4. Kararlar ve Sonuçları
Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.
Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapan (M), hakkında tesis edilen kınama cezası işleminin iptali istemiyle İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama neticesinde mahkeme, işlemin iptaline karar vermiş ve yargılama giderleri ile (M)’nin avukatı lehine maktu vekâlet ücretine hükmetmiştir. Kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine (M)’nin avukatı, söz konusu alacakların tahsili için icra takibi başlatmayı planlamaktadır. Bu durumda, idari yargı kararıyla hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hukuki niteliği ve tâbi olduğu usul kuralları hakkında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili genel kanun hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Çözüm
İdari yargılama usulünde, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin hususlarda özel bir düzenleme bulunmadığı takdirde genel kanun olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK'nin "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, idari yargıda hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama giderlerinin bir parçasıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 28. maddesinin 2. fıkrası, idare aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmemesi halinde "genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur" hükmünü amirdir. Bu ifade, İYUK'ta özel düzenleme bulunmayan hallerde HMK ve İcra ve İflas Kanunu gibi genel kanunlara atıf yapıldığını göstermektedir. Bu nedenle, yargılama giderlerinin kapsamı ve vekâlet ücretinin bu kapsamdaki yeri gibi konularda HMK hükümleri uygulanır. Diğer seçeneklerin yanlışlığı ise şu şekildedir: A seçeneği yanlıştır, çünkü İYUK m. 28/6'da atıf yapılan 6183 sayılı Kanun, sadece mahkeme kararının tebliği ile ödeme tarihi arasındaki süre için işleyecek faizin hesaplanmasında kullanılır; alacağın aslı genel hükümlere göre takip edilir. B seçeneği yanlıştır, çünkü HMK m. 339/1'e göre adli yardımdan dolayı ertelenen giderler dava sonunda "haksız çıkan kişiden" tahsil edilir. Davayı kazanan (M)'den değil, haksız çıkan idareden tahsil edilir. D seçeneği yanlıştır, zira İİK m. 15, masrafların nihayetinde haksız çıkan borçluya ait olacağını belirtir; bu durum, davayı kazananın yaptığı masrafları haksız çıkan taraftan talep etmesine engel teşkil etmez. E seçeneği yanlıştır, çünkü İYUK m. 28/4 uyarınca mahkeme kararlarının süresi içinde yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası, kamu görevlisine karşı değil, "ancak ilgili idare aleyhine" açılabilir.
Bir üniversitede doçent olarak görev yapan (A), hakkında yürütülen bir soruşturma neticesinde “hizmet gereği” gerekçesiyle mühendislik fakültesindeki kadrosundan alınarak merkez kütüphanede daha düşük ücretli bir uzman kadrosuna atanmıştır. Bu atama işlemi nedeniyle (A)'nın akademik teşvik ve ek ödemelerden mahrum kalması sonucu aylık gelirinde ciddi bir düşüş yaşanmıştır. (A)'nın açtığı dava sonucunda İdare Mahkemesi, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu ve örtülü bir ceza niteliği taşıdığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar vermiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve idare hukuku ilkeleri çerçevesinde, mahkemenin kesinleşen bu iptal kararının (A)'nın mali hakları üzerindeki temel hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Bir büyükşehir belediyesinde çöp toplama hizmetlerinin ciddi biçimde aksadığı ve bu durumun halk sağlığını olumsuz etkilediği, yetkili sulh hukuk hâkimi tarafından tespit edilmiştir. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca hizmetin yürütülmesini Valilik'ten istemiştir. Belediye, bu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açmıştır. İdare mahkemesi, kararının gerekçesinde, hizmetin aksadığına ilişkin tespiti hukuka uygun bulmakla birlikte, Valiliğin hizmeti yürütmek için öngördüğü yöntemin, belediyenin kendi imkânlarıyla sunabileceği yöntemden daha maliyetli ve daha az verimli olduğunu belirterek işlemi iptal etmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, idare mahkemesinin bu kararı hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?