---
title: "İflas daireleri ve icra iflas dairelerinin birleştirilmesi — İcra ve İflas Hukuku konu anlatımı"
course: "İcra ve İflas Hukuku"
law: "İcra ve İflas Kanunu"
articles: "İİK m.1–9"
last_amended: "2021-11-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/iflas-daireleri-ve-icra-iflas-dairelerinin-birlestirilmesi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İflas daireleri ve icra iflas dairelerinin birleştirilmesi

İcra ve İflas Hukuku › Teşkilat ve muhtelif hükümler — [İcra ve İflas Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku)

## Kısaca

İcra dairelerinin her asliye mahkemesi yargı çevresinde kurulmasını, dairelerdeki icra müdürü, müdür yardımcısı, icra katibi, mübaşir ve hizmetli kadrolarının oluşumunu, iş yoğunluğu olan dairelerde icra başmüdürü görevlendirilmesini, icra müdürü ve katiplerinin atanma yöntemlerini, geçici yokluk halinde görev devrini ve icra dairelerinin bir arada bulundurulması ile aynı icra mahkemesine bağlanmasını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.1–9 hükümlerini kapsar: iflas daireleri, icra iflas dairelerinin birleştirilmesi, icra daireleri başkanlığı, icra mahkemesi, sorumluluk, zimmet, zarar ve ziyan davasının zamanaşımı, tutanaklar, elektronik işlemler, paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası.

- [İİK m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-1)
- [İİK m.2 — İflas daireleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-2)
- [İİK m.3 — İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-3)
- [İİK m.3/A — İcra daireleri başkanlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-3a)
- [İİK m.4 — İcra mahkemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-4)
- [İİK m.5 — Sorumluluk](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-5)
- [İİK m.6 — Zimmet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-6)
- [İİK m.7 — Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-7)
- [İİK m.8 — Tutanaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8)
- [İİK m.8/A — Elektronik işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8a)
- [İİK m.9 — Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-9)

## [İİK m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-1)

İcra dairelerinin her asliye mahkemesi yargı çevresinde kurulmasını, dairelerdeki icra müdürü, müdür yardımcısı, icra katibi, mübaşir ve hizmetli kadrolarının oluşumunu, iş yoğunluğu olan dairelerde icra başmüdürü görevlendirilmesini, icra müdürü ve katiplerinin atanma yöntemlerini, geçici yokluk halinde görev devrini ve icra dairelerinin bir arada bulundurulması ile aynı icra mahkemesine bağlanmasını düzenler. Sınav usul ve esaslarının ayrıntısı, görevlendirme, nakil, unvan değişikliği ve görevde yükselme ile ilgili hususlar yönetmeliğe bırakılmıştır. Madde, icra dairelerinin çalışma usulünü, takip işlemlerini, mal haczini ve dairenin iç yazışmalarını düzenlemez (ilgili hükümler m.82 vd. ve Yönetmelik kapsamındadır). Madde, icra mahkemelerinin görev ve yetkisini de düzenlemez (m.16 ve 17 kapsamındadır). Maddenin kişisel atama kriterlerinin ayrıntıları ile sınav içerikleri yönetmelik düzeyindedir.

### m.1: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra dairesi**: Takip ve icra işlemlerinin yürütüldüğü, her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar kurulan birimdir. Sayısı Kanunda sabit bir rakamla değil, yeterlilik ölçütüyle belirlenmiştir.
- **İcra müdürü**: Adalet Bakanlığınca atanan, icra dairesinin başında bulunan görevlidir. Atanma, yazılı ve sözlü sınav sonucuna bağlıdır.
- **İcra başmüdürü**: Yoğun veya personeli fazla olan icra dairelerinde, dairenin düzenli, uyumlu ve verimli çalışması için icra müdürü ve müdür yardımcıları arasından görevlendirilen, icra müdürünün yetkilerini haiz kişidir. Görevlendirme isteğe bağlıdır; zorunlu değildir.
- **İcra katibi**: İcra dairesinde yardımcı yetkili olarak görev yapan ve atanmasında icra katipliğine ilk defa atanma ile unvan değişikliği yolu ayrı ayrı düzenlenen görevlidir. Unvan değişikliğiyle atananlar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.
- **Adalet komisyonu**: Adli yargı ilk derece mahkemelerinde kurulan ve mübaşir, hizmetli, zabıt katibi, yazı işleri müdürü gibi görevlileri görevlendiren kuruldur. Bazı atama yetkileri Adalet Bakanlığınca bu komisyonlara devredilebilir.
- **Yokluk halinde vekâlet**: İcra müdürü, müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenle bulunamaması hâlinde görev ve yetkilerinin adalet komisyonunca görevlendirilen yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilmesidir.

### m.1: hangi şartlar aranır?

- İcra dairesinin kurulabilmesi için yargı çevresinde bir asliye mahkemesinin bulunması ve iş yükünün gerektirdiği sayıda dairenin oluşturulması gerekir.
- Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanan bir icra müdürü ile yeteri kadar icra müdür yardımcısı ve icra katibi bulunmalıdır.
- Mübaşir ve hizmetli, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca görevlendirilmelidir.
- İcra müdürü ve müdür yardımcısı atanmasında Adalet Bakanlığınca yaptırılan yazılı sınav ile Adalet Bakanlığınca yapılan sözlü sınavda başarılı olunması gerekir; icra katipliğine ilk defa atananlarda merkezî sınav ve uygulama ile sözlü sınav aranır.
- İcra katipliğine unvan değişikliği yoluyla atanmada uygulama ve sözlü sınav aranır ve bu yolla atananlar tahsis edilen kadronun yüzde ellisini geçemez.
- İş yoğunluğu veya personel sayısının fazla olduğu dairede icra başmüdürü görevlendirilebilir; bu görevlendirme yalnızca icra müdürü ve müdür yardımcıları arasından yapılır.

### m.1: hangi sonuçları doğurur?

- Bir asliye mahkemesi yargı çevresinde yeterli sayıda icra dairesi kurulur; sayı, iş yükü ölçütüne göre belirlenir.
- Atama yetkisi kullanılmadan kadro doldurulamaz; sınavı kazanmayan kişi icra müdürü veya müdür yardımcısı olarak atanamaz.
- Unvan değişikliği yoluyla icra katipliğine atanacakların sayısı tahsis edilen kadronun yüzde ellisini aşamaz; aşılması hâlinde atama bu sınırın dışında kalır.
- İş yoğunluğu veya personel sayısı fazla olmayan dairede icra başmüdürü görevlendirilmez; görevlendirilen başmüdür icra müdürünün yetkilerini kullanır.
- İcra müdürü, müdür yardımcısı veya katibin yokluğunda görev ve yetkileri yazı işleri müdürü veya zabıt katibine geçer; bu görevlendirilmemiş bir kişi tarafından yapılan işlem yetki yokluğu sorununu doğurur.
- Adalet Bakanlığının icra dairelerini bir arada bulundurma ve aynı icra mahkemesine bağlama yetkisi kullanıldığında dairelerin bağlı olduğu mahkeme değişir.
- Maddede belirtilen yönetmelik düzenlemeleri yürürlükte olmadan sınav, görevlendirme, nakil ve görevde yükselme işlemleri uygulanamaz.

### İcra müdürü / icra müdür yardımcısı / icra katibi: fark nedir?

- İcra müdürü ve müdür yardımcısı, yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanır.
- İcra katibi, icra katipliğine ilk defa atanıyorsa merkezî sınav ve uygulama ile sözlü sınava; unvan değişikliğiyle atanıyorsa uygulama ile sözlü sınava tabidir.

Sonuç: Atama yolu ve sınav türü kadro ile değişir; katiplik kadrosu için yazılı sınav aranmaz.

### Unvan değişikliğiyle atanan katip ile ilk defa atanan katip arasındaki fark nedir?

- Unvan değişikliği yoluyla atanan katip kamu görevine yeni girenlerden değildir.
- Kamu görevine ilk defa girecek katip, merkezî sınavda başarılı olmak zorundadır.

Sonuç: Unvan değişikliği yoluyla icra katipliğine atanma, tahsis edilen kadronun yüzde ellisi ile sınırlıdır.

### Normal icra dairesi ile icra başmüdürü bulunan daire arasındaki fark nedir?

- Olağan dairede icra müdürü dairenin başıdır.
- İş yoğunluğu veya personel sayısı fazla olan dairede Adalet Bakanlığı icra başmüdürü görevlendirebilir.

Sonuç: Başmüdür icra müdürünün yetkilerini haizdir; görevlendirme zorunlu değildir ve usul ile esaslar yönetmelikle belirlenir.

### Asıl görevli ile geçici yokluk arasındaki fark nedir?

- İcra müdürü, müdür yardımcısı veya katip görevinde ise görevini kendisi yürütür.
- Bu görevlilerin herhangi bir nedenle yokluğunda görev, adalet komisyonunca görevlendirilen yazı işleri müdürü veya zabıt katibine geçer.

Sonuç: Yokluk sırasında işlemleri yürüten kişi görevlendirilmiş kişidir, yetkisi bu görevlendirmeye bağlıdır.

### Mübaşir ve hizmetli ile icra müdürü ve katipler arasındaki fark nedir?

- Mübaşir ve hizmetli, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca görevlendirilir.
- İcra müdürü ve katipler Adalet Bakanlığınca atanır.

Sonuç: Atama makamı farklıdır; görevlendirme ile atama aynı işlem değildir.

### Dairelerin bir arada bulundurulması ile ayrı bırakılması arasındaki fark nedir?

- Adalet Bakanlığı icra dairelerini bir arada bulundurabilir.
- Aynı icra mahkemesine bağlama da Adalet Bakanlığının yetkisindedir.

Sonuç: Dairelerin yargı çevresi ve bağlı olduğu icra mahkemesi idari kararla değiştirilebilir.

### m.1: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 1'in üçüncü fıkrasını her icra dairesinde zorunlu bir başmüdürlük olarak yorumlamak; görevlendirme isteğe bağlıdır.
- İcra başmüdürünü icra müdürü ve müdür yardımcıları dışında bir kişiden seçmek; görevlendirme yalnızca bu kadrolardan yapılır.
- Unvan değişikliğiyle atananların sayısını kadro oranı yerine toplam personel sayısına göre hesaplamak; sınır tahsis edilen kadronun yüzde ellisidir.
- Mübaşir ve hizmetliyi Adalet Bakanlığınca atanan personel gibi değerlendirmek; görevlendirme adalet komisyonundadır.
- Yokluk halinde görevin kendiliğinden icra katibine veya başka bir icra memuruna geçtiğini sanmak; görev adalet komisyonunca görevlendirilen yazı işleri müdürü veya zabıt katibine aittir.
- Madde 1 fıkra numaralarını eski metne göre aramak; 2021 değişikliğiyle üçüncü fıkra eklenmiş ve eski üçüncü fıkra sonraki fıkralara kaymıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İcra müdür ve müdür yardımcılarının atanmasında yazılı ve sözlü sınav şartının yerine getirilmemesi atamayı tartışmalı hâle getirir. (12. Daire, 2020/3569 E., 2024/566 K., 13.02.2024)
- Maddedeki yönetmeliğe yollama uyarınca çıkarılan düzenlemeler, sınav ve görevlendirme usulünü belirler; yönetmelik hükmü ile kanun hükmü arasında tutarsızlık bulunmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/71 E., 2026/118 K., 22.01.2026)
- Madde 1'in 1. fıkrasındaki asliye mahkemesi yargı çevresinde icra dairesi kurulması ile ilgili uyuşmazlıklar, kurulan dairenin yargı çevresinin sınırlarına bakılarak değerlendirilmektedir. (12. Daire, 2022/1708 E., 2023/5943 K., 22.11.2023)
- Yeni eklenen üçüncü fıkrada icra başmüdürü görevlendirilmesi, icra müdürünün yetkilerini haiz olmaktan öte bir atama değildir ve görevlendirmenin usul ve esasları yönetmelikle düzenlenmiştir. (2022/6 E., 2024/225 K., 25.12.2024)
- Dairenin bir arada bulundurulması veya aynı icra mahkemesine bağlanmasına ilişkin idari kararların yargı denetimi, bu kararın kanuni dayanağının madde 1'in son fıkrası olduğu esasına göre yapılmaktadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/414 E., 2025/2295 K., 05.11.2025)
- Madde 1'in beşinci fıkrasına dayanan uyuşmazlıklarda değişiklikten önceki metin yorumlanmaktadır; güncel metin 2021 değişikliği sonrası üçüncü fıkrayı içerir. (2012/100 E., 2013/84 K., 04.07.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- Atamanın kanuna uygun yapıldığını ileri süren idare, sınav sonuç belgeleri ve atama kararı ile ispat yükü altındadır.
- İcra müdürü veya katibinin yokluğunda işlemi yapan kişinin görevlendirildiğini gösteren adalet komisyonu kararı yazılı belge ile ortaya konulmalıdır.
- Unvan değişikliği yoluyla atanmada kadro oranı yüzde elli sınırına uyulduğu, kurumun kadro cetveli ile ispatlanır.
- Bir icra dairesinin asliye mahkemesi yargı çevresinde kurulduğu iddiası, kurumsal kayıt ve kadro belgeleri ile kanıtlanır.
- İcra başmüdürü görevlendirmesinin iş yoğunluğu veya personel sayısı koşuluna dayandığı iddiası, Adalet Bakanlığı kararı ve dairenin iş yükü kayıtları ile gösterilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-16): İcra mahkemelerinin görev ve yetkisini düzenler; madde 1'in icra dairelerinin bağlı olduğu icra mahkemesi düzeniyle bağlantısı vardır.
- [2004 sayılı Kanun m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-17): İcra mahkemesinin yargı çevresini ve yetkisini düzenler; dairelerin bir arada bulundurulması ve bağlanmasıyla ilgilidir.

