---
title: "Tanıma ve babalık hükmü — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.295–304"
last_amended: "2011-10-27"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/tanima-ve-babalik-hukmu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Tanıma ve babalık hükmü

Medeni Hukuk › Aile hukuku › Hısımlık › Soybağının kurulması — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.295, babanın çocuğu tanımasının şekillerini, tanıyanın ehliyetine ilişkin rıza kuralını ve tanımanın geçerlilik koşullarından biri olan, çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunmaması şartını düzenler. TMK m.296, soybağı bakımından babalık tanımasının yapıldığı durumda, tanımanın ilgililere bildirilmesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.295–304 hükümlerini kapsar: koşulları ve şekli, bildirim, tanıyanın dava hakkı, hak düşürücü süreler, dava hakkı, karine, ananın malî hakları.

- [TMK m.295 — Koşulları ve şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-295)
- [TMK m.296 — Bildirim](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-296)
- [TMK m.297 — Tanıyanın dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-297)
- [TMK m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-298)
- [TMK m.299](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-299)
- [TMK m.300 — Hak düşürücü süreler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300)
- [TMK m.301 — Dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-301)
- [TMK m.302 — Karine](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-302)
- [TMK m.303 — Hak düşürücü süreler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303)
- [TMK m.304 — Ananın malî hakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-304)

## [TMK m.295 — Koşulları ve şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-295)

TMK m.295, babanın çocuğu tanımasının şekillerini, tanıyanın ehliyetine ilişkin rıza kuralını ve tanımanın geçerlilik koşullarından biri olan, çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunmaması şartını düzenler. Tanıma; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ve vasiyetname yoluyla yapılabilir. Hüküm, evlilik dışı doğmuş ya da evlilik dışı kalan çocukla babası arasında soybağı kurmak isteyen baba ve tanınan çocuk bakımından uygulanır. Tanımanın bildirimini (m.296), tanımanın iptalini (m.298 vd.), babalık davasını (m.301 vd.) ve soybağının reddini (m.286 vd.) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır.

### Koşulları ve şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Babanın çocuğu kendi çocuğu olarak kabul ettiğini belirten, yenilik doğuran tek taraflı hukuki işlemdir. Geçerli yapıldığında geçmişe etkili olarak doğum anından itibaren baba ile çocuk arasında soybağı kurar. Çocuğun ya da annenin rızası aranmaz.
- **Ehliyet ve rıza**: Tanımanın kişiye sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle baba bizzat yapmalıdır, temsil yoluyla yapılamaz. Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlı baba tanıma beyanında bulunabilir, ancak veli veya vasisinin rızası gerekir.
- **Ölüme bağlı tasarruf yoluyla tanıma**: Vasiyetname ile yapılan tanımadır. Tanıyanın ölümünde hüküm doğurur ve sağlığında serbestçe geri alınabilir. Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti aranır.
- **Soybağı çakışması**: Çocuğun evlilik, tanıma veya babalık hükmü yoluyla bir başka erkeğe bağlı olması hâlidir. Çocuk aynı anda birden fazla erkekle soybağı kuramayacağından bu durumda tanıma geçerli olmaz.
- **Resmî senet**: Tanımanın noter tarafından Noterlik Kanunu'nun ilgili hükümlerine uygun düzenlenen biçimidir. Tanıma beyanı genel şekil kuralına bağlı olarak bu yolla da yapılabilir.

### Koşulları ve şekli: hangi şartlar aranır?

- Tanıma beyanının, babanın bizzat kendisi tarafından yapılması gerekir; yasal veya iradi temsilci tanıma beyanında bulunamaz.
- Tanıma beyanı, m.295 f.1'de sayılan şekillerden biriyle yapılmalıdır: nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ya da vasiyetname.
- Tanıma beyanında bulunan kişi küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin rızası bulunmalıdır; bu rıza herhangi bir şekle bağlı değildir ve tanımadan önce ya da sonra verilebilir.
- Çocuğun başka bir erkek ile soybağı bulunmamalıdır; bu bağ geçersiz kılınmadıkça çocuk tanınamaz.
- Tanımanın ölüme bağlı tasarruf yoluyla yapılması hâlinde tanıyanın ölüme bağlı tasarruf ehliyetine sahip olması gerekir.

### Koşulları ve şekli: hangi sonuçları doğurur?

- Şekle, ehliyete ve soybağı şartına uygun yapılan tanıma geçerlidir ve doğum anından itibaren çocuk ile baba arasında soybağı kurar.
- Şekle uyulmadan yapılan tanıma kesin hükümsüzdür; soybağı kurmaz ve babanın basit ikrarı niteliğinde kalır.
- Küçük veya kısıtlı tanıyanın, veli veya vasisinin rızası bulunmazsa tanıma kesin hükümsüzdür.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa tanıma kesin hükümsüz olur ve bu bağ ortadan kaldırılmadan tanıma geçerli olmaz.
- Tanımanın hukuki sonuçları, nüfus memurluğuna bildirimine bağlı değildir.
- Tanıma kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan tanıma hakkından feragat geçerli değildir.
- Tanıma beyanı herhangi bir süreye bağlı değildir.

### Kişisel tanıma ehliyeti ile rıza gereken hal arasındaki fark nedir?

- Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve ehliyetli baba; tanıma için kimsenin rızasına gerek yoktur.
- Ayırt etme gücüne sahip ama küçük ya da kısıtlı baba; tanıma beyanında bulunabilmesi için veli veya vasisinin rızası gerekir.

Sonuç: Rıza eksikse tanıma geçersiz olur. Rıza tanımadan önce ya da sonra verilebilir.

### Vasiyetname ile tanıma ile diğer şekiller arasındaki fark nedir?

- Vasiyetname ile yapılan tanıma ölüme bağlı tasarruftur ve tanıyanın ölüm anında hüküm doğurur.
- Nüfus memuru, mahkeme veya resmî senet yoluyla yapılan tanıma, beyan anında hukuki sonuç doğurur.

Sonuç: Vasiyetname ile tanımada tanıyanın ölüme bağlı tasarruf ehliyeti aranır ve tanıyan sağlığında tanımayı geri alabilir.

### Çocuğun soybağının bulunmaması ile bulunması arasındaki fark nedir?

- Çocuğun başka bir erkekle soybağı yoksa tanıma yapılabilir.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa, bu bağ soybağının reddi veya tanımanın iptali davasıyla ortadan kaldırılmadıkça tanıma yapılamaz.

Sonuç: Bağ ortadan kaldırılmadan yapılan tanıma geçersizdir.

### Tanıma beyanı ile basit ikrar arasındaki fark nedir?

- Kanunda öngörülen şekle uygun yapılan beyan soybağı kurar.
- Şekle uyulmadan yapılan beyan, babanın ilişki ve doğum hakkında basit bir ikrarıdır.

Sonuç: Basit ikrar soybağı kurmaz; ancak tanıma şekline uygun beyan soybağı kurar.

### Koşulları ve şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanıma yapılışında yalnızca yazılı başvuru gibi tek bir şekli yeterli saymak; m.295 f.1'de sayılan dört şekil sınırlı olarak düzenlenmiştir ve bunlardan biri dışında yapılan beyan tanıma değildir.
- Küçük veya kısıtlı babanın tanımasında veli veya vasinin rızasını gereksiz görmek; rıza aranan bir geçerlilik şartıdır.
- Vasiyetname ile tanımada tanıyanın ölüme bağlı tasarruf ehliyetini yeterli bir şart saymak; ayrıca ehliyetin ölüm anında aranmadığını sanmak.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunması hâlinde, bu bağın kaldırılmadan tanımanın geçerli olduğunu varsaymak; bağ ortadan kalkmadan tanıma yapılamaz.
- Tanımanın nüfus memurluğuna bildirilmesini geçerlilik şartı saymak; hukuki sonuç bildirime bağlı değildir.
- Tanımanın bir süreye tabi olduğunu varsaymak; tanıma beyanı süreye bağlı değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanıma beyanının m.295 f.1'de sayılan şekillerden biriyle yapılması, tanımanın geçerliliğinin ön koşulu olarak kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024)
- Tanıma yapılırken çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunmamış olması, m.295 f.3 kapsamında tanımanın geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024)
- Davalı babanın evli olduğunun anlaşılması hâlinde, çocuğun evlilik içinde doğmuş ve kocaya bağlı soybağının bulunması nedeniyle m.295 f.3 koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024)
- Tanıma beyanı, m.295 koşulları gerçekleştiğinde çocuğun tanınması sonucunu doğurur; bu koşulların varlığı bakımından dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3881 E., 2024/3378 K., 14.05.2024)
- Babalık davasında tanıma beyanının yargılama sırasında mahkemeye yapılması hâlinde, bu tanımanın m.295 şartlarına uygun olup olmadığı incelenmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3881 E., 2024/3378 K., 14.05.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2022/10757 E., 2023/2015 K., 27.04.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanımanın geçerliliği iddiasını ileri süren taraf, tanımanın m.295 f.1'de sayılan şekillerden birine uygun yapıldığını belgeyle ispatlamalıdır; nüfus memurluğu kaydı, resmî senet veya vasiyetname bu bakımdan başlıca delillerdir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024)
- Tanıyanın küçük veya kısıtlı olması hâlinde, veli veya vasisinin rızasının bulunduğunu ispat yükü tanımaya dayanan tarafa aittir; rıza herhangi bir şekle bağlı olmadığından tanıktan ve yazılı beyandan da ispatlanabilir.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunmadığını ispat yükü tanımanın geçerliliğini savunan tarafa aittir; karşı taraf çocuğun evlilik içinde doğduğunu ya da başka bir erkeğe bağlı olduğunu ileri sürerek bu şartın eksikliğini ispatlayabilir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024)
- Tanımanın yalnızca basit bir ikrar niteliğinde olduğu savunmasında, karşı taraf şekil eksikliğini ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.16: Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda yasal temsilcisinin rızası olmadan işlem yapabilmesini düzenler; m.295 f.2 bu genel kuraldan ayrılarak tanımada rıza aramaktadır.
- 4721 m.296: Tanımanın babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluklarına bildirilmesini düzenler; bildirim tanımanın geçerlilik şartı değildir.
- 4721 m.298: Tanımanın iptalini düzenler; m.295 f.3'teki soybağı şartının ortadan kaldırılması bu iptal ve soybağının reddi yollarıyla gerçekleşir.
- 4721 m.286: Başka erkekle kurulmuş soybağını ortadan kaldırmak için açılacak soybağının reddi davasının esaslarını düzenler; m.295 f.3 uygulamasında bu dava ilgilidir.
- 4721 m.301: Babalık hükmü yoluyla soybağının kurulmasını düzenler; m.295 f.3 bakımından çocuğun başka erkekle soybağı babalık hükmüyle de oluşabilir.
- 4721 sayılı Kanun: Vasiyetname ile tanımada ölüme bağlı tasarruf ehliyeti ve vasiyetnamenin geri alınması ile ilgili hükümleri içerir.

