---
title: "Tanıkların çağrılması ve çağrıya uymayan tanıklar — Ceza Muhakemesi Hukuku konu anlatımı"
course: "Ceza Muhakemesi Hukuku"
law: "Ceza Muhakemesi Kanunu"
articles: "CMK m.43–52"
last_amended: "2021-07-08"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/taniklarin-cagrilmasi-ve-cagriya-uymayan-taniklar"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Tanıkların çağrılması ve çağrıya uymayan tanıklar

Ceza Muhakemesi Hukuku › Genel hükümler › Tanıklık, bilirkişi incelemesi ve keşif › Tanıklık — [Ceza Muhakemesi Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku)

## Kısaca

CMK m.43, tanıkların mahkemeye nasıl çağrılacağını, çağrıya gelmeyen tanık için zorla getirme kararının nasıl verileceğini, çağrının elektronik araçlarla yapılmasını, duruşma sırasında hazır bulundurma emrini ve Cumhurbaşkanının tanıklık usulünü düzenler. CMK m.44, usulüne uygun çağrılmasına rağmen mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar hakkında uygulanacak zorla getirme ve gider yaptırımını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.43–52 hükümlerini kapsar: tanıkların çağrılması, çağrıya uymayan tanıklar, tanıklıktan çekinme, meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme, devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık, kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme, tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi, yemin verilmeyen tanıklar, tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi, tanıkların dinlenmesi.

- [CMK m.43 — Tanıkların çağrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-43)
- [CMK m.44 — Çağrıya uymayan tanıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-44)
- [CMK m.45 — Tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45)
- [CMK m.46 — Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46)
- [CMK m.47 — Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47)
- [CMK m.48 — Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-48)
- [CMK m.49 — Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-49)
- [CMK m.50 — Yemin verilmeyen tanıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-50)
- [CMK m.51 — Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-51)
- [CMK m.52 — Tanıkların dinlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-52)

## [CMK m.43 — Tanıkların çağrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-43)

Madde, tanıkların mahkemeye nasıl çağrılacağını, çağrıya gelmeyen tanık için zorla getirme kararının nasıl verileceğini, çağrının elektronik araçlarla yapılmasını, duruşma sırasında hazır bulundurma emrini ve Cumhurbaşkanının tanıklık usulünü düzenler. Kişinin yalnızca Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanır; kolluk önündeki beyanlara uygulanmaz. Maddede yer almayan konular ise çağrıya uymayan tanığa uygulanacak para cezası ve giderler ile zorla getirme kararına karşı yapılacak işlemler (m.44), tanıklıktan çekinme hakkı (m.45), naip veya istinabe yoluyla dinleme (m.46) ve tanıklığa ilişkin diğer usul kurallarıdır (m.47).

### Tanıkların çağrılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Çağrı kâğıdı**: Tanığın duruşmaya usulüne uygun biçimde davet edildiğini gösteren yazılı davet belgesidir. Gelmemenin sonuçlarının bu kâğıtta bildirilmesi zorunludur.
- **Zorla getirme kararı**: Tanığın çağrıya rağmen gelmemesi veya tutuklu işlerde öngörülen hallerde, tanığın kolluk eliyle duruşmaya getirilmesini sağlayan karardır. Tutuklu işlerde verilebilir ve kararında getirmenin nedenleri gösterilir.
- **Elektronik çağrı**: Çağrının telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla yapılmasıdır. Bu yolla yapılan çağrıda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.
- **Hazır bulundurma emri**: Duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenmesi gereken tanığın, mahkemenin belirttiği gün ve saatte hazır tutulması için görevlilere yazılı olarak verilen emirdir.

### Tanıkların çağrılması: hangi şartlar aranır?

- Kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesi için Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde olunması gerekir; kolluk önündeki beyan bu madde kapsamında değildir.
- Tanığın usulüne uygun biçimde çağrı kâğıdı ile çağrılması gerekir.
- Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçlarının bildirilmiş olması gerekir.
- Tutuklu işlerde zorla getirme kararı verilebilmesi için karar yazısında bu yoldan getirmenin nedenlerinin gösterilmesi zorunludur.
- Çağrı telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla yapılabilir; ancak bu yolla yapılan çağrıda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.
- Duruşma sırasında hemen dinlenmesi gereken tanık için hazır bulundurma emri, mahkeme tarafından görevlilere yazılı olarak verilebilir.
- Cumhurbaşkanı tanıklıktan takdiriyle çekinebilir; tanıklık yapmak isterse beyanı konutunda alınabilir veya yazılı olarak gönderebilir.

### Tanıkların çağrılması: hangi sonuçları doğurur?

- Usulüne uygun çağrıya gelmeyen tanık hakkında zorla getirme kararı verilir; mazeretsiz gelmeyen tanığın gelmemesinden doğan giderlere ilişkin işlem ayrıca m.44'te düzenlenmiştir.
- Tutuklu işlerde zorla getirme kararı verilebilir; kararda getirmenin nedenleri gösterilmelidir, aksi halde karar hukuka aykırı olur.
- Elektronik araçlarla yapılan çağrıda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz; bu nedenle bu yolla çağrılan tanık gelmediğinde zorla getirme sonucu doğmaz.
- Duruşmanın devamında hemen dinlenmesi gereken tanık, belirtilen gün ve saatte hazır bulundurulur.
- Cumhurbaşkanı tanık olarak duruşmaya çağrılamaz; beyanı konutunda alınır veya yazılı olarak gönderilir.
- Kolluk önünde verilen beyan bu maddenin kapsamında değildir ve bu beyanlar bakımından tanıklık usulü uygulanmaz.
- Madde hükümleri emredici niteliktedir; genel çağrı usulü kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesi hâlinde uygulanır.

### Çağrı kâğıdı ile elektronik çağrı arasındaki fark nedir?

- Çağrı kâğıdıyla yapılan davette, gelmemenin sonuçları kâğıtta yazılıdır ve gelmeyen tanık hakkında bu sonuçlar uygulanır.
- Telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla yapılan davet, daha hızlı ulaşım sağlar.

Sonuç: Elektronik yoldan yapılan çağrıya uymayan tanık hakkında çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar (zorla getirme ve para cezası) uygulanmaz.

### Tutuklu işler ile diğer işler arasındaki fark nedir?

- Tutuklu işlerde tanık için zorla getirme kararı verilebilir ve kararda nedenler gösterilmelidir.
- Tutuklu olmayan işlerde zorla getirme, çağrı kâğıdına uymayan tanık için yapılır ve ayrı bir gerekçe istenmez.

Sonuç: Tutuklu işlerde zorla getirme kararının gerekçesi zorunludur; bu yolda getirmenin nedenlerinin yazılı gösterilmemesi kararı hukuka aykırı kılar.

### Genel tanık ile cumhurbaşkanı arasındaki fark nedir?

- Genel kuralda tanık çağrı kâğıdı ile çağrılır ve gelmediğinde zorla getirme kararı verilebilir.
- Cumhurbaşkanı tanık olarak çağrılmaz; kendi takdiriyle tanıklıktan çekinebilir.

Sonuç: Cumhurbaşkanının beyanı konutunda alınır ya da yazılı olarak gönderilir; zorla getirme uygulanmaz.

### Mahkeme önünde dinleme ile kolluk önünde beyan arasındaki fark nedir?

- Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenen kişi bakımından madde hükümleri uygulanır.
- Kolluk tarafından alınan beyan bakımından bu madde uygulanamaz.

Sonuç: Kolluk önündeki beyana dayanılarak yalan tanıklık suçu oluşmaz; tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tutanağındaki beyan bu kapsamda değerlendirilemez.

### Tanıkların çağrılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Elektronik yoldan yapılan çağrıya gelmeyen tanığa çağrı kâğıdındaki zorla getirme yaptırımını uygulamak; bu araçlarla yapılan çağrıda sonuçlar uygulanmaz.
- Kolluk önündeki beyanı mahkeme önündeki tanıklık gibi değerlendirmek; beşinci fıkraya göre bu madde uygulanamaz.
- Tutuklu işte zorla getirme kararında nedenleri göstermeden karar vermek; karar yazısında nedenlerin yer alması zorunludur.
- Cumhurbaşkanını çağrı kâğıdı ile tanık olarak duruşmaya çağırmak; dördüncü fıkraya göre konutta veya yazılı beyan usulü uygulanır.
- Hazır bulundurma emrini genel bir çağrı gibi değerlendirmek; bu emir yalnızca duruşmanın devamında hemen dinlenmesi gereken tanık için yazılı olarak verilebilir.
- Elektronik yoldan yapılan çağrıda tanığın ulaştığını belgelememek; bu eksiklik çağrının usulüne uygunluğunu ispatı güçleştirir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Elektronik araçla yapılan davete uymayan tanık hakkında, çağrı kâğıdına bağlanan zorla getirme ve para cezası sonuçlarının uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/2251 E., 2023/11433 K., 12.06.2023)
- Tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları oluşmayacağı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/6676 E., 2023/1533 K., 22.03.2023)
- Madde 43'ün beşinci fıkrası uyarınca kolluk önündeki beyanın tanıklık sayılmayacağı ve bu beyanın yalan tanıklık bakımından değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2022/6676 E., 2023/1533 K., 22.03.2023)
- Kurulan hükümlerde 43. maddenin atıf yoluyla uygulandığı, ancak bu atfın dayanağının somut olayda ayrıca gösterilmesi gerektiği uygulamada görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/248 E., 2025/2852 K., 10.04.2025; 6. Ceza Dairesi, 2025/589 E., 2025/3652 K., 07.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Zorla getirme kararına dayanılacaksa, çağrı kâğıdının usulüne uygun tebliğ edildiğini ve gelmemenin sonuçlarının bildirildiğini gösteren belge ortaya konulmalıdır; bu belgenin eksikliği, zorla getirmeyi ileri süren tarafın aleyhine sonuç doğurur.
- Elektronik yoldan yapılan çağrıda, çağrının hangi araçla yapıldığı ve tanığa ulaştığı belgelenmelidir; çağrı kâğıdına bağlı sonuçlar bakımından bu belge aranır.
- Tutuklu işlerde zorla getirme kararının gerekçesinin karar yazısında yer aldığı, bu gerekçenin bulunmaması hâlinde kararın hukuka aykırı olduğu ispat edilmelidir.
- Tanığın mazereti veya gelmemesinin sebebi ileri sürülürse, bu mazeretin kanıtlanması tanığa aittir; mazeret belgelenmeden zorla getirme sonuçları kaldırılmaz.
- Kolluk önündeki beyanın tanıklık olarak kullanılmak istenmesi hâlinde, beyanın mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı önünde alındığının tutanakla gösterilmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.44](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-44): Çağrıya uymayan tanıklar hakkında para cezası, giderler ve zorla getirme kararına karşı yapılacak işlemleri düzenler; bu maddenin zorla getirme sonucunu tamamlar.
- [5271 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45): Tanıklıktan çekinebilecek kimseleri düzenler; çağrılan tanığın yükümlülüğünün sınırını belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46): Tanığın duruşma dışında naip hâkim veya istinabe yoluyla dinlenmesini düzenler; bu maddedeki çağrı usulünün istisnasını oluşturur.
- [5271 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47): Devlet sırrı niteliğindeki tanıklık ve bu bağlamda Cumhurbaşkanının tanıklığına ilişkin özel hükümleri içerir; m.43/4 ile birlikte okunur.
- [5271 sayılı Kanun m.146](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-146): Sanık için bilirkişi ve tanık dinlenmesine ilişkin ek hükümleri içerir; ilgili mevzuat olarak anılmaktadır.
- [5271 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47): Ek bağlantı olarak anılan Cumhurbaşkanının tanıklığı konusunda m.43/4 ile birlikte uygulanır.

## [CMK m.44 — Çağrıya uymayan tanıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-44)

Madde, usulüne uygun çağrılmasına rağmen mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar hakkında uygulanacak zorla getirme ve gider yaptırımını düzenler. Düzenlediği konular; zorla getirme kararının kapsamı, gelmemenin sebep olduğu giderlerin kamu alacağı gibi tahsil edilmesi, sonradan haklı mazeret bildirilmesi halinde giderlerin kaldırılması, zorla getirme kararının iletişim araçlarıyla bildirilmesi ve fiili hizmetteki askerler bakımından askeri makamlar aracılığıyla infaz edilmesidir. Uygulama, tanık sıfatıyla dinlenmesi gereken kişiler ve bu kişilerin çağrıldığı yargılama işlemleri bakımından geçerlidir. Çağrı kâğıdının şekli ve tebliği düzenlemez (m.43). Tanıklıktan çekinme hakkı düzenlemez (m.45). Cumhurbaşkanının tanıklık yöntemi düzenlemez (m.43). Tutuklu işlerde doğrudan zorla getirme kararı ve gerekçesi düzenlemez (m.43). Kararlara karşı kanun yolu ve itiraz usulü düzenlemez (m.267).

