---
title: "Rehin derecesi ve rehnin paraya çevrilmesi — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.870–880"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/rehin-derecesi-ve-rehnin-paraya-cevrilmesi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Rehin derecesi ve rehnin paraya çevrilmesi

Medeni Hukuk › Eşya hukuku › Sınırlı aynî haklar › Taşınmaz rehni › Genel hükümler — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.870, taşınmaz rehninde rehin hakkının güvence kapsamının tescilde belirtilen rehin derecesiyle sınırlı olduğunu düzenler ve taşınmaz rehninin ikinci veya daha sonraki derecede kurulabilmesi için önceki derecelerin miktarının tescilde gösterilmesi koşulunu getirir. TMK m.871, aynı taşınmaz üzerinde farklı sıralarda kurulmuş rehin haklarından birinin terkin edilmesinin sonraki sıradaki rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı verip vermeyeceğini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.870–880 hükümlerini kapsar: rehin derecesinin hükümleri, rehin dereceleri arasındaki ilişki, boş dereceler, paraya çevirme şekli, satış bedelinin dağıtılması, güvencenin kapsamı, zorunlu masrafların güvencesi, öncelik, borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi, sigorta tazminatı üzerinde hak, alacaklının temsili.

- [TMK m.870 — Rehin derecesinin hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-870)
- [TMK m.871 — Rehin dereceleri arasındaki ilişki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-871)
- [TMK m.872 — Boş dereceler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-872)
- [TMK m.873 — Paraya çevirme şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-873)
- [TMK m.874 — Satış bedelinin dağıtılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-874)
- [TMK m.875 — Güvencenin kapsamı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-875)
- [TMK m.876 — Zorunlu masrafların güvencesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-876)
- [TMK m.877 — Öncelik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-877)
- [TMK m.878 — Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-878)
- [TMK m.879 — Sigorta tazminatı üzerinde hak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-879)
- [TMK m.880 — Alacaklının temsili](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-880)

## [TMK m.870 — Rehin derecesinin hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-870)

Madde, taşınmaz rehninde rehin hakkının güvence kapsamının tescilde belirtilen rehin derecesiyle sınırlı olduğunu düzenler ve taşınmaz rehninin ikinci veya daha sonraki derecede kurulabilmesi için önceki derecelerin miktarının tescilde gösterilmesi koşulunu getirir. Kapsam, taşınmaz malikinin ve rehinli alacaklının bu sınırın içinde ve dışında kalan hakları bakımından uygulanır. Madde, derece sisteminin tapu siciline tescil edilen tüm taşınmaz rehinlerine ilişkindir. Rehin derecelerinin boşalması ve yeniden kullanılması (m.871), derece sırasında boş derecenin değerlendirilmesi (m.872), yan derece ve saklı tutulan derece ayrıntıları (m.874 ve TST m.34), taşınır rehni (m.866 vd. ve m.5 vd. hükümleri) ile rehinin sona ermesi ve terkin usulü düzenlemez.

### Rehin derecesinin hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Rehin derecesi**: Taşınmaz üzerindeki rehin haklarının tapu siciline tescil edilen teminat miktarı üzerinden sıralanmasını sağlayan öncelik düzenidir. Derece, rehin hakkının güvence kapsamını ve paraya çevirmede hangi sırada karşılanacağını belirler.
- **Teminat miktarı**: Tescilde belirtilen derecenin üst sınırını oluşturan tutardır. Rehinin sağladığı güvence bu tutarı aşamaz; tutar aşılırsa aşan kısım bu derece bakımından korunmaz.
- **Yan (alt) derece**: Aynı derecenin teminat miktarı dahilinde birden fazla taşınmaz rehni kurulmasıyla oluşan alt bölümdür. Yan derecelerin toplamı ana derecenin teminat miktarını aşamaz.
- **Sonraki derece ile taşınmaz rehni**: Önce gelen derecelerin miktarının tescilde açıkça belirtilmesi koşuluyla, ilk derecede olmayan bir rehin hakkının ikinci veya daha sonraki sıraya tescil edilmesidir. Önceki derecenin miktarı belirtilmemişse bu sıra kurulamaz.

### Rehin derecesinin hükümleri: hangi şartlar aranır?

- Taşınmaz rehninin tapu siciline tescil edilmesi gerekir; derece sınırı ancak tescilde açıkça belirtilirse hukuken geçerli olur.
- Rehinle sağlanan güvencenin kapsamı tescilde yazılan derece miktarıyla sınırlı tutulmalıdır; bu sınırın üstündeki alacak rehin güvencesi kapsamında değildir.
- Taşınmaz rehni birinci dereceden farklı bir sırada kurulacaksa, sırada kendisinden önce gelecek rehinlerin miktarı tescilde belirtilmelidir.
- Önceki derecelerin miktarı belirtilmeden ikinci veya daha sonraki derecede rehin kurulamaz.

### Rehin derecesinin hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

- Rehin güvencesi tescilde belirtilen derece miktarını aşamaz; bu sınırı aşan alacak için rehin hakkı korunmaz.
- Önceki derecelerin miktarı tescilde belirtilmişse, ikinci veya daha sonraki derecede taşınmaz rehni geçerli olarak kurulabilir.
- Önceki derecelerin miktarı tescilde belirtilmemişse, ikinci veya daha sonraki derecede kurulan rehin tesis edilemez.
- Derece miktarı sınırlı olduğundan, paraya çevirme sonucunda derece içindeki alacaklı teminat miktarını aşan bir tahsilat yapamaz; aşan kısım sonraki derecelere veya malike kalır.
- Birinci derece dışında tescil edilen rehinin sırası, önceki rehinlerin tescilde gösterilen miktarına göre belirlenir.

### Birinci derece ile ikinci ve sonraki derece arasındaki fark nedir?

- Birinci derecede kurulan taşınmaz rehni doğrudan teminat miktarına kadar güvence sağlar; ön derece bulunmadığından ayrıca bir önceki miktarın belirtilmesi gerekmez.
- İkinci veya daha sonraki derecede kurulan rehin, önce gelen rehinlerin miktarının tescilde gösterilmesi koşuluna bağlıdır.

Sonuç: Önceki derecelerin miktarı tescilde yoksa ikinci veya sonraki derecede rehin tesisi mümkün olmaz; birinci derecede bu koşul aranmaz.

### Tescilli teminat sınırı ile alacağın asıl tutarı arasındaki fark nedir?

- Rehin, tescilde belirtilen derece miktarına kadar güvence sağlar.
- Rehin altındaki asıl alacak bu tutarın üzerinde olabilir; kalan kısım kişisel alacak olarak kalır.

Sonuç: Derece sınırının üstündeki alacak bakımından rehinli alacaklı paraya çevirme gelirinden yalnızca derece miktarı kadar pay alır, aşan kısım için rehin açığı doğar.

### Yan derece ile ana derece arasındaki fark nedir?

- Aynı derecenin teminat miktarı içinde kurulan yan derecelerin toplamı ana derecenin miktarını geçemez.
- Ana derecenin miktarı yan derecelerin tescilinde ölçü olarak alınır.

Sonuç: Yan derecelerin toplamı ana derecenin miktarını aşan bir rehin tesisi geçersiz sayılır.

### Rehin derecesinin hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Derece sınırını alacağın tamamı ile karıştırmak; rehinin güvencesinin tescilde belirtilen derece miktarıyla sınırlı olduğunu gözden kaçırmak.
- Birinci derece kuralını ikinci ve sonraki derecelere de uygulamak; önceki derecelerin miktarının tescilde belirtilmesi koşulunu atlamak.
- Yan derece toplamını ana derecenin miktarıyla karşılaştırmadan rehin tesisini geçerli saymak.

### Nasıl ispat edilir?

- Önceki derecelerin tescilde belirtilen miktarı, tapu kütüğü kaydından ispat edilir; ikinci veya sonraki derecede rehin talep eden taraf bu kaydın varlığını göstermelidir.
- Derece sınırının aşılıp aşılmadığı tapu kaydındaki teminat miktarı ile rehin sözleşmesinin karşılaştırılmasıyla belirlenir; rehinli alacaklının derece dışındaki alacağı bakımından ispat yükü alacaklıdadır.
- Tescilde miktar belirtilmediği iddiası, tapu kaydının kendisiyle ispatlanır; kaydın içeriği belgeyle çürütülmedikçe tescile uygun kabul edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.871: Bu maddede kurulan derece sınırı, terkin edilen rehin hakkı yerine yeni rehin kurulmasını ve boşalan derecenin malik tarafından kullanılmasını düzenler.
- 4721 m.872: Derece sınırı içinde kalan boş derecenin paraya çevirmede nasıl değerlendirileceğini belirler.
- 4721 m.874: Aynı derecedeki yan derecelerin sırasını ve dağıtımını düzenler.
- 4721 m.851: Taşınmaz rehninin yabancı para üzerinden kurulması halinde derece miktarının hesaplanmasında dikkate alınır.
- Tapu Sicili Tüzüğü m.34: Saklı tutulan derecenin teminat miktarıyla birlikte tapu kütüğüne tescilini düzenler.

## [TMK m.871 — Rehin dereceleri arasındaki ilişki](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-871)

Madde, aynı taşınmaz üzerinde farklı sıralarda kurulmuş rehin haklarından birinin terkin edilmesinin sonraki sıradaki rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı verip vermeyeceğini düzenler. Ayrıca terkin edilen rehin hakkı yerine yeni bir rehin kurulabilmesine ve boşalan dereceye ilerleme hakkı tanıyan sözleşmelerin şekil ve tescil koşullarına değinir. Madde, sabit dereceler sistemi çerçevesinde uygulanır ve taşınmaz rehnine ilişkindir. Dereceler arasında otomatik ilerlemenin olmadığı kuralı ile bu kuralın istisnası olan sözleşmesel ilerleme birlikte ele alınır. Madde, derecenin teminat miktarının sonradan artırılmasını, yan derecelerin kurulmasını ve sıra kararlaştırmasının ayrıntılarını düzenlemez; bunlar m.870 ve m.874 kapsamındadır. Taşınır rehni ve taşınmaz rehninde boş derecenin paraya çevrilme sırasındaki dağıtımı da bu maddenin konusu değildir.

### Rehin dereceleri arasındaki ilişki: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sabit dereceler sistemi**: Taşınmaz rehinlerinin sırasının ve teminat miktarının kuruluş anında belirlenen dereceye bağlı olduğu sistemdir. Bir önceki derecedeki rehin sona erse de sonraki rehin kendiliğinden öne geçmez.
- **Boşalan derece**: Bir derecede kayıtlı rehin terkin edildiğinde ortaya çıkan, teminat miktarı kadar serbest kalan sıradır. Malik bu derecede yeni rehin kurabilir.
- **Terkin**: Taşınmaz rehin hakkının tapu kütüğündeki kaydının silinmesidir. Terkin, rehin hakkının sona erdiğini tapu sicilinde göstermek için yapılır.
- **Boşalan dereceye geçme hakkı (ilerleme hakkı)**: Sonraki sıradaki rehinli alacaklının, önceki derecenin boşalması halinde o dereceye geçebilmesi için malik ve rehinli alacaklı arasında kurulan sözleşmeye dayanan haktır. Kanun bu hakkın kendiliğinden doğmadığını, sözleşmeyle tanınması gerektiğini kabul eder.
- **Aynî etki**: Sözleşmenin tarafları dışındaki kişilere, özellikle sonraki rehin hakkı sahiplerine karşı da ileri sürülebilen hukuki etkidir. Bu etkinin doğması için tapu siciline tescil gerekir.

