---
title: "Yetki, tatiller ve talikler — İcra ve İflas Hukuku konu anlatımı"
course: "İcra ve İflas Hukuku"
law: "İcra ve İflas Kanunu"
articles: "İİK m.50–56"
last_amended: "1965-02-18"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/yetki-tatiller-ve-talikler"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Yetki, tatiller ve talikler

İcra ve İflas Hukuku › İlamsız takip — [İcra ve İflas Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku)

## Kısaca

İİK m.50, para veya teminat borcuna dayanan takiplerde icra dairesinin yetkisini düzenler. İİK m.51, icra takip işlemlerinin hangi zaman dilimlerinde yapılamayacağını düzenler. İİK m.52, borçlunun eşinin, kan veya sıhriyet yoluyla usul veya füruundan birinin ölümü hâlinde borçlu aleyhindeki icra takibinin ölüm gününle birlikte üç gün süreyle ertelenmesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.50–56 hükümlerini kapsar: yetki ve itirazları, bütün borçlular hakkında, borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde, terekenin borçlarında, tutukluluk ve hükümlülük halinde, askerlik halinde, borçlunun ağır hastalığı halinde, talikın müddetlerin cereyanına tesiri.

- [İİK m.50 — Yetki ve itirazları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-50)
- [İİK m.51 — Bütün borçlular hakkında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51)
- [İİK m.52 — Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52)
- [İİK m.53 — Terekenin borçlarında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53)
- [İİK m.54 — Tutukluluk ve hükümlülük halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54)
- [İİK m.54/A — Askerlik halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54a)
- [İİK m.55 — Borçlunun ağır hastalığı halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-55)
- [İİK m.56 — Talikın müddetlerin cereyanına tesiri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56)

## [İİK m.50 — Yetki ve itirazları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-50)

İİK m.50, para veya teminat borcuna dayanan takiplerde icra dairesinin yetkisini düzenler. Genel yetki kuralının HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine kıyasen uygulanacağını, takibe esas akdin yapıldığı yerdeki icra dairesinin de yetkili sayıldığını belirtir. Ayrıca yetki itirazının nasıl ileri sürüleceğini, icra mahkemesinin yetki meselesini esastan önce ve kesin olarak karara bağlayacağını ve iki icra mahkemesi arasındaki yetki uyuşmazlığının HMK m.25 uyarınca çözüleceğini düzenler. Uygulama, tüm borçlular ve alacaklılar bakımından icra dairesinin yetki itirazına ilişkin usulü bu madde üzerinden yürütür. Yetki itirazının süresi, itiraz süreleri ve ödeme emri usulü, yetki dışındaki takip işlemleri bu maddede düzenlenmez; ödeme emrine itiraz süresi (m.62), itirazın kaldırılması (m.68 vd.) ve takibin durması (m.66) ayrı maddelerdedir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda yetki özellikleri ile icra mahkemesinin şikâyet yetkisi bu maddenin kapsamı dışındadır (m.16 vd.)."

### Yetki ve itirazları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yetki itirazı**: Borçlunun icra dairesinin takibe yetkisiz olduğunu ileri sürmek için yaptığı itiraz türüdür. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için icra dairesi bunu kendiliğinden gözetemez, borçlunun ileri sürmesi gerekir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmalıdır ve yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi gerekir.
- **Esas hakkındaki itiraz**: Borcun varlığına, miktarına veya imzaya yönelik itirazdır. Yetki itirazı ile birlikte ileri sürülebilir; yetki meselesi bu itirazdan önce karara bağlanır.
- **Takibe esas akdin yapıldığı icra dairesi**: Para borcunun kaynağını oluşturan sözleşmenin kurulduğu yerdeki icra dairesidir. Kanun bunu HMK'nın genel yetki kurallarına ek olarak yetkili kılar; ifa yerinin yetkisini ortadan kaldırmaz.
- **Kıyas yoluyla uygulama**: İcra hukukunda yetkiye ilişkin boşlukların HMK'nın yetki hükümleriyle doldurulmasıdır. Bu yolla HMK'nın yetki sözleşmesine ilişkin sınırlamaları da icra dairelerine uygulanır.
- **Yetki meselesinin kesin karara bağlanması**: İcra mahkemesinin yetki itirazını esastan önce inceleyip kesin hüküm niteliğinde karar vermesidir. Karar verilmeden esas itirazın incelenmesine geçilmez.

### Yetki ve itirazları: hangi şartlar aranır?

- Takibin para veya teminat borcu için yapılmış olması gerekir.
- Borçlunun yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirmesi gerekir.
- Yetki itirazının, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılması gerekir; tek başına yapılan yetki itirazı da geçerlidir, ancak esasa ilişkin itiraz bu şekilde birlikte ileri sürülebilir.
- Yetki itirazında yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi gerekir.
- Yetki itirazının icra mahkemesince önce ve kesin olarak karara bağlanması gerekir.
- Yetki sözleşmesi ile yetki kararlaştırılacaksa, tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması, sözleşmenin yazılı yapılması ve belirli bir takibe ilişkin olması gerekir.
- Takibe esas akdin yapıldığı yerdeki icra dairesi de yetkili olduğundan, bu yerde takip yapılabilmesi için başka bir engel bulunmamalıdır.

### Yetki ve itirazları: hangi sonuçları doğurur?

- Yetki itirazı kabul edilirse dosya yetkili icra dairesine gönderilir ve yeni icra dairesi yeni bir ödeme emri gönderir.
- Alacaklı yetkisiz icra dairesine başvurup dosyanın gönderilmesini istemezse takip yapılmamış sayılır.
- Yetki itirazı yalnızca icra mahkemesinde kaldırılabilir; icra dairesi yetkisizlik kararı veremez.
- İcra mahkemesi yetki itirazını haksız bulursa itirazı reddeder ve esasa ilişkin itirazı incelemeye geçer.
- Yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmadıysa borçlu sonradan yetki itirazında bulunamaz ve icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır.
- Yedi günlük itiraz süresi içinde yapılan yetki itirazı takibi kendiliğinden durdurur.
- İki icra mahkemesi arasında yetki uyuşmazlığı çıkarsa HMK m.25 hükmü uygulanır.

### Yalnız yetki itirazı ile yetki ile esasa birlikte itiraz arasındaki fark nedir?

- Borçlu yalnızca yetki itirazında bulunmuşsa, alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurabilir; itirazın iptali davası açamaz.
- Borçlu hem yetkiye hem esasa itiraz etmişse, alacaklı itirazın iptali davası da açabilir.

Sonuç: Yalnız yetki itirazında alacaklının yolu icra mahkemesidir; iptal davası açılırsa görevsizlik kararı verilir. Birlikte itirazda iptal davası da mümkündür.

### Genel yetkili icra dairesi ile takibe esas akdin yapıldığı yer arasındaki fark nedir?

- Borçlunun yerleşim yeri icra dairesi genel yetkilidir.
- Sözleşmenin yapıldığı yerdeki icra dairesi, kanunda ayrıca yetkili kılınmıştır.

Sonuç: Alacaklı, borçlunun yerleşiminin dışında olsa bile sözleşmenin yapıldığı yerdeki icra dairesinde takip başlatabilir.

### Yetki itirazı kabul edilen ile reddedilen hal arasındaki fark nedir?

- Alacaklı yetki itirazını kabul ederse dosya yetkili icra dairesine gönderilir.
- Alacaklı yetki itirazını kabul etmezse icra mahkemesi kararı verir.

Sonuç: Kabul halinde yeni ödeme emri çıkar; yeni emre karşı yalnız yetki dışı itirazlar ileri sürülebilir. Kabul edilmeyen halde takip, itirazın içeriğine göre devam eder.

### Yetki sözleşmesi yapabilen ile yapamayan taraflar arasındaki fark nedir?

- Tacirler ve kamu tüzel kişileri, yetki sözleşmesi yapabilir.
- Diğer kişilerin yaptığı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Sonuç: Geçersiz sözleşmeye dayanılarak yetkisiz icra dairesinde takip yapılırsa yetki itirazı kabul edilir.

### İcra dairesi ile icra mahkemesi yetkisi arasındaki fark nedir?

- İcra dairesinin yetkisi kendiliğinden incelenmez, borçlunun itirazına bağlıdır.
- İcra mahkemesinin yetkisi, bağlı olduğu icra dairesinin yetkisine göre belirlenir.

Sonuç: Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmemişse, icra mahkemesinin yetkisizliğini de ileri süremez.

### Yetki ve itirazları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yetki itirazının kamu düzenine ilişkin olduğunu düşünüp icra dairesinin kendiliğinden yetkisizlik kararı verebileceğini kabul etmek; yetki itirazı borçlunun ileri sürmesine bağlıdır.
- Yetki itirazını esas hakkındaki itirazdan ayrı yapılabilir sanmak; iki itiraz birlikte bildirilmelidir.
- Sözleşmenin yapıldığı yer kuralını ifa yeri kuralıyla karıştırmak; her iki yer de yetkili kabul edilir.
- Yalnız yetki itirazı bulunan durumda alacaklının itirazın iptali davası açabileceğini sanmak; bu halde yol icra mahkemesidir.
- Yetki sözleşmesini tacir olmayan taraflar arasında geçerli saymak; bu sözleşmeler geçersizdir.
- Yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin dosyasını iki hafta içinde yetkili daireye gönderilmesini istememek; bu durumda takip yapılmamış sayılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yalnızca yetki itirazında bulunan borçlu bakımından alacaklının çözüm yolu icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemektir; bu durumda itirazın iptali davası açılamaz. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/350 E., 2024/2233 K., 10.12.2024)
- Hem yetki hem esasa ilişkin itiraz birlikte yapıldığında alacaklı itirazın iptali davası açabilir ve bu davada genel mahkeme icra dairesinin yetkisini de inceleyebilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/481 E., 2022/1431 K., 05.10.2022)
- Alacaklı önce icra mahkemesinde yetki itirazının kaldırılmasını isteyip sonra iptal davası açmak zorunda değildir; yetki itirazının hükümden düşürülmesi için iptal davası yolu açıktır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/713 E., 2022/1432 K., 05.10.2022)
- Yetki sözleşmesi ile belirlenen icra dairesi, takibe esas akdin yapıldığı yer kuralından ayrı bir kuraldır; sözleşmede yetki kararlaştırılmışsa icra daireleri bu sözleşme ile sınırlı değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/920 E., 2022/1434 K., 05.10.2022)
- Yetki itirazının süresinde ve açıkça yapılmaması, borçlunun icra dairesinin yetkisini kabul ettiği sonucunu doğurur. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/811 E., 2022/1396 K., 28.09.2022)
- İcra mahkemesi yetki itirazını incelerken önce yetki meselesini karara bağlar; yetkili bulunursa esasa ilişkin itirazı inceler. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/2105 E., 2022/1398 K., 28.09.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Yetki itirazını ileri süren borçludur; yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığını ve yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu bildirmek zorundadır.
- Takibe esas akdin yapıldığı yer, yazılı sözleşme veya ilgili belgelerle ispatlanır; yazılı yetki sözleşmesi varsa belgesi ayrıca gösterilir.
- Alacaklı, icra dairesinin yetkili olduğunu iddia ediyorsa bunu sözleşme ve tarafların bulunduğu yerleri gösteren belgelerle ispatlar.
- Yetki sözleşmesinin geçerliliğini ileri süren taraf, tacir veya kamu tüzel kişisi olduğunu ve sözleşmenin yazılı yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Borçlunun yetki itirazını esasa ilişkin itirazla birlikte yapmadığını, icra mahkemesi dosya üzerinden tespit eder; bu hususta karşı tarafın iddiası dosya kayıtlarıyla değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-62): Ödeme emrine itiraz ve esas hakkındaki itirazın yapılış biçimini düzenler; yetki itirazı bu itirazla birlikte yapılır.
- [2004 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-66): Yedi günlük itiraz süresi içinde yapılan yetki itirazının takibi kendiliğinden durdurmasını düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.68](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-68): İtirazın kaldırılması yoluna ilişkindir; yetki itirazında icra mahkemesinin karar yetkisinin dayanağını oluşturur.
- [2004 sayılı Kanun m.63](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-63): Yetki itirazında bulunmayan borçlunun sonradan yetkisizlik iddiasında bulunamayacağını düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.78](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-78): Yetki itirazının kaldırılmasıyla takibin kesinleşmesi ve haciz isteme imkânı bu hükümle ilişkilidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.19: Yetki itirazında yetkili mahkemenin açıkça gösterilmesi gerektiğine ilişkin kıyas kaynağıdır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20: İcra dairelerinin yetkisine ilişkin kıyas yapılan genel yetki hükümleridir; yetkisiz dairede takibin sonucu bu hükümle belirlenir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.25: İki icra mahkemesi arasındaki yetki uyuşmazlığında merci tayinine ilişkin hükümdür.

## [İİK m.51 — Bütün borçlular hakkında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51)

İİK m.51, icra takip işlemlerinin hangi zaman dilimlerinde yapılamayacağını düzenler. Birinci fıkra gece vakti ile resmi tatil günlerini, bu zamanlarda yapılabilecek istisnai işlemleri (tebligat, haciz, muhafaza tedbiri, gece iş görülen yerlerde hasılat haczi, mal kaçırma hâlinde gece haciz) belirler. İkinci fıkra kanunda gösterilen sebeplerle icranın talik edildiği veya konkordato mühleti verilen borçlu bakımından takip muamelesinin yapılamayacağını öngörür. Kural, borçluya karşı yapılacak icra takip işlemlerine uygulanır; alacaklının takip talebi gibi icra organı dışındaki işlemler ile tarafların süreler üzerindeki etkisi bu maddenin kapsamına girmez. Talik sebeplerinin kendisi (ölüm, tutukluluk, askerlik, ağır hastalık) m.52-55'te, süre hesabına etkisi m.56'da, konkordato mühletinin hukuki sonuçları m.294 vd.'de düzenlenmiştir; bunlar bu maddenin konusu değildir. Resmi tatil günlerinin ve idari tatillerin sürelere etkisi de bu maddede çözülmez.

### Bütün borçlular hakkında: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gece vakti**: Güneşin batmasından bir saat sonrası ile güneşin doğmasından bir saat öncesi arasındaki süredir. Sabit bir saat değil, güneşin doğup batma saatine bağlı olduğu için mevsime ve yöreye göre değişir.
- **Tatil günleri**: Maddede resmi tatil günleri olarak anlaşılır; idari tatil günleri bu kapsamda değildir. Hafta sonları ile sayılan resmi tatiller ve dini bayram günleri bu kavramın içindedir.
- **Takip muamelesi**: Borçluya karşı icra organlarınca yapılan icra takip işlemidir. Alacaklının takip talebi veya borçlunun itirazı gibi icra organı dışındaki işlemler bu kavramın dışında kalır.
- **Hasılat haczi**: Gece iş görülen yerlerde, gece vakti elde edilen gelir ve ürün üzerine yapılan hacizdir. Gece kulübü, bar, sinema ve benzeri yerler bakımından mümkündür.
- **Talik (erteleme)**: Kanunda sayılan sebeplerle icra takibinin belirli bir süre durdurulmasıdır. İkinci fıkra bu hâli borçluya karşı takip muamelesinin yapılamaması olarak düzenler.

### Bütün borçlular hakkında: hangi şartlar aranır?

- Takip muamelesinin, icra organınca ve borçluya karşı yapılması gerekir; alacaklı veya üçüncü kişi işlemleri bu yasağın kapsamında değildir.
- İşlemin, güneşin batmasından bir saat sonra ile doğmasından bir saat önce arasındaki gece vaktinde yapılmaması gerekir.
- İşlemin resmi tatil gününde yapılmaması gerekir.
- Gece vakti veya tatil gününde yapılacak işlem, maddede sayılan istisnalardan birine girmelidir: tebligat, haciz, muhafaza tedbiri, gece iş görülen yerlerde hasılat haczi veya mal kaçırma ihtimalinin varlığı hâlinde haciz.
- Gündüz başlanmış bir haciz, gece vakti de devam ettirilebilir.
- Borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerle icra talik edilmiş olmamalıdır; talik varsa borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
- Borçluya konkordato için mühlet verilmiş olmamalıdır; mühlet varsa borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.

### Bütün borçlular hakkında: hangi sonuçları doğurur?

- Gece vakti veya tatil gününde, istisnai işlemler dışında borçluya karşı takip muamelesi yapılırsa işlem usulsüz olur ve şikâyet yoluyla iptali istenebilir.
- Gece vakti tebligat yapılabilir.
- Tatil gününde haciz ve tebligat yapılabilir; hacze ilişkin muhafaza tedbirleri de alınabilir.
- Gündüz başlanan haciz gece vakti de devam ettirilebilir.
- Gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi yapılabilir.
- Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti de haciz yapılabilir.
- Borçlu hakkında talik veya konkordato mühleti varsa, sürenin devamı boyunca borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
- Talik veya mühlet, takip talebi gibi icra takip işlemi sayılmayan işlemlerin yapılmasını engellemez.

### Gece vakti ile tatil günü arasındaki fark nedir?

- Gece vakti, güneşin doğuş ve batış saatine göre belirlenen zaman dilimidir ve her gün, her yerde farklı olabilir.
- Tatil günü, takvimde belirli olan resmi tatil gününü ifade eder ve tüm gün boyunca geçerlidir.

Sonuç: Gece vakti yasağında tebligat yapılabilir, gündüz başlanan haciz sürdürülebilir; tatil gününde ise haciz, tebligat ve muhafaza tedbiri yapılabilir. Her iki durumda da istisnalar farklıdır.

### Haciz ile diğer takip işlemleri arasındaki fark nedir?

- Haciz gece vakti yalnız mal kaçırma ihtimali varsa, ya da gece iş görülen yerlerde hasılat haczi olarak yapılabilir.
- Diğer takip işlemleri gece vakti ve tatil gününde genel yasak kapsamındadır.

Sonuç: Genel yasak altındaki bir işlem, istisna şartları aranmadan yapılamaz.

### Gece iş görülen yer ile diğer yerler arasındaki fark nedir?

- Gece de iş görülen yerlerde, örneğin gece kulübü, bar, sinema veya gazino, gece vakti tahsilat hasılatı haczedilebilir.
- Gece iş görülmeyen yerlerde gece vakti yalnız mal kaçırma hâlinde haciz yapılabilir.

Sonuç: Hasılat haczi yalnız gece iş görülen yerlerde mümkündür; diğer yerlerde mal kaçırma koşulu aranır.

### Fıkra 1 ile fıkra 2 arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra zaman yasağını ve istisnalarını düzenler.
- İkinci fıkra borçlunun kişisel durumuna bağlı talik ve mühlet hâlini düzenler.

Sonuç: Zaman yasağı yoksa bile talik veya konkordato mühleti varsa borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.

### Bütün borçlular hakkında: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gece vaktini sabit bir saat olarak (örneğin 20.00–07.00) almak; maddede güneş doğuş ve batışına bağlı tanım vardır.
- Tatil günü kavramına idari tatil günlerini dahil etmek; maddedeki tatil günü resmi tatil günleridir.
- Gece vakti tebligatın da yasak olduğunu düşünmek; tebligat istisnası gece vakti için de geçerlidir.
- Gündüz başlanan hacze gece devam edilemeyeceğini sanmak; bu devam mümkündür.
- Mal kaçırma ihtimalinin varlığını, fiilen mal kaçırılmış olması ile karıştırmak; ihtimalin varlığı yeterlidir.
- Gece iş görülen yerlerde hasılat haczi ile genel gece haczini karıştırmak; birincisi her gece yapılabilir, ikincisi mal kaçırma koşulu arar.
- Talik veya konkordato mühletini yalnız haciz yasağı olarak görmek; ikinci fıkra takip muamelesinin tamamını kapsar.
- Adli tatil hükümlerini icra dairelerinde uygulamak; adli tatil icra-iflas sürelerini etkilemez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, icra ve iflas dairelerinde adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023)
- Gece vaktinin saat olarak tespit edilmesinde güneşin doğuş ve batış saatinin dikkate alınması gerektiği, sabit bir saatle yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/205 E., 2023/455 K., 17.05.2023)
- Konkordato mühleti kapsamında borçluya karşı takip muamelesi yapılamayacağı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2020/2302 E., 2023/1519 K., 20.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Gece vakti veya tatil gününde yapılan işlemin geçersizliğini ileri süren taraf, işlemin yapıldığı saat veya günü ispatlamalıdır; tutanak ve icra dairesi kayıtları bu konuda temel delildir.
- Güneşin doğuş ve batış saati, işlemin gece vaktine rastlayıp rastlamadığının belirlenmesinde esas alınır; bu saatin resmi kaynaklardan belgelenmesi gerekir.
- Borçlunun mal kaçırdığını ileri süren alacaklı, bu ihtimalin varlığını ispatlamalıdır; mal kaçırma ihtimalinin varlığı yeterlidir, fiilen kaçırıldığının ispatı aranmaz.
- Talik veya konkordato mühleti varlığını ileri süren borçlu, bu durumu belgelemelidir; talik kararı veya mühlet kararı yazılı belge ile kanıtlanır.
- İstisna durumunda işlemi yapan taraf, istisnanın koşullarının gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür (örneğin gece iş görülen yer olduğunu veya mal kaçırma ihtimalini).

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52): Borçlunun yakınının ölümü hâlinde takibin ertelenmesini düzenler; ikinci fıkrada sayılan talik sebeplerinden biridir.
- [2004 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53): Borçlunun ölümü hâlinde mirasın reddi süresine bağlı erteleme getirir; ikinci fıkradaki talik kapsamına girer.
- [2004 sayılı Kanun m.54](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54): Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması hâlinde temsilci ataması için verilen sürenin takibi erteleyen etkisini düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.55](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-55): Ağır hastalık hâlinde takibin ertelenmesi ve bu hâlde mal kaçırma ihtimali bakımından haciz istisnasını düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.56](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56): Talik süresinin, borçlu veya icra organı için olan sürenin son gününe rastlaması hâlinde süre hesabını düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.294](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-294): Konkordato mühletinin hukuki sonuçlarını düzenler; m.51/2'deki mühlet hâlinin kaynağıdır.

## [İİK m.52 — Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52)

İİK m.52, borçlunun eşinin, kan veya sıhriyet yoluyla usul veya füruundan birinin ölümü hâlinde borçlu aleyhindeki icra takibinin ölüm gününle birlikte üç gün süreyle ertelenmesini düzenler. Hükmün konusu bir talik (geçici erteleme) halidir; takibin iptalini veya düşmesini düzenlemez. Ertelemenin kapsamına girmeyen yakınların ölümü (kardeş, nişanlı gibi) hükmün dışındadır. Borçlunun kendi ölümü (m.53), tutukluluk ve hükümlülük (m.54), tatil günleri ve saatleri (m.51) ile olağanüstü tatil ve özel erteleme halleri bu maddede değil, ayrı maddelerde düzenlenir. Mirasçıların mirası kabul veya ret süreleri de m.52'nin değil m.53'ün ve TMK m.606'nın konusudur.

### Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Talik (erteleme)**: Kanunda sayılan hâllerde icra takip işlemlerinin belirli bir süre yapılamamasıdır. Süre geçince takip kaldığı yerden devam eder; takip işlemi bu süre içinde yapılamaz.
- **Ölüm günü ile beraber üç gün**: Ertelemenin başlangıç anı ve süresidir. Ölümün gerçekleştiği gün de sürenin içinde sayılır; süre bu günle birlikte üç gündür.
- **Kan ve sıhriyet itibariyle usul ve füruu**: Borçlunun kan hısımlarından üst soyu (usul) ve alt soyu (füruu) ile evlilik yoluyla bağlanan kayın hısımlarından aynı derecedeki üst ve alt soyudur. Kardeş bu kapsamda değildir.
- **Karısı yahut kocası**: Borçlunun eşidir. Ölen eşin borçlu olması gerekmez; ölümün borçlunun eşinde gerçekleşmesi yeterlidir.

### Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: hangi şartlar aranır?

- Borçlu aleyhinde bir icra takibinin mevcut olması gerekir.
- Ölen kişinin borçlunun eşi veya kan ya da sıhriyet itibariyle usul ya da füruundan biri olması gerekir.
- Ölümün gerçekleşmiş olması ve bu ölümün icra dairesince öğrenilmiş bulunması gerekir.
- Ölüm gününden başlayarak üç günlük süre içinde takip işlemi yapılmamalıdır.
- Ölen kişi kardeş veya nişanlı gibi maddede sayılmayan bir yakın ise talik doğmaz.

### Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: hangi sonuçları doğurur?

- Yakının ölüm gününden başlayarak üç gün içinde takip işlemi yapılamaz.
- Üç gün geçtikten sonra takip kaldığı yerden devam eder.
- Ertelenen süre içinde yapılan haciz ve diğer takip işlemleri, m.51 ile sınırlı olarak tatil istisnaları dışında, icra hukuku bakımından yapılmamış sayılır; işlemin geçersizliği ve iptali yoluna gidilir.
- Kardeş, nişanlı ya da maddede sayılmayan başka bir yakının ölümü takibi ertelemez.
- Borçlunun kendisinin ölümü hâlinde m.52 değil m.53 uygulanır.
- Talik süresi, takibin iptali veya düşmesi sonucunu doğurmaz; yalnızca geçici bir durdurmadır.

### Eş, usul-füruu ile kardeş ve nişanlı arasındaki fark nedir?

- Eşinin, kan veya sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birinin ölümü, maddede sayılan yakınlardır.
- Kardeşin veya nişanlının ölümü maddede sayılmamıştır; sayılanlar sınırlıdır.

Sonuç: Yalnız birinci grubun ölümü talik doğurur; kardeş veya nişanlının ölümü takibi ertelemez.

### Kayınvalide (kayın hısım üst soy) ile kardeş arasındaki fark nedir?

- Kayınvalide, eşin üst soyu olduğu için sıhriyet itibariyle usul sayılır.
- Kardeş, kan hısımlığı olsa da usul veya füruu değildir.

Sonuç: Kayınvalinin ölümü üç günlük talik doğurur; kardeşin ölümü doğurmaz.

### m.52 talik ile m.53 borçlunun ölümü arasındaki fark nedir?

- m.52, borçlunun yakınının ölümünü düzenler; borçlu hayatta kalmıştır.
- m.53, borçlunun kendisinin ölümünü ve mirasçıların mirası kabul veya ret durumunu düzenler.

Sonuç: m.52'de üç gün her zaman uygulanır; m.53'te mirasçı mirası kabul etmemişse üç gün yerine TMK m.606'daki üç aylık ret süresi beklenir.

### Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kardeşin veya nişanlının ölümünü de talik sebebi saymak; bu kişiler maddede yer almaz.
- Kayınvalide veya kayınpederin ölümünü talik sebebi saymayı unutmak; sıhriyet itibariyle üst soy maddenin kapsamındadır.
- Üç günü ölüm gününü dışarıda bırakarak hesaplamak; süre ölüm günü dahil hesaplanır.
- Talik süresini hak düşürücü süre gibi yorumlayıp takibin iptali sonucunu çıkarmak; talik yalnızca geçici bir durdurmadır.
- Üç günlük ertelemeyi mirasçılar mirası kabul etmediği için doğan üç aylık TMK süresiyle karıştırmak; bu durum m.53 kapsamındadır.
- Ertelenen süre içinde yapılan haciz işlemini sahih kabul etmek; takip işlemi talik süresince yapılamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kardeş veya nişanlının ölümünün talik doğurmadığı, maddede sayılanların sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2023/18081 E., 2025/16532 K., 22.12.2025)
- Yargı kararlarında m.52'nin atıf yaptığı diğer kanun hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi, takip işlemlerinin ertelenmesinde yalnızca hükmün kapsamındaki yakınların ölümünün dikkate alındığı görülmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2019/6934 E., 2019/9976 K., 12.06.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Talik talebini ileri süren borçlu ya da takibi yapan tarafın, ölümün gerçekleştiğini ve ölen kişinin maddede sayılan yakınlardan olduğunu nüfus kaydı veya ölüm belgesiyle ispatlaması gerekir.
- Ölüm tarihi ile icra işleminin tarihi karşılaştırılarak üç günlük sürenin geçip geçmediği belgelerle ortaya konur.
- Ölen kişinin borçlunun eşi, usul veya füruu olduğunu aile kütüğü, nüfus kaydı ya da evlilik belgesiyle kanıtlamak gerekir; sıhriyet bağı için evlilik belgesi esas alınır.
- Karşı taraf ertelemenin doğmadığını, örneğin ölen kişinin kardeş veya nişanlı olduğunu ileri sürerse bunu nüfus kaydı ile ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53): Borçlunun kendisinin ölümü hâlinde takibin üç gün ertelenmesini ve mirasçılar bakımından mirası ret süresini düzenler; m.52 borçlunun yakınının ölümünü düzenler.
- [2004 sayılı Kanun m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51): Tatil gün ve saatlerinde icra işlemlerinin yapılabilmesini düzenler; talik süresinin tatille ilişkisinde başvurulur.
- [2004 sayılı Kanun m.54](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54): Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması hâlinde takibin temsilci atanması süresince ertelenmesini düzenler; m.52 ile ayrı bir talik sebebidir.
- 4721 sayılı Kanun m.606: Mirasın reddi için tanınan üç aylık süreyi düzenler; m.52 ile ilgili değildir ancak m.53 uygulamasında karşılaştırılır.

## [İİK m.53 — Terekenin borçlarında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53)

İİK m.53, borçlu takip sırasında ölmüşse ya da terekenin borçlarından dolayı takip yapılacaksa, takibin ne zamana kadar durduğunu ve terekeye ya da mirasçıya karşı hangi koşullarla devam edilebileceğini düzenler. Ölüm günüyle birlikte üç günlük erteleme, mirasın kabul veya reddine ilişkin sürenin beklenmesi, borçlunun ölümünden sonra takibin terekeye karşı sürdürülmesi ve mirasçıya karşı yalnızca rehnin paraya çevrilmesi ya da haciz yoluyla takip yapılabilmesi bu maddenin konusudur. Kural, borçlunun sağlığında başlamış takiplere uygulanır; ölümden sonra yeni başlatılacak takiplerin usulü ayrıca ele alınmaz. Madde, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini düzenlemez; bu konu MK m.612 ve İİK m.180 kapsamındadır. Mirasın kabul ya da reddine ilişkin Medeni Kanun süreleri ve miras ortaklığının temsili de bu maddenin kapsamı dışındadır (MK m.606, m.640). Borçlunun iflası sonrasında ölmesi hali de iflas hükümlerine tabidir ve bu madde ile ayrı değerlendirilir.

### Terekenin borçlarında: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Terekenin borçları**: Mirasbırakanın ölümü anında var olan ve mirasçılara geçen borçlardır. Madde, bu borçlar için takip yapılırken uygulanacak erteleme ve devam kurallarını koyar.
- **Miras ortaklığı**: Mirasçıların mirası henüz paylaşmadan oluşturduğu, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklıktır. Takip, bu ortaklığa karşı terekeye yönelerek yürütülür; ortaklığın kendi malları icra takibine konu olmaz.
- **Kabul veya ret süresi**: Mirasçının mirası kabul veya reddedebileceği Medeni Kanun'daki süredir. Bu süre dolmadan mirasçı belli sayılmadığından takip bu süre boyunca geri kalır.
- **Rehnin paraya çevrilmesi ve haciz**: Mirasçıya karşı takibin devam edebileceği iki yoldur. Bunların dışındaki takip yolları, mirasçıya karşı borçlunun sağlığında başlamış takip için kullanılamaz.
- **Aile şirketi (aile malları ortaklığı)**: Mirasçılar arasında Medeni Kanun'a göre kurulmuş aile malları ortaklığıdır. Kurulmuşsa takip terekeye karşı devam edemez.

### Terekenin borçlarında: hangi şartlar aranır?

- Takibin borçlunun sağlığında başlamış olması gerekir; ölümden sonra başlatılan yeni takip bu maddenin kapsamına girmez.
- Borçlunun ölümü üzerinden üç gün geçmiş olmalıdır; bu süre içinde takip geri bırakılır.
- Mirasçılardan hiçbiri mirası açık irade beyanıyla kabul veya reddetmemiş olmalıdır; aksi halde Medeni Kanun'daki süreler geçene kadar takip geri kalır.
- Terekeye karşı devam için, miras ortaklığının henüz paylaşılmamış, terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulmamış ve mirasçılar arasında aile şirketinin kurulmamış olması gerekir; bu üç olumsuz koşuldan biri varsa terekeye karşı devam edilemez.
- Üç olumsuz koşulun hiçbiri yoksa takip, borçlu hayatta olsaydı hangi usul uygulanacaksa o usule göre, kaldığı yerden terekeye karşı devam eder.
- Mirasçıya karşı devam için takibin rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yoluyla yürütülebilir olması gerekir.

### Terekenin borçlarında: hangi sonuçları doğurur?

- Borçlunun ölüm gününden itibaren üç gün içinde terekenin borçlarına ilişkin takip geri bırakılır.
- Mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse takip, Medeni Kanun'daki süreler geçinceye kadar geri kalır.
- Terekeye karşı takip, borçlu sağ olsaydı hangi usul uygulanacaksa o usule göre kaldığı yerden devam eder.
- Paylaşılmamış, resmi tasfiyeye tabi olmayan ve aile şirketi kurulmamış tereke için takip terekeye karşı sürdürülebilir.
- Üç olumsuz koşuldan biri bulunuyorsa takip terekeye karşı devam edemez.
- Mirasçıya karşı takip yalnızca rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yoluyla yürütülebilir; diğer yollar mirasçıya karşı kullanılamaz.
- Kabul veya ret süresi içinde terekenin borcu için mirasçıya ya da miras ortaklığına karşı yeni takip açılamaz.
- Mirası reddeden mirasçıya karşı, mirasbırakanın borcu için yeni takip yapılamaz ve sağlığında başlamış takip ona karşı devam edemez; takibin iptali gerekir.

### Terekeye karşı devam ile mirasçıya karşı devam arasındaki fark nedir?

- Terekeye karşı devam, miras ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığı için ortaklığın bütün mirasçılarına veya tereke temsilcisine yöneltilen takiptir.
- Mirasçıya karşı devam, mirası kabul etmiş belirli mirasçılara karşı yürütülen takiptir.

Sonuç: Mirasçıya karşı takip yalnızca rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yoluyla yapılabilir; terekeye karşı takipte ise borçlunun sağlığında hangi usul uygulanacaksa o usul geçerlidir.

### Erteleme süresi (üç gün) ile kabul veya ret süresi arasındaki fark nedir?

- Üç günlük erteleme, ölüm gününden itibaren başlayan ve herhangi bir mirasçılık durumuna bağlı olmayan kısa bekleme süresidir.
- Kabul veya ret süresi, mirasçıların mirası açıkça kabul ya da reddedene kadar uzayan ve Medeni Kanun'daki süreye bağlı bekleme halidir.

Sonuç: Üç gün geçse bile mirasçılar henüz kabul veya ret beyanında bulunmamışsa takip geri kalmaya devam eder.

### Borçlunun sağlığında başlamış takip ile ölümden sonra başlatılacak yeni takip arasındaki fark nedir?

- Borçlunun sağlığında başlamış takip, bu madde uyarınca terekeye ve belirli koşullarda mirasçıya karşı devam ettirilebilir.
- Ölümden sonra başlatılacak yeni takip, mirasçılar belli olmadığı için bu madde ile yürütülmez.

Sonuç: Kabul veya ret süresi içinde terekenin borcu için yeni takip açılamaz; takip ancak mirasçıların belli olmasından sonra yapılabilir.

### Miras ortaklığı paylaşılmamış ile paylaşılmış veya tasfiye edilmiş tereke arasındaki fark nedir?

- Paylaşılmamış tereke, üç olumsuz koşuldan birinin bulunmaması halinde takibin terekeye karşı devam etmesine imkân verir.
- Paylaşılmış, resmi tasfiyeye tabi tutulmuş veya aile şirketi kurulmuş tereke, takibin terekeye karşı devamını engeller.

Sonuç: Bu üç hal de mevcutsa takip terekeye karşı devam etmez; takibin mirasçıya karşı devamı da ancak rehin veya haciz yoluyla mümkündür.

### Borçlunun ölümü ile borçlunun iflası sonrasında ölümü arasındaki fark nedir?

- Borçlu takip sırasında ölürse madde uygulanır ve takip terekeye karşı kaldığı yerden sürer.
- Borçlu iflastan sonra ölürse madde değil iflas hükümleri uygulanır; iflas tasfiyesi devam eder.

Sonuç: İflas tasfiyesi sürdüğü için mirasçıya karşı bu maddeye göre takip yapılamaz.

### Terekenin borçlarında: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üç günlük erteleme süresini ölüm gününü dahil etmeden saymak; madde ölüm günüyle birlikte üç gün der.
- Mirasçının kabul veya reddetmediği sürece yeni takibin mirasçıya karşı açılabileceğini sanmak; belli olmayan mirasçıya karşı yeni takip yapılamaz.
- Terekeye karşı takibi, üç olumsuz koşulun hiçbirinin bulunmadığını kontrol etmeden sürdürmek; bu koşullardan biri varsa takip devam etmez.
- Mirasçıya karşı takipte haciz ve rehin dışında bir yol denemek; madde bu iki yolu sınırlı olarak sayar.
- Mirası reddeden mirasçıya karşı sağlığında başlamış takibe devam etmek; bu durumda takibin iptali gerekir.
- Borçlunun iflasından sonra ölmesi halinde bu maddeyi uygulamak; iflas tasfiyesi devam eder ve iflas hükümleri esas alınır.
- Kanun metninde yer almayan bir gün sayısını kabul ya da ret süresi olarak kullanmak; kabul ve ret süresi Medeni Kanun'a bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçının mirası kabul ya da reddetmediği sürece takibin geri kalacağı, bu süreyle ilgili belirsizliğin de takip yapan tarafın aleyhine değil tereke lehine yorumlanacağı kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2018/4159 E., 2018/9337 K., 08.10.2018)
- Borçlu ölmeden önce takip kesinleşmişse, miras ortaklığının ödeme emrine itiraz hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/9178 E., 2023/2592 K., 12.04.2023)
- Takibin terekeye karşı devam edebilmesi için üç olumsuz koşulun ayrı ayrı incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/1347 E., 2024/2655 K., 30.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Borçlunun takip sırasında öldüğünü ve ölüm tarihini, takibi yürüten alacaklı ya da takibe devam etmek isteyen taraf ölüm belgesi ile ispatlar.
- Miras ortaklığının paylaşılmadığını, resmi tasfiyeye tabi tutulmadığını ve aile şirketi kurulmadığını, terekeye karşı devam etmek isteyen alacaklı ispatlar; bu hususlardan birinin varlığını ileri süren taraf da bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasçıların mirası kabul veya reddettiğini, kabul ve ret beyanı ile ilgili belgeler ya da mirasçılık belgesi ile gösterilir; beyan yapılmamışsa takip geri kalmaya devam eder.
- Mirasçıya karşı devam edilebilmesi için rehnin paraya çevrildiğini ya da haciz yapıldığını, alacaklı belge ile ispatlar.
- Üç günlük erteleme ve kabul/ret süresinin hesabında, ölüm tarihi ile mirasçıların öğrenme tarihi karşılaştırmalı olarak belgelenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53): Madde kendi fıkralarıyla birlikte, Medeni Kanun'daki kabul ve ret süreleri ile tereke tasfiyesinin İİK'daki karşılığına atıf yapar.
- 4721 sayılı Kanun m.606: Mirasın kabul veya ret için tanınan süre; takibin geri kalacağı sürenin Medeni Kanun'daki karşılığıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.612: En yakın mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini düzenler; bu madde ile ayrı bir yoldur.
- 4721 sayılı Kanun m.640: Miras ortaklığına bir temsilci atanabilmesini düzenler; terekeye karşı takip temsilciye yöneltilebilir.
- [2004 sayılı Kanun m.180](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-180): Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin İİK'daki dayanağıdır; takip yolunu değil tasfiye yolunu düzenler.

## [İİK m.54 — Tutukluluk ve hükümlülük halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54)

İİK m.54, mümessili (temsilcisi) bulunmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine yapılan icra takibinde icra memurunun izleyeceği yolu düzenler: temsilci tayini için mühlet verilmesi, bu mühlet içinde temsilci bildirilmezse takibe borçluya karşı devam edilmesi ve mal kaçırılma ihtimali varsa mühlet içinde haciz yapılabilmesi. Kişi bakımından tutuklu ve hükümlü borçlulara uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: vesayet makamınca vasi tayini ve takibin vasiye karşı yürütülmesi (TMK hükümleri ve İİK m.54'ün ilk fıkrasındaki vesayet ayrımı, yani bir yıl ve üzeri hürriyeti bağlayıcı ceza hâli bu maddenin metninde yer alır ancak vasi tayininin usulü TMK'ya bağlıdır), askerlik hâli (m.54/a), ağır hastalık (m.55), borçlunun ölümü (m.53) ve yakınların ölümü (m.52) ile bu hâllerde ertelemenin sonuçları, tatil günleri ve saatleri (m.51), ayrıca tebligat usulü (Tebligat Kanunu).

### Tutukluluk ve hükümlülük halinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mümessil (temsilci)**: Borçlu adına icra takibinde işlem yapmaya yetkili kişi; kanuni veya iradi temsilci olabilir. Maddenin uygulanması için borçlunun böyle bir temsilcisinin bulunmaması gerekir.
- **Vesayet makamı**: Kişiye vasi atanması gibi işlemlerde yetkili olan makam. Maddeye göre mümessil tayini vesayet makamına aitse icra memuru bu tayini kendisi yapamaz; bu durumda vasi tayini gerekir.
- **Münasip mühlet**: İcra memurunun, borçluya temsilci tayin edip bildirmesi için takdirine göre verdiği süre. Maddede sayısal bir süre belirtilmemiştir; her somut olayda borçlunun durumuna göre belirlenir.
- **Takibin bu süre sonuna bırakılması**: Mühlet süresince borçluya karşı takip işlemi yapılmaması; takip durmuş olur ve süre bitince takip kaldığı yerden devam eder.
- **Mal kaçırılması ihtimali**: Mühlet içinde haciz yapılabilmesini gerektiren hâl. Mal kaçırıldığının ispatı aranmaz; ihtimalin varlığı yeterlidir.

### Tutukluluk ve hükümlülük halinde: hangi şartlar aranır?

- Takip borçlusunun tutuklu veya hükümlü olması gerekir.
- Borçlunun mümessili (kanuni veya iradi temsilcisi) bulunmaması gerekir.
- Mümessil tayini vesayet makamına ait olmamalıdır; aksi halde bu madde uygulanmaz ve vesayet yoluna gidilir.
- İcra memuru borçluya temsilci tayin etmesi için münasip bir mühlet vermiş olmalıdır.
- Mühlet içinde borçlu temsilci tayin edip icra dairesine bildirmemelidir; bildirirse takip temsilciye karşı yürütülür.
- Mal kaçırılması ihtimali varsa mühlet içinde de haciz yapılabilir; bu istisna yalnızca haciz içindir, diğer takip işlemleri mühlet içinde yapılamaz.

### Tutukluluk ve hükümlülük halinde: hangi sonuçları doğurur?

- Mühlet içinde temsilci tayin edilip bildirilirse takip bu temsilciye karşı yürütülür.
- Mühlet içinde temsilci bildirilmezse tutuklu veya hükümlü borçlu hakkında takibe devam edilir.
- Mühlet süresince borçluya karşı takip işlemi yapılamaz; takip mühlet bitimine kadar bırakılmış olur.
- Mal kaçırılması ihtimali varsa mühlet içinde haciz yapılabilir.
- Vesayet makamına ait mümessil tayini söz konusuysa bu madde yerine vasi tayini yolu izlenir.

### Vesayet makamına ait mümessil tayini ile icra memurunun mühlet vermesi arasındaki fark nedir?

- Mümessil tayini vesayet makamının yetkisinde olduğunda icra memuru doğrudan mühlet veremez; takip vasi tayini yoluyla ilerler.
- Mümessil tayini vesayet makamına ait değilse icra memuru borçluya münasip mühlet verir.

Sonuç: Hangi yolun izleneceği belirlenir: vesayet yolu ya da mühlet yolu.

### Mühlet içinde temsilci bildirilmesi ile bildirilmemesi arasındaki fark nedir?

- Borçlu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirirse takip bu temsilciye karşı yürütülür.
- Borçlu mühlet içinde temsilci bildirmezse takibe borçluya karşı devam edilir.

Sonuç: Takibin muhatabı değişir; bildirilmeyen hâlde tutuklu veya hükümlü borçluya tebligat yapılarak takip sürdürülür.

### Mühlet içinde genel takip işlemleri ile yalnızca haciz arasındaki fark nedir?

- Mühlet süresince borçluya karşı genel olarak hiçbir takip işlemi yapılamaz.
- Mal kaçırılması ihtimali varsa mühlet içinde haciz yapılabilir.

Sonuç: Haciz istisnai olarak mühlet içinde yapılabilir; mal kaçırma fiilinin gerçekleşmesi aranmaz, ihtimal yeterlidir.

### Tutukluluk ve hükümlülük halinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Vesayet makamına ait mümessil tayinini icra memurunun mühlet vererek çözebileceğini sanmak; bu durumda vasi tayini gerekir.
- Mühlet içinde yalnızca haciz istisnası bulunduğu hâlde, diğer takip işlemlerini de mühlet içinde yapmak.
- Mal kaçırılması ihtimali için fiilen mal kaçırılmış olmasını aramak; yeterli olan ihtimalin varlığıdır.
- Mühlet içinde temsilci bildirilmediği hâlde takibi durdurmak; bu durumda takip borçluya karşı devam eder.
- Mühlet süresini sabit bir gün sayısı sanmak; madde sayısal bir süre göstermemiş, süre icra memurunun takdirine bırakmıştır.
- Askerlik (m.54/a) ve ağır hastalık (m.55) hâllerini tutukluluk hâli ile karıştırmak; her birinin kendi koşulu ve sonucu vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tutuklu borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve mühlet verilmeden yapılan ödeme emri ile kıymet takdir raporu tebliğlerinin geçersiz sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025)
- Mühlet verilmeden yapılan satış talebinin ve buna dayanan ihalenin yok hükmünde sayıldığı, ihalenin feshi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025)
- Mahkemelerin, tutuklu borçlu hakkında m.54 uygulanarak tebligat yapılmasını ve bu yolla takibe devam edilmesini izledikleri görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025)
- Yetkili icra mahkemesinin belirlenmesinde m.54/1 hükmünün dikkate alındığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/697 E., 2021/526 K., 22.04.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Tutuklu veya hükümlü olduğunu ve mümessilinin bulunmadığını ileri süren taraf, bu durumu cezaevi kayıtları veya resmi belgelerle ispatlar.
- Borçlu, mühlet içinde temsilci tayin edip bildirdiğini icra dairesine verdiği belge ile ispatlar; bildirmediği iddiası icra dairesinin kayıtlarıyla değerlendirilir.
- Mal kaçırılması ihtimalini ileri süren alacaklı, bu ihtimali somut olgularla ortaya koyar; kesin mal kaçırma fiilinin ispatı gerekmez.
- Mühlet verilmediği veya tebligat usulüne uyulmadığı iddiası, icra dosyasındaki işlem kayıtları ve tebligat evrakı ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.55](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-55): Ağır hastalık hâlinde takibin ertelenmesini düzenler; borçlunun kendisinin temsilci tayin edemeyecek derecede hasta olması hâlinde uygulanır ve tutukluluk/hükümlülük hâlinin yerine geçmez.
- 2004 sayılı Kanun m.54/a: Askerlik hâlinde erler, onbaşılar ve kıta çavuşları için aynı mantıkta temsilci tayini mühleti verir; m.54 ile benzer sistemdedir ancak kapsamı farklıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51): Tatil günleri ve saatlerinde yapılabilecek işlemleri düzenler; mühlet içinde haciz yapılmasına ilişkin istisnanın tatil hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
- [2004 sayılı Kanun m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52): Borçlunun yakınının ölümü hâlinde takibi üç gün erteleyen düzenlemedir; m.54 ile ilgisi yoktur, yalnızca talik hâllerinden biri olarak birlikte okunur.

## [İİK m.54/A — Askerlik halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54a)

Madde, askerlik hizmeti devam ederken erler, onbaşılar ve kıta çavuşları aleyhine yapılan icra takiplerinde icra memurunun borçluya bir temsilci (mümessil) tayin etmesi için süre vermesini, bu süre içinde takibin ertelenmesini ve süre sonunda takibin nasıl sürdürüleceğini düzenler. Ayrıca bu süre içinde mal kaçırılması ihtimali varsa haciz yapılabilmesine izin verir. Madde yalnızca askerlik hizmetinin devamı süresindeki erler, onbaşılar ve kıta çavuşlarına uygulanır; uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar kapsam dışıdır. Maddenin düzenlemediği konular: tutuklu ve hükümlü borçlular (m.54), ağır hastalık nedeniyle erteleme (m.55), talikin sürelere etkisi (m.56), konkordato mühleti (m.294-297) ve fevkalade mühlet (m.317-322) gibi diğer talik halleri ile bu talik hallerinin ayrıntıları (ayrı maddelerde düzenlenmiştir); şikayet yolu ve usulü ile tatil günlerinde icra işlemi (m.16-18, m.51) ayrıca düzenlenmiştir.

### Askerlik halinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mümessil (temsilci)**: Borçlu adına icra takibinde işlem yapmaya yetkili kişidir. Maddede borçlunun askerlik nedeniyle kendisini takipte temsil edecek bir kişi bulmasıdır. Bu kişi icra dairesine bildirilmelidir.
- **Münasip mühlet**: İcra memurunun, borçluya temsilci tayin etmesi için takdir ettiği süredir. Kanunda sabit bir gün sayısı yoktur; somut olayın koşullarına göre belirlenir. Süre, askerlik hizmetinin devamı süresiyle sınırlı olan takip erteleme süresini oluşturur.
- **Erteleme (talik)**: Takibin geçici olarak durdurulması, yani belirli bir süre takip işlemlerinin yapılamamasıdır. Bu süre içinde takip işlemi yapılamaz; ancak mal kaçırılması ihtimali varsa yalnızca haciz yapılabilir.
- **Mal kaçırılması ihtimali**: Borçlunun mallarını takipten kaçırabileceğine dair durumdur. Mal kaçırıldığının kanıtlanması gerekmez; yalnızca bu ihtimalin varlığı yeterlidir.
- **Erler, onbaşılar ve kıta çavuşları**: Maddenin uygulama alanını belirleyen asker sınıfıdır. Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar bu kapsamın dışındadır.

### Askerlik halinde: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun askerlik hizmetinin devamı süresinde bulunan bir er, onbaşı veya kıta çavuşu olması gerekir; uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar bu kapsama girmez.
- Takibin borçlu aleyhine yürütülmesi ve icra memurunun borçluya temsilci tayin etmesi için münasip bir mühlet vermesi gerekir.
- Takibin, bu mühlet bitinceye kadar ertelenmesi gerekir; mühlet içinde borçlunun takibe ilişkin diğer işlemleri yapılamaz.
- Mühlet içinde temsilci tayin edilip icra dairesine bildirilirse takibe bu temsilciye karşı devam edilir.
- Mal kaçırılması ihtimali varsa, mühlet içinde de haciz yapılabilir; bu hal için mal kaçırıldığının ispatlanması gerekmez.

### Askerlik halinde: hangi sonuçları doğurur?

- Askerlik hizmetinin devamı sırasında erler, onbaşılar ve kıta çavuşları aleyhindeki takip, icra memurunun verdiği mühlet bitene kadar ertelenir.
- Mühlet içinde borçluya karşı takip işlemi yapılamaz; ancak mal kaçırılması ihtimali varsa haciz yapılabilir.
- Mühlet içinde borçlu temsilci tayin edip icra dairesine bildirirse, takip bu temsilciye karşı yürütülür.
- Mühlet içinde temsilci tayin edip bildirmeyen borçlu hakkında takibe devam edilir; takip borçlunun kendisine karşı sürdürülür.
- Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar için bu madde uygulanmaz; takip askerlik nedeniyle ertelenmez.
- Madde, mal kaçırılması ihtimali yokken mühlet içinde haciz yapılmasına izin vermez; bu durumda yapılan haciz usulsüzdür ve icra hukuk mahkemesinde şikayet konusu olabilir.

### Er, onbaşı ve kıta çavuşu ile uzman ve uzatmalı çavuş ile onbaşılar arasındaki fark nedir?

- Erler, onbaşılar ve kıta çavuşları maddenin kapsamına girer ve askerlik hizmetinin devamı sırasında borçlu olarak takip edilirse erteleme ve temsilci tayini uygulanır.
- Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar maddenin kapsamı dışındadır; bunların aleyhine askerlik nedeniyle takip ertelenmez.

Sonuç: Bu kişiler aleyhine takipte m.54/a'ya dayanılarak erteleme ve temsilci mühleti verilemez; takip olağan usulle sürer.

### Mal kaçırılması ihtimali olan hal ile olağan erteleme hali arasındaki fark nedir?

- Borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunda, icra memuru mühlet içinde de haciz yapılmasına izin verir.
- Mal kaçırma ihtimali yoksa, mühlet içinde haciz dahil takibe ilişkin hiçbir işlem yapılamaz.

Sonuç: İhtimal varsa yalnızca haciz yapılabilir; ihtimal yoksa haciz de dahil tüm işlemler mühlet bitene kadar ertelenir.

### Temsilci tayin eden borçlu ile tayin etmeyen borçlu arasındaki fark nedir?

- Mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildiren borçluya karşı takip, bu temsilci üzerinden sürdürülür.
- Mühlet içinde temsilci tayin edip bildirmeyen borçluya karşı takip, borçlunun kendisine karşı devam eder.

Sonuç: Takibin kime karşı yürüyeceği, mühletin sonunda temsilci bildirilip bildirilmediğine göre değişir.

### Askerlik halinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşıları da erler gibi kabul edip takibi ertelemek; kanun bu kişileri kapsam dışı bırakmıştır.
- Subay ve astsubayları askerlik nedeniyle erteleme kapsamına dahil etmek; madde yalnızca erler, onbaşılar ve kıta çavuşları için geçerlidir.
- Mal kaçırılması ihtimali yokken mühlet içinde haciz yapmak; haciz istisnası yalnızca mal kaçırılması ihtimali olan hallerde tanınmıştır.
- Mal kaçırılmış olmasını aramak; kanun yalnızca ihtimalin varlığını yeterli görür.
- Temsilci tayin edilmeden süre bitince takibi temsilci yokluğu gerekçesiyle durdurmak; süre sonunda temsilci bildirilmemişse takibe borçlu aleyhine devam edilir.
- Ertelemeyi tutuklu veya hükümlü borçlu hükmüyle (m.54) karıştırmak; iki hal farklı kişilere ve farklı şartlara bağlanmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Askerlik nedeniyle takip ertelenen borçlu aleyhine, temsilci tayin edilmeden ödeme emri ve haciz işlemi yapılmasının usulsüz olduğu kabul edilmektedir.
- Askerlik halinde temsilci mühleti verilmeden yapılan tebligat ve haciz işlemleri, borçlunun icra hukuk mahkemesine şikayet yoluyla iptalini isteyebileceği bir usulsüzlük olarak değerlendirilmektedir.
- Tutuklu borçlu için m.54'e göre süre verilmeden yapılan satış talebi ve ihalenin yok hükmünde ya da usulsüz sayılması, benzer talik hallerinde uygulanan kurallar üzerinden değerlendirilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Takibin ertelenmesini ve temsilci mühletinin verilmesi gerektiğini ileri süren borçlu, askerlik durumunu belgelemelidir; askerlik belgesi bu bakımdan başlıca delildir.
- Alacaklı, borçlunun m.54/a kapsamına girmediğini (örneğin uzman veya uzatmalı çavuş olduğunu) ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Mal kaçırılması ihtimalinin varlığına dayanarak mühlet içinde haciz yapıldığını savunan alacaklı, bu ihtimalin varlığını ispatlamalıdır; mal kaçırılmış olması ayrıca aranmaz.
- Temsilci tayin edildiğini savunan borçlu veya temsilci, bunu icra dairesine bildirildiğini belgeyle ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.54](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54): Tutuklu veya hükümlü borçlular için aynı mantıkta temsilci mühleti düzenler; m.54/a'nın askerlik hali için karşılığıdır.
- [2004 sayılı Kanun m.55](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-55): Borçlunun ağır hastalığı halinde takibin ertelenmesini ve mal kaçırılması ihtimalinde hastalık sırasında haciz yapılabilmesini düzenler; bu maddeyle aynı yapıdadır.
- [2004 sayılı Kanun m.56](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56): Talik süresince sürelerin işlemeye devam edeceğini ve erteleme gününe rastlayan sürenin bir gün uzatılacağını düzenler; m.54/a'daki mühlet bakımından süre hesabını tamamlar.
- [2004 sayılı Kanun m.294-297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-294): Konkordato mühleti kapsamında takip işlemlerini durdurur; m.54/a'nın askerlik halinden farklı bir özel erteleme nedenidir.

## [İİK m.55 — Borçlunun ağır hastalığı halinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-55)

İcra ve İflas Kanunu'nun 55. maddesi, takip borçlusunun temsilci tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde takibin icra memurluğunca belirli bir süre ertelenmesini ve hastalık devam ederken mal kaçırılması ihtimali bulunan hallerde haciz yapılabilmesini düzenler. Madde borçlu bakımından uygulanır; yakınların hastalığının erteleme sebebi olamayacağı açıkça ortadadır. Madde, ertelemenin sona ermesi için gereken iyileşme takdirini, temsilci tayini için tanınacak süreyi, konkordato ve fevkalade mühlet gibi özel talik hallerini, askerlik ve tutukluluk ertelemelerini, borçlunun ölümü halinde doğan ertelemeyi ve erteleme süresinin sürelere etkisini düzenlemez. Bunların bir kısmı İİK m.51-56 arasında ayrı maddelerde yer alır.

### Borçlunun ağır hastalığı halinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ağır hastalık**: Borçlunun kendisine temsilci tayin edemeyecek derecede hasta olması halidir. Hastalığın ağırlığı, borçlunun bu işlemi yapma yeteneğinin bulunmamasına göre belirlenir. Sıradan bir rahatsızlık bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Temsilci tayin edilmesi**: Borçlunun takibi yürütmek üzere kendisine bir temsilci atamasıdır. Ertelemenin koşulu, borçlunun bu işlemi yapamayacak durumda olmasıdır. Borçlunun zaten bir temsilcisi varsa erteleme uygulanmaz.
- **Mal kaçırılması ihtimali**: Borçlunun malvarlığını alacaklıdan saklayacağına dair makul bir ihtimalin varlığıdır. Fiilen mal kaçırılmış olması aranmaz; ihtimalin varlığı yeterlidir.
- **Resmi belge**: Ağır hastalığın ispatında kullanılan, yetkili sağlık kurumunca düzenlenmiş resmi sağlık raporudur. Madde metni hastalığın resmi belge ile ortaya konulmasını zorunlu kılar.

### Borçlunun ağır hastalığı halinde: hangi şartlar aranır?

- Borçlunun kendisinin ağır hastalığa yakalanmış olması gerekir; bir yakının hastalığı bu amaçla yeterli değildir.
- Hastalığın, borçlunun kendisine temsilci tayin edemeyecek derecede ağır olması gerekir.
- Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuk etmesi gerekir.
- Borçlunun zaten bir temsilcisi bulunmamalıdır; temsilcisi varsa erteleme yapılmaz.
- Mal kaçırılması ihtimali varsa, hastalık devam ederken de haciz yapılabilir; bu durumda bu ihtimalin varlığı yeterlidir.

### Borçlunun ağır hastalığı halinde: hangi sonuçları doğurur?

- Ağır hastalık resmi belge ile tahakkuk ettirilir ve hastalık nedeniyle borçlu temsilci tayin edemiyorsa, takip icra memurluğunca muayyen bir zaman için ertelenir.
- Borçlunun zaten bir temsilcisi varsa ertelemeye yer yoktur ve takip ona karşı yürür.
- Yakınların ağır hastalığı nedeniyle takip ertelenmez.
- Erteleme süresince mal kaçırılması ihtimali varsa hastalığın devamı sırasında haciz yapılabilir.
- Erteleme süresi içinde, mal kaçırılması ihtimali yoksa, takibin işlemleri durur.
- Hastalık geçtikten sonra borçlu temsilci tayin ederse takip ona karşı sürdürülür; kendi ertelemesi sona erer.

### Borçlunun kendi hastalığı ile yakınının hastalığı arasındaki fark nedir?

- Borçlunun kendisinin ağır hastalığı, temsilci tayin edemeyecek ölçüde ise erteleme sebebidir.
- Eş, alt soy, üst soy veya bu derecedeki kayın hısımlarının ağır hastalığı, borçlunun kendi hastalığı olmadığından erteleme sebebi değildir.

Sonuç: Yakının hastalığı takibi erteleyemez; borçlunun kendisinin hasta olduğunun belgelenmesi gerekir.

### Erteleme ile mal kaçırma hali haciz arasındaki fark nedir?

- Genel kural olarak hastalık süresince takip ertelenir.
- Mal kaçırılması ihtimali bulunan hallerde ertelemeye rağmen haciz yapılabilir.

Sonuç: Erteleme süresi içinde takibin tümü değil, yalnızca haciz işlemi yapılabilir.

### Temsilcisi olan borçlu ile temsilcisi olmayan borçlu arasındaki fark nedir?

- Borçlunun zaten bir temsilcisi varsa ağır hastalık ertelemeye yol açmaz.
- Temsilcisi bulunmayan ve temsilci tayin edemeyecek durumdaki borçlu hakkında erteleme uygulanır.

Sonuç: Mevcut temsilci varsa takip ona karşı sürer, erteleme yapılmaz.

### Borçlunun ağır hastalığı halinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yakının hastalığını erteleme sebebi saymak; erteleme yalnızca borçlunun kendi hastalığında doğar.
- Resmi belge yerine basit bir doktor yazısını yeterli görmek; madde resmi belge şartı koyar.
- Mal kaçırılması ihtimali halinde haciz yapılabileceğini, takibin tümünün devam edebileceği şeklinde yorumlamak; yalnızca haciz yapılabilir.
- Borçlunun temsilcisi varken ertelemeyi uygulamak.
- Ağır hastalığı yalnızca hastalığın varlığına bakarak değerlendirmek; asıl ölçüt temsilci tayin edebilme yeteneğidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ağır hastalık ertelemesinde hastalığın gerçekten temsilci atamaya engel olduğunun resmi belgeyle ortaya konması aranmaktadır. (13. Daire, 2025/663 E., 2025/1962 K., 14.05.2025; 13. Daire, 2024/3491 E., 2025/329 K., 21.01.2025; 13. Daire, 2024/3117 E., 2024/5432 K., 12.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Ağır hastalık ertelemesini talep eden borçlu, hastalığın kendisine temsilci atayamayacak derecede ağır olduğunu resmi sağlık raporu ile ispatlamalıdır.
- Borçlunun zaten bir temsilcisi bulunduğunu iddia eden alacaklı ya da icra dairesi bu iddiayı belgeyle ortaya koymalıdır.
- Mal kaçırılması ihtimalini ileri süren alacaklı, bu ihtimali somut olgularla gösterebilmelidir; fiilen mal kaçırılmış olması aranmaz.
- Yakının hastalığına dayanan talebin reddi gerekir; bu durumda yakınla ilişkiyi gösteren nüfus kaydı ile hastalık belgesi değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [2004 sayılı Kanun m.56](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56): Erteleme süresinin takip sürelerine etkisini düzenler; erteleme gününe rastlayan sürenin bir gün uzatılmasını öngörür.
- [2004 sayılı Kanun m.54](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-54): Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması halinde temsilci tayini için süre verilmesini düzenler; m.55 ile aynı mantıkla işler.
- 2004 sayılı Kanun m.54/a: Askerlik halinde temsilci tayini için süre verilmesini düzenler; ağır hastalık ertelemesi ile paralel yapıdadır.
- [2004 sayılı Kanun m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51): Tatil ve talik hallerinde genel kuralları koyar; m.55 bu genel rejimin bir özel talik halidir.

## [İİK m.56 — Talikın müddetlerin cereyanına tesiri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56)

İİK m.56, takip talikleri sırasında hak ve işlem sürelerinin işlemeye devam edip etmeyeceğini ve erteleme süresinin son gününe rastlayan sürenin nasıl uzatılacağını düzenler. Hükmün kapsamı, İİK'da düzenlenen talik hallerinin tümüdür: borçlunun ölümü, yakınının ölümü, tutukluluk ve hükümlülük, askerlik ve ağır hastalık. Hüküm borçluya ya da icra organlarına konmuş süreler için geçerlidir. Madde, tatil günü ve tatil saatlerinin süre hesabına etkisini düzenlemez (m.51). Talik süresinin başlangıç ve bitişi ile sürenin ne zaman sona ereceği hesabı, İİK m.19 hükümleri ile birlikte değerlendirilir. Talik hallerinin kendisini ve bu hallerde hangi işlemlerin yapılabileceğini de düzenlemez (m.52-55). Konkordato, uzlaşma ve fevkalâde mühlet gibi özel erteleme hallerinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesi ayrı hükümlere tabidir (m.294-297, m.309, m.317-322). İflasta hak düşürücü sürelerin durumu da ayrı düzenlenmiştir (m.193-194).

### Talikın müddetlerin cereyanına tesiri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Takip talikleri (erteleme hali)**: Kanunda sayılan belirli kişisel hallerde icra takibinin belli bir süre durdurulması durumudur. Talik süresince borçluya karşı takip işlemi yapılmaz; bu, İİK m.52-55'te sayılan hallere bağlıdır.
- **Müddetin cereyanı**: Bir sürenin günlerinin takvim içinde kesintisiz olarak akmasıdır. Madde, talik süresinde bu akışın durmadığını belirtir; yani talik süreleri süre hesabından çıkarmaz.
- **Talik günü**: Erteleme süresinin içinde kalan günlerdir. Sürenin son günü bu günlerden birine rastlarsa madde uzatma uygular; talik gününün tanımı, talik hallerinin başlangıç ve bitiş tarihlerine göre belirlenir.
- **İcra organları için süre**: İcra dairesi veya icra memuru tarafından ilgililere verilen süredir; örneğin askerlik ve tutukluluk hallerinde temsilci atanması için verilen süre. Madde, bu süreye de talik hükmünün uygulanacağını öngörür.

### Talikın müddetlerin cereyanına tesiri: hangi şartlar aranır?

- Bir talik hali bulunmalıdır: İİK m.52-55'te sayılan hallerden biri (yakının ölümü, tutukluluk veya hükümlülük, askerlik, ağır hastalık) talik sürecinde mevcut olmalıdır.
- Sürenin talik öncesinde işlemeye başlamış olması gerekir; talik süresinden önce başlamamış bir süre bu hükmün kapsamında değildir.
- Sürenin son günü bir talik gününe rastlamalıdır; son gün talik dışındaki bir güne rastlıyorsa uzatma yapılmaz.
- Süre borçluya veya icra organlarına konmuş olmalıdır.

### Talikın müddetlerin cereyanına tesiri: hangi sonuçları doğurur?

- Talik hali sırasında süre işlemeye devam eder; sürenin akışı talik nedeniyle durmaz.
- Sürenin son günü bir talik gününe rastlarsa süre, talikin bitiminden sonra bir gün daha uzar.
- Sürenin son günü talik gününe rastlamıyorsa uzatma yapılmaz ve süre normal şekilde sona erer.
- Talik süresi içinde yapılan bir icra işlemi, talik hâlinin sona ermesinden sonra şikayet edilebilir.
- Kanunun sonuç sayısını değiştirmesi, sürelerin talik nedeniyle durmaması ilkesini değiştirmez.

### Talik süresi içinde başlayan ile talik süresinden önce başlayan süre arasındaki fark nedir?

- Talik süresinden önce işlemeye başlamış süre, talik boyunca da işlemeye devam eder.
- Talik süresi içinde başlaması gereken veya bu süre içinde başlamış bir süre, talik öncesinde işlemeye başlamamıştır.

Sonuç: Yalnızca talik öncesinde başlamış süreye son gün uzatması uygulanır; talik süresi içinde başlayan süre için bu uzatma uygulanmaz.

### Talik hali ile tatil hali arasındaki fark nedir?

- Talik halleri (m.52-55) borçlu yararına kişisel bir duruma bağlıdır ve süreyi durdurmaz.
- Tatil günleri ve saatleri (m.51) genel bir zaman sınırıdır ve süre hesabı için ayrı kurallar öngörülmüştür (m.19/3).

Sonuç: Talik nedeniyle süre işlemeye devam eder, ama son gün talik gününe rastlarsa bir gün uzatılır; tatil gününe rastlarsa m.19/3 uygulanır.

### Genel talik ile özel erteleme (konkordato, uzlaşma, fevkalâde mühlet) arasındaki fark nedir?

- Genel talik hallerinde (m.52-55) sürelerin işlemesi durmaz; son gün talik gününe rastlarsa bir gün uzatılır.
- Özel erteleme hallerinde (m.294-297, m.309, m.317-322) zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.

Sonuç: Özel mühlet hallerinde süre durur; genel talikte ise süre işlemeye devam eder ve yalnız m.56 uzatması uygulanır.

### Talikın müddetlerin cereyanına tesiri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Talik süresinin işlemeyi durdurduğunu sanmak; oysa talik süresi işlemeye devam eder, yalnız son gün talik gününe rastlarsa bir gün uzatılır.
- Uzatmayı talik süresi içinde başlayan sürelere de uygulamak; m.56 yalnız talik öncesinde başlayan süreler için geçerlidir.
- Uzatmayı tatil gününe rastlayan süre için uygulamak; tatil günü için m.19/3 ayrı bir kural koyar.
- Uzatmayı bir gün yerine birden fazla gün veya talik süresi kadar uzatmak; madde yalnız bir gün uzatma öngörür.
- Özel mühlet hallerinde (konkordato, fevkalâde mühlet) süre işlemez kuralını genel talik kuralıyla karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Talik süresi içinde sürelerin işlemeye devam ettiği, m.56'daki uzatmanın yalnız son gün talik gününe rastladığında uygulandığı kabul edilmektedir.
- Borçlu veya icra organlarının süresinin talik öncesinde başladığı hallerde uzatmanın uygulanacağı, talik süresi içinde başlayan sürelerde uygulanmayacağı kabul edilmektedir.
- Talik süresi içinde yapılan işlemlerin talik hâli sona erdikten sonra şikayet yoluyla dava konusu yapılabileceği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Talik hâlinin varlığını ve süresini ileri süren taraf bunu ispatlar; ağır hastalık için resmi sağlık raporu gerekir, askerlik ve tutukluluk için belge sunulur.
- Sürenin talik öncesinde başlayıp başlamadığını ileri süren taraf, sürenin başlangıcını gösteren belge veya tebliğ ile ispatlar.
- Talik gününe rastlayan son gün iddiasında bulunan taraf, takvim ve talik süresinin başlangıç ile bitişini belgeyle gösterir.
- Talik süresi içinde yapılan işlemin geçersizliğini ileri süren borçlu, işlem tarihini ve talik hâlinin varlığını ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 2004 sayılı İİK m.52: Borçlunun yakınının ölümü hâlinde takip erteleme süresini belirler; m.56'daki uzatma bu talik süresi için de geçerlidir.
- 2004 sayılı İİK m.53: Borçlunun ölümü hâlinde talik süresini belirler; mirasçılar için süre hesabında m.56 uygulanır.
- 2004 sayılı İİK m.54: Tutukluluk ve hükümlülük hâlinde temsilci atanması için verilen süre talik sayılır; bu süre içinde sürelerin işlemesi m.56 ile belirlenir.
- 2004 sayılı İİK m.54/a: Askerlik hâlinde temsilci atanması için verilen süre talik sayılır; m.56 uzatması bu süreye uygulanır.
- 2004 sayılı İİK m.55: Ağır hastalık hâlinde takip ertelemesini düzenler; m.56 bu ertelemenin süre hesabına etkisini belirler.
- 2004 sayılı İİK m.51: Tatil gün ve saatlerini düzenler; m.56 ise talik halini düzenler, tatil süreleri hesabı ayrı ele alınır.
- 2004 sayılı İİK m.19: Sürenin hesaplanmasında hafta sonu, ay sonu ve resmî tatil kurallarını düzenler; m.56 ile birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı İİK m.294: Konkordato mühletinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesini düzenler; m.56 ile farklı bir rejim kurar.
- 2004 sayılı İİK m.193: İflasın açılmasının takip ve süreler üzerindeki etkisini düzenler; m.56'daki genel talik kuralından ayrılır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir saat | [m.51](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-51) | (Değişik: 18/2/1965-538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. |
| üç gün | [m.52](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-52) | Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur. |
| üç gün | [m.53](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-53) | Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. |
| bir gün | [m.56](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/2004-sayili-icra-ve-iflas-kanunu/madde-56) | Müddetin nihayeti bir talik gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatlır. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/780 E., 2025/377 K., 18.06.2025 (m.54)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/545 E., 2023/916 K., 11.10.2023 (m.51)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/205 E., 2023/455 K., 17.05.2023 (m.51)
- 7. Ceza Dairesi, 2023/18081 E., 2025/16532 K., 22.12.2025 (m.52)
- 7. Ceza Dairesi, 2023/17445 E., 2025/12697 K., 20.10.2025 (m.52)
- 13. Daire, 2025/663 E., 2025/1962 K., 14.05.2025 (m.55)
- 13. Daire, 2024/3491 E., 2025/329 K., 21.01.2025 (m.55)
- 13. Daire, 2024/3117 E., 2024/5432 K., 12.12.2024 (m.55)
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/1347 E., 2024/2655 K., 30.09.2024 (m.53)
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/9178 E., 2023/2592 K., 12.04.2023 (m.53)
- 4. Daire, 2020/2302 E., 2023/1519 K., 20.03.2023 (m.51)
- 12. Hukuk Dairesi, 2019/6934 E., 2019/9976 K., 12.06.2019 (m.52)
- 12. Hukuk Dairesi, 2019/1609 E., 2019/3078 K., 27.02.2019 (m.52)
- 12. Hukuk Dairesi, 2018/4159 E., 2018/9337 K., 08.10.2018 (m.53)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/350 E., 2024/2233 K., 10.12.2024 (m.50)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/481 E., 2022/1431 K., 05.10.2022 (m.50)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/713 E., 2022/1432 K., 05.10.2022 (m.50)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/920 E., 2022/1434 K., 05.10.2022 (m.50)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/811 E., 2022/1396 K., 28.09.2022 (m.50)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/2105 E., 2022/1398 K., 28.09.2022 (m.50)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/697 E., 2021/526 K., 22.04.2021 (m.54)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 18.02.1965 (m.51).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/icra-ve-iflas-hukuku/yetki-tatiller-ve-talikler
