2.3. İlamsız İcra - GHY - 3

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Somut olayda çözümlenmesi gereken hukuki sorun, borçlu tarafından süresi içinde itiraz edilmeyen hesap özetinin itirazın kaldırılması yargılamasındaki delil niteliğidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 68/b maddesinin üçüncü fıkrası bu durumu özel olarak düzenlemiştir. İlgili fıkra, "Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar." hükmünü amirdir. Bu hüküm uyarınca, kanunda belirtilen usule uygun olarak (noter aracılığıyla tebliğ vb.) borçluya gönderilen ve borçlunun bir aylık süre içinde itiraz etmediği hesap özetleri, İİK m. 68'de sayılan ve itirazın 'kesin' kaldırılmasını sağlayan belgelerden kabul edilir. Dolayısıyla, icra mahkemesi, diğer koşulların da varlığı halinde bu belgelere dayanarak itirazın kesin kaldırılmasına karar verir. A seçeneği yanlıştır çünkü İİK m. 68/b, bu belgeleri özel olarak İİK m. 68 kapsamına alarak itirazın kaldırılması yolunu açmıştır. B seçeneği, İİK m. 68/b, f.3'teki "Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır." hükmü nedeniyle yanlıştır. Süresinde hesap özetine itiraz etmeyen borçlu, dayanak kredi sözleşmesindeki imzayı da kabul etmiş sayılır. D seçeneği yanlıştır çünkü İİK m. 68/b'de sayılan belgeler, itirazın 'geçici' değil, 'kesin' kaldırılmasına imkân tanır. E seçeneği yanlıştır çünkü kanun, süresinde itiraz edilmemiş hesap özetine, itirazın kaldırılması yargılaması için tek başına yeterli bir ispat gücü tanımıştır. Önemli Nokta 2: Çözüm, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 65. maddesinde düzenlenen "Gecikmiş itiraz" kurumuna dayanmaktadır. Maddeye göre, borçlu kusuru olmaksızın bir mani (engel) sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için İİK m. 65/2'de özel bir usul öngörülmüştür. Buna göre borçlu, "maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini" bildirmekle yükümlüdür. Bu başvurunun yapılacağı merci ise icra dairesi değil, icra mahkemesidir (İİK m. 65/3). Somut olayda borçlu (B)'nin bilincinin kapalı olması, kusuru olmaksızın ortaya çıkan bir engeldir. Bu engelin kalktığı tarih olan taburcu olduğu 12.03.2023'ten itibaren üç gün içinde mazeretini ve itirazlarını delilleriyle birlikte icra mahkemesine sunarak gecikmiş itiraz hakkını kullanabilir. Diğer seçenekler şu nedenlerle yanlıştır: - Yedi günlük süre ve icra dairesine başvuru, İİK m. 62'de düzenlenen normal itiraz usulüne aittir ve gecikmiş itiraz durumuna uygulanamaz. - Paraya çevirme işlemi bitene kadar itiraz edilebilmesi genel bir üst sınır olmakla birlikte, İİK m. 65/2'deki engelin kalkmasından itibaren başlayan üç günlük hak düşürücü süreyi ve başvurunun icra mahkemesine yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. - Mazeretin kabulünden itibaren yedi günlük süre, İİK m. 65/5 uyarınca borçluya değil, alacaklıya itirazın kaldırılmasını istemesi için tanınan süredir. - Beş günlük süre, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda itiraz süresidir (İİK m. 172) ve bu hukuki yolun adı 'itiraz' olup 'şikâyet' değildir. Ayrıca olayda genel haciz yoluyla takip söz konusudur.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Alacaklı (X) Bankası, borçlu tacir (B) ile aralarındaki cari hesap sözleşmesine istinaden doğan alacağı için (B) aleyhine ilamsız icra takibi başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine (B), yasal süresi içinde borcun esasına itiraz ederek takibi durdurmuştur. (X) Bankası, İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümlerine dayanarak, kredi sözleşmesini ve (B)’nin sözleşmede belirttiği adresine noter aracılığıyla tebliğ ettiği ancak yasal süresi içinde itiraz edilmeyen hesap özetini icra mahkemesine sunarak itirazın kesin kaldırılmasını talep etmiştir. Bu durumda, alacaklı (X) Bankasının sunduğu ve borçlu (B) tarafından süresinde itiraz edilmemiş hesap özetinin, itirazın kaldırılması yargılamasındaki hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A)Hesap özeti, borçlunun imzasını taşımadığı için İİK m. 68 anlamında belge niteliğinde değildir ve alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir.
B)Borçlu, ödeme emrine itirazı sırasında kredi sözleşmesindeki imzayı da ayrıca ve açıkça inkâr ederse, itiraz edilmemiş hesap özetleri delil değerini kaybeder ve itirazın kaldırılması talebi reddedilmelidir.
C)Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayıldığından, icra mahkemesi diğer koşulların da varlığı halinde itirazın kesin kaldırılmasına karar verir.
D)Söz konusu belgeler, borçlunun açık borç ikrarını içermediğinden ancak itirazın geçici kaldırılmasına dayanak teşkil edebilir; borçlunun yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açma hakkı saklıdır.
E)Noter aracılığıyla tebliğ edilmiş olsa dahi hesap özeti tek başına alacağı ispat edemez; bankanın ayrıca ticari defterlerini ve diğer tüm kayıtlarını da mahkemeye sunması zorunludur.

Çözüm

Somut olayda çözümlenmesi gereken hukuki sorun, borçlu tarafından süresi içinde itiraz edilmeyen hesap özetinin itirazın kaldırılması yargılamasındaki delil niteliğidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 68/b maddesinin üçüncü fıkrası bu durumu özel olarak düzenlemiştir. İlgili fıkra, "Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar." hükmünü amirdir. Bu hüküm uyarınca, kanunda belirtilen usule uygun olarak (noter aracılığıyla tebliğ vb.) borçluya gönderilen ve borçlunun bir aylık süre içinde itiraz etmediği hesap özetleri, İİK m. 68'de sayılan ve itirazın 'kesin' kaldırılmasını sağlayan belgelerden kabul edilir. Dolayısıyla, icra mahkemesi, diğer koşulların da varlığı halinde bu belgelere dayanarak itirazın kesin kaldırılmasına karar verir. A seçeneği yanlıştır çünkü İİK m. 68/b, bu belgeleri özel olarak İİK m. 68 kapsamına alarak itirazın kaldırılması yolunu açmıştır. B seçeneği, İİK m. 68/b, f.3'teki "Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır." hükmü nedeniyle yanlıştır. Süresinde hesap özetine itiraz etmeyen borçlu, dayanak kredi sözleşmesindeki imzayı da kabul etmiş sayılır. D seçeneği yanlıştır çünkü İİK m. 68/b'de sayılan belgeler, itirazın 'geçici' değil, 'kesin' kaldırılmasına imkân tanır. E seçeneği yanlıştır çünkü kanun, süresinde itiraz edilmemiş hesap özetine, itirazın kaldırılması yargılaması için tek başına yeterli bir ispat gücü tanımıştır.

Soru 2

Hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılan borçlu (B), ödeme emrinin kendisine 01.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesinden bir gün sonra, öngörülemeyen ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle acil olarak ameliyata alınmış ve 10 gün boyunca hastanede bilinci kapalı kalmıştır. Hastaneden 12.03.2023 tarihinde taburcu olan (B), takibe itiraz etmek istemektedir. Bu esnada alacaklı (A), borçlunun banka hesabına haciz koydurmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre, borçlu (B)'nin kusuru olmaksızın kaçırdığı itiraz hakkını kullanabilmesi için başvurması gereken hukuki yol, bu başvuruyu yapacağı merci ve uyması gereken azami süre aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.