---
title: "Kararlar, açıklanması ve tebliği, süreler ve eski hâle getirme — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.33–42"
last_amended: "2012-07-02"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/kararlar-aciklanmasi-ve-tebligi-sureler-ve-eski-hale-getirme"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Kararlar, açıklanması ve tebliği, süreler ve eski hâle getirme

Ceza Muhakemesi Hukuku › Genel hükümler — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.33, ceza muhakemesinde kararların hangi usulle verileceğini düzenler: duruşmada verilecek kararlarda hangi ilgililerin dinlenmesi gerektiğini ve duruşma dışındaki kararlarda Cumhuriyet savcısının görüşünün alınmasını öngörür. CMK m.34, hâkim ve mahkemelerin verdiği her türlü kararın gerekçeli yazılmasını ve karşı oyların da gerekçeli olarak karar örneğinde gösterilmesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.33–42 hükümlerini kapsar: kararların verilmesi usulü, kararların gerekçeli olması, kararların açıklanması ve tebliği, tebligat ve yazışma usulü, tebligat usulleri, cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, elektronik işlemler, sürelerin hesaplanması, eski hâle getirme, eski hâle getirme dilekçesi, eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar.

- [CMK m.33 — Kararların verilmesi usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-33)
- [CMK m.34 — Kararların gerekçeli olması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-34)
- [CMK m.35 — Kararların açıklanması ve tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-35)
- [CMK m.36 — Tebligat ve yazışma usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-36)
- [CMK m.37 — Tebligat usulleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-37)
- [CMK m.38 — Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-38)
- [CMK m.38/A — Elektronik işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-38a)
- [CMK m.39 — Sürelerin hesaplanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-39)
- [CMK m.40 — Eski hâle getirme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-40)
- [CMK m.41 — Eski hâle getirme dilekçesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-41)
- [CMK m.42 — Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-42)

## [CMK m.33 — Kararların verilmesi usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-33)

Madde, ceza muhakemesinde kararların hangi usulle verileceğini düzenler: duruşmada verilecek kararlarda hangi ilgililerin dinlenmesi gerektiğini ve duruşma dışındaki kararlarda Cumhuriyet savcısının görüşünün alınmasını öngörür. Kararın gerekçesi, açıklanması ve tebliği, tebligat usulü ve kanun yoluna ilişkin bildirim konuları maddede yer almaz; bunlar gerekçe (m.34), açıklama ve tebliğ (m.35) ile tebligat (m.36) maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun yollarının süreleri ve usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.34/2 ve m.232/6 ile bağlantılı olarak ayrıca değerlendirilir). Madde, kovuşturma evresinde mahkemece verilen kararlara uygulanır; soruşturma evresindeki kararlar bakımından doğrudan uygulanmaz.

### Kararların verilmesi usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Duruşmada verilen karar**: Duruşma sırasında, duruşma tutanağına geçirilerek ve duruşma bitiminde bildirilen karardır. Madde bu kararların verilmesinden önce belirli ilgililerin dinlenmesini şart koşar.
- **Duruşma dışında verilen karar**: Duruşma açılmadan, dosya üzerinden verilen karardır. Bu kararlarda duruşmada dinleme yerine yalnızca Cumhuriyet savcısının görüşü alınır.
- **Hazır bulunan ilgililer**: Duruşmada fiilen hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililerdir. Yokluğunda dinleme yapılmaz; dinlenme yalnızca duruşmada hazır olanlar bakımından gerçekleşir.
- **Görüş alma**: Cumhuriyet savcısının kararın verilmeden önce görüşünün öğrenilmesidir. Görüş yazılı ya da sözlü olabilir; madde bu iki biçimi eşit tutar.

### Kararların verilmesi usulü: hangi şartlar aranır?

- Duruşmada verilecek kararlarda Cumhuriyet savcısının dinlenmiş olması gerekir.
- Duruşmada verilecek kararlarda duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililerin dinlenmiş olması gerekir.
- Duruşma dışında verilecek kararlarda Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşünün alınmış olması gerekir.
- Dinleme ya da görüş alma işlemi kararın verilmesinden önce tamamlanmış olmalıdır.

### Kararların verilmesi usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Duruşmada verilecek kararda Cumhuriyet savcısı dinlenmeden karar verilirse madde ihlal edilmiş olur ve bu durum hukuka aykırılık sebebidir.
- Duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlenmeden karar verilirse usul hükmüne aykırılık oluşur.
- Duruşma dışı kararda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmadan karar verilirse madde ihlal edilmiş olur.
- Duruşmada hazır bulunmayan ilgililer dinlenmeden karar verilmesi, o kişilerin yokluğunda dinleme yapılmadığı için maddeye aykırılık oluşturmaz.
- Maddedeki dinleme ve görüş alma zorunluluğu emredicidir; taraflar anlaşarak ya da mahkeme tercihiyle bu zorunluluğu kaldıramaz.
- Görüş alma veya dinleme yapılmış olsa bile bu işlemin duruşma tutanağına geçirilmemesi, uygulamada madde ihlali sayılmaktadır.

### Duruşmada verilen karar ile duruşma dışında verilen karar arasındaki fark nedir?

- Duruşmada verilen kararda Cumhuriyet savcısı, hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlenir.
- Duruşma dışındaki kararda yalnızca Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alınır.

Sonuç: Duruşma dışı kararda savunma tarafının dinlenmesi zorunlu değildir; duruşmada ise hazır bulunan taraflar dinlenmeden karar verilemez.

### Cumhuriyet savcısı ile hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer arasındaki fark nedir?

- Cumhuriyet savcısı her iki karar türünde görüşü alınması gereken ilgilidir.
- Müdafi, vekil ve diğer ilgililer yalnızca duruşmada verilen kararda ve yalnızca hazır bulunanlar olarak dinlenir.

Sonuç: Savcının dinlenmesi her halde zorunludur; savunma ilgililerinin dinlenmesi duruşma bağlamına bağlıdır.

### Kararların verilmesi usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Duruşmada verilen kararda hazır bulunan savunma ilgililerinin dinlenmesini atlamak; bu zorunluluğu yalnızca savcı görüşüyle yetinmekle karıştırmak.
- Duruşma dışı kararda savcı görüşünü duruşmada alınmış mütalaa gibi değerlendirip dosyada yazılı görüş bulunup bulunmadığını kontrol etmemek.
- Duruşmada hazır bulunmayan ilgilileri dinleme zorunluluğu saymak; oysa dinleme yalnızca hazır bulunanlar bakımından aranır.
- Savcının dinlenmesinin duruşma tutanağına geçirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak; zapta geçmeyen dinleme uygulamada ispat sorunu yaratır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Duruşma zaptında Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının yer almaması, hükmün maddeye aykırılığı sebebiyle bozulmasına yol açmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/934 E., 2025/2048 K., 05.02.2025)
- Hükmün verildiği celsede Cumhuriyet savcısından görüş alınmadan karar kurulmasının m.33 ve m.216'ya aykırı olduğu kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2023/3716 E., 2024/2591 K., 29.02.2024)
- Cumhuriyet savcısının duruşmada mütalaa verdiğinin açıkça anlaşılması halinde m.33'e uygun işlem yapıldığı kabul edilmekte ve bozma düşüncesine katılınmamaktadır. (7. Ceza Dairesi, 2021/25116 E., 2024/8202 K., 02.10.2024)
- Duruşma dışında verilen kararda Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünün alınmamasının m.33'e aykırı olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2009/133 E., 2009/204 K., 14.07.2009)

### Nasıl ispat edilir?

- Savcının dinlenmesi veya görüş alınmasının yapıldığını iddia eden taraf bunu ispatlar; bu ispat en çok duruşma zaptı ile yapılır.
- Duruşma zaptında savcının mütalaasının yer almaması, işlemin yapılmadığı yönünde güçlü bir delil sayılmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/934 E., 2025/2048 K., 05.02.2025)
- Duruşma dışı karar bakımından savcı görüşünün dosyada yazılı olarak bulunup bulunmadığı, karar öncesi işlem tarihi ile birlikte incelenir.
- Kararın verildiği celsede savcının dinlenmediği iddiasını ileri süren taraf, bu iddiayı duruşma tutanağına dayanarak ispatlamalıdır; karşı taraf dinlemenin yapıldığını tutanakla ispat etmek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-34): Kararların gerekçeli yazılması kuralını koyar; bu madde kararın verilme usulünü, m.34 ise yazılış biçimini düzenler.
- [5271 sayılı Kanun m.35](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-35): Verilen kararların ilgiliye açıklanması ve tebliğini düzenler; m.33'te verilen karar bu işlemlerle yürürlüğe girer.
- [5271 sayılı Kanun m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-230): Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususları düzenler; dinleme ve görüş alma sonucu oluşan kararın gerekçesi bu maddeye göre yazılır.
- [5271 sayılı Kanun m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-216): Kovuşturma evresinde duruşmada hazır bulunma ve duruşmanın yapılma koşullarını düzenler; m.33'te dinlenecek ilgililerin kapsamını belirler.

## [CMK m.34 — Kararların gerekçeli olması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-34)

Madde, hâkim ve mahkemelerin verdiği her türlü kararın gerekçeli yazılmasını ve karşı oyların da gerekçeli olarak karar örneğinde gösterilmesini düzenler. Ayrıca kararlarda başvurulabilecek kanun yolunun, süresinin, merciinin ve şeklinin belirtilmesi zorunluluğunu getirir. Madde, hâkim ve mahkemelerin kararlarını kapsar; kanun yolunun işleyişini, sürelerini ve denetimini düzenlemez (kanun yolu süreleri ilgili kanun yolu maddelerinde yer alır). Gerekçenin yazımına ilişkin kural ile gerekçesizliğin hukuki sonucu, yani bozma nedeni olup olmadığı, bu maddenin kendi metninde yer almaz. Kararın tebliği ve kesinleşmesi ile tazminat talebinin ayrıca belirtilmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Kararların gerekçeli olması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gerekçeli karar**: Hükmün dayanağını, delillerin değerlendirilmesini ve hukuki nitelendirmeyi açıkça ortaya koyan yazılı karardır. Gerekçe yalnız hükmün sonucunu bildiren kısa bir ifade ile yetinmez.
- **Karşı oy**: Heyetteki bir üyenin çoğunluk kararına katılmadığını gösteren görüşüdür. Madde, karşı oyun da gerekçeli olmasını ve karar örneklerinde gösterilmesini zorunlu kılar.
- **Kanun yolu bildirimi**: Kararda, hükmün hangi kanun yoluna, hangi süre içinde, hangi mercie ve hangi şekilde başvurulabileceğinin belirtilmesidir. Bu bildirim, kararın kendi içinde yer alan zorunlu bir unsurdur.
- **Karar**: Madde bakımından hâkimlik kararı ve mahkeme hükmünün birlikte anıldığı genel kavramdır. Bu nedenle her iki türde karar da gerekçe ve kanun yolu bildirimi yükümlülüğüne tabidir.

### Kararların gerekçeli olması: hangi şartlar aranır?

- Verilen kararın hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş bir karar olması gerekir; madde hem hâkimlik kararını hem mahkeme hükmünü kapsar.
- Kararın her türlü karar olarak gerekçeli yazılması gerekir; gerekçe, hükmün dayanağını ve delillerin değerlendirilmesini içermelidir.
- Heyet kararında karşı oy bulunuyorsa, karşı oyun da gerekçeli yazılması gerekir.
- Karar örneklerinde karşı oyların da gösterilmesi gerekir.
- Kararda başvurulabilecek kanun yolunun, süresinin, merciinin ve şeklinin belirtilmesi gerekir.
- Gerekçenin yazımında 230. maddedeki ölçütlerin göz önünde bulundurulması gerekir.

### Kararların gerekçeli olması: hangi sonuçları doğurur?

- Gerekçe içermeyen karar, madde gereğince yazılmış sayılmaz ve kanun yolu incelemesinde bu eksiklik ayrıca değerlendirilir.
- Karşı oy gerekçesiz bırakılırsa karar bu yönden eksik kalır.
- Kararda kanun yolu bildirimi bulunmazsa, kararın bu eksikliği hükmün denetimini ve tarafların başvuru hakkını etkiler.
- Karar örneklerinde karşı oyların gösterilmemesi, kararın örneğinin eksik düzenlenmesi sonucunu doğurur.
- Madde metni gerekçesizliğin hangi kanun yolu sebebi olacağını ayrıca belirtmez; bu sonuç ilgili kanun yolu hükümlerinden değerlendirilir.

### Hâkimlik kararı ile mahkeme hükmü arasındaki fark nedir?

- Hâkimlik kararı, hâkimin tek başına verdiği ve yargılamanın belli bir aşamasına ilişkin kararıdır.
- Mahkeme hükmü, mahkemenin davayı esastan sonuçlandıran kararıdır.

Sonuç: Madde her iki karar türünü de kapsar; gerekçe ve kanun yolu bildirimi zorunluluğu ikisi için de geçerlidir.

### Oy çokluğu ile karar ile karşı oy bulunan karar arasındaki fark nedir?

- Karşı oy bulunmayan kararda gerekçe, heyetin ortak görüşünü gösterir.
- Karşı oy bulunan kararda muhalefette kalan üyenin görüşü de ayrıca yazılır.

Sonuç: Karşı oy da gerekçeli yazılır ve karar örneklerinde gösterilir; karşı oy gerekçesiz bırakılamaz.

### Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki fark nedir?

- Kısa karar, hükmün sonucunu bildiren ilk tutanaktır.
- Gerekçeli karar, hükmün dayanaklarını ayrıntılı olarak içeren yazılı belgedir.

Sonuç: Gerekçe yazımı zorunludur; yalnız kısa kararla yetinilmesi bu maddeye uygun değildir.

### Kararların gerekçeli olması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gerekçeyi yalnız hükmün sonucunu tekrar eden bir ifadeyle yetinmek; gerekçenin delillerle sonuç arasındaki bağı göstermesi gerekir.
- Karşı oyu gerekçeli yazmadan karar örneğinde yalnız çoğunluk gerekçesini göstermek; karşı oy da gerekçeli yazılmalı ve örneklerde gösterilmelidir.
- Kanun yolu bildirimini kararın sonuna bırakmak veya süreyi, merciyi ya da şekli eksik yazmak; üçü de kararda açıkça yer almalıdır.
- Hâkimlik kararı ile mahkeme hükmünü ayırarak yalnız hükümlere gerekçe yazmak; madde her türlü kararı kapsar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hâkimin yaptırımlardan birini seçmesinde takdir hakkı bulunsa da bu takdirin kullanılması gerekçe gösterilmesini gerektirir; gerekçesiz seçim bu maddeye ve 230. maddeye aykırı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/263 E., 2011/15 K., 01.02.2011)
- Ceza Genel Kurulu, madde metninin birinci fıkrasını gerekçe zorunluluğu bakımından değerlendirmekte ve gerekçesiz kararı bu yönden bozma nedeni saymaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2016/866 E., 2019/589 K., 10.10.2019; Ceza Genel Kurulu, 2020/84 E., 2022/809 K., 15.12.2022; Ceza Genel Kurulu, 2022/152 E., 2022/699 K., 03.11.2022; Ceza Genel Kurulu, 2017/1159 E., 2022/662 K., 25.10.2022; Ceza Genel Kurulu, 2020/435 E., 2022/285 K., 21.04.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Gerekçe zorunluluğunu ileri süren taraf, kararın gerekçesinin yazılmadığını veya eksik yazıldığını kararın kendisinden göstermek zorundadır; bu, karar metninin incelenmesiyle ispatlanır.
- Karşı oyun gerekçeli yazılmadığını ileri süren taraf, karar örneğindeki eksikliği gösterir; karar örneğinde karşı oyun bulunmaması bu eksikliğin belgesidir.
- Kanun yolu bildiriminin eksik olduğunu ileri süren taraf, karar metnindeki bildirimin yokluğunu veya noksanlığını belgeyle ortaya koyar.
- Mahkemenin gerekçesinin yeterli olduğunu savunan taraf, gerekçenin delillerle sonuç arasındaki bağı kurduğunu karar metninden göstermek zorundadır.
- Gerekçenin 230. maddedeki ölçütlere uygun olup olmadığı karar metninin tamamı incelenerek değerlendirilir; ayrı bir belge gerekmez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-230): Gerekçenin yazımında göz önünde bulundurulacak ölçütleri belirler; bu madde 34. maddenin birinci fıkrasında açıkça anılmıştır.
- [5271 sayılı Kanun m.224](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-224): Duruşma sonunda verilecek hükümlerin ve kararların ilgili bölümlerinin düzenlendiği maddedir; ilgili mevzuatta anılmaktadır, madde 34'ün uygulanmasında yardımcı bir bağlantıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-251): Kanun yoluna ilişkin bir düzenleme olarak ilgili mevzuatta anılmaktadır; kararda belirtilecek kanun yolunun işleyişiyle bağlantılıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.263](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-263): Kanun yoluna ilişkin düzenleme olarak ilgili mevzuatta anılmaktadır; kararda gösterilecek kanun yolunun niteliğiyle bağlantılıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.264](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-264): Kanun yoluna ilişkin düzenleme olarak ilgili mevzuatta anılmaktadır; kararda gösterilecek kanun yolunun işleyişiyle bağlantılıdır.

## [CMK m.35 — Kararların açıklanması ve tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-35)

Madde, ilgili tarafın hazır bulunduğu duruşmada kararın yüzüne karşı açıklanmasını, hazır bulunmayan ilgiliye kararın tebliğini ve serbest olmayan ya da tutuklu ilgiliye tebliğ edilen kararın okunup anlatılmasını düzenler. Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar tebliğ kapsamı dışında tutulmuştur. Kurallar hâkim ve mahkeme kararları bakımından, ilgili taraf ve hazır bulunup bulunmamasına göre uygulanır. Tebligatın yapılış biçimi, tebligat evrakının düzenlenmesi ve yazışma usulü madde kapsamında değildir (m.36, 7201 sayılı Tebligat Kanunu). Kanun yollarının süresi, mercii ve şekli ile kararın gerekçesinin yazılmasına ilişkin kurallar bu maddede yer almaz (m.230, m.232, m.34). Yoklukta verilen kararların tebliğ usulü ve istinaf veya temyize konu kararların tebliğine ilişkin özel hükümler de bu maddenin dışındadır (m.273, m.291).

### Kararların açıklanması ve tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yüze karşı karar**: İlgili tarafın duruşmada hazır bulunduğu sırada verilen karardır. Bu halde karar tefhim, yani ilgiliye açıklanmak suretiyle bildirilir. Karar hazır bulunan ilgiye açıklandığında tebliğe gerek kalmaz.
- **Tefhim**: Kararın hazır bulunan ilgiliye sözlü olarak açıklanmasıdır. Açıklama, kararın içeriğinin ilgiliye anlatılması anlamına gelir ve isteyene kararın bir örneği de verilebilir.
- **Tebliğ**: Hazır bulunamayan ilgiliye kararın yazılı olarak bildirilmesidir. Kanun yoluna başvurulabilecek hâkim ve mahkeme kararlarında zorunludur, koruma tedbirlerine ilişkin kararlar bu kapsamın dışındadır.
- **Serbest olmayan kişi**: Kanunun öngördüğü işlemler çerçevesinde yakalanmış, gözaltına alınmış veya bir yerden başka bir yere götürülmekte olan kişidir. Tutuklu da bu kapsamdadır.
- **Okunup anlatılma**: Tebliğ edilen kararın ilgiliye sesli olarak okunması ve içeriğinin kendisine açıklanmasıdır. Yalnızca kâğıdın verilmesi bu koşulu yerine getirmez.

### Kararların açıklanması ve tebliği: hangi şartlar aranır?

- Kararın hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş olması gerekir; madde bu tür kararları kapsar.
- Karar yüze karşı verilmişse, ilgili tarafın hazır bulunduğu duruşmada kararın kendisine açıklanması gerekir.
- Açıklamada ilgili, isterse kararın bir örneğini de talep edebilir; bu talep bir zorunluluk değildir.
- Karar hazır bulunmayan ilgiliye tebliğ edilecekse, kararın aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek nitelikte olması gerekir.
- Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar tebliğ zorunluluğundan çıkarılmıştır ve bu kararlar için tebliğ şartı aranmaz.
- İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise, tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerekir.

### Kararların açıklanması ve tebliği: hangi sonuçları doğurur?

- Yüze karşı verilen kararda ilgili tarafa kararın açıklanması zorunludur; açıklama yapılmazsa kararın ilgiliye bildirilmesi eksik kalır.
- İlgili isterse kararın bir örneği de verilir; istemi yoksa örnek verilmesi zorunlu değildir.
- Hazır bulunmayan ilgiliye, aleyhine kanun yoluna başvurulabilen hâkim veya mahkeme kararı tebliğ edilir.
- Koruma tedbirlerine ilişkin kararların tebliğ edilmemesi, bu kararların niteliğinden kaynaklanan bir istisnadır.
- Serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye yapılan tebliğde karar okunup anlatılmadıysa, tebliğin usulüne uygun yapılmadığı kabul edilir.
- Kararın yalnızca kâğıt olarak verilmesi, serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye karşı tebliğ koşulunu yerine getirmez.
- Maddedeki kurallar emredici niteliktedir; sözleşmeyle ya da başka bir yolla değiştirilemez.

### Yüze karşı karar ile yokluk kararı arasındaki fark nedir?

- İlgili tarafın duruşmada hazır bulunduğu hâlde verilen karar, kendisine açıklanarak bildirilir.
- İlgili tarafın hazır bulunmadığı hâlde verilen karar, tebliğ yoluyla bildirilir.

Sonuç: Yüze karşı kararda tebliğ yapılmaz, açıklama yeterlidir; yoklukta kararda ise aleyhine kanun yoluna başvurulabilen karar tebliğ edilmelidir.

### Koruma tedbiri kararı ile diğer hâkim veya mahkeme kararları arasındaki fark nedir?

- Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar tebliğ kapsamı dışındadır.
- Aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek diğer hâkim veya mahkeme kararları hazır bulunmayan ilgiliye tebliğ edilir.

Sonuç: Koruma tedbirine ilişkin kararın hazır bulunmayan ilgiliye tebliği gerekmez; diğer kararlar için tebliğ zorunludur.

### Serbest olan ilgili ile serbest olmayan veya tutuklu ilgili arasındaki fark nedir?

- Serbest olan ilgiliye tebliğ edilen karar yazılı olarak verilir.
- Serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır.

Sonuç: Serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye yalnızca kâğıt verilmesi yeterli değildir; okuma ve anlatma gerekir.

### Kararların açıklanması ve tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye kararı yalnızca kâğıt olarak vermek; okuma ve anlatma gerekliliğini gözden kaçırmak.
- Koruma tedbirlerine ilişkin kararları da diğer hâkim veya mahkeme kararları gibi tebliğ zorunluluğu kapsamında saymak.
- Yüze karşı verilen kararın tebliğ edilmediği için kanun yolu süresinin hiç başlamadığını düşünmek; tefhim yapılmışsa süre başlar.
- Kararın bir örneğinin verilmesini zorunlu sanmak; örnek yalnızca ilgili istediğinde verilir.
- Kanun yolu bildiriminde süreyi yanlış gösteren kararı geçerli sayıp tebliğ eksikliğini yok saymak; bu durum kararın kesinleşmesini etkiler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüze karşı verilen kararın kanun yolu bildiriminde süre yanlış gösterilmişse, tebliğ yapılmadığı için kararın kesinleşmediği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/252 E., 2008/229 K., 02.12.2008)
- Serbest olmayan veya tutuklu sanığa tebliğ edilen gerekçeli kararda, kararın okunup anlatıldığına dair ifade bulunmaması hâlinde tebliğin usulüne uygun olmadığı kabul edilmektedir. (10. Ceza Dairesi, 2024/785 E., 2025/8259 K., 16.09.2025; 10. Ceza Dairesi, 2023/16427 E., 2024/17838 K., 24.04.2024)
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında tebliğ ve kanun yolu bildiriminin doğruluğu aranmakta, bu şart yerine gelmeden denetim süresinin başlamayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/252 E., 2008/229 K., 02.12.2008)
- Tebliğin yapılmadığı hâllerde kanun yoluna başvuru süresinin başlamadığı ve temyiz incelemesinin yapılabilmesi için ilgililerin kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmiş olmasının zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/192 E., 2008/214 K., 07.10.2008; Ceza Genel Kurulu, 2008/75 E., 2008/201 K., 23.09.2008)

### Nasıl ispat edilir?

- Kararın yüze karşı verildiğini ve açıklandığını iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; duruşma tutanağı bu konuda temel delildir.
- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf, tebliğ evrakı ve tebliğ belgesi ile ispat eder; belgede tebliğ tarihi ve biçimi yer almalıdır.
- Serbest olmayan veya tutuklu ilgiliye karar okunup anlatıldığını iddia eden taraf, bunu tebliğ evrakındaki kayıtla ispatlar; evrakta bu yönde bir ifade yoksa okunup anlatılmadığı kabul edilir.
- Karşı taraf, kararın açıklandığını veya okunduğunu savunuyorsa bunu tutanak ve tebliğ belgesiyle ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-36): Tebligat işlerinin kimin tarafından yapılacağını ve infaz edilecek kararların Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesini düzenler; bu maddenin tebligat usulünü tamamlar.
- [5271 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-34): Kararların gerekçesi ve kanun yolu bildirimine ilişkin kuralları içerir; açıklama ve tebliğ sırasında ilgiliye ne bildirileceğini belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-230): Hükmün gerekçesinin ve hüküm fıkrasının içeriğini düzenler; açıklanan veya tebliğ edilen kararın içeriğini belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.232](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-232): Kararda kanun yolu bildiriminin yapılmasını düzenler; tebliğ edilen kararda kanun yolu bilgisinin bulunması gerekir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Tebligatın yapılış biçimini düzenler; 5271 sayılı Kanun'un tebliğ zorunluluğunu bu kanun yoluyla yerine getirilir.

## [CMK m.36 — Tebligat ve yazışma usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-36)

5271 sayılı Kanun'un 36. maddesi, ceza muhakemesinde tebligat ve yazışma işlerinin kimin tarafından yapılacağını düzenler. Mahkeme başkanı ya da hâkimin her türlü tebligatı ve gerçek veya tüzel kişilerle, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yapılan yazışmaları bizzat yapabilmesini ve infaz edilecek kararların Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesini öngörür. Kişiler bakımından, ceza yargılamasının taraflarına, üçüncü kişilere ve kamu kurumlarına yönelik tüm yazışmalarda uygulanır. Madde tebligatın hangi usulle yapılacağını düzenlemez; bu konu 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile CMK'nın 35, 58 ve 59 vd. maddelerinde yer alan özel usul hükümlerindedir (CMK m.35, m.58). Kararın infaz için kesinleşmesi, kesinleşmenin tespiti ve infaz işlemlerinin ayrıntıları da bu maddenin kapsamı dışındadır. Tebligatın muhatabının imzadan kaçınması ya da imzaya gücünün olmaması halinde uygulanacak usul (CMK m.37) ile celse dışında yapılan tebligatın usulü de başka maddelerdedir.

### Tebligat ve yazışma usulü: hangi şartlar aranır?

- Yapılacak işlemin bir tebligat ya da yazışma niteliğinde olması gerekir.
- İşlemin mahkeme başkanı veya hâkim tarafından yapılması gerekir; bu işlem aracı bir merciye bırakılmaz.
- Muhatabın gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi ya da kamu kurum veya kuruluşu olması gerekir.
- İnfaz edilecek bir karar söz konusuysa, kararın Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesi gerekir.

### Tebligat ve yazışma usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme başkanı veya hâkim, tebligat ve yazışmaları aracı olmaksızın kendisi yapar.
- İnfaz edilecek kararlar Cumhuriyet Başsavcılığına verilir ve infaz işlemleri bu makam tarafından yürütülür.
- Maddenin tebligat yetkisini mahkeme başkanı veya hâkime vermesi, tebligatın geçerliliğini kendiliğinden sağlamaz; tebligatın usulü ayrı kurallara tabidir.

### Tebligat ile infaz kararının verilmesi arasındaki fark nedir?

- Mahkeme başkanı veya hâkimin kendisi tarafından yapılan tebligat ve yazışmalardır.
- İnfaz edilecek kararların Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesidir.

Sonuç: Yargılama işlemleri mahkeme eliyle yürür, infaz aşamasına geçildiğinde ise iş Cumhuriyet Başsavcılığına devredilir.

### Tebligat ve yazışma usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 36'yı tebligat usulünün kendisini düzenleyen hüküm saymak; bu madde yalnızca tebligatı kimin yapacağını belirler, usulünü CMK m.35 ve Tebligat Kanunu belirler.
- İnfaz edilecek kararı mahkemece doğrudan infaz etmek; bu tür kararlar Cumhuriyet Başsavcılığına verilmelidir.
- Hükümlü sanığa tebligat yapılırken kararın okunup anlatılmasını gözden kaçırmak; cezaevindeki sanığa yapılan tebligatta bu eksiklik tebligatı usulsüz kılar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gerekçeli kararın tebliğinde, hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanığa kararın okunduğuna dair ifadenin tebliğ evrakında yer almaması, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı sonucuna götürülmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/37166 E., 2026/422 K., 07.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın yapıldığını ve usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf, tebligat evrakı veya tutanak ile bunu ispatlar.
- Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, bu iddiasını tebliğ evrakının içeriğiyle ortaya koyar; örneğin kararın okunduğuna dair ifadenin bulunmadığını gösterir.
- Karar tebliğ evrakında kararın okunduğuna dair bir ifade bulunmuyorsa, tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf bunu başka bir delille tamamlamak zorunda kalır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.35: Kararların tebliğine ilişkin temel kuralları düzenler; m.36'daki tebligat yetkisinin hangi usulle kullanılacağını belirler.
- 5271 m.37: Muhatabın imzadan kaçınması veya imza atamaması hâlinde tebligatın hangi usulle yapılacağını düzenler.
- 5271 m.58: Celse esnasında ve kalemde yapılan tebligatı düzenler; m.36'daki tebligat yetkisinin kalemde nasıl kullanılacağını gösterir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Tebligatın usulünü düzenleyen genel kanundur. CMK'da özel hüküm bulunmadığı sürece tebligat bu kanuna göre yapılır.

## [CMK m.37 — Tebligat usulleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-37)

Madde, ceza muhakemesinde tebligatın genel çerçevesini çizer: tebligatın, CMK'da yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, ilgili kanundaki (7201 sayılı Tebligat Kanunu) hükümlere göre yapılacağını belirler ve yurt dışına yapılacak tebligatın hangi usullerle gerçekleştirileceğini düzenler. Madde, hem ceza yargılamasının tarafları hem de tebligat yapan mahkeme, hâkim, savcılık ve icra organları bakımından uygulanır. Tebligatın ayrıntılı usulünü, süresini ve mazbatasını düzenlemez; bunlar 7201 sayılı Kanunda ve CMK'nın özel tebligat hükümlerinde yer alır. Kalemde tebligatı (m.58), avukata ve vekile tebligatı (m.59-60), mazbata düzenlenmemesini (m.61), ivedilikte tebligatı (m.63) ve memur eliyle veya elektronik ortamda tebligatı (m.64-65) ayrıca düzenleyen maddeler madde kapsamında değildir.

### Tebligat usulleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Özel hükümler saklı kalması**: CMK'da tebligata ilişkin ayrı bir düzenleme bulunan hallerde, genel tebligat rejiminin (7201 sayılı Kanun) bu özel hükümler karşısında geri plana geçmesi anlamına gelir. Özel hüküm yoksa genel rejim uygulanır.
- **İlgili kanun**: Tebligatın hangi usulle yapılacağını belirleyen kanundur. Maddenin gerekçesine göre bu kanun 7201 sayılı Tebligat Kanunudur; madde metni kanun numarası vermez.
- **Yurt dışına tebligat**: Türkiye dışında bulunan muhataba yapılan tebligattır. Usulü, uluslararası andlaşmanın doğrudan posta veya diğer iletişim araçlarını kabul edip etmemesine bağlıdır.
- **Uluslararası andlaşma**: Türkiye ile diğer devletler arasında yapılan ikili veya çok taraflı sözleşmelerdir. Doğrudan postayla tebligatın yapılabilmesi için andlaşmanın bu yolu açıkça kabul etmesi gerekir.
- **İadeli taahhütlü posta**: Tebligatın gönderildiğinin ve alındığının izlenebildiği posta usulüdür. Yurt dışı tebligatta, andlaşma doğrudan postayı kabul etmediğinde varsayılan posta yoludur.

### Tebligat usulleri: hangi şartlar aranır?

- Tebligatın CMK'da bu konuda özel bir hüküm bulunmayan bir işlem olması gerekir; özel hüküm varsa önce o uygulanır.
- Özel hüküm yoksa tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda gösterilen usullere uygun yapılması gerekir.
- Tebligatın yurt dışındaki muhataba yapılması hâlinde, uluslararası andlaşmanın yazılı belgelerin doğrudan postayla veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul etmiş olması aranır.
- Andlaşma doğrudan gönderimi kabul etmiyorsa yurt dışı tebligat iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçlarıyla yapılmalıdır.

### Tebligat usulleri: hangi sonuçları doğurur?

- Tebligat, CMK'daki özel hükümler dışında 7201 sayılı Kanun'a uygun yapılmadığında hukuken geçerli ve sonuç doğurucu olmaz; kararın kesinleşmesi ve infazı için tebligatın usulüne uygun olması gerekir.
- Uluslararası andlaşma doğrudan postayı kabul ettiğinde yurt dışına tebligat doğrudan postayla veya diğer iletişim araçlarıyla yapılabilir.
- Andlaşma doğrudan gönderimi kabul etmediğinde yurt dışı tebligat iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçlarıyla gerçekleşir.
- CMK'daki özel tebligat hükmü bulunan hâllerde genel usul uygulanmaz; örneğin kalemde tebligatta ayrıca mazbata düzenlenmez ve masraf alınmaz.
- Tebligatın usulüne uygun yapılmaması hâlinde, tebligata bağlanan süreler işlemeye başlamaz ve tebligata dayanan işlem geçersiz kalabilir.

### Özel hüküm ile genel tebligat rejimi arasındaki fark nedir?

- CMK'da tebligata ilişkin özel bir düzenleme (örneğin kalemde tebligat, avukata tebligat, memur eliyle tebligat) bulunduğunda bu hüküm uygulanır.
- Özel bir hüküm yoksa tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılır.

Sonuç: Hangi rejimin uygulanacağı, tebligatın geçerliliğini ve sonuçlarını doğrudan belirler; özel hükme aykırı genel usul uygulanırsa tebligat usulsüz olur.

### Yurt içi ile yurt dışı tebligat arasındaki fark nedir?

- Yurt içinde yapılan tebligat, ilgili kanunun (7201 sayılı Kanun) öngördüğü usullerle yapılır.
- Yurt dışına yapılan tebligatta ise andlaşmanın durumu belirleyicidir.

Sonuç: Andlaşma doğrudan postayı kabul ediyorsa tebligat doğrudan posta veya iletişim araçlarıyla, etmiyorsa iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçlarıyla yapılır.

### Tebligat usulleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yurt dışına tebligatta andlaşmanın doğrudan postayı kabul ettiğini kontrol etmeden her durumda doğrudan posta kullanmak; doğru usul andlaşmanın içeriğine göre belirlenir.
- CMK'da özel tebligat hükmü bulunan bir hâlde genel 7201 sayılı Kanun usullerini uygulamak; önce özel hüküm aranmalıdır.
- Yurt dışı tebligatta iadeli taahhütlü postayı, andlaşma doğrudan postayı kabul etmişse de zorunlu saymak; bu durumda doğrudan posta da kullanılabilir.
- Madde metnindeki 'ilgili kanun' ifadesini kanun numarası verilmiş bir atıf sanarak madde içinde açıkça yazılı olmayan bir kanun numarası aramak; maddenin kendisi kanun numarası vermez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay uygulamasında tebligatın öncelikle bilinen son adrese yapılması, bu adreste yapılamazsa Mernis adresine 'Mernis adresidir' şerhiyle tebligat çıkarılması gerektiği kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/21086 E., 2025/9194 K., 30.10.2025; 6. Ceza Dairesi, 2024/3686 E., 2024/9308 K., 19.09.2024)
- Tebligatın 7201 sayılı Kanun'a göre yapılması gereken işlemlerin normal posta ile gerçekleştirilemeyeceği kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/21086 E., 2025/9194 K., 30.10.2025)
- Ceza yargılamasında kanun yolu aşamasında tebligat ve katılma hakkı bakımından 37. maddenin birinci fıkrasının dikkate alındığı, katılma hakkının ilgili suç ile doğrudan zarar görme koşuluna bağlandığı kabul edilmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2025/1718 E., 2025/14700 K., 27.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf ya da mahkeme, tebligat evrakı ve tebliğ memurunun şerhli mazbatası ile ispat eder; tebliğ belgesinin varlığı yazılı kanıttır.
- Tebligatın yurt dışına yapıldığı durumda, uluslararası andlaşmanın doğrudan postayı kabul edip etmediği ilgili andlaşma metni ve Adalet Bakanlığı'nın yurt dışı tebligat düzenlemeleriyle ispat edilir.
- Tebligatın bilinen son adrese yapılmadığını ya da Mernis adresinin şerh düşülmeden kullanıldığını ileri süren taraf, bu usulsüzlüğü ispatla yükümlüdür. (6. Ceza Dairesi, 2023/21086 E., 2025/9194 K., 30.10.2025)
- Tebligatın özel hükme göre (kalemde tebligat gibi) yapıldığını iddia eden taraf, bunu tutanak veya imzalı belgeyle ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Özel hüküm bulunmadığında tebligatın yapılacağı genel usuldür. Maddenin atıf yaptığı ilgili kanun budur; yurt içi tebligatın ayrıntıları bu kanunda yer alır.
- 5271 m.58: Celse esnasında veya kalemde tebligatı düzenler; özel hüküm olarak genel tebligat rejimini geri plana iter.
- 5271 m.59: Avukat, stajyer ve kâtibe celse sırasında yapılan tebligatı düzenler; genel usulün dışında kalan bir özel haldir.
- 5271 m.60: Vekiller arasındaki tebligatı düzenler; 37. maddenin kapsamında değildir ama özel hüküm olarak genel rejimi saklı tutar.
- 5271 m.64: Memur eliyle tebligatı ve elektronik ortamda gönderiyi düzenler; bu özel usuller 37. maddedeki genel rejimin yerine uygulanabilir.

## [CMK m.38 — Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-38)

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 38. maddesi, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak tebligatın usulünü düzenler: tebliğin, tebliği gereken evrakın aslının savcılığa verilmesiyle yapılması ve tebliğle bir sürenin işlemeye başlayacağı hallerde evrakın aslına tebliğ tarihinin yazılması. Madde, Cumhuriyet savcılığını muhatap alan tebligatlara uygulanır; savcılık makamına yapılan tebligatı kapsar, belirli bir savcıya yapılan tebligatı ayrıca düzenlemez. Maddenin düzenlemediği konular: mahkeme başkanı veya hâkimin tebligat yetkisi ve infaz kararlarının savcılığa verilmesi (m.36), şahıslara yapılacak tebligatın usulü ve özel tebligat yöntemi (m.37), elektronik tebligat ve UYAP işlemleri (m.38/A), ile temyiz ve itiraz sürelerinin kendisi (ilgili kanun maddeleri).

### Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tebligat**: Bir işlemin ya da kararın ilgili makama, kanunda öngörülen biçimde ulaştırılması işlemidir. Madde bu işlemin Cumhuriyet Başsavcılığı bakımından nasıl gerçekleşeceğini belirler.
- **Evrakın aslı**: Tebliği gereken belgenin asıl nüshasıdır. Savcılığa suret veya örnek verilmesi tebligat yerine geçmez; bu nedenle tebligatın geçerliliği için asıl nüshanın verilmesi gerekir.
- **Tebliğ tarihinin evrakın aslına yazılması**: Tebliğle bir süre işlemeye başlıyorsa, savcılık adına evrakı teslim alan kişinin evrakın aslına teslim gününü yazıp imzalamasıdır. Bu kayıt süre başlangıcının tespiti için esas alınır.
- **Cumhuriyet Başsavcılığı**: Tebligatın muhatabı olan savcılık makamıdır. Madde kişi olarak belirli bir savcıyı değil, savcılık makamını ifade eder.

### Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat: hangi şartlar aranır?

- Tebligat yapılacak muhatabın Cumhuriyet Başsavcılığı olması gerekir.
- Tebliği gereken evrakın aslının savcılığa verilmesi gerekir; suret veya örnek verilmesi tebligat yerine geçmez.
- Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa, evrakı teslim alan kişinin evrakın aslına teslim gününü yazıp adını, soyadını ya da sicil numarasını ekleyerek imzalaması gerekir.
- Tebligatın bu usulle yapıldığının ispatı için evrakın aslındaki kaydın varlığı aranır.

### Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat: hangi sonuçları doğurur?

- Tebliği gereken evrakın aslı savcılığa verildiğinde tebligat yapılmış sayılır.
- Tebliğ konusu belge bir karar olduğunda, kararın asıl nüshasının savcılığa teslimiyle tebligat tamamlanır.
- Savcılığa suret veya örnek verilirse tebligat yapılmamış sayılır.
- Tebliğle bir süre işlemeye başlıyorsa, süre evrakın savcılığa verildiği gün başlar ve bu gün evrakın aslına yazılır.
- Evrakın aslına teslim tarihi yazılmamışsa, süre başlangıcının tespiti tartışmalı hale gelir ve tebligatın usulüne uygunluğu sorgulanabilir.

### Asıl nüsha ile suret veya örnek arasındaki fark nedir?

- Savcılığa asıl evrakın verilmesi, tebligatın geçerli yapılmasını sağlar.
- Savcılığa suret veya örnek verilmesi tebligat yerine geçmez.

Sonuç: Suret veya örnekle yapılan tebligat yapılmamış sayılır; buna bağlanan süre de işlemeye başlamaz.

### Süre başlatan tebligat ile süre başlatmayan tebligat arasındaki fark nedir?

- Tebliğle bir sürenin işlemeye başladığı hallerde, teslim gününün evrakın aslına yazılması zorunludur.
- Tebliğle süre işlemeyen hallerde bu kayda ilişkin özel bir zorunluluk yoktur.

Sonuç: Süre başlatan tebligatta teslim tarihinin kaydı, süre başlangıcını belirler ve ispat açısından önemlidir.

### Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Savcılığa suret veya örnek verilmesini geçerli tebligat saymak; madde asıl evrakın verilmesini şart koşar.
- Süre başlangıcını tebliğ tarihi yerine savcılığın evrakı işleme aldığı günle karıştırmak; süre, evrakın verildiği gün başlar ve bu gün aslına yazılır.
- Teslim gününü evrakın aslına yazmadan süre hesabı yapmak; kayıt eksikliği süre başlangıcının tartışılmasına yol açar.
- Savcılığa belirli bir savcı adına yapılan tebligatı ayrı bir usulle değerlendirmek; madde savcılık makamını muhatap alır, ancak işbölümü gibi nedenlerle belirli bir savcıya yapılması halinde de aynı ilkeler gözetilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilen kararlarda Cumhuriyet savcısının görüşünün bulunmadığı anlaşıldığında, önce bu maddeye göre savcılığa görüldü yaptırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/23 E., 2007/167 K., 03.07.2007)
- Evrak üzerinden verilen kararların Cumhuriyet savcısına tebliğ edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/23 E., 2007/167 K., 03.07.2007)
- Görüldü savcısının temyiz süresinin, tebliğ tarihinden itibaren hesaplanması ve bu süreyle ilgili olarak 38. maddenin uygulanması kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/23 E., 2007/167 K., 03.07.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını iddia eden taraf, savcılığa asıl evrakın verildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ispat aracı olarak, evrakın aslındaki teslim kaydı ve ilgili kişinin imzası esas alınır.
- Süre başlangıcı tartışılıyorsa, teslim gününün evrakın aslına yazılmış olması belirleyici delildir; kayıt yoksa tebliğ tarihinin başka delillerle ispatı gerekir.
- Savcılığa suret verildiği ileri sürülüyorsa, tebligatın yapılmadığını ileri süren taraf bunu gösterebilir; karşı taraf asıl evrakın verildiğini belgeyle ortaya koymakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.36: İnfaz edilecek kararların Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesini düzenler; m.38 bu verilişin tebligat yönünden nasıl yapılacağını belirler.
- 5271 m.37: Özel tebligat yöntemini düzenler; gerekçeye göre m.38'deki kayıt usulü bu yöntemle birlikte okunur.
- 5271 m.35: Kararların tebliğine ilişkin genel hükümleri içerir; savcılığa tebliğ bu genel çerçevede değerlendirilir.

## [CMK m.38/A — Elektronik işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-38a)

Madde, ceza muhakemesi işlemlerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılmasının genel çerçevesini çizer. Verilerin UYAP'ta işlenmesi, kaydedilmesi ve saklanması; dosyaların güvenli elektronik imzayla incelenmesi; fiziki belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesi ve imzalanması; elektronik imzalı belgelerin gönderilmesi ve fiziki örneklerinin üretilmemesi; elektronik imzalı belge ile el imzalı belge çelişkisinde UYAP kaydının geçerliliği; mühürleme ile çoklu nüsha yükümlülüğünün kaldırılması; fiziki belgelerin taranarak UYAP'a aktarılması; fiziki örnek çıkarılması ve dış bilişim sistemlerinden bilgi temini konularını düzenler. Hüküm, ceza muhakemesinde görev yapan hâkim, Cumhuriyet savcısı, yetkili kişi ve ilgili kurumlar ile işlemlerin tarafları bakımından uygulanır. Ses ve görüntü bilişim sisteminin (SEGBİS) ayrıntılı usulünü, elektronik tebligatın yöntemini ve UYAP'ın teknik ayrıntılarını düzenlemez; bunlar yönetmelik ve ilgili mevzuata bırakılmıştır (m.38/A/11 uyarınca yönetmelik). Elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda bitmesi kuralı bu maddede düzenlenmiş olsa da süre hesabının tebligat ve hak düşürücü süreler bakımından ayrıntısı ilgili usul hükümlerinde aranmalıdır.

### Elektronik işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **UYAP**: Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi; ceza muhakemesi işlemlerinin kaydedildiği, işlendiği ve saklandığı elektronik bilgi işlem altyapısıdır. Maddeye göre ceza muhakemesi işlemleri bu sistem üzerinden yapılır.
- **Güvenli elektronik imza**: Elektronik imza kanununa uygun biçimde üretilen ve elle atılan imzanın yerine geçen nitelikli elektronik imzadır. Dosya incelemesi, işlem yapılması ve belgelerin gönderilmesi bu imza ile yapılır; sözü edilen imza taşınmayan belgeler bakımından bu madde geçerli bir imza sayılmaz.
- **Fiziki örnek**: Elektronik ortamda bulunan belgenin kağıt üzerine çıkarılmış hâlidir. Madde, yalnız zorunlu hâllerde ve tutanak ya da belgenin aslının aynı olduğunun belirtilip imzalanıp mühürlenmesiyle üretilmesine izin verir.
- **Mühürleme**: Belgenin resmiliğini ve bütünlüğünü göstermek için kullanılan mühür işlemidir. Maddenin altıncı fıkrasına göre güvenli elektronik imzalı belgelerde mühürleme, kanunlardaki çoklu nüsha düzenleme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; bu zorunluluk uygulanmaz.
- **Dış bilişim sistemi**: Nüfus, tapu, adli sicil gibi yargı birimi dışında tutulan kayıt sistemleridir. Bu sistemlerden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi ve belgeler zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenmez.

### Elektronik işlemler: hangi şartlar aranır?

- Muhakeme işleminin UYAP üzerinden yapılması gerekir; işlemle ilgili veri, bilgi, belge ve kararın UYAP aracılığıyla işlenmesi, kaydedilmesi ve saklanması gerekir.
- Dosyanın UYAP'tan incelenebilmesi ve her türlü muhakeme işleminin yapılabilmesi için güvenli elektronik imzanın kullanılması gerekir.
- Kanunda açıkça gösterilen istisnalar bulunduğunda bu istisnalara uyulması gerekir; istisna halinde elektronik yolla inceleme ve işlem yapılamaz.
- Belgenin elektronik ortamda düzenlenmesi, işlenmesi, saklanması ve güvenli elektronik imza ile imzalanması, belgenin bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülmüş bir belge olmasına bağlıdır.
- Güvenli elektronik imzalı belgenin gönderilmesi elektronik ortamda yapılmalıdır; bu belge gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmemeli ve ilgili kurum ve kişilere kağıt üzerinde gönderilmemelidir.
- Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenen belge veya kararın yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılması gerekir.
- Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkarılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilmeli, hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanıp mühürlenmelidir.
- Dış bilişim sisteminden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi ve belgenin fiziki olarak ayrıca istenmemesi için zorunluluk bulunmaması gerekir.

### Elektronik işlemler: hangi sonuçları doğurur?

- Güvenli elektronik imza ile yapılan işlemler elektronik ortamda geçerli olur; el ile imzalı fiziki karşılık aranmaz.
- Elektronik imzalı belge ile el imzalı belge arasında çelişki çıkarsa UYAP'ta kayıtlı güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.
- Zorunlu olmadıkça elektronik imzalı belge fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ya da kişilere kağıt üzerinde gönderilmez.
- Mühürleme işlemi, güvenli elektronik imzalı belgede kanunun öngördüğü birden fazla nüsha düzenleme zorunluluğunu ortadan kaldırır.
- Fiziki olarak düzenlenen belge veya karar taranarak UYAP'a aktarılmazsa elektronik kaydın bütünlüğü sağlanmamış olur; bu nedenle aktarım zorunludur.
- Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkarılırken aslın aynı olduğu belirtilmez, imzalanmaz ve mühürlenmezse bu örnek usulüne uygun belge sayılmaz.
- Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter; süre bakımından gün sonu esası uygulanır.
- Kanunda gösterilen istisnalar dışında dosyalar UYAP'tan incelenebilir; istisna kapsamındaki dosyalarda bu yol kapalıdır.
- Dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla alınan belge zorunlu değilse fiziki olarak istenmez; bu sonuç, belgenin fiziki temin yolunu kapatır.
- Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP'ta yapılmasına ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar Adalet Bakanlığı yönetmeliğiyle belirlenir.

### Elektronik imzalı belge ile el imzalı belge arasındaki fark nedir?

- Güvenli elektronik imzalı ve UYAP'ta kayıtlı belge, elle atılan imzalı belgeyle çelişebilir.
- Aynı içerikte fiziki olarak elle imzalanmış belge, UYAP kaydıyla çelişen ayrı bir kâğıt olabilir.

Sonuç: Çelişki halinde UYAP'ta kayıtlı güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir; el imzalı belge bu ölçüde geri plana geçer.

### Güvenli elektronik imzalı belge ile zorunlu fiziki belge arasındaki fark nedir?

- Güvenli elektronik imza ile imzalanıp gönderilen belge ve karar, elektronik ortamda iletilir.
- Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenen belge veya karar ise kâğıt olarak kalır.

Sonuç: Elektronik imzalı belge gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve gönderilmez; fiziki belge ise taranıp UYAP'a aktarılır ve gerektiğinde elektronik ortamda gönderilir.

### Güvenli elektronik imzalı belge ile fiziki örnek arasındaki fark nedir?

- Güvenli elektronik imzalı belgenin fiziki örneği, gerekmedikçe çıkarılmaz.
- Fiziki örnek çıkarılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilir ve yetkili kişi imzalayıp mühürler.

Sonuç: Fiziki örnek ancak zorunlu hâllerde ve belgenin aslının aynı olduğu belirtilip imzalanarak mühürlenerek üretilir.

### Güvenli elektronik imzalı belge ile çoklu nüsha düzenleme arasındaki fark nedir?

- Kanunlarda birden fazla nüsha düzenlenmesi öngörülen belgeler vardır.
- Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve karar, mühürleme işlemiyle birlikte bu yükümlülüğe tabi değildir.

Sonuç: Elektronik imzalı belgede kanunun öngördüğü çoklu nüsha yükümlülüğü uygulanmaz.

### Dosya incelemesi ile istisnalı işlemler arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak dosyalar güvenli elektronik imza ile UYAP'tan incelenebilir ve her türlü muhakeme işlemi yapılabilir.
- Kanunda gösterilen istisnalar bu genel kuralın dışında kalır.

Sonuç: İstisna kapsamındaki işlemlerde UYAP üzerinden inceleme ve işlem yapılması genel kural olarak yapılamaz.

### UYAP'tan temin edilen dış kayıt ile fiziki talep arasındaki fark nedir?

- Nüfus, tapu, adli sicil gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi ve belgeler vardır.
- Bu bilgi ve belgelerin ayrıca fiziki olarak istenmesi zorunlu olmayan hâllerdir.

Sonuç: Zorunlu olmadıkça aynı bilgi ve belge fiziki olarak ayrıca istenmez veya fiziki ortamda gönderilmez.

### Elektronik işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Elektronik imzalı belge ile el imzalı belge çeliştiğinde el imzalı belgeyi esas almak; madde UYAP'ta kayıtlı güvenli elektronik imzalı belgeyi geçerli sayar.
- Güvenli elektronik imzalı belgenin de her hâlde fiziki olarak ayrıca düzenlenmesi gerektiğini sanmak; madde gerekmedikçe fiziki düzenlemeyi aramaz.
- Mühürlenen güvenli elektronik imzalı belgede kanunun öngördüğü çoklu nüsha yükümlülüğünün sürdüğünü varsaymak; altıncı fıkra bu yükümlülüğü uygulamaz.
- Fiziki örnek çıkarırken aslın aynı olduğunu belirtmeyi, imzalamayı ve mühürlemeyi atlamak; bu unsurlar eksikse örnek usulüne uygun değildir.
- Zorunlu olmayan hâlde dış bilişim sisteminden fiziki belge istemek; UYAP vasıtasıyla temin edilen belge için ayrıca fiziki talep gerekmez.
- Elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda bittiği kuralını, süre miktarı belirlenmiş gibi okumak; madde süre miktarı göstermez, yalnız bitiş anını düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Elektronik imzalı belge ile el imzalı belge arasında içerik çelişkisi olduğunda, UYAP'ta kayıtlı güvenli elektronik imzalı belgenin esas alındığı kabul edilmektedir.
- Dosyada aynı celseye ait iki farklı duruşma tutanağı bulunsa da UYAP'ta kayıtlı belge geçerli sayıldığı için hükümde karışıklık bulunmadığı kabul edilmektedir.
- UYAP'ta kayıtlı iddianame ile dosya içeriği arasında çelişki bulunduğunda, bu çelişki hükmün çelişkili olması sonucunu doğurmaktadır; madde kayıtlı belgenin geçerliliğini öngörse de içerik uyuşmazlığı ayrıca değerlendirilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- UYAP kaydının geçerli olduğunu ileri süren taraf, kaydın güvenli elektronik imzalı olduğunu ve UYAP'ta kayıtlı bulunduğunu ispatlamalıdır; ispat aracı UYAP kaydının kendisidir.
- El imzalı belgenin geçerli olduğunu ileri süren taraf, UYAP kaydıyla çelişmediğini ya da kaydın bulunmadığını göstermelidir.
- Fiziki örnek çıkarılmış ise aslın aynı olduğunun belirtilmesi, imza ve mühür bulunup bulunmadığı belgeyle ispatlanır; eksiklik halinde belgenin usulüne uygun olmadığı ileri sürülebilir.
- Taranarak UYAP'a aktarılan fiziki belgede, aktarımı yapan yetkili kişinin kimliği ve aktarımın yapıldığı kayıt üzerinden ispat edilir.
- Dış bilişim sisteminden UYAP ile temin edilen belgenin zorunlu olup olmadığı, işlemin gerekçesi ve dosya içeriği ile değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 sayılı Kanun m.38/A/11: UYAP'ta yapılan ceza muhakemesi işlemlerinin usul ve esaslarının Adalet Bakanlığı yönetmeliğiyle düzenleneceğini belirtir; maddenin uygulama ayrıntısını tamamlar.
- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu: Madde, güvenli elektronik imzanın tanımını ve geçerliliğini bu kanuna bağlı olarak kullanır; dosya incelemesi ve belge imzalanması bu imza türüne dayanır.

## [CMK m.39 — Sürelerin hesaplanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-39)

Madde, CMK'da gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş sürelerin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağını ve hangi andan itibaren sona ereceğini düzenler. Sürenin başlangıcını tebligat anına, bitimini ise hafta, ay ve tatil kurallarına bağlar. Ceza muhakemesindeki sürelerin hesabında taraflar, mahkeme ve diğer usul işlemi yapacak kişiler bakımından uygulanır. Maddede süre kaçırıldığında verilecek eski hale getirme kararı düzenlenmez (m.40-41). Adli tatilin süreleri durdurması ve bu sürelerin üç gün uzaması ile elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda bitmesi ayrı düzenlemelerdir (ilgili mevzuat ve UYAP düzenlemesi). Tebligatın usulü ve hangi hallerde yapılmış sayılacağı da bu maddenin konusu değildir (m.35-38 ile ilgili mevzuat).

### Sürelerin hesaplanması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gün ile belirlenen süre**: Sürenin birim olarak gün sayısıyla ifade edildiği süredir. Bu tür sürede tebligatın yapıldığı gün hesaba katılmaz, süre ertesi günden başlar.
- **Hafta ile belirlenen süre**: Sürenin hafta sayısıyla ifade edildiği süredir. Bitişi, tebligat gününün isim olarak karşılığı olan gün ile belirlenir.
- **Ay ile belirlenen süre**: Sürenin ay sayısıyla ifade edildiği süredir. Bitişi, tebligat gününün son ayda sayı olarak karşılığı olan gün ile belirlenir; bu gün yoksa ayın son günü esas alınır.
- **Mesai saati bitimi**: Hafta ve ay sürelerinde son günün sona erme anıdır. Süre, sürenin bittiği günün mesai saatinin sonunda tamamlanır.
- **Tatile rastlama**: Sürenin son gününün resmi tatil gününe denk gelmesidir. Bu durumda süre tatilin ertesi gününde biter.

### Sürelerin hesaplanması: hangi şartlar aranır?

- Sürenin bir tebligat işlemine bağlı olarak başladığı belirlenmelidir; süre, tebligatın yapıldığı veya yapılmış sayıldığı günden hesaplanır.
- Süre gün ile belirlenmişse, süre tebligatın yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlamalıdır.
- Süre hafta ile belirlenmişse, bitiş günü tebligat gününün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan gün olarak belirlenmelidir.
- Süre ay ile belirlenmişse, bitiş günü tebligat gününün son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün olmalıdır.
- Son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa, sürenin bittiği ayın son günü bitiş günü olarak alınmalıdır.
- Son gün bir tatile rastlamamalıdır; rastlıyorsa süre tatilin ertesi gününde sona erer.
- Sürenin bitiş saati, bitiş gününün mesai saati bitimi olarak alınmalıdır.

### Sürelerin hesaplanması: hangi sonuçları doğurur?

- Gün ile belirlenen süre tebligatın ertesi gününden işlemeye başlar; tebligat günü süreye dahil edilmez.
- Hafta ile belirlenen süre, son haftada isim itibarıyla karşılık gün mesai bitiminde sona erer.
- Ay ile belirlenen süre, son ayda sayı itibarıyla karşılık gün mesai bitiminde sona erer.
- Ay ile belirlenen süre bitirilirken o ayda sayı itibarıyla karşılık gün yoksa süre ayın son gününün mesai bitiminde sona erer.
- Son gün bir tatile rastlarsa süre tatilin ertesi gününde sona erer.
- Süre tebligatın yapılmış sayıldığı günden başlar; tebligatın fiilen yapılmış olması tek başına yeterli değildir.

### Gün ile hafta ve ay süreleri arasındaki fark nedir?

- Gün ile belirlenen sürede tebligat günü hesaba katılmaz ve süre ertesi günden başlar.
- Hafta ve ay ile belirlenen sürelerde de başlangıç ertesi günden alınır, ancak bitiş tebligat gününe göre takvimle hesaplanır.

Sonuç: Gün sayımında süre tebligat gününün ertesi günü başlar; hafta ve ayda bitiş, tebligat gününün karşılığı olan günde mesai bitiminde gerçekleşir. Yazılı gerekçede, hafta ve ay sürelerinde ertesi gün kuralının uygulanmaması gerektiği belirtilmiştir.

### Hafta süresi ile ay süresi arasındaki fark nedir?

- Hafta süresinde bitiş, son haftada tebligat gününün isim olarak karşılığı olan gündür.
- Ay süresinde bitiş, son ayda tebligat gününün sayı olarak karşılığı olan gündür.

Sonuç: Ay süresinde karşılık gün yoksa (örneğin ayın 31'inde yapılan tebligatta kısa aylar), ayın son günü bitiş olur. Hafta süresinde böyle bir ayrık durum söz konusu değildir.

### Sürenin son günü tatile rastlaması ile rastlamaması arasındaki fark nedir?

- Son gün tatile rastlamazsa süre, hesaplanan gün ve mesai saati bitiminde sona erer.
- Son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi gününe kayar.

Sonuç: Bitiş günü tatil ise süre tatilin ertesi günü biter; bu kayma, ilgili günün tatil olup olmadığına göre yapılır.

### Sürelerin hesaplanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gün ile belirlenen süreye tebligat gününü dahil etmek; bu sürelerde tebligat günü hesaba katılmaz, süre ertesi günden başlar.
- Hafta ve ay sürelerinde ertesi gün kuralını uygulamak; bu sürelerde bitiş tebligat gününün karşılığı olan günle belirlenir.
- Ay sürelerinde 'bir ay otuz gündür' hesabı yapmak; yazılı gerekçe bu ölçütün uygulanmayacağını açıkça belirtir.
- Son ayda sayı itibarıyla karşılık gün yokken süreyi bir sonraki güne uzatmak; bu durumda ayın son günü esas alınır.
- Sürenin mesai bitiminde değil gün sonunda sona erdiğini varsaymak; bu istisna elektronik işlemlere özgüdür.
- Tatile rastlayan son günde süreyi tatilden önceki güne çekmek; süre tatilin ertesi gününde biter.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ay ile belirlenen sürelerde Yargıtay, sürenin bitişinde tebligat gününün son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai bitiminin esas alınmasını ve bu hükmün amir olduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/1 E., 2011/16 K., 01.02.2011)
- Yargıtay, ay ile belirlenen süre sonunda karşılık gün yoksa ayın son gününün esas alınmasını ve bu hesabın madde metnine uygun olduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, - E., 2011/253 K., 06.12.2011)
- Yargıtay, süre sona ermeden önce yapılan itirazın süresi içinde sayılmasını ve madde hükmünün sürenin hesabında bağlayıcı olduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/29 E., 2011/70 K., 26.04.2011)
- Yargıtay, sürenin 39/2. fıkra kapsamında hafta ile belirlendiği durumlarda aynı sayım yöntemini uyguladığını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/119 E., 2010/155 K., 22.06.2010)
- Yargıtay, sürenin son gününde mesai saati bitiminden önce yapılan başvuruların süresinde sayılmasını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, - E., 2011/70 K., 26.04.2011)
- Yargıtay, sürenin bitiminde tatil gününe denk gelme durumunda sürenin tatilin ertesi gününe kaymasını uygulamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/234 E., 2011/253 K., 06.12.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Süreyi kaçırdığını ileri süren taraf, sürenin başlangıcını gösteren tebligat belgesinin tarihini ispatlamakla yükümlüdür; tebligat tarihi ancak tebligat belgesi veya tebligatı yapan memurun düzenlediği belgeyle ispatlanır.
- Süre hesabında esas alınacak tarih, dosyadaki tebligat evrakına ve UYAP kayıtlarına dayanılarak belirlenir.
- Süre bitiminin tatile rastlaması iddiası, resmi tatil takvimiyle ispatlanır; bu, mahkemece resen dikkate alınabilecek bir hesap sorunudur.
- Sürenin mesai saati bitiminde değil, daha önce sona erdiği iddiası karşı taraf tarafından ileri sürülürse, işlemin yapıldığı saat kayıtlarıyla ispatlanır.
- Elektronik ortamda yapılan işlemlerde gün sonu kuralının uygulanacağını ileri süren taraf, işlemin UYAP veya elektronik kayıtla yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.35: Tebligatın yapılmış sayılması ve geçerliliği bakımından, süre başlangıcının hangi tebligat anına bağlanacağını belirler.
- 5271 m.40: Bu maddede hesaplanan sürenin kusursuz biçimde kaçırılması halinde eski hale getirme yolunu düzenler.
- 5271 m.41: Eski hale getirme isteminin şartlarını ve yargılamaya etkisini düzenler; bu maddenin süre hesabıyla bağlantılıdır.

## [CMK m.40 — Eski hâle getirme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-40)

Madde, kusuru olmaksızın bir süreyi geçiren kişinin eski hale getirme isteminde bulunabilmesinin koşullarını düzenler. Kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde kişinin kusursuz sayılmasını da kapsar. Madde, kişiye tanınan bu imkânın hukuki çerçevesini çizer ve sürenin hangi koşulda kaçırılmış sayılacağını belirler. Kime uygulandığı bakımından, ceza muhakemesinde hak düşürücü bir süreyi kaçıran her ilgili kişi (sanık, şüpheli, katılan, vekil ve müdafi dâhil) bu maddeden yararlanabilir. Eski hale getirme dilekçesinin süresini, merciini ve karar usulünü düzenlemez (m.41, m.42). Zorunlu müdafi atanması veya tebligat kurallarını düzenlemez (ilgili usul maddeleri). Sürelerin başlangıç ve hesabını düzenlemez (m.39).

### Eski hâle getirme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Eski hale getirme**: Kusuru olmaksızın bir süreyi geçiren kişinin, kaçırdığı usul işlemini sonradan yapabilmesini sağlayan kurumdur. Amacı, süreye uyamamanın kişiye yüklenemeyecek bir nedene dayanması halinde hakkın yeniden kazanılmasına olanak tanımaktır.
- **Kusur**: Süreyi geçirmede ilgilinin kendi irade ve ihmalinin bulunmamasıdır. Gerekçeye göre mücbir sebep niteliğindeki dıştan gelen, failin karşı koyamayacağı olaylar (kaza, rastlantı, maddi zorlama gibi) kusursuzluğun kapsamındadır.
- **Engelin kalkması**: Süreyi kaçırmaya neden olan durumun sona ermesidir. Eski hale getirme dilekçesinin iki haftalık süresi bu andan başlar; kişinin engel nedeniyle işlem yapamadığı dönem bu süreye dâhil edilmez.
- **Kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi**: Kararda kanun yoluna, süresine ve mercie ilişkin bilginin ilgiliye verilmemesi durumudur. Bu hâlde kişi kanuni olarak kusursuz sayılır ve süreyi kaçırmış olsa bile eski hale getirme talebinde bulunabilir.
- **Hak düşürücü süre**: Geçmesiyle kullanılması gereken hakkın sona erdiği süredir. Eski hale getirme yalnız bu tür sürelerde gündeme gelir; sürenin kaçırılması hakkın kendisini ortadan kaldırır.

### Eski hâle getirme: hangi şartlar aranır?

- Kişinin bir usul süresini geçirmiş olması gerekir.
- Süreyi geçirmede kişinin kusurunun bulunmaması gerekir; engel dıştan gelen, kişinin karşı koyamayacağı bir olaydan kaynaklanmalıdır.
- Kanun yoluna başvuru hakkının kişiye bildirilmemesi hâlinde kişinin kusursuz sayılması gerekir; bu durumda ayrıca kusur araştırmasına gerek kalmaz.
- Eski hale getirme isteminin, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde ve süreye uyulduğunda usul işlemlerini yapacak mahkemeye verilmesi gerekir (m.41/1).
- Dilekçede süreyi geçirmede kusursuzluğa ilişkin olguların ve varsa belgelerin açıklanması gerekir (m.41/2).

### Eski hâle getirme: hangi sonuçları doğurur?

- Kusursuz süre geçirme hâlinde kişi, kaçırdığı usul işlemini eski hale getirme yoluyla yerine getirebilir.
- Eski hale getirme dilekçesi verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilmiş sayılır (m.41/2).
- Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecekse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir (m.42/1).
- Kabul kararı kesindir; ret kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.42/2).
- Kusur bulunduğu kanıtlanamazsa talep reddedilir.
- Kanun yoluna başvuru hakkı bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır ve bu, eski hale getirme nedeni olur.
- Süreyi kusurla geçiren kişi için eski hale getirme yolu kapalıdır; bu durumda süre kaçırılmış hak kaybı doğar.

### Kusursuzluk genel hali ile kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi arasındaki fark nedir?

- Genel halde kişi, süreyi geçirmenin kendi kusuru olmadığını, dıştan gelen bir engelle açıklamak zorundadır.
- Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kanunen kusursuz sayılır; ayrıca engel araştırılmaz.

Sonuç: Bildirim eksikliği halinde kusur tartışması ortadan kalkar; ilgilinin eski hale getirme talebi bu nedenle kabul edilebilir.

### Kabul kararı ile ret kararı arasındaki fark nedir?

- Eski hale getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir.
- Eski hale getirme isteminin reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Sonuç: Kabul kararına karşı kanun yoluna gidilemez; ret kararı ise itiraz ile incelettirilebilir.

### Dilekçenin verilmesi ile kararın yerine getirilmesi arasındaki fark nedir?

- Eski hale getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.
- Mahkeme, dilekçe üzerine kararın yerine getirilmesini erteleyebilir.

Sonuç: Erteleme yalnız mahkemenin takdirine bağlıdır; dilekçe verilmesi tek başına yerine getirmeyi durdurmaz.

### Eski hâle getirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi halinde kusur araştırması yapmak; bu hâlde kişi kanunen kusursuz sayılır.
- Kabul kararına karşı itiraz yoluna gidilebileceğini sanmak; kabul kararı kesindir, itiraz yalnız ret kararına karşıdır (m.42/2).
- İki haftalık süreyi süre geçtiği tarihten değil engelin kalkmasından saymak (m.41/1).
- Eski hale getirme dilekçesinin kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurduğunu varsaymak; mahkeme ancak erteleyebilir (m.42/3).
- Dilekçenin herhangi bir mahkemeye değil, süreye uyulduğunda usul işlemini yapacak mahkemeye verilmesi gerektiğini gözden kaçırmak (m.41/1).
- Dilekçe verildiğinde usul işlemlerinin ayrıca yeniden yapılması gerektiğini sanmak; dilekçe verildiği anda yapılamayan işlemler de yerine getirilmiş sayılır (m.41/2).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolu, süresi ve merciin açıkça gösterilmemesi, kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi anlamına gelir ve eski hale getirme nedeni oluşturur kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/9 E., 2007/18 K., 30.01.2007; Ceza Genel Kurulu, 2021/3 E., 2022/397 K., 02.06.2022; Ceza Genel Kurulu, 2011/147 E., 2011/158 K., 05.07.2011)
- Kanun yolu bilgisinin bildirilmemesi nedeniyle kusursuzluk kabul edildiğinde, Yargıtay'ın kararın açıklanmasına ilişkin zorunluluğu vurguladığı görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/148 E., 2011/155 K., 05.07.2011; Ceza Genel Kurulu, 2010/116 E., 2010/136 K., 08.06.2010)
- Eski hale getirme isteğinde bulunanın, kusursuzluğunu doğrulayan delilleri sunması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/164 E., 2011/203 K., 04.10.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Eski hale getirme talebinde bulunan kişi, süreyi kusursuz olarak geçirdiğini ileri sürer ve bunu açıklamakla yükümlüdür (m.41/2).
- Engelin varlığı ve süre içinde işlem yapılamadığı, hastane raporu, sevk belgesi veya benzeri yazılı belgelerle ispatlanır.
- Kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmediği iddiası, hüküm fıkrası ve tebliğ belgesiyle ortaya konulur; bildirim yapıldığını iddia eden karşı taraf bunu belgeyle ispatlamalıdır.
- Delil yetersiz kalırsa talep reddedilir; sanık veya şüpheli olsa bile talebi doğrulayan delilleri sunması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.41](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-41): Eski hale getirme dilekçesinin iki haftalık süresini, merciini ve dilekçenin içeriğini düzenler; m.40'taki koşullar gerçekleştiğinde uygulanacak usuldür.
- [5271 sayılı Kanun m.42](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-42): Eski hale getirme talebinin hangi mahkemece karar verileceğini, kabul kararının kesinliğini ve ret kararına karşı itirazı düzenler.
- [5271 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-39): Süre hesabına ilişkin genel kuralları içerir; m.40'taki sürelerin geçip geçmediği bu hesaba göre belirlenir.

## [CMK m.41 — Eski hâle getirme dilekçesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-41)

Madde, kusursuz olarak kaçırılan bir usul süresinin eski hâle getirme yoluyla telafisinde dilekçenin süresini, verileceği mahkemeyi, dilekçenin içeriğini ve dilekçe verildiği anda yapılacak işlemleri düzenler. Kişinin eski hâle getirme isteminde bulunma hakkının kapsamı ile kusursuzluk ölçütü, bu maddenin dışında, kendisinden önceki madde ve kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi hâlini de içeren 40. maddede yer alır. Eski hâle getirme talebi üzerine verilecek karar, bu kararın yerine getirilmesi ve kanun yolu ayrıntıları 42. maddede düzenlenmiştir. Eski hâle getirme dışındaki süre hesabı, tatil ve tebliğ kuralları bu maddede düzenlenmez; ayrıca şikâyet süresi ve zamanaşımı gibi usul süresi sayılmayan sürelerin eski hâle getirme ile telafisi de bu maddenin kapsamında değildir.

### Eski hâle getirme dilekçesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Eski hâle getirme**: Kusuru olmaksızın bir usul süresini geçiren kişinin, engelin kalkmasından sonra süresinde yapamadığı işlemi yapmasına imkân veren kurumdur. Kusursuzluk, sürenin geçmesinde kişinin sorumluluğunun bulunmamasıdır.
- **Engelin kalkması**: Süreye uyulmasını fiilen veya hukuken imkânsız kılan durumun ortadan kalkmasıdır. Dilekçe süresi bu andan itibaren başlar; engelin ne zaman kalktığı dilekçe sahibinin olgularla açıklaması gereken bir husustur.
- **Usule ilişkin işlem**: Kanunun belirli bir süreye bağladığı ve eski hâle getirme dilekçesi ile birlikte yapılabilen işlemdir. Örneğin kanun yoluna başvuru gibi işlemler bu kapsamdadır.
- **Yetkili mahkeme**: Süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemedir. Dilekçe bu mahkemeye verilir; esas hakkında hangi mahkemenin karar vereceği ise 42. maddeye göre belirlenir.

### Eski hâle getirme dilekçesi: hangi şartlar aranır?

- Kusuru olmaksızın bir usul süresinin geçirilmiş olması gerekir.
- Engelin kalktığı tarihten itibaren iki hafta içinde dilekçe verilmelidir.
- Dilekçe, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilmelidir.
- Dilekçede sürenin geçmesinde kusursuz olunduğuna ilişkin olgular açıklanmalı, varsa belgeler eklenmelidir.
- Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilmelidir; bu işlemler ayrı bir başvuruya bağlanamaz.

### Eski hâle getirme dilekçesi: hangi sonuçları doğurur?

- Dilekçe iki haftalık süre içinde ve doğru mahkemeye verilirse, süresi kaçırılan usul işlemi yapılmış sayılır.
- Dilekçe verildiği anda, süre içinde yapılamayan usul işlemleri de aynı anda yerine getirilir.
- Süre geçtikten sonra verilen dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verilmemişse eski hâle getirme olarak değerlendirilemez.
- Kusursuzluk ispat edilemezse talep reddedilir; ret kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

### Eski hâle getirme dilekçesi ile süresinde yapılan itiraz veya kanun yolu dilekçesi arasındaki fark nedir?

- Süresinde verilen dilekçe doğrudan usul işlemini yapar; eski hâle getirme talebine gerek kalmaz.
- Süre kaçırıldıktan sonra verilen dilekçe, kusursuzluk ve engelin kalkması koşullarına bağlı olarak eski hâle getirme talebi niteliğini taşır.

Sonuç: Süre kaçırılmışsa eski hâle getirme dilekçesi ile usul işlemi aynı anda yapılabilir; ayrı bir başvuru zorunlu değildir.

### Eski hâle getirme talebinin kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?

- Talebin kabulüne ilişkin karar kesindir.
- Talebin reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Sonuç: Kabul kararına karşı ayrıca kanun yoluna gidilemez; ret kararı itirazla incelenir.

### Eski hâle getirme dilekçesi ile kararın yerine getirilmesi arasındaki fark nedir?

- Dilekçe verilmesi kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurur.
- Dilekçe verilmesi kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

Sonuç: Mahkeme, dilekçe üzerine yerine getirmeyi erteleyebilir; erteleme ayrı bir takdir kararıdır.

### Eski hâle getirme dilekçesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dilekçe süresini yedi gün olarak hesaplamak; değişiklikten sonra süre iki haftadır.
- Dilekçeyi süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemi yapacak olan mahkemeye yerine, kararı veren mahkemeye ya da başka bir mercie vermek.
- Eski hâle getirme dilekçesini yalnızca talep olarak değerlendirip, aynı anda yapılması gereken usul işlemini (örneğin itiraz veya temyiz) ayrıca yapmamak.
- Kusursuzluk olgularını dilekçede açıklamadan ve belgelendirmeden talebi kabul ettirmeye çalışmak.
- Eski hâle getirme talebinin kabul edilmesi kararına karşı itiraz yoluna gidileceğini varsaymak; kabul kararı kesindir.
- Şikâyet süresi veya zamanaşımı süresinin eski hâle getirme ile telafi edilebileceğini düşünmek; bu süreler usul süresi değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Eski hâle getirme dilekçesinin süresi, kanunun değişmesinden önce yedi gün olarak uygulanmış; 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarılmıştır, değişiklik sonrası süre iki haftadır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/140 E., 2010/178 K., 28.09.2010; Ceza Genel Kurulu, 2007/9 E., 2007/18 K., 30.01.2007; 1. Ceza Dairesi, 2026/477 E., 2026/1075 K., 18.02.2026)
- Sürenin kaçırılmasında kusur bulunmadığını gösteren olgular, örneğin hastalık ve hastane kaydı, dilekçede belgeleriyle açıklanmalıdır. (8. Ceza Dairesi, 2024/15574 E., 2025/9399 K., 27.11.2025; 7. Ceza Dairesi, 2021/31115 E., 2024/8270 K., 03.10.2024)
- Tebliğin yanlış adrese yapılması ya da kanun yolunun şeklinin yanıltıcı bildirilmesi hâlinde kusursuzluk tartışılmakta; yalnızca yanlış bilgilendirme iddiası yeterli görülmemektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/6679 E., 2026/2829 K., 09.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Eski hâle getirme talebinde bulunan kişi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığını ileri sürer ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Kusursuzluğu gösteren olgular dilekçede açıklanmalı; hastane raporu, tebligat evrakı gibi belgeler eklenmelidir.
- Engelin kalktığı tarih ile dilekçenin verildiği tarih arasındaki süre, kabul edilebilirlik açısından belgelerle karşılaştırılır.
- Karşı tarafın (savcılık veya diğer taraf) kusurun bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde, bu iddiayı ortaya koyan delil de o tarafça sunulmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.40](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-40): Eski hâle getirme isteminde bulunma hakkını ve kusursuzluğun kapsamını düzenler; bu maddenin uygulanabilmesinin önkoşuludur.
- [5271 sayılı Kanun m.42](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-42): Dilekçe üzerine verilecek kararı, kararın kesinliğini ve yerine getirmenin ertelenmesini düzenler; bu maddedeki dilekçenin sonucudur.

## [CMK m.42 — Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-42)

CMK m.42, eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek kararı düzenler. Hangi merciin karar vereceğini (esasa hükmedecek mahkeme), kabul ve red kararlarının kanun yolu durumunu ve dilekçenin kararın icrasına etkisini (durdurmaz, ertelenebilir) belirler. Eski hale getirmenin koşullarını, sürelerini ve dilekçenin içeriğini düzenlemez (m.40 ve m.41). Eski hale getirme ile yapılamayan usul işleminin dilekçe anında yerine getirilmesi de m.41/2'de düzenlenmiştir. Kusursuzluğun kapsamı ve kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi hali m.40'ta yer alır. Hak düşürücü olmayan şikâyet süresi ve zamanaşımı süreleri eski hale getirme kapsamına girmez; bu süreler ayrı kurallara tabidir.

### Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Eski hale getirme**: Kusursuz olarak bir süreyi geçiren kişinin, süreye uyulmamasının sonuçlarından kurtulması için başvurduğu kanuni imkândır. Yalnız kanunda öngörülen süreler bakımından uygulanır.
- **Esasa hükmedecek mahkeme**: Süresi içinde yapılmış olsaydı usul işleminin üzerine esas hakkında karar verecek merci. Eski hale getirme dilekçesinin hangi mercie ait olduğunu bu ölçüt belirler, dilekçenin verildiği merci ölçüt değildir.
- **Kesin karar**: Kanun yoluna başvurulamayan karar. Kabul kararı bu niteliktedir; red kararına karşı ise itiraz yoluna gidilebilir.
- **İcranın durdurulmaması**: Eski hale getirme dilekçesinin verilmesinin, dayanağı olan kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaması. Mahkeme yalnız takdir yetkisiyle icrayı erteleyebilir.

### Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar: hangi şartlar aranır?

- Eski hale getirme dilekçesinin, süresi geçirilen usul işlemini yapacak mercie verilmiş olması gerekir.
- Hakkında karar verecek merci, süresi içinde yapılmış olsaydı esasa hangi mahkemenin hükmedeceğine göre belirlenmelidir.
- Eski hale getirme isteminin kabulü için dilekçede kusursuzluğa ilişkin ileri sürülen olguların ve varsa belgelerin ortaya konmuş olması gerekir.
- Red kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir; kabul kararı kesin olduğundan başka kanun yoluna başvurulamaz.
- Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemlerin de yerine getirilmesi gerekir.

### Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar: hangi sonuçları doğurur?

- Eski hale getirme dilekçesi, esasa hükmedecek mahkemece kabul edilirse usul işlemi yapılmış sayılır ve süreye bağlı kanun yolu veya işlem geçerli hâle gelir.
- Kabul kararı kesindir ve bu karara karşı başka bir kanun yoluna başvurulamaz.
- Red kararı verilirse ilgili kişi bu karara karşı itiraz edebilir.
- Dilekçe verilmesi tek başına icrayı durdurmaz; mahkeme kararın yerine getirilmesini erteleyebilir.
- Yetkili merci dilekçeyi değerlendirmeden önce yalnız kendi görev alanına girmeyen bir talebi reddedemez; hangi merciin karar vereceği esasa hükmedecek mahkemeye göre belirlenir.

### Kabul kararı ile red kararı arasındaki fark nedir?

- Eski hale getirme isteminin kabulü, süreye bağlı işlemin yapılmasına olanak tanır.
- Eski hale getirme isteminin reddi, süreye bağlı işlemin yapılmasını engeller.

Sonuç: Kabul kararı kesindir; red kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.42/2).

### Esasa hükmedecek mahkeme ile dilekçenin verildiği mahkeme arasındaki fark nedir?

- Eski hale getirme talebi hakkında, süresi içinde yapılmış olsaydı esas hakkında karar verecek merci karar verir.
- Dilekçenin verildiği merci, kararı veren mahkeme olsa da bu ölçüte bağlı değildir.

Sonuç: Örneğin istinaf veya temyiz süresi kaçırılmışsa talebi BAM ya da Yargıtay inceler; ilk derece mahkemesi talebi kendisi değerlendirmez.

### Dilekçe verilmesi ile kararın icrası arasındaki fark nedir?

- Eski hale getirme dilekçesi verildiğinde, dayanak kararın yerine getirilmesi kendiliğinden durmaz.
- Mahkeme takdir ederek kararın yerine getirilmesini erteleyebilir.

Sonuç: Erteleme yalnız mahkemenin takdiriyle olur; dilekçe kendiliğinden icrayı durdurmaz (m.42/3).

### Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Eski hale getirme talebini, dilekçenin verildiği merci yerine esasa hükmedecek mercie göndermeden kendi kararıyla değerlendirmek.
- Kabul kararına karşı itiraz yoluna gitmek; oysa kabul kararı kesindir.
- Eski hale getirme dilekçesinin icrayı kendiliğinden durdurduğunu varsaymak; mahkemenin erteleme kararı verilmedikçe icra devam eder.
- Eski hale getirme yolunu hak düşürücü olmayan şikâyet süresi veya zamanaşımı süreleri için uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, istinaf veya temyiz süresinin kaçırılması hâlinde eski hale getirme talebinin esas hükmü inceleyen merci tarafından değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2021/5869 E., 2023/144 K., 18.01.2023; 6. Ceza Dairesi, 2023/17322 E., 2025/7964 K., 25.09.2025; 2. Ceza Dairesi, 2024/16087 E., 2025/10665 K., 02.06.2025)
- Dilekçenin ilk derece mahkemesine verilmiş olması, Yargıtay'ın eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisini ortadan kaldırmaz; talebi temyiz incelemesini yapan daire değerlendirir. (6. Ceza Dairesi, 2023/17322 E., 2025/7964 K., 25.09.2025; 2. Ceza Dairesi, 2024/16087 E., 2025/10665 K., 02.06.2025)
- Yargıtay, temyiz talebinin reddi ile birlikte verilen ve yetkisiz merciden çıkan eski hale getirme ret kararını hukuki değerden yoksun saymaktadır. (2. Ceza Dairesi, 2024/16087 E., 2025/10665 K., 02.06.2025)
- Yargıtay, eski hale getirme ile birlikte temyiz isteminin aynı dilekçede değerlendirilmesini ve haklı nedenin varlığı hâlinde kabul edilmesini benimsemektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4883 E., 2026/911 K., 03.02.2026; 12. Ceza Dairesi, 2025/8612 E., 2026/917 K., 03.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Eski hale getirme talebinde bulunan kişi, süresi içinde usul işlemi yapamadığını ve bunun kusurundan kaynaklanmadığını ileri sürmekle yükümlüdür; ispat yükü bu kişidedir.
- Kusursuzluğa ilişkin olgular, varsa hastane raporu, tebligat belgesi veya gözaltı kararı gibi belgelerle ispatlanır.
- Yazılı belge sunulamadığında mahkeme tanık veya başka delillere de başvurabilir; delil değerlendirmesi mahkemeye aittir.
- Karşı taraf eski hale getirme talebine itiraz ederse, süreyi kaçırmanın kusura dayandığını ileri sürerek ispat yükünü taşır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.40: Eski hale getirmenin koşullarını ve kusursuzluğun kapsamını düzenler; m.42 bu koşulların sağlanıp sağlanmadığına karar veren mercii belirler.
- 5271 m.41: Dilekçenin hangi mercie ve hangi süre içinde verileceğini, ayrıca dilekçe anındaki yerine getirme sonucunu düzenler. m.42 bu dilekçe üzerine verilecek kararı ele alır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki hafta | [m.41](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-41) | (1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. |

## Konuda geçen kararlar

- Ceza Genel Kurulu, 2022/487 E., 2025/602 K., 24.12.2025 (m.33)
- Ceza Genel Kurulu, 2020/84 E., 2022/809 K., 15.12.2022 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/152 E., 2022/699 K., 03.11.2022 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1159 E., 2022/662 K., 25.10.2022 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2021/3 E., 2022/397 K., 02.06.2022 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2020/435 E., 2022/285 K., 21.04.2022 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/866 E., 2019/589 K., 10.10.2019 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/234 E., 2011/253 K., 06.12.2011 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, - E., 2011/253 K., 06.12.2011 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/164 E., 2011/203 K., 04.10.2011 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/148 E., 2011/155 K., 05.07.2011 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/147 E., 2011/158 K., 05.07.2011 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/29 E., 2011/70 K., 26.04.2011 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, - E., 2011/70 K., 26.04.2011 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/263 E., 2011/15 K., 01.02.2011 (m.34)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/1 E., 2011/16 K., 01.02.2011 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/140 E., 2010/178 K., 28.09.2010 (m.41)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/119 E., 2010/155 K., 22.06.2010 (m.39)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/116 E., 2010/136 K., 08.06.2010 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/133 E., 2009/204 K., 14.07.2009 (m.33)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/252 E., 2008/229 K., 02.12.2008 (m.35)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/192 E., 2008/214 K., 07.10.2008 (m.35)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/75 E., 2008/201 K., 23.09.2008 (m.35)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/23 E., 2007/167 K., 03.07.2007 (m.38)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/13 E., 2007/54 K., 06.03.2007 (m.37)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/9 E., 2007/18 K., 30.01.2007 (m.40, m.41)
- 1. Ceza Dairesi, 2026/477 E., 2026/1075 K., 18.02.2026 (m.41)
- 4. Ceza Dairesi, 2025/6679 E., 2026/2829 K., 09.02.2026 (m.41)
- 12. Ceza Dairesi, 2025/4883 E., 2026/911 K., 03.02.2026 (m.42)
- 12. Ceza Dairesi, 2025/8612 E., 2026/917 K., 03.02.2026 (m.42)
- 11. Ceza Dairesi, 2025/6040 E., 2026/363 K., 12.01.2026 (m.42)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/37166 E., 2026/422 K., 07.01.2026 (m.36)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/37167 E., 2026/424 K., 07.01.2026 (m.36)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/19073 E., 2025/27379 K., 03.12.2025 (m.36)
- 7. Ceza Dairesi, 2025/1718 E., 2025/14700 K., 27.11.2025 (m.37)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/15574 E., 2025/9399 K., 27.11.2025 (m.41)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/21086 E., 2025/9194 K., 30.10.2025 (m.37)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/17322 E., 2025/7964 K., 25.09.2025 (m.42)
- 10. Ceza Dairesi, 2024/785 E., 2025/8259 K., 16.09.2025 (m.35)
- 2. Ceza Dairesi, 2024/16087 E., 2025/10665 K., 02.06.2025 (m.42)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/14586 E., 2025/4202 K., 22.05.2025 (m.36)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/934 E., 2025/2048 K., 05.02.2025 (m.33)
- 11. Ceza Dairesi, 2024/4032 E., 2025/956 K., 20.01.2025 (m.33)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2597 E., 2024/2713 K., 07.11.2024 (m.38)
- 7. Ceza Dairesi, 2021/31115 E., 2024/8270 K., 03.10.2024 (m.41)
- 7. Ceza Dairesi, 2021/25116 E., 2024/8202 K., 02.10.2024 (m.33)
- 6. Ceza Dairesi, 2024/3686 E., 2024/9308 K., 19.09.2024 (m.37)
- 10. Ceza Dairesi, 2023/16427 E., 2024/17838 K., 24.04.2024 (m.35)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/3716 E., 2024/2591 K., 29.02.2024 (m.33)
- 9. Ceza Dairesi, 2021/15481 E., 2024/1347 K., 19.02.2024 (m.37)
- 9. Ceza Dairesi, 2023/471 E., 2023/8902 K., 26.12.2023 (m.37)
- 6. Ceza Dairesi, 2021/25306 E., 2023/10932 K., 25.05.2023 (m.36)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/15489 E., 2023/260 K., 23.01.2023 (m.36)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/5869 E., 2023/144 K., 18.01.2023 (m.42)
- 10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021 (m.38)
- Genel Kurul, 2019/42188 E., 31.07.2025 (m.35)
- İkinci Bölüm, 2020/20874 E., 02.02.2022 (m.38)
- İkinci Bölüm, 2017/24776 E., 24.05.2018 (m.38)
- Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015 (m.38)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2012 (m.38/A).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/kararlar-aciklanmasi-ve-tebligi-sureler-ve-eski-hale-getirme