### Çağrıya uymayan tanıklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zorla getirme kararı**: Usulüne uygun çağrılmasına rağmen mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanığın, kolluk aracılığıyla duruşmaya getirilmesine yönelik karardır. Mazeretini önceden bildirip kabul edilen tanık hakkında bu karar verilmez, tanık yeniden çağrılır.
- **Gelmemenin sebep olduğu giderler**: Tanığın gelmemesi nedeniyle doğan masrafların mahkemece takdir edilerek tanığa yüklenen tutardır. Madde metni bu giderlerin miktarını sabitlemez; takdir mahkemeye aittir.
- **Kamu alacaklarının tahsili usulü**: Takdir edilen giderlerin tanıktan kamu alacağı gibi zorla tahsil edilmesi yoludur. Ödetme, tanığın borcunun icra yoluyla tahsilini ifade eder.
- **Haklı mazeret**: Tanığın gelmemesini haklı gösteren sebeptir. Mazeretin sonradan bildirilmesi ve kanıtlanması, daha önce yüklenen giderlerin kaldırılması için gerekir.
- **Fiilî hizmette bulunan asker**: Fiilen askerlik görevini yapan kişidir. Bu kişiler hakkındaki zorla getirme kararı doğrudan kolluğa değil askeri makamlara gönderilerek infaz edilir.
- **İletişim bilgileri**: Telefon, telgraf, faks ve elektronik posta gibi tanığa ulaşmaya yarayan kayıtlardır. Bu bilgilerin dosyada bulunması, zorla getirme kararının bu araçlarla da bildirilmesini mümkün kılar.

### Çağrıya uymayan tanıklar: hangi şartlar aranır?

- Tanığa usulüne uygun çağrı yapılmış olmalıdır.
- Tanık duruşma için mazeretini bildirmeden gelmemiş olmalıdır; önceden bildirilip kabul edilen mazeret bu koşulu ortadan kaldırır.
- Zorla getirme kararı verilmeli ve bu karar tanığa, dosyada iletişim bilgisi varsa telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da bildirilmelidir.
- Gelmemenin sebep olduğu giderler mahkemece takdir edilmeli ve kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tanıktan ödetilmelidir.
- Tanık zorla getirildikten sonra gelmemesini haklı gösteren sebepleri bildirmeli ve bunları kanıtlamalıdır; bu durumda hükmedilen giderler kaldırılır.
- Tanık fiilî hizmette bulunan asker ise zorla getirme kararı askeri makamlar aracılığıyla infaz edilmelidir.

### Çağrıya uymayan tanıklar: hangi sonuçları doğurur?

- Usulüne uygun çağrıya rağmen mazeretsiz gelmeyen tanık zorla getirilir.
- Gelmemenin sebep olduğu giderler takdir edilir ve kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tanıktan ödettirilir.
- Zorla getirilen tanık haklı mazeretini sonradan bildirir ve kanıtlarsa, aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.
- Önceden bildirilip kabul edilen mazeret varsa zorla getirme ve gider yüklenmez; tanık yeniden çağrılır.
- Zorla getirme kararı iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde telefon, telgraf, faks veya elektronik posta ile de bildirilebilir.
- Fiilî hizmetteki asker hakkındaki zorla getirme kararı askeri makamlar aracılığıyla infaz olunur.
- Zorla getirme kararı iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.

### Önceden mazeret bildirme ile mazeretsiz gelmeme arasındaki fark nedir?

- Tanık duruşmadan önce mazeretini bildirmiş ve mahkemece kabul edilmiştir.
- Tanık mazeretini bildirmeden gelmemiştir.

Sonuç: Birinci halde zorla getirme ve gider yüklenmez, tanık yeniden çağrılır. İkinci halde zorla getirme kararı verilir ve giderler takdir edilir.

### Zorla getirilen tanığın sonradan mazeret bildirmesi ile mazeretin kanıtlanamaması arasındaki fark nedir?

- Zorla getirilen tanık gelmemesinin haklı sebebini bildirir ve doğruluğunu kanıtlar.
- Tanık haklı sebebini bildirmez ya da kanıtlayamaz.

Sonuç: Kanıtlanan halde hükmedilen giderler kaldırılır. Kanıtlanamayan halde giderler ödetilmeye devam eder.

### Adi tebligat ile iletişim araçlarıyla bildirim ile zorla getirme kararının bildirimi arasındaki fark nedir?

- Zorla getirme kararı tanığa iletişim bilgileri üzerinden bildirilir.
- Dosyada iletişim bilgisi bulunmadığında bildirim klasik yoldan yapılır.

Sonuç: İletişim bilgisi varsa bu araçlar kullanılabilir; yoksa kararın tanığa ulaşması için yöntem seçimi geçerlidir.

### Sivil tanık ile fiilî hizmetteki asker arasındaki fark nedir?

- Sivil tanık hakkındaki zorla getirme kararı kolluk aracılığıyla infaz edilir.
- Fiilî hizmetteki asker hakkındaki karar askeri makamlar aracılığıyla infaz edilir.

Sonuç: Asker tanık için infaz yolu askeri hiyerarşi üzerinden yürür; kolluk doğrudan görevlendirilmez.

### Çağrıya uymayan tanıklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Çağrıyı elektronik posta veya telefonla yapıp gelmeyen tanığı çağrı kâğıdına bağlanan zorla getirme sonucuyla yaptırıma bağlamak; bu araçlarla yapılan çağrıda bu sonuçlar uygulanmaz.
- Önceden bildirilip kabul edilen mazereti olan tanığı zorla getirmek; bu halde yeniden çağrı yapılır ve gider yüklenmez.
- Gider yüklerken giderlerin neler olduğunu ve miktarını somut olarak göstermemek.
- Fiilî hizmetteki askeri tanığı doğrudan kolluk aracılığıyla getirmeye çalışmak; infaz askeri makamlar üzerinden yapılır.
- Zorla getirilen tanık haklı mazeretini sonradan bildirdiğinde giderleri kendiliğinden kaldırmak; mazeretin bildirilmesi ve kanıtlanması gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanığın gelmemesini haklı gösteren sebeplerin bildirilmesi ve bunların belgelerle kanıtlanması, giderlerin kaldırılması için aranmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/7156 E., 2025/17589 K., 03.11.2025)
- Çağrı iletişim araçlarıyla yapılmışsa çağrı kâğıdına bağlanan zorla getirme sonucunun uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2023/10095 E., 2024/555 K., 22.01.2024)
- Zorla getirme yerine getirilmeden tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesi, tanık hazır edilmişken dinleme talebinin reddi hâllerinde yargılamanın eksik kalacağı kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2023/7156 E., 2025/17589 K., 03.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Zorla getirme ve gider yükletme talebinde bulunan taraf, tanığa usulüne uygun çağrı yapıldığını çağrı kâğıdı veya iletişim aracıyla yapılan çağrının kaydı ile ispatlar.
- Tanığın mazeretsiz gelmediğini ileri süren kişi, önceden bildirilmiş mazereti ve bunun kabulünü yazılı belgeyle ispatlar.
- Zorla getirilen tanığın haklı mazeret savunmasını ileri süren tanık, sağlık raporu gibi belgelerle bu sebebi ispat eder; gider kaldırılması talebi buna bağlıdır.
- Gider miktarının belirlenmesinde gelmemenin sebep olduğu masrafların somut olarak gösterilmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.43: Tanıkların çağrı kâğıdı ile çağrılmasını, çağrının iletişim araçlarıyla yapılabilmesini ve tutuklu işlerde doğrudan zorla getirme kararını düzenler. Zorla getirme kararının ön koşulu olan usulüne uygun çağrıyı bu madde kurar.
- 5271 m.267: Gider yükletilmesi ve kaldırılması kararlarına karşı itiraz yolunu gösterir.

## [CMK m.45 — Tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45)

Madde, tanıklıktan çekinebilecek kişileri sayar: nişanlı, boşanmış olsa dahi eş, üstsoy ve altsoy, belirli dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar. Ayrıca yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini kavrayamayanların kanuni temsilcilerinin rızasıyla dinlenmesini, çekinme hakkının dinlenmeden önce bildirilmesini ve dinleme sırasında her zaman kullanılabilmesini düzenler. Hüküm şüpheli ya da sanık ile bu kişiler arasındaki yakınlık ilişkisine dayanır; tanığın olayla ilgisi ya da tanıklığın içeriği ölçü değildir. Maddenin düzenlemediği konular: meslek ve sürekli uğraşı sebebiyle tanıklıktan çekinme (m.46), tanıklıktan çekinmenin soruya cevap vermeyi kapsayan görünümü ile suçlanma tehlikesi (m.47), tanığın yemin ve yeminden çekinme (m.55 ve ilgili hükümler) ve tanıklığın hukuki sonucu ile delil değerlendirmesi.

### Tanıklıktan çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıklıktan çekinme**: Kanunda sayılan yakınlık ilişkisi bulunan kişinin, tanık olarak dinlenmeyi reddetme hakkıdır. Hak, bu kişilerin zorunlu olarak tanıklık yapmasını engellemek amacıyla tanınmıştır.
- **Kanuni temsilci**: Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin anlamını kavrayamayan kişi adına rıza verebilen kişidir. Şüpheli veya sanık kanuni temsilci ise rıza verme yetkisi bulunmadığından çekinme konusunda karar veremez.
- **Kayın hısımlığı**: Evlilik yoluyla oluşan hısımlık ilişkisidir. Maddede kayın hısımlarından üstsoy ve altsoy ile ikinci dereceye kadar olanlar çekinme kapsamına girer.
- **Kan hısımlığı**: Ortak bir ata veya soydan gelme ile oluşan hısımlıktır. Maddede üstsoy ve altsoy için derece sınırı aranmazken, diğer kan hısımları üçüncü dereceye kadar çekinme hakkı doğurur.
- **Evlilik bağı kalmasa bile eş**: Evliliğin boşanma veya ölüm gibi nedenlerle sona ermiş olması, eski eşin çekinme hakkını ortadan kaldırmaz. Hak, sanıkla geçmişte kurulmuş evlilik ilişkisine bağlanmıştır.
- **Dinlenmeden önce bildirim**: Çekinme hakkına sahip kişiye, ifadesi alınmadan önce bu hakkının bulunduğunun söylenmesi işlemidir. Bu bildirim yapılmadan alınan beyanın hükmü yoktur.

### Tanıklıktan çekinme: hangi şartlar aranır?

- Tanığın, şüpheli veya sanıkla kanunda sayılan yakınlık ilişkilerinden birinin bulunması gerekir: nişanlılık, eşlik, üstsoy veya altsoy, üçüncü dereceye kadar kan veya ikinci dereceye kadar kayın hısımlığı ya da evlatlık bağı.
- Eşlik bakımından evliliğin sona ermiş olması çekinme hakkını ortadan kaldırmaz; boşanmış eş de çekinebilir.
- Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişi çekinmenin önemini kavrayamıyorsa, tanık olarak dinlenmesi için kanuni temsilcinin rızası gerekir.
- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise bu kişinin çekinme konusunda karar vermesi kabul edilmez.
- Tanıklıktan çekinebilecek kişiye dinlenmeden önce bu hakkı bildirilmesi zorunludur.
- Çekinme hakkı dinleme sırasında da her zaman kullanılabilir; bu nedenle hakkın bildirilmesi tek bir anla sınırlı değildir.

### Tanıklıktan çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan kişi, dinlenmeden önce çekinme hakkı hakkında bilgilendirilmelidir.
- Bildirim yapılmadan alınan beyanın hükmü yoktur; bu beyana dayanılarak hüküm kurulamaz.
- Çekinme hakkını kullanan kişi tanıklık yapmak zorunda değildir ve yeniden tanık olarak çağrılmamalıdır.
- Çekinme hakkını kullanmadan tanıklık yapan kişi, dinleme sırasında veya sonraki aşamada hakkını kullanabilir.
- İlk başta çekinen kişi sonradan bu haktan feragat ederek tanıklık yapabilir.
- Sayılan yakınlık ilişkisi bulunmayan kişi için bu madde uygulanmaz ve kişi tanık olarak dinlenir.
- Kanuni temsilcinin rızası olmadan yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişi tanık olarak dinlenemez ve tanıklıktan çekinmiş sayılır.
- Çekinme hakkı bildirilmeden dinlenen kişinin beyanı hükme esas alınamaz.

### Yakınlık ilişkisi ile hak sahibi olmayan kişiler arasındaki fark nedir?

- Kanunda sayılan yakınlık ilişkisinden birine sahip tanık, çekinme hakkına sahiptir.
- Sayılan ilişkilerin dışında kalan kişi, örneğin üçüncü dereceden uzak akraba ya da kayın hısımlığı ikinci dereceyi aşan kişi, bu hakka sahip değildir.

Sonuç: Hak sahibi olmayan tanık zorunlu olarak tanıklık yapar ve yemin verilmesi hakkında genel hükümler uygulanır.

### Boşanmış eş ile evli eş arasındaki fark nedir?

- Evlilik bağı devam eden eş, çekinme hakkını doğal olarak taşır.
- Evlilik bağı sona ermiş eş, maddenin açık ifadesi uyarınca yine çekinebilir.

Sonuç: Boşanma tek başına tanıklık zorunluluğu doğurmaz; eski eş de çekinme hakkını kullanabilir.

### Rızası aranan kişi ile kendi kararını veren kişi arasındaki fark nedir?

- Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini kavrayamayan kişi, tanık olarak dinlenmek için kanuni temsilcinin rızasına bağlıdır.
- Çekinmenin önemini kavrayabilen kişi, kendi kararıyla çekinebilir veya tanıklık yapabilir.

Sonuç: Kavrayamayan kişinin dinlenmesi rızaya bağlı olur; rıza yoksa tanık olarak dinlenemez.

### Kanuni temsilci sıfatı taşıyan şüpheli veya sanık ile diğer kanuni temsilci arasındaki fark nedir?

- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise, çekinme konusunda karar veremez.
- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık değilse, rızası geçerli bir karar sayılır.

Sonuç: Şüpheli veya sanık olan temsilcinin rızası dinlenme ve çekinme için karar oluşturmaz; bu durumda başka bir karar mekanizması gerekir.

### Tanıklıktan çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Boşanmış eşi tanıklıktan çekinme hakkından yoksun saymak; madde açıkça evlilik bağı kalmasa bile eşin çekinebileceğini düzenler.
- Dinleme öncesinde yapılan bildirimin yeterli olduğunu düşünüp dinleme sırasında hakkın yeniden hatırlatılmamasını yeterli görmek; hak dinleme sırasında da her zaman kullanılabilir.
- Şüpheli veya sanık olan kanuni temsilcinin rızasını geçerli saymak; bu durumda temsilci çekinme konusunda karar veremez.
- Akraba derecesini yanlış hesaplamak; kan hısımlarında üçüncü, kayın hısımlarında ikinci derece sınırının aşılmamasına dikkat edilmelidir.
- Yemin ile çekinme hakkını birbirine karıştırmak; tanıklıktan çekinmeyen kişinin yemin verilip verilmeyeceği hakimin takdirinde olup madde bu konuda ayrı bir yetki düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Çekinme hakkı bildirilmeden tanık dinlenmesi, hükmün bozulması sonucunu doğurmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013)
- Sanığın öz kızı, eşi, çocukları veya amcaları olduğu anlaşılan tanıklara hakları bildirilmeden ifade alınmasının bozma sebebi sayıldığı görülmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013; İkinci Bölüm, 2019/15907 E., 19.03.2024)
- Tanığın sanığın babası olduğu anlaşıldığında, tanıklıktan çekinme hakkını kullanan kişinin önceki beyanlarının okunması ve hükme esas alınması, usul kurallarına aykırı bulunmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2023/16103 E., 2025/6305 K., 16.06.2025)
- Tanığın sanığın baldızı olması durumunda, hakkın hatırlatılmadan alınan anlatımın hükme esas alınması, madde hükümlerinin ihlali sayılmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2023/1797 E., 2023/10767 K., 22.05.2023)
- Çekinme hakkı olan kişinin hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi, yalnızca bu tanığın beyanının değil, hükmün de dayanağının sorgulanmasına yol açmaktadır. (6. Ceza Dairesi, 2023/16546 E., 2024/157 K., 09.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Hakkın bildirildiğini ve bildirimin yapıldığını gösterme yükü mahkemededir; tutanağa geçirilmiş bildirim bu konuda temel delildir. (Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013)
- Tanığın şüpheli veya sanıkla yakınlık ilişkisini gösteren nüfus kayıt örneği, evlilik veya nişanlılık belgesi gibi resmi belgeler kullanılabilir. (6. Ceza Dairesi, 2023/16103 E., 2025/6305 K., 16.06.2025)
- Yakınlık ilişkisi tanık beyanı ile de anlaşılabilir; ancak resmi belge ile tanık beyanı çeliştiğinde resmi belge esas alınır.
- Kanuni temsilcinin rızası, yazılı belge veya tutanakla kanıtlanır; rızanın bulunmaması hâlinde tanığın dinlenmesi geçerli değildir.
- Hakkın bildirilmediğini ileri süren taraf, bildirim eksikliğini tutanak ve duruşma kayıtlarıyla ortaya koymakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46): Meslek ve sürekli uğraşı sebebiyle tanıklıktan çekinme hallerini düzenler; m.45 yakınlığa dayanırken m.46 mesleğe dayanır.
- [5271 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47): Tanığın kendisini veya yakınını suçlayabilecek sorulara cevap vermekten çekinmesini düzenler; m.45'ten ayrı bir çekinme türüdür.

## [CMK m.46 — Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46)

Bu madde, meslek ve sürekli uğraşı sebebiyle tanıklıktan çekinebilecek kişileri ve çekinme konularını belirler. Üç grup sayılır: avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, bunların yardımcıları ve diğer tıp meslek veya sanatı mensupları; mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler. Çekinme, bu kişilerin sıfatları dolayısıyla ya da yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgilerle sınırlıdır. Madde, tanığın genel tanıklıktan çekinme sebeplerini (yakınlık, suçu bildirmeme ve benzeri) düzenlemez (m.45). Tanığın kendisini suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinmesi ve çekinme hakkının hatırlatılması usulü, ayrı bir maddede düzenlenmiştir (m.45). Çekinme hakkının kullanılmasına ilişkin usul, hâkimin takdir ve karar süreci ile tanığın yemin etmekten çekinmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.45). Avukatın müdafi sıfatıyla yaptığı savunma faaliyetinin sınırları ile sanık ile müdafi arasındaki görüşmenin gizliliği de bu maddede değil, ayrı hükümlerde yer alır.

### Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Meslek ve sürekli uğraşı sebebiyle tanıklıktan çekinme**: Belirli meslek mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler hakkında tanık olarak dinlenmeyi reddedebilmesidir. Çekinme hakkı, bilginin mesleki sıfat veya yargı görevi nedeniyle edinilmiş olmasına bağlıdır; mesleki sıfatla ilgisiz biçimde öğrenilen bilgiler bakımından bu hak doğmaz.
- **İlgilinin rızası**: Hastanın, müvekkilin veya ilgili kişinin, sır niteliğindeki bilgilerin açıklanmasına verdiği izindir. Maddenin ikinci fıkrası ve bentlere göre farklı sonuç doğurur: (b) ve (c) bentlerinde rıza çekinme hakkını ortadan kaldırır, (a) bendinde ise rıza etkili olmaz.
- **Avukat yardımcısı**: Avukat adına çalışan, büro içinde görev yapan herhangi bir kişidir. Yardımcının kapsamı, avukatlık sıfatının sağladığı gizlilik alanının büroya yayılmasına dayanır ve iş niteliği önemli değildir.
- **Mali müşavir**: Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirdir. Maddenin (c) bendi kapsamında yer alır; bu kişiler, hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler bakımından çekinebilir.
- **Noter**: Resmî görevini yerine getirirken hizmet verdiği kişiler hakkında öğrendiği bilgiler bakımından (c) bendinde yer alan meslek mensubudur.
- **Hastanın yakını**: Tıbbi hizmet sırasında bilgisine başvurulan ve hastayla yakın ilişkisi bulunan kişidir. (b) bendinde yer alan bilgiler hem hasta hem de yakınları hakkında öğrenilmiş olabilir.

### Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme: hangi şartlar aranır?

- Tanığın, avukat, stajyer veya yardımcısı, ya da yargı görevi üstlenmiş biri olarak (a) bendinde sayılan sıfatı taşıması ve bilgiyi bu sıfatı dolayısıyla veya yüklendiği yargı görevi sebebiyle öğrenmiş olması gerekir.
- Hekim, diş hekimi, eczacı, ebe, bunların yardımcıları veya diğer tıp meslek ya da sanatı mensubu olarak (b) bendinde sayılan sıfatı taşıması ve bilgiyi hastası ya da hastasının yakını hakkında bu sıfatla öğrenmiş olması gerekir.
- Mali işlerde görevlendirilmiş müşavir veya noter olarak (c) bendinde sayılan sıfatı taşıması ve bilgiyi hizmet verdiği kişi hakkında bu sıfatı dolayısıyla öğrenmiş olması gerekir.
- (a) bendi kapsamındaki kişiler bakımından ilgilinin rızası çekinme hakkını ortadan kaldırmaz; bu kişiler rıza bulunsa da tanıklıktan çekinebilir.
- (b) ve (c) bentlerindeki kişiler bakımından ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinme hakkı ortadan kalkar ve bu kişiler tanıklık yapmak zorundadır (2. fıkra ile birlikte okunur).
- Bilginin mesleki sıfat dışında, kişisel bir nedenle edinilmiş olmaması gerekir; aksi halde çekinme hakkı doğmaz.

### Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- (a) bendindeki avukat, stajyer ve yardımcıları, ilgilinin rızası olsa bile sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilir.
- (b) ve (c) bentlerindeki meslek mensupları, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemez ve tanıklık yapmak zorundadır.
- (b) ve (c) bentlerinde rıza yoksa, meslek mensupları sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilir.
- Mesleki sıfatla ilgisi olmayan bir bilgi için bu maddeye dayanılarak çekinme hakkı doğmaz.
- Meslekten ayrılmış olmak ya da sıfatı kaybetmiş olmak, çekinme hakkını ortadan kaldırmaz.
- Avukatın bilgiyi mesleki sıfatı dolayısıyla veya yargı görevi sebebiyle değil de kişisel bir nedenle öğrenmiş olması halinde tanıklıktan çekinemez.
- Madde, öğrenilen bilginin hangi sıfatla edinildiği konusunda hâkimin takdir yetkisini tanır.
- Çekinme hakkı, tanık ceza kovuşturmasına uğrayabilecek sorulara cevap vermekten çekinme hakkından ayrıdır ve bu maddede düzenlenmemiştir.

### Avukat ile (b) ve (c) bentlerindeki meslek mensupları arasındaki fark nedir?

- (a) bendindeki avukat, stajyer ve yardımcıları, yargı görevi dolayısıyla öğrendikleri bilgiler için çekinebilir.
- (b) ve (c) bentlerindeki meslek mensupları, hasta veya ilgili kişinin bilgiye ilişkin mesleki sıfatı dolayısıyla öğrendikleri bilgiler için çekinebilir.

Sonuç: Avukatlar bakımından rıza çekinme hakkını kaldırmaz; (b) ve (c) bentlerinde ise rıza varsa çekinme hakkı biter.

### (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?

- (a) bendinde mutlak çekinme hakkı vardır; ilgilinin rızası bu hakkı ortadan kaldırmaz.
- (b) bendinde çekinme hakkı nispidir; hasta veya yakınının rızası çekinme hakkını ortadan kaldırır.

Sonuç: Hastanın rızası varsa hekim, eczacı veya diğer sağlık mensupları tanıklıktan çekinemez ve tanıklık yapmak zorunda kalır.

### (b) bendi ile (c) bendi arasındaki fark nedir?

- (b) bendi, hastalar ve yakınları hakkında öğrenilen bilgileri kapsar.
- (c) bendi, mali müşavir ve noterlerin hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgileri kapsar.

Sonuç: Her iki bent de ilgili rızası halinde çekinme hakkını ortadan kaldırır; ancak kapsam ve sır niteliği farklıdır.

### Mesleki sıfat dolayısıyla öğrenilen bilgi ile kişisel nedenle öğrenilen bilgi arasındaki fark nedir?

- Avukat, bilgiyi mesleki sıfatı veya yargı görevi dolayısıyla öğrenmişse bu bilgi çekinme kapsamındadır.
- Avukat, bilgiyi kişisel nedenlerle öğrenmişse bu bilgi bakımından tanıklıktan çekinemez.

Sonuç: Bilginin elde ediliş yolu, çekinme hakkının varlığını belirler; bu konuda mahkemenin takdir yetkisi vardır.

### Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- (a) bendi ile (b) ve (c) bentlerini aynı rıza kuralına bağlamak; avukatın rızası bulunsa da tanıklıktan çekinebileceğini unutmak.
- Mali müşavir ya da noterin hizmet verdiği kişinin rızasının varlığında da çekinebileceğini sanmak; (c) bendinde rıza çekinme hakkını ortadan kaldırır.
- Hekimin hastası hakkında her bilgi için çekinme hakkı olduğunu varsaymak; yalnızca bu sıfatla öğrenilmiş bilgiler kapsamdadır.
- Avukatın, bilgiyi kişisel nedenlerle öğrenmiş olması halinde de çekinebileceğini düşünmek; bu durumda çekinme hakkı doğmaz.
- Meslekten ayrılmış olan kişinin çekinme hakkını yitirdiğini düşünmek; meslekten ayrılmak veya sıfatı kaybetmek hakkı ortadan kaldırmaz.
- Avukat yardımcısını yalnızca hukuk mezunu veya ücretli çalışan olarak anlamak; büroda çalışan herkes yardımcı sayılabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, avukatın tanık olarak dinlenmesinden önce çekinme hakkının hatırlatılması gerektiğini kabul etmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2025/465 E., 2025/7162 K., 16.06.2025)
- Bir muhasebeci, faturaları düzenleyen ya da beyannameleri veren kişi olarak tanık sıfatıyla dinlenecekse, mali müşavir sıfatının çekinme hakkını doğurduğu ve bu hakkın hatırlatılması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2023/2018 E., 2025/6524 K., 26.05.2025; 11. Ceza Dairesi, 2023/3240 E., 2024/9134 K., 03.07.2024)
- Şirket adına KDV beyannamesini veren kişinin muhasebeci olduğunun anlaşılması halinde, muhasebecinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilip tanık olarak çağrılması ve çekinme hakkının hatırlatılması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2024/1880 E., 2024/7874 K., 06.06.2024; 11. Ceza Dairesi, 2023/5852 E., 2024/5828 K., 30.04.2024)
- Muhasebecinin tanık olarak dinlendiği hallerde, sanıkların tanınıp tanınmadığı ve suç tarihinde şirket işlerinin kim tarafından yürütüldüğü gibi konularda bilgi alınması için çekinme hakkının hatırlatılması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2023/3240 E., 2024/9134 K., 03.07.2024; 11. Ceza Dairesi, 2023/7036 E., 2024/6372 K., 09.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Çekinme hakkını ileri süren tanık veya bu hakkın varlığını öne süren taraf, bilginin mesleki sıfat dolayısıyla öğrenildiğini göstermelidir; bu konuda ispat yükü açıkça düzenlenmemiştir, mahkemenin takdir yetkisi vardır.
- Avukatın mesleki sıfatla bilgi edindiğini göstermek için vekâlet, müvekkil ile yazışma, dosya ve duruşma kayıtları gibi belgeler kullanılabilir.
- Hekim veya diğer sağlık mensubunun hasta hakkında bilgiyi mesleki sıfatla edindiğini göstermek için tedavi kayıtları, muayene belgeleri kullanılabilir; hastanın rızasının bulunduğunu ise rıza beyanı ya da hastanın bildirimi gösterir.
- Mali müşavir veya noterin hizmet verdiği kişi hakkında bilgiyi bu sıfatla öğrendiği; sözleşme, beyanname veya resmî işlem kayıtlarıyla gösterilebilir.
- Karşı taraf, bilginin kişisel nedenlerle öğrenildiğini ileri sürerse, bu iddiayı ispat etmesi gerekir; mahkeme bu konuda takdir yetkisini kullanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45): Tanıklıktan çekinebilecek kişilere dinlenmeden önce bu hakkın bildirilmesini, çekinmenin yemin üzerindeki etkisini ve kanuni temsilci ile ilgili hükümleri düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- [5271 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-48): Meslek sırrı kapsamındaki tanık çekinme hakkının kullanılmasına ilişkin usulü belirler; uygulamada bu madde ile birlikte anılır.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36: Avukata sır saklama ödevi yükler; bu maddedeki avukatın çekinme hakkının dayanağı olan sır saklama yükümlülüğünün kaynağıdır.

## [CMK m.47 — Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47)

Madde, bir suç olgusuna ilişkin bilgilerin devlet sırrı gerekçesiyle mahkemeye karşı gizli tutulamayacağını, devlet sırrının tanımını ve devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklığın özel usulünü düzenler. Bu usulde tanık yalnızca hâkim veya heyeti tarafından, zabıt kâtibi bulunmaksızın dinlenir ve yalnızca suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgiler tutanağa geçirilir. Uygulama, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla sınırlıdır. Cumhurbaşkanının tanıklığında sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilmesini Cumhurbaşkanının kendisinin takdir ettiği hüküm de bu maddededir. Madde, tanıklıktan çekinme sebeplerini düzenlemez (m.45). Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklık yapmaktan çekinmeyi düzenlemez (m.48). Yemin verilmeyecek tanıkları düzenlemez (m.46 değil, m.52 ile ilişkili yemin hükümleri). Tanığın dinlenme usulünü ve yüzleştirmeyi düzenlemez (m.55 ve devamı).

### Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Devlet sırrı**: Açıklanması devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgilerdir. Madde, bu nitelikteki bilgilerin tanımını tek başına yapar; bilginin bu ölçütlere uyup uymadığı somut olayda değerlendirilir.
- **Bir suç olgusuna ilişkin bilgi**: Bir suçun işlendiğini, işlenişini ya da failini ortaya koyabilecek nitelikteki bilgidir. Bu bilgi, devlet sırrı niteliği taşısa bile mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
- **Özel tanıklık usulü**: Devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin tanığın yalnızca hâkim veya heyet tarafından, zabıt kâtibi bulunmaksızın dinlenmesi ve tutanağa yalnızca suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgilerin geçirilmesidir.
- **Hapis cezasının alt sınırı**: Suçun kanunda öngörülen en az hapis cezasıdır. Maddenin uygulanması için bu sınırın beş yıl veya daha fazla olması gerekir; üst sınır bu ölçüte etki etmez.

### Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık: hangi şartlar aranır?

- Tanıklık konusu bilgilerin devlet sırrı niteliğini taşıması gerekir.
- Bilgilerin konusu olan suç için kanunda öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıl veya daha fazla olması gerekir.
- Tanığın dinlenmesi hâkim veya heyet tarafından, zabıt kâtibi bulunmaksızın yapılmalıdır.
- Tutanağa yalnızca yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikteki bilgiler geçirilmelidir.
- Cumhurbaşkanının tanıklığı söz konusu olduğunda sırrın niteliği ve mahkemeye bildirilmesi Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmış olmalıdır.

### Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık: hangi sonuçları doğurur?

- Bir suç olgusuna ilişkin bilgi devlet sırrı niteliğinde olsa bile mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
- Devlet sırrı niteliğindeki tanıklık konusu bilgiler için tanık hâkim veya heyet tarafından, zabıt kâtibi bulunmaksızın dinlenir.
- Tutanağa yalnızca yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgiler kaydedilir.
- Suçun alt sınırı beş yılın altındaysa bu madde hükmü uygulanmaz.
- Cumhurbaşkanı tanık olduğunda sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilmesini kendisi takdir eder; bu takdiri mahkeme denetleyemez.

### Suç olgusuna ilişkin bilgi ile devlet sırrı niteliğindeki diğer bilgi arasındaki fark nedir?

- Bir suç olgusuna ilişkin olan bilgi devlet sırrı niteliği taşısa bile mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
- Suçla ilgisi olmayan ve devlet sırrı niteliği taşıyan bilgi, bu maddenin koruma alanı içinde kalır.

Sonuç: Suç olgusuna ilişkin bilgi mahkemeye açıklanmak zorundadır; suçla ilgisi olmayan sır niteliğindeki bilgi için bu zorunluluk doğmaz.

### Hapis cezasının alt sınırı beş yıl ve üzeri ile beş yılın altında kalan suçlar arasındaki fark nedir?

- Alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarda madde hükmü uygulanır.
- Alt sınırı beş yılın altında kalan suçlarda bu özel usul uygulanmaz.

Sonuç: Yalnızca ağır suçlarda tanık hâkim huzurunda, özel tutanak usulüyle dinlenir; diğer suçlarda normal tanıklık usulü geçerlidir.

### Genel tanık ile cumhurbaşkanı tanığı arasındaki fark nedir?

- Devlet sırrı niteliğindeki bilgi için tanık normal olarak hâkim veya heyet tarafından özel usulle dinlenir.
- Tanık Cumhurbaşkanı ise sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilip bildirilmeyeceğini Cumhurbaşkanı kendisi takdir eder.

Sonuç: Cumhurbaşkanı için mahkemenin sır niteliğini bağımsız olarak belirleme yetkisi yoktur; bildirme kararı Cumhurbaşkanına aittir.

### Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Devlet sırrı gerekçesiyle, suçla ilgili bilgiyi mahkemeye karşı gizli tutmak; bu maddeye göre bilgi mahkemeye açıklanmak zorundadır.
- Alt sınırı beş yılın altında olan suçta bu özel tanıklık usulünü uygulamak; madde yalnızca ağır suçlarda uygulanır.
- Tanığı zabıt kâtibi huzurunda dinlemek ya da tutanağa suçla ilgisi olmayan tüm bilgileri geçirmek; yalnızca suçu açıklığa kavuşturabilecek bilgiler kaydedilir.
- Cumhurbaşkanı tanığında mahkemenin sırrın niteliğini kendisinin belirleyebileceğini varsaymak; takdir Cumhurbaşkanına aittir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ceza Genel Kurulu kararında, devlet sırrının suç olgusuna ilişkin olduğu hallerde mahkemeye karşı gizlenemeyeceği, bu nedenle düzenlemenin kapsamının dar yorumlanması gerektiği belirtilmiştir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021)
- İdare Dava Daireleri Kurulu kararı, madde hükmünün devlet sırrı kapsamının belirlenmesinde 1. fıkraya dayanıldığını göstermektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/2757 E., 2021/2485 K., 17.11.2021; 2016/125 E., 2017/143 K., 28.09.2017)
- Dokuzuncu Ceza Dairesi kararlarında, sanığın sorgusunda 47. maddenin 3. fıkrasına aykırılık olduğu hâlde savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı bulunduğu kabul edilmiştir. (9. Ceza Dairesi, 2025/6485 E., 2025/8813 K., 25.11.2025; 9. Ceza Dairesi, 2025/6753 E., 2025/8815 K., 25.11.2025; 9. Ceza Dairesi, 2025/4638 E., 2025/7386 K., 06.10.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Devlet sırrı niteliğinin varlığını ileri süren taraf, bilginin dış ilişkilere, milli savunmaya, milli güvenliğe veya anayasal düzene zarar verebileceğini ortaya koymalıdır; bu konuda ilgili kamu makamının görüşü ve belge esas alınır.
- Bilginin bir suç olgusuna ilişkin olup olmadığını ileri süren taraf, bunu tanık beyanı ve dosyadaki belgelerle ortaya koymalıdır.
- Cumhurbaşkanı tanığı söz konusu olduğunda sırrın niteliği konusunda ayrı bir ispat yükü yoktur; bu takdir Cumhurbaşkanına aittir (Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021).

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.45: Tanıklıktan çekinme sebeplerini düzenler; bu madde ise devlet sırrı tanıklığının özel usulünü düzenler, iki hüküm birlikte uygulanabilir.
- 5271 m.48: Tanığın kendisi veya yakınları aleyhine tanıklık yapmaktan çekinmesini düzenler; devlet sırrı konusunda ayrı bir koruma getirir.

## [CMK m.48 — Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-48)

Madde, tanığın kendisini veya CMK m.45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilmesini düzenler. Hükmün dayanağı, kimsenin kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağı ilkesidir. Madde, tanığa bu çekinme hakkının önceden bildirilmesi zorunluluğunu da kapsar. Madde, çekinme hakkının kimlere tanındığını kendisi saymaz; bu kişiler CMK m.45'te belirlenir. Maddenin uygulanması, sorunun cevabının tanığın kendisi veya yakınları bakımından suçlayıcı nitelik taşımasına bağlıdır. Madde, yakınlık nedeniyle genel tanıklıktan çekinmeyi düzenlemez (m.45). Meslek sırrı nedeniyle tanıklıktan çekinmeyi düzenlemez (m.46). Devlet sırrı ve sırların açıklanmasına ilişkin özel usulü düzenlemez (m.47). Çekinmeye rağmen tanıklık yapan kişinin yemin ve dinlenme usulü de bu maddede yer almaz (m.45/3 ve m.52 ilgili hükümler).

### Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Suçlayıcı nitelikte soru**: Cevabın tanığı ya da CMK m.45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek içerik taşıyan sorudur. Yalnızca ceza soruşturması ve kovuşturması değil, disiplin soruşturması veya kabahat niteliğindeki yaptırımlar da bu kapsamda değerlendirilir.
- **Olası kovuşturma**: Maddedeki kovuşturmanın, fiilen başlamış bir kovuşturma olmayıp cevabın ileride bir kovuşturmaya yol açabilecek olmasıdır. Tanık bu ihtimali kendi değerlendirmesiyle takdir eder.
- **Önceden bildirim**: Tanığa, sorulara cevap vermekten çekinebileceğinin dinleme öncesinde bildirilmesidir. Bu bildirim, hükmün uygulanması için zorunlu bir usul güvencesidir.
- **Yakınlar**: Maddede kendisi tanımlanmayan, CMK m.45/1'de sayılan kişilerdir: nişanlı, eş, üstsoy ve altsoy, belirli derecedeki kan ve kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar.

### Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme: hangi şartlar aranır?

- Tanığın dinlenmesi sırasında kendisine yöneltilen bir sorunun, cevabı itibarıyla kendisini veya CMK m.45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte bulunması gerekir.
- Sorunun, tanığın kendisi veya yakınları aleyhine suçlayıcı bir beyana yol açma ihtimali bulunmalıdır; cevabın kesin bir suçlama olması aranmaz.
- Tanığa, bu sorulara cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilmiş olmalıdır.
- Çekinme hakkı, soruyu cevaplamama yönünde kullanılabilir; tanık hakkını kullanmayıp cevap verirse, bu cevap üzerinden çekinme hakkı artık ileri sürülemez.

### Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- Tanık suçlayıcı nitelikteki soruya cevap vermekten çekinirse, bu çekinme geçerli kabul edilir ve tanığa bu nedenle cevap vermediği için yaptırım uygulanmaz.
- Tanık çekinme hakkını kullanmak istemiyorsa soruya cevap verebilir; bu durumda cevap, tanık beyanı olarak değerlendirilir.
- Çekinme hakkının önceden bildirilmemesi hâlinde, bu usul eksikliği hükmün uygulanmasını engeller ve elde edilen beyanın değerlendirilmesinde sorun doğurur.
- Sorunun suçlayıcı nitelik taşımadığı hâllerde tanık çekinme hakkına dayanarak cevap vermeyi reddedemez.

### Genel tanıklıktan çekinme ile sorulara cevap vermekten çekinme arasındaki fark nedir?

- CMK m.45 uyarınca tanık, yakınlık ilişkisi nedeniyle tanıklığın tamamından çekinebilir.
- Bu madde ise tanığın tanıklığı tamamen reddetmesini değil, yalnızca suçlayıcı nitelikteki belirli sorulara cevap vermemesini sağlar.

Sonuç: Bu madde kapsamında tanık, zorunlu tanıklığın dışına çıkmadan yalnızca belirli sorulara cevap vermeyebilir; tanıklık yükümlülüğü devam eder.

### Tanığın kendisi ile CMK m.45/1'deki yakını hakkında suçlayıcı soru arasındaki fark nedir?

- Tanığın kendisi hakkında suçlayıcı nitelikteki sorular, doğrudan tanığın kendi hukuki durumunu etkiler.
- Yakınları hakkındaki sorular ise tanığın kendisiyle değil, maddede sayılan kişiyle ilgilidir; yine de madde bunları da kapsar.

Sonuç: Her iki durumda da çekinme hakkı aynı şekilde doğar; soru, tanığın kendisi veya yakınlarından biri hakkında suçlayıcı nitelikteyse madde uygulanır.

### Suçlayıcı soru ile tanığın bilgisi dışındaki genel soru arasındaki fark nedir?

- Cevabı tanığı veya yakınını suçlayıcı nitelikte olan soru, çekinme hakkı kapsamındadır.
- Olayla ilgili olup suçlama doğurmayan sorular ise madde kapsamında değildir.

Sonuç: Bu tür sorulara tanığın cevap vermekten çekinmesi mümkün değildir; cevap verilmesi zorunludur.

### Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Çekinme hakkını yalnızca tanığın kendisi bakımından değerlendirip CMK m.45/1'deki yakınları hesaba katmamak.
- Hakkın önceden bildirilmesini tutanağa geçirmeden dinleme yapmak.
- Soruyu suçlayıcı nitelik taşımadığı hâlde çekinme kapsamında saymak ve tanığa cevap vermekten kaçınma imkânı tanımak.
- Çekinme hakkının tüm tanıklığı kapsadığını varsayarak tanığı tamamen dinlemekten vazgeçmek; oysa madde yalnızca belirli sorulara ilişkindir.
- Tanığın çekinmeden cevap verdiği hâlde beyanı yok saymak; cevap tanık beyanı olarak değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilmediği hâlde elde edilen beyanların hükme esas alınması, eksik soruşturma ve usul hatası sayılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013)
- Tanığın kendisi veya CMK m.45 kapsamındaki yakınları hakkında suçlayıcı nitelik taşıyabilecek bir konuda çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi, kanuna aykırı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013)
- Fatura ve belgelerin hangi ilişkiye dayanarak düzenlendiğine ilişkin sorularda, tanığın çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra dinlenmesi uygulamada aranmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2024/2508 E., 2024/10293 K., 18.09.2024; 11. Ceza Dairesi, 2023/5852 E., 2024/5828 K., 30.04.2024)
- Belge veya imzanın tanığa ait olup olmadığının sorulacağı hâllerde, tanığın çekinme hakkı hatırlatılarak soruya cevap vermesi istenmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2023/5852 E., 2024/5828 K., 30.04.2024; 11. Ceza Dairesi, 2023/3590 E., 2024/5826 K., 30.04.2024; 11. Ceza Dairesi, 2023/6804 E., 2024/2279 K., 27.02.2024)
- Kişinin çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra tanık olarak çağrılması, yalnızca savunmada adı geçen kişilerin dinlenmesi için değil, delil toplanması için de uygulanmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2021/27909 E., 2024/10771 K., 26.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Çekinme hakkının önceden bildirildiğini ve hatırlatıldığını gösterme yükü, dinleme yapan mercie aittir; bu husus tutanakta açıkça yer almalıdır.
- Tanığın suçlayıcı nitelikteki soruya cevap vermeyi reddetmesi hâlinde, sorunun suçlayıcı nitelik taşıdığını ortaya koyma yükü, soruyu yöneltene aittir.
- Tanığın çekinmeden cevap verdiği hâllerde, cevabın hangi ölçüde değerlendirileceğine dair delil değerlendirmesi hâkime aittir.
- Hakkın hatırlatılmadığı iddiası, dinleme tutanağı ile ispat edilir; tutanakta bildirim kaydı yoksa usul eksikliği kabul edilir.
- Belge ve imza sorularında, sorunun suçlayıcı nitelik taşıdığı belgelerin ve dosya içeriğinin incelenmesi ile ortaya konulur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.45: Çekinme hakkının kimlere tanındığını belirler; bu maddede sayılan yakınlar, m.48 kapsamındaki yakınların da kaynağıdır.
- 5271 m.46: Meslek ve sürekli uğraş sebebiyle tanıklıktan çekinmeyi düzenler; m.48'deki çekinme hakkından farklı bir hukuki dayanağı vardır.
- 5271 m.47: Devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin özel tanıklık usulünü düzenler; m.48 ile ayrı bir koruma alanı oluşturur.

## [CMK m.49 — Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-49)

Bu madde, 45, 46 ve 48. maddelerde gösterilen hallerde tanığın tanıklıktan çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirmesini ve gerektiğinde bu hususta yemin verilmesini düzenler. Bildirme, mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının gerekli görmesine bağlıdır. Madde, akrabalık ve yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme ile kendini veya yakınlarını suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinme hallerinde uygulanır. Maddenin uygulandığı kişiler ifadeyi alan mahkeme başkanı, hâkim veya savcıdır; katılan gibi diğer taraflar bu yetkiyi kullanamaz. Madde, tanıklıktan çekinme sebeplerinin kendisini düzenlemez (m.45, m.48). Meslek sırrı kapsamında tanıklıktan çekinmeyi (m.46), devletin güvenliği ve sır niteliğindeki bilgilerle ilgili çekinmeyi (m.47), çekinme sebeplerinin yazılı bildirilmesi ve mahkemece incelenmesi usulünü (m.50 ve 51 hükümleri çerçevesinde) ve çekinmenin kabul edilmemesinin yaptırımlarını bu madde düzenlemez.

### Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıklıktan çekinme**: Kanunda sayılan kişilerin tanıklık yapma yükümlülüğünden kendi tercihleriyle kaçınabilmesi hakkıdır. Çekinme, tanığın kendi kararına bağlıdır ve tanık çekinmeyip tanıklık yaparsa bu hak kullanılmamış sayılır.
- **Çekinme sebebinin bildirilmesi**: Tanığın çekinmesinin dayanağı olan olguların, mahkeme başkanı, hâkim veya savcı tarafından istenmesi ve tanık tarafından açıklanmasıdır. Bildirme gerekli görüldüğünde yapılır; her durumda zorunlu değildir.
- **Yemin verdirme**: Tanığın bildirdiği çekinme olgularının doğruluğunun güvence altına alınması için gerektiğinde kendisine yemin yaptırılmasıdır. Yemin, bildirilen olguların gerçekliğine ilişkindir ve bildirmenin zorunlu bir parçası değildir.
- **Kendini veya yakınını suçlayıcı soru**: Tanığa yöneltilen, cevabı kendisini ya da m.45 kapsamındaki yakınlarını cezai kovuşturmaya uğratabilecek nitelikteki sorulardır. Bu sorulara cevap vermekten çekinme m.48'de düzenlenmiştir.

### Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Tanığın 45, 46 veya 48. maddelerde gösterilen bir çekinme sebebinin bulunması gerekir.
- Mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının bildirmenin gerekli olduğuna karar vermesi gerekir.
- Bildirme, tanığın çekinmesinin dayanağı olan olguların açıklanmasını içermelidir.
- Mahkemenin gerekli gördüğü hallerde tanığa yemin verdirilmesi gerekir.
- Bildirme yetkisi yalnız ifadeyi alan mahkeme başkanı, hâkim veya savcıya aittir; katılan veya diğer taraflar bu yetkiyi kullanamaz.

### Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme gerekli gördüğünde tanığın çekinmesinin dayanağı olan olguları bildirmesi istenir.
- Gerektiğinde tanığa bu olgular hakkında yemin verdirilir.
- Bildirme gerekli görülmediğinde tanığın çekinme olguları bu madde uyarınca istenmez; tanık yine de çekinme hakkını kullanabilir.
- Tanığın bildirdiği olguların mahkemece çekinmeyi haklı kılıp kılmadığı, m.50 uyarınca değerlendirilir.
- Bildirme sırasında tanık yemin etmekten çekinirse ve çekinme haklı bulunmazsa, tanıklık yapması gerekir ve aksi halde m.50 kapsamında yaptırım doğar.

### Zorunlu bildirme ile takdire bağlı bildirme arasındaki fark nedir?

- Mahkeme başkanı, hâkim veya savcının bildirmeyi gerekli gördüğü hal, tanıktan çekinme olgularının açıklanması istenir.
- Gerekli görülmediği hal, tanığa bu olguları açıklaması yönünde bir istem yapılmaz.

Sonuç: Bildirme yalnız gerekli görüldüğünde yapılır; gerekli görülmeyen halde tanığın çekinme olguları ayrıca bildirilmez.

### Yemin verilmesi ile verilmemesi arasındaki fark nedir?

- Bildirilen olgularda şüphe varsa veya gerekli görülürse tanığa yemin verdirilir.
- Olgular açıkça yeterli görülürse yemin verilmeyebilir.

Sonuç: Yemin, bildirilen olguların doğruluğunu güvence altına almak için kullanılır ve her halde zorunlu değildir.

### m.45 kapsamındaki çekinme ile m.48 kapsamındaki çekinme arasındaki fark nedir?

- m.45 kapsamında yakınlık ya da akrabalık nedeniyle tanıklıktan çekinme olgularının bildirilmesi söz konusudur.
- m.48 kapsamında kendini veya yakınlarını suçlayıcı soruya cevap verme çekinmesinde ise belirli sorular bakımından bildirme yapılır.

