---
title: "Koruma önlemleri — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.589–598"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/koruma-onlemleri"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Koruma önlemleri

Medeni Hukuk › Miras hukuku › Mirasın geçmesi › Mirasın geçmesinin sonuçları — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.589, mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi için sulh hâkiminin alacağı önlemleri düzenler. MK 590, mirasçılar arasında vesayet altındaki ya da vesayet altına alınması gereken biri bulunması, bir mirasçının uzun süredir bulunamaması ve temsilcisinin de bulunmaması veya mirasçı ya da ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunması hallerinde sulh hâkiminin terekenin defterinin tutulmasına karar vermesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.589–598 hükümlerini kapsar: genel olarak, defter tutma, mühürleme, görev, temsil ve sorumluluk, mirasçıların bilinmemesi, teslim görevi ve alınacak önlemler, vasiyetnamenin açılması, ilgililere tebliğ, mirasçılık belgesi.

- [TMK m.589 — Genel olarak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-589)
- [TMK m.590 — Defter tutma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-590)
- [TMK m.591 — Mühürleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-591)
- [TMK m.592 — Genel olarak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-592)
- [TMK m.593 — Görev, temsil ve sorumluluk](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-593)
- [TMK m.594 — Mirasçıların bilinmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-594)
- [TMK m.595 — Teslim görevi ve alınacak önlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-595)
- [TMK m.596 — Vasiyetnamenin açılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-596)
- [TMK m.597 — İlgililere tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-597)
- [TMK m.598 — Mirasçılık belgesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-598)

## [TMK m.589 — Genel olarak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-589)

Madde, mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi için sulh hâkiminin alacağı önlemleri düzenler. Bu önlemler terekede bulunan mal ve hakların yazımı, terekenin mühürlenmesi, terekenin resmen yönetilmesi ve vasiyetnamelerin açılmasıdır; önlemlerin giderlerinin kimin tarafından karşılanacağı da bu maddededir. Yetkili hâkim, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimidir; madde, mirasbırakanın yerleşim yeri dışında ölmesi hâlinde ölüm yeri sulh hâkiminin yapacağı bildirim ve geçici koruma işlemlerini de kapsar. Madde, terekenin defterinin tutulmasına ilişkin ayrıntılı usulü (m.590) ve mirasçılık belgesi ile tereke yönetimini (m.592 vd.) düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Tereke mallarının mirasçılara teslimine ilişkin uyuşmazlıklar ile önlemlere itirazın usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tereke**: Mirasbırakanın ölümü anında sahip olduğu, borç ve yükümlülükleri düşüldükten sonra mirasçılara geçecek mal ve hakların bütünüdür. Madde, terekenin korunmasını konu alır; terekeye dahil olan mal ve hakların kapsamı bu maddede tanımlanmaz.
- **Yerleşim yeri sulh hâkimi**: Mirasbırakanın yerleşim yerinin bulunduğu yer sulh hâkimidir ve madde gereği terekeye ilişkin önlemleri almaya yetkili olan kişidir. Yetki, mirasbırakanın ölüm yerine değil yerleşim yerine bağlanmıştır.
- **Önlem**: Terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi amacıyla hâkimin aldığı, maddede sayılan yazım, mühürleme, resmi yönetim ve vasiyetname açma işlemleridir. Maddedeki sayım 'özellikle' ifadesiyle gelmiş olduğundan gerekli görülen diğer önlemler de alınabilir.
- **Resmen yönetim**: Hâkimin, terekenin korunması için mirasçıların yönetiminden alıp bir yöneticiye devrettiği yönetim biçimidir. Maddede yalnızca bir önlem türü olarak adı geçer; ayrıntısı ilgili maddelerde düzenlenmiştir.
- **Mühürleme**: Terekede bulunan eşyanın kapatılarak, kimsenin izinsiz erişememesi için hâkim tarafından yapılan koruma işlemidir.

### Genel olarak: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın ölmüş olması ve terekenin korunmasına ihtiyaç bulunması gerekir.
- Hâkimin önlem alması için bir istem bulunmalı ya da hâkim bunu re'sen yapmalıdır.
- Önlemin yetkili hâkim tarafından alınması gerekir; bu, kural olarak mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimidir.
- Önlemin, terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi amacına hizmet etmesi gerekir.
- Mirasbırakan yerleşim yeri dışında ölmüşse, ölüm yerindeki sulh hâkiminin ölümü gecikmeksizin yerleşim yeri sulh hâkimine bildirmesi ve o yerdeki malların korunması için gerekli önlemleri alarak dosyayı ve varsa vasiyetnameyi göndermesi gerekir.

### Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

- Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen terekenin korunması için gerekli önlemleri alır.
- Önlemler, kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımı, terekenin mühürlenmesi, resmi yönetim ve vasiyetnamelerin açılması niteliğindedir.
- Önlemlerin giderleri, başvuran kişi tarafından ileride terekeden alınmak üzere karşılanır.
- Önlem hâkim tarafından re'sen kararlaştırılmışsa giderler Devlet tarafından karşılanır.
- Mirasbırakan yerleşim yeri dışında ölmüşse, ölüm yeri sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine bildirir ve ölüm yerindeki malların korunması için gerekli önlemleri alıp dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri hâkimine gönderir.
- Ölüm yeri sulh hâkimi, mirasbırakanın yerleşim yeri dışında bulunan mallar için yetkisizdir; bu mallarda tedbiri yerleşim yeri sulh hâkimi almalıdır.

### Yerleşim yeri sulh hâkimi ile ölüm yeri sulh hâkimi arasındaki fark nedir?

- Yerleşim yeri sulh hâkimi, terekenin tamamına ilişkin önlemleri almaya yetkili olan kural hâkimdir.
- Ölüm yeri sulh hâkimi, mirasbırakan yerleşim yeri dışında ölmüşse yalnızca ölüm yerinde bulunan mallar için geçici koruma önlemi alır.

Sonuç: Ölüm yeri hâkimi asıl dosyayı yerleşim yeri hâkimine göndererek yetkisini devreder; yerleşim yeri dışında bulunan mallarda ölüm yeri hâkimi yetkisiz olduğundan yalnızca bu geçici koruma ile sınırlı kalır.

### Re'sen karar ile istem üzerine karar arasındaki fark nedir?

- İstem üzerine alınan önlemde başvuran kişi, önlemlerin giderlerini önce kendisi öder.
- Hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde giderleri Devlet karşılar.

Sonuç: Giderlerin kimden tahsil edileceği belirlenirken önlemin istem üzerine mi re'sen mi alındığı esas alınır; her iki durumda gider ileride terekeden alınır.

### Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ölüm yeri sulh hâkiminin, ölüm yerinde bulunan tüm terekeye ilişkin tam yetkili olduğunu sanmak; yetki yerleşim yeri hâkimindedir.
- Yerleşim yeri dışında bulunan mallar için ölüm yeri hâkiminin önlem almaya devam etmesi; bu mallar için yetkisizdir ve tedbiri yerleşim yeri hâkimi almalıdır.
- Giderlerin her durumda başvuran kişiye ait olduğunu düşünmek; hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet karşılar.
- Sayılan önlemleri kapalı liste sanmak; 'özellikle' ifadesi diğer gerekli önlemlerin de alınabileceğini gösterir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, terekenin teslimine ilişkin uyuşmazlıkların bu madde uyarınca görüldüğünü kabul etmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/13453 E., 2026/4266 K., 09.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/13641 E., 2026/4278 K., 09.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/12966 E., 2026/3529 K., 02.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/13317 E., 2026/3532 K., 02.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/7015 E., 2025/10481 K., 07.07.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/7911 E., 2025/10498 K., 07.07.2025)
- Malzemede, hesaplama yöntemi, sözleşme kaydı veya indirim konusunda bir uygulama bilgisi yer almamaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Terekenin korunması için önlem talep eden kişi, mirasbırakanın ölümünü ve kendisinin bu istemi yapma hakkını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
- Mirasbırakanın yerleşim yerinin belirlenmesinde nüfus kaydı ve benzeri resmi belgeler kullanılır.
- Mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallar için ölüm yeri hâkiminin dosyası ve varsa vasiyetname, yerleşim yeri hâkimine gönderilerek ispat edilir.
- Re'sen önlemde giderlerin Devlet tarafından karşılanacağı iddiası, hâkimin re'sen karar verdiğinin kararda belirtilmesine dayanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.590](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-590): Terekenin deftere geçirilmesi, bu maddedeki önlemlerden biri olarak uygulanır ve hangi hâllerde yapılacağını düzenler.
- [4721 sayılı Kanun m.592](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-592): Mirasçılık belgesi ve tereke yönetimi ile ilgilidir; resmen yönetim önleminin bağlamını oluşturur.

## [TMK m.590 — Defter tutma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-590)

MK 590, mirasçılar arasında vesayet altındaki ya da vesayet altına alınması gereken biri bulunması, bir mirasçının uzun süredir bulunamaması ve temsilcisinin de bulunmaması veya mirasçı ya da ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunması hallerinde sulh hâkiminin terekenin defterinin tutulmasına karar vermesini düzenler. Defter tutma işleminin gecikmeksizin tamamlanacağını da hükme bağlar. Hüküm, tereke hakkında koruma önlemi isteyebilecek mirasçı ve ilgililer bakımından uygulanır. Maddeye göre tereke mallarının mühürlenmesini (m.591), terekenin yazımını ve bu önlemlerin ayrıntılarını düzenlemez. Ayrıca tereke defterinin mirasçılara kazandırdığı seçimlik haklar ile defter tutma ilişkisini MK 619 vd. hükümleri belirler; bu hükümler de ayrı değerlendirilmelidir.

### Defter tutma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Terekenin defterinin tutulması**: Tereke mallarının sulh hâkiminin kararıyla bir defterde kayda geçirilmesi ve muhafaza altına alınmasıdır. Bu madde kapsamındaki defter tutma bir koruma önlemidir ve MK 619 vd. hükümlerindeki defter tutmadan ayrıdır.
- **İlgililer**: Mirasçı dışında terekeye ilişkin meşru bir menfaati bulunan ve defter tutulmasını isteyebilecek kişilerdir. Maddede hangi kişilerin ilgili sayılacağı ayrıca belirtilmemiştir.
- **Gecikmeksizin tamamlanma**: Defter tutma işleminin hâkimin kararından sonra gereksiz bir gecikme yapılmadan yerine getirilmesi gerektiğini ifade eder. Maddede bu işlem için kesin bir süre öngörülmemiştir.

### Defter tutma: hangi şartlar aranır?

- Sulh hâkiminin defter tutulması kararı verebilmesi için, mirasçılar arasında vesayet altına alınmış ya da alınması gereken bir kimsenin bulunması ve bu hâlde sebebin mevcut olması gerekir.
- Alternatif olarak, mirasçılardan birinin uzun süredir bulunamıyor olması ve bu mirasçının temsilcisinin de bulunmaması gerekir.
- Alternatif olarak, mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunması gerekir.
- Üçüncü bentteki istem süresinin geçmesi hâlinde bu sebebe dayanılarak defter tutulmasına karar verilemez; hâkimin bu konuda takdir yetkisi yoktur.
- Hâkim, yukarıdaki sebeplerden birinin gerçekleştiğini tespit ettiğinde defter tutulmasına karar vermek zorundadır.

### Defter tutma: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan sebeplerden biri gerçekleştiğinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir.
- Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır; bu işlem için kesin bir süre öngörülmemiştir.
- Vesayet altındaki veya alınması gereken mirasçı bulunduğunda hâkim, bu sebebe dayanarak defter tutulmasına karar verir.
- Uzun süredir bulunamayan mirasçının temsilcisi varsa ikinci bent uygulanmaz.
- Bir aylık istem süresi geçtikten sonra defter tutulması yalnızca birinci veya ikinci bentteki sebeplere dayanılarak talep edilebilir.

### Vesayet altındaki mirasçı ile bulunamayan mirasçı arasındaki fark nedir?

- Birinci bentte, mirasçılar arasında vesayet altına alınmış ya da alınması gereken bir kimsenin varlığı aranır. Bu durumda mirasçının kişisel durumu, koruma gereğini doğurur.
- İkinci bentte ise mirasçının uzun süredir bulunamaması ve temsilcisinin de bulunmaması aranır. Bu durumda mirasçının yokluğu ve temsilcisizlik birlikte gerçekleşmelidir.

Sonuç: Her iki hâlde de sulh hâkimi defter tutulmasına karar verir. İkinci bentte temsilcinin varlığı önlemi ortadan kaldırır.

### Resen karar ile istem üzerine karar arasındaki fark nedir?

- Birinci ve ikinci bentlerde, hâkim sebebin gerçekleştiğini görünce kendiliğinden hareket edebilir.
- Üçüncü bentte ise mirasçı veya ilgililerin bir ay içinde istemde bulunması gerekir.

Sonuç: Üçüncü bentte bir aylık süre geçtikten sonra istem yapılamaz; bu bent kapsamındaki karar yalnızca süresinde yapılan istem üzerine verilebilir.

### Defter tutma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü bentteki bir aylık süreyi, birinci ve ikinci bentlerdeki sebeplere de uygulamak; bu süre yalnızca istem hâlinde aranır.
- Bir aylık süreyi geçen istemi kabul ederek defter tutulmasına karar vermek; sürenin geçmesi üçüncü bent kapsamında hâkime takdir bırakmaz.
- Eski MK 532 dönemindeki 'bir ay içinde tamamlanma' kuralını yeni düzenlemeye aktarmak; yeni madde kesin süre koymamıştır, işlem gecikmeksizin tamamlanır.
- Defter tutma ile MK 591'deki mühürlemeyi ve MK 619 vd.deki defter tutmayı birbirine karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada tereke tespiti ve defter tutma istemleri çoğunlukla MK 589-591 hükümlerine birlikte dayandırılmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2013/18367 E., 2014/13160 K., 23.06.2014; 8. Hukuk Dairesi, 2013/14189 E., 2014/3222 K., 24.02.2014)
- Eski MK 532/2 döneminde bir aylık sürenin hak düşürücü değil, yalnızca hâkime yönelik bir emir olduğu kabul ediliyordu; yeni düzenlemeyle bu tartışma çözülmüş, kesin süre yerine gecikmeksizin tamamlanma kuralı getirilmiştir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/5422 E., 2025/9461 K., 23.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Defter tutulmasını isteyen mirasçı veya ilgili, istemine dayanak olan sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür; örneğin vesayet altındaki mirasçının varlığı nüfus veya vesayet kaydıyla gösterilebilir.
- Uzun süredir bulunamayan mirasçı iddiasında, istemde bulunan taraf mirasçının uzun süredir bulunamadığını ve temsilcisinin bulunmadığını ispat etmelidir.
- Bir aylık sürenin geçip geçmediği, istemin ölüm tarihinden itibaren ne zaman yapıldığına bakılarak ortaya konur; süre aşımını ileri süren karşı taraf bunu belgeyle ortaya koymalıdır.
- Defter tutulmasına karşı çıkan taraf, bir mirasçının temsilcisinin bulunduğunu veya sebebin gerçekleşmediğini ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.591](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-591): Tereke mallarının mühürlenmesini düzenler; defter tutma kararıyla birlikte veya ondan önce uygulanabilen bir koruma önlemidir.
- [4721 sayılı Kanun m.589](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-589): Terekenin tespiti ile tedbir niteliğindeki koruma önlemlerini düzenler; defter tutma ile birlikte talep edilebilir.
- [4721 sayılı Kanun m.619](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-619): Defter tutma sonucunda mirasçıların doğacak seçimlik haklarını düzenler; koruma önlemi olarak defter tutma ile karıştırılmamalıdır.

## [TMK m.591 — Mühürleme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-591)

Bu madde, terekede yazımı yapılan mallardan gerekenlerin mühürlenmesini, mühürlenmeyen mallar için koruma önlemi alınmasını ve mühür altına alma işleminin yazımdan önce yapılabilmesini düzenler. Ayrıca mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaç duyduğu eşyanın ve taşınmazlarda oturma için zorunlu bölümlerin mühürlemenin dışında tutulmasını, alacaklının talebiyle yapılan mühürlemenin güvence miktarıyla sınırlanmasını ve güvence gösterilmesi hâlinde mühürlemenin yapılmamasını ya da kaldırılmasını kapsar. Kişilere ve mirasçılara yönelik hangi koruma önleminin hangi koşulda talep edileceği bakımından terekenin genel koruma çerçevesi bu maddenin dayanağıdır. Terekenin yazımının usulü ve defter tutma (m.590, m.619 vd.) bu maddede düzenlenmez. Mühür bozma suçu (TCK m.203) ceza hukukunun konusudur ve bu maddenin kapsamında değildir. Mirasçıların seçimlik hakları ile tereke defterinin sonuçları da (m.619 vd.) bu maddenin dışındadır.

### Mühürleme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mühürleme**: Yazımı yapılan tereke mallarının, üzerine mühür konularak başkasının tasarrufundan çıkarılması ve varlığının korunması işlemidir. Amaç malın mevcut hâlinin korunmasıdır.
- **Mühür altına alma**: Mühürlemenin hazırlık aşamasında, yazımdan önce de yapılabilen önlem türüdür. Yazım yapılmadan önce uygulanmış olsa bile hâkimin yazıma da karar vermesi gerekir.
- **Güvence altına alınan miktar**: Alacaklının talebiyle yapılan mühürlemenin üst sınırını oluşturan, alacaklının alacağını karşılamak için gereken tutardır. Mühürleme bu tutarla sınırlıdır; tutarın tümü için mühürleme yapılmaz.
- **Güvence gösterme**: Alacaklıya, alacağının ödenmesini sağlayacak bir teminatın sunulmasıdır. Güvence gösterildiğinde mühürleme yapılmaz ya da yapılmışsa kaldırılır.
- **Zorunlu bölüm**: Mirasbırakanla birlikte oturanların taşınmazda oturmaları için gerekli olan kısımlardır. Bu bölümler mühürlemenin dışında tutulur.

### Mühürleme: hangi şartlar aranır?

- Mühürlenecek malların, yazımı yapılmış tereke malları arasında bulunması gerekir.
- Mühürlemenin hâkim tarafından gerekli görülen mallar hakkında yapılması gerekir.
- Mühürlenmeyen mallar için uygun bir koruma önleminin alınması gerekir.
- Mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşyanın bir tutanakla tespit edilerek güvenilir bir kişiye bırakılması gerekir.
- Taşınmazların birlikte oturanlar için zorunlu bölümlerinin mühürlemenin dışında tutulması gerekir.
- Alacaklı talebiyle yapılan mühürlemenin güvence altına alınan miktarla sınırlı olması gerekir.
- Alacaklıya güvence gösterildiğinde mühürleme yapılmaması ya da yapılmışsa kaldırılması gerekir.

### Mühürleme: hangi sonuçları doğurur?

- Gerekli görülen tereke malları mühürlenir.
- Mühürlenmeyen mallar için uygun bir koruma önlemi alınır.
- Mühür altına alma yazımdan önce de yapılabilir; bu hâlde hâkim yazıma da karar vermek zorundadır.
- Mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşya tutanakla tespit edilip güvenilir kişiye bırakılır ve mühürleme dışında kalır.
- Taşınmazların birlikte oturanlar için zorunlu bölümleri mühürlemenin dışında tutulur.
- Alacaklı talebiyle yapılan mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır.
- Alacaklıya güvence gösterildiğinde mühürleme yapılmaz; yapılmışsa kaldırılır.
- Madde metninde açıkça hükme bağlanmamakla birlikte, mühürleme eşyanın kullanımını ve tasarrufunu sınırlayan bir önlemdir ve bu nedenle yalnızca gerekli ölçüde uygulanır.

### Re'sen mühürleme ile alacaklı talebiyle mühürleme arasındaki fark nedir?

- Hâkimin gerekli gördüğü hallerde, yazım yapılan tereke mallarının mühürlenmesi genel önlemdir.
- Alacaklının istemi üzerine yapılan mühürleme, yalnızca güvence altına alınan miktarla sınırlıdır.

Sonuç: Alacaklı talebiyle yapılan mühürleme, alacağın karşılığı kadar malla sınırlıdır; tereke tümüyle mühürlenemez.

### Mühürleme öncesi tespit ile mühürleme arasındaki fark nedir?

- Mühürlemeden önce, birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişiye bırakılır.
- Mühürleme, tespit edilen bu eşya dışındaki tereke mallarına yapılır.

Sonuç: Birlikte oturanların gündelik ihtiyaçları mühürlemenin dışında kalır ve kullanımları sürer.

### Mühürleme ile mühür altına alma (ön hazırlık) arasındaki fark nedir?

- Mühürleme, yazımın yapılmasından sonra uygulanan asıl önlemdir.
- Mühür altına alma, yazımdan önce de yapılabilir.

Sonuç: Yazımdan önce yapılan mühür altına alma, şartları aynı olduğu için hâkimin yazıma da karar vermesini gerektirir.

### Mühürlenen mal ile mühürlenmeyen mal arasındaki fark nedir?

- Gerekli görülen mallar mühürlenir.
- Mühürlenmeyen mallar için uygun bir koruma önlemi alınır.

Sonuç: Hiçbir mal korumasız bırakılmaz; ya mühürlenir ya da başka bir koruma önlemine bağlanır.

### Mühürleme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Alacaklı talebiyle yapılan mühürlemeyi tüm tereke için uygulamak; mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır.
- Mühür altına alma işlemini yazımdan bağımsız bir son işlem saymak; yazımdan önce yapılan mühürlemede hâkimin yazıma da karar vermesi gerekir.
- Mirasbırakanla birlikte oturanların eşyasını ve taşınmazın zorunlu bölümlerini mühürleme kapsamına dahil etmek.
- Mühürlenmeyen mallar için koruma önlemi alınmadan bırakmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Terekenin tespiti ve defter tutma istemleri, 589-591. maddelerin birlikte değerlendirildiği tedbir niteliğindeki koruma talepleri olarak ele alınmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2013/18367 E., 2014/13160 K., 23.06.2014; 8. Hukuk Dairesi, 2013/14189 E., 2014/3222 K., 24.02.2014)
- Yüksek mahkemenin genel kurul kararlarında 591. maddenin ikinci fıkrasındaki güvence ve sınırlama kuralı, alacaklı talebiyle yapılan mühürlemenin kapsamını belirleyen hüküm olarak yorumlanmaktadır. (Genel Kurul, 2014/17751 E., 13.10.2016)

### Nasıl ispat edilir?

- Mühürleme talebinde bulunan mirasçı ya da alacaklı, koruma ihtiyacını ve mühürlenmesi istenen malları somut olarak ortaya koymakla yükümlüdür.
- Alacaklının talebi bakımından, alacağın varlığı ve güvence altına alınacak miktar belgelerle ispatlanır.
- Güvence gösterildiğini ileri süren taraf, teminatın yeterliliğini ve sunulduğunu belgeyle ispatlamalıdır.
- Birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşyanın tespitinde tutanak temel delildir; tutanağın bulunmaması veya eksikliği, eşyanın kapsam dışında kaldığını gösteremez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.590](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-590): Tereke mallarının yazımını düzenler; mühürleme yalnızca bu yazım kapsamındaki mallar hakkında uygulanır.
- [4721 sayılı Kanun m.619](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-619): Defter tutma ile mirasçıların seçimlik hakları bu maddenin dışındadır; bu maddedeki mühürleme ile karıştırılmamalıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.589](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-589): Terekenin tedbir niteliğindeki koruma önlemlerinin genel çerçevesini oluşturur ve mühürleme bu çerçevenin bir parçasıdır.

## [TMK m.592 — Genel olarak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-592)

TMK m.592, terekenin resmen yönetilmesine hangi hallerde sulh hâkimi tarafından karar verileceğini ve terekeyi yönetecek kişinin hangi sırayla belirleneceğini düzenler. Re'sen karar verilecek dört hal (mirasçının uzun süredir bulunamaması, mirasçılık sıfatının ispatlanamaması veya şüphe, mirasçıların tamamının bilinmemesi, kanunda özel öngörülen haller), vasiyeti yerine getirme görevlisinin ve velâyet ya da vesayet altında ölen mirasbırakanın veli ya da vasisinin yönetim görevi ile yöneticiye ödenecek ücret hükmünü kapsar. Maddenin uygulanması, terekenin yönetiminin nasıl yürütüleceğine ve görevlinin yetkilerine ilişkin ayrıntıları kapsamaz; bu konular ilgili hükümlere bırakılmıştır (m.593, m.552). Resmen yönetimin sonunda terekenin tasfiyesi, yöneticinin sorumluluğu ve mirasçıların yönetim sürecindeki hakları da bu maddenin dışındadır (m.593, m.597 ve m.634 ile ilgili hükümler). Vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmasına ilişkin şartlar (m.550) ile vasiyetnamenin sulh hâkimine tesliminde yapılacak işlemler (m.595) de bu maddede düzenlenmez.

### Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Resmen yönetim**: Terekenin paylaşılmasına kadar mirasçılar veya onların ortak temsilcisi yerine, sulh hâkimi tarafından atanan ya da kanunun belirttiği bir kişi tarafından yürütülen yönetim biçimidir. Mirasçıların yönetim konusunda anlaşamaması nedeniyle MK 640/2 uyarınca atanan temsilci resmen yönetime girmez.
- **Vasiyeti yerine getirme görevlisi**: Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla atadığı ve vasiyetlerin yerine getirilmesi ile terekenin yönetimi için görevlendirilen kişidir. Görevin kapsamı önce mirasbırakanın tasarrufuna, sonra kanuna göre belirlenir.
- **Re'sen karar**: Sulh hâkiminin tarafların talebi aranmaksızın, resmen yönetim sebeplerinden birinin varlığını görmesi hâlinde kendiliğinden karar vermesidir.
- **Önemli bir engel**: Vasiyeti yerine getirme görevlisinin ya da velâyet/vesayet altında ölen mirasbırakanın veli veya vasisinin terekeyi yönetmesine engel olan, somut ve ağır sebeptir. Bu engel varsa sulh hâkimi başka bir kişiyi görevlendirebilir.
- **Terekeden karşılanmak üzere uygun ücret**: Terekeyi yönetmekle görevlendirilen kişiye, istemi hâlinde sulh hâkimince takdir edilen ve tereke mallarından ödenen bedeldir. Ücretin ödeneceği kaynak tereke olup mirasçılar bunu ayrıca ödemez.

### Genel olarak: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın ölümünden sonra, m.592/1'de sayılan hallerden birinin (mirasçının uzun süredir bulunamaması ve temsilci bırakmaması halinde menfaat gerektirmesi; mirasçılık sıfatının ispatlanamaması veya bir mirasçının bulunup bulunmadığının şüpheli olması; mirasçıların tamamının bilinmemesi; kanunda özel öngörülmüş hâller) bulunmalıdır.
- Re'sen yönetim kararı için sulh hâkimine başvuru zorunlu değildir; sulh hâkimi bu hallerden birinin varlığını gördüğünde kendiliğinden karar vermek zorundadır.
- Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili bir vasiyeti yerine getirme görevlisi atamışsa, yönetim öncelikle bu kişiye verilmelidir; ancak önemli bir engel bulunmamalıdır.
- Mirasbırakan velâyet veya vesayet altında iken ölmüşse, yönetim veli veya vasiye verilmelidir; ancak bir sakınca bulunmamalıdır.
- Yönetici için sulh hâkiminin takdir ettiği uygun ücret, istem hâlinde tereke mallarından karşılanacak biçimde belirlenmelidir.

### Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

- Re'sen yönetim sebeplerinden biri varsa sulh hâkimi taraf talebi beklemeden yönetime karar vermek zorundadır.
- Birinci fıkradaki hallerde sulh hâkimi terekeyi bizzat üstlenebilir ya da yönetmek üzere bir kişi görevlendirebilir.
- Vasiyet görevlisi bulunduğunda yönetim ona verilir; önemli bir engel varsa hâkim başka bir kişiyi görevlendirir.
- Mirasbırakan velâyet veya vesayet altında ölmüşse ve veli ya da vasi için sakınca yoksa yönetim veli veya vasiye verilir.
- Yöneticinin istemi hâlinde sulh hâkimi terekeden karşılanmak üzere uygun ücrete karar verir; bu ücret tereke borcu niteliğindedir ve mirasçıların cebinden ödenmez.
- Yöneticiye ücret takdiri, istem olmadığında yapılmaz.

### Re'sen yönetim ile vasiyeti yerine getirme görevlisine verilen yönetim arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki dört halden biri varsa sulh hâkimi kendiliğinden yönetime karar verir ve yöneticiyi kendisi seçer.
- Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili bir vasiyeti yerine getirme görevlisi atamışsa yönetim doğrudan ona verilir.

Sonuç: Vasiyet görevlisi varsa hâkim serbestçe kişi seçmez; yalnız önemli bir engel bulunursa başka birini görevlendirebilir.

### Vasiyet görevlisi ile velâyet veya vesayet altında ölen mirasbırakanın veli ya da vasisi arasındaki fark nedir?

- Vasiyet görevlisi, mirasbırakanın tasarrufu ile atanmış kişidir.
- Veli veya vasi, mirasbırakanın velâyet ya da vesayet altında ölmesi hâlinde kanun gereği görevlidir.

Sonuç: İki halde de yönetim kanun gereği bu kişilere geçer; engel hâli ise her ikisinde ayrı ayrı ve sakınca ölçütüyle değerlendirilir.

### Vasiyet görevlisinin engeli ile velinin veya vasinin sakıncası arasındaki fark nedir?

- Vasiyet görevlisi için aranan ölçüt önemli bir engeldir.
- Veli veya vasi için aranan ölçüt bir sakıncadır.

Sonuç: Metin iki ölçütü ayrı kullandığından, veli veya vasi için sakınca bulunması yeterli sayılır; vasiyet görevlisi için yalnız önemli engel hâli yönetimi ondan alır.

### Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki dört halden birinin varlığını aramadan, yönetimi doğrudan vasiyet görevlisine ya da veli-vasiye vermek; önce hallerin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmak gerekir.
- Vasiyet görevlisi bulunduğu hâlde, sakınca yerine önemli engel ölçütünü değil genel bir uygunluk ölçütünü uygulamak; m.592/2 önemli engel arar.
- Veli veya vasi için de önemli engel aramak; metin bu kişiler için sakınca ölçütünü kullanır ve bu ölçüt daha düşük eşiklidir.
- Re'sen karar yetkisini, tarafların talebi olmadan karar verilemeyeceği biçiminde yorumlamak; sebep varsa hâkim kendiliğinden karar vermek zorundadır.
- Yönetici ücretini istem bulunmadan kendiliğinden takdir etmek; ücret kararı yalnız istem hâlinde verilir.
- Yöneticinin ücretini mirasçılardan tahsil edilecek bir borç gibi görmek; ücret terekeden karşılanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılık sıfatının ispatlanamaması hâlinde resmen yönetim kararının verilebilmesi için, hangi kişilerin mirasçılık iddiasında bulunduğunun ve bu iddianın neden ispatlanamadığının dosyada açıkça ortaya konulduğu kabul edilmektedir. (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/592 E., 2023/1020 K., 29.12.2023)
- Mirasçılık iddiasında bulunan kişilerin mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamaması bakımından, mahkemenin re'sen araştırma yaparak delil değerlendirmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/592 E., 2023/1020 K., 29.12.2023)
- Mirasbırakanın ölüm tarihinde sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçı bakımından resmen yönetimin, m.592/1 kapsamındaki haller ile birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2014/7538 E., 13.09.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Resmen yönetim kararını isteyen ya da hâkimin re'sen harekete geçmesine yol açan olguların varlığını ortaya koymak, mirasçılık sıfatı iddia eden tarafın değil, resmen yönetimin sebeplerini ileri süren tarafın dosya üzerinde ispatlaması gerekir; ispat yükü bu tarafta toplanır.
- Mirasçıların bulunamaması ya da temsilci bırakılmaması hâlinde, mirasçının uzun süredir kayıp olduğu ve yokluğunun menfaati gerektirdiği, yerleşim yeri bildirimleri, nüfus kayıtları ve tanık beyanlarıyla gösterilir.
- Mirasçılık sıfatının ispatlanamaması hâlinde, nüfus kaydı, veraset ilamı ve soy kütüğü gibi resmi belgeler mirasçılık bağını gösteren asıl delillerdir; bu belgelerin yokluğu ya da çelişkisi resmen yönetimin gerekçesi olur.
- Vasiyet görevlisinin önemli bir engel nedeniyle yönetimden çıkarılması isteniyorsa, engeli ileri süren taraf bu engeli somut olaylarla ispatlamak zorundadır; görevlinin yönetim hakkı, aksi ispat edilene kadar korunur.
- Velâyet veya vesayet altında ölen mirasbırakanın veli veya vasisinin sakıncalı olduğunu ileri sürenin, bu sakıncayı belgeyle ispatlaması gerekir; sakıncanın bulunmadığını ispatlamak zorunda olan veli ya da vasi değildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.593](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-593): Resmen yönetimde görevlinin kim olacağı, hâkimin yetkisi ve sulh hâkimi ile yöneticinin işlemlerine vesayet hükümlerinin uygulanması bu maddede düzenlenmiştir.
- [4721 sayılı Kanun m.552](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-552): Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görev ve yetkileri bu madde tarafından belirlenir; m.592/2 ile atanan görevlinin yönetim yetkisinin kapsamını oluşturur.
- [4721 sayılı Kanun m.550](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-550): Vasiyeti yerine getirme görevlisinin mirasbırakan tarafından atanmasına ilişkin kuralı içerir; m.592/2'deki görevlinin kaynağıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.586](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-586): Ortada bulunmayan ve sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının payının resmen yönetilmesini öngörür; m.592/1 ile birlikte uygulanan özel bir resmen yönetim hâlidir.
- [4721 sayılı Kanun m.595](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-595): Vasiyetnamenin sulh hâkimine tesliminde terekenin geçici olarak mirasçılara verilmesi ya da resmen yönetilmesi kararını düzenler; m.592'de sayılan özel hâllerden biridir.
- [4721 sayılı Kanun m.597](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-597): Resmen yönetimin hangi durumlarda ve hangi koruma önlemleriyle yürütüleceğini ayrıntılı düzenler; m.592'nin uygulanmasında başvurulan hükümdür.

## [TMK m.593 — Görev, temsil ve sorumluluk](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-593)

Bu madde, terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun görevlendirdiği tereke yöneticisinin, resmen yönetim sona erinceye kadar terekeyi özenle yönetme yükümlülüğünü ve bu yükümlülük kapsamında yapması gereken işleri düzenler. Düzenlenen başlıklar; terekenin yazımı, koruma önlemleri, malların satışı, alacakların tahsili ve borçların ödenmesi, vasiyetlerin yerine getirilmesi, paraların değerlendirilmesi, işletmelerin sürdürülmesi veya tasfiyesi ile yöneticinin miras ortaklığını temsil yetkisidir. Kural, resmen yönetilen terekede yönetici ve sulh hâkimi bakımından uygulanır; resmi yönetim dışında kalan tereke işlemleri ile mirasçıların kendi aralarındaki ilişkisi bu maddenin kapsamında değildir. Resmen yönetimin atanma koşulları, yönetime son verilmesi ve paylaştırma usulü bu maddede düzenlenmez (TMK m.582 ve sonrası ile ilgili hükümler). Yöneticinin ortaklık adına dava açma ve icra takibi usulünün ayrıntıları ile mirasçılara ihbar sonrası usul işlemleri de bu maddenin dışında kalır (HMK ve İİK hükümleri).

### Görev, temsil ve sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Resmen yönetim**: Terekenin, sulh hâkiminin kararı ile mirasçıların iradesine bağlı kalmadan bir yönetici eliyle yönetilmesidir. Bu halde yönetici, mirasçıların talimatına bağlı olmadan tereke mallarını koruma amacıyla hareket eder.
- **Tereke yöneticisi**: Sulh hâkiminin resmen yönetim için görevlendirdiği kişi ya da sulh hâkiminin bu yönetimi devrettiği kimsedir. Görevi, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar sürer.
- **Miras ortaklığının temsilcisi**: Tereke yöneticisinin, görevine giren konularda ortaklığı temsil eden sıfatıdır. Ortaklık aleyhine açılan davalarda ve icra takiplerinde ortaklığı kendiliğinden temsil eder.
- **Terekenin yazımı**: Tereke varlıklarının ve borçlarının resmi biçimde tespit edilip kayda geçirilmesidir. Henüz yapılmamışsa yönetici tarafından yerine getirilir.
- **Güvenceli yatırım**: Terekeye ait paraların yeterli güvencesi bulunmayan yatırımlardan çekilerek faiz getiren ve güvence sağlayan yatırımlara aktarılmasıdır. Güvence derecesi madde metninde nicel olarak belirlenmemiştir.
- **Vasiyetin yerine getirilmesi**: Vasiyetnamedeki talimatların tereke yöneticisi tarafından uygulanmasıdır. Yalnız mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetler için ve sulh hâkiminin izni ile asliye hâkiminin onayına bağlı olarak yapılabilir.

### Görev, temsil ve sorumluluk: hangi şartlar aranır?

- Terekenin sulh hâkimi tarafından resmen yönetilmesi ya da yönetimin sulh hâkiminin görevlendirdiği kişiye bırakılmış olması gerekir.
- Yönetici, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar görevde kalmalı ve bu süre boyunca terekeyi iyi bir yönetici gibi özenle yönetmelidir.
- Yönetici, mirasçıların hak kaybına yol açmayacak biçimde hareket etmelidir.
- Terekenin yazımı henüz yapılmamışsa yönetici bu işi yerine getirmelidir.
- Gereken koruma önlemleri alınmalıdır.
- Mirasçıların menfaatine veya iyi bir yönetimin gereklerine uygun düşüldüğünde terekedeki mallar satılabilir; bu koşul gerçekleşmeden satış yapılmamalıdır.
- Mirasbırakanın alacakları tahsil edilmeli ve borçları ödenmelidir.
- Vasiyetlerin yerine getirilmesi için mirasçıların yasal haklarını zedelemediğinin anlaşılması, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı birlikte aranmalıdır.
- Terekeye ait paralar faiz getirmek üzere yönetmelikte belirtilen bankaya yatırılmalı ya da bu paralarla Devlet tahvili alınmalıdır.
- Yeterli güvencesi bulunmayan yatırımlar güvenceli yatırımlara dönüştürülmelidir.
- Terekede işletme varsa, sürdürmede yarar bulunduğu sürece olduğu gibi sürdürülmelidir; yarar yoksa tasfiye için gerekli önlemler alınmalıdır.

### Görev, temsil ve sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?

- Yönetici, görevini özenle yerine getirmezse mirasçılara karşı vesayet hükümlerine göre sorumlu olur.
- Sulh hâkiminin resmi yönetime ilişkin işlemleri de aynı hükümlere tabidir.
- Yönetici, ortaklık adına dava açabilir, icra takibinde bulunabilir, davadan feragat edebilir, kabul ve sulh yapabilir ve tahkime başvurabilir.
- Ortaklık aleyhine açılan davalar ve icra takipleri yönetici tarafından takip edilir; davalar ve takipler mirasçılara ihbar edilir.
- Mirasçıların yasal haklarını zedeleyen vasiyetin yerine getirilmesi, bu maddeye göre yapılamaz.
- Madde, resmen yönetimin sona ermesi için bir süre öngörmez; görev, yönetimin sebeplerinin ortadan kalkmasına veya paylaştırmaya kadar devam eder.
- Madde hükümlerinin emredici olup olmadığı metinde açıkça belirtilmemiştir; ancak yöneticinin özen yükümlülüğü ve temsil yetkisi kanundan doğar.

### Resmen yönetim ile mirasçıların yönetimi arasındaki fark nedir?

- Resmen yönetimde tereke sulh hâkiminin kararıyla bir yöneticiye bırakılır ve yönetici mirasçıların talimatına bağlı değildir.
- Mirasçıların kendi aralarında yönetimi ise mirasçıların iradesine dayanır ve mirasçılar birbirine karşı yönetim işlemlerini belirler.

Sonuç: Resmen yönetimde yöneticinin işlemleri mirasçıların talimatı yerine kanunun özen ölçüsüne tabidir; mirasçıların onayı işlemin geçerlilik koşulu değildir.

### Satış ile satışın yapılamaması arasındaki fark nedir?

- Terekedeki malların satışı, mirasçıların menfaatine veya iyi yönetimin gereklerine uygun düştüğünde yapılabilir.
- Bu koşul bulunmadığında malların satılması kanunun aradığı şartı taşımaz.

Sonuç: Koşul yokken yapılan satış, yöneticinin özen yükümlülüğüne aykırı düşer ve sorumluluk doğurabilir.

### Vasiyetin yerine getirilmesi ile yasal hakları zedeleyen vasiyet arasındaki fark nedir?

- Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyet, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine getirilir.
- Yasal hakları zedeleyen vasiyet bakımından bu yerine getirme yetkisi doğmaz.

Sonuç: Yasal saklı payları zedeleyen vasiyetin yönetici tarafından yerine getirilmesi bu madde uyarınca yapılamaz.

### Faiz getiren yatırım ile güvencesiz yatırım arasındaki fark nedir?

- Terekeye ait paralar faiz getirmek üzere yönetmelikte belirtilen bankaya yatırılabilir veya Devlet tahvili alınabilir.
- Yeterli güvencesi bulunmayan yatırımlar, güvenceli yatırıma dönüştürülmek zorundadır.

Sonuç: Güvencesiz yatırımın korunmadan sürdürülmesi, yöneticinin özen yükümünü ihlal eder.

### Sürdürme ile tasfiye (işletme) arasındaki fark nedir?

- Terekede işletme varsa ve sürdürmede yarar bulunuyorsa işletme olduğu gibi sürdürülür.
- Sürdürmede yarar yoksa tasfiye için gerekli önlemler alınır.

Sonuç: Yarar ölçütü, işletmenin devamı ya da tasfiye arasındaki seçimi belirler.

### Yöneticinin temsil yetkisi ile mirasçıların temsil yetkisi arasındaki fark nedir?

- Yönetici, görevine giren konularda miras ortaklığını temsil eder ve gerekli hallerde dava açma, feragat, kabul, sulh ve tahkim yetkisine sahiptir.
- Mirasçılar tek tek ortaklığı temsil etmez; temsil yetkisi yöneticiye geçmiştir.

Sonuç: Ortaklık aleyhine açılan davalar ve icra takipleri yönetici üzerinden yürütülür; davaları ve takipleri mirasçılara ihbar etmesi gerekir.

### Görev, temsil ve sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Resmen yönetimi mirasçıların kendi aralarındaki yönetimle karıştırmak; yöneticinin mirasçıların talimatına bağlı olduğunu varsaymak.
- Yasal hakları zedeleyen vasiyeti, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı olmadan yerine getirmek.
- Satışı, mirasçıların menfaatine veya iyi yönetim gereğine dayanmadan yapmak.
- Güvencesiz yatırımı güvenceli yatırıma dönüştürmeden sürdürmek.
- Sürdürmede yarar bulunmayan işletmeyi tasfiye yerine olduğu gibi sürdürmek.

### Nasıl ispat edilir?

- Yöneticinin özene aykırı davrandığını ileri süren taraf, zararı ve yöneticinin kusurunu ispatla yükümlüdür.
- Terekenin yazımının yapılıp yapılmadığı, yazım belgeleriyle ispatlanır; yazımın yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlar.
- Vasiyetin mirasçıların yasal haklarını zedelemediği iddiası, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile ispatlanır; yönetici bu izin ve onayı göstermekle yükümlüdür.
- Satışın mirasçıların menfaatine veya iyi yönetim gereğine uygun olduğu savunması, yöneticinin dayandığı belgelerle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.489-494](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-489): Vesayet hükümleri, yöneticinin ve sulh hâkiminin resmi yönetime ilişkin sorumluluğunda niteliklerine uygun olduğu ölçüde kıyasen uygulanır.
- [4721 sayılı Kanun m.598](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-598): Tereke yöneticisinin miras ortaklığını temsil yetkisinin kaynağı olup, bu maddede yer alan temsil hükmüyle birlikte okunur.

## [TMK m.594 — Mirasçıların bilinmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-594)

MK 594, mirasbırakanın mirasçısının bulunup bulunmadığının ya da mirasçıların tamamının bilinmediği hallerde sulh hâkiminin hak sahiplerini ilanla mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırmasını ve bu çağrıya kimse başvurmazsa mirasın Devlete geçmesini düzenler. Hüküm, sulh hâkiminin resen harekete geçtiği, mirasçılık tespitine ilişkin bir ilan usulü için geçerlidir. Terekenin resmen yönetilmesi ve yöneticiye ücret ödenmesi gibi hususlar, maddenin atıf yaptığı 593. madde ve ilgili tüzük hükümleri üzerinden ele alınır. Madde, mirasçıların ilandan sonra açacakları miras sebebiyle istihkak davasının ayrıntılarını, mirastan yoksunluğu, gaiplik hallerini, vasiyetnamenin tebliğini ve mirasçılık belgesini düzenlemez; bunlar 578, 579, 582, 585, 586, 588, 597 ve 598. maddelerde yer alır.

### Mirasçıların bilinmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mirasçılık sıfatının bildirilmesi çağrısı**: Sulh hâkiminin, mirasçısı belirsiz olan terekeye ilişkin olarak ilan yoluyla hak sahiplerini belirli bir süre içinde mirasçılık sıfatlarını mahkemeye bildirmeye çağırmasıdır. Çağrı, bir hak talebi değil, mirasçıların tespitine yönelik bir usul işlemidir.
- **Miras sebebiyle istihkak davası**: Mirasçı olduğunu ileri süren kişinin, terekedeki malları elinde bulunduran kişiden bu sıfata dayanarak geri istemesini sağlayan davadır. Madde, Devlete geçişe rağmen bu davanın açılma hakkını saklı tutar.
- **Miras Devlete geçmesi**: İlan süresi içinde hiçbir başvuru olmaması ve sulh hâkiminin de mirasçı tespit edememesi hâlinde mirasın Devlete intikal etmesidir. Mirasçı sıfatı tespit edilmediği için Devlet mirasçılık sıfatıyla kazanır.
- **Resmen yönetim**: Mirasçıların belli olmadığı veya tereke üzerinde koruma gerektiği hallerde sulh hâkiminin terekeyi bir yöneticinin eline bırakmasıdır. Ayrıntılar 593. maddeye ve tüzüğe bağlıdır.

### Mirasçıların bilinmemesi: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın mirasçısının bulunup bulunmadığının veya mirasçıların tamamının bilinmediğinin ortaya çıkması gerekir.
- Sulh hâkiminin, uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilan yaparak hak sahiplerini çağırması gerekir.
- Hak sahiplerine, son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirme süresi tanınması gerekir.
- Ilan süresi içinde hiç kimsenin başvurmaması ve sulh hâkiminin de hiçbir mirasçı tespit edememesi gerekir.
- Bu iki koşul birlikte gerçekleşmediğinde mirasın Devlete geçmesi sonucu doğmaz; mirasçılar varsa tereke onlara verilir.

### Mirasçıların bilinmemesi: hangi sonuçları doğurur?

- İlan süresi içinde mirasçılık sıfatı bildirilir ve sulh hâkimi mirasçı tespit ederse, tereke tespit edilen mirasçılara verilir.
- İlan süresi içinde kimse başvurmaz ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edemezse miras Devlete geçer.
- Devlete geçişle birlikte miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalır; sonradan ortaya çıkan mirasçı bu davayla terekeye ilişkin hakkını ileri sürebilir.
- Devlete geçmiş olsa bile sonradan çıkan mirasçının tereke üzerindeki hakkı dava yoluyla korunur; bu hak tamamen ortadan kalkmaz.
- İlan süresince terekeyi yönetmekle görevlendirilen kişi istemi hâlinde terekeden karşılanmak üzere uygun ücret alabilir.

### Mirasçıların bilinmemesi ile mirasçıların tamamının bilinmemesi arasındaki fark nedir?

- Hiç mirasçının bulunup bulunmadığı belirsiz olan hal, yani mirasbırakanın mirasçısının olup olmadığı kuşkulu olan durum.
- Bilinen mirasçılar bulunduğu hâlde mirasçıların tamamının bilinmediği durum; bilinen mirasçılar ile birlikte başka mirasçı olup olmadığı kuşkulu kalır.

Sonuç: Her iki durumda da çağrı yapılır; ancak ikinci halde bilinen mirasçılar tereke üzerinde haklarını ilan süresi beklemeksizin ileri sürebilir ve tereke onlara verilebilir.

### İlan süresi içinde başvuru olması ile başvuru olmaması arasındaki fark nedir?

- Bir yıllık süre içinde mirasçılık sıfatını bildiren kişinin çıkması.
- Süre dolana kadar kimsenin başvurmaması ve sulh hâkiminin de mirasçı tespit edememesi.

Sonuç: Başvuru varsa tereke başvuranlara intikal eder; başvuru yoksa miras Devlete geçer.

### Devletin mirasçılığı ile gaipliğe ilişkin Hazine hükümleri arasındaki fark nedir?

- Bu maddedeki ilan yoluyla Devlete geçiş, mirasçı sıfatı kesin tespit edilemeyen terekeye uygulanır.
- MK 588'de düzenlenen Hazinenin gaiplik kararı talep etmesi, gaibin mirasçı olabileceği durumda hükümlerdir.

Sonuç: İki düzenleme farklı kişi ve farklı usul üzerinden işler; 594 gaiplik kararı istemini düzenlemez.

### Mirasçıların bilinmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlanı tek defa yapmak veya iki ilan arasındaki bir aylık aralığı gözetmemek; usulüne uygun olmayan ilanı yeterli saymak.
- Bir yıllık süreyi ilk ilândan değil, son ilândan başlatmamak.
- Süre dolmadan ve ilan usulü tamamlanmadan miras Devlete geçmiş sayarak tescil kararı vermek.
- Devlete geçişi kesin bir mülkiyet kazanımı gibi görmek; sonradan çıkan mirasçının miras sebebiyle istihkak davası açma hakkını dikkate almamak.
- 594'ü gaiplik kararı talebiyle karıştırmak; Hazinenin gaiplik talebi 588'e göre ayrı şartlara bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılık tespiti ve tapu iptali-tescil taleplerinde Devlet adına Hazinenin mirasçılığına karar verilebilmesi için 594 uyarınca ilanların ve bir yıllık sürenin usulüne uygun işletilmesi aranmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2023/4774 E., 2023/5656 K., 23.11.2023)
- 594'e dayalı tapu iptali ve tescil davalarında hasımsız açılan davalarda da ilan usulünün eksiksiz yerine getirildiğinin dosyadan anlaşılması beklenmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/4908 E., 2023/5483 K., 09.11.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2023/4776 E., 2023/5488 K., 09.11.2023)
- Mirasçılığın tespiti ile tapu iptali ve tescil talepleri birlikte ileri sürüldüğünde, mirasçılık tespitinin 594 çerçevesinde yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/5114 E., 2024/3815 K., 12.09.2024)
- 594 kapsamındaki tescil davalarında, ilanın kapsamı ve süresinin dosyada belgelenmesi, davanın kabulü için önkoşul sayılmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2023/4766 E., 2023/6256 K., 14.12.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2023/4909 E., 2023/5487 K., 09.11.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- İlanların uygun araçlarla ve iki defa, bir ay ara ile yapıldığını gösteren belgeler ilan eden sulh hâkiminin dosyasında bulunmalıdır; bu belgeler eksikse ilan usulünün tamamlandığı ispatlanamaz.
- Mirasçılığın tespiti talep eden taraf, mirasbırakanın mirasçısının bulunmadığını veya mirasçıların tamamının bilinmediğini ileri sürer; bu iddiayı nüfus ve veraset kayıtları gibi belgelerle ispatlar.
- Bir yıllık sürenin dolduğu ve kimsenin başvurmadığı, dosyadaki ilan ve mahkeme kayıtlarıyla ispatlanır.
- Sonradan çıkan mirasçı, ilan süresinde kendisinin bildirim yapmadığını ve dolayısıyla mirasın Devlete geçtiğini savunan tarafa karşı, miras sebebiyle istihkak davasında kendi sıfatını belgeyle ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.593](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-593): Resmen yönetim ve resmi yöneticinin yetkisinin süresini düzenler; 594 kapsamındaki ilan döneminde terekenin yönetilmesi bu maddeye dayanır.
- [4721 sayılı Kanun m.585](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-585): Miras sebebiyle istihkak davasının ve bu davanın iyi niyetli zilyede karşı sonuçlarının düzenlendiği maddedir; 594 ile Devlete geçen mirasçıların hak arama yolunu gösterir.
- [4721 sayılı Kanun m.588](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-588): Hazinenin gaiplik kararı talep etmesini düzenler; 594'ün mirasçı tespiti ilanından ayrı bir usuldür.
- [4721 sayılı Kanun m.598](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-598): Mirasçılık belgesinin verilmesini düzenler; 594 kapsamında tespit edilen mirasçılar bu belgeyle sıfatlarını gösterebilir.

## [TMK m.595 — Teslim görevi ve alınacak önlemler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-595)

TMK m.595, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin sulh hâkimine teslimini ve teslim yükümlüsü olanların sorumluluğunu düzenler. Teslim yükümlülüğünün kimlere ait olduğu, teslim gecikmesinin sonucu ve sulh hâkiminin teslim edilen vasiyetnameye ilişkin ilk inceleme, koruma ve geçici işlem yetkileri bu maddenin konusudur. Hüküm, vasiyetnameyi elinde tutan, muhafaza eden veya ölenin eşyası arasında bulan herkes bakımından uygulanır. Vasiyetnamenin açılıp okunması (m.596), açılmanın usulü ve ilgililere tebligat (m.597) ile vasiyeti yerine getirme görevlisinin görev ve yetkileri (m.552 ve devamı) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır.

### Teslim görevi ve alınacak önlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Teslim yükümlüsü**: Mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnameyi düzenleyen, muhafaza eden, saklayan, başka surette ele geçiren veya ölenin eşyası arasında bulan kişidir. Bu kişinin mirasçı olup olmaması yükümlülüğü değiştirmez.
- **Teslim**: Vasiyetnamenin sulh hâkimine fiilen ulaştırılmasıdır. Yükümlü, ölümü öğrendiği andan itibaren bu görevi yerine getirmekle yükümlüdür.
- **Geçici teslim**: Sulh hâkiminin, vasiyetnamenin ve terekenin yasal mirasçılara geçici olarak verilmesine karar vermesidir. Resmen yönetim yerine geçebilen bir ara çözümdür.
- **Resmen yönetim**: Sulh hâkiminin koruma önlemi olarak tereke üzerinde resmi bir yöneticiyle yönetim kurmasıdır. Mirasçılara geçici teslimin yerine tercih edilebilir.
- **Geçerlilik ön incelemesi**: Sulh hâkiminin vasiyetnameyi derhâl inceleyip koruma önlemlerini alması aşamasıdır. Bu aşamada vasiyetnamenin geçerliliği kesin olarak karara bağlanmaz; teslim yükümü geçerlilikten bağımsızdır.

### Teslim görevi ve alınacak önlemler: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın ölmüş olması ve vasiyetnamenin ölümden sonra ele geçmiş olması gerekir.
- Vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur; geçersizlik iddiası teslimi ortadan kaldırmaz.
- Vasiyetnameyi düzenleyen, görevi gereği muhafaza eden, mirasbırakanın arzusuyla saklayan, başka surette ele geçiren veya ölenin eşyası arasında bulan kişi, ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmelidir.
- Sulh hâkimi teslim edilen vasiyetnameyi derhâl incelemeli ve gerekli koruma önlemlerini almalıdır.
- Olanak varsa ilgililer dinlenmelidir; ardından terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar verilmelidir.

### Teslim görevi ve alınacak önlemler: hangi sonuçları doğurur?

- Vasiyetnamenin teslim edilmesi zorunludur ve bu yükümlülük vasiyetnamenin geçerli olup olmamasına bağlı değildir.
- Teslim görevini yerine getirmeyen kişi, bu yüzden doğan zarardan sorumlu olur.
- Yükümlü, vasiyetnamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek teslimden kaçınamaz.
- Sulh hâkimi teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler ve gerekli koruma önlemlerini alır.
- Sulh hâkimi, terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine ya da resmen yönetilmesine karar verebilir.
- Mirasçı olan kişi de vasiyetnamenin yalnız kendisine kazandırma içermesi halinde teslimden kaçınamaz.

### Görevli yükümlü ile herhangi bir elinde bulunduran arasındaki fark nedir?

- Vasiyetnameyi düzenleyen, görevi gereği muhafaza eden (noter gibi resmi görevli) veya mirasbırakanın arzusuyla saklayan kişi, ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle özellikle yükümlüdür.
- Vasiyetnameyi başka surette ele geçiren veya ölenin eşyası arasında bulan kişi de yükümlüdür; ancak bunların görev kaynağı bir sözleşme ya da resmi görev değil, fiili ele geçirmedir.

Sonuç: Her iki grup da teslimle yükümlüdür ve aykırılığın sonucu olan zarardan sorumludur; kaynak farkı yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

### Geçici teslim ile resmen yönetim arasındaki fark nedir?

- Sulh hâkimi, ilgililer dinlendikten sonra terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine karar verebilir.
- Sulh hâkimi, terekenin resmen yönetilmesine karar verebilir.

Sonuç: Hangi tedbirin seçileceği somut koruma ihtiyacına bağlıdır; resmen yönetim, mirasçılara geçici teslimin yerine geçen daha koruyucu bir çözümdür.

### Teslim görevi ve alınacak önlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Vasiyetnamenin geçersiz olduğunu düşünerek teslim yükümlülüğünün kalktığını varsaymak; teslim yükümü geçerlilikten bağımsızdır.
- Yalnız noterleri ya da resmi görevlileri yükümlü saymak; m.595, vasiyetnameyi ele geçiren herkesi kapsar.
- Sulh hâkiminin geçici teslim ve resmen yönetim kararlarını birbirinin yerine kullanmak; her biri farklı koruma düzeyindedir.
- Vasiyetnamenin açılıp okunmasını m.595'in kendi süreci saymak; açılma m.596'da düzenlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vasiyetnamenin açılıp okunmasına dair kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/288 E., 2025/3752 K., 18.09.2025)
- İlgililerin ancak vasiyetnamenin açılıp okunmasıyla haklarını öğrenebilecekleri gerekçesiyle mirasçılara vasiyetname ekli tebligat yapılması ve açılma sırasında hazır bulunma imkânı tanınması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4574 E., 2025/2691 K., 20.05.2025)
- Vasiyetnamenin teslimi ve açılması işlemlerinde 595, 596 ve 597. maddelerin birlikte uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/5025 E., 2025/551 K., 06.02.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/4789 E., 2024/714 K., 08.02.2024)
- Teslim ve açılma süreçlerinde noterlik ve Sulh Hukuku mevzuatının birlikte değerlendirildiği, m.595 ile birlikte m.506 ve m.532 vd. hükümlerinin uygulamada atıf yapıldığı görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/441 E., 2024/1737 K., 25.03.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2022/7174 E., 2024/573 K., 05.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Vasiyetnamenin ölümden sonra ele geçtiğini ve yükümlü sıfatını taşıyan kişinin bu vasiyetnameyi elinde tuttuğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Teslim yapıldığını ya da yapılmadığını gösteren belge, sulh hâkimliğine yapılan başvuru ve tutanak en güçlü delillerdir.
- Yükümlü, teslim gecikmesinin haklı bir sebebe dayandığını ya da zararın oluşmadığını ileri sürerse bunu kendisi ispatlar.
- Zararın varlığı ve miktarı, teslimin gecikmesi ile zarar arasındaki nedensellik zarar görenin sorumluluğundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.596: Teslim edilen vasiyetnamenin çağrılan mirasçılar huzurunda açılıp okunmasını düzenler; m.595'teki teslimden sonra gelen aşamadır.
- 4721 m.597: Vasiyetnamenin açılmasının ilgililere bildirilmesini düzenler; m.595'teki teslim yükümünün devamıdır.
- 4721 m.552: Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevlerini düzenler; sulh hâkiminin geçici teslim ya da resmen yönetim kararının ardından gelen yönetim sürecini belirler.
- 4721 m.594: Mirasçıların saptanmasına ilişkin ilan usulünü düzenler; sulh hâkiminin koruma önlemleriyle bağlantılıdır.

## [TMK m.596 — Vasiyetnamenin açılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-596)

TMK m.596, vasiyetnamenin açılmasını düzenler: açılmanın zamanı (teslimden itibaren bir ay), açılmanın yetkili merci (mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi), açılmanın ilgililere okunma yoluyla yapılması, bilinen mirasçılar ve diğer ilgililerin çağrılması ve sonradan ortaya çıkan vasiyetnamelere aynı işlemlerin uygulanması. Madde, vasiyetnamenin sulh hâkimine teslim yükümlülüğünü, geçerliliğe ilişkin itirazları ve vasiyetnamenin ilgililere tebliğini düzenlemez; teslim yükümlülüğü (m.595), onaylı örneğin tebliği ve ilanı (m.597) ayrı maddelerdedir. Vasiyetin iptali, tenkisi ve mirasçının red süresi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Vasiyetnamenin açılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Açılma**: Teslim edilmiş vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından, çağrılan ilgililer huzurunda okunması ve bu işlemin tutanağa bağlanmasıdır. Açılma, vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının karara bağlanması anlamına gelmez.
- **Yerleşim yeri sulh hâkimi**: Miras bırakanın yerleşim yerindeki sulh hâkimidir ve açılma işleminde yetkili mercidir. Yetki, miras bırakanın son yerleşim yerine göre belirlenir.
- **Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer**: Sulh hâkimi tarafından bilinen ve açılma sırasında hazır bulunma hakkı tanınan kişilerdir. Bu kişilerin hazır bulunup bulunmaması, açılmanın geçerliliğini etkilemez.
- **Sonradan ortaya çıkan vasiyetname**: Miras bırakanın ölümünden sonra bulunan ya da daha önce teslim edilmemiş olan vasiyetnamelerdir. Bu vasiyetnamelere de ilk vasiyetnamedeki açılma işlemleri aynen uygulanır.

### Vasiyetnamenin açılması: hangi şartlar aranır?

- Vasiyetnamenin sulh hâkimine teslim edilmiş olması gerekir; açılma, teslim tarihinden itibaren başlayan süreye bağlıdır.
- Açılmanın, miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından yapılması gerekir.
- Vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın açılması gerekir; geçerlilik itirazı açılmayı engellemez.
- Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililerin, diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılmış olması gerekir.
- Vasiyetnamenin çağrılan ilgililere okunması gerekir.
- Sonradan ortaya çıkan vasiyetnamelerde aynı işlemlerin yapılması gerekir.

### Vasiyetnamenin açılması: hangi sonuçları doğurur?

- Vasiyetname tesliminden itibaren bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur.
- Vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın açılma işlemi yapılır.
- Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır; çağrıya uyulmaması açılmayı engellemez.
- Sonradan ortaya çıkan vasiyetnameler için de aynı işlemler yapılır.
- Açılmamış vasiyetname, usulüne uygun açılmadan hukuki sonuç doğurucu bir belge olarak kabul edilmez; buna dayanılarak tapu intikali yapılamaz. (5. Hukuk Dairesi, 2025/7696 E., 2025/11696 K., 22.09.2025)
- Usulüne uygun açılma yapılmadan vasiyetnamenin geçersizliği ileri sürülemez; açılma ve tebliğ eksikse mahkeme kararı eksik inceleme sayılır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/8272 E., 2025/10501 K., 07.07.2025)

### Teslim tarihi ile açılma tarihi arasındaki fark nedir?

- Vasiyetnamenin sulh hâkimine teslim edildiği an, bir aylık sürenin başlangıcıdır.
- Açılma işlemi fiilen bu tarihte yapılır ve ilgililere okunur.

Sonuç: Bir ay geçtikten sonra yapılan açılma, süreye uyulmamış sayılır; ancak uygulamada açılma işleminin davetler yapıldıktan sonra süreyi aşan tarihte yapılması, başka bir hukuki sonuç doğurmaz kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4574 E., 2025/2691 K., 20.05.2025)

### Bilinen mirasçı ile ilgili olmayan kişi arasındaki fark nedir?

- Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer açılma sırasında hazır bulunmak üzere çağrılır.
- Çağrılmayan kişi için hazır bulunma hakkı doğmaz, ancak vasiyetnamenin ilgili kısmı ayrıca tebliğ edilir.

Sonuç: Çağrıya uyulmaması açılmayı engellemez; okunma, hazır bulunmayanlar bakımından da açılma sayılır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/13746 E., 2026/4296 K., 09.03.2026)

### Yerleşim yeri sulh hâkimi ile başka mahkeme arasındaki fark nedir?

- Açılma, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hâkimi tarafından yapılır.
- Başka bir yer, örneğin miras bırakanın öldüğü ev, kararla açılma yeri olarak seçilebilir kabul edilmektedir.

Sonuç: Yetkili merci ile açılma yeri ayrı değerlendirilir; yetkili mahkeme dışında açılma, usulüne uygun davetle yapılmışsa açılmayı geçersiz kılmaz. (5. Hukuk Dairesi, 2025/12485 E., 2026/3487 K., 02.03.2026)

### Açılma ile tebliğ arasındaki fark nedir?

- Açılma, vasiyetnamenin sulh hâkimi önünde okunmasıdır (m.596).
- Tebliğ, mirasta hak sahibi olanlara onaylı örneğin gönderilmesidir (m.597).

Sonuç: Açılma tek başına yeterli değildir; mirasçılara tebliğ yapılmadan hukuki dinlenilme hakkı sağlanmış olmaz. (5. Hukuk Dairesi, 2025/12489 E., 2026/3489 K., 02.03.2026)

### Geçerli vasiyetname ile geçersiz vasiyetname arasındaki fark nedir?

- Geçerli olan vasiyetname açılır.
- Geçerliliği tartışmalı olan vasiyetname de açılır.

Sonuç: Geçerlilik itirazı açılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; açılmış vasiyetnamenin geçerliliği ayrıca tartışılabilir.

### Vasiyetnamenin açılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Vasiyetnamenin geçerli olup olmadığını açılma aşamasında karara bağlamak; açılma sırasında yalnızca okunma ve tebliğ yapılır.
- Bir aylık süreyi hak düşürücü süre saymak; madde hâkime yönelik bir yükümlülük düzenler.
- Açılmamış vasiyetnameye dayanarak tapu intikali yaptırmak; bu işlem hukuki dayanaktan yoksundur.
- Çağrılan ilgililerden birinin gelmemesini açılmayı engelleyen bir neden saymak; hazır bulunmayanlar bakımından da açılma sayılır.
- Açılma yerini yalnızca yetkili sulh hâkimi mahkemesiyle sınırlı görmek; usulüne uygun davetle başka bir yerde açılma yapılabildiği kabul edilmektedir.
- Açılma ile tebliğ işlemini birbirine karıştırmak; açılma m.596, tebliğ m.597 kapsamındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vasiyetnamenin açılması, geçerliliğinin tespiti anlamına gelmez; açılma ile geçerlilik ayrı değerlendirilir ve açılmadan vasiyetnameye dayanılamayacağı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/7696 E., 2025/11696 K., 22.09.2025)
- Açılmaya ilişkin davalarda hukuki dinlenilme hakkı gereği mirasçılara tebliğ yapılmadan ve hazır bulunma çağrısı usulüne uygun yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/8272 E., 2025/10501 K., 07.07.2025)
- Bir aylık süre hâkime yönelik düzen hükmü olarak kabul edilmekte; usulüne uygun davet yapıldıktan sonra süreyi aşan açılmanın başka bir hukuki sonuç doğurmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4574 E., 2025/2691 K., 20.05.2025)
- Vasiyetname açılmadan vasiyet alacaklısının tapu siciline kendi adına intikal yaptırması hukuki dayanaktan yoksun sayılmakta; bu nedenle açılma davası ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespiti istenebilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/13746 E., 2026/4296 K., 09.03.2026)
- Açılma davasında davacı, vasiyetten yararlanan vasiyet alacaklısı ya da hukuki yararı bulunan mirasçı olabilir ve davalı olarak bilinen mirasçılar gösterilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/12485 E., 2026/3487 K., 02.03.2026)
- Açılma davasının istemi, vasiyetnamenin açılıp okunması ve ilgililere tebliğinin sağlanması şeklinde kurulur. (5. Hukuk Dairesi, 2025/12489 E., 2026/3489 K., 02.03.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Açılmayı talep eden tarafın, vasiyetnamenin varlığını ve sulh hâkimine teslim edildiğini ispatlaması gerekir; ispatta noter onaylı vasiyetname ya da sulh hukuk mahkemesi kayıtları kullanılabilir.
- Hukuki yararı ispat eden taraf, vasiyetten yararlandığını ya da mirasçı sıfatını gösteren belgeyle (mirasçılık belgesi, nüfus kaydı) ispatlar.
- Mirasçıların bilinip çağrıldığını ispat yükü mahkemededir; tutanak ve tebligat belgeleri bu hususu gösterir.
- Açılmanın usulüne uygun yapıldığını (davet, tebligat, okunma tutanağı) mahkeme tutanakla ve tebligat evraklarıyla belirler.
- Açılmadan vasiyetnameye dayanan tapu işlemi iddiasında ispat yükü, bu hakkı ileri süren tarafa aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.595](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-595): Vasiyetnamenin sulh hâkimine teslim yükümlülüğünü düzenler; m.596'daki bir aylık sürenin başlangıcı bu teslimdir.
- [4721 sayılı Kanun m.597](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-597): Açılan vasiyetnamenin mirasta hak sahibi olanlara onaylı örneğinin tebliğini ya da ilanını düzenler; açılma ile tebliğ birlikte hukuki dinlenilme hakkını sağlar.

## [TMK m.597 — İlgililere tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-597)

Madde, vasiyetname açıldıktan sonra mirasçılara ve vasiyetnamede hak sahibi olanlara, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneğinin tebliğini düzenler; tebliğin gideri terekeye aittir ve adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ yapılır. Kapsamı mirasçılar ve vasiyetnamede hakkı bulunan kişilerdir. Vasiyetnamenin açılması ve okunmasına ilişkin usul (m.595), vasiyetnamenin açılmasına karar verilmesi ve bu süreçteki hazır bulunma hakkı (m.596) madde kapsamında değildir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi (m.612) ve tebligatın Tebligat Kanunu'na göre yapılma usulü ile adres ve ilan kuralları madde kapsamında değildir.

### İlgililere tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Onaylı örnek**: Vasiyetnamenin yalnızca ilgilinin hakkına dokunan kısımlarının, hâkim tarafından onaylanmış suretidir. Tüm vasiyetnamenin verilmesi zorunlu değildir.
- **Hak sahibi**: Mirasçı olan ve vasiyetnamede kendisine bir hak tanınmış bulunan kişidir. Yalnızca miras payı değil, vasiyetle tanınan her türlü hak bu kapsamdadır.
- **Terekeye ait gider**: Tebliğ masraflarının, kişisel olarak değil miras malvarlığından karşılanmasıdır. Tebliğ giderini hak sahibi değil tereke üstlenir.
- **İlanen tebliğ**: Adresi bilinmeyen kişilere, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının ilan yoluyla duyurulmasıdır. Bu yöntem yalnızca yerleri bilinmeyenler için kullanılır.

### İlgililere tebliğ: hangi şartlar aranır?

- Vasiyetnamenin açılmış ve vasiyetnamenin açılmasına ilişkin işlemler tamamlanmış olmalıdır.
- Tebliğ edilecek kişinin mirasçı ya da vasiyetnamede hak sahibi olması gerekir.
- Tebliğ, hâkim tarafından yapılmalı ve yalnızca ilgili kişiye dokunan kısımların onaylı örneği verilmelidir.
- Tebliğ giderinin tereke tarafından karşılanması gerekir; bu gider hak sahibine yüklenemez.
- Kişinin nerede olduğu bilinmiyorsa tebliğ, vasiyetnamenin kendisine ilişkin kısımlarının ilanı yoluyla yapılmalıdır.

### İlgililere tebliğ: hangi sonuçları doğurur?

- Hak sahibi olan her kişiye, vasiyetnamenin kendisine ilişkin kısımlarının onaylı örneği hâkim tarafından tebliğ edilir.
- Tebliğ giderleri terekeye ait olur, hak sahibinden tahsil edilmez.
- Nerede olduğu bilinmeyen kişilere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımları ilan yoluyla tebliğ edilir.
- Tebliğ yapılmadan vasiyetnamedeki hakka ilişkin süreler ve işlemler bakımından mirasçının haberdar olma koşulu sağlanmamış sayılır; bu nedenle tebliğ yapılmamış olması hak sahibinin hakkını etkiler.

### Adresi bilinen hak sahibi ile adresi bilinmeyen hak sahibi arasındaki fark nedir?

- Yeri bilinen mirasçı ya da hak sahibine vasiyetnamenin ilgili kısımlarının onaylı örneği hâkim tarafından tebliğ edilir.
- Nerede olduğu bilinmeyen kişiye tebliğ, doğrudan onaylı örnek verilerek değil, ilan yoluyla yapılır.

Sonuç: Tebliğ yöntemi değişir; ilan yoluyla yapılan tebliğin tarihi ve süresi Tebligat Kanunu'na göre belirlenir.

### Mirasçı ile vasiyetnamede yalnız hak sahibi olan kişi arasındaki fark nedir?

- Mirasçı, miras payı bakımından tebliğ alır ve vasiyetnamenin kendisini ilgilendiren kısmını öğrenir.
- Vasiyetle yalnızca belirli bir hak tanınan kişi de aynı maddenin kapsamına girer, ancak yalnızca kendisine ilişkin kısımlar tebliğ edilir.

Sonuç: Her iki durumda da tebliğ kapsamı, kişinin hakkına ilişkin kısımlarla sınırlıdır; tam vasiyetname verilmez.

### Tebliğ masrafı ile hak sahibinin kendi giderleri arasındaki fark nedir?

- Bu maddenin tebliğ giderleri terekeye ait olarak düzenlenmiştir.
- Hak sahibinin kendi hukuki işleri için yaptığı giderler bu maddenin kapsamında değildir.

Sonuç: Tebliğ için yapılan masraf tereke tarafından karşılanır, hak sahibinden talep edilmez.

### İlgililere tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tebliğin tüm vasiyetnamenin verilmesi biçiminde yapılacağını sanmak; madde yalnızca ilgili kısımların onaylı örneğinin tebliğini öngörür.
- Tebliğ giderini hak sahibine yüklemek; madde gideri terekeye ait kılmıştır.
- Adresi bilinmeyen kişiye doğrudan onaylı örnek göndermeye çalışmak; bu kişi için ilan yolu öngörülmüştür.
- Vasiyetnamenin açılması (m.595) ile tebliği (m.597) birbirine karıştırmak; tebliğ açılmadan yapılamaz.
- Tebliğ yapılmadan hak düşürücü süreyi işlemiş saymak; uygulamada süre tebliğ ve kesinleşme sonrasına bağlanmaktadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, mirasçılara vasiyetnamenin açılması sırasında hazır bulunma imkânı tanınabilmesi için vasiyetnamenin açılmasına ilişkin tebligatın madde ile birlikte yapılmasını aramaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4574 E., 2025/2691 K., 20.05.2025)
- Yargıtay, tebligat yapılmadığı sürece bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığını kabul etmektedir; süre, vasiyetnamenin açılıp okunmasına dair kararın kesinleştiği tarihte başlar. (7. Hukuk Dairesi, 2025/288 E., 2025/3752 K., 18.09.2025)
- Mahkemelerin, mirasçılara henüz tebligat yapılmadığı gerekçesiyle yasal sürelerin dolmadığını belirtmesi uygulamadadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/3547 E., 2025/3920 K., 29.09.2025)
- Mirasın iflas yoluyla tasfiyesi gibi ayrı istemlerde 597. maddenin tebligat hükmünün de dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/9366 E., 2025/1939 K., 17.02.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebliğin yapıldığını ispat yükü tebliği çıkaran mahkemededir; tebligat evrakı ve tebliğ mazbatası ile ispatlanır.
- Hak sahibi, tebliğin kendisine yapılmadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı ispatla yükümlüdür; tebligat evrakındaki kayıtlar aksini gösterebilir.
- Adresi bilinmeyen kişiye ilan yapıldığını ispat yükü mahkemededir; ilanın yapıldığını gösteren belge ile ispatlanır.
- Tebliğ giderinin terekeden karşılandığı, tereke hesabı veya masraf belgesi ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.595: Vasiyetnamenin açılması ve okunmasına ilişkin düzenlemedir; bu madde tebliğin ön koşulu olan açılma işlemini düzenler.
- 4721 m.596: Vasiyetnamenin açılması sırasında ilgililerin hazır bulunmalarına ilişkin hükümleri içerir; tebliğle birlikte uygulanır.
- 4721 m.612: Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi ile ilgilidir; bu madde kapsamında düzenlenmemiştir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebligat yapılmasında, ilanın usulü ve tebliğ tarihi bakımından uygulanır.

## [TMK m.598 — Mirasçılık belgesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-598)

TMK m.598, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesini düzenler. Yasal mirasçılara, mirasçı atananlara ve vasiyet alacaklılarına hangi koşullarda bu sıfatlarını gösteren belgenin verileceğini, belgenin verildiği merciler ile itiraz ve geçersizlik ileri sürme imkanlarını belirler. Kimlerin belge talep edebileceği, itiraz süresi ve belgenin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebilmesi bu maddenin konusudur. Madde, belgeye yetkili mahkeme ve noterlik usulünün ayrıntılarını, vasiyetname örneğinin tebliğini, belgenin iptali davasının görev ve husumetini düzenlemez; bunlar ilgili usul ve yönetmelik hükümlerine (ör. 4721 sayılı Kanun m.597, 6100 sayılı Kanun m.384 ve Noterlik Kanunu m.71A) bırakılmıştır. Ölüme bağlı tasarrufun iptali davası ise maddede yalnızca saklı tutulmuş, dava koşulları ayrıca düzenlenmemiştir.

### Mirasçılık belgesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)**: Yasal ve atanmış mirasçıların ile vasiyet alacaklılarının bu sıfatlarını gösteren resmi belgedir. Uygulamada veraset ilamı olarak da anılır ve mirasçılığa karine oluşturur.
- **Yasal mirasçı**: Kanunun miras sırasına ilişkin hükümleri uyarınca, mirasbırakanın ölümüyle kanundan doğrudan mirasçı olan kişidir. Belge bu kişiler için kendi başvurusu üzerine verilir.
- **Mirasçı atama**: Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetname ile, mirasçı olarak belirlediği kişiye ilişkin işlemdir. Bu kişi için belge yalnızca bir ay içinde itiraz edilmemesi koşuluyla verilir.
- **Vasiyet alacaklısı**: Mirasbırakanın vasiyetname ile lehine belirli bir malvarlığı değeri bıraktığı kişidir. Mirasçı atanmış sayılmaz; belge yine ancak itiraz yokluğunda verilir.
- **Mirasçılığın geçersizliği**: Verilmiş belgenin dayandığı mirasçılık tespitinin hukuken geçerli olmadığı durumdur. Bu ileri sürme her zaman yapılabilir, yani bir süreye bağlı değildir.
- **Ölüme bağlı tasarrufun iptali**: Vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarrufun geçersizliğinin ayrı bir dava ile ileri sürülmesidir. Mirasçılık belgesi verilmiş olsa bile bu dava hakkı saklıdır.

### Mirasçılık belgesi: hangi şartlar aranır?

- Yasal mirasçı belgesi için başvuranın yasal mirasçı olduğunun belirlenmesi gerekir; belge bu tespit üzerine sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir.
- Mirasçı atanan veya vasiyet alacaklısı olan kişi için belge verilebilmesi için, mirasçılar veya başka vasiyet alacaklılarına tasarrufun bildirilmiş olması ve bildirimden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmemiş olması gerekir.
- Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı için itiraz süresi dolmadan belge verilemez; itiraz yapılırsa belge verilmez.
- Belgeye dayanan kişinin mirasçılık sıfatı, belgede yer alan tespitler ile gerçek durum arasında uyuşmazlık varsa belge geçersizdir; geçersizlik ileri sürülebilir.
- Belgenin verilmesine rağmen ölüme bağlı tasarrufun iptali davası açılma hakkı ayrıca saklıdır; belge verilmiş olması bu hakkı ortadan kaldırmaz.

### Mirasçılık belgesi: hangi sonuçları doğurur?

- Yasal mirasçı olduğu belirlenen kişiye, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatını gösteren belge verilir.
- Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı, bir aylık itiraz süresi içinde itiraz edilmezse sulh mahkemesince bu sıfatı gösteren belge alabilir.
- Bir aylık süre içinde itiraz edilirse atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı lehine belge verilmez.
- Verilmiş mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; bu ileri sürme bir süreye bağlı değildir.
- Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı belge verilmesine rağmen saklıdır.

### Yasal mirasçı ile atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı arasındaki fark nedir?

- Yasal mirasçı, kanunun miras sırasına göre doğrudan mirasçı olan kişidir; başvurusu üzerine yasal mirasçılığı tespit edilerek belge verilir.
- Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı, ölüme bağlı tasarrufla lehine karar verilen kişidir ve ilk aşamada ilgililere bildirim yapılır.

Sonuç: Yasal mirasçıya bildirim ve bir aylık itiraz süresi uygulanmaz; atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı için bir aylık itiraz süresi beklenir ve itiraz varsa belge verilmez.

### Bir aylık itiraz süresi ile belgenin geçersizliği arasındaki fark nedir?

- Bir aylık süre, atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı lehine belge verilmesine ilişkin itiraz imkanını sınırlar.
- Belgenin geçersizliği ise süreye bağlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.

Sonuç: Bir ay geçtikten sonra da belgenin geçersizliği ileri sürülebilir; itiraz süresi yalnızca ilk verilme aşamasını etkiler.

### Belgenin verilmesi ile ölüme bağlı tasarrufun iptali arasındaki fark nedir?

- Mirasçılık belgesinin verilmesi, mirasçılık sıfatının belgelenmesi işidir.
- Ölüme bağlı tasarrufun iptali davası, vasiyetnamenin geçerliliğine yönelik ayrı bir dava hakkıdır.

Sonuç: Belge verilmiş olsa da iptal davası açılabilir; iki yol birbirinden bağımsızdır.

### Mirasçılık belgesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir aylık itiraz süresini, belgenin geçersizliği ileri sürme süresiyle karıştırmak; itiraz süresi yalnızca atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı için belgenin verilmesine ilişkindir, geçersizlik her zaman ileri sürülebilir.
- Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısına, itiraz süresi dolmadan belge vermek.
- Yasal mirasçı için de bir aylık itiraz süresini uygulamak; bu süre yalnızca atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı için geçerlidir.
- Belgenin verilmesi ile vasiyetnamenin geçerliliğinin kesinleştiğini sanmak; ölüme bağlı tasarrufun iptali davası saklıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilmektedir ve mirasçılığa karine oluşturduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/819 E., 2025/800 K., 10.12.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/12493 E., 2026/3493 K., 02.03.2026)
- Belgenin geçersizliği her zaman ileri sürülebildiğinden, belgenin verilmesinden sonra da mirasçılık tespiti dava yoluyla değiştirilebilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1595 E., 2025/4870 K., 19.11.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2025/12493 E., 2026/3493 K., 02.03.2026)
- Belgenin iptali ve yeni belge verilmesi istemi, mirasçılar arasında uyuşmazlık olduğu hallerde mirasçılardan birinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir; bu konuda 5. Hukuk Dairesi kararları aynı yönde ilerlemektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/14419 E., 2026/4308 K., 09.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/12493 E., 2026/3493 K., 02.03.2026)
- Mirasçılık belgesi verilmesi işi, yargılama gerektirmeyen ve ilgililer arasında uyuşmazlık bulunmayan hallerde sulh mahkemesi veya noter tarafından yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/466 E., 2023/396 K., 03.05.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2024/947 E., 2024/4729 K., 22.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Mirasçılık belgesi talep eden yasal mirasçı, mirasçılığını nüfus kayıtları ile ispatlar; nüfus kayıtları mirasçılığın tespitinde esas alınır.
- Atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı, belge talebinin bildirildiğini ve itiraz süresinin geçtiğini ispatlamakla yükümlüdür; bildirimin yapıldığı belgeyle gösterilir.
- Belgeye itiraz eden kişi, itirazının bir aylık süre içinde yapıldığını ve dayanağını ispat etmekle yükümlüdür.
- Mirasçılık belgesinin geçersizliğini ileri süren kişi, belgede yer alan mirasçılık tespitinin gerçeğe uymadığını ispatlamakla yükümlüdür; belge aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
- Ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını açan kişi, vasiyetnamedeki geçersizlik nedenini ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.597](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-597): Vasiyetnamenin açılması ve mirasta hak sahiplerine onaylı örneğinin tebliği düzenlenir. Atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısına belge verilmesinden önce bu bildirim ve tebliğ süreci işler.
- [4721 sayılı Kanun m.589](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-589): Mirasçılık belgesi talebinin yetkili sulh mahkemesinin belirlenmesinde miras bırakanın son yerleşim yeri esas alınır; belge bu yerleşim yeri mahkemesine başvuruyla istenir.
- [4721 sayılı Kanun m.382](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-382): Mirasçılık belgesi verilmesi bir çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır; sulh mahkemesinin başvuru üzerine yaptığı işlem bu niteliktedir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir ay | [m.590](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-590) | Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa, Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır. |
| bir ay | [m.594](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-594) | Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını… |
| bir yıl | [m.594](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-594) | Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını… |
| bir ay | [m.596](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-596) | Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. |
| bir ay | [m.598](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-598) | Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh… |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/819 E., 2025/800 K., 10.12.2025 (m.598)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/466 E., 2023/396 K., 03.05.2023 (m.598)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/13453 E., 2026/4266 K., 09.03.2026 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/13641 E., 2026/4278 K., 09.03.2026 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/13746 E., 2026/4296 K., 09.03.2026 (m.596)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/14419 E., 2026/4308 K., 09.03.2026 (m.598)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/12966 E., 2026/3529 K., 02.03.2026 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/13317 E., 2026/3532 K., 02.03.2026 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/12485 E., 2026/3487 K., 02.03.2026 (m.596)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/12489 E., 2026/3489 K., 02.03.2026 (m.596)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/12493 E., 2026/3493 K., 02.03.2026 (m.598)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1595 E., 2025/4870 K., 19.11.2025 (m.598)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/3547 E., 2025/3920 K., 29.09.2025 (m.597)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/7696 E., 2025/11696 K., 22.09.2025 (m.596)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/288 E., 2025/3752 K., 18.09.2025 (m.595, m.597)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/7015 E., 2025/10481 K., 07.07.2025 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/7911 E., 2025/10498 K., 07.07.2025 (m.589)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/8272 E., 2025/10501 K., 07.07.2025 (m.596)
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/5422 E., 2025/9461 K., 23.06.2025 (m.590)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4574 E., 2025/2691 K., 20.05.2025 (m.595, m.596, m.597)
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/9366 E., 2025/1939 K., 17.02.2025 (m.597)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/5025 E., 2025/551 K., 06.02.2025 (m.595, m.597)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/947 E., 2024/4729 K., 22.10.2024 (m.598)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5114 E., 2024/3815 K., 12.09.2024 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/441 E., 2024/1737 K., 25.03.2024 (m.595)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4789 E., 2024/714 K., 08.02.2024 (m.595)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7174 E., 2024/573 K., 05.02.2024 (m.595)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4766 E., 2023/6256 K., 14.12.2023 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4774 E., 2023/5656 K., 23.11.2023 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4908 E., 2023/5483 K., 09.11.2023 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4909 E., 2023/5487 K., 09.11.2023 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4776 E., 2023/5488 K., 09.11.2023 (m.594)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/2615 E., 2023/3437 K., 15.06.2023 (m.597)
- 8. Hukuk Dairesi, 2013/18367 E., 2014/13160 K., 23.06.2014 (m.590, m.591)
- 8. Hukuk Dairesi, 2013/14189 E., 2014/3222 K., 24.02.2014 (m.590, m.591)
- İkinci Bölüm, 2014/7538 E., 13.09.2017 (m.592)
- Genel Kurul, 2014/17751 E., 13.10.2016 (m.591)
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/592 E., 2023/1020 K., 29.12.2023 (m.592)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/koruma-onlemleri
