3. Hukuk Teorileri - 2

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Rudolph von Jhering, hukukun asıl ilgi odağının soyut kavramlar değil, somut "fayda" ve "amaç" olduğunu ileri sürmüştür. Jhering’e göre hukuk, yalnızca yazılı normlardan oluşan donmuş bir yapı değil, yaşayan ve sürekli mücadele içerisinde olan sosyal bir olgudur. O, hakkın özünü "menfaat" (çıkar) olarak görmüş ve hakkı "hukuken korunan menfaat" şeklinde formüle etmiştir. Jhering'in teorisinde hukukun temel işlevi, bireylerin özel çıkarlarını korurken aynı zamanda toplumsal yararı gözetmek ve bu iki alan arasındaki dengeyi tesis ederek sosyal düzeni sağlamaktır. Hukukun statik değil dinamik olduğunu savunan düşünür, her yeni kuralın ancak bir mücadele neticesinde eskilerin yerini alabileceğini belirterek hukuk sosyolojisinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Önemli Nokta 2: Karl Marx, toplumsal yapıyı "alt yapı" ve "üst yapı" kavramlarıyla analiz etmiştir. Marx’a göre üretim araçları, üretim güçleri ve üretim ilişkilerinden oluşan "alt yapı", toplumsal yaşamın en etkin gücüdür ve mülkiyet ilişkileri tarafından biçimlendirilir. Hukuk, siyaset, din, sanat ve felsefe gibi kurumlar ise bu ekonomik temelin üzerinde yükselen ve ona bağlı olan "üst yapı" unsurlarıdır. Marx’a göre hukuk, bağımsız bir tarihe sahip değildir; aksine üretim araçlarını elinde bulunduran hakim sınıfın iradesini meşrulaştıran ve sınıf mücadelelerini yansıtan bir yansımadır. Kapitalist üretim sürecinde işçinin kendi ürettiği üründen ve emeğinden kopması "yabancılaşma" olarak tanımlanır. Tarihin akışını diyalektik materyalizmle açıklayan Marx, nihai hedefin sömürünün ve sınıfsal ayrımların ortadan kalktığı sınıfsız bir topluma geçmek olduğunu savunmuştur.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Bir hukuk kuramcısı, hukukun salt mantıksal çıkarımlardan ibaret olan mekanik yapısını eleştirerek, hukuk kurallarının temelinde yatan itici gücün "amaç" olduğunu savunmuştur. Ona göre hukuk, bireylerin bencil çıkarları ile toplumun genel refahı arasındaki dengeyi kuran ve bu süreçte sürekli bir mücadele ile gelişen sosyal bir olgudur. Hukuku "hukuk tarafından korunan menfaat" olarak tanımlayan ve "amaçlar hukuku" (Zweckjurisprudenz) anlayışının öncüsü olan bu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A)Hans Kelsen
B)Rudolph von Jhering
C)John Austin
D)Friedrich Carl von Savigny
E)David Hume

Çözüm

Rudolph von Jhering, hukukun asıl ilgi odağının soyut kavramlar değil, somut "fayda" ve "amaç" olduğunu ileri sürmüştür. Jhering’e göre hukuk, yalnızca yazılı normlardan oluşan donmuş bir yapı değil, yaşayan ve sürekli mücadele içerisinde olan sosyal bir olgudur. O, hakkın özünü "menfaat" (çıkar) olarak görmüş ve hakkı "hukuken korunan menfaat" şeklinde formüle etmiştir. Jhering'in teorisinde hukukun temel işlevi, bireylerin özel çıkarlarını korurken aynı zamanda toplumsal yararı gözetmek ve bu iki alan arasındaki dengeyi tesis ederek sosyal düzeni sağlamaktır. Hukukun statik değil dinamik olduğunu savunan düşünür, her yeni kuralın ancak bir mücadele neticesinde eskilerin yerini alabileceğini belirterek hukuk sosyolojisinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

Soru 2

Toplumun tarihsel gelişimini ekonomik süreçler üzerinden açıklayan bir kurama göre, hukuk bağımsız bir kurum olmayıp, üretim araçlarına sahip olan sınıfın iradesini yansıtan bir araçtır. Bu perspektifte toplumsal yapı ikiye ayrılmakta; üretim ilişkileri ve ekonomik temel toplumun temel dayanağını oluştururken, hukuk, din ve siyaset gibi kurumlar bu temel üzerine inşa edilmektedir. Ekonomik yapının hukuki yapıyı doğrudan belirlediğini ve kapitalist sistemde bireyin kendi emeğine ve ürününe yabancılaştığını savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.