Sonuç: Her iki halde de bildirme aynı usulle yapılır; ancak m.48'de çekinme belirli sorular bakımından geçerlidir, tanıklığın tamamını kapsamaz.

### Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirmeyi her tanık için zorunlu saymak; madde yalnız gerekli görüldüğünde uygulanır.
- Katılan veya diğer tarafların bildirme istemini kendi yetkisi gibi kullanmak; yetki yalnız ifadeyi alan mahkeme başkanı, hâkim veya savcıya aittir.
- Bildirme ile çekinme hakkını karıştırmak; bildirme yalnız olguların açıklanmasını sağlar, tanığı çekinme hakkından mahrum etmez.
- Yemin verdirmeyi her halde zorunlu saymak; yemin yalnız gerektiğinde verdirilir.
- Tanığın kendisini suçlayan soruya ilişkin çekinmesini, m.45 kapsamındaki genel akrabalık çekinmesiyle karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Malzemede bağlamda verilen yargı kararı alıntısı yalnız kanun metninin künyesini içermektedir; uygulamadaki somut eğilim bu alıntıdan çıkarılamadığı için bu alan boş bırakılmıştır.

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme sebebinin varlığını ileri süren tanık, çekinmesinin dayanağı olan olguları bildirmekle yükümlüdür; ispat yükü tanıkta olduğu ölçüde olguların açıklanmasına ilişkindir.
- Akrabalık veya yakınlık gibi olgular nüfus kaydı ya da benzeri resmi belgelerle ispatlanabilir; bu bilgiler mahkemece kendiliğinden araştırılabilir.
- Bildirilen olguların doğruluğu tanığın yemini ile güvence altına alınabilir; yemin verilmesi mahkemenin takdirine bağlıdır.
- Karşı taraf, tanığın çekinme sebebinin haklı olmadığını ileri sürebilir ve bu iddiasını tanık beyanı ve dosya kapsamındaki belgelerle ispatlayabilir.
- Bildirme ve yemin usulüne uyulmadan alınan beyanın hükmü, bu usulün ihlali derecesine göre tartışmalı olabilir; bu hususta mahkeme ayrıca değerlendirme yapar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45): Akrabalık ve yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme hallerini düzenler; bu madde, bu hallerde çekinme olgularının bildirilmesini sağlar.
- [5271 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46): Meslek ve sürekli uğraşı nedeniyle tanıklıktan çekinmeyi düzenler; bu madde uygulamada aynı bildirme usulünü kullanır.
- [5271 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-48): Kendini veya m.45 kapsamındaki yakınlarını suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinmeyi düzenler; bu madde bu hal için bildirme usulünü belirler.
- [5271 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-50): Çekinme sebeplerinin kabul edilmemesi halinde doğacak sonuçları ve tanığın tanıklık yapmaması durumundaki yaptırımları düzenler.

## [CMK m.50 — Yemin verilmeyen tanıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-50)

5271 sayılı Kanun'un 50. maddesi, tanık olarak dinlenen kişilerden hangilerinin yeminsiz dinleneceğini belirler. Düzenlenen haller; dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar, ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayanlar ile soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirak, suçluyu kayırma veya delilleri yok etme, gizleme ya da değiştirme nedeniyle şüpheli, sanık veya hükümlü olanlardır. Madde, tanığın yemin dışında kalan tanıklık hükümlerine tabi olmasını da kapsar. Kişilerin tanıklıktan çekinme hakları, çekinme sebepleri ve bu sebeplere bağlı yeminin istenmesi bu maddede düzenlenmez (m.45, m.46, m.48). Yeminsiz dinlenen tanığın beyanının değerlendirilmesi ve yeminli dinlenmesi gereken tanığın yeminsiz dinlenmesinin bozma nedeni oluşturması da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Yemin verilmeyen tanıklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yeminsiz dinleme**: Tanığın yemin etmeden beyanda bulunmasıdır. Yemin, tanığın doğruyu söylemesini sağlamak amacıyla verilir ve kamu düzenine ilişkin bir işlemdir. Madde, yeminsiz dinlenecek kişileri sınırlı sayıda belirler.
- **Ayırt etme gücü**: Kişinin yaptığı işin anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir. Madde bakımından ölçüt, yemin dışında ayırt etme gücüne sahip olmamak yerine yeminin niteliğini ve önemini kavrayamamaktır.
- **Yeminin niteliği ve önemi**: Yeminin doğruyu söyleme yükümlülüğü doğurduğunu ve yalan beyanın yaptırımını bilmeyi ifade eder. Bu kavrayışın bulunmaması yeminsiz dinleme sebebi olur.
- **İştirak**: Soruşturma veya kovuşturma konusu suça katılmayı ifade eder. Maddenin (c) bendi, iştirakten şüpheli, sanık veya hükümlü olanları kapsar; burada aranan şüphe düzeyi tanığın suç bakımından taşıdığı menfaat ilişkisidir.
- **Suçluyu kayırma**: Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun faili hakkında onu cezadan kurtarmaya yönelik davranışta bulunmayı ifade eder. Bu davranış nedeniyle şüpheli, sanık veya hükümlü olan tanık yeminsiz dinlenir.
- **Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme**: Suçun ispatına yarayacak maddi ya da kişisel delilleri ortadan kaldırmak, saklamak veya değiştirmek anlamına gelir. Bu fiillerden dolayı şüpheli, sanık veya hükümlü olan kişi bu bent kapsamında yeminsiz dinlenir.

### Yemin verilmeyen tanıklar: hangi şartlar aranır?

- Tanığın dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olması gerekir; yaş, olay tarihinde değil beyanın alındığı sırada aranır.
- Tanığın ayırt etme gücüne sahip olmaması nedeniyle yeminin niteliğini ve önemini kavrayamaması gerekir; bu hal akli veya ruhsal bir noksanlığa dayanmalıdır.
- Tanığın soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten şüpheli, sanık veya hükümlü olması gerekir.
- Tanığın soruşturma veya kovuşturma konusu suçu nedeniyle suçluyu kayırmaktan şüpheli, sanık veya hükümlü olması gerekir.
- Tanığın suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olması gerekir.
- Tanığın mağdur sıfatıyla dinlenmesi halinde, yemin dışındaki tanıklık hükümlerinin uygulanması gerekir.

### Yemin verilmeyen tanıklar: hangi sonuçları doğurur?

- Yeminsiz dinlenen kişi tanık olarak dinlenebilir, ancak beyanı yemin altında verilmiş sayılmaz.
- Yeminli dinlenmesi gereken tanığın yeminsiz dinlenmesi bozma nedenidir.
- Yeminli dinlenen tanığın yeminsiz dinlenmesi gerektiği sonradan anlaşılırsa, anlatımı yeminsiz tanık anlatımı gibi kabul edilir.
- Yeminli dinlenen tanığın yeminsiz dinlenmesi gerektiği anlaşıldığında, yeniden çağrı ile çekinme hakkının hatırlatılmasına gerek yoktur; bu durum yalnız yeminli dinleme için geçerlidir.
- Tanığın yeminli mi yoksa yeminsiz mi dinlendiği duruşma tutanağında gösterilmelidir; yeminsiz dinlenmişse nedeni de tutanağa yazılmalıdır.
- Madde kamu düzenine ilişkin yeminin uygulanmasını düzenlediğinden, yemin verilmemesi gereken kişiye yemin verilmesi hukuka aykırılıktır.

### Yaş sınırı ile ayırt etme gücü arasındaki fark nedir?

- Dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olan kişi (a bendi), yaşa bağlı objektif bir ölçüte dayanır.
- Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişi (b bendi), akli veya ruhsal bir noksanlığa dayanan ve yeminin niteliğini kavrayamama haline bağlı bir ölçüte dayanır.

Sonuç: İki bent ayrı ölçütlere bağlıdır; yaşı küçük olan tanığın ayırt etme gücü ayrıca aranmaz, ayırt etme gücü eksik olan on beş yaşını doldurmuş kişi için ise ayrıca bu bent değerlendirilir.

### Yaş ölçütü ile olay tarihi arasındaki fark nedir?

- Yaş, dinlenme sırasında aranır; olay sırasındaki yaş bu bendin uygulanmasında belirleyici değildir.
- Olay sırasındaki yaş yalnız tanığın olayı algılama kapasitesi bakımından değerlendirme konusu olabilir ve yeminsiz dinleme sebebi değildir.

Sonuç: Yeminsiz dinleme kararı, tanığın beyanın alındığı andaki yaşına göre verilir.

### Bent (c) ile bent (a) ve (b) arasındaki fark nedir?

- Suç bağlantısı nedeniyle yeminsiz dinlenen kişi (c bendi), yemin verilmemesinin gerekçesi tanığın taraf tutma olasılığıdır.
- Yaş veya ayırt etme gücü nedeniyle yeminsiz dinlenen kişi (a ve b bendi), yemin verilmemesinin gerekçesi yeminin anlamını kavrayamamasıdır.

Sonuç: Gerekçeleri farklı olan bu kişiler, tanık olarak dinlenmeye ehil kabul edilir; yalnız yeminli dinlenmeye yeterli görülmez.

### Maddenin 50. maddesi ile çekinme hakkı (m.45, m.46, m.48) arasındaki fark nedir?

- Yeminsiz dinleme, tanığın ifade vermeyi reddetmesinden farklı bir kurumdur; yeminsiz dinlenen kişi tanıklık yapmak zorundadır.
- Tanıklıktan çekinme, belirli yakınlık, meslek veya kendini suçlama ilişkisine dayanan bir haktır.

Sonuç: Yeminsiz dinlenen kişinin çekinme hakkı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir; bu maddeye dayanarak çekinme hakkı doğmaz.

### Mağdur ile diğer yeminsiz tanık arasındaki fark nedir?

- Mağdurun tanık olarak dinlenmesi, madde metninde sayılan üç kategoriye eklenmemiştir; açıklamalarda ayrı bir kategori olarak anılır.
- Madde metninde açıkça yer alan (a), (b) ve (c) bentlerindeki kişiler.

Sonuç: Mağdur tanık yeminsiz dinlenir, ancak bu hüküm madde metninden değil atıf yapılan usul kuralından çıkar.

### Yemin verilmeyen tanıklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanığın yaşını olay tarihine göre hesaplamak; yaş ölçütü dinlenme sırasındaki yaştır.
- Yaşı on beş yaşını doldurmamış olan tanığa yemin vermek; bu durumda yemin verilmemesi gerekir.
- Üçüncü bentteki iştirak ve kayırma ölçütünü, tanığın yalnızca olaya tanık olması durumuna genişletmek; bent suçla bağlantılı şüpheli, sanık veya hükümlü kişileri kapsar.
- Mağdurun tanık olarak dinlenmesini madde metninde düzenlenmiş bir yeminsiz dinleme sebebi gibi değerlendirmek; bu konu madde metni dışında açıklamalarda anılır.
- Yeminsiz dinleme sebebini ileri süren tarafın, belge sunmadan yalnızca beyanına dayanması.
- Yeminsiz dinlenen tanığın çekinme hakkı bulunduğunu varsaymak; çekinme hakkı m.45, m.46 ve m.48 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yaş ölçütünde tanığın beyanın alındığı tarihteki yaşının esas alındığı kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2024/23763 E., 2025/3062 K., 17.04.2025; 4. Ceza Dairesi, 2021/10128 E., 2023/19915 K., 14.06.2023)
- On beş yaşını doldurmamış tanığa yemin verilerek dinlenmesinin 50/1-a bendine aykırılık ve bozma nedeni sayıldığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/274 E., 2008/18 K., 05.02.2008)
- Kayıtta doğum tarihi ile beyan tarihi arasındaki yaşın hesabında, beyan tarihinde on beş yaşını doldurmamış olan tanığın yeminsiz dinlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/10128 E., 2023/19915 K., 14.06.2023; 13. Ceza Dairesi, 2012/24658 E., 2013/39270 K., 12.12.2013)
- Tanığın suçla bağlantısının bulunmadığı durumda 50/1-c bendinin yanlış anlaşılarak yeminsiz dinleme yapılmasının, benzer tanık beyanlarının bulunması halinde sonuca etkili görülmediği kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/3400 E., 2024/8797 K., 01.07.2024)
- Sanığın çocuğu, oğlu veya yakını olan tanığın, yemin ve çekinme hakkı hatırlatılmadan yemin verilerek dinlenmesinin usul hatası sayıldığı kabul edilmektedir. (13. Ceza Dairesi, 2018/2560 E., 2018/5593 K., 12.04.2018)
- Yeminsiz dinlenmesi gerekirken yeminle dinlenen tanığın beyanının, yeminsiz tanık anlatımı gibi değerlendirildiği kabul edilmektedir. (13. Ceza Dairesi, 2012/24658 E., 2013/39270 K., 12.12.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- Yeminsiz dinleme sebebini ileri süren taraf, tanığın yaşına ilişkin kimlik kaydı, nüfus kaydı veya doğum belgesi ile bu sebebi ispatlar.
- Ayırt etme gücüne sahip olmama haline dayanan taraf, bu durumu sağlık raporu, uzman değerlendirmesi veya dosya kapsamındaki somut olgularla ispatlar.
- Suçla bağlantı nedeniyle yeminsiz dinleme sebebini ileri süren taraf, tanığın soruşturma veya kovuşturma konusu suçta şüpheli, sanık veya hükümlü olduğunu ilgili dosya kayıtlarıyla ispatlar.
- Yeminin verildiğini ileri süren taraf, duruşma tutanağı ile ispatlar; tutanakta yeminsiz dinlenme nedeni belirtilmemişse bu eksiklik karşı tarafça tutanak içeriği ile ileri sürülür.
- Yeminsiz dinleme sebebinin bulunmadığını savunan taraf, tanığın yaşı, akli durumu veya suçla bağlantısının bulunmadığını kayıt ve belgelerle gösterir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45): Akrabalık sebebiyle tanıklıktan çekinme hakkını düzenler; m.50 yeminsiz dinleme halini belirlerken bu çekinme hakkı ile karıştırılmamalıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.46](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-46): Meslek ve sürekli uğraşı sebebiyle tanıklıktan çekinme hakkını düzenler; m.50 bu kişilerin yemin durumunu belirlemez.
- [5271 sayılı Kanun m.48](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-48): Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme hakkını düzenler; m.50/1-c ile ilişkisi, suçla bağlantılı kişilerin yemin ve çekinme yönünden ayrı değerlendirilmesidir.
- [5271 sayılı Kanun m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47): Tanıklıktan çekinme ve yemin ilişkisinde karar içtihadında anılan bir maddedir; m.50 uygulamasında yeminin istenmesi bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- [5271 sayılı Kanun m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-52): Karar içtihadında yeminsiz dinleme ile birlikte anılan bir maddedir; yeminin verilmesi ve tutanağa geçirilmesi bakımından m.50 ile birlikte uygulanır.
- [5271 sayılı Kanun m.236](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-236): Açıklamalarda mağdurun tanık olarak dinlenmesinin yemin dışındaki tanıklık hükümlerine tabi olduğu, bu maddeye atıfla belirtilir.

## [CMK m.51 — Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-51)

Madde, tanıklıktan çekinebilecek kişilere yemin verip vermeme konusunda hâkim veya mahkemeye takdir hakkı tanır ve tanığın yemin etmekten çekinme hakkını düzenler. Ayrıca madde, yemin konusundaki takdirin ve çekinme hakkının hatırlatılmasının nasıl işleyeceğini belirler. Uygulama, 45. maddede sayılan akrabalık ve evlilik ilişkisi bulunan tanıklar ile yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini kavrayamayan kişiler bakımından, dinleme sırasında yürür. Maddenin düzenlemediği konular: tanıklıktan çekinebilecek kişilerin sayımı ile çekinme hakkının kendisi (m.45), meslek sırrı sebebiyle çekinme (m.46), kendini suçlayıcı beyan sebebiyle çekinme (m.48), çekinme sebebinin bildirilmesi ve gerekçesinin istenmesi (m.49) ve yeminsiz dinlenecek kişiler (m.50).

### Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yemin takdiri**: 45. madde kapsamındaki tanığın yemin verilip verilmemesinin hâkim veya mahkemenin takdirine bırakılmasıdır. Bu takdir, tanığın tanıklıktan çekinmeyip tanıklık yapması halinde söz konusu olur.
- **Yemin etmekten çekinme**: Tanığın, kendisine yemin verilmesini istememe hakkıdır. Bu hak, tanığa önceden bildirilmelidir ve hâkimin yemin takdirine üstündür; tanık yemin etmekten çekinirse yeminsiz dinlenmesi zorunludur.
- **Kanuni temsilci**: Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini kavrayamayan kişiler adına rıza verebilen kimsedir. Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise bu kişiler adına çekinme konusunda karar veremez.
- **Çıkar çatışması**: Kanuni temsilcinin şüpheli veya sanık olması halidir. Bu halde temsilcinin rızası, tanığın çekinme hakkını ortadan kaldıramaz; temsilcinin tanığın yerine karar vermesi engellenmiş olur.

### Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi: hangi şartlar aranır?

- Tanığın 45. maddede sayılan kişilerden olması gerekir: şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi, kan veya kayın hısımlığı bakımından üstsoy ya da altsoyu, üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımı ya da evlatlığı olmalıdır.
- Tanığa, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebileceği bildirilmiş olmalıdır.
- Tanık tanıklıktan çekinmeyip tanıklık yapmışsa, yemin verilip verilmeyeceği hâkim veya mahkemenin takdirine bağlıdır.
- Tanık yemin etmekten çekinmek isterse, yeminsiz dinlenmesi gerekir ve bu hak da kendisine önceden bildirilmelidir.
- Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayan kişi, kanuni temsilcisinin rızasıyla tanık olarak dinlenebilir.
- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişinin çekinme konusunda karar vermesi için rıza yeterli değildir.

### Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi: hangi sonuçları doğurur?

- Tanıklıktan çekinebilecek kişiye dinlenmeden önce bu hak bildirilmelidir; bildirilmeden alınan ifade hukuka aykırı sayılır.
- Tanıklıktan çekinebilecek kişi dinleme sırasında da her zaman çekinme hakkını kullanabilir.
- Tanık tanıklık yaparsa, yemin verilip verilmemesi hâkim veya mahkemenin takdirine kalır.
- Tanık yemin etmekten çekinirse, yeminsiz dinlenir.
- Kanuni temsilcinin rızasıyla dinlenen yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayan kişiler yeminsiz dinlenir; bu, m.50 gereğidir.
- Tanıklıktan çekinme hakkı bildirilmeden yapılan yemin ya da ifade, kovuşturmada hükme etkili olmuşsa bozma nedeni sayılır. (6. Ceza Dairesi, 2023/16546 E., 2024/157 K., 09.01.2024)

### Tanıklıktan çekinme ile yemin etmekten çekinme arasındaki fark nedir?

- Tanıklıktan çekinme, tanığın hiç tanıklık yapmama hakkıdır ve dinlenmeden önce ve dinleme sırasında her zaman kullanılabilir.
- Yemin etmekten çekinme, tanığın tanıklık yaptığı ama yemin etmek istemediği haldir. Maddenin ikinci fıkrası bu halde yemin takdirinin tanık yönünden ayrıca düzenlendiğini gösterir.

Sonuç: Tanık yemin etmekten çekinirse hâkimin takdiri ortadan kalkar ve tanık yeminsiz dinlenir.

### Akrabalık ile kanuni temsilci tarafından rıza arasındaki fark nedir?

- 45. maddenin birinci fıkrasındaki kişiler kendi iradeleriyle çekinme hakkını kullanır.
- Yaş, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayan kişiler için karar, kanuni temsilcinin rızasıyla verilir.

Sonuç: Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise bu kişilerin çekinmesi konusunda karar veremez; bu durumda rıza yetkisi kullanılamaz.

### Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanıklıktan çekinme hakkını yalnızca duruşmada değil dinlenmeden önce bildirmemek; bildirim yapılmadan alınan ifadeyi geçerli saymak.
- Yemin etmekten çekinme hakkını tanıklıktan çekinme hakkıyla karıştırmak; tanık tanıklık yaptıktan sonra yemin etmekten çekinebileceğini unutmak.
- Yemin takdirini tanığın değil hâkimin tek başına kullanabileceğini sanmak; tanığın çekinmesi halinde takdir ortadan kalkar.
- Kanuni temsilcinin şüpheli veya sanık olması halinde rızasıyla yetinmek; bu halde çekinme konusunda karar verme yetkisi yoktur.
- Kovuşturma sırasında çekinme hakkını hatırlatmadan yeminli dinleme yapmak ve bunun hükme etkisini değerlendirmemek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan yeminli dinlenen akraba tanığın beyanının hükme etkili olması halinde bozma sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/16546 E., 2024/157 K., 09.01.2024)
- Yemin takdirinin kullanılması, mahkemenin tanığın yeminli veya yeminsiz dinlenmesi konusunda karar vermesi biçiminde uygulanmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2021/43698 E., 2024/7335 K., 23.05.2024; 4. Ceza Dairesi, 2021/22030 E., 2024/3610 K., 20.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme hakkının bildirildiğini ispat yükü, bu hakkın bildirildiği iddiasını ileri süren tarafın, uygulamada ise tutanaktan anlaşıldığı biçimde mahkemenin üzerindedir; tutanağa bildirimin geçmemesi bildirilmediği yönünde karine oluşturur.
- Bildirim, duruşma veya soruşturma tutanağındaki kayıtla ispatlanır; tanığın sonradan itiraz etmesi halinde tutanak esas alınır.
- Yemin verilmesinin takdire bağlı olduğu hallerde mahkemenin takdirini gerekçesiyle belirtmesi gerekir; tutanakta gerekçe yoksa kararın denetlenmesi güçleşir.
- Tanığın yemin etmekten çekindiğini savunan taraf bu durumu tutanakla ispatlar; yemin verildiği yazılı ise bu kaydın aksini çekinme iddiasını ileri süren taraf göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5271 m.45: Çekinme hakkı tanınan kişileri ve bu maddenin dayandığı akrabalık ve evlilik ilişkilerini belirler; m.51 yalnız yemin sonucunu düzenler.
- 5271 m.49: Tanığın çekinme sebebinin olgularını bildirmesini ve gerektiğinde bu konuda yemin verilmesini düzenler.
- 5271 m.50: Hangi kişilerin yeminsiz dinleneceğini belirler; m.51 kapsamındaki yeminsiz dinleme bu maddeyle birlikte okunur.

## [CMK m.52 — Tanıkların dinlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-52)

5271 sayılı Kanun'un 52. maddesi, tanıkların dinlenmesi sırasında uygulanacak temel usulü düzenler: her tanığın ayrı ayrı dinlenmesi, tanıkların birbiriyle ve şüpheliyle yüzleştirilme koşulu ve tanıklık sırasındaki görüntü ile seslerin kayda alınması ile bu kayıtların kullanım alanıdır. Hüküm, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenen herkes bakımından uygulanır. Madde, tanığa yemin verilmesini, tanıklıktan çekinme hakkını ve tanığa görevinin anlatılmasını düzenlemez (m.45, m.51, m.53). Tanığın sanıkla veya mağdurla yüzleştirilmesinin usulü ile teşhis işlemi de bu maddenin konusu değildir (m.57 ve ilgili teşhis hükümleri). Kayda alınan beyanların ceza muhakemesi dışında kullanılmasının yaptırımı ve tanık ifadesinin hukuka uygunluk denetimi de ayrı değerlendirmeyi gerektirir.

### Tanıkların dinlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayrı ayrı dinleme**: Her tanığın, sonraki tanıklar yanında bulunmadan tek tek dinlenmesidir. Amaç tanıkların birbirini etkilemesini önlemektir. Tanığın önceki tanığın beyanını duymuş olması bu ilkenin ihlali sayılır.
- **Yüzleştirme (tanıklar arası)**: İki tanığın ya da tanık ile şüphelinin karşı karşıya getirilmesidir. Kovuşturma evresine kadar yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde yapılabilir.
- **Kayda alma**: Tanıklığın görüntü ve ses olarak kaydedilmesidir. Kural olarak isteğe bağlıdır; mağdur çocuk tanığı ile duruşmaya getirilemeyen ve tanıklığı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu olan kişilerin tanıklığında zorunludur.
- **Duruşmaya getirilemeyen kişi**: Fiilen ya da hukuken duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan tanıktır. Bu niteliğin varlığı, tanıklığın maddi gerçek için zorunlu olmasıyla birlikte aranır.
- **Kayıtların kullanım alanı**: Kayda alınan ses ve görüntülerin yalnızca ceza muhakemesinde kullanılabilmesidir. Başka amaçla kullanımı bu hükmün kapsamı dışındadır.

### Tanıkların dinlenmesi: hangi şartlar aranır?

- Tanığın kendi başına, sonraki tanıklar hazır bulunmaksızın dinlenmesi gerekir (m.52/1).
- Tanıklar arasında ya da tanık ile şüpheli arasında yüzleştirme yapılacaksa, kovuşturma evresinden önce olması ve ya gecikmesinde sakınca bulunması ya da kimliğin belirlenmesine ilişkin bir gereklilik olması aranır (m.52/2).
- Tanıklığın görüntü veya sesle kaydedilmesi için tanığın dinlenmesi sırasında kayıt yapılması hukuken mümkündür; bu kayıt tanığın rızasına bağlı bir koşul olarak düzenlenmemiştir (m.52/3).
- Mağdur çocuk tanığın ya da duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddi gerçek için zorunlu olan kişinin tanıklığında kayıt alınması zorunludur (m.52/3-a ve b).
- Elde edilen ses ve görüntü kaydının yalnızca ceza muhakemesinde kullanılması gerekir (m.52/4).

### Tanıkların dinlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Tanıklar ayrı ayrı dinlendiğinde tanıklık delili usulüne uygun doğmuş olur.
- Ayrı dinleme ilkesine aykırı olarak birlikte dinlenen tanıkların beyanları, usulüne uygun bir delil sayılmaz ve bu beyanlara dayanılarak hüküm kurulması bozma nedeni olur. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Kovuşturma evresinde yüzleştirme yapılması, bu maddede aranan istisnalar dışında, usule aykırılık oluşturabilir.
- Mağdur çocuğun tanıklığında kayıt alınmaması hâlinde tanıklık zorunlu kaydın yokluğu nedeniyle usulüne uygun sayılmaz.
- Kayda alınan görüntü ve sesler başka bir ceza davasında ya da ceza muhakemesi dışında kullanılamaz.
- Kayda alma kural olarak zorunlu değildir; mahkeme tanıklık sırasında kayıt yapılıp yapılmayacağını değerlendirebilir.
- Maddenin 3. fıkrasındaki zorunlu kayıt hâllerinin dışında kalan tanıklıklarda kayıt alınmaması maddeye aykırılık oluşturmaz.

### Ayrı dinleme ile birlikte dinleme arasındaki fark nedir?

- Her tanığın ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yokken dinlenmesi kuralıdır.
- Tanıkların birlikte dinlenmesi, kuralın ihlali olarak değerlendirilir.

Sonuç: Birlikte dinlenen tanığın beyanı, bu usul eksikliği nedeniyle delil değeri bakımından tartışmalı hâle gelir; kararlarda bu usulle alınan beyanlara dayanılarak hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğu belirtilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)

### Kural olarak kayıt ile zorunlu kayıt arasındaki fark nedir?

- Tanıklığın kaydı genel olarak mahkemenin takdirine bırakılmış bir imkândır.
- Mağdur çocuk ve zorunlu hâllerdeki tanıklar için kayıt mecburidir.

Sonuç: Zorunlu hâlde kaydın alınmaması tanıklık işleminin usulüne uygunluğunu tartışmalı kılar; yönetmelik kayıt ve itiraz ya da temyiz merciine gönderme yükümlülüğünü de ekler.

### Kovuşturma öncesi yüzleştirme ile kovuşturmada yüzleştirme arasındaki fark nedir?

- Kovuşturma evresine kadar gecikmesinde sakınca bulunan veya kimlik belirlemesi gereken hâllerde yüzleştirme yapılabilir.
- Kovuşturma evresinde, bu istisnalar dışında, tanığın şüpheli ile yüzleştirilmesi maddenin kapsamı dışındadır.

Sonuç: Kovuşturma aşamasında yapılmayan yüzleştirme için ilgili hükümlere göre bir değerlendirme gerekir; kararlarda sanıkla yüzleştirme yapılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme olduğu belirtilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)

### Tanıkların dinlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanıkların birlikte dinlenmesini tanıkların görüşmesinde bir sakınca olmadığı biçiminde değerlendirmek; ayrı dinleme kuralı açık bir zorunluluktur.
- Mağdur çocuğun tanıklığında kaydın zorunlu olduğunu gözden kaçırıp kaydın alınmadığı bir tanıklığı usulüne uygun saymak.
- Kayıt zorunluluğunu tüm tanıklar için geçerli sanmak; zorunluluk yalnızca 3. fıkra bentlerindeki kişilerle sınırlıdır.
- Beyanlar arasındaki kelime farklılığını tutarsızlık sayıp tanığın güvenilirliğini bu nedenle reddetmek; kararlarda özdeki tutarlılığa bakıldığı belirtilmektedir.
- Kayıtları ceza muhakemesi dışında bir amaçla kullanmak ya da bu kullanımın sınırını gözden kaçırmak.
- Kovuşturma aşamasında yüzleştirmenin istisnai hâllerini genişletip hiçbir gerekçe göstermeden yüzleştirme yapmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tutanak düzenleyicisi tanıkların yeminleri yaptırılmadan ve birlikte dinlenmesi, CMK'nın 52/1 hükmüne aykırılık olarak değerlendirilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Ayrı dinleme ilkesine aykırı olarak birlikte dinlenen tanığın beyanlarının tespit edilmemesi, hükmün bozulmasına neden olmaktadır. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Tanık beyanlarında kelime farklılıklarının bulunması tek başına tutarsızlık sayılmamakta; beyanların özünde tutarlılık aranmaktadır. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Mağdur çocuğun ifadesinin çocuk izlem merkezinde alınmış olması hâlinde, ifadenin usulüne uygunluğu sanık ve müdafiinin ifadeye karşı savunmaları alınarak değerlendirilmekte; gerekirse mağdur ayrıca dinlenmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Sanıkla yüzleştirme yapılmadan veya teşhis işlemi uygulanmadan, kovuşturma aşamasında tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulmasının eksik inceleme sayıldığı belirtilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Kayıtların yalnızca ceza muhakemesinde kullanılabileceği hükmü dikkate alındığında, kayda alınan görüntü ve seslerin ceza muhakemesi dışında kullanılmasının yasaklandığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayrı dinleme ilkesine uyulduğunu iddia eden taraf, tutanak ve duruşma zaptında hangi tanığın hangi oturumda dinlendiğini gösteren kayıtlarla ispatlar; aksini ileri süren taraf usul eksikliğini tutanakla ortaya koyar. (Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024)
- Mağdur çocuk tanığının beyanının kayda alındığı iddiası, kayıt dosyasına bakılarak ve kaydın yönetmelik uyarınca itiraz ya da temyiz merciine gönderilip gönderilmediği belgelenerek ispatlanır.
- Yüzleştirme yapılmadığı ya da kovuşturma aşamasında yapılamadığı ileri sürülürse, bu iddiayı öne süren taraf ilgili tutanağın bulunmadığını ortaya koyar; yüzleştirmenin gecikmesinde sakınca bulunduğunu ileri süren taraf bu durumu somut olarak göstermelidir.
- Tanık beyanı, delil niteliğini ancak usulüne uygun alındığında kazanır; beyanın alınma usulündeki eksikliği ileri süren taraf bunu tutanakla ispatlar ve karşı taraf usulün tamamlandığını belgeyle karşılar.
- Kayıtların başka amaçla kullanıldığı iddiası, kullanım yerinin ve amacının somut belgelerle ortaya konmasıyla ispatlanır; yasağa aykırılığın sonucu ilgili davanın seyrine göre değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5271 sayılı Kanun m.45](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-45): Tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişilerin bu hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi, tanıklık usulünün ayrı bir eksikliğini oluşturur; m.52 ile birlikte değerlendirilir.
- [5271 sayılı Kanun m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-51): Yemin vermekten çekinme hakkı bulunan tanığa bu hakkın hatırlatılması, dinleme usulünün parçasıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-53): Tanığa görevinin önemi anlatılması ve yemin hükmü, tanığın dinlenmesinden önce uygulanan ayrı bir usul adımıdır.
- [5271 sayılı Kanun m.54](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-54): Tanığın yemin ettirilmeden dinlenmesi ya da yeminin tanıklıktan sonraya bırakılması hâllerinde kullanılan ayrı hükümdür.
- [5271 sayılı Kanun m.57](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-57): Tanıkların dinlenmesi, sonraki tanıkların bulunmadığı ortamda gerçekleştirilen usulün ayrıntılarını tamamlar; ayrıca m.52 ile birlikte okunur.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | [m.47](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/madde-47) | (3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır. |

## Konuda geçen kararlar

- 2016/125 E., 2017/143 K., 28.09.2017 (m.47)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/353 E., 2022/142 K., 03.03.2022 (m.45)
- Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021 (m.47)
- Ceza Genel Kurulu, 2013/251 E., 2013/454 K., 12.11.2013 (m.45, m.48)
- Ceza Genel Kurulu, 2007/274 E., 2008/18 K., 05.02.2008 (m.50)
- 9. Ceza Dairesi, 2025/6485 E., 2025/8813 K., 25.11.2025 (m.47)
- 9. Ceza Dairesi, 2025/6753 E., 2025/8815 K., 25.11.2025 (m.47)
- 9. Ceza Dairesi, 2025/4638 E., 2025/7386 K., 06.10.2025 (m.47)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/16103 E., 2025/6305 K., 16.06.2025 (m.45)
- 11. Ceza Dairesi, 2025/465 E., 2025/7162 K., 16.06.2025 (m.46)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/2018 E., 2025/6524 K., 26.05.2025 (m.46)
- 11. Ceza Dairesi, 2021/21454 E., 2025/4664 K., 17.04.2025 (m.43)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/23763 E., 2025/3062 K., 17.04.2025 (m.50, m.52)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/248 E., 2025/2852 K., 10.04.2025 (m.43)
- 6. Ceza Dairesi, 2025/589 E., 2025/3652 K., 07.04.2025 (m.43)
- 8. Ceza Dairesi, 2024/2428 E., 2025/1932 K., 11.03.2025 (m.52)
- 11. Ceza Dairesi, 2021/27909 E., 2024/10771 K., 26.09.2024 (m.48)
- 11. Ceza Dairesi, 2024/2508 E., 2024/10293 K., 18.09.2024 (m.48)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/3240 E., 2024/9134 K., 03.07.2024 (m.46)
- 3. Ceza Dairesi, 2022/3400 E., 2024/8797 K., 01.07.2024 (m.50)
- 11. Ceza Dairesi, 2024/1880 E., 2024/7874 K., 06.06.2024 (m.46)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/43698 E., 2024/7335 K., 23.05.2024 (m.51)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/7036 E., 2024/6372 K., 09.05.2024 (m.46)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/2232 E., 2024/3988 K., 09.05.2024 (m.52)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/5852 E., 2024/5828 K., 30.04.2024 (m.46, m.48)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/3590 E., 2024/5826 K., 30.04.2024 (m.48)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/22030 E., 2024/3610 K., 20.03.2024 (m.51)
- 11. Ceza Dairesi, 2023/6804 E., 2024/2279 K., 27.02.2024 (m.48)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/16546 E., 2024/157 K., 09.01.2024 (m.45, m.51)
- 12. Daire, 2023/1652 E., 2023/7124 K., 26.12.2023 (m.51)
- 11. Ceza Dairesi, 2021/29125 E., 2023/5722 K., 05.07.2023 (m.43)
- 2. Ceza Dairesi, 2023/12180 E., 2023/3906 K., 22.06.2023 (m.51)
- 4. Ceza Dairesi, 2021/10128 E., 2023/19915 K., 14.06.2023 (m.50)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/2251 E., 2023/11433 K., 12.06.2023 (m.43)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/1797 E., 2023/10767 K., 22.05.2023 (m.45)
- 4. Ceza Dairesi, 2023/1143 E., 2023/18256 K., 10.05.2023 (m.52)
- 6. Ceza Dairesi, 2023/1789 E., 2023/9816 K., 05.04.2023 (m.52)
- 8. Ceza Dairesi, 2022/6676 E., 2023/1533 K., 22.03.2023 (m.43)
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2020/2757 E., 2021/2485 K., 17.11.2021 (m.47)
- 4. Ceza Dairesi, 2019/8554 E., 2020/6433 K., 11.06.2020 (m.51)
- 13. Ceza Dairesi, 2018/2560 E., 2018/5593 K., 12.04.2018 (m.50)
- 13. Ceza Dairesi, 2012/24658 E., 2013/39270 K., 12.12.2013 (m.50)
- İkinci Bölüm, 2019/15907 E., 19.03.2024 (m.45, m.49)
- Genel Kurul, 2020/23093 E., 15.02.2024 (m.52)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 08.07.2021 (m.44).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/ceza-muhakemesi-hukuku/taniklarin-cagrilmasi-ve-cagriya-uymayan-taniklar
