---
title: "İtiraz — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.267–271"
last_amended: "2021-07-08"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/itiraz"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İtiraz

Ceza Muhakemesi Hukuku › Kanun yolları › Olağan kanun yolları — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.267, CMK'da olağan kanun yollarından itirazın hangi kararlara karşı açık olduğuna dair genel çerçeveyi çizer: hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararları itiraz konusu olabilir. CMK m.268, hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunun nasıl kullanılacağını, itirazın kararı veren merci tarafından ilk incelenmesini ve itirazı incelemeye yetkili mercileri düzenler. CMK m.269, itirazın kararın yerine getirilmesi üzerindeki etkisini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.267–271 hükümlerini kapsar: itiraz olunabilecek kararlar, itiraz usulü ve inceleme mercileri, itirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi, yapılması, karar.

- [CMK m.267 — İtiraz olunabilecek kararlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-267)
- [CMK m.268 — İtiraz usulü ve inceleme mercileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-268)
- [CMK m.269 — İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-269)
- [CMK m.270 — Yapılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-270)
- [CMK m.271 — Karar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-271)

## [CMK m.267 — İtiraz olunabilecek kararlar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-267)

Madde, CMK'da olağan kanun yollarından itirazın hangi kararlara karşı açık olduğuna dair genel çerçeveyi çizer: hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararları itiraz konusu olabilir. Madde, itirazın hangi tek tek kararlara uygulanacağını, süresini, usulünü ve inceleme merciini düzenlemez; bunlar ilgili kanun hükümlerine ve izleyen maddelere bırakılmıştır. Kanun yolunun türü, istinaf ve temyizle ayrımı ile itiraz edilebilirlik sınırı da bu maddenin kapsamı dışındadır. Maddenin uygulandığı taraf, kararı veren hâkim ya da mahkemeye karşı kanun yoluna başvurmak isteyen ilgililer ve Cumhuriyet savcısıdır. İtiraz süresi ve şekli (m.268), kararın yerine getirilmesine etkisi (m.269), inceleme merciinin belirlenmesi (m.268/3) ve itiraz üzerine verilecek kararın usulü (m.271) ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### İtiraz olunabilecek kararlar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Olağan kanun yolu**: Kararın kesinleşmesini engelleyen ve yeni bir inceleme imkânı sağlayan, kural olarak her karara karşı açık olan ya da kanunla belirlenen hâllerde kullanılan başvuru yoludur. İtiraz, CMK'da düzenlenen olağan kanun yollarından biridir.
- **Hâkim kararı**: Tek hâkim tarafından verilen ve maddenin ilk cümlesinde ayrıca itiraz konusu yapılan kararlardır. Mahkeme kararından ayrı tutulmuş olup, hâkim kararlarına itiraz hükme bağlanmış bir istisna gerektirmez.
- **Kanunun gösterdiği hâller**: Mahkeme kararlarına karşı itirazın yalnızca kanunda açıkça öngörüldüğü durumlarda kullanılabileceğini ifade eder. Bu nedenle mahkeme kararı için itiraz yolunun açık olup olmadığı, ilgili özel hükme bakılarak belirlenir.

### İtiraz olunabilecek kararlar: hangi şartlar aranır?

- Bir hâkim veya mahkeme kararı bulunmalıdır.
- Karar hâkim kararı ise itiraz yolu kural olarak açık kabul edilir; mahkeme kararı ise itiraz yolunun kanunun gösterdiği hâllerden birine girmesi gerekir.
- İtiraz edilecek karar, ilgili kanun hükmünde itiraza açık bir karar olarak sayılmış olmalıdır.
- İtiraz yolu açıkça kanunla öngörülmemişse, kararın istinaf ya da başka bir yoldan incelenmesi gerekir.

### İtiraz olunabilecek kararlar: hangi sonuçları doğurur?

- Hâkim kararına karşı itiraz yolu, kanunda ayrıca bir sınır konmadıkça açıktır.
- Mahkeme kararına karşı itiraz yalnızca kanunun gösterdiği hâllerde yapılabilir.
- Kanunun itiraz yolunu açmadığı mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilemez; bu tür kararlara karşı başka bir kanun yolunun bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenir.
- Madde itiraz yolunun türünü, süresini ve incelenme biçimini belirlemediğinden bu konularda ilgili izleyen hükümlere bakılır.

### Hâkim kararı ile mahkeme kararı arasındaki fark nedir?

- Hâkim kararları, tek hâkimin verdiği ve maddede genel olarak itiraza açık tutulan kararlardır.
- Mahkeme kararları, birden çok hâkimden oluşan ya da mahkeme olarak verilen kararlardır ve itiraza açık olup olmadıkları kanunun gösterdiği hâllere bağlıdır.

Sonuç: Hâkim kararına itiraz için ayrıca kanuni dayanak aranmaz; mahkeme kararında ise itiraz yolu için kanunda açık bir hüküm bulunmalıdır.

### Kanunun gösterdiği hâl ile gösterilmeyen hâl arasındaki fark nedir?

- Kanunda açıkça itiraza bağlanmış mahkeme kararları, madde uyarınca itiraz konusu olabilir.
- Kanunda itiraz yolu gösterilmemiş mahkeme kararları, maddenin genel hükmü ile itiraza açık sayılmaz.

Sonuç: Gösterilmeyen hâllerde itiraz yoluna gidilemez; bu durumda başka bir kanun yolunun açık olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

### İtiraz olunabilecek kararlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mahkeme kararlarına karşı kanunda gösterilmeyen hâllerde de itiraz yolunun açık olduğunu düşünmek.
- Hâkim kararı ile mahkeme kararını aynı rejime tabi saymak.
- İtiraz yolunun açık olup olmadığını belirlerken yalnızca bu maddeye bakıp özel kanun hükmünü atlamak.
- İtiraz yolunu istinaf ya da temyiz yolu ile karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkeme kararlarına karşı itirazın yalnızca kanunun açıkça gösterdiği hâllerde kabul edilebileceği yönünde uygulama vardır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010)
- Maddede yer alan 'kanunun gösterdiği hâller' ifadesi, itiraz yolunun kapsamının belirlenmesinde ilgili özel kanun hükümlerine bakılmasını gerektirir. (Genel Kurul, 2018/313 E., 18.09.2025)
- Yargıtay, itirazın kapsamını belirlerken maddenin genel çerçevesini esas alıp özel hükümleri birlikte değerlendirmektedir. (Genel Kurul, 2013/1631 E., 17.12.2015)

### Nasıl ispat edilir?

- İtirazı yapan taraf, itiraz edilen kararın hâkim veya mahkeme kararı olduğunu ve itiraz yolunun kanunda açık olduğunu ortaya koymalıdır.
- Mahkeme kararlarında itiraz yolunun açık olduğunu ispat yükü, itirazı yapan tarafa aittir; bunun için kararın niteliğini gösteren belge ve ilgili kanun hükmü sunulmalıdır.
- Karşı tarafın itirazın kanunda öngörülmediğini ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı ilgili kanun hükmü ile ortaya koyması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.268: İtiraz süresini, şeklini ve kararı veren hâkim veya mahkemenin düzeltme yetkisini düzenler. Bu maddedeki itiraz açıklığı, izleyen 268. madde ile birlikte uygulanır.
- 5271 m.269: İtirazın kararın yerine getirilmesine etkisini düzenler; itiraz kural olarak yerine getirmeyi durdurmaz.
- 5271 m.271: İtiraz üzerine merciin duruşma yapıp yapmayacağı ve kararın usulünü düzenler.

## [CMK m.268 — İtiraz usulü ve inceleme mercileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-268)

Madde, hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunun nasıl kullanılacağını, itirazın kararı veren merci tarafından ilk incelenmesini ve itirazı incelemeye yetkili mercileri düzenler. Sulh ceza hâkimliği, asliye ceza mahkemesi hâkimi, ağır ceza mahkemesi ve başkanı, naip hâkim ile bölge adliye mahkemesi ceza daireleri ve Yargıtay ceza daireleri kararları bakımından hangi merciin inceleyeceğini gösterir. Maddenin uygulanmasında kararın hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş olması ve itiraza kanunda yer verilmesi esastır. Maddede itiraz üzerine yapılacak incelemenin usulü ve kararın kesinliği düzenlenmez (CMK m.269 ve m.271). Kararın yerine getirilmesinin durdurulması (CMK m.269), itirazın hangi kararlara açık olduğu (CMK m.267) ve itiraz üzerine verilen kararın kesinliği ya da tutuklamaya ilişkin itiraz yolu (CMK m.271) ayrı maddelerde yer alır. Süre ve tebliğ kuralları da bu maddenin dışındadır; süreye karşı eski hale getirme CMK m.40 kapsamındadır.

### İtiraz usulü ve inceleme mercileri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İtiraz**: Hâkim veya mahkeme kararına karşı, kararı veren merciye ya da kanunda gösterilen ayrı bir mercie yapılan olağan kanun yoludur. Kararı veren merciye dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere sözlü beyanla yapılır.
- **Kararı veren merci ön incelemesi**: İtiraz edilen hâkim veya mahkemenin, itirazı yerinde görmesi hâlinde kararını düzeltmesidir. Yerinde görmezse dosyayı ve belgeleri üç gün içinde itirazı inceleyecek mercie gönderir.
- **İtirazı inceleyecek merci**: Maddenin üçüncü fıkrasında kararın türüne ve kararı veren mercie göre belirlenen, itirazı karara bağlamaya yetkili hâkimlik, daire veya mahkemedir. Yetki, mahkemenin numarası, o yerdeki mahkeme sayısı ve yargı çevresine göre belirlenir.
- **Tutanakla beyan**: İtirazın zabıt kâtibine sözlü olarak yapılması ve tutanağa geçirilmesi biçimidir. Tutanağa geçirilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı ya da hâkim onaylar; onay olmadan itiraz geçerli sayılmaz.
- **İki hafta süre**: İtirazın kararın öğrenildiği günden başlayarak yapılması gereken süredir. Kanun ayrı bir süre koymuşsa o süre uygulanır.

### İtiraz usulü ve inceleme mercileri: hangi şartlar aranır?

- İtiraz, hâkim veya mahkeme kararına karşı yapılmalıdır; kanun ayrıca itiraz yolunu açmış olmalıdır.
- İtiraz, kararı öğrenen ilgililerce, kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır; kanun ayrı bir süre koymuşsa o süre esas alınır.
- İtiraz, kararı veren merciye verilecek bir dilekçe ile ya da zabıt kâtibine yapılan beyanın tutanağa geçirilmesiyle yapılmalıdır.
- Zabıt kâtibine yapılan beyanın tutanağı ile beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylamalıdır.
- Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltmelidir.
- Yerinde görmezse itiraz, en çok üç gün içinde ve dosyayla birlikte maddenin üçüncü fıkrasına göre yetkili mercie gönderilmelidir.
- İtirazı inceleyecek merci, kararın türüne göre yetkili olmalıdır: sulh ceza hâkimliği kararları için (a) bendi, asliye ceza hâkimi kararları için (c) bendi, ağır ceza kararları için (c) bendi, naip hâkim kararları için (d) bendi, bölge adliye ve Yargıtay ceza daireleri kararları için (e) bendi geçerlidir.

