Danıştay Kanunu
Disiplin kovuşturması
Kısaca
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 67. maddesi, Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkında disiplin kovuşturmasının hangi hallerde yapılacağını düzenler. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 68. maddesi, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerin disiplin kovuşturmasını gerektiren hal ve hareketlerinin görülmesi veya öğrenilmesi halinde konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Danıştay Kanunu m.67–75 hükümlerini kapsar.
- Danıştay Kanunu m.67Disiplin kovuşturması
- Danıştay Kanunu m.68Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi
- Danıştay Kanunu m.69Disiplin kovuşturması kararı
- Danıştay Kanunu m.70Soruşturmanın şekli
- Danıştay Kanunu m.71Rapor verilmesi
- Danıştay Kanunu m.72Rapor üzerine yapılacak işlem
- Danıştay Kanunu m.73Disiplin cezaları
- Danıştay Kanunu m.74Kararların yerine getirilmesi
- Danıştay Kanunu m.75Disiplin kararı aleyhine dava açılması
Danıştay Kanunu m.67 — Disiplin kovuşturması
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 67. maddesi, Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkında disiplin kovuşturmasının hangi hallerde yapılacağını düzenler. Maddenin koşulu, yüksek hakimlik vakar ve şerefi ile bağdaşmayan ya da hizmetin aksamasına yol açan hal ve hareketlerin görülmesi veya öğrenilmesidir. Madde yalnızca Danıştay mensuplarına uygulanır. Maddede disiplin kovuşturmasının usulü, soruşturmacıların görevlendirilmesi, savunma alınması, raporun düzenlenmesi, Yüksek Disiplin Kurulunun kararı ve kovuşturmanın sonucu düzenlenmez; bunlar 2575 sayılı Kanun m.68 ile m.75 arasında yer alır. Ceza soruşturması ve kovuşturması (m.76-82) ile bu kişilerin görevden doğan suçları da bu maddenin kapsamı dışındadır. Disiplin cezalarına karşı başvuru yolları ve sürelerine ilişkin hükümler de maddede yer almaz.
Disiplin kovuşturması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Disiplin kovuşturması
- Danıştay mensubu hakkında, bu Kanun hükümlerine göre yürütülen ve disiplin cezası verilmesine yer olup olmadığının araştırıldığı usulî süreçtir. Kanun bu ifadeyi soruşturma ile eş anlamlı kullanmaktadır; maddenin kendisi ise süreci tanımlamaz.
- Yüksek hakimlik vakar ve şerefi
- Danıştay mensuplarının yargı görevine yakışan davranış ve tutum ölçüsüdür. Madde bu ölçütü soyut olarak kullanır; somut olayın bu ölçüte uyup uymadığı, isnadın niteliğine göre değerlendirilir.
- Hizmetin aksaması
- Mensubun hal ve hareketlerinin Danıştayın işleyişini engelleyecek ya da güçleştirecek bir sonuç doğurmasıdır. Bu ölçüt, vakar ve şeref ölçütünden bağımsız olarak da disiplin kovuşturması nedeni oluşturur.
- Görülme veya öğrenilme
- Aykırı hal ve hareketin disiplin kovuşturmasının başlatılmasını tetikleyen bilgilenme biçimidir. Maddeye göre, aykırılığın görülmesi ya da öğrenilmesi kovuşturma için yeterlidir; bunun için ayrı bir yazılı başvuru koşulu maddede aranmaz.
- Başkanlık Kurulu
- Aykırı hal ve hareketin Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilip ettirilmeyeceğine takdirle karar veren organdır. Kanunun bu konudaki yetkisi maddede Başkanlık Kuruluna verilmiştir.
Disiplin kovuşturması: hangi şartlar aranır?
- Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekillerinden, daire başkanlarından veya üyelerinden birinin hakkında isnat edilen bir hal veya hareketin bulunması gerekir.
- Bu hal veya hareketin yüksek hakimlik vakar ve şerefi ile bağdaşmaması ya da hizmetin aksamasına yol açması gerekir.
- Aykırı hal ve hareketin görülmüş veya öğrenilmiş olması gerekir.
- Görülen veya öğrenilen aykırılığın Başkanlık Kurulunca Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesi kararlaştırılmalıdır; bu takdir Başkanlık Kuruluna aittir.
- Yüksek Disiplin Kurulunun, eldeki bilgi ve delillere ve isnadın niteliğine göre disiplin kovuşturmasına yer olup olmadığına karar vermesi gerekir.
Disiplin kovuşturması: hangi sonuçları doğurur?
- Madde koşulları gerçekleşirse, ilgili hakkında 2575 sayılı Kanun hükümlerine göre disiplin kovuşturması yapılır.
- Aykırı hal ve hareket görülmez ve öğrenilmezse, madde kapsamında kovuşturma yapılamaz.
- Vakar ve şeref ya da hizmetin aksaması ölçütlerinden hiçbiri gerçekleşmezse, mensup hakkında bu maddeye dayanarak disiplin kovuşturması açılamaz.
- Başkanlık Kurulu konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikalini uygun görmezse, konu bu aşamada kalır ve kovuşturma başlamaz.
- Yüksek Disiplin Kurulu disiplin kovuşturmasına yer olmadığına karar verirse, kovuşturma yapılmaz.
Vakar ve şeref ölçütü ile hizmetin aksaması ölçütü arasındaki fark nedir?
Mensubun kişisel davranışının yüksek hakimlik vakar ve şerefiyle bağdaşmaması, hizmet üzerinde etki doğurup doğurmadığına bakılmaksızın kovuşturma nedenidir.
Hal ve hareketin hizmetin işleyişini aksatması, vakar ve şeref ölçütüne uymasa bile kovuşturma nedenidir.
Maddedeki iki ölçüt alternatiftir; hangisinin gerçekleştiğinin ayrıca gösterilmesi, kovuşturmanın başlatılması için yeterlidir.
Görülme ile öğrenilme ile Başkanlık Kurulu takdiri arasındaki fark nedir?
Aykırılığın görülmesi ya da öğrenilmesi, kovuşturmanın hukuki zeminini oluşturur.
Konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesi Başkanlık Kurulunun takdirine bağlıdır.
Aykırılığı öğrenen her kişinin Yüksek Disiplin Kurulunu doğrudan harekete geçirmesi maddeden çıkmaz; sevk kararı Başkanlık Kurulundan çıkar.
Yüksek Disiplin Kurulunun ön değerlendirmesi ile soruşturma aşaması arasındaki fark nedir?
Maddede yer alan bu aşamada kurul, kovuşturmaya yer olup olmadığına karar verir.
Kovuşturma aşaması, kurulun kovuşturmaya karar vermesinden sonra başlar ve ayrıntıları 2575 sayılı Kanun m.68 ve devamında düzenlenir.
Madde, yalnızca kovuşturmanın açılmasının koşullarını gösterir; kovuşturmanın sonucu ve yaptırımı bu maddeye değil sonraki maddelere bağlıdır.
Disiplin kovuşturması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aykırılığın görülmesi veya öğrenilmesini yeterli görüp, Başkanlık Kurulunun intikal kararını atlamak; sevk takdirinin Başkanlık Kuruluna ait olduğu unutulmamalıdır.
- Vakar ve şeref ölçütü ile hizmetin aksaması ölçütünü birlikte aramak; bunlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
- Maddedeki "görülür veya öğrenilirse" ifadesini, kovuşturmanın kendiliğinden sonuçlanacağı biçiminde yorumlamak; bu aşamada yalnızca kovuşturmanın açılmasına karar verilebilir.
- Kanunun disiplin kovuşturması ifadesini ceza kovuşturması ile karıştırmak; bu madde yalnız disiplin kovuşturmasına ilişkindir.
- Kovuşturmanın usulünü ve sürelerini bu madde içinde aramak; bunlar m.68 ve sonraki maddelerdedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek Disiplin Kurulunun kovuşturmaya yer olup olmadığına karar verirken isnadın ciddiyetini ve delillerin yeterliliğini değerlendirdiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/2052 E., 2021/1147 K., 03.06.2021)
- Hakimlerin bağımsızlığına ilişkin ciddi kuşku yaratan hal ve hareketlerin vakar ve şeref ölçütüne girebileceği yönünde uygulama oluşmuştur. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1864 E., 2021/2430 K., 15.11.2021; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1865 E., 2021/1145 K., 03.06.2021; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1866 E., 2021/1146 K., 03.06.2021)
- Hakimlik vakar ve şerefi ölçütünün, mensubun yargısal bağımsızlığını tehdit eden davranışlara uygulandığı kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1864 E., 2021/2430 K., 15.11.2021; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1865 E., 2021/1145 K., 03.06.2021)
- Danıştay Kanunu m.67'nin, mensubun hal ve hareketinin niteliğine göre geniş yorumlandığı görülmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/1627 E., 2022/3551 K., 07.12.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Aykırı hal ve hareketi ileri süren taraf, bunun görüldüğünü veya öğrenildiğini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Vakar ve şeref ya da hizmetin aksaması ölçütünün gerçekleştiği, isnadı ileri süren kurum ve kişi tarafından somut bilgi ve belgeyle gösterilmelidir.
- Kovuşturmaya yer olup olmadığı, Yüksek Disiplin Kurulunun elindeki bilgi ve delillere göre değerlendirilir; bu aşamada belge ve tanık bilgileri esas alınır.
- Hal ve hareketin niteliğinin ve yapılan isnadın somut olayla bağlantısının ispatı, sonraki soruşturma aşamasında yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.68: Yüksek Disiplin Kurulunun kovuşturmaya karar vermesi halinde kurulun soruşturmacı görevlendirmesini düzenler; m.67 ile kovuşturmanın açılması, m.68 ile soruşturma aşaması birbirine bağlıdır.
- 2575 sayılı Kanun m.75: Disiplin kovuşturmasına ilişkin sürecin sonunda verilen kararlara karşı dava hakkını ve süresini düzenler; m.67 uyarınca açılan kovuşturmanın yargısal denetimini gösterir.
- 2575 sayılı Kanun m.76: Aynı kişilerin görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarına ilişkin ceza soruşturmasını düzenler; disiplin kovuşturması ile ceza soruşturması ayrı yollardır.
Danıştay Kanunu m.68 — Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 68. maddesi, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyelerin disiplin kovuşturmasını gerektiren hal ve hareketlerinin görülmesi veya öğrenilmesi halinde konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesini düzenler. Maddenin konusu, bu intikalin Başkanlık Kurulu tarafından takdir edilip karara bağlanmasıdır. Madde, Danıştay mensuplarının hangi hallerde disiplin kovuşturmasına konu olacağını, soruşturmanın yürütülmesini, Yüksek Disiplin Kurulunun kararını ve cezaları düzenlemez (bunlar 2575 sayılı Kanunun 68 ile 76 arasındaki diğer hükümlerinde yer alır). Ceza soruşturması ve kovuşturması, bu maddede değil 2575 sayılı Kanunun 76-82. maddelerinde düzenlenmiştir. Yüksek Disiplin Kurulunun oluşumu ve görevleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Disiplin kovuşturması
- Yüksek hakimlik, vakar ve şerefle bağdaşmayan veya hizmetin aksamasına yol açan hal ve hareketler hakkında Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yürütülen disiplin işlemleri bütünüdür. Madde, bu kovuşturmanın başlatılmasına yönelik intikal işlemini konu alır.
- Yüksek Disiplin Kurulu
- Danıştay mensupları hakkında disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağına karar veren ve cezayı belirleyen organdır. Kurulun kendisi bu maddede düzenlenmemiş, oluşumu ve görevleri ayrı maddelerde gösterilmiştir.
- Başkanlık Kurulu
- Danıştay Başkanının başkanlığında toplanan ve konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilip ettirilmeyeceğine duruma göre karar veren organdır. Bu maddede intikal kararı bu kurulun takdirine bırakılmıştır.
- Hal ve hareket
- Disiplin kovuşturmasına konu olabilecek, ilgilinin davranış ve tutumunu ifade eden olaydır. Maddede bu hal ve hareketin görülmesi veya öğrenilmesi intikal için başlangıç olarak alınır.
Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları veya üyelerden birinin hal ve hareketinin bulunması gerekir; hal ve hareket yüksek hakimlik, vakar ve şerefle bağdaşmayan veya hizmetin aksamasına yol açan nitelikte olmalıdır.
- Bu hal ve hareketin Danıştay yetkilileri tarafından görülmesi veya öğrenilmesi gerekir.
- Konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesi, Başkanlık Kurulunun duruma göre takdir etmesine bağlıdır.
- Başkanlık Kurulu intikal kararını duruma göre takdir edip karara bağlamalıdır.
Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Hal ve hareket görülür veya öğrenilirse, konunun Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesi Başkanlık Kurulunun takdirine bırakılır.
- Başkanlık Kurulu konuyu intikal ettirmeye karar verirse, Yüksek Disiplin Kurulu disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağını değerlendirir.
- Başkanlık Kurulu intikal ettirmemeye karar verirse, konu Yüksek Disiplin Kurulunun önüne gelmez ve bu yönde kovuşturma başlamaz.
- Başkanlık Kurulunun takdir kararına karşı ayrı bir itiraz yolu bu maddede düzenlenmemiştir.
Hal ve hareketin görülmesi ile öğrenilmesi arasındaki fark nedir?
Hal ve hareketin bizzat görülmesi, yani Danıştay yetkililerinin doğrudan tanık olması.
Hal ve hareketin sonradan öğrenilmesi, yani bilgi yoluyla haberdar olunması.
Madde her iki durumu da intikal için yeterli sayar; ikisinde de Başkanlık Kurulunun takdiri devreye girer.
Hizmetin aksamasına yol açan hal ile vakar ve şerefle bağdaşmayan hal arasındaki fark nedir?
Hizmetin aksamasına yol açan hal ve hareket, işleyişe zarar veren davranıştır.
Vakar ve şerefle bağdaşmayan hal ve hareket, mesleki onur ve itibarla ilgili davranıştır.
Her iki nitelik de disiplin kovuşturmasına konu olabilir; madde bunları alternatif olarak sayar.
Intikal kararı ile disiplin kovuşturmasına karar verme arasındaki fark nedir?
Başkanlık Kurulunun konuyu Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirme kararı, takdire bağlı bir ön değerlendirmedir.
Yüksek Disiplin Kurulunun disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağına karar vermesi, maddeden sonraki 69. maddede düzenlenen aşamadır.
Başkanlık Kurulu intikal kararı vermeden Kurul doğrudan disiplin kovuşturmasına karar veremez; iki aşama ayrıdır.
Konunun yüksek disiplin kuruluna intikal ettirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Başkanlık Kurulunun takdir yetkisini bağlı yetki gibi görüp konunun mutlaka Yüksek Disiplin Kuruluna gideceğini varsaymak.
- Başkanlık Kurulunun intikal kararı ile Yüksek Disiplin Kurulunun disiplin kovuşturması kararını aynı aşama saymak.
- Madde yalnızca intikali düzenlediği halde, disiplin soruşturmasının usulünü ve sürelerini bu maddeye dayandırmak.
- Vakar ve şerefle bağdaşmayan hal ile hizmetin aksamasına yol açan hal arasında ayrım yapmadan her olayı aynı ölçütle değerlendirmek.
Nasıl ispat edilir?
- Disiplin kovuşturmasına konu hal ve hareketin görüldüğünü veya öğrenildiğini ileri süren taraf, bu durumu ispatlamalıdır; intikal için somut bir olay ortaya konulmalıdır.
- Hal ve hareketin yüksek hakimlik, vakar ve şerefle bağdaşmadığı ya da hizmetin aksadığı iddiası, Başkanlık Kurulu önünde somut bilgi ve belgelerle desteklenmelidir.
- Başkanlık Kurulunun takdir kararında, takdirin hangi bilgi ve belgeye dayandığı kayıtlara geçirilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.69: Yüksek Disiplin Kurulunun disiplin kovuşturması yapılıp yapılmayacağına karar vermesini düzenler; bu madde Başkanlık Kurulunun intikal kararının ardından gelen aşamadır.
- 2575 sayılı Kanun m.76-82: Danıştay mensuplarının görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarına ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturmasını düzenler; disiplin kovuşturmasıyla paralel yürüyebilecek ayrı bir süreçtir.
Danıştay Kanunu m.69 — Disiplin kovuşturması kararı
Madde, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkında disiplin kovuşturmasına yer olup olmadığına Yüksek Disiplin Kurulunca karar verilmesini, Kurulun kovuşturma kararı vermesi hâlinde soruşturmayı yapacak kişilerin seçimini ve bu kişilerin Kurul toplantılarından çekilmesini düzenler. Maddeyi, Danıştay üyelerinin disiplin kovuşturmasını başlatan kişi ve kurul ile soruşturma yürütenler bakımından uygular. Disiplin soruşturmasının savunma, delil toplama, rapor ve kararın bildirimi aşamalarını ve Kurulun karar yetkisini bu maddede değil, kanunun sonraki maddelerinde düzenlenen usulde arayın. Konunun Başkanlık Kurulunca Yüksek Disiplin Kurulu'na intikal ettirilmesi (m.68), soruşturma sonucunda savunma ve karar (m.70 ve devamı), yargı yolu ve dava süresi (m.71 ve sonrası) ile ceza yargılamasına ilişkin hükümler (m.76 ve devamı) bu maddede düzenlenmez.
Disiplin kovuşturması kararı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Disiplin Kurulu
- Danıştay Başkanı, başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkında disiplin kovuşturmasına karar veren ve disiplin cezası ile ilgili nihai kararı veren kuruldur. Kurul, kovuşturma açılıp açılmayacağına önce eldeki bilgi ve delillere göre karar verir.
- Disiplin kovuşturmasına yer olup olmadığı kararı
- Kurulun, isnat edilen hal ve hareketin niteliğine ve eldeki bilgi ve delillere göre kovuşturma açılıp açılmayacağına ilişkin ön değerlendirmesidir. Bu aşamada kesin bir disiplin cezası verilmez, yalnızca kovuşturmanın açılması kararlaştırılır ya da reddedilir.
- Soruşturmacı
- Kurulun kovuşturma kararı vermesi üzerine, kurul dışındaki daire başkanları ve üyeler arasından seçtiği üç kişiden oluşan, soruşturmayı yürütmekle görevlendirilen kişilerdir. Soruşturma yürütecek kişilerin seçimi Kurul tarafından yapılır.
- Toplantıya katılmama (çekilme)
- Hakkında isnat bulunan kişinin, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi olması hâlinde, kurulun bu konudaki toplantılarına katılmamasıdır. Bu yasak yalnızca isnat edilen kişinin kendisi için geçerlidir, kurulun diğer üyelerini kapsamaz.
Disiplin kovuşturması kararı: hangi şartlar aranır?
- Danıştay Başkanı, başsavcı, başkanvekili, daire başkanı veya üyenin yüksek hakimlik, vakar ve şerefiyle bağdaşmayan ya da hizmetin aksamasına yol açan bir hal veya hareketi görülmüş ya da öğrenilmiş olmalıdır; aykırı hal ve hareketin Yüksek Disiplin Kurulu'na intikal ettirilmesi ise Başkanlık Kurulunun takdiriyle gerçekleşmelidir.
- Yüksek Disiplin Kurulu, eldeki bilgi ve delillere ve isnat olunan hal ve hareketin niteliğine göre disiplin kovuşturmasına yer olup olmadığına karar vermelidir.
- Kurul disiplin kovuşturmasına karar verirse, kurul dışındaki daire başkanları ve üyeler arasından üç kişi seçerek bunları soruşturma yapmakla görevlendirmelidir.
- Haklarında isnat bulunan kişi Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ise, kurulun bu konudaki toplantılarına katılmamalıdır.
- Soruşturmayı yapanlardan hiçbiri Kurul toplantısına katılmamalıdır; soruşturmayı yapmış olan kişiler, kurulun karar aşamasında da yer almamalıdır.
Disiplin kovuşturması kararı: hangi sonuçları doğurur?
- Kurul, eldeki bilgi ve delillere göre kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse disiplin kovuşturması açılmaz ve isnat edilen kişi hakkında soruşturma yürütülmez.
- Kurul kovuşturmaya yer olduğuna karar verirse, kurul dışındaki daire başkanları ve üyeler arasından üç kişi soruşturma yapmakla görevlendirilir.
- Soruşturmayı yapmakla görevlendirilen üç kişi, soruşturmanın yürütülmesi sırasında kurulun toplantılarına katılamaz; bu kişiler kurul kararına da katılmaz.
- Haklarında isnat bulunan Yüksek Disiplin Kurulu üyesi, kurulun bu konudaki toplantılarına katılamaz ve yerine 20. maddedeki usule göre yeni üye getirilir.
- Yerine getirilecek üyelerin seçilmesi 20. maddedeki usule bağlıdır; bu madde yeni üyeliğin nasıl doldurulacağını ayrıca düzenlemez.
- Madde, kovuşturmaya yer olmadığı kararına ilişkin usul kurallarını ayrıntılı olarak düzenlemez; bu karar Kurulun takdirine bağlıdır.
Kovuşturmaya yer olup olmadığı kararı ile disiplin cezası kararı arasındaki fark nedir?
Kovuşturmaya yer olup olmadığı kararı, eldeki bilgi ve delillere ve isnadın niteliğine göre verilen ön değerlendirmedir.
Disiplin cezası kararı, soruşturma sonunda hazırlanan rapor üzerine verilen nihai karardır.
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse soruşturma açılmaz ve ceza verilemez; yer olduğuna karar verilirse soruşturma aşamasına geçilir.
Kurul üyesi isnat sahibi ile kurulun diğer üyeleri arasındaki fark nedir?
Hakkında isnat bulunan kişi Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ise, bu kişi kurulun ilgili toplantılarına katılamaz.
İsnat bulunmayan kurul üyeleri kovuşturma kararına ilişkin toplantılara katılmaya devam eder.
Yasak yalnızca isnat edilen üye için geçerlidir; kurulun toplantı yeter sayısı ve karar alma sürecinde bu üye yerine 20. maddedeki usule göre yerine geçen üye yer alır.
Soruşturmayı yapan kişi ile kurulun karar veren kişisi arasındaki fark nedir?
Soruşturmayı yapmakla görevlendirilen üç kişi, soruşturmayı yürütür ve rapor hazırlar.
Kurul, soruşturma raporunu aldıktan sonra karar verir ve bu aşamada soruşturmayı yapmış olanlar Kurulda yer alamaz.
Soruşturmayı yürüten kişiler, karar aşamasında kurul toplantısına katılamaz; böylece soruşturmacının karar sürecindeki tarafsızlığı korunur.
Disiplin kovuşturması kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kovuşturmaya yer olup olmadığı kararını, disiplin cezası kararıyla karıştırmak; bu aşamada doğrudan ceza verilemeyeceğini gözden kaçırmak.
- Toplantıya katılmama yasağını isnat edilmeyen kurul üyelerine de uygulamak; yasağın yalnızca isnat edilen üyeye ait olduğunu unutmak.
- Soruşturmacı olarak görevlendirilen kişinin kurul kararına katılabileceğini düşünmek; bu kişilerin karar aşamasında yer almasının yasak olduğunu gözden kaçırmak.
- Kurulun soruşturmacı seçimini kurul dışındaki daire başkanları ve üyelerden yapması gerektiğini unutup kurul üyelerinden seçim yapmak.
- Yerine geçecek üyelerin seçimini bu maddede düzenlenmiş saymak; bu usulün 20. maddeye atıf yapıldığını gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay'a ilişkin disiplin usulünde, kovuşturma açılması aşamasında kurulun ön değerlendirme yaptığı ve bu aşamada kesin bir ceza kararı verilmediği kabul edilmektedir.
- Soruşturmanın tamamlanmasından sonra karar verme sürelerinin idarenin iç işleyişine ilişkin olduğu ve bu sürelerin geçmesinin cezayı kendiliğinden hukuka aykırı kılmayacağı yönünde içtihat bulunmaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Kovuşturma açılmasını talep eden veya isnadı ileri süren taraf, isnat edilen hal ve hareketin varlığını eldeki bilgi ve belgelerle ortaya koymalıdır; bu bilgi ve belgeler Kurulun kovuşturmaya yer olup olmadığına ilişkin kararının dayanağını oluşturur.
- Kurula sunulan bilgi ve delillerin niteliği ve yeterliliği, kovuşturma kararının verilip verilmediğinde belirleyicidir; kurul, bu değerlendirmeyi isnadın niteliğine göre yapar.
- Hakkında isnat bulunan Kurul üyesinin toplantıya katılmama yükümlülüğü, bu üyenin isnat altında olduğunun Kurul kayıtlarında tespit edilmesiyle ortaya çıkar; katılım tutanağı bu konuda belirleyicidir.
- Soruşturmacının karar aşamasına katılmadığı, Kurul toplantı tutanaklarından ve soruşturmacı görevlendirme kararından izlenebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.20: Kurul üyesi hakkında isnat bulunduğu için toplantıya katılamayan üyelerin yerlerinin hangi usulle doldurulacağını belirler. Bu madde m.69 ikinci fıkrasının son cümlesinde açıkça atıf yapılan hükümdür.
- 2575 sayılı Kanun m.68: Aykırı hal ve hareketlerin Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettirilmesinin Başkanlık Kurulunca takdir edilip karara bağlanacağını düzenler. Bu madde, kovuşturma kararından önceki başvuru aşamasını tamamlar.
- 2575 sayılı Kanun m.70: Soruşturmacıların ilgiliye isnadı bildirmesini, savunma almasını, delil toplamasını ve rapor hazırlamasını düzenler; m.69'un açtığı soruşturma sürecinin devamıdır.
- 2575 sayılı Kanun m.71: Soruşturma raporu sonrasında Kurul başkanının ilgiliye bildirimi ve savunma süresini düzenler; m.69 ile bağlantılı devam hükmüdür.
Danıştay Kanunu m.70 — Soruşturmanın şekli
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 70. maddesi, Yüksek Disiplin Kurulunun disiplin kovuşturması kapsamında görevlendirdiği soruşturmacıların soruşturma sırasındaki yetkilerini ve bu yetkilerin karşılığı olan yükümlülüğü düzenler. Düzenlenen konular, ilgiliye isnadın bildirilmesi ve savunmasının alınması, yeminli dinleme, bilgi toplama, sübut delillerinin tespiti ile kurum, kuruluş ve kişilerin sorulan hususlara cevap verme ve istekleri yerine getirme zorunluluğudur. Madde, disiplin soruşturmasını yürüten üç kişilik kurul üyelerine ve bu soruşturmaya muhatap olan daire, kurum, kuruluş ile gerçek ve tüzel kişilere uygulanır. Madde, soruşturma sonunda hazırlanacak raporun içeriğini ve sunulmasını düzenlemez (m.68). Madde, Kurulun soruşturma sonucunu ilgiliye bildirmesini, savunma süresini ve dosyanın incelenmesini düzenlemez (m.69). Madde, disiplin cezasına karşı dava açma süresini ve yargılama usulünü düzenlemez (m.71 ve sonrası). Madde, soruşturmacının görevlendirilmesi ve YDK üyelerinin katılamayacağı haller de düzenlemez (m.68 ve m.49 atfı ile ilgili hükümler).
Soruşturmanın şekli: hangi kavramlar bilinmeli?
- Soruşturmacı
- Yüksek Disiplin Kurulunun, Kurul dışındaki daire başkanları ve üyeleri arasından seçerek disiplin soruşturması yapmakla görevlendirdiği kişidir. Görevlendirme YDK kararıyla yapılır ve soruşturmacının yetkileri bu görevle sınırlıdır.
- Savunma alma
- İlgiliye kendisine isnat olunan hal ve hareketin bildirilmesi ve bu isnada karşı yazılı ya da sözlü açıklamasının istenmesidir. Savunma, disiplin soruşturmasının zorunlu aşamasıdır ve bu aşama atlanamaz.
- Sübut delili
- İsnadın gerçekleştiğini ortaya koyan, soruşturmacının tespit etmekle yükümlü olduğu delildir. Madde, delilin türünü sınırlamaz; soruşturmacı bilgi toplar ve sübut delillerini tespit eder.
- Yeminli dinleme
- Soruşturmacının lüzum gördüğü kişiyi yemin altında dinlemesidir. Dinlemenin yapılıp yapılmayacağı soruşturmacının takdirine bağlıdır.
- Sorulan hususlara cevap ve diğer isteklerin yerine getirilmesi
- Daire, kurum, kuruluş ile gerçek ve tüzel kişilerin soruşturmacının sorularına yanıt vermesi ve diğer taleplerini karşılamasıdır. Bu yükümlülük, 49. maddenin saklı tuttuğu hallerle sınırlıdır.
Soruşturmanın şekli: hangi şartlar aranır?
- Soruşturmanın, YDK tarafından disiplin kovuşturmasına karar verilmesi ve soruşturmacıların bu Kurul tarafından görevlendirilmesi üzerine yürütülmesi gerekir.
- Soruşturmacı, ilgiliye isnat olunan hal ve hareketi bildirerek savunmasını almalıdır; savunma alınmadan soruşturma tamamlanmış sayılmaz.
- Soruşturmacı, lüzum gördüğü kişileri yeminle dinleyebilir; bu takdir yetkisi soruşturmacıya aittir.
- Soruşturmacı, konuyla ilgili bilgileri toplamalı ve sübut delillerini tespit etmelidir.
- Sorulan hususların ve diğer istekler konusunda, daire, kurum, kuruluş ile gerçek ve tüzel kişiler cevap vermek ve istekleri yerine getirmek zorundadır.
- Bu zorunluluk, 49. maddenin saklı tuttuğu hükümler çerçevesinde geçerlidir; 49. madde kapsamındaki durumlarda yükümlülük aynı ölçüde doğmaz.
Soruşturmanın şekli: hangi sonuçları doğurur?
- Savunma alınmadan yapılan disiplin soruşturması hukuka aykırı olur; savunmanın alınması soruşturmanın asgari şartıdır.
- Soruşturmacı, bilgi ve belgeleri toplayıp sübut delillerini tespit ettikten sonra bulgularını rapora bağlar (rapor hükmü m.68'dedir).
- Sorulan hususlara cevap vermeyen veya istekleri yerine getirmeyen daire, kurum, kuruluş ile gerçek ve tüzel kişiler yükümlülüğe aykırı davranmış olur; bu aykırılığın yaptırımı kanunda bu maddede ayrıca belirtilmemiştir.
- 49. maddenin saklı tuttuğu hallerde yükümlülük sınırlanır ve bu hallerde cevap verme zorunluluğu doğmayabilir.
- Soruşturmacının yeminli dinleme yetkisi bir zorunluluk değil, lüzum gördüğü hallerde kullanılan bir yetkidir; kullanılmaması soruşturmayı geçersiz kılmaz.
- Maddenin hükmü emredicidir; soruşturmacının bilgi toplama ve savunma alma görevi taraflarca değiştirilemez.
Savunma alma ile yeminli dinleme arasındaki fark nedir?
Savunma alma zorunludur; isnat bildirilmeden ve savunma alınmadan disiplin soruşturması tamamlanamaz.
Yeminli dinleme ise soruşturmacının lüzum gördüğü hallerde başvurduğu bir takdir yetkisidir.
Savunmanın alınmaması soruşturmayı hukuka aykırı kılar; buna karşılık her soruşturmada yemin yoluyla tanık dinlenmesi zorunlu değildir.
Soruşturmacının yetkisi ile ilgili kamu kurum ve kişilerinin yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Soruşturmacı, bilgi toplama ve delil tespiti bakımından aktif bir yetkiye sahiptir.
Daire, kurum, kuruluş ve gerçek ile tüzel kişiler ise soruşturmacının sorularına cevap vermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük, soruşturmacının istediği bilgi ve belgelerin gecikmeden verilmesini sağlar; yükümlüler bu isteği reddedemez, ancak 49. maddenin saklı tuttuğu haller ayrıdır.
Genel kural ile 49. madde saklı hali arasındaki fark nedir?
Genel kural, sorulan hususlara cevap verilmesi ve isteklerin yerine getirilmesidir.
49. madde hükmü ise bu zorunluluğun kapsamını sınırlayan istisnai durumları saklı tutar.
Saklı tutulan hallerde kurum ve kişiler bilgi ya da belge vermekle yükümlü olmayabilir; bu nedenle istek alındığında 49. maddenin uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Soruşturmanın şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savunmayı alıp soruşturmayı tamamlanmış saymak; bilgi ve delil toplama ile sübut tespiti yapılmadan yalnız savunma alınmasının yeterli olduğunu düşünmek.
- Yeminli dinlemeyi zorunlu sanmak; yemin yetkisinin soruşturmacının lüzum gördüğü hallerle sınırlı bir takdir yetkisi olduğunu gözden kaçırmak.
- Cevap verme yükümlülüğünü mutlak sanmak ve 49. maddenin saklı tuttuğu halleri hesaba katmamak.
- Soruşturmayı yapan kişinin aynı zamanda disiplin cezasını verebileceğini varsaymak; bu durumun hukuka aykırı olduğunu göz ardı etmek.
- Soruşturmacının bulgularını rapora bağlamadan doğrudan ceza kararına geçmek; raporun düzenlenmesini 68. madde yerine bu maddeden türetmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay'a göre disiplin soruşturması yapılmadan, bilgi ve belge toplanmadan ve usulünce alınan ifadeler olmadan sadece savunma alınarak disiplin cezası verilmesi hukuka aykırıdır; sadece savunma alınmış olması soruşturmanın yapıldığı anlamına gelmez.
- Soruşturmayı yapan ile disiplin cezasını veren aynı kişi olamaz; aynı kişinin hem soruşturmacı hem disiplin amiri olması hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır.
- Danıştay'a göre birden fazla soruşturmacı görevlendirildiğinde bunlardan birinin soruşturulanın statüsünden aşağıda olması soruşturmayı hukuka aykırı kılar; soruşturmacının soruşturulanın üstü veya dengi statüde olması gerektiği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Soruşturmanın yöntemine uygun yürütüldüğünü ve savunmanın alındığını ispat yükü, soruşturmayı yürüten ve cezayı veren idaredededir; savunma alındığına dair yazılı belge, soruşturma tutanakları ve raporla ispatlanır.
- Yeminli dinleme yapılmışsa tanığın ifadesi tutanakla tespit edilmiş olmalı, sorular ve cevaplar ile yeminin şekli belirtilmelidir; bu belgeler ispat aracıdır.
- Kurum ve kişilerin cevap verme yükümlülüğüne aykırılık iddia edilirse, soruşturmacının istek yazısı ve tebliğ belgeleri ile yükümlünün cevabı veya cevap vermemesi ispatlanır.
- Karşı taraf, 49. madde kapsamındaki saklı bir halin varlığını ileri sürerek cevap verme yükümlülüğünün doğmadığını savunabilir; bu savunmanın dayanağını ispat etmesi gerekir.
- Soruşturmacının statüsünün isnat edilen kişinin statüsünden aşağı olmadığı, soruşturmacı atama kararı ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 m.49: Maddenin 2. fıkrasında saklı tutulan hükümdür; daire, kurum ve kuruluşların sorulan hususlara cevap verme yükümlülüğünün sınırını belirler.
- 2575 m.68: Soruşturmacının bulgularını gösteren ve disiplin cezası verilmesi hakkında görüş bildiren raporu düzenlemesini ve bu raporun YDK'ya verilmesini düzenler.
- 2575 m.69: Soruşturma sonucunun ilgiliye bildirilmesi ve savunma süresini düzenler; m.70 kapsamındaki savunma alma işleminden sonra gelen aşamadır.
Danıştay Kanunu m.71 — Rapor verilmesi
2575 sayılı Danıştay Kanunu m.71, disiplin soruşturmasını yürütenlerin hazırlayacakları raporun içeriğini düzenler. Raporda yapılan soruşturma, elde edilen bilgi ve deliller ile disiplin cezası verilmesine yer olup olmadığı yönündeki kanaat yer alır ve belgeler rapora eklenir. Maddenin uygulanması, Danıştay mensupları hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarıyla sınırlıdır. Madde, soruşturma rapora karşı ileri sürülecek savunma hakkını düzenlemez. Soruşturmanın açılmasına ve yürütülmesine ilişkin usulleri düzenlemez. Disiplin cezalarının türlerini ve verilmesine ilişkin esasları düzenlemez. Disiplin kurulunun karar usulünü de düzenlemez. Bu konular 2575 sayılı Kanunun ilgili disiplin hükümlerinde aranmalıdır.
Rapor verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Disiplin soruşturması
- Danıştay mensubu hakkında işlenen bir disiplin fiili nedeniyle, olayın ve sorumlunun belirlenmesi amacıyla yürütülen inceleme sürecidir. Madde bu sürecin sonunda hazırlanan rapora ilişkindir.
- Soruşturma raporu
- Soruşturmayı yapanların, yaptıkları incelemeyi, elde ettikleri bilgi ve delilleri göstererek ve disiplin cezası verilmesine yer olup olmadığı yönündeki kanaatlerini belirttikleri yazılı belgedir. Raporun ekinde soruşturmaya ilişkin belgeler bulunur.
- Kanaat
- Soruşturmayı yürütenlerin, toplanan bilgi ve delillere dayanarak disiplin cezası verilmesi gerekip gerekmediği konusunda ulaştıkları sonuç görüşüdür. Kanaat bağlayıcı bir karar değildir; cezayı verecek merci ayrıca karar verir.
Rapor verilmesi: hangi şartlar aranır?
- Bir disiplin soruşturmasının yapılmış olması gerekir.
- Soruşturmayı yapanların yaptıkları incelemeyi, elde ettikleri bilgi ve delilleri açıkça gösteren bir rapor hazırlaması gerekir.
- Raporda disiplin cezası verilmesine yer olup olmadığı hakkında kanaatin belirtilmesi gerekir.
- Raporun ekinde soruşturmaya dayanak olan belgelerin bulunması gerekir.
Rapor verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Rapor, bilgi, delil ve belgeleri göstermediğinde maddenin şekil koşulu yerine gelmemiş olur.
- Rapordaki kanaat disiplin cezası verilmesine yer olmadığı yönünde olabilir; bu durumda da rapor maddeye uygun sayılır.
- Raporun belgelerle birlikte düzenlenmesi, soruşturmanın dayanaklarının sonradan denetlenebilmesini sağlar.
Soruşturma raporu ile disiplin cezası kararı arasındaki fark nedir?
Madde uyarınca hazırlanan rapor, soruşturmayı yapanların incelemesini ve kanaatini içerir.
Cezaya karar verme yetkisi, raporu değerlendiren disiplin merciindedir.
Rapordaki kanaat merciyi bağlamaz; ceza kararı ayrıca verilir ve rapor yalnızca bu karar için bir dayanak oluşturur.
Rapor verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Soruşturma raporundaki kanaati disiplin cezası kararıyla karıştırmak; kanaatin cezayı verecek merciyi bağlayacağını varsaymak.
- Raporun yalnızca sonuç kanaatini içermesi, ancak yapılan incelemeyi ve delilleri göstermemesi halinde maddeye uygun olduğunu düşünmek.
- Maddenin rapor içeriğini düzenlediği halde, soruşturma usulünün tamamını bu maddeden çıkarmaya çalışmak.
Nasıl ispat edilir?
- Soruşturma raporunun içeriğine uygunluk, raporu hazırlayanlar tarafından sağlanmalıdır; raporda bilgi ve delillerin gösterilmemesi, eksiklik olarak ileri sürülebilir.
- Raporun ekinde bulunması gereken belgelerin eksikliği, raporun dayanaklarının eksik kalması anlamına gelir ve bu durum ilgili tarafça ortaya konulabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun: Danıştay mensuplarına ilişkin disiplin soruşturmasının açılması, yürütülmesi ve cezaya karar verilmesi usulleri bu Kanunun ilgili hükümlerinde düzenlenmiştir; m.71 yalnızca soruşturma raporunun içeriğini belirler.
Danıştay Kanunu m.72 — Rapor üzerine yapılacak işlem
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun disiplin kovuşturması kapsamında, soruşturma raporunun Yüksek Disiplin Kuruluna verilmesi, raporun kurulca ilgiliye bildirilmesi, savunma davetiyle yazılı savunma süresi, dosyanın raportöre havalesi, kurulun evrak üzerinde inceleme ve soruşturmayı genişletme ya da derinleştirme yetkisi ile ilgilinin dosyayı inceleme hakkını düzenler. Madde, Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeler hakkındaki disiplin kovuşturmasının ikinci aşamasına uygulanır. Soruşturmanın açılması ve soruşturmacıların atanması (m.67-75 kapsamındaki önceki aşama), disiplin cezasının verilmesi ve bunun kararlaştırılması ile ilgili sonuç ve tedbirler bu maddede düzenlenmez; soruşturma usulü ve kurulun kararı için ilgili önceki hükümlere ve sonraki hükümlere bakılmalıdır. Kurulun verdiği kararlara karşı dava açma süresi (m.73 kapsamında) ve dava usulü de bu maddenin konusu değildir.
Rapor üzerine yapılacak işlem: hangi sonuçları doğurur?
- Rapor Yüksek Disiplin Kuruluna verilir ve soruşturmayı yapanlar bu Kurula katılamaz.
- Kurul Başkanı soruşturma sonucunu ilgiliye yazılı olarak bildirir ve en az beş gün içinde yazılı savunma vermeye davet eder.
- Kurul Başkanı soruşturma dosyasını üyelerden birine havale eder.
- Kurul işi evrak üzerinde inceler ve gerekirse soruşturmanın genişletilmesine ya da derinleştirilmesine karar verir.
- İlgili, dosyayı raportör üyenin huzurunda inceleyebilir.
Raportör üye huzurunda inceleme ile yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma arasındaki fark nedir?
Dosyayı Kurulun işi evrak üzerinde incelemesi ve soruşturmanın genişletilmesi ya da derinleştirilmesi kararı çerçevesinde değerlendirilen aşama.
İlgilinin dosyayı raportör üyenin huzurunda inceleme hakkı; bu, ilgiliye tanınan ayrı bir incelemedir.
İlgili dosyayı inceleme hakkını kullanabilir; bu hak savunma süresinin yerini almaz, yazılı savunmayı ayrıca vermek gerekir.
Soruşturmayı yapanlar ile yüksek Disiplin Kurulu üyeleri arasındaki fark nedir?
Soruşturmayı yapmış olan kişiler, raporun verildiği kurulda yer alamazlar.
Kurulun diğer üyeleri, soruşturmada görev almamış olmaları nedeniyle karar aşamasında görev yapabilir.
Soruşturmacılar Kurul toplantısına katılamaz; bu yasak kurulun kararının geçerliliği için gerekli kabul edilir.
Rapor üzerine yapılacak işlem: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savunma süresini beş günden kısa belirlemek; madde en az beş gün öngörür.
- Raportör huzurunda inceleme hakkını savunma süresinin yerine geçen bir hak saymak; bu ayrı bir haktır.
- Soruşturmacının Kurul toplantısına katılmasına izin vermek; madde bunu açıkça yasaklar.
Nasıl ispat edilir?
- Soruşturma sonucunun ilgiliye yazılı olarak bildirildiği, tebliğ belgesiyle kanıtlanmalıdır; bildirimin yapılmadığı iddiasını ileri süren ilgili bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Savunma süresinin belirlenmesi ve verilmesi Kurul Başkanının işlemiyle yapılır; sürenin en az beş gün olduğu, davet yazısında gösterilmiş olmalıdır.
- Soruşturmacıların Kurul toplantısına katılmadığı, toplantı tutanağıyla belgelenmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.67-75: Disiplin kovuşturmasının genel çerçevesini ve soruşturma usulünü düzenler; m.72'deki rapor ve savunma aşaması bu usulün devamıdır.
Danıştay Kanunu m.73 — Disiplin cezaları
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 73. maddesi, Danıştay mensupları hakkındaki disiplin kovuşturmasının sonunda Yüksek Disiplin Kurulunun vereceği kararın türlerini ve bu kararın ilgiliye tebliğ usulünü düzenler. Kurulun isnat edilen hal ve hareketi sabit görmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasını, sabit görmesi halinde ise hal ve hareketin mahiyet ve ağırlığına göre uyarılma ya da hizmet süresine göre istifaya veya emekliliğin istenmesine davet kararı verilmesini kapsar. Madde, Danıştay Başkanı, başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler, Başsavcı ve Danıştay mensuplarının disiplin kovuşturmasına tabi olduğu durumlarda uygulanır. Disiplin kovuşturmasının başlatılması ve soruşturmanın yürütülmesi (m.67-75 arasındaki usul, bu maddenin dışında kalan kısım), kesin kararın istifa veya emekliliğe davet edilenin bu kararı uymaması halinde doğan sonuç, görevin sona ermesi (m.83) ve bu karara karşı açılacak dava (m.84) düzenlemez.
Disiplin cezaları: hangi şartlar aranır?
- Danıştay mensubu hakkında 2575 sayılı Kanun m.67 uyarınca disiplin kovuşturması açılmış ve soruşturma tamamlanmış olmalıdır.
- Kurul, eldeki bilgi ve delillere göre isnat olunan hal ve hareketin sabit olup olmadığını değerlendirmelidir.
- Hal ve hareket sabit görülmezse, dosya işlemden kaldırılmalıdır.
- Hal ve hareket sabit görülürse, bunların mahiyet ve ağırlığı belirlenmelidir.
- Mahiyet ve ağırlığa göre uyarılma ya da hizmet süresine göre istifa veya emekliliğe davet kararlarından biri alınmalıdır.
- Karar, Danıştay Başkanı hakkında ise vekili, diğerleri hakkında Danıştay Başkanı tarafından ilgiliye tebliğ edilmelidir.
Disiplin cezaları: hangi sonuçları doğurur?
- Hal ve hareket sabit görülmezse dosya işlemden kaldırılır ve ilgili hakkında disiplin cezası verilmez.
- Hal ve hareket sabit görülürse, mahiyet ve ağırlığa göre uyarılma kararı verilebilir.
- Hizmet süresine göre istifaya veya emekliliğe davet kararı verilebilir.
- Kararın tebliği, Danıştay Başkanı hakkında ise vekili, diğerleri hakkında Danıştay Başkanı tarafından yapılır.
- Maddede, istifa ya da emekliliğe davete uyulmamasının sonucu düzenlenmemiştir; bu sonuç ilgili diğer hükümlerden (2575 sayılı Kanun'un soruşturma usulü ve 83. maddesi) çıkar.
İşlemden kaldırma ile ceza kararı arasındaki fark nedir?
Kurul isnat edilen hal ve hareketi sabit görmezse dosyayı işlemden kaldırır.
Kurul hal ve hareketi sabit görürse fıkra 2'deki karar türlerinden birini verir.
Sabit görülmeyen fiil için ceza verilmez; sabit görülen fiil için uyarılma ya da istifa/emekliliğe davet kararı verilir.
Uyarılma ile istifaya veya emekliliğe davet arasındaki fark nedir?
Uyarılma, fiilin mahiyet ve ağırlığı hafif görüldüğünde verilen karardır.
İstifaya veya emekliliğe davet, hizmet süresine göre meslekten ayrılmanın istendiği karardır.
İkinci karar ilgiliyi meslekten ayrılmaya çağırır; bu karara uyulmazsa madde değil, 2575 sayılı Kanun m.73 karar metninde ayrıca düzenlenen usul devreye girer (metinde açıkça belirtilmemiş; bkz. soruşturma usulü).
Danıştay Başkanı ile diğer mensuplar (tebliğ) arasındaki fark nedir?
Kararın muhatabı Danıştay Başkanı ise tebliği vekili yapar.
Kararın muhatabı diğer mensuplar ise tebliği Danıştay Başkanı yapar.
Tebliğ makamı, kararın muhatabının kim olduğuna göre değişir.
Disiplin cezaları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kurulun, fiili sabit görmediği hâlde uyarılma ya da istifa/emekliliğe davet kararı vermesi; bu durumda dosya işlemden kaldırılmalıdır.
- Uyarılmayı, fiilin mahiyet ve ağırlığına bakmadan otomatik olarak uygulamak; karar türü ağırlığa göre seçilmelidir.
- Madde metnindeki üç karar türünün dışında, kanunda sayılmayan bir ceza türü (ör. meslekten çıkarma) verilebileceğini varsaymak.
- Tebliği, muhatabın kim olduğuna bakmadan yapmak; Danıştay Başkanı hakkındaki kararın vekil tarafından tebliği gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kurulun uyarılma kararına dayanak yapacağı fiilin, yüksek hâkimlik vakar ve şerefiyle bağdaşmadığı sonucuna varılmasının gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/390 E., 2019/586 K., 10.10.2019; Ceza Genel Kurulu, 2019/460 E., 2019/572 K., 01.10.2019)
- Kurulun, disiplin soruşturması açıldıktan sonra yalnız m.73'te sayılan karar türlerinden birini verebileceği ve bunun dışında karar verilemeyeceği yönünde itiraz edildiği görülmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1865 E., 2021/1145 K., 03.06.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Disiplin kovuşturmasını başlatan ve isnadı ileri süren taraf, isnat edilen hal ve hareketin sabit olduğunu soruşturma raporu ve delillerle ortaya koymalıdır.
- Soruşturma sırasında toplanan bilgi ve belgeler, tanık beyanı ve ilgilinin savunması ile fiilin sabit olup olmadığı belirlenir.
- Fiilin sabit görülmemesi halinde, dosyanın işlemden kaldırılması kararı için ispat yükü aranmaz; Kurul, sabit olmadığı kanaatine varır.
- Sabit görülen fiil için uyarılma ya da istifa/emekliliğe davet kararının dayanağı, Kurulun gerekçesinde gösterilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.67-75: Disiplin kovuşturmasının açılması, soruşturma ve Kurulun karar öncesi usulünü düzenler; m.73 kararının önkoşuludur.
- 2575 sayılı Kanun m.83: Görevin sona ermesi hallerini düzenler; istifaya veya emekliliğe davete uyulmamasının sonucu bu maddeyle bağlantılıdır.
Danıştay Kanunu m.74 — Kararların yerine getirilmesi
2575 sayılı Danıştay Kanunu m.74, Danıştay ya da ilgili mahkemece emekliliğe veya istifaya ilişkin verilen bir karara muhatap olan ilgilinin bu karara uymaması hâlinde hukuki sonucu ile, karara uymanın bir ay içinde yapılması hâlinde doğacak sonucu düzenler. Hüküm, kararın muhatabı olan ilgili kişiye uygulanır. Maddede emeklilik veya istifa talebinin esası, karar yetkisinin dağılımı, tebliğ usulü ve diğer personel işlemleri düzenlenmemiştir. Kararın icrası ve idarenin yerine getirme yükümlülüğü (m.28 ilgili kanun kapsamında düzenlenir, 2577 sayılı Kanun m.28), mahkeme kararlarının icra edilmemesinden doğan tazminat (2577 sayılı Kanun m.28 ve 2577 sayılı Kanun m.28'in devamı kapsamında), iptal kararlarının sonuçları ve Danıştay kararlarının bağlayıcılığı ayrı hükümlere bağlanmıştır.
Kararların yerine getirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstifa etmiş sayılma
- İlgilinin emekliliğini istemeye veya istifa etmeye ilişkin karara bir ay içinde uymaması hâlinde, kanun gereği istifa etmiş sayılmasıdır. Bu durum ilgilinin iradesi aranmadan kanundan doğan bir sonuçtur.
- Tebliğ tarihi
- Bir aylık sürenin başlangıcıdır. Süre, ilgiliye kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
- İzinli sayılma
- Bir aylık süre içinde ilgilinin kararın gereğini yerine getirmemesi hâlinde ilgilinin izinli sayılmasıdır. Bu durumda kişi hakkında ayrıca bir izin işlemi aranmaz.
Kararların yerine getirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Danıştay veya ilgili mahkemenin emekliliği ya da istifayı konu alan bir karar verilmiş olmalıdır.
- Kararın ilgiliye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olması gerekir; süre tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
- Tebliğden itibaren bir ay içinde ilgilinin karara uyup uymadığı belirlenmelidir.
- Bir ay içinde karara uyulmaması hâlinde ilgili, istifa etmiş sayılır.
- Bir ay içinde karara uyulması hâlinde ilgili izinli sayılır.
Kararların yerine getirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- İlgili, tebliğden itibaren bir ay içinde emekliliğini isteme veya istifa etme yönündeki karara uyarsa izinli sayılır.
- İlgili bir ay içinde karara uymazsa istifa etmiş sayılır.
- Sürenin geçmesi, ilgilinin iradesine bakılmaksızın istifa etmiş sayılma sonucunu kendiliğinden doğurur.
Uyma ile uymama arasındaki fark nedir?
Bir ay içinde kararın gereğini yerine getiren ilgili, kararın gereği olarak emeklilik ya da istifa işlemine bağlanır ve izinli sayılır.
Bir ay içinde karara uymayan ilgili için kanun, istifa etmiş sayılma sonucunu kendiliğinden bağlar.
Aynı tebliğ süresi içinde iki farklı hukuki durum doğar: izinli sayılma ya da istifa etmiş sayılma.
Kararların yerine getirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sürenin tebliğ tarihinden değil karar tarihinden başladığını kabul etmek.
- Bir aylık sürenin geçmesine rağmen istifa etmiş sayılma sonucunu uygulamamak ya da ilgiliden ayrıca irade beyanı beklemek.
- Bir ay içinde uyulan hâlde ilgiliyi istifa etmiş saymak; izinli sayılma sonucunun uygulanmasını atlamak.
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğ tarihinin ispatı, sürenin başlangıcını belirlediği için önemlidir; tebliğ belgesi ile ispatlanır.
- Bir ay içinde kararın gereğinin yerine getirildiğinin ispatı, ilgilinin emeklilik ya da istifa talebinin ilgili kuruma ulaştığını gösteren belge ile yapılır.
- Sürenin geçtiği ve istifa etmiş sayılma sonucunun doğduğu iddiası, tebliğ tarihi ve uyulmadığına ilişkin kayıtlarla ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.28: İdarenin mahkeme kararlarına uyma ve işlem tesis etme yükümlülüğünü düzenler; m.74 ise Danıştay kararına uyma sürecinin ilgili açısından sonucunu belirler.
Danıştay Kanunu m.75 — Disiplin kararı aleyhine dava açılması
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 75. maddesi, Yüksek Disiplin Kurulu kararlarına karşı açılacak davanın süresini, bu davaların karara bağlanma süresini, dava sonuçlanıncaya kadar boşalan yerlerin doldurulmamasını ve disiplin cezalarına ilişkin davalarda Yüksek Disiplin Kurulunda karar veren veya soruşturmayı yapanların görüşmeye katılamamasını düzenler. Madde, Danıştay mensupları hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca verilen disiplin kararlarına karşı yargı yoluna ilişkindir ve bu kararların tebliğini alan ilgililer bakımından uygulanır. Disiplin soruşturmasının açılması, disiplin kovuşturmasının usulü ve Yüksek Disiplin Kurulunun oluşumu bu maddede düzenlenmez (m.67-74 ve m.54 ile m.20 ilgili hükümlerdir). Ceza soruşturması ve kovuşturması ile ilgili usul de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.76-82). Yüksek Disiplin Kurulunun görevleri ve kuruluşu da bu maddede yer almaz.
Disiplin kararı aleyhine dava açılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Disiplin Kurulu
- Danıştay mensupları hakkında ikinci derecede disiplin kararı veren kuruldur. Kurul, Danıştay Başkanının başkanlığında oluşur ve kararlarını üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla verir.
- İlgili
- Yüksek Disiplin Kurulu kararına karşı dava açma hakkı bulunan, hakkında disiplin cezası verilen Danıştay mensubudur. Kararın kendisine tebliğ edilmiş olması bu sıfır için aranan ön koşuldur.
- Savunmaların alındığı veya cevap sürelerinin geçtiği tarih
- Davanın karara bağlanma süresinin başlangıç anıdır. Üç aylık süre bu tarihten işlemeye başlar. Çalışmaya ara verme süresi bu hesaptan çıkarılır.
- Boşalan yer
- Disiplin cezası sonucu görevden uzaklaşan ya da kurulda görevi sona eren ilgilinin kadrosu veya görevi anlamına gelir. Dava sonuçlanıncaya kadar bu yerlere başkası atanmaz veya seçilmez.
Disiplin kararı aleyhine dava açılması: hangi şartlar aranır?
- Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilmiş bir disiplin kararı bulunmalıdır.
- Kararın ilgiliye tebliğ edilmiş olması gerekir; dava süresi tebliğ tarihinden itibaren işler.
- Dava, tebliğden itibaren on beş gün içinde açılmalıdır.
- Dava açıldıktan sonra savunmaların alındığı veya cevap sürelerinin geçtiği tarihten itibaren üç ay içinde karara bağlanmalıdır; bu hesapta çalışmaya ara verme süresi dikkate alınmaz.
- Dava sonuçlanıncaya kadar ilgililerden boşalan yerlerin doldurulmaması gerekir.
- Disiplin cezalarına ilişkin davayı görüşen heyette, Yüksek Disiplin Kurulunda karar vermiş veya soruşturmayı yapmış kişiler yer almamalıdır.
Disiplin kararı aleyhine dava açılması: hangi sonuçları doğurur?
- Kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde dava açılırsa dava usulünce açılmış sayılır ve esasa girilir.
- On beş gün geçtikten sonra açılan dava süre aşımı nedeniyle reddedilir; kararın kesinleşmesi söz konusu olur.
- Davanın üç ay içinde karara bağlanması gerekir; bu süre aşılırsa madde metninde davanın düşmesi veya başka bir yaptırım öngörülmemiştir.
- Çalışmaya ara verme süresi üç aylık süreye eklenir ve hesaptan çıkarılır.
- Dava sonuçlanıncaya kadar ilgililerden boşalan yerler doldurulmaz; yerleri doldurma kararı verilmesi bu yasağa aykırılık oluşturur.
- Yüksek Disiplin Kurulunda karar vermiş veya soruşturmayı yapmış olanlar disiplin cezası davasının görüşülmesine katılırsa, bu katılım hukuka aykırı olur.
Dava açma süresi ile karar verme süresi arasındaki fark nedir?
Dava açma süresi, kararın ilgiliye tebliğiyle başlayan on beş gündür.
Karar verme süresi, savunmaların alındığı veya cevap sürelerinin geçtiği tarihten başlayan üç aydır ve dava açma süresinden bağımsız işler.
Biri davacının başvuru süresini, diğeri mahkemenin karar verme yükümlülüğünü düzenler; ikisi birbirinin yerini tutmaz.
Çalışmaya ara verme süresi ile üç aylık süre arasındaki fark nedir?
Çalışmaya ara verme süresi, üç aylık karar verme süresinin hesabından çıkarılır.
Üç aylık süre, ara verme dışındaki takvim süresi olarak işler.
Ara verme süresi kadar üç aylık süre uzar; süre hesabında ara verme dönemi dikkate alınmaz.
Dava süresi ile boşalan yer doldurma yasağı arasındaki fark nedir?
On beş günlük dava açma süresi, hakkın kullanılmasına ilişkin bir süredir.
Boşalan yerlerin doldurulmaması, dava sonuçlanıncaya kadar süren bir koruma kuralıdır ve süreye değil davanın sonucuna bağlıdır.
Dava açılması yerlerin doldurulmamasını kendiliğinden doğurur; yerler davanın sonucuna kadar açık tutulur.
Davanın görüşülmesinden çekilme ile ilgilinin kendisi arasındaki fark nedir?
Yüksek Disiplin Kurulunda karar veren veya soruşturmayı yapan kişi, disiplin cezası davalarının görüşülmesine katılamaz.
Kararı veya soruşturmayı yapmamış kişiler bu yasağın kapsamı dışındadır.
Bu kişilerin davadaki heyette yer alması hukuka aykırılık oluşturur; yasak yalnız bu iki gruba özgüdür.
Disiplin kararı aleyhine dava açılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dava açma süresini tebliğ tarihi yerine kararın verildiği veya öğrenildiği tarihten saymak.
- Üç aylık karar verme süresini dava açma süresiyle karıştırıp, dava açma süresinin de üç ay olduğunu varsaymak.
- Çalışmaya ara verme süresini üç aylık süreye eklemeyi unutmak veya bu süreyi hesaba katmamak.
- Dava sonuçlanıncaya kadar boşalan yerlerin doldurulmaması kuralını, dava açılmadan önceki döneme de uygulamak.
- Yüksek Disiplin Kurulunda görev yapmış olan kişinin, kararda oy kullanmamış olsa da davaya katılmasına izin vermek; yasağın kapsamı karar vermiş olma ile sınırlı değildir.
Nasıl ispat edilir?
- On beş günlük süre bakımından ilgili, tebliğ tarihini ispatlamakla yükümlüdür; tebliğ belgesi bu tarihi gösterir ve süre tebliğ belgesine göre hesaplanır.
- Savunmaların alındığı veya cevap sürelerinin geçtiği tarih, dava dosyasındaki savunma ve cevap evraklarından tespit edilir.
- Çalışmaya ara verme süresinin hesaptan çıkarılması iddiası, ara verme belgeleriyle ispatlanır ve bu iddiayı ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Yüksek Disiplin Kurulunda karar veren veya soruşturmayı yapan kişinin davaya katılamayacağı iddiası, kurul kararı ve soruşturma evrakı ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2575 sayılı Kanun m.20: Yüksek Disiplin Kurulunun kuruluşunu düzenler; kararına karşı dava açılması için bu kurulun karar verdiğini belirlemek gerekir.
- 2575 sayılı Kanun m.54: Yüksek Disiplin Kurulunun görevlerini belirler ve kurulun hangi disiplin işlerini yürüttüğünü gösterir.
- 2575 sayılı Kanun m.67-74: Disiplin kovuşturmasının usulünü düzenler; soruşturmayı yapan kişinin davaya katılamaması bu hükümlerdeki soruşturma sürecine bağlıdır.
- 2575 sayılı Kanun m.76-82: Ceza soruşturması ve kovuşturmasını düzenler; disiplin davasının ceza soruşturmasından ayrı yürütüldüğünü gösterir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş günden | m.72 | Kurul Başkanı, soruşturma sonucunu ilgiliye yazılı olarak bildirir ve beş günden az olmamak üzere tayin edeceği süre içinde yazılı savunmasını vermeye davet eder. |
| bir ay | m.74 | İlgili, emekliliğini istemeye veya istifa etmeye dair olan karara, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde uymazsa istifa etmiş sayılır. |
| Bir aylık | m.74 | Bir aylık süre içinde ilgili izinli sayılır. |
| üç ay | m.75 | Bu davalar, savunmaların alındığı veya cevap sürelerinin geçtiği tarihten itibaren üç ay içinde karara bağlanır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
8 karar- Ceza Genel Kurulu, 2019/390 E., 2019/586 K., 10.10.2019İlgili madde: m.73
- Ceza Genel Kurulu, 2019/460 E., 2019/572 K., 01.10.2019İlgili madde: m.73
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/1627 E., 2022/3551 K., 07.12.2022İlgili madde: m.67
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1864 E., 2021/2430 K., 15.11.2021İlgili madde: m.67
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/2052 E., 2021/1147 K., 03.06.2021İlgili madde: m.67
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1865 E., 2021/1145 K., 03.06.2021İlgili madde: m.67, m.73
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1866 E., 2021/1146 K., 03.06.2021İlgili madde: m.67
- Genel Kurul, 2016/14586 E., 10.11.2022İlgili madde: m.73, m.75
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 8. DANIŞTAY KANUNU bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış