3.3. Hısımlık ve Soybağı

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Çözüm, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) babalık karinesine ilişkin düzenlemeleri ve gaiplik kararının hukuki sonuçlarının bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. TMK m. 285/1'e göre, 'Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.' Bu hüküm, babalık karinesinin temelini oluşturur. Soruda, kocanın gaipliğine karar verilmesi durumu söz konusudur. Bu özel duruma ilişkin düzenleme TMK m. 285/3'te yer almaktadır. İlgili fıkra şu şekildedir: 'Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.' Bu hükmün temelindeki mantık, gaiplik kararının geçmişe etkili (makable şamil) olmasıdır. Gaiplik kararı, evliliğin sona erme anını, mahkeme kararının verildiği veya kesinleştiği an olarak değil, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu veya kendisinden son haber alındığı an olarak kabul eder. Dolayısıyla, evlilik birliği bu tarihte sona ermiş sayılır. Somut olayda, (K) 15.02.2020 tarihinde ölüm tehlikesi içinde kaybolmuştur. Bu nedenle, babalık karinesine ilişkin üç yüz günlük sürenin başlangıcı da bu tarih olacaktır. Mahkemenin gaiplik kararını 10.05.2022'de vermesi veya bu kararın kesinleşmesi, sürenin başlangıcını etkilemez; bu kararlar yalnızca mevcut durumu tespit edici niteliktedir. Diğer seçenekler bu nedenle yanlıştır. Önemli Nokta 2: Soybağının reddi davasında dava açma süreleri, davacının kim olduğuna göre farklılık göstermektedir. Somut olayda dava açmak isteyen kişi, babalık karinesine göre baba sayılan koca Ahmet'tir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 289. maddesinin birinci fıkrası, "Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (...) içinde açmak zorundadır." hükmünü amirdir. Bu hükme göre, kocanın dava açma hakkını kullanabilmesi için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlaması, iki olgunun kümülatif olarak öğrenilmesine bağlıdır: (1) çocuğun doğumu ve (2) kendisinin baba olmadığı (veya ananın gebelik sırasında başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğu). Süre, bu iki olgudan hangisi daha sonra öğrenilmişse, o tarihten itibaren işlemeye başlar. Olayda Ahmet, çocuğun doğumunu 15 Mart 2022 tarihinde öğrenmiş, ancak baba olmadığını eşinin ikrarıyla 20 Haziran 2023 tarihinde öğrenmiştir. Bu durumda, bir yıllık hak düşürücü süre, ikinci koşulun gerçekleştiği tarih olan 20 Haziran 2023'ten itibaren işlemeye başlayacaktır. Dolayısıyla Ahmet, soybağının reddi davasını en geç 20 Haziran 2024 tarihine kadar açmalıdır. Diğer seçenekler, sürenin başlangıcını yanlış yorumlamaktadır. Örneğin, A seçeneği süreyi doğumdan başlatmakta, C seçeneği de aynı hatalı varsayımla sürenin geçtiğini ileri sürmektedir. D seçeneği, TMK m. 303'te yer alan ve haklı sebebin ortadan kalkmasından sonra başlayan bir aylık süreyi yanlış bir şekilde olaya uygulamaktadır. E seçeneği ise kocanın değil, TMK m. 291 uyarınca dava hakkı tanınan diğer ilgililerin dava açma süresine atıf yapmaktadır ki somut olayda uygulanamaz. Önemli Nokta 3: Türk Medeni Kanunu'na göre çocuk ile baba arasında soybağı; ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m. 282). Tanıma, babanın tek taraflı irade beyanıyla soybağını kuran, yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Bu işlemin geçerliliği için ana veya çocuğun rızası ya da kabulü aranmaz. Tanıma, babanın irade beyanının kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmasıyla birlikte hukuki sonuçlarını doğurur. Bu nedenle, tanımanın karşılıklı irade beyanlarını gerektiren sözleşme benzeri bir işlem olduğu ve ananın veya çocuğun kabulüyle sonuç doğuracağı yönündeki ifade hatalıdır. Bununla birlikte, kanun koyucu, tanımanın gerçeğe aykırı olması ihtimaline karşı ilgililere dava hakkı tanımıştır. TMK m. 298 uyarınca ana, çocuk ve diğer ilgililer, tanımanın iptali için dava açabilirler. Diğer seçeneklerin hukuki dayanakları ise şöyledir: A) TMK m. 295/1, tanımanın resmi senette veya vasiyetnamede yapılacak beyanla olabileceğini açıkça düzenlemiştir. B) TMK m. 295/3, 'Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.' hükmüyle, mevcut bir soybağının tanımaya mutlak bir engel teşkil ettiğini belirtir. C) TMK m. 297, tanıyanın irade sakatlığı hallerinde anaya ve çocuğa karşı tanımanın iptali davası açabileceğini hükme bağlamıştır. D) TMK m. 295/2, 'Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.' hükmünü amirdir. Bu da tanıyanın tam ehliyetli olmasının şart olmadığını, sınırlı ehliyetsizlerin yasal temsilci rızasıyla bu işlemi yapabileceğini gösterir. Önemli Nokta 4: Türk Medeni Kanunu'nun 285. maddesi uyarınca, evlilik devam ederken doğan çocuğun babası kocadır. Bu babalık karinesi, çocuğun evlenmeden önce ana rahmine düşmüş olması durumunda dahi, evlilik birliği içinde doğması sebebiyle geçerliliğini korur. Kanun, bu durumda karinenin çürütülmesi için açılacak soybağının reddi davasında ispat kolaylığı sağlamış, ancak karinenin kendiliğinden ortadan kalkacağını düzenlememiştir. Dolayısıyla, kocanın baba sayılmaması için mutlaka soybağının reddi davası açılması gerekmektedir. Seçenekte belirtildiği gibi karine kendiliğinden ortadan kalkmaz ve babalığın kurulması için tanıma veya babalık davası gibi başka bir işleme gerek duyulmaz; aksine, mevcut karinenin bir dava ile çürütülmesi gerekir. Diğer seçenekler ise ilgili kanun maddelerine uygundur: A seçeneği TMK m. 286'ya, B seçeneği TMK m. 290'a, C seçeneği TMK m. 291'e ve E seçeneği ise TMK m. 285/2'ye uygun ve doğru ifadelerdir. Önemli Nokta 5: Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 301. maddesine göre, çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Davanın kimlere karşı açılacağı da aynı maddede belirtilmiştir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babanın bir başkasıyla evli olması, kendisine karşı babalık davası açılmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla A seçeneği yanlıştır. Sorunun çözümünde kilit rol oynayan hüküm ise TMK m. 303/1'dir. Bu hükümde 'Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir.' denilmektedir. Bu açık hüküm karşısında, Elif'in dava açmak için çocuğun doğumunu beklemesi gerekmemektedir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir. B seçeneği bu hükümle açıkça çeliştiği için yanlıştır. D ve E seçenekleri ise dava hakkı sahiplerine ilişkin yanlış bilgi içermektedir. TMK m. 301 uyarınca ana ve çocuk, bu davayı birlikte açmak zorunda olmayıp ayrı ayrı dava açma hakkına sahiptirler. Dolayısıyla davanın birlikte açılmasının zorunlu olduğunu belirten D seçeneği ve davanın yalnızca çocuk tarafından açılabileceğini belirten E seçeneği de yanlıştır.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Dağcı (K), 15.02.2020 tarihinde Ağrı Dağı'na tırmanışı sırasında çığ düşmesi sonucu kaybolmuştur. (K)'den bu tarihten sonra hiçbir haber alınamamıştır. Eşi (E), yasal sürelerin geçmesinin ardından mahkemeye başvurmuş ve mahkeme 10.05.2022 tarihinde (K)’nin gaipliğine karar vermiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, bu olayda babalık karinesine esas teşkil eden üç yüz günlük sürenin başlangıcı olarak kabul edilecek tarih aşağıdakilerden hangisidir?

A)Gaiplik kararının mahkeme tarafından verildiği 10.05.2022 tarihi
B)Gaiplik kararının kesinleştiği tarih
C)(E)’nin gaiplik kararı için mahkemeye başvurduğu tarih
D)Gaiplik kararının ilan edildiği tarihten itibaren altı aylık sürenin sonu
E)Ölüm tehlikesinin yaşandığı veya son haberin alındığı 15.02.2020 tarihi

Çözüm

Çözüm, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) babalık karinesine ilişkin düzenlemeleri ve gaiplik kararının hukuki sonuçlarının bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir. TMK m. 285/1'e göre, 'Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.' Bu hüküm, babalık karinesinin temelini oluşturur. Soruda, kocanın gaipliğine karar verilmesi durumu söz konusudur. Bu özel duruma ilişkin düzenleme TMK m. 285/3'te yer almaktadır. İlgili fıkra şu şekildedir: 'Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.' Bu hükmün temelindeki mantık, gaiplik kararının geçmişe etkili (makable şamil) olmasıdır. Gaiplik kararı, evliliğin sona erme anını, mahkeme kararının verildiği veya kesinleştiği an olarak değil, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu veya kendisinden son haber alındığı an olarak kabul eder. Dolayısıyla, evlilik birliği bu tarihte sona ermiş sayılır. Somut olayda, (K) 15.02.2020 tarihinde ölüm tehlikesi içinde kaybolmuştur. Bu nedenle, babalık karinesine ilişkin üç yüz günlük sürenin başlangıcı da bu tarih olacaktır. Mahkemenin gaiplik kararını 10.05.2022'de vermesi veya bu kararın kesinleşmesi, sürenin başlangıcını etkilemez; bu kararlar yalnızca mevcut durumu tespit edici niteliktedir. Diğer seçenekler bu nedenle yanlıştır.

Soru 2

Ahmet ile evli olan Buse, 15 Mart 2022 tarihinde bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğun doğumundan haberdar olan ancak yurtdışında görevli olduğu için çocuğunu göremeyen Ahmet, eşi Buse ile 20 Haziran 2023 tarihinde yaptığı bir telefon görüşmesinde, Buse’nin çocuğun babasının kendisi olmadığına yönelik ikrarıyla sarsılmıştır. Ahmet, babalık karinesini çürütmek istemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, Ahmet’in soybağının reddi davasını açabileceği en son tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 3

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, çocuk ile baba arasında evlilik dışı soybağı kuran hukuki yollardan biri olan tanıma kurumunun hukuki niteliği ve geçerlilik koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.