## [İİK m.2 — İflas daireleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-2)

İİK m.2, her asliye mahkemesi yargı çevresinde kaç iflas dairesi bulunacağını belirler; kuruluş ölçütünü yerel ihtiyaca bırakır ve iflas dairelerinin birinci maddedeki icra dairesi hükümlerine tabi olduğunu söyler. Madde, iflas dairesinin kuruluşunu düzenler ve iflas dairesi ile icra dairesinin birleştirilebilmesi için yönetmeliğe ya da başka bir hükme ilişkin ayrıntıyı içermez. Madde, iflas dairesinin görevlerini, iflas kararının bildirilmesini ve yetkiyi düzenlemez; bunlar sırasıyla m.166 ve m.154 ile m.2'nin dışındaki hükümlerle belirlenir. Madde, icra ve iflas işlerinin tek dairede birleştirilmesini düzenlemez (m.3). Madde, iflas dairesinin yetkisini ve iflas müdürünün atanmasını da içermez.

### İflas daireleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İflas dairesi**: İflas işlemlerini yürüten, başında iflas müdürü bulunan resmi iflas organıdır. Asliye mahkemesi yargı çevresinde kurulur ve iflas kararının bildirilmesiyle görevine başlar.
- **Asliye mahkemesi yargı çevresi**: İflas dairesinin kurulacağı coğrafi birimdir. İl merkezi ile kurulan ilçelerin ve bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarından oluşur.
- **Lüzum kadar**: İflas dairesi sayısının, yargı çevresindeki iş yoğunluğuna göre belirlenmesi ölçütüdür. Sabit bir sayı öngörülmemiştir.
- **İflas müdürü**: İflas dairesinin başıdır ve Adalet Bakanlığı tarafından atanır. Dairenin resmi görevlilerini yönetir.

### İflas daireleri: hangi şartlar aranır?

- Yargı çevresinde iflas işlerinin yoğunluğunun bir iflas dairesini gerektirmesi gerekir.
- Kurulacak iflas dairesinin bulunduğu yer bir asliye mahkemesinin yargı çevresi içinde kalmalıdır.
- Dairede iflas müdürü, yeterli sayıda iflas müdür yardımcısı, iflas katibi ve mübaşir bulunmalıdır.
- Ayrı iflas dairesi kurulmamışsa icra ve iflas işleri tek dairede birleştirilebilir (m.3).

### İflas daireleri: hangi sonuçları doğurur?

- Her asliye mahkemesi yargı çevresinde lüzum kadar iflas dairesi bulunur.
- İflas dairesi kurulmamış yerlerde iflas işleri icra dairesinde görülür.
- Birinci maddedeki icra dairesi hükümleri iflas dairelerine de uygulanır; bu nedenle iflas dairesinin de icra dairesi gibi denetim ve sorumluluk esasları geçerlidir.
- Yargı çevresinde yeterli iflas dairesi yoksa iflas işlerinin yürütülmesi aksar; madde bunun yaptırımını belirlemez.

### Ayrı iflas dairesi ile icra ve iflas dairesi arasındaki fark nedir?

- Ayrı iflas dairesi bulunan yerde iflas işleri icra işlerinden ayrı bir daire tarafından yürütülür.
- Ayrı iflas dairesi kurulmayan yerde icra dairesi aynı zamanda iflas işlerini de yapar; birleştirme m.3 uyarınca yapılır.

Sonuç: Hangi dairenin iflas işine bakacağı, yerde iflas dairesinin ayrı kurulup kurulmadığına göre belirlenir.

### İflas daireleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Asliye mahkemesi yargı çevresi ile il ya da ilçe sınırlarını aynı şey saymak; büyükşehir illerinde yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla belirlenir.
- İflas dairesi ile icra dairesinin görevlerini ayrı ayrı ele almamak; ayrı iflas dairesi bulunmayan yerde iflas işinin icra dairesinde yapıldığını gözden kaçırmak.
- Yetki sözleşmesi ile iflas dairesinin yetkisini değiştirilebilir saymak; iflas dairesinin yetkisi kesindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İflas dairesinin görevinin, asliye ticaret mahkemesinin iflas kararını dairesine bildirmesiyle başladığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/736 E., 2026/604 K., 08.05.2026)
- Yetkili iflas dairesinin, iflası veren asliye ticaret mahkemesinin yargı çevresindeki iflas dairesi olduğu kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/736 E., 2026/604 K., 08.05.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- İflas dairesinin kurulu olup olmadığı ve yetkili daire bakımından iddia eden taraf, yargı çevresindeki dairenin varlığını resmi kayıtla ispatlar.
- Yetkili iflas dairesinin tespitinde iflas kararının verildiği asliye ticaret mahkemesinin yargı çevresi esas alınır; bu husus mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir.
- Ayrı iflas dairesi bulunmadığını ileri süren taraf, yerde icra ve iflas dairesinin birleştirildiğini belgeyle gösterir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-1): Birinci madde icra dairelerinin kuruluşunu ve sorumluluğunu düzenler; m.2 bu hükmün iflas dairelerine de uygulanacağını söyler.
- [2004 sayılı Kanun m.3](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-3): İcra ve iflas işlerinin tek dairede birleştirilmesine olanak tanır; ayrı iflas dairesi bulunmayan yerlerde uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.166](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-166): İflas kararının iflas dairesine bildirilmesi ile dairenin görevi başlar; yetkili iflas dairesinin belirlenmesinde ölçüt olur.
- [2004 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-154): İflas takibinde yetkili icra dairesini belirler; iflas dairesi yetkisinin kesin olduğu ilkesiyle birlikte okunmalıdır.

## [İİK m.3 — İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-3)

İİK m.3, icra dairesi ile iflas dairesinin ayrı kurulmak yerine tek bir dairede birleştirilmesini düzenler. Bu birleştirmenin sonucunda icra ve iflas işlerini yürüten organın tek bir daire müdürü ve görevlileri olması kabul edilir. Madde, iflas dairesinin hangi yerlerde kurulacağını, iflas müdürünün atanmasını ve birleştirilmiş dairenin görev dağılımını düzenlemez. Bu konular m.2 ve m.1 ile İcra ve İflas Kanunu'nun diğer hükümlerinde bulunur. Maddenin Adalet Bakanlığınca birleştirme kararının nasıl verileceğine ilişkin usul, yönetmelik ve idari düzenlemelerde aranır. İflas dairesinin yetki ve görevleri de bu maddede değil, iflasa ilişkin ayrı hükümlerde yer alır.

### İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra ve iflas dairesi**: İcra işlerinin ve iflas işlerinin aynı daire tarafından yürütüldüğü birleşik daire türüdür. Bu daire hem icra müdürü hem iflas müdürü ve görevlileri sıfatıyla çalışır.
- **Birleştirme**: Ayrı iflas dairesi kurulmadan iflas işlerinin icra dairesi bünyesinde görülmesi anlamına gelir. Maddede birleştirmenin hangi yerlerde yapılacağına dair bir ölçüt yer almaz.
- **Asliye hukuk mahkemesi yargı çevresi**: Madde ve İİK m.1-2 bakımından iflas ve icra dairelerinin kurulduğu temel yargı çevresidir. Her asliye mahkemesi yargı çevresinde yeteri kadar daire bulunur.

### İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Birleştirmenin kanuni dayanağı, madde metninde yer alan "bir dairede birleştirilebilir" ifadesi olup birleştirme zorunlu değil, takdirîdir.
- Birleştirme kararının yetkili idari merci tarafından verilmiş olması gerekir.
- Birleştirilmiş dairede icra ve iflas işlerinin ayrı iş kayıtları ve dosyalarıyla yürütülmesi gerekir.

### İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Birleştirme yapıldığında icra ve iflas işleri aynı daire bünyesinde görülür.
- Birleştirme yapılmadığında iflas işleri, m.2 uyarınca ayrı iflas dairesinde görülür.
- Birleştirme takdiri bir yetkidir; kanun birleştirmeyi zorunlu kılmaz.

### Ayrı iflas dairesi ile birleştirilmiş icra ve iflas dairesi arasındaki fark nedir?

- Ayrı iflas dairesinde iflas işlerini iflas müdürü ve iflas müdür yardımcıları yürütür.
- Birleştirilmiş dairede tek daire müdürü ve görevlileri hem icra hem iflas işlerine bakar.

Sonuç: Hangi dairenin yetkili olduğu ve işi kimin yürüttüğü bu ayrıma göre değişir; birleştirilmiş dairede iflas işleri icra müdürünün sorumluluğunda görülür.

### İcra iflas dairelerinin birleştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birleştirmeyi zorunlu bir düzenleme olarak yorumlamak; madde yalnız takdiri birleştirmeyi öngörür.
- Birleştirilmiş dairede iflas işlerinin ayrı iflas müdürü tarafından yapılması gerektiğini sanmak; işi icra müdürü ve görevlileri görür.
- Madde metnindeki sınırlı düzenlemeyi iflas dairesinin kuruluşu ve yetkisi konusundaki m.1-2 hükümleriyle karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayrı iflas dairesi bulunmayan yerlerde icra ve iflas işlerinin tek daire tarafından yürütüldüğü kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/650 E., 2026/57 K., 15.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Birleştirmenin yapıldığını iddia eden taraf, dairenin birleştirilmiş olduğunu resmi kayıt veya idari düzenlemeyle ispatlar.
- Birleştirme bulunmadığı halde iflas işlemi icra dairesince yapıldığını iddia eden taraf, yetki itirazı yapan karşı tarafın dairenin yetkisini ispat yükü altında bırakılmasına dayanamaz; yetkili dairenin belirlenmesi kamu düzenine ilişkindir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-1): İflas dairesi bulunmayan yerlerde iflas işlerinin icra dairesinde görülmesini düzenler; birleştirmenin pratik karşılığıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-2): İflas dairesinin kuruluşunu ve personelini düzenler; birleştirme ile ayrı iflas dairesi arasındaki ilişkiyi kurar.

