---
title: "Duruşma hazırlığı — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.175–181"
last_amended: "2021-07-08"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/durusma-hazirligi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Duruşma hazırlığı

Ceza Muhakemesi Hukuku › Kovuşturma evresi › Kamu davasının yürütülmesi — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.175, iddianamenin kabulünün kamu davasının açılması ve kovuşturma evresinin başlaması üzerindeki etkisini düzenler ve mahkemenin kabulün ardından duruşma gününü belirleyip hazır bulunması gereken kişileri çağırmasını öngörür.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.175–181 hükümlerini kapsar: iddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı, iddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması, sanığın savunma delillerinin toplanması istemi, çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi, çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi, tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri, tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi.

- [CMK m.175 — İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-175)
- [CMK m.176 — İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-176)
- [CMK m.177 — Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-177)
- [CMK m.178 — Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-178)
- [CMK m.179 — Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-179)
- [CMK m.180 — Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-180)
- [CMK m.181 — Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-181)

## [CMK m.175 — İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-175)

Madde, iddianamenin kabulünün kamu davasının açılması ve kovuşturma evresinin başlaması üzerindeki etkisini düzenler ve mahkemenin kabulün ardından duruşma gününü belirleyip hazır bulunması gereken kişileri çağırmasını öngörür. Madde, iddianamenin kabulü veya iadesine ilişkin ara muhakemenin ölçütlerini, iadenin koşullarını ve duruşma hazırlığında yapılacak ayrıntılı işlemleri düzenlemez; bunlar 174. maddede (iddianamenin iadesi) ve 176 ile sonrası maddelerde (çağrı kağıdı, tanık ve bilirkişiye ilişkin hazırlık işlemleri) yer alır. Maddenin kendisi sanığa tebligat usulünü, savunma delillerinin toplanması istemini ve tanık adlarının bildirilmesini de düzenlemez; bu konular duruşma hazırlığının sonraki maddelerindedir. Kabul kararı mahkemenin iddianame üzerindeki denetiminin sonucudur; denetimin kendisi bu maddenin kapsamında değildir.

### İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kamu davasının açılması**: Savcılığın hazırladığı iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle gerçekleşen, yargılamanın mahkeme önünde başlamasını sağlayan hukuki andır. Savcının iddianameyi mahkemeye sunması tek başına kamu davasını açmaz; kabul kararı gerekir.
- **İddianamenin kabulü**: Mahkemenin iddianameyi denetleyerek yargılamaya devam edilebileceğine karar vermesidir. Kabul, iade kararı verilmediği ya da süresi içinde iade edilmediği hallerde gerçekleşir.
- **Kovuşturma evresi**: İddianamenin kabulüyle başlayan ve mahkemenin hükümle sonuçlanan yargılamasıdır. Soruşturma evresinden ayrılan, mahkemenin iddianameyi kabul ettiği andan itibaren işleyen aşamadır.
- **Duruşma günü**: Mahkemenin iddianame kabulünden sonra belirlediği, yargılamanın duruşmada yapılacağı gündür. Kabulden sonra belirlenir; kabulden önce belirlenmesi maddenin sıralamasına aykırıdır.

### İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı: hangi şartlar aranır?

- Savcılık tarafından düzenlenmiş ve görevli ve yetkili mahkemeye sunulmuş bir iddianamenin bulunması gerekir.
- Mahkemenin iddianameyi 174. madde uyarınca iade etmemiş olması ya da iade süresinin geçmiş olması gerekir.
- Mahkemenin iddianameyi açıkça kabul eden kararı verilmesi gerekir; kabul kararıyla kamu davası açılmış olur.
- Kabul kararından sonra mahkemenin duruşma gününü belirlemesi gerekir.
- Mahkemenin duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırması gerekir.

### İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı: hangi sonuçları doğurur?

- İddianame kabul edildiğinde kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
- Kabul kararından sonra mahkeme duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.
- İddianame iade edilirse kamu davası açılmaz ve kovuşturma evresi başlamaz; iade kararı 174. maddeye göre verilir.
- Kabul kararından önce duruşma gününün belirlenmesi, madde sırasına aykırı olur.
- Kabul kararıyla birlikte iddianamede yer alan sanık hakkında kamu davası açılmış sayılır ve sanık, soruşturma aşamasındaki şüpheli sıfatından sanık sıfatına geçer.

### İddianamenin kabulü ile iadesi arasındaki fark nedir?

- Kabul kararıyla iddianame geçerli sayılır ve kovuşturma evresine geçilir.
- İade kararında iddianame eksik veya hatalı bulunduğu için Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir ve kovuşturma evresine geçilmez.

Sonuç: Kabul kararı kamu davasını açar; iade kararında kamu davası açılmaz ve kovuşturma başlamaz.

### Kabul ile sessiz geçen süre arasındaki fark nedir?

- Mahkeme açıkça kabul kararı verir.
- Mahkeme iade etmez ve kabul kararı da vermezse, 174. maddede belirtilen süre sonunda iddianame kabul edilmiş sayılır.

Sonuç: İki halde de kamu davası açılmış olur; ancak sessiz kabulde kabul kararı yazılı olarak verilmemiştir.

### Kabul kararı ile duruşma günü belirlenmesi arasındaki fark nedir?

- Kabul kararı kamu davasını açar ve kovuşturmayı başlatır.
- Duruşma günü belirlenmesi ve çağrı, kabul kararından sonra gelen ikinci adımdır.

Sonuç: Duruşma günü kabulden önce belirlenemez; sıra bu maddede kabul, sonra duruşma günü şeklindedir.

### İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Savcının iddianameyi mahkemeye sunmasını kamu davasının açılması saymak; açılma kabul kararıyla gerçekleşir.
- Kabul kararından önce duruşma günü belirlemek; maddenin sırası kabul ve sonra duruşma gününün belirlenmesidir.
- Kabul tarihi yerine iddianamenin mahkemeye gönderildiği tarihi esas almak; kamu davası kabul kararı tarihinde açılmış olur.
- Sessiz kabul süresini (174. maddedeki on beş gün) hesaplamadan kabulü varsaymak; süre dolmadan kabul edilmiş sayılmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İddianamenin kabulü kararının kamu davasının açılması bakımından belirleyici olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/250 E., 2011/53 K., 19.04.2011; Ceza Genel Kurulu, 2011/85 E., 2011/94 K., 17.05.2011; Ceza Genel Kurulu, 2021/41 E., 2023/593 K., 08.11.2023; Ceza Genel Kurulu, 2011/361 E., 2012/201 K., 15.05.2012)
- Kabul ile kamu davası açıldığı için sanık, soruşturma aşamasındaki şüpheli sıfatından sanık sıfatına geçer. (Ceza Genel Kurulu, 2010/250 E., 2011/53 K., 19.04.2011)
- Ara muhakemede mahkemenin iddianameyi denetleyerek kabul veya iade kararı vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/1766 E., 2025/6196 K., 19.09.2025)
- Duruşma hazırlığında yapılacak işlemlerin 175 ila 181. maddelerde toplandığı ve bu işlemlerin bir duruşmada yargılamanın bitirilmesi amacına yönelik olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Kamu davasının açıldığını ileri süren taraf, iddianamenin mahkemece kabul edildiğini kabul kararıyla kanıtlar; kabul kararı yazılı olarak bulunmalıdır.
- Kabul kararının tarihi, sürenin ve zamanaşımının hesabı bakımından önemlidir; bu tarih mahkemenin kabul kararından çıkar, iddianamenin mahkemeye gönderildiği tarihten değil.
- Sessiz kabulü ileri süren taraf, 174. maddedeki on beş günlük sürenin geçtiğini ve iade yapılmadığını ispat eder; iddianamenin gönderildiği tarih ve incelemenin başlangıcı dosya kayıtlarından çıkar.
- İddianamenin iadesi yapılmış ise iade kararı yazılı belge olarak dosyada bulunmalıdır; bu belgenin yokluğu kabulü gösterir ancak sessiz kabul sürecinin tamamlandığının belgelenmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.174: İddianamenin iadesi hâlini düzenler. Kabul kararının ön koşulu olan iade ve kabul süreci bu maddeye göre işler; iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
- 5271 m.176: Duruşma gününü belirledikten sonra çağrı kağıdının düzenlenmesi ve tebliğine ilişkin işlemleri düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.

