---
title: "Suçlara ilişkin ihbarlar ve soruşturma — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.157–169"
last_amended: "2017-08-15"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/sorusturmanin-gizliligi-suclarin-ihbari-ve-sorusturma-islemleri"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Suçlara ilişkin ihbarlar ve soruşturma

Ceza Muhakemesi Hukuku › Soruşturma — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.157, soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizliliği ilkesini ve bu ilkenin sınırını düzenler: gizlilik kuralı, kanunun başka hüküm koyduğu hâller ve savunma haklarına zarar vermeme koşuluyla uygulanır. CMK m.158, suça ilişkin ihbar ve şikâyetin hangi makamlara yapılabileceğini, bu makamların ihbarı nereye ileteceğini, ihbar ve şikâyetin şekline dair kuralı ve ihbar ya da şikâyetin soruşturma açılmasına yer olmadığı kararına bağlanması hâllerini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.157–169 hükümlerini kapsar: soruşturmanın gizliliği, ihbar ve şikâyet, şüpheli ölümün ihbarı, bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi, cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri, soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi, soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması, adlî kolluk ve görevi, diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi, değerlendirme raporu yetkisi, yönetmelik, adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi, soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması.

- [CMK m.157 — Soruşturmanın gizliliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-157)
- [CMK m.158 — İhbar ve şikâyet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-158)
- [CMK m.159 — Şüpheli ölümün ihbarı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-159)
- [CMK m.160 — Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-160)
- [CMK m.161 — Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-161)
- [CMK m.162 — Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-162)
- [CMK m.163 — Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-163)
- [CMK m.164 — Adlî kolluk ve görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-164)
- [CMK m.165 — Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-165)
- [CMK m.166 — Değerlendirme raporu yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-166)
- [CMK m.167 — Yönetmelik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-167)
- [CMK m.168 — Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-168)
- [CMK m.169 — Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-169)

## [CMK m.157 — Soruşturmanın gizliliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-157)

Madde, soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizliliği ilkesini ve bu ilkenin sınırını düzenler: gizlilik kuralı, kanunun başka hüküm koyduğu hâller ve savunma haklarına zarar vermeme koşuluyla uygulanır. Kurala muhatap olarak soruşturma evresinde görev yapan Cumhuriyet savcısı, kolluk, soruşturmaya katılan herkes ve şüpheli ile müdafi bakımından bakılmalıdır. Madde, gizliliğin hangi işlemlere ve kişilere karşı ne ölçüde ileri sürülebileceğini somut olarak saymaz; kovuşturma evresinde duruşmanın açıklığını düzenlemez (m.182 ve devamı ile m.184-185 kapsamındaki istisnalar kovuşturma evresine aittir). Şüphelinin dosyayı inceleme yetkisini (m.153), ihbar ve şikâyeti (m.158), avukatın görüşme hakkını (m.154) ve gizliliğin ihlali hâlinde doğan cezai sorumluluğu (TCK m.285 ve m.286 bağlamı) bu madde düzenlemez.

### Soruşturmanın gizliliği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Soruşturma evresindeki usul işlemleri**: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar yürütülen işlemlerdir. Gizlilik kuralı bu işlemlerin tamamına yayılır, kovuşturma evresindeki işlemlere yayılmaz.
- **Gizlilik**: Soruşturma işlemlerinin kamuya ve taraflar dışındaki kişilere açık olmaması durumudur. Kanunun başka hüküm koyduğu hâllerde bu ilke geri çekilir.
- **Savunma haklarına zarar vermeme koşulu**: Gizliliğin, şüphelinin ve müdafiinin savunma imkânını ortadan kaldıracak biçimde ileri sürülemeyeceğini belirten sınırdır. Gizlilik, savunma hakkının önüne geçemez.
- **Kanunun başka hüküm koyduğu hâller**: Gizlilik ilkesinin kanunun ayrı bir düzenlemesiyle geri çekildiği durumlardır. Bu hâller madde metninde sayılmaz, başka maddelerde yer alır.

### Soruşturmanın gizliliği: hangi şartlar aranır?

- Gizlilik kuralının uygulanabilmesi için işlemin soruşturma evresinde yapılmış olması gerekir.
- İşlemin, kanunun gizliliği kaldıran açık bir hükmü kapsamına girmemesi gerekir.
- Gizliliğin ileri sürülmesi, şüphelinin veya müdafiinin savunma hakkına zarar vermemelidir.
- Gizlilik talebinin dayanağı olarak somut bir kanun hükmü gösterilebilmelidir; genel bir gizlilik gerekçesi yeterli değildir.

### Soruşturmanın gizliliği: hangi sonuçları doğurur?

- Soruşturma evresindeki usul işlemleri, kanunun ayrı hüküm koymadığı ölçüde kamuya ve taraflar dışındaki kişilere kapalıdır.
- Gizlilik ihlali, madde metninde bir yaptırım olarak düzenlenmez; ihlalin cezai sonuçları ayrı hükümlere göre belirlenir.
- Gizlilik savunma hakkına zarar verecek ölçüde ileri sürülemez; bu durumda gizlilik kuralı sınırlanır.
- Gizlilik ilkesi, Cumhuriyet savcısının gerektiğinde kamuyu bilgilendirme yetkisini ortadan kaldırmaz; ancak bu bilgilendirme soruşturmanın gizliliğini ve selametini bozmayacak biçimde yapılmalıdır.
- Madde emredici niteliktedir; sözleşmeyle ya da idari düzenlemeyle gizlilik kuralı devre dışı bırakılamaz.

### Soruşturma evresi ile kovuşturma evresi arasındaki fark nedir?

- Soruşturma evresinde usul işlemleri, kural olarak gizlidir.
- Kovuşturma evresinde duruşma, kural olarak açıktır ve gizlilik istisnadır.

Sonuç: Gizlilik kuralı yalnız soruşturma evresine uygulanır; kovuşturmada açıklık ilkesi geçerlidir.

### Gizlilik ile savunma hakkı arasındaki fark nedir?

- Gizlilik, soruşturmanın selameti ve suçsuzluk karinesinin korunması amacına dayanır.
- Savunma hakkı, şüphelinin delilleri bilmesini ve lehine olanı ileri sürmesini gerektirir.

Sonuç: Savunma hakkı gerektiriyorsa gizlilik geri çekilir; şüpheli dosya içeriğine erişebilir.

### Gizlilik ilkesi ile kanunun açık hükmü arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak soruşturma işlemleri gizlidir.
- Kanunun başka hüküm koyduğu hâllerde ise bu hükmün öngördüğü ölçüde gizlilik geri çekilir.

Sonuç: Hangi işlemin açık olduğu özel hükümlerden belirlenir; genel kuralla yetinilmez.

### Soruşturmanın gizliliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Soruşturma gizliliğini kovuşturma evresindeki duruşma açıklığı kuralıyla karıştırmak.
- Gizlilik ilkesini savunma makamına karşı genel bir engel saymak; madde savunma hakkına zarar vermeme koşulunu açıkça koyar.
- Kanunun başka hüküm koyduğu hâlleri aramadan gizlilik kuralını mutlak saymak.
- Soruşturma gizliliğini, savunma hakkını kısıtlamak için kullanmak; gizlilik ilkesi şüpheli aleyhine yorumlanamaz.
- Gizlilik ihlalinin cezai yaptırımını bu maddeden çıkarmak; yaptırım ayrı hükümlerdedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gizlilik kuralı, şüphelinin savunma hakkı ile ilgili olduğunda şüpheli lehine yorumlanır; şüphelinin lehine getirilen bu düzenleme onun aleyhine yorumlanmaz. (Genel Kurul, 2013/6367 E., 10.12.2015)
- Savunma makamına karşı genel bir soruşturma gizliliği iddiası, madde metnine dayanılarak ileri sürülemez. (Genel Kurul, 2013/6367 E., 10.12.2015)
- Kolluk, şüphelinin dosya içindeki delili incelemesine ilişkin talebini gizlilik gerekçesiyle reddedemez; bu yetki somut kısıtlama kararı olmadıkça geçerlidir. (Genel Kurul, 2013/6367 E., 10.12.2015)
- Soruşturma gizliliği gerekçesiyle, idari makamlar arasında adli olayların bildirilmesinin de gizlilik ihlali sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır; idare yargısı bu bildirimleri gizlilik ihlali saymamaktadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1587 E., 2021/604 K., 25.03.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Gizlilik ihlalini ileri süren taraf, işlemin soruşturma evresinde yapıldığını ve kanunun açık bir istisnası bulunmadığını ispatlamalıdır.
- İşlemin gizli olup olmadığı, soruşturma dosyasının tutanakları ve işlem belgeleriyle ispatlanır.
- Savunma hakkına zarar verildiği iddiası, şüphelinin dosyaya erişim talebinin reddedildiğini gösteren belgelerle ispatlanır.
- Gizlilik kuralının kanunun açık bir hükmüyle geri çekildiği savunmasını yapan taraf, o hükmü göstermek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.153](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-153): Şüphelinin ve müdafiinin soruşturma dosyasını inceleme yetkisini düzenler; gizlilik ilkesinin savunma hakkı yönünden sınırlandığı bir örnektir.
- [5271 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-154): Yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklu şüphelinin avukatla görüşmesini düzenler; savunma hakkının gizlilik karşısındaki güvencesidir.
- [5271 sayılı Kanun m.158](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-158): Suça ilişkin ihbar ve şikâyetin yapılacağı merciileri düzenler; gizlilik ilkesi bu bildirimlerin işlenişini de kapsar.
- 5237 sayılı Kanun: Gizlilik ilkesinin ihlalinin cezalandırılmasına ilişkin hükümleri içerir; madde bu ihlali kendisi cezalandırmaz.

## [CMK m.158 — İhbar ve şikâyet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-158)

Madde, suça ilişkin ihbar ve şikâyetin hangi makamlara yapılabileceğini, bu makamların ihbarı nereye ileteceğini, ihbar ve şikâyetin şekline dair kuralı ve ihbar ya da şikâyetin soruşturma açılmasına yer olmadığı kararına bağlanması hâllerini düzenler. Ayrıca soruşturma aşamasında şikâyete bağlı olmadığı sanılan bir suçun kovuşturma aşamasında şikâyete bağlı çıkması hâlinde davanın akıbetini belirler. Kurum ve kuruluşlara yapılan ihbarların gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi ve yurt dışı suçlarda elçilik ve konsolosluklara başvuru da bu kapsamdadır. Maddenin uygulanması, ihbar ve şikâyetin sonucunda soruşturmanın başlatılması, savcının iznine ya da yetkili mercie ait işlemlere, şüpheli sıfatının verilmesine ve itiraz usulüne ilişkin kurallar ise madde metninde yer almaz. Şikâyet süresi, şikâyetin geri alınması ve şikâyetin kimlerce yapılabileceği gibi konular da bu maddede düzenlenmemiştir; bunlar şikâyete ilişkin ayrı hükümlere (ör. TCK m.73 ve CMK m.173 uyarınca itiraz usulü için CMK m.173) bağlıdır. Bu maddenin hükümleri suç duyurusunu yapan herkes bakımından geçerlidir.

### İhbar ve şikâyet: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İhbar**: Suç işlendiğini bilen herhangi bir kişinin bu durumu yetkili makamlara bildirmesidir. İhbarda bulunan kişinin suçtan zarar görmüş olması gerekmez; şekle bağlı değildir.
- **Şikâyet**: Suçtan zarar görenin, suçun takibini talep eden bildirimidir. Şikâyet, ihbardan farklı olarak mağdurun iradesini içerir ve şikâyete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturmanın şartıdır.
- **Soruşturmaya yer olmadığı kararı (m.158/6)**: Fiilin suç oluşturmadığının araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar/şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması hâlinde verilen karardır. Bu kararda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.
- **Öninceleme**: Kamu görevlisi hakkındaki ihbar ve şikâyetlerde izin vermeye yetkili merciin, suç öğrenildiğinde başlattığı ön inceleme işlemidir. Bu madde doğrudan öninceleme usulünü düzenlemez; ilgili kurala atıf yapılır.
- **Sessiz şikâyet**: Kovuşturma aşamasında suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması hâlinde, mağdurun açıkça vazgeçmediği sürece şikâyetçi sayıldığı ve davaya devam edildiği durumu ifade eder.

### İhbar ve şikâyet: hangi şartlar aranır?

- İhbar veya şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılması veya valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılıp bu makamlarca ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi gerekir.
- Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suç için ihbar veya şikâyetin Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da yapılabilmesi için suçun yurt dışında işlenmiş ve ülkede takibi gereken nitelikte olması gerekir.
- Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı bir suç iddiasında ihbar veya şikâyetin ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılmış olması ve bunun gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi gerekir.
- İhbar veya şikâyetin yazılı yapılması veya sözlü olarak yapılıp tutanağa geçirilmesi gerekir.
- Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı için fiilin suç oluşturmadığının araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılması ya da ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması gerekir.
- Kovuşturma evresinde suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması hâlinde mağdurun açıkça şikâyetten vazgeçmemiş olması gerekir.

### İhbar ve şikâyet: hangi sonuçları doğurur?

- Suça ilişkin ihbar veya şikâyet yetkili makamlara yapıldığında bu makamlar ihbarı ilgili Cumhuriyet başsavcılığına ulaştırmakla yükümlüdür.
- Kamu görevi bağlantılı suç iddiasında kurum idaresine yapılan ihbar veya şikâyet gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmek zorundadır.
- Kamu görevi bağlantılı iddiada soruşturma henüz başlamamışsa ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.
- Fiilin suç oluşturmadığı açıkça anlaşılırsa veya ihbar ve şikâyet soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir.
- Yer olmadığı kararı varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173. maddedeki usule göre itiraz edilebilir.
- İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.
- Yer olmadığı kararına dair işlemler ve kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar yalnızca Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.
- Kovuşturma evresinde suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılır ve mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmemişse yargılamaya devam edilir; kamu davasının düşmesi kararı verilmez.
- Mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmişse ve suç şikâyete bağlıysa yargılamaya devam olunmaz.

### Cumhuriyet başsavcılığı-kolluk ile valilik-kaymakamlık-mahkeme arasındaki fark nedir?

- Cumhuriyet başsavcılığı ve kolluk makamlarına yapılan ihbar veya şikâyet doğrudan bu makamlara ulaşmış sayılır.
- Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili kurum tarafından Cumhuriyet başsavcılığına iletilir.

Sonuç: İkinci grupta başvurulan makam ihbarı kendisi işleme koymaz, ilgili başsavcılığa gönderir; gönderme yükümlülüğü doğar.

### Genel suç ile kamu görevi bağlantılı suç arasındaki fark nedir?

- Genel suçlara ilişkin ihbar ve şikâyet, madde 158/1 ve 158/2 uyarınca yetkili makamlara yapılır.
- Kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı suç iddiası, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet olarak düzenlenmiştir.

Sonuç: Kamu görevi bağlantılı iddiada kurum idaresine yapılan bildirim gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve bu süreçte şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilmez.

### Yurt içi ile yurt dışı suç arasındaki fark nedir?

- Ülke içinde işlenen suçlar için ihbar ve şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya belirtilen diğer makamlara yapılır.
- Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlarda Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da başvurulabilir.