## [İİK m.3/A — İcra daireleri başkanlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-3a)

İcra daireleri başkanlığının ne zaman ve hangi yerlerde kurulabileceğini, başkanlık kadrosunun (başkan, başkan yardımcısı ve diğer personelin) nasıl oluşturulup atanacağını, başkan ve yardımcılarının statüsünü, başkanlığın gözetim, denetim ve idari görevlerini düzenler. Hükmün iflas daireleri ve iflas dairelerinde çalışan görevliler bakımından da uygulanacağını belirtir. Madde, iş yoğunluğu veya daire sayısı fazla olan illerde Adalet Bakanlığının başkanlık kurmasına dayanak oluşturur. Başkanlık kurulmasının dava ve icra işlemlerine etkisini (icra mahkemesinin gözetim görevinin devri gibi) bu madde düzenlemez; bu konu İİK m.4 ve m.13 ile birlikte okunur. Yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar ile icra müdürü ve memurlarının atanma usulü (m.1, m.2) ve icra mahkemesinin gözetim görevi (m.4, m.13) bu maddenin dışındadır.

### İcra daireleri başkanlığı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra daireleri başkanlığı**: İş yoğunluğunun veya icra dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığınca, yetki çevresi belirlenerek kurulabilen, icra ve iflas dairelerinin gözetim, denetim ve idari işlerini yürüten birimdir. Kurulması zorunlu değildir; Bakanlığın takdirine bağlıdır.
- **Yetki çevresi**: Başkanlığın gözetim, denetim ve idari işlerini yürüteceği icra ve iflas dairelerinin coğrafi kapsamıdır. Bakanlık kurulurken bu çevreyi ayrıca belirler.
- **Başkan**: Başkanlığın yöneticisidir. Birinci sınıf olmuş hâkim veya Cumhuriyet savcısı arasından, muvafakati alınarak Bakanlıkça atanır.
- **Başkan yardımcısı**: Birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim veya Cumhuriyet savcıları arasından, muvafakati alınarak Bakanlıkça atanan ve başkanlığın yeterli sayıda kurulmasıyla bulunan yardımcıdır.
- **Gözetim ve denetim**: Başkanlığın icra ve iflas dairelerinin işleyişini izlemesi ve denetlemesidir. Bu görev, daire işlemlerine karşı icra mahkemesinin genel gözetim görevinin yerine geçtiği anlamına gelmez; yalnızca başkanlığın ayrı bir idari denetim görevidir.
- **Yönetmelik**: Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan düzenlemedir. Madde, bu alanı kanun düzeyinde değil yönetmelik düzeyinde bırakır.

### İcra daireleri başkanlığı: hangi şartlar aranır?

- Başkanlığın kurulabilmesi için ilin iş yoğunluğunun veya icra dairesi sayısının fazla olması gerekir.
- Başkanlığın kurulması Adalet Bakanlığının takdirine bağlıdır ve Bakanlık kurulurken yetki çevresini de belirlemelidir.
- Başkanlıkta bir başkan ve yeteri kadar başkan yardımcısı bulunmalıdır.
- Başkan birinci sınıf olmuş hâkim veya Cumhuriyet savcısı arasından, başkan yardımcısı ise birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim veya Cumhuriyet savcıları arasından, ilgilinin muvafakati alınarak Bakanlıkça atanmalıdır.
- Başkanlıkta yeteri kadar icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra katibi ve memur Adalet Bakanlığınca görevlendirilmelidir.
- Başkan ve başkan yardımcılarının, kanunda özel hüküm bulunmayan hâllerde 2802 sayılı Kanunun Bakanlık merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin hükümlerine tabi olması gerekir.

### İcra daireleri başkanlığı: hangi sonuçları doğurur?

- İl iş yoğunluğu veya daire sayısı bakımından şartı taşıyorsa Bakanlık bir veya birden fazla icra daireleri başkanlığı kurabilir; kurmak zorunda değildir.
- Başkanlık kurulduğunda icra dairelerinin gözetim ve denetimi ile idari işleri başkanlıkça yürütülür ve mevzuatla verilen görevler başkanlıkça yerine getirilir.
- Başkanlık kurulmayan yerlerde icra ve iflas dairelerinin gözetim ve denetimi icra mahkemesinde kalır.
- Başkan ve başkan yardımcılarının hakimlik ve savcılık sıfatları, atanma ile kaybolmaz.
- Maddede belirtilen usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir; yönetmelik çıkana kadar bu alanda boşluk kalabilir.

### Başkanlık kurulan il ile kurulmayan il arasındaki fark nedir?

- İş yoğunluğu veya daire sayısı fazla olan ve Bakanlığın başkanlık kurduğu il.
- Başkanlığın kurulmadığı yerler; burada icra dairelerinin gözetim ve denetimi icra mahkemesince yapılır.

Sonuç: Başkanlık kurulan yerde gözetim ve idari işler başkanlıkça yürütülür; kurulmayan yerde icra mahkemesi bu görevi sürdürür (İİK m.4 ve m.13 ile birlikte okunur).

### Başkan ile başkan yardımcısı arasındaki fark nedir?

- Birinci sınıf olmuş hâkim veya Cumhuriyet savcısı arasından atanan başkan.
- Birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim veya Cumhuriyet savcıları arasından atanan başkan yardımcısı.

Sonuç: Başkan için birinci sınıf olma, yardımcı için birinci sınıfa ayrılmış olma şartı aranır; ikisinde de muvafakat alınır.

### Başkanlık personeli ile icra dairesi personeli arasındaki fark nedir?

- Başkanlıkta görevlendirilen icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra katibi ve memur.
- İcra dairelerinde İİK m.1 ve m.2 uyarınca görevlendirilen icra müdürü, yardımcısı, katip ve mübaşir.

Sonuç: Başkanlık personelinin görevlendirilmesi Adalet Bakanlığınca yapılır; icra dairesi personeli için m.1 ve m.2 hükümleri geçerlidir.

### Icra dairesi ile iflas dairesi arasındaki fark nedir?

- Icra daireleri ve bunların çalışanları.
- İflas daireleri ve bunlarda çalışan görevliler.

Sonuç: Madde hükmü her ikisi hakkında da uygulanır; başkanlığın bu dairelere ilişkin gözetim ve idari görevi aynıdır.

### İcra daireleri başkanlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Başkanlığın kurulmasını zorunlu sanmak; madde kurmayı Bakanlığın takdirine bırakır.
- Başkanlığın kurulmadığı yerde icra dairesi işlemlerine karşı başkanlığa şikâyet yapılabileceğini sanmak; bu yerlerde gözetim icra mahkemesindedir.
- Başkan yardımcısı için birinci sınıf şartını başkan için de aynı biçimde uygulamak; başkan birinci sınıf olmuş, yardımcı birinci sınıfa ayrılmış olmalıdır.
- Muvafakat alınmadan atama yapıldığını dikkate almamak; muvafakat şartı atamanın geçerlilik koşuludur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kaynaklarda başkanlığın kurulmadığı yerlerde icra mahkemesinin gözetim ve denetim görevinin sürdüğü, kurulduğu yerlerde ise bu görevin başkanlığa ait olduğu kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Başkanlığın kurulduğunu iddia eden ya da bu kurulma nedeniyle yetki itirazında bulunan taraf, Adalet Bakanlığının kuruluş işlemini belgeyle ispatlar.
- Başkan veya başkan yardımcısının atanmasının usule uygun olduğu, Bakanlık atama kararı ve ilgilinin muvafakat belgesiyle ispatlanır; muvafakat bulunmadığını ileri süren taraf bu eksikliği ispat eder.
- İl iş yoğunluğunun veya daire sayısının fazla olduğu iddiası, bu niteliği gösteren dosya ve istatistiki verilerle ortaya konur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-4): Başkanlık kurulmayan yerlerde icra dairelerinin gözetim ve denetimi icra mahkemesine aittir; m.4 ilk fıkra bu maddeyle uyumlu olarak 'icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde' ibaresini taşır.
- [2004 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-13): İcra dairelerinin icra mahkemesinin genel ve daimi gözetim ve denetimi altında olduğunu düzenler; başkanlık kurulan yerde bu gözetim başkanlık eliyle yürütülür, m.13 de buna uyumlu olarak değiştirilmiştir.
- [2004 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-1): İcra dairelerinin kadrosunu ve icra müdürü, yardımcısı ile katibinin görevlendirilmesini düzenler; başkanlık personeli bu hükmün kurulmuş dairelerdeki karşılığı olarak okunur.
- [2004 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-2): İcra katip, mübaşir ve tahsildarların atanmasını düzenler; başkanlık kadrosunda bu görevlilerin atanması m.3/a ile ayrıca düzenlenmiştir.
- 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu: Başkan ve başkan yardımcılarının, İİK'da hüküm bulunmayan hâllerde Bakanlık merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin hükümlere tabi olmasını sağlar.

## [İİK m.4 — İcra mahkemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-4)

İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyet ve itirazların incelenmesinin icra mahkemesi hâkimine ait olduğunu düzenler; icra mahkemesinin kuruluşu, birden fazla daire kurulabilmesi, daireler arasındaki iş dağılımı, hâkimin dönüşümlü bağlanması ve gözetim-denetim görevi bu maddenin konusudur. Kuralın uygulanması icra mahkemesi hâkiminin ve kanunla bu göreve atanan hâkimin görev alanına ilişkindir; sulh mahkemelerinin icra yetkisine dayanan muamelelerine karşı şikâyet ve itirazlar da bu kapsama girer. Maddede icra mahkemesinin yargılama usulü, şikâyet ve itiraz sürelerinin ayrıntısı, kararlara karşı kanun yolu ve icra mahkemesinin davalara bakma görevi düzenlenmez; bunlar sırasıyla usul hükümleri (İİK m.16-18), kanun yolları (İİK m.363-364) ve icra mahkemesinin diğer görevleri ilgili maddelerde yer alır.

### İcra mahkemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra mahkemesi**: İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları inceleyen, tek hâkimli ve özel görevli ilk derece mahkemesidir. Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde bir icra mahkemesi bulunur.
- **Dönüşümlü bağlanma**: Her icra mahkemesi hâkiminin, Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca icra ve iflas dairelerine sırayla atanmasıdır. Hâkim, kendisine bağlanan dairelerin muamelelerine ilişkin şikâyet ve itirazlara bakar.
- **Gözetim ve denetim**: Başkanlık kurulmayan yerlerde icra mahkemesi hâkiminin icra ve iflas dairelerinin işleyişini izlemesi ve denetlemesidir. Bu denetim dairelerin işlemlerine onay ya da talimat verme anlamına gelmez.
- **Sulh mahkemesinin icra yetkisi**: Kanunun icra yetkisi tanıdığı sulh mahkemelerinin kendi muamelelerine karşı yapılan şikâyet ve itirazlar, o mahkemenin hâkimi tarafından incelenir. Bu durumda icra mahkemesi ayrı bir hâkim değil, ilgili sulh mahkemesinin hâkimidir.
- **İş dağılımı**: Birden fazla icra mahkemesi dairesi bulunan yerlerde dairelere düşecek işlerin Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen esaslara göre paylaştırılmasıdır.

### İcra mahkemesi: hangi şartlar aranır?

- Şikâyet veya itirazın bir icra veya iflas dairesinin muamelesine ya da kanunla icra yetkisi tanınmış bir sulh mahkemesinin muamelesine karşı yapılmış olması gerekir.
- Şikâyet veya itiraz, icra mahkemesi hâkimine ya da kanun gereğince bu göreve verilmiş hâkime yöneltilmelidir.
- Icra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde, dosyanın iş dağılımı esaslarına göre ilgili daireye verilmiş olması gerekir.
- Dönüşümlü bağlanma esasına göre hâkimin o icra ve iflas dairesine bağlı bulunması gerekir.
- Şikâyet ve itirazı inceleyecek merci, icra dairesinin kendi yargılama yetkisine dayanan bir işlemi bakımından icra mahkemesinin yerine geçemez; icra mahkemesi dışında bir hâkimin bu görevi yapması ancak kanunun açıkça o hâkime verdiği hâllerle sınırlıdır.

### İcra mahkemesi: hangi sonuçları doğurur?

- İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyet ve itirazlar icra mahkemesi hâkimi tarafından incelenir ve karara bağlanır.
- İcra yetkisi bulunan sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları o mahkemenin hâkimi inceler.
- Birden fazla icra mahkemesi dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen esaslara göre yapılır.
- Ayrı icra mahkemesi hâkimi bulunmayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla asliye hukuk mahkemesi icra mahkemesi görevini yapar.
- Icra mahkemesi hâkimi icra dairelerinin işlemlerine ilişkin gözetim ve denetimi yapar; bu denetim icra dairesinin bağımsız işlem yapma yetkisini kaldırmaz.