### İtiraz usulü ve inceleme mercileri: hangi sonuçları doğurur?

- İtiraz süresi içinde ve usulüne uygun yapılırsa, kararı veren hâkim veya mahkeme itirazı yeniden değerlendirir.
- İtiraz yerinde görülürse kararı veren hâkim veya mahkeme kararını düzeltir ve itiraz konusu sonuçlanır.
- İtiraz yerinde görülmezse dosya en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderilir ve inceleme o merciye geçer.
- Süre geçtikten sonra yapılan itiraz, süreye karşı eski hale getirme talebi yoksa reddedilir.
- Tutanağa geçirilmemiş ya da hâkim veya başkan tarafından onaylanmamış sözlü beyan geçerli itiraz sayılmaz.
- Kararın yerine getirilmesi itiraz ile kendiliğinden durmaz; geri bırakılması ayrı bir karar gerektirir (CMK m.269).

### Dilekçe ile tutanak ile beyan arasındaki fark nedir?

- İtiraz, kararı veren merciye verilecek bir dilekçeyle yapılabilir.
- İtiraz, zabıt kâtibine sözlü beyanla da yapılabilir; bu hâlde beyanın tutanağa geçirilmesi ve hâkim veya başkanca onaylanması gerekir.

Sonuç: Her iki yolda da süre aynıdır; sözlü beyan tutanağa geçirilmeden ve onaylanmadan geçerli bir itiraz sayılmaz.

### Kararı veren merci ön incelemesi ile üst merci incelemesi arasındaki fark nedir?

- İtiraz edilen hâkim veya mahkeme, kendi kararını yeniden değerlendirir ve itirazı yerinde görürse düzeltir.
- Yerinde görmezse itiraz, üç gün içinde üst mercie gönderilir ve inceleme o merciye geçer.

Sonuç: İtirazın sonuçlandırılacağı merci, kararı veren merciin kendi değerlendirmesine göre değişir.

### Sulh ceza hâkimliği kararı ile asliye ceza hâkimi kararı arasındaki fark nedir?

- Sulh ceza hâkimliği kararına yapılan itiraz, aynı yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak izleyen hâkimliğe, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe bakar.
- Asliye ceza mahkemesi hâkimi kararına yapılan itiraz, yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine gider.

Sonuç: İtirazın hangi merciye gideceği, kararı veren hâkimin türüne göre değişir.

### Ağır ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi başkanı kararı arasındaki fark nedir?

- Ağır ceza mahkemesi veya başkanının kararına yapılan itiraz, o yerde birden çok daire varsa numara olarak izleyen daireye bakar.
- Son numaralı dairenin kararında itiraz birinci daireye gider; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi inceler.

Sonuç: Dairelerin sayısı ve numaraları incelemeyi yapacak daireyi belirler.

### Naip hâkim kararı ile istinabe edilen mahkeme kararı arasındaki fark nedir?

- Naip hâkimin kararına yapılan itiraz, mensup olduğu ağır ceza mahkemesi başkanına gider.
- İstinabe edilen mahkemenin kararına karşı itiraz, o yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye yukarıdaki bentlere göre gider.

Sonuç: Naip hâkim ile istinabe edilen mahkemenin kararları için inceleme merci farklıdır.

### Sulh ceza tutuklama ve adli kontrol kararı ile diğer sulh ceza kararı arasındaki fark nedir?

- Tutuklama ve adli kontrole ilişkin sulh ceza kararlarına yapılan itiraz, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine gider.
- Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itiraz ağır ceza mahkemesi başkanına gider.

Sonuç: Tutuklama ve adli kontrol kararında itiraz merci, sulh ceza işlerinin hangi hâkim tarafından görüldüğüne göre değişir.

### Bölge adliye ceza dairesi ile yargıtay ceza dairesi kararı arasındaki fark nedir?

- Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak verdiği kararlara yapılan itiraz, üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı ve daire başkanı ile numara olarak izleyen daire tarafından incelenir.
- Son numaralı dairenin kararında inceleme birinci daireye gider.

Sonuç: İtiraz, karar veren daireden bağımsız bir daire tarafından incelenir.

