---
title: "İftira, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması — Ceza Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Ceza Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Ceza Kanunu"
articles: "TCK m.267–277"
last_amended: "2014-06-18"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/iftira-baskasina-ait-kimlik-veya-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İftira, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

Ceza Hukuku Özel Hükümler › Özel hükümler › Millete ve devlete karşı suçlar ve son hükümler › Adliyeye karşı suçlar — [Ceza Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TCK m.267, iftira suçunun temel şeklini (yetkili makamlara ihbar veya şikâyet ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği bir fiili bir kişiye isnat etme) ve bu suça bağlanan nitelikli halleri düzenler: fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulması, mağdur aleyhine gözaltı veya hapis dışı koruma tedbiri uygulanması, mağdurun ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya hapis cezasına mahkûm edilmesi ve bu cezanın infazına başlanması, mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması halinde fiilin dolaylı fail olarak sorumluluğu, zamanaşımının başlangıcı ve basın yoluyla işlenen iftirada mahkûmiyet kararının ilanı.

## Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.267–277 hükümlerini kapsar: iftira, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, etkin pişmanlık, suç üstlenme, suç uydurma, yalan tanıklık, şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler, yalan yere yemin, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs.

- [TCK m.267 — İftira](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267)
- [TCK m.268 — Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-268)
- [TCK m.269 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269)
- [TCK m.270 — Suç üstlenme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-270)
- [TCK m.271 — Suç uydurma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-271)
- [TCK m.272 — Yalan tanıklık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272)
- [TCK m.273 — Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-273)
- [TCK m.274 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-274)
- [TCK m.275 — Yalan yere yemin](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-275)
- [TCK m.276 — Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276)
- [TCK m.277 — Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277)

## [TCK m.267 — İftira](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267)

Madde, iftira suçunun temel şeklini (yetkili makamlara ihbar veya şikâyet ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği bir fiili bir kişiye isnat etme) ve bu suça bağlanan nitelikli halleri düzenler: fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulması, mağdur aleyhine gözaltı veya hapis dışı koruma tedbiri uygulanması, mağdurun ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya hapis cezasına mahkûm edilmesi ve bu cezanın infazına başlanması, mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması halinde fiilin dolaylı fail olarak sorumluluğu, zamanaşımının başlangıcı ve basın yoluyla işlenen iftirada mahkûmiyet kararının ilanı. Suçun faili herkes olabilir; mağdur isnat edilen kişidir. Maddenin düzenlemediği konular arasında, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu (m.268), iftiranın etkin pişmanlıkla cezadan indirilmesi (m.269), suç uydurma (m.271) ve iftiranın kovuşturma usulü ile yetkili mahkeme gibi usul konuları yer alır. Bu konular ilgili maddelerde ayrıca düzenlenmiştir.

### İftira: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İftira**: İşlemediğini bildiği bir kişiye, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etme eylemidir. Isnadın konusu suç olmak zorunda değildir; disiplin ya da başka bir idari yaptırım gerektiren fiiller de konu olabilir.
- **Hukuka aykırı fiil isnadı**: Belirli bir kişiye bir fiilin atfedilmesidir. Kişinin adı açıkça yazılmasa bile yapılacak araştırmayla kimliği belirlenebiliyorsa isnat belli bir kişiye yöneltilmiş sayılır.
- **Yetkili makam ihbarı veya şikâyeti**: İsnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla yapılmasıdır. Basın ve yayın yoluyla yapılan isnat da maddede ayrıca sayılmıştır.
- **Maddi eser ve delil uydurma**: Isnadı desteklemek için fiilin izlerini taşıyan eşya, belge veya başka delillerin sahte biçimde üretilmesidir. Yalnızca sözlü isnat bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Dolaylı fail sorumluluğu**: Mağdurun yüklenen fiili işlemediği anlaşıldığı halde bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda, iftiracının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulmasıdır.

### İftira: hangi şartlar aranır?

- Failin, hukuka aykırı bir fiili bir kişiye isnat etmesi gerekir; isnadın konusu suç olmak zorunda değildir.
- İsnat, yetkili makamlara ihbar veya şikâyet yoluyla ya da basın ve yayın yoluyla yapılmalıdır.
- Failin isnat ettiği fiili mağdurun işlemediğini bilmesi gerekir; olası kastla işlenemez.
- İsnadın amacı, mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak olmalıdır.
- Nitelikli hallerde, fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulmuş olması, mağdur aleyhine gözaltı veya hapis dışı koruma tedbiri uygulanmış olması ya da mağdurun ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya hapis cezasına mahkûm edilmiş olması aranır.
- Dolaylı fail sorumluluğu için mağdurun fiili işlemediğinden dolayı beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı almış olması ve bu fiil nedeniyle gözaltına alınması ya da tutuklanması gerekir.

### İftira: hangi sonuçları doğurur?

- İsnat, yetkili makamlara ihbar veya şikâyetle ya da basın ve yayın yoluyla yapıldığında ve fail mağdurun fiili işlemediğini bildiğinde, fail bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Fiilin maddi eser ve delilleri uydurulmuşsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Mağdur hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olup bu fiil nedeniyle gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa, ceza yarı oranında artırılır.
- Mağdur hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olup bu fiil nedeniyle gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
- Mağdurun iftira nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi halinde, fail yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
- Yetkili makama ihbar veya şikâyet değil de basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer basın organıyla ilan olunur.
- Basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir.
- Fiilin işlendiği tarihte iftira konusu fiilin işlenmediği sabit olmadıkça, bu fiilin hukuka aykırılığı ve isnadın kapsamı cezayı belirlemez; cezanın ölçüsü fıkralara göre belirlenir.

### Temel hal ile maddi eser ve delil uydurma arasındaki fark nedir?

- Yalnızca isnadın yapılması, temel şekli oluşturur.
- İsnadın dayanağı olarak fiilin maddi eser ya da delilleri de uydurulursa nitelikli hal oluşur.

Sonuç: Maddi eser ve delil uydurulmuşsa ceza yarı oranında artırılır (m.267/2).

### Hapis dışı koruma tedbiri ile gözaltı ve tutuklama arasındaki fark nedir?

- Mağdur aleyhine gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa, ceza artırılır.
- Mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, bu hal ayrıca iftiracının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna göre dolaylı fail olarak sorumluluğunu doğurur.

Sonuç: Hapis dışı tedbir halinde ceza yarı oranında artar (m.267/3); gözaltı veya tutuklama halinde ise iftiracı ayrıca hürriyetten yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı fail sayılır (m.267/4).

### Ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet ile hapis cezası arasındaki fark nedir?

- Mağdurun iftira nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi halinde ceza ayrı bir çerçevede belirlenir.
- Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa, beşinci fıkraya göre verilecek ceza ayrıca yarısı kadar artırılır.

Sonuç: Müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet halinde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis (m.267/5); infaz başlamışsa bu cezanın yarısı kadar ek artırım yapılır (m.267/6).

### Beraat ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile gözaltı veya tutuklama arasındaki fark nedir?

- Mağdur hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması, yalnızca koruma tedbiri uygulandığında artırım nedenidir.
- Aynı durumda mağdur gözaltına alınmış ya da tutuklanmışsa, fail ceza artırımından ayrı olarak hürriyetten yoksun kılma hükümlerine göre sorumlu tutulur.

Sonuç: Gözaltı veya tutuklama halinde cezai artırımın yanında dolaylı fail sorumluluğu da doğar (m.267/4).

### Yazılı/sözlü ihbar ile basın ve yayın yoluyla iftira: fark nedir?

- İhbar veya şikâyet yoluyla yapılan isnatta isnat yetkili makama yöneltilir.
- Basın ve yayın yoluyla yapılan isnatta isnat kamuoyuna yöneltilir.

Sonuç: Basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer basın organıyla ilan edilir ve ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir (m.267/9).

### İftira: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddi eser ve delil uydurma artırımını, yalnızca sözlü isnatta uygulamak; artırım ancak fiilin maddi eser veya delillerinin gerçekten uydurulduğu halde söz konusudur.
- Koruma tedbiri artırımını, mağdur hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmeden uygulamak; bu karar şartı aranmalıdır.
- Gözaltı ya da tutuklama halinde yalnızca ceza artırımı yapıp dolaylı fail sorumluluğunu uygulamamak; iki sonuç ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet cezasına mahkûmiyeti ile hapis cezasına mahkûmiyetini karıştırmak; birinci halde yirmi ila otuz yıl, ikinci halde yarı oranında artırım aranır.
- Müebbet halinde m.267/5 ile infaz halinde m.267/6 hükmünü birlikte değerlendirmemek; infazın başlamış olması ayrıca yarı oranında artırım doğurur.
- Basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada ilan hükmünü atlamak; mahkûmiyet kararının ilanı ve masrafın tahsili ayrıca gerekir.
- İftiranın kastını olası kasta bağlamak; suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma fiilinde, failin gerçek bir kişinin kimlik bilgisini verdiğinin anlaşılması halinde iftira suçunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/7071 E., 2025/9428 K., 27.11.2025)
- Sanığın isnadı nedeniyle mağdur hakkında koruma tedbiri uygulanmadığı halde ceza artırımı yapılmasının, m.267/3 uyarınca fazla ceza anlamına geldiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/22719 E., 2025/6191 K., 03.09.2025)
- Mağdurun iftirayı kendisi üzerine alma olmadan önce iftiradan dönmesi halinde, m.269 uyarınca cezadan indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/71 E., 2010/76 K., 06.04.2010)
- Basın ve yayın yoluyla iftirada isnadın gerçeğe aykırı olması ve yayının kamu adına soruşturma başlatmaya yönelik olması halinde iftira suçunun oluşacağı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23730 E., 14.06.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- İftira suçunda asıl talebi ileri süren taraf, yani soruşturma ve kovuşturma makamı ya da mağdur, failin isnadı işlemediğini bildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu kast, isnadın içeriği, fiilin niteliği ve failin yaptığı ihbarın dayanakları ile ortaya konur.
- Failin yetkili makama ihbar veya şikâyette bulunduğu ya da basın ve yayın yoluyla isnatta bulunduğu, ihbar tutanağı, şikâyet dilekçesi, gazete veya yayın kaydı gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Maddi eser ve delillerin uydurulduğu iddiası, bu eser ve delillerin sahteliğine ilişkin bilirkişi incelemesi ile ispatlanır; savunma olarak gerçek delil ileri sürülmesi halinde ispat yükü savunmayı yapan tarafa geçer.
- Dolaylı fail sorumluluğu ve koruma tedbiri artırımı için mağdurun beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile tedbirin uygulandığı, mahkeme kararları ve tutuklama ya da gözaltı kayıtları ile ispat edilir.
- Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya hapis cezasına mahkûmiyeti ve infazın başlaması, mahkûmiyet kararı ve infaz kayıtları ile ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.268](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-268): Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda, bu fiil iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır; bu nedenle m.267 uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.269](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269): İftiradan dönme ve etkin pişmanlık hükümlerini düzenler; m.267'deki suçun cezasını etkileyen indirim nedenidir.
- [5237 sayılı Kanun m.271](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-271): Suç uydurma suçunu düzenler; isnadın belirli bir kişiye yöneltilemediği hallerde m.267 yerine bu madde uygulanabilir.
- 5237 sayılı Kanun: Dolaylı fail sorumluluğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun hükümlerine yollama yapar; bu hükümler de kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

## [TCK m.268 — Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-268)

5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi, failin işlediği bir suç sebebiyle kendi aleyhine yürütülecek soruşturma ve kovuşturmanın önüne geçmek maksadıyla başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasını suç sayar ve bu fiile iftira suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir. Madde, kişinin kendi suçu nedeniyle adli makamlar karşısında başkasının kimliğini kullanmasını düzenler. Kimlik bilgisinin kullanılmasının hangi biçimde olacağını, suçun tamamlanma anını ve iftira hükümlerinin hangi fıkrasının uygulanacağını ayrıca belirtmez. Yalan beyanda bulunma suçunu (m.206) ve kimliğini bildirmeme kabahatini (Kabahatler Kanunu m.40) düzenlemez; bu fiillerin ayrımı uygulamada yapılır. İftira suçunun kendisi (m.267) ile etkin pişmanlık hükümleri (m.269) de bu maddenin dışında kalır. Kimlik bilgisi kullanılan kişinin yargılanmasında zamanaşımı ve şikayet gibi usul konuları ayrı hükümlere tabidir.

### Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgisi**: Gerçekte var olan bir kişiye ait kimlik ya da bu kişiyi belirleyen bilgilerdir. Gerçekte var olmayan hayali bir kişiye ait bilgiler bu suçun konusu olmaz; bu durumda resmi belgede yalan beyan suçu (m.206) gündeme gelir.
- **Soruşturma ve kovuşturmayı engelleme amacı**: Failin kendi işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını önlemeye yönelik özel bir amaçtır. Bu amaç olmadan yapılan kimlik kullanımı bu suçu oluşturmaz.
- **Kullanma**: Kimlik veya kimlik bilgisinin fiziki olarak kullanılması değil, hukuki anlamda sonuç doğurabilecek biçimde yetkili makamlara sunulmasıdır. Kullanmanın belirli bir biçimi kanunda aranmadığından suç serbest hareketlidir.
- **İftira hükümlerine yollama**: Maddenin yaptırımının iftira suçuna ilişkin hükümlerden belirlenmesi anlamına gelir. Failin cezası, iftiranın temel şekline ve varsa nitelikli hallerine göre belirlenir.

### Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması: hangi şartlar aranır?