### İcra mahkemesi hâkimi ile sulh mahkemesi hâkimi arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak icra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı şikâyet ve itirazlara icra mahkemesi hâkimi bakar.
- İcra yetkisi bulunan sulh mahkemesinin kendi muamelelerine karşı yapılan şikâyet ve itirazlara o mahkemenin hâkimi bakar.

Sonuç: Şikâyetin hangi hâkime yöneltileceği, şikâyet konusu muamelenin icra dairesinden mi yoksa icra yetkisi olan sulh mahkemesinden mi kaynaklandığına göre belirlenir.

### Tek icra mahkemesi ile birden fazla icra mahkemesi dairesi arasındaki fark nedir?

- Tek bir icra mahkemesi bulunan yerde dosya bu mahkemeye gider.
- Birden fazla daire kurulan yerlerde dosya, HSK'nın belirlediği iş dağılımı esaslarına göre ilgili daireye verilir.

Sonuç: Yanlış dairenin yetkisi yoksa iş dağılımı kuralına aykırılık ortaya çıkar; yetki tespiti bu esaslara bakılarak yapılır.

### Mahkeme hâkimi ile atanmış icra mahkemesi görevlisi asliye hukuk hâkimi arasındaki fark nedir?

- Ayrı icra mahkemesi hâkimi bulunan yerde şikâyet ve itirazlara icra mahkemesi hâkimi bakar.
- Ayrı icra mahkemesi hâkimi bulunmayan yerde HSK kararıyla o yerin asliye hukuk mahkemesi icra mahkemesi görevini yapar.

Sonuç: Aynı mahkeme hem asliye hukuk hem icra mahkemesi sıfatıyla görev yapar; bu hâlde şikâyet ve itiraz, icra mahkemesi sıfatıyla bakılan işler arasında değerlendirilir.

### Gözetim-denetim ile işlem yetkisi arasındaki fark nedir?

- İcra mahkemesi hâkimi, başkanlık kurulmayan yerlerde icra dairelerinin gözetim ve denetimini yapar.
- İcra daireleri işlemlerini icra mahkemesinden izin veya talimat almadan doğrudan yapar.

Sonuç: Denetim yetkisi, icra dairesinin bağımsız işlemini ortadan kaldırmaz; ancak icra dairesinin işlemi şikâyet konusu olabilir.

### İcra mahkemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Icra mahkemesi hâkiminin her icra dairesi için sürekli ve tek bağlı hâkim olduğunu sanmak; oysa hâkimler Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanır.
- Icra dairesinin işlemlerinin icra mahkemesinin izni veya talimatı ile yapıldığını varsaymak; kanun dairelerin bağımsız işlem yaptığını açıkça ayırır.
- Icra yetkisi bulunan sulh mahkemesinin muamelesine karşı şikâyeti icra dairesi gibi ele almak; bu hâlde şikâyet o mahkemenin hâkimine yöneltilir.
- Birden fazla daire bulunan yerde dosyayı iş dağılımı esaslarına bakmadan herhangi bir daireye vermek.
- Ayrı icra mahkemesi hâkimi yokken asliye hukuk mahkemesinin icra mahkemesi sıfatıyla görev yaptığını göz ardı etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İcra mahkemesinin, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları inceleyen, takip hukukuna ilişkin kararlar veren özel bir mahkeme olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/622 E., 2025/535 K., 17.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2025/221 E., 2025/387 K., 25.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/782 E., 2025/349 K., 28.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)
- Icra mahkemesinin görevinin, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları incelemekle sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/622 E., 2025/535 K., 17.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Şikâyet ya da itirazı ileri süren taraf, şikâyet edilen muamelenin bir icra veya iflas dairesinden ya da icra yetkisi bulunan sulh mahkemesinden kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür; bu husus dosya kayıtlarıyla ortaya konur.
- Icra mahkemesinin görevli olup olmadığı, dosyanın hangi icra mahkemesi dairesine ve hangi hâkime bağlı olduğu iş dağılımı kayıtlarıyla belirlenir; bu konuda yazılı kayıt esastır.
- Sulh mahkemesinin icra yetkisi nedeniyle bakılan şikâyette, o mahkemenin icra yetkisine sahip olduğu kanun veya HSK kararıyla gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-16): İcra dairesinin işlemlerine karşı şikâyet yolunu düzenler; bu maddedeki icra mahkemesi görevinin esas dayanağıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-18): İcra mahkemesinde yargılama usulünü düzenler; şikâyet ve itirazın nasıl inceleneceğini belirler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-13): İcra dairesinin icra mahkemesinin gözetim ve denetimi altında bulunmasına ilişkin hükmü içerir.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-363): İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolunu düzenler; bu madde kanun yolu sorularında başvurulacak hükümdür.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.364](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-364): İcra mahkemesi kararlarının kanun yolu incelemesine ilişkin ek hükümleri içerir.

## [İİK m.5 — Sorumluluk](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-5)

İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının kime karşı açılacağını, bu davaların hangi mahkemede görüleceğini ve Devletin kusurlu görevliye rücu hakkını düzenler. Kanunun 5. maddesi, icra müdürü, müdür yardımcısı, katip, mübaşir ve hizmetliler gibi icra dairesi görevlilerinin kusurundan doğan zararlar bakımından uygulanır. Maddede zimmet nedeniyle Devletin sorumluluğu (m.6), zamanaşımı (m.7) ve disiplin ile ceza sorumluluğu düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır (m.6, m.7). Ayrıca görevlinin kişisel sorumluluğu ile icra dairesinin kasa, dosya ve sözleşme yasağı gibi konular bu maddenin kapsamı dışındadır (İİK m.11, m.6).

### Sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra ve iflas dairesi görevlisi**: İcra ve iflas dairesinde görev yapan kişiler; maddenin uygulandığı kişi grubunu oluşturur. Kanunun kapsamında, görevlinin fiilinin görevi sırasında ve görevinin gereği olarak işlenmesi aranır.
- **İdare aleyhine dava**: Zarar gören kişinin tazminat talebini görevliye değil, görevlinin bağlı olduğu idareye, yani Devlete karşı açtığı davadır. Görevlinin kusuru bu davada idarenin sorumluluğunun dayanağıdır.
- **Rücu hakkı**: Devletin, tazminatı ödemesinin ardından zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye karşı yönelttiği geri isteme hakkıdır. Bu hak Devlete saklıdır ve Devlet ödemeyi yapmadan kullanamaz.
- **Kusur**: Görevlinin görevini özen ve dikkat yükümlülüğüne uygun yerine getirmemesidir. Kusurun varlığı, tazminat davasının esasının belirlenmesinde aranır.

### Sorumluluk: hangi şartlar aranır?

- Zarar gören kişinin uğradığı zararın, icra ve iflas dairesi görevlisinin kusurlu bir fiilinden veya işleminden kaynaklanması gerekir.
- Kusurlu fiilin görevlinin görevi sırasında ve bu görevle bağlantılı olarak işlenmiş olması gerekir; görevle bağdaşmayan kişisel eylemler bu kapsamda değerlendirilmez.
- Tazminat davasının idare aleyhine açılması gerekir; görevliye karşı doğrudan dava bu madde çerçevesinde açılamaz.
- Dava adliye mahkemelerinde görülür.

### Sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?

- Kusurlu görevlinin zarara yol açması halinde zarar gören kişi tazminatı idareden isteyebilir.
- Zarar gören kişi görevliye karşı doğrudan tazminat davası açamaz.
- Devlet tazminatı ödedikten sonra zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu edebilir.
- Görevle bağdaşmayan kişisel eylem nedeniyle Devlet sorumlu tutulamaz; bu durumda görevlinin kişisel sorumluluğu gündeme gelir.
- Davalar adliye mahkemelerinde görülür ve bu davalar idare mahkemesinin görev alanına girmez.

### Görevin ifası sırasındaki kusur ile görevle bağdaşmayan eylem arasındaki fark nedir?

- Görevlinin görevi sırasında, görevinin gereği olarak yaptığı kusurlu işlem veya fiil nedeniyle doğan zarar.
- Görevlinin görevi sırasında olsa bile görevle bağdaşmayan, kişisel nitelikteki eylemiyle verdiği zarar.

Sonuç: Birinci halde zarar idareye karşı dava konusu olur ve Devlet birinci derecede sorumlu olur. İkinci halde Devlet sorumlu tutulamaz ve görevliye karşı kişisel sorumluluk yoluna gidilir.

### Devletin birinci derecede sorumluluğu ile görevlinin rücu yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

- Zararı ödeyen Devletin, zararı doğuran kusurlu görevliye karşı rücu hakkı.
- Zarar gören kişinin tazminatı doğrudan görevliden değil, idareden istemesi.

Sonuç: Zarar gören kişi görevliye doğrudan dava açamaz; Devlet ödeme yaptıktan sonra görevliye rücu edebilir.

### Sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Görevliye karşı doğrudan tazminat davası açmak; madde idare aleyhine dava açılmasını öngörür.
- Görevle bağdaşmayan kişisel eylemi de m.5 kapsamında değerlendirmek; bu durumda Devlet sorumlu tutulamaz.
- Devletin ödeme yapmadan görevliye rücu davası açabileceğini düşünmek; rücu hakkı ödemeden sonra kullanılır.
- Davayı idare mahkemesinde görmek; madde adliye mahkemelerinde görülmesini öngörür.
- Zamanaşımı süresini m.5 içinde aramak; süreler m.7'de düzenlenmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zarar gören kişinin icra görevlisine karşı doğrudan tazminat davası açamayacağı, dava yalnızca idare aleyhine açılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/809 E., 2022/708 K., 24.05.2022)
- Görevlinin kusurunun, zarar veren fiilin icra görevi ile bağlantısının ve zararın varlığının ayrı ayrı incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1609 E., 2026/1598 K., 01.04.2026)
- Masa zararının giderilmesinde, icra dairesince görevlendirilen yediemin gibi kişilerin kusurunun da m.5 çerçevesinde değerlendirilebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/4246 E., 2026/91 K., 14.01.2026)
- Noterlik, banka veya bakanlık gibi birden fazla kurumun birlikte sorumlu tutulduğu olaylarda, icra dairesi görevlisinin kusuru bulunmuyorsa m.5 uyarınca dava açılmasının koşullarının ayrıca araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2588 E., 2025/1258 K., 13.05.2025)
- Davanın adliye mahkemesinde görülmesi gerektiği, idare mahkemesine yapılan başvurunun görev yönünden reddedileceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/781 E., 2025/624 K., 21.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tazminat talebini ileri süren zarar gören kişi, görevlinin kusurlu fiilini, zararın varlığını ve kusurla zarar arasındaki illiyet bağını ispatlamakla yükümlüdür.
- Görevlinin icra görevi sırasında hareket ettiği, dosya kayıtları, icra tutanakları, tebligat evrakı ve diğer resmi belgelerle ispatlanır.
- Devlet, zararın görevle bağdaşmayan kişisel bir eylemden kaynaklandığını ileri sürerse bu savunmayı ispatlamak zorundadır.
- Devletin rücu davasında, tazminatı ödediğini ve görevlinin kusurunu ispatlaması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.6](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-6): Zimmet nedeniyle Devletin paranın tazminini kendiliğinden üstlenmesini düzenler; m.5 kusur sorumluluğunu düzenlerken m.6 hüküm aranmaksızın ödeme yükümlülüğü getirir.
- [2004 sayılı Kanun m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-7): m.5 kapsamındaki tazminat davasının zamanaşımı süresini belirler; bu madde işlemeden m.5 davası zaman yönünden incelenemez.
- [2004 sayılı Kanun m.11](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-11): İcra görevlilerinin sözleşme yapma yasağını düzenler; bu yasağa aykırı işlemler m.5 kapsamındaki kusur sorumluluğundan ayrı bir hukuki rejime tabidir.