### İtiraz usulü ve inceleme mercileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İki haftalık süreyi, kararın tebliğ edildiği tarih yerine kararın verildiği tarihten saymak; süre başlangıcı kararın ilgililerce öğrenilmesidir.
- Sözlü beyanı tutanağa geçirilmeden ya da hâkim veya başkan onayı alınmadan geçerli itiraz saymak.
- Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararına itirazı sulh ceza hâkimliğine götürmek; bu karar ağır ceza mahkemesince incelenir.
- Sulh ceza kararlarında aynı yerdeki hâkimliklerin numara sırasını karıştırmak; son numaralı hâkimlikte inceleme birinci hâkimliğe aittir.
- Tutuklama ve adli kontrole ilişkin sulh ceza kararı ile diğer sulh ceza kararlarında itiraz merciini aynı saymak; tutuklamada asliye ceza hâkimi, diğerlerinde (a) bendi uygulanır.
- İtirazı yerinde görmeyen hâkimin dosyayı üç gün yerine daha uzun sürede göndermesini kabul etmek; bu süre en çok üç gündür.
- İtiraz yapılmasının kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurduğunu varsaymak; geri bırakma ayrıca kararlaştırılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yerel mahkemelerin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yasa yolu incelemesi, CMK m.231/12 ve m.268 uyarınca itiraz mercii tarafından yapılır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/108 E., 2011/148 K., 28.06.2011)
- Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlarda, aynı yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak izleyen hâkimlik inceleme yetkisine sahiptir. (Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015)
- Ağır ceza mahkemelerinin itiraza tabi kararlarını inceleyecek merci, o yerde birden fazla ağır ceza mahkemesi varsa numara olarak izleyen mahkeme, tek ağır ceza mahkemesi varsa en yakın yerdeki ağır ceza mahkemesidir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/57 E., 2011/57 K., 19.04.2011; Ceza Genel Kurulu, 2011/67 E., 2011/62 K., 19.04.2011)
- İtiraz mercii, savcının aleyhe başvurusu üzerine incelemeyi yalnız şekil yönünden değil, maddi olay ve hukuki yön bakımından da yapar; gerekirse itirazı müdafie tebliğ eder ve savcı ile müdafi dinlenir. (Genel Kurul, 2016/15637 E., 12.04.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- İtirazı yapan ilgili, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; tutanağa geçirilmiş beyanın bulunması veya dilekçenin kayda girmesi bu ispatta esas delildir.
- Kararı öğrenme tarihi, itiraz süresinin başlangıcı olduğundan, öğrenmenin tarihini gösteren belge veya tebligat kaydı önemlidir; sürenin geçtiğini iddia eden taraf bunu gösterir.
- İtiraz merciinin yetkili olup olmadığı, kararı veren hâkim veya mahkemenin türüne ve yerdeki mahkeme sayısına göre belirlenir; yetki itirazı ileri süren taraf tarafından da ileri sürülebilir ancak yetki kuralları kamu düzenine ilişkin değerlendirilir.
- Sözlü beyanla yapılan itirazda tutanağın ve beyanın hâkim veya başkan tarafından onaylanmış olması gerekir; onay yoksa geçerlilik ilgilinin yazılı delil sunma yükü altındadır.
- Kararı veren hâkimin itirazı yerinde görmeyip dosyayı üç gün içinde göndermesi, gönderme tarihi ile dosya kaydıyla ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.267: Maddenin uygulanacağı kararları belirler; itiraz, hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı yapılabilir.
- 5271 m.35: İtiraz süresinin başlangıcı olan kararın ilgililerce öğrenilmesi kuralını düzenler.
- 5271 m.263: Tutuklu veya hükümlünün kanun yollarına başvurusunda zabıt kâtibine yapılan sözlü başvuruda onay şartını saklı tutar.
- 5271 m.269: İtirazın kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmadığını ve geri bırakma kararı verilebileceğini düzenler.
- 5271 m.271: İtiraz üzerine verilen kararların kesinliğini ve tutuklamaya ilişkin itiraz yolunu düzenler.
- 5271 m.40: İtiraz süresinin kaçırılması hâlinde eski hale getirme yolunu açar.

## [CMK m.269 — İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-269)

Madde, itirazın kararın yerine getirilmesi üzerindeki etkisini düzenler. Kural olarak itiraz kararın icrasını durdurmaz; buna karşılık itiraz merciine veya itiraz edilen makama icranın geri bırakılmasına karar verme yetkisi tanır. Madde, itiraz yolunun açılması, itiraz süresi, itirazın yapılış biçimi ve incelemeye yetkili merciler hakkında hüküm içermez (m.268, m.267). İtiraz üzerine verilecek kararın usulü ve sonucu da bu maddenin konusu değildir (m.270, m.271). Tutuklamaya ilişkin acele itiraz gibi kararın icrasını kendiliğinden durduran özel haller de bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerdedir.

### İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması**: İtiraz edilen kararın uygulanmasının, itiraz sonuçlanana kadar ertelenmesi anlamına gelir. Bu erteleme kendiliğinden doğmaz, ancak merci tarafından karar verilirse sonuç doğurur.
- **Kendiliğinden icra durması**: Kanunun açıkça belirttiği hallerde itirazın kendisi nedeniyle kararın uygulanmasının durmasıdır. Bu madde bakımından kural değildir; itiraz kararın icrasını durdurmaz.
- **İtirazı inceleyecek merci**: İtirazın esasını inceleyip karar vermeye yetkili makamdır. Kararına itiraz edilen makamdan ayrı olabilir ve geri bırakma kararı verme yetkisi bu mercie de tanınmıştır.

### İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi: hangi şartlar aranır?

- İtirazın yapılmış olması ve kararın hâlâ icrasının söz konusu olması gerekir; itiraz kendiliğinden icrayı durdurmaz.
- Geri bırakma kararı verilebilmesi için kararına itiraz edilen makamın veya itirazı inceleyecek mercinin bu yönde karar vermiş olması gerekir.
- Geri bırakma yalnızca bu iki makamın takdirine bağlıdır; tarafların talebi ya da itiraz dilekçesi kendiliğinden bu sonucu doğurmaz.

### İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi: hangi sonuçları doğurur?

- İtiraz yapıldığı için kararın yerine getirilmesi kendiliğinden durmaz; karar itiraz süreci devam ederken uygulanabilir.
- Kararına itiraz edilen makam veya itirazı inceleyecek merci geri bırakma kararı verirse, karar itiraz sonuçlanana kadar yerine getirilmez.
- Geri bırakma kararı verilmemişse itiraz sonuçlanana kadar karar uygulanmaya devam eder.
- Geri bırakma kararı takdiri bir yetkidir; merci bu yetkiyi kullanmak zorunda değildir.

### Kendiliğinden icra durması ile geri bırakma kararı arasındaki fark nedir?

- Kanunun özel olarak öngördüğü hallerde itiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurur.
- Bu maddedeki genel halde itiraz kendiliğinden icrayı durdurmaz; durdurma için ayrı bir karar gerekir.

Sonuç: Hangi kararın icrasının durduğunu belirlemek için ilgili özel maddeye bakmak gerekir; bu madde yalnızca genel kuralı verir.

### Kararına itiraz edilen makam ile itirazı inceleyecek merci arasındaki fark nedir?

- Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı düzeltmeden önce icranın geri bırakılmasına karar verebilir.
- İtirazı inceleme yetkisi bulunan merci ise itirazın kendisi hakkında karar verirken icrayı geri bırakabilir.

Sonuç: Geri bırakma kararını hangi makamın verdiği, itirazın hangi aşamada bulunduğuna göre değişir.

### İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İtiraz yapıldığı için kararın uygulanmayacağını varsaymak; itiraz kendiliğinden icrayı durdurmaz, geri bırakma ayrı bir karar gerektirir.
- Geri bırakmanın kendiliğinden doğduğunu düşünüp merciin kararını beklemeden işlem yapmak.
- Bu maddedeki genel kuralı, tutuklama ve gözlem gibi kararın icrasını kendiliğinden durduran özel hallere de uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İtirazın kendisinin kararın uygulanmasını durdurmadığı, kanun yolunun olağan bir yol olmasına rağmen icrayı kendiliğinden askıya almadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/166 E., 2010/197 K., 19.10.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/167 E., 2010/195 K., 12.10.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/165 E., 2010/196 K., 12.10.2010)
- Kanun yolunun niteliğinin, erişimin engellenmesi gibi ayrı usullerde ortaya çıkan uygulama sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiği belirtilmektedir. (Genel Kurul, 2016/14513 E., 28.12.2022)
- İtiraz merciinin yetki yapısının ve itiraz yolunun kendi içinde yeniden değerlendirildiği, kararın bu bağlamda ele alındığı görülmektedir. (Genel Kurul, 2013/9381 E., 03.03.2016)

### Nasıl ispat edilir?

- İcranın geri bırakılmasını talep eden taraf, bu talebin kararına itiraz edilen makam veya itirazı inceleyecek merci nezdinde yapılmasını sağlamalıdır; geri bırakma kararının varlığını ispat yükü talep edene aittir.
- Geri bırakma kararının varlığı, verilmiş bir ara karar veya itiraz merciinin yazılı kararıyla ispatlanır.
- Karşı tarafın, icranın sürdüğünü ve geri bırakma kararının bulunmadığını savunması hâlinde, icranın durmadığını gösteren belgeler (örneğin uygulamaya ilişkin işlem kayıtları) kullanılabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.267: İtiraz olunabilecek kararları belirler; bu maddedeki itirazın hangi kararlara karşı yapılabileceği oradan bulunur.
- 5271 m.268: İtiraz usulünü, süresini ve kararına itiraz edilen makamın itirazı nasıl işleyeceğini düzenler; bu madde ise yalnızca icra etkisini düzenler.
- 5271 m.270: İtirazın incelenmesi sırasında yazılı cevap ve tarafların bilgilendirilmesi usulünü düzenler; geri bırakma kararı da bu inceleme sürecinde verilir.
- 5271 m.271: İtiraz üzerine verilecek kararın usulünü ve sonucunu düzenler; geri bırakma kararının dayanağı olan inceleme bu maddeye tabidir.

## [CMK m.270 — Yapılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-270)

5271 sayılı Kanun'un 270. maddesi, itirazı inceleyecek merciin itirazı yazılı cevap almak üzere Cumhuriyet savcısına ve varsa karşı tarafa bildirmesini, merciin kendisinin veya emrettiği bir araştırma ve incelemenin yapılmasını ve 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itirazlarda Cumhuriyet savcısının görüşünün şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilmesini ve bu kişilere görüş bildirmek için süre tanınmasını düzenler. Kurala, itiraz konusu olan hâkim veya mahkeme kararları bakımından itiraz yoluna başvuran ve karşı taraf olarak ilgili kişiler muhatap olur. Düzenlemenin dışında kalanlar: itiraz süresi ve şekli (m.268), itirazın kararın yerine getirilmesine etkisi (m.269), itiraz üzerine verilecek kararın usulü ve süresi (m.271) ile itiraz merciinin yetkisi (m.268/3 ve m.267 çerçevesi) bu maddede düzenlenmemiştir; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca itirazın duruşmalı veya duruşmasız incelenmesi ve duruşma açılması hali de m.271 kapsamındadır.

### Yapılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bildirim**: İtiraz merciinin, itiraz hakkında yazılı cevap alabilmek amacıyla itiraz metnini Cumhuriyet savcısına ve varsa karşı tarafa iletmesidir. Bildirim, cevap verilmesini sağlamaya yönelik bir araçtır ve merci bildirimde cevap süresini açıkça belirtmelidir.
- **Araştırma ve inceleme emri**: İtiraz merciinin dosyadaki bilgi ve belgeler yeterli değilse kendisinin yapacağı ya da istediği bir işlemin yapılmasını emretmesidir. Metinde bu işlemlere tanık dinletme, keşif, bilirkişi görüşü alma gibi örnekler verilmiştir.
- **Silahların eşitliği**: Taraflardan birine tanınan itiraz ve cevap hakkının diğer tarafa da tanınması ilkesidir. Maddenin gerekçesine göre bildirim ve karşı cevap bu ilkenin gereğidir.
- **Görüş bildirme süresi**: 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itirazlarda Cumhuriyet savcısının görüşünden sonra şüpheli, sanık veya müdafiinin bu görüşe karşı yanıt verebileceği süredir.

### Yapılması: hangi şartlar aranır?

- İtirazın bir hâkim veya mahkeme kararına karşı yapılmış ve itiraz merciine ulaşmış olması gerekir.
- Merciin, itirazın içeriğine göre yazılı cevap almanın gerekli olduğuna karar vermesi gerekir; bildirim merciin takdirindedir.
- Bildirimde cevap için hangi süre içinde yanıt verilmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir.
- İtirazın bildirileceği taraf, itirazdan hakkı veya meşru çıkarı zedelenecek olan taraf olmalıdır.
- Dosyadaki bilgi ve belgeler itiraz hakkında hukuki sonuç vermeye yetmiyorsa merci kendisi araştırma yapabilir veya başkasına yaptırabilir.
- 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınmışsa bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilmelidir.
- Bildirilen şüpheli, sanık veya müdafii, görüşünü üç gün içinde bildirmelidir.

### Yapılması: hangi sonuçları doğurur?

- İtiraz merciinin bildirim yapması halinde, karşı taraf yazılı cevap verme imkânına sahip olur.
- Bildirim yapılmadığında taraflardan birinin itirazı etkili biçimde yanıtlayamaması, silahların eşitliği ilkesinin ihlali sonucunu doğurabilir.
- Dosyadaki bilgi ve belgeler yetersizse merci araştırma yapar veya yaptırır ve bunun sonucuna göre karar verir.
- 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itirazda Cumhuriyet savcısının görüşü şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilmezse bu usul eksikliği yargılamayı adilliğinden uzaklaştırabilir.
- Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde görüş bildirmezse bu süre geçmiş olur ve görüş bildirme hakkı kullanılmamış sayılır.

### Bildirim zorunluluğu ile bildirim takdiri arasındaki fark nedir?

- Gerekli görülen ve hakkı zedelenecek taraf bakımından bildirim yapılması gereken haller.
- Her itiraz nedeninin karşı tarafa bildirilip bildirilmeyeceği merciin takdirine bırakılan haller.

Sonuç: Genel olarak bildirim merciin takdiridir; ancak taraflardan birine tanınan hak diğerine tanınmadığında silahların eşitliği ihlal edilmiş sayılır.

### Genel itiraz ile 101 ve 105. madde itirazı arasındaki fark nedir?

- Genel itiraz yolunda merci Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirim yapabilir.
- 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itirazlarda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmışsa bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir.

Sonuç: Bu özel hâlde şüpheli, sanık veya müdafii, görüş bildirme hakkıyla üç günlük süre içinde yanıt verebilir.

### Yazılı cevap ile duruşma arasındaki fark nedir?

- Merci itirazı yazılı cevap için bildirebilir ve evrak üzerinden karar verebilir.
- Merci gerekli görürse duruşma açabilir, Cumhuriyet savcısı ve sanık ile müdafii duruşmada dinlenebilir.

Sonuç: Duruşma açılıp açılmaması, itirazın konusu ve içeriğine göre merciin takdirinde olup m.271 ile düzenlenir.

### Yapılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirimi zorunlu sanmak; bildirim, merciin takdirinde olan bir husustur, ancak hakkı zedelenecek taraf için bildirim yapılması gerekir.
- 101 ve 105. maddeler uyarınca yapılan itirazda Cumhuriyet savcısının görüşünü şüpheliye, sanığa veya müdafiine bildirmeyi atlamak.
- Bildirimde cevap süresini belirtmeden bildirim yapmak; süre belirtilmemesi bildirimin amacını boşa çıkarır.
- Üç günlük süreyi, bildirim tarihi yerine itirazın yapıldığı tarihten saymak.
- Merciin araştırma yetkisini, dosyadaki eksikliği gidermek yerine itirazı reddetme gerekçesi olarak kullanmak; eksik belge varsa merci araştırma yapmalı veya emretmelidir.
- Merciin itirazı incelerken taraflardan birine tanıdığı hakkı diğerine tanımamak, silahların eşitliği ilkesine aykırılık doğurur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Merciin itirazı karşı tarafa bildirip bildirmemesi takdire bağlı kabul edilmekte, ancak silahların eşitliği gereği taraflardan birine tanınan hakkın diğerine de tanınması gerektiği vurgulanmaktadır. (Genel Kurul, 2016/1635 E., 05.07.2022)
- Bildirim üzerine yazılı cevap verilmesine ve karşı tarafın da cevap verebilmesine imkân tanınması gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2016/1635 E., 05.07.2022)
- Bildirimde cevap süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği, aksi halde bildirimin amacına ulaşmayacağı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2016/1635 E., 05.07.2022)
- Merciin, kendi araştırma yapma veya araştırma emretme yetkisini hiçbir hâlde zorunlu olarak kullanmak zorunda olmadığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/40078 E., 14.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- İtirazı yapan taraf, itirazın dayandığı hukuka aykırılığı ileri sürdüğünden, bu hukuka aykırılığı belgelerle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Bildirimin yapılıp yapılmadığı ve cevap süresinin belirtilip belirtilmediği, merciin yazılı kaydı ve bildirim belgesi ile ispatlanır.
- Karşı tarafın bildirimi almadığını ya da cevap vermesine imkân tanınmadığını ileri süren taraf, bu savunmasını dosyadaki tebligat kaydı ile ispatlamalıdır.
- 101 ve 105. maddeler kapsamındaki itirazda Cumhuriyet savcısının görüşünün şüpheli, sanık veya müdafiine bildirildiği, bildirim tarihi ve üç günlük sürenin başlangıcı yazılı belgeyle ortaya konulur.
- Merciin araştırma emri verdiği ya da kendisi araştırma yaptığı, dosyadaki işlem kayıtları ile belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.268: İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenler; m.270 bu merciin itiraz metnini nasıl bildireceğini ve araştırma yapacağını düzenler.
- 5271 m.269: İtirazın kararın yerine getirilmesine etkisini düzenler; m.270'in bildirim ve araştırma işlemleri bu etkiyi değiştirmez.
- 5271 m.271: İtiraz üzerine karar verilmesini düzenler; m.270 uyarınca yapılan bildirim ve araştırma sonucu bu karara temel oluşturur.
- 5271 m.101: Maddenin ikinci fıkrasında yer alan görüş bildirme hükmü, 101. madde uyarınca yapılan itirazlar için uygulanır.
- 5271 m.105: Maddenin ikinci fıkrasında yer alan görüş bildirme hükmü, 105. madde uyarınca yapılan itirazlar için uygulanır.

