---
title: "İptal davası — İcra ve İflas Hukuku konu anlatımı"
course: "İcra ve İflas Hukuku"
law: "İcra ve İflas Kanunu"
articles: "İİK m.277–284"
last_amended: "2025-12-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/iptal-davasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İptal davası

İcra ve İflas Hukuku — [İcra ve İflas Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku)

## Kısaca

İİK m.277, tasarrufun iptali davasının amacını ve bu davayı açabilecek kişileri düzenler. İcra ve İflas Kanunu'nun 278. maddesi, borçlunun alacaklıyı zarara uğratan bağışlamalarını ve ivazsız tasarruflarını iptal davasına konu yapan hükümdür.

## Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.277–284 hükümlerini kapsar: iptal davası ve davacılar, ivazsız tasarrufların butlanı, acizden dolayı butlan, zarar verme kastından dolayı iptal, iptal davalarında yargılama usulü, iptal davasında davalı, iadenin şümulü, hak düşürücü müddet.

- [İİK m.277 — İptal davası ve davacılar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-277)
- [İİK m.278 — İvazsız tasarrufların butlanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278)
- [İİK m.279 — Acizden dolayı butlan](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279)
- [İİK m.280 — Zarar verme kastından dolayı iptal](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280)
- [İİK m.281 — İptal davalarında yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-281)
- [İİK m.282 — İptal davasında davalı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-282)
- [İİK m.283 — İadenin şümulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-283)
- [İİK m.284 — Hak düşürücü müddet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-284)

## [İİK m.277 — İptal davası ve davacılar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-277)

İİK m.277, tasarrufun iptali davasının amacını ve bu davayı açabilecek kişileri düzenler. Dava amacı, m.278, 279 ve 280'de yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Davacı sıfatı iki kişi grubuna tanınmıştır: elinde muvakkat veya kati aciz vesikası bulunan her alacaklı ile iflas idaresi ve belirli hallerde alacaklıların kendileri. Madde, tasarrufların hangi koşullarda iptal edileceğini, iptal sebeplerini ve ispat kurallarını düzenlemez (m.278-281). Dava harcı, yetki ve görev, süre ve hak düşürücü süre konuları da bu maddede yer almaz ve ilgili diğer maddelerde ya da usul hükümlerinde aranmalıdır.

### İptal davası ve davacılar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tasarrufun iptali davası**: Borçlunun alacaklılarını zarara uğratan tasarruflarının, alacaklı yararına ve takip konusu alacak ile ferileri ölçüsünde etkisiz kılınmasını isteyen davadır. Dava, işlemi maddi hukuk anlamında kökten hükümsüz kılmaz; yalnızca cebri icra bakımından borçlunun malvarlığında kalmış sayılmasını sağlar.
- **Muvakkat aciz vesikası**: Haciz tutanağında borçlunun takip konusu borcu karşılayacak malının bulunmadığının belirtilmesiyle oluşan ve geçici aciz belgesi niteliğinde sayılan belgedir. Bu belgeyi taşıyan alacaklı dava açma sıfatını kazanır.
- **Kati aciz vesikası**: Borçlunun kesin olarak aciz hâlinde bulunduğunu gösteren belgedir. Muvakkat belgeye göre daha güçlü bir aciz kanıtıdır ve bu belgeyi taşıyan alacaklı da davayı açabilir.
- **Davacı sıfatı**: Davayı açma yetkisidir. Madde bu yetkiyi sınırlı sayıda kişiye tanır; listede olmayan kişilerin dava açma hakkı yoktur.

### İptal davası ve davacılar: hangi şartlar aranır?

- Davayı açan kişinin m.277 sayılı iki gruptan birine girmesi gerekir: elinde muvakkat veya kati aciz vesikası bulunan alacaklı, ya da iflas idaresi veya m.245 ile m.255/3'te yazılı hallerde alacaklıların kendileri.
- Dava, m.278, 279 veya 280'de yazılı bir tasarrufun iptalini amaçlamalıdır; m.277 tek başına bir tasarrufu iptal ettirmez, iptal sebebi bu maddelerde aranır.
- Davacı alacaklının takip konusu alacağının bulunması ve bu alacağa dayanarak icra takibinin yapılmış olması gerekir.
- Aciz vesikası, haciz yoluyla takiplerde aranan belgedir; vesika bulunmadan açılan dava, davacı sıfatı yönünden reddedilir.

### İptal davası ve davacılar: hangi sonuçları doğurur?

- Davacı sıfatı taşıyan alacaklı, dava konusu tasarrufun m.278, 279 veya 280 kapsamında iptalini isteyebilir.
- Madde kapsamında sayılmayan kişi dava açarsa davacı sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekir.
- İptal kararı, tasarrufu maddi hukuk anlamında geçersiz kılmaz; mal yalnızca takip konusu alacak ölçüsünde cebri icra yönünden borçlunun malı sayılır.
- Kararın sonucunda alacağın ödenmesinden artan değer, borçlu ile işlem yapan üçüncü kişiye geri verilir.

### Kati aciz vesikası ile muvakkat aciz vesikası arasındaki fark nedir?

- Kesin aciz belgesi, borçlunun aciz hâlinin kesinleştiğini gösterir ve İİK m.143 ile m.105/I'e dayanır.
- Geçici aciz belgesi, haciz tutanağında malın yetersizliğinin belirtilmesiyle oluşur ve İİK m.105/II'ye dayanır.

Sonuç: Her iki belge de m.277/1 uyarınca dava açma sıfatı verir; belge türü davacı sıfatını değil, aciz kanıtının gücünü değiştirir.

### Haciz yoluyla takip ile istihkak davasında karşılık dava arasındaki fark nedir?

- Haciz yoluyla takipte alacaklı, aciz vesikası ile dava açar.
- İİK m.97/XVII uyarınca açılan istihkak davasında alacaklı, aciz belgesi olmaksızın karşılık dava olarak tasarrufun iptali davası açabilir.

Sonuç: İstihkak davasında karşılık dava yoluyla aciz vesikası aranmadan iptal davası açılabilir.

### Alacaklı ile iflas idaresi ve belirli haller arasındaki fark nedir?

- Aciz vesikası bulunan alacaklı, m.277/1 kapsamında kendi adına dava açar.
- İflas idaresi ile m.245 ve m.255/3 hallerinde alacaklıların kendileri m.277/2 kapsamında dava açar.

Sonuç: İflas halinde dava, aciz vesikası aranmaksızın iflas idaresi tarafından açılabilir.

### İptal davası ve davacılar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Aciz vesikasının bulunmadığı hâlde haciz tutanağındaki olumsuz bir ifadeyi yeterli saymak; muvakkat aciz vesikası ile kati aciz vesikası arasındaki ayrımı gözden kaçırmak.
- Davanın dayanağı olarak yalnızca m.277'yi göstermek ve m.278, 279 veya 280'den hangisinin uygulanacağını belirlememek.
- Dava dilekçesinde yanlış iptal sebebi belirtildiği için davanın reddedilmesi gerektiğini düşünmek; mahkeme sebebi kendisi saptar.
- İstihkak davasında karşılık dava olarak açılan iptal davasında da aciz vesikası aranacağını varsaymak.
- İflas hâlinde alacaklının kendi başına dava açabileceğini varsaymak; m.277/2'deki sınırlı haller dışında iflas idaresi dava açar.
- Tasarrufun iptalini maddi hukuk anlamında mutlak ya da nispi bir hükümsüzlük olarak yorumlamak; iptal sonucu yalnızca cebri icra alanıyla sınırlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasarrufun iptali davasının dayandığı sebebin hangi maddeye ait olduğu, davacının belirlemesiyle bağlı değildir; mahkeme m.278-280 kapsamını kendisi saptar. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/843 E., 2016/433 K., 30.03.2016)
- Haciz yoluyla takipte aciz vesikası yoksa, tasarrufun iptali davası açılamaz; dava açma sıfatının bulunmaması sonucu doğar. (11. Hukuk Dairesi, 2023/527 E., 2023/7254 K., 11.12.2023)
- Dava, m.277 kapsamında açıldığında, takip konusu alacağın ve kesinleşmiş takibin varlığı davanın dinlenmesinin ön koşuludur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Mahkemeler, davacının m.277 kapsamındaki sıfatını ve dava dayanağının hangi tasarrufa bağlandığını birlikte değerlendirmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/22110 E., 2023/13160 K., 06.12.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Davacı sıfatını ileri süren alacaklı, elinde muvakkat veya kati aciz vesikası bulunduğunu belgelemekle yükümlüdür; haciz tutanağı ve aciz belgesi bu amaçla kullanılır.
- Takip konusu alacağın gerçekliği ve takibin kesinleştiği davacı tarafından ispatlanmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- İflas idaresinin ya da m.245 ve m.255/3 kapsamındaki alacaklının sıfatı, iflasa ilişkin resmî belgelerle ispatlanır.
- Aciz vesikası bulunmayan alacaklı, tasarruf dayanağını başka bir delille ileri sürmeye çalışsa da sıfat eksikliği tek başına davayı reddettirir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/527 E., 2023/7254 K., 11.12.2023)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): Borçlunun aciz hâlinde ve iflastan önce yaptığı, alacaklılara karşı etkisiz kılınabilecek tasarruflardan birincisini düzenler; m.277'deki dava m.278'deki tasarrufların butlanına yöneliktir.
- [2004 sayılı Kanun m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Ödeme ve teminat niteliğindeki işlemlerin iptaline ilişkin kuralları içerir; m.277'deki dava bu tasarrufları da kapsar.
- [2004 sayılı Kanun m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280): Muvazaalı ve borçlunun amacını bilen üçüncü kişiyle yapılan tasarrufları düzenler; davanın en sık dayanağıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.245](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-245): İflas idaresinin ya da alacaklıların dava açma hâllerini belirleyen maddedir ve m.277/2'nin atıfta bulunduğu haldir.
- [2004 sayılı Kanun m.255](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-255): 3. fıkrasında yazılı halde alacaklıların iptal davası açabileceğini düzenler; m.277/2'nin atıf yaptığı hükümdür.
- [2004 sayılı Kanun m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-105): Haciz tutanağının muvakkat aciz vesikası yerine geçmesini düzenler; m.277/1'deki vesika kavramını tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.143](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-143): Kesin aciz vesikasının düzenlenmesini belirler; m.277/1'deki kati aciz vesikasının dayanağıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.281](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-281): Hakimin iptal sebebini takdir yetkisini düzenler; m.277'deki dava m.278-280 ile birlikte bu yetki çerçevesinde görülür.