Sonuç: Yurt dışı suçta başvuru yeri genişler; elçilik ve konsolosluklara yapılan bildirim geçerli bir ihbar veya şikâyet sayılır.

### Yazılı ile sözlü ihbar arasındaki fark nedir?

- Yazılı yapılan ihbar veya şikâyet doğrudan dosyaya girer.
- Sözlü yapılan ihbar veya şikâyet tutanağa geçirilir.

Sonuç: Her iki yol da geçerlidir; şekil koşulu aranmaz.

### Soruşturma açılması ile yer olmadığı kararı (m.158/6) arasındaki fark nedir?

- Suç oluşturmadığı açıkça anlaşılan veya soyut ve genel nitelikteki ihbar ve şikâyet hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir.
- Somut ve suç niteliği taşıyan ihbar ve şikâyet hakkında soruşturma açılır.

Sonuç: Yer olmadığı kararında şikâyet edilene şüpheli sıfatı verilmez; karar varsa ihbarcıya veya şikâyetçiye bildirilir ve itiraz edilebilir.

### Soruşturma aşamasında şikâyete bağlılık ile kovuşturma aşamasında şikâyete bağlılık arasındaki fark nedir?

- Soruşturma sırasında takibi şikâyete bağlı olmadığı sanılan suçun kovuşturma aşamasında şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa
- Şikâyete bağlılık hiç anlaşılmazsa veya şikâyet koşulu eksikse

Sonuç: İlk durumda mağdur açıkça vazgeçmediği sürece yargılamaya devam olunur; ikinci durumda bu hükümden yararlanılamaz.

### İhbar ve şikâyet: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kurum ve kuruluşlara yapılan her bildirimi ihbar veya şikâyet saymak; madde 158 yalnızca sayılan makamlara yapılan bildirimleri kapsar.
- Kamu görevi bağlantılı ihbarda gecikme olmaksızın başsavcılığa gönderme yükümlülüğünü gözden kaçırmak.
- Kamu görevi bağlantılı ihbarda şüpheli sıfatının erken verilmesi; bu aşamada sıfat verilemez.
- Soyut ve genel nitelikteki ihbar için ayrıca somut araştırma yaparak yer olmadığı kararını geciktirmek; açıkça suç oluşturmayan fiil için de benzer biçimde araştırma gerekmez.
- Kovuşturma aşamasında şikâyete bağlılık ortaya çıktığında davayı şikâyet yokluğu gerekçesiyle düşürmek; mağdur açıkça vazgeçmediği sürece yargılama devam eder.
- Yer olmadığı kararına karşı itiraz süresini ve merciini yanlış belirlemek; itiraz 173. madde usulüne tabidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kovuşturma aşamasında suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması hâlinde, mağdurun açıkça vazgeçmediği sürece dava düşürülmeden yargılamaya devam edildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/51 E., 2025/47 K., 05.02.2025; Ceza Genel Kurulu, 2022/235 E., 2023/240 K., 03.05.2023)
- Soruşturma aşamasında ihbar üzerine düzenlenmiş dilekçenin kovuşturma sırasında şikâyet dilekçesine dönüşeceği, mağdurun açıkça vazgeçmediği sürece yeniden şikâyet dilekçesi verilmesine gerek olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/127 E., 2023/332 K., 12.04.2023)
- Şikâyetin süresinde yapılmadığı durumlarda, sonradan şikâyetçi olunsa bile şikâyet hukuki sonuç doğurmadığı için davanın düşmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/257 E., 2023/316 K., 22.02.2023)
- Kurum ve kuruluşlara yapılan bildirimlerin, madde 158 kapsamında sayılan makamlara yapılmadığı sürece ihbar veya şikâyet sayılmayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1165 E., 2019/263 K., 26.03.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- İhbar veya şikâyeti yapan kişi, bildirimin hangi makama ne zaman yapıldığını belgelerle (dilekçe, tutanak, kayıt) ortaya koymalıdır.
- Sözlü yapılan ihbar veya şikâyetin ispatı tutanağa dayanır; tutanak düzenlenmemişse sözlü bildirimin yapıldığını ispat yükü bildirimde bulunana aittir.
- Yer olmadığı kararında, fiilin suç oluşturmadığının açıkça anlaşıldığı ya da ihbarın soyut ve genel nitelikte olduğu hususu kararı veren makamca gerekçesiyle gösterilir.
- Kovuşturma aşamasında şikâyete bağlılık iddiasında, mağdurun açıkça şikâyetten vazgeçmediği hususu dosyadaki beyan ve işlemlerle ortaya konulur; vazgeçme yönündeki bir irade belirtilmemişse şikâyetçi olduğu kabul edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.173](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-173): Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararına karşı itiraz usulünü belirler; madde 158/6 bu usule atıf yapar.

## [CMK m.159 — Şüpheli ölümün ihbarı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-159)

Madde, ölümün doğal nedenlerden kaynaklanmadığı kuşkusunu doğuran bir durumun varlığı ya da ölünün kimliğinin belirlenememesi hallerinde, bu durumu Cumhuriyet savcılığına bildirme yükümlülüğünü ve bildirim üzerine ölünün gömülmesinin savcının yazılı iznine bağlanmasını düzenler. Yükümlüler kolluk görevlisi, köy muhtarı ile sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişilerdir. Madde, bildirimin şeklini, ölü muayenesinin ve otopsinin nasıl yapılacağını, mezardan çıkarma kararını ve ceset üzerindeki diğer işlemleri düzenlemez; bunlar için ölünün kimliğinin belirlenmesi ve adli muayene (CMK m.87 ve devamı kapsamında değerlendirilen soruşturma işlemleri), otopsi ve mezardan çıkarma hükümleri ayrı maddelerde yer alır. Suça ilişkin ihbar ve şikâyetin usulü (m.158) ile kamu görevlilerinin bildirim yükümlülüğünün cezai yaptırımı (TCK m.279 ve 280) bu maddenin dışındadır.

### Şüpheli ölümün ihbarı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğal nedenlerden meydana gelmeyen ölüm kuşkusu**: Ölümün kendiliğinden ya da hastalık sonucu gerçekleşmediğine dair, somut bir durumdan doğan makul şüphedir. Salt bir ölümün olması yeterli değildir; ölümü doğal nedene bağlamayı güçleştiren bir emare aranır.
- **Ölünün kimliğinin belirlenememesi**: Cesedin kim olduğunun ne kimlik belgesiyle ne de tanıyanlar aracılığıyla saptanamamasıdır. Ölümün doğal olup olmadığından bağımsız olarak bu hal de bildirim sebebidir.
- **Bildirim yükümlülüğü**: Maddede sayılan kişilerin, yukarıdaki hallerden birini öğrendiklerinde durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına iletmesi zorunluluğudur. Bildirim yazılı ya da sözlü olabilir; kişinin ihbar edip etmemesi serbest değildir.
- **Yazılı izin**: Bildirim yapılan hallerde ölünün defnedilebilmesi için Cumhuriyet savcısının verdiği belgedir. Savcının izni olmadan gömme yapılamaz.

### Şüpheli ölümün ihbarı: hangi şartlar aranır?

- Ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuran bir durumun varlığı veya ölünün kimliğinin belirlenememesi bulunmalıdır.
- Bu durumu öğrenen kişinin maddede sayılan yükümlülerden biri olması gerekir: kolluk görevlisi, köy muhtarı, sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişi.
- Durumun Cumhuriyet Başsavcılığına derhâl bildirilmesi gerekir; bildirim gecikmeksizin yapılmalıdır.
- Ölünün gömülmesi için Cumhuriyet savcısının yazılı izni alınmış olmalıdır.

### Şüpheli ölümün ihbarı: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan yükümlüler durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür.
- Kuşkulu ölüm veya kimliği belirsiz ceset bildirildiğinde ölünün gömülmesi, Cumhuriyet savcısının yazılı izni olmadan yapılamaz.
- Bildirim yükümlülüğüne uyulmaması hâlinde ilgili kişilerin cezai sorumluluğu gündeme gelir; madde bu sorumluluğu kendisi düzenlemez, TCK m.279 ve 280 bu konuda ayrıca yaptırım getirir.
- Yazılı izin verilmeden yapılan gömme, savcılık tarafından müdahale edilmesi gereken bir işlem olur.

### Kolluk görevlisi ile cenaze veya sağlık görevlisi arasındaki fark nedir?

- Kolluk görevlisi, görevi gereği olayla ilk karşılaşan kişidir.
- Sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişiler, ölüyle mesleki nedenle temas eden kişilerdir.

Sonuç: Her iki grup da aynı şekilde bildirimle yükümlüdür; yükümlülük görev sıfatına bağlıdır, mesleki bir yetkiye değil.

### Doğal nedenli ölüm ile şüpheli ölüm arasındaki fark nedir?

- Ölümün doğal nedenlerden olduğu açıksa bildirim yükümlülüğü doğmaz.
- Doğal nedenden kaynaklanmadığı kuşkusunu doğuran bir durum varsa bildirim zorunludur.

Sonuç: Bildirim yükümlülüğü, kuşkunun varlığına bağlıdır; kesin bir ölüm nedeni tespiti beklenmez.

### Gömme izni ile bildirim olmayan gömme arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamındaki hallerde ölünün gömülmesi savcının yazılı iznine bağlıdır.
- Bu kapsamda olmayan olağan ölümlerde ayrı bir izin şartı bu maddede aranmaz.

Sonuç: Yazılı izin olmadan yapılan defin, bu hallerde hukuka aykırıdır.

### Şüpheli ölümün ihbarı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ölümün doğal nedenle gerçekleştiği kanaatinde kendi başına karar vererek bildirim yapmamak; kuşku varsa bildirim yapılmalıdır.
- Bildirim yükümlülüğünü kesin ölüm nedeni tespit edildikten sonraki bir işleme bağlamak; yükümlülük, kuşkunun doğduğu anda doğar.
- Gömme iznini yalnız mezar kazma ya da defin işlemi gibi fiili işlemlere bağlamak; birinci fıkra kapsamındaki her gömme için savcının yazılı izni gerekir.
- Savcı izni olmadan ya da sözlü onayla gömme yapmak; izin yazılı olmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bildirim yükümlülüğünün, kuşkuyu doğuran durumun varlığıyla doğduğu ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesini beklemediği kabul edilmektedir. (1. Daire, 2005/964 E., 2005/1322 K., 10.11.2005)
- Ölüm olaylarında savcılığa ihbar yapılmamasının, sonradan yapılan soruşturmada delil kaybına yol açabileceği ve ilgili görevlilerin sorumluluğunu doğurabileceği değerlendirilmektedir. (10. Daire, 2009/9560 E., 2013/8793 K., 09.12.2013)
- Kamu görevlilerinin işlediği iddia edilen ölüm olaylarında ihbarın gecikmeden Cumhuriyet savcılığına ulaştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (2011/20 E., 2013/41 K., 07.03.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- Bildirim yükümlülüğünü ileri süren taraf, kuşkuyu doğuran durumun varlığını veya kimliğin belirlenemediğini ortaya koymalıdır; bu, tutanak, olay tutanağı veya tanık beyanı ile ispatlanabilir.
- Yükümlü kişinin bildirimde bulunduğunu ispat yükü, bildirimi yapan kişiye aittir; yazılı bildirim, tutanak veya savcılık kaydı en güçlü delildir.
- Gömmenin savcı izni olmadan yapıldığı iddiasında, izin belgesinin bulunmadığını ortaya koymak yetkili makam ve Cumhuriyet savcılığı kayıtlarıyla yapılabilir.
- Yükümlü kişi, bildirimde bulunmadığı için ceza sorumluluğu iddiasına karşı, durumun kuşkuya yol açmadığını veya bildirimi derhâl yaptığını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.158: Suça ilişkin ihbar ve şikâyetin hangi makamlara yapılacağını düzenler; bu maddedeki bildirim de bu sisteme bağlı olarak Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır.
- 5271 m.160: Ölüm olaylarında soruşturmanın resen ve gecikmeksizin başlatılmasını düzenler; bildirimin ardından soruşturma işlemlerinin yürütülmesi bu maddeye göre belirlenir.
- 5237 sayılı Kanun m.279: Suçu ihbar etmeme yükümlülüğünü kamu görevlilerine yükler; bu maddedeki bildirim yükümlülüğünün ceza yaptırımını ilgilendirir.
- 5237 sayılı Kanun m.280: Sağlık mensuplarının suçu ihbar yükümlülüğünü düzenler; bu maddedeki sağlık ve cenaze görevlilerinin bildirim yükümlülüğü ile paralel işler.

## [CMK m.160 — Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-160)

Madde, Cumhuriyet savcısının bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrendiğinde soruşturmaya başlama yükümlülüğünü ve soruşturma sırasında deliller bakımından taşıdığı görevi düzenler; bu görev, şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplayıp muhafaza altına alma ile şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğünden oluşur. Madde, kamu davası açma kararı verilmeden önceki soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısına ve onun emrindeki adli kolluğa uygulanır. Maddede kolluğun kendi başına yapacağı ilk müdahalelere, delil toplama yöntemlerine ve iddianamenin iadesine ilişkin ayrıntılı hükümler yer almaz; bunlar kanunun başka maddelerinde düzenlenmiştir (kolluğun olay yerindeki ilk tedbirleri ve arama-el koyma usulleri için ilgili CMK hükümleri; iddianamenin iadesi için 170. ve 174. maddeler). Maddenin bir suçun varlığına ilişkin delil değerlendirmesi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının şartları da bu maddede değil, soruşturmanın sonuçlandırılmasına ilişkin hükümlerde aranmalıdır.

### Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İzlenim veren hâl**: İhbar, şikâyet veya başka bir yolla Cumhuriyet savcısının öğrendiği ve bir suçun işlendiği görünümünü veren olgudur. Soruşturma başlatmak için kesin bir suç kanaati aranmaz; yeterli olan, suç işlendiği izlenimini veren olgunun varlığıdır.
- **İşin gerçeğini araştırma**: Kamu davası açılıp açılmayacağına karar vermek amacıyla yapılan, olası tüm delilleri toplamaya yönelik soruşturma faaliyetidir. Bu aşamada amaç hüküm vermek değil, kovuşturmaya yer olup olmadığını belirlemek için gerekli bilgiyi elde etmektir.
- **Maddi gerçek**: Olayın hukuki nitelendirmeden bağımsız olarak gerçekte nasıl gerçekleştiğidir. Soruşturma, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerin birlikte toplanmasıyla bu gerçeğe ulaşmayı hedefler.
- **Adli kolluk**: Cumhuriyet savcısının emri ve yönetimi altında soruşturma işlemlerini yerine getiren görevlilerdir. Kolluk, savcının yardımcısı konumundadır ve delil toplama işlemleri savcı adına yürütülür.
- **Lehe ve aleyhe delil**: Şüpheli hakkında suç isnadını destekleyen deliller ile bu isnadı zayıflatan ya da ortadan kaldıran deliller birlikte anlamına gelir. Savcı her iki grubu da toplamak ve muhafaza altına almakla yükümlüdür.

### Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi: hangi şartlar aranır?

- Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenmiş olması gerekir.
- Öğrenmenin ardından savcının, kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini hemen araştırmaya başlaması gerekir.
- Araştırma, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri kapsamalı; savcı bu delilleri adli kolluk marifetiyle toplamalı ve muhafaza altına almalıdır.
- Soruşturmada şüphelinin haklarının korunması sağlanmalıdır.
- Araştırma yapılırken yalnızca mahkûmiyete yönelik delil toplanması yeterli sayılmaz; lehe delillerin de toplanması gerekir.

### Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Savcı izlenim veren bir hâlden haberdar olduğunda araştırmayı gecikmeksizin başlatmakla yükümlüdür.
- Savcının araştırması sonucunda kamu davası açmak için yeterli delil elde edilirse iddianame düzenlenebilir.
- Kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemezse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
- Savcı yalnızca aleyhe delilleri toplar ve lehe delilleri yok sayarsa, bu eksiklik soruşturmanın maddeye uygun yürütülmediği anlamına gelir.
- Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil, lehte veya aleyhte olsa da ilgili kanun hükümleri uyarınca değerlendirme dışında kalabilir.
- Maddenin emredici nitelikte olduğu, savcıya bu görevi yerine getirme yükümlülüğü yüklediği anlaşılmaktadır.

### Soruşturmaya başlama ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı arasındaki fark nedir?

- Savcı, izlenim veren hâlden haberdar olduğu anda araştırmaya başlar; bu aşamada henüz kamu davası açılıp açılmayacağı belli değildir.
- Savcı, araştırma sonucunda yeterli delil bulunmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Sonuç: Araştırma yükümlülüğü karar öncesidir; yeterli delil yoksa dava açılmaz, varsa iddianame düzenlenir.

### Lehe delil ile aleyhe delil arasındaki fark nedir?

- Aleyhe delil, suç isnadını destekleyen delildir ve savcının toplaması zorunludur.
- Lehe delil, şüphelinin masumiyetini veya isnadın zayıflığını gösteren delildir ve savcı bunları da aynı özenle toplamakla yükümlüdür.

Sonuç: Savcı yalnızca mahkûmiyete yarayacak delilleri toplayıp soruşturmayı sonlandıramaz; lehe delillerin de toplanmadığı soruşturma maddeye aykırı kabul edilir.

### Savcının kendisi yaptığı işlem ile kolluk eliyle yapılan işlem arasındaki fark nedir?

- Delil toplama işlemi savcının emri ve gözetimi altında, kolluk marifetiyle yürütülür.
- Savcı, bazı işlemleri bizzat kendisi yapabilir; kolluk ise bu aşamada savcının yardımcısı konumundadır.

Sonuç: Sorumluluk savcıdadır; kolluğun yaptığı işlemin hukuka uygunluğu da savcının denetiminde değerlendirilir.

### Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dilekçedeki anlatımı tek başına yeterli sayarak hiçbir araştırma yapmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek; araştırmanın öğrenmeyle birlikte başlaması gerektiğini gözden kaçırmaktır.
- Soruşturmayı yalnızca aleyhe delil toplamaya yönelik yürütmek ve lehe delilleri ihmal etmek; maddenin ikinci fıkrasındaki çift yönlü görevi karşılamamaktır.
- Savcının bu görevini kolluğa devrettiğini sanmak; kolluk savcının emri altında çalışır ve sorumluluk savcıdadır.
- Maddenin kolluğun ilk müdahalesini ya da arama ve el koyma usulünü düzenlediğini varsaymak; bu konular başka maddelerde düzenlenmiştir.
- Hukuka aykırı elde edilmiş bir delili, lehe olması nedeniyle değerlendirmeye almak; delilin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, savcının izlenim veren hâlden haberdar olduğu anda gecikmeksizin araştırma yapması gerektiğini, hiçbir araştırma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin bu yükümlülüğe aykırı olduğunu kabul etmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2018/685 E., 2018/3580 K., 22.02.2018; 4. Ceza Dairesi, 2011/14635 E., 2012/6743 K., 21.03.2012)
- Dilekçedeki anlatımın tek başına suçun işlendiğinin anlaşılmaması için yeterli görülerek hiçbir araştırma yapılmadan karar verilmesi, soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sayılmaktadır. (16. Ceza Dairesi, 2015/1229 E., 2016/1182 K., 23.02.2016; 2. Ceza Dairesi, 2025/6558 E., 2025/11357 K., 17.06.2025)
- Savcının lehe delilleri toplamakla yükümlü olduğu, yalnızca mahkûmiyete yönelik delil toplanarak soruşturmanın sonlandırılamayacağı kabul edilmektedir. (16. Ceza Dairesi, 2016/445 E., 2016/4233 K., 20.06.2016)
- Hiçbir araştırma yapılmaksızın düzenlenen iddianamenin iade edilmesi kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesinin isabetsiz olduğu kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2025/1906 E., 2025/11391 K., 15.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Soruşturmanın maddeye uygun yürütüldüğünü ileri süren taraf, yani kamu adına savcı, yapılan araştırmanın kapsamını dosya içeriğiyle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Araştırmanın yapıldığı, tutanak, bilirkişi raporu, ifade ve diğer delil belgeleriyle ispatlanır; boş bir soruşturma dosyası, araştırma yapıldığını göstermez.
- Şüphelinin ya da müdafiin, savcının lehe delilleri toplamadığını ileri sürmesi halinde bu eksikliği dosya kapsamından göstermesi gerekir; savunma, somut bir lehe delilin toplanmadığını ortaya koymalıdır.
- Hukuka aykırı yolla elde edilen delilin değerlendirme dışında bırakılması iddiası, bu yöntemin kullanıldığını gösteren tutanak ve ifade kayıtlarıyla ispatlanır.
- Savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesinde araştırmanın hangi delilleri kapsadığı belirtilmişse, bu gerekçe karar ile birlikte değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.160: Bu maddenin kendisidir; savcının soruşturma başlatma ve delil toplama görevini düzenler.
- 5271 m.170: Soruşturma yetersiz veya eksik yürütülmüş ise iddianamenin iadesi kurumunu düzenler; bu madde ile birlikte savcının soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin usul sonucunu gösterir.
- 5271 m.174: İddianamenin iadesine ilişkin ayrıntılı hükümleri içerir ve bu maddedeki soruşturma yükümlülüğüne uyulmamasının sonuçlarını tamamlar.

## [CMK m.161 — Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-161)

Madde, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresindeki genel araştırma yetkisini, bu yetkinin kolluk görevlileri üzerindeki emir ve bildirim yükümlülüklerini, diğer kamu görevlilerinin bilgi ve belge verme yükümlülüğünü, adliyeye ilişkin görevlerde kötüye kullanma veya ihmal hâlinde doğrudan soruşturmayı, yargı çevresi dışındaki işlemlerde yetkili savcıdan yardım istenmesini, vali ve kaymakamların kişisel suçlarında yetkili merciyi, yetkisizlik kararı ile gelen soruşturmada yetkili savcılığın belirlenmesini, belirli suçlarda doğrudan soruşturmayı ve milletvekillerinin suçlarında yetkili merciyi düzenler. Kolluğun adli ve idari görev ayrımı, soruşturma izni ve kovuşturma izni rejimi, adli kolluğun işlem yapma usulleri ve delil yasakları bu maddede düzenlenmez; bunlar için 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine (m.160, m.164 vd., m.135, m.17) bakılmalıdır. Madde, Cumhuriyet savcısının ve kolluğun iş birliği yükümlülüklerini kişiler arasında değil, kamu görevlileri arasındaki ilişki olarak düzenler; hakların ihlali hâlinde kişisel başvuru yolları bu maddenin kapsamında değildir.

### Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğrudan soruşturma**: Cumhuriyet savcısının, emrindeki kolluk aracılığı olmaksızın bizzat yürüttüğü soruşturmadır. Madde metninde kolluk aracılığıyla ya da doğrudan her türlü araştırmayı yapma yetkisi olarak geçer.
- **Yargı çevresi dışında işlem**: Savcının nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında kalan yerde yapılması gereken bir işlemdir. Bu işlem, o yer Cumhuriyet savcısından istenerek yaptırılabilir ya da savcı bizzat giderek yapabilir.
- **Yetkisizlik kararı**: Bir soruşturmanın yetkisiz savcılıkça yürütüldüğüne karar verilmesidir. Yetkisiz olduğu kanaatine varan savcı, dosyayı yetkili savcılığın belirlenmesi için ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir ve bu konudaki mahkeme kararı kesindir.
- **Adli kolluk görevlileri**: Elkoydukları olayları, yakalanan kişileri ve uygulanan tedbirleri Cumhuriyet savcısına bildirmek ve onun adliyeye ilişkin emirlerini yerine getirmekle yükümlü kolluk personelidir.
- **Milletvekili suçlarında yetki**: Seçimden önce veya sonra işlendiği öne sürülen bir milletvekili hakkındaki soruşturma ve kovuşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile bu yerdeki ağır ceza mahkemesinin yetkisindedir. Soruşturmayı başsavcı veya görevlendireceği vekil bizzat yapar; suçun işlendiği yer savcısı yalnız zorunlu delilleri toplar.
- **Vali ve kaymakamların kişisel suçları**: Vali ve kaymakamların görevleri sırasında işlemediği, kişisel nitelikteki suçlarıdır. Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir.

### Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri: hangi şartlar aranır?

- Savcının soruşturma yetkisini kullanması için bir suç izlenimi veren bir durumun öğrenilmiş olması gerekir.
- Soruşturmanın emrindeki kolluk aracılığıyla ya da doğrudan yapılması, işlemin savcının kendi yargı çevresinde kalması ile sınırlıdır; yargı çevresi dışındaki işlem için o yer savcısından istem yapılmalıdır.
- Kolluk görevlisinin elkoyduğu olayları, yakalanan kişileri ve uygulanan tedbirleri derhâl savcıya bildirmesi gerekir.
- Savcının emri yazılı verilmelidir; acele hâllerde sözlü emir verilebilir, ancak sözlü emrin en kısa sürede yazılı olarak da bildirilmesi gerekir.
- Diğer kamu görevlilerinin, soruşturma kapsamında istenen bilgi ve belgeleri vakit geçirmeksizin temin etmeleri gerekir.
- Kolluk veya kamu görevlisinin adliyeye ilişkin görevde kötüye kullanma ya da ihmali bulunmalıdır; bu hâlde savcı doğrudan soruşturma yapar.
- Vali veya kaymakamın kişisel suçlarında soruşturma, yetkili merci olan il Cumhuriyet başsavcılığında ve aynı yer ağır ceza mahkemesinde yapılır; ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde genel hükümler uygulanır.
- Milletvekili hakkında suç ileri sürüldüğünde, yetkili merci Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesidir; soruşturma başsavcı veya görevlendireceği vekil tarafından bizzat yürütülür.
- Yetkisizlik kararı ile gelen soruşturmada, savcının da yetkisiz olduğu kanaatine varması gerekir; bu hâlde dosya, en yakın ağır ceza mahkemesine gönderilir.

### Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri: hangi sonuçları doğurur?

- Kolluk görevlisi elkoyduğu olayları, yakalananları ve uygulanan tedbirleri derhâl bildirmezse adli görevini savsamış sayılır ve sorumluluğu doğar.
- Savcının emrine uyulmaması hâlinde kolluk görevlisi hakkında adli sorumluluk doğar; emirler yazılı verilmelidir, sözlü emir de en kısa sürede yazılı teyit edilmelidir.
- Diğer kamu görevlilerinin bilgi ve belge vermemesi ya da geç vermesi, kanunda ayrıca öngörülen suç ve yaptırımlara yol açabilir.
- Yargı çevresi dışındaki işlem, o yer savcısından istenmediği sürece kendiliğinden geçerli kabul edilmez; savcı bizzat giderse o yer savcısını haberdar etmelidir.
- Yetkisizlik kararı ile gelen soruşturmada, yetkili savcılığın belirlenmesi kesin mahkeme kararına bağlanır.
- Kolluk veya kamu görevlisinin adliyeye ilişkin görevde kötüye kullanma ya da ihmali tespit edilirse, savcı bu kişiler hakkında doğrudan soruşturma yapar.
- Vali ve kaymakamın kişisel suçlarında soruşturma ve kovuşturma yetkisi, belirtilen il başsavcılığı ile ağır ceza mahkemesine ait olur; bu yetki başka mercilere geçmez.
- Milletvekili suçunda yetkisiz bir mercide yapılan soruşturma, bu maddeye göre yetkili merci olan Ankara'ya taşınmalıdır.

### Adli kolluk ile idari kolluk görevi arasındaki fark nedir?

- Suç işlendikten sonra kolluk adli görevini yerine getirir ve savcının emrindedir.
- Kolluğun önleyici, düzenleyici veya caydırıcı hizmetleri yönetsel niteliktedir.

Sonuç: Yönetsel görevde yapılan işler bakımından bu madde uygulanmaz; adli görev kapsamındaki bildirim ve emir yükümlülüğü geçerlidir. Kolluğun suç işlemesi hâlinde soruşturma usulü ayrı bir yoldan yürür.

### Kolluk görevlisi ile kolluk dışı kamu görevlisi arasındaki fark nedir?

- Adli kolluk görevlileri savcının emirlerini yerine getirmek ve elkoydukları olayları bildirmekle yükümlüdür.
- Kolluk dışındaki kamu görevlileri, soruşturma kapsamındaki bilgi ve belgeleri talep üzerine temin etmekle yükümlüdür.

Sonuç: Kolluğa emir verilebilirken diğer kamu görevlilerinden yalnız bilgi ve belge istenebilir; emir yazılı ve sözlü verilebilir.

### Genel yargı çevresi dışındaki işlem ile yetkili savcılığın yetkisizlik kararı arasındaki fark nedir?

- Savcı, yargı çevresi dışında bir işlem yapmak gerektiğinde o yer savcısından istem yapar veya bizzat gidip işlemi yapar.
- Yetkisizlik kararı ile gelen soruşturmada savcı, yetkili savcılığın belirlenmesi için dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderir.

Sonuç: Birincisinde işlem yerinin savcısı devreye girer; ikincisinde yetkili savcılığı mahkeme belirler ve bu karar kesindir.

### Vali ve kaymakamın kişisel suçu ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâli arasındaki fark nedir?

- Kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma, il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir.
- Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır.

Sonuç: Suçüstü hâlinde yetki, genel hükümlere göre belirlenir; kişisel suç niteliğindeki diğer hâllerde yetki bu fıkraya göre bağlanır.

### Vali ve kaymakam ile diğer kamu görevlileri (adliye ile ilgili görevde kötüye kullanma) arasındaki fark nedir?

- Vali ve kaymakamlar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
- Diğer kamu görevlileri hakkında savcı doğrudan soruşturma yapar.

Sonuç: Vali ve kaymakamlarda ayrı yargılama usulü uygulanır; bu fıkranın doğrudan soruşturma yetkisi aynen geçerli değildir.

### Milletvekili suçu ile genel yetki arasındaki fark nedir?

- Seçimden önce veya sonra işlendiği ileri sürülen milletvekili suçlarında yetki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir.
- Diğer kişilerin suçlarında yetki, genel yargı çevresi kurallarına göre belirlenir.

Sonuç: Milletvekili hakkındaki soruşturmada suçun işlendiği yer savcısı yalnız zorunlu delilleri toplar, kalan işlemler Ankara'da yapılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, Cumhuriyet savcısının yasal bir görevlendirme olmadan kendiliğinden yürüttüğü soruşturma faaliyetinin, sonradan savcıya bildirilmiş olsa bile hukuka uygun delil sayılamayacağını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/89 E., 2008/54 K., 18.03.2008)
- Yargıtay, savcının emri olmadan kolluğun yaptığı işlemlerin, bu maddeye göre savcıya bildirilmesi ve onun talimatıyla devam etmesi gerektiğini benimsemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/89 E., 2008/54 K., 18.03.2008)
- Yargıtay, adli görevlerinden doğan suçlarda bu maddenin beşinci fıkrasındaki doğrudan soruşturma yetkisinin uygulanacağını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/53 E., 2025/248 K., 11.06.2025)
- Yargıtay Genel Kurulu, yetkisizlik kararlarının kesin olduğunu ve yetkili savcılığın belirlenmesinin soruşturma aşamasında mahkeme kararına bağlı olduğunu benimsemektedir. (Genel Kurul, 2016/15637 E., 12.04.2018)
- Yargıtay, Cumhuriyet savcısının özel yetki kuralı bulunan hâllerde genel yetki kuralına dayanamayacağını ve bu hâllerde özel düzenlemenin uygulanacağını kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2020/29242 E., 29.05.2025; Genel Kurul, 2021/1318 E., 04.07.2024)
- Yargıtay, kolluğun adli görevinin başladığı andan itibaren savcının emir ve bildirim hakkının doğduğunu benimsemektedir. (Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Savcının yetki dışı bir işlem yaptığını ya da yasal görevlendirmeyle hareket etmediğini ileri süren taraf, bu iddiayı dosyadaki emir ve tutanaklarla ispatlamalıdır. (Ceza Genel Kurulu, 2007/89 E., 2008/54 K., 18.03.2008)
- Kolluğun savcıya bildirim yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı, olay tutanakları ve bildirim kayıtlarıyla ispatlanır; bildirimin gecikmesi halinde bu durum tutanaklardan tespit edilir.
- Savcının emrinin yazılı olup olmadığı, yazılı emir belgesi ile ispatlanır; sözlü emir verildiyse en kısa sürede yazılı teyit yapıldığı belgelenmelidir.
- Vali veya kaymakamın kişisel suç nitelendirmesi ve yetkili merci tespiti, dosya içeriği ve suçun niteliği üzerinden ispatlanır; yetki itirazı ileri süren taraf bunu gösterir.
- Yetkisizlik kararı ve yetkili savcılığın belirlenmesi dosya üzerinden yapılır; karar kesin olduğundan karşı tarafın yeni bir mahkeme kararı ile çürütmesi mümkün değildir.
- Milletvekili hakkında yetki iddiası, milletvekilliği sıfatının ve suçun seçim öncesi veya sonrasına ilişkin bilgilerin belgelenmesiyle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.160: Savcının suç izlenimi öğrenince gerçeği araştırma yükümlülüğünü düzenler; bu maddedeki genel araştırma yetkisi onun devamıdır.
- 5271 m.162: Soruşturma evresinde kolluk ile savcılık ilişkisinin ayrıntılarını düzenler ve bu maddenin ikinci fıkrasında yazılı bildirim ve emir yükümlülüğüyle bağlantılıdır.
- 5271 m.17: Kovuşturma aşamasındaki yetki uyuşmazlıklarını çözer; soruşturmadaki yetkisizlik ise bu maddenin yedinci fıkrasına göre çözülür.
- 5271 m.135: Özel yetki kurallarının bir kısmını düzenler; bu maddedeki genel yetki ile özel yetki arasında sınır çizer.
- 4483 sayılı Kanun: Vali ve kaymakamlar ile kolluk amir ve memurlarının yönetsel görevlerinden doğan suçlarda uygulanacak yargılama usulünü belirler.
- 2937 sayılı Kanun: Devlet istihbarat hizmetleri bakımından doğrudan soruşturma yetkisinde saklı kalan özel hükmü içerir.

## [CMK m.162 — Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-162)

Madde, Cumhuriyet savcısının soruşturma sırasında yalnızca hâkim tarafından yapılabilecek bir işleme gerek duyması hâlinde izleyeceği usulü düzenler; savcının talebinin bu işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirilmesini ve hâkimin talebi kanuna uygunluk yönünden incelemesini kapsar. Kişiler bakımından soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı ile sulh ceza hâkimi arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular ise şunlardır: savcının kendi yetkisiyle yapabileceği genel araştırma ve bilgi isteme işlemleri (m.160, m.161); sulh ceza hâkiminin savcı yerine soruşturma yürütmesi hâli (m.163); yetkili sulh ceza hâkiminin belirlenmesi, yargı çevresi dışındaki işlemler (m.250); hâkim kararı gerektiren her bir tedbirin şartları (m.116, m.135 gibi).

### Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hâkim tarafından yapılabilecek soruşturma işlemi**: Kanunun yalnızca hâkim kararıyla yapılmasına izin verdiği, savcının kendi başına gerçekleştiremeyeceği araştırma veya tedbir işlemidir. Hangi işlemin bu nitelikte olduğu, ilgili işlemi düzenleyen maddeden belirlenir; işlemin kişi özgürlüğü ya da özel hayat gibi temel haklara müdahale içermesi ölçütü kullanılır.
- **İşlemin yapılacağı yer sulh ceza hâkimi**: Talebe konu işlemin coğrafi olarak gerçekleştirileceği yerdeki yetkili sulh ceza hâkimliğidir. Savcının kendi görev yerindeki hâkimlik değil, işlemin fiilen yapılacağı yerin hâkimliği esas alınır. Belirli bir coğrafi alanı olmayan işlemlerde (örn. iletişimin denetlenmesi) bu ölçüt tartışmalıdır.
- **Sulh ceza hâkiminin denetimi**: Hâkimin, istenen işlemin kanuna uygun olup olmadığını inceleyip karar vermesidir. Bu inceleme yalnızca kanunilik yönünden yapılır; hâkim talebin yerinde olup olmadığını değil, işlemin kanuna uygunluğunu değerlendirir.
- **İstemin bildirilmesi**: Savcının talebini hâkime yazılı veya ilgili usulde iletmesidir. Madde, talebin bildirilmesini savcının yükümlülüğü olarak düzenler ve bildirim yapılmadan hâkim işlemi yapmaz.

### Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi: hangi şartlar aranır?

- Soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısının bir soruşturma işlemine gerek görmüş olması gerekir.
- Söz konusu işlemin kanun gereği yalnızca hâkim tarafından yapılabilecek nitelikte olması gerekir; savcı bu işlemi kendi yetkisiyle yapabiliyorsa bu madde uygulanmaz.
- Savcının istemi, işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirilmiş olmalıdır.
- Sulh ceza hâkimi, istenen işlemin kanuna uygun olup olmadığını incelemelidir.
- Hâkimin kararı verilip gereği yerine getirilmelidir; hâkim, kanuna uygun bulmadığı işlemi yaptıramaz.

### Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi: hangi sonuçları doğurur?

- Savcı, hâkim kararı gerektiren bir işlem için istemini ilgili sulh ceza hâkimine bildirdiğinde, hâkim işlemi kanuna uygunluk yönünden inceler ve karar verir.
- Hâkim işlemin kanuna uygun olduğu kanaatine varırsa kararını verir ve gereğini yerine getirir.
- Hâkim işlemin kanuna aykırı olduğu kanaatine varırsa talebi kabul etmez; bu durumda aykırı işlem yapılmaz.
- Savcı, münhasıran kendisi tarafından yapılabilecek bir işlemi sulh ceza hâkiminden isteyemez.
- Savcı, yetkili olmayan yerdeki sulh ceza hâkiminden istemde bulunursa talep yetki yönünden reddedilebilir.
- Hâkim kararı olmadan yapılması gereken işlem, bu maddeye uygun istem yapılmadan gerçekleştirilirse ortaya çıkan delil ve işlemin hukuki akıbeti ayrıca değerlendirilir.

### Savcının kendi yetkisi ile hâkim kararı gerektiren işlem arasındaki fark nedir?

- Savcının genel yetkisiyle yapabileceği araştırmalar (m.160, m.161) hâkim kararına bağlı değildir.
- Temel hak ve özgürlüğe müdahale içeren ve kanunda hâkim kararı şartı konan işlemler bu maddenin kapsamına girer.

Sonuç: Savcı ilk gruptaki işlemi doğrudan yapar; ikinci gruptakiler için sulh ceza hâkimine istemde bulunur.

### Sulh ceza hâkiminin kararı (m.162) ile sulh ceza hâkiminin savcı yerine soruşturma yapması (m.163) arasındaki fark nedir?

- Madde 162'de hâkim, savcının talep ettiği tek bir işlemi denetler ve karar verir; soruşturmanın sahibi savcıdır.
- Madde 163'te hâkim, suçüstü, gecikmesinde sakınca veya savcıya erişilemeyen hâllerde savcının yerine tüm soruşturma işlemlerini yapabilir.

Sonuç: Hâkimin rolü m.162'de istemi denetlemekle sınırlıdır; m.163'te hâkim soruşturmayı fiilen yürütür. Bu ayrım yerine göre kararın dayanağını belirler.

### İşlemin yapılacağı yer ile savcının bulunduğu yer arasındaki fark nedir?

- Savcının talebi, işlemin fiilen gerçekleşeceği yerin sulh ceza hâkimine yöneltilir.
- Savcının kendi görev yaptığı yer hâkimliği bu talebin muhatabı değildir.

Sonuç: Başka yerde yapılacak bir işlem için savcının kendi yerindeki sulh ceza hâkimine başvurması, yetki yönünden hataya dönüşür.

### Soruşturmada Cumhuriyet savcısının hâkim kararı istemi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Savcının genel yetkisiyle yapabileceği bir işlem için sulh ceza hâkimine başvurmak; m.161 kapsamındaki işlemi m.162 ile yaptırmaya çalışmak.
- İşlemin yapılacağı yer yerine savcının kendi görev yerindeki sulh ceza hâkimliğini yetkili saymak.
- Hâkimin m.162 kapsamında yalnızca kanuna uygunluk denetimi yaptığını unutup talebin yerindeliğini değerlendirmesini beklemek.
- Hâkimin m.163 uyarınca savcı yerine soruşturma yapma hâlini m.162 istemiyle karıştırmak.
- Sulh ceza hâkiminin kararını beklemeden hâkim kararı gerektiren işlemi kendi yetkisiyle yapmak ve bunu genel yetkiye dayandırmak.
- Coğrafi sınırı belirlenemeyen işlemlerde (örn. iletişimin denetlenmesi) yetkili hâkimliği kendiliğinden belirlemek; bu konuda tartışma olduğunu gözden kaçırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Savcının hâkim kararı gerektiren bir işlem için istemde bulunduğu hâllerde, sulh ceza hâkiminin talebi yalnızca kanuna uygunluk yönünden incelediği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/178 E., 2017/188 K., 28.03.2017)
- Hâkim kararı gerektirmeyen bir işlem için sulh ceza hâkimine başvurulamayacağı, savcının m.161 kapsamındaki işlemi m.162 ile yaptırmaya çalışmasının usulüne aykırı olacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/178 E., 2017/188 K., 28.03.2017)
- Savcının, soruşturma konusu bir işlem için sulh ceza hâkimliğinden karar alınmasını talep ederken yetkili ve somut bir işlem belirtmesi gerektiği kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2021/18296 E., 2022/3205 K., 01.06.2022)
- Bir sulh ceza hâkiminin, dosyada hâkim kararı gerektiren bir işlemin olmadığı veya usule aykırılık bulunduğu durumlarda talebi kabul etmediği kabul edilmektedir. (10. Ceza Dairesi, 2021/17831 E., 2023/11408 K., 20.12.2023)
- Hâkim kararı gerektiren işlemler için sulh ceza hâkiminden alınan kararın, mal veya eşyanın müsaderesi gibi işlemlerde de m.162 ile birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2017/17280 E., 2018/5224 K., 14.05.2018)
- Hâkimin yetkisiz bir yerden talep alması hâlinde yetki yönünden reddetmesinin usul açısından geçerli kabul edildiği görülmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2021/18296 E., 2022/3205 K., 01.06.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- İstemde bulunan Cumhuriyet savcısı, talep ettiği işlemin hâkim tarafından yapılabilecek nitelikte olduğunu ve yetkili sulh ceza hâkimliğine yöneldiğini gösterecek yazılı istem ile ispatlar.
- Savcının bu maddeye dayanarak işlem talep ettiğini ve istemin işlemin yapılacağı yere bildirildiğini, istem yazısı ve dosya kayıtlarıyla göstermesi gerekir.
- Hâkim kararı gerektirmediği ileri sürülen bir işlemin m.162 usulüyle yapılmasını savunan karşı taraf, ilgili işlemin genel yetki kapsamında kaldığını belgelerle ortaya koymalıdır.
- Yetkisiz hâkimlikten talep yapıldığı iddiasında bulunan taraf, işlemin yapılacağı yerin ve yetkili hâkimliğin hangisi olduğunu dosya içeriğiyle ispatlar.
- Hâkimin talebi kanuna uygun bulup bulmadığına dair kararı gerekçeli olarak dosyada yer alır; kararın yokluğu usule aykırılık savunmasına konu olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.160: Savcının soruşturmaya başlaması ve gerçeği araştırma görevinin genel çerçevesini çizer; m.162 bu genel yetkinin hâkim kararına bağlı işlemler için sınırını belirler.
- 5271 m.161: Savcının bilgi isteme ve her türlü araştırmayı doğrudan veya kolluk aracılığıyla yapma yetkisini düzenler; hâkim kararı gerektirmeyen işlemler bu madde kapsamında kalır.
- 5271 m.163: Suçüstü, gecikmesinde sakınca veya iş yükü hâllerinde sulh ceza hâkiminin savcı yerine soruşturma yapmasını düzenler; m.162 ile tamamlayıcı ilişkidedir.
- 5271 m.250: Yargı çevresi dışındaki işlemler ve yetkili merci konusunda genel çerçeve sağlar; işlemin yapılacağı yerin belirlenmesinde dikkate alınır.
- 5271 m.116: Arama gibi hâkim kararı gerektiren işlemler için bu maddenin istem usulünün uygulanacağı örneklerden biridir.
- 5271 m.135: İletişimin denetlenmesi gibi coğrafi sınırı belirlenemeyen hâkim kararlı işlemlerde yetkili sulh ceza hâkimi tartışması bu maddeyle birlikte ele alınır.

## [CMK m.163 — Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-163)

Madde, Cumhuriyet savcısının soruşturma yetkisinin istisnai olarak sulh ceza hâkimine geçmesini düzenler. Bu geçişin koşulları (suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâller, savcıya erişilememesi, olay genişliği nedeniyle savcının iş gücünün aşılması), hâkimin yetkisinin kapsamı ve kolluğun bu hâkimin emirlerine uyma yükümlülüğü bu maddenin konusudur. Kişi bakımından, sulh ceza hâkiminin olağan soruşturma yetkisini değil, savcının yerine geçtiği istisnai durumları kapsar. Savcının hâkim kararı istemini düzenlemez (m.162). Soruşturma evresinde tutanak düzenlenmesini düzenlemez (m.169 ve ilgili hükümler). Sulh ceza hâkiminin kovuşturma evresinde görev alamamasına ilişkin sınırlama bu maddede yer almaz (m.23/2). Savcının iddianame düzenleme ve dava açma yetkisi bu maddenin kapsamı dışındadır (m.170).

### Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Suçüstü hâli**: Suçun işlendiği sırada veya hemen ardından failin yakalanabilmesi durumudur. Bu hâlin varlığı, tek başına sulh ceza hâkiminin yetkisini doğurmaz; savcıya erişilememesi ya da iş gücünün aşılması koşuluyla birlikte aranır.
- **Gecikmesinde sakınca bulunan hâl**: Beklemenin delilin kaybına, şüphelinin kaçmasına ya da başka bir zarara yol açabileceği durumdur. Madde bu hâlde de savcıya erişilememesini ek koşul olarak arar.
- **Savcıya erişilememesi**: Cumhuriyet savcısına zamanında ulaşmanın mümkün olmamasıdır. Savcının bulunduğu yerde değil, zamanında ulaşılabilir olmamasına bakılır.
- **Olay genişliği**: Aynı yerde ya da çok kısa aralıklarla birden çok olayın ortaya çıkmasıyla birlikte savcının tek başına yetişemeyeceği ölçüde yoğunlaşan iş yüküdür. Olayın tek ve basit olması bu koşulu karşılamaz.
- **Soruşturma işlemleri**: Savcının soruşturma evresinde yapabileceği işlemlerin tümüdür. Hâkim, bu işlemleri savcı yerine yapabilir; ancak dava açma yetkisi bu kapsamda değildir.

### Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması: hangi şartlar aranır?

- Suçüstü hâli veya gecikmesinde sakınca bulunan bir hâl bulunmalıdır.
- Bu hâllerden birinde Cumhuriyet savcısına erişilememesi ya da olay genişliği nedeniyle savcının iş gücünün aşılması gerçekleşmelidir; yalnızca suçüstü hâli veya gecikmesinde sakınca bulunması yeterli değildir.
- Soruşturma işlemi sulh ceza hâkimi tarafından yapılmalıdır; hâkim bütün soruşturma işlemlerini yapabilir.
- Kolluk âmir ve memurları, sulh ceza hâkiminin emrettiği tedbirleri almalı ve araştırmaları yerine getirmelidir.

### Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde sulh ceza hâkimi bütün soruşturma işlemlerini yapabilir.
- Kolluk âmir ve memurları hâkimin emrettiği tedbirleri almak ve araştırmaları yerine getirmek zorundadır.
- Koşullar gerçekleşmediğinde hâkim savcı yerine soruşturma yapamaz; savcının istemi olmadan re'sen işlem yapması bu maddeye dayanamaz.
- Cumhuriyet savcısının olaydan haberdar olmasıyla hâkimin bu istisnai yetkisi sona erer.

### Olağan soruşturma ile m.163 istisnası arasındaki fark nedir?

- Olağan hâlde soruşturma evresinin asıl yetkilisi Cumhuriyet savcısıdır; hâkim yalnızca savcının istemi üzerine karar verir (m.162).
- m.163 hâlinde sulh ceza hâkimi, savcının yerine geçerek bütün soruşturma işlemlerini kendi başına yapabilir.

Sonuç: İstisnai hâlde hâkimin kararı savcı istemine bağlı kalmaz; kolluk doğrudan hâkimin emrine girer.

### Suçüstü hâli ile gecikmesinde sakınca bulunan hâl arasındaki fark nedir?

- Suçüstü hâli, suçun işlenişiyle doğrudan bağlantılı durumdur.
- Gecikmesinde sakınca hâli, bekleme sonucunda delil veya başka bir zararın doğacağı durumu kapsar.

Sonuç: Madde iki hâli alternatif saymaktadır; her ikisinde de savcıya erişilememesi veya iş gücünün aşılması koşulu aranır.

### Savcıya erişilememesi ile olay genişliği nedeniyle iş gücünün aşılması arasındaki fark nedir?

- Savcıya erişilememesi, belirli bir anda savcıya ulaşılamamasıdır.
- Olay genişliği, birden çok olayın savcının kapasitesini aşması durumudur.

Sonuç: Bu iki ölçüt alternatiftir; biri gerçekleşmesi yeterlidir. Ancak yukarıdaki iki hâlden biri de bulunmalıdır.

### Sulh ceza hâkiminin tek sıfatı ile iki sıfatı arasındaki fark nedir?

- Hâkim, asli görevi olan yargılama makamı olarak yetkisini kullanır.
- m.163 hâlinde hâkim, toplumsal iddia makamı olarak savcının yerine geçer.

Sonuç: Hâkim bu sıfatla yalnızca soruşturma işlemlerini yapabilir; dava açma yetkisi yoktur.

### Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Suçüstü hâlinin varlığını tek başına yeterli saymak; savcıya erişilememesi veya iş gücünün aşılması koşulunu ihmal etmek.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl ile savcıya erişilememesi koşulunu birbirinden ayırmadan her iki hâlde aynı ölçütü aramak.
- Olay genişliğini, olayın basit ya da tek olması durumunda da varmış gibi değerlendirmek.
- Savcının istemi olmadan hâkimin re'sen soruşturma yapabileceğini varsaymak; madde ancak sayılan hâllerde bu yetkiyi tanır.
- Sulh ceza hâkiminin m.163 kapsamında dava açabileceğini düşünmek; genel kabule göre yetki soruşturma işlemleriyle sınırlıdır.
- m.163 kapsamındaki hâkimin m.23/2 kapsamında kovuşturmada görev alamayacağını her durumda kabul etmek; m.23/2 yalnızca m.163 kapsamındaki soruşturma hâlini düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, m.23/2 hükmünün yalnızca m.163 kapsamında soruşturmanın sulh ceza hâkimince yapıldığı hâllere ilişkin olduğunu kabul etmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/3946 E., 2025/2417 K., 25.03.2025)
- Soruşturma aşamasında tutuklama kararı veren hâkimin, bu kararı m.163 kapsamında vermediği sürece m.23/2 kapsamına girmediği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/3946 E., 2025/2417 K., 25.03.2025)
- Sulh ceza hâkimi m.163 kapsamında soruşturma yürütmüşse kovuşturmada görev alamayacağı, aksi hâlde tarafsızlık ilkesinin ihlal edileceği kabul edilmektedir. (2021/49 E., 2021/96 K., 16.12.2021)
- Kararda, ihbarı yapan kişi olan hâkimin m.163 kapsamında soruşturmayı yürüten hâkim olmadığı gerekçesiyle red talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. (19. Ceza Dairesi, 2019/29083 E., 2021/2980 K., 15.03.2021)
- Kararlarda, m.163 kapsamındaki yetkinin genel kural değil istisna olduğu ve hâkimin yalnızca sayılan hâllerde savcının yerine geçebileceği vurgulanmaktadır. (1. Ceza Dairesi, 2025/1080 E., 2025/8202 K., 24.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Savcının yerine geçen sulh ceza hâkiminin yetkisini kullanabilmesi için suçüstü hâli veya gecikmesinde sakınca bulunan hâlin varlığı ve savcıya erişilememesi ya da olay genişliği nedeniyle iş gücünün aşılması ileri sürülmelidir. Bu koşulları işlemi yapan hâkim veya bu işlemin hukuka uygunluğunu savunan taraf ispatlamalıdır.
- Hâkimin istisnai yetkiyi kullandığına dair ayrı bir tutanak ya da kayıt bulunması, koşulların varlığını gösteren en güçlü delildir; bu belgenin bulunmaması, koşulların gerçekleştiğine karine oluşturmaz ve ispat yükü ileri süren tarafta kalır.
- Savcının olay anında ulaşılamadığını ileri süren taraf, bu durumu tanık, kolluk tutanağı veya çağrı kayıtlarıyla ispatlar; karşı taraf savcıya zamanında ulaşılabildiğini ileri sürerse bunu kendisi ispatlamalıdır.
- Olay genişliğinin ileri sürülmesi halinde, aynı anda veya kısa aralıklarla meydana gelen olayların sayısı ve savcının iş yükü somut belgelerle gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.162: Savcının hâkimden karar istemesi kuralını düzenler. m.163, savcının bu istemde bulunamadığı istisnai hâlleri ayrıca düzenler.
- 5271 m.23: Soruşturma evresinde görev yapmış hâkimin kovuşturmada görev alamamasını düzenler; m.163 kapsamındaki hâkimin bu sınırlamaya tabi olup olmayacağı uygulamada tartışılmıştır.
- 5271 m.170: Dava açma ve iddianame düzenleme yetkisini savcıya verir. Sulh ceza hâkimi, m.163 uyarınca dava açamaz.

## [CMK m.164 — Adlî kolluk ve görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-164)

Madde, soruşturma evresinde kolluk faaliyetini yürüten "adli kolluk" görevlilerinin kimler olduğunu belirler ve soruşturma işlemlerinin kime, hangi sırayla yaptırılacağını düzenler; adli kolluk görevlisinin Cumhuriyet savcısına karşı hangi emirlere uyacağını ve adli görevler dışındaki hizmetlerde kime bağlı olacağını gösterir. Madde, Emniyet, jandarma, gümrük ve sahil güvenlik gibi kolluk birimlerinin soruşturma işlemlerini yapan personeline uygulanır; idari kolluğun önleyici faaliyetine ve genel kolluk görevlerinin tümüne değil, soruşturma işlemlerine ilişkin kısmına bağlanır. Madde, diğer kolluk birimlerinin adli kolluk görevine çağrılmasını düzenlemez (m.165), olay yerinde tedbirlere uyulmamasını düzenlemez (m.168), adli kolluğun nitelik ve eğitimini ve değerlendirme raporlarını düzenlemez (m.166, m.167). Adli kolluk faaliyetinden doğan uyuşmazlıkların hangi yargı yerinde görüleceği ve kolluk memurunun kişisel sorumluluğu da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Adlî kolluk ve görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adli kolluk**: Maddenin birinci fıkrasında sayılan kanunlar uyarınca, işlenmiş bir suça ilişkin soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlileridir. Kapsam, görevin niteliğine bağlanmıştır; kişinin kurumu tek başına belirleyici değildir.
- **Öncelikle adli kolluğa yaptırılır**: Soruşturma işlemlerinin ilk olarak adli kolluk eliyle yerine getirilmesi anlamına gelir. Savcı, bu işlemleri doğrudan kendisi de yapabilir; ifade ettiği ilke, işlemlerin önce kolluğa yaptırılmasıdır.
- **Adli görev**: İşlenmiş bir suça ilişkin, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatı altında yapılan görevdir. Önleyici nitelikteki idari görevlerden ayrılır.
- **Adli görevlerin haricindeki hizmetler**: Adli kolluk görevlisinin soruşturma dışında, idari veya genel kolluk niteliğinde yürüttüğü hizmetlerdir. Bu hizmetlerde görevli, adli makama değil üstlerine bağlıdır.

### Adlî kolluk ve görevi: hangi şartlar aranır?

- Kişinin, birinci fıkrada sayılan kanunlara dayanan soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlisi olması gerekir.
- Yapılan işlemin bir suç şüphesine ilişkin soruşturma işlemi olması gerekir; önleyici nitelikteki kolluk faaliyeti bu kapsama girmez.
- Soruşturma işlemlerinin Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda yapılması gerekir.
- Soruşturma işlemlerinin öncelikle adli kolluğa yaptırılması gerekir; savcı, bu işlemleri ilgili kolluk görevlisine verir.
- Adli kolluk görevlisinin adli görevlere ilişkin savcı emirlerini yerine getirmesi gerekir.
- Adli görevler dışındaki hizmetlerde adli kolluk görevlisinin üstlerinin emrinde olması gerekir.

### Adlî kolluk ve görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Soruşturma işlemleri, savcının emir ve talimatıyla adli kolluğa yaptırıldığında işlem, kanunda öngörülen usulde yapılmış sayılır.
- Adli kolluk görevlisi, savcının adli görevlere ilişkin emirlerine uymakla yükümlüdür.
- Adli görevler dışındaki hizmetlerde kolluk görevlisi savcının değil, üstlerinin emrindedir.
- Savcının emri adli görev niteliği taşımayan bir işe yöneltilirse, görevlinin bu işte savcıya değil üstlerine bağlı olduğu kabul edilir.
- Soruşturma işlemleri, savcıya ulaşılamayan olağanüstü hallerde sulh ceza hâkiminin talimatına bağlı olarak yapılabilir; bu durumda kolluk, sulh ceza hâkiminin emirlerine tabidir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/373 E., 2024/155 K., 03.04.2024)

### Soruşturma işlemi ile adli görevlerin dışındaki hizmet arasındaki fark nedir?

- Soruşturma işlemlerinde kolluk görevlisi savcının emir ve talimatlarına uyar.
- Adli görevlerin dışındaki hizmetlerde kolluk görevlisi üstlerinin emrindedir.

Sonuç: Aynı görevli, yaptığı işin niteliğine göre farklı bir amir zincirine bağlanır; savcının emri yalnız adli görevler bakımından geçerlidir.

### Adlî kolluk ve görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Adli kolluğu yalnız emniyet teşkilatıyla sınırlı saymak; m.164 birinci fıkra jandarma, gümrük ve sahil güvenlik personelini de kapsar.
- Adli görevler dışındaki hizmette görevliyi savcının emrine bağlamak; bu hizmetlerde görevli üstlerinin emrindedir.
- Savcının emrini, adli görev niteliği taşımayan bir işte de bağlayıcı saymak; emrin kapsamı adli görevlerle sınırlıdır.
- Soruşturma işlemlerini doğrudan savcının yapması gerektiğini düşünmek; m.164/2 işlemlerin öncelikle adli kolluğa yaptırılmasını öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, m.164/2'deki "öncelikle adli kolluğa yaptırılır" ifadesini, soruşturma işlemlerinde kolluğun birincil yetkili olduğu ve savcının emrinin kolluk eliyle yerine getirilmesi gerektiği biçiminde yorumlamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2023/373 E., 2024/155 K., 03.04.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/378 E., 2024/64 K., 14.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/559 E., 2024/295 K., 09.10.2024)
- Yargıtay, adli kolluk görevlisinin savcının adli görevlere ilişkin emirlerine uymasını, emrin adli niteliği bakımından denetlemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1335 E., 2020/401 K., 06.10.2020)
- Yargıtay, kolluk işleminin adli veya idari olduğunu belirlerken işlemin belirli bir suça bağlanıp bağlanmadığına bakmaktadır. (Genel Kurul, 2014/16308 E., 12.04.2018)
- Yargıtay, adli kolluk görevlisinin soruşturmada savcı emriyle yaptığı işlemleri, m.164/2 kapsamında değerlendirmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2023/7443 E., 2023/4653 K., 10.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Soruşturma işleminin adli kolluk eliyle yapıldığını ileri süren taraf, işlemin savcının emir ve talimatına dayandığını yazılı belge ile ispatlamalıdır; bu belge savcılık yazısı, emir veya tutanak olabilir.
- İşlemin adli değil idari kolluk faaliyeti olduğunu ileri süren taraf, işlemin belirli bir suçla bağlantısının bulunmadığını ispatlamalıdır; belirli bir suçla ilgisi ortaya konduğunda işlem adli kolluk sayılır.
- Savcıya ulaşılamadığı iddiası ileri süren kolluk görevlisi, bu durumu tutanakla belgelemelidir; tutanak olmaksızın sulh ceza hâkiminin talimatına dayanma iddiası ispatlanmamış sayılır.
- Adli görevler dışındaki hizmete ilişkin işlemde amirin emri, amirlik yazısı veya görev emriyle ispatlanır; savcı emrine dayanma iddiasını ileri süren taraf bunu belgelemekle yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.165](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-165): Diğer kolluk birimlerinin adli kolluk görevini gerektiğinde veya savcının talebiyle yerine getirmesini düzenler; bu madde ile birlikte adli kolluğun kapsamını tamamlar.
- [5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-2): Soruşturma kavramını tanımlar; m.164 ikinci fıkrasındaki soruşturma işlemlerinin sınırını belirler.
- [5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.168](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-168): Olay yerinde adli kolluk görevlisinin işlemlere engel olanlara karşı yetkisini düzenler; soruşturma işlemlerinin uygulanmasını tamamlar.
- 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu: Birinci fıkrada adli kolluğun görev alanını belirleyen kanunlardan biridir; emniyet personelinin adli görevini dayandırır.
- 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu: Jandarmanın adli kolluk görevini belirleyen kanunlardan biridir.
- 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu: Sahil güvenlik personelinin soruşturma işlemleri yapmasının dayanağıdır.

