---
title: "Konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali — Ceza Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Ceza Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Ceza Kanunu"
articles: "TCK m.116–124"
last_amended: "2022-05-12"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/konut-dokunulmazliginin-ihlali-is-ve-calisma-hurriyetinin-ihlali"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Ceza Hukuku Özel Hükümler › Özel hükümler › Kişilere karşı suçlar › Hürriyete karşı suçlar — [Ceza Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TCK m.116, bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesini ya da rıza ile girildikten sonra buradan çıkılmamasını temel suç olarak düzenler; ikinci fıkrada açık rızanın gerekmediği mutat yerler dışındaki işyerleri ve eklentilerini, üçüncü fıkrada rıza yetkisini ve rızanın meşru amaç koşulunu, dördüncü fıkrada ise cebir, tehdit veya gece vakti işleme nedeniyle ağırlaştırılmış hali düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.116–124 hükümlerini kapsar: konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi, ortak hüküm, haksız arama, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi, nefret ve ayırımcılık, kişilerin huzur ve sükununu bozma, ısrarlı takip, haberleşmenin engellenmesi.

- [TCK m.116 — Konut dokunulmazlığının ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116)
- [TCK m.117 — İş ve çalışma hürriyetinin ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117)
- [TCK m.118 — Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118)
- [TCK m.119 — Ortak hüküm](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-119)
- [TCK m.120 — Haksız arama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-120)
- [TCK m.121 — Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-121)
- [TCK m.122 — Nefret ve ayırımcılık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-122)
- [TCK m.123 — Kişilerin huzur ve sükununu bozma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123)
- [TCK m.123/A — Israrlı takip](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a)
- [TCK m.124 — Haberleşmenin engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124)

## [TCK m.116 — Konut dokunulmazlığının ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116)

Madde, bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesini ya da rıza ile girildikten sonra buradan çıkılmamasını temel suç olarak düzenler; ikinci fıkrada açık rızanın gerekmediği mutat yerler dışındaki işyerleri ve eklentilerini, üçüncü fıkrada rıza yetkisini ve rızanın meşru amaç koşulunu, dördüncü fıkrada ise cebir, tehdit veya gece vakti işleme nedeniyle ağırlaştırılmış hali düzenler. Suç herkes tarafından işlenebilir ve mağdur, konutta fiilen oturan ve rıza açıklamaya yetkili kişilerdir. Madde, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması halinde cezanın artırılmasını düzenlemez; bu, ortak hüküm niteliğindeki 119. maddededir. Soruşturma ve kovuşturmanın şikayete bağlılığının ayrıntıları ile etkin pişmanlık, teşebbüs ve iştirak kuralları ilgili genel hükümlerde yer alır ve madde bunları ayrıca düzenlemez. Bu suçla birlikte işlenen cinsel saldırı, kasten öldürme, yağma gibi suçlardan ayrı cezalandırma da bu maddede değil, hürriyeti kısıtlama ilgili hükümlerinde ve genel içtima kurallarındadır.

### Konut dokunulmazlığının ihlali: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Konut**: Kişilerin devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturdukları yerdir. Ceza hukuku anlamındaki konut, Medeni Kanun'daki ikametgâhla aynı değildir; sürekli kalma niyeti aranmaz. Umuma açık bir yerin belirli saatlerden sonra konut olarak kullanılması halinde o yer konut sayılır.
- **Konutun eklentileri**: Konutla fiziki bağlantısı bulunan ve konutun müştemilatını oluşturan bölümlerdir. Bahçe, avlu ve benzeri yerler bu kapsamda değerlendirilir.
- **Rıza**: Konut sahibinin ya da konutta fiilen oturan kişinin, girişe veya çıkmamaya ilişkin olumlu ya da olumsuz iradesini açıklamasıdır. Gizlice veya hileyle girilmiş olması halinde rızadan söz edilemez ve rızanın hukuken geçerli olması gerekir.
- **Açık rıza gerektirmeyen mutat yerler**: Herkesin girmesine genel olarak izin verilen, işin niteliğinden doğal olarak açık rıza aranmayan işyeri ve eklentileridir. Bu yerlere rızaya aykırı girilmesi ikinci fıkra kapsamında cezalandırılır.
- **Meşru amaç**: Evlilik birliği içinde ya da ortak kullanım halinde verilen rızanın hukuka uygun bir amaca yönelmiş olmasıdır. Rızanın geçerli sayılması için aranan ek koşuldur; uyuşturucu üretimi gibi amaçlara yönelik rıza meşru sayılmaz.
- **Ortak kullanım**: Konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılmasıdır. Her ortak kullanıcının bu durumda rıza verme yetkisi bulunur, ancak yalnızca kendi odası bakımından mı yoksa ortak alanlar bakımından mı yetkili olduğu ayrıca değerlendirilir.

### Konut dokunulmazlığının ihlali: hangi şartlar aranır?

- Failin, başkasına ait bir konuta veya konutun eklentilerine girmesi ya da rıza ile girdikten sonra buradan çıkmaması gerekir.
- Girişin veya çıkmamanın, konutta oturan kişinin rızasına aykırı olması gerekir; gizlice ya da hileyle girilmesi halinde rıza bulunmadığı kabul edilir.
- Rıza açıklayan kişinin, konutta fiilen oturan ya da bu konutu kullanma yetkisine sahip kişi olması gerekir.
- Üçüncü fıkrada düzenlenen istisna halinde, evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da ortak kullanımda kişilerden birinin rızası bulunmalı ve bu rıza meşru bir amaca yönelmiş olmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından fiilin, açık rıza gerektirmeyen mutat yerler dışındaki bir işyeri veya eklentisine yönelmiş olması gerekir.
- Cebir veya tehdit kullanılması ya da fiilin gece vakti işlenmesi, dördüncü fıkraya göre ağırlatıcı unsur olarak aranır; bu unsurlar temel suçun yerine geçmez, ek olarak bulunmalıdır.
- Temel suç ve ağırlatıcı hal bakımından mağdurun şikayeti bulunmalıdır; şikayet bulunmadan kovuşturma yapılamaz.

### Konut dokunulmazlığının ihlali: hangi sonuçları doğurur?

- Konuta rızaya aykırı girilmesi veya rıza ile girildikten sonra çıkılmaması halinde, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- İşyeri ve eklentilerinde, açık rıza gerektirmeyen mutat yerler dışında fiil işlenirse, mağdurun şikâyet etmesi üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir.
- Evlilik birliğinde aile bireylerinden veya ortak kullanımda kişilerden birinin meşru amaçlı rızası varsa birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz; fiil suç oluşturmaz.
- Rıza meşru amaca yönelmiyorsa istisna uygulanmaz ve fiil suç olarak cezalandırılır.
- Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Madde kapsamındaki suçlar şikayete bağlıdır; şikayet yoksa kovuşturma yapılamaz.
- Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması halinde, cezanın artırılmasına ilişkin 119. madde hükmü uygulanır.

### Girme ile rıza ile girip çıkmama arasındaki fark nedir?

- Rızaya aykırı biçimde konuta girilmesi, fiilin icrai hareketle işlendiği hal.
- Rıza ile girildikten sonra konuttan çıkılmaması; suç ihmali davranışla işlenir.

Sonuç: Her iki hal de birinci fıkra kapsamındadır ve aynı ceza öngörülür. Rıza geri alındıktan sonra çıkılmaması suç oluşturur.

### Konut ile açık rıza gerektirmeyen mutat yer dışındaki işyeri arasındaki fark nedir?

- Konut ve konutun eklentileri, birinci fıkra kapsamındadır.
- İşyeri ve eklentileri ise yalnız açık rıza gerektirmeyen mutat yerler dışında kalanlar bakımından ikinci fıkra kapsamına girer.

Sonuç: Konutta birinci fıkra uygulanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülür; işyerinde ikinci fıkra uygulanır ve altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

### Evlilik birliği ile ortak kullanım rızası arasındaki fark nedir?

- Aile bireylerinden veya ortak kullanıcılardan birinin rızası varsa ve bu rıza meşru amaca yönelikse fiil suç oluşturmaz.
- Rıza meşru amaca yönelmiyorsa bu istisna uygulanmaz.

Sonuç: Meşru amaçlı rıza varsa birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz; meşru olmayan amaçlı rıza geçersiz sayılır ve suç oluşur.

### Temel hal ile cebir, tehdit veya gece vakti arasındaki fark nedir?

- Birinci veya ikinci fıkrada tanımlanan temel fiil.
- Cebir, tehdit veya gece vakti işlenen fiil.

Sonuç: Ağırlaştırılmış halde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ağırlatıcı unsur, temel fiilin tüm unsurları gerçekleştikten sonra aranır.

### Konut sahibi ile konutta fiilen oturan arasındaki fark nedir?

- Konutun mülkiyeti veya ev sahipliği bakımından hak sahibi olan kişi.
- Konutta fiilen oturan ve konutu kullanan kişi.

Sonuç: Rıza yetkisi konutta fiilen oturan kişiye aittir; ev sahibinin mülkiyet hakkı, kiracının konut dokunulmazlığını ihlali haklı kılmaz.

### Madde 116 ile madde 119 arasındaki fark nedir?

- Madde 116, konut dokunulmazlığı ihlalinin temel ve nitelikli hallerini düzenler.
- Madde 119, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmasını ortak hükümde düzenler.

Sonuç: Kamu görevlisi tarafından işlenen fiilde ceza 119 uyarınca artırılır; 116 bu nitelikli hali kendi içinde düzenlemez.

### Konut dokunulmazlığının ihlali: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Konut kavramını Medeni Kanun'daki ikametgâh ile karıştırmak; ceza hukukunda konut için sürekli kalma niyeti aramak yanlıştır, geçici oturma yeterlidir.
- Mülkiyet hakkını konut dokunulmazlığı bakımından yeterli saymak; konutta fiilen oturan kişinin rızası esas alınmalıdır.
- Evlilik birliği veya ortak kullanım rızasını her durumda geçerli saymak; rızanın meşru amaca yönelmesi şartı gözden kaçırılmamalıdır.
- Her iki kişinin de rızası gerektiğini düşünmek; üçüncü fıkraya göre bu kişilerden birinin rızası yeterlidir.
- Ağırlatıcı hali temel suçun yerine geçen ayrı suç gibi değerlendirmek; cebir, tehdit veya gece vakti, temel fiile ek olarak aranır.
- Madde 116 kapsamında kamu görevlisinin nüfuz kötüye kullanmasına göre artırım yapmak; bu artırım 119. maddeden kaynaklanır.
- Şikayet olmadan kovuşturma yapabileceğini düşünmek; suç şikayete bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Konutun ev sahibinin mülkiyetinde olması, kiracının konut dokunulmazlığını ihlal eden kişiyi haklı kılmaz; korunan değer mülkiyet değil, konutta yaşayanların güvenlik ve huzurudur. (Ceza Genel Kurulu, 2010/232 E., 2010/260 K., 14.12.2010)
- Evlilik birliğinde veya ortak kullanımda rızanın geçerliliği için rızanın meşru amaca yönelmesi aranır; uyuşturucu içilmesi veya sahte para üretilmesi gibi amaçlara ilişkin rıza geçersiz kabul edilir. (2. Ceza Dairesi, 2025/14271 E., 2025/21543 K., 02.12.2025)
- Aynı konutta birlikte yaşayan kişiler, birbirlerinin münhasır kullandığı odalara rıza olmadan girdiklerinde suç oluşturabilir; ancak ortak kullanılan alanlar bakımından bu suçun faili olamazlar. (2. Ceza Dairesi, 2024/13669 E., 2025/17694 K., 09.10.2025)
- Konutun gece vakti veya cebir ve tehdit kullanılarak girilmesi halinde dördüncü fıkra uygulanır ve bu nitelikli hal ayrıca değerlendirilir. (2. Ceza Dairesi, 2025/8576 E., 2025/20617 K., 18.11.2025)
- Kamu görevlisi olmayan failler bakımından 119 uyarınca artırım yapılmaz; ancak nitelikli hal olarak 116/4 ve 119/1-c birlikte uygulanabilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/5219 E., 2026/124 K., 14.01.2026)
- Gizlice girilen konutta rızadan söz edilemeyeceği ve suçun oluşacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/201 E., 2010/246 K., 07.12.2010)

### Nasıl ispat edilir?

- Konut dokunulmazlığının ihlalini ileri süren mağdur, konuta rızaya aykırı girildiğini veya rıza ile girildikten sonra çıkılmadığını ispatlamakla yükümlüdür; tanık beyanı, tutanak ve olay yeri tespiti bu amaçla kullanılır.
- Mağdur, konutun kendisine ait olduğunu veya konutta fiilen oturduğunu tapu, kira sözleşmesi, nüfus kaydı ya da tanık beyanı ile ortaya koymalıdır.
- Failin rıza savunması yapması halinde, rızanın varlığını ve geçerliliğini ispat yükü failde bulunur; rızanın meşru amaca yönelik olduğunu da fail göstermelidir.
- Evlilik birliği veya ortak kullanım savunmasında, rıza açıklayan kişinin konutta fiilen oturduğu ve rızanın meşru amaca yönelik olduğu, tanık ve belgelerle değerlendirilir.
- Ağırlaştırıcı hal iddiasında (cebir, tehdit veya gece vakti), bu unsurların varlığını iddia eden taraf, örneğin mağdur veya savcılık, ilgili delilleri sunmakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.119: Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması halinde cezayı artıran ortak hükümdür; 116'nın kendi içinde düzenlemediği nitelikli halleri kapsar.
- 5237 m.62: Bu maddede düzenlenen cezalar üzerinde takdiri indirim kurallarının uygulanmasında başvurulan genel hükümdür; kararlarda 116 ile birlikte anılmaktadır.

## [TCK m.117 — İş ve çalışma hürriyetinin ihlali](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117)

5237 sayılı Kanun'un 117. maddesi, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu üç ayrı hal bakımından düzenler: cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla çalışma hürriyetinin ihlali (birinci fıkra); çaresizlik, kimsesizlik ve bağlılığın sömürülmesi yoluyla ücretsiz ya da orantısız düşük ücretle çalıştırma ile insan onuruna aykırı çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılma (ikinci fıkra); bu sömürü durumuna düşürmek üzere kişi tedarik etme, sevk etme veya nakletme (üçüncü fıkra); cebir veya tehditle işçi ya da işverenleri ücret ve çalışma koşulları konusunda zorlama ile iş durdurma (dördüncü fıkra). Madde, fıkraları bakımından herkese, yani fail ve mağdur bakımından nitelik aramayan genel bir suç tipi olarak uygulanır. Madde, hürriyetten yoksun kılma, tehdit, insan ticareti gibi komşu suç tiplerinin kapsamını ve bunların cezalandırılmasını düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır (m.106, m.109, m.80 gibi). Kişinin iş sözleşmesinden doğan ücret alacağı ve işçi koruma yükümlülükleri de bu maddenin konusu değildir ve İş Kanunu ile Borçlar Kanunu'nda düzenlenir. Birinci fıkradaki suçun kovuşturulması ve birinci fıkra bakımından şikâyet koşulu ise bu maddenin kendi hükmüdür.

### İş ve çalışma hürriyetinin ihlali: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İş ve çalışma hürriyeti**: Kişinin dilediği alanda çalışabilmesi ve çalışma ilişkisi kurup sürdürebilmesi özgürlüğüdür. Madde bu özgürlüğün her türlü ihlalini değil, cebir, tehdit veya hukuka aykırı bir davranışla yapılan ihlalini cezalandırır.
- **Çaresizlik, kimsesizlik ve bağlılık**: İkinci fıkradaki mağdurun içinde bulunduğu özel durumlardır. Sömürücü bu durumdan yararlanarak çalıştırma yapar; mağdurun rızası bu durumu ortadan kaldırmaz.
- **Açık bir şekilde orantısız düşük ücret**: Sağlanan hizmetle ödenen ücret arasında belirgin bir dengesizlik bulunmasıdır. Ücretin sadece asgari ücrete göre düşük olması yeterli değildir; hizmetle orantının açıkça bozulması aranır.
- **İnsan onuruna bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşulları**: Çalışma süresi, güvenlik, barınma veya yaşam şartlarının insan onurunu zedeleyecek düzeyde olmasıdır. Basit iş koşulu ihlalleri bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Tedarik, sevk ve nakil**: Kişiyi ikinci fıkradaki duruma düşürmek amacıyla temin etme, yönlendirme veya bir yerden başka yere taşımadır. Fiilin amacı, ikinci fıkradaki durumun gerçekleşmesidir.

### İş ve çalışma hürriyetinin ihlali: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra bakımından, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetinin ihlal edilmiş olması gerekir.
- Birinci fıkradaki fiilin mağdurun şikâyeti üzerine kovuşturulabilmesi için mağdurun süresinde şikâyette bulunması gerekir.
- İkinci fıkra bakımından, failin mağdurun çaresizliğini, kimsesizliğini veya bağlılığını sömürmüş olması gerekir.
- İkinci fıkradaki çalıştırmanın ücretsiz olması veya sağlanan hizmetle açık bir şekilde orantısız düşük bir ücret karşılığında yapılmış olması gerekir.
- İkinci fıkradaki çalıştırma veya bu duruma tabi kılma, insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarında gerçekleşmiş olmalıdır.
- Üçüncü fıkra bakımından, kişinin ikinci fıkradaki duruma düşürülmesi amacıyla tedarik, sevk veya nakil fiilinin yapılmış olması gerekir.
- Dördüncü fıkra bakımından, cebir veya tehdit kullanılarak işçiyi veya işverenleri ücret ya da çalışma koşulları konusunda zorlama ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olma bulunmalıdır.

### İş ve çalışma hürriyetinin ihlali: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiil işlenmiş ve mağdur şikâyette bulunmuşsa, failin altı ay ile iki yıl arası hapis veya adli para cezası ile cezalandırılması gerekir.
- Birinci fıkradaki fiil için mağdurun şikâyeti yoksa kovuşturma yapılamaz.
- İkinci fıkradaki fiil gerçekleşmişse, failin altı ay ile üç yıl arası hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılması gerekir.
- Üçüncü fıkradaki tedarik, sevk veya nakil gerçekleşmişse, ikinci fıkradaki ceza aynen uygulanır.
- Dördüncü fıkradaki fiil gerçekleşmişse, failin altı ay ile üç yıl arası hapis cezası ile cezalandırılması gerekir.
- Cebir veya tehdit kullanılmadan yapılan ve ikinci fıkradaki unsurları taşımayan davranışlar bu maddeye değil, diğer hükümlere tabidir.
- Tehdit, bu suçun unsuru olarak kullanılmışsa ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez; tek suç iş ve çalışma hürriyetinin ihlalidir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş hürriyetinin genel olarak ihlalini cezalandırır.
- İkinci fıkra, mağdurun çaresizlik, kimsesizlik veya bağlılığının sömürülmesini ve ücret ya da çalışma koşullarında ağır bir sömürü hâlini cezalandırır.

Sonuç: Birinci fıkrada şikâyet koşulu vardır ve ceza altı ay ile iki yıl arası hapis veya adli para cezasıdır. İkinci fıkrada şikâyet koşulu yoktur ve ceza altı ay ile üç yıl arası hapis veya en az yüz gün adli para cezasıdır.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra, sömürü durumunda bulunan kişinin fiilen çalıştırılmasını ya da bu koşullara tabi kılınmasını cezalandırır.
- Üçüncü fıkra, kişiyi bu duruma düşürmek üzere tedarik, sevk veya nakil hazırlık fiillerini cezalandırır.

Sonuç: Üçüncü fıkra hazırlık niteliğindeki fiili bağımsız olarak suç yapar ve aynı ceza öngörülür. Fiilin sömürü amacına bağlanması, ikinci fıkranın fiilen gerçekleşmesi aranmadan cezalandırılmasını sağlar.

### Birinci fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, hukuka aykırı her türlü davranışla çalışma hürriyetinin ihlalini kapsar.
- Dördüncü fıkra, cebir veya tehditle işçi veya işverenin ücret ve çalışma koşullarına zorlanmasını ya da iş durdurulmasını cezalandırır.

Sonuç: Dördüncü fıkrada cebir veya tehdit zorunlu unsurdur; ceza altı ay ile üç yıl arası hapis cezasıdır ve maddede şikâyet koşulu öngörülmemiştir.

### İş ve çalışma hürriyetinin ihlali: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki tehdit unsurunu ayrıca tehdit suçu olarak cezalandırmak; tehdit bu suçun unsuru olduğu için tek suç iş ve çalışma hürriyetinin ihlalidir.
- İkinci fıkradaki orantısızlığı, asgari ücretin altında kalmakla karıştırmak; maddenin aradığı ölçüt açık orantısızlıktır.
- Üçüncü fıkrayı, kişinin fiilen sömürülmesi şartına bağlamak; üçüncü fıkra hazırlık fiilini bağımsız olarak cezalandırır.
- Birinci fıkradaki suçta şikâyet koşulunu, ikinci ve dördüncü fıkralara da yaymak; ikinci ve dördüncü fıkralarda şikâyet koşulu yoktur.
- Dördüncü fıkrada cebir veya tehdit unsurunu gözden kaçırmak; bu fıkrada cebir veya tehdit zorunlu unsurdur.
- Ceza alt ve üst sınırlarını karıştırmak; birinci fıkra altı ay ile iki yıl, ikinci ve dördüncü fıkralar altı ay ile üç yıl arasındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkradaki suç bakımından, tehdit veya cebir unsuru ile iş hürriyetinin ihlalinin birlikte bulunduğu olaylarda ayrıca tehdit suçundan ceza verilmediği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2018/2636 E., 2018/7350 K., 13.04.2018; 4. Ceza Dairesi, 2017/18556 E., 2017/24048 K., 03.11.2017)
- Birinci fıkra ile birlikte kişinin nitelikli tehdit veya örgüt suçu gibi ayrı suçlarla birlikte işlendiği olaylarda, her iki suçtan ayrı değerlendirme yapıldığı görülmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2014/6799 E., 2014/10443 K., 26.05.2014)
- İkinci fıkra kapsamında mahkemelerin, verilen ceza tutarını ve adli para cezasının gün karşılığını hükme bağladığı görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/2538 E., 2024/5930 K., 06.05.2024)
- Birinci fıkradaki fiilin birden fazla kez işlenmesi hâlinde, her bir fiil için ayrı suç oluştuğu ve ayrı ceza verildiği kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2020/10045 E., 2024/385 K., 25.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkradaki suçta şikâyet hakkı mağdura aittir. İspat yükü, şikâyetin süresinde ve usulüne uygun yapıldığını gösterme bakımından şikâyetçidedir.
- Cebir veya tehdidin varlığı, mağdurun ifadesi, tanık beyanları ve olay yerine ilişkin deliller ile ispatlanır.
- İkinci fıkrada çaresizlik, kimsesizlik veya bağlılığın sömürüldüğü iddiası, mağdurun ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin belgeler, tanık beyanları ve çalışma koşullarını gösteren belgelerle ispatlanır. İspat yükü iddiayı ileri süren savcılıktadır.
- Ücretin açık bir şekilde orantısız düşük olduğu, sağlanan hizmet ile ücret arasındaki karşılaştırmayla değerlendirilir; bu karşılaştırma bilirkişi incelemesiyle yapılabilir.
- Üçüncü fıkradaki tedarik veya sevk fiilinin amacı, yazılı belgeler, yazışmalar ve tanık beyanlarıyla ortaya konur. Amacın ispatı, bu fiilin sömürü maksadına yönelik olduğunu gösterme yükünü ileri süren tarafa bırakır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106): Tehdit suçunu düzenler. Birinci fıkradaki tehdit unsuru bu maddeyle aynı fiil üzerinden değerlendirilir ve ayrıca cezalandırılmaz.
- [5237 sayılı Kanun m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109): Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenler. İkinci fıkradaki sömürü hâli ile hürriyeti kısıtlayan fiiller birlikte gerçekleşirse ayrı değerlendirme gerekebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-119): Konutun veya işyerinin dokunulmazlığı gibi hallerde birinci fıkradaki fiille birlikte uygulanabilecek ağırlaştırıcı nitelikli hâlleri düzenler.

## [TCK m.118 — Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118)

5237 sayılı Kanun'un 118. maddesi, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunu düzenler. Birinci fıkra, bir kimseyi sendikaya üye olmaya ya da olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya ya da katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya cebir veya tehditle zorlamayı; ikinci fıkra ise cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesini cezalandırır. Kişi bakımından her fail ve her mağdur için uygulanır; sendika ve işçi ilişkisi ile sınırlı değildir. Maddenin işçinin iş sözleşmesinin feshi, sendikal tazminat ve iş güvencesi sonuçlarını düzenlemez; bunlar 6356 sayılı Kanun'un 25. ve 25/3 maddeleri ile ilgili hükümlerindedir. Sendika yöneticilerinin güvencesi ve yöneticilik koşulları da bu maddenin konusu değildir. Dava zamanaşımı ve kovuşturma usulü 5237 sayılı Kanun'un genel hükümlerine tabidir; bu madde bunları ayrıca düzenlemez.

### Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Cebir**: Mağdurun iradesini fiilen ya da fiziksel olarak etkisiz kılacak ölçüde güç kullanılmasıdır. Cebrin ağır olması gerekmez; zorlamayı gerçekleştirecek nitelikte olması yeterlidir.
- **Tehdit**: Mağdurda korku uyandıracak ve iradesini etkileyecek bir zarar vaadidir. Tehdidin ciddi ve gerçekleştirilebilir olması, zorlamanın etkili olması için aranır.
- **Hukuka aykırı başka bir davranış**: Cebir veya tehdit dışında kalan, ancak sendikanın faaliyetlerini hukuka aykırı biçimde engelleyen her türlü davranıştır. İkinci fıkrada seçimlik bir fiil olarak yer alır.
- **Sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi**: Sendikanın örgütsel ya da eylemsel faaliyetinin fiilen durdurulması, kesintiye uğratılması ya da işlemez hale getirilmesidir. Suçun tamamlanması için bu sonucun gerçekleşmesi aranır.
- **Teşebbüs niteliği (birinci fıkra)**: Birinci fıkrada zorlama amacıyla cebir veya tehdit kullanılması, mağdurun istenen davranışı yapmasına ya da yapmaktan kaçınmasına gerek olmaksızın tamamlanmış suç sayılır. Gerekçe bu yönü açıkça belirtir.

### Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra bakımından, fail bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanmalıdır.
- Birinci fıkra bakımından, cebir veya tehdit, mağduru bir sendikaya üye olmaya ya da olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya ya da katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla kullanılmış olmalıdır.
- Birinci fıkra bakımından, zorlanan kişinin istenen davranışı gerçekleştirmiş olması aranmaz; cebir veya tehdit ile amacın varlığı yeterlidir.
- İkinci fıkra bakımından, cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranış bulunmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından, bu davranış sonucunda bir sendikanın faaliyetleri fiilen engellenmiş olmalıdır.
- Fail, suçun kasten işlenmesi için hem fiili hem de zorlama veya engelleme amacını bilerek hareket etmelidir.

### Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki suç, zorlama amacıyla cebir veya tehdit kullanıldığında mağdurun istenen davranışı yapmasına gerek olmaksızın tamamlanmış sayılır.
- Birinci fıkra uyarınca fail, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkra uyarınca, sendika faaliyetinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde fail, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Cebir veya tehdit kullanılmış olsa bile, zorlama amacı bulunmuyorsa birinci fıkradaki suç oluşmaz.
- Sendikanın faaliyeti fiilen engellenmemişse ikinci fıkradaki suç tamamlanmış sayılmaz.
- Maddede sendikal hakların kullanılmasını engelleyen fiile karşılık özel bir hukuki yaptırım, örneğin hükümsüzlük veya tazminat, öngörülmemiştir; bu sonuçlar madde metninde yer almaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tek bir kişinin sendikal özgürlüğünü, yani üyelik, katılım ve ayrılma tercihini hedef alır. Cebir veya tehdit ile amacın birlikte bulunması aranır.
- İkinci fıkra, sendikanın kendisinin faaliyetini hedef alır. Kişi yerine örgütsel faaliyet korunur ve fiil cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranış olabilir.

Sonuç: Birinci fıkrada altı aydan iki yıla kadar, ikinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. İkinci fıkranın cezası daha ağırdır.

### Cebir ile tehdit arasındaki fark nedir?

- Cebir, doğrudan fiziksel güç kullanılmasıdır ve mağdurun iradesini fiilen kırar.
- Tehdit, ileride yapılacak bir zarar vaadidir ve mağdurun iradesini korku yoluyla etkiler.

Sonuç: Her ikisi de birinci ve ikinci fıkrada aynı biçimde seçimlik olarak öngörülmüştür; hangisinin kullanıldığı cezayı değiştirmez, yalnız fiilin niteliğini belirler.

### Sendikal fiil ile hukuka aykırı başka davranış arasındaki fark nedir?

- Cebir veya tehdit, ikinci fıkrada açıkça sayılmış fiillerdir.
- Hukuka aykırı başka davranış, cebir ya da tehdit dışında kalan ve sendikayı hukuka aykırı biçimde engelleyen her türlü fiildir.

Sonuç: İkinci fıkra, cebir veya tehdit bulunmasa bile hukuka aykırı bir davranışla sendikanın faaliyetinin engellenmesini suç sayar.

### Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki suçu, mağdurun istenen davranışı gerçekleştirmiş olmasını aramak; oysa suç zorlama amacıyla cebir veya tehdit ile tamamlanır.
- İkinci fıkrayı yalnızca cebir veya tehdit içeren hallere sınırlamak; hukuka aykırı başka bir davranış da ikinci fıkrada yer alır.
- Birinci ve ikinci fıkradaki cezaları karıştırmak; birinci fıkra altı ay ile iki yıl, ikinci fıkra bir yıl ile üç yıl arasında hapis cezası öngörür.
- Bu suçu iş sözleşmesinin feshi ve sendikal tazminat sonuçlarıyla karıştırmak; bu sonuçlar 6356 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinden doğar.
- Dava zamanaşımını madde metninden çıkarmak; süre, 66. maddeye göre cezanın türü ve üst sınırına bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, sendikal hakların engellenmesi suçunda birinci fıkra uyarınca belirlenen cezanın türü ve üst sınırına göre 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin uygulanacağını kabul etmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/560 E., 2026/2220 K., 02.02.2026; 4. Ceza Dairesi, 2022/1955 E., 2024/17107 K., 17.12.2024)
- Mahkemeler, birinci fıkra kapsamında adli para cezası verilebileceğini kabul etmektedir; bu hal, cezanın türüne ve somut olaya göre belirlenmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/18574 E., 2023/26354 K., 26.12.2023)
- Mahkemeler, ikinci fıkra kapsamında hapis cezasına hükmederken 62. ve 53. maddelerin birlikte uygulandığını göstermektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/22297 E., 2024/3969 K., 26.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Suçu ileri süren savcılık veya müşteki, faildeki cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışı ve zorlama amacını ispatlamakla yükümlüdür.
- Cebir veya tehdit, tanık beyanı, görüntü kaydı, yazılı mesaj veya tutanak gibi delillerle ispatlanır.
- Birinci fıkrada, zorlama amacının varlığı, failin sözlerinden, davranışlarından ve olayın bağlamından çıkarılarak ispatlanır.
- İkinci fıkrada, sendika faaliyetinin fiilen engellendiği, örneğin toplantının yapılamadığı veya faaliyetin durduğu, sendika kayıtları, tutanaklar ve tanık beyanları ile ispatlanır.
- Fail, zorlama amacının bulunmadığını, cebir veya tehdidin kullanılmadığını ya da sendika faaliyetinin engellenmediğini savunabilir ve bu savunmayı kendisi ileri sürer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Taksir veya zincirleme suç gibi genel hükümler bakımından ceza indirimi ve ceza tayini kurallarını düzenler; bu madde bakımından uygulanabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-53): Cezanın infazına ilişkin hak yoksunlukları gibi tamamlayıcı yaptırımları düzenler; bu madde bakımından uygulanabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-66): Dava zamanaşımı sürelerini düzenler; kanun metninde açıkça anılmaz ancak suçun zamanaşımını belirler.
- 6356 sayılı Kanun m.25: İşçinin sendikal nedenle işten çıkarılmasını ve farklı işleme tabi tutulmasını yasaklar; cezai güvence yerine hukuki güvenceyi düzenler.

## [TCK m.119 — Ortak hüküm](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-119)

Madde, TCK'nın 115 ila 117 ve 116, 118 gibi hürriyete karşı suçlarda sayılan bazı suçların (eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin engellenmesi, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali) birinci fıkrada sayılan beş nitelikli hal bakımından cezanın bir kat artırılmasını düzenler; ikinci fıkrada ise bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama neticesiyle ağırlaşmış hallerin gerçekleşmesi hâlinde kasten yaralama hükümlerinin ayrıca uygulanacağını öngörür. Hüküm, bu suçları işleyen faillere uygulanır. Maddenin hangi suçların cezasını ne ölçüde artırdığını ayrıca belirlemez; bu suçların tanımı, cezaları ve kasten yaralama suçunun kendisi ilgili maddelerdedir. Nitelikli hallerin ayrıntılı tanımı, cezanın şahsileştirilmesi veya ceza indirimleri (m.62 gibi) bu maddede yer almaz; bunlar ilgili genel hükümlerdedir.

### Ortak hüküm: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Nitelikli hal (seçimlik nitelikli unsur)**: Birinci fıkrada sayılan beş durumdan birinin ya da birkaçının gerçekleşmesidir. Bunlardan biri varsa cezanın artırılması gerekir; birden fazlasının bulunması cezayı ayrıca daha da artırmaz, yalnız tek bir artırım yapılır.
- **Korkutucu güç**: Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu, mağduru baskı altında tutan etkidir. Örgütün fiilen varlığı yanında, örgütün var sayılması da bu nitelik için yeterlidir.
- **Kamu görevinin sağladığı nüfuz**: Failin kamusal görevi nedeniyle elde ettiği etki ve yetkidir. Fail bu nüfuzu kötüye kullandığında nitelikli hal oluşur.
- **Kendisini tanınmayacak bir hale koyma**: Failin yüzünü, kılığını veya görünümünü değiştirerek kimliğini gizlemesidir. İmzasız mektup ve özel işaretler de bu nitelikli hal kapsamında sayılmıştır.
- **Kasten yaralama neticesiyle ağırlaşmış hal**: Birinci fıkradaki suçların icrası sırasında mağdurun yaralanmasının, kasten yaralama suçunun ağırlaştırıcı neticelerinden birini doğurmasıdır. Bu hâlde kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

### Ortak hüküm: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkrada sayılan suçlardan birinin (eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin engellenmesi, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali) temel şekli oluşmuş olmalıdır.
- Fail, birinci fıkranın (a) ila (e) bentlerinde sayılan nitelikli hallerden en az birini gerçekleştirmiş olmalıdır: silahla; tanınmayacak hale girme, imzasız mektup veya özel işaret; birden fazla kişi birlikte; var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanma; kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanma.
- Nitelikli hallerden birinin gerçekleşmesi yeterlidir; birden fazla hal bulunması ayrı bir artırım doğurmaz.
- Nitelikli hal, suçun işlenmesi sırasında bulunmalıdır; fiilin işlenmesinden önce ya da sonra gerçekleşen bir durum bu hükmün konusu değildir.
- Hükmün uygulanması için birinci fıkradaki nitelikli hallerin ikinci fıkradaki kasten yaralama neticesiyle birlikte bulunması zorunlu değildir; ikinci fıkra ayrı bir hâldir ve yalnız yaralama neticesi doğduğunda uygulanır.
- İkinci fıkranın uygulanması için birinci fıkradaki suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesiyle ağırlaşmış bir hâlin gerçekleşmiş olması gerekir.

### Ortak hüküm: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki nitelikli hallerden birinin gerçekleşmesi halinde, suç için öngörülen ceza bir kat artırılarak verilir.
- Nitelikli hal bulunmayan temel suç için bu maddedeki artırım uygulanmaz ve cezası suçun kendi hükmüne göre belirlenir.
- İkinci fıkradaki yaralama neticesi doğduğunda kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler ayrıca uygulanır; bu hüküm birinci fıkradaki artırımın yerini almaz.
- Maddede belirtilen nitelikli hallerin varlığı, suçun temel şeklinin oluşmasını engellemez; yalnız cezayı artırır.
- Madde bir yasak ya da hak düşürücü süre içermez; uygulamada yaptırım türü ceza artırımıdır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, nitelikli hal bulunduğunda cezanın bir kat artırılmasını öngörür. Artırım, suçun kendi cezası üzerinden yapılır.
- İkinci fıkra, yaralama neticesiyle ağırlaşmış hâl doğduğunda ayrıca kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını öngörür. Bu bir artırım değil, ayrı bir suçtan hüküm kurma yöntemidir.

Sonuç: Her iki fıkra birlikte uygulanabilir; yaralama neticesi doğduğunda hem nitelikli hal artırımı hem de kasten yaralama hükümleri gündeme gelir.

### Seçimlik nitelikli hal ile birden fazla nitelikli halin bulunması arasındaki fark nedir?

- Tek bir nitelikli hal bulunduğunda cezanın bir kat artırılması yeterlidir.
- Birden fazla nitelikli hal bulunduğunda da artırım yine bir kattır; kanun artırımı tekrarlamaz.

Sonuç: Birden fazla nitelikli halin bulunması cezanın ikinci kez ya da daha fazla artırılmasına yol açmaz.

### Kendisini tanınmayacak hale koyma ile silahla işleme arasındaki fark nedir?

- Kendisini tanınmayacak hale koyma (b) bendinde, failin kimliğini gizlemesine dayanır.
- Silahla işleme (a) bendinde, kullanılan araç üzerinden bir ağırlaştırma yapılır.

Sonuç: Her biri ayrı bir nitelikli haldir; birlikte bulunmaları halinde de yine tek bir artırım yapılır.

### Ortak hüküm: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birden fazla nitelikli halin bulunmasını her biri için ayrı artırım yapmak olarak yorumlamak; kanun tek bir bir kat artırım öngörür.
- Birinci fıkradaki artırımı ikinci fıkradaki kasten yaralama hükümleriyle karıştırmak; ikinci fıkra ayrı ceza hükmü uygulatır, artırımın yerini almaz.
- Birinci fıkradaki nitelikli halleri tek tek sayarken (c) bendindeki birlikte işlemeyi sadece iki kişi için aramak; kanun birden fazla kişinin birlikte hareketini yeterli sayar.
- Kamu görevinin sağladığı nüfuzu, kişinin sadece görevli olması ile karıştırmak; nüfuzun kötüye kullanılması unsurunun ayrıca bulunması gerekir.
- Kararların atıf yaptığı 119/1-c hükmünü uygularken fiilin ayrıca 116/2 veya 116/4 gibi nitelikli bir hale girip girmediğini kontrol etmeden tek bir artırım yapmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay uygulamasında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ile birlikte 119/1-c (birden fazla kişi tarafından birlikte işleme) hükmünün uygulandığı görülmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/5219 E., 2026/124 K., 14.01.2026; 2. Ceza Dairesi, 2023/14570 E., 2025/3143 K., 24.02.2025)
- Birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi halinde 119/1-c uygulanır ve bu nitelik, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun 116/2 ve 116/4 nitelikleriyle birlikte değerlendirilir. (2. Ceza Dairesi, 2024/13669 E., 2025/17694 K., 09.10.2025; 2. Ceza Dairesi, 2024/5801 E., 2024/9685 K., 11.06.2024)
- Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunda 112/1-b ile birlikte 119/1-d (suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanma) uygulanmaktadır. (1. Ceza Dairesi, 2024/365 E., 2024/5217 K., 10.07.2024)
- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları birlikte işlendiğinde 119/1-c, 142 ve 151 hükümleri ile birlikte uygulanmaktadır; her suç için ayrı ceza belirlenmekte ve hak yoksunlukları ayrıca uygulanmaktadır. (2. Ceza Dairesi, 2024/5801 E., 2024/9685 K., 11.06.2024; 2. Ceza Dairesi, 2024/3158 E., 2024/4845 K., 25.03.2024)
- Kararlarda 119/1-c ile birlikte 53 ve 58 maddelerinin uygulanması, nitelikli haldeki artırımın genel ceza hükümleriyle birlikte işlediğini göstermektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/5219 E., 2026/124 K., 14.01.2026; 1. Ceza Dairesi, 2024/365 E., 2024/5217 K., 10.07.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Nitelikli halin varlığını ileri süren taraf (genellikle savcılık ve katılan) bu hali ispatlamakla yükümlüdür; örneğin birlikte hareket için tanık beyanı, olay tutanağı ve görüntü kayıtları kullanılabilir.
- Silahla işleme için silahın ele geçirildiği ya da olay sırasında gösterildiğini gösteren tanık beyanları ve el konulan silah raporu delil olarak kullanılır.
- Kamu görevinin nüfuzunun kötüye kullanılması, failin görevine ilişkin resmi belgeler ve görevi nedeniyle yaptığı işlemlerle ispatlanır.
- Suç örgütünün korkutucu gücü, örgütün varlığına ilişkin tespitler ve mağdurun korkuya ilişkin beyanlarıyla ortaya konur; savunma, örgütle bağlantıyı reddederek bu iddiayı çürütmeye çalışır.
- Kasten yaralama neticesinin doğduğunu iddia eden taraf, sağlık raporu ve adli tıp raporu ile bu neticeyi ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116): Konut dokunulmazlığının ihlali suçunu düzenler; bu maddedeki nitelikli hallerin uygulandığı temel suçlardan biridir ve kararlarda 116/2-4 ile birlikte uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115): Dini inanç ve ibadetin engellenmesi suçunu düzenler; birinci fıkradaki inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin engellenmesi suçunun tanımı için dayanaktır.
- [5237 sayılı Kanun m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117): İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu düzenler; birinci fıkrada sayılan suçlardan biri olduğundan bu maddedeki artırım buna da uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112): Eğitim ve öğretimin engellenmesi suçunu düzenler; birinci fıkradaki artırım bu suça da uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-53): Hak yoksunluklarını düzenler; kararlarda 119 ile birlikte uygulanan genel hükümdür, artırım sonrası cezanın sonucuna ilişkindir.
- [5237 sayılı Kanun m.58](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-58): Mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenler; kararlarda 119 ile birlikte uygulanan genel hükümdür.

## [TCK m.120 — Haksız arama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-120)

5237 sayılı Kanun'un 120. maddesi, kamu görevlisinin hukuka aykırı olarak bir kişinin üstünü veya eşyasını araması fiilini bağımsız bir suç olarak düzenler ve bu fiil için hapis cezası öngörür. Hüküm, kişinin özel hayatının gizliliğini ve kişi dokunulmazlığını korumaya yöneliktir ve yalnızca kamu görevlileri bakımından uygulanır. Madde konut, iş yeri ve kapalı yerlerdeki aramayı, arama kararının şartlarını ve arama usulünü düzenlemez; bu hallerdeki hukuka aykırılık ayrı suçlar oluşturabilir (m.116, m.119). Arama kararının verilmesi, gecikmesinde sakınca hali ve arama usulü Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir (CMK m.116, m.119). Hukuka aykırı aramadan doğan tazminat sorumluluğu da bu maddenin kapsamı dışındadır (CMK m.141).

### Haksız arama: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Üst arama**: Kişinin üzerindeki elbise, cep, el çantası ve yolculukta yanında bulunan bavulunun aranmasıdır. Kişinin üzerindeki ve yanındaki eşya ile sınırlıdır; konut ya da iş yeri aramasını kapsamaz.
- **Eşyanın aranması**: Kişiye ait her türlü taşınır veya taşınmaz eşya üzerinde yapılan arama işlemidir. Araç ve konut içindeki eşyanın aranması da bu kapsamdadır, ancak bu yerlerde yapılan arama için ayrıca konut dokunulmazlığına ilişkin hükümler de değerlendirilir.
- **Hukuka aykırılık**: Aramanın kanunun veya yetkili merciin kararının izin verdiği çerçevenin dışında yapılmasıdır. Geçerli bir arama kararı olmaksızın ya da karardaki sınırlara uyulmadan yapılan arama, ya da arama usulüne ilişkin kuralların ihlal edilmesi bu kapsamdadır.
- **Kamu görevlisi**: Suçun faili olabilecek kişidir. Suç özgü suçtur; yani fail ancak görevi nedeniyle kamu görevlisi sıfatını taşıyan kişi olabilir.
- **Kasıt**: Suçun manevi unsurudur. Kişinin üstünün veya eşyasının hukuka aykırı olarak arandığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir; taksirle işlenemez.

### Haksız arama: hangi şartlar aranır?

- Failin kamu görevlisi olması gerekir; suç özgü suç niteliğindedir.
- Fiilin bir kişinin üstüne veya eşyasına yönelen arama olması gerekir.
- Arama, kanunda belirtilen geçerli bir karara dayanmadan ya da kararda belirtilen sınırlara uyulmadan yapılmış olmalıdır.
- Arama, arama usulüne ilişkin yasal kurallara aykırı olarak yürütülmüş olmalıdır.
- Fail, aramanın hukuka aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek hareket etmiş olmalıdır; taksirli hareket suçu oluşturmaz.
- Suç için aramanın gerçekleşmesi yeterlidir; failin saik veya amacının bir önemi yoktur.

### Haksız arama: hangi sonuçları doğurur?

- Hukuka aykırı olarak üst veya eşya araması yapan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
- Aramanın kanuna uygun olduğu hallerde bu madde uygulanmaz ve suç oluşmaz.
- Arama sırasında konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi halinde ayrıca konut dokunulmazlığı suçundan da cezalandırılma söz konusu olabilir.
- Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller hükme esas alınamaz ve bu deliller bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır.
- Hukuka aykırı aramadan zarar gören kişi Devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.

### Üst arama ile konut araması arasındaki fark nedir?

- Kişinin üzerinin ya da yanındaki eşyanın aranması, bu maddenin doğrudan konusudur.
- Konutun, iş yerinin veya kapalı yerlerin aranması, madde metninde yer almaz ve ayrı hükümlere tabidir.

Sonuç: Hukuka aykırı konut araması bu madde kapsamında değerlendirilmez; ilgili hükümler uygulanır ve konut dokunulmazlığı ihlali ayrıca cezalandırılabilir.

### Adli arama ile önleyici arama arasındaki fark nedir?

- Suç soruşturması kapsamında yapılan arama, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre karar ve usul şartlarına bağlıdır.
- Önleyici kolluk faaliyeti sırasında yapılan arama, kolluk yetkilerine dayanır.

Sonuç: Adli görev sırasında işlenen suçta genel soruşturma hükümleri, idari görev sırasında işlenen suçta 4483 sayılı Kanun'daki izin usulü uygulanır.

### Hukuka aykırı arama ile yasal arama arasındaki fark nedir?

- Karar veya yetki olmadan ya da usule aykırı yapılan arama bu suçu oluşturur.
- Geçerli karara ve usule uygun yapılan arama, kanunun izin verdiği arama olarak suç oluşturmaz.

Sonuç: Yalnızca ikinci gruba giren aramada suç oluşmaz; hukuka aykırılık, arama sonucu elde edilen delilin değerlendirilmesini de etkiler.

### Üst arama ile haksız arama ile birlikte kötü muamele arasındaki fark nedir?

- Aramanın kendisi bu maddeye girer.
- Aramaya eşlik eden fiziksel saldırı, ayrı bir suç oluşturabilir.

Sonuç: Her iki fiil ayrı değerlendirilir; yaralama varsa ayrı suç hükmü de uygulanarak cezalar içtima ettirilir.

### Haksız arama: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Konut veya iş yeri araması ile üst arama arasındaki farkı gözetmeden, konutta yapılan hukuka aykırı aramayı yalnızca bu madde kapsamında değerlendirmek; konut ihlali ayrıca m.116 ya da m.119 kapsamında ele alınmalıdır.
- Arama kararının varlığını yeterli saymak; kararın sınırlarına, gece aramasına ya da zorunlu tanık kuralına uyulup uyulmadığını ayrıca kontrol etmemek.
- Suçu taksirle işlenebilir saymak; haksız arama yalnızca kasten işlenebilir.
- Aramaya eşlik eden fiziksel saldırıyı bu suç kapsamında saymak; ayrı suç hükmünün uygulanması ve cezaların içtimaı gerekir.
- Zamanaşımı süresini bu maddeye özgü bir süre gibi hesaplamak; dava zamanaşımı, verilecek cezanın türü ve üst sınırına göre belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Haksız arama suçunda hükmün gerekçesinde, aramanın hukuka aykırı olduğu ve bunun dayanağının neden kabul edildiği ayrıntılı biçimde gösterilmelidir; bu gerekçe eksik kalırsa hüküm bozulabilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/17422 E., 2023/26314 K., 25.12.2023)
- Arama sırasında CMK'nın 119. maddesindeki zorunlu tanık hazır bulundurma kuralına uyulmaması, Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerince aramayı hukuka aykırı kılan bir eksiklik sayılmaktadır. (İkinci Bölüm, 2013/7443 E., 20.05.2015)
- Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiği kabul edilmektedir ve bu durum mahkumiyet kararının dayanağını ortadan kaldırabilmektedir. (İkinci Bölüm, 2013/7443 E., 20.05.2015)
- Haksız arama suçunda dava zamanaşımı süresi, verilecek cezanın türü ve üst sınırına göre belirlenmekte; Yargıtay bu suç bakımından sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/10224 E., 2025/11353 K., 19.06.2025; 4. Ceza Dairesi, 2024/7849 E., 2024/11737 K., 03.10.2024; 4. Ceza Dairesi, 2021/14230 E., 2023/20919 K., 12.09.2023)
- Suçun kasten işlenebilmesi nedeniyle, kamu görevlisinin aramanın yasalığı konusunda yanıldığını ileri sürmesi, bilinç unsuru tartışmasında somut olgulara göre değerlendirilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2012/11609 E., 2012/16471 K., 18.04.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Hukuka aykırı arama iddiasını ileri süren kişi, aramanın karar veya yetki olmaksızın ya da usule aykırı yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; aramayı yapan kamu görevlisinin yazılı arama kararı, kolluk amirinin yazılı emri ya da tutanak gibi belgelerle yasallığı ortaya konur. (İkinci Bölüm, 2013/7443 E., 20.05.2015)
- Arama tutanağının ve kararın varlığı, aramanın yasallığına ilişkin en güçlü delildir; bu belgelerin bulunmaması durumunda aramanın hukuka aykırılığı kabul edilebilir.
- Arama sırasında tanık hazır bulunduğu iddiası, tanık beyanları ve tutanak içeriği ile değerlendirilir; kamu görevlisi bu hususta karşı savunma yaparak aramanın usulüne uygun olduğunu ispat etmekle yükümlüdür.
- Aramanın kasten yapıldığı, kamu görevlisinin aramanın hukuka aykırılığını bildiği, olayın somut koşullarından ve tanık beyanlarından çıkarılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116): Konutta, iş yerinde veya kapalı yerde hukuka aykırı arama yapılması halinde uygulanan ayrı suç hükmüdür; üst arama ile konut araması birlikte gerçekleşirse iki suç içtima eder.
- [5237 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-119): Konut ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali için ayrı hüküm getirir; hukuka aykırı konut girişiyle birlikte ortaya çıkan fiil bakımından uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Fikri içtima kurallarının bu fiile uygulanmayacağını, özel normun esas alınacağını belirtmek için anılır.
- [5237 sayılı Kanun m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-257): Görevin gereklerine aykırı hareket suçudur; haksız arama bu suçun özel bir görünümü olarak ayrıca düzenlendiğinden bu hükme göre ceza verilmez.
- [5237 sayılı Kanun m.86](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-86): Aramaya eşlik eden kasten yaralama fiilinin ayrı suç olarak değerlendirilmesi için atıf yapılan maddedir.
- [5237 sayılı Kanun m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-256): Kötü muamele suçunu düzenler; haksız arama sırasında yapılan fiziksel müdahale bakımından bu maddeyle birlikte cezalar içtima ettirilir.
- 4483 sayılı Kanun: Önleyici görev sırasında işlenen haksız arama suçunda kamu görevlisinin yargılanma usulünü belirler.

## [TCK m.121 — Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-121)

Madde, kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği yazılı dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesini suç olarak düzenlemektedir. Hüküm, dilekçe hakkının kullanımını güvence altına almak amacıyla kamu görevlisi olan failler bakımından uygulanır; maddede fail niteliği aranmamakla birlikte pratikte dilekçeyi kabul yükümlülüğü bulunan kamu makamları ilgilidir. Madde, dilekçenin sözlü yapılmasının kabul edilmemesini, dilekçenin hukuki nedenle reddini, sözlü başvuru ve ihbarın tutanağa geçirilmesi yükümlülüğünü ve dilekçe hakkının Anayasal dayanaklarını düzenlemez; dilekçe hakkının savunma ve ihbar bağlamındaki hukuka uygunluk nedeni olarak işlevi ise hakaret suçuna ilişkin ayrı bir hükümdür (m.128). Ayrıca kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması (m.257), görevi yaptırmamak için direnme (m.265) ve yetkili makama başvuruyu engelleyen cebir veya tehdit gibi hâller başka maddelerde değerlendirilir; bu suçlara ilişkin usul ve zamanaşımı hükümleri de bu maddenin kapsamında değildir.

### Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dilekçe**: Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamına yazılı olarak yaptığı başvuruyu ifade eder. Suçun konusu budur; sözlü talep de kamu makamına yöneltilebilir ancak sözlü başvurunun kabul edilmemesi bu suçu oluşturmaz.
- **Hukuki neden**: Dilekçenin kabul edilmemesini hukuka uygun kılan gerekçedir. Dilekçenin ilgisiz bir makama verilmesi gibi hallerde kabul etmeme hukuka uygun olup suç oluşmaz.
- **Kabul etmeme**: Dilekçenin alınmaması, işleme konulmaması ya da süresinde verilmiş olmasına rağmen kabulünün geciktirilmesi anlamına gelir. Kabulün geciktirilmesi de suç kapsamındadır.

### Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamına yazılı bir dilekçe verilmiş olmalıdır.
- Dilekçe, kabul edilmemiş ya da süresinde verilmesine rağmen kabulü geciktirilmiş olmalıdır.
- Kabul etmeme, hukuki bir neden olmaksızın gerçekleşmiş olmalıdır; hukuki nedene dayanan kabul etmeme bu unsuru taşımaz.
- Dilekçenin sözlü yapılmış olması halinde bu suç oluşmaz; sözlü başvurunun kabulünün reddi bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir.

### Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Yazılı dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Süreli işlemlerde dilekçenin süresinde verilmesine rağmen kabulünün geciktirilmesi de suçu oluşturur.
- Hukuki bir nedene dayalı kabul etmemede fiil hukuka uygun olduğundan suç oluşmaz.
- Salt sözlü başvurunun kabul edilmemesi bu suçu oluşturmaz.

### Yazılı dilekçe ile sözlü başvuru arasındaki fark nedir?

- Yazılı olarak verilen dilekçenin hukuki neden olmadan kabul edilmemesi bu suçu oluşturur.
- Salt sözlü yapılan başvurunun kabul edilmemesi bu suçu oluşturmaz.

Sonuç: Sözlü ihbar veya şikayetin tutanağa geçirilmesi gerekir; ispat sorununu önlemek için yazılılık ayrımı yapılmıştır.

### Hukuki nedenle kabul etmeme ile hukuki nedensiz kabul etmeme arasındaki fark nedir?

- Dilekçenin ilgisiz bir makama verilmesi gibi hukuki bir nedene dayanan kabul etmeme hukuka uygundur.
- Hukuki bir neden bulunmaksızın yapılan kabul etmeme ise maddede tanımlanan suçu oluşturur.

Sonuç: Hukuki nedenle yapılan kabul etmemede fail hakkında ceza verilmez.

### Süresinde verilen dilekçe ile süresi içinde kabulü geciktirilen dilekçe arasındaki fark nedir?

- Süresinde verilen dilekçenin kabul edilmemesi doğrudan kabul etmeme niteliğindedir.
- Süreli işlemlerde dilekçenin süresinde verilmesine rağmen kabulünün geciktirilmesi de suç kapsamındadır.

Sonuç: Kabulün geciktirilmesi de suçu oluşturabilir; bu hâl ayrıca suç olarak değerlendirilir.

### Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sözlü yapılan başvurunun kabul edilmemesini de bu suç kapsamında değerlendirmek; oysa yalnızca yazılı dilekçenin kabul edilmemesi suç oluşturur.
- Hukuki nedene dayalı kabul etmemeyi suç saymak; hukuka uygun kabul etmeme fiili suç oluşturmaz.
- Süreli işlemlerde süresinde verilen dilekçenin kabulünün geciktirilmesini suç dışı bırakmak; geciktirilme de suç kapsamındadır.
- Madde metnindeki altı ay üst sınırını, hapis cezasının alt sınırıyla karıştırmak; maddede alt sınır belirtilmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Memnu hakların iadesi kapsamında, mülga 765 sayılı TCK'nın 121-124 maddeleri ile birlikte değerlendirilen dilekçe ve başvuru taleplerinin kabul edilmemesi uyuşmazlıklarında, kabul etmemenin hukuki bir nedene dayanıp dayanmadığı esas alınmaktadır. (8. Daire, 2018/1403 E., 2021/4731 K., 21.10.2021; İkinci Bölüm, 2022/101448 E., 28.05.2025; 12. Daire, 2020/5051 E., 2023/6126 K., 28.11.2023; 12. Daire, 2018/1627 E., 2022/2565 K., 16.05.2022; 12. Daire, 2018/3108 E., 2021/6933 K., 20.12.2021)
- Mülga 765 sayılı TCK'ya ilişkin kararlarda, ilgili makamın yapılan başvuruyu tamamen dışarıda bırakması ile hukuka uygun reddi arasındaki ayrımın dosya kapsamı üzerinden yapıldığı görülmektedir. (5. Daire, 2019/4052 E., 2023/7001 K., 29.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Dilekçe hakkının kullanıldığını ve dilekçenin yetkili kamu makamına yazılı olarak verildiğini kanıtlama yükü, suçu ileri süren tarafa aittir; bu amaçla dilekçenin ve başvuru tarihini gösteren belgeler, havale kayıtları veya alındı belgesi kullanılır.
- Dilekçenin kabul edilmediğini ya da kabulünün geciktirildiğini ispat yükü şikayetçidedir; kabul etmeme fiili, makamın kayıtları ve tutanaklarla ortaya konur.
- Kabul etmemenin hukuki bir nedene dayandığını savunan fail, bu nedeni (örneğin dilekçenin ilgisiz makama verilmesi) belgeleriyle ispatlamak zorundadır.
- Sözlü başvurunun ispatı tutanak ile yapılır; tutanağa geçirilmeyen sözlü başvuru bakımından suçun oluştuğunu ileri sürmek ispat açısından güçtür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.128: Dilekçe hakkını, yargı mercileri ve idari makamlar nezdindeki başvuru, iddia ve savunmaları hukuka uygunluk nedeni olarak düzenler; bu madde bu suçun hukuka uygunluk sınırını belirler.
- 5237 m.26: Hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak dilekçe hakkının kullanımına da uygulanır; hukuki neden bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dayanak oluşturur.

## [TCK m.122 — Nefret ve ayırımcılık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-122)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 122. maddesi, dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişiyi belirli ekonomik ve sosyal alanlardan dışlayan eylemleri düzenler. Düzenlenen alanlar; kamuya arz edilmiş taşınır veya taşınmaz malın satımı, devri veya kiraya verilmesi, kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanma, işe alınma ve olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmadır. Madde, bu ayrımcı engellemeyi yapan gerçek kişiler hakkında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular ise şunlardır: kamu kurum ve işverenlerin ayrımcılığına ilişkin idari yaptırımlar ve 6701 sayılı Kanun kapsamındaki idari başvuru usulü, nefret suçunda ağırlaştırıcı nedenler (m.123'ten farklı olarak m.122 kapsamında ayrı bir nitelikli hâl bulunmamaktadır, bu nedenle bu konuya ilişkin ayrı bir hüküm aranmamalıdır), ve memnu hakların iadesi (ilgili düzenleme 765 sayılı mülga Kanun'da kalmıştır, bu konu m.122'nin kapsamı dışındadır).

### Nefret ve ayırımcılık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Nefret nedeni**: Maddede sayılan dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığına dayanan, failin hedef aldığı kişiye karşı duyduğu olumsuz tutumdur. Kişinin bu özelliklerinden biri nedeniyle ayrıca düşmanlık duyulması gerekir; yalnızca beğenmeme ya da kişisel husumet bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Kamuya arz edilmiş mal veya hizmet**: Herkese açık olarak satışa, devre, kiraya veya kullanıma sunulmuş taşınır ya da taşınmaz mal ile belli bir hizmeti ifade eder. Özel bir davete ya da kapalı bir ilişkiye özgü işlemler bu kapsamın dışındadır.
- **Olağan ekonomik etkinlik**: Kişinin normal bir ticari veya mesleki faaliyette bulunmasını ifade eder. Bu nitelik, faaliyetin herkes için açık olması ve sıradan biçimde sürdürülmesi ölçütüne bağlıdır.
- **Engelleme**: Failin, sayılan işlemlerin gerçekleşmesini fiilen önlemesi ya da bu işlemlerin yapılmasına ayrımcı biçimde engel olmasıdır. Maddenin hareketi bu fiilin kendisidir; ayrımcı bir sözün tek başına yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

### Nefret ve ayırımcılık: hangi şartlar aranır?

- Failin, maddede sayılan farklılıklardan birine dayalı bir nefret nedeniyle hareket etmesi gerekir.
- Hedef alınan kişiye, kamuya arz edilmiş bir mal satılmasını, devredilmesini veya kiraya verilmesini ya da kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını engellenmesi gerekir.
- Alternatif olarak, hedef kişinin işe alınmasının ya da olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi de yeterlidir.
- Engelleme fiilinin gerçekleşmesi gerekir; yalnızca düşünce açıklanması veya ayrımcı bir tutum sergilenmesi bu unsuru karşılamaz.
- Failin ayrımcılık yapma kastının bulunması gerekir.

### Nefret ve ayırımcılık: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan fiillerden birini ayrımcı bir nefret nedeniyle gerçekleştiren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Ayrımcılık nedeni olmayan, örneğin nitelik, deneyim veya ekonomik gerekçeyle yapılan ret, bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
- Engelleme fiili gerçekleşmemişse, yalnızca ayrımcı bir ifade kullanılması bu madde kapsamında cezalandırılmaz.

### Mal veya hizmete erişim ile işe alınma ve ekonomik faaliyet arasındaki fark nedir?

- Kamuya arz edilmiş mal veya belli bir hizmetin satılması, devri, kiraya verilmesi ya da yararlanmanın engellenmesi, madde metninde (a) ve (b) bentleri ile düzenlenmiştir.
- İşe alınmanın veya olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmanın engellenmesi (c) ve (d) bentlerinde düzenlenmiştir.

Sonuç: Her iki hâlde de aynı ceza uygulanır; ancak eylemin hangi bentte yer aldığı fiilin niteliğini belirler.

### Kamuya arz edilmiş ile kamuya arz edilmemiş arasındaki fark nedir?

- Kamuya arz edilmiş bir mal veya hizmet, herkese açık olarak sunulmuş olandır.
- Kamuya arz edilmemiş bir mal veya hizmet, özel ilişkiye bağlı olarak yapılan işlemdir.

Sonuç: Kamuya arz edilmemiş bir işlemin engellenmesi, bu maddede suç oluşturmaz.

### Nefret ve ayırımcılık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ayrımcı bir nedenle olmayan, nitelik veya deneyim gerekçesiyle yapılan reddi bu madde kapsamında değerlendirmek.
- Kamuya arz edilmemiş bir işlemi kamuya arz edilmiş işlem gibi nitelendirmek.
- Maddede yer alan dört fiil türünü birbirinden ayırmadan, hepsini aynı ölçüte bağlamak.
- Failin nefret nedenini ispatlamadan cezai sorumluluk kurmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Maddenin işletilmesinde, ayrımcılık nedeninin tespiti ve engellemenin somut olarak yapıldığının ortaya konulması belirleyici olmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2021/11263 E., 2023/19698 K., 12.06.2023)
- Ayrımcılık yapan kamu kurum ve kuruluşları ile işverenler için bu madde hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2020/558 E., 2024/5839 K., 05.12.2024)
- Eylem, nefret ve ayrımcılık suçu olarak nitelendirilmekte; hukuki nitelendirmede yanlışlık yapılması hükmün bozulmasına yol açabilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2020/33746 E., 2023/15593 K., 01.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayrımcılık nedeninin ve engellemenin varlığını ileri süren taraf, bu hususları ispatla yükümlüdür; ispat yükü davayı açan tarafa aittir.
- Engellemenin varlığı, ilan, başvuru kayıtları, yazışmalar ve tanık beyanı gibi delillerle ispat edilebilir.
- Failin, ayrımcılık nedeni dışında meşru bir gerekçeyle hareket ettiğini ileri süren taraf, bu savunmasını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123): Nefret nedeniyle ayrımcılık yapılan ayrı bir fiil olan bir kişinin ayrımcılığı, bu maddede düzenlenmiştir; m.122 ile ilişkili olarak ayrımcılık alanındaki diğer fiil türlerini ayırır.
- 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu: Ayrımcılık yasağını ve idari yaptırımları düzenler; m.122 cezai yaptırımı, bu kanunun ayrımcılık tanımıyla birlikte değerlendirilir.

## [TCK m.123 — Kişilerin huzur ve sükununu bozma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123)

Madde, kişilerin huzur ve sükûnunu, belirli hareketlerle (ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranış) bozma fiilini suç olarak düzenler. Suçun oluşması için failde sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozma saikinin bulunması aranır. Madde, suçun soruşturulmasını ve kovuşturulmasını mağdurun şikâyetine bağlar. Madde, kişiye doğrudan fiziki ya da cebri müdahale niteliğindeki eylemleri, tehdit (m.106), hakaret (m.125) ve kasten yaralama (m.86) gibi başka suç tiplerini düzenlemez. Ayrıca, gürültüyle ilgili idari yaptırımlar ve çevre mevzuatındaki gürültü yasakları ile TCK'nın konut dokunulmazlığı ve özel hayatın gizliliği hükümleri (m.116 ve m.134) bu maddenin kapsamında değildir.

### Kişilerin huzur ve sükununu bozma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Huzur ve sükûn**: Kişinin ruhsal dinginlik içinde yaşama hakkını ifade eder; maddenin koruduğu hukuki menfaat budur. Maddi ya da cebri bir müdahaleyi değil, kişinin psikolojik sükûnunu korur.
- **Israr**: Hareketin tekrarlanarak sürdürülmesidir. Tek bir telefon ya da tek bir gürültü bu unsuru karşılamaz; hareketin aralıklarla ve süreklilik göstererek yinelenmesi gerekir.
- **Sırf huzur ve sükûnu bozma maksadı**: Failin saikinin yalnızca mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak olmasıdır. Fiilin başka bir amaçla (örneğin alacak tahsili) yapılması halinde bu özel maksat bulunmaz.
- **Hukuka aykırı başka bir davranış**: Telefon ve gürültü dışında, kişinin huzur ve sükûnunu bozmaya yönelik her türlü hukuka aykırı hareketi kapsayan genel nitelikteki fiil türüdür. Sayılan hareketlerle aynı nitelikte olması gerekir.
- **Şikâyet**: Suçun kovuşturulması için mağdurun gerekli olan talebidir. Şikâyet olmaksızın soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

### Kişilerin huzur ve sükununu bozma: hangi şartlar aranır?

- Failin, mağdura karşı telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunması gerekir.
- Hareketin ısrarla, yani tekrarlanarak yapılması gerekir; tek seferlik bir hareket bu unsuru karşılamaz.
- Fiilin sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla işlenmesi gerekir.
- Mağdurun şikâyetinin bulunması gerekir; şikâyet olmadan kovuşturma yapılamaz.
- Fiilin, kasten yaralama ya da başka bir suç tipinin kapsamına girmemesi gerekir; mağdurun ruhsal dengesinin bozulması başka suçun konusu olabilir.

### Kişilerin huzur ve sükununu bozma: hangi sonuçları doğurur?

- Fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
- Mağdurun şikâyeti yoksa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Sırf huzur ve sükûnu bozma maksadı bulunmuyorsa m.123 uygulanmaz; başka bir suç tipi (örneğin tehdit, hakaret) değerlendirilebilir.
- Yapılan hareketler sonucunda mağdurun ruhsal teşevvüşe uğraması halinde kasten yaralama suçu söz konusu olur.
- Ceza hapis olarak öngörülmüştür; yalnız adli para cezası ile cezalandırılamaz. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.

### Huzur ve sükûnu bozma ile kasten yaralama arasındaki fark nedir?

- Madde, mağdurun ruhsal sükûnunu korur ve fiilin ruhsal bir etki yaratması yeterlidir.
- Mağdurun ruhsal dengesi bozulup ruhsal bir teşevvüşe uğradığında fiil, bir sağlık zararı doğurur.

Sonuç: Gerekçeye göre ruhsal teşevvüş meydana gelmişse kasten yaralama suçu söz konusu olur; bu hal m.123 kapsamında değerlendirilmez.

### Huzur ve sükûnu bozma ile tehdit arasındaki fark nedir?

- Madde, ısrarlı telefon, gürültü ya da benzeri hareketlerle sükûnu bozmayı düzenler; korku yaratma unsuru aranmaz.
- Tehdit, gerçekleştirilecek bir kötülüğün bildirilmesidir ve mağdurda korku ya da endişe yaratmaya elverişli olmalıdır.

Sonuç: Kötülük bildirimi içeren bir eylem tehdit kapsamında değerlendirilir; yalnız ısrarlı hareketlerle sükûnu bozma m.123 kapsamında kalır.

### Huzur ve sükûnu bozma ile gürültü kabahati ve çevre mevzuatı arasındaki fark nedir?

- Madde, sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla işlenen ve mağdurun şikâyetine bağlı bir suçu düzenler.
- Çevre mevzuatı, gürültünün standartlarını ve idari yaptırımlarını belirler; amaç kamu sağlığı ve çevrenin korunmasıdır.

Sonuç: Standart aşan gürültü idari yaptırıma tabi olabilir; m.123 suçunun oluşması için ayrıca sırf huzur bozma maksadı ve ısrar aranır.

### Kişilerin huzur ve sükununu bozma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tek seferlik bir telefon ya da gürültüyü ısrar olarak değerlendirmek; ısrar unsurunun tekrar ve süreklilik gerektirdiğini gözden kaçırmak.
- Failin başka bir amacının (örneğin alacak tahsili, şikâyet) bulunduğu hallerde sırf huzur bozma maksadını varsaymak.
- Ruhsal teşevvüşün ortaya çıktığı olayda m.123 uygulamak; bu halde kasten yaralama hükmünün değerlendirilmesi gerekir.
- Şikâyet olmadan soruşturma yürütmek ya da şikâyet koşulunun varlığını incelemeden hüküm kurmak.
- Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilir olduğunu, ceza miktarı ve hükmün tercihini birlikte ele almadan uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, suçun oluşması için hareketin tekrarlanarak sürdürülmesini ve failin sırf huzur ve sükûnu bozma maksadını birlikte arar. (12. Ceza Dairesi, 2024/1303 E., 2025/3187 K., 24.03.2025)
- Uygulamada bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, TCK'nın ilgili hükmü uyarınca adli para cezasına çevrilebilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2024/3933 E., 2025/1323 K., 10.02.2025)
- Mahkemeler hapis cezasını gün esasına göre belirlemekte, verilen ceza miktarı ile erteleme ve infaz rejimini birlikte değerlendirmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2023/975 E., 2024/4266 K., 16.09.2024; 12. Ceza Dairesi, 2023/814 E., 2024/3926 K., 09.09.2024)
- Yargıtay, suç tipinin unsurlarının oluşup oluşmadığını ve başka bir suçun bulunup bulunmadığını ayrı ayrı denetlemektedir. (12. Ceza Dairesi, 2024/2318 E., 2025/4198 K., 22.04.2025)
- Uygulamada ısrarın ve sırf huzur bozma maksadının somut olay açısından ayrıca gerekçelendirilmesi istenmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2023/5834 E., 2025/3410 K., 07.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Şikâyeti ileri süren mağdur, failin ısrarlı telefon, gürültü ya da başka hukuka aykırı davranışta bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Telefon kayıtları, mesaj dökümleri, tanık beyanları ve gürültü ölçümleri gibi belgeler ve deliller, hareketin tekrarını ve ısrarı ispatlamada kullanılabilir.
- Failin sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla hareket ettiğinin ispatı, eylemin niteliği ve tekrarı üzerinden somut olay değerlendirmesiyle yapılır; fail, başka bir amaçla hareket ettiğini savunabilir ve bunu ispatla yükümlüdür.
- Şikâyetin süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, kovuşturma şartının varlığı açısından ayrıca araştırılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.106: Tehdit suçunu düzenler; m.123 ile yalnız hareketin korku ya da endişe yaratmaya yönelmesi ve kötülük bildirimi içermesi bakımından ayrılır.
- 5237 m.125: Hakaret suçunu düzenler; aynı olayda hakaret ile m.123 suçu ayrı fiiller oluşturabilir ve gerçek içtima hükümleri uygulanır.
- 5237 m.86: Kasten yaralama suçunu düzenler; mağdurun ruhsal teşevvüşe uğraması halinde m.123 yerine bu madde uygulanır.
- 5237 m.116: Konut dokunulmazlığının ihlalini düzenler; konuta girilerek yapılan rahatsız etme hallerinde m.123 ile birlikte değerlendirme gerekebilir.
- 5237 m.134: Özel hayatın gizliliğinin ihlalini düzenler; kişinin özel yaşam alanına müdahalede m.123 yerine bu madde uygulanabilir.
- 5237 sayılı Kanun: Genel hükümler, özellikle içtima ve adli para cezasına çevirme kuralları, bu suç bakımından da uygulanır.

## [TCK m.123/A — Israrlı takip](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a)

Madde, ısrarlı takip suçunu ve bu suçun nitelikli hallerini düzenler. Suçun temel şekli (birinci fıkra), mağdura karşı ısrarla fiziki takip ya da iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler yoluyla temas kurma davranışlarıyla ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi yaratılmasını kapsar. İkinci fıkra çocuğa, ayrılık kararı verilen ya da boşanılan eşe karşı işlenme, mağdurun yer ya da iş değiştirmesi veya okulunu/işini bırakması ve uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbiri bulunan failin işlemesi hallerini düzenler. Maddenin soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete bağlılığı da üçüncü fıkrada yer alır. Madde, kişinin tacize ilişkin cinsel davranışlarını (TCK m.105) düzenlemez. Tehdit (m.106), kişiler arası haberleşmenin engellenmesi (m.124) ve konut dokunulmazlığının ihlali gibi komşu suçlar bu maddenin kapsamı dışındadır. Şikâyet süresi, uzlaştırma ve koruma kararlarına aykırılık yaptırımı ise bu maddede düzenlenmez ve ilgili usul ve özel kanun hükümlerine tabidir.

### Israrlı takip: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Israrlı davranış**: Aynı kişiye yönelik takip ya da temas girişiminin tekrarlanarak sürdürülmesidir. Tek bir davranış, ısrar unsurunu karşılamaz; birden fazla hareketin varlığı aranır.
- **Fiziki takip**: Failin mağdurun hareketlerini yerinde izleyerek onun peşinde bulunmasıdır. Takibin mağdurun bilgisi dışında olup olmaması maddenin lafzında aranmaz.
- **Temas kurmaya çalışma**: Haberleşme ve iletişim araçları, bilişim sistemleri ya da üçüncü kişiler aracılığıyla mağdurla bağlantı kurma girişimidir. Girişimin karşı tarafa ulaşması veya kabul görmesi şart değildir; girişim yeterlidir.
- **Ciddi huzursuzluk**: Mağdurun ruhsal dengesinin ve gündelik yaşamının belirgin biçimde bozulmasıdır. Basit rahatsızlık bu ölçüye girmez.
- **Güvenlik endişesi**: Mağdurun ya da yakınının can, beden veya malvarlığı güvenliğinden kaygı duymasıdır. Bu kaygının objektif bir temele dayanması uygulamada aranır.
- **Yakın**: Mağdurun güvenliğinden endişe duyulan kişilerdir. Madde yakının kapsamını ayrıca tanımlamaz.
- **Ayrılık kararı verilen eş**: Mahkemece ayrılık kararı verilmiş eştir. Boşanmış eş de ayrı hüküm olarak sayılmıştır.

### Israrlı takip: hangi şartlar aranır?

- Failin mağdur üzerinde fiziki takip ya da iletişim, bilişim sistemi veya üçüncü kişi aracılığıyla temas kurma davranışlarından en az birini gerçekleştirmesi gerekir.
- Bu davranışların ısrarlı biçimde, yani tekrarlanarak sürdürülmüş olması gerekir.
- Davranışların sonucunda mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşması ya da mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe etmesi gerekir.
- Temel suç için, nitelikli hallerin bulunmaması halinde altı aya kadar değil altı ay ile iki yıl arasında hapis cezası öngörülen kişi tarafından fiil işlenmiş olmalıdır.
- Nitelikli hallerden birinin bulunması halinde, yani çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenme, mağdurun yer veya iş değiştirmesi ya da okulunu veya işini bırakması, ya da uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bulunan failin işlemesi durumunda, cezanın bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak uygulanması gerekir.
- Suçun soruşturulması ve kovuşturulması için mağdurun şikâyeti bulunmalıdır.

### Israrlı takip: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki unsurlar gerçekleşirse fail altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkradaki hallerden birinin bulunması halinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenir.
- Çocuğa karşı işlenen, ayrılık kararı verilen ya da boşandığı eşe karşı işlenen, mağdurun yer veya iş değiştirmesine ya da okulunu/işini bırakmasına neden olan ya da uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bulunan failin işlediği fiiller ikinci fıkra kapsamında değerlendirilir.
- Ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi oluşmamışsa, ısrarlı davranış tek başına bu maddedeki suçu oluşturmaz.
- Şikâyet yapılmamışsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; şikâyetten vazgeçilmesi halinde kovuşturmanın devamı mümkün değildir.
- Fiilin cinsel nitelikli olması durumunda, madde yerine cinsel taciz hükümleri uygulanabilir; bu durumda fikri içtima kuralları tartışmalıdır.

### Temel hal ile nitelikli hal arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki temel suçta fail, genel bir mağdura karşı ısrarlı takip ya da temas girişiminde bulunur.
- İkinci fıkrada ise çocuk, ayrılık veya boşanma, yer/iş değişikliği ya da tedbir ilişkisi gibi ek bir ağırlaştırıcı durum bulunur.

Sonuç: Temel suç altı ay ile iki yıl arası hapis, nitelikli hal bir yıl ile üç yıl arası hapis cezası ile cezalandırılır.

### Ciddi huzursuzluk ile güvenlik endişesi arasındaki fark nedir?

- Ciddi huzursuzluk, mağdurun gündelik yaşamını ve ruhsal dengesini belirgin biçimde bozan bir sonuçtur.
- Güvenlik endişesi ise mağdurun veya yakınının güvenliğinden kaygı duymasıdır.

Sonuç: Maddede iki sonuç alternatif olarak sayılmıştır; bunlardan birinin oluşması yeterlidir.

### Fiziki takip ile temas kurmaya çalışma arasındaki fark nedir?

- Fiziki takipte fail mağdurun hareketlerini yerinde izler.
- Temas girişiminde ise fail iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla bağlantı kurmaya çalışır.

Sonuç: Her iki yöntem de tek başına temel suç için yeterlidir; yöntemin türü cezayı değiştirmez.

### Şikâyete bağlı suç ile kamu davası arasındaki fark nedir?

- Maddede düzenlenen suç şikâyete bağlıdır.
- Şikâyet yapılmadığı sürece soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Sonuç: Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi halinde kovuşturmanın devamı mümkün değildir; soruşturma şikâyet olmadan başlatılamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayrılık, boşanma veya tedbir ilişkisi nitelikli hal bakımından aranır; bu bağlar madde metninde açıkça sayıldığı için ek ağırlaştırıcı unsur olarak kabul edilmektedir.
- Cinsel nitelikli ısrarlı davranışlar, eski düzenleme döneminde cinsel taciz ile huzur ve sükûnu bozma suçunun birlikte değerlendirilmesi tartışmasına yol açmıştır; 123/A eklenmesinden sonra bu tür fiiller ısrarlı takip kapsamında değerlendirilmektedir.
- Savcılığın ısrar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda tereddüt varsa soruşturma başlatması gerektiği kabul edilmektedir; ısrar kanıtlanmıyorsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren mağdur veya savcılık, failin ısrarlı şekilde takip ya da temas girişiminde bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Takip ve temas girişimleri mesaj kayıtları, çağrı kayıtları, sosyal medya yazışmaları, tanık beyanları ve kamera görüntüleri ile ispatlanabilir.
- Mağdurda oluşan ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi, tıbbi raporlar, psikolog değerlendirmeleri ve tanık beyanları ile gösterilebilir.
- Nitelikli hallerden biri iddia edildiğinde, çocuk olma, ayrılık kararı, boşanma kararı, tedbir kararı veya yer/iş değişikliği resmi belgelerle kanıtlanır.
- Fail, takibin veya temasın meşru bir nedene dayandığını ileri sürdüğünde bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.
- Şikâyetin varlığı ve süresi içinde yapılması, şikâyet dilekçesi ve tutanakla belgelenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-105): Cinsel nitelikli ısrarlı davranışlar cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilebilir; bu durumda iki suçun birlikte uygulanması ayrıca değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Farklı nevi fikri içtima hükümleridir; ısrarlı davranış birden fazla suç oluşturduğunda hangi cezanın uygulanacağını belirler.
- [5237 sayılı Kanun m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124): Haberleşmenin engellenmesi suçudur; ısrarlı takip sırasında iletişimin engellenmesi halinde ayrıca uygulanabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106): Tehdit suçudur; ısrarlı davranış içinde tehdit unsuru bulunması halinde ayrıca değerlendirilebilir.
- 6284 sayılı Kanun m.13: Koruma tedbirine aykırılığın yaptırımını düzenler; nitelikli hal kapsamındaki tedbir ihlali bu maddeyle birlikte değerlendirilir.

## [TCK m.124 — Haberleşmenin engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124)

5237 sayılı Kanun'un 124. maddesi, haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi suçunu üç fıkrada düzenler. Birinci fıkra kişiler arasındaki haberleşmeyi, ikinci fıkra kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi, üçüncü fıkra ise basın ve yayın organlarının yayınını kapsar. Madde, haberleşmenin gizliliğinin ihlalini (m.132), haberleşme içeriklerinin ifşasını ve dinleme ya da kayda almayı düzenlemez; bunlar m.132 ve m.133 kapsamındadır. Telekomünikasyon denetimine ilişkin CMK hükümleri (CMK m.135) ile hukuka uygun engellemeler (örneğin hükümlünün cezaevinde haberleşmesine getirilen kamu görevi sınırlamaları) bu maddenin kapsamı dışındadır. Bu konular bakımından ayrıca, suçun kişinin yargılanma ve kovuşturma usulüne ilişkin zamanaşımı ve şikâyet koşulları da bu maddede değil, genel hükümlerde aranır.

### Haberleşmenin engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Haberleşmenin engellenmesi**: Kişiler arasındaki haberleşmenin, mektup, telefon gibi araçlarla hiç yapılamaz hale getirilmesidir. Haberleşme yapılabiliyor ama içeriği başkaları tarafından okunuyor ya da dinleniyorsa bu suç değil, m.132 kapsamındaki gizliliğin ihlali söz konusudur.
- **Hukuka aykırılık**: Engellemenin kanun, hâkim kararı veya kamu görevinin gereği gibi bir hukuka uygunluk sebebine dayanmamasıdır. Cezaevinde hükümlünün haberleşmesine kamu görevi gereği getirilen sınırlama bu anlamda hukuka uygundur ve suç oluşmaz.
- **Kamu kurumları arasındaki haberleşme**: Kamu tüzel kişilerinin ya da kamu kurumlarının birbirleriyle yaptığı haberleşmedir. İkinci fıkradaki qualifiye hal bu konuya bağlıdır; kişiler arası haberleşmeye göre daha ağır ceza öngörülmüştür.
- **Basın ve yayın organının yayını**: Her türlü basın ve yayın aracının yayınıdır. Gazete ya da derginin dağıtımı ile belli bir radyo veya televizyon yayını bu kapsamdadır. Üçüncü fıkra bu yayının hukuka aykırı engellenmesini ikinci fıkra hükmüne bağlar.

### Haberleşmenin engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Engellemenin kişiler arasındaki haberleşmeye yönelmiş olması ve haberleşmenin fiilen yapılamaz hale getirilmesi gerekir.
- Engellemenin hukuka aykırı olması gerekir; kanuna, hâkim kararına veya kamu görevinin gereğine dayanan engelleme suçu oluşturmaz.
- Kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi halinde ikinci fıkra, basın ve yayın organının yayınının engellenmesi halinde ise üçüncü fıkra uyarınca ikinci fıkraya göre ceza uygulanır.
- Basın ve yayın organının yayınının engellenmesi için, yayının fiilen durdurulması ya da dağıtımının engellenmesi gerekir; bu engelleme de hukuka aykırı olmalıdır.
- Fiilin kasten işlenmiş olması gerekir.

### Haberleşmenin engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Kişiler arası haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi en az altı ay, en çok iki yıl hapis ya da adli para cezasıyla cezalandırılır.
- Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı engellenmesinde ikinci fıkra hükmü uygulanır ve bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Engelleme hukuka uygun ise, örneğin kamu görevi gereği yapılan sınırlama ya da kanunda öngörülen tedbir uygulanmışsa suç oluşmaz.
- Basın ve yayın yoluyla suç işlenmesini önlemek amacıyla hukuka uygun tedbir alınmışsa üçüncü fıkradaki suç oluşmaz.
- Telekomünikasyon denetimi kapsamında dinleme ve kayda alma haberleşmenin engellenmesi değildir; bu hallerde m.132 veya m.133 değerlendirilir.

### Kişiler arası haberleşme ile kamu kurumları arası haberleşme arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, gerçek kişiler arasındaki haberleşmeyi konu alır.
- İkinci fıkra, kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi konu alır ve taraflar kamu tüzel kişileridir.

Sonuç: Birinci fıkrada en az altı ay, en çok iki yıl hapis ya da adli para cezasıyla; ikinci fıkrada bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Kamu kurumu bakımından ceza üst sınırı daha yüksektir ve adli para cezası seçeneği yoktur.

### Haberleşmenin engellenmesi (m.124) ile haberleşmenin gizliliğinin ihlali (m.132) arasındaki fark nedir?

- Engellemede haberleşme yapılamaz; mektup muhatabına ulaşmaz, telefon hattı kesilir.
- Gizliliğin ihlalinde haberleşme yapılabilir, ancak içerik başkaları tarafından okunur, dinlenir ya da kaydedilir.

Sonuç: Fiil engelleme ise m.124 uygulanır; gizlilik ihlali ise m.132 uygulanır. Aynı fiil iki maddeye birlikte girmez.

### Kişiler arası haberleşme ile basın ve yayın organının yayını arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, belirli kişiler arasındaki haberleşmeyi korur.
- Üçüncü fıkra, kitlesel yayını konu alır; mağdur bir basın ve yayın organıdır.

Sonuç: Üçüncü fıkrada ceza ikinci fıkra hükmüne göre belirlenir; yani birinci fıkradan farklı olarak 1–5 yıl hapis aralığı uygulanır.

### Hukuka uygun engelleme ile hukuka aykırı engelleme arasındaki fark nedir?

- Cezaevinde hükümlünün haberleşmesine kamu görevi gereği getirilen sınırlama ya da kanunda öngörülen koruma tedbiri ile yayının engellenmesi hukuka uygundur.
- Hâkim kararı, kanun ya da kamu görevinin gereği dışında yapılan engelleme hukuka aykırıdır.

Sonuç: Hukuka uygun engelleme suç oluşturmaz; hukuka aykırı engelleme ise ilgili fıkra uyarınca cezalandırılır.

### Haberleşmenin engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Haberleşmenin gizliliğinin ihlali ile engellemeyi karıştırmak; haberleşme yapılabiliyor ama içeriği okunuyorsa m.124 değil m.132 değerlendirilmelidir.
- Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi birinci fıkraya göre değerlendirmek; ikinci fıkranın ceza aralığı ve adli para cezası seçeneğinin olmadığı göz ardı edilmemelidir.
- Üçüncü fıkrada 'ikinci fıkra hükmüne göre' ibaresini birinci fıkra ile karıştırmak; basın ve yayın engellemesinde ceza 1–5 yıl aralığındadır.
- Hukuka uygun bir kamu görevi sınırlamasını suç saymak; cezaevinde hükümlünün haberleşmesine getirilen sınırlama hukuka uygundur ve suç oluşmaz.
- Telekomünikasyon denetimi kapsamında dinleme veya kayda almayı engelleme saymak; bu fiiller m.124 değil m.132 ve m.133 kapsamındadır.
- Cezanın alt ve üst sınırını yanlış okumak; birinci fıkrada alt sınır altı ay, üst sınır iki yıl hapistir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, haberleşmenin engellenmesi suçunu birinci fıkra üzerinden uygulamakta ve cezayı altı ay ile iki yıl aralığında belirlemektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/11883 E., 2025/9566 K., 01.12.2025; 9. Ceza Dairesi, 2021/11359 E., 2024/6774 K., 04.07.2024; 1. Ceza Dairesi, 2024/8109 E., 2025/8495 K., 02.12.2025)
- Hükmedilen ceza miktarı, madde kapsamındaki eylemin niteliğine göre alt sınıra yakın tutulmaktadır. (9. Ceza Dairesi, 2021/11359 E., 2024/6774 K., 04.07.2024; 1. Ceza Dairesi, 2024/8109 E., 2025/8495 K., 02.12.2025)
- Adli para cezası seçeneği birinci fıkrada yer almakta ve mahkemelerce adli para cezası ile hükmedilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/20315 E., 2024/2380 K., 27.02.2024)
- Hizmet sağlayıcılarının çalışanlarınca m.124 ve m.132 kapsamındaki suçların işlenmesi halinde cezanın iki katına kadar artırılacağı ayrı bir hükümle öngörülmüştür. (10. Daire, 2014/4613 E., 2021/5536 K., 30.12.2021)
- Eylemin mağdurun başkasına haber vermesini engellemeye yönelik olduğu hallerde, mahkemeler eylemi m.124 kapsamında değerlendirmiştir. (6. Ceza Dairesi, 2023/19987 E., 2025/8085 K., 30.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Haberleşmenin engellendiğini iddia eden taraf, engellemenin fiilen gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; mektubun ulaşmadığı, telefonun kesildiği ya da yayının durdurulduğu tespit edilmelidir.
- Engellemenin hukuka aykırı olduğunu ileri süren taraf, hukuka uygunluk gerekçesinin yokluğunu ispatlamalıdır; buna karşılık sanık, kamu görevi gereği ya da kanuni tedbir uygulandığını savunuyorsa bu savunmasını ilgili kararı, görev belgesini ya da hâkim kararını sunarak ispat eder.
- Mağdur ile sanık arasındaki haberleşmenin engellenmesi ve haberleşmenin yapılamaması tanıkla ve yazılı belgelerle (mektup, telefon kayıtları, operatör kayıtları) ispat edilebilir.
- Yayının engellenmesi iddiasında, yayın kuruluşunun dağıtım kayıtları, yayın kesinti tutanakları ve ilgili kurum yazıları delil olarak kullanılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.132](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-132): Haberleşmenin gizliliğinin ihlalini düzenler. Haberleşme yapılabiliyor ama içeriği okunuyor ya da kaydediliyorsa m.124 değil m.132 uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.133](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-133): Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasını düzenler; engelleme değil dinleme fiilini konu alır.
- [5237 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-53): Hak yoksunluklarını düzenler; m.124 uyarınca verilen mahkûmiyetle birlikte uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Adli para cezasının hesaplanmasını ve takdirini düzenler; birinci fıkradaki adli para cezası seçeneğiyle ilgilidir.
- [5237 sayılı Kanun m.58](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-58): Mükerrirlere özgü infaz rejimi bu suçtan verilen cezanın infazında uygulanabilir.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.135: Telekomünikasyon denetimini düzenler; hukuka uygun iletişim tespitinin bu maddedeki engelleme kapsamına girmediğini gösterir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı aydan | [m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116) | (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | [m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116) | (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıla | [m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116) | (2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine… |
| bir yıldan | [m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116) | (4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| üç yıla | [m.116](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-116) | (4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| altı aydan | [m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117) | (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. |
| iki yıla | [m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117) | (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. |
| üç yıla | [m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117) | (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile… |
| yüz günden | [m.117](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-117) | (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile… |
| altı aydan | [m.118](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118) | (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan… |
| iki yıla | [m.118](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118) | (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan… |
| bir yıldan | [m.118](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118) | (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| üç yıla | [m.118](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-118) | (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| üç aydan | [m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-120) | (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıla | [m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-120) | (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı aya | [m.121](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-121) | (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıldan | [m.122](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-122) | (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.) (1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya… |
| üç yıla | [m.122](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-122) | (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.) (1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya… |
| üç aydan | [m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123) | (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar… |
| bir yıla | [m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123) | (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar… |
| altı aydan | [m.123/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a) | (Ek:12/5/2022-7406/8 md.) (1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk… |
| iki yıla | [m.123/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a) | (Ek:12/5/2022-7406/8 md.) (1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk… |
| bir yıldan | [m.123/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a) | (2) Suçun; a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula… |
| üç yıla | [m.123/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123a) | (2) Suçun; a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula… |
| altı aydan | [m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124) | (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. |
| iki yıla | [m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124) | (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. |
| bir yıldan | [m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124) | (2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıla | [m.124](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-124) | (2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |

## Konuda geçen kararlar

- Ceza Genel Kurulu, 2019/285 E., 2019/554 K., 17.09.2019 (m.118)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/232 E., 2010/260 K., 14.12.2010 (m.116)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/201 E., 2010/246 K., 07.12.2010 (m.116)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/53 E., 2008/70 K., 01.04.2008 (m.122)
- 4. Ceza Dairesi, 2025/560 E., 2026/2220 K., 02.02.2026 (m.118)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/5219 E., 2026/124 K., 14.01.2026 (m.116, m.119)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/11249 E., 2025/9835 K., 03.12.2025 (m.118)
- 2. Ceza Dairesi, 2025/14271 E., 2025/21543 K., 02.12.2025 (m.116)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/8109 E., 2025/8495 K., 02.12.2025 (m.124)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/11883 E., 2025/9566 K., 01.12.2025 (m.124)
- 2. Ceza Dairesi, 2025/8576 E., 2025/20617 K., 18.11.2025 (m.116)
- 2. Ceza Dairesi, 2024/13669 E., 2025/17694 K., 09.10.2025 (m.116, m.119)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/19987 E., 2025/8085 K., 30.09.2025 (m.124)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/10224 E., 2025/11353 K., 19.06.2025 (m.120)
- 12. Ceza Dairesi, 2024/2318 E., 2025/4198 K., 22.04.2025 (m.123)
- 12. Ceza Dairesi, 2023/5834 E., 2025/3410 K., 07.04.2025 (m.123)
- 12. Ceza Dairesi, 2024/1303 E., 2025/3187 K., 24.03.2025 (m.123)
- 2. Ceza Dairesi, 2023/14570 E., 2025/3143 K., 24.02.2025 (m.119)
- 12. Ceza Dairesi, 2024/3933 E., 2025/1323 K., 10.02.2025 (m.123)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/1955 E., 2024/17107 K., 17.12.2024 (m.118)
- 10. Daire, 2020/558 E., 2024/5839 K., 05.12.2024 (m.122)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/7849 E., 2024/11737 K., 03.10.2024 (m.120)
- 12. Ceza Dairesi, 2023/975 E., 2024/4266 K., 16.09.2024 (m.123)
- 12. Ceza Dairesi, 2023/814 E., 2024/3926 K., 09.09.2024 (m.123)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/365 E., 2024/5217 K., 10.07.2024 (m.119)
- 9. Ceza Dairesi, 2021/11359 E., 2024/6774 K., 04.07.2024 (m.124)
- 2. Ceza Dairesi, 2024/5801 E., 2024/9685 K., 11.06.2024 (m.119)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/2538 E., 2024/5930 K., 06.05.2024 (m.117)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/22297 E., 2024/3969 K., 26.03.2024 (m.118)
- 2. Ceza Dairesi, 2024/3158 E., 2024/4845 K., 25.03.2024 (m.119)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/20315 E., 2024/2380 K., 27.02.2024 (m.124)
- 12. Ceza Dairesi, 2020/10045 E., 2024/385 K., 25.01.2024 (m.117)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/18574 E., 2023/26354 K., 26.12.2023 (m.118)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/17422 E., 2023/26314 K., 25.12.2023 (m.120)
- 12. Daire, 2020/5051 E., 2023/6126 K., 28.11.2023 (m.121)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/14230 E., 2023/20919 K., 12.09.2023 (m.120)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/11263 E., 2023/19698 K., 12.06.2023 (m.122)
- 5. Daire, 2019/4052 E., 2023/7001 K., 29.05.2023 (m.121)
- 4. Ceza Dairesi, 2020/33746 E., 2023/15593 K., 01.03.2023 (m.122)
- 12. Daire, 2018/1627 E., 2022/2565 K., 16.05.2022 (m.121)
- 10. Daire, 2014/4613 E., 2021/5536 K., 30.12.2021 (m.124)
- 12. Daire, 2018/3108 E., 2021/6933 K., 20.12.2021 (m.121)
- 8. Daire, 2018/1403 E., 2021/4731 K., 21.10.2021 (m.121, m.122)
- 4. Ceza Dairesi, 2018/2636 E., 2018/7350 K., 13.04.2018 (m.117)
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/3047 E., 2018/2893 K., 27.03.2018 (m.117)
- 4. Ceza Dairesi, 2017/18556 E., 2017/24048 K., 03.11.2017 (m.117)
- 6. Ceza Dairesi, 2014/6799 E., 2014/10443 K., 26.05.2014 (m.117)
- 3. Ceza Dairesi, 2012/11609 E., 2012/16471 K., 18.04.2012 (m.120)
- İkinci Bölüm, 2022/101448 E., 28.05.2025 (m.121, m.122)
- İkinci Bölüm, 2013/7443 E., 20.05.2015 (m.120)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.05.2022 (m.123/A).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/konut-dokunulmazliginin-ihlali-is-ve-calisma-hurriyetinin-ihlali