## [İİK m.6 — Zimmet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-6)

İcra dairesine tevdi edilen, bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan paraların memur tarafından zimmete geçirilmesi hâlinde, zimmete geçirilen miktarın devlet tarafından icra veznesine yatırılmasını düzenler. Devletin sonradan asıl sorumlu memura rücu hakkını da bu hükümde belirtir. Hüküm icra ve iflas dairelerindeki paralar bakımından uygulanır; zarar gören ilgililer ile memur arasındaki ilişkiye ve paranın tevdi edildiği dairenin yapısına dair ayrıntıyı içermez. Memurun cezai sorumluluğunu düzenlemez (TCK hükümleri). Memurun disiplin sorumluluğunu düzenlemez (Devlet Memurları Kanunu ve İİK m.13). Devletin memura rücuunun usulünü ve süresini düzenlemez; bu dava adliye mahkemelerinde görülür. Paranın icra dairesine yatırılması için yapılacak banka işlemleri ve talimat süreleri de bu maddede yer almaz (İİK m.9-10 ve ilgili yönetmelik).

### Zimmet: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zimmete geçirme**: İcra memurunun kendisine tevdi edilen, dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan parayı kendi malı gibi kullanması veya kendisine ayırması durumudur. Maddede yalnız bu fiilden doğan sonuç düzenlenmiştir; memurun cezai ve disiplin sorumluluğu başka hükümlere bağlıdır.
- **Muhafaza altına alınan para**: Haciz, iflas veya tasfiye sırasında dairenin koruması altına alınan paradır. İflas hukukunda masa malları arasında muhafaza edilen paralar bu kavramın kapsamına girer.
- **Hazine tarafından icra veznesine yatırma**: Zimmete geçirilen miktarın, memur hakkında cezai takip veya tazmin davası sonuçlanmadan devlet tarafından dairenin hesabına ödenmesidir. Devlet bu ödemeyi üstlenir; ilgili kişinin ayrıca mahkemeden hüküm alması gerekmez.
- **Rücu**: Devletin, zarar gören ilgililere ödediği tutarı asıl sorumlu memurdan geri istemesidir. Rücu ancak devlet önce ödeme yaptıktan sonra mümkündür.

### Zimmet: hangi şartlar aranır?

- Paranın icra dairesine tevdi edilmiş, bu dairece tahsil olunmuş veya muhafaza altına alınmış olması gerekir.
- Paranın icra veya iflas dairesinin memuru tarafından zimmete geçirilmiş olması gerekir.
- Zimmete geçirilen miktarın tespit edilmiş olması gerekir; bu miktar kısmen de olabilir.
- Cezai takip sonucunun beklenmesine ve tazmin yolunda bir hükmün alınmasına gerek bulunmaması gerekir.
- Hazine tarafından zimmete geçirilen miktarın icra veznesine yatırılması gerekir; bu ödeme devletçe yapılır.

### Zimmet: hangi sonuçları doğurur?

- Zimmete geçirilen miktar, cezai takip sonucu beklenmeden hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır.
- Zarar gören ilgililerin tazmin için ayrı bir hükme ihtiyacı yoktur.
- Devlet ödemeyi yaptıktan sonra asıl sorumlu memura rücu edebilir; rücu hakkı saklıdır.
- Zimmete geçirme fiili cezai veya disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; bu sorumluluklar ayrıca doğar (TCK ve Devlet Memurları Kanunu hükümleri).
- Madde, zimmete geçirme olmayan hallerde (örneğin paranın kaybolması veya başka bir kusurla zarar) uygulanmaz; bu hallerde genel sorumluluk hükümleri geçerlidir.

### Devletin ödemesi ile asıl sorumlu memurun sorumluluğu arasındaki fark nedir?

- Devlet, zimmete geçirilen parayı ilgililere karşı ödemekle yükümlüdür.
- Asıl sorumlu olan memur, ödemeyi yapan devlete karşı sorumludur.

Sonuç: Devlet önce ödeme yapmak zorundadır; ardından memura rücu edebilir. Rücu davası adliye mahkemelerinde görülür.

### Zimmet: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi, paranın kaybolması veya başka bir kusurlu fiil için de uygulamak; madde yalnızca memurun zimmete geçirme fiilini kapsar.
- Hazinenin ödemesini, ilgililerin ayrıca hüküm almasına bağlamak; madde hükme gerek olmadığını açıkça belirtir.
- Devletin rücu hakkını önceden ödeme yapmadan kullanılabilir saymak; rücu için devletin önce ödeme yapmış olması gerekir.
- Cezai takip sonucunu beklemek; madde bu sonucun beklenmesini aramaz, ödeme derhal yapılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yönetmeliğin 6. maddesi ile ilgili bazı kararlarda, masrafların tahsilat makbuzu karşılığında para olarak alınması gerektiği vurgulanmıştır; bu, paranın tevdi ve makbuz düzeni açısından önemlidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/699 E., 2025/764 K., 03.12.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2019/190 E., 2022/828 K., 02.06.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2018/14 E., 2021/1723 K., 21.12.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Zimmet hâlinde ilgililer, paranın icra dairesine tevdi edildiğini, tahsil edildiğini veya muhafaza altına alındığını ve memurun zimmete geçirdiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat tahsilat makbuzu, zimmet kaydı ve dairenin muhasebe belgeleriyle yapılır.
- Dairenin zimmet kaydı (yönetmelik m.11) ve tahsilat makbuzları, paranın dairece alındığını gösteren en önemli belgelerdir; bu belgelerin bulunmaması ispat yükünü ağırlaştırır.
- Devlet rücu davasında, ilgililere ödeme yaptığını ve bu ödemenin zimmete geçirilen miktara ilişkin olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; ödeme yapılmadan rücu talep edilemez.
- Asıl sorumlu memur, zimmet fiilinin gerçekleşmediğini veya miktarın farklı olduğunu ileri sürerse bunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-9): Paraların icra dairesi hesabına yatırılması ve bankaya verilecek talimatla ilgili usulü düzenler; maddenin uygulandığı paraların tevdi ve tahsil sürecini tamamlar.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-10): İcra müdürü ve müstahdemlerinin yasaklarını düzenler; memurun kötüye kullanma hâllerinin genel çerçevesini oluşturur.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-13): İcra memurlarının icra mahkemesi hâkiminin gözetimi ve denetimi altında olduğunu ve cumhuriyet savcılarınca denetlendiklerini belirtir; zimmet hâlinde devreye giren denetim mekanizmasını tamamlar.

## [İİK m.7 — Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-7)

İİK m.7, icra müdürü ve icra dairesi görevlilerinin kusurlu işlem veya eylemlerinden doğan tazminat davasında zamanaşımı süresini düzenler. Davanın, zarar görenin zararı öğrendiği günden başlayan bir yıllık ve zarar doğuran fiilin işlendiği tarihten başlayan on yıllık sürelere bağlı olduğunu belirtir. Fiilin ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımına bağlı bir suç oluşturması halinde ceza zamanaşımının hukuk davasında da uygulanacağını öngörür. Kapsam, İİK m.5 uyarınca icra dairesi görevlilerinin sorumluluğunun tazminat davası yönüyle sınırlıdır. Madde, tazminatın şartlarını (kusur, zarar, illiyet bağı), görevli ve yetkili mahkemeyi, rücu hakkını ve icra organlarının diğer sorumluluk hallerini düzenlemez (m.5 ve ilgili hükümler). Dosya ve kasa kayıplarından sorumluluğu (m.110 ve Yönetmelik) ile icra takibinde zamanaşımı itirazını (İİK m.33/a) düzenlemez.

### Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zarar ve ziyan davası**: İcra dairesi görevlisinin kusurlu işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminini isteyen davadır. Madde, zamanaşımına bağlı olan bu davayı düzenler.
- **Mutazarrır**: Zarara uğrayan, yani tazminat davasını açma hakkına sahip kişidir. Zararı öğrenme anı bu kişinin bilgisine göre belirlenir.
- **Zararı öğrenme**: Zarar görenin hem zararın varlığını hem de bu zararı doğuran fiili ve sorumluyu bilmesi anlamına gelir. Yalnızca fiilin bilinmesi bu anı başlatmaz; bu ayrım uygulamada önemlidir.
- **Zarar doğuran fiil**: Zararın kaynağını oluşturan icra müdürünün veya görevlinin işlem ya da eylemidir. On yıllık sürenin başlangıcı bu fiilin işlendiği andır.
- **Ceza zamanaşımı**: Fiil bir ceza kanunu hükmüne göre suç oluşturuyorsa, o suça ilişkin ceza zamanaşımı süresidir. Hukuk davasında yalnızca bu sürenin daha uzun olması halinde uygulanır.

### Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

- Davacının, icra müdürünün veya icra dairesi görevlisinin kusurlu bir işlem veya eylemi nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülmelidir.
- Zarar görenin zararı öğrendiği günden itibaren bir yıl geçmemiş olmalıdır.
- Zararı doğuran fiilin vukuundan itibaren on yıl geçmemiş olmalıdır.
- Fiil ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımı süresi dolmamış olmalıdır; bu halde ceza zamanaşımı hukuk davasında da uygulanır.
- Zarar, maddi zarar olmalı ve fiil ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.

### Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

- Zarar görenin zararı öğrendiği günden bir yıl geçerse dava açılamaz ve davalı zamanaşımı def'ini ileri sürerek davayı defedebilir.
- Zarar doğuran fiilin vukuundan on yıl geçerse, zarar öğrenilmiş olsa bile dava zamanaşımına uğrar.
- Fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımına tabi bir suç ise hukuk davasında ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
- Bir yıl veya on yıl süresinin geçmesi halinde zarar görenin hakkı tamamen ortadan kalkmaz; ancak tazminat davası ile istenemez.
- Süreler geçmemişse davacı, kusur, zarar ve illiyet bağını ispatlayarak tazminat talep edebilir.

### Bir yıllık süre ile on yıllık süre arasındaki fark nedir?

- Bir yıllık süre, zarar görenin zararı öğrendiği günden başlar ve öznel bir ölçüttür.
- On yıllık süre, zararı doğuran fiilin vukuundan başlar ve nesnel bir ölçüttür; zarar görenin bilgisine bağlı değildir.

Sonuç: Hangi sürenin önce dolduğuna bakılır; zarar öğrenilmiş olsa bile on yıl geçmişse dava zamanaşımına uğrar.

### Sürekli fiil ile tek seferlik fiil arasındaki fark nedir?

- Fiil devam ediyorsa on yıllık süre, failin son davranışından itibaren işlemeye başlar.
- Tek seferlik fiilde on yıllık süre fiilin yapıldığı tarihten başlar.

Sonuç: Sürekli fiilde on yıllık süre gecikir ve son fiile göre hesaplanır.

### Hukuk davası ile ceza zamanaşımına tabi fiil arasındaki fark nedir?

- Fiil ceza kanunlarında daha kısa veya eşit zamanaşımına tabi bir suç ise hukuk davası m.7/1 süreleriyle sınırlıdır.
- Fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımına tabi bir suç ise ceza zamanaşımı uygulanır.

Sonuç: Ceza süresi daha uzun olduğunda hukuk davası on yıllık süreyi aşarak ceza zamanaşımına kadar açılabilir.

### Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir yıllık sürenin, zarar doğuran fiilin öğrenilmesi ile başlayacağını saymak; oysa zararın da öğrenilmesi gerekir.
- On yıllık sürenin zararın öğrenilmesinden başlayacağını saymak; oysa on yıl fiilin vukuundan itibaren işler.
- Tazminat davasında TBK m.72'deki iki yıl ve on yıllık sürelerin uygulanacağını saymak; İİK m.7 özel düzenleme olduğundan bu süreler uygulanmaz.
- Fiil ceza kanununda daha uzun zamanaşımına tabi olsa bile, ceza zamanaşımını kendiliğinden uygulamak; ceza süresinin daha uzun olduğunun ve ceza kanununun ilgili hükmünün tespit edilmesi gerekir.
- Sürekli fiilde on yıllık süreyi ilk fiilin tarihinden saymak; oysa süre failin son davranışından başlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tazminat davasında bir yıllık ve on yıllık sürelerin birlikte geçerli olduğu, TBK m.72 yerine İİK m.7'nin özel düzenlemesinin uygulandığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1865 E., 2024/603 K., 13.02.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2023/1784 E., 2024/70 K., 09.01.2024)
- Zamanaşımı süresinin hesabında davacının zararı öğrendiği tarihin ispatı ve bu tarihin kesin olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1594 E., 2023/2406 K., 26.09.2023)
- Zararın öğrenilmesinin, yalnızca fiilin öğrenilmesi değil, zararın da öğrenilmesi anlamına geldiği kabul edilmektedir.
- Zamanaşımı itirazının davalı tarafından somut olarak ileri sürülmesi ve bu itirazın dava dosyasındaki tarihlerle karşılaştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/1896 E., 2025/3084 K., 27.05.2025)
- Kanunun ayrı düzenlendiği bir ceza zamanaşımı halinde, ceza mahkemesinde kesinleşen süre ve fiilin tarihinin hukuk davasında esas alındığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/4898 E., 2024/4290 K., 12.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımı süresinin başlangıcını, yani zararın öğrenildiği tarihi, davacı zararın öğrenildiği tarihi ispatlamakla yükümlüdür; bu, dava dilekçesindeki tarihlerle ve belgelerle yapılır. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1594 E., 2023/2406 K., 26.09.2023)
- Zamanaşımı itirazını ileri süren davalı, bir yıllık veya on yıllık sürenin geçtiğini somut tarihlerle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Fiilin vukuu tarihi, icra dosyasındaki işlem tarihleri ve ilgili kayıtlarla ispatlanır; bu belgeler resmi nitelikte olduğunda öncelik taşır.
- Fiilin ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi olduğu iddiası, ilgili ceza kanunu hükmü ve ceza yargılamasının durumu ile ispatlanır.
- Süre kesintisi veya durması iddiasını ileri süren taraf, bu durumu resmi belgelerle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.5](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-5): İcra dairesi görevlisinin sorumluluğunu ve tazminat davasında rücu hakkını düzenler; m.7 ise bu sorumluluk davasının zamanaşımını belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-110): Dosya ve kartonların saklanması ve kaybından sorumluluğu düzenler; m.7'nin kapsamı dışındadır ancak aynı görevli kişilerin sorumluluğuna ilişkin ayrı bir hükümdür.
- 2004 sayılı Kanun m.33/a: İlamın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla icranın geri bırakılmasını düzenler; m.7'deki tazminat zamanaşımından farklı bir zamanaşımı rejimidir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72: Haksız fiillerde zamanaşımı süreleri ile ilgili genel hükümdür; uygulamada İİK m.7'nin özel düzenlemesi, icra görevlileri bakımından TBK'nın genel süreleri yerine uygulanır.

## [İİK m.8 — Tutanaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8)

İcra ve iflas dairelerinin yaptıkları muamelelerle kendilerine yapılan talep ve beyanlara ilişkin tutanak düzenleme yükümlülüğünü, sözlü itiraz, talep ve beyanların imzalanmasını, dairelerce verilen kararların gerekçeli olarak tutanağa yazılmasını, ilgililerin tutanakları görebilmesi ve örnek alabilmesini ve tutanakların ispat gücünü düzenler. Madde, tutanakların hangi tür işlemlere ilişkin olacağını ve hangi ayrıntıda tutulacağını tek tek saymaz; bu konuda ayrıca tutanak düzenlenmesi öngören haciz tutanağı (m.102) ve ihtiyati haciz tutanağı (m.262) gibi özel hükümler ile elektronik ortamda tutanak düzenlenmesi ve UYAP kullanımı (m.8/a) ayrı maddelerde yer alır. Madde, icra ve iflas dairelerinin tutanakları dışında kalan defter ve zabıtname düzenini düzenlemez; iflas dosyası ve defter tutulmasına ilişkin usul (m.36-37 ve iflas defterleri) ile icra takibinde zabıtname içeriği (m.21-22) bu maddenin konusu değildir. Şikâyet ve icra mahkemesinde denetim yolu (m.16 ve m.17 ile icra mahkemesi düzeni) da maddede düzenlenmemiştir.

### Tutanaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra tutanağı**: İcra ve iflas dairelerinin yaptıkları işlemler ile kendilerine yapılan talep ve beyanlar hakkında düzenledikleri yazılı kayıttır. Tutanak, dairenin işleminin resmi kaydı niteliğindedir ve işlemin kendisini değil, yapıldığını tevsik eder.
- **Sözlü itiraz, talep ve beyan**: İlgililerin dairede sözlü olarak yaptıkları ve tutanağa geçirilmesi gereken açıklamalardır. Bu türler yazılı dilekçe ile yapılan talepler için değil, sözlü olarak öne sürülenler için tutanağa geçirilir ve imzalanır.
- **Gerekçeli karar kaydı**: Dairenin verdiği kararın nedenlerinin tutanağa birlikte yazılmasıdır. Kararın yalnızca hüküm kısmının kaşe veya standart ifadeyle yazılması bu yükümlülüğü yerine getirmez.
- **Aleniyet (ilgililer bakımından)**: İlgililerin tutanakları görebilmesi ve örneğini alabilmesi anlamına gelir. Madde yalnızca ilgililere tanıdığı için genel bir kamuya açıklık sağlamaz; ilgililik kavramı kapsamı belirleyen ölçüttür.
- **Aksi ispat edilinceye kadar geçerlilik**: Tutanağın içeriğinin doğru kabul edildiğini, bu içeriğin ancak karşı delille çürütülebileceğini ifade eder. Tutanak, hükmü kesin biçimde bağlayan bir belge değildir.

### Tutanaklar: hangi şartlar aranır?

- İcra veya iflas dairesinin bir muamele yapmış ya da kendisine bir talep veya beyan yapılmış olması gerekir.
- Yapılan muamele, talep veya beyan hakkında dairenin bir tutanak düzenlemesi gerekir.
- Sözlü itiraz, talep veya beyanların tutanağa geçirilmesi ve altlarının ilgililer ile icra memuru, yardımcısı veya katibi tarafından imzalanması gerekir.
- Dairenin verdiği kararların gerekçesinin tutanağa birlikte yazılması gerekir.
- Tutanağın ilgililer tarafından görülebilmesi ve örneğinin alınabilmesi için ilgililik bulunması gerekir.

### Tutanaklar: hangi sonuçları doğurur?

- Sözlü itiraz, talep veya beyan tutanağa geçirilip ilgililer ve icra memuru, yardımcısı ya da katibi tarafından imzalanmazsa, tutanak usulüne uygun tutulmamış sayılır ve geçersizliği tartışılır.
- Dairenin verdiği kararın gerekçesi tutanağa yazılmazsa, kararın denetlenebilirliği ortadan kalkar ve bu eksiklik şikâyet konusu olabilir.
- İlgililer tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir; bu hak ilgililik ölçütüyle sınırlıdır.
- Tutanaklar aksi ispat edilinceye kadar muteberdir; tutanakta yazılı olana karşı yapılan itiraz, aksini ispat yükünü itiraz edene yükler.
- Tutanağa yazılan içerik hukuki işlem niteliği taşıyorsa, bu içeriğin aksi ancak kesin delille ispat edilebilir.
- Tutanak, işlemin yapıldığını tevsik eder; tutanağın kendisi işlemin hukuki sonucunu doğurmaz.

### Sözlü talep-beyan ile yazılı talep arasındaki fark nedir?

- Sözlü olarak yapılan itiraz, talep ve beyanlar tutanağa geçirilir ve altları imzalanır.
- Yazılı olarak yapılan talepler için maddede aynı imza zorunluluğu öngörülmemiştir; bunlar dosyaya konulur.

Sonuç: Sözlü beyanın tutanağa geçirilmemesi ya da imzasız bırakılması tutanağı usulüne uygun olmaktan çıkarır; bu durumda tutanak geçerli sayılmaz.

### İşlemin tutanağı ile kararın gerekçesi arasındaki fark nedir?

- Dairenin yaptığı her muamele için bir tutanak düzenlenir.
- Verilen kararlar ise tutanağa ayrıca gerekçeleriyle birlikte yazılır.

Sonuç: Karar verilmiş ancak gerekçesi yazılmamış ise, kararın tutanağı bu fıkra bakımından eksik sayılır.

### Genel tutanak ile özel tutanak arasındaki fark nedir?

- Bu madde her işlem için genel tutanak yükümlülüğü getirir.
- Haciz ve ihtiyati haciz gibi bazı işlemler için kanun içerik bakımından ayrıca tutanak öngörür.

Sonuç: Özel tutanak düzenlenmesi gereken işlemde genel tutanak yeterli görülmez; özel hükmün istediği içerik aranır.

### Yazılı tutanak ile elektronik ortamda işlem arasındaki fark nedir?

- Tutanak kağıt üzerinde düzenlenir ve imzalanır.
- Elektronik ortamda düzenlenen belge ve kararlar UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile imzalanır (m.8/a).

Sonuç: Bu madde elektronik ortamın usulünü değil, tutanağın içeriğini ve geçerlilik koşullarını düzenler; usul m.8/a'ya göre belirlenir.

### Tutanaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yeterli görmek; altının imzalanmadığı hâlde tutanağı geçerli saymak.
- Kararın yalnızca sonucunu tutanağa yazıp gerekçesini eklememek ve bunu yeterli saymak.
- Tutanağın aksinin her zaman tanıkla ispat edilebileceğini varsaymak; hukuki işlem niteliği taşıyan içerikte aksi kesin delille ispat edilir.
- Haciz ve ihtiyati haciz tutanağının içeriğini genel tutanak kuralına göre belirlemek; özel hükümler ayrıca aranır.
- İlgililer kavramını yalnızca alacaklı ve borçluyla sınırlamak; istihkak iddiasında bulunanlar, rehin alacaklıları ve kefil de ilgili sayılır.
- Tutanağın gerekçesini aramadan işlemi tam denetlenebilir saymak; gerekçesiz karar denetime elverişli değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tutanağın gerekçesiz olarak kaşe veya standart ifade ile yazılmasının, kararın denetlenmesini zorlaştırdığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/1008 E., 2023/175 K., 08.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/631 E., 2023/302 K., 05.04.2023)
- İcra dairesinin sözlü beyanlarının tutanağa geçirilip imzalanmamış olması, tutanağın geçerliliğini etkileyen usul eksikliği olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1152 E., 2017/1405 K., 22.11.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1154 E., 2018/1307 K., 04.07.2018)
- Tutanağın aksinin ispatı genel delil kurallarına tabidir; tutanak içeriği hukuki işlem niteliği taşıyorsa aksi kesin delille ispat edilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/279 E., 2017/635 K., 05.04.2017)
- Tutanakları görme ve örnek alma hakkı, ilgililik ölçütüyle sınırlı tutulmaktadır; salt merak amacıyla başvuru kabul edilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1547 E., 2024/198 K., 08.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tutanağın usulüne uygun olmadığını ileri süren taraf, sözlü beyanın tutanağa geçirilmediğini ya da imzasız kaldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu durum dosyadaki tutanak örneği ile gösterilir.
- Tutanakta yazılı bir işlemin aksini ileri süren taraf, tutanağın aksini ispat yükü altındadır; tutanak aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir.
- Tutanağın hukuki işlem niteliği taşıdığı durumda aksi yalnızca kesin delille ispat edilebilir; bu tür bir tutanağın varlığı ise tutanağın kendisiyle gösterilir.
- Gerekçenin yazılmadığını ileri süren taraf, tutanağın bu eksikliğini dosya üzerinden gösterir; karşı taraf ise gerekçenin varlığını tutanakla ispatlar.
- İlgililik iddiasını ileri süren kişi, hukuken korunmaya değer özel ve güncel menfaatini ortaya koymakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı Kanun m.8/a: Elektronik ortamda düzenlenen tutanak ve kararların UYAP üzerinden düzenlenmesini, saklanmasını ve güvenli elektronik imza ile imzalanmasını düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
- [2004 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-102): Haciz tutanağının özel içeriğini belirler; genel tutanak düzeninden ayrılan özel bir hükümdür.
- [2004 sayılı Kanun m.262](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-262): İhtiyati haczin uygulanmasına ilişkin tutanağın içeriğini özel olarak belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-13): İcra dairesinin işlemlerine karşı şikâyet yolunu düzenler; tutanağın gerekçesi bu denetimde kullanılır.
- [2004 sayılı Kanun m.58](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-58): Sözlü takip talebinin tutanağa geçirilmesinin dayanağıdır; m.8/I'deki sözlü talep kuralı bu yükümlülüğü genel olarak tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-62): Sözlü itirazın tutanağa geçirilip imzalanmasına ilişkin özel bir hükümdür; bu madde ile birlikte uygulanır.

## [İİK m.8/A — Elektronik işlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8a)

İcra ve iflas dairelerinde yürütülen iş ve işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılmasını, elektronik verilerin ve güvenli elektronik imzanın hukuki değerini, fiziki belgelerin elektronik ortama aktarılmasını, elektronik ortamda sürenin bitiş anını, alacaklının elektronik sorgu ücretini ve elektronik işlemlerin usul ve esaslarına yönetmelik yollamasını düzenler. Kurallar icra ve iflas dairelerinin ve bu dairelerde işlem yapan tarafların elektronik işlemleri bakımından uygulanır. Maddede yer almayan konular: elektronik ortamda icra takip talebinin yapılması ve tebligat usulü ayrıntıları, ilgili yönetmelik hükümleri (İİK Yönetmeliği m.16 ve diğerleri) ile icra mahkemesinin denetimi (m.16 ve m.8/a dışındaki İİK hükümleri), tebligat hükümleri (m.32 vd.) ve iflas masasının teşkili (m.36 vd.) bu maddede düzenlenmez.

### Elektronik işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)**: İcra ve iflas dairelerinde yapılan her türlü iş ve işlemin, veri, bilgi, belge ve kararın işlendiği, kaydedildiği ve saklandığı merkezi bilişim sistemidir. Maddenin hem işlem ortamını hem de belgelerin saklanma yerini belirler.
- **Güvenli elektronik imza**: Usulüne uygun biçimde oluşturulan ve elle atılan imza ile aynı ispat gücüne sahip olan elektronik imzadır. Yalnızca usulüne göre oluşturulan güvenli elektronik imza, verileri senet hükmünde kıldığı için madde bakımından aranan imza türüdür.
- **Senet hükmündeki elektronik veri**: Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik verinin, senetle aynı delil değerini taşıması anlamındadır. Bu değer yalnızca güvenli elektronik imzanın usulüne uygun kullanılmasına bağlıdır.
- **Fiziki örnek**: Elektronik ortamdaki bir belgenin kâğıt üzerine çıkarılmış nüshasıdır. Düzenlenmesi icra müdürü veya görevlendirdiği personel tarafından, belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek imzalanmasına ve mühürlenmesine bağlıdır.
- **Elektronik ortamda sürenin sonu**: Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süreyin gün sonunda, yani gece yarısında bitmesidir. Fiziki ortamda sürenin mesai saati sonunda bitmesi kuralından ayrılır.
- **Dosya safahat bilgisi sorgusu**: Alacaklının UYAP ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden dosyanın durumunu ve borçlunun mal, hak veya alacağını öğrenmesi işlemidir. Kanunda belirtilen miktarda ücrete tabidir.

### Elektronik işlemler: hangi şartlar aranır?

- İşlemin icra veya iflas dairesi tarafından yapılan bir iş veya işlem olması ve UYAP üzerinden gerçekleştirilmesi gerekir.
- Elektronik verinin senet hükmü taşıyabilmesi için usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulmuş olması gerekir.
- Güvenli elektronik imzanın elle atılan imza yerine kullanılabilmesi için kanunda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilmiş bir işlem bulunmamalıdır.
- Güvenli elektronik imzalı belge ve kararlarda birden fazla nüsha düzenleme ve mühürleme koşulu aranmaz.
- Zorunlu nedenlerle fiziki düzenlenen belge veya kararın yetkili kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanıp UYAP'a aktarılması gerekir.
- Elektronik ortama aktarılan belgenin aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller dışında asılları gönderen daireye saklanmalı ve fiziki olarak gönderilmemelidir.
- Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkarılması gerektiğinde örneğin icra müdürü veya görevlendirilen personel tarafından aslının aynı olduğu belirtilerek imzalanması ve mühürlenmesi gerekir.
- Alacaklının sorgu yapabilmesi için UYAP veya entegre bilişim sistemleri üzerinden yapması ve kanunda öngörülen ücreti ödemesi gerekir.

### Elektronik işlemler: hangi sonuçları doğurur?

- Elektronik ortamda yapılan işlemde süre gün sonunda biter; son gün yapılmayan işlem mesai saati bitiminden sonra da elektronik yolla yapılabilir.
- Usulüne göre güvenli elektronik imzayla oluşturulan veri senet hükmünde olur.
- Zorunlu nedenle fiziki düzenlenen belge veya karar güvenli elektronik imzayla UYAP'a aktarıldığında gerektiğinde ilgili birimlere elektronik olarak iletilir.
- Elektronik ortama aktarılan belgenin aslı gönderen dairede saklanır ve ayrıca fiziki olarak gönderilmez; aslın incelenmesi zorunluysa bu hüküm uygulanmaz.
- Güvenli elektronik imzayla oluşturulan belgelerde birden fazla nüsha düzenleme ve mühürleme zorunluluğu uygulanmaz.
- Alacaklı sorgu ücretini ödemezse sorgu yapılamaz; ücret takip gideri olarak borçluya yüklenemez.
- Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ücret ödemez ve alacaklı bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yaptığı sorgu için ücret ödemez.
- Adalet Bakanlığı, sorgu ücretini yeniden değerleme oranında beş katına kadar artırmaya veya azaltmaya ve belirli sayıda sorgu ile gün ve dosya esaslı istisnalar belirlemeye yetkilidir.
- Elektronik işlemlerin usul ve esasları Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir; yönetmelik hükümleri kanunla çelişemez.

### Elektronik ortam ile fiziki ortam süre sonu arasındaki fark nedir?

- Elektronik ortamda yapılan işlemde süre gün sonunda, gece yarısında biter.
- Fiziki ortamda yapılan işlemde süre mesai saati sonunda biter.

Sonuç: Son gün elektronik yolla yapılacak işlem, fiziki işlemin mesai bitiminden sonra da 24:00'a kadar yapılabilir.

### Güvenli elektronik imza ile elle atılan imza arasındaki fark nedir?

- Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan veri senet hükmündedir ve elle atılan imzayla aynı ispat gücüne sahiptir.
- Elle atılan imza, kanunda aksi belirtilmedikçe ispat gücü bakımından bu hükme tabi olarak değerlendirilir.

Sonuç: Kanunda güvenli elektronik imza ile yapılamayacağı açıkça belirtilen işlemler dışında elle imza yerine güvenli elektronik imza kullanılabilir.

### Asıl belge ile fiziki örnek arasındaki fark nedir?

- UYAP'a aktarılan belgenin asılları gönderen icra veya iflas dairesinde saklanır.
- Fiziki örnek, elektronik ortamdan çıkarılan ve aslının aynı olduğu belirtilerek imzalanıp mühürlenen nüshadır.

Sonuç: Asıl belge ilgili birime fiziki olarak gönderilmez; yalnızca aslının incelenmesi zorunlu olduğunda asıl incelemeye sunulur.

### Ücretli sorgu ile ücretsiz sorgu arasındaki fark nedir?

- Alacaklının sorgusu kanunda belirtilen ücret karşılığında yapılır.
- Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yaptığı sorgu ücretten muaftır.

Sonuç: Ücretsiz sorgularda ücret alınmaz; ücretli sorgu tutarı takip gideri olarak borçluya yüklenemez.

### Elektronik işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Elektronik ortamda yapılan işlemde mesai saatini (16.59) esas almak; süre elektronik işlemlerde gün sonunda (24:00) biter.
- Elektronik ortamda sürenin bitimini fiziki ortamdaki kuralla hesaplamak; yapılacak işlem ortamına göre süre farklı hesaplanır.
- Güvenli elektronik imzalı belgeye ayrıca ıslak imza veya mühür aramak; güvenli elektronik imzalı belgelerde birden fazla nüsha ve mühür koşulu uygulanmaz.
- Sorgu ücretini takip gideri sayıp borçluya yüklemek; ücret borçluya yüklenemez.
- Genel yönetim kapsamındaki kamu idaresinden veya bir gün içinde beş kez yapılan aynı dosya sorgusundan ücret almak; bu hallerde ücret alınmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Elektronik ortamda yapılan işlemlerin süresinin gün sonunda bittiği, fiziki ortamdaki mesai saati kuralının bu işlemlere uygulanmayacağı kabul edilmektedir.
- Dosya safahat ve mal sorgusu ücretinin her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığı, güncel tutarın bu oran esas alınarak belirlendiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Elektronik ortamda yapılan işlemin süresinin tutulduğunu iddia eden taraf, işlemin UYAP kaydındaki gönderim saatiyle ispatlar; sistem kaydı bu konuda esas delildir.
- Güvenli elektronik imzalı verinin senet hükmünde olduğunu ileri süren taraf, imzanın usulüne uygun ve güvenli olduğunu ispatlar.
- Fiziki örneğin aslına uygunluğu, icra müdürü veya görevlendirilen personelin imza ve mühür ile belgelenir.
- Sorgu ücretinin ödendiğini ve ücretsiz sorgu koşulunun bulunduğunu iddia eden taraf bu hususu UYAP kayıtlarıyla ispatlar.
- Belgenin aslının incelenmesi gerektiğini ileri süren taraf, bu zorunluluğu somut olayda gösterir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.8](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8): Tutanakların ispat gücü ve gerekçeli karar yazma yükümlülüğü ile bu maddenin tutanak düzenlemesi arasında bağ kurar.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-16): İcra ve iflas dairesinde sürelerin ve işlemlerin ayrıntıları bakımından bu madde ile birlikte uygulanır; elektronik süre kuralını tamamlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.201: Tutanaktaki borç ikrarının senet hükmü taşıması hâlinde aksinin kesin delille ispatlanabileceğini düzenler.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.7: Tutanağın aksinin her türlü delille ispatlanabilmesi için genel ispat kuralını verir.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.298 mükerrer: Sorgu ücretinin her yıl artırılacağı yeniden değerleme oranının tespitine atıf yapar.

## [İİK m.9 — Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-9)

İcra ve iflas dairelerine yapılan ve dairelerce yapılması gereken nakdî ödemelerin banka üzerinden yapılmasını düzenler. Haciz sırasında borçlu veya üçüncü kişilerden tahsil edilen paranın geçici muhafaza süresini, dairenin bankaya verdiği ödeme talimatının süresini ve icra dairesinin kıymetli evrak ile değerli şeyleri muhafaza yöntemini belirler. Maddenin uygulanması icra müdürlüğü ve icra dairesinin para ile ilgili işlemleri bakımındandır; ödemeyi yapan borçlu, üçüncü kişi ve ödemeyi alacak ilgili kişiler bakımından sonuç doğurur. Ödemenin alacaklıya ya da ilgiliye hangi koşulda aktarılacağını ve paranın hacze konu olup olmayacağını düzenlemez; bunlar takip hukuku ve ilgili ayrı hükümlerdir. Haczedilen paranın, banknotun, altın ve gümüşün borçluya bırakılması ve yediemine verilmesinin yasaklanması ile hangi malların satılabileceği 88. maddede düzenlenir (m.88). Paranın dairece elden tutulmasını yasaklayan ve tahsildarın tahsil ettiği parayı kabzetme sınırını çizen 31. madde ile artırma şartnamesi 32. madde kapsamındadır. Ödemenin icra dairesine yapılamayacağı durumlar ve icra dairesinin para kabul yükümlülüğü 10 ve 11. maddelerin dışındadır."

### Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Icra ve iflas dairesi hesabı**: Adalet Bakanlığınca uygun görülen bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan banka hesabıdır. Dairelere yapılan nakdî ödemeler bu hesaba yatırılır; hesap dairenin kendi adına açılır, kişisel bir hesap değildir.
- **Nakdî ödeme**: Para olarak yapılan ödemedir. Madde bu ödemenin banka üzerinden yapılmasını öngörür; altın, kıymetli evrak ve değerli şeyler bu kavramın içinde değerlendirilmez ve üçüncü fıkra ile ayrı düzenlenir.
- **Resen talimat**: İcra müdürünün ilgilinin talebi beklemeden, kendiliğinden bankaya verdiği ödeme emridir. Talimatla paranın ilgilinin gösterdiği banka hesabına aktarılması sağlanır; ilgilinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.
- **Haciz sırasında tahsil edilen para**: Haciz işlemi sırasında borçlu veya üçüncü kişi tarafından ödenen ve dairece tahsil edilen paradır. Bu para için madde ayrı bir muhafaza süresi ve yöntemi öngörür.
- **Kıymetli evrak ve değerli şeyler**: Paradan ayrı olarak dairenin aldığı, kasada muhafaza edilmesi gereken evrak ve değerli eşyadır. Bunların muhafazası kasa veya zorunlu hâllerde kiralanacak banka kasası yoluyla yapılır.

### Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: hangi şartlar aranır?

- Dairelere yapılan nakdî ödemenin Adalet Bakanlığınca uygun görülen bir bankada icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yatırılması gerekir.
- Haciz sırasında borçlu veya üçüncü kişiden tahsil edilen paranın, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasasında muhafaza edilmesi gerekir.
- Dairenin yapması gereken nakdî ödemenin, ilgilinin gösterdiği banka hesabına aktarılması için icra müdürünün resen bankaya talimat vermesi gerekir.
- Talimatın, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilmesi gerekir.
- Kıymetli evrak ve değerli şeylerin dairenin kendi kasasında muhafaza edilmesi; zorunlu hâllerde kiralanacak banka kasasında saklanması gerekir.
- Haciz sırasında tahsil edilen paranın bankaya yatırılmadan dairede bekletilmesi, yalnızca bu süre ve kasa muhafazası ile mümkündür; bu süre dışında kasada tutulamaz.

### Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: hangi sonuçları doğurur?

- Haciz sırasında tahsil edilen para, süresi içinde banka hesabına yatırılmak üzere kasada muhafaza edilir.
- Dairece yapılması gereken nakdî ödeme, icra müdürünün resen verdiği talimatla ilgilinin gösterdiği banka hesabına aktarılır.
- İlgilinin ayrıca talepte bulunması gerekmez; ödeme müdürün resen verdiği talimatla yapılır.
- Talimat, paranın dairenin hesabına yatmasından sonra en geç üç iş günü içinde verilmelidir.
- Kıymetli evrak ve değerli şeyler dairenin kasasında muhafaza edilir; zorunlu hâllerde kiralanacak banka kasasında saklanır.
- Süresinde talimat verilmemesi, icra müdürünün bir hakkı sebepsiz yere sürüncemede bırakması anlamına gelir ve icra mahkemesine şikâyet konusu olabilir.
- Madde metninde, süresinde yatırılmayan paranın hukuki sonucu için ayrı bir hüküm yoktur; bu hâl genel sorumluluk ve şikâyet yoluna bırakılmıştır.

### Haciz sırasında tahsil edilen para ile dairenin yaptığı ödeme arasındaki fark nedir?

- Haciz sırasında borçlu veya üçüncü kişi tarafından ödenen ve doğrudan tahsil edilen para, tahsilatın yapıldığı günün ertesi iş günü çalışma saati sonuna kadar muhafaza edilip yatırılır.
- Dairenin ilgiliye ödemesi gereken para ise icra müdürünün resen verdiği talimatla bankaya aktarılır ve bu talimat paranın hesaba yatmasını izleyen en geç üç iş günü içinde verilir.

Sonuç: İki para için ayrı süreler işler; tahsilat anındaki muhafaza süresi ile ödeme talimatı süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

### Para ile kıymetli evrak ve değerli şeyler arasındaki fark nedir?

- Paranın muhafazası banka hesabı üzerinden yapılır ve birinci ile ikinci fıkradaki süreler uygulanır.
- Kıymetli evrak ve değerli şeyler banka hesabına yatırılmaz; dairenin kendi kasasında saklanır.

Sonuç: Kıymetli evrak ve değerli şeyler için bankaya yatırma süresi uygulanmaz; zorunlu hâl dışında kiralanacak banka kasasına başvurulmaz.

### Genel muhafaza ile zorunlu hâl arasındaki fark nedir?

- Kıymetli evrak ve değerli şeyler öncelikle dairenin kendi kasasında muhafaza edilir.
- Kendi kasasında saklamanın mümkün olmadığı zorunlu hâllerde banka kasası kiralanır.

Sonuç: Banka kasası kiralama yalnızca zorunlu hâllerde başvurulacak yoldur; kural değildir.

### Haciz tahsilatı (icra veya mahkeme kasası) ile icra dairesi kasası arasındaki fark nedir?

- Haciz sırasında tahsil edilen para icra veya mahkeme kasasında muhafaza edilebilir.
- Ödeme talimatına bağlı olarak bankaya yatırılacak para ise icra dairesi hesabına aktarılmak üzere dairede beklemez.

Sonuç: Muhafaza yeri tahsilatın türüne göre değişir; bankaya yatırma yükümlülüğü her iki durumda da geçerlidir.

### Paranın ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Haciz sırasında tahsil edilen parayı, bankaya yatırma süresini tahsilattan sonraki üç iş günü olarak hesaplamak; bu para için süre ertesi iş günü çalışma saati sonudur.
- Talimat süresini paranın tahsil edildiği gün üzerinden saymak; üç iş günü süre, paranın icra dairesi hesabına yatmasından itibaren işler.
- Kıymetli evrak ve değerli şeyleri bankaya yatırılması gereken para gibi değerlendirmek; bunlar kasada saklanır ve banka kasası yalnızca zorunlu hâllerde kiralanır.
- Ödemenin ilgilinin ayrıca talep etmesi gerektiğini düşünmek; talimat icra müdürünün resen vereceği bir işlemdir.
- Süresinde talimat verilmemesinin doğrudan ödemeyi geçersiz kıldığını düşünmek; madde bu konuda açık bir geçersizlik hükmü içermez, şikâyet yolu öngörür.
- Dairece yapılan paranın faiz işletilmesi gerektiğini madde metninden çıkarmak; madde faiz konusunda hüküm kurmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Haciz sırasında tahsil edilen paranın bankaya yatırılmadan dairede tutulması, icra müdürünün süresini aşmaması gereken bir muhafaza yükümlülüğü olarak ele alınmaktadır. (5. Ceza Dairesi, 2024/7612 E., 2025/6100 K., 06.05.2025)
- Dairenin hesaba yatırılan paraya ilgili alacaklıya aktarılmak üzere talimat vermesi, ilgilinin talebine bağlı görülmemekte; resen yapılması gereken bir işlem olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/682 E., 2024/17 K., 24.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Ödemenin dairece tahsil edildiğini ve tahsilatın tarihini ileri süren taraf, bunu icra dairesinin makbuz, kasa defteri ve tutanak kayıtlarıyla ispatlar.
- Paranın hesaba yatırıldığı tarih, icra dairesi hesabına ait banka dekontu ile belirlenir; süre bu tarihe göre hesaplanır.
- Talimatın verildiği tarih ile paranın hesaba yatırılma tarihi arasındaki sürenin aşılıp aşılmadığını ileri süren taraf, talimat kaydı ve banka kayıtlarıyla ispatlar.
- Kıymetli evrak ve değerli şeylerin dairede veya zorunlu hâllerde banka kasasında saklandığı iddiası, kasa kaydı ve tutanakla ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.88](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-88): Haczedilen para, banknot, altın ve gümüşün borçluya bırakılmasını ve yediemine verilmesini yasaklar; bu maddenin ikinci fıkrasındaki kıymetli evrak muhafazasıyla birlikte uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-16): İcra müdürünün talimat verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde icra mahkemesine şikâyet yolunu açar.
- [2004 sayılı Kanun m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-10): İcra müdür ve müstahdemlerinin kendi veya yakınlarının işine bakma yasağını düzenler; para işlemlerinin tarafsız yürütülmesi bakımından ilgilidir.
- [2004 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-31): Parayı yanında tutma ve cinsini değiştirme yasağı ile tahsilde görevlendirilmeyen parayı kabzetme yasağını düzenler; bu maddenin tahsil edilen paraya ilişkin muhafaza hükmünü tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-32): Artırma şartnamesi ve zabıtnamelerin şekline ilişkindir; kıymetli eşyanın paraya çevrilmesi aşamasında bu maddenin hükmü uygulanır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir sene | [m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-7) | Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar. |
| on sene | [m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-7) | Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar. |
| bir gün | [m.8/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-8a) | Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden bu ücret alınmayacağı gibi alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yapacağı sorgudan da ücret alınmaz. |
| üç iş günü | [m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-9) | Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilir. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/699 E., 2025/764 K., 03.12.2025 (m.6)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/622 E., 2025/535 K., 17.09.2025 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/221 E., 2025/387 K., 25.06.2025 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/782 E., 2025/349 K., 28.05.2025 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/682 E., 2024/17 K., 24.01.2024 (m.9)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/631 E., 2023/302 K., 05.04.2023 (m.8)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/1008 E., 2023/175 K., 08.03.2023 (m.8)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/190 E., 2022/828 K., 02.06.2022 (m.6)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/809 E., 2022/708 K., 24.05.2022 (m.5)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1436 E., 2022/267 K., 08.03.2022 (m.5)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/14 E., 2021/1723 K., 21.12.2021 (m.6)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1154 E., 2018/1307 K., 04.07.2018 (m.8)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1152 E., 2017/1405 K., 22.11.2017 (m.8)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/279 E., 2017/635 K., 05.04.2017 (m.8)
- Ceza Genel Kurulu, 2009/139 E., 2009/283 K., 08.12.2009 (m.3)
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/16087 E., 2025/17431 K., 25.12.2025 (m.7)
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/1896 E., 2025/3084 K., 27.05.2025 (m.7)
- 5. Ceza Dairesi, 2024/7612 E., 2025/6100 K., 06.05.2025 (m.9)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/4898 E., 2024/4290 K., 12.12.2024 (m.7)
- 5. Ceza Dairesi, 2021/3487 E., 2024/11107 K., 06.11.2024 (m.9)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5336 E., 2024/1789 K., 05.03.2024 (m.9)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5135 E., 2024/1521 K., 27.02.2024 (m.9)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1865 E., 2024/603 K., 13.02.2024 (m.7)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1784 E., 2024/70 K., 09.01.2024 (m.7)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1594 E., 2023/2406 K., 26.09.2023 (m.7)
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/23701 E., 2023/3046 K., 07.03.2023 (m.9)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/736 E., 2026/604 K., 08.05.2026 (m.2)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1609 E., 2026/1598 K., 01.04.2026 (m.5)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2026/299 K., 25.02.2026 (m.2)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1696 E., 2026/298 K., 25.02.2026 (m.2)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/650 E., 2026/57 K., 15.01.2026 (m.3)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/4246 E., 2026/91 K., 14.01.2026 (m.5)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1168 E., 2025/2554 K., 01.12.2025 (m.4)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/544 E., 2025/1277 K., 19.11.2025 (m.2)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1143 E., 2025/1935 K., 14.11.2025 (m.2)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/2013 E., 2025/1213 K., 05.11.2025 (m.2)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1124 E., 2025/1465 K., 11.09.2025 (m.3)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/725 E., 2025/1335 K., 09.07.2025 (m.3)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2588 E., 2025/1258 K., 13.05.2025 (m.5)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/781 E., 2025/624 K., 21.04.2025 (m.5)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1547 E., 2024/198 K., 08.02.2024 (m.8)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/1021 E., 2023/1696 K., 15.12.2023 (m.6)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/570 E., 2022/763 K., 16.06.2022 (m.3)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/673 E., 2022/913 K., 31.05.2022 (m.6)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2022/427 E., 2022/688 K., 26.04.2022 (m.6)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/1594 E., 2020/208 K., 23.01.2020 (m.3)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.11.2021 (m.1).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/iflas-daireleri-ve-icra-iflas-dairelerinin-birlestirilmesi
