---
title: "Para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrası, müşterek hükümler — İcra ve İflas Hukuku konu anlatımı"
course: "İcra ve İflas Hukuku"
law: "İcra ve İflas Kanunu"
articles: "İİK m.32–41"
last_amended: "2021-11-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/para-ve-teminat-verilmesi-hakkindaki-ilamlarin-icrasi-musterek-hukumler"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrası, müşterek hükümler

İcra ve İflas Hukuku › İlamların icrası — [İcra ve İflas Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku)

## Kısaca

İİK m.32, para borcuna veya teminat verilmesine dair ilamların icra dairesine verilmesi üzerine düzenlenecek icra emrinin içeriğini ve bu emirde yer alacak ihtarları düzenler. İİK m.33, ilamlı icra takibinde borçlunun icra emri tebliğinden önce veya sonra doğan itfa, imhal (süre verilmesi) ve zamanaşımı sebeplerine dayanarak icranın geri bırakılmasını istemesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.32–41 hükümlerini kapsar: icra emri ve muhtevası, icranın geri bırakılması, ilamın zamanaşımına uğradığı iddiası, icranın nereden isteneceği, takibin başlaması, icranın geri bırakılması için verilecek süre, haciz veya iflas istemek yetkisi, ilam mahiyetini haiz belgeler, zamanaşımı, icranın iadesi, umumi hükümler.

- [İİK m.32 — İcra emri ve muhtevası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-32)
- [İİK m.33 — İcranın geri bırakılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33)
- [İİK m.33/A — İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33a)
- [İİK m.34 — İcranın nereden isteneceği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-34)
- [İİK m.35 — Takibin başlaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-35)
- [İİK m.36 — İcranın geri bırakılması için verilecek süre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36)
- [İİK m.37 — Haciz veya iflas istemek yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-37)
- [İİK m.38 — İlam mahiyetini haiz belgeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-38)
- [İİK m.39 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39)
- [İİK m.40 — İcranın iadesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-40)
- [İİK m.41 — Umumi hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-41)

## [İİK m.32 — İcra emri ve muhtevası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-32)

İİK m.32, para borcuna veya teminat verilmesine dair ilamların icra dairesine verilmesi üzerine düzenlenecek icra emrinin içeriğini ve bu emirde yer alacak ihtarları düzenler. Emirde gösterilecek hususlar (24. maddedeki kayıtlara ek olarak hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı), yedi günlük ödeme süresi, bu süre içinde ödenmemesinin sonuçları (icranın geri bırakılmadıkça cebri icra, mal beyanı ve hapis ihtarı) ile yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı takiplere ilişkin ek ihtar konusunda kuraldır. Madde, icra emrinin tebliği sonrasındaki haciz veya iflas yolu seçimini, ödeme ve icra emri süresinin ayrıntılı işleyişini, icranın geri bırakılmasının koşullarını ve mal beyanı yükümlülüğünün esasını düzenlemez; bunlar sırasıyla m.37 (haciz veya iflas seçimi), m.33 ve m.33/a ile m.36 (icranın geri bırakılması), m.74 (mal beyanı) ve m.24 (genel kayıtlar) hükümlerindedir. Madde, ilamsız takiplerdeki ödeme emrini değil, ilamlı takiplerdeki icra emrini konu alır; kanun yolu ve icranın geri bırakılması başvurusu da bu maddenin kapsamına girmez.

### İcra emri ve muhtevası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra emri**: İlamlı takipte icra müdürünün takip talebi üzerine borçluya gönderdiği ve ödeme süresi ile ihtarları içeren belgedir. Yalnızca ilam ya da ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiplerde düzenlenir.
- **Para borcu veya teminat ilamı**: Hükmünde para ödenmesi ya da teminat verilmesi öngörülen mahkeme kararıdır. Bu maddenin uygulama alanı yalnızca bu iki türle sınırlıdır; başka edimler için m.24 ve devamı hükümleri geçerlidir.
- **Cebri icra**: Borçlunun ödeme süresi içinde borcu ödemediği ya da teminatı vermediği hâlde, alacaklının talebi üzerine mallarının haczedilmesi ve paraya çevrilmesidir. Kanuna göre icra mahkemesinden ya da üst mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair karar alınmadıkça başlar.
- **İcranın geri bırakılması**: Ödeme süresi içinde borçlunun, ilamın yerine getirilmesini durdurmak için icra mahkemesine ya da ilamı veren üst mahkemeye başvurarak aldığı karardır. Yalnızca ilgili mahkemeden karar gelmesiyle cebri icra engellenir.
- **Mal beyanı**: Borçlunun ödeme süresi içinde malvarlığını icra dairesine bildirme yükümlülüğüdür (m.74 kapsamında). Bu yükümlülüğe uyulmaması ya da gerçeğe aykırı beyan hapis ihtarı ve cezası doğurur.

### İcra emri ve muhtevası: hangi şartlar aranır?

- Alacağın para borcu ya da teminat verilmesine dair bir ilama dayanması gerekir; ilam ya da ilam niteliğindeki belge icra dairesine takip talebi ile birlikte verilmelidir.
- İcra müdürü, takip talebine ve ilama uygun bir icra emrini borçluya tebliğ etmelidir; emir ilamın hüküm kısmına uygun olmalıdır.
- İcra emrinde, 24. maddede yazılan genel kayıtlardan başka, hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilmelidir.
- İcra emrinde yedi günlük ödeme süresi ve bu süre içinde ödenmezse icranın geri bırakılmadıkça cebri icra yapılacağı ihtar edilmelidir.
- İcra emrinde, aynı süre içinde mal beyanında bulunulması gerektiği, bulunulmazsa hapis ile tazyik olunacağı ve gerçeğe aykırı beyanın hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilmelidir.
- Yabancı devlet aleyhine başlatılan takiplerde, uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılabileceği ayrıca ihtar edilmelidir.
- Borçlunun yedi gün içinde borcu ödemesi ya da teminatı vermesi gerekir; ödeme yapılırsa takip sona erer.
- Ödeme yapılmaz ve icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmezse, alacaklının talebi üzerine takibe devam edilir.

### İcra emri ve muhtevası: hangi sonuçları doğurur?

- Borç yedi gün içinde ödenirse icra dairesi parayı alacaklıya öder ve takip sona erer.
- Teminat ilamında teminat yedi gün içinde verilirse takip buna göre sonuçlanır.
- Yedi gün içinde ödeme veya teminat verilmez ve icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmezse, alacaklının talebi üzerine cebri icra yapılır.
- Cebri icrada haciz, satış ve paranın ödenmesi aşamaları ilamlı icra hükümlerine uygun olarak yürütülür.
- Aynı süre içinde mal beyanında bulunulmazsa borçlu hapis ile tazyik olunur; gerçeğe aykırı beyanda bulunulursa hapis cezası uygulanır.
- Yabancı devlet borçlusu hakkındaki takipte, ek ihtar yazılmış olması borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icranın yapılabilmesi için gereklidir.
- İcra emrinde ihtar bulunmazsa emrin usulüne uygunluğu tartışılır ve bu durum şikâyet konusu olabilir.

### Para borcu ile teminat verilmesi arasındaki fark nedir?

- Para borcuna ilişkin ilamda icra emri, hükmolunan parayı yedi gün içinde ödeme ihtarını içerir.
- Teminat verilmesine ilişkin ilamda emir, teminatın yedi gün içinde verilmesini ihtar eder; ödeme yerine teminat yükümlülüğü söz konusudur.

Sonuç: Yükümlülüğün niteliği değişir; teminat verilmezse cebri icra ve mal beyanı ihtarı aynı şekilde uygulanır. Teminat ilamında bu maddenin ihtar düzeni geçerlidir.

### Yerli borçlu ile yabancı devlet borçlusu arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak icra emrinde cebri icra ihtarı yapılır ve borçlunun malları haczedilebilir.
- Yabancı devlet aleyhine başlatılan takipte ek fıkra uyarınca, borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılabileceği ayrıca ihtar edilir.

Sonuç: Yabancı devlet için icra emrine ek ihtar yazılır, ancak bu ihtar uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla geçerlidir.

### İlamlı takip ile ilamsız takip arasındaki fark nedir?

- İlamlı takipte icra emri ilama dayanır; borçlu ödeme süresi içinde takibe karşı itiraz edemez, yalnızca icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
- İlamsız takipte ödeme emri borca itiraz hakkını bildirir ve başvuru itirazla durdurulabilir.

Sonuç: İlamlı takipte icra emri borçluya itiraz yolunu değil icranın geri bırakılması yolunu açık bırakır; bu nedenle emrin metni de buna göre ayrı düzenlenir.

### İcra emri ve muhtevası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Teminat ilamında da para ilamı gibi ödeme ifadesi kullanmak; teminat ilamında emrin teminatın verilmesini ihtar etmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Madde metnindeki yedi günlük süreyi, ilamsız takibin itiraz süresi (yedi gün) ile karıştırmak ve bu süreyi itiraz süresi gibi işletmek; ilamlı takipte borçlunun itiraz hakkı bulunmadığını unutmak.
- Emrin içeriğini genel kayıtlar (m.24) ile sınırlı saymak; m.32 gereği hükmolunan şeyin cinsi ve miktarının ayrıca yazılması gerektiğini atlamak.
- Yabancı devlet ek ihtarını genel bir ihtar sanmak; bu ihtarın yalnızca yabancı devlet aleyhine takip ve uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla yazılacağını unutmak.
- İcra müdürünün ilamı yorumlayarak eksik ya da belirsiz kısmı tamamlaması; ilamın tavzihi gerekiyorsa emri düzenlemeyip alacaklıya yönlendirmek gerekir.
- Mal beyanı ve hapis ihtarını yalnız genel bir uyarı olarak görmek; bu ihtarın m.74 ile bağlantılı olduğunu ve ihtarın yazılmamasının emri usulsüz kılacağını gözden kaçırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İcra emrinde 24. maddedeki genel kayıtlar yanında cins ve miktarın yazılmamış olması, emri usule aykırı kılar ve süresiz şikâyet konusu olabilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- İlama dayanmayan bir takip talebi üzerine ilamlı icra emri düzenlenmesi ya da tersine ilamlı alacağın ilamsız takiple yürütülmesi m.32'ye aykırılık sayılmaktadır. (4. Hukuk Dairesi, 2023/4052 E., 2023/10838 K., 16.10.2023)
- Para alacağı hakkında ilam bulunan alacaklının ilamsız takip yapması, m.32 uyarınca ilamlı icra yolunun seçilmesi gerektiği gerekçesiyle kabul edilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1677 E., 2019/1422 K., 19.12.2019)
- İcra müdürü ilamı yorumlayamaz, değiştiremez; ilamın hüküm kısmı icra emrinde aynen uygulanır ve icra mahkemesi de ilamı yorumlayamaz. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024)
- Emrin ihtar kısmında yer alan 7 günlük süre ve icranın geri bırakılması ihtarı, icra emrinin kendisine yazıldığı için tebliğ edilmiş olması gerekir. (İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/362 E., 2025/587 K., 10.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- İcra emrinin usulüne uygunluğu hakkında ispat yükü, emrin içeriğine itiraz eden borçludadır; emrin metni icra dosyasındaki tebliğ belgesi ve emir nüshası ile ispatlanır.
- Takibin dayanağı olan ilamın para veya teminat ilamı olduğunu ve kesinleşmiş olup olmadığını ispat yükü alacaklıdadır; ilam aslı ya da onaylı sureti ile ispatlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1677 E., 2019/1422 K., 19.12.2019)
- Borçlunun 7 gün içinde ödeme veya teminat verdiğini ya da icranın geri bırakıldığını ileri sürmesi hâlinde ispat yükü borçludadır; makbuz, banka dekontu ya da icra mahkemesi kararı ile ispatlanır.
- Yabancı devlet aleyhine takipte borçlu devlete ait malın cebri icraya konu olabilmesi için ek ihtarın emirde yer aldığı icra dosyası içeriğinden ispat edilir; ihtarın eksikliği ileri sürülürse bu eksiklik emrin kendisinden anlaşılır.
- Emirde yer alan mal beyanı ihtarı, borçlunun beyan yükümlülüğünü doğurduğundan, beyanda bulunmadığı ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddiasının ispatı alacaklı tarafa veya icra dosyasına aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.24](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-24): Maddede yazılı genel kayıtlar icra emrinde ayrıca yer alır; m.32 bu kayıtlara ek olarak cins ve miktarı ile ihtarları ister.
- [2004 sayılı Kanun m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): İcranın geri bırakılmasına dair icra mahkemesi kararının koşullarını düzenler; m.32'deki cebri icra ihtarının istisnasını oluşturur.
- 2004 sayılı Kanun m.33/a: Haklı sebeple icranın geri bırakılmasını düzenler; m.32'deki ihtarın kapsamına girer.
- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): Kanun yoluna başvurulan ilamlarda icranın geri bırakılmasını ve teminatın akıbetini düzenler; m.32'deki üst mahkeme ibaresiyle bağlantılıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.37](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-37): Ödeme süresi geçtikten sonra alacaklının haciz veya iflas yolunu seçmesini düzenler; m.32 emrin içeriğini, m.37 sonraki aşamayı belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.74](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-74): Mal beyanı yükümlülüğünü tanımlar; m.32 emrin içinde bu yükümlülüğü ihtar eder.
- [2004 sayılı Kanun m.177](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-177): Borçlu iflasa tabi ise ilamdan doğan para alacağının ödenmemesi doğrudan iflas sebebidir; m.32'deki ödeme ihtarının sonucu olarak bağlanır.
- [2004 sayılı Kanun m.24-41](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-24): İlamların icrasına ilişkin bütün hükümler bu maddelerde yer alır; m.32 bu bölümün para ve teminat ilamlarına ilişkin emir kuralıdır.

