---
title: "Tehdit ve şantaj — Ceza Hukuku Özel Hükümler konu anlatımı"
course: "Ceza Hukuku Özel Hükümler"
law: "Türk Ceza Kanunu"
articles: "TCK m.106–115"
last_amended: "2022-05-12"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/tehdit-ve-santaj"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Tehdit ve şantaj

Ceza Hukuku Özel Hükümler › Özel hükümler › Kişilere karşı suçlar › Hürriyete karşı suçlar — [Ceza Hukuku Özel Hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler)

## Kısaca

TCK m.106, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair bir kötülük bildirerek tehdit etmeyi suç olarak düzenler; temel hâl, bu konuların kadına karşı işlenmesi, nitelikli haller ve tehdit amacıyla işlenen kasten öldürme, kasten yaralama ya da malvarlığına zarar verme suçlarında gerçek içtimayı kapsar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesi, şantaj suçunu düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.106–115 hükümlerini kapsar: tehdit, şantaj, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, etkin pişmanlık, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme.

- [TCK m.106 — Tehdit](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106)
- [TCK m.107 — Şantaj](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-107)
- [TCK m.108 — Cebir](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-108)
- [TCK m.109 — Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109)
- [TCK m.110 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-110)
- [TCK m.111 — Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-111)
- [TCK m.112 — Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112)
- [TCK m.113 — Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-113)
- [TCK m.114 — Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114)
- [TCK m.115 — İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115)

## [TCK m.106 — Tehdit](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106)

Bu madde, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair bir kötülük bildirerek tehdit etmeyi suç olarak düzenler; temel hâl, bu konuların kadına karşı işlenmesi, nitelikli haller ve tehdit amacıyla işlenen kasten öldürme, kasten yaralama ya da malvarlığına zarar verme suçlarında gerçek içtimayı kapsar. Herkes fail, belirli ya da belirlenebilir bir kişi mağdur olabilir. Halk arasında korku ve panik yaratmaya yönelik alenî tehdit (TCK m.213), şantaj (m.107), tehdit unsurunun başka suçun unsuru olduğu bileşik suçlar ve tehdidin ayrıca cezalandırıldığı aile içi kötü muamele ilişkisi maddenin kapsamı dışındadır (m.213, m.107, m.230 bağlamında ayrıca değerlendirilir). Tüzel kişilerin güvenlik tedbirleri ile zamanaşımı ve usul kuralları da bu maddede düzenlenmemiştir.

### Tehdit: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tehdit**: Failin, gerçekleşmesi kendi isteğinin yerine getirilmemesine bağlı bir kötülüğü mağdura bildirmesidir. Kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği failin iradesine veya görünüşte onun takdirine bağlı olmalıdır.
- **Yakın**: Mağdurla aralarında sıkı bir ilişki bulunan kişidir; akrabalık zorunlu değildir, yakınlık ilişkisi somut olayda değerlendirilir. Tehdidin yakına yöneltilmesi, mağduru korkutmaya elverişli olduğu ölçüde mağdura yapılmış sayılır.
- **Soyut tehlike suçu**: Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşmesi aranmaz; sözlerin veya hareketlerin yapılmasıyla suç tamamlanır. Tehdidin ciddi görünmesi, muhatap üzerinde etkili olması ise ayrıca aranmaz.
- **Basit ve nitelikli tehdit ayrımı**: Basit hâl, kötülüğün hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelmesi ya da malvarlığına yönelmesi üzerinden ayrılır. Nitelikli haller fıkra 2'de sayılmıştır ve cezayı artırır.
- **Gerçek içtima**: Tehdit amacıyla işlenen kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçlarında tehdit suçundan ayrıca ceza verilmesi anlamına gelir; fıkra 3 bu hâli düzenler.

### Tehdit: hangi şartlar aranır?

- Failin mağdura karşı bir kötülük bildirmesi gerekir; bildirilen kötülük hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar veya sair bir kötülük olmalıdır.
- Tehdit, belirli veya belirlenebilir bir kişiye yöneltilmiş olmalıdır; mağdurun kendisi veya yakını hedef alınabilir.
- Tehdidin, kötülüğün gerçekleşmesinin failin isteğinin yerine getirilmemesine bağlı olarak sunulması gerekir.
- Tehdit, muhatap üzerinde korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olmalıdır; muhatabın gerçekten korkmuş olması şart değildir.
- Fail, söylediği kötülüğü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara sahip olduğu kanısını karşı tarafta uyandırmış olmalıdır.
- Fail kasten hareket etmelidir; tasarlama veya taammüt aranmaz, öfke ile söylenen sözler de kapsamdadır.
- Nitelikli hâlde fiil silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyarak, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmelidir.

### Tehdit: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkra birinci cümledeki hâlde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir; kadına karşı işlenmişse alt sınır dokuz ay olur.
- Malvarlığı itibarıyla büyük zarar veya sair kötülük tehdidinde iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir ve yalnız mağdurun şikayeti üzerine kovuşturulur.
- İkinci fıkradaki nitelikli hâllerde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.
- Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse tehdit suçundan ayrıca ceza verilir.
- Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşmesi suçun oluşması için gerekli değildir; suç tehdidin yapılmasıyla tamamlanır.
- Kötülüğün gerçekleşmemesi veya mağdurun tehdidi ciddiye almaması suçu ortadan kaldırmaz.
- Tehdidin objektif olarak ciddi ve korku yaratmaya elverişli olmadığı hâllerde suç oluşmaz.
- Kişinin hayatına veya vücuduna yönelik olmasa da tehdit, mağdura yakın bir kişiye yöneltilmişse ve korku yaratmaya elverişliyse suç oluşur.

### Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık ile malvarlığı tehdidi arasındaki fark nedir?

- Kötülüğün kişinin hayatı, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı olduğu hâl, birinci fıkranın birinci cümlesi kapsamındadır.
- Kötülüğün malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar veya sair bir kötülük olduğu hâl, ikinci cümle kapsamındadır.

Sonuç: Birinci hâlde soruşturma ve kovuşturma resen yapılır; ikinci hâlde mağdurun şikayetine bağlıdır. Ceza miktarı da farklıdır.

### Basit tehdit ile nitelikli tehdit (fıkra 2) arasındaki fark nedir?

- Fıkra 1'deki hâller, nitelikli sebep bulunmaksızın işlenen tehdittir.
- Fıkra 2'de sayılan silah, kimliği gizleme, birlikte hareket veya suç örgütü gücü kullanılarak işlenen tehdittir.

Sonuç: Nitelikli hâlde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapis olur; basit hâlde ise temel ceza aralığı uygulanır.

### Tehdit suçu ile tehdit amacıyla işlenen başka suç (fıkra 3) arasındaki fark nedir?

- Yalnızca tehdit fiili işlenmiş olur.
- Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenmiş olur.

Sonuç: Fıkra 3 uyarınca tehdit suçundan ayrıca ceza verilir (gerçek içtima); tehdit suçu bu durumda yutulmaz.

### Tehdit (m.106) ile alenî tehdit halk arasında korku (TCK m.213) arasındaki fark nedir?

- Mağdur belirli veya belirlenebilir bir kişidir.
- Tehdit halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla alenen yapılır ve mağdur belirsizdir.

Sonuç: Mağdur belirli ise bu madde uygulanır; belirsiz ise m.213 uygulanır.

### Tehdit ile şantaj (m.107) arasındaki fark nedir?

- Tehdit, kötülük bildirimiyle korkutmaya dayanır; failin amacı ilgili zararın bildirilmesiyle sınırlıdır.
- Şantaj, mağdurun hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyin yapılması ya da yapılmaması yönünde zorlamayı içerir.

Sonuç: Hareket ve amaç farklıdır; her ikisinin koşulları birlikte bulunuyorsa ayrı değerlendirme gerekir.

### Tehdit: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmediğini suçun unsuru saymak; oysa suç soyut tehlike suçudur ve kötülüğün gerçekleşmesi aranmaz.
- Mağdurun gerçekten korkup korkmadığına bakarak suçu aramak; oysa tehdidin objektif olarak ciddi ve korku yaratmaya elverişli olması yeterlidir.
- Malvarlığı veya sair kötülük tehdidini hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık tehdidiyle aynı cezaya bağlamak; birinci fıkranın iki cümlesi farklı ceza ve farklı kovuşturma koşullarına bağlıdır.
- Kadına karşı işlenen tehdidin dokuz ay alt sınırını dikkate almamak; bu hâlde alt sınır altı aydan yüksektir.
- Tehdidi yalnız mağdura doğrudan yöneltilmiş sanmak; mağdurun yakınına yönelik tehdit de suçu oluşturur.
- Tehdit amacıyla başka bir suç işlendiğinde fıkra 3 uyarınca ayrı ceza verilmesi gerektiğini gözden kaçırmak; tehdit suçu bu durumda yutulmaz.
- Şikâyete bağlı hâl ile resen kovuşturulan hâli karıştırmak; birinci cümle resen, ikinci cümle şikâyete bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tehdit suçunda kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın tehdidin sözlerle veya hareketlerle yapılmış olması yeterli kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/154 E., 2023/551 K., 25.10.2023; Ceza Genel Kurulu, 2022/528 E., 2023/520 K., 11.10.2023)
- Tehdidin ciddiyetinin somut olayda, sarf edilen sözler ile failin kendisinin bunu gerçekleştirebilecek imkâna sahip olduğu izlenimi birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/1916 E., 2026/2339 K., 30.03.2026)
- Birinci fıkrada sayılan kadına karşı işlenen tehdit için cezanın alt sınırı dokuz ay olarak uygulanmaktadır; bu sınır kararlarda dikkate alınmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2023/20496 E., 2026/108 K., 06.01.2026; 6. Ceza Dairesi, 2025/2207 E., 2025/9592 K., 17.11.2025)
- Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde, nitelikli hâl (fıkra 2-c) uygulanarak cezanın iki yıldan yedi yıla kadar hapis olarak belirlendiği görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/154 E., 2023/551 K., 25.10.2023; 1. Ceza Dairesi, 2024/1916 E., 2026/2339 K., 30.03.2026)
- Suçun işlendiği sırada tehdit edilen kişinin yaşı veya kişiliği, tehdide dair ciddiyet değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2025/5365 E., 2025/9704 K., 17.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tehdidin varlığını iddia eden taraf, yani savcılık veya müşteki, tehdit sözünün veya hareketinin yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat tanık beyanı, ses kaydı, mesaj kaydı veya tanık ifadesi ile yapılabilir.
- Kötülüğün mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik olduğunu ileri süren taraf, bu niteliği belgelerle ortaya koymalıdır.
- Nitelikli hâllerden birinin (silah, kimlik gizleme, birlikte işleme, suç örgütü gücü) varlığını iddia eden taraf, bu unsurun gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Failin söylediği kötülüğü gerçekleştirebileceği izlenimini yarattığını ileri süren taraf, somut olayın koşullarını (sözlerin içeriği, ilişki, geçmiş olaylar) ispatlamalıdır.
- Fail, tehdidi şaka veya öfke sonucu söylendiğini ileri sürerek savunma yapabilir; ancak kastın bulunmadığını ileri süren savunma, tasarlama veya taammüt aranmadığı için etkili olmayabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.213](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-213): Tehdidin halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla alenen ve mağdur belirsiz olarak yapılması hâlinde bu madde yerine uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-107): Tehdidin mağdurun hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyin yapılmasını zorlamak amacıyla kullanılması hâlinde şantaj suçu oluşur; bu madde ile ayrımı yapılır.
- [5237 sayılı Kanun m.43](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-43): Birinci fıkrada tehdidin kadına karşı işlenmesi hâlinin dokuz ay alt sınırı ile birlikte değerlendirilen, suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi bakımından nitelikli haller içindir (tehdit bileşik suç olarak başka suçun unsuru ise bileşik suç hükümleri uygulanır).
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Ceza indirimi uygulamasında, tehdit suçuna ilişkin cezanın takdiri bakımından bu maddeyle birlikte değerlendirilir.

## [TCK m.107 — Şantaj](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-107)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesi, şantaj suçunu düzenler. Birinci fıkra, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle kişiyi zorlama halini; ikinci fıkra ise kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususları açıklama veya isnat etme tehdidiyle yarar sağlama halini kapsar. Suçun failine ve mağduruna ilişkin herkes bakımından uygulanır. Madde, tehdit suçunun genel hâlini (m.106), tehdidin cezasını artıran ya da şikâyete bağlayan hâllerini, fail hakkında güvenlik tedbirlerini ve zincirleme suç ile içtima kurallarını düzenlemez (m.106, m.43, m.44, m.52). Ayrıca hakaret ve sövme fiillerinin ayrıca cezalandırılması (m.125), aynı fiilden doğan başka suçların nitelikli hâlleri ve zamanaşımı ile şikâyet süresi gibi usul konuları bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Şantaj: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Şantaj**: Failin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle kişiyi zorlaması veya şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklama ya da isnat etme tehdidiyle yarar sağlaması suretiyle işlenen, tehdidin özel bir şeklini oluşturan suçtur. Suç, mağdurun zorlanmasıyla tamamlanır; zorlanan kişinin isteneni yapması aranmaz.
- **Hakkın veya yükümlülüğün kötüye kullanılması**: Birinci fıkradaki şantajın temel niteliğidir. Fail, kanunen tanınmış bir hakkını kullanacağını ya da yerine getirmekle yükümlü olduğu bir davranışı yapmayacağını bildirir ve bu bildirimle muhatabını zorlar. Bildirilen davranış kendisi haksız bir kötülük değildir; haksızlık, bu davranışın muhatap üzerinde yarattığı baskıdan yararlanmaktadır.
- **Haksız çıkar**: Birinci fıkrada zorlamanın hedefi olan, failin hukuken elde etme hakkı bulunmayan maddi veya manevi yarardır. Çıkarın haksız olması yeterlidir; maddi nitelikte olması şart değildir.
- **Yarar**: İkinci fıkrada aranan, failin kendisine veya başkasına sağlamak istediği menfaattir. Yararın haksız olması gerekmez; ekonomik olması da zorunlu değildir.
- **Şeref veya saygınlığa zarar verecek nitelikte hususlar**: Kişinin toplum içindeki itibarını zedeleyebilecek gerçek ya da uydurma bilgi ve olguları ifade eder. İkinci fıkrada tehdidin konusunu oluşturur.

### Şantaj: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra şantajında, fail mağdurun hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahsederek mağdurun bu bildirimle zorlanması gerekir.
- Birinci fıkrada zorlamanın hedefi, mağdurun kanuna aykırı olan ya da yerine getirmekle yükümlü bulunmadığı bir şeyi yapması, yapmaması veya haksız çıkar sağlamasıdır; zorlanan davranış hukuka uygun bir yükümlülük ise suç oluşmaz.
- Birinci fıkrada suçun tamamlanması için mağdurun zorlanması yeterlidir; mağdurun istenen davranışı gerçekleştirmesi aranmaz.
- İkinci fıkra şantajında, fail kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla hareket etmelidir; yarar sağlanmasına yönelik bu maksat olmadan işlenen tehdit ikinci fıkra kapsamında değerlendirilmez.
- İkinci fıkrada fail, bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikte hususların açıklanacağını veya isnat edileceğini bildirerek tehdit içeren bir beyanda bulunmalıdır; tehdit gerçek ya da uydurma hususlara dayanabilir.
- İkinci fıkrada tehdidin konusu, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikte olmalıdır; bu nitelik taşımayan bir husus şantaj olarak değerlendirilmez.
- Her iki fıkrada da failin tehdidi ile mağdurun zorlanması arasında nedensel bağ bulunmalıdır.

### Şantaj: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkraya göre şantaj suçu işleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkra kapsamındaki şantaj da birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır; yani aynı hapis ve adli para cezası uygulanır.
- Mağdur istenen davranışı yapmasa bile birinci fıkrada suç tamamlanmıştır; zorlanma gerçekleştiği anda suç oluşur.
- Yarar sağlanmasını istemeden yalnızca şeref veya saygınlığa zarar verecek bir husus açıklanacaksa ikinci fıkra uygulanmaz; bu durumda sair kötülükle tehdit hükümleri gündeme gelir.
- Mağdurun zorlanması gerçekleşmediğinde ise bu madde uyarınca tamamlanmış bir şantaj bulunmaz; bu hâlde teşebbüs hükümleri değerlendirilebilir.
- Birinci fıkradaki bildirilen davranış hukuka uygun bir hak veya yükümlülük olsa bile, bu hakkın haksız çıkar sağlamak için kullanılması hâlinde suç oluşur.
- Madde emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle bu hükmü değiştirmesi söz konusu olamaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada tehdidin konusu, failin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir davranıştır ve bu bildirim kanuna aykırı değildir.
- İkinci fıkrada tehdidin konusu, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanması ya da isnadıdır.

Sonuç: Birinci fıkrada yarar sağlanması şart değildir, zorlama yeterlidir; ikinci fıkrada ise kendisine veya başkasına yarar sağlama maksadı aranır.

### Şantaj (m.107/1) ile sair kötülükle tehdit (m.106/1) arasındaki fark nedir?

- Şantajda fail, hakkını kullanacağını ya da yükümlülüğünü yerine getirmeyeceğini bildirerek muhatabı zorlar.
- Sair kötülükle tehditte fail, haksız bir kötülük yapacağını bildirir.

Sonuç: Hareket hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise m.107/1 uygulanır; haksız bir kötülük bildirilmişse m.106/1 uygulanır.

### Şantaj (m.107/2) ile sair kötülükle tehdit (m.106/1) arasındaki fark nedir?

- m.107/2 şantajında tehdit, şeref ve saygınlığa zarar verecek hususların açıklanmasına dayanır ve fail yarar sağlanmasını ister.
- Yarar sağlanması şartına bağlanmayan veya yarar dışında başka bir amaca yönelen aynı tür tehdit, m.106/1 kapsamında değerlendirilir.

Sonuç: Tehdidin yarar sağlama amacına bağlanıp bağlanmadığı belirleyicidir; bağlanmamışsa m.107/2 değil m.106/1 uygulanır.

### Şantaj: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki bildirimi haksız kötülük sanıp m.106/1 uygulamak; oysa bildirilen davranış hakkın kullanılması veya yükümlülüğün yerine getirilmesidir ve hareket hakkın kötüye kullanılmasıdır.
- Birinci fıkrada suçun tamamlanması için mağdurun isteneni yapmış olmasını aramak; oysa zorlanma yeterlidir.
- İkinci fıkrada yarar şartını göz ardı edip sadece şeref veya saygınlığa zarar verecek bildirim üzerinden şantaj hükmü kurmak.
- Yarar sağlama maksadı bulunmayan tehdidi m.107/2 kapsamında değerlendirmek; bu durumda m.106/1 uygulanır.
- Mağdurun zorlanmadığı hâlde şantajın tamamlandığını kabul etmek; zorlanma gerçekleşmemişse tamamlanmış suç oluşmaz.
- Birinci fıkradaki hakkın gerçekten var olup olmadığını araştırmadan, yalnız bildirimin şekline bakarak hüküm kurmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, ikinci fıkrada yarar kavramını yalnız ekonomik menfaatle sınırlamamakta; cinsel arzuların tatmini ve duygusal ilişkinin sürdürülmesi gibi her türlü yararın bu kapsama girebileceğini kabul etmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2025/1811 E., 2025/5333 K., 15.05.2025)
- Yargıtay, tehdit edilen mağdurdan failin veya başkasının bir yarar sağlamasının istenmesini ikinci fıkra şantajının oluşumu için zorunlu görmektedir ve birinci fıkradaki haksız çıkar ile ikinci fıkradaki yarar kavramını birbirinden ayrı değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/166 E., 2011/213 K., 18.10.2011)
- Şantaj, ikinci fıkrada tehdit ve yarar sağlama amacının birlikte bulunmasıyla oluştuğundan, eylemin tehdit ve yarar boyutları ayrı ayrı tespit edilerek hüküm kurulmaktadır. (12. Ceza Dairesi, 2022/5696 E., 2025/995 K., 03.02.2025)
- Birinci fıkra ile ikinci fıkranın birlikte uygulanması ile yalnızca birinin uygulanması ayrı hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, hükümde hangi fıkranın uygulandığının açıkça belirtilmesi aranmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2009/26 E., 2009/117 K., 05.05.2009)
- Hakkın kötüye kullanılması ile ilgili birinci fıkra şantajında, mahkemeler failin bildirdiği hakkın gerçekten var olup olmadığını ve bu hakkın yarar elde etmek için kullanıldığını birlikte değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/154 E., 2023/551 K., 25.10.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Şantajı ileri süren savcılık ya da katılan, failin hakkı olan ya da yükümlü olduğu bir şeyi bildirerek mağduru zorladığını ispatla yükümlüdür.
- Birinci fıkrada zorlamanın hedefinin haksız çıkar olduğunu ispat yükü iddia edene aittir; mağdurun isteneni yapmış olması gerekmediğinden, tanık beyanı ve yazışmalar yeterli delil olabilir.
- İkinci fıkrada yarar sağlama maksadı ve tehdidin içeriği ispatlanmalıdır; telefon kayıtları, mesajlar ve tanık beyanları bu konuda başlıca delildir.
- Savunma olarak failin bildirdiği şeyin hukuken hakkı ya da yükümlülüğü olduğunu ileri sürmesi hâlinde, bu hakkın varlığını ispat yükü failde değil ama savunmanın dayanağını gösterme yükü faildedir.
- Mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek hususun gerçek mi uydurma mı olduğu suçun oluşması için önemli değildir; ancak bunun tehdidin yoğunluğunu ve maksadı belirlemede etkisi ispat edilebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106): Şantajın tehdit suçunun özel bir şekli olması nedeniyle, m.107/2 kapsamına girmeyen tehdit hâllerinde basit tehdit (m.106/1) ile arasındaki ayrım bu maddeye göre belirlenir.
- [5237 sayılı Kanun m.43](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-43): Aynı hareketlerle birden fazla şantaj eyleminin işlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kuraldır.
- [5237 sayılı Kanun m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-52): Şantaj suçundan verilecek cezanın belirlenmesinde ve indirim ölçütlerinde uygulanan genel hükümdür.
- [5237 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-62): Şantaj suçunun failinin eylemi sonucunda haksız çıkar sağlanmış ve ilgili bir eylemle birlikte işlenmişse ayrıca takdir edilen indirim hükmüdür.

## [TCK m.108 — Cebir](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-108)

Madde, bir kişiye karşı, onu bir şeyi yapmaya, yapmamaya veya bir şeyin kendisi tarafından yapılmasına müsaade etmeye zorlamak amacıyla cebir kullanılmasını suç olarak düzenler ve bu fiil kasten yaralama suçunu oluşturduğu için verilecek cezanın artırılmasını öngörür. Hüküm, cebir kullanan fail ile cebre muhatap olan kişi arasındaki ilişki bakımından uygulanır. Maddede cebrin tanımı yapılmaz; tehdit, hile ve yetki sınırı içinde kamu görevlisinin zor kullanması gibi konular madde metninde düzenlenmez. Tehdit suçu (m.106) ile cebir kullanma dışındaki bağımsız suç tipleri, maddenin tamamlayıcı ve tali niteliği gereği bu maddenin dışında kalan hükümlerle değerlendirilir. Cebir kullanılmasının hukuka uygunluk sebeplerine (meşru savunma gibi) ilişkin genel hükümler de bu maddede yer almaz.

### Cebir: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Vis compulsiva (zorlayıcı cebir)**: Mağdurun önünde alternatif davranış imkânları kalmasına rağmen, mevcut bir kötülüğün icrasıyla belli bir kararı almaya ya da davranışa yöneltilmesi biçimindeki cebirdir. Mağdurun hareketi zorunlu kılınmasa bile belli bir karara varmasına neden olan cebir de bu kapsama girer.
- **Vis absoluta (mutlak cebir)**: Kişinin iradesini tamamen bertaraf ederek onu soyut bir araç konumuna indiren fiziki güç biçimidir. Bu tür kuvvet kullanımı cebir kullanma suçunu oluşturmaz.
- **Kasten yaralama (86. madde ile bağlantısı)**: Maddenin unsurunu oluşturan fiilin, vücuda acı verme ya da sağlık veya algılama yeteneğini bozma niteliği taşımasını ifade eder. Cebir, bu niteliği taşıyan hareketlerden oluşmak zorundadır.

### Cebir: hangi şartlar aranır?

- Failin, bir kişiye karşı fiziki güç kullanmış olması gerekir.
- Kullanılan fiziki gücün, mağdurun bir şeyi yapması, yapmaması veya bir şeyin kendisi tarafından yapılmasına müsaade etmesi amacını taşıması gerekir; bu amaç bir koşul ya da emir biçiminde ortaya çıkabilir.
- Fiziki gücün, mağdurun irade oluşturma veya iradeye uygun hareket etme serbestisini ihlale elverişli olması gerekir; mağdurun gerçekte irade serbestisinin ihlal edilmiş olması aranmaz.
- Cebir, vücut bütünlüğünü etkileyen ve kasten yaralama niteliği taşıyan hareketlerden oluşmalıdır; yalnızca psikolojik baskı ile sınırlı kalan hareketler bu unsuru taşımaz.
- Fiil, mutlak cebir (vis absoluta) niteliğinde olmamalıdır; iradeyi belli yönde zorlamak yerine iradeyi tamamen bertaraf eden kuvvet kullanımı bu suçu oluşturmaz.
- Fiil hukuka aykırı olmalıdır; meşru savunma gibi bir hukuka uygunluk sebebi bulunduğunda suç oluşmaz.
- Cebir, başka bir suçun unsuru olarak ya da cebir kullanımı için özel olarak düzenlenmiş bir suç tipi kapsamında gerçekleşiyorsa bu madde uygulanmaz; tamamlayıcı ve tali bir suç tipidir.

### Cebir: hangi sonuçları doğurur?

- Cebir kullanma, kasten yaralama suçunu oluşturduğu için verilecek ceza, kasten yaralama suçundan verilecek cezanın üçte biri ile yarısı arasında artırılarak hükmolunur.
- Cebir kullanılması halinde, bu cebir kasten yaralama suçunun temel veya nitelikli şekline uyan hareketlerle gerçekleştirilmişse artırım bu şekle göre yapılır.
- Cebir, bir şeyi yapma, yapmama veya bir şeyin yapılmasına müsaade etme amacı taşımıyorsa bu madde uygulanmaz.
- Mağdurun bir şey yapması veya yapmaması ya da bir şeyin yapılmasına izin vermesi, cebir dışındaki araçlarla sağlanmışsa bu madde uygulanmaz.
- Cebir kullanılması halinde mağdurun irade serbestisinin gerçekten ihlal edildiği ispatlanmak zorunda değildir; ihlale elverişli fiziki güç yeterlidir.
- Cebir hukuka uygun bir nedenle (meşru savunma, yetki içi kamu görevi) kullanılmışsa suç oluşmaz.
- Cebir, başka bir suçun unsurunu oluşturuyorsa ya da cebir kullanımı için ayrıca düzenlenmiş bir suç tipi kapsamındaysa bu madde yerine o hüküm uygulanır.
- Cebir kullanma, kasten yaralama suçunu da oluşturduğu için fail, kasten yaralama suçunun cezası ile bu maddedeki artırımın bir arada uygulanması sonucuyla karşılaşır.

### Cebir ile tehdit arasındaki fark nedir?

- Cebirde fail, fiziki güçle mağdurun bedenini etkiler ve mağdur bu acının etkisiyle belli bir davranışa zorlanır.
- Tehditte fail, ileride gerçekleşecek bir kötülüğü bildirerek korkutur; fiziki güç kullanılmaz.

Sonuç: Fiziki güç kullanılmışsa 108. madde, kullanılmamış ve yalnızca kötülük bildirilmişse tehdit hükümleri uygulanır.

### Vis compulsiva ile vis absoluta arasındaki fark nedir?

- Zorlayıcı cebirde mağdurun alternatif davranış imkânları kalır ve iradesi belli yönde yönlendirilir.
- Mutlak cebirde mağdurun iradesi tamamen bertaraf edilir ve kişi soyut bir araç konumuna indirgenir.

Sonuç: Yalnızca zorlayıcı cebir 108. maddenin tipikliğini oluşturur; mutlak cebirde bu madde uygulanmaz.

### Cebir kullanan kişi ile kamu görevlisi (yetki içi) arasındaki fark nedir?

- Özel bir kişi, bir şey yapmaya zorlamak amacıyla fiziki güç kullanır.
- Kamu görevlisi, kanundan veya yetkili merciin emrinden doğan yetki sınırları içinde zor kullanır.

Sonuç: Yetki sınırları içinde kullanılan zor hukuka uygun olduğundan suç oluşmaz; yetki sınırı aşılırsa aşkın kısım cebir dışında bir suç oluşturabilir.

### Cebir ile meşru savunmada kullanılan cebir arasındaki fark nedir?

- Haksız bir saldırıyı orantılı biçimde defetmek için kullanılan fiziki güç, tipikliği oluşturabilir.
- Saldırıyı defetmeye yönelik ve orantılı olan fiziki güç hukuka uygundur.

Sonuç: Meşru savunma kapsamındaki cebir hukuka uygun olduğundan 108. maddedeki suç oluşmaz.

### Cebir ile cebrin başka suçun unsuru olduğu haller arasındaki fark nedir?

- Genel cebir suçu, başka bir suçun unsuru olarak kullanılan cebri kapsamaz.
- Cebrin başka bir suçun unsuru olduğu ya da özel olarak düzenlendiği hallerde ilgili özel suç tipi uygulanır.

Sonuç: Cebir kullanma suçu tamamlayıcı ve tali olduğundan bu hallerde 108. madde uygulama alanı bulmaz.

### Cebir: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Cebri, yalnızca fiziksel temas varsa oluşan bir kavram saymak; psikolojik baskı ile fiziki gücün ayrılmadığı hallerde cebir varlığını göz ardı etmek.
- Mutlak cebir (vis absoluta) ile zorlayıcı cebri karıştırmak ve mağdurun iradesini tamamen bertaraf eden kuvvet kullanımını 108. madde kapsamında saymak.
- Cebrin amacını ihmal etmek; mağdurun bir şey yapması, yapmaması veya bir şeyin yapılmasına müsaade etmesi amacı yoksa 108. maddenin uygulanabileceğini düşünmek.
- Mağdurun gerçekte irade serbestisinin ihlal edildiğini ispat aramak; oysa ihlale elverişli fiziki güç yeterlidir.
- Cebir ile tehdidi karıştırmak; fiziki güç kullanılmadan yapılan zorlamayı 108. madde kapsamında değerlendirmek.
- Cebir kullanılan hareketin kasten yaralama niteliği taşıyıp taşımadığını incelemeden doğrudan 108/1 artırımını uygulamak.
- Meşru savunma veya yetki içi kamu görevi gibi hukuka uygunluk sebeplerini incelemeden cebir suçunu hüküm altına almak.
- Cebir kullanma suçunun başka bir suçun unsuru olduğu ya da özel olarak düzenlendiği hallerde 108. maddeyi genel olarak uygulamak; bu durumda tamamlayıcı ve tali niteliğe uygun hüküm seçilmelidir.
- Artırım oranını üçte bir ile yarı arasında değil, sabit bir oran olarak uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, cebir kavramını belirlerken kişiye karşı fiziki güç kullanılıp kullanılmadığını ve bu gücün mağdurun iradesi üzerinde zorlayıcı bir etki yaratıp yaratmadığını esas almaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/160 E., 2025/327 K., 10.09.2025; Ceza Genel Kurulu, 2014/133 E., 2014/352 K., 11.07.2014; Ceza Genel Kurulu, 2011/419 E., 2012/216 K., 05.06.2012)
- Mahkemeler, kasten yaralama suçu ile cebir kullanma suçunun birlikte değerlendirildiği hallerde cebir kullanımını 108/1 üzerinden hükme bağlamakta ve artırımı bu hükme göre yapmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/160 E., 2025/327 K., 10.09.2025; 8. Ceza Dairesi, 2024/24445 E., 2025/11115 K., 23.12.2025)
- Uygulamada 108. maddenin dördüncü fıkrasına yapılan atıf, cebir kullanma suçunun nitelikli hallerine ilişkin hükümlerin de dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. (13. Ceza Dairesi, 2019/2085 E., 2019/6969 K., 29.04.2019)
- Yargıtay, cebir kullanma ile kasten yaralama arasındaki ilişkiyi, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği açısından da değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/133 E., 2014/352 K., 11.07.2014; Ceza Genel Kurulu, 2011/419 E., 2012/216 K., 05.06.2012)
- Uygulamada tutukluluk incelemelerinde 108. madde hükümlerinin ayrıca dikkate alındığı görülmektedir; bu, maddenin yalnızca yargılama sonucu değil süreç açısından da önemli olduğunu gösterir. (Genel Kurul, 2016/24616 E., 03.05.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Cebir kullanımını ileri süren savcılık veya müşteki, fiziki gücün kullanıldığını ve bunun mağdura yöneldiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat genellikle tanık beyanı, sağlık raporu ve olay yeri tespiti ile yapılır.
- Failin amacının bir şeyi yapma, yapmama veya bir şeyin yapılmasına müsaade etme olduğunu ispat yükü iddia eden tarafa aittir; amaç çoğu kez mağdurun davranışının değişmesi ya da bir talebin yerine getirilmesi üzerinden anlaşılır.
- Kasten yaralama niteliğinin varlığı, mağdurun uğradığı bedensel zararın tıbbi raporla belgelenmesi ile ispatlanır; yaralama niteliği ispatlanamazsa cebir suçu değil başka bir suç söz konusu olabilir.
- Meşru savunma veya yetki içi zor kullanımı savunmasını ileri süren fail, saldırının varlığını ve orantılılığını ya da yetkinin sınırlarını ispatlamakla yükümlüdür.
- Cebir ile mağdurun iradesi arasındaki ilişki, mağdurun beyanı ve olayın koşulları birlikte değerlendirilerek ortaya konur; mağdurun gerçekten irade serbestisini kaybettiğinin ispatı aranmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.86](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-86): Kasten yaralama suçunu düzenler; cebir kullanma suçunun unsurunu oluşturan fiil bu maddedeki kasten yaralama hareketlerinden oluşmak zorundadır ve ceza artırımına esas alınan suç budur.
- [5237 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106): Tehdit suçunu düzenler; fiziki güç kullanılmadan kötülük bildirilerek yapılan zorlama bu madde yerine tehdit hükmüne tabidir.
- [5237 sayılı Kanun m.25](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-25): Meşru savunma hükmüdür; bu kapsamda kullanılan cebir hukuka uygun olduğu için 108. maddedeki suçu oluşturmaz.
- [5237 sayılı Kanun m.80](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-80): Cebrin unsur olarak yer aldığı bir suç tipidir; bu durumda cebir ayrıca genel cebir suçu olarak değerlendirilmez.
- [5237 sayılı Kanun m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112): Cebir kullanma suçunun alt tiplerinden biri olarak bağımsız düzenlenen kamu hizmeti görülen binalara girişin engellenmesi suçudur; bu hallerde 108. madde uygulanmaz.
- [5237 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115): Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin engellenmesi suçunu düzenler; cebir kullanma suçunun özel bir hali olarak bu maddenin yerine uygulanır.

## [TCK m.109 — Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109)

Madde, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakma fiilini temel suç olarak tanımlar; bu temel fiilin cebir, tehdit veya hileyle işlenmesini, üçüncü fıkrada sayılan seçimlik nitelikli halleri, cinsel amaç ve ekonomik kayıp hallerini ve kasten yaralama sonucu doğan ağırlaşmış hallerde uygulanacak hükmü düzenler. Suç, herkes tarafından ve herkese karşı işlenebilir. Madde etkin pişmanlığı düzenlemez (m.110). Tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri madde kapsamında değildir (m.111). Kasten yaralama suçunun kendi cezası ve nitelikli halleri ile bu maddenin 6. fıkrasının uygulanacağı durumdaki yaralama hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir (m.86 ve m.87 kapsamındaki hükümler). Suçun zamanaşımı ve usul yönleri de bu maddede yer almaz.

### Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyeti**: Kişinin kendi iradesine göre bir yere gidip gitmeme ve bir yerde kalıp kalmama serbestisidir. Maddede korunan hareket hürriyetinin somut kapsamını belirler; kişi hürriyeti bu kavramdan daha geniştir ancak madde yalnızca bu serbestliğin ihlalini cezalandırır.
- **Hukuka aykırılık**: Hareketin hukukun izin verdiği bir çerçevede yapılmamış olmasıdır. Kanunda yetkili makamlarca yürütülen ceza muhakemesi işlemleri, örneğin gözaltı veya tutuklama, hukuka uygun sayıldığından bu suçu oluşturmaz.
- **Cebir, tehdit veya hile**: Fiilin işlenmesi için veya işlenirken mağdurun direncini kıran ya da irade serbestisini bozan araçlardır. Bunların kullanılması temel suçun ikinci fıkradaki nitelikli halini oluşturur.
- **Cinsel amaç**: Failin fiili, cinsel arzusunu tatmin etmek gayesiyle işlemiş olmasıdır. Bu saik varsa beşinci fıkradaki artırım uygulanır.
- **Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durum**: Mağdurun hürriyetine karşı koymasını engelleyen her türlü bedensel veya ruhsal engeldir. Sürekli olup olmaması önemli değildir; fiil sırasında direnç gücünün ortadan kalkmış olması yeterlidir.
- **Mağdurun ekonomik bakımdan önemli kaybı**: Fiil sonucunda mağdurun malvarlığında ortaya çıkan ciddi zarardır. Bu durumda dördüncü fıkra uyarınca ayrıca adli para cezası verilir.

### Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: hangi şartlar aranır?

- Failin, mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma serbestisini ortadan kaldıracak bir fiil işlemesi gerekir; bu fiil kapatma, tutma, bir yere götürme veya bir yere gitmekten men etme biçiminde olabilir ve suç serbest hareketlidir.
- Engellemenin hukuka aykırı olması gerekir; yetkili makamların hukuka uygun işlemleri bu unsuru karşılamaz.
- Engellemenin, bir an için tutma gibi önemsiz bir eylem olmayıp suç sayılacak ağırlıkta ve süreklilikte olması gerekir; bu takdir somut olaya göre hâkime aittir.
- Fail, mağdurun hürriyetinden yoksun kaldığını bilmeli ve bunu istemelidir; suç kasten işlenebilir, taksirle işlenemez.
- İkinci fıkranın uygulanabilmesi için cebir, tehdit veya hilenin fiili işlemek için ya da işlediği sırada kullanılması gerekir.
- Üçüncü fıkradaki hallerden birinin (silah, birden fazla kişi, kamu görevi, nüfuzun kötüye kullanılması, üstsoy-altsoy-eş, çocuk veya savunamayacak durumdaki kişi) gerçekleşmesi halinde cezanın bir kat artırılması için bu halin fiilin işlenişine bağlı olması gerekir.
- Beşinci fıkrada cinsel amacın, altıncı fıkrada ise kasten yaralama neticesinin varlığı aranır; bu hallerde ceza artırımı ya da ayrı yaralama hükümlerinin uygulanması gerekir.

### Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: hangi sonuçları doğurur?

- Temel suç oluştuğunda birinci fıkra uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Cebir, tehdit veya hile ile işlendiğinde ikinci fıkra uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Üçüncü fıkradaki hallerden biri varsa birinci ve ikinci fıkrada belirlenen ceza bir kat artırılır; birden fazla hal varsa bu artırım tek seferde uygulanır.
- Mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olunursa ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilir.
- Cinsel amaçla işlenirse, önceki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
- Kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin sonucu doğmuşsa ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
- Fiil hukuka uygun bir işlem niteliğindeyse, örneğin yetkili makamların yasal gözaltı veya tutuklaması ise suç oluşmaz.
- Temel şekilde cebir, tehdit veya hile aranmaz; kişinin uyurken kapısının kilitlenmesi de suçun temel şeklini oluşturur.
- Madde emredici niteliktedir; hâkim cezayı bu sınırlar içinde belirler.

### Temel hal ile ikinci fıkra nitelikli hal arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki temel suçta cebir, tehdit veya hile kullanılmaz; kapıyı kilitleme gibi fiiller temel halde kalır.
- İkinci fıkrada fiil cebir, tehdit veya hileyle işlenir ya da bu araçlar fiil sırasında kullanılır.

Sonuç: Temel halde bir yıldan beş yıla, ikinci fıkrada iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.

### Üçüncü fıkradaki seçimlik nitelikli haller ile cinsel amaç arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkradaki hallerde (silah, birden fazla kişi, kamu görevi, nüfuz, üstsoy-altsoy-eş, çocuk veya savunamayacak kişi) fiilin işleniş tarzı veya mağdurun durumu ceza artırımını gerektirir.
- Beşinci fıkradaki cinsel amaç ise failin saikine dayanır.

Sonuç: Üçüncü fıkradaki haller cezayı bir kat, cinsel amaç ise yarı oranında artırır; bu artırımlar birlikte de gündeme gelebilir.

### Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile kasten yaralama sonucu arasındaki fark nedir?

- Cebir kullanılması sonucunda kasten yaralamanın nitelikli hallerine sebebiyet verilmesi bu suçun ağırlaşmış halidir.
- Yalnızca hürriyeti kısıtlama olup yaralama sonucu doğmayan hallerde altıncı fıkra uygulanmaz.

Sonuç: Altıncı fıkra halinde kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler ayrıca uygulanır.

### Ekonomik kayıp ile temel ceza arasındaki fark nedir?

- Mağdurun ekonomik bakımdan önemli kaybına neden olunması dördüncü fıkraya girer.
- Ekonomik kayıp oluşmamışsa yalnızca hapis cezası verilir.

Sonuç: Ekonomik kayıp varsa ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilir.

### Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Serbest hareketli bir suç olduğu hâlde yalnızca kapatma ya da tutma gibi belirli icrai fiillerin aranması, ihmali hareketle işlenen hâlleri dışarıda bırakmak anlamına gelir.
- Hürriyeti kısıtlayan fiilin süresinin kısa olması durumunda suçun hiç oluşmayacağını sanmak; süre tek başına belirleyici değildir, eylemin önemi ve ağırlığı esastır.
- Bir an için tutma gibi önemsiz engellemeleri suç saymak; hâkimin somut olaya göre takdir ettiği ağırlık eşiği aşılmamışsa suç oluşmaz.
- Cebir, tehdit veya hileyi temel halin unsuru sanmak; bu araçlar yalnızca ikinci fıkrada nitelikli hali oluşturur.
- Üçüncü fıkradaki nitelikli halleri birbirinden ayırmadan tek bir artırımla yetinmek ya da birden fazla nitelik bulunduğunda bunları ayrı ayrı artırım gerekçesi saymak hatalı olabilir; uygulamada hangi halin hangi artırıma yol açtığı gerekçede açıkça gösterilmelidir.
- Cinsel amaçla işlenen fiilde beşinci fıkra artırımı ile üçüncü fıkra artırımını karıştırmak; bu iki artırımın nasıl uygulanacağı ayrı ayrı belirlenmelidir.
- Altıncı fıkrayı yalnızca ceza artırımı sanmak; bu fıkra kasten yaralama hükümlerinin ayrıca uygulanmasını öngörür.
- Hukuka uygunluk ile hukuka aykırılığı karıştırmak; yetkili makamların yasal işlemleri bu suçu oluşturmaz.
- Ekonomik kayıp fıkrasında adli para cezasını hapis cezasının yerine geçen bir ceza saymak; bu ceza ayrı olarak ve ek olarak verilir.
- Etkin pişmanlık hükmünü (m.110) bu madde içinde aramak; indirim ayrı maddede düzenlenmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ceza, temel halde ve nitelikli hallerde ayrı ayrı belirlenir; birden fazla nitelikli hal bulunduğunda hâkimin tek bir artırım yaptığı uygulamada görülmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/8006 E., 2026/841 K., 16.02.2026; 8. Ceza Dairesi, 2025/4358 E., 2026/122 K., 06.01.2026)
- Cebir, tehdit veya hile ile işlenen fiillerde ikinci fıkra uygulanır ve buna göre cezanın alt ve üst sınırı kullanılır. (8. Ceza Dairesi, 2025/4358 E., 2026/122 K., 06.01.2026; 8. Ceza Dairesi, 2022/5227 E., 2025/11062 K., 22.12.2025)
- Birden fazla kişiyle birlikte ve cebir ya da tehditle işlenen fiillerde üçüncü fıkranın b bendi ile ikinci fıkranın birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/5227 E., 2025/11062 K., 22.12.2025)
- Cinsel amaçla işlenen fiillerde beşinci fıkraya göre yarı oranında artırım yapılması gerektiği; buna karşılık cezaların orantılılık ilkesine aykırı biçimde fazla artırılmasının bozma sebebi sayıldığı görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/20538 E., 2026/1005 K., 21.01.2026)
- Silah kullanılarak işlenen fiillerde üçüncü fıkranın a bendinin uygulanmaması hâlinin eksik ceza tayini sayıldığı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/2216 E., 2025/11246 K., 24.12.2025)
- Üstsoy, altsoy veya eşe karşı işlenen fiillerde üçüncü fıkranın e bendinin uygulanması gerektiği belirtilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2025/10845 E., 2025/11243 K., 24.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Suçun işlendiğini iddia eden taraf, failin mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma serbestisini ortadan kaldırdığını ispatlamakla yükümlüdür; engellemenin süresi ve ağırlığı tanık beyanı, görüntü kaydı veya olay yeri tespitiyle ortaya konulabilir.
- Cebir, tehdit veya hilenin kullanıldığını iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır; mağdurun ifadesi ile tıbbi raporlar bu bakımdan önem taşır.
- Silahla, birden fazla kişiyle veya kamu görevi nedeniyle işlendiği iddia edilen hallerde nitelikli unsurun varlığı iddia eden tarafça ispat edilir; silahın ele geçirilmesi, tanık beyanları ve kamu görevine ilişkin belgeler bu konuda kullanılır.
- Mağdurun çocuk olması, yaşı veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunması nitelikli hal olarak öne sürüldüğünde, bu durum sağlık raporu ve sosyal inceleme gibi belgelerle ispatlanır.
- Failin savunması olarak hukuka uygunluk (yetkili makamların işlemi) ileri sürülürse, bu savunmanın dayanağı olan resmi belgelerin varlığını savunan taraf göstermelidir.
- Ekonomik kayıp veya cinsel amaç gibi fail bakımından iç saik niteliğindeki unsurlar, olayın somut koşullarından ve delillerden çıkarılarak ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-110): Etkin pişmanlık hükmüdür; soruşturma başlamadan önce mağduru güvenli bir yerde serbest bırakan failin cezasını üçte ikisine kadar indirir.
- [5237 sayılı Kanun m.111](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-111): Suç işlenmesiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini düzenler.
- [5237 sayılı Kanun m.86](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-86): Kasten yaralama suçunu düzenler; altıncı fıkradaki ağırlaşmış hallerde bu maddenin hükümleri ayrıca uygulanır.
- [5237 sayılı Kanun m.87](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-87): Kasten yaralamanın nitelikli hallerini düzenler; altıncı fıkra bu hükümlerin uygulanmasına yol açar.

## [TCK m.110 — Etkin pişmanlık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-110)

5237 sayılı Kanun m.110, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda (m.109) suç tamamlandıktan sonra, soruşturma başlamadan önce mağduru kendiliğinden ve güvenli bir yerde serbest bırakan failin cezasında indirim yapılmasını düzenler. Hükmün konusu cezanın üçte ikisine kadar indirilmesidir. Hüküm, yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişiler hakkında uygulanır. Maddede gönüllü vazgeçme (m.36) düzenlenmez; icra hareketleri devam ederken failin vazgeçmesi ayrı bir hükme tabidir. Hürriyeti bağlayıcı suçun tanımı (m.109) ve ceza indiriminin ayrıntılı ölçüsü de bu maddede aranmaz. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında yapılan pişmanlığın hükmü ile dava zamanaşımı, usul yönleri ayrıca değerlendirilmez.

### Etkin pişmanlık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Etkin pişmanlık**: Suç tamamlandıktan sonra, failin mağdurun zararını ortadan kaldırması veya mağdurun güvenliğini sağlaması karşılığında cezasında indirim yapılmasını öngören, cezayı kaldıran veya azaltan şahsi sebeptir. Suç öncesi vazgeçme ile karıştırılmamalıdır.
- **Kendiliğinden serbest bırakma**: Failin amacına ulaşamayacağını anlayarak değil, hür iradesiyle mağduru serbest bırakmasıdır. Dış baskı, yakalanma tehdidi veya zorlama altında yapılan serbest bırakma bu kapsamda değildir.
- **Güvenli bir yer**: Mağdurun bulunduğu yerden ayrılmasının ardından, sağlığı ve güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacak bir yerde bırakılmasıdır.
- **Soruşturmanın başlaması**: Yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesinden itibaren başlayıp iddianamenin kabulüne kadar süren evredir (CMK m.2/1-e). Bu evreden önce serbest bırakma gerekir.
- **Mağdurun şahsına zarar**: Hürriyetin sınırlanması sırasında veya sonrasında mağdurun bedenine, sağlığına veya cinsel dokunulmazlığına yönelik zarar verilmesidir. Bu tür bir zarar varsa indirim uygulanmaz.

### Etkin pişmanlık: hangi şartlar aranır?

- Failin m.109 kapsamındaki hürriyeti bağlayıcı suçu işlemiş olması ve suçun tamamlanmış bulunması gerekir.
- Fail, mağduru soruşturma başlamadan önce serbest bırakmış olmalıdır; soruşturma makamlarının suç şüphesini öğrenmesinden sonra yapılan serbest bırakma bu hükümden yararlandırmaz.
- Serbest bırakma fail tarafından kendiliğinden yapılmalıdır; amacına ulaşamayacağını anlayarak yapılan serbest bırakma bu koşulu karşılamaz.
- Mağdur güvenli bir yerde serbest bırakılmalıdır.
- Fail, mağdurun şahsına zarar vermemiş olmalıdır; hürriyetin sınırlanması sırasında cebir kullanılmış veya cinsel amaçlı fiil işlenmişse indirim uygulanmaz.

### Etkin pişmanlık: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlar gerçekleştiğinde, failin hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir.
- Serbest bırakma soruşturma başladıktan sonra yapılmışsa indirim uygulanmaz ve ceza normal şekilde belirlenir.
- Mağdurun şahsına zarar verilmişse, serbest bırakma yapılmış olsa bile indirim uygulanmaz.
- Serbest bırakma fail tarafından kendiliğinden yapılmamışsa (yakalanma, baskı veya amacına ulaşamama gibi nedenlerle) indirim uygulanmaz.
- Madde 'üçte ikisine kadarı' ifadesiyle takdir hakkı tanıdığından, indirim oranı hâkimin takdirine bağlıdır; indirim zorunlu değildir.

### Etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçme arasındaki fark nedir?

- Etkin pişmanlıkta suç tamamlanmıştır ve fail mağduru serbest bırakarak neticeyi sonradan ortadan kaldırmaya çalışır.
- Gönüllü vazgeçmede icra hareketleri henüz devam etmekte iken fail bunları kendiliğinden sona erdirir (m.36).

Sonuç: Etkin pişmanlıkta cezada indirim (üçte ikiye kadar) uygulanır; gönüllü vazgeçmede ise failin hiç cezalandırılmaması veya yalnız hazırlıktaki fiilden sorumlu tutulması söz konusudur.

### Soruşturma öncesi ile soruşturma sonrası serbest bırakma arasındaki fark nedir?

- Soruşturma başlamadan önce yapılan serbest bırakma m.110 kapsamındadır.
- Yetkili mercilerin suç şüphesini öğrenmesinden sonra yapılan serbest bırakma ise bu kapsama girmez.

Sonuç: Soruşturma başladıktan sonra yapılan serbest bırakmada m.110 indirimi uygulanmaz.

### Mağdura zarar vermeksizin ile zarar vererek serbest bırakma arasındaki fark nedir?

- Mağdurun şahsına zarar verilmeden yapılan serbest bırakma indirim sağlar.
- Hürriyetin sınırlandığı süreçte mağdurun şahsına zarar verilmişse, serbest bırakma yapılsa bile hüküm uygulanmaz.

Sonuç: Zarar varsa cezada indirim yapılmaz.

### Etkin pişmanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Etkin pişmanlık ile gönüllü vazgeçmeyi karıştırmak; icra hareketleri devam ederken yapılan vazgeçmeye m.110 indirimi uygulamak.
- Soruşturma başladıktan sonra yapılan serbest bırakmada m.110 indirimini yanlışlıkla uygulamak.
- Mağdura cebir uygulanmış veya cinsel amaçlı fiil işlenmişse bile indirim yapmak.
- Yakalanma veya baskı üzerine yapılan serbest bırakmayı 'kendiliğinden' saymak.
- İndirimi zorunlu sanmak; m.110'daki 'üçte ikisine kadar' ifadesi takdir anlamına gelir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için serbest bırakmanın soruşturma başlamadan önce ve fail tarafından kendiliğinden yapılmış olmasının aranması kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/419 E., 2012/216 K., 05.06.2012; Ceza Genel Kurulu, 2011/208 E., 2011/64 K., 26.04.2011; Ceza Genel Kurulu, 2010/208 E., 2011/64 K., 26.04.2011)
- Failin mağdurun şahsına zarar vermediği koşulunun yanında, hürriyet sınırlama sürecinde tehdit ve baskının devam etmesi halinde, failin mağduru bir yerde bıraktığı olsa bile m.110'un uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/92 E., 2018/606 K., 04.12.2018)
- Fail yakalanma veya baskı nedeniyle serbest bırakmışsa bunun 'kendiliğinden' olmadığı ve m.110 indirimine yol açmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/188 E., 2011/231 K., 15.11.2011)
- Mahkemelerin, m.110 koşullarının oluşmadığı sonucuna vararak indirimi reddettiği durumlar bulunmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/144 E., 2025/289 K., 25.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen fail, serbest bırakmanın soruşturma başlamadan önce ve kendiliğinden yapıldığını ispatlamalıdır; bunun için mağdurun ifadesi, olay tutanakları ve soruşturma dosyasının tarihlerinin incelenmesi kullanılır.
- Mağdurun şahsına zarar verilmediğinin ispatı için sağlık raporu ve mağdurun beyanı esas alınır; zarar iddiası varsa savcılık bu zararı ispat etmelidir.
- Serbest bırakmanın güvenli bir yerde yapıldığı, mağdurun beyanı ve olay yeri bilgisiyle değerlendirilir.
- Serbest bırakmanın kendiliğinden olmadığını ileri süren taraf, yakalama veya baskı gibi durumu ispat etmekle yükümlüdür; bu iddia dosya kayıtlarıyla desteklenmelidir.
- Sanığın pişmanlık hali ve tutumu hâkim tarafından değerlendirilir; indirim oranı takdirine bağlıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.109: Etkin pişmanlık hükmünün uygulandığı temel suç olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu tanımlar; m.110 bu suçun failine uygulanır.
- 5237 m.36: Hürriyetten yoksun kılma icra hareketleri devam ederken failin sona erdirmesi halinde gönüllü vazgeçme hükmü uygulanır; m.110 ile ayrımı belirler.
- 5271 sayılı Kanun m.2: Soruşturmanın başlangıç ve bitiş anını belirler; m.110'daki 'soruşturmaya başlanmadan önce' koşulunun sınırını çizer.

## [TCK m.111 — Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-111)

5237 sayılı TCK m.111, tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini düzenler. Hükmün konusu, bu dört suç bakımından tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesidir. Uygulama, gerçek kişilerin bu suçları tüzel kişinin yararına işlemesi hâlinde tüzel kişiye yöneliktir. Madde, tüzel kişinin cezai sorumluluğunu genel olarak kabul etmez; tedbirin hangi suçlarda uygulanacağını sınırlı biçimde belirler. Madde, bu suçların cezasını, tedbirin türünü ve süresini, müsadere ile iznin iptalinin koşullarını düzenlemez; bunlar için TCK m.60 ve m.55-56 incelenmelidir. Madde, tehdit ve şantaj dışındaki suçları ya da taksirli suçları kapsamaz.

### Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tüzel kişiye özgü güvenlik tedbiri**: Kanunda tüzel kişiler bakımından öngörülen, gerçek kişilere uygulanan cezalardan ayrı yaptırımdır. Tüzel kişinin kusurlu hareket edebilme kabiliyeti olmadığından bu tedbir ceza değil, güvenlik tedbiri niteliğindedir.
- **Yararına haksız menfaat**: Suçun failinin tüzel kişi adına veya onun yararına hareket etmesi ve tüzel kişinin bundan haksız bir çıkar elde etmesidir. Yalnızca suçun faili olan kişinin kendi yararına işlenmesi bu kapsamda değildir.
- **Tehdit, şantaj, cebir ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma**: Maddede sınırlı olarak sayılan dört suçtur. Bu suçlar dışındaki hiçbir suç bakımından m.111 kapsamında tüzel kişiye tedbir uygulanamaz.

### Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması: hangi şartlar aranır?

- Maddede sayılan suçlardan birinin (tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) işlenmiş olması gerekir.
- Suçun bir gerçek kişi tarafından işlenmiş olması ve bu suçun sonucunda tüzel kişiye haksız menfaat sağlanmış olması gerekir.
- Tüzel kişi yararına haksız menfaatin gerçekten sağlanmış olması gerekir; yalnızca failin kendi yararına işlenen suç bu kapsamda değildir.
- Tüzel kişiye güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için bu tedbirin, tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri olarak kanunda öngörülmüş olması gerekir.

### Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması: hangi sonuçları doğurur?

- Maddedeki dört suçtan biri tüzel kişi yararına işlenip haksız menfaat sağlanmışsa, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.
- Suçun tüzel kişi yararına işlenmediği veya haksız menfaat sağlanmadığı hâllerde m.111 uyarınca tedbir uygulanmaz.
- Maddede sayılmayan suçlar bakımından bu madde temelinde tüzel kişiye tedbir uygulanamaz; böyle bir sonuç ancak kanunun ilgili suç için ayrıca öngördüğü tedbirle mümkündür.

### m.111 ile m.60 çerçevesindeki genel tedbirler arasındaki fark nedir?

- m.111, dört belirli suç bakımından tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesini düzenler.
- m.60, iznin iptali ve müsadere gibi tedbirleri, kanunda ayrıca belirtilen hallerde düzenler.

Sonuç: Tedbirin uygulanabilmesi için hem m.111 hem de ilgili hükmün kapsadığı suç ve koşulların birlikte aranması gerekir.

### Yararına işlenen suç ile kendi yararına işlenen suç arasındaki fark nedir?

- Suç tüzel kişinin yararına işlenmişse tüzel kişiye tedbir uygulanabilir.
- Suç yalnızca failin kendi yararına işlenmişse tüzel kişi bakımından bu tedbir uygulanamaz.

Sonuç: Yararına unsuru bulunmayan olayda tüzel kişi hakkında m.111 kapsamında hüküm kurulamaz.

### Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tüzel kişiyi, failin yalnızca kendi çıkarına işlediği suç nedeniyle sorumlu tutmak; tedbir için tüzel kişi yararına işlenmiş olmak şarttır.
- Maddede sayılmayan bir suçta, m.111 üzerinden tüzel kişiye tedbir uygulamak; liste kapalıdır.
- m.111 ile m.60'ın koşullarını birbirine karıştırıp m.60'taki iznin iptali unsurlarını aramamak ya da tersine m.111'i tüm tüzel kişi tedbirleri için yeterli saymak.
- Suçun taksirle işlenmesi hâlinde tedbire hükmetmek; m.111'deki suçların kasten işlenmesi aranır.
- Tedbiri, tüzel kişinin kusurlu olduğu düşüncesiyle gerekçelendirmek; tüzel kişinin kusuru değil, m.111 koşullarının varlığı aranır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tüzel kişi hakkında tedbir kararı verilebilmesi için suçun tüzel kişi yararına işlendiğinin ve kanunda o suç için tedbirin öngörüldüğünün ayrı ayrı aranması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2023/6132 E., 2025/1911 K., 06.02.2025)
- Kanun yararına bozma talebinde, kanunun amir hükmü gereği tüzel kişi hakkında tedbire karar verilmemesinin bozma sebebi sayıldığı görülmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/8091 E., 2024/3667 K., 19.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tüzel kişi hakkında tedbiri talep eden taraf (savcılık veya katılan), suçun maddede sayılan dört suçtan biri olduğunu ve tüzel kişi yararına işlendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Suçun tüzel kişi yararına işlendiğinin ispatında, failin tüzel kişinin organı veya temsilcisi olduğunu gösteren ticaret sicili, yetki belgesi ve yönetim kararları gibi yazılı kayıtlar kullanılır.
- Haksız menfaatin tüzel kişiye sağlandığı, elde edilen çıkar ve mali kayıtlarla ispatlanır.
- Tüzel kişi, suçun kendi yararına işlenmediğini savunursa bu savunmayı ileri sürdüğü delillerle ispatlamalıdır; aksi hâlde mahkeme yararına unsurunu kabul edebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.60: Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerinin genel rejimini ve iznin iptali ile müsaderenin koşullarını düzenler; m.111 uygulanırken bu hükmün koşulları da aranır.
- 5237 m.55: Müsadere hükümlerini düzenler; tüzel kişi bakımından müsadere, m.60 üzerinden bu hükümlere bağlanır.
- 5237 m.56: Kazancın ve elde edilen değerin müsaderesini düzenler; tüzel kişi yararına işlenen suçtan elde edilen kazanç bakımından ilgilidir.
- 5237 m.20: Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımının uygulanamayacağını, ancak kanunda öngörülen güvenlik tedbirlerinin saklı kalacağını belirtir; m.111 bu saklı tedbirlerden biridir.

## [TCK m.112 — Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112)

Madde, cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla eğitim ve öğretimin engellenmesi suçunu düzenler. Engellenen konular; Devletçe kurulan veya kamu makamlarının iznine dayalı eğitim ve öğretim faaliyetleri, kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanması ve öğrencilerin toplu olarak kaldıkları binalara veya eklentilerine girilmesi ya da orada kalınmasıdır. Suç, herkes tarafından işlenebilir ve fail bakımından özel bir nitelik aranmaz. Madde, eğitim kurumlarında verilen disiplin cezalarını, öğrenci ve öğretmen arasındaki terbiye ilişkisini, nitelikli halleri ve yaptırım türlerini düzenlemez; nitelikli haller ve cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanması gibi konular genel hükümlerde ve diğer maddelerde yer alır. Eğitim ve öğretimin engellenmesi dışında kalan, ibadetin engellenmesi (m.115) ve kişilerin huzur ve sükununu bozma (m.123) gibi suçlar bu maddenin kapsamında değildir.

### Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Eğitim ve öğretim faaliyeti**: Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayanarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetidir. Faaliyetin resmî kurumda mı yoksa izinle özel kurumda mı yürütüldüğü, kurucusunun kim olduğu bu tanımın kapsamını belirlemek için yeterlidir.
- **Eğitim ve öğretim hakkı**: Kişinin eğitim ve öğretimden yararlanma hakkıdır. Madde bu hakkın kullanılmasının engellenmesini suç sayar; hakkın kaynağı bu maddede aranmaz, fiilin hakkın kullanımına yönelmiş olması yeterlidir.
- **Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalar ve eklentileri**: Öğrencilerin toplu halde barındıkları yurt gibi yapılar ile bunların bahçe, koridor ve benzeri bağlantılı alanlarıdır. Bu yerlere girilmesi veya orada kalınması ayrı bir hareket türü olarak düzenlenmiştir.
- **Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış**: Engelleme fiilinin araçlarıdır. Cebir fiziksel güç kullanımını, tehdit ise zarar vereceğini bildirerek korkutmayı ifade eder. Hukuka aykırı başka davranış, bu ikisi dışında kalan ve hukuka aykırı olan her türlü hareketi kapsar.

### Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Failin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış kullanmış olması gerekir.
- Bu araçlarla, madde metninde sayılan üç konudan birinin engellenmiş olması gerekir: (a) Devletçe kurulan ya da kamu makamı iznine dayalı eğitim ve öğretim faaliyetleri; (b) kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanması; (c) öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya eklentilerine girilmesi ya da orada kalınması.
- Engelleme fiilinin gerçekleşmiş olması gerekir. Madde bir netice aradığından, fiilin yalnız hazırlanması yeterli değildir.
- Engellenen faaliyet ya da hakkın hukuka uygun olması gerekir; hukuka aykırı bir faaliyetin engellenmesi bu suçu oluşturmaz.

### Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Suç tamamlandığında fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Engelleme fiili cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla işlenmemişse madde uygulanmaz; bu durumda farklı bir suç tipinin değerlendirilmesi gerekir.
- Engelleme fiili (c) bendinde olduğu gibi girilmesi ya da kalınması şeklinde gerçekleşmişse, aynı ceza aralığı uygulanır.
- Eğitim faaliyeti veya hak engellenmiş ancak fiil cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka davranışla işlenmemişse bu madde kapsamında suç oluşmaz.

### (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?

- (a) bendi kurumsal faaliyeti korur: Devletçe kurulan veya kamu makamı iznine dayanan eğitim faaliyetinin engellenmesini kapsar.
- (b) bendi bireysel hakkı korur: Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasının engellenmesini kapsar.

Sonuç: Her iki bentte de aynı ceza uygulanır; ayrım, suçun korunan hukuki yararının hangi düzeyde olduğunu gösterir ve bir fiilin hangi bende girdiğinin belirlenmesinde ölçüt olur.

### (c) bendi ile (a) ve (b) bentleri arasındaki fark nedir?

- (c) bendi, öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara girilmesini veya orada kalınmasını düzenler; fiilin konusu bir yerdir.
- (a) ve (b) bentleri, eğitim faaliyetinin ya da hakkın engellenmesini düzenler; fiilin konusu bir faaliyet veya haktır.

Sonuç: (c) bendinde yer ile ilgili bir hareket aranır; girilmesi veya kalınması ayrıca suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle yurt binasına izinsiz girilmesi, eğitim faaliyetinin fiilen engellenmiş olup olmadığından bağımsız olarak (c) bendi kapsamında değerlendirilebilir.

### Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 112'deki bentleri birbirinden ayırmadan tek bir bent üzerinden hüküm kurmak; (a), (b) ve (c) bentleri farklı fiilleri düzenler.
- Eski metne dayanarak (değişiklik öncesi) hüküm kurmak; 2014 değişikliği nedeniyle kararların bir kısmı eski metni yorumlamış olabilir, güncel metin esas alınmalıdır.
- Eğitim faaliyetinin fiilen engellenmesini aramadan (c) bendi için hüküm kurmak; (c) bendinde girilmesi veya kalınması fiili yeterlidir.
- Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranış unsurunu ihmal etmek; bu unsurun bulunmadığı hallerde suç oluşmaz.
- Hapis cezası aralığını yanlış hesaplamak; madde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür, bu aralık dışında ceza verilemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçundan mahkûmiyet kararlarında, madde 112/1 bentlerinden (b) bendinin sıkça uygulandığı görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/10748 E., 2023/19671 K., 08.06.2023; 4. Ceza Dairesi, 2021/10485 E., 2023/18910 K., 24.05.2023)
- Suça sürüklenen çocuklar hakkında (a) bendinden hüküm kurulabildiği görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/3661 E., 2023/16623 K., 29.03.2023)
- Mahkemeler çoğunlukla suçu tek bir bent kapsamında nitelendirmekte ve buna göre hapis cezası belirlemektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/365 E., 2024/5217 K., 10.07.2024; 4. Ceza Dairesi, 2021/10748 E., 2023/19671 K., 08.06.2023)
- Hükmün temyiz incelemesinde, bendin doğru seçilmesi ve buna bağlı görev ile yetki sorunları gündeme gelebilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/19172 E., 2025/9533 K., 06.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl iddiayı ileri süren tarafın, yani savcılığın veya şikâyetçinin, failin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış kullandığını ispatlaması gerekir.
- Engellenen eğitim faaliyeti veya hakkın varlığı, devletçe kurulmuş veya kamu makamı izni almış olduğu ya da kişinin eğitim hakkı bulunduğu resmi belgelerle (kurum kaydı, izin belgesi, öğrenci belgesi) ispatlanır.
- (c) bendinde öğrenci yurdu ya da toplu konaklama yerinin öğrencilere ait olduğu ve fiilin burada gerçekleştiği, yerinde keşif, tanık beyanı ve kayıtlarla ispatlanır.
- Failin engelleme kastı ile hareket ettiği, fiilin olay anındaki davranışlarından ve tanık anlatımlarından çıkarılır.
- Savunma tarafı, fiilin hukuka uygun olduğunu, örneğin kurumun yetkili kişilerince yapılan bir işlemin gereği olduğunu ileri sürdüğünde, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115): İbadetin engellenmesi suçunu düzenler; eğitim ve öğretim dışındaki inanç özgürlüğü alanını kapsar, bu maddenin kapsamı dışındadır.
- [5237 sayılı Kanun m.123](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-123): Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu düzenler; eğitim kurumu içinde yaşanan rahatsızlık bu madde yerine ilgili suçtan değerlendirilebilir.

## [TCK m.113 — Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-113)

Madde, cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kamu faaliyetinin yürütülmesine veya kamu hizmetlerinden yararlanılmasına engel olunmasını suç olarak düzenler; ayrıca sağlık hizmeti konusu olan hâllerde cezanın artırılmasını öngörür. Suçun faili bakımından herhangi bir kişi nitelik aranmaz; kamu faaliyetini engelleyen veya hizmetten yararlanmayı engelleyen herkes bakımından uygulanır. Madde, kamu görevlisine yönelik direnme ve görevi yaptırmama suçlarını düzenlemez (m.265, m.redaksiyon yok). Kamu kurumlarının hizmetine yönelik kamu görevlisi aleyhine işlenen eylemler, kamu görevlisine karşı işlenen suçlar (m.265 ve m.266) ve kamu malına zarar verme suçları bu maddenin kapsamı dışındadır. Hak yoksunluğu tedbirleri ise TCK m.53 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.

### Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kamu faaliyeti**: Devletin ya da kamu tüzel kişilerinin kamu yararı amacıyla yürüttüğü her türlü faaliyet olarak anlaşılmaktadır. Faaliyetin kamu niteliği taşıması yeterlidir; faaliyetin hangi kurum tarafından yürütüldüğü ayrıca aranmaz.
- **Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu**: Kanunla kamu tüzel kişiliği tanınmış ve mesleğe giriş ya da mesleği icra konusunda kamusal yetki kullanan meslek örgütleridir. Bu niteliği taşımayan dernek ya da özel meslek örgütlerinin faaliyetleri bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Kamu makamının izni**: Bir hizmetin sunulmasının idarî bir izne bağlandığı hâllerde, bu izne dayanarak verilen hizmeti ifade eder. Hizmetin izne dayalı olarak sunulması ön koşuldur.
- **Cebir veya tehdit**: Mağdur ya da üçüncü kişi üzerinde fiziksel güç kullanılması veya zarar verileceği konusunda korkutma yapılmasıdır. Maddede bu araçlar örnekleyici değil, alternatif unsurlar arasında sayılan yollardan biridir.
- **Hukuka aykırı başka bir davranış**: Cebir ve tehdit dışında, hukuka aykırılık taşıyan her türlü davranıştır. Engelleme sonucunu doğurmak üzere yapılması gerekir.
- **Sağlık hizmeti**: İnsanların sağlığını koruma, tedavi etme veya rehabilite etme amacıyla sunulan hizmettir. Maddenin ikinci fıkrasında ağırlatıcı neden olarak yer alır.

### Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Failin cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranış kullanması gerekir.
- Bu davranışla bir kamu faaliyetinin yürütülmesine veya kamu kurumlarında ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının iznine dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına engel olunması gerekir.
- Engelleme fiilinin, kamu faaliyetinin yürütülmesine engel olma amacıyla gerçekleştirilmiş olması gerekir; yalnızca sonucun doğması yeterli görülmemektedir.
- Suçun konusunun sağlık hizmeti olması hâlinde ikinci fıkra uygulanır ve verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır.
- Bu suç bakımından kasten işlenme aranır; taksirle işlenmesi mümkün değildir.

### Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki unsurların gerçekleşmesi hâlinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Suçun konusu sağlık hizmeti ise verilecek ceza, ikinci fıkra uyarınca altıda biri oranına kadar artırılır.
- Engelleme gerçekleşmemiş ise, suç tamamlanmamış sayılır; teşebbüs hükümleri (TCK m.35) uygulanabilir.
- Kamu faaliyetine veya hizmete yönelik eylem, cebir ya da tehdit içermeyen ve hukuka uygun bir yolla yapılmışsa madde kapsamında suç oluşmaz.
- Madde hak yoksunluğu sonucu doğurmaz; ancak suçun işlenmesi ile birlikte TCK m.53 kapsamında bir hak yoksunluğuna karar verilmesi ayrıca gündeme gelebilir.

### Kamu faaliyeti engeli ile kamu hizmetinden yararlanma engeli arasındaki fark nedir?

- Birinci bentte, kamu faaliyetinin yürütülmesinin engellenmesi düzenlenmiştir. Burada korunan şey faaliyetin kendisidir.
- İkinci bentte, kamu kurumlarında ya da izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanmanın engellenmesi düzenlenmiştir. Burada korunan şey hizmetten yararlanma hakkıdır.

Sonuç: İki bent alternatif olarak düzenlenmiştir; eylem hangi bent kapsamına girerse o bent uygulanır ve suç aynı cezayı gerektirir.

### Cebir-tehdit ile hukuka aykırı başka davranış arasındaki fark nedir?

- Cebir veya tehdit, eylemin en belirgin araçlarıdır.
- Hukuka aykırı başka davranış, cebir veya tehdit dışında kalan her türlü hukuka aykırı davranışı kapsar.

Sonuç: Hukuka aykırı başka davranış yoluyla da suç işlenebilir; eylemin cebir ya da tehdit içermesi zorunlu değildir.

### Temel suç ile sağlık hizmeti hâli arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki temel suç, konusu sağlık hizmeti olmayan engellemeleri kapsar.
- İkinci fıkra, suçun konusunun sağlık hizmeti olması hâlinde uygulanır.

Sonuç: Sağlık hizmeti konulu hâllerde verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır.

### Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi kamu görevlisine yönelik direnme suçu ile karıştırmak; birinci fıkranın kapsamı kamu faaliyetine veya hizmete yönelik engellemedir.
- Cebir veya tehdit aranmadığını varsaymak; hukuka aykırı başka davranış da suçu oluşturabilir, ancak davranışın hukuka aykırı olması gerekir.
- Engelleme kastının aranmadığını düşünmek; mahkemeler kastı ve engelleme maksadını ayrıca değerlendirmektedir.
- Sağlık hizmeti hâlini genel bir ağırlatıcı neden gibi uygulamak; ikinci fıkra yalnız suçun konusu sağlık hizmeti olduğunda uygulanır.
- Ağırlatma oranını sınırsız görmek; artırım en fazla altıda bir oranındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Suçun oluşabilmesi için cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka davranışın kamu faaliyetinin yürütülmesine engel olmak maksadıyla gerçekleştirilmesi aranmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/1485 E., 2025/7787 K., 28.04.2025)
- Suçla korunan hukuki yarar kamu idaresinin sürekliliğini sağlamaktır. (4. Ceza Dairesi, 2021/41496 E., 2024/16129 K., 05.12.2024)
- Uygulamada birinci fıkra ile 62. madde birlikte uygulanmakta ve cezanın belirlenmesinde indirim yapılmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2020/32673 E., 2023/11723 K., 21.02.2023; 4. Ceza Dairesi, 2023/831 E., 2023/17168 K., 12.04.2023; 4. Ceza Dairesi, 2021/3012 E., 2023/16139 K., 15.03.2023)
- Mahkemelerin, sanığın sadece hukuka uygun bir talebini ya da eylemini engelleme kastı taşımadığı durumlarda beraat kararı verdiği görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2023/8348 E., 2023/21022 K., 13.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren savcılık, failin cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka davranışını ve bu davranışın kamu faaliyetine ya da hizmetten yararlanmaya engel olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Engelleme eylemi tanık beyanları, tutanaklar ve görüntü kayıtları ile ispat edilebilir.
- Sanığın engelleme kastı taşımadığı ya da eyleminin hukuka uygun olduğu yönündeki savunmasını ileri sürmesi hâlinde, bu savunma sanık tarafından ortaya konulmalıdır; mahkemenin kastı ve hukuka aykırılığı değerlendirmesi somut olaya göre yapılır.
- Suçun konusunun sağlık hizmeti olduğu iddiası, hizmetin niteliğini gösteren belgelerle (sağlık kuruluşu kayıtları, hizmet belgeleri) ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.62: Maddede belirlenen cezanın takdiri indirimini düzenler; K1, K3 ve K4 kararlarında madde birlikte uygulanmıştır.
- 5237 m.35: Engelleme gerçekleşmediğinde teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını belirler.
- 5237 m.53: Suçun kötüye kullanılan hak ve yetkiyle işlenmesi hâlinde hak yoksunluğu tedbirini düzenler; bu madde suç tipiyle ilgisi bakımından ayrıca değerlendirilir.

## [TCK m.114 — Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114)

TCK 114. madde, kişiyi siyasi haklarını kullanmaktan alıkoymaya yönelik cebir veya tehdit içeren iki ayrı seçimlik fiili suç olarak düzenler: birinci fıkrada bireyin siyasi partiye üye olma, parti faaliyetlerine katılma, parti görevinden ayrılma ile seçimle gelinen kamu görevine aday olma veya görevden ayrılma yönündeki iradesini zorlamayı, ikinci fıkrada ise bir siyasi partinin faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesini cezalandırır. Madde herkese karşı işlenebilen bir suçu düzenler; fail ve mağdur bakımından özel bir nitelik aramaz. Maddenin düzenlemediği konular: hak yoksunluğu ve siyasi hakların kullanımına ilişkin kanuni sonuçlar (TCK m.53), suçun cezasının artırılmasını gerektiren hal ve nitelikli haller (TCK m.119), zamanaşımı (TCK m.66, m.67) ve seçim suçları ile seçim güvenliğine ilişkin düzenlemeler (5237 sayılı Kanun dışındaki seçim mevzuatı).

### Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zorlama amacı**: Failin, mağdurun belirtilen siyasi davranışları yapmaması veya yapmaktan kaçınmaması yönündeki iradeyi cebir veya tehditle etkilemek istemesidir. Bu amaç bulunmadan yalnızca cebir veya tehdit kullanılması suçu oluşturmaz.
- **Cebir**: Mağdur üzerinde fiziksel güç kullanılarak irade serbestisinin ortadan kaldırılması ya da önemli ölçüde zayıflatılmasıdır. Birinci fıkradaki suç için cebirin sonucunda mağdurun istediği yönde hareket etmiş olması gerekmez.
- **Tehdit**: Mağdura veya yakınlarına karşı, mağdurda korku uyandıracak ölçüde gelecekte bir zarar verileceğinin bildirilmesidir. Tehdidin mağdur üzerinde fiilen etkili olup olmadığı, suçun tamamlanması bakımından aranmaz.
- **Siyasi parti faaliyetlerinin engellenmesi**: Bir siyasi partinin örgütsel ve siyasi etkinliklerinin, cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla fiilen durdurulması ya da aksatılmasıdır. İkinci fıkradaki suç, partinin toplu siyasi faaliyetini hedef alır; kişiye yönelik zorlamadan ayrıdır.
- **Hukuka aykırı başka bir davranış**: Cebir ve tehdit dışında, hukuka aykırılık taşıyan her türlü davranıştır. Bu ifade ikinci fıkrada yer alır ve ikinci fıkrayı birinci fıkradan ayırmak bakımından önemlidir.
- **Teşebbüs niteliği**: Maddenin gerekçesine göre birinci fıkradaki her iki bent, zorlanan kişinin istenen davranışı yapmış veya yapmaktan vazgeçmiş olmasına bağlı değildir; cebir veya tehdit kullanılması suçun tamamlanması için yeterlidir.

### Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi şartlar aranır?

- Birinci fıkra için failin bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanması gerekir.
- Birinci fıkrada cebir veya tehdit, mağduru bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, parti faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, parti veya parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya ya da seçimle gelinen kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya zorlamak amacıyla kullanılmalıdır.
- Birinci fıkrada zorlanan kişinin istenen davranışı gerçekleştirmiş olması aranmaz; cebir veya tehdit yeterlidir.
- İkinci fıkra için cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış kullanılmalıdır.
- İkinci fıkrada bu davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmiş olması gerekir; suç bu engelleme ile tamamlanır.
- Birinci ve ikinci fıkrada fail veya mağdur bakımından özel bir nitelik aranmaz.

### Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Bir kimseye karşı, siyasi parti üyeliği, parti faaliyetleri veya parti görevi bakımından cebir veya tehdit kullanan kişi, birinci fıkra uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Bir kimseye karşı, seçimle gelinen kamu görevine aday olmamak veya seçildiği görevden ayrılmak için cebir veya tehdit kullanan kişi, birinci fıkra uyarınca aynı cezaya tabi olur.
- Birinci fıkrada zorlanan kişi istenen davranışı yapmış ya da yapmaktan vazgeçmiş olmasa bile suç tamamlanmış sayılır.
- Cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetleri engellenirse, ikinci fıkra uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- Birinci fıkrada zorlama amacı bulunmadan yapılan cebir veya tehdit, bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
- Parti faaliyetini engelleyen fiil, cebir veya tehdit içermeyen bir hukuka aykırılık taşıyorsa bile ikinci fıkra uygulanabilir.
- Madde metninde hapis cezasına ek olarak bir güvenlik tedbiri veya hak yoksunluğu öngörülmemiştir; bu konular diğer maddelerde düzenlenmiştir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tek bir kişinin siyasi iradesini zorlamayı konu alır; mağdur bir kişidir ve zorlama amacı aranır.
- İkinci fıkra, bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesini konu alır; korunan hukuki yarar partinin toplu siyasi faaliyetidir.

Sonuç: Birinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar, ikinci fıkrada iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca ikinci fıkrada zorlama amacı aranmaz, hukuka aykırı başka bir davranış da yeterli sayılır.

### Cebir-tehdit ile hukuka aykırı başka davranış arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada araç olarak yalnızca cebir veya tehdit sayılmıştır.
- İkinci fıkrada cebir ve tehdide ek olarak hukuka aykırı başka her davranış da araç olabilir.

Sonuç: Parti faaliyetini engelleyen ancak cebir veya tehdit içermeyen hukuka aykırı bir davranış, yalnızca ikinci fıkra kapsamında suç oluşturabilir.

### Bent (a) ile bent (b) arasındaki fark nedir?

- Bent (a) parti üyeliği, parti faaliyeti ve parti görevi ile ilgili iradeyi korur.
- Bent (b) seçimle gelinen kamu görevine aday olma ya da seçildiği görevden ayrılma iradesini korur.

Sonuç: Her iki bent aynı cezayı öngörür ve her ikisinde de suç teşebbüs niteliğinde olup zorlanan kişinin davranışı gerçekleşmese de tamamlanmış kabul edilir.

### Suçun tamamlanması ile fiilin gerçekleşmesi arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada suç, cebir veya tehdidin kullanılmasıyla tamamlanır.
- İkinci fıkrada suç, partinin faaliyetinin fiilen engellenmesiyle tamamlanır.

Sonuç: Birinci fıkrada zorlanan kişinin istediği yönde hareket etmiş olması şart değildir; ikinci fıkrada ise engelleme gerçekleşmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yerel mahkemelerce siyasi hakların engellenmesi suçu kurulurken, ikinci fıkra ile birlikte 119. maddenin birinci fıkrası uygulandığı görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/4691 E., 2023/16751 K., 03.04.2023; 4. Ceza Dairesi, 2021/426 E., 2023/16499 K., 27.03.2023)
- Sanıkların seçim öncesinde yasal bir siyasi partinin yöneticisinin broşür dağıtma faaliyetini engellemesi, ikinci fıkra kapsamında değerlendirilmiştir. (4. Ceza Dairesi, 2021/4353 E., 2023/15730 K., 07.03.2023)
- Ikinci fıkra uyarınca belirlenen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresi hesaplanmakta, zamanaşımını kesen işlemler 67. madde uyarınca dikkate alınmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/13182 E., 2025/1026 K., 16.01.2025)
- Ikinci fıkra ile 62. maddenin birlikte uygulandığı ve mahkûmiyet hükmünün bu esasa göre temyiz edildiği görülmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2024/4489 E., 2024/10958 K., 21.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci fıkrada zorlama amacının ispatı, iddia makamında olup failin cebir veya tehditle belirli bir siyasi iradeyi etkilemek istediğini ortaya koyan delillerle yapılır.
- Cebir veya tehdidin varlığı, tanık beyanı, olay yeri tespiti ve varsa görüntü kaydı gibi delillerle ispatlanır; tehdidin içeriği ve mağdurda uyandırdığı korku somut olaydan çıkarılır.
- İkinci fıkrada partinin faaliyetinin fiilen engellendiği, parti yetkililerinin beyanı, etkinlik programı ve tutanaklarla ispatlanır.
- Failin savunmasında zorlama amacının bulunmadığı ya da tehdidin söylem olarak kaldığı ileri sürülürse, bu savunmayı ileri süren sanık, iddiasını somut delille desteklemelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5237 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-119): Bu maddede düzenlenen suçun nitelikli hallerinde cezanın artırılmasını ve ilgili fiillere ilişkin ek hükümleri içerir; 114. maddenin uygulanması sırasında birlikte değerlendirilebilir.
- [5237 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-53): Maddeyle ilgili hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak doğan hak yoksunluğunu düzenler; 114. madde ile hak yoksunluğu arasında doğrudan bir sebep-sonuç bağı kurmaz.
- [5237 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-66): Bu maddede düzenlenen suçların dava zamanaşımı süresine ilişkin genel kuralı verir.
- [5237 sayılı Kanun m.67](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-67): Zamanaşımını kesen işlemleri düzenler; 114. maddeye ilişkin zamanaşımı hesabında uygulanır.

## [TCK m.115 — İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115)

5237 sayılı Kanun'un 115. maddesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunu düzenler. Birinci fıkra, cebir veya tehditle kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya ya da değiştirmeye zorlanmasını ve bunları açıklamaktan, yaymaktan men edilmesini; ikinci fıkra, dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin ya da dini ibadet ve ayinlerin bireysel veya toplu yapılmasının engellenmesini; üçüncü fıkra, inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzı tercihlerine müdahaleyi yaptırıma bağlar. Madde her kişi bakımından, failin herkes olabileceği biçimde uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: ibadet yerlerine ilişkin kamu düzeni suçları (m.153 ve devamı, ayrıca ibadet mahallinin korunması bakımından ilgili hükümler), kasten yaralama ile birlikte işlenen cebrin içtimaı (m.119), cebir ve tehdit suçlarının bağımsız hâlleri (m.106, m.108), ve görevi yaptırmamak için direnme (m.265).

### İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dini inancın gereği**: Kişinin dini inancından doğan ve ibadet kavramına girmeyen yükümlülük ve tercihlerinin tümüdür. Bu kavram ikinci fıkranın koruduğu alanı belirler ve üçüncü fıkradaki yaşam tarzı tercihleriyle kısmen örtüşür.
- **İbadet ve ayin**: Tanrının emirlerine bağlılığı göstermek amacıyla bireysel ya da toplu olarak yapılan dini eylemlerdir. İkinci fıkra bu eylemlerin bir dini mahalde yapılmasını aramaz.
- **Dini işler**: İbadet ve ayin özelliği taşımayan, ancak bir din veya mezhebin koyduğu merasim kuralları çerçevesinde yürütülen faaliyetlerdir. Vaaz, dini nikah ve mevlit gibi örnekler bu kapsamdadır; 765 sayılı Kanun'daki karşılığından farklı olarak yeni 115/2 metninde açıkça sayılmamıştır.
- **Men etmek**: Kişinin düşünceyi açıklama veya yayma özgürlüğünün baştan itibaren kullanılmasının engellenmesi ya da kullanılmakta iken devamına engel olunmasıdır.
- **Cebir veya tehdit**: Kişinin iradesine karşı fiziksel güç kullanılması veya ağır bir zarar vaadiyle korkutulmasıdır. İkinci fıkrada cebir veya tehdide ek olarak hukuka aykırı başka bir davranış da seçimlik hareket olarak sayılmıştır.

### İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme: hangi şartlar aranır?

- Failin cebir veya tehdit kullanması ya da ikinci fıkra bakımından hukuka aykırı başka bir davranışta bulunması gerekir.
- Hareketin dini inancın gereğinin yerine getirilmesini veya dini ibadet ya da ayinin bireysel ya da toplu olarak yapılmasını engellemesi gerekir.
- Engelleme bir an için bile olsa gerçekleşmiş olmalıdır; ibadetin dini bir mahalde yapılmış olması aranmaz.
- Mağdurun dini inancı kamu düzenine ve kanunların açıkça yasakladığı dinlere aykırı olmamalıdır.
- Fail kasten hareket etmelidir; saik önemli değildir ve olası kast da yeterlidir.
- Sonuç olarak engelleme suçun tamamlanması için neticedir; neticenin gerçekleşmediği hâlde teşebbüs söz konusu olabilir.

### İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkraya göre fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkra kapsamında engelleme gerçekleştiğinde fail hakkında birinci fıkraya göre ceza verilir.
- Üçüncü fıkra kapsamında yaşam tarzı tercihlerine müdahale veya bunları değiştirmeye zorlama hâlinde birinci fıkra hükmüne göre ceza verilir.
- Engelleme gerçekleşmeden kalan hâllerde suç tamamlanmaz; icra hareketleri tamamlanmışsa teşebbüs söz konusu olabilir.
- Birinci fıkradaki zorlama mağdur üzerinde etki doğurmasa da suç tamamlanır.
- Kasten yaralama neticesi doğduğunda, cebrin m.119 kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
- Suç bir kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için işlenmişse m.265 uygulanır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, kişinin inanç ve düşüncesini açıklamaya ya da değiştirmeye zorlanmasını veya bunları açıklamaktan men edilmesini düzenler.
- İkinci fıkra, dini inancın gereğinin yerine getirilmesini ve ibadet ya da ayinin yapılmasını engellemeyi düzenler.

Sonuç: Birinci fıkradaki suç hareket suçudur; zorlamanın etkisi doğması aranmaz. İkinci fıkradaki suç ise neticelidir ve engellemenin gerçekleşmesi gerekir.

### İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- İkinci fıkra, dini inanca dayanan ibadet ve gereklilik yerine getirmeyi korur.
- Üçüncü fıkra, inanç, düşünce veya kanaatlerden kaynaklanan yaşam tarzı tercihlerine müdahaleyi kapsar.

Sonuç: Dini inanca bağlı bir engelleme ikinci fıkraya, dini olmayan kişisel tercihe müdahale üçüncü fıkraya girer; her iki halde de yaptırım birinci fıkraya göre verilir.

### Bireysel ibadet ile toplu ibadet arasındaki fark nedir?

- Bireysel ibadetin engellenmesi, 6529 sayılı Kanun'la ikinci fıkra kapsamına alınmıştır.
- Toplu ibadet ve ayinin engellenmesi ise ikinci fıkranın eski ve yeni hâlinde birlikte korunmuştur.

Sonuç: Her iki halde de ibadetin dini bir mahalde yapılması aranmaz, engelleme yeterlidir.

### Cebir veya tehdit ile hukuka aykırı başka davranış arasındaki fark nedir?

- Cebir veya tehdit, doğrudan fiziksel güç veya korkutma yoluyla yapılan zorlamadır.
- Hukuka aykırı başka davranış, cebir ya da tehdit olmayan ama hukuka aykırı herhangi bir eylemdir.

Sonuç: Hukuka aykırı başka davranış seçimlik hareket olarak yalnız ikinci ve üçüncü fıkralarda yer alır; birinci fıkrada yalnız cebir ve tehdit aranır.

### Ibadetin engellenmesi suçu ile kamu görevlisine direnme arasındaki fark nedir?

- 115/2 suçu, kişinin dini inanç veya ibadetinin engellenmesini korur.
- Görevi yaptırmamak için direnme, bir kamu görevlisinin görevini yapmasının engellenmesini korur.

Sonuç: Kamu görevlisine karşı cebir, bu suç yerine görevi yaptırmamak için direnme (m.265) kapsamında değerlendirilir.

### İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İkinci fıkrada yalnız dini mahalde yapılan ibadetin korunduğunu düşünmek; kanun ibadetin dini bir mahalde yapılmasını aramaz.
- Ibadetin engellenmesini hareket suçu saymak; ikinci fıkra neticelidir ve engellemenin gerçekleşmesi gerekir.
- Birinci fıkradaki hareket suçu ile ikinci fıkradaki neticeli suçu aynı şekilde değerlendirmek.
- Üçüncü fıkrayı ikinci fıkranın bir parçası saymak; üçüncü fıkra yaşam tarzı tercihlerini düzenler.
- Kamu görevlisine karşı cebir uygulandığında 115 hükmünü tek başına uygulamak; bu hâlde m.265 uygulanır.
- Engelleme gerçekleşmediğinde tamamlanmış suç hükmü uygulamak; teşebbüs hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, suç kapsamındaki cebir ya da tehdidin kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak amacıyla kullanılması hâlinde 115 yerine görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluştuğunu kabul etmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2024/2224 E., 2025/11045 K., 10.12.2025)
- Uygulamada 115/2 kapsamında yapılan değerlendirmelerde engellemenin bir an için dahi olsa gerçekleşmesi yeterli görülmekte, dini mahalde yapılmış olma koşulu aranmamaktadır. (İkinci Bölüm, 2017/40527 E., 18.10.2023)
- Mahkemeler, cebir veya tehdit dışında hukuka aykırı başka bir davranış ile yapılan engellemeyi ikinci fıkra kapsamında değerlendirmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2019/8234 E., 2020/3763 K., 20.02.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- İbadetin engellendiğini iddia eden taraf, engellemenin gerçekleştiğini ve failin cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka davranışını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tanık beyanları, görüntü kayıtları ve tutanaklar, engellemenin yerini, zamanını ve şeklini ortaya koymak için kullanılabilir.
- Failin dini inancın gereğini engelleme kastı ile hareket ettiğini iddia eden taraf bu kastı ispatlamakla yükümlüdür; olası kast da yeterli sayıldığından ispat yükü kolaylaşır.
- Savunma olarak failin engellemediğini ya da engellemenin hukuka uygun olduğunu ileri süren taraf bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ibadetin dini bir mahalde yapılması aranmadığı için mahal bilgisi tek başına engellemenin ispatı için yeterli değildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5237 m.119: Cebrin kasten yaralama suçunun ağırlaşmış neticesine sebebiyet vermesi hâlinde, failin ayrıca kasten yaralamadan da cezalandırılmasını sağlar.
- 5237 m.106: Suç tehdit ile işlendiğinde tehdit suçunun bağımsız olarak uygulanıp uygulanmayacağını belirler.
- 5237 m.108: Suç cebir ile işlendiğinde kişilere karşı cebir suçunun ayrıca değerlendirilmesine ilişkin hükümdür.
- 5237 m.265: Cebir kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için kullanıldığında bu suç yerine uygulanır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı aydan | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| dokuz aydan | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. |
| iki aydan | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. |
| altı aya | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. |
| iki yıldan | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları… |
| yedi yıla | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-106) | (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları… |
| bir yıldan | [m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-107) | (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar… |
| üç yıla | [m.107](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-107) | (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar… |
| bir yıldan | [m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109) | (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| beş yıla | [m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109) | (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| iki yıldan | [m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109) | (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| yedi yıla | [m.109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-109) | (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| iki yıldan | [m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112) | (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.) (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, b)… |
| beş yıla | [m.112](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-112) | (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.) (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, b)… |
| iki yıldan | [m.113](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-113) | (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.) (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine, b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da… |
| beş yıla | [m.113](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-113) | (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.) (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine, b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da… |
| bir yıldan | [m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114) | (1) Bir kimseye karşı; a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya, b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu… |
| üç yıla | [m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114) | (1) Bir kimseye karşı; a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya, b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu… |
| iki yıldan | [m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114) | (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| beş yıla | [m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-114) | (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. |
| bir yıldan | [m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115) | (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile… |
| üç yıla | [m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5237-sayili-turk-ceza-kanunu/madde-115) | (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile… |

## Konuda geçen kararlar

- Ceza Genel Kurulu, 2022/160 E., 2025/327 K., 10.09.2025 (m.108)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/144 E., 2025/289 K., 25.06.2025 (m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/154 E., 2023/551 K., 25.10.2023 (m.106, m.107)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/528 E., 2023/520 K., 11.10.2023 (m.106)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/92 E., 2018/606 K., 04.12.2018 (m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2014/133 E., 2014/352 K., 11.07.2014 (m.108)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/419 E., 2012/216 K., 05.06.2012 (m.108, m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/188 E., 2011/231 K., 15.11.2011 (m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/166 E., 2011/213 K., 18.10.2011 (m.107)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/208 E., 2011/64 K., 26.04.2011 (m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/208 E., 2011/64 K., 26.04.2011 (m.110)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/26 E., 2009/117 K., 05.05.2009 (m.107)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/156 E., 2008/194 K., 15.07.2008 (m.107)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/1916 E., 2026/2339 K., 30.03.2026 (m.106)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/8006 E., 2026/841 K., 16.02.2026 (m.109)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/20538 E., 2026/1005 K., 21.01.2026 (m.109)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/20496 E., 2026/108 K., 06.01.2026 (m.106)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/4358 E., 2026/122 K., 06.01.2026 (m.109)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/10845 E., 2025/11243 K., 24.12.2025 (m.109)
- 8. Ceza Dairesi, 2025/2216 E., 2025/11246 K., 24.12.2025 (m.109)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/24445 E., 2025/11115 K., 23.12.2025 (m.108)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/5227 E., 2025/11062 K., 22.12.2025 (m.109)
- 6. Ceza Dairesi, 2024/2224 E., 2025/11045 K., 10.12.2025 (m.115)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/2207 E., 2025/9592 K., 17.11.2025 (m.106)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/5365 E., 2025/9704 K., 17.11.2025 (m.106)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/19172 E., 2025/9533 K., 06.11.2025 (m.112)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/1811 E., 2025/5333 K., 15.05.2025 (m.107)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/1485 E., 2025/7787 K., 28.04.2025 (m.113)
- 2. Ceza Dairesi, 2023/6132 E., 2025/1911 K., 06.02.2025 (m.111)
- 12. Ceza Dairesi, 2022/5696 E., 2025/995 K., 03.02.2025 (m.107)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/13182 E., 2025/1026 K., 16.01.2025 (m.114)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/41496 E., 2024/16129 K., 05.12.2024 (m.113)
- 6. Ceza Dairesi, 2024/4489 E., 2024/10958 K., 21.10.2024 (m.114)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/365 E., 2024/5217 K., 10.07.2024 (m.112)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/8091 E., 2024/3667 K., 19.03.2024 (m.111)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/8348 E., 2023/21022 K., 13.09.2023 (m.113)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/10748 E., 2023/19671 K., 08.06.2023 (m.112)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/10485 E., 2023/18910 K., 24.05.2023 (m.112)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/4745 E., 2023/17824 K., 03.05.2023 (m.115)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/831 E., 2023/17168 K., 12.04.2023 (m.113)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/4691 E., 2023/16751 K., 03.04.2023 (m.114)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/3661 E., 2023/16623 K., 29.03.2023 (m.112)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/426 E., 2023/16499 K., 27.03.2023 (m.114)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/3012 E., 2023/16139 K., 15.03.2023 (m.113)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/4353 E., 2023/15730 K., 07.03.2023 (m.114)
- 4. Ceza Dairesi, 2020/32673 E., 2023/11723 K., 21.02.2023 (m.113)
- 2. Ceza Dairesi, 2021/21662 E., 2022/114 K., 10.01.2022 (m.115)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/474 E., 2021/18678 K., 09.06.2021 (m.114)
- 4. Ceza Dairesi, 2019/8234 E., 2020/3763 K., 20.02.2020 (m.115)
- 13. Ceza Dairesi, 2019/2085 E., 2019/6969 K., 29.04.2019 (m.108)
- 3. Hukuk Dairesi, 2011/8962 E., 2011/10955 K., 23.06.2011 (m.111)
- İkinci Bölüm, 2017/40527 E., 18.10.2023 (m.115)
- Birinci Bölüm, 2015/1737 E., 18.07.2019 (m.115)
- Genel Kurul, 2016/24616 E., 03.05.2019 (m.108)
- Birinci Bölüm, 2013/6401 E., 23.01.2014 (m.112)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.05.2022 (m.106).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-hukuku-ozel-hukumler/tehdit-ve-santaj
