---
title: "Fevkalade hallerde mühlet ve tatil — İcra ve İflas Hukuku konu anlatımı"
course: "İcra ve İflas Hukuku"
law: "İcra ve İflas Kanunu"
articles: "İİK m.317–330"
last_amended: "2005-03-02"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/fevkalade-hallerde-muhlet-ve-tatil"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Fevkalade hallerde mühlet ve tatil

İcra ve İflas Hukuku — [İcra ve İflas Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku)

## Kısaca

İİK m.317, olağanüstü hallerde borçlulara özel mühlet ve tatil hükümlerinin (İİK m.318-329) uygulanmasına karar verme yetkisini Cumhurbaşkanına tanır. İcra ve İflas Kanunu'nun 318. maddesi, konkordato talebinde bulunan borçlunun, Cumhurbaşkanınca belirlenen mıntakalarda 317. maddede sayılan hâller nedeniyle kusuru olmaksızın borçlarını ödeyemeyeceği durumda, icra mahkemesinden fevkalade bir mühlet istemesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.317–330 hükümlerini kapsar: bu babın tatbiki şartları, fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi, icra mahkemesince yapılacak tetkikler, istinaf yoluna başvurma, defter tanzimi, komiser, kararın tebliği, neticeler, takipler ve müddetler, umumiyetle, yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında, fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar, uzatma, refi, fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi, iflâsın ertelenmesi ile ilişki, icra takiplerinin durdurulması halleri.

- [İİK m.317 — Bu babın tatbiki şartları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-317)
- [İİK m.318 — Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-318)
- [İİK m.319 — İcra mahkemesince yapılacak tetkikler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-319)
- [İİK m.320 — İstinaf yoluna başvurma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-320)
- [İİK m.321 — Defter tanzimi, komiser](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-321)
- [İİK m.322 — Kararın tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-322)
- [İİK m.323 — Neticeler, takipler ve müddetler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-323)
- [İİK m.324 — Umumiyetle](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-324)
- [İİK m.325 — Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-325)
- [İİK m.326 — Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-326)
- [İİK m.327 — Uzatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-327)
- [İİK m.328 — Refi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-328)
- [İİK m.329 — Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-329)
- [İİK m.329/A — İflâsın ertelenmesi ile ilişki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-329a)
- [İİK m.330 — İcra takiplerinin durdurulması halleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-330)

## [İİK m.317 — Bu babın tatbiki şartları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-317)

Madde, olağanüstü hallerde borçlulara özel mühlet ve tatil hükümlerinin (İİK m.318-329) uygulanmasına karar verme yetkisini Cumhurbaşkanına tanır. Düzenlediği konu, bu hükümlerin hangi hallerde, hangi bölgede ve hangi süre için devreye gireceğidir. Madde, borçluya bizzat tanınmış bir hak değil, yetki kuran bir hükümdür ve kişilere doğrudan uygulanmaz. Borçlu bakımından uygulama, Cumhurbaşkanı kararının etkilediği mıntıkadaki borçlulara yöneliktir. Madde, mühletin mahkeme kararıyla nasıl işleyeceğini düzenlemez (m.318 ve devamı); genel talik hallerini (m.52-55) düzenlemez; konkordato mühletini (m.294-297) düzenlemez; sürelerin tatil ve talik sebebiyle uzamasını (m.56) düzenlemez.

### Bu babın tatbiki şartları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mıntıka borçlusu**: Cumhurbaşkanı kararında belirlenen bölgede bulunan ve fevkalade halden etkilenmiş borçlulardır. Kararın kapsamı bölge ile sınırlıdır; bölge dışındaki borçlular bu hükümden yararlanamaz.
- **Muayyen müddet**: Cumhurbaşkanı kararında belirlenen, hükümlerin uygulanacağı süredir. Süre kararda açıkça gösterilmelidir; madde kendiliğinden bir süre öngörmez.
- **Fevkalade hallerde mühlet ve tatil**: Madde ile açılan özel talik rejimidir. Kararın kapsadığı süre içinde borçlu lehine ödeme ve takip işlemleri ertelenir; ayrıntılı hükümler m.318-329'dadır.

### Bu babın tatbiki şartları: hangi şartlar aranır?

- Olağanüstü bir hal, yani salgın hastalık, ekonomik kriz, doğal afet veya savaş gibi bir fevkalade durum bulunmalıdır.
- Cumhurbaşkanı, bu hal nedeniyle İİK m.318-329 hükümlerinin uygulanmasına karar vermiş olmalıdır.
- Karar, hükümlerin uygulanacağı mıntıkayı (bölgeyi) belirlemelidir; kapsam bu bölgeyle sınırlıdır.
- Karar, hükümlerin uygulanacağı muayyen bir süreyi göstermelidir; süresiz uygulama kararı maddenin öngördüğü çerçeveye uymaz.
- Borçlunun, kararla belirlenen mıntıkada bulunan ve bu fevkalade halden müteessir olan bir borçlu olması gerekir.
- Kararın yalnızca gelecekteki takip işlemlerine ilişkin olduğu, daha önce kesinleşmiş hak ve işlemlere geriye dönük etki vermediği ayrıca değerlendirilmelidir.

### Bu babın tatbiki şartları: hangi sonuçları doğurur?

- Cumhurbaşkanı kararı verilirse, karar kapsamındaki mıntıka borçlularına karşı İİK m.318-329 hükümleri kararda belirtilen süre boyunca uygulanır.
- Karar verilmezse, fevkalade hal bulunsa bile bu hükümler kendiliğinden uygulanmaz ve borçlu olağan takip hükümlerine tabi kalır.
- Karar, kararda belirtilen mıntıka dışındaki borçlular bakımından sonuç doğurmaz.
- Süre dolunca hükümlerin uygulanması sona erer; madde süre uzatımını kendiliğinden öngörmez, yeni bir karar gerekir.
- Madde, bu hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi için bir yetki hükmüdür; hükümlerin içeriği ve mühlet kararının işleyişi m.318-329'da düzenlenmiştir.

### Genel talik halleri ile fevkalade hallerde mühlet arasındaki fark nedir?

- İİK m.52-55 kapsamındaki talikler, borçlunun kişisel durumuna (yakın ölümü, askerlik, tutukluluk, ağır hastalık) bağlı olarak kanunen doğar ve bireysel borçluyu ilgilendirir.
- Fevkalade hallerde mühlet, Cumhurbaşkanı kararıyla belirli bölgedeki borçlular için ve olağanüstü bir olaydan etkilenmiş olmaya bağlı olarak uygulanır.

Sonuç: Talik kanun gereğince kendiliğinden işler; fevkalade mühlet ise ancak Cumhurbaşkanı kararı ile, kararda gösterilen bölge ve süre için uygulanabilir.

### Bu babın tatbiki şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Fevkalade halin varlığını yeterli saymak; Cumhurbaşkanı kararı olmadan m.318-329 hükümlerinin kendiliğinden uygulanacağını varsaymak.
- Cumhurbaşkanı kararının bölge ve süre sınırını gözden kaçırarak kararı tüm borçlulara genişletmek.
- Fevkalade mühlet ile genel talik hallerini (m.52-55) veya konkordato mühletini (m.294-297) karıştırmak.
- Kararda belirtilmeyen bir süreyi kendiliğinden eklemek veya süresi dolmuş bir kararı uygulamaya devam etmek.

### Nasıl ispat edilir?

- Fevkalade hal nedeniyle mühletten yararlanmak isteyen borçlu, borcunun bu kararın kapsadığı mıntıkada ve süre içinde bulunduğunu ispatlamalıdır; ispat yükü borçludadır.
- Cumhurbaşkanı kararının varlığı ve kapsamı resmi belgeyle, yani Resmî Gazete'de yayımlanmış karar ile ortaya konulur; kararın bulunmaması halinde hükümler uygulanmaz.
- Borçlunun mıntıkada bulunduğu ve fevkalade halden etkilendiği, bu halin ayrıca değerlendirilmesi gereken bir olgu olarak ileri sürülür ve yerleşim, işyeri gibi belgelerle kanıtlanabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.318: Fevkalade hallerde mühletin kapsamını ve mahkeme kararının işleyişini düzenler; m.317'de Cumhurbaşkanına verilen yetkinin sonucunda uygulanacak hükümlerin başlangıcıdır.
- 2004 sayılı İİK m.329: m.317 ile birlikte verilen yetkinin uygulanacağı son hükümlerden biri olarak m.318-329 hükümlerinin kapsamını belirler.
- 2004 sayılı İİK m.294: Konkordato mühleti için düzenlenen ayrı bir özel mühlettir; fevkalade hallerde mühletten farklı olarak borçlunun talebine bağlıdır ve bu madde ile kapsamı ayrıdır.
- 2004 sayılı İİK m.52-55: Genel talik hallerini düzenler; fevkalade hallerdeki mühletle birlikte anılır ancak bu maddenin kapsamına girmez.

## [İİK m.318 — Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-318)

İcra ve İflas Kanunu'nun 318. maddesi, konkordato talebinde bulunan borçlunun, Cumhurbaşkanınca belirlenen mıntakalarda 317. maddede sayılan hâller nedeniyle kusuru olmaksızın borçlarını ödeyemeyeceği durumda, icra mahkemesinden fevkalade bir mühlet istemesini düzenler. Maddede ayrıca borçlunun dilekçesiyle birlikte sunması gereken belgeler ile dilekçe verildikten sonra icra mahkemesinin derdest takipleri tedbir yoluyla durdurabilmesi ve bu durdurma süresinin fevkalade mühletten indirilip indirilmeyeceğine karar vermesi hükme bağlanmıştır. Madde, borçlunun başvurusunu yapacağı borçlu tarafından uygulanır. Madde, konkordato mühletinin asliye ticaret mahkemesince verilen geçici ve kesin mühletlerini, iflas erteleme yoluyla konkordatoyu, 326. maddede sayılan alacakların korunmasını ve fevkalade mühletin kabul edilme koşullarının ayrıntılı incelemesini düzenlemez; bunlar için 287 vd. maddeler ile 326. madde esas alınır. Ayrıca, takibin tedbir yoluyla durdurulmasının ve mühletin sonuçlarının ayrıntısı ile fevkalade mühletin bitiminden sonraki takip işlemleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fevkalade mühlet**: Kusursuz olarak borçlarını ödeyemeyen borçlunun, mühlet sonunda borçlarını tamamen ödeyebileceğinin anlaşılması hâlinde icra mahkemesinden istediği ek erteleme süresidir. Süre, en çok altı ay olarak sınırlanmıştır.
- **Kusursuz ödeme güçlüğü**: Borçlunun 317. maddede sayılan olağanüstü haller nedeniyle, kendi kusuru olmaksızın taahhütlerini yerine getirememesi durumudur. Borçlunun kendi yönetim hatası veya ihmali bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Cumhurbaşkanınca belirlenen mıntaka**: Maddenin uygulanabilmesi için, Cumhurbaşkanı kararıyla 317. maddede belirtilen olayların etkilediği olarak tayin edilmiş yer veya bölgelerdir. Bu mıntakalar dışında kalan borçlular maddeden yararlanamaz.
- **Tedbir yoluyla takiplerin durdurulması**: Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesinin, 326. maddede öngörülen alacaklar dışındaki derdest takipleri geçici olarak durdurmasıdır. Bu durdurma, fevkalade mühlet sürelerinden indirilebilir.

### Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun, Cumhurbaşkanınca bu amaçla belirlenmiş bir mıntakada bulunması gerekir.
- Borçlunun taahhütlerini, 317. maddede sayılan hâller sebebiyle ifa edememiş olması gerekir.
- Borçlunun bu ödemezliğinde kusurunun bulunmaması gerekir.
- Mühlet sonunda borçlarını tamamen ödeyebileceğinin ortaya çıkması, yani bu durumun icra mahkemesince ümit ettirici görülmesi gerekir.
- Borçlu, fevkalade mühletin en çok altı ay olacağını dikkate alarak icra mahkemesinden talepte bulunmalıdır.
- Borçlu dilekçesine mali durumunu gösteren belgeleri, alacaklılar listesini ve mahkemenin istediği bütün bilgi ile evrakı eklemek zorundadır.
- Borçlu iflas yoluyla takibe tabi ise, dilekçesine ayrıca bilanço ve defterlerini eklemelidir.
- Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesi, tedbir yoluyla derdest takipleri durdurmak isterse 326. maddedeki alacaklar bu kapsam dışında tutulmalıdır.

### Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlar gerçekleştiğinde icra mahkemesi, borçluya en çok altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet verebilir.
- Borçlu, mali durumunu gösteren belgeleri, alacaklılar listesini ve istenen bütün bilgi ve evrakı sunmadıkça, bu mühlet talebinin esasına geçilmesi beklenemez; eksik sunum talebin değerlendirilmesini etkiler.
- Dilekçenin verilmesinden sonra icra mahkemesi, 326. maddedeki alacaklar dışında kalan derdest takipleri tedbir yoluyla durdurabilir.
- Takiplerin durdurulduğu süre, fevkalade mühletten indirilip indirilmeyeceği ve indirilecekse hangi ölçüde indirileceği icra mahkemesince belirlenir.
- Olağanüstü hâl şartları veya kusursuzluk şartı gerçekleşmezse fevkalade mühlet verilmez.
- Madde metninde emredici ya da yedek nitelik açıkça belirtilmemiştir; ancak düzenlenen mühlet ve belge yükümlülükleri borçlu bakımından bağlayıcıdır.

### Fevkalade mühlet ile konkordato mühleti (asliye ticaret mahkemesi) arasındaki fark nedir?

- 318. maddedeki fevkalade mühlet, icra mahkemesinden, 317. maddedeki olağanüstü hâller nedeniyle istenir.
- 287 vd. maddelerdeki konkordato mühleti, asliye ticaret mahkemesince, konkordato talebi üzerine verilir.

Sonuç: İki mühlet farklı mahkemeler, farklı koşullar ve farklı sürelerle işler. Fevkalade mühlet en çok altı ay olup, konkordato mühleti ise ayrı süre sınırlarına tabidir.

### Olağanüstü hâl mıntakası içinde borçlu ile diğer borçlu arasındaki fark nedir?

- Cumhurbaşkanınca belirlenen mıntakada bulunan ve 317. maddedeki hâl nedeniyle ödeyemeyen borçlu fevkalade mühlet isteyebilir.
- Bu mıntakalar dışında kalan ya da olağanüstü hâlden etkilenmeyen borçlu bu madde kapsamında mühlet isteyemez.

Sonuç: Mıntaka ve 317. maddedeki hâl şartı gerçekleşmemişse bu maddeye dayanılarak fevkalade mühlet verilemez.

### Dilekçe verilmeden önceki takip ile dilekçe verildikten sonraki takip arasındaki fark nedir?

- Dilekçe verilmeden önce yapılmış takipler, icra mahkemesinin bu madde uyarınca durdurma yetkisinin konusu değildir.
- Dilekçe verildikten sonra derdest takipler, icra mahkemesinin tedbir yoluyla durdurabileceği takiplerdir.

Sonuç: Durdurma yetkisi yalnızca dilekçe tarihinden sonra derdest olan takiplere tanınmıştır ve 326. maddedeki alacaklar bu yetkinin dışındadır.

### Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Fevkalade mühleti konkordato mühletiyle karıştırmak; 318. maddedeki mühletin icra mahkemesinden istenen, en çok altı aylık ayrı bir erteleme olduğunu gözden kaçırmak.
- Mıntaka şartını ihmal etmek; Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmemiş bölgedeki borçluya bu maddeyi uygulamak.
- Kusursuzluk şartını yanlış değerlendirmek; borçlunun kendi yönetim hatasından doğan ödeme güçlüğünü 317. madde kapsamında saymak.
- Dilekçe ekini eksik bırakmak; mali durumu gösteren belgeler, alacaklılar listesi veya istenen evrakın sunulmamasını önemsiz saymak.
- Tedbirle durdurma yetkisini 326. maddedeki alacaklara da uygulamak; bu alacakların durdurma kapsamı dışında olduğunu gözden kaçırmak.
- Durdurulan takiplerin süresinin fevkalade mühletten indirilip indirilmeyeceğini mahkemenin takdirine bırakılan bir konu yerine otomatik hesaplamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Fevkalade mühlet talebinde, mahkemenin borçlunun mali durumunu gösteren belgelerin eksiksiz sunulup sunulmadığına bakması beklenmektedir.
- Konkordato sürecinde verilen geçici ve kesin mühletlerin 318. maddedeki fevkalade mühletten ayrı işlediği ve iki mühletin toplamının kanunda öngörülen sınırları aşmaması gerektiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Fevkalade mühlet talebinde bulunan borçlu, 317. maddedeki hâlin varlığını ve bu hâlin Cumhurbaşkanınca belirlenen mıntakada gerçekleştiğini ileri sürer ve belgelerle ispatlar.
- Borçlu, taahhütlerini ifa edemeyişinde kusurunun bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; karşı tarafın kusur iddiası varsa bunu da karşılamak zorundadır.
- Borçlunun mali durumu, bilanço, defter, alacaklılar listesi ve mahkemenin istediği diğer belgelerle ispatlanır; bu belgelerin dilekçeye eklenmesi zorunludur.
- Mühlet sonunda borçlarını tamamen ödeyebileceği yönündeki ümidin varlığı, borçlunun sunduğu mali projeksiyonlar ve delillerle ortaya konur; bu değerlendirme icra mahkemesinin takdirindedir.
- Dilekçe sonrası takiplerin durdurulmasına karşı alacaklı, 326. madde kapsamındaki alacağını ileri sürerek ayrıca ispat yükü altındadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.317](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-317): 318. maddenin uygulanabilmesi için gereken hâlleri (olağanüstü olaylar) belirler; bu hâller gerçekleşmeden fevkalade mühlet istenemez.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.326](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-326): Tedbir yoluyla durdurulmasına izin verilmeyen alacakları belirler; bu alacaklı takipleri 318. maddenin durdurma yetkisinin dışındadır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.287](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-287): Asliye ticaret mahkemesi tarafından verilen geçici mühlet ve konkordato sürecini düzenler; 318. maddedeki fevkalade mühletle karıştırılmamalıdır.

## [İİK m.319 — İcra mahkemesince yapılacak tetkikler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-319)

İİK m.319, konkordato mühleti talebinin icra mahkemesi tarafından incelenmesi ve karara bağlanmasında izlenecek usulü düzenler. Mahkemenin ön inceleme yetkisi, alacaklıların davet edilmesi, dosyayı inceleme ve yazılı itiraz hakları, kısa süreli karar ve borçluya taksit yükümlülüğü getirme imkânı bu kapsamdadır. Hükmün uygulandığı taraflar, mühlet talep eden borçlu ile alacaklılardır. Mühletin hangi koşullarda talep edilebileceği, mühlet kararının içeriği ve sonuçları, ehli hibre tayini ile bilirkişi incelemesinin ayrıntıları ve komşu maddelerdeki mühlet süresi ve kesinleşme düzenlemesi bu maddede düzenlenmemiştir (ilgili düzenlemeler ayrı maddelerdedir).

### İcra mahkemesince yapılacak tetkikler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühlet talebi**: Borçlunun konkordato sürecinin başlatılması amacıyla icra mahkemesinden geçici erteleme ve koruma sağlanmasını istediği başvurudur. Madde metni talebin ilk bakışta esassız görünmemesini aradığı için mahkemenin ön değerlendirmesine tabidir.
- **İlk bakışta esassızlık**: Mahkemenin talebi ilk incelemede açıkça dayanaksız bulması halidir. Bu eşik aşılmadıysa mahkeme gün tayin edip alacaklıları davet etmek zorundadır; ayrıntılı delil değerlendirmesi bu aşamada yapılmaz.
- **Ehli hibre**: Borçlunun mali durumunu inceleyerek mahkemeye görüş bildiren uzman kişidir. Madde metninde mahkemenin ihtiyari olarak başvurabileceği bir araç olarak yer alır.
- **Tahriri itiraz**: Alacaklının mühlet talebine yazılı olarak karşı çıkma hakkıdır. Alacaklılar tayin edilen günden önce dosyayı inceleyip bu itirazı sunabilir.
- **Taksitle ödeme yükümlülüğü**: Mahkemenin mühlet verirken borçluyu bir veya birden çok taksitte borcunu ödemeye zorlayabildiği tedbirdir. Mühlet ile birlikte kararlaştırılır ve mahkemenin takdirine bağlıdır.

### İcra mahkemesince yapılacak tetkikler: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun icra mahkemesine mühlet talebiyle başvurmuş olması gerekir.
- Mahkemenin lüzum gördüğü tahkikatları yapmış olması gerekir.
- Mühlet talebinin ilk bakışta esassız görünmemesi gerekir; esassız görünen talep bu aşamada gün tayinine değil reddine götürür.
- Mahkeme bir gün tayin edip ilan yoluyla bütün alacaklıları davet etmelidir.
- Gerekli görülürse ehli hibreye de başvurulabilir.
- Mahkeme kısa bir süre içinde kararını vermelidir.

### İcra mahkemesince yapılacak tetkikler: hangi sonuçları doğurur?

- Talep ilk bakışta esassız görünürse mahkeme gün tayin ederek alacaklıları davet etmez ve talebi reddeder.
- Talep esassız görünmezse mahkeme gün tayin eder ve ilan yoluyla bütün alacaklıları davet eder.
- Alacaklılar tayin edilen günden önce dosyayı inceleyebilir ve yazılı itirazlarını sunabilir.
- Mahkeme mühlet verirken borçluyu bir veya birden çok taksitle ödemeye mecbur edebilir.
- Mahkemenin kararı kısa bir sürede verilir.

### Alacaklının dosyayı incelemesi ile tahriri itiraz hakkı arasındaki fark nedir?

- Alacaklılar tayin olunan günden önce dosyayı inceleyebilir ve mühlet talebine karşı yazılı itirazlarını sunabilir.
- Duruşma gününde sözlü beyan ve mahkemenin kendi tahkikatı ile yetinen mahkeme; bu aşamada alacaklının itiraz hakkı sözlü değil yazılıdır.

Sonuç: Alacaklının itirazları yazılı olarak dosyaya girer; mahkeme kararını bu itirazları da dikkate alarak verir.

### Mühlet verme ile mühletle birlikte taksit yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

- Mahkeme mühlet verirken borçluyu bir veya birden çok taksitte ödemeye zorlayabilir.
- Taksit koyulmayan mühlet kararı; madde bu tercihi mahkemenin takdirine bırakır.

Sonuç: Taksit yükümlülüğü mahkemenin takdirine bağlıdır ve mühletle birlikte konulabilir.

### İcra mahkemesince yapılacak tetkikler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mühlet talebini ilk bakışta esassız görünmediği halde reddetmek; eşik aşıldığında mahkemenin gün tayin edip alacaklıları davet etmesi gerekir.
- İlk bakışta esassızlık değerlendirmesini ayrıntılı delil incelemesi gibi yapmak; bu aşamada ön bir değerlendirme yapılır.
- Alacaklıların itirazını sözlü beyanla sınırlamak; madde itirazın yazılı yapılabileceğini düzenler.
- Mühletle birlikte taksit koymanın zorunlu olduğunu düşünmek; taksit mahkemenin takdirindedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin icra mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanan işlerde kararı kısa sürede verme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Mühlet talebinde bulunan borçlu, talebinin ilk bakışta esassız olmadığını ve mali durumuna ilişkin bilgileri ileri sürer ve bunları belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklılar, mühlet talebine karşı yazılı itirazlarını dosyaya sunarak savunma yapar; bu itirazlarını belgelerle destekleyebilir.
- Mahkemenin lüzum gördüğü tahkikat ve ehli hibre incelemesi, borçlunun mali durumunu ortaya koymak için kullanılır.
- İlk bakışta esassızlık değerlendirmesi, talep ve ekleri üzerinden yapılır; ayrıntılı delil değerlendirmesi bu aşamanın konusu değildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-18): Basit yargılama usulünün ve ivedilik ilkesinin icra mahkemesindeki işlere uygulanmasını sağlar; maddedeki kısa karar sürecinin dayanağıdır.

## [İİK m.320 — İstinaf yoluna başvurma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-320)

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurma hakkını ve süresini, ayrıca icra mahkemesince verilen fevkalâde mühletin hukuki durumunu düzenler. Hak, borçlu ile alacaklılardan her birine tanınmıştır. Maddenin kapsamına, istinaf başvurusunun icra işlemlerine etkisi (m. 363 ve m. 366 ile ilgili bölümler), kötüniyetli başvurunun yaptırımları (HMK m. 329), istinaf dilekçesinin reddi (m. 365) ve istinaf incelemesinin usulü girmez; bunlar İİK m.363, m.365, m.366 ile HMK hükümlerinde düzenlenmiştir. Kararların temyiz edilebilirliği ve temyiz parasal sınırı da bu maddenin konusu değildir (İİK Ek m.1 ve m.364). Yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine ilişkin yaptırımlar da bu maddede yer almaz (m.363).

