2. İdari Davaların Açılması

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Çözüm, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 7. maddesine dayanmaktadır. İlgili maddenin 4. fıkrası, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.” hükmünü amirdir. EPDK'nin Resmî Gazete'de yayımladığı Kurul Kararı, ilanı gereken bir düzenleyici işlemdir. Yine aynı maddenin 1. fıkrasına göre, idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Somut olayda, Kurul Kararı 10 Mart 2023'te yayımlanmıştır. Dava açma süresi, bu tarihi izleyen gün olan 11 Mart 2023'ten itibaren işlemeye başlar. Altmış günlük süre hesaplandığında (Mart 21 gün + Nisan 30 gün + Mayıs 9 gün), sürenin son günü 09 Mayıs 2023'tür. Dava 05 Mayıs 2023'te açıldığı için yasal altmış günlük süre içerisindedir ve dava süresindedir. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: Tarife bir mali yüküm olsa da EPDK kararlarına karşı açılacak davalar vergi mahkemesinin görev alanına girmediğinden otuz günlük süre uygulanmaz. Düzenleyici işlemlere karşı, işlemin uygulanmasını beklemeden, doğrudan yayım tarihinden itibaren dava açılabilir (İYUK m. 7/4). İdari eylemler için öngörülen idareye başvuru zorunluluğu (İYUK m. 13), idari işlemlere karşı iptal davası açılmasında bir ön koşul değildir. Son olarak, ilanı zorunlu düzenleyici işlemlerde dava süresinin başlangıcı için sübjektif öğrenme tarihi değil, objektif ilan tarihi esas alınır. Önemli Nokta 2: İdari davaların konusunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 2. maddesinde belirtildiği üzere idari işlemler, eylemler ve idari sözleşmeler oluşturur. Bir idari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için temel şart, o işlemin "icrai" nitelikte, yani idarenin tek taraflı iradesiyle ilgililerin hukuksal durumunu etkileyen, değiştiren veya ortadan kaldıran, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir nitelik taşımasıdır. Olayda, (A)'ya tebliğ edilen "kamulaştırma ön tespit ve kıymet takdir raporu", nihai kamulaştırma kararının alınmasından önceki bir hazırlık işlemidir. Bu rapor, idarenin iç işleyişiyle ilgili olup, tek başına (A)'nın mülkiyet hakkı üzerinde herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğuracak olan asıl işlem, yetkili idari makam (belediye encümeni) tarafından alınacak olan nihai kamulaştırma kararıdır. Hazırlık işlemleri, kural olarak, esas işlemle birlikte dava konusu edilebilirler; müstakil olarak iptal davasına konu olamazlar. Bu nedenle, mahkemenin, dava konusu işlemin icrai nitelikte olmaması sebebiyle, davayı esasa girmeden, ilk inceleme aşamasında ehliyet (dava konusu işlemin niteliği) yönünden incelenmeksizin reddetmesi gerekir. A seçeneği, menfaat ihlali ile işlemin icrailiği şartını karıştırdığı için yanlıştır. Bir kişinin menfaati ihlal edilmiş olsa bile, dava açılacak işlemin icrai olması zorunludur. B seçeneği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesindeki 30 günlük dava açma süresini yanlış yorumlamaktadır. Bu süre, icrai nitelikteki "kamulaştırma işleminin" kendisine karşı açılacak iptal davası için öngörülmüştür, hazırlık işlemleri için değil. D seçeneği, İYUK m. 11'deki idari başvuruyu yanlış yorumlamaktadır. Bu başvuru, dava açma süresi içinde kullanılabilecek ihtiyari bir yoldur ve zorunlu değildir. Ayrıca bu yol, yine icrai nitelikteki işlemler için geçerlidir. E seçeneği, hazırlık işleminin esas işlemin bir parçası olduğunu doğru belirtse de hukuki sonucu yanlış çıkarmaktadır. Bir hazırlık işlemi, ancak esas işlemle birlikte dava konusu edildiğinde hukuka uygunluk denetimine tabi tutulabilir, tek başına dava konusu edilemez. Önemli Nokta 3: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesi, somut olaya uygulanması gereken temel hükümdür. Maddenin 1. fıkrasına göre, ilgililer idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle, idari dava açma süresi içinde üst makama başvurabilirler. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Maddenin 2. fıkrasına göre, otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). 3. fıkraya göre ise, isteğin reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Somut olayda: 1. Disiplin cezasının tebliğ tarihi olan 04.03.2024'te genel dava açma süresi olan 60 gün işlemeye başlamıştır. 2. (M), 14.03.2024 tarihinde üst makama başvurmuştur. Bu tarihe kadar dava açma süresinden 10 gün geçmiştir. 3. Bu başvuru, 10. gününde dava açma süresini durdurmuştur. Dava açmak için geriye 50 gün kalmıştır. 4. İdare 30 gün içinde cevap vermediği için başvuru zımnen reddedilmiş sayılır. 5. Bu 30 günlük sürenin bitiminden itibaren, daha önce durmuş olan ve kalan 50 günlük dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir. Diğer seçeneklerin analizi: A seçeneği yanlıştır, çünkü İYUK m. 11’e göre başvuru süreyi durdurur (daha önceki sürenin saklı kalması), kesmez (süreyi sıfırlayıp baştan başlatmaz). C seçeneği yanlıştır, çünkü bu seçenek İYUK m. 10'da düzenlenen, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurma durumunu düzenlemektedir. Olayda ise mevcut bir işlemin kaldırılması talebi vardır ve bu durum m. 11 kapsamındadır. D seçeneği yanlıştır, zira disiplin cezası bir idari işlem olup idari eylem değildir. İdari eylemlerden doğan tam yargı davaları için öngörülen İYUK m. 13'teki ön başvuru şartı bu olayda uygulama alanı bulmaz. E seçeneği yanlıştır, çünkü soru (M)'nin idari yargıda dava açma süresini sormaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru, 6328 sayılı Kanun’da düzenlenen ayrı bir hak arama yoludur ve bu yola ilişkin sürelerin, İYUK kapsamında açılacak davaya etkisi sorunun cevabı değildir. Önemli Nokta 4: İdari yargıda dava açma süresinin başlangıcı, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri gereğince sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. 1982 Anayasası'nın 125. maddesinde yer alan "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü, bu konudaki temel anayasal güvenceyi oluşturur. Bu anayasal ilkenin bir yansıması olarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 7. maddesinin 2/a bendinde de idari uyuşmazlıklarda dava açma süresinin "yazılı bildirimin yapıldığı" tarihi izleyen günden başlayacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda, (M)'ye kararın sözlü olarak bildirilmesi veya bu durumun bir toplantı tutanağına geçirilmiş olması, kanunun aradığı anlamda "yazılı bildirim" niteliği taşımaz. Dava açma süresini başlatan hukuki olgu, işlemin tüm unsurlarıyla ve hukuki sonuçlarıyla birlikte ilgiliye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihtir. Olayda bu tarih 20 Mayıs'tır. İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gün olduğundan, 20 Mayıs'ı izleyen günden itibaren başlayan süre içinde 10 Temmuz'da açılan dava süresindedir. A seçeneği yanlıştır; zira toplantı tutanağı, kişiye özel ve imzası karşılığı yapılması gereken tebligat işleminin yerine geçemez. C seçeneği yanlıştır; çünkü disiplin cezası, idarenin tek yanlı irade beyanıyla hukuki sonuç doğuran bir "idari işlem"dir, "idari eylem" değildir. İYUK m. 13'te düzenlenen idareye başvuru zorunluluğu, idari eylemlerden doğan tam yargı davaları için öngörülmüş bir ön şart olup, iptal davalarında uygulanmaz. D seçeneği, sürenin başlangıcını hatalı olarak öğrenme (ıttıla) tarihinden başlattığı için yanlıştır. E seçeneği ise idari usul hukukunun kanunla belirlenmiş net kurallarını, medeni hukuka ait olan ve bu bağlamda uygulama alanı bulmayacak dürüstlük kuralı gibi soyut ilkelerle geçersiz kılmaya çalıştığı için hatalıdır. Kanun, sürenin başlaması için açıkça 'yazılı bildirim' şartını aramaktadır. Önemli Nokta 5: Somut olay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesinde düzenlenen “Üst Makamlara Başvurma” kurumuna ilişkindir. İlgili maddeye göre, idari dava açma süresi içinde üst makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. 1. **Sürenin Durması:** (M), genel dava açma süresi olan 60 gün içinde, sürenin 15. günü dolduktan sonra (16.03.2023 tarihinde) üst makama başvurmuştur. Bu başvuru, o ana kadar işlemiş olan 15 günlük süreyi durdurmuştur. 2. **İdarenin Cevap Süresi ve Zımni Ret:** İYUK m. 11/2 uyarınca, idarenin başvuruya cevap vermek için 30 günlük süresi vardır. Bu süre içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). Olayda idarenin gönderdiği "değerlendirme sürecinde" olduğu yönündeki yazı, başvurunun esasına ilişkin bir cevap niteliği taşımadığından 30 günlük süreyi etkilemez. Bu 30 günlük sükût süresi, başvurunun yapıldığı 16.03.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlar. 3. **Sürenin Yeniden İşlemeye Başlaması:** İYUK m. 11/3'e göre, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Dolayısıyla, 30 günlük sükût süresinin bitiminde (M)'nin talebi zımnen reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren, daha önce işlemiş olan 15 gün mahsup edilerek kalan 45 günlük dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir. **Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi:** * **A Seçeneği:** Bu seçenek, İYUK m. 10'da düzenlenen “idari makamlara başvurma” ve özellikle “kesin olmayan cevaba” ilişkin kuralı (dört aylık bekleme süresi) yansıtmaktadır. Ancak İYUK m. 11, mevcut bir işleme karşı yapılan ihtiyari başvuru için özel bir düzenleme olup, m. 10'daki bu kural burada uygulanmaz. m. 11'de kesin olmayan cevap hâli düzenlenmemiş, sadece 30 günlük sükûtun zımni ret sayılacağı belirtilmiştir. * **B Seçeneği:** Bu seçenekte, sürenin "durduğu" değil, "kesildiği" ifade edilmektedir. Sürenin durması, kalan sürenin kaldığı yerden devam etmesi anlamına gelirken; sürenin kesilmesi, sürenin sıfırlanarak yeniden başlaması demektir. İYUK m. 11 açıkça sürenin "duracağını" düzenlediğinden bu seçenek yanlıştır. * **C Seçeneği:** İYUK m. 11'deki başvuru yolu, dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu bir yol değil, ilgilinin isteğine bağlı (ihtiyari) bir yoldur. İYUK m. 13'te düzenlenen tam yargı davaları için öngörülen başvuru gibi zorunlu değildir. Bu nedenle, başvuru yapılmadan dava açılması durumunda dilekçenin merciine tevdii kararı verilemez. Bu seçenek bu yönüyle hatalıdır. * **E Seçeneği:** İdarenin usule ilişkin, başvurunun esasına girmeyen "başvurunuz alınmıştır" veya "incelenmektedir" gibi cevapları, zımni ret için öngörülen 30 günlük süreyi kesmez veya yeniden başlatmaz. Süre, başvuru tarihinden itibaren işlemeye devam eder.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik piyasasındaki tavan fiyat tarifesini yeniden belirleyen bir Kurul Kararını 10 Mart 2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koymuştur. Bu düzenlemeden doğrudan etkilenen Anadolu Enerji A.Ş., söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla 05 Mayıs 2023 tarihinde kararın iptali istemiyle dava açmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre, davanın akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A)İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başladığından ve genel dava açma süresi altmış gün olduğundan, 05 Mayıs 2023'te açılan dava süresindedir.
B)Tarife, vergi benzeri mali yüküm niteliğinde olduğundan, vergi mahkemelerinde geçerli olan otuz günlük dava açma süresine tabidir; bu nedenle dava süre aşımı nedeniyle reddedilmelidir.
C)Düzenleyici işleme karşı dava açılabilmesi için öncelikle işlemin uygulanması ve bu uygulamadan bir zararın doğması gerektiğinden, dava erken açılma nedeniyle usulden reddedilmelidir.
D)İdari eylemlerden doğan hak ihlallerinde olduğu gibi, dava açmadan önce Kuruma başvurarak kararın düzeltilmesinin istenmesi zorunlu olduğundan, dava ön koşul yokluğu nedeniyle reddedilmelidir.
E)Dava açma süresi, şirketin Kurul Kararını ve hukuki sonuçlarını öğrendiği tarihten itibaren başlayacağından, davanın süresinde olup olmadığı mahkemece yapılacak araştırmayla belirlenmelidir.

Çözüm

Çözüm, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 7. maddesine dayanmaktadır. İlgili maddenin 4. fıkrası, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.” hükmünü amirdir. EPDK'nin Resmî Gazete'de yayımladığı Kurul Kararı, ilanı gereken bir düzenleyici işlemdir. Yine aynı maddenin 1. fıkrasına göre, idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Somut olayda, Kurul Kararı 10 Mart 2023'te yayımlanmıştır. Dava açma süresi, bu tarihi izleyen gün olan 11 Mart 2023'ten itibaren işlemeye başlar. Altmış günlük süre hesaplandığında (Mart 21 gün + Nisan 30 gün + Mayıs 9 gün), sürenin son günü 09 Mayıs 2023'tür. Dava 05 Mayıs 2023'te açıldığı için yasal altmış günlük süre içerisindedir ve dava süresindedir. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: Tarife bir mali yüküm olsa da EPDK kararlarına karşı açılacak davalar vergi mahkemesinin görev alanına girmediğinden otuz günlük süre uygulanmaz. Düzenleyici işlemlere karşı, işlemin uygulanmasını beklemeden, doğrudan yayım tarihinden itibaren dava açılabilir (İYUK m. 7/4). İdari eylemler için öngörülen idareye başvuru zorunluluğu (İYUK m. 13), idari işlemlere karşı iptal davası açılmasında bir ön koşul değildir. Son olarak, ilanı zorunlu düzenleyici işlemlerde dava süresinin başlangıcı için sübjektif öğrenme tarihi değil, objektif ilan tarihi esas alınır.

Soru 2

Bir belediye, imar planı gereğince yapacağı yol genişletme projesi kapsamında, mülkiyeti (A)'ya ait olan taşınmaz için Kamulaştırma Kanunu uyarınca bir "kamulaştırma ön tespit ve kıymet takdir raporu" hazırlatmıştır. Bu rapor, taşınmazın teknik özelliklerini ve idarece öngörülen tahmini bedeli içermekte olup, bilgi amacıyla (A)'ya tebliğ edilmiştir. Henüz belediye encümeni tarafından nihai bir kamulaştırma kararı alınmamışken, (A), bu raporun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, mahkemenin bu dava hakkında vermesi gereken karar aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 3

Devlet memuru (M), hakkında tesis edilen “uyarma” disiplin cezasının kendisine 04.03.2024 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, bu işlemin kaldırılması talebiyle 14.03.2024 tarihinde işlemi tesis eden makamın hiyerarşik üstüne başvuruda bulunmuştur. İdari makam, bu başvuruya kanuni süre içerisinde herhangi bir cevap vermemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre, (M)’nin dava açma süresine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.