---
title: "Komşu hakkı — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.737–750"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/komsu-hakki"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Komşu hakkı

Medeni Hukuk › Eşya hukuku › Mülkiyet › Taşınmaz mülkiyeti › Taşınmaz mülkiyetinin içeriği ve kısıtlamaları — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.737, taşınmaz maliklerinin komşuluk ilişkisinden doğan taşkınlık yasağını düzenler: genel kaçınma yükümlülüğü, hoşgörü sınırını aşan duman, buğu, kurum, toz, koku, gürültü veya sarsıntı çıkararak rahatsızlık verme yasağı ile hoşgörü sınırını aşmayan ve yerel âdete uygun kaçınılmaz taşkınlıklara katlanma ve bunlardan doğan denkleştirme haklarının saklılığı.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.737–750 hükümlerini kapsar: kullanma biçimi, doğal olarak akan su, fazla suyun akıtılması, sınırlıklar, katılma yükümlülüğü.

- [TMK m.737 — Kullanma biçimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737)
- [TMK m.738](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-738)
- [TMK m.739](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-739)
- [TMK m.740](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-740)
- [TMK m.741](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-741)
- [TMK m.742 — Doğal olarak akan su](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-742)
- [TMK m.743 — Fazla suyun akıtılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-743)
- [TMK m.744](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-744)
- [TMK m.745](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-745)
- [TMK m.746](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-746)
- [TMK m.747](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-747)
- [TMK m.748](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-748)
- [TMK m.749 — Sınırlıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-749)
- [TMK m.750 — Katılma yükümlülüğü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-750)

## [TMK m.737 — Kullanma biçimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737)

TMK m.737, taşınmaz maliklerinin komşuluk ilişkisinden doğan taşkınlık yasağını düzenler: genel kaçınma yükümlülüğü, hoşgörü sınırını aşan duman, buğu, kurum, toz, koku, gürültü veya sarsıntı çıkararak rahatsızlık verme yasağı ile hoşgörü sınırını aşmayan ve yerel âdete uygun kaçınılmaz taşkınlıklara katlanma ve bunlardan doğan denkleştirme haklarının saklılığı. Kural, taşınmaz maliki ve komşu taşınmazı kullanan kişiler bakımından, özellikle işletme faaliyeti yürüten taşınmaz kullanıcıları için uygulanır. Kazı ve yapılarda komşu taşınmazı sarsma veya tehlikeye düşürme (m.738 kapsamı), taşkın ağaç dalları ve kökleri (m.740-741 kapsamı), doğal akan sular (m.742-743 kapsamı) ve zorunlu geçit ile mecra hakkı (m.744 ve devamı) ayrıca düzenlenmiş olup bu madde kapsamında değildir. Taşkınlığa karşı tazminat ve men davasının usul yönü ile yetki ve süre rejimi bu maddede düzenlenmez.

### Kullanma biçimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Taşkınlık**: Taşınmazın kullanılması veya işletilmesi ile illiyet bağı içinde komşu taşınmazı olumsuz etkileyen eylemdir. Maddede sayılan duman, buğu, kurum, toz, koku, gürültü ve sarsıntı örnek niteliğindedir, sınırlayıcı değildir.
- **Hoşgörü sınırı**: Taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında katlanılabilecek ölçüdür. Bu sınır aşıldığında taşkınlık yasaklanmış olur; sınır aşılmadıkça taşkınlık yasak değildir.
- **Kaçınılmaz taşkınlık**: Yerel âdete uygun olduğu ve önlenemediği için komşuların katlanmak zorunda kaldığı taşkınlıktır. Bu tür taşkınlıkta katlanma yükümlülüğü doğar ve zarar gören komşunun denkleştirme talebi saklıdır.
- **Denkleştirme**: Katlanılması gereken kaçınılmaz taşkınlıktan doğan zararın, fedakârlığın dengelenmesi ilkesi çerçevesinde tazmin edilmesini ifade eder. Maddenin son fıkrasıyla saklı tutulmuştur.

### Kullanma biçimi: hangi şartlar aranır?

- Taşınmaz maliki veya taşınmazı kullanan kişinin bir taşınmazın kullanımı ya da işletilmesi ile komşu taşınmaz arasında illiyet bağı bulunan bir eylemde bulunması gerekir.
- Eylemin komşuyu olumsuz şekilde etkileyen bir taşkınlık niteliği taşıması gerekir; bu, duman, buğu, kurum, toz, koku, gürültü veya sarsıntı gibi bir etki olabilir.
- Taşkınlığın, taşınmazın durumu, niteliği ve yerel âdete göre hoşgörü sınırını aşması gerekir.
- Hoşgörü sınırını aşan taşkınlıktan kaçınılması zorunludur; bu yükümlülük taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanımına sınır çizer.
- Hoşgörü sınırını aşmayan taşkınlıklar yasaklanmamıştır ve komşuların bunlara katlanması gerekir.
- Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz olan taşkınlıklar bakımından, zarar gören komşunun denkleştirmeye ilişkin hakkı saklıdır.

### Kullanma biçimi: hangi sonuçları doğurur?

- Hoşgörü sınırını aşan taşkınlık yapıldığında, taşınmaz maliki komşusunun zararını gidermekle ve taşkınlığı önlemekle yükümlü olur.
- Hoşgörü sınırı aşılmamışsa taşkınlık yasak değildir ve komşu bu taşkınlığa katlanmak zorundadır.
- Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklar nedeniyle zarar gören komşu, denkleştirmeye ilişkin hakkını ileri sürebilir.
- Madde hükmü emredici niteliktedir; komşuluk ilişkisinde hoşgörü sınırını aşan taşkınlığa izin veren sözleşme kayıtlarının komşular bakımından geçerliliği, mülkiyet hakkının sınırlanması ilkesi ile birlikte değerlendirilir.
- Hoşgörü sınırını aşmayan, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz olmayan taşkınlıklar bakımından bu maddeye dayanarak men veya tazminat istenemez.

### Hoşgörü sınırını aşan taşkınlık ile sınır içinde kalan taşkınlık arasındaki fark nedir?

- Taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre hoşgörü sınırını aşan taşkınlık, kaçınılması gereken ölçüsüz eylemdir.
- Hoşgörü sınırını aşmayan taşkınlık, komşular arasında olağan sayılan ve yasaklanmayan eylemdir.

Sonuç: Sınırı aşan taşkınlığa karşı men ve tazminat talep edilebilir; sınır içinde kalan taşkınlığa komşu katlanmak zorundadır.

### Kaçınılmaz taşkınlık ile ölçüsüz taşkınlık arasındaki fark nedir?

- Yerel âdete uygun ve önlenemeyen taşkınlık, komşuların fedakârlığı kapsamında değerlendirilir.
- Önlenebilecek ve hoşgörü sınırını aşan taşkınlık, malikin kaçınma yükümlülüğünün kapsamındadır.

Sonuç: Kaçınılmaz taşkınlıkta zarar gören komşunun denkleştirme hakkı saklıdır; ölçüsüz taşkınlıkta kaçınma yükümlülüğü ihlal edilmiş olur.

### İşletme faaliyeti ile kişisel taşınmaz kullanımı arasındaki fark nedir?

- Maddede özellikle anılan işletme faaliyeti, taşkınlık riskinin daha yüksek olduğu kullanım biçimidir.
- Konutun olağan kullanımı gibi işletme niteliği taşımayan kullanım da genel kaçınma ödevine tabidir.

Sonuç: İşletme faaliyetinde kaçınma ödevinin ağırlığı artar; ancak her iki halde de hoşgörü sınırı ölçüttür.

### Kullanma biçimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hoşgörü sınırını yalnızca sayılan taşkınlık türleriyle sınırlı saymak; sayım örnek niteliğinde olduğu için başka etkilerin de değerlendirilmesi gerekir.
- Hoşgörü sınırı aşılmadığı hâlde taşkınlığı yasak saymak; madde sınır içinde kalan taşkınlıkları yasaklamamaktadır.
- Yerel âdeti dikkate almadan genel bir ölçüt ile hoşgörü sınırını belirlemek; ölçüt taşınmazın durumuna ve yerel âdete göre değişir.
- Kaçınılmaz taşkınlıkta denkleştirme hakkını yok saymak veya bu hakkı ölçüsüz taşkınlık gibi değerlendirmek.
- Kazı ve yapılardan doğan sarsıntıyı m.737 yerine yalnızca genel taşkınlık hükmüyle çözmek; bu hâl m.738 kapsamındadır.
- Komşuluk ilişkisini yalnızca bitişik taşınmazlarla sınırlamak; yakınlık değil, taşınmazın etkilenmesi ölçüttür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, hoşgörü sınırının belirlenmesinde taşınmazın durumu, vasfı, yerel âdet ve komşular arasındaki özel ilişkiyi birlikte değerlendiren hâkimin takdirini esas almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1239 E., 2014/840 K., 05.11.2014; 4. Hukuk Dairesi, 2024/3345 E., 2024/4093 K., 02.05.2024)
- Yargıtay, m.737 kapsamında bir taşkınlığın varlığı için taşınmazın kullanılması ya da işletilmesi ile illiyet bağı bulunmasını aramaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/3018 E., 2022/6 K., 18.01.2022; 7. Hukuk Dairesi, 2024/150 E., 2024/728 K., 12.02.2024)
- Yargıtay, taşınmazın fiilen el atılmadan kendi mülkiyet alanı içinde yapılan ve komşu taşınmaza bakan pencere gibi düzenlemelerin de hoşgörü sınırı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/2835 E., 2025/7476 K., 13.05.2025)
- Yargıtay, manevi zarar isteminin de m.737 kapsamındaki hoşgörü sınırını aşan toz ve gürültü nedeniyle doğabileceğini kabul etmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2024/3345 E., 2024/4093 K., 02.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Hoşgörü sınırını aşan taşkınlığı ileri süren komşu, taşkınlığın varlığını, yoğunluğunu ve komşusu üzerindeki etkisini ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşkınlığın kaynağı ile komşu taşınmazın zarar görmesi arasındaki illiyet bağı, keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulur.
- Yerel âdetin ve taşınmazın durumunun hoşgörü sınırı yönünden tespiti, bölgedeki kullanım alışkanlıkları ve tanık beyanları ile ispatlanır.
- Taşkınlık yapan malik veya işleten kişi, eylemin hoşgörü sınırı içinde kaldığını ya da yerel âdete uygun ve kaçınılmaz olduğunu savunarak bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Denkleştirme talebinde bulunan komşu, taşkınlığın kaçınılmaz olduğunu ve zararın miktarını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.738: Kazı ve yapı işlerinde komşu taşınmazın sarsılması veya tehlikeye düşürülmesini ayrıca düzenler; m.737'deki genel taşkınlık yasağının özel hâlidir.
- 4721 m.683: Mülkiyet hakkının sınırları çerçevesinde m.737'deki kullanım sınırlamasının dayanağını oluşturur.

## [TMK m.738](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-738)

MK 738, malikin kendi taşınmazında yaptığı kazı ve yapı işleri nedeniyle komşu taşınmazlara zarar vermekten kaçınma yükümlülüğünü düzenler; ikinci fıkrasıyla, komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar bakımından taşkın yapılara ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür. Hüküm, taşınmaz malikleri arasındaki komşuluk ilişkisinde ve kazı ya da yapı işini yürüten malik bakımından uygulanır. Hüküm, genel taşkınlık yasağını düzenleyen MK 737'nin yerini almaz, onu tamamlar. Maddede; zararın tazmini, kazıda alınacak önlemlerin zorlanması, kazının durdurulması ve taşkın yapıya ilişkin ayrıntılı davaların usulü düzenlenmemiştir; bunlar sırasıyla MK 730 (kusurlu sorumluluk), MK 725 (taşkın yapılarda tazminat ve yıkım), MK 737 (genel taşkınlık yasağı) ve ilgili usul kurallarında yer alır.

### m.738: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kazı**: Toprak yüzeyinde derinlemesine veya dikine yapılan her türlü yapay değişikliktir. Kazının niteliği, toprağın yapısal bütünlüğünü etkileyebilecek nitelikte olmasına göre değerlendirilir.
- **Yapı**: Arazinin toprak katmanlarıyla bağlantılı her türlü yapısal tesisattır. Maddenin kapsamı, zemine bağlı yapısal tesisleri içerir.
- **Komşu taşınmaz**: Kazı ya da yapı işinden etkilenen taşınmazdır. Sınır birliği bulunmasa bile, yapılan faaliyetle illiyet bağı içinde etkilenen taşınmaz komşu sayılır.
- **Taşkın yapı**: Komşuluk hukuku kurallarına aykırı olarak yapılan yapıdır. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu yapılar hakkında MK 725'e ilişkin taşkın yapı hükümleri uygulanır.
- **Zarar verme yasağı**: Malikin, kazı ve yapı sırasında komşu taşınmazın topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek, ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermemesi yükümlülüğüdür. Yasak, malikin mülkiyet hakkının kanundan doğan bir kısıtlamasıdır.

### m.738: hangi şartlar aranır?

- Kazı veya yapı işinin malik tarafından, malikin kendi taşınmazında yapılması gerekir.
- Yapılan kazı veya yapı nedeniyle komşu taşınmazın toprağının sarsılması, tehlikeye düşmesi ya da üzerindeki tesislerin etkilenmesi gibi bir zarar tehlikesinin ortaya çıkması gerekir; zararın fiilen gerçekleşmesi şart değildir, mülkiyet hakkının kanundan doğan kısıtlamasına aykırı kullanma yeterlidir.
- Zarar ile kazı veya yapı arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
- Kazı veya yapının komşu taşınmaza zarar verecek biçimde yapılmaması, yani önlemlerin alınmış olması gerekir; zarar verme yasağına aykırı yapı ya da kazı taşkın yapı hükmüne tabi olur.
- Komşuluk hukuku kurallarına aykırı bir yapı söz konusuysa, taşkın yapılara ilişkin hükümler (MK 725 kıyasen) uygulanır.

### m.738: hangi sonuçları doğurur?

- Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara zarar vermekten kaçınmak zorundadır; bu yükümlülüğe aykırı davranması halinde MK 730 uyarınca sorumlu olur.
- Kazı yapılacaksa, malik zarar vermemek için kazıda gerekli önlemleri almaya zorlanır.
- Gerektiğinde kazı durdurulabilir.
- Komşuya verilen zarar tazmin ettirilir.
- Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılarda taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır; bu çerçevede zarar gören komşu, süresi içinde itiraz etmezse ve inşaat iyi niyetle yapılmış ve durum ile koşullar da buna uygunsa taşkın yapı hükmünün sonucu olarak itiraz hakkını kaybedebilir.
- Kazı ve yapı işi zarar doğurmuyorsa veya zarar tehlikesi yoksa, madde kapsamında bir sorumluluk doğmaz.
- Madde emredici niteliktedir; komşuluk ilişkisinde zarar verme yasağını sözleşmeyle ortadan kaldırmak mümkün değildir.

### Malikin kendi taşınmazında yaptığı kazı-yapı ile taşkın yapı arasındaki fark nedir?

- Malikin kendi taşınmazında yaptığı kazı veya yapı, komşuya zarar vermiyorsa veya zarar tehlikesi yoksa madde kapsamında bir ihlal oluşmaz.
- Kazı veya yapı nedeniyle komşu taşınmaza zarar verilmesi ya da zarar tehlikesi oluşması halinde zarar verme yasağı ihlal edilmiş olur.

Sonuç: İhlal halinde malik MK 730 uyarınca sorumlu olur; kazıda gerekli önlemleri almaya zorlanır, gerektiğinde kazı durdurulur ve tazminat ödemesi istenir.

### Zarar verme yasağı ile komşuluk kuralına aykırı yapı arasındaki fark nedir?

- Zarar verme yasağı, kazı ve yapı işinin sırasında komşu taşınmaza zarar veya tehlike doğurulmamasını konu alır.
- Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapı, yapının kendisinin komşuluk kurallarına (örneğin imar esaslarına) aykırı olmasıdır.

Sonuç: Birinci halde MK 738/1 ve MK 730 uygulanır; ikinci halde MK 738/2 gereği taşkın yapılara ilişkin hükümler (MK 725 kıyasen) devreye girer.

### Sınır birliğinden doğan komşu ile illiyet bağıyla etkilenen komşu arasındaki fark nedir?

- Sınır birliği olan taşınmaz komşudur.
- Sınır birliği olmasa bile kazı ya da yapıdan illiyet bağıyla etkilenen taşınmaz da komşu sayılır.

Sonuç: İkinci hal de madde kapsamında korunur; komşuluk hakkı sınır birliğine bağlı değildir.

### m.738: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zarar verme yasağını yalnızca fiilen gerçekleşmiş zararla sınırlamak; oysa kanundan doğan kısıtlamaya aykırı kullanım yeterlidir.
- Komşu sıfatını yalnızca sınır birliğine dayandırmak; illiyet bağıyla etkilenen taşınmaz da komşu sayılır.
- MK 738/2'deki taşkın yapı hükmünü doğrudan uygulamak; bu hükmün MK 725'in kıyasen uygulanmasını öngördüğünü gözden kaçırmak.
- Kazıyı ve yapıyı tamamen yasaklamak; önlemler yoluyla çözüm mümkünse MK 737 sınırlarını aşan bir talep oluşturmak.
- Kazı yapılan taşınmazın malikinin sorumluluğunu, işi bir yükleniciye vermiş olmasıyla ortadan kalkmış saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Malikin kazı ve yapı serbestisinin komşuları lehine kısıtlandığı, bu kısıtlamanın malikin kendi arazisinin sınırları içinde yapılan işleri de kapsadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/3524 E., 2025/4377 K., 03.12.2025; 2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025)
- Kazı ve yapıya ilişkin zarar verme yasağının ihlali için mülkiyet hakkının kanundan doğan kısıtlamalarına aykırı kullanılmasının yeterli olduğu, zararın fiilen gerçekleşmesinin şart olmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/189 E., 2024/5559 K., 09.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/1771 E., 2024/1678 K., 21.03.2024)
- Zarar verme yasağının ihlali halinde, önlemlerin alınmasına, gerekirse işin durdurulmasına karar verilebileceği; önlemler yerine getirilmezse bunların davacı tarafından alınıp giderlerin davalıdan tahsil edilebileceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/930 E., 2024/1278 K., 04.03.2024)
- Kazı ve yapı faaliyetinin tamamen yasaklanmasının, diğer önlemler düşünülmeden talep edilmesinin MK 737'nin sınırlarını aşacağı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/690 E., 2024/761 K., 13.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Zarar verme yasağının ihlalini ileri süren komşu, kazı ya da yapı işinin malik tarafından yapıldığını, komşu taşınmazda zarar veya tehlike oluştuğunu ve bu ikisi arasında illiyet bağı bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Kazı ya da yapıya ilişkin tespitler, uzman bilirkişi raporu ile yapılır; zarar ve önlemlerin gerekliliği teknik inceleme ile belirlenir.
- Malik, zararın kendi faaliyetinden kaynaklanmadığını ya da gerekli önlemlerin alındığını ileri sürüyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşkın yapı iddiasında, yapının komşuluk kurallarına aykırılığı imar belgeleri ve keşif ile ortaya konur; iyi niyet ve durum-koşul değerlendirmesi somut olayın delilleriyle yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.737: Mülkiyet hakkının taşkın kullanılmasına ilişkin genel yasağı düzenler; MK 738 bu genel yasağı kazı ve yapı işleri bakımından tamamlar.
- 4721 m.730: Kusura dayalı sorumluluk kuralını içerir; zarar verme yasağına aykırılık halinde malikin sorumluluğunun dayanağıdır.
- 4721 m.725: Taşkın yapılara ilişkin hükümleri içerir; MK 738/2 gereği komşuluk kurallarına aykırı yapılarda kıyasen uygulanır.
- 4721 m.739: Komşuluk hakkına dayalı önlem ve men taleplerine ilişkin hükümdür; MK 738'in koruma aracı olarak birlikte değerlendirilir.

## [TMK m.739](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-739)

Madde, kazı ve yapılarda uyulması gereken kuralların özel kanunlarla belirleneceğini öngörür ve bu alandaki ayrıntılı düzenlemenin yetkisini ilgili özel kanunlara bırakır. Madde, bitkilere ilişkin komşuluk hukuku kuralının (a. Kural başlığı altında) giriş niteliğindedir; metinde bitkilerin hangi mesafede dikileceğine dair doğrudan bir hüküm yer almaz. Maddenin kendisi kazı ve yapılar bakımından yalnız yetki ve yollama içerir. Bu madde, komşu taşınmazlarda kazı ve yapı işlerinin teknik ve idari kurallarını düzenlemez; bu kurallar özel kanunlarda aranmalıdır. Madde, ağaç ve bitkilerin sınır ötesine taşan dalları ile köklerine ilişkin ayrıntılı komşuluk hükümlerini de içermez; bunlar maddenin çevresindeki komşuluk hükümlerinde yer alır (m.737 ile m.750 arası). Bitkilerin kesilmesi ve tazminat sorumluluğu gibi konular da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.739: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Komşuluk hakkı**: Taşınmaz maliklerinin birbirlerine yakın taşınmazlar üzerindeki kullanımlarından doğan karşılıklı sınırlama ve sorumluluk ilişkisidir. Bu madde kendisi komşuluk hakkını tanımlamaz; bitkiler başlığı altındaki kuralın bağlamını oluşturur.
- **Yollama (özel kanuna atıf)**: Medeni Kanunun bir konuyu kendi metninde ayrıntılı düzenlemeyip, ayrıntının başka bir kanunda belirlenmesini öngörmesidir. Bu maddede kazı ve yapılara ilişkin kurallar özel kanunlara bırakılmıştır.

### m.739: hangi şartlar aranır?

- Kazı veya yapı işinin komşu taşınmaza etkisi olabilecek nitelikte olması bulunmalıdır; madde bu işlerin kuralını doğrudan koymaz, özel kanunda aranacak kurallara yollama yapar.
- Uygulanacak kuralın ilgili özel kanunda belirlenmiş olması gerekir; madde kendi başına bir yükümlülük doğurmaz.

### m.739: hangi sonuçları doğurur?

- Kazı ve yapılarda uyulacak kurallar, özel kanunlarda belirlenmişse bu kurallara uyulması gerekir.
- Özel kanunda belirlenmiş bir kurala aykırı kazı veya yapı işi, o özel kanunun öngördüğü idari ve hukuki yaptırımlara tabi olabilir; bu madde bu yaptırımları kendisi düzenlemez.
- Özel kanunda bir kural bulunmadığı hallerde bu maddeden doğrudan bir yükümlülük çıkarılamaz.

### m.739: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi tek başına uygulanabilir bir kazı veya yapı kuralı saymak; madde yalnız özel kanuna yollama yapar, ayrıntıyı kendisi koymaz.
- Bitkilere ilişkin ayrıntılı sınır mesafesi kurallarını bu maddede aramak; bu konular maddenin çevresindeki komşuluk hükümlerinde yer alır.
- Özel kanun kuralı bulunmadığı halde maddeye dayanarak genel bir yasak çıkarmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Malzemede bu madde için ayrıntılı yargı kararı bulunmamakla birlikte, komşuluk hakkı kapsamındaki uyuşmazlıklarda mahkemelerin kazı ve yapı işlerine ilişkin kuralları ilgili özel kanunlardan belirlediği anlaşılmaktadır. (2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Kazı veya yapı işinin komşu taşınmaza zarar verdiğini ileri süren taraf, zararı ve işin nedenselliğini ispatla yükümlüdür.
- Uygulanacak özel kanun kuralına aykırılık iddiasında bulunan taraf, ilgili özel kanun hükmünü ve aykırılığı ortaya koyan belgeleri (proje, ruhsat, bilirkişi raporu) sunmakla yükümlüdür.
- Karşı tarafın, işin özel kanuna uygun yapıldığı savunmasını ispat yükü ona aittir; ruhsat ve izinler bu konuda temel delildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.737: Komşuluk hakkının genel sınırlarını ve bitkiler dahil komşu taşınmazlardan doğan ilişkileri düzenleyen hükümlerin başlangıcıdır; bu madde o bölümün bir parçasıdır.
- 4721 m.750: Komşuluk hukukunun düzenlendiği bölümün son maddesi olarak bu maddeyle birlikte okunmalıdır.

## [TMK m.740](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-740)

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 740. maddesi, komşu taşınmaza taşan ağaç dal ve köklerinin kaldırılmasını, kaldırılmazsa komşunun bunları kesip kendi mülkiyetine geçirmesini ve taşmaya katlanan komşunun dallardaki meyveleri toplama hakkını düzenler. Madde, ağaç sahibi ile komşu taşınmaz maliki arasındaki komşuluk ilişkisinde uygulanır. Madde, komşu ormanlar bakımından uygulanmadığını hükme bağlar. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: komşuluk hukukuna ilişkin genel hükümler (m.737-750 çerçevesi, bu madde dışındaki hükümler), taşkın ve akıntı sularına ilişkin düzenlemeler, ormanlarda karşılıklı katlanma yükümlülüğü ve bunun esasları, zarar tazminatı ile haksız fiil sorumluluğu (TBK m.49 vd.).

### m.740: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dal ve kök taşması**: Komşu ağacın dal ve köklerinin sınır aşarak diğer taşınmaza geçmesi ve orada zarar doğurmasıdır. Zarar yoksa kaldırma talebi doğmaz; bu nedenle taşmanın zarara yol açması aranır.
- **Kaldırma talebi**: Zarar gören komşunun ağaç sahibinden dal ve kökleri kaldırmasını istemesidir. Talep uygun bir süre verilerek yapılır ve kendiliğinden yerine getirilmesi beklenir.
- **Komşu ormanlar**: Ağaçların ormancılık amacıyla yetiştirildiği komşu taşınmazlardır. Maddenin ikinci fıkrasındaki meyve toplama hakkı ve birinci fıkradaki kesme yetkisi bu taşınmazlar bakımından uygulanmaz.
- **Katlanma**: Taşan dallara zarar bulunsa dahi komşunun bunlara karşı koymadan dayanmasıdır. Katlanan komşu ekili veya üzerinde yapı bulunan arazide bu dalların meyvelerini toplama hakkını kazanır.

### m.740: hangi şartlar aranır?

- Ağacın dal veya kökünün komşunun arazisine taşmış olması ve bu taşmanın komşuda zarar doğurması gerekir.
- Komşunun ağaç sahibinden taşan dal ve kökleri kaldırmasını istemesi gerekir.
- Ağaç sahibinin bu istekten sonra uygun bir süre içinde dal ve kökleri kaldırmamış olması gerekir.
- Kesme yetkisi bakımından taşınmazın komşu orman olmaması gerekir; komşu ormanlarda bu hükümler uygulanmaz.
- Meyve toplama hakkı bakımından komşunun taşan dallara katlanmış olması ve arazisinin ekili olması veya üzerine yapı yapılmış bulunması gerekir.

### m.740: hangi sonuçları doğurur?

- Ağaç sahibi uygun süre içinde dal ve kökleri kaldırırsa komşunun kesme yetkisi doğmaz.
- Ağaç sahibi uygun süre içinde kaldırmazsa komşu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.
- Kesilen dal ve kökler komşunun mülkiyetine geçer; bu bakımdan ağaç sahibinin mülkiyeti sona erer.
- Taşmaya katlanan ve arazisi ekili veya üzerine yapı yapılmış olan komşu, dallarda yetişen meyveleri toplayıp mülkiyetini edinir.
- Dalların yalnızca yol veya ekilmemiş boş toprağı kapatması halinde meyve toplama hakkı doğmaz.
- Komşu ormanlarda birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz; karşılıklı katlanma yükümlülüğü geçerlidir.
- Dal ve kökler nedeniyle doğan zarar bakımından tazminat talebi ayrıca madde kapsamı dışında, genel haksız fiil hükümlerine göre ileri sürülebilir.

### Kesme yetkisi ile meyve toplama hakkı arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, zarar gören komşuya dal ve kökleri uygun süre sonunda kesip kendi mülkiyetine geçirme yetkisi verir. Bu yetki, kaldırma istemi ve süre koşuluna bağlıdır.
- İkinci fıkra, taşmaya katlanan komşuya dallarda yetişen meyveleri toplama hakkı tanır. Bu hak kesme koşuluna değil, katlanma ve arazinin ekili veya yapılı olmasına bağlıdır.

Sonuç: Komşu dalları kesmeden de meyveleri toplayabilir; ancak kesme yetkisini kullanmak için kaldırma istemi ve uygun süre şarttır.

### Ekili veya yapılı arazi ile boş arazi arasındaki fark nedir?

- Taşan dalların ekili bir araziyi veya üzerine yapı yapılmış bir arazi parçasını kapatması halinde meyve toplama hakkı doğar.
- Dalların yalnızca bir yolu veya ekilmemiş boş bir toprağı kapatması halinde bu hak doğmaz.

Sonuç: Boş arazi veya yol üzerine taşan dallar bakımından meyve toplama hakkı kullanılamaz.

### Komşu orman ile komşu taşınmaz arasındaki fark nedir?

- Komşu ormanlarda madde hükümleri uygulanmaz ve taraflar karşılıklı katlanma yükümlülüğü altındadır.
- Ormanlık olmayan komşu taşınmazlarda birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

Sonuç: Orman sınırındaki ağaçlar bakımından kesme ve meyve toplama hakları tanınmaz, dal kaldırma talebi yerine karşılıklı katlanma esas alınır.

### m.740: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Uygun süreyi sabit bir gün sayısıyla belirlemek; süre somut olaya göre takdir edilir ve kanun sayı vermez.
- Kaldırma istemi yapılmadan doğrudan dalları kesmek; bu durumda kesme yetkisi henüz doğmamış olur.
- Komşu ormanlarda da birinci fıkra kesme yetkisini uygulamak; bu taşınmazlarda madde hükümleri uygulanmaz.
- Boş arazi veya yol üzerine taşan dallar için meyve toplama hakkı tanımak; bu hak yalnızca ekili veya yapılı arazi için doğar.
- Kesilen dalların ağaç sahibinin mülkiyetinde kaldığını kabul etmek; m.740 uyarınca kesilen dallar komşunun mülkiyetine geçer.
- Kesme yetkisi ile dal kaldırma zararına bağlı tazminat talebini aynı şey saymak; tazminat m.740 kapsamında değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kesme yetkisinin doğabilmesi için komşunun önce kaldırma talebinde bulunması ve ağaç sahibinin bu talebe uygun süre içinde uymaması aranmaktadır. (2. Ceza Dairesi, 2020/22222 E., 2020/16049 K., 22.12.2020; 3. Ceza Dairesi, 2017/18999 E., 2018/14041 K., 01.10.2018)
- Dalların taşması, kesilmesi gereken bir zarar yaratıyorsa, verim kaybına yol açan veya çatıya değen dallar bakımından kesme yetkisi kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2017/18999 E., 2018/14041 K., 01.10.2018; 8. Ceza Dairesi, 2017/19995 E., 2019/9943 K., 11.07.2019)
- Uyarının yapılmış olduğu tanık beyanı ve keşif tutanağıyla saptanmaktadır; bu nedenle uyarının varlığı ve sonrasındaki kesim fiili delille değerlendirilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2020/22222 E., 2020/16049 K., 22.12.2020; 17. Ceza Dairesi, 2019/6457 E., 2019/9573 K., 24.06.2019)
- Ağaçların tarım tekniğine uygun mesafede dikilmemiş olması ve bunun komşu taşınmaza zarar vermesi halinde, dal taşmasına ilişkin m.740 değerlendirmesi yapılmaktadır. (8. Ceza Dairesi, 2019/13427 E., 2019/11083 K., 23.09.2019)
- Kesme yetkisini kullanan komşunun kestiği dalın ağaç sahibinin mülkiyetinde kalmaya devam ettiği yönünde değerlendirme yapılmamaktadır; kesilen dallar komşunun mülkiyetine geçer. (3. Ceza Dairesi, 2017/18999 E., 2018/14041 K., 01.10.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Kesme yetkisini ileri süren komşu, dalların kendi arazisine taşıp zarar verdiğini ispat yükü altındadır; keşif tutanağı ve bilirkişi raporu bu konuda temel delildir. (8. Ceza Dairesi, 2019/13427 E., 2019/11083 K., 23.09.2019; 17. Ceza Dairesi, 2019/6457 E., 2019/9573 K., 24.06.2019)
- Komşunun ağaç sahibine kaldırma isteminde bulunduğunu ispat yükü komşuya aittir; tanık beyanı ve yazılı ihtar bu amaçla kullanılabilir. (2. Ceza Dairesi, 2020/22222 E., 2020/16049 K., 22.12.2020; 17. Ceza Dairesi, 2019/6457 E., 2019/9573 K., 24.06.2019)
- Ağaç sahibinin uygun süre içinde dalları kaldırdığını ya da süreye rağmen kaldırmadığını ispat yükü, savunmasını dayandıran tarafa aittir. (2. Ceza Dairesi, 2020/22222 E., 2020/16049 K., 22.12.2020)
- Taşmaya katlanan komşunun meyve toplama hakkını ileri sürmesi halinde arazinin ekili veya yapılı olduğunu ispat yükü ona aittir; keşif bu hususu belirlemek için kullanılır. (3. Ceza Dairesi, 2017/18999 E., 2018/14041 K., 01.10.2018)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.737](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737): Komşuluk hukukunda taşınmaz maliki için genel sınır ve kullanım ilkesini koyar; m.740 bu ilkenin ağaç dalları ve köklerine özgü uygulamasıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.718](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-718): Arazinin mülkiyetinin kapsamını belirler; taşan dal ve köklerin hangi taşınmaz malikine ait olduğunun tespitinde dayanak oluşturur.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49: Dal ve köklerin neden olduğu zararın tazmini gerektiğinde haksız fiil sorumluluğunun genel koşullarını sağlar; m.740 bu tazminatı düzenlemez.

## [TMK m.741](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-741)

Madde, komşu taşınmaz maliklerinin bitki dikerken uymak zorunda oldukları kuralların belirlenmesini özel kanunlara bırakır. Maddenin kendisi bitki dikimine ilişkin somut mesafe, yükseklik veya budama kurallarını koymaz; yalnızca bu alanın özel düzenlemelere bağlandığını bildirir. Kime uygulandığı bakımından madde, taşınmazları birbirine komşu olan malikleri ilgilendirir. Maddede düzenlenmeyen konular şunlardır: komşuluk hukukunun genel ilkeleri ve ölçülü komşuluk ilişkisi (m.737), taşkın ve akıntı sularına ilişkin kurallar (m.738 ve sonrası), ağaç ve dalların komşu alana sarkması halinde kesme veya kopartma hakkı ile bunların sonuçları (m.744 ve sonrası) ve komşuluk hakkından doğan davaların zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri.

### m.741: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Komşu taşınmaz malikleri**: Birbirine bitişik ya da komşu nitelikte taşınmazların malikleridir. Maddenin uygulanması için taşınmazların komşu olması yeterlidir; malikler arasında başka bir ilişki aranmaz.
- **Bitki dikme**: Bir taşınmazda ağaç, çalı veya başka bitkilerin ekilip yerleştirilmesi eylemidir. Madde, bu eylemin komşu taşınmaz bakımından sınırlandırılmasını özel kanunlara bağlar.
- **Özel kanun**: Maddenin atıfta bulunduğu, bitki dikimine ilişkin ayrıntılı kuralları içeren kanunlardır. Madde kendi içinde bu kuralları belirlemez; uygulanacak kurallar bu özel mevzuattan okunur.

### m.741: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazların komşu olması ve bitki dikilen taşınmazın komşu taşınmazın maliki bakımından bu maddenin kapsamına girmesi gerekir.
- Bitki dikme eyleminin, bu alanı düzenleyen özel kanunda belirlenmiş kurallara uygun yapılması zorunludur. Madde doğrudan bir mesafe veya yükseklik ölçütü koymadığı için uygulanacak kuralın özel mevzuattan tespit edilmesi gerekir.
- Özel kanunda öngörülen bir kurala aykırı bitki dikilmişse, bu aykırılığın doğurduğu sonuçların ortaya konulabilmesi için kuralın içeriğinin ve ihlalin belirlenmesi gerekir.

### m.741: hangi sonuçları doğurur?

- Bitki dikme konusunda ayrıntılı kurallar özel kanunlarda bulunduğu sürece, komşu malik bu kurallara uymak zorundadır.
- Özel kanunda bir düzenleme bulunmuyorsa, madde kendi başına bitki dikimine ilişkin bir yasak veya mesafe kuralı doğurmaz; bu durumda genel komşuluk ilkeleri (m.737) ve dürüstlük kuralı (m.2) üzerinden değerlendirme yapılır.
- Özel kanundaki kurala aykırı dikilen bitkiler bakımından komşunun talep edebileceği hukuki yollar, ilgili özel kanunun ve genel komşuluk hükümlerinin birlikte uygulanmasına bağlıdır.

### m.741: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi kendi başına bir mesafe veya yükseklik kuralı içeriyormuş gibi okumak; madde yalnızca özel kanunlara atıf yapar.
- Özel kanun düzenlemesi bulunmadığında bitki dikmeyi tamamen serbest saymak; bu durumda genel komşuluk ilkeleri (m.737) ve dürüstlük kuralı (m.2) uygulanabilir.
- Ağaç ve dalların komşu alana sarkmasını bitki dikme kuralıyla karıştırmak; bu konu m.744 kapsamındadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Bitki dikme kuralına aykırılığı ileri süren komşu, aykırılığı ve bu aykırılığın hangi özel kanun hükmüne dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşınmazların komşuluğu ile dikilen bitkinin konumu tapu kaydı, keşif veya bilirkişi incelemesiyle ortaya konulabilir.
- Bitkinin özel kanunda öngörülen sınırın dışında dikildiği, keşif ve bilirkişi raporu ile kanıtlanır; karşı taraf dikimin kurala uygun olduğunu savunuyorsa bunu ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.737](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737): Genel komşuluk ilişkisini ve taşınmaz malikinin komşusunun taşınmazını ölçüsüz biçimde rahatsız edemeyeceğini düzenler; bitki dikimine özel kurallar bulunmadığında genel ölçüt olarak burada yer alan ilkeler devreye girer.
- [4721 sayılı Kanun m.744](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-744): Komşu taşınmaza sarkan ağaç ve dalların kesilmesi veya kopartılması konusunu düzenler; bitki dikme kuralından ayrı olarak mevcut bitkilerin sonuçlarını belirler.
- 4721 sayılı Kanun: Madde, bitki dikimine ilişkin ayrıntıların özel kanunlarla belirleneceğini öngördüğünden, uygulanacak kuralların hangi özel mevzuatta bulunduğu ayrıca araştırılmalıdır.

## [TMK m.742 — Doğal olarak akan su](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-742)

Madde, taşınmaz maliklerinin komşu taşınmazlar arasında doğal olarak akan suların akışına ilişkin karşılıklı yükümlülüklerini düzenler. Üst taraftaki arazi maliki ile alt taraftaki arazi maliki bakımından, doğal akan suların akışına katlanma, akış tarzını değiştirmeme ve kendi taşınmazı için zorunlu ölçüde suyu tutabilme konuları bu kapsamdadır. Hüküm, taşınmaz maliklerine ve komşuluk ilişkisi içinde bulunan taşınmazlara uygulanır. Madde, kaynak suyunun mülkiyeti ve kaynak sularından komşuların yararlanma hakkını düzenlemez (m.760, m.761). Mecra geçirilmesine katlanma yükümlülüğü ile ilgili koşullar düzenlemez (m.744). Akışa engel olan önlemlerin kaldırılması ve tazmini yönündeki sonuçlar m.730 kapsamındadır. Su yolu yapılmasını isteme hakkı da ayrı bir maddede (m.743) düzenlenmiştir.

### Doğal olarak akan su: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğal akış**: Suyun eylem veya yapay müdahale olmaksızın, arazinin eğimi ve yapısı uyarınca kendiliğinden bir taşınmazdan diğerine akmasıdır. Yapay bir kanal veya engelle yönü değiştirilmiş su bu kavrama girmez.
- **Kendi kendine doğal olarak akan sular**: Kar, yağmur ve tutulmamış kaynak suları gibi kimsenin müdahalesi olmadan arazi üzerinden akan sulardır. Maddenin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasındaki akış koruması bu sulara ilişkindir.
- **Tutulmamış kaynak suyu**: Bir taşınmazda çıkan ve henüz kimse tarafından toplanmamış, tutulmamış kaynak suyudur. Tutulmuş kaynak suyu hakkında madde ayrı bir koruma getirmez.
- **Zorunlu ölçü**: Üst taraftaki malikin kendi taşınmazının ihtiyacını karşılamak için suyu tutabileceği sınırdır. Bu ölçü aşılırsa tutma hakkı kalmaz.

### Doğal olarak akan su: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazların komşu olması ve sular üst taraftaki arazi ile alt taraftaki arazi arasında doğal olarak akmalıdır.
- Akan suyun kar, yağmur, tutulmamış kaynak suyu gibi kendi kendine doğal akan su niteliğinde olması gerekir.
- Alt taraftaki malik suyun akışına katlanmak ve akışına engel olmamak zorundadır.
- Üst taraftaki malik suyun doğal akış tarzını değiştirmemelidir.
- Üst taraftaki malik suyu yalnızca kendi taşınmazı için zorunlu olan ölçüde tutabilir; bu ölçünün ötesinde tutma yapılamaz.

### Doğal olarak akan su: hangi sonuçları doğurur?

- Alt taraftaki malik, üstten doğal akan suları kabule zorundadır ve bu akıştan zarar görse bile buna engel olamaz.
- Üst taraftaki malik suyun doğal akış tarzını değiştirirse, alt malik bu değişikliğin kaldırılmasını ve zararının tazminini isteyebilir (m.730 uyarınca).
- Üst taraftaki malik suyu kendi taşınmazının zorunlu ihtiyacını aşan ölçüde tutarsa, bu tutma hukuka aykırı olur ve sonuçları m.730 çerçevesinde giderilir.
- Üst taraftaki malik, kendi taşınmazı için zorunlu olan ölçüde suyu tutabilir; bu durumda alt malike karşı sorumluluğu doğmaz.
- Komşu kaynak suyundan yararlanma, madde yerine m.760 ve m.761 hükümlerinin şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır; m.742 bu yönde bir yararlanma hakkı vermez.
- Madde emredici niteliktedir; komşular sözleşmeyle üst taraftaki malikin akışı değiştirme yetkisini genişletemez (bu husus açıkça düzenlenmiş olmayıp dikkat edilmelidir).

### Üst taraftaki malik ile alt taraftaki malik arasındaki fark nedir?

- Üst taraftaki malik, suyun akış tarzını değiştirmemek ve suyu yalnızca kendi ihtiyacı kadar tutmakla yükümlüdür.
- Alt taraftaki malik, üstten doğal akan suyu kabul etmek ve akışına engel olmamakla yükümlüdür.

Sonuç: Yükümlülükler birbirine karşılıktır; üst malik akışı bozarsa alt malik engelleme yükümlülüğü olmadan zarar tazmini ve kaldırtma hakkı doğar.

### Kendi kendine doğal akan sular ile tutulmuş kaynak suyu arasındaki fark nedir?

- Kar, yağmur ve tutulmamış kaynak suları birinci ve ikinci fıkra kapsamındadır.
- Kullanılmak üzere toplanmış veya tutulmuş kaynak suyu bu kuralın dışında kalır.

Sonuç: Tutulmuş suya ilişkin uyuşmazlık, komşu kaynak suyundan yararlanma hükümlerine (m.760, m.761) göre çözülür.

### Akışa engel olma yasağı ile olumlu edim borcu arasındaki fark nedir?

- Alt taraftaki malikin yükümlülüğü, suyun akışına engel olmamaktan ibarettir.
- Suyun akışını sağlamak veya doğal bir arızayı gidermek gibi olumlu bir edim borcu bulunmaz.

Sonuç: Alt malik akışı sağlamak için kendi masrafıyla önlem almakla yükümlü tutulamaz; böyle bir talep için m.743 gibi ayrı bir dayanak gerekir.

### Doğal olarak akan su: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tutulmamış kaynak suyunu tutulmuş kaynak suyu gibi değerlendirmek; birinci ve ikinci fıkra kapsamını yanlış belirlemek olur.
- Alt taraftaki malike suyun akışını sağlama veya doğal arızayı giderme yükümlülüğü yüklemek; yükümlülüğün yalnızca engellememe olduğunu gözden kaçırmak olur.
- Üst malikin tutma hakkını kendi taşınmazının ihtiyacıyla sınırlamadan, sınırsız tutma yetkisi olduğunu varsaymak yanlıştır.
- Doğal akış ile yapay kanal veya engelle değiştirilmiş akışı aynı saymak hatalıdır.
- Kaynak suyundan yararlanma talebini m.742 üzerinden kurmak; yararlanma için m.760 ve m.761 şartlarının gerçekleşmesi gerektiğini gözden kaçırmak yanlıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, doğal akan suyun niteliğini tespit ederken yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının kendiliğinden akıp akmadığını esas alır. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/40 E., 2006/96 K., 22.03.2006; 7. Hukuk Dairesi, 2022/4172 E., 2022/8137 K., 28.12.2022; 7. Hukuk Dairesi, 2021/1355 E., 2021/3380 K., 01.12.2021)
- Üst taraftaki arazinin doğal akış tarzının değiştirilip değiştirilmediği, bilirkişi incelemesiyle yer, eğim ve mecra durumuna göre belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/40 E., 2006/96 K., 22.03.2006; 7. Hukuk Dairesi, 2021/1355 E., 2021/3380 K., 01.12.2021)
- Alt taraftaki malikin, suyun akışına katlanma yükümlülüğü nedeniyle, bu akıştan doğan zararlar için engelleme talep edemeyeceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/7282 E., 2024/408 K., 23.01.2024)
- Kaynak suyunun kullanımına ilişkin uyuşmazlıklarda m.742 değil m.760 ve m.761 esas alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2022/7282 E., 2024/408 K., 23.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Akışın doğal olup olmadığını ve akış tarzının değiştirildiğini ileri süren taraf bu hususu ispatlar; keşif ve bilirkişi raporu bu konuda en önemli delildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/40 E., 2006/96 K., 22.03.2006; 7. Hukuk Dairesi, 2021/1355 E., 2021/3380 K., 01.12.2021)
- Üst taraftaki malikin suyu yalnızca kendi taşınmazı için zorunlu ölçüde tuttuğunu savunan taraf bu ölçüyü ispatlamakla yükümlüdür.
- Suyun kendi kendine doğal akan su niteliğinde olduğu ve bir kaynaktan çıkan suyun tutulmuş olduğu iddiası, tanık ve keşif ile birlikte değerlendirilir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/4172 E., 2022/8137 K., 28.12.2022)
- Yazılı sözleşme ile akış düzenlenmiş ise sözleşmenin varlığı yazılı belge ile kanıtlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.730: Akışa engel olan önlemlerin kaldırılmasını ve zararın tazminini düzenler; m.742'ye aykırılığın hukuki sonucunu tamamlar.
- 4721 m.743: Alt taraftaki malikin, üst malikten zararsız su yolu yapılmasını isteyebilmesinin dayanağıdır.
- 4721 m.744: Su daha önce akmıyorsa ya da kurutma sırasında akacaksa, komşunun katlanma yükümlülüğü mecra geçirme hükmüne tabidir.
- 4721 m.760: Özel mülkiyete tabi arazideki kaynak ve kuyulardan komşuların yararlanmasını düzenler; kaynak suyu bakımından m.742'nin sınırını belirler.
- 4721 m.761: Komşu kaynak suyundan yararlanmanın şartlarını düzenler; m.742'deki tutma ve akış hakkının uygulanma alanını sınırlar.

## [TMK m.743 — Fazla suyun akıtılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-743)

Madde, üst taraftaki arazinin suyunun alt taraftaki araziye doğal akışı hâlinde alt taraftaki malikin bu suları kabul yükümlülüğünü ve üst taraftaki arazideki fazla suyun boşaltılması sırasında akan suları kabul etmesini düzenler. Ayrıca alt taraftaki malikin zarar görmesi hâlinde üst taraftaki malike ait giderle su yolu yaptırılmasını isteyebilmesini ve bataklıkların kurutulmasına ilişkin özel kanun hükümlerinin saklı kalmasını düzenler. Madde, bitişik taşınmaz malikleri arasındaki doğal su akışı ilişkisine uygulanır. Üst arazi malikinin suyun akış tarzını değiştirmeme yükümlülüğünü (m.742), mecra geçirilmesine katlanma yükümlülüğünü (m.744) ve taşkın kullanmadan doğan sorumluluğu (m.730) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır.

### Fazla suyun akıtılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğal akış**: Suyun insan müdahalesi olmadan, eğim ve arazi yapısı gereği üst arazıdan alt araziye kendiliğinden ulaşmasıdır. Akışın öteden beri bu biçimde sürmesi aranır; sonradan yapılan bir müdahaleyle başlayan akış bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Fazla suyun boşaltılması**: Üst arazi malikinin kendi taşınmazında ihtiyaç duyduğu ölçüyü aşan suyun drenaj veya benzeri işlemlerle uzaklaştırılmasıdır. Bu işlem sonucu alt araziye akan sular da madde kapsamındadır.
- **Su yolu (mecra)**: Suyun zararsız biçimde akıtılması için alt taraftaki malikin kendi arazisinde yapılacak kanal veya benzeri su güzergâhıdır. Giderleri üst arazi malikine aittir.
- **Tazminat isteme hakkı olmaksızın kabul**: Alt arazi malikinin, doğal akış çerçevesinde gelen suyu tazminat talep etmeden kabul etme yükümlülüğüdür. Zarar görmesi hâlinde sadece su yolu isteyebilir; tazminat hakkı bu maddeyle doğmaz.

### Fazla suyun akıtılması: hangi şartlar aranır?

- Üst taraftaki arazinin suyunun öteden beri alt taraftaki araziye doğal bir şekilde akmakta olması gerekir.
- Akan suyun, üst taraftaki arazinin fazla suyunun boşaltılması sırasında gelen sular olması gerekir; bu hâlde alt taraftaki malik tazminat isteyemez.
- Alt taraftaki malikin boşaltma dolayısıyla akan sulardan zarar görmesi gerekir; yalnız bu hâlde su yolu talebi doğar.
- Su yolunun gideri üst taraftaki arazi malikine ait olmak üzere, alt taraftaki arazi malikinin kendi arazisinde yapılacak mecra ile suyun akıtılmasını istemesi gerekir.
- Bataklıkların kurutulmasına ilişkin özel kanun hükümlerinin bulunması hâlinde bu özel hükümler saklıdır ve madde onların yerine uygulanmaz.

### Fazla suyun akıtılması: hangi sonuçları doğurur?

- Doğal akan suları alt taraftaki malik tazminat istemeden kabul etmek zorundadır.
- Fazla suyun boşaltılması sırasında akan sular da aynı şekilde tazminatsız kabul edilir.
- Alt taraftaki malik bu akıştan zarar görüyorsa, üst taraftaki malikten kendi arazisinde su yolu yapılmasını isteyebilir.
- Su yolunun giderleri üst taraftaki arazi malikine aittir.
- Su daha önce akmıyorsa ve kurutma sırasında yeni akacaksa, bu durum madde kapsamında değildir ve m.744 hükmüne tabidir.
- Bataklık kurutulmasına ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.

### Doğal akan su ile yapay olarak akıtılan su arasındaki fark nedir?

- Öteden beri doğal şekilde akan sular, alt taraftaki malik tarafından tazminatsız kabul edilmek zorundadır.
- İnsan müdahalesiyle sonradan akıtılan veya kurutma sırasında yeni akmaya başlayan su, bu maddenin doğal akış çerçevesinde değerlendirilmez.

Sonuç: Yeni akmaya başlayan su için alt malikin kabul yükümlülüğü bu maddeye değil, mecra geçirilmesine ilişkin m.744 hükmüne tabidir.

### Fazla suyun boşaltılması sırasında akan su ile zarar gören alt malik arasındaki fark nedir?

- Alt malik boşaltma sırasında akan suyu kabul etmek zorundadır ve bundan doğan zarar için tazminat isteyemez.
- Alt malik bu akıştan zarar görüyorsa, zararın giderilmesini değil, su yolu yapılmasını talep edebilir.

Sonuç: Zarar görme hâlinde talep, su yolu yaptırılması ile sınırlıdır; giderler üst arazi malikine aittir.

### Genel hüküm ile bataklık kurutma özel kanunu arasındaki fark nedir?

- Madde, bitişik taşınmazlar arasındaki doğal su akışını genel olarak düzenler.
- Bataklıkların kurutulmasına ilişkin özel kanun hükümleri bu maddenin dışında ayrı bir rejim getirir.

Sonuç: Bataklık kurutmasıyla ilgili uyuşmazlıkta önce özel kanun hükümlerine bakılır; madde saklı tutulmuştur.

### Fazla suyun akıtılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Alt taraftaki malikin doğal akıştan doğan zararı için tazminat talep edebileceğini kabul etmek; madde bu hâlde tazminatı dışlar, yalnız su yolu talep edilebilir.
- Su daha önce akmıyorken kurutma sırasında başlayan akışı bu maddenin doğal akış hükmü kapsamında değerlendirmek; bu durumda m.744 uygulanır.
- Su yolu giderlerini alt taraftaki malike yükletmek; giderler üst arazi malikine aittir.
- Bataklık kurutmasına ilişkin uyuşmazlığı doğrudan bu madde ile çözmek; özel kanun hükümleri saklıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Madde kapsamında kalan doğal akış ilişkisinde, alt taraftaki malikin tazminat isteyememesi ile yalnızca su yolu talep edebilmesi ayrımının uygulamada gözetildiği görülmektedir. (2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Üst taraftaki arazi malikinin suyun öteden beri doğal olarak alt araziye aktığını iddia eden taraf, bu akışın süreklilik kazandığını ispatla yükümlüdür.
- Suyun fazla suyun boşaltılması sırasında akan su olduğunu ileri süren taraf bu hususu ispat etmelidir; bu iddianın kanıtı teknik keşif ve bilirkişi incelemesi ile yapılabilir.
- Alt taraftaki malikin zarar gördüğünü ve bu zararın boşaltmadan kaynaklandığını iddia eden taraf, zararı ve nedensel bağı ispatla yükümlüdür.
- Su yolu talebinde giderlerin üst arazi malikine ait olduğu sonucunun uygulanabilmesi için taşınmazların bitişik olduğu ve akışın bu ilişkiden kaynaklandığı ortaya konulmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.742](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-742): Üst taraftaki malikin suyun doğal akış tarzını değiştirememesini ve kendi taşınmazı için zorunlu ölçüde suyu tutabilmesini düzenler; bu maddedeki fazla suyun boşaltılması ile birlikte okunur.
- [4721 sayılı Kanun m.744](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-744): Su daha önce akmıyorsa veya tutulmuş kaynak suyu akıtılıyorsa, alt malikin katlanma yükümlülüğü bu maddeye değil mecra geçirilmesi hükmüne tabidir.
- [4721 sayılı Kanun m.730](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-730): Üst malikin akışa engel olacak önlemler alması hâlinde bunların kaldırılmasını ve zararın tazminini düzenler; m.743'ün doğal akış kapsamı dışındaki durumlarda devreye girer.

## [TMK m.744](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-744)

TMK m.744, taşınmaz malikinin, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı masraflı olan su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzeri boruların ile elektrik hat ve kablolarının kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanma yükümlülüğünü düzenler. Hüküm, mecra geçirilmesi ihtiyacı olan ve yükümlü taşınmaz maliklerini, yani komşu taşınmazlar arasındaki ilişkiyi kapsar. Maddenin ikinci fıkrası, mecra geçirilmesinin kamulaştırma kurallarına bağlı olduğu hallerde komşuluk hükümlerinin uygulanmayacağını, üçüncü fıkrası ise mecra geçirme hakkının tapu kütüğüne tescilini ve giderlerin ödenmesini öngörür. Mecra irtifakının kurulma usulünü, dava sürecini, yükümlüye ödenecek tazminatın tutarını ve komşu olmayan sınai işletmelerin durumunu ayrıntılı olarak düzenlemez; bunlar için ilgili kanun hükümleri ve yargı içtihatları esas alınır. Zorunlu geçit ve kaynak irtifakı (m.747, m.761) ile komşuluk ilişkilerinin genel hükümleri (m.737-750 arasındaki diğer maddeler) bu maddenin dışındadır.

### m.744: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mecra**: Su, gaz, elektrik gibi akıcı maddelerin veya enerjinin taşınmi için kullanılan boru, kanal, hat ve kablo gibi tesisatı ifade eder. Maddede sayılan tesisatın tamamı bu kavrama girer.
- **Mecra geçirme hakkı**: Mecra ihtiyacı olan taşınmaz malikinin, komşu taşınmazın altından veya üstünden tesisat geçirebilmesi için kanundan doğan yetkisidir. Başka yerden geçirmenin olanaksız veya aşırı masraflı olması koşuluna bağlıdır.
- **Mecra irtifakı**: Yükümlü taşınmazın malikinin, mecra geçirilmesine katlanmasından doğan kanuni irtifak hakkıdır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre hak sahibinin istemi ve giderlerin ödenmesi koşuluyla tapuya tescil edilir.
- **Yükümlü taşınmaz**: Altından veya üstünden mecra geçirilmesine katlanmak zorunda olan komşu taşınmazdır. Yükümlü malik, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesini talep edebilir.
- **Kamulaştırma kuralları**: Mecra geçirilmesinin kamulaştırma mevzuatına tabi tutulduğu hallerdir. Bu hallerde m.744'ün komşuluk hükümleri uygulanmaz ve geçirme kamulaştırma usulüne göre yapılır.

### m.744: hangi şartlar aranır?

- Mecra geçirmenin başka yerden yapılmasının olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olması gerekir.
- Geçirilecek tesisatın su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzeri boru, elektrik hat veya kablosu niteliğinde olması gerekir.
- Mecra geçirilecek taşınmazın malikinin, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmiş olması gerekir.
- Yükümlü taşınmaz malikinin geçirmeye katlanma yükümlülüğü, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirmeyi kapsar.
- Mecra geçirilmesi kamulaştırma kurallarına bağlı değilse komşuluk hükümlerinin uygulanması gerekir.
- Mecra geçirme hakkının tapuya tescili için hak sahibinin istemi ve giderleri ödemesi gerekir.

### m.744: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde ihtiyaç sahibi lehine kanuni bir mecra irtifakı doğar ve yükümlü malik geçirmeye katlanmak zorunda kalır.
- Zararın tamamının önceden ödenmemesi halinde yükümlü malik geçirmeye katlanma yükümlülüğünden kaçınabilir.
- Başka yerden geçirme olanaklıysa ve masraf aşırı değilse m.744 uygulanmaz.
- Mecra geçirilmesi kamulaştırma kurallarına bağlıysa komşuluk hükümleri uygulanmaz.
- Hak sahibinin istemi ve giderlerin ödenmesi olmadan mecra geçirme hakkı tapuya tescil edilmez.
- Mecra irtifakı, ayrıca tescile tabi olmadığı için kanundan doğar; irtifak hakkı sahibi isterse tescil ettirebilir.

### Komşuluk hükümleri ile kamulaştırma kuralları arasındaki fark nedir?

- Mecra geçirilmesi özel hukuk ilişkisi olarak komşu taşınmazlar arasında yürür ve m.744 uygulanır.
- Mecra geçirilmesi kamulaştırma kurallarına bağlıysa, geçirme idari ve kamulaştırma usulüne göre yapılır.

Sonuç: Kamulaştırma kurallarına bağlı hallerde m.744'ün komşuluk hükümleri uygulanmaz.

### Mecra irtifakı ile zorunlu geçit irtifakı arasındaki fark nedir?

- Mecra irtifakı, mecra tesisatının geçirilmesine ilişkindir ve kanun doğrudan irtifak hakkı tanır.
- Zorunlu geçit irtifakı (m.747) ulaşım için kurulur ve ihtiyaç sahibinin irtifak kurulmasını istemesi gerekir.

Sonuç: Mecra irtifakında tescil ayrıca istenmediği sürece kanundan doğar, zorunlu geçit irtifakı ise istemle kurulur.

### Komşu taşınmaz ile komşu olmayan sınai işletme arasındaki fark nedir?

- Komşu taşınmazlar arasında m.744 uygulanabilir.
- Komşu sayılamayacak sınai teşebbüslerin ihtiyacı için m.744'e dayanılamaz ve irtifak malikle anlaşmayla kurulur.

Sonuç: Komşu olmayan işletmeler m.744'ten yararlanamaz, anlaşma yoluyla irtifak alabilir.

### Su, gaz, elektrik ile teleferik, dekovil hattı arasındaki fark nedir?

- Akıcı madde veya enerji taşıyan su, gaz, elektrik tesisatı m.744 kapsamındadır.
- Teleferik veya dekovil hattı gibi akıcı madde taşımayan tesisler m.744 kapsamında değildir.

Sonuç: Bu tür tesisler için m.744'e dayanılamaz, malikle anlaşarak irtifak hakkı kurulması gerekir.

### m.744: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Komşu olmayan sınai işletmelerin de m.744'ten yararlanabileceğini varsaymak; bu durumda anlaşma yoluyla irtifak gerekir.
- Teleferik veya dekovil hattını akıcı madde tesisatı gibi değerlendirip m.744'e dayanmak.
- Kamulaştırma kurallarına bağlı geçirmede komşuluk hükümlerini uygulamaya çalışmak.
- Mecra irtifakını zorunlu geçit irtifakı gibi istemle kurulan bir hak sanmak; mecra irtifakında kanun doğrudan hak tanır.
- Zararın tamamının önceden ödenmesi koşulunu atlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mecra geçirilmesi için komşu olma koşulu aranır; komşu sayılamayacak mesafedeki sınai teşebbüslerin m.744'ten yararlanamayacağı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/815 E., 2025/5026 K., 26.11.2025)
- Mecra irtifakı davasında davacı, mecra ihtiyacı içinde bulunan taşınmazın tapu kaydındaki malikidir; davayı tapu kaydında malik görünen gerçek veya tüzel kişi açabilir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/3321 E., 2022/7096 K., 22.11.2022)
- Mecra irtifakı, ihtiyaç sahibine kanun gereği doğan bir irtifak hakkı olarak kabul edilmektedir; bu nedenle dava ile irtifak kurulmasını isteme hakkı değil, doğrudan bir hak tanınmış sayılmaktadır. (14. Hukuk Dairesi, 2017/3061 E., 2021/1150 K., 23.02.2021)
- Teleferik ve dekovil hattı gibi akıcı madde taşımayan tesisatın geçirilmesi için m.744'e dayanılamayacağı ve malikle anlaşarak irtifak hakkı kurulması gerektiği kabul edilmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2020/3529 E., 2021/876 K., 11.02.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Mecra geçirme hakkını ileri süren ihtiyaç sahibi, başka yerden geçirmenin olanaksız veya aşırı masraflı olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Komşuluk ilişkisi, taşınmazların tapu kayıtları ve yerinde keşifle ispatlanır.
- Yükümlü malik, zararın tamamının önceden ödenmediğini savunursa ödemenin yapıldığını belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Tapu kaydı, davacının malik sıfatını ispatlamak için temel delildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.747: Zorunlu geçit irtifakını düzenler; m.744'ün mecra geçirme ilişkisinden ayrılır.
- 4721 m.761: Kaynak irtifakını düzenler; mecra irtifakıyla karşılaştırmada ayırt edici rol oynar.
- 4721 m.737-750: Komşuluk hukukunun genel çerçevesidir; m.744 bu bölümün içinde mecra geçirme ilişkisini düzenler.

## [TMK m.745](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-745)

TMK m.745, komşuluk hakkı kapsamında, yükümlü taşınmaz malikinin kendi menfaatinin hakkaniyete uygun biçimde gözetilmesini isteyebilmesini ve arazinin üzerinden geçecek mecralarda olağanüstü durum bulunması hâlinde, mecranın geçtiği arazi parçasının uygun bir kısmının zararı tam karşılayan bedelle satın alınmasını isteyebilmesini düzenler. Hüküm, mecra geçirilmesine katlanmak zorunda kalan yükümlü taşınmaz maliki bakımından uygulanır. Mecranın kuruluşuna ilişkin genel ilkeler, mecra hakkının kapsamı ve bedel dışındaki ayrıntılar ile durumun değişmesi sonucu doğan talepler bu maddede ayrıca düzenlenmez; bunlar komşuluk hakkının diğer maddelerinde (ör. m.737 ve izleyen maddeler) yer alır.

### m.745: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yükümlü taşınmaz maliki**: Üzerinden mecra geçirilmesine katlanmak zorunda olan taşınmazın maliki. Hakkın kullanıldığı arazinin sahibidir ve bu sıfat, maddenin hem hakkaniyete uygun gözetme talebinde hem bedelli satın alma talebinde taraf olmasını sağlar.
- **Mecra**: Arazinin üzerinden geçirilen su, elektrik, yol ya da benzeri tesisleri ifade eden kavram. Maddede, olağanüstü durum bulunan mecraların geçtiği arazi parçası bakımından satın alma talebinin konusunu oluşturur.
- **Olağanüstü durum**: Mecranın geçişinin yükümlü malik bakımından olağan katlanma sınırını aşan ve bu nedenle bedelli satın alma talebini doğuran hâl. Maddede ayrıntılı ölçüt verilmemiştir; somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
- **Hakkaniyete uygun gözetme**: Yükümlü maliki, komşuluk ilişkisinde kendi menfaatinin mecra geçirilmesi sırasında hakkaniyet ölçüsünde korunmasını isteme hakkı. Talebin kapsamı ve biçimi somut duruma göre belirlenir.
- **Zararı tam olarak karşılayan bedel**: Satın alınan arazi parçasının değerinin ötesinde, malikin mecra geçişi nedeniyle uğradığı zararın tamamını kapsayan karşılık. Bedelin yetersiz kalması hâlinde maliğin zararı tam olarak karşılanmamış sayılır.

### m.745: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazın üzerinden mecra geçirilmesi gerekmelidir; yükümlü taşınmaz maliki bu mecraya katlanmak zorunda olmalıdır.
- Hakkaniyete uygun gözetme talebi için malikin kendi menfaatinin korunmasını istemesi yeterlidir; bu talep ikinci fıkradaki olağanüstü durum koşuluna bağlı değildir.
- Satın alma talebi için arazinin üzerinden geçecek mecralarda olağanüstü durumun bulunması gerekmektedir.
- Satın alınmak istenen kısım, arazinin uygun bir kısmı olmalıdır; tüm arazinin satın alınması bu hükmün kapsamında değildir.
- Satın alma bedeli, malikin zararını tam olarak karşılayacak nitelikte olmalıdır.
- Talep, olağanüstü durumun ve mecra geçişinin varlığına dayanmalıdır; malik bu koşulların gerçekleştiğini ortaya koymalıdır.

### m.745: hangi sonuçları doğurur?

- Yükümlü malik, kendi menfaatinin hakkaniyete uygun biçimde gözetilmesini isteyebilir.
- Arazinin üzerinden geçecek mecralarda olağanüstü durum varsa malik, mecranın geçeceği arazi parçasının uygun bir kısmının satın alınmasını isteyebilir.
- Satın alma, zararı tam olarak karşılayacak bir bedel karşılığında gerçekleşir.
- Olağanüstü durum bulunmadığında satın alma talebi doğmaz; yalnız birinci fıkradaki gözetme talebi kalır.
- Madde, bedelin miktarı, ödeme şekli ve sözleşmenin kurulmasına ilişkin ayrıntıları düzenlemez.

### Hakkaniyete uygun gözetme ile bedelli satın alma arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, malike genel nitelikte bir gözetme talebi tanır; herhangi bir olağanüstü durum aranmaz.
- İkinci fıkra, yalnız olağanüstü durumun bulunduğu hâlde ve arazinin uygun bir kısmına ilişkin satın alma talebi tanır.

Sonuç: Olağanüstü durum yoksa yalnız gözetme talebi ileri sürülebilir; satın alma talebi kurulamaz.

### Uygun kısım ile tüm arazi arasındaki fark nedir?

- Satın alma talebinin konusu, mecranın geçtiği arazinin uygun bir kısmıdır.
- Malikin tüm taşınmazının satın alınmasını talep etmesi maddenin kapsamı dışındadır.

Sonuç: Talep, zararı karşılayacak ve mecra geçişiyle sınırlı kısımla sınırlı olur.

### Zararı tam karşılayan bedel ile piyasa değeri arasındaki fark nedir?

- Maddeye göre bedel, malikin uğradığı zararın tamamını karşılamalıdır.
- Taşınmazın sadece rayiç değeri ile sınırlı bir ödeme, zararın tamamını karşılamayabilir.

Sonuç: Bedelin zararı tam karşılamadığı hâllerde malikin ek talep hakkı ve bedelin yeniden değerlendirilmesi tartışılır.

### m.745: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki hakkaniyete uygun gözetme talebini, ikinci fıkradaki olağanüstü durum koşuluna bağlamak.
- Satın alma talebini olağanüstü durum olmadan da kurulabilir saymak.
- Satın alınacak kısmı tüm taşınmaz olarak yorumlamak; maddede uygun bir kısım söz konusudur.
- Bedeli taşınmazın rayiç değeriyle sınırlamak; madde zararın tam karşılanmasını öngörür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Komşuluk hakkı kapsamındaki düzenlemelerin, m.737 ve izleyen maddelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Satın alma talebinde bulunan yükümlü malik, mecra geçişinin varlığını ve arazinin üzerinden geçtiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Olağanüstü durumun varlığını ileri süren malik, bunu somut olaya ilişkin delillerle ortaya koymalıdır.
- Zararın tam olarak karşılanıp karşılanmadığı, bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilir; bedelin yetersizliğini ileri süren malik bunu ispatlamalıdır.
- Karşı taraf, olağanüstü durumun bulunmadığını veya talebin kapsamının aşıldığını ileri sürerek bunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.737](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737): Komşuluk hakkının genel ilkelerini düzenler; m.745'teki talepler bu genel çerçevede yorumlanır.

## [TMK m.746](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-746)

Madde, mecra hakkının sahibine ait olduğu bir taşınmazda durum değiştiğinde mecranın yer değiştirmesini düzenler. Yükümlü taşınmaz maliki bakımından, mecranın kendi yararına başka yere nakledilmesini isteme hakkını ve yer değiştirme giderlerinin kimin üstleneceğini belirler. Madde, geçit hakları başlığı altında yer alan mecra hakkına ilişkindir ve komşuluk ilişkileri bakımından uygulanır. Maddede süre, tutar veya usul ayrıntısı yoktur. Mecra hakkının kurulmasını ve kapsamını (m.744 ve 745 gibi), zorunlu geçit hakkının koşullarını (m.747 ve devamı), komşuluk hukukundan doğan genel sorumluluğu (m.730 ve devamı) ve mecra hakkının sona ermesini bu maddede düzenlemez.

### m.746: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mecra hakkı**: Bir taşınmazın üzerinden veya altından başka bir taşınmaza su, gaz, elektrik, kanal ve benzeri şeylerin geçirilmesine imkân veren, komşu taşınmaz üzerinde kurulmuş geçit niteliğindeki sınırlı aynî haktır. Madde bu hakkın sahibine yararlanan taşınmaz maliki, yükümlü taşınmaz maliki ise hakkın kullanıldığı taşınmazın maliki olarak ayrılır.
- **Durum değişikliği**: Mecra hakkının kurulduğu andaki koşulların sonradan değişmesi anlamına gelir. Yükümlü taşınmazın kullanımını ağırlaştıran bu değişiklik, nakil talebinin doğması için ön koşuldur.
- **Yer değiştirme giderleri**: Mecranın yeni güzergâha taşınması için yapılan masrafların tümüdür. Kural olarak mecra hakkı sahibine aittir, yükümlü malik yalnızca madde gereğince ve özel durumlar halinde bir kısmına katılabilir.
- **Yükümlü taşınmaz maliki**: Mecra hakkının üzerinde bulunduğu taşınmazın maliki olup, mecranın nakledilmesini isteme hakkına sahip kişidir.

### m.746: hangi şartlar aranır?

- Mecra hakkının kurulmuş ve kullanımda olması gerekir.
- Mecra hakkının kurulduğu andan sonra durumun değişmiş olması gerekir; durum değişikliği, yükümlü taşınmazın kullanımını ağırlaştırmalı ya da mecranın konumunu yükümlü maliki bakımından sakıncalı hale getirmelidir.
- Talebin yükümlü taşınmaz maliki tarafından yapılması gerekir.
- Nakil, mecranın yükümlü tarafa değil mecra hakkı sahibinin yararına olacak biçimde yapılmalıdır.
- Yer değiştirme giderlerinin kural olarak mecra hakkı sahibi tarafından karşılanması gerekir.
- Özel durumların haklı kılması halinde yükümlü taşınmaz maliki giderlerin uygun bir kısmına katılmakla yükümlü tutulabilir.

### m.746: hangi sonuçları doğurur?

- Durum değişmiş ve yükümlü malik talepte bulunmuşsa mecra, mecra hakkı sahibinin yararına olacak şekilde başka bir yere nakledilebilir.
- Yer değiştirme giderleri kural olarak mecra hakkı sahibine aittir.
- Özel durumlar haklı gösterdiğinde yükümlü taşınmaz maliki giderlerin uygun bir kısmına katılmakla yükümlü tutulabilir.
- Durum değişikliği yoksa ya da nakil yükümlü malik yararına değilse, bu madde uyarınca nakil isteği doğmaz.
- Maddede belirtilen giderler dışında ortaya çıkan zararların ve masrafların akıbeti madde tarafından düzenlenmemiştir.

### Mecra hakkı sahibinin gideri ile yükümlü maliğin gideri arasındaki fark nedir?

- Kural olarak yer değiştirme giderleri mecra hakkı sahibine aittir; nakil onun yararına yapılmaktadır.
- Yükümlü taşınmaz maliki, özel durumların haklı gösterdiği ölçüde giderlerin uygun bir kısmına katılabilir.

Sonuç: Gider yükü kural olarak mecra hakkı sahibinde kalır; yalnızca özel durumda yükümlü malike uygun bir pay yüklenebilir.

### Nakil talebi ile kendiliğinden nakil arasındaki fark nedir?

- Nakil, yükümlü taşınmaz malikinin talebine bağlıdır.
- Mecra hakkı sahibinin kendiliğinden nakil yapma yetkisi madde metninde yer almaz.

Sonuç: Nakil için yükümlü malikin istemi gerekir; istem olmadan nakil zorlanamaz.

### m.746: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Giderlerin tamamını yükümlü taşınmaz malikine yüklemek; kural olarak giderler mecra hakkı sahibine aittir.
- Özel durum aranmadan yükümlü malikin giderlere katılmasına hükmetmek; katılma yalnızca özel durumlar haklı gösterdiğinde söz konusudur.
- Durum değişikliği olmadan nakil talebinin kabul edilebileceğini varsaymak; madde, durum değişikliğini nakil talebinin ön koşulu olarak öngörür.
- Nakil talebini mecra hakkı sahibinin kendiliğinden yapabileceğini kabul etmek; talep yükümlü taşınmaz malikine aittir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Komşuluk hakkının 737 ila 750. maddelerinde düzenlendiği ve geçit haklarının bu kapsamda değerlendirildiği belirtilmektedir. (2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Nakil talebinde bulunan yükümlü taşınmaz maliki, durum değişikliğinin gerçekleştiğini ve mecranın nakli gerektirdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Mecra hakkının varlığı ve kapsamı tapu kaydı, resmi belge veya tesis kayıtları ile ispatlanır.
- Yer değiştirme giderlerinin kimin üzerinde kalacağı konusunda, özel durumun varlığını iddia eden taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.
- Yükümlü maliki giderlere katılmaya zorlamak isteyen mecra hakkı sahibi, özel durumun bulunduğunu ileri sürmeli ve kanıtlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.745](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-745): Mecra hakkının kapsamını ve kullanım biçimini belirler; durum değişikliğinin ölçütü bu kapsamla bağlantılıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.747](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-747): Zorunlu geçit hakkına ilişkin koşulları düzenleyen komşu madde olup, aynı geçit hakları başlığı altında yer alır.

## [TMK m.747](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-747)

Madde, taşınmazının genel yola çıkışı için yeterli geçidi bulunmayan malikin, komşularından tam bedel karşılığında zorunlu geçit hakkı talep edebilmesini düzenler. Hakkın kimden ve hangi sırayla istenebileceği ile zorunlu geçidin güzergâhının iki tarafın menfaatine göre belirlenmesi kuralları bu maddede yer alır. Madde, taşınmaz malikleri arasındaki ilişkiye uygulanır; kanunda öngörülen geçit hakkının kapsamı ve bedelinin ayrıntıları ise maddenin dayandığı genel kurallara bağlıdır. Madde, geçit hakkının bedelinin nasıl hesaplanacağını, geçit bedelinin ödenme şeklini ve geçit hakkının sona erme hallerini düzenlemez (bu konular 748 ve sonraki maddelerde ele alınır). Malikin komşuya karşı tazminat ve taşkın kullanım sorumluluğu (m.730) ile tapu siciline şerh gibi usul konuları da bu maddenin dışındadır.

### m.747: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zorunlu geçit**: Taşınmazı genel yola bağlayacak yeterli geçidi bulunmayan malikin, komşu taşınmaz üzerinden geçiş yapabilmesi için kurulan geçit hakkıdır. Malikin tercihine değil, taşınmazın yola erişiminin yokluğuna dayanır.
- **Tam bir bedel**: Geçit hakkının karşılığında komşuya ödenen bedeldir. Madde bedelin tam olmasını şart koşar; bedelsiz ya da düşük bedelli geçit maddenin kapsamında değildir.
- **Önceki mülkiyet ve yol durumu**: Hangi komşunun öncelikle geçit vermekle yükümlü olacağını belirleyen ölçüttür. Taşınmazların geçmişteki mülkiyet ilişkileri ile hangi taşınmazın yola daha önce bağlı olduğu dikkate alınır.
- **İki tarafın menfaati**: Geçidin yerinin ve biçiminin belirlenmesinde hem geçit isteyen hem de geçidi veren komşunun çıkarının gözetilmesi ilkesidir. Geçit, en az zarar verecek biçimde belirlenir.

### m.747: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazın genel yola çıkmak için yeterli bir geçidinin bulunmaması gerekir.
- Geçidi isteyen kişinin taşınmaz malikı olması gerekir.
- Geçit hakkının tam bir bedel karşılığında tanınması istenmelidir.
- Geçit hakkı önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşudan istenmelidir.
- Bu komşudan geçit alınamıyorsa veya o kişi yükümlü değilse, hak daha sonra bundan en az zarar görecek komşuya karşı kullanılmalıdır.
- Zorunlu geçidin yeri ve biçimi iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenmelidir.

### m.747: hangi sonuçları doğurur?

- Yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bedel karşılığında geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.
- Geçit hakkı önce en uygun düşen komşuya karşı kullanılır; bu komşudan sonuç alınamazsa en az zarar görecek komşuya karşı kullanılır.
- Zorunlu geçidin güzergâhı iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir; tek yanlı belirleme yapılmaz.
- Taşınmazın genel yola yeterli geçidi varsa bu madde uygulanmaz ve komşudan geçit talep edilemez.

### Önce başvurulacak komşu ile sonra başvurulacak komşu arasındaki fark nedir?

- Önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşu, geçit hakkının ilk muhatabıdır.
- Bu komşudan geçit alınamadığında başvurulacak, bundan en az zarar görecek komşudur.

Sonuç: Geçit isteği sıralı biçimde yöneltilir; ilk komşuya karşı hak kullanılmadan ikinci komşuya gidilemez.

### Tam bedel ile bedelsiz geçit arasındaki fark nedir?

- Madde uyarınca geçit hakkı tam bir bedel karşılığında tanınır.
- Bedelsiz bir geçit talebi maddenin öngördüğü zorunlu geçit değildir.

Sonuç: Bedelsiz bir geçit için bu madde dayanak yapılamaz.

### Zorunlu geçit ile diğer geçit hakları arasındaki fark nedir?

- Bu madde zorunlu geçidi, yani yeterli geçidi bulunmayan malikin hakkını düzenler.
- Maddenin başlığındaki b bendi diğer geçit haklarını ayrı bir kategori olarak ele alır; metinde bu kategorinin hükmü yer almaz.

Sonuç: Diğer geçit haklarının koşulları bu maddeye göre değil, ilgili ayrı düzenlemeye göre belirlenir.

### m.747: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Geçit hakkını bedelsiz talep etmek; maddenin tam bedel şartını göz ardı etmek.
- Komşular arasında sıra gözetmeksizin doğrudan en yakın komşuya karşı hak kullanmak; önce en uygun düşen komşuya başvurulması gerektiğini atlamak.
- Yeterli geçidi bulunan bir taşınmaz için bu maddeye dayanmak; koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğini keşifle kontrol etmemek.
- Zorunlu geçidin yerini yalnız geçit isteyenin menfaatine göre belirlemek; iki tarafın menfaatini gözetme ilkesini uygulamamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Geçit hakkı davasının dayanağı olarak bu madde gösterilmekte ve dava zorunlu geçit kurulması isteğine ilişkin sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/393 E., 2015/2491 K., 06.11.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2014/115 E., 2015/2332 K., 21.10.2015)
- Geçit hakkının 747 ve 748. maddelerde birlikte düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/262 E., 2012/403 K., 15.06.2012)
- Dava dilekçesinde geçit isteminin 747. maddeye dayandırılması, uygulamada hakkın hukuki dayanağının bu madde olduğunu göstermektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2006 E., 2018/371 K., 28.02.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Geçit isteyen malik, taşınmazının genel yola çıkış için yeterli geçidinin bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, keşif, tapu kaydı ve yol durumu belgeleriyle gösterilebilir.
- Geçit isteyen malik, komşuların önceki mülkiyet ve yol durumuna göre hangisinin en uygun düşen komşu olduğunu tapu kayıtları ve yol durumu tespitleriyle ortaya koymalıdır.
- Komşu, kendisinin en uygun düşen komşu olmadığını veya başka bir komşunun daha az zarar göreceğini ileri sürerse bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Geçidin güzergâhı ve bedel konusunda taraflar anlaşamazsa, iki tarafın menfaatini gösteren keşif ve bilirkişi incelemesi belirleyici delil olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.748](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-748): Geçit hakkının kapsamı ve bedelinin ayrıntılarını düzenleyen devam hükmüdür; bu maddeyle birlikte okunması gerekir.
- [4721 sayılı Kanun m.730](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-730): Malikin taşınmazını kullanırken komşusuna karşı sorumluluğunu düzenler; zorunlu geçit ilişkisinin genel komşuluk hukukundaki yerini gösterir.

## [TMK m.748](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-748)

Madde, taşınmaz malikinin komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkını ve tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ile benzeri diğer geçitleri düzenler; bu geçitlerin özel kanun hükümlerine tabi olduğunu, özel kanun yoksa yerel âdetin uygulanacağını ve kanundan doğan geçit haklarının tapu siciline tescil edilmeksizin doğduğunu, sürekli nitelikte olanların beyanlar hanesinde gösterileceğini hükme bağlar. Madde, komşu taşınmazlar arasındaki geçit ilişkilerine uygulanır. Zorunlu geçit irtifakının kurulmasını düzenlemez (m.747 ve devamı). Geçit irtifakının tescil ve kuruluş usulü, bedel tespiti ile malikin kurma borcuna aykırılığında açılacak dava da bu maddede düzenlenmez (m.747, m.780). Taşınmaz malikinin komşuluk ilişkisinden doğan genel sorumluluğu ile aşırı etkilerin önlenmesi de bu maddenin konusu değildir (m.737).

### m.748: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Geçici giriş hakkı**: Taşınmaz malikinin, kendi taşınmazını işletmek, iyileştirmek veya üzerinde yapı yapmak için komşu taşınmaza sınırlı süreyle girebilmesi yetkisidir. Hak sürekli bir geçit irtifakı değil, ihtiyaç anıyla sınırlı geçici bir yetkidir.
- **Geçit**: Bir taşınmazın başka bir taşınmaz üzerinden ulaşım veya taşıma amacıyla kullanılmasını sağlayan yol, geçiş veya oluk türündeki yapıdır. Madde, tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ile bunlara benzer diğer geçitleri sayar.
- **Özel kanun hükmü**: Maddede geçen geçitlerin kuruluş, kullanım ve sınırlarını düzenleyen, bu madde karşısında öncelikli olan kanun hükmüdür. Özel kanun bulunmadığında bu maddedeki yerel âdete başvurulur.
- **Yerel âdet**: Geçidin bulunduğu yörede uzun süredir ve genel kabulle uygulanan kullanım kuralıdır. Madde, özel kanun hükmü bulunmadığında yalnız bu âdetin uygulanacağını belirtir.
- **Kanundan doğan geçit hakkı**: Taraflar arasındaki bir işleme dayanmadan doğrudan kanun gereği ortaya çıkan geçit hakkıdır. Tescil edilmeksizin doğar; sürekli nitelikte olanları beyanlar hanesinde gösterilir.
- **Sürekli nitelikte geçit**: Geçici ihtiyaca değil, kalıcı ve devamlı bir kullanıma hizmet eden geçit hakkıdır. Bu tür haklar tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir; geçici olanlar gösterilmez.

### m.748: hangi şartlar aranır?

- Geçici girişin amacı, taşınmazın işletilmesi, iyileştirilmesi veya üzerinde yapı yapılması olmalıdır.
- Girişin komşu taşınmaza yapılması ve geçici nitelikte olması gerekir; kalıcı kullanım bu hükme dayanamaz.
- Geçit hakkının türü maddede sayılan geçitlerden biri veya bunlara benzer bir geçit olmalıdır.
- Bu geçitlere ilişkin özel kanun hükmü varsa öncelikle o uygulanmalıdır.
- Özel kanun hükmü yoksa yerel âdetin varlığı ve uygulanabilirliği araştırılmalıdır.
- Sürekli nitelikte bir kanundan doğan geçit hakkı varsa tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar, ancak beyanlar sütununda gösterilmelidir.

### m.748: hangi sonuçları doğurur?

- Geçici giriş hakkı ve sayılan geçitler özel kanun hükümlerine tabi olur; özel kanun yoksa yerel âdet uygulanır.
- Kanundan doğan geçit hakları tapu kütüğüne tescil edilmeden doğar.
- Sürekli nitelikli kanundan doğan geçit hakları beyanlar sütununda gösterilir.
- Geçici giriş hakkının sınırları, ihtiyaç ölçüsünde ve geçici süreyle belirlenir; ihtiyaç bitince hak sona erer.
- Geçici giriş hakkı kötüye kullanılırsa komşunun zararından malik sorumlu olur.

### Geçici giriş hakkı ile geçit irtifakı arasındaki fark nedir?

- Geçici giriş hakkı, malikin belirli bir işi yapması için komşu taşınmaza girmesine izin verir ve ihtiyaç bitince sona erer.
- Geçit irtifakı, taşınmazın sürekli geçit olarak kullanılmasını sağlayan ayni haktır ve tescil ile kurulur.

Sonuç: Geçici giriş hakkı kanundan doğar ve tescil gerektirmez; irtifak ise tescille doğar ve sürekli kullanım sağlar.

### Özel kanun hükmü ile yerel âdet arasındaki fark nedir?

- Geçide ilişkin özel kanun hükmü varsa bu hüküm öncelikle uygulanır.
- Özel kanun hükmü yoksa geçit, yerel âdete göre belirlenir.

Sonuç: Önce özel kanun, ardından yerel âdet uygulanır; madde doğrudan genel bir kural koymaz.

### Sürekli nitelikli kanundan doğan geçit ile geçici nitelikli geçit arasındaki fark nedir?

- Sürekli nitelikli kanundan doğan geçit, kalıcı bir kullanımı sağlar.
- Geçici nitelikli geçit, ihtiyaç dönemi ile sınırlıdır.

Sonuç: Sürekli olanlar tapunun beyanlar sütununda gösterilir, geçici olanlar gösterilmez.

### m.748: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Geçici giriş hakkını sürekli bir geçit irtifakıyla karıştırmak; geçici ihtiyaç bitmiş olsa da hakkın devam ettiğini saymak.
- Maddeyi zorunlu geçit hükmü gibi uygulamak; zorunlu geçit m.747 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
- Özel kanun hükmü varken doğrudan yerel âdete başvurmak; özel kanun öncelikli uygulanır.
- Kanundan doğan geçit hakkı için tapuda tescil şartı aramak; bu haklar tescil edilmeksizin doğar.
- Sürekli nitelikli geçidi beyanlar sütununa yazılmaması gerektiğini sanmak; sürekli olanlar gösterilir.
- Geçici giriş izninde ihtiyaç ölçüsünü aşan bir alanı kullanılabilir saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Geçici giriş izni davalarında, geçici ihtiyacın varlığı ve girişin ihtiyaç duyulan alanla sınırlı tutulması aranmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2837 E., 2025/3932 K., 30.09.2025)
- Geçici giriş izni davası, muarazanın giderilmesi niteliğinde bir dava olarak görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/5077 E., 2024/3813 K., 12.09.2024)
- Mahkemelerin, geçici girişin hakkaniyet ve ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığını değerlendirdiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2837 E., 2025/3932 K., 30.09.2025)
- Uyuşmazlığın geçici giriş izni istemine ilişkin olduğu hallerde madde esas alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2022/2093 E., 2023/3050 K., 01.06.2023)
- Kurulan geçit hakkının tescili, 748. maddenin üçüncü fıkrasıyla ilişkili olarak tapu mevzuatı uyarınca değerlendirilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/7542 E., 2022/867 K., 09.02.2022)
- Geçit hakkı 747 ve 748. maddelerde birlikte düzenlenmiş olarak ele alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/262 E., 2012/403 K., 15.06.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Geçici giriş hakkını talep eden malik, girişin amacının taşınmazın işletilmesi, iyileştirilmesi veya yapı yapılması olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Girişin geçici olduğu ve ihtiyaç duyulan alanla sınırlı kaldığı, talep eden tarafından ispatlanmalıdır.
- Komşu malikin, girişin ölçüsüz olduğunu veya ihtiyacın bulunmadığını ileri sürmesi halinde bu savunmayı ispat etmesi gerekir.
- Özel kanun veya yerel âdetin varlığı, bu hakkı dayandıran taraf tarafından bilgi ve belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Sürekli nitelikli kanundan doğan geçit hakkının tapuda beyanlar sütununda gösterilip gösterilmediği, tapu kaydıyla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.747](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-747): Zorunlu geçit irtifakını düzenler; bu maddenin dışında kalan geçici ve kırsal geçitler m.748'e göre belirlenir.
- [4721 sayılı Kanun m.780](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-780): Geçit irtifakını kurma borcuna aykırılıkta tescil için dava yolunu ve bu maddenin kıyasen uygulanmasını gösterir.
- [4721 sayılı Kanun m.737](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737): Komşuluk ilişkilerinde aşırı etkilerin önlenmesini düzenler; geçici giriş hakkının sınırlarında dikkate alınır.

## [TMK m.749 — Sınırlıklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-749)

TMK m.749, arazi maliklerinin taşınmazlarının sınırını çit, duvar, parmaklık gibi sınırlıklarla çevirmek için yapılan giderleri karşılama yükümlülüğünü düzenler. Hükmün birinci fıkrası sınırlıklara ilişkin giderlerin paylaşımını, ikinci fıkrası ise sınırlık koyma yükümlülüğünün ve biçiminin özel kanunlara göre belirlendiğini ortaya koyar. Madde her arazi malikine uygulanır ve sınırlığın kimin tarafından yapılacağına değil, giderlerin hangi malikler arasında karşılanacağına ilişkindir. Sınırın belirlenmesine ve belirsiz sınırın tayinine ilişkin işbirliği yükümlülüğünü düzenlemez (m.720). Ortak duvar, çit ve parmaklık giderlerine katılmayı düzenlemez (m.721). Genel komşuluk giderlerine katılma yükümlülüğü (m.750) ile sınır tesgiti davası ve sınırın mahkemece belirlenmesi usulü de bu maddede yer almaz (m.720 ve ilgili usul hükümleri).

### Sınırlıklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sınırlık**: Taşınmazın sınırını çevrelemek amacıyla konulan çit, duvar, parmaklık ve benzeri yapıdır. Sınırı belirlemek için konulan basit işaretler (örneğin sınır kazığı) bu anlamda sınırlık sayılmaz. Maddenin konusu, arazinin çevrilmesine yarayan bu yapılardır.
- **Sınırlıklarla çevrilme giderleri**: Sınırlığın yapımı için yapılan masraflardır. Sınır belirlenmesi ve işaretleme masraflarından ayrıdır ve bu maddenin kapsamına girmez.
- **Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyet**: Sınırlık yapısının birden çok malik tarafından ortak kullanılması halidir. Bu hallerde ortak sınırlığa ilişkin özel hükümler (m.721 ve paylı mülkiyet hükümleri) saklıdır ve madde bu hükümlerin ardından uygulanır.

### Sınırlıklar: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazın bir arazi olması gerekir; madde arazi malikleri bakımından uygulanır.
- Sınırlığın taşınmazın sınırını çevreleyecek biçimde yapılmış olması ve bu yapım için giderin doğmuş bulunması gerekir.
- Giderlerin karşılanmasında malikin kendi payını üstlenmesi gerekir; her arazi maliki kendi taşınmazı bakımından giderlere katılır.
- Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyet varsa, paylı mülkiyete ilişkin hükümlerin saklı kalması gerekir; bu durumda madde ikincil olarak uygulanır.
- Arazinin sınırlıklarla çevrilmesine dair özel kanun hükmü varsa, bu hükmün yükümlülük ve biçim bakımından saklı kalması gerekir.

### Sınırlıklar: hangi sonuçları doğurur?

- Her arazi maliki, taşınmazının sınırlıklarla çevrilmesi için yapılan giderleri karşılar.
- Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyet varsa paylı mülkiyete ilişkin hükümler saklıdır ve gider paylaşımı bu hükümlere göre yapılır.
- Arazinin sınırlıklarla çevrilmesi yükümlülüğü ve biçimine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır; bu hükümler uygulanır.
- Komşu malik talep etse de etmese de sınırlık koyma yükümlülüğü yerine getirilmelidir; yerine getirilmezse kamu hukuku yaptırımları doğar.

### Sınırlık giderleri ile sınırın belirlenmesi giderleri arasındaki fark nedir?

- Sınırlık giderleri, taşınmazın çit, duvar veya parmaklıkla çevrilmesi için yapılan masraflardır ve m.749 kapsamına girer.
- Sınırın belirlenmesi ve işaretlenmesi giderleri, belirsiz sınırın tayinine yönelik masraflardır ve m.720 kapsamındadır.

Sonuç: Bu iki gider türü ayrı hükümlere tabidir; sınırlık giderlerinde m.749, sınır tayininde m.720 uygulanır.

### Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyet ile tek malikli sınırlık arasındaki fark nedir?

- Sınırlık paylı mülkiyete konu ise paylı mülkiyet hükümleri öncelikle uygulanır.
- Sınırlık tek malike aitse veya paylı mülkiyet söz konusu değilse m.749 doğrudan uygulanır.

Sonuç: Paylı mülkiyet hükümleri saklı kalır; ortak sınırlıklarda gider paylaşımı önce paylı mülkiyet hükümlerine göre belirlenir.

### Genel hal ile özel kanun hükmü arasındaki fark nedir?

- Genel halde giderler m.749 uyarınca her arazi malikinin kendi taşınmazı için karşılanmasıyla paylaşılır.
- Özel kanunda arazinin sınırlıklarla çevrilmesi yükümlülüğü ya da biçimi düzenlenmişse o hükümler uygulanır.

Sonuç: Özel kanun hükmü varsa yükümlülük ve biçim bakımından o hüküm geçerlidir, madde yalnız genel çerçeveyi verir.

### Sınırlıklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sınırlık giderlerini sınırın tayinine ilişkin giderlerle karıştırmak; m.749 yerine m.720 hükmüne dayanmak.
- Sınır belli olduğu için sınırlık koyma yükümlülüğünün doğmadığını varsaymak; yükümlülük sınır belli olsa da vardır.
- Ortak sınırlığın gider paylaşımında m.749'u tek başına uygulamak, paylı mülkiyet hükümlerini ve m.721'i atlamak.
- Özel kanun hükümlerini (imar mevzuatı) göz ardı ederek yalnız m.749'a dayanmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, m.749'a dayanan uyuşmazlıklarda sınırlık koyma yükümlülüğünü sınır tayini davasından ayırarak değerlendirmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3209 E., 2024/4378 K., 08.10.2024)
- Yargıtay, sınırın tayinine ilişkin uyuşmazlıkları ayrı bir çerçevede ele alır ve m.749'u doğrudan sınırlık giderine ilişkin hüküm olarak uygular. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3209 E., 2024/4378 K., 08.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Sınırlık giderlerinin karşılanmasını isteyen taraf, sınırlığın taşınmazın sınırını çevreleyecek biçimde yapıldığını ve gider yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Giderin miktarı fatura, makbuz, sözleşme ve benzeri yazılı belgelerle, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle ispat edilir.
- Paylı mülkiyet ilişkisi varsa, sınırlığın ortak kullanılan bir yapı olduğunu ve paylara oranla katılma gerektiğini iddia eden taraf bu durumu tapu kaydı ve paylı mülkiyet belgeleriyle ispatlamalıdır.
- Karşı taraf, sınırlığın kendi taşınmazının sınırında bulunmadığını ya da giderin kendi payına düşmediğini ileri sürerse, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Özel kanun hükmünün (örneğin imar mevzuatının) uygulandığını ileri süren taraf, ilgili düzenlemeyi ve yükümlülüğün kaynağını göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.720: Belirsiz sınırın tayini ve işbirliği borcunu düzenler. m.749'un sınırlıklarla çevrilme giderinden farklı olduğu, sınır tayini ile sınırlık yapımının karıştırılmaması gerektiği bakımından ayırt edici bir hükümdür.
- 4721 m.721: Komşu taşınmazlar arasında ortak olan duvar, çit ve parmaklıkların masraflarına katılmayı düzenler; m.749'un ortak sınırlık hallerinde ilişkili hükmüdür.
- 4721 m.750: Komşuluk için gerekli işler ve giderlere yararlanma oranında katılma yükümlülüğünü düzenler; m.749'un gider paylaşımına ilişkin genel çerçevesini tamamlar.

## [TMK m.750 — Katılma yükümlülüğü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-750)

Madde, komşuluk hukukundan doğan yetkilerin kullanılması için gereken işler ile bunların giderlerine taşınmaz maliklerinin katılma yükümlülüğünü düzenler. Yükümlülük, taşınmaz maliki olan herkes bakımından ve kendi yararlanma oranıyla sınırlı olarak doğar. Madde, komşuluk ilişkisinde yapma, kaçınma ve katlanma yükümlerinin içeriğini düzenlemez (m.737-749 ve m.751-761). Giderlerin hangi oranda paylaşılacağına dair ayrıntılı ölçütler, yararlanma oranının belirlenmesi ve bu yükümlülüğün ihlalinden doğan hukuki yollar bu maddede yer almaz. Komşuluk hakkının kendisi ile sınırları (m.737 ve devamı) ve paylaşılan yapıların kullanımına ilişkin özel hükümler de bu maddenin dışındadır.

### Katılma yükümlülüğü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Komşuluk hukukundan doğan yetkiler**: Taşınmaz maliklerinin komşu taşınmazlar üzerinde yapma, kaçınma veya katlanma biçiminde kullanabildikleri ve komşuluk ilişkisinden doğan haklarıdır. Maddede bu yetkilerin kullanılması için gerekli işler anılmakta, yetkilerin kapsamı ise başka maddelere bırakılmaktadır.
- **Gerekli işler**: Komşuluk yetkisinin kullanılabilmesi için yapılması zorunlu olan fiilî ve teknik işlerdir. Maddede örnek verilmemiş olup, yalnızca komşuluk yetkisinin kullanımına zorunlu olarak bağlı işler bu kapsama girer.
- **Giderler**: Gerekli işlerin yapılmasından doğan masraflardır. Maddeye göre bu giderlere katılım, kişinin yararlanma oranına göre belirlenir.
- **Yararlanma oranı**: Her taşınmaz malikinin gerekli işlerden fiilen sağladığı faydanın payıdır. Katılım yükümü bu oranla sınırlıdır; oran, eşit paylaşım ya da malikin mülkiyet payı esas alınarak değil, yararlanma esas alınarak belirlenir.

### Katılma yükümlülüğü: hangi şartlar aranır?

- Katılma yükümünün doğması için taşınmaz maliki olunması gerekir.
- Yükümlü, komşuluk hukukundan doğan bir yetkisini kullanabilmek için gerekli bir işin yapılmasından yararlanmış olmalıdır.
- Katılma, yalnızca gerekli işler ve bunların giderleri bakımından söz konusu olur; bu kapsam dışındaki masraflar bu maddeye dayanılarak istenemez.
- Katılım, malikin kendi yararlanma oranında olmalıdır; bu oranın üzerine çıkılamaz.
- Yükümlü, gerekli işin gerçekleşmesinden sonra payına düşen giderden sorumlu olur.

### Katılma yükümlülüğü: hangi sonuçları doğurur?

- Taşınmaz maliki gerekli işlerin giderlerine kendi yararlanma oranında katılmakla yükümlü olur.
- Malik yararlanma oranının üzerinde bir katılımla yükümlü tutulamaz.
- Yararlanmadığı ölçüde bir gerekli işin giderine katılma yükü doğmaz.
- Katılma yükümü, komşuluk yetkisinin kullanılmasına ilişkin gerekli işlerle sınırlıdır; bu kapsam dışındaki giderler için madde temel alınamaz.
- Yükümlülük emredici niteliktedir; komşular arasında yararlanma oranına aykırı bir sözleşme ile bu yükümün tamamen ortadan kaldırılması maddenin lafzı ile bağdaşmaz (metinde açıkça düzenlenmemiştir, lafzından çıkarılmıştır).

### Gerekli işin giderleri ile komşuluk yetkisinin kendisi arasındaki fark nedir?

- Madde, gerekli işlerin giderlerine katılma yükümünü düzenler; bu bir para yükümüdür.
- Komşuluk yetkisinin kendisi yapma, kaçınma veya katlanma niteliğinde bir haktır ve m.737 vd.'de düzenlenir.

Sonuç: Maddeye dayanılarak yalnızca giderlere katılma istenebilir; komşuluk yetkisinin içeriği ve kullanımı ayrıca değerlendirilir.

### Yararlanma oranına göre katılım ile eşit paylaşım arasındaki fark nedir?

- Madde, katılımın kendi yararlanma oranıyla sınırlı olduğunu söyler.
- Eşit paylaşım, yararlanma oranına bakılmaksızın tüm maliklerin aynı payı ödemesi anlamına gelir.

Sonuç: Yararlanma oranı düşük olan malik, faydası kadar ödemekle yükümlüdür; eşit bölüşüm bu madde bakımından esas alınmaz.

### Katılma yükümlülüğü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Katılım oranını eşit paylaşım olarak hesaplamak; m.750 yararlanma oranını esas alır.
- Komşuluk yetkisinin kendisini ya da içeriğini m.750'den çıkarmaya çalışmak; bu madde yalnızca giderlere katılım yükümü koyar.
- Yararlanılmayan bir gerekli işin giderinden yükümlü tutmak.
- Maddenin yalnızca gerekli işleri kapsadığını göz ardı edip her türlü ortak gideri bu maddeye dayandırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Komşuluk hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda mahkemeler, m.750'yi m.737 vd. hükümleri ile birlikte değerlendirerek yararlanma oranına göre katılım talebini incelemektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/70 E., 2024/5388 K., 02.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/4443 E., 2024/3776 K., 12.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5142 E., 2024/384 K., 22.01.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/155 E., 2023/1745 K., 27.03.2023)
- Yargıtay, komşuluk yetkisinin kullanımı için yapılan işlerde m.683, m.737, m.750 ve m.751 hükümlerinin birlikte uygulanmasını kabul etmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/70 E., 2024/5388 K., 02.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/4443 E., 2024/3776 K., 12.09.2024)
- Komşuluk ilişkisinden doğan sınırlamaların bir bölümünün m.737 ile m.750 arasında düzenlendiği ve bu hükümlerin bütüncül uygulandığı kabul edilmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2019/3071 E., 2019/7942 K., 27.11.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Katılma talebinde bulunan kişi, karşı tarafın taşınmaz maliki olduğunu ve gerekli işin yapıldığını ispatlamalıdır; tapu kaydı ve keşif bu konuda başlıca delillerdir.
- Yararlanma oranının belirlenmesi talep sahibine düşer; hangi işten ne ölçüde yararlanıldığı ispat edilmelidir.
- Yükümlü, kendi yararlanma oranının daha düşük olduğunu ya da işin gerekli olmadığını iddia ederse bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Giderin miktarı ve gerekli işin niteliği bilirkişi incelemesi ile tespit edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.737](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-737): Komşuluk hakkının genel ilkesini düzenler; m.750'de anılan komşuluk hukukundan doğan yetkilerin içeriği bu hükümde ve izleyen maddelerde belirlenir.
- [4721 sayılı Kanun m.751](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-751): Komşuluk yetkisinin kullanılması sırasında ortaya çıkan ortak gider ve işlerle ilişkili olarak, m.750'deki gerekli işlerin uygulanma çerçevesini tamamlar.
- [4721 sayılı Kanun m.761](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-761): Komşuluk hukukunun son hükümleri arasında yer alır; m.750 ile birlikte komşuluk ilişkilerinin bütününü düzenler.

## Konuda geçen kararlar

- 2025/147 E., 2025/275 K., 25.12.2025 (m.738, m.739, m.740, m.741, m.742, m.743, m.744, m.745, m.746, m.749, m.750)
- 2025/93 E., 2025/153 K., 10.07.2025 (m.744)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/272 E., 2024/240 K., 15.05.2024 (m.747)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/3018 E., 2022/6 K., 18.01.2022 (m.737)
- Ceza Genel Kurulu, 2015/4 E., 2019/46 K., 24.01.2019 (m.747)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2006 E., 2018/371 K., 28.02.2018 (m.747)
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/393 E., 2015/2491 K., 06.11.2015 (m.747)
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/115 E., 2015/2332 K., 21.10.2015 (m.747)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1239 E., 2014/840 K., 05.11.2014 (m.737)
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/262 E., 2012/403 K., 15.06.2012 (m.747, m.748)
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/31 E., 2009/68 K., 11.02.2009 (m.743)
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/551 E., 2006/597 K., 27.09.2006 (m.737)
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/40 E., 2006/96 K., 22.03.2006 (m.742)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/815 E., 2025/5026 K., 26.11.2025 (m.744)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2837 E., 2025/3932 K., 30.09.2025 (m.748)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/2835 E., 2025/7476 K., 13.05.2025 (m.737)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/189 E., 2024/5559 K., 09.12.2024 (m.738)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/70 E., 2024/5388 K., 02.12.2024 (m.750)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3209 E., 2024/4378 K., 08.10.2024 (m.749)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5077 E., 2024/3813 K., 12.09.2024 (m.748)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4443 E., 2024/3776 K., 12.09.2024 (m.750)
- 4. Hukuk Dairesi, 2024/3345 E., 2024/4093 K., 02.05.2024 (m.737)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/1771 E., 2024/1678 K., 21.03.2024 (m.738)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/930 E., 2024/1278 K., 04.03.2024 (m.738)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/1886 E., 2024/1216 K., 29.02.2024 (m.748)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/690 E., 2024/761 K., 13.02.2024 (m.738)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/150 E., 2024/728 K., 12.02.2024 (m.737)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7282 E., 2024/408 K., 23.01.2024 (m.742)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5142 E., 2024/384 K., 22.01.2024 (m.750)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/2093 E., 2023/3050 K., 01.06.2023 (m.748)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/155 E., 2023/1745 K., 27.03.2023 (m.750)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/4172 E., 2022/8137 K., 28.12.2022 (m.742)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/3321 E., 2022/7096 K., 22.11.2022 (m.744)
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/7542 E., 2022/867 K., 09.02.2022 (m.748)
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/1355 E., 2021/3380 K., 01.12.2021 (m.742)
- 14. Hukuk Dairesi, 2017/3061 E., 2021/1150 K., 23.02.2021 (m.744)
- 14. Hukuk Dairesi, 2020/3529 E., 2021/876 K., 11.02.2021 (m.744)
- 2. Ceza Dairesi, 2020/22222 E., 2020/16049 K., 22.12.2020 (m.740)
- 14. Hukuk Dairesi, 2019/3071 E., 2019/7942 K., 27.11.2019 (m.750)
- 8. Ceza Dairesi, 2019/13427 E., 2019/11083 K., 23.09.2019 (m.740)
- 8. Ceza Dairesi, 2017/19995 E., 2019/9943 K., 11.07.2019 (m.740)
- 17. Ceza Dairesi, 2019/6457 E., 2019/9573 K., 24.06.2019 (m.740)
- 3. Ceza Dairesi, 2017/18999 E., 2018/14041 K., 01.10.2018 (m.740)
- 8. Hukuk Dairesi, 2013/12188 E., 2013/15891 K., 05.11.2013 (m.743)
- 8. Hukuk Dairesi, 2011/7521 E., 2012/4536 K., 21.05.2012 (m.743)
- 8. Hukuk Dairesi, 2010/4115 E., 2011/2047 K., 11.04.2011 (m.743)
- 8. Hukuk Dairesi, 2010/2112 E., 2010/4571 K., 07.10.2010 (m.743)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/3524 E., 2025/4377 K., 03.12.2025 (m.738)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/komsu-hakki
