---
title: "Boşanmada tazminat ve nafaka, mal rejiminin tasfiyesi — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.174–184"
last_amended: "2021-11-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/bosanmada-tazminat-ve-nafaka-mal-rejiminin-tasfiyesi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Boşanmada tazminat ve nafaka, mal rejiminin tasfiyesi

Medeni Hukuk › Aile hukuku › Evlilik hukuku › Boşanma — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.174, boşanma nedeniyle kusursuz veya daha az kusurlu eşin kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilmesini ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı zedelenen tarafın kusurlu diğer taraftan manevi tazminat isteyebilmesini düzenler. TMK m.175, boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşin diğer eşten yoksulluk nafakası isteyebilmesinin koşullarını düzenler; nafakanın süresiz olması, talep eden eşin kusur sınırı ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmaması bu kapsamdadır.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.174–184 hükümlerini kapsar: maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası, tazminat ve nafakanın ödenme biçimi, yetki, zamanaşımı, boşanma hâlinde, ayrılık hâlinde, miras hakları, hâkimin takdir yetkisi, durumun değişmesi, boşanmada yargılama usulü.

- [TMK m.174 — Maddî ve manevî tazminat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-174)
- [TMK m.175 — Yoksulluk nafakası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-175)
- [TMK m.176 — Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-176)
- [TMK m.177 — Yetki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-177)
- [TMK m.178 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-178)
- [TMK m.179 — Boşanma hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-179)
- [TMK m.180 — Ayrılık hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-180)
- [TMK m.181 — Miras hakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-181)
- [TMK m.182 — Hâkimin takdir yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-182)
- [TMK m.183 — Durumun değişmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-183)
- [TMK m.184 — Boşanmada yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-184)

## [TMK m.174 — Maddî ve manevî tazminat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-174)

TMK m.174, boşanma nedeniyle kusursuz veya daha az kusurlu eşin kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilmesini ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı zedelenen tarafın kusurlu diğer taraftan manevi tazminat isteyebilmesini düzenler. Hüküm boşanma davasında ve boşanma kararının sonrasında ayrı bir davayla açılabilen tazminat talepleri için uygulanır. Maddede yoksulluk nafakasının koşulları (m.175), tazminat ve nafakanın ödeniş biçimi ile değiştirilmesi (m.176), nafaka davalarının yetkisi ve boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayan bir yıllık zamanaşımı (m.178) düzenlenmemiştir. Bu konular ayrı maddelerde ele alınır ve uygulamada tazminat talebinin ön koşulu olan boşanma kararının varlığı da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.166 ve ilgili hükümler). Haksız fiil temelli tazminat (TBK m.49) da bu maddenin kapsamına girmez.

### Maddî ve manevî tazminat: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Maddi tazminat**: Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafa, kusurlu eşten ödenen tutardır. Tutar, zararın tam karşılığı olmak zorunda değildir; hâkim tarafların mali ve sosyal durumlarını ve kusur derecelerini gözeterek uygun miktarı belirler.
- **Mevcut menfaat**: Boşanma anında var olan ve boşanmayla kaybedilen menfaattir. Örneğin nafaka hakkı, mal rejiminden doğan alacaklar ve evlilik sırasında yapılan masraflar bu kapsamda değerlendirilir.
- **Beklenen menfaat**: Boşanma anında henüz gerçekleşmemiş, ancak evlilik sürseydi ileride gerçekleşmesi beklenecek menfaattir. Boşanma yüzünden kaybedilen miras hakları ve sigorta hakları bu kapsamdadır.
- **Kusursuz veya daha az kusurlu taraf**: Boşanmaya sebep olan olaylarda hiç kusuru olmayan ya da karşı tarafa göre daha az kusuru bulunan eştir. Kusurun mutlak olarak bulunmaması gerekmez; tazminat isteyenin kusuru ile boşanma sebebi arasında uygun illiyet bağı aranır.
- **Kişilik hakkının saldırıya uğraması**: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden tarafın kişilik değerlerinin ihlal edilmesidir. Bu ihlalin ağır olması aranmaz, ancak manevi tazminatı haklı kılacak derecede olması gerekir.
- **Manevi tazminat**: Kişilik hakkı zedelenen tarafa kusurlu eşten ödenen paradır. Kanun parasal olmayan başka bir tazminat biçimine izin vermez ve manevi tazminat irat biçiminde ödenemez.
- **İrat biçiminde ödeme**: Tazminatın ya da nafakanın, miktarı başta belirli olmayan ve belli olaylara bağlı olarak aralıklı yapılan ödeme biçimidir. Sermaye (toptan) ödemeden ayrılır; miktar ve taksit sayısı başta belli ise taksitli ödeme sayılır.

### Maddî ve manevî tazminat: hangi şartlar aranır?

- Boşanma kararı verilmiş olmalıdır; tazminat talebi boşanmaya bağlıdır ve boşanma kararı olmadan hüküm kurulamaz.
- Maddi tazminat için talep eden eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olması ya da kusurunun karşı tarafa göre daha az olması gerekir.
- Maddi tazminat için talep edenin mevcut veya beklenen bir menfaatinin boşanma nedeniyle zedelenmiş olması gerekir.
- Maddi tazminat için boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu eşin varlığı ve bu kusur ile menfaat zedelenmesi arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
- Manevi tazminat için boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden talep edenin kişilik hakkının saldırıya uğramış olması gerekir.
- Manevi tazminat için karşı tarafın kusurlu olması yeterlidir; talep edenin kusursuz olması aranmaz, ancak ihlalin manevi tazminatı haklı gösterecek derecede olması gerekir.
- Tazminat talep eden tarafın kusuru tali derecede kalırsa tazminata hükmedilebilir, ancak hâkim bu kusuru müterafik kusur sayarak indirim yapabilir.

### Maddî ve manevî tazminat: hangi sonuçları doğurur?

- Kusursuz veya daha az kusurlu eş lehine maddi tazminat takdir edilebilir; hâkim tutarı tarafların mali ve sosyal durumuna ve kusur derecesine göre belirler.
- Maddi tazminat toptan veya irat biçiminde ödenebilir; irat biçiminde ödeme halinde sonradan artırılma veya azaltılma mümkündür.
- Kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın manevi tazminat talebi kabul edilirse kusurlu eşten uygun miktarda para ödenir.
- Manevi tazminat irat biçiminde ödenemez; defaten ödenir.
- Maddi veya manevi tazminat talebinde bulunulmazsa hâkim bunu kendiliğinden hükme bağlayamaz.
- Boşanma kararı verilmediği sürece tazminat hükmü kurulamaz; tazminat kararı boşanma kararının kesinleşmesiyle hüküm ifade eder.
- Boşanmaya sebep olan olaylarda tazminat isteyen eşin kusuru tali derecede ise tazminata hükmedilebilir, ancak bu kusur indirim nedeni olabilir.
- Boşanma dışı bir sebeple doğan zarar bu madde kapsamında tazmin edilmez; bu zarar için haksız fiil hükümlerine dayanılabilir.
- Kusursuz veya daha az kusurlu tarafın talebi yoksa tazminat hükmü verilemez; hüküm emredici değil talebe bağlı bir nitelik taşır.

### Kusursuz taraf ile daha az kusurlu taraf (maddi tazminat) arasındaki fark nedir?

- Boşanma sebebinde hiç kusuru bulunmayan eş, maddi tazminat isteyebilir.
- Boşanma sebebinde kusuru bulunan ama karşı tarafın kusurundan daha az kusurlu olan eş de maddi tazminat isteyebilir.

Sonuç: İki hâlde de maddi tazminat talep edilebilir; daha az kusurlu tarafın kusuru hâkimce indirim nedeni yapılabilir (TBK m.52 yoluyla müterafik kusur).

### Maddi tazminat ile manevi tazminat arasındaki fark nedir?

- Maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatin zedelenmesine bağlıdır ve talep eden tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olmasını gerektirir.
- Manevi tazminat, kişilik hakkının saldırıya uğramasına bağlıdır ve talep eden tarafta kusur şartı yerine karşı tarafın kusurlu olması aranır.

Sonuç: Maddi tazminatta talep edenin kusurunun derecesi, manevi tazminatta ise karşı tarafın kusurunun varlığı belirleyicidir; manevi tazminat talep eden kusurlu olsa da kişilik hakkı ihlal edilmişse istenebilir (ancak kusur derecesi takdirde dikkate alınır).

### Maddi tazminat ile manevi tazminatın ödeniş biçimi arasındaki fark nedir?

- Maddi tazminat toptan ya da irat biçiminde ödenebilir.
- Manevi tazminat yalnızca paradır ve irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.

Sonuç: Manevi tazminat defaten ödenir; maddi tazminat ise hâkim tarafından irat olarak da bağlanabilir.

### Boşanma davasında talep ile ayrı davada talep arasındaki fark nedir?

- Maddi ve manevi tazminat boşanma davası içinde istenebilir.
- Bu talepler boşanma davasından ayrı bir davayla da açılabilir.

Sonuç: Ayrı dava açılması hâlinde de boşanma kararının varlığı ve maddenin koşulları aranır.

### Boşanma sebebinden doğan tazminat ile başka sebeple doğan zarar arasındaki fark nedir?

- Boşanma yüzünden zedelenen menfaat bu madde kapsamında tazmin edilir.
- Boşanma dışında başka bir sebeple, örneğin eşin yaralanmasıyla ortaya çıkan zarar bu madde kapsamında değildir.

Sonuç: Boşanma dışı zarar için TBK m.49 uyarınca haksız fiile dayanılarak tazminat istenebilir.

### Maddî ve manevî tazminat: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddi tazminat ile manevi tazminat şartlarını karıştırmak; maddi tazminatta talep edenin kusursuzluğunu, manevi tazminatta ise karşı tarafın kusurunu aramak gerekir.
- Manevi tazminatta da talep edenin kusursuz olmasını aramak; bu şart manevi tazminat için kanunda yer almaz.
- Manevi tazminatı irat biçiminde bağlamak; manevi tazminat yalnızca defaten ödenebilir.
- Tazminatın zararın tam karşılığı olması gerektiğini varsaymak; hâkim uygun miktarı takdir eder.
- Boşanma dışı bir sebeple doğan zararı bu madde kapsamında istemek; bu zarar için TBK m.49'a dayanılmalıdır.
- Boşanma kararı olmadan tazminat talebinin kabul edilebileceğini düşünmek; tazminat boşanma kararının varlığına bağlıdır.
- Talep edenin tali kusurunu görmezden gelip indirim yapılmadığını varsaymak; hâkim müterafik kusur nedeniyle indirim yapabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Manevi tazminat talebinde talep eden eşin kusursuz olması aranmaz; karşı tarafın kusurlu olması ve kişilik hakkının ihlali yeterli görülür, ancak ihlalin ağır olması zorunlu değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/490 E., 2024/468 K., 25.09.2024)
- Manevi tazminatın kabulü için kişilik hakkı saldırısının boşanmaya sebep olan olaylardan kaynaklanması gerekir; bu bağ kurulmadan talep reddedilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/490 E., 2024/468 K., 25.09.2024)
- Maddi ve manevi tazminatın miktarının az olup olmadığı yönünde Yargıtay'da hakkaniyet ilkesi ile birlikte TMK m.4 ve TMK m.174 birlikte değerlendirilerek uygun miktar belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/946 E., 2025/357 K., 28.05.2025)
- Tazminat miktarı takdir edilirken tarafların kusur oranları, mali durumları ve yoksulluk nafakasının varlığı birlikte gözetilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/581 E., 2024/576 K., 27.11.2024)
- Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusur bulunması hâlinde tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ayrı ayrı incelenmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/130 E., 2024/147 K., 06.03.2024)
- Kadın eşin kişilik haklarının saldırıya uğrayıp uğramadığı, erkek eşin kusurlu davranışlarının somut olarak değerlendirilmesiyle belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/762 E., 2025/713 K., 12.11.2025)
- Maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olup olmadığı yönündeki itirazlar, somut olayın kusur dağılımı ve hakkaniyet ölçütleri üzerinden değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/489 E., 2024/152 K., 06.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Maddi tazminat talep eden eş, boşanma sebebinde kusursuz ya da daha az kusurlu olduğunu ve mevcut veya beklenen menfaatinin boşanma nedeniyle zedelendiğini ispatla yükümlüdür.
- Manevi tazminat talep eden taraf, kişilik hakkının boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden saldırıya uğradığını ispatlamalıdır; karşı tarafın kusurlu olduğunu ispat yükü de talep edene aittir.
- Karşı taraf, talep edenin kusurunun boşanmaya sebep olan olaylarda ağır ya da tali olmadığını veya müterafik kusur bulunduğunu ileri sürerek indirim talep edebilir; bu savunmanın ispat yükü savunmayı yapan tarafa aittir.
- Kusur ve menfaat zedelenmesi konusunda tanık ile yazılı belgeler (gelir durumu, mal rejimi kayıtları, sigorta ve miras belgeleri) birlikte değerlendirilir; tazminat miktarının takdirinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı uygulamada kabul edilmektedir.
- Talep edenin mali ve sosyal durumuna ilişkin belgeler, tazminat miktarının uygunluğunun ölçütü olarak mahkemeye sunulmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.175](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-175): Yoksulluk nafakasının koşullarını düzenler; maddi tazminat ile yoksulluk nafakası aynı boşanma kararında birlikte istenebilir ve birbirinden ayrı koşullara tabidir.
- [4721 sayılı Kanun m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-176): Maddi tazminat ve nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesini, irat biçimi ile manevi tazminatın irat olarak ödenemeyeceğini ve irat değişikliğini düzenler.
- [4721 sayılı Kanun m.166](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-166): Boşanma sebeplerini düzenler; tazminat talebinin varlığı için boşanma kararı ön koşul olduğundan bu maddeye bağlıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-178): Boşanma sonucu doğan dava haklarının zamanaşımını düzenler; tazminat davası da bu sürenin kapsamına girer.
- 6098 sayılı Kanun m.49: Haksız fiil sorumluluğunu düzenler; boşanma dışı başka bir sebeple doğan zarar bu hükümlere dayanılarak talep edilebilir.
- 6098 sayılı Kanun m.52: Müterafik kusur hâlinde tazminatın indirilmesini düzenler; tazminat talep eden tarafın tali kusurunda hâkimin indirim yapabilmesinin dayanağıdır.

