---
title: "Muhafaza görevini kötüye kullanma — Ceza Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Ceza Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Ceza Kanunu"
articles: "TCK m.289–298"
last_amended: "2011-07-07"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/muhafaza-gorevini-kotuye-kullanma"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Muhafaza görevini kötüye kullanma

Ceza Hukuku Özel Hükümler › Özel hükümler › Millete ve devlete karşı suçlar ve son hükümler › Adliyeye karşı suçlar — [Ceza Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

5237 sayılı Kanun'un 289. maddesi, muhafaza edilmek üzere resmen teslim edilen veya elkonulan malın üzerinde teslim amacına aykırı tasarrufta bulunma (muhafaza görevini kötüye kullanma), bu malı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kaybettirme veya bozma ve soruşturma/kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanma suçlarını ile birinci fıkradaki suça ilişkin etkin pişmanlık ve sahiplik indirimini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.289–298 hükümlerini kapsar: muhafaza görevini kötüye kullanma, resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması, başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme, hükümlü veya tutuklunun kaçması, etkin pişmanlık, kaçmaya imkan sağlama, muhafızın görevini kötüye kullanması, hükümlü veya tutukluların ayaklanması, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak, hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme.

- [TCK m.289 — Muhafaza görevini kötüye kullanma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-289)
- [TCK m.290 — Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-290)
- [TCK m.291 — Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-291)
- [TCK m.292 — Hükümlü veya tutuklunun kaçması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292)
- [TCK m.293 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293)
- [TCK m.294 — Kaçmaya imkan sağlama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294)
- [TCK m.295 — Muhafızın görevini kötüye kullanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-295)
- [TCK m.296 — Hükümlü veya tutukluların ayaklanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-296)
- [TCK m.297 — İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297)
- [TCK m.298 — Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298)

## [TCK m.289 — Muhafaza görevini kötüye kullanma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-289)

5237 sayılı Kanun'un 289. maddesi, muhafaza edilmek üzere resmen teslim edilen veya elkonulan malın üzerinde teslim amacına aykırı tasarrufta bulunma (muhafaza görevini kötüye kullanma), bu malı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kaybettirme veya bozma ve soruşturma/kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanma suçlarını ile birinci fıkradaki suça ilişkin etkin pişmanlık ve sahiplik indirimini düzenler. Madde, bu malları resmen teslim alan veya bu görevi üstlenen kişiler bakımından uygulanır. Görevi kötüye kullanma genel suçunu (m.257), zimmet (m.247) ve başka özel suç tiplerini düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Hacizli malın haciz kaydını silme ve icra iflası ile ilgili suçlar ile bu suçların kovuşturma usulü ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### Muhafaza görevini kötüye kullanma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muhafaza edilmek üzere resmen teslim**: Malın bir kamu makamı, icra organı veya yetkili merci tarafından, koruyup saklamak amacıyla kişiye bırakılmasıdır. Özel bir sözleşmeyle alınan emanet bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Teslim amacı dışında tasarruf**: Malın muhafaza amacıyla bağdaşmayan her türlü işlemdir; satma, devretme, başkasına verme gibi davranışlar bu kapsamdadır. Hareket serbest hareketlidir ve malın fiilen kullanılması tek başına yeterli olabilir.
- **Elkonulmuş mal**: Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında yetkili makamlarca el konulan eşyadır. Dördüncü fıkrada yer alan ayrı bir suç konusudur.
- **Dikkat ve özen yükümlülüğü**: Malı teslim alan kişinin, malın korunması için gösterilmesi gereken özen ölçüsüdür. Üçüncü fıkradaki taksirli suçun unsurudur ve malın kaybolması ya da bozulmasına bağlanmıştır.
- **Etkin pişmanlık**: Birinci fıkradaki suçun konusu eşyanın kovuşturma başlamadan önce geri verilmesi veya mümkün değilse bedelinin ödenmesi halinde tanınan cezada indirimdir. İkinci fıkrada düzenlenmiştir.

### Muhafaza görevini kötüye kullanma: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkradaki suç için, failin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim edilmiş, rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş bir malı bulunmalıdır.
- Fail, bu mal üzerinde teslim amacı dışında bir tasarrufta bulunmalıdır.
- Birinci fıkradaki suçun failin kendi malı olması halinde ceza yarı oranında indirilir; bu bir indirim nedenidir, suçu ortadan kaldırmaz.
- Üçüncü fıkradaki taksirli suç için, aynı nitelikteki malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak kaybolmasına veya bozulmasına neden olunmalıdır.
- Dördüncü fıkradaki suç için, bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşya amacı dışında kullanılmalıdır.
- İkinci fıkradaki indirim için, birinci fıkradaki suçun konusu eşya kovuşturma başlamadan önce geri verilmeli, geri verilemiyorsa bedeli ödenmelidir.

### Muhafaza görevini kötüye kullanma: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki suç işlendiğinde fail üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- Failin suç konusu malın sahibi olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
- İkinci fıkra kapsamında, suç konusu eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya geri vermek mümkün değilse bedelini ödeyen kişinin cezası beşte dört oranında indirilir.
- Üçüncü fıkraya göre malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi yalnızca adli para cezası ile cezalandırılır.
- Dördüncü fıkraya göre soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kişi bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Teslim amacı dışında tasarrufta bulunulmakla birlikte mal sahibi olan kişi, birinci fıkraya göre cezalandırılır ancak ceza indirimden yararlanır.
- Madde hükümleri emredicidir ve bu hükümlerde taraflar arasında bir sözleşmeyle değişiklik yapılamaz.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, malın teslim amacına aykırı kasıtlı tasarrufunu konu alır.
- Üçüncü fıkra, aynı malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak kaybolmasını veya bozulmasını konu alır; kasıt aranmaz.

Sonuç: Kasıtlı tasarrufta hapis ve adli para cezası uygulanır; taksirli kayıpta yalnızca adli para cezası verilir.

### Birinci fıkra (malın sahibi) ile birinci fıkra (malın sahibi olmayan) arasındaki fark nedir?

- Fail, suç konusu malın sahibi ise bu durum cezanın indirilmesini gerektirir.
- Fail malın sahibi değilse, cezada indirim yapılmaz.

Sonuç: Malın sahibi olan failin cezası yarı oranında indirilir.

### Birinci fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, resmen teslim edilmiş veya elkonulmuş malı muhafaza görevine bağlı olarak konu alır.
- Dördüncü fıkra, bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı konu alır ve amaç dışı kullanımı yaptırıma bağlar.

Sonuç: Dördüncü fıkrada hapis cezası bir yıla kadardır ve adli para cezası öngörülmemiştir; kişi bakımından da malın muhafaza görevi aranmaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra suçun oluşmasını ve cezasını düzenler.
- İkinci fıkra, suç oluştuktan sonra kovuşturma başlamadan önce geri verme veya bedel ödeme halinde uygulanan indirimi düzenler.

Sonuç: Geri verme veya bedel ödeme halinde verilecek cezaların beşte dördü indirilir.

### Muhafaza görevini kötüye kullanma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Malın kendi malı olması halinde cezanın indirildiğini unutarak yarı oranında indirimi uygulamamak.
- Üçüncü fıkradaki taksirli suçu birinci fıkradaki kasıtlı suçla karıştırıp hapis cezası vermek; taksirli suçta yalnızca adli para cezası verilir.
- Dördüncü fıkradaki suçu birinci fıkra kapsamında değerlendirmek; dördüncü fıkrada adli para cezası öngörülmemiştir ve malın muhafaza görevi aranmaz.
- Etkin pişmanlık indirimini kovuşturma başladıktan sonra geri verilen eşya için uygulamak; indirim kovuşturma başlamadan önceki geri verme ya da bedel ödeme ile sınırlıdır.
- Birinci fıkradaki hapis cezasını ve adli para cezasını birlikte uygulamayı unutmak; kanun her iki yaptırımı birlikte öngörmektedir.
- Teslim amacının belirlenmesinde sözleşme hükümlerini yetkili makam kararı yerine koymak; teslim amacı resmen teslim işlemine göre belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkradaki suç bakımından mahkemeler, hüküm kurarken malın teslim amacına aykırı kullanımının gerçekleşip gerçekleşmediğini somut olayla ilişkilendirerek değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/144 E., 2007/269 K., 11.12.2007; Ceza Genel Kurulu, 2007/145 E., 2007/172 K., 17.07.2007)
- Mahkemeler, birinci fıkra kapsamında hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini ve ayrıca adli para cezası verilmesini sıkça uygulamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/210 E., 2010/259 K., 14.12.2010; Ceza Genel Kurulu, 2009/253 E., 2010/28 K., 16.02.2010; Ceza Genel Kurulu, 2019/274 E., 2023/540 K., 18.10.2023)
- Malın sahibi olduğu iddiasının kabulü halinde yarı oranında indirim uygulanmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2007/161 E., 2007/232 K., 13.11.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkrada asıl iddiayı ileri süren savcılık olup malın resmen teslim edildiğini ve teslim amacı dışında tasarruf yapıldığını ispatlamak zorundadır; teslim belgesi, tutanak ve icra dosyası en önemli delillerdir.
- Failin malın sahibi olduğu savunmasında, bu iddiayı ileri süren fail ilgili tapu, senet veya diğer belgelerle ispat yükü altındadır.
- Üçüncü fıkrada malın kaybolmasına veya bozulmasına, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışının bağlandığı nedensellik bilirkişi raporu ve tanık beyanıyla ispatlanır.
- Dördüncü fıkrada elkonulan eşyanın soruşturma veya kovuşturma kapsamında olduğunu ve amacı dışında kullanıldığını ispat yükü iddia makamındadır; el koyma kararı ve tutanak bu konuda temel delildir.
- İkinci fıkradaki indirimi talep eden fail, eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri verdiğini veya bedelini ödediğini belgelerle ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-257): Görevi kötüye kullanma genel suçudur; 289. madde özel hüküm olduğundan muhafaza görevine ilişkin fiillerde öncelikle 289. madde uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.247](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-247): Zimmet suçunu düzenler; malı kendisine teslim edilen kamu görevlisinin kendi yararına kullanması halinde ayrı suç tipi olarak değerlendirilebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Takdiri indirim nedeni olup 289. maddede belirtilen indirimlerin yanında hüküm kurulurken uygulanabilir.

## [TCK m.290 — Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-290)

TCK m.290, hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaza tekrar elkoyma (birinci fıkra) ile muhafaza amacıyla resmen teslim edilmiş veya herhangi bir nedenle elkonulmuş taşınır malın muhafaza edenin elinden alınması ya da tahrip edilmesi hallerini (ikinci fıkra) düzenler. İkinci fıkra, eylemin hangi suç tipine göre cezalandırılacağını yollama yoluyla belirler ve malın failin kendi malı olması hâlinde cezada indirim öngörür. Maddede bağımsız bir suç tanımı yoktur; birinci fıkra kendi tipini kurar, ikinci fıkra ise hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve mala zarar verme hükümlerine yollama yapar. Madde, icra ve iflas hukukundan kaynaklanan mal teslimlerinin usulünü, haczin ve rehnin kuruluşunu, hacizli malın satışını düzenlemez; bu konular icra ve iflas mevzuatındadır. Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve mala zarar verme suçlarının kendi unsurları ile nitelikli halleri ilgili maddelerde düzenlenir (m.141, m.148, m.158, m.151 ve devamı).

### Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra için, hükmen hak sahibine teslim edilmiş bir taşınmazın bulunması ve bu taşınmaza failin tekrar elkoyması gerekir.
- Birinci fıkra için tekrar elkoyma haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
- İkinci fıkra için taşınır malın muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim edilmiş ya da rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olması gerekir.
- İkinci fıkra için malın muhafaza eden kişinin elinden onun rızası dışında alınmış ya da tahrip edilmiş olması gerekir.
- İkinci fıkra için fiilin cebren alınması, hileyle alınması veya tahribi hâlinde, bu fiilin hangi suça karşılık geldiği ayrıca belirlenmelidir; fiil hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme olarak nitelendirilir.
- İkinci fıkrada malın failin kendi malı olması hâlinde verilecek cezadan yarısından dörtte üçüne kadar indirim yapılır.

### Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması: hangi sonuçları doğurur?

- Hükmen hak sahibine teslim edilen taşınmaza tekrar elkoyan kişiye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
- Resmen muhafazaya teslim edilmiş veya el konulmuş taşınır malın muhafaza eden kişinin elinden rızası dışında alınması hâlinde, fiilin niteliğine göre hırsızlık, yağma veya dolandırıcılık hükümleri uygulanır.
- Resmen muhafazaya teslim edilmiş veya el konulmuş taşınır malın tahrip edilmesi hâlinde mala zarar verme hükümleri uygulanır.
- Malın failin kendi malı olması hâlinde yollanan hükümde öngörülen ceza, yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.
- Birinci fıkradaki fiil, malın taşınmaz olması ve teslimin hükmen yapılmış olması koşullarına bağlıdır; bu koşullar gerçekleşmezse birinci fıkra uygulanmaz.
- Muhafaza eden kişinin rızası varsa ikinci fıkradaki alma veya tahrip fiili suç oluşturmaz; rıza fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra taşınmaza tekrar elkoymayı, hükmen teslim edilmiş olan taşınmaz üzerinde gerçekleşen bir ihlal olarak düzenler.
- İkinci fıkra taşınır mala ilişkindir ve muhafaza eden kişinin elinden alma ya da tahrip etme fiillerini kapsar.

Sonuç: Birinci fıkrada doğrudan 'üç aydan bir yıla kadar hapis' cezası öngörülür; ikinci fıkrada ise cezayı fiilin nitelendiği suç belirler.

### Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ve mala zarar verme hükümleri uygulanması ile malın failin kendi malı olması arasındaki fark nedir?

- Malın başkasına ait olması ve muhafaza eden kişinin elinden rızası dışında alınması hâlinde ikinci fıkra uyarınca yollanan suç hükmü uygulanır.
- Malın failin kendi malı olması hâlinde ise bu malın sahibi olma durumu ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur.

Sonuç: Mal failin kendi malıysa yollanan hükmün cezasından yarısından dörtte üçüne kadar indirim yapılır; indirim uygulanmadan ceza verilmez.

### Cebren alma / hileyle alma / tahrip: fark nedir?

- Cebren alma yağma, hileyle alma dolandırıcılık hükmüne yollar.
- Tahrip mala zarar verme hükmüne yollar; rızaya dayalı olmayan her el koyma hırsızlık hükmüne yollanır.

Sonuç: Her fiil farklı bir suç tipine yöneldiği için aynı olayda farklı nitelendirme ve farklı cezai çerçeve doğar.

### Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki taşınmaz konusunu taşınır mal gibi ele alarak ikinci fıkra hükmünü uygulamak; birinci fıkra yalnız hükmen teslim edilmiş taşınmaz için geçerlidir.
- Yollama yapılan hükmü uygulamadan ikinci fıkrada doğrudan ceza vermek; ikinci fıkra kendi cezasını kurmaz, fiilin niteliğine göre hırsızlık, yağma, dolandırıcılık veya mala zarar verme hükmü uygulanır.
- Malın failin kendi malı olduğu hâlde indirimi unutmak veya indirimi yollanan suçun cezası yerine temel hükmün cezasına uygulamamak; indirim yalnız ikinci fıkranın son cümlesinde öngörülen hâl için geçerlidir.
- Cebren alma fiilinde hırsızlık hükmünü uygulamak; cebren alma yağma, hileyle alma dolandırıcılık hükmüne yollanır.
- Malın sahibi olma durumunu yalnız tapu kaydına bakarak belirlemek; malın mülkiyeti medeni hukuk çerçevesinde ayrıca araştırılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hükmen teslim edilmiş bir taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar girilmesi, madde kapsamında birinci fıkra suçu olarak değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2015/185 E., 2018/332 K., 03.07.2018)
- Muhafaza için resmen teslim edilmiş taşınır malın muhafaza eden kişinin elinden alınması, yollama yoluyla hırsızlık hükmüne göre cezalandırılmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2022/6392 E., 2023/11330 K., 07.06.2023; 2. Ceza Dairesi, 2021/9322 E., 2023/3366 K., 07.06.2023)
- Hacizli malın muhafaza eden kişiden cebren alınmasında yağma hükmünün uygulanması gerektiği halde, m.290/2 uygulanmadan doğrudan yağma hükmüne göre hüküm kurulmasının eksik olduğu kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2022/15501 E., 2024/7535 K., 12.06.2024)
- Eylemin birinci fıkraya göre değerlendirilmesi halinde, icra hukukunda hükmen teslim ve haciz kararının geçerliliği ayrıca araştırılmaktadır. (16. Hukuk Dairesi, 2008/6485 E., 2008/7123 K., 10.11.2008; 16. Hukuk Dairesi, 2008/6692 E., 2008/6413 K., 20.10.2008)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkrada taşınmazın hükmen hak sahibine teslim edildiğini ispat yükü iddia eden tarafa aittir; bu, icra dairesi veya mahkeme kararı ile ispatlanır.
- Malın muhafaza için resmen teslim edildiğini ve el konulduğunu ispat yükü iddia eden tarafa aittir; haciz tutanağı, muhafaza tutanağı veya mahkeme kararı bu konuda yazılı delil oluşturur.
- Failin malın kendi malı olduğu savunmasında, indirim için bu savunmanın doğruluğunu ispat yükü failde olup tapu, sözleşme veya mülkiyet belgeleri ile gösterilir.
- Malın muhafaza eden kişinin rızası bulunduğu savunmasında, rızanın varlığını ileri süren taraf bunu ispatlar; rıza bulunmazsa alma fiili ikinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.141: İkinci fıkranın birinci yollama konusu olan hırsızlık suçunun temel hükmüdür; malın rızası dışında alınması bu hükme göre değerlendirilir.
- 5237 m.148: Hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenler; yollama yoluyla uygulanacak hırsızlık nitelikli hâller de bu maddeye göre değerlendirilir.
- 5237 m.148: Yağma suçunun temel hükmüdür, cebren alma fiilinin hangi suça karşılık geldiğini belirler.
- 5237 m.158: Dolandırıcılık suçunu düzenler; hileyle alma fiili bu hükme yollanır.
- 5237 m.151: Mala zarar verme suçunu düzenler; tahrip fiili bu hükme göre cezalandırılır.
- 5237 m.155: Güveni kötüye kullanma ile ilişkilidir; malın zilyetliğinin devredilmesi ve tasarruf sınırı bakımından ayırt edici bir suç olarak m.290 ile karıştırılmamalıdır.

## [TCK m.291 — Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-291)

Madde, kendisini bir hükümlü veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kişiyi cezalandırır. Suçun konusu, başkasının kimliğine bürünerek infaz kurumuna veya tutukevine girmektir. Maddede yer almayan konular şunlardır: hükümlünün veya tutuklunun kaçması (m.292), kişinin kendisini başkası yerine ya da başkasının adına tanıtması ve sahte kimlik kullanmasının diğer biçimleri (m.206, m.268 ve izleyen maddeler), suç üstlenme (m.270) ve suçluyu kayırma (m.283). Madde, kişinin yalnızca kendi kimliğiyle hükümlü ya da tutuklu olarak girmesini de düzenlemez. Hükmün uygulanması, başkasının yerine geçen kişinin sahte kimlik ya da yanıltıcı beyanla oluşturduğu başka suçların birlikte değerlendirilmesi ise farklı maddelere göre yürür.

### Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yerine koyma**: Failin kendisini bir hükümlü veya tutuklunun yerine geçirmesi, yani onun kimliğini kullanarak onun adına kurumda kabul edilmesidir. Hükümlü ya da tutuklunun gerçekte kurumda bulunması gerekmez; suç, kurum kapısından yerine koyarak girilmesiyle tamamlanır.
- **Ceza infaz kurumu**: Hükümlülerin cezalarını çektikleri kapalı kurumdur. Maddede kurum ile tutukevi birlikte sayılmıştır, ikisinden birine giriş suçu oluşturur.
- **Tutukevi**: Tutuklu bulunanların tutulduğu kurumdur. Madde bakımından infaz kurumuyla aynı derecede koruma altındadır.

### Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme: hangi şartlar aranır?

- Failin bir hükümlü veya tutuklunun kimliğini kullanması bulunmalıdır; kullanılan kimlik gerçek bir kişiye ait olan olabilir.
- Failin bu kimlikle kendisini o hükümlü veya tutuklunun yerine koyması bulunmalıdır.
- Failin bu şekilde bir ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmiş olması gerekir; girişin fiilen gerçekleşmesi yeterlidir.
- Failin kastı, kendisini başkasının yerine koyarak kuruma girmek olmalıdır.

### Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme: hangi sonuçları doğurur?

- Kendisini bir hükümlü veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- Girişin gerçekleşmesi gerekir; yalnızca yerine geçmeye teşebbüs veya hazırlık bu maddeye göre cezalandırılmaz.
- Maddede adli para cezası seçeneği yer almadığından, yalnızca hapis cezası öngörülmüştür.

### Yerine koyma ile sahte kimlikle kurum dışı işlem arasındaki fark nedir?

- Failin kurum kapısından, hükümlü veya tutuklunun kimliğiyle girmesi bu maddenin kapsamındadır.
- Kimlik kullanarak yalnızca dışarıda belge ya da beyan düzenlenmesi bu maddeye girmez; ayrı suç tiplerine (örneğin resmi belgede sahtecilik) göre değerlendirilir.

Sonuç: Kurum girişi gerçekleşmediyse m.291 uygulanmaz; diğer suç tipleri gündeme gelir.

### Hükümlü yerine geçme ile tutuklu yerine geçme arasındaki fark nedir?

- Hükümlünün yerine geçilmesi, kesinleşmiş bir cezanın infazı üzerinde kurulur.
- Tutuklunun yerine geçilmesi, henüz kesinleşmemiş bir yargılama tutukluluğu üzerinde kurulur.

Sonuç: Madde iki durumu da aynı cezayla karşılar; fark yalnızca hangi kurumun konu olduğunda ortaya çıkar.

### Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hükümlü veya tutuklunun kurumdan kaçmasını m.291 kapsamında değerlendirmek; kaçma m.292'ye göredir.
- Kimlik kullanılarak yalnızca belge düzenlenmesini m.291 kapsamında saymak; bu hâlde ayrı suç tipleri uygulanır.
- Girişin gerçekleşmemesine rağmen m.291'i uygulamak; madde girişi tamamlanmış suç olarak düzenlemektedir.
- Madde metninde yer almayan adli para cezası seçeneğini hükmün içine yazmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay uygulamasında, hükümlü veya tutuklunun kimliğiyle kuruma giriş yapılması hâlinde m.291'in birlikte uygulandığı görülmektedir; yüksek mahkemelerde bu suçun cezası üzerinden belirlenen üst sınır ile bağlantılı olarak olağan ve hükmün açıklanmasına ilişkin sonuçlar tartışılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2025/14245 E., 2026/1011 K., 21.01.2026)
- Temyiz süresine ilişkin ihtar ve tevdi kararlarında 5237 sayılı Kanun'un 291. maddesine atıf yapılan dosyalarda, kararın m.291 kapsamında değerlendirildiği anlaşılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2024/5441 E., 2025/9280 K., 25.11.2025; 8. Ceza Dairesi, 2024/24702 E., 2025/1849 K., 06.03.2025)
- Hükümlü kimliğiyle kurumdan çıkış ve kurum dışında kalma hâlleri çoğunlukla m.291 yerine m.292 kapsamında değerlendirilmiştir. (8. Ceza Dairesi, 2024/23733 E., 2025/3888 K., 14.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Girişi ileri süren kamu makamı, failin kurum kapısından hükümlü veya tutuklunun kimliğiyle girdiğini ispatlamakla yükümlüdür; kurum kayıtları, tutanaklar ve kimlik belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Failin kimliğinin gerçekte kendisine ait olmadığı, kurumdaki kayıt işlemlerinde gösterilen belgelerin incelenmesi ve parmak izi veya fotoğraf karşılaştırması ile ortaya konur.
- Failin kendisini bir hükümlü veya tutuklu olarak tanıtmadığını ya da bu girişin yanıltma amacı taşımadığını ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı yapan taraf iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Girişe ilişkin kayıtlar ile kurum görevlilerinin tutanakları, kimlik değişikliği olgusunu kanıtlamada en güçlü delillerdir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292): Hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçunu düzenler; m.291 kurum içine girişi, m.292 kurumdan çıkışı cezalandırır.
- [5237 sayılı Kanun m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-206): Resmi belgede yalan beyan suçunu düzenler; kurum girişi dışında yalan kimlik beyanı yapılmışsa ayrı bir suç olarak uygulanabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.268](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-268): Kamu görevlisine yalan beyan ile ilgili hükümdür; kimlik bilgisinin kamu görevlisine verilmesi halinde ilgilidir.
- [5237 sayılı Kanun m.270](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-270): Suç üstlenme suçunu düzenler; kendisini başkası yerine yetkili makamlara bildiren kişinin sorumluluğu bu madde kapsamında ayrıca değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-283): Suçluyu kayırma suçunu düzenler; kimlik değiştirme eylemi bu suçla birlikte değerlendirilebilir.

## [TCK m.292 — Hükümlü veya tutuklunun kaçması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292)

Bu madde, gözaltına alınmış veya tutuklanmış ya da hükümlü olan kişinin tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimindeki görevlilerin elinden kaçmasını suç olarak düzenler; kaçmanın cebir veya tehdit, silah ya da birden çok kişinin birlikte hareketi ile işlenmesi hâllerinde cezanın artırılmasını ve kaçma sırasında ayrıca başka suçların işlenmesi hâlinde ne olacağını belirler. Kaçma suçunun kimlere uygulanacağını da belirler: tutuklu ve hükümlüler ile infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ve hapis cezası adli para cezasından çevrilmiş olanlar. Maddede izinli dönmeme, kaçakla ilgili usul ve kaçağın yargılanması düzenlenmez (izinden dönmeme bakımından 5275 sayılı Kanun m.97 ve m.58, kaçak ve yargılama usulü bakımından 5271 sayılı Kanun m.248 vd. ile ilgili hükümler). Suçun zamanaşımı, etkin pişmanlık ve kişinin yakalanmasını önleme suçu (TCK m.284 ve m.293) da bu maddede düzenlenmez.

### Hükümlü veya tutuklunun kaçması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kaçma**: Tutuklu veya hükümlünün, bulunduğu yerden ya da gözetim altında olduğu görevlilerin elinden fiilen uzaklaşmasıdır. Suç icrai bir davranışla, yani fiilen kaçmakla oluşur; ihmalle işlenemez.
- **Tutuklu**: Hakkında tutuklama kararı verilmiş ve tutukevine ya da ceza infaz kurumuna konulmuş kişidir. Yalnızca yakalama kararı verilmiş ancak henüz tutuklanmamış kişi bu kavram içinde değerlendirilmez.
- **Gözetim altında bulunma**: Tutuklu ya da hükümlünün tedavi, duruşma gibi nedenlerle infaz kurumu dışına çıkarıldığı ve görevlilerin denetiminde bulunduğu hâldir. Bu hâlde görevlilerin elinden kaçmak da maddenin kapsamına girer.
- **Hükümlü**: Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan ve cezasını çeken kişidir. Hapis cezası adli para cezasından çevrilmiş olanlar da fıkra 5 uyarınca aynı hükme tabidir.
- **Cebir veya tehdit**: Kaçma sırasında kişilere karşı kullanılan fiziksel güç ya da kişiyi korkutan bir zarar tehdididir. Eşya üzerindeki zarar bu kavramın içinde değildir; eşyaya zarar ayrı bir hüküm olarak fıkra 4'te düzenlenmiştir.

### Hükümlü veya tutuklunun kaçması: hangi şartlar aranır?

- Failin tutuklu veya hükümlü olması ya da fıkra 5 kapsamında infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlü ya da adli para cezasından çevrilmiş hapis cezası hükümlüsü olması gerekir.
- Failin tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden fiilen kaçmış olması gerekir; kaçmamak veya izin sonunda dönmemek bu unsuru karşılamaz.
- Kaçmanın cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi, ikinci fıkradaki nitelikli hâli oluşturur; bu hâlde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
- Suçun silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi üçüncü fıkradaki artırım nedenidir; bu hâlde verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
- Kaçma sırasında kasten yaralama suçunun ağırlaşmış hâlinin, kasten öldürme suçunun ya da eşyaya zarar verme suçunun gerçekleşmesi hâlinde, bu suçlara ilişkin hükümlere göre ayrıca ceza verilir (fıkra 4).

### Hükümlü veya tutuklunun kaçması: hangi sonuçları doğurur?

- Tutuklu veya hükümlü kaçtığında, temel hâlde altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Kaçma cebir veya tehdit ile işlenirse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Kaçma silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenirse, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
- Kaçma sırasında ayrıca kasten yaralama, kasten öldürme ya da eşyaya zarar verme suçu işlenirse, bu suçlara ilişkin hükümlere göre ayrıca ceza verilir.
- Fıkra 5 kapsamındaki kişiler bakımından da bu maddede yazılı cezalar ve artırımlar uygulanır.
- Kişi kaçmamışsa, yani fiilen uzaklaşmamışsa, bu madde uyarınca ceza verilmez; kaçmama hâlleri ayrı hükümlere (ör. disiplin sorumluluğu) bağlanır.
- Madde mülga fıkra 6 dışında değiştirilmemiştir; metinde hüküm, emredici niteliktedir ve tarafların sözleşmeyle değiştirebileceği bir alan değildir.

### Temel hal ile cebir veya tehdit ile işlenen hal arasındaki fark nedir?

- Kaçmanın herhangi bir cebir veya tehdit olmadan gerçekleşmesi temel haldir.
- Kaçma sırasında kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılması ikinci fıkradaki nitelikli hâli oluşturur.

Sonuç: Temel hâlde altı aydan bir yıla kadar hapis; nitelikli hâlde bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür.

### Nitelikli hal ile silahlı veya birlikte kaçma arasındaki fark nedir?

- Kaçmanın silahla ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte yapılması üçüncü fıkradaki artırım nedenidir.
- Silahsız ve tek başına yapılan kaçma bu artırıma tabi değildir.

Sonuç: Önceki fıkralara göre belirlenen ceza bir katına kadar artırılır.

### Kaçma suçu ile kaçma sırasında işlenen ayrı suç arasındaki fark nedir?

- Kaçma fiilinin kendisi bu maddede düzenlenen suçtur.
- Kaçma sırasında kasten yaralama, kasten öldürme ya da eşyaya zarar verme gibi ayrı bir suç işlenmesi ayrı bir suçtur.

Sonuç: Ayrı suçtan ayrıca, o suça ilişkin hükümlere göre ceza verilir; kaçma cezası ile birlikte uygulanır.

### Tutuklu veya hükümlü ile fıkra 5 kapsamındaki kişiler arasındaki fark nedir?

- Tutuklu ve hükümlüler maddenin esas muhatabıdır.
- İnfaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlü ile adli para cezasından çevrilmiş hapis cezası olanlar fıkra 5 ile aynı hükme bağlanır.

Sonuç: Bu kişiler bakımından da bu maddedeki cezalar ve artırımlar uygulanır.

### Hükümlü veya tutuklunun kaçması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kişi izinden dönmemiş ya da yalnızca gözetim dışında kalmış olduğu hâlde bu maddeyi uygulamak; kaçma için fiilen uzaklaşma aranması gerekir.
- Silahın varlığını yalnızca iddia ile kabul etmek; silahlı kaçma için silahın fiilen kullanılabilir olduğunun tespit edilmesi gerekir.
- Fıkra 3 artırımını, cebir veya tehdit ile nitelikli hâlin üzerine ayrıca uygulamak yerine yalnızca bir kez uygulamak gerekir; ardışık artırım yapılmamalıdır.
- Kaçma sırasında işlenen ayrı suçu bu maddenin cezası içinde saymak; fıkra 4 uyarınca ayrıca ceza verilmesi gerekir.
- Hüküm fıkrasında uygulama maddesini eksik göstermek; K1 ve K3 örneklerinde görüldüğü gibi dayanak maddenin ve delaletin açıkça yazılması gerekir.
- Mülga fıkra 6'yı uygulanabilir sanmak; bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan açılan davalarda, madde 1. fıkraya dayanılarak ceza verildiği ve hüküm fıkrasında uygulama maddesinin eksiksiz gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/21055 E., 2025/5568 K., 02.07.2025; 8. Ceza Dairesi, 2024/25805 E., 2025/3709 K., 08.05.2025)
- Kaçma suçunda hüküm kurulurken temel cezaya ilişkin uygulama maddesinin, dayanak 5275 sayılı Kanun maddesi ile birlikte gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/19593 E., 2025/4554 K., 03.06.2025)
- Kaçma suçundan verilen cezaların, failin lehine uygulanacak ceza indirimi ve tekerrür hükümleriyle birlikte, sanık bakımından uygulanacak ceza miktarına göre hesaplandığı görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/1294 E., 2025/5421 K., 30.06.2025; 8. Ceza Dairesi, 2024/22234 E., 2025/4173 K., 22.05.2025)
- Kaçma suçuna ilişkin yargılamalarda, suçun işlendiği tarih ile dava tarihi arasındaki sürenin uzun olduğu hâllerde zamanaşımı itirazlarının ayrıca incelendiği görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/18273 E., 2025/2802 K., 10.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Kaçma fiilini ileri süren savcı ispat yükü altındadır; failin tutuklu veya hükümlü olduğu, infaz kurumu veya gözetim kaydı ile ispatlanır.
- Kaçmanın gerçekleştiği, kaçma tutanağı, infaz kurumu kayıtları, görevli tanıklarının beyanı ve yakalama belgeleri ile ispatlanır.
- Cebir veya tehdidin varlığı, tanık beyanı ve tıbbi raporla ispatlanır; bu unsurun ispatı nitelikli hâlin uygulanmasını sağlar.
- Silahlı veya birlikte kaçma hâli, silah tespit tutanağı ve birden çok tutuklu veya hükümlünün kayıtları ile ispatlanır.
- İzinden dönmeme ya da kaçmama savunması yapan sanık, izin belgesi ve dönüş kaydı ile bu savunmasını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5275 sayılı Kanun m.97: İzinli olarak infaz kurumu dışına çıkarılan hükümlünün izin bitiminde dönmemesi hâline ilişkin düzenlemedir; bu maddedeki kaçma suçunun kapsamı ile ilişkilendirilmiş, ancak ayrı bir yaptırım rejimi getirir.
- [5237 sayılı Kanun m.293](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293): Etkin pişmanlık hükmüdür; bu suçta kaçan kişinin kendiliğinden veya teslim olarak dönmesi hâlinde ceza indirimini düzenler.
- [5237 sayılı Kanun m.284](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-284): Hakkında tutuklama veya hükümlülük bulunan kişinin yerini bildirmeme suçunu düzenler; kaçma suçuyla karıştırılmamalıdır.
- 5271 sayılı Kanun m.248: Kaçak sanık hakkında uygulanan usulü düzenler; kaçma suçunun yaptırımı değil, kaçaklık usulüdür.

## [TCK m.293 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293)

TCK m.293, tutuklu veya hükümlünün kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olması hâlinde uygulanacak etkin pişmanlık indirimini düzenler. Maddenin dışında kalan konular; kaçma suçunun kendisi ve nitelikli halleri (m.292, m.293 birinci fıkra bentleri ve ikinci-üçüncü fıkralar), kaçma suçu bakımından sürenin hesabı ve kısa süreli hapis cezasının infazına ilişkin hükümler ise kanunun bu maddesinde ya da başka maddelerde yer alır. Madde, kaçan tutuklu ve hükümlülere uygulanır; etkin pişmanlık hükmü suç işleyip kaçan kişi bakımından söz konusudur. Ceza infaz kurumu dışında çalıştırılırken kaçma, adli para cezasının hapse çevrilmesi sürecinde kaçma gibi hâller de madde gerekçesinde bu hükme dahil edilmiştir. Kaçma suçunun unsurlarını, kaçma suçunda cezalandırmayı, kaçan kişinin tekrar yakalanmasına ilişkin usulü ve infaz rejiminin ayrıntılarını bu madde düzenlemez.

### Etkin pişmanlık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Etkin pişmanlık**: Suç tamamlandıktan sonra, failin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olmasına bağlanan, cezayı azaltan şahsi sebeptir. Cezayı kaldıran ya da indirim yapılmasını gerektiren bir şahsi sebep olarak düzenlenmiştir ve yalnızca kanunda sayılan suçlarda uygulanır.
- **Kendiliğinden teslim olma**: Kaçan kişinin yakalanmadan, dış bir zorlamaya bağlı kalmaksızın kendi iradesiyle makamlara başvurarak yeniden alınmasını sağlamasıdır. Yakalanarak geri getirilen kişinin bu hükmün kapsamında olmadığı uygulamada kabul edilir.
- **Kaçtığı günden itibaren teslime kadar geçen süre**: Kaçma ile teslim arasında geçen takvim süresidir. İndirim oranının belirlenmesinde hâkimin dikkate alacağı ölçüt bu süredir ve altı ay sınırını aşan süreler indirim kapsamında değerlendirilmez.
- **Kaçma süresi**: Maddenin son cümlesinde indirimin uygulanmamasını doğuran süre ölçütüdür. Kaçma süresinin altı ayı geçmesi hâlinde cezada indirim yapılmaz.

### Etkin pişmanlık: hangi şartlar aranır?

- Failin tutuklu veya hükümlü olması ve kaçmış bulunması gerekir; madde gerekçesine göre kaçma, hükümlünün infaz sürecinde ya da infaz amacıyla yakalandıktan sonra gerçekleşmiş olmalıdır.
- Failin kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olması gerekir; teslim, yakalama üzerine değil failin kendi iradesiyle gerçekleşmelidir.
- Teslim, kaçma süresinin altı ayı geçmeyecek biçimde gerçekleşmelidir; kaçma süresi altı ayı geçerse cezada indirim yapılmaz.
- Teslimin etkin pişmanlık niteliği taşıması, yani failin gerçek bir pişmanlıkla hareket etmesi gerekir; yakalanma korkusuyla ya da zorlamayla gerçekleşen teslim bu niteliği taşımaz.

### Etkin pişmanlık: hangi sonuçları doğurur?

- Kendiliğinden teslim olan ve kaçma süresi altı ayı geçmeyen fail hakkında, kaçtığı günden teslim gününe kadar geçen süre dikkate alınarak verilecek ceza, cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı oranında indirilir.
- İndirim oranı, kaçma süresinin uzunluğuna göre hâkim tarafından belirlenir; kısa süreli kaçmada indirim üst sınıra, uzun süreli kaçmada alt sınıra yakın yapılır.
- Kaçma süresi altı ayı geçen hâllerde cezada hiçbir indirim yapılmaz.
- Kendiliğinden teslim olmayan, yakalanarak getirilen veya başka bir zorlama sonucu teslim olan fail bakımından bu madde hükmü uygulanmaz.
- Madde hükmü emredicidir; uygulanma koşulları gerçekleşmişse hâkim indirimi yapmakla yükümlüdür, sanığın talebine bağlı değildir (uygulamada kabul edilen görüş).

### Kendiliğinden teslim ile yakalanarak geri getirilme arasındaki fark nedir?

- Kaçan kişi makamlara kendi iradesiyle başvurarak teslim olur.
- Kişi kolluk veya başka bir zorlama ile yakalanıp geri getirilir.

Sonuç: Yalnızca kendiliğinden teslim olan kişi bakımından etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir; yakalanarak getirilen kişiye bu indirim uygulanmaz.

### Altı aydan kısa kaçma ile altı ayı geçen kaçma arasındaki fark nedir?

- Kaçma süresi altı ayı geçmeyen fail, teslim olduğunda indirimden yararlanabilir.
- Kaçma süresi altı ayı geçen fail, teslim olsa bile indirimden yararlanamaz.

Sonuç: Altı ayı aşan kaçmada indirim tamamen kalkar; altı ay sınırına yaklaşıldıkça indirim oranı da hesaplamada dikkate alınan süreye bağlı olarak değişir.

### Madde 293 etkin pişmanlığı ile sıradan hafifletici nedenler arasındaki fark nedir?

- Bu madde yalnızca kaçma sonrası kendiliğinden teslimi düzenler ve belirli bir oran aralığı gösterir.
- Genel hafifletici nedenler, sanığın suç sonrası tutumunu genel olarak değerlendirir ve kanunda belirli bir oran öngörmez.

Sonuç: Kendiliğinden teslim hâli için m.293 hükmü uygulanır; bu durumda ayrıca genel takdir yoluyla aynı olguya dayalı ikinci bir indirim yapılması ayrı bir değerlendirme gerektirir.

### Etkin pişmanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kaçma süresinin hesabında kaçtığı gün ile teslim gününü birbirine karıştırmak; süreyi yanlış tarihten başlatmak.
- Altı aylık sınırı yanlış yorumlayarak, altı ayı aşan kaçmada da kısmi indirim yapılabileceğini düşünmek; sınır aşıldığında indirimin tamamen kalktığını gözden kaçırmak.
- Yakalanarak getirilen kişiyi kendiliğinden teslim olmuş saymak; yakalama ile teslimi ayırt etmemek.
- Maddeyi ceza oranlarını değiştirmek için genel takdir yetkisiyle karıştırmak; m.293'ün kendi oranını (altıda beşten altıda bire) yerine genel indirim oranlarını uygulamak.
- Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki nitelikli halleri, etkin pişmanlık indirimi kapsamıyla birlikte değerlendirmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kaçma süresinin hesabında kaçtığı gün ile teslim gününün esas alınması ve bu süre üzerinden indirim oranının belirlenmesi kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/506 E., 2025/195 K., 30.04.2025; Ceza Genel Kurulu, 2023/232 E., 2025/607 K., 24.12.2025)
- Kaçma sonrası tekrar suç işleme eğilimi ve geçmiş davranışlar, pişmanlığın samimiyetini değerlendirirken dikkate alınmaktadır; yalnızca teslim olunması kendiliğinden indirim sağlamaz. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1021 E., 2020/112 K., 18.02.2020)
- Tutuklu veya hükümlünün kaçması suçunda, kaçma nedeniyle yargılanan kişinin teslim olması ile yakalanması ayrı değerlendirilmekte, yakalanarak getirilen kişiye indirim uygulanmamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2021/423 E., 2023/121 K., 01.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Etkin pişmanlık indiriminden yararlanmak isteyen fail, kendiliğinden teslim olduğunu ve bunun kaçma süresi içinde gerçekleştiğini ileri sürer; teslim tarihi ile kaçma tarihini gösteren tutanaklar, infaz kurumu kayıtları ve kolluk belgeleri bu konuda kullanılır.
- Kaçma süresinin altı ayı geçmediği iddiası, kaçma tarihini gösteren belgeler ve tanık beyanlarıyla ispatlanır; süreyi hesaplayan taraf bu belgeleri sunmakla yükümlüdür.
- Teslimin kendiliğinden gerçekleştiğini ileri süren fail, yakalama tutanağı veya kolluk kaydıyla karşılaştırılabilecek belgeleri sunar; yakalama ile teslimin ayrımı bu belgelerle yapılır.
- Pişmanlığın varlığı, sanığın beyanları, davranışları ve tekrar suç işleme eğilimine ilişkin kayıtlarla değerlendirilir; karşı taraf (savcılık) aksi yöndeki olguları kendisi ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292): Tutuklu veya hükümlünün kaçması suçunu düzenler; m.293 indirimi bu suçu işleyen fail bakımından uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.293](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293): Maddenin birinci fıkrasında kaçma suçunun cezası ve nitelikli halleri düzenlenmiştir; etkin pişmanlık indirimi bu cezanın üzerinden hesaplanır.
- [5237 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-110): Etkin pişmanlık düzenlemelerinde zararın ortadan kaldırılmasına ilişkin ayrı bir örnektir; m.293 ile doğrudan bağlantılı değildir, yalnızca karşılaştırma için anılır.

## [TCK m.294 — Kaçmaya imkan sağlama](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294)

Madde, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün kaçmasını sağlama suçunu ve bu suçun nitelikli hallerini düzenler. Birinci fıkrada gözaltı ve tutuklu, ikinci fıkrada hükümlü bakımından temel cezalar, üçüncü ila beşinci fıkralarda cebir ya da tehdit, çok kişinin kaçması ve görevli kişi halleri, altıncı fıkrada yakın akraba hali, yedinci fıkrada ağırlaşmış sonuçlar ve sekizinci fıkrada özen yükümlülüğünün ihlali yer alır. Madde, herkesi fail olarak kapsar; kamu görevlisi olma koşulu aramaz, ancak görevli kişi halleri ayrıca düzenlenmiştir. Kaçmanın ihmali davranışla işlenmesi, izinli ya da denetimsiz serbest bırakılanın geri dönmemesi ve suçluyu kayırma suçu (m.283) bu maddede düzenlenmez. Kayırma suçu için m.283, bildirim yükümlülüğü için m.284 esas alınır; kaçmanın ceza infazı kurumu dışındaki serbest bırakma kararlarına bağlı hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilir.

### Kaçmaya imkan sağlama: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kaçmasını sağlama**: Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün yakalanmadan ya da cezaevinden kaçmasını fiilen mümkün kılan davranıştır. Kaçmanın kendisi bu suçun konusu değil, kaçmayı sağlayan fiil bu suçun hareketidir.
- **Gözaltına alınan veya tutuklu**: Birinci fıkranın konusunu oluşturan kişilerdir. Kaçma anında hürriyeti yoksun bırakılmış olmaları gerekir; tahliye edilmiş kişi bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Hükümlü**: Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan ve ceza infazı altında olan kişidir. İkinci fıkranın konusunu oluşturur ve cezanın türüne göre ayrı ceza aralığı öngörülmüştür.
- **Muhafaza veya nakil ile görevli kişi**: Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlüyü koruyan ya da taşıyan görevlidir. Beşinci fıkrada ceza artırımı, sekizinci fıkrada ise görevlinin dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali hali için kullanılır.
- **Etkin pişmanlık (kaçmanın kendiliğinden bırakılması)**: Madde gerekçesinde, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün teslim olmasının kendiliğinden gerçekleşmesi gerektiği belirtilir. Madde metninde bu ad geçmez; ancak gerekçe teslim olgusunun serbest iradeye dayanmasını arar.

### Kaçmaya imkan sağlama: hangi şartlar aranır?

- Failin, gözaltına alınan, tutuklu ya da hükümlü bir kişinin kaçmasını sağlayan bir davranışta bulunması gerekir; kaçmanın kendisi failin eylemi olmak zorunda değildir.
- Birinci fıkra bakımından kaçan kişinin gözaltına alınmış veya tutuklu olması, ikinci fıkra bakımından ise hükümlü olması gerekir.
- İkinci fıkrada cezanın türüne göre ayrı ceza aralığı uygulanır: hükümlünün cezası müebbet hapis ise beş yıldan sekiz yıla, ağırlaştırılmış müebbet hapis ise sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis verilir; diğer hallerde çekilecek hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis verilir.
- Cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
- Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı gözetilerek verilecek ceza üçte birden bir katına kadar artırılır.
- Muhafaza veya nakil ile görevli kişi tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
- Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşin işlemesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
- Sekizinci fıkra bakımından, kaçma muhafaza veya nakil ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanılarak gerçekleşmelidir.
- Yedinci fıkra bakımından, suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal, kasten öldürme veya eşyaya zarar verme gerçekleşmiş olmalıdır; bu hallerde ayrıca ilgili suçlara göre ceza verilir.

### Kaçmaya imkan sağlama: hangi sonuçları doğurur?

- Gözaltına alınan veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Hükümlünün cezası müebbet hapis ise cezalandırma beş yıldan sekiz yıla kadar hapis şeklinde yapılır; ağırlaştırılmış müebbet hapis ise sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis verilir.
- Cebir veya tehdit kullanılması halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
- Kaçması sağlanan kişi sayısı birden fazla ise verilecek ceza üçte birden bir katına kadar artırılır.
- Görevli kişi tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
- Üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
- Özen yükümlülüğünün ihlali yoluyla kaçma gerçekleşirse altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
- Kasten yaralama neticesiyle ağırlaşmış hal, kasten öldürme veya eşyaya zarar verme gerçekleşirse ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre ceza verilir.
- Madde metninde kaçmanın ihmali davranışla işlenmesine ilişkin genel bir hüküm yoktur; sekizinci fıkra yalnız görevlinin özen ihlali halini kapsar.

### Gözaltına alınan-tutuklu ile hükümlü arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, gözaltına alınan veya tutuklu kişinin kaçmasını sağlamayı düzenler.
- İkinci fıkra, hükümlünün kaçmasını sağlamayı düzenler ve kişinin hukuki durumunu hükümlü olarak belirler.

Sonuç: Birinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülürken, ikinci fıkrada çekilecek ceza süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür; müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet için ayrıca ceza aralığı verilir.

### Cebir veya tehdit ile görevli kişi (muhafaza veya nakil) arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra, suçun cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesini düzenler.
- Beşinci fıkra, suçun gözaltı, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesini düzenler.

Sonuç: Her iki hal de verilecek cezayı üçte bir oranında artırır; fıkralar birlikte uygulanabilir.

### Aile bağı (altıncı fıkra) ile görevli kişi (beşinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Altıncı fıkra, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşin işlemesi halinde cezanın indirilmesini öngörür.
- Beşinci fıkra, muhafaza veya nakil ile görevli kişinin işlemesi halinde cezanın artırılmasını öngörür.

Sonuç: Aynı fail hem görevli hem akraba olsa da iki hüküm farklı yönde çalışır; uygulayıcının hangi halin baskın olduğunu ayırt etmesi gerekir. Bu konuda madde metni açık bir öncelik kuralı içermez.

### Kasten suç (birinci-ikinci fıkra) ile ihmali suç (sekizinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Birinci ve ikinci fıkralarda fail kaçmayı kasten sağlar.
- Sekizinci fıkrada muhafaza veya nakil görevlisinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması kaçmanın kolaylaşmasına yol açar.

Sonuç: Sekizinci fıkra altı aydan üç yıla kadar hapis öngörür; bu ceza birinci ve ikinci fıkra cezalarından ayrıdır.

### Kaçmaya imkan sağlama: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki gözaltına alınan veya tutuklu ile ikinci fıkradaki hükümlüyü karıştırmak; hükümlü için birinci fıkranın bir yıldan üç yıla kadarlık cezasını uygulamak.
- Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hallerinde sekizinci fıkraya ya da genel ceza aralığına dönmek; müebbet hal için beş yıldan sekiz yıla, ağırlaştırılmış müebbet için sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis öngörüldüğünü gözden kaçırmak.
- Üçüncü fıkradaki cebir veya tehdit artırımı ile beşinci fıkradaki görevli artırımını birbirine karıştırmak ya da yalnız birini uygulayıp diğerini atlamak.
- Altıncı fıkradaki akrabalık indirimini, beşinci fıkradaki görevli artırımı ile çakışan hallerde uygulamadan geçmek veya tersine indirimi artırım saymak.
- Kaçan kişi sayısının artırımını ayrı bir suç gibi değerlendirmek; metin bu hali tek suç içinde ceza artırımı olarak düzenler.
- Sekizinci fıkrayı kasten kaçmayı sağlayan genel bir ihmali suç olarak okumak; fıkra yalnız görevlinin özen yükümlülüğüne aykırı davranışını kapsar.
- Yedinci fıkradaki ağırlaşmış hallerin cezasını bu maddenin cezası içinde saymak; fıkra bu suçlara ilişkin hükümlere göre ayrıca ceza verilmesini öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hükümlünün kaçmasını sağlayan fail hakkında, cezanın türüne göre ayrı ceza aralığının uygulanması kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/832 E., 2024/6800 K., 18.09.2024)
- Kaçmasını sağlama suçunda birinci ve ikinci fıkralar birlikte uygulanarak nitelikli ve temel halin ayrı değerlendirilmesi yapılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2023/832 E., 2024/6800 K., 18.09.2024)
- Kaçmasını sağlama suçunda sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi, mahkemenin takdirine bağlı olarak değerlendirilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/5969 E., 2023/9421 K., 30.11.2023)
- Kasıtlı kaçmasını sağlamanın kişinin kendi kendine geri dönmesi ile ortadan kalkmayacağı, dosyanın somut olayına göre değerlendirildiği görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2023/3394 E., 2024/9830 K., 19.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Kaçmasını sağlama suçunun temel unsurlarını ileri süren savcılık, kaçan kişinin gözaltı, tutukluluk veya hükümlülük durumunu ve kaçmayı sağlayan fiili ispatlamakla yükümlüdür; bu durum tutanak, infaz kurumu kaydı veya tutuklama kararı ile ispatlanır.
- Muhafaza veya nakil görevlisi bakımından özen yükümlülüğünün ihlali, görevlinin görev belgeleri, nöbet çizelgesi ve tutanaklarla ispatlanır.
- Sanığın, kaçan kişinin akrabası olduğu savunmasında, nüfus kaydı veya aile bağını gösteren belgelerle ispat yükü savunmayı ileri süren tarafa aittir.
- Kaçma fiilinin cebir veya tehdit ile gerçekleştiği iddiası tanık beyanı, tutanak ve olay yeri belgeleri ile ispatlanır.
- Kaçan kişi sayısının birden fazla olması, kaçma tutanağı ve infaz kurumu kayıtlarıyla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-283): Suçluyu kayırma suçunu düzenler; kaçmayı sağlayan kişinin hukuki sorumluluğu, hükümlünün kaçması ile suçluyu kayırma arasındaki ayrımda bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.284](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-284): Hakkında tutuklama kararı olan veya hükümlü kişinin bulunduğu yeri bildirme yükümlülüğünü düzenler; bu madde kaçmayı sağlamaktan ayrı bir ihmali suçtur.
- [5237 sayılı Kanun m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297): Tutuklu veya hükümlünün kendi kaçma fiilinin ayrıca suç olup olmadığını belirleyen maddedir; sınır kaçma fiilinin kişiye yüklenmesi bakımından önemlidir.

## [TCK m.295 — Muhafızın görevini kötüye kullanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-295)

Madde, gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin bu görevlerinin gereklerine aykırı davranışlarını üç ayrı hâlde düzenler: görevi kötüye kullanma hükümlerinin uygulanması, geçici uzaklaşmaya izin verilmesi ve kaçma sırasında kaçmaya kasten imkân sağlama hükümlerinin uygulanması. Madde, bu görevleri yürüten kamu görevlileri bakımından uygulanır; fiilin faili herkes olabilen kaçmaya imkân sağlama ve kaçma suçlarının genel hükümleri maddenin kapsamında değildir. Madde, kaçmaya kasten imkân sağlama suçunun ayrıntılı unsurlarını, cebir veya tehditle işlenmesi, taksirli kaçma hâli, akraba indirimi ve içtima kurallarını düzenlemez (m.294, m.296). Görevi kötüye kullanma suçunun genel unsurları m.257'de, zor kullanma yetkisinin sınırının aşılması m.256'da düzenlenmiştir.

### Muhafızın görevini kötüye kullanması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muhafaza veya nakli ile görevli kişi**: Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün başında bulunan ve onu koruma, gözetim altında tutma ya da taşıma görevini yürüten kamu görevlisidir. Görevin kaynağı kanun, yönetmelik veya amir emri olabilir; görevin gereklerine aykırılık bu görev çerçevesinde aranır.
- **Geçici uzaklaşma izni**: Muhafaza görevlisinin, gözaltındaki, tutuklu veya hükümlüyü bulunduğu yerden kısa süreliğine ayrılmasına göz yummasıdır. Fiilin sonucunda kaçma gerçekleşmemiş olsa da suç tamamlanır.
- **Kaçmaya kasten imkân sağlama**: Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün kaçmasını bilerek ve isteyerek kolaylaştıran davranıştır. Maddede bu suç, muhafaza görevlisinin kaçma fırsatından yararlanılarak gerçekleşen kaçma durumuna uygulanacak hüküm olarak yer alır.
- **Görevi kötüye kullanma**: Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bunun mağduriyet, kamunun zararı ya da haksız menfaat doğurmasıdır (m.257). Bu madde birinci fıkrada genel hükmü uygulamaya açar.

### Muhafızın görevini kötüye kullanması: hangi şartlar aranır?

- Failin gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli bir kamu görevlisi olması gerekir (birinci ve ikinci fıkra için).
- Görevin gereklerine aykırı davranış bulunmalıdır; birinci fıkrada bu davranış görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarını taşımalıdır.
- İkinci fıkrada görevli kişinin, kişinin bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin vermesi gerekir.
- Bu izin görevin gereklerine aykırı olmalıdır; görevli kişinin izni yasal bir yetkiye dayanıyorsa fiil suç oluşturmaz.
- Üçüncü fıkrada gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçmış olması gerekir.
- Kaçma, görevlinin sağladığı fırsata bağlı olmalıdır; kaçma olmadan üçüncü fıkra uygulanmaz.

### Muhafızın görevini kötüye kullanması: hangi sonuçları doğurur?

- Muhafaza veya nakli ile görevli kişi, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Birinci fıkraya göre, görevin gereklerine aykırı davranış görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarını taşıyorsa görevi kötüye kullanma hükümleri uygulanır.
- Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlü izin fırsatından yararlanarak kaçarsa, kaçmaya kasten imkân sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
- Kaçma gerçekleşmemişse üçüncü fıkra uygulanmaz ve yalnızca ikinci fıkra veya birinci fıkra kapsamındaki görevi kötüye kullanma hükmü söz konusu olur.
- Muhafaza görevlisinin uzaklaşmaya izin vermesi yasal bir yetkiye dayanıyorsa, görevin gereklerine aykırılık bulunmadığından suç oluşmaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, görevin gereklerine aykırı her davranışı kapsar ve görevi kötüye kullanma hükümlerine atıf yapar.
- İkinci fıkra, yalnızca geçici uzaklaşmaya izin verme fiilini özel suç olarak tanımlar.

Sonuç: İkinci fıkradaki fiil, birinci fıkradaki genel hükümden ayrılır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; genel hükümde ise m.257 uygulanır.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra, kaçma gerçekleşmeden izin verilmesi hâlidir.
- Üçüncü fıkra, izin fırsatından yararlanılarak kaçmanın gerçekleşmesi hâlidir.

Sonuç: Kaçma gerçekleşirse üçüncü fıkra uyarınca kaçmaya kasten imkân sağlama suçu hükümleri uygulanır; gerçekleşmezse yalnızca ikinci fıkra uygulanır.

### Görevli kişi ile diğer kişiler arasındaki fark nedir?

- Birinci ve ikinci fıkra, muhafaza veya nakli ile görevli kamu görevlisini faili olarak öngörür.
- Üçüncü fıkrada kaçmaya imkân sağlama hükümlerine gönderme vardır ve bu suç herkes tarafından işlenebilir.

Sonuç: Görevli olmayan kişinin kaçmaya imkân sağlaması m.295 kapsamında değildir; kaçmaya kasten imkân sağlama hükmü uygulanır.

### Muhafızın görevini kötüye kullanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü fıkrayı, kaçma gerçekleşmediği hâlde uygulamak; üçüncü fıkra yalnızca kaçmanın gerçekleştiği hâlde uygulanır.
- Birinci fıkrayı, izin verilmesi fiilinin özel olarak ikinci fıkrada tanımlandığını gözden kaçırarak yalnızca genel görevi kötüye kullanma hükmüyle cezalandırmak.
- Muhafaza görevlisi olmayan bir kişinin kaçmaya imkân sağlamasını m.295 kapsamında değerlendirmek; bu fiil m.294 kapsamındadır.
- Görevlinin izninin yasal bir yetkiye dayanıp dayanmadığını incelemeden fiili görevin gereklerine aykırı saymak.
- Altı ay ile iki yıl arasındaki ceza aralığını, kaçma sonucuna bağlı bir ceza olarak yorumlamak; ikinci fıkrada ceza kaçma gerçekleşmese de belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkra kapsamında görevi kötüye kullanma suçunun uygulanabilmesi için, görevin gereklerine aykırı davranışın m.257'deki mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat sonuçlarından birini doğurması aranmaktadır. (Genel Kurul, 2019/24131 E., 20.03.2025; Genel Kurul, 2020/17359 E., 12.12.2024)
- Görevli kişinin muhafaza görevini kötüye kullandığı hâllerde, fiilin kaçmaya imkân sağlama suçu mu yoksa birinci fıkra kapsamındaki görevi kötüye kullanma mı olduğunun ayrılması gerekmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2021/6442 E., 2023/407 K., 24.01.2023)
- Hükümlünün izinli olarak bulunduğu yerden uzaklaşması ile görevlinin ihmali sonucu kaçması ayrı değerlendirilmekte, görevlinin fiilinin doğrudan m.295/2 kapsamına girip girmediğine bakılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2023/741 E., 2024/7130 K., 26.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Görevli kişinin görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğini ve izin verdiğini iddia eden taraf, bu iddiayı ispatla yükümlüdür; savcılık bu unsurları iddianamede somutlaştırmalıdır.
- Görevin kapsamı ve gerekleri, kamu görevlisinin statüsünü düzenleyen mevzuat, emir yazısı ve nöbet çizelgesi ile belirlenir; bu belgeler temel delildir.
- Uzaklaşmaya izin verildiğinin ispatı için tanık beyanı, kamera kaydı, nöbet defteri ve tutanak gibi belgeler kullanılabilir.
- Kaçmanın gerçekleştiği ve bunun görevlinin sağladığı fırsata bağlı olduğu, kaçma tutanağı ve ilgili kayıtlarla ispatlanır.
- Görevlinin yasal bir yetkiye dayanarak hareket ettiğini savunması hâlinde bu savunmayı destekleyen mevzuat ve amir emri belgeleri ile savunmanın ispatı yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.257](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-257): Birinci fıkranın atıf yaptığı genel görevi kötüye kullanma suçudur; görevin gereklerine aykırılık ve mağduriyet, kamu zararı ya da haksız menfaat unsurlarını düzenler.
- [5237 sayılı Kanun m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294): Üçüncü fıkranın atıf yaptığı kaçmaya kasten imkân sağlama suçunu düzenler; birinci fıkradaki kaçma durumunda uygulanacak hükümdür.

## [TCK m.296 — Hükümlü veya tutukluların ayaklanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-296)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 296. maddesi, hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması suçunu ve bu ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde uygulanacak hükmü düzenler. Madde, ayaklanmaya katılan kişilerin cezalandırılmasının alt ve üst sınırını, cezaya hükmedilmeyeceği katılım sayısı eşiğini ve ayaklanma sırasında işlenen ek suçlar bakımından cezaların ayrıca uygulanmasını kapsar. Hükmün faili hükümlü veya tutuklulardır; kamu görevlilerinin ayaklanmayı bastırırken veya infaz sırasında zor kullanması, bu maddenin değil zor kullanma yetkisinin sınırına ilişkin 256. maddenin konusudur. Madde, ayaklanmanın hangi usulle önlenip bastırılacağını, cezaevinde disiplin yaptırımlarını ve tutuklu ya da hükümlülerin kaçmasını düzenlemez; kaçma suçu 292. maddede, kaçmaya kasten imkân sağlama 297. maddede düzenlenmiştir.

### Hükümlü veya tutukluların ayaklanması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayaklanma**: Hükümlü veya tutukluların birlikte, toplu hâlde hareket ederek kurumun düzenini ve güvenliğini bozacak biçimde direnmeleri ya da isyan etmeleridir. Suçun varlığı için tek bir kişinin münferit davranışı yetmez, birden fazla kişinin ortak hareketi aranır.
- **Toplu hareket**: Birden fazla hükümlü veya tutuklunun ortak bir irade ile hareket etmesidir. Katılım sayısı, ayaklanmanın tipikliğini ve birinci fıkranın cezaya hükmedilmemesi eşiğini belirler.
- **Üçten fazla olmaması**: Ayaklanmaya katılan hükümlü veya tutuklu sayısının üç ve daha az olmasını ifade eder. Bu sayı aşılmadığında birinci fıkradaki suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
- **Ayaklanma sırasında işlenen başka suçlar**: Ayaklanma hareketi sırasında ayrıca gerçekleşen ve kendi tipi bulunan suçlardır. Bunlar ayaklanma suçundan bağımsız olarak, kendi hükümlerine göre cezalandırılır.

### Hükümlü veya tutukluların ayaklanması: hangi şartlar aranır?

- Failin hükümlü veya tutuklu olması gerekir; bu suç özgü suç niteliğindedir ve başka kişiler bakımından doğrudan uygulanmaz.
- Birden fazla hükümlü veya tutuklunun toplu olarak ayaklanmış olması gerekir.
- Ayaklanmaya katılan hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olması gerekir; sayı üçe eşit ya da daha az ise birinci fıkradaki suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
- Ayaklanmanın sırasında her katılan bakımından ayrı ayrı 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası öngörülmüş olması gerekir.
- Ayaklanma sırasında başka bir suçun işlenmiş olması halinde, bu suç ayrıca kendi hükmüne göre değerlendirilmelidir; bu durumda ikinci fıkra uygulanır.

### Hükümlü veya tutukluların ayaklanması: hangi sonuçları doğurur?

- Üçten fazla hükümlü veya tutuklunun toplu olarak ayaklandığı hâlde her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Ayaklanmaya katılan hükümlü veya tutuklu sayısı üç veya daha az ise birinci fıkradaki suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
- Ayaklanma sırasında başka bir suç işlenmişse, ikinci fıkra gereğince ayrıca bu suça ilişkin hükümlere göre cezaya hükmedilir.
- Ayaklanma sırasında işlenen başka suç için verilen ceza, birinci fıkradaki ceza yerine geçmez; ayrı ayrı uygulanır.
- Madde, ayaklanmanın bastırılmasında kullanılan zorun hukuka uygunluğunu belirlemez; bu, ayrı hükümlere göre değerlendirilir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, toplu ayaklanmanın kendisini ve katılanların cezasını düzenler; cezalandırılabilirlik için katılım sayısının üçten fazla olması aranır.
- İkinci fıkra, ayaklanma sırasında işlenen başka suçları düzenler; bu suçlar ayaklanma suçunun unsuru değildir, ayrı bir suç olarak değerlendirilir.

Sonuç: Ayaklanma sırasında işlenen başka suç için ayrıca ceza verilir; bu cezanın birinci fıkradaki ceza ile birlikte değerlendirilmesi, ilgili suçun kendi hükmüne göre yapılır.

### Üçten fazla katılım ile üç veya daha az katılım arasındaki fark nedir?

- Ayaklanmaya katılanların sayısı üçten fazla ise birinci fıkradaki suç oluşur ve her katılan hakkında ceza verilir.
- Katılanların sayısı üç veya daha az ise madde metnine göre bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.

Sonuç: Sayının eşik üzerinde olup olmaması, cezalandırılıp cezalandırılmama sonucunu doğrudan belirler.

### Ayaklanma suçu ile kamu görevlisine karşı suçlar arasındaki fark nedir?

- 296. madde hükümlü veya tutukluların kendi aralarındaki toplu ayaklanma hareketini düzenler.
- Kamu görevlisinin zor kullanması, 256. maddenin konusudur.

Sonuç: Ayaklanmayı bastıran görevlinin zor kullanma sınırını aşması 296. madde kapsamında değerlendirilmez.

### Hükümlü veya tutukluların ayaklanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Katılım sayısının tespitinde üç kişinin dahil edilmemesi; eşiğin üç ve daha az olduğu hâlde ceza verilmesi, sayının yanlış sayılmasıdır.
- Ayaklanma sırasında işlenen başka suçu, birinci fıkradaki ceza içinde değerlendirmek; ikinci fıkra ayrı cezalandırmayı öngörür.
- Birinci fıkradaki cezayı 6 ay ile 3 yıl dışında bir çerçevede belirlemek; kanunun alt ve üst sınırı aşılamaz.
- Kamu görevlilerinin zor kullanmasını 296. madde kapsamında değerlendirmek; bu konu 256. maddenin konusudur.
- Her katılan yerine toplu bir ceza belirlemek; ceza her katılan hakkında ayrı ayrı belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birinci fıkradaki suçtan mahkûmiyet, her katılan için ayrı ayrı belirlenen hapis cezası ile yapılmakta; yargılamada ayaklanmaya katılan kişi sayısının üçten fazla olduğunun tespiti ön plandadır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/261 E., 2011/141 K., 21.06.2011; Ceza Genel Kurulu, 2020/244 E., 2025/99 K., 26.02.2025)
- Ceza belirlenirken, birinci fıkra uyarınca 6 ay ile 3 yıl arasındaki çerçeve içinde kalınarak, sanığın durumuna göre ceza tayin edilmekte ve bu cezaya ilişkin genel hükümler (TCK m.62 gibi) uygulanmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2020/244 E., 2025/99 K., 26.02.2025)
- Ayaklanma sırasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi başka suçların işlenmesi hâlinde, bu suçlar için ayrıca cezaya hükmedildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/261 E., 2011/141 K., 21.06.2011; 2. Ceza Dairesi, 2020/10094 E., 2020/7012 K., 29.06.2020)
- Suça sürüklenen çocuklar hakkında da birinci fıkra uyarınca hüküm kurulabildiği ve ceza belirlenirken çocuk hukukuna ilişkin özel hükümlerin dikkate alındığı görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/557 E., 2024/1682 K., 22.02.2024; 2. Ceza Dairesi, 2020/10094 E., 2020/7012 K., 29.06.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayaklanma suçunu ileri süren savcılık, hükümlü veya tutuklu olan failler ile birlikte hareket eden kişi sayısının üçten fazla olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Katılımın sayısı, ceza infaz kurumu tutanakları, görevli personelin ifadeleri ve olay yerine ilişkin görüntü veya kayıtlarla ortaya konulur.
- Sanık veya müdafi, katılan kişi sayısının üç veya daha az olduğunu ileri sürdüğünde, bu savunmayı ispatlamak zorunda değildir; ancak sayıya ilişkin çelişkili tutanaklar mahkemece giderilmelidir.
- Ayaklanma sırasında işlenen ek suçların ispatı, her bir suç için ayrı ayrı kanıtlanmalıdır; bu suçlar için de tanık ve tutanak delilleri kullanılır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/261 E., 2011/141 K., 21.06.2011)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.256](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-256): Ayaklanmayı bastıran kamu görevlisinin zor kullanma yetkisinin sınırını aşması hâlini düzenler; 296. madde bu hâlleri kapsamaz.
- [5237 sayılı Kanun m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292): Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu düzenler; ayaklanma sırasında kaçma gerçekleşirse ayrıca bu madde değerlendirilir.
- [5237 sayılı Kanun m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297): Kaçmaya kasten imkân sağlama suçunu düzenler; ayaklanma sırasında kaçmaya imkân verilmesi hâlinde bu hüküm uygulanır.

## [TCK m.297 — İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297)

Madde, infaz kurumlarına ve tutukevlerine yasak eşya sokulmasını, bulundurulmasını ve kullanılmasını suç olarak düzenler. Birinci fıkra silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ile elektronik haberleşme araçlarını; ikinci fıkra bunların dışında kalan ve fıkra içinde sayılan (firar aracı, saldırı ve savunma araçları, yangın malzemesi, alkollü içecek, kumar malzemesi, yeşil reçeteli ilaçlar, örgütsel yayın ve haberleşme araçları, ses ve görüntü kayıt araçları) eşyaları kapsar. Üçüncü fıkra hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilerce işlenen hali, dördüncü fıkra ise eşyayı bulunduran hükümlü veya tutuklunun kaynağı bildirmesi halindeki indirimi düzenler. Madde, suçun uygulanacağı kişileri infaz kurumuna veya tutukevine giren, orada bulunduran ya da kullanan herkes olarak belirler. Maddenin düzenlemediği konular: cezaevinden firar ve firara yardım (m.292 ve m.293), izinli hükümlünün infaz kurumuna dönmemesinin hukuki durumu ve infaz kanunundaki disiplin sonuçları (5275 sayılı Kanun m.97 ve bu konuyu ele alan infaz düzenlemeleri), uyuşturucu madde ticareti (m.188) ve bu suçlarda zamanaşımı ve kovuşturma usulü.

### İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İnfaz kurumu veya tutukevi**: Hükümlülerin cezalarını çektikleri ya da tutukluların tutulduğu kapalı yerlerdir. Maddenin koruduğu yer bu kurumlardır; kurum dışındaki bir yerde bulunan eşya bu suçun konusu olmaz.
- **Yasak eşya**: Birinci fıkrada sayılan silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ve elektronik haberleşme araçları ile ikinci fıkrada sayılan eşya ve malzemelerdir. İkinci fıkranın kapsamı, fıkra içinde tek tek sayılanlarla sınırlıdır; sayılanlar dışında kalan eşya bu kapsama alınamaz.
- **Elektronik haberleşme aracı**: Birinci fıkrada yasak eşya olarak sayılan, haberleşme sağlayan elektronik cihazlardır. Ses ve görüntü almaya yarayan araçlar ise ikinci fıkranın (g) bendinde ayrıca düzenlenmiştir.
- **Sokma, bulundurma ve kullanma**: Eşyanın kurum içine fiilen getirilmesi sokma; kurum içinde elde tutulması bulundurma; eşyanın işlevine uygun biçimde kullanılması ise kullanmadır. Her üç fiil de alternatif olarak suçu oluşturur.
- **Fikri içtima**: Tek fiille birden fazla suç oluşması halidir. Birinci fıkranın son cümlesi, eşyanın temini veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre belirlenen cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür.

### İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak: hangi şartlar aranır?

- Failin infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşyayı sokması, bulundurması ya da kullanması gerekir; bu fiillerden birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
- Birinci fıkra kapsamındaki eşya bakımından, eşyanın silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı olması gerekir.
- İkinci fıkra kapsamındaki eşya bakımından, eşyanın birinci fıkra dışında kalması ve ikinci fıkranın (a)-(g) bentlerinden birinde tek tek sayılmış olması gerekir.
- Kurum içinde bulunan eşya ile fail arasında fiili bir bağ bulunmalıdır; failin eşyayı kendi kullanımına ya da bulundurmasına bağlı olarak kurumda tutması aranır.
- Üçüncü fıkrada düzenlenen ağırlaştırılmış hal için failin hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli olması gerekir.
- Dördüncü fıkrada düzenlenen indirim için hükümlü veya tutuklunun eşyayı yanında bulundurması veya kullanması ve kaynağını bildirmesi gerekir.

### İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki eşyayı kuruma sokan, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Birinci fıkradaki eşyanın temini veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa, fikri içtimaya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
- İkinci fıkra kapsamındaki eşyayı kuruma sokan, bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişi tarafından birinci veya ikinci fıkradaki suçların işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.
- Yanında yasak eşya bulunan hükümlü veya tutuklu, eşyanın kimden ve nasıl elde ettiğini bildirirse verilecek ceza yarı oranında indirilir.
- Eşya kurum dışında kalıyorsa ya da suçun unsurları oluşmuyorsa bu madde uygulanmaz; bu durumda başka bir suç tipine bakılması gerekir.
- Yasak eşyanın kurum içinde sokulması değil de başka biçimde elde bulundurulması ayrı bir ceza tipine (örneğin uyuşturucu madde suçlarına) tabi olabilir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ve elektronik haberleşme araçlarını kapsar. Bu eşyalarda suç iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.
- İkinci fıkra fıkrada tek tek sayılan diğer eşyaları kapsar. Bu eşyalarda ceza bir yıldan üç yıla kadardır.

Sonuç: İki fıkra arasında ceza alt ve üst sınırı farklıdır. İkinci fıkra kapsamı dışında kalan bir eşya için bu madde uygulanamaz.

### Eşyanın temini ayrı suç mu ile değil mi arasındaki fark nedir?

- Eşyanın temini veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa, birinci fıkra uyarınca fikri içtimaya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
- Temin veya bulundurma ayrı suç oluşturmuyorsa bu artırma yapılmaz.

Sonuç: Artırma yalnız fikri içtimanın varlığına bağlıdır; her olayda otomatik değildir.

### Genel fail ile muhafızlık görevini yürüten fail arasındaki fark nedir?

- Eşyayı kurum içine sokan herhangi bir kişi birinci veya ikinci fıkra uyarınca cezalandırılır.
- Hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişi bu suçu işlerse, üçüncü fıkra gereğince verilecek ceza bir kat artırılır.

Sonuç: Görevli kişi için ceza, aynı fiilin genel fail tarafından işlenmesine göre iki katına çıkar.

### Yasak eşyayı bulunduran hükümlü veya tutuklu ile diğer faillar arasındaki fark nedir?

- Yanında yasak eşya bulunan hükümlü veya tutuklu, eşyanın kimden ve nasıl elde edildiğini bildirirse dördüncü fıkraya göre ceza yarı oranında indirilir.
- Bilgi vermeyen veya bilgi vermesi koşullarını taşımayan fail için indirim uygulanmaz.

Sonuç: İndirim ancak kaynak bilgisinin verilmesine bağlıdır.

### Madde kapsamındaki eşya ile kurum dışı eşya arasındaki fark nedir?

- İnfaz kurumu veya tutukevi içinde bulunan ve sayılan eşya bu maddeye girer.
- Kurum dışında, örneğin kurumla ilgisi olmayan bir yerde bulunan aynı eşya bu madde kapsamında değildir.

Sonuç: Eşyanın yeri suçun varlığı için belirleyicidir.

### İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki eşyayı ikinci fıkrada sayılan eşya gibi değerlendirip bir yıldan üç yıla kadar ceza vermek; iki fıkranın ceza aralıkları ayrıdır.
- Fikri içtima artırımını her olayda otomatik uygulamak; artırım yalnız eşyanın temini veya bulundurulmasının ayrı suç oluşturduğu halde yapılır.
- Muhafızlık görevini yürüten kişiye ceza artırımını uygulamadan geçmek veya genel fail gibi ceza vermek.
- Dördüncü fıkradaki indirim için kaynak bilgisinin verilmesi koşulunu aramadan indirim yapmak.
- Kurum dışında bulunan eşyayı m.297 kapsamında değerlendirmek; suçun yeri kurum içi olmak zorundadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yasak eşyanın kurum içinde bulunduğu ancak eşyanın kurum dışında kalan bir yerde bulunduğu hallerde suçun oluşmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1161 E., 2019/126 K., 21.02.2019)
- Yasak eşya sokma suçunun ayrı bir ceza hükmü olarak uygulandığı, sanığın hem bu suçtan hem de başka bir suçtan cezalandırılabildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/615 E., 2023/496 K., 04.10.2023)
- Eşyanın temini veya bulundurulması ayrı suç oluşturuyorsa fikri içtima hükmünün uygulanacağı ve cezanın yarı oranında artırılacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2006/202 E., 2006/196 K., 19.09.2006; Ceza Genel Kurulu, 2011/471 E., 2012/68 K., 28.02.2012)
- Ikinci fıkra kapsamında sayılan eşyanın kanun değişikliği ile yeniden düzenlendiği, bu nedenle eski tarihli kararların yeni metne göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/97 E., 2021/91 K., 09.03.2021)
- Kurumda izinli hükümlü olarak bulunan kişinin izni aşarak dönmemesinin m.297 kapsamında değerlendirilmediği, bunun disiplin sorumluluğu doğurduğu kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/8662 E., 2025/10934 K., 18.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani iddia makamı, failin eşyayı infaz kurumuna veya tutukevine sokması, bulundurması ya da kullanmasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Eşyanın kurum içinde bulunduğu, kurum tutanakları, arama tutanağı ve görevli tanık beyanları ile ispatlanır.
- Eşyanın türünün birinci veya ikinci fıkra kapsamına girdiği, eşyanın bilirkişi raporu veya uzman incelemesi ile belirlenmesi gerekir.
- Dördüncü fıkra uyarınca indirim isteyen sanığın, eşyayı kimden ve nasıl elde ettiğini bildirdiğini ve bu bilginin doğruluğunu ortaya koyması gerekir; bilginin doğruluğu başka delillerle karşılaştırılır.
- Sanığın eşyanın kurum dışında bulunduğunu ileri sürmesi halinde bu savunmayı ispat yükü ona ait değildir; ancak sanık bu iddiasını dayanağıyla birlikte ileri sürmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-44): Fikri içtima hükümleridir. Birinci fıkranın son cümlesi, eşyanın temini veya bulundurulmasının ayrı suç oluşturduğu hallerde bu hükümlere göre ceza belirlenmesini öngörür.
- [5237 sayılı Kanun m.188](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-188): Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti ve imalatı suçlarını düzenler. Yasak eşyanın kuruma sokulan madde olması halinde, bu suç ile birinci fıkranın birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292): Hükümlünün kaçması suçunu düzenler. Bu madde ile m.297 arasındaki sınır, firar fiilinin m.292 kapsamında mı yoksa m.297 kapsamında mı değerlendirileceğine göre belirlenir.
- [5237 sayılı Kanun m.293](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293): Firar suçunda etkin pişmanlık hükmüdür. Firar ile ilgili yorumlarda bu madde ile m.297 arasındaki ilişki gözetilir.
- 5275 sayılı Kanun m.97: İzinli hükümlünün infaz kurumuna dönmemesinin disiplin sorumluluğu doğurduğunu düzenler. Bu hüküm m.297 kapsamına girmeyen bir ihmali tarif eder.

## [TCK m.298 — Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298)

Madde, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların dış dünyayla bağlarını ve temel yaşam faaliyetlerini engellemeyi üç ayrı başlıkta düzenler: birinci fıkrada haberleşme, görüşme, tabip muayenesi, müdafi ya da avukat tayini, mahkeme ve savcılığa gidiş, eğitim, spor, meslek ve kültürel faaliyetler gibi haklara yönelik engelleme ve teşvik fiilleri ile mevzuatın tanıdığı diğer görüşme ve temas olanakları; ikinci fıkrada beslenmenin engellenmesi ile açlık grevi ya da ölüm orucuna teşvik veya ikna; üçüncü fıkrada beslenmenin engellenmesinden doğan ağırlaşmış netice hâlleri. Hüküm, kişi hükümlü veya tutuklu olduğu için infaz kurumu ve tutukevindeki herkese karşı işlenebilir; fail, bu hakların engellenmesinden sorumlu olan görevli veya üçüncü kişi olabilir. Madde, infaz kurumuna yasak eşya sokulmasını (m.298'de değil, ayrı bir suç olarak) düzenlemez; infaz kurumu görevlilerinin işkence ve kötü muamelesini (TCK m.94 ve m.95 ile ilgili hükümler kapsamında) düzenlemez; hükümlü ve tutuklulara yönelik kasten yaralama ya da öldürme suçlarını (m.86 ve m.81 vd.) düzenlemez; bu suçların ağırlaşmış hâllerini ancak üçüncü fıkra kapsamında, beslenmenin engellenmesi bağlamında hükme bağlar.

### Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Engelleme**: Hükümlü veya tutuklunun bir hakkından yararlanmasını fiilen önleyen her türlü davranıştır. Madde "her ne suretle olursa olsun" ifadesiyle araç ve yöntemi sınırlamadığından, fiziksel zor kullanma, tehdit, hile veya idari bir uygulama ile gerçekleşebilir.
- **Teşvik ve talimat**: Hükümlü veya tutukluyu birinci fıkrada sayılan fiillere yöneltmek ya da bu yönde emir vermektir. Teşvik, failin hükümlüyü ikna etmesini; talimat ise emir veya yönlendirmeyi ifade eder. Teşvik ve talimat, engelleme sonucu doğmuş olmasa da suçu tamamlar.
- **Mevzuatın tanıdığı görüşme ve temas olanağı**: Ceza infaz kanunu ve ilgili mevzuatın hükümlü ve tutuklulara sağladığı, birinci fıkrada tek tek sayılmayan diğer haberleşme ve temas imkânlarıdır. Bu ibare, madde kapsamını mevzuata bağlar; mevzuatta tanınmayan bir olanağın engellenmesi bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Beslenmenin engellenmesi**: Hükümlü veya tutuklunun yiyecek ve içecek almasını fiilen önleyen davranıştır. İkinci fıkranın ikinci cümlesi uyarınca, açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik, ikna ya da bu yolda talimat da beslenmenin engellenmesi sayılır.
- **Ağırlaşmış netice**: Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun ağırlaşmış hâllerinden birinin ya da ölümün gerçekleşmesidir. Bu netice, fail açısından ayrıca öngörülmüş olmalı veya en azından nedensellik bağı ile failin fiiline bağlanmalıdır; kasıt, kasten yaralama ya da öldürme hükümlerine göre belirlenir.

### Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme: hangi şartlar aranır?

- Failin, ceza infaz kurumu veya tutukevinde bulunan bir hükümlü ya da tutuklu hakkında hareket etmesi gerekir; mağdur bu sıfatı taşımalıdır.
- Birinci fıkradaki fiillerden birinin (haberleşme, görüşme, muayene ve tedavi, müdafi ya da avukat tayini, mahkeme ya da savcılığa gitme, kurum görevlileriyle görüşme, salıverilenin çıkışı, eğitim, spor, meslek, işyurdu ve sosyal-kültürel faaliyetlere katılım gibi) engellenmesi, teşvik edilmesi veya bu yolda talimat verilmesi gerekir.
- Fiil, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı diğer görüşme ve temas olanaklarını da kapsayabilir; bu olanak mevzuatta açıkça tanınmış olmalıdır.
- İkinci fıkra için, hükümlü veya tutuklunun beslenmesinin engellenmesi gerekir; açlık grevi veya ölüm orucuna teşvik, ikna ya da talimat da bu fiilin yerini alır.
- Üçüncü fıkrada, beslenmenin engellenmesi sonucunda kasten yaralama suçunun ağırlaşmış bir hâli ya da ölüm meydana gelmiş olmalı ve bu netice fiille nedensellik bağı ile bağlanmalıdır.
- Birinci fıkrada suçun oluşması için engellemenin fiilen gerçekleşmesi şart değildir; teşvik ve talimat, tek başına tamamlanmış suçtur.

### Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki fiilleri işleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Hükümlü veya tutuklu, birinci fıkradaki fiillere teşvik edilmiş ya da talimat almış ise, teşvik ve talimat veren kişi de aynı hükme göre cezalandırılır; engelleme fiilinin gerçekleşmesi gerekmez.
- Hükümlü veya tutuklunun beslenmesini engelleyen kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik, ikna ya da talimat, beslenmenin engellenmesi sayılır ve ikinci fıkra cezası uygulanır.
- Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun ağırlaşmış hâllerinden biri meydana gelirse, fail kasten yaralama hükümlerine göre ayrıca cezalandırılır.
- Beslenmenin engellenmesi sonucunda ölüm meydana gelirse, fail kasten öldürme hükümlerine göre ayrıca cezalandırılır.
- Birinci fıkradaki hak engellemesi gerçekleşmemiş olsa bile, sadece teşvik ya da talimat verilmesi suçun tamamlanması için yeterlidir.
- Madde, fail ile mağdur arasındaki ilişkiye özgü bir nitelik aramaz; bu nedenle genel bir suç olarak işler.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, haberleşme, görüşme, tedavi, müdafi tayini, mahkeme ve savcılığa gidiş gibi haklara yönelik engelleme ve teşvikleri düzenler.
- İkinci fıkra yalnızca beslenmenin engellenmesini ve açlık grevi ya da ölüm orucuna teşviki düzenler.

Sonuç: Birinci fıkra bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörür; ikinci fıkra ise iki yıldan dört yıla kadar hapis öngörür. Beslenme engellemesi her iki fıkranın da kapsamına girmez, yalnız ikinci fıkrada yer alır.

### Beslenmenin engellenmesi ile açlık grevine teşvik arasındaki fark nedir?

- Doğrudan yiyecek ve içeceğin alınmasını önleyen fiil, beslenmenin engellenmesidir.
- Hükümlü veya tutuklunun açlık grevine veya ölüm orucuna teşviki, ikna edilmesi ya da talimat verilmesi de ikinci fıkranın ikinci cümlesi uyarınca beslenmenin engellenmesi sayılır.

Sonuç: Her iki hâl de aynı ceza aralığına (iki yıldan dört yıla kadar hapis) tabidir; teşvik edilen kişinin açlık grevine başlaması gerekmez.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra, beslenmenin engellenmesinin kendisini cezalandırır.
- Üçüncü fıkra, beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama ağırlaşmış hâlinin ya da ölümün meydana gelmesini düzenler.

Sonuç: Üçüncü fıkradaki durumda ikinci fıkra cezasına ek olarak kasten yaralama veya kasten öldürme hükümlerine göre ayrıca ceza verilir.

### Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki hak listesini kapalı saymak; bunun yerine mevzuatın tanıdığı diğer temas olanaklarını da değerlendirmek gerekir.
- Açlık grevine teşviki beslenmenin engellenmesi sayılmadan ayrı bir suç gibi değerlendirmek; ikinci fıkranın ikinci cümlesi bunu beslenmenin engellenmesi sayar.
- Birinci fıkradaki teşvik ve talimat suçunu, engelleme fiilinin gerçekleşmesine bağlamak; teşvik tek başına suçu tamamlar.
- Üçüncü fıkrayı ikinci fıkranın yerine uygulamak; üçüncü fıkra ikinci fıkra cezasına ek olarak kasten yaralama veya öldürme hükümlerini uygular.
- Üçüncü fıkrada nedensellik bağını aramadan ağırlaşmış netice için ceza vermek.
- Birinci fıkradaki cezayı ikinci fıkra ile karıştırmak; birinci fıkranın aralığı bir yıldan üç yıla, ikincisi iki yıldan dört yıla kadardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kanun metninde yer alan hak listesi sınırlı sayılmayıp mevzuatın tanıdığı diğer temas olanaklarını da kapsadığı için, uygulamada bu ibarenin geniş yorumlanması beklenir.
- Açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik ve ikna edilmesi, kanun gereği beslenmenin engellenmesi sayıldığından, bu fiil ikinci fıkra kapsamında değerlendirilir. (Birinci Bölüm, 2014/2795 E., 30.06.2016; Birinci Bölüm, 2015/9192 E., 02.12.2015; İkinci Bölüm, 2013/1201 E., 20.05.2015; Birinci Bölüm, 2013/3354 E., 04.11.2013; Birinci Bölüm, 2013/275 E., 06.10.2015; İkinci Bölüm, 2013/1148 E., 07.07.2015)
- Bu hükmün karar örneklerinde ikinci fıkra metni tekrarlanmakta olup, uygulamada ikinci fıkranın ikinci cümlesi ile birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (Birinci Bölüm, 2014/2795 E., 30.06.2016; Birinci Bölüm, 2015/9192 E., 02.12.2015; İkinci Bölüm, 2013/1201 E., 20.05.2015; Birinci Bölüm, 2013/3354 E., 04.11.2013; Birinci Bölüm, 2013/275 E., 06.10.2015; İkinci Bölüm, 2013/1148 E., 07.07.2015)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkradaki engelleme fiilinin ispatı, iddia makamının sorumluluğundadır; hükümlü veya tutuklunun bir hakkı kullanmak istediği ve failin bunu engellediği, tanık beyanı, kurum kayıtları ve ziyaret ya da haberleşme kayıtları ile ortaya konulur.
- Beslenmenin engellenmesinin ispatı, iddia makamının yükümlülüğündedir; kurum yemek kayıtları, sağlık raporları ve tanık beyanları bu amaçla kullanılır.
- Açlık grevine teşvik ya da ikna iddiasını ileri süren taraf, teşvik fiilini ve talimatın içeriğini delillerle ispatlamak zorundadır; görüşme kayıtları ve tanık ifadeleri belirleyicidir.
- Üçüncü fıkradaki ağırlaşmış netice ile beslenmenin engellenmesi arasındaki nedensellik bağı, iddia makamınca ortaya konulmalıdır; failin savunması bu bağın kesilmesine ya da başka bir nedene dayandığına ilişkindir.
- Failin, mevzuatın tanıdığı bir hakkın varlığını bilmediği savunması hâlinde, bu bilginin varlığı ve kastın oluşumu hakkında iddia makamı delil sunmakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.94](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-94): Kişiye eziyet ve işkence hükümleridir; görevlilerin fiilleri ayrı bir suç olarak bu maddelerde değerlendirilebilir, m.298 ile çakışabilir.
- [5237 sayılı Kanun m.86](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-86): Kasten yaralama hükümleri; üçüncü fıkra uyarınca beslenmenin engellenmesinden doğan ağırlaşmış netice bakımından bu maddeye göre ceza verilir.
- [5237 sayılı Kanun m.81](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-81): Kasten öldürme hükümleri; üçüncü fıkra uyarınca beslenmenin engellenmesinden doğan ölüm bakımından uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.98](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-98): Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hükümleri; kendini idare edemeyen kişi bakımından m.298 ile ilişkilendirilmesi gereken komşu bir suçtur.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç aydan | [m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-289) | (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî… |
| iki yıla | [m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-289) | (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî… |
| bir yıla | [m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-289) | (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| üç aydan | [m.290](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-290) | (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıla | [m.290](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-290) | (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı aydan | [m.291](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-291) | (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. |
| iki yıla | [m.291](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-291) | (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı aydan | [m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292) | (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıla | [m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292) | (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıldan | [m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292) | (2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| üç yıla | [m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-292) | (2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| altı ayı | [m.293](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-293) | Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz. |
| bir yıldan | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| üç yıla | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıldan | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | (2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıla | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | (2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıldan | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | Ancak, hükümlünün cezası; a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla, b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla, Kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| sekiz yıla | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | Ancak, hükümlünün cezası; a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla, b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla, Kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| sekiz yıldan | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | Ancak, hükümlünün cezası; a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla, b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla, Kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| altı aydan | [m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-294) | (8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| altı aydan | [m.295](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-295) | (2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile… |
| iki yıla | [m.295](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-295) | (2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile… |
| altı aydan | [m.296](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-296) | (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| üç yıla | [m.296](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-296) | (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| iki yıldan | [m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297) | (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| beş yıla | [m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297) | (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıldan | [m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297) | Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan; a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi, b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi, c) Alkol içeren her… |
| üç yıla | [m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-297) | Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan; a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi, b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi, c) Alkol içeren her… |
| bir yıldan | [m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298) | (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer… |
| üç yıla | [m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298) | (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer… |
| iki yıldan | [m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298) | (2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. |
| dört yıla | [m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-298) | (2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. |

## Konuda geçen kararlar

- Ceza Genel Kurulu, 2023/232 E., 2025/607 K., 24.12.2025 (m.293)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/506 E., 2025/195 K., 30.04.2025 (m.293)
- Ceza Genel Kurulu, 2020/244 E., 2025/99 K., 26.02.2025 (m.296)
- Ceza Genel Kurulu, 2019/274 E., 2023/540 K., 18.10.2023 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/615 E., 2023/496 K., 04.10.2023 (m.297)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/423 E., 2023/121 K., 01.03.2023 (m.293)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/44 E., 2022/790 K., 08.12.2022 (m.294, m.295)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/43 E., 2021/287 K., 17.06.2021 (m.294, m.295)
- Ceza Genel Kurulu, 2018/97 E., 2021/91 K., 09.03.2021 (m.297)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1121 E., 2020/519 K., 15.12.2020 (m.293)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1021 E., 2020/112 K., 18.02.2020 (m.293)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/1161 E., 2019/126 K., 21.02.2019 (m.297)
- Ceza Genel Kurulu, 2015/185 E., 2018/332 K., 03.07.2018 (m.290)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/471 E., 2012/68 K., 28.02.2012 (m.297)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/31 E., 2011/219 K., 01.11.2011 (m.296)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/125 E., 2011/154 K., 05.07.2011 (m.293, m.294)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/261 E., 2011/141 K., 21.06.2011 (m.296)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/210 E., 2010/259 K., 14.12.2010 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/253 E., 2010/28 K., 16.02.2010 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/144 E., 2007/269 K., 11.12.2007 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/159 E., 2007/270 K., 11.12.2007 (m.296)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/161 E., 2007/232 K., 13.11.2007 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/145 E., 2007/172 K., 17.07.2007 (m.289)
- Ceza Genel Kurulu, 2006/202 E., 2006/196 K., 19.09.2006 (m.297)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/14245 E., 2026/1011 K., 21.01.2026 (m.291)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/8662 E., 2025/10934 K., 18.12.2025 (m.297)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/5441 E., 2025/9280 K., 25.11.2025 (m.291)
- 11. Ceza Dairesi, 2022/8686 E., 2025/12757 K., 07.10.2025 (m.291)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/21055 E., 2025/5568 K., 02.07.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/1041 E., 2025/5437 K., 30.06.2025 (m.291)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/1294 E., 2025/5421 K., 30.06.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/19593 E., 2025/4554 K., 03.06.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/22234 E., 2025/4173 K., 22.05.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/23733 E., 2025/3888 K., 14.05.2025 (m.291)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/25805 E., 2025/3709 K., 08.05.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/18273 E., 2025/2802 K., 10.04.2025 (m.292)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/24702 E., 2025/1849 K., 06.03.2025 (m.291)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/3394 E., 2024/9830 K., 19.12.2024 (m.294)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/741 E., 2024/7130 K., 26.09.2024 (m.295)
- 8. Ceza Dairesi, 2023/832 E., 2024/6800 K., 18.09.2024 (m.294)
- 6. Ceza Dairesi, 2022/15501 E., 2024/7535 K., 12.06.2024 (m.290)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/557 E., 2024/1682 K., 22.02.2024 (m.296)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/5969 E., 2023/9421 K., 30.11.2023 (m.294)
- 6. Ceza Dairesi, 2022/6392 E., 2023/11330 K., 07.06.2023 (m.290)
- 2. Ceza Dairesi, 2021/9322 E., 2023/3366 K., 07.06.2023 (m.290)
- 5. Ceza Dairesi, 2021/6442 E., 2023/407 K., 24.01.2023 (m.295)
- 2. Ceza Dairesi, 2020/10094 E., 2020/7012 K., 29.06.2020 (m.296)
- 16. Hukuk Dairesi, 2008/6485 E., 2008/7123 K., 10.11.2008 (m.290)
- 16. Hukuk Dairesi, 2008/6692 E., 2008/6413 K., 20.10.2008 (m.290)
- Genel Kurul, 2019/24131 E., 20.03.2025 (m.295)
- Genel Kurul, 2020/17359 E., 12.12.2024 (m.295)
- Birinci Bölüm, 2014/2795 E., 30.06.2016 (m.298)
- Birinci Bölüm, 2015/9192 E., 02.12.2015 (m.298)
- Birinci Bölüm, 2013/275 E., 06.10.2015 (m.298)
- İkinci Bölüm, 2013/1148 E., 07.07.2015 (m.298)
- İkinci Bölüm, 2013/1201 E., 20.05.2015 (m.298)
- Birinci Bölüm, 2013/3354 E., 04.11.2013 (m.298)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 07.07.2011 (m.297).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/muhafaza-gorevini-kotuye-kullanma