### İstinaf yoluna başvurma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra mahkemesi kararı**: İcra mahkemesinin İcra ve İflas Kanunu kapsamında verdiği ve istinaf yoluna tabi olan kararlardır. Bu kararlara karşı kural olarak istinaf yolu açıktır, ancak kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar bu kapsamın dışındadır.
- **Fevkalâde mühlet**: İcra mahkemesinin verdiği, borçluya tanınan olağanüstü süre niteliğindeki karardır. Bu mühletin hükmü, bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerlidir ve bölge adliye mahkemesi kararı ile sona erer.
- **Bölge adliye mahkemesinin kesin kararı**: İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesinin verdiği ve artık istinaf dahil olağan kanun yoluna konu edilemeyen karardır. Fevkalâde mühletin ömrü bu kararla belirlenir.

### İstinaf yoluna başvurma: hangi şartlar aranır?

- İstinaf başvurusunda bulunan kişinin borçlu veya alacaklılardan biri olması gerekir.
- Başvuru, icra mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.
- Karar, kanun yoluna konu edilebilecek nitelikte olmalıdır; kesin nitelikteki icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna gidilemez.
- Başvuru kötüniyetle yapılmamalıdır; kötüniyetli başvuru HMK m.329 kapsamında yaptırıma bağlanır.
- Fevkalâde mühlet bakımından, bu mühletin hükmü ancak bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerli kalır.

### İstinaf yoluna başvurma: hangi sonuçları doğurur?

- İki hafta içinde istinaf başvurusunda bulunulursa, karar bölge adliye mahkemesince incelenir.
- Süresi geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusu icra mahkemesince reddedilir.
- Fevkalâde mühlet kararı, bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerli kalır.
- Kötüniyetle istinaf yoluna başvurulursa HMK m.329 hükmü uygulanır.

### Borçlu ile alacaklı arasındaki fark nedir?

- Borçlu, icra mahkemesi kararına karşı istinaf hakkına sahiptir.
- Alacaklı da aynı şekilde icra mahkemesi kararına karşı istinaf hakkına sahiptir.

Sonuç: Maddeye göre her iki taraf da iki haftalık süre içinde istinaf yoluna başvurabilir; hak tanınmasında taraflar arasında fark yoktur.

### Fevkalâde mühlet kararı ile diğer icra mahkemesi kararları arasındaki fark nedir?

- Fevkalâde mühlet kararının hükmü, bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerlidir.
- Diğer icra mahkemesi kararları, istinaf yolu açık ise tebliğden itibaren iki haftalık sürede istinaf edilebilir.

Sonuç: Fevkalâde mühlet bakımından istinaf sonucu kesinleşinceye kadar mühlet devam eder; diğer kararlarda istinaf süreci kararın hükmünü doğrudan yeniden belirlemez.

### İstinaf yoluna başvurma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İki haftalık süreyi tefhim veya ilk öğrenme tarihinden değil, kararın tebliğ tarihinden başlatmamak.
- İcra mahkemesi kararlarına karşı on günlük HMK süresini uygulamak; İİK m.320 açısından süre iki haftadır.
- Fevkalâde mühlet kararının bölge adliye mahkemesinin kesin kararına kadar geçerli olduğunu, istinaf başvurusunun kendiliğinden mühleti sona erdirdiğini sanmak.
- Kanunda kesin olduğu belirtilen icra mahkemesi kararlarına istinaf yoluna gidilebileceğini varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kötüniyetle yapılan istinaf başvurusu, takibi uzatmak amacıyla yapılmışsa HMK m.329 kapsamında değerlendirilmektedir.
- İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu kural olarak açık kabul edilmekte, kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar bakımından ise başvuru reddedilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- İstinaf başvurusunda bulunan taraf, başvurusunun süresinde yapıldığını tebliğ tarihini göstererek ispat etmek zorundadır.
- Süre bakımından tebliğ belgesi, icra dosyası kayıtları ve başvuru dilekçesinin tarihi esas delil niteliğindedir.
- Kötüniyet iddiasını ileri süren taraf, başvurunun takibi uzatmak gibi amaçla yapıldığını ispatlamalıdır.
- Fevkalâde mühlet kararının varlığı ve kapsamı, icra mahkemesi kararı ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-363): İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz sınırlarını, kötüniyetli başvuru yaptırımlarını ve istinafın icra işlemlerine etkisini düzenler; bu maddeye göre istinaf kapsamının belirlenmesinde esas alınır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.365](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-365): Süresinden sonra veya istinafa konu olamayan karara karşı yapılan başvuruların icra mahkemesince reddini düzenler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.366](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-366): İstinaf ve temyiz incelemesinin HMK'ya göre yapılacağını ve incelemenin usulünü belirler.

## [İİK m.321 — Defter tanzimi, komiser](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-321)

İİK m.321, konkordato sürecinde icra mahkemesinin mühlet kararını vermeden önce ya da verirken alacaklıların haklarını korumak için alabileceği tedbirleri düzenler. Birinci fıkra, mahkemeye defter tutulmasını emretme ve diğer koruyucu tedbirleri alma yetkisi verir. İkinci fıkra, mühlet verildikten sonra borçlunun işlemlerini izlemek üzere komiser atanmasına imkân tanır. Kural, adi konkordato mühletini isteyen borçlular bakımından uygulanır. Maddede defterin nasıl tutulacağı, borçlunun yükümlülükleri, defterin geçerlilik süresi ve komiserin görev ayrıntıları yer almaz; bunlar İİK m.290 ve m.298 ile iflas hükümlerinde (m.208-215 ve m.161-163) düzenlenmiştir. Ayrıca mühletin verilmesi ve kaldırılması (m.289-290), komiserin sorumluluğu ve yapılan işlemlere karşı şikâyet yolu gibi konular bu maddenin dışındadır.

### Defter tanzimi, komiser: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühlet kararı**: Borçlunun konkordato talebi üzerine icra mahkemesinin geçici erteleme sağlayan kararıdır. Bu madde, mühlet kararından önce ya da kararla birlikte alınacak tedbirleri düzenler.
- **Defter tutulması (konkordato)**: Borçlunun mallarının icra mahkemesi tarafından görevlendirilen daire eliyle kayıt altına alınmasıdır. Bu defter, iflas hükümlerindeki mevcudat defterinden farklı olarak konkordato tedbiri niteliğindedir.
- **Komiser**: Mühlet verildikten sonra borçlunun işlemlerini izlemek üzere icra mahkemesinin atayabileceği kişidir. Atama mahkemenin takdirine bağlıdır; birinci fıkradaki tedbirlerden farklı olarak zorunlu değildir.
- **Diğer tedbirler**: Alacaklıların haklarını korumaya yönelik, maddede sayılmamış her türlü koruyucu önlemdir. Mahkeme bunları somut duruma göre seçer.

### Defter tanzimi, komiser: hangi şartlar aranır?

- Konkordato talebinde bulunan borçlu hakkında mühlet kararının verilmesi ya da verilmesinin değerlendirilmesi gerekir.
- Alacaklıların haklarını koruma amacının bulunması gerekir; tedbir bu amaçla alınır.
- Defter tutulmasına karar verilecekse mahkemenin bunu mühlet kararından önce veya kararla birlikte emretmesi gerekir.
- Komiser atanacaksa mühlet verilmiş olması gerekir; komiser ataması mahkemenin takdirindedir.

### Defter tanzimi, komiser: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme tedbir gerektiğini görürse defter tutulmasına, mühlet kararından önce veya kararla birlikte karar verebilir.
- Mahkeme ayrıca alacaklıların haklarını korumak için diğer tedbirleri de alabilir.
- Mahkeme mühlet verdikten sonra borçlunun işlemlerini izlemek üzere komiser atayabilir; bu bir zorunluluk değildir.
- Tedbir alınmazsa madde bir yükümlülük doğurmaz; alacaklıların korunması bakımından mahkemenin takdiri esastır.

### Defter tutulması ile komiser ataması arasındaki fark nedir?

- Defter tutulması birinci fıkrada, mühlet kararından önce ya da verirken emredilir ve zorunludur.
- Komiser ataması ikinci fıkrada yer alır, yalnızca mühlet verildikten sonra ve mahkemenin takdirine bağlı olarak yapılır.

Sonuç: Defter tutulması zamanlama bakımından mühlet öncesine de uzanır; komiser ise yalnız mühlet verildikten sonra atanabilir.

### Konkordato defteri ile iflas defteri arasındaki fark nedir?

- Bu maddedeki defter, mühlet sürecinde alacaklıları koruyan bir tedbirdir.
- İflas hükümlerindeki mevcudat defteri, iflas masasının tespiti ve tasfiye usulünün belirlenmesi amacıyla tutulur.

Sonuç: İki defterin amacı ve tutulma zamanı farklıdır. Madde metni bu iki defterin usulünü aynı düzenlemez; iflas defterinin kuralları doğrudan uygulanmaz.

### Defter tanzimi, komiser: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Konkordato defterini iflas hükümlerindeki mevcudat defteriyle aynı şey saymak; iki defterin amacı ve tutulma zamanı farklıdır.
- Komiser atamasını mühlet kararının zorunlu bir unsuru saymak; madde mahkemeye takdir tanır.
- Defter tutulmasını yalnız mühlet verildikten sonra mümkün görmek; birinci fıkra mühlet kararından önce de karar verilebileceğini açıkça söyler.

### Nasıl ispat edilir?

- Defter tutulmasını ya da komiser atanmasını isteyen taraf, bu tedbirin alacaklıların haklarını koruma amacına hizmet ettiğini göstermelidir.
- Mahkemenin takdir yetkisi kullanılırken borçlunun malvarlığı ve ödeme durumuna ilişkin bilgiler dosyada bulunmalıdır.
- Tedbirin gerekliliğine karşı çıkan borçlu, tedbirin gereksiz olduğunu ya da alacaklının zararını doğurmadığını göstermekle yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.290](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-290): Adi konkordato mühletinin verilmesi ve kaldırılması hükümlerini içerir; m.321 bu mühletle birlikte uygulanan tedbirleri düzenler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-298): Konkordato komiserinin borçlunun malvarlığının defterini tutma görevini düzenler; m.321'deki defter tedbirinin uygulanma biçimine yakın hükümlerdir.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.208-215](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-208): İflas hâlindeki mevcudat defterinin tutulmasını düzenler; m.321'deki konkordato defterinden amaç ve usul bakımından ayrılır.

## [İİK m.322 — Kararın tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-322)

İİK m.322, mühlet kararının kesinleşmesinden sonra bu kararın icra dairesine tebliğini ve hemen ilanını düzenler. Maddede tebliğin hangi muhataba yapılacağı, hangi usulle yapılacağı veya ilanın içeriği ayrıca sayılmamıştır. Maddenin uygulandığı kişi, mühlet verilen borçlu ve mühlet kararını veren icra mahkemesi ya da ilgili merci ile icra dairesi arasındaki ilişkidir. Mühlet kararının verilmesi şartları ve kararın kesinleşme koşulları bu maddede düzenlenmez (ilgili bölümlerde ayrıca düzenlenmiştir). Mühlet süresinin uzatılması, mühletin kaldırılması ve tebligat adresine ilişkin genel kurallar da bu maddenin dışındadır.

### Kararın tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühlet kararı**: Borçlunun alacaklılarına karşı borçlarını ödeyebilmesi için İcra ve İflas Kanunu uyarınca verilen geçici koruma kararıdır. Kararın kesinleşmesi, bu maddenin uygulanabilmesi için ön koşuldur.
- **Kesinleşme**: Mühlet kararının kanun yoluna başvurulmadan veya kanun yolu tüketilerek hukuken değişmez hale gelmesidir. Kesinleşmeden tebliğ ve ilan yapılması bu madde kapsamında değildir.
- **Hemen ilan**: Kararın, kesinleşmesinin ardından gecikmeksizin kamuya duyurulmasıdır. Maddede süre öngörülmediğinden ilanın yapılacağı tarih, kararın icra dairesine ulaşmasıyla birlikte belirlenir.

### Kararın tebliği: hangi şartlar aranır?

- Mühlet kararının verilmiş olması gerekir.
- Mühlet kararının kesinleşmiş olması gerekir; kesinleşmeden tebliğ ve ilan yapılamaz.
- Kararın icra dairesine tebliğ edilmesi gerekir.
- Kararın tebliğin ardından hemen ilan edilmesi gerekir.

### Kararın tebliği: hangi sonuçları doğurur?

- Mühlet kararı kesinleşince icra dairesine tebliğ edilir ve hemen ilan olunur.
- Karar kesinleşmemişse madde gereği tebliğ ve ilan yapılmaz.

### Tebliğ ile ilan arasındaki fark nedir?

- Tebliğ, kararın icra dairesine bireysel olarak ulaştırılmasıdır.
- İlan, kararın kamuya duyurulmasıdır ve genel bilgilendirme amacı taşır.

Sonuç: Her iki işlem de maddede birlikte öngörülmüştür; tebliğ icra dairesi için, ilan ise üçüncü kişiler için yapılır.

