Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nda tanımlanan ayrımcılık türleri göz önüne alındığında, "doğrudan ayrımcılık" ile "dolaylı ayrımcılık" arasındaki ayrım temel olarak hangisinde doğru kurgulanmıştır?
Çözüm
6701 sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesi, ayrımcılığın farklı görünümlerini net bir şekilde ayırt eder. Doğrudan ayrımcılık; bir gerçek veya tüzel kişinin, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasının, kanunda sayılan ayrımcılık temellerine (cinsiyet, ırk, din vb.) dayanılarak engellenmesi veya zorlaştırılmasıdır. Dolaylı ayrımcılık ise; bir gerçek veya tüzel kişinin, görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda, ayrımcılık temelleriyle bağlantılı olarak dezavantajlı bir konuma sokulması durumunu ifade eder. Dolaylı ayrımcılıkta uygulama ilk bakışta tarafsız ve herkes için geçerli gibi görünse de, sonuçları itibarıyla nesnel olarak haklılaştırılamayan bir eşitsizlik yaratmaktadır. Her iki tür de kanun kapsamında yasaklanmış olup yaptırıma tabidir.
Bir spor kompleksi işletmesi, "Engin" isimli vatandaşın üyelik başvurusunu "engellilik" durumunu ileri sürerek hukuka aykırı şekilde reddetmiştir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), yapılan inceleme sonucunda ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir. 6701 sayılı Kanun’un "İdari Yaptırımlar" başlıklı maddesi uyarınca, ihlali gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişiler hakkında uygulanabilecek yaptırımlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?