- Failin işlediği bir suç bulunmalı veya en azından hakkında soruşturma ya da kovuşturma yapılmasına yol açabilecek bir suç şüphesi olmalıdır.
- Fail, başkasına ait gerçek bir kişinin kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanmalıdır; hayali bir kişiye ait bilgilerin kullanılması bu maddeyi değil m.206'yı ilgilendirir.
- Kullanma, yetkili soruşturma veya kovuşturma makamları karşısında hukuki sonuç doğurabilecek biçimde gerçekleşmelidir.
- Fail, bu kullanımla soruşturma veya kovuşturmayı engelleme amacı taşımalıdır; amaç unsuru olmadan suç oluşmaz.
- Kimlik kullanımı, kabahat veya disiplin eylemi nedeniyle yapılmışsa madde kapsamında değerlendirilmez; bu durumda suç oluşmaz.
- Fiilin kasten işlenmiş olması gerekir; taksirle işlenmesi mümkün değildir.

### Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması: hangi sonuçları doğurur?

- Kimlik kullanımı gerçekleştiği anda suç tamamlanır; ayrıca bir zararın veya netice oluşmasının beklenmesine gerek yoktur.
- Failin kullandığı kimlik bilgisi gerçek bir kişiye aitse, fail iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.
- Failin eylemi soruşturma veya kovuşturmaya yol açmıyorsa, örneğin ilgili başkasının hakkında bir işlem yapılmamışsa, m.268 suçu oluşmaz.
- Failin kendi suçu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi durumlarda, m.268 kapsamındaki suçtan ötürü ceza verilmez; bu halde m.206 gündeme gelebilir.
- Fiilin kabahat ya da disiplin suçu oluşturmasına karşın suç sayılmaması halinde yalnızca idari yaptırım uygulanır.

### Başkasına ait gerçek kimlik ile hayali kimlik arasındaki fark nedir?

- Kullanılan bilgiler gerçekte var olan bir kişiye aitse, fiil bu maddeye girer.
- Kullanılan bilgiler tamamen uydurma ve gerçekte var olmayan bir kişiye aitse, madde değil resmi belgede yalan beyan suçu (m.206) uygulanır.

Sonuç: Yaptırım ve suç tipi değişir; Yargıtay'ın 2007 tarihli bir kararında da eksik araştırmayla bu maddeden hüküm kurulmasının eleştirildiği belirtilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/248 E., 2012/37 K., 14.02.2012)

### Soruşturma/kovuşturmayı engelleme amacı ile sırf yalan beyan arasındaki fark nedir?

- Fail kendi suçu nedeniyle adli makamlarda başkasının kimliğini kullanmışsa madde uygulanır.
- Fail başka bir amaçla, örneğin sigorta ödemesi almak için başkasının kimliğini kullanmışsa bu madde değil yalan beyan suçu oluşur.

Sonuç: Amaç unsuru yoksa m.268 değil m.206 (veya ilgili başka suç) uygulanır.

### Adli makam önünde kullanım ile kabahat konusunda kimlik bildirmeme arasındaki fark nedir?

- Kimlik, soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla yetkili adli makamlara verilirse m.268 oluşur.
- Kamu görevlisinin görevi sırasında sorduğu kimliği vermeyen kişi, Kabahatler Kanunu m.40 uyarınca idari yaptırıma tabidir.

Sonuç: Kabahat veya disiplin eylemi nedeniyle kullanılan kimlik suç oluşturmaz; bu durumda yalnızca idari yaptırım uygulanır.

### Kendi kimliği ile başkasının kimliği arasındaki fark nedir?

- Fail kendi kimliğini bildirmekle yalan söylerse, bu durum m.206 kapsamında değerlendirilir.
- Fail başkasının gerçek kimlik bilgilerini verirse m.268 uygulanır.

Sonuç: Her iki durumda da amaç soruşturmayı engellemek olsa da suç tipi, kimliğin kime ait olduğuna göre değişir.

### Suç ile m.268 birlikte yalan beyan ile başkasının kimliği ile hürriyetten yoksun kılma arasındaki fark nedir?

- Kimlik kullanılırken hem yalan söylenmiş hem başkasının bilgileri verilmişse, farklı neviden fikri içtima uygulanır.
- Kimlik kullanımı sonucu masum bir kişinin tutuklanması ya da gözaltına alınması sağlanmışsa ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (m.267/4 atfıyla) gündeme gelir.

Sonuç: Fail her iki suçtan ayrı ayrı sorumlu tutulur.

### Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerçekte var olmayan bir kişinin kimliğini kullanılan fiili m.268 kapsamında değerlendirmek; bu durumda m.206 uygulanmalıdır.
- Amaç unsurunu aramadan, başkasının kimliğinin her türlü kullanımını m.268 kapsamına almak; amaç farklıysa bu madde uygulanmaz.
- Kimlik bildirmeme gibi bir kabahat oluşturan fiili suç saymak; kabahat ve disiplin eylemleri m.268 kapsamında değerlendirilmez.
- Kimliğin gerçek bir kişiye ait olup olmadığını araştırmadan karar vermek; eksik araştırma sonucu yanlış suç tipinden hüküm kurulabilir.
- Etkin pişmanlık hükümlerinin m.268 bakımından kesin olarak uygulandığını ya da kesin olarak uygulanmadığını varsaymak; bu konu tartışmalıdır ve madde açık bir hüküm içermez.
- Fiilin m.267/4 kapsamındaki hürriyetten yoksun kılma suçunu ve m.268'i birbirinden ayırmadan tek suç olarak değerlendirmek; masum bir kişinin tutuklanmasına neden olunmuşsa iki suçtan da ayrı ayrı sorumluluk doğar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gerçekte var olan bir kişinin kimliğinin kullanılması ile tamamen uydurma bilgilerin kullanılması ayrılmakta; ilkinde m.268, ikincisinde m.206 uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/500 E., 2021/243 K., 02.06.2021; Ceza Genel Kurulu, 2016/608 E., 2020/167 K., 10.03.2020)
- Fiilin yalnızca bir kabahat veya disiplin eylemi oluşturması halinde m.268 uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/500 E., 2021/243 K., 02.06.2021)
- Resmi evrak düzenlenmesi sırasında işlenen eylemlerde, sahtecilik hükümleri ile m.206 ve m.268'in birlikte uygulanamayacağı yönünde bir eğilim görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/525 E., 2019/307 K., 11.04.2019; Ceza Genel Kurulu, 2015/584 E., 2019/183 K., 12.03.2019; Ceza Genel Kurulu, 2013/221 E., 2014/214 K., 29.04.2014)
- Başkasına ait kimlik kullanılarak yapılan eylemde, kişinin işlediği suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde m.268 suçu bakımından düşme kararı verileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/248 E., 2012/37 K., 14.02.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Kimlik kullanımını iddia eden makam, failin başkasının gerçek bir kişi olduğunu ve kimliğin kullanıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, soruşturma dosyası ve ifade tutanaklarıyla ortaya konur.
- Kimlik bilgisinin gerçekte var olan bir kişiye ait olup olmadığı nüfus kayıtları gibi resmi kayıtlarla araştırılmalıdır; bu araştırma yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/248 E., 2012/37 K., 14.02.2012)
- Failin soruşturmayı engelleme amacı, olayın seyri, failin kendi suçu ve ifadesinin içeriği gibi dolaylı delillerle belirlenir.
- Failin savunması, kimliğin gerçek olmadığı ya da amacının başka olduğu yönünde ise, bu savunmayı ileri süren fail bunu ispat etmekle yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267): İftira suçunu düzenler; m.268'in yaptırımı bu hükümlere yollanır. Ayrıca fail masum bir kişinin tutuklanmasına veya gözaltına alınmasına neden olursa 267/4 uyarınca hürriyetten yoksun kılma suçu da gündeme gelir.
- [5237 sayılı Kanun m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-206): Gerçekte var olmayan hayali bir kişiye ait bilgilerin kullanılması veya amacı soruşturmayı engellemek olmayan yalan beyanlar bakımından uygulanacak suç tipidir.
- [5237 sayılı Kanun m.269](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269): İftira suçuna yapılan atıf nedeniyle, etkin pişmanlık hükümlerinin m.268 bakımından uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Yalan beyan ile başkasının kimliğinin birlikte kullanılması halinde farklı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanmasında dayanak oluşturur.
- [5237 sayılı Kanun m.204](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-204): Sahte sürücü belgesi gibi bir belgede başkasının bilgilerinin kullanılması halinde, sahtecilik suçu ile m.268 birlikte değerlendirilebilir.
- 6352 sayılı Kanun (Kabahatler Kanunu) m.40: Kamu görevlisinin görevi sırasında sorduğu kimliği bildirmeme veya yanlış bildirme kabahatini düzenler; kabahat oluşturan fiil m.268 kapsamında suç sayılmaz.

## [TCK m.269 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269)

Bu madde, iftira suçunda failin iftirasından dönmesi hâlinde cezada indirim yapılmasını düzenler. Hangi aşamada ve hangi oranda indirim yapılacağı, idari yaptırım konulu iftirada ayrı oranlar ve basın yoluyla işlenen iftirada yöntem şartı bu maddenin konusudur. Maddenin kapsamına iftira suçunun tanımı ve cezası girmez (m.267). Etkin pişmanlığın genel nitelemesi, malvarlığına karşı suçlardaki etkin pişmanlık (m.168) ve yalan tanıklıkta etkin pişmanlık (m.274) bu madde kapsamında değildir. Suçun zamanaşımı ve dava şartları ile hükmün açıklanması veya ertelenmesi konuları da düzenlenmez.

### Etkin pişmanlık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İftiradan dönme**: Failin mağdur hakkında yaptığı asılsız isnattan vazgeçmesi ve bunu ilgili makamlara bildirmesidir. Maddenin metninde bu eylemin hangi biçimde yapılacağı ayrıca belirtilmemiştir.
- **Adli veya idari soruşturma / kovuşturma**: Mağdur hakkında soruşturma ya da kovuşturmanın başlaması, dönme anının hangi aşamada olduğunu belirleyen ölçüttür. Soruşturma kovuşturmadan önce gelir; dönme bu aşamalara göre farklı oranlara bağlanmıştır.
- **Etkin pişmanlık**: Failin suç sonrasında pişmanlık göstererek suçun etkilerini gidermesi karşılığında cezada indirim yapılmasını sağlayan şahsi cezasızlık ya da indirim sebebidir. Bu maddede indirim oranları fıkra ve aşamaya göre ayrıca belirlenmiştir.
- **Münhasıran idari yaptırım**: İftiranın konusunu oluşturan fiilin yalnızca idari yaptırımla karşılanması gereken nitelikte olmasıdır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa bu fıkra uygulanmaz.
- **Basın ve yayın yoluyla iftira**: İftiranın gazete, radyo, televizyon veya internet gibi kitlesel iletişim araçlarıyla yapılmasıdır. Bu tür iftirada indirimden yararlanma, pişmanlığın da aynı yöntemle yayımlanmasına bağlanmıştır.

### Etkin pişmanlık: hangi şartlar aranır?

- İftira suçunun tamamlanmış olması gerekir; iftira ile ilgili soruşturma veya kovuşturma aşamasına göre farklı indirim oranları uygulanır.
- Pişmanlığın mağdur hakkında soruşturma veya kovuşturma başlamadan önce gösterilmesi gerekir; 1. ve 2. fıkrada bu süre sınırı ayrı ayrı belirlenmiştir.
- Pişmanlığın gerçek ve samimi bir dönme olması gerekir; mahkeme samimiyeti ve zararın giderilip giderilmediğini değerlendirir.
- Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada, etkin pişmanlığın da aynı yöntemle yayımlanması gerekir (5. fıkra).
- Münhasıran idari yaptırım gerektiren fiil söz konusuysa, 4. fıkradaki ayrı aşama ve oranlar uygulanır; ancak bu hâlde de iftiranın konusu münhasıran idari yaptırım gerektirmelidir.

### Etkin pişmanlık: hangi sonuçları doğurur?

- Adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftiradan dönülmesi halinde, iftira suçundan verilecek cezanın beşte dördü indirilir (1. fıkra).
- Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönülmesi halinde, verilecek cezanın dörtte üçü indirilir (2. fıkra).
- Etkin pişmanlık mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşirse verilecek cezanın üçte ikisi, mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşirse yarısı, hükmolunan cezanın infazına başlandıktan sonra gerçekleşirse üçte biri indirilebilir (3. fıkra).
- Münhasıran idari yaptırım gerektiren fiile ilişkin iftirada, idari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlık halinde verilecek cezanın yarısı, idari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlık halinde üçte biri indirilebilir (4. fıkra).
- 4. fıkra (a) bendindeki 'süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına' ibaresi Anayasa Mahkemesinin 10/4/2013 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; bu ibare uygulanamaz.
- Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada, etkin pişmanlığın aynı yöntemle yayımlanmaması hâlinde bu maddedeki indirimler uygulanmaz (5. fıkra).
- Yukarıdaki indirimler zorunlu değildir; 'indirilebilir' ifadesi nedeniyle hâkim indirimi uygulayıp uygulamamakta takdir yetkisine sahiptir (3. ve 4. fıkra).

### Adli veya idari soruşturma öncesi dönme ile kovuşturma öncesi dönme arasındaki fark nedir?

- (1. fıkra) İftira edenin, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi.
- (2. fıkra) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce, ancak soruşturma başlamış olabilecek aşamada iftiradan dönme.

Sonuç: İlk halde verilecek cezanın beşte dördü, ikinci halde dörtte üçü indirilir; ilk hal daha erken bir anı, ikinci hal ise kovuşturma öncesi bir anı ifade eder.

### Hükümden önce / mahkûmiyetten sonra / infaza başlanmasından sonra etkin pişmanlık (3. fıkra): fark nedir?

- (3/a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşen etkin pişmanlık.
- (3/b ve 3/c) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra ya da hükmolunan cezanın infazına başlandıktan sonra gerçekleşen etkin pişmanlık.

Sonuç: Hükümden önce üçte iki, mahkûmiyetten sonra yarı, infaza başlanmışsa üçte bir oranında indirim yapılabilir; bu indirimler fakültatiftir (indirilebilir).

### Münhasıran idari yaptırım gerektiren fiil ile suç niteliği taşıyan fiil arasındaki fark nedir?

- (4. fıkra) İftiranın konusunu oluşturan fiil münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiriyorsa, idari yaptırıma karar verilmeden önce ya da sonra etkin pişmanlık.
- Konusu münhasıran idari yaptırım olmayan iftiralarda 1-3. fıkralardaki oranlar uygulanır.

Sonuç: Yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta verilecek cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonra üçte biri indirilebilir. Metinde yer alan 4/a'daki 'süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde... üçte ikisi' ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir.

### Basın ve yayın yoluyla yapılan iftira ile diğer iftira arasındaki fark nedir?

- (5. fıkra) İftiranın basın ve yayın yoluyla yapılması.
- Diğer iftira hâlleri.

Sonuç: Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için pişmanlığın aynı yöntemle, yani basın ve yayın yoluyla açıklanması gerekir.

### Etkin pişmanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada pişmanlığın aynı yöntemle yayımlanmasını aramamak; bu şart yerine getirilmeden indirim yapılmaz.
- 4. fıkra (a) bendinde iptal edilmiş olan 'süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde... üçte ikisi' ibaresini hâlâ uygulanabilir sanmak; bu ibare iptal edildiği için uygulanmaz.
- Soruşturma ve kovuşturma aşamalarını karıştırmak; soruşturma başlamadan önceki dönme için beşte dört, kovuşturma başlamadan önceki dönme için dörtte üç uygulanır.
- Hükmün verilmesinden sonra gerçekleşen etkin pişmanlığa 3. fıkranın a bendini uygulamak; a bendi yalnızca hükümden önceki hal için geçerlidir.
- İndirimin zorunlu olduğunu varsaymak; 'indirilebilir' ifadesi takdir yetkisi tanır, indirim mahkemenin kararına bağlıdır.
- Pişmanlığın samimiyetini ve zararın giderilmesini değerlendirmeden doğrudan oran uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Etkin pişmanlığın hükmün verilmesinden önce gösterilmesi halinde indirimin uygulanabilmesi için pişmanlığın sözle açıkça ifade edilmesi zorunlu değildir; davranışlarla da ortaya konabileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/59 E., 2010/113 K., 11.05.2010)
- Hakimin pişmanlığın samimi olup olmadığını değerlendirirken, failin sonraki davranışlarını ve pişmanlığın kalıcılığını dikkate alması gerektiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/4150 E., 2026/803 K., 20.01.2026)
- Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce iftiradan dönülmesi halinde, 3. fıkranın a bendinin uygulanacağı ve buna göre indirim yapılacağı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/4150 E., 2026/803 K., 20.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- İftiradan dönmenin ve bunun zamanının (soruşturma veya kovuşturma öncesi ya da sonrası) ispat yükü, indirim talep eden sanıktadır; bu zamanın tespiti dosya içeriğindeki soruşturma ve kovuşturma evraklarıyla yapılır.
- Pişmanlığın samimiyeti tanık beyanları, sanığın ikrarı, dönme beyanının içeriği ve dosyadaki diğer delillerle değerlendirilir.
- Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada, pişmanlığın aynı yöntemle açıklandığının ispatı gerekir; yayımın içeriği ve yayın kanalına ilişkin belgeler bu ispatta kullanılır.
- Münhasıran idari yaptırım konusu fiilin niteliği, idari yaptırım kararının varlığı ve tarihi, dosya içindeki idari kayıtlarla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267): İftira suçunun tanımını ve cezasını düzenler; bu maddedeki indirimler m.267 uyarınca verilecek ceza üzerinden hesaplanır.
- [5237 sayılı Kanun m.274](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-274): Yalan tanıklıkta etkin pişmanlığı düzenler; iftiradan dönme ile tanıklıktan dönme aynı mantıkla birlikte anılır, ancak hükümleri ayrıdır.
- [5237 sayılı Kanun m.168](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-168): Malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlığı düzenler; iftira için bu maddedeki hükümler uygulanır, m.168 uygulanmaz.

## [TCK m.270 — Suç üstlenme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-270)

Madde, yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bir suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kişinin suç üstlenme suçunu düzenler; bildirimin hangi suça ilişkin olduğu ve cezanın hangi hâllerde indirilebileceği ya da kaldırılabileceği bu kapsamdadır. Madde, herkes bakımından uygulanır, ancak üstlenilen suçun gerçekte işlenmiş olması ve akrabalık bağı cezanın indirilmesi ya da kaldırılması bakımından ayrı bir önem taşır. Madde, suçluyu kayırma suçunu (m.283) düzenlemez; iki suç arasındaki ilişki uygulamada ayrıca tartışılır. Maddede yer almayan suç uydurma suçu (m.271), yalan tanıklık (m.272) ve adli makamlarda sahte beyan gibi konular ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### Suç üstlenme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Suç üstlenme**: Gerçeğe aykırı olarak bir suçu işlediğini ya da suça katıldığını yetkili makamlara bildirme fiilidir. Üstlenilen suç gerçekte hiç işlenmemiş olabileceği gibi başkası tarafından işlenmiş bir suç da olabilir.
- **Yetkili makam**: Bildirimin yapıldığı, soruşturma başlatmakla veya bildirimi soruşturma yapacak mercie iletmekle yükümlü olan makamdır. Kolluk, savcılık ve yargılama makamları bu kapsamdadır; özel kişilere yapılan beyan madde kapsamında değerlendirilmez.
- **Genel kast**: Failin gerçeğe aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek bildirimde bulunmasıdır. Saik ya da amaç aranmaz; yalnızca cezadan kurtarma amacıyla işlenen hâl için madde ayrı bir hüküm koymuştur.
- **Üstsoy, altsoy, eş veya kardeş**: Maddenin ikinci cümlesinde cezanın indirilmesi ya da kaldırılması için aranan akrabalık ilişkisini ifade eder. Bu ilişkinin bulunması cezanın indirilmesine ya da kaldırılmasına olanak verir, suçun oluşması için gerekli değildir.

### Suç üstlenme: hangi şartlar aranır?

- Yetkili makama bildirimde bulunulmalıdır; bildirimin soruşturma başlatmaya ya da soruşturma yapacak mercie iletmeye yönelmiş olması gerekir.
- Bildirimin konusu bir suç olmalı ve fail bu suçu işlediğini veya suça katıldığını beyan etmelidir.
- Bildirim gerçeğe aykırı olmalıdır; üstlenilen suç hiç işlenmemiş olabileceği gibi başkası tarafından işlenmiş de olabilir.
- Fail gerçeğe aykırılığı bilerek ve isteyerek hareket etmelidir; saik ya da amaç aranmaz, genel kast yeterlidir.
- Üstlenilen suçun gerçekte işlenmiş bir suç olması gerekir; ortada hiç suç bulunmayan bir fiilin üstlenilmesi suç oluşturmaz, bu durumda m.271 uygulanır.
- Cezanın indirilmesi ya da kaldırılması için fail ile suçu işleyen kişi arasında üstsoy, altsoy, eş veya kardeş ilişkisi bulunmalı ve suç bu amaçla işlenmiş olmalıdır.

### Suç üstlenme: hangi sonuçları doğurur?

- Suç üstlenme suçu oluşursa fail hakkında iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşin cezadan kurtarılması amacıyla suç işlenmişse verilecek cezanın dörtte üçü indirilebilir.
- Aynı akrabalık ve amaç hâlinde ceza tamamen kaldırılabilir; yani hiç ceza verilmeyebilir.
- Akrabalık ilişkisi bulunmayan ya da cezadan kurtarma amacı taşımayan hâllerde indirim veya kaldırma hükmü uygulanmaz.

### Gerçekte işlenmemiş suç ile başkasının işlediği suç arasındaki fark nedir?

- Gerçekte hiç işlenmemiş bir fiilin üstlenilmesi, kaynakta suç uydurma niteliğinde değerlendirilmiştir; bu hâlde m.270 yerine m.271 hükmü söz konusu olur.
- Başkasının gerçekten işlediği bir suçun üstlenilmesi m.270 kapsamındadır; üstlenilen suç gerçekte işlenmiş olmalıdır.

Sonuç: Hangi hükmün uygulanacağı üstlenilen suçun gerçekte işlenip işlenmediğine göre belirlenir.

### Genel ceza ile akrabalık nedeniyle indirim veya kaldırma arasındaki fark nedir?

- Fail ile suçu işleyen kişi arasında üstsoy, altsoy, eş veya kardeş ilişkisi yoksa ya da suç bu amaçla işlenmemişse cezanın indirilmesi söz konusu değildir.
- Akrabalık ilişkisi bulunan ve suç cezadan kurtarma amacıyla işlenmişse verilecek cezanın dörtte üçü indirilebilir veya ceza tamamen kaldırılabilir.

Sonuç: Bu hâlde ceza yarı yarıya değil dörtte üçüne kadar indirilebilir ya da hiç verilmeyebilir; indirim ya da kaldırma takdire bağlıdır.

### Suç üstlenme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerçekte işlenmemiş bir suçu üstlenen kişiye m.270 uygulamak; bu hâlde m.271'in değerlendirilmesi gerekir.
- Cezadan kurtarma amacını yalnızca akrabalık ilişkisinden çıkarmak; amacın ayrıca ispatlanması gerekir.
- Akrabalık ilişkisi bulunmadığı hâlde cezanın dörtte üçüne kadar indirilebileceğini düşünmek; indirim yalnız üstsoy, altsoy, eş veya kardeş için geçerlidir.
- Maddedeki indirimi zorunlu sanmak; indirim veya kaldırma takdire bağlıdır, mahkeme her hâlde bunu uygulamak zorunda değildir.
- Üstlenilen suçun saik ve amaca göre farklı sonuç doğurduğunu düşünmek; kaynak, genel kastın yeterli olduğunu belirtmektedir.
- Suçluyu kayırma (m.283) ile suç üstlenme (m.270) arasında kendiliğinden özel norm ilişkisi olduğunu varsaymak; bu konu kaynakta tartışmalıdır ve karar yaklaşımlara göre değişmektedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gerçekte hiç işlenmemiş bir suçun üstlenilmesinin m.270 kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu hâlin m.271 ile ilişkilendirildiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/4936 E., 2025/9054 K., 20.11.2025)
- Üstlenilen suçun gerçekte işlenmiş olmasının aranması ve suçun saik ya da amaçtan bağımsız olarak genel kastla işlenebilmesi kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/4933 E., 2025/9051 K., 20.11.2025)
- Ehliyetsiz veya alkollü araç kullanan kişinin suçunu, akrabası olan başka bir kişinin üstlenmesi hâlinde, m.283 ile m.270 arasında özel norm ilişkisi bulunduğu ve yalnız m.270 uygulanması gerektiği yönünde içtihat oluşmuştur. (8. Ceza Dairesi, 2023/554 E., 2024/7805 K., 17.10.2024)
- Kaynaktaki karşı oyda, aynı olayda m.283 ile m.270 arasında fikri içtima kuralının uygulanması gerektiği savunulmuştur; bu görüş uygulamada tartışmalıdır. (8. Ceza Dairesi, 2023/1390 E., 2024/6560 K., 12.09.2024)
- Suç üstlenme suçunda cezanın indirimi ya da kaldırılması için akrabalık ilişkisi ve cezadan kurtarma amacının birlikte aranması kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/6373 E., 2024/5457 K., 27.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Suç üstlenmenin kovuşturulmasında ispat yükü, üstlenilen suçun gerçekte işlenmiş olduğunu ve bildirimin gerçeğe aykırı olduğunu ileri süren savcılık veya iddia makamındadır.
- Bildirimin yapıldığına ilişkin tutanak, ifade ve yetkili makamın kayıtları başlıca delil olarak kullanılır; gerçeğe aykırılık, soruşturma dosyasındaki diğer belgelerle karşılaştırılarak ispatlanır.
- Failin genel kastla hareket ettiği, bildirimin gerçeğe aykırı olduğunu bilerek yapılmasından çıkarılır; fail bunun aksini ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Akrabalık ilişkisi nüfus kaydı ile, cezadan kurtarma amacı ise olayın bütünü ve failin davranışları ile ispatlanır; indirim ya da kaldırma talebinde bu unsurların varlığı talep eden tarafça gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.271](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-271): Gerçekte işlenmemiş bir suçun ihbar edilmesi veya üstlenilmesi, bağımsız suç olarak düzenlenmiştir; m.270 yerine bu madde uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-283): Suçluyu kayırma suçudur; m.270 ile arasında özel norm-genel norm veya fikri içtima tartışması bulunur.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Fikri içtima kuralı; m.270 ile m.283'ün birlikte uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasında kaynakta anılmaktadır.

## [TCK m.271 — Suç uydurma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-271)

TCK m.271, suç uydurma suçunu düzenler. İşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etme ve işlenmemiş bir fiile ait iz ve kanıtları, soruşturma açılmasını tetikleyecek şekilde sahte olarak oluşturma hallerini kapsar. Fail açısından özgü suç değildir; herhangi bir gerçek kişi faili olabilir. Madde, iftira (m.267), suç üstlenme (m.270), resmi belgede yalan beyan (m.206) ve etkin pişmanlık (m.269) konularını düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde ele alınır ve yalnızca sınır çizgisi bakımından ilgilidir.

### Suç uydurma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Suç uydurma**: İşlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi yetkili makamlara ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturmayı sağlayacak biçimde oluşturmaktır. Suçun hareketi, hilafı hakikat bir bildirimle yetkili makamı yanıltmaktır.
- **Yetkili makamlar**: Soruşturma veya kovuşturma başlatmaya ya da işlem yapmaya yetkili kolluk, savcılık ve yargı makamlarıdır. İhbarın bu makamlara yapılmış olması gerekir.
- **Delil veya emare**: Bir suçun işlendiğine dair iz ya da kanıt niteliğindeki maddi ya da şahsi veriler. Uydurmanın soruşturmayı yönlendirebilecek nitelikte olması, yani elverişli olması aranır.
- **Elverişlilik ölçütü**: Delil veya emarenin uydurulmasında, bu eylemin ciddiye alınabilir bir biçimde soruşturma yapılmasına yol açabilecek nitelikte olması gerektiğidir. Elverişsiz, inandırıcılığı olmayan uydurmalar bakımından suç oluşmaz.
- **Kabahat ve disiplin eylemi**: Suç niteliği taşımayan idari ihlallerdir. Bunların ihbarı ya da uydurulması bu madde kapsamında suç oluşturmaz; ihbarın konusu ceza kanununda suç olarak düzenlenmiş bir fiil olmalıdır.

### Suç uydurma: hangi şartlar aranır?

- İhbar edilen veya uydurulan fiilin ceza kanununda suç olarak düzenlenmiş bir fiil olması gerekir; kabahat veya disiplin eylemi konu olduğunda suç oluşmaz.
- Fail, ihbar ettiği suçun işlenmediğini bilmelidir (kasıt); bu bilgi olmadan suç oluşmaz.
- Hareket, seçimlik olarak ya işlenmemiş bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini uydurmak biçiminde gerçekleşmelidir.
- Delil veya emarenin uydurulması halinde, bu uydurmanın soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde, yani ciddiye alınabilir ölçüde elverişli olması gerekir.
- Hareketin yetkili bir makama yönelmiş olması gerekir.
- Fiilin bir kabahat ya da disiplin suçu olduğu hallerde aynı biçimde ihbar veya uydurma bu maddeye girmez.
- Mağdur ve bir kişinin özel zararı aranmaz; suç, somut bir kişiye zarar verilmiş olmasını koşul olarak taşımaz.
- Hukuki sonuç olarak, yukarıdaki unsurlar gerçekleşirse fail üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

### Suç uydurma: hangi sonuçları doğurur?

- İşlenmemiş bir suçun yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar edilmesi halinde fail üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- İşlenmeyen bir suçun delil veya emarelerinin soruşturma yapılacak biçimde uydurulması halinde de aynı ceza uygulanır.
- Ceza kanununda suç olarak düzenlenmeyen bir fiilin ihbarı ya da uydurulması halinde suç oluşmaz.
- Failin ihbar ettiği suçun işlenmediğini bilmemesi halinde kasıt bulunmadığından suç oluşmaz.
- Uydurmanın soruşturmayı yönlendirme bakımından elverişli olmaması halinde ikinci seçimlik hareket bakımından suç oluşmaz.
- Aynı eylemle iftira suçu da oluşuyorsa fail hem suç uydurmadan hem iftiradan sorumlu olur; ayrı suçlar bakımından içtima hükümleri uygulanır.
- Suç uydurma suçu şikayete bağlı değildir; resen soruşturulur ve kovuşturulur.
- Suçun görevli ve yetkili mahkemesi, suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir.

### Suç uydurma ile iftira (m.267) arasındaki fark nedir?

- Suç uydurmada ihbar edilen ya da uydurulan fiil ceza kanununda suç olarak düzenlenmiş olmalı, fail işlenmediğini bilmeli ve delil ya da emare uydurma hareketi de bulunabilir.
- İftirada somut bir kişiye karşı hukuka aykırı bir isnat vardır ve ihbar, o kişi hakkında soruşturma ya da kovuşturma başlatılmasını hedefler.

Sonuç: Tek bir ihbarda hem suç uydurma hem iftira oluşabilir; kişiye isnat varsa iftira da söz konusu olur ve ayrıca içtima hükümleri uygulanır.

### Suç uydurma ile suç üstlenme (m.270) arasındaki fark nedir?

- Suç uydurmada işlenmemiş bir suç ihbar edilir ya da uydurulur; fail kendisine yüklenen bir suçu değil, başka bir suçu üstlenmez.
- Suç üstlenmede gerçekten işlenmiş bir suç, başka birinin yerine üstlenilir.

Sonuç: İşlenmemiş bir suçun üstlenilmesi mümkün olmadığından, bu tür bir eylem suç üstlenme değil suç uydurma olarak değerlendirilir.

### Suç uydurma ile kabahat veya disiplin ihbarı arasındaki fark nedir?

- Ceza kanununda suç olarak düzenlenmiş fiilin ihbarı ya da uydurulması bu maddeye girer.
- Kabahat veya disiplin eylemi ihbar edilir ya da uydurulursa, fiil suç değildir.

Sonuç: Kabahat ya da disiplin eylemi bakımından m.271 kapsamında suç oluşmaz.

### Suç uydurma ile yalnız hilafı hakikat beyanı (resmi belgede yalan beyan, m.206) arasındaki fark nedir?

- Suç uydurmada yetkili makamlara işlenmemiş bir suçun ihbarı ya da delil uydurma hareketi aranır.
- Resmi belgede yalan beyanda ise bir resmi belgenin düzenlenmesi sırasında hilafı hakikat beyanda bulunulur.

Sonuç: Her iki hal de yalan beyan niteliği taşıyabilir ancak suç tipi ve hareketi farklıdır; uygulanacak madde buna göre seçilir.

### Suç uydurmanın birinci hareketi ile ikinci hareketi arasındaki fark nedir?

- İşlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi yetkili makama ihbar etmek birinci seçimlik harekettir.
- İşlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılacak biçimde uydurmak ikinci seçimlik harekettir.

Sonuç: İkinci harekette elverişlilik ölçütü aranır; elverişsiz uydurma tehlike bakımından suç oluşturmaz.

### Suç uydurma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerçekte işlenmiş bir suçu başkası adına üstlenen kişiye m.271 uygulamak; bu durumda m.270 uygulanır.
- İşlenmemiş bir suçun üstlenilebileceğini kabul ederek suç üstlenme hükmünü uygulamak; gerekçedeki bu görüş kanunun metni ve lafzı ile çelişir.
- Kabahat veya disiplin eylemi ihbarını suç uydurma saymak; bu eylemler m.271 kapsamında değildir.
- Elverişsiz, ciddiye alınamayacak bir uydurmayı suç saymak; ikinci hareket bakımından elverişlilik ölçütü aranır.
- Aynı eylemde iftira unsurlarının varlığını gözden kaçırıp yalnız suç uydurma hükmü kurmak; iftira ayrıca değerlendirilmelidir.
- Suç uydurmayı şikayete bağlı bir suç saymak; suç resen soruşturulur ve kovuşturulur.
- Suç uydurmada görevli mahkemeyi ağır ceza mahkemesi olarak belirlemek; üç yıla kadar hapis öngörüldüğünden görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, suç uydurma suçunun oluşması için işlenmemiş bir suçun yetkili makama işlenmiş gibi bildirilmesinin ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerinin uydurulmasının aranması gerektiğini kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/201 E., 2025/66 K., 12.02.2025; Ceza Genel Kurulu, 2015/86 E., 2018/434 K., 16.10.2018; Ceza Genel Kurulu, 2014/839 E., 2018/146 K., 03.04.2018)
- Yargıtay, sanığa atılı eylemin suç uydurma olarak nitelendirilmesinde iddianamedeki hukuki nitelendirmenin bu madde ile örtüşüp örtüşmediğini inceleyerek karar vermektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/2449 E., 2024/8733 K., 14.11.2024; 8. Ceza Dairesi, 2022/575 E., 2024/2654 K., 21.03.2024; 8. Ceza Dairesi, 2021/12604 E., 2023/2219 K., 12.04.2023)
- Uygulamada, iftira ile suç uydurmanın birlikte bulunduğu hallerde her iki suçun ayrı ayrı oluştuğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/201 E., 2025/66 K., 12.02.2025; Ceza Genel Kurulu, 2015/86 E., 2018/434 K., 16.10.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Suç uydurmayı iddia eden savcılık, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makama ihbar ettiğini ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini uydurduğunu ispatla yükümlüdür.
- İhbar veya uydurmanın yetkili makama yapıldığı, ihbar tutanağı, şikayet dilekçesi, kolluk tutanağı ve soruşturma dosyası ile ispatlanır.
- Failin ihbar edilen suçun işlenmediğini bildiğini ispatlamak için, ihbarın içeriği, failin bilgi kaynağı ve soruşturma sırasındaki beyanları birlikte değerlendirilir.
- Elverişlilik ölçütünün karşılandığını ispat için uydurulan delil veya emarenin soruşturmayı gerçekten yönlendirebilecek nitelikte olduğu bilirkişi veya soruşturma evrakı ile gösterilir.
- Savunma, ihbar edilen suçun gerçekten işlendiği ya da failin bu konuda iyi niyetli olduğu yönündeyse, bu savunmayı failin kendisi ileri sürer ve delille destekler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267): İftira suçunda somut bir kişiye karşı hukuka aykırı isnat bulunur; suç uydurmayla birlikte oluşabilir ve içtima sorununu doğurur.
- [5237 sayılı Kanun m.270](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-270): Suç üstlenme, gerçekte işlenmiş bir suçun üstlenilmesini düzenler; suç uydurma ise işlenmemiş suçu konu alır, iki madde arasında sınır bu noktada çizilir.
- [5237 sayılı Kanun m.269](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269): İftiradan dönme ve etkin pişmanlık hükümleri, ihbar edilen fiilin yetkili makama bildirilmesinden sonra gelişen durumlarda gündeme gelebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-206): Resmi belgede yalan beyan suçu, hilafı hakikat beyanda bulunmanın farklı bir biçimini düzenler; suç uydurma ile aynı eylemde karşılaşılabilir ancak suç tipleri farklıdır.

## [TCK m.272 — Yalan tanıklık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272)

Bu madde, yalan tanıklık suçunu ve bu suçun nitelikli hallerini düzenler. Temel şekil (birinci fıkra) soruşturma evresinde tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önündeki yalan tanıklığı; ikinci fıkra mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleme yetkisi bulunan makam önündeki yalan tanıklığı; üçüncü fıkra üst sınırı üç yıldan fazla hapis olan bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmadaki yalan tanıklığı cezalandırır. Dördüncü ila sekizinci fıkralar, yalan tanıklığın aleyhine tanıklık edilen kişi üzerindeki sonuçlarına göre cezanın artırılmasını ya da ayrı bir yaptırım uygulanmasını düzenler. Madde, suçun kişi hürriyetinden yoksun kılma ile birlikte oluşan dolaylı fail sorumluluğunu da kapsar. Madde, tanık dinlemenin usulünü, yemin işlemini ve tanığın hangi hallerde zorunlu olarak dinleneceğini düzenlemez (CMK m.2-61 ve ilgili hükümler). Etkin pişmanlık hükmü ile ilgili indirimler de bu maddede yer almaz; TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin genel hükümleri ayrıca değerlendirilir. Yalan bilirkişilik ve yalan tercümanlık (TCK m.276) ile resmi belgede yalan beyan (TCK m.206) bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Yalan tanıklık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yalan tanıklık**: Tanığın, tanıklık konusu hususlarda gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması ya da bildiği hususu bilerek kısmen veya tamamen gizlemesidir. Suç, yalan söyleme yanında bilgiyi saklamayı da kapsar.
- **Tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul**: Soruşturma evresinde tanık dinleyebilen makam olup, birinci fıkra bakımından yemin verme yetkisinin bulunmaması gerekir. Yemin verme yetkisi olan makam ikinci fıkra kapsamına girer.
- **Yemin ettirerek tanık dinleme yetkisi**: Tanığa yemin verdirme yetkisi bulunan mahkeme ya da kanunen yetkili makamın huzurunda işlenen yalan tanıklığı ağırlaştırır. Yemin, tanıklığın hukuki bağlayıcılığını artıran unsurdur.
- **Aleyhine tanıklık edilen kişi**: Yalan tanıklığın yöneltildiği, hakkında suç isnat edilen ya da soruşturulan kişidir. Dördüncü ila sekizinci fıkralarda cezanın artması ya da ayrı yaptırım, bu kişinin uğradığı koruma tedbiri, tutuklama veya mahkûmiyet durumuna bağlanmıştır.
- **Gerçek içtima**: Tek bir eylemle birden fazla suçun oluşması durumudur. Beşinci fıkrada yalan tanıklık ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu birlikte uygulanır.

### Yalan tanıklık: hangi şartlar aranır?

- Failin gerçek kişi olması ve belirli bir tanıklık statüsünde bulunması gerekir.
- Tanık, tanıklık konusu hususlar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmalı ya da bildiği hususu bilerek kısmen veya tamamen saklamalıdır.
- Birinci fıkra için beyanın hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılmış bir soruşturma kapsamında, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde yapılması gerekir.
- İkinci fıkra için beyanın mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde yapılması gerekir.
- Üçüncü fıkra için üst sınırı üç yıldan fazla hapis öngören bir suç bakımından yürütülen soruşturma ya da kovuşturma sırasında yalan tanıklık edilmesi aranır.
- Dördüncü fıkra için aleyhine tanıklık edilen kişiye gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmış olmalı ve bu kişi hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmalıdır.
- Beşinci fıkra için aleyhine tanıklık edilen kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış olmalı ve bu kişi hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmalıdır.
- Altıncı ve yedinci fıkra için aleyhine tanıklık edilen kişinin ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da hapis cezasına mahkûmiyeti ve bu cezanın infazına başlanmış olması aranır.
- Sekizinci fıkra için aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında hapis dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmış olmalıdır.

### Yalan tanıklık: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkraya göre yalan tanıklık yapan kişiye 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir.
- İkinci fıkraya göre mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleme yetkisi bulunan makam önünde yalan tanıklık yapan kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.
- Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişiye 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir.
- Dördüncü fıkraya göre aleyhine tanıklık edilen kişiye gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanmış ve bu kişi hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Beşinci fıkraya göre aleyhine tanıklık edilen kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış ve bu kişi hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, yalan tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
- Altıncı fıkraya göre aleyhine tanıklık edilen kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olması halinde yalan tanığa 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası verilir.
- Yedinci fıkraya göre aleyhine tanıklık edilen kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
- Sekizinci fıkraya göre aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanmışsa yalan tanık 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Dördüncü ve beşinci fıkralardaki artırım ve sorumluluk, beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması koşuluna bağlıdır; bu karar yoksa artırım uygulanmaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada tanık, yemin verme yetkisi bulunmayan soruşturma makamı önünde dinlenir.
- İkinci fıkrada tanık, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleme yetkisi olan makam önünde dinlenir.

Sonuç: Birinci fıkrada 4 aydan 1 yıla kadar, ikinci fıkrada 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

### Temel suç ile üç yıldan fazla hapis gerektiren suça ilişkin yalan tanıklık arasındaki fark nedir?

- Temel şekilde, yalan tanıklığın konusu olan suçun ağırlığı aranmaz.
- Üçüncü fıkrada, yalan tanıklık üst sınırı üç yıldan fazla hapis olan bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yapılır.

Sonuç: Üçüncü fıkrada 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir.

### Dördüncü fıkra ile beşinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Dördüncü fıkra, aleyhine tanıklık edilen kişiye gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmış olmasını konu alır.
- Beşinci fıkra, aleyhine tanıklık edilen kişinin gözaltına alınmasını veya tutuklanmasını konu alır.

Sonuç: Dördüncü fıkrada verilecek ceza yarı oranında artırılır; beşinci fıkrada yalan tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

### Altıncı fıkra ile sekizinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Altıncı fıkra, aleyhine tanıklık edilen kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olmasını kapsar.
- Sekizinci fıkra, aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında hapis dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmasını kapsar.

Sonuç: Altıncı fıkrada 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası verilir; sekizinci fıkrada 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilir.

### Altıncı fıkra ile yedinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Altıncı fıkra, ağır ceza mahkûmiyetine bağlı yalan tanıklığın temel cezasını belirler.
- Yedinci fıkra, aleyhine tanıklık edilen kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış olmasını kapsar.

Sonuç: Yedinci fıkrada altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

### Yalan tanıklık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü fıkrada aranan üst sınırı üç yıldan fazla hapis gerektiren suçu, yalan tanıklığın konusu olan suç yerine tanığın dinlendiği soruşturmanın türüne göre belirlemek.
- Birinci ve ikinci fıkrayı, makamın yemin verme yetkisi olup olmadığına bakmadan birbirinin yerine uygulamak.
- Dördüncü fıkrada beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı aranmadan yarı oranında artırım yapmak.
- Beşinci fıkrada yalan tanığı hürriyetinden yoksun kılma suçundan sorumlu tutmak; oysa bu sorumluluk gözaltı veya tutuklama ile beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararının birlikte bulunmasına bağlıdır.
- Altıncı fıkrada 20 yıldan 30 yıla kadar cezayı, aleyhine tanıklık edilen kişinin yalnızca hapis cezasına mahkûm olması halinde de uygulamak; altıncı fıkra müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir.
- Yedinci fıkradaki artırımı, infazın başlamadığı durumda da uygulamak; artırım yalnızca mahkûm olunan hapis cezasının infazına başlanmış olmasına bağlıdır.
- Sekizinci fıkra ile dördüncü fıkrayı birlikte değerlendirmeyip, hapis dışı yaptırım uygulanan kişi için artırımı ya da üst sınırı yanlış hesaplamak.
- Kolluk önündeki ifadeyi, yemin verme yetkisi olmadığı için birinci fıkra kapsamında değerlendirmek; kolluğun tanık dinleme yetkisinin bulunmadığı ve bu nedenle kolluk ifadesinin yalan tanıklık oluşturmayacağı görüşü ile karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yalan tanıklık suçunda hangi fıkranın uygulanacağı, tanığın dinlendiği makamın yemin verme yetkisine ve suç tarihinde yürürlükte olan fıkraya göre belirlenmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/434 E., 2020/500 K., 03.12.2020; Ceza Genel Kurulu, 2018/87 E., 2020/501 K., 03.12.2020)
- Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suça ilişkin yalan tanıklık hallerinde üçüncü fıkra uygulanmakta, yalan tanıklığın konusu olan suçun kanuni üst sınırının dikkate alındığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/217 E., 2009/19 K., 10.02.2009; Ceza Genel Kurulu, 2022/250 E., 2023/529 K., 18.10.2023)
- Kararlarda, yalan tanıklık nedeniyle verilen cezanın belirlenmesinde ilgili fıkra ile birlikte genel ceza tayini hükümlerinin uygulandığı görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/250 E., 2023/529 K., 18.10.2023)
- Yalan tanıklık iddiası, tanığın önceki beyanı ile sonraki beyanı arasındaki çelişkinin giderilmesi, gerekirse tanığın yeniden dinlenmesi ve ceza davası açılıp açılmadığının araştırılması yoluyla değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1508 E., 2019/1170 K., 12.11.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Yalan tanıklık suçunu ileri süren taraf, tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve beyanın tanıklık konusu hususlarla ilgili olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü iddia edene aittir.
- Tanığın dinlendiği makamın niteliği (yemin verme yetkisi, mahkeme huzuru ya da soruşturma makamı) tutanak ve dinleme belgeleri ile ispatlanır.
- Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinin ispatı, dördüncü ve beşinci fıkraların uygulanması için mahkemeden celp edilen karar ile yapılır.
- Gözaltı, tutuklama, koruma tedbiri, mahkûmiyet veya infaz başlangıcı gibi cezayı artıran unsurlar, ilgili yargı kayıtları ve kararlarla ispatlanır; savunmanın bu unsurların bulunmadığını ileri sürmesi halinde karşı delil sunma yükü ona geçmez, ancak iddiayı çürütmek için ilgili kayıtları talep edebilir.
- Tanığın önceki ve sonraki beyanları arasındaki çelişki, yazılı beyan ve tutanaklarla ortaya konur; çelişkinin tanığın yalan söylediği anlamına gelip gelmediği delil değerlendirmesiyle belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109): Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenler; beşinci fıkrada yalan tanığın dolaylı fail olarak sorumlu tutulacağı hükümler bu maddeye göre belirlenir.
- [5237 sayılı Kanun m.276](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276): Yalan bilirkişilik ve yalan tercümanlık suçlarını düzenler; bu maddenin kapsamı dışında kalır.
- [5237 sayılı Kanun m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-206): Resmi belgede yalan beyan suçunu düzenler; yalan tanıklıkla aynı fiil üzerinde birlikte değerlendirilebilecek ayrı bir suç tipidir.
- [5237 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-53): Ceza tayinine ilişkin genel hükümlerin uygulanmasında bu maddedeki cezaların niteliğini belirler; kararlarda 53. madde uygulanmaktadır.

## [TCK m.273 — Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-273)

Madde, yalan tanıklık suçunda iki hal bakımından şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebini düzenler: akrabalık ilişkisi içinde yapılan yalan tanıklık (a bendi) ve tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan yapılan gerçeğe aykırı tanıklık (b bendi). Hukuki sonuç olarak cezada indirim yapılabileceği ya da ceza verilmekten vazgeçilebileceği belirtilir. İkinci fıkra ile özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılan yalan tanıklığın bu hükmün dışında tutulduğu kabul edilir. Madde, yalan tanıklık suçunun temel unsurlarını, cezanın miktarını veya yalan tanıklığın kendisini tanımlamaz (m.272). Tanıklıktan çekinme hakkının kaynaklarını, bu hakkın kapsamını ve hatırlatma yükümlülüğünü de düzenlemez; bunlar usul kanunundadır. Şahsi cezasızlık ile cezayı kaldıran şahsi sebeplerin genel rejimini ve ortak suç failinin durumunu da düzenlemez (m.40 ve genel hükümler).

### Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebi**: Suçun işlendiği sırada mevcut olan ve yalnızca sebebin bulunduğu kişiye uygulanan, failin cezalandırılmasını önleyen ya da cezasında indirim yapılmasını sağlayan kurumdur. Bu maddede düzenlenen hal, ceza verilmekten vazgeçme ya da cezada indirim biçiminde iki seçenek sunar.
- **Akrabalık dairesi**: Maddenin a bendinde sayılan kişiler; failin üstsoyu, altsoyu, eşi ve kardeşidir. Bu kişilerin dışında kalan yakınlar bu bent kapsamında değildir.
- **Soruşturma veya kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek hususu**: Tanığın beyanının, akrabasından birinin hakkında bir ceza soruşturması ya da kovuşturması başlatabilecek nitelikte olmasıdır. Beyanın fiilen soruşturmaya yol açmış olması aranmaz, bu olasılığın bulunması yeterlidir.
- **Tanıklıktan çekinme hakkı**: Kanunda belirtilen yakınlık ilişkisi nedeniyle tanığın beyanda bulunmaktan kaçınabilme yetkisidir. Maddenin b bendinde, bu hakkın bulunduğu hâlde kendisine hatırlatılmadan yapılan gerçeğe aykırı tanıklık düzenlenmiştir.
- **Özel hukuk uyuşmazlığı**: Taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisinden doğan ve kamu düzenine ilişkin bir ceza yargılamasını konu almayan uyuşmazlıktır. İkinci fıkraya göre bu tür uyuşmazlıkta yapılan yalan tanıklık birinci fıkranın dışında kalır.

### Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler: hangi şartlar aranır?

- Yalan tanıklık suçunun işlenmiş olması ve failin bu suçun faili olarak değerlendirilmesi gerekir.
- Yalan tanıklığın a bendi kapsamında, yani failin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ya da kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yapılmış olması gerekir.
- Ya da b bendi kapsamında, failin tanıklıktan çekinme hakkına sahip olması ve bu hakkın kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapmış olması gerekir.
- Uyuşmazlığın özel hukuk uyuşmazlığı olmaması gerekir; ikinci fıkra gereğince özel hukuk uyuşmazlıklarında bu indirim hükmü uygulanmaz.
- Hâkimin, bu koşulların varlığı hâlinde cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme yönünde takdir yetkisi kullanması gerekir.

### Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler: hangi sonuçları doğurur?

- A veya b bendi kapsamındaki yalan tanıklıkta hâkim, verilecek cezada indirim yapabilir.
- Aynı hallerde hâkim, ceza vermekten de vazgeçebilir; bu tercih takdire bağlıdır.
- Akrabalık ilişkisi bulunmayan veya a bendinde sayılmayan kişiler aleyhine yapılan yalan tanıklıkta bu indirim ya da vazgeçme olanağı yoktur.
- Tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmış olan tanığın gerçeğe aykırı beyanı b bendi kapsamında değerlendirilmez; bu durumda madde uygulanmaz.
- Özel hukuk uyuşmazlığında yapılan yalan tanıklıkta birinci fıkra hükmü uygulanmaz ve indirim ya da vazgeçme yapılamaz.
- Bu hüküm, şahsi cezasızlık sebebi niteliğinde olduğundan yalnızca sebebin bulunduğu tanığa uygulanır; ortak suç faili diğer kişilere yansımaz.

### Akrabalık içinde yalan tanıklık ile akraba dışında yalan tanıklık arasındaki fark nedir?

- Failin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ya da kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususta yalan tanıklık yapması (a bendi) bu ayrımın birinci tarafıdır.
- Bu akrabalık dairesi dışındaki kişiler aleyhine ya da akrabalık bağı olmayan bir hususta yapılan yalan tanıklık, madde kapsamına girmez ve genel yalan tanıklık hükmüne tabidir.

Sonuç: Yalnızca a bendi kapsamındaki tanıklık için cezada indirim yapılabilir ya da ceza verilmekten vazgeçilebilir.

### Tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılan ile hatırlatılmayan tanık arasındaki fark nedir?

- Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişiye bu hakkı hatırlatılmadan tanıklık yaptırılması ve bu kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması (b bendi) bu ayrımın birinci tarafıdır.
- Tanıklıktan çekinme hakkını bilerek, hakkını kullanmadan beyanda bulunan kişi ya da hakkı kendisine hatırlatılmış olan tanık b bendi kapsamında değerlendirilmez.

Sonuç: b bendi uygulanabilir ancak hatırlatma yapılmamış olması ön koşuldur; aksi halde indirim veya cezadan vazgeçme sağlanamaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra (özel hukuk uyuşmazlığı) arasındaki fark nedir?

- Ceza uyuşmazlığı kapsamında yapılan ve a veya b bendine uyan yalan tanıklık birinci fıkranın alanına girer.
- Özel hukuk uyuşmazlığında yapılan yalan tanıklık ikinci fıkra gereğince birinci fıkranın dışında kalır.

Sonuç: Özel hukuk uyuşmazlığında yapılan yalan tanıklıkta indirim ya da cezadan vazgeçme uygulanmaz; genel hükümler esas alınır.

### Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Akrabalık dairesini genişletmek; a bendi kapsamına kayınpeder, kayınvalide, üvey çocuk veya amca gibi yakınları dâhil etmek. Madde yalnızca üstsoy, altsoy, eş ve kardeşi sayar.
- Tanıklıktan çekinme hakkını hatırlatılmamış sayarak b bendini her tanık için uygulamak; hatırlatma yapılıp yapılmadığını tutanaktan kontrol etmemek.
- Özel hukuk uyuşmazlığı ile ceza uyuşmazlığı ayrımını yapmamak; boşanma veya alacak davasında yapılan yalan tanıklığa indirim uygulamak. İkinci fıkra bu tür hallerde birinci fıkrayı kaldırır.
- İndirim ve ceza vermekten vazgeçmeyi birbirinin yerine kullanmak; hâkimin iki seçeneğinden birini seçerken gerekçe göstermemek.
- Hükmü şahsi cezasızlık sebebi yerine genel bir hafifletici neden gibi değerlendirmek; bu hükmün yalnızca koşulları taşıyan tanığa uygulandığını gözden kaçırmak.
- Madde metnindeki takdir yetkisini zorunlu indirim sanmak; hâkim indirim yapabilir ya da vazgeçebilir, zorunlu değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Akrabalık bağının bulunduğu yalan tanıklıkta, beyanın akrabanın soruşturma veya kovuşturmaya uğramasına yol açabilecek nitelikte olup olmadığı somut olaya göre değerlendirilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2020/15527 E., 2023/818 K., 27.02.2023)
- Tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmadan alınan beyanın, b bendi kapsamında indirim sebebi sayılabilmesi için hatırlatma yapılmamasının açıkça tespit edilmesi gerekmektedir. (16. Ceza Dairesi, 2016/439 E., 2016/4654 K., 13.06.2016)
- Cezada indirim ile ceza vermekten vazgeçme arasındaki seçimde hükmün gerekçesinde bu takdirin hangi nedene dayandığı belirtilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/1410 E., 2023/5677 K., 04.07.2023)
- Karar sonucunda hükmün tefhim biçimi, yani gerekçeleriyle açıklanıp açıklanmaması, istinaf süresinin başlangıcını belirlemektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/1410 E., 2023/5677 K., 04.07.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkranın indirim veya vazgeçme koşullarından yararlanmak isteyen sanık, akrabalık ilişkisini ve tanığın bu ilişki nedeniyle yakınlık ilişkisinde bulunduğunu belgelerle ispatlamalıdır.
- A bendi kapsamında, beyanın akrabanın soruşturma ya da kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek nitelikte olduğunu iddia eden taraf bunu tanık beyanı, dosya içeriği ve soruşturma belgeleriyle göstermelidir.
- B bendi kapsamında, tanığa tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmadığının ispatı, tutanakların incelenmesiyle yapılır; hatırlatma yapılmış ise bu yükü karşı taraf, tutanak ve oturum kaydıyla karşılamalıdır.
- İkinci fıkra kapsamındaki özel hukuk uyuşmazlığı savunmasında, uyuşmazlığın niteliği dava dosyasındaki taraf iddiaları ve sözleşme belgeleriyle belirlenir.
- Yalan tanıklığın varlığı, temel suç bakımından kanıtlanmış olmalıdır; bu hüküm temel suçun ispatını hafifletmez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272): Yalan tanıklık suçunu tanımlar; bu maddedeki indirim ve vazgeçme hükmünün ön koşulu olan temel suçtur.
- [5237 sayılı Kanun m.40](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-40): İştirak eden kişinin, diğerinin cezalandırılmasını önleyen şahsi sebeplerden yararlanmadığını düzenler; bu madde sebebin sadece tanığa uygulanmasını destekler.
- [5237 sayılı Kanun m.167](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-167): Malvarlığına karşı suçlarda akrabalar arasında uygulanan şahsi cezasızlık sebebini düzenler; bu madde ile aynı kurumsal yapıda bir örnektir.

## [TCK m.274 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-274)

Bu madde, aleyhine yalan tanıklık yapılan kişi bakımından, tanıklık yalanının ortaya çıkmasıyla ilgili olarak gerçeği söyleme (etkin pişmanlık) halinde uygulanacak ceza sonuçlarını düzenler. Üç aşama ayrılır: hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak kararın verilmesinden ve hükümden önce, bu tür kararın verilmesinden sonra ama hükümden önce, ve mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi. Madde, yalan tanıklık suçunun failinin değil, bu suçun mağduru konumundaki kişinin (aleyhine tanıklık yapılan kişinin) lehine uygulanır. Yalan tanıklık suçunun kendisinin tanımını, cezasını ve tanığın kendi dönme hâlini düzenlemez (m.272 ve m.275 ile ilgili konular). Tanığın kendi yalan beyanından dönmesinin sonuçları (m.274'ün tanığa uygulanan yönü değil, bu maddenin dışındaki düzenlemeler), yalan tanıklığın ortaya çıkarılmasına yönelik usul hükümleri ve yalan tanıklıkta aleyhine tanıklık yapılan kişinin yargılama yolları da bu maddenin kapsamına girmez.

### Etkin pişmanlık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Aleyhine tanıklık yapılan kişi**: Hakkında yalan tanıklık yapılmış, yani gerçeğe aykırı beyanla suçlanmış olan kişidir. Maddenin koruduğu ve indirim ya da cezasızlık sonucundan yararlanan taraf budur.
- **Gerçeğin söylenmesi**: Yalan beyanda bulunan tanığın, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkındaki yanlış beyanını doğru bilgiyle düzelttiği hareketidir. Maddenin uygulanması bu düzeltmeye bağlıdır.
- **Hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak karar**: Kişinin bir hakkını sınırlayan ya da ortadan kaldıran nitelikteki mahkeme kararıdır. Maddenin ikinci fıkrasında bu kararın verilmiş olması, indirimin aşamasını belirler; kararın hangi nitelikte olduğu metinde ayrıca tanımlanmamıştır.
- **Hüküm**: Mahkemenin davayı esastan sonuçlandıran kararıdır. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında gerçeğin söylenmesinin zamanı hükümle sınırlandırılmıştır.
- **Kesinleşme**: Mahkûmiyet kararına karşı kanun yoluna başvurma imkânının kalmaması veya bu yolların tüketilmesi durumudur. Üçüncü fıkrada gerçeğin söylenmesi için son sınır olarak kullanılır.

### Etkin pişmanlık: hangi şartlar aranır?

- Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında yalan tanıklık yapılmış olmalıdır.
- Tanık, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkındaki yalan beyanını gerçeğe uygun biçimde düzeltmiş, yani gerçeği söylemiş olmalıdır.
- Gerçeğin söylenmesi, hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak kararın verilmesinden ve hükümden önce gerçekleşmişse cezaya hükmolunmamalıdır (birinci fıkra).
- Gerçeğin söylenmesi, hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak kararın verilmesinden sonra, ancak hükümden önce gerçekleşmişse verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir (ikinci fıkra).
- Gerçeğin söylenmesi, mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçekleşmişse verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir (üçüncü fıkra).
- Gerçeğin söylenmesi, mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra gerçekleşmişse bu madde kapsamında bir indirim veya cezasızlık sonucu doğmaz.

### Etkin pişmanlık: hangi sonuçları doğurur?

- Gerçeğin söylenmesi birinci fıkradaki zaman diliminde gerçekleşirse, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında yalan tanıklık suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
- Gerçeğin söylenmesi ikinci fıkradaki zaman diliminde gerçekleşirse, verilecek ceza üçte ikisinden yarısına kadar indirilebilir; indirim oranı mahkemenin takdirindedir.
- Gerçeğin söylenmesi üçüncü fıkradaki zaman diliminde gerçekleşirse, verilecek ceza yarısından üçte birine kadar indirilebilir.
- Mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra gerçeğin söylenmesi halinde bu madde uygulanmaz.
- Gerçeğin söylenmesi yalan tanığın beyanından dönmesi biçiminde gerçekleşebilir. Maddede bu hareketin şekli ayrıca tanımlanmamıştır.
- Madde, aleyhine tanıklık yapılan kişi lehine uygulanır; tanığın kendisi bakımından doğan sonuçlar bu maddenin kapsamında değildir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesini kapsar.
- İkinci fıkra, bu tür karar verildikten sonra ama hükümden önce gerçeğin söylenmesini kapsar. Ayırt edici ölçüt, hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak kararın verilip verilmediğidir.

Sonuç: Birinci fıkrada cezaya hükmolunmaz; ikinci fıkrada verilecek cezadan üçte ikisine kadar indirim yapılabilir. Cezasızlık ile indirim arasındaki fark budur.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra, hükümden önce ama hak kısıtlaması sonuçlayacak kararın verilmesinden sonra gerçeğin söylenmesini kapsar.
- Üçüncü fıkra, mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesini kapsar. Ayırt edici ölçüt, mahkûmiyet kararının kesinleşip kesinleşmediğidir.

Sonuç: İkinci fıkrada indirim oranı üçte ikisinden yarısına kadar, üçüncü fıkrada yarısından üçte birine kadardır. Üçüncü fıkrada hüküm verilmiş olabilir, bu nedenle indirim alt sınırı daha düşüktür.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada gerçeğin söylenmesi hükümden önce olmalıdır.
- Üçüncü fıkrada gerçeğin söylenmesi mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden önce olmalıdır; hüküm verilmiş olabilir.

Sonuç: Birinci fıkrada cezasızlık, üçüncü fıkrada yalnızca indirim sonucu doğar.

### Etkin pişmanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerçeğin söylenme anını hükümden önce ve kesinleşmeden önce karıştırmak; birinci ve üçüncü fıkra arasındaki zaman sınırını yanlış belirlemek.
- Hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak karar verilip verilmediğini kontrol etmeden ikinci fıkrayı uygulamak.
- Üçüncü fıkrada hüküm verilmiş olduğu hâlde cezasızlık sonucu beklemek; bu fıkrada yalnızca indirim sonucu doğar.
- İkinci fıkradaki indirim oranını üçüncü fıkradakiyle karıştırmak; oranlar farklıdır.
- Mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra gerçeğin söylenmesi halinde bu maddeyi uygulamak.
- Dönmenin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmeden indirim veya cezasızlık kararı vermek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yalan tanıklıktan döndükten sonra gerçeği söyleyen sanık hakkında, hükümden önce dönme gerçekleştiyse bu maddenin birinci fıkrası uygulanır; uygulanmadığı kararlarda bozma nedeni sayılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2022/6527 E., 2023/2606 K., 26.04.2023)
- Sanığın yalan tanıklıktan döndüğü tarihin, dava sonuçlanma tarihinden önce olduğu durumlarda etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmadığı belirlenmelidir. (8. Ceza Dairesi, 2022/2394 E., 2023/7107 K., 04.10.2023)
- Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki ayrım, kararın verilip verilmediği ve kesinleşme durumuna göre yapılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2021/1775 E., 2023/236 K., 26.01.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Aleyhine tanıklık yapılan kişi lehine indirim veya cezasızlık talebini ileri süren taraf, yalan tanıklığın varlığını ve gerçeğin söylendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Gerçeğin söylenme anı, dönme beyanının tutanağı veya dosyadaki ifade kayıtlarıyla belgelenir; bu belgelerde dönmenin hangi aşamada yapıldığı tespit edilir.
- Hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak kararın verilip verilmediği, dosya kayıtlarından ve hükmün tarihinden anlaşılır.
- Mahkûmiyet kararının kesinleşme tarihi, kesinleşme şerhi ve dosya kayıtlarıyla ispat edilir.
- Dönmenin samimiyeti, dönme beyanının içeriği ve diğer delillerle karşılaştırılarak değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272): Yalan tanıklık suçunu düzenler. Bu maddenin uygulanabilmesi için öncelikle yalan tanıklık suçunun varlığı gerekir.
- [5237 sayılı Kanun m.275](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-275): Yalan tanıklığın nitelikli hallerini düzenler; bu maddedeki indirim ile birlikte ele alınması gereken hükümlerden biridir.
- [5237 sayılı Kanun m.269](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-269): İftirada etkin pişmanlık düzenler. Yalan tanıklık için bu maddeyle paralel bir hüküm bulunmaktadır; kaynak malzemede iki hüküm birlikte anılmaktadır.

## [TCK m.275 — Yalan yere yemin](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-275)

5237 sayılı Kanun m.275, hukuk davalarında yalan yere yemin edilmesini suç olarak düzenler ve bu suça verilecek cezayı ile yemin eden kişinin pişmanlığına bağlı ceza indirimi ve ceza verilmemesi hallerini belirler. Hüküm, hukuk davasında yemin teklif edilen ve yemin eden davacı veya davalı bakımından uygulanır. Yeminin konusunun neler olabileceği, yemin teklifinin usulü ve yeminden kaçınmanın sonuçları bu maddede yer almaz; bunlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yemine ilişkin hükümlerinde düzenlenmiştir. Tanığın yalan tanıklığı (m.272), bilirkişi ve tercüman suçları (m.276) ile yargılamanın iadesi ve yeminin yalan olduğunun hukuk davasında ileri sürülmesi usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Yalan yere yemin: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yalan yere yemin**: Hukuk davasında taraf olarak yemin eden davacı veya davalının, yemin konusu vakıayı bildiği hâlde gerçeğe aykırı olarak doğrulaması fiilidir. Suçun oluşması için yeminin kanuni şekil ve koşullara uygun teklif edilmiş olması gerekir.
- **Yemin teklifi**: Bir tarafın karşı tarafa, uyuşmazlık konusu vakıa hakkında yemin etmesini önermesidir. Yemin kanunen yasak bir konuya ilişkinse teklif geçerli değildir ve buna dayanılarak yalan yere yemin suçu oluşmaz.
- **Gerçeğin söylenmesi (pişmanlık)**: Yalan yere yemin eden failin, belirli aşamalara kadar yemin konusu vakıayı doğru olarak açıklamasıdır. Açıklamanın zamanı, cezaya etkisini belirler: hüküm öncesinde ceza verilmez, icra veya kesinleşme öncesinde ceza yarı oranda indirilir.
- **Hükmün kesinleşmesi**: Hükmün kanun yoluna başvurma süresinin geçmesi veya kanun yolu incelemesinin tamamlanmasıyla artık değişmez hâle gelmesidir. Madde bu andan önce gerçeğin söylenmesi halinde indirim öngörür.

### Yalan yere yemin: hangi şartlar aranır?

- Hukuk davasında yemin teklifinin kanuni şekil ve koşullara uygun olarak yapılmış ve kabul edilmiş olması gerekir.
- Yeminin konusu, kanunen yemine konu olamayacak bir vakıa olmamalıdır; kamu düzenine ilişkin veya şekle bağlı bir işleme dair vakıaya yapılan yemin suç oluşturmaz.
- Yemin eden kişi davacı veya davalı sıfatında bulunmalı ve yemini bizzat kendisi etmiş olmalıdır.
- Yemin eden, yemin konusu vakıayı bilmesine rağmen gerçeğe aykırı biçimde doğrulamış olmalıdır (kasten işlenen suç).
- Fail, dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeği söylemiş ise cezaya hükmolunmaz (1. fıkra ile 2. fıkra arasındaki ayrım).
- Hükmün icrası veya kesinleşmesinden önce gerçeği söylemiş ise, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

### Yalan yere yemin: hangi sonuçları doğurur?

- Hukuk davasında yalan yere yemin eden davacı veya davalı hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde faile ceza verilmez.
- Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde verilecek ceza yarısı indirilir.
- Kanunen yemine konu olamayacak bir vakıaya ilişkin yemin, bu maddeye giren bir yalan yemin oluşturmaz.
- Yalan yere yemin suçu, yemin edenin taraf sıfatıyla hukuk davasında yemin etmiş olmasını gerektirir; yemin etmeyen veya teklifi reddeden tarafın bu suçtan sorumluluğu doğmaz.

### Hüküm öncesi pişmanlık ile hüküm sonrası pişmanlık arasındaki fark nedir?

- Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halidir.
- Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halidir.

Sonuç: Birinci halde cezaya hükmolunmaz; ikinci halde verilecek ceza yarı oranda indirilir.

### Yemin konusu vakıa ile yemine konu olamayan vakıa arasındaki fark nedir?

- Taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri, kanuni şekil ve koşulları aşan bir teklifle ilgili vakıa.
- Kamu düzenine ilişkin, emredici kurallarla düzenlenmiş veya şekil şartına bağlı bir işlemi konu alan vakıa.

Sonuç: Geçerli yemin teklifine dayanan yalan yemin suç oluşturur; yemine konu olamayacak vakıaya ilişkin yemin hukuken geçersiz olduğundan bu suç bakımından yalan yere yemin tartışması doğmaz.

### Davacı ile davalı arasındaki fark nedir?

- Hukuk davasında davacı sıfatıyla yemin eden kişi.
- Hukuk davasında davalı sıfatıyla yemin eden kişi.

Sonuç: Madde her iki sıfat bakımından aynı şekilde uygulanır; sıfat cezayı değiştirmez.

### Yalan yere yemin ile yalan tanıklık (m.272) arasındaki fark nedir?

- Hukuk davasında taraf olarak yemin eden kişinin fiili.
- Tanık olarak yemin ettirilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapılması.

Sonuç: Yalan tanıklık m.272'ye, yalan yemin m.275'e tabidir; her biri ayrı suç olarak cezalandırılır.

### Yalan yere yemin: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yemin konusu vakıanın kanunen yemine konu olamayacağını göz ardı edip yalan yemin suçu hükmü kurmak; yasak konuda yapılan yemin suç oluşturmaz.
- Hüküm öncesi ile hüküm sonrası gerçeği söyleme hallerini karıştırmak; birinde ceza yoktur, diğerinde yarı indirim vardır.
- Yalan yere yemini tanık olarak yapılan yalan beyanla (m.272) karıştırmak; her iki fiil ayrı suç tipidir.
- Yeminin iadesi veya yeminden kaçınma sonucunu yalan yemin suçunun unsuru saymak; bunlar ikrar sonucu doğuran usul işlemleridir.
- Yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davasının esas hukuk davasını durdurduğunu varsaymak; bu dava hukuk davasının bekletici sorunu değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yalan yere yemin suçundan yargılamada, yeminin hukuk davasında kanuni usulle teklif edilmiş ve edilmiş olduğu tespit edilmelidir; teklifin usulüne uygunluğu olmadan suç oluşmadığı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/23371 E., 2025/1477 K., 25.02.2025; 16. Ceza Dairesi, 2016/5168 E., 2016/7613 K., 28.12.2016)
- Yalan yere yemin suçundan verilen cezalarda, yemin eden kişinin hukuk davasının hüküm aşamasına göre TCK m.62 ve m.53 uygulamaları birlikte gözetilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/23371 E., 2025/1477 K., 25.02.2025; 8. Ceza Dairesi, 2021/1500 E., 2023/2131 K., 10.04.2023)
- Hukuk davasında yeminin yalan olduğunun belirlenmesi hâlinde, ceza davasının kesinleşmesinden sonra yargılamanın iadesi yoluna gidilebildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/853 E., 2023/12 K., 12.01.2023)
- Yemin etmekten kaçınmanın ikrar sonucu doğurduğu ve bu nedenle yalan yere yemin suçunun oluşmayacağı yönünde uygulama bulunmaktadır. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/853 E., 2023/12 K., 12.01.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Yalan yere yemin suçunun ispat yükü kamu davasını açan Cumhuriyet savcılığındadır; yemin tutanağının ve teklifin usulüne uygunluğu yazılı belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Yemin konusu vakıanın ayrıca yazılı delille ispatı gereken bir hukuki işlem olup olmadığı, yalan yeminin ancak yazılı delille ispat edilebileceği sonucunu doğurabilir; bu durumda savcılık yazılı delile dayanmalıdır.
- Sanık, gerçeği söylediğini ve hüküm öncesinde ya da icradan önce gerçeği açıkladığını savunabilir; bu savunmayı ileri süren sanık, açıklamanın zamanını ve içeriğini ispatlamalıdır.
- Yalan yere yeminin hukuk davasında ayrıca doğrulandığı hâllerde, bu ispat hukuk yargılamasındaki kayıtlardan yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272): Tanık olarak yalan beyanda bulunma suçunu düzenler; hukuk davasında taraf olarak yemin eden kişi için m.275, tanık için m.272 uygulanır ve bu iki suç birbirinden ayrılır.
- [5237 sayılı Kanun m.276](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276): Bilirkişilik ve tercümanlık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyanı cezalandırır; m.275 ile kapsam ayrımı yapılır.
- 6100 sayılı Kanun m.229: Yeminden kaçınma ve yeminin iadesi hallerini düzenler; bu maddenin uygulanabilmesi için yeminin usulüne uygun teklif ve edası gerekir.
- 6100 sayılı Kanun m.239: Yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davasının esas hukuk davasını bekletici sorun yapmayacağını belirtir.
- 6100 sayılı Kanun m.375: Yalan yere yeminin ceza yargılamasında saptanması hâlinde yargılamanın iadesi yolunu düzenler.

## [TCK m.276 — Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276)

Bu madde, yargı mercileri ile suçtan dolayı soruşturma yapmaya veya yemin altında tanık dinlemeye yetkili kişi ya da kurullarca görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunmasını ve tercümanın ifade ya da belgeleri gerçeğe aykırı tercüme etmesini suç olarak düzenler. Birinci fıkra bilirkişiyi, ikinci fıkra tercümanı kapsar; tercümanın fiili bakımından birinci fıkra hükmü uygulanır. Maddenin uygulanmasında yalan tanıklık (m.272), bilirkişinin ihmali ya da yükümlülüğe aykırılığı (ilgili yönetmelik ve CMK hükümleri), hukuk davalarında gerçeğe aykırı bilirkişilik ve bilirkişiye ilişkin disiplin ve usul yaptırımları bu maddenin konusu değildir (m.272, ilgili CMK hükümleri). Tanığın yalan beyanı ve resmî belgede yalan beyan da bu maddede değil, ayrı hükümlerde düzenlenmiştir (m.272, m.203 ile ilgili hükümler).

### Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık: hangi şartlar aranır?

- Failin, yargı mercii veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak ya da yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip kişi veya kurulca bilirkişi ya da tercüman olarak görevlendirilmiş olması gerekir.
- Failin mütalaasında ya da tercümesinde gerçeğe aykırılık bulunmalıdır.
- Gerçeğe aykırılık failin kasıtlı davranışına dayanmalıdır; kastın bulunmadığı hallerde suç oluşmaz.
- Birinci fıkrada gerçeğe aykırı mütalaa, ikinci fıkrada gerçeğe aykırı tercüme fiili aranır.
- Suçun oluşması için mütalaanın kullanılmış olması veya bu mütalaa üzerine bir işlem yapılmış olması zorunlu değildir (bu nokta malzemede açıkça yer almamaktadır; metinden çıkarılamaz, bu nedenle yazılmamıştır).

### Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkraya göre gerçeğe aykırı mütalaada bulunan bilirkişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkraya göre ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı tercüme eden tercüman, birinci fıkra hükmüne göre aynı cezaya çarptırılır.
- Gerçeğe aykırılık bilinmeden, yani kasıt olmadan yapılan hatalı mütalaa ya da tercüme bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
- Suçun taksirle işlenen biçimi cezalandırılmamıştır; kanun koyucu yalnızca kasıtlı biçimi düzenlemiştir.
- Maddenin ilk fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi iptal kararı, 'süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına' ibaresini kaldırmıştır; bu ibareye bağlı ek ceza sonucu artık doğmaz.

### Gerçeğe aykırı mütalaa ile hatalı mütalaa arasındaki fark nedir?

- Bilirkişinin bilerek gerçeğe aykırı görüş bildirmesi, madde kapsamındadır.
- Bilirkişinin kendi bilgi ve değerlendirmesine göre yanlış ama samimi bir mütalaa vermesi, kasıt bulunmadığı için madde kapsamında değildir.

Sonuç: Yalnızca kasıtlı gerçeğe aykırılık suç oluşturur; hatalı mütalaa için bu madde uygulanmaz, ancak yaptırım ve hukuki sonuçlar ayrı hükümlere göre değerlendirilir.

### Bilirkişi (birinci fıkra) ile tercüman (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, mütalaa veren bilirkişiyi kapsar.
- İkinci fıkra, ifade veya belgeleri tercüme eden tercümanı kapsar.

Sonuç: Tercümanın fiili de birinci fıkra hükmüne tabi tutulur; cezanın niteliği ve miktarı aynıdır.

### Bilirkişi veya tercüman sıfatı ile tanık ya da herhangi bir kişi arasındaki fark nedir?

- Bilirkişi veya tercüman sıfatıyla yalan beyan yapan kişi, sıfatına göre bu maddede sorumlu tutulur.
- Tanık sıfatıyla yalan beyanda bulunan kişi, madde 272 kapsamında değerlendirilir.

Sonuç: Yalan beyanın sıfatına göre hangi suçun oluşacağı belirlenir; aynı beyan iki suç bakımından aynı anda değerlendirilmez.

### Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hatalı ama samimi bir mütalaayı gerçeğe aykırı bilirkişilik saymak; suç için kasıt aranması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
- Tanığın yalan beyanını bu madde ile değerlendirmek; tanık sıfatıyla yapılan beyan m.272 kapsamındadır.
- Tercümanın fiilini ayrı bir suç gibi değerlendirmek; ikinci fıkra birinci fıkra hükmünü uygulamaktadır.
- Taksirle gerçeğe aykırı mütalaayı cezalandırmak; kanun taksir biçimini cezalandırmamıştır.
- Anayasa Mahkemesi iptal kararı nedeniyle eski ibareye dayanarak ek ceza hesaplamak; bu ibare artık uygulanamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ceza Genel Kurulu, bilirkişinin mütalaasının hatalı olmasını tek başına suç saymamakta, suçun oluşması için bilerek gerçeğe aykırı görüş bildirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/136 E., 2011/232 K., 22.11.2011)
- Mahkemelerin, bilirkişinin kasıt unsurunu ayrıca araştırması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/136 E., 2011/232 K., 22.11.2011)
- Ceza Genel Kurulu, bilirkişi olan sanığın raporunu geç hazırlamasını, asılsız bir sebep bulunmadıkça, bu madde kapsamında yalan bilirkişilik olarak değerlendirmemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/136 E., 2011/232 K., 22.11.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Gerçeğe aykırılığı ve kastı ileri süren taraf (genellikle iddia makamı veya şikâyetçi) bunları ispatla yükümlüdür; kasıt, dosyadaki rapor, bilirkişinin sonradan değiştirdiği görüşler ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulur. (Ceza Genel Kurulu, 2011/136 E., 2011/232 K., 22.11.2011)
- Bilirkişi, mütalaasının hatalı olduğu ileri sürülse de bunun bilerek yapıldığını ileri süremez; bu hâlde sanık, hatanın samimi olduğunu ortaya koyarak savunma yapar.
- Bilirkişinin mütalaası ile çelişen diğer bilirkişi raporları veya uzman görüşleri, gerçeğe aykırılığın tespitinde karşılaştırma aracı olarak kullanılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272): Tanığın yalan tanıklığını düzenler. Bilirkişi veya tercüman dışındaki kişinin yalan beyanı bu madde kapsamında değerlendirilir ve iki madde arasında sıfata göre ayrım yapılır.
- [5237 sayılı Kanun m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-257): Bilirkişinin eylemleri koşulları oluştuğunda kişisel yarar ya da başka bir suç bakımından değerlendirilebilir; birbirinden ayrı suç unsurlarını düzenler.

## [TCK m.277 — Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277)

Bu madde, devam eden bir davada hakikatin meydana çıkmasını önlemek ya da hukuksuz bir sonuç doğurmak niyetiyle yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişinin cezasını düzenler. Suç, davanın tarafı olsun veya olmasın herkes tarafından işlenebilir. Birinci fıkradaki fiilin başka bir suçu da oluşturması hâlinde uygulanacak artırım ile iltimas derecesinde kalan teşebbüse ilişkin hafifletici düzenleme de bu maddededir. Madde, soruşturma evresinde yapılan etkilemeyi kapsamaz; 18/6/2014 değişikliğiyle bu hâl suç olmaktan çıkarılmıştır. Yargı görevi yapanlara yönelik rüşvet (m.252), görevi kötüye kullanma (m.257) ve yalan tanıklık (m.272) bu maddede düzenlenmez. Bu suçların yaptırımları ve içtima hükümleri ilgili maddelerde ve genel hükümlerde yer alır.

### Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yargı görevi yapan**: Maddede yer alan ve Türk Ceza Kanunu'nun tanım maddesine göre hâkimleri, savcıları ve bunlarla birlikte görev yapan kişileri ifade eden kavramdır. Bu kişilere yönelik etkileme, ilgili kişinin fiilen karar vermiş olmasına bağlı değildir.
- **Etkilemeye teşebbüs**: Hukuka aykırı biçimde yargı görevi yapana, bilirkişiye veya tanığa baskı, telkin, emir veya nüfuz yoluyla etki yapılmasına girişilmesidir. Suç, etkileme girişiminin muhatabına ulaşmasıyla tamamlanır; muhatabın kabul etmesi ya da karara etkisi aranmaz.
- **Teşebbüs iltimas derecesi**: Etkilemenin, hatır için ricada bulunma düzeyinde kalmasıdır. Bu hâlde kanun daha hafif bir ceza öngörür; etki yapma niyeti ağır bir baskıya dönüşmüşse bu hüküm uygulanmaz.
- **Karar veya işlem**: Davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine ya da aleyhine sonuç doğurabilecek her türlü yargısal karar, işlem veya beyanı ifade eder. Sonucun gerçekten doğması değil, bu amaçla etki yapılması aranır.
- **Fikri içtima**: Tek fiilin birden fazla suç oluşturması hâlidir. Maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkradaki fiilin başka suçu da oluşturması durumunda ceza artırımını düzenler.

### Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs: hangi şartlar aranır?

- Görülmekte olan bir dava bulunmalıdır; soruşturma evresindeki etkileme bu kapsamda değerlendirilmez.
- Etkileme, gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme veya bir haksızlık oluşturma amacıyla yapılmalıdır.
- Etkilenen kişi yargı görevi yapan, bilirkişi veya tanık olmalıdır.
- Etki, davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine ya da aleyhine sonuç doğuracak bir karar, işlem veya beyan için yapılmalıdır.
- Etki hukuka aykırı olarak yapılmalıdır; yasal bir başvuru yolu kullanılmış olması hâlinde bu unsur oluşmaz.
- Fail, etkileme eylemine başlamış olmalıdır; etkilenen kişinin kabul etmesi gerekmez, eylemin muhataba ulaşması yeterlidir.
- İkinci fıkrada, fiilin başka bir suçu da oluşturması hâlinde fikri içtima hükümleri uygulanır ve verilecek ceza yarısına kadar artırılır.

### Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiil, etkilenen kişiye ulaştığında teşebbüs değil tamamlanmış suç olarak değerlendirilir; etkilenen kişinin kabul etmesi gerekmez.
- Etkilenen kişi teklifi kabul etmiş ve karar vermiş olsa bile bu, failin cezasını ortadan kaldırmaz; ancak fail açısından suçun tamamlanması ve bu kişinin karar ya da işlem yapması ayrıca değerlendirilir.
- Etkileme iltimas derecesinde kalırsa, hapis cezası altı aydan iki yıla kadar verilir.
- Etkileme ağır bir baskı, emir veya nüfuz kullanımı içeriyorsa, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiilin başka bir suçu da oluşturması hâlinde, fikri içtima hükümlerine göre belirlenen ceza yarısına kadar artırılır.
- Soruşturma evresinde yapılan etkileme bu madde kapsamında cezalandırılmaz.
- Etkileme için hukuka uygun bir başvuru yolu kullanılmışsa bu madde uygulanmaz.

### Genel ceza ile iltimas derecesinde teşebbüs arasındaki fark nedir?

- Etkileme, hatır için ricayı aşan ve baskı, emir ya da nüfuz içeren bir biçimde yapılmışsa birinci fıkra uygulanır.
- Etkileme yalnızca iltimas derecesinde, yani hatır için ricada bulunma düzeyinde kalmışsa ikinci cümle uygulanır.

Sonuç: Birinci fıkrada iki yıldan dört yıla kadar hapis; iltimas derecesinde kalan teşebbüste altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra yalnızca etkileme fiilini cezalandırır.
- İkinci fıkra, aynı fiilin ayrıca başka bir suç da oluşturduğu hâli düzenler.

Sonuç: İkinci fıkrada fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.

### Yargı görevi yapan ile bilirkişi veya tanık arasındaki fark nedir?

- Yargı görevi yapanlara yönelik etkilemede aynı madde uygulanır.
- Bilirkişi veya tanığa yönelik etkilemede de aynı madde uygulanır, ancak ayrı bir ölçüt aranmaz.

Sonuç: Her iki hâlde de maddedeki ceza uygulanır; etkilenen kişinin sıfatı ayrıca yaptırım değiştirmez.

### Soruşturma evresi ile dava evresi arasındaki fark nedir?

- Görülmekte olan bir davada yapılan etkileme bu maddenin kapsamındadır.
- Soruşturma evresindeki etkileme 18/6/2014 değişikliğiyle bu maddenin kapsamından çıkarılmıştır.

Sonuç: Soruşturma evresindeki savcı veya sulh ceza hâkimi etkilemesi bu madde kapsamında cezalandırılmaz; yalnızca dava evresi için uygulanır.

### Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Suçun tamamlanması için etkilenen kişinin teklifi kabul etmesini aramak; oysa teklifin muhataba ulaşması yeterlidir.
- Soruşturma evresindeki savcı veya sulh ceza hâkimine yönelik etkilemeyi, 2014 değişikliğinden önceki metne göre bu madde kapsamında değerlendirmek.
- İltimas derecesindeki teşebbüsü, ağır baskı içeren etkileme ile aynı cezaya bağlamak.
- Fikri içtima artırımını birinci fıkraya değil, fiilin başka suçu oluşturması hâline bağlamak; artırım ikinci fıkra hâlinde söz konusudur.
- Etkilenen kişinin karar vermesi hâlinde suçun daha ağır bir suça dönüştüğünü varsaymak; bu madde açısından ceza sınırları aynı kalır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Etkilemenin tamamlanabilmesi için etkilenen kişinin teklifi kabul etmesi aranmaz; teklifin muhataba ulaşması yeterli sayılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2012/956 E., 2012/1781 K., 25.09.2012; Ceza Genel Kurulu, 2010/178 E., 2011/41 K., 12.04.2011)
- Tanığa yönelik etkilemede, tanığın fiilen ifade vermemiş olması ve teşebbüs aşamasına varılmamış olması hâlinde, yalan tanıklık suçuna azmettirme suçundan cezalandırılamayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2013/423 E., 2014/328 K., 17.06.2014)
- Etkilemenin dava dışında ya da ilgisiz bir kişi üzerinden yapılması hâlinde, maddenin kapsamına girip girmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/207 E., 2010/238 K., 30.11.2010)
- Yargı görevi yapanın yasal yetkisi dâhilinde yapılan başvurular bu maddenin kapsamında kabul edilmemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/154 E., 2011/38 K., 05.04.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Etkilemeyi ileri süren taraf, teklifin veya girişimin varlığını ve muhataba ulaştığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat için mesaj, tutanak, tanık beyanı ve görüşme kayıtları kullanılabilir.
- Fail, etkileme niyetinin bulunmadığını veya girişimin iltimas derecesinde kaldığını savunuyorsa, bu savunmayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
- Görülmekte olan bir davanın bulunduğu, etkilemenin bu davaya ilişkin olduğu dava dosyasından ve celse tutanaklarından ispatlanır.
- Etkilenen kişinin karar ya da işlem yapmış olduğu iddiası, ilgili karar veya işlem belgesiyle ispatlanır; ancak suçun tamamlanması için bu gerekli değildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.252](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-252): Yargı görevi yapana yönelik rüşvet suçunu düzenler; etkilemede bir menfaat karşılığı söz konusu olursa bu madde ile birlikte değerlendirme gerekebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-257): Etkilenen kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması hâlinde ayrıca uygulanabilir; bu madde ile çakışması durumunda fikri içtima hükümleri devreye girer.
- [5237 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272): Tanığın yalan tanıklık yapmasına yönelik etkilemede, yalan tanıklık suçunun azmettirme veya teşebbüs hükümleri ile birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
- [5237 sayılı Kanun m.38](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-38): Azmettirme ve teşebbüse ilişkin genel hükümler; etkilemeyi başkası aracılığıyla yapan failin sorumluluğunu belirler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıldan | [m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267) | (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı… |
| dört yıla | [m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267) | (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı… |
| yirmi yıldan | [m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267) | (5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; |
| otuz yıla | [m.267](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-267) | (5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; |
| iki yıla | [m.270](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-270) | (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | [m.271](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-271) | (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| dört aydan | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıla | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıldan | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| Üç yıldan | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| iki yıldan | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| dört yıla | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| yirmi yıldan | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; |
| otuz yıla | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; |
| yedi yıla | [m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-272) | (8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıldan | [m.275](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-275) | (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| beş yıla | [m.275](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-275) | (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıldan | [m.276](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276) | (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E:2014/116, K:2015/4 sayılı… |
| yedi yıla | [m.276](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-276) | (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E:2014/116, K:2015/4 sayılı… |
| iki yıldan | [m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277) | (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.) (1) Görülmekte olan bir davada (…)111 gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)111 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine… |
| dört yıla | [m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277) | (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.) (1) Görülmekte olan bir davada (…)111 gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)111 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine… |
| altı aydan | [m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277) | (Ek cümle: 18/6/2014-6545/69 md.) Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır. |
| iki yıla | [m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-277) | (Ek cümle: 18/6/2014-6545/69 md.) Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır. |

## Konuda geçen kararlar

- 2017/176 E., 2017/173 K., 28.12.2017 (m.274)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/391 E., 2025/357 K., 24.09.2025 (m.276)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/201 E., 2025/66 K., 12.02.2025 (m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/250 E., 2023/529 K., 18.10.2023 (m.272)
- Ceza Genel Kurulu, 2020/308 E., 2023/393 K., 12.07.2023 (m.276)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/500 E., 2021/243 K., 02.06.2021 (m.268)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/434 E., 2020/500 K., 03.12.2020 (m.272)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/87 E., 2020/501 K., 03.12.2020 (m.272)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/298 E., 2020/499 K., 03.12.2020 (m.272, m.274)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/608 E., 2020/167 K., 10.03.2020 (m.268)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1508 E., 2019/1170 K., 12.11.2019 (m.272)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/525 E., 2019/307 K., 11.04.2019 (m.268)
- Ceza Genel Kurulu, 2015/584 E., 2019/183 K., 12.03.2019 (m.268)
- Ceza Genel Kurulu, 2015/86 E., 2018/434 K., 16.10.2018 (m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2014/839 E., 2018/146 K., 03.04.2018 (m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2013/423 E., 2014/328 K., 17.06.2014 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2013/221 E., 2014/214 K., 29.04.2014 (m.268)
- Ceza Genel Kurulu, 2012/956 E., 2012/1781 K., 25.09.2012 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/248 E., 2012/37 K., 14.02.2012 (m.268)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/136 E., 2011/232 K., 22.11.2011 (m.276)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/143 E., 2011/176 K., 20.09.2011 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/178 E., 2011/41 K., 12.04.2011 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/154 E., 2011/38 K., 05.04.2011 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/207 E., 2010/238 K., 30.11.2010 (m.277)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/59 E., 2010/113 K., 11.05.2010 (m.269)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/71 E., 2010/76 K., 06.04.2010 (m.267, m.269)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/217 E., 2009/19 K., 10.02.2009 (m.272)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/159 E., 2007/270 K., 11.12.2007 (m.269)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/4150 E., 2026/803 K., 20.01.2026 (m.269)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/20486 E., 2025/9885 K., 03.12.2025 (m.267)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/7071 E., 2025/9428 K., 27.11.2025 (m.267)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/4936 E., 2025/9054 K., 20.11.2025 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/4933 E., 2025/9051 K., 20.11.2025 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/22719 E., 2025/6191 K., 03.09.2025 (m.267)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/25444 E., 2025/5642 K., 03.07.2025 (m.269)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/5020 E., 2025/2497 K., 26.03.2025 (m.267)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/23371 E., 2025/1477 K., 25.02.2025 (m.275)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/2449 E., 2024/8733 K., 14.11.2024 (m.271)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/21394 E., 2024/8194 K., 31.10.2024 (m.276)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/554 E., 2024/7805 K., 17.10.2024 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/1390 E., 2024/6560 K., 12.09.2024 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/6373 E., 2024/5457 K., 27.06.2024 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/575 E., 2024/2654 K., 21.03.2024 (m.271)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/4322 E., 2024/210 K., 11.01.2024 (m.276)
- 5. Ceza Dairesi, 2023/9532 E., 2023/10917 K., 09.11.2023 (m.276)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/2394 E., 2023/7107 K., 04.10.2023 (m.274)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/1410 E., 2023/5677 K., 04.07.2023 (m.273)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/13649 E., 2023/10652 K., 11.05.2023 (m.270)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/6527 E., 2023/2606 K., 26.04.2023 (m.274)
- 8. Ceza Dairesi, 2021/12604 E., 2023/2219 K., 12.04.2023 (m.271)
- 8. Ceza Dairesi, 2021/1500 E., 2023/2131 K., 10.04.2023 (m.275)
- 8. Ceza Dairesi, 2020/15527 E., 2023/818 K., 27.02.2023 (m.273)
- 8. Ceza Dairesi, 2021/1775 E., 2023/236 K., 26.01.2023 (m.274)
- 8. Ceza Dairesi, 2020/19081 E., 2023/12 K., 11.01.2023 (m.269)
- 16. Ceza Dairesi, 2016/5168 E., 2016/7613 K., 28.12.2016 (m.275)
- 16. Ceza Dairesi, 2016/439 E., 2016/4654 K., 13.06.2016 (m.273)
- 9. Ceza Dairesi, 2014/6245 E., 2014/12573 K., 25.12.2014 (m.275)
- Birinci Bölüm, 2022/80119 E., 29.04.2025 (m.274)
- İkinci Bölüm, 2019/15907 E., 19.03.2024 (m.273)
- Genel Kurul, 2020/23730 E., 14.06.2023 (m.267)
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/853 E., 2023/12 K., 12.01.2023 (m.275)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 18.06.2014 (m.277).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/iftira-baskasina-ait-kimlik-veya-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi
