---
title: "Sanığın duruşmada hazır bulunmaması ve sanığın mahkemeden uzaklaşması, duruşmanın düzen ve disiplini — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.193–205"
last_amended: "2023-03-28"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/sanigin-durusmada-hazir-bulunmamasi-ve-sanigin-mahkemeden-uzaklasmasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Sanığın duruşmada hazır bulunmaması ve sanığın mahkemeden uzaklaşması, duruşmanın düzen ve disiplini

Ceza Muhakemesi Hukuku › Kovuşturma evresi › Kamu davasının yürütülmesi — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.193, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılıp yapılamayacağını ve gelmeyen sanığın zorla getirilmesini düzenler. CMK m.194, mahkemeye gelen sanığın duruşma boyunca hazır bulundurulmasını ve savuşmasının önlenmesini düzenler; ayrıca sanık savuşduğunda veya ara verme sonrası oturuma gelmediğinde davanın hangi koşulla yokluğunda bitirilebileceğini belirler.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.193–205 hükümlerini kapsar: sanığın duruşmada hazır bulunmaması, sanığın mahkemeden uzaklaşması, sanığın yokluğunda duruşma, sanığın duruşmadan bağışık tutulması, sanığın müdafi gönderebilmesi, sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu, sanığın zorla getirilebilmesi, sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi, doğrudan soru yöneltme, tercüman bulundurulacak hâller, hâkim veya başkanın yetkisi, sanığın dışarı çıkarılması, duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem.

- [CMK m.193 — Sanığın duruşmada hazır bulunmaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-193)
- [CMK m.194 — Sanığın mahkemeden uzaklaşması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-194)
- [CMK m.195 — Sanığın yokluğunda duruşma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-195)
- [CMK m.196 — Sanığın duruşmadan bağışık tutulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196)
- [CMK m.197 — Sanığın müdafi gönderebilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-197)
- [CMK m.198 — Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-198)
- [CMK m.199 — Sanığın zorla getirilebilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-199)
- [CMK m.200 — Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-200)
- [CMK m.201 — Doğrudan soru yöneltme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-201)
- [CMK m.202 — Tercüman bulundurulacak hâller](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-202)
- [CMK m.203 — Hâkim veya başkanın yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-203)
- [CMK m.204 — Sanığın dışarı çıkarılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-204)
- [CMK m.205 — Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-205)

## [CMK m.193 — Sanığın duruşmada hazır bulunmaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-193)

Madde, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılıp yapılamayacağını ve gelmeyen sanığın zorla getirilmesini düzenler. Birinci fıkra kuralı koyar; ikinci fıkra ise sorgusu yapılmamış sanık bakımından, mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği durumda davanın yokluğunda bitirilmesine imkân tanır. Kanunun ayrık tuttuğu hallerde (adli para cezası veya müsadere gerektiren suçlar, duruşmadan bağışıklık, istinabe yoluyla sorgu gibi) sanığın yokluğunda yargılamanın nasıl olacağını düzenlemez; bunlar m.195, m.196 ve m.180 kapsamındadır. Sanığın duruşma sırasında hazır bulundurulması, savuşması ve ara verme sonrası gelmemesi hâllerini düzenlemez (m.194). Yokluğunda yargılamada sanığın sonradan katılmasının sonuçlarını ve sorgu ilişkisini de düzenlemez (m.206). Sanığın duruşmadan bağışık tutulmasını m.196 düzenler.

### Sanığın duruşmada hazır bulunmaması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hazır bulunmayan sanık**: Duruşmaya gelmemiş olan sanıktır. Birinci fıkraya göre bu sanık hakkında, kanunun ayrık tuttuğu haller dışında duruşma yapılamaz.
- **Zorla getirme**: Gelmemesinin geçerli bir nedeni bulunmayan sanığın mahkeme kararıyla getirilmesidir. Geçerli neden ispatlanamazsa uygulanır; mahkeme bu kararı verebilir.
- **Dava yokluğunda bitirilmesi**: Sanığın duruşmada bulunmadığı bir ortamda davanın karara bağlanmasıdır. İkinci fıkrada sanığın sorgusu yapılmamış olsa bile mümkündür, ancak yalnız mahkûmiyet dışı kararlar için geçerlidir.
- **Güvenlik tedbiri**: Failin tehlikesini gidermek için hükmolunan tedbirdir. İkinci fıkrada yokluğunda bitirme kapsamı dışında tutulmuş olup, bu tedbire karar verilebilecekse sorgu yapılmadan dava yokluğunda bitirilemez.

### Sanığın duruşmada hazır bulunmaması: hangi şartlar aranır?

- Sanığın duruşmaya gelmemiş olması gerekir; birinci fıkra yalnız hazır bulunmayan sanık için uygulanır.
- Kanunun ayrık tuttuğu hâllerden biri bulunmamalıdır; ayrık hâllerde (m.195 gibi) duruşma yokluk hâlinde de yapılabilir.
- Gelmemenin geçerli bir nedeni bulunmamalıdır; aksi hâlde zorla getirilmesine karar verilmesi kuralı işler.
- İkinci fıkranın uygulanması için toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılmalıdır.
- İkinci fıkranın uygulanması için sanığın sorgusunun yapılmamış olması yeterlidir; sorgunun yapılmış olması bir koşul değildir.
- Mahkûmiyet kararı, ceza verilmesine yer olmadığı kararı ve güvenlik tedbiri kararı yokluğunda bitirilemez; bu kararlar için sanığın sorgusu yapılmamışsa dava yokluk hâlinde bitirilemez.

### Sanığın duruşmada hazır bulunmaması: hangi sonuçları doğurur?

- Hazır bulunmayan sanık hakkında, kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında duruşma yapılamaz.
- Gelmemesinin geçerli bir nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
- Toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri dışında karar gerekiyorsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
- Sanığın sorgusu yapılmamışsa ve mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ya da güvenlik tedbiri kararı gerekiyorsa dava yokluk hâlinde bitirilemez.
- Sanığın gelmemesinin geçerli nedeni varsa zorla getirilme kararı verilemez; geçerli neden ispatlanamazsa karar verilebilir.
- Yokluğunda karar verilen sanık hakkında yapılan işlemlerin hükme dayanması, sanığın kendisini savunma hakkının ve yüz yüze yargılama ilkesinin ihlali anlamına gelebilir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağını genel kural olarak koyar.
- İkinci fıkra, sorgusu yapılmamış sanık hakkında mahkûmiyet dışı bir karar gerekiyorsa bu kuralın istisnasını düzenler.

Sonuç: Mahkûmiyet dışı kararlar için sanığın yokluğunda karar verilebilir; mahkûmiyet kararında bu istisna işlemez.

### Mahkûmiyet ile mahkûmiyet dışı karar arasındaki fark nedir?

- Mahkûmiyet kararı, sanığın hazır bulunması ve savunmasının alınması ilkesine bağlıdır.
- Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri dışında karar veya beraat gibi kararlar ikinci fıkranın kapsamındadır.

Sonuç: Mahkûmiyet kararı yokluğunda verilemez; mahkûmiyet dışındaki kararlar yokluğunda verilebilir.

### Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile güvenlik tedbirine hükmedilmesi arasındaki fark nedir?

- Ceza verilmesine yer olmadığı kararında suçun işlendiği kabul edilir ama cezaya hükmedilmez.
- Güvenlik tedbirine hükmedilmesi, sanığa yaptırım yüklemek anlamına gelir.

Sonuç: Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, her iki hâlde de sorgu yapılmadan dava yokluk hâlinde bitirilemez; bu ayrım, 2023 değişikliğinin ardındaki sınırdır.

### Ayrık hâller ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Kanunun ayrık tuttuğu hâllerde duruşma sanık gelmeden yapılabilir.
- İkinci fıkra, sanık hakkında mahkûmiyet dışı karar gerekiyorsa sorgusu yapılmadan dava yokluk hâlinde bitirilmesine izin verir.

Sonuç: Ayrık hâllerin koşulları ayrı maddelerde aranır; ikinci fıkra bunlardan bağımsız, sorgu koşulunu aşan ayrı bir yokluk hâlidir.

### Sanığın duruşmada hazır bulunmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İkinci fıkrayı mahkûmiyet kararına da uygulamak; fıkra mahkûmiyet dışı kararlar için geçerlidir.
- İkinci fıkrayı yalnız ilk bakışta suç oluşmayan hâllerle sınırlamak; bu yorum Ceza Genel Kurulu içtihadıyla değiştirilmiştir.
- Ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri kararlarını sorgusuz yokluk yargılamasında verilebilir sanmak; güvenlik tedbiri dışındaki mahkûmiyet dışı kararlar bakımından yokluk yargılaması mümkündür.
- Ayrık hâllerle ikinci fıkrayı birbirine karıştırmak; her biri ayrı koşullara bağlıdır.
- Gelmemenin geçerli nedenini sorgulamadan zorla getirilme kararı vermek; önce nedenin varlığı değerlendirilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İkinci fıkranın uygulama kapsamının, eylemin ilk bakışta suç oluşturmadığı hâllerle sınırlı olmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2009/89 E., 2009/243 K., 20.10.2009)
- Sanık hakkında mahkûmiyet dışında karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmadan ikinci fıkraya dayanılamayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2009/89 E., 2009/243 K., 20.10.2009)
- Ceza Genel Kurulu, 2009 yılındaki eski içtihadını, 2005 değişikliği sonrasında değiştirmiştir; mahkûmiyet dışındaki her karar için sorgusuz yokluk yargılaması mümkün görülmüştür. (Ceza Genel Kurulu, 2015/162 E., 2016/174 K., 05.04.2016)
- Kanunun ayrık tuttuğu hâllerin, m.193/2 ve m.195 hükümlerinde yer aldığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/76 E., 2021/428 K., 28.09.2021; Ceza Genel Kurulu, 2018/497 E., 2019/303 K., 09.04.2019)
- Sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet dışında karar verilebileceği, ancak bu kararın dava yokluğunda bitirilmesi için sanığın yokluk hâlinde karar alması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2015/503 E., 2016/131 K., 15.03.2016)
- Duruşmaya bizzat katılma hakkının adil yargılanma kapsamında korunan bir hak olduğu, sanığın duruşma yapılmadan yargılanmasının bu hakkı ihlal ettiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/581 E., 2016/34 K., 26.01.2016)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani duruşmanın yokluk hâlinde yapılmasını isteyen taraf, sanığın duruşmaya gelmediğini ve geçerli nedeni bulunmadığını ispatlamalıdır.
- Sanığın gelmemesinin geçerli nedeni, sanık tarafından ileri sürülür ve belgeyle ispatlanır; ispat edilemezse zorla getirilme kararı verilebilir.
- Mahkûmiyet dışı karar gerektiğine ilişkin kanaat, mahkemenin toplanan delillere dayanır; mahkûmiyet dışı karar gerekip gerekmediği delillerden çıkarılır.
- Sanığın sorgusunun yapılmadığı ya da yapıldığı, tutanaklarla ispatlanır.
- Yokluk kararının dayanağı, sanığın tebliğine ve davetiye gönderimine ilişkin evraklarla ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.195](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-195): Kanunun ayrık tuttuğu hâllerden biridir; adli para cezası veya müsadere gerektiren suçta sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.
- [5271 sayılı Kanun m.196](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196): Sanığın duruşmadan bağışık tutulması hâlidir; bu hâlde sanık hazır bulunmadan duruşma yapılabilir.
- [5271 sayılı Kanun m.194](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-194): Duruşma sırasında sanığın savuşması ya da ara verme sonrası gelmemesi hâlinde sorgusu yapılmış sanık için yokluk yargılaması kurar; m.193/2'nin sorgusu yapılmamış sanık için ayrı bir yolu vardır.
- [5271 sayılı Kanun m.180](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-180): İstinabe yoluyla sorgu hâlidir; sanığın yokluğunda yargılamanın ayrık hâllerinden biridir.

## [CMK m.194 — Sanığın mahkemeden uzaklaşması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-194)

Madde, mahkemeye gelen sanığın duruşma boyunca hazır bulundurulmasını ve savuşmasının önlenmesini düzenler; ayrıca sanık savuşduğunda veya ara verme sonrası oturuma gelmediğinde davanın hangi koşulla yokluğunda bitirilebileceğini belirler. Kural, sanığın duruşmada hazır bulunmasıdır ve madde bu kuralın uygulanmasına ilişkin iki fıkradan oluşur. Düzenleme, duruşmaya katılan veya katılması gereken sanık ile sorgusu daha önce yapılmış sanık bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmasının genel kuralı ve istisnaları (m.193), suç adli para cezası veya müsadere gerektiriyorsa sanığın yokluğunda duruşma (m.195), sanığın duruşmadan bağışık tutulması (m.196), duruşma salonundan çıkarılma (m.204), kaçak sanık hakkında kovuşturma (m.247). Ayrıca yokluğunda bitirilen davada sanığın sonradan katılması halinde yapılacak işlemler de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.206).

### Sanığın mahkemeden uzaklaşması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Savuşma**: Sanığın mahkemeden habersiz veya izinsiz uzaklaşarak duruşmaya devam etmemesi halidir. Maddede sanığın bilerek ve izinsiz ayrılması anlamında kullanılır ve kendiliğinden gelmemekten ayrı bir durumdur.
- **Önceden sorguya çekilmiş olma**: Sanığın, hakkındaki suçlamalar ve delillere ilişkin savunmasının mahkemece alınmış olmasıdır. Yalnızca hazır bulunmadığı için değil, savunmasının alınmış olması nedeniyle yokluğunda karar verilebilmesinin ön koşuludur.
- **Ara verme**: Duruşmanın bir süreliğine durdurulması ve sonraki oturuma bırakılmasıdır. Savuşma ile birlikte, sanığın gelmediği oturumun bu ara verme sonrası oturum olup olmadığı önem taşır.
- **Hazır bulunmasına gerek görülmeme**: Mahkemenin, dosyanın durumuna göre sanığın sonraki oturumlarda bulunmasını zorunlu saymamasıdır. Bu takdir mahkemeye aittir ve gerekçeli olarak ortaya konulmalıdır.

### Sanığın mahkemeden uzaklaşması: hangi şartlar aranır?

- Sanığın mahkemeye gelmiş olması ve duruşmanın devamı sırasında hazır bulundurulması sağlanmalıdır; mahkeme bu amaçla gerekli tedbirleri almalıdır.
- Sanığın savuşması veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmemesi gerçekleşmiş olmalıdır.
- Sanığın önceden sorguya çekilmiş olması gerekir; sorgu yapılmamış sanık hakkında bu yolla yokluğunda karar verilemez.
- Mahkemece sanığın artık hazır bulunmasına gerek görülmemiş olmalıdır; bu takdir sanığın sonraki oturumlarda bulunmasının zorunlu olmadığı yönünde verilmiş olmalıdır.
- Sanığın yokluğunda dava bitirilirken sanığın müdafii bulunmalı veya müdafi atanmalıdır; uygulamada müdafi bulunmadan yokluğunda hüküm kurulması savunma hakkı yönünden sorun yaratır.

### Sanığın mahkemeden uzaklaşması: hangi sonuçları doğurur?

- Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmez ve fıkra 2'deki şartlar birlikte varsa, dava sanığın yokluğunda bitirilebilir.
- Sanığın sorgusu yapılmamışsa, gelmemesi yokluğunda bitirme sonucunu doğurmaz; bu durumda sanığın hazır bulundurulması için fıkra 1 gereği tedbirler alınır.
- Sanığın hazır bulunmasına mahkemece gerek görülüyorsa, sanık gelmediğinde yokluğunda dava bitirilemez.
- Sanık gelmeyip de fıkra 2'deki şartlar yoksa, duruşmanın devamı için sanığın getirilmesine yönelik tedbirler sürdürülür.
- Yokluğunda bitirilen davada sanığın sonradan katılması hâlinde, yokluğunda yapılan işlemler kendisine anlatılır ve görüşü sorulur. (4. Ceza Dairesi, 2024/10795 E., 2025/5463 K., 24.03.2025)

### Savuşma ile ara verme sonrası gelmeme arasındaki fark nedir?

- Sanığın duruşma sırasında mahkemeden izinsiz uzaklaşması, yani savuşması hâlidir.
- Sanığın ara verilmiş bir oturuma önceden haber vermeden gelmemesi hâlidir.

Sonuç: Her iki halde de fıkra 2 uygulanabilir; ancak ikinci halde sanığa oturum tarihi bildirilmiş olduğundan gelmemesi daha belirgin bir durum oluşturur.

### Sorgusu yapılmış sanık ile sorgusu yapılmamış sanık arasındaki fark nedir?

- Önceden sorguya çekilmiş sanık hakkında, artık hazır bulunmasına gerek görülmezse yokluğunda devam edilebilir.
- Sorgusu yapılmamış sanık hakkında bu yol kapalıdır; sanık hazır bulundurulmak zorundadır.

Sonuç: Sorgusu yapılmamış sanığın gelmemesi hâlinde yokluğunda bitirme yapılamaz; yalnızca fıkra 1 gereği tedbir alınır.

### Mahkemenin hazır bulunma zorunluluğu ile gerek görülmemesi arasındaki fark nedir?

- Dosyanın durumu sanığın bulunmasını gerektiriyorsa, mahkeme sanığın hazır bulunmasını zorunlu görür.
- Dosyanın durumu sanığın bulunmasını gerektirmiyorsa mahkeme bu gereği aramaz.

Sonuç: Gerek görülmeyen hâlde dava yokluğunda bitirilebilir; gerek görülen hâlde yokluğunda karar verilemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Sanığın cezaevinde bulunmadığı ve sorgusunun yapıldığı hâllerde, ara verilen oturuma gelmemesi üzerine davanın m.194/2 uyarınca yokluğunda bitirilebileceği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2023/8160 E., 2025/14578 K., 29.09.2025; 4. Ceza Dairesi, 2022/13336 E., 2025/6573 K., 14.04.2025)
- Sorgusu yapılmış sanığın oturuma gelmemesi, ancak mahkemenin sanığın hazır bulunmasını gerekli görmemesi hâlinde yokluğunda bitirme için yeterli sayılmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/8160 E., 2025/14578 K., 29.09.2025; 4. Ceza Dairesi, 2022/13336 E., 2025/6573 K., 14.04.2025; 4. Ceza Dairesi, 2024/10795 E., 2025/5463 K., 24.03.2025)
- Sanığın sonraki duruşmalara katılmama tercihi, hakkında ikame edilen delillere karşı beyanda bulunma hakkından feragat anlamına gelmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/10795 E., 2025/5463 K., 24.03.2025)
- Yokluğunda bitirme kararında, sanığa müdafi seçme hakkının hatırlatıldığı ve müdafiin hukuki yardımının sağlandığı belirtilmelidir. (4. Ceza Dairesi, 2022/13336 E., 2025/6573 K., 14.04.2025)
- Hükmün sanığın yüzüne karşı okunmaması, sanığın gelmemesi hâlinde m.194/2 kapsamında yokluğunda bitirme gerekçesiyle savunulmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/10795 E., 2025/5463 K., 24.03.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Yokluğunda bitirme talebini ileri süren mahkeme olduğundan, sanığın önceden sorguya çekildiğini gösteren tutanak (duruşma zaptı) mahkeme dosyasında bulunmalıdır.
- Sanığın oturuma gelmediğini gösteren belge, duruşma zaptı ve oturum tarihine ilişkin tebligat veya davetiye kaydı ile ispatlanır.
- Sanığın artık hazır bulunmasına gerek görülmediğine ilişkin mahkeme kararı gerekçeli olmalı ve dosyanın durumuna dayanmalıdır; bu gerekçe ispat konusu yapılabilir.
- Sanığın gelmemesinin gerekçesi (ör. cezaevinde bulunmaması) ve sanığa bildirim yapılmış olması, yokluğunda bitirmeyi haklı kılan unsurlardır; bunlar mahkemece somut olarak gösterilmelidir. (4. Ceza Dairesi, 2023/8160 E., 2025/14578 K., 29.09.2025; 4. Ceza Dairesi, 2022/13336 E., 2025/6573 K., 14.04.2025)
- Sanığın sonradan katılması hâlinde, yokluğunda yapılan işlemlerin kendisine anlatıldığı ve görüşünün sorulduğu duruşma zaptında yer almalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.193: Sanığın hazır bulunması kuralının genel düzenlemesidir ve m.194/2 bu kuralın özel bir istisnasını oluşturur; m.193/2 ile aynı mantıkta sorgu yapılmış sanık hakkında karar verilebilmesini düzenler.
- 5271 m.195: Suç yalnız adli para cezası veya müsadere gerektiriyorsa sanığın gelmesi şart değildir; m.194 ise savuşma ve ara sonrası gelmeme halini düzenler.
- 5271 m.204: Duruşma salonundan çıkarılan sanığın hazır bulunmama durumu m.204 kapsamındadır; m.194/2 yalnızca savuşma veya ara sonrası gelmeme hâllerini düzenler.
- 5271 m.206: Sanığın yokluğunda yapılan işlemlerin sonradan katılan sanığa bildirilmesi ve görüşünün sorulması usulünü düzenler; m.194/2 uyarınca yapılan yokluğunda bitirmeden sonra uygulanır.

## [CMK m.195 — Sanığın yokluğunda duruşma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-195)

Madde, sanığın duruşmaya gelmemesi hâlinde de duruşma yapılabilmesinin koşullarını düzenler: suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektirmesi ve davetiyede bu konuda uyarı bulunması. Madde, duruşmada hazır bulunma kuralının genel istisnalarından birini oluşturur ve sanık hakkında sorgu yapılmadan karar verilmesini düzenlemez. Maddenin uygulanacağı kişi, hakkında kamu davası açılmış sanıktır. Madde, sanığın sorgusuz hüküm verilmesinin sınırlarını düzenlemez (CMK m.193). Sanığın mahkemeden uzaklaşması hâlinde davanın yokluğunda bitirilmesini düzenlemez (CMK m.194). Sanığın duruşmadan bağışık tutulmasını düzenlemez (CMK m.196). Yokluk kararına karşı kanun yolları ve tebligat usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Sanığın yokluğunda duruşma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adli para cezası**: Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen, gün sistemine göre belirlenen para cezası türüdür. Maddenin uygulanabilmesi için suçun yalnız veya hapisle seçimlik olmaksızın birlikte bu yaptırımı gerektirmesi gerekir. Hapis cezasıyla seçenek olarak öngörülmesi maddenin uygulanmasını engeller.
- **Müsadere**: Suçla ilgili eşyanın devlete geçirilmesine ilişkin güvenlik niteliğindeki yaptırımdır. Maddede adli para cezasıyla birlikte sayılmıştır ve tek başına veya adli para cezasıyla birlikte bulunması yeterlidir.
- **Davetiyede uyarı (meşruhatlı davetiye)**: Sanığa gönderilen davetiyede, gelmese bile duruşmanın yapılacağının yazılmasıdır. Bu uyarı, yokluğunda duruşmanın yapılabilmesinin ön koşuludur ve davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesiyle birlikte aranır.
- **Yokluğunda duruşma**: Sanığın duruşmaya gelmemesine rağmen duruşmanın yapılmasıdır. Bu hâlde sanığın savunması alınmadan hüküm kurulabilir, bu nedenle yalnız madde kapsamındaki suçlarda uygulanır.

### Sanığın yokluğunda duruşma: hangi şartlar aranır?

- Suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektirmesi bulunmalıdır; hapis cezası öngörülen ya da hapisle seçimlik yaptırım içeren suçlarda madde uygulanmaz.
- Sanığa gönderilen davetiyede, gelmese de duruşmanın yapılacağının yazılması bulunmalıdır.
- Davetiyenin sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş olması gerekir; uyarısız veya usulsüz tebliğ edilmiş davetiyeye dayanılamaz.
- Sanığın duruşmaya gelmemesi, yokluğunda yapılacak duruşmanın koşulu değil, sonucudur; gelmeyen sanık hakkında duruşma bu koşullarla yapılabilir.

### Sanığın yokluğunda duruşma: hangi sonuçları doğurur?

- Suç yalnız veya birlikte adli para cezası ya da müsadere gerektiriyorsa ve davetiyede uyarı bulunuyorsa, sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.
- Davetiyede uyarı yazılmamışsa, sanık gelmeyen duruşmada yokluğunda karar verilemez; bu hâlde savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilir.
- Suç hapis cezası gerektiriyorsa veya hapisle seçimlik adli para cezası içeriyorsa, sanık gelmediğinde duruşma yapılamaz ve sanığın getirilmesi gerekir.
- Sanığın sorgusu yapılmamışsa, madde kapsamında bile yokluğunda hüküm kurulması ayrıca CMK m.193 ve m.206 hükümlerine uygun olmak zorundadır.
- Duruşmaya gelen sanık, yokluğunda yapılan işlemlerin anlatılmasını ve görüşünün sorulmasını talep edebilir (CMK m.206/1 ile bağlantılı).

### Adli para cezası veya müsadere ile hapis cezası veya hapisle seçimlik yaptırım arasındaki fark nedir?

- Suçun yalnız veya birlikte adli para cezası ya da müsadere öngördüğü hâl maddenin kapsamına girer.
- Suçun hapis cezası öngördüğü ya da hapisle adli para cezasının seçenek yaptırım olarak bulunduğu hâl kapsam dışıdır.

Sonuç: Kapsam dışı suçta sanık gelmese bile duruşma yapılamaz; sanığın hazır bulunması gerekir. Yargıtay kararları, TCK m.86/2 gereği hapisle seçimlik adli para cezası bulunan suçta maddenin uygulanmayacağını kabul etmektedir.

### Davetiyede uyarı bulunan hâl ile uyarı bulunmayan hâl arasındaki fark nedir?

- Davetiyede gelinmese de duruşmanın yapılacağı yazılmış ve usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
- Davetiyede bu uyarı yoktur, davetiye adresten iade edilmiş veya usulsüz tebliğ edilmiştir.

Sonuç: Uyarı bulunmayan veya usulsüz tebliğ edilen hâlde yokluğunda duruşma ve bu duruşmaya dayanan karar savunma hakkının kısıtlanması sayılır.

### Yokluğunda duruşma ile sorgusu yapılmış sanığın yokluğunda karar (CMK m.194/2) arasındaki fark nedir?

- Madde 195 kapsamında sanık gelmese de duruşma yapılır; sanığın sorgusu yapılmamış olabilir.
- Sanık savuşmuş veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmemiştir; önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına gerek görülmemiştir.

Sonuç: Her iki hâlde yokluğunda işlem yapılabilir, ancak ikinci hâlde sorgu yapılmış olması ayrıca aranır; birinci hâlde sorgu zorunlu değildir, savunma ise tebligat ve uyarıya dayanır.

### Sanığın yokluğunda duruşma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Suçun yaptırımını yalnız ceza miktarına bakarak değerlendirmek; hapisle seçimlik adli para cezası içeren suçu madde kapsamında saymak.
- Davetiyede uyarının bulunduğunu varsayıp tebligat evrakını incelememek; usulüne uygun tebliğ edilmeyen davetiyeye dayanmak.
- Madde 195 uygulandığında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğini sanmak; sorgusuz hüküm için CMK m.193 ve m.206 koşullarının ayrıca aranması gerektiğini göz ardı etmek.
- Adresten iade edilen davetiyeyi tebliğ sayıp yokluğunda duruşma yapmak; yeniden davetiye çıkarılmadan savunma alınmamasını kabul etmek.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası denetim süresinde madde 195 uyarısını yenilemeden yokluğunda hüküm açıklamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, TCK'nın 86/2 maddesi gereğince hapis cezasıyla seçimlik olarak adli para cezası öngörülen suçlarda bu maddenin uygulanamayacağını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2015/904 E., 2016/232 K., 03.05.2016)
- Yargıtay, davetiyede madde uyarısı bulunmadan veya bu uyarı usulüne uygun tebliğ edilmeden yokluğunda karar verilmesini savunma hakkının kısıtlanması saymaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2008/243 E., 2009/86 K., 07.04.2009)
- Adresten iade edilen veya ihtarsız tebliğ edilen davetiyeye dayanılarak yokluğunda karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak bozma nedeni kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/243 E., 2009/86 K., 07.04.2009)
- Yargıtay, sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasında CMK m.193'e aykırılık görmekte ve bunu madde 195 gerekçesiyle savunmadan kaçınmayı meşrulaştırmaya yetmez saymaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2015/904 E., 2016/232 K., 03.05.2016)
- Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası denetim süresinde yeni suç işlenmesi hâlinde de madde uyarısı olmadan yokluğunda hükmün açıklanmasını savunma hakkının kısıtlanması saymaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2006/302 E., 2006/290 K., 05.12.2006)
- Ceza Genel Kurulu, sanığın mahkûmiyet dışında bir karar verileceği hâllerde savunma alınmadan yokluk işleminin kapsamını genişletici biçimde yorumlamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2006/298 E., 2006/289 K., 05.12.2006)

### Nasıl ispat edilir?

- Davetiyede uyarının bulunduğunu ve usulüne uygun tebliğ edildiğini ileri süren taraf, savcı veya mahkeme olarak bunu tebligat evrakı ile ispatlar.
- Sanığın davetiyeyi almadığını veya adresten iade edildiğini ileri süren sanık ya da müdafii, tebligat belgesindeki şerh ve iade kaydı ile bu savunmayı ispat eder.
- Sanığın suçunun adli para cezası veya müsadere gerektirdiğini ve hapisle seçimlik yaptırım içermediğini ileri süren taraf, suç vasfını ve TCK'daki yaptırımı gösteren mevzuatla ispat eder.
- Sanığın duruşmaya gelmemesinin mazeretli olduğunu ileri süren sanık, mazeretini belgeyle ispat eder; mazeretin bildirilmemesi yokluğunda kararın dayanağını güçlendirir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.193: Sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulamayacağı genel kuralını koyar; bu madde o kuralın yokluk hâlindeki istisnasını tanımlar.
- 5271 m.194: Sanığın mahkemeden uzaklaşması ve sorgu sonrası gelmemesi hâlinde davanın yokluğunda bitirilmesini düzenler; bu madde ile ayrı bir yokluk hâlidir.
- 5271 m.196: Sanığın duruşmadan bağışık tutulmasını düzenler; sanığın hazır bulunma yükümlülüğünden ayrı bir yokluk dayanağıdır.
- 5271 m.206: Sanığın sorgusu yapılmadan delillerin ortaya konulmasını ve sonradan gelen sanığa bunların bildirilmesini düzenler.
- 5237 sayılı Kanun: Türk Ceza Kanunu'nun adli para cezası ve seçenek yaptırım düzenlemeleri, maddenin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen yaptırım türünü tanımlar.

## [CMK m.196 — Sanığın duruşmadan bağışık tutulması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196)

CMK m.196, sanığın duruşmada hazır bulunmasından bağışık tutulmasını, istinabe yoluyla sorgusunu, görüntülü ve sesli iletişim (SEGBİS) yoluyla katılımını, yargı çevresi dışındaki cezaevi veya hastanedeki sanığın oturumlara getirilmemesini ve yurt dışındaki sanığın sorgusunu düzenler. Hükmün uygulandığı kişi, yargılanan sanık ve onun müdafiidir. Sanığın duruşmaya getirilmemesinin ya da zorla getirilmesinin genel kuralı bu madde değil, CMK m.196 öncesindeki ve sonrasındaki düzenlemelerdir; hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaması ve zorla getirme kararı CMK m.194 ve m.199 kapsamındadır. Sanığın duruşmadan kaçması veya savuşması sonucu davanın yokluğunda bitirilmesi (m.194) bu maddede düzenlenmez. Sanığın sorgusunun usulü ve sorgu tutanağının niteliği (m.147 ve m.193 çevresi) ile tutukluluk ve adli kontrol kararları bu maddenin konusu değildir. Hükmün kesinleşmesine ilişkin itiraz ve kanun yolu süreleri de bu madde kapsamında değildir.

### Sanığın duruşmadan bağışık tutulması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Duruşmadan bağışıklık (vareste)**: Sanığın, sorgusu yapıldıktan sonra mahkeme tarafından duruşmada hazır bulunma yükümlülüğünden muaf tutulmasıdır. Mahkemenin kendiliğinden değil, sanığın ya da onun yetkilendirdiği müdafiinin talebi üzerine verilebilir.
- **İstinabe yoluyla sorgu**: Yargılamayı yürüten mahkemenin, sanığın bulunduğu yerdeki başka bir mahkemeye sorgu yaptırmasıdır. Alt sınırı beş yıl veya daha üstü hapis cezası öngören suçlarda uygulanamaz.
- **Görüntülü ve sesli iletişim (SEGBİS)**: Sanığın duruşma salonunda bulunmadan, eş zamanlı görüntü ve ses aktarımıyla dinlenmesi yöntemidir. Yalnızca hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü hallerde ve yurt içindeki sanık için uygulanır.
- **Yargı çevresi dışındaki hastane veya tutukevi**: Hastalık, disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle sanığın nakledildiği, yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki kurumdur. Bu halde oturuma getirilmeme kararı, sorgunun daha önce yapılmış olmasına bağlıdır.
- **Yurt dışında bulunan sanık**: Belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasında zorluk olan, Türkiye dışında yaşayan sanıktır. Bu durumda duruşma tarihinden önce duruşma açılabilir veya istinabe yoluyla sorgu yapılabilir.

### Sanığın duruşmadan bağışık tutulması: hangi şartlar aranır?

- Bağışıklık kararı için sanığın mahkemece daha önce sorgusunun yapılmış olması gerekir.
- Bağışıklık kararı için sanığın veya sanık tarafından yetkilendirilmiş müdafiinin talep etmesi gerekir; mahkeme talep olmadan re'sen karar veremez.
- İstinabe yoluyla sorgu için suçun alt sınırının beş yıldan az hapis cezasını gerektirmesi gerekir; alt sınırı beş yıl ve daha fazla olan suçlarda istinabe yapılamaz.
- İstinabe yoluyla sorgu için sorgu gününün Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine bildirilmesi gerekir.
- SEGBİS yoluyla katılım için hâkimin veya mahkemenin zorunluluk görmesi ve sanığın yurt içinde bulunması gerekir.
- Yargı çevresi dışına nakledilmiş sanığın oturuma getirilmemesi için hastalık, disiplin önlemi veya zorunlu diğer nedenin bulunması ve sanığın daha önce sorgusunun yapılmış olması gerekir.
- Yurt dışındaki sanık için duruşmadan önce duruşma açılması veya istinabe yoluyla sorgu yapılması, belirlenen tarihte hazır bulunmanın zorluğuna bağlıdır.

### Sanığın duruşmadan bağışık tutulması: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme, talep üzerine ve sanık daha önce sorgulanmışsa sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
- Bağışıklık kararı verilirse sanığın hazır bulunmadığı oturumlarda duruşmaya devam edilebilir.
- Alt sınırı beş yıl ve üstü olan suçta sanık istinabe yoluyla sorguya çekilemez; sorgu bizzat mahkemede yapılır.
- İstinabe yoluyla sorguda sorgu günü Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine bildirilir; savcı ve müdafiin hazır bulunması zorunlu değildir.
- Sorgudan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.
- Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
- SEGBİS yoluyla katılıma karar verilmesi zorunluluk gerektirir ve sanığın bizzat hazır bulunma hakkına müdahale oluşturur.
- Yargı çevresi dışındaki hastane veya tutukevindeki sanığın oturuma getirilmemesi kararı, sanığın sorgusunun daha önce yapılmış olması koşuluna bağlıdır.
- Yurt dışındaki sanık için duruşma tarihinden önce duruşma açılabilir veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir.
- Bağışıklık ya da SEGBİS kararı olmadan hazır bulunmayan sanığın yokluğunda hüküm verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur.

### Bağışıklık ile zorla getirme (m.196 ve m.199) arasındaki fark nedir?

- Bağışıklık kararı verilen sanık, talep üzerine oturumlarda hazır bulunma yükümlülüğünden muaf tutulur.
- Bağışıklık kararı olmayan ve gelmemesinin geçerli nedeni bulunmayan sanık için mahkeme zorla getirme kararı verir.

Sonuç: Bağışıklık kararı verilmişse sanık bulunmadan duruşmaya devam edilebilir; karar verilmemişse hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.

### İstinabe ile sorgu ile SEGBİS ile katılım arasındaki fark nedir?

- İstinabe yoluyla sorguda sanık başka bir yerdeki mahkemede fiziken sorgulanır.
- SEGBİS'te sanık görüntülü ve sesli iletişimle duruşmaya bağlanır ve sorgu aynı anda yapılır.

Sonuç: İstinabe alt sınır şartına bağlıdır; SEGBİS ise hâkim veya mahkemenin zorunluluk takdirine bağlıdır ve yalnız yurt içindeki sanık için uygulanır.

### Yurt içi sanık ile yurt dışı sanık arasındaki fark nedir?

- Yurt içinde bulunan sanığın sorgusu SEGBİS ile yapılabilir ya da duruşmaya katılması kararlaştırılabilir.
- Yurt dışında bulunan sanık için hazır bulunmanın zorluğu halinde duruşmadan önce duruşma açılabilir veya istinabe yoluyla sorgu yapılabilir.

Sonuç: Yurt dışı sanık için düzenlenen usul, yurt içi sanık için düzenlenen SEGBİS yolundan ayrı bir yoldur ve m.196/4 bu sanık için uygulanmaz.

### Yargı çevresi içinde ile yargı çevresi dışında tutulan sanık arasındaki fark nedir?

- Yargılamanın yapıldığı yargı çevresi içinde bulunan sanık normal duruşma düzenine tabidir.
- Hastalık veya disiplin nedeniyle yargı çevresi dışındaki hastane veya tutukevine nakledilmiş sanık için oturuma getirilmeme kararı verilebilir.

Sonuç: Yargı çevresi dışındaki sanık, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlara getirilmeyebilir.

### Sanığın duruşmadan bağışık tutulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bağışıklık kararını talep olmadan re'sen vermek; talep şartı ihlal edilmiş olur.
- Sanığın sorgusu yapılmadan bağışıklık kararı vermek; sorgu şartı aranmalıdır.
- Alt sınırı beş yıl ve üzeri olan suçta istinabe yoluyla sorgu yapmak; bu suçlarda istinabe mümkün değildir.
- Bağışıklık kararı verilmiş olmasına rağmen sanığın hazır bulunmaması nedeniyle hüküm vermek; sanık bağışık ise karar gerekçesinde bu durum tartılmalıdır.
- Sanığın cezaevinde bulunduğunu ve yargı çevresi içinde olduğunu dikkate almadan oturuma getirilmemesine karar vermek; m.196/5 yalnızca yargı çevresi dışındaki kurumlar için geçerlidir.
- SEGBİS kararını zorunluluk gerekçesi göstermeden almak; bu hâl hak ihlali sonucunu doğurur.
- Sorgudan önce sanığa esas mahkeme huzurunda ifade vermek isteyip istemediğini sormamak; bu usul eksikliği savunma hakkını kısıtlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bağışıklık kararı için sanığın veya müdafiinin açık talebinin bulunması aranır; talep olmadan verilen bağışıklık kararı savunma hakkını kısıtlar ve hukuka aykırı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/34180 E., 25.07.2023)
- Sanığın bağışık tutulmadan, başka suçtan cezaevinde bulunduğu hâlde karar duruşmasında hazır edilmeden hükümlü kılınması, m.196 hükmüne aykırı ve savunma hakkının kısıtlanması sayılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2011/192 E., 2011/241 K., 22.11.2011)
- SEGBİS yoluyla katılımın zorunluluğu somut olayın özelliği açıklanmadan ve makul gerekçe gösterilmeden kabul edilmemektedir; Anayasa Mahkemesi ihlal bulmaktadır. (Genel Kurul, 2017/38732 E., 06.02.2020)
- Sanığın bizzat hazır bulunma talebi reddedilirken m.196/4'e dayanılması hâlinde bu müdahale kanunilik ölçütünü karşılamaktadır; ancak ölçülülük ve gerekçe ayrıca denetlenir. (Genel Kurul, 2019/34180 E., 25.07.2023)
- İstinabe ile sorgunun alt sınır şartı ihlal edilerek yapılması ve sanığa ifadesini esas mahkemede verip vermek istemediğinin sorulmaması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmaktadır. (Genel Kurul, 2017/22672 E., 06.02.2020)
- Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, sanığın hazır bulunma hakkının duruşma usulünde korunması ve SEGBİS'e başvurmadan önce somut gerekçe aranması eğilimi görülmektedir. (Genel Kurul, 2022/60188 E., 08.07.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Bağışıklık talebini ileri süren sanık veya müdafii, talebin yapıldığını ve sanığın daha önce sorgulandığını tutanakla ispat eder; bunun yokluğunda bağışıklık kararı verilmemiş sayılır.
- Sanığın hazır bulunma zorunluluğunun doğmadığını ileri süren taraf (mahkeme) bağışıklık kararının verildiğini ve talebin varlığını tutanakla gösterir.
- SEGBİS veya istinabe kararının zorunluluk ya da alt sınır şartına dayandığı, mahkeme kararının gerekçesinde açıkça belirtilmelidir; gerekçe eksikse bu eksiklik sanık tarafından ileri sürülür.
- Yokluğunda hüküm verilen sanığın, bağışıklık kararı bulunmadığını ve hazır edilmediğini, duruşma tutanağı ve UYAP kayıtlarıyla ispat etmesi yeterlidir.
- Yurt dışındaki sanığın hazır bulunmasının zorluğunu, duruşma açılmasını isteyen taraf veya mahkeme belgelerle ortaya koyar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.194](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-194): Mahkemeye gelen sanığın duruşma süresince hazır bulundurulmasını ve savuşan sanık hakkında dava yokluğunda bitirilmesini düzenler; m.196 bağışıklıkla bu genel yükümlülüğü sınırlandırır.
- [5271 sayılı Kanun m.199](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-199): Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmamasını ve geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesini düzenler; m.196 bu kuralın istisnalarını oluşturur.
- [5271 sayılı Kanun m.193](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-193): Sorgunun ve sorgu tutanağının usulünü düzenler; m.196/3 sorgu tutanağının duruşmada okunmasını bu maddeye bağlar.

## [CMK m.197 — Sanığın müdafi gönderebilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-197)

Madde, sanık duruşmada hazır bulunmasa bile müdafiinin bütün oturumlarda hazır bulunma yetkisini düzenler. Madde, müdafiinin duruşmaya kabulünü ve sanığın yokluğunda müdafiin savunma yapabilmesini kapsar. Müdafi seçimi, zorunlu müdafilik ve baro tarafından görevlendirme hâlleri (m.150, m.156) bu maddenin konusu değildir. Sanığın yokluğunda duruşma yapılmasının koşulları (m.194 ve m.196 gibi yokluk hâlleri) ile yokluk kararına karşı eski hâle getirme (m.198) bu maddede düzenlenmez. Mütalaaya karşı son savunma hakkı ve savunmanın alınma usulü de bu maddede düzenlenmez.

### Sanığın müdafi gönderebilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Müdafi**: Şüpheli veya sanığın savunmasını yapmak üzere seçilen ya da görevlendirilen avukattır. Maddenin yetkisi müdafiye tanınmıştır, sanığa değil.
- **Oturum**: Kovuşturma evresinde duruşmanın her bir celsesidir. Madde, sanığın hazır bulunmadığı her celsede müdafiin hazır bulunma yetkisinin devam ettiğini belirtir.
- **Hazır bulunma yetkisi**: Müdafiin duruşmaya katılmasının sanığın hazır bulunmasına bağlı olmadığını ifade eder. Bu yetki sanığın yokluğunda da kullanılabilir.

### Sanığın müdafi gönderebilmesi: hangi şartlar aranır?

- Kovuşturma evresinde bir duruşma oturumu yapılmış ya da yapılacak olmalıdır.
- Müdafi, bu oturuma katılmak üzere mahkemeye usulüne uygun biçimde gelmiş ve kendisini savunma görevi için göstermiş olmalıdır.
- Sanığın oturumda hazır bulunmamış olması bu yetkiyi ortadan kaldırmaz; müdafi yine de oturumda hazır bulunma yetkisine sahiptir.
- Mahkeme müdafii duruşmaya kabul etmekle yükümlüdür; bu kabulün sanığın gelmemesi nedeniyle reddedilmesi maddenin ihlali sayılır.

### Sanığın müdafi gönderebilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Sanık hazır bulunmasa da müdafi bütün oturumlarda hazır bulunabilir ve savunma yapabilir.
- Mahkeme müdafiyi duruşmaya kabul etmekle yükümlüdür; sanığın gelmemesi bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
- Müdafiye yapılan bildirimler sanığa da yapılmış sayılır ve yapılan işlemlerin ayrıca sanığa tebliğine gerek yoktur.
- Sanık sonradan duruşmaya gelirse mahkeme onu kabul etmek zorundadır.
- Mahkeme müdafiyi kabul etmeyerek veya esasa ilişkin savunmasını almadan karar vererek bu hakkı sınırlarsa, hüküm savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulabilir.

### Hazır bulunan sanık ile hazır bulunmayan sanık arasındaki fark nedir?

- Sanığın oturumda bizzat hazır bulunduğu hâl. Müdafi zaten katılır ve savunmasını yapar.
- Sanığın oturuma gelmediği hâl. Müdafi yine de hazır bulunma yetkisini kullanabilir.

Sonuç: Sanığın yokluğu müdafiin katılma yetkisini kaldırmaz. Müdafi kabul edilmelidir ve savunmasını yapabilmelidir.

### Müdafi katılımı ile sanığın gelmesini bekleme arasındaki fark nedir?

- Mahkemenin sanık gelmediği için müdafiyi duruşmaya almaması ya da gelmesini zorlama amacıyla duruşmayı müdafisiz yürütmesi.
- Müdafiin duruşmaya kabul edilip savunma yapmasına imkân tanınması.

Sonuç: Müdafiin kabul edilmemesi savunma hakkının kısıtlanması sayılır. Bu, bozma nedeni olarak değerlendirilir.

### Müdafi bulunmaksızın yapılan duruşma ile müdafi ile yapılan duruşma arasındaki fark nedir?

- Müdafiin oturumda bulunmadığı, esasa ilişkin savunmanın alınmadığı ve karar verilen oturum.
- Müdafiin hazır bulunduğu ve savunmasını yaptığı oturum.

Sonuç: Esasa ilişkin savunma alınmadan sanık ve müdafiin yokluğunda karar verilmesi, savunma hakkının sınırlanması sayılır ve bozma nedeni olur.

### Sanığın müdafi gönderebilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sanığın oturuma gelmediğini gerekçe göstererek müdafiyi duruşmaya kabul etmemek; bu, madde metnindeki yetkinin ihlali sayılır.
- Müdafiin hazır bulunma yetkisini sanığın hazır bulunmasına bağlı saymak; yetki sanığın varlığından bağımsızdır.
- Müdafi bulunduğu hâlde esasa ilişkin son savunmasını almadan karar vermek; bu, savunma hakkının sınırlanması olarak değerlendirilir.
- Sanığa yapılan bildirimi müdafie yapılan bildirimden ayrı tutmak ve müdafiye yapılan bildirimin sanığa da yapıldığını göz ardı etmek.
- Mütalaaya karşı kesin süreyi müdafie tebliğ etmeden sürenin geçtiğini kabul etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Sanık ve müdafiin yokluğunda karar verilmesi, müdafiin esasa ilişkin son savunmasının alınmamış olması hâlinde m.197'nin ihlal edildiği kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/39633 E., 2026/1017 K., 14.01.2026; 3. Ceza Dairesi, 2022/33191 E., 2025/23902 K., 13.10.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/33122 E., 2025/23909 K., 13.10.2025; 3. Ceza Dairesi, 2024/2397 E., 2025/17459 K., 17.06.2025; 3. Ceza Dairesi, 2024/19417 E., 2025/15360 K., 22.05.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/20197 E., 2025/12616 K., 29.04.2025)
- Mütalaaya karşı ve esasa ilişkin son savunmaların alınmadan karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması sayılmaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2022/33191 E., 2025/23902 K., 13.10.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/33122 E., 2025/23909 K., 13.10.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/20197 E., 2025/12616 K., 29.04.2025)
- Müdafiin mazeretinin reddedilmesi ve sanık müdafiin yokluğunda karar verilmesi, mütalaaya karşı kesin sürenin müdafie tebliğ edilmemesiyle birlikte bozma nedeni olarak görülmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2024/2397 E., 2025/17459 K., 17.06.2025; 3. Ceza Dairesi, 2024/19417 E., 2025/15360 K., 22.05.2025)
- Mahkemenin sanık gelmediği için müdafiyi kabul etmemesi, sürüncemede bırakılmaması gerekçesiyle mazeret reddi yapması ve müdafisiz karar vermesi m.197 bakımından sakıncalı bulunmaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2024/19417 E., 2025/15360 K., 22.05.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/20197 E., 2025/12616 K., 29.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Savunma hakkının kısıtlandığını ileri süren taraf, bu iddiasını duruşma tutanağı ile ispatlar; müdafiin oturuma geldiği, kabul edilmediği ya da savunmasının alınmadığı tutanakta görülmelidir.
- Mahkemenin müdafii kabul ettiğini ya da esasa ilişkin savunmayı aldığını ileri süren taraf, bu hususu tutanak ile göstermekle yükümlüdür; tutanakta yer almayan işlem yapılmamış sayılır.
- Müdafiin mazeret dilekçesi sunduğu hâlde mazeretinin reddedildiği iddiası, dilekçe ve ara karar ile ispatlanır.
- Mütalaaya karşı kesin sürenin müdafie tebliğ edilmediği iddiası, tebligat belgesi ile ispatlanır; tebligat yapılmamışsa savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.149](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-149): Müdafi seçimi ve müdafiin sayısını düzenler. Bu maddedeki hazır bulunma yetkisi, seçilmiş ya da görevlendirilmiş müdafi için kullanılır.
- [5271 sayılı Kanun m.150](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-150): Zorunlu müdafilik hallerini düzenler. Zorunlu müdafi de bu maddedeki yetkiden yararlanır.
- [5271 sayılı Kanun m.198](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-198): Sanığın hazır bulunmaksızın yapılan duruşmaya karşı eski hâle getirme isteme hakkını düzenler. Bu madde müdafiin yetkisini değil sanığın yokluk sonucunu konu alır.

## [CMK m.198 — Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-198)

Madde, sanığın hazır bulunmadığı bir duruşmada verilen karar ve yapılan işlemler bakımından sanığa tanınan eski hâle getirme isteminin süresini ve koşullarını düzenler. Madde, duruşmaya gelmeyen sanık hakkında yapılan yargılama işlemlerine karşı sanığın başvurabileceği özel bir eski hâle getirme yolunu kapsar. Kişi bakımından sanık ile onun yokluğunda yapılan duruşmadaki karar ve işlemlerdir. Madde, eski hâle getirmenin genel koşullarını ve usulünü düzenlemez; bunlar CMK m.40-42 kapsamındadır. Sanığın duruşmaya zorla getirilmesini ya da yakalama emriyle getirilmesini düzenlemez (m.199). Müdafiin sanık yokken duruşmada hazır bulunma yetkisi (m.197), sanığın duruşmadan bağışık tutulması (m.196) ve istinaf ile temyiz kanun yollarındaki eski hâle getirme süreleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Eski hâle getirme isteği**: Sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek için, sanığın kanuni nedenlere dayanarak mahkemenin karar ve işlemleri hakkında yaptığı başvurudur. Madde bu başvuruyu sanığın hazır bulunmadığı duruşmalarla sınırlar.
- **Sanığın hazır bulunmaksızın yapılan duruşma**: Sanığın oturuma katılmadığı duruşmadır. Bu durumda verilen karar ve yapılan işlemler eski hâle getirme isteminin konusu olabilir. Sanığın bilerek duruşmadan bağışık tutulmuş olması bu kapsamı daraltır.
- **Duruşmadan bağışık tutulma**: Mahkemenin, sorgusu yapılmış sanığı ya da sanığın yetkili kıldığı hâllerde müdafiinin isteği üzerine sanığı duruşmada hazır bulunmaktan muaf tutmasıdır (CMK m.196). Bu durum, sanığın eski hâle getirme isteme hakkını ortadan kaldırır.
- **Müdafi aracılığıyla temsil yetkisi**: Sanığın, hazır bulunmadığı oturumda kendisini bir müdafi ile temsil ettirmek için kullandığı yetkidir. Bu yetkinin kullanılması, sanığın eski hâle getirme istemini ortadan kaldırır.

### Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu: hangi şartlar aranır?

- Duruşmanın sanık hazır bulunmaksızın yapılmış olması gerekir.
- Mahkemenin karar veya işleminin sanığa tebliğ edilmiş olması gerekir; süre bu tebliğden başlar.
- Eski hâle getirme isteminin tebliğden itibaren bir hafta içinde yapılması gerekir.
- Sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek amacıyla başvurulması gerekir.
- Başvurunun kanuni nedenlere dayanması gerekir.
- Sanığın kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmamış olması gerekir.
- Sanığın müdafi aracılığıyla temsil edilme yetkisini o duruşmada kullanmamış olması gerekir.

### Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu: hangi sonuçları doğurur?

- Sanık, hazır bulunmadığı duruşmada verilen karar ve yapılan işlemler için tebliğden itibaren bir hafta içinde kanuni nedenlere dayanarak eski hâle getirme isteminde bulunabilir.
- Eski hâle getirme isteminin kabulü hâlinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçlar giderilir ve mahkemenin ilgili karar ve işlemleri hakkında yeniden değerlendirme yapılması sağlanır.
- Bir haftalık süre geçtikten sonra yapılan istem, süre bakımından kabul edilemez.
- Sanık, kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuşsa eski hâle getirme isteminde bulunamaz.
- Sanık, müdafii aracılığıyla temsil edilme yetkisini kullanmışsa eski hâle getirme isteminde bulunamaz.
- Sanığın hazır bulunduğu duruşmalarda bu madde uygulanmaz ve eski hâle getirme istemi konusu yoktur.
- Madde emredici niteliktedir; sanığın bu hakkını sözleşmeyle ortadan kaldırmak mümkün değildir.

### Sanığın gelmemesi zorunlu olarak ile kendi isteğiyle gelmemesi arasındaki fark nedir?

- Sanığın mazereti nedeniyle duruşmaya gelememesi; örneğin hastalık hâlinde yokluğunda yargılama yapılmış olması.
- Sanığın kendi istemiyle duruşmadan bağışık tutulması veya müdafi aracılığıyla temsil yetkisini kullanması.

Sonuç: Birinci hâlde eski hâle getirme isteminde bulunulabilir; ikinci hâlde bu istem artık yapılamaz.

### Eski hâle getirme isteminin süresi ile genel eski hâle getirme arasındaki fark nedir?

- Bu maddedeki özel düzenleme, sanığın hazır bulunmadığı duruşmadaki karar ve işlemler için bir haftalık süre öngörür.
- CMK m.40-42 kapsamındaki genel eski hâle getirme hükümleri, kanun yollarındaki ve diğer süreleri düzenler.

Sonuç: Duruşmadaki karar ve işlemlere karşı bu madde uygulanır; diğer süreler için genel hükümlere ve kanun yollarına ilişkin özel hükümlere bakılır.

### Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Eski hâle getirme süresini tebliğ tarihi yerine karar tarihinden başlatmak; süre, sanığa karar ve işlemlerin tebliğinden itibaren işler.
- Bir haftalık süreyi istinaf veya temyiz süresiyle karıştırmak; bu madde yalnızca duruşmada verilen karar ve işlemler için özel süre öngörür.
- Sanığın duruşmadan bağışık tutulmuş olmasını ya da müdafi aracılığıyla temsil yetkisinin kullanılmasını göz ardı ederek istemi kabul etmek; bu hâllerde istem yapılamaz.
- Sanığın hazır bulunduğu bir duruşmada bu maddeye dayanarak eski hâle getirme istemi kabul etmek; madde yalnızca sanığın hazır bulunmadığı duruşmalar için geçerlidir.
- Sanığın mazeretini belgelendirmeden istemi kabul etmek; mazeretin inandırıcı biçimde açıklanması ve gerektiğinde belgelenmesi gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada, sanığın temyiz istemi bakımından 198/1. maddenin kullanıldığı ve sanık müdafilerinin temyiz isteminin bu madde uyarınca reddedildiği görülmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2025/7498 E., 2026/898 K., 02.02.2026; 6. Ceza Dairesi, 2023/18282 E., 2025/10143 K., 24.11.2025; 6. Ceza Dairesi, 2025/6022 E., 2025/10153 K., 24.11.2025; 6. Ceza Dairesi, 2023/16249 E., 2025/5221 K., 13.05.2025; 6. Ceza Dairesi, 2025/1759 E., 2025/5161 K., 12.05.2025)
- Yargıtay uygulamasında bu madde, sanığın yokluğunda yapılan işlemlere karşı eski hâle getirme talebinin değerlendirilmesinde temel alınmaktadır; istemin reddi kararları da bu fıkraya dayandırılmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2025/7498 E., 2026/898 K., 02.02.2026; 6. Ceza Dairesi, 2023/16249 E., 2025/5221 K., 13.05.2025)
- Eski hâle getirme talebinde bulunma yetkisinin kimlerde olduğu tartışılmakta; şikayetçi vekilinin bu yetkiye sahip olup olmadığı üzerinde durulmuştur. (16. Hukuk Dairesi, 2009/4393 E., 2009/4760 K., 29.06.2009)

### Nasıl ispat edilir?

- Eski hâle getirme isteminde bulunan sanık, tebliğ tarihinin bir hafta içinde yapılan başvuruyla uyumlu olduğunu belgelerle göstermelidir.
- Sanığın hazır bulunmadığı duruşmanın yapıldığı, duruşma tutanağı ile ispat edilir; tutanakta sanığın yokluğu açıkça yer almalıdır.
- Sanığın kanuni bir mazereti bulunduğu iddiasını ileri süren sanık, bu mazereti belgeyle (örneğin sağlık raporu) ispat etmek zorundadır.
- Sanığın kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulduğu veya müdafi aracılığıyla temsil yetkisini kullandığı iddiasını ileri süren karşı taraf (Cumhuriyet savcısı ya da mahkeme), bu hususu duruşma tutanağı ve mahkeme kararıyla ispatlamalıdır.
- Sanığın istemi bakımından, tebliğ tarihinin belirlenmesinde tebliğ belgesi esas alınır; tebliğ tarihinin tartışmalı olması hâlinde bu belge belirleyici olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.40: Eski hâle getirmenin genel tanımını ve kusursuz süre geçirme ilkesini düzenler; bu madde ise sanığın duruşmadaki işlemleri bakımından özel bir eski hâle getirme nedeni öngörür.
- 5271 m.41: Eski hâle getirme isteminde süreye uyamama nedeninin ve kusursuzluğun inandırıcı biçimde açıklanmasını ve gerektiğinde belgelendirilmesini düzenler; sanığın istemi bu koşullara bağlıdır.
- 5271 m.196: Sanığın duruşmadan bağışık tutulmasının koşullarını düzenler; bağışıklık hâlinde bu maddedeki eski hâle getirme hakkı ortadan kalkar.
- 5271 m.197: Sanık hazır bulunmasa da müdafiin duruşmada hazır bulunma yetkisini düzenler; müdafi aracılığıyla temsil yetkisinin kullanılması bu maddedeki ikinci fıkra hükmü bakımından önemlidir.
- 5271 m.206: Sanık mazeretsiz olarak gelmediğinde delillerin ortaya konulmasına ilişkin usulü düzenler; bu madde sanığın yokluğunda yapılan işlemlerin eski hâle getirme istemine konu olmasını etkiler.

## [CMK m.199 — Sanığın zorla getirilebilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-199)

Madde, duruşmada sanığın hazır bulunmasını sağlamak için mahkemenin başvurabileceği zorla getirme ve yakalama emri yetkisini düzenler. Sanığın hazır bulunma yükümlülüğünün ne zaman doğduğu, zorla getirme kararının hangi hallerde verilebileceği ve bu kararın kapsamı maddenin konusudur. Hüküm, duruşmaya katılmak zorunda olan ve çağrıya rağmen gelmeyen sanık bakımından uygulanır. Madde, sanığın duruşmaya gelmemesinin sonuçlarını, duruşmadan bağışıklık ve sorgunun istinabe yoluyla yapılmasını düzenlemez (m.193 ve m.196 gibi maddeler). Zorla getirmenin tanık, şüpheli ve sanık bakımından ortak usulü, zorla getirme yazısının içeriği ve kolluk tarafından icrası da bu maddede düzenlenmemiştir (m.146). Sanığın gelmemesi nedeniyle yokluğunda yapılan duruşmaya karşı eski hale getirme yolu da ayrıca düzenlenmiştir (m.196 ve m.203 ile ilgili hükümler).

### Sanığın zorla getirilebilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zorla getirme kararı**: Hazır bulunması gereken sanığın kolluk eliyle mahkemeye getirilmesine yönelik karardır. Kişi özgürlüğünü sınırladığı için koruma tedbiri niteliğindedir ve yalnızca kanunda açıkça öngörülen hallerde verilebilir.
- **Yakalama emri**: Sanığın bulunup mahkemeye getirilmesi için kolluğa verilen emirdir. Madde, zorla getirme kararı ile birlikte veya onun yerine yakalama emriyle getirilmeye de karar verilebileceğini öngörür.
- **Hazır bulunma yükümlülüğü**: Sanığın duruşma boyunca mahkemede bulunmasını ifade eder. Kanunun aradığı istisnalar dışında sanık için bu yükümlülük vardır ve sanık bu yükümlülükten feragat edebilir.
- **Duruşmadan bağışıklık**: Sanığın hazır bulunma yükümlülüğünün kanunen veya mahkemece kaldırılmasıdır. Bağışıklık sağlandığında sanığın gelmemesi zorla getirme gerektirmez; bu konu m.196 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.

### Sanığın zorla getirilebilmesi: hangi şartlar aranır?

- Sanığın hazır bulunmasının gerekli olduğuna mahkemenin karar vermesi gerekir; bu takdir, mahkemenin her zaman kullanabileceği bir yetkidir.
- Sanığın duruşmadan bağışık tutulmamış olması veya bağışıklığın kalkmış bulunması gerekir.
- Sanığın davetiyeye veya çağrıya rağmen gelmemiş olması ya da duruşmaya gelmesinin beklenemediği hal bulunması gerekir.
- Zorla getirme veya yakalama emri kararının gerekçeli olarak verilmesi ve kişi özgürlüğünü sınırlamanın ölçülü olması gerekir.
- Zorla getirme kararı verilirken sanığın hazır bulunmasının gerçekten zorunlu olup olmadığının belirlenmesi gerekir; bu karar ancak bu zorunluluk varsa kullanılmalıdır.

### Sanığın zorla getirilebilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme, sanığın hazır bulunmasına her zaman karar verebilir; bu yetki için duruşmanın belli bir aşamasına bağlı bir süre aranmaz.
- Sanık çağrıya rağmen mazeretsiz gelmezse mahkeme zorla getirme veya yakalama emri kararı verebilir.
- Zorla getirme kararı, kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir koruma tedbiri olduğundan kanunda açıkça öngörülen hallerle sınırlıdır.
- Zorla getirme kararı verilmesinin ön koşulu olarak, sanığın kendi isteğiyle hazır bulunmadığı ve bunun kanuna uygun bir gerekçeye dayanmadığı ortaya konulmalıdır.
- Sanığın hazır bulunmasına gerek görülmediği hallerde zorla getirme kararı verilemez; duruşma sanık yokluğunda sürdürülebilir.
- Uzlaşma teklifi veya seri muhakeme usulünü önermek amacıyla sanık hakkında zorla getirme kararı verilemez. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)
- Zorla getirme kararı, sanığın hazır bulunmasının zorunlu olduğu anda uygulanmak üzere verilmeli; uygulanmadığı takdirde karar hükümsüz kalmaz, ancak icrası ertelenir.

### Zorla getirme ile hazır bulunmaya çağrı arasındaki fark nedir?

- Mahkeme önce sanığa hazır bulunması için davetiye veya çağrı gönderir. Sanık bu çağrıya uymazsa zorla getirme düşünülebilir.
- Zorla getirme, çağrıya rağmen gelmeyen sanık için son çare niteliğindedir ve kişi özgürlüğünü kısıtlar.

Sonuç: Mahkeme önce çağrı yolunu denemelidir; doğrudan zorla getirme kararı verilmesi, uygulamada ölçülülük ilkesine aykırı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)

### Zorla getirme ile yakalama emri arasındaki fark nedir?

- Zorla getirme kararı, sanığın kolluk tarafından mahkemeye götürülmesini öngörür.
- Yakalama emri, sanığın bulunup gözaltına alınmasına yönelik daha ağır bir tedbirdir.

Sonuç: Madde ikisini birlikte anarak mahkemeye her ikisine de karar verme yetkisi tanır; hangisinin uygulanacağı somut olayın ağırlığına göre seçilir.

### Hazır bulunma yükümlülüğü olan sanık ile duruşmadan bağışık sanık arasındaki fark nedir?

- Duruşmada hazır bulunması gereken sanık, gelmemesi halinde zorla getirilebilir.
- Sorgusu yapılmış ve müdafii isteği ile bağışık tutulmuş sanık hakkında hazır bulunma yükümlülüğü yoktur.

Sonuç: Bağışık tutulmuş sanık hakkında zorla getirme kararı verilemez; bu hal m.196 ile ayrıca düzenlenmiştir.

### Sanığın zorla getirilebilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zorla getirme kararını çağrı yapılmadan doğrudan vermek; kanun çağrıyı önce öngördüğü için bu usul hatalıdır.
- Sanığın duruşmadan bağışık tutulmuş olduğu halde zorla getirme kararı vermek; bağışık sanık için hazır bulunma yükümlülüğü yoktur.
- Uzlaşma teklifi veya seri muhakeme usulünü önermek için sanığı zorla getirmek; bu amaçla zorla getirme yapılamaz.
- Zorla getirme kararında sanığın kimliğini, suçunu ve zorla getirme nedenini açıkça yazmamak; bu eksiklik kararın geçerliliğini etkiler.
- Mahkemenin gerekçesiz zorla getirme kararı vermesi; her zaman yetkisi olduğu için gerekçe göstermeyeceğini düşünmek hatalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin zorla getirme kararı verebilmesi için sanığın gerçekten hazır bulunmasının gerekli olduğunu gerekçesinde ortaya koyması beklenmektedir. Gerekçesiz verilen zorla getirme kararı keyfiliğe yol açacağı için eleştirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)
- Uzlaşma teklifi veya seri muhakeme için sanığın zorla getirilemeyeceği kabul edilmektedir; bu hal kanunda açıkça öngörülmediği için zorla getirme koruma tedbiri olarak yorumlanmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)
- Sanık, tanık olarak dinlenecek kişi ise ve tutuklu bulunmuyorsa, zorla getirme kararının ancak kanuna uygun çağrı yapıldıktan sonra verilebileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)
- Sanığın yokluğunda duruşmanın yapılabilmesi için davetiyede gelmezse zorla getirileceğinin yazılmış olması aranmaktadır; bu uyarı yapılmamışsa zorla getirme yasaya aykırı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008)

### Nasıl ispat edilir?

- Zorla getirme kararının verilmesi için mahkeme, sanığın hazır bulunmasının gerektiğini ve çağrıya rağmen gelmediğini kararında gösterir; ispat yükü bu koşulların varlığını ortaya koyan mahkemededir.
- Sanığın davetiyeyi aldığı tebligat belgesi ile gelmediği duruşma tutanağı, çağrının yapıldığını ve mazeretsiz gelmediğini gösteren başlıca delillerdir.
- Sanık, mazeretinin bulunduğunu ileri sürerse bu mazeretini belge ile ispat etmekle yükümlüdür; mahkeme mazeretin geçerliliğini değerlendirir.
- Zorla getirme kararına karşı sanık, kararın hukuki şartlarının oluşmadığını itirazla ileri sürebilir; bu durumda mahkeme gerekçesinin yeterliliği denetlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.193](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-193): Sanığın duruşmadan bağışık tutulması ve hazır bulunma yükümlülüğünün kaldırılması hallerini düzenler; m.199'un uygulanmadığı hallerin sınırını çizer.
- [5271 sayılı Kanun m.196](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196): Sanığın duruşma dışında kalmasının yasal sonuçlarını ve yokluğunda yapılan duruşmanın koşullarını düzenler; m.199 ile birlikte uygulanır.
- [5271 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-146): Şüpheli ve sanığın zorla getirilmesini soruşturma aşamasında düzenler; m.199'un duruşma evresindeki karşılığıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.203](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-203): Sanığın yokluğunda verilen kararlara karşı eski hale getirme isteğini düzenler; zorla getirme nedeniyle yapılan işlemler bakımından ilgilidir.

## [CMK m.200 — Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-200)

CMK m.200, sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilmesi halinde, sorgu ve dinleme sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasını ve sanık geri getirildiğinde yapılacak bilgilendirmeyi düzenler. Hüküm, duruşmada yargılanan sanık hakkında uygulanır. Duruşma düzeni nedeniyle çıkarma (m.204), duruşmada hazır bulunma zorunluluğu ve bağışıklık (m.196 ve benzeri), doğrudan soru yöneltme (m.201 ve benzeri) düzenlemez; bu konular ayrı maddelerde yer alır (m.204, m.196, m.201). Tutanakların okunması ve sanığa bilgi verilmesi yönünden duruşmanın kendi usul kuralları ayrıca geçerlidir.

### Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sorgu ve dinleme**: Sanığın sorgusunun yapıldığı ve tanık ile diğer beyan delillerinin alındığı duruşma evresidir. Madde, çıkarma yetkisini bu iki işlem sırasıyla sınırlar; başka bir duruşma aşamasında kullanılmaz.
- **Gerçeği söylememe endişesi**: Suç ortağının veya tanığın, sanık hazır olduğunda beyanını etkilenerek değiştireceğine dair somut bir ihtimaldir. Soyut kuşku yeterli değildir; ifade alınmadan önce var olan somut emare ve olgulara dayanmalıdır.
- **Suç ortağı**: Aynı suçun işlenmesine birlikte katılan ve aynı yargılamada sanık olarak yer alan kişidir. Maddede yalnızca yüzüne karşı beyanda bulunulan suç ortakları kastedilir.
- **Tutanakların okunması**: Sanık salona geri getirildiğinde, çıkarıldığı sırada yapılan işlemlerin yazılı kayıtlarının okunmasıdır. Gerektiğinde içeriğin ayrıca anlatılması da bu işlemin parçasıdır.

### Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi: hangi şartlar aranır?

- Yargılamanın sorgu veya dinleme aşamasında bulunulması gerekir; çıkarma bu iki işlemle sınırlıdır.
- Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın beyanda bulunacağı ortamda, gerçeği söylemeyeceğine dair endişe bulunmalıdır.
- Bu endişe, ifade alınmadan önce var olan somut emare ve olgulara dayanmalıdır; soyut varsayım yeterli değildir.
- Çıkarma kararı mahkeme tarafından verilmelidir; karar mahkemenin takdirindedir ve hangi sanığın çıkarılacağı kararda belirtilmelidir.
- Sanık salona geri getirildiğinde, çıkarıldığı süre içinde yapılan işlemlerin tutanakları okunmalı, gerektiğinde içeriği ayrıca anlatılmalıdır.

### Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında sanığın salondan çıkarılmasına karar verebilir; bu bir takdir yetkisidir.
- Gerçeği söylemeyeceğine dair endişe yoksa veya somut emare bulunmuyorsa sanığın çıkarılması bu madde dayanağıyla yapılamaz.
- Sanık tekrar getirildiğinde tutanaklar okunur ve gerektiğinde içeriği anlatılır; bu işlem yapılmadan sanığın yokluğunda alınan beyanlara dayanılması savunma hakkını ihlal eder.
- Çıkarma sırasında sanığın hazır bulunmadığı süre için sanığa bilgi verilmesi zorunludur ve yapılan işlemler bu yoldan sanığın bilgisine sunulur.
- Çıkarılan sanığın savunması için avukatının bulunması, sanığın hazır bulunmasının zorunlu görülmemesi durumunda ayrı bir koşul olarak gündeme gelir.

### Sorgu-dinleme çıkarması ile duruşma düzeni çıkarması (m.204) arasındaki fark nedir?

- m.200 kapsamındaki çıkarma, sanığın gerçeği söylemeyeceğine dair endişeye dayanır ve beyan delilinin sağlıklı alınmasını amaçlar.
- m.204 kapsamındaki çıkarma, sanığın davranışlarının duruşmanın düzenini tehlikeye sokmasına dayanır ve duruşma düzenini korur.

Sonuç: Her iki halin koşulları ve gerekçesi farklıdır; m.200 yalnız sorgu ve dinlemeyle sınırlıdır, m.204 ise duruşmanın tamamında uygulanabilir.

### Sorgu-dinleme sırasında çıkarma ile tutanakların okunması arasındaki fark nedir?

- Çıkarma kararı, sanığın yüzüne karşı beyan verilmesini engellemek amacıyla bir ara karar niteliğindedir.
- Tutanakların okunması, sanığın çıkarıldığı sırada yapılanlardan haberdar edilmesi amacına yöneliktir.

Sonuç: Çıkarma kararı verilmeden önce koşulların gerçekleştiği belirlenmeli; sanık döndüğünde ise tutanak okunarak bilgilendirme yapılmalıdır.

### Sorgu sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılabilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Soyut kuşkuyu yeterli saymak; çıkarmanın ancak ifade alınmadan önce var olan somut emare ve olgulara dayanabileceğini gözden kaçırmak.
- Tehlikenin varlığını gösteren olgular bulunduğu hâlde çıkarmayı takdire bağlı görüp kararı vermemek; bu durumda çıkarma zorunlu hâle gelir.
- Sanığı, yalnızca duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle m.200 kapsamında çıkarmak; bu hal m.204 kapsamındadır.
- Sanık geri getirildiğinde tutanakları okumayı ve gerektiğinde içeriğini anlatmayı atlamak; bu eksiklik savunma hakkını zedeler.
- Çıkarmayı sorgu ve dinleme dışındaki bir aşamaya uygulamak; madde yalnızca bu iki işlemle sınırlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gerçeği söylemeyeceği endişesinin, ifade alınmadan önce var olan somut emare ve olgulara dayanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/48 E., 2012/133 K., 14.03.2012)
- Mahkemenin tehlikenin varlığını takdir yetkisi bulunsa da tehlikeyi gösteren olgular varsa sanığın çıkarılması zorunlu hâle gelmektedir ve mahkeme bu durumda çıkarmamakta serbest değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/663 E., 2011/801 K., 16.12.2011)
- Sanığın salondan çıkarılmasının mahkemenin takdirinde olan bir ara karar olduğu kabul edilmektedir; karar verilmeden önce katılanın, savunmanın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/652 E., 2011/790 K., 16.12.2011)
- Sanığın yokluğunda alınan beyanların tutanaklarının okunması ve gerektiğinde içeriğinin anlatılması, savunma hakkının korunması için zorunlu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/653 E., 2011/791 K., 16.12.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Çıkarma talebinde bulunan taraf, gerçeği söylemeyeceği endişesini doğuran somut emare ve olguları ileri sürer ve ispatlar; bu emareler yazılı kayıt, önceki ifade, tehdit veya baskıya dair tutanak gibi belgelerle gösterilebilir.
- Karşı tarafın, endişenin soyut olduğu veya ifade alınmasından sonra oluştuğu yönündeki savunması, o yönde delil sunarak ispatlanır.
- Mahkemenin, endişenin varlığını ve çıkarmanın gerekliliğini gerekçeli bir ara karar ile ortaya koyması gerekir; kararın dayanağı tutanağa geçirilir.
- Sanığın yokluğunda alınan beyanın sağlıklılığına itiraz eden taraf, tutanakların okunup içeriğinin anlatıldığını ve bu yolla savunma hakkının kullanılabildiğini doğrulayan kayda dayanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.204: Duruşma düzenini bozan sanığın çıkarılmasını düzenler. m.200 ile aynı sonucu doğurur ama dayanağı ve koşulları farklıdır; her iki madde birlikte değerlendirilir.
- 5271 m.203: Duruşma düzeninin hâkim veya mahkeme başkanınca sağlanmasını düzenler; m.200 çıkarmasının disiplin yönünden ayrıldığını göstermek için anlamlıdır.

## [CMK m.201 — Doğrudan soru yöneltme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-201)

Madde, duruşmada sanık, katılan, tanık, bilirkişi ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere kimin doğrudan soru yöneltebileceğini, sanık ve katılanın hangi yolla soru sorabileceğini, soruya itiraz halinde karar mercini ve soruların yeniden sorulmasını düzenler. Doğrudan soru yetkisi savcı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukatlara; heyet halinde görev yapan mahkemede hâkimlere tanınmıştır. Madde, duruşma içindeki soru sorma usulünü kapsar. Tanıkların çağrılması ve dinlenmesi (CMK m.43 ve m.152 vd.), sanığın duruşmada hazır bulunma zorunluluğu ve sorgusu (m.196 vd.), duruşmanın düzeni ve disiplin yaptırımları (m.203 vd.) ile tanığın gizliliği ve sesli-görüntülü bilgi sistemiyle dinlenmesi (m.43 ve m.245 vd. ilgili hükümler) bu maddede düzenlenmemiştir. Duruşmanın düzenine ilişkin yaptırımlar ile sanığın duruşmada hazır bulunma yükümlülüğü ayrı maddelerde yer alır.

### Doğrudan soru yöneltme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğrudan soru yöneltme**: Soruyu sorma yetkisine sahip kişinin, araya bir başka kişi girmeksizin, soruyu doğrudan muhataba yöneltmesidir. Madde, sorunun bu biçimde sorulabilmesini savcı, müdafi ve vekil sıfatıyla katılan avukatlar ile heyet üyesi hâkimler bakımından tanır. Sanık ve katılan bu yetkiye sahip değildir.
- **Mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru**: Sanık ve katılanın, sorusunu mahkeme başkanı veya hâkime iletmesi yoluyla yönelttiği soru biçimidir. Hâkim soruyu uygun görürse muhataba yöneltir; bu sırada sorunun denetlenmesi ve gerekirse yeniden formüle edilmesi mümkündür.
- **Duruşma disiplini**: Doğrudan soru yöneltmenin sınırını çizen ölçüttür. Soru, duruşmanın düzenini bozmayacak biçimde ve saygılı bir üslupla sorulmalıdır. Disiplinin neyi kapsadığı ve ihlalin yaptırımı maddede tanımlanmamıştır; bu konu duruşma düzenine ilişkin hükümlere bağlıdır.
- **Soruya itiraz**: Yöneltilen sorunun sorulmasının gerekip gerekmediğine ilişkin olarak ileri sürülen karşı çıkıştır. İtiraz üzerine karar verme yetkisi mahkeme başkanındadır; heyet hâlinde bile karar başkana aittir.
- **Yeniden soru sorma**: İlgililerin, daha önce sorulan soruların ardından, aynı kişiye ek soru sorabilmesidir. Maddede yalnızca 'gerektiğinde' ifadesiyle sınırlandırılmıştır; kaç kez sorulabileceğine dair sayısal bir sınır yoktur.

### Doğrudan soru yöneltme: hangi şartlar aranır?

- Soruyu soran kişinin, savcı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat ya da heyet hâlinde görev yapan mahkemenin hâkimi olması gerekir.
- Soru, sanık, katılan, tanık, bilirkişi veya duruşmaya çağrılmış diğer bir kişiye yöneltilmiş olmalıdır.
- Doğrudan sorulan soru, duruşma disiplinine uygun olmalıdır.
- Sanık veya katılan soru soracaksa, sorusunu mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla yöneltmelidir.
- Soruya itiraz edilmişse, sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediği mahkeme başkanınca karara bağlanmalıdır.

### Doğrudan soru yöneltme: hangi sonuçları doğurur?

- Savcı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat, sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilir.
- Sanık ve katılan soruyu mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla yöneltebilir; bu kişiler doğrudan soru soramaz.
- Yöneltilen soruya itiraz edilirse, sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir.
- Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
- Heyet hâlinde görev yapan mahkemede heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada sayılan kişilere soru sorabilir.
- Sorulan soru duruşma disiplinine aykırıysa, bu maddeden doğan bir soru yetkisi bulunmaz; disiplin ihlali duruşma düzenine ilişkin hükümlere göre ele alınır.
- Madde, sanığın tanığa doğrudan soru sorma yetkisi tanımadığı için sanığın soru sorma hakkı yalnızca hâkim aracılığıyla kullanılabilir.
- Soru sorma hakkının kısıtlanması, savunma hakkının kısıtlanması niteliği taşıyabilir; bu durumda madde ihlali ileri sürülebilir. (9. Ceza Dairesi, 2021/21203 E., 2025/5613 K., 23.06.2025)

### Doğrudan soru ile hâkim aracılığıyla soru arasındaki fark nedir?

- Savcı, müdafi ve vekil sıfatıyla katılan avukatlar soruyu doğrudan muhataba yöneltir. Soru araya girilmeden sorulur.
- Sanık ve katılan soruyu mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla sorar. Bu kişiler doğrudan soru soramaz.

Sonuç: Sanık ve katılanın sorusu hâkim tarafından denetlenir ve gerekirse yeniden kurulur; hukukçu sıfatına sahip taraf vekilleri ise bu filtreye tabi değildir.

### Heyet üyesi hâkim ile tek hâkimli mahkeme arasındaki fark nedir?

- Heyet hâlinde görev yapan mahkemede heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada sayılan kişilere soru sorabilir.
- Tek hâkimli mahkemede hâkimin soru sorup sormayacağı bu maddede düzenlenmemiştir.

Sonuç: Heyet üyesi hâkimin soru yetkisi açıkça tanınmıştır; tek hâkim bakımından ise madde bir hüküm içermez.

### Soru sorma yetkisi ile soruya itiraz kararı arasındaki fark nedir?

- Soruyu soran kişi, soru yöneltme hakkına sahiptir.
- İtiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesi gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir.

Sonuç: Yetki sahibi olmak, sorunun her hâlde sorulabileceği anlamına gelmez; itiraz halinde başkanın kararı belirleyicidir.

### Doğrudan soru yöneltme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sanık veya katılanın doğrudan soru sorabileceğini varsaymak; bu kişiler yalnızca mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir.
- Tanığın veya bilirkişinin sanığa ya da katılana doğrudan soru sorabileceğini düşünmek; madde yalnızca sayılan kişilere doğrudan soru yöneltme yetkisi tanır.
- Heyet hâlinde görev yapan mahkemede hâkimlerin soru sorma yetkisini tek hâkimli mahkemeye de uygulamak; tek hâkim bakımından madde açık bir hüküm içermez.
- Soruya itiraz edildiğinde kararın heyetin çoğunluğu ya da hâkim tarafından verileceğini sanmak; karar mahkeme başkanına aittir.
- Sorunun yöneltilmesinin reddedilmesi hâlinde ilgililerin yeniden soru sorabileceğini unutmak; maddede gerektiğinde yeniden soru sorma hakkı açıkça tanınmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, sanığa soru yöneltme hakkını, sanığın duruşmada hazır bulunma ve savunma hakkı ile birlikte değerlendirmekte; sanığın duruşmada hazır edilmemesinin savunma hakkını kısıtladığı kabul edilmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2021/21203 E., 2025/5613 K., 23.06.2025)
- Yargıtay, sanık müdafiinin savunma ve diyeceklerinin duruşma zaptına geçirilmemesini, madde 201 ile birlikte madde 188 ve 215 ihlali olarak değerlendirmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2025/4707 E., 2025/11063 K., 16.06.2025)
- Anayasa Mahkemesi, 'doğrudan' ibaresinin araya kimse girmeden soru sormayı ifade ettiğini, sorulan soruların itiraz üzerine mahkeme başkanınca denetlendiğini ve avukatın soru sorma imkânı tanındığı sürece hak ihlalinin oluşmadığını kabul etmektedir. (2008/12 E., 2011/104 K., 16.06.2011)
- Tanık beyanının okunmadan ve sanığa soru sorma imkânı tanınmadan hükme esas alınmasının, madde 201 ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğu kabul edilmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2021/21203 E., 2025/5613 K., 23.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Soru sorma yetkisinin kullanıldığını ve sorunun sorulduğunu gösteren kayıt, duruşma tutanağıdır; bu tutanağın düzenlenmemesi, sorunun sorulmadığı yönünde karine oluşturur.
- Sanık veya katılanın hâkim aracılığıyla soru sorma hakkını ileri süren taraf, bu talebin mahkemece reddedildiğini veya hiç değerlendirilmediğini tutanakla ispatlamalıdır.
- Soruya itiraz edilmesi hâlinde itirazın ve mahkeme başkanının kararının tutanağa geçirilmesi gerekir; karar yazılı olmadan itirazın sonucu ileri sürülemez.
- Doğrudan soru sorma yetkisinin dışında kalan kişinin (sanık veya katılan) doğrudan soru sormaya çalışması hâlinde, bu durum tutanağa geçirilmelidir; karşı taraf bu eksikliği ileri sürerek savunma hakkının kısıtlandığını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.43: Tanığın duruşmada dinlenmesine ilişkin genel hükümler; bu maddede soru sorulan kişilerin duruşmaya çağrılmasının dayanağıdır.
- 5271 m.203: Duruşmanın düzenine aykırı davranışlar ve disiplin yaptırımlarını düzenler; madde 201'deki 'duruşma disiplini' ölçütü bu hükümlerle birlikte okunur.
- 5271 m.215: Duruşmada sorunun, sanık veya tanıkla ilgili hâkim veya mahkeme başkanının tutumuna ilişkin yetkilerini düzenleyen hüküm; madde 201'in uygulamasında hâkimin soru sorabilmesinin dayanağı olarak anılır.
- 5271 m.216: Duruşmada sanık veya tanıkların dinlenmesine ilişkin usulü düzenler; madde 201 kapsamındaki soru yöneltme işlemiyle birlikte uygulanır.

## [CMK m.202 — Tercüman bulundurulacak hâller](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-202)

Madde, Türkçe bilmeyen sanık veya mağdura tercüman bulundurulmasını, engelli sanık ve mağdura esaslı noktaların anlayabilecekleri biçimde anlatılmasını, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklara bu kuralların uygulanmasını ve Türkçe bilen sanığın belirli aşamalarda başka bir dilde sözlü savunma yapma imkânını düzenler. Kişi bakımından sanık ve mağdur ile soruşturma evresinde dinlenen şüpheli ve tanıklar hedef alınmıştır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: tercümanın listesinin oluşturulması ve tercümanın görev yapma usulü için yönetmelik hükmü dışında ayrıntı (m.202/5 bakımından yönetmelik); duruşmanın tutanağa geçirilmesi ve tercümanın yeminine ilişkin usul (m.202 dışındaki ilgili CMK hükümleri); tanığın tercüman yoluyla dinlenmesine dair genel tanıklık usulü (m.45 ve devamı bakımından tanık dinleme kuralları).

### Tercüman bulundurulacak hâller: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esaslı noktalar**: Duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin, tercüme edilmesi zorunlu olan başlıca hususlardır. Dosyanın tümünün tercüme edilmesi gerekmez; kanun bu kapsamı sınırlı tutmuştur.
- **Meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeme**: Kişinin kendini ifade edebilecek ve duruşmada söylenenleri anlayabilecek düzeyde Türkçeye hâkim olmaması halidir. Türkçe bilen ama kendini daha iyi ifade edebileceği başka dili seçen kişi bu kapsamda değildir.
- **Engelli**: Duyma, konuşma veya görme gibi bir engeli nedeniyle iddia ve savunmayı doğrudan anlayamayan veya anlatamayan sanık ve mağdurdur. Bu halde tercüman yerine anlayabileceği biçimde anlatma yöntemi uygulanır.
- **Tercüman listesi**: İl adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listedir. Sanığın dördüncü fıkra kapsamında seçtiği tercüman bu listeden seçilir.
- **Başka bir dilde sözlü savunma**: Türkçe bilen sanığın, iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği dilde yaptığı savunmadır. Bu hak yalnızca bu iki anla sınırlıdır.

### Tercüman bulundurulacak hâller: hangi şartlar aranır?

- Sanığın veya mağdurun meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi gerekir; bu halde mahkeme tarafından atanan tercüman bulundurulmalıdır.
- Tercüme edilecek kapsamın duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalarla sınırlı olduğu gözetilmelidir.
- Engelli sanık veya mağdur bulunduğunda iddia ve savunmanın esaslı noktalarının anlayabilecekleri biçimde anlatılması gerekir.
- Soruşturma evresinde şüpheli, mağdur veya tanık dinlenecekse ve bu kişilerin dil veya engel durumu varsa, tercümanın hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanması gerekir.
- Türkçe bilen sanığın dördüncü fıkra kapsamında başka dilde savunma yapabilmesi için iddianamenin anlatılmış veya esas hakkındaki mütalaanın verilmiş olması gerekir.
- Dördüncü fıkraya dayanılan hâlde sanığın kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan etmesi ve tercümanı beşinci fıkradaki listeden seçmesi gerekir.
- Bu imkânın yargılamanın sürüncemede bırakılması amacıyla kullanılmaması, yani kötüye kullanılmaması gerekir.

### Tercüman bulundurulacak hâller: hangi sonuçları doğurur?

- Türkçe bilmeyen sanık veya mağdur için tercüman atanmaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve hükmün bozulmasına yol açabilir.
- Engelli sanık veya mağdura esaslı noktalar anlayabileceği biçimde anlatılmazsa usule aykırılık oluşur.
- Dördüncü fıkraya dayanan başka dilde savunmanın kullanılması, sanığın seçtiği tercümanın hazır bulunmasına bağlıdır.
- Dördüncü fıkradaki imkânın kötüye kullanılması hâlinde bu imkân sona erdirilebilir; kötüye kullanılmanın varlığı somut olaya göre değerlendirilir.
- Türkçe bilen ve susma hakkını kullanarak savunma yapan sanık için dördüncü fıkra kapsamında tercüman bulundurulması zorunlu değildir.
- Soruşturma evresinde tercüman atanmazsa dinlenen şüphelinin veya tanığın ifadesinin hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelir.

### Türkçe bilmeyen sanık ile türkçe bilen sanık arasındaki fark nedir?

- Meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen sanık veya mağdur için ikinci ve birinci fıkra uyarınca tercüman zorunludur.
- Türkçe bilen sanık, kendini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde savunma yapmak isteyebilir.

Sonuç: Birinci durumda tercüman mahkemece atanır ve esaslı noktalar tercüme edilir. İkinci durumda savunma yalnızca dördüncü fıkradaki iki aşamadan sonra yapılabilir ve tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz.

### Genel tercüman ile dördüncü fıkradaki sanığın seçtiği tercüman arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki tercüman mahkemece atanır.
- Dördüncü fıkradaki tercüman sanığın beşinci fıkra listesinden seçtiği kişidir.

Sonuç: Dördüncü fıkrada tercüman seçimi sanığa bırakılmış, ancak giderler devlete yüklenmemiştir.

### Esaslı noktaların tercümesi ile dördüncü fıkra kapsamında başka dilde savunma arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamında yalnızca duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.
- Dördüncü fıkradaki savunma ise sanığın sözlü savunmasının tamamını kapsar.

Sonuç: Birinci fıkradaki tercüme sınırlı kalırken dördüncü fıkrada savunmanın tamamı başka dilde yapılabilir.

### Mahkemede dinlenen sanık veya mağdur ile soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanık arasındaki fark nedir?

- Duruşmada dil veya engel durumu olan sanık ve mağdur, birinci ve ikinci fıkra kapsamındadır.
- Soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanık için üçüncü fıkra aynı kuralları uygular.

Sonuç: Soruşturma evresinde tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.

### Tercüman bulundurulacak hâller: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Türkçe bilen sanığın tercüman talebini, dili yeterli bilmesi gerekçesiyle hiç değerlendirmeden reddetmek; talebin hukuki ihtiyaca dayanıp dayanmadığını araştırmamak.
- Birinci fıkradaki esaslı nokta sınırını dördüncü fıkradaki başka dilde savunmaya da uygulamak; dördüncü fıkrada savunmanın tamamı başka dilde yapılabilir.
- Dördüncü fıkradaki tercümanın giderlerini Devlet Hazinesine yüklemek; bu giderler karşılanmaz.
- Dördüncü fıkradaki tercümanı mahkemenin atadığı tercüman sanmak; sanığın beşinci fıkra listesinden seçtiği tercümandır.
- Soruşturma evresinde tercümanı mahkeme başkanı gibi bir merci ile atamak; atama hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.
- Engelli sanık için tercüman zorunluluğunu yalnız işaret dili ile sınırlamak; engel türüne göre anlatım yöntemi değişir.
- Susma hakkını kullanarak savunma yapan Türkçe bilen sanık için dördüncü fıkra kapsamında tercüman bulundurmayı zorunlu saymak.
- Kötüye kullanım iddiasını soyut biçimde kabul edip dördüncü fıkrayı uygulamamak; kötüye kullanılmanın somut delille ortaya konması gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dördüncü fıkrayı tercümandan yararlanma önemine işaret eden bir düzenleme olarak değerlendirmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/182 E., 2011/201 K., 11.10.2011)
- Yargıtay, Türkçe bilen sanığın kendini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği dilde savunma yapma talebini karşılamadan hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması sayarak bozma nedeni kabul etmektedir. (İkinci Bölüm, 2013/7806 E., 21.04.2016)
- Yargıtay, tercüman bulunmaksızın yapılan savunma alınmasında tutanağa tercüman atanıp atanmadığının ve savunmanın tercüman ile alınıp alınmadığının açıkça geçmesini aramaktadır. (Birinci Bölüm, 2014/2795 E., 30.06.2016)
- Yargıtay, Türkçe'yi iyi bilen ve susma hakkını kullanarak savunma yapan sanık için dördüncü fıkra kapsamında tercüman zorunluluğunu kabul etmemektedir. (İkinci Bölüm, 2013/2342 E., 21.01.2016)
- Anayasa Mahkemesi, dördüncü fıkrada tanınan imkânın sanığın sadece belirli bir aşamada kullanabildiği bir hak olması nedeniyle Türkçe dışındaki dilde savunma hakkını genel olarak kısıtlamadığını değerlendirmektedir. (Genel Kurul, 2014/15440 E., 22.05.2019)
- Anayasa Mahkemesi, tercüman hakkının sınırlı bir hak olduğunu, devletin tercüman isteyen herkese tercüman atamakla yükümlü olmadığını belirtmektedir. (2017/32 E., 2018/81 K., 11.07.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Tercüman bulundurulmaması iddiasını ileri süren taraf, sanığın veya mağdurun Türkçe bilmediğini ya da engel durumunu ispatla yükümlüdür.
- Sanığın Türkçe bilmediğinin ispatında tutanaklar, sanığın beyanları ve dosya içeriği esas alınır; dil yeterliliği tanık beyanı ile de ortaya konabilir.
- Dördüncü fıkraya dayanılan başka dilde savunma talebi tutanağa geçirilmelidir; tutanakta bu talebin yer almaması, talebin yapılmadığı yönünde karine oluşturur.
- Tercüman atanıp atanmadığı ve savunmanın tercüman ile alınıp alınmadığı tutanakta açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde savunma hakkının kısıtlandığı iddiası güçlenir.
- Dördüncü fıkrada imkânın kötüye kullanıldığını ileri süren mahkeme, bu iddiayı dosya içeriğiyle ortaya koymalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.202: Maddenin kendisidir; birinci fıkradan dördüncü fıkraya kadar olan kurallar bu maddede düzenlenmiştir.
- 5271 m.201: Duruşmada tarafların soru yöneltme hakkına ilişkin hüküm olup tercüman aracılığıyla yapılan sorulara da uygulanır.

## [CMK m.203 — Hâkim veya başkanın yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-203)

Madde, duruşmanın düzeninin kimin tarafından sağlanacağını, duruşmayı bozan kişinin salondan çıkarılmasını ve dışarı çıkarılırken direnen ya da karışıklık çıkaran kişiye disiplin hapsi uygulanmasını düzenler. Uygulama, duruşmada bulunan herkese, yani sanık, tanık, bilirkişi, katılan, dinleyici ve avukatlara karşı yapılabilir; ancak avukat ve çocuklar bakımından disiplin hapsi uygulanamaz. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: sanığın duruşmadan çıkarılması ve yokluğunda yargılamaya devam edilmesi (m.204), duruşma sırasında işlenen suç hakkında tutanak ve tutuklama (m.205), mahkemenin, tarafların itirazı üzerine başkanın tedbirini değerlendirmesi (m.197), duruşma salonundan çıkarılma kararına karşı kanun yolu ve disiplin hapsi kararının infazı ile itirazı (m.230).

### Hâkim veya başkanın yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Duruşma düzeni**: Duruşmanın kanunda öngörülen sıra ve usulde yürütülmesini ifade eder. Düzenin sağlanması mahkeme başkanı veya hâkimin görevidir.
- **Duruşma disiplini**: Duruşmanın sükûnet içinde yürütülmesini ifade eder. Düzen usul kurallarının uygulanmasıyla, disiplin ise bu düzenin sakin biçimde sürdürülmesiyle ilgilidir.
- **Salondan çıkarma**: Düzeni bozan kişinin duruşma salonunun dışına çıkarılmasını emreden tedbirdir. Savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluna bağlıdır.
- **Disiplin hapsi**: Salondan çıkarılmaya direnen veya karışıklığa neden olan kişiye, hâkim veya mahkemenin kararıyla derhâl uygulanan yaptırımdır. Süresi dört güne kadardır.

### Hâkim veya başkanın yetkisi: hangi şartlar aranır?

- Duruşmanın düzenini bozan bir davranışın bulunması gerekir; bu davranış duruşma salonunda, duruşma sırasında gerçekleşmiş olmalıdır.
- Düzeni bozan kişinin salondan çıkarılmasını emreden kararın mahkeme başkanı veya hâkim tarafından verilmesi gerekir.
- Çıkarma emrinin, sanığın savunma hakkının kullanılmasını engellemeyecek biçimde verilmesi gerekir.
- Disiplin hapsi için kişinin dışarı çıkarılması sırasında direnç göstermesi veya karışıklığa neden olması gerekir.
- Disiplin hapsine karar verilebilmesi için bir hâkim veya mahkeme kararı bulunmalıdır; karar derhâl alınmalıdır.
- Disiplin hapsi kararında hedef kişinin avukat olmaması gerekir.
- Disiplin hapsi kararında hedef kişinin çocuk olmaması gerekir.
- Disiplin hapsinin süresi dört güne kadar olmalıdır.

### Hâkim veya başkanın yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Düzeni bozan kişi salondan çıkarılır; çıkarma emrine uyulmazsa ve direnç gösterilir veya karışıklık çıkarılırsa kişi yakalanır.
- Yakalanan kişi hakkında hâkim veya mahkeme kararıyla derhâl dört güne kadar disiplin hapsi verilebilir.
- Avukatlar hakkında disiplin hapsi verilemez; avukatlar için ayrı disiplin sistemi uygulanır.
- Çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanamaz.
- Çıkarma kararı savunma hakkını engelleyecek biçimde verilmişse bu tedbir hukuka aykırı olur.
- Duruşma düzenini bozan kişi, direnç ya da karışıklık göstermeden dışarı çıkarılmışsa disiplin hapsi doğmaz.

### Salondan çıkarma ile disiplin hapsi arasındaki fark nedir?

- Salondan çıkarma, düzeni bozan herkese yönelik bir usul tedbiridir ve yalnızca çıkarılmayı emreder.
- Disiplin hapsi, çıkarılma emrine direnen ya da karışıklığa yol açan kişiye uygulanan ayrı bir yaptırımdır.

Sonuç: Çıkarma emrine uyulmuşsa disiplin hapsi doğmaz; direnç veya karışıklık varsa ayrıca karar verilebilir.

### Avukat ile diğer katılımcılar arasındaki fark nedir?

- Avukat, duruşma düzenini bozsa bile hakkında disiplin hapsi kararı verilemez.
- Sanık, tanık, katılan ve dinleyici gibi diğer kişiler hakkında disiplin hapsi uygulanabilir.

Sonuç: Avukat için ayrı disiplin sistemi işler; diğer kişiler hakkında doğrudan dört güne kadar disiplin hapsi kararı verilebilir.

### Çocuk ile yetişkin arasındaki fark nedir?

- Çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.
- Yetişkinler hakkında, koşulları varsa disiplin hapsi uygulanabilir.

Sonuç: Çocuğun düzeni bozması halinde salondan çıkarılması mümkündür; ancak disiplin hapsi yoluna gidilemez.

### Sanık için çıkarma ile diğer kişiler için çıkarma arasındaki fark nedir?

- Sanığın çıkarılması hem bu madde hem m.204 kapsamında ayrıca değerlendirilir ve savunma hakkı ağırlıklı olarak korunur.
- Tanık, dinleyici gibi kişilerin çıkarılmasında savunma hakkı ile doğrudan çatışma daha az olabilir.

Sonuç: Sanığın çıkarılması m.204 hükümlerine bağlanır; yokluğunda devam kararı m.204 kapsamında verilir.

### Hâkim veya başkanın yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Salondan çıkarma ile disiplin hapsini aynı yaptırım saymak; çıkarma tek başına disiplin hapsi doğurmaz.
- Avukatlara disiplin hapsi uygulanabileceğini düşünmek; avukatlar için ayrı disiplin sistemi işler.
- Çocuğun düzeni bozması halinde salondan çıkarmayı da yasaklı saymak; yasak yalnız disiplin hapsine ilişkindir.
- Dört günlük süreyi kesin bir süre gibi uygulamak; kanun 'dört güne kadar' demektedir, azami sınırdır.
- Tanığın ifadesi tamamlanmadan salondan çıkarmak; bu, sanığın savunma hakkını kısıtlar.
- Düzeni bozan sözleri uyarı yapılmadan ve ilk aşamada ifade hürriyeti kapsamında değerlendirmeden doğrudan çıkarmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin, tarafın davranışının uyarıya rağmen sürmesi halinde salondan çıkarma kararı verebildiği kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2011/1954 E., 2012/1981 K., 06.02.2012)
- Salondan çıkarmanın savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yapılmaması gerektiği kabul edilmektedir; tanığın ifadesi tamamlanmadan çıkarılması savunma hakkını ihlal eder. (2. Ceza Dairesi, 2011/1954 E., 2012/1981 K., 06.02.2012)
- Sanığın, uyarılara rağmen müdahalesi nedeniyle salondan çıkarılmasının, sonraki duruşmalara kabul edilmeme kararıyla birlikte değerlendirilebildiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2008/15464 E., 2008/18029 K., 08.10.2008)
- Avukatın duruşma disiplinini bozmasında, bu durumun katlanılamaz derecede olup olmadığına ve yargılamanın yürütülmesini tehlikeye sokup sokmadığına bakılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/360 E., 2009/423 K., 14.10.2009)
- Duruşma düzeninin bozulmadığı kabul edilen hallerde, sert, eleştirel veya protesto niteliğindeki sözlerin ifade hürriyeti ve savunma hakkı kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/90 E., 2022/190 K., 22.03.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Salondan çıkarma kararının dayanağı olan davranışı, duruşma tutanağından ve mahkeme başkanının ya da hâkimin tespitinden izlenebilir; bu davranışın uyarı sonrasında devam ettiğini mahkeme ortaya koymalıdır.
- Disiplin hapsi kararının dayanağı, kişinin direnç gösterdiği veya karışıklık çıkardığı hususunun tutanağa geçirilmiş olmasıdır; bu olguyu tutanak ve tanık beyanıyla ortaya koymak gerekir.
- Avukatın disiplin hapsi dışında bir yaptırıma tabi tutulduğu iddiasında, avukatın duruşma düzenini katlanılamaz biçimde bozduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
- Çocuk olduğu iddiası, nüfus kaydı veya kimlik belgesi ile ispatlanır; bu iddiayı ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Salondan çıkarma kararının savunma hakkını engellediği iddiasında bulunan sanık veya müdafi, tanığın sorgusunun tamamlanmadığını ya da sanığın savunmasının kısıtlandığını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.204](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-204): Sanığın duruşmadan çıkarılması ve yokluğunda yargılamaya devam edilmesini düzenler; m.203 ile sanık bakımından çıkarma tedbiri birlikte okunur.
- [5271 sayılı Kanun m.205](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-205): Duruşma sırasında suç işlenmesi halinde tutanak düzenlenmesini ve tutuklamayı düzenler; m.203'ten ayrı bir yaptırım yoludur.
- [5271 sayılı Kanun m.192](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-192): Duruşmayı mahkeme başkanı veya hâkimin yönettiğini ve delilleri ikame ettirdiğini düzenler; m.203'ün dayandığı yetki çerçevesini belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.197](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-197): Başkanın emrettiği bir tedbire taraf itiraz ederse mahkemenin karar vermesini düzenler; m.203 kararlarına karşı itiraz yolunu tamamlar.
- [5271 sayılı Kanun m.230](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-230): Disiplin hapsi ve diğer disiplin yaptırımlarına ilişkin itiraz ve infaz usulünü düzenler; m.203 kararının uygulanmasında devreye girer.

## [CMK m.204 — Sanığın dışarı çıkarılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-204)

CMK m.204, duruşma sırasında davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın duruşma salonundan çıkarılmasını, bu hâlde sanığın yokluğunda oturumun sürdürülüp bitirilmesini, müdafi görevlendirilmesini ve sanık oturuma yeniden alındığında yokluğunda yapılan işlemlerin açıklanmasını düzenler. Hüküm sanık hakkında uygulanır; duruşma salonundan çıkarma kararı mahkemeye aittir. Sanığın duruşmaya çağrılması, zorla getirilmesi ve yakalama emri (m.195 ve devamı), sorgunun istinabe yoluyla yapılması ve duruşmadan bağışık tutulması (m.196 ve devamı ile ilgili hükümler) ile tutuklu sanığın salıverilmesi (m.104) bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Sorgu sırasında tanığın ya da suç ortağının yüzüne karşı sanığın salondan çıkarılmasına ilişkin ayrı hüküm de (m.200) bu maddenin dışındadır.

### Sanığın dışarı çıkarılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Duruşma düzeni**: Duruşmanın delillerin ortaya konulması ve tarafların temsil edilmesi için gereken sıra ve işleyişidir. Usul kurallarının kanunda belirtilen sırayla uygulanmasını ifade eder.
- **Duruşma disiplini**: Duruşmanın sükûnet içinde yürütülmesidir. Uyarıya rağmen sürdürülen, düzeni bozan hareketlerle ihlal edilir. Düzen ile disiplin birbirinden ayrı kavramlardır.
- **Yokluğunda sürdürme**: Sanığın duruşma salonundan çıkarılması hâlinde, mahkemenin sanığın hazır bulunmasını savunma bakımından zorunlu görmediği durumda oturumu sanık olmaksızın yürütmesi ve bitirmesidir. Sanığın hazır bulunmasının zorunlu görülüp görülmediği dosyanın durumuna bağlıdır.
- **Zorunlu müdafi**: Sanığın müdafii bulunmadığında, yokluğunda sürdürülen oturum için barodan görevlendirilen avukattır. Bu görevlendirme mahkemenin barodan istemesiyle yapılır.

### Sanığın dışarı çıkarılması: hangi şartlar aranır?

- Sanığın davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılmalıdır.
- Tehlikenin varlığı soyut kuşkuya değil, somut olgu ve emarelere dayanmalıdır; yalnızca 'tehlikeye sokabileceğinden kuşkulanılması' yeterli değildir.
- Çıkarma kararını mahkeme vermelidir; bu karar takdire bağlı değil, tehlikenin varlığı hâlinde zorunludur.
- Sanığın duruşmada hazır bulunmasının savunması bakımından zorunlu görülmemesi gerekir; zorunlu görülüyorsa oturum yokluğunda sürdürülemez.
- Sanığın müdafii bulunmuyorsa, mahkemenin barodan müdafi görevlendirilmesini istemesi gerekir.
- Sanık oturuma yeniden alındığında, yokluğunda yapılan işlemlerin kendisine açıklanması gerekir.

### Sanığın dışarı çıkarılması: hangi sonuçları doğurur?

- Tehlike hâli gerçekleştiğinde sanık duruşma salonundan çıkarılır.
- Mahkeme sanığın hazır bulunmasını savunması bakımından zorunlu görmezse oturum sanığın yokluğunda sürdürülür ve bitirilir.
- Sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister; müdafi olmadan yokluğunda oturum sürdürülmez.
- Sanık oturuma yeniden alındığında yokluğunda yapılan işlemler kendisine açıklanır.
- Hazır bulunmasının savunma için zorunlu görüldüğü hâllerde oturum sanığın yokluğunda sürdürülemez.
- Tehlike gerçekten doğmamışsa sanığın çıkarılmasına karar verilemez; bu hâlde çıkarma kararı hukuka aykırı olur ve savunma hakkını kısıtlar.
- Yokluğunda yapılan işlemler sanığa açıklanmadan yeniden alınan sanık hakkında hüküm kurulması savunma hakkının ihlali sayılır.
- Tanıkların dinlendiği oturumlardan çıkarılan sanığa soru sorma ve tanık beyanına karşı söz hakkı tanınmazsa savunma hakkı kısıtlanmış olur.

### Çıkarma ile yokluğunda sürdürme arasındaki fark nedir?

- Sanığın salondan çıkarılması, davranışların duruşma düzenini tehlikeye sokmasına dayanan bir tedbirdir.
- Yokluğunda sürdürme, çıkarılan sanığın hazır bulunmasının savunma için zorunlu olmadığı dosya durumunda oturumun onsuz yürütülmesidir.

Sonuç: Çıkarma tek başına yargılamayı sanıksız bitirme yetkisi vermez. Sanığın savunma açısından hazır bulunması zorunlu görülüyorsa oturum sürdürülemez.

### Duruşma düzeni ile duruşma disiplini arasındaki fark nedir?

- Duruşma düzeni, usul kurallarının kanunda belirtilen sırayla uygulanmasıdır.
- Duruşma disiplini, bu düzenin sükûnet içinde yürütülmesidir.

Sonuç: Çıkarma ancak disiplin ihlali ile duruşmanın düzenli yürütülmesinin tehlikeye girmesi birlikte bulunduğunda söz konusu olur.

### Sanık ile avukat açısından çıkarma arasındaki fark nedir?

- Sanığın çıkarılması, m.204 kapsamında tehlike hâlinde mümkündür.
- Avukatın çıkarılması, maddenin üçüncü fıkrasındaki disiplin mekanizması ile ayrı değerlendirilir ve sanığa tanınan çıkarma şartlarının ihlali gerekir.

Sonuç: Avukat için m.204 tek başına çıkarma gerekçesi sayılmaz; avukatın çıkarılması savunma hakkını kısıtlayacağından sınırlı tutulur.

### Sanığın dışarı çıkarılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Soyut kuşkuya dayanarak sanığı çıkarmak; madde tehlikenin varlığını somut olgularla aramaktadır.
- Sanığın yalnızca konuşması, uyarıları dinlememesi ya da sözünü kesmesi gibi davranışları tehlike saymak; bu davranışlar tek başına tehlike oluşturmaz.
- Sanığın hazır bulunmasının savunma açısından zorunlu olduğu hâlde oturumu yokluğunda sürdürmek.
- Müdafi bulunmadığı hâlde barodan görevlendirme istemeden yokluğunda oturumu sürdürmek.
- Yeniden alınan sanığa yokluğunda yapılan işlemleri, özellikle tanık beyanlarını açıklamamak.
- Avukatı m.204 kapsamında sanık gibi değerlendirip salondan çıkarmak; avukat için ayrı ve sınırlı bir disiplin mekanizması vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Sanığın yokluğunda oturumun sürdürülmesi, tanıkların dinlendiği oturumlarda sanığa soru sorma ve beyanlara karşı söz hakkı tanınmadan yapılırsa savunma hakkının kısıtlanması sayılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2022/6545 E., 2024/4762 K., 03.06.2024; 5. Ceza Dairesi, 2021/7396 E., 2023/2716 K., 14.03.2023)
- Çıkarılan sanığa yokluğunda yapılan işlemlerin, özellikle tanık beyanlarının okunmaması m.204'e aykırılık ve savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2021/7396 E., 2023/2716 K., 14.03.2023; 6. Ceza Dairesi, 2024/511 E., 2025/11676 K., 22.12.2025)
- Tehlike hâlinin varlığı için somut olgu ve emare aranmakta; sanığın konuşması, uyarıları dinlememesi ve tanığın sözünü kesmesi gibi davranışların tek başına tehlike sayılmadığı kabul edilmektedir. (2018/96 E., 2023/222 K., 27.12.2023)
- Sanığın sert, eleştirel ve münasebetsiz sözleri ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmekte, çıkarma son çare olarak görülmektedir. (2018/96 E., 2023/222 K., 27.12.2023)
- Avukatın itirazı ve sert konuşması tek başına çıkarma gerekçesi sayılmamakta; m.204'teki katı koşul aranmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2021/4129 E., 2023/7346 K., 18.10.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Çıkarma kararının gerekçesi, tehlikeyi doğuran somut olgu ve emareleri tutanağa geçirilmiş olmalıdır; bu olgunun varlığını ileri süren ve ispatlayan taraf mahkemedir ve mahkemenin tutanağa dayanması gerekir.
- Sanığın davranışının duruşma düzenini tehlikeye soktuğu, tutanak, zabıt ve duruşmada bulunanların beyanları ile ortaya konur.
- Sanığın, tehlikenin yokluğunu ileri sürmesi hâlinde, davranışının ifade hürriyeti kapsamında kaldığını savunması yeterlidir; bu savunmayı ispat yükü mahkemededir.
- Yokluğunda yapılan işlemlerin sanığa açıklandığı, oturum tutanağına geçirilmelidir; açıklanmadığı iddiasını ileri süren sanık ya da müdafi bu hususu ispatlamakla yükümlüdür.
- Müdafi görevlendirilmemiş olması hâlinde, barodan görevlendirme talebinin yazılı belgesi ve atanan müdafiin oturuma katılımı ile ispat sağlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.203: Duruşma düzeninin ve disiplininin sağlanmasına ilişkin genel hükümdür; m.204 çıkarmanın bu düzen ve disiplin bozulması bağlamındaki özel hâlini düzenler.
- 5271 m.191: Sanığın savunmasının alınmasına ilişkin usul kurallarıdır; yokluğunda sürdürülen oturumda savunma hakkının korunması bakımından uygulama alanı bulur.
- 5271 m.205: Duruşma salonunda suç işleyen kişi hakkında tutanak düzenlenmesi ve tutuklama kararı verilebilmesine ilişkin hükümdür; m.204 çıkarmanın ötesindeki yaptırım olarak bağlantılıdır.
- 5271 m.230: Uyarıya rağmen çıkarmaya direnen kişiye uygulanacak disiplin hapsine ilişkin hükümdür; m.204'ün tamamlayıcısıdır.

## [CMK m.205 — Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-205)

Madde, duruşma sırasında bir kimsenin suç işlemesi hâlinde mahkemenin izleyeceği işlemleri düzenler. Bu işlemler olayın tespiti, bunun tutanakla kayda geçirilmesi, tutanağın yetkili makama gönderilmesi ve gerek görülürse failin tutuklanmasına karar verilmesidir. Madde, duruşma düzenini bozan davranışlara uygulanan disiplin yaptırımlarını (disiplin hapsi, salondan çıkarma) düzenlemez; bu konu CMK m.203'tedir. Maddenin uygulanması, duruşmanın yapıldığı her türlü mahkeme için ve duruşma sırasında işlenen suçlar bakımından geçerlidir. Mahkeme dışında işlenen suçlar, soruşturma evresinde kolluk ve savcılığın işlemleri ile tutuklamaya ilişkin genel hükümler bu maddenin kapsamına girmez (CMK m.90 ve m.100 gibi genel yakalama ve tutuklama düzenlemeleri ayrıca uygulanır). Duruşma düzeni ile disiplin hapsi, sanığın duruşmadan çıkarılması ve yokluğunda yargılama konuları da bu maddede düzenlenmez (CMK m.203 ve m.204). Suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ve kovuşturma koşulları da madde kapsamında değildir."

### Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Duruşma sırasında suç**: Duruşma süresince, yani mahkemenin oturumda bulunduğu sırada işlenen ve bu nedenle mahkemenin doğrudan işlem yapmasını gerektiren eylemdir. Eylemin hangi suç tipine girdiği, ağırlığı ya da kimin aleyhine işlendiği maddenin uygulanmasını değiştirmez.
- **Olayın tespiti**: Mahkemenin suçun gerçekleştiğini ve failini kendi gözlemi ile saptamasıdır. Tespit bir tutanakla kayda geçirilir; tutanakta olayın nasıl gerçekleştiği ve faillerin kimliği yer alır.
- **Tutanak**: Mahkemenin olayı tespit ederken düzenlediği yazılı kayıttır ve yetkili makama gönderilir. Uygulamada tutanağın olayı ayrıntılı anlatması ve tanık isimleri dahil delilleri kapsaması beklenir.
- **Yetkili makam**: Tutanağın gönderildiği, soruşturmayı yürütmekle görevli makamdır. Madde metni makamı adlandırmaz; uygulamada Cumhuriyet başsavcılığına gönderme yapılır.
- **Tutuklama kararı**: Failin tutulmasına yönelik, mahkemenin takdirine bırakılan isteğe bağlı bir karardır. Madde zorunlu bir tutuklama öngörmediğinden, mahkeme gerek görmediği takdirde tutuklama kararı vermez.

### Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem: hangi şartlar aranır?

- Bir kimsenin duruşma sırasında bir suç işlemiş olması gerekir.
- Mahkemenin olayı kendi tespiti ile saptaması gerekir.
- Mahkemenin bu tespite ilişkin tutanak düzenleyip yetkili makama göndermesi gerekir.
- Tutuklama kararı verilebilmesi için mahkemenin bunu gerekli görmesi gerekir; bu bir takdir yetkisidir ve zorunlu değildir.

### Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem: hangi sonuçları doğurur?

- Duruşma sırasında suç işlendiğinde mahkeme olayı tespit eder ve tutanak düzenler.
- Tutanak yetkili makama gönderilir; bu, mahkemenin zorunlu bir ödevidir.
- Mahkeme gerek görürse failin tutuklanmasına karar verebilir; gerek görmezse tutuklama kararı vermez.
- Mahkemenin tutanak düzenlememesi veya yetkili makama göndermemesi hâlinde, uygulamada hâkimler için TCK m.279 (suçu bildirmeme) ve başsavcı için görevi kötüye kullanma veya görevi savsama suçlarının oluşabileceği ileri sürülmektedir.
- Mahkemenin tutuklama kararı, fail hakkında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir kararın konusudur ve bu karara itiraz yolu açıktır.
- Madde suçun ağırlığına veya suçun kimin aleyhine işlendiğine göre ayrım yapmaz; işlem aynıdır.

### Tutanak ile tutuklama arasındaki fark nedir?

- Tutanak gönderme işlemi, suçun duruşmada işlenmesi hâlinde mahkemenin her durumda yapması gereken zorunlu bir işlemdir.
- Tutuklama, mahkemenin gerek görmesine bağlı isteğe bağlı bir işlemdir.

Sonuç: Mahkeme tutanağı göndermekle yükümlüdür, tutuklamaya ise karar vermeyebilir.

### Duruşma sırasında işlenen suç ile duruşma düzenini bozma arasındaki fark nedir?

- Bu maddede, duruşmada işlenen suç tutanakla yetkili makama gönderilir ve tutuklama gündeme gelir.
- Duruşma düzenini bozan davranışlar CMK m.203 kapsamında salondan çıkarma ve disiplin hapsi ile karşılanır.

Sonuç: Düzeni bozan davranış suç oluşturmuyorsa bu madde uygulanmaz; disiplin yaptırımı söz konusu olur. Suç oluşturan davranış ise hem bu madde hem de disiplin yaptırımı açısından değerlendirilebilir.

### Duruşma sırasında suç ile duruşma dışında suç arasındaki fark nedir?

- Duruşma sırasında işlenen suçta mahkeme olayı kendisi tespit eder.
- Duruşma dışında işlenen suçta soruşturma, kolluk ve savcılık eliyle yürütülür.

Sonuç: Mahkemenin doğrudan tespit ve tutanak yetkisi yalnız duruşma sırasında işlenen suçlarda vardır.

### Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Duruşma sırasında işlenen suçta olayı tespit edip tutanağı yetkili makama göndermek yerine, mağdurun şikâyetini veya ihbarını beklemek; bu madde mahkemeye ilk işlemi zorunlu olarak yükler.
- Tutuklamayı zorunlu sanmak; madde tutuklamayı mahkemenin gerek görmesine bağlar.
- Tutanağı yalnız kimlik ve eylem anlatımıyla sınırlamak; tanık isimleri dahil olay yerindeki diğer delillerin de tespiti gerekir.
- Savunma hakkı kapsamındaki sert veya eleştirel sözleri hemen suç saymak; bu sözlerin suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Duruşma düzenini bozan davranışa madde 205 ile birlikte disiplin hapsi uygulamak; disiplin yaptırımı CMK m.203 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
- Mahkemenin tutanak düzenlememesini sorunsuz saymak; bu durumda TCK m.279 gündeme gelebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Duruşma düzenini bozan davranışlar çoğu kez suç oluşturup oluşturmadığı ayrılmadan mağdurun şikâyetine bırakılmaktadır; uygulamada bu eğilim eleştirilmekte, mahkemenin kendiliğinden tutanak düzenleyip göndermesi gerektiği vurgulanmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2008/15464 E., 2008/18029 K., 08.10.2008)
- Tutuklama kararı verilirken, duruşmanın düzenli yürütülmesini ve sanığın savunma hakkını kısıtlamayacak biçimde, somut olay değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (16. Ceza Dairesi, 2015/4672 E., 2016/2330 K., 21.04.2016)
- Mahkemenin duruşmada işlenen suç nedeniyle verdiği tutuklama kararı, yakalama ve tutuklama konusunda genel ilkeler çerçevesinde değerlendirilmektedir. (2020/53 E., 2021/55 K., 14.07.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Duruşma sırasında suçun işlendiğini ileri süren taraf, mahkeme tutanağı ve oturum tutanağı ile bu durumu gösterir; suçun işlendiği hususu öncelikle mahkemenin kendi tespitine dayanır.
- Olayın tespiti duruşma tutanağı, görüntü veya ses kaydı ve oradaki tanıkların beyanları ile yapılır; mahkemenin tutanağında olayın nasıl gerçekleştiği ve tanık isimleri yer almalıdır.
- Tutuklama kararı için mahkemenin gerek duyduğu gerekçenin karar yazısında açıkça ortaya konulması gerekir.
- Savunma, eylemin suç oluşturmadığını, sözlerin savunma hakkı kapsamında kaldığını ileri sürerse bunu somut olarak göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.203: Duruşma düzenini bozan kişiye salondan çıkarma ve disiplin hapsi uygulanmasını düzenler; suç oluşturmayan düzen bozma hâlleri bu yolla çözülür.
- 5271 m.204: Duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokan sanığın salondan çıkarılması ve yokluğunda yargılama hâllerini düzenler.
- 5271 m.90: Kişinin yakalanmasına ilişkin genel hükümdür; uygulamada duruşma dışına çıkan fail için bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 5237 sayılı Kanun m.279: Mahkemenin kamu adına soruşturulan veya kovuşturulan suçu bildirmemesi hâlinde gündeme gelebilecek suç tipidir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | [m.196](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-196) | (2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. |
| bir hafta | [m.198](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-198) | (1) Duruşma, sanık hazır bulunmaksızın yapılırsa, mahkemenin karar ve işlemlerinin kendisine tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek için sanık, kanunî nedenlere dayanarak, mahkemenin o… |
| dört güne | [m.203](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-203) | (3) Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. |

## Konuda geçen kararlar

- 2018/96 E., 2023/222 K., 27.12.2023 (m.203, m.204)
- 2020/53 E., 2021/55 K., 14.07.2021 (m.205)
- 2017/32 E., 2018/81 K., 11.07.2018 (m.202)
- 2008/12 E., 2011/104 K., 16.06.2011 (m.201)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/90 E., 2022/190 K., 22.03.2022 (m.203)
- Ceza Genel Kurulu, 2015/904 E., 2016/232 K., 03.05.2016 (m.195)
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/48 E., 2012/133 K., 14.03.2012 (m.200)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/663 E., 2011/801 K., 16.12.2011 (m.200)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/652 E., 2011/790 K., 16.12.2011 (m.200)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/653 E., 2011/791 K., 16.12.2011 (m.200)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/654 E., 2011/792 K., 16.12.2011 (m.200)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/655 E., 2011/793 K., 16.12.2011 (m.200)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/192 E., 2011/241 K., 22.11.2011 (m.196)
- Ceza Genel Kurulu, 2011/182 E., 2011/201 K., 11.10.2011 (m.202)
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/360 E., 2009/423 K., 14.10.2009 (m.203)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/243 E., 2009/86 K., 07.04.2009 (m.195)
- Ceza Genel Kurulu, 2008/1 E., 2008/26 K., 19.02.2008 (m.199)
- Ceza Genel Kurulu, 2006/302 E., 2006/290 K., 05.12.2006 (m.195)
- Ceza Genel Kurulu, 2006/298 E., 2006/289 K., 05.12.2006 (m.195)
- Ceza Genel Kurulu, 2006/299 E., 2006/281 K., 05.12.2006 (m.195)
- Ceza Genel Kurulu, 2006/300 E., 2006/276 K., 05.12.2006 (m.195)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/7498 E., 2026/898 K., 02.02.2026 (m.198)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/39633 E., 2026/1017 K., 14.01.2026 (m.197)
- 6. Ceza Dairesi, 2024/511 E., 2025/11676 K., 22.12.2025 (m.204)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/18282 E., 2025/10143 K., 24.11.2025 (m.198)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/6022 E., 2025/10153 K., 24.11.2025 (m.198)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/33191 E., 2025/23902 K., 13.10.2025 (m.197)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/33122 E., 2025/23909 K., 13.10.2025 (m.197)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/8160 E., 2025/14578 K., 29.09.2025 (m.194)
- 11. Ceza Dairesi, 2025/2842 E., 2025/10882 K., 08.09.2025 (m.194)
- 11. Ceza Dairesi, 2025/1637 E., 2025/10813 K., 08.09.2025 (m.194)
- 9. Ceza Dairesi, 2021/21203 E., 2025/5613 K., 23.06.2025 (m.201)
- 3. Ceza Dairesi, 2024/2397 E., 2025/17459 K., 17.06.2025 (m.197)
- 2. Ceza Dairesi, 2025/4707 E., 2025/11063 K., 16.06.2025 (m.201)
- 3. Ceza Dairesi, 2024/19417 E., 2025/15360 K., 22.05.2025 (m.197)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/16249 E., 2025/5221 K., 13.05.2025 (m.198)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/1759 E., 2025/5161 K., 12.05.2025 (m.198)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/18236 E., 2025/3431 K., 30.04.2025 (m.194)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/20197 E., 2025/12616 K., 29.04.2025 (m.197)
- 2. Ceza Dairesi, 2022/4817 E., 2025/7745 K., 29.04.2025 (m.201)
- 2. Ceza Dairesi, 2022/6909 E., 2025/6819 K., 17.04.2025 (m.201)
- 4. Ceza Dairesi, 2022/13336 E., 2025/6573 K., 14.04.2025 (m.194)
- 4. Ceza Dairesi, 2024/10795 E., 2025/5463 K., 24.03.2025 (m.194)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/6545 E., 2024/4762 K., 03.06.2024 (m.204)
- 11. Ceza Dairesi, 2021/4129 E., 2023/7346 K., 18.10.2023 (m.204)
- 5. Ceza Dairesi, 2021/7396 E., 2023/2716 K., 14.03.2023 (m.204)
- 16. Ceza Dairesi, 2015/4672 E., 2016/2330 K., 21.04.2016 (m.205)
- 2. Ceza Dairesi, 2011/1954 E., 2012/1981 K., 06.02.2012 (m.203)
- 16. Hukuk Dairesi, 2009/4393 E., 2009/4760 K., 29.06.2009 (m.198)
- 4. Ceza Dairesi, 2008/15464 E., 2008/18029 K., 08.10.2008 (m.203, m.205)
- 4. Ceza Dairesi, 2006/6474 E., 2007/10085 K., 28.11.2007 (m.204)
- 4. Ceza Dairesi, 2004/15800 E., 2006/9275 K., 11.04.2006 (m.199)
- Genel Kurul, 2018/313 E., 18.09.2025 (m.203)
- Genel Kurul, 2022/60188 E., 08.07.2025 (m.196)
- Genel Kurul, 2020/19752 E., 06.02.2025 (m.201)
- Genel Kurul, 2020/38783 E., 04.07.2024 (m.196)
- Genel Kurul, 2019/34180 E., 25.07.2023 (m.196)
- Genel Kurul, 2017/38732 E., 06.02.2020 (m.196)
- Genel Kurul, 2017/22672 E., 06.02.2020 (m.196)
- Genel Kurul, 2014/15440 E., 22.05.2019 (m.202)
- Birinci Bölüm, 2014/2795 E., 30.06.2016 (m.202)
- İkinci Bölüm, 2013/7806 E., 21.04.2016 (m.202)
- İkinci Bölüm, 2013/2342 E., 21.01.2016 (m.202)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.03.2023 (m.193).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/sanigin-durusmada-hazir-bulunmamasi-ve-sanigin-mahkemeden-uzaklasmasi