## [TMK m.296 — Bildirim](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-296)

Bu madde, soybağı bakımından babalık tanımasının yapıldığı durumda, tanımanın ilgililere bildirilmesini düzenler. Beyanı alan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim ile çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğunun bildirim yükümlülüklerini ve bildirimin kimlere yapılacağını belirler. Tanımanın şekli, geçerlilik koşulları ve tanıma beyanının kendisi bu maddenin konusu değildir (m.289–m.295 ve ilgili hükümler). Tanımanın iptali ve hükümsüzlüğü ile bunlara ilişkin dava hakları da bu maddede düzenlenmemiştir (m.302 ve devamı). Bildirim yapılmamasının dava ve hak sonuçları ile ilgili süreler de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Bildirim: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Babanın, evlilik dışı doğmuş çocuğun babası olduğunu resmî makam önünde beyan etmesidir. Tanıma, soybağını kurar ve bu madde kapsamında bildirilmesi gereken işlemdir.
- **Beyanda bulunulan makam**: Tanıma beyanının alındığı resmî makamlardır: nüfus memuru, sulh hâkimi, noter ya da vasiyetnameyi açan hâkim. Bildirim yükümlülüğü bu makamlara yüklenmiştir.
- **Kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu**: Babanın ya da çocuğun nüfus kaydının tutulduğu nüfus memurluğudur. Bildirim, babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu memurluklara ayrı ayrı yapılır.
- **Vesayet makamı**: Çocuk vesayet altındaysa tanımanın bildirileceği makamdır. Bu hâlde bildirim, çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu tarafından vesayet makamına yapılır.

### Bildirim: hangi şartlar aranır?

- Babanın evlilik dışı doğmuş bir çocuğu tanıdığına dair geçerli bir tanıma beyanı bulunmalıdır.
- Tanıma beyanı, madde metninde sayılan makamlardan birine yapılmış olmalıdır: nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim.
- Beyanı alan makam, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirmelidir.
- Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu, tanımayı çocuğa ve anasına bildirmelidir.
- Çocuk vesayet altındaysa, çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu tanımayı vesayet makamına da bildirmelidir.

### Bildirim: hangi sonuçları doğurur?

- Tanıma beyanını alan makam, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmelidir; madde bu yükümlülük için bir süre öngörmemektedir.
- Babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluklarına yapılan bildirim, nüfus kaydına yansıtılmasını sağlar.
- Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğunun çocuğa ve anasına yaptığı bildirim, tanımadan haberdar olmalarını sağlar.
- Çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına yapılan bildirim, vesayet makamının denetimini mümkün kılar.
- Madde bildirimi bir şekle bağlamamakta; bildirimin kağıt üzerinde veya başka bir biçimde yapılması maddeye göre belirlenmemektedir.

### Beyanı alan makam ile çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu arasındaki fark nedir?

- Beyanı alan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluklarına bildirir.
- Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu ise bildirimi ayrıca çocuğa, anasına ve vesayet altındaki çocukta vesayet makamına yapar.

Sonuç: Bildirim iki aşamalıdır. Birinci aşamayı beyanı alan makam, ikinci aşamayı çocuğun nüfus memurluğu yerine getirir.

### Babanın kayıtlı olduğu memurluk ile çocuğun kayıtlı olduğu memurluk arasındaki fark nedir?

- Babanın kayıtlı olduğu nüfus memurluğu, yalnızca tanımanın bildirildiği bir yerdir.
- Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu ise hem ilk bildirimi alır hem de çocuğa, anasına ve gerekirse vesayet makamına bildirim yapar.

Sonuç: Çocuğun nüfus kaydının bulunduğu memurluk, bildirim zincirinde ek yükümlülük taşır.

### Çocuk vesayet altında değil ile çocuk vesayet altında arasındaki fark nedir?

- Çocuk vesayet altında değilse bildirim çocuğa ve anasına yapılır.
- Çocuk vesayet altındaysa bildirim ayrıca vesayet makamına yapılır.

Sonuç: Vesayet altındaki çocuk bakımından bildirim muhatabı genişler.

### Bildirim: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirim yükümlülüğünü yalnızca çocuğun nüfus memurluğuna ait saymak; oysa birinci aşamayı beyanı alan makam yerine getirir.
- Babanın kayıtlı olduğu nüfus memurluğuna bildirimi atlamak; madde bu memurluğa da bildirim öngörür.
- Vesayet altındaki çocukta vesayet makamına bildirimi unutmak.
- Bu maddede bildirim için bir süre bulunduğunu varsaymak; madde süre öngörmez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanıma beyanının yetkili makamda alındığı, bildirimin ise çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu tarafından ilgililere yapıldığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/3928 E., 2023/5838 K., 30.11.2023)
- Davacının mahkeme huzurunda tanıma beyanında bulunduğu hâllerde, tanımanın bildirim zinciri ile kayda geçtiğinin değerlendirildiği görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5209 E., 2023/5609 K., 23.11.2023)
- Madde metninin ve bildirim yükümlülüğünün sınırlarının, Aile Mahkemelerinin görev ve yargılama usullerine dair düzenlemelerle birlikte ele alındığı görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7510 E., 2024/1181 K., 26.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanımanın yapıldığını ileri süren taraf, tanıma beyanının yetkili makam önünde yapıldığını belgeyle ispatlar; genellikle tanıma tutanağı, noter senedi ya da vasiyetname kaydı kullanılır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5209 E., 2023/5609 K., 23.11.2023)
- Bildirimin yapıldığını iddia eden taraf, nüfus memurluğunun bildirim yazısı veya nüfus kaydındaki işlemle ispat yükü altındadır.
- Bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını nüfus kaydı kayıtlarının celbi ile destekleyebilir.
- Çocuk vesayet altındaysa, vesayet makamına bildirimin yapıldığı, vesayet dosyasındaki belge ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.295: Tanıma beyanının geçerlilik ve şekil koşullarını düzenler; bu maddedeki bildirim, o beyanın yapılmış olmasına dayanır.
- 4721 m.302: Tanımanın iptali ve hükümsüzlüğü ile ilgili hükümleri içerir; bildirimin hukuki sonuçlarının tartışıldığı alan bu maddeyle bağlantılıdır.
- 4721 sayılı Kanun: Tanımanın nüfus kaydına ve vesayet makamına bildirimi bakımından bu madde ile birlikte okunur; kanunun ilgili nüfus ve vesayet hükümleri bu maddenin uygulanmasında yer alır.

## [TMK m.297 — Tanıyanın dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-297)

Bu madde, babalık tanımasının tanıyanın irade sakatlığı sebebiyle iptalini düzenler: tanıyanın yanılma, aldatma veya korkutma sebeplerine dayanarak iptal davası açma hakkını ve bu davanın kime karşı açılacağını belirler. Madde, ilgililerin dava hakkını (kimlerin, hangi hallerde iptal davası açabileceğini) ve dava süresini ayrıca düzenlemez; bu konular tanımanın iptaline ilişkin sonraki maddelerde yer alır (TMK m.298, m.299, m.300). Tanımanın ilgililer tarafından açılan iptal davası, tanımanın kesin hükümsüzlüğü ve tanımanın vasiyetnameyle yapılması halleri bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca ispat yükünün dağılımı ve soybağının reddi davası da bu maddede yer almaz (TMK m.299, m.286, m.291).

### Tanıyanın dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Babanın, evlilik dışı doğmuş çocuğunun babalığını kabul eden hukuki işlemidir. Tanıma ile babalık bağı kurulur ve bu bağ, madde kapsamındaki iptal davası dışında, tanıyanın kendi iradesiyle ortadan kaldırılamaz.
- **İrade sakatlığı**: Tanıyanın tanıma beyanını, gerçeği yanlış bilerek veya üzerinde baskı altında vermesi halidir. Madde, bu sakatlıkların üçünü sayar: yanılma, aldatma ve korkutma.
- **Yanılma**: Tanıyanın, çocuğun babası olduğu hususunda gerçeğe aykırı bir kanıya sahip olmasıdır. Tanıyanın baba olma olgularındaki yanılması iptal sebebidir; baba olma dışındaki olgularda yanılması kural olarak iptal sebebi değildir.
- **Aldatma**: Tanıyanın, bir başkasının hilesi sonucu tanıma beyanında bulunmasıdır. Hile, çocuğun anası veya üçüncü bir kişi tarafından yapılmış olabilir.
- **Korkutma**: Tanıyan veya yakınları üzerinde yakın ve ciddi bir tehlike oluşturan tehdit sonucu tanıma yapılmasıdır. Yalnızca babalık davası açılacağı tarzındaki tehdit, korkutma sayılmaz.
- **İptal davası**: Tanıyanın, tanımanın irade sakatlığına dayanarak geçersiz kılınmasını istediği dava türüdür. Dava, anaya ve çocuğa karşı açılır.

### Tanıyanın dava hakkı: hangi şartlar aranır?

- Tanıyanın, tanıma beyanında bulunduğu sırada yanılmış olması gerekir; bu yanılma çocuğun babası olduğu hususunda olmalıdır.
- Tanıyanın tanıma beyanını, başka birinin doğrudan veya dolaylı hilesi sonucu vermiş olması gerekir; hile çocuğun anası veya üçüncü kişi tarafından yapılmış olabilir.
- Tanıyanın tanıma beyanını, kendisine veya yakınlarına yönelen yakın ve ciddi bir tehlike altında vermiş olması gerekir.
- Tanıyan, bu sebeplerden birine dayanarak iptal davası açmalıdır; dava, anaya ve çocuğa birlikte karşı açılmalıdır.
- Tanıyanın baba olmadığı yönündeki sonradan ortaya çıkan bir bilgi, tek başına iptal sebebi değildir; irade sakatlığının tanıma anında var olması gerekir.

### Tanıyanın dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Tanıyanın irade sakatlığı ispatlanır ve dava kabul edilirse tanıma iptal edilir ve babalık bağı ortadan kalkar.
- Tanıyanın irade sakatlığı ispatlanamazsa tanıma geçerliliğini korur.
- İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır; bu iki kişi birlikte davalı olur.
- Tanıyan, bu sebeplere dayanmadan tanımanın iptalini isteyemez.
- Dava süresi, dava hakkının kimde olduğu ve ispat yükünün dağılımı bu maddede düzenlenmemiştir; ilgili maddelere bağlıdır.

### Yanılma ile aldatma arasındaki fark nedir?

- Yanılma, tanıyanın kendi kendine gerçeğe aykırı bir kanıya varmasıdır.
- Aldatma, tanıyanın bir başkasının hilesiyle bu kanıya sürüklenmesidir.

Sonuç: Her iki hal de aynı iptal davasının dayanağıdır; aldatmada hilenin kimden geldiği (anne ya da üçüncü kişi) ayrıca önem taşır, ancak iptal davası aynı şekilde açılır.

### Aldatma ile korkutma arasındaki fark nedir?

- Aldatmada tanıyanın iradesi bilgi eksikliği veya yanlış bilgi ile bozulur.
- Korkutmada tanıyanın iradesi tehdit ile baskı altına alınır.

Sonuç: Her iki hal de iptal sebebidir; ancak korkutma için tehdidin yakın ve ciddi bir tehlike niteliği taşıması aranır, sıradan bir tehdit yeterli değildir.

### Babalık olgusunda yanılma ile diğer olgularda yanılma arasındaki fark nedir?

- Tanıyanın çocuğun babası olduğu olgusunda yanılması iptal sebebidir.
- Tanıyanın baba olma dışındaki bir olguda yanılması kural olarak esasa ilişkin sayılmaz.

Sonuç: Baba olma dışındaki olgularda yanılma tanımanın iptaline yol açmaz.

### Tanıma anında var olan sakatlık ile sonradan öğrenilen bilgi arasındaki fark nedir?

- İrade sakatlığı tanıma beyanı anında mevcut olan bir sakatlıktır.
- Sonradan öğrenilen bilgi, tanıma sırasında var olmayan bir kanıdır.

Sonuç: Sonradan öğrenilen bilgi bu maddeye dayanak olamaz; tanıma anında var olan sakatlık aranır.

### Tanıyanın dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Aldatmayı yanılma ile karıştırmak; aldatmada tanıyanın bir başkasının hilesiyle yanıltıldığı, yanılmada ise kendi kendine yanıldığı göz önünde tutulmalıdır.
- Baba olma dışındaki bir olguda yanılmayı tanımanın iptaline yeterli saymak; bu tür yanılmalar kural olarak esasa ilişkin sayılmaz.
- Yalnızca babalık davası açılacağı tarzındaki tehdidi korkutma saymak; bu tehdit iptal sebebi değildir.
- Sonradan öğrenilen bir bilgiyi tanıma anındaki irade sakatlığı yerine koymak.
- İptal davasını anaya ve çocuğa karşı değil, yalnızca birine karşı açmak; dava her iki kişiye birlikte yöneltilmelidir.
- Madde metninde yer almayan dava süresini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; süre m.300'de düzenlenmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanıyanın yanılmasının çocuğun anne karnında bulunduğu dönemde annesiyle cinsel ilişkiye girmiş tek erkek olduğu konusunda olması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4807 E., 2024/7800 K., 23.10.2024)
- Tanıyanın baba olma dışındaki olgularda yanıldığı iddiasının tanımanın iptaline yol açmayacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/8865 E., 2024/8931 K., 20.11.2024)
- Korkutmanın ancak yakın ve ciddi bir tehdit niteliği taşıması halinde iptal sebebi sayılacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2024/7591 K., 21.10.2024)
- Yalnızca babalık davası açılacağına dair tehdidin korkutma sayılmayacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5300 E., 2024/3369 K., 14.05.2024)
- İrade sakatlığına dayalı iptal davalarında tanıyanın sakatlığının ispatına ilişkin olarak adli tıp incelemelerinin ve bilirkişi raporlarının kullanıldığı görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E., 2024/3359 K., 13.05.2024)
- Anaya ve çocuğa karşı açılan iptal davasında ana ve çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8237 E., 2024/3360 K., 13.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıyanın irade sakatlığına dayanan iptal davasında ispat yükü davacı tanıyana aittir; tanıyan yanıldığını, aldatıldığını veya korkutulduğunu ispatlamalıdır.
- Yanılmanın ispatında tanıyanın çocuğun anasıyla cinsel ilişkiye girmediği ya da tek erkek olmadığı yönündeki bilgi ve tanıklar kullanılabilir; biyolojik inceleme delili de gündeme gelebilir.
- Aldatmanın ispatında hileyi yapan kişinin kim olduğu ve hilenin tanıma beyanına etkisi yazılı belge, tanık ve karineler ile gösterilir.
- Korkutmanın ispatında tehdidin içeriği, ciddiyeti ve tanıyanın üzerinde yarattığı etki ortaya konur; bu ispat tanıklar ve olay belgeleriyle yapılır.
- Karşı taraf (ana veya çocuk) tanıyanın iddia ettiği sakatlığın bulunmadığını savunursa, bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.298: Tanımanın iptalini dava etme hakkının ana, çocuk, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililere tanındığını ve tanıyan öldüğünde davanın mirasçılara karşı açılacağını düzenler.
- 4721 m.299: İptal davasında ispat yükünü düzenler; davacının kim olduğuna göre ispat yükünün dağılımı değişir.
- 4721 m.300: Dava hakkının düşme süresini ve bu sürenin başlangıcını düzenler; m.297'nin uygulanmasının süreye bağlı kısmını tamamlar.
- 4721 m.286: Soybağı davası ve bu davayı açabilecek kişileri düzenler; tanımanın iptali ile soybağının reddi arasındaki sistematik farkı göstermek için bağlantılıdır.
- 4721 m.291: Soybağının reddi davasını açabilecek diğer ilgili kişileri düzenler; m.298'deki ilgililer kavramıyla karşılaştırmada yararlıdır.

## [TMK m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-298)

Madde, babalık tanımasının iptali davasını kimlerin açabileceğini ve bu davanın kime karşı açılacağını düzenler. Dava hakkı ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoy, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililere tanınmıştır. Davanın tanıyana veya tanıyan öldüyse mirasçılarına karşı açılacağı hükme bağlanmıştır. Madde tanımanın hangi sebeplerle iptal edilebileceğini (yanılma, korkutma, aldatma gibi irade sakatlıkları ve hükümsüzlük nedenleri), iptal davasının süresini ve iptalin sonuçlarını düzenlemez; bunlar için ilgili maddelere bakılmalıdır. Ayrıca madde metninde yer alan "b. İspat yükü" başlığı altında bir ispat kuralı bulunmamaktadır.

### m.298: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Evlilik dışı doğan çocuk ile babası arasındaki soybağının babanın irade beyanıyla kurulmasıdır. Tanıma, babanın kendi iradesiyle kurduğu bir soybağı olduğundan, iptal davası da bu iradenin sakat olması hâlinde gündeme gelir.
- **Tanımanın iptal davası**: Kurulmuş bir tanımanın geçersiz kılınması için açılan dava. Madde bu davanın kimler tarafından ve kime karşı açılacağını belirler; davanın sebepleri ve süresi bu maddenin kapsamı dışındadır.
- **İlgililer**: Madde metninde ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoy, Cumhuriyet savcısı ve Hazine ile birlikte sayılan, tanımanın iptaline ilişkin doğrudan menfaati bulunan diğer kişiler. Maddede ilgililerin kimler olduğu tek tek sayılmamıştır; bu kavram somut olaya göre belirlenir.
- **Mirasçılar**: Tanıyan ölmüşse davanın yöneltileceği kişiler. Dava, tanıyanın ölümü hâlinde ona değil, onun mirasçılarına karşı açılır.

### m.298: hangi şartlar aranır?

- Tanımanın iptali için dava açacak kişinin maddede sayılan ilgililerden biri olması gerekir: ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoy, Cumhuriyet savcısı, Hazine veya diğer ilgililer.
- Ana ve çocuğun dava hakkı birbirinden bağımsızdır; her biri kendi adına dava açabilir.
- Davanın tanıyana karşı açılabilmesi için tanıyanın sağ olması gerekir.
- Tanıyan öldüyse dava mirasçılarına karşı açılmalıdır.
- Tanımanın iptaline dayanak olacak bir iptal sebebinin bulunması gerekir; bu sebepler madde metninde değil, ilgili irade sakatlığı ve hükümsüzlük hükümlerinde düzenlenmiştir.

### m.298: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan kişilerden biri tarafından açılan iptal davası, tanıyana karşı yöneltildiğinde tanımanın geçersiz kılınması istenebilir.
- Tanıyan öldüyse dava mirasçılarına karşı açılır; mirasçı yoksa bu husus davanın yürütülmesini etkiler.
- Maddede sayılmayan bir kişi, madde kapsamında kendi adına iptal davası açamaz; ancak diğer ilgililer kavramı kapsamında menfaati ispat ederek dava açabilir.
- Madde metni bu davanın süresine ve iptal sebeplerine ilişkin bir hüküm içermediğinden, bu konularda ilgili maddelerin uygulanması gerekir.

### Ana-çocuk dava hakkı ile cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer arasındaki fark nedir?

- Ana ve çocuk, tanımanın hukuki statüsünü doğrudan etkilediği için ilk planda dava hakkına sahiptir. Ana ve çocuğun hakkı birbirinden bağımsızdır.
- Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer, tanımanın iptalinde kamu ya da mali menfaati veya doğrudan bir hukuki yararı bulunan kişilerdir.

Sonuç: Her iki grup da maddeye göre dava açabilir; ana ve çocuk için ayrıca temsil ya da ilgililik şartı aranmaz, diğer ilgililerde ise menfaat bağı ortaya konmalıdır.

### Tanıyan sağ ile tanıyan ölmüş arasındaki fark nedir?

- Tanıyan sağsa dava doğrudan ona karşı açılır.
- Tanıyan ölmüşse dava onun mirasçılarına karşı açılır.

Sonuç: Davalı sıfatı değişir; dava yöneltilecek kişi tanıyanın sağ olup olmamasına göre belirlenir.

### Çocuğun sağlığı ile çocuğun ölümü arasındaki fark nedir?

- Çocuk sağken dava hakkı çocuğa ve ana gibi ilgililere tanınmıştır.
- Çocuğun ölümü hâlinde altsoyu dava açabilir.

Sonuç: Çocuk öldüğünde dava hakkı altsoyuna geçer; bu durumda altsoy kendi adına dava açar.

### m.298: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 298'i tanımanın iptal sebeplerini düzenleyen bir hüküm gibi okumak; sebepler madde 297'de düzenlenmiştir.
- Ana ve çocuğun dava hakkını birbirine bağlı saymak; her biri bağımsız olarak dava açabilir.
- Tanıyan öldüğünde davayı tanıyanın yerine geçen tek kişi olarak mirasçılardan birine karşı açmak; dava mirasçılara karşı açılmalıdır.
- Madde 298'de sayılmayan kişilerin doğrudan dava açabileceğini varsaymak; diğer ilgililer ancak menfaatlerini ortaya koyarak dava açabilir.
- Maddenin başlığında yer alan "İspat yükü" ibaresini bu maddenin ispat kuralı olarak yorumlamak; madde metninde ispat yüküne ilişkin bir hüküm yoktur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, tanımanın iptali davasını madde 298'de sayılan kişilerden birinin açması hâlinde bu kişinin ilgililik sıfatını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8237 E., 2024/3360 K., 13.05.2024)
- Dava süresinin 5 yıllık hak düşürücü süre olduğu ve bu sürenin ilgililer bakımından da geçerli olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/673 E., 2025/1164 K., 10.02.2025)
- Mahkemeler, tanıma iptal davasında davanın tanıyana veya mirasçılarına karşı yöneltilmesini esas almaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6142 E., 2024/972 K., 20.02.2024)
- Tanımanın iptaline ilişkin davalarda çocuk ve ana yönünden açılan davalarda, bu kişilerin dava hakkının tanıma sebebiyle doğan statüye bağlı olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4807 E., 2024/7800 K., 23.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanımanın iptalini isteyen taraf, dava hakkına sahip olduğunu, yani maddede sayılan ilgililerden biri olduğunu ispat yükü altındadır; ana ve çocuk için nüfus kaydı ve soybağı belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Diğer ilgililer bakımından davacı, kendi menfaatinin varlığını ve tanımanın iptaliyle doğrudan ilişkisini göstermelidir.
- Davanın tanıyana karşı mı yoksa mirasçılara karşı mı açıldığı, tanıyanın ölüm belgesiyle ve miras belgesiyle ispatlanır.
- Dava hakkının kullanıldığının ve dava süresinin işlemediğinin ispatı davacıya aittir; davalı bu konuda savunma ileri sürebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-297): Tanımanın iptal sebeplerini, yani irade sakatlıklarını (yanılma, aldatma, korkutma) düzenler; madde 298 ise bu sebeplerin hangi kişiler ve hangi karşı taraf bakımından ileri sürüleceğini belirler.
- [4721 sayılı Kanun m.299](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-299): Tanımanın iptaline ilişkin hak düşürücü süreleri ve davanın açılma koşullarını düzenler; madde 298'in uygulanmasında dava süresi bu maddeye göre belirlenir.
- [4721 sayılı Kanun m.300](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300): Tanımanın iptalinin sonuçlarını düzenler; iptal kararının soybağına etkisi bu maddeye göre değerlendirilir.
- [4721 sayılı Kanun m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-16): Ana ve çocuğun sınırlı ehliyetsiz olmaları hâlinde dava hakkını yasal temsilcilerinin rızası olmadan kullanabilmelerinin dayanağıdır.

## [TMK m.299](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-299)

Madde, evlilik dışı doğan çocuğu tanıyan erkeğe karşı açılan tanıma iptal davasında ispat yükünün dağılımını düzenler. Davacının tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlü olduğunu belirtir ve ana veya çocuk tarafından açılan davada ispat yükünün hangi noktada tanıyan aleyhine değiştiğini gösterir. Maddenin uygulanması, tanıma iptali davasının kimler tarafından ve hangi koşulla açılabileceği bakımından, ilgili davaya ilişkin genel hükümlerle birlikte okunmalıdır. Tanıma iptali davasının açılma süreleri, tanımanın geçersizliği ve tanımanın hükümleri gibi konuları düzenlemez (m.295-298). Babalık davasında ispat ve delil konularını ayrıca düzenlemez; bu konu ilgili davanın genel hükümlerinde yer alır. Tanıma iptali davasının usulüne ilişkin ayrıntılar ile Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yapılacak DNA incelemesinin yürütülmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.299: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Evlilik dışı doğmuş çocuğun babası olduğunu erkeğin beyan etmesi işlemidir. Bu madde, tanımanın iptaline ilişkin davada ispat yükünü düzenler.
- **Tanıyan**: Evlilik dışı çocuğu tanımış olan erkektir. Madde, davada tanıyanın baba olmadığının ileri sürüldüğü tarafın karşısında yer alır.
- **Gebe kalma dönemi**: Çocuğun gebeliğinin başladığı kabul edilen dönemdir. Tanıyanın bu dönemde ana ile cinsel ilişkide bulunduğunu inandırıcı kanıtlarla göstermesi, ispat yükünün kendisine geçmesi için aranır.
- **İnandırıcı kanıt**: Tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkiye girdiğini makul ölçüde gösteren delildir. Kesin ispat aranmaz; ilişkinin olasılığını ortaya koyan kanıt yeterlidir.

### m.299: hangi şartlar aranır?

- Tanıma iptali davasının davacısının, tanıyanın baba olmadığını ileri sürmesi gerekir.
- Dava ana veya çocuk tarafından açılmışsa, davacının ispat yükünü yerine getirebilmesi için tanıyanın baba olmadığını ortaya koyması gerekir; bu yük ilk aşamada davacıya aittir.
- Tanıyan, gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtları göstermelidir; bu gösterimle ispat yükü tanıyana geçer.
- Tanıyanın inandırıcı kanıtları gösterebilmesi için bu kanıtların ilgili dönemdeki ilişkiyi makul ölçüde ortaya koyması gerekir.

### m.299: hangi sonuçları doğurur?

- Davacı tanıyanın baba olmadığını ispatlayamazsa, tanıma iptal davası reddedilir ve tanıma geçerliliğini korur.
- Ana veya çocuk tarafından açılan davada tanıyan gebe kalma döneminde ilişkiye ilişkin inandırıcı kanıt göstermezse, ispat yükü tanıyana geçmez ve davacının genel yükü devam eder.
- Tanıyan inandırıcı kanıtları gösterirse, ispat yükü ona geçer ve babalığını çürütmek zorunda kalır; bu çürütme sağlanamazsa tanıma iptal edilebilir.
- Madde emredici bir ispat kuralı içerir; taraflarca sözleşmeyle veya anlaşmayla değiştirilemez.

### Genel kural ile ana veya çocuk tarafından açılan dava arasındaki fark nedir?

- Genel kurala göre davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.
- Ana veya çocuk tarafından açılan davada ise tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile ilişki kurduğunu inandırıcı kanıtlarla göstermesi, yükün tanıyana geçmesi için yeterlidir.

Sonuç: Ana veya çocuk davacıysa, tanıyanın inandırıcı kanıtları gösterdiği andan itibaren ispat yükü tanıyana geçer ve tanıyan ilişkiyi çürütmek zorunda kalır.

### Tanıyanın ilişki kanıtı ile baba olmadığının ispatı arasındaki fark nedir?

- Tanıyanın ilişkiye ilişkin kanıtı, ispat yükünü tanıyana kaydırmak için bir ön koşuldur.
- Tanıyanın baba olmadığını kesin olarak ispatı ise yükün kaydırılması sonrasında gündeme gelen bir durumdur.

Sonuç: Önce tanıyanın ilişki kanıtı gösterilmeli, ardından yük değişimi gerçekleşmelidir; bu sıralama hukuki sonucu doğurur.

### m.299: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metnindeki yük değişimi koşulunu, ana veya çocuk davası ile tanıyanın kendi açtığı dava arasında ayırt etmeden uygulamak.
- Tanıyanın gösterdiği kanıtın inandırıcılık derecesini aşırı katı değerlendirmek ve kesin ispat aramak; madde yalnızca inandırıcı kanıt ister.
- Yük değişiminin gebe kalma döneminin dışında kalan bir döneme ilişkin kanıtla gerçekleşeceğini sanmak; kanıt doğrudan bu döneme ilişkin olmalıdır.
- Yük değişikliğinden sonra da davacının ispat yükünün devam ettiğini varsaymak; yük tanıyana geçmiştir.
- Maddenin yalnızca ana ve çocuk davalarında uygulandığını, tanıyanın açtığı davalarda ise hiç uygulanmayacağını düşünmek; alan talimatı bu ayrımı tam olarak aynı biçimde değerlendirmez, dikkatli okunmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, ana veya çocuk tarafından açılan tanıma iptali davalarında tanıyanın gebe kalma döneminde ilişkiye girdiğini gösteren kanıtların somut olarak değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/8865 E., 2024/8931 K., 20.11.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/4807 E., 2024/7800 K., 23.10.2024)
- Mahkemelerin, tanıyanın ilişki kanıtlarını değerlendirirken ilişkinin olasılığını ortaya koyan delilleri yeterli görmesi ve kesin ispat aramaması eğilimindedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2024/7591 K., 21.10.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/5300 E., 2024/3369 K., 14.05.2024)
- Uygulamada tanıyanın inandırıcı kanıt göstermesi üzerine babalığın biyolojik olarak incelenmesi için bilirkişi ya da Adli Tıp Kurumu incelemesi yapılmakta; bu inceleme sonucu yük değişiminin sonucunu belirlemektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E., 2024/3359 K., 13.05.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/8237 E., 2024/3360 K., 13.05.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür; genel kuralda yük davacıdadır.
- Ana veya çocuk tarafından açılan davada davacı önce tanıyanın baba olmadığını ortaya koymalıdır; tanıyan ilişkiye ilişkin inandırıcı kanıt göstermezse yük değişmez.
- Tanıyanın gebe kalma dönemindeki ilişkiyi gösteren kanıtlar (tanık beyanı, yazışma, birlikte yaşama belgeleri gibi) yük değişiminin tetikleyicisidir ve bu kanıtı tanıyan sunmak zorundadır.
- Yükün tanıyana geçmesinden sonra tanıyan, babalığını çürütmek için delil göstermek zorundadır; bu delil genellikle biyolojik inceleme sonucudur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.295](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-295): Tanıma iptali davasının açılmasına ilişkin genel çerçeveyi çizer ve bu maddedeki ispat kurallarının uygulanacağı davanın tanımını verir.
- [4721 sayılı Kanun m.297](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-297): Tanımanın iptali davasında davacı sıfatına ve dava hakkının kullanılmasına ilişkin hükümleri içerir; ispat yükü kurallarıyla birlikte okunur.
- [4721 sayılı Kanun m.298](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-298): Tanıma iptali davasının açılma koşullarını ve hakkın düşmesini düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- [4721 sayılı Kanun m.300](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300): Tanıma iptali davasında delil ve ispat konularına ilişkin özel düzenlemeleri içerir; ispat yükünün dağılımını tamamlar.

## [TMK m.300 — Hak düşürücü süreler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300)

TMK m.300, soybağının tanıma yoluyla kurulmasına ilişkin iptal davalarında dava hakkının süresini düzenler. Birinci fıkra tanıyanın, ikinci fıkra ilgililerin (davacının) dava hakkını, üçüncü fıkra çocuğun dava hakkını kapsar; dördüncü fıkra bu sürelerin geçmesine rağmen gecikmeyi haklı kılan sebep bulunması hâlinde tanır. Madde, tanımanın kendisinin şartlarını, tanımanın geçerliliğinin ya da iptalinin esasını ve iptal sebeplerinin (korkunun etkisi, çocuğun babası olamama gibi) içeriğini düzenlemez; bu konular TMK'nın tanımaya ilişkin hükümlerinde yer alır (m.295 ve devamı). Soybağının reddine ilişkin süre (m.289) ile çocuğun ergin olduktan sonra açacağı dava süreleri de bu maddenin kapsamı dışındadır. Dava usulüne ve yetkiye ilişkin hükümler de m.300'de yer almaz.

### Hak düşürücü süreler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıma**: Babanın, evlilik dışı doğmuş bir çocuğu kendi çocuğu olarak kabul ettiği hukuki işlem; tanıma ile çocuk ile baba arasında soybağı kurulur.
- **Tanıyan**: Tanıma işlemini yapan kişi; bu maddede dava hakkı tanıyana, tanımanın iptali için tanınan hak olarak verilmiştir.
- **İlgililer**: Tanımanın iptali davasını açma hakkı bulunan, tanıma dışındaki kişiler; maddenin ikinci fıkrasında tanıyan dışındaki ilgilerin dava hakkının süresi ayrıca düzenlenmiştir.
- **Hak düşürücü süre**: Süre geçince hakkın kendisinin sona erdiği, hâkimin de bunu kendiliğinden dikkate aldığı süre türü. Bu maddedeki süreler hak düşürücü niteliktedir.
- **Gecikmeyi haklı kılan sebep**: Dava süresinin geçmesine rağmen dava açılmasını engelleyen, süreyi aşmayı haklı gösteren olağanüstü engel; bu sebep ortadan kalkınca bir ay içinde dava açılabilir.

### Hak düşürücü süreler: hangi şartlar aranır?

- Tanıyanın dava hakkının doğması için tanımanın iptal sebebinin bulunması ve bu sebebin tanıyan tarafından öğrenilmesi ya da tanımada etkili olan korkunun ortadan kalkması gerekir.
- Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır.
- Tanıyanın dava hakkı her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmeden kullanılmalıdır.
- İlgililerin dava hakkının doğması için davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrenmiş olması gerekir.
- İlgililerin dava hakkı, davacının bu öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmeden kullanılmalıdır.
- Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.
- Süreler geçmişse dava açılabilmesi için gecikmeyi haklı kılan bir sebebin bulunması ve bu sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılması gerekir.

### Hak düşürücü süreler: hangi sonuçları doğurur?

- Tanıyanın, iptal sebebini öğrenmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içinde dava açmaması hâlinde iptal hakkı düşer ve tanıma geçerli kalır.
- Tanıma üzerinden beş yıl geçmişse, iptal sebebinin sonradan öğrenilmiş olmasına bakılmaksızın tanıyanın dava hakkı düşmüş olur.
- İlgililerin, tanımayı ve tanıyanın babalığını dışlayan durumu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmamaları veya tanımanın üzerinden beş yıl geçmesi hâlinde dava hakkı düşer.
- Çocuk ergin olduktan sonra bir yıl içinde dava açmazsa dava hakkı düşer; çocuk için tanımanın üzerinden beş yıl geçmesi ayrıca bir sınır oluşturmaz.
- Gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, süreler geçmiş olsa bile sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir.
- Süreler hak düşürücü olduğundan, hâkim süre geçmişse davayı bu gerekçeyle re'sen reddeder; taraflar bu yönde bir def'i ileri sürmek zorunda değildir.
- Açılan davanın tanımanın iptali davası olarak nitelendirilmesi hâkimin görevindedir ve dava hakkı süresi bu nitelendirmeye göre değerlendirilir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7501 E., 2024/3 K., 09.01.2024)

### Tanıyan ile ilgililer arasındaki fark nedir?

- Tanıyan, tanımayı yapan babadır ve dava hakkının başlangıcı iptal sebebinin öğrenilmesi ya da korkunun ortadan kalkmasıdır.
- İlgililer, tanımayı ve tanıyanın babalığını dışlayan durumu öğrenen davacılardır ve dava hakkı bu öğrenme tarihinden başlar.

Sonuç: Her iki grupta da bir yıllık süre aynıdır, ancak başlangıç anı ve dayanak olay farklıdır. Her ikisinde de beş yıllık mutlak üst sınır tanımanın yapıldığı tarihten işler.

### Tanıyan ve ilgililer ile çocuk arasındaki fark nedir?

- Tanıyan ve ilgililer için süre tanımanın yapılmasından veya öğrenmeden başlar ve tanımanın üzerinden beş yıl üst sınırı vardır.
- Çocuk için süre ergin olmasından başlar ve beş yıllık üst sınır öngörülmemiştir.

Sonuç: Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından bir yıl geçmekle düşer; tanımanın üzerinden beş yıl geçmiş olsa bile çocuk için bu sınır uygulanmaz.

### Olağan süre ile gecikmeyi haklı kılan sebep arasındaki fark nedir?

- Olağan süre, birinci üçüncü fıkralardaki bir yıllık ve beş yıllık süreler ile çocuk için ergin olmadan başlayan bir yıllık süredir.
- Gecikmeyi haklı kılan sebep, bu sürelerin geçmesine rağmen dava açılmasını engelleyen olağanüstü durumdur.

Sonuç: Böyle bir sebep varsa süre sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir; sebep yoksa dava süresi geçmiş olur.

### Hak düşürücü süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanıyanın bir yıllık süresini tanımanın yapıldığı tarihten değil, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten saymak yerine tanıma tarihinden saymak; süre başlangıcı öğrenme anıdır.
- Tanıyanın ve ilgililerin beş yıllık üst sınırını tanıma tarihinden değil, öğrenme tarihinden saymak; beş yıl her hâlde tanımanın yapıldığı tarihten işler.
- Çocuğun dava hakkı için de beş yıllık üst sınır uygulamak; çocuk için yalnızca ergin olmadan bir yıl işler.
- Gecikmeyi haklı kılan sebep varsa süreyi uzun bir süre olarak hesaplamak; metinde bu sebebin ortadan kalkmasından itibaren yalnızca bir ay tanınmıştır.
- Soybağının reddi ile tanımanın iptali davalarının sürelerini birbirine karıştırmak; m.289 ile m.300 farklı dava türleri için farklı süreler öngörür.
- Süre geçmişken hâkimin davayı re'sen reddetmek yerine davalının def'i beklemek; süre hak düşürücüdür ve hâkim re'sen dikkate alır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hâkim, açılan davanın tanımanın iptali davası mı yoksa soybağının reddi davası mı olduğunu hukuki nitelendirme ile belirler ve süreyi buna göre değerlendirir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7501 E., 2024/3 K., 09.01.2024)
- Tanıyanın dava hakkının süresi geçmişse mahkemeler davayı süre yönünden reddetmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E., 2023/2598 K., 23.05.2023)
- Soybağının reddi ile tanımanın iptali arasında ayrım yapılmadan m.300 birinci fıkrasının uygulanmasının isabetsiz olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4807 E., 2024/7800 K., 23.10.2024)
- Tanıyanın iptal sebebinin öğrenildiğine dair beyanın samimiyeti ve tanıyanın bu konudaki tutumu, öğrenme tarihinin tespitinde delil olarak değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8985 E., 2024/831 K., 13.02.2024)
- Tanıyanın dava hakkı süresi bakımından, tanımanın üzerinden beş yıl geçmesinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2024/7591 K., 21.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıyanın dava hakkını kullanan kişi, süre içinde dava açıldığını ispat yükü altındadır; iptal sebebinin öğrenildiği tarih de davacı tarafından ispatlanmalıdır.
- Öğrenme tarihi, tanığın beyanı, tanıyanın kendi beyanı ve yazılı belgelerle ispatlanabilir; tanıyanın öğrenme tarihine ilişkin beyanı çelişkili ise değerlendirilmesi mahkemeye aittir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8985 E., 2024/831 K., 13.02.2024)
- Gecikmeyi haklı kılan sebebin varlığı, süreyi aşan dava açma yetkisini kullanmak isteyen tarafından ispatlanmalıdır.
- Süre geçmişse, davalı tarafın def'i ileri sürmesi beklenmez; hâkim süreyi re'sen dikkate alır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E., 2023/2598 K., 23.05.2023)
- Dava açılış tarihi ile tanıma tarihi arasındaki sürenin hesabı için nüfus kaydı ve tanıma belgesi gibi resmî belgeler kullanılmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.289](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-289): Soybağının reddi davası için ayrı bir bir yıllık süre öngörür; m.300 ise tanımanın iptali davalarına ilişkindir. İki dava türünün süreleri birbirinden ayrı tutulmalıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.295](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-295): Tanımanın geçerlilik ve iptal sebeplerini düzenler; m.300 bu sebeplerin hangi süre içinde ileri sürüleceğini belirler.

## [TMK m.301 — Dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-301)

TMK m.301, babalık davasının kimler tarafından açılacağını, davalı tarafın kim olacağını ve davanın kimlere ihbar edileceğini düzenler. Hak sahibi olarak ana ile çocuğu, davalı olarak baba olduğu iddia edilen erkeği ya da onun ölümü hâlinde mirasçılarını gösterir. Hükmün uygulanması, evlilik dışı doğan ve baba tarafından tanınmamış çocuklar bakımından söz konusudur. Dava süresini (m.303), babalık karinesini (m.302), dava şartlarını ve ana için doğan mali hakları (m.304) düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır. Soybağının reddi davası (m.286 vd.) ve tanıma yoluyla soybağı (m.297 vd.) da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Babalık davası**: Evlilik dışında doğan ve babası tarafından tanınmamış çocukla baba olduğu iddia edilen erkek arasında soybağının mahkeme hükmüyle kurulmasını isteyen davadır. Tanıma yoluyla kurulan soybağından farklı olarak hâkim kararına dayanır.
- **Dava hakkı sahipleri**: Babalık davasını açabilecek kişilerdir ve metne göre ana ile çocuktur. Bu hak, ana ve çocuğa doğrudan tanınmıştır ve birbirinden bağımsızdır.
- **İhbar**: Davanın açıldığını ilgili kişi ve makamlara bildirilmesidir. Bu madde ihbarı Cumhuriyet savcısına, Hazineye, kayyıma veya anaya zorunlu kılar; ihbarın yapılmaması davanın açılmasını engellemez, ihbarın yerine getirilmesi maddenin koşuludur.
- **Kayyım**: Ergin olmayan çocuk adına babalık davası açmak üzere atanan kişidir. Madde metninde dava açılınca ve ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar yapılacağı belirtilmiştir.
- **Davalı taraf**: Baba olduğu iddia edilen erkektir. Erkeğin ölümü hâlinde dava mirasçılarına karşı açılır, yani dava ölen erkeğin mirasçılarına yöneltilir.

### Dava hakkı: hangi şartlar aranır?

- Çocuğun anası ile soybağı bulunmalıdır; anası belli olmayan çocuk bakımından babalık davası açılamaz.
- Çocuğun bir başka erkek ile soybağı bulunmamalıdır; varsa bu soybağı ortadan kaldırılmadan babalık davası açılamaz.
- Dava hakkı sahibi olarak ana ya da çocuk davayı açmalıdır.
- Dava, baba olduğu iddia edilen erkeğe karşı açılmalıdır; erkek ölmüşse mirasçılarına karşı açılmalıdır.
- Dava açıldığında Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar yapılmalıdır.
- Dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar yapılmalıdır.

### Dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Dava, ana veya çocuk tarafından açıldığında, babaya karşı ya da erkek ölmüşse mirasçılarına karşı kurulabilir.
- Dava açıldığında Cumhuriyet savcısı ve Hazine bilgilendirilir; bu bildirim yapılmadan dava açılmış olur ama ihbar yükümlülüğü yerine getirilmemiş olur.
- Ana açmışsa kayyım, kayyım açmışsa ana bilgilendirilir.
- Babalık davası sonunda verilen hükümle baba ile çocuk arasında soybağı kurulur.
- Anası belli olmayan çocuk bakımından bu madde uyarınca dava açılamaz.

### Ana ile çocuk (dava hakkı) arasındaki fark nedir?

- Ana, çocuğun doğumundan itibaren dava açabilir; hakkı doğrudan kendisine tanınmıştır.
- Çocuk da kendi adına dava açabilir; hakkı doğrudan kendisine tanınmıştır ve ayırt etme gücüne sahip olması yeterlidir.

Sonuç: İki hak bağımsızdır; biri açtığı davayı kaybetse ya da feragat etse diğerinin dava hakkı etkilenmez. Ayrı ya da birlikte dava açılabilir.

### Babalık davası ile soybağının reddi davası arasındaki fark nedir?

- Babalık davası, babası olmayan çocuğun babasıyla soybağını kurmak için açılır.
- Soybağının reddi davası, evlilik karinesiyle babası sayılan kocanın soybağını kaldırmak için açılır.

Sonuç: Babalık davası, çocuğun bir başka erkekle soybağı varken açılamaz; önce o soybağının ortadan kaldırılması gerekir.

### Dava ana tarafından ile dava çocuk tarafından (ihbar) arasındaki fark nedir?

- Dava ana tarafından açılmışsa dava kayyıma ihbar edilir.
- Dava kayyım tarafından açılmışsa dava anaya ihbar edilir.

Sonuç: İhbar edilecek kişi açan kişiye göre değişir; her iki halde de Cumhuriyet savcısı ve Hazine ayrıca ihbar edilir.

### Erkek sağ ile erkek ölmüş arasındaki fark nedir?

- Erkek sağsa dava doğrudan kendisine karşı açılır.
- Erkek ölmüşse dava mirasçılarına karşı açılır.

Sonuç: Davalı sıfatı değişir; dava ölen erkeğin mirasçılarına yöneltilir.

### Ayırt etme gücüne sahip ile sahip olmayan dava sahibi arasındaki fark nedir?

- Ayırt etme gücüne sahip ana veya çocuk davayı bizzat açabilir; küçük ya da kısıtlı olması yasal temsilci rızasını gerektirmez.
- Ayırt etme gücüne sahip olmayan ana veya çocuk, davayı yasal temsilcisi aracılığıyla açar.

Sonuç: Çocuk için ayırt etme gücü yoksa kayyım atanması gerekir; anaya kayyım olarak atanamaz.

### Dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava hakkını Cumhuriyet savcısına ya da üçüncü kişilere tanımak; madde yalnızca ana ve çocuğa dava hakkı tanır.
- Dava ana tarafından açılmışsa ihbarı anaya, kayyım tarafından açılmışsa kayyıma yapmak; ihbar yönü ters çevrilmemelidir.
- Erkek öldükten sonra davayı hâlâ erkeğe karşı açmak; ölmüşse mirasçılara yöneltilmelidir.
- Ayırt etme gücüne sahip küçük ya da kısıtlı çocuk için yasal temsilci rızası aramak; bu gerekli değildir.
- Ayırt etme gücü olmayan çocuk adına anayı kayyım olarak atamak; anaya kayyım atanamaz.
- Anası belli olmayan çocuk için babalık davası açılabileceğini kabul etmek; bu mümkün değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Babalık davasının ana tarafından açılması hâlinde, davanın kayyıma ihbar edilmesi ve Cumhuriyet savcısı ile Hazineye bildirim yapılması usul açısından zorunlu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023)
- Babalık davasında dava hakkının ana ve çocuğa birlikte değil, her biri için bağımsız olarak tanındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
- Dava, babaya değil ölmüş ise mirasçılarına karşı açılmalıdır; ölü kişiler aleyhine açılan davanın usulden reddi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/2647 E., 2023/4462 K., 04.10.2023)
- Babalık davasının Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve soybağı davası niteliğindeki uyuşmazlıkta yargı yerinin buna göre belirlendiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/10498 E., 2023/3581 K., 04.07.2023)
- Babalık davası ile birlikte nafaka ve tazminat talepleri ileri sürülebildiği ve bunların aynı dava içinde görülebildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/3256 E., 2024/5054 K., 01.07.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Babalık davasını açan ana veya çocuk, anası ile soybağını ve davalının baba olduğunu ileri sürdüğü için soybağını ve dava hakkını ispatla yükümlüdür; anası ile soybağı nüfus kaydı ile kanıtlanır.
- Davalı erkek, baba olmadığını ya da davacı çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunduğunu savunuyorsa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Davalının ölümü hâlinde mirasçıların davalı sıfatı, ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi ile kanıtlanır.
- Ayırt etme gücü bulunmayan ana veya çocuk adına açılan davada yasal temsilcinin ya da kayyımın yetkisi atama kararı ile belgelenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.302](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-302): Babalık karinesini düzenler; dava açıldıktan sonra davacı için ispat kolaylığı sağlar, bu maddenin davayı kimin açabileceğini belirlemesini tamamlar.
- [4721 sayılı Kanun m.303](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303): Babalık davasının açılma süresini düzenler; ana ve çocuk için farklı başlangıç tarihleri ve gecikmenin haklı sebebi hallerini içerir.
- [4721 sayılı Kanun m.304](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-304): Ananın babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak isteyebileceği doğum ve geçim giderlerini düzenler; dava sahiplerinin talep edebileceği haklar bakımından bu maddeyi tamamlar.
- [4721 sayılı Kanun m.286](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-286): Soybağının reddi davasını düzenler; babalık davasının önkoşulu olan başka erkekle soybağının ortadan kaldırılması bakımından ilişkilidir.

## [TMK m.302 — Karine](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-302)

Madde, evlilik dışı doğan çocuk bakımından babalığa ilişkin karineyi düzenler. Karinenin temelini oluşturan cinsel ilişki zamanının ne olduğunu, fiilî gebe kalma dönemine ilişkin genişlemeyi ve davalı babanın bu karineyi çürütme yollarını kapsar. Madde, babalık karinesinin hangi kişiler arasında hangi davada uygulanacağını doğrudan belirlemez. Evlilik içi babalık karinesini (m.285), babalık davasının açılma ve süre koşullarını (m.301, m.303 ve m.304) ve babalık hükmünün sonuçlarını bu maddede aramak gerekmez. Ölüm ve birlikte ölüm karinesi gibi diğer kanuni karineler (m.29, m.31) ile ispat usulüne ilişkin genel kurallar da bu madde kapsamı dışındadır.

### Karine: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Babalık karinesi (evlilik dışı)**: Evlilik dışı doğan çocuğun annesi ile davalı erkek arasında, doğumdan önceki belirli dönemde cinsel ilişki bulunduğunun ispatı hâlinde, davalının çocuğun babası sayılmasıdır. Karine temeli ispatlandığında sonuç da ispatlanmış sayılır.
- **Karine dönemi**: Çocuğun doğumundan önceki üç yüz ikinci ile üç yüz sekseninci gün arasında kalan dönemdir. Maddenin birinci fıkrasındaki ana koşul bu döneme bağlıdır; dönem dışında kalan ilişkiler için ikinci fıkradaki fiilî gebe kalma dönemi kuralı devreye girer.
- **Fiilî gebe kalma dönemi**: Karine döneminin dışında kalsa bile, gebeliğin gerçekten oluştuğu zamana ilişkin fiilî süreyi ifade eder. Bu dönemde davalının annesiyle cinsel ilişkisinin tespiti, karineyi yine doğurur.
- **Aksi ispat (karineyi çürütme)**: Davalının, çocuğun babası olmasının olanaksız olduğunu ya da bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisinden fazla olduğunu ispatlamasıdır. Bu ispat yapılırsa karine geçerliliğini kaybeder.
- **Baba olma olasılığı karşılaştırması**: Davalının savunma ölçütüdür. Üçüncü kişinin babalık olasılığının davalınınkinden yüksek olduğunun ortaya konulmasını gerektirir; yalnızca şüphe yaratmak yeterli değildir.

### Karine: hangi şartlar aranır?

- Evlilik dışı doğmuş bir çocuğun ve bu çocuğun annesinin bulunması, davalı erkeğin ise çocuğun babası olduğu iddia edilen kişi olması gerekir.
- Davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüz ikinci gün ile üç yüz sekseninci gün arasında annesiyle cinsel ilişkide bulunmuş olması ispat edilmelidir.
- Karine döneminin dışında kalan bir ilişki söz konusuysa, bu ilişkinin fiilî gebe kalma döneminde gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerekir.
- Karinenin çürütülmesi için davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını ya da bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlamalıdır.
- Davalı çürütme yükünü yerine getirmediği sürece karine geçerliliğini korur ve babalık hükmü bu karineye dayanılarak verilebilir.

### Karine: hangi sonuçları doğurur?

- Karine döneminde cinsel ilişki ispatlandığında davalı çocuğun babası sayılır; bu sonuç için davalının ayrıca bir kabulünün bulunması gerekmez.
- Karine döneminin dışındaki bir ilişki tespit edilirse, fiilî gebe kalma döneminde gerçekleştiği anlaşıldığında aynı karine yine geçerli olur.
- Davalı çocuğun babası olmasının olanaksızlığını ispat ederse karine geçerliliğini kaybeder.
- Davalı, bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden fazla olduğunu ispat ederse karine geçerliliğini kaybeder.
- Karine geçerliliğini kaybetmezse babalık hükmü bu karineye dayanılarak verilebilir.
- Maddenin üçüncü fıkrasındaki çürütme yolları dışında, davalının başka bir delille karineyi aşması öngörülmemiştir; sonucu değerlendirme yetkisi hâkimdedir.

### Karine dönemi içindeki ilişki ile karine dönemi dışındaki ilişki arasındaki fark nedir?

- Cinsel ilişki, doğumdan önceki üç yüz ikinci ile üç yüz sekseninci gün arasında gerçekleşmişse birinci fıkra doğrudan uygulanır.
- İlişki bu dönemin dışında kalmışsa, yalnızca fiilî gebe kalma döneminde gerçekleştiği tespit edildiğinde karine yine geçerli olur.

Sonuç: Dönem dışı ilişki karineyi kendiliğinden doğurmaz; fiilî gebe kalma dönemine girdiğinin ayrıca ortaya konması gerekir.

### Olanaksızlık savunması ile üçüncü kişi olasılık savunması arasındaki fark nedir?

- Davalı, çocuğun babası olmasının fiziksel ya da hukuki olarak olanaksız olduğunu ispatlayabilir.
- Davalı, bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ortaya koyabilir.

Sonuç: Her iki savunmadan biri başarılı olursa karine geçerliliğini kaybeder; ikisi de karşılaştırmalı ya da kesin bir ispat gerektirir.

### Karine: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Karine döneminin üç yüz ikinci gün ile üç yüz sekseninci gün arasında olduğunu gözden kaçırarak, bu aralığı evlilik içi üç yüz günlük süreyle karıştırmak.
- Karine dönemi dışındaki bir ilişkinin kendiliğinden karine doğuracağını varsaymak; fiilî gebe kalma döneminin ayrıca tespit edilmesi gerektiğini ihmal etmek.
- Davalının sadece cinsel ilişkiyi reddetmesini karineyi çürütmek saymak; üçüncü fıkrada öngörülen olanaksızlık veya üçüncü kişi olasılığı ispatının yapılıp yapılmadığını ayrıca değerlendirmemek.
- Üçüncü kişi olasılığı savunmasında mutlak bir ispat aramak; kanun karşılaştırmalı bir üstünlük ölçütü öngörmektedir.
- Babalık karinesini evlilik içi babalık karinesiyle (m.285) karıştırmak; evlilik dışı çocuk için bu madde, evlilik içi karine ise m.285 kapsamındadır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Babalık davalarında kanuni olay karinesi olarak kabul edilen bu karinenin temelini oluşturan cinsel ilişkinin ispatı, davacı tarafından yapılmalıdır. (2. Hukuk Dairesi, 2022/10277 E., 2023/2009 K., 27.04.2023)
- Davanın çocuk tarafından açıldığı, davalının baba sıfatıyla karşı tarafta yer aldığı ve bu maddenin ikinci fıkrasına dayanıldığı yönündeki değerlendirmeler yerleşik biçimde yapılmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2022/10277 E., 2023/2009 K., 27.04.2023)
- Babalık davalarında Adli Tıp Kurumu raporunun, karine ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir delil olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3545 E., 2024/8923 K., 20.11.2024)
- Karinenin çürütülmesi iddiasında davalının karşılaştırmalı üstünlük ispatı yapması beklenir; yalnızca soy bağına itirazın yeterli görülmediği yönünde uygulama bulunmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3496 E., 2024/8926 K., 20.11.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/3544 E., 2024/8927 K., 20.11.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/3186 E., 2024/8924 K., 20.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf, yani çocuk veya onun adına davacı, davalının annesiyle karine döneminde ya da fiilî gebe kalma döneminde cinsel ilişkide bulunduğunu ispatla yükümlüdür; bu ispat tanık, yazılı kayıt, beyan ve diğer delillerle yapılabilir.
- Fiilî gebe kalma döneminin dışındaki bir ilişkiyi ileri süren taraf, gebeliğin o dönemde oluştuğunu da ayrıca ispatlamalıdır.
- Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını ya da üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden fazla olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu savunmayı ileri sürmezse karine geçerliliğini korur.
- Çürütme için davalının kullanacağı en önemli delil, kan grubu ve DNA gibi biyolojik incelemelerdir; bu incelemelerin sonucu hâkimin takdirine tabidir ve Adli Tıp Kurumu raporu ile değerlendirilir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3545 E., 2024/8923 K., 20.11.2024)
- Davalının sadece genel bir itirazda bulunması, örneğin ilişkinin olmadığını söylemesi, karineyi çürütmeye yetmez; somut delil sunması gerekir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3496 E., 2024/8926 K., 20.11.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/3544 E., 2024/8927 K., 20.11.2024)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.285: Evlilik içi babalık karinesini düzenler. Madde 302, evlilik dışı doğan çocuklar için bu karinenin karşılığıdır ve iki maddenin kapsamı birbirini dışlar.
- 4721 m.301: Çocuğun babalık davası açmasını düzenler. Madde 302 karinesi bu davada dayanılan delil kuralıdır.
- 4721 m.303: Babalık davasının açılmasına ilişkin süre ve koşulları düzenler; karine bu süreyle birlikte değerlendirilir.
- 4721 m.304: Babalık davasında hükmün sonuçlarını ve hangi tarafın dava açabileceğini düzenler; karine bu davanın esasında uygulanır.
- 4721 m.29: Birlikte ölüm karinesini düzenler; madde 302 ile ilgisi, her ikisinin de kanuni karine olmasıdır, uygulama alanları ayrıdır.

## [TMK m.303 — Hak düşürücü süreler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303)

TMK m.303, babalık davasının açılma zamanını ve bu dava için hak düşürücü süreyi düzenler. Birinci fıkra babalık davasının çocuğun doğumundan önce ya da sonra açılabileceğini, ikinci fıkra ananın dava hakkının doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşeceğini; üçüncü fıkra ise çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunması halinde sürenin bu soybağının ortadan kalktığı tarihte başlayacağını hükme bağlar. Dördüncü fıkra, bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebeplerin varlığı halinde sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılmasına olanak tanır. Madde, davanın kime ait olduğu bakımından ana ile çocuk ve baba arasındaki ayrımı ve babalık davasının esasına ilişkin kuralları düzenlemez; soybağının hukuki sonuçları, davanın görevli ve yetkili mahkemesi (m.283), soybağına ilişkin davalarda genel hükümler ve çocuk yararına kayyım atanmasına ilişkin usul ayrıntıları ise bu maddenin dışında kalır. Ayrıca çocuğun kendi babalık davası açma hakkının zamanaşımı rejimi de bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir."

### Hak düşürücü süreler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Babalık davası**: Çocuğun babasının kim olduğunun mahkeme kararıyla tespitini ve babalık bağının kurulmasını isteyen dava türüdür. Madde bu davanın hangi zamanda açılabileceğini belirler; davanın esasına ilişkin koşulları düzenlemez.
- **Hak düşürücü süre**: Süre geçince hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Bu maddede ananın dava hakkı bakımından bir yıllık süre hak düşürücü nitelikte kabul edilmektedir; dava açılmadığında hak düşer.
- **Soybağı ilişkisi**: Çocuk ile bir erkek arasında hukuken kurulmuş baba-çocuk bağıdır. Çocukla başka bir erkek arasında bu bağ varken babalık davası açılmasının önündeki engeli oluşturur; bağın ortadan kalkması üçüncü fıkradaki süreyi başlatır.
- **Gecikmeyi haklı kılan sebep**: Bir yıllık süre geçtikten sonra dava açılmasını mümkün kılan, ananın süresinde dava açamamasını haklı gösteren olgudur. Madde metninde sınırı ayrıca sayılmamıştır; somut olayın niteliğine göre değerlendirilir.

### Hak düşürücü süreler: hangi şartlar aranır?

- Babalık davasının çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilmesi için dava konusu bağın kurulmasını isteyen tarafın dava hakkının bulunması gerekir (birinci fıkra).
- Ananın dava hakkı bakımından doğumdan başlayarak bir yıllık sürenin geçmemiş olması gerekir (ikinci fıkra).
- Çocukla başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bu ilişkinin ortadan kalkmış olması ve bir yıllık sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlaması gerekir (üçüncü fıkra).
- Bir yıllık sürenin geçmesinden sonra dava açılabilmesi için gecikmeyi haklı kılan bir sebebin bulunması gerekir (dördüncü fıkra).
- Gecikmeyi haklı kılan sebep ortadan kalktıktan sonra dava bir ay içinde açılmalıdır; bu süre geçtikten sonra dava açılamaz.

### Hak düşürücü süreler: hangi sonuçları doğurur?

- Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçtiğinde düşer ve bu süre içinde açılmayan dava açılamaz.
- Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı bulunuyorsa bir yıllık süre bu soybağının kalktığı tarihte başlar.
- Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir.
- Gecikmeyi haklı kılan sebep yoksa veya bir aylık süre geçmişse babalık davası açılamaz.
- Doğumdan önce açılan babalık davası bu madde bakımından geçerlidir.

### Doğumdan önce ile doğumdan sonra açılan dava arasındaki fark nedir?

- Çocuk doğmadan önce açılan babalık davası, doğum öncesinde de açılabilir.
- Doğumdan sonra açılan dava, sürelere tabi olarak ve doğumun kendisinden itibaren işleyen sürede açılır.

Sonuç: Birinci fıkra gereği doğum öncesi dava için ayrı bir süre başlangıcı yoktur; süre doğumdan başlar, doğumdan önce açılan dava hak düşürücü süreden etkilenmez.

### Genel süre ile soybağı ilişkisinin varlığı arasındaki fark nedir?

- Çocuğun başka bir erkekle soybağı yoksa bir yıllık süre doğumdan başlar.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa bu bağın ortadan kalktığı tarih süreyi başlatır.

Sonuç: Başlangıç anı değişir; soybağı varken doğumdan sayılan süre işlemez, süre bağın kalkmasından itibaren işler.

### Üçüncü fıkra kapsamındaki dava ile dördüncü fıkra kapsamındaki dava arasındaki fark nedir?

- Bir yıllık süre içinde veya üçüncü fıkraya göre işleyen süre içinde açılan dava normal süre kuralına tabidir.
- Bir yıllık sürenin geçmesinden sonra açılan dava, gecikmeyi haklı kılan sebep ve bir aylık süre koşuluna bağlıdır.

Sonuç: Süre geçmiş olsa da haklı sebep varsa ve bir ay içinde açılırsa dava açılabilir; haklı sebep yoksa dava açılamaz.

### Hak düşürücü süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir yıllık süreyi doğumdan değil, çocuğun ergin olmasından ya da babalık tespitinden başlatmak; süre yalnızca doğum tarihinden veya üçüncü fıkradaki bağın kalkmasından işler.
- Üçüncü fıkrayı bütün çocuklara uygulamak; yalnızca çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunduğu durumda bağın kalktığı tarih süreyi başlatır.
- Dördüncü fıkradaki bir aylık süreyi bir yıllık süreyle karıştırmak; haklı sebep varsa dava bir yıllık süre geçtikten sonra değil, sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde açılmalıdır.
- Anayasa Mahkemesi iptalini göz ardı ederek dördüncü fıkrayı çocuk yönünden de uygulamak; iptal çocuk bakımından geçerlidir, yalnızca ananın dava hakkı bakımından uygulama alanı vardır.
- Hak düşürücü süreyi taraf itirazına bağlı saymak; bu süre hâkim tarafından re'sen dikkate alınır.
- Doğum öncesi açılan davada süreyi doğumdan önceki bir tarihten saymak; süre doğumdan başlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ananın dava hakkının bir yıllık süresi hak düşürücü nitelikte kabul edilmekte; bu sürenin geçip geçmediği hâkimce re'sen dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024)
- Dördüncü fıkrada yer alan haklı sebep kurumu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra yalnızca ananın dava hakkı bakımından uygulanmaktadır; çocuk yönünden iptal edilmiştir. (2011/116 E., 2012/39 K., 15.03.2012)
- Çocuğun doğumdan sonra kayyım atanmış olması halinde süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinden işlemeye başlamaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6683 E., 2023/4093 K., 20.09.2023)
- Başka erkekle soybağı bulunan çocuk bakımından, bu soybağı usulünce reddedilmeden babalık davasının dinlenmesi mümkün değildir; bu nedenle üçüncü fıkradaki süre ancak bağın ortadan kalkmasından sonra işler. (2. Hukuk Dairesi, 2023/93 E., 2023/2020 K., 27.04.2023)
- Anayasa Mahkemesinin ikinci fıkraya ilişkin iptal kararları, süreye ilişkin kuralın uygulanmasında ayrı değerlendirme gerektirmektedir. (2010/71 E., 2011/143 K., 27.10.2011)

### Nasıl ispat edilir?

- Babalık davasını açan taraf, davanın süresinde açıldığını (doğum tarihi, soybağının kalkma tarihi veya kayyımın tebliğ tarihi gibi başlangıç olgularıyla) ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf süresinin geçtiğini ileri sürerse, bu savunmayı doğum belgesi, nüfus kayıtları veya soybağına ilişkin resmi kayıtlarla ispat eder; hâkim süreyi re'sen gözetir.
- Gecikmeyi haklı kılan sebebin varlığını ve ortadan kalkma tarihini dava açan taraf ispatlar; babanın kim olduğunu bilmemesi gibi bir sebep ileri sürülüyorsa bunun somut delillerle desteklenmesi gerekir.
- Ananın aldatılması, tanıyacağını veya evleneceğini söyleyerek oyalanması gibi dürüstlük kuralına aykırılık iddiaları, yazılı belge ve tanık beyanlarıyla ispatlanır; bu durumda sürenin dolumuna dayanan davalı, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını çürütmek zorunda kalabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.283](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-283): Soybağına ilişkin davaların hangi mahkemede açılacağını belirler; bu madde ise davanın zamanını düzenler, yetki kuralı burada uygulanmaz.
- [4721 sayılı Kanun m.295](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-295): Başka erkekle soybağı bulunan çocuk bakımından babalık davasının dinlenme olanağını sınırlayan kuraldır; üçüncü fıkrada anılan soybağı ilişkisinin nasıl ortadan kalkacağını ilişkilendirir.
- [4721 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-2): Dürüstlük kuralı, hak düşürücü sürenin dolmasına dayanmanın hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesinde gündeme gelir.

## [TMK m.304 — Ananın malî hakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-304)

Madde, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak ananın babadan ya da mirasçılarından isteyebileceği doğum giderlerini, doğum öncesi ve sonrası altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri düzenler; ölü doğan çocuk hâlinde de bu giderlere hükmedilebileceğini ve üçüncü kişi veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca yapılan ödemelerin tazminattan indirileceğini öngörür. Madde, ananın talep hakkının kime karşı ve hangi ilişki bakımından doğduğunu ayrıca belirlemez; babalık davasının kendisi (m.282 vd.), babanın ödeme gücünün bulunmasının gerekmediği ve talebin ölüm hâlinde mirasçılara geçmesi gibi uygulama soruları ile çocuğun bakım ve eğitim nafakası (m.327 vd.) bu maddenin kapsamında değildir. Ayrıca soybağının kurulmasına ilişkin dava usulü ve süreleri de bu maddede düzenlenmemiştir.

### Ananın malî hakları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Doğum giderleri**: Doğrudan doğum nedeniyle yapılan harcamalardır. Hastane, ebe, bakım, ilaç, sağlık malzemesi ve gerekli yolculuk giderleri bu kapsamdadır. Mutad ve zorunlu olanlar talep edilebilir; ölçüyü aşan lüks giderler ancak durumun haklı gösterdiği hâllerde ve babanın ekonomik durumu ile orantılı ölçüde tazmin edilir.
- **Geçim giderleri**: Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık süreye ilişkin ananın geçim ihtiyacını karşılayan giderlerdir. Bu süre kanunda sabittir; ananın sağlığını kazanması için gerekli olduğunu ispat etmesi hâlinde altı haftayı aşan geçim giderleri de talep edilebilir.
- **Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler**: Doğum ve geçim gideri kapsamında talep edilemeyen, gebelik veya doğumla bağlantılı diğer harcamalardır. Doğum sonrası gerekli tedavi, tıbbi zorunluluk hâlinde gebeliğe son verilmesi giderleri ile gebelik döneminde giyim giderleri bu kapsama girebilir.
- **Ölü doğum**: Çocuğun ölü olarak doğmasıdır. Bu hâlde de giderlerin karşılanmasına hükmedilebilir; ancak hükmetme hâkimin takdirine bırakılmıştır.
- **Tazminattan indirim**: Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemelerin, hakkaniyet ölçüsünde tazminat tutarından düşülmesidir. İndirim zorunludur ancak tutarı hakkaniyete göre belirlenir.

### Ananın malî hakları: hangi şartlar aranır?

- Ananın babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak talepte bulunması gerekir; talep, babanın veya mirasçılarının aleyhine yöneltilebilir.
- Talep edilen kalemin m.304 sayılan üç gider türünden birine girmesi gerekir: doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri ya da gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
- Giderin doğrudan gebelik veya doğum ile bağlantılı olması ve mutad ile zorunlu ölçüde kalması gerekir; lüks ölçüdeki giderler için durumun haklı gösterilmesi ve babanın ekonomik durumu ile orantı aranır.
- Çocuğun ölü doğmuş olması talebi engellemez, ancak bu hâlde hâkimin karar verme takdiri vardır.
- Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik kuruluşunun anaya yaptığı ödemeler varsa bunlar hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilmelidir.

### Ananın malî hakları: hangi sonuçları doğurur?

- Ananın talep ettiği doğum giderleri, geçim giderleri ve gebelik-doğum giderleri babadan veya mirasçılarından tazmin edilir.
- Çocuk ölü doğmuşsa da hâkim bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir; hükmetmek zorunlu değildir.
- Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik kuruluşunun yaptığı ödemeler hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.
- Babanın ödeme gücüne sahip olması talebin kabulü için gerekli değildir.
- Ananın ölümü hâlinde talep mirasçılarına geçer ve devredilebilir ya da takas edilebilir.

### Doğum giderleri ile geçim giderleri arasındaki fark nedir?

- Doğum giderleri doğrudan doğum olayına bağlı harcamalardır ve fiilen yapılan masraf esas alınır.
- Geçim giderleri doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık süreye bağlı olup kanunda sabit bir zaman dilimi ile sınırlanmıştır.

Sonuç: Geçim giderinde altı haftalık süre kanuni çerçevedir; ananın sağlığını kazanması için daha uzun süre gerektiğini ispat etmesi hâlinde aşan süre de talep edilebilir. Doğum giderinde ise süre değil harcamanın mutad ve zorunlu olması belirleyicidir.

### Mutad ve zorunlu doğum gideri ile lüks doğum gideri arasındaki fark nedir?

- Mutad ve zorunlu harcamalar, ananın durumuna göre tam olarak talep edilebilir.
- Lüks bir sağlık kuruluşunda yapılan doğum gibi ölçüyü aşan harcamalar ayrıca değerlendirilir.

Sonuç: Lüks giderler ancak durumun haklı gösterdiği hâllerde ve babanın ekonomik durumu ile orantılı ölçüde tazmin edilir.

### Üçüncü kişi / sosyal güvenlik ödemesi / Babanın kendi ödemesi: fark nedir?

- Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik kuruluşunun anaya yaptığı ödemeler, aynı giderleri karşılamış olduğu ölçüde tazminattan indirilir.
- Babanın kendisinin yaptığı ödemeler ya da hiç ödeme yapılmamış giderler bu indirimin konusu değildir.

Sonuç: Yalnız üçüncü kişi ve sosyal güvenlik ödemeleri hakkaniyete göre düşülür; indirim zorunludur ama tutarı hakkaniyet ölçüsünde belirlenir.

### Canlı doğum ile ölü doğum arasındaki fark nedir?

- Canlı doğan çocuk için giderler doğrudan talep konusu olur.
- Çocuk ölü doğmuşsa talep yine mümkündür.

Sonuç: Ölü doğum hâlinde hâkimin karar verme yetkisi takdiridir; hükmetmek zorunlu değildir.

### Ananın malî hakları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Doğum giderlerini doğumla doğrudan ilgisi olmayan genel yaşam masraflarını da kapsayacak biçimde hesaplamak.
- Altı haftalık geçim giderini sabit bir üst sınır saymak; ananın sağlık gerekçesiyle daha uzun süre talep edebileceğini gözden kaçırmak.
- Lüks doğum giderlerini mutad giderler gibi tam olarak tazmin etmek; durumun haklı gösterilmesi ve babanın ekonomik durumu ile orantı aramamak.
- Ölü doğum hâlinde hükmün kendiliğinden zorunlu olduğunu varsaymak; bu hâlde karar hâkimin takdirindedir.
- Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik ödemelerini indirmeden tazminatı hesaplamak ya da bu indirimi tam ve otomatik düşmek; indirim hakkaniyete göre yapılır.
- Babanın ödeme gücünün bulunmadığını talebe karşı geçerli savunma saymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, babalık davasının kabulü hâlinde çocuk için uygun miktarda nafakaya hâkimin re'sen karar vermesi gerektiğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5480 E., 2023/5699 K., 28.11.2023)
- Mahkemeler, lüks hastanede yapılan doğum giderlerini ancak durumun haklı gösterdiği hâllerde ve davalının ekonomik durumu ile orantılı ölçüde tazmin etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4760 E., 2023/5225 K., 07.11.2023)
- Mahkemeler, ananın doğum öncesi ve sonrası geçim giderlerini altı hafta ile sınırlı tutmakta, ancak sağlık gerekçesiyle daha uzun süre için ispat koşulunu aramaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3195 E., 2023/2616 K., 23.05.2023)
- Uygulamada tazminat hesabında yalnızca talep edilen kalemlerin toplamı değil, kararın hakkaniyet değerlendirmesi de belirleyici olmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2025/5208 E., 2025/10214 K., 25.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Ananın talep ettiği her gider kalemi için ispat yükü anadadır; doğum, tedavi ve harcama belgeleri ile giderin doğum veya gebelikle bağlantısı gösterilmelidir.
- Geçim giderinin altı haftayı aşması talep ediliyorsa, ananın sağlığını kazanması için gerekli olduğunu ispat etmesi gerekir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3195 E., 2023/2616 K., 23.05.2023)
- Babanın ödeme gücünün bulunmadığı savunmasının talebi reddetmeyeceği kabul edilmektedir; ancak lüks giderlerde babanın ekonomik durumu ile orantı baba lehine değerlendirilir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4760 E., 2023/5225 K., 07.11.2023)
- Üçüncü kişi veya sosyal güvenlik ödemelerinin indirilmesi için bu ödemelerin belgelenmesi gerekir ve indirim tutarı hakkaniyete göre belirlenir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/5208 E., 2025/10214 K., 25.11.2025)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.282](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-282): Babalık davasının açılması ve soybağının kurulması için genel çerçeveyi çizer; m.304 talebi bu davaya bağlı olarak ya da bağımsız olarak ileri sürülebilir.
- [4721 sayılı Kanun m.327](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-327): Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ilişkin genel nafaka yükümlülüğünü düzenler; m.304 ise doğuma özgü giderleri ayrıca düzenler.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | [m.300](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300) | Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. |
| beş yıl | [m.300](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300) | Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. |
| bir ay | [m.300](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-300) | Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. |
| bir yıl | [m.303](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303) | Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. |
| bir yıllık | [m.303](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303) | (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 27/10/2011 tarihli ve E.: 2010/71, K.: 2011/143 sayılı Kararı ile.) Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. |
| bir ay | [m.303](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-303) | Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. |

## Konuda geçen kararlar

- 2019/102 E., 2019/99 K., 25.12.2019 (m.300)
- 2013/75 E., 2013/83 K., 04.07.2013 (m.303)
- 2011/116 E., 2012/39 K., 15.03.2012 (m.303)
- 2010/71 E., 2011/143 K., 27.10.2011 (m.303)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025 (m.301)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024 (m.295, m.301, m.302, m.303, m.304)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023 (m.301, m.304)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/5208 E., 2025/10214 K., 25.11.2025 (m.304)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/673 E., 2025/1164 K., 10.02.2025 (m.298)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/8865 E., 2024/8931 K., 20.11.2024 (m.297, m.298, m.299)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3496 E., 2024/8926 K., 20.11.2024 (m.302)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3544 E., 2024/8927 K., 20.11.2024 (m.302)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3186 E., 2024/8924 K., 20.11.2024 (m.302)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3545 E., 2024/8923 K., 20.11.2024 (m.302)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/4807 E., 2024/7800 K., 23.10.2024 (m.297, m.298, m.299, m.300)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2024/7591 K., 21.10.2024 (m.297, m.298, m.299, m.300)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3256 E., 2024/5054 K., 01.07.2024 (m.301)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3881 E., 2024/3378 K., 14.05.2024 (m.295)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5300 E., 2024/3369 K., 14.05.2024 (m.297, m.299)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E., 2024/3359 K., 13.05.2024 (m.297, m.299)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8237 E., 2024/3360 K., 13.05.2024 (m.297, m.298, m.299)
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/2396 E., 2024/2779 K., 24.04.2024 (m.295, m.296)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7510 E., 2024/1181 K., 26.02.2024 (m.295, m.296)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6142 E., 2024/972 K., 20.02.2024 (m.298)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8985 E., 2024/831 K., 13.02.2024 (m.300)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7501 E., 2024/3 K., 09.01.2024 (m.300)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/3928 E., 2023/5838 K., 30.11.2023 (m.295, m.296)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5480 E., 2023/5699 K., 28.11.2023 (m.304)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5209 E., 2023/5609 K., 23.11.2023 (m.296)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/4760 E., 2023/5225 K., 07.11.2023 (m.304)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/2647 E., 2023/4462 K., 04.10.2023 (m.301)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6683 E., 2023/4093 K., 20.09.2023 (m.303)
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/10498 E., 2023/3581 K., 04.07.2023 (m.301)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E., 2023/2598 K., 23.05.2023 (m.300)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/3195 E., 2023/2616 K., 23.05.2023 (m.304)
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/10757 E., 2023/2015 K., 27.04.2023 (m.295)
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/10277 E., 2023/2009 K., 27.04.2023 (m.302)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/93 E., 2023/2020 K., 27.04.2023 (m.303)
- 2. Hukuk Dairesi, 2010/332 E., 2010/11179 K., 07.06.2010 (m.296)
- Birinci Bölüm, 2013/2758 E., 17.02.2016 (m.296)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 27.10.2011 (m.303).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/tanima-ve-babalik-hukmu