### Kararın tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kesinleşmeden önce tebliğ ve ilan yapmak, madde koşuluna aykırıdır.
- Tebliğ ile ilanı birbirinden ayırmadan tek işlem gibi değerlendirmek, ilanın hemen yapılması gereken yükümlülüğünü gözden kaçırmaya yol açar.

### Nasıl ispat edilir?

- Mühlet kararının kesinleşmiş olduğunu gösteren belge, tebliğ ve ilanın yapıldığını göstermek için icra dairesinin kayıtları esas alınır; ispat yükü tebliğ ve ilanı yapması gereken icra dairesindedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: Maddenin düzenlediği mühlet kurumunun tamamını içerir; mühlet kararının verilmesi ve sonuçları kanunun ilgili bölümlerinde düzenlenmiştir.

## [İİK m.323 — Neticeler, takipler ve müddetler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-323)

Madde, konkordato mühleti süresince borçlu aleyhine yapılacak takiplerin akıbetini, mühlet içinde haczedilen ücretlerin ve kiraların tahsilini, rehnin paraya çevrilmesi talebinin mühlet karşısındaki durumunu ve belirli süreli işlemlerin mühlet süresince uzamasını düzenler. Kuralın muhatabı, mühlet kararı verilmiş borçlu ve bu borçluya karşı takip yapmak isteyen alacaklılardır. Madde, konkordato mühletinin tasdik, feshi, iflas ve mühletin kaldırılması gibi sonuçlarını düzenlemez; mühletin verilme koşulları ve kapsamı başka maddelerde yer alır. Konkordatonun tasdiki halinde haczin düşmesi (m.308/ç), konkordato mühletinin sona erme ve fesih sonuçları ile iflas halinde takip ve dava durması (m.193, m.194) bu maddenin dışındadır.

### Neticeler, takipler ve müddetler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühlet**: Konkordato talebi üzerine mahkemenin borçluya tanıdığı, bu süre içinde takip ve paraya çevirme işlemlerinin durduğu geçici koruma süresidir. Maddenin kuralları bu sürenin varlığına bağlıdır.
- **Aynî teminat**: Borçlunun mallarının rehin veya benzeri bir ayni hak ile alacağa bağlanmasıdır. Madde bakımından kiraların ve rehinli alacakların ayrı rejime tabi olmasında belirleyicidir.
- **Rehnin paraya çevrilmesi talebi**: Rehinli malın satışı için alacaklının yaptığı takip talebidir. Haciz veya depo emri öncesinde yapılmış olsa bile mühlet süresince satış yapılmasını engeller.
- **Depo emri**: Haciz yerine, borçlunun malının ya da bu malın değerinin icra dairesine depo edilmesine yönelik icra emridir. Madde metninde haciz ile birlikte mühlet süresince takibin ilerleyebileceği son aşama olarak anılır.

### Neticeler, takipler ve müddetler: hangi şartlar aranır?

- Konkordato mühleti verilmiş olmalıdır; kural ancak mühlet süresince işler.
- Takibin mühlet içinde yapılması veya mühlet öncesinde başlamış takibin hacze ya da depo emrine kadar ilerlemesi gerekir; bu aşamaya kadar takip devam edebilir.
- Haczedilmiş ücretler mühlet süresince tahsil edilmeye devam edilir.
- Kiralar için, mühlet süresince veya öncesinde başlatılmış bir takip çerçevesinde aynî teminat kapsamına girmiş olması halinde aynı kural uygulanır.
- Rehnin paraya çevrilmesi talebi, haciz veya depo emri mühletten önce yapılmış olsa bile mühlet süresince satışa veya iflasa yol açamaz.
- Madde 106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen sürelerin mühlet süresince uzatılması için bu sürelerin mühlet içinde işlemekte olması gerekir.
- Taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri için de süre uzatımı aynı şekilde geçerlidir.

### Neticeler, takipler ve müddetler: hangi sonuçları doğurur?

- Mühlet süresince borçluya karşı takip yapılamaz, ancak mühlet öncesi başlamış takip hacze veya depo emrine kadar devam edebilir.
- Haczedilmiş ücretler mühlet süresince de tahsil edilir.
- Aynî teminat kapsamına giren kiralar için de ücretlerle aynı kural geçerlidir ve tahsil edilebilir.
- Rehnin paraya çevrilmesi talebi haciz veya depo emri mühletten önce yapılmış olsa bile satış yapılamaz ve iflasa karar verilemez.
- Madde 106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerdeki süreler mühlet süresince uzar.
- Taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri için de aynı süre uzatımı geçerlidir.
- Mühlet süresince rehin paraya çevrilemediğinden, rehinli alacaklının bu süre içinde satış yoluyla alacağını tahsil etmesi mümkün değildir.

### Mühlet öncesi takip ile mühlet sırasında takip arasındaki fark nedir?

- Mühlet öncesinde başlamış ve hacze veya depo emrine kadar ilerlemiş takip, mühlet süresince devam edebilir.
- Mühlet içinde yeni başlatılan takip ise ancak hacze veya depo emrine kadar ilerleyebilir; satış aşamasına geçilemez.

Sonuç: Mühlet öncesi başlamış takipte haciz ve depo emri aşamasına kadar işlem yapılabilir, ancak paraya çevirme bu sürede yapılamaz.

### Haczedilen ücret ile rehinli mal arasındaki fark nedir?

- Haczedilmiş ücretler mühlet süresince tahsil edilmeye devam eder.
- Rehnin paraya çevrilmesi talebi mühlet süresince satışa dönüştürülemez.

Sonuç: Ücret tahsili sürer, rehinli malın satışı ise mühlet bitene kadar durur.

### Kira alacağı ile rehinli mal bakımından aynı kural arasındaki fark nedir?

- Kiralar, aynî teminat kapsamına girmiş olmaları halinde ücretlerle aynı kurala tabidir.
- Kira alacağının aynî teminat kapsamına girmemiş olması halinde bu kural uygulanmaz.

Sonuç: Aynî teminat kapsamındaki kiralar tahsil edilebilir; diğer kiralar bakımından mühlet koruması yalnız genel takip yasağına bağlı kalır.

### Madde 323 süre uzatımı ile genel süre rejimi arasındaki fark nedir?

- Sayılan maddelerdeki süreler mühlet süresince uzar.
- Sayılmayan sürelerde uzatım yoktur; bunlar ayrı düzenlemeye tabidir.

Sonuç: Yalnız sayılan maddelerdeki süreler durur ya da uzar; diğer süreler işlemeye devam eder.

### Neticeler, takipler ve müddetler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mühlet içinde rehnin paraya çevrilmesi talebinin, haciz veya depo emri mühletten önce yapılmış olsa bile satışa dönüştürülebileceğini sanmak; madde bu durumda satışı açıkça yasaklar.
- Mühlet öncesi başlamış takibin, hacze veya depo emrine kadar ilerleyebileceğini gözden kaçırıp takibi tamamen durmuş saymak.
- Süre uzatımını madde metninde sayılmayan süreler için de uygulamak; uzatım yalnız sayılan maddelerdeki süreler için geçerlidir.
- Kiraların aynî teminat kapsamına girmesi koşulunu aranmadan tahsilat yapılabileceğini düşünmek; kiralar için koşul madde metninde açıkça sınırlandırılmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Konkordatonun tasdiki halinde yalnız hacizlerin düştüğü, mühlet kararıyla duran takiplerin ise kendiliğinden düşmediği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Konkordato mühletinin varlığı, mühlet kararı ile ispatlanır; mühlet kararı yoksa madde kuralları işlemez.
- Rehnin paraya çevrilmesi talebinin mühlet öncesi yapıldığı iddiası, icra dosyasındaki talep ve haciz/depo emri kayıtlarıyla ispatlanır; bu kayıtlar mühletten önceki tarihi göstermelidir.
- Kiranın aynî teminat kapsamına girdiği iddiası, rehin sözleşmesi veya tapu kaydı gibi belgelerle ispatlanır; ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
- Haczedilmiş ücretin tahsil edildiği iddiası, icra dosyasındaki tahsilat kayıtları ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.106: Maddede süre uzatımına tabi tutulan sürelerden biridir; mühlet süresince işlemez ve uzar.
- 2004 sayılı İİK m.150/e: Rehnin paraya çevrilmesi yolundaki süre uzatımına tabi sürelerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.156: Genel iflas yoluyla takiplerle ilgili süre uzatımına tabi maddedir.
- 2004 sayılı İİK m.206: Süre uzatımına tabi maddelerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.278: Konkordatoya ilişkin süre uzatımına tabi maddedir.
- 2004 sayılı İİK m.279: Konkordatoya ilişkin süre uzatımına tabi maddedir.
- 2004 sayılı İİK m.280: Konkordatoya ilişkin süre uzatımına tabi maddedir.
- 2004 sayılı İİK m.308: Konkordatonun tasdikinin haczi düşürmesini düzenler; mühlet süresince takip yasağından ayrı bir sonuçtur.

## [İİK m.324 — Umumiyetle](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-324)

İcra ve İflas Kanunu m.324, iflas ertelemesi (mühlet) sırasında borçlunun işlerine devam etmesini ve bu sırada yapılacak işlemlerin sınırını düzenler. Borçlunun işlerine devam edebilmesi ve mühletin devamı süresince alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunan veya alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına tercih eden muamelelerin yasaklanması bu maddenin konusudur. Hüküm, konkordato mühleti içinde bulunan borçlu ile ilgili olarak uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: mühlet kararının verilmesi ve şartları (m.286 ve devamı), mühletin kaldırılması veya kesin mühlete geçiş (m.289 ve devamı), konkordatoya rızanın toplanması ve geçici mühlet ile ilgili ayrıntılar bu maddenin dışında kalır. Mühlet içinde yapılan işlemlerin iptali ve tazmin sorumluluğu ile ilgili hükümler de ayrı maddelerde yer alır.

### Umumiyetle: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühlet**: Konkordato talebi üzerine mahkemece borçluya tanınan, alacaklıların takip ve icra işlemlerinin durdurulduğu geçici koruma süresidir. Mühlet süresince borçlu malvarlığı üzerinde yönetimini sürdürür.
- **Kanuni menfaat**: Alacaklıların kanun gereği sahip olduğu, konkordato sürecinde korunması gereken hak ve imkanlardır. Bir işlemin bu menfaate dokunup dokunmadığı, işlemin alacaklıların paraya çevrilebilir mal varlığını ve haklarını azaltıp azaltmadığına bakılarak değerlendirilir.
- **Tercih**: Alacaklılardan birinin, diğer alacaklıların zararına olacak şekilde, ödeme veya teminat gibi bir işlemle öncelikli duruma getirilmesidir. Eşit durumdaki alacaklılar arasında bir alacaklıya sağlanan avantaj tercih oluşturur.
- **Muamele**: Borçlunun mühlet süresince yaptığı, malvarlığını ya da alacaklıların konumunu etkileyen hukuki işlemler ve fiillerdir. Maddede yasaklanan muameleler, alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunan veya tercih oluşturan işlemlerdir.

### Umumiyetle: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun mühlet kararı verilmiş olmasıyla birlikte işlerine devam ediyor olması gerekir.
- Yapılan muamelenin alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunmaması gerekir.
- Yapılan muamelenin alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih anlamına gelmemesi gerekir.
- Yasak kapsamına giren bir muamele varsa, bu muamele mühlet süresince yapılamaz; yapılırsa hukuka aykırı sayılır.

### Umumiyetle: hangi sonuçları doğurur?

- Mühlet süresince alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunacak muameleler yapılamaz.
- Alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih eden muameleler yapılamaz.
- Yasağa aykırı yapılan muamelelerin hukuki geçerliliği bu maddeden çıkmaz; hükmün yaptırımı ve geçersizlik sonucu ilgili diğer hükümlerde aranmalıdır.
- Borçlunun işlerine devam etmesi, yasak kapsamına girmeyen olağan işlemler bakımından engellenmez.

### Olağan işletme faaliyeti ile kanuni menfaate dokunan muamele arasındaki fark nedir?

- Borçlunun işlerine devam kapsamında, işletmenin olağan gidişatına uygun yapılan işlemler.
- Alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunan, malvarlığını azaltan veya alacaklıların haklarını zedeleyen işlemler.

Sonuç: Birinci grup işlem geçerli kalır; ikinci grup işlem maddenin yasağına girer ve yapılması memnudur.

### Tercihli ödeme ile eşit işlem arasındaki fark nedir?

- Alacaklılardan birine, diğerlerinin zararına olarak ödeme veya teminat sağlayan muamele.
- Alacaklılara eşit biçimde yapılan, herhangi bir alacaklıyı öne çıkarmayan muamele.

Sonuç: Tercih oluşturan muamele yasaktır. Eşitliği bozmayan muamele ise yasağın dışında kalır.

### Umumiyetle: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mühlet süresince yapılan her ödemeyi yasak saymak; yasağın yalnızca kanuni menfaate dokunan veya tercih oluşturan muameleleri kapsadığını gözden kaçırmak.
- Eşit olmayan bir ödemeyi olağan işletme faaliyeti sanarak yasağın dışında tutmak.
- Maddenin yaptırımını ayrı hükümlerle karıştırmak; m.324'ün kendisi geçersizlik sonucunu açıkça bağlamaz.

### Nasıl ispat edilir?

- Muamelenin alacaklıların kanuni menfaatlerine dokunduğunu veya tercih oluşturduğunu ileri süren taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.
- Yapılan muamelenin mühlet süresi içinde ve borçlunun işlerine devam çerçevesinde gerçekleştiğinin belgelenmesi, işlemin dayanağına ilişkin yazılı kayıtlarla sağlanır.
- Karşı taraf işlemin olağan işletme gereği yapıldığını savunursa, bu savunmayı ispat yükü kendisindedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.286](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-286): Mühletin verilmesi şartlarını düzenler; m.324'teki yasağın uygulanacağı mühlet dönemini belirler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-289): Mühletin kaldırılması ve kesin mühlete geçiş hallerini düzenler; yasağın süresini sınırlar.

## [İİK m.325 — Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-325)

İİK m.325, icra mahkemesinin fevkalade mühlet kararında komiserin ya da icra mahkemesinin muvafakati olmadan borçlunun taşınmazlarını devretmeme, üzerlerinde ayni hak tesis etmeme, rehin vermeme, ivazsız tasarrufta bulunmama, fevkalade mühlet öncesi doğmuş borçlara ödeme yapmama ve kefil olmama yönünde karar verebilmesini ve bu kararlara aykırı işlemin hükümsüz olmasını düzenler. Madde ayrıca hangi ödemelerin (206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçlar ile 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitler) muvafakat aranmadan yapılabileceğini belirler ve kısıtlamaların ilana yazılması ile tapu siciline şerh edilmesini öngörür. Kişi bakımından borçlu ve fevkalade mühlet alan şirket ya da gerçek kişi için geçerlidir. Madde konkordato ilanının kendisini, mühlet içinde alınacak diğer tedbirleri, komiserin görev ve yetkilerini ve mühletin kaldırılması ya da sonlandırılmasının usulünü düzenlemez; bunlar ilgili İİK maddelerinde yer alır.

### Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fevkalade mühlet**: Borçlunun alacaklılarına karşı borçlarını ödeyememe durumunda icra mahkemesi tarafından tanınan, takiplerin geçici olarak durdurulduğu koruma süresidir. Mühletin kapsamı ve süresi mahkeme kararında belirlenir.
- **Muvafakat**: Komiserin ya da icra mahkemesinin, borçlunun belirli bir işlemi yapmasına önceden verdiği onaydır. Muvafakat alınmadan yapılan ve kararda yasaklanmış işlem hükümsüz olur.
- **İvazsız tasarruf**: Borçlunun karşılıksız olarak malvarlığından bir şeyi çıkardığı işlemdir; bağış niteliğindeki devirler bunun örneğidir. Karşılığında bir edim alınan işlemler bu kavramın dışında kalır.
- **Fevkalade mühlet öncesi borç**: Mühlet kararının verilmesinden önce doğmuş borçtur. Mühlet süresince bu borçlara ödeme yapılması, kararda yasaklanmışsa muvafakat gerektirir.
- **Komiser**: Mühlet sürecinde borçlunun işlemlerini denetlemekle görevlendirilen kişidir. Madde metninde muvafakat verme yetkisi bulunan ilk merci olarak anılır.

### Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında: hangi şartlar aranır?

- Fevkalade mühlet kararının verilmiş olması gerekir.
- Mahkemenin kararında muvafakat yasağına ilişkin kayıtların bulunması gerekir; bu kayıt kendiliğinden doğmaz, icra mahkemesi tarafından ayrıca karar verilmelidir.
- Yasaklanan işlemin borçlunun taşınmazlarının temliki, üzerlerinde ayni hak tesisi, rehin ihdası, ivazsız tasarruf veya fevkalade mühlet öncesi borçlara ödeme ya da kefalet olması gerekir.
- İşlemin komiserin ya da icra mahkemesinin muvafakati alınmadan yapılmamış olması gerekir.
- 206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçlarının ödenmesi ile 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitlerin ödenmesi için muvafakat aranmaz; bu ödemeler yasak kapsamının dışındadır.
- Kararda yer alan kayıtların ilana yazılması ve fevkalade mühletin tapu siciline, temlik hakkının tahdidi biçiminde geçirilmesi gerekir.

### Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında: hangi sonuçları doğurur?

- Kararda yasaklanan bir işlem muvafakat alınmadan yapılırsa, madde metnine göre bu işlem hükümsüz olur.
- Muvafakat alınarak yapılan işlem yasağa aykırı değildir ve geçerlidir.
- 206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçlarının ödenmesi ile 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitlerin ödenmesi muvafakat gerektirmeden yapılabilir.
- Kararda yasak kaydı yoksa madde kapsamındaki işlemler için muvafakat aranmaz.
- Mahkemenin kayıt koyması halinde bu kayıtlar ilana yazılır ve fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi biçiminde geçirilir.
- Madde kendi başına ayrı bir yaptırım süresi öngörmez; hükümsüzlük, işlemin muvafakatsiz yapılmış olmasına bağlıdır.

### Taşınmaz temliki ile ivazlı tasarruf arasındaki fark nedir?

- Borçlunun taşınmazını devretmesi veya üzerinde ayni hak tesis etmesi, kararda yasaklanmışsa muvafakat olmadan yapılamaz.
- Karşılığında bir edim alınan ivazlı işlemler ayrı bir kayıtla düzenlenir ve yasak yalnız ivazsız tasarruflar bakımından bağımsız olarak sıralanır.

Sonuç: Mahkeme kararında her iki kayıt da ayrı ayrı yer alabilir; yasaklanmamış bir işlem muvafakat gerektirmez.

### Muvafakat gerektiren ödeme ile muvafakat gerekmeyen ödeme arasındaki fark nedir?

- Fevkalade mühlet öncesi doğmuş borçlara yapılan ödemeler, kararda kayıt varsa muvafakat olmadan yapılamaz.
- 206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçları ile 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitler muvafakat aranmadan ödenebilir.

Sonuç: Bu istisnai ödemeler yapılırsa aykırılık doğmaz; diğer öncelikli olmayan borç ödemeleri ise hükümsüzlük yaptırımına tabi olur.

### Mahkeme kararındaki kayıt ile kararda kayıt bulunmaması arasındaki fark nedir?

- Kararda yasak kaydı bulunursa bu kayıtlar ilana yazılır ve tapu siciline şerh verilir.
- Kararda ilgili kayıt yoksa borçlunun bu işlemleri yapmasını engelleyen bir muvafakat yükümlülüğü doğmaz.

Sonuç: Yasak ancak mahkemenin açık kararıyla doğar; kendiliğinden bir kısıtlama sonucu yoktur.

### Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mahkeme kararında yasak kaydı bulunmadığı halde, fevkalade mühlet kararı verildiği için borçlunun tüm işlemlerinin kendiliğinden muvafakate tabi olduğunu varsaymak.
- 206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçlarının ödenmesi ile diğer öncelikli olmayan borçların ödenmesini aynı şekilde değerlendirmek.
- 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitleri genel borç ödemesi gibi ele alıp muvafakat aramak.
- Muvafakatsiz yapılan işlemi yalnızca alacaklı hakkı olarak görüp hükümsüzlüğü doğrudan öne sürmemek; madde metni hükümsüzlük yaptırımı öngörür.
- Tapu şerhi ile kararın ilanını birbirinden ayırmamak; her ikisi de kararın kayıtlarına bağlıdır, ancak farklı işlemlerdir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Malzemede bu maddenin uygulamasına ilişkin ayrıntılı bir karar alıntısı yalnızca davacı vekilinin iflas masasına kayıt talebini içeren bir kısımdır; bu nedenle maddeye dair kesin bir mahkeme eğilimi çıkarılamaz.

### Nasıl ispat edilir?

- Muvafakat yasağının varlığını ve kapsamını ileri süren taraf, fevkalade mühlet kararında bu kaydın bulunduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
- Yasaklanan işlemin muvafakat alınmadan yapıldığını ileri süren taraf, işlem belgesi ve tapu kaydı gibi yazılı delillerle bunu ortaya koymalıdır.
- Karşı taraf, işlemin muvafakatle yapıldığını ya da 206. maddenin ikinci ve üçüncü sıradaki borçlara ya da 319. maddenin üçüncü fıkrasındaki taksitlere ilişkin olduğunu savunuyorsa, bu iddiasını ilgili belge ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Tapu siciline şerh edilmiş yasak kaydı, üçüncü kişiler bakımından da işlemin hükümsüzlüğünü kolaylaştıran yazılı delil niteliğindedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.206: Muvafakat aranmayan ikinci ve üçüncü sıradaki borçların hangi alacaklar olduğunu belirler; 325. maddenin ikinci fıkrasındaki istisnanın kapsamını tanımlar.
- 2004 sayılı İİK m.319: Üçüncü fıkrasındaki taksitlerin ödenmesi için muvafakat aranmayacağını 325. madde kendisine atıf ile belirler.

## [İİK m.326 — Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-326)

İİK m.326, fevkalade (olağanüstü) hallerde Bakanlar Kurulu kararıyla uygulanan mühlet rejiminde mühletin hangi alacaklara uygulanmayacağını ve bu alacakların hangi yollarla takip edilebileceğini düzenler. Mühlet, beşyüz milyon liraya kadar olan alacaklar ile birinci sıradaki alacaklar bakımından işlemez; bu alacaklar, borçlu iflas yoluyla takibe tabi olsa bile, fevkalade mühlet sırasında yalnızca haciz yoluyla veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilebilir. Kişi ve ilişki bakımından fevkalade mühlet kararına konu olan borçlular ve onların alacaklıları için uygulanır. Fevkalade mühletin ilanı, süresi, uzatılması, mühletin kapsamına giren takip yasakları ve fevkalade hallerde Bakanlar Kurulu kararının çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslar bu maddede düzenlenmemiştir (İİK m.317-330 ve ilgili hükümler). Ayrıca mühletin genel sonuçları ile iflas yoluyla takibin kendisi bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fevkalade mühlet**: Olağanüstü hallerde borçluyu korumak için Bakanlar Kurulu kararına bağlı olarak tanınan geçici takip erteleme rejimidir. Kendiliğinden uygulanmaz; önce Bakanlar Kurulunun uygulanma kararı gerekir.
- **Mühlet kapsamı dışında kalan alacak**: Mühletin uygulanmadığı, yani borçlu hakkında mühlet süresince yine de takip yapılabilen alacaklardır. Maddede iki grup sayılır: beşyüz milyon liraya kadar olan alacaklar ve 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklar.
- **Birinci sıra alacaklar (İİK m.206)**: İflas masasında öncelikli sıraya giren ve maddede mühletten muaf tutulan alacak grubudur. Kapsamının belirlenmesi için İİK m.206 birinci fıkra birinci bent sıralaması esas alınmalıdır.
- **Haciz yoluyla takip**: Borçlunun malvarlığı üzerinde haciz uygulanarak yürütülen genel icra takibidir. Mühlet kapsamı dışındaki alacaklar bakımından, iflas yolu açık olsa bile, bu yol kullanılabilir.
- **Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip**: Rehinli malın satışı yoluyla yürütülen takiptir. Mühletten etkilenmeyen bir takip yoludur; bu maddede haciz yoluyla birlikte sayılmıştır.

### Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar: hangi şartlar aranır?

- Fevkalade hallerde Bakanlar Kurulunun İİK m.317-330 hükümlerinin uygulanmasına karar vermiş olması gerekir.
- Alacak, beşyüzmilyon lirayı aşmamalıdır; aşan alacaklar bakımından bu eşik değil, başka bir sınır aranmaz ve bu alacak mühlet kapsamına girer.
- Alacak 206. maddenin birinci sırasında yer almıyor olmalıdır; birinci sıradaki alacaklar da mühletin dışında tutulur.
- Muafiyetin uygulanabilmesi için alacağın bu iki gruptan birine girmesi yeterlidir; her iki koşulun birlikte aranması gerekmez.
- Borçlunun iflas yoluyla takibe tabi olması, bu muafiyeti ortadan kaldırmaz; muafiyet kapsamındaki alacak iflas yoluyla takip edilemez, yalnızca haciz veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilir.

### Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar: hangi sonuçları doğurur?

- Muafiyet kapsamındaki alacak, fevkalade mühlet sırasında mühlete rağmen takip edilebilir.
- Bu alacak için takip yalnızca haciz yoluyla veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılabilir.
- Borçlu iflasa tabi olsa bile bu alacak için iflas yoluyla takip yapılamaz.
- Muafiyet kapsamı dışındaki alacaklar için mühlet süresince takip yapılamaz; yapılan takip mühlet kuralına aykırılık oluşturur.
- Maddenin hükmü, Bakanlar Kurulu kararı bulunmayan olağan dönemde uygulanmaz.

### Mühlet kapsamındaki alacak ile mühlet dışındaki alacak arasındaki fark nedir?

- Beşyüzmilyon liraya kadar olan alacaklar ile birinci sıradaki alacaklar mühlet dışındadır ve maddenin muafiyet kapsamına girer.
- Bu iki gruba girmeyen alacaklar fevkalade mühletin etkisi altındadır ve mühletin takip yasağına tabidir.

Sonuç: Mühlet dışındaki alacak için takip mümkün kalır; mühlet içindeki alacak için takip durdurulur.

### Haciz veya rehinin paraya çevrilmesi ile iflas yoluyla takip arasındaki fark nedir?

- Muafiyet kapsamındaki alacaklar, borçlu iflasa tabi olsa bile yalnızca haciz veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilebilir.
- İflas yoluyla takip, fevkalade mühlet sırasında muafiyet kapsamı dışındaki alacaklar bakımından da kullanılamaz; bu yol mühlet içinde kapalıdır.

Sonuç: Muafiyet kapsamındaki alacaklı iflas yolunu kullanamaz, haciz veya rehin yolunu kullanır.

### Beşyüzmilyon liraya kadar alacak ile birinci sıra alacak arasındaki fark nedir?

- Eşik, alacağın tutarına dayanır; tutar beşyüzmilyon lirayı aşmıyorsa muafiyet uygulanır.
- Birinci sıra alacak ölçütü tutardan bağımsızdır; alacağın 206. maddedeki sıraya girmesi yeterlidir.

Sonuç: İki ölçüt bağımsız olarak uygulanır; biri sağlandığında alacak muafiyet kapsamına girer.

### Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Beşyüzmilyon lirayı, kanun metnindeki taban tutarın güncel tutar gibi kullanılmasını yapmak; bu maddede güncellenmiş bir tutar bilgisi yoktur, yalnızca metindeki tutar esas alınmalıdır.
- Muafiyeti yalnızca birinci sıra alacaklar bakımından uygulamak ve beşyüzmilyon liralık eşiği unutmak.
- Muafiyet kapsamındaki alacak için iflas yolunun açık olduğunu düşünerek iflas yoluyla takip yapmak.
- Fevkalade mühlet kararı bulunmadan bu maddeyi uygulamak; Bakanlar Kurulu kararı olmadan m.326 çalışmaz.
- Eşik ile birinci sıra ölçütünü birlikte aramak; bu iki ölçüt alternatiftir.

### Nasıl ispat edilir?

- Muafiyetten yararlanmak isteyen alacaklı, alacağın beşyüzmilyon lirayı aşmadığını veya birinci sıraya girdiğini ispatlamalıdır; alacağın tutarını ve sıra durumunu gösteren belgeler (senet, sözleşme, iflas masası sıra cetveli) kullanılabilir.
- Fevkalade mühletin uygulandığını ve Bakanlar Kurulu kararının varlığını ilgili alacaklı veya borçlu ileri sürdüğünde, bu kararın varlığını resmi kararla göstermelidir.
- Muafiyet dışında kalan alacak için takip yapılmış olması durumunda, borçlu mühlet içinde takibin yasak olduğunu ve alacağın muafiyet kapsamına girmediğini ileri sürerek takibin durdurulmasını talep edebilir; alacaklı, alacağının muafiyet kapsamında olduğunu ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.317-330](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-317): Fevkalade mühlet rejimini düzenler; m.326 bu rejimin içindeki bir istisna hükmüdür ve bu hükümler uygulanmadan m.326 çalışmaz.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-206): İflas masasında birinci sıra alacakları belirler; m.326 bu sıradaki alacakları mühlet dışında tutar.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.195-207](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-195): İflasın alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenler; m.326'daki iflas yoluyla takip ifadesi bu düzenlemeye dayanır.

## [İİK m.327 — Uzatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-327)

İİK m.327, 317. maddeye göre verilen fevkalade mühletin uzatılmasını düzenler. Uzatma koşullarını, uzatma talebiyle birlikte borçlunun sunacağı alacaklı listesi ve iflas yoluyla takipte bilanço yükümlülüğünü, alacaklılara ve komisere duyurulmasını, icra mahkemesinin kararını ve bu karara karşı istinaf yolunu ve bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden inceleme usulünü düzenler. Kanun, 317 ve devamındaki fevkalade mühletin ilk verilişini ve bu mühletin koşullarını düzenlemez (m.317 ve devamı). Fevkalade mühlet kararının ilanı ve tebliğine ilişkin ayrıntılar ile mühlet içinde yapılacak icra takibinin durması gibi sonuçlar da bu maddede yer almaz ve ilgili İİK hükümlerinde aranmalıdır. Uzatma kararının ilanı dışında, alacaklıların itiraz süresi ve komiserin rapor süresi maddede belirlenmemiş, mahkemenin tayin edeceği süreye bağlanmıştır.

### Uzatma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fevkalade mühlet**: 317. madde uyarınca borçlunun dilekçesi üzerine icra mahkemesinin, belirli bir süre içinde verdiği ek bekleme süresidir. Bu maddenin konusu, bu mühletin uzatılmasıdır.
- **Mütemmim liste**: Borçlunun uzatma talebiyle birlikte sunmakla yükümlü olduğu, tüm alacaklıların eksiksiz gösterildiği alacaklı listesidir. Liste eksik ise talep yerine getirilmiş sayılmaz.
- **Mütemmim bilanço**: Borçlunun iflas yoluyla takibe tabi olması hâlinde talep dilekçesine eklemek zorunda olduğu, mali durumunu tam olarak gösteren bilançodur.
- **Komiser**: Fevkalade mühlet sürecinde icra mahkemesinin tayin ettiği, borçlunun durumuna ilişkin rapor veren kişidir. Komiser tayin edilmemişse bu aşama uygulanmaz.
- **Kusursuz devam**: Mühleti doğuran sebeplerin borçlunun kusuru olmadan sürmesi halidir. Uzatma ancak bu koşul varken söz konusu olur.

### Uzatma: hangi şartlar aranır?

- Uzatma talebi, 317. madde hükümlerine göre belirlenen fevkalade mühlet süresi dolmadan borçlunun dilekçesiyle icra mahkemesine yapılmalıdır.
- Mühleti doğuran sebeplerin borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyor olması gerekir.
- Borçlu dilekçesine alacaklıların mütemmim listesini eklemelidir.
- Takip iflas yoluyla yapılıyorsa dilekçeye mütemmim bilanço da eklenmelidir.
- Uzatma nihayet dört aya kadar yapılabilir; dört ayı aşan uzatma kanunen mümkün değildir.
- Alacaklıların itirazlarını yazılı bildirmeleri için mahkemece bir süre tayin edilmeli ve uzatma talebi ilanla tebliğ edilmelidir.

### Uzatma: hangi sonuçları doğurur?

- Borçlunun kusuru olmaksızın mühletin sebepleri devam ediyorsa, icra mahkemesi fevkalade mühleti en çok dört ay uzatabilir.
- Uzatma sebepleri borçlunun kusurundan kaynaklanıyorsa uzatma yapılmaz.
- Borçlu mütemmim listeyi sunmazsa talebi eksik kalır ve uzatma için gerekli şartlar tam olarak yerine gelmemiş olur.
- İflas yoluyla takipte mütemmim bilanço sunulmazsa uzatma talebi eksik sayılır.
- Komiser tayin edilmişse rapor alınır; tayin edilmemişse bu aşama uygulanmaz.
- Mahkemenin uzatma kararı, aynı şartlara göre ilan edilir.
- Uzatma kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

### Iflas yoluyla takip ile genel haciz yoluyla takip arasındaki fark nedir?

- Iflas yoluyla takibe tabi borçlu, dilekçesine mütemmim bilanço da eklemek zorundadır.
- Genel haciz yoluyla takibe tabi borçlu için yalnızca mütemmim alacaklı listesi aranır.

Sonuç: Bilanço eksikliği iflas yoluyla takipte talebin eksik sunulması anlamına gelir.

### Komiser tayin edilmiş ile komiser tayin edilmemiş arasındaki fark nedir?

- Komiser tayin edilmişse, icra mahkemesi onu rapor vermeye davet eder.
- Komiser tayin edilmemişse bu davet yapılmaz.

Sonuç: Komiserin raporu yalnızca tayin edildiği hâlde kararın bir unsurunu oluşturur.

### Mahkeme kararı istinaf edilebilir ile bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden incelemesi arasındaki fark nedir?

- Uzatma talebi hakkında icra mahkemesinin kararı istinaf yoluna tabidir.
- İstinaf incelemesi bölge adliye mahkemesince dosya üzerinde yapılır.

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi bu aşamada duruşma yapmadan karar verir.

### Uzatma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dört aylık azami sınırı aşarak uzatma yapmak; uzatmanın süresi azami dört ayla sınırlıdır.
- Uzatma talebinde mütemmim listeyi eksik sunmak veya iflas takibinde bilançoyu eklememek.
- Kusurlu sebeplerle devam eden mühleti uzatılabilir saymak; kusur koşulu aranmalıdır.
- Bölge adliye mahkemesinin bu aşamada duruşma yapacağını varsaymak; metin dosya üzerinden karar verileceğini söyler.

### Nasıl ispat edilir?

- Uzatma talebinde bulunan borçlu, mühleti doğuran sebeplerin kendi kusuru olmadan devam ettiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Mütemmim alacaklı listesi ve iflas yoluyla takipte bilanço, borçlunun dilekçesiyle birlikte sunulan belgelerdir; eksik sunulması talebin eksik kalması sonucunu doğurur.
- Alacaklıların itirazları yazılı olarak bildirilir; bu belgeler mahkeme dosyasına girer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.317: Fevkalade mühletin ilk verilişini ve süresini düzenler; m.327 bu mühletin uzatılmasını konu alır.
- 2004 sayılı İİK m.327: Maddenin kendisi; uzatma koşullarının ve usulünün kaynağıdır.

## [İİK m.328 — Refi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-328)

İİK m.328, konkordato mühletinin icra mahkemesi tarafından kaldırılmasının (refi) şartlarını, kararın kimin talebi üzerine verileceğini, borçlunun dinlenmesini, kararın ilanını ve refi kararının sonrasındaki yeni mühlet yasağını düzenler. Hüküm, konkordato mühleti verilmiş borçlular bakımından uygulanır ve talep sahibi olarak alacaklılardan biri ile komiser yetkilidir. Maddede mühletin uzatılması, konkordato projesinin tasdiki ve konkordatonun feshi ayrıntılı olarak düzenlenmemiştir; bunlar konkordatoya ilişkin diğer maddelerde yer alır. Mühlet verilmesinin koşulları ile mühletin süresi bu maddenin konusu değildir.

### Refi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühletin kaldırılması (refi)**: Konkordato mühletinin, kanunda sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi üzerine icra mahkemesi kararıyla sona erdirilmesidir. Mühlet süresi dolmadan önce de verilebilir.
- **Taksit**: Mühlet kararında borçlunun alacaklılara ödemesi gereken, belirli dönemlere bağlanmış ödeme miktarlarıdır. Birinci bentteki refi sebebi yalnız bu taksitlerin vaktinde ödenmemesine bağlıdır.
- **Komiser**: Konkordato mühleti sırasında borçlunun mali işlemlerini denetleyen ve alacaklılar adına görev yapan kişidir. Komiserin talimatına aykırı davranış ikinci bent kapsamında refi sebebidir.
- **Mütemmim malümat**: İcra mahkemesinin karar vermeden önce talep üzerine topladığı ek bilgi ve belgelerdir. Mahkeme gerekli gördüğünde bunları elde ettikten sonra dosya üzerinden karar verir.
- **Fevkalade mühlet**: Kanunda öngörülen olağan konkordato mühleti dışında, borçluya iflasın ertelenmesi veya benzeri bir süreyle tanınabilecek ek mühlettir. Refi kararı ikinci ve üçüncü bentlere dayanılarak verildiğinde bu tür bir mühlet verilemez.

### Refi: hangi şartlar aranır?

- Konkordato mühleti verilmiş ve henüz sona ermemiş olmalıdır.
- Refi talebi alacaklılardan birinden veya komiserden gelmelidir.
- Birinci bent bakımından borçlunun tayin olunan taksitleri vaktinde ödememiş olması gerekir.
- İkinci bent bakımından borçlunun komiserin talimatına aykırı hareket etmiş olması ve bunun alacakların kanuni menfaatlerini ihlal etmesi ya da bazı alacaklıları diğerlerinin zararına kayırması gerekir.
- Üçüncü bent bakımından borçlunun icra mahkemesine verdiği bilginin gerçeğe aykırı olduğu ya da borçlunun bütün borçlarını ödemeye gücünün bulunduğunun alacaklılardan biri tarafından ispat edilmesi gerekir.
- Refi kararından önce borçlu dinlenmeli veya yazılı itirazını bildirmeye davet edilmelidir.
- Gerekli görülürse mütemmim malümat toplandıktan sonra karar dosya üzerinden verilmelidir.

### Refi: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlardan biri gerçekleşirse icra mahkemesi mühletin kaldırılmasına karar verebilir; bu bir takdir yetkisidir ve şartların varlığı kendiliğinden refi sonucu doğurmaz.
- Refi kararı, mühlet kararının tabi olduğu şartlar dairesinde ilan edilir.
- İkinci veya üçüncü bente dayanılarak refi kararı verilmişse borçluya konkordato mühleti veya yeni bir fevkalade mühlet tanınamaz.
- Birinci bent uyarınca verilen refi kararında yeni mühlet verilmesine dair bu yasak uygulanmaz.
- Refi talebi reddedilirse mühlet devam eder.

### Birinci bent ile ikinci ve üçüncü bentler arasındaki fark nedir?

- Birinci bent yalnızca ödeme düzensizliğine, yani taksitlerin vaktinde ödenmemesine dayanır. Objektif bir olgunun gerçekleşmesi yeterlidir.
- İkinci ve üçüncü bentler borçlunun davranışına veya bilgisine dayanır. Komiserin talimatına aykırılık, gerçeğe aykırı bilgi ya da ödeme gücünün varlığı ispat edilmelidir.

Sonuç: Yalnız ikinci ve üçüncü bentlere dayanılarak verilen refi kararında borçluya yeni konkordato mühleti veya fevkalade mühlet verilemez. Birinci bentte bu yasak yoktur.

### Talep eden alacaklı ile komiser arasındaki fark nedir?

- Alacaklılardan biri talepte bulunabilir ve üçüncü bentte ispat yükünü taşır.
- Komiser de talep edebilir ve ikinci bent bakımından komiserin talimatı kendisinin verdiği talimat olduğu için ihlali o ortaya koyar.

Sonuç: Her iki talep sahibi de kararın verilmesini isteyebilir; ancak ispat yükü üçüncü bentte alacaklıya düşer.

### İcra mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi arasındaki fark nedir?

- Kararı ilk derece olarak icra mahkemesi verir.
- Başvuru üzerine bölge adliye mahkemesi aynı usulle inceleme yapar.

Sonuç: Her iki mercii de aynı şartlar ve aynı usulle hareket eder.

### Refi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü bentte ispat yükünü borçluya yüklemek; madde metni yükü talep eden alacaklıya bırakır.
- Birinci bentteki refi sebebine dayanılarak verilen kararda da yeni konkordato mühleti yasağı var saymak; yasak yalnız ikinci ve üçüncü bentler için geçerlidir.
- Borçluyu dinlemeden veya itirazını almadan refi kararı vermek; maddenin dinleme zorunluluğunu atlamak olur.
- Mütemmim malümat toplanmadan dosya üzerinden karar vermek; mahkemenin bu ek bilgiyi gerekli gördüğünde toplaması gerekir.

### Nasıl ispat edilir?

- Birinci bent bakımından ödeme düzensizliği, taksit planı ve ödeme belgeleriyle ortaya konur; ispat yükü refi talebinde bulunan alacaklıya veya komisere aittir.
- İkinci bent bakımından komiserin talimatının varlığı ve borçlunun bu talimata aykırı hareketi, ispat yükü talep edene düşecek biçimde yazılı belgeyle gösterilir.
- Üçüncü bent bakımından borçlunun mahkemeye verdiği bilginin gerçeğe aykırılığı ya da ödeme gücünün varlığı, alacaklının ispat yükü altındadır.
- Borçlu, dinlenme veya yazılı itiraz hakkını kullanarak taksitin ödendiğini ya da bilgisinin doğru olduğunu belgeyle ortaya koyabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.328](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-328): Bu maddenin kendi metni; konkordato mühletinin kaldırılması şartlarını düzenler.

## [İİK m.329 — Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-329)

Bu madde, adi (iflas dışı) konkordato sürecinde kesin mühletin devamı sırasında konkordato talebinin ve projenin ne zaman verileceğini ve kesin mühletin bitiminden sonra yeniden mühlet verilip verilemeyeceğini düzenler. Kesin mühletin süresi içinde borçlunun belgelerini ve komiserin mütalaasını sunma yükümlülüğünü ve bu sürenin bitiminden sonra altı aylık bekleme dönemini kapsar. Hüküm, borçlu tarafından konkordato talep etmek isteyen borçlular ile bu süreçte görev yapan komiser ve mahkeme bakımından uygulanır. Konkordato mühletinin ilk verilmesi koşulları (m.287-288), kesin mühletin sonuçları (m.294-297), kesin mühletin kaldırılması ve talebin reddi (m.291-293) ile kanun yolları (m.293) bu maddede düzenlenmez. Konkordato projesinin içeriği, tasdik koşulları ve alacaklılar kurulu işlemleri de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.299 ve devamı, m.289).

### Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kesin mühlet**: Asliye ticaret mahkemesince, geçici mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşabileceğinin anlaşılması üzerine verilen bir yıllık koruma süresidir. Bu madde bakımından kesin mühletin bitiş anı, konkordato talebinin ve projenin verilmesi gereken son andır.
- **Konkordato projesi**: Borçlunun alacaklılarına ödeme veya borç yapılandırması önerdiği, komiserin mütalaası ile birlikte mahkemeye sunulması gereken belgedir. Madde, projenin süresi içinde sunulmasını zorunlu kılar.
- **Komiserin mütalaası**: Konkordato komiserinin proje hakkındaki yazılı görüşüdür. Projeyle birlikte sunulması maddenin aradığı şekil unsurlarındandır.
- **Fevkalade mühlet**: Kanunda kullanılan ifadeyle kesin mühlete karşılık gelen, konkordato sürecinde verilen olağanüstü koruma süresidir. Bu madde, bu mühletin bitiminden sonra altı ay içinde yeni konkordato mühleti ve yeni fevkalade mühlet verilmesini yasaklar.
- **Altı aylık yasak süresi**: Fevkalade mühletin bitiminden itibaren başlayan ve bu süre içinde konkordato mühletinin verilemeyeceği dönemdir. Süre, kesin mühletin bitiş tarihinden hesaplanır.

### Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi: hangi şartlar aranır?

- Konkordato talep etmek isteyen borçlunun, kesin mühlet devam ederken talebini ortaya koymuş olması gerekir.
- Borçlu, konkordato belgelerini (vesikalarını) ve konkordato projesini kesin mühletin bitmesinden önce mahkemeye vermek zorundadır.
- Projenin komiserin mütalaası ile birlikte sunulması gerekir.
- Belgelerin ve projenin kesin mühlet bitmeden önce verilmesi, süre bakımından zorunlu bir koşuldur; bu sürenin geçirilmesi halinde talep geçerli şekilde yapılmış sayılamaz.
- Kesin mühletin bitiminden sonra başlayan altı aylık süre içinde konkordato mühleti verilemez.
- Aynı altı aylık süre içinde yeniden fevkalade (kesin) mühlet de verilemez.

### Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi: hangi sonuçları doğurur?

- Borçlu, konkordato belgelerini ve komiser mütalaası ile birlikte projeyi kesin mühlet bitmeden sunarsa, talebi bu maddenin öngördüğü süre içinde yapmış olur.
- Borçlu bu yükümlülüğü yerine getirmezse, kesin mühletin bitiminden sonra konkordato mühleti verilemez.
- Kesin mühletin bitiminden itibaren altı ay içinde konkordato mühleti verilmez.
- Aynı altı ay içinde yeniden fevkalade mühlet de verilmez; borçlu bu süre içinde yeni koruma talep edemez.
- Altı aylık sürenin geçmesi, yeni konkordato mühleti verilmesine engel olan yasağı ortadan kaldırır.

### Kesin mühlet içinde sunulan proje ile kesin mühlet bitiminden sonra sunulan proje arasındaki fark nedir?

- Borçlu, belgeleri ve komiser mütalaası ile projeyi kesin mühlet bitmeden vermişse talep süresinde yapılmış sayılır.
- Borçlu, kesin mühlet bittikten sonra proje verirse talep bu maddeye göre süresinde yapılmamış olur.

Sonuç: Süresinde yapılmayan talep bakımından konkordato mühleti verilemez; borçlu altı aylık yasak süresinin etkisine girer.

### Konkordato mühleti ile yeniden fevkalade mühlet arasındaki fark nedir?

- Kesin mühletin bitiminden sonra başlayan altı ay içinde konkordato mühleti verilemez.
- Aynı altı aylık süre içinde yeniden fevkalade mühlet de verilemez; yasak her iki mühlet türü için ortaktır.

Sonuç: Yasak süresi içinde borçlu, yeni bir geçici veya kesin mühlet talep ederek korunma sağlayamaz.

### Fevkalade mühlet içinde kondordato ve yeniden mühlet verilmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kesin mühlet bittikten sonra sunulan projeyi süresinde sayarak konkordato mühleti vermek.
- Altı aylık yasağı yalnızca konkordato mühleti için uygulayıp yeniden fevkalade mühlet için uygulamamak.
- Altı aylık süreyi geçici mühletin bitiminden değil, yanlış bir tarihten (örneğin talep tarihinden) hesaplamak.
- Komiser mütalaasının eksik olması halinde talebi kabul edilebilir saymak; mütalaa projeyle birlikte sunulmak zorundadır.
- Projenin içeriğini (m.299 ve devamı) bu madde kapsamında değerlendirmek; bu madde yalnızca süre ve sunum koşulunu düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kesin mühlet içinde sunulmayan proje ve belgelerin, mühletin bitiminden sonra konkordato mühletinin verilmesine engel olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/570 E., 2022/763 K., 16.06.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/452 E., 2022/724 K., 09.06.2022)
- Kesin mühlet süresinin kaçırılması halinde borçlunun yeniden konkordato mühleti talep etmesinin, altı aylık yasak süresi içinde sonuç vermeyeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/907 E., 2022/36 K., 19.01.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1801 E., 2021/1269 K., 08.12.2021)
- Konkordato mühletinin verilebilmesi için projenin mühlet süresi içinde ve komiser mütalaası ile birlikte sunulmasının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/793 E., 2021/1091 K., 07.10.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/2150 E., 2021/235 K., 03.03.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Konkordato talebinde bulunan borçlu, belgelerin ve projenin kesin mühlet bitmeden sunulduğunu tarih bakımından ispatla yükümlüdür; dosya kaydı ve mahkeme havale tarihi bu konuda temel delildir.
- Komiser mütalaasının projeyle birlikte sunulduğu, mahkeme dosyasındaki yazılı belgelerle ispatlanır.
- Borçlunun, mühletin bitiminden sonra sunduğu talebin süresinde olduğunu savunması halinde, bu savunmayı ileri süren borçlu ispat yükü altındadır.
- Altı aylık yasak süresinin hesabında, kesin mühletin bitiş tarihinin resmi kayıtlardan tespit edilmesi gerekir; bu tarih tartışmalıysa mahkeme kararı ve ilan kayıtları esas alınır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.287](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-287): Geçici mühlet ve geçici komiser görevlendirilmesini düzenler; bu madde ise geçici mühlet içinde verilen kesin mühletin devamı sırasındaki yükümlülüğü düzenler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-289): Kesin mühletin verilmesini ve süresini (bir yıl, uzatma halinde altı ay) düzenler; bu madde kesin mühletin bitiş anını belirleyen hükümdür.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.291](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-291): Kesin mühletin, borçlunun mali durumunun düzelmesi halinde kaldırılmasını düzenler; bu madde ile birlikte mühletin bitiş zamanı ve sonucu bakımından okunur.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.292](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-292): Kesin mühletin iflas sebebiyle kaldırılmasını düzenler; kaldırılma halinde yeni mühlet talebi yapılamayacağına dair bu madde ile etkileşir.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.293](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-293): Konkordato talebinin reddine karşı kanun yolunu düzenler; bu madde ile reddedilen talebin yeniden konuya gelmesi arasında ilişki kurar.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-294): Kesin mühlet sırasında alacaklılara karşı takip yasağının sonuçlarını düzenler; altı aylık yasak süresinin korunma sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir.

## [İİK m.329/A — İflâsın ertelenmesi ile ilişki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-329a)

Bu madde, 2004 sayılı İİK'nın mülga 329/a maddesi olup, Ek: 17/7/2003-4949/88 md. ile eklenmiş, 28/2/2018-7101/65 md. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Madde metni, İİK'nın 329. maddesinin a bendi olarak eklenmiş ve iflâsın ertelenmesi kurumuna ilişkin hüküm olarak yürürlükte iken başlık düzeyinde borçlu şirketin takip ertelenmesi hallerini düzenlemektedir; ancak mevcut madde metni yalnızca mülga olduğunu bildirmekte olup içerik taşımamaktadır. Madde, mülga iflâsın ertelenmesi kurumu bakımından borca batık sermaye şirketleri ve kooperatifler için uygulanmıştır. Bu maddenin mevcut metninde süre, tutar veya koşul bulunmamaktadır. Maddenin yürürlükte bulunmadığı ve yeni bir talebin kabul edilemeyeceği, eski talepler bakımından geçici hükmün (7101 s.K. m.46) geçerli olduğu belirtilmelidir.

### İflâsın ertelenmesi ile ilişki: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İflâsın ertelenmesi**: Borca batık sermaye şirketi veya kooperatifin malvarlığını düzeltebilmesi için, iflâsın açılmasının belirli bir süre durdurulması kurumudur. Mülga madde kapsamında uygulanmıştır ve 2018'de kaldırılmıştır.
- **Mülga hüküm**: Yürürlükten kaldırılmış, artık uygulanmayan kanun maddesidir. Bu madde 7101 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle mülga edilmiştir.

### İflâsın ertelenmesi ile ilişki: hangi şartlar aranır?

- Madde metni mülga olduğu için bu maddeye dayanılarak yeni bir erteleme talebi yapılamaz.
- Mülga hüküm bakımından yalnızca 7101 sayılı Kanun'un 46. maddesindeki geçici hükmün kapsamına giren, 15/3/2018 tarihinden önce yapılmış talepler değerlendirilebilir.

### İflâsın ertelenmesi ile ilişki: hangi sonuçları doğurur?

- Madde metni mülga olduğundan bu maddeye dayanarak iflâsın ertelenmesi kararı verilemez.
- 15/3/2018 tarihinden önce talep edilmiş erteleme talepleri, talep tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre sonuçlandırılmaya devam eder (7101 s.K. m.46).

### Mülga iflâsın ertelenmesi ile konkordato arasındaki fark nedir?

- Mülga 329/a ve iflâsın ertelenmesi kurumu, borca batık sermaye şirketi veya kooperatifin iflâs öncesi koruma altına alınmasını sağlıyordu.
- Konkordato, borçlunun borçlarının mahkeme gözetiminde yeniden yapılandırılmasını amaçlar ve bu kurum 7101 sayılı Kanun'la düzenlenmiştir.

Sonuç: Yeni talepler bakımından erteleme yolu kapalıdır; konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma kullanılır.

### İflâsın ertelenmesi ile ilişki: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metninin mülga olduğunu gözden kaçırarak yeni bir talep üzerine bu maddeye dayanmak.
- Mülga iflâsın ertelenmesi kurumu ile konkordatoyu aynı kurum saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mülga iflâsın ertelenmesi hükümlerinin 7101 sayılı Kanun'dan önce yapılmış talepler bakımından uygulanmaya devam ettiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Erteleme talebinin 15/3/2018 öncesinde yapıldığını gösteren talep tarihinin belgelenmesi, talebi ileri süren tarafın yükümlülüğündedir.
- Talep tarihinin tespiti bakımından mahkeme kayıtları ve dosya içeriği belirleyici delildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 7101 sayılı Kanun m.46: Mülga iflâsın ertelenmesi hükümlerinin 15/3/2018 öncesi yapılmış talepler bakımından geçici uygulamasını düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.294-297: Konkordato mühletinin etkilerini düzenler; iflâsın ertelenmesinin yerine geçen kurumdur.
- 2004 sayılı İİK m.309/ö-3: Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmada ara dönemin etkilerini düzenler.

## [İİK m.330 — İcra takiplerinin durdurulması halleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-330)

İcra ve İflas Kanunu'nun 330. maddesi, salgın hastalık, umumi bir musibet veya harp hâllerinde Cumhurbaşkanı kararıyla icra takiplerinin bir süre için durdurulmasına ilişkin özel ertelemenin çerçevesini çizer. Kararın memleketin bir kısmı için veya bazı iktisadi zümreler lehine verilebileceğini düzenler. Madde, takiplerin durdurulmasını bir Cumhurbaşkanı kararına bağlar ve uygulanacak süreyi ve kapsamı bu karara bırakır. Maddenin uygulanması, borçlular bakımından kamu otoritesinin takdirine bağlı olarak ortaya çıkar. Maddede süre, tutar veya oran yoktur. Bu maddeye dayanan tedbirin içeriği ve kapsamı ayrıca Cumhurbaşkanı kararında belirlenir. Madde, genel talik hâllerini (m.52-55), tatil günlerinde ve saatlerinde yapılabilecek işlemleri (m.51), konkordato mühletini (m.294-297), uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmayı (m.309/ö), fevkalade hâllerde mühleti (m.317-322) ve kanun yolu sebebiyle takibin durdurulmasını düzenlemez.

### İcra takiplerinin durdurulması halleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fevkalade hâl**: Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harp gibi olağanüstü durumları ifade eder. Maddenin uygulanabilmesi için bu hâllerden birinin varlığı gerekir. Hâlin varlığı tek başına yeterli değildir, Cumhurbaşkanı kararı da bulunmalıdır.
- **Cumhurbaşkanı kararı**: Takiplerin durdurulmasını doğuran tek yetkili işlemdir. Kararda hangi bölgeye veya hangi iktisadi zümreye ilişkin olduğu ve hangi süre için geçerli olduğu belirtilir. Karar olmadan madde kendiliğinden uygulanmaz.
- **Memleketin bir kısmı**: Ülkenin coğrafi olarak sınırlanmış bir bölümünü ifade eder. Durdurma, bu bölgede yapılan takipler bakımından geçerli olur. Bölge dışındaki takipler etkilenmez.
- **İktisadi zümre**: Belirli bir ekonomik faaliyeti yürüten veya benzer ekonomik durumdaki kişi grubunu ifade eder. Durdurma, yalnızca bu grup lehine verilebilir ve grup dışındaki borçlular bakımından sonuç doğurmaz.
- **Muayyen müddet**: Kararda belirlenen, takiplerin durdurulacağı süreyi ifade eder. Madde kendi içinde bu süreyi belirlemez; süre kararla tespit edilir.

### İcra takiplerinin durdurulması halleri: hangi şartlar aranır?

- Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harp hâlinin bulunması gerekir.
- Cumhurbaşkanı kararının bulunması gerekir; kanun bu yetkiyi başka bir organa vermemiştir.
- Kararın memleketin bir kısmını veya bazı iktisadi zümreleri kapsaması gerekir; bu iki ölçüt alternatiftir.
- Kararda takiplerin durdurulacağı müddetin belirlenmiş olması gerekir; kanun bu müddeti kendisi göstermez.
- Durdurmanın kapsamı kararda sınırlandırılmış olabilir; kararın kapsamı dışındaki takipler etkilenmez.

### İcra takiplerinin durdurulması halleri: hangi sonuçları doğurur?

- Cumhurbaşkanı kararı yayımlandığında, kararda belirtilen bölge veya zümre için takipler kararda gösterilen müddet boyunca durur.
- Karar kapsamındaki takipler bakımından yeni takip işlemi yapılamaz ve başlamış takipler durdurulur.
- Karar kapsamı dışında kalan takipler ve kapsam dışında kalan borçlular bakımından takipler devam eder.
- Kararda gösterilen müddet sona erdiğinde takipler kaldığı yerden devam eder; bu süre içinde yapılamayan işlemler, sürenin bitiminden sonra yapılabilir.
- Durdurma kararı verilmemişse madde kendiliğinden uygulanmaz ve takip işlemlerine engel olmaz.

### Bölgesel durdurma ile zümreye özgü durdurma arasındaki fark nedir?

- Memleketin bir kısmı için verilen durdurma, coğrafi bir sınıra bağlıdır. Bu bölgede yapılan takipler durur.
- Bazı iktisadi zümreler lehine verilen durdurma, kişisel bir ölçüte bağlıdır. Yalnızca kararda belirtilen grubun borçluları korunur.

Sonuç: İki ölçüt alternatiftir ve kararda biri veya ikisi birlikte seçilebilir. Kapsam dışında kalan takipler sürer.

### Madde 330 kapsamındaki durdurma ile genel talik hâlleri (m.52-55) arasındaki fark nedir?

- Madde 330 kapsamındaki durdurma, Cumhurbaşkanı kararına dayanır ve olağanüstü hâllerle bağlantılıdır.
- Genel talik hâlleri ise kanunda sayılan kişisel durumlardan (ölüm, hastalık, askerlik, tutukluluk) doğar ve karar gerektirmez.

Sonuç: Her iki durumda da takip işlemi yapılamaz, ancak hangi koşulda ve kimin kararıyla durdurulacağı farklıdır.

### İcra takiplerinin durdurulması halleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 330'u kendiliğinden uygulanabilir sanmak; Cumhurbaşkanı kararı olmadan takiplerin durdurulamayacağını gözden kaçırmak.
- Bölgesel kapsamı genel bir durdurma gibi yorumlamak; kararda belirtilmeyen bölgedeki takipleri de durdurmak.
- Kararın süresini kanundan çıkarmaya çalışmak; süre kararda belirlenir, maddede bir süre yoktur.
- Madde 330 ile genel talik hâllerini (m.52-55) karıştırmak; kişisel nedenlerle doğan ertelemeyi olağanüstü hâl durdurmasıyla eşitlemek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Fevkalade hâllerde takiplerin durdurulmasının, Cumhurbaşkanı kararının kapsamına ve süresine bağlı olduğu kabul edilmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/368 E., 2021/216 K., 25.02.2021)
- Kararın verilmesi üzerine takiplerin durdurulmasının yanında yeni takip taleplerinin alınmaması ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması sonuçlarının da doğduğu görülmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/368 E., 2021/216 K., 25.02.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Takiplerin durdurulmasını isteyen borçlu, Cumhurbaşkanı kararının varlığını ve kapsamını resmi kaynaktan ispatlamalıdır.
- Kararın kapsamına girdiğini ispat yükü borçludadır; borçlu, bölgesel veya zümresel kapsama dahil olduğunu belgelemelidir.
- Alacaklı, borçlunun kapsam dışında kaldığını veya kararın süresinin dolduğunu ileri sürerek takibin devamını savunabilir ve bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Kararın yayımlandığına dair resmi belge, durdurmanın varlığını ispatlamak için temel delildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.317-322](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-317): Fevkalade hâllerde mühlet kurumunu düzenler. Madde 330 ile birlikte aynı olağanüstü hâl çerçevesinde uygulanır, ancak mühlet ile takip durdurma farklı sonuçlar doğurur.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.52-55](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52): Genel talik hâllerini düzenler. Madde 330 kapsamındaki durdurma ile kişisel nedenlerle doğan ertelemeler birbirinden ayrıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51): Tatil gün ve saatlerinde yapılabilecek işlemleri belirler. Madde 330 kapsamında durdurma kararı verilmişse bu işlemler de kararın kapsamına göre etkilenir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı ayı | [m.318](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-318) | Cumhurbaşkanınca bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci maddede gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra… |
| bir gün | [m.319](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-319) | İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilan tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de müracaat eyler. |
| iki hafta | [m.320](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-320) | (Değişik: 2/3/2005-5311/20 md.) Karar hakkında tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde borçlu ile alacaklılardan her biri istinaf yoluna başvurabilir. |
| dört ay | [m.327](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-327) | 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun dilekçesi üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir. |
| altı ay | [m.329](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-329) | Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti verilemiyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez. |

## Konuda geçen kararlar

- 19. Ceza Dairesi, 2015/25049 E., 2017/5410 K., 07.06.2017 (m.324)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/570 E., 2022/763 K., 16.06.2022 (m.329)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/452 E., 2022/724 K., 09.06.2022 (m.329)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/907 E., 2022/36 K., 19.01.2022 (m.329)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1801 E., 2021/1269 K., 08.12.2021 (m.329)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/793 E., 2021/1091 K., 07.10.2021 (m.329)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/2150 E., 2021/235 K., 03.03.2021 (m.329)
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/368 E., 2021/216 K., 25.02.2021 (m.330)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.03.2005 (m.320).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/fevkalade-hallerde-muhlet-ve-tatil