## [CMK m.271 — Karar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-271)

Madde, CMK'da itiraz üzerine verilen kararların usulünü düzenler. Buna göre itiraz üzerine duruşma yapılmaksızın karar verilmesi, bu aşamada Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekilin gerektiğinde dinlenmesi, itirazın yerinde görülmesi halinde merciin itiraz konusu hakkında da aynı anda karar vermesi, kararın en kısa sürede verilmesi ve merciin itiraz üzerine verdiği kararların kesinliği ile ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yolunun açık tutulması konularını düzenler. Madde, itiraz yolunun hangi kararlara açık olduğunu ve itiraz süresini düzenlemez; bunlar CMK'nın ilgili itiraz maddelerinde yer alır. Hükmün uygulandığı kişiler, itirazı inceleyen merci ve itiraz konusu kararı veren mercidir. Müdafi ve vekil yalnızca gerektiğinde dinlenen taraflar olarak düzenlenmiştir. İtiraz merciinin kararına karşı olağan kanun yolu olan temyiz veya istinaf ile ilgili usul ve sürelerini bu madde düzenlemez.

### Karar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İtiraz**: Hâkimlik veya mahkeme tarafından verilen bir kararın, kanunda gösterilen merciye götürülerek yeniden incelenmesini isteme yoludur. Kural olarak hâkimlik kararlarına karşı başvurulan olağan bir kanun yoludur; mahkeme kararlarına karşı ise yalnızca kanunda açıkça belirtilen hâllerde açıktır.
- **Merci**: İtirazı inceleyip karar veren üst merciidir. Madde bakımından itiraz üzerine karar veren ve kararı kesin olan organdır.
- **Duruşmasız inceleme**: İtiraz üzerine kararın, sanık ve tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden verilmesidir. Gerektiğinde savcı ile müdafi veya vekilin dinlenmesi bu kuralın istisnasını oluşturmaz, yalnızca dinleme olanağını ifade eder.
- **Kesin karar**: Merciin itiraz üzerine verdiği ve bu madde uyarınca başka bir kanun yoluna konu olmayan karardır. Ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararları bu kuralın dışındadır ve bunlara karşı yeniden itiraz yoluna gidilebilir.

### Karar: hangi şartlar aranır?

- İtiraz, CMK'da itiraz yoluna açıkça bağlanmış bir karara karşı yapılmış olmalıdır; madde 1. fıkradaki 'kanunda yazılı olan hâller' saklı tutulmuştur.
- İtiraz üzerine duruşma yapılmaksızın karar verilmesi kural olmalıdır; savcı ile sonra müdafi veya vekilin dinlenmesi ise yalnızca gerekli görüldüğünde yapılmalıdır.
- İtirazın yerinde görülmesi için itiraz konusu hakkında da karar verilmesi merciin görevi olmalıdır; merci itirazı kabul ettiğinde ayrıca yeni bir karar mercisi aranmaz.
- Merci kararını mümkün olan en kısa sürede vermelidir.
- Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesin olmalıdır; ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararları bu kesinliğin dışında tutulmuştur ve bunlara karşı itiraz açıktır.

### Karar: hangi sonuçları doğurur?

- İtiraz yerinde görülürse merci, itiraz konusu kararı kendisi değiştirebilir veya yeni karar verebilir.
- İtiraz yerinde görülmezse itiraz reddedilir ve itiraz konusu karar korunur.
- Merci itiraz üzerine verdiği kararlarda kesinlik kuralına bağlıdır; bu kararlara karşı CMK'nın olağan kanun yolları işletilemez.
- İlk defa merci tarafından verilen tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır ve bu kararın itiraz üzerinden yeniden değerlendirilmesi mümkündür.
- Kararın duruşmasız verilmesi kural olduğundan, dinleme yapılmaması karar için usul eksikliği oluşturmaz.
- Karar mümkün olan en kısa sürede verilmelidir; gecikmeli karar verilmesi bu yükümlülüğe aykırılık oluşturur.

### Duruşmasız karar ile dinleme arasındaki fark nedir?

- Kural olarak itiraz duruşma yapılmadan dosya üzerinden incelenir.
- Gerekli görülen hallerde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.

Sonuç: Dinleme zorunlu değildir; merci takdirine göre dinleme yapabilir, dinleme yapılmasa da karar geçerlidir.

### İtirazın yerinde bulunması ile yerinde bulunmaması arasındaki fark nedir?

- İtiraz yerinde görülürse merci itiraz konusu hakkında da karar verir.
- İtiraz yerinde görülmezse merci itirazı reddeder ve konusu hakkında ayrıca karar vermez.

Sonuç: Yerinde bulunan itirazda merci aynı kararda esasa ilişkin karar verir; reddinde ise itiraz konusu karar aynen kalır.

### Genel kesinlik ile tutuklama kararı istisnası arasındaki fark nedir?

- Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir.
- İlk defa merci tarafından verilen tutuklama kararları kesinliğin dışındadır.

Sonuç: Tutuklama kararına karşı yeniden itiraz yoluna gidilebilir; diğer itiraz kararları ise başka kanun yoluna konu olmaz.

### Karar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Duruşmasız incelemeyi zorunlu bir dinleme gibi değerlendirmek; savcı, müdafi veya vekil dinlenmediği için kararı usulsüz saymak yerine dinleme gerekliliğinin takdir meselesi olduğunu gözetmek.
- İtirazın yerinde bulunması halinde merci konusu kararı yeniden vermeden yalnızca itirazı kabul etmekle yetinmek; 2. fıkraya göre aynı anda hem itirazı hem de konusu hakkında karar verilmelidir.
- Merci kararının kesin olduğunu, tutuklama kararları dahil her karar için genellemek; ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz açık kalır.
- Kesinlik kuralını olağan kanun yolu olan temyiz veya istinaf imkânını da kapatır sanmak; madde yalnızca itiraz üzerine verilen merci kararının kesinliğini düzenler.
- Kararın gecikmeli verilmesinin sonuçsuz kalacağını düşünmek; mümkün olan en kısa sürede karar verme yükümlülüğü bağlayıcıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, itiraz yolunun kural olarak hâkimlik kararlarına karşı olağan bir kanun yolu olduğunu, mahkeme kararlarına karşı ise yalnızca yasada açıkça belirtilen hâllerde açık bulunduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/166 E., 2010/197 K., 19.10.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/167 E., 2010/195 K., 12.10.2010; Ceza Genel Kurulu, 2010/165 E., 2010/196 K., 12.10.2010)
- İtiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu ve bu kararların başka bir kanun yoluna konu edilemeyeceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/182 E., 2010/209 K., 26.10.2010)
- Asliye ceza mahkemesi kararının kesin olduğu ve itiraz üzerine verilen kararların kesinliğinin 271/4 gereği hüküm altına alındığı gerekçesiyle sonraki başvuru reddedilmiştir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/182 E., 2010/209 K., 26.10.2010)
- Kanun yolu bildirimi ve itiraz konusunda Yargıtay, kanun yolunun doğru gösterilmesini ve kararların açık gerekçeyle verilmesini gerekli saymaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2007/140 E., 2007/158 K., 26.06.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- İtiraz eden taraf, itirazın CMK'da itiraz yoluna açıkça bağlanmış bir karara yönelik olduğunu ve süresinde yapıldığını ispatlamalıdır; itirazın kabul edilebilirliği dosya kapsamından anlaşılır.
- Merci, itirazın yerinde olup olmadığını dosya içeriği ve yazılı belgelerle değerlendirir; duruşma yapılmadığı için karar belgeye dayalı olmalıdır.
- Kesinlik iddiasını ileri süren taraf, bu kararın 271/4 kapsamında olduğunu gösterir; tutuklama kararı bakımından ise kararın ilk defa merci tarafından verildiğini ortaya koymak gerekir.
- Dinleme yapılıp yapılmadığı tutanak veya karar gerekçesinde gösterilmelidir; dinleme yapılmadığı iddiası ile dinlenme gerekliliği konusunda taraf farklı savunma yapabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.267: Hâkimlik kararlarına karşı itiraz yolunu ve genel itiraz çerçevesini düzenler; bu madde ise itiraz üzerine verilen kararların usulünü tamamlar.
- 5271 m.268: Hâkimlik kararlarına karşı itiraz yetkisini ve itirazın incelenmesi sırasını düzenler; bu maddedeki merci ve dinleme düzeni ile bağlantılıdır.
- 5271 m.270: Mahkeme kararlarına karşı itirazın kanunda açıkça belirtilen hâllerde açık olduğunu düzenler; madde 1. fıkradaki 'kanunda yazılı olan hâller' ifadesinin dayanağıdır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki hafta | [m.268](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-268) | (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek… |
| üç gün | [m.268](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-268) | (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. |
| üç gün | [m.270](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-270) | Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde görüşünü bildirebilir. |

## Konuda geçen kararlar

- Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010 (m.267, m.269, m.270, m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/182 E., 2010/209 K., 26.10.2010 (m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/166 E., 2010/197 K., 19.10.2010 (m.267, m.269, m.270, m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/167 E., 2010/195 K., 12.10.2010 (m.267, m.269, m.270, m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/165 E., 2010/196 K., 12.10.2010 (m.267, m.269, m.270, m.271)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/140 E., 2007/158 K., 26.06.2007 (m.271)
- Genel Kurul, 2018/313 E., 18.09.2025 (m.267)
- Genel Kurul, 2019/40078 E., 14.09.2023 (m.270)
- Genel Kurul, 2016/14513 E., 28.12.2022 (m.269)
- Genel Kurul, 2016/1635 E., 05.07.2022 (m.270)
- Genel Kurul, 2013/9381 E., 03.03.2016 (m.269)
- Genel Kurul, 2013/1631 E., 17.12.2015 (m.267)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 08.07.2021 (m.268).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/itiraz