### Rehin dereceleri arasındaki ilişki: hangi şartlar aranır?

- Önce gelen rehin hakkının terkin edilmiş olması gerekir; terkin, boşalan derecenin sistemde ortaya çıkmasının tek başına şartıdır.
- Terkin edilen rehin yerine yeni bir rehin kurulmak isteniyorsa, yeni rehin boşalan derecenin teminat miktarını aşmamalıdır.
- Sonraki sıradaki rehinli alacaklıya boşalan dereceye geçme hakkı tanınmak isteniyorsa, bunu sağlayan bir sözleşme malik ile rehinli alacaklı arasında yapılmalıdır.
- Bu sözleşme resmî şekilde yapılmalıdır.
- Sözleşmenin aynî etki doğurması için tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir.
- Boşalan dereceye geçme hakkı, sözleşme ile tanınmadıkça sonraki rehinli alacaklıya kendiliğinden doğmaz.

### Rehin dereceleri arasındaki ilişki: hangi sonuçları doğurur?

- Önceki sıradaki rehin terkin edilse de sonraki sıradaki rehinli alacaklı kendiliğinden boşalan dereceye geçmez.
- Terkin edilen rehin yerine yeni bir rehin kurulabilir; bu yeni rehin boşalan derecenin teminat miktarını aşamaz.
- Boşalan dereceye geçme hakkı, resmî şekilde yapılan ve tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeyle sonraki rehinli alacaklıya tanınabilir.
- Resmî şekle uyulmadan yapılan ilerleme sözleşmesi geçersizdir.
- Şerh verilmemiş ilerleme sözleşmesi tarafları bağlar ancak sonraki rehin hakkı sahiplerine karşı aynî etki doğurmaz.
- Boşalan derece, sözleşme yoksa sonraki rehinli alacaklılar lehine kullanılamaz; bu derecede malik yeni rehin kurabilir.

### Kendiliğinden ilerleme ile sözleşmeyle ilerleme arasındaki fark nedir?

- Önceki derecedeki rehin terkin edildiğinde sonraki rehin kendiliğinden öne geçmez; sabit dereceler sistemi bunu kabul eder.
- Malik ile sonraki sıradaki rehinli alacaklı arasında boşalan dereceye geçme hakkı tanıyan sözleşme yapılırsa, bu hak sonraki alacaklıya tanınmış olur.

Sonuç: Sözleşme yoksa sonraki rehin derecesinde kalır; sözleşme varsa resmî şekil ve tapu şerhi ile birlikte boşalan dereceye geçebilir.

### Yeni rehin kurma hakkı ile boşalan dereceye ilerleme hakkı arasındaki fark nedir?

- Malik, terkin edilen rehin yerine boşalan derece içinde yeni bir rehin kurabilir; bu malikin tasarruf yetkisidir.
- Sonraki rehinli alacaklının boşalan dereceye geçmesi ise başka bir rehinli alacaklıya tanınan ayrı bir haktır ve sözleşme gerektirir.

Sonuç: Malikin yeni rehin kurması için sözleşmeye gerek yoktur; ilerleme hakkı için sözleşme ve şekil şarttır.

### Sözleşmenin geçerliliği ile aynî etkisi arasındaki fark nedir?

- Boşalan dereceye geçme hakkını tanıyan sözleşmenin geçerliliği resmî şekle bağlıdır.
- Sözleşmenin aynî etki doğurması, yani üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir.

Sonuç: Resmî şekle uyulmayan veya şerh verilmeyen sözleşme, ilerleme hakkını sonraki rehinli alacaklıya kazandırmaz.

### Rehin dereceleri arasındaki ilişki: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Önceki rehin terkin edilince sonraki rehinin kendiliğinden öne geçtiğini kabul etmek; kanun bu ilerlemeyi ancak sözleşmeyle tanır.
- Boşalan dereceye geçme sözleşmesinin yazılı olması yeterlidir sanmak; resmî şekil zorunludur.
- Sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edilmeden sonraki rehin hakkı sahiplerine karşı etkili olacağını düşünmek.
- Malikin boşalan derecede yeni rehin kurarken sonraki rehinli alacaklıların rızasını aramak; bu konuda malik serbesttir, ancak yeni rehin boşalan derecenin teminat miktarını aşamaz.

### Nasıl ispat edilir?

- Boşalan dereceye geçme hakkını ileri süren sonraki sıradaki rehinli alacaklı, bu hakkın malik ile yapılmış bir sözleşmeye dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bu sözleşmenin ispatı için resmî şekle uyulduğunu gösteren resmî senet gerekir; resmî şekle uyulmamış sözleşmeye dayanılamaz.
- Sözleşmenin aynî etkisini ileri süren taraf, tapu kütüğündeki şerhi tapu siciline bakarak ispatlar.
- Önceki rehin hakkının terkin edildiği tapu kütüğü kaydı ile ispatlanır.
- Malikin boşalan dereceye yeni rehin kurduğunu iddia eden taraf, yeni rehin tescilini ve teminat miktarının boşalan derecenin sınırını aşmadığını ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.870: Derecenin teminat miktarının ve sırasının tayinini düzenler; m.871 ise bu sabit dereceler sisteminin boşalan derece bakımından sonucunu belirtir.
- 4721 m.872: Taşınır rehninde boşalan derecenin dağıtımda hesaba katılmaması kuralını içerir; taşınmaz rehninde m.871 ile bağlantılı olarak karşılaştırmada kullanılır.
- 4721 m.874: Aynı derecedeki yan derecelerde sıranın kararlaştırılmaması halinde paylaşımı düzenler; boşalan derecede yeni rehinlerin sıralamasında dolaylı olarak uygulanır.
- 4721 m.851: Taşınmaz rehninin yabancı para üzerinden kurulması halinde derecenin hesabına ilişkin olarak metinde anılır.

## [TMK m.872 — Boş dereceler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-872)

Bu madde, aynı taşınmaz üzerinde birden fazla rehin bulunduğunda, taşınmazın paraya çevrilmesinden elde edilen satış bedelinin hangi sırayla dağıtılacağını düzenler. Sonraki sıradaki rehinli alacaklıya payın ne zaman ve hangi koşulda geçeceğini, özellikle önceki derecedeki rehinin bulunmaması, borçlunun önceki rehin senedi üzerinde tasarruf etmemiş olması ve önceki rehinli alacağın tescilde belirtilen miktardan az kalması hallerinde boş derecenin hesaba katılmadan dağıtımı kurar. Madde yalnız taşınmaz rehnine ilişkindir ve kişilere değil rehinli alacaklılara uygulanır. Boş derece oluşumunu, boş dereceye ilerleme sözleşmesinin kuruluşunu ve içeriğini düzenlemez (m.871). Yan derecelerde paylaşım kuralını düzenlemez (m.874). Rehin hakkının terkinini ve rehin sözleşmesinin şeklini düzenlemez (m.871, m.851 ilgili hükümler).

### Boş dereceler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Rehin derecesi**: Aynı taşınmaz üzerindeki rehin haklarının tescil sırasına göre aldığı öncelik basamağıdır. Her derecenin, tescilde belirtilen bir teminat miktarı vardır.
- **Boş derece**: Önceki bir rehin hakkının terkin edilmesi, sona ermesi veya alacağın tescil miktarından az kalması yüzünden içi boşalmış derecedir. Boş derece, sonraki rehin hakkının kendiliğinden yukarı ilerlemesine imkân verir.
- **Tescilde belirtilen miktar**: Taşınmaz siciline derece için yazılan teminat tutarıdır. Önceki rehinli alacağın bu tutardan az kalması, derecenin kısmen boş kalmasına yol açar.
- **Önceki bir rehin senedi üzerinde tasarruf**: Borçlunun, ilk derecedeki rehin senedini devretmek, rehnetmek veya başka biçimde üzerinde hak doğuracak işlem yapmasıdır. Tasarruf yapılmamışsa rehin senedi borçlunun elinde kalmış demektir.
- **Satış bedeli**: Taşınmazın paraya çevrilmesiyle elde edilen tutardır. Dağıtım, bu bedel üzerinden derece sırasına göre yapılır.

### Boş dereceler: hangi şartlar aranır?

- Taşınmaz üzerinde sonraki sıradaki bir rehin hakkı bulunmalıdır ve bu hakkın önünde ayrıca bir rehin hakkı kalmamış olmalıdır ya da önceki rehin hakkı sona ermiş olmalıdır.
- Önceki sırada bir rehin hakkı varsa, borçlunun bu rehin senedi üzerinde tasarruf etmemiş olması gerekir.
- Önceki sırada bulunan rehinli alacak, o derece için tescilde belirtilen miktardan az olmalıdır; bu durumda boş kalan kısım sonraki alacaklılara geçer.
- Taşınmazın paraya çevrilmesi yoluyla satış bedeli elde edilmiş olmalıdır.
- Boş derece, dağıtımda hesaba katılmaz; satış bedeli doğrudan sonraki alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.

### Boş dereceler: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde, boş derece hesaba katılmadan satış bedeli sonraki alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
- Önceki sırada rehinli alacak tescil miktarı kadar ise, sonraki alacaklılar boş derece payından yararlanamaz ve sıra değişmeden korunur.
- Önceki rehin senedi üzerinde borçlu tasarruf etmişse bu madde uygulanmaz ve boş derece hesaba katılmaz; ilgili derece üzerinden dağıtım yapılır.
- Boş derece, sonraki rehinli alacaklının aleyhine değil lehine işleyerek ona geçiş imkânı sağlar.

### Önceki rehinin hiç bulunmaması ile önceki rehinli alacağın tescil miktarından az kalması arasındaki fark nedir?

- Önceki sırada hiç rehin hakkı yoksa ya da bulunan rehin sona ermişse, sıra tamamen boştur.
- Önceki rehin mevcut ama alacak tescilde yazılı miktardan azsa, derecenin bir kısmı boş kalır.

Sonuç: Her iki halde de boş kalan kısım hesaba katılmadan sonraki alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.

### Borçlunun önceki rehin senedi üzerinde tasarrufu var ile yok arasındaki fark nedir?

- Borçlu önceki rehin senedi üzerinde tasarruf etmişse, bu senet kendisine dönmemiştir ve boş derece oluşmaz.
- Borçlu önceki rehin senedi üzerinde tasarruf etmemişse, ilk sıra boş kalabilir.

Sonuç: Yalnız tasarruf yapılmadığı hallerde sonraki alacaklılara boş derece üzerinden geçiş mümkün olur.

### Boş dereceler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Boş derece payını dağıtımda hesaba katmak; bu maddeye göre boş derece hesaba katılmadan sıraya göre dağıtım yapılır.
- Tescilde belirtilen miktarı ile fiilen kalan alacak miktarını karıştırmak; sıra hesabında tescil miktarı esas alınır.
- Borçlunun önceki rehin senedi üzerindeki tasarrufunu gözden kaçırıp dağıtımı doğrudan sonraki alacaklılara yapmak.

