TTK › Deniz ticareti › Cebrî icraya ilişkin özel hükümler

Sıra cetveli ve eşya hakkında icra

TTK m.1389–1400İcra Müdürlüğü Mevzuatı

Kısaca

Türk veya yabancı bayraklı gemilerin cebri icra yoluyla satılmasında satış bedelinin alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde sıra cetvelinin kimin tarafından ve hangi esasla düzenleneceğini, donatanın iflasında birden çok gemi bulunması hâlinde sıralamanın gemi bazında ayrı ayrı yapılacağını, bir sıradaki alacaklılar tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmayacağını ve birinci ilâ yedinci sıralara kabul edilen alacaklıların eksik kalan alacakları için borçlunun diğer malvarlığında öncelik kullanamayacağını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.1389–1400 hükümlerini kapsar.

TTK m.1389 — İlkeler

Türk veya yabancı bayraklı gemilerin cebri icra yoluyla satılmasında satış bedelinin alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde sıra cetvelinin kimin tarafından ve hangi esasla düzenleneceğini, donatanın iflasında birden çok gemi bulunması hâlinde sıralamanın gemi bazında ayrı ayrı yapılacağını, bir sıradaki alacaklılar tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmayacağını ve birinci ilâ yedinci sıralara kabul edilen alacaklıların eksik kalan alacakları için borçlunun diğer malvarlığında öncelik kullanamayacağını düzenler. Hükmün uygulanacağı sıraların içeriği (m.1390-1397) ve bunların tek tek sayılması bu maddede değil, ilgili maddelerde yer alır. Uygulama, gemi üzerinde cebri icra yürüten icra dairelerine ve gemi üzerindeki alacaklılara yöneliktir. Bu madde, gemi dışındaki malların sıra cetveli ile İcra ve İflas Kanunu'nun genel hükümlerine tabi olan paylaştırmayı düzenlemez (İİK m.140 ve m.206-207). Sıra cetvelinin itiraz ve dava yoluna ilişkin usul kuralları, gemi haczi ve satışının ön koşulları, ipotek ve gemi alacaklarının kendisi de bu maddede yer almaz.

İlkeler: hangi şartlar aranır?

  • Gemi, Türk veya yabancı bayraklı olmalı ve cebri icra yoluyla satılmış bulunmalıdır.
  • Satış tutarı, satışa konu gemi üzerindeki tüm alacaklıların alacaklarını ödemeye yetmemelidir; yetiyorsa sıra cetveli düzenlenmez.
  • Sıra cetveli icra dairesi tarafından düzenlenmelidir ve alacaklar m.1390-1397 hükümlerinde belirtilen sıraya göre kaydedilmelidir.
  • Donatanın iflası hâlinde birden çok gemi paraya çevrilmişse, her gemi için ayrı sıralama yapılmalı ve ödeme o gemiye ait sıraya göre yapılmalıdır.
  • Bir sıradaki alacaklılar alacaklarını tamamen almadan sonraki sıradaki alacaklılara ödeme yapılmamalıdır.
  • Birinci ilâ yedinci sıralara kabul edilen alacaklının eksik kalan alacağı için borçlunun diğer malvarlığına başvurulurken öncelik kullanılamamalıdır.

İlkeler: hangi sonuçları doğurur?

  • Satış bedeli tüm alacakları karşılıyorsa sıra cetveli düzenlenmez ve artan para borçluya iade edilir.
  • Satış bedeli alacakları karşılamıyorsa icra dairesi sıra cetveli düzenler ve ödemeyi bu cetvele göre yapar.
  • Her gemi için ayrı sıra cetveli düzenlenir; bir gemi bedelinin diğer gemiye ait alacaklara aktarılması söz konusu olmaz.
  • Bir sıradaki alacaklılar tamamen ödenmeden sonraki sıradakilere ödeme yapılmaz.
  • Birinci ilâ yedinci sıralara kabul edilen alacaklılar, alacaklarını tamamen tahsil edemezse borçlunun kalan malvarlığına karşı öncelikten yararlanamaz ve bakiye alacak için genel sıraya (İİK m.206 dördüncü sıra) tâbi olur.
  • Bu hüküm emredicidir; sıra cetveline ilişkin özel düzenleme bu maddeyle çelişemez.

Genel icra hukuku ile gemi cebri icrası arasındaki fark nedir?

Gemi dışındaki taşınır ve taşınmazların satış bedelinin paylaştırılması, İİK'nın genel sıra kurallarına tabidir.

Gemi satışında ise TTK m.1389 ve m.1390-1397 hükümleri belirleyicidir; İİK m.140 ve m.206-207 yalnız bu özel düzenlemeye bağlı olarak tali kalır.

Gemi satışı bedelinde sıralama, genel hükümlerden ayrı sekiz sıra üzerinden yapılır.

Tek gemi ile donatanın iflası hâlinde birden çok gemi arasındaki fark nedir?

Satılan gemi tek ise sıra cetveli, o geminin satış bedeli üzerinden düzenlenir.

Donatanın iflası hâlinde birden çok gemi paraya çevrilmişse her gemi için ayrı sıra cetveli yapılır.

Bir geminin satış bedeli, diğer gemilerin bedeliyle birleştirilerek dağıtılmaz.

Sıra içi eşitlik ile sıralar arası öncelik arasındaki fark nedir?

Aynı sıradaki alacaklılar arasında eşitlik ilkesi geçerlidir ve paylaştırma alacaklar oranında yapılır.

Farklı sıralar arasında üst sıra alacaklılar tamamen ödenmeden alt sıraya geçilmez.

Üst sıra tamamen ödenmeden alt sıra alacağına ödeme yapılamaz.

Birinci ilâ yedinci sıra alacağı ile sekizinci sıra alacağı arasındaki fark nedir?

Birinci ilâ yedinci sıralara kabul edilen alacaklı, bakiye alacağı için borçlunun diğer malvarlığına başvurur.

Sekizinci sıra alacaklıları, sıra cetvelinde zaten bu maddenin kapsamında yer alır ve dördüncü fıkraya tâbi değildir.

Sekizinci sıra alacaklıları için m.1389/4 uygulanmaz; yalnız birinci ilâ yedinci sıra alacaklıları öncelik kaybına uğrar.

İlkeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sekiz sıralı gemi cetveli ile İİK m.140 ve m.206 genel sıralamasını birbirine karıştırarak, gemi satış bedelini genel sıra kurallarına göre dağıtmak.
  • Donatanın iflası hâlinde birden çok geminin satış bedellerini birleştirip tek bir sıra cetveli yapmak; oysa her gemi için ayrı cetvel düzenlenir.
  • Sıra cetveli düzenlenmeden alacaklıya ödeme yapmak ve bunun cetvelin düzenlenmesini engellediğini sanmak.
  • Birinci sıradaki alacağın tamamen tahsil edilmemesi hâlinde, bu alacaklının eksik kalan kısım için borçlunun diğer malvarlığında öncelik kullanabileceğini varsaymak.
  • Sekizinci sıra alacaklarına da m.1389/4 uygulayarak öncelik kaybı sonucunu bağlamak.
  • Sıra cetvelinin tarafların talebiyle düzenlenebileceğini düşünmek; cetvel resen düzenlenir.
  • Bir sıradaki alacaklılardan bir kısmının tam ödenmesinin, alt sıraya ödeme yapılabilmesi için yeterli olduğunu sanmak; tüm alacaklıların tam ödenmesi gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sıra cetvelinin, ilk (kesin) haczi uygulayan icra dairesi tarafından ve tarafların talebi aranmaksızın resen düzenlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Haciz talimatla uygulanmışsa sıra cetvelinin talimatı gönderen asıl icra dairesince düzenlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Alacağa mahsuben yapılan ihalede sıra cetveli düzenlenip düzenlenmeyeceği belirlenmeden ihale alıcısının bedeli yatırmasına karar verilmemesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Sıra cetvelinin düzenlenmesinden önce bir alacaklıya ödeme yapılmış olmasının sıra cetvelinin düzenlenmesine engel olmadığı kabul edilmektedir.
  • Aynı sıradaki alacaklılar arasında paylaştırmanın garameten, yani alacak miktarı oranında yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Sıra cetvelinin düzenlenmesini ve paylaştırmanın sıraya uygun yapılmasını isteyen taraf, satış bedelinin alacakları karşılamadığını ve alacağının dayanağını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat icra dosyası, satış tutanağı ve alacak belgeleriyle yapılır.
  • Gemi satışında sıra cetveli için her sırada yer alan alacağın varlığını ve sıraya dâhil olduğunu gösteren belgeler, örneğin ipotek tescili, işçi alacağına ilişkin bordro, vergi kaydı veya gemi giderine ilişkin fatura, sunulmalıdır.
  • Donatanın iflası hâlinde birden çok geminin bulunduğunu ve her geminin satış bedelinin ayrı belirlendiğini gösteren kayıtlar ispat edilmelidir.
  • Birinci ilâ yedinci sıraya kabul edilen alacaklının öncelik iddiasında bulunması hâlinde, alacağının tamamının tahsil edilemediğini gösteren icra veya haciz sonucu belgesi ibraz edilmelidir.
  • Sıra cetveline itiraz eden taraf, kendi lehine kaydedilmesi gereken sırayı ve bu sırayı doğuran olguyu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1390: Birinci sıra; haciz tarihinden ödemeye kadar gemi giderleri ve gemi adamlarının iaşesi alacaklarını kapsar.
  • 6102 m.1397: Sekizinci sıra; İİK m.206/IV kapsamındaki alacakları düzenler ve bu alacaklar aralarında eşit haklıdır.
  • 6102 m.1392: Üçüncü sıra; 1320/1 (a)-(e) bentlerindeki gemi alacaklılarından birinci sıraya girmeyenleri kapsar. Sıra cetvelinde bu alacaklılar m.1389/1 uyarınca yerini alır.
  • 2004 sayılı Kanun m.140: İİK m.140/I, icra dairesinin sıra cetveli düzenleme yetkisini ve yöntemini gösterir; m.1389/1 bu hükmün yerine gemilere özgü sıralamayı koyar.
  • 2004 sayılı Kanun m.206: İflasta alacakların sıralanmasını düzenler; donatanın diğer malvarlığında kalan alacaklar bu sıralamaya tâbi olur ve m.1389/4 ile bağlantılıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.207: Aynı sıradaki alacaklılar arasında eşit hak ve garameten paylaştırma kuralını düzenler; m.1389/3 aynı ilkeyi gemi cetveline taşır.

TTK m.1390 — Birinci sıra

TTK m.1390, deniz ticaretinde cebri icrada gemi satış bedelinin paylaştırılmasında sıra cetvelinin birinci sırasını düzenler. Bu sıraya girecek alacaklar iki grupta toplanmıştır: geminin haczinden paraya çevrilmesine kadar doğan giderler ve harcamalar ile 1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki alacaklardan hacizde geçen süreye ilişkin olanlar. Maddenin ikinci fıkrası bu sıradaki alacaklılar arasındaki eşit hakkı kurar. Madde, Türk veya yabancı bayraklı gemilerin cebri icrasında uygulanır. Düzenlemediği konular: sıra cetvelinin yapılışı ve ilkeleri (m.1389), ikinci ila sekizinci sıralar (m.1391-1397), 1320 nci maddenin (a) bendindeki alacakların kendisi ve gemi alacaklısı hakkının niteliği (1320. madde), sıra cetvelinin tamamlanmasına ve alacaklıların ödemeye kavuşmasına ilişkin ayrıntılar (m.1389 ve ilgili icra hükümleri).

Birinci sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Birinci sıra
Sıra cetvelinde ilk sırada yer alan, satış bedelinden ilk ödemeyi alan alacak grubudur. Bu sıra, geminin haczi ile ödemelerin yapıldığı tarih arasındaki dönemi kapsayan giderlere ve hacizde geçen süreye ilişkin bazı alacaklara ayrılmıştır. Diğer sıralardaki alacaklar bu sıraya girmez.
Haciz tarihi
Geminin cebri icrada haczedildiği andır. Birinci sıradaki giderlerin ve hacizde geçen süreye ilişkin alacakların hangi dönemi kapsadığını belirleyen başlangıç noktasıdır. Sıra, bu tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar işleyen dönemi kapsar.
Paraya çevirme ve paylaştırma giderleri
Geminin satışa çıkarılması, satış işlemleri ve satış bedelinin alacaklılar arasında dağıtılması için yapılan masraflardır. Bu giderler birinci sırada ilk sırada karşılanır.
Gemi adamlarının iaşesi
Haciz tarihinden itibaren geminin korunması sırasında gemi adamlarının beslenmesi için yapılan harcamalardır. Birinci sıraya ancak haciz süresi boyunca yapılan iaşe kapsamına girer.
1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi alacakları
Gemi üzerindeki deniz alacaklarından oluşan ve 1320 nci maddede sayılan alacak türlerinden bir kısmıdır. Birinci sıraya yalnızca bu alacakların hacizde geçen süreye ilişkin olanları girer. Bu kapsam dışındaki alacaklar ikinci sıra ve sonrasında değerlendirilir.
Eşit hak
Birinci sıradaki alacaklıların kendi aralarında sıra üstünlüğü bulunmadan, alacak miktarları oranında eşit paylaşım yapmalarıdır. Bu ilke birinci sıradaki alacaklar arasında öncelik farkı olmadığını gösterir.

Birinci sıra: hangi şartlar aranır?

  • Cebri icra yoluyla Türk veya yabancı bayraklı bir geminin satılmış olması gerekir.
  • Satış tutarının bütün alacakları ödemeye yetmemesi ve sıra cetvelinin yapılması gerekir.
  • Alacağın, geminin haczi tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar doğan bir gider veya harcama olması gerekir.
  • Gider veya harcamanın geminin bakımı, korunması, gemi adamlarının iaşesi, geminin paraya çevrilmesi ya da satış tutarının paylaştırılmasından doğması gerekir.
  • Alacağın 1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan alacaklardan olması ve hacizde geçen süreye ilişkin bulunması gerekir.
  • Birinci sıradaki alacaklar, ikinci fıkra uyarınca kendi aralarında eşit haklı kabul edilir ve bu sıraya girmeyen bir alacak birinci sıra üstünlüğünden yararlanamaz.

Birinci sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci sıraya giren alacaklar, satış bedelinden sıra cetvelindeki diğer tüm alacaklardan önce ödenir.
  • Birinci sıradaki alacaklar kendi aralarında eşit haklı kabul edilir ve satış bedeli bu sıra içinde yetmezse alacak miktarı oranında paylaştırılır.
  • Gemi haciz tarihinden önceki giderler ya da haciz sırasında değil, sonrasındaki giderler ödemenin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın bu sıraya girmez.
  • Birinci sıradaki alacaklar tamamen ödenmeden ikinci ve sonraki sıralara ödeme yapılmaz; bu, m.1389 üçüncü fıkrasındaki sıra içinde tüketme ilkesinin sonucudur.
  • Birinci sıra alacaklarının ödenmesi için ayrı bir süre öngörülmemiştir; ödeme haciz tarihinden ödeme tarihine kadar olan dönemle sınırlıdır.

Birinci sıra ile ikinci sıra (m.1391) gider alacakları arasındaki fark nedir?

Birinci sıra, haciz tarihinden ödemeye kadar geminin bakımı, korunması, iaşe, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini kapsar.

İkinci sıra, karaya oturmuş ya da batmış geminin kamu kurumlarınca kaldırılması giderlerini kapsar.

Kaldırma gideri birinci sırada değil ikinci sırada karşılanır. Bu nedenle giderin niteliğine göre sıra belirlenir.

Birinci sıra ile üçüncü sıra (m.1394) vergi ve gümrük alacakları arasındaki fark nedir?

Birinci sıradaki alacaklar haciz tarihinden sonraki gider ve hacizde geçen süreye ilişkin deniz alacaklarından oluşur.

Takibe konu gemiye ilişkin gümrük resmi ve vergiler beşinci sırada yer alır.

Vergi ve gümrük alacakları, kendisinden önceki dört sıradaki alacaklar tamamen ödenmeden karşılanmaz.

Birinci sıra ile altıncı ve yedinci sıra (m.1395, m.1396) rehinli ve deniz alacakları arasındaki fark nedir?

Birinci sıradaki alacaklar gemi giderleri niteliğindedir ve hacizle başlayan dönemi kapsar.

Akdi veya kanuni rehinle teminatlı alacaklar altıncı sırada, deniz alacakları ise yedinci sırada yer alır.

Rehinli gemi alacaklısı, birinci sıra giderleri ödendikten sonra gelir; gemi ipoteği sahibi bu nedenle ilk sırada değildir.

Birinci sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci sıranın gemi ipoteği sahibini kapsadığını düşünmek; ipotek sahibi ve gemi alacaklısı altıncı ya da yedinci sırada yer alır.
  • Haciz tarihinden önceki giderleri birinci sıraya almak; birinci sıra yalnızca haciz tarihinden ödemeye kadar olan dönemi kapsar.
  • Birinci sıradaki alacaklılar arasında öncelik farkı olduğunu varsaymak; ikinci fıkra eşit hakkı açıkça düzenler.
  • Vergi ve gümrük resmini birinci sıraya yerleştirmek; bunlar beşinci sırada yer alır ve kendisinden önceki dört sıra tamamen ödenmeden karşılanmaz.

Nasıl ispat edilir?

  • Birinci sıradaki alacağı ileri süren alacaklı, alacağın geminin haciz tarihinden ödemeye kadar doğan bir gider veya harcama olduğunu belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Paraya çevirme, bakım, koruma ve iaşe giderleri için fatura, makbuz ve benzeri belgeler ispat aracı olarak kullanılır.
  • Hacizde geçen süreye ilişkin 1320 nci madde (a) bendi alacağı iddiasında, alacağın hangi dönemden doğduğunu gösteren belgeler sunulmalıdır.
  • Başka bir sıraya girdiği ileri sürülen alacaklının itirazı, sıra cetvelinde gösterilen niteliğin yanlış olduğunu ispat yükünü karşı tarafa yükler.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1389: Sıra cetvelinin icra dairesince yapılacağını, alacakların bu sırayla kaydedileceğini ve birinci sıra alacaklarının tamamen ödenmeden sonraki sıralara ödeme yapılmayacağını düzenler.
  • 6102 m.1320: Birinci sıradaki (a) bendi alacaklarının kaynağını oluşturan deniz alacaklarını sayar; bu alacakların hacizde geçen süreye ilişkin olanları birinci sıraya girer.
  • 6102 m.1391: İkinci sıra olan kaldırma giderlerini düzenler; birinci sıradaki giderlerden ayrılır.
  • 6102 m.1392: Birinci sıraya girmeyen gemi alacaklılarını düzenler; birinci sıra dışında kalan gemi alacaklılarının sırasını gösterir.
  • 6102 m.1394: Takibe konu gemiye ilişkin gümrük resmi ve vergileri beşinci sıraya yerleştirir; birinci sıra alacaklarından sonra gelir.
  • 6102 m.1395: Akdi veya kanuni rehinle teminatlı alacakları altıncı sıraya yerleştirir; birinci sıra dışındadır.
  • 6102 m.1396: Deniz alacaklarından birinci sıraya girmeyenleri yedinci sırada eşit hak ile düzenler.

TTK m.1391 — İkinci sıra

Madde, deniz ticaretinde cebri icrada satış tutarının alacakları karşılamaya yetmemesi halinde icra dairesince hazırlanan sıra cetvelinde ikinci sıraya yerleştirilen alacaklardan birini düzenler; bu sıraya, satılan geminin karaya oturmuş veya batmış iken seyrüsefer emniyeti ya da deniz çevresinin korunması amacıyla kamu kurumlarınca kaldırılması halinde yapılan kaldırma giderlerinin kaydedilmesini hükme bağlar. Hüküm, cebri icra yoluyla satılan gemiler bakımından sıra cetveline giren alacaklılar hakkında uygulanır. Madde, birinci sıradaki haciz tarihine kadar olan bakım, koruma ve paraya çevirme giderlerini (m.1390 ve m.1320 bağlantısı), üçüncü ve sonraki sıraların alacaklarını, sıra cetveline itiraz ve şikayet usullerini, geç bildirilen alacakların akıbetini ve kaldırma giderinin hangi tutar ve oranda ödeneceğini düzenlemez; bunlar için ilgili maddelere bakılmalıdır (m.1390, m.1392, m.1389 sıra cetveline ilişkin genel hükümler ve İİK m.235-236 usulü).

İkinci sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış tutarının alacaklılara hangi sırayla ve ne ölçüde dağıtılacağını gösteren belge; satış tutarı tüm alacakları karşılamıyorsa düzenlenir. Bu maddede cetvelin ikinci sırasına girecek alacağın niteliği belirlenmektedir.
Kaldırma giderleri
Karaya oturmuş veya batmış gemiyi çıkarmak için yapılan masraflar. Madde yalnızca seyrüsefer emniyeti veya deniz çevresinin korunması amacıyla kamu kurumlarınca yapılan kaldırmayı kapsar; özel kişilerin kendi çıkarları için yaptığı kaldırma bu kapsamda değildir.
Seyrüsefer emniyeti
Deniz trafiğinin güvenli yürütülmesi. Kaldırmanın bu amaçla yapılmış olması, giderin ikinci sıraya girmesi için aranan amaç ölçütüdür.
Deniz çevresinin korunması
Batık veya karaya oturmuş geminin deniz kirliliği ya da çevre zararı doğurmasının önlenmesi. Kamu kurumlarının bu amaçla yaptığı kaldırma da madde kapsamına girer.

İkinci sıra: hangi şartlar aranır?

  • Satılan gemi, cebri icra yoluyla satılmış ve satış tutarı sıra cetvelindeki tüm alacakları karşılamaya yetmemiş olmalıdır.
  • Kaldırma işlemi, gemi satış anında karaya oturmuş veya batmış durumdayken yapılmış olmalıdır.
  • Kaldırma, seyrüsefer emniyeti veya deniz çevresinin korunması amacıyla gerçekleşmiş olmalıdır.
  • Kaldırmayı kamu kurumları yapmış olmalıdır; özel kişinin yaptığı kaldırma bu maddenin kapsamında değildir.
  • Kaldırma giderinin alacağı, sıra cetvelinde ikinci sıraya kaydedilmek üzere ilgili alacaklının alacağı olarak kayıt altına alınmış olmalıdır.

İkinci sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Kaldırma giderleri, sıra cetvelinin ikinci sırasında kaydedilir ve birinci sıra alacaklarından sonra, üçüncü sıra alacaklarından önce ödenir.
  • Kaldırma giderleri birinci sıradaki haciz tarihine kadar olan bakım, koruma ve paraya çevirme giderlerinden sonra gelir.
  • Kaldırma giderinin ikinci sıraya kaydedilebilmesi için kamu amacı ve kamu kurumu niteliği birlikte bulunmalıdır; bunlardan biri eksikse madde uygulanmaz.
  • Gemi kaldırılmamışsa veya kaldırma seyrüsefer emniyeti ya da çevre koruması amacı taşımıyorsa bu maddeye dayanarak ikinci sıra talep edilemez.

Kamu kurumu tarafından yapılan kaldırma ile özel kişi tarafından yapılan kaldırma arasındaki fark nedir?

Seyrüsefer emniyeti veya deniz çevresinin korunması amacıyla kamu kurumlarınca yapılan kaldırma; giderleri bu maddeye göre kaydedilir.

Kamu amacı taşımayan veya kamu kurumunca yapılmayan kaldırma; madde metninde bu tür giderlere ikinci sıra verilmediği görülmektedir.

Yalnızca kamu kurumlarınca ve kamu amaçlı yapılan kaldırma giderleri ikinci sıraya girer; diğer giderler için ayrı bir sıra hükmü aranmalıdır.

Karaya oturmuş gemi ile batmış gemi arasındaki fark nedir?

Karaya oturmuş gemi, suda fakat bir yere takılı durumdadır ve kaldırma seyrüsefer açısından engel oluşturabilir.

Batmış gemi, suyun dibinde bulunan gemidir ve kaldırma çoğunlukla çevre korunması amacıyla yapılır.

Madde her iki durumu da aynı şekilde düzenler; ayrım hükmün uygulanmasını değiştirmez, yalnızca kaldırmanın gerekçesini ve durumunu tanımlar.

İkinci sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kaldırma giderini, kamu kurumu olmayan bir kişinin yaptığı kaldırma için de ikinci sıraya yazmak; madde yalnızca kamu kurumlarınca yapılan kaldırmayı kapsar.
  • Gemi karaya oturmuş veya batmış değilken yapılan kaldırma giderini bu maddeye dayandırmak; madde bu durumu aramaktadır.
  • Kaldırma giderini birinci sıradaki bakım ve koruma giderleriyle karıştırmak; her iki gider farklı sırada yer alır ve farklı maddelere dayanır.
  • Kaldırma giderinin üçüncü sıradaki gemi alacaklılarıyla aynı sırada değerlendirilmesi; ikinci sıra birinci ve üçüncü sıra arasında yer alır.

Nasıl ispat edilir?

  • Kaldırma giderinin ikinci sıraya girmesini isteyen taraf, gemiyi kaldıran kurumun kamu kurumu olduğunu ve kaldırmanın seyrüsefer emniyeti veya deniz çevresinin korunması amacıyla yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Bu ispat için kaldırma işlemine ilişkin idari kararlar, kamu kurumunun yazışmaları ve kaldırma faturaları gibi yazılı belgeler kullanılabilir.
  • Gemi karaya oturmuş veya batmış iken kaldırıldığını gösteren deniz kazası tutanağı, seyir kayıtları veya kurum raporları, durumun delilidir.
  • Alacaklılardan biri, kaldırma giderinin kamu amacı taşımadığını veya kamu kurumunca yapılmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ileri süren taraf kendi iddiasını ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1389: Sıra cetveline ilişkin ilkeleri ve sıra cetvelinin icra dairesince yapılacağını düzenler; bu madde, ikinci sıranın sıra cetveli içindeki yerini belirler.
  • 6102 m.1390: Birinci sırayı oluşturan haciz tarihine kadar olan bakım, koruma, gemi adamlarının iaşesi ve paraya çevirme giderlerini düzenler; ikinci sıra bu sıranın hemen ardına gelir.
  • 6102 m.1392: Üçüncü sırayı oluşturan gemi alacaklıları için sıra hükmüdür; ikinci sıradan sonra gelir.

TTK m.1392 — Üçüncü sıra

TTK m.1392, deniz ticaretinde cebri icrada sıra cetvelinin üçüncü sırasına hangi gemi alacaklılarının kaydedileceğini ve bu alacakların hangi sıraya tabi olduğunu düzenler. Birinci sıra (m.1390) ile kapsam dışında kalan gemi alacaklıları bu maddenin kapsamına girmez. Madde yalnızca gemi alacaklılarını kapsar; rehinli alacaklılar, deniz alacaklıları, vergi ve gümrük resmi alacakları bakımından uygulanmaz. Üçüncü sıra alacaklarının iç sıralaması ile sıra cetvelinin hazırlanmasında idarenin görevi bu maddede yer almaz; sıra cetvelinin düzenlenmesi m.1389 ve 1390-1397 hükümlerinde, gemi alacaklılarının tanımı ve kapsamı 1320. maddede, gemi alacaklılarının sıra içi önceliği ise 1324. maddede düzenlenmiştir. Müşterek avarya garame payı alacakları ve diğer sıralar (m.1393-1397) bu maddenin dışındadır.

Üçüncü sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış tutarının bütün alacakları karşılamaya yetmediği hâllerde icra dairesinin, alacakların hangi sırayla ödeneceğini gösteren cetveldir. Bu cetvel m.1389 uyarınca mahkeme değil icra dairesi tarafından yapılır.
Gemi alacaklısı (1320/1 (a)-(e) bentleri)
Maddenin birinci fıkrasında sayılan (a) ilâ (e) bentlerindeki alacakların sahibidir. Madde yalnızca bu bentlerde sayılan alacakları üçüncü sıraya alır; (f) bendindeki müşterek avarya garame payı alacakları bu kapsama girmez.
Sıra cetvelinde üçüncü sıra
Birinci ve ikinci sıradan sonra gelen, gemi alacaklılarından m.1390 kapsamına girmeyenlerin kaydedildiği sıradır. Bu sıra içinde alacaklar 1324. maddedeki sıraya tabidir.
Birinci sıraya girme (m.1390)
Haciz tarihinden ödemeye kadar geminin bakımı, korunması, gemi adamlarının iaşesi ile paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini kapsayan ve üçüncü sıradaki alacaklılardan önce gelen alacaklardır. Bir alacağın üçüncü sırada kaydedilebilmesi için m.1390 kapsamında olmaması gerekir.
1324. madde sırası
Üçüncü sıra içindeki alacakların kendi aralarındaki önceliğini belirleyen hükümdür. Madde metni bu sıranın içeriğini 1324. maddeye bırakır.

Üçüncü sıra: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın 1320. maddenin birinci fıkrasının (a) ilâ (e) bentlerinden birinde sayılan gemi alacaklarından olması gerekir.
  • Alacak, 1390. maddedeki birinci sıraya girmemelidir; bu alacak m.1390 kapsamındaysa üçüncü sıraya kaydedilmez.
  • Alacak, 1320. maddenin birinci fıkrasının (f) bendindeki müşterek avarya garame payı alacağı olmamalıdır; bu alacaklar m.1392 kapsamında değildir.
  • Alacaklının sıra cetveline kaydı için gemi satış tutarının bütün alacakları karşılamaya yetmemesi gerekir (m.1389/1).

Üçüncü sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Gemi alacağı 1320/1 (a)-(e) bentlerinden biri kapsamındaysa ve m.1390'a girmiyorsa, sıra cetvelinin üçüncü sırasına kaydedilir.
  • Kaydedilen bu alacaklar kendi aralarında 1324. maddede gösterilen sıraya göre ödenir; ikinci fıkra bu bağlantıyı kurar.
  • Satış tutarı yeterse üçüncü sıra alacakları tam olarak karşılanır; yetmezse 1324. madde sırası ve m.1389/3 uyarınca sonraki sıralara ödeme yapılmaz.
  • Müşterek avarya garame payı alacakları üçüncü sıraya kaydedilmez, altıncı sıraya (m.1395) girer.
  • Bu alacaklar birinci sıradan sonra gelir; birinci sıradaki alacaklar tam ödenmeden üçüncü sıraya ödeme yapılmaz.

Birinci sıra ile üçüncü sıra gemi alacağı arasındaki fark nedir?

m.1390 kapsamındaki alacaklar (bakım, koruma, gemi adamlarının iaşesi, paraya çevirme giderleri) birinci sıradadır.

1320/1 (a)-(e) bentlerindeki ancak m.1390'a girmeyen gemi alacakları üçüncü sıradadır.

Aynı gemi alacağı birinci sıraya girebiliyorsa üçüncü sıraya kaydedilemez; sıra ayrımı m.1390 kapsamına göre yapılır.

Gemi alacağı (1320/1 (a)-(e)) ile müşterek avarya garame payı (1320/1 (f)) arasındaki fark nedir?

(a)-(e) bentlerindeki gemi alacakları üçüncü sıraya kaydedilir ve 1324. madde sırasına tabidir.

(f) bendindeki müşterek avarya garame payı alacakları üçüncü sıraya girmez.

Garame payı alacakları m.1395 uyarınca altıncı sırada yer alır; üçüncü sıranın dışında kalır.

Üçüncü sıra ile altıncı sıra (m.1395) arasındaki fark nedir?

Üçüncü sıra, gemi alacaklılarından m.1390 dışında kalanları kapsar.

Altıncı sıra, akdi veya kanuni rehinle teminatlı olup m.1390-1394 kapsamına girmeyen alacakları kapsar.

Rehinle teminatlı olmayan gemi alacakları üçüncü sırada; rehinli alacaklar altıncı sıradadır.

Üçüncü sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gemi alacağını, m.1390 kapsamındaki bakım veya paraya çevirme gideri olmasına rağmen üçüncü sıraya kaydetmek; önce m.1390 kapsamı kontrol edilmelidir.
  • Müşterek avarya garame payı alacağını üçüncü sıraya yazmak; bu alacaklar m.1395 uyarınca altıncı sıradadır.
  • Üçüncü sıradaki alacaklar arasında sıra farkı gözetmeksizin eşit paylaştırma yapmak; üçüncü sıra içindeki öncelik m.1324'e göre belirlenir.
  • Rehinli alacakları üçüncü sırada saymak; rehinle teminatlı alacaklar altıncı sıradadır.
  • Madde metnindeki gemi alacağı bentlerini genişletip (f) bendini de üçüncü sıraya dahil etmek.

Nasıl ispat edilir?

  • Üçüncü sıraya kaydını isteyen alacaklı, alacağının 1320/1 (a)-(e) bentlerinden birinde sayılan gemi alacağı olduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
  • Alacaklı, alacağının m.1390 kapsamında olmadığını, yani bakım, koruma, iaşe veya paraya çevirme gideri niteliğinde bulunmadığını ortaya koymalıdır; aksi savunmayı ileri süren taraf bunu ispatlar.
  • Alacağın müşterek avarya garame payı niteliğinde olduğunu ileri süren taraf, bu niteliği belgeyle kanıtlayarak alacağın altıncı sıraya alınmasını sağlar.
  • Satış bedelinin alacakları karşılamadığı ve sıra cetvelinin icra dairesince düzenlendiği, icra dosyası belgeleriyle ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.1393 — Dördüncü sıra

TTK m.1393, deniz ticaretinde cebrî icra yoluyla gemi satışında sıra cetvelinin dördüncü sırasını düzenler. Bu sırada, gemi satış sırasında bir tersanenin zilyetliğinde bulunuyorsa tersane sahibinin alacaklarının cetvele kaydedilmesini öngörür. Kapsamı, tersane sahibinin kanuni ipotek (TTK m.1013) ya da hapis hakkı (TMK m.950) ile teminat altına alınmış alacaklarıyla sınırlıdır. Maddenin uygulanması için bu alacakların geminin satışı sırasında tersanenin zilyetliğinde bulunması gerekir. Madde, sıra cetvelinin diğer sıralarını, birinci ila üçüncü sıraların içeriğini, alacakların ödeme sırasını ve sıra cetvelinin nasıl yapılacağını düzenlemez (m.1389-1392, m.1395-1397). Ayrıca TTK m.1013'ün kanuni ipotekle ilgili hükümlerini ve TMK m.950'nin hapis hakkına ilişkin esaslarını düzenlemez; bu hükümlere yalnızca atıf yapar. Gemi alacaklılarının satış ve ilan usulü ile icra takibinin yürütülmesi de bu maddenin konusu değildir.

Dördüncü sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış tutarının bütün alacakları karşılamaya yetmediği hallerde, alacakların hangi sırayla ödeneceğini gösteren cetveldir. Bu maddeye göre cetvel, icra dairesi tarafından düzenlenir ve alacaklar TTK m.1390-1397'de belirtilen sıra ile kaydedilir.
Dördüncü sıra
Sıra cetvelinde, tersane sahibinin bu maddede belirtilen alacaklarının kaydedildiği sıradır. Bu sıranın yeri, altıncı sıradaki rehinli alacaklılardan önce gelmektedir ve bu, tersane alacaklısının konumunu belirleyen temel ölçüttür.
Kanuni ipotek
TTK m.1013 uyarınca, belirli alacakların güvencesi için kanun gereği doğan ipotek türüdür. Bu maddede yer alan tersane alacaklısı, bu ipotek ile teminat altına alınmış alacaklarını kaydettirebilir.
Hapis hakkı
TMK m.950'de düzenlenen, alacaklının borçlunun eşyasını alacağının ödenmesine kadar elinde tutabilmesini sağlayan hakdır. Bu maddeye göre tersane sahibi, zilyetliğinde tuttuğu gemi üzerindeki hapis hakkıyla teminat altına alınmış alacaklarını bu sıraya kaydettirebilir.
Zilyetlik
Geminin satış sırasında fiilen tersanenin elinde bulunmasıdır. Bu maddenin uygulanabilmesi için satış anında tersanenin gemi üzerinde zilyetliğinin bulunması zorunludur; zilyetliğin sona ermiş olması bu sıradan yararlanmayı engeller.

Dördüncü sıra: hangi şartlar aranır?

  • Satışın, gemiye cebrî icra yoluyla yapılmış olması gerekir; sıra cetveli de bu satışla birlikte düzenlenmiş olmalıdır.
  • Gemi satış sırasında bir tersanenin zilyetliğinde bulunmalıdır; zilyetlik satış anında mevcut olmalıdır.
  • Kaydettirilmek istenen alacak, tersane sahibinin alacağı olmalıdır.
  • Alacak, TTK m.1013 uyarınca kanuni ipotekle ya da TMK m.950 uyarınca hapis hakkıyla teminat altına alınmış olmalıdır; bu güvencelerden birinin varlığı yeterlidir, ikisinin birlikte bulunması gerekmez.
  • Bu koşulların tamamı bir arada gerçekleşmelidir; zilyetlik ya da teminattan birinin eksik olması hâlinde madde uygulanmaz.

Dördüncü sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Tersane sahibinin koşulları taşıyan alacakları sıra cetveline dördüncü sıraya kaydedilir.
  • Zilyetlik satış anında yoksa, alacaklar dördüncü sıraya kaydedilmez.
  • Alacak kanuni ipotek veya hapis hakkıyla teminat altına alınmamışsa, dördüncü sıraya kaydedilmez; bu durumda madde uygulanmaz.
  • Dördüncü sıradaki alacaklar, birinci ila üçüncü sıradaki alacaklara ödeme yapıldıktan sonra karşılanır.
  • Maddede yer alan koşullar gerçekleşmediğinde tersane alacaklısı için bu maddeye dayanan bir öncelik doğmaz.

Dördüncü sıra ile altıncı sıra (rehinli alacak) arasındaki fark nedir?

Tersane sahibinin kanuni ipotek veya hapis hakkıyla güvence altına alınmış alacağı, geminin satış sırasında tersanenin zilyetliğinde olduğunda dördüncü sıraya girer.

Akdî veya kanuni rehinle teminat altına alınmış alacaklar, TTK m.1390-1394'e girmediği sürece altıncı sırada yer alır.

Tersane alacaklısı, zilyetlik ve güvence koşullarının birlikte bulunduğu hâlde rehinli alacaklının önüne geçer. Ancak dördüncü sıra, birinci üç sıradan sonra gelir ve onlara ödeme yapılmadan bu sıraya ödeme yapılamaz.

Zilyetlik var ile zilyetlik yok arasındaki fark nedir?

Geminin satış sırasında tersanenin zilyetliğinde bulunduğu hâllerde tersane alacakları bu sıraya kaydedilir.

Gemi satış sırasında tersanenin zilyetliğinde değilse, tersane sahibinin alacakları bu sıraya kaydedilmez.

Zilyetlik yoksa tersane alacaklısı dördüncü sıradan yararlanamaz ve alacağı, koşulları varsa başka bir sıraya göre değerlendirilir.

Kanuni ipotek ile hapis hakkı arasındaki fark nedir?

Kanuni ipotek, TTK m.1013 uyarınca kanun gereği doğan bir ipoteğe dayanır.

Hapis hakkı, TMK m.950 uyarınca, eşyayı elinde tutan alacaklıya tanınan bir güvencedir.

Her iki güvence de dördüncü sıraya kaydedilmek için yeterlidir. Güvencenin türü, sıra cetvelindeki yeri değiştirmez.

Dördüncü sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tersane alacaklısının alacağını, zilyetlik aranmadan dördüncü sıraya kaydettirmek; zilyetlik koşulunun satış anında aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Kanuni ipotek ile hapis hakkını birlikte aramak; bu maddede her iki güvenceden birinin varlığı yeterlidir.
  • Dördüncü sıradaki alacağa, birinci üç sıra tamamen ödenmeden ödeme yapmak; dördüncü sıra, öncelikli sıralardan sonra gelir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tersane alacaklısı, alacağının varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür; alacağın kaynağını gösteren belgeler (fatura, sözleşme, hizmet kayıtları) bu amaçla kullanılır.
  • Tersane alacaklısı, gemi üzerindeki zilyetliğinin satış anında devam ettiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu, gemi kabul belgeleri ve fiili tutma kayıtlarıyla gösterilebilir.
  • Kanuni ipotek veya hapis hakkının varlığını ispat yükü tersane alacaklısındadır; kanuni ipotek için TTK m.1013'ün öngördüğü koşulların, hapis hakkı için TMK m.950'nin öngördüğü koşulların gerçekleştiğini göstermesi gerekir.
  • Karşı taraf, örneğin diğer alacaklılar, zilyetliğin satıştan önce sona erdiğini ya da teminatın bulunmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ispat yükü kendisinde olmak üzere ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1013: Tersane sahibinin alacağını teminat altına alan kanuni ipoteğin dayanağıdır; alacağın kanuni ipotekle güvence altında olup olmadığı bu hükme göre belirlenir.
  • 4721 m.950: Hapis hakkının dayanağıdır; tersane sahibinin zilyetliğindeki gemi üzerinde hapis hakkı varsa bu hüküm kapsamında alacak dördüncü sıraya girer. Madde metninde TMK m.950 olarak anılmıştır.
  • 6102 m.1389: Sıra cetvelinin düzenlenmesi ve alacakların bu maddelerdeki sıra ile kaydedilmesi ilkesini getirir; m.1393 bu genel sistemin dördüncü sırasını tanımlar.
  • 6102 m.1390: Birinci sırayı oluşturur; dördüncü sıradaki alacakların önceliği bu sıranın ödenmesinden sonra gelir.
  • 6102 m.1395: Altıncı sıradaki rehinli alacaklıları düzenler; tersane alacaklısı, bu sıradaki rehinli alacaklılardan önce kaydedilir.

TTK m.1394 — Beşinci sıra

Madde, deniz ticaretinde cebri icra yoluyla satılan bir geminin satış bedelinin yetmemesi halinde yapılan sıra cetvelinde beşinci sıraya girecek alacakları düzenler; bu sıraya girecek alacak olarak takip konusu gemiye ilişkin gümrük resmi ile diğer vergileri belirler. Hüküm, Türk veya yabancı bayraklı gemiler bakımından, icra dairesince yapılan sıra cetvelinde uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: birinci ila dördüncü sıraların kapsamı (m.1390-1393), altıncı ve yedinci sıradaki alacaklar (m.1395, m.1396), sıra cetvelinin nasıl yapılacağı ve alacakların kaydı ilkeleri (m.1389), ve sıra cetvelindeki alacakların tahsil usulü ile itiraz süreçleri (İcra ve İflas Kanunu hükümleri).

Beşinci sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış bedelinin bütün alacakları karşılamaya yetmemesi halinde, alacakların hangi sırayla ödeneceğini gösteren cetvel. Bu cetveli mahkeme değil icra dairesi düzenler (m.1389).
Beşinci sıra
Takip konusu gemiye ilişkin gümrük resmi ile diğer vergilerin kaydedildiği sıra. Akdi ya da kanuni rehinle teminatlı olup önceki sıralara girmeyen alacaklardan önce yer almaz; yalnızca birinci ila dördüncü sıradaki alacaklar öncelikli kabul edilir.
Takip konusu gemi
Cebri icra yoluyla satılan gemi. Maddedeki vergi ve gümrük resmi alacağı, bu geminin kendisine ilişkin olmalıdır.
Gümrük resmi ve diğer vergiler
Takip konusu gemiye ilişkin olarak doğmuş gümrük resmi ve diğer vergi alacakları. Madde bunları geminin değeri üzerinde kamu alacağı olarak sıralar; genel vergi borçları bu kapsamda değerlendirilmez.

Beşinci sıra: hangi şartlar aranır?

  • Satış bedelinin, takip konusu geminin cebri icra yoluyla satılmasından elde edilmiş olması ve tüm alacakları ödemeye yetmemesi gerekir (m.1389).
  • Alacağın takip konusu gemiye ilişkin bir gümrük resmi ya da diğer vergi olması gerekir.
  • Birinci ila dördüncü sıralardaki alacakların tamamen ödenmiş olması veya bu sıralardan ödenecek bir kalmış bulunması gerekir; aksi halde beşinci sıraya ödeme yapılmaz (m.1389/3).
  • Alacak akdi ya da kanuni rehinle teminatlı olup altıncı ya da daha sonraki sıralara girmeyen alacaklardan önce kaydedilir; bu nedenle beşinci sıradaki alacağın önceliği, rehin alacaklarına göre belirlenir.

Beşinci sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Satış bedeli, birinci ila dördüncü sıradaki alacakların tamamını ödemeye yetiyorsa, gümrük resmi ve diğer vergi alacakları beşinci sırada kaydedilir ve bakiyeden ödenir.
  • Satış bedeli birinci ila dördüncü sıra alacaklarını karşılamıyorsa, beşinci sıradaki vergi alacağı hiç ödenmez.
  • Birinci ila dördüncü sıradaki alacaklardan biri tam ödenmemişse, sonraki sıralara (beşinci sıra dahil) ödeme yapılmaz (m.1389/3).
  • Beşinci sıradaki vergi alacakları, altıncı sıradaki rehin teminatlı alacaklardan önce ödenir.
  • Vergi alacaklarının beşinci sıra için kaydedilmesi, ilgili alacağın varlığını ve geminin takip konusu olduğunu gerektirir; gemiye ilişkin olmayan vergi alacağı bu sıraya girmez.

Beşinci sıra ile birinci-dördüncü sıra arasındaki fark nedir?

Birinci ila dördüncü sıralardaki alacaklar; geminin bakımı, kaldırma giderleri, gemi adamlarının ücretleri, tersane ve hapis hakkı gibi alacaklardır.

Beşinci sıradaki gümrük resmi ve diğer vergiler, bu sıralardan sonra kaydedilir.

Vergi alacağı, birinci ila dördüncü sıra alacakları tamamen ödenmeden karşılanmaz. Önceki sıralarda kalan bakiye yoksa vergi alacağı tahsil edilemez.

Beşinci sıra ile altıncı sıra arasındaki fark nedir?

Beşinci sıradaki gümrük ve vergi alacakları, kanuni ya da akdi rehinle teminatlı olmayan kamu alacaklarıdır.

Altıncı sıradaki alacaklar, akdi veya kanuni rehinle teminatlı alacaklardır ve bu rehin alacakları sıra cetvelinde ondan sonra gelir.

Beşinci sıradaki vergi alacağı, rehin teminatlı alacaklardan önce ödenir (sıra farkı ile ödeme sırası belirlenir).

Beşinci sıra ile dördüncü sıra (tersane ve hapis hakkı) arasındaki fark nedir?

Dördüncü sıra, tersane zilyetliği ya da hapis hakkı nedeniyle teminatlı alacakları kapsar.

Beşinci sıradaki vergi alacağı, teminat niteliği taşımayan kamu alacağıdır.

Dördüncü sıradaki teminatlı alacaklar vergi alacağından önce ödenir.

Beşinci sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gümrük resmi ve diğer vergi alacağını birinci sıra gibi masraf alacağı saymak; bu alacak yalnızca beşinci sırada kaydedilir.
  • Beşinci sıradaki vergi alacağını altıncı sıradaki rehin teminatlı alacaklardan sonra değil önce ödemek; sıralar bu sırayla belirlenir.
  • Birinci ila dördüncü sıra alacaklarının tamamen ödenmesini aramadan vergi alacağına ödeme yapmak; m.1389/3 uyarınca önceki sıra tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmaz.
  • Gemiye ilişkin olmayan genel vergi borcunu bu sıraya dahil etmek.

Nasıl ispat edilir?

  • Vergi ya da gümrük resmi alacağını ileri süren taraf, alacağın varlığını ve gemiye ilişkin olduğunu ilgili vergi kaydı ya da belgeyle ispatlamalıdır.
  • Birinci ila dördüncü sıradaki alacakların tamamen ödendiğini ya da bakiye olmadığını ileri süren taraf, sıra cetvelindeki ödeme kayıtlarıyla ispat yükü altındadır.
  • Alacağın gemiye ilişkin olmadığını ileri süren karşı taraf, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1389: Sıra cetvelinin icra dairesince düzenlenmesini, alacakların bu sıraya göre kaydını ve bir sıradaki alacaklar tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmamasını düzenler.
  • 6102 m.1390: Birinci sırayı oluşturur; geminin bakımı, korunması ve paylaştırma giderleri bu sıradadır ve beşinci sıradaki vergi alacağından önce ödenir.
  • 6102 m.1391: İkinci sıradaki kaldırma giderlerini düzenler; beşinci sıradan önce ödenir.
  • 6102 m.1392: Üçüncü sıradaki gemi alacaklılarını düzenler; beşinci sıradan önce ödenir.
  • 6102 m.1393: Dördüncü sıradaki tersane zilyetliği ve hapis hakkı teminatlı alacaklarını düzenler; beşinci sıradan önce ödenir.
  • 6102 m.1395: Altıncı sıradaki akdi ve kanuni rehinle teminatlı alacakları düzenler; beşinci sıradaki vergi alacağından sonra ödenir.

TTK m.1395 — Altıncı sıra

TTK m.1395, deniz ticaretinde cebrî icra yoluyla satılan gemi için düzenlenen sıra cetvelinde altıncı sıraya girecek alacakları belirler. Birinci fıkra, akdî veya kanuni rehin hakkı ile teminat altına alınmış ve 1390-1394. maddelere girmeyen alacakların bu sıraya kaydedileceğini düzenler. İkinci fıkra, bu alacakların kendi aralarındaki önceliğin, her alacağı teminat altına alan rehin hakkını düzenleyen kanundaki sıraya göre belirleneceğini öngörür. Madde, gemi ipoteği, taşınır rehni ve kanuni rehin alacaklılarının kendi aralarındaki sıranın içeriğini düzenlemez; bu sıra ilgili rehin kanunlarında aranır. Madde, birinci ila beşinci sıra alacaklarının niteliğini (m.1390-1394), yedinci sıra deniz alacaklarını (m.1396) ve sekizinci sıra alacaklarını (m.1397) düzenlemez. Sıra cetvelinin genel ilkeleri (m.1389) ve iflasta uygulanan sıralama ilişkisi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Altıncı sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış tutarının bütün alacakları ödemeye yetmediği hallerde icra dairesince, alacakların hangi sırayla ve hangi oranda karşılanacağını gösteren belgedir. Bu madde bakımından cetvelin altıncı sırasına kaydedilecek alacaklar belirlenir.
Akdî rehin hakkı
Borçlu veya üçüncü kişinin sözleşmeyle alacaklıya tanıdığı rehin hakkıdır. Gemi ipoteği ve kayıtsız gemilerde taşınır rehni bu kapsamda değerlendirilir.
Kanuni rehin hakkı
Kanunun doğrudan doğruya bir alacak için tanıdığı rehin hakkıdır ve tarafların sözleşmesine dayanmaz. Maddenin gerekçesinde, müşterek avarya garame payı alacaklılarına ilişkin rehin örnek verilmiştir.
Teminat altına alınmış alacak
Rehin hakkıyla güvence altına alınan ve bu nedenle rehin hakkının paraya çevrilmesinden öncelikli olarak karşılanabilen alacaktır. Madde, bu niteliğin rehin hakkının kaynağına göre (akdî ya da kanuni) belirlenmesini öngörür.
1390-1394. maddelere girmeyen alacak
Birinci ila beşinci sırada yer alan alacaklar dışında kalan alacaktır. Bir alacağın altıncı sıraya girebilmesi için önceki sıraların hiçbirine girmemesi gerekir.

Altıncı sıra: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın bir rehin hakkıyla teminat altına alınmış olması gerekir; bu rehin akdî ya da kanuni olabilir.
  • Alacağın 1390-1394. maddelerde sayılan birinci ila beşinci sıralardan birine girmiyor olması gerekir.
  • Satış tutarının bütün alacakları karşılamaya yetmemesi ve sıra cetveli yapılması gerekir (m.1389).
  • Alacağın, teminat altına aldığı rehin hakkını düzenleyen kanundaki sıra hükmüne göre ayrıca sıralanması gerekir (ikinci fıkra).
  • Alacak, rehin hakkının konusu olan gemi veya ilgili malın paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden karşılanır; altıncı sıra, önceki sıralar tamamen ödenmeden karşılanmaz (m.1389/3).

Altıncı sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Rehinli alacak, 1390-1394. maddelere girmediği sürece altıncı sıraya kaydedilir.
  • Rehinli alacak 1390-1394. maddelerden birine girerse altıncı sıraya değil o sıraya kaydedilir.
  • Altıncı sıradaki alacaklar, önceki beş sıra tamamen ödenmeden ödeme alamaz (m.1389/3).
  • Altıncı sıradaki alacaklılar arasındaki öncelik, her rehin hakkını düzenleyen kanundaki sıraya göre belirlenir.
  • Satış bedeli bütün alacakları karşılıyorsa sıra cetveli ve bu sıraya göre ödeme ihtiyacı doğmaz.

Altıncı sıra ile birinci-beşinci sıralar arasındaki fark nedir?

Altıncı sıra, rehinle teminat altına alınmış alacakları kapsar; alacak rehne dayanmakla birlikte 1390-1394. maddelerdeki özel gruplardan birine girmez.

Birinci-beşinci sıralar, geminin bakım ve paraya çevirme giderleri, kaldırma giderleri, gemi alacakları, tersane hapis hakkı ve gümrük-vergi alacakları gibi belirli niteliklere bağlıdır.

Bir alacak önceki sıralardan birine uyuyorsa rehinli olsa bile altıncı sıraya değil o sıraya kaydedilir. Örneğin gümrük resmi alacağı beşinci sıradadır ve rehne dayansa bile altıncı sıraya girmez.

Akdî rehin ile kanuni rehin arasındaki fark nedir?

Akdî rehin, tarafların sözleşmesiyle kurulan gemi ipoteği veya taşınır rehni gibi haklardır.

Kanuni rehin, kanunun doğrudan tanıdığı ve sözleşmeye dayanmayan rehin hakkıdır; gerekçede müşterek avarya garame payı alacağı örnek verilmiştir.

Her iki rehin türü de altıncı sıraya girebilir. Kanuni rehinli alacaklı, 1392. maddedeki üçüncü sıraya girmediği ölçüde bu sıraya kaydedilir.

Altıncı sıra ile yedinci sıra (deniz alacakları) arasındaki fark nedir?

Altıncı sıra, rehne dayalı alacakları karşılar.

Yedinci sıra, 1352. maddedeki deniz alacaklarından 1390-1395. maddelere girmeyenleri kapsar ve bunlar arasında eşit haktan söz edilir.

Rehinli alacak, deniz alacağı niteliği taşısa bile rehin hakkıyla teminat altına alınmışsa altıncı sıraya kaydedilir; yedinci sıraya yalnızca rehinsiz deniz alacakları girer.

Rehin sıralaması ile sıra cetveli sırası arasındaki fark nedir?

Altıncı sıra içinde alacaklar arasındaki öncelik, her rehni düzenleyen kanuna göre belirlenir.

Altıncı sıra ile sekizinci sıra arasında ise sekizinci sıra alacakları birbirleriyle eşit haklara sahiptir.

Altıncı sıradaki rehinli alacaklar kendi içinde ayrı bir sıralamaya tabidir; bu sıralama tek bir maddeden değil, rehin kanunlarından okunur.

Altıncı sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Rehinli her alacağı altıncı sıraya kaydetmek; 1390-1394. maddelerdeki özel alacakların rehinle teminatlı olsa bile önceki sıralara girdiğini gözden kaçırmak.
  • Gümrük resmi ve vergi alacaklarını rehinle teminatlı olduğu gerekçesiyle altıncı sıraya yerleştirmek; bu alacaklar beşinci sıradadır.
  • Altıncı sıradaki alacaklar arasında eşit hak olduğunu varsaymak; sıralama her rehni düzenleyen kanuna göre belirlenir.
  • Yedinci sıradaki deniz alacaklarını rehinli olmaları halinde yedinci sıraya yazmak; rehinli deniz alacağı altıncı sıraya girer.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gemi ipoteği alacaklılarının, ipotek kanunundaki sıraya göre altıncı sıraya kaydedildiği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Rehinli alacağı ileri süren alacaklı, rehin hakkının varlığını ve kapsamını tescil belgesi, rehin sözleşmesi veya kanuni hükümle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Alacaklının, alacağın 1390-1394. maddelerden birine girmediğini ispat yükü alacaklıya değil, bu sıraya itiraz eden tarafa aittir.
  • Kanuni rehin hakkının dayandığı kanun hükmü ve alacağın doğumu belgelerle ortaya konur.
  • Rehinli alacağın sırası, ilgili rehni düzenleyen kanun hükmünden ve sıra cetveline itiraz yoluyla ileri sürülür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.1389: Sıra cetvelinin icra dairesince yapılmasını ve alacakların bu maddelerdeki sırayla kaydedilmesini düzenler; bu madde altıncı sıranın uygulanma zeminidir.
  • 6102 m.1390: Birinci sıradaki alacakları düzenler; altıncı sıraya girebilmek için bu sıraya girmemek gerekir.
  • 6102 m.1391: İkinci sıradaki kaldırma giderlerini düzenler; altıncı sıranın dışında kalan bir sıradır.
  • 6102 m.1392: Üçüncü sıradaki gemi alacaklılarını düzenler; kanuni rehinli müşterek avarya alacaklılarının bu sıraya girmemesi halinde altıncı sıraya kaydedilmeleri söz konusu olur.
  • 6102 m.1393: Dördüncü sıradaki tersane zilyetliği ve kanuni ipotek ile hapis hakkını düzenler; bu alacaklar altıncı sıraya girmez.
  • 6102 m.1394: Beşinci sıradaki gümrük resmi ve vergi alacaklarını düzenler; bu alacaklar rehinle teminatlı olsa da altıncı sıraya girmez.
  • 6102 m.1396: Yedinci sıradaki deniz alacaklarını düzenler; rehinli olmayan deniz alacakları bu sıraya kaydedilir.
  • 6102 m.1397: Sekizinci sıradaki alacakları düzenler; altıncı sıradaki alacaklarla birlikte son sıra grubunu oluşturur.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: İflasta alacak sıralamasını düzenler; TTK m.1397 bu kanunun 206. maddesinin dördüncü fıkrasındaki alacaklara atıf yapar.

TTK m.1396 — Yedinci sıra

Bu madde, deniz ticaretinde cebrî icrada satış bedelinin yetmemesi hâlinde düzenlenen sıra cetvelinde yedinci sıraya hangi alacakların kaydedileceğini ve bu sıradaki alacaklıların kendi aralarındaki eşitliği belirler. Düzenlediği konular: yedinci sıranın kapsamı (TTK 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından, TTK 1390-1395. maddelere girmeyenler) ve yedinci sıradaki alacaklılar arasında eşit hak ilkesi. Maddenin uygulanması, gemi üzerindeki diğer sıralardaki alacakların sıralaması ve paylaştırma işlemleri bakımından yalnız sıra cetveli düzeni içinde değerlendirilir. Madde, sıra cetvelinin genel ilkelerini (m.1389), birinci ila altıncı sıraları (m.1390-1395) ve sekizinci sırayı (m.1397) düzenlemez; bu sıraların kapsamı ilgili maddelerde yer alır. Deniz alacaklarının dayanağı olan 1352. maddenin tanımı ve gemi alacağı niteliğini taşıyan alacakların ayrımı da bu maddede değil, ilgili maddelerde düzenlenir.

Yedinci sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış bedelinin bütün alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde icra dairesi tarafından, alacakların kanunda gösterilen sıraya göre kaydedildiği belgedir. Bu madde yedinci sıraya girecek alacakları belirler.
Deniz alacağı
TTK 1352. maddede sayılan alacaklardır. Madde, yedinci sıraya yalnız bu tanıma giren alacakların kaydedileceğini öngörür.
Yedinci sıra
Sıra cetvelinde, önceki altı sırada yer almayan deniz alacaklarının kaydedildiği sıradır. Bu sıraya giren alacaklar kendi aralarında eşit haklıdır.
Eşit hak
Aynı sırada bulunan alacaklıların, sıra içinde birbirine üstünlük tanınmaksızın, alacaklarının oranında paylaşılması ilkesidir. Yedinci sırada herhangi bir alacağın diğerine öncelikli tutulmamasını ifade eder.

Yedinci sıra: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın TTK 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından biri olması gerekir.
  • Alacağın TTK 1390-1395. maddelerde düzenlenen birinci ila altıncı sıralardan birine girmiyor olması gerekir; bu sıralara giren alacaklar yedinci sıraya kaydedilemez.
  • Satış bedelinin bütün alacakları karşılamaya yetmemesi ve icra dairesinin sıra cetveli düzenlemesi gerekir (m.1389 bağlamında).
  • Alacağın, önceki sıralardaki alacaklıların tamamen ödenmesinden sonra gelen sıraya ait olması gerekir; önceki sıralar tamamen ödenmeden yedinci sıraya ödeme yapılamaz.

Yedinci sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Bir deniz alacağı 1390-1395. maddelerdeki sıralardan birine giriyorsa yedinci sıraya kaydedilmez.
  • Yedinci sıraya kaydedilen alacaklılar kendi aralarında eşit hakka sahiptir ve satış bedelinin kalanı oranında paylaştırılır.
  • Yedinci sıraya giren alacaklılar, önceki altı sıradaki alacaklar tamamen ödendikten sonra pay alabilir.
  • Satış bedeli yedinci sıradaki alacakların tamamını karşılamazsa, alacaklılar kendi alacakları oranında paylaştırılır; bu durumda bir alacaklının diğerine öncelikli ödenmesi sağlanamaz.
  • Yedinci sıra alacaklıları, cebrî icra yolunda yalnız satış bedelinin kalanından yararlanabilir; borçlunun diğer malvarlığı üzerinde öncelik hakkı doğmaz (m.1389 ve sıra cetvelinin ilkeleri gereğince).
  • Madde, sıra cetvelinde yedinci sıraya alınmayan alacakların akıbetini düzenlemez; bu alacaklar ilgili maddelere göre sıraya girmeyen alacaklar olarak değerlendirilir.

Birinci-altıncı sıra alacakları ile yedinci sıra alacakları arasındaki fark nedir?

TTK 1390-1395. maddelerde sayılan alacaklar, gemi bakımı, gemi ipoteği, gümrük ve vergi gibi nitelikleriyle kendi sıralarına kaydedilir.

Yedinci sıra, 1352. maddedeki deniz alacakları içinde önceki sıralara girmeyen alacakları kapsar.

Bir deniz alacağı önceki sıralardan birine giriyorsa yedinci sıraya kaydedilmez; yalnızca önceki sıralara girmeyen kısım yedinci sıraya alınır.

Gemi alacağı niteliğindeki deniz alacakları ile önceki sıralara giren deniz alacakları arasındaki fark nedir?

Madde gerekçesine göre, TTK 1320. maddeye göre gemi alacağı niteliğini taşıyan deniz alacakları birinci sıra ve diğer öncelikli sıralara girebilir.

Yedinci sıraya yalnızca bu öncelikli sıralara girmeyen deniz alacakları alınır.

Aynı alacak hem deniz alacağı hem gemi alacağı niteliğinde ise, öncelikli sıra belirlendikten sonra kalan bölüm yedinci sıraya girebilir.

Yedinci sıra içinde eşit hak ile önceki sıralar arasında sıra farkı arasındaki fark nedir?

Yedinci sıradaki alacaklılar birbirleriyle eşit haklıdır (m.1396/2).

Önceki sıralarda kendi içinde eşit hak ilkesi olsa da sıralar arasında öncelik farkı vardır (örneğin birinci sıra ikinciden önce ödenir).

Yedinci sırada alacaklılar oranlı paylaşıma tabi olur; sıra farkına dayalı öncelik kullanılamaz.

Yedinci sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yedinci sırayı genel bir 'diğer alacaklar' sırası gibi okumak; madde yalnız TTK 1352. maddedeki deniz alacaklarını kapsar.
  • Birinci-altıncı sıralara giren bir alacağı, nitelik ayrımı yapmadan yedinci sıraya kaydetmek.
  • Yedinci sırada alacaklıların eşit olduğu ilkesini, sıra farkı gibi öncelik sayarak uygulamak.
  • Madde gerekçesindeki gemi alacağı ayrımını dikkate almadan, öncelikli bir sıraya giren deniz alacağını yedinci sıraya almak.

Nasıl ispat edilir?

  • Yedinci sıraya kaydını isteyen alacaklı, alacağının TTK 1352. maddedeki deniz alacaklarından biri olduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
  • Alacağın TTK 1390-1395. maddelerdeki sıralardan birine girmediğini de gösterme yükü alacaklıdadır; bu nitelik ispatlanamazsa alacak yedinci sıraya değil, uygun sıraya kaydedilir.
  • Yedinci sıradaki alacaklılar arasında eşit hak ilkesi uygulandığından, bir alacaklının öncelik iddiası ileri sürmesi hâlinde bu iddiayı ileri süren alacaklı kendi öncelik nedenini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sıra cetveline itiraz eden alacaklı, itirazının dayanağını (alacağın niteliği veya sırası) ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.1352: Yedinci sıraya kaydedilecek deniz alacaklarının tanımını yapar; bu madde ancak o tanıma giren alacaklar için uygulanır.
  • 6102 sayılı Kanun m.1389: Sıra cetvelinin icra dairesince yapılmasını, sıralamanın madde 1390-1397 ile belirlenmesini ve önceki sıra tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmamasını düzenler.
  • 6102 sayılı Kanun m.1390-1395: Birinci ila altıncı sıraları düzenler; yedinci sıraya yalnız bu maddelere girmeyen deniz alacakları alınabilir.
  • 6102 sayılı Kanun m.1320: Gemi alacağı niteliğindeki alacakları belirler; bu nitelikteki deniz alacakları önceki sıralara girebileceği için yedinci sıra kapsamından çıkabilir.
  • 6102 sayılı Kanun m.1397: Sekizinci sırayı düzenler; yedinci sıra ile aynı ilkeyle (eşit hak) çalışır, fakat farklı alacak grubunu kapsar.

TTK m.1397 — Sekizinci sıra

Bu madde, deniz ticaretinde cebri icra yoluyla satılan geminin satış bedelinin paylaştırılmasında sıra cetvelinin sekizinci sırasını düzenler. Sekizinci sıraya hangi alacakların kaydedileceğini ve bu alacakların kendi aralarındaki eşitliğini belirler. Sıra cetvelinin genel ilkeleri (m.1389) ile birinci ila yedinci sıralar (m.1390-1396) bu maddenin dışındadır. Sekizinci sıradaki alacaklar bakımından İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesinin dördüncü fıkrasına yollama yapılır. Maddenin kendisi, sıra cetvelinin hazırlanma usulünü, itiraz yollarını ve paranın dağıtım sürecini düzenlemez; bunlar için 1389. maddeye ve İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümlerine bakılmalıdır. Gemi satışının usulü (m.1383, 1388) de bu maddenin konusu değildir.

Sekizinci sıra: hangi kavramlar bilinmeli?

Sıra cetveli
Satış tutarının bütün alacakları karşılamaya yetmemesi halinde alacakların hangi sırayla ve hangi tutarda ödeneceğini gösteren cetveldir. Bu maddede sekizinci sıra cetvelin son basamağıdır.
Sekizinci sıra
Sıra cetvelinin en son sırasıdır. Birinci ila yedinci sıralara girmeyen alacaklar bu sıraya kaydedilir.
İİK m.206/4 kapsamındaki alacaklar
İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan alacaklardır. Madde bu alacakların sıralanmasını o hükme yollayarak belirler; alacakların türü ve sayısı bu yolla tespit edilir.
Eşit hak
Aynı sırada yer alan alacaklıların birbirine üstünlük tanınmadan, satış bedelinden orantılı olarak pay almasıdır. Sekizinci sıra alacaklıları bu şekilde paylaşır.

Sekizinci sıra: hangi şartlar aranır?

  • Gemi Türk veya yabancı bayraklı olmalı ve cebri icra yoluyla satılmış bulunmalıdır (m.1389).
  • Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını ödemeye yetmemelidir; yetmezlik halinde sıra cetveli düzenlenir (m.1389).
  • Alacak birinci ila yedinci sıralara girmemelidir; m.1390-1396 kapsamındaki alacaklar önceki sıralarda kaydedilir.
  • Alacak İcra ve İflas Kanunu m.206/4'te sayılan türden olmalıdır.
  • Bu alacaklar sekizinci sıraya kaydedilir ve kendi aralarında eşit haklara sahip olur (m.1397/2).

Sekizinci sıra: hangi sonuçları doğurur?

  • Sekizinci sıraya kaydedilen alacaklar, satış bedelinden önceki sıralar tamamen ödendikten sonra pay alır.
  • Sekizinci sıradaki alacaklar kendi aralarında eşit hakka sahiptir ve satış bedeli yetmezse oransal olarak paylaştırılır.
  • Sekizinci sıradaki alacaklı, borçlunun kalan malvarlığına dayanarak öncelik talep edemez (m.1389/4).
  • Birinci fıkrada sayılmayan alacaklar bu sıraya kaydedilmez; onlar için m.1397 değil başka bir sıra hükmü uygulanır.

Sekizinci sıra ile yedinci sıra arasındaki fark nedir?

Sekizinci sıra, birinci ila yedinci sıralara girmeyen alacakları kapsar. Maddede sayılan alacaklar İİK m.206/4 kapsamındadır.

Yedinci sıra, m.1352'deki deniz alacaklarından m.1390-1395'e girmeyenleri kapsar ve aralarında eşit haktır.

Bir alacağın hangi sıraya gireceği, önce yedinci sıra kapsamına girip girmediğine bakılarak belirlenir. Yedinci sıraya girmeyen alacak sekizinci sıraya kaydedilir ve ondan sonra gelir.

Sekizinci sıra alacaklıları ile önceki sıra alacaklıları arasındaki fark nedir?

Sekizinci sıra alacaklıları, önceki sıraların tamamen ödenmesinden sonra ödeme alabilir.

Birinci ila yedinci sıra alacaklıları, kendi sıralarındaki alacaklarını tamamen almadan sonraki sıraya ödeme yapılmaz.

Sekizinci sıradaki alacaklı, önceki sıraların alacaklarının tamamı karşılanmadan ödeme alamaz (m.1389/3).

Sekizinci sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sekizinci sıraya girecek alacağı m.1396 kapsamındaki deniz alacağıyla karıştırmak; önce yedinci sıra koşullarına bakılmalıdır.
  • Sekizinci sıradaki eşit hakkı, önceki sıralardaki alacaklılar için de geçerli saymak; eşitlik yalnızca aynı sıra içinde geçerlidir.
  • Sekizinci sıradaki alacaklının sıra dışı öncelik talep edebileceğini düşünmek; m.1389/4 uyarınca borçlunun kalan malvarlığına öncelikle başvurulamaz.
  • Sıra cetveline kaydedilecek alacağın İİK m.206/4 kapsamında olup olmadığını kontrol etmeden sekizinci sıraya yazmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sıra cetveline itiraz hakkının yalnızca geçerli bir haczi bulunan alacaklıya tanındığı kabul edilmektedir.
  • Sıra cetvelinin, satış bedeli üzerinde haczi veya rehni bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenleneceği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Sekizinci sıraya kaydedilmesini isteyen alacaklı, alacağının İİK m.206/4 kapsamında olduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
  • Alacağın birinci ila yedinci sıralara girmediğini ileri süren alacaklı, bu iddiasını ilgili sıra hükümlerine uygun olarak göstermelidir.
  • Gemi üzerinde geçerli bir haczi veya rehni bulunmayan alacaklının sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir; bu durum, itiraz eden alacaklının haciz belgesiyle ispatlanmasını gerektirir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.1389: Sıra cetvelinin icra dairesi tarafından yapılacağını, alacakların bu sıraya göre kaydedileceğini ve bir sıra tamamen ödenmeden sonrakine geçilmeyeceğini düzenler.
  • 6102 sayılı Kanun m.1396: Yedinci sırayı düzenler; sekizinci sıraya girecek alacakların ayrımı bu madde ile yapılır.
  • İcra ve İflas Kanunu m.206: Dördüncü fıkrasındaki alacaklar m.1397'ye yollama ile sekizinci sıraya kaydedilir.

TTK m.1398 — Hapis hakkı için defter tutulması

TTK m.1398, eşya üzerinde doğan hapis hakkının paraya çevrilmesine ilişkin özel icra hükümlerini düzenler. Birinci fıkra, İcra ve İflas Kanununun 270 ve 271. maddelerinin bu hakkın paraya çevrilmesinde de uygulanacağını belirtir; ikinci fıkra, defter tutulduktan sonra takibe geçme süresini on beş gün olarak sabitler; üçüncü fıkra, hapis hakkının teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama veya icra konusu yapılamayacağını öngörür. Kişi bakımından, taşıyanın taşıma sözleşmesi uyarınca zilyetliğinde bulunan eşya üzerindeki hapis hakkı ile ticari ilişkiden doğan hapis hakkı sahipleri için geçerlidir. Madde, hapis hakkının kurulma koşullarını, defter tutma usulünün ayrıntılarını ve ilama dayanan ya da dayanmayan takibin işleyişini düzenlemez; bunlar İcra ve İflas Kanununun 270-271. maddelerinde ve TTK m.1399 ile m.1400'de yer alır. Gemi üzerindeki rehin ve hapis haklarının takibi TTK m.1377-1381 kapsamındadır. Hapis hakkının kurulmasına ilişkin esaslar ise Türk Medeni Kanunu m.950 ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinde yer alır.

Hapis hakkı için defter tutulması: hangi kavramlar bilinmeli?

Eşya üzerinde doğan hapis hakkı
Taşıyanın veya taşıma sözleşmesi uyarınca eşya üzerinde zilyet olan kişinin, alacağı için zilyetliğindeki eşya üzerinde kanun gereği doğan hapis hakkıdır. Hak sözleşmeyle kurulmaz, kanuni koşulların gerçekleşmesiyle kendiliğinden doğar.
Defter tutulması
Hapis hakkına konu eşyanın icra dairesi tarafından deftere kaydedilmesi işlemidir. Hapis hakkının geçici olarak korunmasını sağlar; bu işlemle hak paraya çevrilme yoluna bağlanmış olmaz.
Paraya çevirme yoluyla takip
Hapis hakkı konusu taşınırın rehnin paraya çevrilmesi hükümlerine göre satılarak alacağın ödenmesini sağlayan takip yoludur. Madde, bu yolun İcra ve İflas Kanununun 270-271. maddelerindeki defter usulüyle birlikte uygulanacağını öngörür.
Fer'ilik ilkesi
Rehin ve hapis hakkının, teminat altına aldığı alacaktan ayrı ve bağımsız olarak dava ya da icra konusu yapılamaması ilkesidir. Hak, asıl alacağa bağlı kalır ve tek başına takip edilemez.
Bağlantı
Hapis hakkının doğduğu alacakla zilyetlik altındaki eşya arasındaki ilişkidir. Taraflar tacir değilse hapis hakkı yalnız alacağın doğduğu sözleşmeden kaynaklanan mallar üzerinde kullanılabilir.

Hapis hakkı için defter tutulması: hangi şartlar aranır?

  • Hapis hakkının sahibi, alacağı için borçluya ait taşınır eşyanın zilyetliğine sahip olmalıdır.
  • Hapis hakkının paraya çevrilmesi yoluna gidilebilmesi için İcra ve İflas Kanununun 270 ve 271. maddelerindeki defter usulünün işletilmiş olması gerekir.
  • Defter tutulmasından sonra alacaklının on beş gün içinde takibe geçmesi gerekir; bu süre icra dairesinin takdirine bırakılmamıştır.
  • Hapis hakkı, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama veya icra konusu yapılamaz; alacak olmadan hak tek başına takip edilemez.
  • Paraya çevirme sonucunda elde edilen tutar, alacağı karşılamaya yetecek kadarıyla sınırlı kalmalıdır.

Hapis hakkı için defter tutulması: hangi sonuçları doğurur?

  • Defter tutulduktan sonra on beş gün içinde takip yapılırsa hapis hakkı, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra konusu yapılabilir.
  • Defter tutulduktan sonra on beş gün içinde takip yapılmazsa defterin geçici koruma etkisi ortadan kalkar ve alacaklı bu yolla takip yapamaz.
  • Hapis hakkı teminat altına alınan alacaktan ayrı olarak dava veya icra konusu yapılamaz; alacak düştüğünde veya ödendiğinde hak da takip edilemez hale gelir.
  • Paraya çevirme sonucunda elde edilen tutar alacağı aştığında, fazlanın borçluya geri verilmesi gerekir.
  • İlamlı takipte hapis hakkı ilamda ya da ilama niteliğindeki belgede belirtilmemişse borçlu bu hakka itiraz edebilir ve İİK m.147/I-2 uygulanır.
  • İlamsız takipte borçlu hem alacağa hem hapis hakkına itiraz edebilir; bu itirazlar İİK m.147 hükmüne tabidir.

Genel icra süresi ile TTK m.1398 süresi arasındaki fark nedir?

İcra ve İflas Kanununun 270. maddesinin üçüncü fıkrası, takibe geçme süresini icra dairesinin takdirine bırakmıştır; bu süre en fazla on beş gündür.

TTK m.1398/II, eşya üzerindeki hapis haklarında bu süreyi kanunen on beş gün olarak sabitler.

Deniz ticaretindeki eşya hapis hakkında süre kesin ve değişmez on beş gündür; icra dairesinin takdir yetkisi kalkar.

Taşıyanın hapis hakkı ile kiralayanın hapis hakkı arasındaki fark nedir?

Taşıyanın hapis hakkı, taşıma sözleşmesi uyarınca zilyetliğindeki eşya üzerindedir ve TTK m.1398 kapsamındadır.

Kiralayanın hapis hakkı, kiracıya ait eşya üzerindedir ve zilyet olmayan kiralayan için İİK 270-271 uyarınca defter tutturması gerekir.

Kiralayanın hapis hakkında zilyetlik bulunmadığından defter usulü temel koruma yoludur; taşıyanın hapis hakkında ise zilyetlik bulunduğu için takip ve paraya çevirme aynı çerçevede yürütülür.

İlama dayanan takip ile ilama dayanmayan takip arasındaki fark nedir?

TTK m.1399, ilama dayanan takipte alacaklının defter kaydının yapılmasından itibaren on beş günlük süre içinde taşınır rehnini paraya çevirerek takibe geçmesini öngörür.

TTK m.1400, ilama dayanmayan takipte aynı on beş günlük süreyi uygular ve borçluya alacağa ya da hapis hakkına itiraz imkânı tanır.

Her iki takipte süre aynıdır; ilamlı takipte hapis hakkı ilamda belirtilmemişse borçlu itiraz edebilir, ilamsız takipte ise alacak ve hak birlikte itiraz konusu olabilir.

Hapis hakkı için defter tutulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • On beş günlük süreyi haciz tarihinden ya da tebligattan saymak; süre defter tutulmasından başlar.
  • İcra dairesinin takibe geçme süresini kendi takdirine bağlı görmek; TTK m.1398/II bu süreyi kanunen on beş gün olarak sabitler.
  • Hapis hakkını alacaktan bağımsız olarak dava veya icra konusu yapmak; üçüncü fıkra bunu yasaklar.
  • Kiralayanın hapis hakkı ile taşıyanın hapis hakkını aynı şartlarla değerlendirmek; zilyetlik koşulu ve bağlantı şartı farklıdır.
  • Paraya çevirme sonucunda alacağı aşan tutarın alacaklıda kalacağını varsaymak; fazla borçluya geri verilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kiralayanın hapis hakkı için defter tutulmasında icra müdürünün hapis hakkının varlığını incelemeye yetkisi olmadığı, ancak belgelerden hakkın açıkça bulunmadığı anlaşılırsa defter tutmaktan kaçınabileceği kabul edilmektedir.
  • Defterin geçici bir koruma tedbiri olduğu ve alacaklının takip için belirli süre içinde harekete geçmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Kiracının alacağı karşılayacak tutarı icra dairesine yatırması halinde defter tutulmasının ve hapis hakkının engellenebileceği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Hapis hakkını ileri süren alacaklı, eşyanın kendi zilyetliğinde bulunduğunu ve alacağının doğduğu ilişkiyi belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Defterin tutulduğu tarih, icra dairesinin tuttuğu defter kaydıyla ispatlanır; on beş günlük sürenin başlangıcı bu tarihtir.
  • Takibin on beş gün içinde yapıldığını gösteren icra dosyası kaydı, süre savunmasına karşı alacaklının başlıca delilidir.
  • Borçlu, alacağın ödendiğini, alacağın düştüğünü veya hapis hakkının bulunmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmanın ispatı borçluya aittir.
  • Hapis hakkının teminat altına alınan alacaktan bağımsız takibi karşısında, alacağın varlığının yazılı sözleşme, fatura veya ilam gibi belgelerle gösterilmesi gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.270: Defter tutulması usulünü ve takibe geçme süresini düzenler; TTK m.1398/II bu fıkradaki icra dairesi takdir süresini on beş gün olarak kesinleştirir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.271: Defter tutulmuş eşyanın kaçırılması halinde geri alınmasını düzenler; TTK m.1398/I bu hükmün de uygulanacağını belirtir.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1399: İlama dayanan takipte on beş günlük süreyi ve paraya çevirme yolunu uygular.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1400: İlama dayanmayan takipte aynı süreyi ve itiraz düzenini uygular.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1377: Gemi üzerindeki rehin ve hapis haklarında fer'ilik ilkesini düzenler; m.1398/III ile aynı ilkeyi eşya hapis hakkı için tekrarlar.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.147: Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlunun itiraz usulünü düzenler; TTK m.1399 ve m.1400 bu hükme atıf yapar.

TTK m.1399 — İlamlı icra

Bu madde, hapis hakkıyla teminat altına alınmış bir alacağın, dayanak belgesi bir ilam veya ilam niteliğindeki belge olduğunda, deniz ticaretinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibinin nasıl yapılacağını düzenler. Düzenlediği konular; takip için başlangıç süresi, takibin ilamlı nitelikte yapılması ve ilam ya da ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı yer almadığında borçlunun hapis hakkına itiraz edebilmesi ve bu itirazda İİK m.147/1(2) bendinin uygulanmasıdır. Madde, eşya üzerindeki hapis hakkının genel çerçevesini ve ilamsız takibi düzenlemez; bunlar için TTK m.1398 ile m.1400 bakılmalıdır. Hapis hakkının paraya çevrilmesine ilişkin İİK m.270-271 hükümleri ile m.1398 üzerinden uygulanır. İlamın icra emriyle icrası ve icra emrine uyulmamasının sonuçları (İİK m.24-41 ve m.177) bu maddenin kapsamında değildir. Ayrıca gemi sicili ve satış ilanı işlemleri (m.1384, m.1385) ile ilamsız takip yolu da bu maddenin dışındadır.

İlamlı icra: hangi kavramlar bilinmeli?

Hapis hakkı (eşya üzerindeki)
Alacaklının, alacağının teminatı olarak alacaklı elinde bulunan borçluya ait taşınır eşyayı alıkoyma ve bu eşyanın paraya çevrilmesinden alacağını öncelikle alma hakkıdır. Bu hak, eşyanın alacaklının zilyetliğinde olmasını ve teminat altına alınan alacakla bağlantılı olmasını gerektirir.
Taşınır rehni yoluyla paraya çevirme
Hapis hakkının icra yoluyla paraya dönüştürülmesidir. Bu madde kapsamında takip, İİK m.270-271 hükümlerine göre yürür ve taşınır rehnini paraya çevirme yolu seçilir.
İlamlı takip
Dayanak belgesi ilam veya ilam niteliğindeki belge olan takiptir. İlamın kesinleşmiş ya da icra edilebilir olması, alacağın varlığını ayrıca tartışmaya gerek bırakmadan takibe konu yapar.
İlam niteliğindeki belge
Kanunda ilam gibi icra edilebilirliği bulunan belgelerdir. Bu belgede hapis hakkının yer alıp almadığı, borçlunun itiraz hakkının varlığını belirler.
Ferîlik (fer'iyet) ilkesi
Hapis hakkının, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılamaya veya icraya konu yapılamamasını ifade eden ilkedir. Hapis hakkı, asıl alacağı izler.

İlamlı icra: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın hapis hakkıyla teminat altına alınmış olması gerekir.
  • Alacağın dayanağının bir ilam veya ilam niteliğinde bir belge olması gerekir.
  • Alacaklının, defterin tutulmasından başlayarak on beş gün içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatması gerekir.
  • Takip konusu ilam veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı da belirtilmişse borçlunun hapis hakkına itiraz etme imkânı bulunmaz.
  • Takip konusu ilam veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı belirtilmemişse borçlu hapis hakkına itiraz edebilir; bu halde İİK m.147/1(2) bendi uygulanır.

İlamlı icra: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacak hapis hakkıyla teminat altına alınmış ve dayanak ilam ya da ilam niteliğinde belge ise alacaklı, defterin tutulmasından başlayarak on beş gün içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapar.
  • İlam veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı belirtilmişse borçlu hapis hakkına itiraz edemez ve takip hapis hakkı üzerinden yürür.
  • İlam veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı belirtilmemişse borçlu hapis hakkına itiraz edebilir ve bu halde İİK m.147/1(2) bendi uygulanır.
  • Hapis hakkı, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılamaya veya icraya konu yapılamaz; bu nedenle takip de asıl alacakla birlikte yürür.

İlamlı ile ilamsız hapis hakkı takibi arasındaki fark nedir?

Dayanak bir ilam veya ilam niteliğindeki belge ise takip ilamlı yürür. Bu halde takip başlangıcı yine defterin tutulmasından itibaren on beş gündür.

Dayanak bir ilam veya ilam niteliğinde belge değilse, TTK m.1400 uyarınca takip ilamsız yürür.

İlamlı takipte borçlunun hapis hakkına itirazı, ancak ilam veya belgede hapis hakkı belirtilmemişse mümkündür. İlamsız takipte borçlu hem alacağa hem hapis hakkına itiraz edebilir ve İİK m.147 uygulanır.

Hapis hakkının ilam veya belgede belirtilmiş olması ile belirtilmemiş olması arasındaki fark nedir?

İlam veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı açıkça yer alıyorsa, hapis hakkı takip konusu olarak kabul edilmiş sayılır.

İlam veya belgede hapis hakkı hiç yer almıyorsa borçlu bu hakka itiraz edebilir.

Hapis hakkı belirtilmemişse itiraz üzerine İİK m.147/1(2) bendi uygulanır ve alacaklı, hapis hakkına ilişkin itirazın değerlendirilmesi sonucunda takibin devamını ayrı yollarla sağlamak zorunda kalabilir.

İlamlı icra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Haciz tarihinden ya da tebligattan itibaren on beş gün saymak; süre defterin tutulmasından başlar.
  • Hapis hakkı ilamda veya belgede belirtilmişken borçlunun hapis hakkına itiraz edebileceğini kabul etmek; bu halde itiraz hakkı yoktur.
  • Dayanak ilam ya da ilam niteliğinde belge değilken ilamlı takip yolunu seçmek; bu halde TTK m.1400 uygulanır.
  • Hapis hakkı belirtilmemiş ilamda borçlunun itirazı üzerine İİK m.147/1(2) bendinin uygulanmasını gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hapis hakkına dayalı ilamlı takipte borçlunun itirazı ancak ilam veya belgede hapis hakkının yer almadığı hallerde ileri sürülebilir; itiraz üzerine alacaklının İİK m.147 çerçevesinde hareket etmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Uygulamada on beş günlük sürenin haciz tarihinden veya tebliğden değil, defterin tutulmasından başlaması esas alınır; bu husus özellikle takip başlangıcının belirlenmesinde gözetilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Hapis hakkına dayalı ilamlı takibi başlatan alacaklı, alacağın hapis hakkıyla teminat altına alındığını ve dayanağının ilam veya ilam niteliğinde belge olduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Defterin tutulma tarihi, on beş günlük sürenin başlangıcını belirlediğinden defter kayıtları ile bu tarihin ispatı alacaklı için önemlidir.
  • Hapis hakkının ilam veya belgede belirtilip belirtilmediği, itiraz bakımından belirleyicidir; borçlu hapis hakkı belirtilmediğini ileri sürerse, belgenin içeriğinden bu iddiayı çürütmek alacaklıya düşer.
  • Borçlunun hapis hakkına itirazını kendisi ileri sürer; alacaklı bu itirazın ilam veya belge kapsamı dışında olduğunu belgeyle göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.1398: Hapis hakkının paraya çevrilmesine İİK m.270-271 hükümlerinin uygulanacağını, on beş günlük süreyi ve hapis hakkının ferîliğini düzenler. Bu maddenin genel çerçevesidir.
  • 6102 sayılı Kanun m.1400: Dayanak ilam veya ilam niteliğinde belge olmadığında aynı on beş günlük takip ilamsız yürütülür; iki madde birlikte ilamlı ve ilamsız ayrımını kurar.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.147: Borçlunun hapis hakkına itirazı halinde ilk fıkranın ikinci bendi uygulanır ve alacaklı bu itiraza karşı yol seçer.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.270-271: Hapis hakkının paraya çevrilmesi için uygulanacak genel icra hükümleridir; TTK m.1398 bunları uygulanır kılar.

TTK m.1400 — İlamsız icra

Madde, teminat altına alınan alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanmadığında, hapis hakkı sahibi alacaklının eşya üzerindeki hapis hakkını ilamsız takip yoluyla paraya çevirmesini düzenler; takibin süresini, takip yolunu ve borçlunun alacağa, hapis hakkına ya da ikisine birden itiraz imkânını belirler. Hapis hakkı ilama dayanan alacaklar (m.1399) ile ilamlı takip ve ilamsız takibin genel esasları bu maddenin konusu değildir. Maddenin uygulandığı kişi ve ilişki, taşıma ve benzeri sözleşmelerde eşya üzerinde hapis hakkı bulunan alacaklıdır. Maddede düzenlenmeyenler: ilama dayanan hapis hakkı yolu (m.1399), hapis hakkının paraya çevrilmesinin genel usulü ve itirazın incelenmesi (İİK m.147), hapis hakkının teminat altına aldığı alacaktan ayrı takip edilememesi (m.1398/3) ve taşınır rehninin paraya çevrilmesinde İİK'nın genel hükümleri (İİK m.45 ve devamı).

İlamsız icra: hangi kavramlar bilinmeli?

Hapis hakkı (TTK bağlamında)
Teminat altına alınan alacak için eşya üzerinde doğan rehin niteliğindeki hak. Maddede bu hak taşınır rehni türü olarak ele alınır ve paraya çevrilmesi yoluyla takip konusu yapılır.
İlamsız takip
Alacağın bir mahkeme ilamına ya da ilam niteliğinde bir belgeye dayanmadığı hal. Bu halde takip, alacaklının defterin tutulmasından itibaren onbeş gün içinde başlatabileceği rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülür.
Defterin tutulması
Eşya üzerindeki hapis hakkının doğduğu ve hapis hakkı için defter tutulmasına ilişkin işlem. Maddede onbeş günlük sürenin başlangıç anıdır; haciz veya tebligat tarihi değildir.
Alacaya itiraz
Borçlunun, teminat altına alınan asıl alacağın varlığını, miktarını ya da sona erdiğini ileri sürerek takibe karşı koyması. Hapis hakkının kapsamından bağımsız bir savunma olarak yapılabilir.
Hapis hakkına itiraz
Borçlunun, eşya üzerindeki hapis hakkının geçerli olmadığını, doğmadığını ya da sona erdiğini ileri sürmesi. Hapis hakkı ile asıl alacak ayrı ayrı itiraz konusu olabilir.
Taşınır rehni
Hapis hakkı da dahil olmak üzere İcra ve İflas Kanununun taşınır rehni tanımına giren rehinler. Madde, hapis hakkının bu rehin türü gibi paraya çevrileceğini öngörür.

İlamsız icra: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın teminat altına alınmış olması, yani eşya üzerinde bir hapis hakkıyla güvence altına alınmış bulunması gerekir.
  • Alacağın bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanmıyor olması gerekir; ilama dayanan hal m.1399 kapsamında ilamlı takiptir.
  • Alacaklının defter tutulmasından başlayarak onbeş gün içinde takibe başlaması gerekir.
  • Takibin yolu, taşınır rehninin paraya çevrilmesi olmalıdır; alacaklı bu yol dışında ilamsız takip başlatamaz.
  • Borçlu, alacağa, hapis hakkına veya ikisine birden itiraz edebilir; itiraz üzerine İİK m.147 uygulanır.
  • Eşya üzerindeki hapis hakkı, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak takibe konu yapılamaz (m.1398/3).

İlamsız icra: hangi sonuçları doğurur?

  • Alacaklı defterin tutulmasından başlayan onbeş gün içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatır.
  • Borçlu alacağa itiraz ederse, itiraz hakkında İİK m.147 uygulanır.
  • Borçlu hapis hakkına itiraz ederse, itiraz hakkında İİK m.147 uygulanır.
  • Borçlu hem alacağa hem hapis hakkına birlikte itiraz edebilir.
  • Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanıyorsa bu madde uygulanmaz; m.1399 devreye girer.
  • Hapis hakkı, güvence altına aldığı alacaktan bağımsız biçimde ne dava ne de takibe konu edilebilir (m.1398/3).

İlamsız takip / İlamlı takip (m.1400 / m.1399): fark nedir?

Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanmıyorsa m.1400 uygulanır; takip ilamsız olarak yürütülür ve borçlu alacağa, hapis hakkına ya da ikisine itiraz edebilir.

Alacak bir ilama dayanıyorsa m.1399 uygulanır; borçlu ilamda hapis hakkı belirtilmemişse yalnız hapis hakkına itiraz edebilir ve İİK m.147 birinci fıkra (2) numaralı bent uygulanır.

İki halde itiraz kapsamı ve uygulanacak İİK hükmü farklıdır; ilamsız takipte borçlu alacağa da itiraz edebilir.

Alacağa itiraz ile hapis hakkına itiraz arasındaki fark nedir?

Borçlu, teminat altına alınan asıl alacağın varlığına ya da miktarına karşı itiraz edebilir.

Borçlu, eşya üzerindeki hapis hakkının doğup doğmadığına ya da geçerliliğine itiraz edebilir.

Her iki itiraz ayrı ayrı ya da birlikte yapılabilir; itiraz kapsamı, takibin hangi noktada durduğunu belirler.

İlamsız icra: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Onbeş günlük süreyi haciz veya tebligat tarihinden saymak; süre defterin tutulması tarihinden başlar.
  • Maddeyi ilamlı takip hali için de geçerli saymak; ilama dayanan hal m.1399 kapsamındadır ve itiraz sınırı farklıdır.
  • İtirazın yalnız alacağa veya yalnız hapis hakkına sınırlı olduğunu düşünmek; borçlu ikisine birden itiraz edebilir.
  • İtiraz üzerine İİK m.147'nin uygulanmadığını varsaymak; metin bu hükmün uygulanacağını açıkça öngörür.
  • Hapis hakkını teminat altına alınan alacaktan ayrı olarak takibe konu yapabileceğini sanmak; bu m.1398/3 uyarınca yasaktır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hapis hakkının paraya çevrilmesi yolu, Yargıtay'ın bu konudaki içtihatlarında taşınır rehni yoluyla ilamsız takibin genel çerçevesi içinde değerlendirilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Hapis hakkına dayanan ilamsız takibi başlatan alacaklı, teminat altına alınan alacağın ve hapis hakkının varlığını ispatla yükümlüdür; ispat yükü alacaklıdadır.
  • Defterin tutulması tarihi, takibin onbeş gün içinde başlatıldığını göstermek için belge ile ispatlanır; bu tarih alacaklı için önemli bir delildir.
  • Alacağın ilama dayanmadığı, alacaklı tarafından ilamsız takip yolu seçildiğinde ortaya konur; ilamsızlığın ispatı alacaklıya aittir.
  • Borçlunun alacağa veya hapis hakkına itirazı, iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu bir savunmadır; borçlu itiraz konusu iddiasını belge ve delille ortaya koymalıdır.
  • Hapis hakkının doğumuna ilişkin belgeler, teslim ve zilyetlik kayıtları gibi deliller, hapis hakkının varlığı ve kapsamı için kullanılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1399: Aynı konuyu ilamlı hal bakımından düzenler; bu maddenin ilamsız hale ilişkin düzenlemesi, m.1399'un ilamlı hal için öngördüğü yoldan ayrılır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1398: Hapis hakkının paraya çevrilmesinde İİK'nın 270 ve 271 inci maddelerinin uygulanacağını ve 15 günlük süreyi düzenler; m.1400 bu süreyi tekrar eder ve ilamsız hale uyarlar.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.147: Bu maddeye göre yapılan itirazın incelenme usulünü belirler; m.1400 itiraz hakkında bu hükmün uygulanacağını öngörür.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.45: Rehinle temin edilmiş alacaklarda alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenler; m.1400'deki takip yolunun genel kuralı ile bağlantılıdır.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 9. Deniz Ticaretinde Cebri İcra bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış