10.2010 (m.179)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/51 E., 2010/162 K., 06.07.2010 (m.170)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/162 E., 2008/202 K., 23.09.2008 (m.170)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/62 E., 2008/75 K., 08.04.2008 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/28 E., 2008/79 K., 08.04.2008 (m.174)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/262 E., 2007/263 K., 04.12.2007 (m.179)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/206 E., 2007/179 K., 18.09.2007 (m.170)
- 12. Ceza Dairesi, 2025/5376 E., 2026/2466 K., 10.03.2026 (m.179)
- 12. Ceza Dairesi, 2025/4575 E., 2025/8696 K., 08.12.2025 (m.179)
- 12. Ceza Dairesi, 2025/1491 E., 2025/8179 K., 25.11.2025 (m.179)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/2550 E., 2025/11132 K., 17.06.2025 (m.181)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/25474 E., 2025/4325 K., 28.05.2025 (m.177)
- 5. Ceza Dairesi, 2021/6535 E., 2025/3728 K., 11.03.2025 (m.176)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/768 E., 2025/4692 K., 11.03.2025 (m.181)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/10190 E., 2024/17718 K., 24.12.2024 (m.181)
- 7. Ceza Dairesi, 2024/7167 E., 2024/11441 K., 11.12.2024 (m.178)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/9224 E., 2024/15314 K., 26.11.2024 (m.181)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/3104 E., 2024/8593 K., 11.06.2024 (m.182)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/701 E., 2024/4462 K., 22.05.2024 (m.176)
- 11. Ceza Dairesi, 2024/1401 E., 2024/5793 K., 30.04.2024 (m.172)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/22696 E., 2024/4323 K., 02.04.2024 (m.182)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/1786 E., 2024/4324 K., 02.04.2024 (m.182)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/22766 E., 2024/3954 K., 26.03.2024 (m.182)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/1103 E., 2024/2808 K., 05.03.2024 (m.182)
- 8. Ceza Dairesi, 2021/17262 E., 2023/7229 K., 10.10.2023 (m.173)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/9685 E., 2023/22109 K., 05.10.2023 (m.183)
- 12. Ceza Dairesi, 2021/3494 E., 2023/3644 K., 04.10.2023 (m.180)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/8805 E., 2023/18095 K., 09.05.2023 (m.180)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/13439 E., 2023/665 K., 26.01.2023 (m.183)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/8698 E., 2022/21427 K., 01.11.2022 (m.183)
- 10. Ceza Dairesi, 2021/14871 E., 2022/2846 K., 09.03.2022 (m.183)
- 12. Ceza Dairesi, 2020/9467 E., 2021/9069 K., 21.12.2021 (m.180)
- 10. Ceza Dairesi, 2021/14531 E., 2021/13718 K., 15.12.2021 (m.183)
- 2. Ceza Dairesi, 2021/772 E., 2021/9209 K., 27.04.2021 (m.176)
- 12. Ceza Dairesi, 2020/2777 E., 2020/6147 K., 18.11.2020 (m.178)
- 18. Ceza Dairesi, 2019/8869 E., 2019/14457 K., 15.10.2019 (m.183)
- 19. Ceza Dairesi, 2018/6464 E., 2019/11656 K., 23.09.2019 (m.173)
- 1. Ceza Dairesi, 2016/5982 E., 2018/5566 K., 20.12.2018 (m.172)
- 4. Hukuk Dairesi, 2016/11965 E., 2018/8174 K., 20.12.2018 (m.180)
- 8. Ceza Dairesi, 2015/16010 E., 2016/1170 K., 08.02.2016 (m.177)
- 1. Ceza Dairesi, 2015/761 E., 2015/1201 K., 04.03.2015 (m.172)
- 8. Ceza Dairesi, 2015/2376 E., 2015/9536 K., 16.02.2015 (m.177)
- 12. Ceza Dairesi, 2014/12657 E., 2014/22458 K., 11.11.2014 (m.177)
- 2. Ceza Dairesi, 2011/39008 E., 2013/24477 K., 30.10.2013 (m.175)
- 12. Ceza Dairesi, 2013/13323 E., 2013/16950 K., 20.06.2013 (m.173)
- 11. Ceza Dairesi, 2013/11058 E., 2013/9370 K., 05.06.2013 (m.172)
- 8. Ceza Dairesi, 2012/21892 E., 2012/22435 K., 28.06.2012 (m.178)
- 9. Ceza Dairesi, 2010/3514 E., 2010/3993 K., 07.04.2010 (m.177)
- 9. Ceza Dairesi, 2008/1245 E., 2008/7347 K., 04.06.2008 (m.177)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/177 E., 2025/1037 K., 06.11.2025 (m.180)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.12.2025 (m.170).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/genel-tehlike-yaratan-suclar-ve-cevreye-karsi-suclar