## [İİK m.33 — İcranın geri bırakılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33)

İİK m.33, ilamlı icra takibinde borçlunun icra emri tebliğinden önce veya sonra doğan itfa, imhal (süre verilmesi) ve zamanaşımı sebeplerine dayanarak icranın geri bırakılmasını istemesini düzenler. Maddenin birinci fıkrası tebliğden önceki sebepleri, ikinci fıkrası tebliğden sonraki sebepleri, üçüncü fıkrası ret halinde kanun yoluna başvurmak için teminatı, dördüncü fıkrası ise borçlu olmadığı parayı ödeyen borçlunun istirdat hakkını kapsar. Madde ilamlı icra takiplerinde uygulanır; ilamsız icradaki itiraz ve takibin iptali/talikine ilişkin düzenlemeler bu maddenin kapsamında değildir. Maddenin düzenlemediği konular: borca itirazın ilamsız icradaki yedi günlük usulü ile ilgili ayrıntılar ve ilamlı icrada zamanaşımı için ayrıca düzenlenen karine ve resmi belge yükü (m.33/a), kanun yolu sebebiyle icranın durdurulması (İİK m.36), istirdat davasının ayrıntılı usulü (İİK m.72).

### İcranın geri bırakılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcranın geri bırakılması**: İcra mahkemesinin, ilamlı takibin ilam alacağının itfa, imhal veya zamanaşımı nedeniyle yürütülmesini durdurması kararıdır. Kanun yolu sebebiyle icranın durdurulmasından (İİK m.36) farklıdır; burada dayanak hükmün kesinleşmemesi değil, ilam borcunun sonradan ortadan kalkması veya ertelenmesidir.
- **İtfa**: Borcun ödeme, takas gibi yollarla sona ermesidir. Takas da itfa kapsamında sayılır; ancak borçlunun karşı alacağını ayrıca belgeyle ispatlaması gerekir.
- **İmhal**: Alacaklının borçluya borcu ifa için süre vermesidir. Bu süre içinde alacaklının takip yapması, süre dolmadan takibe devam etmesi icranın geri bırakılması sebebi oluşturur.
- **Tebliğden önceki sebepler**: İcra emrinin tebliğinden önce doğmuş itfa, imhal veya zamanaşımı olaylarıdır. Bunlar yalnızca birinci fıkradaki yedi günlük süre içinde ve belirli belgelerle ileri sürülebilir.
- **Tebliğden sonraki sebepler**: İcra emrinin tebliğinden sonra takip sürerken gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımı olaylarıdır. Bunlar için bir süre sınırı yoktur, ancak itfa ve imhal için belge şartı aranır.
- **Teminat**: Ret kararına karşı kanun yoluna başvurabilmek için borçlunun alacağı karşılayacak nakit, taşınır rehin, senet, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaletini göstermesidir. Yeter malın haczi veya talep üzerine haczedilmiş olması halinde teminat aranmaz.

### İcranın geri bırakılması: hangi şartlar aranır?

- İlamlı icra takibinin başlatılmış olması ve borçlunun icra emrinin tebliğine karşı bu yolu kullanması gerekir.
- Tebliğden önceki bir sebebe dayanılıyorsa, borçlunun icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurması şarttır.
- Itfa veya imhal iddiasının, yetkili mercilerce resen düzenlenmiş veya usulüne göre onaylanmış ya da alacaklının icra dairesi, icra mahkemesi veya bir mahkeme önünde kabul ettiği bir senetle ispatlanması gerekir.
- Zamanaşımı iddiasında belge aranmaz; sürenin dolduğu ilamın veya belgenin tarihinden ve takip dosyasından anlaşılması yeterlidir.
- Tebliğden sonraki sebeplerde bir süre sınırı aranmaz; borçlu takip devam ettiği sürece her zaman başvurabilir, ancak itfa ve imhal için noter onaylı belge veya icra tutanağı gerekir.
- Ret kararına karşı kanun yoluna başvurabilmek için, borçlu süresi içinde alacağı karşılayan teminatı göstermelidir; yeter mal haczedilmişse bu şart aranmaz.
- Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlu için istirdat davası hakkı saklıdır.

### İcranın geri bırakılması: hangi sonuçları doğurur?

- Tebliğden önceki sebeplere dayanılarak yedi gün içinde başvurulursa ve itfa veya imhal belgeyle ispatlanırsa icra geri bırakılır.
- Yedi gün geçtikten sonra tebliğden önceki sebeplere dayanılamaz; borçlu borcu ödemek zorunda kalır.
- Tebliğden sonraki sebeplerde süre sınırı olmadığından, takip sürdükçe borçlu her zaman başvurabilir.
- Talep reddedilirse borçlu, teminat göstermek şartıyla kanun yoluna başvurabilir; teminat gösterilmezse kanun yoluna başvurusu sonuç doğurmaz.
- Talep reddedilen ve kanun yoluna başvurmayan borçlu borcu icra dairesine ödemek zorundadır; aksi halde haciz ve satış yapılır.
- Borçlu olmadığı parayı ödemiş olan borçlu, alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (m.72 atfı).

### Tebliğden önceki ile tebliğden sonraki sebepler arasındaki fark nedir?

- Tebliğden önce doğan itfa, imhal veya zamanaşımı, birinci fıkra kapsamındadır. Tebliğden itibaren yedi gün içinde ve belirli belgelerle ileri sürülür.
- Tebliğden sonra gerçekleşen sebepler, ikinci fıkra kapsamındadır. Takip sürdükçe her zaman ileri sürülebilir.

Sonuç: Yedi günlük süre yalnızca tebliğden önceki sebeplerde aranır; tebliğden sonraki sebeplerde süre sınırı yoktur. Her iki halde de itfa ve imhal için belge şartı vardır.

### Itfa-imhal ile zamanaşımı ispatı arasındaki fark nedir?

- Itfa ve imhal iddiası resmi veya onaylı belge ya da ikrar belgesiyle ispatlanır.
- Zamanaşımı iddiası takip dosyasına dayanılarak ispat edilebilir.

Sonuç: Itfa ve imhalde belge olmazsa talep reddedilir; zamanaşımında belge zorunluluğu yoktur, ancak alacaklının kesme veya durmayı resmi belgeyle ispatlaması gerekir.

### Geri bırakma talebinin kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?

- Talep kabul edilirse icranın geri bırakılması kararı verilir.
- Talep reddedilirse borçlu kanun yoluna başvurabilir.

Sonuç: Ret halinde kanun yoluna başvuru için teminat gösterilmesi gerekir; teminat gösterilmezse kanun yolu kapalı kalır. Yeter mal haczedilmişse teminat aranmaz.

### Borçlu olmadığı parayı ödeyen ile ödemeyen borçlu arasındaki fark nedir?

- Ret kararından sonra borcu ödeyip borçlu olmadığını iddia eden borçlu, ödediği parayı geri istemek hakkını korur.
- Ödemeyen borçlu için haciz ve satış yoluyla alacak tahsil edilir.

Sonuç: Ödenen paranın geri alınması için istirdat davası açılabilir (m.72 atfı).

### İcranın geri bırakılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tebliğden sonraki sebeplerde de yedi günlük süreyi uygulamak; bu süre yalnızca tebliğden önceki sebepler için geçerlidir.
- Itfa veya imhal iddiasını adi makbuz veya banka dekontuyla ispatlamaya çalışmak; m.33 yalnızca resmi, onaylı veya ikrar edilmiş belgeleri kabul eder.
- Zamanaşımı iddiasında da noter belgesi aramak; zamanaşımı takip dosyasından anlaşılır.
- Ret kararına karşı teminat göstermeden kanun yoluna başvurmak ve bunun sonucunu göz ardı etmek.
- Yeter mal haczedildiği halde teminat göstermeyi zorunlu saymak; bu halde teminat aranmaz.
- Maddenin eski metnine dayanarak istinaf ya da temyiz yerine ilk derece icra mahkemesinin kararını yeterli görmek; uygulanacak metin değişiklik sonrası güncel hâldir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımı iddiasında, zamanaşımının başlangıç tarihinin takip dosyasından anlaşılması ve borçlunun başvuru tarihine kadar on yılın geçmiş olması durumunda borçlunun iddiasını ispat etmiş sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Zamanaşımının kesildiği veya durduğu iddiasında resmi belge ile ispat yükünün alacaklıya düştüğü kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- İcra mahkemesinin, m.33 kapsamındaki belge dışında kalan adi makbuza dayanarak geri bırakma kararı veremeyeceği ve imza incelemesi yapamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/61 E., 2006/59 K., 15.03.2006)
- Takas beyanının itfa kapsamında değerlendirildiği, ancak karşı alacağın m.33'te öngörülen belgelerle ispat edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/61 E., 2006/59 K., 15.03.2006)
- Ret kararına karşı teminat gösterilmesi şartının, tebliğ ve kanun yolu süresi açısından uygulanmasında usul yönünün önem taşıdığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/759 E., 2023/49 K., 08.02.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Itfa veya imhal iddiasını ileri süren borçlu, bu iddiayı noterlikçe resen düzenlenmiş veya onaylanmış, ya da alacaklının ikrar ettiği bir belgeyle ispatlamakla yükümlüdür; ispat edilemezse talep reddedilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/61 E., 2006/59 K., 15.03.2006)
- Zamanaşımı iddiasını ileri süren borçlu, takip dosyasındaki son işlem tarihinden başvuruya kadar sürenin dolduğunu göstermelidir; belge aranmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu ileri süren alacaklı, bunu resmi belgeyle ispatlamakla yükümlüdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Alacaklının, borçlunun gösterdiği adi makbuzdaki imzayı inkâr etmesi halinde icra mahkemesi imza incelemesi yapamaz; bu durumda talep, belge yetersizliği nedeniyle reddedilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/61 E., 2006/59 K., 15.03.2006)
- Ret kararına karşı kanun yoluna başvuran borçlu, teminatın gösterildiğini belgeyle ortaya koymalıdır; yeter mal haczi halinde bu belge aranmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.72](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-72): Borçlu olmadığı parayı ödeyen borçlunun istirdat davası açmasına ilişkin hükümdür; m.33/4 bu davayı saklı tutar.
- 2004 sayılı Kanun m.33/a: İlamlı takipte zamanaşımına dayanılan geri bırakma talebinin ayrıntılı usulünü düzenler; zamanaşımında ispat yükü ve dava süresini belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): Kanun yoluna başvurma sebebiyle icranın durdurulmasını düzenler; m.33'teki geri bırakmadan farklı bir sebep ve merciye dayanır.
- [2004 sayılı Kanun m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39): Takip dosyasındaki işlemlerin zamanaşımı bakımından belirleyici olduğu hallerde m.33 ile birlikte ele alınır.

## [İİK m.33/A — İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33a)

İİK m.33/a, ilamın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddialarında icra mahkemesinin icranın geri bırakılması veya devamı konusunda vereceği kararın sonrasını düzenler: alacaklının geri bırakma kararına karşı dava açma süresi ve bu davanın açılmamasının kesin hüküm doğurması ile icranın devamına karar verilmesi halinde 33. maddenin son fıkrasının uygulanması. Zamanaşımı itirazının hangi süre içinde ve hangi araçla ileri sürüleceği ayrıca 33. maddede düzenlenir. Bu madde, icra mahkemesine yapılan itirazın kabulü ya da reddi üzerine uygulanır; itirazın yapıldığı icra emrine ilişkin genel usulü, ilamın kesinleşmeden icra edilmesini ya da icranın iadesini düzenlemez. Alacaklının davasında ispat ölçütü ve davanın esası da bu maddenin kapsamı dışındadır. Zamanaşımı süresinin kendisi (İİK m.39, TBK m.156-157) ile icranın iadesi (İİK m.36 ve sonrası) başka maddelerde yer alır.

### İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlamın zamanaşımına uğraması**: Takibe konu ilamdaki alacağın, ilamın veya son icra işleminin üzerinden kanunda öngörülen sürenin geçmesi nedeniyle borçlu tarafından ileri sürülebilen durumdur. Maddede bu durum, icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara dayanılarak incelenen bir iddia olarak düzenlenmiştir.
- **Zamanaşımının kesilmesi ve tatili**: Zamanaşımının kesilmesi, süreyi baştan başlatan; tatili ise süreyi belli bir süre için durduran olgulardır. Maddeye göre bu olguların varlığı da icra mahkemesinde iddia edilebilir ve alacaklı tarafından resmi belgelerle ispat edilmelidir.
- **Icranın geri bırakılması kararı**: İcra mahkemesinin zamanaşımı iddiasını kabul ederek takibi durdurması veya sonlandırması anlamına gelen karardır. Kararın kesinleşmesi ve alacaklının dava açmaması hâlinde takibin iptaline ilişkin sonuçlar doğar.
- **Kesin hüküm**: Maddenin ikinci fıkrasına göre, alacaklı yedi gün içinde dava açmazsa ilamın zamanaşımına uğradığı hususu artık yeniden tartışılamaz hâle gelir. Bu, usul hukukundaki kesin hükmün sonucudur ve yeni bir davada ileri sürülemez.
- **Icranın devamı kararı**: Icra mahkemesinin zamanaşımı iddiasını yerinde bulmayarak takibin sürmesine hükmetmesidir. Bu kararda 33. maddenin son fıkrası uygulanır.

### İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası: hangi şartlar aranır?

- Icra mahkemesinde ilamın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiasının ileri sürülmüş olması gerekir.
- İcra mahkemesi bu iddiayı resmi vesikalara dayanarak incelemiş ve icranın geri bırakılmasına veya devamına karar vermiş olmalıdır.
- Icranın geri bırakılması kararı verilmişse, bu kararın kesinleşmiş olması ve alacaklıya tebliğ edilmiş bulunması gerekir.
- Alacaklının, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde, kesinleşme tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açmış olması ya da açmamış olması belirleyicidir.
- Alacaklı süresi içinde dava açmazsa, icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm niteliği kazanır.

### İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası: hangi sonuçları doğurur?

- Icra mahkemesi zamanaşımı iddiasını kabul ederek icranın geri bırakılmasına karar verirse, bu karar kesinleşip alacaklıya tebliğ edilene kadar takip olduğu yerde durmuş sayılmaz; kararın kesinleşmesi ve tebliği beklenir.
- Kararın kesinleşmesinden ve tebliğinden sonra yedi gün içinde dava açılırsa, dava sonuçlanıncaya kadar takip durmaya devam eder.
- Alacaklı davada haklı çıkarsa duran icra takibine devam edilir.
- Alacaklı davada haksız çıkarsa ya da yedi gün içinde dava açmazsa, icranın geri bırakılması kararı takibin iptaline ilişkin sonuçları doğurur.
- Icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesi ve yedi gün içinde dava açılmaması halinde, icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
- Icra mahkemesi zamanaşımı iddiasını yerinde bulmayarak icranın devamına karar verirse, 33. maddenin son fıkrası uygulanır; bu halde borçlu icra mahkemesi kararına kanun yoluna başvurabilir ve teminat yükümlülüğü söz konusu olabilir.
- Maddede ‘icranın geri bırakılması’ ifadesi kullanılmasına rağmen, itfa hâlinde takip iptal edilir; bu madde ile bu sonuç arasındaki ayrım uygulamada önemlidir.

### Icranın geri bırakılması ile icranın devamı arasındaki fark nedir?

- Icra mahkemesi zamanaşımı iddiasını yerinde bulursa icranın geri bırakılmasına karar verir. Bu karar takibin durmasına ya da son bulmasına yol açar.
- Icra mahkemesi iddiayı yerinde bulmazsa icranın devamına karar verir ve takip olduğu gibi sürer.

Sonuç: Devam kararında 33. maddenin son fıkrası uygulanır. Geri bırakma kararında ise yedi günlük dava süresi işler ve bu süre dolmadan takip kesin olarak sona ermez.

### Alacaklının dava açması ile dava açmaması arasındaki fark nedir?

- Alacaklı yedi gün içinde genel mahkemede dava açarsa, dava sonuçlanıncaya kadar takip durmaya devam eder.
- Alacaklı yedi gün içinde dava açmazsa, icra mahkemesinin geri bırakma kararı kesinleşir ve kesin hüküm doğar.

Sonuç: Dava açılması takibi durdurur; açılmaması ise takibin iptaline ilişkin sonuçları doğurar ve dosyadaki hacizler kalkar.

### Alacaklının davada haklı çıkması ile haksız çıkması arasındaki fark nedir?

- Alacaklı davada zamanaşımının vaki olmadığını ispat ederse, duran takibe devam edilir.
- Alacaklı davada haksız çıkarsa, geri bırakma kararı takibin iptaline ilişkin sonuçları doğurur.

Sonuç: Takibin sürmesi ya da sona ermesi, davanın sonucuna bağlanmıştır.

### İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Icra mahkemesinin geri bırakma kararını, tebliğ ve kesinleşme tarihi beklenmeden uygulamak; yedi günlük sürenin başlangıcını karar tarihinden saymak.
- Alacaklının dava açmadığı hâlde takibin kendiliğinden devam ettiğini sanmak; oysa geri bırakma kararı kesinleşmiş ise takibin iptaline ilişkin sonuçlar doğar.
- Icranın devamı kararı ile geri bırakma kararını birbirine karıştırmak; devam kararında son fıkra uygulanır, geri bırakma kararında ise yedi günlük dava süresi işler.
- Yedi günlük süreyi genel mahkemede dava açma süresi olarak değil, icra mahkemesine başvuru süresi olarak yorumlamak.
- Zamanaşımının kesildiğini tanık gibi resmi olmayan delillerle ispat edebileceğini düşünmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Icra mahkemesinin zamanaşımı iddiasını resmi vesikalara dayanarak incelemesi, uygulamada zamanaşımının kesilmesi ya da durması iddialarında alacaklının resmi belge ile karşı ispat yapmasını gerektirdiği yönündedir.
- Alacaklının zamanaşımını kesen işlemin yalnız adı geçen borçlu hakkında hüküm ifade ettiği ve bu yüzden başka borçlu bakımından zamanaşımını kesmediği kabul edilmektedir.
- Ortaklığın giderilmesi davası ya da dosya bilgilerinin soruşturulmasına yönelik işlemler gibi bazı işlemlerin zamanaşımını kesmediği, bu nedenle yalnız icra işlemi olarak görülmediği kabul edilmektedir.
- Icra mahkemesinin geri bırakma kararını verdikten sonra alacaklının yedi günlük süre içinde dava açması zorunludur; süre geçince kesin hüküm doğduğu kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımı iddiasını ileri süren borçlu, ilamın zamanaşımına uğradığını ilk olarak ilam ve icra dosyasındaki son işlem tarihi gibi resmi vesikalarla ortaya koymalıdır.
- Alacaklı, zamanaşımının kesildiğini ya da durduğunu ileri sürüyorsa bunu ancak resmi belgelerle ispatlayabilir; tanık ya da yazılı olmayan beyan bu amaçla yeterli değildir.
- Alacaklının davasında zamanaşımının vaki olmadığını ispat yükü alacaklıya aittir ve bu ispat resmi vesikalarla yapılmalıdır.
- Icra mahkemesinin geri bırakma kararına karşı alacaklı, kararın kesinleşme ve tebliğ tarihini gösteren belgeyi dosyaya sunmalıdır; süre hesabının başlangıcı bu tarihe bağlıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Zamanaşımı iddiasının icra emrinin tebliğinden önce ya da sonra ileri sürülmesini ve yedi günlük süreyi düzenler; 33/a bu maddenin uygulamasının devamıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39): İlama dayanan takibin hangi süre ile zamanaşımına uğrayacağını belirler; 33/a'daki zamanaşımı iddiasının dayanağıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.38](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-38): Noter tarafından düzenlenen ve ilam niteliğindeki senetlere ilişkin olup, bu belgelerin zamanaşımı ayrı değerlendirilir.

## [İİK m.34 — İcranın nereden isteneceği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-34)

İcra ve İflas Kanunu'nun 34. maddesi, ilamlı icra takibinin hangi icra dairesinde başlatılabileceğini ve alacaklı yerleşim yerini değiştirdiğinde takibin yeni yerleşim yeri icra dairesine havalesini düzenler. Madde, ilamlı icrada yetkiye ilişkindir ve alacaklı tarafından başlatılan takipler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: ilamsız icrada yetki kuralı (m.50), borçlunun yetki itirazı ve icra mahkemesine şikâyet usulü (m.16 ve m.50 çerçevesinde ayrıca ilgili hükümler), ilamın niteliği ve icraya konulabilmesi için gereken şartlar, ilamın konusu taşınmaza ilişkinse tahliye ve teslim işlemlerinin özel usulleri (m.24-41 arası ilamların icrasına ilişkin hükümler).

### İcranın nereden isteneceği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlamlı icra**: Mahkeme veya hakem kararı gibi kesinleşmiş bir ilama dayanan icra takibidir. Alacaklının elindeki ilam, icra dairesine doğrudan konu edilir.
- **Yerleşim yeri değişikliği**: Alacaklının Türk Medeni Kanunu'nun yerleşim yeri hükümlerine göre gerçekten yerleşim yerini değiştirmesidir. Yerleşim yerinin sırf takibi nakletmek amacıyla değiştirilmesi bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Havale**: Takibin başlatıldığı icra dairesinden alacaklının yeni yerleşim yerindeki icra dairesine devredilmesi işlemidir. Alacaklının talebine bağlıdır.
- **Hakkın kötüye kullanılması**: Yetki kuralının amacı dışında, borçluyu taciz veya zarar verme maksadıyla kullanılmasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi çerçevesinde değerlendirilir ve borçlunun şikâyet yoluna başvurmasına yol açar.

### İcranın nereden isteneceği: hangi şartlar aranır?

- İlamlı icra takibinin bir ilama dayanması ve bu ilamın kesinleşmiş ya da icraya konulabilir nitelikte bulunması gerekir.
- Takibin, alacaklının seçtiği herhangi bir icra dairesinde başlatılması gerekir; ancak bu seçimin hakkın kötüye kullanılmasına dönüşmemesi gerekir.
- Alacaklının yerleşim yerini gerçekten değiştirmiş olması gerekir; sırf borçluya zarar verme kastıyla yapılan değişiklik bu hükmün kapsamına girmez.
- Havale talebinin alacaklı tarafından yapılması gerekir; havale kendiliğinden yapılmaz.
- Havalenin, takibin başlatıldığı icra dairesinden alacaklının yeni yerleşim yerindeki icra dairesine yapılması gerekir.

### İcranın nereden isteneceği: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklı Türkiye'nin herhangi bir icra dairesinde ilamlı takip başlatabilir.
- Borçlu, ilamlı icrada yetki itirazında bulunamaz; çünkü başvurulan her icra dairesi ilamlı takip bakımından yetkilidir.
- Konusu taşınmazın aynı olan bir ilam, taşınmazın bulunduğu yer dışında herhangi bir icra dairesine konulabilir; bu durumda taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinden istinabe yapılır.
- Alacaklı takip başladıktan sonra gerçekten yerleşim yerini değiştirirse, takibin yeni yerleşim yeri icra dairesine havalesini isteyebilir.
- Yerleşim yeri değişikliği borçluya zarar verme amacıyla yapılmışsa havale hükmü uygulanmaz.
- Hakkın kötüye kullanıldığı hallerde borçlu şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurabilir.

### Alacaklının kendi yerleşim yeri icra dairesi ile türkiye'nin herhangi bir icra dairesi arasındaki fark nedir?

- Alacaklının kendi yerleşim yerinde takip başlatması, hayatın olağan akışına uygun olan yoldur.
- Madde metni her icra dairesinden talep edilebileceğini söyler; ilamlı icrada yetki sınırlaması getirmez.

Sonuç: Alacaklı Türkiye'nin herhangi bir icra dairesinde takip başlatabilir; ancak kendi yerleşim yeri dışında seçim yapılacaksa haklı ve makul bir gerekçe bulunmalıdır.

### Yerleşim yeri değişikliği öncesi takip ile yerleşim yeri değişikliği sonrası havale arasındaki fark nedir?

- Takip başladıktan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi durumudur.
- Takibin ilk başlatıldığı icra dairesinin yetkisi, alacaklının sonradan değişen yerleşim yeri tarafından etkilenmez.

Sonuç: Alacaklı talep ederse takip yeni yerleşim yeri icra dairesine havale edilir.

### Gerçek yerleşim yeri değişikliği ile borçluya zarar kastıyla yapılan değişiklik arasındaki fark nedir?

- Alacaklının TMK m.20 anlamında gerçekten yerleşim yerini değiştirmiş olması hâlidir.
- Yerleşim yeri değişikliğinin amacı borçluya zarar vermek olduğunda ortaya çıkan durumdur.

Sonuç: İlk hâlde havale talebi kabul edilir; ikinci hâlde madde uygulanmaz ve hakkın kötüye kullanılması söz konusu olur.

### İlamlı icra ile ilamsız icra yetkisi arasındaki fark nedir?

- İlamlı icrada yetki, madde 34 ile herhangi bir icra dairesi olarak belirlenmiştir.
- İlamsız icrada yetki kuralı ise madde 50'de düzenlenmiştir ve farklı bir sistem izler.

Sonuç: İlamlı icrada borçlu yetki itirazında bulunamaz; ilamsız icrada yetki itirazı mümkündür.

### İcranın nereden isteneceği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 34'ün ilk cümlesini, alacaklının borçluyu taciz etmek için her istediği icra dairesini seçebileceği biçiminde yorumlamak; hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2 sınırı gözden kaçırılır.
- İlamlı icrada da ilamsız icra yetkisi gibi yetki itirazı yapılabileceğini kabul etmek; madde 34 uyarınca borçlu yetki itirazında bulunamaz.
- Yerleşim yeri değişikliğini yalnız tarih farkı üzerinden değerlendirmek ve gerçek bir değişiklik olup olmadığını araştırmamak.
- Konusu taşınmaz olan ilamı, taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine konulmak zorundaymış gibi ele almak; madde 34 bu tür bir sınırlama getirmez, yalnız istinabe yapılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlamlı icrada yetki kuralının, madde 34 uyarınca herhangi bir sınırlama içermediği ve borçlunun yetki itirazında bulunamayacağı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/11626 E., 2026/3620 K., 02.03.2026)
- İlamlı icrada yetki itirazının söz konusu olmadığı, ancak hakkın kötüye kullanıldığı hallerde borçlunun şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurabileceği kabul edilmektedir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
- Konusu taşınmazın aynına ilişkin bir ilamın, taşınmazın bulunduğu yer dışında bir icra dairesinde icraya konulabileceği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/11626 E., 2026/3620 K., 02.03.2026)
- Alacaklının yerleşim yeri değişikliğinin gerçek olması ve borçluya zarar verme kastı taşımaması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2023/2358 E., 2023/1712 K., 28.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Havale talebinde bulunan alacaklı, yerleşim yerini gerçekten değiştirdiğini ispatla yükümlüdür; değişiklik nüfus kaydı veya ikametgâh belgesi gibi resmi kayıtlarla gösterilebilir.
- Borçlu, alacaklının yerleşim yeri değişikliğinin borçluya zarar verme amacı taşıdığını ileri sürüyorsa bunu ispatla yükümlüdür.
- İlamlı takipte yetki itirazı yapılamadığından, borçlunun hakkın kötüye kullanıldığı savunması şikâyet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülür ve ispat yükü bu savunmayı yapana aittir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-50): İlamsız icrada yetki kuralını düzenler; madde 34'ün ilamlı icraya ilişkin mutlak yetki sisteminden farklıdır ve karşılaştırma için bağlantılıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.2: Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi; hakkın kötüye kullanılmasının sınırını belirler ve yerleşim yeri değişikliğinin kötü niyetle yapılmasında devreye girer.
- 4721 sayılı Kanun m.20: Türk Medeni Kanunu'nun yerleşim yeri hükümleri; havale talebinde değişikliğin gerçek olup olmadığını belirlemek için esas alınır.
- [2004 sayılı Kanun m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-16): Yetki konusundaki şikâyet yolu ile ilgilidir; hakkın kötüye kullanılması hâlinde borçlunun başvuracağı yolu gösterir.

## [İİK m.35 — Takibin başlaması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-35)

İcra ve İflas Kanunu'nun 35. maddesi, ilamlı icra takibinin nasıl başlayacağını düzenler: takibin, ilamın icra dairesine tevdiiyle başlaması ve alacaklıya kayıt numarasını gösteren ilmühaberin verilmesi. Madde, ilamlı takibin başlangıcı bakımından ilam alacaklısı ile icra dairesi arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde takip talebinin içeriğini, ilamın icra emri ile borçluya bildirilmesini, icra emrinin şeklini ve ilamın icrasına ilişkin itiraz ve şikâyet yollarını düzenlemez. Yetkili icra dairesi (m.34), takip talebinin içeriği ve şekli (m.58, m.41 üzerinden kıyas), icra emri ve süresi (m.38 ve m.39 ilgili hükümleri), ilamın icrasının geri bırakılması ve iadesi (m.36, m.40) ile şikâyet yolu (m.16) başka maddelerde yer alır.

### Takibin başlaması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlamlı icra takibi**: Mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan, alacağın varlığının yeniden tartışılmadığı icra takibi türüdür. Takip, ilamın icra dairesine verilmesiyle başlar.
- **Tevdi**: İlamın icra dairesine bırakılmasıdır. Takip, bu işlemle başlar; ayrıca bir ödeme emri gönderilmesi beklenmez.
- **İlmühaber**: Takibin başladığını ve alacaklıya verilen kayıt numarasını gösteren belgedir. Kanun bunun bedava ve pulsuz verileceğini öngörür.
- **Kayıt numarası**: İcra dairesinin takibi kayda geçirdiğini gösteren numaradır. İlmühaberde yer alır.

### Takibin başlaması: hangi şartlar aranır?

- İlam veya ilam niteliğinde belgenin, alacaklı tarafından yetkili icra dairesine verilmiş olması gerekir.
- Takibin başlaması için ilamın icra dairesine fiilen tevdi edilmesi yeterlidir; bu işlem için ayrıca ödeme emri gönderilmesi beklenmez.
- İlmühaberin verilmesi için alacaklının istemde bulunması gerekir.
- İlmühaber, kayıt numarasını gösterecek biçimde düzenlenir ve bedava ve pulsuz verilir.

### Takibin başlaması: hangi sonuçları doğurur?

- İlam icra dairesine verildiğinde takip başlamış olur ve icra dairesi takibi kayda geçirir.
- İlmühaber istenirse alacaklıya bedava ve pulsuz verilir; alacaklıdan bu nedenle harç veya pul alınmaz.
- İlam icra dairesine verilmeden takip başlamaz; bu aşamada alacaklının başvurusu takip işlemi doğurmaz.
- Kayıt numarası ilmühaberde yer alır ve sonraki işlemlerde dosyanın tanımlanmasında kullanılır.

### Takip başlangıcı ile ilmühaber arasındaki fark nedir?

- Takibin başlaması, ilamın tevdii anına bağlıdır ve bu, takibin hukuki başlangıcıdır.
- İlmühaber ise takibin başladığını belgeleyen bir kayıt çıktısıdır; takibin varlığı için kendisi kurucu değildir.

Sonuç: İlmühaberin verilmemesi tevdii geçersiz kılmaz; ilmühaber ispat aracı niteliğindedir.

### İlamlı takip ile ilamsız takip arasındaki fark nedir?

- İlamlı takipte alacağın varlığı ilamla belirlenmiştir ve takip ilamın tevdiiyle başlar.
- İlamsız takipte ise takip talebi ile başlar ve ödeme emri gönderilir.

Sonuç: İlamlı takipte ödeme emri yerine icra emri düzenlenir; başlangıç işlemi de farklıdır.

### Takibin başlaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlamlı takipte ödeme emrinden önce borçluya itiraz hakkı tanımak; ilamlı takipte borçlu itirazı mümkün değildir, bu nedenle başlangıç işlemi sırasında itiraz aranmamalıdır.
- İlmühaberi takibin kurucu unsuru saymak; takip tevdiiyle başlar, ilmühaber ispat aracıdır.
- İlamlı takipte de ilamsız takip gibi harç veya pul almak; kanun ilmühaberin bedava ve pulsuz verilmesini öngörür.
- İlamın yetkili olmayan icra dairesine verilmesini geçersiz saymak; yetki bakımından ilamlı takipte alacaklıya geniş seçim tanınmıştır (m.34).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlamlı takipte alacaklı vekilinin ilamda adı yazılıysa ayrı vekâletname aranmadan ilamı icraya koyabildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Takip, ilamın icra dairesine verilmesiyle başladığından, ödeme emri öncesinde borçlunun itiraz hakkı bulunmadığı ve icra müdürünün ilamın ilam niteliğini kendiliğinden incelediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/785 E., 2025/426 K., 02.07.2025)
- Yerleşim yeri bakımından ilamlı takipte alacaklının Türkiye'nin herhangi bir icra dairesinden takip başlatabilmesi, ancak borçluyu taciz amacıyla kullanılmamalıdır; bu durumda şikâyet yolu açıktır. (12. Hukuk Dairesi, 2025/7021 E., 2025/5902 K., 06.10.2025)
- İlamın icrasına ilişkin aykırı uygulamalar şikâyet yoluyla icra hukuk mahkemesinde incelenir. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Takibi başlatan alacaklı, ilamın icra dairesine verildiğini ve takip tarihini belgelerle ispatlar; tevdi kayıt ve icra dosyası ile kanıtlanır.
- İlamın ilam niteliğini taşıdığı ve kesinleştiği alacaklı tarafından ilamın aslı veya onaylı örneği ile ispatlanır.
- İlmühaberin verilmediği iddiası ileri sürülürse alacaklı, istemde bulunduğunu ve icra dairesinin kayıt numarasını verdiğini icra dosyasından ispat eder.
- Borçlu takibin başlamadığını veya ilamın hiç verilmediğini ileri sürerse bu iddiasını icra dosyasının kaydı ile çürütmek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-34): Yetkili icra dairesini belirler; ilamlı takipte alacaklı dilediği icra dairesinden takip başlatabilir. Madde 35 ile birlikte takibin nerede ve nasıl başlayacağını tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.41](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-41): Takip talebinin içeriği bakımından m.58'in ilamlı takibe kıyasen uygulanacağını öngörür; bu nedenle m.35 ile birlikte okunur.
- [2004 sayılı Kanun m.58](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-58): Takip talebinin şekli ve içeriğini düzenler; ilamlı takipte de kıyasen uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): İlamın icrasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler içerir; tevdiiden sonra takibin durdurulması ihtimalini düzenler.

## [İİK m.36 — İcranın geri bırakılması için verilecek süre](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36)

Madde, ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun, kanun yolu incelemesi sürerken icranın geri bırakılmasını (tehiri icra) isteyebilmesi için izlenecek usulü düzenler. Teminat gösterme yolları, icra müdürünün borçluya süre vermesi, bu sürenin uzatılması, teminatın devlet ve adli yardım sahipleri bakımından aranmaması, icra mahkemesinin geri bırakma kararını bildirmesi, nafaka hükümleri bakımından geri bırakmanın yasak olması, teminatın geri verilmesi ve paraya çevrilmesi ile alacaklının teminat üzerindeki rüçhan hakkı bu maddenin konusudur. Madde ilamlı icrada borçlunun itfa, ertelenme veya zamanaşımı sebeplerine dayanarak icra emrinin tebliğinden önce ya da sonra icranın geri bırakılmasını isteme yollarını düzenlemez; bunlar m.33 ve m.33a kapsamındadır. İlama karşı kanun yolu açılmadan önce geri bırakma talebinin dayanağı olan takip iptali ve ertelenmesi usulü (m.71) ile ilamsız icradaki itiraz rejimi bu maddede yer almaz. Kanun yolu sonunda verilen kararın kesinleşmesi, temyiz süresi ve kanun yolu incelemesinin yapılması usulü de bu maddenin dışındadır.

### İcranın geri bırakılması için verilecek süre: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tehiri icra (icranın geri bırakılması)**: Kanun yolu incelemesi sürerken ilamın icrasının geçici olarak durdurulmasıdır. Bu madde kapsamında verilen geri bırakma kararı, kanun yolu sonuçlanana kadar takibi durdurur ve esas hakkında verilen karardan bağımsız geçici bir koruma niteliği taşır.
- **Teminat**: Hükmolunan para veya eşya kıymetinde gösterilen güvencedir. Maddede sayılan taşınır rehni, taşınmaz rehni, esham ve tahvil, muteber banka kefaleti, borçlunun hükmü karşılayacak malının haczi ile resmi mercie depo gibi yollarla gösterilebilir. İcra mahkemesi bu teminatı kabul etmek zorundadır.
- **Teminatın kabulü**: Maddede sayılmayan bir teminatın kabul edilebilmesi için icra mahkemesinden bu yönde karar alınması gerekir. Maddede sayılan teminatlarda ise icra mahkemesinin kabul kararı aranmaz.
- **Rüçhan hakkı**: Teminat konusu paranın, ilam alacaklısının diğer alacaklılardan önce bu paradan ödenmesini isteyebilmesi hakkıdır. Maddenin son fıkrasında düzenlenmiştir.
- **Uygun süre**: Teminat gösterildiğinde icra müdürünün borçluya, icra mahkemesinden geri bırakma kararı alması için verdiği mühlettir. Süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

### İcranın geri bırakılması için verilecek süre: hangi şartlar aranır?

- İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması gerekir.
- Borçlunun hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat etmesi, ya da maddede sayılan bir teminatı (taşınır rehni, esham veya tahvil, taşınmaz rehni, muteber banka kefaleti) göstermesi veya hükmü karşılayacak malının haczedilmiş olması gerekir; bu teminatların değeri hükmolunan para veya eşya kıymetinde olmalıdır.
- Teminatın maddede sayılmayan bir biçimde gösterilmesi hâlinde, icra mahkemesinden teminatın kabulüne ilişkin karar alınmalıdır.
- Borçlunun talebi üzerine icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilmiş olmalıdır; bu süre yalnızca zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
- Borçlunun süre içinde takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alması gerekir.
- Nafaka hükümleri bakımından bu süre verilemez ve geri bırakma kararı alınamaz.
- Borçlu Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kişi ise teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz.

### İcranın geri bırakılması için verilecek süre: hangi sonuçları doğurur?

- Teminat gösterilip süre içinde icra mahkemesinden geri bırakma kararı alındığında icranın geri bırakılması kararı verilmiş olur ve icra dairesi ilamın icrasını, kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar geri bırakır.
- İcra müdürünün verdiği süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
- Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay teminat gösterilmiş olsa bile geri bırakma kararı vermek zorunda değildir; takdir yetkisi kullanılır.
- Borçlunun başvurusu haklı görülürse bölge adliye mahkemesi teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verir.
- Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kesin olarak esastan reddederse veya Yargıtay hükmü onarsa, alacaklının istemi üzerine teminat parası başka işleme gerek kalmadan alacaklıya ödenir.
- Teminat mal ve haklardan oluşuyorsa icra dairesi, malın türüne göre paraya çevirir.
- Alacaklının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.
- Nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması kararı verilemez.
- Teminat yoksa veya süre içinde geri bırakma kararı alınmamışsa ilamlı icraya devam edilir.

### Maddede sayılan teminat ile maddede sayılmayan teminat arasındaki fark nedir?

- Taşınır rehni, esham ve tahvil, taşınmaz rehni, muteber banka kefaleti veya borçlunun malının haczi gibi maddede sayılan teminatlar, hükmolunan değerde ise icra mahkemesinin ayrıca kabul kararı aranmadan geçerli kabul edilir.
- Bunların dışındaki bir teminat türü, icra mahkemesinden kabul edildiğine dair karar alınmadan kullanılamaz.

Sonuç: Sayılmayan teminat için ayrı bir icra mahkemesi kararı gerekir; aksi hâlde süre içinde geri bırakma kararı alınmış sayılmaz.

### Genel hal ile devlet veya adli yardımdan yararlanan borçlu arasındaki fark nedir?

- Genel hükme göre borçlu, icranın geri bırakılması için teminat göstermek zorundadır.
- Devlet veya adli yardımdan yararlanan borçlu bakımından teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

Sonuç: Bu borçlu teminat göstermeden de icra müdürü tarafından süre verilmesini ve icra mahkemesinden geri bırakma kararı alınmasını isteyebilir.

### Nafaka hükümleri ile diğer ilamlar arasındaki fark nedir?

- Nafaka hükümlerinde icra müdürü süre veremez ve geri bırakma kararı verilemez.
- Diğer ilamlarda, koşulları varsa borçlu teminat göstererek bu usulden yararlanabilir.

Sonuç: Nafaka ilamlarında kanun yolu açık olsa da icranın geri bırakılması yoluna başvurulamaz.

### Bölge adliye mahkemesinin geri bırakma kararı ile yargıtayın hükmü bozması hâli arasındaki fark nedir?

- İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi, başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verir.
- Yargıtay hükmü bozarsa teminatın geri verilip verilmeyeceği, bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karara bağlanır.

Sonuç: Teminatın geri verilmesi kararı kanun yolu aşamasına göre farklı merciler tarafından verilir.

### Başvurunun esastan reddi / Hükmün onanması / Kanun yolunun açık kalması: fark nedir?

- Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kesin olarak esastan reddederse veya Yargıtay hükmü onarsa, alacaklının istemi üzerine teminat parası başkaca işleme gerek olmadan alacaklıya ödenir.
- Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, geri bırakma kararının etkisi temyiz süresinin dolmasına kadar devam eder.

Sonuç: Temyiz yolu açık olduğu sürece teminat paraya çevrilmez ve alacaklıya ödenmez; süre dolunca teminat ödenebilir.

### İcranın geri bırakılması için verilecek süre: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddede sayılmayan bir teminat türünü icra mahkemesinden kabul kararı almadan geçerli saymak; önce kabul kararı alınmalıdır.
- Nafaka ilamlarında da icra müdüründen süre verilebileceğini ve icra mahkemesinden geri bırakma kararı alınabileceğini düşünmek; nafakada bu yol kapalıdır.
- Devlet veya adli yardımdan yararlanan borçlunun yine de teminat göstermesi gerektiğini sanmak; bu borçlu teminat göstermekle yükümlü değildir.
- Teminatın, kanun yolu sonucunda bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararı üzerine hemen alacaklıya ödenebileceğini sanmak; temyiz yolu açık kaldığı sürece geri bırakma etkisi devam eder.
- Geri bırakma kararının, bölge adliye mahkemesinin takdirine bağlı olmadığını varsaymak; kanun yolu mahkemesi takdir yetkisi kullanabilir.
- Süre uzatımını rutin bir işlem saymak; uzatma yalnızca zorunluluk hâlinde yapılabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Maddede sayılan teminat türlerinde ayrıca icra mahkemesinin kabul kararının aranmadığı, sayılmayan bir teminat için ise ayrıca kabul kararı alınması gerektiği uygulamada kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/23351 E., 23.03.2023)
- Teminat olarak gösterilen nakit veya banka teminat mektubu, kanun yolu sonucunda ilam alacaklısına ödenmesi gereken ya da borçluya geri verilecek bir değer olarak işleme konulmaktadır; geri verilme kararının dayanağı maddenin beşinci fıkrasıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/111 E., 2026/36 K., 15.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/915 E., 2025/1969 K., 30.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/2071 E., 2025/1970 K., 30.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/932 E., 2025/1812 K., 02.12.2025)
- Hükmün kanun yolu incelemesi sonunda bozulmuş olması hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğinin, bozmanın niteliğine göre bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece belirlenmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Geri bırakma talebinde bulunan borçlu, teminatı gösterdiğini ve maddede sayılan teminat türünde olduğunu ispatla yükümlüdür; resmi depo için resmi makbuz, rehin için tapu veya rehin kaydı, banka kefaleti için muteber kefalet belgesi gibi yazılı belgeler kullanılır.
- Teminatın hükmolunan para veya eşya kıymetinde olduğunu gösterme yükü borçludadır; bu kıymet genellikle icra mahkemesinin değerlendirmesine tabidir.
- Borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlandığını göstermesi yeterlidir; bu hâlde teminat gösterme yükü doğmaz.
- Teminat paranın alacaklıya ödenmesini isteyen alacaklı, bölge adliye mahkemesinin kesin ret kararını veya Yargıtayın onama kararını belgelemekle yükümlüdür.
- Nafaka ilamında geri bırakma talebinde bulunan borçlu bu hakkın bulunmadığına ilişkin itirazla karşılaşır; bu hususta ispat yükü yoktur, sadece ilamın nafaka niteliği tespit edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Tebliğden önce veya sonra ortaya çıkan itfa, erteleme ve zamanaşımı sebeplerine dayanılarak icranın geri bırakılmasının ayrı bir usulü düzenlenmiştir; bu madde ile ayrı yollar oluşturur.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33a](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılmasında ispat ve karar sonrası dava süresini düzenler; m.36'daki geri bırakma usulünden ayrıdır.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.71](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-71): Kesinleşmiş takip konusu borç için ilamsız icrada takibin iptali ve ertelenmesini düzenler; m.36 ise ilamlı icrada kanun yolu süresince geri bırakmayı düzenler.
- [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39): Zamanaşımı iddiasının takip dosyasındaki ilamın durumuna göre ispatına ilişkin hükümler içerir; m.36 kapsamındaki zamanaşımı ispatında bağlantılı bir kuraldır.

## [İİK m.37 — Haciz veya iflas istemek yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-37)

İİK m.37, icra emrinde yazılı müddetin geçmesi üzerine borçlunun iki yoldan birini seçmesini düzenler: borcu ödemeyenin malları haczedilir ya da iflasa tabi borçlu bakımından alacaklının talebiyle yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir. Kural, ilamsız icra takibinde ve ilamlı takipte icra emrine uyulmayan borçlular hakkında uygulanır; iflasa tabi olup olmadığı belirleyici ölçüttür. Maddede iflas talebinin usulü, icra emri ve ödeme süresinin ayrıntıları, iflas davasının yargılaması ve iflas mahkemesinin yetkisi düzenlenmez; bunlar icra emrinin tebliği ve ödeme emri (m.58 ve devamı), iflasın açılması (m.154 ve devamı) ve ilamlı takipte iflas yolu (m.177/4) gibi başka maddelerde yer alır.

### Haciz veya iflas istemek yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcra emri**: Borçluya tebliğ edilen ve belirli bir süre içinde ödeme yapılmasını isteyen icra organı işlemidir. Madde, bu süre geçtikten sonra cebri icra yollarının açılacağını öngörür.
- **İflasa tabi borçlu**: İflas hukuku bakımından iflas yoluna başvurulabilen kişidir. Kanunda tanımlanan bu kişi kümesine girmeyen borçlu hakkında iflas yoluyla takip yapılamaz; bu nitelik, borçlunun tacir olup olmadığı gibi ölçüte bağlıdır.
- **Haciz yolu**: Borçlunun malları üzerine haciz konularak paraya çevrilmesi yoluyla takibin yürütülmesidir. Haciz, icra emrindeki sürenin geçmesi ile birlikte alacaklının seçimine bağlıdır.
- **İflas yolu**: Yetkili ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesi talebiyle yürütülen takip biçimidir. Yalnız iflasa tabi borçlular bakımından mümkündür.

### Haciz veya iflas istemek yetkisi: hangi şartlar aranır?

- İcra emrinde yazılı müddetin geçmiş olması gerekir; madde bu süreyi belirtmez, icra emrinin tebliğinden başlayan süre kanunun ilgili hükümlerinden belirlenir.
- Borcun icra emrinde yazılı müddet içinde ödenmemiş olması gerekir.
- Haciz yolu bakımından borçlunun malları haczedilebilir olmalıdır.
- İflas yolu bakımından borçlunun iflasa tabi bir kişi olması gerekir.
- İflas yolu bakımından alacaklının bu yolu seçip yetkili ticaret mahkemesine başvurması ve iflas kararı istemesi gerekir.
- Alacaklı iflas yolunu seçmişse iflasa karar verilmesi için mahkemenin iflas koşullarını ayrıca değerlendirmesi gerekir.

### Haciz veya iflas istemek yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- İcra emrinde yazılı müddet geçtikten sonra borç ödenmemişse alacaklı borçlunun mallarının haczini isteyebilir.
- Borçlu iflasa tabi bir kişi ise ve alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilebilir.
- Borç ödenirse takip sona erer ve haciz ya da iflas yoluna geçilemez.
- Borçlu iflasa tabi değilse alacaklı iflas yoluna başvuramaz, yalnızca haciz yolunu kullanabilir.
- Alacaklı haciz yolunu seçtikten sonra da, kanunda öngörülen hallerde, takibi bırakıp iflas yoluna geçebilir.

### İflasa tabi borçlu ile iflasa tabi olmayan borçlu arasındaki fark nedir?

- İflasa tabi borçluya karşı alacaklı haciz ya da iflas yolunu seçebilir.
- İflasa tabi olmayan borçluya karşı iflas yolu kapalıdır; yalnızca haciz yolu açıktır.

Sonuç: İflas talebi yalnız iflasa tabi borçlu hakkında doğrudan ticaret mahkemesine yöneltilebilir; diğer borçlularda alacaklı haciz yolunu izler.

### Haciz yolu ile iflas yolu seçimi arasındaki fark nedir?

- Haciz yolunda icra dairesi borçlunun mallarına haciz uygular ve paraya çevirme işlemine geçer.
- İflas yolunda alacaklı yetkili ticaret mahkemesinden iflas kararı ister ve iflas hükmü sonrası genel iflas hukuku işler.

Sonuç: Hangi yolun seçileceği alacaklının takdirindedir; seçim, icra emrindeki süre geçtikten sonra yapılabilir.

### Genel takip ile ilamlı takip (icra emrinin dayanağı) arasındaki fark nedir?

- Genel takipte icra emri ödeme emrine dayanır ve borçlu itiraz edebilir.
- İlamlı takipte icra emri mahkeme ilamına dayanır ve borçlu sınırlı savunma olanaklarına sahiptir.

Sonuç: Her iki takipte de icra emrindeki süre geçtikten sonra iflas yoluna başvurulabilir; ilamlı takipte alacaklının ayrıca haciz talebi bildirmesi gerekmez.

### Haciz veya iflas istemek yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlamlı takipte alacaklının ayrıca yeni bir takip talebinde bulunması gerektiğini sanmak; oysa icra emrindeki süre geçtikten sonra doğrudan iflas istenebilir.
- İflas yolunu iflasa tabi olmayan borçlu hakkında da açık saymak; bu yalnız iflasa tabi borçlular için mümkündür.
- İflas talebini icra dairesine değil doğrudan yetkili ticaret mahkemesine yöneltmek gerektiğini gözden kaçırmak; iflas kararı mahkemeden istenir.
- Haciz yolu seçilmişken iflas yolunun tamamen kapandığını varsaymak; kanunda öngörülen hallerde seçim değiştirilebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlamlı takipte icra emrindeki yedi günlük süre geçtikten sonra alacaklının haciz ya da iflas yollarından birini seçebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- İlamlı takipte alacaklının talep sırasında haciz isteyeceğini bildirmiş olmasının, sonradan iflas yoluna geçmesine engel olmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024)
- İlamların icrasına ilişkin aykırı uygulamaların şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinde incelenmesi esas alınmaktadır. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024)
- Madde metni, iflas kararı için ticaret mahkemesinin yetkisini ve iflasa tabi borçlu koşulunu açıkça vurgulamaktadır. (Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/369 E., 2024/519 K., 20.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Alacaklı, icra emrinin borçluya tebliğini ve müddetin geçtiğini belgelerle ispat eder; ödeme yapılmadığı da icra dosyasındaki kayıtlarla gösterilir.
- Alacaklı, borçlunun iflasa tabi bir kişi olduğunu ticaret sicili kaydı veya tacir olduğunu gösteren belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Borçlu, borcunu icra emrindeki süre içinde ödediğini makbuzla ya da banka kaydıyla ispatlamak zorundadır.
- Borçlu iflasa tabi olmadığını ileri sürüyorsa bu savunmayı ticaret sicili ve işletme durumuyla ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): Madde 36 iflas dosyasının açılışını düzenler; m.37 iflas kararının ardından tutulacak zabıtname ve dosya düzenini belirler.
- [2004 sayılı Kanun m.38](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-38): İflas kararı sonrası üçüncü kişilere yapılacak tebligatları düzenler; m.37'nin ardındaki iflas masasının işleyişini tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.43](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-43): İflasa tabi borçluya karşı alacaklının takip yolunu seçme ve değiştirme olanağını düzenler; m.37 ile birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.177/4: İlamlı takipte iflas yolunun kullanılabileceğini belirtir; m.37 bu hükümle birlikte okunur.
- [2004 sayılı Kanun m.154](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-154): İflas talebinin yetkili ticaret mahkemesine yöneltilmesi ve yetkili icra dairesi bakımından ilgilidir.

## [İİK m.38 — İlam mahiyetini haiz belgeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-38)

İcra ve İflas Kanunu m.38, bazı belgelerin ilam niteliğinde sayılmasını ve bu belgelerin ilamların icrası hükümlerine tabi olmasını düzenler. Kapsamındaki belgeler; mahkeme huzurunda yapılan sulhler ve kabuller, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme biçimindeki noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletlerdir. Hüküm, bu belgelerin ilamlı icra yoluna konu olabilmesi için gereken niteliği belirler ve icra dairesindeki kefaletlerin müteselsil kefalet olduğunu söyler. Maddenin uygulanması, mahkeme huzurundaki sulh ve kabulün ilam niteliği ile noter senedinin düzenleme-onaylama ayrımına bağlıdır. Ancak madde, ilamlı icranın yetki, takip usulü ve itiraz süreçlerini düzenlemez (İİK m.33-34 ve izleyen maddeler). Feragatin ilamlı icraya konu olup olmadığı, diğer kanunlarla ilam niteliği tanınan belgeler (örneğin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35/A, Arabuluculuk Kanunu m.18), tespit hükmü içeren ilamların icrası ve kesin hüküm–kesin delil etkisi maddenin kapsamı dışındadır. Tespit hükümlerinin icrası ile ilamlı takip yetkisi, madde metninde yer almayan konulardır."

### İlam mahiyetini haiz belgeler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlam niteliğindeki belge**: Mahkeme kararı olmamakla birlikte kanun gereği ilamlı icra hükümlerine tabi tutulan belgedir. Bu belgeler, mahkeme ilamı gibi ilamlı icra yoluyla takibe konu olabilir.
- **Düzenleme biçimindeki noter senedi**: Noterin senedi bizzat kendisinin re'sen düzenlediği, tarafların beyanlarını kendi tuttuğu noter senedidir. İmzanın yalnızca onaylandığı onaylama biçimindeki senetler bu kapsama girmez.
- **Kayıtsız şartsız para borcu ikrarı**: Borçlunun bir para borcunu şart veya kayda bağlamaksızın kabul ettiği beyandır. Şarta bağlı ya da koşullu bir ikrar, ilam niteliği taşıyan senet için yeterli değildir.
- **Müteselsil kefalet**: Kefilin asıl borçlu ile birlikte ve doğrudan sorumlu olduğu kefalet türüdür. Madde uyarınca icra dairesindeki kefaletler bu türdendir.
- **İcra dairesindeki kefalet**: Üçüncü kişinin, takibe konu borcun ödenmesini icra müdürü huzurunda taahhüt etmesiyle oluşan kefalettir. Borcun takside bağlanması gibi hallerde ortaya çıkar.

### İlam mahiyetini haiz belgeler: hangi şartlar aranır?

- Mahkeme huzurunda yapılan sulhün veya kabulün ilam niteliği kazanabilmesi için, mahkeme önünde yapılmış olması gerekir. Şarta bağlanmış sulhün mahkeme ilamı gibi icra edilemeyeceği kabul edilmektedir.
- Noter senedinin ilam niteliği kazanabilmesi için, noter tarafından re'sen düzenlenmiş olması, yani düzenleme biçiminde bulunması gerekir.
- Noter senedinin ilam niteliği kazanabilmesi için, bir para borcunun ikrarını içermesi ve bu ikrarın kayıtsız şartsız olması gerekir.
- İstinaf ve temyiz kefaletnamelerinin ilam niteliği kazanabilmesi için, ilgili kanun yoluna başvuru sırasında icranın geri bırakılması amacıyla verilmiş olması gerekir.
- İcra dairesindeki kefaletin ilam niteliği kazanabilmesi için, üçüncü kişinin icra müdürü huzurunda borçlunun takibe konu borcuna kefil olduğunu taahhüt etmesi ve bunun tutanağa geçirilerek imzalanması gerekir.
- İcra kefaletinin müteselsil kefalet hükmünde olabilmesi için, kefalet icra dairesi içinde yapılmış olmalıdır.

### İlam mahiyetini haiz belgeler: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme huzurunda yapılan sulh, kabul ve düzenleme biçimindeki kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içeren noter senedi ile istinaf ve temyiz kefaletnameleri ve icra kefaletleri, ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi olur.
- Sözü edilen belgelere dayanılarak ilamlı icra takibi yapılabilir ve bu belgeler mahkeme ilamı gibi takibe konu edilebilir.
- Onaylama biçimindeki noter senedi, kayıtsız şartsız borç ikrarı içerse bile ilam niteliği taşımaz ve bu senede dayanılarak ilamsız takip yapılabilir.
- Noter senedi şartlı bir ikrar içeriyorsa veya karşılıklı edimli bir sözleşmeyse, ilamlı icraya konu olamaz.
- İcra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir; bu nedenle kefil borçludan ayrı olarak ve asıl borçluyla birlikte sorumlu tutulabilir.
- Madde, tespit hükmü içeren ilamların icrasını sağlamaz; tespit hükümlerinin yalnızca yargılama giderlerine ilişkin bölümü ilamlı icraya konu olabilir.

### Düzenleme biçimi ile onaylama biçimi noter senetleri arasındaki fark nedir?

- Düzenleme biçimindeki noter senedi, noterin senedi kendisi hazırlayıp tarafların beyanlarını tuttuğu belgedir.
- Onaylama biçimindeki noter senedi, tarafların hazırladığı belgede noterin yalnızca imzayı onayladığı belgedir.

Sonuç: Yalnız düzenleme biçimindeki senet ilam niteliği taşır ve ilamlı icraya konu olabilir. Onaylama biçimindeki senet için ilamsız icra takibi yapılır ve itirazın kaldırılması istenebilir.

### Mahkeme huzurundaki sulh ile şarta bağlı sulh arasındaki fark nedir?

- Şarta bağlanmamış mahkeme huzurundaki sulh, ilam niteliği taşır.
- Şarta bağlı sulh, mahkemenin karar verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte ele alındığında, ilam gibi icraya konulamaz.

Sonuç: Yalnız şartsız sulh ilamlı icraya konu olabilir.

### Noter senedi: para borcu ikrarı ile iki tarafa borç yükleyen sözleşme arasındaki fark nedir?

- Tek taraflı kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içeren düzenleme biçimindeki noter senedi ilam niteliği taşır.
- Noterce düzenlenmiş olsa bile karşılıklı edimler içeren, iki tarafa borç yükleyen sözleşme, ilam niteliğinde sayılmaz.

Sonuç: Karşılıklı edimli sözleşme ilamlı takibe dayanak olamaz, ilamsız takip yoluna gidilir.

### Mahkeme kefaleti (istinaf/temyiz) ile icra dairesindeki kefalet arasındaki fark nedir?

- İstinaf ve temyiz kefaletnamesi, icranın geri bırakılması için verilen kefaletnamedir ve ilam niteliğindedir.
- İcra dairesindeki kefalet, icra müdürü huzurunda takibe konu borcun ödenmesi için yapılan kefalet taahhüdüdür ve tutanağa geçirilip imzalanır.

Sonuç: Her ikisi de ilamlı icra hükümlerine tabidir. İcra kefaletleri ayrıca müteselsil kefalet hükmündedir.

### İİK m.38 belgeleri ile diğer kanunlardaki ilam niteliğindeki belgeler arasındaki fark nedir?

- İİK m.38'de sayılan belgeler, bu maddeyle doğrudan ilam niteliği kazanır.
- Avukatlık Kanunu, Arabuluculuk Kanunu gibi özel kanunlardaki belgeler, kendi hükümleriyle ilam niteliği kazanır ve bazıları İİK m.38'e atıf yapar.

Sonuç: Kanun atfıyla düzenlenen belgelerde de ilam niteliği İİK m.38 üzerinden işler, ancak her belgenin kendi kanunundaki şartları aranır.

### İlam mahiyetini haiz belgeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Onaylama biçimindeki noter senedini düzenleme biçimindeki senet gibi değerlendirip ilamlı takibe dayanak yapmak; bu senetlerle ilamsız takip yapılması gerekir.
- Karşılıklı edimli bir sözleşmeyi, noterce düzenlenmiş olduğu için ilam niteliğinde saymak; ilam niteliği yalnızca tek taraflı kayıtsız şartsız para borcu ikrarına tanınır.
- Şarta bağlı sulhü mahkeme ilamı gibi icraya koymak; şartsız sulh ilam niteliği taşır.
- Noter senedindeki ikrarın şart veya kayda bağlı olduğu halde ilam niteliğini kabul etmek.
- İcra kefaletini müteselsil kefalet hükmünde saymamak; madde açıkça bu niteliği tanımaktadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabulün ilam niteliği kabul edilmekte, buna dayanılarak ilamlı icra takibi yapılabilmesi kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/611 E., 2025/530 K., 25.03.2025)
- Uzlaşma tutanağının, Avukatlık Kanunu m.35/A uyarınca düzenlenmesi halinde İİK m.38 anlamında ilam niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/611 E., 2025/530 K., 25.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1665 E., 2024/1627 K., 11.12.2024)
- Şüphelinin edimini yerine getirmemesi hâlinde düzenlenen uzlaşma raporu veya belgesinin İİK m.38 anlamında ilam niteliğinde olduğu ve buna dayanılarak icra yapılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2020/2176 E., 2021/168 K., 28.01.2021; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2024/608 E., 2024/858 K., 13.06.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/1352 E., 2024/827 K., 07.06.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/1153 E., 2024/707 K., 17.05.2024)
- Ceza muhakemesindeki uzlaşma belgesinin ilam niteliği taşıdığına dair değerlendirmeler, İİK m.38 üzerinden yapılmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2024/608 E., 2024/858 K., 13.06.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/1352 E., 2024/827 K., 07.06.2024)
- Uzlaşma tutanağına dayanılan takipte icra edilebilirlik şerhinin bulunup bulunmadığı, borçlu tarafından itiraz konusu yapılabilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1665 E., 2024/1627 K., 11.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- İlamlı icra takibini başlatan alacaklı, takibe dayanak belgenin İİK m.38 kapsamında ilam niteliğinde olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; belgenin türü ve düzenleme şekli, belgenin kendisiyle ispatlanır.
- Noter senedinin düzenleme biçiminde olduğu, senedin noter tarafından re'sen düzenlendiği belgenin kendisinden anlaşılır; onaylama biçiminde olduğunu iddia eden borçlu bunu belge ile ortaya koyabilir.
- Para borcu ikrarının kayıtsız şartsız olduğu, senedin metninden anlaşılır; şarta bağlılık iddiasında bulunan borçlu bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Mahkeme huzurundaki sulh ve kabulün varlığı, mahkeme tutanağı ile ispatlanır.
- İcra kefaletinin varlığı, icra dairesindeki tutanakla ispatlanır; kefaletin geçersizliğini ileri süren kişi, örneğin evli kefilin eşinin rızası eksikliği gibi nedenleri ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-34): İlamın icrasının hangi icra dairesinden istenebileceğini düzenler. İlam niteliğindeki belgeler için de aynı yetki kuralları uygulanır.
- [2004 sayılı Kanun m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Temyiz kefaletnamesinin icranın geri bırakılması bağlamında işlevini tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): İstinaf ve temyiz kefaletnamelerine ilişkin atıf yapılan hükümdür; ilam niteliğinin kapsamına girer.
- [2004 sayılı Kanun m.68/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-68a): Uzlaşma tutanakları ile ilgili olarak ilam niteliğinin sonucunu tamamlar; madde metninde değil, kararlarda atıf yapılmaktadır.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35/A: Avukat ve müvekkilin imzaladığı uzlaşma tutanaklarını İİK m.38 anlamında ilam niteliğinde kabul eder; diğer kanunda tanınan bir ilam niteliği örneğidir.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18: Arabuluculuk anlaşmasının ilam niteliği için icra edilebilirlik şerhi ya da avukatların birlikte imzası koşulunu düzenler; İİK m.38 dışındaki bir ilam niteliği örneğidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.313: Mahkeme huzurunda yapılan sulhe ilişkin düzenlemedir; İİK m.38'deki sulhün kapsamını belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.308: Mahkeme huzurunda yapılan kabule ilişkin düzenlemedir; İİK m.38'deki kabulün kapsamını belirler.

## [İİK m.39 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39)

İİK m.39, ilama dayanan takibin zamanaşımını ve noter senedine dayanan takibin zamanaşımını düzenler. Birinci fıkra ilamlı takibin son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğramasını, ikinci fıkra ise noter senedine dayanan takibin senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret hukukundaki zamanaşımlarına tabi olmasını öngörür. Hüküm, ilamlı ve noter senedine dayalı icra takiplerinde alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkiye uygulanır. Ilamın verilme tarihinden takip tarihine kadar geçen süreyi (TBK m.156) düzenlemez; bu süre ilamın kendi zamanaşımı olup borçlar hukuku kurallarına bağlıdır. Zamanaşımının kesilmesi ve durmasını (TBK m.153, 154, 157), zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını ve bunun usulünü (İİK m.33, 33a) düzenlemez.

### Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Son işlem**: İcra dosyasında en son yapılan muamele tarihidir ve ilamlı takibin zamanaşımı süresinin başlangıcıdır. Takibin başlatılması veya ilamın verilmesi tarihi değil, dosyadaki son işlemin tarihi esas alınır.
- **İlama dayanan takip**: Mahkeme veya hakem kararı gibi ilam niteliğindeki belgeye dayanılarak yapılan icra takibidir. Bu takipte zamanaşımı, ilamın kendi zamanaşımından ayrı olarak son işlem tarihinden itibaren işler.
- **Noter senedi**: Para borcu kabulünü içeren ve noterce düzenleme şeklinde tanzim edilmiş senettir; İİK m.38 uyarınca ilam niteliğinde sayılır. Bu senede dayanan takibin zamanaşımı ilamlardan farklı olarak senedin niteliğine göre belirlenir.
- **Senedin mahiyeti**: Noter senedinin altında yatan borç ilişkisinin türüdür. Bu türe göre borçlar hukuku veya ticaret hukukundaki zamanaşımı süresi uygulanır.

### Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

- İlama dayanan takipte, takibin dayanağı olan ilamın kesinleşmiş ya da icraya konulabilir nitelikte olması gerekir.
- Takibin son muamelesinin tarihi icra dosyasından tespit edilmelidir; zamanaşımı bu tarihten itibaren hesaplanır.
- Son muamele tarihinden itibaren on yıl geçmemiş olmalıdır; on yıl geçmişse takip zamanaşımına uğramış olur.
- Noter senedine dayalı takipte, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret hukukundaki zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
- Noter senedi takibinde uygulanacak zamanaşımı süresi, senedin dayandığı alacağın niteliğine göre (örneğin bono ise ticaret hukuku) belirlenir.

### Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

- İlama dayanan takip, son muamele üzerinden on yıl geçince zamanaşımına uğrar.
- Zamanaşımına uğramış takipte borçlu, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
- Noter senedine dayanan takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarındaki zamanaşımına tabi olur ve bu süre dolmuşsa takip zamanaşımına uğrar.
- Noter senedine dayanan takipte uygulanacak süre, on yıllık ilam süresinden farklı olabilir.

### İlamlı takip ile noter senedine dayalı takip arasındaki fark nedir?

- İlama dayanan takipte zamanaşımı tek bir süreye, on yıla bağlıdır ve son işlem tarihinden işler.
- Noter senedine dayalı takipte süre sabit değildir; senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunundaki süreler uygulanır.

Sonuç: İlamda süre on yıl olarak sabitken, noter senedinde süre alacağın türüne göre kısa veya uzun olabilir.

### Son işlem tarihi ile ilam tarihi arasındaki fark nedir?

- İİK m.39/1 uyarınca on yıllık süre icra dosyasındaki son işlemden başlar.
- İlamın verilmesi ile takibe konu edilmesi arasındaki süre ise ilamın kendi zamanaşımı olup TBK m.156 kapsamındadır.

Sonuç: İlam tarihinden takibe kadar geçen süre, İİK m.39 ile değil TBK m.156 ile hesaplanır; iki süre birbirine karıştırılmamalıdır.

### Ilamlı takibin zamanaşımı ile ılamın icra edilmesi durumu arasındaki fark nedir?

- Takip zamanaşımına uğramışsa icranın geri bırakılması talep edilebilir.
- Ilam zamanaşımına uğramamışsa takip devam eder.

Sonuç: Zamanaşımı dolmuşsa icranın geri bırakılması, dolmamışsa icranın devamı söz konusudur.

### Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlamlı takipte süreyi ilamın verildiği tarihten saymak; süre son muamele tarihinden işler.
- Noter senedine dayalı takipte de on yıllık süreyi uygulamak; noter senedinde süre senedin mahiyetine göre belirlenir.
- İlam tarihi ile takibe konu edilme tarihi arasındaki TBK m.156 süresini İİK m.39 ile karıştırmak.
- Son işlemi yanlış tespit ederek süreyi hesaplamak; icra dosyasındaki son muamele esas alınmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlama dayanan takipte on yıllık sürenin başlangıcı icra dosyasındaki son işlem tarihidir, ilam tarihi değildir. (Genel Kurul, 2019/21279 E., 27.10.2022)
- Ilamın zamanaşımı, ilamın icraya konulduğu tarihten değil son işlemden itibaren hesaplanır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/430 E., 2025/1472 K., 18.11.2025)
- Ceza hukukunda da İİK m.39 birinci fıkrasındaki on yıllık süre, son muamele üzerinden işleyen bir süre olarak anılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2017/700 E., 2021/318 K., 29.06.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- İlamlı takipte zamanaşımını ileri süren borçlu, son işlem tarihi ile iddia tarihi arasında on yıl geçtiğini icra dosyasından gösterebilir; ayrıca belge sunmasına gerek yoktur.
- Zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu iddia eden alacaklı bu iddiasını ispat yükü altındadır.
- Alacaklı, zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu ancak resmi belgelerle ispat edebilir; imzası ikrar edilmiş adi belge yeterli görülmemektedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebinin usulünü düzenler; m.39 süre hükmünü, m.33 bu sürenin icra mahkemesinde ileri sürülme yolunu gösterir.
- [2004 sayılı Kanun m.33a](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33): Zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkin karar ve alacaklının bu karara karşı açabileceği davayı düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.38](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-38): Noter senedinin ilam niteliğinde sayılmasını sağlar; m.39/2 bu senede dayalı takibin zamanaşımını ayrıca belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.156: İlamın verildiği tarihten takibe konu edilmesi tarihine kadar geçen on yıllık zamanaşımını düzenler; m.39/1 ile birlikte uygulanır.

## [İİK m.40 — İcranın iadesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-40)

İcra ve İflas Kanunu'nun 40. maddesi, kesinleşmeden icraya konulmuş ya da icrası devam eden bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtayca bozulması hâllerinde icra işlemlerinin durmasını, bu durumda yapılmış icranın eski hâle iadesini ve üçüncü kişilerin iyiniyetle kazanılmış haklarının korunmasını düzenler. Madde, ilâmlı icra takibinde hem kanun yolu incelemesi sürerken hem de takip sonuçlandıktan sonra ilâmın borçlu lehine değişmesi hâllerine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: icranın geri bırakılması talebi (m.36), icra emrine itiraz ve icra mahkemesi yetkisi (m.39), kanun yolu aşamasında icranın durdurulması kararı (HMK m.350 ve devamı), istinaf ve temyiz usulü (HMK m.353 ve m.371) ve iadeye konu paranın alacaklıdan geri alınmasına ilişkin ayrıntılı usul (m.24, kıyas yoluyla).

### İcranın iadesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İcranın iadesi (eski hâle getirme)**: İlâmın sonradan kaldırılması, bozulması veya yeniden esas hakkında karar verilmesi üzerine, borçlunun icra yoluyla ödemek zorunda kaldığı para veya malın icra dairesi eliyle geri verilmesidir. Yeni bir takip veya dava gerektirmez, aynı icra dosyası üzerinden yürür.
- **Olduğu yerde durma**: Kaldırma veya bozma kararının icra dairesine verilmesiyle icra işlemlerinin ileriye doğru durmasıdır. Takip iptal edilmez; daha önce yapılmış işlemler, örneğin önceki haciz, geçerliliğini korur ancak haczedilen mallar satılamaz.
- **Kesin ilâm**: Kanun yoluyla değiştirilen veya bozulan hükmün yerine geçen ve artık olağan kanun yoluna açık olmayan karardır. Borcun hiç ya da kısmen bulunmadığını ortaya koyan kesin ilâm, iadenin kesinleşme koşuludur.
- **Üçüncü kişinin iyiniyeti**: İcra sırasında borçludan alınıp alacaklıdan devralınan mal ya da paranın, durumu bilmeden kazanılmış olmasıdır. Iyiniyetli kazanım korunur ve iade bu kişiye karşı yapılamaz.

### İcranın iadesi: hangi şartlar aranır?

- Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılmış ya da Yargıtayca bozulmuş olması gerekir; bu hâlde icra işlemleri olduğu yerde durur ve kararın icra dairesine verilmesi bu durmanın başlangıcıdır.
- Borçlu lehine icra edilmiş bir ilâm hükmünün, sonradan bölge adliye mahkemesince kaldırılması, esas hakkında yeniden karar verilmesi ya da Yargıtayca bozulması gerekir.
- Aleyhine icra takibi yapılan kişinin hiç ya da o kadar borcu olmadığının kesin bir ilâmla tahakkuk etmesi gerekir; iade ancak bu kesin ilâmla mümkündür.
- Üçüncü kişinin iyiniyetle kazandığı hakların bulunmaması gerekir; iyiniyetli kazanım varsa iade bu hak sahibine karşı yapılamaz.

### İcranın iadesi: hangi sonuçları doğurur?

- Kaldırma veya bozma kararı icra dairesine verildiğinde icra işlemleri olduğu yerde durur; takip iptal edilmez.
- Durma kararından önce konulmuş haciz devam eder, ancak haczedilmiş mallar satılamaz.
- Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı ya da Yargıtayın bozma kararı kesinleştiğinde, icra tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir.
- İade için ayrı bir dava veya yeni bir takip açılmasına gerek yoktur; icra dairesi aynı dosya üzerinden kendiliğinden işlem yapar.
- İadenin kısmen mi tamamen mi olacağı, kanun yolu incelemesinde borçlunun haklı çıkma oranına göre belirlenir.
- Üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandığı haklara halel gelmez; bu durumda iade kayıp bedelin alacaklıdan alınması yoluyla yapılır.
- Kanun yolu incelemesi, icranın geri bırakılmasına karar verilmemiş olması hâlinde takibin devamı mümkündür.

### Kanun yolu sürerken icra ile kanun yolu sonucu icra tamamlanmış arasındaki fark nedir?

- Kanun yolu incelemesi devam ederken ve henüz icra tamamlanmamışken, kaldırma veya bozma kararı icra dairesine verildiğinde icra işlemleri olduğu yerde durur.
- İlâmın icrası tamamlanmış, para alacaklıya ödenmişken kaldırma veya bozma olmuşsa, ikinci fıkra uyarınca icranın iadesi gündeme gelir.

Sonuç: İlk hâlde yalnızca durma söz konusudur; ikinci hâlde iade için kararın kesinleşmesi aranır ve iade kısmen ya da tamamen yapılabilir.

### Kaldırma veya bozma ile kesin ilâmla borcun olmadığının tespiti arasındaki fark nedir?

- Bölge adliye mahkemesinin kaldırması ya da yeniden esas hakkında karar vermesi, bozmayla birlikte kesinleşmiş ilâmın borcun bulunmadığını ortaya koymasını gerektirmez.
- Yargıtayca bozulan ve aleyhine icra yapılan kişinin hiç ya da o kadar borcu olmadığının kesin ilâmla tahakkuk etmesi ayrı bir hâldir.

Sonuç: Her iki hâlde de ayrı bir hükme gerek kalmaksızın iade yapılabilir; iade miktarı kesin ilâmda tespit edilen borç durumuna göre belirlenir.

### İcra dairesine tebliğ öncesi işlem ile sonrası işlem arasındaki fark nedir?

- Kaldırma veya bozma kararının icra dairesine verilmesinden önce yapılan icra işlemleri (örneğin haciz) geçerlidir.
- Kararın icra dairesine verilmesinden sonra yapılan işlemler durur.

Sonuç: Önceki haciz devam eder ama haczedilen mal satılamaz; satılmış ve para icra dairesi hesabına girmişse iade gündeme gelir.

### İyiniyetli üçüncü kişi ile kötüniyetli üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Borçludan alınıp alacaklıya teslim edilen taşınır malı iyiniyetle devralan üçüncü kişi, mülkiyeti kazanır.
- Kötüniyetli bir devralan ise koruma görmez.

Sonuç: İyiniyetli kişinin elindeki mal geri alınamaz; icra dairesi malın değerini alacaklıdan alıp borçluya verir (m.24/IV-V kıyasen).

### İcranın iadesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İcranın iadesini ayrı bir dava ya da yeni bir takip konusu saymak; iade aynı icra dosyası üzerinden kendiliğinden yapılır.
- Kaldırma veya bozma kararının icra dairesine verilmesini beklemeden durmanın kendiliğinden gerçekleştiğini varsaymak; durma için kararın icra dairesine verilmesi gerekir.
- Durmanın takibi iptal ettiğini sanmak; takip yalnızca durur, önceki haciz devam eder.
- Kararın kesinleşmesini aramamak; ikinci fıkraya göre iade için kesinleşme gerekir.
- Ödenen paranın iadesinde faizi hesaba katmamak; ödeme tarihinden itibaren işleyen faiz iadeye dâhildir.
- İyiniyetli üçüncü kişiden malın geri alınabileceğini varsaymak; m.40/III gereği iyiniyetli kişi korunur ve değer alacaklıdan alınır.
- Kanun yolu sürerken icranın geri bırakılmamış olmasını iadeyle karıştırmak; geri bırakma m.36 kapsamında ayrı bir karardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kanun yolu sonucunda borçlu lehine değişen ilâm için iade talebinin ayrı bir dava olmadan aynı icra dosyasında incelenmesi kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/560 E., 2023/1123 K., 22.11.2023)
- Ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren işleyen faizleriyle birlikte iade edilmesi uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/560 E., 2023/1123 K., 22.11.2023)
- Genel haciz yoluyla başlatılan ilâmsız takipte kanun yolu sonucunun m.40/II kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/205 E., 2023/455 K., 17.05.2023)
- İade için kararın kesinleşmiş olması şart görülmektedir; kesinleşmeden yapılan iade talebi reddedilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023)
- Kaldırma veya bozmanın m.40 kapsamında kıyasen uygulanması gereken hâllerde, icra dairesinin tekrar yargılamaya gerek olmadan karar verdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Madde metninin mevcut hâlinde ilk fıkranın kaldırma ve bozmayı birlikte saydığı, ikinci fıkranın ise kesin ilâmla borcun olmadığının tespitini ayrıca aradığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1680 E., 2021/758 K., 15.06.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren borçlu, kaldırma veya bozma kararının ve bu kararın kesinleştiğinin belgesini icra dairesine sunmakla yükümlüdür; ispat yükü borçludadır.
- İadeye konu ödemenin varlığı, icra dosyasındaki tahsilat ve ödeme kayıtlarıyla ispatlanır.
- Alacaklı, iyiniyetli üçüncü kişiye devir yaptığını ileri sürüyorsa, devralanın iyiniyetini ve devir tarihini belgeyle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Aleyhine icra yapılan kişinin hiç ya da o kadar borcu olmadığı, kesin bir ilâmla tahakkuk etmelidir; yalnızca ara karar ya da kaldırmanın kendisi bu koşulu karşılamaz.
- Kanun yolu sonucunda borçlunun haklı çıkma oranı, iadenin kısmen mi tamamen mi yapılacağını belirler; bu oran kararın içeriğinden çıkarılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-36): İcranın geri bırakılması talebinin kapsamını ve kanun yolu sırasında icranın durdurulması kararını düzenler; m.40'taki durma ile ilişkisi icranın geri bırakılmasının farklı bir yoldan gerçekleşmesidir.
- [2004 sayılı Kanun m.24](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-24): Taşınır mal iadesinde iyiniyetli üçüncü kişi hâlinde malın değerinin alacaklıdan alınmasına kıyasen uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun m.763: Iyiniyetli üçüncü kişinin taşınır malın mülkiyetini kazanmasına dair genel hükmü içerir; m.40/III'ün dayanağıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.353: Bölge adliye mahkemesinin ilâmı kaldırmasına ilişkin usul hükmüdür; m.40/I'deki kaldırma hâlinin dayanağıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.371: Yargıtayca temyizen bozmaya ilişkin usul hükmüdür; m.40/I'deki bozma hâlinin dayanağıdır.

## [İİK m.41 — Umumi hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-41)

İİK m.41, ikinci bâbın (ilâmların icrası, 24-41. maddeler) yalnızca ilâma dayanan takiplerde de uygulanabilecek diğer hükümlerini, yani ikinci bâbta yer alıp ilâma dayanan takiplere de uyarlanabilecek kuralları genel olarak düzenler. Madde, ilâmlı takiplere uygulanacak hükümlerin kapsamını belirleyen bir yollama ve sınırlama kuralıdır; hükmün uygulanması için ikinci bâbın hükümlerinin ilâma dayalı takibe uygun düşmesi gerekir. Kural, ilâmlı icra takiplerinde görev yapan icra dairesi ve tarafları bağlar. Madde, ilâmın kapsamını, icra emrinin içeriğini, borçlunun itiraz ve şikâyet sürelerini, mevcudat defteri veya belirli bir işlemin ayrıntılı usulünü düzenlemez; bunlar için ilgili maddeler ayrıca incelenmelidir. Ayrıca ilâmsız (genel haciz yoluyla) takiplerin usulü ile ilâmın kesinleşmesine ilişkin sorunlar bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Umumi hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İkinci bâb**: İİK'nın ilâmların icrasına ilişkin 24-41. maddelerini kapsayan bölümü. Madde, bu bölümde yer alan hükümler arasında yalnızca ilâmlı takiplere de uygulanabilecek olanları ayırır.
- **İlâma dayanan takip**: Mahkeme veya başka yetkili merci kararına (ilâma) dayanılarak yapılan icra takibi. Madde bu takip türünde ikinci bâbın diğer hükümlerinin de uygulanabilmesini sağlar; ilâmın kesinleşmesi gibi koşullar bu maddede değil, ilgili hükümlerde aranır.
- **Aykırılık ölçütü**: Bir hükmün ikinci bâbın açıkça öngördüğü hükümlere aykırı olmaması. Aykırı olan hüküm, ilâma dayanan takibe uygulanmaz; aykırılık yalnızca çelişki halinde değil, ilâma dayalı takibin yapısıyla bağdaşmama halinde de ortaya çıkar.

### Umumi hükümler: hangi şartlar aranır?

- Takibin ilâma dayanması gerekir.
- Uygulanacak hüküm, ikinci bâbta yer alan (24-41. maddeler arası) bir hüküm olmalıdır.
- Uygulanacak hüküm, ikinci bâbın açıkça öngördüğü hükümlere aykırı olmamalıdır.
- Hüküm, ilâma dayalı takibin yapısı ve amacıyla bağdaşmalıdır.

### Umumi hükümler: hangi sonuçları doğurur?

- İkinci bâbın, ilâma dayalı takiplere uygun düşen hükümleri ilâmlı takiplerde de uygulanır.
- İkinci bâbın açıkça öngörülen hükümlerine aykırı düşen diğer hükümler ilâmlı takiplerde uygulanmaz.
- Madde, ilâmsız takiplere uygulanmaz.
- Maddenin ayrıca düzenlediği bir yaptırım bulunmamakla birlikte, ilâmlı takiplerde aykırı bir hükmün uygulanması usule aykırılık oluşturur ve bu usule aykırılık şikâyet yoluyla ileri sürülebilir.

### İkinci bâbın ilâma dayalı takibe uyan hükümleri ile aykırı hükümleri arasındaki fark nedir?

- Açıkça öngörülen ikinci bâb hükümlerine aykırı olmayan diğer hükümler, ilâma dayalı takiplerde de uygulanır.
- İkinci bâbın hükümlerine aykırı düşen diğer hükümler, ilâma dayalı takiplerde uygulanmaz.

Sonuç: Uygulanabilirlik, hükmün ikinci bâbla uyumuna bağlıdır; aykırı hüküm ilâmlı takipte devreye girmez.

### İlâmlı takip ile ilâmsız (genel haciz yoluyla) takip arasındaki fark nedir?

- İlâmlı takipte ikinci bâbın hükümleri, ilâm bulunduğu için uygulama alanı bulur.
- İlâmsız takipte ise madde uygulanmaz; bu takipte ikinci bâbın değil genel hükümlerin uygulanması söz konusudur.

Sonuç: Madde yalnızca ilâmlı takiplerde işler; ilâmsız takiplerde bu maddeye dayanılamaz.

### Umumi hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İkinci bâbtaki bir hükmün ilâmsız takibe de uygulanabileceğini varsaymak; madde yalnızca ilâmlı takipleri kapsar.
- Maddeyi ikinci bâbın tüm hükümlerinin ilâmlı takipte aynen ve koşulsuz uygulanacağı biçiminde yorumlamak; madde aykırılık ölçütünü açıkça koymaktadır.
- Aykırılık ölçütünü yalnızca hükmün metinsel çelişkisiyle sınırlamak; ilâma dayalı takibin yapısıyla bağdaşmayan hükümler de uygulanmamalıdır.
- K3 kararındaki tutar gösterme zorunluluğunu maddenin kendi metninden çıkan bir kural gibi sunmak; bu karar maddeye dayanarak yorum yapmaktadır, madde metni değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlâmların icrasına ilişkin hükümlerin 24-41. maddeler arasında düzenlendiği ve bu maddelere aykırı uygulamaların şikâyet yoluyla İcra Hukuk Mahkemesinde incelenmesi esas alınmaktadır. (Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024)
- İİK m.41 kapsamında, borçlu olmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davalarda yetki sorunu, m.41 ile birlikte İİK m.72 bağlamında değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/1832 E., 2013/1015 K., 03.07.2013)
- İİK m.41'in ilâmlı takiplerde icra emrinin düzenlenmesi bakımından da geçerli olduğu, alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/775 E., 2026/49 K., 27.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Ilâmlı takipte, ikinci bâbın belirli bir hükmünün uygulanmasını talep eden taraf, takibin bir ilâma dayandığını ve uygulanan hükmün ikinci bâbın kapsamında olduğunu ilâm ve takip dosyası ile ispatlamalıdır.
- Uygulanan hükmün ikinci bâbın açıkça öngördüğü bir hükme aykırı olmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını ilgili madde metni ve dosya içeriğiyle göstermelidir; aksi savunmayı öne süren taraf aykırılığı ispatlamalıdır.
- Aykırı uygulamaya karşı şikâyet yoluna başvuran taraf, uygulamanın ikinci bâbın hükmüne aykırılığını ileri sürer ve bu aykırılık iddiasını ispat eder; hangi hükmün uygulandığı dosya kayıtlarından belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.24-41: Madde, ikinci bâbın 24-41. maddeleri arasında düzenlenen ilâmların icrası hükümlerinin ilâmlı takiplerde ne ölçüde uygulanacağını belirler.
- 2004 sayılı İİK m.72: K2 kararında, ilâmlı takiplere ilişkin yetki sorunu m.41 ile birlikte m.72 bağlamında ele alınmıştır; ancak m.72'nin içeriği bu malzemede ayrıntılı olarak yer almamaktadır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi gün | [m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-32) | Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz… |
| yedi gün | [m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33) | (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. |
| 7 gün | [m.33/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-33a) | Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. |
| on sene | [m.39](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-39) | İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/785 E., 2025/426 K., 02.07.2025 (m.35)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025 (m.40)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/560 E., 2023/1123 K., 22.11.2023 (m.40)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/205 E., 2023/455 K., 17.05.2023 (m.40)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/692 E., 2023/264 K., 29.03.2023 (m.32, m.33, m.34, m.35, m.37, m.39, m.40, m.41)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/759 E., 2023/49 K., 08.02.2023 (m.33)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/1000 E., 2022/373 K., 24.03.2022 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/700 E., 2021/318 K., 29.06.2021 (m.39)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1680 E., 2021/758 K., 15.06.2021 (m.40)
- Ceza Genel Kurulu, 2019/184 E., 2020/497 K., 03.12.2020 (m.33)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1677 E., 2019/1422 K., 19.12.2019 (m.32)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/637 E., 2019/473 K., 18.06.2019 (m.39)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1916 E., 2019/616 K., 28.05.2019 (m.32)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/537 E., 2019/424 K., 14.05.2019 (m.39)
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/1832 E., 2013/1015 K., 03.07.2013 (m.41)
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/61 E., 2006/59 K., 15.03.2006 (m.33)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/11626 E., 2026/3620 K., 02.03.2026 (m.34)
- 12. Hukuk Dairesi, 2025/7021 E., 2025/5902 K., 06.10.2025 (m.35)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2061 E., 2024/4684 K., 05.06.2024 (m.34, m.35, m.37)
- 12. Hukuk Dairesi, 2024/1119 E., 2024/4149 K., 30.04.2024 (m.35)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/4701 E., 2023/5963 K., 06.12.2023 (m.34)
- 4. Hukuk Dairesi, 2023/4052 E., 2023/10838 K., 16.10.2023 (m.32)
- Genel Kurul, 2019/21279 E., 27.10.2022 (m.39)
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/775 E., 2026/49 K., 27.01.2026 (m.41)
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/996 E., 2026/51 K., 27.01.2026 (m.41)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/430 E., 2025/1472 K., 18.11.2025 (m.39)
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/362 E., 2025/587 K., 10.09.2025 (m.32)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/611 E., 2025/530 K., 25.03.2025 (m.38)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/103 E., 2025/307 K., 17.03.2025 (m.33)
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/281 E., 2025/103 K., 13.02.2025 (m.41)
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/507 E., 2024/737 K., 13.12.2024 (m.32, m.34, m.35, m.37, m.41)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1665 E., 2024/1627 K., 11.12.2024 (m.38)
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/369 E., 2024/519 K., 20.09.2024 (m.37)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2024/608 E., 2024/858 K., 13.06.2024 (m.38)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/1352 E., 2024/827 K., 07.06.2024 (m.38)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/1153 E., 2024/707 K., 17.05.2024 (m.38)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/366 E., 2024/440 K., 04.04.2024 (m.33)
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/165 E., 2023/981 K., 20.12.2023 (m.37)
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/812 E., 2023/950 K., 13.12.2023 (m.37)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2023/2358 E., 2023/1712 K., 28.09.2023 (m.34)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2020/2176 E., 2021/168 K., 28.01.2021 (m.38)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.11.2021 (m.36).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/para-ve-teminat-verilmesi-hakkindaki-ilamlarin-icrasi-musterek-hukumler