## [CMK m.165 — Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-165)

Madde, genel polis ve jandarma dışındaki diğer kolluk birimlerinin adli kolluk görevini ne zaman ve hangi koşulda yerine getireceğini düzenler. Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine bu birimlerin adli kolluk görevine çağrılmasını ve bu görevlilerin adli görevleri bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabi olmasını kapsar. Maddenin uygulanması, kolluk birimlerinin adli görev alanına giren soruşturma işlemleri bakımından söz konusudur. Adli kolluk görevlilerinin nitelikleri, eğitimi ve yönetmelik düzenlemesi (m.167) ile değerlendirme raporları (m.166) madde kapsamında değildir. Olay yerinde kolluğun tedbirlere aykırılığa müdahalesi (m.168) ile adli kolluğun genel görev ve yükümlülükleri (m.164, m.160-161) bu maddede düzenlenmez. Adli kolluk görevinin yerine getirilmesine ilişkin sorumluluk ve yetki sınırları da bu maddenin kapsamı dışında kalır.

### Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adli kolluk görevi**: İşlenmiş bir suça ilişkin olarak suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar yapılan soruşturma işlemlerini ifade eder. Görev, suç işlenmeden önceki önleyici faaliyetlerden ayrılır.
- **Diğer kolluk birimleri**: Maddede adli kolluğun asli unsurları dışında kalan, kolluk yetkisi bulunan diğer birimleri ifade eder. Bu birimler, adli kolluğun esas görevlilerinin dışında kalan kurumlardır ve madde gereğince çağrıldıklarında adli görevi yerine getirirler.
- **Gerektiğinde**: Adli kolluğun esas görevlilerinin yetmediği ya da işin gereği bu birimlerin katılımını zorunlu kıldığı durumu ifade eder. Maddede bu kavramın somut ölçütü ayrıca belirtilmemiştir.
- **Cumhuriyet savcısının talebi**: Soruşturmayı yöneten savcının, diğer kolluk birimlerine adli kolluk görevi yüklemek için yaptığı çağrıdır. Bu talep, birimlerin adli kolluk görevini yerine getirmesi için yeterli bir dayanaktır.

### Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi: hangi şartlar aranır?

- Bir suça ilişkin soruşturma işleminin yapılması gerekli olmalıdır.
- Gerektiğinde ya da Cumhuriyet savcısının talebi bulunmalıdır.
- Diğer kolluk birimi, adli kolluk görevini yerine getirmekle yükümlü hale gelmelidir.
- Görevin yerine getirilmesi sırasında kolluk görevlisi, adli görevi dolayısıyla Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabi olmalıdır.

### Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Gerektiğinde veya savcı talebi halinde diğer kolluk birimleri adli kolluk görevini yerine getirmekle yükümlü olur.
- Adli görev kapsamında kolluk görevlileri hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.
- Adli görevle çağrılmayan diğer kolluk birimleri, bu maddeye dayanarak adli kolluk görevi yapamaz.
- Adli görevin dışındaki faaliyetler bakımından bu madde uygulanmaz ve bu faaliyetler idari hukuka tabi kalır.

### Genel polis-jandarma ile diğer kolluk birimleri arasındaki fark nedir?

- Polis ve jandarma, adli kolluğun asli görevlileridir ve 3201 ile 2803 sayılı kanunlar uyarınca adli görevleri bulunur.
- Gümrük, orman, sahil güvenlik gibi diğer kolluk birimleri, adli görevi asli olarak taşımaz; ancak madde gereğince bu göreve çağrılabilir.

Sonuç: Diğer birimler yalnızca gerektiğinde veya savcı talebi üzerine adli kolluk görevini yerine getirir.

### Adli kolluk ile idari kolluk arasındaki fark nedir?

- Adli kolluk, işlenmiş bir suça ilişkin görev yapar ve ceza hukukuna tabidir.
- İdari kolluk, suç işlenmeden önce önleyici faaliyette bulunur ve idare hukukuna tabidir.

Sonuç: Diğer kolluk birimleri adli görevle çağrıldıklarında, bu görev kapsamındaki işlemleri için Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır; idari görevleri için ise idari hukuk geçerlidir.

### Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Diğer kolluk birimini, savcı talebi veya emri olmadan adli görevle çalıştırmak; bu durumda görevlendirme dayanağı yoktur.
- Adli görevle idari görevi birbirinden ayırmamak; idari görev kapsamındaki işlemleri adli kolluk işlemi saymak.
- Görevlendirmenin yazılı belgesini dosyaya koymamak ve imzalı işlemin hangi görevlinin yaptığını göstermemek.
- Maddeyi genel polis ve jandarmaya da uygulamak; bu birimler için asli adli görev m.164 ile düzenlenmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Diğer kolluk biriminin adli görevle çağrılmış olması için savcının emri veya talebinin bulunduğu kabul edilmektedir. (2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024)
- Diğer kolluk biriminin adli kolluk görevlisi olarak bir işlemi yapabilmesi için bu görevlendirmenin yazılı olarak belgelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024)
- Görevlendirme bulunmadan yapılan soruşturma işlemlerinin dayanağının bulunmadığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024)
- Madde gereğince yapılan görevlendirmenin ve bu görevlendirmeyi yapan birimin kimliğinin dosyada gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)
- Adli görevle yapılan işlemler bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)

### Nasıl ispat edilir?

- Adli görevle çağrıldığını ileri süren taraf, savcının talebinin veya emrinin varlığını ispatlamalıdır. Bu, yazılı görevlendirme belgesi ile yapılır.
- Diğer kolluk biriminin görevlendirildiğini gösteren yazılı belge bulunmuyorsa, sonuç dosya içeriğine göre değerlendirilir. (2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024)
- Karşı taraf, işlemin adli kolluk görevi kapsamında olmadığını ileri sürerse, bunu iddia eden taraf bu iddiasını ispatlamalıdır.
- Görevlendirme ile yapılan işlemlerin hangi görevlinin imzasıyla yapıldığı dosyada gösterilmelidir. (2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.164: Adli kolluğu tanımlayan ve asli adli kolluk görevlilerini sayan maddedir. Bu madde, asli görevlilerin dışındaki birimlerin adli kolluk görevine nasıl dahil olduğunu tamamlar.
- 5271 m.160: Cumhuriyet savcısının soruşturma sırasında adli kolluk görevlileri aracılığıyla delil toplama yetkisini düzenler; m.165 talep üzerine çağrılan birimlerin de bu çerçevede görev yapmasını sağlar.
- 5271 m.161: Savcının adli kolluğa vereceği soruşturma emirlerini ve bu emirlerin kapsamını düzenler; m.165 kapsamındaki birimlerin görevi bu emirlere göre şekillenir.
- 5271 m.166: Adli kolluk sorumlularının değerlendirilmesini düzenler; m.165 kapsamındaki birimler bakımından da savcılık gözetimini tamamlayan bir düzenlemedir.
- 5271 m.167: Adli kolluk görevlilerinin nitelikleri ve yönetmelikle düzenlenmesini öngörür; diğer birimlerin adli görevi için de uygulanacak usul ve eğitim esaslarını belirler.
- 5271 m.168: Olay yerinde adli kolluk görevlisinin tedbirlere aykırı davranışı önlemesini düzenler; m.165 kapsamındaki birimlerin adli görevi yerine getirirken bu yetkiyi kullanabilmesi ile ilgilidir.

## [CMK m.166 — Değerlendirme raporu yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-166)

Madde, Cumhuriyet başsavcılarının her yıl sonunda, yetkili yerdeki adlî kolluk sorumluları hakkında değerlendirme raporu düzenleyip mülkî idare amirlerine göndermesini öngörür. Maddenin uygulandığı kişi, adlî kolluk sorumlularıdır ve değerlendirme yetkisi Cumhuriyet başsavcılarına aittir. Madde, adlî kolluk görevlilerinin disiplin soruşturmasını, cezai sorumluluğunu ve görevden uzaklaştırılmasını düzenlemez (ilgili hükümler başka maddelerde yer alır). Rapor içeriğinin ayrıntılarını, değerlendirme ölçütlerini ve raporun sonucunda doğacak idari işlemleri de düzenlemez. Adlî kolluğun genel görev ve yetkileri ile kolluk amirlerinin soruşturmadaki sorumlulukları da bu maddenin konusu değildir.

### Değerlendirme raporu yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Cumhuriyet başsavcısı, her yılın sonunda adlî kolluğun sorumluları hakkında değerlendirme raporu düzenler.
- Düzenlenen raporlar mülkî idare amirlerine gönderilir.
- Raporun mülkî idare amirlerine gönderilmesi, değerlendirme sonucunda idari işlem yapılıp yapılmayacağını maddede bağlamaz; bu konu ayrı hükümlere bırakılmıştır.

### Değerlendirme raporu yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi kolluk görevlisinin disiplin yaptırımı ya da cezai sorumluluğu için yeterli bir dayanak saymak; madde yalnızca rapor düzenleme ve gönderme görevi verir.

### Nasıl ispat edilir?

- Madde yalnızca yıllık değerlendirme raporunun düzenlenmesi ve gönderilmesi görevini öngördüğünden, ispat konusu bir hak iddiası doğurmaz.
- Raporun düzenlenip gönderildiği, yazılı belgeyle (rapor ve gönderim yazısı) belgelenebilir.

## [CMK m.167 — Yönetmelik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-167)

CMK m.167, adlî kolluk görevlilerinin niteliklerini, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerini, diğer hizmet birimleriyle ilişkilerini, değerlendirme raporlarının düzenlenmesini, uzmanlık dallarına göre hangi bölümlerde çalıştırılacaklarını ve diğer hususları düzenler ve bu konuların ayrıntısının yönetmelikle belirlenmesini öngörür. Düzenleme adlî kolluk görevlilerinin tamamını kapsar. Maddenin kendisi bir hak veya yükümlülük doğurmaz, yalnızca yönetmelik çıkarma yetkisi ve konusunu belirler. Kolluğun görev ve yetkileri m.163 ve devamında, kolluğun soruşturma işlemleri ise m.160 ve devamında düzenlenmiştir. Yönetmeliğin yürürlük süresi ve geçici hükümler ilgili kanun maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Kolluk görevlilerine ilişkin disiplin ve sorumluluk hükümleri bu maddenin kapsamında değildir.

### Yönetmelik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adlî kolluk görevlisi**: Ceza soruşturmasında Cumhuriyet savcısının emir ve talimatı altında suçu araştırmakla görevli personeldir. Bu sıfat, personelin kurumsal bağlılığından çok adlî kolluk görevine atanmış olmasıyla belirlenir.
- **Yönetmelik**: Kanunun uygulanmasını ayrıntılandıran, idare tarafından çıkarılan genel düzenleyici işlemdir. Bu maddede yönetmelik, adlî kolluğun nitelik ve çalışma esaslarını belirleyen tek düzenleme aracıdır.
- **Değerlendirme raporu**: Adlî kolluk görevlilerinin çalışmasına ve niteliklerine ilişkin düzenli değerlendirmeyi içeren belgedir. Raporun içeriği ve düzenleme usulü yönetmelikte belirlenir.
- **Uzmanlık dalı**: Adlî kolluk görevlilerinin, görev alanlarının özelliğine göre ayrıldığı çalışma bölümüdür. Hangi görevlinin hangi bölümde çalışacağı yönetmelikle belirlenir.

### Yönetmelik: hangi şartlar aranır?

- Konunun Kanunda öngörülen yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerekir; madde yalnızca belirtilen konularda yönetmelik çıkarılmasını öngörür.
- Yönetmeliğin Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca birlikte çıkarılması gerekir.
- Yönetmeliğin Kanunun yürürlüğünden itibaren altı ay içinde çıkarılması gerekir.

### Yönetmelik: hangi sonuçları doğurur?

- Yönetmelik belirlenen süre içinde çıkarılmazsa, kanunun öngördüğü ayrıntılı düzenleme gecikmiş olur ancak bu durum kanun hükmünü geçersiz kılmaz.
- Yönetmelik, madde kapsamındaki konuları düzenlemeyi amaçlar ve bu konular dışında kural koyamaz.
- Madde doğrudan kolluk görevlisine veya üçüncü kişiye hak ya da borç doğurmaz.

### Kanun ile yönetmelik düzenlemesi arasındaki fark nedir?

- Kanun maddesi, kolluk görevlilerinin niteliklerine ilişkin temel çerçeveyi ve yönetmelik yetkisini belirler.
- Yönetmelik, bu çerçeve içinde ayrıntılı nitelikleri, eğitimi ve çalışma bölümlerini düzenler.

Sonuç: Ayrıntılı kurallar yönetmelikte aranır; yönetmelikte bu kapsam dışına çıkılamaz.

### Yönetmelik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi, kolluk görevlilerine doğrudan görev veya yetki veren bir hüküm gibi okumak; madde yalnız yönetmelik çıkarma yetkisi verir.
- Kolluk görevlisinin disiplin, sorumluluk veya görev yetkisini m.167'ye dayandırmak; bu konular başka hükümlerde düzenlenmiştir.
- Altı aylık süreyi yönetmeliğin yürürlük süresiyle karıştırmak; süre yönetmeliğin çıkarılması içindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- m.167 uyarınca çıkarılacak yönetmelik, Kanunda açıkça yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen konuların kaynağı olarak kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1063 E., 2017/7 K., 17.01.2017; Ceza Genel Kurulu, 2016/1165 E., 2017/8 K., 17.01.2017; Ceza Genel Kurulu, 2016/57 E., 2016/374 K., 18.10.2016)
- Adlî kolluk görevlilerinin niteliklerine ve çalışma esaslarına ilişkin işlemlerde, m.167'nin öngördüğü yönetmelik çerçevesi dikkate alınmaktadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1032 E., 2021/266 K., 15.02.2021; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1674 E., 2021/263 K., 15.02.2021; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1030 E., 2021/265 K., 15.02.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Madde yalnız yönetmelik yetkisi verdiğinden, kolluk görevlisinin niteliğine itiraz eden taraf, ilgili yönetmelik hükmünün Kanuna aykırılığını ileri sürer ve bunu ispatlar.
- Görevlinin adlî kolluk görevlisi olup olmadığı, atama belgesi ve görev yazısı gibi resmî kayıtlarla ispatlanır.
- Yönetmelikteki bir kuralın Kanuna aykırılığı iddiasında, aykırılığı ileri süren taraf bu iddiasını dayanağıyla birlikte ortaya koyar; yönetmeliğin Kanunda öngörülmeyen bir konuyu düzenlediği savunulursa, bu konunun m.167 kapsamı dışında kaldığı ispat konusu olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.14: Kanunda öngörülen yönetmeliklerin, kanunun yürürlüğünden itibaren altı ay içinde çıkarılması veya mevcut yönetmeliklerin değiştirilmesi gerektiğini düzenler; bu süre m.167 bakımından da aynıdır.
- 5271 m.160: Kolluğun soruşturmadaki genel görevini ve Cumhuriyet savcısı ile ilişkisini düzenler; m.167 bu görevi yürütecek personelin niteliklerini yönetmeliğe bırakır.

## [CMK m.168 — Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-168)

Madde, olay yerinde görevine ilişkin işlemlere başlamış adli kolluk görevlisinin, bu işlemlere engel olan kişileri ya da yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri işlemler sonuçlanıncaya kadar men etme yetkisini ve yükümlülüğünü, gerektiğinde zor kullanma imkânıyla birlikte düzenler. Kişiler bakımından yalnızca olay yerinde bulunan ve kolluğun işlemini engelleyen ya da tedbirine uymayan kişiler hedeflenmiştir. Maddenin düzenlemediği konular: adli kolluğun genel görevleri ve kimlerden oluştuğu (m.164, m.165), adli kolluğun savcılığa bilgi verme ve delil toplama yükümlülükleri (m.160, m.161), yakalama ve silah kullanma yetkisi gibi ayrı kolluk yetkileri ile bunların ölçüsü, ve kolluk görevlisinin zor kullanması sonucunda doğan cezai ve hukuki sorumluluk (ilgili özel düzenlemeler ve genel hukuka uygunluk sebepleri).

### Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adli kolluk görevlisi**: Suçların soruşturulması kapsamında Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda görev yapan kolluk personelidir. Madde, bu sıfatla olay yerinde işlem yapan görevliyi ilgilendirir; idari görevler kapsamındaki kolluk faaliyeti bu maddenin kapsamında değildir.
- **Olay yerinde görevine ait işlem**: Suça ilişkin olay yerinde adli kolluğun yürüttüğü, delil toplama, inceleme veya yer gösterme gibi soruşturma işlemleridir. Görevli bu işlemlere başlamış olmalıdır; henüz başlamamış işlemler için madde uygulanmaz, ancak işleme başlamak üzere olunan hal kabul edilir.
- **Men etme**: Kişinin işlemi engellemesini veya tedbire aykırı davranmasını önlemek için görevlinin uyguladığı zorlayıcı müdahaledir. Men etme, kişiyi olay yerinden uzaklaştırma, susturma, tutma veya bekletme biçiminde gerçekleşebilir ve işlemler sonuçlanıncaya kadar sürer.
- **Zor kullanma**: Men etme amacıyla, durumun gerektirdiği ölçüde başvurulan fiziksel müdahaledir. Madde zor kullanmanın sınırını ayrıca belirtmez; bu nedenle ölçülülük ilkesi yorumla belirlenir ve kullanılan zorun gerekli olandan fazla olmaması gerekir.
- **Yetki içinde alınan tedbir**: Adli kolluk görevlisinin olay yerinde işlemlerini güvenli ve sağlıklı yürütmek için, kendi yetkisi çerçevesinde aldığı önlemdir. Tedbirin hukuka uygun ve görevlinin yetkisi dahilinde olması gerekir.

### Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi: hangi şartlar aranır?

- Olay yerinde adli kolluk görevlisinin görevine ait bir soruşturma işlemine başlamış olması gerekir; işlemin fiilen başlaması veya başlamak üzere olunması aranır.
- Bir kişinin bu işlemin yapılmasını engellemesi ya da görevlinin yetkisi içinde aldığı bir tedbire aykırı davranması gerekir.
- Men etme, işlemler sonuçlanıncaya kadar sürmelidir; işlem bittikten sonra men etme yetkisi kendiliğinden sona erer.
- Zor kullanmaya ancak gerektiğinde başvurulmalıdır; yani daha hafif bir önlem yetmiyorsa ve durumun gerektirdiği ölçüde kullanılabilir.
- Kişinin engelleyici davranışı veya tedbire aykırılığı yetkinin kullanılmasını gerektirmelidir; bu koşul yoksa men etme yetkisi doğmaz.

### Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Olay yerinde işlemi engelleyen kişi, işlemler sonuçlanıncaya kadar olay yerinden uzaklaştırılabilir, susturulabilir veya tutulabilir.
- Men etme gerektiğinde zor kullanılarak yapılabilir; ancak zor kullanma durumun gerektirdiği ölçüyü aşamaz.
- Zor kullanma sırasında oluşan yaralanmalar, kolluğun yetkisi çerçevesinde ve orantılı kullanılmışsa hukuka uygunluk nedeniyle cezai sorumluluk doğurmaz.
- İşlemler sonuçlandığında men etme yetkisi sona erer ve kişinin olay yerinde tutulmasının dayanağı kalmaz.
- Görevli işleme henüz başlamamışsa veya işlem tamamlanmışsa madde gereğince men etme yapılamaz.
- Yetkinin orantısız kullanılması hâlinde zor kullanma hukuka aykırı hale gelir ve görevli hakkında sorumluluk gündeme gelir.
- Madde, kişiyi ayrı bir yakalama veya gözaltı kararına dayandırmaz; bu tür işlemler için ayrı yasal dayanak aranır.

### Men etme ile zor kullanma arasındaki fark nedir?

- Men etme, kişinin işlemi engellemesini ya da tedbire uymamasını önleyen genel yetkidir ve tek başına zor kullanmayı gerektirmez.
- Zor kullanma, men etmenin ancak gerektiğinde başvurulan fiziksel aşamasıdır ve ölçülülük ilkesiyle sınırlıdır.

Sonuç: Önce hafif yollarla men denir, zor kullanımı ancak bu yollar yetmediğinde gündeme gelir; zor kullanımın hukuka uygunluğu orantılılığa bağlanır.

### Olay yerinde işlem başlamış ile henüz başlamamış işlem arasındaki fark nedir?

- İşleme başlanmış ya da başlamak üzere olan hal, maddenin uygulanabileceği durumdur.
- Görevli olay yerine gelmemiş veya işleme başlamamışsa madde uygulanamaz.

Sonuç: Yalnızca işlem fiilen başladığında veya başlamak üzere olduğunda men etme yetkisi kullanılabilir.

### Men etme (m.168) ile yakalama ve silah kullanma yetkisi arasındaki fark nedir?

- Madde, işlemi engelleyen veya tedbire aykırı davranan kişiyi işlem süresince men etmeyi düzenler.
- Yakalama ve silah kullanma, kişinin kendisini gözaltına veya tutukluluğa konu etmeye yönelik ayrı yetkilerdir ve ayrı kurallara bağlıdır.

Sonuç: Madde bir yakalama yetkisi vermez; kişinin yakalanması gerekiyorsa ilgili yakalama düzenlemesine başvurulmalıdır.

### Adlî kolluğun olay yerinde aldığı tedbirlere uyulmaması halinde yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi yakalama yetkisi gibi okumak; madde kişiyi yakalama veya gözaltına alma yetkisi vermez, yalnızca men etmeye imkân tanır.
- Olay yerinde işlem başlamadan veya tamamlandıktan sonra men etme yetkisini uygulamak; yetkinin süresi işlemlerin sonuçlanmasıyla sınırlıdır.
- Zor kullanma yetkisini sınırsız saymak; madde zor kullanmayı gerektiğinde ve orantılı biçimde öngörür, kullanılan kuvvet ölçüsüz olduğunda hukuka uygunluk sağlanmaz.
- Özel güvenlik görevlisinin kapı kontrolü gibi yetkilerini doğrudan 168. maddeye dayandırmak; bu yetkilerin dayanağı ayrı düzenlemelerde aranmalıdır.
- Madde metninde açıkça yer almayan bir süre veya tutar belirleyip uygulamak; maddede süre ve tutar yoktur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ağır ceza mahkemesi kararlarında 5271 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak olay yerinde işlem yapan görevlinin men yetkisinin değerlendirildiği görülmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2025/1915 E., 2025/10355 K., 27.11.2025)
- Özel güvenlik görevlilerinin koruma alanlarına girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme ve üstlerini arama yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 90. ve 168. maddelerine dayandırıldığı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2023/217 E., 2025/5100 K., 10.11.2025; 10. Daire, 2022/6443 E., 2025/4668 K., 21.10.2025; 10. Daire, 2022/8641 E., 2025/4505 K., 14.10.2025; 10. Daire, 2023/303 E., 2025/2592 K., 20.05.2025)
- Özel güvenlik görevlilerinin yetkisinin 168. maddeden doğrudan türetilmediği, yalnızca olay yerinde adli kolluk görevlisinin işlemine dayanan bir men yetkisinin bulunduğu yorumu, yetki kaynağının ayrıca belirlenmesi gerektiği yönünde değerlendirilmektedir. (10. Daire, 2023/217 E., 2025/5100 K., 10.11.2025; 10. Daire, 2022/6443 E., 2025/4668 K., 21.10.2025; 10. Daire, 2022/8641 E., 2025/4505 K., 14.10.2025; 10. Daire, 2023/303 E., 2025/2592 K., 20.05.2025)
- Maddeye dayanılan kararların bir kısmında, maddenin 90. madde ile birlikte değerlendirildiği ve yetki kaynağının bu bütünlük içinde aranması gerektiği kabul edilmektedir. (2024/65 E., 2024/163 K., 24.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Men etme yetkisini kullanan adli kolluk görevlisinin, olay yerinde soruşturma işlemine fiilen başladığını ve bu işlemin varlığını tutanak veya kayıtla ortaya koyması gerekir; işlemin varlığı ispatlanmazsa men etmenin dayanağı kalmaz.
- Men edilen kişinin işlemi engellediğini veya tedbire aykırı davrandığını ileri süren taraf, bu davranışı tanık, tutanak veya görüntü kaydıyla ispatlamalıdır.
- Görevlinin zor kullanmasının orantılı olduğunu savunan taraf, kullanılan zorun durumun gerektirdiği ölçüde kaldığını ispatlamalıdır; yaralanma varsa tıbbi raporlar bu ispatta belirleyicidir.
- Karşı taraf, görevlinin işleme başlamadığını ya da men etmenin yetkisi aşıldığını savunuyorsa bu iddiayı tanık veya belgeyle ispat etmelidir.
- Görevlinin tedbirin yetkisi içinde alındığını gösteren belge veya Cumhuriyet savcısının talimatının bulunup bulunmadığı, yetkinin varlığını kanıtlamak için önemlidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.160: Adli kolluk görevlisinin soruşturma işlemlerini Cumhuriyet savcısının emir ve talimatlarına göre yürütmesini düzenler; men etme yetkisinin dayanağı olan işlemlerin kaynağıdır.
- 5271 m.164: Adli kolluğun savcılığın emri altında çalışmasını belirler; olay yerinde verilen men kararının adli görev kapsamında olduğunu gösterir.
- 5271 m.165: Diğer kolluk birimlerinin de adli kolluk görevini yerine getirebileceğini ve bu hâlde madde hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
- 5271 m.166: Adli kolluk sorumlularının değerlendirilmesini düzenler; madde kapsamında men etme yetkisini kullanan görevlinin denetimiyle ilgilidir.
- 5271 m.167: Adli kolluk görevlilerinin nitelikleri ve eğitimine ilişkin yönetmeliğe yollama yapar; zor kullanma ölçüsünün eğitim ve yönetmelikle de biçimlendiği hal için ilgilidir.

## [CMK m.169 — Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-169)

5271 sayılı Kanun'un 169. maddesi, soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanmasını düzenler. Bu kapsamda zabıt kâtibinin bulunması, tutanağın içeriği, imza yükümlülüğü, avukatın isim ve imzası, ilgililere okutulması ve imzadan kaçınmanın tutanağa geçirilmesi ile kolluk görevlilerinin kimlik bilgilerinin gizlenmesi hükümleri yer alır. Madde, soruşturma işlemlerinin tutanağa bağlanması gereken kişiler bakımından savcı, sulh ceza hâkimi, adli kolluk görevlisi, şüpheli, tanık, bilirkişi, müdafi ve vekil ilişkisinde uygulanır. Duruşma tutanağının düzenlenmesini ve ispat gücünü düzenlemez (m.219 ve m.220). Tutanağın hukuka uygunluğunun denetimine ilişkin sahtecilik iddiası ve ispat kuralları bu maddenin kapsamı dışındadır (m.227). Soruşturma evresinde gizlilik ilkesi ile belge incelemesi hakkı da bu maddede düzenlenmez (m.157 ve m.153). Kolluk işlemlerinin kendisi ile arama ve el koyma gibi işlemlerin şartları da bu maddenin konusu değildir.

### Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zabıt kâtibi**: Savcı veya sulh ceza hâkiminin yanında tutanak tutmakla görevli, yasalara göre atanmış devlet memurudur. Soruşturma işlemlerinde bulunması zorunludur.
- **Yazman**: Zabıt kâtibi bulunmadığında, yalnızca acele hâllerde yemin vererek tutanak yazmakla görevlendirilen başka bir kişidir. Bu görevlendirme olağan bir yöntem değildir.
- **Soruşturma işlemi tutanağı**: Soruşturma sırasında yapılan her işlemin yazılı olarak kaydedildiği belgedir. Tutanağın içeriği ve imzaları maddede ayrıntılı olarak belirlenmiştir.
- **Kolluk görevlisinin sicil numarası**: Belirli suç gruplarında kolluk tutanaklarına açık kimlik yerine yazılan tanımlayıcı numaradır. Yalnızca fıkrada sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır.

### Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması: hangi şartlar aranır?

- Soruşturma kapsamında şüphelinin ifadesi veya sorgusu, tanık ya da bilirkişinin dinlenmesi veya keşif ve muayene işlemi yapılması gerekir.
- Bu işlemlerde Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkiminin yanında bir zabıt kâtibi bulunmalıdır; savcı veya hâkim bu işlemleri tek başına yapamaz.
- Acele hâllerde yemin verilmesi koşuluyla başka bir kimse yazman olarak görevlendirilebilir; bu istisnanın dışında yazman görevlendirilemez.
- Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanmalıdır.
- Tutanak, işlemin yapıldığı yeri, tarihi, başlama ve bitiş saatini ile işleme katılan veya ilgisi bulunan kimselerin isimlerini içermelidir.
- Tutanağın, adli kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimiyle birlikte bulunan zabıt kâtibi tarafından imzalanmalıdır.
- Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır bulunulan işlemlerde tutanakta avukatın isim ve imzasına yer verilmelidir.
- İşlemde hazır bulunan ilgililere tutanağın kendilerini ilgilendiren kısımları okunmalı veya okumaları için verilmeli ve onanmak üzere imzaya çağrılmalıdır.
- İmzadan kaçınma hâlinde kaçınmanın nedenleri tutanağa geçirilmelidir.
- Yedinci fıkradaki suçlarda kolluk tutanaklarına görevlilerin açık kimlikleri yerine yalnızca sicil numaraları yazılmalıdır.

### Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması: hangi sonuçları doğurur?

- Zabıt kâtibi bulunmadan yapılan soruşturma işlemi hukuken yok sayılır.
- Acele hâllerde yemin verilerek görevlendirilen yazman dışında tutanak yazılması kabul edilmez.
- Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanmadığında işlem belgelenmemiş olur ve bu işleme dayanılarak karar verilmesi usule aykırılık oluşturur.
- Tutanakta işlemin yeri, tarihi, başlama ve bitiş saati ile katılanların isimleri eksiksiz yer almalıdır.
- Tutanak imzasız ise veya ilgililere okutulup imzaya sunulmadan düzenlenmişse, bu eksiklik tutanağın belge niteliğini etkiler.
- İmzadan kaçınanın nedenleri tutanağa geçirilmediğinde işlem eksik kalır.
- Fıkra 7 kapsamındaki suçlarda kolluk görevlisinin açık kimliği tutanakta yer almaz; sicil numarası yazılır.
- Fıkra 7 kapsamındaki suçlarda kolluk görevlisine yönelik davetiye veya çağrı kâğıdı iş yeri adresine tebliğ edilir ve ifade ile duruşma tutanaklarında iş yeri adresi gösterilir.
- Fıkra 7 kapsamı dışındaki suçlarda kimlik gizleme ve iş yeri adresi uygulaması yapılmaz.

### Zabıt kâtibi ile yazman arasındaki fark nedir?

- Zabıt kâtibi, yasalara göre atanmış devlet memurudur ve işlemlerde bulunması olağan yöntemdir.
- Yazman, zabıt kâtibi bulunmadığında ve yalnızca acele hâllerde yemin vererek görevlendirilen kişidir.

Sonuç: Acele durum yoksa işlemin zabıt kâtibine yaptırılması gerekir; zabıt kâtibi bulunmadan yapılan işlem hukuken yok sayılır.

### Savcı veya hâkim ile zabıt kâtibi ile tek başına işlem arasındaki fark nedir?

- Şüphelinin ifadesi, tanık ve bilirkişi dinlenmesi, keşif ve muayene işlemlerinde zabıt kâtibinin bulunması zorunludur.
- Savcı veya sulh ceza hâkiminin tek başına yaptığı işlem, tutanağa bağlanmış olsa bile bu zorunluluğa uymaz.

Sonuç: Zabıt kâtibi bulunmayan işlem yok sayılır ve delil değeri taşımaz.

### Avukatın hazır bulunduğu işlem ile diğer işlemler arasındaki fark nedir?

- Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır bulunulan işlemlerde avukatın isim ve imzası tutanakta yer alır.
- Avukatın hazır bulunmadığı işlemlerde bu zorunluluk doğmaz.

Sonuç: Avukatın hazır bulunduğu işlemde isim ve imzanın eksikliği tutanağın eksikliği anlamına gelir.

### Yedinci fıkra kapsamındaki suçlar ile diğer soruşturmalar arasındaki fark nedir?

- Fıkrada sayılan TCK ve 3713 sayılı Kanun kapsamındaki suçlarda kolluk tutanaklarında açık kimlik yerine sicil numarası yazılır.
- Bu suç gruplarının dışındaki soruşturmalarda açık kimlik yazılması kuralı geçerlidir.

Sonuç: Kimlik gizleme yalnızca fıkrada belirtilen suçlarla ilgili tutanaklarda uygulanır; kolluk görevlisinin iş yeri adresi de bu suçlarda tebligat adresi olur.

### Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa bağlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zabıt kâtibi bulunmadan yapılan işlemi geçerli saymak; bu işlem hukuken yok sayılır.
- Acele hâl olmadığı hâlde yazman görevlendirmesini yeterli görmek; yazmanlık istisnadır ve acele hâl ile sınırlıdır.
- Savcı veya hâkimin tek başına yaptığı ifade ve dinleme işlemini tutanağa bağlandığı için geçerli saymak; kanun zabıt kâtibinin bulunmasını zorunlu kılar.
- Tutanakta başlama ve bitiş saatinin bulunmadığını önemsiz saymak; bu unsurlar maddenin açık gereğidir.
- Avukatın hazır bulunduğu işlemde isim ve imzayı tutanakta aramamak.
- Fıkra 7 kapsamı dışındaki bir suçta kolluk görevlisinin açık kimliğini gizleyerek sicil numarası yazmak.
- Fıkra 7 kapsamındaki suçta kolluk görevlisine çağrı kâğıdını ev adresine göndermek; tebligat iş yeri adresine yapılır.
- Tutanağın bazı sayfalarının imzasız olmasını her hâlde bozma nedeni saymak; içeriğin kanıtlanabilirliği etkilenmiyorsa sonuç farklı olabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tutanağa bağlanması gereken işlemin tutanağa geçirilmeden hükme dayanak yapılması, 169. maddeye aykırılık olarak değerlendirilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/26003 E., 2026/687 K., 15.01.2026)
- Hükme dayanak alınan soruşturma belgelerinin aslı veya onaylı örnekleri getirtilmeden onaysız fotokopilerle karar verilmesi 169. maddeye aykırılık sayılmaktadır. (20. Ceza Dairesi, 2018/1776 E., 2018/2658 K., 05.06.2018; 6. Ceza Dairesi, 2025/2235 E., 2026/921 K., 03.02.2026)
- Hükme esas alınan belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosyada bulunmaması, 169. maddeye aykırılık sayılmaktadır. (10. Ceza Dairesi, 2022/16839 E., 2023/3064 K., 05.04.2023)
- Onaysız fotokopiden oluşan tutanak ve raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 169. maddeye aykırı yargılama olarak değerlendirilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/6119 E., 2026/2074 K., 24.03.2026; 1. Ceza Dairesi, 2024/6184 E., 2025/4243 K., 26.05.2025)
- Tutanağın bazı sayfalarının imzalanmaması, içeriğindeki hususların kanıtlanabilmesinde noksanlık doğurmuyorsa bozma nedeni sayılmamaktadır. Bu durumda tutanağın içeriği sanığın ve diğer anlatımlarla doğrulanmış olmalıdır. (10. Ceza Dairesi, 2022/16839 E., 2023/3064 K., 05.04.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Soruşturma işleminin tutanağa bağlandığını ve tutanağın 169. maddedeki unsurları taşıdığını ileri süren taraf, bunu tutanak aslı ile ispatlar; tutanağın eksikliği ileri sürülüyorsa iddia eden taraf eksikliği göstermelidir.
- Zabıt kâtibinin bulunmadığı iddiası, tutanakta kâtibin imzası ve adı ile çürütülür; karşı taraf zabıt kâtibinin bulunduğunu tutanak içeriğiyle ispat edebilir.
- Acele hâl ve yazman görevlendirmesi iddiası, tutanakta acelenin gerekçesi ile yemin kaydına bakılarak değerlendirilir; yazılı kayıt yoksa bu hâl ispatlanmamış sayılabilir.
- Avukatın hazır bulunduğu iddiası, tutanaktaki isim ve imza ile ispat edilir; avukatın bulunmadığını ileri süren taraf karşı kayıtla çürütülebilir.
- Tutanağın içeriğinin okunup imzaya sunulduğu iddiası, ilgililerin imzası ile ispat edilir; imzadan kaçınma halinde nedenleri tutanakta yazılı olmalıdır.
- Tutanağın onaylı örneği veya aslı dosyada bulunmuyorsa, içeriğin başka delillerle doğrulanması gerekir; onaysız fotokopiye dayanılarak karar verilmesi usule aykırılık sayılmaktadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.147: Soruşturma sırasında yapılacak işlemlerde tutanak tutulmasını ve bu işlemlerin usulünü düzenleyen genel hükümdür; 169. madde bu genel yükümlülüğün tutanak ayrıntılarını belirler.
- 5271 m.153: Müdafiin soruşturma dosyasını inceleme hakkını düzenler; tutanağın avukat ismi ve imzasıyla ilişkisi bu maddede hazır bulunma bağlamında ortaya çıkar.
- 5271 m.157: Soruşturma işlemlerinin gizliliğini düzenler; tutanakların kamuya kapalı olması bu gizlilik ilkesinin sonucudur.
- 5271 m.219: Duruşma tutanağını düzenler; 169. maddedeki soruşturma tutanağından ayrı bir rejim öngörür.
- 5271 m.227: Duruşma tutanağına karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebileceğini düzenler; 169. maddenin ispat gücü boyutuyla ilgilidir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı ay | [m.167](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-167) | (1) Adlî kolluk görevlilerinin nitelikleri ve bunların hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimi, diğer hizmet birimleri ile ilişkileri, değerlendirme raporlarının düzenlenmesi, uzmanlık dallarına göre hangi bölümlerde çalıştırılacakları ve… |

## Konuda geçen kararlar

- 2024/65 E., 2024/163 K., 24.09.2024 (m.168)
- 2021/49 E., 2021/96 K., 16.12.2021 (m.163)
- 2011/20 E., 2013/41 K., 07.03.2013 (m.159)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/53 E., 2025/248 K., 11.06.2025 (m.161)
- Ceza Genel Kurulu, 2024/51 E., 2025/47 K., 05.02.2025 (m.158)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/559 E., 2024/295 K., 09.10.2024 (m.164)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/373 E., 2024/155 K., 03.04.2024 (m.164)
- Ceza Genel Kurulu, 2023/378 E., 2024/64 K., 14.02.2024 (m.164)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/235 E., 2023/240 K., 03.05.2023 (m.158)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/127 E., 2023/332 K., 12.04.2023 (m.158)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/1335 E., 2020/401 K., 06.10.2020 (m.164)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1165 E., 2019/263 K., 26.03.2019 (m.158)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/178 E., 2017/188 K., 28.03.2017 (m.162)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/1063 E., 2017/7 K., 17.01.2017 (m.167)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/1165 E., 2017/8 K., 17.01.2017 (m.167)
- Ceza Genel Kurulu, 2016/57 E., 2016/374 K., 18.10.2016 (m.167)
- Ceza Genel Kurulu, 2010/215 E., 2011/19 K., 01.02.2011 (m.158)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/112 E., 2009/157 K., 09.06.2009 (m.162)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/119 E., 2009/158 K., 09.06.2009 (m.162)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/89 E., 2008/54 K., 18.03.2008 (m.161)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/6119 E., 2026/2074 K., 24.03.2026 (m.169)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/2235 E., 2026/921 K., 03.02.2026 (m.169)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/26003 E., 2026/687 K., 15.01.2026 (m.169)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/1915 E., 2025/10355 K., 27.11.2025 (m.168)
- 1. Ceza Dairesi, 2025/1080 E., 2025/8202 K., 24.11.2025 (m.163)
- 10. Daire, 2023/217 E., 2025/5100 K., 10.11.2025 (m.168)
- 10. Daire, 2022/6443 E., 2025/4668 K., 21.10.2025 (m.168)
- 10. Daire, 2022/8641 E., 2025/4505 K., 14.10.2025 (m.168)
- 11. Ceza Dairesi, 2025/1906 E., 2025/11391 K., 15.09.2025 (m.160)
- 2. Ceza Dairesi, 2025/6558 E., 2025/11357 K., 17.06.2025 (m.160)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/6184 E., 2025/4243 K., 26.05.2025 (m.169)
- 10. Daire, 2023/303 E., 2025/2592 K., 20.05.2025 (m.168)
- 1. Ceza Dairesi, 2024/3946 E., 2025/2417 K., 25.03.2025 (m.163)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/16300 E., 2024/10030 K., 25.12.2024 (m.163)
- 2. Daire, 2021/7089 E., 2024/236 K., 11.01.2024 (m.165)
- 10. Ceza Dairesi, 2021/17831 E., 2023/11408 K., 20.12.2023 (m.162)
- 11. Ceza Dairesi, 2022/11415 E., 2023/10294 K., 18.12.2023 (m.166)
- 7. Ceza Dairesi, 2023/7443 E., 2023/4653 K., 10.05.2023 (m.164)
- 10. Ceza Dairesi, 2022/16839 E., 2023/3064 K., 05.04.2023 (m.169)
- 7. Ceza Dairesi, 2022/601 E., 2023/3437 K., 04.04.2023 (m.166)
- 3. Ceza Dairesi, 2021/18296 E., 2022/3205 K., 01.06.2022 (m.162)
- 11. Ceza Dairesi, 2021/37441 E., 2021/8153 K., 11.10.2021 (m.166)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1587 E., 2021/604 K., 25.03.2021 (m.157)
- 19. Ceza Dairesi, 2019/29083 E., 2021/2980 K., 15.03.2021 (m.163)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1674 E., 2021/263 K., 15.02.2021 (m.157, m.167)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1030 E., 2021/265 K., 15.02.2021 (m.157, m.167)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1096 E., 2021/262 K., 15.02.2021 (m.157)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/1032 E., 2021/266 K., 15.02.2021 (m.167)
- 20. Ceza Dairesi, 2018/1776 E., 2018/2658 K., 05.06.2018 (m.169)
- 8. Ceza Dairesi, 2017/17280 E., 2018/5224 K., 14.05.2018 (m.162)
- 4. Ceza Dairesi, 2018/685 E., 2018/3580 K., 22.02.2018 (m.160)
- 16. Ceza Dairesi, 2016/445 E., 2016/4233 K., 20.06.2016 (m.160)
- 16. Ceza Dairesi, 2015/1229 E., 2016/1182 K., 23.02.2016 (m.160)
- 10. Daire, 2009/9560 E., 2013/8793 K., 09.12.2013 (m.159)
- 4. Ceza Dairesi, 2011/14635 E., 2012/6743 K., 21.03.2012 (m.160)
- 1. Daire, 2005/964 E., 2005/1322 K., 10.11.2005 (m.159)
- Genel Kurul, 2020/29242 E., 29.05.2025 (m.161)
- Genel Kurul, 2021/1318 E., 04.07.2024 (m.161)
- Genel Kurul, 2017/37897 E., 05.07.2022 (m.161)
- Genel Kurul, 2016/15637 E., 12.04.2018 (m.161)
- Genel Kurul, 2014/16308 E., 12.04.2018 (m.164)
- İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016 (m.165)
- İkinci Bölüm, 2013/2130 E., 21.04.2016 (m.163)
- Genel Kurul, 2013/6367 E., 10.12.2015 (m.157)
- Genel Kurul, 2014/18803 E., 10.12.2014 (m.157)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/257 E., 2023/316 K., 22.02.2023 (m.158)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 15.08.2017 (m.158).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/sorusturmanin-gizliligi-suclarin-ihbari-ve-sorusturma-islemleri
