4.2. Eşya Hukuku - Ayni Haklar
Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.
Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Malik (A), kendisine ait taşınmaz üzerinde arkadaşı (B) lehine, taşınmazın tamamından konut olarak yararlanma yetkisi veren bir oturma hakkı tesis etmiştir. Bir süre sonra (B), kendisi de konutta yaşamaya devam etmekle birlikte, masraflarını karşılamak amacıyla boş olan odalardan birini öğrenci (C)'ye kiralamak üzere bir kira sözleşmesi akdetmiştir. Taraflar, sözleşmenin geçerliliği konusunda tereddüde düşmüşlerdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, oturma hakkı sahibi (B) ile (C) arasında akdedilen bu kira sözleşmesinin hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Çözüm
Çözüm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 823. maddesi hükümlerine dayanmaktadır. Maddeye göre, oturma hakkı (sükna hakkı), bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren, şahsa bağlı bir irtifak hakkıdır. TMK m. 823/2, "Oturma hakkı, başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez." hükmünü amirdir. Bu hüküm, hakkın şahsa sıkı surette bağlı olduğunun ve kullanımının hak sahibinden başkasına bırakılamayacağının temelini oluşturur. Doktrin ve Yargıtay uygulamalarında, bu devir yasağının, hakkın kullanımının kiraya verme veya başka bir hukuki işlemle başkasına bırakılmasını da kapsadığı kabul edilmektedir. Dolayısıyla, oturma hakkı sahibi, hakkın konusu olan konutun ne tamamını ne de bir bölümünü kiraya verebilir. Sorudaki olayda (B)'nin konutun bir odasını kiralaması, hakkın kullanımının devri yasağını ihlal ettiğinden, (C) ile yaptığı kira sözleşmesi geçersizdir. Diğer seçeneklerin incelenmesi: - A seçeneği yanlıştır, çünkü oturma hakkı bir ayni haktır ve TMK'de özel olarak düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'ndaki alt kira hükümleri (TBK m. 322), bir kira sözleşmesinin tarafları arasındaki ilişkiyi düzenler ve oturma hakkına uygulanmaz. Ayrıca, TMK m. 823/2'deki yasak, emredici nitelikte olduğundan malikin rızasıyla aşılamaz. - B seçeneği çeldiricidir. TMK m. 823/3, "Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, intifa hakkına ilişkin hükümler oturma hakkına da uygulanır." dese de, TMK m. 823/2'deki devir ve kullanımın başkasına bırakılması yasağı, tam olarak bu "aksine hüküm" durumunu teşkil eder. İntifa hakkı sahibi kiraya verebilirken, oturma hakkı sahibi bu istisnai ve emredici hüküm nedeniyle veremez. - D seçeneği, kanuni bir dayanaktan yoksundur. Kanundaki yasak, hakkın kullanımının devrine ilişkin olup, kısmi-tam ayrımı yapmamaktadır. Hakkın konusu olan konutun bir bölümünün kiralanması da yasağın kapsamındadır. - E seçeneği, hatalı bir hukuki dayanak sunmaktadır. TBK m. 366, ürün kirasına (hasılat kirası) ilişkin bir düzenlemedir ve somut olaydaki oturma hakkı ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Malik (A), kendisine ait taşınmaz lehine, komşusu (B)'nin maliki olduğu taşınmaz üzerinde tapu siciline tescil edilmiş bir geçit irtifakına sahiptir. Bir süre sonra (A), lehine irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazını (C)'ye satıp devretmiştir. Ancak, (A) ile (C) arasında yapılan resmi satış sözleşmesinde, taşınmaz üzerindeki geçit irtifakının devredildiğine dair herhangi bir ibareye yer verilmemiştir. Bu durumu fırsat bilen (B), (A)’nın şahsı için kurulan hakkın devredilemeyeceğini ve satış senedinde de belirtilmediğini ileri sürerek (C)'nin kendi taşınmazından geçişini engellemiştir. Bu hukuki uyuşmazlıkta, geçit irtifakının akıbetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Tacir (A), ticari işletmesi için hammadde tedarikçisi (B)'den vadeli mal almıştır. Bu alımdan doğan ve henüz muaccel olmamış borcuna karşılık, (A), mülkiyetindeki bir taşınmaz üzerinde (B) lehine birinci dereceden bir ipotek tesis etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen resmi ipotek senedine, "Vadesi geldiğinde borcun ifa edilmemesi durumunda, ipoteğe konu taşınmazın mülkiyetinin cebri icraya gerek kalmaksızın doğrudan alacaklı (B)'ye geçeceği" şeklinde bir hüküm eklenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun eşya hukuku prensipleri çerçevesinde, ipotek senedinde yer alan bu hükmün geçerliliği hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?