### Nasıl ispat edilir?

- Boş derecenin varlığını ve sonraki alacaklının dağıtımdan pay isteme hakkını ileri süren alacaklı, tescil kaydıyla önceki derecenin tescilde belirtilen miktarını ispatlar.
- Önceki rehinli alacağın tescil miktarından az kaldığını ileri süren taraf, alacağın ödenmiş ya da azalmış olduğunu belgeyle ispatlar.
- Borçlunun önceki rehin senedi üzerinde tasarruf etmediğini ileri süren taraf, senedin tapu sicilinde ya da elinde kaldığını gösteren belgeyle ispatlar; tasarrufu öne süren taraf bunu yazılı belgeyle kanıtlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.871: Boş derece oluşumunu ve boş dereceye ilerleme hakkını düzenler; bu madde ise oluşan boş derecenin dağıtımdaki sonucunu belirler.
- 4721 m.874: Aynı derecedeki yan rehinlerde paylaşım kuralını düzenler; bu maddenin sıra dağıtımında boş derece hesaplamasında dikkate alınır.
- 4721 m.878: İpotek terkin edildiğinde diğer taşınmaz rehin haklarının kendiliğinden ilerlemesini düzenler; bu madde ile birlikte ilerleme sonucunu tamamlar.

## [TMK m.873 — Paraya çevirme şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-873)

Madde, ipotek dahil taşınmaz rehninde alacaklının rehinli taşınmazı paraya çevirerek alacağını satış bedelinden elde etme hakkını düzenler; ayrıca lex commissoria yasağını ve aynı alacağın birden çok taşınmazla güvence altına alınması hâlinde paraya çevirme isteminin kapsamını ve icra dairesinin seçim yetkisini belirler. Madde, rehinli alacaklının taşınmazın mülkiyetini kendiliğinden kazanmasını değil, icra yoluyla satış bedelinden tatmin olmasını öngörür. Taşınır rehnini, gemi rehnini ve sicile kayıtlı gemilerin satışını düzenlemez (TMK m.949, İİK m.150/a vd. ve TTK ilgili hükümleri). Rehinli alacağın takip usulünü, satış isteme sürelerini ve satış usulünü düzenlemez (İİK m.45, m.149-150). Lex commissoria istisnası olan birinci derece alacaklının mülkiyet devri talebini ve tapu sicili işlemlerini bu madde kapsamında değildir (TİTRK m.14, TMK m.1023-1024 ile ilgili düzenlemeler).

### Paraya çevirme şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Rehinli alacaklı**: Alacağının güvencesi olarak borçlunun veya üçüncü kişinin taşınmazı üzerinde ipotek kurulmuş olan alacak sahibidir. Bu sıfır, rehinle güvence altına alınmış alacak için geçerlidir ve güvence dışında kalan kısım için rehinli alacaklı sayılmaz.
- **Lex commissoria yasağı**: Borç ödenmediğinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin kendiliğinden alacaklıya geçeceğine dair sözleşme hükmünün geçersiz olması ilkesidir. Yasak, alacağın muaccel olmasından önce yapılan sözleşmelerde işler; muaccel olduktan sonra taraflar anlaşarak datio in solutum yoluyla devir yapabilir.
- **Satış bedeli**: Rehinli taşınmazın icra dairesi eliyle paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen tutardır. Rehinli alacaklı alacağını bu bedelden alır; bedel alacağı karşılamazsa kalan kısım için borçlunun kişisel sorumluluğu bu maddeden doğmaz.
- **Gerektiği kadar paraya çevirme**: Aynı alacak için birden çok taşınmaz rehnedildiğinde icra dairesinin, alacağın tamamını karşılayacak sayıda taşınmazı seçerek satış yapması yetkisidir. Taşınmazların tamamı hakkında isteme yapılır, ancak satış ölçüsü alacakla sınırlıdır.
- **Taşınmaz rehni (ipotek)**: Bir alacağın güvencesi olarak taşınmaz üzerine tapuya tescil edilen aynî haktır. Madde taşınmaz rehnine ilişkindir; taşınır rehni ve gemi rehni bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Paraya çevirme şekli: hangi şartlar aranır?

- Borcun ödenmemiş olması gerekir; rehinli alacaklının satış talebi ancak borç ödenmediğinde doğar.
- Rehinle güvence altına alınmış bir alacak bulunmalıdır ve paraya çevirme hakkı bu alacakla sınırlıdır.
- Sözleşmede, borç ödenmediğinde taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceği kararlaştırılmamış olmalıdır; bu yöndeki kayıt geçersizdir.
- Aynı alacak birden çok taşınmazla güvence altına alınmışsa paraya çevirme isteminin taşınmazların tamamı hakkında yapılması gerekir.
- Icra dairesi, taşınmazlardan yalnız alacağı karşılayacak kadarını paraya çevirir; bu seçim icra dairesine aittir.
- Satış bedelinin alacağa yetmesi hâlinde rehinli alacaklının alacağı bu bedelden karşılanır; artan kısım hak sahibine verilir.

### Paraya çevirme şekli: hangi sonuçları doğurur?

- Borç ödenmediğinde alacaklı rehinli taşınmazın satış bedelinden alacağını elde etme hakkına sahip olur; taşınmazın mülkiyeti kendiliğinden alacaklıya geçmez.
- Mülkiyetin alacaklıya geçeceğine dair ödeme yapılmazsa geçersiz olan sözleşme hükmü, borçlu aleyhine bir mülkiyet devri doğurmaz.
- Aynı alacak birden çok taşınmazla güvence altındaysa tüm taşınmazlar hakkında paraya çevirme isteminde bulunulabilir, fakat icra dairesi yalnız gerektiği kadarını satar.
- Satış bedeli alacağı karşılamazsa kalan kısım için borçlunun kişisel sorumluluğu bu maddeden doğmaz.
- Satış bedeli alacağı karşılıyorsa artan kısım hak sahibine verilir.
- Borç muaccel olmadan önce yapılan devir sözleşmesi geçersizdir; muaccel olduktan sonra yapılan ifa yerine geçen devir anlaşması ayrı bir değerlendirmeye tabidir.
- Madde hükmü emredicidir; mülkiyet devrine ilişkin ön kayıt taraflarca değiştirilemez.

### Mülkiyet devri sözleşmesi ile datio in solutum arasındaki fark nedir?

- Borç doğmadan veya muaccel olmadan yapılan, borç ödenmezse mülkiyetin alacaklıya geçeceğini öngören sözleşme hükmü.
- Borç muaccel olduktan sonra taraflar arasında yapılan ifa yerine geçen devir anlaşması.

Sonuç: Birinci hâl geçersizdir (m.873/2). İkinci hâl geçerli olabilir; ancak bu, rehinli alacaklının satış yoluna başvurma hakkının yerine geçen bir sözleşmedir.

### Tek taşınmaz ile birden çok taşınmaz rehni arasındaki fark nedir?

- Alacak tek bir taşınmazla güvence altına alınmışsa paraya çevirme isteği o taşınmaz hakkında yapılır.
- Aynı alacak birden çok taşınmazla güvence altına alınmışsa istemin tüm taşınmazlar hakkında yapılması zorunludur.

Sonuç: Birden çok taşınmazda istem tamamını kapsar; icra dairesi ise yalnız gerektiği kadarını satar (m.873/3).

### Gerektiği kadar satış ile tamamının satışı arasındaki fark nedir?

- İcra dairesinin, alacağı karşılayacak taşınmazları seçerek satış yapması.
- Taşınmazların tamamının satılması.

Sonuç: Kural olarak yalnız gerektiği kadarı satılır; tümünün satılması ancak alacağın karşılanması için gerekliyse söz konusudur.

### Güvenceli alacak ile güvence dışı kalan alacak arasındaki fark nedir?

- Rehinle güvence altına alınmış kısım için satış bedelinden öncelikli tatmin söz konusudur.
- Rehinle güvence altına alınmamış kısım için bu madde uygulanmaz.

Sonuç: Güvence dışı kısım için haciz veya iflas yoluna başvurulabilir (İİK m.45 ilişkisi).

### Paraya çevirme şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sözleşmedeki mülkiyet devri kaydını geçerli sayıp tapuda devir talep etmek; bu kayıt m.873/2 gereğince geçersizdir.
- Birden çok taşınmaz rehninde yalnız bir taşınmaz için satış istemek; istem tüm taşınmazlar hakkında yapılmalıdır.
- Birden çok taşınmaz rehninde icra dairesinin tüm taşınmazları satacağını varsaymak; icra dairesi yalnız gerektiği kadarını satar.
- Satış bedeli alacağı karşılamadığında kalan kısım için borçludan doğrudan kişisel sorumluluk talep etmek; bu madde kişisel sorumluluk doğurmaz, kalan alacak için ayrı yol izlenir.
- Lex commissoria yasağını muaccel olduktan sonra yapılan datio in solutum anlaşmalarına da uygulamak; yasak muacceliyetten önceki sözleşmelerdedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Sözleşmede borç ödenmezse rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine dair kaydın geçersiz olduğu ve bu kayda dayanılarak mülkiyet devri talep edilemeyeceği kabul edilmektedir. (Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/970 E., 2023/513 K., 20.09.2023)
- Aynı alacak için birden çok taşınmaz rehnedilmişse, paraya çevirme isteminin taşınmazların tamamı hakkında yapılması gerektiği ve taşınmazlardan birinin takip dışı bırakılmasının bu hükme aykırı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/220 E., 2026/434 K., 07.05.2026; 11. Hukuk Dairesi, 2022/5663 E., 2024/197 K., 11.01.2024)
- Birden çok taşınmaz rehninde icra dairesinin alacağı karşılayacak kadar taşınmazı satması gerektiği ve bu seçimin alacaklının isteğine değil icra dairesinin değerlendirmesine bağlı olduğu kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2026/1145 E., 2026/1635 K., 09.03.2026; 23. Hukuk Dairesi, 2011/2062 E., 2011/2730 K., 20.12.2011)
- Rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçirilmesi yolundaki sözleşmelerin, rehin ilişkisinin kamu düzenine ilişkin bu yasağına dayanılarak incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2023/2323 E., 2024/3584 K., 15.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Rehinli alacaklının satış talebini ileri süren taraf, alacağın rehinle güvence altına alındığını tapu kaydı ve ipotek senedi ile ispatlar.
- Borcun vadesinde ödenmediğini ileri süren taraf, temerrüdü ihtar, hesap özeti veya ödeme belgesi ile ispatlar; borçlu ödemeyi ileri sürüyorsa ödeme belgesini sunmakla yükümlüdür.
- Aynı alacağın birden çok taşınmazla güvence altına alındığı iddiası tapu kayıtları ile ispatlanır; taşınmazlardan birinin takip dışı bırakılması hâlinde bunu savunan taraf gerekçesini belgelemelidir.
- Lex commissoria kaydının varlığını ileri süren alacaklı, sözleşme metnini ibraz etmek zorundadır; kaydın geçersizliği kendiliğinden incelenir.
- Satış bedelinin alacağı karşıladığı veya karşılamadığı iddiası satış sonrası bedel ve alacak hesabı ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.949: Taşınır rehni bakımından lex commissoria yasağının karşılığını düzenler; bu maddenin taşınmaz rehnine ilişkin hükmünü tamamlar.
- 4721 m.864: Taşınmaz rehni süresince alacak için zamanaşımının işlemeyeceğini düzenler; rehinli alacağın korunması bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
- 4721 m.869: Rehinli taşınmaz üzerinde sonradan kurulan sınırlı aynî haklar bakımından rehin hakkının önceliğini düzenler; paraya çevirme sırasında bu hakların terkini bu hükümle belirlenir.
- 4721 m.887: Ödeme isteminin ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye yöneltilmesini düzenler; m.873 kapsamındaki satış yolu bu istemden sonra işler.
- 4721 m.1023: Kesinleşen ipotek kaydına ilişkin tapu sicilinin korunmasını düzenler; rehinin paraya çevrilmesi sırasında tapu kayıtlarının etkisi bakımından ilgilidir.
- 4721 m.1024: Taşınmaz üzerindeki aynî hak kayıtlarının sicilde yer almasına ilişkin ilkeleri düzenler; satışta bu kayıtların dikkate alınması bakımından ilgilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.45: Rehinle güvence altına alınmış alacak için önce rehnin paraya çevrilmesi yolunun izlenmesi zorunluluğunu düzenler; m.873 satış yolunu açar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.149-150: Taşınmaz rehninde ilamlı ve ilamsız takip usulünü, satış isteme süresini ve satış usulünü düzenler; m.873'ün uygulanma biçimini belirler.

## [TMK m.874 — Satış bedelinin dağıtılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-874)

Madde, rehinli taşınmazın paraya çevrilmesinden elde edilen satış bedelinin rehinli alacaklılar arasında dağıtımına ilişkindir. Düzenlediği konular; satış bedelinin sıraya göre dağıtılması ve aynı sırada bulunan alacaklılar arasında oranlı paylaşımdır. Hüküm, rehin hakkının paraya çevrilmesi sonucunda ortaya çıkan bedel bakımından rehin alacaklıları ve bunlarla aynı sırada bulunan alacaklılar arasında uygulanır. Madde, satış bedelinin hangi sırada ve hangi alacaklılara ne zaman ödeneceğini düzenlemez; rehin derecesinin ve rehin hakkının kuruluşunun kendisi (m.856 vd.), rehinli taşınmazın paraya çevrilme usulü (m.873 ve İİK m.123 vd.) ile bedel dışı haklar ve ilk sıranın belirlenmesi (m.869, m.1 satış giderleri) başka maddelerde düzenlenmiştir.

### Satış bedelinin dağıtılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sıra (rehin derecesi)**: Rehin hakkının tescil tarihine göre belirlenen önceliğidir. Aynı taşınmaz üzerindeki rehin hakları, daha eski tarihli olan öne geçer; sıra, satış bedelinin hangi alacaklıya hangi ölçüde ulaşacağını belirler.
- **Aynı sıra**: Aynı tarihli rehinler, yani birbirine eşit öncelikteki rehin hakkı sahiplerinin oluşturduğu gruptur. Bu alacaklılar arasında pay, tek tek öncelik üzerinden değil alacak oranına göre belirlenir.
- **Alacak oranı**: Aynı sıradaki her alacaklının o sıraya düşen satış bedeli içinde pay aldığı orandır. Her alacaklının kendi alacağının, aynı sıradaki alacakların toplamına oranıyla hesaplanır.
- **Satış bedeli**: Rehinli taşınmazın paraya çevrilmesiyle elde edilen tutardır. Dağıtımın konusu bu tutardır; satış giderleri ve diğer öncelikli kalemlerin düşülüp düşülmeyeceği ayrıca değerlendirilir.

### Satış bedelinin dağıtılması: hangi şartlar aranır?

- Rehinli taşınmazın paraya çevrilmiş olması ve satış bedelinin elde edilmiş bulunması gerekir.
- Satış bedelinin rehin alacaklıları arasında dağıtılacağı için birden fazla rehin hakkı veya rehinli alacağın bulunması gerekir.
- Satış bedeli, alacaklılar arasında öncelikle rehin sıralarına göre dağıtılmalıdır; daha önceki sıradaki alacak tamamen karşılanmadan sonraki sıraya ödeme yapılmamalıdır.
- Aynı sıradaki alacaklılar bulunuyorsa, o sıraya düşen bedel alacakları oranında paylaştırılmalıdır.

### Satış bedelinin dağıtılması: hangi sonuçları doğurur?

- Satış bedeli, önce rehin sıralarına göre alacaklılara dağıtılır; bir sıradaki alacaklı tamamen karşılanmadan sonraki sıraya ödeme yapılmaz.
- Aynı sırada birden fazla alacaklı varsa, o sıraya düşen bedel her alacaklının alacağı oranında paylaştırılır.
- Satış bedeli bütün rehinli alacakları karşılamaya yetmezse, dağılım sıra ve oran kurallarına göre yapılır ve kalan alacak için açık kalır.
- Rehin sırasına göre dağıtımda öncelik sağlayan alacaklı önce tatmin edilir; sonraki sıra ancak öncekinin tamamen karşılanmasından sonra sıra gelir.
- Madde, satış bedelinin dağıtımına ilişkin emredici bir kurallar bütünüdür; taraflar sözleşmeyle bu sıralamayı değiştiremez.

### Farklı sıra ile aynı sıra arasındaki fark nedir?

- Rehin tarihi daha eski olan alacaklının sırası önce gelir; ona öncelikle ödeme yapılır.
- Aynı tarihte rehin tesis edilmiş alacaklılar aynı sırada yer alır ve birbirleriyle eşit konumdadır.

Sonuç: Farklı sıradakiler arasında sıra, aynı sıradakiler arasında ise alacak oranı belirleyicidir; bedel önce sıra gereğince, sonra oranla paylaştırılır.

### Sıra ile oran ölçütü: fark nedir?

- Sıra ölçütü, rehinlerin tarihine ve önceliğine göre üst üste uygulanan bir sıralamadır.
- Oran ölçütü, yalnızca aynı sıraya düşen alacaklılar arasında, her birinin alacağının toplam alacağa oranıyla yapılan bölüşümdür.

Sonuç: Oran ölçütü sıra ölçütünün yerini almaz; önce sıra belirlenir, sonra o sıraya düşen tutar oranla dağıtılır.

### Rehinli alacaklı ile diğer alacaklılar arasındaki fark nedir?

- Rehinli alacaklı, rehin hakkının sağladığı önceliğe göre bedelden pay alır.
- Rehinsiz alacaklı, rehinle bağlı satış bedeli üzerinde doğrudan öncelik taşımaz.

Sonuç: Rehinsiz alacaklılar ancak rehinli alacaklıların payından sonra kalan tutardan yararlanabilir; bu madde rehinli alacaklılar arasındaki dağılımı düzenler.

### Satış bedelinin dağıtılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Aynı sıradaki alacaklılar arasında bedeli sıraya göre değil, tarihe göre tek tek dağıtmak; aynı sırada oranlı paylaştırma yapılmalıdır.
- Bir sıradaki alacaklı tamamen karşılanmadan sonraki sıraya ödeme yapmak; sıralama ilkesi ihlal edilmiş olur.
- Satış giderlerini ve ortak giderleri dağıtımdan önce düşmemek; önce bunların ayrılması gerekir.
- Sıra ile oranı birbirinin yerine kullanmak; önce sıra belirlenir, aynı sırada kalan alacaklılar arasında oran uygulanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Satış bedelinin dağıtımında önce satış giderlerinin ve ortak giderlerin düşülmesi, ardından kalan bedelin rehin sıralarına göre dağıtılması kabul edilmektedir.
- Aynı sıradaki alacaklılar arasında oranlı paylaştırma yapılırken sıra cetvelinin oran ölçütüne uygun hazırlanması gerektiği kabul edilmektedir.
- Paylaştırma davasında taşınmazın değerinin ve rehin sıralarının doğru tespit edilmesinin dağıtım sonucunu doğrudan etkilediği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Satış bedelinin dağıtımını isteyen alacaklı, rehin hakkının varlığını ve tescil tarihini tapu kaydıyla ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacağın miktarı ve faiz ile takip giderleri, alacaklının icra dosyasındaki hesap ve belgelerle ispatlanır.
- Aynı sıradaki alacaklılar arasında oran tartışmasında, her alacaklının alacağının miktarı icra dosyası ve sıra cetveli belgeleriyle ortaya konur.
- Dağıtımdan kaçınmak için ileri sürülen ödeme veya sıra değişikliği savunması, bunu iddia eden tarafça yazılı belgeyle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.873: Rehinli taşınmazın paraya çevrilme usulünü düzenler; bedelin elde edilmesi bu maddenin ön koşuludur.
- 4721 m.885: Rehin hakkının paraya çevrilmesinde açık artırma ve bedelin teklif sırasına göre dağıtımına ilişkin hükümler bu maddenin uygulanmasında tamamlayıcıdır.
- 4721 m.886: Yeni malikin teklifi üzerine rehinli alacaklının açık artırma istemesi halinde elde edilen bedelin dağıtımı bu maddeye bağlanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.140: Satış bedelinin alacaklılar arasında yetmemesi halinde sıra cetvelinin düzenlenmesini öngörür; dağıtımın usulü bakımından tamamlayıcıdır.

## [TMK m.875 — Güvencenin kapsamı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-875)

Bu madde, taşınmaz rehninin alacaklıya sağladığı güvencenin kapsamını belirler: ana parayı, takip giderleri ile gecikme faizini ve belirli bir süreyle sınırlı faizleri teminat altına alır ve daha önce tescil edilmiş faiz oranının sonradan gelen alacaklılar aleyhine artırılmasını engeller. Kural taşınmaz rehni bakımından, yani ipotek ve taşınmaz üzerindeki rehin ilişkilerinde uygulanır. Maddede yer almayan konular: zorunlu masrafların ve sigorta primlerinin güvenceye dahil edilmesi (m.876), taşınmazın değer azalmasına karşı alınan önlemler (m.865-867), sigorta tazminatı ve diğer ikame değerler üzerindeki rehin (m.879), rehnin paraya çevrilmesi usulü ile rehnin sona ermesi ve kefalet ilişkisi gibi konular bu maddede düzenlenmemiştir.

### Güvencenin kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Güvencenin kapsamı**: Rehinli alacaklının taşınmazın paraya çevrilmesi sonucunda elde edilecek bedelden karşılanmasını isteyebileceği alacaklar toplamıdır. Bu toplam ana para ile maddede sayılan yan alacakları kapsar; tapuya yazılmış tutarla sınırlı değildir.
- **Takip giderleri**: Alacağın tahsili için icra takibi sırasında yapılan masrafladır. Madde bunları ana para ile birlikte güvence kapsamına alır.
- **Muaccel faiz**: Vadesi gelmiş ve ödenmesi istenebilir hale gelmiş faizdir. Bu maddede yalnızca iflasın açıldığı veya paraya çevirme isteminin yapıldığı tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz güvence altına alınır.
- **Son vadeden itibaren işleyen faiz**: Muaccel hale gelmemiş, son vade tarihinden sonra işlemeye devam eden faizdir. Bu faiz, paraya çevirme gününe kadar teminat kapsamındadır.
- **Üç yıllık faiz sınırı**: Güvencenin muaccel faiz bakımından üst sınırıdır. Üç yıldan eski faizler, tapuda kayıt bulunsa bile bu maddeye göre güvence dışında kalır.
- **Tescilli faiz oranı**: Tapu kütüğüne kaydedilmiş akdi faiz oranıdır. Sonradan gelen alacaklının zararına artırılamaz; artırılması ancak bu alacaklıların rızasıyla mümkündür.

### Güvencenin kapsamı: hangi şartlar aranır?

- Güvencenin ana paraya ilişkin olması için rehnin, rehinle güvence altına alınmış asıl alacağın bulunması gerekir.
- Takip giderleri ile gecikme faizinin güvence kapsamına girmesi için alacağın bu kalemleri de doğurmuş olması gerekir.
- Muaccel faizin güvence kapsamına girmesi için faizin iflasın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar vadesi gelmiş olması ve bu tarihten önceki üç yılla sınırlı kalması gerekir.
- Son vadeden sonra işleyen faizin güvence kapsamına girmesi için bu faizin paraya çevirme gününe kadar işlemiş olması gerekir.
- Daha önce belirlenmiş faiz oranının artırılabilmesi için sonradan gelen alacaklıların rızasının alınmış olması gerekir; rıza yoksa artırım bu alacaklılar bakımından hüküm doğurmaz.

### Güvencenin kapsamı: hangi sonuçları doğurur?

- Muaccel faiz üç yılla sınırlı olarak güvence kapsamına girer; üç yıldan eski faiz rehin güvencesinden yararlanmaz.
- Son vadeden sonra işleyen faiz, paraya çevirme gününe kadar güvence kapsamında kalır.
- Ana para, takip giderleri ve gecikme faizi güvence kapsamına girer.
- Tescilli faiz oranı sonradan gelen alacaklılar aleyhine artırılamaz; bu alacaklıların rızası alınmadan yapılan artırım onlar bakımından hüküm doğurmaz.
- Tapuda kayıtlı teminat tutarı aşılsa bile yan alacaklar bu maddeye göre güvence kapsamında kalabilir.

### Ana para ile yan alacaklar arasındaki fark nedir?

- Ana para, rehinle doğrudan güvence altına alınmış asıl borçtur ve tapuda gösterilen alacak miktarıdır.
- Takip giderleri, gecikme faizi ve sınırlı muaccel faiz, maddenin kendisi tarafından sayılan yan alacaklardır.

Sonuç: Yan alacaklar tapudaki kayıtlı miktara dahil olmak zorunda değildir; tapuda kayıtlı teminat tutarını aşan yan alacaklar da taşınmaz üzerindeki teminattan yararlanabilir.

### Muaccel faiz ile son vadeden sonra işleyen faiz arasındaki fark nedir?

- Muaccel faiz, iflasın açılması veya paraya çevirme isteminden önce vadesi gelmiş faizdir ve üç yıl ile sınırlıdır.
- Son vadeden sonra işleyen faiz, vadesi gelmemiş ama paraya çevirme gününe kadar işlemeye devam eden faizdir.

Sonuç: Birinci grup üç yılla sınırlıdır; ikinci grup ise paraya çevirme gününe kadar teminat kapsamındadır.

### Tescilli faiz oranı ile sonradan belirlenen faiz oranı arasındaki fark nedir?

- Tapuya tescil edilmiş faiz oranı, güvencenin kapsamını belirler.
- Sonradan yapılan artırım, aynı sıradaki veya daha sonraki rehinli alacaklıların hakkını etkiler.

Sonuç: Sonradan gelen alacaklıların rızası olmadan tescilli oran artırılamaz; rıza alınmışsa artırım geçerli olur.

### Güvencenin kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taşınmaz rehninde faizin tamamını güvence kapsamında saymak; yalnızca muaccel olmuş ve üç yılla sınırlı faiz ile son vadeden sonra işleyen faiz güvence altına alınır.
- Tapuda kayıtlı teminat tutarını yan alacaklar için de üst sınır kabul etmek; yan alacaklar tapudaki miktarın dışında kalabilir.
- Sonradan gelen alacaklının rızası olmadan tescilli faiz oranını artırılabilir saymak.
- Üç yıllık süreyi son vadeden değil, rastgele bir tarihten saymak; süre iflasın açıldığı veya paraya çevirme isteminin yapıldığı tarihe göre geriye doğru hesaplanır.
- Zorunlu masraf ve sigorta primlerini bu maddedeki kapsamın içinde saymak; bunlar m.876 kapsamındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kesin borç (karz) ipoteğinde ana para yanında gecikme faizi ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarının da güvence kapsamında olduğu kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1652 E., 2025/1617 K., 29.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2020/2202 E., 2022/1707 K., 25.11.2022)
- Kesin borç ipoteğinin ana para, gecikme faizi ve takip masraflarını kapsadığı, tapudaki kayıt ile sınırlı olmadığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/5489 E., 2024/3314 K., 24.10.2024)
- Üst sınır ipoteğinde, güvence altına alınan alacağın miktarı belirli değilse alacaklının bütün istemlerini karşılayacak biçimde bir üst sınır belirlenebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/2208 E., 2023/1545 K., 28.12.2023)
- Üst sınır (limit) ipoteğinde tüm giderler dahil azami miktarın tapu kaydındaki tutar olarak belirlenmesi, uygulamada güvencenin sınırını gösteren bir unsur sayılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2022/2830 E., 2023/6264 K., 30.10.2023)
- Rehinli alacaklının ipoteğin fekki için ana para dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizini isteyebileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2020/2202 E., 2022/1707 K., 25.11.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Güvence kapsamını ileri süren alacaklı, ana para alacağını ve bu alacağın tapuda rehinle güvence altına alındığını ispatlamakla yükümlüdür; tapu kaydı tek başına alacak miktarını kanıtlamaz.
- Muaccel faizin üç yıllık sınır içinde kaldığını ve son vadenin tarihini alacaklı ispat etmelidir; bunun için sözleşme, ödeme belgeleri ve vade kayıtları kullanılır.
- Takip giderlerinin güvence kapsamına girdiğini gösteren icra dosyası ve masraf belgeleri alacaklı tarafından sunulmalıdır.
- Tescilli faiz oranının sonradan artırıldığını ileri süren alacaklı, bu artırımın sonradan gelen alacaklıların rızasıyla yapıldığını ispat etmek zorundadır; rıza yoksa artırım bu alacaklılar aleyhine sonuç doğurmaz.
- Karşı tarafın itirazı, alacağın ödendiği veya miktarın azaldığı yönündeyse bu savunmayı ödeyen borçlu ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.876](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-876): Zorunlu masraflar ve malik hesabına ödenen sigorta primleri, bu maddedeki kapsama ek olarak tescile gerek kalmadan güvenceden yararlanır.
- [4721 sayılı Kanun m.879](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-879): Sigorta tazminatı gibi ikame değerler üzerindeki rehin hakkının kullanımını düzenler; bu madde ile birlikte ele alınır.
- [4721 sayılı Kanun m.865-867](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-865): Taşınmazın değer azalmasına karşı alınan önlemlerin masrafları bu maddedeki yan alacaklardan ayrıdır.

## [TMK m.876 — Zorunlu masrafların güvencesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-876)

Rehinli taşınmazın korunması için alacaklının yaptığı zorunlu masrafların, özellikle malik adına ödenen sigorta primlerinin, rehinli alacağın güvencesinden tescile gerek olmaksızın yararlanmasını düzenler. Maddede belirli bir süre, oran veya tutar öngörülmemiştir. Hüküm, rehinli alacaklı bakımından uygulanır. Düzenlemediği konular: taşınmazın değer azalmasına karşı alınan önlemler için yapılan masraflar (MK m.865-867), faiz alacaklarının teminat kapsamı (MK m.875), üst sınır ipoteğinin genel esasları ve masrafın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre geri istenmesi (TBK m.526 vd.).

### Zorunlu masrafların güvencesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zorunlu masraf**: Rehinli taşınmazın korunması için yapılması gereken, ertelenmesi mümkün olmayan giderdir. Taşınmazın değerinin korunmasına yönelik olması ve taşınmazın durumuna bağlı olması aranır.
- **Sigorta primi**: Malikin borçlu olduğu sigorta ödemesidir. Alacaklının malik hesabına bu primi ödemesi, maddede özel olarak sayılan bir masraf türüdür.
- **Kanuni rehin benzeri teminat**: Bu masraf alacağının tescile tabi olmadan, asıl rehinli alacakla aynı sırada güvence altına alınmasıdır. Tapu siciline tescil gerekmediği için doğrudan kanundan doğar.
- **Vekaletsiz iş görme**: Alacaklının malikin işini onun adına ve rızası olmadan yapmasıdır. Masrafın geri istenmesinin dayanağı olarak sözleşme dışı borç ilişkisini kurar; maddenin tanımladığı teminat bu ilişkiden doğan alacağa bağlanmıştır.

### Zorunlu masrafların güvencesi: hangi şartlar aranır?

- Alacaklının rehinli taşınmaz bakımından bir masraf yapmış olması gerekir.
- Yapılan masrafın taşınmazın korunması için zorunlu olması gerekir; yani taşınmazın değer azalmasına karşı değil, taşınmazın korunması amacıyla yapılmış olması aranır.
- Masrafın özellikle malikin borçlu olduğu sigorta primlerinin ödenmesi biçiminde gerçekleşmiş olması gerekir.
- Bu masraftan doğan alacağın tescile gerek olmaksızın rehinli alacak gibi güvenceden yararlanması için, alacaklının bu alacağı rehinli alacak ile birlikte ileri sürmesi gerekir.

### Zorunlu masrafların güvencesi: hangi sonuçları doğurur?

- Alacaklının zorunlu masrafından doğan alacağı, tescil yapılmadan asıl rehinli alacakla aynı sırada güvence altına alınır.
- Masraf alacağı, rehinli taşınmazın paraya çevrilmesi sırasında asıl alacakla birlikte tahsil edilebilir.
- Zorunlu masraf niteliği taşımayan veya taşınmazın korunmasına yönelik olmayan giderler bakımından bu teminat doğmaz.
- Masraf alacağı rehinli alacakla aynı sırada yer aldığından, sıra bakımından alacağın ayrı bir önceliği yoktur.
- Sigorta primi dışındaki zorunlu masraflar bakımından da aynı teminat kuralı uygulanır; ancak maddede özellikle sayılan sigorta primi bu masrafın tipik örneğidir.

### Zorunlu koruma masrafı ile değer azalmasına karşı önlem masrafı arasındaki fark nedir?

- MK m.876 kapsamındaki masraf, taşınmazda değer azalması tehlikesi bulunmadan, taşınmazın korunması için yapılan zorunlu giderdir.
- MK m.865-867 kapsamındaki masraf, taşınmazın değer azalmasına karşı alınan önlemler için yapılır.

Sonuç: Birinci tür masraf tescile gerek olmaksızın rehinli alacağın güvencesinden yararlanır; ikinci tür masraf ise kanundan doğan ve sıra bakımından tüm yüklerden önce gelen ayrı bir rehin hakkı ile güvence altına alınır.

### Anapara ipoteği ile üst sınır ipoteği arasındaki fark nedir?

- Anapara ipoteğinde masraf alacağı asıl alacağa eklenerek güvence altına alınır.
- Üst sınır ipoteğinde tapuya yazılan üst sınır tutarı vardır.

Sonuç: Kanuna göre, masraf alacağı bakımından tapuya yazılan üst sınır bir sınır oluşturmaz; alacaklı masraf nedeniyle üst sınırı aşan alacağını da taşınmazın paraya çevrilmesinden tahsil edebilir.

### Zorunlu masrafların güvencesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zorunlu masrafla değer azalmasına karşı önlem masrafını aynı şey saymak; birincisi için MK m.876, ikincisi için MK m.865-867 uygulanır.
- Masraf alacağını ayrı bir tescil gerektiren rehin hakkı olarak görmek; bu alacak tescile gerek olmadan teminattan yararlanır.
- Üst sınır ipoteğinde tapudaki üst sınırı, masraf alacağı için de kesin sınır saymak.
- Sigorta primi olmayan her masrafı otomatik olarak teminat kapsamına almak; masrafın zorunlu ve taşınmazın korunmasına yönelik olması şarttır.
- Masrafı vekaletsiz iş görme hükümlerine göre geri istenebilecek bir alacak olarak değerlendirip teminat kapsamını göz ardı etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Rehinli taşınmaz için malik hesabına sigorta priminin ödenmesi, zorunlu masraf kapsamında değerlendirilmekte ve bu alacak rehinli alacakla aynı sırada teminat altına alınmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2020/7374 E., 2020/6896 K., 23.11.2020)
- Üst sınır ipoteğinde tapuya yazılan üst sınırın, masraf alacağını sınırlamadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/9007 E., 2023/3219 K., 24.05.2023)
- Alacağın miktarı belirli değilse, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak biçimde bir üst sınır taraflarca belirlenebilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/2208 E., 2023/1545 K., 28.12.2023)
- Sigorta primini ödeyen alacaklının bu masrafı teminat altına alarak ipoteğin fekkinden kaçınabileceği yönünde savunmalar yapılmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2020/7374 E., 2020/6896 K., 23.11.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Masraf alacağını ileri süren alacaklı, masrafın yapıldığını ve zorunlu nitelikte olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Sigorta primi ödemesi, sigorta şirketinin makbuzu, poliçe ve ödeme belgeleri ile ispatlanır.
- Malikin sigorta primini ödediğini veya masrafın zorunlu olmadığını savunan taraf, bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
- Masrafın zorunlu olup olmadığı, yapıldığı andaki objektif koşullara göre değerlendirilir; bu değerlendirmede tanık ve bilirkişi raporu kullanılabilir.
- Masraf alacağının teminat kapsamında olduğunu ileri süren alacaklı, bu alacağı rehinli alacakla birlikte dava veya icra konusu yapar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.865-867](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-865): Taşınmazın değer azalmasına karşı alınan önlemler için yapılan masrafları düzenler; m.876 kapsamındaki masraflardan ayrıdır ve bu masraflar kanundan doğan ayrı bir rehin hakkıyla güvence altına alınır.
- [4721 sayılı Kanun m.875](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-875): Rehinli alacağın kapsamını ve faiz alacaklarının teminat altına alınmasını düzenler; m.876, bu kapsama masraf alacağını da ekler.
- 6098 sayılı Kanun m.526: Vekaletsiz iş görme hükümleridir; rehinli alacaklının zorunlu masraf nedeniyle kazandığı alacağın niteliğini belirler.

## [TMK m.877 — Öncelik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-877)

Bu madde, kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla iyileştirilen arazide değer artışı meydana gelmesi hâlinde malikin iyileştirme giderlerinin payını teminat altına almak için kuracağı taşınmaz rehnine tanınan öncelik ile, kamu katkısı olmaksızın yapılan iyileştirmede malikin taşınmazı üzerinde kurabileceği rehnin en çok tutarını düzenler. Kuralın muhatabı taşınmaz maliki ve ona ödünç veren alacaklıdır. Madde, iyileştirme giderinin kredi ilişkisinin ödeme koşullarını düzenlemez (m.878). Rehnin tapu siciline tescili ve sicil işlemleri ile tescilsiz rehin hakkının doğumu da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.1005 ve ilgili tapu mevzuatı). Yapı alacaklısının öncelik hakkı (m.897) ve sıra sisteminin paraya çevrilme sonuçları (m.872) ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### Öncelik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İyileştirme**: Arazinin bataklıkların kurutulması, sulanması, yol yapımı gibi işlerle değerinin artırılmasıdır. Madde, arazinin değerini artıran fiziki işleri kapsar ve bu işlerin yapıldığı arazinin tarımsal veya diğer niteliği maddede ayrıca aranmaz.
- **Kamu kurum veya kuruluşunun katkısı**: İyileştirmenin devlet organlarının planlamasına göre kamu denetiminde ve katkısıyla yapılmasıdır. Bu katkı, iyileştirmeye kamunun para yardımında bulunması biçiminde de olabilir; katkının varlığı, öncelikli rehnin kapsamını belirleyen ayrım ölçütüdür.
- **Taşınmaz rehni (ipotek)**: Taşınmaz üzerinde alacağı teminat altına alan ayni haktır. Maddedeki rehin, münhasıran alacağı teminat altına aldığı için ipotek türündedir ve tescil ile doğar.
- **Öncelikli rehin**: Taşınmazda o ana kadar kurulmuş bütün rehinlerden ve diğer yüklerden önce gelen rehindir. Bu öncelik kanundan doğar, rehin sırasına ilişkin sözleşmeyle ayrıca kararlaştırılmaz.
- **Taşınmaz üzerindeki diğer yükler**: Taşınmaz üzerinde kurulmuş diğer rehin hakları ve sınırlı ayni haklardır. Öncelikli rehin bu yüklerin tümünden önce gelir.

### Öncelik: hangi şartlar aranır?

- Taşınmazda kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla bir iyileştirme yapılmış olmalıdır.
- İyileştirme sonucunda arazinin değerinde bir artma meydana gelmiş olmalıdır.
- Malik, iyileştirme giderlerini karşılamak üzere kendisine ödünç veren alacaklı lehine rehin kurmalıdır.
- Rehnin kapsamı yalnız iyileştirme giderlerinden malikin payına düşen kısmı karşılamalıdır; bu kısım kredinin tamamı veya belirli bir bölümü olabilir.
- Rehnin tescil suretiyle kurulması gerekir; tescil yapılmadan öncelik doğmaz.
- Kamu katkısı olmayan iyileştirmede rehin, en çok masrafların üçte ikisi için kurulabilir; bu sınırın aşılması hâlinde aşan kısım için öncelik tanınmaz.
- Kamu katkısı olmayan hâlde rehin kurma hakkı yalnız malike aittir; alacaklılar bu rehni talep edemez.

### Öncelik: hangi sonuçları doğurur?

- Kamu katkılı iyileştirmede tescil edilen rehin, taşınmaz üzerindeki diğer bütün yüklerden önce gelir.
- Kamu katkılı iyileştirmede rehin kredinin tamamı veya belirli bir kısmı için kurulabilir; kurulan rehin, teminat altına alınan alacak tamamen ödenene kadar öncelik sağlar.
- Kamu katkısı olmayan iyileştirmede rehin, masrafların en çok üçte ikisi için kurulabilir ve bu hâlde öncelik tanınmaz.
- Kamu katkısız hâlde üçte iki sınırını aşan rehin, maddeye dayanılarak kurulamaz.
- Kamu katkısı yoksa öncelik talebi ileri sürülemez; malik rehni kurduğunda rehin genel sıra kurallarına bağlanır.
- Kamu katkılı iyileştirme koşulu gerçekleşmediğinde malik bu maddeye dayanarak öncelikli rehin kuramaz.
- Rehin tescil yapılmadıkça kurulmuş sayılmaz ve öncelik doğurmaz.

### Kamu katkılı iyileştirme ile kamu katkısız iyileştirme arasındaki fark nedir?

- Kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla yapılan iyileştirmede malik, iyileştirme giderlerinden payına düşen tutar için rehin kurar.
- Kamu katkısı olmadan yapılan iyileştirmede malik, taşınmazı üzerinde en çok masrafların üçte ikisi için rehin kurabilir.

Sonuç: Kamu katkılı hâlde öncelikli rehin tanınır ve rehin diğer yüklerden önce gelir; kamu katkısız hâlde öncelik tanınmaz, yalnız üçte iki sınırıyla rehin kurulabilir.

### Tam kredi teminatı ile kısmi kredi teminatı (kamu katkılı hâl) arasındaki fark nedir?

- Malik, iyileştirme için aldığı kredinin tamamını öncelikli rehinle teminat altına alabilir.
- Malik, kredinin yalnız belirli bir kısmını öncelikli rehinle teminat altına alabilir.

Sonuç: Her iki durumda da rehin, teminat altına alınan kısım kadar öncelik sağlar; kalan kredi kısmı için sıradan rehin ya da teminatsız alacak söz konusu olur.

### Malik ile alacaklı (rehin kurma hakkı) arasındaki fark nedir?

- Rehin kurma hakkı malike aittir ve malik bu hakkı kullanarak rehin tescilini talep edebilir.
- Alacaklı, kamu katkısız iyileştirmede taşınmaza rehin kurulmasını talep edemez.

Sonuç: Kamu katkısız iyileştirmede alacaklının talebi ile rehin kurulamaz; rehin ancak malikin iradesiyle kurulur.

### Öncelikli rehin ile sıradan taşınmaz rehni arasındaki fark nedir?

- Kamu katkılı iyileştirmede kurulan rehin, taşınmazdaki diğer bütün yüklerden önce gelir.
- Kamu katkısız hâlde kurulan rehin, taşınmazdaki diğer rehinlerle genel sıra kurallarına tabidir.

Sonuç: Öncelik yalnız kamu katkılı hâlde kendiliğinden doğar; diğer hâlde sıra, tescil tarihine göre belirlenir.

### Öncelik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kamu katkısını yalnız fiili iyileştirme ile karıştırmak; katkının kamu planlaması ve denetimi altında olması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Kamu katkısız iyileştirmede rehni kredinin tamamı için kurulabilir saymak; bu hâlde üçte iki sınırının geçerli olduğunu atlamak.
- Kamu katkısız hâlde alacaklının rehin talep edebileceğini düşünmek; bu hakkın yalnız malike ait olduğunu göz ardı etmek.
- Kamu katkılı rehnin kendiliğinden öncelik doğurduğunu, tescile gerek olmadığını sanmak; tescil yapılmadan öncelik doğmadığını kaçırmak.
- Üçte iki sınırını kredi tutarı ile masrafların tamamı arasındaki fark gibi yorumlamak; sınırın masrafların üçte ikisi olduğunu unutmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kamu katkısının varlığı, öncelikli rehnin kurulmasının ön koşulu olarak aranır; katkının bulunmadığı hallerde öncelik talebi reddedilmektedir.
- Kamu katkısı iyileştirme giderlerine para yardımı biçiminde de olabileceğinden, para yardımı bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Öncelikli rehin talep eden malik, arazinin kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla iyileştirildiğini ispatla yükümlüdür; bu ispat kamu kurumunun plan, onay veya para yardımı belgeleriyle yapılabilir.
- Arazinin değerinde artma meydana geldiğini malik, bilirkişi raporu veya değerleme belgesiyle ispatlamalıdır.
- Rehnin iyileştirme giderlerinden malikin payına düşen kısım için kurulduğunu ve kredi sözleşmesiyle bağlandığını malik ve alacaklı yazılı belgelerle ispatlamalıdır.
- Kamu katkısı bulunmadığını ileri süren alacaklı, bu iddiayı yazılı belgelerle ispatlamalıdır; üçte iki sınırının aşıldığını iddia eden taraf bu aşımı ispatla yükümlüdür.
- Öncelik talep eden tarafın tescil belgesi kurulan rehnin tapu siciline geçtiğini göstermelidir; tescil bulunmazsa öncelik iddiası ispatlanamaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.878: Öncelikli rehnin teminat altına aldığı kredinin ödenmesine ilişkin esasları düzenler; bu maddedeki rehnin kapsamı ile birlikte okunur.
- 4721 m.872: Boş derecenin paraya çevrilme sırasında nasıl değerlendirildiğini düzenler; öncelikli rehnin sıra sonucunu belirler.
- 4721 m.897: Yapı alacaklısının öncelik hakkını düzenler; iyileştirme yerine yapı işi bakımından ayrı bir öncelik rejimi getirir.

## [TMK m.878 — Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-878)

Madde, iyileştirme (kamu kurum veya kuruluşunun katkısı olmaksızın yapılan iyileştirme) hâlinde rehinli alacağın ödeme süresini ve bu süre sonunda rehin hakkının sona ermesini düzenler. Ödemenin eşit taksitlerle yapılması ile rehin hakkının düşmesinden sonra sonraki alacaklıların sıra bakımından ilerlemesi konularını kapsar. Kapsam, taşınmaz rehnine ilişkin iyileştirme hâlidir. Madde, kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla yapılan iyileştirmeyi, iyileştirme alacağının ayrı biçimde ödenmesini ve rehin hakkının sicil dışı diğer sona erme hâllerini düzenlemez (kamu katkılı iyileştirme ve ödeme yöntemi ilgili hükümlerde ayrıca düzenlenmiştir; rehin hakkının alacağa bağlı olarak sona ermesi ile terkin işlemi ayrı maddelerde yer alır). Ayrıca madde, rehin verenin ödeme yükümlülüğünü, rehinli taşınmazın paraya çevrilmesini ve terkin davalarını düzenlemez.

### Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İyileştirme**: Rehinli taşınmazın değerini artıran, rehin alacaklısı veya malik tarafından yapılan ıslah ve yapılar niteliğindeki işlemler anlamına gelir. Maddenin uygulanabilmesi için bu iyileştirmenin kamu kurum veya kuruluşunun katkısı olmadan yapılmış olması gerekir.
- **Rehinli alacak**: Taşınmaz rehni ile güvence altına alınmış, ödenmesi gereken borç miktarıdır. Madde bu alacağın ödeme biçimini ve süresini belirler.
- **Eşit taksit**: Rehinli alacağın belirli dönemlerde eşit tutarlarla ödenmesi yöntemidir. Taksitlerin muaccel olmasından itibaren beş yıllık süre bu ödeme düzeni bakımından işler.
- **Muaccel olma**: Alacağın ya da yıllık taksitin ödenmesi gereken vadeye gelmesi anlamına gelir. Beş yıllık sürenin başlangıcı, alacağın veya taksitlerin muaccel olmasıdır.
- **Sonraki alacaklılar**: Rehin sıralamasında, rehin hakkı sona erdiğinde kendilerinden önceki rehin hakkı sahibinin yerine geçen alacaklılardır. Sıra, rehinlerin tescil sırasına göre belirlenir.

### Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi: hangi şartlar aranır?

- İyileştirmenin kamu kurum veya kuruluşunun katkısı olmaksızın yapılmış olması gerekir.
- Rehinli alacağın, en çok beş yıl içinde eşit taksitlerle ödenmesi kararlaştırılmış veya öngörülmüş olmalıdır.
- Alacağın veya yıllık taksitlerin muaccel olmasından beş yıl geçmiş olmalıdır.
- Beş yıllık sürenin dolmasıyla rehin hakkının sona erdiği kabul edilir; bu sürenin dolması, sona erme için yeterlidir.

### Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?

- Katkısız iyileştirmeden doğan rehinli alacak, en çok beş yıl içinde eşit taksitlerle ödenir.
- Alacağın veya yıllık taksitlerin muaccel olmasından beş yıl geçince rehin hakkı sona erer.
- Rehin hakkı sona erdiğinde sonraki alacaklılar sıralarına göre ilerler.
- Kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla yapılan iyileştirmede bu maddedeki beş yıllık sona erme kuralı uygulanmaz.

### Kamu katkılı iyileştirme ile katkısız iyileştirme arasındaki fark nedir?

- Kamu kurum veya kuruluşunun katkısıyla yapılan iyileştirme, maddenin beş yıllık ödeme düzenine konu olmaz.
- Kamu katkısı olmaksızın yapılan iyileştirme, maddenin kapsamına girer ve beş yıllık ödeme ile sona erme sürelerini doğurur.

Sonuç: Yalnız katkısız iyileştirmede rehinli alacak en çok beş yıl içinde taksitle ödenir ve bu sürenin sonunda rehin hakkı sona erer.

### Alacağın muaccelliği ile taksitlerin muaccelliği arasındaki fark nedir?

- Tek bir alacak için beş yıllık sürenin başlangıcı, alacağın muaccel olduğu andır.
- Taksitle ödenen alacakta sürenin başlangıcı, yıllık taksitlerin her birinin muaccel olduğu andır.

Sonuç: Taksit düzeninde her taksit için ayrı muaccelliğe bağlı süre işler; bu, rehin hakkının sona erme anını da belirler.

### Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Beş yıllık süreyi, alacağın vadesinden önceki bir tarihten saymak; süre yalnız alacağın veya taksitlerin muaccel olmasından işler.
- Kamu katkılı iyileştirmeye bu maddedeki beş yıllık kuralı uygulamak; bu hâlde madde uygulanmaz.
- Beş yıllık süreyi rehin hakkının sona ermesi için ayrı bir dava süresi gibi görmek; süre kendiliğinden rehin hakkını sona erdirir.
- Rehin hakkı sona erdikten sonra sonraki alacaklıların sırasının değişmeyeceğini düşünmek; bu hâlde sıra ilerler.

### Nasıl ispat edilir?

- İyileştirmenin kamu kurum veya kuruluşunun katkısı olmadan yapıldığını ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür.
- Alacağın veya yıllık taksitlerin muaccel olma tarihi, ödeme planı ve tapu kaydı ile ispatlanır.
- Beş yıllık sürenin dolduğunu ileri süren taraf, muacceliyet tarihini ve geçen süreyi ispatlamalıdır.
- Kamu katkısının bulunduğunu iddia eden karşı taraf, bu katkıyı belgelerle göstermek zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.839: Taşınmaz rehni ile temin edilen alacakların ve rehin hakkının genel çerçevesini belirler; bu madde, iyileştirme hâlinde bu çerçevenin özel ödeme ve sona erme kuralını getirir.
- 4721 m.883: Alacağın sona ermesi üzerine ipoteğin terkini ile ilgilidir; beş yıllık sürenin dolması ile alacağın sona ermesi arasındaki işlemi ayırt etmek için dikkate alınır.

## [TMK m.879 — Sigorta tazminatı üzerinde hak](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-879)

Madde, taşınmaz rehninin konusu olan malın sigortasından doğan ve muaccel hale gelmiş sigorta tazminatının malike hangi koşullarla ödenebileceğini düzenler. Birinci fıkra, rehinli alacaklıların rızası olmadan tazminatın malike ödenemeyeceğini; ikinci fıkra ise tazminatın taşınmazın eski hâline getirilmesi için kullanılacaksa malikin yeterli güvence göstermesi halinde malike ödenebileceğini kurar. Kural, taşınmaz rehni bulunan malikler ile sigortacı arasındaki ödeme ilişkisine uygulanır. Maddede süre yoktur. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: rehinli alacaklının sigorta tazminatı alacağını doğrudan talep etme hakkı (TTK m.1456), rehnin kapsamına giren değerler ve aynî ikame (m.875 ve dayanağı), rehinin paraya çevrilmesi ve paraların dağıtımı (m.875 vd. ile İcra ve İflas Kanunu), malikin sigorta ettirme yükümlülüğü ve sigorta primleri (TTK m.1456 ve m.876).

### Sigorta tazminatı üzerinde hak: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muaccel sigorta tazminatı**: Sigortacının ödeme yükümlülüğünün doğduğu, vadesi gelmiş sigorta tazminatı alacağıdır. Henüz muaccel olmayan tazminat bu madde kapsamında değerlendirilmez, muacceliyet ödeme engelinin kaldırılması için aranan ön koşuldur.
- **Bütün rehinli alacaklıların rızası**: Taşınmaz üzerinde birden fazla rehin bulunduğunda her bir rehinli alacaklının ayrı ayrı açık onayını ifade eder. Tek bir rehinli alacaklının rızası yeterli değildir; rızanın tüm rehin sıralarını kapsaması gerekir.
- **Aynî ikame**: Rehin hakkının, taşınmazın yerine geçen değerler üzerinde de devam etmesi ilkesidir. Sigorta tazminatı, sigortalanan taşınmazın kaim değeri olarak rehnin kapsamına girer.
- **Yeterli güvence**: Tazminatın taşınmazın eski hâline getirilmesi amacıyla malike ödenebilmesi için malik tarafından gösterilmesi gereken teminattır. Maddede teminatın türü ve miktarı belirtilmemiştir; takdir uygulamaya bırakılmıştır.
- **Taşınmazın eski hâle getirilmesi**: Hasar gören taşınmazın onarılması veya önceki durumuna kavuşturulması işidir. Tazminatın bu amaçla kullanılacağının taahhüdü, ikinci fıkradaki istisnanın koşuludur.

### Sigorta tazminatı üzerinde hak: hangi şartlar aranır?

- Sigorta tazminatı muaccel olmalıdır; henüz vadesi gelmemiş tazminat bakımından ödeme yapılamaz.
- Taşınmaz üzerinde rehin bulunuyorsa, tazminatın malike ödenmesi için bütün rehinli alacaklıların rızası alınmalıdır.
- Rıza açık olmalı ve tazminatın malike ödenmesini kapsamalıdır; şarta bağlı rıza bu koşulu karşılamaz.
- İstisna olarak, tazminat taşınmazın eski hâle getirilmesi için harcanacaksa, malik yeterli bir güvence göstermelidir ve bu halde rehinli alacaklıların rızası aranmaz.
- Malikin gösterdiği güvence, tazminatın gerçekten taşınmazın onarımında kullanılmasını sağlayacak nitelikte olmalıdır.

### Sigorta tazminatı üzerinde hak: hangi sonuçları doğurur?

- Rehinli alacaklıların rızası alınmadan muaccel sigorta tazminatı malike ödenirse, sigortacı rehinli alacaklılara karşı yeniden ödeme yapmak zorunda kalabilir.
- Rıza, tazminatın malike ödenmesini açıkça kapsamalıdır; şarta bağlı veya kapsamı belirsiz rıza yeterli değildir.
- Taşınmaz malikinin yeterli güvence göstermesi halinde tazminat, taşınmazın eski hâle getirilmesi amacıyla malike ödenebilir.
- Malik güvence göstermezse tazminat malike ödenemez ve rehin hakkı tazminat üzerinde devam eder.
- Rehinli alacaklı muaccel olmuş tazminatın kendisine ödenmesini isteyebilir.

### Rıza ile ödeme ile eski hâle getirme amacıyla ödeme arasındaki fark nedir?

- Tazminatın malike rehinli alacaklıların rızasıyla ödenmesi, birinci fıkranın genel kuralıdır.
- Tazminatın taşınmazın eski hâline getirilmesi için harcanacağı durumda, malik yeterli güvence göstererek tazminatı alabilir; ikinci fıkra bu halde rızayı aramaz.

Sonuç: Birinci halde rıza zorunludur. İkinci halde rıza gerekmez, ancak güvence şartı yerine gelmelidir.

### Rehinli alacaklının rızası ile malikin güvence göstermesi arasındaki fark nedir?

- Rehinli alacaklının rızası, rehin hakkının tazminat üzerindeki devamından doğar.
- Malikin güvencesi, tazminatın onarım dışında kullanılmasını önlemeye yöneliktir.

Sonuç: Rıza ile güvence birbirinin yerine geçmez; ikisi farklı durumların koşuludur.

### Muaccel tazminat ile henüz muaccel olmayan tazminat arasındaki fark nedir?

- Muaccel tazminat üzerinde rehin, ödemenin yapılması bakımından bu madde ile korunur.
- Henüz muaccel olmayan tazminatta rehinli alacaklı doğrudan talep hakkına sahip değildir.

Sonuç: Muacceliyet koşulu gerçekleşmeden ödeme sorunu ortaya çıkmaz; rehinli alacaklı tazminatı yalnız muaccel olduktan sonra talep edebilir.

### Sigorta tazminatı üzerinde hak: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Rehinli alacaklının rızasını tek bir rehin sahibinin rızası ile yetinmek; birden fazla rehinli alacaklı varsa hepsinin rızasının alınması gerekir.
- Şarta bağlı veya tazminatın malike ödenmesini kapsamayan rızayı yeterli saymak; Yargıtay rızanın açık ve kayıtsız olmasını aramaktadır.
- Malikin güvencesini yeterli saymak için sadece taahhüt yeterli olur sanmak; güvencenin taşınmazın eski hâline getirilmesi amacını sağlayacak nitelikte olması gerekir.
- İkinci fıkrayı rızanın tamamen aranmadığı bir istisna olarak okuyup güvence koşulunu atlamak.
- Tazminatı henüz muaccel olmadan ödemek; muacceliyet koşulu gerçekleşmeden ödeme yapılamaz.
- Rehin hakkının tazminat üzerinde devam etmediğini varsayıp sigortacının rızayı aramamasına izin vermek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay uygulamasında sigortacının tazminatı rehin hakkı sahibine verme veya açık muvafakat alma yükümlülüğü, rehinli alacaklının rızasının tazminatın malike ödenmesini kapsaması gerektiği biçiminde yorumlanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/927 E., 2024/2042 K., 28.11.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/106 E., 2020/363 K., 23.12.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2010/307 E., 2010/357 K., 30.06.2010)
- Rızanın şarta bağlanamayacağı ve sigortalıya ödenmesine açıkça izin verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/927 E., 2024/2042 K., 28.11.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/683 E., 2025/1215 K., 11.09.2025)
- Sigortacının rızayı almadan malike ödeme yapması halinde ikinci bir ödeme tehlikesiyle karşılaşacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2021/2001 E., 2025/892 K., 04.06.2025)
- Sınırlı aynî hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde devam ettiği, ayni hak sahiplerinin izni olmadan tazminatın sigortalıya ödenemeyeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2021/2001 E., 2025/892 K., 04.06.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2021/930 E., 2024/1110 K., 10.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Muacceliyetin gerçekleştiğini ve tazminat alacağının varlığını talep eden taraf ispat eder; ispat yükü tazminatı talep eden tarafta olmakla birlikte sigortacı, tazminatı ödemeden önce rehin bulunup bulunmadığını tapu kaydından araştırmak zorundadır.
- Rehinli alacaklının rızasının varlığı, yazılı ve açık bir beyanla ispatlanır; sözlü veya örtülü rıza, sigortacının ikinci ödeme riskini ortadan kaldırmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/927 E., 2024/2042 K., 28.11.2024)
- Malikin yeterli güvence gösterdiği iddiası, güvence belgesiyle ispatlanır; güvencenin yeterliliği somut olaya göre değerlendirilir.
- Tazminatın taşınmazın eski hâline getirilmesi için harcanacağı savunması, malik tarafından ispatlanmalıdır; bu ispat olmadan ikinci fıkra hükmü uygulanamaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/683 E., 2025/1215 K., 11.09.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.875: Rehnin kapsamını ve aynî ikame ilkesini düzenler; sigorta tazminatının rehnin kapsamına dâhil olmasının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1456: Sigorta tazminatı üzerinde sınırlı aynî hak sahibinin hakkını ve tazminatın öncelikle rehinli alacaklıya ödenmesi kuralını düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.

## [TMK m.880 — Alacaklının temsili](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-880)

Madde, rehinli taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkimi tarafından kayyım atanmasının koşullarını düzenlemektedir. Acele karar alınması gereken hâllerde, borçlunun veya diğer bir ilgilinin istemi üzerine, şahsen hareket etmesi kanun hükmü gereği olup adı veya nerede olduğu bilinmeyen alacaklı bakımından kayyım atanmasını öngörür. Düzenlediği konu, rehinli taşınmaz üzerinde işlem yapılabilmesi için adı ya da yeri bilinmeyen alacaklının yerine bir kayyımın görevlendirilmesidir. Madde kayyımın görev ve yetkilerini, kayyım ücretini veya görevinin sona ermesini düzenlemez (kayyımlığın genel hükümleri, 4721 sayılı Kanun m.404 vd. ve m.426 vd. kapsamındadır). Rehnin paraya çevrilmesi, cebri icra yoluyla satış ve rehin hakkının sona ermesi gibi konular da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Alacaklının temsili: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Acele karar alınması gereken hâl**: Beklemenin bir işlemin yapılmasını veya bir hakkın korunmasını gecikmeye bırakacağı, dolayısıyla derhal karar gerektiren durumdur. Maddenin uygulanabilmesi için bu niteliğin somut olayda bulunması gerekir.
- **Şahsen hareket etme zorunluluğu**: Alacaklının bir işlemi bizzat kendisinin yapmasının kanun hükmü gereği olmasıdır. Yalnızca kendi iradesiyle temsil edilemeyen, kişisel nitelikte yapılması zorunlu işlemleri ifade eder.
- **Adı veya nerede olduğu bilinmeyen alacaklı**: Kimliği veya ikamet yeri bilinmeyen, bu nedenle işlem yapabilmek için muhatap olarak bulunamayan rehin alacaklısıdır.
- **Kayyım**: Hâkim tarafından, ilgili alacaklının yerine işlem yapmak üzere atanan kişidir. Atama, alacaklının rızasına bağlı değildir ve kayyım, alacaklı adına hareket eder.
- **Rehinli taşınmaz**: Üzerinde ipotek bulunan taşınmazdır. Kayyım atamasında yetkili merci, bu taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hâkimidir.

### Alacaklının temsili: hangi şartlar aranır?

- Acele karar alınması gereken bir hâlin bulunması gerekir.
- Alacaklının şahsen hareket etmesinin kanun hükmü gereği olması gerekir.
- Alacaklının adının veya nerede bulunduğunun bilinmemesi gerekir.
- Talebin borçlu veya diğer bir ilgili tarafından yapılması gerekir.
- Rehinli taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkiminin kayyım atamasına karar vermesi gerekir.

### Alacaklının temsili: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde sulh hâkimi rehinli taşınmazın bulunduğu yerde bir kayyım atar.
- Kayyım, adı veya yeri bilinmeyen alacaklı yerine şahsen hareket edilmesi gereken işlemi yapar.
- Koşullardan biri bulunmazsa kayyım atanmaz ve talep reddedilir.
- Atanmış kayyımın görev ve yetkileri bu maddede düzenlenmediğinden, bunlar genel kayyımlık hükümlerine göre belirlenir.

### Kayyım atanması ile alacaklının rızasıyla temsil arasındaki fark nedir?

- Madde kapsamında alacaklının adı veya yeri bilinmediği ve şahsen hareket etmesi gerektiği için hâkim tarafından kayyım atanır.
- Alacaklının bilindiği ve ilgili işlemi temsilci aracılığıyla yapabildiği hâllerde iradi temsil ilişkisi söz konusudur ve hâkim kayyımı devreye sokmaz.

Sonuç: Kayyım yalnızca maddedeki koşullar birlikte gerçekleştiğinde atanır; alacaklının bilinmesi veya temsil edilebilmesi hâlinde madde uygulanmaz.

### Acele hâl ile olağan hal arasındaki fark nedir?

- Acele karar gerektiren durumda talep, işlemin gecikmeden yapılması için kayyım atanmasını ister.
- Beklemenin zarar doğurmayacağı olağan hâllerde kayyım atanması talebi kabul edilmez.

Sonuç: Acele durumun bulunmaması atamayı engeller; hâkim talebi reddeder.

### Alacaklının temsili: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Acele karar hâlini yalnızca işlemin uzamasıyla karıştırmak; gerçek bir aciliyet aranmadan kayyım atanacağını sanmak.
- Alacaklının adının bilinmemesi ile yerinin bilinmemesi koşullarını birbirinin yerine geçecek alternatif olarak değil, birlikte aramak yerine yalnızca birini yeterli saymak; oysa madde 'adı veya nerede olduğu bilinmeyen' ifadesini kullanır.
- Kayyımı iradi temsilci gibi düşünmek; kayyım kanundan kaynaklanan bir görevle atanır, alacaklının verdiği yetkiye dayanmaz.
- Talebi hâkimin re'sen yapacağını varsaymak; maddede talep borçlu veya diğer ilgilinin istemine bağlanmıştır.
- Yetkili merciyi genel mahkeme sanmak; maddeye göre yetkili sulh hâkimi, rehinli taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hâkimidir.

### Nasıl ispat edilir?

- Talebi ileri süren borçlu veya diğer ilgili, acele karar gerektiren hâlin bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
- Alacaklının şahsen hareket etmesinin kanun hükmü gereği olduğu, ilgili hukuki düzenlemeye dayanılarak gösterilmelidir.
- Alacaklının adının veya nerede olduğunun bilinmediği, araştırma sonuçlarını gösteren belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Karşı taraf alacaklının bilindiğini veya ulaşılabilir olduğunu ileri sürerse bunu kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.880: Konu maddesidir; rehinli taşınmazda kayyım atanmasının koşullarını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun: Kayyımlığın genel hükümleri ile temsil ve vekâlet ilişkilerinin ayrıntıları kanunun ilgili bölümlerinde yer alır; bu madde ise yalnızca özel durum için kayyım atanmasını düzenler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç yıllık | [m.875](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-875) | İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz ile son vadeden başlayarak işleyen faiz. |
| beş yıl | [m.878](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-878) | İyileştirme, kamu kurum veya kuruluşunun katkısı olmaksızın yapılmış ise, rehinli alacağın en çok beş yıl içinde eşit taksitlerle ödenmesi gerekir. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2010/307 E., 2010/357 K., 30.06.2010 (m.879)
- 12. Hukuk Dairesi, 2026/1145 E., 2026/1635 K., 09.03.2026 (m.873)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/5489 E., 2024/3314 K., 24.10.2024 (m.875)
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/2323 E., 2024/3584 K., 15.05.2024 (m.873)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5663 E., 2024/197 K., 11.01.2024 (m.873)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/2830 E., 2023/6264 K., 30.10.2023 (m.875)
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/9007 E., 2023/3219 K., 24.05.2023 (m.875, m.876)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/403 E., 2023/2627 K., 16.05.2023 (m.876)
- 3. Hukuk Dairesi, 2020/7374 E., 2020/6896 K., 23.11.2020 (m.876)
- 23. Hukuk Dairesi, 2011/2062 E., 2011/2730 K., 20.12.2011 (m.873)
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/220 E., 2026/434 K., 07.05.2026 (m.873)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1652 E., 2025/1617 K., 29.12.2025 (m.875)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/683 E., 2025/1215 K., 11.09.2025 (m.879)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2021/2001 E., 2025/892 K., 04.06.2025 (m.879)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/927 E., 2024/2042 K., 28.11.2024 (m.879)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2021/930 E., 2024/1110 K., 10.09.2024 (m.879)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/2208 E., 2023/1545 K., 28.12.2023 (m.875, m.876)
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/970 E., 2023/513 K., 20.09.2023 (m.873)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2020/2202 E., 2022/1707 K., 25.11.2022 (m.875)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/106 E., 2020/363 K., 23.12.2020 (m.879)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/rehin-derecesi-ve-rehnin-paraya-cevrilmesi
