2.5. İlamsız İcra - GHY - 5
Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.
Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinde ödeme emrinin kesinleşmesi üzerine, B'ye ait bir taşınmazın 20.05.2023 tarihinde, bir otomobilin ise 25.06.2023 tarihinde haczini sağlamıştır. Alacaklı (A), henüz satış talebinde bulunmamıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 7343 sayılı Kanun ile değişik hükümleri dikkate alındığında, haczedilen taşınmaz ve otomobil üzerindeki haczin devamlılığı açısından alacaklı (A) için öngörülen hak düşürücü süre ve bu sürenin başlangıcı hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Çözüm
Çözüm, 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 106. maddesinin birinci fıkrasına dayanmaktadır. İlgili madde şu şekildedir: "Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir." Bu düzenleme ile, önceki kanun metninde yer alan taşınır mallar için altı ay, taşınmaz mallar için bir yıl olan satış isteme süresi ayrımı ortadan kaldırılmıştır. Artık haczedilen malın cinsi ne olursa olsun (taşınır, taşınmaz veya üçüncü kişilerdeki alacaklar), satış isteme süresi yeknesak olarak "hacizden itibaren bir yıl" olarak belirlenmiştir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi içinde satış istenmezse haciz kendiliğinden kalkar. Seçeneklerin Değerlendirilmesi: A) Bu seçenek, 7343 sayılı Kanun değişikliğinden önceki durumu yansıtmaktadır. Mevcut düzenlemede taşınır-taşınmaz ayrımı kaldırıldığından bu seçenek yanlıştır. B) Bu seçenek, mevcut hukuki durumu doğru bir şekilde ifade etmektedir. Hem taşınmaz hem de otomobil (taşınır) için satış isteme süresi, kendi haciz tarihlerinden itibaren başlayan bir yıllık hak düşürücü süredir. Bu nedenle doğru cevaptır. C) Bu seçenek, İİK m. 78'de düzenlenen "haciz isteme süresi" ile İİK m. 106'da düzenlenen "satış isteme süresini" hatalı bir şekilde ilişkilendirmektedir. Haciz isteme süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıldır; satış isteme süresi ise malın haczinden itibaren işlemeye başlar. Bu iki süre birbirinden bağımsızdır. D) İİK m. 106/3 uyarınca satış talebiyle birlikte giderlerin peşin yatırılması bir geçerlilik şartıdır; yatırılmazsa talep vaki olmamış sayılır. Ancak bu durum, bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcını değiştirmez. Süre, her halükarda haciz tarihinden itibaren işlemeye devam eder. Alacaklı, bir yıllık süre içinde hem satış talep etmeli hem de giderleri yatırmalıdır. Bu nedenle seçenek yanlıştır. E) Bu seçenek, İİK m. 106/2'deki istisnai durumu yanlış yorumlamaktadır. Sürenin bir yıl daha uzaması, ancak birinci bir yıllık süre içinde satış istenip de artırma sonucu satışın gerçekleştirilememesi halinde mümkündür. Bu, baştan itibaren iki yıllık bir süre tanındığı anlamına gelmez. Alacaklı öncelikle ilk bir yıllık süre içinde satış talebinde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Bu nedenle seçenek hatalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca, haczedilen bir malın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma suretiyle satışına ilişkin usul ve esaslar göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Borçlu (B)'ye ait bir taşınmaz, alacaklı (A)'nın talebi üzerine icra dairesince elektronik artırma yoluyla satılmıştır. Artırma, 20 Mart 2024 Çarşamba günü en yüksek teklifi veren (İ)'nin üzerinde kalmıştır. İcra müdürü, artırma sonuç tutanağını 21 Mart 2024 Perşembe günü düzenlemiş ve aynı gün elektronik satış portalında ilan etmiştir. Ancak borçlu (B), satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği iddiasıyla ihalenin feshini talep etmiştir. Bu olayda, ihale alıcısı (İ)'nin ihale bedelini ödeme yükümlülüğü ve taşınmazın tescili ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre doğrudur?