2.1. Kişiler Hukuku Gerçek Kişiler
Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.
Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Ayırt etme gücüne sahip on beş yaşındaki lise öğrencisi (K), müzik yeteneğini geliştirmek için profesyonel bir elektro gitarı taksitle satın alma konusunda satıcı (S) ile anlaşmıştır. (K)'nın yasal temsilcisi olan velisi (V), bu işleme sonradan rıza göstermeyi reddetmiştir. Bundan bir hafta sonra (K), noter huzurunda, dedesinden miras kalan banka hesabındaki paranın tamamını çocukluk arkadaşı (A)'ya bırakmak üzere bir vasiyetname düzenlemiştir. Bu olay ve hukuki işlemlerin geçerlilik durumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Çözüm
Olayda, ayırt etme gücüne sahip on beş yaşındaki (K), Türk Medeni Kanunu'na göre sınırlı ehliyetsiz statüsündedir. Sınırlı ehliyetsizlerin hukuki işlemleri kural olarak yasal temsilcilerinin rızasına tabidir. 1. **Taksitle Satış Sözleşmesinin Geçerliliği:** 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Taksitle gitar alımı, (K) için borç doğuran bir işlemdir. Bu tür işlemler, yasal temsilcinin rızası olmadan yapıldığında tek taraflı bağlamazlık (askıda hükümsüzlük) yaptırımına tabidir. Yasal temsilci bu işleme sonradan rıza (icazet) verirse işlem baştan itibaren geçerli hale gelir, rıza vermezse kesin olarak hükümsüz olur. Somut olayda veli (V) rıza göstermeyi reddettiği için sözleşme (K) açısından bağlayıcı değildir ve kesin olarak hükümsüz hale gelmiştir. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 254. maddesi, ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının yaptığı taksitle satış sözleşmesinin geçerliliğini yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlamıştır; ancak bu özel hüküm, genel kural olan tek taraflı bağlamazlık yaptırımını değiştirmemektedir. 2. **Vasiyetnamenin Geçerliliği:** Vasiyetname düzenlemek, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Kanun koyucu, vasiyetname yapabilmek için genel ehliyet kurallarından ayrılarak özel bir düzenleme getirmiştir. TMK'nin 502. maddesine göre, 'Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.' (K) olayda hem ayırt etme gücüne sahiptir hem de on beş yaşını doldurmuştur. Bu nedenle, yasal temsilcisi olan velisinin rızasına veya katılımına ihtiyaç duymaksızın tek başına geçerli bir vasiyetname düzenleyebilir. Sonuç olarak, taksitle satış sözleşmesi velinin icazet vermemesi nedeniyle (K) yönünden bağlayıcı olmazken, vasiyetname TMK m. 502'deki şartları taşıdığı için geçerlidir.
İleri derecede demans teşhisi konulmuş olan ve bu nedenle tasarruflarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini yitirmiş bulunan (A), sahibi olduğu taşınmazı tapu müdürlüğünde yapılan resmi bir sözleşmeyle (B)’ye satmış ve devretmiştir. Satış bedeli rayice uygun olup, (B) devir anında (A)’nın fiil ehliyetindeki bu eksikliğin farkında değildir. Bir süre sonra durumu öğrenen (A)’nın vasisi, (A) adına tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemenin, sözleşme tarihinde (A)’nın ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunduğunu tespit etmesi durumunda, (B) adına yapılan tescilin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
(K), eşi (E) ile evliliği devam ederken 2015 yılında doğan (Ç)’nin babası olarak nüfusa kaydedilmiştir. Ocak 2020'de, bir aile dostundan eşi (E)'nin hamile kaldığı dönemde bir başkasıyla ilişkisi olduğunu duyan (K), çocuğun kendisinden olmayabileceğine dair ciddi şüpheye kapılmıştır. Ancak, tam bu dönemde ağır bir hastalığa yakalanan (K), Temmuz 2021'e kadar kesintisiz olarak hastanede tedavi görmüştür. Taburcu olduktan sonra yaptırdığı DNA testi sonucunda Ağustos 2021'de (Ç)'nin biyolojik babası olmadığını kesin olarak öğrenmiştir. Bu durumda, (K)'nın soybağının reddi davası açmak için sahip olduğu hak düşürücü sürenin son günü aşağıdakilerden hangisidir?