Konu Özeti:
Önemli Nokta 1: Doğru cevap, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan sendika tanımını doğru bir şekilde yansıtmaktadır. Bu tanıma göre sendika; 'İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşları' ifade eder. Dolayısıyla, C seçeneği kanuni tanım ile birebir örtüşmektedir.
Diğer seçeneklerin hukuki analizi:
A) Bu ifade yanlıştır. Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında 'Sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunur.' hükmü yer almaktadır. Bu, işkolu ilkesinin bir gereğidir. Kamu işveren sendikaları için bu şartın aranmayacağı aynı maddenin 2. fıkrasında belirtilmiş olsa da, genel kural sendikaların birden fazla işkolunda faaliyet gösterememesidir.
B) Bu ifade yanlıştır. Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendine göre konfederasyon, 'Değişik işkollarında en az beş sendikanın bir araya gelerek oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşu' ifade eder. Seçenekte belirtildiği gibi 'aynı işkolunda' değil, 'değişik işkollarında' olması gerekmektedir.
D) Bu ifade yanlıştır. Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası, 'Kuruluşlar, bu Kanundaki kuruluş usul ve esaslarına uyarak önceden izin almaksızın kurulur.' demek suretiyle serbest kuruluş sistemini benimsemiştir. Tüzel kişilik kazanmak için Bakanlığın onayı gibi bir şart bulunmamaktadır. Kuruluşlar, ilgili belgeleri valiliğe vermekle tüzel kişilik kazanırlar, bu bir bildirim sistemidir, izin veya onay sistemi değildir.
E) Bu ifade hatalı bir hukuki çıkarımdır. Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası, bir işçinin veya işverenin aynı işkolunda aynı anda birden çok sendikaya üye olamayacağını düzenler. Bu yasak, bireysel üyelik hakkının kullanımına ilişkin bir sınırlamadır. Ancak bu durum, bir işkolunda birden fazla sendikanın kurulmasına ve faaliyet göstermesine engel teşkil etmez. Sendikal rekabet ve çoğulculuk esastır.
Önemli Nokta 2: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "On beş yaşını dolduran ve bu Kanun hükümlerine göre işçi sayılanlar, işçi sendikalarına üye olabilir." şeklinde açık bir hüküm bulunmaktadır. Kanun koyucu, sendika üyeliği için aranan yaş şartını on beş yaşını doldurmuş olmak olarak belirlemiştir. Olayda, 16 yaşındaki (A), kanunda belirtilen asgari yaş şartını sağlamaktadır. Bu nedenle, sendikanın (A)'nın yaşının on sekizden küçük olduğunu gerekçe göstererek üyelik başvurusunu reddetmesi hukuka aykırıdır. Nitekim aynı Kanun'un 17. maddesinin 5. fıkrasına göre, haklı bir neden gösterilmeden üyelik başvurusu kabul edilmeyenler, bu kararın kendilerine tebliğinden itibaren otuz gün içinde dava açma hakkına sahiptir. Yaşın kanuni sınıra uygun olması karşısında sendikanın ret kararı haklı bir nedene dayanmamaktadır.
Diğer seçeneklerin incelenmesi:
- A seçeneği yanlıştır çünkü 6356 sayılı Kanun, sendika üyeliği için kanuni temsilcinin iznini aramamıştır. Kanunda belirtilen yaş şartının sağlanması yeterlidir.
- C seçeneği yanlıştır çünkü sendikaların üye kabulünde mutlak bir takdir yetkisi yoktur. Kanun'un 17/5. maddesi uyarınca ret kararının haklı bir nedene dayanması gerekir ve bu karara karşı yargı yolu açıktır.
- D seçeneği yanlıştır çünkü sendika üyeliği, medeni hakları kullanma ehliyetinden farklı olarak özel bir düzenlemeye tabidir. Kanun koyucu, tam fiil ehliyeti aramamış, 15 yaşını doldurmayı yeterli görmüştür.
- E seçeneği yanlıştır çünkü Kanun'un 17/4. maddesi, "Bir işyerinde yardımcı işlerde çalışan işçiler de, işyerinin girdiği işkolunda kurulu bir sendikaya üye olabilir." diyerek yardımcı işlerde çalışanların üyeliğini güvence altına almıştır; bu hüküm, asıl işte çalışan küçüklerin üyeliğini engelleyen bir kural getirmemektedir.
Önemli Nokta 3: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, sendika ve konfederasyonların kuruluşunda izin sistemini değil, serbest kuruluş (bildirim) sistemini benimsemiştir. Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında bu durum açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, "Kuruluşlar, kurucularının kuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarak kuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanır." Bu hüküm uyarınca, tüzel kişilik kazanma anı, belgelerin valiliğe verildiği andır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır:
A seçeneği, tüzel kişilik kazanıldıktan sonraki bir usuli işlemi (Bakanlığın ilanı) tüzel kişilik kazanma şartı olarak göstermektedir ki bu yanlıştır.
C seçeneği, toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti için gerekli olan yetki belgesinin alınmasını, tüzel kişilik kazanma şartı ile karıştırmaktadır; bu iki süreç birbirinden tamamen farklıdır.
D seçeneği, kuruluşta bir izin veya mahkeme onayı arayarak serbest kuruluş ilkesine aykırı bir durum tarif etmektedir. Mahkemenin rolü, ancak tüzük veya belgelerde kanuna aykırılık tespit edilmesi halinde gündeme gelen bir denetim ve yaptırım mekanizmasıdır.
E seçeneği ise, Bakanlığa bir onay yetkisi tanımaktadır ki Kanun'da böyle bir onay mekanizması bulunmamaktadır; Bakanlığın görevi tescil ve ilan ile sınırlıdır.
Önemli Nokta 4: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, işçilerin sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu ilke, sendika özgürlüğünün bir gereğidir. Maddenin 2. fıkrası, üyelikten çekilme usulünü net bir şekilde belirlemiştir. Buna göre, her üye, e-Devlet kapısı üzerinden çekilme bildiriminde bulunmak suretiyle üyelikten çekilebilir. Kanun, çekilme için sendika organlarının (genel kurul, yönetim kurulu vb.) onayını aramamaktadır. Dolayısıyla, (X) Sendikası yönetiminin, sendika tüzüğüne dayanarak genel kurul onayı araması hukuka aykırıdır. Kanunun emredici hükümlerine aykırı tüzük hükümleri geçersizdir. Maddenin 3. fıkrasına göre ise “Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır.” Bu hüküm, üyeliğin bildirim anında derhal sona ermediğini, bir aylık bir sürenin sonunda geçerlilik kazanacağını ifade etmektedir. Bu nedenle (E) seçeneği yanlıştır. Aynı fıkra, “Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması hâlinde yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır.” demek suretiyle, yeni üyeliğin geçersiz sayılmayacağını, sadece geçerlilik tarihinin bir aylık sürenin sonuna ertelendiğini belirtmektedir. Bu durum (D) seçeneğini yanlış kılmaktadır. (A) ve (C) seçenekleri, kanunun amir hükmüne aykırı olarak çekilme sürecini sendika organlarının onayına veya kararına bağladığı için hatalıdır. Sonuç olarak, (A)'nın çekilme işlemi, e-Devlet üzerinden bildirim yaptığı tarihten itibaren bir ay sonra herhangi bir onaya gerek olmaksızın geçerlilik kazanacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda doğru cevap (B) seçeneğidir.
Önemli Nokta 5: 6356 sayılı Kanun m. 9 uyarınca; sendika ve konfederasyonların zorunlu organları sayılmıştır. Bunlar: Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Disiplin Kurulu’dur. Bu kurulların oluşturulmaması sendikanın tüzel kişiliğinin işleyişine engel teşkil eder ve yasal bir eksikliktir.