## [İİK m.278 — İvazsız tasarrufların butlanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278)

İcra ve İflas Kanunu'nun 278. maddesi, borçlunun alacaklıyı zarara uğratan bağışlamalarını ve ivazsız tasarruflarını iptal davasına konu yapan hükümdür. Madde, bağışlama sayılacak üç tasarruf grubunu (yakın hısımlar ve ortak konuttakiler arasındaki ivazlı işlemler, pek aşağı bedelli sözleşmeler, ömür boyu gelir, intifa hakkı ve bakma sözleşmeleri) ve iptal süresini düzenler. Maddenin uygulanması borçlu ile üçüncü kişi arasındaki işlemlere bağlıdır. Madde, iptal davasının genel koşullarını, davacı ve davalının sıfatını düzenlemez (m.277). Ayrıca iptalin sonuçları, mal kaçırma kastına ve üçüncü kişinin iyi niyetine ilişkin ayrıntılı hükümler (m.279, m.280) ile tasarrufun iptalinde dava açma süresi ve icra takibinin usulü bu maddede yer almaz. Mal kaçırma kastı ile kötü niyet ayrı bir değerlendirme konusudur ve bu maddenin ilk fıkrasında aranmaz.

### İvazsız tasarrufların butlanı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İvazsız tasarruf**: Borçlunun karşılık almadan malvarlığından bir değeri çıkardığı işlemdir. Bağışlamanın yanı sıra, karşılık alınmadan yapılan her türlü kazandırıcı işlem bu kapsama girer.
- **Bağışlama sayılan tasarruf**: Kanunun üç bentte sayarak bağışlama hükmüne bağladığı işlemlerdir. Bu işlemler gerçekte ivazlı görünse bile maddenin koşulları gerçekleşince bağışlama gibi iptale tabi olur.
- **Gerçek değer**: Tasarrufun yapıldığı tarihteki piyasa değeridir. Ivazların karşılaştırılmasında ve pek aşağı bedel tespitinde esas alınır; sözleşme tarihindeki değere göre belirlenir.
- **Pek aşağı bir fiyat**: Borçlunun verdiği şeyin gerçek değerine göre, karşılık olarak kabul ettiği bedelin belirgin biçimde düşük kalmasıdır. Kanun bu ölçüte ilişkin somut bir oran göstermez; ivazlar arasındaki nisbetsizliğin önemli olması aranır.
- **Ömür boyu gelir ve intifa hakkı**: Borçlunun kendisine veya üçüncü kişi yararına, ömrü boyunca gelir sağlanmasını ya da bir malın kullanım ve yararlanma hakkının kurulmasını konu alan sözleşmelerdir. Kanun, uygun bir karşılık sağlanmadıkça bunları bağışlama sayar.
- **Ölünceye kadar bakma sözleşmesi**: Borçlunun bakım karşılığında malvarlığını kazandırdığı sözleşmedir. Uygun karşılık ispat edilmedikçe bağışlama sayılır.
- **Aciz belgesi ve haciz tutanağı**: Borçlunun ödeme gücünün bulunmadığını gösteren resmî belgelerdir. Süre, bu belgenin düzenlendiği, iflasın açıldığı veya haczin yapıldığı tarihten geriye doğru işler.

### İvazsız tasarrufların butlanı: hangi şartlar aranır?

- İptal davası için borçlunun bir alacaklıya karşı borcunun bulunması ve bu alacağın dayanağında geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağının düzenlenmiş olması ya da iflasın açılmış olması gerekir.
- Tasarrufun, aciz belgesinin düzenlendiği, iflasın açıldığı veya haczin yapıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılmış olması gerekir.
- Tasarruf bağışlama veya ivazsız işlem niteliğinde olmalıdır; alışılmış hediyeler bu kapsamın dışında kalır.
- Yakın hısımlar ve ortak konutta yaşayanlar arasındaki tasarrufta, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmamış olmalıdır.
- Pek aşağı bir fiyat hâlinde, borçlunun verdiği şeyin sözleşme tarihindeki gerçek değerine göre, ivazlar arasında önemli bir nisbetsizlik bulunmalıdır.
- Ömür boyu gelir, intifa hakkı veya bakma sözleşmelerinde uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmamış olmalıdır.
- Kanunda yer alan bağışlama karinesinin karşı tarafça çürütülmesi, yani ivazlılığın ya da uygun karşılığın ispatı, iptal talebini bertaraf eder.

### İvazsız tasarrufların butlanı: hangi sonuçları doğurur?

- Maddedeki koşullar gerçekleşirse, bir yıl içinde yapılan bağışlama ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
- Alışılmış hediyeler iptale tabi değildir.
- Yakın hısımlar veya ortak konutta yaşayanlar arasındaki ivazlı tasarruf, gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanamazsa bağışlama sayılır ve iptale tabi olur.
- Pek aşağı bedelli sözleşme, aksi ispatlanamazsa bağışlama gibi iptale tabidir.
- Ömür boyu gelir, intifa, bakma sözleşmesi, uygun karşılık ispat edilemezse bağışlama gibi iptale tabidir.
- Uygun karşılık ispat edilir ya da ivazlılık gerçek değere uygun olarak kanıtlanırsa işlem bağışlama sayılmaz ve iptal konusu olmaz.
- Bir yıldan daha eski tarihli işlemler bu madde kapsamında iptal edilemez.

### Alışılmış hediye ile bağışlama arasındaki fark nedir?

- Alışılmış hediyeler, kişinin sosyal ilişkilerinin gereği olarak verdiği küçük değerli armağanlardır.
- Bağışlama, karşılık almadan bir değerin kazandırılmasıdır ve kanunun aradığı değer ölçüsünü aşar.

Sonuç: Alışılmış hediyeler iptale tabi tasarruf sayılmaz; diğer bağışlamalar iptale tabidir.

### Yakın hısımlar arası ivazlı tasarruf ile genel ivazlı tasarruf arasındaki fark nedir?

- Altsoy, üstsoy, kan hısımları, eş, kayın hısımları, evlat edinen ve evlatlık ile ortak konutta yaşayanlar arasındaki ivazlı işlemler.
- Bu kişiler dışında kalan kişilerle yapılan ivazlı işlemler.

Sonuç: Yakın hısımlar arasındaki işlemler, gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Diğer ivazlı işlemler iptal davasına konu olmaz; yalnız pek aşağı bedel hâlinde bağışlama gibi değerlendirilir.

### Pek aşağı bedel ile ivazsız işlem arasındaki fark nedir?

- Borçlunun karşılık olarak almakla birlikte, gerçek değerin çok altında bir bedel kabul ettiği işlemler.
- Hiç karşılık alınmadan yapılan işlemler.

Sonuç: Pek aşağı bedel hâlinde nisbetsizlik önemli olmalı ve aksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılmalıdır; ivazsız işlemde ise karşılık yoktur ve iptal doğrudan yapılabilir.

### Bağışlama karinesi ile ispat edilen gerçek ivazlılık arasındaki fark nedir?

- Yakın hısımlar ve pek aşağı bedel hâlinde, kanun ivazlılığın aksinin ispatına bağlı olarak bağışlama karinesi kurar.
- Ivazın gerçekten bulunduğunun ve gerçek değere uygun olduğunun kanıtlandığı işlemler.

Sonuç: Ispat başarılı olursa işlem iptale konu olmaz; ispat edilemezse işlem bağışlama gibi iptal edilir.

### Ömür boyu gelir, intifa, bakma ile sıradan bağışlama arasındaki fark nedir?

- Borçlunun kendisine veya üçüncü kişiye ömür boyu gelir ya da intifa hakkı tesis ettiği ve bakma sözleşmeleri.
- Doğrudan malın karşılıksız devredildiği bağışlama.

Sonuç: Bu sözleşmeler uygun karşılık ispat edilmedikçe bağışlama sayılır; ispat yükü bu sözleşmeleri ileri süren tarafa aittir.

### İvazsız tasarrufların butlanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Pek aşağı bedel hesabında tapudaki satış bedelini gerçek değer yerine esas almak; gerçek değer, tasarrufun yapıldığı tarihteki piyasa değeri olarak belirlenmelidir.
- Yakın hısımlar arasındaki ivazlı işlemlerde alacaklının kötü niyet veya zarar kastını ayrıca aramak; bu karine için kastın ayrıca ispatı gerekmez.
- Eski metne dayanarak neseben üçüncü dereceye kadar hısımları yakın hısım saymak; madde metninde yalnız altsoy, üstsoy, üçüncü derece dahil kan hısımları, eş ve kayın hısımları ile evlat edinen ve evlatlık sayılır.
- Sürenin hesabında iflas ya da aciz tarihi yerine tasarruf tarihini başlangıç almak; süre, aciz belgesi veya iflas tarihinden geriye doğru hesaplanır.
- İvazlılık savunmasını gerçek değere uygun ispatlanmış sayarak yüzeysel bir karşılık yeterli görmek; kanun gerçek değere uygunluk ölçüsü aramaktadır.
- Ömür boyu gelir ve bakma sözleşmesinde karşılığın varlığını yeterli saymak; uygun karşılığın ispatı gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yakın hısımlar arasındaki ivazlı tasarruflarda, hısımlık ilişkisinin varlığı ve tasarrufun ivazlı olması ayrı değerlendirilir; ivazlılık gerçek değere uygun olarak ispat edilmedikçe işlem bağışlama sayılır ve alacaklının ayrıca kötü niyetini ispatlamasına gerek görülmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/237 E., 2023/477 K., 17.05.2023)
- Pek aşağı bedel hesabında, tasarrufa konu malın tapudaki satış bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri karşılaştırılır; aradaki farkın bir misli veya daha fazla olması hâlinde fahiş fark kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Kanun, ivazlar arasındaki nisbetsizliğin borçlu aleyhine olmasını ve tarafların makul dikkatle fark edebileceği ölçüde bulunmasını arar; nisbetsizliğin davalı tarafça bilinmiş olması aranmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Tasarrufun gerçek değeri, kazandırıcı işlemin yapıldığı tarihe göre belirlenir; sonraki değer artışları esas alınmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2004/666 E., 2005/1 K., 02.02.2005)
- Pek aşağı bedel ile yapılan satışta, malı üçüncü kişiden satın almış olan kişiler bakımından bu hükmün uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren alacaklı, borçlunun aciz belgesi veya haciz tutanağına dayanan alacağını ve tasarrufun bir yıllık süre içinde yapıldığını ispatla yükümlüdür; bu ispat tapu kaydı, sözleşme ve haciz belgeleri ile yapılır.
- Yakın hısımlar veya ortak konutta yaşayanlar arasındaki işlemde, ivazlı olduğunu ileri süren davalı, işlemin gerçek değere uygun ivazlı olduğunu ispatla yükümlüdür; karşılığın varlığını kanıtlayamazsa işlem bağışlama sayılır.
- Pek aşağı bedel iddiasında, alacaklı tasarruf tarihindeki gerçek değeri bilirkişi raporu ile ispatlar; tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın önemli olduğunu göstermesi yeterlidir.
- Ömür boyu gelir, intifa veya bakma sözleşmelerinde uygun karşılığın sağlandığını ileri süren taraf bunu yazılı belge ve tanıkla ispatlar; bu ispat yükü sözleşmenin tarafına aittir.
- Alışılmış hediye savunmasını ileri süren taraf, değerin sosyal ilişkilere uygun küçük bir armağan olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-277): Genel iptal davasının koşullarını düzenler; m.278 ise iptal edilebilecek tasarrufların türlerini ve süresini belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Alacaklıyı zarara uğratan ve kötü niyetle yapılan tasarrufları düzenler; m.278 kapsamındaki bağışlamalarda bu nitelik ayrıca aranmaz.
- [2004 sayılı Kanun m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280): Üçüncü kişinin iyi niyetine ve iptalin sınırına ilişkin hükümleri düzenler; m.278 kapsamındaki tasarruflarla birlikte uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.281](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-281): Mahkemenin hangi iptal sebebine göre karar vereceğini takdir yetkisine bağlar; m.278 dayanağıyla açılan davada da uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.607-610: Ömür boyu gelir sözleşmesinin esaslarını düzenler; m.278 bu sözleşmeleri bağışlama sayar.
- 4721 sayılı Kanun m.611-619: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin esaslarını düzenler; m.278 bu sözleşmeleri uygun karşılık ispatlanmadıkça bağışlama sayar.

## [İİK m.279 — Acizden dolayı butlan](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279)

İİK m.279, borçlunun borca batık durumda iken, hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden ya da iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yaptığı dört tür tasarrufun iptal davasına konu olmasını düzenler: mevcut borç için rehin, para veya mutat ödeme araçları dışında yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç için ödeme ve kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler. Maddenin uygulanması, borçlunun işlemi yaptığı anda borca batık olduğunu bilmediğini ve gereken özeni göstererek öğrenemediğini ispat eden üçüncü kişi bakımından iptal davasının reddini de kapsar. Madde, borçlunun iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülen tasarruflar bakımından uygulanır. İvazsız tasarruflar ve bağışlama hükmündeki işlemler (m.278), ivazlı tasarruflar ve hayat şartı irat ile intifa hakkı gibi sözleşmeler (m.278 ve m.280 bağlamı) düzenlemez. Ödeme dışındaki paradan başka borçların mutad olmayan vasıtalarla ifası ise m.280 kapsamında kalır. İptal davasının açılma usulü ve hak düşürücü süreleri de bu maddede değil, ilgili hükümlerde düzenlenir.

### Acizden dolayı butlan: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Teminat taahhüdü**: Borçlunun, mevcut bir borcu için teminat göstermeyi önceden üstlenmiş olmasıdır. Bu taahhüt varsa sonradan verilen rehin m.279/1 kapsamında iptale tabi değildir.
- **Mutad ödeme vasıtası**: Paranın yanında olağan biçimde borç ödemede kullanılan araçlardır. Hangi aracın mutad sayılacağı olayın özelliklerine, tarafların durumuna ve yerel âdetlere göre takdir edilir.
- **Vadesi gelmemiş borç**: Ödeme zamanı henüz gelmemiş olan borçtur. Bu borç için vadesinden önce yapılan ödemeler m.279/3 uyarınca iptale tabidir.
- **Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapu şerhi**: Kişisel bir hakkın, örneğin alacağın, taşınmaz üzerinde güvence altına alınması amacıyla tapu siciline verilen şerhtir. Ayni hak niteliğindeki şerhler bu kapsamda değildir.
- **İyiniyet kurtuluş beyyinesi**: Üçüncü kişinin işlem anında borçlunun borca batık durumunu bilmediğini ve gereken özeni göstermesine rağmen öğrenemediğini ispatlamasıdır. Bu ispat yapılırsa iptal davası reddedilir.

### Acizden dolayı butlan: hangi şartlar aranır?

- Tasarrufu yapan borçlunun işlem anında borca batık durumda bulunması gerekir.
- Tasarrufun, haciz tutanağının tanzim tarihinden, mal bulunmaması sebebiyle aciz belgesinin verilmesinden veya iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yapılmış olması gerekir.
- Tasarrufun m.279/1 kapsamında olması için borçlunun mevcut bir borcu temin etmek amacıyla rehin vermiş olması gerekir; borçlu teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmişse bu rehin iptale tabi değildir.
- Tasarrufun m.279/2 kapsamında olması için borcun para ile veya mutad ödeme vasıtalarıyla değil, başka bir suretle ödenmiş olması gerekir.
- Tasarrufun m.279/3 kapsamında olması için ödenen borcun vadesinin henüz gelmemiş olması gerekir.
- Tasarrufun m.279/4 kapsamında olması için kişisel hakların kuvvetlendirilmesi amacıyla taşınmaz üzerine tapuya şerh verilmiş olması gerekir.
- Üçüncü kişinin, işlem anında borçlunun borca batık olduğunu bilmediğini ve gereken özeni göstererek de öğrenemediğini ispatlamaması gerekir; bu ispat yapılırsa iptal davası reddedilir.

### Acizden dolayı butlan: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan dört tür tasarruftan biri, borçlunun borca batık durumda olduğu ve kritik zamandan önceki bir yıl içinde yapılmışsa batıldır.
- Borçlu teminat göstermeyi daha önce taahhüt etmişse, bu taahhüt gereğince sonradan verilen rehin iptale tabi olmaz.
- Üçüncü kişi borçlunun borca batık olduğunu bilmediğini ve gereken özeni göstererek de öğrenemediğini ispatlarsa iptal davası dinlenmez.
- Maddede sayılmayan tasarruflar, bu maddeye dayanılarak iptal edilemez; ancak başka hükümlere göre ayrıca değerlendirilebilir.
- Kötüniyet aranmaz; m.278'den farklı olarak üçüncü kişinin borçlunun kastını bilmesi bu madde bakımından önemli değildir.

### Teminat taahhüdü olan ile olmayan rehin arasındaki fark nedir?

- Borçlunun mevcut borcu için teminat göstermeyi daha önce taahhüt ettiği hâlde sonradan verdiği rehin.
- Borçlunun teminat göstermeyi daha önce taahhüt etmediği hâlde mevcut borcu için tesis ettiği rehin.

Sonuç: Birinci durumdaki rehin iptale tabi değildir. İkinci durumdaki rehin m.279/1 uyarınca iptale tabidir.

### Para veya mutad ödeme vasıtası ile başka suretle ödeme arasındaki fark nedir?

- Borcun para veya mutad ödeme vasıtalarıyla ödenmesi.
- Borca karşılık bir malın devredilmesi gibi, para dışı bir edimle ödeme yapılması.

Sonuç: Para dışı ödeme m.279/2 uyarınca iptale tabidir. Paradan başka borçların mutad olmayan vasıtalarla ifası ise m.280 kapsamında değerlendirilir.

### Vadesi gelmiş ile vadesi gelmemiş borç arasındaki fark nedir?

- Vadesi gelmiş borcun ödenmesi.
- Vadesi henüz gelmemiş borç için önceden yapılan ödeme.

Sonuç: Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödeme m.279/3 uyarınca iptale tabidir. Vadesi gelmiş borcun ödenmesi bu bent kapsamında değildir.

### Kişisel hak şerhi ile ayni hak şerhi arasındaki fark nedir?

- Kişisel bir hakkın güvence altına alınması amacıyla taşınmaza verilen şerh.
- Ayni bir hakkın tapuda duyurulması amacıyla verilen şerh.

Sonuç: Yalnız kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için verilen şerhler m.279/4 uyarınca iptale tabidir.

### Mal bulunmaması hali ile haciz hali arasındaki fark nedir?

- Hacizde haczedilecek mal bulunmaması nedeniyle haciz tutanağının tanzim edildiği durum.
- Borçlunun iflas veya aciz belgesi gibi diğer kritik zamanlarının bulunduğu durum.

Sonuç: Madde, geriye doğru bir yıllık süreyi bu kritik zamanlardan başlatır. Hangi kritik zamana bağlanacağı tasarrufun yapıldığı tarihe göre belirlenir.

### Acizden dolayı butlan: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi aciz hâli esasında uygulamak; maddenin borca batıklık hâlini esas aldığını gözden kaçırmak.
- Üçüncü kişinin kötüniyetini aramak; m.279'da borçlunun kastı ve üçüncü kişinin kötüniyeti önemli değildir, iyiniyet savunması kurtarıcıdır.
- m.278'deki kastı ve kötüniyeti m.279'a taşımak.
- Paradan başka borçların mutad olmayan vasıtalarla ifasını m.279/2 kapsamında saymak; bu hâl m.280'e göre değerlendirilir.
- Teminat taahhüdü bulunan borçlunun sonradan verdiği rehni iptale tabi saymak; bu rehin m.279/1 kapsamında değildir.
- Kişisel hak şerhi ile ayni hak şerhini birbirine karıştırmak; yalnız kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için verilen şerhler m.279/4 kapsamındadır.
- Tasarrufun yapıldığı tarihi kritik zamandan geriye doğru bir yıl yerine iki yıl olarak hesaplamak; m.279 için süre bir yıldır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada, borca batıklık koşulunun iptal davasında davacı tarafından ispatlanması ve olumsuz bilgi ispatının yaklaşık ispat ölçütü çerçevesinde belirti ve karinelerle yapılması kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025)
- Maddede sayılan dört tasarruf türünün tümü, iptal davasının konusunu oluşturan üç gruptan biri olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Davacının dava dilekçesinde m.278, m.279 ve m.280'den hangisine dayandığını belirtmesinin zorunlu olmadığı, mahkemenin olayı hukuki nitelendirmeye tabi tuttuğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Maddede sayılan tasarrufların iptal davası açılabilmesi için, kritik zamandan önceki bir yıl içinde yapılmış olmaları gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1157 E., 2025/72 K., 19.02.2025)
- Maddede sayılmayan bir tasarruf bakımından m.279'un doğrudan uygulanamayacağı, ancak m.280 koşullarının aranabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/168 E., 2022/252 K., 03.03.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren alacaklı, borçlunun işlem anında borca batık olduğunu ve tasarrufun maddede sayılan dört türden birine girdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Tasarrufun tarihi ve türü tapu kaydı, banka dekontu, senet, makbuz veya sözleşme gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Borca batıklık hali, borçlunun malvarlığı ve borçlarına ilişkin belgeler ile haciz veya aciz belgesi gibi kayıtlarla ortaya konur.
- Üçüncü kişi, işlem anında borçlunun borca batık olduğunu bilmediğini ve gereken özeni gösterdiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispatta olumsuz durum yaklaşık ispat ölçütü çerçevesinde belirti ve karinelerle yetinilir.
- Üçüncü kişi, işlemin yapıldığı tarihte borçlunun durumunu öğrenebileceği belirtilerin bulunduğunu ispat ederse iyiniyet savunması zayıflar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): Ivazsız tasarruf ve bağışlama hükmündeki işlemleri düzenler. m.279 ile m.278 arasında kast ve iyiniyet ayrımı bulunur; m.279'da borçlunun kastı önemli değildir.
- [2004 sayılı Kanun m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280): Paradan başka borçların mutad olmayan vasıtalarla ifası ile diğer hâllerde iptal şartlarını düzenler; m.279/2'nin kapsamına girmeyen ödemeler burada değerlendirilir.
- 4721 m.1009: Kişisel hakların tapuda şerh yoluyla güvence altına alınmasına ilişkin dayanaktır; m.279/4 kapsamındaki şerhin niteliğini belirler.

## [İİK m.280 — Zarar verme kastından dolayı iptal](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280)

İcra ve İflas Kanunu'nun 280. maddesi, malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemlerin iptalini düzenler; iptal sebebinin unsurlarını (borçlunun mali durumu, zarar verme kastı ve bunların karşı tarafça bilinmesi ya da bilinmesi gereken emareler) ve iptal davası için beş yıllık süreyi belirler. Maddenin üçüncü kişiler bakımından bilgi karinesini ve ticari işletme devirlerine ilişkin karineyi de kapsar. Madde, borçlunun tasarrufunda hile bulunmayan ve kastın aranmadığı hallerdeki iptal sebeplerini düzenlemez; bunlar 278 ve 279. maddelerde yer alır (m.278, m.279). Madde, iptal davasının usulünü, yetkili mahkemeyi ve davanın tarafları arasındaki hukuki ilişkinin sonuçlarını düzenlemez; bunlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri ile İİK'nun iptal davasına ilişkin usul hükümlerinde yer alır. Üçüncü kişinin iyiniyetinin korunmasına ilişkin ayrıntılar da bu maddenin dışındadır.

### Zarar verme kastından dolayı iptal: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zarar verme kastı (alacaklıları zarara uğratma kastı)**: Borçlunun, tasarrufu sonucunda alacaklılarının alacaklarını tahsil edemez hale gelmesini istemesi ya da bunu bilerek kabullenmesi anlamına gelen iç dünyaya ait bir durumdur. Kastın varlığı, dışa vuran olaylardan, makul bir kişinin tasarrufun alacaklıları zarara uğratacağını anlayabileceği durumlardan çıkarılır.
- **Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlu (borca batıklık)**: Borçlunun aktiflerinin pasiflerini karşılamadığı mali durumdur. Maddenin birinci fıkrasındaki iptal için ön koşuldur ve tasarruf anında bulunmalıdır.
- **Açık emare**: İşlemin karşı tarafınca bilinmesini gerektiren, dışarıdan görülebilen olgulardır. Karşı tarafın bilmediğini ileri sürmesi halinde, bilmesi gerektiğini gösteren emarelerin varlığı yeterlidir.
- **Bilgi karinesi (üçüncü kişi)**: Borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımları, evlat edineni ya da evlatlığı olan üçüncü kişinin, borçlunun mali durumunu bildiğinin kabul edilmesidir. Aksini üçüncü kişi, 279. maddenin son fıkrasına göre ispat edebilir.
- **Ticari işletme devri karinesi**: Ticari işletmenin ya da işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamının veya önemli bir kısmının devir ya da satın alınması, ya da bir kısmının iktisabıyla birlikte işyerinin sonradan işgal edilmesi hâlinde, alıcının alacaklıları zarara uğratma kastını bildiği ve borçlunun da bu kastla hareket ettiği kabul edilen karinedir. Karine, belirli usullerle ilan veya yazılı bildirimle çürütülebilir.
- **Beş yıllık süre (takip şartı)**: İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren, borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takibe girilmiş olması gereken süredir. Bu süre, iptal davası açma süresinden ayrı bir koşuldur ve takibin bu süre içinde yapılmış olmasını ifade eder.

### Zarar verme kastından dolayı iptal: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun, işlem tarihinde malvarlığının borçlarını ödemeye yetmeyen durumda bulunması gerekir.
- Borçlunun işlemi alacaklılarına zarar verme kastıyla yapmış olması gerekir; kastın varlığı, makul bir kişinin işlemin alacaklıları zarara uğratacağını anlayabileceği dış olaylardan çıkarılabilir.
- Borçlunun mali durumunun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilinmesi ya da bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunması gerekir; üçüncü kişinin bu bilgiye sahip olduğu, yakınlık karinesiyle de kabul edilebilir.
- İşlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takibe girilmiş olması gerekir.
- Ticari işletme veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamının ya da mühim bir kısmının devri ya da satın alınması hâlinde, kastın karşı tarafça bilindiği karinesinden yararlanılabilir; bu karine yazılı bildirim ya da ilan ile çürütülebilir.
- Tasarrufun iptal edilebilmesi için yukarıdaki koşulların birlikte bulunması gerekir; kast ve mali durum tam ispat ile değil yaklaşık ispat ölçüsüyle değerlendirilir.

### Zarar verme kastından dolayı iptal: hangi sonuçları doğurur?

- Borçlunun malvarlığının borçlarına yetmediği, kast ve bilgi koşulları ile beş yıllık takip şartı birlikte gerçekleşirse tasarruf iptale tabidir.
- Beş yıllık takip şartı gerçekleşmezse, kast ve bilgi ispatlansa bile tasarruf iptal edilemez.
- Yakın üçüncü kişi için bilgi karinesi uygulanır; üçüncü kişi aksini 279. maddenin son fıkrası uyarınca ispat ederse karine çürür.
- Ticari işletme devrinde alıcının kastı bildiği karinesi doğar; alacaklıların önceden yazılı olarak ya da usulüne uygun ilanla bilgilendirildiğini ispatlayan taraf karineyi çürütür ve iptal engellenir.
- Kast ve bilgi koşulları gerçekleşmezse madde uygulanmaz; bu durumda tasarrufun iptali, varsa 278 veya 279. maddelerindeki diğer sebeplere dayanılarak istenebilir.

### Borçlunun bizzat kendisi ile üçüncü kişi (yakınlık karinesi) arasındaki fark nedir?

- Borçlu ile işlem yapan kişi arasında karı-koca, usul-füruu, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlık ya da evlat edinme ilişkisi bulunan üçüncü kişi için, mali durumu bildiği karinesi uygulanır.
- Bu yakınlık ilişkisi bulunmayan üçüncü kişi için bilgi karinesi yoktur; bilgi, açık emarelerle ayrıca ispatlanmalıdır.

Sonuç: Yakın üçüncü kişi, bilmediğini ancak 279. maddenin son fıkrasına göre ispatlayarak savunabilir; yabancı üçüncü kişi için davacı, bilgiyi emarelerle kendisi ispatlamak zorundadır.

### Genel kast koşulu ile ticari işletme devri karinesi arasındaki fark nedir?

- Genel hükme göre, kastın ve bilginin dayanağı olarak işlemin diğer tarafınca bilinmesini gerektiren açık emarelerin varlığı aranır.
- İşletmenin veya emtianın tamamının ya da mühim bir kısmının devir veya satın alınması ya da işyerinin sonradan işgali hâlinde, alıcının kastı bildiği ve borçlunun kastla hareket ettiği kabul edilir.

Sonuç: Devir hâlinde davacının kastı ayrıca ispatlaması gerekmez; karşı taraf devir tarihinden en az üç ay önce yazılı bildirim ya da ticari işletmenin bulunduğu yerde levha asma ile Ticaret Sicili Gazetesinde ilan gibi yollarla alacaklıların bilgilendirildiğini ispatlayarak karineyi çürütebilir.

### Birinci fıkra iptali ile beş yıllık takip koşulu arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki iptal, kastın ve mali durumun karşı tarafça bilinmesi koşullarına dayanır.
- Beş yıllık süre, iptal sebebinden bağımsız bir takip koşuludur; işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde takip yapılmamışsa iptal istenemez.

Sonuç: Kast ve bilgi ispatlansa bile beş yıl içinde takip yapılmamışsa tasarrufun iptali mümkün olmaz.

### Zarar verme kastından dolayı iptal: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddenin kenar başlığındaki "zarar verme kastından dolayı iptal" ifadesini tek başına esas alıp, kanunda sayılmayan hileli tasarrufların da bu maddeye dayanarak iptal edilebileceğini kabul etmek; madde metni tüm kasta dayalı işlemleri kapsar, ancak kastın ispatı şarttır.
- Beş yıllık süreyi iptal davası açma süresi sanmak; metin bu süreyi haciz veya iflas takibinin işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılması olarak düzenler.
- Yakın üçüncü kişi karinesini tüm üçüncü kişilere uygulamak; bilgi karinesi yalnızca madde metninde sayılan yakınlık ilişkileri için geçerlidir.
- Ticari işletme devrinde karinenin ispat yükünü kastı ispatlama yükü olarak yorumlayıp davacıdan ispat istemek; karine davacıyı bu yükten kurtarır, karşı tarafın çürütme yükü vardır.
- Yazılı bildirim ya da ilanın devir tarihinden en az üç ay önce yapılması gerektiğini unutmak; süre hesabında devir tarihi esas alınır.
- Yaklaşık ispat ölçüsünü tam ispat ile karıştırmak; mali durum ve kast tam ispat aranmadan değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zarar verme kastının doğrudan kanıtlanamadığı hallerde, davacıdan tam ispat değil yaklaşık ispat ölçüsünde bir ispat beklendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Tasarrufun iptali için yalnızca borçlunun iflas ya da haciz yoluyla takibe girilmiş olması yeterli değildir; alacaklının işlemden önce doğmuş alacağı bulunmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2004/666 E., 2005/1 K., 02.02.2005)
- Dava dilekçesinde 278, 279 ve 280. maddelerinden hangisine dayanıldığının belirtilmesi zorunlu değildir; olgular ve tasarrufun niteliği belirleyicidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Tasarruflar 278, 279 ve 280. maddelerde üç grupta toplanmakta; her biri farklı koşullara bağlanmaktadır, bu nedenle hangi grubun uygulandığının doğru belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1157 E., 2025/72 K., 19.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1057 E., 2024/508 K., 09.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi, yani tasarrufun iptalini ileri süren alacaklı (davacı), borçlunun işlem tarihinde borca batık olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Davacı, borçlunun zarar verme kastıyla hareket ettiğini ve işlemin karşı tarafça bu kastın bilindiğini ya da bilinmesi gerektiğini gösteren açık emareleri ispat etmelidir; bu ispat yaklaşık ispat ölçüsünde yapılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Yakın üçüncü kişi için bilgi karinesi vardır; bu karineyi çürütmek ve bilmediğini ispat etmek üçüncü kişiye aittir (279. maddenin son fıkrası).
- Ticari işletme devrinde karine, alıcının kastı bildiği yönündedir; karşı taraf, devir tarihinden en az üç ay önce yazılı bildirim ya da usulüne uygun ilanı belgeyle ispatlayarak karineyi çürütebilir.
- Beş yıllık takip şartının gerçekleştiği, borçlu aleyhine haciz veya iflas takibi belgeleriyle ispatlanır; takibin işlem tarihinden beş yıl içinde yapıldığı davacı tarafından gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Maddenin son fıkrasına yollama yapılmaktadır; yakın üçüncü kişinin bilmediğini ispatının ölçütü bu maddededir. Ayrıca bu madde, kastsız iptal sebeplerini düzenlediği için iki madde birlikte okunmalıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): Kast aranmayan iptal hallerini düzenler; 280. maddenin kapsamı dışında kalan tasarruflar bakımından ayrı bir iptal sebebi sunar.

## [İİK m.281 — İptal davalarında yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-281)

İİK m.281, tasarrufun iptali davasının yargılama usulünü düzenler: davanın basit yargılama usulüne tabi olması, mahkemenin ihtilafları serbestçe takdir ve halletmesi, iptale tabi tasarrufların konusu mallar hakkında ihtiyati haciz verilmesi ve teminat koşulu, davalılardan birinin alacağı ödemesi halinde davanın reddi ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hükümlerini içerir. Madde, davanın kime karşı açılacağını, iptal sebeplerini (m.278-280), iyi niyetli üçüncü kişilerin korunmasını (m.282) ve dava konusunu (m.283) düzenlemez. Görev ve yetki kuralları, madde metninde değil HMK hükümlerinde aranmalıdır. Dava açma süresi m.284'te düzenlenmiştir.

### İptal davalarında yargılama usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Basit yargılama usulü**: İptal davalarının HMK m.316-322 uyarınca görüleceğini ifade eden usul türüdür. Madde, davanın bu usulle görülüp hükme bağlanacağını açıkça öngörür.
- **Serbest takdir**: Mahkemenin, iptal davasına ilişkin uyuşmazlıkları hal ve şartları gözönünde tutarak değerlendirme yetkisidir. Bu takdir, tasarrufun iptale tabi olup olmadığının belirlenmesini de kapsar.
- **Ihtiyati haciz**: İptale tabi tasarrufun konusu mallar üzerinde, alacaklının talebi üzerine dava sırasında verilebilen geçici haciz korumasıdır. Karar için teminat gösterilmesi gerekir; teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir edilir.
- **Elden çıkarılmış mal yerine kaim olan kıymet**: Tasarruf konusu malın üçüncü kişi tarafından devredilmesi durumunda, malın yerini alan değer (bedel veya tazminat niteliğindeki kıymet) anlamına gelir. Bu kıymete ilişkin davada teminat gösterilmeden ihtiyati haciz verilemez.
- **Davalının alacağı ödemesi**: Davalılardan birinin davacı alacaklının alacağını tamamen ödemesidir. Bu halde dava konusuz kalır ve madde gereği dava reddolunur.

### İptal davalarında yargılama usulü: hangi şartlar aranır?

- Davanın tasarrufun iptali davası olması ve basit yargılama usulünde görülmesi gerekir.
- Mahkemenin iptale tabi tasarrufun m.278-280 kapsamında olup olmadığını hal ve şartlar gözönünde tutarak serbestçe takdir etmesi gerekir.
- İhtiyati haciz kararı için alacaklının talebinin bulunması ve haciz konusunun iptale tabi tasarrufun konusu olan mal olması gerekir.
- İhtiyati haciz verilirken teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir ve tayin edilmesi gerekir.
- Dava konusu malın elden çıkarılması hâlinde yerine kaim olan kıymete ilişkin ihtiyati haciz için teminat gösterilmesi zorunludur; teminat gösterilmeden bu kıymet üzerinde haciz verilemez.
- Davalılardan birinin alacağı ödemesi halinde davanın reddi için bu ödemenin tamamlanmış olması gerekir.

### İptal davalarında yargılama usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme iptal davasını basit yargılama usulüyle inceleyip hükme bağlar.
- Mahkeme ihtilafı serbestçe takdir ederek tasarrufun iptale tabi olup olmadığına karar verir.
- Alacaklının talebi üzerine, iptale tabi tasarrufun konusu mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir.
- Elden çıkarılmış mal yerine kaim olan kıymete ilişkin olarak teminat gösterilmeden ihtiyati haciz verilemez.
- Davalılardan biri alacağı ödediğinde dava reddolunur.
- Ödeme halinde hâkim, duruma göre her davalıyı masrafa ilzam eder veya masrafı aralarında takdir ettiği şekilde paylaştırır.
- Ödeme olmazsa iptal davası esasen görülerek karara bağlanır.

### Mal üzerinde ihtiyati haciz ile elden çıkarılmış malın kıymeti üzerinde ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?

- Tasarruf konusu mal hâlâ lehine tasarruf yapılan üçüncü kişinin elinde ise, ihtiyati haciz doğrudan o mal üzerinde verilebilir.
- Mal üçüncü kişi tarafından elden çıkarılmışsa, haciz yerine kaim olan kıymet üzerinde istenir.

Sonuç: Elden çıkarılmış malın kıymetine ilişkin ihtiyati hacizde teminat gösterilmeden karar verilemez; teminat zorunludur.

### Davalılardan birinin ödemesi ile davalının ödemesi olmaması arasındaki fark nedir?

- Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, iptal davası konusuz kalır.
- Ödeme yapılmamışsa dava, tasarrufun iptali ve malın cebri icraya konu olması amacıyla devam eder.

Sonuç: Ödeme halinde dava reddolunur ve hâkim yargılama giderlerini duruma göre müteselsil veya taksim ederek hükmeder.

### İptal davalarında yargılama usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mahkemenin serbest takdir yetkisini senetle ispat ve delil sınırlamalarıyla bağlı saymak; bu davada her türlü delilin kullanılabileceğini gözden kaçırmak.
- Elden çıkarılmış malın kıymetine ilişkin ihtiyati haciz talebinde teminat gösterilmesi gerektiğini unutmak.
- Davalılardan birinin ödemesini tüm davalılar lehine doğrudan sonuç doğuran bir hal saymak; ödeme halinde masrafın duruma göre paylaştırılması gerektiğini atlamak.
- Mahkemenin ihtiyati haciz kararını her iptal davasında kendiliğinden verebileceğini sanmak; karar için alacaklının talebi aranır.
- Dava dilekçesinde kanun maddesinin gösterilmemesini ya da yanlış gösterilmesini dava şartı eksikliği saymak; mahkeme hukuki sebebi re'sen belirler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasarrufun iptale tabi olup olmadığı mahkemenin serbest takdirine bırakılmış olup, mahkemenin bu takdirde tanık dahil her türlü delile dayanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1157 E., 2025/72 K., 19.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1057 E., 2024/508 K., 09.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Mahkeme, ihtiyati haciz kararını alacaklının talebi üzerine ve iptale tabi tasarrufun konusu mallar hakkında verebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/174 E., 2023/711 K., 05.07.2023)
- İptal davalarında iptal sebebinin kanun maddesi gösterilmese veya yanlış gösterilse bile mahkeme hukuki sebebi re'sen araştırıp belirler; bu nedenle m.281 uyarınca serbest takdir, dava dilekçesindeki maddeyle sınırlı değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- İptal davasını açan alacaklı, tasarrufun m.278-280 kapsamında iptale tabi olduğunu ve ihtiyati haciz talebi için mal üzerindeki durumu ispatlamakla yükümlüdür.
- Mahkeme serbest takdir yetkisi çerçevesinde her türlü delili, tanık dahil, değerlendirebilir; senetle ispat sınırlaması bu dava için uygulanmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1157 E., 2025/72 K., 19.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1057 E., 2024/508 K., 09.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024)
- Davalılardan birinin alacağı ödediğini ileri süren taraf ödemeyi belgelemekle yükümlüdür.
- Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir edilir; elden çıkarılmış malın kıymetine ilişkin ihtiyati haciz talebinde teminatın gösterilmesi ispatın bir parçasıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/174 E., 2023/711 K., 05.07.2023)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): Haciz öncesi iki yıl içindeki acize düşürücü tasarrufları düzenler; m.281'deki iptal davası bu tasarrufların iptali için açılır.
- [2004 sayılı Kanun m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Acizde yapılan tasarrufları bir yıl içinde sınırlamaktadır; m.281'deki ihtiyati haciz ve serbest takdir bu tasarruflar için de geçerlidir.
- [2004 sayılı Kanun m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280): Alacaklılara zarar vermek kastıyla yapılan tasarrufları düzenler; mahkemenin serbest takdiri bu tasarruflara ilişkin uyuşmazlıklarda da uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.284](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-284): İptal davası açma süresini beş yıl olarak düzenler; m.281'deki yargılama hükümleri bu süre içinde açılmış davaya uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-283): Dava konusunu ve üçüncü kişinin tazminat talebini düzenler; m.281'deki ödeme ve masraf hükümleriyle birlikte uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.316-322: Basit yargılama usulünün esasını düzenler; m.281 birinci fıkra bu usulün iptal davalarında uygulanacağını öngörür.

## [İİK m.282 — İptal davasında davalı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-282)

İİK m.282, tasarrufun iptali davasında davalı taraf kimlerdir sorusunu düzenler: borçlu, borçluyla hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kişiler ile bunların mirasçıları ile kötü niyetli üçüncü kişiler aleyhine iptal davasının açılabileceğini belirtir ve iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının bu davadan etkilenmeyeceğini hükme bağlar. Maddenin düzenlediği konular: davalı sıfatı, davanın kimlere karşı açılacağı, kötü niyetli üçüncü kişinin davaya dahil edilmesi ve iyi niyetin korunması. Davacının kim olduğu (m.277), iptale tabi tasarrufların türleri (m.278-280), dava konusu ve sonuçları (m.283) ve dava süresi (m.284) bu maddede düzenlenmez. Maddenin uygulanışı hacizdeki ve iflasa bağlı iptal davalarında aynı biçimde değildir.

### İptal davasında davalı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mecburi dava arkadaşlığı**: Davalı tarafta birden fazla kişinin birlikte dava edilmesinin zorunlu olduğu hâldir. Tasarrufun iptali davasında borçlu ile lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi birlikte davalı gösterilmelidir; bunlardan birinin atlanması davanın eksik taraflı açılması sonucunu doğurur.
- **Kötü niyetli üçüncü kişi**: Lehine tasarruf yapılan kişiden malı ya da hakkı devralan ve devir sırasında borçlunun alacaklılarına zarar verildiğini bilen veya bilmesi gereken kişidir. Kötü niyet, devralanın tasarrufun alacaklıları zedelediğini bilmesine dayanır.
- **Dördüncü kişi**: Lehine tasarruf yapılan üçüncü kişiden, iptale tabi tasarrufla kazanılan mal veya hakkı devralan kişidir. Dördüncü kişiye karşı dava yalnızca bu kişinin kötü niyetli olması hâlinde açılabilir.
- **İyi niyet**: Devralanın malın ya da hakkın devrinde alacaklıları zedeleyen durumdan habersiz olmasıdır. İyi niyetli kişiye karşı iptal davası açılamaz; bu, maddenin son cümlesindeki koruma kuralının karşılığıdır.
- **İflas masası**: İflasın açılmasıyla iptal davası açma hakkının geçtiği, iflas idaresi tarafından temsil edilen topluluktur. İflas hâlinde davayı açan taraf iflas idaresidir ve dava borçlu iflasa tabi olduğu için borçluya karşı açılmaz.

### İptal davasında davalı: hangi şartlar aranır?

- Dava, borçluya veya borçlu ile hukuki muamelede bulunan ya da borçlu tarafından ödeme alan kişiye karşı açılmalıdır; bu kişiler ile mirasçıları davalı olarak gösterilmelidir.
- Lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi davalı olarak gösterilmelidir; bu kişi davalı tarafta mecburi dava arkadaşıdır.
- Üçüncü kişi malı veya hakkı başka bir kişiye devretmişse ve devralan kötü niyetli ise, bu dördüncü kişi de davalı olarak gösterilebilir.
- Kötü niyetli dördüncü kişiye karşı dava açılması için devralanın kötü niyetli olduğu ileri sürülmeli ve ispat edilmelidir.
- İyi niyetli üçüncü ya da dördüncü kişiye karşı iptal davası açılamaz ve bu kişinin hakları iptal kararından etkilenmez.

### İptal davasında davalı: hangi sonuçları doğurur?

- Dava, borçlu ve lehine tasarruf yapılan üçüncü kişiye karşı birlikte açıldığında mahkeme her iki davalıyı da kapsayan bir karar verir.
- Kötü niyetli dördüncü kişi davaya dahil edildiğinde iptal kararı bu kişiye karşı da sonuç doğurur.
- İyi niyetli dördüncü kişi davalı gösterilemez; bu kişiye karşı iptal kararı verilemez.
- Dördüncü kişi iyi niyetli ise iptal davası onun haklarını ihlal etmez ve alacaklı bu kişiden malı geri alamaz; sadece tazminat yoluna gidebilir.
- Davada borçlunun ya da lehine tasarruf yapılan kişinin bulunmaması, davalı tarafın eksik olması anlamına gelir ve bu hâlde davanın sonucu bu eksiklikten etkilenir.

### Hacizdeki iptal davası ile iflastaki iptal davası arasındaki fark nedir?

- Hacizde davalı borçlu ile lehine tasarruf yapılan üçüncü kişidir; borçlu, takipte hâlâ tarafsa birlikte dava edilir.
- İflasta borçlu iflas ettiği için (müflis) davalı olarak gösterilmez; davalılar yalnız lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi ve varsa dördüncü kişidir.

Sonuç: İflasta dava borçluya karşı açılmadığından borçlunun davalı gösterilmesi gerekmez; bu fark davalı kişilerin belirlenmesini doğrudan değiştirir.

### Lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi ile kötü niyetli dördüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Üçüncü kişi, borçludan doğrudan iptale tabi tasarrufla kazanım yapan kişidir ve davada her zaman davalıdır.
- Dördüncü kişi, üçüncü kişiden malı devralan kişidir ve yalnızca kötü niyetli olduğunda davalı gösterilebilir.

Sonuç: Kötü niyetli dördüncü kişi davaya eklenir; iyi niyetli dördüncü kişi davalı yapılamaz ve bu hâlde alacaklı malı geri alamaz, ancak tazminat isteyebilir (m.283 kapsamında).

### Kötü niyetli ile iyi niyetli üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Kötü niyetli kişi, tasarrufun alacaklıları zedelediğini bilen ya da bilmesi gereken kişidir.
- İyi niyetli kişi, devir sırasında bu durumdan habersiz olan kişidir.

Sonuç: Kötü niyetli kişiye karşı dava açılabilir; iyi niyetli kişinin hakları iptal davasından etkilenmez.

### İptal davasında davalı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hacizdeki iptal davasında borçluyu davalı olarak göstermemek; borçlu şekli bakımdan mecburi dava arkadaşı olduğu için davanın eksik taraflı açılmasına yol açar.
- İflas hâlinde borçluyu davalı göstermek; borç iflas nedeniyle davaya konu olamaz ve borçlunun davaya dahil edilmesi gereksizdir.
- Dördüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığını araştırmadan onu davalı göstermek; iyi niyetli dördüncü kişiye karşı iptal davası açılamaz.
- Kötü niyetli dördüncü kişi için kötü niyetin ispatı yerine yalnızca devir işleminin varlığını yeterli saymak; kötü niyet ayrıca ortaya konulmalıdır.
- İptal davasında alacaklının alacağının gerçekten var olup olmadığını davalı taraf sebebiyle ayrıca tartışmak; kural olarak bu inceleme yapılmaz, davalı aciz belgesinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerse bu ayrı bir savunma olarak ele alınır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hacizdeki iptal davasında borçlunun ve lehine tasarruf yapılan üçüncü kişinin birlikte davalı gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2050 E., 2021/1092 K., 28.09.2021)
- Tasarrufun iptali davasının 277 ilâ 284. maddelerde düzenlendiği ve davalı sıfatının bu düzen içinde belirlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2014/843 E., 2016/433 K., 30.03.2016)
- Kötü niyetli dördüncü kişinin davaya dahil edilebileceği, iyi niyetli dördüncü kişiye karşı dava açılamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/174 E., 2023/711 K., 05.07.2023)
- Davanın davalı gösterilmesi bakımından m.282'nin başlıklı metninin uygulandığı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/13070 E., 2026/4193 K., 09.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/11158 E., 2025/13644 K., 27.10.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Davayı açan alacaklı, borçlunun ve lehine tasarruf yapılan kişinin davalı olduğunu dava dilekçesinde gösterir; eksik davalı varsa bu eksiklik davacı tarafından giderilmelidir.
- Dördüncü kişinin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacıdır; kötü niyet devralanın malı ya da hakkı devraldığı sırada alacaklıları zedelediğini bildiğini gösteren delillerle ispatlanır.
- Dördüncü kişi iyi niyetli olduğunu savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır; malın devri sırasında durumdan habersiz olduğunu gösteren belgeler ve tanıklar bu amaca hizmet eder.
- Davalının borçlu ile olan hukuki ilişkisi ve ödeme alıp almadığı, davacı tarafından yazılı belgeler (sözleşme, makbuz, icra dosyası kayıtları) ile ispatlanır.
- Hacizdeki davada aciz belgesinin varlığı dava şartıdır ve davacı tarafından ibraz edilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-277): Davayı açabilecek kişileri (haciz alacaklısı ve iflas idaresi) belirler; m.282 ise bu davanın kime karşı açılacağını düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-283): Davanın konusunu ve üçüncü kişinin malı çıkarması hâlinde tazminat talebini düzenler; m.282'deki davalı kişilerin sonucudur.
- [2004 sayılı Kanun m.187](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-187): İflasın açılmasıyla iptal davası açma hakkının iflas masasına geçtiğini düzenler; iflas hâlinde davalı tespitini etkiler.
- 6100 sayılı Kanun m.59: Mecburi dava arkadaşlığını düzenler; m.282'de birlikte davalı gösterilmesi gereken kişilerin hukuki dayanağıdır.

## [İİK m.283 — İadenin şümulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-283)

İİK m.283, tasarrufun iptali davasının kabulü halinde davacı alacaklının elde ettiği hakları ile davayı kaybeden veya bedel ödemiş üçüncü kişinin haklarını düzenler. Düzenlediği konular; davacının malın haczini ve satışını isteme yetkisi, taşınmazda tapu kaydına dokunulmadan haciz ve satış, üçüncü kişinin elinden çıkan mallar yerine geçen değer nedeniyle nakden tazmin, üçüncü kişinin malvarlığındaki eksikliğin borçludan tahsili talebi, karşılığın geri istenmesi, batıl tasarruf nedeniyle ödeme alan alacaklının eski haklarının korunması ve iyi niyetli bağış alanın sorumluluğudur. Maddenin uygulandığı kişiler, borçlunun malvarlığını alacaklı aleyhine azaltan tasarruflarda davacı alacaklı ile üçüncü kişi ilişkisidir. Maddenin kendisi iptal davasının koşullarını, iptal sebeplerini ve dava açma süresini düzenlemez (m.277–m.282). İhtiyati haciz ve teminat kuralları (m.281), iflasta iptal davasının açılma ve yürütülme usulü ile iflas masasına ilişkin ayrıntılar da bu maddenin kapsamı dışındadır. İflas masasının bedele ilişkin paylaşım ve alacak yazdırma usulü ile iptal davasının bağışlamaya ilişkin tasarruflar bakımından ayrıca düzenlenen hükümleri de bu maddede ele alınmaz.

### İadenin şümulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tasarrufun iptali davası**: Borçlunun alacaklıyı zarara uğratan tasarruflarının alacaklı yararına geçersiz sayılmasını isteyen, ayni değil şahsi nitelikte bir davadır. Kabul edilse de mülkiyet borçluya dönmez; yalnızca davacı alacaklı bakımından tasarruf etkisiz kalır.
- **Üçüncü kişi**: Borçlu ile işlem yapan ve iptal davasında davalı sıfatı taşıyan, borçludan mal edinmiş kişidir. Malı kendisinde kaldığı sürece maliki olmayı sürdürür.
- **Nakden tazminat**: Üçüncü kişinin elinden çıkan malın yerine geçen değer oranında ödemek zorunda olduğu para borcudur. Davacının alacağından fazla olamaz.
- **Batıl tasarruf neticesinde ödenen şey**: Borçlunun iptale tabi tasarrufu uyarınca alacaklıya yapılan ödemedir. Bu ödemeyi geri veren alacaklı, eski alacak haklarını yeniden kazanır.
- **İyi niyetli bağış alan**: Borçludan bağış yoluyla mal edinip iptal sebebini bilmeyen kişidir. Sorumluluğu dava anında elinde kalan miktarla sınırlıdır.

### İadenin şümulü: hangi şartlar aranır?

- Tasarrufun iptali davasının sabit olması, yani davacı alacaklının iptal kararı alması gerekir.
- Dava konusu malın haciz ve satışı için cebri icra yolunun işletilmesi ve davacının alacağının bu yolla karşılanması gerekir.
- Dava konusu taşınmaz ise, davalı üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının değiştirilmesine gerek olmadan haciz ve satış istenebilir.
- Üçüncü kişinin elinden çıkan mallar yerine geçen bir değer söz konusuysa, bu değer oranında nakden tazmin hükmü kurulabilir; tazmin davacının alacağını aşamaz.
- Üçüncü kişinin karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini geri isteyebilmesi için davayı kaybetmiş olması gerekir; bu talep borçludan veya iflas halinde iflas masasından yapılır.
- Üçüncü kişi malvarlığındaki eksikliğin borçludan tahsilini aynı iptal davasında isteyebilir; bu talep iptal davasının tefrik edilerek önce karara bağlanmasına engel değildir.
- Batıl tasarruf sonucunda ödeme alan alacaklı, aldığını geri verdiğinde eski haklarını korur.
- Bağış yapılan kişinin iyi niyetli olması gerekir; bu durumda yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermekle yükümlüdür.

### İadenin şümulü: hangi sonuçları doğurur?

- Tasarrufun iptali kararı verildiğinde mülkiyet borçluya dönmez; üçüncü kişi malik olarak kalmaya devam eder.
- Davacı alacaklı, malı cebri icra yoluyla haczettirip sattırarak alacağını alabilir; artan bedel üçüncü kişiye verilir.
- İptal davası taşınmaz konusuyla ilgiliyse, tapu kaydı değiştirilmeden haciz ve satış istenebilir.
- İptal davası üçüncü kişinin elinden çıkan mallar yerine geçen değere ilişkinse, üçüncü kişi bu değer oranında ve davacının alacağını aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir.
- İflasta iptal davası kazanılırsa mal iflas masasına alınır, iflas idaresi satar ve bedel tüm alacaklılara ayrılır; artan para üçüncü kişiye verilir.
- Üçüncü kişi davayı kaybederse, karşılık olarak verdiği şeyi veya bedelini borçludan ya da iflasta iflas masasından geri isteyebilir.
- Batıl tasarrufla ödeme alıp geri veren alacaklı eski haklarını korur.
- İyi niyetli bağış alan yalnızca dava anında elinde kalan miktarı geri verir; bu kişi dava anından sonra elinden çıkan kısımdan sorumlu tutulmaz.
- Bağış alanın kötü niyetli olması halinde iyi niyet sınırlaması uygulanmaz.

### Taşınır ile taşınmaz haciz yolu arasındaki fark nedir?

- Dava konusu taşınmaz olduğunda, davacı tapu kaydının iptalini veya üçüncü kişi adına kaydın değiştirilmesini istemeden doğrudan haciz ve satış talep eder.
- Dava konusu taşınır olduğunda, davacı ilamı asıl takip dosyasına koyarak taşınırın haczini ister; mal üçüncü kişide yoksa değerinin tahsili söz konusu olur.

Sonuç: Taşınmazda tapu kaydına dokunulmaz; taşınırda ise malın bulunmaması halinde bedel üzerinden tahsil yapılır.

### Mal üzerinde haciz ile mal yerine geçen değer arasındaki fark nedir?

- Malın kendisi üçüncü kişinin elindeyse, davacı o mal üzerinde cebri icra yapar ve artan bedel üçüncü kişiye verilir.
- Üçüncü kişi malı başkasına devretmiş veya tüketmişse, davacı mal yerine geçen değer üzerinden nakden tazmin ister.

Sonuç: Tazmin tutarı davacının alacağını aşamaz; malın kendisi üzerinde haciz yapılamadığında tazmin hükmü kurulur.

### Davayı kazanan alacaklı ile davayı kaybeden üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Davacı alacaklı iptal hükmünden yalnızca kendi alacağı ölçüsünde yararlanır; diğer alacaklılar taraf olmadıkları davadan yararlanamaz.
- Davayı kaybeden üçüncü kişi, borçluya verdiği karşılığı geri istemek hakkına sahiptir.

Sonuç: Üçüncü kişi karşılığını borçludan veya iflasta iflas masasından geri alır.

### İyi niyetli bağış alan ile kötü niyetli bağış alan arasındaki fark nedir?

- İyi niyetli bağış alan, iptal sebebini bilmeyen kişidir ve sorumluluğu sınırlıdır.
- Kötü niyetli bağış alan hakkında bu sınırlama uygulanmaz; malın tamamı üzerinden sorumluluk doğar.

Sonuç: İyi niyetli olan yalnızca dava anında elinde kalan miktarı geri verir.

### Eski alacak hakkı ile ödeme alan alacaklının yeniden doğan hakkı arasındaki fark nedir?

- Batıl tasarruf neticesinde ödeme alan alacaklı, aldığını geri verdiğinde eski alacağı kendiliğinden canlanır.
- Ödemenin geri verilmediği durumda eski alacak hakkı ortaya çıkmaz.

Sonuç: Geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder ve iflasta bu alacağını masaya yazdırabilir.

### İadenin şümulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taşınmaz konusunda tasarrufun iptali kararı verilince tapu kaydının alacaklı adına veya borçlu adına değiştirileceğini varsaymak; m.283/1 gereği kayıt değiştirilmeden haciz ve satış istenir.
- Nakden tazmin hükmünde tazmin tutarını davacının alacağından fazla belirlemek; tazmin davacının alacağını aşamaz.
- İptal davası kazanıldığında malın borçlu adına döndüğünü kabul etmek; mülkiyet üçüncü kişide kalır, yalnızca davacı bakımından tasarruf etkisizdir.
- İptal hükmünden diğer alacaklıların da yararlanabileceğini düşünmek; taraf olmayan alacaklılar hükümden yararlanamaz.
- Davayı kaybeden üçüncü kişinin karşılığını tazmin kapsamında değerlendirmek; onun borçludan karşılık geri isteme hakkı ayrı bir haktır.
- İyi niyetli bağış alanın sorumluluğunu dava anından sonraki tüm malvarlığına yaymak; sorumluluk yalnızca dava anında elinde bulunan miktarla sınırlıdır.
- Batıl tasarrufla ödeme alan alacaklının geri verme sonrasında eski alacağını yeniden doğmuş saymamak; m.283/5 gereği eski hakları korunur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasarrufun iptali davasında kazanılan dava, taşınmaz konusunda tapu iptali ve tescile gerek olmaksızın kıyasen m.283/1 uyarınca taşınmazın haciz ve satışına karar verilerek sonuçlandırılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/378 E., 2019/1329 K., 10.12.2019)
- Üçüncü kişinin malı başkasına devrettiği durumda, m.283/2 uyarınca davacının alacağını aşmamak kaydıyla değer oranında nakden tazmine hükmedilmesi gerekmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2050 E., 2021/1092 K., 28.09.2021)
- Hükmün infazının sağlanabilmesi için, taşınmazın bedele dönüşüp dönüşmediği ve kararın infaz kabiliyetinin m.283/2 bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/174 E., 2023/711 K., 05.07.2023)
- Kararda m.283/1 yerine geçen kıyas uygulamasının, davanın konusu ve dava dilekçesindeki talep sonucu gözetilerek belirlenmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/655 E., 2024/421 K., 12.09.2024)
- Dava konusu taşınmazın üçüncü kişi tarafından sonradan hacizli biçimde devredilmiş olması halinde, davanın tasarrufun iptali mi yoksa nakden tazmin olarak mı yürütüleceğinin davacıya sorulması gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1873 E., 2025/135 K., 13.02.2025)
- Tasarrufun iptali davasının kişisel nitelikte olduğu ve bu nedenle hükmün yalnızca davacı alacaklı yararına sonuç doğurduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tasarrufun iptalini ve haciz ile satışı isteyen davacı alacaklı, iptal davasının sabit olduğunu ve alacağının varlığını ispatla yükümlüdür; bu ispat aciz belgesi ve tasarrufun varlığına ilişkin delillerle yapılır.
- Üçüncü kişinin mal yerine geçen değer nedeniyle nakden tazmine mahkûm edilmesini engellemek isteyen taraf, malın hâlâ üçüncü kişide bulunduğunu veya değerin ödendiğini ispatla yükümlüdür.
- Üçüncü kişinin karşılık veya bedel talebinde bulunması halinde, verdiği karşılığın varlığını ve davayı kaybettiğini belgeyle ispat etmesi gerekir.
- İyi niyetli bağış alanın sorumluluğunu sınırlamak isteyen kişi, iptal sebebini bilmediğini ve dava anındaki elindeki miktarı ispatla yükümlüdür.
- Tapu kaydı ve taşınır trafik kaydı gibi resmi sicil belgeleri, malın kimde bulunduğunun ve devir işleminin tarihinin ispatında esas delil niteliği taşır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.277](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-277): İptale konu tasarrufların ve iptal davasının genel koşullarını düzenler; m.283 bu davanın sonuçlarını belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): Bağışlama ve bağışlama hükmündeki tasarruflar için iptal sebebi getirir; m.283/6'daki iyi niyetli bağış alan kuralı bu tasarruflarla bağlantılıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Ödeme ve ivazlı tasarrufların iptal ölçütünü düzenler; m.283/5'teki batıl tasarruf ile ödeme alan alacaklı hükmünün kaynağıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.281](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-281): İptal davasının basit yargılama usulüne tabi olduğunu, ihtiyati haciz ve teminatı düzenler; m.283'ün uygulanmasından önceki aşamayı oluşturur.
- [2004 sayılı Kanun m.245](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-245): İflasta iptal davasını iflas idaresi veya alacaklının açmasına ilişkindir; m.283/4'teki iflas masası sonucunun dayanağıdır.

## [İİK m.284 — Hak düşürücü müddet](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-284)

İİK m.284, iptal davası hakkının süresini düzenler. Batıl (iptale tabi) tasarrufların iptali davasında, bu davanın açılabileceği en uzun süreyi belirler. Maddenin uygulanması, İİK m.278, m.279 ve m.280 kapsamındaki tasarruflar bakımından alacaklılar ve iptal davası açma hakkı olan kişiler için geçerlidir. Madde iki ve bir yıllık sürelerin (m.278 ve m.279) ya da hileli tasarruf hâlinde takip talebi süresinin (m.280) ayrıntılarını düzenlemez; bunlar ilgili maddelerdedir. Dava açma usulü, yetkili mahkeme ve yargılama kuralları (m.283 ve HMK hükümleri) bu maddenin kapsamı dışındadır. Tasarrufun iptali davasının yargılama usulü ve dava dilekçesi hususları ayrı bir konudur.

### Hak düşürücü müddet: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Batıl tasarruf**: Borçlunun alacaklılarını zarara uğratan ve İİK m.278 ile m.280 gibi hükümler uyarınca iptale tabi tutulan işlemleri ifade eder. Maddede bu terim geçmekte olup, iptal davası bu tasarruflara karşı açılır.
- **Tasarrufun vukuu tarihi**: Tasarrufun gerçekleştiği, yani işlemin yapıldığı tarihtir. Beş yıllık sürenin başlangıç noktası budur; tapu devri, sözleşme veya ödeme gibi işlemin yapıldığı an esas alınır.
- **Hak düşürücü süre**: Süre geçince hakkın kendisinin sona erdiği, hâkimin de bunu kendiliğinden dikkate aldığı süre türüdür. İptal davası hakkı için m.284 süresi bu niteliktedir.

### Hak düşürücü müddet: hangi şartlar aranır?

- İptale tabi bir batıl tasarrufun bulunması gerekir; bu tasarruf İİK m.278, m.279 veya m.280 kapsamına girmelidir.
- Tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmemiş olmalıdır; süre tasarrufun yapıldığı tarihten işlemeye başlar.
- Dava, beş yıllık süre dolmadan açılmış olmalıdır; süre içinde açılan davanın yargılaması bu süre geçtikten sonra da sürebilir.
- Beş yıllık süre dolduğunda hak düşer ve dava açılamaz.

### Hak düşürücü müddet: hangi sonuçları doğurur?

- Beş yıllık süre içinde iptal davası açılırsa, dava usulüne uygun biçimde görülür ve tasarruf iptal edilebilir.
- Beş yıl geçtikten sonra iptal davası hakkı düşer ve dava açılamaz.
- Tasarrufun m.278 veya m.279 kapsamında olup iki ya da bir yıllık sürenin aşılması hâlinde, beş yıl içinde açılmış olsa bile iptal davası açılamaz.
- Tasarruf hileli tasarruf (m.280) olarak kabul edilirse ve dava beş yıl içinde açılmışsa, m.278 ve m.279'daki kısa sürelerin geçmiş olması iptal davasına engel olmaz.
- Süre hak düşürücü olduğundan, mahkeme süre geçtikten sonra açılan davayı kendiliğinden reddeder.

### Batıl tasarruf süresi ile m.278 ve m.279 süreleri arasındaki fark nedir?

- m.284 beş yıllık süre, tasarrufun vukuundan itibaren işler ve iptal davası hakkını sınırlar.
- m.278 (iki yıl) ve m.279 (bir yıl) süreleri, tasarrufun niteliğine göre daha kısa dönemleri belirler.

Sonuç: Tasarruf m.278 veya m.279 kapsamında ise ve iki ya da bir yıllık süre aşılmışsa, beş yıl içinde açılmış olsa bile iptal davası açılamaz.

### Hileli tasarruf (m.280) ile genel tasarruf süresi arasındaki fark nedir?

- m.280 kapsamında hileli tasarruflarda beş yıl, takip talebi süresi olarak da işler.
- m.278 ve m.279 kapsamındaki tasarruflarda beş yıl yalnızca iptal davası açma süresi olarak kabul edilir.

Sonuç: Hileli tasarruf kabul edilirse, m.278 ve m.279'daki kısa süreler geçmiş olsa bile m.280'e göre inceleme yapılabilir; alacaklının beş yıl içinde takip yapması yeterlidir.

### Hak düşürücü müddet: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Beş yıllık süreyi dava tarihinden değil, tasarrufun vukuu tarihinden saymamak; süre başlangıcını yanlış belirlemek.
- m.278 ve m.279'daki kısa sürelerin aşılmış olmasını, hileli tasarruf kabul edilebilecek durumlarda dikkate almamak.
- Beş yıllık süreyi hak düşürücü olarak kabul edip mahkemenin re'sen dikkate almayacağını düşünmek; mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir.
- Beş yıllık sürenin iptal davası hakkı için değil, yalnızca takip talebi için işlediğini varsaymak; m.280 kapsamında iki süre ayrı hesaplanmalıdır.
- Tasarrufun m.278 veya m.279 kapsamına girip girmediğini belirlemeden sadece beş yıllık süreye bakmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasarrufun m.278 veya m.279 kapsamında ve kısa dönemlerden önce yapılmış olması hâlinde, beş yıl içinde açılmış olsa bile iptal davasının açılamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/843 E., 2016/433 K., 30.03.2016)
- Hileli tasarruf (m.280) iddiasının mahkeme tarafından re'sen incelendiği ve m.278-279 sürelerinin geçmesine rağmen m.280'e göre karar verilebileceği kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2024/1486 E., 2024/12980 K., 16.12.2024)
- İptal davası hakkı ile m.280 kapsamında takip talebi süresinin ayrı işlediği ve beş yılın takip talebi için de aranabileceği kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2022/488 E., 2024/10435 K., 05.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Beş yıllık sürenin geçip geçmediğini gösteren tasarrufun vukuu tarihi, tapu kaydı, sözleşme veya ödeme belgesi gibi yazılı delillerle ispatlanır; iddia eden taraf bu tarihi ortaya koymalıdır.
- Dava açma tarihinin beş yıl içinde kaldığını göstermek davacının sorumluluğundadır; dava dilekçesinin tevzi kaydı bu konuda esas alınır.
- Tasarrufun m.278 veya m.279 kapsamına girdiği iddia edilirse, bu hususta davalının savunması ve tasarrufun niteliğine ilişkin belgeler karşılaştırılır.
- Hileli tasarruf (m.280) iddiası ileri süren alacaklı, borçlunun zarar verme kastını ve alacağını ispatlamakla yükümlüdür; hâkim bu hususu re'sen araştırır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278): İki yıllık dönemi düzenler; bu süre geçmişse m.284'teki beş yıl içinde açılmış olsa bile dava açılamaz.
- [2004 sayılı Kanun m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279): Bir yıllık dönemi düzenler; bu süre geçmişse m.284 beş yılın içinde kalınsa bile iptal davası açılamaz.
- [2004 sayılı Kanun m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280): Hileli tasarruf halini düzenler; hileli tasarruf kabul edilirse m.278 ve m.279 süreleri aranmaz ve beş yıl takip talebi süresi olarak işler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | [m.278](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-278) | (Değişik:24/12/2025-7571/2 md.) Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün… |
| bir sene | [m.279](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-279) | Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır: 1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt… |
| beş yıl | [m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280) | Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. |
| üç ay | [m.280](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-280) | Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili… |
| beş sene | [m.284](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-284) | (Değişik: 18/2/1965-538/119 md.) İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2023/900 E., 2025/295 K., 14.05.2025 (m.278, m.279, m.280, m.281)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1157 E., 2025/72 K., 19.02.2025 (m.278, m.279, m.280, m.281)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1057 E., 2024/508 K., 09.10.2024 (m.279, m.280, m.281)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/655 E., 2024/421 K., 12.09.2024 (m.283)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/656 E., 2024/242 K., 15.05.2024 (m.278, m.279, m.280, m.281)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024 (m.277, m.278, m.279, m.280, m.281, m.282, m.283, m.284)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/174 E., 2023/711 K., 05.07.2023 (m.281, m.282, m.283)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/237 E., 2023/477 K., 17.05.2023 (m.278)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/168 E., 2022/252 K., 03.03.2022 (m.279)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2050 E., 2021/1092 K., 28.09.2021 (m.282, m.283)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/378 E., 2019/1329 K., 10.12.2019 (m.283)
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/843 E., 2016/433 K., 30.03.2016 (m.277, m.282, m.284)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2350 E., 2015/1759 K., 16.09.2015 (m.277)
- Hukuk Genel Kurulu, 2004/666 E., 2005/1 K., 02.02.2005 (m.278, m.280)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/13070 E., 2026/4193 K., 09.03.2026 (m.282)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/11158 E., 2025/13644 K., 27.10.2025 (m.282)
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/3732 E., 2025/9793 K., 23.06.2025 (m.284)
- 4. Hukuk Dairesi, 2024/1486 E., 2024/12980 K., 16.12.2024 (m.284)
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/488 E., 2024/10435 K., 05.11.2024 (m.284)
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/130 E., 2024/10434 K., 05.11.2024 (m.284)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/527 E., 2023/7254 K., 11.12.2023 (m.277)
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/22110 E., 2023/13160 K., 06.12.2023 (m.277)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1873 E., 2025/135 K., 13.02.2025 (m.283)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/718 E., 2024/739 K., 22.05.2024 (m.277)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.12.2025 (m.278).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/iptal-davasi