## [CMK m.176 — İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-176)

Madde, kovuşturma evresinde iddianamenin ve çağrı kâğıdının sanığa tebliğ usulünü, tutuksuz sanığın çağrılmasında zorla getirme uyarısını, tutuklu sanığın cezaevinde ve müdafiinin de katılımıyla çağrılma usulünü ve iddianame tebliği ile duruşma günü arasındaki asgari süreyi düzenler. Tebligat, çağrı kâğıdı içeriği ve tutuklu-tutuksuz ayrımı bakımından sanık ile onun müdafiini ilgilendirir. Sanığın delil toplama istemi (m.177), tanık ve bilirkişinin çağrılması (m.178-179), savunma için ara verilmesini isteme hakkı (m.190/2) ve duruşmaya gelmeyen sanığın yakalanması ve yokluğunda yargılama (m.199 ve m.195) bu maddede düzenlenmez. Kovuşturma aşamasında katılan ve diğer ilgililere yapılacak duruşma bildirimleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İddianamenin tebliği**: Kamu davasını açan iddianamenin, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa resmi usulle ulaştırılmasıdır. Sanığın hangi suçla itham edildiğini öğrenmesini sağlar.
- **Çağrı kâğıdı**: Sanığa duruşma gününü, yerini ve saatini bildiren belgedir. Tutuksuz sanığa gönderilen çağrı kâğıdında, gelmediğinde zorla getirileceği uyarısı yer alır.
- **Tutuklu sanığın çağrılması**: Tutuklu sanığın, duruşma gününü ceza infaz kurumunda tebliğ almasıyla çağrılmasıdır. Bu işlem cezaevi kâtibi veya görevlendirilen personelin huzurunda tutanakla yapılır.
- **Asgari bir haftalık süre**: İddianamenin ve çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında bulunması gereken en az bir haftalık zamandır. Sanığın savunmasını hazırlamasına imkân tanır.
- **Alternatif iletişim yolları**: Telefon, telgraf, faks ve elektronik posta gibi araçlarla iddianame bilgilerinin ve duruşma tarihinin bildirilmesidir. Bu yolla yapılan bildirim çağrı kâğıdına bağlanan sonuçları doğurmaz.

### İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması: hangi şartlar aranır?

- İddianamenin, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ edilmesi gerekir.
- Tutuksuz sanığa gönderilen çağrı kâğıdında, mazeretsiz gelmediğinde zorla getirileceğinin yazılması gerekir.
- Tutuklu sanığın çağrılmasının duruşma gününün tebliği yoluyla yapılması ve sanığın cezaevinde tutanakla savunma isteminin sorulması gerekir.
- Tutuklu sanıkla birlikte müdafiinin de davet edilmesi gerekir.
- Çağrı kâğıdının sanığa ulaştırılması ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.
- Alternatif iletişim araçlarıyla yapılan bildirimde, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların uygulanmaması gerekir.

### İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması: hangi sonuçları doğurur?

- İddianame ve çağrı kâğıdı sanığa tebliğ edildiğinde sanık, suçlamayı ve duruşma gününü öğrenmiş olur.
- Tutuksuz sanık mazeretsiz gelmezse, çağrı kâğıdında yazılı uyarı gereğince zorla getirilebilir.
- Zorla getirme uyarısı çağrı kâğıdında yer almazsa, bu gerekçeyle zorla getirme kararı verilemez; yeniden çağrı kâğıdı çıkarılması gerekir.
- Tutuklu sanığın savunma isteği tutanağa geçirilir ve bu işlem mahkeme önünde yapılmış sayılmaz; cezaevi kâtibi veya görevli personel huzurunda yapılır.
- Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında bir haftalık süre bulunmazsa, sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı hatırlatılmalıdır.
- Alternatif araçlarla yapılan bildirim, çağrı kâğıdına bağlı sonuçları doğurmaz.

### Tutuksuz sanık ile tutuklu sanık arasındaki fark nedir?

- Tutuksuz sanığa çağrı kâğıdı ile iddianame tebliğ edilir ve kâğıtta zorla getirme uyarısı yer alır.
- Tutuklu sanık ceza infaz kurumunda, duruşma gününün tebliğiyle çağrılır ve tutanakla savunma istemi sorulur.

Sonuç: Tutuksuz sanıkta zorla getirme uyarısı yazılmazsa zorla getirme kararı verilemez; tutuklu sanıkta ise müdafiinin de davet edilmesi zorunludur.

### Resmi tebligat ile alternatif iletişim araçları arasındaki fark nedir?

- Resmi tebligat, iddianamenin ve çağrı kâğıdının usulüne uygun ulaştırılmasıdır ve asıl yoldur.
- Telefon, telgraf, faks veya elektronik posta ile yapılan bildirim, yalnızca iddianame bilgileri ile duruşma tarihini kapsar.

Sonuç: Alternatif araçla yapılan bildirimde çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar (zorla getirme uyarısı gibi) uygulanmaz.

### İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Alternatif iletişim araçlarıyla yapılan bildirimi, resmi tebligat gibi kabul ederek çağrı kâğıdına bağlı zorla getirme uyarısının sonuçlarını uygulamak.
- Tutuksuz sanığın çağrı kâğıdına zorla getirme uyarısı yazılmadığı halde zorla getirme kararı vermek.
- İddianame tebliği ile duruşma günü arasındaki haftalık süreyi hesaplamadan ilk savunmayı almak.
- Haftalık süre uyulmadığında sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkını hatırlatmadan savunmayı almak.
- Tutuklu sanığın çağrısını sıradan tebligat gibi yapmak; tutanak tutulmasını ve müdafiinin de davet edilmesini atlamak.
- Müdafiinin davet edilmesini yalnız tutuklu sanıklar için zorunlu saymak; uygulamada tutuksuz sanıkta da müdafiin çağrılması sürdürülmektedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İddianame tebliği ile savunma arasında en az bir hafta bulunmadan savunma alınması, sanığın savunma hakkını kısıtlar ve bozma nedeni sayılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/157 E., 2011/223 K., 15.11.2011; 8. Ceza Dairesi, 2024/701 E., 2024/4462 K., 22.05.2024)
- Haftalık süre uyulmasa bile sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılmamış olması ayrı bir usul eksikliğidir ve savunma hakkını kısıtlar. (Ceza Genel Kurulu, 2011/157 E., 2011/223 K., 15.11.2011)
- Sanık ilk kez yakalama emriyle getirildiğinde ve iddianame daha önce tebliğ edilmemişse, ilk okunan iddianame ile savunma arasında haftalık süre aranır; süre kullanılmak istenmezse savunma alınabilir. (Ceza Genel Kurulu, 2015/202 E., 2019/508 K., 27.06.2019)
- Sanığın, haftalık süreden vazgeçtiğini açıkça ya da zımnen bildirmesi halinde savunma alınabilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/310 E., 2019/509 K., 27.06.2019)
- Tutuksuz sanık için de müdafiinin duruşmaya çağrılması uygulamada sürdürülen bir usuldür ve sanığın savunma hakkının etkin kullanımına hizmet eder. (Ceza Genel Kurulu, 2011/266 E., 2012/139 K., 03.04.2012)
- Sanığın ilk kez savunmasını yaptığı tarihte iddianamenin usulünce tebliğ edilmemiş olması, sonraki oturumda usulüne uygun savunma alınarak giderilmişse bozma nedeni sayılmaz. (Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- İddianamenin ve çağrı kâğıdının sanığa tebliğ edildiğini, tebligat parçasıyla ve dosyadaki tebliğ belgeleriyle mahkeme ispat eder; tebligat belgesi bu ispatın asıl aracıdır.
- Haftalık sürenin korunduğunu mahkeme, tebligat tarihi ile duruşma tarihinin karşılaştırılmasıyla ortaya koyar; süre eksikse bu eksiklik savunma alınmadan önce tutanağa geçirilmelidir.
- Sanığın haftalık süreden vazgeçtiğini mahkeme, sanığın açık ya da zımni beyanı ve bunun tutanağa geçirilmesiyle ispat eder.
- Alternatif araçla yapılan bildirimde bildirimin yapıldığını ve dosyada iletişim bilgisinin bulunduğunu, bildirimi yapan mahkeme kaydı ile ortaya koymak gerekir.
- Tutuklu sanığın savunma isteğinin sorulduğunu, cezaevi kâtibi veya görevli personel huzurunda düzenlenen tutanak ispat eder; tutanağın bulunmaması işlemin yapılmadığı sonucunu doğurur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.190](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-190): Haftalık sürenin korunmaması halinde sanığın duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı bu maddeyle bağlantılıdır; savunmanın alınması sırasında bu hak hatırlatılmalıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.145](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-145): Sorgu için çağrılacak sanığa davetiye ile çağrılma kuralını ve zorla getirme uyarısını düzenler.
- [5271 sayılı Kanun m.199](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-199): Duruşmaya gelmeyen sanığın hazır bulundurulması ve zorla getirme veya yakalama kararı verilmesi konusunda, bu maddedeki uyarının dayanağıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.195](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-195): Tutuklu sanığın duruşmaya getirilmesi konusunda ilgili düzenlemedir; çağrı işlemiyle bağlantılıdır.

## [CMK m.177 — Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-177)

Madde, sanığın tanık, bilirkişi davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istemesi halinde bu isteğin hangi usulle ve hangi süre içinde yapılacağını, dilekçenin içeriğini ve mahkeme başkanı veya hâkimin kararının sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesini düzenler. Hükmün muhatabı, duruşma hazırlığı aşamasında savunma delili toplatmak isteyen sanıktır. Madde, savunma delilinin reddi halinde sanık veya katılanın kişileri kendi imkânıyla getirmesini düzenlemez (m.178). Tanık ve bilirkişinin çağrılmasına ilişkin usul ve tebligat kuralları (m.152 ve devamı), tanığın duruşmaya gelmemesinin yaptırımı, naip veya istinabe yoluyla dinleme (m.179 ve m.180) ile delil ikamesinin genel sınırları ve reddi (m.206 ve m.207) bu maddede düzenlenmez.

### Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Savunma delillerinin toplanması istemi**: Sanığın, lehine dinlenmesini veya toplanmasını istediği tanık, bilirkişi veya başka delilin duruşmaya getirilmesi için mahkeme başkanına veya hâkime yaptığı yazılı başvurudur. İstem, ilişkin olduğu olayların gösterildiği bir dilekçeyle yapılır.
- **Duruşma gününden en az beş gün önce**: Dilekçenin mahkeme başkanına veya hâkime, duruşma gününün beş gün öncesine kadar verilmesi gereken son andır. Bu süre dilekçenin verilme anına bağlıdır; dilekçenin ulaşması bu süre içinde gerçekleşmelidir.
- **Dilekçede olayların gösterilmesi**: Dilekçede, istenen kişi veya delilin hangi olayla ilgili olduğunun ve kişinin hangi konuda dinletilmek istendiğinin belirtilmesidir. Bu gösterim, delilin ispat açısından önemini ortaya koyar ve talebin soyut olmadığını gösterir.
- **Kabul edilen istem**: Mahkeme başkanı veya hâkimin uygun bulup karara bağladığı taleplerdir. Yalnızca bu istemler Cumhuriyet savcısına ayrıca bildirilir.

### Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi: hangi şartlar aranır?

- İstemin sanık tarafından yapılmış olması gerekir; istem tanık, bilirkişi davetine veya savunma delillerinin toplanmasına ilişkin olmalıdır.
- Dilekçenin, istenen tanık, bilirkişi veya delilin ilişkin olduğu olayları göstermesi gerekir.
- Dilekçenin duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verilmesi gerekir.
- Mahkeme başkanı veya hâkim dilekçeyi inceleyip karar vermelidir; karar sanığa derhâl bildirilmelidir.
- Sanığın kabul edilen istemleri Cumhuriyet savcısına da bildirilmelidir.
- Davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler kabul edilmemelidir; bu, istemin yerine getirilmesine engel bir sınırdır.

### Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi: hangi sonuçları doğurur?

- Dilekçe süresinde verilir ve mahkeme başkanı veya hâkim dilekçe üzerine karar verirse, karar sanığa derhâl bildirilir.
- Kabul edilen istemler Cumhuriyet savcısına da bildirilir; bu bildirim iddia makamının savunma delillerinden önceden haberdar olmasını ve karşı hazırlık yapmasını sağlar.
- Sanığın dilekçesi süresinde verilmezse, madde kapsamındaki istem geç kalmış olur ve mahkeme bunu sürenin dışında kalan bir talep olarak değerlendirebilir.
- Dilekçede olaylar gösterilmezse, istem soyut kalır ve mahkemenin kabul etme ya da reddetme gerekçesini oluşturabilir.
- Reddedilen istem için sanık m.178 uyarınca kişiyi kendi imkânıyla getirebilir; bu durumda kişiler duruşmada dinlenir.
- Davayı uzatmak amacıyla yapılan istemler reddedilir ve bu istemler m.178 kapsamındaki dinleme hakkının dışında kalır.

### Sanığın istemi ile savcının bildirilmesi arasındaki fark nedir?

- Sanığın kendi istemi ve kabul edilen istemleri, savcıya bildirim konusudur.
- Reddedilen istemler savcıya bildirilmez; yalnızca sanığa bildirilir.

Sonuç: Savcı yalnızca kabul edilen istemlerden haberdar olur, reddedilenleri öğrenmesi zorunlu değildir.

### Derhâl bildirim ile beş günlük başvuru süresi arasındaki fark nedir?

- Dilekçenin beş gün kuralı, sanığın başvuru süresini belirler.
- Kararın bildirilmesi ise mahkemenin kararını verip sanığa iletmesini ifade eder ve derhâl yapılır.

Sonuç: Başvuru süresi sanık için, bildirim süresi mahkeme için geçerlidir; ikisi farklı yükümlülüklerdir.

### Madde 177 ile madde 178 arasındaki fark nedir?

- Madde 177, istemin yapılmasını ve karara bağlanmasını düzenler.
- Madde 178, istem reddedildiğinde sanık veya katılanın kişiyi kendi imkânıyla getirmesini düzenler.

Sonuç: İstem reddedilirse m.178 devreye girer; m.177 kabul edilen istemler ile bildirimi düzenler.

### Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Beş günlük süreyi duruşma gününden değil, dilekçenin ilk verildiği tarihten saymak; süre duruşma gününden geriye doğru işler.
- Dilekçeyi yalnızca tanığın adını yazarak vermeyi yeterli görmek; ilişkin olay gösterilmemişse istem soyut kalır ve mahkeme isteği reddedebilir.
- Reddedilen istemleri de Cumhuriyet savcısına bildirmek; madde yalnızca kabul edilen istemlerin bildirilmesini öngörür.
- Beş günlük süreyi, sanığın dilekçesinin m.178 kapsamındaki kişileri getirme hakkına da uygulamak; m.178 ret sonrası ayrı bir haktır.
- Davayı uzatmak amacıyla yapılan istemleri, delilin ilişkin olduğu olay gösterilmiş olduğu için mutlaka kabul etmek; m.177 sonundaki sınır uygulanmalıdır.
- Tutuklu sanık için tebliğ sırasında hatırlatma yapılmadığı hâlde istemi reddetmek; savunma hakkının korunması açısından bu tür bir ret hukuka aykırı sayılabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin, savunma delillerinin toplanması istemini tek başına dilekçenin verilmiş olmasıyla değil, olayların gösterilip gösterilmediğine bakarak değerlendirdiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017)
- Duruşma günü ile sanığın tebliği arasındaki sürenin ve sanığa yapılacak bilgilendirmenin uygulanmadığı hallerde, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına karar verildiği görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/6545 E., 2024/4762 K., 03.06.2024)
- Sanığın savunma delillerinin toplanması isteminin sorulmadan ve sanık bilgilendirilmeden duruşmanın yapıldığı hallerde, m.177 ve m.176 ile birlikte aykırılık bulunduğu kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/3051 E., 2025/5530 K., 07.07.2025)
- Sanığa beş günlük süre ve dilekçe hakkı hatırlatılmadan istem reddedilmemesi gerektiği, savunma hakkının korunması için gerekli görüldüğü kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Dilekçenin duruşma gününden en az beş gün önce verildiğini ispat yükü, istemi ileri süren sanığa aittir; bunu dilekçenin mahkeme kaydı veya havale tarihi ile gösterir.
- İstemde ilgili olayların gösterildiğinin ispatı da sanığa aittir; dilekçenin içeriği bu hususta yazılı delil oluşturur.
- Mahkeme kararının sanığa derhâl bildirildiğini gösteren tebliğ veya tutanak, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispatlar; yükümlülük mahkemeye aittir.
- Kabul edilen istemlerin Cumhuriyet savcısına bildirildiğini gösteren yazı veya kayıt, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini ortaya koyar.
- Sanığın dilekçe süresine uymadığı ya da hatırlatma yapılmadığı iddiası sanık tarafında ise, bu savunmayı sanık ispatlar; tutanağın ve duruşma günü tebliğ belgesinin incelenmesi bu noktada belirleyicidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-178): Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın tanık veya uzman kişinin çağrılması istemini reddederse, sanık veya katılanın bu kişileri mahkemeye getirebilmesini düzenler; m.177 ile birlikte okunduğunda reddedilen istemin sonucunu belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-176): Tutuklu sanığın çağrılması ve duruşma gününün tebliği sırasında, sanığa savunma delillerinin toplanması istemi için beş günlük dilekçe süresinin hatırlatılması gerektiğini düzenler.
- [5271 sayılı Kanun m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-206): Delil ikamesinin reddedilebileceği haller arasında, davayı uzatmak amacıyla ileri sürülen deliller yer alır; m.177'deki 'davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler' sınırının genel dayanağıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.207](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-207): Delilin geç bildirilmiş olmasının tek başına reddedilme gerekçesi olamayacağını düzenler; m.177'deki beş günlük süre bakımından bu hüküm, süre dışında kalan isteklerin tamamen reddini engeller.

## [CMK m.178 — Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-178)

Madde, mahkeme başkanı veya hâkimin sanığın veya katılanın gösterdiği tanık ya da uzman kişinin çağrılması yönündeki dilekçeyi reddetmesi hâlinde, ilgili kişinin doğrudan mahkemeye getirilerek duruşmada dinlenmesine ilişkindir. Tutuklu sanığa tanınmış bir ayrıcalık olarak okunmakla birlikte, uygulamada katılan da aynı yolu kullanabilir. Dilekçenin reddedilmesi, tanığın getirilmesinin ve dinlenmesinin kapsamını belirler. Madde, tanığın çağrılmasının kendisini, çağrı kâğıdının usulünü ve zorla getirme kararını düzenlemez (m.43, m.146). Delil talebinin genel reddi sebepleri ile delilin geç bildirilmesinin sonucu da bu maddenin konusu değildir (m.206, m.207). Duruşmada dinlenen tanığın yasal yükümlülükleri ve beyanı ayrı bir çerçevededir (m.45 ve sonrası).

### Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanık çağrısı talebi**: Sanığın veya katılanın, dilekçesinde gösterdiği tanık veya uzman kişinin mahkemece çağrılmasını isteyen başvurusudur. Madde, bu talebin reddini ön koşul olarak alır.
- **Doğrudan getirme**: Talebi reddedilen kişinin, mahkemenin çağrısı yerine sanık veya katılan tarafından mahkemeye getirilmesidir. Getirme sorumluluğu talep sahibine aittir ve bu yol mahkemenin kendi çağrı yetkisinin yerini almaz.
- **Davayı uzatma amacı**: Talebin, delilin karara etkisi gözetilmeksizin yargılamayı geciktirmek için yapılmış olmasıdır. Bu amaçla yapılan talepler, doğrudan getirme yoluna girse bile dinletilmez.
- **Uzman kişi**: Olaya ilişkin özel bilgisi veya uzmanlığı nedeniyle dinlenmesi istenen kişidir. Madde bu kişiyi tanıkla birlikte anar; uzman tanık ile bilirkişi ayrı kavramlardır.

### Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Mahkeme başkanı veya hâkimin, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması talebini reddetmiş olması gerekir.
- Sanık veya katılan, çağrılması reddedilen kişiyi kendisi mahkemeye getirmeyi üstlenmelidir; madde bu yolu sanık ve katılan için açık bırakır.
- Dinletilmek istenen kişi, talep dilekçesinde gösterilmiş tanık veya uzman kişi olmalıdır.
- Talep, davayı uzatmak amacıyla yapılmış olmamalıdır; bu amaçla yapılan talepler reddedilir.
- Kişinin getirilmesi duruşmada gerçekleşmeli ve dinleme duruşmada yapılmalıdır.

### Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Reddedilen tanık veya uzman kişi, sanık veya katılan tarafından mahkemeye getirilirse duruşmada dinlenir.
- Getirilen kişinin dinlenmesi zorunludur; mahkeme bu kişileri dinlemekle yükümlüdür.
- Davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddedilir ve bu hâlde kişinin getirilmesi dinlenme sonucunu doğurmaz.
- Sanık veya katılan kişiyi getirmezse, madde uyarınca dinleme yükümlülüğü doğmaz; delilin bu yoldan dinlenmesi gerçekleşmez.

### Sanık ile katılan arasındaki fark nedir?

- Sanık, tanığını dilekçesiyle istemeye ve reddedilirse mahkemeye getirmeye yetkilidir. Madde metni bu yolu doğrudan sanığa tanır.
- Katılan da madde metninde açıkça anılmaktadır; dilekçe ve doğrudan getirme yolu katılan için de açıktır.

Sonuç: Her iki taraf da aynı koşullarla tanık getirebilir; sanığa tanınan yol katılan için de geçerlidir. Tutuklu sanık için öngörülen ayrıcalık olduğu yönündeki açıklama, metnin genel ifadesiyle bağdaşmamaktadır.

### Tanık ile uzman kişi arasındaki fark nedir?

- Tanık, olaya ilişkin beş duyusuyla edindiği bilgiyi anlatır.
- Uzman kişi, özel bilgisi veya uzmanlığı ile görüş bildirir; malzemeye göre uzman tanık ile bilirkişi ayrı kavramlardır.

Sonuç: Madde her iki kişiyi de kapsar. Uygulamada uzman kişinin 'uzman tanık' sayılarak dinlenmemesi, maddenin işletilmemesi sonucunu doğurmaktadır.

### Makul talep ile davayı uzatma amaçlı talep arasındaki fark nedir?

- Delilin olayın aydınlatılmasına hizmet eden, dinlenmesi karara etki edebilecek kişiler için yapılan talepler dinlenir.
- Davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler, doğrudan getirilse dahi dinlenmez.

Sonuç: Mahkeme talebin amacını ve gerekçesini somut olarak değerlendirmelidir; uzatma amacı açıkça ortaya konulmadan talep reddedilemez.

### Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tutuklu sanık için öngörülen bir ayrıcalık gibi okuyarak, maddeyi yalnızca tutuklu sanığa uygulamak; madde metni sanık ve katılanı birlikte anar.
- Uzman kişiyi 'uzman tanık' diye adlandırıp maddeyi işletmemek; uzman tanık ile bilirkişi ayrı kavramlar olup dinleme hükmü uzman kişiye de uygulanır.
- Talebi reddederken yalnızca 'karara etkili değildir' diyerek yetersiz gerekçe göstermek; ret gerekçesinin somut olması gerekir.
- Davayı uzatma amacını varsayarak talebi reddetmek; bu amaç somut olarak ortaya konulmadan ret yapılamaz.
- Getirilen tanığı dinlememek; madde gereğince getirilen kişinin duruşmada dinlenmesi zorunludur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin tanık dinletme talebini reddederken, dinletilmek istenen tanığın beyanının karara etkili olmadığını yetersiz bir gerekçeyle belirtmesi, maddenin ihlali sayılmaktadır. (1. Ceza Dairesi, 2023/4142 E., 2025/211 K., 09.01.2025; 7. Ceza Dairesi, 2024/4895 E., 2024/8624 K., 09.10.2024)
- Talebin reddinde, tanığın duruşmada hazır edilmesinin yargılamayı hangi somut biçimde uzatacağının açıklanmadan yetersiz gerekçeye dayanılması kabul edilmemektedir. (7. Ceza Dairesi, 2024/4895 E., 2024/8624 K., 09.10.2024)
- Katılan vekilinin hazır ettiği tanığın 178. madde uyarınca dinlenmesi gerektiği gözetilmeden talebin reddedilmesi bozma sebebi sayılmaktadır. (1. Ceza Dairesi, 2023/4142 E., 2025/211 K., 09.01.2025)
- Duruşmada hazır edilen tanıkların dinlenmemesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2024/7167 E., 2024/11441 K., 11.12.2024)
- Uygulamada uzman kişinin 'uzman tanık' sayılarak dinlenmemesi, maddenin işletilmemesi anlamına gelmektedir; bu yaklaşım eleştirilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Talebi ileri süren sanık veya katılan, tanığın dilekçesinde gösterildiğini ve çağrı talebinin reddedildiğini ispatlamakla yükümlüdür; ret kararı tutanaktan ve duruşma kayıtlarından izlenir.
- Tanığın olaya ilişkin bilgisi ve beyanının karara etkisi, dilekçede ve gerekçede somut olarak gösterilmelidir; bu yapılmazsa mahkeme talebi davayı uzatma amaçlı sayabilir.
- Davayı uzatma amacının varlığını ileri süren taraf, bu iddiasını dayanak göstererek ispatlamalıdır; mahkeme bu iddiayı gerekçesiz benimseyemez.
- Kişinin hazır edilmesinde sanık veya katılanın getirme yükümlülüğünü yerine getirdiği, duruşma tutanağında gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.68: Tanığın ve uzman kişinin dinlenmesine ilişkin genel kuralları düzenler; bu madde ile birlikte okunarak talebin hangi koşulla dinleneceği belirlenir.
- 5271 m.176: Duruşma gününün ve iddianamenin tebliğini düzenler; tutuklu sanığın tanık çağrısı talebinin dayanağı bu çerçevede okunur.
- 5271 m.177: Maddenin devamı olarak okunur; sanığın istemi reddedildiğinde kendi getirme yolunu düzenleyen hükümle birlikte değerlendirilir.
- 5271 m.206: Delil talebinin reddedilebileceği hâller belirlenir; bu maddede davayı uzatma amacı ile yapılan talep reddi, 206 kapsamında değerlendirilir.
- 5271 m.207: Delilin geç bildirilmesinin tek başına reddedilme sebebi olamayacağını düzenler; 178 bu ilke ile birlikte okunur.

## [CMK m.179 — Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-179)

Madde, duruşma hazırlığı aşamasında tanık ve bilirkişilerin ad ve adreslerinin karşılıklı olarak taraflara bildirilmesi yükümlülüğünü düzenler. Sanığın kendi getireceği ya da doğrudan davet ettireceği bilirkişi ve tanıkları Cumhuriyet savcısına, Cumhuriyet savcısının ise iddianamede gösterilenler dışında davet ettireceği kişileri sanığa bildirmesi bu kapsama girer. Kurallar sanık ve Cumhuriyet savcısı bakımından uygulanır; mahkeme, katılan ve diğer taraflar bakımından doğrudan bir bildirim yükümlülüğü getirmez. Maddede tanık ve bilirkişinin çağrılmasının reddi, çağrı için dilekçe süreleri, duruşma gününün bildirilmesi ve tutuklu sanığın hazır bulunması düzenlenmez (sırasıyla m.176, m.178, m.181 ve m.180 kapsamındadır).

### Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Makul süre**: Ad ve adreslerin karşı tarafa bildirilmesi için kanunda sabit bir gün sayısı konulmamış, bildirimin karşı tarafın hazırlanmasına yetecek zamanda yapılması gerektiğini ifade eden ölçüttür. Somut olayda davetin ve tarafın hazırlık ihtiyacının durumuna göre belirlenir.
- **Bildirim yükümlülüğü**: Sanığın ve Cumhuriyet savcısının, kendi davet edeceği kişilerin ad ve adreslerini karşı tarafa iletmesi görevidir. Yükümlülük, silahların eşitliği ve savunma hakkının korunması amacıyla konmuştur.
- **İddianamede gösterilen tanık**: Cumhuriyet savcısının iddianamede dinlenmesini istediği tanık ve bilirkişilerdir. Bunların bildirimi ikinci fıkra kapsamında ayrıca yapılmaz; sanığa iddianame ile zaten bilinen kişilerdir.
- **Sanığın istemi üzerine davet edilen kişi**: Sanığın talebiyle çağrılan tanık ve bilirkişilerdir. Bunlar da Cumhuriyet savcısına ikinci fıkra gereği ayrıca bildirilmez.

### Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Sanığın, doğrudan davet ettireceği ya da duruşmada getireceği bilirkişi ve tanıklar için ad ve adreslerini Cumhuriyet savcısına bildirmesi gerekir.
- Bildirimin makul süre içinde yapılması gerekir.
- Cumhuriyet savcısının, iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine davet edilen tanık ve bilirkişiler dışında kalan kişileri davet ettirecek olması gerekir.
- Bu kişilerin davet edilmesi mahkeme başkanı veya hâkim kararıyla ya da Cumhuriyet savcısının kendiliğinden kararıyla gerçekleşmelidir.
- Cumhuriyet savcısının bu kişilerin ad ve adreslerini sanığa makul süre içinde bildirmesi gerekir.

### Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Sanık, doğrudan davet ettireceği veya duruşmada getireceği bilirkişi ve tanıkların ad ve adreslerini Cumhuriyet savcısına makul süre içinde bildirmek zorundadır.
- Cumhuriyet savcısı, iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine davet edilen kişiler dışında kalan tanık ve bilirkişilerin ad ve adreslerini sanığa makul süre içinde bildirmek zorundadır.
- İddianamede gösterilen ya da sanığın istemi üzerine davet edilen kişiler için savcının ayrıca bildirim yapması gerekmez.
- Savcının iddianame dışında davet ettirdiği kişilerin bildirilmemesi, savunmanın bu kişilere hazırlanma imkânını kısıtlar ve savunma hakkına aykırılık oluşturur.
- Sanığın kendi getireceği kişileri zamanında bildirmemesi, savcıya karşı delil hazırlığı imkânını ortadan kaldırır ve bunun sonucu olarak tanığın dinlenmemesi veya ertelenme ihtimali doğabilir.
- Madde metninde bildirim yapılmamasının hükümsüzlük veya dinlenmeyen tanık sonucu açıkça bağlanmamıştır; bu sonuçlar uygulamadan çıkarılır.

### Sanığın bildirimi ile cumhuriyet savcısının bildirimi arasındaki fark nedir?

- Sanık, kendi getireceği ya da davet ettireceği bilirkişi ve tanıkları Cumhuriyet savcısına bildirir.
- Cumhuriyet savcısı, iddianame dışında davet ettireceği kişileri sanığa bildirir.

Sonuç: Her iki taraf kendi davet ettiği kişileri karşı tarafa önceden açıklamakla yükümlüdür; bildirim yükümlülüğü karşılıklıdır.

### İddianamede gösterilen kişi ile iddianame dışı davet edilen kişi arasındaki fark nedir?

- İddianamede gösterilen tanık ve bilirkişi zaten sanığa bilinen kişilerdir.
- Cumhuriyet savcısının iddianame dışında davet ettireceği kişiler sanığa bilinmeyen kişilerdir.

Sonuç: Yalnız iddianame dışı davet edilen kişiler için savcının ad ve adres bildirimi gerekir.

### Mahkeme kararıyla davet ile cumhuriyet savcısının kendiliğinden davet arasındaki fark nedir?

- Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim kararıyla başka kişileri davet ettirebilir.
- Cumhuriyet savcısı kendiliğinden de başka kişileri davet ettirebilir.

Sonuç: Her iki halde de ikinci fıkra gereği ad ve adres sanığa bildirilir; davetin kaynağı bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

### Sanığın istemi üzerine davet ile sanığın kendi getirdiği kişi arasındaki fark nedir?

- Sanığın istemi üzerine davet edilen kişiler, ikinci fıkra kapsamı dışında kalır.
- Sanığın duruşmada getireceği kişiler birinci fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısına bildirilir.

Sonuç: Sanığın istemi üzerine davet edilen kişiler için savcıya ayrıca bildirim yapılmaz; sanığın kendi getirdiği kişiler için bildirim gerekir.

### Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Makul süreyi sabit bir gün sayısı olarak almak; madde kesin bir süre koymaz, somut olaya göre değerlendirilir.
- İddianamede gösterilen tanık ve bilirkişi için de savcının ayrıca bildirim yapması gerektiğini sanmak; ikinci fıkra bu kişileri kapsam dışında bırakır.
- Sanığın istemi üzerine davet edilen kişiler için savcıya bildirim yükümlülüğü doğduğunu varsaymak; bu kişiler birinci fıkrada sanığa veya savcıya ayrıca bildirim konusu değildir.
- Birinci fıkrayı yalnız savcı yönünden, ikinci fıkrayı yalnız sanık yönünden uygulamak; yükümlülük karşılıklıdır.
- Bildirimi sanığa ya da savcıya değil, mahkemeye yapmak; madde bildirimin karşı tarafa yapılmasını öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ceza Genel Kurulu, CMK'nın 175 ila 181. maddelerinin duruşma hazırlığında yapılacak işlemleri birlikte düzenlediğini kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017)
- Temyiz incelemesinde, seri muhakeme usulünde 179. maddenin üçüncü fıkrasının kapsamının Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası değerlendirildiği görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2022/892 E., 2024/8200 K., 05.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Ad ve adres bildirimini yapmak zorunda olan taraf, bildirimin makul süre içinde yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bildirimin yapıldığını gösteren tutanak, dilekçe veya tebligat belgesi bu ispatın aracıdır.
- Cumhuriyet savcısının iddianame dışında davet ettirdiği kişilerin ad ve adreslerini sanığa bildirdiği, sanık yönünden bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiği ancak ispatlanabilir.
- Bildirilmediği ileri sürülen tanık için karşı taraf, bildirimin yapılmadığını iddia eder; bildirim yapıldığını ileri süren taraf da yazılı belge ile karşılık verir.
- Makul süre değerlendirmesi somut olayın koşullarına göre yapılır; bu nedenle bildirimin hangi tarihte yapıldığı ve duruşma gününe göre süre hesabı belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Yazılı bildirim belgesi bulunmadığında, bildirimin yapılmadığını ileri süren tarafın bu iddiasını savunma yönünden ortaya koyması ve ihlalin sonucunu göstermesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-176): Sanığın savunma delillerinin toplanması ve tanık çağrısı istemini düzenler; bu maddedeki bildirim, o istemin sonucunda çağrılan kişilere ilişkindir.
- [5271 sayılı Kanun m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-178): Çağrısı reddedilen tanık ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesini düzenler; m.179 ile getirilecek kişilerin bildirimi arasında bağlantı kurar.
- [5271 sayılı Kanun m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-181): Tanık ve bilirkişinin dinleneceği gün ile tutanağın bildirimini düzenler; m.179 tanık adreslerini, m.181 dinleme gününü konu alır.
- [5271 sayılı Kanun m.180](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-180): Tutuklu sanığın tanıklara ilişkin işlemlerde hazır bulunmasını düzenler; m.179 ile birlikte duruşma hazırlığında tarafların bilgilendirilmesini tamamlar.

## [CMK m.180 — Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-180)

5271 sayılı Kanun'un 180. maddesi, hastalık, malûllük veya uzun süreli engel nedeniyle ya da konutun yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında olması nedeniyle duruşmada dinlenemeyecek tanık ve bilirkişilerin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesini düzenler. Büyükşehir belediye sınırları içindeki kişilerin istinabe yoluyla dinlenmesinin sınırlarını, istinabe edilen mahkemenin evrakı geri çevirememesini ve görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle (SEGBİS) dinlemeyi de düzenler. Madde, duruşma dışında dinlemeyi kural olarak değil istisna olarak öngören bir çerçeve çizer ve kamu davasının tanıklar bakımından yürütülmesinde uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: tanık ve bilirkişiye çağrı ile kimliklerinin sanığa bildirilmesi (m.179), sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi ile ilgili sınırlar (m.196/2), ve tanığın duruşmada dinlenmesine ilişkin genel usul ile tanığın ulaşılamaması hâlinde önceki ifadenin okunması (m.211).

### Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Naip**: Toplu mahkemenin kurul hâlinde yapılması zorunlu olmayan keşif ve bilirkişi incelemesi gibi işlemleri yerine getirmek üzere başkan veya üyelerden birine verdiği yetkidir. Naip hâkim, mahkemenin bu sınırlı yetkisini kullanır ve kurul hâlinde yapılması şart olan işlemleri yapamaz.
- **İstinabe**: Davayı gören mahkemenin yargılama yetkisinin bir bölümünü, yetkili bir başka mahkemeye geçici olarak devretmesidir. Uygulamada talimat veya yönerge olarak da adlandırılır. İstinabe edilen mahkeme, görev kurallarına uygun bir mahkeme olmalıdır.
- **Büyükşehir belediye sınırları**: Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na göre belirlenen il mülki sınırıdır. Bu sınır içinde kalan kişilerin istinabe yoluyla dinlenmesi, zorunluluk bulunmadıkça yasaktır.
- **Zorunluluk ve zorluk**: Maddenin ikinci fıkrasındaki zorluk, konutun yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasıdır. Üçüncü fıkrada aranan zorunluluk ise büyükşehir sınırları içinde istinabeye başvurmayı haklı kılan daha güçlü bir nedendir ve somut gerekçeyle ortaya konulmalıdır.
- **Görüntülü ve sesli iletişim tekniği (SEGBİS)**: Tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli olarak dinlenmesini sağlayan yöntemdir. Kullanılabilmesi için gerekli teknik donanım ve usuller yönetmelikle belirlenir.

### Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri: hangi şartlar aranır?

- Tanık veya bilirkişinin hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle uzun ve önceden bilinmeyen bir süre duruşmada hazır bulunamayacağının anlaşılması gerekir (1. fıkra).
- Ya da tanık veya bilirkişinin konutunun yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması nedeniyle getirilmesinin zor olması gerekir (2. fıkra).
- Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi, vekil, tanık ve bilirkişinin istinabe yoluyla dinlenmesi için zorunluluk bulunmalıdır (3. fıkra).
- Görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılmasına olanak veren teknik donanım bulunmalı ve tanık veya bilirkişinin bu yolla aynı anda dinlenebilmesi mümkün olmalıdır (5. fıkra).
- Hükmün uygulanabilmesi için, dinlenecek kişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine mahkemece karar verilmiş olmalıdır; kural olarak mahkeme duruşmada dinlemeyi tercih eder.

### Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci veya ikinci fıkradaki koşullar bulunduğunda mahkeme tanık veya bilirkişinin naiple ya da istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir; bu bir takdir yetkisidir.
- Koşullar bulunduğunda bile mahkeme dinlemeyi zorunlu olarak naip veya istinabe yoluyla yapmak zorunda değildir.
- Büyükşehir sınırları içindeki şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi, vekil, tanık ve bilirkişi, zorunluluk bulunmadıkça istinabe yoluyla dinlenemez; bu sınırın aşılması, dinlemenin kanuna aykırı olması sonucunu doğurur.
- İstinabe edilen mahkeme büyükşehir sınırları içinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da istinabe evrakını geri çeviremez ve gereğini yapar.
- Görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle dinleme, birinci, ikinci ve beşinci fıkraların koşullarının varlığı hâlinde yapılır; donanım ve kullanım esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir.
- Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği hâllerde, uygulamada SEGBİS yoluyla dinlemenin sanık bakımından uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2021/11408 E., 2025/25900 K., 03.11.2025)

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tanığın hastalık, malûllük veya başka bir nedenle uzun süre duruşmada bulunamamasını koşul kılar. Kişisel bir engele dayanır.
- İkinci fıkra, tanığın konutunun yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında olmasından kaynaklanan getirme güçlüğünü koşul kılar. Coğrafi bir ölçüte dayanır.

Sonuç: İkinci fıkradaki hal için tanığın engelli olması gerekmez; yargı çevresi dışında oturması yeterlidir. Uygulamada yargı çevresi dışında oturmanın otomatik olarak istinabe nedeni sayılmaması gerektiği belirtilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025)

### Büyükşehir sınırları içindeki kişi ile büyükşehir sınırları dışındaki kişi arasındaki fark nedir?

- Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan kişiler, üçüncü fıkra gereğince istinabe için zorunluluk aranan kişilerdir.
- Büyükşehir sınırları dışındaki kişiler için üçüncü fıkradaki sınırlama uygulanmaz.

Sonuç: Büyükşehir sınırları içindeki kişinin 'uzak' olduğu gerekçesiyle istinabe edilmesi, zorunluluk bulunmadıkça mümkün değildir.

### Davayı gören mahkeme ile istinabe edilen mahkeme arasındaki fark nedir?

- Davayı gören mahkeme istinabeye karar veren mahkemedir ve üçüncü fıkradaki sınırlamaya tabidir.
- İstinabe edilen mahkeme, evrakı alan mahkemedir ve dördüncü fıkra uyarınca evrakı geri çeviremez.

Sonuç: İstinabe edilen mahkeme büyükşehir sınırları içindeyse, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa bile istinabe evrakının gereğini yapar.

### Naip ile istinabe arasındaki fark nedir?

- Naip, toplu mahkemenin kendi üyesine verdiği yetkidir ve aynı yargılama makamının bir parçası olarak işlem yapar.
- İstinabe, başka bir mahkemeye yazılan yazı ile yetki devridir.

Sonuç: Naip kurul hâlinde yapılması şart olan işlemleri yapamaz; istinabe ise başka mahkemenin görev sınırları içinde kalmak zorundadır.

### Naip ve istinabe ile SEGBİS: fark nedir?

- Naip ve istinabe, tanığın fiziksel olarak başka bir yerde dinlenmesini esas alır.
- Beşinci fıkradaki SEGBİS, tanığın görüntülü ve sesli olarak aynı anda dinlenmesidir ve birinci ile ikinci fıkra şartlarına bağlıdır.

Sonuç: SEGBİS uygulaması, birinci ve ikinci fıkra şartlarının bulunması hâlinde ve yönetmelikteki usullere uygun olarak yapılabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin, tanığın yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında oturmasını otomatik olarak istinabe nedeni saymaması gerektiği kabul edilmektedir. Mahkeme, istinabe kararında zorluğun ne olduğunu açıklamalıdır. (3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025)
- Tanığa ulaşmak için mahkemenin makul çabayı göstermesi gerektiği; yalnızca iş adresinin araştırılmasının ya da tek bir telefon numarasının aranmasının yeterli sayılmayacağı kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025)
- Beyanları hükme esas alınan tanık ve bilirkişinin kural olarak davayı gören mahkeme önünde dinlenmesi gerektiği; istinabe veya SEGBİS yolunun istisnai olduğu kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/20725 E., 2025/13759 K., 07.05.2025)
- Sanığın aleyhindeki tanığı çapraz sorguya tabi tutabilmesinin önemi vurgulanmaktadır; bu nedenle SEGBİS uygulamasında sanığın huzurunda sorgu imkânı bulunmalıdır. (3. Ceza Dairesi, 2023/17083 E., 2025/2342 K., 23.01.2025)
- Tanık beyanı, sanığın huzurunda ve aleni duruşmada alınmadığında, bunun hükme esas alınması için ayrıntılı gerekçe bulunması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2021/11408 E., 2025/25900 K., 03.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Naiple veya istinabe yoluyla dinleme talebinde bulunan taraf, birinci fıkradaki hastalık, malûllük ya da giderilemeyen başka neden ile ikinci fıkradaki getirme güçlüğünü somut olarak ortaya koymalıdır; bu durumun belgesi, sağlık raporu, adres bilgisi gibi kayıtlarla gösterilir.
- Mahkeme, istinabe kararında zorluk ya da zorunluluk nedenini açıklamalıdır; gerekçesiz istinabe kararı, sonraki değerlendirmede eksiklik olarak görülebilir. (3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025)
- Büyükşehir sınırları içindeki kişinin istinabe yoluyla dinlenmesinde zorunluluğun varlığını, dinlemeyi isteyen mahkeme gerekçeyle ortaya koymalıdır.
- SEGBİS yoluyla dinlemenin koşullarının varlığı, teknik donanımın kurulu olması ve yönetmeliğe uyulması ile gösterilir; bu bilgilerin tutanağa geçmesi gerekir.
- Hükmün dayanağı olan tanık beyanının istinabe yoluyla alınmış olması hâlinde, sanığın bu beyana karşı savunma yapma imkânının bulunup bulunmadığı tutanakla değerlendirilir. (3. Ceza Dairesi, 2021/11408 E., 2025/25900 K., 03.11.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.179](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-179): Savcının tanık ve bilirkişilerin ad ve adreslerini sanığa makul sürede bildirmesi yükümlülüğünü düzenler. Naiple veya istinabe yoluyla dinleme kararı, bu bildirim sistemiyle birlikte değerlendirilir.
- [5271 sayılı Kanun m.196](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196): Sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesine ilişkin sınırları içerir; 180. maddedeki tanık ve bilirkişi dinlemesinden ayrı bir rejimdir.
- [5271 sayılı Kanun m.211](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-211): Tanığa ulaşılamaması hâlinde önceki ifadenin okunmasına ilişkin usulü düzenler; 180. maddedeki naip ve istinabe yolunun yerine geçmez.

## [CMK m.181 — Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-181)

Madde, tanık veya bilirkişinin dinleneceği gün ile yeniden keşif ve muayene işlemlerinin ilgili taraflara bildirilmesini ve düzenlenen tutanağın örneğinin verilmesini düzenler. Ayrıca tutuklu sanığın, tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılan bu tür işlemlerde hazır bulunma talebini ve hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü hallerde tutuklu sanığın bu işlemlerde hazır bulundurulmasına karar verebilmesini düzenler. Maddenin kapsamı kovuşturma evresindeki tanık, bilirkişi ve keşif işlemleridir; bildirim yapılan kişiler Cumhuriyet savcısı, suçtan zarar görenin, vekilin, sanığın ve müdafiin tamamıdır. Madde, tanığın çağrılmasının usulünü düzenlemez (m.179 ve tanıklık hükümleri). Tanık veya bilirkişinin naiple ya da istinabe yoluyla dinlenmesini düzenlemez (m.180). Sanığın savunma delillerinin toplanması istemini ve bu istemin dilekçe ile yapılmasını düzenlemez (m.178 ve ilgili hükümler). Eski hale getirme ve tebligat süreleri gibi usul sürelerini düzenlemez (m.40-41 ve m.35 vb. hükümler).

### Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bildirim yükümlülüğü**: Tanık veya bilirkişinin dinleneceği günün, belirlenmesinin ardından ilgili kişilere önceden haber verilmesi zorunluluğudur. Bildirimin ne zaman yapılacağı madde metninde ayrıca belirtilmemiş, ancak gün belirlenir belirlenmez yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
- **Tutanağın örneği**: Tanık, bilirkişi dinlenmesi veya keşif sırasında düzenlenen tutanağın, bu işlemde hazır bulunan Cumhuriyet savcısı ve müdafie verilen kopyasıdır. Hazır bulunmayan tarafa örnek verilmesi maddede öngörülmemiştir.
- **Tutuklu sanığın hazır bulunma talebi**: Tutuklu sanığın, yalnızca tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak tanık dinleme, bilirkişi işlemi veya keşif gibi işlemlerde hazır bulunmasını isteyebilmesi hakkıdır. Bu hak, başka bir yer mahkemesinde yapılan işlemleri kapsamaz.
- **Zorunlu sayılan hal**: Hâkim veya mahkemenin, tutuklu şüpheli veya sanığın işlemde hazır bulundurulmasını gerekli gördüğü durumdur. Bu takdir yetkisi, sanığın talebine bağlı değildir ve hâkim ya da mahkemeye aittir; madde bu halin neyi kapsadığını tek tek saymaz.
- **Yeniden keşif ve muayene**: Duruşma hazırlığı aşamasında mahkemenin, dosyayı olgunlaştırmak amacıyla yeniden yaptığı yer görme veya kişi muayenesi işlemidir. Bu işlemde de birinci fıkradaki bildirim kuralları uygulanır.

### Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Tanık veya bilirkişinin dinlenmesi için mahkemece bir gün belirlenmiş olmalıdır.
- Belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir.
- Tanık, bilirkişi dinlenmesi veya keşif sırasında bir tutanak düzenlenmiş olmalıdır.
- Düzenlenen tutanağın örneği, işlemde hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilmelidir.
- Yeniden keşif veya muayene ihtiyacı doğmuşsa birinci fıkradaki bildirim kuralları bu işlem için de uygulanmalıdır.
- Sanığın tutuklu olması halinde, talep edilen işlemin tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak olması gerekir.
- Hâkim veya mahkemenin tutuklu şüpheli veya sanığın hazır bulundurulmasını zorunlu sayması halinde, bu karar sanığın talebine bağlı olmaksızın verilebilir.

### Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Tanık veya bilirkişinin dinlenmesi için belirlenen gün ilgililere bildirilmezse, bu aykırılık yargılamanın adil yürütülmesi ve çelişmeli yargılama ilkesi bakımından sakat bir işlem olarak değerlendirilir.
- Bildirim yapılmış, ancak taraf işleme katılmamışsa, işlem yine de geçerli kabul edilir ve tutanağın örneği hazır bulunan savcı ve müdafie verilir.
- Tutuklu sanık, yalnızca tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak işlemlerde hazır bulunmasını isteyebilir; bu talebin dışındaki işlemler için madde ayrı bir hak tanımaz.
- Hâkim veya mahkeme zorunlu gördüğü hallerde, tutuklu sanığın bu işlemlerde hazır bulundurulmasına sanığın talebi olmaksızın karar verebilir.
- Keşif ve muayene işlemi yeniden yapılacaksa birinci fıkradaki bildirim kuralları uygulanır; bildirim yapılmadan yapılan yeniden keşif bu maddeye aykırı olur.
- Tanık dinleme veya keşif sırasında tutanak düzenlenmemişse, tutanağın örneğinin verilmesi kuralı işletilemez ve bu eksiklik usul bakımından değerlendirilir.

### Hazır bulunan taraf ile hazır bulunmayan taraf arasındaki fark nedir?

- Dinleme veya keşif gününde hazır bulunan Cumhuriyet savcısı ve müdafi, tutanağın örneğini alır.
- Bildirim yapılmasına rağmen işleme katılmayan taraf, madde metnine göre tutanak örneğini almaz.

Sonuç: Tutanak örneği yalnız hazır bulunan savcı ve müdafie verilir; hazır bulunmayan tarafın tutanağı bu madde gereği almaması, bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş olmasını etkilemez.

### Genel bildirim ile tutuklu sanığın hazır bulunma talebi arasındaki fark nedir?

- Sanık tutuklu değilse, bildirim üzerine işleme katılma konusunda madde ayrı bir talep usulü öngörmez.
- Tutuklu sanık, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak işlemlerde hazır bulunmasını isteyebilir.

Sonuç: Tutuklu sanığın hazır bulunma hakkı yer bakımından sınırlıdır; başka bir yer mahkemesinde yapılacak işleme katılma talebi bu hakka dayanılarak yapılamaz.

### Sanığın talebi ile hâkim veya mahkemenin zorunlu görmesi arasındaki fark nedir?

- Tutuklu sanığın hazır bulunma talebi, sanığın kendi isteğine dayanır.
- Hâkim veya mahkeme, zorunlu saydığı hallerde tutuklu şüpheli veya sanığı işleme kendiliğinden getirebilir.

Sonuç: Mahkeme zorunluluk takdirinde sanığın talebi olmaksızın hazır bulundurma kararı verebilir; sanığın talebinin reddi bu takdiri engellemez.

### Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirim yükümlülüğünü yalnızca Cumhuriyet savcısına yapılmış saymak; madde sanığa ve müdafie de bildirim öngörür.
- Tutanak örneğini hazır bulunmayan tarafa da verilmesi gerektiğini düşünmek; madde örneği yalnızca hazır bulunan savcı ve müdafie verilmesini öngörür.
- Tutuklu sanığın her işleme katılma hakkının bulunduğunu varsaymak; hak yalnızca tutuklu bulunduğu yer mahkemesindeki işlemlerle sınırlıdır.
- Tutuklu sanığın talebi olmadan hazır bulundurma kararı verilemeyeceğini düşünmek; zorunlu sayılan hallerde hâkim veya mahkeme bu karara kendiliğinden verebilir.
- Yeniden keşif ve muayeneyi birinci fıkradaki bildirim kurallarından ayrı tutmak; ikinci fıkra bu kuralları aynen uygular.
- Tanık dinleme gününün bildirilmesi ile tanığın ad ve adreslerinin bildirilmesini aynı yükümlülük saymak; ikisi ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.179).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanık veya bilirkişinin dinleneceği gün sanığa bildirilmeden yapılan dinleme işlemi, sanığın hazırlanma ve soru sorma hakkını ortadan kaldırdığı için bozma nedeni sayılmaktadır. (Genel Kurul, 2020/19752 E., 06.02.2025; 3. Ceza Dairesi, 2021/11408 E., 2025/25900 K., 03.11.2025)
- Tanık dinlenmesi sırasında savunmanın tanığı sorguya çekme hakkı tanınmadan yalnızca ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilmesi, çelişmeli yargılama ilkesine aykırı kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025; 3. Ceza Dairesi, 2023/17083 E., 2025/2342 K., 23.01.2025; 3. Ceza Dairesi, 2021/11387 E., 2025/25936 K., 17.11.2025; 3. Ceza Dairesi, 2021/11147 E., 2025/23547 K., 08.10.2025)
- Yargıtay, ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilen hallerde ayrıntılı beyanların alınması gerektiğini gözetmeyen hükümleri bozmaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2023/17083 E., 2025/2342 K., 23.01.2025; 3. Ceza Dairesi, 2021/11147 E., 2025/23547 K., 08.10.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanık veya bilirkişinin dinleneceği gün belirlendiğinin ve bu gün ilgililere bildirildiğinin ispatı mahkemeye aittir; bildirim yazısı, tebligat belgesi veya tutanak kayıtları bu amaçla kullanılır.
- Bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını duruşma tutanağı ve tebligat kayıtlarına dayanarak ispatlar.
- Tutanak örneğinin hazır bulunan savcı ve müdafie verildiği, düzenlenen tutanağın dosyasında yer alan kayıtlarla ispatlanır.
- Tutuklu sanığın hazır bulunma talebinin yapıldığını ve reddedildiğini ileri süren sanık, bu talebe ilişkin tutanak veya dilekçeyi ibraz etmekle yükümlüdür.
- Hâkim veya mahkemenin zorunluluk kararını verdiği hususu, karar gerekçesi ve duruşma tutanağı ile belgelenmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.178: Sanığın savunma delillerinin toplanması için dilekçe verme ve bu isteklerin ilgililere bildirilmesi konularında bu maddeyle birlikte okunur; tanık ve bilirkişi davetiyle bağlantılıdır.
- 5271 m.179: Çağrılan tanık ve bilirkişilerin ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesini düzenler; m.181'deki gün bildirimi ile birlikte uygulanır.
- 5271 m.180: Tanık veya bilirkişinin naiple ya da istinabe yoluyla dinlenmesini düzenler; bu hallerde dinleme gününün bildirimi bakımından m.181'e atıf yapılan işlemler ayrıca değerlendirilir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir hafta | [m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-176) | (4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir. |
| beş gün | [m.177](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-177) | (1) Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya… |

## Konuda geçen kararlar

- 2018/73 E., 2019/65 K., 24.07.2019 (m.178)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/41 E., 2023/593 K., 08.11.2023 (m.175)
- Ceza Genel Kurulu, 2014/386 E., 2017/455 K., 07.11.2017 (m.175, m.177, m.178, m.179)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/361 E., 2012/201 K., 15.05.2012 (m.175)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/85 E., 2011/94 K., 17.05.2011 (m.175)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/250 E., 2011/53 K., 19.04.2011 (m.175)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/243 E., 2009/86 K., 07.04.2009 (m.180)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/11387 E., 2025/25936 K., 17.11.2025 (m.181)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/11408 E., 2025/25900 K., 03.11.2025 (m.180, m.181)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/11147 E., 2025/23547 K., 08.10.2025 (m.181)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/1766 E., 2025/6196 K., 19.09.2025 (m.175)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/3051 E., 2025/5530 K., 07.07.2025 (m.177)
- 3. Ceza Dairesi, 2023/22486 E., 2025/19495 K., 02.07.2025 (m.180, m.181)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/20725 E., 2025/13759 K., 07.05.2025 (m.180)
- 3. Ceza Dairesi, 2023/17083 E., 2025/2342 K., 23.01.2025 (m.180, m.181)
- 1. Ceza Dairesi, 2023/4142 E., 2025/211 K., 09.01.2025 (m.178)
- 7. Ceza Dairesi, 2024/7167 E., 2024/11441 K., 11.12.2024 (m.178)
- 7. Ceza Dairesi, 2024/4895 E., 2024/8624 K., 09.10.2024 (m.178)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/892 E., 2024/8200 K., 05.06.2024 (m.179)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/6545 E., 2024/4762 K., 03.06.2024 (m.177)
- 10. Ceza Dairesi, 2023/4621 E., 2023/8040 K., 25.09.2023 (m.179)
- Genel Kurul, 2020/36986 E., 25.09.2025 (m.177)
- Genel Kurul, 2020/19752 E., 06.02.2025 (m.180, m.181)
- Genel Kurul, 2021/30714 E., 15.02.2023 (m.177)
- Genel Kurul, 2021/30753 E., 26.01.2023 (m.177)
- İkinci Bölüm, 2013/8397 E., 16.10.2014 (m.178)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 08.07.2021 (m.176).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/durusma-hazirligi