## [TMK m.175 — Yoksulluk nafakası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-175)

Madde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşin diğer eşten yoksulluk nafakası isteyebilmesinin koşullarını düzenler; nafakanın süresiz olması, talep eden eşin kusur sınırı ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmaması bu kapsamdadır. Hüküm boşanma davasında olduğu gibi boşanma sonrası ayrı açılan nafaka davasında da, kadın ve erkek eş için aynı şartlarla uygulanır. Maddenin metni, Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli kararıyla "süresiz olarak" ibaresi bakımından iptal edilmiş ve iptal kararı 30/6/2027 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde düzenlenmiştir; bu ibarenin uygulanabilirliği bu tarihe bağlıdır. Madde, maddi ve manevi tazminatı (m.174), irat biçimi ile nafakanın toptan ödenmesini, irat nafakasının artırılması, azaltılması ve kaldırılmasını (m.176), boşanma sırasında tedbir nafakasını ve evlenme sözleşmesi ile nafaka miktarının hâkim onayına bağlanmasını düzenlemez. Yardım nafakası (m.364 vd.) ile iştirak nafakası da bu maddenin kapsamında değildir."

### Yoksulluk nafakası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yoksulluk nafakası**: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşin, diğer eşten geçimi için istediği, boşanmanın sonucuna bağlı nafaka türüdür. Yardım nafakasından farklı olarak boşanma nedenseldir; yoksulluk boşanmadan doğmuş olmalıdır.
- **Yoksulluk**: Talep eden eşin, kendi malvarlığı, geliri ve çalışma gücüyle geçimini sağlayamaması durumudur. Yoksulluğun büyük olması gerekmez; normal ve vasat düzeyde yoksulluk yeterlidir. Ölçü sübjektif hayat seviyesi değil, objektif geçim imkânıdır.
- **Kusur karşılaştırması**: Talep eden eşin boşanmadaki kusurunun, nafaka yükümlüsününkinden daha ağır olmamasıdır. Burada yalnız talep edenin kusuru ölçülür; karşı tarafın kusuru aranmaz.
- **Mali güç oranı**: Nafaka miktarının, yükümlü eşin ödeme gücüyle sınırlı olmasıdır. Ödeme gücü, yükümlünün kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaçları düşüldükten sonra kalan kapasitedir.
- **Süresiz nafaka**: Nafakanın belirli bir süreye bağlanmadan, yoksulluk devam ettiği sürece ödenmesidir. Bu ibare Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olup iptal 30/6/2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

### Yoksulluk nafakası: hangi şartlar aranır?

- Boşanma sonucunda talep eden eşin yoksulluğa düşecek olması bulunmalıdır; yoksulluk boşanmadan kaynaklanmalıdır.
- Talep eden eşin evliliğin sürmemesinde kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir; eşit kusur bu koşulu karşılar.
- Talep eden eşin, geçimi için kendi malvarlığı ve gelirini kullanmış olması gerekir.
- Nafaka isteminin talep eden eş tarafından ileri sürülmüş olması gerekir; hâkim re'sen nafakaya hükmedemez.
- Yükümlü eşin ödeme gücü bulunmalıdır; ödeme gücü yoksa nafakaya karar verilemez.
- Nafaka miktarı, yükümlü eşin mali gücü oranında belirlenmelidir; yükümlünün varlıklı olması miktarı yoksulluğu aşan düzeye çıkarmaz.
- Yükümlü eşin kusurunun varlığı aranmaz; yükümlünün kusuru hakkın doğması için şart değildir.

### Yoksulluk nafakası: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde talep eden eş, yükümlü eşten yoksulluk nafakası isteyebilir.
- Talep eden eşin kusuru yükümlü eşin kusurundan daha ağırsa nafaka hakkı doğmaz.
- Yükümlü eşin ödeme gücü yoksa yoksulluk nafakasına karar verilemez.
- Nafaka miktarı yükümlünün mali gücü oranında belirlenir; yükümlünün mali gücü yoksulluğu giderecek miktarın üzerinde olsa bile miktar yoksulluğun giderilmesiyle sınırlıdır.
- Yükümlü eşin kusurunun varlığı nafaka isteme hakkını etkilemez.
- Anayasa Mahkemesi iptali nedeniyle 30/6/2027 tarihinden itibaren 'süresiz olarak' ibaresi uygulanamaz; bu tarihten sonra nafakanın süresinin nasıl sınırlanacağı kanuna göre belirlenmelidir.
- Nafaka hakkı hem kadın hem erkek eş için aynı şartlarla tanınmıştır.

### Talep eden eşin kusuru ile nafaka yükümlüsünün kusuru arasındaki fark nedir?

- Talep eden eşin kusuru, nafaka hakkının sınırını oluşturur; kusuru daha ağır olan eş nafaka isteyemez.
- Yükümlü eşin kusuru ise hakkın doğumu için aranmaz; yükümlü kusurlu olmasa da nafaka ödemekle yükümlü olabilir.

Sonuç: Yükümlü eşin kusuru yoksulluk nafakasının doğumunu etkilemez; talep edenin kusuru ise hakkı tamamen ortadan kaldırabilir.

### Yoksulluk nafakası ile maddi tazminat arasındaki fark nedir?

- Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası geçim ihtiyacını karşılamaya yöneliktir ve yoksulluk koşulu aranır.
- Maddi tazminat ise boşanma yüzünden menfaati zedelenen eşin zararını giderir ve kusur karşılaştırması ile birlikte kusurlu tarafa yöneltilir (m.174).

Sonuç: Yoksulluk nafakasında kusurlu tarafa karşı zarar aranmaz; yükümlünün kusuru aranmadığı için kusur karşılaştırması tek yönlüdür.

### Boşanma davası içinde istenen ile ayrı davada istenen nafaka arasındaki fark nedir?

- Boşanma davasında istenen yoksulluk nafakası, boşanma kararının feri olarak hüküm altına alınır.
- Ayrı davada istenen nafaka, boşanmadan sonra usulüne uygun açılacak ayrı bir dava ile karara bağlanır.

Sonuç: Her iki halde de talep gerekir; başlangıç tarihi boşanma davasında kararın kesinleşmesi, ayrı davada dava tarihidir.

### Yoksulluk nafakası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yükümlü eşin kusurunu da talep edenle birlikte karşılaştırmak; oysa talep edenin kusuru yükümlününkiyle karşılaştırılır; yükümlünün kusurlu olması ise şart değildir.
- Yoksulluğu büyük yoksulluk olarak aramak; normal ve vasat düzeyde yoksulluk yeterlidir.
- Talep eden eşin tüm imkânları tüketmeden nafaka verilebileceğini kabul etmek; önce malvarlığı ve çalışma gücü değerlendirilmelidir.
- Yükümlünün varlıklı olması nedeniyle talep edenin yaşam standardını koruyacak miktara hükmetmek; nafaka yoksulluğu gidermeyle sınırlıdır.
- 'Süresiz olarak' ibaresinin 30/6/2027 tarihinden önce ve sonra aynı şekilde uygulanacağını varsaymak; iptal kararı bu tarihte yürürlüğe girecektir.
- Hâkimin talep olmadan re'sen nafakaya hükmedebileceğini düşünmek; talep şarttır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yoksulluk nafakası, talep eden eşin çalışma gücü ve geliri ile malvarlığı tüketilmeden doğmaz; önce bu imkânların kullanılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1268 E., 2023/1189 K., 29.11.2023)
- Talep eden eşin kusurunun karşı tarafın kusurundan ağır olup olmadığı, boşanmaya yol açan olaylar birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir; boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin daha ağır kusurlu olduğu tespit edildiğinde kadının lehine nafaka şartlarının gerçekleştiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/130 E., 2025/556 K., 24.09.2025)
- Nafaka miktarının belirlenmesinde talep eden eşin yoksulluğu giderilecek ölçüde karar verilmekte, yükümlünün varlıklı olmasına rağmen aşırı miktara hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/581 E., 2024/576 K., 27.11.2024)
- Yoksulluk nafakası talebinin ayrı davada da ileri sürülebildiği, talep olmadan hâkimin re'sen nafakaya hükmedemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/73 E., 2009/118 K., 11.03.2009)
- Boşanma davasında istenen nafakanın başlangıcı boşanma kararının kesinleşme tarihidir; ayrı davada başlangıç dava tarihidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1141 E., 2025/395 K., 25.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Yoksulluk nafakasını isteyen eş, boşanma sonucunda yoksulluğa düşeceğini ya da düştüğünü ispatlamakla yükümlüdür; çalışma gücü, gelir ve malvarlığına ilişkin belgeler ve tanık beyanları bu amaçla kullanılır.
- Talep eden eşin kusurunun karşı eşten daha ağır olmadığını ispat yükü de talep edene aittir; boşanma kararı ve boşanmaya yol açan olaylara ilişkin deliller bu konuda değerlendirilir.
- Yükümlü eşin mali gücünü ispat yükü yükümlüye değil, ödeme gücünü tespit amacıyla yargılamayı yürüten mahkemeye aittir; gelir belgeleri ve bilirkişi incelemesi kullanılabilir.
- Yükümlü eşin ödeme gücünün bulunmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; bu savunma kabul edilirse nafaka reddedilir.
- Nafakanın ayrı davada istenmesi halinde boşanma kararının ve talep tarihinin belgelenmesi gerekir; talep tarihi nafakanın başlangıcını belirler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.174](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-174): Maddi ve manevi tazminat ile kusur karşılaştırmasını düzenler; yoksulluk nafakasının kusur sınırı ile tazminat ayrımını belirler.
- [4721 sayılı Kanun m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-176): Yoksulluk nafakasının irat biçiminde ödenmesi, kalkması, artırılması veya azaltılmasını düzenler; bu madde ile birlikte nafakanın işleyişini tamamlar.
- [4721 sayılı Kanun m.177](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-177): Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkemeyi, yani nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini düzenler.
- [4721 sayılı Kanun m.364](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-364): Yardım nafakasının koşullarını düzenler; yoksulluk nafakası ile yardım nafakası birbirinden ayrıdır ve bu madde yardım nafakasına uygulanmaz.
- [4721 sayılı Kanun m.184](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-184): Nafaka miktarının eşlerin anlaşmasıyla belirlenmesi halinde hâkim onayını düzenler.

## [TMK m.176 — Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-176)

Bu madde, boşanmada maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesini, manevi tazminatın ödeniş biçimini, irat olarak ödenen alacakların kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona ermesini, iradın artırılması ya da azaltılmasını ve gelecek yıllara ilişkin miktarın önceden belirlenmesini düzenler. Hükmün özel bir kişi grubuna sınırlaması yoktur; boşanma sonrası maddi tazminat ve yoksulluk nafakası alacaklılarına ve borçlularına uygulanır. Maddi ve manevi tazminatın ve yoksulluk nafakasının koşullarını, miktarını ve hesabını düzenlemez; bunlar 174 ve 175. maddelerde yer alır. Nafakanın mirasçılara geçip geçmeyeceği ile iştirak nafakası ve tedbir nafakası gibi ayrı nafaka türleri bu maddenin kapsamında değildir (m.169, m.182). Irat biçiminde ödenen alacağın teminatı ve sermaye ödemesinin taksitlendirilmesi bu madde ile değil, borçlar hukuku hükümleriyle çözülür.

### Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Toptan ödeme (sermaye şeklinde ödeme)**: Tazminat veya nafakanın tek seferde ödenmesi biçimidir. Ödenecek miktar ve taksit sayısı baştan belirlenmişse, bu bir irat değil taksitli ödemedir.
- **İrat biçiminde ödeme**: Alacağın belirli aralıklarla, ödenecek toplam miktarı baştan belli olmayan şekilde ödenmesidir. Ödeme sayısı belirli olay ve şartların varlığına bağlıdır.
- **İradın artırılması veya azaltılması**: İrat biçiminde belirlenmiş tazminat veya nafakanın, tarafların mali durumundaki değişiklik ya da hakkaniyet gerekçesiyle yükseltilmesi veya düşürülmesidir. Yalnızca irat biçimindeki alacaklar için söz konusudur.
- **Kendiliğinden kalkma**: Alacağın bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın, kanunda gösterilen olayın gerçekleşmesiyle sona ermesidir. Yeniden evlenme ve taraflardan birinin ölümü bu hâllerdendir.
- **Mahkeme kararıyla kaldırılma**: Alacağın ancak hâkimin kararıyla sona erdirilmesidir. Fiilen evlilik gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme hâlleri bu yoldadır.

### Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi: hangi şartlar aranır?

- Maddi tazminat veya yoksulluk nafakasının bir boşanma davasında hüküm altına alınmış olması gerekir.
- Ödeme biçiminin toptan ya da irat olarak hâkim tarafından belirlenmiş olması gerekir; taraflar anlaşarak da biçimi belirleyebilir, ancak bu anlaşmanın hâkim onayı ile geçerli olması şarttır.
- Manevi tazminatın ödeniş biçiminin irat olarak belirlenmemiş olması gerekir; manevi tazminat yalnızca toptan ödenebilir.
- İrat biçiminde ödenen alacağın kendiliğinden kalkması için alacaklı tarafın yeniden evlenmiş olması veya taraflardan birinin ölmüş olması gerekir.
- İrat biçiminde ödenen alacağın mahkeme kararıyla kaldırılması için alacaklı tarafın evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gerekir.
- İradın artırılması veya azaltılması için tarafların mali durumlarında değişiklik ya da hakkaniyetin gerektirdiği bir hâl bulunmalıdır.
- Gelecek yıllara ilişkin miktarın önceden belirlenmesi için taraflardan birinin istemi bulunmalı ve hâkim bu istemi kabul etmelidir.

### Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi: hangi sonuçları doğurur?

- Maddi tazminat veya yoksulluk nafakası toptan ödenmişse, sonradan kaldırılma veya değiştirilme bu madde kapsamında istenemez.
- İrat biçiminde ödenen alacak, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü ile kendiliğinden sona erer.
- İrat biçiminde ödenen alacak, alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
- Manevi tazminatın irat biçiminde hüküm altına alınması hukuka aykırıdır; bu tür bir karar kanuna aykırı olur.
- Tarafların mali durumlarındaki değişiklik veya hakkaniyet gerekçesiyle irat artırılabilir ya da azaltılabilir.
- Hâkim istem üzerine gelecek yıllarda ödenecek miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirleyebilir; bu hâlde sonradan değişiklik için ayrıca değişen durumlar ileri sürülmesi gerekmez.
- Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi alacağı sona erdirmez; ancak iradın azaltılması için bir sebep oluşturabilir.

### Toptan ödeme ile irat ödemesi arasındaki fark nedir?

- Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının bir defada (sermaye şeklinde) ödenmesi, hâkimin durumun gereklerine göre tercih edebileceği bir biçimdir.
- Aynı alacakların düzenli aralıklarla (irat biçiminde) ödenmesi, ileride kalkma ve değiştirilme hallerine tabi olan bir biçimdir.

Sonuç: Sermaye şeklinde verilen alacak, sonradan kaldırılma veya artırılma/azaltılma talebine konu olmaz; irat biçimindeki alacak ise 176. maddenin 3. ve 4. fıkralarına tabidir.

### Maddi tazminat-yoksulluk nafakası ile manevi tazminat arasındaki fark nedir?

- Maddi tazminat ve yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir.
- Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.

Sonuç: Manevi tazminat yalnızca bir defada ödenir; hâkim manevi tazminatı irat olarak hükmedemez.

### Kendiliğinden kalkma ile mahkeme kararıyla kaldırılma arasındaki fark nedir?

- Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâllerinde irat hiçbir karar aranmaksızın kendiliğinden kalkar.
- Fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde irat ancak mahkeme kararıyla kaldırılır.

Sonuç: Birinci gruptaki hâllerde kararın kaldırılması beklenmez; ikinci gruptaki hâllerde mahkemeye başvuru gerekir.

### Alacaklının yeniden evlenmesi ile borçlunun yeniden evlenmesi arasındaki fark nedir?

- Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi irat alacağını kendiliğinden sona erdirir.
- Borçlunun yeniden evlenmesi sona erme sebebi değildir.

Sonuç: Borçlunun yeniden evlenmesi ancak iradın azaltılması yönünde değerlendirilebilir; kalkma sonucu doğurmaz.

### Artırma ile azaltma nedenleri arasındaki fark nedir?

- Tarafların mali durumlarının değişmesi, iradın azaltılmasını ya da artırılmasını haklı kılabilir.
- Hakkaniyetin gerektirdiği haller de artırma veya azaltma için yeterli nedendir.

Sonuç: Her iki yönde de değişiklik talebi mümkündür; ancak talep, değişikliği haklı gösteren bir durumun ileri sürülmesine dayanır.

### Yargılama sırasında belirlenen gelecek miktar ile sonradan değişiklik arasındaki fark nedir?

- Hâkim istem üzerine gelecek yıllarda ödenecek miktarı önceden belirleyebilir.
- Bu karar verilmemişse sonradan değişen koşullara dayanılarak artırma veya azaltma istenebilir.

Sonuç: Önceden belirleme yapılmış ise sonradan değişiklik talebine gerek kalmaz.

### Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Manevi tazminatı da maddi tazminat gibi irat olarak hükmetmek; manevi tazminat yalnızca toptan ödenir.
- Taksitle ödenen sermaye ile irat biçimindeki ödemeyi karıştırmak; taksit sayısı ve miktarı baştan belliyse bu bir irat değildir ve 176. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanmaz.
- Yeniden evlenme ya da ölüm hâlinde irat için mahkeme kararı beklemek; bu hâllerde irat kendiliğinden kalkar.
- Borçlunun yeniden evlenmesini de alacağı sona erdiren bir neden saymak; borçlunun yeniden evlenmesi yalnızca azaltma sebebi olabilir.
- Toptan ödenmiş bir tazminatı sonradan artırma veya azaltma talebine konu yapmak; bu fıkralar yalnızca irat biçimindeki alacaklar için uygulanır.
- Hâkimin gelecek yıllara ilişkin miktarı kendiliğinden belirleyebileceğini sanmak; bu yalnızca istem hâlinde mümkündür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler genellikle maddi tazminatı toptan, yoksulluk nafakasını ise irat olarak hüküm altına almaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9444 E., 2024/2865 K., 25.04.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/6104 E., 2023/4568 K., 05.10.2023)
- Hâkimin toptan ödeme kararı vermesinde, kanuna aykırılık bulunmadığı sürece takdir yetkisi kullanılmış sayılmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6104 E., 2023/4568 K., 05.10.2023)
- Yoksulluk nafakası davalarında hâkimin hükmettiği nafakanın dayanağı olarak 176. maddenin birinci fıkrası ile birlikte 175. maddenin değerlendirilmesi uygulanmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5261 E., 2023/4311 K., 28.09.2023)
- Gelecek yıllara ilişkin miktarın belirlenmesi talebi bulunmadıkça hâkimin bu konuda kendiliğinden karar vermediği kabul edilmektedir. (2005/56 E., 2009/94 K., 25.06.2009)

### Nasıl ispat edilir?

- Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının irat ya da toptan biçimde ödenmesini isteyen taraf, ödeme biçimine ilişkin talebini dava dilekçesi ya da duruşmada açıkça ileri sürmek zorundadır.
- İradın artırılması veya azaltılması talebinde bulunan taraf, mali durumdaki değişikliği veya hakkaniyet gerekçesini ispatla yükümlüdür; mali durum değişikliği gelir belgeleri ve tanık beyanı ile kanıtlanabilir.
- Kendiliğinden kalkma hâllerinden birinin gerçekleştiğini ileri süren taraf, yeniden evlenme ya da ölüm olayını nüfus kaydı ile ispatlar.
- Alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi iddiasını ileri süren karşı taraf, bu olguları tanık beyanı ve somut delillerle ispat etmek zorundadır.
- Yoksulluğun ortadan kalktığı iddiasını ileri süren yükümlü, alacaklının gelir ve mal durumundaki değişikliği ispat yükü altındadır.
- Tarafların ödeme biçimi üzerinde anlaşmış olduklarını ileri süren taraf, bu anlaşmanın hâkim onayını almış olduğunu belge ile göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.174: Manevi tazminatın koşul ve miktarını düzenler; 176. maddenin manevi tazminatın irat biçiminde ödenemeyeceği hükmü bu maddeye bağlıdır.
- 4721 m.175: Yoksulluk nafakasının koşullarını düzenler; 176. madde bu nafakanın ödeniş biçimini ve sona ermesini belirler.
- 4721 m.169: Tedbir nafakasını düzenler; bu nafaka 176. maddenin irat biçimi ve değiştirilmesi hükümlerinin kapsamında değildir.
- 4721 m.182: İştirak nafakasını düzenler; bu nafaka da 176. maddenin kapsamı dışındadır.
- 4721 m.184: Tarafların ödeme biçimi konusunda yaptığı anlaşmanın hâkim onayı ile geçerli olacağını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.52: Sermaye şeklinde ödenecek tazminatın takside bağlanmasına ilişkin hükümdür; bu madde ile doğrudan bağlantılı olarak irat ile taksit ayrımında başvurulan kaynaktır.
- 6098 sayılı Kanun m.51: İrat şeklinde tazminatta borçludan teminat alınmasını öngören hükümdür; 4721 sayılı Kanun'da böyle bir teminat hükmü yoktur.

## [TMK m.177 — Yetki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-177)

Madde, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkemeyi belirler; yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Hüküm, boşanma sonrası nafaka davalarının yetki yönünü düzenler ve bu davalarda davalının yerleşim yerini değil alacaklının yerleşim yerini esas alır. Maddede nafakanın türü, miktarı, şartları, kaldırılması veya değiştirilmesi, boşanma davasının kendisindeki nafaka talebinin yetkisi düzenlenmez (bunlar için TMK m.176 ve m.175 ile ilgili hükümlere bakılır). Dava şartları, görevli mahkeme, yetkili mahkemenin belirlenmesinde yetki itirazının süresi ve usul kuralları (HMK m.6 ve m.17 vd.) bu maddede düzenlenmez. Nafaka alacağının zamanaşımı ve nafaka borcunun ödenmemesinin yaptırımları da bu maddenin konusu değildir.

### Yetki: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Boşanma sonrası nafaka davası**: Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra nafaka talebiyle açılan dava. Boşanma davası içinde ileri sürülen nafaka talebi bu kapsamda değildir, onun yetkisi ayrı değerlendirilir.
- **Nafaka alacaklısı**: Nafaka almaya hak kazanan taraf. Yetki bakımından davalı borçlunun değil, bu kişinin yerleşim yeri esas alınır.
- **Yerleşim yeri**: Kişinin oturma niyetiyle sürekli kaldığı yer (TMK m.20). Yetki belirlenirken davacı-alacaklının yerleşim yerinin kanundaki bu tanıma göre tespit edilmesi gerekir.
- **Yetki**: Aynı görevli mahkemeler arasında davanın hangi yer mahkemesinde görüleceğini belirleyen kural. Bu madde, nafaka davalarında yer yetkisini düzenler.

### Yetki: hangi şartlar aranır?

- Davanın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılan bir nafaka davası olması gerekir.
- Dava, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılmalıdır.
- Davanın konusunun nafaka alacağı (tedbir, yoksulluk veya iştirak nafakası gibi) olması gerekir.

### Yetki: hangi sonuçları doğurur?

- Boşanmadan sonra açılan nafaka davası, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılır ve görülür.
- Dava başka bir yer mahkemesinde açılırsa, yetki itirazı ileri sürülmesi gerekir; yetki kuralı bu maddeye göre değerlendirilir.
- Nafaka alacaklısının yerleşim yeri değişmişse, dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri esas alınır.

### Boşanma sonrası nafaka davası ile boşanma davası içindeki nafaka talebi arasındaki fark nedir?

- Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılan ayrı nafaka davası, bu maddeye tabidir.
- Boşanma davası sırasında birlikte görülen nafaka talebi, boşanma davasının yetkisine tabidir.

Sonuç: Yetki kuralı farklıdır; bu madde yalnızca boşanmadan sonra açılan davalarda uygulanır.

### Nafaka alacaklısının yerleşim yeri ile davalı borçlunun yerleşim yeri arasındaki fark nedir?

- Yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
- Genel yetki kuralındaki davalının yerleşim yeri esası bu davalarda uygulanmaz.

Sonuç: Alacaklı, kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açabilir; borçlunun yerleşim yerine gitmesi gerekmez.

### Yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Boşanma sonrası nafaka davasında davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesini genel yetki kuralına göre yetkili saymak.
- Boşanma davası sırasında birlikte görülen nafaka talebi ile boşanma sonrası açılan ayrı nafaka davasının yetki kuralını birbirine karıştırmak.
- Alacaklının yerleşim yerini, geçici ikamet veya fiili oturma yerine göre belirlemek; yerleşim yeri TMK m.20'ye göre tespit edilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Boşanma sonrası nafaka davalarında yetkili mahkemenin nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi olduğu kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2023/5981 E., 2023/9932 K., 30.10.2023; 3. Hukuk Dairesi, 2009/8389 E., 2009/11862 K., 07.07.2009; 5. Hukuk Dairesi, 2024/12848 E., 2025/4381 K., 07.04.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/4985 E., 2024/8749 K., 18.11.2024; 5. Hukuk Dairesi, 2022/10682 E., 2022/13588 K., 10.10.2022; İkinci Bölüm, 2014/7261 E., 12.01.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Yetkili mahkemenin belirlenmesinde, alacaklının yerleşim yerinin dava tarihinde orada olduğunu gösteren nüfus kaydı ya da ikametgâh belgesi ile ispat edilir.
- Davacı-alacaklı, kendi yerleşim yerinin dava açıldığı yer olduğunu ileri sürer ve bunu belgelendirir.
- Davalı-borçlu, alacaklının yerleşim yerinin farklı olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunursa, bu iddiasını kendisi ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.20: Yerleşim yerinin tanımını verir; alacaklının yerleşim yerinin tespitinde bu tanım esas alınır.
- 4721 sayılı Kanun: Boşanma ve nafaka hükümlerinin bütünü, bu maddenin uygulandığı ilişkiyi oluşturur.

## [TMK m.178 — Zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-178)

Madde, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının zamanaşımına uğrama süresini düzenler. Süre, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Madde, evliliğin boşanma dışı sebeplerle (ölüm, iptal) sona ermesinden doğan hakları, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacakları ve genel borç ilişkilerinden doğan alacakların zamanaşımını düzenlemez. Bu konular ayrı hükümlere tabidir; genel borç alacakları için Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri, mal rejimi tasfiyesi için ise Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri ve yerleşik uygulama geçerlidir. Zamanaşımının kesilmesi, durması ve hesaplanması maddede düzenlenmemiştir.

### Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dava hakkı**: Boşanma sebebiyle sona eren evlilikten doğan, mahkemeden talep edilebilen hukuki imkândır. Maddenin kapsamı, bu sona ermeden doğan dava haklarıyla sınırlıdır.
- **Boşanma hükmünün kesinleşmesi**: Boşanma kararının olağan kanun yollarının tüketilmesi ya da süresinde başvurulmaması sonucunda artık temyiz veya istinaf ile tartışılamaz hale gelmesidir. Süre bu andan itibaren işler.
- **Zamanaşımı**: Süre geçtiğinde hakkın varlığını korumakla birlikte dava yoluyla ileri sürülemez hale gelmesidir. Maddede bu sonuç, sürenin dolmasıyla birlikte doğar.

### Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermiş olması gerekir.
- Sona ermeden doğan bir dava hakkının bulunması gerekir.
- Boşanma hükmünün kesinleşmiş olması gerekir; süre bu andan itibaren başlar.
- Kesinleşmeden bir yıl geçmiş olması gerekir; bu süre dolmadan dava hakkı zamanaşımına uğramaz.
- Zamanaşımının ileri sürülmesi gerekir; bu bir def'i olup hâkim tarafından resen dikkate alınmaz.

### Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

- Bir yıllık süre dolduğunda ilgili dava hakkı zamanaşımına uğrar.
- Zamanaşımına uğrayan dava hakkı dava yoluyla ileri sürülemez hale gelir.
- Karşı taraf zamanaşımı def'ini süresinde ileri sürerse mahkeme davayı reddeder.
- Süre dolmadan dava açılmışsa zamanaşımı nedeniyle red söz konusu olmaz.
- Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; def'i olarak ileri sürülmesi gerekir.

### Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sürenin boşanma kararının verildiği tarihten işlediğini kabul etmek; süre kesinleşme tarihinden başlar.
- Bir yıllık süreyi genel on yıllık zamanaşımı ile karıştırmak; madde kapsamındaki haklar için özel bir yıllık süre geçerlidir.
- Zamanaşımını hâkimin resen dikkate alacağını varsaymak; def'i olarak ileri sürülmesi gerekir.
- Maddenin kapsamına giren bir talep ile mal rejimi tasfiyesi alacağını aynı süreye bağlamak.
- Kesinleşme tarihini hesaplarken başlangıç gününü sayıya katmak; başlangıç günü sayılmaz, sürenin son günü de kullanılmadan geçmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Boşanma sebebiyle sona eren evlilikten doğan davalarda bir yıllık sürenin, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işlediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/231 E., 2013/1370 K., 18.09.2013)
- Yoksulluk nafakası talebiyle açılan davalarda bu maddedeki bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması kabul edilmiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/231 E., 2013/1370 K., 18.09.2013)
- Karşı tarafın dava açarken yaptığı bir beyanın zamanaşımı def'i olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği, somut olaya göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/132 E., 2013/1389 K., 25.09.2013)
- Maddedeki bir yıllık sürenin ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin on yıllık sürenin ayrı değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023)
- Maddenin kapsamına giren bir davada zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi halinde, davalının bu savunmadan feragat etmediği durumda hâkim karar verebilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8400 E., 2024/6697 K., 01.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Zamanaşımı def'ini ileri süren karşı taraf, boşanma hükmünün kesinleşme tarihini ve dava tarihini belgeyle ispatlamalıdır; kesinleşme şerhi bu bakımdan temel delildir.
- Dava hakkını ileri süren taraf, süre dolmadan dava açtığını dava dilekçesinin tarihiyle ispatlar.
- Boşanmanın sebebiyle sona erdiği ve dava hakkının bu sona ermeden doğduğu, dava tarafının ispat yükü altındadır.
- Zamanaşımı def'inden feragat edildiği iddiası, karşı tarafça yazılı veya açık bir beyanla ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6098 sayılı Kanun m.146: Genel zamanaşımı süresi olan on yıl için başvurulan hükümdür; boşanma dışındaki borç ilişkilerinden doğan alacaklar bakımından uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.147: Beş yıllık özel zamanaşımı hallerini düzenler; maddedeki bir yıllık süre ile karıştırılmamalıdır.

## [TMK m.179 — Boşanma hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-179)

Madde, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejimin hükümlerinin uygulanacağını düzenler; yani tasfiyenin hangi rejime göre yapılacağı ölçüt olarak belirlenir. Madde, eşler arasındaki mal rejimi ile sona erme, tasfiye ve paylaşma ayrıntılarını kendi içinde düzenlemez. Uygulama, evlilik süresince eşlerin bağlı olduğu yasal veya sözleşmeli mal rejimine göre yapılan tasfiye davalarında ortaya çıkar. Madde, tasfiye davasının yetkili mahkemesini düzenlemez (m.214). Mal rejiminin sona ermesi anını ve sebeplerini düzenlemez (m.225). Edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimlerinin kendi hükümleri de bu maddede yer almaz (m.218 vd., m.202 vd.).

### Boşanma hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mal rejiminin tasfiyesi**: Mal rejiminin sona ermesinden sonra eşler veya mirasçıları arasında, rejimin kapsamındaki malvarlığı değerlerinin ayrılması, borçların dengelenmesi ve paylaşımının yapılması işlemidir. Tasfiye, rejimin sona ermesinin ardından başlar ve eşler anlaşamazsa tasfiye davası ile yürütülür.
- **Bağlı olunan rejim**: Tasfiyenin hangi kurallara göre yapılacağını belirleyen, evlilik süresince geçerli olan yasal veya sözleşmeli mal rejimidir. Örneğin eşler edinilmiş mallara katılma rejimine bağlı ise tasfiye bu rejimin hükümlerine göre yapılır.

### Boşanma hâlinde: hangi şartlar aranır?

- Eşler arasında bir mal rejiminin sona ermiş olması gerekir; bu sona erme ölüm, boşanma, evliliğin iptali, mal ayrılığına karar verilmesi veya başka bir mal rejimi kabulü ile gerçekleşebilir.
- Tasfiye yapılacak mal rejiminin, eşlerin evlilik süresince bağlı olduğu yasal veya sözleşmeli rejim olması gerekir.
- Tasfiyenin, bu rejimin hükümlerine uygun biçimde yürütülmesi gerekir.

### Boşanma hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

- Tasfiye, eşlerin bağlı olduğu rejimin hükümlerine göre yapılır.
- Bağlı olunan rejim edinilmiş mallara katılma ise katılma rejiminin tasfiye kuralları (m.218 vd. ve m.227 vd.) uygulanır.
- Bağlı olunan rejim paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı ise o rejimin tasfiye hükümleri uygulanır.
- Eşler tasfiye konusunda anlaşamazlarsa tasfiye davası açılarak yargı yoluyla tasfiye sağlanır.

### Yasal mal rejimi ile sözleşmeli mal rejimi arasındaki fark nedir?

- Eşler bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışsa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine bağlıdır.
- Eşler mal rejimi sözleşmesi ile paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı veya mal ayrılığı gibi bir rejimi seçmişse o rejime bağlıdır.

Sonuç: Tasfiyenin hangi kurallara göre yapılacağı bağlı olunan rejime göre değişir; her rejimin tasfiye hükmü ayrıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mal rejiminin tasfiyesinin ancak mal rejiminin sona ermesinden sonra istenebileceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2149 E., 2023/1456 K., 30.03.2023)
- Mal rejiminin sona ermemiş olması ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olması hâlinde tasfiye davasının görülebilirlik ön koşulu yokluğundan reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2149 E., 2023/1456 K., 30.03.2023)
- Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olması hâlinde tasfiye davasının bekletici mesele yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2149 E., 2023/1456 K., 30.03.2023)
- Tasfiyenin bağlı olunan rejimin hükümlerine göre yapılacağı ve bu hükmün tasfiyenin dayanağı olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/8133 E., 2025/12027 K., 25.12.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/283 E., 2024/8526 K., 07.11.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/6794 E., 2024/6435 K., 26.09.2024)
- Tasfiye davalarında ilgili mal rejimi hükümleri ile birlikte m.202 vd. eşler arası mal rejimi hükümlerinin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/1039 E., 2025/6585 K., 26.06.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2023/6106 E., 2024/6104 K., 19.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tasfiye talebinde bulunan eş, mal rejiminin sona erdiğini ve bağlı olunan rejimi (örneğin evlilik sözleşmesi veya yasal rejim olduğunu) ispatla yükümlüdür.
- Mal rejiminin sona erme nedeni (boşanma kararı, ölüm, mal ayrılığı kararı gibi) resmi belgelerle, yani kesinleşmiş mahkeme kararı veya nüfus kaydı ile kanıtlanır.
- Sözleşmeli rejim iddiası bakımından mal rejimi sözleşmesinin yazılı olması ve resmi biçimde yapılmış olması gerekir; bu belge bulunmazsa yasal rejimin geçerli olduğu kabul edilir.
- Karşı taraf, rejimin sona ermediğini veya başka bir rejimin uygulandığını ileri sürüyorsa bu savunmayı kendisi ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.214: Mal rejiminin tasfiyesi davasında yetkili mahkemeyi belirler; m.179 ise tasfiyenin hangi rejime göre yapılacağını düzenler.
- 4721 m.225: Mal rejiminin hangi hâllerde ve hangi anda sona ereceğini düzenler; tasfiyenin başlangıç koşulunu oluşturur.
- 4721 m.218: Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin kapsamını ve hükümlerinin başlangıcını düzenler; tasfiye bu hükümlere göre yapılabilir.
- 4721 m.202: Eşler arasındaki mal rejimlerine ilişkin genel hükümleri içerir; m.179 bu hükümlere atıf yapar.

## [TMK m.180 — Ayrılık hâlinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-180)

TMK m.180, ayrılık kararı verilen hallerde mahkemenin, ayrılığın süresini ve eşlerin durumlarını göz önünde tutarak, eşler arasında sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilmesini düzenler. Hüküm, ayrılığa karar verilen evlilikler bakımından ve yalnızca sözleşmeli mal rejimi bulunan eşler için uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: ayrılık kararının şartları ve süresi (m.170, m.171), ayrılık süresinin sona ermesi (m.172), mal rejiminin kendiliğinden sona ermesi ve tasfiyesi (m.206 ve devamı), boşanma halinde mal rejiminin tasfiyesi (m.225 ve devamı) ve kanunun yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmanın tasfiyesi (m.219 ve devamı). Ayrıca mal rejiminin kaldırılmasının yetkili mahkemesi ve görevli mahkemesi bakımından m.207 ayrı olarak düzenler.

### Ayrılık hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayrılık kararı**: Hâkimin, m.170 uyarınca boşanma şartları oluşmuş ya da ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali bulunmayan hallerde verdiği, evlilik birliğini sürdürmekle birlikte ortak hayatı belli bir süre tatil eden karardır. Evlilik sona ermez; yalnızca ortak hayat askıya alınır.
- **Sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejimi**: Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçtiği mal rejimidir (m.202 ve devamı). Kanun yasal mal rejimini ayrıca düzenlediğinden, m.180 kapsamındaki kaldırma yalnızca bu seçimli rejim bakımından söz konusudur.
- **Mal rejiminin kaldırılması**: Sözleşmeyle kabul edilen mal rejiminin ayrılık kararı üzerine hâkim kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Bu karar sonucunda eşler, kanunun öngördüğü mal rejimine ya da m.206 ile m.207 çerçevesinde mal ayrılığına tabi olur.
- **Ayrılığın süresi**: Hâkimin ayrılık kararında belirlediği süredir ve m.171 uyarınca bir yıldan az, üç yıldan çok olamaz. Kaldırma kararında hâkim bu süreyi ve eşlerin durumunu birlikte tartar.

### Ayrılık hâlinde: hangi şartlar aranır?

- Ayrılığa karar verilmiş olması gerekir; m.170 koşullarının oluştuğu ve ayrılık kararının kesinleşmiş ya da verilmiş bulunduğu bir davanın varlığı şarttır.
- Eşler arasında bir mal rejimi sözleşmesi bulunmalı ve bu sözleşmeyle kabul edilmiş rejim yürürlükte olmalıdır; yasal mal rejimi bu maddenin konusu değildir.
- Hâkimin ayrılığın süresini ve eşlerin durumlarını değerlendirmesi gerekir; bu değerlendirme hâkimin takdirine bırakılmıştır.
- Kaldırma kararı, ayrılık kararıyla birlikte veya ayrılık kararından sonra mahkemenin takdiriyle verilebilir; kanun kaldırmayı zorunlu kılmamıştır.

### Ayrılık hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

- Hâkim, ayrılık kararı verirse ayrılığın süresini ve eşlerin durumlarını değerlendirerek sözleşmeli mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.
- Kaldırma kararı verilirse eşler arasındaki sözleşmeli rejim sona erer ve tasfiye, kanunun öngördüğü sonuçlara göre yapılır.
- Hâkim kaldırma kararı vermezse sözleşmeli mal rejimi ayrılık süresince yürürlükte kalır.
- Madde hâkime takdir yetkisi tanır; kaldırma zorunlu değildir.

### Ayrılık ile boşanma arasındaki fark nedir?

- Ayrılık kararında evlilik birliği sürer ve eşler evli kalır; yalnızca ortak hayat belli bir süre tatil edilir.
- Boşanmada evlilik kesin olarak sona erer ve mal rejiminin tasfiyesi boşanmaya bağlı kurallarla yapılır.

Sonuç: m.180 yalnızca ayrılık kararı için düzenlenmiştir; boşanma hâlinde sözleşmeli rejimin tasfiyesi m.225 ve ilgili hükümlere göre yürür.

### Sözleşmeli mal rejimi ile yasal mal rejimi arasındaki fark nedir?

- Eşlerin sözleşmeyle seçtiği rejim, m.180 kapsamında hâkimin kaldırma kararına konu olabilir.
- Kanunun yasal mal rejimi (edinilmiş mallara katılma), eşlerin iradesine dayanmadığı için m.180 ile kaldırılmaz.

Sonuç: Yasal rejim için bu madde değil, ayrılık hâlinde mal rejiminin işleyişine ilişkin m.206 ve ilgili hükümler uygulanır.

### Re'sen tedbir ile m.180 kaldırma kararı arasındaki fark nedir?

- Dava sırasında mal varlığına ilişkin önlemler m.169 uyarınca hâkim tarafından re'sen alınır.
- Sözleşmeli rejimin kaldırılması ise ayrılık kararı verildikten sonra hâkimin takdirine bağlı ayrı bir karardır.

Sonuç: Geçici önlem ile m.180 kararı aynı şey değildir; biri dava sırasında, diğeri ayrılık kararıyla birlikte verilebilir.

### Ayrılık süresi ile kaldırma kararı: fark nedir?

- Ayrılık süresi m.171 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar belirlenir ve kararın kesinleşmesiyle işler.
- Kaldırma kararı, bu süre dikkate alınarak ve eşlerin durumuna göre verilir; süre kendiliğinden kaldırma sonucu doğurmaz.

Sonuç: Kısa bir ayrılık süresi kaldırma kararını otomatik olarak doğurmaz; hâkimin ayrıca karar vermesi gerekir.

### Ayrılık hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi yasal mal rejimi için de uygulamak; m.180 yalnızca sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejimi için düzenlenmiştir.
- Ayrılık kararı verilmeden kaldırma kararı vermek ya da ayrılık kararı kesinleşmeden bu maddeye dayanmak.
- Kaldırmanın kendiliğinden, süre dolmadan veya zorunlu olarak doğacağını varsaymak; kanun hâkime takdir yetkisi tanımıştır.
- Sözleşmeli rejimin kaldırılmasını boşanma hâlindeki tasfiye kurallarıyla karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mal rejiminin tasfiye edilebilmesi için taraflar arasındaki mal rejiminin kanunda yazılı sebeplerden biriyle sona ermiş olması gerektiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Kaldırma talebinde bulunan eş, ayrılık kararının verildiğini ve eşler arasında geçerli bir mal rejimi sözleşmesinin bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; ayrılık kararı mahkeme dosyasından, sözleşme ise yazılı belgeyle ispatlanır.
- Kaldırmanın gerekli olduğunu gösteren eşlerin durumu ve ayrılık süresi, tarafların beyanları ve dosyadaki belgelerle ortaya konur; bu değerlendirme hâkimin takdirindedir.
- Karşı eşin, sözleşmeli rejimin sürmesinde menfaati bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde bu savunmayı ileri süren eş iddiasını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.170: Ayrılığa karar verilebilmesinin koşullarını düzenler; m.180 ancak bu koşullar oluştuktan sonra uygulanabilir.
- 4721 m.171: Ayrılık süresinin bir yıldan üç yıla kadar olmasını ve kesinleşmeyle başlamasını düzenler; kaldırma kararında dikkate alınan süre budur.
- 4721 m.172: Ayrılık süresinin sona ermesi ve boşanma davası açma imkânını düzenler; süre sonunda mal rejimi bakımından durum yeniden değerlendirilir.
- 4721 m.169: Dava sırasında mal varlığına ilişkin geçici önlemleri düzenler; m.180 kararından ayrıdır.
- 4721 m.206: Ayrılık ve diğer sebeplerle mal ayrılığına geçişi düzenler; m.180 kararı verildiğinde buna geçiş sonucu doğabilir.
- 4721 m.207: Mal ayrılığı ve sona eren rejimin tasfiyesi bakımından yetkili mahkemeyi belirler.

## [TMK m.181 — Miras hakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-181)

Madde, boşanan eşlerin birbirlerinin yasal mirasçısı olamayacağını ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla eşe sağlanan hakların düşeceğini düzenler. Ayrıca boşanma davası devam ederken davacı eşin ölmesi hâlinde, mirasçılardan birinin davaya devam edip diğer eşin kusurunu ispatlaması durumunda aynı hükmün uygulanacağını öngörür. Madde, sağ kalan eşin yasal mirasçılığını, eşin miras payı oranlarını ve saklı payları düzenlemez (m.499, m.506). Boşanmanın kendisinin şartlarını, boşanma sebeplerini ve kusur esaslarını düzenlemez (m.166-m.166 ilgili hükümleri). Boşanma davasının açılmasından önce ölen eşe ilişkin miras haklarını, tenkis davasını ve ölüme bağlı tasarrufların iptalini de düzenlemez (m.505-m.514 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir). Madde, eşlerin ayrılığa karar verilmiş olmasını (ayrılık) değil, kesinleşmiş boşanmayı ve devam eden boşanma davasını konu alır.

### Miras hakları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Boşanan eşler**: Boşanma kararının kesinleşmesiyle evliliği sona eren eşlerdir. Madde bakımından boşanma, mirasbırakanın ölümünden önce gerçekleşmiş olmalıdır.
- **Boşanma davası devam ederken ölüm**: Boşanma davası henüz kesinleşmemişken davacı ya da davalı eşin ölmesidir. Bu hâl, evliliğin ölümle sona ermesi ile boşanmanın kesinleşmesi arasında kalan ve ikinci fıkranın kapsadığı özel durumdur.
- **Ölüme bağlı tasarruf**: Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğuran, vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi işlemlerdir. Birinci fıkra, boşanmadan önce eşin lehine yapılmış bu tür tasarrufların eşe sağladığı hakların düşeceğini düzenler.
- **Kusur ispatı**: Davalı eşin boşanmaya sebep olan kusurunun mahkemece tespit edilmesidir. İkinci fıkrada, mirasçının davaya devam etmesinin ardından bu kusurun ispatlanması, birinci fıkra hükmünün uygulanması için aranan koşuldur.
- **Yasal mirasçılık**: Kanunun belirlediği sıraya göre mirasçı olma durumudur. Boşanan eşler bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz; madde bu yasal mirasçılığı kaldırır ancak eşin diğer mirasçılık sıfatlarına etkisi bu maddenin konusu değildir.

### Miras hakları: hangi şartlar aranır?

- Eşlerin mirasbırakanın ölümünden önce boşanmış olması gerekir; bu hâlde boşanan eşler bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz.
- Boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla eşe sağlanan haklar, tasarrufta aksi anlaşılmadıkça düşer.
- Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi hâlinde ikinci fıkranın uygulanması için ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi gerekir.
- İkinci fıkranın uygulanması için ayrıca diğer eşin kusurunun ispatlanması gerekir.
- Bu koşullar gerçekleştiğinde birinci fıkra hükmü uygulanır; yani sağ kalan eş ölen eşin yasal mirasçısı olamaz ve lehine yapılmış ölüme bağlı tasarruftan yararlanamaz.

### Miras hakları: hangi sonuçları doğurur?

- Boşanmış eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar.
- Boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla eşe sağlanan haklar, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybedilir.
- Boşanma davası devam ederken davacı eşin ölmesi, mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa, birinci fıkra hükmü uygulanır.
- Mirasçı davaya devam etmez veya kusur ispatlanamazsa, sağ kalan eş ölen eşin yasal mirasçısı olmayı sürdürür; boşanma davası ölümle konusuz kalır.
- Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.: 2025/156, K.: 2026/131 sayılı kararıyla birinci fıkradaki “…süresiz olarak…” ibaresi iptal edilmiştir; iptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
- Fıkranın yürürlüğe girmesinden önce madde metninde yer alan ibare hâlâ uygulanır; bu nedenle iptal kararının yürürlük tarihi (30/6/2027) öncesinde ibare ile ilgili uyuşmazlıkta dikkatle değerlendirme yapılmalıdır.

### Kesinleşmiş boşanma ile devam eden boşanma davası arasındaki fark nedir?

- Boşanma kararı kesinleşmiş ve evlilik boşanmayla sona ermiştir; eşler birbirlerinin mirasçısı olamaz.
- Boşanma davası henüz kesinleşmemişken eşlerden biri ölmüştür; evlilik hâlâ devam ettiği görünümündedir.

Sonuç: Kesinleşmiş boşanmada birinci fıkra doğrudan uygulanır. Devam eden davada ise ikinci fıkradaki ek koşulların gerçekleşmesi gerekir.

### Mirasçının davaya devam etmesi ile devam etmemesi arasındaki fark nedir?

- Ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusurunu ispat ederse, birinci fıkra hükmü uygulanır.
- Mirasçılardan hiçbiri davaya devam etmez ya da kusur ispatlanamazsa ikinci fıkra uygulanmaz.

Sonuç: Ölen eşin sağ kalan eşe miras hakkı kurulabilmesi için davanın mirasçılar tarafından devam ettirilmesi ve kusurun ispatı gerekir. Bu koşullar gerçekleşmezse sağ kalan eş mirasçılığını korur.

### Davacı eşin ölümü ile davalı eşin ölümü arasındaki fark nedir?

- Davacı eş ölürse, madde ikinci fıkra bakımından doğrudan düzenleme getirir ve mirasçıların davaya devamını öngörür.
- Davalı eş ölürse, maddenin ikinci fıkrasındaki özel düzenleme bu hâle açıkça uygulanmamaktadır.

Sonuç: Metnin özel düzenlemesi davacı eşin ölümü hâlini kapsar. Davalı eşin ölümü hâlinde ikinci fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.

### Madde m.181/1 hükmü ile ikinci fıkra hükmü arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, boşanmış eşler için kesinleşmiş boşanmanın etkisini düzenler.
- İkinci fıkra, boşanma davası devam ederken ölüm hâlini ayrıca düzenler ve birinci fıkra hükmünü bu hâle uygulanabilir kılar.

Sonuç: İkinci fıkra, birinci fıkranın kapsamını devam eden dava hâline genişletir; sağ kalan eşin mirasçılığını ancak bu fıkra koşulları oluştuğunda ortadan kaldırır.

### Miras hakları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İkinci fıkrayı, davalı eşin ölümü hâlinde de doğrudan uygulamak; metin davacı eşin ölümünü açıkça düzenlemektedir.
- Madde metnindeki “…süresiz olarak…” ibaresini, iptal kararının yürürlük tarihinden önce de iptal edilmiş saymak; iptal kararı dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
- Kusur ispatı şartını aramadan birinci fıkra hükmünü uygulamak; ikinci fıkranın koşulları kümülatiftir.
- Sağ kalan eşin mirasçılığını, boşanmanın kesinleşmiş olup olmadığına bakmadan kesin olarak kaybettiğini kabul etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Boşanma davası devam ederken davacı eşin ölmesi hâlinde, mirasçının davaya devamı ve kusur tespiti, boşanma davasının tespit davasına dönüşmesi biçiminde uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/154 E., 2020/334 K., 03.06.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2019/32 E., 2019/993 K., 03.10.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2025/6790 E., 2026/1306 K., 09.02.2026)
- Mirasçının davaya devamı ile kusur tespiti, ölen eşin külli halefi olarak değil, mirasçının kendi adına yaptığı bir işlem olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/440 E., 2023/597 K., 07.06.2023)
- Davalı eşin ölümü hâlinde ikinci fıkranın uygulanması, mahkemelerce davanın konusuz kalması ve ölümle evliliğin sona ermesi üzerinden değerlendirilmiştir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/8135 E., 2025/8032 K., 30.09.2025)
- Birinci fıkradaki hükmün uygulanabilmesi için ölen eşin mirasçısının davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/360 E., 2023/12 K., 01.02.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- İkinci fıkranın uygulanmasını isteyen mirasçı, ölen eşin mirasçısı olduğunu nüfus ve miras belgeleriyle ispatlamalıdır. (2. Hukuk Dairesi, 2025/8135 E., 2025/8032 K., 30.09.2025)
- Davanın konusuz kaldığını ileri süren taraf, boşanma davasının devam ederken ölümü ve evlilik birliğinin ölümle sona erdiğini ispatlamalıdır. (2. Hukuk Dairesi, 2025/8135 E., 2025/8032 K., 30.09.2025)
- Diğer eşin kusurunun ispatı, boşanma davasının kusur tespitine dönüşmesiyle birlikte mahkemece değerlendirilir; kusur ispat yükü davayı devam ettiren mirasçıya düşer. (2. Hukuk Dairesi, 2025/6790 E., 2026/1306 K., 09.02.2026)
- Sağ kalan eşin mirasçılığını koruma iddiası, davanın kusur tespiti yönünde sonuçlanmamasını veya mirasçının davaya devam etmediğini ispat ederek ileri sürülür. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/440 E., 2023/597 K., 07.06.2023)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.495: Mirasbırakanın birinci derece mirasçılarının altsoy olduğunu belirler; boşanan eşin yasal mirasçılığının sıra bakımından yerini tespit etmek için bu hükme bakılır.
- 4721 m.499: Sağ kalan eşin yasal miras payını düzenler; m.181 kapsamında boşanan eşin bu payı alamayacağı durumlarda m.499 uygulanmaz.
- 4721 m.506: Saklı pay oranlarını düzenler; boşanan eş sıfatıyla mirasçı olamayacağından bu oranlar bakımından m.181 ile birlikte değerlendirilir.

## [TMK m.182 — Hâkimin takdir yetkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-182)

TMK m.182, boşanma veya ayrılık kararı verilirken mahkemenin çocuk bakımından ana ve babanın haklarını ve çocuk ile kişisel ilişkileri düzenlemesini konu alır. Fıkraları; mahkemenin dinleme ve görüş alma yükümlülüğünü, velayeti kendisine verilmeyen eşin kişisel ilişkisinin ölçütünü, bu eşin bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünü, irat biçiminde ödenen giderlerin ileride yeniden belirlenmesini ve kişisel ilişki düzenlemesine uyulmamasında velayet değişikliği ihtarını içerir. Madde, boşanma ve ayrılık dışında kalan velayet, kişisel ilişki kurulması davası ve nafaka miktarının belirlenmesi gibi konuları ayrıca düzenlemez; velayetin kime verileceği ve velayetin kullanımı için m.348 ve devamı, kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı ve yetkisi için m.323 ve m.324, nafaka ilkeleri için m.327 ve m.328, velayetin değiştirilmesi için m.183 ayrıca bakılmalıdır.

### Hâkimin takdir yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kişisel ilişki**: Velayeti kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocukla belirli zamanlarda görüşmesi, birlikte vakit geçirmesi anlamında kurduğu ilişkidir. Maddenin ölçütü çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararıdır.
- **İştirak nafakası**: Velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması yükümlülüğüdür. Miktarı kanunda sabitlenmemiş olup somut olayın durumuna göre belirlenir.
- **İrat biçiminde ödeme**: Bakım ve eğitim giderlerinin periyodik olarak, sürekli ödenen bir gelir biçiminde ödenmesidir. Hâkim, gelecek yıllarda ödenecek miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre ayrıca belirleyebilir.
- **Velayet değiştirilmesi ihtarı**: Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin diğer eşe geçebileceğinin kararda belirtilmesidir. Yalnız ihtar niteliğindedir ve kendiliğinden velayet değişikliği doğurmaz.
- **Olanak bulundukça dinleme**: Mahkemenin karar öncesinde ana ve babayı dinlemesi yükümlülüğüdür. Olanağın bulunmadığı hâllerde dinleme zorunluluğu ortadan kalkar; çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının görüşü alınır.

### Hâkimin takdir yetkisi: hangi şartlar aranır?

- Mahkemenin boşanma veya ayrılık kararı vermesi gerekir; madde yalnız bu davalarda uygulanır.
- Karar verilmeden önce ana ve babanın olanak bulundukça dinlenmesi gerekir.
- Çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesinin alınması gerekir.
- Mahkeme ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkileri kararda düzenlemelidir.
- Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı esas alınmalıdır.
- Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması gerekir.
- Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde velayet değişikliği ihtarı, çocuğun menfaatine aykırı olmaması kaydıyla kararda yer almalıdır.
- Giderlerin irat biçiminde ödenmesine karar verilmişse, hâkim gelecek yıllardaki miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre belirleyebilir.

### Hâkimin takdir yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme kararda çocukla kişisel ilişkiyi düzenlemezse, bu eksiklik karar bakımından eksiklik doğurur ve madde gereği düzenleme zorunludur.
- Velayeti kendisine verilmeyen eş, gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorundadır.
- Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde mahkeme velayetin değiştirilebileceğini kararda ihtar eder.
- Velayetin değiştirilmesi, çocuğun menfaatine aykırı olmadığı sürece mümkündür; menfaate aykırı ise ihtar edilse bile değişiklik yapılamaz.
- Hâkim, irat biçiminde ödenmesine karar verilen giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre belirleyebilir.
- Velayet kendisine verilmeyen eşin katılma yükümlülüğü, gücünün üstünde bir miktara bağlanamaz; katkının miktarı somut duruma göre takdir edilir.

### Velayet sahibi eş ile velayet kendisine verilmeyen eş arasındaki fark nedir?

- Velayeti kendisine verilen eş, çocuğun günlük bakımını üstlenir ve kişisel ilişkinin düzenlenmesine uymakla yükümlüdür.
- Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahip olur ve gücü oranında bakım ve eğitim giderlerine katılır.

Sonuç: Velayet sahibi eş hakkında kişisel ilişki düzenlemesine uymama ihtarı, velayet değişikliği riski doğurur; velayetsiz eşin katılma yükümlülüğü ise iştirak nafakası olarak ortaya çıkar.

### Kişisel ilişki düzenlemesi ile velayet değişikliği arasındaki fark nedir?

- Kişisel ilişki düzenlemesi, görüşme zamanlarını ve biçimini belirler.
- Velayet değişikliği, çocuğun kimin yanında yaşayacağına ilişkin kökten bir karardır.

Sonuç: Düzenlemeye uyulmaması tek başına velayet değişikliği sonucu doğurmaz; madde yalnız değişiklik ihtarı verilmesini öngörür ve değişikliğin çocuğun menfaatine aykırı olmamasını şart koşar.

### Peşin ödeme ile irat biçiminde ödeme arasındaki fark nedir?

- Bakım ve eğitim giderlerinin belli bir miktarda karara bağlanması hâlidir.
- Giderlerin periyodik olarak ödenmesine karar verilen ve gelecek yıllardaki miktarın ayrıca belirlenebildiği hâldir.

Sonuç: İrat biçiminde ödemede hâkim, ileride tarafların ekonomik durumuna göre miktarı yeniden belirleyebilir.

### Hâkimin takdir yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmamasını doğrudan velayet değişikliği saymak; madde yalnız ihtar öngörür, değişiklik ayrı bir koşula bağlıdır.
- Velayeti kendisine verilmeyen eşin katkısını kanunda sabit bir rakam olarak aramak; kanun miktarı belirlememiş, takdiri hâkime bırakmıştır.
- Çocuğun menfaatini yalnız maddi durumla ölçmek; madde sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı esas alır.
- Irat biçimindeki giderleri peşin bir miktar gibi hesaplamak; hâkim gelecek yıllar için ayrıca miktar belirleyebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin kişisel ilişkisinde çocuğun yaşını ve sağlığını gözeterek görüşme sürelerini ayrıntılı biçimde belirleyen kararları kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4485 E., 2024/8143 K., 01.11.2024)
- Yargıtay, velayeti kendisine bırakılmayan eşin bakım ve eğitim giderlerine katılmasının gücü oranında olduğunu ve bu katkının miktarının hâkim tarafından takdir edileceğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/766 E., 2025/3715 K., 15.04.2025)
- Yargıtay, kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemenin velayet sonucunu da etkileyebileceğini; velayet ile kişisel ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8716 E., 2024/101 K., 10.01.2024)
- Yargıtay, madde kapsamında hâkimin takdir yetkisinin çocuğun menfaati ile sınırlı olduğunu; eşlerin anlaşmasının hâkimi bağlamadığını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6775 E., 2024/3143 K., 06.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Boşanma davasını açan veya velayet talebinde bulunan taraf, çocuğun menfaatine uygun düzenlemenin gerektiğini somut olgularla ortaya koymalıdır; hâkim re'sen de inceleme yapabilir.
- Çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak durumuna ilişkin raporlar, okul kayıtları ve tanık beyanları, kişisel ilişkinin çocuğun yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde kullanılır.
- Velayeti kendisine verilmeyen eşin gelir durumu, bakım ve eğitim giderlerine katılım miktarının belirlenmesinde ispat konusudur; katılmayan taraf ödemesini yaptığını belgelerle ispatlamalıdır.
- Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmadığı iddia edilirse, uyulmadığını ileri süren taraf bu durumu tutanak, yazışma veya tanıkla ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.183: Velayetin değiştirilmesine ilişkin genel hükümdür; m.182/2 uyarınca verilen ihtarın ardından değişiklik kararının dayanağı bu maddedir.
- 4721 m.323: Ana ve babanın velayeti altında bulunmayan çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını düzenler; boşanma dışındaki hâllerde talep dayanağıdır.
- 4721 m.347: Ana ve babanın çocuğa bakım borcunun ergin olmaya kadar devam edeceğini belirler; m.182 bakım giderlerinin katılımını bu borç üzerinden düzenler.
- 4721 m.348: Velayetin kapsamını düzenler; kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatinin ölçülmesi bu kapsamla birlikte okunur.

## [TMK m.183 — Durumun değişmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-183)

Madde, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların ortaya çıkması hâlinde, ana ve babanın çocuk üzerindeki velayet ve kişisel ilişki gibi durumlara ilişkin önlemlerin değiştirilmesini düzenler. Önlemin hâkim tarafından re'sen veya ana ya da babadan birinin istemi üzerine alınacağını öngörür. Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilk kararın şartlarını, velayetin doğrudan değiştirilmesi koşullarını ve çocuğun korunmasına yönelik tedbirlerin içeriğini ayrıntılı olarak düzenlemez. Velayetin kaldırılması ya da değiştirilmesi (m.348 vd.), kişisel ilişkinin kurulması (m.323), çocuğa yönelik koruyucu tedbirler (m.346) ve bu konuda açılacak davanın usulü maddenin kapsamı dışındadır.

### Durumun değişmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yeni olgu**: Ana veya babanın evlenmesi, başka yere gitmesi ya da ölmesi gibi, önlemlerin alındığı andan sonra ortaya çıkan ve mevcut düzenlemenin çocuk bakımından sürdürülmesini gereksiz ya da imkânsız kılan durumlardır. Maddede sayılanlar örnek niteliğindedir; benzer nitelikteki her değişiklik de bu kapsama girebilir.
- **Gerekli önlem**: Yeni olgunun çocuğun yararına uygun biçimde karşılanması için hâkimin kararla yapacağı düzenlemedir. Önlemin türü ve kapsamı somut olaya göre belirlenir; madde önlemin içeriğini sınırlamaz.
- **Re'sen hareket**: Hâkimin taraf istemi olmadan kendiliğinden harekete geçmesidir. Bu madde bakımından hâkim, yeni olguyu öğrendiğinde istem beklemeden önlem alabilir.

### Durumun değişmesi: hangi şartlar aranır?

- Ana veya babanın durumunda sonradan ortaya çıkan ve mevcut önlemlerin sürdürülmesini gerektirmeyen bir yeni olgu bulunmalıdır.
- Yeni olgunun, çocuğun durumunu değiştirmesi ve mevcut önlemlerin gözden geçirilmesini zorunlu kılması gerekir.
- Hâkimin harekete geçmesi için ya re'sen hareket etmesi ya da ana veya babadan birinin istemi bulunmalıdır.
- Hâkim, yeni olguyla bağlantılı olarak gerekli önlemi alır; önlem çocuğun yararına uygun olmalıdır.

### Durumun değişmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Yeni olgu varsa hâkim, çocuğun yararına uygun gerekli önlemi alır; bu önlem mevcut düzenlemenin değiştirilmesi veya yeni bir düzenleme yapılması biçiminde olabilir.
- Yeni olgu bulunmazsa ya da yeni olgu mevcut önlemi etkilemiyorsa, hâkim bu madde uyarınca değişiklik yapmaz.
- Yeni olgu hâkimin re'sen dikkate aldığı bir durum olduğunda, taraf istemi beklenmeden önlem alınabilir.
- Önlem, yeni olguya bağlı olarak ortaya çıkan ihtiyaca göre belirlenir; madde önlemin türünü ayrıca sınırlamaz.

### Re'sen hareket ile taraf istemi arasındaki fark nedir?

- Hâkim re'sen harekete geçebilir; yeni olguyu kendiliğinden dikkate alır.
- Ana veya babadan biri istemde bulunarak harekete geçirir.

Sonuç: Her iki yol da madde kapsamında geçerlidir; istem zorunlu değildir, yalnız hâkimi harekete geçirmenin bir yoludur.

### Madde 183 ile madde 182 (kişisel ilişki ve velayet ayrımı) arasındaki fark nedir?

- Madde 183 yeni olgular sonrası önlemlerin değiştirilmesini düzenler.
- Madde 182, ana ve babanın boşanma veya ayrılık gibi ilk durumdaki velayet ve kişisel ilişki düzenlemesini öngörür.

Sonuç: Yeni olgu ortaya çıkmadan önceki ilk önlemler ile sonradan değişen koşullar için alınan önlemler farklı hükümlere dayanır.

### Durumun değişmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 183'ü ilk kişisel ilişki ya da velayet kararı için uygulamak; madde 183 yalnız sonradan ortaya çıkan olgulara bağlıdır.
- Yeni olgu olmadan velayeti değiştirmek; yeni olgunun varlığı bu maddenin ilk koşuludur.
- Taraf istemi olmadan hâkimin harekete geçemeyeceğini düşünmek; hâkim re'sen de hareket edebilir.
- Madde 183 ile madde 349'un koşullarını karıştırmak; velayetin değiştirilmesinde ağır koşullar madde 349'a göre ayrıca aranır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme, ana veya babanın ölümünü velayet bakımından bir durum değişikliği sayarak hâkimin re'sen harekete geçip gerekli önlemi almasının yasal dayanağı olduğunu kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024)
- Yüksek mahkeme, madde 183 ve madde 349 uyarınca velayet değişikliği talebinde, boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliğin meydana gelip gelmediğini aramaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3104 E., 2024/5198 K., 02.07.2024)
- Yüksek mahkeme, kişisel ilişki kararının değiştirilmesi talebinde, tarafların iddia ettiği olguların madde 183 kapsamında yeni olgu olup olmadığını somut olarak incelemektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8716 E., 2024/101 K., 10.01.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/9028 E., 2024/100 K., 10.01.2024)
- Yüksek mahkeme, madde 183'ü kişisel ilişki ve velayet düzenlemelerinin birlikte gözden geçirilmesi bağlamında uygulamaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5965 E., 2023/4058 K., 19.09.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2023/3031 E., 2023/2130 K., 04.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Değişikliği talep eden taraf, yeni olgunun varlığını ve bu olgunun çocuğun durumunu etkilediğini ispatla yükümlüdür.
- Ölüm, evlenme veya yer değişikliği gibi olgular nüfus kayıtları, resmi belgeler ve yerleşim belgeleriyle ispatlanır.
- Yeni olgunun çocuğun yararını etkilediği iddiası tanık beyanı, sosyal inceleme ve uzman raporu gibi delillerle desteklenebilir.
- Karşı taraf, yeni olgunun önemsiz olduğunu ya da mevcut düzenlemenin çocuğun yararına devam ettiğini ileri sürerse, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.182: Ana ve babanın ayrılığı veya boşanması hâlinde çocuğun velayeti ve kişisel ilişkisine ilişkin ilk düzenlemeyi kurar; madde 183 bu düzenlemeden sonra ortaya çıkan olgular için değişiklik imkânı sağlar.
- 4721 m.323: Kişisel ilişkinin kurulmasına ve düzenlenmesine ilişkin esasları içerir; madde 183 bu düzenlemenin yeni olgulara göre değiştirilmesini sağlar.
- 4721 m.349: Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi için ayrı koşulları düzenler; madde 183 ile birlikte uygulanabilir, ancak madde 349 velayet değişikliğinin ağır koşullarını ayrıca belirler.

## [TMK m.184 — Boşanmada yargılama usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-184)

TMK m.184, boşanma ve ayrılık davalarında yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na tabi olmakla birlikte hangi özel kurallarla işleyeceğini düzenler. Bu kurallar; vicdani kanaat şartıyla olguların ispatlanmışlık değeri, yemin yasağı, ikrarın bağlayıcılığı, kanıtların serbest takdiri, fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmaların hâkim onayına bağlanması ve duruşmanın gizliliğidir. Kural, boşanma ve ayrılık davalarında taraflara ve hâkime uygulanır. Maddenin kapsamı dışında kalanlar: boşanma sebeplerinin kendisi (m.161-166), ayrılığa ve boşanmaya karar verilmesinin koşulları (m.170), ayrılık süresi (m.171), boşanmanın mal rejimi ve mirasçılık sonuçları (m.179-180), geçici önlemler (m.169) ile dava açma ve süre konuları (m.166 ve 174 ile devamı) ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca kamu düzenini ilgilendiren diğer aile davalarına kıyasen uygulanıp uygulanmayacağı ve delil türlerinin HMK hükümlerine göre belirlenmesi ise bu maddenin dışındadır.

### Boşanmada yargılama usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Vicdani kanaat**: Hâkimin, dava konusu olguların gerçekten var olduğuna dair iç inancına ulaşmasıdır. Taraflarca ileri sürülmüş ve kabul edilmiş olsa bile olgu, hâkimin bu inancı oluşmadan ispatlanmış sayılmaz.
- **Fer'i sonuçlar**: Boşanma veya ayrılığa bağlı yan sonuçlardır; nafaka, tazminat ve benzeri hususlar bu kapsamdadır. Asıl boşanma sebebinden ayrı olarak tarafların anlaşmasına konu olabilirler.
- **Yemin**: Tarafın olgu hakkında bir yemin ile doğruluğunu teyit etmesini sağlayan ispat aracıdır. Boşanma ve ayrılık davalarında hâkim bu aracı re'sen veya taraf isteğiyle öneremez.
- **İkrar**: Tarafın karşı tarafın ileri sürdüğü olguyu doğrulamasıdır. Boşanma ve ayrılık davalarında ikrar hâkimi bağlamaz; hâkim ikrara konu olguyu diğer delillerle de değerlendirebilir.
- **Duruşmanın gizli yapılması**: Duruşmanın kamuya kapalı yürütülmesidir. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine bu karara varabilir; karar takdire bağlıdır.

### Boşanmada yargılama usulü: hangi şartlar aranır?

- Boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına hâkimin vicdani kanaat getirmesi gerekir; aksi halde olgular ispatlanmış sayılamaz.
- Hâkim, olgular hakkında re'sen ya da taraf isteğiyle yemin önermemelidir.
- Tarafların dava konusu olgulara ilişkin ikrarları hâkimi bağlamamalıdır.
- Fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmanın geçerli olabilmesi için hâkimin onayı alınmalıdır.
- Duruşmanın gizli yapılması için taraflardan birinin istemi bulunmalı ve hâkim bu yönde karar vermelidir.

### Boşanmada yargılama usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Hâkim vicdani kanaat oluşmadan boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguları ispatlanmış sayamaz; olguların varlığına inanmadığı durumda davayı reddeder.
- Tarafların ikrarı hâkimi bağlamadığından, ikrar edilen olgu da hâkimin takdirine ve diğer delillere tabi kalır.
- Yemin önerilmesi yasaktır; bu yönde yapılan bir ispat teklifi boşanma davasında ispat aracı olarak kullanılamaz.
- Kanıtları serbestçe takdir yetkisi hâkime aittir ve hâkim değerlendirmesini kararında gerekçelendirir.
- Fer'i sonuçlara ilişkin anlaşma hâkim onayı almadan geçerli olmaz; onaylanmamış anlaşma tarafları bağlamaz.
- Duruşmanın gizli yapılmasına karar verilirse bu karar taraflardan birinin isteğine bağlıdır ve hâkim takdir yetkisini kullanır.

### Tarafların ikrarı ile hâkimin vicdani kanaati arasındaki fark nedir?

- Tarafın dava olgusunu kabul etmesi, olguyu hâkim açısından kesin hâle getirmez.
- Hâkimin olgu hakkında vicdani kanaate ulaşması, olgunun ispatlanmış sayılması için aranan tek ölçüttür.

Sonuç: Karşı tarafın kabulü davayı sonuçlandırmaya yetmez; olgu başka delillerle de değerlendirilir.

### Genel hukuk davası ile boşanma davası (yemin) arasındaki fark nedir?

- Genel hukuk davalarında yemin olağan bir ispat aracıdır.
- Boşanma ve ayrılık davalarında yemin, hâkim tarafından öneri konusu yapılamaz.

Sonuç: Taraflar bu davalarda yemine dayanarak olgu ispatı yapamaz.

### Boşanmanın asıl sonucu ile fer'i sonuçlar arasındaki fark nedir?

- Boşanma veya ayrılığın kendisi, hâkimin vicdani kanaatiyle verilen karara bağlıdır.
- Nafaka, tazminat gibi fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmalar ise ayrıca hâkimin onayına tabidir.

Sonuç: Fer'i sonuçlara dair taraf anlaşması, hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.

### Açık duruşma ile gizli duruşma arasındaki fark nedir?

- Kural olarak duruşma açıktır.
- Taraflardan birinin istemi üzerine hâkim duruşmayı gizli yapabilir.

Sonuç: Gizlilik kararı takdire bağlıdır; istem zorunlu bir sonuç doğurmaz.

### Boşanmada yargılama usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tarafın ikrarını hâkimi bağlayıcı kabul ederek vicdani kanaat aramadan boşanmaya karar vermek.
- Boşanma davasında yemin delilini hukuk davasının genel kuralına göre önermek; bu yol kapalıdır.
- Hâkimin tanıkları re'sen seçebileceğini varsaymak; yalnız taraf listeleri ve dosyadaki tanıklar dinlenebilir.
- Fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmayı hâkim onayı olmadan bağlayıcı saymak.
- Gizli duruşma kararını re'sen veya zorunlu biçimde vermek; bu karar taraf isteğine ve hâkimin takdirine bağlıdır.
- Kanaatin gerekçesini kararda belirtmemek; hâkimin olguların varlığı ya da yokluğuna ilişkin kanaatini kararında açıklaması gerekir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hâkimin vicdani kanaat aradığı durumda, tarafların ikrarına dayanarak boşanmaya karar vermesinin yeterli olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/227 E., 2010/324 K., 16.02.2010; Hukuk Genel Kurulu, 2008/136 E., 2008/117 K., 13.02.2008)
- Boşanma davasında olguların ispatında ikrarın hâkimi bağlamayacağı, delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2014/1239 E., 2016/1058 K., 16.11.2016)
- Boşanma ve ayrılık davalarında hâkimin tanık seçme konusunda re'sen yetkisinin bulunmadığı, yalnız taraf tanık listeleri ve dosyadan anlaşılan tanıkları dinleyebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023)
- Kamu düzenini ilgilendiren diğer aile davalarında (örneğin velayet ve şahsi ilişkinin değiştirilmesi) m.184'teki kuralların kıyasen uygulandığı, bu davalarda ikrara dayanarak karar verilemeyeceği kabul edilmektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/3569 E., 2016/4143 K., 08.12.2016)

### Nasıl ispat edilir?

- Boşanma veya ayrılık davasında olguyu ileri süren taraf, olgunun varlığını delillerle ispatlamakla yükümlüdür; karşı tarafın ikrarı bu yükü tek başına kaldırmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/227 E., 2010/324 K., 16.02.2010)
- Hâkimin vicdani kanaatini oluşturmak için tanık, belge ve diğer delillerden yararlanılır; tanık seçiminde hâkim yalnız taraf listeleri ve dosyadaki tanıkları dinleyebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023)
- Karşı tarafın olguyu kabul etmesi (ikrar), hâkimi bağlamaz; ikrar ile diğer deliller birlikte değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2008/136 E., 2008/117 K., 13.02.2008)
- Fer'i sonuçlara ilişkin anlaşmanın geçerliliği, yazılı anlaşmanın hâkim onayına sunulmasına ve onayın alınmasına bağlıdır; onay bulunmayan anlaşma bu konuda ispat ya da uygulama dayanağı olamaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.169](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-169): Dava süresince geçici önlemleri düzenler; m.184 bu önlemleri değil yargılama kurallarını belirler.
- [4721 sayılı Kanun m.170](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-170): Boşanma veya ayrılığa karar verilmesinin koşullarını düzenler; m.184 bu koşulların ispat usulünü belirler.
- [4721 sayılı Kanun m.166](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-166): Boşanma sebeplerini düzenler; m.184 bu sebeplerin olgularının ispatına ilişkin kuralları kapsar.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | [m.178](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-178) | Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. |
| dokuz ay | [m.181](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-181) | Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/6/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça,… |

## Konuda geçen kararlar

- 2005/56 E., 2009/94 K., 25.06.2009 (m.176)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/762 E., 2025/713 K., 12.11.2025 (m.174)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/130 E., 2025/556 K., 24.09.2025 (m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025 (m.184)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1141 E., 2025/395 K., 25.06.2025 (m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/946 E., 2025/357 K., 28.05.2025 (m.174)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/581 E., 2024/576 K., 27.11.2024 (m.174, m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/490 E., 2024/468 K., 25.09.2024 (m.174)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/130 E., 2024/147 K., 06.03.2024 (m.174)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/489 E., 2024/152 K., 06.03.2024 (m.174)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1204 E., 2023/1187 K., 29.11.2023 (m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1268 E., 2023/1189 K., 29.11.2023 (m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023 (m.178)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/440 E., 2023/597 K., 07.06.2023 (m.181)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023 (m.184)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/360 E., 2023/12 K., 01.02.2023 (m.181)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/154 E., 2020/334 K., 03.06.2020 (m.181)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/32 E., 2019/993 K., 03.10.2019 (m.181)
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1239 E., 2016/1058 K., 16.11.2016 (m.184)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/132 E., 2013/1389 K., 25.09.2013 (m.178)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/231 E., 2013/1370 K., 18.09.2013 (m.178)
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/514 E., 2011/542 K., 21.09.2011 (m.176)
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/227 E., 2010/324 K., 16.02.2010 (m.184)
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/73 E., 2009/118 K., 11.03.2009 (m.175)
- Hukuk Genel Kurulu, 2008/136 E., 2008/117 K., 13.02.2008 (m.184)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/6790 E., 2026/1306 K., 09.02.2026 (m.181)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/8133 E., 2025/12027 K., 25.12.2025 (m.179)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/8135 E., 2025/8032 K., 30.09.2025 (m.181)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/1039 E., 2025/6585 K., 26.06.2025 (m.179)
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/12848 E., 2025/4381 K., 07.04.2025 (m.177)
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/4985 E., 2024/8749 K., 18.11.2024 (m.177)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/8297 E., 2024/8680 K., 18.11.2024 (m.183)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/283 E., 2024/8526 K., 07.11.2024 (m.179)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8400 E., 2024/6697 K., 01.10.2024 (m.178)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6794 E., 2024/6435 K., 26.09.2024 (m.179)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6106 E., 2024/6104 K., 19.09.2024 (m.179)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3104 E., 2024/5198 K., 02.07.2024 (m.183)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/9444 E., 2024/2865 K., 25.04.2024 (m.176)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8716 E., 2024/101 K., 10.01.2024 (m.183)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/9028 E., 2024/100 K., 10.01.2024 (m.183)
- 5. Hukuk Dairesi, 2023/5981 E., 2023/9932 K., 30.10.2023 (m.177)
- 4. Hukuk Dairesi, 2023/3161 E., 2023/10577 K., 11.10.2023 (m.178)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6104 E., 2023/4568 K., 05.10.2023 (m.176)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5261 E., 2023/4311 K., 28.09.2023 (m.176)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5965 E., 2023/4058 K., 19.09.2023 (m.183)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/3031 E., 2023/2130 K., 04.05.2023 (m.183)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/2149 E., 2023/1456 K., 30.03.2023 (m.179)
- 5. Hukuk Dairesi, 2022/10682 E., 2022/13588 K., 10.10.2022 (m.177)
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/3569 E., 2016/4143 K., 08.12.2016 (m.184)
- 3. Hukuk Dairesi, 2009/8389 E., 2009/11862 K., 07.07.2009 (m.177)
- 8. Hukuk Dairesi, 2009/982 E., 2009/2991 K., 09.06.2009 (m.178)
- Birinci Bölüm, 2015/11677 E., 08.07.2020 (m.176)
- İkinci Bölüm, 2014/7261 E., 12.01.2017 (m.177)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.11.2021 (m.182).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/bosanmada-tazminat-ve-nafaka-mal-rejiminin-tasfiyesi
