11. Kanun Yolları

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 273. maddesinin birinci fıkrası, 'İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır' hükmünü amirdir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere, istinaf süresinin başlangıcı hükmün tefhimi değil, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesidir. Soruda verilen olayda, hüküm 10.05.2024 tarihinde tefhim edilmiş olsa da, istinaf süresini başlatan olay gerekçeli kararın 20.05.2024 tarihinde tebliğ edilmesidir. Bu nedenle, sanık müdafiinin başvuru süresi, tebliğ tarihi olan 20.05.2024'ten itibaren iki haftadır. Hükmün tefhiminden itibaren sürenin başlayacağına ilişkin seçenekler, kanunun güncel haline aykırıdır. 7 gün veya 15 gün gibi süreler de kanunda öngörülen 'iki hafta'lık süre tanımına uymamaktadır. Önemli Nokta 2: Sorunun çözümünde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 308/A maddesinde düzenlenen 'Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazı' adlı olağanüstü kanun yolu incelenmelidir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesinin kesin nitelikteki kararına karşı, sanık lehine bir itiraz söz konusudur. CMK m. 308/A'nın birinci fıkrasında, 'Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.' hükmü yer almaktadır. Olayda başsavcılık, sanık lehine bir hata nedeniyle itiraz yoluna başvurduğundan, kanunun açık hükmü gereği herhangi bir süreye tabi değildir. Bu nedenle, kararın kesinleşmesinden iki ay sonra yapılan başvuru süresindedir ve C seçeneği doğrudur. A seçeneği yanlıştır; çünkü CMK m. 308/A'da belirtilen bir aylık süre, sadece sanık aleyhine yapılacak itirazlar için geçerlidir. B seçeneği yanlıştır; zira aynı maddenin devamında 'Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir.' denilmektedir. Dolayısıyla dosya doğrudan başkanlar kuruluna değil, öncelikle kararı veren daireye gönderilir. D seçeneği yanlıştır; çünkü bu seçenek, CMK m. 309'da düzenlenen 'Kanun Yararına Bozma' yolunu tanımlamaktadır. Oysa CMK m. 308/A, bölge adliye mahkemesi başsavcılığına tanınan özel bir itiraz yetkisidir ve Adalet Bakanlığı'nın istemi veya Yargıtay süreciyle bir ilgisi yoktur. E seçeneği yanlıştır; bu ifade, CMK m. 309'da düzenlenen kanun yararına bozmanın sonuçlarından birine (m. 309/4-c) atıf yapmakta olup, CMK m. 308/A'daki itirazın sonuçlarını bu şekilde kategorik olarak sınırlayan bir hüküm bulunmamaktadır. Önemli Nokta 3: Soruda, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen bir mahkûmiyet hükmü sonrasında, hükümlü lehine bir kanun değişikliği olduğu ve bu nedenle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu belirtilmiştir. Bu durum, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında özel olarak düzenlenmiştir. CMK m. 309/4-d'ye göre, bozma nedeni “hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Dolayısıyla, somut olayda Yargıtay'ın dosyayı yerel mahkemeye göndermeksizin doğrudan daha hafif cezaya hükmetmesi gerekmektedir. Bu nedenle A seçeneği doğrudur. Diğer seçeneklerin yanlışlığı ise şu şekildedir: - B seçeneği yanlıştır çünkü bu durum, CMK m. 309/4-d'deki özel düzenleme kapsamındadır ve Yargıtay'ın doğrudan hüküm kurmasını gerektirir. Dosyanın mahkemeye gönderilmesi, davanın esasını çözmeyen yönlere veya usul işlemlerine ilişkin bozma hallerinde (CMK m. 309/4-b) söz konusu olur. - C seçeneği yanlıştır. Bozma kararının kesinleşmiş hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaması kuralı, ceza muhakemesinde değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 363/2) ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK m. 51/2) düzenlenen kanun yararına temyiz için geçerlidir. Ceza muhakemesinde ise, görüldüğü üzere, bozma kararı hükümlünün cezasının kaldırılması veya indirilmesi gibi doğrudan hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. - D seçeneği yanlıştır. CMK m. 309/1 uyarınca ceza muhakemesinde kanun yararına bozma istemi yetkisi Adalet Bakanlığı'na aittir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakanlığın yazılı bildirimi üzerine istemde bulunur, re'sen hareket etme yetkisi yoktur. Başsavcının re'sen başvurma yetkisi HMK ve İYUK'ta mevcuttur. - E seçeneği yanlıştır. Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için hukuka aykırılığın, CMK m. 289'da sayılan mutlak temyiz nedenlerinden (hukuka kesin aykırılık halleri) biri olması şart değildir. Maddenin genel ifadesinden de anlaşılacağı üzere, kararda veya hükümde bulunan her türlü “hukuka aykırılık” bu olağanüstü kanun yoluna başvurmak için yeterlidir. Önemli Nokta 4: Çözüm, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 11. fıkrasına dayanmaktadır. Bu fıkra, HAGB kararı sonrası denetim süresi içinde sanığın kasıtlı yeni bir suç işlemesi durumunda mahkemenin ne yapacağını düzenler. CMK m. 231/11'e göre: "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." Bu hüküm uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi, HAGB kararının temel şartının ihlali anlamına gelir ve mahkemenin geri bırakılan hükmü açıklamasını gerektirir. Ancak kanun, mahkemeye mutlak bir zorunluluk yüklememekte, sanığın durumunu değerlendirerek bir takdir hakkı tanımaktadır. Mahkeme, hükmü açıkladıktan sonra, koşulları varsa TCK m. 51'e göre hapis cezasının ertelenmesine veya TCK m. 50'ye göre seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir. Dolayısıyla, doğru cevap mahkemenin hükmü açıklayacağını, ancak belirli koşullar altında cezanın infazında sanık lehine değişiklikler yapabileceğini belirten seçenektir. Diğer seçeneklerin yanlışlık nedenleri: - Denetim süresini uzatma gibi bir yetki kanunda öngörülmemiştir; ihlal doğrudan hükmün açıklanması sonucunu doğurur. - HAGB kararı tekerrüre esas alınmaz ve ikinci suçun cezası ayrıca infaz edilir; ancak bu durum, ilk hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla ilk davanın etkilenmeyeceği yönündeki ifade yanlıştır. - Mahkemenin hükmü herhangi bir takdir hakkı olmaksızın aynen infaza vermesi, kanunun 7499 sayılı Kanun ile değişmeden önceki halini yansıtan, güncel olmayan bir bilgidir. Mevcut düzenleme mahkemeye takdir hakkı tanımaktadır. - Ceza zamanaşımının kesilmesi (TCK m. 71), HAGB sürecindeki ihlalin sonuçları ile ilgili bir kurum değildir ve bu durumda uygulanmaz. Önemli Nokta 5: Soruda, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı BAM Cumhuriyet başsavcılığının başvurabileceği olağanüstü kanun yolu olan itiraz kurumu sorgulanmaktadır. Bu kurum 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 308/A maddesinde düzenlenmiştir. - **D seçeneği doğrudur.** CMK m. 308/A(1) hükmünün ikinci cümlesi, "Sanığın lehine itirazda süre aranmaz." şeklinde açık bir düzenleme içermektedir. Bu nedenle, sanık lehine yapılacak itirazlar herhangi bir süreye tabi değildir. - **A seçeneği yanlıştır.** CMK m. 308/A(1) uyarınca itiraz, "kararı veren daireye" yapılır. Daire itirazı yerinde görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. İtirazın numara itibarıyla izleyen daireye yapılması, CMK m. 268/3-e'de düzenlenen genel itiraz usulüne ait olup, 308/A'daki özel usulden farklıdır. - **B seçeneği yanlıştır.** CMK m. 308/A(1), sanık aleyhine yapılacak itirazlar için sürenin "kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde" olduğunu belirtmektedir. İki haftalık süre, sanık veya müdafiinin kendilerine tebliğ edilen itiraza karşı cevap verme süresidir. - **C seçeneği yanlıştır.** CMK m. 308/A(1) uyarınca, ceza daireleri başkanlar kurulu itirazı yerinde görürse, yani kabul ederse, yeni bir hüküm kurmaz. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, "gereği için dairesine gönderilir." Kararı düzeltecek veya yeniden bir karar verecek olan, itiraz üzerine kurulun kararı doğrultusunda hareket edecek olan ilk kararı veren dairedir. - **E seçeneği yanlıştır.** CMK m. 308/A'da düzenlenen itiraz kanun yolu, BAM bünyesinde işleyen bir mekanizmadır. Dosyanın incelenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi, CMK m. 297'de düzenlenen temyiz kanun yoluna ilişkin bir usuldür. BAM Başsavcılığının itirazında süreç Yargıtay'a taşınmaz.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Hakkında yürütülen kovuşturma sonucunda, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 10.05.2024 tarihinde sanık (S)'nin yüzüne karşı tefhim edilen bir kararla mahkûmiyetine hükmedilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı ise sanık müdafiine 20.05.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu durumda, sanık müdafii mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurmak için son başvuru tarihini hangi ana göre ve ne kadar süre içinde hesaplamalıdır?

A)Hükmün tefhim edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde.
B)Gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde.
C)Gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde.
D)Gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.
E)Hükmün tefhim edildiği tarihten itibaren bir ay içinde.

Çözüm

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 273. maddesinin birinci fıkrası, 'İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır' hükmünü amirdir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere, istinaf süresinin başlangıcı hükmün tefhimi değil, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesidir. Soruda verilen olayda, hüküm 10.05.2024 tarihinde tefhim edilmiş olsa da, istinaf süresini başlatan olay gerekçeli kararın 20.05.2024 tarihinde tebliğ edilmesidir. Bu nedenle, sanık müdafiinin başvuru süresi, tebliğ tarihi olan 20.05.2024'ten itibaren iki haftadır. Hükmün tefhiminden itibaren sürenin başlayacağına ilişkin seçenekler, kanunun güncel haline aykırıdır. 7 gün veya 15 gün gibi süreler de kanunda öngörülen 'iki hafta'lık süre tanımına uymamaktadır.

Soru 2

Sanık (S) hakkında, hırsızlık suçundan yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş ve esastan reddedilerek karar kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesinden iki ay sonra, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, kararda sanık lehine uygulanması gereken bir kanun hükmünün gözden kaçırılması suretiyle esaslı bir hataya düşüldüğünü tespit ederek bu duruma karşı olağanüstü kanun yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi çerçevesinde, başsavcılığın bu itirazıyla ilgili usul hükümleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Soru 3

Hırsızlık suçundan hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, yasal süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşen sanık (S) ile ilgili olarak, hükümden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan bir kanun değişikliği nedeniyle cezasının indirilmesi gerektiği Adalet Bakanlığınca tespit edilmiştir. Bakanlığın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Bu durumda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca Yargıtay’ın vereceği karar ve bunun sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.